,##42('*4,1#.2/ )"# *#4
Süper Lig henüz başlamışken, takımları Sondakika Gazetesi olarak inceledik ve araştırdık
Okul öncesi eğitime ulaşma şansı olmayan çocuklar, İzmir Büyükşehir
Belediyesi'nin projesiyle yeni ve eğlenceli bir dünyanın kapılarını
açacak. İlk uygulama Beydağ, Bayındır ve Kiraz'da gerçekleştirilecek
"&21-8%*%($91-89,951*9'18LSOV[?WCYMX
YIXRXNY[QYMRYS[EYUNYS[ZNZCTPVZ[%)YGXCX[*LCOS
,KWPZMT$[DUL1YMXWX[=ZPZRZ[BYFXUNYPY
=ZGTUVZWTPLUA[6GNXU[2ZVSTWNZ[41ZWMT[624[EY[6V
+XVVX[3IXRXN[+KQKUVKIK[QYMRYIX[XVY[PKUKRKVYCYS
DUL1Y[SZDMZNTWQZ@[LSOV[?WCYMX[YIXRXNXWY[OVZHNZ
HZWMT[STMTRVT[LVZW[FLCOSVZU[XFXW[7BYGXCX[LSOV7
PZDTVZCZS[EY[YIXRXN[EYUXVYCYSA[9-[ZP[MKUYCYS[LVZW
DUL1Y[XVS[LVZUZS[9:7ZU[=Z>RZ[MKUYPVY[MTUZMTPVZ
<YPQZI@[<ZPTWQTU[EY[2XUZG7QZ[OPBOVZWZCZSA[
UL1YPX[=ZPZRZ[BYFXUNYS[XFXW[,LSOG[3PVKV
WXEYUMXRYMX@[SOV[WCYMX[3IXRXN[4WZ[<XVXN[
,ZVT[RZUZ>TWQZW[8KUSXPY7PY[?UWYS[LVZCZS[HYSXVQY
JXU[YIXRXN[NLQKVK[=ZGTUVZWQTA[ UL1Y[SZDMZNTWQZ@
6V[+XVVX[3IXRXN[+KQKUVKIK[RZUZ>TWQZW[JYVXUVYWYW
LSOV[?WCYMX[YIXRXN[?IUYRNYWVYUXWY[,LSOG[
3PVKV[WXEYUMXRYMX[RZUZ>TWQZW[JXVBXVYWQXUNY
YIXRXNX[EYUXVYCYSA[59/72380!657
" 4!4
"!
!"4)!!
"
"
Yıllardır Süper Lige hasret olan bu kıyı şehrin
hasreti nihayet son buldu. Başarılı bir ekip
çalışmasıyla Süper Lige çıkan Balıkesirspor’a
ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve bunu
haberleştirdik. İşte size, Ege Temsilcisi
Balıkesirspor’un Süper Lig tablosu
»15’te
13
Eylül2014
2014Perşembe
Cumartesi
4 Eylül
www.sondakikagazetesi.com
www.sondakikagazetesi.com
"(,3.45#+425*2
Hedefimiz 150
milyonluk ihracat!
1+61+8&9*41+*73+3 PYWX[RZWTQTITWT[EY[RKSYRX;
NXWXW[MLW[PTVVZUQZ[MKUYSVX[ZURZUZS[:[JXW[RLWO
BYFRXIXWX[ZWVZRZW[)KWQYH@[%!VOMVZUZUZMT
YPRXWPZIT[2LWMYPX[EYUXVYUXWY[B?UY[*XW/QY
-:-:[PTVTWQZ[GYPRXWPZIT[RKSYRYJXVYCYS[95:[
NXVPLWVOS[GYWBXW[JXU[SXRVY[LVZCZSA[<?PVYMXWY
QYEZMZ[JXU[DZGZUQZ[SZVXRYVX[8KUS
GYPRXWPZIVZUTWTW[RYUCX=[YQXVXU[LVNZMTWT[XMRXP;
LUOGA[8KUSXPY/QY[SZUTHTN[PZI[LVNZNZMT[*XW/XW
QY[JXGX[MYFNYMX[XFXW[ZEZWRZ1[LVZCZSA[-:95
PTVTWQZ[+ZUR[PZ[QZ[XMZW[ZPVZUQZ[*XW/QYW[JXU
%4VTN[.YPYRX$WX[6GNXU/QY[ZITUVZNZS[XFXW
FZVTHNZ[JZHVZRRTSA$[QYQXA[59/7238 657
2)+-4&3./405215254
5 +1%5-4'*20.,5&+'
9,181*121,9-85;[OJZR[-:95[RZUX=XWQY[0
JXWY[PZSTW[DUL>YMPLWYV[GXPZUYRFXWXW[BYVQXIX[>
3DL[6F[)XPXN[EY[*LUZD[OZUT/WZ
=ZGTUVZWTPLUA[3)#,[<ZHSZWT[+OSZQQYU[G;
QYW@[%#LW[LW[PTVQTU[6GNXU/QY[WXRYVXSVX[XFX[BXPXN
KUYRXNX[SLWOMOWQZ[PZRTUTNVZU[=TGVZWQTA[<O[WY;
QYWVY[>OZU[JXGXN[XFXW[QZ=Z[QZ[?WYNVX[=ZVY[BYV;
QXA[OZUZ[BYFYW[PTV[9"[>XUNZWTW[SZRTVQTITWT[EY
5'[XVQYW['[JXW[&'0@[':[KVSYQYW[JXW[&9-[LVNZS
KGYUY[RLDVZN[[JXW['0:[DUL>YMPLWYV[GXPZUYR[YR;
RXA[.YU[PTV[JKPKPYW[JO[>OZU[6GNXU/QY[JO[ZVZWQZ
>ZZVXPYR[B?MRYUYW[>XUNZVZUTW[PYWX[DZGZUVZUZ
PYVSYW[ZFNZMTWT[MZIVZPZCZSRTUA$[QYQXA[659
Yüzmeyi bilen
bu işi kaçırmasın
0#/)4 *-423)/%4&*DEÜ Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu,
"Türk bilim insanlarının fikirleri maalesef kağıt üzerinde kalıyor. Patent üretiminde
başarılı değiliz. Ülkemizde yapılan araştırmaların yüzde 15'i buluşa dönüşebiliyor.
Buluşa dönüşebilenlerin topluma ulaşması da yüzde 3 civarında" diye konuştu
"1/,54$5&51/.34/245,+%4,5$54&5-+.
Derinin kemikler kadar hızlı büyümemesi sonucu el ve ayak parmakları
yapışan ve vücudunun tamamı yaralarla kaplı olan 7 yaşındaki Elfida
Gündüz, "kalem tutabilmek" için 17 Eylül'de ameliyat masasına yatacak
Dünyada nadir rastlanan "Epidermolyssis Bullosa" adlı deri
hastalığıyla doğumundan bu yana
mücadele eden Elfida Gündüz'ün,
Eylül ayının ilk haftası olarak planlanan ameliyatı enfeksiyon nedeniyle
"&21-,18'7+74'9/9-,9-8)-7*7
8KUS[EY[ON[NKGXMPYWVYUQYW[LVOHZW[NKGXS[BUOJO[Z>Y[4NZW[6MRZWJOV@
UYNJYRXSL[SLWMYUX[EYUYCYSA[6VS[SYG[6GNXU7QY[MZ=WY[ZVZCZS[RLDVOVOS@[9'
3PVKV[#ZVT[BKWK[2KVRKUDZUS[4FTS=ZEZ[8XPZRULMO7WQZ[MZ=WY[ZVZCZSA[8659
3./,3.43$2/.451-*.0
Konak Belediyesi’nin Çınartepe’de efsane Belediye
Başkanı Aydın Erten’in adıyla faaliyete geçireceği
rekreasyon alanı İzmirlilere körfez manzarası
eşliğinde temiz bir nefes alma imkanı sunuyor
"&21-618()$7(3$38B?UYW[SLWO;
NO[WYQYWXPVY[%Y=UXW[JZVSLWO$
ZQTPVZ[ZWTVZW[*TWZURYDY[YSUYZMP;
LW[4VZWT/WQZ[JXU[MKUYQXU[QYEZN[Y;
QYW[PYWXVYNY[FZVTHNZVZUT
RZNZNVZWQTA[*ZN[ZIZFVZUTPVZ
SZDVT@[05[Q?WKN[KGYUXWY[SOUOVO@
YHMXG[S?U>YG[NZWGZUZMTWZ[MZ=XD
UYSUYZMPLW[ZVZWT[JOBKW[=XGNYRY
BXUXPLUA[4FTVTHT[PYUYV[MYFXNVYU[?WCY;
MX[PZDTVZW[ZWCZS@[YSMXSVXSVYU[WY;
QYWXPVY[>ZZVXPYRY[BYFNYPYW[ZVZWQZ
2LWZS[<YVYQXPYMX[YSXDVYUX[PLIOW
NYMZX[=ZUCZPZUZS[JZHRZ[DYPGZ1[LV;
NZS[KGYUY[DYS[FLS[QKGYWVYNY
PZDRTA[59/72380!657
,13,+,
#/4/.34+33
" "4
*+,
ertelendi. Ateş ve kusma şikayetiyle Dr.
Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi
Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirilen
Elfida Gündüz'ün vücudunda enfeksiyona
rastlandı. Elfida'nın parmaklarının açılması
için doktorlar 17 Eylül tarihini belirledi »16’da
.1132/.
!',3
/
5%5)2132/.
5'!3 /1%3'/
%-(1*98)7,438#-,7-38YQYUZMPLWO
RZUZ>TWQZW[QKGYWVYWYW[CZWSOURZUZW[SOUMVZUTWZ
SZRTVZWVZUTW[STMZ[MKUYQY[XH[JOVQOIO[JYVXURXVQXA
8KUSXPY[#OZVRT[#DLUVZUT[YQYUZMPLWO[EY[)KWYP
3BY[8OUXMRXS[RYVCXVYU[<XUVXIX[RZUZ>TWQZW[+ZU;
NZUXM7RY[JULWG[EY[BKNKH[CZWSOURZUZW[SOUMVZUT
QKGYWVYWQXA[[<ULWG[CZWSOURZUZW[YIXRXNXWXW[&
BKW[MKUQKIK[JXVBXMXWX[EYUYW[8LSNZSFT@[JO
SOUMVZUZ[SZRTVNZS[XMRYPYWVYUXW[90[PZHTWT
QLVQOUNOH@[PKGNY[JXVXPLU[EY[YW[ZG[XVSLSOV
NYGOWO[LVNZMTWTW[PYRYUVX[LVQOIOWO[SZPQYRRX
59/7238 657
5%-013(,3
)3'!5$152
$5'+20.649
0.649
%-(1*9+1+8#749+48KUYRXNXWQY[JZHZUTVT
LVNZQTITWT@[-::0[EYUXVYUXWY[B?UY[)KWYP[2LUY7WXW[-"
JXW[5::[JXVXNMYV[NZSZVYPY[SZUHTVTS[-&[JXW[50[DZRYWR
JZHEOUOMO[PZDZUSYW[8KUSXPY7WXW[90[JXW[NZSZVYPY
SZUHTVTS[05[DZRYWR[JZHEOUOMO[PZDRTITWZ[QXSSZRX[FYSYW
.ZETRFTLIVO@[(8KUSXPY[JXVXNQY[XVYUX@[>ZSZR[RYSWLVL1XQY
XVYUX[LVNZPZW[JXU[KVSY[LVNZ[UXMSXPVY[SZUHT[SZUHTPZ([
QYQXA[3RSXVX[JXU[DZRYWR[MXMRYNXWXW[KVSY[XFXWQY
YSLWLNXS[JKPKNYPX[JYUZJYUXWQY[BYRXUYCYIXWY[EOUBO
PZDZW[ UL>A[,UA[.ZMZW[.ZETRFTLIVO@[8KUS[RLDVONOWQZ
JXU[PYWXVXS[PZ[QZ[PZUZRTCTVTSRZW[JZ=MYQXVQXIXWQY
(<ZHSZ[XHXW[BKCKW[PLS[NO[<ZHTNTGZ[XCZR[FTSZUNZ@
YMSX[S?PY[PYWX[ZQYR[BYRXUNY([BXJX[WYBZRX>[PZSVZHTN;
VZUVZ[SZUHTVZHTVQTITWZ[XHZUYR[YRRXA[59/72380!657
()&8*,%,8+1/9-'149'1+59 ,3[PZDRTIT
ZUZHRTUNZVZUVZ[95[DZRYWR[ZVZW[URLDYQX[EY[8UZENZRLVL1X
4WZJXVXN[,ZVT[<ZHSZWT[ UL>A[,UA[.ZMZW[.ZETRFTLIVO@
8KUSXPY7QYSX[JXVXNMYV[FZVTHNZVZUTW[MZWZPXPY[Q?WKHKD
SZRNZ[QYIYU[LVOHROUNZMT[EY[DZRYWR[MZPTMTWTW[ZURNZMT
XFXW[BYWF[ZUZHRTUNZCTVZUZ[PLV[=ZUXRZMT[=ZGTUVZQTA
.ZETRFTLIVO@[PZDRTIT[ZFTSVZNZQZ@[9""&[PTVTWQZW[JO
PZWZ[PZDRTSVZUT[FZVTHNZVZUVZ[95[DZRYWR[ZVQTSVZUTWT@[JXU
JOVOHOW[RXCZUXVYHNYMX[XFXW[FZVTHTUSYW[FLS[MLUOW
PZHZQTITWT@[DZRYWR[VXMZWMTWT[EYUNYQYSX[ZPUTWRTVZUT[EY
?WYNXWX[JO[MKUYFRY[?IUYWQXIXWX[ZWVZRRTA[.ZETRFTLIVO@
JXUFLS[ZUZHRTUNZWTW[WZMTV[DZRYWRY[Q?WKHYJXVYCYIXWX
B?UQKIKWK@[ZMTV[?WYNVX[LVZWTW[XMY[(JOVOHOW[RLDVONZ
Q?WKHNYMX([LVQOIOWO[ZWVZQTITWT[EOUBOVZQT
Kültürel çalışmalarını fiziki projeleriyle tamamlayan Belediye Başkanı
Halil İbrahim Şenol,
Gaziemir’e kültürel kimlik
kazandırdı. Başkan Şenol,
bu sahneleri özgürleştirerek ünlü sanatçıların ve
belediye kursiyerlerinin
sanatlarını özgürce sahnelemelerini sağladı. 2009
yılında Başkan Şenol’un
göreve gelmesiyle
özgürleşen Gaziemir’in
sahneleri ünlü sanatçıların gözdesi, düzenlenen kurslarla amatörlerin
vazgeçilmezi oldu
»9’da
5-5.
0210(,5.
31/132340&52+
927,#7$78)2)-1*94
6VS?IUYRXN[SOVO7WQZ[QKGYWVYWYW
2TURZMXPY[+ZVGYNYVYUX[EY[*LCOS
2TPZ>YRVYUXWQY[)KEYWVXS[SLWOVO[MYNXWYUQY[SLWOHZW
2YNZVDZHZ[<YVYQXPY[<ZHSZWT[4UX>[!IOUVO@[LSOVVZUTW
ZFTVNZMTPVZ[JXUVXSRY[EYVXVYUXW[LSOV[ZVTHEYUXHVYUXWQY
QXSSZRVX[LVNZMT[BYUYSRXIXWX[M?PVYQXA[<ZHSZW[!IOUVO@
?GYVVXSVY[GZUZUVT[NZQQY[XFYUYW[STURZMXPY[KUKWVYUXWQYW
OGZS[QOUOVNZMT[BYUYSRXIXWY[EOUBOVZPZUZS@[EYVXVYUQYW
ZVQTSVZUT[KUKWVYUY[QXSSZR[YRNYVYUX[OPZUTMTWQZ[JOVOWQOA
<ZHSZW[4UX>[!IOUVO@[LSOVVZUTW[ZFTVNZMTPVZ[JXUVXSRY
EYVXVYUXW[LSOV[ZVTHEYUXHVYUXWQY[FLS[QXSSZRVX[LVNZMT
BYUYSRXIXWX[M?PVYQXA[59/7238 657
)3./3'1$*.3
02-4%2+,1
0&2/40312-(
59/72380.649
59/72380.649
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
13 Eylül 2014 Cumartesi
Çocukluğunda oynadığı "çamur"
Üniversitede ilk tercih
ettiğim bölümlerden
biri oldu ancak her yıl
üniversiteyi kazanmama rağmen gidemedim çünkü kendi
başıma geçiniyordum. 4 yıl sonra
Mersin Üniversitesi
Cam Seramik Bölümü'nü kazandım.
Orası maddi açıdan
çok uygun bir kentti.
Ekonomik olarak gücümün yeteceğine
karar verdim ve gittim.
Orada da pazarlara çıktım, takı sattım. Başarılı
bir öğrenciydim, burs aldım. Anadolu Üniversitesi
Güzel Sanatlar
Fakültesi Seramik Bölümü'nde okumaya karar
verdim ve mezun oldum.
Şimdi Eskişehir'de seramik
atölyemi açtım. Burada hem
çalışmalarıma devam ediyorum hem de ticari döngüye ihtiyacım olduğu için çeşitli yerlerde yap-
VAZGEÇEMEDİĞİ
TUTKUSU OLDU
Çocukluğunda çamurla oynarken seramik sanatına ilgi duymaya başlayan Sema Çamoğlu
Soysal (33), Eskişehir'de seramik atölyesi açtı. Mersin ve Eskişehir'deki üniversitelerde cam
ve seramik alanlarında iki bölümden mezun olan Soysal, özgün desenler de geliştirerek sanatında ilerlemeye çalışıyor.
Soysal, yaptığı açıklamada, Bursa'daki evinden, ailesiyle yaşadığı sıkıntılar nedeniyle 17 yaşında ayrıldığını ve o yıllarda bir
süre takı yaparak geçimini sağladığını söyledi. Seramiğe ilgisinin, çocukluğunda oyun oynarken ortaya çıktığını
belirten Soysal, "Bana bu sera-
mik tutkusu sokaklardan geldi. Küçükken sadece çamurla
oynuyordum, başka
oynadığım bir şey yoktu. Çamurdan pastalar,
yemekler, evler, kedi köpek evleri yapıyordum" dedi. Takı yapma becerisini de
gördükten sonra plastik
sanatlara merakının iyice
arttığını vurgulayan Soysal, buna karşı seramiğin
her zaman aklının bir köşesinde olduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Hani insanın kafasında yer edinen bir şey vardır. O şey benim için seramikti.
O yüzden hiç kaçırmadım.
tığım ürünleri satıyorum."
En çok çanak, vazo ve heykel üretmeyi sevdiğini aktaran Soysal, eserlerinin üzerindeki her bir desenin birbirinden farklı olmasının, en büyük
özellik olduğuna dikkati çekti. Kuş figürlü objelerinden örnekler
veren Soysal, "Kuşların ana hatları
sabit belki ama içlerindeki desenleri
tekrar edemiyorum. O yüzden 300350 kuş objem var. 4 ayrı modelde
ama bu kuşların üstündeki desenlerin her biri ayrı. Bu desenleri çamur
yumuşakken kazıyarak yaptım. Aynı
şekilde sırlarını da kendimi yapıyorum. Bu yüzden aynılarını tekrar
edemiyorum" ifadesini kullandı. Soysal, seramikte ajur tekniği ve detay
çalışmayı, farklı yöntemleri bir arada
kullanmayı tercih ettiğini bildirdi. Alternatif pişirim teknikleri
üzerinde çalıştığı ve bu konuda sergi
açmayı planladığı bilgisini veren
Soysal, "En büyük hayalim ise mesleki anlamda bütün bilgilerimi cömertçe paylaşabileceğim, sürekli
sergilerin, faaliyetlerin, etkinliklerin
düzenlendiği bir sanat galerim olsun
istiyorum." diye konuştu. (AA)
"Şehzade Mustafa" ilgisi,
RESTORASYONDAKİ
külliyeyi erken açtıracak
Babası Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1553 yılında boğdurulmasının bir televizyon dizisinde canlandırılmasıyla yeniden gündeme gelen ve bunun üzerine yurt içi
ve dışından ziyaretçi akınına uğrayan "Şehzade Mustafa"nın türbesinin de aralarında
bulunduğu Muradiye Külliyesi'ndeki 12 türbeden 7'sinin restorasyonu tamamlandı
B
irleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü
(UNESCO) Dünya Miras
Listesine alınan Bursa'daki
sultan külliyelerinden Muradiye'de yer alan "Şehzade Mustafa",
"Gülruh Hatun", "Gülbahar Hatun",
"Şehzade Mahmud", "Mükrime Hatun",
"Şirin Hatun" ve "Saraylılar"
türbelerinin, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisi dolayısıyla planlanandan önce, 18 Eylül'de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın da katılacağı törenle açılması bekleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye
Başkanı Recep Altepe, yaptığı açıklamada, külliyedeki türbelerden 7'sinde çalışmaların tamamlandığını söyledi. Restorasyonun titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Altepe, şöyle devam etti: "Bu türbeler, tepeden tırnağa, çatıdaki kubbesinden, kurşun kaplamasından, dış cephelerindeki taşlar, işlemeler, derzleri, kapıları,
oymalı uygulamalar, her türlü giriş çıkış,
hepsi orijinal haline uygun restore edildi.
Yine içleri her biri ayrı değer, ayrı bir sanat eseri, ecdadımızın Osmanlı döneminden, 500-550 yıl önceki kalem işleri, gerçekten göz nuru eserler. Her türbenin
kendine has desenleri var. Türbelerdeki
erken dönem Osmanlı işleri, değişik dönemlerde tahribatlara uğramış. 1850'li
yıllardan sonra barok mimarisi olarak türbelerin içi sıvayla kaplanmış ve eski oriji-
nal kalem işleri, yaklaşık 500 küsur yıllık
kalem işleri tamamen örtülmüş. Şimdi bu
çalışmalarla tüm bu izler kaldırıldı hatta
onlardan numuneler bırakıldı; 'Yerinde
görülsün, neler yapılmış' diye. Diğer işlemler, atılan betonlar, öteki uygulamalar,
fazlalık olan her şey söküldü ve içi, dışı,
her şeyiyle özgün hale getirilmiş oldu.
Yani 550 yıla dayanan bu eserler, 550 yıl
önceki haliyle bugün pırıl pırıl sunumda."
- "Her ne kadar eleştirilen
yönleri olsa da..."
Altepe, Muradiye semtine adını veren
Sultan 2'nci Murad'ın yanı sıra çok sayıda
şehzadenin türbesinin de külliyede bulunduğunu anlattı. O dönem nerede vefat
ederse etsin pek çok padişah ve şehzadenin cenazelerinin burada defnedildiğini
dile getiren Altepe, "Sultan 2'nci Murad, Edirne'de vefat etti ama burada. Aynı şekilde Şehzade Mustafa, Konya'da
vefat etti ve buraya defnedildi. Bu da
filmlerle gündeme geldi ve buraya büyük
bir ilgi var. Onun için, Şehzade Mustafa'nın da bulunduğu 7 türbeyi bir an önce
açacağız" diye konuştu. Recep Altepe,
yurt dışındaki bazı televizyon kanallarında yayınlanan Türk dizilerinin, ülkenin
tanıtımı ve Türkçeye katkılarına değindi.
Muradiye Külliyesi'nin, dizilerden dolayı
da yoğun ilgi gördüğüne dikkati çeken
Altepe, şunları kaydetti: "Son dönemler-
de yapılan dizi filmler, 46-47 ülkede izleniyor ve bu da Türkiye için de büyük bir
avantaj, Türkçe'nin gelişmesi
bakımından da görüyoruz ki birçok ülkede, özellikle Osmanlı coğrafyasında artık
Türkçe'yi daha rahat konuşabiliyorlar, bu
diziler sayesinde. Hatta Araplar bile
Türkçe öğrenmiş, Türkçe
konuşuyor. 'Bunları nereden öğrendiniz?'
deyince 'dizilerden' diyorlar. Türkiye'nin
büyük ölçüde tanıtımını da yapıyor, her
ne kadar eleştirilen yönleri olsa da sonuçta tanıtıma da büyük katkı sağlıyor. Bunlarla bu değerler ortaya çıkıyor, sultanlar,
saray gündeme geliyor, merak uyanıyor.
İşte Şehzade Mustafa da bunlardan biri.
Orada özellikle dizi filmde önemli bir rolü var. Orada da tabii ki sıkıntılı bir durum, herkese de çok duygulu anlar yaşatan olaylar yaşanıyor."
- Karadağlı halk oyunları
ekibinin "Şehzade Mustafa" ilgisi
Bursa'ya, "9'uncu Uluslararası Namık
Kemal Balkan Festivali"ne katılmak üzere Karadağ'dan gelen halk oyunları ekibi
de dizide izledikleri "Şehzade
Mustafa"nın türbesini ziyaret etmek istedi. Restorasyonun sürmesi nedeniyle külliyenin kapısından dönen ekibin
rehberi Serkan Pehlivan, ekibe külliyenin
kapısında Şehzade Mustafa ile ilgili bilgi
verdiğini belirtti. (AA)
İzmir'de kültür sanat
Türk ve Rum müzisyenlerden oluşan
müzik grubu Cafe Aman İstanbul,
rembetiko konseri verecek. İlk kez İzmir'de sahne alacak topluluk, 16 Eylül Salı günü Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu'nda sahne alacak. Birol Güven'in kaleme aldığı "Yatak Odası Diyalogları" adlı oyun, 15 Eylül'de sahnelenecek. Galip Erdal'ın yönettiği
oyunda, Levent Ülgen, Goncagül Sunar, Eylem Öden ve Hasan Erdem rol
alıyor. Sunay Akın, "İki Kitap Bir Heves" adlı son oyunuyla 16 Eylül'de
sahne alacak. İlhan Şeşen ve Vedat
Sakman, 17 Eylül'de söz ve müzikleri
tamamen kendilerine ait eserleriyle
seyircisiyle buluşacak. "Müzikle Sınırları Aşalım" adlı proje çerçevesinde, Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi ve Almanya'nın Aloisiuskolleg
okulundan 170 öğrenciden oluşan orkestra, bu akşam Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde Türk ve Alman bestecilerin klasik eserlerini yorumlayacakları konser verecek. Hüseyin Çebi şefliğindeki Kent Orkestrası
ise Selçuk Pazaryeri'nde izleyiciyle
buluşacak. İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bornova Aşık Veysel Amfi
Tiyatrosu'nda düzenlediği "Aşık Veysel Sanat Günleri" etkinlikleri çerçevesinde, 17 Eylül'de Grup Abdal sahne alacak. Mehmet Kaya'nın resim
sergisi, pazartesi günü İzmir Sanat'ta
izlenime sunulacak. Atölye Tüzüm
Kızılcan'ın "Algının, Deneysel Dönüşümü" adlı seramik sergisi, 16 Eylül7 Ekim arasında Turgut Pura Sergi
Salonu'nda gezilebilir. (AA)
Yıl: 4. Sayı: 1038. 13 Eylül 2014 Cumartesi
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13
17Eylül
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Boşanmak isteyen eşini öldüren
kocaya ağırlaştırılmış müebbet
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde
görülen davanın 14’üncü duruşmasına
hakkında, 'kasten adam öldürme' ve 'azmettirme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası istenen tutuklu sanık Sedat Çöl
ile tutuksuz sanıklar ve Ferdane Çöl’ün annesi Suna ve babası Fikret Maviş ile Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Pınar
Melli, Kadın Cinayetlerini Durduracağız
Platformu avukatı Aysu Yazıcıoğlu Çerçi ile
platform temsilcisi Sanem Deniz Kural
katıldı. Son duruşmada taleplerini yineleyen
mağdur ailenin avukatları ve aile fertleri,
sanıkların en üst cezayla cezalandırılmalarını
talep etti.
Cumhuriyet Savcısı Fatih Genç de, mütalaasında sanık Sedat Çöl'ün eşini 10 yerinden bıçaklayarak öldürdüğünü, ‘eşini
kasten öldürme’ suçunu işlediğini belirterek
hiçbir indirim maddesinin uygulanmayarak
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla
yargılanmasını talep istedi. Savcı, tutuksuz
yargılanan diğer 6 sanığın ise, ‘kasten
öldürmeye azmettirme’ suçunu işlediklerine
dair mahkumiyetlerine yeterli somut delil elde edilemediğini belirterek beraatleri
yönünde görüş belirtti. Sanık Sedat Çöl de,
olayı hatırlamadığını belirterek, “Rahatsızım,
daha önce de beyanda bulunmuştum.
Ekleyecek bir hususum yok, pişmanım.” de-
di. Savunma ve taleplerin ardından
mahkeme heyeti kararını açıkladı. Sanık Sedat Çöl’e hiç bir indirim maddesi uygulamayan mahkeme ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası verdi. Tutuksuz yargılanan diğer
sanıkların hakkında beraat vererek davayı
bitirdi. Duruşmanın ardından Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na üyeleri,
öldürülen Ferdane Çöl'ün babası Fikret ve
annesi Suna Maviş ve çocuklarını kadın
cinayetine kurban veren ailelerin yakınları ile
birlikte yaptıkları açıklamada, tüm kadın
cinayetleri davalarının takipçisi olacaklarını
belirtti. Açıklamayı yapan platformun
sözcüsü Emine Sözüdoğru, “Ferdane Çöl
davasında adalet için buradayız. Ferdane,
eşinden şiddet gördü. Boşanmak isteyince de
öldürüldü. Tüm kadın katilleri gibi, ceza indirimi almaya çalışıyor. Ama savcı mütalaasında hiçbir indirim maddesinin uygulanmamasını istedi. Mahkemede buna uydu.
Bizde bunun için buradayız. Ferdane Çöl
öldürülmeden önce defalarca şikayette bulundu ancak koruma kararı olmasına rağmen
hiç bir işlem yapılmadı. Ferdane, öldürülmeden önce karakola defalarca şikayette bulundu. Polisler, Ferdane'yi korumak yerine
'ölsen de kurtulsak' dedi. Ferdane Çöl'ün
öldürülmesinden, görevini yapmayan
polisler sorumludur.’’ (CİHAN)
e kendisinden
İzmir’in Bornova ilçesinde Ekim 2011 tarihind
'ü bıçaklayarak
boşanmak isteyen 28 yaşındaki eşi Ferdane Çöl
Çöl’ün (32)
öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Sedat
cinayet sanık
yargılandığı dava sonuçlandı. Mahkeme heyeti,
desi uygulaSedat Çöl’ü, eşini öldürmekten hiçbir indirim mad
etti. Azmettirme
mayıp ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum
at etti
suçlamasıyla yargılan sanıkların tamamı ise bera
Yolcu otobüsü
şarampole
devrildi: 39 yaralı
İstanbul'dan Zonguldak'a giden yolcu
otobüsünün TEM Otoyolu'nun Sakarya
kesiminde şarampole devrilmesi sonucu 3'ü ağır 39 kişi yaralandı. Yaralılardan 3'ünün sağlık durumunun ağır
olduğu öğrenildi.
Kaza, TEM Otoyolu'nun Sakarya kesimi
Akyazı ilçesi yakınlarında Ankara
yönünde meydana geldi. Ali Özyılmaz'ın kullandığı 50 DK 619 plakalı yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon
hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Şarampole devrilen otobüs,
su kanalına çarparak savruldu.
Ağaçlara da çarpan otobüste, sürücü,
araç personeli ve yolcularında aralarında bulunduğu 39 kişi yaralandı. Aracın
muavini ve 2 yolcu ön kısımda sıkıştı.
Kaza sonrası olay yerine Sakarya ve
Kocaeli'nden çok sayıda 112 ekibi ile itfaiye, AFAD, polis ve jandarma ekipleri
sevk edildi. Hafif yaralılar kendi imkanlarıyla araçtan çıktı. Hareket edemeyen
yaralılar ise 112 ve itfaiye ekiplerince
çıkarıldı. Sıkışan 3 kişi, itfaiye ve AFAD
ekiplerinin uzun uğraşları sonucu kurtarıldı. İlk müdahaleleri olay yerinde
yapılan yaralılar, Sakarya'daki çeşitli
hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan
3'ünün sağlık durumunun ağır olduğu
öğrenildi. Zonguldak'a gittiklerini
söyleyen bir yaralı, kazanın bir anda
olduğunu belirtti. (CİHAN)
Adliye ÇALIŞANLARI:
Adaletin en son tecelli
ettiği yer Adalet Bakanlığı
HSYK seçimleri öncesinde hakim ve savcılara yapılacağı açıklanan bin 155 liralık zamma, adliye çalışanları balon patlatarak tepki gösterdi. Adliye çalışanları yaptıkları açıklamada, "Adalet Bakanlığı'nda adalet
sadece isminde var. Adaletin en son tecelli ettiği yer Adalet Bakanlığı'dır." diyerek adalet talep etti
Adalet Büro Sen ve Büro-İş sendikalarına
üye yaklaşık 200 adliye çalışanı ortak basın
açıklaması yaparak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tarafından açıklanan hakim ve savcılara
yapılacak olan 1155 liralık zammı protesto etti.
Bayraklı Adliye Sarayı Sosyal Tesisler önünde
toplanan 2 sendikaya üye adliye çalışanları, 'Yargı çalışanlarına sahip çıkacak bakan
aranıyor', 'Hakim savcıya zam var personele
yok', 'Adalet Bakanlığı değil hakim ve savcılar
bakanlığı', 'Biz de varız' yazılı pankartlar taşıdı.
Adliye çalışanları, nöbet ücretleri ve fazla mesai ücretlerinin ellerinden alındığını, maaşlarına yapılacak iyileştirmenin bütçe yetersiz olarak kabul edilmediğini, yeniden klavye sınavına tabi tutulmak istendiklerini, eğitim nedeniyle mazeret tayinlerimiz kaldırıldığını,
bunların hepsine sabrettiklerini, ancak istey-
ince istedikleri kişilere astronomik rakamlarda
zam yapıldığına şahit olduklarını vurguladı.
