-E:8A8=D
[email protected];D3CA?95;/
Gediz Üniversitesi’nin ücretsiz girişimcilik eğitiminde
ön sıralar kadınların. Yıl sonuna kadar tam bin 750 kişinin katılacağı kurslara en yoğun ilgiyi onlar gösteriyor
;5+D$;+DC:?7.DOUNPSQURPSWLUOPSW?7
VQVAVOMVWTGWNISLUJPSNUWNU=UW<FOWLVR
UQUAUDPSUWNTOOUMW<[email protected]*2KTSTKWOT
[email protected]:DRVSNTOQVRTST>
OHRUAUOQURPWTGQVMKVQVRNVWHL?HQUKU
[email protected]
UTQVQVRTWOUEUSPROVSW=VKWTGJTEQVRVWTG
TKOUSPWJUDQULUAUOQURW=VKWNVW:NVLV7
[email protected]?TQVRQVWIQOVKTEWVOFSFKTJTSV
OUMOPNUWCHQHSUAUOQURBW)TRTGTKATQTOW"RF/V
.VJMVOW"RF?RUKP;SPWTGMVWCHWLIENVSW:SVKJTL7
FRHEBW)V<[email protected]>
CHWLPQWJULPLPWCTSW';LVW<POURNPOBWVWOUNUR
NFDRHWCTRWTGWLU8MPDPKPEPWCHWTQ?TWOURGPJPSNUWCTR
OVEWNU=UWUSQUNPO3WGVOQTSNVWOFSHGMHBW
BC:E>@D1*6BE
,,23,1
/30,
!!
!!
!
1,
Ligin zorlu ekiplerinden olan Çaykur Rizes1(
por’a ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve
bunu haberleştirdik. İşte size, Ege
Temsilcilerinin en güçlü rakiplerinden
biri olan Rizespor’un Süper Lig tablosu… Sondakika Gazetesi, okurları için
Süper Lig takımlarına
ilişkin detaylı bir rapor hazırladı.
Gazetemiz spor
servisi, her gün bir takıma ilişkin
detaylı raporu okurlarına
sunacak/sunuyor. Rizespor ile
karşınızdayız…
»15’te
21 Eylül
Pazar
4 Eylül
20142014
Perşembe
www.sondakikagazetesi.com
www.sondakikagazetesi.com
.'2.3+*3
-2*-.)-+32'
')
İtalya’da, ekonomik ve sosyal
sıkıntısı olan insanlara destek olmak amacıyla faaliyet gösteren
Confronti Dergisi çalışanları Bornova Belediyesi Dramalılar Köşkü
Kent Müzesi’ni ve ilçedeki tarihi ve
turistik yerleri gezdi. Heyeti
karşılayan Bornova Belediye
Başkanı Olgun Atila, ilçenin turizm
potansiyelini ve kültürel gelişimini
sağlamayı hedeflediklerini söyledi.
devamı 9’da
"?2A?D7E9BE
E;3@<E9 BC0<C'?
2CAD<5AE=<@BE.DKINIRISISW
OVSNTJTSVWL:SVQTOW=UOURVMQVRTSTWAV8
MVQV5FSHLQUW?TEQTAVWOULNVMMTDTWT<TS
*OTGTQVRWURUJPSNUOTWOFSHGKUQURPS
OULNVNTQKVJT&WJH<HSNUSWLUR?PQUSUS
[email protected]>W0UR?PMUL
%BWVEUW.UTRVJTSAVWFSUSNPBW6URURNU>
3JUSPDPS>WCUGOUWGVOTQNVWTJ8UMQUSKUJP
KIKOISWFQKULUSWCTRW=UQWT<TSNVLOVS>
OVSNTJTSVWL:SVQTOW=UOURVMQVRTW
OULNUWUQKUJPSPS>W=HOHOUWULOPRPW
OUCHQWVNTQVKVLVAVDT3WCVQTRMTQNTB
BC:E>@D6<C
+*3.%3 2#"$2)33-2
01&3(/101,3/!
İktidar partisinden bazı milletvekillerinin katı
atık tesisine karşı yürüttükleri negatif kampanyaya tepki gösteren Kocaoğlu, "Bu kentin
geleceğinin üç beş siyasetçinin hırsına kurban
edilmesi
ne izin vermeyin" dedi
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,
terör örgütü IŞİD'in Musul'da kontrolü ele geçirmesinin ardından
kaçırdığı Musul Başkonsolosluk
personelinin kurtarılmasının tarih
bir zafer olduğunu söyledi. Zeybekci, "Çok sessiz ve Türkiye’ye
yakışan şekilde bu operasyon
gerçekleştirildi. Başka bir ülkenin
çok karışık bir bölgesinde, 49
vatandaşını burnubile kanamadan
kurtaran bir devletin, bir ülkenin
mensubu olmaktan dolayı bütün
Türk vatandaşları gibi ne kadar gurur duysak azdır.” dedi
devamı 6’da
!
RUQURPSNUWVJOTWNUSPGKUSPW.VSTEQTTSWNVWLVRWUQNPDP
[email protected]
MVJTJTSVWOURGPWLIRIMMIOQVRTWSV?UMT5WOUK8USLULUWMV8OT
?:JMVRVSW9UGOUSPWW6FAUFDQH>W*.HLURQPW<[email protected]:R?IMQVRTSV>
[email protected];[email protected]
OVSMTSW?VQVAVDTSTSWI<WCVGWJTLUJVM<TSTSW=PRJPSUWOHRCUS
[email protected];VWKFNVRSWCTRWOUMPWUMPO
MVJTJTWOHRHQKUKUJPWT<TSWCULRUOMURQPOWLU8USWTOMTNURWKTQ7
[email protected]>WOVSMTWNVDTQWJUNVAVWLU8PQKUNPDPWMUONTRNV
FQHGUAUOWKUDNHRTLVMMVSWSUJPQWCTRWJTLUJTWRUSMWVQNVWVNVAVO7
QVRTSTWNIGISILFR&WNVNTBW
Hükümet bile tamam dedi
%
UEPW46W"[email protected]<POMPDPW8RF/VLV
=IOIKVMMVSWCTQVWFSULW?VQNTDTSTWJ:LQVLVSW9UGOUS
6FAUFDQH>W3EHSWURUGMPRKUQURPKPEWJFSHSNUW$TDQT7+VSV7
KVS76URGPLUOU;SPSWOVJTGKVWSFOMUJPSNUWCVQTRQVNTDTKTE
UQUSWT<[email protected],UCTTW6ULSUOQURW9UOUSQPDPWTQVWCUDQP
OHRHQHGQURPSU>[email protected]@VW V=TRATQTOW1QW+INIRQIDI;SV>W)PNU
,[email protected]@USAPQPOW+INIRQIDI;SV>[email protected];SV>
1(W)VSVQW+INIRQIDI;SV>W#RKUSW9:Q?V
+INIRQIDI;SV>W)VNTEW.UDPMPKW4B WTQVW,IROTLVW2QVOMRTO
1QVMTKW4B ;LVW?:RIGWJFRNHOBW-V8JTW!FQHKQH;[email protected]
4KU>WFSQURW=UQUWOURGPW<POPLFR3WNVNTBW
BC:E>@D1*6BE
;C<?,?D34AB4.D<47C<?,?D424AB4
2''2
'.332+'-.2-3.
Sadece rant peşindeler
C9<?=9E'@=BEDNIGIOWRVOFQMVWIRVMTATSTSWLIEISI
?IQNIRIROVS>WMIOVMTATLVW5TLUMWURMPGPWFQURUOWLUSJPNPB
2?VW([email protected](VLMTSLUDPW1=RUAUM<PQURPW9TRQTDT
0:SVMTKW6HRHQHW9UGOUSW0URNPKAPJPW2R>
3(VLMTSLUDPW5TLUMQURPSNUOTWURMPG>WJMFOQURPSWVSWUQM
[email protected]>
[email protected]
?V<MTDTKTEWJVEFSWNISLUWIRVMTKTSTSWCVOQVSVSTS
UQMPSNUW?VR<VOQVGKVJTSNVSWOULSUOQUSPLFRBW
[email protected]:E>@D1(6BE
-E?&?=BC=6DC>AE7@/
0<E=&8AD)>8>D#>AE7D5>?095=,8AE;@ #NUJPW126#W9UGOUSP
TEUKVMMTSW4GU>W*4NUKWTSMVRSVMMVSWCTRWNUTRVWLUWNUWNIOOSPW!JU=TCTL7
TK;[email protected]=U5MU
[email protected]!JU=TCTSNVS;[email protected]<PQPO
LU8PLFRWTSMVRSVMMVSB3NVNTBWBC:E>@D6<C
!#$"$ $# "$# " " #!!"# "$
"$ #"!!#$#!"!#""!
"$ $ #$$"$$#!!!
$"$ $ #$ #!"!# "$$"$$#$
!"!# !#$$#!"!
)938AE>E9ED?:RVWRH=JUMWUQKULUW=UO
OUEUSUSWTGLVRQVRTSVWCVQVNTLVW?:[email protected]
RH=JUMQURPSPW7?VRTWN:SIGIKQIW<VR<[email protected]<TSNV7
?:MIRVAVOBW-VRWNIOOUSUWSUEURQPOWNUW=VNTLV
VNTQVAVOBW6URGPLUOUW$URGPJPSNUWCUGQUMPQUSW:RSVO
HL?HQUKUWOPJUWEUKUSNUWMIKWTQ<VLVWLULPQUAUOB
9UGOUSW4O8PSURW32JSU5PKPEPSWKHMQHWFQKUJPSP
TJMTLFRHEBW9VQVNTLVWFQURUOW=VRWEUKUSWLUSQURPSNU
FQUAUDPEBWH=JUMWUQKUQURPSNUWVS?VQWFQUSWNVDTQ
NVJMVOQVLVSWFQUAUDPEB&WNVNTBWBC:E>@D 6BC
!!!
İstanbul Teknik Üniversitesi, eski Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı, İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’a Fahri doktora verdi. Lisans ve yüksek lisans eğitimini İTÜ’de deniz bilimleri üzerine alan Yıldırım’a, ülkemize ve İTÜ’ye yaptığı hizmetler
nedeniyle iki fakültenin önerisiyle fahri doktora verildi
;C=BCD75=8E= 9TSUQTW0PQNPRPK>
,IROTLV;STSWTQVRQVKVJTWT<TSWMVOSFQF/TO
IJMISQIDIWLUOUQUKUJPW?VRVOMTDTSTSWUQMPSP
<TENTBW0PQNPRPK>W*9HSHSWT<TSWUOPQWMVRTWTQV
UQPSWMVRTSTWCTRQVGMTRVAVDTEBW,IROTLV;STSWTS7
[email protected]>[email protected]>W?VQVAVDT
@UR>W?VS<[email protected]/TKTETWCFGU
=URAUKULUQPKBW9TEWVSVR/TKTETWCTRCTRTKTEQV
TMTGT8WOUOPGKULUW=URAUKULUAUDPEBW-VNV5
%'%BW9ILIOW4MUMIRO;ISWCTEVW?:JMVRNTDT
[email protected]
9TETKW=VNV5TKTEWCHB&WNVNTBWBC:E>@D1(6BE
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
21 Eylül 2014 Pazar
Minaresiyle yaşayan
cami ayağa kaldırılacak
G
ünümüzde sadece
minaresi ayakta
kalan Şeyh Şüceaddin Camisi, aslına uygun şekilde yeniden yapılacak. Edirne
Valisi Dursun Ali Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada,
Tabakhane Caddesi'ndeki caminin bulunduğu alanın kamulaştırma işleminin tamamlandığını söyledi. Cami arazisinin
mülkiyetinin, kamulaştırma
sonrasında Vakıflar Bölge Müdürlüğüne devredildiğini belirten Şahin, şunları kaydetti:
"Göreve ilk geldiğim günlerde
bölgeyi gezdiğimde çok hoş
bir manzarayla karşılaşmadım
ve hemen buranın ihyası için
çalışmalara başladık. Kamulaştırma işlemini İl Özel İdaresi aracılığıyla 130 bin liraya ta-
mamladık. Şeyh Şüceaddin Karamani'nin mezarının da bulunduğu yere, Bulgaristan'ın Şumnu
kentindeki bir camide gördüğüm
şadırvanın aynısından türbe yapacağız." Şahin, Edirne Müze
Müdürlüğünün, caminin oturum
alanının tespiti ve projelendirme
çalışmaları için kazılara başladığını ifade etti. Caminin fotoğraflarının arandığını vurgulayan Şahin, "Cami aslına uygun olarak
projelendirilecek" diye konuştu.
Tarihi kaynaklara göre, Tunca
Nehri boyunda II. Murat zamanında yaptırılan mescit ve zaviye olarak inşa edilen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde mescit camiye dönüştürüldü.
Zamanla yıkılan ve geriye minaresi kalan cami bahçesinde,
Şeyh Şüceaddin Karamani'nin
kabri de bulunuyor. (AA)
13.Fanta Gençlik Festivali’ne, İzmir’de Coşkulu Katılım!
İzmirliler coştu
13. yılında, müzik ve eğlenceyi Türkiye’nin dört bir yanına Athena
ve Hadise ile taşıyan Fanta Gençlik Festivali’nin 13. konseri, festival
alanını dolduran müzik severlerin enerjisiyle, İzmir’de gerçekleşti
Ebruli bastonlar ilgi gördü
B
itlis'in Adilcevaz ilçesinde
yaşayan baston ustası Cumali Birol'un, ebru sanatını
kullanarak ürettiği bastonlar büyük ilgi görüyor. Yaklaşık yüz yıllık aile mesleği olan bastonculuğu yaşatmak için ebru sanatını bastonla
buluşturan
Cumali Birol,
Adilcevaz'dan
birçok ülkeye
el yapımı ve
ebrulu baston
pazarlıyor. Birol, AA muhabirine yaptığı
açıklamada,
ebru sanatını
kullanarak
ürettiği bastonlarının yapımının 7-8 gün sürdüğünü ve sabır istediğini söyledi.
Geleneksel ebru sanatının, bastonculuk sanatıyla bir araya gelmesi sonucu ortaya muazzam
bir eser çıktığını belirten Birol,
ürettiği ebrulu bastonun ilgi gördüğünü kaydetti. Birol, şunları
söyledi: "2005 yılında Kültür ve
Turizm Bakanlığı'nın Altın Eller
El Sanat-
ları Festivalinde ebru sanatı ile
tanıştım. 'Bu sanatı baston sanatına nasıl uygularız' diye arayışa
girdim. Bunun çalışmalarına başladım ve iki yıllık çalışmanın ardından ebru sanatını bastona
uyguladım.
Böylece bir ilke
imza attık. Neticede bir Osmanlı sanatı
olan
ebruyu, yöremizdeki Selçuklu sanatı
olan bastonculukla birleştirdik. Ürettiğim bastonlarla iki geleneksel sanatı yaşatmaya çalışıyorum. Böylece
çok farklı turistik, hediyelik eşya
yapmış olduk. Bunu birçok fuar
ve festivallerde sergiledik. Tanıtımını ve reklamını yaptıktan
sonra özellikle yurt dışından ciddi anlamda talep gelmeye başladı." Gerek açtıkları internet sitesinde gerekse fuar ve festivallerde bu bastonlara çok talep olduğunu belirten Birol, bu talebi
karşılamak için yoğun bir çalışma temposuna girdiğini, ürettiği her 100 bastondan 60'ını ebruli baston olarak ürettiğini dile
getirdi. (AA)
1
2 yıl içinde toplam
89.500 km yol yaparak,
sanatçıları 6 milyon izleyiciyle buluşturan, Türkiye’nin en büyük mobil
müzik festivali Fanta Gençlik Festivali, şu ana dek kurulmuş en
büyük sahnesi ile İzmir’deydi. İnciraltı’nda gerçekleşen 13. konserde, İzmirliler müzik ve eğlenceye doydu. İzmir İnciraltı’nı, kapıların açıldığı ilk andan itibaren
doldurmaya başlayan enerjik festival severler; önce Hayrettin’in
şovu, gece boyunca da Athena ve
Hadise’nin sevilen şarkıları eşliğinde, coşku dolu bir akşam yaşadı. Athena, konserin başlamasını heyecanla bekleyen müzik
severler için, sevilen şarkılarını
seslendirdi. Kısa süre içinde çıkacak yeni albümünden bir parçayı
da ilk kez İzmir’de seslendiren
Athena, sevilen “Serseri Mayın”
şarkısı seslendirmeden önce, “Bu
şarkıyı İzmir sahilinde, deniz kenarında yazdık, bizim için İzmir’de seslendirmek bu yüzden
çok anlamlı” diyerek parçanın hikayesinden de bahsetti. “Dilek
Taşı” gibi nostaljik parçalar da
seslendiren Athena, sevenlerine
unutulmaz bir gece yaşattı.
Hadise, Fanta Sahnesinde En
Sevilen Şarkılarını Seslendirdi!
Sahneye çıktığı andan itibaren
şovlarıyla ve festival için hazırlanan kostümleriyle beğeni topla-
Çanakkale 2015 fotoğraf
yarışması sonuçlandı
Çanakkale'de faaliyet gösteren İÇDAŞ ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun
(TFSF) birlikte düzenlediği Çanakkale 2015 Ulusal Fotoğraf Yarışması sonuçlandı. Çanakkale Savaşları’nın 100.
yılını anmak için düzenlenen fotoğraf yarışmasına İzmir’den katılan Alahattin Kanlıoğlu’nun eseri birinci seçildi.
Yarışmaya Sakarya’dan katılan
Hatice Ekiz’in fotoğrafı ikinci, İstanbul’dan katılan Sami Uçan’a ait olan fotoğraf ise üçüncülüğe layık bulundu. Tarih,
doğa, kent ve turizm konulu yarışma ile
100 yıl önce yaşanan Çanakkale Savaşla-
rı’na yönelik farkındalık oluşturulması
amaçladı. Yarışmaya gönderilen eserler
Ömer Gemici, İzzet Keribar, Aykan Özener, Ozan Sağdıç, İbrahim Zaman ve Firdevs Sayılan tarafından değerlendirildi. Birinciye 5 bin TL, ikinciye 4 bin TL, üçüncüye 3 bin TL olarak belirlenen ödüller, 29
Ekim 2014’te düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.
Tören Çanakkale Evi’nde yapılacak ve eserler de bu mekanda sergilenecek.
Ayrıca “Havadan Çanakkale”, “Çanakkale’de Turizm”, “Çanakkale’de İş Yaşamı”,
“Çanakkale Savaşları” ve “Kahramanlar
Troia ve Destanlar” temalı özel ödüllere layık görülen yarışmacılar, bin TL ile ödüllendirildi. (CİHAN)
yan Hadise, “İzmir bence en
muhteşem şehirlerimizden, burada olduğum için çok mutluyum!”
sözleriyle, festival severlere merhaba dedi. Konseri sırasında sevenleriyle zaman zaman sohbet
de eden Hadise, “Kimseyi umursamadan yolunuza devam edin,
herkese başarılarınızla cevap verin” diyerek müzik severlerden
alkış aldı. “Visal” gibi sevilen parçalarını okuyan sanatçı, hareketli
“Düm Tek Tek” parçasıyla konseri
tamamladı. 13. Fanta Gençlik
Festivali kapsamında Athena ve
Hadise, Türkiye’nin dört bir yanında hayranları ve müzik severlerle buluşuyor. Ziyaret edeceği
şehirlere, festival tarihinde ilk kez
ziyaret edilen şehirleri de katarak
yoluna devam eden Fanta Gençlik
Festivali’nin bu yılki sponsorları
Ipana, Pantene ve Head&Shoulders oldu. Festival yoluna, 22 Eylül’de Bursa Asmerkez’de gerçekleşecek konserle devam edecek.
Fanta Gençlik Festivali Rotası: 22
Eylül – Bursa, 24 Eylül – İzmit, 27
Eylül – Eskişehir
Festivali Nasıl İzleyebilirsiniz?
FANTA Gençlik Festivali'ne katılmak için FANTA ürünlerinin üzerindeki renkli açma halkalarından
veya kapaklardan toplam 10 puan toplayarak festival süresince
anlaşmalı davetiye dağıtım noktalarından veya festival günü,
festivalin yapılacağı mekânın kapısından davetiyenizi alabilirsiniz.
Festivale dair anlık paylaşımlar,
görseller ve tüm bilgiler için:
www.fanta.com.tr //
https://www.facebook.com/fantagenclikfestivali
(HABER MERKEZİ)
Yıl: 4. Sayı: 1046. 21 Eylül 2014 Pazar
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
21
17Eylül
Şubat2014
2013Pazar
Perşembe
Yargıtay, "özel konuşmaları"
KAYDEDENİ HAKLI BULDU
Ö
zel toplantıda, müdürünün kendisine yönelik hakaretlerini cep telefonuyla gizlice kaydettiği için “kişiler arasındaki konuşmaların kaydedilmesi”
suçundan yargılanan kişiye verilen beraat
kararı, Yargıtay 12. Ceza Dairesince onandı. Onama kararında, "sanığın, başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal
içindeyken, toplantıda kendisine yönelik
hakaretleri kayda almasının, hukuka aykırı
kabul edilemeyeceği" belirtildi. Bir bankanın genel müdürlüğü bünyesinde inşaat
proje sorumlusu olarak çalışan C.B. adlı
kişi, 2011’de müdürü E.S.A. ile yaptığı
toplantıyı cep telefonuna kaydetti.
E.S.A'nın şikayeti üzerine C.B. hakkında
"kişiler arasındaki konuşmaların kaydedilmesi" suçundan dava açıldı. İstanbul 32.
Sulh Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda, bu suçun, ancak konuşmanın tarafı
olmayan kişilerce işlenebileceği gerekçesiyle C.B'nin beraatına karar verdi. Temyiz
üzerine kararı inceleyen Yargıtay 12. Ceza
Dairesi ise yerel mahkemenin beraat kararının doğru, ancak gerekçesinin yanlış olduğuna hükmetti ve sonucu itibarıyla yerel
mahkemenin kararını onadı. Dairenin kararında, kişinin, bir daha kanıt elde etme ve
yetkili makamlara başvurma olanağının olmadığı ani gelişen cinsel saldırı, hakaret,
tehdit, iftira veya şantaj gibi durumlarda,
kanıtların kaybolmasını engellemek ve
bunları yetkili makamlara sunarak güvence
altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştirenin bilgisi dışında, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin
ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da
kaydetmenin hukuka aykırı kabul edilemeyeceği ifade edildi. Mevcut dosyada, C.B.
adlı kişinin, müşteki E.S.A. ve bir müdür
yardımcısı ile birlikte yaptıkları toplantıyı
diğerlerinin bilgisi dışında cep telefonuyla
kaydettiği belirtilen kararda, C.B'nin, daha
sonra, müdürünün kendisine hakaret ettiği
iddiasıyla savcılığa şikayette bulunduğu
aktarıldı.
Yargılamada sanık C.B'nin, müşteki
E.S.A'nın, çalıştıkları bankada birim müdürü olmasından sonra, kendisine karşı negatif tutum içinde olduğu, eski çalışan olduğu için kendisini tasfiye etmek istediği,
daha önce iş ortamında kendisine hakaret
ettiği, topluluk içinde kendisine yönelik
rencide edici ve küçük düşürücü tavırlar
sergilediğini beyan ettiği belirtilen kararda,
müştekinin, olaydan yaklaşık 1 ay önce
hakkında haksız yere soruşturma başlattığını söylediği kaydedildi. Müştekinin, olay
günü de performans değerlendirme toplantısında kendisine hakaret içerikli sözler
söylemesi üzerine, cep telefonuyla gizlice
kayda başladığını bildiren sanık C.B'nin,
hakaret eylemini başka türlü ispatlamasının mümkün olmadığını anlattığı ifade
edildi. Kararda, "sanığın, başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içindeyken, toplantıda kendisine yönelik hakaret içerikli konuşmayı kayda almasının,
hukuka aykırı olduğunun kabul edilemeyeceği" değerlendirmesinde bulunuldu. (AA)
İZMİR ASKER HASTANESİ GÜZELYALI YERLEŞKESİNDE BULUNAN 031
NUMARALI BİNANIN YIKILARAK YERİNE PREFABRİK BİNA YAPILMASI
İZMİR İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI (MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK)
İZMİR ASKER HASTANESİ GÜZELYALI YERLEŞKESİNDE BULUNAN 031 NUMARALI BİNANIN YIKILARAK YERİNE PREFABRİK BİNA YAPILMASI yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası
:2014/117287
1-İdarenin
a) Adresi
:MITHATPASA CAD. NO:457 35288 MİTHATPAŞA KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası :2322436700 - 2322432149
c) Elektronik Posta Adresi :[email protected]
ç) İhale dokümanının
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı :Mevcut binanın yıkılarak yerine tek katlı çelik kontstrüksiyon prefabrik hastane binası yapılması (Detayı teknik şartnamelerde belirtilmiştir.)
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
:İZMİR
c) İşe başlama tarihi
: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde yer teslimi yapılarak işe
başlanacaktır.
ç) İşin süresi
: Yer tesliminden itibaren 270 (İKİYÜZYETMİŞ) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
:MİTHATPAŞA CAD. NO:457 35288 KÜÇÜKYALI/İZMİR
b) Tarihi ve saati
:15.10.2014 - 11:00
4.İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1.Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili
Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sânatkar
odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil
Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu
hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4.Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz. İstekliler, ihale konusu yapım işinde alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri işlere ait listeyi teklif ekinde
vereceklerdir.
4.1.6Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra
düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2.Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1.İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 75 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
11.06.2011 TARİHLİ YAPIM İŞLERİNDE BENZER İŞ GRUPLARI TEBLİĞİNİN (B) ÜSTYAPI (BİNA) İŞLERİ
III.GRUP BİNA İŞLERİ BÖLÜMÜNDE YER ALAN İŞLER VEYA İHALE KONUSU İŞ KAPSAMINDA TANIMLANAN İŞLERE AİT İŞ DENEYİM BELGELERİ BENZER İŞ OLARAK KABUL EDİLECEKTİR.
4.4.2.Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İNŞAAT MÜHENDİSİ
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Dosya bedeli MSB Tedarik Bölge Başkanlığı Saymanlık Müdürlüğüne (KONAK) yatırılacak makbuz karşılığında İdareden satın
alınacaktır. adresinden satın alınabilir.
7.2.İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar MSB İZMİR İNŞ.EML.BLG.BŞK.LIĞI İHL.VE SÖZL.KS.A.LİĞİ adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Sondakika 21/9
Basın: 10228
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Termik santral için zeytin ağaçlarının
KESİMİNE TEPKİLER SÜRÜYOR
M
anisa'nın Soma ilçesinde,
153 milyon ton kömür
üretimi karşılığında yapılacak termik santral sebebiyle kamulaştırılan alan içerisinde kalan
zeytinliklerin kesilmesine tepkiler
sürüyor. Manisa Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Menderes Hırçıner, komisyon üyeleriyle birlikte
zeytin kıyımının yapıldığı Yırca'yı
ziyaret ederek vatandaşlara destek
oldu. Hırçıner, üyeler Hasan Namak ve Seyran Çelik ile birlikte
zeytin nöbeti tutan köylülerle biraraya geldi. Hırçıner, Çevre Komisyonu olarak daha önce Yırca köyünde olağanüstü "acele kamulaştırma" kararı ile zeytinlik alanlarının kamulaştırılmasına karşı olduklarını kamuoyuna açıkladıklarını
söyledi. Zeytinciliğin Islahı Kanunu uyarınca zeytinlik alanların en
az 100 km. yakınında, zeytinlerin
gelişimini olumsuz etkileyecek
herhangi bir tesis yapılmasının
mümkün olmadığını dile getiren
Hırçıner, "Yine ülkemizde tarım
arazileri son derece sınırlı olup bu
arazilerde çok cüzi bir miktarda
zeytin arazisi olmasına rağmen ısrarla bu arazilerin içersinde maden
ocağı yapılmak istenmesi, son derece yanlış ve hatalı bir uygulamadır. Bu hatadan yol yakınken dönülmesi gerektiğini, yetkililer ve
kamuoyu ile daha önce de paylaşmıştık. Geçtiğimiz günlerde de burada köylülerin muvafakatı olmamasına ve tepkilerine rağmen gece
vakti gelinerek zeytin ağaçlarının
söküldüğü bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Biz de Manisa Barosu
Çevre Komisyonu olarak burada,
yerinde kesilen ağaçları ve köylülerin ve halkın taleplerini alarak inceleme yapıp konuyu rapor haline
getirmek üzere bugün buraya bir
ziyarete geldik. Yapılmak istenen
bu kamulaştırma işlemine, maden
ocağı tesisinin çevreye ve toplumumuza bir yarar sağlanamayacağını,
yol yakınken geri dönülmesi gerek-
Gasp şüphelilerinden biri
üniversite öğrencisi çıktı!
A
dana’da gasp olayına karıştıkları ileri sürülen biri üniversite öğrencisi iki genç gözaltına alındı. Polis, lüks araçla gasp yapan 29
yaşındaki Mustafa D. ile Çukurova Üniversitesi öğrencisi 31 yaşındaki Burak M.E.’yi 250’ye yakın güvenlik kamerası inceleyerek buldu. Olay, merkez
Seyhan ilçesi Cemal Gürsel caddesi Doğrular İşhanında yaşandı. İddialara göre, lüks bir araçla gelen Mustafa D. ile Burak M.E., işhanı içinde S.D.’ın ensesine silah dayadı. Gaspçılar, etkisiz hale getirdikleri S.D.'yi
bodrum katına indirdi, cep telefonu, cüzdanı ile aracının anahtarını aldı. Saldırganlar daha sonra kaçtı. Haber verilmesi üzerine harekete geçen Emniyet Asayiş
Şubesi Gasp Bürosu ekipleri, cadde üzerindeki değişik
işyerlerine ait 250’ye yakın güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Polis, şüphelilerin lüks marka bir araçla
geldiklerini belirledi. Plakası tespit edilen aracın internet üzerinden de satılığa çıkarıldığı ortaya çıktı. Plaka
Takip Sistemi’nden yapılan araştırmada da şüphelilerin
aynı aracın içinde görüldükleri saptandı. Polis, şüphelileri Ziyapaşa mahallesi ile Mahfesığmaz mahallelerinde yakaladı. Emniyet Müdürlüğü’nde ifadeleri alınan iki gencin, S.D.’yi aralarındaki alacak-verecek meselesinden dolayı gasp ettiklerini söyledikleri öğrenildi.
Saldırıya uğrayan S.D. ise silahla kendisini tehdit eden
kişileri ilk kez gördüğünü söyledi. Yakalanan şüphelilerin evlerindeki aramalarda kullandıkları 7,65 çapında
bir tabanca ile kurusu sıkı silah bulundu. Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan iki şüpheli, Adli
Tıp Kurumu’ndaki sağlık kontrolünün ardından “nitelikli yağma” suçlamasıyla adli mercilere sevk edildi.
(CİHAN
tiğini bir kez daha ifade etmek istiyoruz." dedi.
'DAVALAR BİR AN ÖNCE
SONUÇLANMALI'
Gezi Parkı olayları davasının
sonuçlandığını söyleyen Hırçıner,
"Gezi olaylarında toplumumuz,
özellikle çevre duyarlılığı konusunda gösterdikleri çevre hassasiyeti
ile gerginlikler yaşadı. Çeşitli olaylar yaşadı fakat bu olayların sonunda idare mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verildi.
Yani mahkeme kararı, olaylar meydana geldikten sonra sonuçlandı.
Burada da Yırca köylüleri ve arazi
sahiplerinin Danıştay nezdinde girişimleri var. Yürütmeyi durdurma
kararı ile ilgili açtıkları davalar var.
Burada insanlar mağdur. Bir an önce yargıdan bir çözüm bekliyorlar.
Süre geçirilmeden, süratle mahkemelerden bu hususla ilgili karar verilmesini bekliyoruz." diye konuştu. (CİHAN)
Manisa'da
patlama:
3 yaralı
Turgutlu ilçesinde Hurdacılar Sitesi'ndeki bir işyerinde meydana
gelen patlamada 3 kişi yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Koşukırı
mevkisinde bulunan Hurdacılar
Sitesi'ndeki bir işyerinde hurdaların kesimi sırasında patlama
meydana geldi. Patlama sırasında işyerinde bulunan ve hurda
malzemelerin kesimlerini yaptıkları belirtilen A. Ç. (22), E.Ç.(23)
ve Ö.A. (31) çeşitli yerlerinden
yaralandı. Yaralılar 112 Acil
Sağlık ekipleri tarafından Turgutlu Devlet Hastanesi'ne sevk
edildi. Patlamanın ardından çıkan yangına Turgutlu Belediyesi'ne ait 4 adet itfaiye aracı müdahale etti. Dükkanda bulunan 2
oksijen tüpü ile biri dolu 6 adet
LPG tüpü itfaiye ekipleri tarafından dışarı çıkarıldı Olay yerine
gelerek inceleme yapan İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Esendemir,
patlama hakkında bilgi aldı. Patlamanın, gaz sıkışması sonucu
meydana geldiği ileri sürüldü.
