SAYFA 1
Türkiye Futbol Federasyonu maç öncesi için önlem aldı
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Bir saniyesi bile yetti
TFF, O OLAYA ÖNLEM ALDI
KARABAĞLAR Belediyesi Sosyal işler Müdürlüğü ve Engelliler Danışma
Merkezi’nin birlikte düzenlediği “Sempati değil empati” etkinliğinde
Başkan Selvitopu engellilerin karşılaştıkları güçlüklere dikkat çekmek için
birkaç dakikalığına engelli gibi davrandı. Selvitopu “Engelli olmak kolay
değil. Bize düşen onların yaşamlarını kolaylaştırmak.” dedi. 8-9’da
Kasımpaşa - Gaziantepspor mücadelesinde hakemlerin son anda, neredeyse
ölümden döndüğü olaya ilişkin; Türkiye Futbol Federasyonu önlem aldı
ARTIK İKİ GÖREVLİ TABELALARI TUTACAK
Futbol Federasyonunca alınan ancak henüz açıklaması
yapılmayan kararda; maç
öncesi yapılan seramonide iki
görevlinin
tabelaları tutması
ve olası faciayı
önlemesi
hususunda mütabatakata varıldı.
Hakemlerin,
Kasımpaşa - Gaziantepspor
mücadelesinde yaşadıkları
olayın tekrarlanmaması için böyle bir
ÖZEL
ÖZEL karar alındı. KasımHABER
HABER paia maçında
büyük tehlike atlatan hakem ekibi ise; Deniz Ateş Bitnel, Nihat
Mızrak, Bahtiyar Birinci, Baki Tuncak
Akkın, Ferhan
Kestanlıoğlu, Öner
Düşerse büyürüz
düşmezse ölürüz!
5 Aralık 2014 Cuma
www.sondakikagazetesi.com
Travel Turkey İzmir 8. kez kapılarını açtı.
Törende konuşan Büyükşehir Belediye
Kocaoğlu, kenti turizmle birlikte fuarcılık
alanında da büyütmek için yatırımlara
aralıksız devam ettiklerini söyledi
Yeni fuar
İzmir'e i laç
k
e
c
e
l
e
g
i
b
gi
5 KAT DAHA BÜYÜYECEK
İzmir fuarcılığının Kültürpak’taki hollerden aldığı ivmeyle büyüdüğünü hatırlatan
Başkan Aziz Kocaoğlu, “Seneye şu anki
hollerimizden 5 kat daha büyük fuar kompleksinde büyümeyi devam ettireceğiz.
Kongre merkezimizle de kentimizin
gelişimine katkı sağlayacağız. İzmir turizm
fuarını son derece önemsemektedir. İzmir
fuarcılığına verdiğimiz destekle İzmir'i
büyütüyoruz ve büyütmeye devam edeceğiz. Fuarcılığa verdiğimiz destekle birlikte İzmir'deki yatak kapasitesi artıyor, daha
da artacak." dedi. 4’te
Başkan Atila, 50 yıllık sorunu 1 yılda çözdü
Hayaldi
gerçek
oldu
Rekreasyon
alanı, yarın
da
'
0
3
.
2
1
t
a
a
s
açılacak
Bornova Belediyesi, yerel seçimlerin ardından
mahalle statüsü kazanan Eğridere’de, yeşil alan,
çim saha, oyun parkı ve spor aletlerinden oluşan
rekreasyon alanındaki düzenlemeleri tamamladı
SABUNCUBELİ
Tüneli sil baştan
İki yıl önce yapımına başlanan ve Manisaİzmir arasındaki yolculuk süresini 15 dakikaya
indirecek Sabuncubeli Tüneli'nin yüklenici firması Koçoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin,
iflasını istediği bildirildi. 14’te
ÇOCUKLARA BAYRAM GELDİ
Keşke bina verebilsek
Türkiye Sakatlar Derneği İzmir Şubesi
üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne olan
28 bin liralık kira borçlarının Bayraklı
Belediyesi tarafından ödenmesi üzerine 28
gündür devam eden eyleme nokta koydu.
Başkan Karabağ,
"Bundan sonra ikinci bir adım olarak, derneğin bir
tapulu binası olmasını isterim.
İkinci bir kampanya yapmak istiyoruz" dedi.
14’te
Homeros Vadisi’ne giden yol üzerinde bulunan rekreasyon alanında, gençlerin futbol oynayacağı çim saha ve seyir terası işlevi görecek tribünler yapıldı. Arkasındaki ve çevresindeki yeşil alan düzenlemesiyle bütün oluşturan alana kauçuk zeminli çocuk oyun
parkının yanısıra spor aletleri de yerleştirildi. Eğridere Mahalle
Muhtarı Hüseyin Şeker, “50 senelik hayal Bornova Belediyesi’nin
çalışmaları ile gerçek oldu. Artık, dinlenmek, eğlenmek ve spor
yapmak için başka yerlere gitmek zorunda kalmayacağız" dedi
ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, eskiden köy olan yeni mahallelerin eksiklerinin kısa süre içinde tamamlanacağını belirterek,
“Sadece Eğridere’de değil ilçemize bağlanan tüm yeni mahallelerde çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eğridere’de vatandaşların talepleri doğrultusunda rekreasyon alanı oluşturduk. Çiftçilerimizi
desteklemek için de çalışmalar yapıyoruz. Büyükşehir Belediyemizle birlikte fidanlar dağıtarak hem çiftçilerimizi teknik konularda
eğiteceğiz hem de boş alanların üretime kazandırılmasını sağlayacağız.” dedi. 16’da
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Ender Yorgancılar, petrol fiyatlarında son 5 ayda
yaşanan yüzde 30 düşüşün iç piyasaya yeterince
yansıtılamadığını belirterek, “Enerji fiyatlarındaki
gerileme üreticilere yansıtılmalı” dedi
BÜYÜME FIRSATI
2013 yılında neredeyse cari
açığa eşit oranda yaklaşık 56 milyar dolarlık enerji ithalatı
yapıldığınıa
dikkat çeken Yorgancılar,
"Dünya enerji
fiyatları arttığında bu iç piyasaya
hemen yansıtılırken fiyat düşüşleri olduğunda aynı şeyi
göremiyoruz. 2015 yılında
yüksek oranlı bir büyüme için
hem iç hem de dış talep eşanlı
olarak devreye sokulmalıdır.
Bunun için anahtar enerji
maliyetlerinin
düşürülmesidir. Bu
yapıldığında
maliyeti düşen
sanayiciler daha
düşük fiyatla
mal satabilecek
bu da hem
içeride hem
dışarıda talep artışı
sağlayarak büyümeyi
de hızlandıracaktır” diye
konuştu. 5’te
Soyguna
Öğretmene ceza
AYM'den
DÖNDÜ
Anayasa Mahkemesi,
üyesi olduğu sendikanın
ülke genelinde aldığı
greve katılan öğretmene
verilen uyarı cezasını,
sendika hakkının ihlali
saydı. Öğretmen Tayfun
Cengiz'in başvurusunu
değerlendiren Anayasa
Mahkemesi sendika
hakkına müdahale nedeniyle Anayasa’nın 51.
maddesinin ihlal
edildiğine, sendika
hakkına ilişkin hak ihlali ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve
disiplin cezasının iptaline ilişkin davanın
yeniden görülmesi için
kararın ilgili mahkemeye gönderilmesine
karar verdi. 3’te
sanal VİZE
Vatandaşın cebine göz diken
dolandırıcılar şimde de araç muayenesi almak isteyen sürücülere dadandı.
TÜVTÜRK Genel Müdürü Ören,
"Önceden araç muayenesi için para
alıyorlardı. Şimdi ise vize için para istiyorlar. Sakın vermeyin" diye konuştu. 3’te
2 bin lira için
yüzsüz yaptılar!
İZMİR'deki Buca Ortaokulu'nun, öğrencilerine takviye olması amacıyla açtığı özel kurs
yüzünden başına gelmeyen
kalmadı. 2009 yılından kalma
2 bin 446,29 TL'lik vergi borcunun ödenmemesi üzerine
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü, okulu vergisini ödemeyenler listesine koydu.
Okulun vergi listesinde borcunun vergi, stopaj ve damga
pulu olarak görülmesi dikkat
çekerken çok sayıda okulun
da benzeri kursları verdiği ve
ücret ödemediği belirtildi.
FİDAN DAĞITILACA
K
ALANIN açılışınd
hir Belediyesi ve an önce İzmir Büyükşeortak organizasy Bornova Belediyesi’nin
onu ile isteye
çiftçiye armut, n her bir
ayva
dut, elma, erik, , badem,
kayısı,
raz, şeftali, vişn kie
ve zeytin fidan
ı
çeşitlerinden 25
adet verilecek. ’er
16’da
Sabit İNCE yazdıyazdı
Özcan PEHLİVANOĞLU
KADER
YAPAYGÜNÜMÜZDEĞİLDİR. 10’da
KADERDE
>>
Sabit İNCE
yazdı
Sabit
İNCE yazdı
ZEKİ ÖMER
GÜNÜMÜZDE
DEFNE 8’de
AŞK 8’de
>>
>>
İNCE
yazdı
MustafaSabit
ARSLAN
yazdı
HEDİYEGÜNÜMÜZDE
Mİ
AŞK9’da8’de
RÜŞVET Mİ?
>> >>
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
5 Aralık 2014 Cuma
100 YILLIK tarihi kostümler
sergileneceği günü bekliyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarında kullanılan kilise çanı,
Osmanlı döneminden kalma yatağanlar, karakol arması, şerbetçi güğümü, Karagöz
takımı ve özel yapım Fransız döküm sobaları için müze kurulması planlanıyor
İ
stanbul Büyükşehir Belediyesi
(İBB) Şehir Tiyatroları'nın oyunlarında kullanılan 100 yıldan eski özel
aksesuarlar ve unutulmaz oyunlarda
giyilmiş kostümlerin kurulacak müzede sergilenmesi planlanıyor. Şehir Tiyatroları'nın kostüm deposu, geçmişten
bugüne sahneye konulan çok sayıda oyunda kullanılan yüz binin üzerinde obje ve
kostüme ev sahipliği yapıyor. Depodaki
özel odada yer alan Osmanlı döneminden
kalma yatağanlar, orijinal Osmanlı karakol arması, şerbetçi güğümü, deve derisi
üzerine yapılmış Karagöz takımı, özel yapım Fransız döküm sobaları ve "Lüküs
Hayat", "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı"
gibi önemli oyunlarda kullanılan kostümler için bir müze kurulması hedefleniyor.
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama
yapan Şehir Tiyatroları Aksesuar Şefi Özkan Balsoy, Şehir Tiyatroları aksesuar ve
kostüm deposunda bulunan her eşyanın
oyunlarda kullanıldığını ve depolanan eşyalarla kostüm ve aksesuar ihtiyacının
karşılandığını belirtti.
Aksesuar ve kostümlerin kullanıldığı
oyun repertuvardan kalktıktan sonra depolandığını anlatan Balsoy, kostümlerin daha sonraki oyunlarda kullanılmak üzere
saklandığını ve koruma altında tutulduğunu ifade etti. Balsoy, "Lüküs Hayat" ve
"Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" gibi
özel oyunlarda kullanılan eşyalar ve kostümlerin özel bir alanda tutulduğuna işaret
ederek, şunları söyledi: "Ortalama bir sezonda 20'ye yakın oyun çıkardığımızı düşünürsek, 1914'ten 2014'e 100. yılımızı
kutladığımız bu tarihte herhalde 2 bin,
belki daha da fazla oyunun kostümü ve
olabilir."
- Zihni Göktay'ın "Lüküs
Hayat"ta 29 yıl giydiği kostümü
Özkan Balsoy, odada bulunan kostümlere ilişkin de bilgi vererek, "Lüküs Hayat'ta Zihni Göktay'ın kullandığı kostümü
burada saklıyoruz. Hatta üzerinde mavi
muzdan, Zihni Ağabey'in oyunda kullandığı yeleği, gömleği, kuşağı ve pantolonu
ayrıldı" ifadelerini kullandı. Savaş Dinçel'in 1999'da "Sersem Kocanın Kurnaz
Karısı" oyununda giydiği kostümü, Suna
Pekuysal'ın "Lüküs Hayat"ta giydiği elbisesi ve Bedia Muavvit'in oynadığı oyunlardan birinde giydiği kıyafetinin de kilitli
- "İnşallah sergileme imkanı bulacağız"
A
ksesuar ve kostüm deposundaki tarihi öneme sahip objelerin bulunduğu özel odayla ilgili bilgi veren Balsoy, "Buradaki eşyalarımız, yönetim kurulu
kararı olmaksızın oyunlarımıza verilmez. Diyelim ki buradaki bir Osmanlı yatağanının oyunumuzda
kullanılması gerekiyor. Buradan
zimmet karşılığında dekoratör arkadaşımız alır, bunun kalıbını alaaksesuarı bu depoda mevcut tahmininde
bulunabilirim. Çok fazla eşyamız var. Şehir Tiyatroları'nda, aksesuar ve kostüm
anlamında hiçbir eşyamız atılmaz, saklanır. 'İlerideki oyunlarda tekrar gerekebilir,
oyunlarımıza sunabiliriz' mantığıyla depolandığı için, aklımdan geçen bir sayı söylersem abartılı olabilir. 100- 150 bin obje
rak imitasyonunu çıkartarak, seri
üretime geçerler. Sonra, o obje
yeniden yerine konur. Bunun da
sebebi, çok özel eşyalarımızın olduğu bir oda burası.
İleride müze çalışmalarımızda
inşallah bunları sergileme imkanı
bulacağız" diye konuştu. Balsoy,
söz konusu özel odada, 1906 yılından kalma kilise çanı, Osmanlı döneminden kalma yatağanlar, oriji-
nal Osmanlı karakol arması, şerbetçi güğümü, deve derisi üzerine
yapılmış Karagöz takımı, özel yapım Fransız döküm sobaları gibi
önemli aksesuar ve kostümlerin
kilitli tutulduğunu dile getirdi.
Odadaki eşyaların yeni oyunlara
verilmediğine dikkati çeken Balsoy, sadece yönetim kurulu kararıyla taklitlerinin yapılması için
odadan dışarı çıktığını bildirdi.
boncuğuna varana kadar, hiçbir şeyini çıkarmadan özenle sakladık. Tam 29 yıl
sahnelendi, Lüküs Hayat. Zihni Göktay, o
oyunda tek değişmeyen aktörümüz olarak
29 yılı tamamladı. 6 Mart 1985'te prömiyerini yaptı. 2014 yılında Zihni Ağabey'in
rahatsızlığı dolayısıyla repertuvardan kaldırmak durumunda kaldığımız oyunu-
odada korunduğunu aktaran Balsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar bizim için
çok değerli. Bu şekilde bunları koruyup
saklamaya özen gösteriyoruz elimizden
geldiği kadar. Bu tür özel eşyalarımız için
100. yılda bir müze çalışması yapılıyor.
Bunları orada sergilemek tabii ki en büyük arzumuz. İstanbul'un Şehir Tiyatroları
Türk oyuncuları yüreğini
ortaya koyarak rol yapar
Tiyatro sanatçısı Suna Keskin, "Türk
oyuncuları yüreğini ortaya koyarak
oyununu oynar. Yüzeysel oyunlar oynamaz" dedi. Keskin, belediye tarafından
düzenlenen 9. Ulusal Bilecik Tiyatro
Festivali kapsamında "Annemin şoförü" adlı oyunu sahnelemek üzere geldiği kentte, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bilecik'te gerçekleştirilen festivallerin hepsinde sahne aldığını ve
kentte güzel bir seyirci kitlesiyle karşılaştıklarını söyledi. Türk tiyatrosunun
Türkiye'de önemli bir yerde bulunduğunun altını çizen Keskin, şöyle konuştu:
"Oyuncu potansiyeli açısından çok iyi
oyuncularımız var. Parmakla gösterilecek kadar hepside değerli. Çünkü Türk
oyuncuları yüreğini ortaya koyarak oy-
nar. Yüzeysel oyunlar oynamaz. Gerçekten kendimizi vererek, oyunla, oyunumuzla bütünleşerek oynarız. Öyle 'lafı ezberleyelim de çıkalım, söyleyelim'
değildir, bizim oyunlarımız. Türk oyuncusu gerçekten değerlidir ve benim
içinde çok farklıdır."
Ömrünün 50 yılının tiyatroyla geçtiğini
anlatan Keskin, "İlk oyunum "Şahane
züğürtler" adlı oyun. Çeşitli tiyatrolarda
çalıştım. Oynadığım her oyundan da
hep sevk aldım. Genç tiyatrocular, gözlem yapmalı, insanı incelemeli, tetkik
etmeli, araştırmacı, okumalı ve dünyayla ilgili olmaları, gerekiyor. Oyunculuk
çok geniş bir kulvar. Çok çalışmak istiyor. Kolay değil" diye konuştu.
(AA)
Müzesi adı altında, inşallah Büyükşehir
Belediyesi bize bir yer gösterecek. Onun
da çalışmaları yapılıyor. Biz Şehir Tiyatroları olarak hazırız.
O yer tahsis edildikten sonra inşallah
İstanbul halkının beğenisine sunacağız aksesuarlarımızı ve kostümlerimizi."
Özkan Balsoy, Şehir Tiyatroları'nın
100. yılını kutladığını hatırlatarak,
"Haklı bir gururumuz, sevincimiz var.
100. yılımızı kutladık.
1914'te kuruldu, 2014
yılındayız.
Dünyada 100.
yılını kutlayan 3
kurumdan biriyiz.
Bu kadar köklü
ve geçmiş bir tarihe sahip kurumumuz,
İBB'nin desteğiyle, İstanbul
halkının hizmetinde.
Yeni repertuvarımız, yeni
oyunlarımız
ve yeni
sezonumuz... İstanbul halkını
salonlarımıza, tiyatroya bekliyoruz" şeklinde konuştu. (AA)
Kadınlara
Akbayram
morali
İzmir Büyükşehir Belediyesi,
‘5 Aralık Türk Kadınına Seçme
ve Seçilme Hakkı Tanınmasının 80. Yıldönümü’nde kadınları bir araya getirecek. Yarın
Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek tören saat
11.00’de başlayacak. Kadınlar, törenin sonunda Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’ndan Dokuz Eylül Rektörlüğü’nü takiben Kültürpark Fuar İsmet İnönü Sanat Merkezi’ne yürüyecek. Etkinlik
programı, sevilen sanatçı Edip
Akbayram’ın konseri ile sona
erecek. (HABER MERKEZİ)
Yıl: 4. Sayı: 1121. 5 Aralık 2014 Cuma
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Denizi
kirlettiği
iddia edilen
Pasha isimli
geminin kaldırılması isteniyor
Geçen yıl eylül ayında Balıkesir'in Marmara Adası'nın 3 mil
açığında yük kayması sebebiyle 50
derece sancak tarafına yatan ve
ambarlarında sunta, güvertesinde
ise konteyner bulunan 65 metre
boyundaki kuru yük gemisi Narlı
Mahallesi sakinlerini de endişelendiriyor. Mahalle sakinleri geminin turistlerin denize girdiği
Narlı koyunu kirlettiğini
iddia ederek, "Batık
gemi denizimizi
kirletiyor. Yazın
turistler gelecek.
Gemi sahile mazot akıtıyor. Denize giremeyecekler. İskeleden
atlayan çocuklar
boğulma tehlikesiyle karşı karşıya"
diyerek yetkililerden
batık geminin bir an önce
iskeleden kaldırılmasını talep etti.
Mahalle sakinlerinden Serkan Bulu, geçen yıldan beri geminin aynı
şekilde kıyıda beklediğini ifade
ederek,"Balıkçılar bundan çok
şikayetçi. Kayıklar gemi yüzünden
yanaşamıyor. Köy halkı ve esnaf
şikayetçi. Gelen yetkililer geminin
‘‘
hacizli olduğunu söylediler." dedi.
İsmail Aslantaş ise, geminin Narlı'da kalmasının ekonomisine çok
büyük bir zarar verdiğini savunarak,"Çünkü bu köy(mahalle)
balıkçılıkla geçiniyor, aynı zamanda zeytincilikle geçiniyor. Mahallenin geçim kaynaklarından birini
aradan çıkardığında ekonomisi
sekteye uğramış oluyor.
Balıkçı kayıklarına engel olduğu için buraya yanaşmıyorlar da başka
köylere gidiyor. Buradaki
esnaf ,fırıncı
olsun kahveci
olsun bir şekilde zarar
görüyor.Bu
kayığı kaldırılması köylünün imza
vermesiyle değil de
büyüklerimizin yardımıyla olacak bir şey. Müdahale olmazsa da
yıllarca kalacak gibi duruyor." diye
konuştu. İskeledeki batık geminin
çıkarılmasını isteyen mahalle
muhtarı Burhan Çandar da, "1,5
yıl oldu. Esnaf kan alıyor. Muhtar
olarak tüm yetkililere dilekçeleri-
3 ASAYiŞ
Balıkesir'in
Erdek ilçesi Narlı İskelesi'nde batan yük
gemisi Pasha, hacizli
olduğu için yerinden
kaldırılamazken etrafına da tehlike saçıyor
mi yazdım verdim. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
bu geminin burada batık olduğunu
biliyor. Hacizli olduğu için dokunamıyoruz. Büyük gemiler buraya
yanaşamıyor. Gırgırlar buraya
yanaşamıyor. İskelede batık
vaziyette bulunan gemi yüzünden
balıkçı tekneleri limana yanaşarak
mahalle esnafından alışveriş yapamıyor. Esnaf mağdur oluyor"
dedi. Muhtar Çandar, halkın geçimini turizmden sağladığını, turizm
sezonunun başlamak üzere
olduğunu hatırlatarak, "Bu gemi
2013 yılı Eylül ayında battı.
Bugüne kadar kaldırılamadı.
Önümüzde yaz mevsimi var. Bu
geminin ne olacağı belli değil. Burada çocuklar iskeleden atlayarak
geminin ambarlarına girebilir.
Boğulma vakaları olabilir. Bunların sorumlusu kim olacak?
İskeleden atlayan çocuklar gemiye
girmek isteyecek. Bunu kim
önleyecek? Bu geminin bir an
önce kaldırılmasını istiyoruz." şeklinde konuştu.
(CİHAN)
5 Aralık
17
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
GREVE GİDEN öğretmene verilen uyarı
cezası AYM’den döndü
Anayasa Mahkemesi, üyesi
olduğu sendikanın ülke
genelinde aldığı greve
katılan öğretmene verilen
uyarı cezasını, sendika
hakkının ihlali saydı.
Öğretmen Tayfun Cengiz,
28-29 Mart 2012 tarihlerinde, üyesi olduğu
Eğitim ve Bilim Emekçileri
Sendikası'nın (EĞİTİMSEN) aldığı ülke genelinde
iki gün işe gelmeme eylemine katıldı. Tarsus İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü ise greve
katılan öğretmene, "28-29
Mart tarihlerinde mazeretsiz olarak göreve
gelmediği’’ gerekçesiyle uyarma cezası verdi. Cengiz’in karara itirazı Mersin
Valiliği tarafından reddedildi. Disiplin cezasının iptali
istemiyle idare mahkemesine dava açan Cengiz’in
istemi Mersin 1. İdare
Mahkemesi tarafından da
reddedildi. Cengiz, ilk
derece mahkemesinin
kararına itiraz etti ancak
Adana Bölge İdare
Mahkemesi, ilk derece
mahkemesinin kararını onadı. Cengiz’in karar
düzeltme istemi de Adana
Bölge İdare Mahkemesi
tarafından reddedildi.
Cengiz bunun üzerine
Araç muayenesi için ücret talep
eden sitelere itibar etmeyin
Türkiye’de araç muayene
hizmeti veren TÜVTÜRK, araç
sahiplerinden "araç muayene randevu bedeli" ve "araç muayene
hizmet bedeli" adı altında ücret
alan bazı internet sitelerine karşı
vatandaşları uyardı.
TÜVTÜRK Genel Müdürü Kemal Ören, konuyla ilgili AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
araç muayenesi konusunda yeterli
bilgisi olmayan bazı araç sahiplerinin, yetkisiz internet siteleri
tarafından istismar edildiğini söyledi. Söz konusu sitelerde araç sahiplerinden 15-20 lira arasında
değişen randevu ücretinin yanı sıra
muayene ücretlerinin de alınmaya
başlandığını kaydeden Ören,
"Halkımızı dolandıran siteler,
TÜVTÜRK’ün binek otomobil
muayene ücreti olan ve sadece istasyonlarda tahsil edilen 165 lirayı da
internet üzerinden kredi kartıyla
tahsil etmeye çalışıyor" dedi.
Ören, internet üzerinden yapılan
randevu başvurularında, "Araç
muayene randevusu" adı altında
yapılan aramalarda araç sahiplerinin yetkisiz sitelere yönlendirebileceğine işaret etti.
"Bilmeyenler
istismar ediliyor"
Eylül ayı ortasında yürürlüğe
giren kanun düzenlemesiyle, araç
muayenesi gecikme cezalarının
yeniden yapılandırıldığını, bu kapsamda muayeneye gelen araç
sayısında önemli artış olduğunu
dile getiren Ören, yeni düzenlemeden faydalanmak isteyen araç
sahiplerinin büyük çoğunluğunun
araç muayene hizmeti hakkında
kısıtlı bilgisi olduğunu belirtti.
"Söz konusu internet siteleri de
bu araç sahiplerini istismar ediyor"
diyen Ören, şunları kaydetti:
"Hizmet vermeye başladığımız
2008 yılından itibaren randevu
hizmetini internet sitemizden ücretsiz veriyoruz, vermeye de devam
edeceğiz. Ancak araç sahipleri, internetteki bazı reklamlar ile
tanıtılan sitelere giriyor. Buralarda
15-20 lira arasında randevu ücretini
zaten alıyorlardı. Buna ek olarak
son zamanlarda bazı siteler araç
sahiplerini kandırarak muayene
ücretini de talep etmeye başladılar.
Halkımızı dolandıran siteler,
TÜVTÜRK’ün binek otomobil
muayene ücreti olan ve sadece istasyonlarda tahsil edilen 165 lirayı da
internet üzerinden kredi kartıyla
araç sahiplerinden tahsil etmeye
çalışıyor."
"Randevu ücretsiz"
’’
Ören, araç sahiplerini bu şekilde
internet üzerinden ücret isteyen
sitelere itibar etmemesi ve
ödemeleri sadece TÜVTÜRK istasyonlarında yapması konusunda uyararak, "Bizim internet ya da telefon üzerinden randevu veya
muayene hizmeti için ücret talep
etmemiz mümkün değildir. Randevular ücretsizdir" ifadesini kullandı.
Bu konuda mağdur olarak suç
duyurusunda bulunan çok sayıda
araç sahibi olduğunu söyleyen Kemal Ören, "Araç muayene randevuları sadece www.tuvturk.com.tr
internet sitemizden ve 0850 222
8888 numaralı çağrı merkezimizden ücretsiz verilmektedir. Tüm
araç sahiplerine bu önemli durumu
önemle hatırlatmak istiyoruz" diye
konuştu.
(AA)
Çocuğu döverek
öldürmekten üvey an- Trenin çarptığı
neye 11 yıl 8 ay hapis vatandaş
hastanede hayAdana’da 5 yaşındaki üvey kızı
Güler Aydoğdu'yu darp ederek
öldürdüğü iddiasıyla yargılanan
üvey anne F.Ö. (31) 11 yıl 8 ay
hapse mahkum edildi. Üç yıl önce
eşini kaybeden G.A.’nın kendisi
gibi kocası vefat eden 1 çocuk annesi F.Ö. ile nikahsız olarak evlendi.
30 Haziran 2013'de F.Ö., üvey kızı
Güler'in kafasını ranzaya çarptığı
gerekçesiyle hastaneye götürdü.
Vücudunda çok sayıda darp izi bulunan kız çocuğu hayatını kaybetti.
Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra
tahliye edilen F.Ö. Adana 3'ncü Ağır
Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasına çıktı.
Duruşmaya katılmayan sanık
F.Ö. önceki savunmalarında üvey
kızını döverek öldürme iddialarını
kabul etmedi. Güler’in düşüp
kafasını ranzaya çarptığını ileri
süren F.Ö., "Baygın haldeydi. Banyoda yüzünü yıkadım. Kendine
gelmeyince kucağıma aldım.
Ayağım kaydı, birlikte düştük. Daha
sonra hastaneye götürdüm.
Dövmedim, çocuk annesiz
büyüdüğü için şımarıktı. Sokaktaki
çocuklarla da kavga ediyordu." dedi.
Kızın babası G.A. ise nikahsız
eşinin kızına iyi davranmadığını ifade etti. Bu konuda kendisini uyardığını anlatan G.A., "Bir keresinde kızımın kolu morarmıştı;
sorduğumda yemin edip dövmediğini belirtti. Ancak kızım onun
dövdüğünü dile getirmişti. Ayrıca
Güler'i çok korkutmuştu. Komşular
da iyi davranmadığını söylüyordu.
Şikayetçiyim." diye konuştu. Kızın
hastaneye kaldırıldığında ilk
muayenesini yapan Dr. A.İ. davada
tanık olarak dinlendi. Çocuk hastaneye getirildiğinde durumu çok kötü
olduğunu açıklayan Dr. A.İ., "Bilinci
kapalıydı, vücudunda morluklar
tespit ettik. Darp şüphesi ile rapor
tuttuk." şeklinde konuştu. Adli Tıp
Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nden
mahkemeye gönderilen raporda ise
Güler’in "Künt kafa travmasına
bağlı beyin kanaması ve gelişen
komplikasyonları" sonucunda
öldüğü bildirildi. Küçük kızın
ölümünün "Düşme veya düşürülmesi sonucu başını sert ve künt bir yüzeye çarpması veya çarptırılması ile
meydana gelmiş olabileceği"
yönündeki mahkemenin sorusuna
ise Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas
Dairesi "Mevcut verilerle bunlar
arasında tıbben ayrım yapılamadığı"
değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme heyeti, üvey anne F.Ö.
"Kasten yaralama sonucu üvey
kızının ölümüne neden olmak"
suçundan önce 14 yıl hapse çarptı.
Duruşmadaki iyi hali nedeniyle
cezası 11 yıl 8 aya indirildi. Sanığın
kaçma şüphesi dolayısı ile hakkında
yakalama kararı çıkartıldı. (CİHAN)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
atını kaybetti
Manisa'da bir trenin çarpması sonucu ağır yaralanan
vatandaş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Merkez Şehzadeler ilçesi
Nurlupınar Mahallesi'ndeki
hemzemin geçitten karşıya
geçmek isteyen 30 yaşındaki Zeydin Korkut, trenin altında kaldı. Ağır yaralanan
Korkut, görenlerin haber
vermesi üzerine olay yerine
gelen 112 Acil Sağlık ekibi
tarafından Manisa Devlet
Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını
kaybetti. Kazayla ilgili
soruşturma başlatıldı.
(CİHAN)
Anayasa Mahkemesi’ne
bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu değerlendiren Anayasa
Mahkemesi sendika hakkına müdahale nedeniyle
Anayasa’nın 51. maddesinin ihlal edildiğine,
sendika hakkına ilişkin hak
ihlali ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve disiplin cezasının iptaline ilişkin davanın yeniden
görülmesi için kararın ilgili
mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
Ayrıca kararın gerekçeli
kısmında şu ifadeler dikkat
çekti: "Başvurucu EĞİTİMSEN‘in düzenlediği söz
konusu işe gelmeme
eylemine katılması nedeniyle uyarma cezası ile
cezalandırılmıştır. Gerek idarenin olağan uygulamasında ve gerekse de idari yargının yerleşmiş içtihatlarında, başvuru konusu
olayda olduğu gibi
sendikal faaliyet
çerçevesinde işe gelinmemesi halinde kişinin
mazeret iznini kullandığı kabul etmekte ve disiplin
soruşturması açılmamaktadır. Ne var ki sendika
üyelerinin sendikal faaliyet
kapsamında işe
gelmemeleri halinde mazeret izinli sayılacakları
yönündeki yerleşik hale gelen idari yargı içtihatlarına
rağmen, idarenin ve
yargının bir bütün olarak
yeknesak hareket etmesini
sağlayacak mevzuat düzenlemeleri bulunmamaktadır.
Bu sebeple mevcut başvurudaki gibi durumlarda
sendika hakkını kullanan kişilerin disiplin soruşturması tehdidi altında kaldıklarını not etmek gerekir.’’