Hakim ve savcılara yapılacak zamma karşı
olmadıklarını ancak adalet istediklerini belirten Adalet Büro Sen İzmir İl Başkanı Talha
Baysem, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yaklaşık 2 ay önce temmuz ayında yapmış
olduğu basın açıklamasında hakim ve savcılar
ile birlikte personelin de özlük haklarında iyileştirme yapılacağını açıkladığını fakat geçen
hafta yapmış olduğu açıklamalarda hakim ve
savcılara bin 155 lira zam yapılacağını, kendilerinin bu zamdan memnun kalacaklarını
düşündüğünü, personele zam yapılması
halinde diğer kurumdaki memurların da
isteyeceğinden bahisle bunun mümkün olmadığını belirterek tarihi bir gaflete imza attığını söyledi. Baysem, “Temmuz ayında vaat
ettiniz, eylül ayında çark ettiniz. Temmuz ayındaki vaadinizin 10 Ağustos'ta yapılan seçime
yatırım olduğunu, siyasetin kirli bir oyundan
ibaret olduğunu herkese gösterdiniz. Bu kirli
oyunu sadece sizler oynamıyorsunuz. Sizden
önceki bakanlar da bizlere seçim öncesi bir
takım vaadlerde bulundu, seçim sonrası ortadan kayboldu. Bizler sizin kirli siyasetinizde
piyon olarak kullanılmaktan yorulduk artık.
Adı adalet olan bir bakanlıkta çalışan ama en
çok adaletsizliğe maruz kalan personel kesimi
kimdir ? Öncelikle bunların cevabını verin,
sonra biz sizin bizlerin bakanlığı olduğunuza
inanalım. Bizler bugüne kadar şunu gördük.
Adalet Bakanlığı'nın adalet sadeci isminde var.
Adaletin en son tecelli ettiği yer Adalet Bakan-
lığı'dır. Bakanlığın bizlere karşı yaptığı üvey
evlat muamelesini esefle kınıyor ve protesto
ediyoruz.” diye konuştu. Büro-İş sözcüsü Soner Sönmez de, “Son derece güç koşullarda
fedakarca görev yapan yargı çalışanları tarihte
hiç bu kadar sahipsiz, hiç bu kadar kimsesiz
bırakılmamıştır. Yargı çalışanları ekonomik,
sosyal, fiziki zorluklara karşı karşıya görev
yapmaktadır. Bununla birlikte, adında 'Adalet'
bulunan bakanlığın, yargıyı sadece hakimler
ve savcılardan ibaret görmesi kabul edilemez.”
diye konuştu. Adliye çalışanları daha sonra
yapılan haksızlığı balon patlatarak protesto etti. Çalışanlar daha sonra görevinin başına
döndü.
Adalet Büro Sen Muş
Şubesi üyeleri iş bıraktı
Adalet Büro Sen Muş Şube Başkanlığı
üyeleri, Adalet Bakanlığı’nın kendilerini yargı
çalışanlarından saymadığı, adli personelin özlük ve maaşlarında iyileştirmeye gidilmemesine tepki göstererek, iş bırakma eylemi yaptı.
Muş Adalet Sarayı önünde toplanan sendika
üyeleri adına açıklama yapan Adalet Büro Sen
İl Başkanı Erdoğan Turan, özellikle yargı personeline özlük ve maaşlarında iyileştirme
yapılası için eylem yaptıklarını söyledi. Turan,
Adalet Bakanlığı'nda adaletin sadece isimde
olduğunu ifade ederek, “Bir dairede yaklaşık
30 bin dosya ile boğuşan, borçlu ve alacaklı
arasında kalan, gece yarısına kadar hesap tutturmaya çalışan memur kesimi kimdir? Bir türlü görev tanımı yapılmayan 4/c’liler, Emanet
Memurları ve Denetimli Serbestlik Personeli’nin halinden anlayan kimdir? 298 sayılı
yasada gereken tadilat yapılmadığından
seçim personeli asli görevi dışında oradan oraya sürükleyen, bilmediği işlerde çalıştıran
bakanlık kimdir? 2011 yılında yaptığı defolu
sınavla, sınavı kazanan ve kazanamayan
arkadaşlarımızı mağdur eden bakanlık
kimdir? Adı 'adalet' olan bir bakanlıkta çalışan
ama en çok adaletsizliğe maruz kalan personel kesimi kimdir? Adliye personeli yargı
çalışanları değilse nerenin personeli? Öncelikle bunların cevabını verin, sonra biz, sizin
bizlerin bakanlığı olduğunuza inanalım. Bizler
bugüne kadar şunu gördük. Adalet Bakanlığı’nda adalet sadece isminde var. Adaletin en
son tecelli ettiği yer Adalet Bakanlığı’dır. Bizler
Adalet Bakanlığı’nı, personelin sorunlarına
eğilen, çözüm bulan, onları mutlu eden
bakanlık olarak değil, sadece hakim ve
savcıları mutlu etmeye yarayan “Hakim ve
Savcı” bakanlığı olarak kabul ediyoruz. Şunu
da ayrıca ifade etmek istiyoruz. Sakın yanlış
anlaşılmasın, aynı iş yoğunluğunu taşıyan
hakim ve savcılarımıza iyileştirme yapılmasına
karşı değiliz. Fakat aynı iyileştirmenin personele de yapılması “Adalet”in bir kaçınılmaz
gereği olacaktır. Bakanlığın bizlere karşı yaptığı üvey evlat muamelesini esefle kınıyor ve
protesto ediyoruz. Bu nedenle bugün akşama
kadar iş bırakıyoruz. Bakanlığımız, bizleri duymamaya devam ettiği müddetçe iş yavaşlatma
ve iş bırakma eylemlerimiz devam edecektir”.
(CİHAN)
Muğla'da şifreli uyuşturucu satışı
Muğla İl Jandarma Komutanlığı'nca
düzenlenen uyuşturucu operasyonunda aynı aileden üç kişi gözaltına
alınırken, 550 kilogram esrar ve 20 bin
kök kenevir ele geçirildi. Şüphelilerden
M.Ç.'nin esrar satacağı kişilerle, cep
telefonundan "Bastonumun yenilenmesi gerekiyor, ihtiyarlık çok zor" diyerek, şifreli konuştuğu tespit edildi.
Jandarma ekipler, Menteşe ilçesine
bağlı Esençay Mahallesi'nde bir ailenin
uyuşturucu imal ederek, sattığı
yönünde ihbar aldı. Bunun üzerine
harekete geçen ekipler, teknik ve
fiziki takibin ardından
M.Ç.'nin (50), eşi N.Ç.,
(49) ve oğlu E.Ç. (31)
ile yaşadığı eve operasyon düzenledi.
Operasyonda
gözaltına alınan
şüphelilerin evinde
ve Akçay Deresi
mevkisinde özel
eğitimli narkotik
köpeğinin de katıldığı ara-
malarda, böğürtlen ağaçlarının arasında 550 kilogram esrar ve 20 bin kök
kenevir ele geçirildi. M.Ç.'nin
teknik takibe takılmamak için esrar satacağı kişilerle, "Bastonumun yenilenmesi gerekiyor, ihtiyarlık çok zor" diyerek, şifreli olarak konuştuğu ortaya çıktı. Gözaltına alınan zanlıların,
jandarmadaki ifade işlemlerinin
tamamlanmasının ardından
Muğla adliyeye sevk edildi.
(CİHAN)
$
13 Eylül 2014 Cumartesi
! ! !
!! !!!!
SPK Başkanı Ertaş, "Türkiye'nin bir finans merkezi olmasının yollarından biri de rakip
borsalarla işlem ücretlerinizin ve maliyetlerinizin dezavantajlı konumda olmamasıdır. Türkiye'de
işlem yapmayı maliyetli bir hale getiren bir yapı varsa buna izin vermeyeceğiz"şeklinde konuştu
,SQJTHSU+RHTGTGNU/IQIOIU5TCMTPNU,+/U"Q:
T<LSKKRPU3QKTC>U.DQMRHS4PRPUERQU7RPTPGUJSQMSBR
FOJTGNPNPUHFOOTQNPLTPUERQRPRPULSURCOSJUJTORHSKOSQRPRP
QTMR;UEFQGTOTQOTULSBT9TPKT0ONUMFPIJLTUEIOIPJTJTGN
FOLI?IPIUESORQKSQSM>U2.DQMRHS4LSURCOSJUHT;JTHN
JTORHSKORUERQU<[email protected];NU9TQGTUEIPTURBRP
9SQJSHSAS?RB2ULSLR:U114PNPU#--:U!NOURBHFPI
[email protected]?RU11U RPTPGUTESQOSQRU.SQJR6
PTOR4PRPUATPONUKF;OTPKNOTQULRBRGRU11U RPTPGU%TGTGN4PT
MFPIMUFOTPU3QKTC>U5FQGTU*GKTPEIO4LTU1>U5>[email protected]
<RGGSULDBSPOSJSGRU=TONCJTGNPTUH8PSORMUGFQIUDBSQRPS>
EFQGTLTMRURCOSJU<TAJRPRPUHDBLSU&4GRPRPU5*,.U#-SPLSMGRPLSUHSQUTOTPUGSPSKOSQLSP>[email protected]
4RPURGSU'&'UGSPSLRPURCOSJU<TAJRPLSPUFOICKI?IPI
G8HOSLR:U(D;<SORUHTULTUJTPR;[email protected]
@[email protected]=NMKN?NPN
R7TLSUSLSPU3QKTC>[email protected]
8O=S?RPRP>U;RHTGTUEDHDMOD?DPDPUMD=DMUFOJTGN>U<TOMT
T=NMONMUFQTPOTQNPNPUHTULDCDMUHTULTUGSPSKU7RHTKOTQNPNP
LDCDMUFOJTGNUPSLSPRHOSUKF;OTJURCOSJU<TAJRPRPULDCDM
FOJTGN>ULFOTHNGNHOTUMFOTHONMOTUTBU;TQTHOTUEIUGSPSKOSQRP
7RHTKNPNUHDMGSOKJSMU9SHTUTCT?NU=SMJSMUJDJMDP
FOIHFQ:U5RBU1>U5U9SU$UMFPIGIPLTUHSPRUERQ
HT;[email protected]$4PRP
;RHTGTULSQRPOR?RPR>UORMRLRKSGRPRUTQKNQJTHTU9SUEIPOTQUDB6
SQRPLSUHT;NOTPURCOSJOSQRPULT<TU7TBOTU,+/U9S
[email protected]?IPOTCKNQJTHT
H8PSORMKRQ:U5IU=TONCJTHNU5FQGTU*GKTPEIOUROS
KTJTJOTLNM>UGSQJTHSU;[email protected]
LSQLRM:[email protected]=SPU<[email protected]
ROSKKROSQ:U.T<JRPUSLRHFQIJ>UEIUTHUR=SQRGRPLS
EFQGTLTMRU1>[email protected]@IOTJT
ETCOTHTATM:U!TKNQNJANOTQNPU<[email protected]@QI;KTPURCOSJ
HT;[email protected]=KTUMTQTQU9SQJSGR
@SQSMRHFQ:2RMRLRKSPRPUPTGNO
TQKNQNOTAT?NPTURORCMRPUGFQI
DBSQRPSU3QKTC>U2RMRLRKS
GT?OTHNANULRHSUERQUGRGKSJ
[email protected];KNM:
[email protected]
OTQTUJIKOTMTUTONANUHTULT
GTKNANUKTQT7NPLTUERQ
TQTANUMIQIJ
@8QS9OSPLRQROSASMU9S
[email protected]?RUBTJTP
KTOS;UKTQT7NPLT>UKTOS;
@SOLR?RUBTJTPULTUGTKNAN
KTQT7NPLTU<SQUCRQMSKUERQ
TQTANUMIQIJOT
TPOTCTATM:U(RQMSK
GT<R;OSQRU<RGGSUGSPSK6
[email protected]=UF6
OTQTM>USJTPSKUFOTQTMU9SQS6
ASM:U"FOTHNGNHOTU<SQUTQB
KTOSES>U<SQUKTOS;ULSUTQBT
L8PDCSEROSASMUERQUHT;NUDB6
SQRPLSU8PSQRJRBR
@SORCKRQLRM:U(IUTPLTUTONAN
@SOLR?RUBTJTPUERQUETCMT
[email protected]@SQSMRH6
FQUHTULTUGTKNANUFOLI?IUBT6
[email protected]
[email protected]=SMOSCGRP:U(RJLRUERBULSLRMUMRUEI
@QI;KTUHSQUTOTPUCRQMSKOSQUJIKOTMTUERQUTQTANUMIQIJOT
MTQCNOTCGNP>[email protected]?RUBTJTPUMTQCNUSJQRUTQTANUMI6
QIJUGT?OTGNP>UE8HOSASUORMRLRKSUTQKGNP2UR7TLSOSQRPR
MIOOTPLN:3QKTC>[email protected];RHTGTUEDHDMODMOSQR>
<[email protected]@8QSUERQ
@[email protected]<TBNQOTLNMOTQNPN>
TPATMUPR<TRUMTQTQNU<SPDBU9SQJSLRMOSQRPRUG8HOSLR: R6
PTPGTOUFMIQHTBTQONMUMFPIGIPIU,[email protected]
KIKJTHTU=TONCKNMOTQNPNUTPOTKTPU3QKTC>U<TBRQTPUTHNPLT
[email protected]@SGRHOSU7RPTPGTOUFMIQHTBTQONM
MFPIGIPIPUQSGJRUERQU<D9RHSKSUMT9ICKI?IPIUR7TLSUSK6
KR:5IPLTPUGFPQTU.DQMRHS4LSMRUKDJU7RPTPGTO
FMIQHTBTQONMU=TONCJTOTQNPNPU,+/4PNP
[email protected]=SMOSCKRQROSAS?RPRUESORQKSP
3QKTC>U=FMUMT;GTJONU<TBNQONMOTQNJNBU9TQ:U%ROORU3?RKRJ
5TMTPON?N>U!/U9SUGR9ROUKF;OIJUMIQIOICOTQNHOTUSHOSJ
;OTPOTQNU<TBNQONHFQIB:UPDJDBLSMRUTHOTQLTUEIPOTQNU
HNOONMUERQU;QF0SMGRHFPU=SQ=S9SGRPLSU<THTKT
@S=RQSAS?RB2ULSLR:UFMUMT;GTJONUERQUSEUGRKSGR
<[email protected]<RBJSKSUT=JTHN
;OTPOTLNMOTQNPNUTMKTQTPU3QKTC>U25IQTLTU<SQULDBSHLS
HTKNQNJANHT>U9TKTPLTCTU<RKT;[email protected]:
[email protected]?T>UERQSHGSOUS6
JSMORORMKSPU<RGGSUGSPSLRPSU9SUKT<9ROS>
JSGOS?RURAQTUSLSPOSQRPUEROS
HTQTQOTPTEROSAS?RUMT;GTJLTUJFLDOSQ
ERQUGRGKSJLSU<SQMSGRPUMIOOTPNJNPT
DAQSKGRBUT=TAT?NB:UTPGJTPNPNU=FM
MNGTUERQUGDQSUR=RPLSUHT;TAT?NB2ULRHS
MFPICKI:U3QKTC>[email protected]
RJ:@F9:KQ2UFOJTUR<KRJTORPRPUHDMGSM
FOLI?IPIUT=NMOTLN?NUSEUGRKSGRPRPUTLSKT
ERQU7RPTPGTOUFMIOUFOTAT?NPN>[email protected]
TMNOONUKSOS7FPOTQTU9SUKTEOSKOSQSULSURP6
LRQROSEROSASMUCSMROLSUKTGTQOTPLN?NPN
EROLRQLR:[email protected]
GSQJTHSUCTQKOTQNPNP
TQKNQNOJTGNPTURORCMRPUGFQIUDB6
SQRPSU3QKTC>UCIPOTQNUMTH6
LSKKR2.DQMRHS4LSUGSQ6
JTHSUU;[email protected]?R
PFMKTLTPUJSJPIP
FOJTLN?NJNBNUR7TLSUSKKRM:
5IPIPU;SMU=FMUPSLSPRU9TQ:
5IPOTQLTPUERQRULSUTQTANUMIQIJOTQNJNBNP
MIQIJGTOOTCJTOTQNPNUHSKSQRPASUKTJTJOTHTJTJTGN>
LDCDMUGSQJTHSUROSURCOSJUHT;JTOTQN>UGSMK8QSUHSKSQRPAS
HTKNQNJUHT;JTJTOTQN:U*PGTPUMTORKSGRPLSPUKSMPRM
TOKHT;NHT>JDCKSQRUKSJRPRPLSPUQSMOTJU9SUEDK=SHS>U;SM
=FMUTOTPLTULDCDMUGSQJTHSOSQOS>U--UERPUORQT>U#6&UJR6
[email protected]=DMUQTMTJOTQOTUTQTANUMIQIJOTQNJNB
[email protected]:U1QTANUMIQIJOTQNJNBUHIQKULNCNPLT
[email protected][email protected]
@8GKSQJSGRUOTBNJ:U(RQMSKOSQRJRBRULDPHTPNPU8EDQ
KTQT7NPLTMRU7FPUGT?OTHNANUETPMTOTQOT>USJSMORORM
CRQMSKOSQRHOS>UMIQIJGTOUHTKNQNJANOTQOTUKTPNCKNQJTGN
OTBNJ:U5IPIUHT;JTMUR=RPULSUESORQORUERQU8O=S?SUGT<R;
[email protected]:23QKTC>[email protected]=SPUGSPS
[email protected]>
HDQDQUKTQR<RPRUEIUHNOU#U.SJJIBUFOTQTMUETCOTKKNMOTQNPN
[email protected]'-UTBRQTPNPTUMTLTQULTUGDQSU9SQLRM6
OSQRPRUTPNJGTKKN:5IUKTQR<SUMTLTQUTQTANUMIQIJOTQNPU'
@QI;KTUKF;OTPTAT?NPTURCTQSKUSLSPU3QKTC>U25RQUKTPSGR
@SPRCUMT;GTJON>UMTPIPIPU9SQLR?RU<SQUKDQODURCOSJOSQR
HT;TATM:U#-UJROHFPUGSQJTHSORUCRQMSKOSQUERQUKTMNJ
7TTORHSKOSQR>[email protected];KTMRU&UJROHFPUGSQJTHSORUTQTAN
MIQIJOTQULTU<SQ<[email protected];TQTGNPT>UGSPS6
LRPSULFMIPJTLTPUGTLSASUKSOS7FPOTUSJRQOSQRUROSKJSHS
TQTANONMUSLSASM:U"[email protected];KTMROSQUR=RP
=FMUSMFPFJRMUERQUKTEOFUFQKTHTU=NMJTHTATM:U5RB
45RQOSCRP>[email protected][email protected]>ULT<TUMIQIJGTO
ERQUHT;NUFQKTHTU=NMTQNP>ULT<TUEDHDMUERQUGSQJTHS>ULT<T
PRKSORMORU;SQGFPSO>ULT<[email protected]=ODUKSMPRMUTOKHT;NU9SULT<T
MIQIJGTOUERQUHT;NUFOICKIQIP4ULRHFQIB2
LS?SQOSPLRQJSGRPLSUEIOIPLI:UT<LSKKRPU3QKTC>
HT;KNMOTQNULDBSPOSJSOSQRPUGSMK8QUKTQT7NPLTPULTUMTEIO
@8QLD?DPDU9SUEIPTUR<KRHT=UFOLI?IUMFPIGIPLTU<SJSP
<SQMSGRPU<[email protected]:U%S9AIKULI6
QIJURKRETQRHOSUTQTANUMIQIJOTQNPUEDHDMUERQUMNGJNPNP
BTKSPUMTQUSLSJSBULIQIJLTUFOLI?IPTULRMMTKRU=SMSP
3QKTC>[email protected]<SJUGSMK8QDPUEDHDJSGRHOS
<SJULSULT<TUTBUGTHNLTU9SULT<TUMIQIJGTOUERQUHT;NHOT
TQTANUMIQIJOTQNPUMTQONONMOTQNPNPUTQKTAT?NPTU9SUGSM6
[email protected]?OTHTATMOTQNPT
RPTPLNMOTQNPNUG8HOSLR:5FQGTU*GKTPEIO4IPUERQKTMNJ
[email protected]?NUMTQTQOTQTULS?RPSPU3QKTC>U2=
EFQGTHNUERQOSCKRQRQMSPULSUCIU7SOGS7SHOSUH6
FOTU=NMKNMU.DQMRHS4PRP
ERQU7RPTPGUJSQMSBR
FOJTGNPNPUHFOOTQNPLTP
ERQRULSUQTMR;UEFQ6
GTOTQOTURCOSJUDAQSK6
OSQRPRBRP>URCOSJ
JTORHSKOSQRPRBRP
LSBT9TPKT0ONUMFPIJ6
LTUFOJTJTGN>USP
TBNPLTPUFPOTQOTUTHPN
LDBSHLSUFOJTGNLNQ:
%DJMDPGSULSULT<T
QSMTESK=RUFOJTPNB
OTBNJ:U/FPIHT
HTMOTCNJNPNBUEI2
T=NMOTJTGNPNUHT;KN:U3QKTC>
25FQGT4HTULTUEIUKTORJTKN
9SQLRM:U4"IETR>U%FGMF9T>
"!"$#$""!"""$ !## !##
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "O zamanlar bu bilgiler yok değil
vardı. Dolayısıyla siyasi sınırlarımıza bağlı kalmaksızın ekonomik
sınırlarımızı geliştirmeliyiz.Nükleer kazalar özellikle Fukuşima bize güvenlikle alakalı sistemleri bir kez daha gözden geçirmemizi sağladı"dedi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,
2. Abdülhamit Han'ın yaptırdığı petrol
haritasına ilişkin, "O zamanlar bu bilgiler yok
değil vardı. Dolayısıyla siyasi sınırlarımıza
bağlı kalmaksızın ekonomik sınırlarımızı
geliştirmeliyiz" dedi.Yıldız, Şehitkamil Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "5.
Türkiye Enerji Zirvesi"nin ardından katıldığı
özel oturumda, dijital ortamdan yöneltilen
soruları cevaplandırdı.Elektrik santrallerindeki özelleştirme çalışmalarının sorulması üzerine Yıldız, bazı firmaların teklif verdiğini
hatırlattı.Soma, Tunçbilek ve Orhaneli
santralleriyle ilgili düşüncelerinin olduğunu
aktaran Yıldız, "Bunların her biri inşallah
2014 içerisinde inşallah özelleşmiş olacak
diye düşünüyorum. Bundan sonra doğalgaz
santrallerindeki rehabilitasyon, yenileme
işlemlerine kamu çok fazla girmeyecek" diye
konuştu. Elektrikteki kayıp-kaçak konusuna
değinen Yıldız, şöyle konuştu:"Kayıp kaçak
oranlarıyla ilgili gittiğimiz yol doğru. Son
derece teknik bir konu için son derece siyasi
yaklaşımlarda bulunuldu. Herhangi bir
vatandaşımız ister evinde veya iş yerinde
elektrik kullanıyorsa bunu ödeyecek. Kolaylık
istiyorsa yardımcı oluruz. En son TEDAŞ'ın
alacaklarıyla ilgili yapılandırma kararları
alındı. Ödeme niyetinde olanın yanındayız.
Çok açık söylüyorum 3 bölgemizi
çıkardığımızda kayıp-kaçak oranı, Avrupa
Birliği'nin daha altında." Türkiye'deki petrol
aramalarıyla ilgili bir soru üzerine Yıldız,
"petrol yoksa bulamayız" diye espri yaptı.2.
Abdulhamit Han'ın yaptırdığı petrol haritasını
hatırlatan Yıldız, şunları kaydetti:"Bu harita
bize Mezopotamya'dan gelip şimdiki Türkiye
üzerinden geçiyor. Diğeri de Kafkaslardan
gelip Karadeniz üzerinden Türkiye'den geçiyor. Biz aramayı buna göre yapmıyoruz ancak
araştırmalar bu haritanın doğruluğunu teyit
ediyor. 'Sınırlarımızın o tarafında var da niye
bu tarafından yok' diye sorulduğunda belki
Türkiye'nin sınırı buna göre çizilmiştir. Tarihçilerimiz bunu daha net ortaya koyacaktır.
Bu çok önemli bir hadise. O zamanlar bu bilgiler yok değil vardı. Dolayısıyla siyasi
sınırlarımıza bağlı kalmaksızın ekonomik
sınırlarımızı geliştirmeliyiz. Türkiye'nin
sınırları içerisinde varsa dünyanın en mod-
ern gemisi çalışıyor, bulur. Altında ne varsa 3
boyutlu gösteriyor."Yıldız, yerli sismik
gemisinin 2 yıl içerisinde tamamlanacağını
vurguladı.Savunma Sanayi Müsteşarlığı
aracılığıyla siparişlerin verildiğini anlatan
Yıldız, "Yerli mühendisimiz yerli kaynaklarla
bunu yapacak. Denizlerde herhangi bir
akaryakıt veya doğalgaz bulgusuna
rastlamamız halinde 1,2 milyar dolarlık platform siparişini yine yerli kaynaklarla
verebileceğimizi söylemek istiyorum. Onun
da gelişmesini sağlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Güneş kolektörlerinin
Türkiye'de yapılması yönünde şart
koştuklarını aktaran Yıldız, yerli kaynakları
geliştirmeye çalıştıklarına işaret etti.Nükleer
santrallerdeki çalışmaları da anlatan Yıldız,
konuşmasını şöyle sürdürdü:"Her tehdidin
bir fırsatı var. Nükleer kazalar özellikle
Fukuşima bize güvenlikle alakalı sistemleri
bir kez daha gözden geçirmemizi sağladı.
Yaklaşık 186 temel ve alt başlıkları yeniden
gözden geçirdik. Bu bize yaklaşık 1,5 yıla
mal oldu. Bunu yapmamız da şarttı. 'Boşver
sonra hallederiz' diyemezdik. (AA)
[email protected];UEFQGTOTQOT
DAQSKUGRGKSJOSQRPRU=NMTQNP>UFQTLTMRUEFQGTUDAQSK6
OSQRPLSPU5FQGTU*GKTPEIOULT<TU;T<TONUFOJTHTATM4
LSLRM:U5RBRJUKSJSOUMIQTONJNBUEI:UPDJDBLSMR
L8PSJLSUEDKDPU7RHTKOTJTOTQLTUEIU;FORKRMTHNUKTMR;
SLSAS?RB:U3?SQU.DQMRHS4LSURCOSJUHT;JTHNUJTORHSKOR
ERQU<[email protected];NU9TQGTUEIPTURBRP
9SQJSHSAS?RB2ULRHSUMFPICKI:U5FQGTU*GKTPEIO4IPUERQ
KTMNJUHTKNQNJOTQUHT;KN?NPN>UEIUPSLSPOSULSU7RHTKOTJT
[email protected]@S=RQLR?RPRUTPOTKTPU3QKTC>U,+/UF6
OTQTMUETMTATMOTQNU<SQUMFPIPIPU.DQMRHSUEFQGTGNPNP
QTMR;UEFQGTOTQOTULSBT9TPKT0ONUERQUMFPIJLT
[email protected]:2,RBRPUJTORHSK
TQKNQNANUETCMTUMTQTQOTQNPNBUFOTATMUJN2UGFQIGIUDBSQRPS
3QKTC>[email protected]
<S;UTBTOKJTUH8PDPLSUMTQTQUTOLNMOTQNPN>U<TKKTUKSJRPTK
GRGKSJRPRUKTJTJSPUMTOLNQTATMOTQNPNUG8HOSLRMOSQRPR
TMKTQLN:[email protected]
[email protected]@D=ODUFOLI?IPIUES6
ORQKSPU3QKTC>U21QTANUMIQIJOTQNPUHTMOTCNMU-UJROHFP
ORQTONMUKSJRPTKOTQNPNULTUMSPLROSQRPSU9SQSAS?RB:U!SPR
[email protected]=SPOSQRPUKSJRPTKOTQNPNUM6
SPLROSQRPSURTLSUSLSAS?RB:U1QTANUMIQIJUHSPRULDBSP6
OSJSUMT;GTJNPLTUHT;NOTPJTGNPNUKTJTJOTLN?N>UERBLSP
[email protected]?RB2
LSLR:UU3QKTC>UMIQIJGTOUH8PSKRCRJRPUERQTBU9RKQRPUFOTQTM
[email protected]?NPN>UFHGTUEIPIPU7SOGS7SGRPRPUMT9QTPN;
@[email protected]?NUKTMLRQLSUU<SJUCRQMSK
GT<R;OSQR>U<SJUMD=DMUFQKTMOTQU<[email protected]<SJ
LSU;FKTPGRHSOUHTKNQNJANOTQNPUMTBTP=ONU=NMTAT?NPNULROS
@SKRQLR:U.DQMRHS4LSUTROSUCRQMSKOSQRU<TMRJUFOLI?IPI>UEI
[email protected]
GTHNGNPNPUTBUFOLI?IPIUESORQKSPU3QKTC>U,+/4PNPUGFP
HNOOTQLTUEIUMFPIHTUT?NQONMU9SQLR?RPRU9SU=SCRKORULDBSP6
OSJSOSQUHT;KN?NPNUTPOTKKN:U(RQMSKOSQRPUMIQIJGTOUH8PS6
KRJRU8BDJGSHR;U<[email protected]=RQUFQTPLTUCS77T7U9SU<SGT;
[email protected]>UE8HOSASU<SJUH6
SQORU<[email protected]?NU<TORPS
@SOSAS?RPRU9SUMIQIJGTOUH8PSKRJUPFKIPIULTUHIMTQN
=SMSAS?RPRUG8HOSLR:3QKTC>U2/IQIJGTOUH8PSKRCRJUPFKI6
PIPUHIMTQNHTU=SMROJSGRHOSULT<TULDCDMU7TRBOS
EFQ=OTPNHFQGIPIB:U(RQMSKOSQRJRBU,+/4PNPULDBSP6
[email protected]=DLSU<SJ
MTHPTMUJTORHSKOSQR>UEFQ=OTPJTUJTORHSKOSQRULDCSASM
<SJULSU<RGGSUGSPSKOSQRPRPU;SQ7FQJTPGNULT<TULTUTQKT6
ATM2UR7TLSOSQRPRUMIOOTPLN:U
[email protected]
LS?SQOSPLRQJSOSQLSUEIOIPTPU3QKTC>U7RPTPGUJSQMSBR
FOJTU;QF0SGRHOSUHFOTPU=NMTPUERQUEFQGTLTUGTLSASU<RGGS
GSPSLRPRP>UGTLSASUKT<9RORPUFOJTHTAT?NPNUESORQKSQSM>
25RBRJURLLRTJNBUEDHDM:U&-&'UHNONPLTULDPHTUROMUFP
7RPTPGUJSQMSBRPLSPUERQRGRUFOJTM:U5IPIUGT?OTJTPNP
[email protected]=RHFQ:U,TLSAS
7RPTPGTOU9TQONMOTQOTULS?ROUTHPNUBTJTPLTUSJKRTU9SUSP6
SQ0RULSUEIPOTQLTPUERQR:U5IPOTQNPULTUEFQGTLTURCOSJ
@8QJSGRPRUGT?OTHTAT?NB:[email protected]
RHTKOTQNPU;RHTGTLTUTQBU9SUKTOS;UMFCIOOTQNPLT
FOICJTGNPNUGT?OTHTATM:U5IPIPUEFQGTPNPUR=SQRGRPLS
THQNUERQU;TBTQUFOJTGNU;OTPOTPNHFQ:U3PSQ0RU+RHTGTOTQN
*COSKJSU1PFPRJU(RQMSKR4PRPU3+*1(UFQKTMOTQNPLTP
ERQRGRULSU5FQGTU*GKTPEIOUFOTATM:U!''
$! ! ##
#$#$
5/15/4464156.5$&,36(3,.6*35--446
"5$4)56+20%615/15/4+466*105+564&32"
5)4+(36
*3046,.&,34+5-15346#562102%
*10515346/2$-26(1.206*5356'#3,26#5
'34026*1051534%564&32"65)415%615/15/46(
3,.26)2602-.26)553602-+(3
FQIJUSEOSERUQSKRAROSQRU9SU+TBTQOTJTU/FF;SQTKR7R
5TCMTPNU9SU)DOCSPU)NLTU!8PSKRJU/IQIOIU5TCMTPN
%IGKT7TU)DOCSP>U&-4HSUHTMNPUDOMSHSUOSEOSERUR<QT=USKKRM6
OSQRPRUG8HOSLR:U)S=JRCKSULT<TUTBUOSEOSERU=SCRLR
FOLI?IPIUR7TLSUSLSPU)DOCSP>UKDMSKRJUTONCMTPONMOTQNPNP
LS?RCJSGRUDBSQRPSUCITPULTU'4SUHTMNPU=SCRLSUIOTCKN?NPN
G8HOSLR:U)DOCSPU)NLTU%T?TBTOTQU%DLDQDU,SOTJSKKRP
3MRARURGSUHT;KNMOTQNU=SCRKORU16)3U=TONCJTOTQNUROSU7TQMON
DQDP>[email protected]
FOLIMOTQNPNUG8HOSLR:UTJTBTPU5THQTJN4PLTUROMUFOTQTM
MSPLRUJT?TBTOTQNPLTUGTKNCTUGIPLI?IU<SLRHSORM
TJETOT0NPNPUOTPGJTPNPNUHT;TPU3MRAR>U44"F?QIUTJETOT0
GS=RJRPRPUSPUTBUMTORKSGRUMTLTQUJDCKSQRHSUDQDP
KTPNKNJNPLT>[email protected]=ROJSBUMNOJTLTUFOLIM=T
8PSJORUFOLI?IPIPUERORPARPLSUFOTPUERQU7RQJTJNBUDQDP
16)[email protected]?RJRBU8PSJUMTLTQUTJETOT0
=SCRKOROR?RU9SUMTORKSGRPSULSU8PSJU9SQJSMKSLRQ:44
LSLR:BSOORMOSUOSEOSERU=SCRKOSQRPRU9SU&-#'UHNONUR=SQRGRPLS
DQSKRJRPSUETCOTLNMOTQNU=RMFOTKTONUOSEOSERULQT0SOSQRU9SUKDJ
[email protected];OTQNPNUEIUTJETOT0UR=SQRGRPLSUMIOOTPJTHN
KSQAR<USKKRMOSQRPRUG8HOSHSPU3MRAR>UJDCKSQROSQRPUFQIJ4IP
GSJEFODUFOTPUOSEOSERPRPUU7TQMONU=SCRLRPRUEIUTJETOT0
R=SQRGRPLSUEIOTEROSASMOSQRPRUMTHLSKKR:U!'