Yaralıların sağlık durumlarının
iyi olduğu öğrenildi. Olay hakkında soruşturma başlatıldı. (AA)
*'('
DEİK, Türkiye’nin yabancı ülkeler veya uluslararası topluluklarla olan
ekonomik, ticari, sınai ve mali ilişkilerini izleyecek, bu tür ilişkilerin
kurulmasına ve geliştirilmesine yardımcı olacak. Yönetim Kurulu, biri
başkan olmak üzere toplam 35 üyeden oluşacak, Yönetim Kurulu
Başkanı, Ekonomi Bakanı tarafından belirlenecek ve görevden alınacak
@YW[MYTPCVIU[NSK[PXFZVYPG[RWRMWZVZVZMS[OZPSVSQG
[email protected][QIPYZ??XPWXTG[WL0XMPXT[JZKPZ[LWQZT[[email protected][PIQ
NSK[YTLULQXT[XWXKTXWYVXUX[OIVIPQYT[HY[XK[NIUOZMSUSU
X?VZFZPS[ZVPSVQZ[HY[XK[DYWXKPXVQY[BZWSKQZWZVSUZ[OZVNSQFS
LWQZT[ZQZFSOWZ[TRVRWZU[6SK[9TLULQXT[:WXKTXWYV[=RVRWR;
URU[*69:=+[HY[JZAWS[7ZZWXOYP[DCMPYVYU[XK[TLUMYOWYVXUXU
BZWSKQZ[RMRW[HY[YMZMWZVS[JYWXVWYUNXE[9TLULQX
<ZTZUWSAS(USU[16SK[9TLULQXT[:WXKTXWYV[=RVRWR[HY[:K[=LU;
MYOWYVX[ZWSKQZ[ MRW[HY[:K[=LUMYOWYVX[ZWSKQZ[ MRW[HY
9MZMWZVS["ZTTSUNZ[3CUYPQYWXT1X[YMQX[[email protected](UXU
JRDIUTI[MZOSMSUNZ[OZOSQWZUNSE<RUZ[DCVYG[[email protected][MYTPCVIU
NSK[PXFZVYPG[RWRMWZVZVZMS[OZPSVSQG[[email protected][QIPYZ??XPWXTG
WL0XMPXT[JZKPZ[LWQZT[[email protected][PIQ[NSK[YTLULQXT[XWXKTXWYVXUX
OIVIPQYT[HY[XK[NIUOZMSUSU[X?VZFZPS[ZVPSVQZ[HY[XK
DYWXKPXVQY[BZWSKQZWZVSUZ[OZVNSQFS[LWQZT[ZQZFSOWZ[TRVR;
WZU[6SK[9TLULQXT[:WXKTXWYV[=RVRWRURU[HY[JR[TRVRWZ[JZAWS
7ZZWXOYP[DCMPYVYU[XK[TLUMYOWYVXUXU[BZWSKQZ[RMRW[HY[YMZMWZVS
[email protected]:=G[8IVTXOY4UXU[OZJZUFS[IWTYWYV[HYOZ
RWRMWZVZVZMS[PL>WRWRTWZVWZ[LWZU[YTLULQXTG[PXFZVXG[MSUZX[HY
QZWX[XWXKTXWYVXUX[[email protected][JR[PIV[XWXKTXWYVXU[TRVRWQZMSUZ
HY[DYWXKPXVXWQYMXUY[OZVNSQFS[LWZFZTE[8IVTXOY4UXU[NSK
YTLULQXT[XWXKTXWYVXUXU[DYWXKPXVXWQYMXG[TZVKSWZKSWZFZT[MLVRU
HY[YUDYWWYVXU[[email protected][XBXU[XWDXWX[TRVRQ[HY[TRVRWRKWZVZ
DCVIK[HY[CUYVXWYV[MRUZFZTE[8IVTXOY4UXU[X?VZFZPSUSU
ZVPSVSWQZMSUZG[IVYPXQ[HY[X?VZFZPZ[NCUIT[RWRMWZVZVZMS
OZPSVSQWZVSU[[email protected][OCUYWXT[BZWSKQZWZV[OZ;
>ZFZTE WRMWZVZVZMS[YTLULQXT[XWXKTXWYVNYTX[DYWXKQYWYVX[DC@
CUIUNY[JRWRUNRVZVZT[BYKXPWX[IWTYWYVG[JCWDYWYVG[TRVRQWZV
XWY[XWXKTXWYVY[OCUYWXT[MYTPCVWYV[XPXJZVSOWZ[HYOZ[DYUYW
YTLULQXT[TLURWZVNZ[MPVZPY0XWYV[[email protected][HY[JR[MPVZPY;
0XWYVX[XWDXWX[TRVRQ[HY[TRVRWRKWZVZ[CUYVYFYTE8IVTXOY(NY
OZPSVSQ[LVPZQSUSU[XOXWYKPXVXWQYMX[XWY[XWDXWX[DXVXKXQWYVY
TZPTSNZ[JRWRUZFZT[HY[OZPSVSQ[LWZUZTWZVSUSU[ORVP[NSKSUNZ
PZUSPSQSUZ[OCUYWXT[YPTXUWXTWYV[OZ>ZFZTE-VPZT[OZPSVSQWZVZ
DXVYJXWYFYT[HYOZ[JXVWXTPY[IBIUFI[IWTYWYVNY[LVPZT[OZPSVSQ
OZ>ZJXWYFYT[OYVWX[HYOZ[OZJZUFS[DXVXKXQFXWYVY[3CUYPXQ
=RVRWRUFZ[JYWXVWYUYU[XWTYWYV[BYVBYHYMXUNY[OLW[DCMPYVY;
FYTE3ZJZUFS[IWTYWYV[HYOZ[RWRMWZVZVZMS[PL>WRWRTWZVNZTX
YTLULQXT[HY[MYTPCVYW[DYWXKQYWYVG[NSK[PXFZVYP[VY0XQXG
OZJZUFS[MYVQZOY[HY[DIQVIT[[email protected][TLURWZVSUNZ[JXWDX
NYVWYOYFYTG[DXVXKXQFXWYVXU[JR[OCUNYTX[JXWDX[PZWY>WYVXUX
3CUYPXQ[=RVRWRUFZ[JYWXVWYUYU[XWTYWYV[BYVBYHYMXUNY
TZVKSWZOZFZTE[8IVT[NSK[PXFZVYP[VY0XQXG[OZJZUFS[MYVQZOY[HY
DIQVIT[[email protected][NYAXKXTWXTWYVX[XK[TLUMYOWYVX
ZVZFSWSAS[XWY[OZJZUFS[IWTYWYV[HYOZ[RWRMWZVZVZMS
PL>WRWRTWZVNZTX[QR?ZPZ>[TRVRWRKWZVZ
NRORVZFZTE8IVTXOYG[OZJZUFS
IWTYWYV[HYOZ[RWRMWZVZVZMS
PL>WRWRTWZVSU[NSK
YTLULQXT
XWXKTXWYVX
XWY
XWDXWX[JXWDX[HY[XMPZPXMPXTX[HYVXWYVX[PL>WZOZFZTE[3CUYPXQ[=R;
VRWRUFZ[JYWXVWYUYU[KZVPWZVWZ[XWDXWXWYVXU[OZVZVWZUQZMSUZ[ZBST
JXWDX[JZUTZWZVS[TRVZFZTE8IVTXOY4UXU[NSK[YTLULQXT
XWXKTXWYVXUNY[JZKZVSWS[MLURBWZV[YWNY[YPQYMXUX[MZAWZQZT
[email protected][ORVP[XBXUNY[HYOZ[ORVP[NSKSUNZ[PZUSPSQ[7ZZWXOYPWYVXUNY
JRWRUZFZTG[XTXWX[YTLULQXT[XWXKTXWYVX[OIVIPYFYTG[XK[TLUMYO;
WYVXUX[TRVQZT[HY[DYVYTPXAXUNY[MLUZ[YVNXVQYT[XBXU
<ZTZUWSAZ[CUYVXNY[JRWRUZFZTE3CUYPXQ[=RVRWRG[JXVX
JZKTZU[LWQZT[[email protected][PL>WZQ[$'[IOYNYU[LWRKZFZTE[:K[=LU;
MYOWYVX[<ZKTZUWZVS[ZVZMSUNZU[)'G[=RVRFR[=RVRWRKWZV
ZVZMSUNZ[OYV[ZWZU[8IVTXOY[-NZWZV[HY[<LVMZWZV[<XVWXAX[*8-;
<<+G[8IVTXOY[:?VZFZPBSWZV[.YFWXMX[*8:.+G[8IVTXOY
/ZUZOXFX[HY[:KZNZQWZVS[6YVUYAX[*8#/:56+G[.IMPZTXW
/ZUZOXFX[HY[:KZNZQWZVS[6YVUYAX[*.#/:56+[HY[8IVTXOY
.IPYZ??XPWYV[<XVWXAX[*8.<+[PYQMXWFXWYVXUNYU['G[NXAYV[TR;
VRFR[TRVRWRK[PYQMXWFXWYVX[ZVZMSUNZU[G[DYUYW[=RVRWRU
NXAYV[IOYWYVX[ZVZMSUNZU['[LWQZT[[email protected][$,[ZMXW[IOY[MYBY;
FYTE[3CUYPXQ[=RVRWR[<ZKTZUSG[9TLULQX[<ZTZUS
PZVZ7SUNZU[JYWXVWYUYFYT[HY[DCVYHNYU[ZWSUZFZTE3CUYPXQ
=RVRWR[,[OSW[MIVYOWY[DCVYH[OZ>ZFZTE[3CUYPXQ[=RVRWR[IB
ZONZ[JXV[PL>WZUZFZTE3CUYPXQ[=RVRWR(URU[DCVYHWYVXUXU
[email protected][XMY[KCOWY16SK[YTLULQXT[XWXKTXWYVXU
DYWXKPXVXWQYMXUY[NCUIT[MPVZPY0X[HY[>LWXPXTZ[CUYVXWYVX
[email protected][69:=[BZWSKQZ[>VLDVZQSUS[[email protected][YUYW
=RVRWZ[MRUQZTG[RODRWZUQZMSUS[MZAWZQZT[HY[NYUYPWYQYTG
:K[TLUMYOWYVXUX[TRVQZT[HY[DYVYTPXAXUNY[MLUZ[YVNXVQYT
XBXU[<ZTZUWSAZ[CUYVXNY[JRWRUQZTG[DYUYW[HY[MYTPCVYW
NZUSKQZ[TRVRWWZVS[LWRKPRVQZTG[DCVIKWYVXUX
NYAYVWYUNXVQYTG[ORVPXBXUNY[HYOZ[ORVPNSKSUNZ[PYQMXWFXWXT
ZBSWQZMS[TLURMRUNZ[<ZTZUWSAZ[CUYVXNY[JRWRUQZTG
KXVTYPWYVXU[IOY[TZONYNXWQYMX[HY[IOYWXTPYU[BSTZVPSWQZWZVS
XWY[XWDXWX[TRVZWWZVS[JYWXVWYQYTG[=ZVZNYUX@[9TLULQXT
:KJXVWXAX[:K[=LUMYOXUNY[8IVT[[email protected][MYTPCVIUI[PYQMXW[YNY;
FYT[3CUYPXQ[=RVRWR[#OYMXUX[MYBQYTG[[email protected]
NYAXKXTWXTWYVX[TLURMRUNZ[<ZTZUWSAZ[CUYVXW;
YVNY[JRWRUQZTE1:K[=LUMYOWYVXG[OYPYVWX
IOY[KXVTYP[HY[JIPBY[PYQXU[YNXWQY;
MX[?ZWXUNYG[YU[Z@[)2[IOY
KXVTYPXU[HZVWSAS[HY[XK
NIUOZMSUSU
MSUZX[HY
FLAVZ7X[NYAYVWYUNXVQYWYVX[MLURFRUNZ[LVPZOZ[TLONRTWZVS
PYVFX?WYVX[HY[NIUOZ[>[email protected][DYWXKQYWYV[[email protected];
YVYT[3CUYPXQ[=RVRWRURU[CUYVXMX[XWY[<ZTZUWSTBZ[TRVRWZ;
FZT[HY[DYVYTPXAXUNY[ZOUS[KYTXWNY[MLUZ[YVNXVXWYFYTE#WTY
QYU7ZZPX[HY[MPVZPY0XT[?YNY7WYVX[DYVYTPXVNXAX[?ZWWYVNY
<ZTZUWSTG[:K[=LUMYOWYVX[TRVQZT[[email protected][JR[KZVPWZVS[ZVZ;
QZOZJXWYFYTE69:=G[XK[XQT%UWZVSUSU[OYVXUNYU[[email protected];
QYMXUXU[CUYQ[[email protected][NRVRQWZVNZ[3CUYPXQ[=RVRWR;
URU[TZVZVS[HY[<ZTZUWSASU[LUZOS[XWY[ORVP[XBXUNY[HYOZ[ORVP
NSKSUNZ[PYQMXWFXWXTWYV[ZBZJXWYFYTE69:=G[3CUYPXQ[=RVR;
WR[TZVZVSOWZ[PZKSUSV[HY[PZKSUQZ@[QZW[ZWQZOZG[MZPQZOZG
XUKZG[[email protected][PYH?XP[HY[VY?XU[YPQYOYG[CNIUB[>ZVZ[ZWQZOZG
MLMOZW[OZVNSQWZVNZ[JRWRUQZOZG[JRVM[HYVQYOYG[JZASK[HY
OZVNSQWZVNZ[JRWRUQZOZG[MLMOZW[7ZZWXOYPWYVX[NYMPYTWYQY
HY[[email protected][OZVNSQWZVS[OZ>QZOZG[JR[3CUYPQYWXT
?ITIQWYVX[BYVBYHYMXUNY[KXVTYP[HY[HZTS7[TRVQZOZ[HYOZ
TRVRWR[KXVTYPWYVY[XKPXVZT[YPQYOYG[NYVUYTWYVY[IOY[LWQZOZ
HY[[email protected][?RTRT[XKWYQWYV[OZ>QZOZ[OYPTXWX
TSWSUNSE69:=4XUG[KXVTYP[HYOZ[HZTS7[TRVZJXWQYMX[OZ[NZ
TRVRWQRK[HYOZ[TRVRWZFZT[KXVTYPWYVY[XKPXVZT[YNYJXWQYMX
TRVRWRK[ZQZBWZVS[HY[7ZZWXOYP[TLURWZVS[XWY[MSUSVWS[LWQZT
[email protected][3CUYPXQ[=RVRWR[TZVZVSUZ[HY[<ZTZUWSASU[[email protected]
PZJX[LWZFZTE5OVSFZ[69:=4XUG[JZASK[HY[OZVNSQNZ[JRWRU;
ZJXWQYMX[HY[MLMOZW[7ZZWXOYPWYVX[NYMPYTWYOX>[[email protected];
VYJXWQYMX[XBXUG[JIPBYNY[TZVKSWSASUSU[LWQZMS
HY[OZ>SWZFZT[JR[?ZVFZQZWZVSU
69:=4XU[TRVRWRK[ZQZBWZVS[HY
7ZZWXOYP[TLURWZVSOWZ[MSUSVWS
LWQZMS[@LVRUWR[LWZ;
FZTE[
#,.&$#**,(1,(,1$ *..
Emlakçılar, internet ortamında sahte unvan ve isimler ile emlakçılık yapıldığından dert yanarak, sektör olarak haksız rekabet ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. İstanbul Umum
Emlak Komisyoncuları Odası (İEKO) Başkanı Nizamettin Aşa, “Adam internetten bir daire
ya da dükkânı ‘sahibiyim’ diye satıyor. Ardından yine bir daire ve dükkânı satıyor. Her hafta
yeni ilan veriyor. Ya ‘sahibinden’ ilanları veriyor ama emlakçılık yapıyor internetten."dedi
:9=-[3CUYPXQ[=RVRWR[<ZKTZUS[[email protected][5KZG[XU;
PYVUYPXU[MZAWZNSAS[XQTZUWZVS[TRWWZUZVZTG[TRVZWWZVZ[RO;
QZOZU[HY[TZBZT[MZPSK[OZ>ZUWZVSU[ZVPPSASUS[JYWXVPYVYTG
:MPZUJRW4NZ[PZ?QXUX[LWZVZT[TZOSPWS[YQWZTBS[)2[JXU[XTYUG
TZOSP[NSKS[YQWZTBS[MZOSMSUSU[)22[JXUX[ZKPSASUS[CUY
MIVNIE[1<RUWZVSU[CUYQWX[JCWIQI[YH[?ZUSQWZVSE1[NXOYU
5KZG[ULVQZWNY[.ZWXOY[TZONSG[LNZ[TZONSG[YAXPXQ[JYWDY;
MX[LWQZOZUSU[JR[XKX[OZ>ZQZOZFZASUS[X7ZNY[YNYVYTG[19H
?ZUSQWZVSUSU[NSKSUNZ[?YV[OYVNY[YWXUNY[NY7PYVWY
PRVWZOZUG[TZ?HY?ZUYWYVNY[QIKPYVX[XWY[JRWRKZU[UY
LWNRAR[JYWXVMX@[JXVXWYVX[NY[HZVE[<RUWZV[?ZWTPZU[?YQ
>ZVZ[ZWSOLV[?YQ[TXQWXTWYVX[XWY[XWDXWX[HYVXWYVX[PL>WROLVE
-UNZU[MLUVZ[QZANRV[LWZU[&OZUNSQ4[NXOY[[email protected][DYWXOLVE
<R[MLVRU[ZVPSOLV[NZ[ZVPSOLV[HY[QZZWYMY7[CUI
ZWSUZQSOLVE[NXOY[TLURKPRE[ZPZUNZKWZVS[JR[PIV[TXKXWYVY
TZVKS[ROZVZU[5KZG[KCOWY[NYHZQ[YPPX[!<RVZNZ[QZ?ZWWY
ZVZWZVSUNZU[DYBYU[ZNZQZG[TZ?HY?ZUYUXU[JXV[OYVXUNY[L;
PRVZU[ZNZQZG[JZTTZWZG[TZ>SFSOZG[DIHYUX>[TXQWXAXUX
JSVZTZUWZV[MRBWRE[9HYPG[YH[MZPSU[ZWZFZTWZV[OZ[NZ[PRPZ;
FZTWZV[TLQXMOLU[CNYQYTPYU[OZUZ[NYAXWE[5QZ[$
TRVRKPZU[TZBZVTYU[FZNNYNYUG[QZ?ZWWY[ZVZWZVSUNZU
DYBYU[HY[TYUNXUX[YQWZTBS[LWZVZT[PZUSPZUWZVZ[XPXJZV
YNXOLVG[NYOXQ[OYVXUNY[XMY[>XVXUFY[DXNYVTYU[JRWDRVNZU
LWROLVE[=ZOSP[NSKSUNZU[YU[BLT[[email protected]>[LWZU[TYMXQ
[email protected]@E[5OZTBSUSU[7ZPRVZMS[NZ[[email protected][BSTSOLVE[9QWZT[MYT;
PCVI[BLT[JIOITE[9QWZTBS[TZUZWSOWZ[YH[PRPQZ[LVZUS
[email protected][2E[=YUNX[YH[ZWZU[HYOZ[PRPZU[LVZUS[[email protected][,2E
<R[[email protected][24SU[NZ[[email protected][,24SUSU[TZOSP[NSKS[LWNRARUR
JYWXVPQYWXOXQE[5UFZT[[email protected][)2G[YU[XOX[UXOYPWY[2
YQWZTBSWSAS[TXPZJSUZG[XWTYWYVXUY[RODRU[OZ>SOLVE[<RURU
NSKSUNZ[[email protected][,2;,';'2[DXJX[TZOSP[NSKS[7ZZWXOYP
OIVIPIOLVE1:UPYVUYPPYU[YQWZTBSWST[OZ>ZUWZVWZ[TZOSP
NSKSWSASU[22[JXUX[JRWNRARUR[XWYVX[MIVYU[5KZG[!<R[NZ
[email protected][TZUZOZU[[email protected][8YTUXT[XWYVWYNXTBY[JR[TZOSP
NSKSWST[ZVPSOLVE[6Z?Z[YHHYW[JXVXWYVX[XUPYVUYP[MXPYWYVXUY
YQWZTBSOSQ[NXOY[XWZU[HYVXOLVNRE[/XPYWYVX[PYT[PYT
ZVZNSTG[JRUWZVSU[YQWZTBSWSTWZVSUS[JYWDYWYQYWYVXUX[PZWY>
YPPXTE[<R[[email protected][LUZO[HYVXWNXE[/XPYWYVY[XWZU[HYVYU;
WYVXU[YQWZTBSWSTWZVSUS[JYWDYWYQYWYVX[DYVYTXOLVE1
KYTWXUNY[TLURKPRE[&/Z?XJXUNYU4[NXOY[HYVXWYU[XWZUWZVWZ
XWDXWX[LWZVZT[NZ[NYAYVWYUNXVQYWYVNY[JRWRUZU[:9=<ZKTZUS[5KZG[KRUWZVS[MCOWYNX[15NZQ[XUPYVUYPPYU[JXV
NZXVY[OZ[NZ[NITT%US[&MZ?XJXOXQ4[NXOY[MZPSOLVE[5VNSUNZU
OXUY[JXV[NZXVY[HY[NITT%US[MZPSOLVE["YV[?Z7PZ[OYUX[XWZU
HYVXOLVE[/Z?XJXUNYU[XWZUWZVS[HYVXOLV[ZQZ[YQWZTBSWST
OZ>SOLV[XUPYVUYPPYUE[5QZ[LUNZU[NZ?Z[HZ?XQX[HZVG
MLMOZW[QYNOZE[R[ZU[MLMOZW[QYNOZOZ[QINZ?ZWY[YPQYT
QIQTIU[NYAXWE[UIUY[DYWYU[MZ?PY[XMXQWYVWY[&JXWQYQ
UY[YQWZT4[NXOLVE[<RUR[YUDYWWYQYT[QIQTIU[NYAXWE[8YT
OLW[TZURU[BSTZFZTE[<[email protected][QIFZNYWYQX@[NY[JR[OCUNYE
9QWZTBSWST[XWY[XWDXWX[TZURU[JXV[ZU[YHHYW[OIVIVWIAY
DXVQYWXE[[email protected][PIO[JXPPXE[/YUYWYVNXV[JR[TLUROR[NXW;
[email protected]["YV[QZANRVXOYP[PYT[TZURUWZ[ZKSWZJXWXV
QXG[JXWQYQ[5QZ[ZKSWZFZTMZ[UYNYU[TZURU
OZ>SWQSOLV[[email protected][5KZG[TZOSP[NSKS[YQWZTBSWSASU
PITYPXFXOX[QZANRV[YPPXAX[TZNZV[YTLULQXOY[NY[JIOIT
@ZVZV[HYVNXAXUX[TZONYNYVTYUG[!8IVTXOY[JIPBYMXUXU
[email protected][,24SUS[ZWSUG[JRURU[[email protected][)(XUX[ZWSUE[<R[TZOSP
NSKSUZ[DXNYU[JXV[QYJWZAE[<XV[NY[JRUR[$[XWY[BZV>SUG
BIUTI[JRURU[HYVDXG[MXDLVPZ[>VXQX[HY[MPL>Z0S[HZVE[=ZOS>
BLT[NZ?Z[JIOITE1[NYNXE[9QWZT[LNZWZVSUZ[NYUYPXQ[OYPT;
XMX[HYVXWQYMXUX[XMPYOYU[5KZG[!R[ZU[NYUYPXQ[IQVIT
HY[8XFZVYP[<ZTZUWSAS4UNZE[-URU[NZ[OLARUWRAR[LVPZNZE
5QZ[L[NZ[PZ>R;TZNZMPVLURU[JR[DCVYHX[OZ>QZMSUNZU
OZUZE[<RG[PZ>R;TZNZMPVL[TZOSP[QZTZQS[OZUX[NYVWYQY
PL>WZQZ[HY[NYUYPXQ[OZUS[OLTE[-[?ZWNY[LNZ[LWZVZT
NYUYPXQNY[JX@[VLW[[email protected][<YWYNXOYWYV[XMY[VR?MZP
OCUIUNYU[NYUYPXQ[OZ>QZWSE[<RVZNZ[JYWYNXOY[VR?MZPG
LNZ[NZ[YAXPXQ[JYWDYMX[PZWY>[YPQYWXE[6YUYPXQ[XBXU[?YV
TRVRQ[PL>R[JXV[JXVXUY[ZPSOLVE[<XV[NY[.ZWXOY(UXU[&LNZOZ
TZONLWG[YAXPXQXUX[OZ>G[OYPTXUWXAXUX[LVPZOZ[TLO4[NYQYMX
DYVYTXOLVE[:WYVX[IWTYWYVNY[NRVRQ[JCOWYE[<[email protected][NXWYTBY
HYVNXAXUNY[YQWZTBSMSUE["%WJRTX[JR[WXMZUMZ[JZAWZUMZG
JXVYO[PZTXJY[OZ[NZ[TZONZ[ZWSUMZ[MRXXMPXQZW[[email protected]
NYAYVWYUNXVQYWYVXUNY[JRWRUNRE
21 Eylül 2014 Pazar
#010)0%1
&'$.
)0-1/"
Azerbaycan'ın Hazar
Denizi'nden çıkartacağı
doğal gazı Avrupa'ya
ulaştıracak Güney Gaz Koridoru'nun temeli atıldı.
Temel atma öncesi
Bakü'deki Haydar Aliyev
Merkezi'nde yapılan
törende konuşan Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız, Türkiye'nin
Azerbaycan ile geliştirdiği
projelerin bütün çevre ülke
ve bölgeye barış getirmeyi
hedeflediğini söyledi
Güney Kafkasya'nın Türkiye için
vazgeçilmez olduğunun altını
çizen Yıldız, ''Doğu ile batı, kuzey
ile güney arasındaki ticaret enerji
ve ulaşım koridorlarına ilaveten
kültür ve medeniyetlerin
etkileşimini sağlayan ve bölgenin
barış, istikrar ve refah kuşağı haline dönüşmesi geniş Avrasya
vizyonumuzun temelini teşkil etmektedir'' dedi. Bakan Yıldız sözlerini şu şekilde sürdürdü,''
Bugün temelini atacağımız proje
sadece enerji ve ulaştırma projesi
değildir. Kardeş Azerbaycan'la
geliştirdiğimiz projeler bütün
çevre ülke ve bölgeye barış getirmeyi hedefleyen projelerdir.
Bakü- Tiflis -Ceyhan (BTC)ile
Kafkasya'yı Akdeniz'e bağladık.
Bakü -Tiflis -Erzurum (BTE) projesi ile Kafkasya'yı Anadolu'ya
bağladık. Güney Gaz Koridoru
projesi ve onun bel kemiği Trans
Anadolu Doğal Gaz Projesi
(TANAP) ile bu defa Kafkasya'yı
Avrupa ile birbirine bağlıyor adeta
bir barış koridoru açıyoruz''Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev de yaptığı konuşmada,
şimdiye kadar enerji konusunda
geliştirdikleri projelere sadece
Gürcistan ve Türkiye'den katılımın
olduğunu, ancak temeli atılan söz
konusu proje ile artık uluslararası
ortaklık noktasında yeni bir
sayfayı açmış olacaklarını söyledi. Aliyev '' Azerbaycan üretimini
sağladığı doğal gazı Gürcistan
Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan,
Arnavutluk, İtalya görüşmekte
olduğumuz Karadağ ve
Hırvatistan da projeye
katılabilirler. Hatta diğer Avrupa
ülkeleri de katılabilir ''dedi. Aliyev
atılan temelle enerji sektöründe
yeni bir uluslar arası takımın
oluştuğunu ifade ederek ''
Takımımızın bütün üyeleri buradalar, ben eminim ki işbirliğimiz
kazançlı ve başarılı olacak'' dedi.Daha sonra kürsüye gelen Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rosen
Plevniyev de yaptığı konuşmada,
ülkesinin daha önce tek bir hattan
gaz aldığını, söz konusu proje ile
enerji bağımlılığını azaltmayı
hedeflediklerini söyledi. Plevniyev
'' Bugün tarihi bir adım atılıyor.