Verilen cezanın ne kadar
hafif de olsa başvurucu
gibi sendikaya üye kişileri,
çıkarlarını savunmak amacıyla yapılan meşru grev
ve eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir
niteliğe sahip olduğu belirtilen açıklamada; "Açıklanan nedenlerle her ne
kadar hafif bir ceza olsa da
şikayet edilen uyarma cezasının ’toplumsal bir ihtiyaç
baskısına’ tekabül etmemesi nedeniyle ‘’demokratik
toplumda gerekli olmadığı’
sonucuna varılmıştır. Bu
sebeple başvurucunun
Anayasa’nın 51. Maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal
edildiğine karar verilmesi
gerekir" denildi. (CİHAN)
Avukat Kasap: HSYK'nın,
savcıları açığa alma talebi
derin bir hayal kırıklığı
Hukuk ve Hayat Derneği
Başkanı Av. Mehmet Kasap, “Etik
kuralları yayınlayan ve kendilerinden adaleti tesis etmeleri beklenen yeni HSYK’nın, ilk icraat
olarak siyasi iktidarın talimatlarını
yerine getirmesi, biz hukukçuları
derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır.” dedi. HSYK 3. Dairesi'nin, savcılar hakkında açığa alma talebi hakkındaki görüşlerini
yazılı olarak dile getiren Avukat
Mehmet Kasap, şunları söyledi:
“Öncelikle bu kadar güçlü
delillerin bulunduğu bir soruşturma dosyasına, siyasi iktidarın
baskısıyla takipsizlik kararı verilerek dosyanın kapatılmaya çalışılması, siyasi iktidar taraftarları da
dahil olmak üzere, vicdanları derinden yaralamıştır. HSYK 3.
Dairesi, soruşturmayı başlatan bu
savcılarla ilgili olarak ‘açığa alınma’ talebinde bulunurken, bu
soruşturmayı devraldıktan sonra
şüphelilerin tutuklanması
talebinde bulunan savcı Ekrem
Aydıner hakkında da aynı izni
vermesi gerekmez miydi? HSYK
tarafından aynı soruşturmada aynı
kararlara imza atan savcılardan bir
kısmını ayırıp, bir kısmına
meslekten ihraç kararı vermeye
kalkışılmasının hangi hukuki
kritere dayandığının izahı mutlaka
yapılmalıdır. HSYK, soruşturmayı başlatan savcılar hakkında,
‘kusurlu, uygunsuz hareket ve ilişkileriyle mesleğin şeref ve nüfuzuna ve saygınlığına zarar
verdikleri’ kanaatinde olsa da bu
savcıların görevlerini yaptığı ve
bu kadar yasal delil karşısında
sadece hukuku uyguladıkları kamuoyunca çok iyi bilinmektedir.
Etik kuralları yayınlayan ve kendilerinden adaleti tesis etmeleri
beklenen yeni HSYK’nın, ilk icraat olarak siyasi iktidarın talimatlarını yerine getirmesi, biz
hukukçuları derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır.“ (CİHAN)
Hakim’den Zarrab’ın
avukatına tepki: Geçen
celse de ‘rahatsız’ dediniz
17 Aralık soruşturmanın kilit
ismi Reza Zarrab'ın tehdit
edildiği yönündeki şikayeti üzerine açılan davada hakim,
Zarrab’ın duruşmalara gelmemesine tepki gösterdi. Avukatının
hasta olduğu yönündeki beyanına hakim, “Geçen celsede aynı
şeyi söylemiştiniz" diye çıkıştı.
Reza Zerrab'ı telefonla arayarak tehdit ettiği iddiasıyla
açılan davanın İstanbul 82.
Asliye Ceza Mahkemesi'nde
görülen duruşmasına tutuksuz
sanık Ahmet Aydın ve şikayetçi
Reza Zarrab katılmadı. Zarrab'ı
duruşmada avukatı Ayten Hiçyılmaz temsil etti. Hakim Aytekin
Özanlı, "Müvekkilinizi neden
hazır edemediniz?" diye sordu.
Avukat Hiçyılmaz ise Zarrab'ın
rahatsız olduğunu, bu nedenle
duruşmaya katılamadığını söyledi. Bunun üzerine Hakim Özanlı, "Geçen celsede aynı şeyi
söylemiştiniz" cevabını verdi.
Avukat Hiçyılmaz, bir sonraki
celsede Zarrab'ı hazır edeceğini
ifade etti. Hakim Özanlı, sanık
Ahmet Aydın'ın Doğu Beyazıt
Mahkemesi'nde talimatla ifade
verdiğini söyledi. Sanık Aydın 2
sayfalık ifadesinde Zarrab’ı
aradığını ancak tehdit ve hakaret
etmediğini belirtti. Suçlamaları
reddeden sanık Aydın, beraatını
istedi. Söz alan Zarrab'ın avukatı
Hiçyılmaz, "Müvekkilim rahatsızdır, önümüzdeki celse hazır
edeceğiz. Ayrıca davaya katılmamıza karar verilsin.” dedi.
Suçtan zarar görme ihtimaline
karşılık Zarrab'ın katılan olarak
davaya kabulüne karar veren
mahkeme, sanığa ait 0 541...
no'lu telefonun kime ait olduğu
ve şikayetçiye ait telefon numarasını hangi tarihlerde aradığı
hususlarının TİB'e sorulmasına
karar verdi. (CİHAN)
SAYFA 4
SONDAKiKA GAZETESİ >>
4
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
KONOM
5 Aralık 2014 Cuma
İzmir DÜNYAYLA
YENİDEN buluştu
İzmir’in ev sahipliğinde
düzenlenen Travel
Turkey İzmir 8. Turizm
Fuar ve Konferansı
açılış töreninde
konuşan Kocaoğlu,
"İzmir'i büyütmeye devam edeceğiz" dedi
Büyükşehir Belediye Başkanı
Aziz Kocaoğlu, kenti turizmle birlikte fuarcılık alanında da büyütmek
için yatırımlara aralıksız devam ettiklerini, Travel Turkey’in önümüzdeki yıl 5 kat daha büyük hollere
sahip Gaziemir’deki yeni fuar kompleksinde düzenleneceğini söyledi.
Türk turizm sektörünün en önemli
organizasyonları arasında yer alan
“Travel Turkey İzmir Turizm Fuar ve
Konferansı”, Kültürpark Uluslararası Fuar Alanı’nda düzenlenen
törenle 8. kez açıldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), uluslararası fuar organizatörü Hannover Fairs Turkey ve İZFAŞ ortaklığıyla düzenlenen fuarın açılış
töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’in kalkınmada sıçrama yapması için seçilen hedeflerden biri olan hizmet sektöründeki
büyümeye, kentte düzenlenen fuarlarla ulaşılacağına söyledi.
İzmir fuarcılığının Kültürpak’taki
hollerden aldığı ivmeyle
büyüdüğünü hatırlatan Başkan Az-
iz Kocaoğlu, “Seneye
şu anki hollerimizden 5 kat daha
büyük fuar komİzmir
Büyükşehir
Belediye
Başkanı Aziz
Kocaoğlu
pleksinde
büyümeyi
devam ettireceğiz.
Kongre
merkezimizle
de kentimizin
gelişimine
katkı
sağlayacağız. İzmir
turizm
fuarını son derece önemsemektedir.
İzmir fuarcılığına
verdiğimiz
destekle İzmir'i
büyütüyoruz ve
büyütmeye devam edeceğiz. Fuarcılığa verdiğimiz destekle birlikte
İzmir'deki yatak kapasitesi artıyor,
daha da artacak. Kentin tanıtımına
katkı koyan Travel Turkey, ilk düzenlendiği yıldan itibaren katılımcı
sayısını artırarak devam ediyor. Bu
fuarda emeği geçen tüm
destekçilere başta Başaran Ulusoy olmak üzere tüm katılımcılara, geçmişte bu fuarımızı
destekleyen sayın Bakanımıza, bu
değirmene su taşıyan herkese
sonsuz teşekkür ediyorum. Seneye
yeni fuarımızda tüm dünyayla buluşmak üzere, fuarımızın bölge ve
dünya barışına katkıda bulunmasını diliyorum” dedi. Partner
ülke olarak fuara katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren İtalya Büyükelçiliği Ekonomi ve
Ticaret Ofisi Müdür Yardımcısı Filippo Manara, “Ülkelerimiz bir çok
yönden birbirine benzemektedir ve
tarihi ilişkileri vardır. Bugün de bir
çok sektörde işbirliği yapmaktayız.
Türkiye’nin 4. büyük ticaret partneriyiz. Daha fazla Türk vatandaşının İtalya’ya gelmesi için vize prosedürlerinin kolaylaştırması için girişimlerde bulunuyoruz. 2015 yılında Milano’da düzenlenecek ‘Dünyayı
Beslemek’ temalı EXPO’ya
Türkiye’de katılıyor. Sizleri de orada
görmek isteriz” diye konuştu.
malar yürütülüyor. 2015 yılı içinde
Selçuk da Efes'le birlikte Dünya Mirası Listesi’ne yazılmış olacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve yerel yönetimlerle birlikte çalışıyoruz. Mevcut 45 bin yatak sayısını
165 bine çıkarmayı hedefliyoruz”
dedi. Adıyaman Valisi Mahtmut
Demirtaş ise, tarihi ve kültürel
birikimiyle zengin bir turizm potansiyeline sahip Adıyaman’ı, partner
ilk olarak Travel Turkey’de tanıtmanın kendileri için büyük bir şans
olduğunu söyledi.
İzmir’in turizm açısından önemli
güzellikleri barındırdığını belirten
İzmir Valisi Mustafa Toprak, “Bergama’nın dünya kültür mirası listesine yazılması çok büyük bir başarı
oldu. Selçuk ilçemizi de bu listeye
yazdırmak istiyoruz. Önemli çalış-
Gelişerek büyüyor
İzmir’in Akdeniz’e açılan liman
kenti olarak en çekici turizm destinasyonlarından biri olduğunu belirten Hannover FairsTurkey Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Alexander
Kühnel, ilkini 2007 yılında düzen-
“Vizeleri kaldırın”
Avrupa Birliği ülkelerinin
Türkiye’ye yönelik vize uygulamasında çıkardığı zorlukları
eleştiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy,
Turizm sektörü ülkeleri ve insanları
birbirine bağlayan bir sektördür.
Artık Türkiye sadece turist ağırlayan değil, turist gönderen bir ülke
durumunda. AB bir insan hakları
projesidir, biz de o projenin içindeyiz. Tüm dost ülkelerin temsilcilerine
sesleniyorum. Artık duvarları
kaldırın, bize zorluk çıkarmayın.
Yoksa gün gelir biz size vize koyarız. İnanıyorum ki gelecek yıl yeni
fuar alanımızda daha büyük ve
güzel katılımlarda birlikte olacağız”
şeklinde konuştu.
EİB ihracatı Kasım
ayında yüzde 16 düştü
Ege İhracatçı Birlikleri tarafından
kayda alınan ihracatta, sanayi ürünleri ihracatı yüzde 29’luk sert düşüşle
652 milyon 568 bin dolardan, 462 milyon 917 bin dolara geriledi
Ege İhracatçı Birlikleri 2014 yılı Kasım
ayında 956 milyon 743 dolarlık ihracat yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı
ihracat rakamı 2013 yılı Kasım ayına göre
yüzde 16 geriledi. EİB ihracatında en son
gerileme 2014 Eylül ayında yüzde 6 oranında gerçekleşmişti. EİB’nin ihracatı Ocak –
Kasım döneminde yüzde 1’lik artışla 11 milyar 236 milyon 79 bin dolara ulaşırken, son
bir yıllık dönemde EİB üyesi ihracatçıların
Türkiye’ye kazandırdığı döviz rakamı yüzde
3’lük gelişimle 12 milyar 332 milyon 823
bin dolara yükseldi. Ege İhracatçı Birlikleri
tarafından kayda alınan ihracatta, sanayi
ürünleri ihracatı yüzde 29’luk sert düşüşle
652 milyon 568 bin dolardan, 462 milyon
917 bin dolara geriledi. Tarım ürünleri ihracatı ise özellikle kuru meyve ve tütün ihracatının olumlu etkisiyle yüzde 7’lik artışla
411 milyon 96 bin dolara çıktı. Madencilik
sektörünün ihracatı ise yüzde 17’lik düşüşle
82 milyon 729 bin dolara indi. Kasım ayında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12
ihracatçı birliğinden 5 tanesi, 2013 yılı
Kasım ayına göre ihracatını arttırma başarısı
gösterirken, 7 birlik ise geçen yılki ihracat
performansının gerisinde kaldı.
Kuru meyve ihracatı zirvedeki
yerini korudu, en fazla artış
tütün ihracatında oldu
Kuru Meyve ve Mamulleri Sektörü yeni
sezonun başlaması sonrasında Ekim ayından sonra Kasım ayında da en fazla ihracat
yapan sektör oldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 111 milyon 341
bin dolarlık ihracat rakamına ulaştı ve en fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu. Ege
Tütün İhracatçıları Birliği ise, yüzde 40’lık
ihracat artışı başarısı yakaladı ve 70 milyon
858 bin dolarlık dövizi ülkemize kazandırdı.
2014 yılında Ocak – Ekim döneminde 10
ay süreyle ihracatını sürekli arttıran Ege
Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları
Birliği’ne Kasım ayında nazar değdi. Kasım
ayında, ihracatı yüzde 6 gerileyen EHKİB’in ihracat rakamı 110 milyon 478 bin
dolar oldu. Özellikle Avrupa’da havaların sıcak gitmesi kışlık kıyafetlerin satışını
düşürürken, hazırgiyim ihracatını da olumsuz etkiledi. Ege Demir ve Demir Metaller
İhracatçıları Birliği 2013 yılı Kasım ayında
en büyük düşüşü yaşayan birlik oldu. 2013
yılı Kasım ayında 190 milyon 243 bin dolar-
Doğal su ihalesi ortada kaldı
Bozdoğan ilçesindeki kaynak suyu
tesisinde çalışan işçiler, yeni büyükşehir
düzenlemesiyle il özel idaresinin kapatılması ve büyükşehirlerde kaynak sularının
kullanım hakkının kime ait olduğunun
belirsiz olması nedeniyle ihale yenilenemeyince kaynak suyunu işleten şirketin
başka illerdeki fabrikalarında
görevlendirildi. Aydın'ın büyükşehir statüsüne alınmasından önce tüzel kişiliğe
haiz il özel idaresince yapılan ihaleyle
özel bir şirket tarafından işletilen kaynak
suyu tesislerinde çalışan 47 işçi, sözleşme süresinin dolması ve yeni ihale
açılmaması nedeniyle şirketin başka
illerdeki fabrikalarında
görevlendirmelerini protesto etti. Kaynak
suyu dolum tesislerinin önünde toplanan
işçiler, başka illerde görevlendirilerek
"sürgüne" maruz kaldıklarını iddia etti.
lık ihracat yapan Ege
Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin 2014 yılı Kasım
ayı ihracatı yüzde 55’lik
düşüşle 86 milyon 507 bin
dolara indi. Çin’de inşaat sektöründeki durgunluktan olumsuz etkilenen Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatı Ekim
ayından sonra Kasım ayında da yüzde
17 azalarak 82 milyon 729 bin dolara demir
attı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 10 arttırarak, 79 milyon
913 bin dolara çıkarırken, Ege Su Ürünleri
ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği,
Kasım ayında yüzde 14’lük ihracat artış
başarısı yakaladı ve 68 milyon 826 bin dolar
döviz girdisi sağladı. Ege Ağaç Mamulleri
ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği,
2014 yılında ilk kez ihracatta gerileme
yaşadı ve Kasım ayında ihracatı yüzde 3’lük
düşüşle 43 milyon 891 bin dolarda kaldı.
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve
Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı
ise yüzde 21’lik gerilemeyle 24 milyon 254
bin dolara indi. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Kasım ayında,
2013 yılı Kasım ayına göre ihracatında
yüzde 10 gerileme yaşadı ve 20 milyon 883
İşçiler adına açıklama yapan Mehmet
Çakır Semerci, firmanın 47 personeli 3
günlük zorunlu izne çıkararak, izin
dönüşü Sakarya ve Isparta’da bulunan
fabrikalarda çalışmak üzere görev kağıdı
imzalattığını belirtti. Aniden yaşanan bu
gelişme karşısında şaşkınlık yaşadıklarını
ve olayı "sürgün" olarak değerlendirdiklerini ifade eden Semerci, işçinin mağdur
edilmemesini ve sorunun yetkililer
tarafından çözülmesini arzu ettiklerini
söyledi. Bozdoğan Belediye Başkanı
Tümer Apaydın, konuya ilişkin gazete-
ledikleri fuarın her yıl gelişerek
büyüdüğünü, fuar süresince
İzmir’in dünyaya ev sahipliği yaptığını söyledi. İzmir Ticaret Odası
Yönetim kurulu Başkanı Ekrem
Demirtaş da, Travel Turkey’i İzmir'e
getiren TÜRSAB Başkanı Başaran
Ulusoy ile 8 yıldır fuarın büyümesi
ve gelişmesi için çaba harcayan
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu ve İZFAŞ’a teşekkür etti.
Açılışa kimler katıldı?
Fuarın açılış törenine Gambia
Turizm Bakanı Benjamin Adam
Roberts, İzmir Bağımsız Milletvekili
Ertuğrul Günay, İzmir Valisi Mustafa
Toprak, Adıyaman Valisi Mahmut
Demirtaş, Hannover FairsTurkey
Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü
Alexander Kühnel, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Ekrem Demirtaş, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, İtalya Büyükelçiliği Ekonomi
ve Ticaret Ofisi Müdür Yardımcısı
Filippo Manara, THY Pazarlama ve
Satış Yurtiçi Başkanı Halil İbrahim
Polat ile iş dünyası temsilcileri, yurtiçi ve yurtdışından birçok sektör
profesyonelinin yanı sıra çok sayıda
davetli katıldı.
30 ülke katılıyor
Travel Turkey İzmir Turizm Fuar ve
Konferansı, 900’ün üzerinde firmanın
katılımıyla büyüme trendini bu yıl da
sürdürdü. İtalya’nın partner ülke olarak katıldığı fuarın partner ili ise
Adıyaman. Geçtiğimiz yıl fuara 22
ülke katılım gerçekleştirirken, bu yıl
katılımcı ülke sayısı 30’a yükseldi.
(HABER MERKEZİ)
Arap ülkeleri
Çeşme'de
BULUŞTU
bin
dolarda
kaldı. Ege
Deri ve Deri
Mamulleri İhracatçıları
Birliği 10 milyon 625 bin dolar dövizi
Türkiye’ye kazandırırken geçen yılki performansının yüzde 5 gerisinde kaldı. 2014
yılında ihracatı en fazla gerileyen birlik olan
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracatı yüzde 44 düşüşle 9 milyon
647 bin dolara geriledi.
Dünya genelinde ekonomilerde daralma
sürecinden geçildiğini belirten Ege İhracatçı
Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı
Emre Kızılgüneşler, Türkiye ve Ege Bölgesi
ihracatının da bu daralma sürecinden olumsuz etkilendiğini kaydetti. Türkiye’nin
komşu ülkelerinde yaşanan savaşların ve
siyasi krizlerinde ihracatı olumsuz etkilediğine değindi. (HABER MERKEZİ)
cilere yaptığı açıklamada, kaynak sularının değerlendirme hakkının il özel idarelerine ait olduğunu belirterek, şunları
kaydetti: "Söz konusu firma 2010 yılında yapılan ihale ile Aydın İl Özel İdaresi'nden bu kaynak suyunun kullanımını
kiraladı. İhaleyle yapılan sözleşmenin
süresi de bu ay doldu. Yeni büyükşehir
düzenlemesi ile il özel idareleri kapatıldı
ve kaynak sularının ihalesinin kim
tarafından yapılacağı henüz net olarak
belirtilmedi. Bu konuda işçi arkadaşların
yanındayız." (AA)
2. Türk - Arap Gıda ve Gıda Teknolojileri
Fuarı'nın açılışında konuşan İzmir Valisi
Toprak, "İzmir bir gıda merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir"
dedi.
Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nebil Maruf,
Türk halkının Filistin halkına olağanüstü
duygusal düşünceler beslediğini, bunun
kardeşlik duygusuna benzetilebileceğini
bildirdi. Türk - Arap Ülkeleri İşadamları
Derneği (TÜRAB) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen "Türk -Arap Ülkeleri Gıda ve Gıda Teknolojileri Fuarı",
Çeşme'deki bir otelde başladı. Fuarın
açılışı nedeniyle düzenlenen törene 4
ülkeden büyükelçi, çok sayıda ülkeden
de diplomatik düzeyde temsil sağlandı.
500'e yakın iş insanının katıldığı fuarda
133 firmanın stant açtığı belirtildi. Fuarın
açılışında büyükelçiler adına konuşma
yapan Filistin'in Ankara Büyükelçisi
Maruf, fuarın Arap ülkelerinde giderek
artan bir ilgiyle karşılandığını, toplumlar
arasındaki ilişkilerin artırılmasında
ticaretin önemli rol oynayacağını, fuarın
da bu ticaretin gelişimi için yararlı
sonuçlar getireceğine dikkati çekti.
Türkiye'de 9 yıldır yaşadığını, yı sonu
itibarıyla görevinin sona ereceğini anlatan Maruf, bu süre boyunca Türkiye'nin
Arap ülkelerine olan ilgisinin giderek arttığını gördüklerini, bunun daha da artmasını ve tüm Arap toplumlarına ulaşmasını dilediklerini ifade etti.
Maruf, şöyle konuştu: "Filistin olarak
Türkiye devleti ve halkıyla yaşadığımız
özel ilişkiden dolayı gurur duyuyoruz.
Filistin geçmişte olduğu gibi bugün de
Türkiye'de öncelik sahibi olmuştur.
Ekonomi ve siyasetten daha önemlisi
Türk halkı, Filistin halkına olağanüstü
duygusal düşünceler beslemektedir.
Bunu bir aile ortamı gibi düşünürsek
sanki iki kardeşin birbirine beslediği
duygular gibi. (AA)
SAYFA 5
SONDAKiKA GAZETESİ >>
5 EKONOMİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517Aralık
2014
Cuma
Şubat
2013
Perşembe
EBSO: Enerji fiyatlarındaki
gerileme üreticilere yansıtılmalı
Ege
Ege Bölgesi
Bölgesi Sanayi
Sanayi Odası
Odası Yönetim
Yönetim Kurulu
Kurulu Başkanı
Başkanı Ender
Ender Yorgancılar,
Yorgancılar, petrol
petrol fiyatlarında
fiyatlarında son
son 55 ayda
ayda yaşanan
yaşanan yüzde
yüzde 30
30
düşüşün
düşüşün iç
iç piyasaya
piyasaya yeterince
yeterince yansıtılamadığını
yansıtılamadığını belirterek,
belirterek, “Enerji
“Enerji fiyatlarındaki
fiyatlarındaki gerileme
gerileme üreticilere
üreticilere yansıtılmalı”
yansıtılmalı” dedi
dedi
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Dünya petrol fiyatlarındaki
büyük gerileme üzerine açıklamada bulundu. Petrol fiyatlarında yaşanan yüzde 30’a
yakın gerilemenin henüz iç piyasaya yeterince yansıtılmamasının yerli üreticilerin
gerek iç, gerekse uluslararası piyasalarda
rekabet gücünü olumsuz yönde etkilediğini
kaydeden Yorgancılar, “Diğer taraftan;
Türkiye’de
elektrik üretiminin yüzde
50’den fazlasının doğalgaz santrallerinde gerçekleştiriliyor olması,
doğalgaz fiyat-
larının önemini de artırıyor. Böylesi bir
dönemde Rusya Devlet Başkanı Putin'in
Türkiye ziyareti oldukça kritik. Rusya’nın
doğalgaz fiyatlarında indirime gideceği
yüzde 6’ lık oran oldukça düşük bir seviyedir. Hem petrol hem doğalgaz hem de
elektrik maliyetlerinin rakipler düzeyine
çekilmesi yerli üreticilerin hem iç, hem de
dış piyasalarda rekabet gücünü artıracaktır”
dedi. Uzun vadeli anlaşmalar nedeniyle enerji fiyatlarındaki gerilemenin gecikmesine
karşı devletin enerji girdileri üzerindeki
vergilerde indirime gitmesinin uygun olacağını belirten Yorgancılar, “Bunun ilk
uygulamasının da sanayicinin kullandığı
elektrik, doğalgaz ve petrol üzerinden yapılmasını istiyoruz" dedi.
Pozitif etkilerine odaklanılmalı
2013 yılında neredeyse cari açığa eşit oranda yaklaşık 56 milyar dolarlık enerji ithalatı yapıldığını, bunun milli gelirin yaklaşık
yüzde 6’sı gibi oldukça yüksek bir düzeyine
ulaştığına dikkat çeken Yorgancılar, "Küresel talep artışı yavaşladı. İç talepte artış da
yavaş seyrediyor. Bu nedenle işsizlikte belirgin bir artış bulunuyor. Böylesi bir ortamda
dünya enerji fiyatları geriliyor. Dünya enerji
fiyatları arttığında bu iç piyasaya hemen
yansıtılırken fiyat düşüşleri olduğunda aynı
şeyi göremiyoruz. 2015 yılında yüksek oranlı bir büyüme için hem iç hem de dış talep
eşanlı olarak devreye sokulmalıdır. Bunun
için anahtar enerji maliyetlerinin düşürülmesidir. Bu yapıldığında maliyeti düşen sanayiciler daha düşük fiyatla mal satabilecek bu
da hem içeride hem dışarıda talep artışı
Kamu çalışanlarına %
12 ek zam için memurlar
Ankara'ya gidiyor
Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol, yüzde 12
ek zam yapılması için yarın
Ankara'da düzenlenecek mitinge
binlerce memurun katılacağını
bildirdi. Son toplu sözleşme
görüşmelerinin ardından büyük
mağduriyetler yaşadıklarını öne
süren binlerce çalışan, mitingde
buluşacak.
İzmir'den de yaklaşık 500 üye,
Ankara'nın yolunu tutacak. Basmane'deki sendika binasında
konuyla ilgili basın açıklamasında
konuşan Kamu Sen İl Temsilcisi
Doğruyol, 2014 ve 2015 yılı maaş
zamlarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmelerinde, kamu
çalışanlarının yetkili konfederasyon tarafından yüzüstü bırakıldığını
öne sürdü. Memur maaşlarına
önümüzdeki yıl için yüzde 3+3
artış öngörüldüğünü hatırlatan
Doğruyol, "Bu toplu sözleşmeyle
kamu çalışanlarının enflasyon farkı
ödemesi de gasp edilmiş, söz
konusu bu durum sözde yetkili
yandaş sendika tarafından kamu
çalışanlarına ve kamuoyuna tarihi
başarı olarak yutturulmaya
çalışılmıştır. 2014 yılı enflasyon
hedefi, yüzde 5.3'ten yüzde 9.4'e
çıkarıldı. Enflasyon hedefine göre
maaş zammı verilen memurlar,
yüzde 9.4 enflasyona mahkum
edilmişlerdir." dedi.
'15 BİN LİRA ZARAR VAR'
Toplu sözleşmedeki hesap
bilmezlik yüzünden önümüzdeki
10 yıl içinde memurun ortalama 15
bin lira zarar ettiğini savunan
Doğruyol, "Bugün itibarıyla
memurların yaklaşık yüzde 75'i,
vergi dilimi tavanından dolayı 15
Ocak 2014 tarihinde aldıkları
maaştan daha az maaş almaktadırlar. Yani 2014 yılında memurların
maaşı artmamış, azalmıştır. 13
yıldır tek başına iktidar olan mevcut hükümet yetkilileri, istedikleri
kanunu istedikleri zaman ve hattâ
saatte çıkarırlarken söz konusu
memurların talepleri olunca kulakları sağır, gözleri kör olmaktadır.
Bu haksızlıklara, hileli anlaşmalara, danışıklı dövüşlere, ahbap
çavuş ilişkilerine 'artık yeter' deme
vakti geldi. Artmayan nöbet ücretleri, fazla mesai ödemeleri, döner
sermayeler, ek ders ücretleri, ek
ödemeler, özel hizmet tazminatları,
sosyal yardımlar nedeniyle oluşan
mağduriyetlerin giderilmesi için
Ankara'da olacağız. Hakim ve
savcılara verilen bin 155 lira maaş
zammı, bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilmeli." dedi.
(CİHAN)
Dünya buğday üretimi 5 milyon
tüketimi 13 milyon ton artacak!
Uluslararası Hububat Konseyinin (IGC)
uluslararası tahminlerine göre, dünya buğday üretimi 1 Temmuz 2014-30 Haziran
2015'te, bir önceki döneme kıyasla 5 milyon ton artarak 718 milyon tona ulaşacak.
Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Hikmet Boyacıoğlu, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, küresel buğday üretiminin, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Rusya,
Ukrayna, Arjantin, Brezilya, Çin ve Hindistan'daki yüksek rekoltelerin etkisiyle yüzde
1 civarında artacağının tahmin edildiğini
söyledi. Kazakistan, Kanada, ABD, İran,
Türkiye ve Avustralya'nın üretimlerinde
azalma beklentisine karşın 1 Temmuz
2014-30 Haziran 2015 dönemi küresel
rekoltenin 5 milyon ton yükselişle 718 milyon tona çıkacağını vurgulayan Boyacıoğlu, "Dünya buğday hasat alanı da
yüzde 1 artışla 222,9 milyon hektara ulaşacak" dedi. Aynı aylarda, bir önceki döneme
nazaran dünya buğday tüketiminin 13 milyon ton yükselişle 710 milyon ton
düzeyinde gerçekleşmesinin
öngörüldüğünü anlatan Boyacıoğlu, şunları
kaydetti: "Buna göre, küresel buğday tüketiminin geçen seneye kıyasla yüzde 1,9 artmış olacak. IGC'nin raporuna göre, buğdayın yem olarak küresel kullanımı yüzde
5,6 artışla 139 milyon ton düzeyinde
öngörülüyor. Buğdayın insan gıdası olarak
doğrudan kullanımı ise yüzde 1,5 yükselmeyle 484 milyon ton olarak tahmin
ediliyor. Endüstriyel kullanımının da yüzde
4,5 artması ve 19 milyon tona ulaşması
bekleniyor." Dünya dönem sonu stokların,
geçen sezondan 8 milyon ton yüksek olarak 193 milyon ton düzeyinde gerçekleşmesinin beklediğini dile getiren Boyacıoğlu, başlıca ihracatçıların (AB ülkeleri,
ABD, Arjantin, Avustralya, Kanada, Kazakistan, Rusya ve Ukrayna) stoklarının ise 8
milyon ton artarak 60 milyon tona çıkacağının öngörüldüğünü bildirdi. (AA)
sağlayarak büyümeyi de hızlandıracaktır”
diye konuştu.
Proaktif politika zamanı
Yorgancılar, düşen cari açığın belirgin bir
şekilde gerilediği ortamda enerji girdi fiyatları aşağıya çekilmediği takdirde hem ihracat
hem de iç talep potansiyeli zayıflayacağını ifade ederek şunları söyledi; “Stratejik
davranılarak enerji fiyatlarındaki gerileme avantaja dönüştürülmeli, bu geçiş sürecinde
devlet mutlaka vergi indirimlerini gündeme
almalıdır. Böylece daha hızlı büyüyecek
ekonomi de diğer vergilerdeki hasılat artışıyla enerji girdilerindeki vergi indirimini fazlasıyla telafi edecektir. Gün reaktif değil,
proaktif davranmayı gerektiriyor" diye
konuştu. (HABER MERKEZİ)
25 metrekarede bir
yılda
8 bin lira
kazanmak
mümkün
Doç. Dr. Hatıra Taşkın,
kültür mantarı türünün üretiminin
hızla yaygınlaştığını belirterek,
"Bir yılda aynı odada 3 defa
yetiştiricilik yapılabilmektedir. Yılda 3 defa üretim yapıldığında
toplamda bir oda için 8.100 TL
kazanç sağlanabilmektedir." dedi
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat
Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Hatıra Taşkın, Niğde’de
düzenlenen Bölgesel Kalkınma Sempozyumu'nda kültür mantarı konusunda
açıklamalarda bulundu. Dünyada yaklaşık
20 civarında makro mantar türünün üretimi yapıldığına dikkat çeken Doç. Dr.