131Şubat
Eylül 2014
2013Cumartesi
Perşembe
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı,"Eğer faizi çok sert bir şekilde
eski seviyesine getirseydik, ocaktaki aynı durumu bir defa daha yaşardık. İki kere iki dört. Bu
kesin Zannediliyor ki 'Merkez Bankası'nın sahipleri var, hazine dışında. Bunlar da çok ciddi
şekilde temettü alıyor'. Hayır. Merkez Bankası'nın özel hissedarları temettü falan almıyorlar"dedi
QOPNQ=S6RB8M=S31CJQHP<[email protected]
;[email protected]@[email protected]>S6FORKR
[email protected]?RO>S1CJQHP<PSJOQKPLQOPNPN
@[email protected]<R9MN
GRBMSROHRO>S%RKQ<[email protected]@POSEPJHRO
ROHMBSDLERIMSKD9RL>[email protected];:OCNECGDO>
QO4RN;[email protected]@POQSP4HPGR8SGDJ3SKQKP>31COJS7RORIMGLR
P4OR<[email protected]=SGR7MLRERASEM.3SKPGQSPN<QLQKPJLQOP0
[email protected][email protected]
[email protected]>S6QNS1COJPGQ
FE4FOPGQHS/QOJQAS6RNJRIMS6RBJRNMSDLRORJS1COJ
PORIM5GLRSP4OR<RHMSHQO<P4SQKQOPE3SI:ALQOPNQSGQOS?QOKP>3*N0
2LRIGDNS7OD;OREMNMNS!,+"SGMLMSP8PNSQELRJS7ODQLQOPNQ
QHJPIPS?QSPNBRRHSIQJH:OCNQS?QOQ<Q9PSG:NCNSNQSDLR<R9M=
;MKRSQN2LRIGDNFNFSKCBCOEQGQSG:[email protected]
;Q8POPLEQIPNPNSNQSARERNS?QSNQSICOQKQSDLR<R9M=SQNSDLRIM=
[email protected]=S4PIIQKROLRORS:NQOPLQOPSGR
[email protected]@RNJRLRO<RSIRHMNSRLMNERIMNMNSKCBCNCLC7
KCBCNCLEQGQ<Q9PNPN3SIDOFLERIMSCAQOPNQS6RB8M=SBFNLROM
JRGKQHHP 3-DNFHS7PGRIRIMNKRS2PNRNIERNS1COJSPORIM
@RAMNKRSDLFGDO>S-DNFHSJOQKPLQOPS1COJSPORIMSDLRORJS?QO0
PLPGDO>S&NLROMNS2RPASDORNLROMSP4HPGR8SJOQKPLQOPNQS;:OQS8DJ
KCBCJ>[email protected]
[email protected]>S*NSIDN
[email protected]
[email protected]>SDJS4R2P2SKQSDLIRSGR?RBSGR?RBSJOQ0
[email protected]@[email protected]>S-DNFHLROKRSOPIJ
R9MOLM9MNMSGCAKQS",5KQSHFHFGDO>S-DNFHSJOQKPLQOPNPSHQB?PJ
QKP<PS@POSJDNFEKR>S4HPGR8SJOQKPLQOPNPNSOPIJSR9MOLM9M
GCAKQS+,,5KQ>36RB8M=SJDNFBERIMNMSB:GLQ
IDNLRNKMOKM 3(MKRGLRSPL;PLPSDLRORJSKD9OFKRNSKD9OFGR
IRKQ<QS@PASQN2LRIGDNFSKCBCOQLPESKPGQSKQ9PL=S*JDNDEPJ
-DDOKPNRIGDNS-FOFLF5NKRSRLMNRNSJRORO>SDJSKQ9PBPJ
RLRNLROKRS1COJPGQSP8PNS2MOIRHLROS?RO=SADOLFJLROS?RO>
/QOJQAS6RNJRIM5NKRS:AQLS4PIIQKROLROMEMAS?RO>SRERN
ARERNSGRNLMBSBQJPLKQSEQKGRKRSKRSKPLQS;QHPOPGDOLRO>
RNNQKPLPGDOSJPS5/QOJQAS6RNJRIM5NMNSIR4P7LQOPS?RO=
4RAPNQSKMBMNKR>S6FNLROKRS8DJS<PKKPSBQJPLKQSHQEQH0
HCSRLMGDO5>SRGMO>S/QOJQAS6RNJRIM5NMNS:AQL
4PIIQKROLROMSHQEQHHCS2RLRNSRLEMGDOLRO>S-RNFNLR
;QLQNS@POSIMNMOS?RO>S1D7LRESHQEQHHCS@PNS",,S1COJ
PORIM5NMS;Q8EPGDO>SS@PNS#,,S<P?ROMNKR=S#",5IP
?Q2RHSQHEPBS4PIIQKROMEMAS?RO>SS@PNSJCIFOSJPBPGQ
@PNS",,S1COJSPORIMS;P@PS@POSBQG>SD9FSKRSRLERGR
;QLEPGDOSARHQN>S-FOFBSEQOHQ@QIPNKQNS@PO
BQG>S6PAPES4PIIQKROLROSIRKQ<QS?QSIRKQ<Q
/QOJQAS6RNJRIM5NMNSJFOF<FS4PIIQKROLROMSDL0
ERJHRNSDNFOSKFGFGDOLRO=S8QO8Q?QLQHP7
KF?ROLROMNRSRIMGDOLRO=SHDOFNLROMNRS;:IHQOPG0
DOLRO>S6PAPESHQEQHHCKQNSDNLRORS4QO4RN;PS@PO
7RORS;PHEPGDO>S6PAPES@CHCNSJRARN<MEMA
:N<QS-FOFELROSQO;PIPS:KCGDOFA=SDNKRNSIDNORSJRLRN
JMIEMNMS4RAPNQGQSRJHROMGDOFA>31COJPGQSFE4FOPGQH
/QOJQAS6RNJRIMS1/6S6RBJRNMS*OKQES6RB8M=S3(MKR
KMBMSHROR2HRS;QLPBEQLQOS8DJSDLFELF>S(MKRSKMBMSQN2LRIGDN0
KRJPSKCBCBS;:ALQS;:OCLCOSBQJPLKQ>S(MKRSQN2LRIGDNFNKR
KRSGFEFBRERS?ROS;P@PS@FSRG3SKQKP>/QOJQAS6RNJRIM=
-RIHREDNFS1P<ROQHS?QS%RNRGPS&KRIMS?QS$CNGRS;RAQHQIP
PB@POLP9PSPLQS-RIHREDNFS1P<ROQHS&KRIMS-DN2QORNIS%RLD0
NFNKRSKCAQNLQNQNSHD7LRNHMKRS3*JDNDEPJS(:OCNCES?Q
RORSDLPHPJRLROM3SJDNFLFSIFNFESGR7RNS6RB8M=SIFNFEFN
ROKMNKRNSRNRLPIHLQOPN=S;RAQHQ<PLQOPNS?QSPBSRKRELROMNMN
IDOFLROMNMSGRNMHLRKM>SS)?OF7R5KRNS;QLQNS4R@QOLQOPN
1COJPGQ5GQSGRNIMERIMNMNSIDOFLERIMSCAQOPNQS6RB8M=
3)?OF7R5KRNS;QLQNSHRLQ@QS1COJPGQ5NPNSP4OR<RHMS8DJS4RI0
IRI>S)9MOLMJLMSDLRORJSDS@QLPOLPGDO>S$:?PASJFOLROMNRS4RI0
IRIPGQHSKR4RSRA>S6PAPESP8PNS:NQELPSDLRNS)?OF7R5NMNSJMIR
ICOQKQSHD7ROLRNERIMS?QS4MASJRARNERIM>SS)?OF7R
4MALRNMOIRS@PAPESP8PNS@FSPGPS4R@QOSDLR<RJ3SKPGQ
JDNFBHF>55/Q?KFRHS2RPALQOPGLQSPL;PLPSNQSGR7R<RJIMNMA.55
IDOFIFNFSGRNMHLRGRNS6RB8M=S@FNFNS<Q?R@MNMNSERGMI
RGMNKRJPSOR7DOLROMNKRSDLKF9FNFSJRGKQHHP>3$MBSHP<ROQH
@DO<FEFASBFSRNKRSNQSJRKRO.55=S55ROLMJS@ROMBMS/QOJQA
6RNJRIMSOQAQO?LQOPNQSJRHJMSGR7HMSEM.55=S556FSGRJLRBMEM
NRIMLS@FLFGDOIFNFA.55=S55FOHSKMBMNKRNS;QLQNSIM<RJS7RORGR
:KQNQNS2RPALQOSKCBQOSEP.55SIDOFLROMNRS6RB8M=SB:GLQSGRNMH
?QOKP S3$MBSHP<ROQHS@DO<FSP8QOPIPNKQSQNSIDOFNIFASDLRN=S4P8
JPEIQNPNSKPJJRHQSRLERKM9MSJMIEMSHP<ROQHLQSDLRNS@DO8>
6FNLROSJMIRS?RKQLPS@DO8LROS?QSORJRELROS8DJS:NQELPSKQ9PL>
ROLMJS@ROMBMGLRSPL;PLPSDLRORJ=SGFOHSKMBMNKRJPS@POS7RORSGFOH
P8PNQS;QHPOPLPOIQS?QS/RLPGQS6RJRNLM9MNRSOR7DOSQKPLPOIQSD
@PAQS;Q<PJEQLPS@POSBQJPLKQS@PLKPOPLPGDO>S&S@PLKPOKP9PSAR0
ERNKRS;QOPGQSKD9OFSOQ?PAGDNFS@PAPESPIHRHPIHPJS@POPEPEPA
GR7MGDO>SFOHSKMBMNKRNS1COJPGQ5GQSGRHMOMESPJPSHCOLCSDLR0
@PLPO>S6POPSJFOSOPIJPSRLERKRNSKD9OFKRNSKD9OFGR
1COJPGQ5NPNSKDLROS@RAMNKRS?QGRSR?ODS@RAMNKRSP4OR8SQHHP9P
JMGEQHLQOQSGRHMOMESGR7R@PLPOLQO>S1COJPGQ5GQSPLPBJPNS@QLPO0
IPALPJLQOSRARLKMJ8RSPLQOLQGQNSK:NQELQOKQSERJODS7OD;ORE
IDNF8S?QOKPJ8QS@FORKRJPSOPIJSKR4RSKRSRBR9MGRS;QLQ@PLPO>
1REREQNS7PGRIRSBROHLROMSP8QOPIPNKQSDLRNS@POSBQGKPO>33RPA
PNKPOPEPSP8PNSIPGRIPS@RIJMNMNSROHR@PLQ<Q9P
KQ9QOLQNKPOPLEQIPNKQS@FLFNFLKF=SJROROMSQHJPLQGQ<QJS@PO
7ORHPJS@RIJMNMNSDLKF9FNFSKCBCNCGDOSEFIFNFA.55=S55%DN
QN2LRIGDNS;MKRSQN2LRIGDNFS?QOPLQOPNPNSROKMNKRNSGFJROM
KD9OFS@POSOQ?PAQSI:ASJDNFIFSDLFOSEF.55=S55%DNS6RNJR<MLMJ
$CAQNLQEQS?QS$QNQHLQEQS-FOFEFSJROROLROMSKR4R
IPEQHOPJSJDOPKDOSP2RKQIPSCIHS@RNKMNSPNKPOPLEQIPNPNSKQ?RE
QKQ<Q9PNPSEPS;:IHQOPGDO.3=S3-FOKRJPSIDNSGCJIQLPBPN
ROKMNKRNS;CNLCJSIRHMNSRLERSP4RLQLQOPNPSROHMOR<RJ
EMIMNMA.55SIDOFLROMSCAQOPNQS6RB8M=SBFNLROMSI:GLQKP 3(MKR
KMBMSHROR2HRS;QLPBEQLQOS8DJSDLFELF>S(MKRSKMBMSQN2LRIGDN0
KRJPSKCBCBS;:ALQS;:OCLCOSBQJPLKQ>S
1COJPGQSFE4FOPGQHS/QOJQAS6RNJRIMS1/6
6RBJRNMS*OKQES6RB8M=SS3*9QOS2RPAPS8DJSIQOHS@POSBQJPLKQ
QIJPSIQ?PGQIPNQS;QHPOIQGKPJ=SD<RJHRJPSRGNMSKFOFEFS@PO
KQ2RSKR4RSGRBROKMJ>SJPSJQOQSPJPSK:OH>S6FSJQIPN3
KQKP>/QOJQAS6RNJRIM=S-RIHREDNFS1P<ROQHS?QS%RNRGP
&KRIMS?QS$CNGRS;RAQHQIPSPBS@POLP9PSPLQS-RIHREDNFS1P<ROQH
&KRIMS-DN2QORNIS%RLDNF5NKRSKCAQNLQNQNSHD7LRNHMKR
3*JDNDEPJS(:OCNCES?QSRORSDLPHPJRLROM3SJDNFLF
IFNFESGR7RNS6RB8M=SIFNFEFNSROKMNKRNSRNRLPIHLQOPN=
;RAQHQ<PLQOPNS?QSPBSRKRELROMNMNSIDOFLROMNMSGRNMHLRKM>
6RB8M=S3)?OF7RS/QOJQAS6RNJRIM5NMNSEF4HQEQLS7RJQHPNPN
@CGCJLC9CNCNSNQSDLR<R9MNMS@QJLPGDOIFNFA.S6FNFN
1COJPGQ5GQSQHJPLQOPSNQSDLR@PLPO.3SBQJLPNKQJPSIDOFSCAQOPNQ=
DNLROMNS4QO4RN;PS@POSR8MJLRERSGR7ERKRNSJ0
QNKPIPNPNS@POSR8MJLRERSGR7ERSGQHJPIPNPN
@FLFNERKM9MNMSI:GLQKP>S)?OF7R
@RNJRLROMNMNS;QNQLKQS1COJ
@RNJRLROMNMS2PNRNIQSQHHP9PNP
RNMEIRHRNS6RB8M=S)?OF7R
@RNJRLROMNMNS2PNRNIERNSPEJRNM
NQSJRKROSJDLRGLRBMOIRS1COJPGQ5KQ0
JPS@RNJRLROMNSKRSKMBS2PNRNIERN
PEJRNMNMNSDSJRKROSOR4RHLRGR<R9MNM
?FO;FLRKM>3RPASJDOPKDOFNFN
IPEQHOPJSDLERIMSHCJQHP<PSR8MIMNKRNSNQ
RNLRERS;QLPGDO=SEQ?KFRHMSKR4RSKQ9QOLP
JMLERJSRKMNRS7LRNLRKM9MNMAS:N0
LQELQOS?ROSEM.3SIDOFIFSCA0
QOPNQ
6RB8M=
BFNLROM
JRGKQH0
HP 3*N0
2LRIGDN
Q9QOS@F;CNS"S@QJLQNIQ=S2RPALQOS8DJS<RAP7>S)ERSQN2LRIGDN
S@QJLQNIQSKR4RSRAS<RAP7=SQN2LRIGDNS+,S@QJLQNIQS7QJSKQ
<RAP7SKQ9PL>S6PASEFHLRJRSPJNRSQKQ<Q9PASJPS@FSQN2LRIGDN
KCBQ<QJ>S6POSNFERORLMSHQK@POS@F>S&NFNSKMBMNKRSHCJQHP<P0
LQOPNS@PAPES2RPASJDOPKDOLROMGLRSRLRJRLROMSGDJ=SDNLROMSPL0
;PLQNKPOEQA>3S3-OQKPSKQ9QOLQNKPOEQSJFOFELROMNMNSIDN
K:NQEKQSROHRN=S@RNJRLROMNSKMBSIR9LRERIMNMNSGFOHSKMBM
@R9MELMLM9MNMSDOHRGRSJDGKF9FSI:GLQEPNPSNRIML
KQ9QOLQNKPOPGDOIFNFA.SAQLLPJLQS7ODQSJOQKPLQOPNKQ
@RNJRLROMNSODLSRLERIMSOPIJSGRORHMGDOSEF.3SBQJLPNKQJP
IDOFGRS6RB8M=S31COJPGQ5KQS7ODQSJOQKPLQOPNPNSHREREMNR
GRJMNMSGR@RN<MS7RORS<PNIPNKQNSRLMNMGDO>S/QOJQA
6RNJRIM5NMNSFG;FLRKM9MS7DLPHPJRLROMNSKD9OFKRNSKD9OFGR
@POSQHJPIPSGDJ>SFOHSKMBMNKRNSIR9LRNRNSJOQKPSPIHQO
FLFILRORORIMSJFOFLFBLROSJRNRKMNKRNSIR9LRNIMNSPIHQOIQ
FLFILRORORIMS@RNJRLROKRNSIR9LRNIMNSFAFNS?RKQLP
GR@RN<MS7RORS<PNIPNKQNSJOQKPLQOKPO>S6FSHCO
JOQKPLQOSRLMNR@PLPOS?QS@FNLROMNSERLPGQHLQOPSKQ
DLKFJ8RSKCBCJ>S6PAPESROAFSQHHP9PEPAS@FSHCO
7ODQLQOKQSROHMJS1COJS7RORIMGLRSKRS2PNRNIQ
QKPLIPN3SBQJLPNKQS<Q?R7S?QOKP>*OKQES6RB8M=
3RPAPSD<RJSRGMNKRSNQKQNSJF??QHLP
ROHMOKMNMA=SJRKQEQLPS@POSBQJPLKQSPNKPOPGDO0
IFNFA.3SIDOFIFNF=S3*9QOS2RPAPS8DJSIQOHS@PO
BQJPLKQSQIJPSIQ?PGQIPNQS;QHPOIQGKPJ=SD<RJ0
HRJPSRGNMSKFOFEFS@POSKQ2RSKR4RSGRBROKMJ>
JPSJQOQSPJPSK:OH>S6FSJQIPN3SKPGQ
GRNMHLRKM>31RJP7HQJPSJOQKPLQOPNSROHMBM
4RJJMNKRS@POS:NLQES;CNKQEKQ
EP.S6FSNQKQNLQ
@RNJR<MLMJSIQJ0
H:OCSGRJMNS@PO
ARERNKR
IMJMNHMGR
KCBQO
EP.3
IDOFIFSCA0
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, sanayiye
aktarılan inek sütü miktarının temmuz ayında yüzde 10,03, ocak-temmuz döneminde
yüzde 9,72 arttığını belirterek, “Temmuz ayında 743 bin ton, son bir yıllık dönemde
8,4 milyon ton inek sütü sanayiye aktarıldı. Gelişen süt hayvancılığı ile birlikte etçi ırk
hayvancılığı da yaygınlaştırabilirsek damızlık ve beside ithalatçı olmayız.” diye konuştu
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, 2014
yılı Temmuz ayında sanayiye aktarılan inek
sütü miktarının geçen yılın aynı ayına göre,
yüzde 10,03 artışla 675 bin 158 tondan 742
bin 901 tona yükseldiğini belirtti. Bayraktar,
2013 yılı Ocak ayında 637 bin 956 ton olan
sanayiye aktarılan süt miktarının, Şubat
ayında 622 bin 381 ton, Mart ayında 710 bin
712 ton, Nisan ayında 733 bin 380 ton,
Mayıs ayında 772 bin 785 ton, Haziran
ayında 692 bin 84 ton, Temmuz ayında 675
bin 158 ton, Ağustos ayında 628 bin 996
ton, Eylül ayında 594 bin 456 ton, Ekim
ayında 605 bin 194 ton, Kasım ayında 611
bin 918 ton, Aralık ayında 653 bin 490 ton
olduğu bilgisini verdi. 2014 Ocak ayında
sanayiye 710 bin 33 ton, Şubat ayında 684
bin 115 ton, Mart ayında 789 bin 355 ton,
Nisan ayında 793 bin 573 ton, Mayıs ayında
828 bin 417, Haziran ayında 767 bin 112,
Temmuz ayında ise 742 bin 901 ton inek
sütü aktarıldığını belirten Bayraktar, şunları
kaydetti: “2013 yılında sanayiye 7 milyon
938 bin 510 ton inek sütü aktarılmıştı.
Sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Temmuz ayı itibarıyla yıllık bazda 8 milyon 409
bin 559 ton ile 8,4 milyon tonu aştı. OcakTemmuz dönemlerine bakıldığında 2013
yılında 4 milyon 844 bin 456 ton olan
sanayiye aktarılan inek sütü miktarı, 2014
yılında yüzde 9,72 artışla 5 milyon 315 bin
506 tona ulaştı. Toplam süt üretimi 2013
yılında 18,2 milyon tonu aşmış durumda.
Sürekli artan süt üretiminin sekteye
uğramaması için tüketimin artırılması
gerekir. Sütün, çocukların gelişimi ve insan
sağlığı açısından faydalı bir besin olduğu
tartışılmaz. Bu çerçevede, bu yıl da uygulanacak okul sütü programını, TZOB olarak
çok önemsiyor ve sonuna kadar destekliyoruz. 2014-2015 dönemi okul sütü ile uygulama esaslarının belirlendiği tebliğ, Resmi
Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak
yürürlüğe girdi. Sağlıklı çocukluk, sağlıklı
nesiller demektir. Bu yüzden henüz küçük
yaşta iken çocuklara düzenli süt tüketimi
alışkanlığının kazandırılması gerekiyor."
Yakın zamanda 25 milyon ton süt üretiminin hedeflendiğine dikkat çeken Bayraktar, böylesine düşük kişi başı içme sütü
tüketiminin, üretilen sütün tüketiminde
sıkıntı yaşanmasına neden olacağını ifade
etti. Bayraktar, "Bu nedenle Hükümetimizin
son üç yıldır uygulamış olduğu tüm dünyada talep artırıcı politikalardan biri olarak kabul edilen okul çağındaki çocuklarımıza
200 mililitre uzun ömürlü süt dağıtımı,
eleştirilere ve tartışmalara rağmen başarılı
bir şekilde yürütüldü.” diye konuştu. TZOB
olarak programın sadece sütle sınırlı
kalmaması gerektiğini bildiren Bayraktar,
“Sağladığı fayda ve gelişmiş ülkelerdeki
uygulamalar dikkate alındığında, bu
programın başlatılmasının yanında, ayrıca
bu programın kesintisiz devam ettirilmesi
ve peynir, yoğurt gibi süt ürünleriyle
çeşitlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.”
dedi. Süt üretiminin hayvancılığın olmazsa
olmaz bir unsuru olduğunun unutmaması
ve desteklenmesi gerektiğini vurgulayan
Bayraktar, süt fiyatlarında istikrarın
hayvancılığın genelini ilgilendirdiğini, 2008
ve sonrasında sütte yaşanan krizinin 3 milyar doları aşkın ithalat yapılmasına neden
olduğuna dikkati çekti. Bayraktar, tavuk
yumurtası üretiminin Temmuz ayında yüzde
0,04 artışla hemen hemen yerinde saysa da
tavuk eti üretiminin yüzde 2,41 gerilese de
Ocak-Temmuz döneminde yumurtada
yüzde 4,44, tavuk etinde yüzde 4,88’lik artış
olduğunu bildirdi. Tavuk yumurtasında,
2010 yılının Eylül ayında, aylık 1 milyar,
2011 yılı Ocak ayında 1,1 milyar, 2012 yılı
Mart ayında 1,2 milyar, 2012 Ekim ayında
1,3 milyar, 2013 Ekim ayında 1,4 milyar
adetlik üretim sınırlarının aşıldığını belirten
Bayraktar, şunları kaydetti: “2014 Ocak
ayında 1 milyar 462 milyon 302 bin, Şubat
ayında 1 milyar 396 milyon 670 bin, Mart
ayında 1 milyar 461 milyon 93 bin, Nisan
ayında 1 milyar 417 milyon 93 bin, Mayıs
ayında 1 milyar 394 milyon 510 bin, Haziran
ayında 1 milyar 349 milyon 899 bin, Temmuz
ayında 1 milyar 335 milyon 838 bin adet
tavuk yumurtası üretildi. Ocak-Temmuz
döneminde, 2013 yılında 9 milyar 401 milyon 54 bin olan tavuk yumurtası üretimi,
2014 yılında yüzde 4,44 artışla 9 milyar 818
milyon 278 bine yükseldi. 2013 yılı Temmuz
ayında 169 bin 158 ton olan tavuk eti üretimi yüzde 2,41 düşüşle 2014 Temmuz ayında
165 bin 74 tona indi. (CİHAN)
Türkiye İstatistik Kurumu’nun
(TÜİK) verilerine göre; mevsim ve
takvim etkisinden arındırılmış
ticari süt işletmeleri tarafından
üretilen içme sütü miktarı temmuz
ayında bir önceki aya göre azaldı
/Q?IPES?QSHRJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSIQOPGQ
;:OQSHP<ROPSICHSPBLQHEQLQOPSHROR2MNKRNSCOQHPLQNSP8EQSICHC
EPJHROMSHQEEFASRGMNKRS@POS:N<QJPSRGRS;:OQSGCAKQS'=
RARLMB=SPNQJS7QGNPOPSCOQHPEPSGCAKQS!='SRARLMB=SJDGFN=
JQ8P=SERNKRS?QSJROMBMJSICHLQOKQNSQLKQSQKPLQNS7QGNPO
8QBPHLQOPSPIQSGCAKQS=SROHMBS;:IHQOKP>S/Q?IPES?QSHRJ?PE
QHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSIQOPGQS;:OQ=SHQEEFASRGMNKR
GD9FOHSCOQHPEPS@POS:N<QJPSRGRS;:OQSGCAKQS!='SRARLMB=
RGORNSCOQHPEPSPIQS@POS:N<QJPSRGRS;:OQSGCAKQS+SROHMBS;:I0
HQOKP>S1RJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSHD7LRNRNSPNQJSICHC
EPJHROMSHQEEFASRGMNKRS@POS:N<QJPSGMLMNSRGNMSRGMNRS;:OQ
GCAKQS++='SROHHM>S1RJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSIQOPGQ
;:OQSHP<ROPSICHSPBLQHEQLQOPSHROR2MNKRNSCOQHPLQNSP8EQSICHC
EPJHROMSHQEEFASRGMNKRS@POS:N<QJPSGMLMNSRGNMSRGMNRS;:OQ
GCAKQS+=#SRARLMB=SPNQJS7QGNPOPSCOQHPEPSGCAKQS,=+SROHMB=
JDGFN=SJQ8P=SERNKRS?QSJROMBMJSICHLQOKQNSQLKQSQKPLQN
7QGNPOS8QBPHLQOPSPIQSGCAKQS',SROHMBS;:IHQOKP>S1RJ?PESQHJ0
PIPNKQNSROMNKMOMLEMBSIQOPGQS;:OQSGD9FOHSCOQHPEPSHQEEFA
RGMNKRS@POS:N<QJPSGMLMNSRGNMSRGMNRS;:OQSGCAKQS!SRARLMB=
RGORNSCOQHPEPSPIQS@POS:N<QJPSGMLMNSRGNMSRGMNRS;:OQSGCAKQ
+=SROHMBS;:IHQOKP>S1QEEFASRGMNKRSHP<ROPSICHSPBLQHEQLQOP
HROR2MNKRNSHD7LRNRNSPNQJSICHCSGR9SDORNMSDOHRLRERSGCAKQ
'=#=S7ODHQPNSDORNMSPIQSDOHRLRERSGCAKQS'=!SDLRORJSHQI7PH
QKPLKP>/Q?IPES?QSHRJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSGF0
EFOHRSCOQHPESEPJHROMS@POS:N<QJPSRGRS;:OQSGCAKQS+=
RARLKM>S/Q?IPES?QSHRJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMB
IQOPGQS;:OQSJQIPLQNSHR?FJSIRGMIMS@POS:N<QJPSRGRS;:OQ
GCAKQS+SHR?FJSQHPSCOQHPEPSPIQSGCAKQS#=!SROHHM>S/Q?IPE
?QSHRJ?PESQHJPIPNKQNSROMNKMOMLEMBSIQOPGQS;:OQSJQIPLQN
4PNKPSIRGMIMS@POS:N<QJPSRGRS;:OQSGCAKQS#='S4PNKPSQHPSCOQ0
HPEPSPIQSGCAKQS"=#SRARLKM>S1RJ?PESQHJPIPNKQN
ROMNKMOMLEMBSGFEFOHRSCOQHPESEPJHROMS@POS:N<QJPSGMLMN
RGNMSRGMNRS;:OQSKQ9PBEQKP>S
!
13
17 Eylül
ubat 2014
2013 Cumartesi
Per embe
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Elvan:"Mart 2015 tarihi itibariyle 3. tüpü hizmete
sokarak aşağı yukarı 2.5 dakikada bir sefer yapma imkanına kavuşacağız. 50 bin seyircinin
bir saat içinde o bölgeyi terk etmesine, stadı boşaltabilmesine imkan sağlayacağız"dedi
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
Lütfi Elvan, 2015 yılı mart ayında, metro
hattında 3. tüpün devreye girmesiyle 50 bin
kişinin 1 saat içinde Türk Telekom Arena
Stadı'ndan ayrılabileceğini söyledi. Elvan,
Levent-Hisarüstü Metrosu Son Ray Kaynağı
Töreni'nin ardından basın mensuplarına
açıklamalarda bulundu. Bu projenin yanı sıra
bir başka önemli projelerinin de Sanayi Mahallesi'ni Seyrantepe'ye bağlayan hat
olduğunu ifade eden Elvan, şöyle
konuştu:"Şu anda biliyorsunuz orada 2 tane
tüp geçidimiz var. Çalışma nedeniyle şu anda kapalı ama önümüzdeki dönemde
açacağız. Özellikle Türk Telekom Arena
açısından sıkıntı yaşanıyordu. Aşağı yukarı
24 bin kişi, stattan bir saatte tahliye olabiliyordu. Bunun 50 bine çıktığını düşünürseniz,
aşağı yukarı 2 saatlik bir sürede stadın
boşaltılabilmesi mümkün olacak. Şu anda
ancak bu iki tüple 5 dakikada bir sefer
yapılabiliyor. Yani Sanayi Mahallesi'nden
Seyrantepe'ye. 3. bir tüp yapımına başladık.
3. tüp yapımını da tamamlamak üzereyiz. Ne
zaman bitiriyoruz? Mart 2015'te. 3. tüpü
bitirdiğimizde 2.5 dakikada bir Sanayi Ma-
hallesi'nden Seyrantepe'ye sefer yapma
imkanımız olacak ve 50 bin seyircinin 2 saatte değil 1 saatte tahliyesini tamamlamış
olacağız, mevcut metro hattını kullanarak.
Şu anda biliyorsunuz Sanayi Mahallesi ile
Seyrantepe arasındaki hat yapım çalışmaları
nedeniyle kapalı. 26 Eylül itibariyle biliyorsunuz maçlar da başladı. O nedenle biz de
elimizi biraz çabuk tuttuk, 26 Eylül tarihi
itibariyle 2 tüpü açacağız. Daha önce
kapattığımız 2 tüpü açacağız. Sanayi Mahallesi'nden Seyrantepe'ye ulaşım imkanını
sağlayacağız. Mart 2015 tarihi itibariyle 3.
tüpü hizmete sokarak aşağı yukarı 2.5
dakikada bir sefer yapma imkanına
kavuşacağız. 50 bin seyircinin bir saat içinde
o bölgeyi terk etmesine, stadı
boşaltabilmesine imkan sağlayacağız. İstanbul'un trafiğini rahatlatmak için projelere devam edeceklerini dile getiren Elvan, şöyle
dedi:"Asrın projelerine devam ediyoruz.
Biliyorsunuz Marmaray çok önemli bir projemizdi. Bunu tamamladık. Şu anda
Marmaray'ın ikizi olan lastik tekerlekli
araçlar için tünel çalışmalarımız devam ediyor. Aşağı yukarı bin metreye yaklaştık
Avrasya tünelinde. Muhtemelen bu hafta
sonu Avrasya tünelini de ziyaret edeceğiz.
Oradaki çalışmaları da yerinde
inceleyeceğiz. O da gerçekten asrın
projelerinden bir tanesi. Yine üçüncü
havalimanımızın yapımına hızla
başlandı, o da sadece Türkiye'de
değil dünyada ses getiren çok
önemli projelerimizden bir
tanesi. Yine İstanbul'da
metro ve hafif raylı sisteme yönelik yeni projelerimiz olacak. Bu projelerimize devam
edeceğiz. Özellikle İstanbul trafiğini
rahatlatıcı tedbirlerimize devam
edeceğiz."İstanbul'da yaklaşık 15 milyonluk bir nüfusun
bulunduğunu dile
getiren Elvan, "İstanbul'a günlük
giren araç sayısı
sadece Anadolu
tarafından söylüyorum, 150 bin
civarında. Bu
kadar yoğunlukta
bir trafiği
rahatlatmamız
gerekiyor. Bu
çerçevede biliyorsunuz Kuzey Marmara Otoyolu projesini başlattık ama
o otoyol projesi, özellikle İstanbul'a girişi
tam manasıyla rahatlatmıyor. Yeni ihaleye
çıkacağımız bir projeyle Sakarya'dan Kocaeli'ne, yeni yapmakta olduğumuz İstanbulİzmir otoyoluna bağlantı sağlayacağız. Oradan da Kurtköy'den üçüncü köprü üzerinden Tekirdağ Kınalı'ya kadar otoyol projemizi tamamlayacağız. Tamamıyla yap-işletdevret modeliyle yapıyoruz. Bir de İstanbul'u
rahatlatacak en önemli projelerden bir tanesi Çanakkale Boğazı geçişi projesi. Özellikle
Ege Bölgesi'nden yurt dışına çıkış yapmak
isteyen taşımacılık başta olmak üzere kesimler İstanbul güzergahını kullanıyorlar. Biz
özellikle Tekirdağ Kınalı'dan Çanakkale'ye
ineceğiz. Çanakkale'den Balıkesir'e ve
Çanakkale köprüsünü de inşa ederek ve oradan da İstanbul-İzmir otoyoluna bağlantı
sağlayacağız."Levent-Hisarüstü Metrosu'nun da dizayn açısından Türkiye'de bir ilk
olduğunu vurgulayan Elvan, "Tek tüp
olmasına rağmen karşılıklı gidiş-gelişlerin
mümkün olacağı bir hat olacak. Tek
tüpümüz var, tek ray sistemimiz var ama
gidiş-gelişler karşılıklı olacak ve 4 dakikada
bir sefer olacak. Bu nasıl sağlanacak? Özellikle biz istasyonun bulunduğu alanları uzun
tuttuk. Çift hat sistemi yaptık. Dolayısıyla gelen metro, istasyonda diğer hatta geçip bu
şekilde karşılıklı değişimi sağlayacak. Bu
açıdan Türkiye'de yapılan bir ilk uygulama.