Hem Avrupa'nın enerji güvenliği,
hem de bölgesel işbirliğini
genişlendirilmesi bu proje çok
önemli''dedi. Sonra kürsüye
sırasıyla; Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili, Yunanistan
Başbakanı Antonio Samaras,
Karadağ Başbakanı Milo
Cukanoviç geldi. Güney Gaz Koridoru ile Hazar Denizi'ndeki
Şahdeniz havzasında bulunan Azeri doğalgazını, Gürcistan ve
Türkiye üzerinden Avrupa'ya
taşınması amaçlanıyor. Bakü'nün
Sangaçal terminalinden
başlayacak olan hatt Güney
Kafkaslar Gaz Koridoru ile Gürcistan üzerinden geçerek Türkiye
sınırına ulaşacak.Doğal gaz
TANAP ve Trans Adriyatik Boru
Hattı (TAP) ile de Avrupa'ya
nakledilecek Güney Gaz Koridoru
projesinin tamamlanmasıyla, 6
milyar metreküpü Türkiye için olmak üzere başlangıçta 16 milyar
metreküp doğalgazın Avrupa'ya
taşınması öngörülüyor. (CİHAN)
#
211Şubat
Eylül 2014
2013Pazar
Perşembe
Türkiye Genç İşadamları Derneği Başkanı Yücelen,"Cari açık, enflasyon, faiz... Ekonomi bir tek bunlar değil
ki... Şu anda piyasada nakit sıkıntısı var. KOBİ'ler finansmana erişim konusunda sıkıntı çekiyor. Kar
marjı sıkıntısı yaşanıyor. Reel ekonomiyle ilgili bu tür konular da cari açık, enflasyon ve faiz kadar konuşulmalı"dedi
-JURWNXZ+XVAZ0GYPYOTYUSZ*XUVX@WZ-+0/*
;YGRYVSZ/TWZ7JCXTXVFZCYUWZYASRZBXZXV<TYMNKVZEWIWZYTYV:
TYUPYZ?VTXOTXUZYTSVSURXVZUXXTZXRKVKOWVWVZHYUYU
[email protected]@WVWZIXTWUQQWD/TW
7JCXTXVFZ//ZOL>[email protected]
>JRJOXQWVZ?VJVPXZ54ZYNTSRZIWUZP?VXOZKTOYMSVY
[email protected]>XPX<TXUWVWVZBXZ145(:145!ZP?VXOWVW
RY=MYNYVZ54DZ2YTRSVOYZUKEUYOS8VSVZ>JRJOXQ
=UKEUYOSZWAWVPXZ?VXOTWZIWUZNXUZQLQOYMSVSZOXO:
VLVWNXQTXZRYUGSTYPSRTYUSVSZRYNPXQQWDZ;LVTYUSVZVYMST
[email protected]
[email protected]
>[email protected]=KQYV:
MWNXTXZPXZMY>[email protected]?NTXPWD7JCXTXVFZCYUWZYASRZBX
XV<TYMNKVZEWIWZRSUSTEYVTSRZE?MQXUXVZVKRQYTYUTYZWTEWTWZ?V:
TXOTXUZYTSVSURXVZUXXTZXRKVKOWVWVZHYUYUZE?UOXOXMWVW
[email protected]
[email protected]>UYCYQZNY=YV
WOYTYQASZ2,;[email protected]
BLUELTYNYVZ7JCXTXVFZ?HXTZKTYUYRZPYZWVKBYQW<ZWOYTYQZNY:
=YVZBXZJUJVTXUWVWZW>UYAZXPXIWTXVZ2,;08TXUWVZJHXUWVX
[email protected]@WVWZPWTXZEXQWUPWD7JCXTXVFZ92,;W8TXUWV
JHXUWVPXZBXUEWZNJRJVPXVZRYUZOYU6TYUSVYZRYPYUZIWUZMJUJ
MSRSVQSZBYUDZ2YUZOYU6TYUSZGLZYVZAKRZPJGJRDZ%V<TYMNKV
>XPX<WZWAWVFZCYUWZYASRZ>XPX<WZWAWVFZWAZ=YHYUZWAWV
IYMRSTYVSNKUTYUDZ;LVLVZPYZ2,;08TXUXZHYUYUSZKTLNKU9
PWNXZRKVLGQLDZ2,;08TXUWZBXZJUXQWCWTXUWZNKRZMYNYUYR
141.Z>XPX<TXUWVXZLTYGSTYOYNYCY@SVSVZYTQSVSZAWHXVZ7JCX:
TXVFZGWURXQTXUWVZPSGZRYNVYRZNXUWVXZMXUOYNXZY@SUTSRTSZIW:
TYVAKZNY=SMSVYZMY>W=ZKTOYMSVYZN?VXTWRZIYGTYQSTYV
AYTSGOYTYUYZPX@WVPWD7JCXTXVFZ93WHZIJNJNXVZIWU
XRKVKOWMWVWHDZ-YIWZRWZPSGZIKUCLVLHZYUQYCYRDZ-YIWZRWZPSG
RYNVYRZRLTTYVYCYRMSVSHDZ;LZ?VJOJHXZMLVLTLNKUZYOY
?IJUZQYUY<QYVZIJNJOXZIYMRSTYVSNKUDZ;JNJOX
IYMRSTYVOYOYTSDZ;WHWOZGLZYVPYZPSGZRYNVY@SOSHPYRWF
RUXPWTXUWOWHPXRWZYUQSGYZE?UXZPY>YZ<YHTYZIJNJNXVZIWU
XRKVKOWZKTOYOSHZTYHSO9ZPX@XUTXVPWUOXMWVW
NY=QSD7JCXTXVFZMYVYNWCWVWVZYNYRQYZRYTOYRZHKULVPY
KTPL@LVLZIXTWUQXUXRFZGLVTYUSZRYNPXQQWZ9XXTZMXRQ?UZQXO:
MWTCWMWZVWNXZEWQMWVZ<YIUWRYMSZPLULURXVZMXUOYNXMWVWZPSGYUS
ASRYUS=ZNYQSUSOZNY=MSV"ZWNXZWVGYYQZNY=MSV"Z%BXQF
WVGYYQTYZIJNJNXOXNWHFZ>WAIWUZNXUXZEWPXOXNWHZYOYZMXV
ILZYPYOSZVWNXZWVGYYQZNY=OYNYZQXGBWRZXPWNKUMLVZPY
?IJUZQYUY<QYVZQXPIWUZYTSNKUMLV"Z-XPIWUZYTOYNSVFZQXGBWR
XPWVDZ%VZIYGQYZRYUZOYU6TYUSVSZQXGBWRZXPWVDZ%@XUZMWH
MYVYNWFZJUXQWOZNXUWVXZWVGYYQSVFZEYNUWOXVRLTJVZPY>Y
AKRZRYHYVYCY@SZIWUZMWMQXOZKUQYNYZRKNYUMYVSHFZMYVYNWCW
ILTYIWTPW@WZ<KVTYUSVZIWUZRSMOSVSZ<YIUWRYMSVYZYRQYUSURXV
IWUZRSMOSVSZPYZ8,Z<YIUWRYZIYQOYMSVFZRJAJTOXNXNWO8
PWNXZE?QJUJ=ZWVGYYQTYUPYZPX@XUTXVPWUXIWTWUD97JCXTXVF
IWUZWGBXUXVWVZNY=YIWTXCX@WZXVZR?QJZQXPIWUWVZWMQW>PYOPY
RJAJTOXRZKTPL@LVLZYVTYQYUYRFZ9;LVYZIYGBLUOYOYR
YPSVYZYPYOZXTWVPXRWZRYNVY@SZE?QJUJ=ZWVGYYQYZNYQSUSNKUF
KUYPYZPYZWMQW>PYOZNYUYQSNKUMYZKZYPYOSZMLATYOYRZNXU:
WVXFZ8XPXVZILZYPYOZMYVYNWPXZPXBYOZXQOWNKUZPY
WVGYYQYZNYQSUSNKU"8ZPWNXZMKUOYRZTYHSO9ZE?UJGJVJ
=YNTYGQSDZ3YPXCXZWVGYYQTYZIJNJOXVWVZIWUZUWMRZKTPL@LVY
WGYUXQZXPXVZ7JCXTXVFZYNVSZYVPYZMYVYNWVWVZPXZIXVHXU
?TAJPXZIJNJOXMWZBXZ?VCXTWRTWZKTYUYRZJUXQWOWVZMY@TYO
QXOXTTXUXZKQLUQLTOYMSZEXUXRQW@WVWZM?NTXPWD7JCXTXVFZUXXT
MXRQ?UJVZAKRZYCWTZ?VTXOTXUXZW>QWNYAZPLNPL@LVYZPWRRYQW
AXRXUXRFZ9LZYVZPLULOLOLHZWNWZPX@WTDZ2YUZXPXOWN:
KULHDZ#WVYVMOYVZBXZ<WVYVMOYVZRYTWQXMWZMSRSVQSOSHZBYUD
8;YVRYTYUSZXTTXQQWUOXO8ZPXVWTPW@WZEWIWZ83YVYNWCWNWFZJUXQW:
CWNWFZQYCWUWZXTTXQQWUOXO8ZPWNXCXRTXUXZW>QWNYAZBYU9ZPXPWD
#WVYVMYTZ>WHOXQTXUZMXRQ?UJVJVFZUXXTZMXRQ?UJV
>WHOXQWVPXZKTOYMSZEXUXRQW@WVWZMYBLVYVZ7JCXTXVFZ9#W:
VYVMYTZ>WHOXQTXUWZPJHXVTXOXZBXZPXVXQTXOXZYPSVYF
KVTYUSVZOXV<YYQWVWZE?HXQOXZYPSVYZIWUZ;**2ZBYUDZWNX
UXXTZMXRQ?UJZPJHXVTXOXZBXZPXVXQTXOXZYPSVYZIWUZUXXT
MXRQ?UZRLULTLZNKR"9ZPWNXZMKUPLD7JCXTXVFZ9YUWZYASRF
XV<TYMNKVFZ<YWHDDDZ%RKVKOWZIWUZQXRZILZPX@WTZRWDDDZLZYVPY
=WNYMYPYZVYRWQZMSRSVQSMSZBYUDZ2,;08TXUZ<WVYVMOYVY
XUWGWOZRKVLMLVPYZMSRSVQSZAXRWNKUDZ2YUZOYU6SZMSRSVQSMS
BYUDZXXTZXRKVKOWNTXZWTEWTWZILZQJUZRKVLTYUZPYZCYUWZYASRF
XV<TYMNKVZBXZ<YWHZRYPYUZRKVLGLTOYTS9ZNKULOLVLZNY=QSD
/;*FZ/BUL=YZBXZWVZEWIWZPJVNYZBXZ-JURWNX
XRKVKOWMWVWZXQRWTXNXVZ<YRQ?UTXUPXVZEXTXVZMWVNYTTXUX
E?UXZ>SHTSZ=KTWQWRYTYUZEXTWGQWUOXRZEXUXRQW@WVWZYRQYUYV
7JCXTXVFZUXXTZMXRQ?UJZPXZILZ=KTWQWRYTYUSVZWAWVXZPY>WTZXQ:
OXVWVZ?VXOWVXZPWRRYQWZAXRQWD7JCXTXVFZ-JURWNX8PX
=KTWQWRYTYUSVZ>X=ZQJRXQWCWNXZE?UXZIXTWUTXVPW@WVWZWPPWY
XPXUXRFZ9YHKQZBXZIXVHWVPXZ8QYBYVZ<WNYQ8ZLNELTYVSNKUD
UXQWCWZOYHKQLZQJRXQWCWNTXZYNVSZ<WNYQYZRLTTYVSNKUDZ0>UY:
CYQZNY=YVZYPYOZPYZRKVQXNVXUWVWZQJRXQWCWNTXZYNVSZ<WNYQY
QYGSQSNKUDZ;SUYRSVFZQJRXQWCWZ=Y>YTSZOYHKQFZIXVHWV
RLTTYVMSVZYOYZJUXQWCWFZW>UYCYQASZOYTSVSZLCLHYZQYGSQMSV9
PWNXZRKVLGQLDZ VTXOTXUWVZPXZILVYZE?UXZYTSVOYMSVS
WMQXNXVZ7JCXTXVFZ9/RYUNYRSQQYZQYBYVZ<WNYQZRYTPSUSTMSV
YOYZ8JUXQWCWNXZGLZ<WNYQQYVZMYQYCYRMSV8ZPXVWTMWVF
YRYUNYRSQASZKTYUYRZIWHZXTWOWHWZQYGSVYZYTQSVY
RKNYTSO9ZPXPWD7JCXTXVFZNJRMXRZQXRVKTK6WTWZJUX:
QWOZKUYVSVSVZOLQTYRYZYUQSUSTOYMSZEXUXRQW@WVWZIX:
TWUQXUXRFZ9;LVLZEXUAXRTXGQWUOXRZWAWVZXTWOWHPX
VXZBYUZPWNXZIYRSNKULHDZTRXOWHPXRWZOJ>XVPWM
BXZIWTWOZYPYOTYUSVSVZYRQW<ZQK=TYOZVJ<LMLOLHY
KUYVSZNJHPXZ1FDZ;LVLVZ/;ZKUQYTYOYMSZNJHPX
'F(DZ;WTWOZBXZQXRVKTK6WZYTYVSVPYZWMQW>PYOZXPWTXV
RWGWZKUYVSZNJHPXZ51DZ/;ZKUQYTYOYMSZNJHPXZ.4D
;WTWOZBXZQXRVKTK6WZYTYVSVPYZWMQW>PYOZXPWTXV
NJRMXRKRLTTLZKUYVSVPYZ/BUL=Y
JTRXTXUWVXZRSNYMTYZMKVLVCLNLH9
PX@XUTXVPWUOXMWVPXZILTLVPLD
7JCXTXVFZ2JAJRZBXZ,UQYZ TAXR:
TWZ0GTXQOXTXUWZ+XTWGQWUOXZBX
*XMQXRTXOXZ0PYUXMW
;YGRYVTS@S8VSVZNJRMXRKRLT:
TLZWMQW>PYOZQXGBWRWVWVZAKR
<YNPYTSZIWUZLNELTYOY
KTPL@LVLFZILVLVZIWTWO
BXZQXRVKTK6WZYTYVSVPY
NJRMXRKRLTTL
AYTSGQSUOYRZJHXUX
NY=STOYMSZBXZPY>Y
IJNJRZQXGBWRZBXU:
WTOXMWZEXUXRQW@WVWZPX
M?HTXUWVXZXRTXPWDZ
+&-!.+$&-*)(+)-$(.!,%,%"*.-)(*.*. *.&)---&,),$,*,
Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Sinan Sağlam, "Vatandaşlarımız kurbanlık almayı son güne bırakmasın, özellikle koyun, kuzu ve keçi almayı planlayanlar bugünden kurbanlıklarını alsınlar. Bu sene özellikle küçükbaş hayvan sayısında ciddi problemler var, ‘fiyat düşer’ diye son günü beklemeyin." dedi
;LUMYZXQXUWVXUZ&XRWOTXUZ,PYMSVSVZEXVXTZRLULTL
?VCXMWZW>YVZ&YIXUZ/6YVMSZW>YVZOL>YIWUWVX
YASRTYOYTYUPYZILTLVYVZXQXUWVXUZ&XRWOZ3WVYVZ3Y@TYOF
MY@TSRTSZRLUIYVZYTOYVSVZQJNKTYUSVSZBXUPWDZ3Y@TYOFZRLUIYV
=YHYUTYUSVPYVZYTSGBXUWGZNY=OYNSZ=TYVTYNYVZBYQYVPYGTYUSV
RLTYRZRJ=XMWZBXZ-YUSOFZ+SPYZBXZ&YNBYVCSTSR
;YRYVTS@SVCYZBXUWTXVZ>YNBYVZ=YMY=KUQTYUSVSVZILTLVL=
ILTLVOYOYMSVYZPWRRYQZXQOXTXUWZEXUXRQW@WVWZPWTXZEXQWUPWD
3Y@TYOZGLVTYUSZRYNPXQQWZ92?NTXUPXZBXZRSUMYTPYZ>YNBYV
MXAXCXRZBYQYVPYGTYUSOSHZPLNYUTSZKTOYMSZTYHSODZ HXTTWRTX
PWGWZ>YNBYVTYUSVZEXIXTWRTXUWVWVZOLQTYRYZBXQXUWVXUZ>XRWO:
TXUCXZRKVQUKTZXPWTOXMWZEXUXRWUDZ%URXRZ>YNBYVZMXAXCXR:
TXUMXZPXZILVTYUSVZNYGZPLULOTYUSVYZIYRSTOYMSZEXUXRWNKUD
YHYUTYUPYZRJTQJUZ>YNBYVTYUSVSVZIYHXVZNYGTYUSZNXQXUTWZKT:
OYNYIWTWNKUDZ#WHWRWZKTELVTLRTYUSZIJNJRZ>YNBYVTYUPYF
MS@SUTYUPYZNYGZRKVLMLVPYZMSRSVQSZNYGYVYIWTWNKUZOLQTYRY
BXQXUWVXUZ>XRWOXZIYRQSUYUYRZNYGSVSVZRW<YNXQTWZKTPL@LVY
PWRRYQZXPWTOXTWDZYHYUTYUPYZRSUMYTPYZMXAWTXCXR
>YNBYVTYUSVZMY@TSRZPLULOTYUSVSVZPXUWMWVWVZCYVTSF
IYRSGTYUSVSVZE?UXIWTXCXRZ?TAJPXZBXZBJCLPLVLVZ>XU>YVEW
IWUZI?TEXMWVPXZNYUYZIXUXZKTOYMSVYZPWRRYQZXQMWVTXUDZ*WGW
>YNBYVTYUPYZEXVWQYTZI?TEXMWVPXVZYRSVQSZEXTW=ZEXTOXOX:
MWVXZPWRRYQZXPWTOXTWDZ7YMYTZNXUTXUPXZMYQSTYVZRLUIYVTSRTYUSV
ILZRKVQUKTTXUWZOXMTXRQYGTYUSOSHZQYUY<SVPYVZNY=STPS@SZWAWV
MKULVZNKRD9+WUPWZOYTWNXQTXUWVWVZYUQOYMSNTYZIWUTWRQXZIL
MXVXZRLUIYVZ<WNYQTYUSVSVZNJRMXRZKTPL@LVYZWGYUXQZXPXV
3WVYVZ3Y@TYOFZ9+XAOWGZNSTZIYHZYTSVPS@SVPYZNYRTYGSR
NJHPXZ14:.4ZYUQSGZM?HZRKVLMLDZ2YMY=TYUPYRWZXQZ<WNYQTYUSVY
IYRQS@SOSHPYZAKRZUXEJTXZ<WNYQZEWIWZE?UJVJNKUDZ2LUIYVTSR
<WNYQTYUSZ=WNYMYZVKUOTYUSVYZE?UXZWNWZRKVLOPYD
YQYVPYGTYUSOSHZRLUIYVTSRZYTSOSVSZMKVZEJVX
ISUYROYMSVTYUDZ HXTTWRTXZILEJVTXUPXZRLUIYVTSRTYUSVS
MXAMWVTXUDZ3KVZEJVZ<WNYQTYUSVZPJGOXMWVWZIXRTXNXVTXU
NYVSTSNKUDZ;LZNSTZPJGXCX@WVWZAKRZQY>OWVZXQOWNKULOD
JVRJZYVCYRZNXQXUTWZMYNSPYZRLUIYVTSRZBYUZ?HXTTWRTX
RJAJRIYGZRLUIYVTSRZYTOYNSZ=TYVTYNYVTYUZYCXTXZXQOXTWD
2KNLVFZRLHLZBXZRXAWPXZCWPPWZMYNSMYTZ=UKITXOTXUWOWH
BYUD9ZPWNXZRKVLGQLDZ;LUMYZXQXUWVXUZ&XRWOTXUZ,PYMS
;YGRYVSZ3WVYVZ3Y@TYOFZXQZ<WNYQTYUSVSVZ2LUIYVZ;YNUYOS
MKVUYMSVPYZPJGOXNXCX@WVWZYASRTYPSDZZ
-+-*.,+$,.#!(+."%".%-+)(
''#.,,.
''#
!#!#"!
"""
!# İzmir İş Dünyasını Geliştirme
Derneği (İZGE), etsiz çifte sektörünün önemli firmalarından
Komagene’nin sahipleri Kamil
Sivrikaya ve Murat Sivrikaya’yı,
şehrin girişimci ve girişimci
adaylarıyla buluşturdu
Başarılı işadamları, iş hayatı ile ilgili
bilgiler verdi. 10 yılda 700 şubeye
ulaşarak yurtiçi ve yurtdışında büyük
başarılara imza atan, yedi ortaklı Komagene’nin kurucusuolan Sivrikaya
kardeşler, küçük bir dükkan ile
başlayarak nasıl marka olduklarını,
bayioluşumlarını ve farklı projeleri ile
hayata nasıl yön verdiklerini anlattı.
Programın ardındanmisafirler, dinleyicilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.
İZGE’nin, "İş Dünyasında İz
Bırakanlar"konulu söyleşilerini her ay
başka bir sektördeki marka olmuş
isimlerle sürdüreceği belirtildi.
Bakan Işık,” Bolu'nun Karacasu beldesindeki bir otelde düzenlenen "Türkiye Makina Sektörü Strateji
Belgesi ve Eylem Planı" toplantısında konuşan Işık, Türkiye'de son 12 yılda birçok şeyin olumlu
yönde değiştiğini, bu değişimden demokrasi kültürünün de nasibini fazlasıyla aldığını söyledi
;WTWOFZ3YVYNWZBXZ-XRVKTK6WZ;YRYVSZ#WRUWZ$GSRF
93YBLVOYFZESPYFZMLFZXVXU6WZEWIWZ?VCXTWRTWZYTYVTYUPY
=YHYUZIWNKQXRVKTK6WFZVYVKQXRVKTK6WZEWIWZEXTWGXV
=YHYUTYUPYZMQUYQX6WRZKQKOKQWBZBXZOYRWVXZEWIWZEJATJ
YTYVTYUPYZWMXZ>XPX<ZKPYRTSZNYRTYGSOZWAWVPXZKTYCY@SH9
PXPWD;YRYVZ$GSRFZPXOWU:AXTWRZMXRQ?UJNTXZ>LUPYZWQ>YTYQSVS
YHYTQOYRZBXZCXB>XUPXVZJUXQWOW
YUQSUOYRZWAWVZNY=STYV
QK=TYVQSVSVZMKVZPXUXCX
<YNPYTSZEXAQW@WVWZIX:
TWUQXUXRFZ9;LZQK=TYVQSPY
YTPS@SOSHZRYUYUTYUSZ>YNYQY
EXAWUOXRZJHXUX
AYTSGOYTYUSOSHSZMJUPJUOXR:
QXNWHDZ-JURWNXVWV
VXUXPXVZVXUXNX
EXTPW@WZBXZILV:
PYVZMKVUYZVXU:
XNXZLTYGOYR
WMQXPW@WNTXZIL
PK@ULPYVZWT:
EWTWPWUDZ;WH
51ZNSTPYF
JUXQWOPX
PJGJR
QXRVKTK6WPXVZKUQYZQXRVKTK6WNXZPK@ULZEXAWGZNY=QSRDZ;LV:
PYVZMKVUYZPYZKUQYZNJRMXRZBXZNJRMXRZQXRVKTK6WNXZPK@UL
EXAWGZNY=YCY@SH9ZPWNXZRKVLGQLD9/UQSRZ.7FZNYVWZNXUTWF
NXGWTZBXZNXVWTWRAWZJUXQWOZYVTYNSGSZXRMXVWVPXZOWRUK
UX<KUOTYUSZ?VXZASRYUYCY@SH9ZPWNXVZ;YRYVZ$GSRFZG?NTXZPX:
BYOZXQQWZ9-XRVKTK6WPXZ*XUWVTWRFZ/U:+XZBXZ7XVWTWRQX
7XQRWVTWRZ3QUYQX6WOWHZAXUAXBXMWVPXZ=YUYPWEOY
PX@WGQWUXCX@WHDZ3YBLVOYFZESPYFZMLFZXVXU6WZEWIWZ?VCXTWRTW
YTYVTYUPYZ=YHYUZIWNKQXRVKTK6WFZVYVKQXRVKTK6WZEWIW
EXTWGXVZ=YHYUTYUPYZMQUYQX6WRZKQKOKQWBZBXZOYRWVXZEWIW
EJATJZYTYVTYUPYZWMXZ>XPX<ZKPYRTSZNYRTYGSOZWAWVPX
KTYCY@SHDZYRWVXZMXRQ?UJZMYPXCXZRXVPWMWZYASMSVPYV
PX@WTFZWOYTYQZMYVYNWMWVWVZQYOYOSZYASMSVPYVZ?VXO
QYGSNKUDZWUYZOYRWVXZMXRQ?UJVJVZJUJVTXUWFZPW@XU
MXRQ?UTXUZQYUY<SVPYVZNYQSUSOZOYTSZKTYUYR
RLTTYVSTSNKUDZ;LZN?VJNTXZPJGJVXCXRZKTLU:
MYRFZYVYZXRMXVWVPXZOYRWVXZMXRQ?UJZKT:
OYNYVZIWUZMYVYNWTXGOXZQYMYBBLUL
WORYVMSHPSUDZTRXOWHPXRWZPW@XUZQJO
MYVYNWZMXRQ?UTXUWVWZEJATXVPWUOXRZWAWVF
OYRWVXZMXRQ?UJVJZIWUZTKRKOKQW<ZMXRQ?U
KTYUYRZEJATXVPWUOXOWHZEXUXRWNKUD
*JVNYPYRWZQK=TYOZW>UYCYQSVZNYRTYGSR
NJHPXZ54LVLVZOYRWVXZMXRQ?UJVXZYWQZKTOYMS
PYZMXRQ?UJVZ?VXOWVWVZIWUZIYGRYZE?MQXUEXMWPWUD
YRWVXZMXRQ?UJVPXZW>UYCYQSOSHSVZE?MQXUPW@W
YUQSGQYVZMKVZPXUXCXZOXOVLVLHD9$GSRFZOYRWVX
W>UYCYQSVSVZ145.ZNSTSVPYZ54F'ZOWTNYUZPKTYUTY
QYUW>WZIWUZMXBWNXNXZLTYGSTPS@SVSZ>YQSUTYQYUYRF
9;LZNSTSVZWTRZ)ZYNSVPYZWMXZEXAXVZNSTSVZYNVS
P?VXOWVXZE?UXZOYRWVXZW>UYCYQSOSHZNJHPXZ!
KUYVSVPYZYUQSGZE?MQXUPWZYVCYRZILZMXBWNXTXU
IWHWOZWAWVZNXQXUTWZPX@WTFZJMQXTWRZWQ>YTYQSOSHZAKRZNJRMXRD
&XUZVXZRYPYUZILZNSTSVZWTRZ)ZYNSVPYZWQ>YTYQZNJHPXZ!ZYHYT:
MYZPYZEXAXVZMXVXZ14ZOWTNYUZPKTYUYZNYRSVZYASR
BXUPW@WOWHZEXUAX@WVWZLVLQOYNYTSODZ;LZMXVXZWAZQYTXIW
RSMOYNYZN?VXTWRZYPSOTYUSOSHZVXQWCXMWVPXFZWTRZ)ZYNPY
MXRQ?UPXZW>UYCYQSVZWQ>YTYQSZRYUGSTYOYZKUYVSZNJHPXZ((8X
RYPYUZNJRMXTPW9ZW<YPXMWVWZRLTTYVPSD0QYTNY8VSVZMXRQ?UPX
PSGZQWCYUXQZ<YHTYMSVSVZ'(ZOWTNYUZPKTYUZKTPL@LVYZWGYUXQZX:
PXVZ$GSRFZGLVTYUSZRYNPXQQW9;WHPXVZ54ZRYQZPY>YZ<YHTY
W>UYCYQZNY=YVZ0QYTNY8NSZ?HXTTWRTXZMXAQWOFZAJVRJZEXUAXR:
QXVZPXZ0QYTNY8VSVZIWHPXVZIWUZ<YHTYMSZNKRDZ;WHWOZPXZ544
OWTNYUZPKTYUZOYRWVXZW>UYCYQSVYZLTYGOYOSHSVZBXZPJVNY
QWCYUXQWVPXVZPY>YZ<YHTYZ=YNZYTOYOSHSVZ?VJVPXZIWUZXVEXT
NKRDZ;LVLVZNKTLZPYZ>WAZGJ=>XMWHZRYQOYZPX@XUW
YUQSUOYRQYVZEXAWNKUDZ2WTKEUYOZIYGSVYZW>UYCYQZPX@XUW
5F'ZPKTYUZWRXVFZOYRWVXZMXRQ?UJVPXZILZUYRYOZ'F(
PKTYUYZLTYGQSZYVCYRZNWVXZUYRW=TXUWOWHPXVZIWUWZKTYVZ0M:
=YVNY8PYZILZPX@XUZ55F)ZPKTYUFZNYVWZIWHWOZNYRTYGSRZWRW
RYQSOSHDZ;LZUYRYOZ/TOYVNY8PYZWMXZ1.ZPKTYUZMX:
BWNXMWVPXDZ+WUWGWOCWZ;WTEWZ3WMQXOWZ+;3ZBXUWTXUWVX
E?UXFZ145.ZNSTSVPYZOYRWVXZMXRQ?UJVPXZ<YYTWNXQ
E?MQXUXVZ<WUOYZMYNSOSHZ54ZIWVZ)!)FZAYTSGYVZMYNSOSHZWMX
5))ZIWVPWUDZ7YVWFZ<WUOYZIYGSVYZPJGXVZAYTSGYVZMYNSMS
MYPXCXZ5'8PSUDZ;LZ<WUOYTYUSVZ'ZIWVZ).58WZOWRUKFZ.ZIWV
1(48SZRJAJRZ?TAXRTWPWUDZ;WHWOZ<WUOYTYUSOSHSVZ?TAXRTXUW
RKVLMLVPYZIWUZMSRSVQSOSHZBYUDZ0GIWUTW@WZBXNYZRJOXTXV:
OXZOKPXTTXUWNTXZ<WUOYZ?TAXRTXUWVWZOL>YRRYRZIJNJQ:
OXOWHZEXUXRWNKUDZ7WVXZ145.Z+;3ZBXUWTXUWVXZE?UXF
MXRQ?UPXZW>UYCYQZNY=YVZ.ZIWVZ(1Z<WUOYVSVZ<YYTWNXQ
RYUTSTS@SZNJHPXZFZWRXVFZW>UYCYQZNY=OYNYVTYUSV
<YYTWNXQZRYUTSTS@SZNJHPXZ'F!8PWUDZ145.ZNSTSVPYZQYMYUSO
NY=YVZ<WUOYZMYNSMSZWMXZMYPXCXZ5.58PWUDZ
SAYFA 6
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
2014
Pazar
Şubat
2013
Perşembe
6 GÜNCEL 2197Eylül
Hiçbir güç bizim için
tehdit oluşturamaz!
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 2 Ekim'de TBMM'de görüşülecek Irak ve Suriye'ye yönelik
tezkerelere ilişkin "Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi sınırlarını ve kendi bütünlüğünü koruyacaktır.
Kendisine karşı herhangi bir gücün tehdit oluşturmasına müsaade etmeyecektir" dedi
Kurtulmuş, bir programa katılmak için
geldiği Düzce'de yaptığı açıklamada,
IŞİD'in bir günde bu duruma gelmediğini,
bunun tüm boyutlarıyla ele alınması
gerektiğini söyledi. IŞİD'in bir neden ve
sebep değil sonuç olduğunu vurgulayan
Kurtulmuş, "Suriye'deki bu siyasi istikrarsızlık, geniş kitlelerin siyasal katılım
sürecinin dışında kalmaları, diğer taraftan
Irak'taki bölünmüşlük, Maliki döneminde
özellikle sünni kitlelerin siyasal katılımın
dışında kalmaları IŞİD'e altın tepsi
içerisinde fırsat sundu. Afganistan işgalinin
ardından Taliban ve El Kaide'nin çıkması gibi Suriye'deki olaylar, Irak'ın parçalanmasıyla
IŞİD'e zemin hazırlayan bir siyasal atmosfer oluşturdu"
diye konuştu.
Kurtulmuş,
Suriye
ve Irak halklarının siyasal katılım süreçlerinin ciddi bir şekilde önünün açılması
gerektiğinin önemini vurguladı. Halkın kendisini temsil edeceği demokratik yönetim
mekanizmalarının kurulmasının gerekliliğine işaret eden Kurtulmuş, "IŞİD'in ortaya
koyduğu bu ortamdan rahatsız olanların
çoğu, bilerek ya da bilmeyerek IŞİD'i ortaya
çıkaran sebeplerin faaliyetleri içerisinde
oldular. Birtakım güçler bölgede etkinlik
mücadelesi vermek için bu bölgenin istikrarsızlığının da önünü açtılar. Bu istikrarsızlık ortamı IŞİD'i oluşturdu. IŞİD'i
yarın sabah bütünüyle birlikte bitirsek bile
onun yerine başka bir örgüt ortaya çıkacak.
Dolayısıyla önce bu şartların ortadan
kaldırılması gerekir" ifadesini kullandı.
-"Türkiye'ye bir mülteci akını başladı"
Kurtulmuş, IŞİD'in Kobani bölgesinde,
Aynel Arap ve etrafında saldırılarına devam
ettiğini anımsattı. Yaptıkları hazırlıklarda
100 bine yakın bir göçmen
kitlesinin de Türkiye'ye
gelebileceği
varsayımı üzerinde
çalıştıklarını dile
getiren Numan
Kurtulmuş,
şöyle konuştu:
"Maalesef
Suriye'deki iç
savaş çok taraflı bir hal aldı. Suriye rejimi
ve muhalifleri arasında başlayan savaş, şimdi Suriye muhalefeti içerisinde farklı cepheler şeklinde devam ediyor. Maalesef IŞİD,
sınırımıza 5-6 kilometre yaklaşacak seviyeye kadar geldi. Oradan da Türkiye'ye bir
mülteci akını başladı. Bunun çok büyük kitlelere ulaşmayacağını ümit ederiz. Ama ne
olursa olsun, kim olursa olsun, mezhebi,
meşrebi, dini, diyaneti, rengi, dili ne olursa
olsun, bize yardım çığlığıyla elini uzatan
herkese el uzatırız. Suriye'den gelen bu
kardeşlerimize de el uzatıyoruz. Onları
şimdilik içeriye aldık, barınmaları için
imkanlar sağladık."
- TBMM'de görüşülecek tezkereler
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, 2
Ekim'de TBMM'de görüşülecek tezkerelere
de değinerek "Meselenin iki boyutu var, biri
mülteciler ve insani yardım kısmı, diğeri de
siyasal ve belki de askeri kısmı. Bununla ilgili olarak da Türkiye devleti kendi güvenliğini sağlamak mecburiyetindedir. Bununla
ilgili masada en iyi ve en kötü tüm senaryoları var" şeklinde konuştu. Tüm birimlerin
kendilerine düşen görevler için hazırlık
içerisinde olduğuna işaret eden Kurtulmuş
"Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi sınırlarını ve kendi bütünlüğünü koruyacaktır. Kendisine karşı herhangi bir gücün tehdit
oluşturmasına müsaade etmeyecektir" dedi.
- Çözüm süreci
Doğu'da yaşanan gerilimin sebeplerinden birisinin de IŞİD olabileceğine
dikkati çeken Kurtulmuş, "Örgütün
Türkiye'deki faaliyetlerinin arkasında yatan
sebeplerden birisi Türkiye'nin çözüm
sürecinde hızla ilerliyor olmasıdır.
Çözüm sürecinde Türkiye büyük bir buluşmayı ve barışmayı sağlıyor" ifadesini
kullandı. Numan Kurtulmuş, devletin Kürt
vatandaşlarla barışma sürecini çok sağlam
bir iradeyle sürdürdüğünü dile getirerek,
şöyle devam etti: "Nasıl tüm Türkiye yurttaşları bundan büyük bir memnuniyet
duyuyorsa, 'Eyvah, bu süreç bitiyor, artık
Türkiye kendi iç çatışmaları ile boğuşmak
zorunda kalmayacak' diye de birileri karalar
bağlıyor.
