!(#$ * #$
Gezme tutkusu nedeniyle eşiyle sorunlar yaşadığını bu nedenle
şimdiye kadar 3 evlilik yaptığını, 2 kızı ve bir oğlu olduğunu anlatan Çancı, tutkusundan vazgeçmeyi asla düşünmediğini söyledi
/8*?6>,14?1;>,+UITANPMTLRUTETPUTP<N@
2'UINOMNQU?SQUITDUUTIOTQNPMTUERGRLOSKRIOS
MFPITINUMBOTANIBQCU3AUPSMSPRIOSU/PKTOITU=S
G9TQKT)INUMBOTAKN>NUGNQTMTUEHPMTPULSIR7UTO4
JTITUETAOTINP<TUEHUGS7SQU;SDJSLUR:RPUMT?T
HDTLUISQOSQSU;RKJSISUETAOTMN>NPNUMROSU;SKRQSP
TP<[email protected](5FQLRIS)PRPUEFIFLUE8OFJFPF
MBOTAKNJCU1RGRLOSKUKHQHJU5FQLRISUROSUGNPNQON
[email protected]@[email protected]@
%HQRIS)ISUMSU;RKKRJ(UMSMRCU
Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Kömür
İşletmeleri A.Ş.'ye ait Eynez maden
ocağında 13 Mayıs 2014 Salı günü yaşanan
ve 301 işçinin şehit olduğu facianın
soruşturması kapsamında kurulan 15 kişilik
bilirkişi heyeti çarpıcı gerçeklerle karşılaştı
":1:5<=4:6:>?9=4? (?TITKUTQLTMTAN(UBOTQTL
;8QMF>FPFUR7TMSUSMSPUTP<[email protected]
;8QJSLUMS>RARLURPGTPOTQOTUKTPNAJTLUKHKLHGHI4
OTUMFPITINUMBOTAKN>NPNUESORQKKRCU3AUPSMSPRIOS
/PKTOITU=SUG9TQKT)INUMBOTAKN>NUGNQTMTUMT?T
HDTLUISQOSQSU;RKJSU?RGGRUHITPMN>NPNUMROSU;S4
KRQSPUTP<[email protected](5FQLRIS)PRPUEFIFLUE8OFJFPF
MBOTAKNJCU1RGRLOSKUKHQHJU5FQLRISUROSUGNPNQON
[email protected]@[email protected]@
%HQRIS)ISUMSU;RKKRJ(UMSMRC 9=2?7;>+'34=
İnceleme heyetinde yer alan Manisa Barosu Başkanı
Zeynel Balkız, binlerce kişinin çalıştığı maden
ocağında tuvalet tespit edemediklerini söyledi. Balkız,
"Binlerce insanın çalıştığı bu ocakta tuvalet tespit edemedik. Bu
ihtiyaçlarını nasıl giderdiklerini
düşünemiyoruz. Çalışma
anında sıcaklığın 45 dereceye
kadar yükseldiği maden
ocağında insani yaşam ve
çalışma koşullarının
olmadığı tarafımızdan
tespit edilmiştir" dedi.
devamı 16’da
22 Temmuz 2014 Salı
www.sondakikagazetesi.com
Tüketiciye bir
mutlu haber daha!
?6;#4?.)>KFLSKR<ROSQRPU?TLSJU?SISKOSQRPS
IT9KN>NUETA=HQHITURORALRPUT=HLTKOTQT
=SLTOSKUF<QSKRU8MSPJSGRPRPUIFQFKJSGRPRP
MHQMHQHOJTGNPTULTQTQU=SQMRCU.TQTQNPMTP
KFLSKR<RU?TLSJU?SISKOSQRPRPUITQ;NGTOUERQ
JSQ<RRUBOJTMN>[email protected]:8DFJS
LT=HAKHQMHLOTQNUHIHAJTDONLOTQMTU=SLTOSK
F<QSKRPSU?FLJSMSJSIS<SLOSQRPRUEROMRQSP
&TPNAKTIU#CU&[email protected]?HLHL
PBQJOTQNPMTUMTU?SQ?TP;RUERQU?FLFJ
EHOHPJTMN>NPNU=HQ;HOTMNCU&TPNAKTIUTIN<T
KFLSKR<RPRPU5FLSKR<RU TLSJU SISKRPS
ETA=HQJTGNUFDSQRPSUTOSI?RPSULTQTQU=SQJS4
GRU?TORPMSULTQANUKTQT7NPUT=HLTKNPTU=SLTOSK
F<QSKRU8MSJSLUDBQHPMTULTOT<T>NPN
[email protected]<ROSQRPU?TLUTQTJT
IBOOTQNPTUETA=HQJTOTQNPMTPURJKRPTUSK4
JSOSQRPSU=SUEHUGHQSKOSU?TLUTQTJTU8D;FQ4
OFLOSQRPRPUMSULNGNKOTPT<T>NPNUEROMRQMRC
9=2?7;>%34=
Mobil il sıralamasında 3. olduk!
,85(=<<3:6)>#:85=4<=8:6>7/&:<
4=56/</:<=8:>5,<<?6?8?5)>9?-?
&?#?8;<;)>-;0<;>2=>5?8<;>/<7?<?8;6;
1?<?7?5>?7?(;.<?>%>.;<>6(=>-?.!
?4?>*=$:89::>5;<<;>:85=4
1;8?<?7?1;69?>07:8>:<5>$=>*:89:
85(=<< 9=6>IT9NOTPUT:NLOTJTITU;8QS@
2+66-MSU?TDNQOTPTPU5HQL<SOOU0BEROURQLSK
[email protected]
[email protected][email protected][email protected]<TSOR@
[email protected],[email protected][email protected]$C
[email protected]+CU0SQGRPUBOJHAKHCU2+6'
RKRETQNUROSUEHUKTEOBUAHUASLROMSUASLROOSPMRU6C
3GKTPEHOU2CU/PLTQTUCU3DJRQU'CU/PKTOITUC
1HQGTUCU.B<TSORU,CU.BPITU#CU/MTPTU$C
0SQGRPU6+CU*TDRTPKS9CU%BPH<H
MS>SQOSPMRQSPU5HQL<SOOU*SPSO
0FMFQUTQMNJ<NGNU%SOSP
.B<[email protected](1H;FPUJBERO
ROSKRARJUGSLK8QFPMSU=SULH4
QHJGTOU9TDTQMTUORMSQRD@
2+UERPRUTALNPUARQLSKS
?RDJSKU=SQRIBQHDC
5FQLRIS-PRPUETATQNON
ARQLSKOSQRPS
ETLKN>NJNDMTU?SQU6+
ETATQNONUARQLSKKSP
$-HPHPU5HQL<SOOUROS
:TONAKN>NPNU;8QFI4
BQHD(UMSMRCU
9=2?7;>'34=
&*&*($&*)*")##(&%)&*$ *%!&('
!#(*(")')'*"$' %$'*!"('%))')*()#(%)
Uzun yıllardır sessiz olan Tuzla Fayı'nın
yeniden harekete geçtiğini belirten Dokuz Eylül
Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama
Merkezi Müdürü Akçığ, “Tuzla fayında en son
büyük deprem 1928’de Torbalı’da meydana
gelmişti" diyerek vatandaşları uyardı
07:839=>*=$=6 <HJTU;[email protected]@,UROS
'UTQTGNPMTUMS>RASPU2'UMS9QSJUJSIMTPTU;SOMRCU.TPMROORU=SQROSQRPS
;8QSU;S:SPU<[email protected]>OTQUJSQLSDOR
MS9QSJOSUGTQGNOMNCU@,UEFIFLOF>[email protected]#C'#)[email protected]
[email protected]>RPMSUJSIMTPTU;[email protected]?T
:[email protected]
LBQLHITUIBOUT:KNUTP<TLU:BLULNGTUGFQJSGRUGSESERIOSUGBLT>TU:NLTP
BOJTMNCU&[email protected]?RQUJSQLSDRU=SUITLNPURO:SOSQMSU?RGGSMROMRC
3DJRQ-MSUGTQGNPKNOTQU9TDTQU;FPFUMSUMS=TJUSKKRCU1H<[email protected]"QOTU=S
*TDRSJRQ-MSURQRORUH7TLONUESAUGTQGNPKNUJSIMTPTU;SOMRCU!TDTQNPUROL
GTTKOSQRPMSU1H<[email protected])ORLUGTQGNPKNMTPUGBPQTU"QOTU6@$@
[email protected]@U2@'U=SU2@,UROSUF:UMS7TUGTOOTPMNC
&./45*&5
,3'*05)3/#055
,$-*'$,5'0,*0
8<?!?0:=7:8>TQTGNPMTPU5HDOTU7TINPNPU;S:KR>RPRU=SUHDHP
INOOTQMNQUGSGGRDUBOMH>HPHUESORQKSPU&BLHDUIOFOUPR=SQGRKSGRU&S4
9QSJU/QTAKNQJTU=SU"I;HOTJTU0SQLSDRU0FMFQFU/L:N>@UP<S
.TQTET>OTQUMRISUT:[email protected]"QOTU7TINUFDSQRPSULTIMNQMNOTQCU
U7TQLONUERQU7TICU.TQTET>[email protected]
;RP:[email protected];SQSLRIBQCU/PTUMS9QSJRPUETALT
ERQU7TIMTUTQK:NOTQNU=TQCU1HUKTQT7KTUBOTPOTQUMTUET>NJGNDUMS9QSJUBOT4
[email protected]:NUBOJTITERORQCU5HDOTU7TINPMTUSPUGBPUEFIFLUMS9QSJ@
ITPNOJNIBQGTJU6$2#-MSU5BQETON-MTUJSIMTPTU;SOJRAKRCU%S7SQR?RG4
TQ4"QOTU7TINPMTUHDHPUGFQSMRQUERQU?TQSLSKU=TQUTJTU5HDOTU7TINPMT
E8IOSUERQU?TQSLSKUIBLKHCU1RQTDUMT?TUESLOSIR9URDOSIS<S>[email protected]
;8QSUMT?TUQT?TKUERQUASIOSQUG8IOSISERORQRDCUMSMRCUU9=2?7;>+'34=
"/98,7 9?>;8DFPSUKBDULT:KN>NPNUGTPTPU?TGKTPNPU;8DFPMS
LHQK:HLUEHOHPMH>HUESORQOSPMRCUDSOU1BMQHJU TGKTPSGRPMSP
IT9NOTPUITDNONUT:NLOTJTITU;[email protected]:SMSURLTJSKUSMSPU2$
[email protected];8DFPSUKBDULT:KN>NPNUMFAFPF9UT<N
=SUITPJTUARLTISKRIOSU?TGKTPSISUETA=HQMHCU5SMT=RGRUIT9NOTP
Q?TP)NPU;8DFPUMSPU2+ULHQK:HLU:NLTQNOMNCU9=2?7;>+39?