Taşkın, yetiştiriciliği yapılan önemli türleri
açıkladı. 2012 yılı itibariyle dünyada 7 milyon 959 bin 979 ton mantar üretildiğini
anlatan Taşkın, bu üretimde 5 milyon 150
bin ton ile Çin’in birinci, 785 bin ton ile İtalya’nın ikinci, 388 bin 450 ton ile
Amerika’nın üçüncü sırada yer aldığını
kaydetti. Doç. Dr. Taşkın, Türkiye’nin
üretiminin ise 65 bin ton civarlarında
olduğunu bildirdi. Kültür mantarı üretiminin önemine vurgu yapan Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatıra Taşkın, kültür mantarının kilo vermek isteyenlerin diyet listesinde ilk sırada yer aldığını belirterek
şunları kaydetti: "Kültür mantarının
Türkiye’de üretimi en fazla Akdeniz ve
Marmara bölgelerinde yoğunlaşmış durumdadır. Kültür mantarı yüksek oranda
protein, B kompleks vitaminleri, C vitamini, D vitamini, kalsiyum, fosfor, potasyum, demir, sodyum, inositol, pridoksin
ve folik asit içermektedir. Mantarlar düşük
oranda şeker, yağ ve yüksek oranda protein içermeleri nedeniyle kilo vermek
isteyenlerin diyet listelerinde önemli yer
kaplamaktadır. Yine mantarların sahip
olduğu düşük oranda yağ ve şeker, kalp ve
damar hastalıkları olan kişilerin
sofralarının zenginleşmesini ve onlara
hayvansal gıdalar dışında protein kaynağı
sağlamaktadır." Kültür mantarı yetiştirmenin az maliyetli ve çok kazançlı bir iş
olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hatıra
Taşkın, maliyet hesaplamaları vererek girişimcilerin kültür mantarından çok kar elde edebileceklerini ve ekonomiye can
vereceklerini söyledi. 25 metrekarelik bir
mantarhane kurabilmek için gerekli
malzemeleri ve fiyatlarıyla ilgili bil veren
Doç. Dr. Taşkın, ranzalara işçilik dahil 2
bin TL, klimaya bin TL, aspiratöre 300
TL, nem cihazına bin 500 TL, kompost
torbalarına 300 adet için bin 500 TL, kompost torbalarının nakliyesine 300 TL,
değişik aşamalarda kullanılan ilaçlara 200
TL harcama yaparak üretime başlanabileceğini söyledi. Bu maliyetle elde edilecek
karı açıklayan Doç. Dr. Taşkın, "Bir yılda
aynı odada 3 defa yetiştiricilik yapılabilmektedir. Buna göre her dönem 300 torba kompost getirildiğinde ortalama 1 ton
mantar hasadı gerçekleşmektedir. Mantarın
kilosunu yaklaşık 5 TL’ye satan üretici,
toplamda 5.000 TL kazanç sağlayabilmektedir. Kompost, örtü toprağı, nakliye ve
elektrik masrafları dikkate alındığında
2.300 TL harcama yapan üreticinin 2.700
TL’si cebine kalmaktadır. Yılda 3 defa üretim yapıldığında toplamda bir oda için
8.100 TL kazanç sağlanabilmektedir." şeklinde konuştu. (CİHAN)
Narenciyede üretici fiyatları dibe vurdu
Türkiye Ziraat Odaları
Birliği (TZOB) Genel Başkanı
Şemsi Bayraktar, özellikle mandalina ve limon ihracatında
tıkanma ve mandalinada üretim
artışı nedeniyle üretici fiyatlarının dibe vurduğunu söyledi.
Bayraktar, üretici fiyatlarının Kasım
ayında mandalinada yüzde 40 azalmayla
kilogramda 50 kuruştan 30 kuruşa,
limonda yüzde 15,49 azalmayla 1 lira 7
kuruştan 90 kuruşa indiğini, hasadına
Kasım ayında başlanan portakalda ise
üretici fiyatının kilogramda 42 kuruş
olduğunu belirtti. Konuyla ilgili yazılı
açıklama yapan Şemsi Bayraktar, narenciyede en önemli pazarlar olan Rusya’da
ekonomik, Irak ve Ukrayna’da yaşanan
siyasi karışıklıkların bu ülkelere yönelik
narenciye ihracatına da yansıdığını belirtti. Bu ülkelerden Irak’a yapılan narenciye ihracatının, 2011 yılında 280 bin
858 ton iken, 2013’de 159 bin 333 tona
gerilediğine dikkat çeken Bayraktar,
2014 Ocak-Kasım döneminde Irak’a
mandalina ihracatının geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 69 azalmayla 5 bin
745 tondan bin 778 tona indiğini kaydetti. TZOB Başkanı, 2014 Ekim ayında
Rusya, Suudi Arabistan, Irak, Ukrayna
ve Polonya’ya yapılan limon ihracatının
geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,5
azalarak 39 bin 971 tondan 33 bin 367
tona gerilediğini belirtti. Bayraktar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Yaş
sebze ve meyve ihracatımızın da lokomotifi konumunda olan narenciye üretimi giderek artış gösteriyor. 2005 yılında
2 milyon 913 bin ton olan narenciye üretimimiz, 2013 yılında 3 milyon 681 bin
159 tona ulaştı. 2014 yılında ise üretimin
3 milyon 786 bin 690 tona çıkması bekleniyor. Portakal, limon ve greyfurt üretiminde geçen yıla göre çok ciddi bir
değişim yaşanmazken mandalina üretiminin geçen yıla göre yüzde 12 artış
göstereceği tahmini yapılıyor. Narenciye
ihracatında öne çıkan ve Türkiye için
önemli pazar konumundaki ülkelerde
yaşanan ekonomik ve siyasi karışıklıklar,
ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Bunun
yanı sıra, mandalina rekoltesinde
görülen artışın yanı sıra, havaların sıcak
gitmesi ve mandalina çeşitlerinin
hasadının çakışmasıyla birlikte iç piyasada bir yığılma meydana geldi. Piyasada
yaşanan bu yığılmayla birlikte bir kilogram mandalinanın Kasım ayında üretici
fiyatı yüzde 40 azalmayla 50 kuruştan 30
kuruşa geriledi. Sezon başında kilogramı
bir lira 30 kuruştan alıcı bulan limon ise,
Ekim ayında bir lira 7 kuruşa, Kasım
ayında yüzde 15,49 azalmayla 90 kuruşa
indi. Portakal da sezona iyi başlamadı.
Hasadına Kasım ayında başlanan portakalda ise üretici fiyatı kilogramda 42
kuruş oldu."
(CİHAN)
517Aralık
ubat2014
2013Cuma
Per embe
Yerel Yönetimlerde Kadın Programı'nda konuşan Başbakan
Davutoğlu, "Eğer kadınlara bir ayrımcılık yapılacaksa bu daima
pozitif ayrımcılık olacaktır. Negatif ayrımcılık olmayacaktır" dedi
%
7#7176:)284:7 /45/$:</K]Y
W^VX\Z^Y^_N[Y_^RYXSFXZXW_R^BXZ^F^WQ^_NT
V^[S^_BPM[U[@_^RYXSFXZXW_PZ^F^WUXYC_)]H^U[@
^RYXSFXZXW_PZS^R^F^WUXY<_V]V[C_7^JTUPKZTI
=:_(^YU[_&]\]Z_2]YW]M_:^VX\_:PZZ^YX_?^LW^\ZXKX\F^
N[Y_PU]ZV]_VOM]\Z]\]\_<1]Y]Z_1E\]U[SZ]YV]_:^VX\<
WP\TZT_BYPHY^SV^I_=\^VPZT_UPBY^WZ^YX\V^_PZTL^\
H]Z]\]K]_V[WW^U[_D]WU[C_<=\^VPZT_UPBY^WZ^YX\X_N[M]
J^U^\_WXZ^\_P_WTUZT_E\FO_\]Q[Z_96>\F[I_9>O\FO_ROMRXZV^
>=G[R^\AX_-TS>I_>?^FXR^\AX_-TS>_V]V[C_1^\[_>]YW]WZ]Y>
PZ^Y^W_U^\XSZ^S^VXC_;^V]F]_=G[R^\AX_-TS_V]S]V[<_[A
@^V]Z]Y[\[_WTZZ^\^\_7^JTUPKZTI_4PY^Q^\_]Y]\Z]Y[\[\
=\^VPZT>R^_H]Z[BI_NTY^Z^YX_J^U^\_WXZVXWZ^YX\V^_=G[R^\AX
-TS_[Z]_?^FXR^\AX_-TS>T_R^\_R^\^_M[WY]UU[WZ]Y[\[
^\Z^UUXC_7^JTUPKZTI_<=G[_PF^WZ^YX\V^_N^FXZ^Y_V^_^G[Z]Y
V]_W^YV]LZ]Y_PZ^Y^W_D^ZXLUXZ^Y_J]_NT_UPBY^WZ^YX_N[M]
J^U^\_WXZVXZ^YC_1^\[_]YW]W_OQUO\ZOKO\]_V^R^ZX_H]Z]\]WA
Q]Z_WOZUOY_V[R]_WP\TL^\Z^YX\I_=\^VPZT>RT_J^U^\_WXZ^\
?^FXR^\AX_-TSZ^YX_U]W_U]W_HEYS]Z]Y[I_P\Z^Y_OM]Y[\V]
[\L^_]V[Z]\_WOZUOYO_^\Z^S^Z^YX\X_N]WZ[RPYTS<_V[R]
WP\TLUTC_7O\R^V^_G[DN[Y_QPQR^Z_WOZUOYO\I_W^VX\_W^UWXQX
PZS^V^\_G^R^U^_H]DS]V[K[\[_JTYHTZ^R^\_7^JTUPKZTI
G[DN[Y_S]V]\[R]U[\_W^VX\X_[GS^Z_]V]Y]W_R^_V^
VXLZ^R^Y^W_[\L^_]V[Z]S]V[K[\[_QERZ]V[C_
=GZ^WX\I_QPQR^Z_\PYSZ^YX\I_V]K]YZ]Y[\_U]S]Z
^WU^YXSFXQX\X\_W^VX\Z^YI_^[Z]_R^BXZ^YX_PZVTKT\^_[L^Y]U_]A
V]\_7^JTUPKZTI_LERZ]_V]J^S_]UU[*_<=S^_QPQR^Z_G^R^UU^
P\T_^R^WU^_UTU^\_W^VX\Z^YVXYI_W^VX\Z^Y_PZSTLUTYC_)^QXZ
NT_UPBY^WZ^YX_J^U^\_WXZ^YW]\_=G[R^\AX_-TS_[Z]
?^FXR^\AX_-TS_^Y^QX\V^_@^YW_RPWUTI_J^U^\_Q^JT\S^QX
H]Y]WU[K[\V]_V]_)]\]_4^UT\_[Z]_R^\X\V^W[_R[K[UZ]Y
^Y^QX\V^W[_N[Y_@^YW_RPWUTC_8QU[WZ^Z_4^YN[>\V]_PSTM_PA
STM^_NT_UPBY^WZ^YX\_J^U^\_Q^JT\S^QX_H]Y]WU[K[\V]I_[QA
U]Y_:^GY^S^\S^Y^LI_[QU]Y_&^M[^\U]BI_[QU]Y_^\ZXTY@^I_[QA
U]YQ]_:TJ^R[S[ZZ[R]_[D[\V]_=\^VPZT_R[K[UZ]Y[RZ]_N[YZ[WU]
PSTM_PSTM^_NT_J^U^\X_Q^JT\^\_=\^VPZT>\T\
G^\XS]@]\V[_R[K[UZ]Y[\[_V]_NTY^V^\_N[Y_W]M_V^G^
Q^RHXRZ^I_GOYS]UZ]_^\XRPYTSC_"\Z^YX\_@]V^W^YZXWZ^YXI
P\Z^YX\_H^RY]UZ]Y[_PZS^Q^RVX_NT_UPBY^WZ^YV^_EMHOYZOKO
R^L^R^S^MVXWC_8QU^\NTZ>T\_[LH^Z[_W^YLXQX\V^_;TZU^\^GA
S]U_S[U[\H[\V]_!OYW_W^VX\Z^YX_^VX\^_Q]Q[\[_ROWQ]ZU]\
4^Z[V]_/V[B>[\_P_HOY_Q]Q[\[_G^UXYZ^RX\C_4]BQ[\[
Q^RHXRZ^I_GOYS]UZ]I_Y^GS]UZ]_^\XRPYTMC_9+_2]FZ[Q[\]
H[Y]\_[ZW_W^VX\Z^YXSXMX_V^_Y^GS]UZ]_^\XRPYTMC<_
7^JTUPKZTI_P\Z^YX\_H]U[YV[K[_S[Y^QX\I_^QZX\V^_H]A
Z]\]W_[Z]_SPV]Y\[U]_^Y^QX\V^_D]Z[LW[_H[N[_HEYOZ]\
J^YQ^RXSX\_V^_\]_W^V^Y_R^\ZXL_PZVTKT\T_PYU^R^
WPRVTKT\T_N]Z[YU]Y]WI_<?[M_S]V]\[R]U[S[M[_R]\[V]\
[\L^_]V]YW]\_NT\T\_U]S]Z_U^LZ^YX\XI_W^VX\A]YW]W_@^YWX
HEM]US]WQ[M[\_NOUO\_[\Q^\Z^YXSXMZ^_NOUO\_E\FOZ]Y[S[A
MZ]I_EM\]_\]Q[ZZ]Y[S[MZ]_N[YZ[WU]_[GR^_]V]F]K[MC_?T
WP\TV^_V^_=:_(^YU[_W^VYPZ^YX_E\FO_W^VYPZ^YVXY<
V]K]YZ]\V[YS]Q[\V]_NTZT\VTC
'-969+84:0"6(#(2(6(6:7+71:.8.5839093&]Z]\]W_[Z]_D^KV^LZXW_^Y^QX\V^_EYOZS]R]_D^ZXLXZ^\
VTJ^YZ^YX_R]YZ]_N[Y_]V]F]WZ]Y[\[_V[Z]_H]U[Y]\_7^JTUPKZTI
LT\Z^YX_W^RV]UU[*_<:[S_D^KV^LZXW_^VX\^_H]Z]\]K[S[M]
VE\OW_PZ^Y^W_E\R^YHXZX_R^WZ^LXSZ^YV^_NTZT\TYQ^I
W^YLXQX\V^_N[Y^M_E\F]_M[WY]UU[K[S_?^FXR^\AX_-TSZ^YX\
V^_4^MY]U[_4^U[F]>\[\_V]_^GZ^WX\XI_)]\]_4^UT\>T\
^GZ^WX\XI_[ZW_S[ZZ]UJ]W[Z[\[\_V]_^GZ^WX\X_E\]_DXW^YU^Y^W
HOY_N[Y_Q]QZ]_VTY^F^KXMC_:[S_H]Z]\]K[_W^VX\_^RYXSFXZXKX
H[N[_HEYOYQ]I_P\T\_W^YLXQX\V^_V^_]\_HOY_Q]QZ]_>4^RXYI_[\A
Q^\_]LY]@A[_S^GZTW^UUXY>_V]S]R]_V]J^S_]V]F]K[MC_RZ]
J]R^_NERZ]_NT_M[G\[R]U_V]JY[S[_H]YD]WZ]L]F]WC_:]\V[
]J[\V]_DPFTWZ^YX\^I_NTY^V^\_N[Y_D^KYX_PZ^Y^W_NOUO\
^\\]_N^N^Z^Y^_Q]QZ]\[RPYTSI_\^QXZ_WXM_J]_]YW]W
DPFTWZ^YX_^Y^QX\V^_^RYXS_R^BSXRPYTMI_H]YD]W_N[Y_^\\]
N^N^_[D[\_WXM_J]_]YW]W_DPFTW_^Y^QX\V^_^RYXS_PZ^N[Z[Y
S[0_(]W[_NOROVOWZ]Y[\V]_NT\Z^YI_\^QXZ_N[Y[Z]Y[\]_VE\OB
>;]\_NT_UPBZTST\_EM\]Q[_PZ^F^WQX\I_Q]\Q]_N[Y_\]Q\]Q[
PZ^Y^W_W]\^YV^_N]WZ]R]F]WQ[\>_V[R]N[Z[Y[M0_?OUO\_NT
@^YWZ^YX_PYU^V^\_W^ZVXY^F^W_N[Y_M[G\[R]U_VE\OLOSO\O\
^R^W_Q]QZ]Y[V[Y_NT_Q]QZ]YC<__4]YW]Q[_STG^Q]N]R]_V^J]U
]UU[K[\[_N]Z[YU]\_7^JTUPKZTI_<.^KV^LZXW_^VX\^_ 5C_RXZ
VE\OSO\O_[VY^W_]UU[K[S[M_W^VX\Z^YX\_Q]DS]_J]_Q]D[ZS]
G^WWXRZ^I_N^LEYUOZO_L]W[ZV]_9+++>V^_2]FZ[Q]_H]ZV[K[\V]
N[Y_G^\XS]@]\V[I_NOUO\_P\T\_W^YLXQX\^_DXWXB_>VXL^YX
VXL^YX>_V[R]_N^KXY^\_P_H]Y[_W^@^ZXI_P_"YU^D^K_M[G\[R]U[
W^@^R^_\^QXZ_D^KV^L_V[R]N[Z[YZ]Y0<_[@^V]Z]Y[\[_WTZZ^\VXC
6595>V^_DXW^YVXKXSXMI_W^VX\Z^YXSXMX\_V^_[D[\V]_PZVTKT
N^MX_W]Q[SZ]Y]_BPM[U[@_^RYXSFXZXW_WP\TQT_V^_E\]SZ[V[Y<
V[R]\_7^JTUPKZTI_LT\Z^YX_W^RV]UU[*_<:^VX\Z^Y^_N[Y
^RYXSFXZXW_R^BXZ^F^WQ^_NT_V^[S^_BPM[U[@_^RYXSFXZXW
PZ^F^WUXYI_\]H^U[@_^RYXSFXZXW_PZS^R^F^WUXYC_)[U]W[S
W^VX\Z^YXSXMX\_^\\]_PZS^V^\_E\F]_J]_QP\Y^W[_[M[\
G^WZ^YX\[email protected]^R^_DXW^YVXWC_?T_W^VX\Z^YXSXM^_^\\]
PZS^Z^YX_H[N[_W[_^\\]Z[W_]\_L]Y]@Z[I_]\_P\TYZT_J^M[@]V[Y
J]_]YW]WZ]Y[\_S^GYTS_PZVTKT_NOROW_N[Y_\[S]UU[YC
.O\WO_^\\]Z[WU[Y_]YAY^G[S_[Z]_S]YA
G^S]U_[Z]_^\XZ^\_^\\]Z[WU[YC
?T_J^YPZTLQ^Z
[Z[LW[R[I_]A
N]J]R\
[Z]
'-):7349:9149073573,:08 392:279+849608
70,2573:744,8W[\F[_E\]SZ[_VE\OLOSO\_V]_QPQR^Z_VE\OLOS
PZVTKT\T_V[Z]_H]U[Y]\_7^JTUPKZTI_<;PQR^Z_VE\OLOSV]\
W^QU_]UU[K[SI_W^VX\Z^YXSXMX\_QPQR^Z_G^R^UU^_]UW[\_J]
E\FO_N[Y_YPZ_^ZS^Z^YX\X_Q^KZ^S^WUXY<_V]V[C_=:_(^YU[
[WU[V^YZ^YX\X\_QP\_96_RXZ_[D[\V]_NT_WP\TV^_V]JY[S
S^G[R]U[\V]_^VXSZ^Y_^UUXKX\X_J]_^US^R^_V]J^S
]V]F]K[\[_^\Z^U^\_7^JTUPKZTI_LERZ]_V]J^S_]UU[*_<=[Z]
S^GW]S]Z]Y[\[\_WTYTZS^QXI_^[Z]_G]W[SZ[K[_W^JY^SX\X\
R]YZ]LU[Y[ZS]Q[I_2]V]\[_:^\T\>V^_R^BXZ^\
V]K[L[WZ[WZ]YZ]_QPR^VX_Q]D[S[I_]JI_^VY]Q_U]QB[U[\V]W[
^RYXSFXZXWZ^YX\_PYU^V^\_W^ZVXYXZS^QXI_J]Z^R]U_WP\TQT\A
V^W[_^RYXSFXZXWZ^YX\_PYU^V^\_W^ZVXYXZS^QX_V^G[Z_V^G^
E\F]_VOLO\OZVOKO\V]_G^R^Z_]V[ZS]Q[_MPY_PZ^\_^VXSZ^Y
^UUXWC_/L[U_[L]_]L[U_OFY]UI_R[\]_[QU[GV^S_WP\TQT\V^CCC<_
'-8!7184$:!73784$:08396591!OYW[R]>\[\_VO\R^\X\_[ZW_95_]WP\PS[Q[_^Y^QX\^
H[YS]Q[_[D[\_W^VX\Z^YX\_QPQR^Z_G^R^UU^W[_W^UWXZ^YX\X\
R^\X\V^_]WP\PS[W_W^UWXZ^YX\^_V^_[GU[R^D_PZVTKT\^
[L^Y]U_]V]\_7^JTUPKZTI_W^VX\_]Z[\[\_V]KV[K[_G]Y_R]Y]
VOM]\I_\]M^W]UI_M^Y^@]UI_V]Y[\Z[W_H]ZV[K[\[_QERZ]V[C
<:^VX\Z^YXSXMX\_EM]Z_VTYTSZ^YX_V^_HEM_E\O\]_^ZX\^Y^W
DPFTWZ^Y
^Y^QX\V^_PZ^\
^S^_^\\]RZ]_PZ^\
^B^RYX_N[Y_[Z[LW[C_?]\_NT\T
W]\V[_G^R^UXSXMV^_V^_NOUO\_L]RZ]YV]_V]
HEYORPYTSC<__?^LN^W^\_7^JTUPKZTI_<=\\]Z]Y[\
^R^WZ^YX_^ZUX\V^VXY_F]\\]U_V]YW]\_P_ROF]_(]RH^SN]YI
^QZX\V^_W^VX\Z^YX\_]LY]@A[_S^GZTW^U_PZS^\X\_V^
EU]Q[\V]_F]\\]U]_H[V]\_W^BX\X\_^\^GU^YZ^YX_PZVTKT\T
PYU^R^_WPR^YC_8LU]_[W[_M[G\[R]UC_?[[email protected]_[ZW_HO\^GX
W^VX\^_ROWZ]R[BI_W^VX\Z^YX_YTGZ^YX\^I_N]V]\Z]Y[\]_WEUO
YTGZ^YX\_Q[\V[K[_H[N[_HEY]\_N[Y_M[G\[R]UI_P\T\_W^YLXQX\V^
F]\\]U]_H[V]F]WQ]\[M_^\F^W_W^VX\Z^YX\I_^\\]Z]Y[\
^R^WZ^YX_[M[\V]\_ROYOR]Y]W_J]_P\Z^Y^_GOYS]U_]V]Y]W
H[V]F]WQ[\[M_V[R]\_N[Y_M[G\[R]U<_V]V[C
'-%/6/: 83281:.7088:93:3:"0828.9093:]\V[Z]Y[\[\_NT_M[G\[R]U[\_U^W[BD[Z]Y[_PZVTWZ^YX\X_[A
@^V]_]V]\_7^JTUPKZTI_NT_M[G\[R]U_[Z]_NTHO\WO_D^KV^L
J]_WOY]Q]Z_UPBZTS_^Y^QX\V^_N[Y_D]Z[LW[_HEYS]V[WZ]Y[\[
JTYHTZ^VXC_?THO\_[\Q^\ZXKX\_^[Z]_S]YG^S]U[\]_G]Y_M^A
S^\W[\V]\_V^G^_@^MZ^_[GU[R^FX_NTZT\VTKT\T_V[Z]_H]
S]Z[W_QU^\V^YUZ^YX\X\_Q^KZ^\VXKXI
[DS]_QTRT_^DXQX\V^\_PZTSQTM_N[Y_VTYTS
PZS^VXKXI_/@]SDTWTYT_^ZUX\_S^V]\[
[LZ]US]Q[\[\_@^^Z[R]UZ]Y[_QXY^QX\V^_PZTL^N[Z]F]W
Y[QWZ]Y]_W^YLXI_R]Y^ZUX_QTZ^YXI_ROM]R_QTZ^YXI_W^R\^W
QTZ^YX_^RZXW_B]Y[RPUZ^Y_G^Z[\V]_^ZX\^\_\TA
ST\]Z]Y[\_^\^Z[MZ]Y[_R^BUXYXZ^Y^WI_8MS[Y_^Z[Z[K[
1^UXYXS_8MZ]S]_J]_:PPYV[\^QRP\_?^LW^\ZXKX
WPPYV[\^UEYZOKO\V]_WTYTZT_NTZT\^\_8MZ]S]A
7]\]UZ]S]_:PS[QRP\[email protected]\V^\_V]\]U[S[
R^BXZS^WU^VXY'_R^\XUX_J]Y[ZS[LU[YC_8$;#I_NT
R^\XUX_R]U]YZ[_HEYS]R]Y]W_69C99C659%_U^Y[G[\V]
U]WY^Y_^R\X_WTYTSZ^Y^_N]\M]Y_H]Y]WD]Z]YZ]_R^MX
R^M^Y^W_NEZH]V]_H]Y]WZ[_[\F]Z]S]Z]Y[\
R^BXZS^QX\X_[QU]S[LU[YC'_4^ZWX\_L[W^R]U[_OM]Y[\]
WTRT\T\_8$;[email protected]\V^\_SOGOYZ]\S]Q[\[\
^YVX\V^\_WERZO\O\_[GU[R^FX_PZ^\_[DS]_QTRT\T\
8$;[email protected]\V^\_U^\W]YZ]YZ]_U^LX\S^R^
N^LZ^VXKX\X_QERZ]R]\_=Z^^UU[\_1OWQ]Z_.]JY]_J]
]G[YF[Z[W_?^W^\X_8VY[Q_&OZZOF]3R]_LT_QPYTZ^YX
QPYVT*_,/@]SDTWTYT_:ERO3\V]_QTV^W[_V]K]YZ]Y
8\Q^\[_!OW]U[S_=S^DZX_;TZ^Y_4^WWX\V^W[
1E\]US]Z[W3_QU^\V^YUZ^YX\^_TRHT\_STVTY0
;TRT\_^\^Z[M[\[_]\_QP\_\]_M^S^\_R^BUX\XM_J]_\]
QP\TDZ^Y_^ZVX\XM0_;TV^_ROWQ]W_PY^\V^_^YQ]\[WI
S^\H^\_J]_V]S[Y_DXWUX_SX_J]_QTV^W[_W[YZ[Z[K[\
W^R\^KX_^ZUX\_S^V]\[\V]_WTZZ^\XZ^\_^KXY_S]UA
^ZZ]Y_PZ^N[Z[Y_S[0_?T_WP\TV^_?^W^\ZXW_PZ^Y^W
U[Y]\
7^JTUPKZTI
LT\Z^YX_W^RV]UU[*
<)]V]\_]\_H]Z[LS[L
UPBZTSZ^YV^_W[_OZW]_^VZ^YX
M[WY]US]W_[QU]S]S_^S^_8QW^\V[\^J
OZW]Z]Y[\V]_J]R^_N[YDPW_R]YV]_N[[email protected]^\_&^RY[_;^@[
2[ZZ[_4^QXZ^_]\_OQU_VOM]RZ]YV]V[YI_VO\R^\X\_]\_E\FO
OZW]Z]Y[_^S^_[\U[G^Y_PY^\Z^YX_V^_]\_OQU_VOM]RZ]YV]V[YC
)]V]\0_.O\WO_SPV]Y\_UPBZTSTI_P_H]Z]\]WQ]ZI_W^V[S
WOZUOYV]\_WPB^YVXKX\XMV^_J]_Q^ZU_]WP\PS[W
W^ZWX\S^RZ^_[M^G_]UU[K[\[MV]_G]Y_L]R[_J]_]L[UZ[K[_V]
S]W^\[W_N[Y_]L[UZ[W_PZ^Y^W_HEYVOKO\OMV]I_S]W^\[W
]L[UZ[WU]\_W^QXU_>]L[U_P\TY>_^\Z^SX\V^_]L[UZ[W_V]K[Z_V]
>2^V]S_W[_N[[email protected]^_LT_J^YVXYI_V[K][email protected]^_V^_NT_PZ^A
F^W>_V[R]_S]W^\[W_]L[UZ[K]_QPWUTKT\TMV^_P_M^S^\_P
G^R^UX\_U^S^SZ^RXFXZXW_[Z[LW[Q[\[_V]_RPW_]US]R]
N^LZXRPYQT\TMC_"\T\_[D[\_S^V]S_W[_W^VX\Z^YXSXM_[\Q^\
\]QZ[\[_V]J^S_]UU[Y]\_P_TZJ[_HEY]J[_ROYOUORPYZ^Y_U^N[[_W[
^\\]_PZS^V^\_E\F]_J]_QP\Y^_V[\Z]\S]W_J]_DPFTWZ^YX\^
J^W[U_^RXYS^W_G^WWX\^_Q^G[BU[YZ]YC_?T\T_J]YS]W_N[Y
ZOUT@_V^_V]K[ZV[YI_NT\T_J]YS]W_Q^V]F]_N[Y_NPYD_EV]S]A
Q[V[YC<_))
&:!293:95584 81959:=Z^^UU[\_1OWQ]ZI_/A
@]SDTWTYT_:ERO3\O\_[DS]_QTRT\T_Q^KZ^VXKX_QT
WTRTQT\T\_ROWQ]W_PY^\V^_^YQ]\[WI_S^\H^\_J]
V]S[Y]_Y^QUZ^\VXKX_[D[\_8$;[email protected]\V^\
SOGOYZ]\V[K[\[_N]Z[YU]Y]WI_,:ERO\_R^WX\X\V^W[
^ZUX\_S^V]\[\[\_[DS]_QTRT\T_W[YZ]UU[K[
W^\XUZ^\XYQ^_[LZ]US]\[\_OY]U[S[\[\_VTYVTYTZS^QX
H]Y]W[Y'_V]V[_2]\V]Y]Q_[ZD]Q[\]_N^KZX_/A
@]SDTWTYT_:ERO3\V]_R^L^R^\_WERZOZ]Y_J]
STGU^YX\_^ZUX\_S^V]\[_Q^G^QX_[D[\V]_QP\V^
R^BXZVXKX_J]_NT_Q]N]BU]\_QTZ^YX\X\_NTZ^\XW_^WUXKX
RE\O\V]W[_L[W^R]UZ]Y[_OM]Y[\]I_8$;[email protected]\V^\
5 C5+C659%_U^Y[G[\V]_VTYTST\_^Y^LUXYXZS^QX_[D[\
8MS[Y_^Z[Z[K[_1^UXYXS_8MZ]S]_J]_:PPYV[\^QRP\
?^LW^\ZXKXI_8MS[Y_8Z_4^ZW_;^KZXKX_2OVOYZOKO_J]
7;8_6C_?EZH]_2OVOYZOKO3\]_R^MX_HE\V]Y[ZV[K[\[
G^UXYZ^UUXC_1OWQ]Z_LERZ]_V]V[*_,?T_R^MXR^_7;8_6C
?EZH][email protected]\V^\I_6+C5+C659%_U^Y[A
G[\V]_,56C5+C659%3U]_L]N]W]V]\_^ZS^\_QT_\TA
ST\]Q[\[\_RE\]US]Z[W_QU^\V^YUZ^YX\^_TRHT\
PZVTKTI_659%_RXZX_"F^W_^RX\V^\_NT_R^\^_^ZX\^\
EY\]WZ]Y]_^[U_^\^Z[M_QP\TDZ^YX\V^_[Q]I_RE\]UA
Kadına seçme ve seçilme hakkı
verilmesinin 80. yıl dönümü münasebetiyle, AK Parti Genel
Merkez Kadın Kolları Başkanlığı
tarafından düzenlenen "Yerel
Yönetimlerde Kadın" programı,
Rixos Otel'de yapıldı. Başbakan
Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare
Davutoğlu şalvar ve yemeni ile
plaketini almak üzere sahneye
çıkan, Eskişehir Mihalgazi
Belediye Başkanı
Zeynep Akgün'e
plaket verdi.
