SAYFA 1
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
ÖZEL
ÖZEL
HABER
HABER
İzmir’de, Trafik kazalarının sayısı git gide artmaya başladı
KAZA VE YER AYNI
ARAÇ VE KİŞİLER FARKLI
k
o
y
ı
b
y
a
k
n
Ca
Trafik sorunu ile boğuşan İzmir’de; trafikte yaşanan kaza sayısı her geçen gün artıyor. Daha birkaç gün önce gazetemiz Sondakika’nın birinci ve üçüncü sayfasından
verdiğimiz kaza haberinin üzerinden çok kısa bir süre geçmişti ki; aynı yerde, aynı
hatadan başka bir kaza yaşandı. Konak yönünden gelen ve Üçyol’a sapmak isteyen
otomobil; kontrolsüz bir şekilde yola çıkan 35 VP 852 Plakalı araç ile çarpıştı
KAZADA ÖLEN VE YARALANAN OLMADI
Yaşanan bu elim kaza, Üçyol tarafına dönmek isteyen
sürücünün, önüne çıkan 35 VP 852 Plakalı aracı fark
edip, frene basmasıyla, daha da elim bir kaza olmaktan kurtuldu. Kısa bir süre kazanın şokunu üzerinden
atlatamayan sürücüler, araçtan inip derin bir ‘oh’
çekti. Akabinde her iki taraf da aracını kontrol etti.
BU SEFER KAVGA OLMADI
www.sondakikagazetesi.com
17 Ekim 2014 Cuma
Böylesine bir dikkatsizlik sonucu yaşanan kazada, ikinci bir korkulan şey, sürücülerin birbirleri ile kavga
etme durumu idi ki bu kazada böyle bişey yaşanmadı. Her iki sürücü de araçtan inip, özür diledikten
sonra araçlarını kontrol etti. Sürücülerin soğukkanlı
olması ise dikkat çekiciydi. Araçlarını kontrol eden
her iki taraf da aralarında anlaşmaya vardı. 3’te
ANNE SEVGİSİNE
FRANSIZ KALDILAR
Gürültü yapılıyor şikayetiyle 5 çocuğuna el konulduğunu söyleyen
Hülya Beyazıt, "Çocuklarımı Fransız bir aileye verdiler. Birkaç defa
görüştüm. Çok kötü dayak yemişler. Cumhurbaşkanımızdan,
başbakanımızdan çocuklarımı kurtarmalarını istiyorum" dedi
RAHMİNİ BİLE ALMIŞLAR
Fransa’da, Fransız vatandaşların şikayeti üzerine beş çocuğu
elinden alınarak koruyucu ailelere verilen Hülya Beyazıt
yardım istedi. Devlet büyüklerine, "Allah rızası için çocuklarımı kurtarın." diye seslenen gözü yaşlı anne, “Bizi ailecek
paramparça yaptılar.” dedi. Beyazıt, Fransa'da isteği dışında
rahminin alındığını da iddia etti.
İzmir’de yaşayan Hülya Beyazıt’ın eşi Kıyasettin Beyazıt, ilk
çocukları Gülsüm henüz 4 aylıkken çalışmak için Fransa’ya
gitti. Yaklaşık 6 yıl sonra 2006 yılında eşi Hülya ve o dönemde
6 yaşında olan kızı Gülsüm’ü de yanına aldı. Çiftin Fransa’da
Selvia (7), Sindi (5), Yusuf (3) ve Yakup (1,5) isimlerinde 4
çocukları daha oldu. İddiaya göre oturdukları apartmanda
yaşayan Fransız vatandaşları, evden gürültüler geldiğini ve
çocuklara şiddet uygulandığını söyleyerek polise şikayet etti.
Fransız polisi, çocukları aileden aldı. Mahkeme kararıyla
Beyazıt çiftinin beş çocuğu, koruyucu aile olarak Fransız
vatandaşlarına verildi.
Tekstilspor'dan
Zolan'a ziyaret
Konak'ta IŞIĞA
300 metre kaldı
Konak Tüneli Proje Müdürü
Durnabaş: "Son 300 metredeyiz, bir aksilik olmazsa
tünelleri mayıs ortasında
trafiğe açmayı planıyoruz"
16
10
DEMİRCİ’NİN GİZLİ KAHRAMANI
ELFİDA yine
KORELİ HASAN
DUYGU DOLU ANLAR...
DÜNYAYI BAŞLARINA
YIKMAK... 8’de
>>
Serap
MustafaYAŞAR
ARSLAN
BUZRUL
yazdı yazdı
LTD.ŞTİ
HER DEVRİN
ORTAKLARININ
9’da 9’da
ALACAKLARI
FİRAVUNLARI VAR
>>
>>
Bornova Belediyesi’nin KOSGEB ile işbirliği
yaparak kendi işinin sahibi olmak isteyenler
için başlattığı ‘Uygulamalı Girişimcilik
Eğitimi’nin tanıtım toplantısı yapıldı, ilk
başvurular alındı. Bornova Belediyesi Nikah
Salonu’ndaki toplantıda bir iş fikri olup
destek isteyen girişimci adaylarına hayallerini gerçeğe dönüştürmek için izlemeleri
gereken prosedürler anlatıldı. Başvuruların
31 Ekim 2014’e kadar devam edeceği Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nde 90 kişiye 70
saatlik kurs verilecek. Tüm kurs organizasyonunu Bornova Belediyesi üstlendiği için girişimci adayları hiçbir ücret ödemeyecek.
Kurs sonunda başarılı olanlar KOSGEB
desteklerinden de yararlanabilecek. 8’de
Kurum, bu yılın ilk 6 ayında tüm sağlık harcamalarına toplam 27 milyar 743 milyon lira ödeme
yaptı. Ödemelerin 18 milyar 609 milyon lirasını
tedavi, 8 milyar 740 milyonunu ilaç faturaları, 394
milyon lirasını ise diğer harcamalar oluşturdu.
devamı 16’da
BANA İHTİYAÇLARI VAR'
Sabit İNCE yazdı
Bu fırsat kaçmaz
SGK sağlığa yaklaşık
28 milyar lira harcadı
POLİS ÇOCUKLARI ALDI
Çocuklarından 6 aydır uzak olduğunu gözyaşı dökerek anlatan
anne Beyazıt, evlatlarının kurtarılmasını istedi. Beş çocuğunun
şu an Fransız ailelerde değil, anne babanın yanında olması
gerektiğini belirten Beyazıt, “Çocuklarım çok küçük, onların
bana, benim de onlara ihtiyacım var. Çocuklarım bensiz
yaşayamaz. Onlar benim çocuklarımın psikolojisini, dengesini
bozdular, sakat ettiler, yarım insan yaptılar” dedi.
devamı 8’de
Kendi işini kurmak isteyenler
Türk ordusunun Kore’ye çıkışı anısına
Celalbayar Üniversitesi Yüksekokul Müdürü Doç.Dr İsmail Taşlı, Demirci İlçe
Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli
Üsteğmen Bayram Tahanoğlu ve 87 yaşındaki Kıbrıs Gazisi Kamil Aydemir
Demirci’de yaşayan Kore Gazisi Hasan
Bozkurt’u ziyaret etti. 10’da
kalem tutamadı
Dünyada nadir rastlanan "Epidermolyssis Bullosa"
adlı deri hastalığıyla
dünyaya gelen 7
yaşındaki Elfida,
yapışan parmaklarının
ayrılması için 200
gündür ameliyat olmayı
bekliyor. "Elfida
hastalığının tedavisi olmadığını biliyor
ama kalem tutmak istiyor.
16’da
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
17 Ekim 2014 Cuma
Pamukkale 78 ören yerinin
EN ÇOK KAZANDIRANI
Beyaz travertenleriyle ünlü Denizli'deki Pamukkale, bu yıl ören yerleri arasında ziyaretçi sayısı ve gelir bakımından birinci sıraya yükseldi
U
NESCO Dünya Miras Listesi'ndeki "beyaz cennet" Pamukkale'nin bu yıl ören yerleri içerisinde ziyaretçi sayısı
ve gelir bakımından birinci
sırada olduğu bildirildi.
Kaplıcalardan akan sulardan geriye kalan
karbonatların çökelmesiyle oluşan travertenleriyle benzersiz bir doğal güzellik olan
Pamukkale, ziyaretçilerin ilgisini hiç yitirmiyor. Ziyaretçi sayısında geçen yıla göre
yüzde 9,6 artış olduğu belirtilen Pamukkale'nin Türkiye'de ücretli girilen 78 ören yeri arasında birinci sıraya yükseldiği bildirildi.
Denizli Kültür ve Turizm Müdürü
Mehmet Korkmaz, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Denizli'nin termal sağlık, kültür, inanç, spor, kongre, alışveriş, bitki botanik, ornitoloji ve ekoturizm gibi 10 ana
turizm başlığında sayılabilecek turizm çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek 18 bin
700 yatak kapasitesi ve uluslararası havaalanıyla yılın 12 ayı turizme hizmet verdiğini kaydetti. Dünyada kendi ölçüsünde benzeri bulunmayan ve UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Pamukkale nedeniyle Denizli'nin, Türkiye'nin önde gelen
turizm destinasyonlarının başında geldiğini ifade eden Korkmaz, şöyle konuştu:
"Kültür ve Turizm Bakanlığımız, ülke genelinde 313 müze ve ören yerinin işletilmesinden yetkili ve sorumludur. Bu müze
ve ören yerinden 125'i ücretsiz. 110 müze
ve 78 ören yeri ücretli. 78 ören yeri içerisinde Pamukkale ören yeri de bulunmaktadır. Bakanlığımızın geçen ay kamuoyu ile
paylaştığı 8 aylık verilere baktığımızda Pamukkale Ören Yeri'nin Efes Ören Yeri'ni
geride bırakarak ören yerleri sıralamasında
1. sırada olduğunu görüyoruz. Pamukkale'de verilen hizmetin neticesi olarak bu
seneki yakaladığımız bu ziyaretçi sayısı ile
de ülkemizde tek olma özelliğini yakalamış durumdadır. Kültür ve Turizm Bakan-
lığı, Denizli Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak gerek yurt içindeki ve gerekse yurt dışındaki uluslararası fuarlarda
Denizlimiz ve bilhassa Pamukkale antik
kenti tanıtılmakta. Bu tanıtım da Pamukkale'ye gelen ziyaretçi sayısının artmasında önemli bir rol oynamıştır."
- 9 ayda 1,5 milyon ziyaretçi
Eylül ayı sonu itibarıyla Pamukkale ören
yerini ziyaret eden kişi sayısının 1 milyon
542 bin 328 olduğunu açıklayan Korkmaz,
geçen yılki verilere göre bu yıl Pamukkale'ye gelen ziyaretçi sayısında yüzde
9,6'lık bir artışın görüldüğünü söyledi.
Korkmaz, turistin güvenlikli ve kaliteli
hizmeti tercih ettiğini, tesis yönünden de
yeni tesislere sahip olan Türkiye'nin yabancı turistlerin tercihi olduğunu vurguladı.
Bölgeye gelen yabancı turistlere bakıldığında bölgenin başta Rusya ve Almanya
olmak üzere İngiltere, Japonya, Güney
Kore, Çin ve Uzakdoğu ülkelerinden ziyaretçi aldığına işaret eden Korkmaz, "Bunun yanında 20'ye yakın ülkeden Pamukkale'nin ziyaretçisi olmaktadır. Bölgemize
inanç turizmi, termal sağlık turizmi ve kültür turizmi için gelen turistler var. Rusların
bölgemize gelmelerinin, bölgemizi tercih
etmelerinin en önemli sebebi Pamukkale
Ören Yeri ve termal sularının olmasıdır"
şeklinde konuştu.
- Müzelerin en çok
kazandıranı ise Ayasofya
Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine
göre "ören yerleri" arasında en çok ziyaretçi sayısında Pamukkale birinci olurken
müze kategorisinde ise Ayasofya birinci
durumda. Müze ve ören yerleri bir arada
hesaplandığında ise 2014 yılının ilk sekiz
ayında 280 milyon lira gelir elde edilirken,
gelirde birinci sırada 40 milyon 301 bin 35
lirayla Ayasofya Müzesi, ikinci sırada 39
milyon 279 bin 465 lirayla Topkapı Sarayı
Müzesi, üçüncü sırada 22 milyon 599 bin
375 bin lirayla Pamukkale Hierapolis Ören
Yeri, dördüncü sırada 9 milyon 279 bin 40
lira ile İzmir Efes Ören Yeri yer alıyor.
Müze ve ören yerlerinin ziyaretçi sayısına
bakıldığında, 2014 yılının ilk 8 ayında 2
milyon 236 bin 205 ziyaretçiyle İstanbul
Topkapı Sarayı Müzesi birinci, 2 milyon
128 bin 584 kişiyle Ayasofya Müzesi ikinci, 1 milyon 276 bin 398 kişiyle Mevlana
Müzesi üçüncü, 1 milyon 201 bin 272 kişiyle Pamukkale Hierapolis Örenyeri dördüncü, 1 milyon 159 bin 225 ziyaretçiyle
İzmir Efes Örenyeri beşinci sırada geldi.
(AA)
Yasemin Aydeniz’in kadın portreleri görücüye çıktı
Urlalı Ressam Yasemin Aydeniz’in Kadın portreleri, Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde görücüye çıktı
Açılışını Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar’ın yaptığı “Kadın” konulu
resim sergisi, 24 farklı kadın duygusunun yansıtıldığı portreler ile
Urlalı sanatseverlerin beğenisine
sunuldu.Dokuz Eylül Üniversitesi
Resim Öğretmenliğinde bir süre
eğitim gördükten sonra, Fırat Üniversitesi’nden Grafik Bölüm 1’ncisi
ve Okul 2’ncisi olarak mezun olan
ve eğitimini Süleyman Demirel
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Bölüm 2’ncisi ve Okul
3’ncüsü olarak tamamlayan Yasemin Aydeniz’in resimleri büyük ilgi
gördü. Urla’da yayınlanan Pencere
Haber Gazetesi’nde 3 yıldır köşe
yazarlığı yapan Ressamın tasarımları yurt dışından da ilgi görüyor.
Selanik’teki Atatürk’ün evini resmettiği tasarımı, 1994 yılından
beri T.C. Selanik Başkonsolosluğu
tarafından tebrik kartı olarak kullanılıyor.Kadınların duygusal zekalarının güçlü olduğunu ve portrelerini resmederken kendi hislerinin yanı sıra kendisini etkileyen
kadın fotoğraflarından da esinlendiğini söyleyen Yasemin Aydeniz’in resimlerini 18 Ekim Cumartesi gününe kadar görebilirsiniz.
(HABER MERKEZİ)
51. Uluslararası ANTALYA
Altın Portakal Film Festivali
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film
Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde "İyi Biri" isimli film, sinemaseverlerle buluştu.
Ayhan Sonyürek'in yazıp yönettiği film, Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu'nda
gösterime girdi. Filmi, Jüri Başkanı Yılmaz
Erdoğan, jüri üyeleri, film oyuncularıyla sanatseverler izledi.
Yönetmen Ayhan Sonyürek, gösteri sonrası düzenlenen söyleşide, önce Ulusal Uzun
Metraj Film kategorisinde yer alan ve kendisi dahil 9 filmin yönetmeni tarafından imzalanan, sansüre karşı ortak bildiriyi okudu ardından soruları yanıtladı.
Sonyürek, 2006 yılından beri film yapmadığını ve 3 yıl Mersin'de yaşadığını ifade ederek, "Bu filmi çekip döndüm" dedi. İlk, orta
ve lise tahsilini Mersin'de yaptığını ve güney
insanını çok iyi bildiğini belirten Sonyürek,
filmin ilk adının da "Güney" olduğunu
ve filmde güney içinde bir yolculuğun anlatıldığını söyledi. Filmin büyük oranda sesli
olarak çekildiğini ifade eden Sonyürek, sadece sorunlu olan yerlerde birkaç yama yapıldığını belirtti. Filmde aslında bir masalın
anlatıldığını dile getiren Sonyürek, o
nedenle anlatırken bazı ayakları tam olarak
yere bastırmadıklarını kaydetti.
Filmde yer alan karakterlerin aslında
kendi etrafındaki kişiler olduğunu belirten
Sonyürek, "Filmdeki Mustafa karakteri benim dedemdir. Mızrap'ta kendimden bazı
parçalar var" ifadesini kullandı.
Sonyürek, filmde ne amaçladığının sorulması üzerine, "Seyirciye bir prospektüs verip
'Bu filmde şunu anlatmak istedim' demek istemem. Seyirci ne anlamak istiyorsa onu anlasın" yanıtını verdi.
Filmin başrol oyuncusu Cengiz Bozkurt
da Sonyürek'le eski arkadaş olduklarını, hatta kendisini tiyatro sahnesinden dizilere yönlendiren kişinin Sonyürek olduğunu ifade etti.
Yakın arkadaşlıkları nedeniyle sette iyi bir
enerji oluşturduklarını kaydeden Bozkurt,
"Film öncesinde özel bir çalışma yapmadık.
Ayhan 'Elimde böyle bir proje var, sen oyna' diye geldi. Ben hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Proje olarak sadece sinopsisi
görmüştüm fakat Ayhan'a çok güvendiğim
için sinopsis yeterli oldu" diye konuştu.
Bozkurt, filmin uzun sürede çekilmiş izlenimi verdiğini, fakat 24 gün gibi kısa bir sürede çekildiğini anlatarak, "Sevdaluk dizisinden çıkıp Cem Yılmaz'ın filmine başladım.
Hemen ardından da bu filme geçtik. Çok
çok sıkıştırılmış zamanda ve çok sıcak bir
ayda temmuzda çektik, büyük başarıydı" dedi. (AA)
Atıklardan yapılan
heykeller ilgi
odağı oldu
Bodrum'da, Kabaağaçlı'nın ölümünün 41. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, atık malzemeler kullanılarak yapılan heykeller sergilendi
Bodrum'da, atık malzemeden yapılan heykeller ilgi odağı
oldu. "Halikarnas Balıkçısı" Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın ölümünün 41'inci yılı dolayısıyla Turgutreis Mahallesi'ndeki D-Marin'de bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinlik kapsamında, atık
malzemelerden yapılan heykeller de sergilendi. Serginin sanat
yönetmeni ve heykeltıraş Rıfat
Koçak, sergide, yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve teknesiyle
dünyanın çevresini dolaşan ilk
Türk denizcisi Sadun Boro'nun
da heykelinin olduğunu söyledi."Mavi Sürgün" adlı kitabını
okuduktan sonra Kabaağaçlı'nın
büstünü yapmaya karar verdiğini anlatan Koçak, yaklaşık iki
ton atık demirden oluşan heykeli 9 ayda yaptığını belirtti.Serginin açılışına katılan denizci Sadun Boro ise Türkiye sularında
yaşanan kirlenmeye dikkati çekti. 60 yıldır yabancı sularda dolaştığını ifade eden Boro, "Ortadoğu hariç, dünyanın hiçbir yerinde, yamyamlar dahil, çevresini bizim kadar kirleten, berbat
eden, betona çevirenine rastlamadım. İnşallah siz gençler
bunlara mani olacaksınız" diye
konuştu.
Bodrum'da çekimlerine ileriki günlerde başlanacak, "İnaf
Gari" filminin yönetmeni Harun
Özakıncı da 29 Eylül'de Turgutreis Çatalada'da su altındaki
atıklara yönelik 8 saatlik dalış
yaptıklarını, denizden saç kurutma makinesi, ütü, dizüstü bilgisayar, cep telefonu, tava, çaydanlık gibi birçok atık malzeme
çıkardıklarını söyledi.
Heykeltıraş Rıfat Koçak'a ait 7
heykelin, bundan sonra D-Marin'de sergileneceği bildirildi.
(AA)
Yıl: 4. Sayı: 1072. 17 Ekim 2014 Cuma
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17 Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Bonzai içen genç, kışlaya girmek isterken tellerde asılı kaldı
Sultangazi’de, bonzai içip çırılçıplak soyunan bir
genç, jiletli tellerden atlayıp askeri kışlaya girmek istedi. Bıçak gibi keskin tellerde sıkışan genç, itfaiyenin
kurtarma çalışmaları sırasında kışlanın içine düştü.
Kışladaki askerler, nizamiyeye götürdükleri şahsı
sağlık ekiplerine teslim etti.
Olay, geçtiğimiz günlerde Sultançiftliği Mahallesi
50. Yıl Baştabya Kışlası’nda meydana geldi. Bonzai
içtiği iddia edilen A.A (28), uyuşturucunun etkisiyle
çırılçıplak soyunarak yakında bulunan askeri kışlaya
girmek istedi. Kışlanın duvarlarına tırmanan genç,
bıçak gibi keskin demir tellerden atlayarak kışlaya
girmek istediği sırada çitlerde sıkışarak asılı kaldı.
Yaklaşık 2 saat tel örgülerde asılı kalan genci fark eden
nöbetçi askerler, duruma müdahale etmek istedi.
Baygın haldeki genci kurtarmakta başarılı olamayan
askerlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve
sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, yaklaşık
yarım saat süren çalışma sonucu A.A’yı sıkıştığı çitlerden kurtarmayı başardı. Demir tellerden aşağı indirildiği sırada kendisini kurtaran itfaiye ekiplerine
direnen şahıs, kışlanın içerisine düştü. Keskin teller nedeniyle vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan genç,
askerler tarafından alınarak nizamiyeye götürüldü. İlk
tedavisi burada yapılan genç, ambulansla hastaneye
kaldırıldı. Gencin durumunun iyi olduğu öğrenildi. Bu
arada, şahsın kurtarılma anı, amatör kameraya yansıdı.
Askerler içeride başka şahıslar olabileceği şüphesiyle kışla içinde arama yaptı. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı. (CİHAN)
BİNA YIKIM İŞİ YAPTIRILACAKTIR
KARABAĞLAR BELEDİYESİ YAPI KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ
İzmir’de, Trafik kazalarının sayısı git gide artmaya başladı
Can
kaybı
yok
Kaza ve yer
AYNI ARAÇ VE
kişiler farklı
Sondakika
Gazetesi Uyarıyor: Aynı
yerde, üst
üste kritik
kazalar oluyor.
Emniyet biran
önce önlem
KAZADA
almalı!
ÖLEN VE
YARALANAN
OLMADI
Yaşanan bu elim kaza, Üçyol
tarafına dönmek isteyen
sürücünün, önüne çıkan 35
VP 852 Plakalı aracı fark edip,
frene basmasıyla, daha da elim bir kaza olmaktan kurtuldu. Kısa bir süre kazanın
şokunu üzerinden atlatamayan sürücüler, araçtan inip
derin bir ‘oh’ çekti. Akabinde
her iki taraf da aracını kontrol
etti.
BU SEFER KAVGA OLMADI
Böylesine bir dikkatsizlik
sonucu yaşanan kazada, ikinci bir korkulan şey, sürücülerin birbirleri ile kavga etme
durumu idi ki bu kazada
böyle bişey yaşanmadı. Her iki sürücü de araçtan inip,
özür diledikten sonra
araçlarını kontrol etti. Sürücülerin soğukkanlı olması ise
dikkat çekiciydi. Araçlarını
kontrol eden her iki taraf da
aralarında anlaşmaya vardı
TRAFİK EKİBİ
ÇAĞIRILMADI
Kazanın ardından trafik ekiplerinin çağırılması beklenirken; her iki taraf ta bunu
yapmadı. Saat 16.00 civarlarında yaşanan bu kazada,
taraflar aralarında anlaşıp,
trafik ekiplerini çağırmadı.
Kazaya, çevre esnafta ilgi
gösterdi. Kazanın ardından
insanlar, sürücülerin yanına
giderek yardımcı oldu.
TRAFİĞİ HEMEN
AÇTILAR
Birkaç gün önce de aynı noktada kaza yaşanmıştı ancak o
Trafik
Trafik sorunu
sorunu ile
ile boğuşan
boğuşan
İzmir’de; trafikte
trafikte yaşanan
yaşanan
İzmir’de;
kaza sayısı
sayısı her
her geçen
geçen
kaza
gün
gün artıyor.
artıyor. Daha
Daha birkaç
birkaç
gün önce
önce gazeteniz
gazeteniz SonSongün
dakika’nın
dakika’nın birinci
birinci ve
ve
üçüncü sayfasından
sayfasından
üçüncü
verdiğimiz kaza
kaza haberinin
haberinin
verdiğimiz
üzerinden
üzerinden çok
çok kısa
kısa bir
bir
süre geçmişti
geçmişti ki;
ki; aynı
aynı yysüre
erde,
erde, aynı
aynı hatadan
hatadan başka
başka
bir kaza
kaza yaşandı.
yaşandı. Konak
Konak
bir
yönünden
yönünden gelen
gelen ve
ve ÜçyÜçyol’a
ol’a sapmak
sapmak isteyen
isteyen otootomobil; kontrolsüz
kontrolsüz bir
bir şekşekmobil;
ilde
ilde yola
yola çıkan
çıkan 35
35 VP
VP 852
852
Plakalı araç
araç ile
ile çarpıştı
çarpıştı
Plakalı
kaza büyük bir trafiğe neden
olmuştu. Çünkü kaza geçiren
araçlar saatlerde yolun ortasında durdu. Ancak bu
kazada böyle bir durum
yaşanmadı. Kaza geçiren araç
sürücüleri, trafik polislerini
çağırmadığı gibi bir de hemen
araçlarını yolun ortasından
çekerek trafiği açtı.
SONDAKİKA GAZETESİ OLARAK UYARIYORUZ: EMNİYET ÖNLEM ALMALI
Sondakika Gazetesi,
geçtiğimiz günlerde; birinci
sayfadan ve üçüncü sayfadan
bir asayiş haberi vermişti. Bu
haber; “TRAFİK KAZASI
TRAFİĞİ FELÇ ETTİ” manşetli
bir haberdi. Bugün haberini
vermiş olduğumuz bu kaza
da, birkaç gün önce haberini
verdiğimiz kaza ile aynı yerde
oldu. Bu yerde ışık yok ve
sürücüler yolu kontrolsüz kullanıyor. Emniyet Trafik Ekipleri, buraya; can kaybı yaşanmadan önlem almalı. Sondakika Gazetesi olarak uyarıyoruz!!!
ÖZEL
HABER
MUHTELİF CADDE VE SOKAKLARDA YAKLAŞIK TOPLAM 52000,00 m² RUHSATSIZ VE RUHSAT EKLERİNE AYKIRI YAPILAN YAPILARIN YIKTIRILMASI VE MOLOZLARIN TAŞINMASI yapım işi 4734 sayılı Kamu
İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler
aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/118043
1-İdarenin
a) Adresi
: ÇALIKUŞU 3209 SOK 47 35110 KARABAĞLAR KARABAĞLAR/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası : 2324147630 - 2324147839
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı : - 52.000 metrekare yıkım işi ve molozlarının taşınması işi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: İzmir Karabağlar Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü İhale Salonu
c) İşe başlama tarihi
: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe
başlanacaktır.
ç) İşin süresi
: Yer tesliminden itibaren 45 (KIRKBEŞ) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İzmir Karabağlar Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü İhale Salonu
Eskiizmir Cad. NO.57/A Baturlar Apt. Karabağlar/İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 05.11.2014 - 11:00
4.İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1.Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili
Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar
odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil
Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu
hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra
düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2.Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1.İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 100 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık
bölümleri:
4.4.1.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği Ek'inde yer alan benzer iş grupları listesi B üst yapı(Bina) işlerinin III.
GRUP İŞLER esas alınacaktır
4.4.2.Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İnşaat Mühendisi, Mimar Diplomaları
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı İzmir Karabağlar Belediye
Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Eskiizmir Cad. NO.57/A Baturlar Apt. Karabağlar/İZMİR adresinden
satın alınabilir.
7.2.İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İzmir Karabağlar Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Eskiizmir Cad. NO.57/A Baturlar Apt. Karabağlar/İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli
taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.İstekliler tekliflerini, Her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde verilecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12.Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Sondakika 17/10
Basın: 11086
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Nazar'ı işkence ile öldüren sanığa
Bingöl'de sağanak yağış nedeni
ömür boyu ağırlaştırılmış hapis cezası ile evler çamurlu su ile doldu
Mersin'de birlikte yaşadığı kadının
9 yaşındaki kızını işkence yaparak
öldüren sanık ağırlaştırılmış ömür
boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
görülen karar duruşmasına tutuklu
sanık Ayhan Ataş, öldürülen Nazar
Yıldız'ın babası Hüseyin Yıldız ile
tarafların avukatları hazır bulundu.
Savunmasında hakkındaki iddiaları
reddeden Ayhan Ataş, beraatini istedi.
Mahkeme heyeti, sanığı, 'eziyet çektirmek sureti ile canavarca hisle
öldürme' suçundan ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Hakkında yakalama kararı bulunan
anne Serap Aldırmaz ise kasten
yaralama suçundan 1 yıl hapis cezası
aldı. 2011 yılında boşanan Hüseyin
Yıldız ile Serap Aldırmaz çiftinin tek
çocuğu olan Nazar Yıldız, birlikte
yaşadığı babasının rahatsızlığı nedeniyle annesine teslim edilmiş, 4
Eylül 2013'te ise dövülüp işkence
edilmiş halde Mersin Üniversitesi
Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne
kaldırılmıştı. Beyin kanaması
geçirdiği belirlenen, kulakları kopmuş
ve vücudunun büyük bölümünde
dayak nedeniyle morluklar tespit
edilen Nazar, 13 gün sonra hayatını
kaybetmişti. Küçük kızın bağışlanan
organları 3 kişiye hayat verdi.
Gözaltına alınan anne Serap Aldırmaz
tutuksuz yargılanmak üzere serbest
bırakılırken, birlikte yaşadığı Ayhan
Ataş, 'çocuğu dövüp işkence yaparak
ölümüne neden olmak' suçundan tutuklanmıştı. (CİHAN)
Bingöl'de etkili olan sağanak
yağış nedeniyle 50'den fazla ev ve iş
yerini çamurlu su bastı. Dağ
eteğinde bulunan Mirzan, Yeni ve
Yeşilyurt mahallerinde bazı ev ve iş
yerleri dünkü yağışta sel sularının
altında kaldı. Alt yapının yetersiz
kalması nedeniyle rögarlardan taşan
su, çamura bulanarak işyeri ve
konutlara zarar verdi. Altyapıdaki
probleme dikkati çeken mahalle
sakinleri, '' 150-200 hanenin olduğu
mahalleye soba borusu gibi boru
takıyorlar. Bu boru, bu mahalleye
yeterli olur mu hiç?" diyerek yetkililere sitem etti. Evine dahi giremeyen Seyithan Güler ise kendileriyle hiç kimsenin ilgilenmediğini
iddia ederek, '' Yetkililer gelip,
bakıp, gidiyor. Biz de böyle mağdur
kaldık.'' dedi. Tarık Ergün ise evinin
önündeki logar kapağının patlaması
sonucu evinin çamur altında
kaldığını ifade ederek, '' Ufak bir
boru, defalarca söylememe rağmen
kendi bildiklerini yaptılar. Yaptıkları
ufak bir boruyla, büyük, şu
genişliğe, şu kadar boru yapmışlar.
O boru çekmedi. Kanalda doluydu.