Butik bir yönü var. Özellikle Levent, Etiler,
Hisarüstü; bu kesimde yaşayan
vatandaşlarımızı, öğrencilerimizi rahatlatacak bir proje. Artık Levent-Etiler
güzergahındaki karayolu da bu derece
yoğun olmayacak. İnşallah kasım ayında
test sürüşlerine başlayacağız. Aralık sonunda da açılışı gerçekleştireceğiz" ifadelerini
kullandı. Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Levent-Hisarüstü Metrosu'nda test sürüşlerinin
kasımda, açılış töreninin ise aralık ayı sonunda gerçekleştirileceğini bildirdi.Elvan,
Boğaziçi Üniversitesi İstasyonu'nda düzenlenen Levent-Hisarüstü Metrosu Son Ray
Kaynağı Töreni'ne katıldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Elvan, başlangıçta
Levent, Etiler ve Boğaziçi'ni birbirine
bağlayan güzergahta tramvay hattı
yapılması düşüncesinin olduğunu ancak
bunun mümkün olmayacağı anlaşıldığı için
güzergahta metro projesini hayata geçirdiklerini belirtti. Ulaşım konusunda, diğer
büyükşehir belediyelerine olduğu gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne de destek
verdiklerini aktaran Elvan, "Projeye 2013'te
başlamıştık ve rekor sayılabilecek bir zamanda tamamlayacağız inşallah. Kasım ayı
içinde test sürüşlerine başlıyoruz ve aralık
sonunda da inşallah açılışını
gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımız, çok kısa
bir sürede istedikleri yere Hisarüstü'nden,
Etiler'den ulaşma imkanına kavuşacaklar.
Bu proje her ne kadar 4 istasyon ve 4.2 kilometre olmasına karşın önemli bir proje.
Çünkü özellikle Levent-Etiler güzergahının
çok yoğun olduğunu biliyoruz. Ulaşımın
oldukça güç olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla
özellikle kara ulaşımını önemli ölçüde rahatlatacak bir proje" diye konuştu. Elvan,
Boğaziçi Üniversitesi İstasyonu'ndan 16
dakikada Taksim'e, 23 dakikada Yenikapı'ya,
32 dakikada Bakırköy'e, 54 dakikada
Bağcılar'a, 57 dakikada Atatürk
Havalimanı'na, 72 dakikada Başakşehir'e, 34
dakikada Üsküdar'a, 66 dakikada Kartal'a
ulaşma imkanına kavuşulacağını dile getirdi.
İstasyonun iç dizaynına büyük önem verdiklerini belirten Elvan, "Estetik yönden çok
çalışılmış bir proje. Arkadaşlarımızın
tabiriyle 'gökkuşağı konsepti' ile böyle bir
çalışma gerçekleştirdiler. Bu metromuzun
bir başka özelliği de yine dünyada eşine az
rastlanan bir yapısı var. Nedir o diye soracak
olursanız, o da şu, çift ray sistemi söz
konusu değil. Tek tüp. Trenlerin gelişgidişlerinin değişimi istasyonlarda yapılıyor.
O açıdan ekonomik ve karşılıklı gelişgidişlerin değişimi daha doğrusu tek tüpten
geldiği anda bir tarafa gelen bir tarafa gidiyor, giden de öbür tarafa gidiyor böylece
değişim sağlanıyor. O şekilde trafik dizayn
ediliyor. Bu tür projeler aslında dünyada çok
fazla sayıda yok. Bazı ülkelerde var ama
Türkiye'de bir ilk. Böyle bir proje" diye
konuştu. Elvan, hatta 4 dakikada bir sefer
düzenleneceğini vurgulayarak, hattın
yoğunluğu karşılayabilecek kapasiteye
sahip olduğunu ifade etti. Bir gazetecinin,
"İstasyonun dizaynının gökkuşağı konseptiyle yapılmış olmasında istasyonun
Boğaziçi Üniversitesi'nin giriş kapısına çok
yakın olmasının payı var mı?" şeklindeki
soruya Elvan, şöyle yanıt verdi:"O açıdan da
düşünüldü. Butik bir metro istasyonu. Diğer
istasyonlara göre biraz daha küçük dizayn
edildi. Yolcu kapasitesi göz önünde bulundurularak böyle bir dizayn yapıldı. Bu
çerçevede de vatandaşlarımızı, öğrencileri
hem boğmamak hem de daha rahat bir ortamda bulunmaları açısından üzerinde çok
çalışılan bir proje oldu. Çok basit bir estetik
dizayn değil. Oldukça uzun süre
arkadaşlarımız çalıştılar. Böyle bir konsepte
karar verdiler ama süre itibariyle
baktığımızda aşağı yukarı işte 2 yılı bile bulmadan projeyi tamamlamış oluyoruz. Süre
açısından da dünyada örnekleriyle
kıyasladığımızda en hızlı yapılan metrolardan bir tanesi. Bir başka gurur kaynağımız
da şu. Bu, tamamıyla Türk mühendisleri,
mimarları ve işçileri tarafından
gerçekleştirilmiş bir proje. Ben
huzurlarınızda yüklenici firmaya çok
teşekkür etmek istiyorum. (AA)
! ! ! ! !! !
Cengiz Ergün’ün “Ak Parti hizmeti engelliyor” iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu belirten Baybatur, “Bugüne kadar Ergün’ün talebiyle meclise gelen 219 madenin tamamı Ak Parti grubunun desteğiyle onaylanmıştır. İyi niyetimiz i kimse suistimal etmeye kalkmasın” dedi.
8IV/UPNSV6URSJUVQVAUEIUROV6HPUNVAUKCUNHPVKU:NO?O
KUBOQOIVU7OIQULUMUVJFRVKU:OQURVLT=QSJVNF:QURNOJOKQU
SQDSQSV5RTLQTVU7OIQULUQUPMUVCHQHRMH>VVAHDGRTVIUMUP
KU:OQURVLT=QSJVNF:QURNOQUPOKQUVSQDSQSVSJNUNSJNSIQTPTVMT
U7OIQULUJORMUVKTPV@TPTRVAUKCUNHP9VV,6URSJU
AGKGIET<SPVATQTMSKTV6T=QSJS;RSRV1KQGQVUKO
NF:QURNOJORMUVAGKGIET<SPVATQTMSKTVAUEIUROV(TRDSB
1PDGR;GRVLT=QSJVGKTQTPSRTVIUPEOVJTPDSQTLSEVFQMH?H
RTBUITNVMOEOVNU@OPVJFRH=HVKUEURURVNUPNOELUQUP
6URSJU;RORVDTQT=T?SVUMORUVIUKDOVHKURMOPLOENOPVV8I
/UPNS"V#-V6UPNVTPTQV3T7SLQTPSRSRVUPMORMURVKU:OQUR
DTRSEVIUNOQOLQOVCUJORVNF:QURNOJORMU9VLSQQTNSRV@TPMS?S
IUPUPUVJUKDOJOROVSQURVTNLSEV@TV6URSJU;RORV4UKMUJORU
FQURV<TPV<SBLTNTVMTJNTIVFQU=U?OROVMHKHPLHENHP>V/UP2
NSLSBVFVDGRVRTVJ5BV@TPMSKJTVCHDGRVMTVUKRO
RFINUMUMOP>V,VMTMS>6T=QSJVNF:QURNOVNHNURUIQUPORORVFP2
NUMUVFQMH?HRHVCTQSPNTRVAUKCUNHPVJ5BQTPSRSVE5KQT
JGPMGPMGV,0ULHFKHV@TV7TESNQSV:QUN4FPLQUPMU
KUEURURVNUPNOELUQUPV@TVFQHENHPHQLUIVSJNTRTRVKURQOE
UQDOKQUVSQDSQSVCHDGRTVIUMUPVKU:OQURVLT=QSJ
NF:QURNOQUPORUVSQSEISRVPUIULJUQVDTP7TIQTPSVIULHFKH2
RHRVMSIIUNSRTVJHRHKFPHB>AGKGIET<SPVATQTMSKT
AUEIUROV3UKORV(TRDSBV1PDGR;GRVSJNTMS?SV) -V6SQKFR
.+;QSIVCFP7QURLUVKTNISJSV80V/UPNSVDPHCHRHR
MTJNT?SKQTVITRMSJSRTV@TPSQLSENSP>3UKORV1PDGR;GR
NUQTCSKQTV6830;MTVIHQQUROQLUIVGBTPTV)!-VLSQKFR
.+;QSIVCFP7QURLUVNUQTCSV80V/UPNSVDPHCHRHR
MTJNT?SKQTVFRUKQURLOENOP>6/;QSV3UQS<QS9V8QUET<SPV@T
3UPOD5QVCTQTMSKTQTPSRTV# VLSQKFRV # VCSRV.+VTI
CGN7TVNUQT:QTPSV80V/UPNSVDPHCHRHRVMTJNT?SVJUKTJSRMT
FRUKQURLOENOP>VVVAGKGIET<SPVATQTMSKTJSVCGRKTJSRMT
68+8*V8>*>;RSRV$VLSQKFRV!--VCSRV.+9V3:SQUE
8*>;RSRV$VLSQKFRV!--VCSRV.+V5BTQVJTPLUKTVSQT
IHPHQLUJOVNUQTCSRTV80V/UPNSVDPHCHVNULVMTJNTI
@TPLSENSP>8KPO=UVAGKGIET<SPVATQTMSKTJS;RSRVLT@=HN
ESPITNSVA13&.V8>*>;RSRVJTPLUKTJSRSV)VLSQKFRV#-CSRV.+;MTRVVLSQKFRV.+;KTV7OIUPOQLUJOVIFRHJHV80
/UPNSVDPHCHRHRVMTJNT?SKQTVJU?QURLOENOP>AGKGIET<SP
ATQTMSKTJS;RSRV7UKVF=U?O9VIU4TNTPKUV@TVCTRBTPSVKTP2
QTPSRVA13&.;UVMT@PSVRFINUJORMUV3UKORV1PDGR;GR
NUQTCSV80V/UPNSVDHPHCHVNUPU4ORMURVIUCHQVTMSQLSEV@T
FRUKQURLOENOP>AGKGIET<SPVCTQTMSKTJSRTVUSNVU7OIV@T
IU:UQOVFNF:UPIQUPORVNULULORORVA13&.;UVMT2
@PTMSQLTJSVK5RGRMTISVNUQTCSVMTVKSRTV80V/UPNS
DPHCHRHRVMTJNT?SKQTVIUCHQVD5PLGENGP>6URSJU;ROR
KTRSVFNFVNTPLSRUQVCSRUJORMUVCHQHRURVKUBO<URTV@T
MS?TPVSEKTPQTPSRSRVA13&.;UVMT@PTMSQLTJSVSEQTPSVLT@2
=HNVDUPUVKTPSVTJRU4ORORVLU?MHPVTMSQLTLTJSV@TV:FBS2
NS4VUKPOL=OQOIVKU:OQLUJOKQUVEUPNOKQUVA13&.;U
MT@PTMSQLSENSP>VAHVIFRHMUV(TRDSBV1PDGR;TVNULVKTNIS
@TPSQLSENSP>VAGKGIET<SPVATQTMSKTVAUEIURQO?OROR
7TESNQSV<SBLTNQTPMTVIHQQUROQLUIVGBTPTVUPU7VUQOLVSJNT?S
80V/UPNSVDPHCHRHRVMTJNT?SKQT
FRUKQURLOENOP>AGKGIET<SPVATQTMSKTJS;RSRV$!VDG@TR2
QSIVTQTLUROVUQLUVNUQTCSV8IV/UPNSVDPHCHRHRVFRUKOKQU
JU?QURLOENOP>3UKORV1PDGR;GRVNUQTCSVMF?PHQNHJHRMU
AGKGIET<SPVATQTMSKTJS;RMTVD5PT@VKU:U=UIVFQUR
DTRTQVJTIPTNTPV@TVMUROELURQUPORVLUUEQUPOKQUVSQDSQSVF2
PURQUPVMUV80V/UPNS;RSRVMTJNT?SVJUKTJSRMTVIUCHQ
TMSQLSENSP>',*SLMSV6URSJUQOV<TLETPSQTPSLSBTVJFPHK2
FPHB"'VMSKTPTIVJ5BQTPSRSVJGPMGPTRVAUKCUNHP9V,80
/UPNSVLSV<SBLTNVKU:OQLUJOROVTRDTQQSKFP9VKFIJUVRTBU2
ITNVMOEOVNU@OPV@TVMU@PUROEQUPOKQUVLT=QSJSVDTPTR9VIPSB
GJNGRTVIPSBV7OIUPURV(TRDSBV1PDGRVLGAHDGRTVIUMUP
KU:OQURVLT=QSJVNF:QURNOQUPORMUV80V/UPNSVFQUPUI
SJNTMS?SLSBVCGNGRVIUPUPQUPOV7OIUPNLUV7F?HRQH?HRUV@T
KTNISJSRTVJU<S:VFQLULOBUVPU?LTRVSMUPTRSR9
MFQUKOJOKQUV(TRDSBV1PDGR;GRV5RGLGBTVDTNSPMS?S
CGNGRV6URSJU;KUV4UKMUQOVIUPUPQUPMUVITRMSJSRTVMTJNTI
FQMHI>6T=QSJSVK5RTNTRV3UKORV1PDGRVT?TPV6URSJU;KU
DTP7TINTRV<SBLTNVTNLTIVSJNSKFPJUV5RVKUPDOQUPORMUR
IHPNHQH:VHBQUENOPO=OVFQLUQO>VV8IJSV<UQMTV80V/UPNSVDH2
PHCHVISLJTRSRVJSKUJSV<OPJV@TVS<NSPUQUPORU9VTDFJHRU
CFKHRVT?LTKT=TINSP>V));SVSQ7TVCTQTMSKTVCUEIUROVFQ2
LUIVGBTPTVV80V/UPNSQSV6T=QSJVGKTJS9VLSQQTN
NUPU4ORMURVD5PT@QTRMSPSQLSENSP>V0UPUPVLTP=SVMTVIU2
RHRUVD5PTVLT=QSJNSP>'VVV(TRDSBV1PDGR;T9VHBQUENOPO=O
FQLUJOVNU@JSKTJSRMTVCHQHRURV6HPUNVAUKCUNHPVJ5B2
QTPSRSVE5KQTVJGPMGPMGVV,3UKORV1PDGRVEHRHVCSQLTQSMSP
IS"V6T=QSJ9VLSQQTNSRVSPUMTJSRSVNTLJSQVTNLTINTMSP>
AHDGRTVIUMUPVAUEIURV1PDGR;GRVLT=QSJTVDTNSPMS?S
$)VLUMMTRSRVNULULORUVMTJNTIVFQURVDPHCHLHB9
KURQOEVCHQMH?HVSEQTPQTVSQDSQSVFQHLJHBVIUPUPV@TPLT
KTNISJSRTVMTVMF?UQVFQUPUIVJU<S:NSP>VV6T=QSJSRV<TP<UR2
DSVCSPVIFRHMUVTRVIG7GIVLGMU<UQTJSRTVCSQTVNU<ULLGQ
D5JNTPTLTKTRV3UKORV1PDGRVHRHNLUJORVISVAGKGIET<SP
ATQTMSKTV6T=QSJVKTQTPSVITRMSJSRSRVUNURLOE
LTLHPQUPOVMT?SQMSP>VV3SKUJTN"V4UPIQOVD5PGEQTPV@TV4UPIQO
MGEGR=TQTPSRVUKROV7UNOVUQNORMUV<UPLURQURLUJOMOP>
AHRHVJU?QUKU=UIVFQURVMUVHBQUELUVIGQNGPGMGP>V,ATR
KU:NOLVFQMH9VCTRVRTVMTPJTLVFVFQHP'VKUIQUEOLQUPOKQU
CHVLT=QSJS9VCHVCTQTMSKTKSVSMUPTVTMTLTBJSRSB>
AGKGIET<SPVATQTMSKTV6T=QSJVNF:QURNOQUPORMUV80V/UP2
NSVFQUPUIVJFPHLQHVLH<UQT4TNVURQUKOEOKQUV<UPTITNVTMSK2
FPHB>V6URSJU;RORV@TVIULHFKHRHRVLTR4UUNSRTVFQUR
<TPVIUPUPUV,T@TN'VMSKTPTIVKU:OQU=UIV<SBLTNQTPSR
5RGRGVU7NOI>VAHRMURVJFRPUVMUV6URSJU;RORVDTQT=T?S
UMORUVKU:OQU=UIV<TPVDGBTQVSETV11.VMSKT=T?SLSBMTR
ISLJTRSRVIHEIHJHVFQLUJORVMTMS>V
CHP Manisa Milletvekili Sakine
Öz, Soma'da 301 madencinin
ölümüne neden olan madene faciadan önce olumlu rapor veren
müfettişlerin soruşturulmasına
izin verilmemesini Meclis
gündemine taşıdı
6SQQTN@TISQSVB9VDTPTIV3FLUV8PUENOPLUV0FLSJK2
FRHVNHNURUIQUPORMUR9VDTPTIJTVLUMTR=SQTPSRVS2
4UMTQTPSRMTRVKFQUV7OINO9V4U=SUV5R=TJSRMTV3FLU%MU
MTRTNSLQTPSRVRUJOQVKU:OQMO?OROVFPNUKUVIFKMH>V6SQ2
QTN@TISQSVB9V3FLU%MUVLG4TNNSEQTPTV@TPSQLTKTRVSBSR9
CGKGIVCSPVJIURMUQORVDSBQTRLTJSRTV<SBLTNVTMTCSQSP>
3FLU%MUVMTRTNSLQTPSRVRUJOQVGJNGRI5PGVKU:OQMO?ORO9
SEVLG4TNNSEQTPSRSRVCSP7FIVKTPMTVFQMH?HVDSCS
4SPLUQUPORVNHNNH?HVNUIJSQTPQTVLUMTRTVNUEORMO?ORO9
IOJUVJGPTQSV@TVDTQSESDGBTQVMTRTNSLQTPSRVUPMORMUR9
ESPITNQTPSRVBSKU4TNTV@UPURVKTLTIVJF4PUQUPOKQU
U?OPQURMO?OROVJGPTIQSVMSQTVDTNSPMSI>V
*SLMSVSEVLG4TNNSEQTPSRTVAUIURQOIVNUPU4ORMURV@TP2
SQLTKTRVSBSRQTP9V4U=SURORVUPIUJORMUISVJSKUJS
JFPHLQHQH?HVD5QDTQTLTI9VUMQSVJFPHENHPLUKOV@T
6T=QSJV8PUENOPLUV0FLSJKFRHRHRV7UQOELUQUPOROVUI2
JUNLUIVS7SRMSP>VSIIUNVTMTQSL9V3FLUV8PUENOPLU
0FLSJKFRHVAUEIURORORVUKROVDGRVCUJORUVJ5KQTMS?S
J5BQTPVIPSNSI>>>V%AHVIUBUMUVLHNQUIUVCSPVS<LUQV@UP%
MSKTR9VVFQUKORVCGNGRVPTJLSVFPNUKUV7OILUBJUV75BGL
GPTNTLTKSBVMSKTVIFRHEURVIFLSJKFRVCUEIURO9
LG4TNNSEQTPTVSBRSRV@TPSQLTLTJS9VCSQSPISESVPU:FPQUPOROR
CSPVNGPQGVIFLSJKFRUV@TVJU@=OQO?UVHQUENOPOQLULUJORU
IUPEOVFQMHI7UVLURSMUPVIFRHELHENHP>VS4UMTJSRS
IHQQURMO>V
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
7 SİYASET
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13 Şubat
Eylül 2014
17
2013Cumartesi
Perşembe
Yargıçlarımız vicdanlarıyla hak
ettikleri cevabı vereceklerdir
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, hakim ve savcılara yönelik zam konusunda 28 Şubat'taki hakim savcılara brifing kavramıyla ifade edilmeyecek
meslek ayıbı olduğunu söyledi. "En
başta yargıç camiası tepki koyacaktır."
diyen Kart, "Böyle ucuz siyasete bütün
yargıçlarımız kendi vicdanlarıyla hak
ettikleri cevabı vereceklerdir." dedi
T
BMM'de basın toplantısı düzenleyen
Atilla Kart, Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan randevu talebinde bulunduğunu
ve bunun ilk önce kabul edildiğini ancak sonra Başbakan'ın yoğun programı
sebebiyle iptal edildiğini ifade etti. Görüşme taleplerini bir kez daha Başbakanlık makamına
ileteceklerini anlatan Kart, görüşmede dile getirmeyi
düşündüğü konuları basın mensuplarıyla paylaştı.
Fişlemeler ile ilgili kozmik oda kurulması konusundaki bir soru üzerine Kart, fişlemelerin doğrudan bir
hükümet politikası haline geldiğini belirterek emniyet
biriminde yeni bir birim oluşturulmasının anlamının
bu olduğunu kaydetti. Özünde nefret ve ayrımcılık
olan bir uygulamanın hükümet eliyle yapıldığını dile
getiren Kart, 81 ilde uygulamasının yapıldığını vurguladı. Bu sürecin Türkiye'nin toplumsal barışı adına
kırıcı ve kaygı verici olduğunu kaydetti.IŞİD ile ilgili
bir soruya ise Kart, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki
çatışmalara taraf olmaması gerektiğini söyledi. Bunun sonuçlarının Elnusra, Elkaide ve IŞİD'te görüldüğünü dile getiren Kart, oraya dışarıdan birilerini ithal
edip beslemek yerine, silah, mühimmat sağlamak yerine o yerin yerli halkı ile işbirliği yapılması gerektiğini belirtti. Temel anlayışlarının bu olması gerektiğini vurgulayan Kart, yerli halkların, yerli siyasi otoritenin kararlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. "Terör örgütlerine yönelik işbirliğine elbette destek
vermeliyiz." diyen Kart, Süleyman Şah türbesinin korunması, akıbetine yönelik olarak yerli halkların işbirliği anlayışına, dayanışmalarına da elbette katkı sağlanması gerektiğini ifade etti. Temel hak özgürlüklerin doğrudan hükümet eliyle sabote edildiğini belirten
Kart, Anayasa Mahkemesi'nin torba yasayla ilgili
görevini yapmaktan kaçamayacağını söyledi. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimleri öncesi hakim ve savcılara yönelik zam girişimiyle ilgili
bir soruya Kart, "Sicil affı üzerinden, maaş artışı üzerinden konuşmaları; gerçekten mesleğin, yargıçlığın,
savcılığın diyebilirim ki 28 Şubat'taki hakim savcılara
brifing kavramıyla ifade edilmeyecek meslek ayıbıdır. En başta yargıç camiası tepki koyacaktır. Yargıç
ve hukuk camiasını hafife alan, sicil affını alan, tarih
aralığı koyarak ayrımcılık yapılıyor. Böyle ucuz siyasete bütün yargıçlarımız kendi vicdanlarıyla hak ettikleri cevabı vereceklerdir." şeklinde konuştu.CHP
Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM Başkanlığı'na
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak
cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdi. Taraf Gazetesi’nde 10 Eylül 2014 tarihli haberde 17 ve
25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından başlatılan 'örtülü fişleme' çalışmaları kapsamında, Kozmik
Çalışma Grubu (KÇG) tarafından sürdürülen çalışmalar sonucunda Yozgat'taki çalışmaların tamamlandığı, Yozgat’ta 210 işletmenin muhalif olarak isimlendirildiği, muhalif durumda olan bu işletmelerin bir
kısmının paralel yapıya destek verdiği, bir kısmının
ise muhalefet partilerine destek verdiği ve hangi sektörel alanlarda faaliyet gösterdiklerinin tespit edildiği
ifade ve iddia edildiğini anlatan Kart, 2014 yılı başından itibaren benzeri fişleme çalışmalarının daha da
yoğunlaştığının bir vakıa olduğuna dikkat çekti. Bu
konuda somut bulgu ve bilgiler kamuoyuna yansıdığını dile getiren Kart, "Mezkûr haberde sözü edilen
iddialar da, somut bilgilere dayanmaktadır. Yukarıda
sözü edilen fiili çalışmaların, hiçbir şekilde yasal ve
anayasal dayanağının bulunmadığı açıktır. Demokrasilerde, hükümetlerin ve Devlet’in, vatandaşını fişlemesi söz konusu olamaz. Nefret ve ayırımcılık anlamına gelen bu ve benzeri çalışmalar toplumsal barışı
zedeleyen sonuçlara yol açmaktadır. Hükümet eliyle
bir taraftan bölücülük yapılmakta, bir taraftan da kutuplaşmaya yol açılmaktadır. Temel hak ve özgürlüklere saldırı anlamına gelen bu fişlemelerin, anayasal
ihlal boyutlarında sonuçlarının olacağı açıktır." dedi.
Kart, Başbakan Davutoğlu'na konuya ilişkin şu soruları yöneltti: Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde
Kozmik Çalışma Grubu (KÇG) adıyla faaliyet sürdüren bir birim var mıdır? Bu birim ne zaman faaliyete
geçmiştir? Bu birimin görev alanı ve yasal dayanağı
nedir? Kanunsuz Emir ve Talimatla gerçekleştirilen,
yasal ve anayasal dayanağı bulunmayan bu fişlemeler, diğer İl’lerde de sürdürülmekte midir? Bu çalışmalar hangi yasal yetkiler ve takdir yetkisi kapsamında sürdürülmektedir? CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, dünyanın en zengin terör örgütü haline
gelen IŞİD'in Türkiye'ye kaçak petrol ticareti iddialarını, TBMM gündemine taşıdı. Konuya ilişkin soru
önergesi veren Özkoç'un, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: - Dünyanın en varlıklı terör örgütüne dönüşen
IŞİD’ın, Irak ve Suriye’deki toprakları üzerinden
günde toplam 80 bin varil petrol elde ettiği belirtiliyor. Uluslararası basında, bu petrolün önemli kısmının Türkiye’ye karaborsa yoluyla satıldığı iddiaları
yer alıyor.
Genelkurmay Başkanlığı'nın verilerine göre, sınır
devriyeleri sadece dün (9 Eylül 2014) 3 ayrıolayda
variller içinde toplam 8.155 litre akaryakıt ele geçirdi.
Ülkemizde, 2014 Ocak ayından bu yana Suriye ve
Irak sınırında ne kadar kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir? - Bu kaçakçılıkta hangi yöntemler kullanılıyor? IŞİD’in en büyük gelir kalemini oluşturduğu iddia
edilen bu ticareti önlemeye yönelik ne gibi adımlar
atılıyor? - AB Irak Delegasyonu Başkanı Büyükelçi
Jana Hybaskova, geçtiğimiz günlerde IŞİD’in petrol
ticaretinin engellenmesi için Türkiye’nin aralarında
olduğu bazı ülkelere baskı yapılmasını talep etti.
Uluslararası platformlarda açıkça dile getirilen eleştiriler dikkate alınarak, önlemler artırılıyor mu?
(CİHAN)
MHP'li Tanrıkulu: Torba'dan yandaşa
kıyak, mağdurlara hüzün çıktı
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, Torba Yasa ile
yandaşa büyük kıyak, yasadan beklentileri olan gerçek mağdurlara ise hüzün çıktığını söyledi
K
tidar, özelleştirmelerle ilgili önemli bir hukuksuz ve
cümlesinde yer alan ‘arsa’ ibaresinin ‘taşınmaz’ olarak
amuoyunda ‘Torba Yasa’ olarak bilinen,
devlete gelir kaybı yaşatacak düzenleme daha yapmış6552 Sayılı “İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve değiştirilmesi olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, “Böylece; düzenlemeyle, belediyelerin elindeki mallar, bina- tır. Yasayla devir teslim işlemlerinin tamamlanmasının
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değiüzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında
şiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeni- lar, tabiat ve kültür varlıkları, doğrudan doğruya herverilmiş yargı kararları ile ilgili sözleşmelerinde belirtihangi bir
den Yapılandırılmasına Dair Kanun haklen haller dışında bu kuruluşların geri alınması engelkında açıklama yapan Ahmet Kenan Tanrıkulu, düzenlenmiştir.” Tanrıkulu, Torba Yasa'ya son dakika eklenen
lemeleri eleştiri bombardımanına tuttu. MHP’li TanrıGümrük ve Ti- göstergesigeçici maddeyle liman izinlerine konu tesislerin
kulu, saltanat makamının direktifi ve tebasının nedir."Cumhurbaşkanlığı
caret
Bakanı
Canikli
izin sahibince üçüncü kişilere kiralanması durulerin değiştiğini bile bilmeden Meclis Genel
Mersin'de:"2002'den itibaren seçimi sonrasında 2002 yımunda kira gelirinin 2023 yılına kadar yüzKurulu’nda siyasî ikbâl uğruna eller havalından beri gelen istikrarın yeni
hiç kimsenin tahmin edemediği
de 50’den, yüzde 2’ye düşürüldüğünü
ya tarzındaki oylarıyla, neden-sonuç
bir boyut kazandığını ifade eden Cabir istikrar dönemi yaşandı. Hem sikaydederek, “Bu şekilde ihale kazanan
ilişkisini, ileride oluşabilecek telafisi
nikli, Cumhurbaşkanlığı makamının
yasette hem de ekonomide. İnsanlara
firmaya tıpkı zamanında Telekom
güç zararlarını düşünmeden ve siTürkiye'yi yönlendirmesi, koordine etmesi
sorduğunuz vakitte en az 10 yıllık bir istiközelleştirmesinden sonra getirilen
yasî iklimi kamu erki vasıtasıyla
gibi görevler üstlendiğini belirtti.Bugüne karardan bahsediyor"
kurumlar vergisi indirimi gibi
kendi lehlerine kullanabilmek
dar bu fonksiyonun ifa edilemediğini söyleyen
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli,
avantaj sağlanmıştır. İhale yaiçin bu yasanın çıkarıldığını
"2002'den itibaren hiç kimsenin tahmin edemediği Canikli, "Çünkü halk tarafından doğrudan destekpıldığı zamanki şartları sonsöyledi. İktidar yanlısı bazı
lenmeyen, gücünü halkbir istikrar dönemi yaşandı. Hem siyasette hem de
radan ihaleyi alan firmanın
kesimler ile bir kısım
tan almayan demokrasiekonomide. İnsanlara sorduğunuz valehine ve kazanç sağlayamedyanın, halkın, esnalerde makamlar bu yetkilekitte en az 10
cak şekilde değiştirilmefın, tüccar ve sanayiciri, bu pozisyonları kullanayıllık bir istikrarsi yabancı ve yerli yatınin sözde lehine olamazlar, ifa ve icra edemezdan bahsediyor"
rımcıların AKP’ye
rak çıkarılan bu yaler. O nedenle yeni bir dönededi.Canikli, AK
duyduğu güvensizliği
sayı yaldızlı manmin başlangıcı olarak bunu
Parti İl Binası'nda
daha da artırmıştır.
şetlere taşıdığına
görüyoruz. İlk defa
yaptığı konuşmada, 25
Yandaşa kazanç sağişaret eden MHP’li
cumhurbaşyıllık bir aradan sonra
lamada sınır tanıTanrıkulu, şöyle
kanımız
Mersin'de bulunmaktan
mayan iktidar, yadevam etti; Torba
halk
memnun olduğunu belirtsayla şirketlerin
Yasa ile Telekotarafından seçildi aynı zamanda
ti. Mersin'in her alanda
kayıtlarında var
münikasyon İletihem devletin hem yürütmenin
geliştiğini, özellikle lojistik
olarak gözüken
şim Başkanlığı
başı. Zaten seçim çalışmalarında
alanında büyük yol kat ettiğini belirten Canikli, bu tür gelişmeancak firma sa(TİB) mahkeme
cumhurbaşkanımız vatandaştan,
lerin bölgede yaşayan vatandaşlara katkı sağladığını söyledi.
hiplerince nekararı olmadan
halktan kendisine destek talep
Türkiye'nin 2002 yılından önce periyodik olarak ortalama her
reye harcandı‘millî güvenlik,
ederken yürütme alanına giren
iki yılda bir çok ciddi ekonomik ve siyasi krizler geçirdiğini
ğı belli olmakamu düzeninin
ifade eden Canikli, şöyle devam etti:"Türkiye, iki yılda bir hep konularda bir takım açıklamayan paraların
korunması ve suç
larda bulundu, sözler
krizlerle karşı karşıya kaldı ancak 1994'ten itibaren çok daha
beyanname ile
işlenmesinin önverdi"Canikli, muhalefetin orbelirgin bir şekilde her iki yılda bir bütün dengeleri bozulan
yüzde 3 vergi
lenmesi’ gerekçetak adayının "Ben etliye sütlüher şeyin alt üst olduğu adeta insanların yeniden hayatlarına
ödenmesiyle
siyle (bahanesiyle)
ye karışmam, ben cumhurbaşbaşladığı krizlerle muhatap oluyorlardı. Daha vahim olanı
yasal hale geinternet sitelerine
kanı olmak istiyorum" tavrınise
insanlar
artık
bunları
kanıksar
hale
gelmişti.