'-%/37076:839+8:909#:."!:16/./:08957^JTUPKZTI_<=Y^V^\_9%A9_RXZ_H]DU[I_NTHO\
N^LX_EYUOZOI_N^LX_^DXW_W[_G]Y_N[Y[_N[YN[Y[\V]\
WXRS]UZ[_S[ZZ]UJ]W[ZZ]Y[S[M_NTY^V^I_G]Y_N[Y[
N[YN[Y[\V]\_Q]JH[R]I_GOYS]U]_Z^RXW_S[ZA
Z]UJ]W[ZZ]Y[S[M_NTY^V^I_N[YZ[WU]_2]FZ[Q]
H[YV[Z]YC_)]_PZVTI_WXR^S]U_S[_WPBUT0_4]YA
G^\H[_N[Y[Q[_V[K]Y[\]_W^YLX_M^Y^@]U_R^_V^
\]M^W]U_RPWQT\T_N[Y_QEM_SO_Q^Y@_]UU[0_1^\
R^\^_PUTYTRPYZ^YC_4[D_W[SQ]\[\
^RYXSFXZXK^_U^N[_PZS^R^F^KX\XI_B^YZ^S]\A
UPV^I_2]FZ[QU]_NOUO\_S[ZZ]U[\_U]SQ[Z
]V[Z]F]K[\[_HEQU]Y]Y]W_R^\_R^\^_PUTYTRPYA
Z^YC_?OUO\_S[ZZ]UJ]W[Z[_^YW^V^LZ^YXS^_NT
HOM]Z_U^NZP_[D[\_U]L]WWOYO_V]_N[Y_NPYD_N[Z[RA
PYTS<_V[R]_WP\TLUTC_=YUXW_N[Y_M[G\[R]U_V]A
JY[S[_R^L^\VXKX\X_J]_NTY^V^\_H]Y[R]_H[V[L[\
QEM_WP\TQT_PZS^VXKX\X_JTYHTZ^R^\_7^JTUPKZTI
NT\V^\_QP\Y^_V^G^_@^MZ^_U]SQ[ZI_G^W_SOF^V]A
Z]Q[\V]_G]B_N[YZ[WU]_PSTM_PSTM^_J]Y]F]WZ]Y[\[
N[ZV[YV[C
&:!293:95584 81959:)5774496:
(1'
.85$:*82/1/3/:"+(6(6:928
./+/6/:754,6:270869:9#58428.9696
193584499:176,4576,3.7:9#58428696
8286:1774,527.,:838149969:."+5809::
E\Z]S
^ZVX\XM_SX0_/K]Y_QT
WTZZ^\XZXYQ^_QP\TDZ^YXRZ^_[ZH[Z[_NEZH]_G^ZWX\X
TR^YVX\XM_SX0_?T_WP\TV^_69C99C6599_U^Y[G[\V]
.]JY]_J]_]G[YF[Z[W_?^W^\ZXKX3\^_N[Y_E\]YH]_V^A
G^_J]YV[K[\[_QERZ]R]\_1OWQ]ZI_,\]YH]SV]
OZW]S[MV]_R^L^\^\_D]JY]_QPYT\Z^YX\X\
^Y^LUXYXZ^Y^W_QOYVOYOZ]N[Z[Y_D]JY]_BPZ[U[W^QX_[D[\
^ZX\S^QX_H]Y]W]\_E\Z]SZ]Y[\_N]Z[YZ]\S]Q[
^S^FXRZ^_WTYTZSTL_PZ^\_=Y^LUXYS^_:PS[QRA
P\T3\T\_Y^BPYT\^_V[WW^U[_D]WS[LI_WPS[QRP\T\
/@]S_.TWTYT3\V^_BZ^\Z^\^\_^ZUX\_S^V]\[
@^^Z[R]U[\[\_G^JM^Z^YX_W[YZ]U]Y]WI_S]JFTU_J]
BPU^\Q[R]Z_[DS]_QTRT_W^R\^WZ^\_[D[\_U]GV[U
PZTLUTYVTKT3_U]QB[U[\[_G^UXYZ^USXLUXSC_6559_U^Y[GA
Z[_E\]YH]SV]_^RYXF^I_=ZUX\_S^V]\[\[\
[LZ]U[ZS]Q[_G^Z[\V]_8MS[Y3[\_H]Z]F]WU]W[_QT
[GU[R^FX\X_W^YLXZ^S^W_[D[\_R^BXSX\^_W^Y^Y_J]YA
[Z]\_.^SZX_?^Y^X_[Z]_S]JFTU_!^GU^ZX_J]_?^ZDPJ^
N^Y^Z^YX\X\_J]_QT_G^JM^Z^YX\X\_U]S[M_W^ZS^QX
\^QXZ_Q^KZ^\^F^W03_V[R]_QPYSTLUTSC_^^Z[R]U]
H]DU[K[_U^Y[GU]\_6 C99C659%_U^Y[G[\]_W^V^Y_6 6
Q^RXZX_.]JY]_:^\T\T_J]_=JYTB^_?[YZ[K[3\[\
65569/_Q^RXZX_2^V]\_.XW^YUS^_J]_8LZ]S]
/\VOQUY[Q[\[\_1E\]U[S[_7[Y]WU[@[3\[_R]Y[\]
H]U[YS]V[K[_H]Y]WD]Q[RZ]_F]M^Z^\VXYXZ^\F]M^
^Z^\_S^V]\_[LZ]US]Z]Y[_J^Y_SXI_J^YQ^_G^\H[Z]Y['
V[R]_WP\TLUTC__&)%*:**
&59:/.72$:N]V]ZZ[_^QW]YZ[WZ]_UPBZ^\^\_B^Y^Z^YX\V^\_N[Y
NEZOSO\O\_^QW]Y]_H[V]\Z]Y]_;;:_BY[S[_PZ^Y^W_R^UXYXZS^QX\X_[QU]V[C_4(
8MS[Y_2[ZZ]UJ]W[Z[_J]_(^YU[_2]FZ[Q[_R]Q[_2]GS]U_=Z[_;TQ^SI_N]V]ZZ[
^QW]YZ[WZ]_UPBZ^\^F^W_B^Y^\X\_N[Y_NEZOSO\O\I_^QW]Y]_H[V]\Z]Y]_;;:_BY[A
S[_PZ^Y^W_R^UXYXZS^QX\X_[QU]V[C_=QW]YZ[W_G[MS]U[\[\_N[Y_W^ST_HEY]J[
PZVTKT\T_G^UXYZ^U^\_;TQ^SI_,&]\DZ]Y[S[M_^QW]Y]_H[US]W_[D[\_[L_G^R^UX\^
^Y^_J]Y[RPY_R^_V^_^QW]Y]_H[V]F]K[_[D[\_[L_G^R^UX\X_]YU]Z[RPYC_=QW]YZ[W
W[L[Z]Y[\_V]JZ]U]_W^YLX_N[Y_HEY]J[V[YC_7]JZ]U_[Q]I_^QW]YZ[W_HEY]J[_R^B^\
W[L[\[\_[LJ]Y]\[_VTYTST\V^VXYC_?T\^_HEY]_V]JZ]U_W]\V[Q[_[D[\_D^ZXL^\I
HEY]J_R^B^\_W[L[Z]Y[\_Q[HPYU^QX\X_R^UXYS^ZXVXYC_&]\DZ]Y]_^QW]YV]_H]D[YV[K[
QOY]_NPYDZ^\S^_[SW^\X_U^\X\S^WU^I_^\F^W_BY[SZ]Y[\[\_W]\V[Z]Y[\[\
R^UXYS^QX_[QU]\S]WU]V[YC_"RQ^_W[L[_P_U^Y[GU]_W]\V[_^VX\^_V]K[ZI_V]JZ]U
^VX\^_D^ZXLSXLUXY'_V]V[C_?^LN^W^\3X\_E\F]W[_HO\_N]V]ZZ[_^QW]YZ[W_[SW^\X
H]U[Y[ZV[K[\[_G^UXYZ^U^\_;TQ^SI_,?]V]ZZ[_^QW]YZ[WI_UPBZTST\_V^Y_H]Z[YZ[_W]QA
[SZ]Y[\V]_PZTSQTM_N[Y_]UW[_R^Y^US^WU^VXYC_=QW]Y]_RPWQTZ_DPFTWZ^YX_SX
HE\V]Y[Z]F]W_]\V[L]Q[_J[FV^\Z^YX_QXMZ^US^WU^VXYC_4OWOS]U_DXW^YUUXWZ^YX
N]V]ZZ[_^QW]YZ[WU]\_R^WZ^LXW_I_S[ZR^Y_Z[Y^_F[J^YX\V^_H]Z[Y_N]WZ]V[WZ]Y[\[
^DXWZ^VXC_?ERZ]_N[Y_H]Z[Y[\_WTZZ^\XZ^F^KX_]\_TRHT\_R]Y_NTY^QXVXYC_7]JZ]U[\
NT\V^\_QP\Y^_^QW]Y]_H[V]\Z]Y[\_;;:_BY[S[\[_R^UXYS^QXI_NTY^V^_PZTL^F^W
^V^Z]UQ[MZ[W_VTRHTQT\T_N[Y_\]NM]_V]_PZQ^_^M^ZU^F^KX\^_[\^\XRPYTS'_V[R]
WP\TLUTC__:P\TRT_V^G^_E\F]_2[ZZ[_;^JT\S^_?^W^\X3\^_G]S_V]_.^ZXLS^
?^W^\X3\^_R^MXZX_E\]YH]RZ]_QPYVTKT\T_G^UXYZ^U^\_;TQ^S_QEMZ]Y[\[_LERZ]
QOYVOYVO*_,?T_WP\TV^_W^\T\_U]WZ[@[S[M_J^YC_=RYXF^_;^JT\S^_?^W^\X
R^\XUX\V^_N[M[S_HEYOLOSOM]_W^UXZVXKX\XI_^\F^W_.^ZXLS^_?^W^\ZXKX\X\
W^R\^W_PZS^S^QX_\]V]\[RZ]_WP\TR^_PZTSQTM_N^WUXWZ^YX\X_QERZ]V[C_?THO\
W^R\^KX_V^_PYU^R^_DXWSXLUXYC_[SV[_U]WZ[@[S[_GXMZ^_HO\V]S]_^Z^Y^W_WXQ^
QOY]V]_W^\T\[_^ZU_R^BXQX_DXW^YUXZ^N[Z[YC_4OWOS]U_TRHT\_NTZTYQ^_UOS
HYTBZ^YX\_PZTSZT_R^WZ^L^F^KX\^_[\^\XRPYTSC_/K]Y_W^\T\_DXWS^V^\_E\F]
^QW]YZ[W_HEY]J[\[_R^BSXL_PZ^\Z^Y^_G^W_VPKS^QXI_G]YW]Q[\_;;:_BY[S[\[
R^UXYS^W_NOUD]V]_NOROW_N[Y_ROW_PZTLUTYS^QX_RE\O\V]_]\V[L]Z]Y_J^YQ^
P\^_V^_DEMOS_OY]U]N[Z[Y[MC_Y\]K[\_^QW]YZ[W_HEY]J[\[_R^BSXL_^\F^W
G]\OM_]S]WZ[_PZS^SXL_PZ^\Z^Y^_BY[S_EV]S]V]\_NPYDZ^\S^QX\X\
R^BXZS^QX_RE\O\V]_N[Y_VOM]\Z]S]_H]U[Y[Z]N[Z[YC'_&)%*:**
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
7 SİYASET
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
157Aralık
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Öğrenciler KAYGILI
AYM’ye götüreceğiz
Makul şüphe yasasının
herkesimi endişelendirdiğini söyleyen CHP Genel
Başkanı Kılıçdaroğlu,
"Türkiye'nin polis devleti
haline gelmesine izin vermeyeceğiz" dedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, üniversite öğrencileriyle bir
araya geldi ve sorunlarını dinledi.
Üniversite öğrencileriyle yaptıkları
görüşme sonucunda 15 konu üzerinde
görüş birliğine vardıklarını belirten
Kılıçdaroğlu, “Bir sorunları makul
şüphe, özellikle Parlamento'dan geçen.
Önümüzdeki günlerde Resmi Gazete'de
yayımlanacak olan yasal düzenlemeden
duyulan kaygı, makul şüphe dolayısıyla
bizler gözaltına alınabiliriz, tutuklan-
abiliriz, bu üniversite öğrencilerine
yönelik olarak kullanılabilir, bu konuda derin kaygılarımız var, diyor
üniversite öğrenicileri. Bizde bu
arkadaşlarımıza hak veriyoruz. Bu
yasayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağımızı arkadaşlarımıza aktarmak isterim.” CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, Mövenpick Hotel'de
‘Geleceği Birlikte Kuruyoruz, Gençlik Buluşması’nda gençlerin sorularını cevaplandırdı. Kılıçdaroğlu,
aynı etkinliğe ilişkin basın toplantısı
yaptı. Üniversite öğrencileriyle yaptıkları görüşme sonucunda 15 konu
üzerinde görüş birliğine vardıklarını
belirten Kılıçdaroğlu, “Bunlardan
birincisi üniversitelerin özgür ve özerk olması konusunda görüş birliği
var. 12 Eylül askeri yönetiminin getirdiği YÖK’ün kaldırılması
CHP'li Hülya Güven:
Kadına şiddet
ve cinayet sayıları
saklanıyor!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma
yapan CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Hülya
Güven, kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin gerçek
rakamlarının saklandığını söyledi. Dört yıldan bu
yana araştırılması için çeşitli önergeler verdiklerini
dile getiren Güven, “Kadına şiddetin ve cinayetlerin
sayısı konusunda yoğun bir bilgi kirliliği var,
gerçeklere ulaşamıyoruz çünkü ilgili bakanlıklar
sorularımızı cevapsız bırakıyor. Yine biliyoruz ki
cinayetlerin çoğu da intihar olarak yansıtılıyor.
STK'ların yaptığı bir araştırmada erkeklerin 2013
yılında 214 kadın ve 10 çocuğu öldürdüğü belirtilmekte. Jandarma bölgesi istatistiklerinde de kadına şiddet rakamları oldukça düşündürücüdür.
2013'te 13 bin 551 aile içi şiddetle mağdur kadın
sayısı 12 bin 222 olarak belirlenmiştir” dedi.
‘BİZİM KANIMIZ BEYAZ MI?’
‘Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik
etmeyeceksin’ söylemlerinin ve yine ‘kadın-erkek
bir olmaz, fıtratında eşitlik yok’ zihniyetinin şiddeti
körüklediğini belirten Güven, “Kadınlara erkeklerin
şiddet uygulayabilecekleri mesajları veriliyor. Eğer
bizler Kadın Milletvekilleri olarak bu sıralarda bulunuyorsak, Kurtuluş Savaşı'nda kahramanca düşman ile çarpışan Anadolu kadınlarına, Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz. Kurtuluş Savaşımızda
Kara Fatma'yı, Gördesli Makbule'yi, Nene Hatun'u
daha birçok kahraman kadını unutmayalım.
Gaziantep'te Yirik Fatma'yı hiç unutmayalım. Fransızlara karşı mücadele sırasında müfrezeye alınmak
istenmeyen Yirik Fatma ‘benim kanım sizinkilerden
daha mı şirindir’ diye cevap vermiştir. Biz kadınların kanı erkeklerin kanından çok mu farklıdır da
‘kadının fıtratında eşitlik yok’ deniyor. Bizim
kanımız beyaz mı?” diye açıklama yaptı. ‘Erkek
şiddet uyguluyorsa sebebi kadındır çünkü erkeği
yetiştiren kadındır’ denilerek sorumluluğun kadınlara yüklenmeye çalışıldığını kaydetti. (HABER
MERKEZİ)
konusunda görüş birliği. YÖK kaldırılmalıdır, üniversiteler gerçek anlamda
özerk olmalıdır. Özerklik sadece yönetimsel anlamda değil, mali ve bilimsel
açıdan da özerk olmalıdır, sıcak
siyasetin müdahale etmediği alanlar olmalıdır üniversiteler. En büyük beklenti
bu bunu birinci sıraya aldım.” dedi. İkinci konunun AKP iktidarının harçları
kaldırdığını ama üniversite öğrencilerinden farklı isimlerle çok daha ağır
paralar aldığını kaydeden Kılıçdaroğlu,
“Eğitimin parasız olması konusunda
öğrenciler arasında bir görüş birliği var.
Üniversiteler parasız olmasını, öğrencilerin ailelerine ayrıca yük getirmemeleri
gerektiği konusunda görüş birliği
sağladık. Belli alanlarda okuyan laboratuvarın zorunlu olduğu alanlardaki
öğrenciler yetersizlikten söz etti. Yeterli
eğitim alamadıklarını ifade ettiler.
Üniversitelere kaynak ayrılırken laboratuvar ihtiyacı olan fakültelerin bu ihtiyacının süratle giderilmesi daha nitelikli öğrencilerin yetişmesi açısından
zorunlu. Dördüncü sorun olarak üniversitelerde yeterli sosyal tesis yok, spor
yapamıyoruz ,kültürel etkinlik yeterli
değil. Bu konuda kaynak ayrılmalı ve
üniversite yönetimlerin bu konuda nitelikli ve özverili katkı yapması konusunda görüş birliği sağlandı.
Kütüphanelerin yetersiz olduğu söylendi. Özellikle sınav dönemlerinde
kütüphanelerde yer bulamadıklarını ve
hem yayın hem de mekan olarak
genişletilmesi konusunda görüş beyan
edildi.” diye konuştu. Bir başka temel
sorunun yurt sorunu olduğu ve öğrencilerin ortak olarak bu sorunu diye getirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bu
sorun Türkiye’nin özellikle siyasal iktidarların çözmemek üzere söz birliği ettiği bir konu. Bu sorun en geç iki yıl
içinde çözülmeli. Bu kadar basit bir
sorun. Kaynak var, inşaatı yapacak işveren müteahhit var, gerekirse TOKİ yapar, talepte var ama bu yurt sorunu
çözülemiyor. Bu sorun çözülmeli.
Öğrenci yurt sorununu çözdüğünde
üniversite ile olan ilişkilerinde daha
sağlıklı bir zemin oluşmuş olacak.
Koğuş sistemi değil birer ikişer kişilik
odalar, soğuk-sıcak su olacak, interneti
olacak. Ve ücretsiz internet olacak. Bir
başka sorun makul şüphe özellikle Parlamento'dan geçen. Önümüzdeki günlerde Resmi Gazete'de yayımlanacak
olan yasal düzenlemeden duyulan
kaygı, makul şüphe dolayısıyla bizler
gözaltına alınabiliriz, tutuklanabiliriz,
bu üniversite öğrencilerine yönelik olarak kullanılabilir, bu konuda derin
kaygılarımız var diyor üniversite
öğrenicileri. Bizde bu arkadaşlarımıza
hak veriyoruz. Bu yasayı anayasa
mahkemesine taşıyacağımızı
arkadaşlarımıza aktarmak isterim.”
Kılıçdaroğlu, diğer sorunları ise şu şekilde sıraladı. “Kampüs ve kent arası ulaşım sorunu. Üniversitenin akademik
kadrosunda ciddi yetersizlikler var.
örneğin İngilizce eğitim yapan
akademik kadroda bazı hocaların İngilizce bilmediğini, yeni gelen
arkadaşlarında İngilizce bilmediğini,
adının İngilizce eğitim olduğunu ama
gerçekte İngilizce eğitimi yapılmadığı ifade edildi. Üniversitelerde çalışan
kadroların sorunlar var. Özellikle
taşeronlaşma üniversitelerde yaygın ve
bu verimli değil. Öğrencinin üniversite
yönetiminde söz ve karar sahibi olması
bunun yasal güvenceye kavuşturulması.
Üniversite öğrencileri gelecek kaygısı
içinde, özellikle mezun olduktan sonda
işsizlik sorunu ile karşı karşıyayız dediler. Üniversite yönetimleri bize hesap
vermeli. Kullandıkları kaynakların
nerelere nasıl harcıyorlar biz öğrenci olarak bilmeliyiz . Üniversiteler bilim
üretmeli, açılan büro tipi üniversiteler
doğru değildir bunlar açılmamalı.
Gençler siyasette ağırlıklı olmalı.
Sadece gelecek için düşünmemeli
bugünde siyasette rol almalılar. Uyuşturucu konusundaki duyarlılıklarını ifade
ettiler. Bu sorun üzerine siyasal iktidarlar daha dikkatli durmalı. Son olarak
yurtdışı eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve daha adil olması gerektiğin ifade ettiler.”
15 KONU ÜZERİNDE OYBİRLİĞİ
İLE YASA ÇIKARALIM
15 konuda üniversiteli öğrencilerle
görüş birliği içinde olduklarını anlatan
TÜSİAD: Seçim
barajı düşürülmeli
Haluk Dinçer, Brüksel
temaslarının detaylarını açıkladığı basın toplantısında
gazetecilerin gündem ile ilgili
sorularını da cevapladı. Bu aralar çokça tartışılan seçim
barajına dair sorulara Dinçer,
şu karşılığı verdi: “TÜSİAD’ın
bu konuda görüşü bellidir,
yüzde 10 barajı yüksektir.
Anayasamız temsilde adalet,
yönetimde istikrar ilkesini belirtmiş, ancak bir yüzde koymamıştır. Yüzde 10, daha sonra
yasalarla belirlenen, konulan
bir barajdır. 2002’den evvel, AK
Parti hükümetlerinden evvel
konulan yüksek bir seviyedir.
Bizce yüksektir, dünyada
görülmemiş seviyede;
Türkiye’nin doğusunda ve
batısında bulunan demokratik
ülkelerde görülmemiş seviyede
bir barajdır. Biz, bunun
düşürülmesi için iktidar ve
muhalefet partisi ile senelerdir
çok defa görüştük, olmadı.
Tabii açıklama Anayasa
Mahkemesi Başkanı’ndan geldi. Biz Anayasa Mahkemesi
konusunda polemiğe girmek istemeyiz, bizim pozisyonumuz
net. Burada yapılan yorumların
da Anayasa Mahkemesi’ne
zarar vermesini de hiç arzu etmeyiz.” Dinçer, ayrıca seçim
barajının önemle ele alınması
gerektiğini vurguladı ve “Yapılması gereken siyasi partilerin
temsilde adalet adına bu barajın sorunlu olduğunu kabul
edip bugüne kadar
düşürmeleriydi. İktidar ve
muhalefet partilerinden beklediğimiz bir şeydi. Bu konu daha evvel Anayasa Mahkemesi’nde de görüşüldü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde de
görüşüldü. Bunlarla ilgili yorum yapmak istemiyoruz. Biz,
bu barajın düşürülmesi gerektiğini öteden beri söylediğimiz
için ne şekilde düşürüleceği
önemli değil. Mahkeme kararı
ile mi düşürülür, siyasilerin
kararı ile mi düşürülür, bizim
için önemli olan bu barajın
düşürülmesidir.” ifadelerini kullandı.
”YOLSUZLUKLAR
KENDİLİĞİNDEN
ORTADAN KALKMAYACAKTIR”
Türkiye’nin yolsuzluk endeksinde gerilemesi ile ilgili yorumları da sorulan Dinçer, “Yolsuzlukla mücadele G20, B20
ve 62. Hükümet’in gündeminde. Uluslararası Şeffaflık
Örgütü’nün Türkiye’yi 11
basamak aşağı düşüren çalışması, bulguları bizim geçen
hafta açıkladığımız yolsuzluk
raporunu teyit ediyor. Sayın
Babacan'ın da ‘Bu konunun üzerine gidilecek, strateji oluşturulacak’ beyanatı var. Yani
hiçbir şey yapılmadığı takdirde
bu yolsuzluklar kendiliğinden
ortadan kalkmayacaktır.” dedi.
"Bedelli askerlik ile ilgili sosyal
adalete uygun olmadığı, vicdanları yaraladığı tenkitleri var.
Bu konuda sizin beyanatınız olacak mı?" sorusuna TÜSİAD
Yönetim Kurulu Başkanı, “Biz
bunu okuyoruz ancak TÜSİAD
olarak bedelli askerlik
konusunda pozisyonumuz yok,
bu konuda bir yorum yapamayacağım.” diye cevapladı. Rusya
Devlet Başkanı Vladimir
Putin’in Güney Akımı’nın iptal
edileceği, yerine Türk Akımı’nın
devreye alınacağı açıklamasının Avrupa’da nasıl algılandığı sorulunca Haluk Dinçer,
“Biz, Putin’in dillendirdiği yeni
hattın doğru adım olduğu
kanısındayız. Bu bizim
kararımız değil, Rusya’nın
kararı. AB’den bir araya
geldiğimiz isimlere şunu ifade
ettik, ‘Rusya’dan gaz Türkiye
için gelmiyor, AB ülkelerine
Güney Avrupa’ya gitmek üzere
Türkiye’ye geliyor. Ha Bulgaristan-Avusturya,-Macaristan’dan
gitmiş ha Türkiye- Yunanistan-İtalya’dan gitmiş pek bir şey
değişmiyor. Biz, bunu sadece
Kılıçdaroğlu, “Onların gelecekle ilgili
kaygıları var ama gelecekle ilgili umutları da var. Umutsuz bir gençlik olmaz.
Ciddi umutları var Türkiye’nin geleceği
konusunda. Çalışmak istiyorlar, üretmen istiyorlar, ülkeye katkı vermek istiyorlar. Kimi sahada, kimi fabrikada,
kimi devlet dairesinde, kimi üniversite
de bir şekilde görev almak ve çalışmak
istiyor. Eğer gençleri zenginliğimiz olarak görüyorsak, ki zenginliğimizdir
sadece Türkiye için değil bütün dünya
için önemlidir genç sayısı, nitelikli genç
sayısı. Bizim bu konuda ortaya konan
sorunları çözme konusunda ortak irade
sergilememiz lazım. 15 konu bir siyasal
partinin sorunu olmaktan çok bir ülke
sorunudur. Burudan Sayın Ahmet Davutoğlu’na, Sayın Devlet Bahçeli’ye ve
Sayın HDP Genel Başkanı Demirtaş’a
açık çağrı da bulunuyorum. Eğer bu 15
konu üzerinde, gençler görüşlerini
beyan ettiler ve biz onların görüşlerini
kabul ettik. Sizlerde bu görüşleri kabul
ediyorsanız, eğer bu sorunlar bizim ortak sorunlarımızdır diyorsanız siyaset
üstü bir araya gelelim ve bu sorunları
çözmek için Parlamento'dan yasa çıkaralım. Hatta bu yasaları oy birliği ile
çıkaralım ve gençlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olalım. Onlar
siyaset olarak bizi sorumlu görüyor,
düşüncelerini aktarıyorlar. Eğer biz sorumlu isek ki sorumluyuz o zaman sorumluluğumuz bilincinde olmalıyız.”
açıklamasında bulundu. Kılıçdaroğlu
bir basın mensubunun, “Şişli Belediyesi
ile ilgili iddialar basına yansıdı.
Belediye başkanının zorla istifa ettirilmeye çalışıldığı yönünde iddialar var.
Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?”
sorusuna “Seçimle gelen bir belediye
başkanı var ve o da görevinin başında,
başarıyla görevini yapıyor, ayrıca
söyleyecek bir şey yok.” cevabını verdi.
Başka bir gazetecinin, “Adalet Bakanı
Bekir Bozdağ’ın Anayasa Mahkemesi
yüzde 10 barajını ihlal sayarsa, siyasete
balans ayarı kabul ederiz, açıklamasına
ne diyeceksiniz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Yarın genç işadamlarıyla bir
toplantım olacak, bana lütfen o soruları
yarın sorun.” dedi.
(CİHAN)
Tartışmaların odağında
olan seçim barajı ile ilgili
bir yorum da Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği
(TÜSİAD) Yönetim Kurulu
Başkanı Haluk Dinçer’den
geldi. Dinçer, “Biz, bu barajın düşürülmesi gerektiğini
öteden beri söylediğimiz
için ne şekilde düşürüleceği önemli değil.
Mahkeme kararı ile mi
düşürülür, siyasilerin kararı
ile mi düşürülür, bizim için
önemli olan bu barajın
düşürülmesidir.” dedi
Türkiye’nin menfaatleri adına
daha doğru, uygun bir adım olarak görüyoruz.” dedi. AB ve
ABD’nin tarafı olduğu serbest
ticaret anlaşmasında (STA)
Avrupa’ya önerileri sorulan Dinçer, şurnları kaydetti: "STA’nın
bu haliyle ekonomiye yönelik
tehdidin biz de farkındayız;
boyutları tam tahmin edememekle birlikte. Gümrük Birliği kapsamında tüm ürünlerin,
ABD kaynaklı ürünlerin Avrupa
üzerinden Türkiye’ye girmesi
mutlaka Türkiye’nin dış ticaret
dengesini olumsuz etkileyecek.
Burada mutabıkız. Biz, anlaşmada gözlemci olacağız ama
yetmez. Ayrıca anlaşmanın
imzalanmasında opsiyonumuz
olmalı. AB’ye bu kadar entegre
olan bir ekonomi var. Bu da anlaşmanın bir parçası olmak opsiyonu olacak elimizde. Gözlemci müzakereleri masada oturup müdahale etmeden riskleri fırsatları anlamak demek.
Eğer işimize gelirse bu opsiyonu kullanıp anlaşmanın
parçası olacağız. Bizim önerdiğimiz metot bu.” (CİHAN)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
[email protected]
ZEKİ ÖMER
DEFNE
Bendeniz merhum Zeki Ömer Defne ile şahsen tanışamadım ama onun şiirlerini ve akıcı
uslubunu çok iyi hatırlıyorum.
Hocamızı kaybedişimizin ardından yirmi iki
yıl geçmiş. Bir çocuğun doğumundan askere
gidişine kadar geçen zaman.Zaman durmuyor
ve su gibi akıyor. Dostlar, tanıdıklar, şair ve
yazarlar birer birer aramızdan ayrılıyorlar.
Onların kıymetlerini maalesef sağlıklarında
bilemiyoruz. Veya ölünce onların değerlerini
anlıyoruz ama o güzel insanlar bunları
göremeden gidiyorlar. İnsanoğlu durun yıllar
diye haykırsa da zaman durmuyor tabii.
Bilmem bir edebiyat gurubunda veya
derneğinde yahut da doğum yeri olan Çankırı
da Zeki Ömer’i anarlar mı? Çankırılılar ve
binlerce öğrencileri ne yaparlar, bilmem ama,
biz burada bir şiirini yayınlayarak onu analım
ve zamanı olan dostlarımız da 13 Aralık
Cumartesi günü istanbul Basın müzesinde
değerli şair, yazar Ahmet Özdemir beyin
toplantısına katılarak o güzel insana olan vefa
borçlarını birazcık ödeyebilirler sanıyorum.
Yine eller beyaz beyaz,
Niyazdan mı geliyorsun?
Malihulyaya dönmüşün,
Boğaz'dan mı geliyorsun?
8 GÜNCEL
517
Aralık
2014
Cuma
Şubat
2013
Perşembe
Şifa Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar
Topluluğu (ŞÜBAT) tarafından hayata
geçirilen İbni Sina Programı, üniversitede tıp ve sağlıkla ilgili branşları tercih
edecek lise öğrencilerini hedefliyor.
Liselerin son sınıf öğrencilerinin
katılımına açık olan eğitim programıyla
öğrencilerin, üniversite ve bölüm tercihlerini daha bilinçli yapmaları
amaçlanıyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen
programa, İzmir’de eğitim veren 11
liseden 172 öğrenci kabul edildi. Öğrenciler, yaklaşık bir ay boyunca hafta sonları Şifa Üniversitesi’nde teorik derslere
ve laboratuvar uygulamalarına katılacak.
HEDEF, BİLİNÇLİ TERCİH
Eğitim programının açılış konuşmasını yapan Şifa Üniversitesi Öğretim
Üyesi ve İbni Sina Programı Koordinatörü Hüseyin Sarıbaşak, “ŞÜBAT ekibimizin aylar süren emeğiyle bu
programı gerçekleştiriyoruz. Her yıl
farklı liselerden yeni öğrencilerin programa katılmasını ve üniversite tercihi
yapmadan önce sağlıkla ilgili branşları
tanımasını istiyoruz. Bu eğitimlere
katılan bir öğrencimiz, tıp tercihi yapacaksa bunu isteyerek ve bilinçli olarak
yapacak ya da, 'Bu alan bana göre değil.'
diyerek, kendine daha uygun bir alan
tercih edecektir. Hedefimiz, liseli
arkadaşlarımızı bu konuda bilinçlendirmektir. Programın başından sonuna kadar gönüllülük esastır. Şifa
Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim
üyeleri, büyük bir fedakârlık göstererek
hafta sonu tatillerinde gelip öğrencilere
ders anlatıyorlar. 172 konuk öğrencimizi
26 gruba ayırdık ve her gruba Tıp Fakültesi öğrencilerimizden bir koç
görevlendirdik. Koçlar, eğitim programı
boyunca gruplarındaki öğrencilere eşlik
edecek, her türlü soru ve sorunlarında
yanlarında olacaklar.” diye konuştu.
Açılış konferansının sonunda ilk derslere geçildi. Lise öğrencileri, daha önce
belirlenen ders programına göre amfilere
ayrılarak, ilk tıp eğitimlerini almaya
başladı. (CİHAN)
İEÜ'nün Güzelbahçe
yerleşkesine iptal davası
Gel ey, göğsü gül nakışlım!
Gülü mâsiva kokuşlum!
Benim İstanbul bakışlım,
İlkyazdan mı geliyorsun?
Cumhuriyetimizin yolunu aydınlatanların
başında elbette öğretmenlerimiz gelmekte.
Cumhuriyet döneminde güzel sanatların her
dalında eser veren sanatçıların çoğu öğretmen
kökenli. Bunların ikisinden söz etmek istiyorum. 2 Aralık 1992 günü aramızdan ayrılan
Zeki Ömer Defne ve 2 Aralık 1994 günü
aramızdan ayrılan Orhan Şaik Gökyay.İkisi
de vatan ve millet şairlerimizden hem de en
önemlilerinden. Orhan Şaik Gökyay denilince
benim aklıma hemen Bu Vatan kimin şiiri aklıma gelir. O şiirini taa ilkokul yıllarında
ezberlemiştim ama yıllar bizim de hafızamızı
bitiriyor ve şimdi bazı bölümlerini ezbere
okuyamıyorum.
Zeki Ömer Defne ve Orhan Şaik Gökyay'a
Allahdan rahmet diliyor, bir kere daha onları
rahmet ve minnetle anıyorum. Nur içinde yatsınlar
MMOB Şehir Plancıları
Odası İzmir Şubesi yönetimi,
Güzelbahçe'deki doğal ve
ağaçlık karakteri korunacak
alana İEÜ yerleşke alanı yapılmasının
önünü açan İzmir Büyükşehir Bütünü
Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali için dava açtıklarını açıkladı.
TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir
Şubesi yönetimi, Güzelbahçe'deki
doğal ve ağaçlık karakteri korunacak
alana İzmir Ekonomi Üniversitesi
(İEÜ) yerleşke alanı yapılmasının
önünü açan İzmir Büyükşehir Bütünü
Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali için dava açtıklarını açıkladı.