Yağmur da şiddetliydi, dağlardan
gelende kapağı kaldırdı, kapağı
kaldırmasıyla bu hale geldi. '' diye
konuştu. Sadi Buldar isimli vatandaş ise, "Komple balçık altında
kalmışız. Altyapıya soba borusu getirip döşediler.’’ dedi. (CİHAN)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız,"Rusya tarafına bu talebi ilettik. Bu
revizyonun, 1 Ocak 2015 itibarıyla Türkiye'nin hakkı olduğunu ve konuyla
alakalı hazırlık yapmalarını istedik.Düzenlemelere rağmen BOTAŞ ve ilgili
kurum ve kuruluşların hala eksi yazdığını biliyoruz."şeklinde konuştu
*UVT2WY?VY7XHWWY1XLUXPSXTY;XPXURY7XUVTY4RSQRIC
[email protected] OJLXYNXTX8RUXYWSVN:
NWPSVTWUWYHVSWTNVTVPCY5;OYTV?WILKUOUCY7GTPWLV
OMDOTWLVNW9UWUY/Y3AXPY+,/-YWNWHXTRLSXYDXPPRYKSQOFOUO
?VYHOUOUSXYXSXPXSRYDXIRTSRPYLX>MXSXTRURYWJNVQWP5
QVQWB.WLXJVNY*PKUKMWY?VY7K>SOMY6TXENRTMXSXTRYXP8R
.*76YNXTX8RUQXUY5*UVT2WY6TIY0G?VUSWFWY?VY0GUVLY0XI
1KTWQKTO5Y>XUVSWYQGIVUSVUQWB4RSQRICYHOTXQXPW
PKUOEMXJRUQXCYQGUY76!6)9RUYXUXYDXNYHKTOSXTRUXYWSWEPWU
J<ISVEMVSVTWUYWMIXSXUQRFRURYXURMJXNXTXPCYHOUQXUYJKUTX:
PWYXEXMXQXYWE=WSWPYPKUOJOUQXY?VY7GTPYMGNVXDDWNSVTWUYHO
>TK2VQVUYWLWY>XLYXSXAXPSXTRUXYL<[email protected]:
[email protected]=VAVPY76!6)YPX>JXMRUQXY8XTPSRYVN
PXSRUSRPSXTRUQXY?VY=X>SXTQXY/,YHWUYHKTOUOU
Q<EVUVAVFWUWYHWSQWTVUY4RSQRICYNTVUY?VYNRTSXTSXY--YHWUYJV:
8VTSVY%YLRSQXYHOYHKTOSXTRUYQ<EVUVAVFWUWYPXLQVNNWB;OYNGT
<UVMSWY>[email protected]
QVYKSQOFOUXYQWPPXNWY=VPVUY4RSQRICY/&Y6TXSRP9NXPW
@VSWEMVSVTVYWSWEPWUY57GTPWLVYWUEXSSXDYDVTYPTWI:
[email protected]
JRLTRSXAXPNRTBY/&Y6TXSRPYJXHXDRUQXYHVU
;XPG9QVYHOY>TK2VSVTWUYWMIX
N<TVUWUQVYHOSOUQOMBY1VUQWM
KTXQXLQRMY?VYIWDUWM
HOTXQXLQRBY*FVTY/&Y6TXSRP9NXPW
JWLXJWYWJNWPTXTRYNVDQWNYVQVU
7GTPWLV9QVPWYOUJOTYKSXTXP
HXEXTRSRYKSJXLQRY;XPG9QVPW
XNNRFRMRIYWMIXSXTRUY=KPY8XISX
HWTYQVFVTWCYXUSXMR
KSMXLXAXPNR5YQWLV
PKUOENOB7GTPWLV9UWUYQGULXQXPW
>VNTKSGUYLGIQVY-9WUWUC
[email protected]&,9WUWUYHKTO:
SXTSXYNXERUQRFRYHWTYAKFTX8LXQX
HOSOUQOFOUXYWEXTVNYVQVUY4RSQRICYGSPVYK:
SXTXPYNGMYPKMEOSXTRLSXYVUNVTPKUUVPJWLKUYWSVNWM
DXNSXTRUXYJXDW>[email protected]?VY>VNTKSGYHO:
SOUXUSXTSXYQXYDXNSXTRYHOSOUQOFOUOYXURMJXNNRBY;OYDXNSXTRU
7GTPWLV9UWUYJWLXJWYWJNWPTXTRURY?VYDXTVPVNYPXHWSWLVNWUW
XTNRTXUYHXTREYLKSSXTRYKSQOFOUOYW8XQVYVQVUY4RSQRICY.OTWLV
TV2WMWUWUYJKUYYLRSQRTYLX>NRFRYHGNGUYWUJXUSRPYQRERYVLSVM:
SVTWYNXJ?W>YVNMVQWFWYDXSQVYJ<IYPKUOJOYGSPVQVPWYVSVPNTWP
DXNSXTRURY.OTWLVSWSVT9WUYPOSSXURMRUXYQV?XMYVNNWFWUWYJ<LSV:
QWBY4RSQRICY57GTPWLV9UWUYHGNGUYHOUSXTRCYAKFTX8LXJRURC
[email protected]=VSVTWYKSXTXPYPOSSXUMX
UWLVNWY?XT5YW8XQVJWUWYPOSSXUQRB4RSQRICYLXUMXT9QXY>VNTKS
KSQOFOUOYXUAXPYXJPVTWYQXTHVSVTWUY@<[email protected]:
[email protected]
WJNWPTXTRUY<[email protected]>NRBY7GTPWLV9UWUYJWLXJW
JRURTSXTRYJXHWNYPXSMXPYPXLQRLSXYVPKUKMWPYJRURTSXTRUR
@VUWESVNNWFWUWYW8XQVYVQVUY4RSQRICY57GTPWLVCYXIXTY"VUWI:
W9UQVY%YPWSKMVNTVPXTVSWPYHWTYXSXUQXY-,YLRSSRFRUXYKTXURU
[email protected];)9QVUYJKUTXBY0V=VU
LRSYKTXQXUY+-YMWSLKUYQKSXTYLXSURIAXYKTXQXPWYDWJJVMWIWU
PXTERSRFRYNVMVNNGYXSMRERIBY;OYLRSYIXUUVQWLKTOMYHOUOUYW:
PWYPXNRUXYLXPRUY>XTXYXSRTRI5YX=RPSXMXJRUQX
HOSOUQOB4RSQRICY OJLX:6?TO>XY;WTSWFWYXTXJRUQXPWYPTW:
ISVTVYTXFMVUY7GTPWLV9UWUYHWTNXPRMY>TK2VSVTW
@VSWENWTVAVFWUWCYHOUOUSXYXSXPXSRYDXIRTSRPSXTRURYLX>XAXFRUR
HVSWTNNWB!6;3YWSVY0GUVLY0XIY1KTWQKTO9UOU
7GTPWLVYX=RJRUQXUY8XTPRYHOSOUMXQRFRUXYWEXTVNYVQVU
4RSQRICYDVTYWPWY>[email protected]=VAVFWUWC
>TK2VSVTWUY6?TO>XYGSPVSVTWYX=RJRUQXUY8XTPSRSRP
@<JNVTQWFWUWYXUSXNNRB4RSQRICYPKUOEMXSXTRUYXTQRUQXU
JKTOSXTRYQXYLXURNSXQRBY1RHTRJ9NXPWYVUVT2WYXTXMXSXTRUX
WSWEPWUYHWTYJKTOYGIVTWUVY4RSQRICY1RHTRJ9RUY7GTPYJWLXJVNWUWU
VUY<[email protected][email protected]
1RHTRJYPXLUXPSXTRURUYDVTYWPWYPVJWMVYVEWNY>XLSXENRTRSMXJR
@VTVPNWFWUWYHVSWTNVUY4RSQRICYHOUOUYXLURJRURY$TXPY?V
[email protected]=VTSWYKSQOFOUOYJ<LSVQWB;XPXU
4RSQRICY5/&[email protected]=SVTYNXTX8RUQXUYHXESXNRSQRFR
<UYPXHOSYKSXTXPYXSRUQRFRUQXYHOUOUYUVYPXQXTRUQX
VUVT2WY>TK2VSVTWYVNPWSWYKSQO5YEVPSWUQVPWYJKTO
GIVTWUVYEOUSXTRYPXLQVNNW5;WTYEVL
LX>XTJRURICYHOY/&YGSPVUWUYWEWUV
@VSMVLVHWSWTBY;WTY>TK2VYLXPSXERPYGSPVLWYNXNMWUYVQWLKTYKSXHWSWTBY;OUQXU
HWTYLRSYPXQXTY<UAVCY/&Y6TXSRP9NXUYJKU:
TXY+C-YLRSYQWUSVUQWFWMW
J<LSVMWESVTQWBYYXLYPXQXTY<UAV
QVQWSVTYPWYC-YLRSYQWUSVUMWEJWUB
0V=VUY.XUXLWY;XPXURMRIYX=RPSXQR
%C-YLRSXYLXPRUYQWUSVUMWEWIBY;VSPW
<UGMGIQVPWYXLYHOYJGTVYXTNXAXPNRTB
;VUWYQWUSVLVUYKNOTQOFOMOIYMXDXSSVUWU
MODNXTRYQVFWSCYLXURYHXERUQXPWYPKMEOLXYQX
HOUSXTRYXPNXTXAXPYWUJXUSXTYQVFWSBY"XDX
[email protected]
HWTYEG>DVMYPXSMXQRBY;WIWMYEXDRJSXTRMRIQXUYQXDXY<NVC
7GTPWLVYOMDOTWLVNWY?VY61Y)XTNWYDGPGMVNWUWUYHWT
HXPXURYKSXTXPYQWUSVUWLKTJOUOIBYFTXENRFRMRIY>TK2VSVT
HOUSXTBYVTYGSPVUWUYDKEUONYPXSMXJRURYHVPSVMWLKTOIYHO
>TK2VSVTQVUBYUAVSWPSVY=RPXTRMRIRY?VYGSPVYMVU8XXNSVTWUWC
?XNXUQXERMRIRYQGEGUMVPYHWIWMYVUYNXHWWYDXPPRMRIY?V
DXNNXY@<TV?WMWIBY;WIWMYW=WUYHOYHWTYNVTAWDCYJV=VUVPYQVFWSC
HWTYIKTOUSOSOPB553MIOMQXYDWJJVNNWFWMYXFRTYLGPGY=KP
WLWYHWSWLKTOM5YQWLVUY4RSQRICY7GTPWLV9UWUY=RPXTSXTRYW=WU
HWT=KPY>[email protected]=WTWSVAVFWUWYJ<LSVQWBY4RSQRICY/&
6TXSRPYJGTVAWUWUYXUXSWIYVQWSMVJWYDXSWUQVYHOY>TK2VSVTQVU
HXFRMJRIYKSMXQRFRURUY@<TGSVHWSVAVFWUWYQV
J<LSVQWB4RSQRICY [email protected]
NXSVHWUQVYHOSOUQOPSXTRURYHWSQWTVTVPCYE<LSVYQV?XM
VNNW5KJPK?X9QXPWYNK>SXUNRY?VY@<TGEMVSVTWMWIY<UVMSWL:
QWBY3TXQXYHWIYHOYNXSVHWY OJLXYNXTX8RUXYWSVNNWPBY#WLXNYWU:
QWTWMWYWJNVQWFWMWIWY?VYHOUOUCYPKUNTXNY?VYXUSXEMXSXTSXYHO
TV?WILKUOUCY7GTPWLVYOMDOTWLVNW9UWUY/Y3AXPY+,/WNWHXTRLSXYDXPPRYKSQOFOUOY?VYPKUOLSXYXSXPXSRYDXIRTSRP
LX>[email protected]?V
DXMY>VNTKSY8WLXNSXTRURUYQGEMVJWCYNGPVNWAWYGSPVMWIYW=WUYWLW
[email protected]
PXSVMQWTYXMXYHWICYHWTNXPRMYQGIVUSVMVSVTVYTXFMVU
;[email protected]?VYPOTOSOESXTRUYDXSXYVPJW
LXIQRFRURYHWSWLKTOIBY;WIYMXSWLVNSVTWMWIWUYQXDXYXSNRUQX
[email protected]
POTOMSXTRMRIRUYIXTXTRURUYNVSX8WYVQWSMVJWYJ<IYPKUOJOQOTB
;[email protected]
GSPVMWIVYLX>RSXUYHWTYDXPJRISRPYKSOTBY(UQWTWMYMWPNXTSXTRUR
@<TMVQVUCY>WLXJXLXYUVYPXQXTCYUXJRSYLXUJRLXAXPNRTYJ<LSV:
MVMWIYQKFTOYKSMXIBY;WSQWFWMYDXSXYPOTOMSXTRMRIRUYHO
MXUXQXYIXTXTYVNNWFWQWTB54RSQRICY$TXP9NXUY>VNTKSYXPRERY?V
XSPHXUP9XYLXNRTRSXUYNONXTYPKUOJOUQXPWYHWTYJKTOYGIVTWUV
QVYQGUYWNWHXTRLSXY7GTPWLV9QVUY+BYNXUPVTVY/&CYMWSLKU
?XTWSSWPY>VNTKSYLGPSVUQWFWUWYJ<LSVQWBY0VSWTWUYPXQVMVSWYK:
[email protected];OY$TXP9RUYP:
[email protected]
/,,YHWUY?XTWSSVTYAW?XTRUQXLPVUY+YDX8NXY<UAVY/,YHWUY?XT:
WSSVTVCYHOYDX8NXYHXERUQXUYWNWHXTVUYQVY+%,YHWUY?XTWSSVTV
=RPNRFRURYJ<LSVMVMYSXIRMBY;OYHKTOYDXNNRURUYPX>XJWNVJW
/C-YMWSLKUY?XTWSQWTBY;OYDXNNXUYUVYPXQXTY>[email protected]=VTJVYK
PXQXTYQXDXY=KPY$TXPYUKTMXSSVEMWEYKSXAXP5YQWLV
PKUOENOB$TXP9NXUY>[email protected]
[email protected][email protected]
4RSQRICYHOUOUY$TXP9RUYUKTMXSSVEMVJWYW=WUYHGLGPY<UVM
[email protected]
[email protected][email protected]
@VSWEMVYKSO>YKSMXQRFRURUYJKTOSMXJRYGIVTWUVY4RSQRICYEO
LXURNRY?VTQW56TNRPYQOTOEMXSXTYHWNNWBY(J?W=TV9QV
OSOJSXTXTXJRYNXDPWMYJKUYJ<ISVTWYQVYQWUSVQWBY1XTXTY?VT:
WSMVJWYJGTVAWUQVLWIBYSOJSXTXTXJRYNXDPWMYHOUOYLRSYJK:
UOUXYPXQXTYUWDXLVNSVUQWTVHWSVAVFWUWY?VYPXTXTRYQXYLRSYJK:
UOUQXYX=RPSXLXHWSVAVFWUQVUYHXDJVNNWBYOYXUXYPXQXT
[email protected]=VUY:%YLRSYW=VTWJWUQVYNXMXMSXUQRB
3H2VPNW8Y?VTWSVAVPYPXTXTXYWUXURLKTOIBY1XTXTRUYDXPPRY?V
DXPPXUWLVNWYPKTOLXAXPYHWTYPXTXTYKSXAXFRUXYWUXURLKTOIC
HOYPKUOQXYMGJNVTWDWIBY(TXUSRSXTYHWIWMYPXTQVEWMWIC
PKMEOMOIQOTYXMXY8WLXNRUYLGPJVPSWFWUQVYUVYLXIRPYPW
@WQW>YOSOJSXTXTXJRYNXDPWMQVYOISXEMXPCYXUSXEMXPYQOTO:
MOUQXYPXSQRPBY;OYQXYXJSRUQXY=KPYHGLGPYHWTYPXLR>
QVFWSQWTBYVTYWPWYGSPVUWUYWSWEPWSVTWYXTNXTXPYQV?XMYVQVAVP:
NWTB5Y;)Y7GTPWLVY;XEPXURY;OQY#XAPTVSSCY0GUVLY0XIY1K:
TWQKTO9UOUY%YXUXY>TK2VQVUYKSOENOFOUOYJ<LSVQWBY;)9UWU
>TK2VLVYEWMQWLVYPXQXTY%C-YMWSLXTYQKSXTYDXTAXQRFRUR
HWSQWTVUY#XAPTVSSCY5;)[email protected]@XIYPKTWQKTOUOUYDVT
DXSPXJRUQXYHOSOUOLKTBY0GUVLY0XIY1KTWQKTO9UOUY%
[email protected]@VT=VPSVEWLKTBY0GUVLYPKTW:
QKTOYHOYH<[email protected]
EVPWSSVUQWTWLKTBY7GTPWLV9UWUYXDY"VUWI9QVYQXDXY8XISX
DWJJVYXSMXJRYMVMUOUWLVNY?VTWAWBY
17 Ekim 2014 Cuma
Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan, Aralık ayı itibarıyla
G20 dönem başkanlığını alacak olan Türkiye’nin ‘KOBİ
Platformu’ önerisinin kabul
gördüğünü, bu oluşumla
Türk KOBİ’lerine yeni bir
pencere açılacağını söyledi
6SWY;XHXAXUCY;XEPXUY.GSVLMXUY3UXN=XC
[email protected]:
[email protected]?VYL<UVNWM
POTOSOYGLVSVTWY6SWY6?ARCY6LQRUY;XUQRTMXC
VDMVNY.XSWDY;XE<ICY#XNMXY.VMWICY.GSVL:
MXUY.<UMVICY*MWUY;XDTWYFOTSOCY(HTXDWM
4RSMXIYWSVY0VUVSY.VPTVNVTY6TQXY;XNO9QXU
KSOEXUY7 13!#*"YDVLVNWUWYPXHOSYVNNWB
0<TGEMVQVCYWDTXAXNY?VYWJNWDQXMRUYNVMVS
QWTVFWUWYKSOENOTXUY13;('SVTWUYDXTVPVNYPX:
HWSWLVNWUWYXTNRTXAXPYXQRMSXTYXNRSXAXFRUR
PXLQVQVUY;XHXAXUCY3TNXYXQVSWY)[email protected]':
QXYLVTYXSXUYLX>RJXSYTV8KTMSXTRYDRISX
@VT=VPSVENWTWTPVUCYLOTNQRERUQXYQXY13;(':
SVTWUYVNPWJWUWYXTNRTXAXPY=XSREMXSXT
LX>RSXAXFRURYHVSWTNNWBY;XHXAXUCY6TIO
VNNWFWMWIYHGLGMVYKTXURURYQXY7 13!:
#*"'WUYGIVTWUQVY<UVMSVYQOTQOFOYKTNX
@VSWTYNOIXFRUQXUY=RPRERYQXYWEYWUJXUSXTRLSX
HWTSWPNVYHXEXTXAXFRIBY;WTYNXTX8NXUYNXP?WMV
HXFSXUXAXPY?VYJKTOMSOJOYHVSWTSVUVAVP
LX>[email protected]=VPSVENWTWTPVUYQWFVT
NXTX8NXUYWEYQGULXMRIRUY<UGUVYLVUWY8RTJXNSXT
X=XAXFRIBY0+,YQ<UVMYHXEPXUSRFRMRI
[email protected]@GUQVMV
KQXPSXUMXLXAXPBY13;('SVTVY<IVS
=XSREMXSXTYLX>XAXFRIBY13;('SVTWU
[email protected]:
WUVYNXERLXAXPYHWTY>SXN8KTMOUYKSOEMXJRUR
JXFSXLXAXFRIBYQWLVYPKUOENOB7 13!:
#*"Y;XEPXURY.GSVLMXUY3UXN=XYQXY3TNX
XQVSWY)[email protected]'QXYGTVNWMYVPKUKMWJWUWU
@VSWENWTWSMVJWUVYL<[email protected]
QVTVAVYMVMUOUWLVNYQOLQOPSXTRURYJ<LSVQWB
.KUYQ<UVMQVYJXUXLWAWSVTWUYWUEXXNCY8TXU:
[email protected]@WHWYJVP:
N<TSVTVYVFWSWMY@<JNVTQWFWUWCY7GTP
VPKUKMWJWUWUYJXUXLWQVUYOIXPSXEXUY>KIWJL:
KUOUQXUYTXDXNJRISRPYQOLOSQOFOUOYHVSWTNVU
[email protected]
3)'QVYHVSWTNWSVUYLX>RJXSYTV8KTMSXTRYDRISX
[email protected]
DVQV8SVTWUYNONNOTOSXAXFRUXCYHOYW?MVLSVYKTNX
@VSWTYNOIXFRUQXUYVTPVUY=RPXAXFRMRIX
WUXURLKTOIBYW8XQVSVTWUWYPOSSXUQRBY"GULX
VPKUKMWJWUQVPWYQXTXSMXLXYQWPPXNY=VPVU
3UXN=XCYLXUSXTRUQXYKSXAXPYVPKUKMWYL<UV:
NWMWUVYDVTYIXMXUPWUQVUYQXDXY8XISXYWDNWLX=
QOLOSXUYHWTYQ<[email protected]
3UXN=XCYJ<ISVTWUWYE<LSVYJGTQGTQGY"GULX
VPKUKMWJWUQVPWYQXTXSMXLSXYHWTSWPNV
XFRTSRPSRYKSXTXPYQREYNWAXTVN
@VT=VPSVENWTQWFWMWIYGSPVSVTQVPWYJRPRUNRSXTC
LVUWYQ<[email protected]
LXEXLXAXFRUXYWEXTVNYVQWLKTBY(DTXAXNRMRIRU
UVTVQVLJVYG=NVYHWTWUWYLX>NRFRMRIYGSPVSVTQV
VPKUKMWYQXTXSRLKTBY*UYHGLGPYNWAXTWY>XTN:
UVTSVTWMWIYKSXUY6SMXULX'QXY6FOJNKJ
[email protected];O
+,,YLRSRUQXUYHOYLXUXYVUYJVTNYQGEGEB
(DTXAXNRMRIQXYXSNRUARYJRTXQXYKSXUY#TXUJX
JR8RTYHGLGMVLWYPKUOEOLKTBY
Dünyada açlık ve yetersiz beslenmenin ortadan kaldırılabilmesi için ulusal ve uluslararası iş birliği
yapılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Ülke olarak geleceğe yönelik üretim hedeflerimizi belirleyip, bu hedeflerin gerçekleşebilmesi için uygun tarım politikalarını ortaya koymalıyız”diye konuştu
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)
Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, dünyada
açlık ve yetersiz beslenmenin ortadan
kaldırılabilmesi için ulusal ve uluslararası iş
birliği yapılması gerektiğini ifade etti.
Olası krizleri karşı gıda güvenli alınması
konusunda yetkilileri uyaran Türkiye Ziraat
Odaları Birliği Genel Başkanı Bayraktar,
mevcut kaynakların yeterli ancak plansız
olduğuna dikkat çekti.
TARIM POLİTİKASI ÖNEMLİ
Başkan Bayraktar, "Türkiye tarım
alanlarının elverişliliği ve ürün çeşitliliği ile
gıda arzı ve sürekliliğini sağlama açısından
büyük bir potansiyele sahiptir. Var olan bu
potansiyelin tamamını sürdürülebilir bir
şekilde kullanarak, olası krizlere karşı gıda
güvencesini sağlamak zorundayız. Ülke olarak geleceğe yönelik üretim hedeflerimizi
belirleyip, bu hedeflerin gerçekleşebilmesi
için uygun tarım politikalarını ortaya
koymalıyız.” dedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,
‘Dünya Gıda Günü’ nedeniyle birlik
merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Dünyada açlık ve yetersiz beslenmenin or-
tadan kaldırılabilmesi için ulusal ve
uluslararası iş birliği yapılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Türkiye tarım
alanlarının elverişliliği ve ürün çeşitliliği ile
gıda arzı ve sürekliliğini sağlama açısından
büyük bir potansiyele sahiptir. Var olan bu
potansiyelin tamamını sürdürülebilir bir
şekilde kullanarak, olası krizlere karşı gıda
güvencesini sağlamak zorundayız. Ülke olarak geleceğe yönelik üretim hedeflerimizi
belirleyip, bu hedeflerin gerçekleşebilmesi
için uygun tarım politikalarını ortaya
koymalıyız.” diye konuştu.
AİLE ÇİFTLİĞİ BÜYÜK İŞLETMELERDEN
ÇOK DAHA FAZLA DESTEĞİ HAK EDİYOR
Dünya çapında yaklaşık 805 milyon
insanın aç olduğunu hatırlatan Bayraktar,
“Dünyada beş yaşının altındaki her dört
çocuktan biri yetersiz beslenmeye bağlı
gelişim bozuklukları göstermektedir.
Türkiye nüfusunun 77 milyon olduğunu göz
önünde bulundurursak, rakamın ne kadar
büyük olduğu iyi anlaşılır. Bu noktada tarım
sektörünün önemi daha da artmıştır.
Tarımsal üretimimizi artırmak ve üreticilerimizi desteklemek zorundayız.” şeklinde
konuştu.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel
Başkanı Şemsi Bayraktar, büyük tarım
işletmelerinin tek başına Türkiye’nin gıda
güvencesini sağlayamayacağını söyleyerek,
“Kar amacıyla çalıştıkları için yeterince kar
elde edemedikleri durumda tarımdan
çıkarlar. Sadece dünya piyasalarına dönük
ve tek ürüne dayalı üretim yapan büyük
uluslararası firmalar tarım için büyük risktir.
Bunun örnekleri Afrika, Latin Amerika,
Güney Asya ülkelerinde görülmüştür. Tek
ürüne dayalı üretim, bu ülkelerde açlık ve
yetersiz beslenmenin ana nedenlerinden
biridir. Aile çiftliğimiz, tarımsal üretimin
sürdürülebilirliği, istikrarın devamı
açısından hayati konumdadır. Büyük
işletmelerden çok daha fazla desteği hak etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Ülkede tarım topraklarının en büyük
belasının erozyon olduğunu ifade eden
Bayraktar şunları söyledi :“Erozyon tarımsal
üretime darbe vuran etkenlerin en başında
geliyor. Ülkemizde toprağın korunmasına,
özellikle de onu aşındırarak yok eden erozyona yeteri kadar önem verilmemektedir.
Oysa, ülkemiz her yıl bir Kıbrıs adası kadar
toprağını erozyon nedeniyle kaybetmektedir.” (CİHAN)
Ekim 2014
171Şubat
2013 Cuma
Perşembe
Toyota Motor Avrupa Başkan ve CEO’su Didier Leroy, Toyota Türkiye’nin üretim
kalitesinden çok memnun olduklarını belirterek, yeni bir modeli ya da mevcut bir
modelin bu fabrikada üretilebileceğini, ancak henüz nihai bir karar vermediklerini
söyledi. Leroy, "Türkiye Toyota için çok büyük bir gelecek planlıyoruz."diye konuştu
JUPULV?SVGULODVDTRISLTQTQV?SV "%PUROQOQVUMRO
KPJUGOQOQVNK=UPVKPNH=HQHV?HRAHPUMUQV(SRKM>V-;UGOQU
MUQGONO=OVETRVTITVDTRISLVURUGOQNUVEUDUROMUVHPUDJUNUVETR
GFRLFDJSV?UR>VUQ<[email protected]
MU8LOB5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMTV5FRITMSV9VFRSLTJNSV02B
MOPOVNKPUMOGOMPUVNFCSQPSQSQVIHLPUJUV8RKARUJOQNU
IKQHDUQV(SRKM>[email protected]+
JTPMKQV"HRKVMULOROJVMU8LOIPUROQOV?SV.VETQV,22
@UPODUQPUROVEHPHQNH=HQHVESPTRLLTBV5FRITMS1QTQVHCHQ
?UNSPTVSIKQKJTIVEFMFJSV8KLUQGTMSPTQSVGU:T8
KPNH=HQH>[email protected]?SQNTIPSRTQTVT3
&UNSVSNSQV(SRKM>V-;[email protected]=TQS
AF?SQSRSI>VMUIOQVETRVASPS<SILSV5!!51QOQVFRSLTJTQT
URLORJUGOQUVM6QSPTIVIURURVUPOQNOV?SVLUJVKPURUIVEHQHQ
QUGOPVDSITPPSQS<[email protected]:UPSQVMFRFLFM3
KRHCB-VNTMSVIKQHDLHBV5KMKLUV5FRITMS1QTQV02VMOPOQOQ
[email protected]=TQTV?SV5KMKLU1QOQVEUDURO
:[email protected]=HQHVNTPSVASLTRSQ
(SRKM>V-"IKQKJTIVIRTCVATETVCKRVAFQPSRNSQVEUDUROMPU
[email protected]@TQVEFMFIVETR
ASPS<S=TV8PUQPOMKRHCBV5KMKLUV5FRITMS1QTQVEFMFJSGT
[email protected]@KIV6QSJPTBV;HRUQOQVETRVQHJURUPOVURLOGOVFGLFQ
IUPTLSGTBVSRVCUJUQVU8KQMU1NUITVIUPTLSVGS?TMSGTVQSMGS
5FRITMS1NSVNSVUMQOVIUPTLSMTVA6RFMKRHCBV;HQNUQVNUVAH3
RHRVNHMHMKRHCB-VT&UNSPSRTQTVIHPPUQNOB5KMKLUV5FRITMS1NS
FRSLTJTVURLORJUIVTGLSNTIPSRTQT>VEHQHQPUVTPATPTV8PUQPU3
JUPURVMU8LOIPUROQOVNTPSVASLTRSQV(SRKM>VDHVETPATPSRTV?SRNT
-9JUVRUIUJPUROV8UMPUDJUMUV:UCORVNS=TPTCBV$SQTVETR
JKNSPVNSVNFDFQSETPTRTC>VUQ<UIVEHQPUROVNU:UVGKQRU
[email protected]<U=OCBV;HRUMOVUQUVT:[email protected]:UPTQS
ASLTRJSIVTGLTMKRHCBV$ULOROJVDHVIUNURVKPU<UI>VDHVIUNUR
MULOROJUVEUDPOMKRHC1VNTMSETPGSMNTJ>[email protected]:UL
:TGGSNS<SILTJBVSQFCVNFDFQJSVUDUJUGOQNUMOC>
IURUROJOCVQSLPSDJSNTBV9NSLPSRVQSVKPU<UI>VDHVUNSLVDH
FRFQVDHRUNUVKPU<UIBV*TCSVNSVTMTV:[email protected]
UJUVEHQHQVQSNSQTVIURUROJOQVQSLPSDJSJSGTB-V;UGOQ
JSQGH8PUROQOQVGKRHPUROQOVNUV<S?U8PUQNORUQV(SRKM>V5KM3
[email protected]=OQO>VEH
G8SIFPUGMKQPUROQVNK=RHVKPJUNO=OQOVUQPULUQV(SRKM>
U@OIPUJUGOQOVD6MPSVGFRNFRNFV-;HVIKQHNUVMU8OPUQ
G8SIFPUGMKQPURUVTQUQJUMOQBV!S?<HLVETRVJKNSPTVEHRNU
FRSLTRTC>[email protected]
ETRVE6PASMSVT:RU<ULVMU8UETPTRVPKIUGMKQNUBV$SQTVETRVJKN3
SPVEHRUNUVFRSLSETPS<SIBV9JUVIURUROVUPNO=OJOCNU>VIURUR
QSLPSDTQ<SV8UMPUDU<U=OCBV$UVJS?<HLVURU<OQV:U<JTQT
URLOROROCVMUVNUVMSQTVETRVJKNSPVFRSLTRTCB-5KMULU1QOQ
NFQMUNUVNUVGULODVNU=OLOJV?SVTJUPULOQOQVTITVUMROVDTRISL
FCSRTQNSQVMFRFNF=FQFV?HRAHPUMUQV(SRKM>V5FRITMS1NS
GTGLSJTQVUMQOVKPNH=HQHVESPTRLLTBV7TGLRTEFLKRVDTRISLTVTPS
TJUPULVDTRISLTVURUGOQNUVETRVCOLPUDJUVKPNH=HVM6QFQNSIT
:UESRPSRTVMUPUQPUMUQV(SRKM>VDHQPUROVIUMNSLLTV-;TCVEHRU3
[email protected]=HQHVNFDFQJFMKRHCBV;HQPUROQV:S8GT
G8SIFPUGMKQBV;TRV "%1JHCVNU=OLOJUVKNUIPUQOMKR>
NT=SRTVTJUPULVLSGTGTQSVKNUIPUQOMKRBVITVUMROVDTRISLLSQ
EU:GSNTMKRHCBVITVUMROVDTRISLVURUGOQNUVEUCSQVGFRLFQJS
KPUETPTRBVITGTVNSVETRETRTJTCTQV8ULRKQHVNS=TPTCBV9RUJOCNU
GFRLFDJSV?URGU>VKPHJPHVETRVDSITPNSVEUDUROMUVHPUDJUNU
[email protected]*FRLFDJSVKPUETPTRVUJUVCOLPUDJU
MKIB-;TRVEUGOQVJSQGHEHQHQV5KMKLU1QOQV*UIURMU1NU
FRSLTJVMU8JUGOVGSESETMPSVETRVJURIUVMUVNUVJKNSPS
*UIURMUVTGJTQTQV?SRTPT8V?SRTPJSMS<S=TVGKRHGHQU>
*UIURMUVTGJTQTVNFDFQJSNTIPSRTQTVG6MPSNTBV(SRKM>
-*UIURMUVEFMFIVETRVJSRISCBV;TCVEHVE6PASMS>VEHVDS:RS
EFMFIVGUMAOVNHMHMKRHCBV!URIUVMUVNUVJKNSPVUNOVKPURUI
DS:RTQVUNOQOVIHPPUQJUMOVDHVUQVNFDFQJFMKRHCB<[email protected]=ORPOIV?SRS<SIPSRT3
QTVT&UNSVSNSQV(SRKM>[email protected]
URLJUGOV:UPTQNSVEHRUNUVNUVFRSLTJTVNFDFQSETPS<SIPSRTQT
?HRAHPUNOBV7U:UV6Q<SVEUCOVKLKJKETPV&TRJUPUROQOQV:TERTN
[email protected]<[email protected](SRKM>
[email protected]&TRJUQOQV:[email protected]
[email protected]?SV:[email protected]<S=TMPS
TPATPTVISQNTPSRTQTQV:[email protected]
[email protected]@[email protected]
NFDFQNFIPSRTQT>VASPS<S=TQVLSIQKPKTGTQTQVTGSVMUIOL
:F<[email protected]=HQHVUQPULUQV(SRKM>V-"PSILRT=T
:TNRKSQV?SVKIGTSQVLUQIOQNUQVFRSLS<SIBVSPS<S=TQ
LSIQKPKTGTQTQVEHVKPNH=HQHVNFDFQFMKRHCBV"PSILRTIPT
[email protected]@TQVUPLMU8OQOQVMUMAOQPUDJUVPUCOJB-VG6CPSRTQTVIUM3
NSLLTB5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMTV5FRITMSV9VSQSP
!FNFRV?SV "%1GHV%R:UQVCSRVTGSVEHV6CSPVAFQNS
MUQPUROQNUVKPUQVLFJVIULOPOJ<OPURUVLSDSIIFRVSNSRSI>
-5SGTGTJTC>VEUDUROPOV8SR&KRJUQGOVGUMSGTQNSVFRSLTJV?S
MULOROJVURLODOQUVPUMOIVA6RFPNFBV5FJVSIT8VURIUNUDPUROJ>
:[email protected]:TETNTRB
[email protected]=HJHCV?S
IULIOPUROQOVEHQNUQVGKQRUVNUVGFRNFRS<SIPSRTQNSQVSJTQ
[email protected]?SQTMKRHCBV7SGLSI3
[email protected]@KIVLSDSIIFRVSNTMKRHJBDSIPTQNSVIKQHDHBV5FRITMS1QTQVT:RU<ULVPTNSRPSRTVURUGOQNU
MSRVUPUQV5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMT>V:UPSQV KRKPPUV?S
SRGKVJKNSPPSRTQTVFRSLTMKRBV024+VMOPVGKQHQNUV4.,VETQ
UNSLVKLKJKETPVFRSLJSMTV?SVEHQHQVMFCNSV),1TVT:[email protected]
JSMTV8PUQPUMUQV5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMT>VMOPVGKQHQNUV0
JTPMURVNKPURPOIVT:RU<ULV:SNS&TQSVHPUDJUMOV8PUQPOMKRB
5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMT>V5KMKLU1QOQV9?RH8U1NUITVFRS3
LTJVLSGTGPSRTQNSQVETRTBV4//2VMOPOQNUV5KMKLU1QOQVTITQ<T
9?RH8UVFRSLTJVLSGTGTVKPURUIVIHRHPUQV5KMKLUV%LKJKLT?