Bölgede yeniden çatışmaların başlaması,
yeniden devletle bölge halkı arasında bir
gerilimin yaşanmasını isteyen çevrelerin
varlığından haberdarız. Belki IŞİD'in özellikle bu bölgedeki saldırılarının arkasında yatan sebeplerden birisi de bu. Kim hangi
provokasyonu yaparsa yapsın, Allah'ın
izniyle Türkiye yakaladığı bu momentumdan geri gitmeyecektir. Türkiye, çözüm
süreci istikametinde, işlerin kalan kısmını da
başarıyla tamamlayacaktır. Provokasyon
yapmak isteyenlerin provokasyonlarını boşa
çıkaracaktır." diye konuştu. (AA)
Bakan Zeybekci: Bence
tarihî bir zaferdir
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, terör örgütü IŞİD'in Musul'da kontrolü ele geçirmesinin ardından
kaçırdığı Musul Başkonsolosluk personelinin kurtarılmasının tarihî bir zafer olduğunu söyledi
AK Parti Denizli İl Danışma Kurulu
toplantısına katılmak için EGS
Kongre ve Kültür Merkezi’ne gelen
Zeybekci, toplantıdan önce
gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. IŞİD'in elinde bulunan rehinelerin durumunu konaklayan
insanlara benzeten Bakan Zeybekci, rehineleri kurtaran bir ülkenin
mensubu olmaktan gurur duyduğunu ifade etti. Zeybekci, “Her
tülü gelişmeyi, oradaki hareketleri
yakından takip ediyorduk. Çok
sessiz ve Türkiye’ye yakışan şekilde bu operasyon gerçekleştirildi.
Çok başarılı bir operasyondu.
Türkiye’ye yakışan bir operasyondu. Başka bir ülkenin çok karışık
bir bölgesinde, çok darmadağın,
hakikaten can güvenliğinin sıfırın
altında olduğu bir yerden 49
vatandaşını burnu kanamadan,
bebeklerin bile burnu kanamadan,
onların bile her türlü lüksünü
sağlayarak bugüne kadar bütün oradaki beslenmeleriyle ve konaklamalarıyla ilgili her şeyi kontrol
altında tutarak, onları en sonunda
sağ salim kurtaran bir devletin, bir
ülkenin mensubu olmaktan dolayı
bütün Türk vatandaşları gibi ne
kadar gurur duysak azdır.” dedi.
Türkiye’nin tarihî bir zafer
kazandığını belirten Zeybekci,
“Sonuca hamdolsun diyoruz. Allah’a şükürler olsun. Türkiye için
bence tarihî bir zaferdir. Şekli
konusunda veya nasıl olduğu
konusunda, 101 günden beri orada rehine olması, orada
kalmalarını eğer şöyle bir kenara
koyacak olursak, 101 gün boyunca
orada vatandaşlarının nabız
atışlarını dahi kontrol eden bir
ülke ve bunların da çok başarılı bir
şekilde, muhteşem bir şekilde
sonuç alan bir ülkenin başarısıdır
bu. Türkiye’nin başarısıdır. Emeği
geçen herkesten Allah razı olsun.“
diye konuştu.
‘SURİYE'YE İHRACAT, GEÇEN
SENEYE GÖRE YÜZDE 100’ÜN
ÜZERİNDE ARTTI’
Suriye’den gelen mültecilerin
artışı ve bir savaşın ekonomiyi
etkileyip etkilemeyeceği konusundaki bir soru üzerine ise Bakan
Zeybekci, şunları kaydetti: “En son
geldiğimiz noktada da yüzde
20’lerin altına inen bir daralma,
yani toparlanma var şu anda. Yani
yüzde 26 oranında kötüden iyileşme var. Dolayısıyla orada
yaşanacak olan olumsuzluklar,
artık Türkiye için ekonomik anlamda negatif anlamda, daha fazla
negatif anlamda bir şey olmayacaktır. Türkiye kuzeyindeki Rusya
ve Ukrayna kriziyle, güneyindeki
gerek Irak’taki gerekse Suriye’deki tüm olumsuzluklara rağmen
ekonomisini ve ticaretini hakikaten gelişme seviyesinde
tutabilme başarısını
göstermiştir. İhracatımız, bütün olumsuzluklara rağmen ortalama olarak son dokuz
ayda yüzde 6.2
civarında
artışla kapanmıştır. Yani olabilecek tüm
olumsuzluklardan sonra bunlar
yaşanmıştır. Bundan sonra artık
göreceksiniz, artı olarak göreceğiz.
Bugün itibariyle Irak'ta çok hızlı
bir iyileşme var, toparlanma var.
Suriye’de geçen seneye göre baktığımızda yüzde 100'ün üzerinde
bir artışımız var. Türkiye’nin ihracatı şu anda, eylül ayının ilk 20
günlük kısmına baktığımız zaman
yüzde 11-12’ler civarında artıda.
Önümüzdeki günler muhteşem, inşallah güzel olacak. Ekonomimiz
anlamında güzel olacak. Oradaki
karışıklıklar, artık yapılabilecek en
kötü şeyler yapıldı. Bundan sonra
her şeyin güzel olabileceğine inanıyorum.“
'BUGÜNKÜ GÜNDEMDE BANK
ASYA’YI BATIRMA PLANI YOK'
Ekonomi Bakanı Zeybekci,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bank Asya hakkındaki
sözlerinin ardından
hükümetin Bank
Asya’yı batırma planı
olup olmadığı şeklindeki bir soruyu da,
”Bugünkü gündemimizde böyle bir
şey yok
arkadaşlar.”
diye cevapladı.
(CİHAN)
AK Parti'nin startını Kayseri'den,
memleketimden verdik
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görevi
süresince gitmediği şehir kalmadığını ve
birçok ülkeye gittiğini ifade ederek,
“Dünyanın her yerine başım dik gittim.”
dedi. Gül, kurucusu olduğu AK Parti'nin
startının Kayseri'den, memleketinden verildiğini ifade etti. 11. Cumhurbaşkanı Gül,
açılışını yaptığı Radisson Blu Otelde,
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet
Özhaseki'nin sivil toplum kuruluşlarının
verdiği kahvaltıya katıldı. Burada konuşan
Gül, "Türkiye, bütün dünyada itibar gören
bir ülke. Dünyanın her yerine başım dik
gittim" dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, bugüne kadar gerek siyaset, gerekse
devlet yaşamında kendisine destek veren
hemşehrilerine teşekkür ederek, "Helallik"
istedi. 'Kayseri'nin Gülü Hemşehrileriyle
Buluşuyor' yazısının bulunduğu sahnede
sözlerine "Değerli Kayserili hemşehrilerim" diyerek devam eden Gül, şunları
söyledi: “25 yıl önce birlikte başladığımız
siyaset yolculuğunun sonunda beni
Türkiye Cumhuriyetini en yüksek
makamda temsil etme görevine getirdiniz.
Sonra da sevgili dava arkadaşım, değerli
dostum Tayyip Beye bu şerefli görevi devretme mutluluğunu yaşadım. Şimdi de
aranızdayım. Bugün bu güzel otelin açılışı
nedeniyle buradayız." Kayserili hemşehrileri ve Kayserili olmakla hep gurur duyduğunu anlatan 11'inci Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, şunları anlattı; “Utanılacak
hiçbir şey çıkmadı bu şehirden. Kendinizle ne kadar övünseniz hakkınız var. Kayseri, Türkiye'de çok iyi tanınıyor. Kurucusu olduğum AK Parti'nin startını da
Kayseri'den, memleketimden verdik."
Cumhurbaşkanlığı görevi süresince
dünyanın pek çok ülkesine gittiğini vurgulayan Gül, "Dünyanın her yerine başım
dik gittim. Çünkü ülkemiz artık dünyada
sözü dinlenen, itibar gören bir ülke. Bu
görevlerim sürecinde bana bir çok kişi
destek oldu. Sizler her zaman bizleri
desteklediniz. Tanıdığımız, tanımadığımız
pek çok insan bizlere destek verdi. Hepiniz hakkınızı helal ediniz.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e konuşmasının sonunda mezun olduğu Kayseri
Lisesi'nin Taş Mektep Mezunları Derneği
tarafından üzerinde okulun fotoğrafı bulunan bir şilt verildi. Ayrıca İncesu Belediye
Başkanı Zekeriya Karayol tarafından üzerinde gelişinin anısına yazan halı hediye
edildi. (CİHAN)
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
7 SİYASET
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
21 Şubat
Eylül 2014
17
2013Pazar
Perşembe
Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense
BÜTÜN MAKAMLARI
TERKEDERİZ
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti yetkilileri, kendi vatandaşının bir
tek telini bile, bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar
gelmesindense bütün makamları terkederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan
dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin" dedi
D
avutoğlu, Musul'da tutulan rehinelerin
Ankara'ya getirilmesinin ardından,
Esenboğa Havalimanı'nda bekleyen
vatandaşlara hitap etti. Konuşmasına
"Ortak kader bilinciyle acıyı da kederi
de hüznü de sevinci de bayramı da
paylaşma erdemini bilen aziz ve erdemli milletim" ifadesiyle başlayan Davutoğlu, "Değerli vatandaşlarımız,
hepinizi saygıyla muhabbetle hamd ile şükür ile selamlıyorum, Allah'a hamdolsun" dedi. Bugünün sadece Musul'dan getirilenler ve aileleri için değil, Hakkari'den Edirne'ye Artvin'den Muğla'ya bütün Türkiye
için bir bayram günü olduğunu vurgulayan Davutoğlu,
"Üç ayı aşkın bir zamandır gece ve gündüz onları hayal ettik, rüyalarımıza girdiler, gözümüzün önünden
hiç gitmediler, hep onlarla düşündük, onlarla uyuduk,
onlarla kalktık. Çocuklarımızı okşadığımızda, Cumhurbaşkanımızla birlikte onları düşündük, torunlarımızı okşadığımızda buradaki Deniz'i, Ela'yı düşündük.
Hep bir aile gibi tek bir yürek ile dualar ettik. Şimdi
bayram zamanı, şimdi şükür zamanı" diye konuştu.
Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ve ekibine teşekkür eden Davutoğlu, şunları kaydetti: "Öztürk kardeşim, aynı zamanda diplomasi anlamında meslektaşım
ve ekibi, vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler, dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hep devletlerine ve her an arkalarında olan
milletlerine güvendiler. Bugün aramızdalar. Bugün o
onurlu, o sabırla bekleyişin hasretle buluşmayla noktalandığı gün. Hepsine teşekkür ediyorum, hepsini sizler
adına bağrımıza basıyorum, alınlarından öpüyorum,
kucaklıyorum, ta ki ümitlerini hiç yitirmedikleri için.
Yine onların ailelerine, eşlerine, çocuklarına, babalarına, amcalarına, teyzelerine teşekkür ediyorum. O aileler ki bu kadar zor bir zamanda hiçbir zaman karamsarlığa kapılmadılar." Davutoğlu, rehinelerin ailelerinden bazılarını bizzat kendisinin aradığını bazılarını ise
diğer yetkililerin aradığını belirterek, şöyle devam etti:
"Söylediğimiz tek şey şuydu 'Ne olur sabredin, provokasyonlara gelmeyin, yapacağımız açıklamaların herbirinin bir sonucunun olduğunu görün, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Hükümetine güvenin' dedik, güvendiler. Onlar biliyorlardı ki yurt dışında bu albayrağı
dalgalandırmanın bazen bedeli olur. Bundan hoşlanmayanlar, Türkiye'ye dönük olarak hesabı olanlar bazen bazı çalışmalar içine girerler ama onlar yine biliyorlardı ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve o devletin
sahibi aziz milletimiz onları hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklardı." "Bu zaman zarfında ailelerimizi provoke etmek için çok çalışan oldu" ifadesini kullanan
Davutoğlu, şunları söyledi: "Yüreğimize taş bastık
aziz kardeşlerim. Dediler ki "Bunlar seçim malzemesi
olarak kullanılacak', dediler ki "Bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasındaki bazı süreçler için değerlendirilecek, aslında gizli bir işbirliği var' dediler. Ama şu
manzara bugün bu kardeşlerimizin aileleriyle kavuşması esnasındaki manzara ve sizlerin oluşturduğu bu
güzel manzara, dünyaya ve o provokatörlere gösterdi
ki bu devleti idare eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti yetkilileri kendi vatandaşının bir tek telini bile,
bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense bütün makamları terk ederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin.
Onlar bu bilince sahip değillerdi, onlar bu ailelerin acılarını paylaşmaya hazır değillerdi. Bu aileler acıyla evlatlarını beklerken, onlar bu ailelerin acıları üzerinden
siyasi operasyon yapmaya kalktılar. Şimdi konuşma
vakti, evet bu aziz millet acıyı da kederi de bütün mutluluğu da paylaşmayı bilir ama acı ve keder günlerinde acı ve keder üzerinden siyasi operasyon yapmaya
kalkanların da maskelerini indirir, bugün maskeler inmiştir." Başbakan Ahmet Davutoğlu, ''O provokasyon
yapanlara da sesleniyorum; muhalefet yapmak adına
her gün bu kardeşlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına bizleri bazı açıklamalar yapmaya zorlamaya
çalışanları da biliyorum. Onlara da seslenmek istiyorum; gelin bari bugün bu sevinci paylaşın, artık spekülasyonları bırakın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa onu hissedin, bu milletle üzülün, bu milletle ağlayın, bu milletle sevinin'' dedi. Davutoğlu, Musul'da tutulan rehinelerin Ankara'ya getirilmesinin ardından,
Esenboğa Havalimanı'nda bekleyen vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmasında, vatandaşlara teşekkür etti.
Başbakan Davutoğlu, ''Öylesine aziz bir millet ki bu
millet, emin olun ki bütün bu süre içinde hiçbir zaman
mesajlarımız durmadı. Tweetlerle, değişik mesajlarla
Türkiye'nin her bir köşesinden, kesiminden 'Merak etmeyin Başbakanımız' diye, daha önce Sayın Cumhurbaşkanımıza hitaben, şimdi bana hitaben hep şunu dediler 'Gece ve gündüz dua ediyoruz. İnşallah sağ salim
gelecek' dediler. Biliyorum gece yarısı kalkıp bu kardeşlerimiz için secdeye kapananları biliyorum. O secdeye kapananlardan da aynen bu kardeşlerimizin alnından öptüğüm gibi öpüyorum. Allah onlardan razı
olsun'' diye konuştu. Provokasyon yapanlara da seslenmek istediğini dile getiren Davutoğlu, şunları kay-
detti: ''Muhalefet yapmak adına her gün bu kardeşlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına bizleri bazı
açıklamalar yapmaya zorlamaya çalışanları da biliyorum. Onlara sesleniyorum: Gelin bari bugün, bu sevinci paylaşın. Artık spekülasyonları bırakın. Bir kere
de bu millet ne hissediyorsa, onu hissedin. Bu milletle
üzülün, bu milletle ağlayın. Bu milletle sevinin.'' Provokasyon yapanlara bu çağrıyı yaptıklarını belirten
Davutoğlu, ''Çünkü bizim üç ayı aşkın, yaklaşık 100
gün gece gündüz yüreğimiz ağladı. Bir an bile emin
Hükümetimiz güçlü,
milletimiz birlik içinde
Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, terör örgütü Irak Şam İslam
Devleti (IŞİD) tarafından rehin alınanların Türkiye'ye getirilmesine
ilişkin, "Hükümetimiz güçlü, milletimiz birlik ve bütünlük içinde.
İnşallah son yaşanan endişe verici
olayların hepsinin ortadan kalktığı
bir süreç içerisinde Türkiye'nin dış
politikalarının ne kadar isabetli, ne
kadar insancıl ve ne kadar vicdanlara yönelik bir politika olduğunu
sadece biz değil, bölgemiz değil,
bütün dünya görmüş olacak" dedi.
Bursa'daki programlarını iptal ederek Ankara'ya doğru hareket eden
Arınç, Vanlı iş adamları tarafından
Nilüfer ilçesinde kahvaltı düzenlenen tesise uğradı. Arınç, tesiste gazetecilere yaptığı açıklamada, 3
aydan bu yana yaşanan sıkıntılı
sürecin bitirilmesinin ardından güne çok hayırlı bir haberle başladığını söyledi. IŞİD tarafından rehin
tutulan 49 kişinin kurtarıldığını hatırlatan Arınç, "3 ay boyunca ülke
olarak, rehinelerin aileleri olarak
çok sıkıntılı günler yaşadık. Hükümet olarak ülkemizi teselli ettik,
rehinelerimizin yakınlarını teselli
ettik. Her şeyden, rehinelerimizin
bulunduğu yerden dahi haberimiz
oldu ama önemli olan burunları
kanamadan ülkemize getirmek,
onlara zarar gelmeden kurtarmaktı. Çok şükür sabah saatlerinde bu
amacımıza ulaştık ve rehinelerimizi kurtardık" diye konuştu. Rehinelerin 49 kişi olduğunu dile getiren Arınç, 46'sının Türkiye'ye getirildiğini, 3 çalışanın ise zaten o
bölgenin insanı olduğu için orada
kaldığını anlattı. Türkiye'yi, dışında gelişen olayların yakından ilgilendirdiğini vurgulayan Arınç,
şöyle devam etti: "4 yıldan bu yana Suriye, birkaç yıldan bu yana
da Irak'ta ortaya çıkan yeni gelişmeler, Türkiye'yi çok yakından ilgilendiriyor. Güvenliğimiz, sosyal
politikalar açısından, siyasi sebepler bakımından... Bildiğiniz gibi
Türkiye'de de yeni bir hükümetimiz kuruldu. Sayın Başbakanımız,
Cumhurbaşkanı oldu. Sayın Davutoğlu, yeni Genel Başkan, Başbakanımız oldu. 306 oyla da güvenoyu alarak yeni hükümetimiz vazifesine başladı. Önce Kıbrıs'a bir
ziyaretimiz oldu. Şimdi Azerbaycan. Bundan sonra da Birleşmiş
Milletler'de Sayın Cumhurbaşkanımızın, Dışişleri Bakanımızın,
Milli Savunma Bakanımızın da
katılacağı toplantılar yapılacak.
Gelişmelerin üzerinde herkes esasen müteyakkızdır. Siz takip ediyorsunuz,
biz de
takip ediyoruz. Bütün bu olumsuz
görülen gelişmelerin hepsinin üstesinden geleceğiz. Hükümetimiz
güçlü, milletimiz birlik ve bütünlük içinde. İnşallah son yaşanan
endişe verici olayların hepsinin ortadan kalktığı bir süreç içerisinde
Türkiye'nin dış politikalarının ne
kadar isabetli, ne kadar insancıl ve
ne kadar vicdanlara yönelik bir
politika olduğunu sadece biz değil,
bölgemiz değil, bütün dünya görmüş olacak."
- "Uykular kaçacak biçimde
bu olay takip edilmiştir"
Arınç, rehinelerin kurtarılması
sürecine katkı sağlayan unsurlara
teşekkür etti. Milli İstihbarat Teşkilatının süreçteki çalışmalarına
değinen Arınç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kadınıyla çocuğuyla erkeğiyle görevlisi ve siviliyle kurtulmuş olan o yurttaşlarımızı canı yürekten tebrik ediyorum, bağrıma basıyorum. Başta
Başbakanımız olmak üzere Hükümetimize teşekkür ediyorum.
Çünkü her gün uykular kaçacak
biçimde bu olay takip edilmiştir ve
şüphesiz en büyük başarı da Milli
İstihbarat Teşkilatımızın. O günden bu yana yerel bütün unsurları
işin içine koymak suretiyle kazasız
belasız yurttaşlarımızın Türkiye'ye
getirilmesiydi. Bu görevi alnının
akıyla İstihbarat Teşkilatımız ifa
etmiştir. İnşallah Türkiye'yi çok
güzel günler içinde hep beraber
göreceğiz." Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç, "Alevi yurttaşımız
'Benim inancım da budur, bu şekilde anlatılsın, buna da bu derslerde yer verilsin' diyorsa, biz demokratik, laik, sosyal bir hukuk
devletiysek, laiklik de esas ise bu
isteği dikkate alan bir müfredat
yapmalıyız. Şimdi bence bu incelenecektir ve gereği de Hükümetimiz tarafından yapılacaktır" dedi.
Bursa'da, Olay TV'de canlı yayınlanan bir programa katılan
Arınç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
(AİHM), Türkiye'ye zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinde,
ailelerin inançlarına saygı duyulması konusunda
yaptığı uyarıya ilişkin kararını değerlendirdi. Bunun yeni bir şey olmadığını, bazı Alevi yurttaşların müracaatı üzerine daha önce de
bir karar alındığını hatırlatan
Arınç, son çıkan
karara ilişkin
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile
CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen'in düşüncelerini ifade ettiğini,
hukuki olması bakımından bu konudaki düşüncelerin hepsine saygı
duyulması gerektiğini söyledi.
Arınç, Türkiye'ye yönelik herhangi bir cezalandırma olmadığını belirterek, "AİHM kararları da bizim
için uygulanması gerekli kararlardır. Gerçi Türkiye'yi nizam eden
herhangi bir tazminat veya cezalandırma yapmamışlardır. 'Son hüküm' kısmında Türkiye hükümetine karşı bir şey yok" ifadesini kullandı. Din öğretimi ve ahlak derslerinin, 1980 Anayasası'ndan sonra
okullarda verilmeye başlandığını
anlatan Arınç, Avrupa ülkelerinin
pek çoğunda da din dersine benzer
konuların, bazılarında mecburi kimilerinde ihtiyari olarak okutulabildiğini anımsattı. Arınç, şunları
kaydetti: "AİHM'nin kararı bence
içeriğe yönelik. Yani böyle bir dersin var olması veya olmaması tartışılmamış. İçeriğinde bizim iddiamıza göre kolayımıza geldiği için
biz 'din dersi' deyip geçiyoruz.
'Din dersi' demek, sadece İslam dininin öğretildiği, öğretmekle kalmayıp, 'namaz nasıl kılınır, abdest
nasıl alınır, İslam dininin hususiyetleri nedir', bunların sadece öğretildiği ve işte okullarda da birtakım belki haccın, umrenin yapılmasıyla namazın nasıl kılınacağıyla veyahut diğer zekat vesaire gibi
ibadetlerimizin, sadece bunların
öğretildiği ve herkesin öğrenmekle
de mecbur olduğu bir anlayışla
karşılıyorlarsa, buna laik Avrupa'nın belki tepki koyacağını ve
AİHM'in bunu reddedeceğini baştan düşünebiliriz. Çünkü bize benzeyen laiklik uygulaması en çok
Fransa'da vardır. Yani Fransa'nın
laikliği Türkiye için esas alınmıştır
ama bizdeki daha koyu bir laikliktir veya laikçiliktir." Fransa'da
okulların ikiye ayrıldığını aktaran
Arınç, birinde başörtüsü
serbestse öbüründe dini kıyafetlerin bir şekilde bulunması,
boynunda haç taşımasıyla başındaki
örtüyü yan yana getiren yorumlar yapılmasının mümkün
olabildiğini dile
getirdi. (AA)
olunuz ki bir an bile gözlerimizin önünden bu kardeşlerimizin görüntüleri gitmedi. Ben, Öztürk Bey'i bu al
bayrağı temsil etsin diye alnından öperek Musul'a
gönderen Dışişleri Bakanı olarak, şimdi gururla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bir kez daha alnından öpüyorum'' diye konuştu.
-''Onların çocuklarını kendi
çocuklarımız gibi öptük''
Bu milletin evlatlarının fedakarlık yapmak gerekirse kimseye sormadan canlarını, terlerini, emeklerini
ortaya koyduğunu vurgulayan Davutoğlu, ''Ama ne
gerekiyorsa onu yaparlar. Teşekkür ediyorum yine, bu
aziz milletimizin desteğiyle gece ve gündüz bugünü
yaşatmak için bizlerle çalışan herkese teşekkür ediyorum'' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a da
teşekkürlerini ileten Davutoğlu, şöyle devam etti:
''Başbakanlığı döneminde bu meseleyi doğrudan takip
etti. Ben ve kendisi defaatle bütün aileler adına, Öztürk Bey'in hanımı Özay Hanımla görüştük. Onların
çocuklarını kendi çocuklarımız, kendi torunlarımız gibi öptük. Onların kokusunda emin olunuz ki Musul'daki kardeşlerimizin kokusunu duyduk.
İşte millet olmak budur.'' Bütün güvenlik birimlerine teşekkür eden Davutoğlu, onların gece gündüz çalıştığını, durmadıklarını, büyük gayret sarfettiklerini
ifade etti.
-''Öztürk Bey devletin ve
bakanlığın onurunu temsil etti''
Dışişleri camiasına da teşekkürlerini ileten Davutoğlu, ''Bir yürek oldular. Ben o camiayı, 5 sene idare
etmek vesilesiyle, burada bir kez daha onların vatan
aşkına saygı duyuyor, selamlıyorum. Öztürk Bey hem
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hem de Dışişleri Bakanlığı'nın onurunu, haysiyetini temsil etti orada. Bütün Dışişleri camiasına geçmiş olsun diyorum. Yine
özel harekat mensubu kardeşlerimiz üzerinden, bütün
İçişleri Bakanlığı mensuplarımıza, emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum.
Onlar da kardeşlerinin, meslektaşlarının ailelerine
öylesine yakından sahip çıktılar, takip ettiler ki bir aile
olduğumuzu gösterdiler'' dedi. Günlerce süren çalışmalar sonrasında, gece saat 23.30 civarında bu kurtarma çalışmasının nihai aşamaya geldiğini belirten Davutoğlu, şunları ifade etti: ''Emin olunuz ki aylardır
bugünler için çalıştık, gayret sarfettik. Bu çalışmalar
esnasında son derece fedakar bir şekilde gayret sarfeden ve büyük emekle, büyük fedakarlıkları göze alarak çalışan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarımıza da teşekkür ediyorum ki onlar hakkında başta
müsteşarımız olmak üzere, onlar hakkında ne tür karanlık komplolar tertip edildiğini hepiniz biliyorsunuz.
Güvenlik birimlerimiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz
(TSK), emniyet mensuplarımız, MİT mensuplarımız
hep beraber omuz omuza çalıştılar. Ama bir çoğunluğunuz, şimdi bizleri görüyorsunuz, bu mutluluğu paylaşıyoruz.'' (AA)
çalışanlarına:
Kılıçdaroğlu'ndan konsolosluk
Özgürlüğe ve
ülkenize hoş
geldiniz
el
umhuriyet Halk Partisi (CHP) Gen est
serb
,
ğlu
aro
ıçd
Kıl
al
Kem
ı
Başkan
ülbırakılan rehinelere ‘özgürlüğe ve
ğlu
aro
ıçd
Kıl
i.
ded
kenize hoş geldiniz’
tee
kes
her
en
geç
eği
em
operasyonda
'in
IŞİD
üt
örg
fi
sele
ikal
rad
,
ğlu
şekkür etti. Kılıçdaro
bıest
serb
e
dün gec
elinde 101 gündür rehin olan ve
inelerle ilgili yazılı
reh
n
irile
get
e
e’y
kiy
Tür
rakılarak
e eden Kılıçdaroğifad
nu
açıklama yaptı. Mutluluğu
i kutladı. Kılıçkes
her
en
geç
eği
lu, operasyonda em
İD terör örgütü
daroğlu’nun açıklaması şöyle: "IŞ kurtarılan karra
elinde 101 gün rehin kaldıktan son ğe, vatanınıza
ürlü
deşlerimize, vatandaşlarımıza 'özg izin kayıpsız ve
erim
inel
Reh
m.
hoş geldiniz' diyoru
büyük bir mutluluk
sağlıklı kurtarılmış olmalarından larına, ailelerine,
rak
duydum. Vatanımızın özgür top
uşan vatandaşlarıyakınlarına ve özgürlüklerine kav mize de gözületi
mil
yle
leri
aile
mıza geçmiş olsun,
onunun düşünülrasy
ope
a
tarm
kur
or,
nüz aydın diy
tam istediğimiz
ve
mesi, planlanması, uygulanması kısı, emeği olan
kat
ı,
pay
gibi sonuçlandırılmasında
rimi, saygılarımı
herkese teşekkür ediyor, sevgile
sunuyorum." (CİHAN)
C
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
21
17Eylül
Şubat2014
2013Pazar
Perşembe
Sabit
İNCE
LONDRA CEMAATİ...
MEDYA, İŞ DÜNYASI, FİNANS, BANKA bu ahtapotun
ana kollarıdır!
Gördük ki tıpkı Abdülhamit
Han'ı deviren koalisyonda yer
alan CEMAATLER gibi
yapılarımız varmış!
Amaçları ALGI ile belli bir noktaya fokuslanmamızı sağlayıp
ülkenin kontrolünü ele
geçirmekti!
OYUN BU!
Abdülhamit Han'a söylenen
DİKTATÖR, İSLAMCI,
TİRAN gibi birebir benzer
bütün yakıştırmalar içeride ve
dışarıda Erdoğan için yapılmakta!
Bunu görmek için ALİM OLMAYA gerek yok!
Bu ülkenin çocuklarının bunu
görecek ve anlayacak kapasitesi
fazlasıyla var!
Defalarca söyledim yine söylüyorum!
Bütün operasyon Ankara'nın
bölgede büyük olmasını engellemek içindir!
Yaşadığımız ve yaşatmak istedikleri bütün operasyonların
temel amacı bu!
İngilizler'in KABUSU budur!
Türkler uyanmasın, bölgeye inmesin ve kardeşlerini tekrar kucaklamasın! Koca Osmanlı'yı
içerideki hainlerle ve kurdukları
FİNANSAL kumpasla
batırdılar!
Rövanşı vermemek için yine
bizim çocuklarımızla geliyorlar!
Herkes uyanmalı!
Ülke bizim! Herkese, her hayat
tarzına yetecek kadar oksijen
var! İngiliz-Yahudi baronların
kurduğu ittifakla bunu kirletmeyelim! Buna izin vermeyelim!
İngiliz eğitim sisteminden
geçsek de "Bir dakika!" diyerek
düşünelim! Bizi aptal yerine koyarak bu hale getirdiler! 16 imparatorluk kurmuş bir NESLİN
torunları olarak ayağa kalkın ve
buna "DUR" deyin!
Fatih'e de, Yavuz'a da, Sultan
Süleyman'a da, II. Mahmud'a
da, Mustafa Kemal'e, Hacı Bektaşi Veli'ye de, Pir Sultan'a da,
Yunus Emre'ye de sahip çıkın!
Kullanılmayın ve kullandırtmayın!
Bu topraklar sizi bekliyor!
Gereğini yapın!(18 Eylül
2014.Perşembe)"
Ruhsat ayağınıza geldi
Esnafın belediye ile ilgili
yasal işlemlerini hızlandıran
ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen
Karşıyaka Belediyesi, yeni
açılan işletmelere de ruhsatlarını bizzat götürmeye
başladı. Uygulamaya göre;
ruhsat almaya hak kazanan
işyerlerine belediye
görevlileri ruhsatlarını -geri
dönüşümlü çerçeve içindegötürecek. Her dükkana
nazarlık da hediye edilecek.
Karşıyaka Çarşısı'nda
başlatılan örnek uygulama
kısa zamanda tüm ilçeye
yayılacak.
Geri dönüşümlü çerçeve
Ruhsat alma koşullarını yerine getiren esnafa, ruhsatlar
bizzat belediye ekiplerince
getirilecek. Gerekli evraklar
tamamlandığı taktirde birkaç
gün içinde ruhsat alabilen
işletme sahiplerinin, ruhsatı
almak için ayrıca belediyeye
gitmesine gerek kalmayacak.
Ruhsatlar, geri dönüşümlü
çerçeve içinde takdim edilecek ve her işletmeye nazarlık
hediye edilecek. İlk ruhsatı
Karşıyaka Belediye Başkanı
Hüseyin Mutlu Akpınar teslim etti. Esnafı mutlu etmek
için çalıştıklarını söyleyen
Başkan Akpınar "Esnafımızın
mutlu olmasını istiyoruz.
Belediye olarak her zaman
yanlarında olacağız.
Ruhsat almalarında engel
olan değil destekleyen olacağız. Onların yüzlerinin
gülüyor olmasını arzuluyoruz. Ruhsatsız işyeri kalmaması gerekir. Ekiplerimiz
şikayetleri en aza indirebilmek için özveriyle
çalışıyor" dedi. Karşıyaka
Çarşısı’nda esnafları tek tek
ziyaret eden Başkan Akpınar
sorunları dinledi, işyeri
sahipleriyle sohbet etti.
(HABER MERKEZİ)
Avrupa’nın eğitimcileri
Ege’de buluştu
Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde “European Teacher Education Network (ETEN) - Avrupa
Öğretmen Eğitimi Ağı 2014 Yılı
Koordinatörler Toplantısı”
başladı. Etkinliğin açılışı Ege
Üniversitesi Rektörlüğü Yeni
Senato Salonu’nda yapıldı.