Foto: Arşiv
40 yıllık şebekeler sil baştan
ESHOT'tan
bir ilk daha
otobüslerin kaç
kaç durak
durak
Yaklaşan
Yaklaşan otobüslerin
mesafede
mesafede bulunduğunu
bulunduğunu
gösteren “akıllı
“akıllı durak”
durak”
gösteren
uygulamasıyla toplu
toplu ulaşıma
ulaşıma
uygulamasıyla
kolaylık getiren
getiren İzmir
İzmir
kolaylık
Büyükşehir
Büyükşehir Belediyesi
Belediyesi ESHOT
ESHOT
Genel Müdürlüğü,
Müdürlüğü, yolcularına
yolcularına
Genel
sunduğu bu
bu konforu
konforu bir
bir adım
adım
sunduğu
daha ileriye
ileriye taşıdı.
taşıdı. 110
110 noktada
noktada
daha
uygulanmaya
uygulanmaya başlanan
başlanan ve
ve
büyük beğeni
beğeni toplayan
toplayan akıllı
akıllı dudubüyük
rak sistemi
sistemi geliştiren
geliştiren ESHOT,
ESHOT,
rak
artık yaklaşan
yaklaşan otobüsün
otobüsün kaç
kaç
artık
dakika
dakika uzakta
uzakta olduğunu
olduğunu bilgisini
bilgisini
de dijital
dijital ekranlarda
ekranlarda paylaşacak.
paylaşacak.
de
devamı 8’de
8’de
devamı
&%1-5.+.,4(1424#1+4)15!5 4/42
.#.-2..5!-23/0/
.2"3('45320,20354
&"4,5%3(3224-15124
44-1(1)3-0/5!23%054
.&45%3(322424-1/1/
1'%45)$+$532*5+30)0/0
"3*3/5)/35+4/124+44,
0&=5>?-?<<=1:36:6 >QRORJTPUE8O;SGRPMSUMT4
?TU8P<SUR:JSUGHIHUASESLSUISPROSJSU:TONAJTGN
IT9KNLOTQNPNU?TKNQOTKTPU3%"U*SPSOU0FMFQOF>F
[email protected]$,[email protected]:JS
GHIHUASESLSGRUPSMSPRIOSUGNLUGNLUTQNDTOTQNPU=SUGH
LSGRPKROSQRPRPUITATPMN>NU*FOET?:SU0T?TOOSGR-PMS
;S:KR>RJRDUINOU6#ULROBJSKQSUHDHPOH>HPMTUASESLSU=S
ULROBJSKQSUHDHPOH>HPMTUMTUROSKRJU?TKKNUISPROS4
JRAKRLCU.TQTIBOOTQN-PTUTRKUTOTPOTQMTU6,ULROBJSKQSORL
E8OFJULTOJNAKNCURJMRUBPHUIT9T<T>NDCU3?TOS
GFQS<RPRPUKTJTJOTPJTGNPNPUTQMNPMTPURJTOTKOTQNJND
,UTIMTUKTJTJOTPT<TLUMSMRCUU9=2?7;>39?
Sütlüye evet şekerliye hayır
?7?0?6>?.;6;6>ERKJSGRPSUGTINONU;FPOSQULTOTUETIQTJ
[email protected]:TEHLUIFLGSOKSP
EHUIRIS<SLOSQMSPUHDTLUMHQHOJTGNPNU8PSQRIBQCU3DJRQULBPBJR
PR=SQGRKSGRU*NMTU0F?SPMRGOR>RU18OFJU1TALTPNU!QB7CU&QC
[email protected]>ON>NUR:RPU;SQSLOR
[email protected]=SU1U=RKTJRPRPRUGT>OTMN>NPNULTIMSKKRCU!QB7C
[email protected]=MSU?TDNQOTPTPUJSI=SORUR:S<SLOSQUMSU?SJUGHU?SJ
ASLSQUR?KRIT<NJNDNUMB>TOUIBOOTULTQANOTQCUQPS>RPUEHUETIQTJ
[email protected]>RPRDULTQ9HDOTQNUJHK7TLUQBEBKHPMTP
;S:RQR9UR:RPSUEHDUTKTQTLU?TDNQOTMN>NPNDUJSI=SORUR:S<SLOSQ
RLQTJUSMSERORQGRPRDU=SITUS=MSU?TDNQOTMN>NPNDUPTPSORUORJBPTKT
MTU;FDSOUERQUTOKSQPTKR7UBOTERORQCUMSMRCUU9=2?7;>+%39=
TUZLA FAYI
ybatısında
Tuzla fayı, İzmir’in güne sındaki
ara
Gaziemir ile Doğanbey nbey
ğa
fay olarak biliniyor. Do da fayın
sın
ara
r
mi
Burnu ile Gazie
kilometre.
karadaki uzunluğu 42
MTA
Doğanbey Körfezi'nde siyle
mi
ge
Sisimik-1 araştırma
e Denizi
yapılan çalışmalar, Eg
ni gösteriği
ett
m
va
de
tabanında
birlikte
di. Deniz altı devamıyla ın
fay
e
değerlendirildiğind
i aşıyor.
uzunluğu 50 kilometrey
*%$
#((")
Türkiye'nin vişne ihtiyacının
dörtte birinin karşılandığı
Afyonkarahisar'ın Sultandağı
ilçesinde, vişnenin ucuza
toplatılmasına tepki gösteren
üreticiler, mahsulü dalında
bırakma kararı aldı
Boykota, yöre halkının tam
destek vermesi ile hale vişne girişi
de durdu. Bazı meyve hallerinin
kapılarına kilit vurulduğu görüldü.
Fabrikaların her dediğine
uymayacaklarını dile getiren
Doğancık Köyü Muhtarı Çetin,
"Eylemi, Sultandağı yöresindeki
köyler ve beldeler yapıyor.
Konya'nın Akşehir ilçesinden
Afyonkarahisar'ın Çay ilçesine
varıncaya kadar olan bölgede, bu
eylem devam ediyor. Halkımızla
karar vereceğiz ve vişne fiyatları
yükselirse eylemimizi
sonlandıracağız, artış olmazsa devam ettireceğiz. Bu durumda
kimse vişne toplamaz. Vişne, ilk
toplanmaya başladığında bin 400
liraydı, bunu, bin 300-bin 200 liraya
çektiler, fabrikalık olanları da bin
100 liraya düşürmüşler. En
azından kilogramı 2 lira-2.5 lira olsun ki millet para kazansın. Bunun
dışındaki herşey çiftçinin belini
büküyor" dedi. devamı 4’te
SAYFA 02
MAVI
KIRMIZI SARI
22 Temmuz 2014 Salı
Betül Güler
BULUT
[email protected]
MED CEZİR
Yağmur misali akıp gidiyor ömür… Kâh
yenilişlerimizle azgın bir fırtına, kâh yorgunluklarımızla durağan bir çisilti, kah
üzüntülerimizle sağanak yağan bir
şarıltı…
Ilık bir meltem rüzgârıyla
yüreğimizi okşuyor kimi zaman hayat.
Hangi duyguyu doruğunda yaşıyorsak
öylece sarmalıyor bizleri. Başımıza gelen
olaylar manevi yönümüze anlam katıyor.
Düşünmek insanın en erdemli vasıflarından biri. Hayatın meşakkatleri bizlere baki hayatı çoğu kez unutturuyor. İlerleyen
teknoloji insanlığı rahata kavuşturmuşken, birliktelikleri, muhabbeti yok
ediyor.
Bizlerin ancak üniversite yıllarında sahip olduğumuz telefonların daha üst
modeli şimdi küçücük çocukların elinde
geziyor. Bir yanımız ebeveynlere
kızarken diğer bir yanımız yaşamın
tehlikeli kulvarlarından dolayı hak veriyor. Hırsızlık, ölüm, başıboşluk… Çocuklarımızı yitirmeyelim diye teknolojinin
kucağına bırakırken, zaman geçtikçe ellerimizden kayıp gittiklerine şahit oluyoruz.
Ramazan Bayramı'nda
KÜLTÜR TURU DÖNEMİ
Tur acenteleri, Ramazan
Bayramı'nda tatile çıkacaklar için yurt içinde farklı güzergahları ve süreleri kapsayan seyahat seçenekleri sunuyor. Bu seçeneklerin başında Konya Mevlana Müzesi, Kapadokya, Pamukkale,
Safranbolu, Nemrut, Efes,
Sümela Manastırı, Ihlara,
Tuz Gölü, Birecik, Halfeti,
Şanlıurfa, Hasankeyf, Mardin ve Gökova geliyor
R
amazan Bayramı'nda, Konya Mevlana Müzesi, Kapadokya, Pamukkale, Safranbolu, Nemrut, Efes, Sümela Manastırı, Ihlara, Tuz Gölü, Birecik,
Halfeti, Şanlıurfa, Hasankeyf, Mardin ve
Gökova kültür turu yapmak isteyenler için
farklı alternatifler sunuyor. AA muhabirinin
derlediği bilgiye göre, bayram tatiline gideceklere yakın ve uzak mesafelere göre alternatifler tavsiye eden tur acenteleri, günübirlik ya da kısa süreli bir program isteyenlere yakın şehirlerdeki turistik alanları öneriyor. Tatilini uzun tutanlar için de doğudan
batıya, kuzeyden güneye birbirinden özel
yerleri görmeyi vaat ediyor. Galatya, Kilikya, Kapadokya, Bitinya, İyonya, Pamukkale, Likya, Karya, Misya ve Bodrum gibi
destinasyonlara yönelik turlar düzenleniyor.
2 gece 4 gün sürecek Klikya turu ile Adana
St. Paul Kuyusu, Tarsus Şelalesi, efsanevi
yılanların şahı Şahmeran'ın kesildiğine ve
kanının duvarlarına sıçradığına inanılan
Şahmeran Hamamı, tarihteki büyük aşklardan birisini simgeleyen Kleopatra Kapısı,
Deniz Kapısı, Makam-ı Şerif Camisi ve
Danyal Peygamber'in makamı görülebiliyor. Roma mimarisinin vazgeçilmez ögesi
olan mozaiklerin sergilendiği Mozaik Müzesi, Zeus Tapınağı, Cennet Cehennem Obrukları, sarkıt ve dikitleriyle ünlü Dilek
Mağarası gezilip görülebilecek diğer yerler
arasında sayılabiliyor.
-Kapadokya herkesin gözdesi
Birkaç gün büyükşehirlerin stresinden
kaçıp rahatlamak isteyenlere sıklıkla önerilen turların başında, İpek Yolu'nun önemli
geçiş noktalarından biri olan, doğal güzelliklerini Erciyes Dağı ve Hasan Dağı'na
borçlu, Perslerin "Güzel Atlar Diyarı" diye
adlandırdıkları Kapadokya geliyor. Genellikle sonbaharda büyük ilgi gören Kapadokya turları, deniz, kum, güneş algısının
dışında tatil yapmak isteyenlere en uygun
tatil şekli olarak belirtiliyor. Bu tura katılanlar Avanos, Ürgüp, Ihlara Vadisi, Göreme, Hacı Bektaş-ı Veli, Derinkuyu ve Tuz
Gölü'nü görme imkanı bulabiliyor. Kapadokya gezileri genellikle 3 gece, 4 gün şeklinde planlanıyor. Gezi kapsamında Türk
gecesine ve balon turuna katılma imkanı da
bulunabiliyor.