*UQUMT>V4//+VMOPOQNUV*UIURMU1NUVFRSLTJV&UUPTMSLTQS
EUDPUNOBVFJFPULT&VFRSLTJVUNSNTVTGSV4>,[email protected]
;HAFQSVIUNURVMU8OPUQVLK8PUJVMULOROJOQV4B/VJTPMUR
NKPURUVHPUDLO=OV5KMKLUV%LKJKLT?V*UQUMT>V0220VMOPOQNU
T:RU<ULUVEUDPUNOV?SVIFJFPULT&VT:RU<ULVLHLUROV02VJTPMUR
[email protected]"MPFPV4//+VMOPOQNUQVEHVMUQUVFRSLTPSQV4B,
JTPMKQVUNSLVKLKJKETPVJKNSPPSRTVDHQPURNOR KRKPPU
KRKPPUVUAKQVNU:TPVKPJUIVFCSRSVMSNTQ<T>VGSITCTQ<T>
NKIHCHQ<HV?SV:UPSQVKQETRTQ<TVQSGTP9HRTGV022#30240
N6QSJTQNSVFRSLTPNT3VSRGKV022+VMOPOQNUVEUDPUNO>V022/
MOPOQNUQVEHVMUQUVJS?<HLVJKNSPBV
Esnafın büyük ümitle beklediği torba kanunla küçük esnafın borçlarını ikiye
katlandığını iddia eden Aydın Marangozlar Odası Başkanı Süleyman Algün,
kamuoyuna yansıtılan faiz ve gecikme zammı affının yalan olduğunu söyledi
Bu kanuna göre yapılandırma yapan
esnafın 1 TL olan borcunun 2 TL’ye
çıktığını iddia eden Aydın Marangozlar
Odası Başkanı Süleyman Algün, “Torba
yasa öncesi bize söylenenlerle uygulamalar aynı değil. Yapılandırmada borcumuz iki katına çıkıyor. Bu nasıl
yapılandırma? Altı ay sonra esnafın durumu, bugünkünden daha kötü olur.”
dedi.Hükümetin çıkardığı torba kanundan
memnun olmadıklarını belirten Aydın
Marangozlar Odası Başkanı Süleyman Algün, yeniden gözden geçirilmesini istedi.
Esnafın beklentisinin daha büyük
olduğunu ancak çözüm olacak bir kanun
çıkmadığını ifade eden Aydın Marangozlar
Odası Başkanı Süleyman Algün, “Esnaf ve
sanatkarlarımızın umutla beklediği, devlete
olan borçların yeniden yapılandırılmasını
belirleyen 6552 sayılı kanun uygulanmaya
başladı. Altı aydır tartışılan, içeriği beklentileri yükselten yapılandırma, esnaf ve
sanatkarlarımızı hayal kırıklığına
uğratmıştır.” dedi.Yazılı bir açıklama yapan Aydın Marangozlar Odası Başkanı Süleyman Algün, torba kanunun esnaf için
hayal kırıklığı olduğunu söyledi. Daha
önceden de eleştirel açıklamalar yapan Algün, “Maliye tarafından, muhasebecilerin
hatalarından kaynaklanan ve yüksek miktarlarda olan özel usulsüzlük vb. cezalar
affedilmemiş, yarısı silinmiştir. Özel usulsüzlük deyince esnaf ve sanatkarlarımızın
vergi kaçırdığı ve af beklediği algısı var.
Oysa bazı cezalarda mükellefin hiçbir suçu
ve sorumluluğu olmadığı halde muhasebecinin hatasından dolayı işyerine kesilen
on binleri aşan cezaların affedilmesi
gerekiyordu ama maalesef bu
uygulama yapılmıyor. Maliye
Bakanımız Mehmet
Şimşek, ya bu konuları
ya yeterince bilmiyor
ya da vekili olduğu
ilde benzer sorunlar
yaşanmıyor ki
konuya duyarsız ve
muhalif kalıyor.
Ayrıca haksız rekabet ve kayıtdışılığın
bu sorunları
arttırdığı herkes
tarafından bilinmektedir.” ifadelerini
kullandı.Bağ-Kur borcu
olanların borçlarını askıya
almalarını istediklerini, bunun
küçük esnaf için çok önemli
olduğunu ifade eden Algün, “Esnaf ve
sanatkarlarımız sağlıktan
faydalanamıyordu ancak şimdi uygulama
başladı, bu haktan yine mahrumuz. Özellikle sağlıktan yararlanabilmemiz için BağKur borçlarımızın askıya alınması ve
gerektiğinde borcun tamamı ödenerek
güne ihtiyacı olanların kullanabileceği bir
hak mutlaka verilmelidir. Özellikle SGK kurumuna borçlu olan esnaf ve
sanatkarlarımızın borçlarının faizlerinin
silineceğini söylüyorlardı ve biz de taksitleri 18'den 36'ya çıkaralım, herkes bu
borçtan kurtulsun diyorduk ancak
SGK’nın uygulamasının hiç de
öyle olmadığı ortaya
çıkmıştır. 1 lira borcu olan
işyerine, geçmişe dönük
50 kuruş TEFE, TÜFE
farkı ekliyorsun, sonra
18 ay taksit yapıp tekrar
TEFE, TÜFE faizi ekliyorsun ve 1 lira, oluyor 2
lira. Bu nasıl af? Bu
nasıl yapılandırma? Bu
uygulamayı gördükten
sonra bu
yapılandırmanın başarılı
olacağına inancımız
azalmıştır.” dedi.Milletvekillerinin ve hükümetin esnaf ve
sanatkarların bu derdini
bilmediğini öne sürerek, sıkıntıların
tespiti için yeniden gözden geçirmelerini
talep eden Algün, “Endişemiz odur ki altı
ay sonra, yapılandırmadan faydalanan
üyelerimizin büyük çoğunluğu bu
ödemeleri yapamaz ve yine eskiye döneriz.
Biz borçlar ödenebilir şartların
oluşturulması için tekrar gözden geçirilmesini bekliyoruz.” dedi.(AA)
Türkiye Cumhuriyeti Merkez
Bankası’nın (TCMB) 2014 yılı
ocak-ağustos arası ödemeler
dengesi verilerine göre cari
işlemler açığı, bir önceki yılın
aynı dönemine kıyasla16 milyar 199 milyon ABD doları
azalarak 29 milyar 586 milyon
ABD dolarına geriledi
;HVASRTPSJSNS>V6NSJSPSRVNSQASGTVLUEPK3
GHQNUITVNODVLT<[email protected]=OQOQV4.VJTPMURV),)
JTPMKQV9;7VNKPUROVUCUPURUIV+2VJTPMURV)4/
JTPMKQV9;7VNKPUROQUVNFDJSGT>VQSLV:TCJSL
ASPTRPSRTQTQV4VJTPMURV#22VJTPMKQV9;7
NKPUROVURLURUIV4'VJTPMURV,0/VJTPMKQV9;7
NKPUROQUVMFIGSPJSGTV?SVASPTRVNSQASGT
[email protected]=OQOQV).'VJTPMKQV9;7VNKPUROVUCUPURUIV,
JTPMURV)4'VJTPMKQV9;7VNKPUROQUVASRTPSJS3
GTVSLITPTVKPNHBVURUGUPVKPJUMUQVUPLOQVIUPSJT
UPLOQNU>VETRV6Q<SITVMOPOQVGSITCVUMPOIVN6QS3
JTQNSV)VJTPMURV/4'VJTPMKQV9;7VNKPUROVQSL
UPLOQVTL:UPULOVKPHRISQ>VEHVMOPOQVUMQOVN6QS3
JTQNSV.,#VJTPMKQV9;7VNKPUROVQSLVTL:UPUL
[email protected]<SITVMOPOQ
UMQOVN6QSJTQSVA6RSV4VJTPMURV40#VJTPMKQ
9;7VNKPUROVLHLUROQNUVURLURUIV4/VJTPMURV4)
JTPMKQV9;7VNKPUROQU>VLHRTCJVATNSRPSRTVNS
..#VJTPMKQV9;7VNKPUROVLHLUROQNUVURLURUIV.
JTPMURV+.)VJTPMKQV9;7VNKPUROQUVHPUDLOB
$ULOROJVASPTRTVNSQASGTQNSQVIUMQUIPUQUQVQSL
@OIODPUR>VETRV6Q<SITVMOPOQVUMQOVN6QSJTQS
A6RSV/2'VJTPMKQV9;7VNKPUROVUCUPURUIV,
JTPMURV,')VJTPMKQV9;7VNKPUROVKPNHB
[email protected]
QSLVMULOROJPUR>VETRV6Q<SITVMOPOQVK<UI3U=HGLKG
N6QSJTQSVA6RSV##.VJTPMKQV9;7VNKPUROVUR3
LURUIV)VJTPMURV'./VJTPMKQV9;7VNKPUROQU
[email protected]
MHRLNODOQNUVMU8LOIPUROVQSLVMULOROJPUR>V0VJTP3
MURV.2+VJTPMKQV9;7VNKPUROVURLURUIV+VJTP3
MURV2+/VJTPMKQV9;7VNKPUROVLHLUROQNU
[email protected][email protected]
JTPMURV'''VJTPMKQV9;7VNKPUROVLHLUROQNUIT
QSLVMHRLNODOVMULOROJOQV6QSJPTVETRVIOGJO
!UNSQ<TPTIV?SV5UDK<[email protected]=OVVUJVSLRKP
?SV7K=UPAUCVOIUROJOVGSIL6RFVIUMQUIPOB
$HRLNODOQNUVMSRPSDTIVITDTPSRV:TGGSVGSQSNT
8TMUGUGOQNUVU=HGLKGVUMOQNUITV4)/VJTPMKQ
9;7VNKPUROVQSLVGULOJUVRU=JSQVK<UI3
U=HGLKGVN6QSJTQNSV4VJTPMURV/.2VJTPMKQ
9;7VNKPUROVLHLUROQNUVQSLVUPOJ
[email protected]?PSLVT@VEKR@PUQJUVGSQSL3
PSRTMPSVTPATPTVKPURUIVMHRLNODOVMSRPSDTIPSR>
9=HGLKGVUMOQNUITV4VJTPMURV,.0VJTPMKQ
9;7VNKPUROVLHLUROQNUVQSLVGULOJPUVETRPTILS
MOPOQVGSITCVUMOQNUV.+.VJTPMKQV9;7VNKPURO
LHLUROQNUVQSLVGULOJVASR@SIPSDLTRNTB
$HRLNODOQNUVASR@SIPSDLTRTPSQVLU:?TPVT:RU@PURO
MKPHMPUVU=HGLKGVUMOQNUVEUQIUPUR>V44)VJTPM3
KQV9;7VNKPUROVQSLVASRTV6NSJSMSVRU=JSQ
GSITCVUMPOIVN6QSJNSV'VJTPMURV,/'VJTPMKQ
9;7VNKPUROVQSLVEKR@PUQJUVASR@SIPSDLTRNTB
;UQIUPUROQVMHRLNODOVJH:UETRPSRTQNSITVS&SI3
LT&V?SVJS?NHULV?URPOIPURO>VGSITCVUMPOI
N6QSJNSV4#/VJTPMKQV9;7VNKPUROVUCUPNOB
SQSPVFIFJSL>VMHRLNODOV8TMUGUPURV?SVNT=SR
HPHGPURURUGOVIHRHPHDPURNUQVGU=PUQUQVHCHQ
?UNSPTVIRSNTPSRPSVTPATPTVKPURUIV)40VJTPMKQ
9;7VNKPUROVQSLVASRTV6NSJSNSVEHPHQNHB
;UQIU<OPOIVGSIL6RF>VHCHQV?UNSPTVIRSNTPSRNS
+VJTPMURV00+VJTPMKQV9;7VNKPURO>VIOGU
?UNSPTVIRSNTPSRNSVNSV,2#VJTPMKQV9;7
NKPUROVLHLUROQNUVQSLVIHPPUQOJVASR@SIPSDLTRNTB
7T=SRVGSIL6RPSRTQVQSLVIRSNTVIHPPUQOJOV.VJTP3
MURV/,+VJTPMKQV9;7VNKPUROVKPNHBV;TRV6Q<S3
ITVMOPOQVUMQOVN6QSJTQNSVTGSV0VJTPMKQV9;7
NKPUROVQSLVASRTV6NSJSVASR@SIPSDJTDLTB
$HRLNODOQNUVMSRPSDTIV5FRIV?ULUQNUDPUROQ<U
!SRISCV;UQIUGOVQSCNTQNSVU@OPUQVJS?NHUL
:SGU8PUROQNUV4VJTPMURV'+,VJTPMKQV9;7
NKPURO>VMHRLNODOVEUQIUPUROQVMHRLT@T
EUQIUPURNUVLHLLH=HVJS?NHULV:SGU8PUROQNU
TGSV044VJTPMKQV9;7VNKPUROVQSLV@OIOD
ASR@SIPSDLTBVSCSR?V?URPOIPUROQVT@TQNSVEH3
PHQUQVRSGJTVRSCSR?PSRV.VJTPMURV.,+VJTPM3
KQV9;7VNKPUROVLHLUROQNUVURLLOBV
"
" !"
! !!"! !" !"
,.**
'FLIKAM0?CJ>@?HB6M&LEJCIKGM;KM%L;5DILGM0L+
HBHBMJIKM.L:DM0LHBHM;KM0LHBHM&=EC=HFK
0LGLGHLCKIKGFKM$K3J8JEIJEM"L7DICL>DHLM$LJG
0LHBHM,KEIJ-JHJM92G=8CKEM=:KGKMA?7ILHFD4
,?7ILHADM2H5K>JM9L:KAK5JIKGJHM9=HFKCKMJIJ8EJH
>?GBILGDHDM5K;L7IL@LHM'FLIKAM.LELHDM.KEJG
.?:FL36M9=;KHIJEMAKF<JGIKGJHJMJ/KGKHM<JGMAKEIJ>BHCLFDEILGDHDM>2@IKFJ4MM.L>DHMCKH>B7ILGDHDH
AKEIJ-JM?EBCLFLHM1L<KGM@L7ADEILGDHDM92GF=3=H=
<KIJGAKHM.?:FL36M)=HE=M<BMAKEIJ-M'FLIKA
0?CJ>@?HB#HFLM<B9=HM92G=8=IKHMAKEIJ-M9=;KHIJE
AKF<JGIKGJHJMJ/KGKHM<JGMAKEIJ-M?ILGLEMELCB?@BHL
ILH>KMKFJIFJ4M.BHBHM9=;KHIJEMAKF<JGIKGJMJIKMB:LE+
ALHM@LEDHFLHMLILEL>DM@?E4M,LCLCJ@IKM1LEJCM;K
>L;5DILGDCD:DHM2:I=EM1LEILGDHDMF=:KHIK@KH6MH?AKG+
IKGIKMJI9JIJMF=:KHIKCKIKGMJ/KGKH6MFL1LM2H5KM,.*+
*#@KM>BHBICB8MAKEIJ-IK6M?HLMJIL;KAKHMK:L
*B1LEKCK>JM0LHBHB#HFL6M,0#FLM<L:D
FK3J8JEIJEIKGM2H92GKHM<JGMAKEIJ-AJG4)MFKFJ4
Ekim 2013
2014 Perşembe
Cuma
17
1Şubat
,.**M'FLIKA
0?CJ>@?HB6M&LEJCIKGM;KM%L;5DILGM0LHBHBMJIK
.L:DM0LHBHM;KM0LHBHM&=EC=HFKM0LGLGHLCKI+
KGFKM$K3J8JEIJEM"L7DICL>DHLM$LJGM0LHBHM,KEIJ-JHJ
92G=8CKEM=:KGKMA?7ILHFD4M,?7ILHADM2H5K>JM>?GBILGDM5K+
;L7IL@LHM'FLIKAM.LELHDM.KEJGM.?:FL36M9L:KAK5JIKGJH
AKEIJ-JM?EBCLFLHM1L<KGM@L7ADEILGDHDM<KIJGAKGKE6MAKEIJ-JH
9=;KHIJEMAKF<JGIKGJHJMJ/KGKHM<JGMAKEIJ-M?ILGLEMELCB?@BHL
ILH>KMKFJIFJ3JHJ6MAKEIJ-JHM9=;KHIJEMAKF<JGIKGJMJIKMJI9JIJ>J
?ICLFD3DHD6MALCLCD@ILM1LEJCM;KM>L;5DILGDHM2:I=E
1LEILGDMJIKMH?AKGIKGIKMJI9JIJMF=:KHIKCKIKGMJ/KGKHM;KMFL1L
2H5KM,.**(@KM>BHBILHMAKEIJ-KMJIL;KAKHMK:L
*B1LEKCK>JM0LHBHBHFLM;KM,=GEMK:LM0LHBHBHFL
<L:DMFK3J8JEIJEIKGM2H92GKHM<JGMAKEIJ-M?IFB3BHBM>2@IKFJ4
"L7DILHMF=:KHIKCKHJHMELCB?@BHFLM7LGLIKIM@L7DMJIK
C=5LFKIKMJ/JHM@L7DIFD3DM@2H=HFKM<JGMLI9DM?IB8ABGBIFB3B
JFFJLILGDHLM5K;L7M;KGKHM.?:FL36M).BMLI9D@DM<JGJIKGJ
?IB8ABGB@?G6M?HBM?M@LILH5DILGLM>?GBH4)MFJ@KME?HB8AB4
"L7M<?:M9J<JM<JGM92G=HA=M?IB8ABGBIFB3BMKIK8AJGJIKGJHJMFK
FK3KGIKHFJGKHM.?:FL36M)"L7M<?:M9J<JM<JGM92G=HA=
KIK8AJGJ>JM@L7DIL<JIJG4M@9BILCLFLMCLLIK>K-M<BGLFLEJM>?+
CBAMFKIJI6MEB;;KAIJM8=71K@JMAK@JAMKFKHM<JGMFKIJI6MK>L>DHFL
LGLCL@DM9KGKEAJGK5KEM8K@JMJ>7LAMKFKHMFK3JI6M8=71KHJH
;LGID3DHDM92>AKGKHM<JGMFKIJIFKHM<L1>KFJIJ@?G4M@9BILCL+
FLM>?CBAMFKIJIJ6MLGLCL@DM9KGKEIJMEDIL5LE6MJ>7LAIL@L5LE
<JGMFKIJIM9J<JM@?GBCIL@LHMB@9BILCLILGM?IFB4
"L8LFD3DCD:M<L:DM?IL@ILGMHKFKHJ@IKMELCB?@BHL
@LH>DFD4M!?IJ>MLGLCLMALIK<JHJM>L;5DID3LMJIKAJ@?G6M>L;5DIDE
1LEJCIJEIKGKMJIKAJ@?G6MCLLIK>K-M<L:DM@KGFKEJM1LEJCIJEIKG
LGLCLMELGLGDHDM<BMCLFFKM9KGKE/K>JMJIKM;KGCKCJ8IKGFJG6
<BHBHMFLM<JGMALEDCM?IBC>B:MKAEJIKGJM?ICB8ABG4M.J:M<B+
GLFLEJMF=:KHIKCK@JMFL1LM2H5KM@L7LGEKHMLGLCLILGDH
EK@-JM@L7DICLCL>DMJ/JHME?@FBE6M>?CBAMFKIJIFKMEB;;KAIJ
8=71K@JM=:KGJHKM<JHLMKAAJ3JCJ:M<JGMFKIJIM?ILGLE6M@?E>LMJ>+
7LAMKFKHM<JGMFKIJIMFK3JI4M.JGM8=71KHJ:M;LG>LM?HBM92>AKGK+
5KEMKCLGKIKGM>?CBAM?I>BH4M*LLIK>K-MB@9BILCLMJ>7LA
KFK5KEMFKIJIM9J<JMLI9DILFD3DMJ/JHMB@9BILCLFLM?GAL@L
/DELHM>?GBHILGILMLILELIDFDG4M.L8ELM<JGM@KGIK
JGAJ<LAILHFDGDICL>DMF?3GBMFK3JIFJG4)M8KEIJHFKME?HB8AB4M
0KHFJ>JHJHM@K3KHJHJMFLHD8CLHDM@L7AD3DM@2H=HFK
7LGLIKIMCKF@LMALGL-DHFLHM@LILHM1L<KGM@L7DIFD3DHDM>L;B+
HLHM.?:FL36M)!LGLIKIMCKF@LMF=HFKM<KHJCIKMJI9JIJM<JG
1L<KGM@L7AD4M=@LM<KHM@K3JHJCJMFLHD8CLHM@L7CD8DC4
.BMELFLGML1ILE>D:IDEM?ICL:6M<KHJCM@K3KHJCM?ICL@LH6
B:LEALHM@LEDHFLHMLEGL<LCMFL1JM?ICL@LHM<JGJ>J6
FLHD8CLHDCMFLM?ICL@LHM<JGJ>J4M!K8M7K8KM9JGJ@?GILG6
#.KEJGM.?:FL3M8BHBMFLHD8CLHM@L7AD4#M.KHM<B
@LILH5DILGLMHKMFJ@K@JC6ML;BELADCLMALIJCLAM;KGFJC6
CL1EKCK@KM;KGJ@?GBC6M>B/MFB@BGB>BHFLM<BIBHL5LEILG4
HILGLM5K;L7M;KGCK@K5K3JC6MLGADE6MJ-AJGLILGLM5K;L7M;KG+
KGKEM;LEJAMEL@<KFK5KEM1LIJCJ:M@?E4)MFKFJ4M
'HL@L>LIMF=:KHKM;KMFK;IKAKMELG8DMJ8IKHKHM>B/ILGDH
ELALI?9M>B/ILGMEL7>LCLHLMLIDHFD3DHDMJ-LFKMKFKHM'0M!LG+
AJM>7LGALM*JIIKA;KEJIJMK5K7M:KIMJ>KM).BHILGDHMELALI?9
>B/BMJ/JHFKM?ICLCL>DM<BHILGM1LEEDHFLM<JGM@LELILCL6MKI
E?@CLM;K@LMFJHIKCKMELGLGDMLIDHCL>DM2H=HFKMKH9KI
FK3JIFJMLCLM1LEJCIKGJHM2H=HKM<L8ELM9KGKE/KIKG
E?HBICL>DM9KGKEIJ@FJ6MELALI?9M>B/ILGMEL7>LCDHLMFL1JI
KFJIFJ4M,KG2GIKMFL1LMKAEJHMC=5LFKIKM@L7DICL>DMJ/JH6MEL+
CBMF=:KHJHJHM?A?GJAK>JHJHMFL1LMJ@JM>L3ILHL<JICK>JMJ/JH
<BMF=:KHIKCKM9KAJGJIFJ4)MFKFJ4M
"#&#!
!##% %"&&
%%& $&%%#%
!% ! *JIIKA;KEJIJ
%K<L1LAM,BH5KI6M)(IJM@DIILGFLHM/?EMFL1LM9KGJ
@L>LILGM/DELGAD@?GB:4MBLHM/DELGADILHM@L>LILGMJFFJL
KFJ@?GBCM(IJM@DIILGFLEJM,*0(@LM<LEDH6M,0+
(@LM<LEDH6M@L>LILGLM<LEDHM?HFLHM/?EMFL1LM9KGJ6
A?7IBCBM5KHFKGKMLIADHLMLILHM@L>LILGM/DELGADID@?G4
FKFJ4MM&$!MCJIIKA;KEJIIKGJM;KML@HDM:LCLHFL
&LIEILGDHM$KC?EGLAJEM0?H9GK>JM 8M%2:5=IKGJM%+
L<L1LAM,BH5KI6M GAB3GBIM0=GE/=M;KMK;KHAM,=:KI
9K/KHM@DIM<JGJH5J>JMF=:KHIKHKHM;KMJEJH5J>JM+
EJC(FKM'HELGL(FLM@L7DIL5LEM?ILHM$KC?EGL>JM;K
.LGD8M0?H-KGLH>DM1LEEDHFLM<L>DHMA?7ILHAD>D
F=:KHIK@KGKEM<JI9JM;KGFJ4M0?H-KGLH>LM,=GEJ@K
.=@=EM*JIIKAM*K5IJ>J(HFKMEBGBILHM2:=C
%=GK5JHJM$K3KGIKHFJGCKM0?CJ>@?HB6M0LFDH+
GEKHMDG>LAM 8JAIJ3JM0?CJ>@?HB6M'HL@L>L
:IL8CLM0?CJ>@?HBM9J<JME?CJ>@?HILGMFL;KA
KFJIFJ4M0?H-KGLH>MJ/JH6M/2:=CM>=GK5JMJIKMJI9JIKHKH
CJIIKA;KEJIIKGJHKMFKMFL;KAJ@KM92HFKGJIJGEKHM%,06
?FL6M>KHFJELM;KM/?EM>L@DFLM>J;JIMA?7IBC
EBGBIB8ILGDHLMFLMFL;KAJ@KM92HFKGJIFJ4MM.L>DH
A?7ILHAD>DM>?HGL>DMCJIIKA;KEJIIKGJM9=HFKCKMJIJ8EJH
>?GBILGMFLM5K;L7M;KGFJ4M)2:=CM%=GK5J(HJM.=IKHA
'GDH/M@=G=A=@?G4M0?H-KGLH>LM?MLFL;KAMKFJIFJMCJ)
>?GB>BHLM,BH5KI6M).J:MLILHILGDHLM92GKMFL;KAJ@K
92HFKGFJE4M0LADIDCLML/DE4M0LADICLEMJ>AJ@?GB:(
FJ@KHM1KGEK>JM<KEIJ@?GB:4M&K@KAIKGJCJ:JHM@L7AD3D
92G=8KCKM;LG4M&K@KAIKGJCJ:JHM<LELHILGILMF2HKC
F2HKCM92G=8CKIKGM@L7D@?GMLCLM8JCFJ@KMELFLG
?GAL@LM/DELHMFBGBCFLM1KH=:M>?CBAM<JGM7GLAJEM@?E
LE>JHKM<LGD8M;KM/2:=CFKHMBCBFBHBMEK>JHM<JG
,=GEJ@K(@KMF?3GBM9JFJ@?GB:4M&LM?IL5LE6M@L>LILG
FK3J8AJGJIK5KE6M,*0MELIFDGDIL5LE6MFKC?EGLAJEM<JG
>=GK/M<L8IL@L5LEMFJ@KM<KEIKGEKHM8JCFJM2:9=GI=E+
IKGJMALCLCKHMED>DAIL@LHM1LAALM2:9=GI=3=
ED>DAIL@LHM<L8ELM@L>LILGLMLFDCMLADILCL@LM/LID8DIFD4
CLGD:M<BHFLHM9KGJMLFDCMLALGM1=E=CKA4)
8KEIJHFKM5K;L7M;KGFJ4M
&& $&$$"&%#%&$"
$"&#$$%&$#%!"!"&$#%"!! MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu
Genel Başkan Yardımcısı Şefkat
Çetin, "Teröristbaşının ayın onbeşine kadar yeni bir adım atılması için süre vermesinin ardından, AKP hükümetinin çözüm
süreci için aceleyle çıkardığı
taslak metin tam anlamıyla politikalarının iflasının ilanıdır.” dedi
AKP hükümetinin çözüm sürecine ilişkin
yol haritasını yazılı olarak değerlendiren
Şefkat Çetin, taslak metni ortaya çıkan yol
haritasının, AK Parti hükümetinin çözüm
süreci adıyla yürüttüğü PKK müzakerelerinde bölücülerin oyuncağı haline
geldiğini bir kere daha gösterdiğini söyledi.
Çetin, “Terörist başının ayın onbeşine
kadar yeni bir adım atılması için süre vermesinin ardından, AKP hükümetinin çözüm
süreci için aceleyle çıkardığı taslak metin
tam anlamıyla politikalarının iflasının
ilanıdır. Anlaşılan odur ki, bebek katili emretmekte, AKP hükümeti her istenileni yerine getirmektedir. AKP hükümeti
teröristbaşı ve örgütünün şantaj ve
baskılarına teslim olmuş, iktidarda kalabilmek uğruna bölücü terörün bir tehdit
olduğu gerçeğini gizlemeyi ve işbirliğini
seçmiştir. Hükümetin ‘analar ağlamasın’
aldatmacasının arkasına sığınarak
başlattığı PKK ile müzakerelerin iç yüzü
bugüne kadar hep gizli tutulmuştur." diye
devam etti.
Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne kast eden bu kanlı örgütün gerçek yüzünün bir
kere daha gösteren Bingöl’deki saldırıda
şehit verilen iki emniyet mensubunun üzerindeki toprakları kurumadan, AK Parti
hükümetinin yeni tavizleri masaya
sürmesinin şehitlerin kemiklerini
sızlattığına dikkat çeken MHP’li Çetin, aceleye getirildiği ve önemli bir hazırlığın ürünü
olmadığı anlaşılan çözüm sürecine ilişkin 6
maddelik yeni yol haritası taslağının
uygulanmasını imkânsız kılan içeriği
dikkate alındığında, AK Parti’nin Türkiye’yi
ciddi manada aldattığının anlaşıldığını
vurguladı.
Çetin şöyle devam etti: "Aslında taslağın
muhatabı PKK’nın yol haritasını nihayetlendirmek gibi bir niyet taşımadığı ve
asıl amacının bu süreç içerisinde elde
edeceği tavizlerle elini daha da güçlendirmeye çalıştığı çok açıktır. Taslakta yer alan
‘PKK’lıların sınır dışına çekilmesi’ maddesinin bugüne kadar uygulanamadığı, tam
aksine terör örgütünün tarihinin en büyük
katılımları ile militan ve silah bakımından
gücüne güç kattığı bilinmektedir. Üstelik
delik deşik olmuş güney sınırlarımızdan Irak’a ve Suriye’ye dilediği gibi geçen PKK’nın, hükümetin sözde çözüm sürecine
uyarak sınır dışına çıktığına kim
inanacaktır? Kanlı örgütün Suriye’de
savaşabilmek için Türkiye’de ateşkes ilan
ederek militanlarını kaydırdığını, sonra Irak
ve Suriye’den Türkiye’ye yine kan dökmeye
geleceğini bilmek için stratejik derinliğe
sahip olmaya gerek yoktur."
"AKP BARZANİ’YE, BARZANİ
SURİYE’DEKİ PYD’YE, PYD İSE PKK’YA
SİLAH VERİRKEN.."
Yol haritası taslağının ikinci maddesinde
öngörülen silahların bırakılması şartının
uygulanabilir olmadığının, gerek şimdiye
kadar bu konuda hiçbir adım atılamamış
olmasından, gerekse IŞİD bahanesiyle devletler düzeyinde ve hatta neredeyse
Türkiye’den örgüte yeni silahların temin
edilmesinden anlaşıldığını ifade eden
Şefkat Çetin, “AKP çözüm sürecinde vaat
ettiği gibi, PKK’nın elinden silahları almak
bir yana silahlanmalarında rol almaktadır.
Üstelik AKP’nin bu yardımları yaparken
milliyetçi ve muhafazakâr seçmen kitlesinden gizlemek için azami gayret gösterdiği
Barzani’nin açıklamasından
anlaşılmaktadır. AKP’nin
Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle gizli
tutulmasını isteyerek IŞİD’e karşı silah
yardımı yaptığını açıklayan Barzani, kendilerinin de Suriye’deki PKK uzantısı PYD’ye
silah gönderdiklerini söyleyerek saadet zincirlerini deşifre etmiştir. AKP Barzani’ye,
Barzani Suriye’deki PYD’ye, PYD ise PKK’ya silah verirken, çözüm sürecinin
silahların bırakılması şartına bağlanması
anlamsız ve aldatmacadır.” görüşünü belirtti.
MHP’li Şefkat Çetin, çözüm sürecinde
atılacak adımlar arasında sayılan
“Türkiye’ye dönüş” maddesinin, silah
bırakmamış ve hiçbir zaman da
bırakmayacağı bilinen PKK için
uygulanmasında ciddi sakıncalara işaret
etti. Dönüşlerle ilgili yapılacak yasal düzenlemelerin, başarılı bir terörle mücadeleyle
paralel olarak uygulanmadığı takdirde,
teröristi galip devleti ise yenilmiş
göstereceğine dikkat çeken Çetin, “Nitekim
bu planın ilk denemesini AKP hükümetinin
Habur’da eline yüzüne bulaştırdığı
hatırlanacaktır. Ellerindeki kanlı silahları
bırakmadan dağdan inen teröristin ayağına
mahkemeleri götürerek tören düzenleyen zihniyet sayesinde, Habur rezaleti PKK’nın
devlet karşısında moral üstünlüğü ele
geçirdiği hayati hatalardan birisi olarak tarihlere geçmiştir.” hatırlatmasını yaptı.
"YENİ YOL HARİTASI, TERÖR
BARONLARINA CESARET VERECEKTİR"
Çetin, “Hükümetin daha önce defalarca
denediği ve halen yürürlükte olan
pişmanlık yasalarının terörle mücadeleye
ve eve dönüşlere ciddi bir katkı
sağlamadığı ortada iken, yol haritasında
geri dönüşle ilgili alınacak kararlar başlığı
altındaki muğlâk ifadeler akla genel affı getirmektedir. Bölücü terörün kaynağı ve
çıkışına ilişkin gerçekler bilinmeden, meselenin salt bir terör eylemi olarak
algılanması ve teröristi affedicince sorunun
çözüleceği düşüncesi ne yazık ki çözüm yerine meselenin derinleşmesine yol
açacaktır. AKP’nin PKK’ya sunduğu yol
haritasına gizlediği genel af vaadi, bölücü
terörü yok etmek yerine azdıracak, yeni
terör baronlarına cesaret verecektir.” diye
sözlerini sürdürdü. Yol haritasının beşinci
maddesinin, makul gibi görünmekle birlikte
tek başına hiçbir işe yaramayacağının
tecrübe edilmiş topluma kazandırmayı
konu edindiğini belirten Çetin, şunları kaydetti: "Bölgedeki sorun ekonomik bir
mesele olmaktan çoktan çıkmış ve bilhassa
AKP döneminde siyasallaşmıştır. Meselenin özünde uluslararası güçlerin kontrolündeki terör örgütünün sözde
Kürdistan’ı kurmak için insanlarımızı
kandırması yatmaktadır. Kandırılmış bu
insanlarımızı toplumumuza geri
kazandırmak için devletin mutlaka bir
programı olmalıdır. Ancak bölgedeki
ayrılıkçılık fikrini ve terörü üreten-besleyen
küresel emperyalist oyunu bozmadıkça ve
bataklık kurutulmadıkça,
kazandırılanlardan daha çok toplumdan
kopuşlar olacaktır. O halde topluma
kazandırmanın ön şartı, terörü destekleyen
ve uygulayan unsurlarla mücadele ve yok
edilmeleridir. Terörle mücadele edilmediği
takdirde, teröriste hain gibi değil kahraman
gibi muamele yapıldığı sürece topluma
kazandırma projesinin uygulanması
mümkün olmayacaktır."