Odadan yapılan açıklamada,
İzmir’deki üniversite sayısının artmasının önemli olduğu, ancak geleceğin eğitimli bireylerini yetiştirecek
üniversitelerin doğru yerde kurulması
gerektiği kaydedildi. "Bilimsel temeli
savunan üniversitelerin bilimsel ol-
T
mayan temeller üzerine yansıtılmasının kabul edilemez olduğu" vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer
aldı: "Üniversite kurulması gibi tüm
kenti ve kentliyi kapsayan plan kararları yerel yönetimlerin, sivil toplum
kuruluşlarının, akademik birimlerin,
kentli halkının tüm kesimlerinin fikirleri ve görüsļ eri doğrultusunda hazırlanması gerekirken, 1/25000 Ölçekli
Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni
Planında ''Doğal ve Ağaçlık Karakteri
Korunacak Alanlar'' olarak belirlenen
Güzelbahçe İlçesindeki 2363 ve 2364
parsellerin mevzii plan tekniği ile
Çevre Düzeni Planı değişikliği
yapılarak üniversite yerleşke alanları
olarak belirlenmesi hiçbir bilimsel
temele dayanmamaktadır. Ayrıca, bu
tür plan kararları ile sadece planın onaylandığı alan değil çevresindeki
birçok doğal alanda yapılaşma riski
altına girmektedir." (AA)
Acil servisten kaybolan
kadın hâlâ bulunamadı
İ
arabağlar Belediyesi Sosyal işler
Müdürlüğü ve Engelliler
Danışma Merkezi’nin birlikte
düzenlediği “Sempati değil empati” etkinliğinde Başkan Selvitopu engellilerin karşılaştıkları güçlüklere dikkat
çekmek için birkaç dakikalığına engelli gibi
davrandı. Selvitopu, gözlerini bağlayarak
bastonu ile engelli platformundan yürümeye, empati odasında dokunarak eşyaları
tanımaya çalıştı. Yerel yönetimler olarak engellilere her türlü kolaylığı sağlamanın
temel görevleri olduğunu belirten Başkan
Selvitopu amaçlarının Karabağlar'ı engelli
dostu kent yapmak olduğunu söyledi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle Uğur
Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinliğe
Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin
Selvitopu, başkan yardımcıları, meclis
üyeleri, muhtarlar, kent konseyi engelli
meclisi üyeleri, engelli komisyonu üyeleri
ve Uzundere Sabiha Yorgancılar İlköğretim
Okulu öğrencileri ile vatandaşlar katıldı.
Metropolde en çok engelli vatandaşın
Karabağlar'da bulunduğunu belirten
Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin
Selvitopu amaçlarının yerel yönetimler
olarak tüm engelli vatandaşlarının yaşamlarını rahatlıkla sürdürebileceği fiziksel ortamları yaratmak ve Karabağlar'ı engelli
dostu kent yapmak olduğunu söyledi.Yaşlı
ve çocuklar kadar engellilere de yönelik
düzenlemeler yaparak onların günlük
yaşamlarını rahatlıkla sürdürecekleri ortamlar yaratmak olduğunu belirten Selvitopu
“.Yolları, parkları engelli vatandaşlarımızın
da yararlanacağı şekilde düzenlemeliyiz. Bizler sosyal anlayışla bu ailelere ve engelli
insanlarımıza yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilecekleri ortamlar yaratmak bizlerin en
temel görevlerinden birisidir. Karabağlar
Belediyesi olarak önümüzde süreçte engelli
yurttaşlarımıza her türlü olanağı sunacağız”
dedi. Karabağlar Belediyesi Engelliler
Komisyonu Başkanı Servinaz Ömür ise kendisinin de engelli kızı olduğunu belirtti ve
9 GÜNCEL
517Aralık
2014
Cuma
Şubat
2013
Perşembe
“Engellilere öyle bakmayın. Onları
küçümsemeyin. Onlar bizleri çok iyi anlıyorlar. Bizler yerel yönetim temsilcileri
olarak engelli vatandaşların her türlü
hakkına sahip çıkacağız .”diye konuştu.
Başkan engelli oldu
Konuşmaların ardından Başkan Selvitopu gözüne bant takarak görme engelli oldu
ve hazırlanan platformda bastonu ile yürümeye çalıştı. Ardından empati odasına giderek
yine gözleri bağlı bir biçimde odada bulunan
eşyaları tanımaya çalıştı. Gözü kapalıyken
en çok yön konusunda sıkıntı yaşadığını belirten Selvitopu “Engelli olmak kolay değil.
Bize düşen onların yaşamlarını kolaylaştırmak.” dedi. Etkinlikte Başkan Selvitopu,
işitme engellilerin diliyle engellileri selamladı ve etkinlikten dolayı onlara teşekkür
etti. 3 gün sürecek etkinliğe Karabağlar
sınırları içerisinde kaynaşmayı ve dayanışmayı sağlamak için diğer okullar da davet
edildi. (HABER MERKEZİ)
“Kamuda 25 bin 144 boş
ENGELLİ KADROSU VAR”
Devletin kamudaki istihdam oranınını arttırması gerektiğini belirten Başkan Sarısayın,
"Cumhuriyetin başından 1980 yılına kadar engelliler vergiden muaf tutulmuşken bugün
vergi ödemektedirler. Ayrıca, kamudaki engelli kadroları hala boş tutuluyor" dedi
Geliş Rast'ta karar gibi,
Boy-bos Evc'e firar gibi,
El bir makam arar gibi...
Dost, sazdan mı geliyorsun?
zmir'de Karşıyaka Devlet Hastanesi'nin acil servisinden
habersizce çıkarak kaybolan
Ayşe Bilir, 20 gündür bulunamadı.
Annesini el ilanı ve afişlerle
aradığını söyleyen Pınar Bilir, “En
son Menemen çıkışında görülmüş.
Köşe bucak arıyoruz,
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Doktor adaylarına Engelliler Günü’nde Selvitopu da engelli oldu
Şifa'dan ilk ders
K
Mavilerin hâre hâre,
Seni döndürmüş bu şehre.
Kemer bir nefs-i emmâre,
Bir hazdan mı geliyorsun?
Hangi dağa sığınmışlar,
El'aman halinde kuşlar?
Niye havalanmış kaşlar?
Pervazdan mı geliyorsun?
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
fotoğraflarını yapıştırıyoruz,” dedi.
Zübeyde Hanım Caddesi'ndeki
evinde, 13 Kasım 2014 tarihinde
kriz geçiren 70 yaşındaki Bilir, 112
Acil Sağlık ekibi tarafından hastaneye götürüldü. Yakınları da çok kısa
bir süre sonra kendi imkanlarıyla
hastaneye gitti. Bu arada nabız,
tansiyon ve ateşi ölçülen Bilir, kimseye farkettirmeden, yalınayak acil
servisten çıkıp kayıplara karıştı.
Eşinin bir süredir psikolojik tedavi
gördüğünü belirten Remzi Bilir,
sağlık görevlileri hakkında savcılığa
suç duyurusunda bulundu. Bilir'in
hastaneye cankurtaranla
götürülmesi, bir süre sonra da
koşarak çıkıp kaçması, güvenlik
kameralarına yansıdı.
Ayşe Bilir’i bulmak için İzmir
polisi, özel bir ekip kurarak çalışma
başlattı. Son görüldüğü noktaları
tek tek inceliyor, ihbarları titizlikle
değerlendiriyorlar. Bulmak için ilan
bastırdıklarını belirten eşi, ''Menemen ile Aliağa arasına,
arkadaşlarımızın da yardımıyla
eşimin fotoğrafını yapıştırdık. Sağ
salim bulabiliriz inşallah. Görenlerin
duyarlı davranmasını istiyorum.''
dedi. Annesinin hâlâ bulunamamasını anlayamadığını belirten kızı
ise, “Şu an Aliağa’ya gidiyoruz.
Şakran tarafına annemin fotoğraflarını ve afiş yapıştıracağız.
En son Menemen çıkışında, Buruncuk’a varmadan yol üzerinde
görülmüş. Kamera kayıtları da var.”
diye konuştu. (CİHAN)
T
ürk Eğitim Sen İzmir 3
No'lu Şube Başkanı
Adnan Sarısayın, 3 Aralık Dünya Engelliler
Günü dolayısıyla engelli
öğretmenlerle birlikte basın toplantısı düzenledi. Engelli olarak hayatını sürdüren ve sıkıntılar yaşayan
milyonlarca insan bulunduğunu belirten Sarısayın,"Ülkemizde 8 milyon dolayında engelli
vatandaşımızın olduğu tahmin
edilmektedir. Bu rakam, ülkemizde
her 100 kişiden 11'inin çeşitli nedenlerle fiziksel, zihinsel, ruhsal ya
da sosyal yönden kendi kendine
yetemeyecek durumda olduğunu ortaya koymaktadır. Ne yazık ki bu
denli yüksek oranda engelli vatandaşımız olmasına rağmen sosyal
hayatta ve çalışma alanında engelli
vatandaşlarımızla aynı yoğunlukla
karşılaşmıyoruz. Gerek fiziki ortamın ve yaşam alanlarımızın engelli vatandaşlarımızın rahat hareket
etmeleri ve cemiyet hayatına katılabilmeleri için gerekli şartları
taşımıyor olması, gerekse söz
konusu vatandaşlarımızın çalışma
hayatında yeterince yer edinmelerini
sağlayacak özel eğitim ve istihdam
imkânlarının sınırlı olması, bugün
engelli vatandaşlarımızın toplumdan
soyutlanmasına ve kaderleriyle
başbaşa kalmalarına neden olmuştur.
Ülkemizde engelliler için
yapılan en önemli faaliyet, kaldırım
taşlarının yalnızca görme engelli
vatandaşlarımız için düzenlenmesinden öteye gidememektedir.
Kaldı ki hizmet olarak adlandırılan
bu uygulama dahi göstermelik olmaktan öteye gidememektedir."
dedi.
ENGELLİ İSTİHDAMI
YETERSİZDİR
Devletin kamudaki istihdam
oranınını arttırması gerektiğini belirten Sarısayın, "Cumhuriyetin
başından 1980 yılına kadar engelliler vergiden muaf tutulmuşken
bugün vergi ödemektedirler. Engelli
vatandaşlarımızın sosyal yaşama ve
çalışma hayatına kazandırılması için
çıkarılan kanunlarda belirlenen istihdam zorunluluğu, alt sınır üzerinden uygulanmaktadır. 657 Sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen yüzde 3 engelli çalıştırma
zorunluluğu, engellilerin işe alınması için azami bir sınır teşkil etmemeli, aksine asgari bir sınır
olarak uygulanmalıdır. Çalışma hay-
atında engelli bireyler daha fazla
üretime katılmalıdır. Devlet Personel Başkanlığı (DPB)'nın 2014
Haziran ayı verilerine göre kamuda
istihdam edilmesi gereken toplam
engelli memur kontenjanı 59 bin
232’dir. Kamuda halen çalışan
toplam engelli memur sayısı ise 34
bin 88’dir. Şu an itibariyle kamuda
25 bin 144 boş engelli kadrosu bulunmaktadır. Bir an önce boş kadro-
lar doldurulup üretime katkı sağlanmalıdır. DPB, kamu kurum ve kuruluşlarının engelli memur
ihtiyaçlarını da güncellendi. Kurumların toplam memur sayısına paralel
(yüzde 3-5) olarak engelli memur
açığı, kurumlara göre değişiklik
göstermektedir." şeklinde konuştu.
En fazla açık olan kurumlar ve açık
sayıları:
Kurum Engelli Memur Açığı Sayısı
Milli Eğitim Bakanlığı 14,751
Diyanet İşleri Başkanlığı 2479
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
1632
Adalet Bakanlığı 1467
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
Başkanlığı 957
Emniyet Genel Müdürlüğü 523
Sağlık Bakanlığı 413
(CİHAN)
Engelli yasalarına önce devlet uymalı
Türkiye Kamu-Sen İzmir İl Temsilcisi Ahmet Doğruyol, 3 Aralık
Dünya Engelliler Günü'nde
hükümete seslenerek, engellerin
kaldırılmasını istedi. Kamuda engellilere tahsis edilen kontenjanların hala yüzde 42'sinin boş
olduğunu belirten Doğruyol, "Ne
yazık ki devlet, engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayatın
içinde yer almalarını kolaylaştıracak istihdamda öncü olamıyor.
Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre bugün kamuda engelli
kadrolarının hala yüzde 42’si boş
bulunmaktadır. Kamuda toplam
engelli memur kontenjanı 55 bin
334 iken kamuda istihdam edilen
toplam engelli sayısı 34 bin
88'dir. Bize göre bu ayıp herkese
yeterdir. Engelli vatandaşlarımız
iş beklerken, çalışma hayatında
var olmak isterken hala engelli
kadrolarının yüzde 42'sinin boş
olması kamuya yakışmamaktadır.
Engelli KPSS’si gibi bir ölçme sınavı yapılmasına rağmen hala bu
kadroların doldurulmamasını anlamak mümkün değildir. Burada
bir art niyet yoksa bile ihmalin
olduğu ortadadır. Devlet, bu ayıba
son vermelidir. Devleti yönetenler
engelli istihdamı ve engellilerin
topluma katılmasını sağlayacak,
yaşantılarının önündeki engelleri
kaldıracak düzenlemeleri bir an
önce hayata geçirmelidir. Her
şeyde olduğu gibi bu konuda da
yasal düzenleme yapmak yetmemekte, fiilen uygulamaya
geçirmek gerekmektedir." dedi.
Engelli otoparkının birçok kamu
kurumunda bulunmadığını anlatan Doğruyol, "Var olanlar da
kurum girişine çok uzaktadır. Engeliler için asansör, rampa ve tuvalet gibi temel ihtiyaçlar, ne
yazık ki kurumlarda tam anlamıyla karşılanmamaktadır. Devlet, çıkardığı mevzuatları ilk
önce kendi kurum ve kuruluşlarında uygulayarak özel sektöre örnek olmalıdır. Kamuda
görev yapan engelli çalışma
arkadaşlarımızın hem rahat görev
yapması hem de rahat hizmet alması için gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır. Engelli
arkadaşlarımızın beklentisi budur,
yoksa 3 Aralık Dünya Engelliler
Günü'nde bir gün idari izin vererek onları mutlu etmiş olmazsınız. Kalan 364 günleri için
neler yapabilirizin derdinde olursanız, onları gerçek anlamda
mutlu etmiş olursunuz." şeklinde
konuştu. (CİHAN)
Balıkesir köylerindeki içme
suyunda ARSENİK alarmı!
B
alıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı
Uğur, "Bütün ilçelerin su analizlerini
yaptırıyoruz, arsenik anlamında sıkıntılar
var. Arsenikle ilgili 7 mahallemize arıtma tesisi
yapıyoruz. Balıkesir'de 60 mahallede arsenikli
su var" diye konuştu. Balıkesir Büyükşehir
Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, ilçelerde
ve kırsal mahallelerde suyun kalitesini yükseltmek için arıtma tesisleri yapmayı planladıklarını belirterek, "Bütün ilçelerin su analizlerini
de yaptırıyoruz, arsenik anlamında sıkıntılar
var. Arsenikle ilgili 7 mahallemize arıtma tesisi
yapıyoruz. Baktığımız zaman Balıkesir'de 60
mahallede arsenikli su var" dedi. Büyükşehir
Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre,
Belediye Başkanı Uğur, Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Kurulu kasım
ayı toplantısındaki konuşmasında, BASKİ'nin
450 milyon lira borcu bulunmasına rağmen
yatırımları sürdürdüklerini belirtti. Balıkesir'de
uygulanan su tarifeleriyle ilgili çalışmalar yaptıklarını ifade eden Uğur, 2-3 yıl içerisinde il
genelinde tek fiyat tarifesine geçmeyi hedeflediklerini bildirdi. Uğur, İstanbul'da,
Ankara'da, İzmir'de tek fiyat uygulamasının
olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Buna baktığımız zaman Balıkesir'de 30 Mart
2014 tarihinde 50 kuruş ile 3,29 lira fiyat aralığı
var. Balıkesir'de 80 çeşit tarife var. Bunu şu
anda 62'ye indirdik. Biz de mutlaka BASKİ'yi
2-3 yıl içerisinde tek fiyata geçireceğiz. Yüksek
fiyatları indirip, düşükleri yukarıya çekmeye
çalışırsak olmayacak. Dedik ki, 30 Mart 2014'te
kapanan belde belediyeleri, su kanalizasyonları
bize devrolan ilçe belediyelerinin uygulaması
neyse aynen ona uyalım.' TEFE, TÜFE'ye göre
yüzde 8,21 fiyat artışı yaptık. En son Tarife
Komisyonu'nun aldığı kararla atık su tesisi olan
yerler yüzde 30 atık su bedeli ödesin dedik."
(AA)
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
[email protected]
HEDİYE Mİ
RÜŞVET Mİ?
Peygamber Efendimiz (sav).
“Hediyeleşiniz ki muhabbetiniz artsın”
buyurmuştur. Kendisi de hediye kabul etmiştir.
Eşler, çocuklar, büyükler, dostlar arasında
hediyeleşmenin önemli bir yeri vardır.
Aradaki muhabbeti artırır.
Hediye, herhangi bir beklenti için verilmemelidir.
Peygamber Efendimiz (sav) birisini zekat
toplama memuru tayin eder. Daha bu
konudaki ölçüler fazla bilinmemektedir.
Memur, Peygamber Efendimiz’in huzuruna
malları 2’ye ayırmış olarak gelir ve:
“1. Grup mallar zekat olarak, 2. Grup ise
bana hediye olarak verilenler” der.
Peygamber Efendimiz (sav,) memurun bu
sözlerine cevaben:
Engelsiz kent
Gaziemir'den
BİR İLK DAHA
Gaziemir’deki engelli
vatandaşlar belediyenin
düzenlediği 3 Aralık Dünya
Engelliler Günü etkinliğinde gönüllerince
eğlendi, stres attı. Engelli
vatandaşlarla pasta kesen
Şenol, engellilere yönelik
çalışmalarını anlattı,
“Belediye olarak hep
yanınızda olacağımızı unutmayın” dedi. Gaziemir
Belediyesi, kentte yaşayan
engelli vatandaşların 3 Aralık Dünya Engelliler
Günü’nü düzenlediği eğlenceyle kutladı. Gaziemir
Belediye Başkanı Halil
İbrahim Şenol, İlçe Kaymakamı Yaşar Dönmez,
Kent Konseyi Başkanı
Savaş Kapucu, belediye
meclis üyeleri ve engelli
derneklerinin temsilcilerinin katıldığı etkinlik
Gaziemir Belediyesi Nikah
ve Düğün Salonu’nda
yapıldı. Canlı müzik
eşliğinde bol bol oynayarak eğlenen engelli
vatandaşlar Başkan
Şenol’la birlikte pasta keserek günlerini kutladı.
Gönüllerince eğlenen engelli vatandaşlar Belediye
Başkanı Halil İbrahim
Şenol’la bol bol fotoğraf
çektirdi.
Yüzünüz hep gülsün diye
Engellilerin nüfusun
yaklaşık yüzde 12’sini
oluşturduğu gerçeğini göz
önüne alarak proje,
hizmet ve çalışmalarına bu
şekilde yön verdiklerini
söyleyen Başkan Şenol,
“Ülke nüfusumuzun yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan engellilerin başta
istihdam olmak üzere
yaşadıkları sorunların
çözümü için kamu ve özel
sektörün birlikte hareket
etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu düşünceyle
belediye olarak özel projeler hayata geçiriyoruz.
İlçedeki üç dernek ile yaptığımız işbirliği sonucunda
engellilerin meslek sahibi
olmalarını, istihdamı ile
sosyal hayata katılımlarını
sağladık. Kentin fiziki
yapısında engellilerin hayatlarını kolaylaştıracak
düzenlemeler yaparak, engelli vatandaşlarımızın
sosyal hayata katılımlarının önüne set çeken yol
ve bina giriş-çıkışlarındaki
eksiklerin giderilmesi için
çalışmalara öncülük ettik.
Sabri Öney İlköğretim
Okulu’nun bahçesinde 6
derslikli özel eğitim
merkezi açarak eğitimlerinin önündeki engelleri
kaldırdık. Onların istek ve
önerilerini dinleyerek
kentin yönetiminde söz
sahibi olmalarını sağladık”
diye konuştu.
Engelli meclis kurulacak
Etkinlikte konuşan Kaymakam Yaşar Dönmez,
engelli vatandaşların
yaşamlarının kolaylaştırılması için onlara pozitif
ayrımcılık tanınması
gerektiğini ve yöneticilerin
engelli vatandaşlara yönelik daha çok proje üretmeleri gerektiğini ifade
etti. Gaziemir Kent Konseyi Başkanı Savaş Kapucu
ise, yakın zamanda engelli
meclisi kuracaklarını ve
tüm engelli vatandaşları
yanlarında görmek istediğini söyledi.
(HABER MERKEZİ)
“Sen babanın evinde otursaydın bu hediyeler
sana gelir miydi?” demiş ve hediye diye
ayrılan malları da beytü’l male koydurmuştur.
Hazreti Ömer’in hanımı Roma imparatorunun hanımına bir şişe güzel koku gönderir.
İmparatorun hanımı da Hazreti Ömer’in
hanımına mücevher dolu bir kutu gönderir.
Hazreti Ömer; hanımında kutudaki
mücevherleri görünce ne olduğunu sorar ve
Roma İmparatorunun hanımının gönderdiği
hediye olduğunu öğrendikten sonra
hanımına:
“İmparatorun hanımı sen halifenin hanımı
olduğun için sana bu mücevherleri göndermiştir” der ve hediyeleri devlet hazinesine
koyar.
Bazı kişiler, Ömer bin Abdülaziz’e hediyeler
getirirler. Kabul etmez. “
Peygamber Efendimiz (sav) hediye kabul
ediyordu. Sen ondan daha mı takvasın” derler. O da cevaben:
“Peygamber Efendimiz (sav) zamanında
hediyeydi. Şimdi rüşvet oldu. Siz bu
hediyeyi bana veriyorsunuz. Sonra karşılık
olarak bazı şeyler isteyeceksiniz. O zaman
bu hediye olmaz rüşvet olur” der ve kabul
etmez.
Bediüzzaman Said-i Nursi, mektubat isimli
eserinin 2. Mektubunda: “Ehl-i dalalet ehl-i
ilmi vasıta-i cer (menfaat temini) için kullanıyorlar. Bunları fi’len (davranışlarımızla)
tekzip lazımdır” der ve hediye kabul etmez.
Hediye verenin yetki sahibi muhatabından
bir beklenti içerisinde olması, hediyenin
hükmünü değiştirir ve rüşvet yapar.
Herhangi bir makamda bulunan kişiler, ne
adla olursa olsun kendilerine verilen şeyleri
almamalıdırlar. Bu maksatlarla yanına gelenlerin selamını bile almamalıdırlar.
Herkes kendi vicdanına sorsun. Makam
sahiplerine hediye adı altında verilen şeylere
ne dersiniz? Hediye midir, rüşvet midir?
Bunu izah edemedikleri için basına yayın
yasağı koymak benim bir vatandaş olarak
vicdanımda yara yapmıştır.
Milletin kendilerine emanet ettikleri makamları kullanarak tüyü bitmemiş yetimlerin
hakkını menfaatleri için kullananları
affedemiyorum.
Müslümanlık iddia edip umreye bile menfaatler sağladığı kimselerin uçağıyla gidenlerin umreden ne kazandıklarını doğrusu çok
merak ediyorum.
Alsancak Devlet Hastanesi'nde annebebek odaları yeniden düzenlendi
İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel
Sekreterliği’ne bağlı Alsancak
Nevvar–Salih İşgören Devlet
Hastanesi Kadın Doğum Kliniği içerisinde açılan anne-
bebek odalarında, doğum ve
doğum sonrası bebek bakımı
konularında daha konforlu
sağlık hizmeti verilmeye
başladı. Yeniden düzenlenenen, konforlu ve kaliteli
hizmetin yanısıra annelere
sağlık personeli tarafından
bebek bakımı, sağlıklı
emzirme, anne sütünün önemi
ve emzirme tekniği konularında eğitimlerin verileceği
tek kişilik odalarda, anneler
için bebeklerini rahat edebilecekleri pozisyonda emzirebilecekleri türde yataklar
yerleştirildi. Hijyenik banyo
düzenlemelerinin de yapıldığı
odalara ayrıca annelerin ve refakatçilerin iyi zaman geçirebilmesi için televizyon ve
buzdolabı koyuldu. Bebekler
içinse doğum salonundan
anne yanına getirilirken kullanılacak güvenli ve şık
dizayn edilmiş pusetler hazırlandı. Hastanelerinde ayda ortalama 10 bebeğin dünyaya
geldiğini belirten Hastane Yöneticisi ve Başhekim Uzm. Dr
.Osman Uçmaz, “Kaliteli ve
konforlu doğum salonu ve
odalarımızda, konusunda
uzman hekim, ebe ve diğer
sağlık çalışanlarımızla birlikte
annelerimize ve bebeklerimize hizmet vermeye hazırız.”
dedi. (CİHAN)
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Özcan
PEHLİVANOĞLU
[email protected]
https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU
YAPAY KADER,
KADER
DEĞİLDİR !
Geçtiğimiz günlerde Papa Türkiye’ye geldi ve
anlaşılır net politik mesajlar verdi. Üstüne
üstlük ülkemizde ne kadar hristiyan cemaat
varsa, onlara stratejik ziyaretler yaptı.
Çektirdiği en önemli fotoğraf ise Fener Rum
Kilisesi’nin Başpapazı Bartholomeos ileydi.
Papa, başpapazı alnından ve yanağından öptü
ve kiliseler arası bin yıllık husumeti sona
erdirdiklerini söyledi.
Türkiyeli medyanın satılmış kalemşörleride bu
geziyi göklere çıkarttılar ve şunları söylediler;
İstanbul’a bu gezinin etkisi ile 500 binin üzerinde turist gelecekmiş (!), biraz daha dinler
arası diyaloğa önem verşeymişiz (!), benim
başpapaz dediğim aslında hazret (!) imiş, şu
Ruhban Okulu meselesini de hala halledememişiz (!), bir de hristiyan dünya ile Türklerin
ilişkisini kuvvetlendirmek için Ermenistan
sınırını açmalıymışız (!) gibi...
Müslüman Türk Milleti, özünden uzaklaştırılan
din, Atatürkçülük, sosyal, demokrasi, liberalizm gibi kavramlarla aldatıldı. Bunun örneklerinden biri aslında anlaşmalara göre başpapaz
ünvanı taşıması gereken bir şahsın, sözde Türk
gibi gözüken şahıslar tarafından tüm dünyada
etkili din adamı vasfını ifade eden ekümenik
yetmedi hazret olarak kabulüdür. Buda bizim
için bir yapay kader oluşturulmasına dair
önemli bir örnektir.
Türkiye’de vatan toprağı için şehadet şerbetini
içmiş olanların kemiklerini sızlatan bir çözülme
süreci yaşanmaktadır.
Bu sürecin mimarları RTE, Davutoğlu, MİT,
AKP, Öcalan, HDP ve hatta CHP’dir.
Gidin bakın Diyarbakır’da sokakları Pkk’nın
afişleri süslemekte ve bu afişlerde “Şimdi
değilse ne zaman? Sen değilsen kim? Haydi
gerillaya katıl...YDG – H / YDGK” denilmektedir. Yani türkçesi ile pkk asker toplamaktadır.
Peki kime karşı gerilla yani asker olacak bu
adamlar? Tabii ki; Müslüman Türk Milletine
karşı!
Bu bir kader mi? Hayır kader falan değil. Bu
olsa olsa bir stratejiye uydurulan ve biz Türkler
tarafından kaçınılması mümkün olmadığına inandırılan bir “yapay kader”dir!
Elbette biz kadere inanır ve iman ederiz. Ama
yapay kaderin, kaderimiz olduğunada iman
edecek kadar aptal ve salak değiliz...
Türkiye’nin yapay kaderinin oluşmasında en
büyük pay Milli İstihbarat Teşkilatı’(MİT)na
aittir.
Dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner 2007
yılında gözümüzün içine baka baka bize yani
Türk Milletine “ulus devlet” döneminin dünyada sona erdiği yalanını söylemiştir.
Halbuki daha bir kaç gün önce İsrail Başbakanı
Netenyahu, İsrail’in bir ulus devlet olduğuna
dair yasayı İsrail meclisine sundu. Ya Emre
Taner’in bunları açıkladığı tarihlerde AB’ye
giren kırk yamalı bohça gibi olan Bulgaristan’ın ulus devlet oluşuna ne diyelim? Herhalde bunu ve diğer örnekleri, Türk Milletine
karşı “yapay kader” inşasına niyetlenmiş olan
MİT Müsteşarı bilmiyordu!
Hayır biliyordu ama milli üniter devlet
sürecinin bittiğini söyleyerek Türk milleti aleyhine olan bir dönemi bilerek (!) başlatıyordu.
Elimde bir kitap var. Dr. Mehmet Altan imzalı
ve adı “Uzun Adam’ın En Uzun Günü: 17 Aralık” diye... Bunun 90. Sayfasında “Çocukluktan alınmış Vanlı proje adam kim?” başlığı ile
yazmış.
Orada “Özel Seçilmişler”den bahsediliyor. Acaba bunlar mı “yapay kader”in inşacıları?
Türk Silahlı Kuvvetleri’de bu konuda çıkıp
konuşmalıdır. Çünkü eğer biri özel seçilmiş ise
ve İran’la ilgisi varsa, nasıl olupta TSK’ya girebilmiş ve bu kitapta anlatılan gelişmeleri
sağlayabilmiştir?
Görüyoruz ki; Müslüman Türk milletine karşı
“yapay kader” inşası, Fidan dönemi MİT’ninde
dahil olduğu şekilde, büyük bir hızla sürmektedir.
Papa, başpapaz, cemaat, tarikat, siyaset, stk, medya, çakma akil adamlar ve kanaat önderleride
büyük bir işbirliği ile başımıza gelenlerin kader
olduğu konusunda bizi iknaya çalışıyor.
Justin McCarthy diye ABD’li bir akademisyen
var; bize “Batı, Balkanları elinizden alırken
size yalan söylemişti” demişti. Batı, halen
içimizdeki işbirlikçiler eli ile Türklere yalan
söylemeye devam ediyor.
“Yapay kader” inşacılarına şunu söyleyeyim,
biz Türkler herşeyin farkındayız ve inanıyorum
ki; bir gün bu nedenle hesaplaşacağız, işte o
gün başımıza gelecek olana kaderimiz deyip
razı olacağız. Ancak bugün sizin yaptıklarınızın
hepsinin farkındayız. Uyuyan Türkleri aldatabilirsiniz ama uyanık Türklerinde sayısının
hiçde az olmadığını biliniz...
10 DENİZLİ HABERLERİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
5 Aralık 2014
971Şubat
2013Cuma
Perşembe
DENİZLİ İL MÜFTÜSÜ VEYSEL ÇAKI İLE
SOHBET TADINDA SÖYLEŞİ
Hocam kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Efendim 1955 Giresun doğumluyum.
İlkokulu köyümde , İmam Hatip Lisesi’ni 1974
yılında Giresun’ da bitirdim. 1979 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdim.
Ayrıca Müftü ve Vaizler İhtisas Kursunu’ da
dördüncü dönem olarak bitirdim.
Memuriyet hayatıma 14 Eylül 1974 yılında
Giresun’un Şebinkarahisar İlçesi Müftü Mahallesi Cami İmam Hatibi olarak başladım.
1975 yılında İstanbul Beykoz Çamlık Camii İmam Hatipliğine atandım.
1982 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın
Müftü Ve Vaizler Sınavını kazanarak, Giresun’un Tirebolu İlçesi’ne vaiz olarak atandım.
Sonra Haseki Eğitim Merkezi’nde okumak için
tekrar İstanbul’a döndüm.
1986 yılında Kars İl Vaizliğine, 1987 yılında
Kars Sarıkamış İlçe Müftülüğü’ne atandım.
1990-1998 yılları arasında Trabzon Beşikdüzü
İlçe Müftülüğü,
1998 yılı sonunda Samsun Çarşamba İlçe
Müftülüğü,
2005 yılında Ağrı İl Müftülüğü,
röportaj
2008 yılında Ordu İl Müftülüğü,
2009 yılında TRABZON İl
Müftülüğü yaptım.
Geçtiğimiz yıldan bu yana da [email protected]
mustafakayali20
enizli İl Müftüsü olarak görev
gurur uyandırıyorsa gizli yapılyapmaktayım.
ması daha makbuldür.
Yaklaşık kırkbir yıldır ülkemizin değişik yerYapılan hayırda gurur, kibir, gösteriş yok ise,
lerinde görev yapma fırsatım oldu.
açıktan yapılması teşvik oluşturuyorsa caizdir.
( Gülümseyerek) Kırkbir kere MAŞALLAH HoBir kişi yaptırmış olduğu okula, ana-babasının
cam…
ismini verip, hayır dua edilsin maksadıyla bu
Daha önce görev yaptığınız yerler ile Denizli’ yi işe soyunmuşsa ve bunu başkaları görüp, ben
kıyaslarsak nasıl bir tablo ortaya çıkar?
de yaptırayım benim ana-babamı da arkasınBunu iki başlık altında değerlendirmek
dan hayır dua ile ansınlar düşüncesi uyandırıygerekiyor.
orsa, bu teşvik olarak görülür ve caizdir.
İlk olarak Denizli’miz hem fiziki hem iklim
Teşkilatımızın mensuplarını mesleki ehliyet
olarak oldukça güzel, hem de ekonomik açıbakımından yeterli buluyor musunuz?
dan oldukça güçlü ve lokomotif bir şehir.