-Unesco Dünya Miras
Listesi'ndeki Safranbolu
Günlerce sürecek bir seyahate çıkmaya
vakit bulamayanlar için tam da aradıkları
alternatiflerden biri olan Unesco Dünya
Miras Listesi'ndeki "Safranbolu turu"nda
ise 3 gece konaklamalı farklı seyahat seçenekleri bulunuyor. Bu turda seyahatseverler
Safranbolu'nun kendine has daracık Osmanlı'dan kalma sokaklarında kaybolup,
Dibek Kahvesi'nin yanında yöreye özgü lokumların tadına bakabiliyor. Tur çerçevesinde Amasra, Bartın, Yedi Göller, Sapanca, Maşukiye, Kartepe güzergahı boyunca
seyahat edilebilirken, Safranbolu'da Yörükköyü, Köprülü Camisi, Güneş Saati, Hıdırlık Tepesi, Kaymakamlar Evi, Demirciler
ve Bakırcılar Çarşısı, Arasta; Fatih Sultan
Mehmet'in gördüğü zaman "Lala Lala,
Çeşm-i Cihan bu mu ola?" diyerek hayranlığını dile getirdiği Bakacak Tepesi'nden
Amasra da görülebiliyor.
-Karadeniz'in serin yaylaları
Tur şirketlerinin farklı konaklama alternatifleri hazırladığı Karadeniz turu ile yeşi-
lin tarihle iç içe geçtiği tüm güzellikler bir
arada seyredilebiliyor. Her mevsim ayrı bir
güzellik sunan, sarının ve yeşilin binbir tonuyla bezenen ve Uzungöl, Karagöl gibi
önemli göllerinin yanı sıra Sümela Manastırı gibi çok sayıda tarihi yapıya da ev sahipliği yapan Karadeniz, doğada sakin yürüyüşler yapmayı sevenlerle Çoruh'un azgın suları arasında eşsiz bir rafting tecrübesi yaşamak isteyenler için doğru bir adres
olarak değerlendiriliyor.
-Nemrut'ta güneşin batışı,
Urfa'da sıra gecesi
Bunun yanı sıra yemekleriyle damakta
unutulmaz bir tat bırakan GAP turları da
son dönemlerde oldukça ilgi çekiyor.
4 gece 5 gün süren Diyarbakır, Hasankeyf, Midyat, Mardin, Harran, Şanlıurfa,
Adıyaman, Nemrut, Halfeti, Birecik, Gaziantep, Kilis, Antakya'dan oluşan rotayla tarihi ve büyüleyici Mardin sokaklarında
adımlanabiliyor, Nemrut'ta güneşin batışı
seyredilip, Şanlıurfa'nın ünlü sıra gecelerine eşlik edilip, Gaziantep ve Kilis mutfaklarının birbirinden leziz yemekleri tadılabiliyor.
-İsimleri güzelliklerini anlatmaya yetiyor
Göz alabildiğine uzanan zeytinlikleri ve
masmavi koylarıyla eşsiz güzellik barındıran Ege bölgesini kapsayan turlarda da
"Kuşadası-Pamukkale" turunun yanı sıra
Kuzey Ege'yi görmek isteyenlere Çanakkale'den çıkıp Ayvalık, Çeşme ve İzmir'e kadar uzanan güzergahlar tavsiye ediliyor.
Ayrıca, seçenekler arasında denizi ve yaz
aylarındaki turist yoğunluğuyla bilinen Güney Ege turları da mevcut.
(AA)
Uygurlar kahkahaya boğdu
Buca Gölet Amfi Tiyatro’da sahne
alan Süheyl ve Behzat Uygur kardeşler, tiyatroyu dolduran iki bin
kişiye eğlenceli dakikalar yaşattı.
Gölet, yenilendikten sonra ilk sanatsal etkinliğe ev sahipliği yaparken Uygur kardeşler, sanat dostu
Başkan Levent Piriştina’ya teşekkür etti. Uygur Kardeşler’in “Hassta Etme Adamı” adlı oyunu, İzmir-
lilerin yoğun ilgisi ile karşılaştı.
Sağlık sektöründeki uygulamaların
esprili bir dille ele alındığı oyun, izleyenleri kahkahalara boğdu. Davetlilere kendilerini yalnız bırakmadıkları için şükranlarını ileten
Süheyl ve Behzut Uygur kardeşler,
sanata verdiği destek nedeniyle de
Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’ya teşekkür ettiler. Oyunun
Eskiden beri alışılagelmiş bir
duygudur; manevi zamanlarda insanlara
güvenmek, insanlığın olumlu manada
değiştiğini düşünmek. Girdiğimiz Ramazan ayında insanlığın masum olduğuna, masum değilse bile temizlenme adına
çabaladığına inanmak istiyoruz; inanıyoruz. Telaffuz ederken hala babasız kalan
çocuklar soluyor dünyada. Çocuklar
öldürülmeye, çocuklar çalmaya, çocuklar
yalnızlığa mahkûm olmaya devam ediyor. Satır aralarında okuyup geçtiğimiz kimi vakitte gözümüzü alamadığımız
ekranlarda ömrün kasırgaları esmeye devam ediyor. Fırtınaların bizlerin çatısını
da uçuracağı korkusunu taşıyor benliğimiz.
Yüreğin en ücra köşesinde yüzler
ne kadar mütebessim olursa olsun, dünya
coğrafyasında ki zulümlere sessiz kalan
insanlığa göz yaşı akıtan bir vicdanımız
var!!!
İnsan her şeyden kaçabilir. Kendisinden bile kaçabilir. Ama vicdan yalnızlığında yakaladığı gibi kalabalıklar
içinde de konuk eder kendini.
Ruha aç olarak değil doyurarak
oruç tutturalım. En sevdiğimiz, elimizden
bırakamadığımız tabletleri, telefonları, Iphoneleri kısa süreliğine de olsa
bırakalım. Bizi en çok ele geçiren duygularımız üzerine yoğunlaşalım. Kin?
Kıskançlık? Öfke? Sevgi ?...
Bu zaman diliminde onu yenmenin bir yolu gelirse aklımıza uygulamaya koyulalım. Sufli duyguları yenmenin yolu bugünkü anahtarımız olsun.
Her anın imtihan olduğunu unutmadan
yaşamaya azmedelim. Ramazanımız bu
azmin orucu olsun…
Yıl: 3
. Sayı: 985 . 22 Temmuz 2014 Salı
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
sonunda seyircilerle selfie de çekilen Süheyl ve Behzat Uygur Kardeşler, benzer etkinliklerin Buca’da devam etmesi dileğinde bulundular. Bazıları özel araçlarıyla
bazıları ise belediye tarafından
tahsis edilen servis araçlarıyla gösteriye gelen vatandaşlar ise, serin
havada gösteri izlemenin tadını çıkardılar. (HABER MERKEZİ)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
2015 YILI TOPLU KADIN DOĞUM VE YENİDOĞAN TIBBİ
SARF MALZEMESİ ALIMI
KAMU HASTANE BİRLİĞİ (GÜNEY) SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU
HASTANELERİ KURUMU
2015 YILI TOPLU KADIN DOĞUM VE YENİDOĞAN TIBBİ SARF MALZEMESİ ALIMI alımı 4734 sayılı
Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/86387
1-İdarenin
a) Adresi
: POLİGON MAHALLESİ 123/11 SOKAK NO: 6 35551 GÜZELYALI
KARABAĞLAR/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 2322323232-2376 - 2322249181
c) Elektronik Posta Adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebile- : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
ceği internet adresi (varsa)
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 39 KALEM MAL ALIMI-TIBBİ SARF MALZEMESİ ALIMI
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan
idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yerleri
: SEKRETERLİĞİMİZE BAĞLI; İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ
ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, İZMİR BOZYAKA
EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, ÇEŞME ALPER
ÇİZGENEKAT DEVLET HASTANESİ, DR.BEHÇET UZ ÇOCUK
HAST. VE CER.EĞT.VE ARŞ.HST. İZMİR GAZİEMİR NEVVAR SALİH
İŞGÖREN DEVLET HASTANESİ, SEFERİHİSAR NEJAT HEPKON
DEVLET HASTANESİ, SELÇUK DEVLET HASTANESİ, TİRE
DEVLET HASTANESİ TORBALI DEVLET HASTANESİ VE URLA
DEVLET HASTANESİ, BAYINDIR DEVLET HASTANESİ, KİRAZ
DEVLET HASTANESİ, ÖDEMİŞ DEVLET HASTANESİ’ NİN AMBAR
BİRİMLERİNE MALZEME TALEP LİSTESİNDEKİ KURUMLARIN
YAZILI TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA BELİRTİLEN EBAT VE
MİKTARLARDA TESLİMAT YAPILACAKTIR.
c) Teslim tarihi
: SÖZLEŞMENİN İMZALANMASINA MÜTEAKİP KURUMLARIN
YAZILI TALEBİ DOĞRULTUSUNDA 30 GÜN İÇİNDE İLK PARTİ
TESLİMİ YAPILACAKTIR.DİĞER PARTİLER KURUMLARIN YAZILI
TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA 30 GÜN İÇERİSİNDE PEYDERPEY
TESLİM EDİLECEKTİR. İŞİN BAŞLAMA SÜRESİ SÖZLEŞMEYİ
MÜTEAKİP AYNI GÜN OLUP BİTİŞ SÜRESİ SÜRESİ 01.01.201531.12.2015 TARİHLERİ ARASIDIR.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: KAMU HASTANELERİ KURUMU İZMİR GÜNEY GENEL
SEKRETERLİĞİ POLİGON MAHALLESİ NO:123-11 SOK NO:6
GÜZELYALI KARABAĞLAR İZMİR 35551 İHALE SALONU
b) Tarihi ve saati
: 20.08.2014 - 10:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası
belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre
Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir
belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu
gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin
tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek
üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli
imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
1-TEKLİF EDİLEN ÜRÜNLERİN SAĞLIK BAKANLIĞI ULUSAL BİLGİ BANKASI ONAYLI
ÜRÜN BARKOD NUMARALARI İLE TEDARİKÇİLER VE BAYİLERİN BAYİ KAYITLARININ
BULUNMASI ZORUNLUDUR. BAYİ TANIMLAYICI NUMARALARININ VE ÜRÜNLERİN UBB
ÇIKTILARININ TEKLİF DOSYASINDA BULUNMASI ZORUNLUDUR.
2-YERLİ MALI TEKİF EDENLER, BU AVANTAJDAN YARARLANMAK İSTEYENLERCE
SUNULACAK TOBB YA DA TESK' E BAĞLI ODALARCA DÜZENLENEN YERLİ MALI
BELGESİNİ SUNMAK ZORUNDADIR.
3-TEKLİF EDİLEN ÜRÜNLERE AİT 2(İKİ) ADET PİYASAYA ARZ EDİLMİŞ HALİYLE NUMUNE
SUNMAK ZORUNDADIRLAR. NUMUNELER İHALEDEN ÖNCE İDAREYE TESLİM EDİLECEK
OLUP, DÜZENLENEN NUMUNE TESLİM TUTANAKLARI TEKLİF ZARFININ İÇİNDE BULUNMALIDIR. NUMUNELER ŞAHİT NUMUNELER OLARAK VE KULLANILACAK NUMUNELER
OLARAK AYRILACAK VE ÜZERLERİNE HANGİ KALEME AİT OLDUĞUNA DAİR ETİKET
YAPIŞTIRILACAKTIR.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenen esaslar
çerçevesinde yerli malı olarak kabul edilen mal kalemini - kalemlerini teklif eden istekliler lehine %
10 oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı KAMU
HASTANELERİ KURUMU İZMİR GÜNEY GENEL SEKRETERLİĞİ POLİGON MAHALLESİ
NO:123-11 SOK. NO:6 GÜZELYALI KARABAĞLAR İZMİR 35551 MALİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI MERKEZİ SATINALMA BİRİMİ 3. KAT 3 NOLU SATINALMA ODASI adresinden satın alınabilir.
