İLİ
: YOZGAT
AY/YIL : ARALIK -2014
TARİH : 26/12/2014
‫مُثَّ لَتم ْسأَلم َّن يَ ْوَمئِ ٍذ َع ِن النَّعِي ِم‬
(Tekasür 8)
‫قال رسول هللا صلي هللا عليه وسلم‬
‫ والعاجز من‬.‫الكيس من دان نفسه وعمل ملا بعد املوت‬
‫أتبع نفسه هواها ومتىن على هللا األماىن‬
MUHASEBE YAPMAK
Muhterem Müslümanlar;
Hayat bizlere Cenab-ı Allah tarafından
bahşedilmiş bir armağandır. Bu dünyada hayat
bulmamız, varlığımızı ve ömrümüzü devam
ettirmemiz biz insanlara sunulmuş büyük bir
mükâfattır. Hepimiz bu aleme geldik, yaşıyoruz
ve bir zaman sonra bu hayata veda edeceğiz.
Herkes uzun yaşamak ister. Ancak ne kadar uzun
yaşarsak yaşayalım bu hayatın sonu mutlaka bir
gün gelecektir.
Allah’a(c.c) kulluk etmesi için yaratılan ve
imtihan için dünyaya gönderilen insana sayısız
nimetler verilmiştir. İnsanın bu imtihan
dünyasında en kıymetli sermayesi ömrüdür.
Ömür biz insanlara bir emanet ve fırsat olarak
verilmiştir.
Muhterem Müslümanlar;
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de zamana
yemin ederek insan hayatının önemine dikkat
çekmiştir. Hz.Peygamber (s.a.v.) de, Akıllı
kimse kendini hesaba çeken ve ölümden
sonrası için amel eden (çalışan) kimsedir. Aciz
(ahmak) kimse ise nefsini, hevasına ( kötü ve
boş arzularına ) tabii kılan ve Allah’tan
olmayacak şeyleri temenni edendir. Başka bir
hadisi şerifinde ise ’’Beş şey gelmeden önce bu
beş şeyin kıymetini biliniz: Ölüm gelmeden
önce hayatın; hastalık gelmeden sağlığın,
meşguliyet gelmeden boş vaktin; ihtiyarlık
gelmeden gençliğin;
fakirlik
gelmeden
zenginliğin’’1 buyurarak zamanın ve ömrün,
insan hayatı için en önemli nimetlerden birisi
olduğunu haber vermiştir. Kur’an-ı Kerim
‘’İnsanların kendilerine verilmiş olan her
nimetten hesaba çekileceğini’’2 haber
vermiştir. Öyleyse, insan zaman ve ömür
nimetinden de hesaba çekilecektir. Geliniz o
hesap günü gelmeden, daha fırsatımız varken
kendi kendimize muhasebemizi yapalım.
Hayatımızı yeniden şekillendirelim.
Ömürlerini boşa harcayan, şirk ve küfür
gibi günahlarla geçiren kimselerin cehennem
ateşi içerisinde nasıl pişmanlık duyduğunu
Kur’an-ı Kerim şöyle tasvir ediyor:’’O kâfirler
cehennemde şöyle derler:’Ey Rabbimiz, bizi
çıkar (dünyada şirk ve küfür gibi) yapa
geldiklerimizden başka Salih bir amel
yapalım.(Allah onlara şöyle buyurur)—Size
düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür
vermedik mi? Hem size peygamber de geldi.
O halde tadın (ateşin azabını) çünkü
zalimleri Allah’ın azabından kurtaracak
yoktur.’’3Bir atasözünde zamanın ve ömrün
önemi
‘’vakit
nakittir’’
ifadesiyle
vurgulanmıştır. Aslında vakit nakitten çok daha
önemlidir. Çünkü kaybedilen mal, servet ve her
türlü maddi imkânlar zamanla kazanılabilir.
Ama kaybedilen zamanı ve ömrü yeniden
kazanmak asla mümkün değildir.
Değerli Müminler;
Dün öldü, bugün can çekişiyor. Yarın
henüz doğmadı. Dünü geri getirmek mümkün
değil. Yarına çıkacağımız da belli değil. O
halde yaşadığımız gün bugündür. Bugünümüzü
iyi değerlendirelim. Zaman denizinde yüzen
hayat gemimiz er geç sahile vuracaktır. Sözün
özü zamanımızı
ve ömrümüzü boşa
geçirmeyelim, mutlak faydalı ve meşru bir işle
meşgul olalım, Hz. Ali(k.v.)’nin ‘’Zaman bir
kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni
keser’’sözünü de unutmayalım.
1-Buhari, Rikak-3
2-Tekasür-8
3-Fatır-37
Mustafa AHİ
Saray Köyü Çapanoğlu
Camii İmam-Hatibi
Yerköy/Yozgat
Download

muhasebe yapmak