Yani
o
dötirmektedir. Bu
erişimi engelleyebileda olduğunu savundu. (AA)
nemlerde bir anket yapsanız, insanlara gelecekle ilgili
düzenleme
cek internet bekçisi
beklentilerini
sorsanız,
iki
yıl
içinde
size
bir
krizle
karşı
önüne yatıdurumuna getirilmişkarşıya kalma ihtimalinin çok yüksek olduğunu ve
lantir.Diğer taraftan; İş Kaböyle bir beklenti içerisinde olduğunu rahatlıkla paynunu’ndaki ‘asıl işin tamalaşırdı ancak 2002'den itibaren hiç kimsenin tahmının alt işverene verilememin edemediği bir istikrar dönemi yaşandı. Hem
yeceği’ hükmü kaldırılarak, işsiyasette hem de ekonomide. İnsanlara sorduverenin asıl işi bölerek taşerona
ğunuz vakitte en az 10 yıllık bir istikrardan
vermesinin önü açılmıştır. Yani tabahsediyor. Hatta daha uzun vadeli persşeron çalışma sisteminin gerekli hakpektif içerisinde bir istikrardan bahlar verilerek kaldırılması gerekirken,
sediliyor. 2023'ü konuşuyoruz.
daha fazla mağduriyet yaratacak şekilde
2051'den, 2071'den bahsedigenişletilmiştir.ine tasarıyla; iktidara, daire
yoruz. Bunların hepsi
başkanı ve üstü yöneticiler ile emniyet teşkilatınbir istikrar
daki yönetici ve polis memurlarını görevden alabilme
keyfiyeti getirilmiş ve mahkeme, ‘göreve iade’ kararı
verse bile bu kararı 2 yıl boyunca uygulamama hukukvakfa,
ları, aziz milletimize küfredenleri kurtaran bir düzenlesuzluğu tanınmıştır."Tasarıda bir başka göze çarpan
derneğe (kamuoyunun yakından bildiği!) bedelsiz olamedir." görüşünü aktardı.Yasanın TBMM Genel Kuyandaş uygulamasının ise 5393 Sayılı Belediyeler Karak verilebilmesinin önünü açılmış olmaktadır.Torba
nunu’nun 15’inci maddesinin beşinci fıkrasının birinci
yasayla yandaşa rant sağlamada asrın rekorunu kıran ik- rul’u görüşmelerinde iktidar tarafından verilen önerge
in
m
h
a
t
n
i
n
e
s
Hiç kim
r
a
r
k
i
t
s
i
r
i
b
edemediği andı
dönemi yaş
ile son dakika eklenen düzenlemeyle 1986’da Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde kurulan Dış
Ekonomik İlişkiler Kurulu’nu (DEİK) Ekonomi Bakanlığı’na bağlandığının hüküm altına alındığını belirten
Tanrıkulu, “Bugün 2011 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığı olarak adlandırılan bakanlığın sorumlu olduğu tek bir faaliyet alanı
dış ticarettir. Daha doğrusu sadece ihracattan sorumlu,
ithalattan bile sorumsuzdur. Her şeyden önce, ekonomiden sorumsuz bir Bakanlık kendine ilgi alanı yaratmak
için kökleşmiş, tüccar ve sanayicimizin kendi elleriyle
kurup, büyüttüğü ve uluslararası etkinliği dünyanın her
tarafında tartışmasız kabul edilen güzide bir özel sektör
kuruluşunu boğarak tabiri caizse kamulaştırmıştır. Şimdi hangi özel sektör kuruluşu bu iktidara güvenecektir?
Büyük emeklerle oluşturulan bir yapı, bir bakanlığın,
‘benim iş yüküm çok az, benim kamuoyunda bilinirliğim artsın, saltanat makamına kendimi göstermem lâzım’ anlayışıyla âdeta iç edilmiştir. Böyle keyfi bir uygulama dünyanın hiç bir yerinde yoktur.” değerlendirmesini yaptı.Tanrıkulu eleştirilerini şöyle tamamladı:
"Ülkemizin yıllarca büyük özveri ve çabalarla kurularak gelişen güzide kurumlarının birer birer mevcut iktidar eliyle yok edilip, etkisizleştirilerek siyasî yapılar haline dönüştürülmesinin ağır sonuçları önümüzdeki dönemde görülecektir. Oysa bu çarpık düzenlemeler yerine ekonomide yapısal ve kalıcı reformların kısa vade
içinde yapılması gerekmektedir. Dünya sıralamasında
16’ncı sırada aldıkları Türkiye ekonomisini 12 yılda
18’inciliğe düşüren iktidarın ekonomide yıllardır yapamadıklarını 62. Hükümet Programı’nda (107.-115. Sayfalar) itirafı hafızalarda daha çok tazedir. Bu tedbirlerin
ülke ekonomisi için biran önce yapılması önceliklidir.
MHP olarak; yasanın uygulaması ile ilgili eleştirileri,
yeri ve zamanı geldiğinde aksaklıklar ve çarpık uygulamalar hakkında kamuoyunu aydınlatmayı sürdüreceğimizi özellikle belirtmek istiyorum. diyerek, ekonomide
çok başlılığın, dil ve görüş ayrılığının artık iyice su yüzüne çıktığını vurgulayarak, bu durumdan kaybedenin
ve zarar görenin Türk ekonomisi olduğunu belirtmiştir."
(CİHAN)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
13
17Eylül
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Türk gıda ihracatçıları
umutlu döndü
İzmir Ticaret Odası (İTO) tarafından yürütülen ve
ihracatı arttırmayı hedefleyen Ur-Ge Projesi kapsamında odaya üye ayakkabıcılar, İtalya’nın moda
merkezi olan Milano’daki MİCAM Ayakkabıcılık
Fuarı’ndan umutlu döndü. İTO Yönetim Kurulu
Başkanı Ekrem Demirtaş, “Üyelerimiz yeni bağlantılar için adımlar attı. Ayakkabı modasının merkezlerinden olan Milano’da gördüğümüz ilgi sektörün
potansiyelinin ispatlıyor.” dedi. Demirtaş, Ekonomi
Bakanlığı desteği ile yürütülen Ur-Ge projesi kapsamında belirlenen sektörlerde yeni ihracatçıların
yaratılması, ihracatın arttırılmasının ve ihracatçı firmaların yeni pazarlara taşınmasının hedeflendiğini
söyledi. Demirtaş, “Odamız şu anda kuyumculuk,
plastik, ayakkabıcılık, gelinlik ve abiye, kimya, tıbbi
malzemeler ve mobilya sektörlerinde proje
yürütüyor. İlk aşamada sektörlerin analizleri yapılıp
ihtiyaçları belirlendikten sonra eğitimler veriliyor,
ardından pazarlama çalışmaları ve yurtdışı seyahatleri geliyor. ” dedi.
İTALYA AYAKKABI MODASININ MERKEZİ
URGE Ayakkabıcılık Projesi katılımcılarının
da eğitimlerini tamamladığını belirten Demirtaş,
“Artık yurtdışı pazarlama çalışmaları başladı.
Gidilecek hedef ülkeler belirlendi. Üyelerimiz ilk
olarak geçtiğimiz ay Moskova’daki ayakkabı
fuarına katıldılar. Oradaki başarılı temasların ardından da 30 Ağustos–4 Eylül tarihleri arasında
İtalya’nın Milano kentinde gerçekleştirilen Micam
Fuarına katıldılar.” dedi. 14 ayakkabıcı üyenin fuara
ITKIB bünyesinde info standlı bir katılım gerçekleştirdiklerini aktaran Demirtaş, şunları kaydetti:
“Heyetimiz fuar alanında uluslararası ayakkabı
alıcısı firmalarla bir araya geldi. Ayrıca, İtalya’da
ayakkabı ihracatı ve ayakkabı pazarı konusunda da
görüşmeler yaptı. Yeni bağlantılar için ilk adımlar
atıldı.” İtalya seyahati kapsamında çeşitli temaslarda
da bulunduklarını dile getiren Demirtaş, “İtalya
modanın merkezi. Bu ayakkabı ve deri ürünleri için
de geçerli. Bu fuar sadece İtalya’ya değil diğer
ülkelere ihracat yapmak açısından da önemli.
Üyelerimiz fuardaki temasları sırasında ilgi de
gördüler. Bu da sektörümüzün potansiyelini ispatlıyor.” dedi. Demirtaş, diğer sektörlerdeki projelerin de sürdüğünü belirterek, “Her sektör için
bakanlığımız 2 milyon dolar destek veriyor. Üyelerimiz proje kapsamında aldıkları eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin sadece yüzde 12,5’unu,
seyahatlerin de yüzde 25’ini ödüyor. Odamız Ur-Ge
projesindeki başarı uygulamalarıyla da Bakanlığımız tarafından diğer kuruluşlara örnek gösteriliyor.” diye konuştu. (CİHAN)
Türk gıda ihracatçıları, 1,3
milyarlık nüfusuyla dünyanın
en kalabalık ülkesi Çin Halk
Cumhuriyeti’ne ihracatı artırmak için tanıtım atağına
kalktı. Çin’in Xiamen
şehrinde 8-11 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenlenen
'Çin Doğrudan Yatırım ve
Ticaret Fuarı'na katılan Egeli
ihracatçılar, Çin’in en büyük
ithalatçılarıyla ikili iş
görüşmeler gerçekleştirdi
Ç
in heyetine, Xiamen Belediyesi
Ekonomi ve Ticaret Bürosu Genel
Müdür Yardımcısı Yao Muzhong
başkanlık ederken, Türkiye
heyetine, Ege İhracatçı Birlikleri
Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk başkanlık
yaptı. Türk heyetinde, Ege İhracatçı Birlikleri
Koordinatör Başkan Yardımcısı Nurettin
Tarakçıoğlu, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Birol Celep, Ege Maden İhracatçıları Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya ve
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK)
Başkanı Mehmet Kadri Gündeş yer aldı. Çinli
ithalatçılar en fazla ilgiyi Türk zeytinyağına ve
kuru meyvelerine gösterdi. ZZTK Başkanı M.
Kadri Gündeş, 10 firma ile ikili görüşme yaparken, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol
Celep de yoğun bir ikili görüşme trafiği yaşadı.
Xiamen’in “Kardeş şehir protokolü” ve “İyi
niyet protokolü” imzaladığı 18 ülke ile e-ticaret
yapacak bir network ağı kurma projesi olduğunu
belirten Sabri Ünlütürk, İzmir’in Xiamen ile “İyi niyet protokolü”
imzaladığını, bu network ağı
sayesinde İzmirli firmaların ihracatının
sadece Çin’e değil, 18
şehrin bulunduğu
ülkelere de artacağını, bu anlamda
Xiamen ziyaretinin çok verimli
geçtiğini kaydetti.
DÜNYA İKİNCİLİĞİNİ
HEDEFLEYEN
ZEYTİNYAĞI
SEKTÖRÜ İÇİN
ÇİN HEDEF
PAZAR
ZZTK Başkanı M.
Kadri Gündeş, 2000 yılı
sonrasında zeytin ağacı
varlığını 90 milyondan 170
milyona çıkaran Türkiye’nin
zeytinyağı üretiminin, 200 bin tondan
650 bin tona ulaşmasının beklendiğini dile getirdi. Gündeş, Türkiye’yi dünya ikincisi yapacak
bu rekoltenin katma değere dönüşmesi için yeni
ihracat pazarları bulmanın şart olduğunu vurguladı. Çin’in zeytinyağını yeni tanıdığını ve tüketiminin son yıllarda sürekli artarak 40 bin tonu
geçtiğini anlatan Gündeş, “Uluslararası
Zeytinyağı Konseyi verilerine göre Çin’de 2020
yılında zeytinyağı tüketebilecek 150 milyonluk
zengin bir kitle olacak. Böylesine devasa bir
pazarda kaliteli Türk zeytinyağlarının tercih
edilir olmasını istiyoruz. Türkiye’de karışım yağ
olmaması Çin’in de bizi seçmesi için
avantaj olacak. 2015 yılında
Mart ya da Nisan aylarda
Çin’den bir “Alım
Heyeti”ni İzmir’de
ağırlamak için
çalışma başlattık.”
şeklinde konuştu.
Türkiye’nin
Çin’e
zeytinyağı
ihracatı 2010
yılında 318
ton seviyesinde
iken, bu rakam
her yıl artarak
2013 yılı sonunda bin 195
tona ulaştı.
ZZTK, Çin Halk
Cumhuriyeti’ni
hedef pazar olarak belirledi. ZZTK, Xiamen’den sonra 12-14 Kasım
2014 tarihlerinde Şanghay’da
Çin’in en büyük gıda fuarlarından biri
olan FHC (Food Hospitality China) 2014 Gıda
Fuarı’na katılacak. ZZTK, söz konusu fuara
2009 yılından beri katılıyor.
KURU MEYVE İHRACATINDA
DA ÇİN HEDEF PAZAR
Çinliler, Türk kuru meyvelerine de yoğun
ilgi gösterdi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri
İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Birol Celep, 10 firma yetkilisi ile ikili iş
‘Meslek odalarını kapatırsak
ekonomiyi ne güzel yönetiriz’
C
HP İzmir Milletvekili ve partinin TBMM
Sanayi Ticaret Komisyonu sözcüsü
Mehmet Ali Susam, torba yasayla meslek
odalarının yetkilerinin sınırlandırıldığını, işlevlerinin azaltılmaya çalışıldığını söyledi.
Hükümetin meslek örgütlerine karşı olumsuz bir
tutum içinde olduğunu ifade eden Susam,
“Hukuk devletlerinde hükümetler,
sivil toplum örgütleriyle kavga
etmek, kendine yakın olmayanları
cezalandırmak yerine onların
teknik ve mesleki bilgilerinden en
üst düzeyde faydalanır. Onları yol
gösterici olarak değerlendirir.
Oysa AKP hükümeti son dakika
değişikliğiyle yıllardır TOBB
bünyesinde faaliyet gösteren Dış
Ekonomik İlişkiler Konseyi’ni
(DEİK) Ekonomi Bakanı’na
bağladı. DEİK’in görev ve yetk-
ilerini, bütçesini, yönetim ve denetimini yönetmelikle düzenlemeye kalkıyor. İş dünyasının en
önde gelen isimlerinin üyeleri Koç, Sabancı,
Özyeğin, Kent, Şahenk, Çalık gidip Bakanın
emrinde memuriyet mi yapmayacağına göre;
DEİK sivil toplum kuruluşu özelliğini yitirerek
yönetimini bürokrasinin atadığı işlevsiz bir
kurum haline dönüşecektir. Bunun
işin amacı ekonominin kurumlarının tamamını –devlete bile
değil- hükümete bağlamaktır,
hükümetçileştirmektir. DEİK
tamam, sırada TOBB, TESK,
TMMOB,TURMOB, TÜSİAD ve
TUSKON mu var? Öğrencisiz
milli eğitim isteyenler gibi, sivil kuruluşsuz ekonomi yönetimi istiyorlar” dedi.
Meslek odalarına düşmanca
tutum
Hükümetin meslek örgütlerine yönelik sistemli bir saldırı içinde olduğunu öne süren
CHP’li vekil, “Önce TOBB’un seçimlerini iptal
ettirmeye kalktılar, bu torba kanunda TOBB’un
bazı belgeleri verme yetkisini TİM’e devrettiler.
Esnaf ve Sanatkar odalarını kapatmak, merkezi
bir oda altında toplamak gibi bir niyetleri yıllardır devam ediyor. TURMOB ve Mimar
Mühendis Odalarının seçim sistemini değiştip
bu kurumların idari yapılarına etki etmeye
çalıştılar. Bu kurumların yöneticileri Anayasa’dan kaynaklanan görevlerini yaptıkları için ‘istemezükçü’ ilan edildi, hükümetin hışmına uğradı.
Yetkileri ve işlevleri ortadan kaldırılmaya
çalışıldı. Meslek odalarına ve örgütlü topluma
karşı sürdürülen düşmanca tutum, Türkiye’nin
demokraside geldiği noktayı göstermektedir.
Örgütlü toplumun, sivil toplum kuruluşlarının,
meslek odalarının savunucusu olmaya devam
edeceğiz” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
Egeli giyimcilere iç giyim fuarı daveti
Egeli giyimciler, 5-7 Şubat 2015 tarihinde 8 bine
yakın profesyonel ziyaretçinin geldiği If Expo İç
Giyim ve Çorap Fuarı’na hazırlanıyor. Ege
Giyim Sanayicileri Derneği, (EGSD) İzmir’de
fuarı organize eden TÜYAP Yetkilileri ile yaptığı
tanıtım toplantısı ile üyelerini, İstanbul’da Moda
ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF)
bünyesinde yer alan derneklerin destekleri ile
düzenlenen fuara davet etti.
Anemon Otel’de düzenlenen tanıtım toplantısına MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, EGSD
Başkanı Mukadder Özden, TÜYAP Ege Bölge
Başkanı Ercüment Er, TÜYAP Tekstil Sektörü
Proje Grup Başkanı Gülbin Bozkurt, TÜYAP
Pazarlama Grup Müdürü Fuat Güvenlidal,
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
musarslan1960@hotmail.com
dernek başkanları ve EGSD Yönetim Kurulu
Üyeleri katıldı.
‘FUAR YENİ PAZARLARA
AÇILMAYA ARACILIK EDECEK’
EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Mukadder
Özden, If Expo İç Giyim ve Çorap Fuarı’nın
kendi alanında önemli bir fuar olduğuna dikkat
çekerek, İzmirli firmaları fuara davet ettiklerini
söyledi.
Fuara katılan İzmirli firmaların burada büyük
faydalar sağlayacağına inandığını vurgulayan
Özden, “Son on yıldır İzmir’de nitelikli içi giyim
üretimi konusunda yatırımlar hızlandı. Bu nedenle fuar bizim için daha da önemli hale geldi.
DEVLET
YARDIMLARI-2
Velilere kanserojen
madde uyarısı
Ayakkabıcılar Milano’dan
Fuara geçen yıl 194 firmanın katıldığını ve 56
ilden 6 bin 368, 60 ülkeden bin 312 olmak üzere
toplam 7 bin 680 profesyonel ziyaret etti. Fuarın
yeni pazarlara açılmada önemli bir pazarlama
aracı olduğunu düşündüğümüzde her yıl büyüyen
bu fuar İzmir’de bu alanda faaliyet gösteren firmaların yeni pazarlara yelken açmasını sağlayacaktır.” dedi.
‘İZMİRLİ FİRMALARI BEKLİYORUZ’
MHGF Başkan Hüseyin Öztürk ise destek
verdikleri fuarın her yıl büyüdüğüne dikkat çekerek, bu yıl 7 bin 600 metrekarede düzenlenen
fuarın önümüzdeki yıl 10 bin metrekare alanın
üzerinde yapılacağını kaydetti. (CİHAN)
görüşmesi gerçekleştirdi. Kuru Meyve Tanıtım
Grubu’nun Çin Halk Cumhuriyeti’ni hedef
pazar olarak belirlediğini hatırlatan Celep, şunları kaydetti: “Çin’de büyükşehirler Şanghay ve
Pekin’de gıda fuarlarında yaptığımız tanıtım
çalışmalarına Xiamen ile devam ettik. Özellikle
kuru incire yoğun ilgi var. 2010 yılında Çin’e
kuru incir ihracatımız sadece 32 ton iken, 2013
yılı sonunda 2 bin 341 tona ulaştık. Kuru kayısı
ihracatımızda 142 ton’dan 340 tona çıktı. Hong
Kong ve Vietnam üzerinden de Çin’e önemli
miktarda kuru meyve ihracatı oluyor. Dünyanın
en fazla büyüyen ve zenginleşen coğrafyasına
ihracatımızı arttırmak için tanıtım çalışmalarımız devam edecek.”
ZENGİNLİK ARTTI, BAHARAT
TÜKETİMİ PATLADI
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan
Yardımcısı ve Ege Ağaç Mamulleri ve Orman
Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu
Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu, Çinli firmalarla
yaptıkları ikili iş görüşmelerinde özellikle kereste talebi ile karşılaştıklarını söyledi.
Mobilya hammaddesi olarak kullanılabilecek değişik ağaç cinslerine karşı bir taleple
karşılaştıklarını belirten Tarakçıoğlu, kısa sürede
Orman Bakanlığı’ndan bu konuda bilgi alarak,
Çinli yetkililerle ticaret olanaklarını zorlayacaklarını söyledi.
Çin’de son yıllardaki yüksek büyüme sonrasında refahın arttığını anlatan Tarakçıoğlu,
“Çin’deki refah artışına paralel olarak yemek
kültürü zenginleşti. Her türlü baharata yoğun
ilgi gösteriyorlar. Türkiye’den Çin’e baharat
ihracatının gelişebileceği bir zemin var. Ticari ilişkiler devam ettirildiği takdirde baharat ihracatımız artış gösterecektir.” şeklinde konuştu.
(CİHAN)
"Manisa’nın yarısı
FAZLA KİLOLU"
Bu kursu bitiren
işsiz kalmıyor
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu
tarafından düzenlenen cankurtaran
kurslarına katılanların kısa sürede iş bulduğu belirtildi. Türkiye Sualtı Sporları
Federasyonu ve Güney Ege Turistik Otelciler Birliği tarafından Marmaris'te bronz
ve gümüş cankurtaran kursları düzenlendi. Marmaris Belediyesi Yüzme Eğitim
Merkezi'ndeki kurslara biri kadın 25 kişi
katıldı. Kurslar hakkında gazetecilere
bilgi veren Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Cankurtaran Eğitmeni Hayrettin
Hayri Tokmakçı, bronz cankurtaranlık
kursuna katılanların havuzda, gümüşe
katılanların ise sahillerde cankurtaranlık
yapabildiğini söyledi. Marmaris'te üçüncü
kez gerçekleştirilen kurslara ilginin yoğun
olduğunu ifade eden Tokmakçı, "Yönetmelik ve talimatnameler gereğince ticari
amaçlı işletilen havuz ve sahillerin hepsinde cankurtaran bulundurma zorunluluğu var. Cankurtaranların eğitimleri
Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu
tarafından Uluslararası Cankurtarma Federasyonunun belirlediği kurallar ışığında
veriliyor" dedi. Bronz cankurtaran eğiti-
minin 3 gün sürdüğü bilgisini veren Tokmakçı, bu kurslara katılmak isteyenlerin
18 yaşını doldurmuş, yüzme biliyor ve en
az ilkokul mezunu olmasının yeterli
olduğunu kaydetti.
- Cankurtaran açığı var
Kurslara katılımın yoğun düzeyde olmasına rağmen Türkiye'de cankurtaran
açığının üst seviyede olduğuna dikkati
çeken Tokmakçı, "Sezonun sonuna yaklaşmış olmamıza rağmen birçok
işletmeden cankurtaran talebi geliyor.
Özellikle üniversitelerin açılmasıyla birlikte cankurtaran sıkıntısı daha da arttı.
İşi olmayan arkadaşlara çağrı yapıyorum,
lütfen gelip kurslarımıza katılın" diye
konuştu. Tokmakçı, cankurtaranların en
az bin 200 - bin 300 lira maaş aldıklarını
ve turizm sezonunun 6-7 ay olduğu
düşünüldüğünde bunun iyi bir iş imkanı
olduğunu dile getirdi.
Kursa katılanların hepsinin iş bulduğunu
anlatan Tokmakçı, "Bu sene eğitim
verdiğimiz arkadaşların yüzde 100'ünü işe
yerleştirdik” dedi. (AA)
Manisa Halk Sağlığı Müdürü Ziya Tay, Halk
Sağlığı Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte ''Kaba bir hesapla Manisa'nın yarıya yakını
fazla kiloludur'' dedi. Manolya Meydanı’nda
Halk Sağlığı Haftası kapsamında Manisa Halk
Sağlığı Müdürlüğü tarafından açılan stantta
vatandaşların boy ve kiloları ölçüldü. Burada bir
konuşma yapan Tay, aşırı kilolar sonucu çeşitli
rahatsızlıkların meydana geldiğini hatırlatarak,
kronik solunum yolu hastalıkları, kanserler ve
şeker hastalığının başlıca hastalıklar olduğunu
vurguladı. Bu hastalıkların bazı basit tedbirlerin
alınmasıyla önlenebileceğini kaydeden Tay,
şöyle konuştu: ''Özellikle diyabet hastalığı, kronik kalp damar hastalıklarının yüzde 80’i,
kanserlerin üçte biri, sigara ve alkol kullanımının, sağlıksız beslenmenin, hareketsiz
yaşam tarzının önlenmesiyle önlenebilir durumdadır. Günümüzde obezite giderek artan bir
sorun olmaya devam etmektedir. Manisa’da aile
hekimleri tarafından yapılan çalışmada yetişkin
insanların yüzde 27’sinin obez, yüzde 22’sininde
fazla kilolu olduğu tespit edilmiştir. Kaba bir
hesapla yarıya yakını fazla kiloludur.'' (AA)
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
2014
Cumartesi
17Eylül
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 13
Çin pazarında atağa geçti
TÜRKİYE NE
YAPACAK?
Obama'nın açıklamalarından ve Suudi Arabistan da yapılan toplantıdan sonra bütün gözler Türkiye'ye çevrilmiş durumda. Türkiye
Işid'in elinde 49 rehinesi varken ve koalisyon
için Arabistan da yapılan toplantıdaki kararları
imzalamayarak ne yapmak istiyor? Amerika
Türkiye'yi ortadoğu bataklığına sokmaya
çalışıyor ama Türkiye neden bu duruma
yoğun destek yerine kerhen destek vermeyi
seçiyor?
Öncelikle bu koalisyonun amacı ne Işid'i yok
etmek, ne de terör ile mücadele etmek
amacını taşıyor. Bu kapitalist batının yeni bir
harekete geçişi ve Ortadoğu da yeniden söz
sahibi olmak ve çatışmalardan nemalanmak
arzusundan başka birşey değil.Bunu bir tesbit
olarak yapalım ve daha önce de belirttiğimiz
üzere güçlenen Türkiye'ye karşı yeni bir oyun
kurmak ve gelişmesine engel olmak amacındadır.
Bunu ilerde PKK ve peşmergeye silah vererek hem para kazanmaya, sıkıntıya giren
savaş sanayisini ayağa kaldırmaya hem de
doların itibarını kurtarmaya ve güçlendirmeye
çalışmaktadır.Ayrıca onlara verilecek silahlar
ilerde Türkiye'ye pkk benzeri bir örgüt ile
yeniden bela olmaya ve tehdit etmeye başlayacak, hatta bağımsız bir Kürdistan kurulacağını ima ederek Türkiye'yi yeniden terör ile
uğraşmaya mecbur bırakacaktır.
Sonuç da Türkiye bu koalisyona açık destek
vermeyeceğini her davranışı ile ortaya koymuştur. Sadece sınır güvenliğinin artırılması
ve belki de bazı üslerin kullanılmasına
müsaade ederek bu koalisyona aktif katılmayacağını da ortaya koymuştur.
Şimdi ne olacak? Anadoludaki bir tabir ile
aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık
hesabı bir sıkıntı içine girmiştir. Bir yanda 49
rehinesi var. Diğer yanda nato bünyesinde
alınmış bir kararla koalisyon oluşturulmuş ve
Türkiye'nin aktif katılımı istenmektedir. Üstelik bu koalisyon için herkesin bir hesabı
vardır. Rusya ve İran'ın yaptığı açıklamalar da
ortadadır. Yani super güçlerin bir savaşı olarak
da görebiliriz bu durumu.
Amerika ve Batı ortadoğu da yeniden eski
hakimiyetini kurmak, sömürmek ve silah satmak peşindedir. Rusya ve İran da bu durumdan rahatsız ve buna müsaade edilmeyeceğini
ifade etmektedirler. Bu durum aynı zamanda
Ukrayna ve Rusya'nın genişleme gayretleri ile
de yakından ilgilidir.
Yani dünya yeni bir kavgaya girişmiştir.
Önemli olan Türkiye bu yeni durumda nasıl
bir tavır alacak, Nato üyesi olarak işbirliği
yapmak durumunda kalırken, İran ve Rusya
ile ilişkilerinde nasıl bir yol izleyecektir. Hep
beraber izleyecek ve gelişmeleri göreceğiz.
Ama her halükarda bu durum Türkiye için
bir sıkıntıdır ve dış politikada kolay bir dönem
olmayacağı anlaşılmaktadır.
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
Kemalpaşa Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda
düzenlenen Kırtasiye Malzemeleri ve Çocuk
Kıyafetlerinde Güvenlik konulu seminerde
konuşan Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif
Uğurlu, okulların açılmasıyla birlikte velilerin
okul alışverişlerinde dikkatli olması gerektiğini
söyledi. Başkan Uğurlu, özellikle zararlı madde
içeren kırtasiye ürünlerinden uzak durulması
gerektiğine vurgulayarak, velilerden aldıkları
ürünlere dikkat etmeleri uyarısında bulundu.
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı
günler kala, milyonlarca öğrenci ve veliyi ilgilendiren zararlı madde içeren kırtasiye ve
okul ürünlerinin satılması konusunda düzenlenen toplantıda konuşan Kemalpaşa Belediye
Başkanı Arif Uğurlu, okulların açılmasıyla birlikte velilerin okul alışverişlerinde çok dikkatli
olması gerektiğini söyledi. Kemalpaşa
Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilen Kırtasiye Malzemeleri ve Çocuk Kıyafetlerinde Güvenlik konulu seminerde velilere
seslenen Başkan Uğurlu, "Çocuklarımızın
büyüme sürecinde, nasıl ki onların üzerine
titriyor ve sıkıntılarını kendi canımızdan öte tutuyorsak; okullarımızın açılacağı şu günlerde
de kırtasiye ve okul malzemelerini satın alırken
o ölçüde dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü
Avni Dilber, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Vefa
Bardakçı, İzmir Ticaret İl Müdürü Cevat
Akgönüllü, Kemalpaşa İlçe Milli Eğitim
Müdürü Fikret Yılmaz ve Kemalpaşa Esnaf ve
Sanatkarlar Odası Başkanı Temel Küçük'ün de
bulunduğu seminerde konuşan Başkan Uğurlu,
"Bu noktada velilerimiz her zaman duyarlı ve
dikkatli olmalı. Çocuklarımıza kanserojen ya
da zararlı madde içeren ürünleri kesinlikle almamalı. Özellikle şekli itibariyle göze hoş
gelen ancak sağlık açısından son derece
tehlikeli olan kırtasiye malzemelerinden kaçınmamız gerekiyor. Sonuçta bugün ucuza satın
aldığımız bir ürün gelecekte çocuğumuzun
sağlığı açısından ciddi tehditler içerebiliyor.
Dolayısıyla satın alınan her ürünün sorgulanması, kaynağının araştırılması ve belgeli olmasına özen göstermeliyiz" ifadesinde
bulundu.
DENETİMLER YOĞUNLAŞTI
Toplantıda, bir konuşması yapan Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve
Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber ise
devletin insan sağlığına zararlı maddeler içeren
ürünler konusunda son derece duyarlı
davrandığını söyledi. Dilber, "Bakanlığımız,
denetimlerin yapılması, piyasanın tehlikeli
kimyasal madde içeren ürünlerden arındırılması ya da bunların toplatılması konusuna
önem veriyor. Öyle ki bakanlık bünyesinde
yapmış olduğumuz kurumsal revizyonu illerimize taşıdık. Sadece bu konuda denetim yapan
100 tane ürün denetmeni aldık. Bu
arkadaşlarımız il bazında denetim yapıyorlar"
diye konuştu. Günümüz teknolojilerinin
gelişmesi ve rekabetin kızışmasıyla birlikte
insan sağlığı açısından tehlikeli ürünlerin
piyasada bulunabildiğine işaret eden Dilber,
"Bu konuyla ilgili olarak Bakanlar Kurulumuz,
kurumlara bazı görevler verdi. Buna göre her
bakanlık, kendi görev alanıyla ilgili piyasa
denetimini yapıyor. Biz de Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı olarak gerekli tedbirleri aldık. 2011
yılından itibaren özellikle tüketicilerin kullanıma yönelik ürünlerle ilgili çalışmalar yapmaya başladık. Ürün gruplarımız arasında
tekstil ve ayakkabıdan kırtasiye ve mobilyaya;
oyuncaktan çocuk bakım ürünlerine kadar çok
geniş bir yelpaze yer alıyor" dedi.
(HABER MERKEZİ)
Soma'da çöpler 'çöp
taksi' ile toplanıyor
Manisa'nın Soma ilçesinde çevre kirliğini önlemek ve hijyeni sağlamak amacıyla belediye
tarafından çöplerin hızlı bir şekilde toplanması
için 'çöp taksi' uygulaması başlatıldı. Soma
Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mustafa
Güllüce konuyla ilgili yaptığı açıklamada,
"Uygulamayı, ana caddelerdeki çöp alımı
sırasında yaşanan trafik sıkışıklığını önlemek
amacıyla yapıyoruz. Çevre kirliliğini önleme
ve hijyende amaçlarımız arasında. Bunun
yanında vatandaşlarımıza araç üzerindeki 444
18 91 nolu telefondan istediği zaman direk
bizi aradıklarında ivedi olarak onlara
aracımızı yönlendiriyoruz. Hangi saatte
çıkarsa çıksın, çöpümüz devamlı aracımız
dolaştığı için kaldırım üzerinde herhangi bir
pisliğimiz, çöpümüz kalmıyor. Onun için
vatandaşımız bu çalışmadan dolayı memnun
olduklarını beyan ediyorlar." dedi. (CİHAN)
Gaziemir’de özgür
sahne, özgür sanat
Kültürel çalışmalarını fiziki projeleriyle
tamamlayan Belediye Başkanı Halil İbrahim
Şenol, Gaziemir’e kültürel kimlik kazandırdı.