Hangi kurum olursa olsun kurumu oluştuMaddi durumu iyi olanların yoğun olması
ran
bireylerin en alt kademeden en üst kadeaçısından da oldukça verimli bir şehir. Bir
meye kadar alan bilgisi dediğimiz, yaptığı
Kur’an Kursu, cami , öğrenci yurdu gibi halkın
işlerle ilgili ehil olması gerekir.
yardımları ile yapılan oluşumlarında, maddi
‘’ KEM ALET İLE KEMÂLAT OLMAZ.’’ Yani, elingücü olan kişi ve kişilerin yardımı sizin elinizi
daha da güçlü kılıyor. Maddi yönümüzün güçlü deki aleti bozuk olan bir usta, mükemmel bir
ortaya koyamaz. Eğer bir işte başarılı olacakolması ve ekonomik kazançlarımızın artması,
sınız ekibinizin o işte ehil olması gerekir.
manevi yönümüzü zayıflatmaması hususu.
Sadece alan bilgisi de yeterli değil. Sosyal ve
Sözün özü ‘’ CEBİ DOLU OLANIN, GÖNLÜNÜN
fen ilimlerinden de uzak kalmamak lazım. Din
DE DOLU OLMASI.’’
gönüllüsü Kur’an Kerim ayetlerini açıklaAksi taktirde, dünyada zirve yapanların, bir
masının yanı sıra, Allah’ın varlığını, birliğini orgün tepetakla dibe nasıl yuvarlandıklarını
taya koyan olayları, tabiatın olağanüstü dengörmek mümkün. Denizli’de ben şunu gögesini, dünya etrafında dönen gezezlemledim, maddi imkanlarını, malgenlerin hareketlerini,
larını HAKKA VE HALKA
mevsimlerin değişimleri
hizmette kullanan birçok
hakkında da bilgi sahibi
hayırsever var. Denizli
olmalıdır. Kainatın
bu yönüyle görev yapnasıl idare edildiğini
tığım birçok il ve
bu örneklerle anilçeden önde.
latmalıdır. Bu da
Diğer bir husus;
okumakla
Müslüman farz
gerçekleşecekibadetlerini yertir.
ine getirmede
Din gönültitiz olmalı,
lüsünün halk
gevşeklik
ile sosyal
göstermemeli.
diyaloğu da akBüyük gütif olmalıdır.
nahlardan
Ben
öyle hosakınma
calarımızı tanıykonusunda ciddi
orum ki, mesleki
bir gayret sarfetbilgisi çok iyi
meli. Bu yörede bu
değil, bilgi dağarkonuda bir eksiklik
cığı dar; ama halk ile
gözlemliyoruz. Nadiyaloğu hat safhada.
maz kılma ,oruç tutma
Sosyal bağlamda ilişkileri
konusunda Türkiye ortao kadar ilerletmiş ki,
lamasının altındayız. Farz
gitmediği kapı
ibadetlerin ehemniyetinin ankalmamış. Cami ile ev
latılması, büyük günahlardan kaçınılarasında gelip gitmeyip, inması vs. gibi konularda halkı bilinçlendirmek
sanlara camiyi, dini,
biz, din gönüllülerine çok büyük iş düşüyor.
Kur’anı sevdirme
Ramazan Ayını ilk defa bu yörede geçirdim.
Fakat ben bu kadar açıktan oruç yenebileceği- konusunda mihmandarlığı fazlasıyla
ni , buna köyleri de dahil hiç beklemiyordum.
üstlenmiş.
Yine söylüyorum biz din gönüllülerine çok
Her zaman dile gebüyük iş düşüyor.
tirdiğim gibi DİN
Denizli hayır konusunda birbiriyle adeta
GÖREVLİSİ değil,
yarışan bir il. Vatandaşlarımız arasında dilDİN GÖNÜLLÜSÜ
lendirilen şöyle bir konu var. ‘’ Bu yardımlar,
olmak bütün
hayırlar gösteriş içeriyor.’’ Bu konu hakkında
mesele. Çünkü
siz neler söylemek istersiniz?
din, gönül işidir.
Biz kimsenin kalbini yarıp, içindeki duyguları
Bunun bilincinde
bilemeyiz. Bu durumda hüsnüzan beslemek
olan birisi lâyıkı
durumundayız. Bir hayırseverin, okul, hastaile bunu yerine
hane, cami gibi halkın ihtiyaçlarına cevap
getirmeye çalışaverecek bir mekanı ortaya koymasındaki
caktır.
niyetin gösteriş mi Allah rızası mı olduğunu
bilemeyiz. Bu durum kul ile Allah arasında olan Camilerdeki
cemaat azlığını
bir durumdur.
neye
Vatana, millete, dine, Kur’ana yapılan bütün
bağlıyorsunuz?
hayır işlerinde, müslümanın tek gayesi olDünyevileşmeye bağlıyorum.
malıdır. O da Allah’ın rızasını kazanmak.
İnsanlar dünyayı önceleyip, geçici
Sadece okul, cami, hastahane değil; yapılan
olduğunu bildiği halde gece gündüz dünyasını
ibadetlerde de tek gaye Allah rızası olmalıdır.
Gösterişe gidildiğinde ise; ibadet saf olmaktan dert ediniyorlar.
Kur’an-ı Kerim’de ‘’ Herkes, yarın için ne gönçıkar, Allah muhafaza yapılan her iş boşa
derdiğine baksın.’’ buyuruyor Rahman. Buraçıkar.
da yarın kelimesinin altını çizmek gerek. RabPeygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeribimiz yarın ifadesi ile ahireti kastediyor. Bir
flerinde şöyle buyuruyor;
saniye sonrasını bile bilemediğimiz şu fani
Yedi grup insan vardır ki, hiç kimsenin kimseye faydası olmayacağı o hesap gününde Allah dünyada, bu dünyevileşme nedir?
…
bu yedi grup insanı himayesi altına alacak.
Bunlardan birisi de sağ elinin verdiğini sol elin- Akşama kadar çoluk çocuğunun nafakasını
temin etmek için 50-100 TL yevmiye ile
in görmediği şekilde sadaka verenlerdir.
çalışan bir adam düşünün. Günlük 100 tl için
Eğer yapılan bu hayır, bir gösteriş, bir kibir,
Mustafa
KAYALI
onca zahmete katlanabiliyor. Peki günde beş
vakit namazın zorluğu, zahmeti akşama kadar
çalışmak kadar olmadığı halde buna neden
katlanamıyor? Eğer buna güç yetiremiyorsa
Allah’a ve ahiret gününe inanmada sıkıntı var
demektir.
Alo Fetva Hattını vatandaşlarımız doğru şekilde kullanabiliyor mu?
Denizli’de yeni başlayan bir uygulama. Daha önce Alo Fetva Hattı’ndaki sorular Diyanet
İşleri Başkanlığı tarafından cevaplandırılıyordu. Yoğun olunca üstesinden gelinemedi.
Şimdi her nereden aranılıyorsa o bölgenin
müftülüğüne yönlendirilip, sorular hızlı bir
şekilde cevaplandırılmaktadır.
Denizli’mizde de Alo Fetva Hattı hem bayanlar
hem de erkekler için ayrı olup, uzman hocalarımız tarafından sorular yanıt bulmaktadır.
Toplum içindeki din konusu alanında fazlasıyla
bilgi kirliliği hakim. Vatandaşlarımız bu bilgi
kirliliğinden temizlenmek için, yanıtını bulamadığı sorular Alo Fetva Hattı’mıza mutlaka
ulaşsınlar.
Denizli’deki boşanmaları
nelere bağlıyorsunuz?
Toplumun en önemli temel taşı ailedir.
Sağlam karakterli, dürüst, ahlaklı bireyler
sağlam bir aileden yetişir. Boşanmaları bilimsel olarak irdelemedim; ama kısaca ana hatlarıyla arz edeyim.
Ailenin nafakası için çalışan anne baba,
akşam eve yorgun geldiklerinde birbirlerine
hoşgörü ile davranmıyorsa, ailede ben-sen
kavgası baş gösteriyorsa o ailede huzur aramak zordur. Her şeyden önce ailede biz
kavramı olmalıdır.
Evlilikler hazırlıksız, zamansız, geçici heves ve
denk olmayan şekilde gerçekleşiyor. Yaşam
biçiminde, ahlak anlayışında birbiriyle uyuşmayan gençler, anne babayı dinlemeyip,
büyüklerin tecrübesinden yararlanmayıp, bu
işe koyulunca ileriki zamanda potansiyel sorun
oluşturuyorlar.
Başımdan geçen bir olayla bunu biraz daha
net hale getireyim.
Yıllarca görev yaptığım bir ilçede
arkadaşımızın oğlunu alkol alırken gördüm.
Fakat mahcup olmasın diye görmemezlikten
geldim. Birkaç gün sonra, yolda karşılaştık. ‘’
Hocam kusura bakmayın, özür dilerim geçenlerde alkol alıyordum. ‘’dedi. Ben de o sizin
sorununuz, Allah affetsin dedim.
Bir de demesin mi,
‘’ Hocam benim
eşim hafız, eş
durumundan
cennete gideriz değil mi? ’’
Toplum
arasında
şöyle algılanıyor.
Ben dindar
bir gelin
alayım da,
oğlumu yola
getirsin. Sonra
da böyle huzursuzluklar boy gösteriyor.
Gençlerimizi evliliğe
hazırlama konusunda
kurumların gerçekleştirdiği
çalışmaları nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Bana göre harika bir proje. Şahsi görüşüm
sorulursa zorunlu hale getirilmesinden
yanayım. Çünkü evlendiklerinde yıllarca aynı
yastığa baş koyacak olan gençlerimizin böylesi güzel bir eğitim ve okuldan geçmeleri
gerekir. Hayatta biz olma duygusunu, paylaşma olgusunu ve huzurlu bir aile ortamının
tesisinde nelerden fedakarlıklar edilebileceğini
öğrenme hususunda oldukça yararlı bir kurs
olduğunu düşünüyorum.
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Cemalettin
Yazıcı
TATLI
ESİNTİLER
[email protected]
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
hayırlı
UMALA
11 TATLI ESİNTİLER
517Aralık
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
C
R
DOSTUK VE KARDEŞLİK
İnsanlar, toplu yaşamak zorunda olan bir
varlıklardır. Onu diğer varlıklarla mukayese
ederken, bu yönü daha ön plandadır. Diğer
canlıların birçoğu da toplu yaşar ve her canlı
topluluğunun belirli kuralları vardır. Dünya
ve ahiret mutluluğunu isteyen fertler bazı kurallara uymak zorundadır. Dostluk, arkadaşlık zaman zaman akrabalıkların önüne bile
geçtiği olur. Kiminle irtibatlı olursak olalım,
kimi seversek sevelim bu sevgi ve alaka Allah ve Resulünü (sas) sevmenin önüne geçmemeli. Bir kısım ölçüler hayat prensibimiz
olmalı.
Dost ve arkadaşlarını aziz tutup, onlara ikramda buluna kimse düşmanlarına karşı bir
sürü müdafaacı elde etmiş olur. Dostluk paylaşımdır, anlayıştır, hayat tarzıdır. Kendisi
için istediği şeyleri dostu için isteyebilen, karşılıksız sevendir dost. Dost var, dost gibi görünenler var. Dostlukların devamlı olanı
makbuldür. Bunun yanında saman alevi gibi
gelip geçici dostluklar da vardır. Dostluklar
vardır ki her iki tarafta da mutluluk kaynağı
olur. İyi bir arkadaşımızın olmasını istemeyenimiz yoktur ama onun nasıl elde edileceğini
çoğumuz bilemeyiz. Karşılıklı bazı fikirlerimizin benzeşmesi, kesişmesi dostluk için yeterli olmasa bile en azından ortak paydalarda
buluşmak için iyi bir fırsattır.
Nice dostluklar vardır ki sadakatle, fedakârlıkla, sabırla, sevgiyle yıllar yılı sürmüştür. Dostluk; her şeyden önce gönül işidir.
Onu gösterişle, şan ve şöhretle elde edileceğini sananlar aldanmışlardır. Büyüklerimiz genellikle dostluğu ikiye ayırırlar: “İyi gün dostu ve kötü gün dostu.” Seçtiğimiz dostlarımız
iyi gün dostu mu? Yoksa dar ve sıkıntılı anların dostu mu? Zannediyorum iyi gün dostu
birçok insan bulunur fakat kara gün dostu diyebileceğimiz kötü gün dostları az olur. Ger-
çek dostlukların böyle zamanlarda ortaya
çıktığına, hakiki sevgi ve kardeşliğin böyle
zamanlarda oluştuğuna birçoğumuz şahit olmuşuzdur. Büyükler: “İlk tanıştığın kişiyle
konuş muhabbet et ama hemen dost olma”
demişlerdir. İnsanlar konuşarak anlaştığı ve
tanıştığı gibi ‘af edersiniz’ hayvanlar da koklaşarak anlaşırlar. Bizim millet olarak bir
özelliğimiz de yeni tanıştığımız veya hiçbir
denemeye tabi tutmadığımız insanların, dostumuz olduğu kanaatinin hemen oluşmasıdır.
Bu tür bir anlayıştan dolayı çoğu zaman hayal kırıklığı yaşarız, moralimiz bozulur.
Hakiki dostluklar kötü zamanlarda belli
olur. Hepimizin başına olumsuz can sıkıcı,
bizi üzüntüye sevk eden durumlar gelebilir.
Böyle durumlarda dost bellediğimiz kişiler
yanımızda mı? Yoksa bir şeyleri bahane edip
bizden uzaklaşıyorlar mı? Eskiler kara gün
dostu tabirini çok kullanırlarmış. Aynı şey insanlık yaşadığı müddetçe devam edecektir.
Hayat şartları ne kadar değişirse değişsin, insanın yapısı değişmediğine, duygular ölmediğine göre insanlık için bu kavramlar da ölmeyecektir. Kavramlar kalmasına kalacak
ama içleri boşatılmış olarak kalacak. Gerçek
dostlar; iyi günlerinizde davet edilince sizi ziyaret ederler. Kara günlerinizde ise davetsiz
gelirler. Dostlar, gündüz görünmez, ateş böceği gibi geceleri parlarlar. Hakiki dost olmayanlar ise; yalnızca aleyhimize olan sözleri
duyarlar, lehimizde olan sözleri işitmeyecek
kadar garip bir sağırlığa müpteladırlar.
Her şeyden önce dostluk ve arkadaşlık gönül
işidir. Onu parayla, makamla satın alınacağını sananlar aldanmışlardır. Bir insanın gönlüne girip ona yardımcı olabiliyorsak, en
önemli insani vasfımızı yerine getirmişiz demektir. Etrafımıza faydalı olmanın sınırı yoktur. Çevremize faydalı olurken beklentiye gir-
meden yardımcı olmalıyız. İnsan insana her
zaman muhtaç olabilir. Kimin kime ne zaman muhtaç olacağı bilinemez. Bundan dolayıdır ki her ne olursa olsun, kim olursak
olalım iyilik ve yardım noktasında kapıları
kapamamada büyük fayda var.
Gerçek dostluk, dostlarının durumlarının
iyi olmadığı zamanlarda da onlarla irtibatı
devam ettirmektir. Kötü günlerinde dostlarının yanında bulunmayan bir kişinin, dost olduğu söylenemez. Dostluk bir gönül işidir,
onu gösterişle, aldatmacayla elde edebileceklerini sananlar aldanırlar. Ayrıca iyi günlerinde, sende olmayan özelliklerden bahseden
adam, kötü günlerinde de sende olmayan fenalıkları sana yükleyebilir.
Faziletli olan ve faziletleri bakımından bir birine benzeyen insanlar arasındaki dostluk
mükemmel olur. Dostlarının hoşuna giden taraflarını al, hoşuna gitmeyen kısımlarını at.
Çünkü hoşuna gitmeyen taraflarını düzeltmeye ömrün yetmez. Hepimizin bazı kusurları
vardır. Kusursuz olan sadece yüce yaratıcıdır.
Önemli olan dostlarımızı olduğu gibi kabul
edebilmektir. Hazreti Ali (ra): “Birçok kimseye dostluk gösterdim, onlardan dostluk göremedim. Yine de dostluktan vazgeçmedim.”
diyor. Âşık Veysel’in ifadesiyle: “Dost dost
diye nicesine sarıldım, benim sadık yârim kara topraktır” sözleri vefalı dost bulamadığının
açık ifadesidir. Büyükler samimi ve hakiki
dostlar bulamayınca yüce yaratıcıyı dost edinerek yollarını çizmişlerdir.
Hakiki dost istersen, Allah yeter. Güzel ve
faydalı bir şeyle meşgul olmak istersen
Kur’an yeter. Nasihat istersen ölüm yeter.
Her şeyden önce sağlam, değişmeyen, hep
aynı kararda olan kişilerle dost olmak gerekir.
Aynaya ihtiyaç hissetmeyeceğin dostlar edinmeli çünkü dost her zaman acı da olsa doğru-
HAFTANIN AYETİ
yu söyler. Doğru olan şeyi bilmek kişinin
iyiliğinedir.
BİRBİRİNİZE KÜSMEYİN!
“Kardeşlerimden rica ederim ki, sıkıntı veya ruh darlığından veya titizlikten
veya nefis ve şeytanın desiselerine kapılmaktan veya şuursuzluktan, arkadaşlardan sudur eden fena ve çirkin sözleriyle
birbirine küsme¬sinler ve ‘Haysiyetime
dokundu’ demesinler. Ben o fena sözleri
kendime alıyorum. Damarınıza dokunmasın. Bin haysiyetim olsa, kardeşlerimin
arasındaki muhabbete ve samimiyete feda
ederim.” (Latif Nükteler, s. 38)
Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor:
Peygamberimiz (sas), bir gün kabristana
geldi ve kabir ehline hitaben:
“Allah’ın selâmı üzerinize olsun ey müminler yurdu! Biz inşallah size kavuşacağız ama ben kardeşlerimizi görmeyi temenni ederdim” dedi.
Ashab-ı Kiram:
“Biz Sen’in kardeşlerin değil miyiz, Ya Resûlüllah? dediler. Resûlüllah (sas) şöyle cevap verdi:
“Sizler benim ashabımsınız, ‘Kardeşlerimiz’ ise henüz dünyaya gelmeyenlerdir. Kardeşlerimiz, beni görmeden bana inananlardır.” (Müslim, Taharet 39)
Başka bir hadisi şeriflerinde Resulullah (sas):
“Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset
etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana,
üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.” (Buhari, Edeb, 57, 58)
Bir diğer hadislerinde ise: “(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip
kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu
kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır.
Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp
HAFTANIN HADİSİ
TEFEKKÜR
KARINCANIN TARAKLI BACAĞI
Karıncanın bacağında tarak vardır. Sık kıllardan meydana gelen tarakla antenlerini temizler. Kursaklarında besin taşır. Aç bir arkadaşı ile karşılaştığında kursağını arkadaşına dayar ve besler. Bu olaya trofalazi denir.
Dadı karıncalar kraliçe tarafından kendilerine teslim edilen larvaları havalandırır, gençler çalışır, yaşlılar hoşgörü ile karşılanır. Karıncalarda soğuk havada kullanmak üzere %
10 gliserol vardır. Brezilyanın geniş çayırla-
rında yaşayan şemsiye karıncalar yuvalarını
kurmak için 250 m3 toprak yığarlar Her karınca ömrü boyunca 1 kg toprak taşıyor. Yani kendi ağırlığının 5000 katı. Aynı biçimde
bir çalışma ile insan topluluğunun gökdelen
Ve hepiniz, Allah'ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki
ni'metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O'nun (Allah'ın) nimeti ile kardeşler
oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken
sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle
açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.
(Al-i İmran, 3/103)
yapılması söylenseydi, her birimize 350 ton
tuğla taşımak gerekirdi.
Karıncalar cemaatçidir. 3-4 m yükseklikte
100 m2 yer kaplayan binalar yapan termitlerdir. Termitlerin binaları içinde yollar, hava
yolları, besin depoları, melike ve kurtçuklar
için özel odalar vardır. Termit (karınca) tepesi çelik bir levha ile ikiye bölündü. Buna
rağmen yaşamlarını sürdürdüler. Her iki melike karınca hapsedildi yine iş devam etti
ama kraliçe öldürülünce yapı durdu.
Avustralyalı Bayan Sidney karıncaların cenaze törenini anlatıyor. Karıncalar ikişer ikişer sıralanarak cesetlerin bulunduğu yere intizamla geldiler. İki karınca ilerledi ve arkadaşlarından birinin cesedini aldı, sonra diğer
ikisi ilerledi sonuna kadar hepsi aynı şeyi
yapınca, artık karıncalar yürümeye hazırdı.
Herkes intizamla ilerlerken tembel olan bazıları cenazeden kaçındı. Bunlara hepsi çullandı, tek mezara attılar, cenaze töreni yapılmadı. Karınca alt çene avını yakalar, gedik
açar, testere gibi kullanır. Alt çenenin yapısından yararlanarak pens yapılmıştır.
(www.elsissmila.blogcu.com/hayvanlarâleminin-sirlari)
Hazreti Abdullah, b. Ömer (ra) Peygamber
Efendimizin (sas) şöyle buyurduğunu rivayet
Ediyor: “Müslüman Müslümanın kardeşidir.
Ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.
Kim, mümin kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim
Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın
kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü
onun kusurunu örter.
(Buhari, Mezâlim 3)
atman da senin için sadakadır.” (Tirmizi, Birr
36)
Rabbimiz (cc): “Bir de Allah’ın kiminize kiminizden daha fazla verdiği şeyleri temenni
etmeyin. Erkeklere çalışmalarından nasipleri
olduğu gibi kadınlara da çalışmalarından nasipleri vardır. Çalışın da siz daha hayırlı şeyleri Allah’ın fazlından isteyin. Allah her şeyi
hakkıyla bilir.” (Nisa, 4/32)
Başka bir ayette ise: “Ey İnsanlar! Biz, sizi
bir erkek ve dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi kabilelere ve milletlere ayırdık. Allah katında en üstününüz, Allah’a karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.” (Hucurat, 49/13)
Sevgili Peygamberiz de (sas) veda hutbesinde aynı ölçüyü şu sözleriyle açıklığa kavuşturmaktadır: “İnsanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız,
Âdem ise topraktandır. Allah katında en değerli olanınız, ona en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana ‘Allah’a saygı ölçüsünden başka’ bir üstünlüğü yoktur.”
(Müslim, Hac,147)
Peygamberimiz (sas), İslam’a davetin ilk gününden itibaren İslam’a gönül verenleri kardeş kabul etmiş, ırk, renk, kavim ve kabile
ayrımını reddederek bütün Müslümanların
Allah’ın huzurunda ve hukuk önünde eşit olduklarını ifade etmiştir.
Tarihin manevî açıdan en güzel dönemi,
iman, ahlak, kulluk, sevgi ve kardeşliğin en
güzel örneklerinin sergilendiği altın nesil sahabe-i kiram dönemidir. “En hayırlı ümmet”
gibi en güzel vasfa sahip bu örnek nesil, yaşadıkları çağa saadet asrı denilmesine sebep
olacak derecede yüksek iman, ahlaki ve insanî faziletlerle bütün nesiller için ideal bir toplum modeli olmuştur.
Bu faziletli nesil, Allah Resulü’nün (sas) rehberliğinde Mekkeli muhacirlerle Medineli
Ensar’ın öncülüğünde İslam Medeniyetinin
temelini atmış, yeryüzüne manevî değerleri
yaymayı en büyük görev olarak telakki etmiştir.
Saadet Asrı Müslümanları, kurdukları tevhit ve takva toplumunda sevgi ve kardeşlik,
ülfet ve muhabbet, şefkat ve rahmet, emanet
ve adalet gibi ulvî değerlerin öncülüğünü ve
bayraktarlığını yapmışlardır. Asr-ı Saadette
Ensar-Muhacir kardeşliği melekleri bile imrendirecek bir durumdur. Ölçüler Kur’an ve
sünnet olursa problemler suhuletle çözülür.
Yolumuzu aydınlatanlar
DİĞER KARDEŞLERİN DUYMASIN!
Bir gün Fatih cennet mekânın
yanına derviş kılıklı birisi gelir
ve ona: “Sultanım! Siz bir padi-
şahsınız; saraylarda oturuyor ve
saraylarda yaşıyorsunuz. Ben
ise sokaklarda sürünüyorum.
Bir de ‘müminler kardeştir’ diyorsunuz. Eğer kardeş isek, neden sizinle aynı hayatı paylaşmıyorum?” diyerek, serzenişte
bulunur.
Hz. Fatih, onun bu sitemi karşısında, kendisine yakışan büyüklüğünden dolayı ona bir kese altın verir. Ancak, sultanın bu ihsanını az bulan derviş: “Senin
onca malın mülkün yanında bu
da bir şey mi?” diyerek, bir
kese altını azımsar.
İşte o zaman Fatih, taşı gediğine koyar: “Aman bunu diğer kardeşlerimiz duymasın.
Yoksa sana bu kadarı bile
düşmez!”
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
12 GÜNCEL
517
Aralık
2014
Cuma
Şubat
2013
Perşembe
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
Dünya
Bankas ’ndan
Kocao lu’na
te ekkür
Dünya Bankas Çok Tarafl
Yat
r mTELEFONLARI
Garanti Ajans
YANGIN
MIGA’n n cra Kurulu Ba kan
İzmir
110
(CEO)
Keiko Honda, zmir
Karşıyaka
372 58 74
Büyük
ehir Belediye Ba225kan
Kadifekale
49 99
Kocao
Honda,
Bornovalu’nu ziyaret etti.388
10 03
“Sizinle
birlikte çal
t 386
k ve
Bostanlı
17 86
Buca
61
gelecekte
de çal
aca 487z.13Bize
13 07
i Karabağlar
birli i f rsat verdi237iniz
için
Çamdibi
433
65
59
te ekkür ederiz.” dedi. Ziyarette
Çiğli Risk Yönetimi Üst 376
73 23
MIGA
Düzey
Balçova
278 76 02
Yetkilisi Franciscus Linden, K demli
Evka 4
351 09 04
Sigorta
Uzman Christopher
Evka 1
452 24 77
Millword,
Gaziemir Dünya Bankas 251 00 44
Uluslararas
Finans Kurulu
(IFC)
Hatay
250 86u 40
Avrupa,
Ortado u ve Kuzey
Narlıdere
238 Afrika
35 97
Güzelbahçe
234
25 Çevik
34
Yat
r mlar Sorumlusu
Elif
ile Büyük ehir Belediyesi
HASTANE TELEFONLARI
bürokratlar
da haz r bulundu.
-Devlet HastaneleriBüyük ehir
Belediyesi’nin çe itli
Aliağa
616 87 87
projeleri için IFC’den kredi
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
ald
n hat rlatan Honda,
Alsancak Acil Servis
veririz,
“Size
nas l daha iyi hizmet
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
onun
için buraday
Alsancak
Diş Hast. z.” diye
464 konu
78 62 tu.
Dünya
Bankas
Atatürk
Devlet ’n n misyonu
244 44 44
hakk
nda
bilgi
veren
Honda,
Behçet Uz
489 56 56
58 58 imiz
“ Bornava
zmir’e Dev.
dahaHast.
önce kredi375
verdi
Bozyaka
Eği. Hast.
250 50 gibi
50
gemi,
tramvay
ve trafik sistemi
Buca S.D.
projeler
var.Hastanesi
Gelecekte de452 52 52
A. Çizgenakat
07 77i
çalÇeşmeaca
z. Bize i 712
birli
Foça
812
29
f rsat verdi iniz için te 14ekkür
Göğüs dedi.
Hastanesi
433 33üç
33
ederiz.”
Dünyada sadece
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
belediyeyle çal
t klar n
Karşıyaka
366 88 88
belirten
CEO Honda, bunlar
n Sao
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Paulo,
stanbul
Büyük 832
ehir58ve59
Menemen
Dev. Hast.
zmir
Büyük
ehir
oldu
unu
Nejat Hepkon
açSeferihisar
klad . Hastanesi 743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Dev.Kocao
Hastanesi
10 04
BaUrlakan
lu ise, 752
“Finans
Tepecik
Dev.
Hast.
469
69 69
yap s n belirli bir noktaya
getirmeden, kendi
-Belediye
Hastaneleriözkaynaklar
n zla
yat r m
Eşrefpaşa
Bel.
Hast.
293
80 00
yapmadan zaten dünya kredi
sahnesine
ç kma ans n z yok. Bizim de bir
-Özel Hastanelerhaz rl k evremiz oldu, bugünlere
Anadolu Tıp Merkezi
272 00 11
kolay gelmedik. Finans ve borç
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
yap
m Kalp
za özen
gösterdik.483
Kararl
Atakalp
Hastanesi
14 14
veAtakent
istikrarlTıp Merkezi
çal
malar 336
m11 z95
sonras
k Hazine’ye
Atagöz nda
Göz art
Hastalıkları
435 vadesi
35 35
Atafizik,borcumuz
Fizik Ted. Mer.
25 15
geçmi
kalmad 231
. Bugün
Batıgöz
Hastanesi
489
03 03
çok farkl bir noktaday z.” diye
Bornova
Merkezi
388için
20 40
konu
tu. Tıp
Kocao
lu, tüketim
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
kredi almad klar n , sadece
Bornova Özel
finansal geri dönü ü olan büyük
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
projeler
i
in
uzun
vadeli
kredi
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
kulland
klar n ve daha438
dü 06ük
Buca Sağlık Merkezi
20
faiz
oranlar
nda
kredi
almaya
Central Hospital
341 67 67
çalCan Tıp
t Merkezi
klar n kaydetti.
232 13 48
Kocao
lu, Dünya
heyetine
Caner Göz
MerkeziBankas 278
81 11
Çağdaşehir
Tıp Merkezi
95 95
Büyük
Belediyesi’nin285
önemli
Çankayahakk
Tıp Merkezi
31 31
projeleri
nda bilgi de425
sundu.
MANİSA'YA JEOTERMAL VADİSİ
MTA Genel Müdürlüğü
tarafından Salihli, Kula
ve Alaşehir'de yapılan
sondaj çalışmalarının
olumlu geçtiğini söyleyen AK Parti Manisa
Milletvekili Yurttaş,
"Jeotermal kaynaklar
yer altına mahkum
olmayacak" dedi
A
K parti Manisa Milletvekili
Dr.Muzaffer Yurttaş, bölgedeki jeotermal kaynağın
ortaya çıkartılması için başlatılan çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini söyledi. Yurttaş,
"Manisa deprem açısından riskli
bölgede olmasının dezavantajına karşılık jeotermal varlığı açısından zengin bir potansiyele
sahiptir. Turgutlu’da Urganlı
Kaplıcaları, Salihli’de Kurşunlu
Kaplıcaları, Kula’da Emir Kaplıcaları, Köprübaşı’nda Saraycık
Kaplıcaları, Demirci’de Hisar
Kaplıcaları bu zenginliğin yeryüzüne yansımış şeklidir. MTA Genel Müdürlüğü tarafından özellikle Salihli, Kula, Alaşehir bölgelerinde jeolojik ve jeofizik
etütler ile elde edilen veriler ışığında sondaj çalışmaları başlatılmış ve çok olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Özel sektör de bu
alanlarda sondajlar yapmaktadır. Alaşehir – Salihli arasında
yapılan sondajda 287.5 C sıcaklığında Türkiye’nin en yüksek
jeotermal sıcaklığına sahip jeotermal sahası keşfedilmiştir"
dedi.
Jeotermal enerjiden değişik sahalarda yararlanılmaktadır:
1)Yüksek sıcaklıklarda jeotermalden elektrik enerjisi üretimi
yapılmaktadır. Bu sahalarda bulunan kuyular elektrik üretimine
elverişlidir ve gerekli çalışmalar
yürütülmektedir.
2)Konut ısıtmada yararlanılmaktadır. Salihli ilçemizde yaklaşık 7000 konut jeotermal ile
ısıtılmaktadır. Diğer ilçelerimizde de konut ısıtma için çalışmalar planlanmaktadır.
3)Seracılıkta, sebze ve meyve
kurutma için jeotermal enerji
kullanılmaktadır. Bölgemiz için
üzüm, domates ve meyve kurutma işinde yararlanma imkanı
vardır.
4)Kaplıca Sağlık Turizminde
jeotermal enerjiden yararlanılmaktadır. Bölgemizdeki kaplıcalar mineraller açısından oldukça
zengin ve sağlığa yararlıdır. Cilt
hastalıkları, romatizmal hastalıklar, eklem ve kas hastalıkları
tedavisi açısından oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Zaman zaman jeotermal çalışmalarda istenmeyen kazalar
olabilmektedir. Bizim amacımız
en güvenilir yöntemlerle jeotermal enerjiyi yeryüzüne çıkarmak, çevreye en az zarar verir
halde çalışmaları sürdürmektir.
Türkiye’nin jeotermal potansiyeli teorik olarak 31 bin 500
megavat olarak hesaplanıyor.
Potansiyeli oluşturan alanların
yüzde 79’u Batı Anadolu’da yer
alıyor. Jeotermal enerji arama
çalışmaları son yıllarda canlanırken geçen yıl sonu itibarıyla
MTA, 576 sondaj çalışmasıyla
227 saha keşfetti. Türkiye’de
turizm ve sağlık amaçlı termal
tesis sayısı 350’ye ulaştı. Jeotermalle ısıtılan sera büyüklüğü
yaklaşık 3 bin dönüme, konut
sayısı 90 bine yükseldi.