"DAĞDAKİLERE ‘DÜZ OVADA SİYASET’
YOLUNU AÇMAKLA TÜRKİYE’DE
KARDEŞLİK HUKUKUNUN KURULAMAZ"
Çetin, terör suçlularına aynı zamanda
siyaset yolunu açmayı amaçlayan altıncı
madde, bölücü teröristlere silahlı mücadeleye gerek kalmadan hedeflerine ulaşma
fırsatı verdiğini belirterek, “Aslında AKP
hükümetinin meselenin en başından
itibaren bölücülüğü bir suç olarak
görmediği ve meselenin terör kısmıyla
ilgilendiği, ancak bu konuda da başarısız
olduğu ortaya çıkmaktadır. Dağdakilere
‘düz ovada siyaset’ yolunu açmakla
Türkiye’de kardeşlik hukukunun
kurulamayacağı, tam aksine toplumdaki
ayrışmanın ve milli birliğin tamirinin
mümkün olmayacak şekilde zedelenmesine
yol açacağı bilinmelidir. Türkiye’nin bölücü
terör sorunu çok eski tarihlere dayanmakla
birlikte, meselenin siyasallaşması,
kitleselleşmesi, uluslararası ve sınır ötesi
bir boyuta ulaşmasında AKP hükümetinin
büyük payı vardır. İktidarda kalabilmek için
çözemedikleri terör sorununa teslim olan
bu hükümetin verdiği tavizler, bugün
Türkiye’yi hiç olmadığı ölçüde bölünme
tehlikesiyle karşı karşıya getirmektedir. ABD’nin terörizmle mücadele için küresel bir
savaş yürüttüğü göz önünde dururken,
AKP’nin teröristlerle oturduğu pazarlık
masasından bir türlü kalkamamasının
faturasını bu milletin bir gün çok ağır
ödemesinden endişe ediyoruz.” görüşünü
aktardı.(CİHAN)
/5(&5'789$5&&7)68698(53%98'86
!3187967+769379!276(7+8
-/#9$39 515671828 <VZ;]1\TK\F[MZ@]9>66]2[Y[W]7RXR=
WR?YRY]!H]MZXW[IZTZYU[]P\AQSBS]VNYRIT\U\]"]:VZT]"!]Q\XZDZYU[
6SOSX?SY]M\IV[YQZ]7\DZX[?U[]2\KK[?YZY]P[YZU[Y]ZT\XS]ZFZY]RWROW\X\X\OS
MZX]VNY;[X\YO]J[XF[VW[IQZBZYZ@]MR]VNY;[X\YO\]]LWV[YZY]8SIZIW[XZ
>\V\YS]G[P\]Q[TOZWEZW[XZYZY]V\QSWUSBSYS]\YW\QQSH]1\TK\F[MZ@]MR]VNY=
;[X\YO]ONYRERYU\@]3OX\ZW?ZY]P\AQSBS]O\WUSXSW\X]ONYRERYU\]2\KK[?U[
T[PU\Y\]J[W[Y]MLPLV]PSVSTSY]ONYRFW\XSYS]Q[W\;Z][QT[V]ZFZY@]P[YZU[Y
P\ASW\E\V]MZY\W\XSY];ZY\YOT\YS]ZFZY]TZWP\XW\XE\]UNW\X]QRQ\XSYU\]MZX
P\XUST]Q\\DDLUL]J[XF[VW[IQZBZYZ]V\PU[QQZH]1\TK\F[MZ@]2\KK[?P[
MLPLV]CY[T]JCOQ[XUZBZYZ]ZUUZ\][U[Y]>\IM\V\Y]G[]%RTDRXM\IV\YSY\
,2\KK[?YZY]ZT\XS]ZFZY]9LXVZP[]Y[U[Y]JCX[G]LOQW[YT[UZ/,]UZP[]ONXURH
,>R]VNY;[X\YO\]3OX\ZW]U\G[Q][UZWT[TZIQZX]FLYVL]3OX\ZW]2\KK[?P[
O\WUSX\Y]LWV[UZX@]NYRY]U\G[Q][UZWT[OZ]ULILYLW[T[KH,]UZP[Y]1\TK\=
F[MZ@]OCKW[XZY[]ICPW[]U[G\T][QQZ(],>[Y]IZTUZ]MRX\U\Y]ONXT\V]ZOQZPN=
XRT(]2\KK[]JZMZ]4\PSY]0[E[A]9\PPZA]:XUNB\Y?SY]UZWZYU[Y
ULILXT[UZBZ]MZX]V[YQZY]ZT\XS]ZFZY]ULK[YW[Y[Y]VNY;[X\YO\]9LXVZP[
Y[U[Y]V\QSWT\TSIQSX/]4\PSY]0[E[A]9\PPZA]:XUNB\Y]?2\KK[?P[]MRJLY
JZU[E[BZT@]P\XSY]JZU[E[BZT?]UZP[]V\TRNPRY\]Q\\DDLQW[XU[
MRWRYURBR]DWU[]2\KK[?YZY]P[YZU[Y]ZT\XS]ZFZY]ULK[YW[Y[Y]MZX]NXJ\=
YZK\OPNY\]9LXVZP[?YZY]V\QSWT\OS]ZFZY]Y[U[Y]CYELWLV][QT[TZIQZX/
4\PSY]>\IM\V\YSY]XNWLYL]F\W\Y]4\PSY]0[E[A]9\PPZA]:XUNB\Y]G[P\
\PYS]ONXRPR]4\PSY]<DT[Q]8\GRQNBWR?Y\]ONXRPNXRT(]4\PSY]<DT[Q
8\GRQNBWR@]MR]VNY;[X\YO\]9LXVZP[]Y[U[Y]V\QSWT\TSI@]2\KK[?YZY
ZT\XS]ZFZY]9LXVZP[]Y[U[Y]JCX[G]LOQW[YT[TZIQZX/,]]61']<YV\X\]6ZW=
W[QG[VZWZ]#KE\Y]-[YZF[XZ]ZO[]<7]'\XQZ?YZY]FCKLT]OLX[EZYZY]9LXVZP[?PZ
ONV\B\]FSVT\]P\O\BSYSY]RPJRW\YUSBS]MZX]LWV[]DWZY[]J[QZXUZBZYZ
OCPW[UZH],9LXVZP[?U[]V\Y]JCGU[PZ]JCQLXTLIQLX@]NXQ\WSV]P\VSWTSI
PSVSWTSIQSXH,]UZP[Y]-[YZF[XZ@],>R]3FZIW[XZ]>\V\YS]Y[]P\AT\VQ\USX@
DZFMZX]I[P]M[E[X[TZPNXO\]ZOQZ;\][QT[PZ]U[]TZ]M[E[X[TZPNX/]<7'?YZY
M\IW\QQSBS]MR]OLX[F]MZX]U[GW[Q]ZW[]Q[XCX]CXJLQL]\X\OSYU\]P\ASW\MZW[E[V
MZX]OLX[F]U[BZWUZXH]<YE\V]MZX]Q[XCX]CXJLQL]ZW[]M\IV\]MZX]Q[XCX]CXJLQL
\X\OSYU\]MCPW[]MZX]OCKW[IT[]P\ASW\MZWZXH]1[XV[O]IRYR]MZWT[WZUZX]VZ
Q[XCX]CXJLQLPW[]Q[V]MZX]I[P]JCXLILW[MZWZX@]N]U\]CXJLQLY]OZW\D]G[]IZUU[QZ
MSX\VT\OS]DRORORURXH+]UZP[]VNYRIQRH]-4/,0
Ekim 2013
2014 Perşembe
Cuma
17
7 Şubat
""! "!" "! #
###!#" "!"#
#
Başbakan Yardımcısı Numan
Kurtulmuş, AK Parti tarafından dün gece
Meclis'e sunulan ve özgürlükleri
sınırladığı gerekçesiyle eleştirilen 35
maddelik yeni yargı paketini savundu.
Türkiye'nin tekrar polis devleti olması istikametinde asla bir adım atılmayacağını
söyleyen Kurtulmuş, "Bundan bütün kamuoyu rahat olsun, hiçbir şekilde ne polis devletine dönüş olacaktır, ne
demokratik kazanımlarda Türkiye geriye
gidecektir." dedi. Başbakan ve AK Parti
Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, AK
Parti Genel Merkezi'nde Karadeniz bölgesi milletvekilleri ile bir araya geldi.
Toplantıya katılmak üzere gelen Numan
Kurtulmuş da girişte gazetecilerin
sorularını cevapladı. TBMM'ye sunulan
yeni yargı paketi sorulan Numan
Kurtulmuş, "Bugünler içerisinde bu
paket tabii ki eleştirilecek ama
Türkiye'nin yaşadığı bu olaylar
Türkiye'nin hem demokratik
kazanımlardan geri adım atmadan hem
de Türkiye'de ciddi bir şekilde güvenliği
tesis edecek, kuvvetlendirecek güvenlik
reformuna ihtiyaç var. Bu, tabii
tartışılacak olgunlaşacak ve ona göre
parlamento bir kararı verecek" diye
konuştu. Kendisine yeni değişiklikle polis devletine gidildiği yönündeki
eleştireler hatırlatılan Kurtulmuş, "Tam
tersine biz bu kadar yıldır demokrasi ve
bu anlamda atılan adımlar konusunda
kararlı duran bir irade tabiki Türkiye'nin
tekrar polis devleti olması istikametinde
asla bir adım atmayacaktır. Bu arada bir
denge kurulacak, yani bir tarafta güvenlik, bir tarafta Türkiye'de gerçekten devletin bu anlamda kendisini koruyacak
olan mekanizmalarının kullanılması ama
bunu yaparken de asla terörle sokaktaki
olaylarla ilgisi olan, olmayan
vatandaşların rahatsız edilmemesi esas
mesele budur. Yani teröre bulaşanları bir
türlü geniş kitleye tehdit teşkil etmeyecek hale gelmesi tasarlanmıştır,
planlanmıştır. Bunlar tabiki konuşularak
nihayetinde parlamento kararını verecektir." dedi. Dinlemeler için artık üç hakim
değil de bir hakimin izninin yeterli olması
şeklindeki değişikliğin bir geri adım olup
olmadığı sorulan Kurtulmuş, "O adli anlamdaki dinlemeydi, bu önleyici dinleme,
arasında fark var. Bunlar tabi tartışmayla
ortaya çıkacak olan şeylerdir. Buradaki
yani delil olarak mahkemelerin
kullanması kabul edilecek olan adli dinleme üç hakimin, ağırlaştırılmış ağır ceza
mahkemesinde vereceği bir karardı. Bu
ise herhangi bir şekilde tehlikenin ortaya
çıkması ihtimali üzerine önleyici dinlemedir. Burada getirilen tedbirlerin
tamamı önlemeye dönük tedbirlerdir.
Yoksa insanları baskı altına almak, bu olaylarla ilgisi olmayan kişileri taciz etmek, hürriyetlerini kısıtlamak anlamında
atılan adımlar değildir. Bundan bütün kamuoyu rahat olsun, hiçbir şekilde ne polis devletine dönüş olacaktır, ne
demokratik kazanımlarda Türkiye geriye
gidecektir. Türkiye, evet şartları çok daha
zorlaşmış bir ortamdayız. Kobani olayları
ve diğer bölgede muhtemelen uzun süre
devam edecek olan bu gelişmeler
Türkiye'yi de aslında etrafındaki ateş
çemberini de daha da fazla daraltmış
vaziyette. Bu anlamda bu denge mutlaka
kurulacak. Bu kadar demokratik adımları
atan hükümet hiç kimse herhalde böyle
bir şeyi tahmin etmez bu attığı
adımlardan geri adım atacak değildir. Ama bir taraftan da Türkiye'nin korunması
bu anlamda terörle, sokaktaki tedhiş
olaylarıyla ilgisi olmayan geniş yurttaş kitlenin korunması herhalde hükümetin
sorumluluğudur." ifadelerini kullandı.
Son olarak eylem yapan vatandaşlarla
eylem yapmayan vatandaşların nasıl
ayırt edileceği sorulan Başbakan
Yardımcısı Kurtulmuş, "Bunlar ayırt
edilecek tabiki. Bir tarafta yüzünü
kapatıp maskeyle sokağa çıkan, bir
tarafta da yolda rahat bir şekilde yürüyen
insanlar var. Bunları ayırt etmek tabiki
mümkün olur.” dedi. (CİHAN)
#!#"#!
####"! #
!"! #
Başbakan Ahmet Davutoğlu, hükümet tarafından Meclis’e gönderilen ve muhalefetin özgürlükleri kısıtladığı gerekçesiyle eleştirdiği polise yeni yetkiler tanıyan yasa değişikliklerini,
“Getireceğimiz düzenlemelerin tümü demokratik ülkelerde olan düzenlemelerdir.” diye
savundu. Davutoğlu, “Türkiye'ye kesinlikle Avrupa'da ya da dünyanın herhangi bir yerinde
olan hukuk devletinde olan kuralların dışında hiçbir şey gelmeyecek.” şeklinde konuştu
4'827389 51562%%6+5 MZWJZW[YUZXT[]QNAW\YQSOSY\
V\QSW\Y]>\IM\V\Y]8\GRQNBWRZ]\XUSYU\Y]3FZIW[XZ]>\V\YS
:;V\Y]<W\]ZW[]MZXWZVQ[]M\OSY]QNAW\YQSOS]ULK[YW[UZH]>RX\=
U\]J\K[Q[EZW[XZY]ONXRW\XSYS]E[G\AW\P\Y]8\GRQNBWRY\
ANWZO[]Q\YSY\Y]P[YZ]P[QVZW[X[]ZWZIVZY@])3F]JLG[YWZV]X[;NX=
TR]LK[XZYU[]F\WSISWSPNX]U[UZYZKH]>RYRYW\]ZWJZWZ]CK[WWZV=
W[]ANWZOZY]P[QVZW[XZYZY]\XQSXSWT\OS@]OSYSXOSK]P[QVZ
G[XZW[E[BZ][YUZI[OZ]G\XH]>RY\]J[X[VF[]NW\X\V]QNAWRTO\W
NW\PW\XU\]NX\YQSOSK]JLF]VRWW\YSWUSBSY\]ZWZIVZYH]>ZX]U[
ULY]9>66?P[]O[GV][UZW[Y]MZX]P\O\]G\XH]5]P\O\]U\
VRGG[QWZ]ILAD[]P[XZY[]T\VRW]ILAD[]O\GESW\X\]P[QVZ
Q\YSPNXH]6\VRW]ILAD[]Y[P[]JCX[@]VZT[]JCX[]M[WZX=
W[Y[E[VH+]ONXROR]PCY[WQZWUZH]8\GRQNBWR]ZO[]PCY[WQZW[Y
ONXRP\]V\XISWSV@])>ZX]X\ANX]U[UZTH]&LYVL]JLYW[XUZX]MR
VNYRPR]F\WSISPNXRKH]&NV]VCVWL]UZP[MZW[E[BZT]G[]MZKZT
MRYU\Y]ONYX\]\Q\E\BSTSK]\USTW\XS]\YW\TWS]MZX]F[XF[G=
[P[]NQRXQ\E\BSTSK]MZX]Q[EXLM[]MZXZVZTZTZK]U[]G\XH
'NWZOZP[]Q[UMZXW[XZ]\XQSX\E\V]Z;\U[OZYZY]V[OZYWZVW[]X[U=
U[UZPNXRTH]1ZFMZX]I[VZWU[]IR]\YU\]U[TNVX\QZV]OZOQ[T[
O\DZA]LWV[W[XU[Y];\XVWS]DZFMZX]RPJRW\T\
J[QZXT[P[E[BZKH]>RYR]FNV]\FSV]G[]\WQSYS]FZK[X[V
OCPWLPNXRTH]8[TNVX\QZV]DRVRV]OZOQ[TZY[]O\DZA]<GXR=
A\?U\VZ]LWV[W[XU[Y];\XVWS]DZFMZX]RPJRW\T\
J[QZXT[P[E[BZKH+]U[UZH
),"#,9*.*."4940-.*.04)
8\GRQNBWR@]P\O\W]U[BZIZVWZVW[X]ZFZY]MZXFNV]LWV[YZY
ZYE[W[YUZBZYZ]\YW\QQS(])<T\][B[X]MRJLYVL]MZKZT
RPJRW\T\W\XSTSK]VZ@]M[Y]MZX]VSOTSYS]UZYW[UZBZTU[]G[
<GXRA\?U\VZ]CXY[VW[XZ]ZW[]V\XISW\IQSXUSBSTU\@]MZKZT]U\=
D\]CYE[]P\AQSBSTSK]X[;NXTW\XU\]JLG[YWZV]XZOVZ]D[T[Y
D[T[Y]DZF]NWT\TSI]LWV[W[XU[Y]MZW[]ZW[XZ]JZQQZBZTZK]NX=
Q\P\]FSVSPNXH]6[O[W\@]Q[V]Q[V]<GXRA\]LWV[W[XZYZ
FSV\XQQSXUSVH]>ZX]IZUU[Q]NXQ\TSYU\]IR]P\I\Y\Y]IZUU[Q
NXQ\TS]JZMZ@]<GXRA\?U\]ANWZOZY]O\GESP\]O[GV][QT[U[Y
CYE[]Q[UMZX[Y]"!]O\\Q]JCK\WQSY\]\WT\]D\VVS]G\X@]P[QVZOZ
G\XH]>ZKU[]PNVH]-\YZ]CYLTLKU[]MZXZOZ]TNWNQN;]VNVQ[PWZ
\QO\]G[]M[W[UZP[]NQNMLOL@]\TMRW\YO]P\YO\@]ZFZYU[VZ
D\OQ\]U\]P\YO\@]ANWZO]N]VZIZPZ]JCQLXO[]O\GES]U\]O[XM[OQ
MSX\V\MZWZXH]>R]O\GESW\XSTSK\]JLG[YOZKWZV]U[BZW]\T\]N
\YVZ]U[B[XW[YUZXT[];\XVWS]NW\MZWZXH]5]K\T\Y]QNAWRTO\W
NW\PW\XS]VNYQXNW]\WQSY\]\WT\V]TLTVLY]NWT\KH
9[XCXZOQW[X@]G\YU\WW\X]G[]IZUU[Q]P\YWSW\XS]D[X]QLXWL
O\W\DZP[Q[]O\DZAV[Y]ANWZOZTZKZY]V\TR]ULK[YZYZ]VNXR=
T\V]\YW\TSYU\]DZFMZX]P[QVZP[]O\DZA]NWT\T\OS]V\TR
ULK[YZYZ]NXQ\U\Y]V\WUSXSXH]<GXRA\@]<T[XZV\?U\VZ]RPJR=
W\T\W\XU\]U[TNVX\QZV]QNAWRTW\XU\]DZFMZX]JCOQ[XZU[
T\OV[]VRWW\YSW\T\KH]6\OV[]VRWW\YUSBSYSKU\]N]\YU\]N
VZIZYZY]VZTWZBZYZ]Q[OAZQ][QT[V]TLTVLY]U[BZWH
7ZTWZBZYZ]YZP[]O\VWSPNX]MRYW\X/]*NXT\W]M\XSIFSW]JCOQ[XZ
P\A\Y]MZXZ]VZTWZBZYZ]YZP[]O\VW\OSY/]4ZK]T\OV[]Q\V\Y
MZXZYZY]VZTWZBZYZ]Q[OAZQ][QT[V]ZFZY]MZW[]NYR]\WSA]MZX]P[X[
JCQLX[T[KO[YZK@]MR]ANWZOZY]ULK[Y]O\BW\T\]ZTV\YS
V\WT\KH]2[QZX[E[BZTZK]ULK[YW[T[W[XZY]QLTL
U[TNVX\QZV]LWV[W[XU[]NW\Y]ULK[YW[T[W[XUZXH]7\TRNPR=
TRK]M\K[Y]MZWTZPNX@]M\KSW\XS]U\]P\YSWT\V]ZOQZPNXW\XH
4\YVZ]9LXVZP[?PZ@]>\QS?U\]U\]U[BZIZV]P[XW[XU[]MR]QLX
F\WSIT\W\X]P\ASWUSBSYS]MZWZPNXRK@]K\Q[Y]ZF[XZU[]D[T[Y
MR]QLX]ORFW\T\W\X\]FNV]F\MRV]\W[Q]NW\E\V]M[WWZ]F[GX[W[X
G\XH]9LXVZP[]NQNXZQ[XW[IZPNX]JZMZ]MZX]V\TA\YP\P\]V\XIS
V\TRNPRTRKR]RP\XSPNXRTH]9LXVZP[?P[]V[OZYWZVW[
<GXRA\?U\]P\]U\]ULYP\YSY]D[XD\YJZ]MZX]P[XZYU[]NW\Y
DRVRV]U[GW[QZYU[]NW\Y]VRX\WW\XSY]USISYU\]DZFMZX]I[P
J[WT[P[E[VH+
?8<1<] <.<4$]5.6<-<%<7?
<XUSYU\Y]T\VRW]ILAD[]VNYRORY\]\FSVWSV]J[QZX[Y
8\GRQNBWR@]ZWJZYF]U[]MZX]CXY[V]G[XUZ(])&\XASES]MZX]TZO=
\W@]T\VRW]ILAD[]VNYRORH]-\XJS]Y[]K\T\Y]M\IWSPNX/]>ZX
ORF]ZIW[YUZVQ[Y]ONYX\]P\XJSP\]ZYQZV\W][UZPNXH]4RFRY
ZIW[YT[OZYZ]CYW[T[]JCX[GZ]VZTZY/]2LG[YWZV]MZXZTW[X=
ZTZKZYH]5]CYW[T[]JCX[GZ][OY\OSYU\]\WSY\E\V]MZX]CYW[T
[B[X]ORF]ZIW[YUZVQ[Y]ONYX\VZ]AXNO[ULX[]Q\MZ]VSWSYSXO\
ORFR]CYW[P[TZPNXORYRKH]>ZX]CXY[V]G[X[PZTH]R]\YU\
MZK]MRX\U\]NQRXRXV[Y]MZX]ZDM\X]J[WO[]<YV\X\?U\]IR
E\UU[U[Y]MR]E\UU[P[]MZX]\X\M\]ZFZYU[]RPRIQRXRER]ZW[
JZUZPNX]G[]J[YFW[XZ]K[DZXWZPNX]UZP[]ZDM\X]J[WO[]N
\X\M\PS]URXURXRA]\X\T\V]ZFZY]O\GESWSV]ZKYZ]W\KSTH
4\GES]U\]U[O[]VZ]U\D\]ORF]ZIW[YT[TZI]CY[TWZ]MZX]U[WZW
PNV]O\U[E[]ZDM\X]G\X]U[O[]N]ZKYZ]G[XT[O[]N]\X\M\][T=
YZP[Q]MZXZTW[XZTZKZY]JCKLYLY]CYLYU[Y]JZU[]JZU[
RPRIQRXRER]U\]JZU[X]N]J[YEZTZKZ]K[DZXW[XH]4\GESYSY
IRYR]U[T[OZ]D\VVSUSXH]>\Y\]U[WZW]J[QZXH]:TYZP[Q
JCX[GWZOZYZY]JCX[GZ]U[]J[W[Y]MZX]ZDM\XS]U[B[XW[YUZXZA]N
ORFR]ZIW[YT[U[Y][YJ[WW[T[VQZXH]5]K\T\Y]MZX]NXQ\]PNW
MRWT\TSK]W\KSTH]<ES]U[BZW]TZ/]>ZYJCW?U[]I[DZQ][UZW[Y
ZVZ]V\XU[IZTZKZY@]I[DZQ][U[YW[XW[]ZWJZWZ]MZWJZ]J[WUZBZ
D\WU[]MR]O\GESWSV]Q\X\;SYU\Y]ZIW[T[]VNYRWT\USH]<T\
ORFW\P\T\PSK]?NXQ\U\]U\D\]ORF]PNV?]UZPNXH]<T\]CMLX
Q\X\;Q\]U\]FNV]EZUUZ]N]T\VRW]ILAD[]U[YZW[Y]ILAD[]D\WZ
G\XH]4RFRY]CYW[YT[T[OZ]E\Y\]T\W]NWRPNXH]>ZX]Y[OWZY
PNV]NWT\OSY\]O[M[A]NW\Y]RPRIQRXRERYRY]Y\VWZY[][YJ[W
NW\TSPNXORYRKH]>RX\U\]MZX]FCKLT]MRWT\V
URXRTRYU\PSKH]>ZK]V\A\WS]V\ASW\X]\XUSYU\Y]G[][XQ[OZ
JLY]FSV\E\V]MZX]P\KSU\]FNV]X\D\Q]DLVLT[QZ]ORFW\P\MZWZ=
XZKH][P\]MR]RPJRW\T\W\X\]UCYLV]CYP\XJS
NWRIQRX\MZWZXZKH]>ZKZT]P[XZTZK[]NQRXORYW\X]MZX]U[][T=
A\QZ]P\AOSYW\X]MRYR]OCPW[P[YW[X@]MRYR]OCPW[P[Y
TRD\W[;[QH]>ZKZT]URXRTRTRKU\]NW\Y]MZXZYZY]JCX[GZ
RPRIQRXRERYRY]NX\P\]RW\IT\OSYS][YJ[WW[T[VQZXH]5X\P\
JZU[E[V]NW\Y]MZX]Q[XCXZOQZY]JZUZIZYZ][YJ[WW[T[VQZXH]5YR
[YJ[WW[T[V]ZFZY]Y[]J[X[VZPNXO\]P\A\XSKH]>ZX]IZUU[Q
P\YWSOSYSY]RPRIQRXRER]Q\EZXZYZY]D\X[V[Q][QT[]DLXXZP[QZ
M[YZT]G\Q\YU\ISTSY]D\P\Q]D\VVSYU\Y]G[]M[YZT]J[YF
Y[OWZTZY]O\BWSBSYU\Y]XRDO\W]O\BWSBSYU\Y]U\D\]CY[TWZ
U[BZWUZXH]2[QZX[E[BZTZK]CYW[TW[]N]QLX]\X\FW\X]URXURXR=
W\E\V]\X\Y\E\VH]4RF]PNVO\]U[G\T][U[XH]<T\]MZX]ORF
G\XO\]N]ORF]RYORXR@]RPRIQRXRER]ZO[]RPRIQRXRER@]MNTM\
ZO[]MNTM\@]TNWNQN;]VNVQ[PWZ]ZO[]TNWNQN;]VNV=
Q[PWZ@]Q[OAZQ][UZWZA]O\GESW\X\]O[GV][UZW[E[VH
:TYZP[Q]JCX[GWZOZY[]MR]P[QVZPZ]G[X=
T[V]ULYP\YSY]D[X]P[XZYU[]G\XUSXH
>ZK[]NQNXZQ[XW[IT[]JZMZ]MZX]ZUUZ\=
U\]MRWRY\YW\X]?<T[XZV\?P\]JZU=
ZYE[]ANWZO]URXURXURBRYU\
O\VSY][WZYZ]NPY\QT\?
U[UZBZYU[][WZYZ]NPY\QTSPNX
VNXVRORYU\H]&LYVL]ANWZOZY
P[QVZOZ]G\XH][]NX\U\]U\
Y[X[U[]ZYO\Y]D\VW\XS]UZP[
ONXTRPNXH]5X\U\]Y[]RPJRW\=
T\]G\XO\]MZKU[]U[]N]NW\E\VH
5X\U\]U[XV[Y]D[XD\YJZ]MZX
LWV[PZ]V\OQ[QTZPNXRT@
U[TNVX\QZV]DRVRV]U[GW[QZYU[H
8\D\];\KW\OS]NWT\P\E\VH+]
?#20.7.:08:*
:8<7<0.$7]:96:-:%:3?
8\GRQNBWR@]OCKW[XZYZ]ICPW[]OLXULXUL(])<T\
G\YU\WW\XSY@][IVSP\W\XSY]VNW]J[KUZBZ]M\XSIFSW
ZYO\YW\XSTSKSY]U\]VNXVR]\WQSYU\]P\I\USBS]MZX]LWV[P[]V\=
TR]ULK[YZ]O\DZMZ]UZP[T[PZKH]8LY]M[Y]MCWJ[U[Y]J[W[Y
M[W[UZP[]M\IV\YW\XSYS]UZYW[UZTH]>ZX]Q\Y[OZ]U[UZ]VZ]]V[K
ORZV\OQ\]RBX\USTH]>ZXZ]U[UZ]VZ]?OSX;]<7]'\XQZU[Y]ZOQZ;\
[QT[T]ZFZY]\B\M[PZTZ]GRXURW\X?]U[UZH]>R]TRURX
U[TNVX\OZ/]?>\Y\]P\VSY]MLQLY]\VX\M\W\XSTSY
ZIP[XW[XZYZ]P\VQSW\X?]U[UZH]ZTUZ]MRX\U\]MZX]Q[UMZX]\W=
T\KO\V]MZX]TLUU[Q]ONYX\]Y[]NWRXH]5]K\T\Y]MR
I[DZXW[XU[]MR]G\YU\WW\XSY][IVZP\W\XSY]MR]Q[XCXZOQW[XZY
DLVTL]J[FT[P[]M\IW\XH]0\D\Q]I\XQW\XU\]DLVLT;[XT\
NWT\V@];ZVZX]M[P\Y][QT[V]FNV]VNW\P]NWRXH]1[AZTZKZY
P\AT\OS]J[X[V[Y][Y]KNX]I\XQW\XU\VZ]9%]G\Q\YU\ISYSY
DRVRVRYR]VNXRT\VQSXH]>[YZT]M[VW[UZBZT]D[X]MZX
CKJLXWLVFL]\PUSYSTSKU\Y@]D[X]MZX]CKJLXWLVFL]OZP\OZ
A\XQZTZKU[Y]G[P\]OZP\O[QFZTZKU[Y@]JCXLIL]Y[]NWRXO\]NW=
ORY]IRYRY]OCPW[YT[OZUZXH]#KJLXWLVW[XU[Y];[U\V\XWSV
[QT[P[E[BZK]\T\]CKJLXWLVW[XZ]ZOQZOT\X][U[Y]MZXZW[XZYZY
U[]M\IV\W\XSYSY][Y]Q[T[W]D\VW\XSYS]PNV][QT[W[XZY[]ZKZY
G[XT[P[E[BZKH+
?65.595 ]7579:-.3]>56><]4<-$.<%<7?
8\GRQNBWR]\PXSE\])6\OV[]VRWW\Y\X\V]JCOQ[XZ
P\ASW\T\KH]6NWNQN;]VNVQ[PWZ]\QSW\T\KH]>ZXZOZ]FSV\X]U\
MR]P\O\U\]TNWNQN;]VNVQ[PWZ]\XQSV]ORF]O\PSWSPNX@]MNTM\
O\PSWSPNX]U[XO[@][G[Q]MNTM\]O\PSW\E\VH]:B[X]N]TNWNQN;
VNVQ[PWZ]ZW[]D\OQ\]Q\ISP\Y]\TMRW\YO]P\VSWSPNXO\]VZTO[
MZK[]CKJLXWLVQ[Y]M\DO[QT[OZYH]:B[X]MZXZOZ]T\OV[
Q\VSWT\OS][YJ[WW[YZPNX]U\]CKJLXWLVW[X][YJ[WW[YZPNX]UZP=
NXO\][G[Q]T\OV[]Q\VSWT\P\E\VH]6\OV[]Q\V\Y
\WSYSA]JCQLXLWLA]Q[UMZX]\WSY\E\VH
6\OV[PZ]Q\V\Y]VZIZ]IRYR]U[VW\X[
[QTZI]NWRPNX(]>[Y]VZTWZBZTZ]JZ=
KWZPNXRT@]ORF]ZIW[P[T[P[
D\KSXSTH]5]VZIZYZY]T\OV[
Q\VT\]CKJLXWLBL@]\Q[I]\F=
T\]CKJLXWLBL@]N]\X\U\
MZYW[XE[]ZYO\YSY]ONV\B\
FSVT\]CKJLXWLBLYL@
[GZYZY]CYLY[]FSVT\@]D\Q=
Q\]M\WVNY\]FSVT\
CKJLXWLBLYLY]NXQ\U\Y
V\WUSXSPNXH]>RYW\X]NW\E\VH
<T\]O\U[E[]MRYW\X]NWT\P=
\E\VH]>ZK]CKJLXWLV
Q[TZY\QFSOS]NW\E\V]Q[TZY\QS]Z=
DQZG\][U[Y]RYORXW\X]U\]NW\E\VH
1[AOZYZ]MZX]A\V[Q]D\WZYU[
J[QZX[E[BZKH+]U[UZH]
?7334:.]:03.:03*]750*6<4$]7<=
**]8<]>307<&]<-]3&3*8:]2:.3-50?
8\GRQNBWR]ONY]NW\X\V])4ZGZWW[IT[]G[]G\WZW[XZTZKZY
P[QVZW[XZ]U[]U\DZW]NWT\V]LK[X[]JLFWL]MZX]\WQP\AS]VRXRW\=
E\VH]<PXSE\]\PYS]P\O\]CYLTLKU[VZ]P\O\T\]UCY[TZYU[
P\YZ]MZXV\F]\P]ZFZYU[]MR]A\V[QW[]MZXWZVQ[]VZIZO[W]G[XZW[XZY
VNXRYT\OS]V\YRYR@]VNWWRBRY]JCK[QZTZ@]U[Y[QZTZ]V\=
YRYR]G[]TLWVZP[QW[X]V\YRYR]JZMZ]ZYO\Y]D\VW\XSYS]Q[TZ=
Y\Q]\WQSY\]\W\Y]DROROW\X]U\]NW\E\VH]:B[X]UZP[WZT];\XVWS
MZX]V\PJS]NW\MZWZX@]MR]Q[UMZXW[X]\WSYSXV[Y]MZX]ANWZO@]MZX
[TYZP[Q]JCX[GWZOZ]G[P\]MZX]\YU\XT\@]V[YUZOZY[]G[XZW[Y
P[QVZPZ]VCQLP[]VRWW\YSXO\]NYRY]U\]TL[PPZU[OZ]NW\E\VH
>RX\U\]JLFWL]MZX]U[Y[QZT]U[]J[QZX[E[BZKH]-[QVZ
U[Y[QW[Y[E[VH]1\V]M\IV\]CKJLXWLVW[XZ]OSYSXW\T\U\Y
VRWW\YSW\E\VH]'NWZO[]OSYSXOSK]P[QVZ]G[XZWT[OZ]OCK]VNYROR
U[BZWH]1[AOZ]OSYSXWS]VSOSQWS]G[]Q\YSTW\YTSI]P[QVZW[X]NW\=
E\VH]>R]P[QVZ]ZOQZOT\XS]NWRXO\]MRX\U\]U\]JLG[YWZV]MZXZT=
W[XZTZK]\PYS]I[VZWU[]DRVRV]V\XISOSYU\]D[O\A]G[X[MZWZX
URXRTU\]NW\E\VH]7ZTO[]VRWW\YT\]P[QVZOZY[]O\DZA]NW=
T\U\Y]MZX]JLF]VRWW\Y\T\P\E\VH+]UZP[][VW[UZH
-4/,0
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
DÜNYAYI
BAŞLARINA
YIKMAK
Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, "Kobani
bahane, bu ayaklanmadır. Dünyayı başlarına
yıkarız" diyor ya, ben de şimdi soruyorum.