İhale dokümanının posta yoluyla da satın alınması mümkündür. Posta yoluyla ihale dokümanı almak isteyenler, posta masrafı dahil yurtiçi için 110 TRY (Türk Lirası), yurtdışı için 120 TRY (Türk
Lirası) doküman bedelini HALKBANKASI MENDERES CADDESİ ŞUBESİ IBAN
NO:TR590001200145000005100001 yatırmak zorundadır. Posta yoluyla ihale dokümanı satın almak isteyenler, ihale doküman bedeline ilişkin ödeme dekontu ile ihale dokümanının gönderileceği
adresin de belirtildiği ihale dokümanı talep başvurularını yukarıda yer alan faks numarasına veya
yazılı olarak idareye ihale tarihinden en az beş gün önce göndermek zorundadır. İhale dokümanı
iki iş günü içinde bildirilen adrese posta yoluyla gönderilecektir. İhale dokümanının posta yoluyla
gönderilmesi halinde, postanın ulaşmamasından veya geç ulaşmasından ya da dokümanın eksik
olmasından dolayı idaremiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Dokümanın postaya verildiği tarih,
dokümanın satın alma tarihi olarak kabul edilecektir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar KAMU HASTANELERİ KURUMU İZMİR GÜNEY GENEL
SEKRETERLİĞİ POLİGON MAHALLESİ NO:123-11 SOK NO:6 GÜZELYALI KARABAĞLAR
İZMİR 35551 İHALE SALONU/SATINALMA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese
iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme
imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Sondakika: 22/7
Basın: 8293
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22
2014
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Perşembe
Danıştay'dan
tüketicileri
sevindirecek
karar
Danıştay, tüketicilerin hakem
heyetlerine yaptığı başvuruya ilişkin avukatlara vekalet ücreti ödenmesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Davacı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Birinci
Kısım İkinci Bölüm 6. maddesinin sonunda yer alan "...avukatlık ücretine
hükmedilir." ibaresine ilişkin Danıştay’a
dava açmıştı. Bakanlık, tüketici hakem
heyetlerinin idari bir kurul olduğu, yargılama faaliyetinde bulunmadığı, dava konusu
tarife hükmü ile tüketici hakem heyetlerince çözülen uyuşmazlıklara ilişkin
vekâlet ücretine hükmedileceğinin düzenlendiği, vekâlet ücretine hükmedilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığı, yapılan düzenlemenin tüketicilerin
hak arama özgürlüğünün kısıtlanacağı ileri sürülerek yürütmenin durdurulması ve
iptali istemi ile Danıştay’a başvurmuştu.
Başvurunun ardından Danıştay, Türkiye
Barolar Birliği’nden (TBB) savunma istedi.
TBB gönderdiği savunmada şu ifadelere
yer verdi: "Davalı idarenin haklı ve güncel
bir menfaati olmadığından dava açma
ehliyetin bulunmadığı, avukatlık ücretinin
sadece yargılama aşamasında değil hukuki yardımlarda da söz konusu olduğu,
uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan her türlü merci kararları Tarifenin konusunu oluşturduğundan tüketici hakem heyetlerince
vekalet ücretine hükmedileceği, kaldı ki
bu heyetlerin kararlarının icra yolu ile takibe konulabildiği göz önüne alındığında,
bu kararların ferisi olan avukatlık ücretine
hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu düzenleme ile, tıpkı
6502 sayılı Yasa'nın ilgili maddesinde
olduğu gibi nispi oran esas alındığı, üst
hukuk
normunda tüketici hakem heyetlerinde
avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğine
ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı
ileri sürülerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği
savunulmaktadır." Adalet Bakanlığı ise
Danıştay’a gönderdiği savunmada yürütmenin durdurulması isteminin reddi
gerektiğini savundu.
Kararından tüketici hakem heyetlerinin
yargısal bir mercii olmadığı, bu nedenle
çözüme kavuşturdukları uyuşmazlıklarda
vekalet ücretine hükmedemeyeceklerini
bildiren Danıştay 8. Dairesi, bu konuda üst
hukuk normlarında da herhangi bir hüküm
bulunmadığını vurguladı. Danıştay ayıca
tüketicinin Tüketici Hakem Heyetine
başvurması üzerine aleyhine karar vermesi halinde karşı tarafın avukatına vekalet
ücreti ödemek zorunda kalacağını
bilmesinin, tüketicilerin hak arama yollarına başvurmalarından imtina etmelerine ve
bu suretle hak arama özgürlüklerinin de
kısıtlanacağını bildirdi.
Açıklanan nedenlerle Danıştay, dava
konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin
Birinci Kısım İkinci Bölüm 6. maddesinin
sonunda yer alan "...avukatlık ücretine
hükmedilir." ibaresinin uygulanması
halinde telafisi güç ve imkansız zararların
oluşacağı açık olduğundan, yürütmesinin
durdurulmasına oy birliği ile karar verdi.
(CİHAN)
FOÇA'DA askeri
araca saldırı davası
Foça ilçesinde 2 askerin şehit
olduğu 12 kişinin yaralandığı askeri
servis aracına yönelik saldırıyla ilgili
5'i tutuklu 8 sanığın yargılandığı
davada 3 sanık daha tahliye edildi.
Karşıyaka 1. Ağır Ceza
Mahkemesindeki duruşmaya Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde 2 Eylül
2012'de polis ekipleriyle girdiği çatışmada yaralı olarak yakalanan ve
hakkında 30 kez ağırlaştırılmış
müebbet ve 28 yıl hapis cezası istenen tutuklu sanık Yunus Çiçek'in de
bulunduğu 5'i tutuklu 8 sanık, olayın
mağdurları ve aileleri ile tarafların
avukatları ve Foça Belediyesi adına
Avukat Semra Aydoğdu Özcan
katıldı. Tutuklu sanıkların avukatları,
müvekkillerinin tahliyesini talep ederken, sanıklar da uzun süredir tutuklu olmaları nedeniyle mağdur olduklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tutuklu
sanıklar Şevket Rabindüz, Faruk
Kayli ve Şehmuz Rabindüz'ün
tahliyesine, Yunus Çiçek ile Hasan
Deliktaş'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı
erteledi.
Olay
Foça'da 9 Ağustos 2012 tarihinde
askeri servis aracına yönelik bombalı
saldırıda 2 asker şehit olmuş, 12 kişi
yaralanmıştı. Şanlıurfa'nın Viranşehir
ilçesinde 2 Eylül 2012'de uygulama
noktasında durdurulan araçta bulunan
terör örgütü üyeleriyle çıkan çatışmada da 1 polis memuru şehit olmuş, 1
polis ve 1 uzman çavuş yaralanmıştı.
Burada çatışmaya girenlerin, Foça'daki saldırıyı gerçekleştiren teröristler
olduğu belirlenmişti. Foça’nın Maltepe köyünden 6 Ağustos’ta ayrılan
Yusuf Kafalı (55) ve Zekeriya Toksuz
(55) ve Yeni Bağarası köyünden
Bahrin Şirin’den (46) haber alınamamış, üç çiftçi bir gün sonra
bölgedeki bir tarlada başlarına ve
karınlarına isabet eden 3'er kurşunla
Kaçak göçmenleri taşıyan
bot battı: 1 ÖLÜ, 2 KAYIP
İzmir'in Menderes ilçesine bağlı
Özdere beldesi açıklarında lastik
botları batan kaçak göçmenlerden
bir kız çocuğun cesedine ulaşıldı.
Kayıp iki kişi ise aranıyor. Özdere
açıklarında, kanunsuz yollardan
yurtdışına çıkmak isteyen 12 kişinin
bulunduğu bot battı. Kaçak göçmenleri gören balıkçılar, durumu
Sahil Güvenlik Komutanlığı'na
bildirdi. Balıkçılar, bir otele ait sürat
teknesinin de yardımıyla kaçakları
bir bir denizden topladı. Bölgeye giden Sahil Güvenlik ekipleri, arama
kurtarma operasyonu düzenledi.
Biri kadın dokuz kişi sağ kurtarılırken bir kız çocuğunun cansız
bedenine ulaşıldı. Kayıp olan bir
çocuk ve bir erkek şahıs için denizden ve havadan arama kurtarma
faaliyeti devam ediyor. Olayı balıkçı
arkadaşlarının gördüğünü söyleyen
Özkan Çabuk, denize düşenleri
tekneyle sahile çıkardıklarını ve bir
kızın cesedine ulaşıldığını ifade etti.
Öte yandan Sahil Güvenlik botları
tarafından 18–21 Temmuz 2014
arasında yapılan arama kurtarma
öldürülmüş olarak bulunmuştu. Üç
çiftçinin, Şanlıurfa’nın Viranşehir
ilçesinde ölü ve yaralı ele geçirilen
terör örgütü PKK üyelerince
öldürüldüğü, sağ olarak yakalanan
teröristin itirafları sonrasında tespit
edilmişti. Olayı soruşturan TMK 10.
maddesiyle görevli Cumhuriyet
Savcısı Sinan Taşkın'ın hazırladığı iddianamede, eylemi PKK/KCK terör
örgütünün askeri kolu olan TAK'ın
üstlendiği belirtilmişti. Tutuklu sanıklar Yusuf Çiçek'e 30 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıl, Hasan
Deliktaş'a 26 kez ağırlaştırılmış
müebbet ve 15 yıl, Şevket Rabindüz'e 26 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıl, Şehmuz Rabindüz'e 26
kez ağırlaştırılmış müebbet ve 12 yıl,
Faruk Kayli'ya 26 kez ağırlaştırılmış
müebbet, Reşit Ertuğrul, Kamil Solak
ile tutuksuz sanık Ali Yapan'a 16'şar
yıl hapis cezası istemiyle dava
açılmıştı.
(AA)
faaliyetlerinde; 18 Temmuz tarihinde Çanakkale’nin Behramkale
ilçesi Kadırga Burnu açıklarında 17
erkek, 6 kadın, 9 erkek çocuk ve 5
kız çocuk olmak üzere 24 Myanmar, 13 Afganistan uyruklu toplam
37 kaçak göçmen kurtarıldı. 19
Temmuz 2014 tarihinde İzmir’in
Çeşme ilçesi Karaabdullah Burnu
güneyinde 35 erkek, 3 kadın, 3
erkek çocuk ve 1 kız çocuk olmak
üzere 18 Myanmar, 24 Afganistan
uyruklu toplam 42 göçmen kurtarıldı. 19 Temmuz 2014 tarihinde
İzmir’in Karaburun ilçesi Eğriliman
önlerinde 31 erkek, 5 kadın, 5 erkek
çocuk ve 2 kız çocuk olmak üzere
41 Afganistan, 2 Suriye uyruklu
toplam 43 göçmen kurtarıldı.
(CİHAN)
Turkcell’in, şirketlerin mobil teknolojileri kullanarak, daha başarılı, hızlı
ve karlı olmalarını sağlamak amacıyla 3 yıl önce hayata geçirdiği “Akıllı
Şirket” vizyonu Türkiye’deki teknolojik dönüşüme öncülük ediyor
Turkcell, bu 3 yıllık süreçte, şirketlerin
başarısına teknolojiyle destek olmak için 30
ilde 50 binin üzerinde kurumsal müşterisiyle
buluştu. Firmaların teknolojiyi ne kadar
kullandıklarını McKinsey ile birlikte
oluşturduğu “Turkcell Akıllı Şirket”
algoritması üzerinden ölçümleyen Turkcell,
Türkiye’nin teknolojik dönüşüm haritası
niteliğindeki bilgileri kamuoyuyla paylaştı.
Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi
Turkcell, teknolojik dönüşüm yolunda
şirketlere destek olmak amacıyla 3 yıl önce
hayata geçirdiği “Akıllı Şirket” vizyonu ile
aldığı yolu açıkladı. 3 yıl önce “Akıllı Şirket”
skorları üzerinden şirketlerin teknoloji
kullanımını ölçümleyerek Türkiye’nin “Akıllı
Şirket” haritasını çıkaran Turkcell, bu süre
zarfında 30 ilde 50 binin üzerinde kurumsal
müşterisiyle birebir temasa geçti. Anadolu’yu
adım adım gezen Turkcell’in desteği ile
teknoloji hamlesi gerçekleştiren şirketlerin
sayısı artarken, 3 yıl içinde “Akıllı Şirket”
skorları yükseldi, iller ve sektörlerin teknoloji
kullanımları pozitif değişimler gösterdi.
“Akıllı Şirket” skorları il bazında
değerlendirildiğinde Türkiye’nin ve şirketlerin
teknoloji kullanım haritalarının zaman içinde
değişim gösterdiği görüldü. İzmir, Antalya,
Bursa, Konya ve Mersin illerinde şirketlerin
teknoloji dönüşümleri ivme kazandı ve listede daha üst sıralara oturdu. Mobil interneti,
M2M ve pazarlama çözümlerini daha yoğun
olarak kullanmaya başlayan İzmir, listede ön
sıralara yükselmeyi başardı. Sektör bazında
değerlendirildiğinde ise özellikle enerji sektöründe bir sıçrama gerçekleştirildiği
görüldü. 3 yıl önceki “İlk 10” listesinde yer almayan “Kamu ve Devlet Kurumları”nın da
makineler arası iletişim (M2M) ve pazarlama
çözümleri ile vatandaşa ulaşarak ve yeni
hizmetler sunarak teknolojiyi daha fazla
kullanıp listeye girmesi dikkat çekti. Sadece
2014’ün ilk yarısında 5 binin üzerinde şirket
Akıllı Bulut, Mobil Pazarlama, Akıllı Enerji,
Akıllı Faks, Video Konferans, İşin Cebinde
Çalsın, gibi çözümlerle işlerini tamamen mobilden yönetme yoluna gitti. Büyük ilgi gören
Araç Takip çözümünde, 500 bin adet araca
ulaşıldı ve bu alanda Türkiye Avrupa’da
1.’liğine yükseldi. En mobil il: İstanbul; en mobil sektör: Finans 2011’de hazırlanan Turkcell
Mobil Şirket Haritasında en mobil iller: 1. İstanbul, 2. Ankara, 3. Sakarya, 4. İzmir, 5. Kocaeli, 6. Bursa, 7. Antalya, 8. Adana, 9.
Gaziantep, 10. Mersin olmuştu. 2014 itibarı ile
'QONGQ,OKORDQLIQRJP?PLMPLNRQLQGKOJQRFPLRQMQOR.KLIQ?Q7
IQ>[email protected]<POGN<MN?NROPJPONFMPR:P7RPINMJN?NRN7NO
[email protected]+2R:COR:[email protected]=QI;R.KLIQ?Q7
[email protected]*CMPFDQOR0B?Q<9R11RDE8QANLNOP
[email protected][email protected]<POMNRANL
GPFNLRN<MPDPDPGNROPJPONFMPRIQ>EORPINDNRN7NORHB5LQ?KO
HQ>KOQR:PMDPGNONORAPIMPOJN?NONRG6FMPJN;[email protected]
(2RANORJPIQLMKIRQMQOJQR22,PRFQIKORCLPHN=NRHQLQ4KOJQORPIN3
DNRFQ5KMQOR.KLIQ?Q7RIQ>[email protected]+-3"2
ANORHBOR8QGQHRPJNMJN?NONRQIHQLQOR0B?Q<9R/$PL7PIR.KLIQ?Q7
IQ>EOEROBLDQMJPR(-3+2R1?EGHBG,HQOR6O=PR8QGQHRPJNMDP<;
[email protected]
AEMEL;RERQORMNDBORACFCIMC?COJPRDPF>PRBMDQGKR:PLPIPO
4NJQOMQLKORC<PLNOJPR7N7PIMPLRFPONRQ7HK;R#Q>QMQLKORGK=QI
:NHDPGNRIQ>EOEORJQ8QR8K<MKRACFCDPGNONRGQ?MQFQ=QIRQDQ
8QGQHHQRPORQ<R(-3+2R:COMCIR:[email protected][email protected]
[email protected];R0B?Q<9RIQ>EOEOR:P7R7KIQ=QIRBMDQGKOKO
LPIBMHPFNR>PRIQMNHPGNONRPHINMPDPFP=P?NONRN4QJPRPHHN;R$P7PO
FKMJQORAERFQOQR$KJQ9R&QLKDR>PR#QF>QO=KMKI
'CJCLMC?COCORJPGHP?NFMPRPHNIPHREF:EMQDQGKOQ
[email protected]?Q<9RAERGQFPJPR8QO:N
CLPHN=NONO9R8QO:NR=NOGRIQ>EOJQOROPRIQJQLRCLPHHN?NONO
APMNLMPOPANMJN?NONR>EL:EMQJK;R.Q>EORCLPHN=NGNR0CMPOH
*BDQMKB?MERNGPR:P7PORFKMR8QGQHRPJNMPORCLCOCORHQDQDKOQ
[email protected]=PGNOJPRGQHKMJK?KOKRAPMNLHPLPI9R/0ERFKM
JQRFCIGPIRLPIBMHPRAPIMNFBLE</RJPJN;R bu tablo şu şekilde şekillendi: 1. İstanbul 2.
Ankara 3. İzmir 4. Antalya 5. Bursa 6. Kocaeli
7. Konya 8. Adana 9. Mersin 10. Gaziantep.
Türkiye’nin en mobil sektörleri ise 2011’de
şöyle sıralanıyordu: 1. Finans, 2. EndüstriÜretim 3. İnşaat, 4. Hızlı Tüketim Malzemeleri,
5. Tekstil, 6. Lojistik, 7. Eğitim, 8. Sağlık, 9. Bilgi Teknolojileri, 10. Medya-Reklam. Bu tablo
2014’te 1. Finans, 2. Endüstri-Üretim, 3. Enerji,
4. Hızlı Tüketim Malzemeleri, 5. Tekstil, 6. Lojistik, 7. Eğitim, 8. Sağlık, 9. Bilgi Teknolojileri,
10. Kamu ve Devlet olarak sıralandı.Turkcell
Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş;
“İçinde yaşadığımız bilgi ve mobilite çağında
“teknolojik dönüşüm” tüm şirketlerin başarı
yolunda vermesi gereken bir sınav. Fark
yaratmak, çevik, akıllı, rekabetçi ve verimli bir
şirket olmak için teknolojiyi ve mobil
iletişimin sunduğu olanakları iş süreçlerine
entegre etmek gerekiyor. Türkiye
kurumlarımızın, şirketlerimizin yatırımları,
teknolojileriyle büyüyor, gelişiyor.
Şirketlerimizin gelişiminde akıllı şirket, mobil
şirket, gerçek zamanlı şirket olmaları için her
birine özel çözüm sunmak yıllardır
önceliğimiz. Üstün altyapımızla, servislerimizle, en büyük saha ve çağrı merkezleri ekipleriyle mücadelelerinde yanlarındayız. Bugün
mobil iletişim sektöründe ve kurumsal pazarda lideriz, 520 bini aşkın şirkete hizmet veriyoruz. Türkiye’nin başarılı şirketlerine
baktığımızda her 10 başarılı şirketten 9’unun
Turkcell ile çalıştığını görüyoruz.
Müşterilerimizin duyduğu güven
omuzlarımıza önemli bir sorumluluk yüklüyor.
Eğer çalıştığımız şirketlerde ve dolayısıyla
Türkiye’de teknolojik dönüşüm gerekiyorsa,
elimizi taşın altına sokmamız gerekiyor diye
düşündük ve 3 yıl önce “Akıllı Şirket” vizyonunu hayata geçirdik. Sizlerle paylaştığımız
“akıllı şirket skorları “ ile teknolojik olarak
gelişim endekslerini il bazında dahi sizlerle
paylaşmanın, birbirimizden öğrenerek
gelişmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İstiyoruz
ki, boyutu ve faaliyeti ne olursa olsun tüm
şirketler bu fırsatı yakalasın. Bu yönde
çalışmalarımız önümüzdeki dönemde de aynı
hızıyla sürecek” dedi. Turkcell 3 yıl önce
şirketlerin teknoloji kullanımını ölçümleyebilmek üzere bir algoritma geliştirdi. “Akıllı
Şirket” skorunun hesaplanabilmesi için 4
temel kategoride (Temel haberleşme, bilgiye
erişim, iş/varlık yönetimi, müşteri yönetimi)
kriterler belirlendi ve şirketler bu kriterlere
göre değerlendirildi. Ayrıca şirketlere, mobil
teknoloji kullanımında yol göstermek üzere
Turkcell’in Uzman Proje ve Müşteri Yöneticileri ücretsiz danışmanlık hizmeti de verdi. Bu
sayede 2011’den bu yana toplam 20 binin üzerinde şirketle özel proje üretildi.