Yıllardır rüzgar esti, madenler
yerin altında çıkarılmayı bekledi, sıcak sular yerin altında gezindi durdu. İşte şimdi bu potansiyel değerlendirilmeye başlandı. Suların önüne gölet ve
barajlar inşa ediliyor. Görevimiz
yerin altındaki bu hazineleri en
güvenilir yöntemlerle yeryüzüne çıkartıp, insanımızın hizmetine sokmaktır.
Yuvanız sıcak, işleriniz yolunda,
arazileriniz bereketli olsun. Sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum dedi.
(HABER MERKEZİ)
Türkiye'ye Köprü Vakfı'ndan
45 madenci çocuğuna eğitim bursu
ABD'de yaşayan Türklerin ekonomik
imkanları kısıtlı Türk öğrencilere desteklemek amacıyla kurduğu Türkiye'ye Köprü Vakfından (Bridge to Türkiye Fund), Soma'daki maden faciasında mağdur olan 45 madenci çocuğuna 4 yıl süreyle eğitim bursu sağlanacağı belirtildi. Merkezi North Carolina'da bulunan Türkiye'ye Köprü Vakfının, Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde yaşanan facianın ardından "Soma Çocukları İçin Işık
Olun" adıyla başlattığı 1 aylık bağış
kampanyasında yaklaşık 147 bin dolar
toplandı. Vakıftan yapılan açıklamada,
toplanan yardımın maden kazasından
ötürü yetim kalan ya da mağdur olan
45 madencinin çocuğuna 4 yıl boyunca eğitim bursu olarak ulaştırılacağı
bildirildi. Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi
Ela Eskinazi, konuyla ilgili açıklamasında, kampanyaya katılan 600'ü aşkın
yardımsevere teşekkür ederek, "Acılı
haber üzerine Amerika'da seferber ol-
duk. Soma'daki evlatlarımızın eğitimlerini kesintisiz ve başarılı bir şekilde
tamamlayıp kendilerine daha iyi fırsatlar yaratmalarını ümit ediyoruz" ifadesine yer verdi. Soma bursları ile 20142015 eğitim yılında 257 öğrenciye
burs veren Vakfın, burs alan öğrencilerin okula devamlılıklarını ve başarı seviyelerini izleyeceğini belirten Eskinazi, sosyoekonomik yetersizlik içindeki
öğrencileri desteklemenin Vakfın varoluş amacı olduğunu kaydetti. (AA)
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
-Körfez Ulaşım İskelelerÇeşme
Sissus
Has.
723
05
55
Konak
484 98 56
Dünyaca ünlü uluslararas kredi
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Karşıyaka
368 00 42
derecelendirme kurulu u Moody’s,
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Alsancak
464
78 31
temmuz ay sonunda
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Bostanlı
330 89 22
yay
mlad
son raporunda
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Bayraklı İskele
345 77 53
zmir Tıp
Büyük
Doğa
Mer. ehir Belediyesi’nin
244 16 16
Pasaport İskele
484 22 56
ulusal
ölçek
kredi
notunu
“Aa3”,
ölçekte kredi notunu “Baa3” olarak aç klam
t . zmir, Moody’s taraf ndan verilen söz konusu notlar Göztepe
iki y ldİskele
r korumay 224 20 22
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67küresel
47
-Türk TelekomAvşar Palmiye
277 48 00
Sema Sineması
483 91 00
baEfes
arK.B.B.
yor. Merkezi
Raporda zmir
n n ba ar l yönetim stratejisiyle birlikte kendi kendini
finanseİskele
etme kapasitesi
446Büyük
15 16 ehir’in güçlü faaliyet marjlar , dengeli nakit ak
Üçkuyular
259 40 13
Arıza
121
Cinemaximum
278 87 87
Konak Sineması
483 21 91
Sağlık Hastanesi
463 77
00 be y l içinde toplam gelirlerinin yakla
saEgelad
ve bu durumun,
geçen
k
yüzde
4’üne
denk
gelen
finansman
fazlal
ndan
da
anla
ld
ifade
edilmi
ti. Moody’s,
Bilinmeyen Numara
11811
Cinemaximum
446 90 40
Desem Sineması
422 53 10
Ege
Tüp
Bebek
Merkezi
445
31
45
-Elektrik
Arıza-bir nakit
belediyenin bugüne kadar bütün borçlar nDanışma
n anapara ve faiz geri444
ödemelerini
fazlas yla kar
yeterli
rezervi bulundurdu
istikrarl
14 44
Cinemaximum
(Ykm) lamaya
425 01
25 miktarda
Karşıyakanakit
Sineması
381 50 98 unu, bunun da
Egeria
Çocuk
Sağlık
Genel
Kesinti
Seb.
435 11 84
yönetimi stratejisi izlemesinden kaynaklandUyandırma
n vurgulam
t 135
.
Cinecity Kipa Çiğli
386 58 88
İzmir Sİneması
421 42 61
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Buca
426 69 37
Posta Kodu
119
Çeşme Hollywood
712 07 13
Ekol K.B.B.
Dal Mer. )
386 55 05
(HABER
MERKEZ
Çiğli
376 90 91
Fono Tel
141
Çamlıca
343 83 15
-TiyatroEkol K.B.B. Şube
369 89 65
Karşıyaka
369 79 80
Borç Ögrenme
163
Deniz Karşıyaka
381 64 61
Konak Sahnesi
483 50 35
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Bornova
388 83 78
Çağrı
133
Batı Sineması
347 58 25
Ragıp Haykır Sahn.
369 14 87
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Narlıdere
238 32 90
-SinemalarÇınar Sineması
489 88 85
İzmir Devlet Tiyat.
445 89 41
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
261
48 04
Eşrefpasa
Agora Balçova
277 25 25
Uğur Mumcu Sahnesi
343 04 33
Karaca Sineması
445 87 76
Hayat Hastanesi
441 41 96
Gaziemir
251 92 05
Afm Park Bornova
373 73 20
İzmir Tiyatro
Kipa Hollywood
252 56 66
İzmir Hastanesi
483 31 31
Güzelbahçe
234 05 34
Afm Forum Bornova
373 03 50
Bab-ı Sanat Merkezi
446 77 95
Menemen Kültür
832 14 11
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
Konak
425 60 60
İsmet İnönü
Afm Ege Park
324 42 64
Şan Konak
483 75 11
441 41 70
Karataş
Çeşme
712
63 46
Sanat Merkezi
441 09 02
Afm Passtel
489 22 00
Çınar Center
277 11 00
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
#&"&&
&&"$$!&
& %"&&#%
9093;-256.6868;):5939/
-2,6346'6;.2866;25/:1:;$&3:8#
):./:4:5+:;16/0:;,2546'6;9
19093;17190909;.256868:;89
+98;24:8;**:3:4:,1:**;):./:4&'&8:#
%53719*+9;743;39,;61!64:8:8
:28;/9387'7;$,%0;24::3
",075;:/7;949-7;8795.7/9.7 1DOD>JF
"?LDLBP;MP1JO=DIJBOP-OGDONMGLPOGDJAMNDMJAKA4
#LP.5K>B>NHMNP8B7P(J7P ODL:P1GKON6PPCO3DI?I
O9IFKOBOHO6POFOKO8COP:OGDOKI?ININPCMBMF
@AJEGENENP:[email protected]?EPCOPHOPCMBMF
@AJEGENENP<M;=MCMBMBMGLPAKOJOFPHO
OHKONHIJIKHI?INIPG5CKMHL7P.EP:OGDOKIFPNMHMNLCKM
:OGDOKOJINPCLCMBMHLFKMJLNLP:ODDOPGI;IP<[email protected]
D>FMDMBM8P:OKMP<MKHLFKMJLNLPONKODONP1GKON6
//1FOKO8COPHMNLKMNP:OGDOKIFDOPCEDBOPMCKMBL
GANJOGINHOFLP<IHOKOJIPBLHMCMPLKMJKMDMNP0ANFGLC4
ANPAKE=OBO8P;[email protected]
@LKM=FMGLNHMFLPFOGKOJP<M;=MBM87P.EPNMHMNKM
[email protected]<LJL=LPMN<MKKMNLJP;M
@[email protected]@LJLFLJ//PHMHL7P1GKON6
OFOKO8COP:OGDOKI?IPNMHMNLCKM6P9A?EP:OGDONIN
[email protected][email protected]
[email protected]?LNMPHLFFODLP9MFDL7P-OGDOKI?INPDM4
HO;LGLPL9LNP5N2MFLPCIKKOJHOP:[email protected]'
;[email protected]<EKOBOGI
[email protected];L
[email protected]<EKOBOGINHONP9AFP0OJFKI
[email protected]"[email protected]
<MNL=KMDBMPEC<EKOBOGINHONP0OCHOP<5JBMCMN
:OGDOKOJINPHOPOBMKLCODKOPDMHO;LPMHLKHL?LNMPL=OJMD
MHMNP1GKON6P=ENKOJIPFOCHMDDLP//LBHLPCMNLPA4
KOJOF6P'&)&[email protected]
<[email protected]?LP$"PLKFPFM8
>JFLCM/HMP)'P:OGDOHOPEC<EKOHIF7P1FOKO8CO
:OGDOKI?IPL9LNPMNHAGFA3LFPAKOJOFPO?I8PL9LNHMN
<LJLCAJE86P:OGDOKIFDONPGAJEBKEPFOGKOJIPMN4
HAGFA3LFPAKOJOFPFMGLCAJE8P;MPCLNMPMNHAGFA3LF
AKOJOFPHLFL=PODI36P:OGDOCIP>9>N2>P<>NPNAJBOK
CO=ONDIGINOPHM;[email protected]
MHLCAJE87PEPONHOP)'P:OGDOBI8P:OCODKOJINO
LCLKM=BL=PAKOJOFPHM;OBPMHLCAJ7P.EPC5N4
DMBHMPOBMKLCODOP<MJMFPAKBOFGI8IN6PO?I8
L9LNHMNP<LJLKMJMFPL=KMBPCO3IKICAJ7P-OGDO4
KOJPFAN0AJPO9IGINHON6P:OCODPFOKLDMGL
O9IGINHONP:[email protected]=OBOHONPNAJ4
BOKPCO=ONDIKOJINOPHM;OBPMHLCAJKOJ7//
5 Aralık
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Bilimsel Araştırmalar Topluluğu
üyeleri, sosyal medya aracılığıyla ulaştıkları kişileri gereksiz
antibiyotik kullanımının zararları hakkında bilgilendiriyor
SAÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları
ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Karabay,
yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, Avrupa'nın
en çok antibiyotik kullanan ülkesi olduğunu
söyledi. Bunun bilimsel olarak da ortaya
konduğuna işaret eden Karabay,
"Türkiye'de antibiyotik kullanımında sadece
insanımız suçlu değil. Bunları reçeteleyen
olarak bizler, ilaç sektörü, eczacılar ve
halkımız el ele verip antibiyotik tüketimini
bu hale getirdik" diye konuştu. Karabay,
bundan sonra çabaya ihtiyaçları olduğunu ifade ederek, "Ne yapabiliriz de acaba antibiyotik tüketimini olması gereken,
Avrupa'nın seviyesine düşürebiliriz?'
Bunun içinde de en çok yardım alacağımız
kısım basın. Gereksiz ve fazla antibiyotik
tükettiğimizin farkına varmalıyız" ifadesini
kullandı. Antibiyotiklere gereksiz kullanım
yüzünden çok kolay direnç geliştiğine
dikkati çeken Prof. Dr. Karabay, antibiyotiklerin bitme aşamasına geldiğini, yeni antibiyotik üretilmediğini vurguladı.
- "Hekimlerinize 'bana antibiyotik gerekli
mi?' sorusunu yöneltin"
Prof. Dr. Karabay, halk, eczacı, ilaç ve
sağlık sektöründeki herkesin antibiyotik
tüketimini normal düzeye indirmek için
9+987;-747809198;-6;):./:4&3#
;-78+9;-75;377+9;!5%4%125
-MJP)&&[email protected][email protected]
<5J>KMNP;[email protected]
BMCMNP,OFOKO8CO,
:OGDOKI?ININ6PCMBMF
@AJEGENENP<M;=MBMGLNL
GO?KOCONPCO3IKOJIN
[email protected]
FOCNOFKONHI?INIPONKODON
1GKON6P<MN9KMJHMP;MPAJDO
CO=KIKOJHOP<5J>KBMFKM
@LJKLFDMPCO=KIKOJHOPHO
<5J>[email protected]?LNLPG5CKMHL7
.O=FOP:OGDOKIFKOJKOPHO
[email protected]@EP:OGDOKIFDO
HA?JEPDONININP9AFP5NMBKL
AKHE?ENEP;EJ<EKOCON
1GKON6P//-OGDOKIFPCEDBO
<>9K>?>[email protected]=KOJ6P:OGDO
GI;IP;MPFODIP<IHOKOJIPCEDBOHO
<>9K>FPCO=OJ7P%EDBOP<>9K>?>PAKON
:OGDOKOJINPBEDKOFOP<OGDJAMN4
DMJAKA#LP:MFLBKMJLNM
@O=;EJBOGIP<MJMFLCAJ//PHMHL7
1GKON6PEC<EKONONPCMNL
DMFNLFPLKMP:OGDOKOJINP:OCOD
FOKLDMGLNLNPOJDO2O?INIP;MPJO4
:[email protected]?LNL
G58KMJLNMPMFKMHL7 ((
Göktekin, ameliyat riski düşük hastalarda
açık kalp ameliyatı ile kapak değişiminin
yapıldığını, açık kalp ameliyatının yüksek
risk taşıdığı hastalarda "Transkateter Yöntemle Aort Kapak Değiştirilmesi/TAVI" yöntemiyle göğüs duvarı açılmadan kalp
kapağının değiştirildiğini belirtti. İlk defa
2002 yılında Fransız hekim Prof. Alain Cribier tarafından kasıktan girilerek kapağın
kalbin içine yerleştirildiğini anımsatan Göktekin, o tarihten beri teknolojinin hızla
ilerlediğini, şu anda hasta uyutulmadan ve
genel anestezi yapmadan kasıktan girerek
bir anjiyo konforunda kapak değişimi
yapılabildiğini anlattı. Göktekin, TAVI yönetiminin Türkiye'de 2008'den beri başarıyla
uygulandığını, teknolojinin ilerlemesiyle her
geçen gün kalp kapakçıklarının değiştiğini,
eksikliklerin giderildiğini, yeni sistemlerin
ortaya çıktığını ifade etti. Bazı hastalarda
açık kalp ameliyatının çok riskli olduğunu,
bu hastaların açık kalp ameliyatından çıkma
ihtimalinin az olduğunu, TAVI ile bu riski
giderdiklerini kaydeden Göktekin, bu yöntemin Amerika'da ve Avrupa'da son yıllarda
artık orta dereceli risk gruplarında da
uygulandığını, buna neden olarak konforun
basınla işbirliği içinde çaba göstermesi
gerektiğini söyledi. "Hastalarımız, antibiyotik yazan hekimlere 'bana antibiyotik
gerekli mi?' sorusunu yöneltsin" diyen
Karabay, "Gripte, soğuk algınlığında antibiyotik gerekmez. Kışın bizde meydana gelen burun akıntısı, boğaz ağrısı, hafif
ateşlenme gibi tabloların yüzde 85'i soğuk
algınlığıdır. Bunlarda da antibiyotik gerekmez" dedi. Prof. Dr. Karabay, şöyle
konuştu: "O zaman öncelikle hastalar
hekimine soracak. Eğer bir hasta hekiminden antibiyotik istemezse emin olun hekim
yazmamakta daha cesaretli. Ama tam tersini
düşünün. Hasta hekimine 'bana, çocuğuma
antibiyotik yaz' derse hekimin de o kadar
cesareti kırılıyor. Burada işbirliğine
ihtiyacımız var. Hem hastanın hem de
hekimin işbirliği içinde 'gerçekten antibiyotik gerekli mi?' sorusunu
sormalıdır."Gereksiz kullanılan her ilacın
yan etkisi olduğunu vurgulayan Karabay,
hastalığın ilaçsız düzelmesi durumunda
mümkünse ilaç kullanılmaması gerektiğini
dile getirdi. Karabay, her türlü ilacın böbrek
ve karaciğer yetmezliği ile daha önce
tanımlanamayan birçok reaksiyona yol
açabildiğine işaret ederek, sözlerini şöyle
tamamladı: "Antiboyotiklerin de yan etkisi
var. Şöyle olumsuz etkisi var. Kullandıkça
direnç gelişiyor, direnç geliştikçe de o
antibiyotiği kaybediyoruz. Ona direnç
geliştikçe daha çok yan etkisi olan, daha
pahalı ve daha çok zarar veren yeni ilaçlar
kullanmak zorundayız ama antibiyotik
çağının artık yavaş yavaş sonuna geldik."
- Antibiyotiğe karşı sosyal medyada
örgütleniyorlar
SAÜ Bilimsel Araştırmalar Topluluğu
Başkanı Akın Torun da antibiyotik
kullanımına dikkat çekmek için proje
gerçekleştirdiklerini anlattı. Üst solunum yolu hastalığı etkenlerinin yüzde 85'inin
virüslerden kaynaklandığını fakat antibiyotiklerin bakterilere karşı etkili ilaç
olduğunu vurgulayan Torun, "Dolayısıyla
antibiyotikleri viral üst solunum yolu
hastalıklarında kullanmamız hem tıbbi
açıdan hem de ekonomik açıdan ciddi zarar
oluşturuyor. Buradan hareketle Dünya Antibiyotik Günü'nde sosyal medyada 20 bin
kişiye ulaştık. Temel amacımız, halkı gereksiz antibiyotik kullanımı konusunda bilgilendirmek" ifadesini kullandı. Torun, "antibiyotiksiz tedavi olmaz" anlayışının yanlış
olduğunu ifade ederek, vatandaşların üst
solunum yolu hastalıklarında kesinlikle antibiyotiklere başvurmamaları gerektiğini sözlerine ekledi. (AA)
& %%%"&%#$
&&"$#"& $!&!%# !!
52;5;9570:8;"8:8$6
[email protected]@LCAOFDL0
@LKM=MNPGOCMGLNHMPMNP<>9K>PONDLAF4
GLHONKOJPOJOGINHOPGOCIKONPNOJP;MCO
>8>BPGECENEPGA0JOKOJHONPMFGLF
[email protected]
$JA07P(J7P+NON96P:O;OKOJIN
GA?EBOGICKOP<[email protected]
:OGDOKIFKOJHOPOJDI=OPNMHMN
AKHE?ENEP:ODIJKODOJOF6
:OGDOKIFDONPFAJENBOFPL9LN
NOJP;MCOP>8>BPGECE
L9LKBMGLNLP5NMJHL7
%O3IKONP9OKI=BOKOJKOPNOJINPBE2L8M;[email protected];M
[email protected]*E:P*O2LP%O8<ONPNL;MJGLDMGL
O?KIFP.LKLBKMJLP OF>KDMGLP.MGKMNBMP;MP(LCMDMDLF
.5K>BP.O=FONIP$JA07P(J7P*MJLBONP+NON96PCOJIB
@[email protected]<>NK>FP!
;LDOBLNLP<MJMFGLNLBLNLNPC>8HMP)GINI
FOJ=IKOHI?INIPG5CKMHL7P*OJPGECENHOPCA?ENPAKOJOFP.
;LDOBLNLP;MP3ADOGCEBPAKHE?ENOPHOPL=OJMDPMHMNP+4
NON96P,*OJPGECEP58MKKLFKMPL9MJHL?LPONDLAFGLHONKOJ
[email protected]?I=IFKIFPGLGDMBLNLP<>9KMNHLJLCAJ7,PHMHL7
8>BPGECENENPLGMP16P.P;MP!P;LDOBLNKMJL6P3ADO4
GCEBP;MPHMBLJPO9IGINHONPAKHEF9OP8MN<LNPAKHE?ENE
@MKLJDMNP+NON96P,[email protected]>DPAKOJOF
[email protected]>8>[email protected]
BLCAJ7PONHOPAFGL#MNPDO=ICONP:MBA<[email protected]
:>2JMKMJLNLNPAKE=EBENHOP<MJMFKLPAKONPHMBLJP;M
3ADOGCEBPO9IGINHONP8MN<LNPAKONP>8>BPGECE6PDAFGLD
[email protected]
58MKKLFKMJLP;>2EHEPMN0MFGLCANKOJOPFOJ=IPFAJEJP;M
@O?I=IFKIFPGLGDMBLNLNP<>9KMNBMGLNLPGO?KOJ7,PHLCM
[email protected]?I=IFKIF
GLGDMBLNLNP;>2EHENPMNP5NMBKLPGLGDMBLPAKHE?ENEPL4
0OHMPMHMNP+NON96PFI=POCKOJINHOP<>[email protected]@OJHOF
NOJPCOPHOP>8>[email protected]?I=IFKIPGLGDMBLNLN
FE;;[email protected]
((
%%
#&&#$$!&%&%&& $%
Bezmialem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Ömer Göktekin, dünyada ABD, Almanya ve İtalya'dan sonra
Türkiye'de de uygulanmaya başlayan "yeni nesil kalp kapakçığı"
sayesinde, kaçak akıntısı oluşmasının önüne geçildiğini, yerleştirildikten
sonra istenilen sonuç alınmaması halinde kapakçığın yerinden
çıkartılabildiğini ve ona yeni pozisyon verilebildiğini söyledi
gösterildiğini, açık kalp ameliyat sonrası
gündelik hayata dönmek 1 ay sürerken,
TAVI yöntemi yapılan hastalarının işlemden
2 gün sonra gündelik hayatlarına devam
edebildiklerine işaret etti. Göktekin, bu
gelişmeler ışığında Türkiye'de kısa bir süre
önce ilk defa "yeni nesil bir kalp kapakçığı"
taktıklarını, yeni geliştirilen bu kapakçığın
ABD, İtalya ve Almanya gibi çok az ülkede
uygulandığını aktardı. Kapak takarken
dikkat edilmesi gereken 2 husus
bulunduğunu vurgulayan Göktekin, "Birincisi kapağı taktıktan sonra bazı hastalarda
kapakta kaçak olabiliyor. Bu olabilecek bir
şey. Çünkü kireçlenme olduğu için kapak oturmayabiliyor. Yeni gelen kapak sistemi
takıldığı yer ne kadar kireçli ve zemin bozuk
da olsa oraya uygun bir şekilde takılma
şansına sahip. Bu nedenle kaçak ihtimali
çok çok az. Böyle bir avantaj sunuyor.
Kaçak akıntısını neredeyse kesin olarak
çözen bu kapakçıklar ile riskli hastalarda da
yüzde 100 başarı elde ettik" diye konuştu.
- "Kapağa istediğimiz şekli verebiliyor,
geri çıkartabiliyoruz"
Göktekin, yeni nesil kapakçığın ikinci
avantajının ise "yeniden pozisyon verilebilme" olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Mesela kapağı koyduktan sonra,
kapağın şeklini, duruşunu beğenmedik diyelim. Çünkü bazen kapak kalbi besleyen
damarlara yakın olabiliyor. Hatta bu
damarları kapatabiliyor. Böyle bir durum söz
konusu olduğunda kapağı tekrar alıp
yerleştirebiliyoruz. Biz buna repozisyon diyoruz. Kapağa pozisyon verebiliyoruz. Ayrıca
eğer kapakçığı çıkarmak istersek yine aynı
yolla kapakçığı geri alabiliyoruz. Bu çok
önemli bir özellik. Yahut kapağı hiç koymadan geri çıkartabiliyoruz. Yani illa kapağı
kalbin üzerine açtığımızda orada tutmak
zorunda değiliz. İstenilmeyen sonuç
alınmadığında kapak çıkartılabiliyor.
Şimdiye kadar böyle değildi.
Kapak konulduğunda geri alınamıyordu.
Veya koyduğumuz gibi kalıyordu. Şimdiye
kadar üretilen kapaklarda geri alma sistemi
yok. Geri almaya çalıştığımızda farklı sorunlarla karşı karşı kalabiliyorduk. Bu kapağın
yapılmasındaki temel amaç, kapak
yerleştirildikten sonra eğer istenilmeyen
duruş veya pozisyon varsa onu tekrar
değiştirebilmemiz, farklı pozisyonlar vere-
bilmemiz. Şimdiye kadar takılan kalp
kapakçıklarında olmayan bir yenilik var bunda. Kapağa istediğimiz şekli verebiliyor,
kapağı geri çıkartabiliyoruz." Kapak takma
işlemi sırasında kapağın kaymasını engellemek için kalbi geçici pille hızlı uyardıklarını
ve bu sayede kan basıncını düşürerek
kapağın takılması sırasında hareket etmesini engellediklerini söyleyen Göktekin, bazı
hastalarda oldukça riskli olan bu hızlı pil
uyarımına bu yeni kapakçıkta ihtiyaç
duyulmadığını belirtti. Hastanın yeni kalp
kapakçığıyla yaşam kalitesinin arttığını ifade
eden Göktekin, şimdiye kadar bu yeni nesil
kalp kapakçığını Türkiye'de 6 kez
uyguladıklarına ve hepsinde de başarı
sağladıklarına dikkati çekti.
Göktekin, "Kapakçık, hastaya uygun olarak konumlandırılarak ağır ameliyat riski
olan hastalarda da yüzde 100 başarı
sağlandı. Yani bu sistem sayesinde kasık yolu ile girdiğimiz kalbin içerisinde kapakçığı
kişiye uygun olarak yerleştirip, hata ve
kaçak akıntı riskini minimuma indirip sıfıra
yaklaştırıyoruz" ifadelerini kullandı.
(AA)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Aralık2013
2014Perşembe
Cuma
14 GÜNCEL751ubat
GüN GELECEK biz de
onlara vize koyacağız
Vize konusunda Türkiye'ye haksızlık yapıldığını söyleyen TÜRSAB Başkanı Ulusoy
"Türkiye artık vize konulacak bir ülke değil, Türkiye vatandaşları iş aramaya giden
ülke konumundan, iş veren ülke konumuna geçmiştir. Ama hala vize koyuyorlar" dedi
T
ürkiye Seyahat Acentaları
Birliği (TÜRSAB) Başkanı
Başaran Ulusoy, AB
ülkelerinin Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarına vize uygulamasını
sürdürmesini eleştirerek,
"Türkiye'ye kimsenin vize koymaya
hakkı yok. Türkiye artık vize konulacak bir ülke değil, Türkiye vatandaşları iş aramaya giden ülke konumundan, iş veren ülke konumuna
geçmiştir" dedi. Ulusoy, TÜRSAB
Kuşadası Bölge Yürütme Kurulu
tarafından Efes Kongre Merkezi'nde
düzenlenen "Kongre Turizmi ve
Kuşadası Modeli" konulu panelin
açılışında yaptığı konuşmada,
Türkiye'de 1980'li yıllarda başlayan
turizm hareketinin aradan geçen
sürede çok önemli mesafe katettiğini
ifade etti.
Bu süreçte yatak kapasitesinin
80 binlerden 1 milyon 356 bine,
havayolu yolcu taşımacılığında 4
bin koltuk kapasitesinden yaklaşık
85 bin koltuk kapasitesine çıkıldığına işaret eden Ulusoy, "Türkiye,
bugün 13'ü uluslararası 50 havalimanı, 17 bin 500 yatın yanaşabileceği 52 yat limana sahip. Turizmde
artık 9 bin seyahat acentesi ve 7 bin
rehberi olan bir Türkiye'yi konuşuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
-"Türkiye'ye kimsenin vize koymaya hakkı yok"Ulusoy, Türkiye'nin turizmde
yurtdışı seyahatte de artış kaydettiğini ancak yurtdışı çıkışlarda AB'nin
vize uygulamasını haksız şekilde
sürdürdüğünü dile getirerek, şunları
söyledi: "Türkiye artık ağırlayan,
karşılayan, çağıran ülke konumundan çıkmış. Gönderen ülke konumuna gelmiş.
Travel Turkey İzmir Fuarı'na 25
ülke temsilcisi gelecek ve bunu orada da söyleyeceğim. Türkiye'ye
kimsenin vize koymaya hakkı yok.
Türkiye artık vize konulacak bir
ülke değil, Türkiye vatandaşları iş
aramaya giden ülke konumundan, iş
veren ülke konumuna geçmiştir.
Komşu Yunanistan'a 1,5 milyon ziyaretçi gönderen biziz.
Bulgaristan bizden turist bekliyor. Almanya da öyle. Türkiye artık
harcayan bir ülke, programını yapan
bir ülke. Bunlar ülkemin başarısıdır.
Bu başarının altında tüm sektörler
var."
Türkiye'nin kaydettiği
gelişmeyle bir gün kendisine vize
uygulayan ülkelere vize
uygulayacak konuma geleceğine inandığını belirten Ulusoy, şunları kaydetti: "Benim ülkemin kişi başı
geliri 20 bin doları bulduğu zaman, Avrupa Birliği üyesi olmasını istemiyorum. Avrupa Birliği,
esasen barış projesidir.
Burada Türkiye'nin her ilinden
insan var, demek ki biz barış
içindeyiz. Biz insan haklarını bin
yıldır yaşıyoruz.
Bu, Avrupa Birliği ise son 50
yıldır barış içine girmiş. 50 yıl önce
birbirlerini yiyorlardı. Ben mi
çıkardım o savaşları? Avrupa Birliği,
50 yıl önce neredeydiniz? Türkiye,
bunları aşacak bir ülkedir.
İnanıyorum ve inanmaya da devam edeceğim. Benim için her yer
Kuşadası, her yer Aydın, Diyarbakır,
Van, Trabzon, Samsun'dur. Bizim
Diyarbakırlı damadımız var. Biz onlara 'nerelisin' diye sormadık. Cebinde taşıdığı Türkiye Cumhuriyeti
kimliğine baktık." (AA)
Sabuncubeli
Tüneli'ni
yapan şirket
iflasını istedi
İki yıl önce yapımına başlanan ve Manisaİzmir arasındaki yolculuk süresini 15
dakikaya indirecek Sabuncubeli Tüneli'nin
yüklenici firması Koçoğlu İnşaat Sanayi ve
Ticaret A.Ş.'nin, iflasını istediği bildirildi.
Mahkemeden gelecek kararın ardından tünel
inşaatının tekrar ihaleye açılacağı belirtildi.
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan AK
Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ,
“Manisa-İzmir Sabuncubeli Tüneli ihalesi,
daha önce yap-işlet-devret modeliyle
Koçoğlu firmasında kalmıştı. Bir bankayla
anlaşarak kredi sağlayan bu firma, yaklaşık
1,5 yıldır çalışmalarına devam ediyordu
fakat bir süre sonra oradaki toprağın
yapısının zorluğu nedeniyle çalışmalarında
biraz zorlandı. Şimdi ise firma, yani
Koçoğlu İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., bu
tüneli yapamayacağına inanarak iflasını istedi. Bununla ilgili de mahkemeye müracaat
etti.” dedi.
Tünel inşaatında taşeron firma
çalışanı 175 kişinin üç aydır maaş alamadığının söylendiğini aktaran Milletvekili
Özdağ, "İşçi kardeşlerimiz tedirgin olmasınlar, müsterih olsunlar. Eğer bir ödeme sıkıntısı olursa devlet bu konuda her türlü önlemi
alır. Koçoğlu firmasının banka kredisinin bir
kısmı açık. Eğer yeni bir ihale yapılmazsa ki
yapılacak, eğer bu noktada bir gecikme olursa buradaki krediden mutlaka işçilerimizin
alacaklarının ödenmesi için gayret sarfedeceğiz ama bir an önce Karayolları Genel
Müdürlüğümüz, Ulaştırma Bakanlığımız buranın ihalesini yapacak. İhaleyle beraber de
tünelin istediğimiz tarihte hizmete açılmasını sağlamış olacağız.” şeklinde konuştu.
(CİHAN)
Engelli eyleminde mutlu son
Türkiye Sakatlar Derneği İzmir Şubesi üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne olan 28 bin liralık kira borçlarının Bayraklı Belediyesi
tarafından ödenmesi üzerine 28 gündür devam eden eyleme nokta koydu. Başkan Karabağ, "Keşke tapulu binaları olsa" dedi
Türkiye Sakatlar Derneği İzmir Şubesi
üyeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne olan
28 bin liralık kira borçları sebebiyle icraya
verilmeleri üzerine belediye önünde başlattıkları eylemi sonlandırdı. 28 gündür devam
eden eylem, Bayraklı Belediyesi’nin yardım
eliyle sona erdirildi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde engellilere yardımcı olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Bayraklı Belediye Başkanı Hasan
Karabağ, krizin çözümü için 20 bin lira
yardım topladıklarını dile getirdi. Karabağ,
dernek üyesi engelli vatandaşlara yeni bir
yardım kampanyasını da duyurdu. Basın
açıklamasından sonra ise eylemi bitiren engelilerle birlikte dernek binasına gitti. Engelliler burada, Karabağ'a rozet takarak
derneklerine üye yaptı. Geçen gün yapılan
Bayraklı Belediye Meclisi toplantısında,
“Türkiye Sakatlar Derneği’nin borcunu,
Bayraklı Belediye Meclisi üyeleri ödeyecek.” açıklaması yapan Başkan Karabağ,
uzun süredir Konak Meydanı'ndaki
Büyükşehir Belediye binası önünde eylem
yapan Türkiye Sakatlar Derneği üyelerini ziyaret ederek, eylemin sonlandırılmasını
sağladı. Karabağ, “Bu eylemi burada noktalıyoruz. Cuma günü gerçekleştireceğim
meclis toplantısında, kira borçlarını kendilerine takdim edeceğiz. Eğer büyütebilirsek,
ikinci bir kampanyayla tapuları olan dernek
binaları olmasını isterim. Kamu kuruluşlarının da yasalardan gelen yetkilerini
kullanarak tahsisler yapma şansları
olduğunu biliyoruz, bunları da zorlayacağız.” dedi.