Toplantıya Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla
Silkü, Ege Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Doğan, EÜ Eğitim Fakültesi
ETEN Koordinatörü Prof. Dr.
Hülya Yılmaz, Kopenhang
Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Annette Bruun ile Türkiye’de
eğitim fakültelerinde değişim koordinatörü olarak görev yapan
öğretim elemanları ve fakülte
dekanları katıldı. Ege Üniversitesi
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Süleyman Doğan; “Eğitim Fakültemiz 2006 yılından beri Avrupa
Öğretmen Eğitim Ağına(ETEN)
üyedir. Düzenli olarak her sene
konferans ve toplantılara katılıyoruz. Bizim açımızdan bu üyelik,
fakültemizin uluslararası ilişkilerini geliştirmekte çok yararlı.
Uluslararası işbirliğinin
gelişmesi, öğrenci ve öğretim
üyesi değişim programına imkan
tanıması dolayısıyla bu organizasyonu önemsiyoruz. Eğitim
Fakültesi’nin Avrupa Eğitim Sistemi’ne entegre olması, özellikle
öğretmen eğitiminde bu tür bir
faaliyetin katkı getireceğine
inanıyorum” diye konuştu. Prof.
Dr. Yılmaz ise “ETEN’e 2006
yılında üye olduk. Bu sayede
fakültemiz içerisinden Erasmus
öğrenci değişimi programını ve
aynı zamanda öğretim görevlisi
değişimi programını uyguladık.
Bu ağ sayesinde öğretmen
eğitimleri için Avrupa’daki öğretmen eğitim kurumlarıyla çok
rahat iletişimde bulunuluyor.
ETEN’in Türkiye’den ilk üyesi
Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi’dir. Bu programın fakültemize
çok yararı oldu. Etkinliği üniversitemizde yapmak istedik çünkü
fakültelerin departman koordinatörleri kendini tanıtacaklar ve
buradaki diğer kişilerle birebir
iletişimde bulunacaklar.
Üyeliğimizden bu yana misafirlerimizle uzun süredir
arkadaşlığımız var. Burada güzel
ve sıcak bir iletişim ortamı bulunuyor. Ev sahipliği yapmaktan
oldukça memnunuz” dedi. Ege
Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin
2006 yılından beri üyesi olduğu
ETEN’in (European Teacher Education Network - Avrupa Öğretmen Eğitimi Ağı) 2014 yılı
Koordinatörler Toplantısı Eğitim
Fakültesi’nin ev sahipliğinde
gerçekleştiriliyor.
(EGE-AJANS)
Aliağa Ticaret Odası
Başkanı Adnan Saka,
ALOSBİ’deki yeni projeyi
yerel basınla paylaştı
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
ağalı yatırımcılar alırsa, ilçemiz için de daha
iyi olur. Projeyi öncelikle Aliağa’da duyurmaya başlıyoruz. Daha sonra ulusal basında da
haberi ve ilanı yer alacak.” dedi.
“KOBİLERE DESTEK”
ALOSBİ Bölge Müdürü Bülent İlktuğ da
açıklamasında şunları söyledi: “Bu proje, organize Sanayi Bölgesi’nin imkanlarını KOBİ’lere sağlamış olacak. Dolayısıyla da
gelişmelerine biz de destek vereceğiz,
büyümelerine imkan sağlayacağız. Şu anda
362 sanayi parselimiz var Organize Sanayi
bölgesinde. 40 tane faal tesisimiz var, 24
tanesinin inşaatı devam ediyor. Yatırımlarda
büyük bir ivme kazanmış durumdayız. Fabrika
inşaatları büyük bir hızla devam ediyor.
Dolayısıyla burada yer alacak firmalar aslında
altın bir yatırım yapmış olacaklar çünkü 362
ulusal ve uluslararası firmayla birlikte çalışma,
iş ortaklığı yapma, bunlara tedarikçi olma fırsatı yakalayacaklar. Bir taratan
bu proje sadece dükkanlardan oluşmuyor.
İçerisinde ticaret
alanları,
sosyal tesisleri, spor
sahaları ile birlikte yaklaşık 500 bin metrekare
üzerine kurulacak bir yapı. Dolayısıyla
yatırımcılar için ideal bir fırsat olduğunu
düşünüyoruz.” Dükkanların bedeli 300 bin lira
olarak tespit edilmiş olup, yüzde 30’unun
peşin kalan kısmının ödeme planlarının
alıcıyla konuşularak tespit edileceği belirtilen
Alosbi Orta Ölçekli Sanayi Sitesi’ndeki
dükkanlar 7.5 metre tavan yüksekliğine sahip
olup batar kat ve vinç montajına uygun şekilde
dizayn edilmiş halde alıcıya teslim ediliyor.
225 metrekare kapalı alanın yanında 75 metrekare sundurma ve 75 metrekare açık
çalışma alanıyla birlikte toplam 375 metrekare
kullanım alanına sahip dükkanlar istenirse yan
yana satın alınarak 2,3,4 ve üzeri sayıda birleştirilerek de kullanılabilecek. Toplam 144
dükkan, otopark, halı saha, basketbol sahası,
restaurant, kafeterya, büfe, bankalar, bankamatikler, kargo şubesi, eczane, özel güvenlik
ile sanayi bölgesinin avantajlarına sahip olacak.
Dükkanların doğalgaz, elektrik, su gibi
altyapıları tamamlanmış olarak teslim edileceğini belirten ALTO Başkanı Saka, binayı
alanların anahtarı çevirip doğrudan çalışmaya
başlayabileceğini belirtti.
(HABER MERKEZİ)
T
Tema ‘Tuzlu Su’
İEÜ Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem
Demirtaş, yüzer iskelelerin kent ile deniz
arasında bir bağ oluşturduğunu belirterek,
İzmir’de örneği bulunmayan çalışmanın
birçok farklı ülkenin kentinde halkı ve
denizi buluşturmak için kullanıldığını
kaydetti. Tasarımın bienal kapsamında İstanbul’da sergilenmesinin öncesinde
İzmir’e örnek olarak sunulduğunu aktaran Başkan Demirtaş, bu tür çalışmaların belediyelerin kıyı tasarımlarına
da destek olabileceğini belirtti. Bienalin
bu yılki temasının ‘Tuzlu Su’ olduğunu
belirten Demirtaş, “Yüzer iskelemiz şehir
ile deniz arasında bir bağ oluşturuyor. Pahalı olmayan ama eğlenceli bir kompleks
ortaya çıktı. Proje geliştirilerek İzmir
Büyükşehir Belediyesi'nin kıyı kullanımı
projelerinde hayat bulabilir. Zira Belediye
Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da İzmir
kıyılarının kullanımı konusunda çalışmalar yapıyor" dedi.
‘Çok yönlü ve eğlenceli iskele’
Projenin bir dizi bağımsız modülden
oluştuğuna dikkat çeken Demirtaş, "Her
modül bütünün içinde farklı bir fonksiyona sahip. Kimisinde güneşlenirken, bir
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu,
kentlerde sektörel güçbirliklerini geliştirerek
Türkiye’nin topyekun kalkınmasını hedeflediklerini söyledi. Ekonomiye ilişkin ortak konuların
da işbirliği ve dayanışma ile çözüme kavuşturulabileceğini belirten Gökçüoğlu, EBSO Yönetim
Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar’ın TOBB
Başkan Yardımcısı olmasının da büyük bir güç
olduğunu vurguladı. Isparta Ticaret ve Sanayi
Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Başdeğirmen ile Meclis Başkanı Osman Şahlan eşliğinde
Isparta TSO Yönetimi, Isparta Girişimci ve
Sanayiciler İşadamı Derneği Üyeleri ile yerel
basın temsilcilerinden oluşan 20 kişilik heyet,
Ege Bölgesi Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Kentler
arasındaki sektörel ilişkilerin artırılmasıyla
ekonominin güçlendirilmesine yönelik organizasyon kapsamındaki ziyarete Isparta TSO
heyetine ev sahipliği yapan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gökçüoğlu, sanayici ve
işadamlarının Odalarda üstlendiği görevleri
“vatani görev” olarak nitelendirdi. İbrahim
Gökçüoğlu, EBSO’nun yapısı, gıdadan tekstile,
madenden makine ve otomotive, enerjiden
petrokimyaya kadar 64 sektörü kapsayan meslek
komiteleri, global pazarlarda rekabet eden üyeleri
hakkında bilgi verirken, diğer kentlerde bulunan
odalarla gerçekleştirdikleri işbirliklerine Ispartayı
da dahil etmek istediklerini ifade etti. Her iki
kentteki öncü sektörlerin ortaklaşa çalışmalar
yapmalarını sağlayacak adımlar atılmasını savunan Gökçüoğlu, “İşbirliklerini bütün sektörlere
yayarız. Kalkınmayı topyekun gerçekleştiririz.
Ortak konularımızın çözümü için de birlikte
çalışırız. Hedeflerimize hep bir noktadan vurursak sonuç almamamız için hiçbir neden yok.
EBSO Yönetim Kurulu Başkanımız Ender Yorgancılar’ın bu dönemde TOBB Başkan Yardım-
cısı olması, konularımızın çözümü noktasında
bizim için büyük bir güç” dedi. İbrahim
Gökçüoğlu, Türkiye’nin zenginliklerini işleyip
katma değeri yüksek ürünler haline getirerek yurt
dışı pazarlarda değerlendirmesinin önemine
dikkat çekerken, “Üretime dayalı büyüme ile
gelişiriz, ülkemizin refah seviyesini tüketimle
değil üretimle artırabiliriz” diye konuştu.
İşbirliğinden mutluluk duyarız
Isparta TSO Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü
Başdeğirmen de, İzmir ile Isparta’nın uzun yıllara dayanan ticaret geleneği ve birbirleriyle
bağlantıları olduğunu hatırlattı. Yakın
çevrelerindeki Konya, Antalya, Burdur ve Denizli’deki Odalarla gerçekleştirdikleri toplantılarda
ulaşım başta olmak üzere pekçok konuyu güçbirliğiyle çözüme kavuşturduklarını anlatan
Başdeğirmen, “Tek başına bir şey yapmamız
mümkün değil. Birlikte sesimiz daha gür
çıkıyor” dedi. Başdeğirmen, Isparta’nın başta
gülyağı ve elmada Türkiye’nin en büyük üretimini gerçekleştirdiğini belirtirken, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Şeftali, kiraz ve kayısı gibi
meyvelerin üretiminde de söz sahibiyiz. Topraklarımızın yüzde 80’inin sulanabiliyor olması
bunda büyük etken. Üretimlerimizin sonucu
olarak Türkiye’nin modern soğuk hava depoculuğu lideriyiz. En büyük mermer üretimi Isparta’da gerçekleştiriliyor. Kar kalitemiz ve
kayak pistlerimizle turizmde güçlüyüz. Süleyman Demirel Üniversitesi, büyüklük olarak yüksek eğitim kurumları içinde 7’nci sırada.
Yaşanabilir kentlerde 5’nci sıradayız. İzmir ve
EBSO ile işbirliğinden mutluluk duyarız.” Isparta TSO Meclis Başkanı Osman Şahlan ise, 5
bin 100 üyeleri ile Isparta’nın gelişmesine büyük
katkı koyduklarını ifade etti.
(HABER MERKEZİ)
BÖBREĞİNİ VERDİĞİ
çocukluk aşkıyla evlendi
İzmir’de aynı mahallede doğup büyüyen, ortaokulda birbirlerine âşık olan Melike
Başaran (43) ile Hayati Güven (43), liseyi
bitirdiklerinde ailelerinin baskısıyla ayrıldı.
Ayrı kişilerle evlenen, birbirlerini yıllarca
göremedikleri gibi haber de alamayan eski
arkadaşlar, 22 yıl sonra boşanmış ve çocuk
sahibi insanlar olarak biraraya geldi. Unuttuğu eski arkadaşı yıllar sonra karşısına
böbrek hastası olarak çıkan Başaran, çocukluk aşkına donör oldu. Nakilden iki gün önce
de nikah masasına oturan çift, ikinci baharın
mutluluğunu yaşadı. İzmir’de oturan
Başaran 24 Eylül 1971, Güven 21 Eylül
1971 tarihinde doğdu. İki arkadaşın çocuklukları, İzmir Kuş Cenneti'nin de yer aldığı,
Tekel Çamaltı Tuzlası’nın bulunduğu mahallede geçti. Birbirlerini seven iki genç,
ailelerinin razı olmaması sebebiyle evlen-
İEÜ'den yüzer aktivite iskelesi
ürkiye'deki kıyı şeritlerinin kullanımını çeşitlendirmeye yönelik
bir öneri olarak tasarlanan yüzer
aktivite iskelesi, Pasaport’ta İzmirlilerle
buluştu. İzmir Ticaret Odası’nın desteği
ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel
Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık
Bölümü Öğretim Görevlileri Gudjon Erlendsson, Can Sucuoğlu, Elif Ensari ile
Mezun Ertunç Hünkar tarafından tasarlanan iskele, İzmir’de sergilenmesinin
ardından İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın
(İKSV) düzenlediği 2. İstanbul Tasarım
ve Mimarlık Bienali’nde yer alacak.
Eylül ayı sonuna dek İzmir Ticaret
Odası’nın deniz tarafında İzmirlilere
sunulan yüzer iskelenin tanıtımına İEÜ
Mütevelli Heyet Başkanı Ekrem Demirtaş, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Oğuz Esen,
Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Geza
Dologh, İEÜ Mütevelli Heyet Üyeleri,
akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
musarslan1960@hotmail.com
İzmir – Isparta güçbirliği köprüsü
B
ölgede en küçüğü 5 bin metrekare olan
parseller haricinde, daha küçük
parsellerle hazırlanmış 275’er metrekarelik dükkanlarla ALOSBİ içerisinde bir
“Orta Ölçekli Sanayi Sitesi” kurmayı
düşündüklerini belirten Saka, “Bildiğiniz gibi
organize sanayi bölgelerinde küçük dükkanlar
yapılmıyor. Biz en küçük parselimiz 5 bin
metre, böyle olunca da fiyatı 1 milyon lira
olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla alım satım
gücü kolay kolay olmuyor küçük sanayicinin.
Bizim organiza sanayi bölgemizde fabrikası
olan insanların fabrikalarına tornacı lazım
oluyor, parça malzeme lazım oluyor, kaynakçı
lazım oluyor. Bir şey lazım olduğu zaman
Küçük sanayi Sitesi’ne gitmek zorunda
kalıyor. Böyle bir küçük sanayi sitesi yapılması için bakanlıktan izin istedik. Bakanlık da
böyle bir kararla uygun gördü bunu. Biz buraya 120 tane küçük dükkan yapacağız ayrıca.
Yani Organize Sanayi Bölgesi içinde küçük
sanayi sitesi gibi 120 tane 225 metrekare
büyüklükte, sundurma alanı ve kullanım
alanıyla 450 metrekareye yaklaşan bir küçük
sanayi sitesi yapacağız. Bu çok ihtiyaç sahibi
olan kişilere, yani bu işi yapmak isteyen;
küçük dükkanlarda çalışmak isteyen insanlara
satmayı planlıyoruz. Ordan burdan emekli
olup da yatırım amaçlı almak isteyenlerden
ziyade, burada iş yapacak kişilere öncelik vermeyi düşünüyoruz. Tabii ki organize sanayi
içerisinde böyle bir dükkana sahip olmak çok
önemli. Çünkü şu anda biz böyle bir planlama
yaptığımızı söylediğimiz andan itibaren bir
çok talep almaya başladık. Ama talepler tabii
ki başlangıçta biraz fazla olur ama, zaman
içerisinde inceledikçe değişebilir. Bu konuda
haberlerin yanında ilan da vereceğiz. Bu projeyi ilk kez burada, yerel basınla paylaşıyoruz. Çünkü burası Aliağa ve
Aliağa’yı biz kurumlarla birlikte
büyütürsek, bu dükkanları Ali-
başkasında balık tutabilir veya
güneşlenebilirsiniz. Ama dediğimiz gibi
bu sadece kıyılarımızda ne tür düzenlemeler yapılabileceğini göstermektedir”
diye konuştu.
‘İzmir’in iskelesi’
İzmir Ekonomi Üniversitesi Mimarlık
Bölümü Öğretim Görevlisi Gudjon
Erlendsson da, projenin kıyı
kullanımını çeşitlendirme amacı
taşıdığını vurguladı. Erlendsson, proje hakkında şunları
söyledi: “Yüzer aktivite
iskeleleri, Türkiye'nin kıyı
kentlerinin denizle
kurdukları ilişkiye dair alternatifler üretmeyi
amaçlanıyor.
Projenin hedefi,
su üzerinde
yüzen,
özelleşmiş alanlar oluşturmak.
Denize uzanan
yüzer iskelelerin, Türkiye genelinde rastlanan kıyı şeridinin denizle kurduğu
tekdüze ilişkinin tersine, suyla organik bir
ilişki kurulabileceğine dair örnek teşkil
etmesi amaçlandı. Tamamen eğlence üzerine kurulu olan proje, şehrin sıkıcı hayatından
uzaklaşmak
isteyenler için düşünüldü. Bilgisayarlı
tasarımı ve üretimi ile tamamen İzmir'de
yapıldı. Bu iskele, İzmir’indir.” (HABER
MERKEZİ)
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
2014
Pazar
17Eylül
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 21
İŞLETMELERE FIRSAT
sabitince1@hotmail.com
larından 4 New Square Chambers'ta yüksek mahkeme avukatı
olarak işe başladı.
Aynı zamanda ilk Britanyalı
Türk yüksek mahkeme avukatı
oldu.
Yeğinsu kardeşlerin annesi
Ömür Yeğinsu da en az çocukları kadar dikkat çekici bir
kariyere sahipti. Ömür Yeğinsu,
Ankara'da doğdu. Ardından
ailesiyle birlikte Avustralya'ya
gitti. Lise eğitimini Avustralya'da tamamladıktan sonra
Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirdi.
Şimdi Futureminds Educational
Consultants adlı bir eğitim firması kurdu. İngiltere ve
Amerika'da okumak isteyen
ailelere rehberlik çalışması
sundu. Hayatındaki İngiliz etkisini ise şu cümlelerle anlattı:
Oğlum Can Yeğinsu ve kızım
Ceylan Yeğinsu, İngiliz eğitim
sisteminin yarattığı iki dünya
vatandaşı!
Ben bir şey söylemiyorum!
Sorun yok! Harika eğitim ve
başarılı iki evlat!
Bir de BABAYA bakalım!
AYHAN YEĞİNSU!
Galatasaray Divan Kurulu
Üyesi... Turgay Kıran'ın listesinden seçimlere katıldı!
Galatasaray camiasının ağır
toplarından! Babası daha ilginç
bir isimdi! VEDAT YEĞİNSU!
Yani ünlü JİNEKOLOG!
Doktorluğunun yanında bir
başka payesi daha vardı!
MAŞRIK-I AZAM!
Bu kadar mı?
Elbette hayır!
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ALOSBİ'den orta ölçekli
İNCE ZIMBALAR
Bugün sizlere Takvim Gazetesi
yazarı Ergun Diler'in bir
yazısını aktaracağım. Benim
söylemek istediklerimi aynen
kaleme aldığı için benim
ekleyecek bir kelimem bile
kalmadı. Gerek de görmediğimden aynen alıyorum yazıyı..
"Ben yazmaktan bıktım! Hala
kimin aslında KİM olduğunu
bilmeyenler var! Anlamamak
için çırpınıyorlar!
Türkiye'nin bu toprakların
çocukları tarafından
yönetilmesini istemedikleri için,
bunun asla olamayacağını
düşündükleri için koalisyonla
geliyorlar!
Ancak başta CHP'liler olmak
üzere pekçok kişi bunu
ıskalıyor!
Gerçekten kaçmaya çalışanlar
ile bunu örtmeye uğraşanların
ittifakı var!
Amaçları bu ülkeyi TUŞ etmek!
İddiasını, parasını, geleceğini
çalmak!
Bunun için saldırıyorlar!
Ve yine en iyi bildikleri kanaldan, yani MEDYADAN geliyorlar!
İçeriden ve dışarıdan!
Önceki gün burada Kemal
Kılıçdaroğlu'nun "Ben devrimciyim! Ben solcuyum!
Nereden çıkardınız SAĞ'a kaydığımı!" sözlerine yer vermiştim!
Hatta "Deniz Gezmiş'in kabrine
gidip benden başka karanfil
bırakan var mı!" çıkışını da eklemiştim! Ama sonra da "Deniz
Gezmişler'e karşı durmayı ilke
olarak bilen PARALEL YAPI
ile nasıl yan yana geliyorsunuz?" diye sormuştum!
Peki, dün ne oldu?
Kemal Bey çıkıp açık ve net
olarak cemaatin finans kurumu
olan BANK ASYA'yı
sahiplendi! Benim de söylemek
istediğim buydu! Uzun zamandır anlatmak için çırpındığım tam da burasıydı!
Türkiye'ye format atan İNGİLİZLER, birbirine benzemeyen
unsurlardan aynı rotada yararlanmayı çok önceleri becermişti! Pensilvanya'nın ABD'de
olması, Kemal Bey'in HOCA'ya
yanaşması birkaç YAHUDİ
BARONUN projesi! Zaten
BANKANIN kuruluşunda
paranın kimden geldiğini bulursanız aslında Kemal Bey ve
CHP'nin kimin yanında durduğunu da anlarsınız!
Burada tartışılan BANK ASYA
olsa da asıl konu bu harekete
RUH veren güçtü! Ama
tartışma, görünen kısmıyla
banka üzerinden gidiyordu!
Kemal Bey, CHP'yi feshettiğini
artık resmen açıklamışken
basında da saldırılar devam etti!
Hiçbir zaman KİŞİLERLE
uğraşmadım! Akla hakaret
kabul ettiğim için yapmadım!
Amacım fotoğrafın büyüğünü
görmek ve göstermekti!
İzin verirseniz bugün birkaç
adım atacağım!
Önceki gün dünyaca ünlü New
York Times gazetesi IŞİD
haberi yaptı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile
Başbakan Davutoğlu'nun
CUMA NAMAZI kıldıkları
HACI BAYRAM CAMİİ'ni
IŞİD merkezi gibi gösterdi! Fotoğraf olarak da Erdoğan ve
Davutoğlu'nu kullandı! Mesaj
açıktı: Bunlar IŞİD'i besliyor!
Bu haberi yapan muhabir
TÜRK'tü! CEYLAN
YEĞİNSU! İşte AKLIN tam
devreye girmesi gereken yer de
burasıydı!
Haberi hazırlayan Ceylan
Yeğinsu ilginç bir kimlikti!
İstanbul'da doğan Ceylan
Yeğinsu, ABD'deki Columbia
Üniversitesi'de gazetecilik
okudu.
Hürriyet Daily News, The Huffington Post, The Economist Intelligence Unit gibi basın
kuruluşlarında çalıştı.
2013 yılında ise New York
Times'ta muhabir olarak işe
başladı. Abisi de en az Ceylan
kadar tanınmıştı! Avukat Can
Yeğinsu, 2008 yılında Harvard
Üniversitesi'ni birincilikle
bitirdi.
Londra'nın önde gelen baro-
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
emedi. Yolları ayrılan Başaran ve Güven,
başka kişilerle evlenerek çocuk çocuğa
karıştı. İkisi de boşandıktan sonra, 2011
yılında eski ortak arkadaşlarından biri vasıtasıyla karşılaştılar. Güven’in 18 yıldır
devam eden tip1 diyabet hastalığı, ikisini
tekrar yakınlaştırdı. İlk evliliklerinden olan
çocuklarına durumu anlatan çift, aile ve
çevre baskılarına rağmen hastalıklarında birbirlerine destek oldu. Böbrek yetmezliği
teşhisi koyulan Hayati Güven, Melike
Başaran’ın baskısıyla nakil olmaya karar
verdi. Güven’e, nakilden iki gün önce, 25
Ağustos 2014'te nikah masasına oturduğu
Başaran’ın bir böbreği, İzmir Kent Hastanesi’nde Opr. Dr. Işık Özgü, Opr. Dr. Uğur
Saraçoğlu, Uzm. Dr. Ebru Sevinç Ok ve Koordinatör Hemşire Havva Kara’dan oluşan
ekip tarafından nakledildi. Opr. Dr.
Saraçoğlu, böbrek nakli için başvuran çiftin,
karşılarına iki eski arkadaş olarak geldiklerini
belirterek, “Yasa ve yönetmelikler gereği
alıcı verici arasında akrabalık, aile bağı yoksa
arkadaşınız çok uzaktan akrabanız da olabilir, o zaman etik kurula girmeniz gerekiyor.
Etik kurul, iki kişi arasında çıkar ilişkisi olup
olmadığına bakıyor. Bu araştırma sonucunda
bir karar veriyor, organ nakli yapılabilir ya da
yapılamaz diye. Bu hastalarımızda da süreç
böyle işledi. Etik kurula gönderdik. Etik
kurul süreci bitti. Sağlıkları iyi gidiyor. En
hassas dönemler. Hastanede yakın
izlemedeler. Hafta sonu taburcu edebiliriz.”
dedi. Birkaç gün arayla 44. yaşlarını kutlamaya hazırlanan çift, yepyeni bir hayata birlikte yelken açtıklarını, çocuklarının da bu
evliliği onayladığını, birlikte büyük bir aile
olduklarını söylüyor. (CİHAN)
Bornova turizm merkezi
olma yolunda ilerliyor
İtalya’da, ekonomik ve sosyal sıkıntısı olan insanlara destek olmak
amacıyla faaliyet gösteren Confronti Dergisi çalışanları Bornova
Belediyesi Dramalılar Köşkü Kent
Müzesi’ni ve ilçedeki tarihi ve turistik yerleri gezdi. Heyeti karşılayan
Bornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, ilçenin turizm potansiyelini
ve kültürel gelişimini sağlamayı
hedeflediklerini söyledi. Bornova
Belediye Başkanı Olgun Atila’nın
ilçeyi bir turizm merkezi haline getirme hedefi doğrultusunda ortaya
koyduğu fikir ve projeler, yurt
dışında da dikkat çekmeye başladı.
İtalyan Confronti dergisinin yazı işleri müdürleri ile çalışanları Bornova’yı ziyaret etti. Heyet,
Bornova’daki turistik ve tarihi yerleri de gezdi. Levanten kültürünün
ve bu kültüre ait tarihi köşklerin
çokluğuyla dikkat çeken Borno-
va’da kendilerinden çok şey bulduklarını ifade eden İtalyan konuklar, daha kapsamlı yeni bir gezi
düzenlemek istediklerini söylediler.
Faruk Müftüoğlu’nun resim sergisini de gezen konuklarına Dramalılar Köşkü Kent Arşivi ve
Müzesi ile Bornova ve İzmir
hakkında bilgiler veren Bornova
Belediye Başkanı Olgun Atila,
ilçenin turizm potansiyelinin bu tür
ziyaretlerle artacağına
dikkat çekti. İtalyan
Heyeti’nin ziyaretinden
büyük mutluluk duyduğunu dile getiren
Başkan Atila, “Bornova’nın tarihi özelliklerini ve doğal
güzeliklerini ön plana
çıkarıp geliştirerek turizm potansiyelini artırmayı hedefliyoruz. Bu
tür ziyareter ve oluşan memnuniyeti
de ilçemiz için bir kazanç olarak
görüyoruz. 2014-2015 yılı için
hazırladığımız ve meclisimizde oy
birliği ile kabul edilen strtajik planlarda da turizm ve inovasyon
önemli bir yer tutuyor. Biz Bornovamızın bu hedef doğrultusunda ilerlemesi için elimizden geleni
yapacağız” dedi.
(HABER MERKEZİ)
ABD VE
TÜRKİYE’DEKİ
SEÇİM
MASRAFLARI
ABD’de adaylar seçim masraflarını kendileri karşılamazlar.
Kendi ceplerinden o kadar harcama yaparlarsa sonra kaybettiklerini başka yollarla çıkarmaya çalışırlar.
Öyle olmaması için ABD vatandaşları
adaylara yardım ederler.
Yardımların alt ve üst limitleri var.
Yahudi ve Ermeni lobileri, kazanma adayları yakın takibe alıyorlar ve üst limitten
yardımlar yapıyor ve seçim çalışmalarına
katılıyorlar.
Adam seçildikten sonra kendisine soykırım
dertlerini anlatıyorlar ve destek olmasını istiyorlar.
Seçilen kişi, soykırımı falan bilmez. Ama
kendisine destek olanların dertlerini kendi
derdi kabul ettiği için kongrenin gündemine meseleyi sokmaya çalışıyor.
Yahudiler de aynı şekilde bütün adayları
yakın takibe alıyorlar ve ABD’yi kontrol
altında tutuyorlar.
Başkanlık yarışı aynı zamanda para
toplama yarışıdır. Hangi aday daha çok
para toplarsa o çok seviliyor demektir ve
medyada topladığı miktar ilan olunur.
Bu ahlaksızlık veya rüşvet sayılmaz.
ABD, - ister kabul edelim, ister etmeyelim
- dünyanın jandarması olduğu için devletler seçim sonrasında kongre üzerinde
etkili olmak için seçim sırasında adayları
maddi ve manevi olarak destek veriyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı’nın bu konuda hiçbir faaliyetini duymadım.
Bazı sivil toplum kuruluşları çalışmalar
yapıyorlar.
Bunu duyan bazı gazeteciler, “Türkler
Obama’ya sanki ihtiyacı varmış gibi para
yardımı yapmış” diye şimdiki ifadesiyle
“Ti” ye aldılar.
Bunu anlamak da kapasite meselesi.
Seçildikten sonra aldığı bir karar belki
parayla ölçülemez.
Türkiye’de ise durum daha farklı, adaylar
imkanları ölçüsünde seçim masraflarını
karşılamaya çalışırlar.
Türkiye’deki sisteme gelince:
Arkadaşlarımdan birisi beni telefonla aradı
ve bir ilde belediye başkanının tarla almak
istediğini, sonra buradan imar geçireceğini,
bunun etik olup almadığı ile ilgili kanaatlerini öğrenmek istediğini ve ne cevap vermesi gerektiğini sordu.
Ben de “Eğer ben tarla alsaydım, sonra
oradan imar geçip arsalarım değerlenseydi
etik olurdu. Fakat sayın başkan imar
planını kendisi yaptığı için tarlaları ucuz
aldıktan sonra aldığı yerlerden imar geçirip
değerli arsalar haline getirirse bu etik
olmaz” dedim.
Arkadaşım da benim verdiğim cevabı
başkana aktarınca başkan:
“Ben belediye başkanı olmak için ne kadar
harcama yaptım. Bu masraflarım maaşla
çıkmaz ki. Sistem böyle” diye cevap vermiş.
Bende: “O zat, belediye başkanı olmak için
yaptığı masrafları bana sorarak mı harcadı?
Şimdi ben ona yaptığının doğru olduğunu
söylersem günahlarına ortak olmaz mıyım?
dedim.
Milletvekili seçimleri de böyle. Seçildikten
sonra seçim masraflarını çıkarmak için ne
yollara başvurulduğunu medyadan çok
okuduk ve duyduk.
ABD’deki sistem mi daha iyi,
Türkiye’deki mi?
Hepsinden önemlisi ahlaki kurallara uyacak, alınlarında “Satılık değildir” yazan insanlar yetiştirmek.
Bunu başarabilirsek, önlerine Sultan Süleyman hükümdarlığı koysalar fiyat biçilemeyen kahramanlar hepsini ellerinin
tersiyle iterler.
Ne dersiniz?
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL HABERLER
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
21 Eylül 2014
971Şubat
2013Pazar
Perşembe
Kocaoğlu’ndan tarihi çağrı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bazı AKP'li milletvekillerinin rant peşinde olduğunu belirtti. Kocaoğlu, "Bu kentin geleceğinin üç beş siyasetçinin hırsına kurban edilmesine izin vermeyin" dedi
İ
ktidar partisinden bazı milletvekillerinin katı atık tesisine karşı yürüttükleri negatif kampanyaya tepki
gösteren Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Duyarlı çevre örgütlerine, bilim adamlarına ve İzmir’i sevenlere sesleniyorum: Bu kentin geleceğinin üç beş siyasetçinin hırsına kurban
edilmesine izin vermeyin. İzmir’e modern bir katı atık tesisi kurulmaması için
bayraktarlık yapan iktidar milletvekilleri,
kenti değil sadece yapılmadığı takdirde
oluşacak mağduriyetten nasıl bir siyasi
rant elde edeceklerini düşünüyor” diye
konuştu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, iktidar partisine
mensup bazı milletvekillerinin Katı Atık
Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi’nin kurulmasına yönelik engelleme çabalarını
“samimiyet sınavından ikmale kalmış siyasetçilerin küçük hesapları” olarak nitelendirdi. Başkan Kocaoğlu, “Böylesine
önemli bir konunun bilimden, akıldan ve
mantıktan uzak bir şekilde, sadece siyasi
kaygıların güdümünde ele alınıyor olması, kentimiz adına üzüntü vericidir. Değerli milletvekillerinden, gelecek nesillerin teminatı olacak bu projeyi desteklemelerini talep ediyorum” diye konuştu.