40 yakın can, o kadar kamu binası ve araç,
işyeri yakılıp yıkarken bunun bir ayaklanma
olduğunu anladınız da neden yıkmadınız?
İlla yine canlara kıyılmasını, yakılıp yıkılmasını mı bekleyeceksiniz?
Önce şunu özellikle belirtmeliyim. Bendeniz şiddetten yana asla değilim ve bu tür
söylemler yerine icraat isteyen bir insanım.
Her zaman söylerim söylemi bırakın yapmaya bakın. Elbette devlet kendini koruyacaktır, korumak ve devlet olmak zorundadır.
Ama bunun istihbaratı var, bunun tedbirleri
var. Peki bir kalkışma yani ayaklanma
olduğunu neden haber alamadınız önceden?
Neden tedbirini alamadınız? Neden efelenmek ve şantaja şantaj ile cevap vermek yerine gereğini yapmadınız veya yapamadınız?
Bu çağrıyı yapanlar hakkında ne işlem yaptınız veya yapmayı düşünüyorsunuz?
Karşılıklı restleşmek yerine gereğini yapın,
devlet olmanın gereği ne ise onu yapın
yeter.
Şimdi yeni güvenlik tedbirleri ve polise
Alman usulü yetkiler verilmesi konusunda
harekete geçilmiştir. Geç de olsa, geç de
kalınsa elbette devlet kendini, vatandaşının
mal ve can güvenliğini sağlamak için hak ve
özgürlüklerden gerekirse fedakarlık da yaparak korumak ve kollamakla görevlidir.
Şimdi malum basın, çevreler ve Pensilvanya uzantılarından feryat başladı bile..
Özgürlükler kısıtlanıyor, hak ve özgürlüklere pranga vurulmak isteniyor türü figanlar
sürüyor. Elbette bunlar olacak, yukarıda da
belirttim, devlet kendini koruyacaktır, korumak ve devlet olmak zorundadır.
Şimdi bakalım neler düşünülüyor ve yapılacak olan nedir?
"Hükümet inceledi 'Alman modeli'nde karar
kıldı. Polis ve jandarmanın yetkisi
artırılıyor. Eşkıyalar yakıp-yıkamadan
gözaltına alınacak. Hükümet, 34 cana mal
bulunan olayların tekrarını önlemek için
radikal adımlar atıyor. Avrupa'daki kolluk
kuvvetlerinin yetkisi incelendi. 'Alman
modeli'nde karar kılındı. Devletin ve vatandaşın malına ziyan verenler, polis veya
askeri şehit edenler cezasını canıyla ödeyebilecek. Polis, hakim izni aramaksızın
vakalara müdahale edecek. Kamu güvenliği
için suç işlediği anlamında güçlü kanıt bulunan insanın özgürlüğü hakim kararı yoksa
kısıtlanabilecek. HAKİM KARARI OLMADAN... Yeni düzenleme hazırlanırken,
demokratik standartlar gözetilecek. Polis,
halk güvenliğine yönelik tehdidin giderilebilmesi için suç işlediği anlamında güçlü
kanıt bulunan insanın özgürlüğünü, gene
hakim kararı yoksa geçici şekilde kısıtlayabiliyor. POLİS AMİRDEN İZİN ALARAK
SİLAHINI KULLANABİLECEK Ağır
suçlar olduğunda, devletin birliği ve güvenliği tehlikeye düştüğünde, tahkikat esnasında somut bir tehlike sezilmesi
biçiminde emniyet görevlileri, hakimin izni
alınmak şartıyla şahsi bilgisayarlara girebiliyor. Kimi hallerde aramalar ev sahibinin
izni alınmadan yapılabiliyor. Polis kendi
hayatını tehlike altında hissetmesi
mecburiyetinde amirlerinden izin almak
şartıyla silahını eylemcilere karşı kullanma
yetkisine sahip. AB ülkelerinde kişi, halk
malına, bilerek ve halkı galyana getirmek
amacıyla ziyan veriyorsa 6 aya kadar hapis
cezası alıyor. AVRUPA'DAN ÖRNEKLER
Almanya: Gözaltı belirli bir sınıra tabi.
Polis, sanığın eyleminin cezası en az 6 ay
hapis ise gözaltı yapabiliyor. Fransa:
Gözaltı süresi polisin inisiyatifine bağlı.
Polis, kendini tehdit altında hissederse öncelikle İkaz atışı yapıyor, netice alınamazsa
direk fakat öldürmemek amacıyla silahını
kullanabiliyor. İspanya: Sanık terör eylemi
kapsamında yargılanıyorsa ilk 48 saat herhangi bir biçimde avukatına ulaşma hakkı
yok."
8 GÜNCEL
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
17
17Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Kendi işini kurmak isteyenlere
belediye ile KOSGEB’ten fırsat
Bornova Belediyesi’nin
KOSGEB ile işbirliği
yaparak kendi işinin sahibi
olmak isteyenler için başlattığı ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nin tanıtım
toplantısı yapıldı, ilk
başvurular alındı
B
ornova Belediyesi Nikah Salonu’ndaki toplantıda bir iş fikri
olup destek isteyen girişimci
adaylarına hayallerini gerçeğe
dönüştürmek için izlemeleri gereken
prosedürler anlatıldı. Başvuruların 31
Ekim 2014’e kadar devam edeceği
Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nde 90
kişiye 70 saatlik kurs verilecek. Tüm
kurs organizasyonunu Bornova
Belediyesi üstlendiği için girişimci
adayları hiçbir ücret ödemeyecek. Kurs
sonunda başarılı olanlar KOSGEB
desteklerinden de yararlanabilecek
“Hayalleriniz için harekete geçin, girişin’ sloganıyla düzenlenen toplantıya
Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila,
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri
Geliştirme ve Destekleme İdaresi
Başkanlığı (KOSGEB) Güney Hizmet
Bölge Müdürü Mustafa Çanakçı ve girişimci adayları katıldı. Başkan Atila ile
Çanakçı işbirliği protokolünü de imzaladı. Bornova Belediyesi Nikah Salonu’ndaki toplantıda KOSGEB’in yeni
girişimcilere sağladığı destekler anlatıldı.
Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi kapsamında başvuru yapanlar arasından
yapılacak test ve mülakatın ardından
seçilecek 90 kişiye 70 saat kurs verilecek. Kursu bitirip belge alanlar, iş planlarının kabulü halinde KOSGEB’in
‘yeni girişimci desteği’ kapsamında 30
bin lira hibe, 70 bin lira da iki yılı geri
İESOB'dan istihdam
sağlayacak örnek proje
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği
(İESOB)'nin, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)
destekli projesi için restore edilen eğitim merkezi
törenle açıldı. Açılışa CHP İzmir Milletvekili
Mehmet Ali Susam, İESOB Başkanı Zekeriya
Mutlu, birlik yöneticileri, İzmirli oda başkanları,
çok sayıda eğitimci ve öğrenci katıldı. İZKA'nın
Okul Öncesi ve Mesleki Eğitim Mali Destek Programı kapsamında başarılı bulunan "İESOB Nitelikli İşgücü Programları" projesinin
uygulanabilmesi için restore edilen birlik sarayının
4. kat konferans salonu, eğitim merkezine
dönüştürüldü. Merkezde yenilenebilir enerji, mobilya döşeme ve metal teknolojilerinden oluşan üç
sektörde 120 işsiz gence bilgisayar ve uygulamalı
eğitimler verilecek. Gençler, piyasanın talep ettiği
şekilde nitelikli ara teknik elemanlar olarak kendi
sektörlerinde staj ve istihdam olanakları bulacak.
Toplam bütçesi 764.320.00 TL olan projede
İZKA'nın desteği 687.888.00 TL olurken İESOB eş
finansmanının ise 76.432.00 TL olduğu belirtildi.
Eğitim merkezinin açılış töreninde konuşan
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı
Zekeriya Mutlu, “İzmir Esnaf ve Sanatkarlar
Odaları Birliği, kaliteli eğitim verilmesi amacıyla
bu merkezde ve belirlenen proje ortağı üç meslek
lisesindeki atölyeleri, altyapı, eğitim materyalleri
ve makine ekipmanlarnıı modernize etmiştir. Gelinen noktada, belirlenen meslek alanlarındaki
meslek liselerinden son beş yıl içerisinde mezun
olmuş işsiz gençlerimiz belirlenecektir. Proje ortağı
meslek liselerinin eğitimcileri, İl Milli Eğitim
Müdürlüğü uzmanları ve Gediz Üniversitesi
akademisyenleri ile birlikte eğitim müfredatı hazırlanacaktır. Öncelikle modernizasyonu tamamlanan
merkezde kursiyerler eğitilecek, teorik ve bilgisayar eğitimleri tamamlanacaktır. Merkezdeki eğitimden sonra proje ortağı meslek liselerinde,
modernize edilmiş atölyelerde uygulamalı pratik
eğitimleri verilecektir." dedi. Başarılı öğrencilerin
istihdamına da katkı sağlanacağını kaydeden
Mutlu, "Proje başında iyi niyet mektuplarıyla istihdam garantisi veren özel sektör iştirakçilerimiz var.
Eğitimini tamamlayan kursiyerler, buralarda veya
proje ortağı odalarımızın yönlendirmesiyle belirlenecek üyelerimizin işyerlerinde istihdam edilecektir. Kursiyerlerin istihdam edilmesinde İŞKUR
ile işbirliği yapılacaktır." şeklinde konuştu.
Merkezdeki teorik ve bilgisayar eğitimlerinin
ardından pratik eğitimlerin başlayacağını hatırlatan
Zekeriya Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "İESOB,
Buca ve Bornova Mimar Sinan endüstri meslek
liselerinin modernize edilmiş atölyeleri pratik
eğitimde kullanılacak. Bu çalışmada proje ortaklarımız İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü, Konak
İŞKUR Hizmet Müdürlüğü, Gediz Üniversitesi,
İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası, İzmir
Elektronikçiler Odası ve İzmir Demir İşleri
Odası'dır. Proje iştirakçilerimiz ise Löher Asansör,
Kasım Kutlu Enerji, Konfor Mobilya'dır. Proje 12
ay sürecek ve Nisan 2015'te son bulacak. Şu anda
burada ekipmanlar odası, bilgisayar bölümü ve
öğretmenler odası olmak üzere üç sınıfımız mevcut. Burada belirlediğimiz üç alanda kaynakçılık,
koltuk döşemecilik, yenilenebilir enerji alanında
öğrenciler yetiştirip istihdam sağlayacağız. Eğitimler, ilgili odalarca tamamlanacak. Bu projeyi yapmaktaki amacımız, 120 öğrenciye istihdam
sağlamak ve akredite olmuş mesleklerde belgelendirme yapmaktır.” Konuşmadan sonra açılışa
katılanlar, eğitim verilecek sınıfları gezerek yetkililerden ekipmanlar hakkında bilgi aldı. (CİHAN)
ödemesiz kredi desteğinden yararlanabilecek. Bornova Belediyesi, KOSGEB’le yapılan işbirliği çerçevesinde
eğitim faaliyetlerini üstlenecek. Tüm
kurs organizasyonunu Bornova
Belediyesi üstlendiği için girişimci
adayları hiçbir ücret ödemeyecek.
Toplantıya katılan Bornova Belediye
Başkanı Olgun Atila, üretmenin ve çalışmanın önemine değinerek, Mustafa
Kemal Atatürk’ün, “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak
isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini,
sonra hürriyetlerini ve sonra da istiklal
ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar” sözünü hatırlattı. Girişimcilik
eğitiminin öneminin bu sözler ışığında
daha da ortaya çıktığını dile getiren
Başkan Atila, “Bu eğitimden faydalanacak bütün girişimcilere başarılar
diliyorum. Kendi işlerini kurup üretime
katılacak arkadaşlarımızın ülkemize
büyük fayda sağlayacaklarına inanıyo-
rum. Emeği geçen herkese sonsuz
teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
KOSGEB Güney Hizmet Bölge
Müdürü Mustafa Çanakçı şöyle
konuştu: “Bu projenin en önemli tarafı
istihdam yaratması. Böyle bir işlevi olan
bir projede bizimle birlikte hareket ettiği
için Bornova Belediye Başkanımız
Olgun Atila’ya teşekkür ediyorum.”
(HABER MERKEZİ)
17Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
9 GÜNCEL 17
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
musarslan1960@hotmail.com
Alüminyum kaplama
sektörü de dernekleşti
Toplam cirosu 1 milyar doları
aşan, ihracat hacmi 20 milyon
dolar olan ve yüzde 25 büyüyen
alüminyum kaplama sektörü,
"Alüminyum Koruma, Kapatma, Gölgelendirme Üreticileri
ve İşadamları Derneği (AKGİAD)" ismi altında birleşti.
Türkiye genelinde 5 binin üzerinde firmanın faaliyette
olduğu sektörde 60 bin kişi
çalışıyor. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Kebir,
“Ülkemizin büyüme hızından 8
kat daha fazla büyüyen ve her
geçen gün üretimi artan bir sek-
İZMİRLİ ANNEYE
Fransa işkencesi
Gürültü yapılıyor şikayetiyle 5 çocuğuna el konulduğunu söyleyen Hülya Beyazıt,
"Çocuklarımı Fransız bir aileye verdiler. Birkaç defa görüştüm. Çok kötü dayak yemişler.
Cumhurbaşkanımızdan, başbakanımızdan çocuklarımı kurtarmalarını istiyorum" dedi
F
ransa’da, Fransız vatandaşların
şikayeti üzerine beş çocuğu
elinden alınarak koruyucu
ailelere verilen Hülya Beyazıt
yardım istedi. Devlet büyüklerine, "Allah rızası için çocuklarımı kurtarın." diye seslenen gözü yaşlı anne, “Bizi
ailecek paramparça yaptılar.” dedi.
Beyazıt, Fransa'da isteği dışında rahminin
alındığını da iddia etti. İzmir’de yaşayan
Hülya Beyazıt’ın eşi Kıyasettin Beyazıt,
ilk çocukları Gülsüm henüz 4 aylıkken
çalışmak için Fransa’ya gitti. Yaklaşık 6
yıl sonra 2006 yılında eşi Hülya ve o
dönemde 6 yaşında olan kızı Gülsüm’ü de
yanına aldı. Çiftin Fransa’da Selvia (7),
Sindi (5), Yusuf (3) ve Yakup (1,5) isimlerinde 4 çocukları daha oldu. İddiaya
göre oturdukları apartmanda yaşayan
Fransız vatandaşları, evden gürültüler
geldiğini ve çocuklara şiddet uygulandığını söyleyerek polise şikayet etti.
Fransız polisi, çocukları aileden aldı.
Mahkeme kararıyla Beyazıt çiftinin beş
çocuğu, koruyucu aile olarak Fransız
vatandaşlarına verildi. Beyazıt çifti,
çocuklarının ellerinden alınmasıyla
yıkıldı. Fransa’dan üç gün önce İzmir’de
yaşayan ailesinin yanına gelen Hülya
Beyazıt, yaşadıklarını anlattı. Fransa’da
çok kötü şeyler yaşadığını, çocuklarına da
çok kötü şeyler yaşattıklarını belirten anne
Beyazıt, “Çocuklarıma okulda çok dayak
attılar, işkence yaptılar. Bizim dilimiz olmadığı için çocuklarımızın hakkını savunamadık. Çocuklarımı ellerimden aldılar,
dört ay hiç göstermediler. İki ay içinde
mahkemeye kadar haftada bir kez görebildim. Çocuklarımı görmeye gittiğimde
de vücutlarında morluklar vardı. Ben devlet büyüklerinden, bizzat Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istiyorum, kendisiyle bizzat görüşmek istiyorum. Gerekirse Ankara’ya giderim,
evrakları gösteririm. Çocuklarımı kurtarmasını, ülkeme getirmesini istiyorum.
Çocuklarımı ailelere vermişler, hangi
ailelerde, hangi semtte olduklarını bilmiyorum. Para karşılığında vermişler, kendi
insanlarına para kazandırıyorlar. Adeta
çocuklarımı sattılar.” dedi.
Evlerinde eşiyle hiçbir tartışma, kavga,
şiddet olmadığını anlatan Hülya Beyazıt,
tek işinin evi ve çocukları olduğunu belirterek, çocuklarının sebepsiz, suçsuz yere
elinden alındığını söyledi. Beyazıt,
“Benim, eşimin, çocuklarımın konuşmadığı konuları kanıtlara yazdılar. Bizi
ailecek paramparça yaptılar. Büyük bir
şoka uğrattılar. 3 yaşındaki oğlum Yusuf
adına, ‘Annem beni dövdü’ diye
yazmışlar. Kızımın adına not yazmışlar.
törüz. Yaşadığımız sıkıntıları
karar alıcı mekanizmalara daha
örgütlü şekilde aktarmak, hızlı
ve verimli çözümlerin paydaşı
olmak, üretim yapan firmalarımızın önündeki engelleri
kaldırmak ve belki de hepsinden önemlisi nitelikli işgücünün
yetiştirilmesinde çok önemli bir
işlev yüklenmek için buradayız.” dedi.
AKGİAD’ın kuruluşu,
düzenlenen basın toplantısında
kamuoyuna açıklandı. Dernek
Başkanı Kebir, yaptığı konuşmada sektörün en önemli sıkın-
tısının çoğu kez inşaat sektörünün bir bileşeni ve işkolu
olarak değerlendirilmesi
olduğuna dikkat çekerek,
dernek çatısı altında yürütecekleri faaliyetlerle sektörün hakettiği konuma ulaşacağını
kaydetti. Sektörün başlıca
meselelerini temsil, kalifiye eleman, özkaynak eksikliği, teşvik
politikası, enerji tasarrufu
konusunda sektörün öneminin
bilinmemesi, markalaşma,
tanıtım, kayıtdışı ekonomi, haksız kazanç ve kamu kurumları
ile iletişim eksikliği olarak
ASLAN PAYI SOSYAL
İŞLER VE KÜLTÜRE
Gelecek yılın yatırım programını hazırlayan Karşıyaka
Belediyesi, yeni dönem belediye
bütçesini de 187 milyon 268 bin
lira olarak belirledi. İnsan odaklı,
sosyal belediyecilik anlayışını ortaya koyan bütçe rakamlarında,
sosyal ve kültürel yatırımlara ağırlık verildi. Sosyal Hizmetler
Müdürlüğü’nün bütçesi yüzde 26
oranında artırıldı. Yeni dönemde
hayata geçirilecek sanatsal ve
kültürel faaliyetler göz önüne alınarak, Kültür ve Sosyal İşler
Müdürlüğü bütçesinde de yüzde 70
oranında artış belirlendi.
Belediyenin bir yıllık yatırım
bütçesi ise 33 milyon lira olarak
tahmin edildi.
DİSİPLİNLE ÇALIŞTIK
Belediye meclisinde onaylanan
2015 yılı bütçe rakamları, CHP’li
meclis üyelerinin oyları ile kabul
EGİAD üyelerine durmak yok
masında, Türk olmasının yanısıra eşinin
Kürt olması, ayrıca başörtülü ve yaşının
küçük olmasının etkisi olduğunu da dile
getiren Beyazıt, “Ben orada hiç kimseye
saygısızlık ve terbiyesizlik yapmadım.
Amaçları sadece bizi bitirmek.” dedi.
'ÇOCUKLARIMIN BANA
İHTİYACI VAR'
Çocuklarından 6 aydır uzak olduğunu
gözyaşı dökerek anlatan anne Beyazıt,
evlatlarının kurtarılmasını istedi. Beş
çocuğunun şu an Fransız ailelerde değil,
anne babanın yanında olması gerektiğini
belirten Beyazıt, “Çocuklarım çok küçük,
onların bana, benim de onlara ihtiyacım
var. Çocuklarım bensiz yaşayamaz. Onlar
benim çocuklarımın psikolojisini, dengesini bozdular, sakat ettiler, yarım insan
yaptılar. Beş çocuk, yedi canın hayatı söz
konusu. Allah rızası için çocuklarımı kurtarın.” diyerek devlet büyüklerine
seslendi. Çocuklarının elinden alınmasının
ardından yemeden içmeden kesildiğini,
evin içinde oturamaz hale geldiğini kaydeden Beyazıt, “Allah, hiçbir anne babaya
evlat acısı yaşatmasın. Ben çocukların
sıkıntısından iç kanama geçirdim. Her an
onların derdinden ölebilirim. Allah beni,
verdiği emanetlere bağışlasın. Verdiği
emanetleri de anne babasına bağışlasın.
Devlet büyüklerinden yardım, destek bekliyorum. Okuma yazmam da yok benim,
bilmiyorum ne yapacağım.” şeklinde
konuştu. Çocuklarının elinden alın-
'MAHKEME 6 AY İÇİNDE DİL ÖĞRENMEMİ ŞART KOŞTU'
Fransa’da mahkemenin, çocuklarına
kavuşabilmesi için 6 ay içinde dil öğrenmesini şart koştuğunu da anlatan acılı
anne, “Beş çocuğumdan ayrı olmanın
acısıyla özel ders verseler, 6 ayda Fransızca öğrenemem. Ayrıca, ‘Saçını açacaksın, daha modern olacaksın, insanlarla
güzel bir diyalog kuracaksın.’ dediler.
Benim dilim olsa, benim çevrem de
arkadaşım da komşumda olurdu. Çocuklarım bu duruma gelmezdi.” diye konuştu.
'YAVRULARIMA DOYAMADIM'
Suçsuz yere yaşadıkları sebebiyle
çocuklarının bir dakika, bir saniye bile
Fransa’da kalmasını istemediğini de belirten Beyazıt, şöyle konuştu: “Allah rızası
için ellerini vicdanlarına koysunlar. Onların elleri her yere yetişiyor. Ben yavrularıma doymadım, onlar çok küçükler.
Ben büyüklerime sığınıyorum. Başbakan'dan, Cumhurbaşkanı'ndan yardım istiyorum. Bu konuya el atsınlar, bir an önce
çocuklarım buraya gelsin. Orada bir
dakika, bir saniye çocuklarımın kalmasını
istemiyorum. Ben çocuklarımı aldıktan
sonra asla o ülkede kalmam. Orada kalırsam benim de çocuklarımın da o ülkede
hayatı bitmez.”
Hülya Beyazıt’ın İzmir’de yaşayan
ağabeyi Muzaffer Taşdemir de bir telefonla yeğenlerini Türkiye’yi getirebilecek
devlet büyüklerinden devreye girmesini
istediklerini söyledi. Dayı Taşdemir,
yeğenlerinin kurtarılması için çağrı yaptı.
(CİHAN)
sıralayan Kebir, AKGİAD çatısı
altında birlikte hareket ederek
sektörün sıkıntılarına ilişkin
önemli çalışmalar yürüteceklerini belirtti. Sivil toplum kuruluşlarının önemine ve
etkinliğine dikkat çeken Kebir,
dernek İzmir merkezli olmakla
birlikte Türkiye’nin birçok ilinden üyesi olduğunu kaydetti.
Derneğin yönetim kurulu şunlardan oluştu: Volkan Kebir,
Mustafa Alp, Salih Beygirci,
Hasan Tahsin Avdan, Bilgen
Salih Narlı, Cihan Köseoğlu ve
Tolga Karaöz. (CİHAN)
Başkan Mutlu'dan
mali özerklik isyanı
Yeni sezonda da yatırımlarına ara
vermeden devam etmeye hazırlanan
Karşıyaka Belediyesi, 2015 mali
yılı bütçesini hazırladı. 187 milyon
268 bin lira olarak tahmin edilen
bütçede, aslan payını Sosyal
Hizmetler ile Kültür ve Sosyal İşler
müdürlükleri aldı. Belediye, sosyal
yatırım bütçesini yüzde 26, kültür
hizmetleri bütçesini ise yüzde 70
oranında artırdı. Başkan Hüseyin
Mutlu Akpınar “Halkın beklentileri,
talep ve önerileri doğrultusunda
hizmet etmeye devam edeceğiz”
dedi.
Benim çocuklarım asla öyle bir şey söylemezler. Zaten annesinden babasından
başka kimsesi yok çocuklarımın. Öyle bir
cümle asla kullanmadılar. Kullanan kişilerle yüzleşmek istedim, onları bile
karşıma getirmediler.” diye konuştu.
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) üyeleri, "EGİAD Ticaret
Köprüsü" etkinliğinde biraraya geldi. Yüzün üzerinde işadamının
katıldığı zirvede, birçok iş bağlantısı ve ortaklığa zemin hazırlandı.
Ege iş dünyasındaki canlanmayı arttıracak sözkonusu organizasyonda
açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seda
Kaya, rekabet ve iş modellerinin hızla değiştiği, yeni ve yenilikçi sistemlerin her geçen gün iş yaşamını farklı boyutlara taşıdığı bir
süreçten geçildiğini hatırlattı. Kaya, “Hangi işkolunda olursak olalım
sektörümüzle ilgili müşterilerimiz, meslek kuruluşları, destekleyici
diğer organizasyonlar ve karar vericilerden oluşan yerel, ulusal ve
küresel ağlar bugün işimizin bir parçası ve başarının koşullarından
biri oldu.” dedi. (CİHAN)
edildi. Yeni dönem bütçesinin
Karşıyaka’ya hayırlı olmasını
dileyen Başkan Hüseyin Mutlu
Akpınar “Mart ayından itibaren,
gelir kayıplarının en aza indirilmesi,
yeni gelir kaynaklarının yaratılması,
mali planlamanın tamamlanması ve
mali yapının iyileştirilmesi, iç kontrol, iç denetim, performans esaslı
bütçeleme ve raporlama başlıkları
altında disiplinli çalışmalar yürüttük” dedi.
“MALİ ÖZERKLİK ŞART”
Başkan Akpınar “Belediyemizin
9 aylık yatırım toplamı 25 milyon
538 bin liradır. Sosyal Yardım İşleri
Müdürlüğü bütçesini %26,15,
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
bütçesini ise %70,14 oranında
artırdık.
Sadece bu iki rakam bile, bizim
sosyal belediyecilik anlayışımızı ve
insan odaklı yatırım tercihlerimizi
ortaya koymuştur diye düşünüyorum. Ne yazık ki kentin, artan
ihtiyaçları ile birlikte, gider
bütçemiz her yıl büyüme gösterirken, gelirlerimiz ise sabit
kalmaktadır. Vergi ve harç oranlarını bile belirleyemeyen yerel
yönetimler, istedikleri büyüme
ivmesini sağlayamayacaklardır.
Yerel vergiler, yerel bütçe
ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde
düzenlenmelidir.
(HABER MERKEZİ)
Urla-Kadıovacık, köy turizmine hazırlanıyor
Urla Rotary Kulübü, Dünya’da
ikinci, Türkiye’de birinci karbon ayak izi en düşük Köy olan
Urla’nın Kadıovacık Köyü’nde
toplantı düzenledi.Kulüp
tarafından yapılan ve yapılması planlanan projelerin aktarıldığı kahvaltılı toplantıya,
Urla Belediye Başkanı Sibel
Uyar, Meclis Üyeleri, Rotary
2440 Bölge Guvernörü Mecit
İşce, Bölge Saymanı Lütfü
Demir, 7. Grup Guvernör
Yardımcısı Begüm Şanlı, Bölge
Vakıf Başkanı Selim Yeğen,
Urla Rotary Kulüp Başkanı
Avram Kastro, Kulüp Üyeleri
ve Köy Muhtarı Nazif Çakıroğlu
katıldı. Köy turizmini canlandırmak amacıyla köy kahvaltı yerleri, köy evi butik otel
gibi projeler tasarladıklarını
ifade eden kulüp üyeleri,
Başkan Sibel Uyar’dan tam
destek aldılar. 5 yıllık stratejik
planları içerisinde kırsal
kalkınmayı desteklemek ve
böylece köylerdeki
tersine göçü hızlandırmak olduğunu
ifade eden Başkan,
var olan değerlere
sahip çıkılması ve
geleceğe aktarılması
gerektiğini
söyledi.Köy meydanındaki kahvede
yapılan kahvaltı sonrasında Başkan Sibel
Uyar’a, geçtiğimiz yıl Mayıs
ayında hayata geçirdikleri projeleri İçme Suyu Tesisini
gezdiren Urla Rotary Kulübü
üyeleri, tesisteki suyu güneş
enerjisi sayesinde elde ettikleri
elektrik enerji ile depoladıklarını ve köy meydanındaki
çeşmeye arıtılmış olarak içme
suyu şeklinde aktardıklarını
anlattılar. Köy sokakları ve köy
evleri gezerek, butik otel ve
restoran için keşifte bulunan
ekip, Kadıovacık Köy Turizmini
sağlamak için yeniden bir
araya gelecek.
(HABER MERKEZİ)
HER DEVRİN
FİRAVUNLARI
VAR
- Her devrin Musa’ları olduğu gibi firavunları
da vardır.
- Neye dayanarak böyle söylüyorsun?
- Tarihe bakıyorum. Musa’sız ve Firavunsuz
dönemler yoktur.
- Peki bu asrımızda Musa’lar ve firavunlar var
mıdır?
- Olmaz mı? İstersen Firavunların memleketi
Mısır’a bak.
Orada başkanlık yapan Nasır vardı. Tam bir diktatördü. Kendi hakimiyeti için yapmayacağı
kötülük yoktu. Bir oturumda onlarca yalan
söylüyordu.
- Etrafındakiler, söylediği yalanlara ne diyorlardı?
- Etrafındaki yalakaları tarihleri bile çok farklı
olan yalanlarını başlarını sallayarak tasdik ediyorlardı ve: “Siyasetçiler yala söyler” savunmasını
yapıyorlardı.
- Yalancılığın dindeki yer ne?
- Ohooo sen de ne çok soru soruyorsun.
- Peki Nasır’ın başka ne özellikleri vardı?
- Hatip bir kişiydi. Meydanlarda hamasi konuşmalarla gerçeklere vakıf olmayan halkı coştururdu.
Basın yayın kuruluşlarını kontrolünde tutmaya
çalışıyordu. Kendilerine göre doğruları yazmaya
çalışanları devlet gücüyle ve çok çeşitli
baskılarla işten attırıyordu. İstemediği kişileri
elindeki basın yayın kuruluşlarıyla iftira taarruzlarına uğratıyor, gözden düşürme operasyonu ile
gözden düşen kişileri harcıyordu. Yandaşlarına
devlet imkanlarını peşkeş çekiyordu. Kendisine
biat etmeyenlerin ise hakkı olan imkanları bile
vermiyordu.
- Nasır’ın dini inancı, ahirete bakışı nasıldı?
- Lafa gelince mangalda kül bırakmaz, en iyi
Müslümanın kendisi olduğunu iddia ederdi.
Cuma ve bayram namazlarına gider ve bunu
elinde yayın araçlarıyla halka duyururdu. Hemen
hemen her Mısırlının güzel yaptığı bir iş olan
Kur’an-ı Kerim’i güzelce okur, okuduklarını
herkesin duymasını sağlar, böylece Mısır haklını
dindar olduğuna inandırırdı.
- Kıldığı namazlar kötülüklerinden vazgeçmesi
için kendisini hiç mi etkilemedi?
- Emeviler, Hazreti Hüseyin Efendimiz’i şehit
ettiklerinde de namaz kılıyor, hutbe okuyorlardı.
- Peki; bunun mağdur ettiği kişilerden meşhur
olanalar var mı?
- Var tabi. Zalim adam o dönemde İhvan-ı
Müslimin’i kendisine biat ettiremeyince takıntı
haline getirdi ve bunlara karşı zulümlere girişti.
Nasır’ın zulmüne en çok uğrayanlardan birisi de
meşhur Seyyid Kutup’tu.
Önce Seyyid Kutub ve Zeynep Gazali başta
olmak üzere bir hayli insan hapislere kondu ve
akla gelmeyecek şekillerde işkence gördü.
Zeynep Gazali daha sonra gördüğü işkenceleri
kitap olarak yayınladı.
Sonra Nasır, Seyyid Kutub’u idam etmeye kalkmış, sonra dünyadaki Müslüman liderlerin araya
girmesi ile idam infaz edilmemişti.