'TARTIŞMA KONUSU OLMASI
BİLE DOĞRU DEĞİL'
Başkan Hasan Karabağ, “3 Aralık
Dünya Engelliler Günü’nde böylesine hak
arayan vatandaşlarımızın yaptığı eylemi birlikte bitirebilmenin sevincini yaşıyorum.
Yaşadığınız sıkıntıları herkes biliyor. Hepimiz birer engelli adayıyız. Akraba evlilikleri, kazalar ve diğer etkenler bizi engelli
noktasına taşıyabilir. Bu insanların çektiği
sıkıntıyı anlamak için insanların, bir ay
süreyle tekerli sandalyede yaşayarak hayatlarını geçirmelerini isterim. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren bu insanlarımızın tartışma konusu olması bile doğru
değil. Meclisimle aldığım kararla kiralarına
bir katkı koyarak, borçlarını sonlandırma
noktasına getirdik.” dedi.
'TAPUSU OLAN DERNEK BİNASI
OLMASINI İSTERİM'
Derneğin kamu yararına çalıştığını hatırlatan Karabağ, sözlerine şöyle devam etti:
“Bundan sonra ikinci bir adım olarak,
derneğin bir tapusu olmasını isterim. Eğer
büyütebilirsek, ikinci bir kampanyayla kendi
evleri, tapuları olan dernek binaları olmasını
isterim.
Kamu kuruluşlarının da yasalardan gelen
yetkilerini kullanarak tahsisler yapma
şansları olduğunu biliyoruz, bunları da zorlayacağız.
Aziz Bey’in kötü niyetli olmadığını, vicdanlı olduğunu herkes biliyor ama
Türkiye’de 397 yılla yargılanan başka bir
belediye başkanı da olmadığını biliyoruz.
Sudan bahaneler aranıyor, bu bahanelere
kurban gitmesini istemiyoruz.
Biz Aziz Başkanımız'ı seviyoruz, engellilerin sorunlarını biliyor ve onları da seviyoruz.
Bu eylemi burada noktalıyoruz. Cuma
günü kiralarını takdim edeceğiz. Bu eylemin
burada bitirilmesini kabul ettikleri için
arkadaşlarımın hepsini gözlerinden öpüyorum.
Aziz Başkan’la buraya gelmeden önce
konuştuk. Arkadaşlar, kira borçlarını ödedikten sonra binalarında faaliyetlerine devam
edebilecekler.”
Bayraklı Belediye Meclisi, Büyükşehir
Belediyesi’ne ait Konak Katlı Otoparkı altındaki binalarından kira borçları sebebiyle
tahliyesi istenen Türkiye Sakatlar Derneği
İzmir Şubesi’nin borcunun 20 bin lirasını,
cuma günü ödeme konusunda anlaşmıştı.
Başkan Hasan Karabağ’ın, “Kampanya
başlatalım, derneğin kira borcunu ödeyelim.” önerisi, CHP ve AK Parti gruplarından
kabul görmüştü.
Borcun 10 bin lirasını CHP'li, 10 bin lirasını ise AK Parti'li üyelerin ödemesi kararlaştırılmıştı. (CİHAN)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Gerçekliği algılanabilen. – Boşa gitme, yok olma. 2. Kekliğin boynundaki siyah halka. – Düğme ve süs eşyası yapımında
kullanılan kabuklu bir deniz hayvanı. 3. İnme veya yaşlılık gibi nedenlerden dolayı yataktan kalkamayan kimse. – Bir nota.
4. Renksiz, sarımsak kokulu, parlak ve güçlü ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz. 5. Halat ucu. – Tespihlerin baş tarafına takılan uzunca parça. 6. Fakat, ama. – Boru sesi. 7. İhtiyaca yetmeyecek kadar az olan. – Katman. 8. İskambilde bir kâğıt. – Cemaate namaz kıldıran kimse. 9. Kesimevi, mezbaha.
10. Parola. – Mürekkep balığının bir türü. 11. Güney Amerika’da kullanılan bir tür kement. – İsim. – Şaşma anlatan ünlem. 12. Adam öldürme. 13. Ölüyü gömme. – Satrançta özel
bir hareket. 14. On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve
ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan oyun. – Tanrı. 15. Bir renk. – Çeşme
zıvanası. 16. Kayınbirader. – Kendisine inanılan kimse. 17.
Üzüntülü düşünce durumu, kaygı. – En kısa zaman süresi. –
Japonya’da kullanılmış eski bir hacim ölçüsü. 18. Kalın sicim.
– Isı. 19. Sağlığa zararlı, nikotinli, kâğıda sarılmış tütün. 20.
Yalım, yalaz, alaz. – Bir yazıdan, bir eserden alınan bölüm,
parça.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Havagazı, elektrik, su gibi şeylerin kullanılan miktarını ölçen alet. – Slav alfabesi. – Danimarka’nın plaka işareti. – Avrupa’da bir başkent. 2. İhtimal. – Serüven. – Yabancı bir haber
ajansının kısaltması. 3. Riyaziye. – Frengi hastalığının diğer
adı. – Tavlada bir sayı. 4. Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr.
– Kısa ve özlü söz, veciz. – Cümle bilgisi, söz dizimi. 5. İkinci
derecede olan, ikincil. – Özen. – Kansızlık hastalığı. – Gümüşün simgesi. 6. Kadırga balığı, falyanos. – Herhangi bir törende veya gösteride yeralan topluluk. – Uzaklık anlatır. – Negatif
fotoğraf. 7. Spor müsabakalarını yöneten tarafsız kişi. – Erkek
kardeş. – Büyük zoka. 8. Bir organımız. – Bitmemiş, eksik, tamamlanmamış. – Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu. – Habeş soylusu. 9. Niğde ilinin bir ilçesi. – Evrenpulu. – Dünyanın
uydusu. – Uzakdoğu dövüş sporlarından biri. 10. Gemilerde
türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka. – Deniz kuvvetlerinde bir aşama. – Bir seçimde adaylardan hiçbirinin, gerekli
oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517
Aralık
2014
Cuma
Şubat
2013
Perşembe
Türkiye Futbol Federasyonu maç öncesi için önlem aldı
TFF, O OLAYA ÖNLEM ALDI
Kasımpaşa - Gaziantepspor mücadelesinde hakemlerin son anda, neredeyse ölümden döndüğü olaya ilişkin; Türkiye Futbol Federasyonu önlem aldı
-ARTIK İKİ GÖREVLİ
TABELALARI TUTACAK
Türkiye Futbol Federasyonunca alınan
ancak henüz açıklaması yapılmayan
kararda; maç öncesi yapılan seramonide iki görevlinin tabelaları
tutması ve olası faciayı önlemesi hususunda mütabatakata varıldı. Hakemlerin, Kasımpaşa
- Gaziantepspor mücadelesinde yaşadıkları olayın tekrarlanmaması için
böyle bir karar alındı.
Kasımpaia maçında büyük tehlike
atlatan hakem ekibi
ise; Deniz Ateş Bitnel, Nihat Mızrak, Bahtiyar Birinci, Baki Tuncak
Akkın, Ferhan Kestanlıoğlu, Öner Fırat'tan
oluşuyordu.
-HAKEMLER ÖLÜMDEN DÖNDÜ
Hatırlanılacağı gibi, Kasımpaşa - Gaziantepspor mücadelesinde maç
öncesi yapılan seramonide,
sahaya önceden tanıtım ve
estetik görünüm amaçlı
yerleştirilen, üzerinde
"Spor Toto Sper Lig" yazan tabela, rüzgar nedeniyle, az daha hakem
5'lisinin üzerine düşüyordu.
Düşen tabeladan,
ÖZEL
ÖZEL
HABER
HABER
hakemler, Elyasa'nın uyarısıyla son anda
kurtuldu. 5.Yardımcı Hakem ise, ayağından
ufak bir darbe alarak kurtulabildi. Yaşanan
bu olaya ise TFF önlem aldı.
-FEDERASYONDA 'SAĞLIK'
HEP '1' NUMARALI GÜNDEM
Futbolcu
sağlığı konusunda ol-
dukça hassas davrarnan Türkiye Futbol Federasyonu, sporcuların ve hakemlerin atlattığı bu facianın hemen ardından aldığı bu
kararı basın ile paylaşmadı.
Ancak maçlarda bu karar uygulandı. Bu
kararı ise Sondakika Gazetesi duyuruyor. Ve
bilindiği üzere,
TFF'nin aldığı tüm
kararlarda ana madde sağlık...
Hem sporcu hem hakem hem de müsabakayla ilişkili olan herkesin sağlığı konusunda kararlar alan TFF, bu kararı almakta
da gecikmedi
-UYGULAMA BUCASPOR'UN
SAHASINDA DA GÖRÜLDÜ
Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı
bu karar, İzmir ekiplerinden Bucaspor müsabakasında da görüldü. Kurulduğu yer itibariyle oldukça fazla rüzgar alan Buca Arena Stadında, rüzgardan etkilenmesi muhtemel tabelayı, iki güvenlik görevlisi tutarak
yaşanabilecek bir faciayı önledi.
SMS HİZMET ALIMI
KARŞIYAKA BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ
SMS HİZMET ALIMI hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/164954
1-İdarenin
a) Adresi
: BAHRİYE ÜÇOK BULVARI NO 5 KARŞIYAKA/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası : 2323994331 -2323688018
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : 7.500.000 ADET SMS HİZMETİ
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: KARŞIYAKA BELEDİYESİ /İZMİR
c) Süresi
: İşe başlama tarihi 01.01.2015, işin bitiş tarihi 31.12.2015
3-İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Bahriye üçok Bulvarı no 5 kat 6 Karşıyaka/İzmir
b) Tarihi ve saati
: 15.12.2014 -11:00
4.İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1.Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu ticaret ve/veya sanayi odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğinin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya
bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra
düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
4.2.Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1.İş deneyimini gösteren belgeler:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin %
30 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya
teknolojik ürün deneyim belgesi.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1.
Kamu ve Özel Sektöre her türlü SMS Hzmet alım işi Benzer iş olarak kabul edilecektir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 30 TRY (Türk Lirası) karşılığı Karşıyaka Belediyesi Özel
Kalem Müdürlüğü adresinden satın alınabilir.
7.2.İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar KARŞIYAKA BELEDİYESİ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ adresine elden
teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir
iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (otuz) takvim günüdür.
12.Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
Sondakika 5/12
Basın: 13321
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Balıkesirspor teknik direktör
Kemal Özdeş ile anlaştı
Süper Lig ekiplerinden Balıkesirspor, teknik direktör Kemal Özdeş
ile anlaştı. Bugün akşam saatlerinde
şehre gelmesi beklenen Özdeş'in takımın başında ilk antrenmanına çıkacağı öğrenildi.
Süper Lig'de zor günler geçiren
ve 5 puanla ligin son sırasında yer
alan Balıkesirspor'da İsmail Ertekin'den boşalan teknik direktörlük
görevine Kemal Özdeş getirildi.
Kırmızı beyazlı ekipte, Sivasspor
yenilgisinin ardından teknik direktör İsmail Ertekin ekibiyle birlikte
görevinden istifa etmişti.
Balıkesirspor Kulüp Başkanı
Tuna Aktürk, yeni dönemin Balıkesirspor'a hayırlı olmasını dileyerek,
"Cumartesi günü Fenerbahçe ile
zorlu bir maç oynayacağız. Sonuçta
takımımız puan almak için elinden
gelen en yüksek gayreti gösterecek.
Taraftarımızla birlikte bütünleştiğimiz zaman neler yapacağımızı bütün Türkiye geçen yıldan biliyor.
İnşallah cumartesi günü de taraftarımızı arkamıza alıp iyi bir futbolla
iyi bir netice almak istiyoruz." dedi.
Başkan Aktürk, teknik direktör
Kemal Özdeş'in kendisini kırmızı
beyazlı renklere bağlayacak olan
resmi imzayı ise yarın atacağını
söyledi. (CİHAN)
Demirören: Zaten istemediğimiz
seyirciler gelmiyor
T
ürkiye Futbol Federasyonu (TFF)
Başkanı Yıldırım
Demirören, E-bilet
uygulaması passolig hakkında değerlendirmelerde bulundu. Demirören PTT 1.
Lig’de 72 bin adet passolig satıldığını söyleyerek, "İstemediğimiz seyirciyi çıkarsanız aslında, düşüş de yok. Zaten istemediğimiz seyirciler gelmiyor." dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı
Akif Çağaty Kılıç, TFF Başkanı Yıldırm Demirören, PTT 1.
Lig kulüp başkan ve yöneticilerini bakanlıkta kabul etti.
Toplantıda kulüplerin maddi
anlamdaki problemleri, passolig ve kulüpler yasası konuları
konuşuldu. Toplantıda konuşan Demirören, Türk futbolunun problemlerinin en başında
kulüp borçlarının geldiğini belirterek, bunun sadece PTT 1.
Lig kulüpleri için değil, Süper
Lig kulüpleri için de geçerli olduğunu söyledi. Demirören,
şöyle konuştu:
"Çünkü PTT 1. Lig çok
kritik bir nokta. Bu noktada
çok zor durumda olan kulüpler, bunun örneklerini de yaşıyoruz. Sakarya’dan, Kocaeli’den, tamamen dümdüz aşağıya gidiyorlar. PTT 1. Lig’de
onun için destek ve yapılması
gerekenler Süper Lig’den daha
da fazla gözüküyor. Bir de
PTT 1. Lig bütün Anadolu’yu
temsil ediyor. Bir tane İstanbul
takımı da yok."
E-bilete bütün kulüplerin
gönülden inandığını söyleyen
Demirören PTT 1. Lig’de 72
bin adet passolig satıldığını
kaydetti. Seyirci ortalamasını
değerlendiren Demirören, "İstemediğimiz seyirciyi çıkarsanız aslında düşüş de yok. Zaten istemediğimiz seyirciler
gelmiyor." ifadelerini kullandı.
"YAPILAN HER AÇIKLAMA
TRİBÜNLERİ ETKİLİYOR"
Demirören’in ardından konuşan Bakan Kılıç da sporda
şiddetle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Kılıç,
"Futbol sahasında, spor salonunda, yüzme havuzunda yani
kısacası spor tesisinde, spor
yapılan mekanda, fiziki mekanda şiddetin aması, fakatı
bahanesi yoktur. Bunu içselleştirirsek, üzerine gidersek bu işi
çözebiliriz. Bunu tek bir çözümü var, hepimizin aynı pencereden bakıp, yeri geldiği zaman öz eleştiri yaparak, çünkü
spor yöneticilerine de burada
düşen görevler var. Yaptığımız
ve yapacağımız her açıklama
hem tribünlere hem saha içindeki atmosferi, hareketleri
davranışları etkiliyor. Burada
medyaya da büyük bir iş düşüyor. Çünkü gündeme taşıdığımız yazdığımız, dillendirdiğimiz konular içerisinde yaptığımız değerlendirmeler de etkiliyor." dedi.
Daha önce gidemediği müsabakalara gitme talebinde bulunan vatandaşların olduğunu
ifade eden Bakan Kılıç, "Tribünlere zaten bizim gelmesini
istemediğimiz taraftar olmayan, sorun çıkarmak için, şiddet yapmak için gelen ve gelmiş olan kişileri hiç biriniz istemiyorsunuz. Spor centilmenliktir, kardeşliktir ve birliktir.
Müsabakanın sonucu üç şekilde olabilir. Sonuçta oradaki
sporun ruhunun kazanması lazım." diye devam etti.
"TAMAMEN YOK ETTİK,
DİYEMİYORUM"
Bakan Kılıç doping konusunda ciddi bir mesafe kaydettiklerini de ifade ederek, "WADA Başkanı’nın da yakın zamanda Türkiye’ye ziyaretinde
dile getirdiği önemli bir husus
vardı. Türkiye’nin doğru yolda
olduğunu söyledi. Bu önemli,
çünkü WADA uluslararası anlamdaki kurumu konumunda.
Ciddi bir başarıya doğru gidiyoruz. Başarıdan kastım şu dopingin ciddi manada azaldığını
görüyoruz. Tamamen yok ettik, diyemiyorum. Ama rakamların da gösterdiği bir düşüş
içerisindeyiz." sözlerini tamamladı. (CİHAN)
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
İZSU: Suyumuz temiz güvenle içebilirsiniz!
Buca Kaynaklar Mahallesi’nden geçen Tahtalı Çayı’na
kanal sularının karıştığı iddiasına yönelik açıklama yapan
İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, hem Tahtalı Baraj
gölünden hem de derelerden
aldıkları numunelerin standartlara uygun olduğunu belirtti
Yetkililer, İzmir’in içme suyunun Halk
Sağlığı Müdürlüğü ile belirlenmiş olan 80
noktadan her hafta alınan numunelerle
denetlendiğini ve “İnsani Tüketim Amaçlı
Sular Hakkında Yönetmelik” standartlarına göre uygun içilebilir su kalitesinde
olduğunu söyledi. Buca Kaynaklar Mahallesi’nden geçen Tahtalı Çayı’na kanal
sularının karıştığı iddiasına yanıt veren İZSU Genel Müdürlüğü, hem derelerden
hem Tahtalı Baraj gölünden aldıkları numunelerin standartlara uygun olduğu belirtti. Kaynaklar Mahallesi’nin kanal pro-
jesinin hazır olduğunu, 60 kilometrelik
kanal hattı ile Kaynaklar, 29 Ekim ve
Zafer mahallelerinin evsel atıklarını
toplayacaklarını bildiren yetkililer, kamulaştırma ve devir işlemlerinin tamamlanmasının ardından çalışmaların başlayacağını bildirdi. İZSU Genel Müdürlüğü’nün konuyla ilgili açıklaması şöyle;
A1 kalitesinde
“Tahtalı-Balçova barajlarından temin
edilen içme ve kullanma suyu, her iki yerde bulunan içme suyu arıtma tesislerinde
arıtıldıktan sonra şebekeye verilmektedir.
Baraj havzalarındaki kısıtlayıcı koruma
kontrol çalışmaları ile göl ham su kalitesi
A1 sınıfında (Basit fiziksel arıtma ve
dezenfeksiyon ile içilebilir su kalitesinde)
olup içme suyu arıtma tesisi çıkış su
kalitesi de ‘İnsani Tüketim Amaçlı Sular
Hakkında Yönetmelik’ standartlarına göre
uygun, içilebilir su kalitesindedir. Tüm
tesis giriş ve çıkışlarından, su dağıtım depolarından ve şebekeden günlük/haftalık
numuneler alınarak ‘Akredite’ İZSU laboratuvarında analiz edilmekte ve kontrol
edilmektedir. Ayrıca Halk Sağlığı Müdür-
lüğü ile birlikte belirlenmiş olan İzmir
merkez ilçelerinde toplam 80 noktadan her
hafta alınan numuneler Halk Sağlığı ile
İZSU laboratuvarında analiz edilmektedir.
Analiz sonuçları izlenmekte, hem İl Sağlık
Müdürlüğü’nün hem de İZSU’nun web
sayfasında düzenli olarak yayınlanmaktadır. Ayrıca Tahtalı Barajı’na akan derelerden de numuneler alınmaktadır. Dere
numuneleri de standartlara uygun olup
içme suyunu tehdit edecek bir kirlilik söz
konusu değildir"
(HABER MERKEZİ)
Kimseye izin vermedik
Akdeniz'in tarihi, kültürü ve siyaseti, İzmir'de düzenlenecek sempozyumda tartışılacak.
İzmirBüyükşehir
Valiliği, Bozdağ
bölgesinde
altın ve gümüş
madeni27-28
kurulmasıyla
ilgili herhangi
İzmir
Belediyesi
İzmir Akdeniz
Akademisi'nin
Kasım tarihlerinde
bir izin ya da onayın
verilmediğini
bildirdi.
basın
bürosundan
yapılan açıklamadüzenleyeceği
"Uluslararası
Akdeniz
Tarihi, Valilik
Kültürü
ve Siyaseti
Sempozyumu"
alanında
da, bazıkişileri
gazetelerde
Bozdağ'da
altın madeni
kurulması
girişimlerine
onay verildiği
uzman
bir araya
gelecek. Kültürpark
İzmir
Sanat Konferans
Salonu’nda
gerçekleşecek
"Uluslararası
Akdeniz
Tarihi,
Kültürü
ve Siyaseti
konusunda
uzman
yönünde
haberlerin
yer aldığı
ancak
bunun
gerçeğiSempozyumu",
yansıtmadığı belirtildi.
Madenin
tarihçiler
, yazarlar
, kültür
yöneticileri
ve diplomatlar
ile akademisyenleri
buluşturacak.
kurulmak
istendiği
Gölcük
bölgesinin
kendine özgü
endemik bitki türleri
ve güzel
Sempozyumda
"Akdeniz’
de Kent,
Birey,işaret
Toplum",
"Akdeniz’
de İktisadi
ve Toplumsal
manzarası ile özel
bir bölge
olduğuna
edilen
açıklamada,
bu güzelliklerin
geleDönüşümler",
"Akdeniz Kültür
Havzası",
"Akdeniz’
dekiraporu
Siyasal
ve Diplomatik
Gelişmeler",
cek nesillere aktarılması
ve maden
yatırımı
için ÇED
alınmasının
gerektiği
"Geleceğin
Akdeniz’i
ve İzmir"
gibi başlıklar
yönünde karar
verildiği
kaydedildi.
(AA) tartışılacak. (AA)
5 Aralık 2014 Cuma
İzmir'e ŞAŞI BAKIYOR
hizmetleri görmüyor
www.sondakikagazetesi.com
EĞRİDERE
Rekreasyon
Alanı açılıyor
Bornova Belediyesi, yerel seçimlerin ardından mahalle statüsü kazanan Eğridere’de, yeşil alan, çim saha, oyun parkı ve
spor aletlerinden oluşan rekreasyon alanındaki düzenlemeleri
tamamladı. 6 Aralık Cumartesi günü saat 12.30’de açılışı
yapılacak olan rekreasyon alanında, hem çiftçiliği desteklemek
hem de boş arazileri değerlendirmek amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi ortak organizasyonu ile
meyve fidanı dağıtımı da gerçekleştirilecek. Eğridere Mahalle
Muhtarı Hüseyin Şeker, “50 senelik hayal, Bornova Belediyesi’nin çalışmaları ile gerçek oldu” dedi. Homeros Vadisi’ne giden yol üzerinde bulunan rekreasyon alanında, gençlerin futbol oynayacağı çim saha ve seyir terası işlevi görecek tribünler
yapıldı. Arkasındaki ve çevresindeki yeşil alan düzenlemesiyle
bütün oluşturan alana kauçuk zeminli çocuk oyun parkının
yanısıra spor aletleri de yerleştirildi. Eğridere Mahalle Muhtarı
Hüseyin Şeker, “50 senelik hayal Bornova Belediyesi’nin
çalışmaları ile gerçek oldu” dedi. 6 Aralık Cumartesi saat
12.30’da yapılacak alanın açılışından önce İzmir Büyükşehir
Belediyesi ve Bornova Belediyesi’nin ortak organizasyonu ile
isteyen her bir çiftçiye armut, ayva, badem, dut, elma, erik,
kayısı, kiraz, şeftali, vişne ve zeytin fidanı çeşitlerinden 25’er
adet verilecek. Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila, eskiden köy olan yeni mahallelerin eksiklerinin kısa süre içinde
tamamlanacağını belirterek, “Sadece Eğridere’de değil ilçemize bağlanan tüm yeni mahallelerde çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Eğridere’de vatandaşların talepleri doğrultusunda
rekreasyon alanı oluşturduk. Çiftçilerimizi desteklemek için de
çalışmalar yapıyoruz. Büyükşehir Belediyemizle birlikte fidanlar dağıtarak hem çiftçilerimizi teknik konularda eğiteceğiz
hem de boş alanların üretime kazandırılmasını sağlayacağız.”
dedi. (HABER MERKEZİ)
Başkan Kocaoğlu, katıldığı bir
televizyon programında kent
gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Kocaoğlu, eski
bakan Yıldırım'a çattı. Kocaoğlu,
"Büyükşehir Belediyesi kadar
İzmir’e yatırım yapmadın ama
hala konuşuyorsun" dedi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Kanal 35’te yayınlanan “Gündem
Özel” programında Özgür Hancıoğlu’nun
kent gündemine ilişkin sorularını cevapladı.
Programda ilk soru, SOCAR’ın Aliağa yatırımı
konusunda Büyükşehir Belediyesi’nin plan
yapma yetkisini elinden alarak bölge planlarını “özel proje alanı” ilan eden Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’na karşı açtıkları davayı
neden geri çektikleri üzerine oldu. Bu kararı
vermelerinin tek gerekçesini “İzmir’e gelecek
çok önemli bir yatırımın önünü kesmemek”
olarak özetleyen Başkan Kocaoğlu,
“PETKİM Limanı’nda bir problem yok, yatırımlarını yapıp sürdürüyorlar. Burada
rafineri ve diğer fabrikalar için asgari 7
milyar TL’lik bir yatırım söz konusu. Bu
yatırım da İzmir’de yapılan en büyük yatırım olacak. Türkiye’nin de hatırı
sayılır yatırımları arasına giriyor. Biz yatırımı başından beri destekliyoruz. Ama Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı bizim plan
yapma yetkimize müdahale etti. Yani kendisi plan yaptı ve
orayı ‘özel proje’
alanı ilan etti.
Dolayısı ile bütün
yetkiler Çevre ve
Şehircilik Bakan-
lığı’na geçti. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi
olarak, plan yapma hakkımız, yetkimiz gasp
edildiği için dava açtık. Ve özel proje alanının
plan uygulamasına dava açtık. Bundan sonra
5000’lik ve 1000’lik yapılan ve yatırımın
önünü açan planlara dava açmadık. Ama
özel proje alanı iptal edildiği zaman, sistem
çorap söküğü gibi geriye itiyor. Bu uluslararası bir yatırım ve Azerbaycan devletinin
şirketinin yaptığı bir yatırım. Hem projenin
büyüklüğü hem de 11 yıldır ‘yerelde kalkınma hedefi’ doğrultusunda altını çizerek
verdiğim mücadeleyle bu durum ters düşecekti. Davadan çekilme nedenimiz budur.
Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisine müdahaleyi hiçbir zaman içime sindirmedim,
sindirmem de.. Ama bizim bu konuda
özveride bulunmamız gerekiyordu” dedi.
“Çamlı’dan su numunesi alamıyoruz”
Çamlı Barajı konusuna da değinen Başkan
Aziz Kocoğlu, bölgenin öncelikle bir su
havzası olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Su
havzası olduğu için buraya
baraj yapacağım derseniz
ve DSİ’nin 5 yıllık planlarına alırsanız, bölge baraj
havzası olur. DSİ’nin 5 yıllık planlarından çıkarttığınız
zaman baraj havzası olma
özelliğini ötelemiş olursunuz
ama su havzası olma
özelliğini yani
doğanın verdiği su
havzası olma özelliğini kaldıramazsınız. Altın
aranacağı zaman DSİ’deki
yatırım programından
kaldırıp da ‘burası baraj havzası değil, ben
buraya altın madenine veriyorum’ demek ve
buraya kimseyi sokmamak nasıl bir şeydir;
bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Çamlı bölgesinden İZSU su numunesi
alamıyor. Biz buralar kirlendi diye iddia etmiyoruz. Ama güvenemiyoruz. ‘Kontrol edelim’
diyoruz. Bizi sahaya sokmuyorlar. Valilik ve
DSİ ile yaptığımız yazışmalar var. Biz Efem
Çukuru köyüne halen tankerle su taşıyıp deposuna doldurup kullandırıyoruz. İZSU
tankerlerle su taşıyarak veriyor. Daha fazla bir
şey söylemeye gerek yok.”
“İzmir’e şaşı bakmasaydı..”
Adalet ve Kalkınma Partisi İzmir Milletvekili
Binali Yıldırım’ın İzmir’e gerçekleştirdiği
gezisi sırasında ortaya attığı “AKP’li ilçe
belediyelerine eşit davranılmadığı” iddialarını
da yanıtlayan Başkan Aziz Kocoğlu şunları
söyledi: “Binali Yıldırım’ın beni, Aziz Kocaoğlu’nu çok iyi tanıdığını biliyorum. Ama
çok iyi tanıyor. 2004-2009 yıllarında 14 tane
AKP’li belediye başkanı vardı. 9 tane
Demokrat Partili belediye başkanı vardı. 3 ya
da 4 tane ANAP’lı belediye başkanı vardı. 1
tane de Genç Parti’den belediye başkanı
vardı. 2004-2009 yılında ayrım yapmamışız.
2009-2014 arasında Bayındır’da ayrım yapmamışız. Şimdi mi ayrım yapıyoruz? Kesinlikle ayrım yapmıyorum. İki-üç gündür buralarda dolanıyor Binali Bey.. ‘Bunlar bir şey
yapamazlar” gibi sözleri var. Hükümet olarak
bir Büyükşehir Belediyesi kadar İzmir’e yatırım yapmadın. 5 misli değil daha da altındasın. Valinin maaşını, korumanın maaşını
toplayarak ‘ben İzmir’e yatırım yaptım’ derseniz, o farklı bir şeydir. Binali Bey seçimi
kazanabilirdi ama Bakan olduğundan bu
tarafa, 12 sene boyunca İzmir’e şaşı bakmasaydı... Ben Binali Bey’e üzüldüm.
Gerçekten üzüldüm.’’ (HABER MERKEZİ)
Rüya proje TÜBİTAK'lık OLDU
Rota Koleji lise 9. sınıf öğrencileri, İngiliz Konsolos William Sherard tarafından 311 yıl önce kurulan ve 12 bin bitki
koleksiyonu olan botanik bahçesiyle ilgili
araştırma yapıyor. 160 bin metrekare alanda yeniden canlandırılması düşünülen
bahçe için belediye de proje hazırladı.
Gaziemir’de 311 yıl önce İngiliz Konsolos William Sherard tarafından kurulan
ve 12 bin bitki koleksiyonuyla
Türkiye’nin ilk, dünyanın da en eski
dördüncü botanik bahçesi, TÜBİTAK
tarafından ortaöğretim öğrencilerine
yönelik her yıl düzenlediği araştırma
yarışmasına konu oldu. Rota Koleji’nin
9. sınıf öğrencileri; Ege Üniversitesi,
Dokuz Eylül Üniversitesi ve Gaziemir
Belediyesi’nin desteğiyle başlattıkları
çalışma için İngiltere’deki kaynakları da
mercek altına aldı. Botanik biliminin
babası kabul edilen Tournefourt’un
öğrencisi olan Sherard’ın evinin önündeki 37 dönümlük arazide kurduğu
bahçenin yeri iki yıl önce Garden History
isimli bir kitap ve bir krokinin yardımıyla
bulunmuştu. Ege Üniversitesi Botanik
Bahçesi-Herbaryum Uygulama ve
Araştırma Merkezi ile Gaziemir
Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü
görevlilerinin izini buldukları bahçenin
tarihi konusunda öğrencilerin başlattığı
çalışma birçok yeni detayı da ortaya
çıkarmaya başladı.
Başkan Şenol’u ziyaret ettiler…
İngiltere’de bahçeyle ilgili çok sayıda
kaynağa ulaşılırken, Oxford Üniversitesi’nde Sherard tarafından kurutulmuş ve
İzmir (Smyrna) ismini verilmiş 50’den
fazla bölgeye özgü bitki türüne ait fotoğraflar elde edildi. Rota Koleji Anadolu
ve Fen Liseleri Müdürü Serkan Gözder,
Tarih Öğretmeni Necmiye Ulusoy Sezgin, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk
İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Ahmet Mehmetefendioğlu, Ege Üniversitesi Botanik
Bahçesi-Herbaryum Uygulama ve
Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Serdar
Gökhan Şenol, Gaziemir Belediye
Başkanı Halil İbrahim Şenol’u makamında ziyaret ederek yapılan çalışmaları anlattılar. Halen zeytin ve çam ağaçları bulunan botanik bahçesi üzerinde yapılaşma
olmamasının büyük şans olduğunu dile
getiren Başkan Şenol, 160 dönüm üzerinde yeniden canlandırmak için hazırladıkları proje hakkında
bilgi sundu. Büyükşehir Belediyesi’nin
destek verdiği projenin Gaziemir’in değil
İzmir’in prestij projesi olacağını, botanik
bilimiyle uğraşanlar ile yoğun şekilde
turist çekme potansiyeli olduğunu dile
getiren Şenol, “Bu projeyi bir an önce
hayata geçirmek istiyoruz. En büyük engel kamulaştırmayla ilgili. Bu sorunu bir
an önce aşmak için gereken destekleri
bulmakla ilgili girişimlerimiz sürüyor”
dedi. (HABER MERKEZİ)
Download

tff, o olaya önlem aldı