Kentimiz adına üzüntü verici
Çevre yatırımları konusunda Türkiye’nin
lider kenti olarak gösterilen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, bu alandaki tek
eksiğinin katı atık bertaraf tesisi olduğunu hatırlatan Başkan Aziz Kocaoğlu, yıllardır sürdürdükleri yer arayış çalışmalarının her defasında “bir yerlerden” geri
döndüğünü belirterek şöyle devam etti:
“İzmir’in modern teknoloji ile inşa edilmiş bir katı atık değerlendirme bertaraf
tesisine kavuşması artık kaçınılmaz zorunluluk haline gelmiştir. Ancak böylesine önemli bir konunun, bazı kesimler tarafından bilimden, akıldan ve mantıktan
uzak bir şekilde, sadece siyasi kaygıların
güdümünde ele alınıyor olması, kentimiz
adına üzüntü vericidir. Bugüne kadar defalarca açıkladığımız ve kentin tüm kesimleriyle paylaştığımız projenin, dış ortama koku, sızıntı suyu ve gürültü gibi
hiçbir olumsuz etkisinin olmayacağını,
tesis için 4 kilometrelik yol yapılacağını
ve çöp TIR’larının hiçbir yerleşim yerinden geçmeyeceğini, ortalama algı düzeyine sahip herkesin artık idrak etmiş olacağı kanaatindeyim. Bilindiği üzere,
projenin yer tespiti konusundaki çalışmalarımızı sadece ve sadece bilimin önderliğinde yaptık. Uzun araştırmalarımız
sonunda Çiğli-Menemen-Karşıyaka’nın
kesişme noktasında belirlediğimiz alan
için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
ile bağlı kuruluşlarına, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne, Devlet Su İşleri’ne, İZSU Genel Müdürlüğü’ne, Orman
Bölge Müdürlüğü’ne, Gediz Dağıtım A.Ş
ile Türkiye Elektrik İletim A.Ş’ye görüş
sorduk. Hepsi ‘olumlu’ yanıt verdi. Konunun uzmanlarını, Türkiye Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği’ne bağlı meslek
odalarının başkan ve temsilcilerini projenin tüm detayları ve aşamaları hakkında
bilgilendirdik. 18 resmi kurumun temsil-
cilerinin yer aldığı Mahalli Çevre
Kurulu, “Kuzey Bölgesi Katı Atık
Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi Projesi”ne ait yer seçiminin uygun olduğuna oy birliği
ile karar verdi. Tesisin kurulacağı yere ilişkin ön fizibilite raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na teslim edildi.”
İzmir mi yoksa siyasi rant mı?
“Bugün gelinen nokta itibariyle,
bir takım siyasi aktörlerin sadece ve sadece Büyükşehir Belediyesi’nin başarılı olacağı kaygısıyla hareket etmesi, kentimize telafisi mümkün olmayacak zararlar
vermektedir. İzmir’e modern bir
katı atık tesisi kurulmaması için
bayraktarlık yapan iktidar milletvekilleri, anlaşılıyor ki, aslında projelerin içeriğiyle ilgilenmiyor. Sadece yapılmadığı takdirde oluşacak mağduriyetten nasıl bir siyasi rant elde edeceklerini düşünüyorlar. Buradan duyarlı çevre örgütlerine, bilim adamlarına, İzmir’i seven tüm insanlara sesleniyorum: Bu kentin geleceğinin üç beş siyasetçinin hırsına kurban edilmesine izin
vermeyin. Bu proje sadece benim ya da
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projesi
değildir. Bu proje İzmir’in projesidir. Gelecek nesillerin temiz bir çevrede, sağlıklı bir yaşam sürmesinin teminatı olacak
bir projedir. Kısır tartışmalarla kaybettiğimiz her gün, çocuklarımızın geleceğinden çalmaktadır.” (HABER MERKEZİ)
İş dünyasında topuk
sesleri yükselecek
G
ediz Üniversitesi’nin ücretsiz girişimcilik eğitiminde ön sıralar kadınların... Yıl
sonuna kadar tam bin 750 kişinin katılacağı kurslara en yoğun ilgiyi onlar gösteriyor.
Programı başarıyla tamamlayıp, hayalini kurdukları işyerlerini KOSGEB desteğiyle açarak
kendi işinin patronu olabilecekler. Gediz Üni-
versitesi Sürekli Eğitim Merkezi (GESEM), ülke ekonomisine yeni girişimciler kazandırıyor.
“Girişimcilik Proje Destek Programı” kapsamında yıl sonuna kadar bin 750 kişi ücretsiz
eğitime alınacak. Gediz’in geçen sene de 600
kişiye verdiği 70 saatlik programı bitirenler, 30
bin lirası hibe olmak üzere toplam 100 bin liralık devlet desteğinden yararlanarak kendi işyerini
kurabilecek. İşsizlere kurs
süresince günlük 20 TL
harçlığın verildiği, ayrıca
SGK primlerinin de
ödendiği eğitimde kadınlar başı çekiyor. Çoğunluğu kadın kursiyerler, girişimcilik, yaratıcılık, iş geliştirme, pazar araştırması, pazarlama, üretim, yönetim, iş planlama ve finans konularında ders görüyor. Başarıyla tamamlayanlar sertifika almaya
hak kazanacak. Bu belgeyle İş-Kur’a gidenler,
KOSGEB hibesiyle hayallerini süsleyen işyerini açma şansı yakalayacak. Gediz Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, sosyal sorumluluk projesi olarak gördükleri ve kapsamını her sene genişlettikleri eğitime özellikle ev
hanımlarının gösterdiği ilgiden duydukları
memnuniyeti ifade etti.
Kazanıp kazandıracaklar
Prof. Dr. Çevik, kadınların yakın gelecekte
iş dünyasında daha çok yer alacağına dikkat
çekti, şunları söyledi: “Eminim ki üniversitemizde öğrendiklerini, kuracakları işletmelerde
uygulama şansı bulacaklar. Hem kendileri ve
aileleri kazanırken hem işsizlere iş imkanı sağlayacaklar hem de ödeyecekleri vergilerle ülkemiz ekonomisine katkıda bulunacaklar. Girişimcilik Proje Destek Programı’nı işte bu yüzden önemsiyoruz. Geçen sene 600 kişiye eğitim
vermiştik, bu yıl sayıyı bin 750’ye çıkardık. Ne
kadar doğru bir iş yaptığımızı bu ilgi karşısında
bir kez daha anladık...” (HABER MERKEZİ)
Greenpeace Rainbow Warrior İzmir’de
Kömürlü termik santrallerin sağlık etkilerine dikkat çekmek için 13 gündür Türkiye’de olan Greenpeace’in ünlü gemisi Rainbow Warrior İzmir’e geldi. Greenpeace için özel olarak üretimi yapılan çevreci özellikleri bulunan Rainbow Warrior, bu sabah 9.00’da İzmir Alsancak Limanı’na demirledi. 13 gündür Türkiye’de olan gemi, Zonguldak,
Mudanya ve Karabiga’nın ardından, İzmir’de kalacağı dört gün boyunca, bölgedeki kömürlü termik santrallerin etkilerine dikkat çekecek. Geminin yelken direklerine, 'Kömür varsa, sağlık yok
Grenpeace' pankartı ve yine Soma'da yapılacak olan termik
santral sahasında zeytinliklerin kesilmesine karşı yazılar asıldı.
Rainbow Warrior’ın İzmir’e yanaşmasının ardından, gemiden
sekiz kişilik ekip de Soma’da kömürlü termik santral için
zeytinlik talanına karşı verilen mücadeleyi desteklemek
için bugün Soma’ya gitti. Rainbow Warrior gemisinin
kaptanı Peter Willcox'un 1985 yılında Fransa tarafından
bombalanan geminin de kaptanlığını yaptığı geçen yıl
da Rusya'da Türk gönüllü çevreci Gizem Akhan ile
gözaltına alındığı ve iki ay tutuklu kaldığı öğrenildi. Ziyarete açılan gemiyi ziyaret eden vatandaşlar hem Greenpeace'nin çalışmaları hakkında
bilgi almak hem de gemiyi tanımak adına ziyaretlerde bulunuyor.
İzmir ve Manisa'da planlanan 8 yeni kömürlü santralin kurulması durumunda sadece bu bölgenin değil, tüm Türkiye'nin etkileneceğini dile getiren
Greenpeace İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Pınar Aksoğan, "Aliağa'da yıllardır kömüre karşı ciddi bir mücadele yürütülüyor. 1990'da toplumsal dayanışma ile engellenen kömürlü termik santral projesi, Aliağa'da verilen mücadelenin en büyük göstergesi. Aliağa'daki İzdemir Termik
Santrali ve Manisa'daki Soma Termik Santrali, 2010 yılında sebep oldukları hava kirliliğine maruz kalan kişilerin hayatlarından toplam 14 bin yaşam yılı çaldılar. Daha fazla proje ile insanların yaşamları tehdit edilmemeli. Halk sağlığını böylesine tehdit eden bir konuda, Sağlık Bakanlığı muhakkak söz sahibi olmalı. Hava kirliliğine yol açarak hayatı tehdit eden projelerin planlama, izin ve denetim süreçlerinde Sağlık Bakanlığı'nın karar
verici kurumlardan biri olmasını istiyoruz." dedi. Pınar Aksoğan Soma'da termik santral kurulmasıyla ilgili hukuk mücadelesi de başlatıldığını
sözlerine ekledi. (CİHAN)
Finali Başkan’la yaptılar
Karabağlar Belediyesi’nin kültür ve
sanat etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği “Açık Hava Sinema Etkinlikleri” Kavacık Köyü’nde düzenlenen film gösterimi ile sona erdi. Karabağlar halkının gösterdiği
yoğun ilgi nedeniyle bir ay uzatılan
film gösterimin finaline Karabağlar
Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu da katıldı. “Entel Köy Efeköy’e
Karşı” adlı filmi beğeni ile izleyen
Kavacıklılar bu tür etkinliklerin artırılması talebinde bulunurken Başkan
Selvitopu da Karabağlar’da kültürel
ve sanatsal etkinliklere de önem verdiklerini, vermeye devam edeceklerini söyledi. Karabağlar Belediyesi
Kültür Müdürlüğü’nün düzenlediği
ve ilçe sınırları içerisindeki 13 büyük parkta gösterimini yaptığı film
gösterimi Yüksel Aksu'nun yönetmenliğini yaptığı “Entel Köy Efeköy'e karşı” filmiyle sona erdi. Kavacık Köyü’nde finali gerçekleştirilen film festivaline halk yoğun ilgi
gösterdi. Filmi izlemeye gelen vatandaşlara çekirdek ikram edildi.
Köylülerle birlikte filmi büyük bir
beğeni ile izleyen Başkan Selvitopu,
13 büyük parkta yaz boyunca vatandaşları beyaz perde ile buluşturduklarını belirterek, Karabağlar’da kültürel ve sanatsal etkinliklere bundan
sonra da önem vereceklerini söyledi.
Selvitopu, “Halkımız yaz sıcağında
evlerinde oturmak yerine parklara
gelerek filmleri izledi.
Gelecek yıl bu etkinliği daha
fazla çok daha fazla katılımla hedefliyoruz.” dedi. Filmin konusu: Doğayla baş başa bir yaşam sürmek isteyen bir grup kentli ekolojist,
Ege’de bir komün köyü inşa ederler.
Köy halkı, kıraç tarlalarını ve eski
evlerini değerinden fazla fiyata aldıkları için aktivistleri büyük bir
sevgiyle karşılar. Her şey yolundadır, ta ki bölgeye kurulması gündemde olan termik santral kararı
onaylanana kadar. Termik santral ile
birlikte eski köylüler ile köyün yeni
sakinleri arasında ilginç bir süreç
başlar ve olaylar tam bir komediye
dönüşür. (HABER MERKEZİ)
SP’li Kılıç: Sebze ve meyve
fiyatları yüzde 50 arttı
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, Türk ekonomisinin ‘kırmızı alarm’ verdiğini belirterek, “Yıllık enflasyon yüzde 9,88
oldu. Genel meyve ve sebze fiyatlarındaki artış yüzde 50’nin üzerinde
gerçekleşti” dedi. Türk ekonomisinin son durumunu partisinin İzmir İl
Başkanlığı’nda düzenlediği toplantıda değerlendiren Kılıç, AKP hükümetinin ekonomi politikalarını eleştirdi, ekonomide ‘kırmızı alarm’
uyarısı yaptı. Büyüme rakamının
yüzde 2,1’le beklentilerin altında
kaldığını aktaran Kılıç, “Bu veri, işlerin kötü gittiğini onayladı. Son
açıklanan rakamlara göre yıllık enflasyon yüzde 9,88. Genel meyve ve
sebze fiyatlarındaki artış ise yüzde
50’nin üzerinde gerçekleşti. Sanayiye ve üretici sektörlere dayanmadan
büyümeye çalışmak bu neticeyi getirdi. Bu gelişmeler beraberinde işsizliği de artırmaktadır. Ekonominin
dengeleri olumsuz sinyaller verdiği
gibi, ekonomideki durgunluğun sosyal huzursuzluğa dönüşmesi de bir
başka sonuç olarak karşımıza çıkabilir” dedi. Ekonomide başlayan belirsizlikler ve tereddütlerin, bu alanda
yaşanan yapısal sorunları daha da
derinleştireceğini ifade eden Kılıç,
“2015 yılı için tahminlerin pek parlak olmaması, cari açığın hala yüksek seyretmesi, ekonominin borç
ödemek ve büyümek için dış kaynak
ihtiyacının daha da artacak olması,
sorgulanması gereken konulardır.
Ekonominin yaşadığı yapısal sorunlar, dış ticaret açığı, cari açık, artan
dış borçlar, işsizlik, istikrarsız büyümedir. ” diye konuştu. (CİHAN)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
21 Şubat
Eylül 2014
17
2013Pazar
Perşembe
Diyarbakır'da Glasgow'u
arayan ileri zekâlılara...
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
İskoçya'nın bağımsızlık referandumundan
çıkacak sonucun bizim "Barış Açılımı"nı vuracağını ümit eden ileri zekâlılar, şimdi İspanya'nın
Bask bölgesindeki ayrılıkçılara bel bağlamak durumundalar... Çünkü İskoçyalı seçmenlerin yüzde
55'i bağımsızlığa "Hayır" derken, "Evet" oylarının oranı yüzde 45'te kalmış. Belki de bu ileri
zekâlılardan bazıları "Yine mi Tayyip Erdoğan"
kazandı diyerek, ağlaşıp durmaktadırlar.
Okurlarını hep yanıltan gazetelerin yazı işleri
mensupları ve olmayan bir dünyadaki olmayacak
şeyleri gerçekmiş gibi sunan köşe yazarları "Yeni
Türkiye"ye öfkelenmek yerine, "Yeni Dünya"nın
bilgiye ulaşmak konusunda kendilerine sunduğu
imkânlara kilitlenselerdi, onlar da okurları da akıl
sağlıklarını korurlardı.
Bu imkânları en iyi değerlendiren meslektaşlarımızdan olan Fehmi Koru hafta içinde
Haber Türk'teki köşesinde şunları yazmıştı:
Dijital kitaplar
"- Hâlâ kitap hamallığı yapıyorum, ama
taşıdığım kitapların sayısı her seyahatte biraz da-
ha azalıyor. Merak ettiğim veya okumak istediğim kitapları hiç vakit kaybetmeden tabletime
indirebiliyorum çünkü... Önceleri bu amaçla
Kindle'ın okuma cihazından yararlanıyordum;
sonraları Kindle'ın tabletler için geliştirdiği uygulama imdadıma yetişti. Herhalde bine yakın elektronik kitabım vardır; bir o kadarı da 'pdf' formatında erişilebilir halde arşivimde duruyor...
- Agatha Christie'nin adını taşıyan akrabaları
yönetimindeki vakıf, etraftan gelen baskılar üzerine, eserleri dünyanın her dilinde toplam 2 milyar
adetten fazla satılmış polisiye tarzının kraliçesini
bıraktığı yerden devam ettirme kararı aldı ve
tarzın önemli bir ismi olan Sophie Hannah'a, Hercule Poirot'lu yeni bir roman ısmarladı. Önceki
gün çıkan Agatha Christie'nin bizzat yazmadığı
ilk Poirot romanı 'Monogram Cinayetleri'ni
hemen indirip okumaya başladım dersem, inanın
lütfen..."
İngiltere'de bir Belçikalı
Acaba Fehmi Koru "Bir Belçikalı detektifin
1920'ler ve 30'lar Londra'sında ne işi var" diye hiç
merak etmiş midir? Digiturk platformundan televizyon programlarına girenler de "Family"
kanalında hafta içi her gün yayınlanan Agatha
Christie'nin ünlü detektifi Belçikalı Hercule
Poirot'nun serüvenlerini herhalde merakla izliyorlardır.
Meğer 1'inci Dünya Savaşı'nda Almanya
Belçika'yı işgal edince 250 bin Belçikalı İn-
giltere'ye sığınmışlar... Mesela 14 Ağustos 1914
günü sadece Folkestone limanına 16 bin Belçikalı
göçmen gelmiş. Bu 250 bin Belçikalı İngiltere'de,
sürgündeki Belçika hükümetine bağlı polislerin, idarecilerin yönettikleri köyler, kasabalar kurmuşlar. Ama savaş bitince İngiltere bu
Belçikalıların yüzde 90'ını kendi ülkelerine geri
göndermiş.
Romancı Agatha Christie bu Belçikalılardan
biri ile Devon'da karşılaşmış ve Poirot tiplemesine bu kişi esin vermiş... Christie'nin Poirot'lu ilk
romanı 1920'de yazdığı "The Mysterious Affair at
Styles"dır... Poirot geri dönmeyip yazarın
dünyasında Londra'da kalmayı seçen bir Belçikalı
demek ki...
Akla uygun uğraşlar
Kısacası "Acaba İskoçların referanduma yaklaşımları Türkiyeli Kürtleri etkiler mi" benzeri
saçma sapan bir sorunsal üretmek yerine, "Acaba
Suriyeli göçmenler iç savaş bitince Belçikalıların
yaptığı gibi ülkelerine dönerler mi" sorunsalına
takılmak daha akıl kârıdır... Bu arada Adam
Smith, Alexander Fleming, James Watt, A. Graham Bell gibi ünlü İskoçyalıların yaşam öykülerine takılmak ve mesela Britanya'nın ilk İşçi Partili
Başbakanı Ramsay MacDonald'ın da, son İşçi
Partili Başbakanı Tony Blair'in de İskoç olduklarını hatırlamak, Diyarbakır'da Glasgow'u veya
Edinburgh'u aramaktan herhalde daha yararlıdır.
20.09.2014
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Fotoğraf: Zeynel
Zeynel
Zeynel
Zeynel
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Zeynel
Abidin
Abidin
Abidin DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
Abidin
Abidin
Abidin
DAĞTEKİN
DAĞTEKİN
Suriyeli çocuklar?..
Çocuk, her yerde çocuktur. Onların milliyeti, dini,
etnik kökeni ya da suçu olmaz.
İçimizde en masum olan, onlar.
Çocuk hakları, başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere tüm uluslararası anlaşmalarda
koruma altına alındı ama savaşların en büyük
acısını hâlâ onlar yaşıyor.
Ülkemizde yüz binlerce Suriyeli çocuk var. Onlar
bizim misafirimiz. Halkımızın onlara gösterdiği
yardımseverlik her şeyin üzerinde. Büyük kentler,
artık onlardan bıksa da Anadolu’da el üstünde tutuluyorlar. Barınmalarından giyim kuşamlarına,
sağlıklarından cep harçlıklarına kadar her şeyleriyle
yakından ilgileniyorlar.
Çünkü onlar çocuk, çünkü onlar masum, çünkü onlardan birisi kendi çocukları da olabilirdi...
Okullar açıldı, yaşıtları koşa koşa okula giderken,
onlar, arkadan gözyaşı döküyor. Çünkü onların yeri
sokaklar, kamplar ya da sığındıkları köşe bucaklar
değil, okul...
Ve biz bu hakkı onlara çok görüyoruz...
de.
Rakamlarla ilgili olarak, ne milli eğitimde ne de
valilik ve kaymakamlıklarda resmi bilgiye ulaşılabiliyor. Tüm yollar İçişleri Bakanlığı’na ve AFAD’a
çıkıyor ama onları da arayın ki bir yetkili bulasınız.
Peki, Suriye’den gelen mültecilerden Türk vatandaşlığına geçenler var mı? Kamplarda çocuklara
eğitim veriliyor mu?
Bu konuda, en son, TBMM Genel Kurulu’nda Torba Yasa görüşmeleri sırasında, muhalefet milletvekillerinin sözlü sorularına, Milli Savunma
Bakanı İsmet Yılmaz cevap vermişti.
Yılmaz, Suriyelilere vatandaşlık verildiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirtmiş ve “Hiçbir
Suriye vatandaşını vatandaşlığa aldığımız yok.
Suriye’den geçici olarak Türkiye’deki kamplara gelenlerden Türk vatandaşlığına geçen yok” demişti.
Peki, hangi kentimizde ne kadar Suriyeli yaşıyor?
Resmi rakam yok ama bir şekilde telaffuz edilen
rakamlar var. En fazla İstanbul’da görünüyor ve
yarım milyon civarında. İstanbul‘u Gaziantep,
Hatay, Şanlıurfa, Mardin, Adana, Kilis, Mersin,
Konya, Kahramanmaraş izliyor. Ankara’da İstanbul’un onda biri kadar bile yok. Siyasetçilerin
görmemeleri biraz da bu yüzden...
Suriyelilerin hiç olmadığı kentler de varmış. Onlar
da, Tunceli, Bayburt, Ardahan, Iğdır, Sinop, Kastamonu, Erzincan, Giresun ve Gümüşhane...
Sayıları belli değil
Türkiye’de kaç Suriyeli var bilen yok. Resmi
rakamlar bile birbiriyle çok çelişkili. Bir milyon 300
bin diyen de var iki milyonun çok üzerinde diyen
Kamplar da var ama!
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da bir süre önce
yaptığı açıklamada, Türkiye’de 1 milyon 360 bin
Suriyeli olduğunu, bunların 220 bininin kamplarda
Abbas
GÜÇLÜ
MİLLİYET GAZETESİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
barındığını açıklamıştı.
“10 ilimizde, 22 kampımız var. Bunlardan bir kısmı
çadır bir kısmı konteyner kenttir. Nüfusu 35 bini bulan kampımız vardır. Şu andaki tespitlerimize göre,
1 milyon 140 bin civarında Suriyeli ise kamplar
dışında yaşamlarını sürdürmektedir. Kamplarımızda, 69 bin öğrenci eğitim görmektedir. Suriyeli
öğrencilerin sene kaybı olmasın diye Milli Eğitim
Bakanlığımızın koordinasyonunda çok büyük bir
çalışma yürütülmektedir. Bu şimdi kamp dışındakilere yaygınlaştırılacaktır“ diye konuşmuştu.
Aradan zaman geçti, Torba Yasa’da bu konuda
düzenlemeler yapıldı. Ama hâlâ çocuklar sokakta.
Keşke eğitim sürecine yönelik çalışmalar biraz daha
hızlandırılsa...
99’lu TC numarası
Okullara tüm kayıtlar sanal ortamda, e-okul üzerinden gerçekleşiyor. Suriyeli çocukların kayıtları
da yine sanal ortam üzerinden ve ikametgâh durumuna göre yapılıyor. Ama sisteme girebilmeleri için
99’la başlayan geçici TC kimlik numarası almış olmaları gerekiyor. Ve bu şansa çok azı sahip!
Suriyeli çocuklara sahip çıkmalıyız, çünkü onlar,
artık bizim de çocuklarımız. Belki bir bölümü
ülkelerine geri dönecek ama pek çoğu burada kalacak, bizimle büyüyecek, bizden biri olacaklar. İşte
bu yüzden, onlara kendi çocuklarımıza gösterdiğimiz özeni göstermek zorundayız...
Onları eğitimsiz bırakmanın yaratacağı sorunları ise
düşünmek bile istemiyorum...
Özetin özeti: Büyüklerin hatalarının faturası çocuklara çıkmasın! 20.09.2014
Abdurrahman
DLPAK
YENİ AKİT GAZETESİ
Üniversitelere bir
dokun, bin ah işit
Manisa’daki rektör seçimlerine bir dokunduk, birçok ilden ilginç
belgeler, bilgiler akmaya başladı..
Keşke üniversiteler, ideolojik ve politik tartışmaların arenası olmasa, bilim, sanat ve felsefe konuşulsa, ama olmuyor işte..
Kadrolar ve projeler yarışmıyor, kim kimin adamı, kim nereyi
niçin istiyor, bunun tartışması yapılıyor..
Yargı gibi üniversitelerde de ne yazık ki, bir paralel sorunu var.
Ciddi bir şekilde yapılanmışlar..
Ve birkaç yıldır bu durum böyle.
Şimdi son gelen bilgiler ışığında bakıyorum da, paralel yapının
üniversite yapılanması, son derece önemli ve stratejik bir derinliğe sahip..
Üniversite, dernek, merkezi hükümet, yerel yönetim dörtlüsü ile
birçok uluslararası fondan bu şekilde geniş ölçüde yararlanıyorlar. İlişkilere bir saygınlık ve dokunulmazlık katıyor..
Üniversite aynı zamanda mahkeme kararlarında da bilirkişi
sağlayarak yargıya yol gösteriyor..
Üniversite sınav sorularının kimler tarafından niçin ve nasıl
çalınıp belli çevrelere servis edildiği, dershanelerin bu işin içindeki rolü şimdi daha iyi anlaşılıyor.. Birtakım sertifika uygulamaları
ile bazı personellerin nasıl işe sokulduğu ve terfi ettirildiği de bu
senaryo ile ilgili.. Üniversite tahlil, rapor ve sonuçları yine aynı
şekilde bazı konularda yeterlilik açısından önemli bir referans
adresi..
Paralel yapı yurtdışındaki okullarında okuyan çocukları kendi
içinde grublayarak, bir kısmını, ki onlar o ülkedeki belli aşiret ve
tanınmış kişilerin çocukları, o ülkede onları hem istihbarat amaçlı
ve hem de o ülkede Türkiye’de olduğu gibi bir paralel yapı için
kullanıyor. Bir kısmını batılı ülkelerin istihbarat yapıları ile ilişkili
vakıflarla ilişkilendiriyor. Önemli bir bölümünü ise Türkiye’ye
transfer ediyor.
Yurtdışından Türkiye’ye getirilen öğrencilerle ilgili jüride yer
alan bir profesör arkadaş, iki yıl önce bir ülkede karşılaştıkları durumu anlatmıştı. Açıkça önce baskı altına alındıklarını ve sonra
tehdit edildiklerini, kendi kolejlerinde okuyan çocuklardan bir
liste hazırladıklarını ve bunlara burs verilerek Türkiye’de yüksek
öğrenim görmelerinin sağlanmasını istediklerini anlatmıştı..
Türkiye’nin yurtdışından aldığı öğrenciler paralel yapının kadrolarını oluşturuyor. Ve bunların Türkiye’deki giderleri yine
Türkiye devletine fatura ediliyor..
Tamam bu kolejlerde okuyorsa da başarılı ve aranan kritere uygunsa gelsin, okusun, onda bir sorun yok. Ama liste vererek, belli
kadrolar Türkiye’ye transfer ediliyor ve paralel yapının kuryesi olarak kullanılıyor ve onların kadrosuna bu şekilde eleman yetiştiriliyorsa, burada sorun var..
Bu anlamda yurtdışından alınan çocukların yeniden gözden
geçirilmesi ve bunların daha sonra nerede, kimler tarafından kullanıldıklarının takip edilmesi ve kendi ülkelerinin gerekirse bu
konuda bilgilendirilmesi gerek..
Son zamanlarda batıda giderek artan Türkiye aleyhtarlığının
arkasında hangi lobiler var aceba?.. Sadece Yahudi, Ermeni, Rum
lobisi mi, Neoconlar mı, yoksa içimizden çıkan ağaç kurtları da
mı!..
Cemaatin bu kadroları kullanarak koleji bulunan tüm ülkelerde
Türkiye aleyhine bir kampanya başlattıkları biliniyor. Yerel
STK’ları ve mediayı bu maksatla kullandıkları ve bu konuda ciddi paralar harcandığı da bilinen bir gerçek..
Üniversiteler açılırken, mevcut yabancı öğrenci stoğunun bu
maksatla ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerekiyor.. MİT’in
mezun olanları bu çerçevede takibe alması gerek..
Yani mesele Türkçe olimpiyadlarından ibaret değildi.. Bu bir PR
çalışması idi. İstihbarat oyunu idi. Paralel yapı, size Türkçe
olimpiyadları ile aldatmasın diyeceği geliyor, insanın bu iddialar
ışığında. Yurtdışına giden öğretmenlerin o ülkelerden aldıkları
diplomaları da araştırmak gerek. Arı görmemiş bal gibi, üniversite görmemiş akademisyenler de dolaşıyor aramızda.. Denklik
alınan diplomaların bu gözle yeniden gözden geçirilmesi gerek
bu arada..
Son olarak Maraş’tan paralel yapının rektörlük seçimindeki
rolüne ilişkin ciddi bilgiler geldi. Başka yerlerde de durum farklı
değil. Üniversitelere niçin bu kadar asıldıkları şimdi daha iyi anlaşılıyor..
Paralel yapı, birçok yerde derin yapının adamları ile işbirliği
yapıyor. Gezi’de, Ekmel bey projesi ile ilgili sağlanan ittifak devam ediyor..
Son zamanlarda üniversitelerin verdiği akademik unvanların ciddi bir şekilde yeniden gözden geçirilmesi gerek.. Üniversite aynı
zamanda bir şekilde rant alanına dönüştürüldü paralel yapının
elinde. Bu istihdam alanı, bunu görmek gerek.. Üniversiteler birilerinin trampen tahtası olmamalı..
Bakın, Ekmel bey projesi tutsaydı, bütün atamalarda, yüksek
yargı seçimlerinde, 3’lü kararnamelerde Ekmel beyin onayı
gerekecekti. Türkiye yeni bir Sezer dönemi yaşayacaktı. Kesin
yüksek yargı ve üniversiteler, üst yönetim atamaları paralel
yapının güdümüne girecekti. Yargı, görevden almaları anında geri
iade ederek, sisteme müdahale edilmesini engelleyecekti.. Ama
neyse ki olmadı.
Son zamanlarda batı mediasında, batı STK’ları ve derecelendirme kuruluşlarından gelen olumsuz baskıların durup dururken mi olduğunu sanıyorsunuz. Eskiden derin devletti referansları, şimdi paralel yapı.. Derin yapı, sadece bilgi verirdi, paralel yapı bu iş için para da harcıyor, lobi de yapıyor. Derin yapı da
onlara destek veriyor. Boynuz kulağı geçti anlayacağınız..
Paralel yapı ipin ucunu bırakmayacak. Hâlâ kaybedecekleri çok
şeyleri var.. Paralel yapıya destek veren unsurlar da bu yapıyı sonuna kadar kullanarak Türkiye’yi, iktidarı cezalandırmak istiyorlar.. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir husus var.. Paralel
yapı, kendini gizlemek için başkalarını, kendilerinden ayrılanları
suçluyor, ya da birileri önünde engelse ya da rakip gördüğü birilerini paralelcilikle suçluyor ki, bu oyuna gelmemek gerek..
Bu hesaplaşma daha bir süre devam edecek. Daha doğrusu, hesaplaşma henüz yeni başlıyor. Paralel yapı deşifre olduğu için bu
sürecin geri dönüşü yok. Ama birileri daha fazla zaman kazanarak, daha az zaiyatla bu vartadan kurtulmak istiyor.. Bu süreçte
üniversitelerin ayrı, önemli bir yeri var.. Selâm ve dua ile..