Bu sayede şirketler, mobil teknoloji kullanım
oranlarını ölçümledi, kendi sektörlerinde ve
kendi büyüklüklerindeki diğer şirketlerle
skorlarını karşılaştırarak, güçlü ve gelişime
açık alanlarını görme ve iyileştirme fırsatı
yakaladı. (HABER MERKEZİ)
22 Temmuz 2014 Salı
Ramazan ayı öncesi ete gelen
zamma rağmen fiyatı artmayan pastırma ve sucukta
beklenen satış oranına
ulaşılamadı. Önceki Ramazanlara göre yüzde 40 civarında
gerçekleşen düşüşte sıcak
havanın etkili olduğu belirtildi
.QFGPLNRJPONMNO=PRQIMQRNMIR:PMPOR5QGHKLDQR>PRGE3
=EI9R)QDQ<QOR6O=PGNRPHPR:PMPOR<QDJQORPHINMPO3
DPJN;R.QMNHPGNOPR:6LPR5QGHKLDQR-2RNMPR2RMN3
LQJQO9RGE=EIRJQR+2RNMPR"-RMNLQJQORGQHKMKFBL;R0E
[email protected]
BLJE;R1O=QIR6FMPRBMDQJK;R)QDQ<QORQFKOKO
:NLDPGNRJPR5QGHKLDQR>[email protected]
[email protected]@CRPO:PMMPFPDPJN;R)QDQ<QOKORNMIR-3(2
:[email protected]@QOKLIPO9RGBO
+2R:[email protected]:PMJN?NRN3
4QJPRPJNMJN;R0NLR6O=PINR)QDQ<QORQFKOQR:6LPRAE
GPOPRPORQ<RFC<[email protected]@RBMJE?E
IQFJPJNMJN;[email protected]@ROPJPONRBMQLQIRJQR8Q>QMQLKO
BMJEI7QRGK=QIRBMDQGKR:6GHPLNMJN;[email protected]
8QLQH9RGQLKDGQIR>PR7PDPORN7PLJN?NRN7NORGK=QI
:COMPLJPR8PLRNINRAPGNORDQJJPGNRJPR4Q<MQ
HCIPHNMDNFBL;RQGHKLDQR>PRGE=EIRCLPHN=NMPLN
6OCDC<JPINRQFMQLJQORNGPREDEHME;R*PAPANRJP
HQHNMRN7NOR&CLINFPJPRAEMEOQOR:ELAPH7NMPL;
[email protected]
FCIMCRDNIHQLJQR5QGHKLDQR>PRGE=EIRQMQ=QIMQLK
[email protected]=Q?KRJNMPR:PHNLNMNF3
BL;RQGHKLDQR>PRGE=E?EORQ?KLRANLRAPGNORDQJJPGN
BMJE?EOERJNMPR:PHNLPOR.BLIDQ<R*E=EIMQLK
[email protected]<9RCLPHN3
=NR>[email protected])Q3
DQ<QOR:[email protected]?NONRG6FMPJN;R)QDQ<QO
QFKOKORNMIR(2R:COCR5NFQGQJQRIK5KLJQODQ
BMJE?EOERQOMQHQOR.BLIDQ<9R/1O=QIRJQ8QRGBOLQ
NOGQOMQLR8Q>QMQLKORGK=QIRBMDQGKOQRAQ?MKRBMQLQI
GEMER:KJQMQLKRHPL=N8RPJPLRBMJE;/RJPJN;R0ER)Q3
DQ<QORQFKOJQR5QGHKLDQR>[email protected]
OPLPJPFGPRFPLNOJPRGQFJK?KOKRJNMPR:PHNLPOR.BLI3
DQ<[email protected]=PINRQFQR:6LPRNGPRFC<JPR%2
=N>[email protected]?COCRIQFJPHHN;
.BLIDQ<9RAQFLQDRGBOLQGKRHB5QLMQODQRAPI3
MPJNIMPLNONRQOMQHHK;R GOQ4MQLJQOR'EGHQ4QRQ8QO
JQR5QGHKLDQR>[email protected]=P3
INR)QDQ<QOMQLQR:6LPRPORQ<RFC<JPR-2RBLQOKOJQ
[email protected]?COCRQIHQLJK;RQ8QO9R/OGQOMQLKORQMKD
:C=COCORBMDQDQGKR>PRGK=QIR8Q>QOKORLQDQ<QOMQ
[email protected]>[email protected]
MPOHNMPLRJC<PFNOJPRBMDQDQGKOQRGPAP5RBMJE;R
0ER)QDQ<[email protected]<9R6O=PINR)Q3
DQ<QOMQLQR:[email protected]>NFPMPLJP
GPFLPHHN;/RJPJN;
$ELAPH7NMPLNOR5NFQGQFKR8QLPIPHMPOJNLP=P?N
:[email protected]@QORQ8QO9R/OMQLKO
JQRQMKDR:[email protected];R1FLK=QRGQLKDGQIR>PR7PDPO
[email protected]:6HCLCMP=PI
5QGHKLDQR>PRGE=E?QR:PHNLNMPORGKOKLMQDQOKORJQ
[email protected]<[email protected];/
[email protected];
Vişnenin ucuza toplatılmasına tepki gösteren Doğancık Köyü Muhtarı Çetin, "Fabrikalar kendilerine
göre fiyat belirliyorlar. Üreticiyi düşünmüyorlar. Gerekirse vişneyi dalında bırakıp satmayacağız" dedi
&CLINFP,ONOR>[email protected]=KOKORJ6LHHPRANLNONO
[email protected]?KR14FBOIQLQ8NGQL,KOR*EMHQOJQ?KRNM7PGNOJP9
>[email protected]=E<QRHB5MQHKMDQGKOQRHP5INR:6GHPLPORCLPHN=NMPL9
DQ8GEMCRJQMKOJQRAKLQIDQRIQLQLKRQMJK;R0BFIBHQ9RF6LP
8QMIKOKORHQDRJPGHPIR>PLDPGNRNMPR8QMPR>[email protected]:[email protected]
JE;R APLR>[email protected]:6MMPLNRNMPR*EMHQOJQ?MQLK,OKORQLQGKOJQ
IQMDQGKOJQORJBMQFKRQLBDQR>PRHQHRAQIKDKOJQORQJKOK
JEFELQOR*EMHQOJQ?KR>[email protected]=NGNON
DPDOEORPHDNFBL;R'PF>PRGEFER4QALNIQMQLKRHQLQ4KOJQORAP3
MNLMPOPOR4NFQHMQLKRE=E<RAEMQOR7N4H7NMPL9RDQ8GEMMPLNONRHB5MQ3
DQDQRIQLQLKRQMJK;R*EMHQOJQ?KRNM7PGNOPRAQ?MKRPLP7NOPR>P
[email protected]<RIBOEGERIQLQLQRHQD
JPGHPIR>PLNMDPGN9RDPF>PR8QMMPLNOJPINR8QLPIPHMNMN?NRJPRPHI3
NMPJN;R0Q<KRDPF>PR8QMMPLNONORIQ5KMQLKOQRINMNHR>ELEMJE?E
:6LCMJC;NFQHKRE=E<RAEMQORCLPHN=NMPLNORANLRIKGDKRNGPRDQ83
GEMCOCRDPF>PR8QMNOPR:6HCLC5RGQHDQIRFPLNOPR765PRJ6ID3
PFPRIQLQLR>PLJN;R'PF>[email protected]
>[email protected];
B?QO=KIR.6FCR'E8HQLKR'P8DPHR1IN4R!PHNO9R:NLJN
DQMNFPHMPLNONORFCIGPIRBMJE?EOERQO=QIR>[email protected]
4NFQHKOKORJC@CIRIQMDQGKROPJPONFMPRABFIBHRIQLQLK
QMKOJK?KOKRANMJNLJN;RN@OPRCLPHN=NGNONORACFCIRGKIKOHK
7PIHN?NONRN4QJPRPJPOR!PHNO9R/QALNIQMQLRIPOJNMPLNOPR:6LP
4NFQHRAPMNLMNFBLMQL;RLPHN=NFNRJC@CODCFBLMQL;R$PLPINLGP
>N@OPFNRJQMKOJQRAKLQIK5RGQHDQFQ=Q?K</RJPJN;RQALNIQMQLKO
8PLRJPJN?NOPREFDQFQ=QIMQLKOKR>PRAEOEORDPGQKOKRJQ
FQ5HKIMQLKRPFMPDMPR>PLJNIMPLNONRJNMPR:PHNLPOR!PHNO9R@6FMP
IBOE@HER/ FMPDN9R*EMHQOJQ?KRF6LPGNOJPINRI6FMPLR>P
APMJPMPLRFQ5KFBL;R.BOFQ,OKOR1I@P8NLRNM7PGNOJPO
14FBOIQLQ8NGQL,KOR!QFRNM7PGNOPR>QLKO=QFQ
IQJQLRBMQORA6M:PJP9RAERPFMPDRJP>QD
PJNFBL;R#QMIKDK<MQRIQLQLR>PLP=P?N<R>P
>N@OPR4NFQHMQLKRFCIGPMNLGPRPFMPDNDN<N
GBOMQOJKLQ=Q?K<9RQLHK@RBMDQ<GQRJP>QD
PHHNLP=P?N<;R0ERJELEDJQRINDGPR>N@OP
HB5MQDQ<;RN@OP9RNMIRHB5MQODQFQ
AQ@MQJK?KOJQRANOR%22RMNLQFJK9RAEOE9RANO
"223ANOR+22RMNLQFQR7PIHNMPL9R4QALNIQMKI
BMQOMQLKRJQRANOR(22RMNLQFQRJC@CLDC@MPL;
0ERIQ<QO7RJP?NM9RLP<QMPH;R*KIKOHKMQLKDK<R8QH
GQ48QJQ;R ORQ<KOJQORINMB:LQDKR+RMNLQ3+;-RMNLQRBM3
GEORINRDNMMPHR5QLQRIQ<QOGKO;R0EOEORJK@KOJQINR8PL@PF
7N4H7NONORAPMNONRACICFBL;/N@OPRCLPHN=NMPLNRNGPRHQAQOR4NFQH
EF:EMQODQGKOKRNGHPJNIMPLNONRAPMNLHPLPI9R8PLRFKMRQFOKRGBLEO
NMPRIQL@KMQ@DQIRNGHPDPJNIMPLNON9R7N4H7NRIQFKHRGNGHPDNOP
:6LPRJPIQLRAQ@KOQR5LNDR>PLNMDPGNONRHQMP5RPHHN;HPRFQOJQO
14FBOIQLQ8NGQLR$KJQ9R&QLKDR>PR#QF>QO=KMKIR'CJCLC
#CGPFNOR1LQ59RNMJPRAERFKMR%%RANORHBOR=N>QLKOJQR>N@OP
LPIBMHPGNRPMJPRPJNMPLPI9R&CLINFP,ONORGPOPMNIRCLPHNDNONO
%,HPRANLNONORIQL@KMQODQGKOKOR8PJP4MPOJN?NONRG6FMPJN;R1LQ59
11RDE8QANLNOPRFQ5HK?KRQ7KIMQDQJQ9R14FBOIQLQ8NGQL,KO9
HQLKDGQMRCLPHNDR5BHQOGNFPMNRAQIKDKOJQORA6M:PGNOJP
6OPDMNRANLRIBOEDQRGQ8N5RBMJE?EOERQOMQHHK;N@OP
LPIBMHPGNONOR:P7PORFKMRJB?QMRQ4PHMPLROPJPONFMP
APIMPOJN?NR:NANRBMDQJK?KOKRJNMPR:PHNLPOR1LQ59
/B?QMRQ4PHMPLROPJPONFMPR+2("RFKMKOJQR"ANOR("RHBOR>N@OPRCLPHNDNR:PL7PIMP@HN;
&CLINFPR:POPMNOJPINR>N@OPRCLPHNDNDN<RAE
J6OPDJPR(RANOR-+RHBOJE;R14F3
BOIQLQ8NGQL9RAERCLPHNDNORFC<JPR(9-,NON