İzmir’in en büyük sahnesine Kazım
Koyuncu’nun, Atatürk Kültür Merkezi’nin
sahnesine Nazım Hikmet’in ismini veren
Başkan Şenol, bu sahneleri özgürleştirerek
ünlü sanatçıların ve belediye kursiyerlerinin
sanatlarını özgürce sahnelemelerini sağladı.
2009 yılında Başkan Şenol’un göreve gelmesiyle özgürleşen Gaziemir’in sahneleri ünlü
sanatçıların gözdesi, düzenlenen kurslarla amatörlerin vazgeçilmesi oldu. Adeta ünlüler
geçidi yaşanan Gaziemir’de, Halit Akçatepe,
Sinan Bengier, Genco Erkal, Ali Poyrazoğlu,
Perihan Savaş, Levent Kırca, Ragıp Yavuz,
Orhan Aydın Mahşeri Cümbüş Ercüment Balakoğlu, Mehmet Esen gibi sanatçılar sahne
aldı. Tiyatro gruplarının da ilgisini çeken
kentin sahnelerinde Yeni Kapı Tiyatrosu,
Toprak Sahne Tiyatrosu, Ankara Ekin Tiyatrosu, Aliağa Petrol-İş Sendikası Tiyatrosu,
Menemen Belediye Tiyatrosu, Menderes
Belediye Tiyatrosu, İzmir Sanat Kulesi, Adım
Tiyatrosu, Abdullah Şahin Nokta Tiyatrosu,
Dostlar Tiyatrosu başta olmak üzere birçok
tiyatro ekibi oyunlarını sahneleme şansı buldu.
Belediye, Atatürk Kültür Merkezi’nde her ay
güncellenen takvimiyle farklı oyun, gösteri ve
etkinliklerle vatandaşı sanatla buluşturuyor.
Merkezde bugüne kadar 80 binden fazla
vatandaş çeşitli sanat etkinliklerini izledi.
Başkan Şenol, Gaziemirlilerin kendini
geliştirmesi için çok sayıda kültür-sanat kursu
açıyor. Resim, müzik, gitar, bale, halk oyunları, tiyatro gibi birçok dalda verilen eğitimlere
binlerce kursiyer katılıyor. Kursiyerler
katıldıkları kurslardaki kazanımları yılsonunda
düzenlenen gösteriler ve sergilerle beğeniye
sunuyor. (HABER MERKEZİ)
İnsanlar iş yapmadan bedavadan gelen yardımlarla geçinmeye alışırlarsa dilenci ruhlu, şahsiyeti zayıf kişiler toplumda görülmeye başlar.
Bu tip kişiler toplumda asalak durumunda olur
ve her şeye zarar verecek duruma düşerler.
Çalışmadan yardım aldıkları için ömür
dakikaları geçmek bilmez. Ona buna sataşmaya başlar ve güvenliği bozan sokak serserisi
haline gelmiş olurlar.
Selçuklu Sultanı Alparslan’a veziri Nizamülmülk’ü bir mektupla bazı suçlar isnat ederek şikayet ederler. Alparslan vezirini çağırır,
şikayet mektubunu kendisine uzatır ve şöyle
söyler:
“Bu mektubu oku. Yazılanlar doğru ise kendini
düzelt. Yaşlan ve iftira ise yazanları affet. Bu
tip insanlara iş vererek onları meşgul et. Böyle
şeylerle uğraşmaya fırsat bulamasınlar.” der.
İnsanları dilenci haline getirenler ise onların
yaptıkları bütün kötülüklerden sorumlu olurlar.
Yardımlar herhangi bir nedenle kesilmek durumunda kaldığı zaman bunlar kendisine eskiden
verilenleri tekrar alabilmek için her şeyi göze
alırlar.
Çeşitli metotlar kullanılarak vatandaşlara kendi
emeğinden kazandığını yeme bilinci ve zevki
kazandırılmalıdır.
İhtiyaç sahiplerinin tespiti için güvenilir ekipler
oluşturulmalı ve yardımlar onların hazırladığı
bilgiler dahilinde vatandaşlara yapılmalıdır.
Şimdi Türkiye’de devletten yardım almak için
gerekli belgeler çeşitli yollarla çok kolay temin
edilebilir ve çok fazla yardım rastgele kişilere
dağıtılabilir.
Öğretmenlik yapan bir arkadaşa okul
velilerinden birisi gelip ellerinde çok fazla
yardım için gönderilmiş soğan ve patates
olduğunu istediği takdirde kendisine bunlardan
verebileceğini teklif edebiliyor.
Devletin elinde bu şekilde dağıtılan bu imkanlar vatandaşlardan toplanan vergilerden oluşturulmuyor mu?
Hakkı olmayan insanlara verildiği takdirde
vergi veren kişilerin bu haksız dağıtım
karşısında yetkililerde hakkı olmuyor mu?
Devlet yardımlarının kimlere verileceğine karar
verecek olan kişiler, bu meselelerin anlatılacağı
ciddi seminerlerden geçirilmelidir. Vereceği
yardımların her kuruşunda “tüyü bitmemiş
yetimin hakkı” olduğu,, yanlış yardım dağıttığı
takdirde gerçekten yardıma ihtiyacı olduğu
halde yardım alamayan kişilerin vebalinin kendisine ait olacağı anlayışı kazandırılmalıdır.
Eğitimle vatandaşların gönlü tok olmaları
sağlanmalıdır. Dilenci ruha sahip kişilerin
hırslarının doyması mümkün değildir. Yedi
deryayı içseler yine susuzluktan kıvranırlar.
Kanaat sahibi kişiler ise ihtiyaç fazlası olan
hiçbir şeyi talep etmezler.
Osmanlı döneminde bir kişi zekat verecek
kimse bulamaz. Parasını bir keseye koyarak
Cağaloğlu’nda bir ağaca asar. Üzerine de:
“Kardeşim! Bu benim zekatımdır. Verecek
kimse bulamadım. İhtiyacın varsa al.” diye
yazar. Üç ay kese ağaçta asılı sallanır. Kimse
almaz. (Tarih Şuuruna Doğru, İbrahim Refik)
Türkiye’nin bir hayli yerinde sadaka koymak
için yapılmış yerler var. Orada her zaman
ihtiyaç sahiplerinin alması için para bulunmuştur. Gizli olarak yapılan alıp vermelerden
dolayı sadaka taşlarında parasızlık yaşanmamıştır.
Meşru olarak dünyanın en zengini olmak teşvik
edilmelidir. Merhum Cumhurbaşkanımız
Turgut Özal:
“Çalışın. Zengin olun. Başkalarına borç verin.
Bugün borç alan yarın emir alır.” derdi.
Ama zengin olmak için meşru- gayr-i meşru
demeden her yolu mübah saymak bizim
kültürümüzle bağdaşacak bir durum değildir.
Okul gibi yerlerde personel sıkıntısından
öğrencilere temizlik işleri yaptırılmaktadır.
İşsiz kişilerle sözleşme yapılarak park- bahçe,
okul, yol yapımı gibi işlerde çalıştırılmalı,
topluma faydalı olan üretici insan durumuna
getirilmelidir.
Emekli maaşları bu kadar az olunca geçinmek
mümkün olmadığından iaşesini temin için her
yol mübah kabul edilmektedir.
Devletin imkanları yanlı yerlerde israf
edilmezse emeklilerin maaşları da bununla
doğru orantılı olarak artmaya başlar ve
emekliler dilencilik veya gayr-i meşru yollarla
bazı şeyleri elde etmeye çalışmazlar.
“Bu mesele siyasi bütün mülahazaların
ötesinde bir anlayışla ele alınmalıdır.” dense
bile realitede bu imkansız gibidir. Hiç olmazsa
siyasi mülahazayı asgariye indirmeye çalışmak
gerekir.
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL HABERLER
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13 Eylül 2014
971Şubat
2013Cumartesi
Perşembe
Aile hekimleri, uyuşturucuyla
mücadelede görev alacak
"Sanatsızlıktan ot bitti"
Marmaris'te daha önce görkemli konser ve gösterilere
ev sahipliği yapan amfi tiyatroda, son yıllarda neredeyse hiç etkinlik düzenlenmemesi yüzünden otlar
bitti. İlçe merkezindeki 6 bin kişilik Marmaris Amfi
Tiyatro'da, bahar ve yaz döneminde sadece birkaç
konser gerçekleştirilebildi. Nazan Öncel, Teoman,
Haluk Levent gibi ünlü sanatçıların yanı sıra Levent
Kırca Tiyatrosu'nun "Haziran" ve Ferhan Şensoy'un
"Ferhangi Şeyler" isimli oyunlarının da aralarında bulunduğu planlanan çok sayıda program, yeterli bilet
satışı olmadığı için iptal edildi. Daha önce binlerce
kişinin katıldığı konserlere ve "Marmaris Bale Günleri" kapsamında Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul ve
Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçılarına ev sahipliği yapan amfi tiyatro, bugün ise gündüzleri turistlerin fotoğraf çekim alanı, geceleri ise madde bağımlısı
ve sokakta yaşayanların barınağı haline geldi. Hareketliliğin az olduğu amfi tiyatroda son dönemde otlar
da büyümeye başladı. Tiyatroyu saran otlar, görenlerin, "Sanatsızlıktan ot bitmiş" yorumlarına neden oldu.
- "Halk etkinliğe gidecek vakit bulamıyor"
Marmaris Filarmoni Derneği Başkanı Ahmet Altınöz, yaptığı açıklamada, Marmaris halkının önemli
bir kısmının günde neredeyse 18 saat çalıştığını, halkın etkinliklere gidecek vakit bulamadığını ifade söyledi. Tatilcilerin etkinliklerden haberdar edilerek katılmalarını sağlayacak bir yöntem izlenmesi gerektiğini
belirten Altınöz, "Yeterince tanıtım imkanı bulunmadığı için yerleşik halk ve dışarıdan gelen misafirler,
etkinliklerden haberdar olamıyor" dedi.
- Kirası 500 liraya düşürüldü
Amfi tiyatronun akustik yapısının yetersizliğine
de işaret eden Altınöz, çevreden gelen gürültülerin
burada konser veya tiyatro yapılmasını zorlaştırdığını
kaydetti. Marmaris Belediyesinin, daha fazla etkinliğe ev sahipliği yapması için amfi tiyatroda fiyat indirimine gittiğini hatırlatan Altınöz, "Amfi tiyatronun
daha önce 4 bin lira olan kirası önce 2 bin liraya, sonra da 500 liraya indirildi. Hatta toplum yararına faaliyet gösteren dernekler, tiyatrodan ücretsiz faydalanabiliyor" diye konuştu.
- "Halk bedavaya alıştırıldı"
Marmaris halkının meydanlarda düzenlenen bedava konserlere alıştırıldığını belirten Altınöz, şunları
söyledi: "Sanatın bir değeri vardır. 1 liraya bile olsa
ücret ödenmesi gerektiğinin öğretilmesi lazım. İnsanımız para vermediği şeyin kıymetini bilmiyor. Bu
konuda devletin uyguladığı sistemler güzel. Tiyatrolar ve konserlere düşük fiyatlarla girebiliyorsunuz. İstanbul, Ankara ve İzmir'deki gibi Marmaris'te de böyle bir şey yapılabilirse en azından toplu bilet satışlarıyla etkinliklere halkın katılımı sağlanabilir. Böylece
Marmaris'te bir kültür sanat şehri olabilir." (AA)
CHP’li Moroğlu, bakana
‘bonzai’ ve ‘jamaika’dan kaç
kişinin öldüğünü sordu
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle
TBMM’ye soru önergesi verdi. Önergesinde son dönemde onlarca gencin ölmesine veya komaya girmesine neden olan ‘bonzai’, ‘jamaika’ gibi uyuşturucu
maddeleri soran Moroğlu, önergesinde şu ifadelere
yer verdi; “Özellikle son dönemde ülkemizde pek
çok gencimizin bu maddelerin kullanımı nedeni ile
hayatını kaybettiği yazılı ve görsel basında yer almaktadır. Kolay tedarik edilmesinin ve ucuz olmasının bu kadar hızlı bir şeklide yayılmasında etken olduğu da uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. Konuyla ilgili olarak Türkiye Psikiyatri Derneği de bir
açıklama yapmıştır. Bu açıklamada “ülkemiz bağımlılık politikalarının çağımız koşullarına uygun olarak
oluşturulması ve acilen hastalara sağlıklı bir tedavi
uygulanabilmesi için tedavi kurumlarında Sentetik
kannabinoidler tarama testlerinin hızla yaygınlaştırılması” gerektiğine dikkat çekmiştir. Bunun yanında
bazı devlet hastanelerine, bu tip uyuşturucu maddeleri
kullandığını belirterek başvuran ve tıbbi yardım talep
eden kişilere herhangi bir tarama testi uygulanmadığı
bu nedenle tanı, tedavi ve hastanın takibi açısından
çok büyük zorlukların yaşandığı belirtilmektedir. Bu
süreçte adli açıdan da bazı sorunların ortaya çıktığı
ifade edilmektedir.” dedi. Moroğlu, Sağlık Bakanı
Müezzinoğlu’nun yanıtlaması istemiyle şu soruları
yöneltti; “Son 1 yıl içinde bonzai, Jamaika gibi isimlerle anılan uyuşturucu madde kullanımı nedeni ile
kaç vatandaşımız hayatını kaybetmiştir? Bu uyuşturucu maddelerin nereden, nasıl temin edildiğine dair
elinizde bir bilgi var mıdır? Bu konuda Bakanlığınız
bir araştırma yapmakta mıdır? Devlet hastanelerinde
bu maddelerin kullanılıp kullanılmadığına ilişkin uygulanan bir test var mıdır? Bu test maliyeti yüksek bir
test midir? Son bir yıl içinde Bakanlığınıza bağlı devlet hastanelerine ya da özel hastanelere yaygınlaşan
bu uyuşturucu maddeleri kullandığını söyleyerek kaç
kişi başvuruda bulunmuş ve tedavi talep etmiştir?
Hastanelere başvurarak tedavi talep eden bağımlıların
adli açıdan sorunlar yaşadığı ifade edilmektedir. Bu
sorunlar nelerdir? Bu sorunların aşılması için Adalet
Bakanlığı ile ortak bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Halkın bilgilenmesi, özellikle gençlerimizin bağımlılık yaratan bu tür maddelere karşı bilinçlendirilmesi
için Bakanlık olarak şimdiye kadar yaptığınız çalışmalar nedir?” (CİHAN)
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 7 bakanlık olarak hazırladıkları
Uyuşturucu ile Mücadele Acil Eylem Planı’nın tamamlandığını belirterek Pazartesi günü Bakanlar Kurulu’na sunacaklarını açıkladı
A
dalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Gençlik ve Spor, İçişleri, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Sağlık
Bakanlığı olarak Uyuşturucu ile Mücadele Acil Eylem Planı’nı hazırladıklarını anlatan Müezzinoğlu, "Her boyutuyla A’dan Z’ye değerlendirmesini yaptık. Başbakanımızın onayını aldıktan sonra uygulamalara başlayacağız.
Aile hekimleri, okul aile birlikleri, Yeşilay Cemiyeti gibi sivil toplum örgütleri bölgede dinamikler muhtarlar
ve imamlar görev alacak." dedi. Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu, özel bir televizyonda konuk olduğu programda, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde
bulundu. Bakanlık olarak Türkiye genelinde nüfusu 2
bin olan belediyelerde dahil olmak
üzere musluktan akan suyun tamamını kontrol ettiklerini belirten Müezzinoğlu, "24 saat katip ediyoruz.
Buna havuz ve sahillerde dahil. Vatandaşın kullanımına giden her
türlü suyu kontrol eden ve takip
eden bir sistemimiz var. Ankara’da 1091 merkezde su numunesi aldığımız noktalar var. belirli periyodlarla alıyoruz ve günlük
olarak bunların tahlilini yapıyoruz. Temmuz Ağustos aylarında Ankara’da yaklaşık 500
numune alıp incelendi. Şuana
kadar tüm tetkiklerde Ankara’nın içme ve kullanım suyunda vatandaşımızın sağlığıyla ilgili en ufak sıkıntı verecek bir konu söz konusu değil." diye konuştu.
"DAMACANA SUYU TÜKETİYORUM"
Ankara’nın Kızıl Irmak’tan kullandığı su miktarının
arttığı ve bu sudaki sülfat oranının yüksek olduğu için
renk ve kokuya sebep olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, "Koku ve renkte bir sorun var. Ama Ankaralı vatandaşlarımız rahat olsunlar sağlık açısından herhangi bir
sorun söz konusu değil.” şeklinde konuştu. Çeşme suyu
tüketip tüketmediğinin sorulması üzerine Müezzinoğlu,
"Ne yazık ki tüketmiyorum damacana suyu tüketiyorum." cevabını verdi. Ülke olarak uyuşturucu ile ciddi
mücadele yapıldığını belirten Müezzinoğlu, "Son dö-
nemlerde tabana yayılan yeni tür ve türevlerle ilgili sıkıntılı sürecimiz başladı. Yaklaşık 2-2,5 ay önce Meclis'te Sağlık Komisyonu Başkanımız ve İçişleri Bakanımızla ne yapabiliriz diye değerlendirme yaptıktan sonra
ilgili bakanlıklar toplanalım dedik. 14 Temmuz’da
Sağlık Bakanlığı
koordinatörlüğünde 6 bakan ve
son olarak Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığının eklenmesiyle 7
bakanlık olarak müsteşar
yardımcılarımıza görev
verdik. Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Necdet
Ünüvar Başkanlığında bu 2 ay müsteşar yardımcıları,
Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve yerel yönetimlerde tecrübesi olan bir belediye başkanımızı bu çalışma içine katarak bir uyuşturucuyla mücadele acil eylem planı taslağının son şeklini verdik." şeklinde konuştu.
"7 BAKANLIĞIN HAZIRLADIĞI ACİL EYLEM PLANI
PAZARTESİ BAKANLAR KURULU'NA SUNULACAK"
Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Gençlik ve Spor,
İçişleri, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile
Sağlık Bakanlığı’nın birlikte hazırladığı uyuşturucuyla
mücadele acil eylem planını Pazartesi günü Bakanlar
Kurulu’na sunacaklarını ifade eden Müezzinoğlu, "Pazartesi günü sunum yapacağız ve ardından acil eylem
planımızda önerdiğimiz yeni tedbirler, bakış açıları ve
dinamikleri kamuoyuna sunacağız. Anneler babalar vatandaşlar ve sağ duyulu 77 milyon ülke insanı şunu bilmeli ki asla hiçbir bireyimizi, gencimizi, çocuğumuzu
ve insanımızı bu uyuşturucu tacirlerin eline teslim etmeyeceğiz. Her boyutuyla A’dan Z’ye değerlendirmesini yaptık. Başbakanımızın onayını aldıktan sonra uygulamalara başlayacağız." açıklamasında bulundu. Uyuşturucu ile mücadele konusunda ilk etapta koruyucu ve
önleyici tedbirler olmak üzere 2 konunun temel olduğunu hatırlatana Müezzinoğlu şunları söyledi: "Koruyucu
ve önleyici de çok güçlü olabilirsek ondan sonra tedavi
edici, rehabilite edici yükümüzü hafifletiriz.
Koruyucu ve önleyicileri yeterince yapamazsak oradaki dinamikleri güçlü kuramazsak tedaviyi ideal yaptık, koruyucu ve önleyici yeterli derecede dinamik olmazsa bu sayımız katlayarak devam eder bizde şu
kadar uyuşturucu kullanan gencimizi ve insanımızı tedavi ettik diye rakamları büyümesiyle övünürüz ki bunu istemiyoruz. Türkiye şuna uyuşturucu kullanımında Avrupa’nın ve gelişmiş dünyanın en
avantajlı ülkesi. Bunu korumayı
hedefliyoruz. En düşük seviyede
olan bir ülkeyiz." Aile hekimlerinin de uyuşturucuyla mücadelede görev alacağını belirten
Müezzinoğlu, "Aile hekimleri,
okul aile birlikleri, Yeşilay
Cemiyeti gibi sivil toplum örgütleri bölgede dinamikler
muhtarlar ve imamlar görev alacak.
Önümüzdeki süreçte aile sağlığı merkezlerimizi
devlet ve kamu fiziki mekanlarına yakışır projeler üzerinde çalışıyoruz.
Önümüzdeki dönemde hem ailelere bu anlamda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu mekanlarda aile
hekiminden destek alacakları gerek sosyal danışman
veya uzmanın olduğu gerekse hemşire ve sağlık çalışanından destek alacağımız bu fiziki mekanlarda onlara
da yer yapacağız ve biz ailenin yalnız sağlık hizmetlerini sunan değil yer yer sosyal desteğini de veren fiziki
mekanlarla aile hekimliği yapısını bütünleştirmeyi hedefliyoruz." açıklamasında bulundu. (CİHAN)
Bonzai kullanımı yaygınlaşıyor ama çoğu
hastanede tarama testi yapılmıyor
T
ürkiye Psikiyatri Derneği Alkol Madde Kullanım Bozuklukları Çalışma Birimi'nden Doç.
Dr. Cüneyt Evren, 'Sentetik Kannabinoidler'
(SK)ya da sentetik esrar türevlerinin Türkiye’de 'bonzai' adı ile bilinen, beyni etkileyen, bağımlılık
yapan maddeler olmasına rağmen, hastanelerde bu maddelerle ilgili tarama testlerinin yeterince yapılmadığını
öne sürdü
Evren, "Çoğu hastanede halen SK kullandığını belirterek tıbbi yardım arayışına giren kişilere herhangi bir
tarama test uygulanamamakta, bu durum tanı, tedavi ve
hastanın tedavi sürecini takipte tıbbi ve adli açıdan zorluk yaratmaktadır." dedi. Türkiye'nin bağımlılık politikalarının çağın koşullarına uygun olarak oluşturulmasına ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların sorumluluklarını
ciddiyetle ele almaları gerektiğini ifade eden Doç. Dr.
Evren, hastalara sağlıklı bir tedavi uygulanabilmesi için
tedavi kurumlarında SK tarama testlerinin hızla yaygınlaştırılmasının elzem olduğunu dile getirdi. 'Sentetik
Kannabinoidler (SK)ya da sentetik esrar türevlerinin
Çin’de ve Hindistan’da laboratuvar ortamlarında toz halinde üretilerek tüm dünyaya dağıtıldığına işaret eden
evren, şunları kaydetti: "Bu maddeler daha sonra çeşitli
çözücüler içinde çözülmekte ve bitki karışımlarının üzerine püskürtülmekte, kurutulduktan sonra paketlenerek
satışa sunulmaktadır. Çok sayıda ticari markaları ve
isimleri olmakla birlikte Türkiye’de yaygın olarak kullanılan isimler 'Bonzai' ve 'Jamaika'dır. Ne yazık ki günümüzde bu madde oldukça kolay ulaşılabilir bir hale gelmiştir. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında internet siparişi yoluyla çok kolay ulaşılabildiği dikkat çekmektedir.
Bu siteler kapatılsada yeni siteler vasıtasıyla dağıtımı
yapılabilmektedir. Ayrıca satışa sunulan paketler üzerinde paketin içeriği hakkında bilgi verilmemekte ya da
yanlış bilgiler yer almaktadır."
SK’lerin ilk ortaya çıktıklarında henüz yasal düzenlemelere tabi olmadıklarından ve maddenin vücutta parçalanması sonucunda oluşan son ürünleri saptamaya yönelik olarak her zaman yapılan tarama testlerinde saptanamadığından kısa sürede yaygınlaştığını anlatan Doç.
Dr. Cüneyt Evren, "Bu maddeler öncelikle ilk piyasaya
çıktıklarında yanlış tanıtıldıkları ve denetlenmedikleri
için bağımlılık yapmayan keyif vericileri denemek isteyen ya da yeni bir madde arayışında olan ancak yasal
süreçlerden endişe edenler ve adli kontrole tabi olan kişiler arasında kullanılmaya başlamıştır. Ancak SK’lerin
kullanımındaki artış ve karşılaşılan sorunun büyüklüğü
fark edildikten sonra tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önlemler alınmaya başlamıştır. Türkiye’de
2011’den bu yana SK’ler Uyuşturucu Maddelerin Denetlenmesi Hakkında Kanuna tabi hale gelmişlerdir.
2013 yılında bakanlar kurulu kararıyla bu kanunun kap-
sadığı SK’lerin kapsamı genişletilmiştir. Ancak yasal
önlemleri aşabilmek için sürekli olarak yeni SK’ler piyasaya sürülmektedir. SK’leri rutin madde tarama testlerinde saptanamamaktadır, ancak yakın zamanda bazı
devlet hastanelerinde bazı SK türlerinin taramasını yapan testler denenmeye başlanmış, ne yazık ki henüz bu
testler yaygın hale gelmemiştir. Çoğu hastanede halen
SK kullandığını belirterek tıbbi yardım arayışına giren
kişilere herhangi bir tarama test uygulanamamakta, bu
durum tanı, tedavi ve hastanın tedavi sürecini takipte tıbbi ve adli açıdan zorluk yaratmaktadır." diye konuştu.
SK'den ilk haberdar olunma şekillerinden birinin de bu
tür maddeleri kullanan kişilerin ciddi yakınmalarla acil
servislere başvurmaları ile olduğunu vurgulayan Evren,
SK kullanımı sonrasında kişilerde çarpıntı, göğüs ağrısı,
huzursuzluk, solunum güçlükleri, kusma ve bulantı, bilinç kaybı, varsanılar ve sanrıların yanında intihar düşüncesi ya da girişimi, kendine ve başkasına zarar verici
davranışlar, kalp krizi, böbrek yetmezliği ya da epileptik
nöbetler gibi hayatı tehdit edebilecek belirtiler de görülebildiğine dikkat çekti. Maddenin kullanımı sonrasında
gerçeği değerlendirmenin bozulduğu şizofreni benzeri
psikotik tablolarla da karşılaşıldığını belirten evren'e göre; bu yüzden SK kullanımı sonrasında kişiler yaşadıkları fiziksel ve psikiyatrik belirtiler nedeniyle sıklıkla acil
tıbbi yardım başvurusunda bulunuyor.
SENTETİK UYUŞTURUCU KULLANANLARDA
HANGİ BELİRTİLERE RASTLANILIYOR?
SK’lerin bağımlılık yapıcı etkilerinin oldukça yüksek olduğunu ifade eden Evren şöyle devam etti: "Kullanan kişilerde çok sık kullanma ihtiyacıyla kısa sürede
bağımlılık geliştirebilmektedir. SK kullanım bozukluğu
olan kişiler bu maddeyi bırakmaya çalıştıklarında ise terleme, uykusuzluk, çarpıntı, huzursuzluk, bedensel ağrılar, bulantı ve kusma gibi yoksunluk belirtileri yaşayabilmekte bu belirtiler geçici de olsa maddeyi bırakmak
isteyen kişiyi zorlayabilmektedir. SK’leri bırakmak isteyen kişilerin psikiyatri polikliniklerine ya da bağımlılık
merkezlerine yardım başvurusunda bulunmaları, burada
ayaktan ya da yataklı tedavi programlarına katılabilmeleri bağımlılık problemlerinin üstesinden gelinmesinde
çok önemli bir faktördür." SK’lerin Türkiye'de önemli
bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine işaret eden Türkiye Psikiyatri Derneği Alkol Madde Kullanım Bozuklukları Çalışma Birimi'nden Doç. Dr. Cüneyt Evren, yapılan çalışmalarda SK kullanımının özellikle gençler
arasında yaygın olduğunu gösterdiğini açıkladı. Evren,
şunları söyledi: "SK kullanımı ile ilişkili olarak acil servislere, psikiyatri polikliniklerine ve aile hekimlerine
çok sayıda hasta başvurmaktadır. Kısa süre içerisinde,
önleme programlarının yanı sıra tedavi için başvuran SK
kullanıcılarına yaklaşım konusunda ilgili tıbbı dalların
birlikte hareket edebileceği multidisipliner bir tedavi
planı oluşturma zorunluluğu acilen gerekmektedir. Tüm
bunların ışığında ülkemizin bağımlılık politikalarının çağımız koşullarına uygun olarak oluşturulmasına ve ilgili
tüm kurum ve kuruluşların sorumluluklarını ciddiyetle
ele almalarına ihtiyaç olduğu bir kez daha görülmektedir. Madde kullanımını ve madde kullanım bozukluğunu
çağımızın ciddi bir sorunu olarak ele alıp uzun vadeli ve
kalıcı devlet politikaları geliştirmeli ve gerekli önleme
ve tedavi programları üretilmelidir."
"Okullar açılıyor, bonzai tehlikesine
çözüm bulunsun"
Kamu-Sen İl Temsilcisi Nurullah Albayrak, okulların açılmasına kısa bir süre kala, yetkililere çağrıda bulunarak, okul önlerini mesken tutan zehir tacirlerine karşı
gerekli önlemin acilen alınmasını istedi. Kamu-Sen İl
Temsilcisi ve Türk Ulaşım-Sen Şube Başkanı Nurullah
Albayrak, yaptığı açıklamada, kısa bir süre sonra okulların açılacağını hatırlattı. Yerel basında sık sık bonzai denilen illetin Sivas’ta yaygınlaştığının yazılıp çizildiğini
aktaran Albayrak şöyle devam etti: “Buradan Sayın valimizi, İl Emniyet Müdürlüğü'nü ve ilgili tüm mülki amir
ve idarecilerin konuya acilen dikkatlerini çekmek istiyoruz. Bu illet ile ilgili maalesef her gün bir genç ölüyor.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ilkokul ve lise önlerinde uyuşturucu satışlarının patladığı yerel ve ulusal basında da sık sık yer almaktadır. Ülkemizde okul önlerini
mesken tutan zehir tacirlerine karşı gerekli önlemi acilen
alınmalıdırlar. Okul önlerinde emniyetin motorize ekipleri olan Yunus polislerinin nöbet tutmalı ve bu hainlere
göz açtırmamalıdır. Ayrıca ülkeyi yöneten siyasi iradenin de bu zehir tacirlerine çok ağır cezaların verilmesi
için gerekli yasal düzenlemeyi bir an evvel yapmalıdır.
Uyuşturucuya karşı acilen özel sivil ekipler kurulmalı.”
Bonzai denilen illeti, kullanan çocukların ailelerinin anlayamamasının yanında, laboratuvar sonuçlarında da
çıkmamasının konuyu daha dikkatli ve vahim bir olay
haline getirdiğini anlatan Albayrak, "Bu tür uyuşturucuyu satan tacirler, sattıkları gençlere, bu illeti ailelerden
gizleme yöntemlerini de öğretiyor. Bir sivil toplum örgütü olarak başta aileleri, eğitim öğretim elemanlarını,
okul müdürlerini, okul idarecilerini, İl Emniyet görevlilerini, il mülki amirlerini ve Vali Alim Barut’a sesleniyorum. Bu konu üzerinde gerekli tedbirlerin, önlemlerin
alınması için gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.
Ayrıca siyasi iradenin ve özellikle İçişleri Bakanlığı'nın
da gerekli önlem ve çalışmaları acilen alması gerekmektedir. Uyuşturucunun ana kaynağının terör örgütleri olduğu da unutulmamalıdır.” uyarısında bulundu.
(CİHAN)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
13 Şubat
Eylül 2014
17
2013Cumartesi
Perşembe
Eski Türkiye'de her gece mehtaba bile çıkmaz mıydık?
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
Bu kadar şeffaflık bireyleri de toplumları da yormaz mı? O eski güzel günlerde bizim Antep
ağzındaki deyişin tanımladığı gibi değil miydi
hayatımız? - Keyfim paşa keyfi, halim itlerde
yok!
Toplumun morali bozulmasın diye intihar
haberlerinin basında yayınlanması yasaklanmıştı.
Ekonomi haberi olarak da Kapalıçarşı'daki altın
fiyatlarını vermek, herkese yeterdi... "Ermeni
Tehciri"ymiş, "Kürt Realitesi"ymiş veya "Kendi
tarihimizle yüzleşmekmiş" gibi meselelerden
kimsenin haberi mi vardı? "Bir Türk dünyaya bedeldir" derdik ve buna inanırdık da...
Bir de "Türkün Türk'ten başka dostu yoktur"
söylemi kazınmıştı belleklerimize. Dünyaya bakış
açımızı ise "Asılacaksan İngiliz ipiyle asıl" veya
"Türk gibi başla, Alman gibi bitir" benzeri deyişler yansıtırdı...
Kapalı bir yaşam
Mesela 1955'in 6-7 Eylül gecesi yönlendirilmiş
kalabalıklar İstanbul Rumlarının evlerine,
dükkânlarına, kiliselerine saldırırlar, yıkarlar, yağmalarlardı... O gece sıkıyönetim ilan edilir ve
yayın yasağı ile birlikte kimse ne olup bittiğini
tam olarak bilmezdi.
Ve daha sonra da kimse "1950'de sayıları 150
bin olan, aralarından milletvekilleri çıkan İstanbul
Rumlarının sayıları şimdi neden 2000'in altında"
diye pek sormazdı...
Amerika ile Sovyetler aya gitmek için yarışırlarken biz de her gece Heybeli'de mehtaba
çıkardık ve bu bize yeterdi... Ve köyden kente göç
başladığı için o dönemin Beyaz Türkleri "Halk
geldi, vatandaş denize rahat giremiyor" diye
yakınırlardı. "Köylü efendimizdir" derdik ama bu
efendilerin aramıza katılmalarını pek istemezdik...
Çünkü Kadıköy vapurunun lüks mevkiindeki tüm
yolcular birbirlerini tanır ve her sabah selamlaşırlardı.
Bir ara Köy Enstitüleri ile keman çalmayı
öğrenen köylülerin artık kente gelmeyi düşünmeyeceklerine bile inanmamış mıydık?
Şeffaflık yormaz mı?