20.09.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
21
17Eylül
Şubat2014
2013Pazar
Perşembe
Halı tezgahında ayakkabı dokudu
SİPARİŞLERE YETİŞEMİYOR
Isparta'da minyatür el dokuma halı işi yapan bir firma halı
tezgahında ipekten el dokuması ayakkabı üretmeyi başardı
A
yakkabıların numunelerini
ünlü ayakkabı firmaları ile
paylaşan firma siparişlere
yetişemeyecek kadar ilgi
gördü. Türkiye'de minyatür
halı dokuma işinde tek olduklarını söyleyen firmanın üretim müdürü İhsan Akkuş
yaptığı açıklamada makine halılarının
yaygınlaşmasından sonra dokuma halı
konusundaki birikimlerini farklı konseptlerde düşünmeye başladıklarını söyledi.
Minyatür el halısı işine başladıklarında
önce hediyelik halı, pano, portre gibi dokumalar yaptıklarını anlatan Akkuş şöyle
konuştu: "Dokuma kültürümüzü, gelen
talepler doğrultusunda çeşitli alternatif
ürünlere dönüştüreceğimizi düşündük ve
bu konuda çalışmaya başladık. Bunların
içinde en zoru ayakkabı idi ama başardık.
Çünkü ayakkabı farklı kalıplar, farklı parçalarla bir bütün oluşturma işi. Ayrıca
ayağa giyildiği zaman estetik olması gerekiyor. Hem insanların rahat kullanabilmesi hem de görsel olarak etki uyarabilmesi gerekiyordu. Bu konuda Ar-Ge çalışmaları yaptık. Ürün geliştirme çalışmaları yaptık. Daha sonra yünden bir numune yaptık. Bu ürünü ayakkabı haline dönüştürmenin yanında dokunabilme özelliği
de olmalıydı. Yani işçinin, dokuyucunun
bunu rahatlıkla algılaması ve dokuma
üzerine dönüştürebilmesi gerekiyordu.
Nihayetinde bunu da başardık."
- Bir çift ayakkabı 1 ayda dokunuyor
İlk etapta ipekten kapalı alanlarda kullanılabilecek erkek ayakkabısı ürettiklerini anlatan Akkuş, kadınlar için de özel
abiye tarzı diye bilinen ayakkabı modelinde çalışmaların son aşamaya geldiğini
aktardı. Erkek ayakkabısı daha zor dokunduğu için önce erkek ayakkabısı ürettiklerini belirten Akkuş, numaralara göre
dokuma kalıplarının değiştiğini kaydetti.
Herhangi bir desen veya kompozisyonu
olmayan düz bir ayakkabının dokuma işleminin 1 ay sürdüğünü kaydeden Akkuş,
"İpek ayakkabının 15 gün kadar tasarım
süreci oldu. Dokumada halılar bir yöne
yatar, yani başlangıç tarafına doğru yatar.
Kalıpların hangi yöne yatması gerektiği
önceden hesaplanır. Çünkü ipeğin her açıdan yatımları farklı renk alır, dolayısı ile
bunları belirliyoruz. Daha sonra işçilerimize bunu kalıp halinde dokumalarını öğretiyoruz. Bu süreç yaklaşık 1 ay sürüyor.
1 çift ayakkabının dokuma süresi bir kişi
tarafından 1 ay sürüyor. Ayakkabıyı doku-
duktan sonra da bu işi bilen saraç arkadaşlara bırakıyoruz" diye konuştu.
- Dokuma ayakkabının fiyatı yaklaşık
2 bin lira
Dokuma ayakkabılardan numuneler
ürettikten sonra ayakkabı sektöründe isim
yapmış ünlü markalarla temasa geçtiklerini ifade eden Akkuş, "Marka
olan firmalardan acayip bir ilgiyle
karşılaştık. Talep doğrultusunda yeni üretim planı hazırladık" dedi.
İpek dokuma ayakkabılara özellikle
sanat camiasının ilgi gösterdiğine
dikkati çeken Akkuş, bazı kişilerin
ayakkabılarına isim yazılmasını istediğini, bazı firmaların logo dokuma talebinde bulunduğunu, kadınların
ise ev toplantıları için sipariş
verdiğini söyledi. Yurt içi ve
dışından çok talep gördüklerini ve siparişlere yetişemediklerini vurgulayan Akkuş, "Biz
numuneleri hazırlayarak sadece bu işin yapılabilirliğini göstermiştik. Gördük ki talep var
ancak biz talepleri aldıktan
sonra en az 6 ay çalışmamız
gerekiyor" şeklinde konuştu.
Bugüne kadar Hindistan'ın
milyarder iş adamlarından Orta Doğu ülkelerinin kral ve
şeyhlerine, Türkiye'deki ünlü
iş adamlarından bürokratlara
kadar pek çok kişiye minyatür
halı dokuma portre veya tablo yaptıklarını
anlatan Akkuş, yeni Ar-Ge çalışmalarını
devam ettirdiklerini kaydetti. Akkuş, ürettikleri el dokuma ayakkabıyı da yaklaşık
2 bin liradan satışa sunacaklarını sözlerine ekledi. (AA)
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
çocuklarımız Amerika'daki, Avrupa'daki
veya gelişmiş ülkelerdeki insanlar gibi
kendini geliştiremiyor. Bu da bizim eğitim sistemimizin en temel sorunlarından
birisi." AGÜ'yü kurarken sosyologlarla
çalıştıklarını, 14 ilde yüzlerce öğrenci ve
velisiyle birebir görüşme yaptıklarını anlatan Sabuncuoğlu, düzenlenen anketler
sonucunda öğrencilerin hayal kuramadıkları ve kurmak da istemedikleri yönünde
sonuçların çıktığını vurguladı.
- Hayal kuramayan gençlik
yeni fikirler üretemiyor
Yeni jenerasyonun dikkat süresinin 20
dakikadan 7 dakikaya kadar düştüğüne
işaret eden Sabuncuoğlu, şöyle devam etti: "Bu eğitim bilimci ve akademik yöneticilerin hiç istemediği bir durum. Öğrencilerin her an dikkati dağılabiliyor. Kendi
başlarına kalmak istemiyorlar, hep bir
grup, topluluğun içinde olmak, o grubun
gücünden faydalanmak, tepkilere maruz
kalmamak istiyorlar. Sürekli birilerinin
onları bir yerlere yönlendirmesini bekliyorlar. Gençler, tek başlarına kalamadık-
Avşar Palmiye
Cinemaximum
Cinemaximum
Cinemaximum (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Hayal kuramayan gençler ülke
kalkınmasına katkı sağlayamıyor
Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) Rektörü Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, Türkiye'de iyi bir üniversitede okumak için
mücadele eden gençlerin, yoğun tempo
nedeniyle hayal kurmaya dahi vakti kalmadığını, bu nedenle ülke kalkınması için
yeni fikirler üretemediğini söyledi. Sabuncuoğlu, yaptığı açıklamada, öğrencilerin ilk ve orta okuldan itibaren robot gibi
yetiştirildiğini, çocukların kişisel gelişimine çok fazla önem verilmediğini ifade
etti. Okullarda iletişim, ekip çalışması, zaman ve stres yönetimi gibi çocukların yeteneklerini geliştirecek, kendilerini sosyal
anlamda ifade edebilecekleri çok fazla ortamın bulunmadığını öne süren Sabuncuoğlu, şunları kaydetti: "Öğrencilerin
önünde ÖSS gibi büyük bir olgu var. Ülke genelindeki öğrencilerin neredeyse tamamı ÖSS'den en yüksek puanı alabilmek için yarış içinde. Sinemaya gitmeye,
arkadaşlarıyla vakit geçirmeye veya hobilerini hayata geçirmeye zamanları kalmıyor. Bu da onların robot gibi yetişmesine
neden oluyor. Fırsat tanınmadığı için de
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ları için hayal kuramıyor, kurmak da istemiyorlar. Hayal kuramayan bir gençlik de
ülke kalkınması adına yeni fikirler üretip
proje geliştiremiyor. Bundan dolayı da
Türkiye'de Ar-Ge çalışmaları konusunda
önemli eksiklikler yaşanıyor."
- Öğrenciler mutsuz
Sanal ortamda sürekli bir etkileşim olması nedeniyle Türkiye'de sosyal medya
kullanımının dünya ortalamasının çok
üzerinde olduğunu ifade eden Sabuncuoğlu, mutlu insan yetiştirme konusunda
da sıkıntılar yaşandığını vurguladı. Üniversiteye başlayan öğrencilerin bir kısmının seçtikleri bölümü değiştirmek zorunda kaldığını, yeniden üniversite sınavlarına girdiğini belirten Sabuncuoğlu, "Bunları yapamayanlar ise mezun olduktan
sonra tekrar üniversite okuyor veya mutsuz bir şekilde eğitimine devam ediyor.
Mutlu okuyan öğrenci sayımız bence Türkiye'deki öğrenci sayısının yüzde 30'u kadar. Yüzde 70'i mutsuz. Buna çözüm üretmemiz lazım" şeklinde konuştu. (AA)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
$
21Şubat
Eylül 2014
2013 Pazar
Perşembe
Yeditepe Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uluç,''Son yıllarda akciğer kanserinde en umut verici sonuçlar,
hastaların kendi savunma sistemlerinin yeniden aktive olmasını
sağlayan 'immünoterapi' çalışmalarından gelmeye başladı. Kısa bir
gelecekte buna dönük ilaçların piyasaya çıkması bekleniyor''dedi
saptanmaktadır. Hastaların yüzde 85’inde ise
halen kemoterapi tek seçenektir ve kemoterapi
ile sağlanan başarı sınırlıdır''Son yıllarda
akciğer kanserinde en umut verici sonuçların
immünoterapi çalışmalarından gelmeye
başladığını ve kısa bir gelecekte buna dönük
ilaçların piyasaya çıkması beklendiğini belirten
Uluç, şöyle devam etti:''Sağlıklı bir immün sistem aktifleştiği zaman, bunun normal dokulara
da zarar vermesini önlemek için belli bir süre
sonra fren mekanizmaları devreye girmekte ve
bağışıklık sisteminin saldırısını durdurmaktadır.
İşte fren mekanizmalarından en önemlilerinden
bir PD-1 reseptörüdür. PD-1 reseptörü
aktifleştiği zaman, bağışıklık sistemi tümöre
karşı tolerans geliştirmekte ve immün sistemin
tümöre saldırısı durmaktadır. PD-1’i hedefleyen
'nivolumab ve pembrolizumab' isimli ilaçlar
bağışıklık sisteminin başlattığı saldırıyı
frenleyen PD-1 reseptörünün aktifleşmesini önlemekte ve bu şekilde immün sistem, tümöre
tolerans geliştirmeyip, tümörü yok etmektedir.
Hem daha önce tedavi almamış, hem de daha
önce aldığı tedavilere direnç geliştirmiş olan
hastalarda PD-1’i hedefleyen 'nivolumab'ın etkili olduğu klinik çalışmalarda gösterilmiştir ve
yeni çalışmalar devam etmektedir. Bu ilacın en
önemli avantajı moleküler değişiklikleri olsun
olmasın tüm küçük hücreli-dışı akciğer kanserlerinde etkili olmalarıdır. ''İmmünoterapinin
akciğer kanseri dışında çok sayıda farklı
kanser türünde de etkili olduğuna işaret eden
Uluç, bunun melanomda standart tedavi haline
geldiğini söyledi.Uluç, '' İmmünoterapiler,
günümüzde kanserlerin yüzde 3’ünde
kullanılıyorsa da gelecek 10 yılda kanser tedavisinin belkemiğini oluşturması ve kanserlerin yüzde 60’ında kullanılmaya başlanması
beklenmektedir'' dedi.7. Uluslararası Onkoloji
Günleri Sempozyumu ve Onkoloji Hastaları
Yardımlaşma ve Sevgi Derneği Başkanı Salih
Yüce de bugün Muş Öğretmenevi'nde düzenlenen ve iki sürecek sempozyumun ana
temasının, ‘2023 Politikalarında Türkiye’de ve
Dünyada Kanser Politikaları, Akciğer Kanserleri, Alkol ve Sigara ile Mücadele ve Cilt
Kanserleri’ olduğunu belirtti.Hastaların ve
kanserle mücadele konusunda çalışan sivil
toplum kuruluşlarının ulusal ve uluslararası
gelişmeleri izleyebilmeleri, bunların aktif
parçaları olabilmeleri için uluslararası platformlarda yer almaları, yurtdışında ve yurtiçinde düzenlenen faaliyetlere katılmalarının
önemli olduğunu vurgulayan Yüce, Onkoloji
Günleri'nin de bu anlamda önemli bir imkan
sunduğunu söyledi. (AA)
Yeditepe Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim
Dalı Başkanı Prof. Dr. Başak Oyan Uluç, son
yıllarda akciğer kanserinde en umut verici
sonuçların, hastaların kendi savunma sistemlerini yeniden aktive olmasını sağlayan 'immünoterapi' çalışmalarından gelmeye
başladığını belirterek, "Kısa bir gelecekte buna
dönük ilaçların piyasaya çıkması bekleniyor''
dedi.Uluç, ''7. Uluslararası Onkoloji Günleri''
dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada,
dünyada ve Türkiye’de kansere bağlı en sık
görülen ölüm sebebi akciğer kanseri olduğunu
vurgulayarak, akciğer kanserlerinin yüzde 85’ini küçük hücreli-dışı akciğer kanserinin
(KHDAK) oluşturduğunu ve hastaların yüzde
70’inin ileri evrede tanı aldığını
söyledi.Türkiye'de akciğer kanserinin erkeklerde görülen kanser türleri arasında ilk sırada
yer aldığını ifade eden Uluç, ''Fakat gelişmiş
ülkelere bakacak olursak orada akciğer kanseri
artık erkeklerde ikinci sıradadır.Şu an hali
hazırda vakalarımızın yüzde 80-85’i erken
dönemde değildir. Bu yaklaşık yüzde 15’i erken
dönemde teşhis ettiğimizi göstermektedir'' ifadesini kullandı.İleri evre küçük hücreli-dışı
akciğer kanserinde yakın zamana kadar tedavinin yalnız kemoterapi verilmesi şeklinde
yapıldığını hatırlatan Uluç, son yıllarda tümörde
genomik değişikliklerin (mutasyonlar)
saptanması ile tedavi yaklaşımında çok önemli
değişiklikler olduğunu bildirdi.Artık akciğer
kanserlerinde tanı konulduktan sonra bu
değişikliklerin rutin olarak test edildiğini ve
saptanmaları durumunda kemoterapi yerine bu
değişiklikleri hedefleyen ilaçların kullanıldığını
bildiren Uluç, ''immünoterapi'' denilen bu tedavi yönteminde, amacın hastanın kendi
savunma sistemlerinin yeniden aktive olmasını
sağlayarak hastalıkla mücadeleyi organizmanın
yapmasını sağlamak olduğunu kaydetti. Bu tedavi çeşidinin tümörün çeşidine, bağışıklık sisteminin yeterliliğine ve tedavi ekibinin
görüşüne göre planlandığına dikkati çeken Uluç, şunları kaydetti:''EGFR mutasyonu saptanan hastalara 'erlotinib, gefitinib veya afatinib'
isimli tablet şeklinde verilen hedefe yönelik ajanlar ile kemoterapiye oranla çok daha iyi yanıt
elde edilmekte, üstelik yan etki daha az olmakta
ve yaşam kalitesi artmaktadır. Benzer şekilde
ALK translokasyonu saptanmış olan hastalar
da 'crizotinib' isimli tablet formunda ajan ile tedavi edildiğinde kemoterapiye oranla çok daha
iyi yanıt elde edilmektedir. EGFR mutasyonu ve
ALK translokasyonuna yönelik etkin tedaviler
olsa da bu değişiklikler küçük hücreli akciğer
kanseri hastalarının ancak yüzde 15’inde
"! # $!##$
#
# $!#$""" !"!
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu,“Şimdi, bedava veya cebinden hiç para çıkmadığı bir
sistem, sanki 'manavdan bir torba meyve aldım ve ben bunu tüketiyorum' gibi... Bu
şekilde bilinçli ilaç kullanma kültürü dejenere oluyor.Dolayısıyla ilacı alırken, bilinçli
almalıyız. 'Bu devletin bedava verdiği ürün, nasıl olsa o da almış ben de alayım'
değil, yani cebimizden bir otokontrol sistematiğinde bir şeylerin çıkması.''dedi
.P>LJIQ3PIPMJQ0O6GOFQ0AO??NMC>LE;QNLP8FPQFP@PM
/NDPFQED:ELPGPBJMPQNLN<INM;Q55NGHN;Q@OHP=PQ=ODP
7O@NMHOMQ6N8Q2PKPQ8JIGPHJ>JQ@NKQBNBFOG;QBPMIN
5GPMP=HPMQ@NKQFCK@PQGOD=OQPLHJGQ=OQ@OMQ@EME
FAIOFNDCKEG5Q:N@N9QQ3EQ<OINLHOQ@NLNM8LNQNLP8QIELLPM1
GPQIALFAKAQHO&OMOKOQCLEDCK55QHOHN90AO??NMC>LE;
$$Q!HNF4KQ0PBPBJ5MHPQBP>LJIQ:AMHOGNMOQNLN<INM
P8JILPGPLPKHPQ@ELEMHEQ=OQ:AMHOGOQNLN<INMQBCKELPKJ
DPMJFLPHJ9-Q!INGQFPKN6NMHOMQNFN@PKOMQNLP8FPQFP@PM
/NDPFQED:ELPGPBJMJMQ@P<LPDP7P>JMJMQPMJGBPFJLPKPI;
.*"5MJMQBP>LJIQED:ELPGPQFO@LN>NMHOQDP2JLPM
HO>N<NILNILO;Q6PBFPLPKJMQNLP8QN8NMQHP6PQ8CIQ2PKP
6PK7PDP7P>JQD4MAMHOQNHHNPLPKJMQ@ELEMHE>EMEMQ@O1
LNKFNLGOBNQA?OKNMOQ0AO??NMC>LE;Q@EKPHPQ@NKQHOM:O
BCKEMEQDP<PMHJ>JMJ;QHOM:ODN;Q6PBFPQ6PILPKJMJQICKE1
DPKPI;Q6PBFPMJMQFOHP=NDOQELP<JGJMHPQ=OQFOHP=N
CLGPBJMHPQBJIJMFJQDP<PGPHPMQBP>LPGPIQ:OKOIFN>NMN
B4DLOHN9$M7PIQCFCICMFKCLQGOIPMN?GPBJMJQHPQHC>KE
IEK:ELPMGPBJQ:OKOIFN>NMNQ=EK:ELPDPMQ0AO??NMC>LE;
55NGHN;Q@OHP=PQ=ODPQ7O@NMHOMQ6N8Q2PKPQ8JIGPHJ>J
@NKQBNBFOGQBPMINQGPMP=HPMQ@NKQFCK@PQGOD=OQPLHJG
=OQ@OMQ@EMEQFAIOFNDCKEGQ:N@N55QHOHN93EQ<OINLHOQ@NL1
NM8LNQNLP8QIELLPMGPQIALFAKAMAMQHO&OMOKOQCLHE>EME
N/PHOQOHOMQ0AO??NMC>LE;Q<EMLPKJQIPDHOFFN55NGHN
DPMNQO7?PMOMNMQ4MAMHOQHEKEDCK;QPKP@PBJMJMQ7PGJMJ
P8JDCK;QO7?P7JQPKIPHP<JMPQBOBLOMNDCK;Q5/NLPM
PMFN@NDCFN>NQ=OKNKQGNBNM50PMP=HPMQ@NLOQGOD=ODN
@4DLOQPLGJDCKE?9Q+CLPDJBJDLPQNLP7J
PLJKIOM;Q@NLNM8LNQPLGPLJDJ?9Q53EQHO1
=LOFNMQ@OHP=PQ=OKHN>NQAKAM;QMPBJL
CLBPQCQHPQPLGJ<Q@OMQHOQPLPDJG5
HO>NL;QDPMNQQ7O@NGN?HOMQ@NKQC1
FCICMFKCLQBNBFOGPFN>NMHOQ@NK
<ODLOKNMQ8JIGPBJ999Q(P@NQ@E;
@NK9QINM7NBN;Q@P?JQNLP8LPK
KOILPGLP;QPL:JDJQD4MOFNDCK9
3EQHCIFCKQPKIPHP<QDP?JDCK
=ODPQ6PBFPMJMQ@NLNM7NMOQCME
FP<JDCK9QPBFPQ5@PMPQ/NLPM
PMFN@NDCFN>N;QDP?5QHNDCK;QQ5/NLPM
FPMBNDCMQNLP7JMJQDP?5QHNDCK9QNGHN
/NLPMQFPMBNDCMQNLP7JQPDMJQN8OKNIFOQ'
FPMOQ=PKBP;Q@NKNQ-)QLNKP;Q@NKNQ-#QLNKP9
3NKNQ/PK?OHOLNGQQFPMOBNQ-)QLNKPDIOM;Q@NK
FPMOBNQHOQ-'QLNKP9Q$GPQ-'QLNKPMJMQQLNKPBJMJQ=ODPQ#
LNKPBJMJQ6PBFPQPL:JBJMPQ6PK7PGJ<9QNGHNQ6PBFPQHNDCK
INQ@PMPQ5@EQ-'QLNKPLJIQNDNQ:OLNDCK59QNGHNQ@EKPHP
6PGQGPHHOQPDMJDBPQ=OQ@EQ-)QLNKPLJ>JQ@OMQBPMP
=OKNDCKEGQPGPQQ@OMNGQPDKJ7PQ@NKQ'QLNKPQ=OKGOG
@NLNGBOLQCLPKPIQHPQHC>KEQHO>NL;QKOOLQCLPKPIQHC>KE
HO>NL;Q.OMNQCQ<OINLHOQIPMHJKPMLPKPQHPQDPKHJG7J
CLGE<QCLEDCK9Q%PMNQPL:JDJQIOMHNQOLNMHOQFE1
FPKPI;QFC2LEGEQDPMLJ<QD4MLOMHNKOMLOKOQHOQ5
FPGPGQ-'QLNKPLJIBPQ-'QLNKPDJQ4HADC1
KEG5QCQ?PGPMQ-)QLNKPLJIQMNDOQ-)QLNKP
CLPKPIQAKOFGODOQHO=PGQOFBNM
IN550AO??NMC>LEQ55OK6PM:NQ@NK
IPMBOK;QIKCMNIQ6PBFPLJI;Q@4@KOI
DOFGO?LN>N999Q3N?Q6PBFPGJ?JM
GP>HEKNDOFNMNMQCLHE>EQ6N8@NKQD1
OKHOQMOQ6AIAGOFQCLPKPI;QMO
@PIPMLJIQCLPKPIQ=PFPMHP<JGJ?J
GP>HEKQOHOKN?9Q$GPQ2BNICLC&NLOKN
=OQPL:JDJQNBFNBGPKQOHOM;QDPMLJ<
D4MOFGODOQ8PLJ<PMQ=ODPQQIOMHNQLO6NMO
D4MOFGODOQ8PLJ<PMLPKPQHP993EQGNLLOFNM
2PKPBJMJQ6PK7JDCKE?QMOFN7OHO9Q3EMPQ-)QLNKP
DOKNMOQ-'QLNKPQ=OKNKIOM;QMOQPKEIQOLNIQ@OD;QQMO
0AO??NMC>LE;QMOQ3P@P7PM;QMOQBPDJMQ+P=EFC>LEQ7O1
@NMHOINQ2PKPDJQ=OKGNDCK9Q0NLLOFNMQ2PKPBJMJQGNLLOF
PHJMPQHC>KEQIELLPMGPQ:N@N;QKOOLQIELLPMGPQ:N@NQ@NK
BCKEGLELE>EGE?Q=PK55Q<OILNMHOQICME<FE9Q
#$$"
""### $!"
!"$
"#!
Muş'ta, bu yıl 7'ncisi düzenlenen
program, kansere karşı el ele
yürüyüş yaparak başladı. Sağlık
Bakanlığı Kanserle Mücadele
Daire Başkanı Gültekin: "Özellikle tütün kontrol programında
göstermiş olduğumuz başarıları,
önümüzdeki birkaç yıl içerisinde
kanser istatistiklerinde de
göreceğimizi düşünüyoruz"dedi
MICLC&NQPBFPLPKJQ%PKHJGLP<GPQ=OQ.O=:N
+OKMO>NQFPKP/JMHPMQ@EQDJLQ5M7NBNQHA?OMLOMOM
,LEBLPKPKPBJQMICLC&NQ*AMLOKN,;QIPMBOKOQIPK<JQOL
OLOQDAKADA<ADLOQ@P<LPHJ9"PMBOKOQHNIIPFNQ8OIGOI
=OQ/PKIJMHPLJIQCLE<FEKGPIQPGP7JDLPQHA?OMLOMOM
2KC:KPGP;Q-QALIOHOMQ=OQ(AKINDO5MNMQ8O<NFLNQIOMF1
LOKNMHOMQ@NLNGQPHPGLPKJQ=OQBN=NLQFC2LEGQIEKELE<E
FOGBNL7NLOKNQIPFJLHJ9Q0E<Q3OLOHNDOBNQ4MAMHO
FC2LPMPMQIPFJLJG7JLPK;Q6PLPDLPKQ8OIFN9Q"PMBOKO
HNIIPFNQ8OIGOIQN8NMQOLQOLOQFEFE<PMQIPFJLJG7JLPK;Q<PKIJ
B4DLODOKOI;Q0E<QPLNLN>NQ4MAMOQIPHPKQDAKAHA9
.P>LJIQ3PIPMLJ>JQ"PMBOKLOQ0A7PHOLOQ+PNKO
3P<IPMJQ+C89Q+K9Q0EKPFQ*ALFOINM;Q@EKPHPQDP2FJ>J
ICME<GPHP;QIPMBOKNMQ6OGQ(AKINDO5DNQ6OGQHO
HAMDPMJMQ@AFAMQALIOLOKNMNQOFINLODOMQ8P>JMQ6PBFPLJ>J
CLHE>EMEQB4DLOHN9*OKOIQ3NKLO<GN<Q0NLLOFLOK5NM
:OKOIBOQ$=KE2PQ3NKLN>N5MOQPHPDQALIOLOKNMQ#)#
DJLJMPQIPHPKQE?PMPMQIPMBOKQICMFKCLQ2KC:KPGLPKJMJ
:OK8OILO<FNKHN>NMNQ@OLNKFOMQ*ALFOINM;Q,3PIPMLJIQC1
LPKPIQ@EQ2KC:KPGLPKHPQ6PLIJGJ?LPQOLQOLOQ=OKOKOI;
@P<PKJLJQCLGPDJQ=OQ4MAGA?HOINQDJLLPKHPQIPMBOKN
ICMFKCLQPLFJMPQPLGJ<QALIOLOKQPKPBJMPQ:NKGODNQ6OHO1
/LNDCKE?,QHOHN9"PMBOKLOQGA7PHOLOHOQBN=NLQFC2LEG
4K:AFLOKNMOQ8CIQ@ADAIQ:4KO=LOKQHA<FA>AMAQHNLOQ:O1
FNKOMQ*ALFOINM;Q<EMLPKJQIPDHOFFN,$GP7JGJ?Q@E1
KPHPMQ@NKQ/PKIJMHPLJIQ6PKOIOFNQHC>EKGPI9Q"PMBOKO
IPK<JQOLQOLOQ=OKO@NLGOI9Q(AFAMLO;QPLICLLOQ=O
C@O?NFODLOQCLPMQGA7PHOLOHOQ=OQ8CIQ4MOGLNQIPMBOK
BFKPFO&NLOKNMHOQ6O2Q@OKP@OKQOLQOLOQ=OKGOIQ=OQ@P<PKJLJ
CLP@NLGOIFNK9Q?OLLNILOQFAFAMQICMFKCLQ2KC:KPGJMHP
:4BFOKGN<QCLHE>EGE?Q@P<PKJLPKJQ4MAGA?HOIN
@NKIP8QDJLQN8OKNBNMHOQIPMBOKQNBFPFNBFNILOKNMHOQHO
:4KO7O>NGN?NQHA<AMADCKE?9Q!MQBCMQIPMBOKQNBFPFNB1
FNILOKNGN?HOQOKIOILOKHOQPI7N>OKQIPMBOKNQPKFJ<
@P?JMJMQNLIQHO/PQ@OILOHN>NGN?HOMQHP6PQP?QCLHE>EME
=OQHEKPILPHJ>JMJQ:4KHAI9Q3EQHPQ@N?NGQN8NMQ8CIQNDN
@NKQ6P@OK9QMAGA?HOINQDJLLPKHPQFAFAMQICMFKCL
2KC:KPGJGJ?JQHP6PQHPQ:OMN<LOFOKOIQ@ADAFO7O>N?9,
.P>LJIQ3PIPMLJ>JQ(AFAMQ=OQ+N>OKQ3P>JGLJLJIQ%P2PM
0PHHOLOKLOQ0A7PHOLOQ+PNKOQ3P<IPMJQ+K9Q.OKFP8
CLPFQHPQ(AKINDO5MNMQFAFAMLOQGA7PHOLOHOQHAMDPQLNH1
OKNQCLHE>EMEQ@OLNKFOKOI;Q,#))5HOMQ#)-#QDJLJMP
IPHPKQDPILP<JIQ#;'QGNLDCMQ=PFPMHP<JGJ?QBN:PKPDJ
@JKPIFJ9Q3EMEMQCLEGLEQOFINLOKNMNQ4?OLLNILOQIPMBOKHO
:4KADCKE?9Q0E<5FPINQ@EQPFGCB/OKNQ:4KHAIFOMQBCMKP
(AKINDO5MNMQ@EQ@P<PKJBJMJQHPQIOBNMLNILOQ6PIQOFFN>NMO
NMPMJDCKE?,QHNDOQICME<FE9QMICLC&NQPBFPLPKJ
%PKHJGLP<GPQ=OQ.O=:NQ+OKMO>NQ3P<IPMJQ.PLN6
%A7OQHOQMICLC&NQ*AMLOKN5MO;Q-QALIOHOMQ:OM8LNI
=OQBN=NLQFC2LEGQFOGBNL7NLOKNMNMQIPFJLHJ>JMJQN/PHOQOH1
OKOI;QIPMBOKOQIPK<JQHNIIPFNQ8OIGODNQPGP8LPHJILPKJMJ
B4DLOHN9+AMDPQ.P>LJIQK:AFAQ(AKINDOQFOGBNL7NBN
+K9Q(CIOKQ!K:AHOKQNBOQHAMDPHPQ=OQ(AKINDO5HO
IPMBOKQCKPMLPKJMJMQ:NHOKOIQPKFFJ>JMJ;Q/PKIJMHPLJI
DPKPFGPIQN8NMQ0E<5FPQHA?OMLOMOMQOFINMLNILOKO
IPFJLHJILPKJMJQ=EK:ELPHJ9Q"PFJLJG7JLPK;QICME<GPLPKJM
PKHJMHPMQIPMBOKQ=OQGPHHOQ@P>JGLJLJ>JMPQIPK<JQBLC1
:PMQPFPKPI;QHP>JLHJ9LEBLPKPKPBJQMICLC&NQ*AMLOKN;
NINQ:AMQBAKO7OI9Q
#$""#! "$!!
# !#$!
$# "!