IQL@KMQJK;R0ERFKMR>N@OPRCLPHNDNDN<NOR%%
ANORHBOR=N>QLKOJQR:PL7PIMP@DPGNONRAPIMNF3
BLE<;R0EOEORJQR&CLINFPRCLPHNDNONORFC<JP
+-,NONRIQL@KMQFQ=Q?KRHQ8DNORPJNMNFBL/RJPJN;
)PIBMHPONO9RJB?QRIB@EMMQLKOJQORBMEDGE<
PHINMPOJN?NONR>EL:EMQFQOR1LQ59RHQLKDJQR6<PMMNIMPRGBO
FKMMQLJQR:6LCMPORJB?QMRQ4PHMPLNORGKIMK?KOJQRQLHK@RG6<
IBOEGERBMJE?EOQRJP?NOJN;R!N4H7NMPLP9RDQ?JEL
BMDQDQMQLKRHQLKDRGN:BLHQGKRFQ5HKLDQMQLKOKR6OPLPOR1LQ59
/&QLKDR*N:BLHQMQLKR#Q>E<ERQLQ=KMK?KFMQRFQ5KMQORHQLKD
GN:BLHQMQLKOJQRGN:BLHQR5LNDNONORFC<JPR-2,GNRJP>MPH
HQLQ4KOJQORIQL@KMQOKFBL/RN4QJPGNONRIEMMQOJK;RR
221Şubat
Temmuz
2014
Salı
2013
Perşembe
*%)0&(0*%*0
&)%*0(&(()
TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hacısalihoğlu, "Son yıllarda yüksek büyüme potansiyeli ile dikkati çeken
eski İpek Yolu güzergahında dünyanın en zengin doğal gaz rezervlerine ve petrol yataklarına sahip ülkeler
de yer almakta, bu ülkeler ticaret ve yatırım alanlarında oldukça cazip fırsatlar sunmaktadır"diye konuştu
<V[JKPW4R[\/8/$\&UYO\07/+\S[VYDXZVYWRZ\S[VYDY
6?ZU\2PXM\DYWSZVX[WRT\CZ\;[V[RZWYK\&UPWPOYU
6IJYVXYEY\LXUZXZVY\J[IS[\PXO[U\LKZVZ\00\LXUZRZW\J[U[WG
LNS\RLKZQ\JLVPUV[S\CZ\=YVO[\SZONYXFYNYWYW\U[STXTOT\YXZ
A\6?ZU\2PXM\6I\[R[OX[VT\%YVCZNY\RLKZWXZWZFZUA\<V[J8
KPW\<YF[VZS\CZ\.[W[QY\)R[NT\<<.)\2@WZSYO\;MVMXM
>[IU[WT\.M[S\,[FTN[XYDPEXMG\55\OMD[JYVYWZ\Q[?STET
[BTUX[O[R[G\KYVCZWYW\YXUYWYW\077!4RZG\YUYWFYNYWYW
07//4RZ\<V[JKPW3R[\HZVBZUXZISYVYXRYEYWYG\HZBZW
NLVZBSZ\KYVCZXZVYW\LXUZXZV\[V[NT\NPNQ[X\ULXSLVZX\CZ
[ETVXTUXT\PX[V[U\ZUPWPOYU\YIJYVXYEY\PX[W[UX[VTWTW
HZXYISYVYXOZNYWRZ\@WZOXY\ZSUYXZVYWYW\PXRMEMWM\JZXYVSSYA
"LWQ[\SYF[VZSYWYW\5NQ[4Q[\QPEMWX[I[W\QZWY\HLKZVH[DT
6?ZU\2PXM4WR[\;[V[RZWYK\>@XHZNY4WYW\@W\?X[W[
BTUSTETWT\CMVHMX[Q[W\,[FTN[XYDPEXMG\IMWX[VT\U[QRZSSY
9<[VYDY\6?ZU\2PXM3WMW\QZWYRZW\F[WX[WRTVTXO[NT\?ZV8
N?ZUSY=Y\U[?N[OTWR[\5NQ[\J@XHZNYWZ\QPEMWX[I[W
RLWQ[\SYF[VZSYWYW\QZWY\HLKZVH[DTWTWG\ZNUYNY\HYJY\6?ZU
2PXM\LKZVYWRZ\U[X[W\;[V[RZWYK4Z\UPOIM\LXUZXZVYW
SP?V[UX[VTWR[W\HZBOZNY\DZRZ=XZWOZUSZRYVA\.PW
QTXX[VR[\QLUNZU\JLQLOZ\?PS[WNYQZXY\YXZ\RYUU[SY\BZUZW
ZNUY\6?ZU\2PXM\HLKZVH[DTWR[\RLWQ[WTW\ZW\KZWHYW
RPE[X\H[K\VZKZVCXZVYWZ\CZ\?ZSVPX\Q[S[UX[VTW[\N[DY?
LXUZXZV\RZ\QZV\[XO[US[G\JM\LXUZXZV\SYF[VZS
CZ\Q[STVTO\[X[WX[VTWR[\PXRMUB[\F[KY?
=TVN[SX[V\NMWO[US[RTVA\>MWMWX[
JYVXYUSZ\HZWYI\CZ\D[X[
RPQHMWXME[\MX[IO[OTI
?[K[VX[V[\N[DY?\N@K\UPWMNM
HLKZVH[D\LXUZXZVYWYW\JYVJYV8
XZVYQXZ\CZ\HLKZVH[D[\UPOIM
RYEZV\LXUZXZVXZ\ZUPWPOYU
YXYIUYXZVY\DZWLK\QZSZVXY
RLKZQRZ\RZEYXRYVA\6?ZU\2PXM
HLKZVH[DT\YBYWRZUY\LXUZXZV
[V[NT\ZUPWPOYU\YXYIUYXZVYW
HZXYISYVYXOZNY\YBYW\Q[STVTOX[VTW
QPEMWX[IO[RTET\HZXZFZU\C[RZ8
RZW\NZUS@VXZVZ\[ETVXTU\CZVYXOZNY\CZ
LXUZXZV\[V[NT\SYF[VZSYW\HZXYISYVYXOZNY\YBYW
QZWY\OZU[WYKO[X[V[\YDSYQ[B\RMQMXO[US[RTVA\>M
[X[WR[\ZW\@WZOXY\H@VZC\@KZX\NZUS@VZ
RLIOZUSZRYVA96?ZU\2PXM\HLKZVH[DT\LKZVYWRZ\JMXMW[W
LXUZXZV\[V[NTWR[\SYF[VZS\CZ\Q[STVTOX[VTW\HZXYIOZNY
@WLWRZUY\ZWHZXXZVYW\S[WTOX[WT?\PVS[R[W
U[XRTVTXO[NTWTW\BPU\@WZOXY\PXRMEMWM\JZXYVSZW
,[FTN[XYDPEXMG\9>M\LXUZXZV\[V[NTWR[UY
SYF[VZS\CZ\Q[STVTO\YXYIUYXZVYWYW
HZXYISYVYXOZNY\CZ\J@XHZ\YI\[R[OX[VT
[V[NTWR[\QZWY\YIJYVXYUXZVY\UMVMXO[NTW[
Q@WZXYU\ZSUYWXYUXZV\RLKZWXZWOZNY\RZ
@WZO\[VK\ZSOZUSZRYVA\;[STXTOFT
LXUZG\UMVMO\CZ\UMVMXMIX[VT\YXZ\QZWY
YIJYVXYEY\?VP:ZXZVYWYW\Q[I[O[\HZBYV8
YXOZNYWY\N[EX[Q[V[U\J@XHZWYW\NPNQ[X
VZ=[DTWTW\[VSSTVTXO[NTW[\U[SUT
N[EX[O[UG\B[XTIO[X[V[\QZWY\UPWMX[V
CZ\YIJYVXYEY\?VP:ZXZVY\YXZ\U[SUTR[\JMXMW8
O[U\HZVZUYV9\RZRYA%YVCZQZ\U[STX[F[U
LXUZXZVRZW\HZXZFZU\UPWMUX[VTW\ZC\N[DYJY
<LVUYQZ\S[V[=TWR[W\<V[JKPW3R[\[ETVX[W[F[ETWT
RYXZ\HZSYVZW\,[FTN[XYDPEXMG\/8/$\&UYO\07/+\S[VYD8
XZVYWRZ\RLKZWXZWZFZU\KYVCZQZG\S[VYDY\6?ZU\2PXM
DYWSZVX[WRT\CZ\;[V[RZWYK\&UPWPOYU\6IJYVXYEY\LXUZXZVY
J[IS[\PXO[U\LKZVZ\00\LXUZRZW\J[U[WG\LNS\RLKZQ
JLVPUV[S\CZ\=YVO[\SZONYXFYNYWYW\U[STX[F[ETWT
CMVHMX[RTA%YVCZRZ\SYF[VZSG\J[WU[FTXTUG\XP:YNSYU\CZ\SMV8
YKO\UPWMX[VTWR[\PSMVMOX[V\Q[?TX[F[ETWT\Y=[RZ\ZRZW
,[FTN[XYDPEXMG\I@QXZ\RZC[O\ZSSY\9%YVCZQZ\U[STX[W\VZN8
OY\DZQZSXZV\[V[NTWR[\VZNOY\SZO[NX[V\Q[?TXTVUZWG\RYEZV
S[V[=S[W\R[\KYVCZQZ\U[STX[W\YI\[R[OX[VT\R[\U[VITXTUXT
H@VLIOZXZV\HZVBZUXZISYVZJYXZFZUA\5QVTF[\YI\[R[OX[VT
<V[JKPW3R[UY\BZIYSXY\=[JVYU[X[VR[\R[\YWFZXZOZXZVRZ
JMXMW[F[UA\1TR[\LVLWXZVY\CZ\SZUWPXP:YXZVYG\YWI[[S
O[XKZOZXZVYG\O[UYWZ\CZ\SMVYKO\NZUS@VXZVYWRZ
<LVUYQZ3QZ\R[CZS\ZRYXZW\UPWMU\LXUZ\YI\[R[OX[VT\<V[J8
KPW3R[\JM\NZUS@VXZVRZ\<LVU\YI\[R[OX[VT\YXZ\YI
H@VLIOZXZVYWRZ\>MXMW[F[UA\9%YVCZQZG\<LVUYQZ4WYW
Q[WT\NTV[\\5=H[WYNS[WG\5KZVJ[QF[WG\>[WHX[RZIG\>MX8
H[VYNS[WG\YW\,[XU\MODMVYQZSYG\1LVFYNS[WG\,YWRYN8
S[WG\-V[UG\6V[WG\;[K[UYNS[WG\;TVHTKYNS[WG\(PEPXYNS[WG
(PXRPC[G\KJZUYNS[WG\[UYNS[WG\#PO[WQ[G\#MNQ[
'ZRZV[NQPWMG\<[FYUYNS[WG\<LVUOZWYNS[WG\UV[QW[\CZ
2MW[WYNS[W\U[STX[F[UA\\
#%%"#%!&$#$& %!%&&%"!&"&
Ramazan Bayramı’nda 300 binin üzerinde vatandaşın tatilini tur programlarıyla değerlendirmesi bekleniyor. Son
verilere göre bayram tatili için 200 bin kişi yerli tatil beldelerini, 125 bin kişi de yurtdışındaki yerleri tercih edecek
L[WNSMV\1ZWZX\(LRLVL\1LWH@V\;[J[UG\*\HLWXLU\S[SYXY
QTXXTU\YKYW\S[UCYQZNYQXZ\$\HLWZ\BTU[V[F[UX[VX[\JYVXYUSZ\JM
N[QTWTW\R[D[R[\[VS[JYXZFZEYWY\U[QRZSSYA\<[SYXFYXZVYW\N[RZFZ
UPW[UX[O[\YBYW\!7\OYXQPW\<\FYC[VTWR[\?[V[\D[VF[O[NTWT
JZUXZRYUXZVYWY\[BTUX[Q[W\;[J[UG\9>LSLW\O[NV[=X[V\H@K
@WLWZ\[XTWRTETWR[\YNZ\JM\V[U[OTW\+77\OYXQPW\<
FYC[VTWR[\PXO[NTWT\JZUXYQPVMKA9\RZRYA\#[O[K[W
>[QV[OT3WTW\SMVYKO\NZUS@VLWZ\ZSUYNYQXZ\YXHYXY
RZEZVXZWRYVOZXZVRZ\JMXMW[W\1LWH@V\;[J[UG\UPWMQX[\YXHYXY
Q[?STET\[BTUX[O[R[G\92MVSYBYWRZ\S[SYXZ\BTU[F[UX[V\R[D[\BPU
N[DYX\JZXRZXZVYWY\SZVFYD\ZRYQPVA\>[QV[O\S[SYXY\YBYW\5WS[XQ[G
5X[WQ[G\>ZXZUG\>PRVMO\CZ\ZIOZ\@W\?X[WR[QUZWG\;TJVTN
PSZXXZVY\RZ\RPXOMI\RMVMOR[A\>[QV[OR[G\ULXSLV\SMVM
[V[NTWR[\15G\;[V[RZWYKG\2[QX[X[VG\;[?[RPUQ[\SMVX[VT
@WZOXY\QZV\SMSMQPVA\*\HLWXLU\S[SYXY\0\HLW\QTXXTU\YKYW\[X[V[U\$
HLWZ\BTU[VO[NTWT\JZUXZRYEYOYK\BPU\N[QTR[\YWN[W\V[U[OTW
R[D[\R[\QLUNZXOZNYWY\N[EX[Q[JYXYVA9\RYQZ\UPWMISMA\>[QV[O