Şimdi eski köylülerin 18 milyonu özel araç
sahibi... Eskinin sürgün yeri Bodrum'un tatil nüfusu 1 milyonu geçmekte... "Köy kahvaltısı" verilen mekânlarda organik yumurta ile yapılmış
jambonlu omletler ikram ediliyor. 60 milyon
Türkiyeli uçaklarda ve daha fazla sayıda akıllı
telefonlar var herkesin elinde.
En kötüsü de, herkes her şeyi biliyor artık. İpini kopartan bile yurtdışına çıkabildiği için, kimse
kimseye "Avrupa'da durum çok farklı" diye
ahkâm kesemiyor.
Ve herkes her şeyi bilmekten ötürü yorgun.
Yurt ve dünya gerçekleri ile birlikte ve yüz yüze
yaşamak yorgunluğu artırmakta... Artık kimse
"Bu bir kazadır" diye geçiştiremiyor, kazaların sorumluları aranıyor... "Bu halk bu demokrasiye
layık değil, bu halkı feshedelim" diyenler ya alaya
alınıyor ya da adliyelik oluyorlar şimdi.
Ahh... Eskiden ne kadar rahattık biz kentli
vatandaşlar... Halk geldi, huzurumuz da, rahatımız da kalmadı. Acaba Ankara'daki yeni
Cumhurbaşkanlığı konutuna "Aksaray" yerine
"Cihangir" denilse biraz olsun istikrar sağlanmaz
mı? 10.09.2014
On yıl önce, on yıl sonra...
Fehmi
KORU
HABERTÜRK GAZETESİ
İngiliz Independent gazetesi yazarı Robert Fisk,
Suriye’de boy veren ‘Cihadçı’ kimlikli militanlığın
kökenini Bosna-Hersek’te müslümanlara karşı işlenen insanlık suçlarına bağlıyor. Daha doğrusu,
dünyanın gözü önünde yaşanan insanlık dramını
önlemek için Batı’nın uzun süre kılını kıpırdatmayışına...
Yabana atılacak bir tez değil.
Müslüman ölümlere Batı’nın sergilediği duyarsızlık, Batılı ülkelerde doğmuş, öğrenim görmüş,
halen aynı coğrafyada yaşayan müslüman gençlerin
zihin dünyasını karmakarışık hale getirdi; bu
tamam...
Yine de bir sorum var: Bireysel olarak hiçbir suçu
bulunmayan insanları kameralar önünde vahşi
biçimde boğazlayacak, kendi din kardeşlerini rehine
alıp aylar boyu özgürlüklerinden mahrum edecek,
nefretlerini yönelttikleri Batı’nın gazabını bütün
müslümanların üzerine çekmeyi göze alacak kadar
mı?
Soruyu böyle formüle edince ortadaki mantıksızlık
sırıtmaya başlıyor.
Dünya, bugün, büyük çoğunluğu Batı kökenli IŞİD
örgütü militanlarına karşı topyekün bir savaş başlatma hazırlığında. ABD başkanı Barack Obama,
önce, “Belirlenmiş bir politikamız yok” dediği
IŞİD’e karşı mücadeleyi başlatacak bir konuşma
yapacak bugün. Almanlar da kendi çıkarlarını
önceleyen IŞİD’e dönük bir plan yapmışlar, onu
dünyaya satmakla meşguller.
İstenen, IŞİD’e karşı açılacak topyekün savaşta, İslâm Dünyası’nın Batılı ülkelere en kuvvetli biçimde
destek vermesi... Özellikle de Türkiye’nin...
Hani bizde “Devlette devamlılık esastır” diye bir
kalıp kabul var ya, aynı cümleyi dünya sistemi için
de tekrarlayabiliriz: “Dünya sisteminde devamlılık
esastır.”
Batı’nın, --1990’larda Bosna’daki soykırıma sessiz
kalan Batılı ülkelerin-- İslâm Dünyası’na silâhlı ilgisi ne zaman başladı? 11 Eylül (2001) uğursuz
eylemleriyle birlikte, değil mi? Dört uçağı eş zamanlı kaldırıp New York’taki ikiz kuleler ile Pentagon’a çarptıran eylemcilerin Ortadoğulu kimlikleri bu tetiklemeyi getirmişti.
Gariptir, eylemcilerin çoğu Suudi Arabistanlı
olduğu, aralarında tek bir Iraklı ve Afgan bulunmadığı halde, ABD, 1993’te oluşturduğu koalisyonla, kendisine hedef olarak Irak ile Afganistan’ı seçti.
Irak’ta Saddam’ın elinde kitle imha silâhları bulunduğu ve Afganistan’da yaşayan el-Kaide lideri
Üsame bin Laden ile ilişkisi olduğu yalanlarıyla...
Şimdi de aynı Amerika IŞİD’e karşı ittifak oluşturuyor...
2003’te yalancılar koalisyonu içerisinde yer almayan ülkeleri de bu defa yanına çekerek...
Fransa’da Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Almanya’da Şansölye Gerhard Schröder, ABD’nin o
zamanki başkanı George W. Bush tarafından ‘Eski
Avrupa’ olmakla alay edilmeyi göze alarak,
ülkelerini şer ittifakından uzak tutmuştu. Türkiye
Büyük Millet Meclisi de, 1 Mart (2003) tezkeresini
reddederek, ülke topraklarını ABD askerlerine açmaya karşı çıkmıştı.
Şimdi Almanya’da Angela Merkel şansölye,
Fransa’da Françoise Hollande cumhurbaşkanı ve
her iki ülke yeni koalisyonda en ön safta yerlerini
almakta birbirleriyle yarıştalar; Türkiye de dört bir
yandan onların yanında yerini alması için
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
sıkıştırılıyor...
“Dünya sisteminde devamlılık esas” dememin sebebi bu tablo.
Kimse “Bu IŞİD de nereden çıktı?” diye sormamızı,
kendi aralarında yaşarken radikalleşmelerine izin
verilmiş insanların bu kadar kolayından Suriye ve Irak’a nasıl ulaştıklarını, silâhlarını nereden bulduklarını, en mübalâğalı tahminle sayıları 10 bini
geçmeyen militanın nasıl olup da dünyayı titretebildiğini sorgulamamızı istemiyor.
Oysa bunları sorgulamalıyız. 10.09.2014
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Zeynel
Zeynel
Zeynel
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Fotoğraf: Zeynel
Zeynel
Abidin
Abidin
Abidin
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
Abidin
Abidin
Abidin DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
Abdurrahman
DLPAK
YENİ AKİT GAZETESİ
Orta Afrika’da
Neler Oluyor?
Orada bir yer var uzakta. Gitmesek de gelmesek de, o yer bizim
yerimizdir. Orada bizim kardeşlerimiz var..
Birkaç gündür Bosna’daydım ve orada Bosna Sarayova Uluslararası Üniversitesi’nde, Anayasa Hukukçuları Derneği,
Hukukçular Derneği, Uluslararası Hukukçular Birliği, Uluslararası Hukuk Merkezi, Uluslararası Adaleti Savunma Derneği,
İstanbul Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Adalet Akademisi,
Eskişehir Valiliği gibi 14 kuruluş tarafından düzenlenen, 40 yakın
ülkeden katılımcının olduğu Avrasya Hukuk Kurultayı vardı..
Orada bir çok sorunlu ülkenin durumu tartışıldı. Ben komisyon
çalışmalarında Orta Afrika’yı dinledim..
Orta Afrika aslında potansiyel olarak yoksul bir ülke değil.. Tarım
ve hayvancılık bakımından zengin bir ülke. Her yer su. Mezar yeri kazsalar su çıkıyor. Cenazeleri suya bırakıyorlar. Mezar yeri
kazarken elmas ve altın filizleri buluyorlar. Zengin elmas, altın,
uranyum ve petrol yatakları var. Asıl mesele de bu. Fransızlar bu
zenginliği ele geçirmek için fitne çıkartıyor. Asıl hesaplaşma bu
zenginlikle ilgili.
Bu zenginlikler Müslümanların yoğunlukta olduğu bölgelerde,
Hıristiyan ve Animistlerin bulundukları bölgeler ise nisbeten daha geri durumda bulunmakta. Bu arada nüfusun % 75’i nüfusları
kayıt altına alınmış değil. Fransızlar bundan istifade ederek, Müslümanları bulundukları yerden göçe zorlamaktadır.. Esasen
yüzyıl önce bugünkü coğrafi sınırlar yoktu ve bölgede göçer
topluluklar vardı.. Şimdi Fransa bunu kullanarak Müslümanları
komşu ülkelere göçe zorlamakta, “Siz Orta Afrikalı değilsiniz,
geldiğiniz yere gidin. Siz vatandaş değilsiniz” demektedir. Müslümanlar bölgedeki Fransız mekteplerine çocuklarını göndermediği için, dolayısı ile Müslümanlar memur yapılmadı ve yurtdışına çıkmadıkları için büyük ölçüde resmi bir kimliğe sahip
değil. Resmi kimlik sahipleri ise Fransa’ya yakın kişiler,
dolayısıyla daha çok da Hıristiyanlar.
Ülke nüfusu 12 milyon tahmin ediliyor. Fransızlar sınırları kendileri çizmiş. Komşu ülkelerdeki aynı kabile mensuplarını yabancı
ülkeden sayıyor, yerliler ise akraba toplulukları kendilerinden
sayıyor. Çünki bu sınırlar daha sonra çizilmiş ve halen korunan
tabii sınırlar değil. Nüfus kaydı bulunanlar genellikle şehirde
yaşıyor ve 4 milyon kadar. Varoşlarda ve kırsalda yaşayan kayıt
dışı 8 milyon insan var. Ülkede % 30-40 kadar müslüman yaşıyor.. Bir kısım müslüman farklı isimlerle kendilerini gizliyorlar.
Okuyanların çoğu okula başlarken, ya da işe girerken adını
değiştiriyor, ya da yerel adlar kullanıyorlar.. 16 coğrafi bölgeden
8’i müslüman. Ülke nüfusu kimine göre 3 milyon, kimine göre 5
milyon, kimine göre 10 milyon.. Resmi kayıtlara göre müslümanların oranı % 10.. Gerçekte ise en büyük grub olması gerek..
Ama müslümanları “Sen Sudanlısın, sen Ugandalısın” diye göçe
zorluyorlar..
Bu baskı ve saldırılar sonucu son olaylarda 79.000 müslüman
hayatını kaybetti ve birçok kişi ülkesinden göçmek komşu
ülkelere sığınmak zorunda kaldı.. Bu insanlara başta sağlık
hizmetleri olmak üzere insani yardım ulaştırılması da engelleniyor.. Saldırılar karşısında savunma imkanları da yok. Hırıstiyanların ise silahları var ve her türlü desteği alıyorlar.. Bugün birçok
şehirde çocuklar okula gidemiyor. Bazı bölgeler açık hapishaneye dönüşmüş durumda. Kaç kişi nerede, ya tutuklu bilinmiyor.
Faili meçhuller çok fazla.. Olaylar başladığından bu yana 418 cami yakılmış ya da yıkılmış. Müslüman kadınlara tecavüz olayları
var. İşkence, gasp, yağma yaygın.. Bazı cesetlerin kimliğini gizlemek için parçalıyor ve yakıyorlar. Vahşet sergiliyorlar..
Ülke gelinen noktada bölünme tehlikesi ile karşı karşıya.. Fransızlar katliam ve işkence, tecavüz olaylarına seyirci kalıyor. Sadece
hıristiyanların güvenliği ile ilgileniyor, müslümanlara karşı animistlerle birlikte hareket ediyorlar ve onları destekliyorlar.
Bölgedeki Afrika barış gücünde ise sadece Ruanda ve Burundi’den gelen sınırlı sayıda müslüman asker var. Ülkede 3000 Fransız ve 6000 Afrika Barış Gücü askeri var. Fransızlar ülkeyi askeri
bölge olarak görüyor..
Müslümanlar Selaka hareketi etrafında öz savunma hareketi
örgütlüyorlardı. 5000 kişiydiler, ama saldırıya uğrayan ve göçe
zorlananların katılımı ile 25.000 kişilik bir güç oluştu, ama kontrol sorunu yaşanmaya başladı. Bir takım bölünmeler yaşandı.
Anti balakalar da bu kontrol dışı unsurları bahane ederek her yerde müslümanlara saldırmaya başladı..
Gelinen noktada ülkenin bölünmesi ya da federatif bir yapıya
dönüştürülmesi gündemde. Bölgedeki komşu ülkeler çatışmanın
bitmesini istiyorlar. Çatışma o ülkelerde de güvenlik sorunlarına
sebeb oluyor ve göç onları da rahatsız ediyor.. Komşu ülkelerden
akraba grubların bölgeye gidip gelmesi, sınır güvenliği ile birlikte
başka sorunlara sebeb oluyor.. Bu gün için federatif bir bölünmeden söz ediliyor, ancak bunun Bosna’ya benzemesi, sistemin
kilitlenmesi ve ülkenin batının müdahalesine sürekli açık hale getirilmesinden endişe ediliyor.. Federasyona gidilecek olursa diğer
bölgelerdeki müslümanların bölgesine göç ettirilmesi ve daha
sonra da, hem müslümanları kendi içinde çatıştırmaları ve hem
de öteki bölgelerden bölgesel saldırılarla baskı altına alınması
planlanmış olabilir.. Ve bu bölünmüş ülke, başta Fransa olmak
üzere, ciğeri kediye emanet eder gibi, uluslararası toplumun himayesine verilebilir. Görünen o ki bölgede Fransa’nın gözetiminde bır kontrollü bunalım stratejisi uygulanıyor ve meseleye
henüz kalıcı bir çözüm bulunabilmiş değil. Bölgeye acil insani
yardım ulaştırılması gerekiyor, ama yardım Fransa tarafından engelleniyor. Çatışma ve göç devam ediyor. İlk yapılması gereken
uluslararası kamuoyunun harekete geçirilmesi, İslam İşbirliği
Konferansı, Arap Birliği ve Afrika Birliği’nin harekete geçirilmesi, bölgede bir İslam Barış Gücü oluşturulması ve uluslararası
örgütlerin harekete geçirilmesidir. Bölgede Çin petrol araştırma
izni almış durumda. Maalesef; İslam ülkelerinin ilgisi zayıf. Bu
ülkedeki kaynakların adil bir sekilde değerlendirilmesi ve
sömürünün önüne geçilmesi gerekiyor.. Öncelikle de bu bölgedeki durumun dünya basınına ve kamuoyuna iletilmesi gerekiyor.
Bölgede yeni bir Ruanda yaşanmamasını istiyorsak elimizi çabuk
tutalım. Selam ve dua ile. 10.09.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13
17Eylül
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Güzelbahçe Kültür
Merkezi açılıyor
Güzelbahçe
Güzelbahçe
Belediyesi'nin,
Belediyesi'nin,
İzmir
İzmir BüyükşeBüyükşehir
hir BelediyeBelediyesi'nin
si'nin katkılakatkılarıyla
rıyla yaptırdığı
yaptırdığı
Güzelbahçe
Güzelbahçe
Belediyesi
Belediyesi KülKültür
tür Merkezi
Merkezi
bugün
bugün akşam
akşam
törenle açılıyor
açılıyor
törenle
G
üzelbahçe Belediye
Başkanı Mustafa İnce, “Güzelbahçe'de
bir rüya gerçek oldu.
Önceki belediye
başkanlarının da yapmak istediği projeyi hayata geçirmek
bana kısmet olduğu için çok
mutlu ve gururluyum. Bu merkez sayesinde Güzelbahçe'de
yaz kış kültürel ve sanatsal etkinlikler rahatlıkla yapılabilecek Tüm halkımızı yarın İzmir
Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Aziz Kocaoğlu'nun
hizmete sunacağı kültür merkezimizin açılış törenine katılımını diliyorum” diye konuştu.
İnşaatı bir yılda tamamlanan
ve yaklaşık 10 milyon 500 bin
liraya mal edilen kültür merkezinde yer alan tiyatro salonuna ünlü sanatçı “Tuncel
Kurtiz”in ismi verilirken, meydana ise “Özgürlük ve Demokrasi Meydanı” adı konuldu.
Açılış töreninin ardından İzmir
Devlet Senfoni Orkestrası ile
Bodrum Oda Orkestrası bir
konser verecek.
MERKEZDE NELER VAR?
3 bin 700 metrekarelik alana bodrum katında 86 araç
kapasiteli 3 bin 300 metrekarelik kapalı otopark yapıldı.
Giriş katında 100-370 metrekare arasında değişen ölçülerde altı adet dükkan inşaa edildi. Yine zemin katta 120 pazarcı esnafının açık tezgahını
koyabileceği 2150 m2 alan yapıldı. Ayrıca, kapalı tezgahlar
için, içerisinde kendine ait su
ve elektrik tesisatı bulunan ve
her biri ortalama 20 m2 alana
sahip 10 adet dükkan inşa
edildi. Pazaryeri için yaklaşık
2350 metrekare yer ayrılırken,
binanın kuzey tarafında ayrıca
23 araçlık açık otopark yer
alacağı belirtildi. Kültür Merkezi'nin birinci katında İstikbal Caddesi'ne bakan bölümde
110 metrekarelik 5 adet dükkan, orta bölümde ise açık hava etkinliklerinin yapılabilmesi
için 1330 metrekarelik meydan yapıldı. Ayrıca bu katta biri 320, diğeri 440 kişilik olmak
üzere iki adet kapalı düğün
salonu inşa edildi. İki düğün
salonu arasında ses ve ısı izolasyonunu sağlayan katlanır
perde duvar konuldu. Perde
duvar kapalı durumda olduğunda aynı anda 2 salonda da
düğün veya başka bir etkinlik
yapılabilecek. Perde duvar
katlanır özelliği ile vestiyerlerin arasına toplandığı zaman
760 kişilik, 1150 m2 alana sahip tek bir salon ortaya çıktı.
Böylece Güzelbahçe, ses ve
ışık sistemlerine sahip en büyük kapalı düğün salonuna kavuştu. İkinci katta İstikbal
Caddesi'ne bakan kısımda deniz manzaralı yaklaşık 710 m2
lik açık teras ve ayrıca 90 m2
lik teras kafe yapıldı. Diğer tarafta 350 m2 lik yarı açık fuaye, çok amaçlı salonun yan taraflarında biri 180 m2 'lik diğeri 270 m2' lik iki adet fuaye
ortaya çıktı. Bu alanlarda kokteyl, sergi ve diğer sosyal etkinlikler, 580 kişi kapasiteli
salonda her türlü tiyatro, konferans, konser ve diğer etkinlikler yapılabilecek.
(HABER MERKEZİ)
Bakan Güllüce: Hükümet,
Türkiye’de göçü önlemeli
Ç
evre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Türkiye’de göçü
önlemek ve Doğu Anadolu’nun tümünün kalkınması
için hükümetin ciddi olarak bu konuyu ele alması gerektiğini söyledi. Bakan Güllüce, "2 gün önce Sayın Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Doğu Anadolu’nun kalkınması ile ilgili 4
saate yakın birlikte olduk. İnşallah güzel sonuçlar doğuracak projeler hükümet programına sunulacaktır detaya
fazla girmiyorum." dedi. Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen
'Erzurum Tanıtım Günleri' açılışına
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılışta konuşan Bakan Güllüce, yatırım yapılabilirlik diye bir katsayı olduğunu Erzurum’da bu katsayının aşağıya çekilmesi gerektiğini belirterek
''Yani daha kolay yatırım yapılabilir
olsun sadece Erzurum’da değil hatta
Sivas’tan yukarı bütün şehirlerimiz
için bu gayretin içine girmemiz lazım.
Hükümet olarak zaten teşviklerin kalkınma planlarının altında bu yatıyor.
Sayın Valimizin, Sayın Belediye Başkanımızın yerel ile merkezi yönetimin
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
temsilcisi bir aradalar. Ben de buradan
hükümet olarak bir Erzurumlu Bakan
olarak söylüyorum hükümetle birlikte
el ele verelim hem Erzurum hem bütün Doğu Anadolu Bölgesi’ni ayağa
kaldıralım ki göç dursun. Göç oldukça
Türkiye’nin dengeleri bozuluyor ekonomi alt üst oluyor. Kentsel dönüşüm
ile ilgili Türkiye genelinde Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı bir seferberlik
ilan etmek durumundayız. Her yerin
hızla değişmesi hızla gelişmesi lazım
Erzurum’un buna çok daha fazla
önem vermesi lazım. Çöküntü alanlarının çok fazla oluşu göçün çok fazla
oluşu bir deprem kuşağının tam göbeğinde oluşu Erzurum’un kentsel dönüşümü hızlandırması ve çabuk yapması
gerekiyor. Türkiye’de göçü önlemek
ve Doğu Anadolu’muzun tümünün
kalkınması için ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin (DAB) ciddi olarak hükümetimizin ele alması gerekiyor. 2 gün önce
Sayın Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Doğu Anadolu’nun kalkınması ile ilgili 4 saate yakın birlikte olduk.
İnşallah güzel sonuçlar doğuracak
projeler hükümet programına sunulacaktır detaya fazla girmiyorum.'' ifadelerini kullandı. (CİHAN)
Avşar Palmiye
Cinemaximum
Cinemaximum
Cinemaximum (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13
17Eylül
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Kadınlar artık kendi
rahim ağzı taramalarını YAPABİLECEK
neden olan HPV virüsünün tespiti büyük bir devrim olabilir taramalarda'' dedi.
için kadınlara talepleri doğrultusunda bir kit geleceğini ve
''Boğaz kültürü gibi
onun içinden çıkan
Hacettegayet kolay''
malzemeye sürüntü
pe Üniversitesi
Bu testin diğer
örneği verilebileuygulamadan
ceğini anlatan
Rektörü
Prof.
Dr.
Murat
farkının,
Tuncer, bunun
Tuncer, rahim ağzı
kadının
üzerinden ileri
tetkiklerin
kanserinin tespiti amacıyla yeni tarama
yapılabileyaptırması
ceğini ifade bir tarama metodolojisi üzerinde için bir
etti. Sisteme
merkeze
yönelik AR- çalıştıklarını, geliştirecekleri sis- ya da
GE çalıştem ile kadınların bir merkeze doktora
malarının
gitmesine
gitmesine, muayene
devam etgerek
tiğini bildiren olmasına gerek kalmadan,
kalmak- ması
Tuncer, ''Bu
endi kendine alabileceği bir olduğunu
çok önemli bir
gelişme. Rahim
vurgulayan
sürüntü örneği ile tara- Tuncer,
ağzı kanserine
şöyle
dönük muayenelma yapılabileceğini devam etti:
erde rahat olmaması
''Taramalar için
bildirdi
nedeniyle bir çok kadın
hasta olmak gerekmez.
taramalara gitmeyebiliyor. Bu
Zaten kadının bir şikayeti
Tuncer, Karadeniz Ülkeleri Meme
ve Serviks Kanseri Önleme Koalisyonu Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, rahim ağzı konusunda
yeni tarama metodolojisi geliştirildiğini ifade etti. Özellikle DNA
bazlı olan sistem ile kadınların bir
merkeze gitmesine gerek
kalmadan, kendilerinin gönderebilecekleri bir kit aracılığıyla taramaların yapılabileceğini anlatan
Tuncer, şunları kaydetti: ''Bunun
önemli bir tarafı biz kendi sistemimizi, kendimiz geliştirmeye
başladık. Yani Türk malı kitler
geliştirilecek. Dünyada da inşallah yakın bir zamanda bu kullanılabilecek. Biz üniversite olarak
bu araştırma geliştirme projesine
destek vereceğiz. Hem
kadınlar rahim ağzı kanseri için
daha rahat taranabilecek, hem de
kendi kendilerine örneklerini alabilecek. Hem de bir Türk tarama
ürünü geliştirilmiş olacak.'' Bu
çerçevede rahim ağzı kanserine
varsa bir doktora görünmesi
lazım. Bununla hiç şikayeti olmayan cinsel hayata başlamış evli
kadınların tümünün taranmasını
hedefliyoruz. Kadınların kendi kendine alabileceği bir sürüntü
testi ile tarama
yapılabilecek, aynı boğaz kültürü
gibi bir şey gayet kolay. Kiti aldıktan sonra, sonuçlar gerekli testin
yapılacağı laboratuvara gidecek.
Yani bir anlamda herkes kendinin
doktoru olabilecek. Sonuçlar pozitif çıktığında kanser olmuş olmuyorsunuz, kanser olma ihtimaliniz yüksek oluyor. Bunu
yakalayıp yok ediyoruz, yani
kanser olmadan kurtuluyorsunuz.
Bu çok önemli'' Söz konusu kitleri
2017 yılına kadar geliştirmeyi
hedeflediklerini bildiren Tuncer,
geliştirilmesi durumunda bu
ürünlerin ihraç da edilebileceğini
ve bir çok dünya
ülkesinde bunun kullanabileceğini söyledi. (AA)
Ağız kokusunun
8 nedeni var
Pek çok kişi, sabah uyandığında ya da
soğan, sarımsak gibi kokulu gıdalar tükettiğinde ağzının koktuğunu hisseder. Uzmanlara göre, bu koku aslında normal kabul
ediliyor. Ancak bu genel durum, bazı istisnalarla bozuluyor. Çünkü ağız kokusu kimi
zaman genel vücut sağlığında oluşan bir
bozukluğun habercisi de olabiliyor. Uzmanlar,
ağız kokusunun aslında bir hastalık olmadığını
belirtiyor. Özlem Demir Molla Moustafa, ağız
kaynaklı kokuların karaciğer, mide, böbrek,
bademcik gibi sorunlarda da ortaya çıkabildiğini belirtti. Moustafa, kişinin kendine
olan özgüvenini olumsuz yönde etkileyen ağız
kokusunun, ağız içerisinden, solunum yolu
veya sindirim sisteminden gelen kokulardan
kaynaklandığını vurguladı. Ağız kokusunun,
bireylerin sosyal yaşantısını etkileyen yaygın
bir sorun olduğunu vurgulayan Moustafa, ağız
kokusunun nedenleri hakkında şunları söyledi: “Kötü ağız hijyeni, tedavi edilmemiş
çürükler, dişeti hastalıkları, ağızdaki ülserasyonlar, ağız kuruluğu, uygun olmayan ve
düzenli bakımı yapılmayan protezler, dil üzerinde biriken bakteriler, karaciğer, mide,
böbrek, bademcik gibi sağlık sorunları…”
Ağızdaki bakteri ortamlarının en sık diş
çürükleri, ağız içi enfeksiyonlar, diş eti rahatsızlıklarına sebep olduğunu anlatan dişhekimi
Özlem Demir şu bilgileri verdi: “Meydana gelen bu hasarlar ise ağız kokusunun başlıca
etkenleri. Ağız kokusunu gidermek için yapılması gereken ilk işlem, ağız içinde kokuya sebep olacak etkenleri ortadan kaldırmak olmalı.
Uzun süreli açlık, ağız içi mikroorganizma aktivitesini artırdığı için ağız kokusu meydana
gelmesine veya daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Özellikle Ramazan aylarında uzun
saatler boyu yiyecek ve su tüketilmemesi ağız
bakımının ihmal edilebileceği anlamı taşımıyor. Ağız kokusu şikayeti olan hasta mutlaka
diş hekimine başvurmalı ve altında yatan nedenler ile ilgili bilgi alınması gerekiyor.”
(CİHAN)
SPOR YAPARKEN vücut
sağlığınıza zarar vermeyin
Okul başarısı
için su tüketimi
çok önemli
Uzmanlar, okul başarısı için çocukların
beslenmesi, ara öğünleri ve beslenme
çantasına konacak yiyeceklerin dikkatli
seçilmesi ve mutlaka sulu yemek ihtiyacını karşılayacak yiyeceklerin olması
gerektiği uyarısında bulundu. Çocukların
su gereksiniminde karşılanmasına da
dikkat edilmesini isteyen uzmanlar, su
gereksinimin 7–8 yaş grubu için günde 5
su bardağı, 9–13 yaş grubu için günde 89 bardak olduğunu kaydetti. Okul çağı
çocuklarının beslenmeleri ile ilgili önerilerde bulunan Acıbadem Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen
Hümeyra Taşçıoğlu şunları söyledi: "Kahvaltı etmeyi reddeden çocuk anne babaların en büyük problemidir. Akşam
yemeği ile kahvaltı arasında yaklaşık 8-12
saatlik bir ara olması sebebiyle sabah
kahvaltısının, çocukların gelişiminde önemi büyüktür." Diyetisyen Hümeyra
Taşçıoğlu, açlık sonrası vücudun
gereksinimi olan enerjiyi sağlayan ilk
öğün sabah kahvaltısı olduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi: "Araştırmalar,
okula kahvaltı yaparak giden çocukların,
kahvaltı yapmayanlara oranla okul
başarısının çok daha iyi olduğunu göstermektedir. Kahvaltı alışkanlığı olmayan
çocuklarda performans düşüklüğü, halsizlik ve gün boyu sağlıklı gıdaları reddetme eğilimi gözlenir. Çocukların iyi bir
beslenme alışkanlığı kazanmaları için iyi
bir kahvaltı alışkanlığı kazanması şarttır.
Kahvaltıda 1 bardak süt mutlaka bulunmalıdır. Süt sevmeyen çocukların peynir
veya yoğurt tüketiminin çok iyi olması
gerekir. Süte tat katmak istenirse bal ya
da pekmez kullanılabilir. (CİHAN)
Spor, sağlıklı yaşamın
vazgeçilmezi. Ancak sporu
doğru zamanda ve doğru
aletlerle yapmak gerekiyor. Aksi takdirde spor adına yapılan
yanlış hareketler, vücut sağlığına zarar verebilir. Spor yapma
saatinin kişiden kişiye değişeceğini ve herkesin kendine has
'biyolojik spor saati' oluşturması gerektiğine dikkat çekti
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor
Yüksekokulu (BESYO) Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor Sağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr.
Dilek Sevimli, spor yaparken dikkat edilmesi gerekenlerli
hatırlattı. İnsanların, spor yapma alışkanlıklarının arttığına
dikkati çeken Doç. Dr. Sevimli, halk arasında yaygınlaşan “spor sabah yapılmalı” kanısıyla ilgili şunları
söyledi: “Vücut ritminin tepe ve dip noktaları
vardır. Bireyler önce bunu belirleyip, spor yapma saatini buna uyarlamalıdır. Ardından,
bireysel özelliklerine, kişisel hedeflerine
(kilo vermek, sağlığı veya uyku
kalitesini artırmak gibi) ve yaşam tarzlarına uygun saatleri oluşturmalıdır.
Günün, haftanın şartları değerlendirildiğinde kişi için en pratik, en
uygun ve sürdürülebilir zaman, ideal zamandır. Bu bilgilerden sonra fizyolojik olarak bireyin en verimli saatlerinin öğleden sonraki 16.00-18.00 arası olduğu araştırma
sonuçları ile gösterilmektedir. Ancak tekrar vurgulamak istiyorum ki; bireyler biyolojik spor saatlerini sabah saatlerine ayarlamışlarsa ve belirli bir düzeni yakalamışlarsa bunda herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.” Spor yapma
saatinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini de belirten
Doç. Dr. Dilek Sevimli, bunda bireyin yaşam şekli, beslenme biçimi, günlük aktivite ihtiyaçları, sağlık ve hastalık
durumlarının belirleyici olduğunu ifade etti. “Birisi için en
uygun egzersiz yapma saati sabah iken, bir diğeri için
akşam veya öğle saatleri ola-
bilir.” diyen Doç. Dr. Sevimli,
bu saatleri kişinin önce kendi,
sonra da hekimine ya da bir spor
uzmanına danışarak planlayabileceğine vurgu yaptı. Mahalle
aralarında ve parklarda bulunan
spor aletlerinin son zamanlarda
çokça kullanıldığını hatırlatan Sevimli, aletleri kullanırken dikkat
edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
“Aleti kullanmadan önce
yürüyüş
yapılmalı
ve bütün
kaslar
ısınmalı.
Kişi,
hangi
bölgeyi
çalıştıracak
ise o bölgeye ait
kasların boyunu,
esnetme ve germe
hareketleri ile uzatmalı.
Hareketlerin temposu
yavaş olmalı ve hareket
yapılırken hissedilmeli.
Aletler gün aşırı kullanılmalı, her gün alete çıkılmamalı. Aletlerde hareket
yapılırken tekrar sayıları
abartılmamalı, yeterince
tekrardan sonra diğer
alete geçilmeli. Kişi
hareketi yaparken ağrı
hissettiği anda, hareket
mutlaka bırakılmalı.”
"ISINMA
HAREKETLERİ
YAPILMADAN
i
m
l
n
e
ö
ı
ı
l
ğ
ğ
s
a
z
g
ö
ç
n
i
i
ı
ı
r
s
a
a
ş
b
Okul
runa sahip. Bu
birinin kırma kusuğretim dönemine
an
kt
cu
ço
ı
ığ
, göz sağl
ni eğitim-ö
Dr. Adem Öztekin
yüzden aileler ye çocuklarının göz
Göz Doktoru Op. asında doğrudan ilişki
ce
ön
an
i kullandı.
başlamad
ırmalı." ifadelerin al edildiğipt
ile okul başarısı ar. Öztekin, "Özellikle miyop,
ya
i
rin
le
ne
ye
mua
rlarının çok ihm
olduğunun belirtti astigmat hastalığı olan bir
cuklarda göz kusuekin, aileleri bu konuda daÇo
da
ya
p
da
ro
et
bu
rm
Özt
ilir ve
hipe
şunları
ni belirten Adem
htayı göremeyeb
çocuk, okulda ta a yol açar. Belli bir süre sonra ha duyarlı olmaya çağırdı. Öztekin astigmat bir
hipermetropya da
başarısız olmasınpar." dedi. Medicine Hospital
söyledi: "Miyop, ayı göremiyorsa başarısız oko
n
te
rın
rs
la
ul
de
k
ok
,
cu
in
ço
çocuk okulda taht lli bir süre sonra çocuk derp. Dr. Adem Öztek
doktorlarından Oerde göz sağlığı hakkında billacak demektir. Be
z ağrısı, sulanma
açılacağı şu günl çocuktan birinde görme
Ders çalışırken gölli bir süre sonra
r.
pa
ko
en
st
üç
r
in,
ılaşabilir. Be
giler verdi. He
nu belirten Öztek 'de her üç
ve kaşıntıyla karş yorulmaya başlar ve direk obozuk luğu olduğu
"Türkiye
çocuk
SPORA BAŞLAMAMALI"
Doç. Dr. Sevimli, evde spor yapmak isteyenlere de şu
tavsiyelerde bulundu: “Evde spor yapacak kişi önce
yürüyüşle başlamalı. Kısa bir yürüyüşün ardından mutlaka
germe ve kas egzersizlerini,
boyundan başlayarak ayak
bileğini çalıştıracak şekilde
yapmalı.