Uluslararası Sosyal Bilimler
Enstitüsü Başkanı
Yaman,"Gençliğimizin bu
konuda elimizden uçup gitmesine engel olalım. Bu vahameti,
bu sıkıntıyı görmemiz, üzerine
elimizi çabuk tutmamız ve hızlı
hareket etmemiz gerekiyor"dedi
LEBLPKPKPBJQ.CBDPLQ3NLNGLOKQ!MBFNFABAQ 1
..Q3P<IPMJQPKEIQ%PGPM;QGPHHOQIELLPMJGJ
NLOQGA7PHOLOHOQ6OKIOBOQ@ADAIQ:4KO=LOK
HA<FA>AMAQN/PHOQOHOKOI;Q,*OM8LN>NGN?NMQ@E
ICMEHPQOLNGN?HOMQE8E2Q:NFGOBNMOQOM:OLQCLPLJG9
3EQ=P6PGOFN;Q@EQBJIJMFJDJQ:4KGOGN?;QA?OKNMOQO1
LNGN?NQ8P@EIQFEFGPGJ?Q=OQ6J?LJQ6PKOIOFQOFGOG1
N?Q:OKOINDCK,QHOHN9Q ..QFPKP/JMHPMQHA?OMLOMOM
,0PHHOQ"ELLPMJGJQ=OQ!>NFNGQP>JMHPINQ*OM8
A/EB,Q2PMOLN;Q*KPMHQO=P6NKQFOL5HOQDP2JLHJ9
$8JLJ<FPQICME<PMQ ..Q3P<IPMJQPKEIQ%PGPM;
DP?JLJQ=OQ:4KBOLQ@PBJMHPQGPHHOQ@P>JGLJLJ>JDLP
NL:NLNQDOKQPLPMQ6P@OKLOKOQHO>NMHN90PHHO
IELLPMJGJQNLOQGA7PHOLOQ6OKIOBOQ@ADAIQ:4KO=LOK
HA<FA>AMAQN/PHOQOHOMQ%PGPM;Q,3EMEQHPQP7JDLP
=OQN8NGN?QP7JDPKPIQN?LNDCKE?9Q3EQICMEHPQ@P?OM
N8NGN?HOMQ6PDIJKGPIQ:OLNDCK9Q*OM8LN>NGN?NMQ@E
ICMEHPQOLNGN?HOMQE8E2Q:NFGOBNMOQOM:OLQCLPLJG9
3EQ=P6PGOFN;Q@EQBJIJMFJDJQ:4KGOGN?;QA?OKNMOQO1
LNGN?NQ8P@EIQFEFGPGJ?Q=OQ6J?LJQ6PKOIOFQOFGOG1
N?Q:OKOINDCK9Q3EQ8C7EILPKJGJ?JM;Q@N?NGQ=O
ALIOGN?NMQ:OLO7O>NDLOQNL:NLNHNK9Q3EQBO@O2LO
BNDPBOF8NLOK;QPIPHOGNBDOMLOK;QO>NFNG7NLOK;
6EIEI8ELPKQ=OQ=OLNLOKOQ:OK8OIFOMQ@ADAI
:4KO=LOKQHA<ADCK,QHNDOQICME<FE9Q3EMEMQ:OMOL
@NKQBCKEMQCLHE>EMEMQ/PKIJMPQ=PKJLGPBJ
:OKOIFN>NMNQPMLPFPMQ%PGPM;QPMPQPGP7JMQCKFPI
PILPQELP<GPIQCLGPBJQ:OKOIFN>NMNQB4DLOHN9
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Eylül
2014
Pazar
1ubat
2013
Perşembe
14 GÜNCEL721
Duygulandıran ödül töreni
Bayraklı Belediyesi Gençlik ve Eğitim Merkezi (BAYGEM) tarafından geçtiğimiz eğitimöğretim döneminde verilen kursları bitirerek, hayallerindeki lise ve üniversiteleri
kazanan öğrenciler için önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ödül töreni düzenlendi
B
AYGEM’deki öğrencilerin yüzde 90’ının
başarılı olduğunu belirten Bayraklı
Belediye Başkanı Hasan Karabağ, törende
duygu dolu anlar yaşadı. Öğrencilere nasihatler vererek, kendi eğitim hayatından
örnek veren Başkan Karabağ, “Gecekondularda
okuyan çocuklarımıza sesleniyorum; ‘gecekondularda
oturuyoruz bir şey olamayız’ diye düşünmeyin! Ben de
bu bölgede büyüdüm, yetiştim, makine mühendisi
oldum sonra da belediye başkanınız oldum. Sizler de
belediye başkanı, kaymakam, vali, mühendis veya
doktor olacaksınız. Olmaz diye bir şey yok. Belediye
de sizlere böyle bir imkan tanıyor. Kurslar açıp, burslar
vermeye ve eğitime destek olmaya devam edeceğiz”
dedi. Bayraklı Belediyesi Gençlik ve Eğitim Merkezi
kurslarında öğrenim gören öğrenciler sınavlarda üstün
başarı gösterdi. Bayraklı'nın gururu olan gençler
Bayraklı Havuz Düğün Salonu’nda kendileri için
düzenlenen ödül töreninde Bayraklı Belediye Başkanı
Hasan Karabağ ile bir araya geldi. Çeşitli lise ve
üniversiteleri kazanan başarılı öğrenciler ödüllerini
Başkan Karabağ’ın elinden aldı. Törende 209 sekizinci
sınıf öğrencisinden liselere yerleşen 205'i, üniversite
gurubundan ise 208 öğrenciden 166'sı, 2 ve 4 yıllık
üniversitelere yerleşme başarısı göstererek ödüle layık
görüldü. 517 öğrenciden 371'i istedikleri okulları
kazanırken ortalama başarı oranı ise yüzde 90 olarak
gerçekleşti. Toplamda 12 olmak üzere her bölümün en
başarılı ilk 3 öğrencisine çeyrek altın verilirken diğer
öğrenciler de müzik çalar ile ödüllendirildi.
HAKSIZ TABLOYU DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ
Kendisi için en büyük armağanın yıllar sonra
karşılaştığında meslek sahibi olmuş, başarılı bireylerin
yetişmesine katkı sağladığını görmek olduğunu ifade
eden Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “
Bizim bölgemiz çok fakir bir bölge. İlçemizde 18 bin
900 kayıtlı fakir aile var.
Dolayısıyla burada blediye binası yapmak, düğün
salonu, yollara parke veya park yapmak önemli ama
insanların işlerini kolaylaştıran icraatlar yapmak daha
önemli. Dışarıda aldığınız lise ve üniversite kurslarının
fiyatı üç, beş bin lira civarında. Aile önce o parayı bulacak sonra da başarı gelirse gelecek.
Evi olmayan, kirada olan veya işsiz olan bir ailenin
çocuğunun eğitim başarı ve gelişim hakkı elinden alınmış oluyor ama biz belediye olarak bu haksız tabloyu
değiştirmek istiyoruz.
Gecekondularda okuyan çocuklarımıza sesleniyorum; ‘gecekondularda okuyoruz, oturuyoruz bir şey o-
lamayız’ diye düşünmeyin! Ben de bu bölgede
büyüdüm, yetiştim, makine mühendisi oldum sonra da
belediye başkanınız oldum.
Sizler de belediye başkanı, kaymakam, vali,
mühendis veya doktor olacaksınız. Hiçbir şeyimiz eksik değil. Bize sadece yeterince fırsat verilmediği için
geride kalıyoruz” dedi.
“SİZLERDEN RİCAM BİZLERİ UNUTMAYIN”
İstedikten sonra her şeyin mümkün olduğunu vurgulayan Karabağ, “Olmaz diye bir şey yok. Belediye
de sizlere böyle bir imkan tanıyor. Çocuklarını kurslara
gönderemeyen ailelerin çocuklarına eğitim ve burs
veriyoruz. Eğitimden sağlığa yaşamın her alanına müdahale etmeye çalışıyoruz.
Kurslara da, burs vermeye de, ramazanda iftar
yemeklerine, evi yanana destek olmaya, eşyası olmayana eşya vermeye, bayanların el işlerini satabilecekleri stantlar açmaya devam edeceğiz. Sizlerden ricam bizleri unutmayın!
Beklediğimiz sadece vefa, onu da görmek isteriz”
diyerek sözlerini tamamladı. (HABER MERKEZİ)
Fatih Koleji'nin projesi Çeşme'ye ödül getirdi
Doğanata Eğitim Kurumları İzmir Özel Fatih Koleji
Genel Müdürü Ali Rıza Doğanata Çeşme Belediye
Başkanı Muhittin Dalgıç’ a projelerine verdiği destekten dolayı teşekkür plaketi verdi. Alaçatı Güvercinlik
koyunda yetişen Kum zambaklarının ( Pancreatimum
maritimum) korunması amacı ile İFK öğrencileri
tarafından yürütülen proje Dünya Çevre Eğitimi Kurumu (FEE) bünyesinde gerçekleşen YRE ( Young
Reporters of Environment ) uluslararası çevre yarışmasında Türkiye Birinciliği ve Dünya İkinciliği ödülü
kazanmıştı. Projeye destek veren Çeşme Belediye
Başkanı Muhittin Dalgıç’ın ziyaretine İzmir Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve İzmir Fatih Koleji
Genel Müdürü Ali Rıza Doğanata ICYS Türkiye
Temsilcisi ve İFK Proje bölümü Müdür Yardımcısı
Ümit Karademir, Proje danışman öğretmenleri Melda
Doğanata ve Viki Kalderon katıldı. Kum zambağını
koruma projesinin Türkiye birinciliği ve dünya ikinciliği almasından dolayı memnuniyetini dile getiren
Çeşme Belediye Başkanı Dalgıç; “Kentler kendi
kültürleri, gelenekleri, mimarisi ve çevre değerleri ile
ayakta kalır. Buna çok inanan insanlardan biriyim.
Bazen farkındalık yaratmak algıyı o yöne çekmek
lazım. Uzun bir süredir sahillerde yapılaşmadan ve
gündelik kullanımdan kaynaklanan, bizim çok eskiden beri bildiğimiz sadece plaj kumunda çıkan ve çok
nadir bir bitki olan ve güzel çiçekler açan kum zambağı koruma projesine destek vermeye çalışıyoruz.
Bundan sonra da çevreyle ilgili olan bütün çalışmalara
hem belediye olarak destek vermeye hem de projeler
üretmeye devam edeceğiz. Bu projenin hem ülke birinciliği hem de dünya ikinciliği alması bizi de çok
mutlu etti. Genç nesillere bir şey öğretmek, çevre duyarlılığını arttırmak, hem de o yaşadıkları bölge içindeki değerleri bir sonraki kuşaklara aktarma görevi
vermiş oluyoruz. Onun içinde mutluyuz. Bütün
çalışan ekibi kutluyorum” dedi. İzmir Üniversitesi
Mütevelli Heyet Başkanı ve İFK Genel Müdürü Ali
Rıza Doğanata da İzmir Üniversitesi ve İzmir Fatih
Koleji olarak projeye verilen desteğe teşekkür etti.
Proje çalışmalarında son yıllarda büyük başarılar
aldıklarını ifade eden Doğanata, “Bunun haricinde
geçen yıl TUBİTAK da çok önemli dört derecemiz
oldu. Bu projelerle öğrencilere sınıflarda verilemeyen
çevreye saygı ve sosyal sorumluluk bilinci yerleşiyor.
O sebeple projelere çok önem veriyoruz. Kum zambağını koruma projesini proje bölümümüz yürütüyor.
Bu değerin farkında olduk. Doğal ve tarihi değerlerimizi koruyarak medenileşirsek her şey daha güzel
olur. Sayın başkanımızın desteği çok.” dedi. Doğanata
ayrıca projeye destek veren Ege Üniversitesi Fen
Fakültesi Herbaryum Merkezi’nden Doç. Dr. Serdar
Gökhan Şenol ve TEMA Gönüllüleri’ne teşekkür etti.
Ziyarette Doğanata, Dalgıç’a teşekkür plaketi verdi. ICYS Türkiye Temsilcisi ve İFK Proje bölümü Müdür
Yardımcısı Ümit Karademir de 2015 Nisan ayında
İzmir’de İzmir Üniversitesi ve İzmir Fatih Koleji ev
sahipliğinde gerçekleşecek olan 13-19 yaş arası yaklaşık 30 ülkeden lise öğrencilerinin katılacağı “International Conferance of Young Scienist” (Genç Bilim-
ciler Konferansı) na da destek istedi. Ülkemizde daha
önce hiç gerçekleşmemiş bu prestiji yüksek konferansın İzmir’in ortak projesi olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan destek beklediklerini kaydetti. Proje kapsamında İzmir Fatihli öğrenciler Çeşme’de çeşitli
farkındalık ve anket çalışmalarının yanı sıra kum
zambağının yoğun olduğu Alaçatı Güvercinlik
Koyu’nda temizlik çalışmaları yaptı. Projeye Ege
Üniversitesi Doç. Dr. Serdar Gökhan Şenol, TEMA ve
Çeşme Belediyesi de destek verdi.
(HABER MERKEZİ)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Hazar denizi kıyılarında yaşayan atgillerden bir hayvan. 2.
Ayağı sekili at. 3. İçine bal konulan küçük tekne. – AIDS virüsünü saptamakta kullanılan test. 4. Bir tür yaban mersini. 5. En büyük deniz memelisi. – İspanyolların ünlü sevinç nidası. 6. Bayram. – Tuzak, kapan. 7. Yosma. – Karnı doymuş olan kimse. 8.
Uzaklık anlatır. – Hastalıktan sonra iyileşme dönemi. 9. İtalya’da
bir ırmak. – Gözün renkli bölümü. – Fas’ın plaka işareti. 10. Eski
bir devlet. – Herkes, el gün, yabancılar. 11. Enli ve büyük kılıç. –
Eski Yunanda sitenin ekonomik, politik ve ticari işlerinin konuşulduğu meydan. 12. Utanma, utanç duyma. – Kurutulmuş süt ürünü. 13. Divan edebiyatında içkiyi ve içkili alemleri öven şiir türü.
14. Uşak ilinin bir ilçesi. – Nazım Hikmet’in soyadı. 15. Bir nota.
– Evrensel alıcı kan grubu. – Eski dilde göz. 16. Dağ keçisi. –
Yurdumuzun Güneyinde Akdeniz’e dökülen bir çay. 17. Kötüleme. – Devlet İstatistik Enstitüsünün kısaltması. – Sahip, iye, malik. 18. Belirti. – Talyumun simgesi. 19. Afrika’da bir ırmak. –
Matematikte sabit bir sayı. – En küçük izci birliği. 20. Yalnızlık
korkusu.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Halk arasında şimşek anlamında kullanılan bir sözcük. –
Uzun tüylü kalpak. – Maydanozgillerden, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan bir bitki. 2. Kekliğin boynundaki siyah halka. – Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs. – Mavikantaron.
3. Kral sarayı. – Alüminyumun simgesi. – Nazi Hücum Kıtasının
kısaltması. – Kısa okunması gereken bir heceyi ölçüsüne uydurmak için uzun okuma. 4. Kalın ve kaba kumaş. – Fikir, düşünce.
– Irmak ya da dere suyunun hızlı aktığı yer. 5. Olumsuzluk anlatan önek. – Nam, şan, ses. – İzmir ilinin bir ilçesi. – Haz. Muhammet’in siyah renkli sancağının adı. – Malın istif edildiği, toptan
olarak bulunduğu yer. 6. Kraliçe. – Suçu bağışlama. – Keten dövmeye yarayan tokmak. – Filistin’de antik kent. – Akdeniz’de hapishaneleriyle ünlü küçük bir ada. 7. İsviçre’ye özgü dağ evi. –
Eski Türklerde kutsal sayılan hekim. – Aygıt. 8. Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan tenya türü. – Bir şans
oyunu. – Teniste topu rakibin arkasına düşürerek sayı almayı
amaçlayan vuruş. 9. Çıngırak. – Gökteki ay. – Bir tür hamur yemeği. – Bizmutun simgesi. 10. Fakirlere giyecek ve yiyecek yardımı yapmak için kurulmuş hayır kurumu. – Bütünüyle. – Üzüm
veren bitki.
21Şubat
Eylül2013
2014Perşembe
Pazar
0+54250)53%(3,%.0)5$3.,(3+,5)&3.2.3530$025(3+3.52)0(0&2.5053+3%$,+&,.
4-14-1524/
/'5! 4/'
*/*/5
! 4/'
"1*24-1#
Ligin zorlu ekiplerinden olan Çaykur Rizespor’a ilişkin detaylı bir rapor hazırladık ve bunu haberleştirdik. İşte size, Ege Temsilcilerinin en güçlü rakiplerinden biri olan Rizespor’un Süper Lig tablosu…
AKHİSARSPOR’UN
AVANTAJ VE
DEZAVANTAJLARI
Her takımın, imkan ve stratejilerine
göre ligde avantajları ve
dezavantajları var.
Acaba, Rizespor’un avantaj ve
dezavantajları nedir?
ARTILARI (+):
Mehmet Özdilek gibi her sezon
kendisini geliştiren bir teknik
adama takımı emanet etmeleri
&!$!&'&""$'!%&%#'$$ '"%'$'&!#&%# &'$$!$ '
"&#'$%'%&%'&#%&#'&""$'%'"%$$'"%' '$%'&!#&
$$!$ '"&#'%&%'!%&%# &' &&! %'$"%'$"'!&%# #&#
&3,4,5)3154&+32454245'3%/404/4
24/.15#303+4*353,"042/)-153
#.0
23/41/)-1(504&+35"-25$-10(5%."0.1
3204*-15'35/4$35.*2(154$3/)-1
32,4254132'1!5!! !
'.+*(%!5! ! ! Geçen sezonki kadroyu büyük
ölçüde muhafaza etmeleri
#.2.,!5! Serkan Kırıntılı’ya Aykut Erçetin
gibi iyi bir alternatif sunmaları
LuaLua gibi bir maestroya
sahip olmaları
Ali Adnan’ı takımda tutmaları
EKSİLERİ (-):
Kweuke’ye iyi bir alternatif
bulamamaları
Yabancı oyuncuların rotasyona
tabi tutulma zorunluluğunun
oluşması
Sağ açık eksikliği
Geçen yıla göre baskının
artması
Alt yapıdan A takıma oyuncu
çıkarmadaki zorluk
Yıllarca Premier Lig’de forma
giymiş bir isim LuaLua.
Karabükspor’da gösterdiği
başarılı performansı Çaykur
Rizespor’a da taşıyınca takım
geçen sene ligde kalmıştı. Bu
sezon yine takımın hücumdaki yükü onun omuzlarında
olacak. İlerleyen yaşı handikap gibi görünebilir ama
yetenekleri halen eskisi gibi.
Çaykur Rizespor ilk 10
olarak belirlediği hedefe
ulaşacaksa, bunda
LuaLua’nın payı bir
hayli fazla olacak.
ÇAYKUR RİZESPOR’UN 2014-2015
SÜLEYMAN SEBA
SEZONU KADROSU
F.No
1
35
?
3
23
2
5
19
24
2
4
27
20
6
8
14
7
11
20
15
?
29
?
9
81
10
18
?
Adı Soyadı
Mevkii
Serkan Kırıntılı
(Kaleci)
Necati Yılmaz
(Kaleci)
Aykut Erçetin
(Kaleci)*
Ousmane Viera
(Defans)
Giray Kaçar
(Defans)*
Godfrey Oboabona
(Defans)
Sezer Özmen
(Defans)
Cenk Güvenç
(Defans)
Ali Adnan
(Defans)
Oğuzhan Berber
(Defans)
Koray Altınay
(Defans)
Orhan Ovacıklı
(Defans)
Murat Duruer
(Orta Saha)*
Kağan Söylemezgiller (Orta Saha)
Kıvanç Karakaş
(Orta Saha)
Ludovic Sylvestre (Orta Saha)
Sercan Kaya
(Orta Saha)
Eren Albayrak
(Orta Saha)
Liban Abdi
(Orta Saha)
Ümit Korkmaz
(Orta Saha)
Engin Bekdemir (Orta Saha)*
Lomana LuaLua
(Orta Saha)
İlyas Çakmak
(Orta Saha)
Lonard Kweuke
(Forvet)
Tevfik Köse
(Forvet)
Deniz Kadah
(Forvet)
Muhammet Kalkan
(Forvet)
Ozan Papaker
(Forvet)
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Aydoğan, “Taşeron sistemi kalkmalı”
İzmir’de yapılan DİSK’e bağlı Genel –İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili
Dr. Sırrı Aydoğan, en büyük adaletsizliğin emeğin sömürülmesi olduğunu belirterek, taşeron sisteminin kaldırılması gerektiğini belirtti
A
ydoğan hükümete seslenerek,
“İşçiyi taşerondan çıkarın, bizi
sendikayla baş başa bırakın.
Biz hallederiz. İşçi sabah kalktığında işine gidip gidemeyeceğini bilmek istiyor” dedi. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na
(DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası Başkanlar
Kurulu toplantısı Balçova Kaya Termal
Otel'de yapıldı. İki gün sürecek toplantıda
işçileri yakından ilgilendiren taşeronlaşma
ve yeni çıkarılan Torba Yasa’da işçilerle ilgili gelişmeler masaya yatırıldı. Toplantının
açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir
Belediyesi Başkan Vekili Dr. Sırrı Aydoğan,
taşeron sisteminin kaldırılması gerektiğini
savundu. “Allah, kulu ile arasına peygamberini bile sokmamıştır. İşçiyi taşerondan
çıkarın, bizi sendikayla baş başa bırakın,
biz hallederiz” diyerek hükümete seslenen
Aydoğan, ünlü tasavvuf şairi Ahmet Yesevi’nin 12. yüzyılda söylediği “Fakire ekmek, aş bulmak gecikebilir. Temele taş
koymak gecikebilir. Devlete baş bulmak gecikebilir ama adalet gecikmez. Tez verin!”
sözünü hatırlattı.
Adalet önemli
Bir işçinin en büyük dileğinin sabah işe gitmek olduğunu söyleyen Aydoğan, yeni çıkan yasaların amacının sendikaları zayıflatmak ve yok etmek olduğunu ifade ederek,
“Bir memleketi küfürle idare edebilirsiniz
ama adaletsiz idare edemezsiniz. Adalet olmayan yerde hiçbir şey olmaz. Gökdelenleri
ucuza diktiğinizi zannedersiniz ama adalet
yoksa sonu felaket. Arkamızdan gelen, çalışmak, üretmek isteyen gençler için bir felaket. En büyük adaletsizliğin emeğin sömürülmesi olduğunun altını çizen Aydoğan,
konuşmasını şöyle tamamladı: “Bile bile az
vereceksin. Yok öyle bir şey! Bunun sonu
gelmez. Taşeron verimsizliktir. Üretimin
düşüşüdür. Sevinerek işe gitmek başka,
ayakları geri gitmek başka. Bu kadroları
devletin bize vermesi ve taşeronu kaldırması gerekir”.
İZENERJİ mücadelesinden
alnımızın akıyla çıkmak istiyoruz
DİSK ve Genel İş Sendikası Genel
Başkanı Kani Beko, yeni çıkan Torba Yasa'nın işçilere yeni bir hak sağlamadığını zaten bu hakların İş Yasası'nda var olan, Yargıtay kararlarıyla
kazanılmış haklar olduğunu söyledi.
Taşeronun tamamen kaldırılması gerektiğini söyleyen Beko "Önümüzdeki günlerde taşeron karşıtı eylemler planlıyoruz. Başkanlar Kurulu
toplantısını İzmir'de yapma amacımız ihale sürecinde işsiz kalma teh-
likesi ile karşı karşı olan, taşeron köleliliğini
reddeden İZENERJİ işçilerinin mücadelesine destek vermek. Bu mücadeleden işçilerimizin alnının akıyla çıkması sadece onların
değil taşeron köleliğine karşı mücadeleye
de ivme kazandıracaktır. Bu bizim Soma'da,
İstanbul ve Zonguldak'ta ölen kardeşlerimize olan borcumuzdur" dedi. İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, taşerona karşı mücadele yönteminin yine sendikalar liderliğinde
ancak ortak kararlarla, ortak hareket edilerek yapılması gerektiğinin altını çizdi.
(HABER MERKEZİ)
21 Eylül 2014 Pazar
www.sondakikagazetesi.com
İTÜ'den Yıldırım'a
FAHRİ DOKTORA
L
İstanbul Teknik
Üniversitesi (İTÜ),
eski Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanı,
İzmir Milletvekili
Binali Yıldırım’a
Fahri doktora verdi
isans ve yüksek lisans eğitimini
İTÜ’de deniz bilimleri üzerine
alan Yıldırım’a, ülkemize ve
İTÜ’ye yaptığı hizmetler nedeniyle iki fakültenin önerisiyle
fahri doktora verildi. İTÜ Mezunu Eski Bakan Binali Yıldırım’a İTÜ Senatosunun aldığı karar ile fahri doktora unvanı verildi.
Yüksek Mühendis Yıldırım’ın mezunu olduğu İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri
Fakültesi ile Denizcilik Fakültesinin önerilerinin değerlendirilmesiyle karar alındı.
Yıldırım’a, “Ulusal gemi inşaatı ve denizcilik sektörlerinin gelişimine ve bu alanda çeşitli kademelerdeki değerli çalışmaları ile
sektörün yurtiçi ve yurtdışı saygınlık ve etkinliğinin artmasına yaptığı katkı göz önüne
alınarak” fahri doktor unvanı verildi.
‘Mühendislik bilgisini devlet deneyimiyle
birleştirdi’
Fahri Doktora Töreni, İTÜ Rektörlük
binasında gerçekleştirildi. Törene, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Rektör Yardımcıları, Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ergin,
Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nil
Güler, öğretim üyeleri ve denizcilik sektöründen konuklar katıldı. Tören İTÜ Rektörü
Prof. Dr. Mehmet Karaca’nın açış konuşmasıyla başladı. “Bugün, yaptığı çalışmalarla ülkemizin yakın tarihine adını yazdırmış
bir İTÜ’lüye fahri doktora takdim edecek
olmanın, şahsım ve üniversitem adına kıvancını yaşıyorum” diyen Karaca, Yıldırım’ın mühendislik bilgisini, devletin farklı
kademelerinde verdiği hizmeti birleştirdiğini söyledi. Karaca, Yıldırım’ın, Cumhuriyet
tarihinin en uzun süre görev yapan Ulaştırma Bakanı olmasının yanı sıra, bu göreve 4
kez getirilen ilk bakan olduğuna dikkat çekti. Karaca şöyle konuştu: “Bugüne kadar ülkemizdeki 10 üniversiteden ve Berlin Teknik Üniversitesinden fahri doktora unvanları
aldı. Ancak inanıyorum ki Sayın Bakan için
bugün verilecek Fahri Doktora belgesi hepsinden ayrı bir önem taşıyor. İTÜ’lüler geleceğe imza atmayı gelenek haline getirmiş
bir ekoldür. Bu nedenledir ki az sonra kendisine takdim edeceğimiz fahri doktora, ülkemize önemli hizmetlerde bulunmuş ve
üniversitemize değerli katkı sağlamış bir
mezunumuzu taltif edecek olması nedeniyle
ayrıcalıklı bir yere sahip. İTÜ’nün temelinde Mühendishane-i Bahr-i Hümayun vardır.
Denizcilik eğitiminin adı, markası olan üniversitemizin, bu alanda yetiştirdiği bir değeri onurlandırması, tüm İTÜ için onurdur.”
Karaca’nın konuşmasının ardından, İTÜ
Senatosu’nun yıldırıma fahri doktora vermesine ilişkin karar Rektör Yardımcımız
Prof. Dr. Ali Fuat Aydın tarafından okundu.
Kararın okunması ile Rektörümüz Bakan
Yıldırım’a cübbesini giydirdi ve fahri dok-
tora belgesini takdim etti.
‘İTÜ yetiştiğim ocak’
İzmir Milletvekili Yıldırım “Artık bir
düzine oldu fahri doktoralar; bunlar arasında Berlin Teknik Üniversitesi de var ama
yetiştiğim ocaktan bana fahri doktora verilmesi ayrı bir önem taşıyor” sözleriyle başladığı konuşmasında, öncelikle İTÜ’nün güçlü akademik varlığına işaret etti. Yıldırım,
“241 yıldır bilim ve teknoloji adına aklınıza
gelen ne varsa, altında İTÜ imzası vardır.
Kendini geleceğe hazırlayan her gencin rüya-
sıdır İTÜ. Biz bu rüyayı yaşadık. Şu an benim
için gerçekten tarihi bir an yaşıyorum, çok
mutluyum” dedi. Yıldırım, “Tek derdimiz sadece yol yapmak değil, sadece hızlı tren yapmak değil, sadece havayolunu halkın yolu
yapmak değil aynı zamanda halkımızın gönlüne yol yapmaktı. Aktif görevi bıraktıktan
sonra bunu başarmış olduğumuzu görmekten
ayrıca mutluluk duyuyorum” diye konuştu.
Türkiye’nin ilerlemesi için teknolojik üstünlüğü yakalaması gerektiğinin altını çizen Yıldırım, şöyle devam etti: “Bunun için akıl teri
ile alın terini birleştireceğiz. Türkiye’nin insan kaynağı var, tecrübesi var, geleceği var,
gençleri var… Enerjimizi boşa harcamayalım. Biz enerjimizi birbirimizle itişip kakışmaya harcamayacağız. Hedef 2023. Büyük
Atatürk’ün bize gösterdiği hedef muasır medeniyetler seviyesiydi. Bizim hedefimiz bu.”
Yıldırım, Türk denizcilik sektörünün itibarını
yükseltmek için ekibiyle birlikte çok çaba sarfettiğinden bahsederek, Türkiye’nin uluslararası denizcilik organizasyonlarında adı dahi
geçmezken, şimdi karar mercilerinde fikrine
itibar edilen ülke konumuna geldiğini söyledi.
Yıldırım, “Bunu arkadaşlarımızla birlikte başardık. Tersaneciliğimizi geliştirdik, tersane
sayılarımızı artırdık, yat üretiminde marka haline geldik, marina kapasitemizi çok artırdık,
balıkçılıkla ilgili yatırım yaptık, balıkçı barınakları sayısını artırdık. İç sulardaki denizciliğimizin gelişmesi adına 4 katrilyona yakın
destek verdik” dedi. Yıldırım, fahri doktorayı
kendisiyle birlikte görev yapan 100 bini aşkın
ulaştırma ve iletişim sektörü çalışanı adına aldığını söylediği konuşmasını, İTÜ’ye teşekkür ederek tamamladı.
(HABER MERKEZİ)
"Yok yılı" zeytinyağına zam olarak yansıdı
"Yok yılı" zeytinyağına zam olarak yansıdı
Zeytinyağında düşük rekolte üreticinin yüzünü güldürürken, tüketiciye zam olarak
yansıdı. Geçen sezon 205 bin ton olan
zeytinyağı rekoltesinin içinde bulunduğumuz sezonda 130-140 bin tonlara kadar
düşmesi, yaklaşık 10 yıldır artmayan zeytinyağı fiyatlarını yüzde 60 yükseltti. Derlenen bilgiye göre, geçen yıl eylül ayında
üreticide kilogramı 5.5-6 lira seviyesinde
olan sızma zeytinyağı, şu anda 8.5-9 liradan satılıyor. Yüzde 60'a yaklaşan fiyat artışı rekoltenin düşük olması ve stoklarda
zeytinyağının kalmamasından kaynaklanıyor. Üretici fiyatlarındaki bu artış market
satışlarına da yansıdı. Aynı sızma zeytinyağının fiyatı bazı marketlerde 18 liraya
kadar çıktı. Zeytinyağında 2012-2013 sezonunda yüksek rekoltenin etkisiyle ihracatta rekor kırarken, üretici fiyatları da gerilemişti.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları
Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Davut Er, içinde bulunduğumuz sezonda
düşük rekolteyle birlikte stoklarda ürün
bulunmamasının fiyatları tetiklediğini söy-
ledi. Er, "Bu artış, stokların en alt seviyeye düşmesi, talebin artması ve geçtiğimiz
sezon dünya üretiminin beklenenin altında
gerçekleşmesinden kaynaklanıyor. Fiyatlar
zirve yaptı" bilgisini verdi. Er, en fazla fiyat artışının sızma zeytinyağında yaşandığını kaydetti. Geçen yıl bu dönemlerde
üreticilerde kilogramı 5,5-6 lira civarında
olan fiyatın şu anda 8.5-9 liraya çıktığını
belirten Er, "Önümüzdeki kasım-aralık aylarında yeni ürün hasadıyla birlikte bir
miktar düşüş olabilir ancak bu gerilemenin
çok büyük seviyede beklemek yanlış olur.
Dünya fiyatları da arttığı için Türkiye'de
fiyatların gerilemesi beklenmiyor. Özellikle İspanya'da fiyatlarının yüksek olması
tüm dünyayı etkiler" diye konuştu. Zeytinyağı fiyatlarının dünya genelinde yükseldiğini anlatan Er, en büyük üretici ülke
olan İspanya'da fiyatların son iki ayda
yüzde 30-40 artığını kaydetti.
Rekolte tahmin heyetinin önümüzdeki
sezon için Türkiye zeytinyağı rekoltesini
190 bin ton olacağını öngördüğünü hatırlatan Er, hava şartlarının iyi gitmesi ve zeytin tane iriliğinin verimliliği artıracağını
söyledi. Erken yağışlarla birlikte rekoltenin 220 bin tona çıkabileceğini dile getiren
Er, ilk sıkım üründen alınan verimin yüksek olduğuna işaret etti. Normalde yüzde
15-20 olan verimin, ilk sıkımlarda yüzde
25 olduğu bilgisini aldıklarını anlatan Er,
zeytin tanelerinin iri olmasının verimi de
artırdığını bildirdi.
Zeytinyağında üretici, ihracatçı ve sanayicinin bir birine entegre çalıştığına değinen Er, üreticinin para kazanması durumunda üretime devam edeceğini dile getirdi. (AA)
Download

ruhsat! - Sondakika Gazetesi