- Sonra idam etti zannediyordum.
- Evet. Daha sonra kendi adamlarından birisine
bir miting sırasında ateş açtırmıştı. Adam yakalandıktan sonra Seyyid Kutub’un kendisini
Nasır’ı öldürmeye teşvik ettiğini söylemişti.
- Bu yalancının ifadesi üzerine idam kararı verildi ve Kutup infaz edildi.
- Bu komplo. Bu yapılana münafıklık denir.
- Münafıklığın daniskası.
- Sonra?
- Sonrası malum. Seyyid Kutup, düşüncelerine
katılmayan insanlar tarafından bile rahmetle anılmaya başladı. Hala kitapları okunuyor. Nasır ise
yaptığı zulümlerin hesabını vermek üzere Allah’ın huzuruna gitti.
- Şimdi yaptıklarına ne kadar pişman olmuştur.
- Son pişmanlık fayda vermez. Şimdi Seyyid
Kutup’la adaletin tam tahakkuk edeceği yerde.
Kimsenin işlediği zulümler ilelebet yanına
kalmaz. Bazıları dünyada cezasını çekerler,
bazılarının yaptığı da ahirete kalır.
Bilmem anlatabildim mi?
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL HABERLER
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17 Ekim 2014
971Şubat
2013Cuma
Perşembe
DEMİRCİ’NİN GİZLİ KAHRAMANI
KORELİ HASAN
Manisa’nın Demirci İlçesi’nde Türk Ordusu’nun Kore’ye çıkışı anısına Celalbayar Üniversitesi Yüksekokul Müdürü Doç.Dr İsmail Taşlı ,Demirci İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Dıdemli Üsteğmen Bayram Tahanoğlu ,Kıbrıs Gazisi
Kamil Aydemir Demirci’de yaşayan Kore Gazisi Hasan Bozkurt’u ziyaret ettiler
Z
iyaret esnasında kore gazisi Hasan
Bozkurt Doç.Dr.İsmail Taşlı’ya
anılarını anlattı ve şöyle devam etti.Ben Manisa Salihli’de doğdum
Ebedi Baş Komutan ATATÜRK
Vefat ettiğinde ondört yaşında idim şu anda 87
yaşındayım İlk askere acemi er olarak malatyaya gittim orada Koreye gidecek askerler
arasında seçilerek Elazığ’a 6800 kişi özel gerilla eğitimi almak için gönderildik bu eğitimlerden sonra ise İzmir Seferihisara savaş taktik
harp sanatı eğitimi için geldik altı ay Elazığ üç
ay Seferihisar’daki toplam dokuz aylık eğitimden sonra İzmir alsancak limanından Lamping isimli gemi ile 350 kişiyle beraber Kore’ye doğru yola çıktık.Benimle beraber olan
komutanlarım Tuğ General Kemal
Akkurt,Yüz Başım Ruhi Erdunç,Bölük Komutanım Salih Güleryüz ,Astsubayım Takım
Komutanım Adapazarlı Halit Erişen idi bu
yolculuk geceli gündüzlü 29 gün sürdü ve Japonyanın Tusan şehrine ulaştık bir hafta orada
misafir olarak kaldıktan sonra aynı gemi ile
birlikte Koreye hareket ettik .Koreye iner inmez bizi cemselerle çorman cephesine indirdiler onbeşgün arazi mıntıka tanıtımından sonra
çorman cephesinde A 6. Makinalı keskin nişancı gerilla olarak vatanım milletim ve devletim adına saldırıya uğramış bir mazlum ülke
için birleşmiş milletler kanalı ile harbe katıldım .Atalarımız nasıl mazlumun yanında yer
aldıysa bu savaşa girmek için gerekirse vatanım ve milletim adına canımı vermeye hazırdım .Arkadaşlarımın çoğu bu uğurda şehit oldular ben ise A 6. Makinalı tüfeğim ile bir yıl
boyunca gerilla olarak cepheden cepheye koştum hiç vatanıma geriye dönmeyi düşünmeden Türk milletinin temsilcisi olarak savaştım
cenabı Allahın takdiri ile’de gazi olarak ülkeme geriye döndüm Kore devleti adına birleşmiş milletler kanalı ile üstün vazife başarı madalyası takdim edildi .Evet sizlerde beni buraya ziyarete gelmişsiniz öncelikle Genel Kurmay Komutanımız Orgeneral Nejdet
Özel’e,Manisa Alay Komutanımız Jandarma
Albay Bülent Mercan’a ,Demirci ilçe Jandarma Komutanımız Jandarma Kıdemli Üsteğmen Bayram Tahanoğluna ,Kıbrıs Gazisi Kamil Aydemire ve Celalbayar üniversitesi yüksekokul müdürü Doç.Dr.İsmail Taşlı beyefendiye çok teşekkür ediyorum evimi yüce Türk
ordumuzun subayı bilim adamları ve gazi arkadaşlarım şereflendirdi çok mutluyum aradan tam atmışdört yıl geçti şimdi ise Manisa’nın bu mütevazi ilçesi olan Demirci’de yaşıyorum ne zaman bir asker görsem duygulanıyorum arkadaşlarım aklıma geliyor vatan
sağ olsun dedi. (HABER MERKEZİ)
DENÇEV Denizli'nin
sağlığı için çalışıyor
Spor hekimliği
yeniden hizmette
Denizli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne bağlı Denizli Devlet Hastanesi Medikal Onkoloji Kliniği, Uz. Dr. Sevil
Göktaş’ın atanmasıyla yeniden hizmet vermeye başlarken, Denizli’de ilk kez kurulan Spor Hekimliği Polikliniği’nde de Uz.
Dr. Devrim Şükrü Ayral tarafından profesyonel ve amatör sporcuların her türlü yaralanmaları tedavi edilebilecek.
Medikal Onkoloji Uz. Dr. Serkan Değirmencioğlu’nun Denizli Devlet Hastanesi’nden ayrılmasıyla boşalan Onkoloji Kliniği Uz. Dr. Sevil Göktaş’ın göreve başlamasıyla birlikte tekrar
faaliyetlerine başladı. Kanser hastalarının tanı, teşhis, tedavi ve
takibinde önemli bir misyon üstlenen Denizli Devlet Hastanesi
Medikal Onkoloji Merkezi’nde hastalar tekrar tedavilerini sürdürebilecek.
Göreve yeni başlayan Medikal Onkoloji Uz. Dr. Sevil Göktaş
kanser hastalığının tedavisinde erken tanının önemine vurgu yaparak Onkoloji Kliniği’nde kemoterapi tedavisinin yapılmaya
devam ettiğini belirtti. Göktaş: “Kanser, artan görülme sıklığı ve
ölüm hızları nedeniyle önemli bir sağlık problemidir. Tedavi maliyetinin yüksek olması nedeniyle pek çok ülkede kanser gelişimini önleme ve kanser görülme sıklığını azaltma yöntemleri
önem kazanmıştır. Medikal onkoloji yalnızca kanserli hastaların
tedavisini değil, kanserden korunma, tarama, erken tanı alanlarını da kapsayan bir bilim dalıdır. Yani, kanserin her aşaması medikal onkolojiyi ilgilendirir. Ayrıca kanser tanı ve tedavisinde, cerrahi ya da radyoloji gibi çeşitli alanlarla işbirliği yapılmaktadır.
Meme kanseri, mide-barsak kanserleri, pankreas kanseri, karaciğer kanserleri, safra kesesi ve yolu kanserleri, akciğer kanseri,
baş-boyun kanseri, beyin tümörleri, böbrek-mesane kanserleri,
prostat kanseri, tiroit kanseri, testis kanseri, yumurtalık
(over),rahim (endometriyum), rahim ağzı (serviks) kanserleri,
akut ve kronik lösemiler ve gibi birçok kanser türü medikal onkoloji yöntemleriyle tedavi edilebilir” dedi.
Profesyonel ve Amatör Sporcular Tedavi Edilecek
Denizli Devlet Hastanesi Spor Hekimi Uz. Dr. Devrim Şükrü
Ayral ülkemizde son yıllarda yaygınlaşan spor hekimliği hakkında bilgi verirken, Denizli’de profesyonel ve amatör sporcuların
tüm sakatlıklarında kendilerine başvurarak tedavilerini yaptırabileceklerini söyledi. Ayral :“ Spor Hekimliği; Federasyonların ve
sağlık kurumlarının öngördüğü şekilde sporcu ve hakem muayeneleri yaparak sporculara ‘Spor Yapabilir’ raporu düzenler. Menüsküs, ön çapraz bağ yaralanması gibi ciddi sporcu yaralanmalarının tanı ve tedavilerini yaparak, gerekli durumlarda rehabilitasyon programlarını planlarken gerekli durumlarda ise ortopedik
artroskopik cerrahiye hastayı yönlendirir. Kas zorlanmaları, kas
lif yırtıkları, ayak bileği burkulmaları gibi çeşitli sporcu yaralanmalarının hepsinin tanı ve tedavilerini planlar” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Numune Alma Numune Kabul, Raporlama, Kimya
Laboratuar Servisi, Mikrobiyoloji Laboratuar Servisi
ve Kömür Laboratuar Servisi olmak üzere beş ayrı
alanda faaliyet yürüten Denizli Büyükşehir Belediyesi DENÇEV Laboratuarı, kentin sağlıklı yaşamına
katkı sunmak için çalışıyor. MASKİ Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı
Ege'nin en büyük, Türkiye'nin ise sayılı laboratuarı
olarak hizmet veren DENÇEV'de incelemede bulundu.
Manisa Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon
İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Çevre Koruma
ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı'ndan, "Yeterlik Belgesi" ve Türk Akreditasyon Kurumu'ndan (TÜRKAK) "Akreditasyon
Belgesi"ne sahip Denizli Büyükşehir Belediyesi Denizli Çevre Kalite (DENÇEV) Laboratuarı'nda incelemede bulundu. Manisa Büyükşehir Belediyesi
Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ali Öztozlu ve ekibinin katıldığı inceleme gezisine, Denizli
Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol
Dairesi Başkanı Lale Gönüllü ile Sağlık İşleri Müdürü Günay Kanber eşlik etti. DENÇEV'in Denizli
ile birlikte Türkiye geneline hizmet verdiğini ifade
eden Gönüllü, "Laboratuarımız sürekli değişim ve
teknolojiyi takip eden, yenilik ve değişime açık ye-
Tekstilspor'dan Başkan Zolan'a ziyaret
Bir süre önce isim değişikliği
yapan Denizli Tekstilspor
yönetimi Denizli Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman
Zolan'ı ziyaret etti. Denizli
Tekstilspor Yönetim Kurulu
Başkanı Selim Berber, amatör spor kulüplerine verdiği
destekten dolayı Başkan Zolan'a teşekkür etti.
Bereketlispor ismini De-
nizli Tektilspor olarak değiştiren Denizli Tekstilspor Kulüp Başkanı Selim Berber,
eski Başkan İbrahim Uzunoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Emin Şen, Tamer Besim,
Rafet Zora ve Ali Çelebi,
Denizli Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Zolan'a nezaket ziyaretinde bulundu.
Denizli Tekstilspor Kulüp
Başkanı Selim Berber, ziyarette yaptığı konuşmada, Denizli'nin binlerce yıldır tekstil
kenti olduğunu belirterek,
bundan dolayı isimlerini Denizli Tekstilspor olarak değiştirdiklerini söyledi. Tekstilcilerin takıma destek verdiğini kaydeden Berber, bundan sonrada destek vereceklerine inancının tam olduğunu kaydederek, amatör spor
kulüplerine verdiği katkıdan
dolayı Başkan Zolan'a teşekkür etti. Başkan Zolan ise,
sağlıklı bir genç neslin oluşmasına büyük katkı koyan
amatör spor kulüplerine desteklerinin artarak süreceğini
ifade etti. Başkan Zolan, Denizli Tekstilspor'a yeni dönemde başarılar diledi. Konuşmaların ardından kulüp
yönetimi Başkan Zolan'a Denizli Tekstilspor forması hediye etti.
(HABER MERKEZİ)
terli teknik bilgiye sahip uzmanlaşmış personelimizle birlikte, çalışmalara ara vermeden akreditasyon
kapsamını 43 parametreden, 69 parametreye çıkarmıştır. Laboratuarımızda haftanın üç günü 95 noktadan alınan tüketime sunulan içme suyu numunelerinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalite kontrolleri yapılmakta, analiz sonuçları Sağlık Bakanlığı
tarafından yayınlanmış olan 25730 sayılı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik normlarına göre değerlendirilmektedir" dedi.
Numune sonuçları internette
Analiz sonuçlarının ilgili birimlerce değerlendirilip, şehri besleyen suyun içilebilir nitelik ve kalitede
olduğunun kontrol edildiğine dikkat çeken Gönüllü,
"Halkımızın içtiği suyun özelliğini öğrenmesi adına,
tüm analiz sonuçları http://dencev.denizli.bel.tr web
adresinde yayınlanmaktadır. Denizli Büyükşehir Belediyesi Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi çıkış bölümünden haftanın 2 günü alınan atıksu numunelerinin
tüm kalite kontrolleri laboratuarımızda gerçekleşmekte olup, analiz sonuçları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanmış olan 25687 Sayılı Su
Kirliliği Kontrol Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmektedir" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Cemalettin
Yazıcı
TATLI
ESİNTİLER
cemalettin35@yahoo.com
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
hayırlı
UMALA
11 TATLI ESİNTİLER
17 Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
C
R
GIYBET EN KÖTÜ BİR HASLET
Gıybet kelimesi Arapça “Gâ-be” kökünden
gözden kaybolma, gözün görüş alanı dışına
çıkma anlamına gelir. Bu kökten türeyen gıybet kelimesi dini bir terim olarak bir kimsenin gıyabında (gözün görüş alanı dışında olduğunda) onun arkasından hoşlanmayacağı
sözlerle ondan bahsetmektir.
Gıybet sözcüğünün “gayb” kelimesi ile aynı
kökten gelmesi bir tesadüf değil. Müslümanlar gayba iman ederler, yani gözleriyle görmediklerine iman ederler.
Gözüyle görmediği Allah’ın kendini her an
gördüğüne iman eden bir kimse, göze görünmeyen her kimse hakkında söylediğini Allah’ın gördüğüne, bildiğine iman eder.
Gıybet bir iman zafiyetidir. Mikrofonlar açıkken, kameralar kayıttayken bir insan konuşmasına ne kadar dikkat ederse, Allah (cc) tarafından her an görüldüğüne iman eden biri,
konuşmalarına çok daha fazla iman eder.
“Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin
gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi
gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten
kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahimdir
(tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı
boldur.)” (Hucurat, 49/12) ayetiyle Allah
(cc), gıybet etmeyi yasaklamıştır.
Ayette menfi üç şeyden bahsediliyor.
1. Zan
2. Kusur arama
3. Gıybet
Bu üç menfi şeyin üçü de yapılan kişiye zarar
verir.
Zan; kesin bilgiye dayanmayan, doğruluğu
araştırılmadan yayılan, söylendiğinde hakkında söylenen kişiye madden ve manen zarar veren bilgidir.
Kusur araştırmak; zarar vermek istediğin birinin zayıf yanlarını aramak veya değişik bir
ifadeyle söylersek, yıkmak istediğin bina için
bu binayı neresinden yıkarım diye araştırma
yapmak.
Gıybet yukarıdaki iki şeyi de içine alan, hakkında konuşulan kişinin manevi ölümüne sebebiyet veren manevi bir cinayettir.
Peygamberimiz (sas) gıybeti: “Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!”
şeklinde tanımlamış; (Ebu Davud, Edeb 40)
“Din kardeşinin yüzüne karşı söylemediğin
şeyi, duyduğu zaman hoşuna gitmeyeceği
sözleri ardından söylemen gıybettir demiştir.”
(Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr, Hadis No: 7972)
TEFEKKÜR
Kediler ve köpekler çim yerler (kusmak için) kurtlar kusmak için ısırgan otu
yerler. Arslan yaralandığında ağzına su ve toprak alır, çiğner sonra tükürür.
Bir miktar yoğurduktan sonra yaraya sürer. Zira çamur zehiri emer.
(www.elsissmila.blogcu.com)
Gıybet; arkadan çekiştirmek, hazır olmayan
birisinin aleyhine konuşmak, birisinin gıyabında hoşuna gitmeyen bir şeyi söylemektir.
Söylemiş olduğun şey, ister bedeninde, ister
nesebinde, ister ahlâkında, ister fiilinde, ister
zihninde, ister bünyesinde olsun hiçbir fark
yoktur. Hatta elbisesinde, evinde ve bineğinde bile hoşuna gitmeyen bir eksikliği belirtsen yine gıybet olur.
Bedene gelince, gözündeki zayıflığı, şaşılığı,
başındaki kelliği, boyunun kısa veya uzunluğunu, renginin siyahlığı ve sarılığını belirtmek gibidir. Nasıl olursa olsun, kişinin kendisiyle vasıflanabileceği düşünülen ve söylenildiği takdirde hoşuna gitmeyen her söz gıybete dâhildir.
Gıybet, kişiyi sadece dil ile tarif etmekten de
ibaret değildir. İşaret, ima, gıyapta yazı ve hareket ile de gıybet olabilir. Ayrıca taklit yoluyla eğlenmek de gıybet, hem de gıybetin en
ağırıdır. Çünkü taklit, daha açık bir tasvirdir.
Cemiyette bazı kimselere gıybet ediyorsun
deyince itiraz edip: “Niye gıybet olsun, yalan
söylemiyorum ki, var olan şeyi söylüyorum.
Olmayan bir şeyi söylemiyorum” derler. Hâlbuki olan şeylerin gıybeti olur.
Bir hadisi şerifte Efendimiz (sas) gıybeti şu
şekilde tanımlamıştır:
Hz. Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resulullah
(sas) buyurdular ki:
‘Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?’
‘Allah ve Resulü daha iyi bilir!’ dediler. Bunun üzerine:
‘Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle
anmasıdır!’ açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam:
‘Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı
gıybettir?)’ dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
‘Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış
oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de
bühtanda (iftirada) bulundun demektir.’”
(Tirmizi, Birr 23)
Hadisten de anlaşılacağı üzere Resûlüllah
gıybeti, hakkında konuşulan kimse işittiği
takdirde hoşlanmayacağı bir vasfı ile onu anmak olarak tarif etmektedir. Bu vasfın onda
olması suçu hafifletmiyor. Olmaması, gıybetten de büyük olan iftirayı teşkil etmektedir.
Gıybetle ilgili ulemanın sunduğu tarifler, aslını bu tariften almıştır.
Hadis; gıybetin basit, sade, açık ve net tarifini
yapıyor. Hadis, bu tarifi yapmakla her müminin her mümin hakkında şu düşünceyi taşımasına zemin hazırlıyor. Benim kardeşim,
aynı zamanda benim avukatımdır. Benim olmadığım yerde o vardır. Ondan bana zarar
gelmez.
Bu durum aynen şöyledir. Siz bir arkadaşınıza -mesela- 100 bin liranızı veya kızınızı
emanet ediyorsunuz, ben dönünceye kadar
bunlar sana emanet diyorsunuz. Bunu neden
yapıyorsunuz, ondan size zarar gelmeyeceğini bildiğiniz için.
Aynen bunun gibi insanlar kendinin olmadığı
her yerde arkadaşına manevi şahsiyetini ve
itibarını emanet ediyor. Benim olmadığım
yerde, benim arkadaşım benim manevi şahsiyetime benim hoşlanmayacağım bir şey yapmaz. Buradan baktığımızda gıybet manevi
şahsiyet gibi değerli bir emanete yapılan hıyanet olarak da karşımıza çıkıyor.
Gıybeti isteyerek dinleyen, gıybet eden gibidir. Gıybet eden veya yapılan gıybeti isteyerek dinleyen, Müslüman kardeşinin ölü etini
yemiş gibi olduğundan ve şerefine, haysiyetine dokunduğundan ötürü önce: “Allah’ım,
bizi ve gıybetini yaptığımız şahsı mağfiret
buyur.” (Suyuti, Fethu’l-Kebîr, 1/84) demeli,
sonra o kardeşinden muhakkak helâllik dilemelidir. Dinleyen, o kimseyi tanımıyorsa,
gıybet olmaz.
Bu konuda önemli bir kayma noktası ise şu:
Bazıları sözde gıybetten kaçınıyor görünerek,
arkadaşları hakkında “Daha neleri var neleri
ama gıybet olur diye korkuyor ve hepsini
söylemiyorum.” Bu söz, o kastettiği şeyleri
söylemekten çok daha büyük bir gıybettir.
Çünkü müphem bir isnat, açık bin iftiradan
daha büyüktür. Zira muhatabın aklına, acaba:
Livata mı, zina mı, içki mi, kumar mı? vs. gibi şeylerin hepsi birden gelebilir. Böylece
hem ikili münasebetler, hem de sosyal barış
HAFTANIN AYETİ
zedelenir. Evet, böyle diyeceğine, o zatın
100 tane günahını açık-açık söyleseydi,
her halde sözleri, akla gelebilecek şeylere
sınır teşkil etmesi bakımından daha ehven
olurdu...
İmam Gazali Hazretleri ‘İhya’sında dilin
yirmi kadar afetinden bahseder. İnsanın
en asi, isyana en açık uzvudur dili. Çünkü
kullanmada bir zorluk olmadığı gibi, insanların çok sorumsuz ve gevşek davrandıkları, şerrinden çok sakınmadıkları bir
uzuvdur. Bunun yanında şeytanın en çok
kullandığı alet de dildir. Dil hem kırıcı
hem de yapıcıdır. Dil iki yanı da keskin
bir bıçak gibidir; sahibini de kesebilir, sahibine kötülük düşünenin sözünü de.
Dil tehlikesinden insanı koruyacak en
önemli şey susmaktır. Bundan dolayı da
bu noktayı vurgulayan birçok hadis-i şerif
şeref sudur olmuştur:
Süfyan bin Abdullah es-Sekafî, “Ey Allah’ın Resulü! Benim hakkımda en çok
korktuğunuz şey nedir?” diye sorar. Allah
Resulü (sas) de eliyle dilini tutarak ‘İşte
şu!’ buyurur.
‘Âdemoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları,
dile temenna edip: ‘Bizim hakkımızda
Allah’tan kork. Zira biz sana tâbiyiz. Sen
istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!’ derler.”
(Tirmizi, Zühd 61)
Kur’an bu husustaki ayetleriyle şöyle buyurmaktadır: “Allah, zulme uğrayanların dışında, çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz. Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.” (Nisa, 4/148)
“Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle
alay edenlerin vay haline!” (Hümeze, 104/1)
“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı
günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin
etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul
edendir, çok merhamet edendir.”
(Hucurat, 49/12)
HAFTANIN HADİSİ
GIYBETİN CÂİZ OLDUĞU YERLER
İslâm âlimleri gıybetin bazı durumlarda
câiz olabileceğini, başka bir ifadeyle birileri
hakkındaki konuşmaların bazı durumlarda
gıybet kapsamına girmeyeceğini söylemişlerdir. Gıybetin caiz olduğu bazı durumlar şunlardır:
1. Yetkili ve görevli bir kişiye kendisine yardım etmesi, maruz kaldığı haksızlığı bertaraf
etmesi için şikâyette bulunmak, bir hâkime
derdini anlatmak gıybet olmaz.
Bunu biraz açarsak: Bir ülkede kanunlara uygun iş yapmayan her insanın gerekli mercilere şikâyeti yapılabilir. Şikâyet edilen kişinin
bundan hoşlanmaması durumu değiştirmez.
2. Etrafına zararlı bir kişiye karşı, onunla or-
Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: Resulü Ekrem’in yanında bulunuyorduk. Bir adam
kalkıp gitti. Bunun üzerine bazı sahabeler:
“Ne kadar da âciz ve zayıf değil mi ey Allah’ın Resulü!” dediler.
Allah Resulü buyurdu: “Biliyor musunuz?
Arkadaşınızın arkasından gıybet ettiniz ve
onun etini yediniz.”
Sahabeler, “Biz gerçek olan neyse onu ifade ettik.” dediler. Efendimiz: “Eğer söylediğiniz şey onda olmasaydı, ona iftira etmiş
olurdunuz.” buyurdu. (Taberânî, Mu’cemu’l-Evsat,1/145)
tak çalışmak isteyen ve sana danışan bir kardeşini uyarmak maksadıyla söylediğin
‘Onunla teşrik-i mesai etme. Çünkü zarar göreceksin.’ gibi sözler gıybet olmaz.
İş hayatında bu çok olur. Size biri gelir birisi
ile iş yapmak istediğini söyler. Onun hakkında görüşlerinizi öğrenmek ister.
Bizim bu konuda o kişiyle yaşadığımız
olumsuz bir tecrübe varsa bunu söylememiz
gerekir.
Birinin zarara uğrayacağını bildiği halde, bunu söylemeyen insan zarar eder.
Bu yangını gördüğü halde veya yangın olacağını hissettiği halde bunu bildirmeyen ve
önlem almayan kimse gibidir.
3. Tahkir (hakaret etmek, hor görmek, küçük
görmek) ve teşhir (göz önüne serme, gösterme) maksadıyla olmayıp sadece tarif ve tanıttırmak maksadıyla bir kişi hakkında “O topal
adam filân yere gitti.” gibi sözler de gıybet
olmaz.
Tarif etmek için sıfatların kullanılmasında bir
mahsur yoktur.
4. Yine gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahir
ise, söz gelimi açıktan içki içer ve utanmazsa,
fenalıktan sıkılmıyorsa, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyorsa, zulmüyle telezzüz (Tat ve
zevk almak, zevklenmek) ediyorsa, bu kişi
hakkında içki içiyor demek gıybet olmaz.
Ancak açıktan içki içiyor, sıkılmıyor diye bu
kişinin diğer kusurlarını ortaya dökmek gıybettir.
Peygamber Efendimiz (sas) buyurdu ki: “Her
kim hayâ örtüsünü atar ve günahları açıktan
işlerse, artık onun gıybeti yoktur.” (Beyhâkî,
Sünenü’l-Kübrâ, 10/210)
Dikkat edilmesi gereken husus; işlediği günahı ve zulmü açıklayan kişinin gıybeti yapılabilir, ancak o kişinin başka bir günahını ve
ayıbını konuşmak gıybet olur. Sadece açıktan
işlediği, saklama lüzumu duymadığı şeyler
konuşulabilir.
İşte bu sayılan maddelerde art niyet olmaksızın ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz
olabilir.
Sonuç: Dikkat edilirse sayılan dört maddenin
üçü, birinin zarar görme endişesi karşısında
gıybet yapmaya izin verilen yerler.
Tenkit ve gıybetle soldurulan ve kırılan bir
kalbin yeniden sürgün vermesi çok zordur.
(Asrın Vebası Gıybet ‘İsmail Saydam’-Altın
Kalem Yayınları)
Yolumuzu aydınlatanlar
GIYBET KARŞILIĞI HEDİYE
Anlatıldığına göre Hasan-ı Basri’ye: “Adamın biri seni
arkadan çekiştirdi” dediler. Bunun üzerine Hasan Basri,
adama bir tabak hurma ile birlikte şu haberi gönderdi:
“Duyduğuma göre sen, bana iyiliklerini hediye ettin.
Ben de buna karşılık vermek istedim fakat senin hediyene denk gelecek bir hediye veremediğim için özür dilerim.”
(Tenbih’ül Gafilin, s: 158)
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
Bankas ’ndan
Kocao lu’na
te ekkür
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Dünya Bankas Çok Tarafl
Sahil Güvenlik
Yat
r Yangınları
m Garanti Ajans
Orman
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
MIGA’n n cra Kurulu Ba kan
(CEO) Keiko Honda, zmir
YANGIN TELEFONLARI
Büyük ehir Belediye Ba kan
İzmir lu’nu ziyaret etti. Honda,
110
Kocao
Karşıyaka
372
58
“Sizinle birlikte çal
t k ve 74
Kadifekale
99
gelecekte
de çal
aca 225z.49Bize
Bornova
388 10 03
i birli i f rsat verdi iniz için
Bostanlı
386 17 86
te ekkür ederiz.” dedi. Ziyarette
Buca
487 13 61
MIGA Risk Yönetimi Üst Düzey
Karabağlar
237 13 07
Yetkilisi
demli
ÇamdibiFranciscus Linden,
433K65 59
Sigorta
Çiğli Uzman Christopher
376 73 23
Millword,
Balçova Dünya Bankas 278 76 02
Evka 4
351 09u 04
Uluslararas
Finans Kurulu
(IFC)
Evka
1
452
24
77
Avrupa, Ortado u ve Kuzey Afrika
Gaziemir
251
00 Çevik
44
Yat
r mlar Sorumlusu
Elif
Hatay
250 86 40
ile Büyük ehir Belediyesi
Narlıdere
238 35 97
bürokratlar da haz r bulundu.
Güzelbahçe
234 25 34
Büyük ehir Belediyesi’nin çe itli
HASTANE TELEFONLARI
projeleri için IFC’den kredi
ald
n-Devlet
hat Hastanelerirlatan Honda,
“Size
nas l daha iyi hizmet
Aliağa
616 veririz,
87 87
onun
buraday
z.” diye
N.S. için
İşgören
Alsancak
463 konu
64 65 tu.
Alsancak
Acil Servis
Dünya
Bankas
’n n misyonu
Ağız
ve
Diş
Sağlığı
422 00 76
hakk nda bilgi veren Honda,
Diş Hast.
78 62 imiz
“ Alsancak
zmir’e daha
önce kredi464
verdi
Atatürk
Devlet
244
44
44
gemi, tramvay ve trafik sistemi gibi
Behçetvar.
Uz Gelecekte de489 56 56
projeler
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
çal
aca
z. Bize i birli i
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
f Buca
rsat S.D.verdi
iniz için452
te 52ekkür
Hastanesi
52
ederiz.” dedi. Dünyada sadece üç
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
belediyeyle
çal
t klar
n 29
Foça
812 14
belirten
Honda, bunlar
n 33
Sao
GöğüsCEO
Hastanesi
433 33
Paulo,
stanbul
Büyük 441
ehir81ve81
Konak Diş
Hastanesi
Karşıyaka
88 88
zmir Büyük ehir oldu366unu
Çiğli
Dev.
Hastanesi
376
23
33
aç klad .
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat
Hepkon
Ba kan Kocao lu ise, “Finans
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
yap
s n belirli bir noktaya
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
getirmeden, kendi
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
özkaynaklar n zla yat r m
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
yapmadan zaten dünya kredi sahnesine
ç kma -Belediye
ans n Hastaneleriz yok. Bizim de bir
haz
rl k evremiz
bugünlere
Eşrefpaşa
Bel. Hast.oldu,
293 80
00
kolay gelmedik. Finans ve borç
yap m za-Özel
özenHastanelergösterdik. Kararl
Merkezi malar 272
veAnadolu
istikrarlTıp çal
m00 z11
Agora Tıp
425vadesi
73 73
sonras
ndaMerkezi
art k Hazine’ye
Atakalp
Kalp
Hastanesi
483
14
14
geçmi borcumuz kalmad . Bugün
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
çok
farkl bir noktaday z.”
diye
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
konu tu. Kocao lu, tüketim için
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
kredi
almad klar n , sadece
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
finansal
geri
dönü
ü
olan
büyük
Bornova Tıp Merkezi
388
20 40
projeler
i
in
uzun
vadeli
kredi
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
kulland
Bornovaklar
Özel n ve daha dü ük
faiz
oranlar
nda kredi almaya
Sağlık
Tıp Merkezi
339 77 83
438 14 14
çalBuca Tıp
t Merkezi
klar n kaydetti.
Buca
Sağlık
Merkezi
438
06 20
Kocao lu, Dünya Bankas heyetine
Central ehir
Hospital
67 67
Büyük
Belediyesi’nin341
önemli
Can Tıp Merkezi
232 13 48
projeleri hakk nda bilgi de sundu.
12 GÜNCEL
17
17Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Karabağ: Örnek
bir bütçe yaptık!
İnsan odaklı bir bütçe hazırladıklarını söyleyen Bayraklı Belediye Başkanı Karabağ, "Bütçenin önemli bölümünü sosyal projeler için harcıyoruz.Çünkü önce insan diyoruz" dedi
B
ayraklı Belediyesi’nin 2015 bütçesi 162 milyon lira olarak belirlendi. Bayraklı Belediye Başkanı
Hasan Karabağ, ayakları yer basan ve
örnek alınacak bir bütçe hazırladıklarını
belirterek, “Kurulduğumuz günden bu
yana insan odaklı çalışıyoruz. Bütçenin
önemli bölümü sosyal projeler için harcıyoruz. Bu dönemde de yatırımlarımız
devam edecek” dedi. Bayraklı Belediyesi Meclis toplantısı Bayraklı Belediye
Başkanı Hasan Karabağ Başkanlığı’nda
Osmangazi Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2015 mali bütçesi
görüşüldü. Parti grupları adına yapılan
konuşmaların ardından bütçe AKP grubunu ret oyuna karşın CHP grubunun
oylarıyla kabul edildi.
İNSAN ODAKLI ÇALIŞIYORUZ
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan
Karabağ, 2015 bütçesinin hayırlı olmasını dileyerek, “Ayakları yere basan, örnek alınacak bir bütçe hazırladık. Bornova, Karşıyaka ile kıyasladığımızda
emlak gelirlerimizin oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Bölgemizde gecekondulaşma yoğun. Bu durum da bütçeyi etkiliyor. Bütçenin önemli bölümünü sosyal projeler için ayırdık. İnsan
odaklı çalışıyoruz. Yeni bir ilçe yarattık.
Bu hiç de kolay olmadı. Ancak başardık, belli bir seviyeye geldik. Halkımız
bize güvendiği ve işi ciddiye aldığımız
için bizi yeniden göreve getirdi. İlçemizin yüzölçümü büyük olduğu temizlik
işlerine 19 milyon gibi önemli bir kaynak ayırdık. Bu dönemde de yatırımlarımız, projelerimiz sürecek” dedi.