Tüm kas
grupları
ısındırılmalı ve
ısınma
bölümü 8-10
dakikaya
sığdırılmalı. Daha sonra ilk 1 ay
için 20 dakika
yürüyüş ve koşu
yaparak vücut spor ritmine
alıştırılmalı. Vücut
spora alıştıktan sonra tempo artırılabilir.
Zaten sporda ilk 20
dakikadan sonra yağ
yakma işlemi başlar.
Bunun için ilk etapta kilo
vermeyi düşünmemek
lazım.” (CİHAN)
denle
eye başlar. Bu neka
şm
le
iz
is
ilg
re
le
rs
mutla
larak de
başlamadan önce
çocukların okula malı. Başarının yakalangöz muayenesi ol rmenin çok büyük payı var."
masında kaliteli gö uz sizinle göz teması kurÖztekin, "Çocuğunzü birbirine paralel duruyor
duğunda her iki görinde içe ya da dışa kayma ya
mu? Gözlerden bi en bağımsız hareket ediyortelevizyon
da iki göz birbirind
mı? Okurken veya
muş izlenimi var nı sürekli bir yöne çevirme,
seyrederken başıgözünü kapalı tutma, sık sık
başını eğme, bir erini kısma ya da ovalama,
göz kırpma, gözl en çok yakından bakma, yakın
okur veya yazark -göz koordinasyonu gerekişleri sevmeme, elnma ve yazılara odaklantiren işlerde zorlakli kendini zorlama sonucu
abilmek için sürebaş ağrısı şikayeti olan çocukoluşabilecek sık uğu olma ihtimali yüksektir’.’
larda göz bozukl )
(CİHAN
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Bayraklı’dan
anlamlı karar
B
ayraklı Belediyesi
Meclisi’nde Adalet Mahallesi'nde inşa edilen çok
amaçlı spor tesisine "Mustafa Kemal Atatürk" ismi verildi. İlgili
maddenin mecliste oy birliği Kabul edilmesi birlikte bir ilkin altına imza atılmış olundu. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ismi ilk kez Bayraklı Belediyesi
tarafından bir tesise verilerek,
atanın ismini ölümsüzleştirilmiş
oldu. Bayraklı Belediyesi ilklerin
altına imza atmaya devam ediyor.
Bayraklı Belediyesi tarafından
yapımı tamamlanan ve
önümüzdeki günlerde açılışı
gerçekleştirilecek çok amaçlı spor
tesisine Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ismi veridi.
Bayraklı Belediye Meclisi toplantısında gündeme gelen bu konunun oybirliği ile alınması ise
memnuniyet yarattı. Spora ve
gençlere olan yatırımlarıyla
İzmir'in parlayan yıldızı olan
Bayraklı Belediyesi'nde spora
desteklerin süreceğini belirten
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan
Karabağ, belediye meclisinin
yaptıkları spor tesisine Mustafa
Kemal Atatürk’ün verilmesi
konusunda parti gruplarının hem
fikir olmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Başkan
Karabağ, “Hepimiz Mustafa Kemal’in çocuklarıyız. Ulu önder-
imizin isminin yaptığımız bu
büyük tesise yakışacağını
düşündük. Atatürk’ün adını bir
kez ölümsüzleştirdik. Çok mutluyuz” dedi.
SON MODEL SPOR SALONU
Adalet Mahallesi'nde 2 bin
597 metrekare arazi üzerine kurulan spor salonu bodrumunda 30
araçlık otoparkı ve 522 seyirci
kapasiteli tribünü bulunuyor. Yerel basketbol ve voleybol müsabakalarına ev sahipliği yapacak
olan tesisin içinde 4 soyunma odası, 2 hakem odası, doktor ve
antrenör odaları, tribün altında
seyirci WC, bilet satış ve yönetim
odaları yer alıyor. Başta Bayraklı
Belediyesi Gençlik ve Spor
Kulübü sporcuları olmak üzere amatör spor kulüplerine ev
sahipliği yapacak.
(HABER MERKEZİ)
Ege’de ortaokul öğrencileri bilim
tasarım ve teknolojiyi sevdi
Ege Üniversitesi Çocuk Eğitimi
Uygulama ve Araştırma Merkezi
(EGEÇEM)’nin yürüttüğü "Bilim Tasarım Teknoloji Hikâyeleri
4: Sucul Ekosistemleri
Yaşatalım" projesi kapsamında
yapılan bilimsel çalışmalar ortaokul öğrencileri tarafından
gerçekleştirildi.Prof. Dr. Hülya
Yılmaz öncülüğünde yürütülen
projede Doç. Dr. Esin Pekmez ve
Yrd. Doç. Dr. Duygu Sönmez yer
aldı.Proje EGEÇEM’in
TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve
Bilim Okulları kapsamında
desteklenen ikinci projesinin
uygulaması olarak düzenlendi.
Projenin uygulama sırasında
öğrenci desteği için Ege Çağdaş
Eğitim Vakfı ile bir protokol
imzalandı. Ege Çağdaş Eğitim
Vakfı (EÇEV)’in 5. ve 6.
sınıflarında okuyan 20 öğrenci
projeye katıldı. "Bilim-TasarımTeknoloji Hikayeleri 4: Sucul
Ekosistemleri Yaşatalım" projesi
tanışma ve yaratıcı drama etkinliği ile başladığını ifade eden
Prof. Dr. Yılmaz, “Kirlenen sucul ekosistemlerin nasıl temizleneceği ile ilgili deneysel çalışmalar ve su arıtma tesisine ve
Sasalı Doğal Yaşam Parkı’na
yapılan gezilerle zenginleştirildi”
dedi. Prof. Dr. Yılmaz, “Çevre
Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nuri
Azbar çevre mühendislerinin nasıl çalışmalar yaptığı konusunda bir sunum
gerçekleştirdi. Ekosistem
modeli ve mühendislik
tasarım süreci ile ilgili bilgilerini kullanarak öğrenciler;
sanal bir şehirde ki çevre
problemlerini çözmek ve
kirlenen nehrin temizlenmesi için nasıl bir yol izlemeleri gerektiği ile ilgili
deneysel çalışmalar yaptı.
Proje sonunda öğrencilere
katılım belgesi verildi” diye
konuştu. (EGE-AJANS)
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Eylül
2014
Cumartesi
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL713
Bu çalıştay su ürünleri
sektörüne ivme
kazandıracak
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, ‘III Balık
Besleme ve Yem Teknolojisi Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı
Ç
alıştayın Kaya Termal Otel’deki
açılış törenine İzmir Kâtip Çelebi
Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip
Akhan da katılarak bu önemli organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı
sunan herkese teşekkür etti. Türkiye su ürünleri
sektörünün kalbi konumunda bulunan İzmir’de
düzenlenen çalıştaya; akademisyen, bürokrat,
ham madde ve katkı maddesi tedarikçileri, yem
üreticileri ve balık üreticilerinden oluşan 150 ilgili
katıldı. İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.
Dr. Ahmet Adem Tekinay, çalıştay sonunda
akademik bilgi ile sektör tecrübesini bir araya getirdiklerini vurgulayarak; yem ve balık üretim
maliyetlerinin azaltılması için verimliliğin yükseltilmesi gerektiğini, bunun da araştırmageliştirme faaliyetleriyle mümkün olabileceğini
söyledi. Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr.
Tekinay, yem maliyetlerinin giderek arttığı ve
yem kalitesinin giderek düştüğü bir dönemde
böylesine bir etkinliğin hem yem üreticilerine,
hem de balık üreticilerine çok büyük katkı
sağladığını söyledi. Yem maliyetinin, işletme sermayesinin % 70’inden fazlasını oluşturduğunu
belirten Prof.Dr. Tekinay, hem yem kalitesinin
yükseltilmesinin, hem de yemlemenin hassasiyetle yapılmasının yem maliyetini düşüreceğini ve karlılığı artıracağını vurguladı.
Üniversite-sanayi iş birliği olmazsa olmaz
Araştırma-geliştirme çalışmalarının yapılabilmesi
için üniversite-sanayi işbirliğinin oldukça önemli
bir girişim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tekinay,
çalıştayda alanında Avrupa’da uzman konukların
yem maliyetinin düşürülmesi için çok önemli bilgiler verdiğini söyledi. Prof.Dr. Tekinay, “Çalıştaya katılan yem ve balık üreticileri de, teknik bilgi bakımından çok faydalandı. Bu eğitimlerimizin
periyodik olarak devam edilmesi yönünde istekleri oldu” dedi. Önümüzdeki günlerde sonuç
bildirgesi yayınlanacak çalıştayın, bir sonraki ev
sahipliğini 2016 yılında Çukurova Üniversitesi Su
Ürünleri Fakültesinde gerçekleştirileceği bildirildi. (HABER MERKEZİ)
Çamkule Pazaryeri’nde tezgahlar kuruldu
Bornova Belediyesi hizmete açtığı
pazaryerleriyle vatandaşları moden
alışveriş olanaklarıyla buluşturuyor.
Çamkule Pazaryeri’nde geçen Salı günü
ilk tezfahlar kuruldu. Bornova Merkez
Pazaryeri ise yarın yeni yerinde açılacak.
Bornova Belediyesi’nin, modern
koşullarda alışveriş için inşa ettiği
Çamkule Pazaryeri’nde geçen ilk tezgahlar kuruldu. Kuraların çekilmesinin
ardından sebzeden meyveye, kuru bakliyattan tekstile bütün tezgahların kurulduğu
pazaryerinde alışveriş heyecanı başladı. 3
bin 647 metrekarelik alanda inşa edilen
Çamkule Mahallesi Pazaryeri, 225 tezgahla bölge sakinlerinin ihtiyaçlarını
karşılayacak. İlk Pazar alışverişini modern Çamkule Pazaryeri’nden yapan
vatandaşlar ve pazarcılar yeni tesisin açılması nedeniyle memnuniyetlerini dile ge-
tirdi. Bornova Merkez Pazaryeri ise 14
Eylül Pazar günü yeni yerinde hizmet
vermeye başlayacak. Merkez Pazaryeri’nin toplam kullanım alanı 6 bin 800 metrekareyi buluyor. Yürüyen merdivenli
modern pazaryerinde otopark da bulunuyor. Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila da, daha iyi ve kaliteli hizmet
için çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Çamkule Pazaryeri’nin hizmet vermeye başladığını, Bornova Merkez Pazaryeri’nin de önümüzdeki Pazar günü açılacağını söyleyen Başkan Atila,
“Çamkule’de vatandaşlarımız yepyeni bir
pazaryerinde alışveriş yapmanın ayrıcalığını yaşadılar. Şimdi Bornova
Merkez’de oturan vatandaşlarımız da
modern pazaryerinde alışveriş yapma
imkanına kavuşacak” dedi.
(HABER MERKEZİ)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Hayvancılıkla geçinen Türkmen boyu. – Türk
müziğinde bir makam. 2. Hadise, vaka. – Bir nota. –
Vilayet. 3. Aruz ölçülerinden biri. – Düş. 4. Japon
halk türkülerine verilen ad. – Öküz yemliği. 5. Şimdiki zaman. 6. Görüntü yönetmeni. 7. Küçük kanal. –
Voltamperin simgesi. 8. Lahza. – Demiryolu. 9. Isıtma araçlarından biri. 10. Baston. – Vücut ısısı. 11.
Arnavutluk’un para birimi. – İkinci derecede olan,
ikincil. 12. Tembellik. – Ekmek, nimet. 13. Panama’nın plaka işareti. – Bir geminin başka bir gemiden ya da kıyıdan açılması. 14. Gam, keder. – Yabani
hayvan barınağı. 15. Tatlı sularda yaşayan bir tür gelincik balığı. – Bir ilimiz. 16. İsviçre’de kanton. –
Huysuz hayvanların ağzına takılan ağaç. 17. Sakarya
ilinin bir ilçesi. – Basit şekerlerin genel adı. 18. İki
tarla arasındaki sınır. – Bir alay işareti. 19. Cüzi, kısmi. – Satrançta bir taş. 20. Haberleşmede kullanılan
küçük gemi. – Karı kocadan her biri.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Tefsir. – Hamam böceği. – Sokakta bulunmuş sahipsiz eşya. 2. Öldürücü hastalık salgını. – Geminin
çektiği suyu belirtmek için baş ve kıç bodoslamaları
üzerine konulan işaretler. – Kasaplarda satılan kesilmiş hayvan. – Yoğurtlu ıspanak yemeği. 3. Oruç tutulan mübarek ay. – Takılmış ad. – Eski dilde ok. –
Kiloamperin simgesi. 4. Aza. – Yurdumuzun güneyinde bir dağ sırası. – Dar ve kalınca tahta. – Yanan
maddelerden uzanan ışıklı dil, yalım, yalaz. 5. Mikroskop camı. – Başarısız olmuş kimse. – Müzikte durak işareti. – Lityumun simgesi. 6. Balıkesir ilinin eski adı. – Eski Türklerde kutsal hekim. 7. Sevgilinin
penceresi altında verilen konser. – Bakı. – Süre. –
Kerestesi değerli bir Afrika ağacı. 8. Faiz, nema. –
Gözde ağ tabaka. – Ekvator bölgesinde yetişen bir
meyve ağacı. 9. Giysilerin kol, etek ve çevresine kendi kumaşından geçirilen ince şerit. – İşsiz, aylak. –
Doğu Anadolu’da bir göl. – Tokat ilinin bir ilçesi. 10.
Kekliğin boynundaki siyah halka. – Tasdik. – İdare
lambası. – Yağsız yoğurttan yapılan peynir.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
13
2014
17Eylül
Şubat
2013Cumartesi
Perşembe
ÖZEL
HABER
Süper Lig henüz başlamışken, takımları Sondakika Gazetesi olarak inceledik ve araştırdık.
Balıkesir’in Süper Lig
Balıkesir, Torku
Konya’yı yenerek
lige umutlu devam
etmek istiyor
HASRETİ NİHAYET BiTTi
Yıllardır Süper Lige hasret olan bu kıyı şehrin hasreti nihayet son buldu. Başarılı bir
ekip çalışmasıyla Süper Lige çıkan Balıkesirspor’a ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve
bunu haberleştirdik. İşte size, Ege Temsilcisi Balıkesirspor’un Süper Lig tablosu…
BALIKESİRSPOR’UN
AVANTAJ VE
DEZAVANTAJLARI
Her takımın, imkan ve stratejilerine
göre ligde avantajları ve dezavantajları var. Acaba, Balıkesirspor’un avantaj ve dezavantajları nedir?
ARTILARI (+):
∂ Takımı Süper Lig’e taşıyan İsmail
Ertekin ile yola devam etmeleri
∂ Kendilerini ispat etme çabasında
olan isimleri takıma kazandırmaları
∂ Şehrin Süper Lig’e aç ve takıma
itici güç olmadaki isteği
∂ Doğru yabancı tercihleri
∂ Genç bir takım olmanın getirdiği
dinamizm
EKSİLERİ (-):
∂ Süper Lig konusundaki büyük
tecrübe eksiği
∂ PTT 1. Lig’den yükselen diğer
takımlara nazaran kalite eksikliği
∂ Takım olmada yaşanacak sıkıntılar
∂ Takıma liderlik yapabilecek bir ismin olmaması
∂ Kadronun dar olması
Sondakika Gazetesi, okurları için Süper Lig takımlarına ilişkin detaylı bir
rapor hazırladı. Gazetemiz spor servisi, her gün bir takıma ilişkin detaylı
raporu okurlarına sunacak/sunuyor. İkinci hafta, Ege’nin şirin şehri Balıkesir’i sayfamıza konuk ettik… İşte ikinci konuğumuz Balıkesirspor…
Dün konuğumuz olan Akhisarspor ile ligin
ilk haftasında karşılaşan ve mağlup olan
Balıkesirspor, bugün ise saat 20.00’da deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak. Ege
Temsilcisi, Konyaspor’u yenerek, lige umutlu devam etmenin yollarını ararken; bizler
de, Balıkesirspor’u, hücrelerine kadar inceledik. Bu; Balıkesirspor’un sezon sonundaki durumuna dair önemli bir inceleme…
∂ Teknik Direktör: İsmail Ertekin
∂ Stadyum: Balıkesir Atatürk
Stadyumu (15.800)
∂ Başkan: Tuna Aktürk
TAKIMIN YILDIZ
FUTBOLCUSU:
ALANZINHO
Yattara’nın veliahtı olarak gösterilen ve ilk zamanlarda da bunu başaran Alanzinho, sonraki
süreçte düşüşe geçince olanlar oldu. Trabzonspor’daki beklentilere büyük hayal kırıklığı ile
cevap verdi Alanzinho ve yedek kulübesinden
kombine aldı. Şimdi önünde yepyeni bir fırsat
var. Balıkesirspor’un en çok ihtiyaç duyduğu lider oyuncu rolünü kavrayabilirse hem kendisi
sıçrama yapar hem de takımına ligde kalma y-
olunda umut aşılar. Onun performansı Balıkesirspor’un ligdeki kaderini doğrudan etkileyecektir. Alanzinho, Balıkesirspor’a oldukça fazla
katkısı olabilecek bir futbolcu. Trabzonspor gibi
büyük bir takımda hataları göze battı ancak
Balıkesirspor’da bu durum yaşanmayacaktır. Bu
da özgüvenli bir futbol sergilemesini sağlayacak. Neticesinde, kaliteli bir futbol oynayacak
ve Balıkesirspor’u kimi zaman ipten alacak.
BALIKESİRSPOR’UN
2014-2015
SÜLEYMAN SEBA
SEZONU KADROSU
F.No
1
15
89
4
20
45
?
61
39
?
17
77
23
?
?
13
5
6
14
25
8
Adı Soyadı
Zeki Ayvaz
Emrullah Salk
Ertuğrul Furkan
Nuno André Coelho
Ante Kulusic
Hasan Hatipoğlu
Muhammet Aran
Bülent Cevahir
Kerem Can Akyüz
Mustafa Demir
Okan Alkan
Uğur Akdemir
Abdülhamit Yıldız
Alihan İdikut
Uğur Aygören
André Santos
Eray Ataseven
Aykut Çeviker
Khalifa Jabbie
Alanzinho
Ronald Vargas
?
11
24
7
19
88
9
10
57
Selçuk Kaban
İlhan Depe
Burak Çalık
Murat Gürbüzerol
Sercan Yıldırım
Muğdat Çelik
Gökhan Ünal
Ali Öztürk
Sinan Uzun
Mevkii
(Kaleci)*
(Kaleci)
(Kaleci)
(Defans)*
(Defans)*
(Defans)
(Defans)
(Defans)*
(Defans)
(Defans)
(Defans)*
(Defans)*
(Defans)*
(Defans)
(Orta Saha)
(Orta Saha)*
(Orta Saha)*
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)*
(Orta Saha)*
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)
(Orta Saha)*
(Forvet)*
(Forvet)
(Forvet)*
(Forvet)
(Forvet)
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
“GEZiCi ÇOCUK DüNYASI” GELiYOR
İlk uygulama Beydağ, Bayındır ve
Kiraz'da gerçekleştirilecek. İzmir
Büyükşehir Belediyesi, okul öncesi
eğitime destek vermek amacıyla “Gezici
Çocuk Dünyası” projesini hayata
geçirmeye hazırlanıyor. İzmir Kalkınma
Ajansı (İZKA) ve İl Milli Eğitim
Müdürlüğü desteği ile yürütülecek proje
kapsamında, okul öncesi eğitimine ulaşma şansı kısıtlı olan çocuklar için 'gezici
okul' yapılacak ve eğitim verilecek. 12
ay sürecek olan proje ilk olarak 10'ar
hafta süreyle sırasıyla Beydağ, Bayındır
ve Kiraz'da uygulanacak. Projeyi hayata
geçirmek için Dokuz Eylül Üniversitesi,
Okul Öncesi Eğitim Ana Bilim Dalı
tarafından Türkiye'ye örnek olacak şekilde bir eğitim modülü hazırlandı. Buna
ime
Okul öncesi eğit
ulaşma şansı olmayan çocuklar,
İzmir Büyükşehir jeBelediyesi'nin pro
siyle yeni ve eğ- ın
n
lenceli bir dünya
kapılarını açacak
göre 3 - 5 yaş arası çocuklar için saat
saat eğitim programı oluşturuldu. Proje
kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü
tarafından belirlenen okul öncesi eğitim
öğretmenlerine Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından bilgilendirme eğitimi verilecek. Ayrıca, okul öncesi eğitim
konusunda toplumda farkındalığı artırmak, annelerin ve babaların bilinç ve
bilgi düzeylerini geliştirmek için annebaba bilgilendirme toplantıları ve temalı
eğitimler yapılacak.
Hem dışarıda hem içeride eğitim
Aralık ayında hayata geçirilecek proje
kapsamında, gezici eğitim birimi olarak
planlanan ve gerekli donanıma sahip bir
TIR dorsesi tasarlanacak. Çocuklar hem
www.sondakikagazetesi.com
İzmirli Çınartepe’de
NEFES ALACAK
Konak Belediyesi’nin
Çınartepe’de efsane
Belediye Başkanı Aydın
Erten’in adıyla faaliyete
geçireceği rekreasyon
alanı İzmirlilere körfez
manzarası eşliğinde
temiz bir nefes alma
imkanı sunuyor.
İzmir’i kuşbakışı gören konumu
nedeniyle “Şehrin balkonu”
adıyla anılan Çınartepe
Rekreasyon Alanı’nda bir süredir
devam eden yenileme çalışmaları tamamlandı. Çam
ağaçlarıyla kaplı, 85
dönüm üzerine kurulu, eşsiz körfez
manzarasına sahip rekreasyon
alanı bugün hizmete giriyor.
Açılışı yerel seçimler öncesi
yapılan ancak, eksiklikler nedeniyle faaliyete geçmeyen alanda Konak Belediyesi ekipleri yoğun mesai harcayarak başta
peyzaj olmak üzere pek çok
düzenleme yaptı. Yenilenen
yüzüyle İzmirlileri doğayla buluşturmaya hazır hale getirilen
rekreasyon alanına Konak
Belediyesi’nin Eylül ayı
meclisinde alınan kararla Gültepe’nin efsane Belediye Başkanı
Aydın Erten’in adı verildi.
EFSANE BAŞKAN UNUTULMADI
İzmirlilerin şehirden uzaklaşmadan doğayla iç içe, hoşça
vakit geçirmelerini sağlayacak
Çınartepe Aydın Erten
Rekreasyon Alanı bugün saat
19.00’da düzenlenecek törenle
hizmete girecek.
Törende Gültepe'nin efsane
başkanı Aydın Erten de anılacak. Gece, Erten'in yaşamından
kesitlerin yer aldığı belgesel
film gösterimiyle
başlayacak, müzik dinletisiyle
sürecek. Davetliler arasında
Erten’in yakın dostları
da yer alacak.
MANZARASI BÜYÜLÜYOR
Yenilenen yüzü ve adıyla
İzmirlilere ‘merhaba’ demeye
hazırlanan Çınartepe Aydın Erten
Rekreasyon Alanı’nda çocuk
oyun alanları, yürüyüş ve koşu
yolları, seyir teraslarının yanı
sıra işletmeciliğini Konak
Belediyesi’nin yaptığı bir de
kafeterya bulunuyor. Her gün
saat 07.00 ile 23.00 saatleri
arasında hizmet verecek
kafeterya konuklarına kahvaltıdan ızgara çeşitlerine kadar
geniş bir menü sunuyor. Güvenlik önlemlerinin artırıldığı
rekreasyon alanı içinde 760 metre uzunluğunda tartan pist de
bulunuyor. (HABER MERKEZİ)
burada hem de belirlenen dış mekanlarda eğitim alacaklar. Yaş gruplarına göre
ayrı ayrı hazırlanan eğitim modülleri,
sınıf içi öğrenme süreçlerinin yanı sıra,
gelişmiş ülkelerde uygulanmaya
başlanan, müze, doğa alanı gibi sınıf dışı
uygulamaları da içerecek. Çocuklar bu
sayede teorik eğitimlerini pratik uygulamalarla hayata geçirmeyi öğrenebilecek.
Eğitim kapsamında, hafta içi çocuklara
psikolojik izleme ve yönlendirme
yapılacak, cumartesi günleri de hazırlanacak oyun odasında okul öncesi eğitimi destekleyici etkinlikler düzenlenecek.
Proje süresi tamamlandıktan sonra da
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından
farklı ilçelerde uygulanmaya devam
edilecek. (HABER MERKEZİ)
13 Eylül 2014 Cumartesi
Menderes’te
engelsiz yaşam
Menderes Belediyesi tarafından ilçedeki engelli vatandaşlar için akülü araba uygulaması
başlatıldı. Uygulama kapsamında ilk akülü arabalar ihtiyaç sahiplerine hediye edildi. Menderes
Belediyesi tarafından engelli vatandaşlara yönelik başlatılan akülü araba uygulamasında ilk
sevinçler yaşandı. Menderes Belediye Başkanı
Bülent Soylu, uygulamanın ilk ayağı olarak iki
engelli vatandaşa akülü araba hediye etti. 2010
yılında omuriliğinde yaşadığı sıkıntı nedeniyle
rahatsızlanan ve son 4 yıldır belden aşağısı felç
olarak hayatına devam eden 50 yaşındaki Hamdi Türker ve kas gücü kaybı nedeniyle 15 yıldır
yatağa mahkum olan 60 yaşındaki Güzide Acar,
Menderes Belediyesi’nin engelsiz yaşam için
başlattığı proje ile yeni yaşamlarına merhaba dedi. Başkan Soylu’nun hediye ettiği akülü arabalar ile hayata daha fazla bağlanan Türker ve
Acar’ın mutluluğu gözlerinden okundu. İlçedeki
engelli vatandaşların sıkıntılarını ortadan kaldırmak için kolları sıvadıklarını ifade eden
Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu, “
Sosyal belediyeciliğin bir ayağı engelli vatandaşlarımız için atılan adımlardan oluşuyor. Biz
de Mendereste engelli vatandaşlarımızı unutmuyor ve onların yaşamını kolaylaştıracak
adımları atıyoruz. İlk olarak iki adet akülü
arabayı vatandaşlarımıza hediye ettik, onların
yaşadığı mutluluğa ortak olduk” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Elfida kalem
TUTABİLECEK
Kendi işlerinin
patronu olacaklar
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin KOSGEB
işbirliğiyle yürüttüğü ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’, kendi işinin patronu
olmak isteyen İzmirlilerin büyük ilgisini
çekiyor. Ancak bu eğitimi alabilmek için
önce test sınavı ve mülakatı kazanmak
şart. Kısa adı İZMEB olan Meslek
Edindirme ve Beceri Kursları ile başta
kadınlar ve gençler olmak üzere, kentteki
alt gelir gruplarının mesleki ve sosyal
gelişimlerine önemli katkı sağlayan İzmir
Büyükşehir Belediyesi, KOSGEB işbirliğiyle sürdürdüğü ‘Uygulamalı Girişimcilik’ eğitimleriyle de büyük ilgi görüyor. “Kendi işinin patronu” olmak isteyenlerin
yararlandığı ücretsiz kurslara katılanlar,
KOSGEB’ten kredi almanın ve iş kurmanın yol haritasını belirleyebiliyor. KOSGEB Kuzey Hizmet Birimi’nin kredi
desteğinden yararlanmak için ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri’ni tamamlamak şartı aranıyor. (CİHAN)
Genç mucitlere buluş
ve patent için yol haritası
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ)
yaptığı araştırmalarla 15 patent alan Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu,
Türkiye'deki bilimsel çalışmaların
sanayiye dönüşüp katma değer oluşturması ve patent sayısının artması için genç
araştırmacılara yol haritası hazırladı.
Havıtçıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1993 yılından bu yana yaptıkları
çalışmalarla 15 patent aldıklarını, bir buluşun ticarileşmesi için çalışırken çok
sorun yaşadığını, patent lisansını vermedeki ayrıntıları ve önemini bu süreçte
öğrendiğini anlattı. Birçok araştırmanın
nasıl patente dönüşebileceğini gördüğünü,
asıl önemli olanın ise "buluşun topluma
dönüşmesi" olduğunu anladığını vurgulayan Havıtçıoğlu, Türkiye'de birçok
araştırmanın yapıldığını ancak bu çalış-
maların toplumun yararlanacağı formasyonu girmesinde birçok problemle
karşılaşıldığını dile getirdi. Havıtçıoğlu,
"Türk bilim insanlarının fikirleri maalesef
kağıt üzerinde kalıyor. Patent üretiminde
başarılı değiliz. Ülkemizde yapılan araştırmaların yüzde 15'i buluşa dönüşebiliyor.
Buluşa dönüşebilenlerin topluma ulaşması
da yüzde 3 civarında. Bu kitapla 33 yıllık
akademik yaşamımda edindiğim tecrübelerimi paylaşmayı amaç edindim. Kendimce önemli olduğunu düşündüğüm
araştırma sürecinde buluş yapabilme ile ilgili birikimlerimin paylaşılması ile genç
araştırmacılara yeni bir yol göstermeyi
istedim" diye konuştu. Türkiye'nin patent
üretiminde başarılı olmadığını, 2008 verilerine göre Güney Kore'nin 29 bin 500 bilimsel makaleye karşılık 23 bin 584 patent
başvurusu yaparken Türkiye'nin 18 bin
Derinin kemikler kadar hızlı büyümemesi
sonucu el ve ayak parmakları yapışan ve vücudunun tamamı yaralarla kaplı olan 7 yaşındaki
Elfida Gündüz, "kalem tutabilmek" için 17
Eylül'de ameliyat masasına yatacak. Dünyada
nadir rastlanan "Epidermolyssis Bullosa" adlı
deri hastalığıyla doğumundan bu yana mücadele
eden Elfida Gündüz'ün, Eylül ayının ilk haftası
olarak planlanan ameliyatı enfeksiyon nedeniyle
ertelendi. Ateş ve kusma şikayetiyle Dr. Behçet
Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve
Araştırma Hastanesi'ne getirilen Elfida
Gündüz'ün vücudunda enfeksiyona rastlandı.
Hastanede tedavisi süren ve sağlık durumu iyiye
giden Elfida'nın parmaklarının açılması için
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorları tarafından 17 Eylül tarihi belirlendi.
makaleye karşılık 85 patent başvurusu
yaptığına dikkati çeken Havıtçıoğlu,
"Türkiye bilimde ileri, fakat teknolojide ileri olmayan bir ülke olma riskiyle karşı
karşıya" dedi. Etkili bir patent sisteminin
ülke içinde ekonomik büyümeyi beraberinde getireceğine vurgu yapan Prof.
Dr. Hasan Havıtçıoğlu, Türk toplumunda
bir yenilik ya da yaratıcılıktan
bahsedildiğinde "Başka işin gücün yok
mu? Başımıza icat çıkarma, eski köye yeni
adet getirme" gibi negatif yaklaşımlarla
karşılaşıldığına işaret etti.
Araştırmacılara altın kurallar
Havıtçıoğlu, bilimsel araştırma yapanlara şu tavsiyelerde bulundu: "Başarısızlık
korkusu, "insanlar ne düşünür", "ben yapamam, yapabileceğim bir şey yok" gibi
şeyler en büyük engellerdir. Yol boyunca
başarısızlıklar beklenmeli ve kabul edilmelidir. Yaratıcı olmak zor bir iş olsa da bazen
ilham hiçbir uyarı olmadan gelebilir.
Yaratıcılığı geliştirmek ve teşvik etmek
için insanlarla bağ kurulmalı. Sosyal medya ağlarını kullanmak, yaratıcılığa ilham
sağlayabilmektedir.’’ (AA)
Annesi ve Elfida'nın ameliyat heyecanı
Elfida'nın annesi Zülfiye Gündüz, yaptığı
açıklamada, Çiğli ilçesindeki evlerinden kızının
hastalığı nedeniyle bugüne kadar pek çıkamadıklarını, kızının tüm vücudu yaralarla kaplı
olduğu için sürekli enfeksiyon riski ile karşı
karşıya kaldıklarını anlattı. Elfida'nın büyüdükçe
eğitim almak için heveslendiğini, en büyük isteğinin de "kalem tutabilmek" olduğunu dile getiren Zülfiye Gündüz, yapışık parmaklarının
açılması için çok sayıda sağlık kuruluşuna
başvurduklarını, ancak olumsuz cevap aldıklarını kaydetti. Çektiği tüm acılara rağmen Elfida'nın son derece zeki bir çocuk olduğunu ancak
bu şekilde okula da gidemeyeceğini söyleyen
anne Gündüz, kızının meslek sahibi olmasını
hayal ettiğini ifade etti. Son olarak İzmir Sağlık
Müdürlüğü yetkililerinin yardım çığlığına cevap
verdiğini aktaran Zülfiye Gündüz, uzman ekip
tarafından Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat kararı alındığını belirtti.
Sağlık personelinin ilgisi sayesinde Elfida'nın
yaşama tutunduğunu dile getiren Gündüz, şöyle
konuştu: "Elfida'nın parmaklarının yüzde 80
açılacağını söylediler. Şu anda durumu iyi,
ameliyata hazırlanıyor. Enfeksiyon da kontrol
altına alındı.’’ (AA)
Download

hir Belediye - Sondakika Gazetesi