İLİ
TARİH
: BALIKESİR
:19/12/2014
َ‫سلّ َم‬
ُ ‫قَا ََلَ َر‬
َ ‫َو‬
َ ِ‫سو ُلَهللا‬
َ ‫َصلّىَهللاَُ َعلَ ْي ِه‬
…
NİYET VE ÖNEMİ
Muhterem Müslümanlar;
Okuduğum ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle
buyuruyor; “De ki: İçinizdekini gizleseniz de, açığa
vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi,
yerdeki her şeyi de bilir. Allah her şeye hakkıyla
gücü yetendir.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber
Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor; “Ameller ancak
niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline
geçecek odur. Kimin hicreti, Allah ve Resulü
(rızası ve hoşnutlukları) için ise, onun hicreti
Allah ve Resulüne müteveccih sayılır. Kim de nail
olacağı bir dünya veya nikâhlanacağı bir
kadından ötürü hicret etmişse, onun hicreti de
hedeflediği şeye göredir.”2
Aziz Kardeşlerim!
Niyet; kastetmek, karar vermek, kalben bir
şeye yönelmek ve ne yaptığını bilerek yapmak
anlamına gelir. Niyette kişinin kalpteki bir tercihi
söz konusudur. Bu nedenle niyet, ancak sahibinin
açıklaması veya davranış haline dönüştürülmesiyle
belli olur. Niyet her şeyin özü ve başıdır; adeta
amellerin ruhu gibidir.
İmanın, ibadetlerin ve ahlakın kabul
olmasının en temel şartı niyettir. Nitekim kişinin
niyeti, Allah’a iman etmek değil de, insanlar iman
etti desinler ve onlara karşı inanmış gözükmek
içinse bu gerçek iman değil, hatta inanç bakımından
en aşağı seviyede olan münafıklıktır. Bu iman Allah
tarafından kabul edilmez. Yapılan ibadetler yine
Allah rızası için değil de, insanlar “ibadet ediyor”
desin diye yapılıyorsa, bu ameller’de doğrudan
riyadır. Böyle bir amel kişiye dünya zahmetinden
başka bir şey getirmeyecektir.
Ahlaki kurallarda da bu böyledir. Kişi
cömert olmadığı halde “bu adam cömerttir” desinler
diye sadaka verip ikramda bulunuyorsa sadece
dünyalık ve geçici fayda sağlayabilir. Niyetsiz ve
Allah rızası gözetmeksizin yapılan ameller ahirette
hiçbir güzelliğe ulaşamayacaktır.
Aziz Kardeşlerim!
Niyet, adetleri ibadete çevirir. Niyet
olmaksızın alınan abdest sadece el yüz serinletmeye
yararken niyet edilerek alınan abdest ibadet
hükmüne geçer. Niyetsiz aç kalmak bir perhiz iken
niyetle “Reyyan kapısından girmeye” vesile olacak
ibadet mertebesine ulaşır. Bu bütün ameller için
geçerlidir.
Muhterem Müslümanlar!
Konumuzla alakalı ayet-i kerime mealleri ve
hadis-i şeriflerle hutbemizi bitirelim.
“De ki: "Herkes bulunduğu hal ve
niyetine göre iş yapar. Bu durumda kimin en
doğru yolda olduğunu Rabbiniz daha iyi bilir.”3
“Gerçekten Safâ ile Merve Allah'ın
alâmetlerindendir. Onun için her kim hac veya
umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret ederse, bunları
tavaf etmesinde ona bir günah yoktur. Her kim
de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz
Allah iyiliğin karşılığını verir, o her şeyi bilir.”4
“Allah bir kavme azap indirdi mi, o azab,
kavmin içinde bulunan herkese isabet eder.
Sonra, (Kıyamet gününde) herkes niyetlerine (ve
amellerine) göre diriltilirler.”5
“Allahu Teala sizin ne mallarınıza ne de
bedenlerinize bakar, O sizin kalplerinize nazar
eder.”6
Rabbimiz niyetlerimizi salim, amellerimizi
makbul eylesin.
Hazırlayan: Hasan GÜÇLÜ Minnetler Mahallesi C.İ.H.
Redaksiyon: Balıkesir İl İrşat Kurulu
İsra. 17/84.
Bakara, 2/158.
Buhari, Fiten 19.
6
Müslim,Birr 33.
3
4
1
2
Ali İmran, 3/29.
Buhari,Bed’ü’l-Vahy 1.
5
Download

19.12.2014