SOSYAL YARDIM VE KÜLTÜRE
ÖNEMLİ KAYNAK
2015 bütçesinde aslan payı Fen İşle-
ri, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri
Müdürlüğü’nün oldu. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün bütçesi bir önceki
döneme göre yüzde 58 artırılarak 6 milyon 150 bin lira, Kültür ve Sosyal İşler
Müdürlüğü’nün bütçesi ise yüzde 21 artırılarak 6 milyon 032 bin lira olarak
belirlendi.
Kütüphane Müdürlüğü’nün bütçesi
1 milyon 796 bin, Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün bütçesi ise 2 milyon 439 bin
oldu. (HABER MERKEZİ)
Vali Bektaş: Bonzai şarkısı
düğünlerde çalınmayacak!
Manisa Valisi Erdoğan Bektaş,
son zamanlarda özellikle gençler
arasında kullanımı hızla artan
sentetik uyuşturucu madde bonzainin adının düğünlerde şarkı
olarak çalınmasına tepki gösterdi. Uyuşturucu maddesinin adının şarkılara konu olmasını eleştiren Manisa Valisi Bektaş,
“Böyle çirkin bir şey olabilir mi?
Uyuşturucunun şarkılara konu
olması da ne demek? Güzel şeyler şarkılara konu olur.” dedi.
"Bonzai" isimli şarkının düğünlerde çalınmaması için gerekli
yerlere başvurular yaptıklarını
dile getiren Vali Bektaş, “Bonzai
denilen madde uyuşturucudur.
Böyle bir şeyin şarkılara konu olmasını anlamıyorum. İnsanları
Dünya
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
öldüren bir maddeyi şarkılara konu etmişiz. Şarkılara güzel şeyler
konu edilmelidir. Bu konuda gerekli denetim yerlerimizi de harekete geçirdik.” diye konuştu. Bu
konuda anne ve babalara da seslenen, çocuklarına dikkat etmeleri konusunda uyaran Bektaş,
“Düğünlerde Bonzai şarkısının
çalınmaması için elimizden geleni yapacağız. Bu şarkı, suçu ve
suçluyu öven bir şarkıdır. Böyle
bir şeyin yapılmasını doğru bulmuyoruz. Manisa’da bonzai konusunda mücadele sürüyor. İnsanlarımız ölmesin diye mücadele ediyoruz. İnsanları bonzaiye
teşvik edici şeylere de müsaade
etmeyiz.” dedi.
(CİHAN)
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
Maaş bağlanmayan
şehit yakını kalmadı
M
anisa'nın Soma ilçesinde, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye
ait Eynez Maden Ocağı'nda 13
Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada şehit olan 301 işçinin yakınlarına
maaş bağlama işlemlerinin tamamlandığı bildirildi. SGK Manisa İl Müdürü
Nesrin Aras, “Maaş bağlanması konusunda düzenleme gerektiren bazı sigortalılarımız vardı. O düzenlemeler yapıldı
ve şehit olan 301 maden işçisinin hepsi-
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
nin hak sahiplerine maaş bağlanmış oldu. Böylece Soma’da maaş bağlanmamış şehit yakını kalmadı. 301 sigortalının tamamının yakınlarına maaş bağlandı.” dedi.
Aras, faciadan önce ve sonra
maden kazalarında hayatını kaybeden
bütün maden işçilerinin aile veya yakınlarına da maaş bağlandığını kaydetti.
Aras, maaş miktarlarının gün sayısına
göre değiştiğini bildirdi. (CİHAN)
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Dünyaca ünlü uluslararas kredi
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
derecelendirme
kurulu u Moody’s,
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
-Körfez Ulaşım İskelelertemmuz
sonunda
Çeşme ay
Sissus
Has.
723 05 55
Konak
484 98 56
yay
mlad
Çınarlı
Hastanesi son raporunda
462 27 27
Karşıyaka
368 00 42
zmirÖzel
Büyük
Çiğli
Sağ. ehir Belediyesi’nin
386 26 16
Alsancak
464 78 31
ulusal
ölçek
kredi notunu “Aa3”,
Diyabet
Hastanesi
449 13 19
Bostanlı
330 89 22
küresel
ölçekte
kredi
“Baa3”
Diamed
Dah. Dal
Mer.notunu465
27 37
Bayraklı İskele
345 77 53
Doğaaç
Tıp Mer.
16 16
olarak
klam
t . 244
zmir,
Pasaport İskele
484 22 56
Dr.
Sıhhat
Tıp
Merkezi
367
67
47
Göztepe
İskele
224
Moody’s taraf ndan verilen söz konusu notlar iki -Türk
y ldTelekomr korumay ba Avşar
ar yor.
Raporda zmir277
Büyük
faaliyet marjlar
dengeli nakit ak
n n ba 20
ar 22l
Palmiye
48 00 ehir’in
Semagüçlü
Sineması
483 91, 00
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Üçkuyular
İskele
40 13
yönetim stratejisiyle birlikte kendi kendini Arıza
finanse etme kapasitesi sa lad
ve bu durumun, geçen278
be 87 y87 l içinde
gelirlerinin483
yakla
4’üne
denk gelen259
finansman
121
Cinemaximum
Konaktoplam
Sineması
21 91 k yüzde
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Bilinmeyen
11811
Cinemaximum
446 90n40 n anapara
Desem Sineması
422 53 10fazlas yla kar
fazlal
ndan da anla
ld
ifade
edilmi Numara
ti. Moody’s, belediyenin
bugüne kadar bütün borçlar
ve faiz geri ödemelerini
lamaya yeterli
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
-Elektrik
ArızaDanışma
444 14
44
Cinemaximum
(Ykm)
425 01 25
Karşıyaka
381
miktarda
nakit rezervi bulundurdu unu, bunun
da istikrarl bir nakit
yönetimi
stratejisi izlemesinden
kaynakland
n Sineması
vurgulam
t 50
. 98
Egeria Çocuk Sağlık
Genel
Kesinti
Seb.
435 11 84
Uyandırma
135
Cinecity Kipa Çiğli
386 58 88
İzmir Sİneması
421 42 61
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Buca
426 69 37
(HABER MERKEZ )
Posta Kodu
119
Çeşme Hollywood
712 07 13
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Çiğli
376 90 91
Fono Tel
141
Çamlıca
343 83 15
-TiyatroEkol K.B.B. Şube
369 89 65
Karşıyaka
369 79 80
Borç Ögrenme
163
Deniz Karşıyaka
381 64 61
Konak Sahnesi
483 50 35
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Bornova
388 83 78
Çağrı
133
Batı Sineması
347 58 25
Ragıp Haykır Sahn.
369 14 87
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Narlıdere
238 32 90
-SinemalarÇınar Sineması
489 88 85
İzmir Devlet Tiyat.
445 89 41
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
261
48 04
Eşrefpasa
Agora Balçova
277 25 25
Uğur Mumcu Sahnesi
343 04 33
Karaca Sineması
445 87 76
Hayat Hastanesi
441 41 96
Gaziemir
251 92 05
Afm Park Bornova
373 73 20
İzmir Tiyatro
Kipa Hollywood
252 56 66
İzmir Hastanesi
483 31 31
Güzelbahçe
234 05 34
Afm Forum Bornova
373 03 50
Bab-ı Sanat Merkezi
446 77 95
Menemen Kültür
832 14 11
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
Konak
425 60 60
İsmet İnönü
Afm Ege Park
324 42 64
Şan Konak
483 75 11
441 41 70
Karataş
Çeşme
712
63 46
Sanat Merkezi
441 09 02
Afm Passtel
489 22 00
Çınar Center
277 11 00
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
17
17Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Minikler, ''doktor korkusu''nu oyunla yeniyor
Yediği saç
kılları
midesinde
yumak oldu
Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyat edilen kadının midesinden yaklaşık 850 gram ağırlığında saç kılı
yumağı çıkarıldı. Genel Cerrahi Uzmanı
Arayıcı hastayla görüşmemizde, yaklaşık 15
yıldır saç kıllarını yediğini öğrendik.Tamamen midenin şeklini almış durumda. Tıp literatüründe çok az görülen bir durum dedi.
Bursa'da, kilo kaybı, zayıflık, kusma ve iştahsızlık şikayetleriyle hastaneye başvuran
bir kadının midesini tamamen dolduran kitlenin, saç kıllarını yemesi sonucu oluştuğu
belirlendi. Ağırlığı yaklaşık 850 gram olan kitle, ameliyatla alındı.
Operasyonu gerçekleştiren Şevket Yılmaz
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi
Uzmanı Volkan Arayıcı, gazetecilere, adının
açıklanmasını istemeyen 30 yaşındaki
kadının, aşırı kilo kaybı, zayıflık, kusma ve
iştahsızlık şikayetleriyle kendilerine başvurduğunu söyledi.Hastaya endoskopi uygulayıp midesini tamamen kaplayan bir kitle
gördüklerini belirten Arayıcı, şöyle konuştu:
"Hastayla görüşmemizde, yaklaşık 15 yıldır
saç kıllarını yediğini öğrendik. Öncelikle kitleyi endoskopi yöntemiyle almayı düşündük
ancak bunun mümkün olmadığını görünce
ameliyata karar verdik. Midesini açtığımızda
saç kılıyla dolduğunu gördük. Yıllardır saç
yeme alışkanlığı olan bir hasta ve psikolojik
rahatsızlıkları var. Midesindeki kitleyi tamamen çıkardık. Hasta şu anda servisimizde yatıyor. Durumu iyi. Yaklaşık 850 gram ve 32
santimetre uzunluğunda bir kitle. Tamamen
midenin şeklini almış durumda. Tıp literatüründe çok az görülen bir durum. Meslek
hayatımda ilk kez böyle bir şeyle karşılaştım.
Kitaplardan okuduğumuz bir
konuydu."Ameliyata katılan doktorlardan
Bülent Özçetin ise operasyonun bir saat
sürdüğünü anlattı.Bu kitlenin uzun sürede
oluştuğunu dile getiren Özçetin, "Midenin
içine alçı döküp kalıbını çıkartmış gibisiniz"
ifadesini kullandı.
(AA)
Epilepsi
hastaları kendilerini saklıyor
İzmir'de yapılan bir çalışmada, yetişkin
epilepsi hastalarının yüzde 48,6'sının
hastalıklarını başkalarından gizlediği belirlendi. İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ)
yapılan bir çalışmada, yetişkin epilepsi
hastalarının yüzde 48,6'sının hastalıklarını
başkalarından gizlediği belirlendi.Üniversiteden yapılan açıklamada, Türkiye’de epilepsi hastalarının kendilerini toplumdan gizlemeyi tercih ettiği ifade edildi. İEÜ Psikoloji
Bölümü tarafından gerçekleştirilen "Türk
Epilepsi Hastalarında Stigmatizasyon,
Epilepsiye Dair Kaygılar ve Aşırı Koruyuculuk" başlıklı çalışmada, hastaların durumlarını başkalarından saklamayı seçtiği ve durumlarından utandıkları ortaya çıktı.İEÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Nuran Aydemir yönetiminde İEÜ Psikoloji
Bölümü Mezunları Gözde Yıldız, Büşra
Kaya ve Dokuz Eylül Üniversitesi Nöroloji
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Baklan’ın katıldığı çalışmada, 146 yetişkin
epilepsi hastası olan bireye ulaşıldı. Çalışmada, katılımcıların yüzde 47,9’unda utanma (stigma), yüzde 48,6’sında hastalıklarını
başkalarından gizleme ve yüzde 46,6’sında
da aşırı koruyuculuğa maruz kalma sıklığı
yaşadıkları belirlendi.
"Toplum acıyor, hasta utanıyor"
Çalışmayı değerlendiren İEÜ Psikoloji
Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aydemir,
katılımcıların yüzde 57,5’inin kadın, yüzde
55,5’inin bekar olduğunu belirterek,
“Türkiye’de epilepsi hastalarına yönelik bir
acıma durumu var. Kadınların evlenmesinin
önünde engel oluşturuyor. Epilepsi hastası
erkeklerde sorun ise, askerlik yapamamalarından duydukları rahatsızlık. Bu durum ülkemizin batısında bir sorun teşkil etmiyor ancak hasta Anadolu’da yaşıyorsa bu
durumdan utanabiliyor” diye konuştu.
(AA)
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri,
"Oyuncak Ayı Hastanesi" projesiyle çocuklara, oyuncakları kullanarak doktorlardan korkmamaları gerektiğini anlatıyor. Proje sorumlusu Öncel: "Amacımız miniklerin
doktor ve hastane korkularını yenmelerini sağlamak. Bunlar çocukların aileleri tarafından
kazandırılan, sonradan
edindikleri korkular" Türk Tıp
Öğrencileri Uluslararası Birliği Topluluğu üyesi doktor
adayları, çocukların doktor ve hemşire korkularını
yenmeleri amacıyla hazırlanan projeyi, anaokulu
Dünya
ve kreşlerde
Sağlık
uyguluyor.Trakya ÜniverÖrgütü
sitesi (TÜ) Tıp Fakültesi
ikinci sınıf öğrencisi
ve
(DSÖ)
proje sorumlusu Ceren
tarafınÖncel, AA muhabirine
yapdan
tığı açıklamada, çocukların
doktor korkusunu sonradan
Türkiye
öğrendiklerini belirtti. Amaçlarının çocuklarda buiçin
konuda oluşan ön yargıları yıkmak
hazırolduğunu ifade eden Öncel, şöyle
konuştu: "Amacımız miniklerin doktor ve
hastane korkularını yenmelerini sağlamaktır.
Bu korkular çocukların aileleri tarafından
kazandırılan sonradan edindikleri korkulardır. Ne yazık ki aileler çocuklarını yanlış
yönlendirmeyle, mesela, 'Bak seni doktor
ablana götürürüm, iğne yapar' dedikleri için
çocuklar doktoru görünce korkuyor. Biz bu korkuyu yıkmak istiyoruz çünkü
bizim on-
ların
canını acıtmak
gibi bir amacımız yok."Öncel, stetoskop, reçete ve ilaçları
çocuklara oyunlarla anlattıklarını, eğitimlerin
aileler tarafından da olumlu karşılandığını
vurguladı.Bazı çocukların eğitimin
başlangıcında ağladığını ancak daha sonra
doktor adaylarına alıştıklarını dile getiren
Öncel, şunları anlattı:
"Miniklere önlüğümüzün, doktor kimliğimizin
dışında yaklaşıyoruz. Tamamen farklı konulardan yaklaşıyoruz onlara. Çocuklara doğru
ve dürüst bir şekilde yaklaşıyoruz kesinlikle iğne yapacağız ama acıtmayacak
demiyoruz. Azcık acıtacak ama bu
sizin iyiliğiniz için diyoruz. Çocuklara reçete olarak süt içmelerini,
sebze, meyve ve et yemelerini
öneriyoruz, bazen de kağıda
temsili olarak yazıyoruz."Öncel,
projeye katılan 2-6 yaş grubundan bir çocuğun doktor olmak
istediğini söylediğini aktardı.
Çocuk Yuvası Müdürü Sevgi
Dökmeci de miniklerin ve
ailelerin "Oyuncak Ayı Hastanesi"
projesine olumlu yaklaştıklarını belirtti.Proje sayesinde çocukların doktorlarla iletişiminin arttığını ve bir rahatsızlıkları varsa kolayca dile getirdiklerini ifade eden Dökmeci, "Buradaki amaç oyunlarla çocukların doktor korkusunu yenmelerini sağlamaktır. Ailelere de bu konuya destek
verdikleri için teşekkür ederiz" diye konuştu.(AA)
Celal Bayar Üniversitesinde, omurga rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmak üzere "akıllı vida" sistemi geliştirildi
OMURGA ağrılarına
"AKILLI vida" ile çözüm
Prof. Dr. Cüneyt Temiz,Ürünlerimizin dünyada bir benzeri daha bulunabilmiş değil, ilk kez kullanılacak.Türkiye'de hastalar üzerinde
kullanılmaya başladı. Yurt dışındaki
birkaç ülkeden talep geldi,
önümüzdeki ay içerisinde oralarda
da kullanılmaya başlanacak. Celal
Bayar Üniversitesinde (CBÜ), omurga rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılmak üzere "akıllı
vida" sistemi geliştirildi
CBÜ Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Temiz ile
Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü
Öğretim Üyesi ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof.
Dr. Enver Atik'in üzerinde 4 yıldan bu yana çalışarak
geliştirdikleri vidanın üretiminin de Manisa'da yapıldı.
Prof. Dr. Cüneyt Temiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yıllardan beri omurga hastalıkları ve
kırıklarda ''transpediküler vida fiksasyonu'' yöntemden
yararlanıldığını ancak bunun bazı eksikleri olduğunu
söyledi. Bu yöntemle vidaların kemiklerin içine gönderildiğini ve "rot" denilen titanyum parçalarla birleştirilerek, sorunlu omurun üzerindeki yükün azaltılmasına ve
bu şekilde hastanın iyileştirilmesine çalışıldığını anlatan
Prof. Dr. Temiz, ameliyatlarda bu malzemelerin kullanılmasında yaşanan sıkıntılardan yola çıkarak yeni
malzeme geliştirme arayışına girdiklerini ifade etti. Yaklaşık 4 yıl süren çalışma sonunda istenildiği takdirde esneyebilen ya da sertleşebilen transpediküler vida
geliştirdiklerini anlatan Temiz, şunları kaydetti: "Liter-
atürde örneklerine rastlanılmayan bu vidalar omura girerken, dış kısımdaki sert kemiğe dayandığında içindeki
yumuşak kemiğe doğru yer değiştirebiliyor. Böylece
dışındaki sert kemiği kırmayarak, çevredeki sinir dokularına da zarar vermiyor. Geliştirdiğimiz vida ve rotlar,
ulusal ve uluslararası bütün akreditasyon testlerinden
geçti. Gerekli izinler alındı ve şu anda hastalarda da
uygulanmaya başlandı. Bu vidalar esneyebiliyor. Daha
önce kullandığımız set vidaların omiriliğe veya sinir
köklerine girerek oluşturdukları hasarı da tamamen ortadan kaldırıyor. Diğer esneyebilen rot ise vidaları birbirine birleştiren sert çubuklardır. Ama bu hastanın belinin, sırtının veya boynunun hareketlerine izin veriyor.
Oysa bizim yaptığımız elastik sistemde, istediğimiz
ölçüde omurgayı sabitlerken aynı zamanda hastanın
hareketine istediğimiz ölçüde izin verilebiliyor."Kemik
erimesinde kullandıkları vidaların kemik yoğunluğu
yetersiz olduğu için yerinden çıkabildiğini, açılabilen
vida sistemleriyle de bu sorunu ortadan kaldırdıklarını
aktaran Temiz, vidanın kemiğin içine girdikten sonra bir
dübel mekanizması yardımıyla genişleyebildiğini ve
geriye doğru sıyrılmasının son derece zorlaştığını dile
getirdi.
"Ürünler patent koruması altında"
Geliştirdikleri ürünlerin patent koruması altında
olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Temiz, uluslararası
patent enstitüleri tarafından yıllarca benzer ürün olup olmadığının araştırıldığını bildirdi.Temiz, "Ürünlerimizin
dünyada bir benzeri daha bulunabilmiş değil, ilk kez
kullanılacak. Bu ürünler tamamen üniversitemizde
tasarlandı ve ön testlerden geçirildi. Türkiye'de hastalar
üzerinde kullanılmaya başladı. Yurt dışındaki birkaç
ülkeden talep geldi, önümüzdeki ay içerisinde oralarda
da kullanılmaya başlanacak. Bu malzemelerin hepsi
Türkiye'den ve Manisa'dan gidecek. Malzemeyi kullanan ülkeler de Türkiye'ye belli bir patent hakkı ödeyecekler. Bu kapsamda bir de Ar-Ge şirketi kurduk" diye
konuştu.Prof. Dr. Enver Atik ise vida ve rotların gerekli
mekanik testlerinin laboratuvarlarında gerçekleştirildiğini, önce bilgisayar programları ile analizlerini yaptıklarını, ardından mekanik testleri uyguladıklarını anlattı.(AA)
Tiroit hormonu dengesizliği çocuk sahibi olmayı etkiliyor
Tiroit hormununun iyi çalışmamasının
evli çiftlerin çocuk sahibi olmasını etkilediği
bildirildi. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp
Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma
Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.
Fulya Akın, tiroit bezinin normal çalışmamasının tüm vücudu etkilediğini belirterek,
"Çocuk sahibi olamayan çiftlerin tiroitle ilgili bir problem olup olmadığına da baktırmaları gerekir" dedi. Türkiye'nin endemik
guatr bölgesinde olması nedeniyle tiroit
hastalıklarının çok sık görüldüğünü kaydeden Akın, "Bütün metabolizmayı ilgilendiren olaylar tiroit bezi sayesinde olur.
Vücudun ısı dengesinden kadınlarda adet
düzenine kadar her şeyi etkileyebilir ve farklı belirtiler verebilir. Tiroit hormonunun az
olması durumunda halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uykuya meyil, kabızlık, saç
dökülmesi, kilo alma, vücutta şişlik gibi belirtiler görülebilir" dedi.
Çocuk sahibi olmayı etkiliyor
Ülkemizde en sık görülen tiroit bezi
hastalığının, iyot eksikliğinden kaynaklanan
guatr olduğuna işaret eden Akın, şunları
söyledi: "Türkiye, iyot eksikliğinin en sık
görüldüğü yerlerden biri. Toplumun üçte ikisinde tiroit hastalıkları görülüyor. Bayanlarda daha çok oluyor. Hipertiroidi, yani çok
çalışması da fazla ama hipotiroidiyi özellikle
Denizli bölgesinde daha çok görüyoruz. Karadeniz bölgesinde iyot eksikliği çok ciddi
rakamlarda iken, bütün tuzların iyotlanması
ile eskiye nazaran düzeldi. Tiroit bezinin
normal çalışmaması tüm vücudu etkiliyor.
Hatta çocuk sahibi olup olmamayı da etkiler.
Dolayısıyla çocuk sahibi olamayan çiftlerin
tiroitle ilgili bir problem olup olmadığına da
baktırmaları gerekir." Tiroit bezinin yumru
şeklinde büyümesi sonucu nodül denen bir
durumun ortaya çıktığını dile getiren Akın,
nodülün yüzde 95'nin iyi huylu yüzde
beşinde ise kötü hücre bulanabildiğini kaydetti. Kötü huylu hücre olan nodülün
ameliyatla alınması gerektiğine dikkati
çeken Akın, "Nodüller büyümüyorsa,
çoğalmıyorsa herhangi bir problem yoktur
demektir. Ama tiroit bezinin nodül boyutunda 2 milimetreden fazla büyüme varsa,
ailede tiroit kanseri hikayesi varsa, baş
boyun bölgesinde bir radyasyon hikayesi
varsa çok genç ve çok yaşlı hastalarda,
çünkü 20-60 yaşları arasında tiroit bezi
hastalıkları çok görülür ve bayanlarda sıktır,
20 yaşın altındakiler ve 60 yaşın üstündekilerde risk daha fazladır.’’ dedi. (AA)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Evden eve
nakliyecilerden
resmi
kurumlara
sert tepki
Ege Bölgesi Evden Eve Nakliyeciler
Derneği Mali İşler Başkanı Seyat
Demir, kayıtdışını önlemek amacıyla,
resmi kurumların denetim görevini
yeterince yapmadığını iddia etti. Başkan
Demir yaptığı açıklamada, özellikle Ulaştırma Bölge Müdürlüğünün denetim
görevini yapmaktan aciz olduğunu savunarak, “Evden eve taşımacılık sektöründe en önemli denetleyici kuruluş
konumunda bulunan Ulaştırma Bölge
Müdürlüğü, ne yazık ki denetim görevini yapmıyor. Korsan ve kayıtdışı evden
eve taşımacılık işiyle uğraşanların özellikle şehir giriş ve çıkışlarında denetim
görevi Emniyet ve Ulaştırma Bölge
Müdürlüğünün görev tanımı içerisinde
yer almaktadır. Ancak söz konusu
Müdürlük personeli denetim görevini
yapmamaktadır. Bizler kendilerini bu
konuda defalarca uyarmış olmamıza
rağmen, personel ve araç eksikliğini
gerekçe göstererek kendilerini savunmaktadırlar.” dedi.
Evden Eve taşımacılık sektöründe
faaliyet gösteren firmaların çok büyük
maddi yatırımlar yaparak K Belgesi
aldıklarını ifade eden Seyat Demir, “Ulaştırma ve Emniyet bizlerden K belgesi
için binlerce lira talep etti. Bizler de bu
paraları ödeyerek belge sahibi olduk. Ama belgesiz taşımacılara engel olamayan Emniyet ve Ulaştırma Bölge
Müdürlüğü bir anlamda haksız rekabete
davetiye çıkarmaktadır.” diye konuştu.
SGK Bölge Müdürlüğünün de sigortasız ve günlük personel çalıştıran korsan taşımacılara
yönelik özel bir
çalışma
yürütmesi gerektiğini ifade eden
Ege Bölgesi
Evden Eve
Nakliyeciler
Derneği Mali
İşler Başkanı Seyat Demir, yetkilileri göreve
çağırdıklarını vurguladı.
(HABER
MERKEZİ)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Ekim
2014
Cuma
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL717
Beyaz altın da üzdü
Geçen sezon 4,15 TL olan lif pamuğu, yeni sezona 3,60 TL’den başladı. Bu durum geçen
sezon umduğunu bulamadığı için pamuk üretimine yönelen üreticiyi ikinci kez mağdur etti
B
u sezon pamuk ekim alanları,
çiftçinin yeniden beyaz altına
dönmesiyle yüzde 25 oranında
arttı ancak Çin’in pamuk
alımını azaltmasıyla meydana
gelen arz fazlası, fiyatları düşürdü. Geçen
sezon 4,15 TL olan lif pamuğu, yeni sezona 3,60 TL’den başladı. Fiyat düşüşünün
devam edeceği belirtiliyor. İzmir Ticaret
Borsası (İTB) Meclis Başkanı ve Ulusal
Pamuk Konseyi (UPK) Yönetim Kurulu
Başkanı Barış Kocagöz, hasat öncesi yaptığı toplantıda geçen yıl yüz güldüren pamuğun bu sezon hüsrana yol açtığına, önlem alınmazsa üreticinin geçmişte olduğu
gibi üretimden kaçacağına dikkat çekti.
Önümüzdeki sezonda 750 bin ton üretim
beklenen pamuğun hasat sezonuna girdiğini belirten Kocagöz, “Ancak hasat zamanı
arz fazlasının ortaya çıkması ve dünya fiyatlarındaki düşüş, fiyatları üreticinin zarar
edeceği seviyelere taşıdı. Bu nedenle zarar
edilecek bir sezon yaşayan pamuk üreticisi, eğer hızlı tedbirler alınamazsa pamuk
üretiminden yine kaçacak.” uyarısında bulundu.
'ÇİN PİYASAYI ALTÜST ETTİ'
Sıkıntının asıl sebebinin Çin’in pamuk
ithalatını kotaya bağlaması olduğunu
kaydeden Kocagöz, şöyle devam etti:
“Çin’in alımları azaltmasıyla dünya stokları endişe verici seviyelere ulaşarak
piyasanın düşmesine neden oldu. Dünyada
20 milyon ton devreden stok söz konusu.
Bunun 10 milyon tonu Çin’in elinde. Çin,
elindeki stoğu dünyaya satmayacağı, kendi
kullanacağı sürece korkutucu değil. Bu nedenle geçici bir düşüş yaşayan dünya fiyatları, Türk pamuk üretiminin hasat zamanında arz fazlası ile de birleşince ülke
içinde oluşan fiyatlar, geçici de olsa suni
düşüşlere neden oluyor. İşte bu nedenle
çok daha kaliteli olmasına karşın Türk pamuğu, dünyadaki muadillerine göre daha
düşük fiyatlardan değerlendiriliyor. Örnek
olarak aynı kalitedeki pamuklar anlamında, sanırım şu an dünyadaki en düşük fiyatlı pamuk.”
ı
l
a
m
n
ı
l
a
r
i
b
d
e
t
Acilen
a 750 bin ton
Önümüzdeki sezond un hasat
uğ
m
üretim beklenen pa
lirten
be
i
in
sezonuna girdiğ
t zamanı
sa
ha
ak
nc
Kocagöz, “A
çıkması ve
arz fazlasının ortaya şüş, fiyatdü
ki
dünya fiyatlarında eceği seed
r
ra
ları üreticinin za
denle zarar
viyelere taşıdı. Bu ne yan pamuk
şa
edilecek bir sezon ya birler alınated
zlı
hı
er
eğ
i,
cis
üreti
inden yine
mazsa pamuk üretim lundu.
bu
a
nd
ısı
ar
uy
kaçacak.”
ortalama 875 TL masraf olacağını, 450 kg.
ortalama verim ile kiloda 1,94 lira
maliyetle pamuk üretildiğinin tespit
edildiğini kaydetti. Üreticinin, maliyetini
bazı yerde kurtarırken bazı yerde de zarar
ettiği bilgisini veren Kocagöz, “Şu an için
Ege Bölgesi’nde lif pamuk kilogramı 3,65
liradan, Güneydoğu ve Çukurova’da kilogramı 3,1 liradan işlem görüyor. Bu da
üretici için Ege’de 1,5 lira, Güneydoğu’da
1,2 lira gelir demek. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bu sezon vereceği
55 kuruşluk bir prim desteği ile bu gelir
toplamda Ege’de 2,1
lira, Güney-
doğu’da 1,75 lira olarak gerçekleşecek. Bu
rakamlar, durumu ortaya koyuyor. Bu durumda yükselen rekoltemizin, önümüzdeki
sezon tekrar düşmesi kaçınılmazdır. Öte
yandan bakanlığın vermiş olduğu destekleme primi olmasa Türkiye’de 1 gram
dahi pamuk yetiştirilemez. Tam
olumlu bir trend yakalamışken
arz yüzünden oluşan negatif
fiyat hareketleri, gelecek sezon pamuk üretimini de
olumsuz etkileyecek.” dedi.
Geçen sezon artan üretimle birlikte
Türkiye’nin pamuk ithalatının da
azaldığını dile getiren Kocagöz, yaşanacak
olumsuz gelişmelerin Türkiye’nin cari
dengesini de olumsuz etkileyeceğine
dikkat çekti. Önümüzdeki günlerde problemleri ve çözüm önerilerini bakanlığa
ileteceklerini belirten Kocagöz, “Özellikle
bu fiyat maliyet paritelerini ileterek,
destekleme priminin mümkünse 55 kuruştan yukarı çekilebilmesi bir çare olabilir.
Ayrıca pamuk üretiminde ülkemizdeki
yüksek maliyetlerin önümüzdeki yıl aşağı
çekilmesi anlamında farklı uygulamalar
yapılabilir.” diye konuştu. Kocagöz ayrıca
pamukta lisanslı depoculuğun faal hale getirilmesinin de şart olduğunu vurgulayarak,
lisanslı depoculuk sayesinde hasat zamanı
oluşacak suni negatif fiyat hareketlerinin
de önlenebileceğini savundu. (CİHAN)
‘SUNİ FİYAT HAREKETLERİ LİSANSLI DEPOCULUKLA ÖNLENEBİLİR’
'BAZI BÖLGELER ZARAR EDİYOR'
UPK olarak her sene olduğu gibi bu
yılda ilgili kurumlarla maliyet çalışması
yaptıklarını aktaran Kocagöz, dekar başına
Moloz çöplüğüne dönen afet merkezlerinde temizlik başladı
İzmir'de bir deprem ve doğal afetten sonra
valilik tarafından gösterilen 216 afet toplanma merkezi ve 38 çadırkent alanının büyük
bölümünün moloz, çöp ve ot yığınları
içerisinde olmasının medyaya yansımasıyla
temizlik çalışmaları başladı. İzmir Valiliği
Afet Yönetim Merkezi, bir deprem ve doğal
afet durumunda vatandaşların daha güvenli
alanlarda toplanması ve yardımın hızlı bir
şekilde ulaşması için 13 bölgede 216 toplan-
ma ve 38 çadırkent alanı kurulması için planlama yaptı. Bu amaçla Balçova, Bayraklı,
Bornova, Buca, Çiğli, Gaziemir, Güzelbahçe,
Karabağlar, Karşıyaka, Konak, Narlıdere,
Menderes ve Menemen ilçelerinde boş araziler, okul bahçeleri, spor salonları, statlar, parklar, piknik alanı ve pazaryerleri seçildi. İlk
toplanma yerlerinin yaklaşık 2 milyon 400
bin kişiye, çadırkent alanlarının ise 39 bin kişiye hizmet vermesi planlandı. Belirlenen bu
yer ve alanların vatandaşlar tarafından bilinmesi için "Afet sonrası ilk toplanma yeri" ve
"Afet sonrası çadırkent alanı" levhaları yerleştirildi. 254 alanın büyük bölümünde
moloz, çöp ve insan boyunda otlar olması
dikkat çekti. Bazı alanlara inşaat yapılırken
bazılarının ise kurumlar ve kişiler tarafından
otoparka dönüştürüldüğü ortaya çıktı. Balçova'da toplanma yerinde bulunan arazi, insan
boyunda otlarla dolu. Karşıyaka'daki eski lu-
napark alanı ise 14 no'lu toplanma yeri olarak
gösterildi ancak üç yıl önce imara açılan lunapark alanında beşer katlı binalar ve restoranlar inşa edildi. Balçova’da bulunan 3 no'lu
afet sonrası ilk toplanma yeri otopark olarak
kullanılıyor. Menderes'in Dereköy bölgesinde
çadırkent alanı ile Çiğli Ata Sanayi'deki ‘Afet
Anında İlk Toplanma Yeri’ olarak ilan edilen
boş arazi ise vatandaşlar moloz ve çöp
dökünce kullanılamaz hale geldi.
Haberlerin medyaya yansıması üzerine
İzmir’deki afet toplanma merkezi ve
çadırkent alanları temizlenmeye başladı. Çöp
ve molozlarla doldurulan Çiğli'deki alan
kepçelerle boşaltılıyor. Temizliğin uzun süreceği belirtiliyor.Depremden sonra gidilecek
alanlar valilik, belediye ve AFAD'ın internet
sitesinde yer almazken nasıl gidileceğine dair
yönlendirme levhaları ise hiçbir yerde bulunmuyor. (CİHAN)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Önündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp engebeleri kaldıran, tekerlekli veya tırtıllı bir yol makinesi. 2. Bir şeyin geçtiği ya da önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet.
– Kekliğin boynundaki siyah halka. – Sınır nişanı. 3. İçinde
afyon bulunan sulu bir ilaç. 4. Danimarka’nın plaka işareti. –
En kısa zaman süresi. – Eski Mısır’da bir tanrı. 5. Anlamlı iz,
im. 6. Demiryolu. – Tanrıya göre insan. – Başlıca içeceğimiz.
7. Gözün renkli bölümü. – Bir tür geçirimsiz toprak. 8. Briçte, bir ekibin en çok bir el vererek yaptığı oyun. – Müzik sesini belirtmeye yarayan işaret. 9. Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu. 10. Gazete ve
dergi yazısı. – İsyan eden, başkaldıran. 11. Yurtla ilgili. 12.
Bir kimsenin dilediği şey, istek, talep. – Sodyumun simgesi.
13. Lokmanruhu. – Topçuları koruyacak biçimde yapılmış
zırhlı kule. 14. Habeş soylusu. – Sözcük. 15. Hayvanın erkekliğini gidermek, hadım etmek. – İnce perde ya da örtü.
16. Salgın hastalık. 17. Hatay ilinde bir ırmak. – Ortodokslarda İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dini resimlerine verilen ad. 18.
Geniş, engin. – Tirsi balığı. 19. Modern Yunanca. 20. Uzaklık
işareti. – Pişirilerek hazırlanmış yemek. – Üslup, biçem, tarz.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. İletişim, komünikasyon. – Küçük akarsu. – “Öyledir” anlamında doğrulama veya tasdik kelimesi. 2. Irak. – Çıplak,
özgür, hür. – İstanbul’un eski adlarından biri. – Karışık renkli.
3. Karşılık beklemeden yapılan yardım. – Bir sınırdan geçebilmek için verilen yazılı izin. 4. Yiğit kimse, delikanlı. – Çay
demlemekte kullanılan bakır, pirinç gibi metallerden yapılmış musluklu kap. – Olta ipi. 5. İmkân. – Manda yavrusu. –
Evcil bir hayvan. – Meslek. 6. Sanma, sanı. – Doğu Slav halkı. – Kabul etmeyerek geri çevirme. – Keçinin erkeğine verilen ad. – Bir renk. 7. Yolcu evi. – Soru sözü. – Karı, eş. –
Muğla ilinin bir ilçesi. 8. Müslüman ülkelerde oturan Yunan
asıllı kimse. – Pulluk, büyük saban. – Zarar uğrama tehlikesi.
9. Önemli tarihsel olayların geçtiği yerler ve doğal özellikleri
bakımından korunması gereken alanlar. – Güzel sanatların bir
dalı. – Argoda lira. 10. Bir devletin deniz kıyıları boyunca
egemenliği altında tuttuğu belli genişlikteki suşeridi. –
Gümüş balığı.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
Orkide Gediz'in yeni transferleri
TAKIMA GÜÇ KATTI
O
rkide Gediz Üniversitesi’nin son
transferi ABD’li pivot John Ofoegbu, ilk maçtaki performansıyla göz
doldurdu. Yıldız oyuncu, geçen yıl
Fransa’da ribaunt kralı olmuştu
Orkide Gediz Üniversitesi, Türkiye Basketbol
2. Ligi’ne gücüne güç katarak girdi. İlk yabancı
transfer, Almanya’da 2012 senesinde 28.5 ortalamayla sayı kralı olan point guard Adonte Josh
Parker ile yapılmıştı. Kırmızı-Beyazlılar, son olarak da geçen sezon Fransa 2. Ligi’nde 8.9 ortalamayla ribaunt kralı seçilen John Ofoegbu’yu kadrosuna kattı. ABD’li pivot, Mamak Belediyesi
Ankara DSİ ile deplasmandaki ilk karşılaşmada
20 sayı, 2 ribaunt ve 2 asistle maçın yıldızı oldu.
Performansıyla göz dolduran 2.06 metrelik pivot,
“Orkide Gediz Üniversitesi forması altında, takım
arkadaşlarımla beraber başarılı olmak istiyoruz.
Güçlü bir ekibiz.” dedi. Orkide Gediz Üniversitesi, ligdeki ikinci maçında 17 Ekim 2014 Cuma
günü İstanbul Teknik Üniversitesi’ni misafir edecek. (CİHAN)
Eleştirilere
cevap verdi
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal dün Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde
spor müdürleriyle sohbet toplantısında bir araya geldi. Başkan Ünal Aysal,
Galatasaray gündemine ilişkin konular hakkında açıklamalarda bulundu
Özellikle son iki ayda çok ciddi
bir bilgi kirliliği olduğunu belirten
Başkan Ünal Aysal, "Bu bilgi kirliliği ile tüm camiaya dönük bir
saldırı oldu. Bazı TV programları
spor programı olmaktan çıkıp magazin programı oldu. Buralarda
çok ufak gerçeklerden çok büyük
yalan ve yanlışlar üretildi." diye
konuştu.
Göreve geldikten sonra Riva'yla ilgili her türlü yetkinin kendilerine verildiğini ifade eden
Başkan Ünal Aysal, "Satma, kiralama, inşaat yapma konusunda
elim serbestti. Çok sıkıntılı günlerimiz de bile dokunmadım. Ama
orayı projelendirdim. Borçlar bana miras olarak geldi. O borçlardan kurtulmak bizim görevimiz.
Bununla ilgili bir proje yaptım.
Tüm gayrimenkullerimizi bir çatı
altında topladım. Böylece 100 liralık arazimizin projelendirdikten
sonra 200 liraya çıkması yönünde
çalışmalarımız oldu. Buradaki ana
hedef borç yükünün hafifletilmesiydi. Galatasaray ekonomik olarak en güçlüdür. Bu formülleri
üretmek başka kabul ettirmek başkadır. Ben ürettim ama kabul ettirmek konusunda o kadar başarılı
olduğumu söyleyemem." şeklinde
konuştu.
2002 yılında AIG'den alınan
hisseler konusunda da açıklamalarda bulunan Başkan Aysal,
"2002 senesinde kulübün dışındaydım. Bana geldiler bir anlaşma
yaptıklarını, bir hafta içinde 23
milyon dolar para ödemeleri gerektiğini, ödemedikleri takdirde
AIG'ye cezai şart olarak 60 milyon dolar ödemeleri gerektiğini
ve bunu da yapamayacaklarını
söylediler." diyerek, şöyle devam
etti:
"Çok açık ve net söyleyeyim
burada önemli olan para değil, C
grubu hissesiydi. O zamanki yönetimin (Faruk Süren yönetimi)
bence yanlış bir idari tasarrufu ile
üretilmiş ve AIG'ye verilmişti. Bu
hisse sayesinde AIG, yönetimi denetleyen, kontrol eden müessese
şeklindeydi, veto hakları vardı.
Önemli olan onu almaktı. Bir hafta süreyle tereddüt ettim ama o
zaman çıkardım 23 milyon doları
ödedim ve hisseleri üzerime aldım. C hissesini kulübe verdim ve
o hisse iptal edildi. 23 milyon dolarlık hisseler bende kaldı. Faiz
anlaşmam yoktu. Bir sene sonunda bendeki hisseleri alacak mısınız dedim? 'Alamayız' dediler.
Uzattık. Bir sene sonra yine sordum yine alamadılar, ‘bu hisseleri
satmaya çalışalım' dediler. O zaman bir köşe yazarımızın dostuyla
bu hisseleri satmaya çalıştık. Özhan Canaydın beni aradı ‘23 milyon dolara alıcı bulduk, senden
alıyoruz' dediler. O zaman hisse
değerleri 37 milyon dolar olmuştu, ‘23 milyon dolara satman yanlış olur. Bunu genel piyasada satalım' dedim. Bir kişi yerine 100 kişiye o gün açık piyasada sattık ve
37 milyon dolar para topladık. Bu
paranın tamamı kulübe gitti. 23
milyon dolarım ödendi. 6-7 milyon dolarlık yardımlarım vardı,
onlar ödendi ve her hisse sahibine
ödendiği gibi hisselerden temettü
aldım. Ekstra kulübe 5-6 milyon
dolar kar kaldı. İşlem bu kadardır.."
A grubu hisseler konusuna da
açıklık getiren Başkan Ünal Aysal, "Galatasaray'ın A hisselerini
satış hakkımız hiçbir zaman olmadı. Bununla ilgili hiçbir talepte
bulunmadık." dedi.
"Esas ciddi iddialar Galatasaray ekonomik olarak batık durumda olduğu yönündeydi. Bunlara
cevap vermek istiyorum." diyen
Başkan Ünal Aysal, sözlerine şu
şekilde devam etti:
"2011 Mayıs'ta Galatasaray'ın
nominal sermayesi 2,8 milyon TL
idi. Bugün 21 milyon TL. 2011'de
dönem zararı 159 milyon dolardı.
Bugün 117.5 milyon dolar. Borç
alacak farkı 328 milyon dolar
iken, bugün 338 milyon dolar.
Dönemimizde 81,4 milyon dolar
faiz ödemişiz. Futbolcu portföyü
ise sıfırdı. Bugünkü değer 165
17
17Ekim
Şubat2014
2013Cuma
Perşembe
Şenol Güneş: Önümüzdeki 5 maçın hepsinden
3 puan almak istiyoruz
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Mersin İdmanyurdu yenilgisinden sonra morallerin bozulmasına rağmen pazar günü kendi sahalarında oynayacakları Eskişehirspor
maçı ile başlayarak önlerindeki 5 maçın hepsinden üç puan almak istediklerini söyledi
Ö
Aysal: Sorunların cevabını buldum, formülüme onay alamadığım için gidiyorum
milyon dolar.."
Yatırımların yapıldığı bu dönemde başarılara da değinen Başkan Ünal Aysal, "Bütün bu yatırımlar yapıldığı zaman başarımız
ne oldu? Amatörlerden bahsetmiyorum. Zaten geçtiğimiz günlerde
bunlar yazıldı. Biz gelmeden evvel, futbolda 2011 yılında sekizinci, bir sene evvel üçüncü, ondan
bir sene önce beşinci olmuşuz.
Bugünden geriye sayarsak…
Geçtiğimiz sezon ikinci olduk ve
Türkiye Kupası'nı kazandık. Ondan önceki iki sezonda da birinci
olduk. Futbola yaptığımız yatırımın karşılığını aldık. 2011'den önceki üç sezonda ise kupa yok. Son
üç senede ise iki tane lig, bir Türkiye, iki de Süper Kupamız var.
Avrupa'da ise üç sene üst üste
Şampiyonlar Ligi'ne katıldık ve
gruplardan çıktık." diye konuştu.
2011 yılında göreve geldiklerinde iyi bir miras almadıklarını
belirten Başkan Ünal Aysal, "Aldığımız miras şuydu. Stat yapılmıştı ama stadın 2020'ye kadar
isim hakkı satılmış ve parası harcanmıştı. Loca VIP satışları
2014'e kadar satılmış, yine paraları harcanmıştı. Forma reklamları
tamamı 2014'e kadar satılmış, paraları harcanmıştı. Borçların yanında alacak hanemizde de 156
milyon dolarlık eskiyle başladık."
dedi.
2011 yılında kötü bir tablo varken, görevi devraldığını söyleyen
Başkan Ünal Aysal, "Bana ‘korktu
kaçıyor' diyorlar. Ben korksaydım
2011'de bu tabloyu almazdım.
Bugün fersah fersah iyileştirilmiş
halde ayrılıyorum. Ben sorunlarımızın cevabını araştırıp buldum,
bulduğum formüllere onay alamadığım için ayrılıyorum." dedi.
Üç teknik direktörle çalıştığını
ve her birinin taleplerini yerine
getirmeye çalıştığını belirten Başkan Ünal Aysal, "Evet, yanlış
transferler de yaptık. Ben her üçünü de tatmin etmek üzere elimden
geleni yapmaya çalıştım. Sporcu
ve teknik kadro maliyetlerimiz
%80'lerdeyken, bugün %61'e düşmüş. Bu anlamda en iyi rasyoya
sahip kulüp Bayern Münih'te teknik kadro ve futbolcuların kulüp
toplam gelirine oranı yüzde 50.
Biz de yüzde 50'ye düşürmeliyiz.
Bu anlamda aşağı doğru bir hareket var. Önümüzdeki dönemde de
bu inecektir." diye konuştu.
(CİHAN)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
zlüce Tesisleri’nde
düzenlenen basın toplantısında konuşan
tecrübeli teknik adam,
"Geçen hafta daha
tempolu çalıştık. Bu haftanın hazırlıkları tamamlanmış değil. Dün Aziz
Behiç aramıza katıldı. Cezalı oyuncu Fernandao var. Sakatlıktan dönen
Ozan çalışmalara başladı. Herkesin
şikayet ettiği Mersin İdmanyurdu
maçı sonrası hem 3 puandan olduk
hem de hem de Şener’in burnu kırıldı. Herhalde onun burnu rüzgardan kırıldı. Ama Şener ameliyat
sonrası düzeldi. Çalışmalar katılıyor. Sonuç olarak 5 maçta 6 puanımız var. Beklediğimizin altında puan aldık. Mersin İdmanyurdu’nu
yenseydik puan ortalamamız daha
iyi olacaktı. Şu anki yerimiz bizim
arzu ettiğimiz yer değil. Oynadığımızın oyunun karşılığı bu değildi.
Sezon başlarında puana bakmaktansa oyunumaz bakıp, önümüzdeki
maçları kazanmak istiyoruz. Önümüzde 4 maç daha var. Bir de kupa
maçı var. Bu 5 maçın hepsine 3 puan için çıkacağız. O gücümüzün olduğunu düşünüyorum. Eskişehirspor maçı bunun başlangıcı olacaktır.
Eskişehirspor iyi bir takım ama onlar da oynadıkları oyunu skora yansıtamadılar. Onlar da sahalarında
çok puan verdiler. Bu maçta mutlaka 3 puan bekliyoruz. Taraftarımızı
da mutlaka yanımızda görmek istiyoruz.” dedi.
İdmanları medya yada taraftara
kapatmak gibi bir arzularının olmadığını ama kendi içinde çalışmak istediklerini dile getiren Şenol Güneş,
“O konuda bir yanlış anlaşılma varsa birlikte değerlendirmek gerekir.
Bugünden itibaren müsabakaya dönük hazırlanacağız. O yüzden an-
trenmanları kapalı yapıyoruz. Hafta
arasında bize yansıyan sıkıntılar oldu. Hem alacaklar hem sponsorlar
konusunda bir takım şikayetlerin olduğunu görüyorum. Bu takım hepimizin takımı. Alacaklarla ilgili her
kulübün sorunları var. Alacakları
olan oyuncular alacaklarını mutlaka
alacaktır. Ama bir süre gecikme alacaksa bunu anlayış ile karşılamakla
kimsenin kaybı olmaz. Tabi bu sürekli olmamalı." (CİHAN)
TFF, Trabzonspor'un talebine bir aydır izin vermemiş
Trabzonspor Kulübü, şike sürecinde
UEFA ve FIFA'dan iletilen yazıların
bir örneği talebine Türkiye Futbol
Federasyonu'nun (TFF) bir aydır cevap vermediğini bildirdi.
Trabzonspor Hukuk Kurulu tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kulübümüz, 17 Eylül 2014
tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu'na yazılı olarak başvuru yapmış;
şike sürecinde UEFA ve FIFA'dan,
Türkiye Futbol Federasyonu’na ile-
tilen yazıların bir örneğinin kulübümüze iletilmesini talep etmiştir. Aradan geçen 30 günlük süreye rağmen, başvurumuz konusunda Türkiye Futbol Federasyonu'ndan, kulübümüze olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmemiştir." denildi. Trabzonspor Hukuk Kurulu
adına avukat Hakan Orhan imzasıyla, 17 Eylül 2014 tarihinde TFF’ye
gönderilen dilekçede, "2010-2011
sezonundaki şike olaylarıyla ilgili
UEFA veya FİFA tarafından, gerek
resen gerek Trabzonspor’un başvuruları üzerine TFF'ye gönderilen yazıların bir örneğinin tarafımıza gönderilmesi. Şike yaptığı saptanan kulüp ve kişilerin cezalandırılması yönünde yapılmış uyarı, talep ya da
bildim varsa ayrıca tarafımıza bildirilmesi ve yazı örneklerinin Trabzonspor Kulübü'ne gönderilmesini
talep ederiz." ifadelerine yer verilmişti. (CİHAN)
BAKIM VE ONARIM HİZMETİ ALINACAKTIR
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET
ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
2015 YILI ALARKO MARKA SOĞUTMA GRUPLARI,KLİMA SANTRALLERİ,HÜCRELİ ASPİRATÖRLER,LAMİNAR FLOW CİHAZI,KANAL TİPİ ELEKTRİKLİ ISITICI,HİDROFOR VE FAN-COİLLERİN BAKIM
ONARIM hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale
edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/128176
1-İdarenin
a) Adresi
: CUMHURIYET BULVARI NO:1 K:4 35250 KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası : 2322931530 - 2322933639
c) Elektronik Posta Adresi : satinalma@izmir.bel.tr
ç) İhale dokümanının
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi
2-İhale konusu hizmetin
a) Niteliği, türü ve miktarı : (8 HİZMET KALEMİ )İhalenin niteliği, türü ve miktarına ilişkin ayrıntılı bilgiye
EKAP'ta (Elektronik Kamu Alımları Platformu) yer alan ihale dokümanı
içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: EŞREFPAŞA HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ
c) Süresi
: İşe başlama tarihi 01.01.2015. işin bitiş tarihi 31.12.2015
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No: 429 Konak / İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 31.10.2014-11:00
4.İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1.Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası veya Meslek Odası Belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar
odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil
Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu
hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Satınalma Dairesi Başkanlığı (Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No:425 Konak / İZMİR) adresinden satın alınabilir.
7.2.İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Cumhuriyet Bulvarı No:1 K:4 Oda No: 425 Konak /İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir
iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 ((DOKSAN)) takvim günüdür.
12.Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.Diğer hususlar:
İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.
Sondakika 17/10
Basın: 11084
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Konak'ta ışığa 300 metre kaldı
Türkiye'nin en büyük şehir içi tünel
projelerinden biri olan Konak Tüneli'nde
sona yaklaşılıyor. Yeşildere ve Konak
yönlerinde devam eden kazılarda son 300
metreye gelindi. Yılbaşında iki ucu birleşecek olan tünelde trafik mayıs ayında
akmaya başlayacak.
Yerin yaklaşık 100 metre altında kazı
çalışmalarının devam ettiği sahada AA
muhabirine açıklamalarda bulunan yüklenici
firmanın Proje Müdürü İsmet
Durnabaş, Eylül 2012'de başlayan projede
300 personelin üç vardiya ile 24 saat
çalıştığını, toplam bin 670 metrelik tünelin
bin 300 metresinde kazıların tamamlandığını
ifade etti.
Tünelin yüzde 80'ini bitirdiklerini, betonlama çalışmasında da yüzde 50'lerde olduklarını belirten Durnabaş, çalışmalarda kullanılan 80 iş makinesinin 30 bin kamyon
eşdeğerdeki hafriyatı depolara taşıdığını kaydetti. Projenin kentte yaşamın aktif olarak de-
vam ettiği semtlerin altında ilerlediğini, bu
nedenle hassas davranmak zorunda olduklarını ifade eden Durnabaş, günde 2-3 metre
ilerleyebilen projenin yıl başında bitirilmesini
öngördüklerini söyledi. Durnabaş, şöyle
konuştu: "Tünel çalışmaları sorunsuz ilerliyor. Bu hızla gidersek ocak ayında yani yıl
başında tünelin iki ucunu birleştirmeyi planlıyoruz. Bir aksilik yaşanmazsa, yeni yılda deniz havasını Yeşildere tarafına geçirmiş olacağız. Tünel açma çalışmasının sonuçlanmasını takiben betonlama çalışması da 2 ayda
tamamlanacak. Üst yapı, elektrik ve elektromekanik çalışmalarının da tamamlanmasıyla bir aksilik olmazsa Mayıs ortasında
trafiğe açmayı planlıyoruz." Projenin Konak
Tüneli çıkışındaki kamulaştırma sorunlarının
çözüldüğünü, tünelin sorun yaşanan bölümü
geride bırakarak 200 metre ilerlediğini anlatan Durnabaş, bu bölgede İzmir Arkeoloji
Müzesi Müdürlüğü denetiminde yürütülen
kazı çalışmalarının da mart ayında iki yılını
dolduracağını, yolun trafiğe açılmasının arke-
olojik kazıların bitmesine bağlı olduğuna
dikkati çekti. Karayolları 2. Bölge Müdürü
Abdulkadir Uraloğlu ise programlarının
mayıs ayında yolu trafiğe açmak olduğunu
belirterek, "Şu an için arkeolojik kazı çalışmalarının bu hedefi olumsuz etkileyeceğini
düşünmüyoruz" dedi.
Şehir içi geçişini 2
dakikaya indirecek
İzmir'de Konak ve sahil bölgesindeki
trafiği, tünel ve köprülü kavşaklarla Yeşildere
Caddesi'ne, buradan da Ankara ve İstanbul
yönüne aktarmayı hedefleyen proje 2011
yılında başlamış, Konak tarafındaki tünel açma çalışmaları arkeolojik buluntulara rastlanması nedeniyle bir süre durmuştu. Yapılan
kurtarma kazılarında 18. yüzyıla ait Musevi
Mezarlığı ve Roma dönemine ait bir
mozaiğe rastlanmıştı. Tamamlandığında bin
674 metre uzunluğunda 2 şeritli 2 tünelin
hizmet vereceği bağlantı yolu, Yeşildere'de 8
kollu köprülü kavşak ile başlayacak. (AA)
SGK sağlığa yaklaşık 28 milyar lira harcadı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu yılın ilk 6 ayında ilaç ödemeleri için 8 milyar 740 milyon, tedavi ödemeleri için 18 milyar 609 milyon ve diğer harcamalar için 394 milyon olmak üzere, tüm sağlık harcamalarına toplam 27 milyar 743 milyon lira ödeme yaptı. AA muhabirinin SGK verilerinden derlediği
bilgilere göre, Ocak-Haziran döneminde devlet 2. basamak sağlık kuruluşlarına 123 milyon 242 bin 435, devlet 3. basamak sağlık kuruluşlarına 40 milyon
123 bin 659, özel sağlık kuruluşlarına 46 milyon 782 bin 394 ve üniversite
hastanelerine 19 milyon 613 bin 460 müracaat olmak üzere sağlık kuruluşlarına toplam 229 milyon 761 bin 948 müracaat yapıldı. (AA)
www.sondakikagazetesi.com
Küçük Elfida
yine kalem
TUTAMADI
Dünyada nadir rastlanan
"Epidermolyssis Bullosa" adlı deri
hastalığıyla dünyaya gelen 7 yaşındaki Elfida
yapışan parmaklarının
ayrılması için 200
gündür ameliyat olmayı
bekliyor.
Derinin kemikler kadar hızlı
büyümemesi sonucu parmakları
yapışan, açılan yaraları sürekli
kanayan ve iç organlarından da
rahatsızlanan Elfida Gündüz,
Çiğli'deki evlerinde kesin tedavisi bulunmayan hastalığı ile
mücadele ederken okuma yazmayı da öğrenmek istiyor.
Enfeksiyon şikayetiyle sık sık
Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve
Cerrahisi Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nde tedavi altına alınan Elfida'nın anne ve babası
Zülfiye-Ergin Gündüz çifti de
mart ayından bu yana tek hayali
"kalem tutabilmek" olan çocuklarına yardım çağrısında bulunuyor. Baba Gündüz : "Ameliyat
masasından kalktı"
Elfida'nın hastalığının kesin olarak tedavi edilemeyeceğini
bildiklerini kaydeden baba Ergin
Gündüz, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, dışarıya çıkamayan,
okula gidemeyen kızlarının parmaklarını kullanabilmesi için
Dokuz Eylül Hastanesi Tıp
Fakültesi Hastanesi'ne mart
ayında başvuruda bulunduklarını ve ameliyat için tarih beklediklerini kaydetti.
Sağlık İl Müdürlüğü'nün Elfida
ile yakından
ilgilendiğini, Atatürk Eğitim ve
Araştırma Hastanesi'ndeki uzman ekibe yönlendirdiğini dile
getiren Gündüz, 17 Eylül'de
ameliyat olmak için hastaneye
yattıklarını söyledi. Elfida'nın ameliyat masasına yattığını ancak hastanede çocuk
yoğun bakım servisi bulunmadığı için son anda ameliyattan vazgeçildiğini
belirten Gündüz, şöyle
konuştu: "Anestezi sonrası
uyanamama ihtimali olduğunu
söylediler ve ameliyat yapılmadı. Bu durum hem bizim hem
de Elfida için yıkım oldu. Bizi
tekrar Dokuz Eylül Üniversitesi
Tıp Fakültesi'ne yönlendirdiler.
Orada yaptığımız görüşmelerde
ise ameliyat için maliyeti 5-10
bin avro arasında değişen suni
deri alımı
yapılması gerektiği söylendi.
Hala bekliyoruz."
Garson olarak çalıştığını eline
aylık en fazla bin 600 lira para
geçtiğini, Elfida'nın tedavisi için
gerekli besin, ilaç ve giyim
eşyalarını almakta çok zorlandığını ama yine de böyle bir
evladın babası olmaktan gurur
duyduğunu söyleyen Gündüz,
parmakları açıldıktan sonra
kızının eğitim alabilmesi için
gerekli kitap, kalem ve diğer kırtasiye malzemelerini de alıp eve
getirdiğini anlattı. "Oyunlarında ameliyat yapıyor"
Elfida'nın annesi Zülfiye
Gündüz ise kızının sürekli
ameliyat tarihini öğrenmek için
sorular sorduğunu kaydetti. "Siz de sonradan ameliyatla mı
parmaklarınızı açtırdınız"
sorusunu yanıtlarken çok zorlandığını söyleyen Gündüz, şunları söyledi: "Elfida hastalığının
tedavi olmadığını biliyor ama
kalem tutmak istiyor. Aylardır
ameliyat olmayı beklediği için
oyunlarında plastik cerrahi uzmanı olarak bebeklerini ameliyat ediyor. Oyun oynarken aniden
ameliyat için gerekli olan sargı
bezi bitiyor. Bu duruma çok
üzülüyoruz. Kızım da ben de
sürekli ağlıyoruz. Sadece hastaneye gitmek için 4 ulaşım
aracı değiştirmemiz gerekiyor.
Hastaneye gittikten sonra da enfeksiyon nedeniyle yeniden hastaneye yatırıyoruz. Artık bu bekleyişin sona ermesini istiyoruz."
Zülfiye Gündüz, Elfida'nın
yapışık parmaklarını kullanarak
evde yazı yazmaya çalıştığını da
anlattı.
Elfida: "Büyüyünce
doktor olacağım"
Elfida Gündüz de kalemle yazı
yazıp doktor olana kadar okumak istediğini söyledi.
Doktorların insanları iyileştirmesinden çok etkilendiğini ifade eden Elfida, "Hastaneye
yatınca çok sevinmiştim ama
hemen çıktık. Artık parmaklarımı açsınlar. Benim en büyük
hayalim doktor olmak, sonra da
her yeri gezmek. Şimdi sadece
evin önüne ve hastanelere gidiyorum ama bütün dünyayı dolaşmak istiyorum" diye konuştu. Dünyada hayat kalitesini yükselten tedaviler uygulanıyor
Parmakları yapışan, açılan
yaraları sürekli kanayan
Elfida Gündüz'ün acılarını hafifletmek isteyen Mutlu Olalım
Projesi çeşitli etkinlikler düzenlemiş, etkinliklere katılan
Sivasspor'un kalecisi Korcan
Çelikay da küçük kıza ilaç
yardımında bulunmuştu. Hem döküntülü hem de yapışan
tarzda bir hastalık olan "Epidermolyssis Bullosa" deride
olduğu gibi mide, yemek
borusunda da sorunlara yol
açıyor.
Kesin tedavisi bulunmayan
hastalık için doktorlar "hayat
kalitesini yükselten tedaviler"
uyguluyor. (AA)
17 Ekim 2014 Cuma
İkinci BAHARI
yaşayan Fransız çiftin
bisikletle dünya turu
İkinci evliliklerini yapan
Fransız Irene ve Joel Connault
çifti, emekli olduktan sonra bisiklet
ile çıktıkları dünya turu kapsamında 6 aydır Türkiye'yi geziyor
İkinci evliliklerini yapan Fransız Irene ve
Joel Connault çifti, emekli olduktan sonra
bisiklet ile çıktıkları dünya turu kapsamında 6
aydır Türkiye'yi geziyor.
Fransa'nın Rennes şehrinde sağır ve dilsizlere hizmet veren özel bir rehabilitasyon
merkezinde öğretmenlik yaparken emekli
olan Irene (57) ile bilgisayar mühendisi Joel
Connault (59) çifti, 7 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Evliliklerinin ardından farklı kültürleri
tanıma ve yeni ülkeler görmeye karar veren
çift, Nisan 2014'te yatay bisiklet ile dünya turuna çıktı. Sırasıyla İtalya, Avusturya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Sırbistan, Macaristan
ve Bulgaristan'ı geçen çift, Yunanistan'ın
ardından Türkiye'ye ulaştı. Yaklaşık 6 aydır
Türkiye'de olan ve uğradıkları yerlerde bir
süre konaklayan Connault çifti, Adana'nın
Pozantı ilçesine bağlı Belemedik Yaylası'na
hayran kaldı. Irene Connault, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, emekli olduktan sonra
yeni insanlar ve kültürler tanımak için dünya
turuna çıkmak istediklerini söyledi.
Gittikleri ülkelerde tarihi ve doğal güzellikleri görme imkanı bulduklarını anlatan Connault, şöyle devam etti: "İkimiz de ikinci evliliğimizi yaptık. Yedi yıldır evliyiz, ikinci baharımızı yaşıyoruz. Yeniden aşkı yakaladık.
Adeta birbirimizi tamamlıyoruz. Benim 6,
eşimin 2 çocuğu var. Anneanne, babaanne, dede olduk. Dünya turuna çıkıp, doğa ile içiçe,
özgürce yaşayıp, belki doktor yüzü bile
görmeden doğal bir şekilde hayatımızı devam
ettirmek istiyoruz." Turun Avrupa etabının,
uğradıkları birçok ülkeyi daha önce de ziyaret
ettikleri için kısa sürdüğünü, Türkiye'de ise
yaklaşık 6 aydır bulunduklarını dile getiren
Connault, şunları kaydetti: "İlk olarak Ayvalık'da kaldık. Sonra Çanakkale, Bandırma,
İstanbul, Bursa, Antalya, Nevşehir, Kapadokya ve Mersin'i gezdik. Tarsus'un ardından Pozantı'ya geçtik. Bir arkadaşımız
Belemedik Yaylası'nı mutlaka görmemizi
tavsiye etti. Şimdi buradayız. Belemedik Yaylası'nda asırlık ulu çınar ağaçlarının altında,
Çakıt Deresi kenarında birkaç gün kamp yapacağız." Joel Connault da Türkiye'nin ardından Asya ülkelerine geçeceklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye güzel,
huzurlu bir ülke. Burada olmaktan çok memnunuz.’’ (AA)
Güvensiz sanayi ürünleri
"Alo 130" hattına bildirilecek
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi
Genel Müdürlüğünce güvensiz ürünlerin
bildirimi için kurulan "Alo 130" Hattının
kısa süre içerisinde faaliyete geçmesi planlanıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi
Genel Müdürü Muhsin Dere, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, genel
müdürlük olarak sorumluluk alanlarında bulunan bin 570 sanayi ürününün ülke
genelinde 615 denetçi vasıtasıyla kontrol
edildiğini anlattı.
Dere, asansörlerden, iş makinelerine, otomotivden yangın söndürücülere, tarım aletlerinden sanayi ve mutfak tüplerine kadar bir
çok ürünün denetimini gerçekleştirmeye devam ettiklerini belirterek, yaklaşık 3 yıl önce
kurulan birimle denetim faaliyetleri yürüttüklerini ifade etti. Bu yılın ilk 9 aylık döneminde yaklaşık 60 bin ürünün
denetlendiğine dikkati çeken Dere, denetimler neticesinde yaklaşık 2 milyon lira para
cezası uygulandığını ve 43 farklı ürünle il-
gili toplatma kararı verildiğini anlattı. Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü olarak vatandaşların da gerçekleştirilen
denetimlerin bir parçası olmasını istediklerine vurgu yapan Dere, güvensiz sanayi ürünlerinin şikayet edilebileceği bir telefon hattının hizmete sunulacağını söyledi.
Dere, güvensiz ürünlerin direkt olarak
bakanlığa şikayet edilerek bilgi verileceği Alo 130 Ürün Güvenliği Şikayet
Hattı'nın oluşturulduğunu belirterek, bu hattın yakın zamanda hizmete gireceğini ifade
etti. Vatandaşların bu hat
üzerinden karşılaştıkları ve satın aldıkları
güvensiz ürünleri bildireceğini vurgulayarak,
"Biz de il müdürlüklerimiz vasıtasıyla bu
ürünlerle ilgili çalışma yürüteceğiz. Şikayet
hattımızla ilgili çalışmaların büyük kısmını
tamamladık. Kısa süre sonra bu hat hizmete
girerek telefon aracılığıyla şikayetler kayıt
altına alınacak ve telefonla ulaşılan bu bilgilendirmeye gerekli denetimler yapılacak"
diye konuştu. (AA)
Download

KAZA VE YER AYNI ARAÇ VE KİŞİLER FARKLI