R@WZOYWY\YBYWZ\[X[W\D[=S[R[\*\QTXRTKXT\1LWZQ\PSZXXZVYWRZ
UPW[UX[O[WTW\PVS[X[O[\JYW\ 77\XYV[R[W\J[IX[VUZWG
;TJVTN3S[UY\PSZXXZVRZ\JYW\077\CZ\JYW\77\XYV[\[V[NTWR[
RZEYISYEYWY\[US[V[W\;[J[UG\JM\V[U[OTW\+\QTXRTKXT\PSZXXZVRZ
!77\XYV[Q[\U[R[V\RLISLELWL\JZXYVSSYA2MVSRTITWR[\ 8+\QTX
@WFZNYWZ\U[R[V\(TNTV\CZ\.MVYQZ3WYW\ZW\BPU\SZVFYD\ZRYXZW
JZXRZXZV\PXRMEMW[\RYUU[S\BZUZW\;[J[UG\95WF[U\J@XHZRZUY
NTUTWSTX[V\WZRZWYQXZ\S[SYXFYXZV\=[VUXT\LXUZXZVY\SZVFYD\ZSOZQZ
J[IX[RTA\>[XU[WX[V\@KZXXYUXZ\>PNW[\NPWV[NTWR[\;MRLN\CZ
'[N\SMVX[VT\BPU\YXHY\H@VLQPVA\KZXXYUXZ\>PNW[\CZ\'[N\YBYW
IMWM\V[D[SXTUX[\N@QXZQZJYXYVYK\JM\LXUZXZV\HLKZX\PXRMUX[VT
U[R[V\CYKZNYK\NZQ[D[S\YOUWT\N[EX[RTUX[VT\YBYW\RZ\SZVFYD
ZRYXYQPVA\6S[XQ[G\6N?[WQ[\CZ\'V[WN[3R[\5CVM?[3R[\ZW\BPU\YX8
HY\H@VZW\LXUZXZVA\5WF[U\.FDZWHZW\CYKZNY\[XO[U\HZVZUSYEY
YBYW\5CVM?[\S[SYXY\YBYW\?X[WX[VT\ZVUZW\Q[?O[U\HZVZUYQPVA9
IZUXYWRZ\UPWMISMA\)SZX\RPXMXMU\PV[WX[VTWR[\QTXTW\YXU\*
[QTWR[\FYRRY\NPVMWX[V\Q[I[WRTETWT\=[U[S\J[QV[OTW\NZUS@VLW
SP?[VX[WO[NTW[\U[SUT\N[EX[Q[F[ETWT\[US[V[W\;[J[UG\IMWX[VT
[US[VRT9)F[U3S[W\([QTN3[\*\[QXTU\R@WZORZ\<LVUYQZ3WYW
R@VS\J@XHZNYWRZ\PSZX\RPXMXMU\PV[WX[VTQX[\PR[J[IT\HZXYVXZVYW
NLVZUXY\RLIOZNY\NZUS@VL\FYRRY\JYBYORZ\ZWRYIZXZWRYVYQPVRMA
<[SYXFYXZVYW\N[RZFZ\UPW[UX[O[Q[\!7\OYXQPW\<\FYC[VTWR[
?[V[\D[VF[O[NTWT\JZUXYQPVMKA\"ZRYEYOYK\HYJY\0\HLW\QTXXTU
YKYW\UMXX[W[F[U\PX[W\BPU\N[QTR[\C[S[WR[ITOTK\$\HLWXLU
S[SYX\=TVN[ST\Q[U[X[Q[F[U\CZ\JM\V[U[O\S[DOYWZW\R[D[\R[
!&# &$ !!
%$&%&& ""$
Zirai don nedeniyle üretimin düştüğüne dikkat çeken Malatya TSO
Başkanı Erkoç, "Bu sene 5 liralık kayısı 20 liraya çıktı. Gün kurusu kayısı,
perakende olarak 40-45 liraya satılıyor. Toptan aldığımızda bunun fiyatı,
25-30 lira aralığında değişiyor. Zirai don üretimi felç etti" şeklinde konuştu
"Dünya kayısı başkenti" olarak bilinen
Malatya'da mart ayındaki zirai don nedeniyle
üretimin düşmesine bağlı olarak perakende
satış fiyatı geçen yıla göre yüzde 200 artan
"gün kurusu" kayısı, kilogramı 45 liraya
varan fiyatlarla satılıyor. Malatya'da üreticilerin kayısıyı daldan silkeledikten sonra
damda ya da bahçede hiçbir işleme tabi tutmadan güneşin etkisiyle kurumaya bıraktığı
gün kurusu kayısı, ürünün bol ve fiyatların
düşük olduğu dönemlerde diğer çeşitlere
göre daha fazla talep görüyor. Farklı tadıyla
tüketicilerce tercih edilen gün kurusu kayısı,
bu yaz mevsiminde ise fiyatların yüksekliği
nedeniyle birçok vatandaş tarafından
"tadımlık" olarak satın alınabiliyor. Kentte
geçen yıl kilogramı 15 liraya satılan gün kurusu kayısının bu sezonki perakende satış
fiyatı, 40-45 lira aralığında değişiyor. Bu
ürün, toptan olarak da kilogramı 25-30 liraya
satılıyor.Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 31 Mart'taki
zirai dondan sonra Malatya'da kayısının
yüzde 95 zarar gördüğünü söyledi. Böylesine büyük bir felaketi Malatya'nın 100 yılda
bir yaşadığını dile getiren Erkoç, "Bu sene
böyle bir felaketle karşı karşıya kaldık. Özellikle üreticilerimizin ciddi mağduriyetleri
oldu. Ürün olmayınca haliyle arz-talep
noktasında fiyatlar da tavan yaptı. Bu sene 5
liralık kayısı, 20 liraya çıktı. Gün kurusu
kayısı, perakende olarak 40-45 liraya
satılıyor. Toptan aldığımızda bunun fiyatı, 2530 lira aralığında değişiyor" diye
konuştu.Erkoç, kayısı üretimi açısından zor
bir yıl geçirdiklerini belirterek, zirai don nedeniyle üreticilerin yanı sıra tüketicilerin de
sıkıntı yaşadığını dile getirdi. Gün kurusu
kayısının fiyatının çok yüksek olduğuna
dikkati çeken Erkoç, fiyatın yüksek olmasına
rağmen vatandaşların az da olsa bu ürünü
tüketebileceğini ifade ederek, "Günde 3-4
tane tükettikleri zaman bütçelerini etkilemez
diye düşünüyorum. Sağlığa ciddi anlamda
katkısı olan, sağlığı ciddi anlamda
destekleyen bir ürün. Bu tüketimi
hızlandırmamız lazım. İç tüketimi
hızlandırmamız lazım" dedi.Malatya'da bu yıl
yaş kayısı rekoltesinin 32 bin ton civarında
olacağını tahmin eden Erkoç, bunun 7-8 bin
tonunun kuru kayısı, 2 bin 500-3 bin tonunun ise gün kurusu kayısı olarak
değerlendirileceğini belirterek, bu sezonki
rekoltenin ihtiyacı karşılayamayacağını
vurguladı. Gün kurusu kayısının az
olduğuna dikkati çeken Erkoç, "Bu sene,
gün kurusu kayısımız yeterli değil. Geçen
sene çok çok fazlaydı, gün kurusuna bu
sene stoksuz girdik.
Bu sene, geçen yıl ile bu seneki ürünün
takviyesiyle fiyatlar biraz yukarıda olur ama
çok yemesek de tadımlık olarak devam ederiz. Tadımlığa kayısımız var diyoruz" ifadesini kullandı.
Kentte kuru yemiş ve kayısı satan Ercan
Öztürk de Malatyalı için geçim kaynağı olan
kayısının 31 Mart'taki zirai don nedeniyle
yanmasından hem üreticilerin hem esnafın
hem de vatandaşın olumsuz etkilendiğini
söyledi. Ürünün az olması nedeniyle
fiyatların yüksek olduğuna işaret eden
Öztürk, gün kurusu kayısının fiyatının çok
arttığına dikkati çekerek, "Geçen yıl 15 liraya
sattığımız gün kurusu kayısı, bu sene 40 liraya kadar yükseldi. Bunun nedeni, mahsulün yanması, mahsulün olmaması" dedi.
Öztürk, gün kurusu kayısının ağaçtan
toplandıktan sonra hiçbir işleme tabi tutulmadan direkt sofralara gelen natürel bir
lezzet olduğunu vurguladı. (AA)
JLQLQZFZUA\>LSLW\O[NV[=X[V\H@K\@WLWZ\[XTWRTETWR[\YNZ\JM
V[U[OTW\+77\OYXQPW\<\FYC[VTWR[\PXO[NTWT\JZUXYQPVMKA
>[QV[OTW\*\HLW\PXO[NT\S[SYX\YBYW\PXRMUB[\HZWYI\JYV\K[O[W
RYXYOY\[WX[OTW[\HZXYQPVA\1ZWZXRZ\JM\NLVZQY\[YXZXZV\JYVXYUSZ
S[SYX\Q[?[V[U\HZBYVYQPVA\<[SYXFYXZVYW\@KZXXYUXZ\RZ\ULXSLV
SMVX[VTWR[\PVS[X[O[\Q[I\[V[XTETWTW\ 78+*\Q[I\[V[NT
PXRMEMWM\H@VLQPVMKA\5YXZXZVYW\ZUPWPOYU\NZJZ?XZVXZ\RZ\DZV
IZQ\RDYX\UPWNZ?SYWZ\N[DY?\PSZXXZVY\SZVFYD\ZSSYEYWY\N@QXZOZU
RZ\KPV\RZEYXA\#[O[K[W\[QTWTW\Q[K\[QX[VTW[\HZXOZNYG\NZBYO
CZ\JZWKZVY\HZXYIOZXZV\SMVYKO\NZUS@VLWRZ\N[STIX[V[\FYRRY
ZSUYRZ\JMXMWMQPVA\'[U[S\#[O[K[W\>[QV[OT\SMVYKOYW\DZV
[X[WTW[\J[QV[O\JZVZUZSY\Q[I[STVA\B[U\CZ\PSPJLN
JYXZSYWRZWG\PSZX\CZ\SMV\?VPHV[OX[VTW[\U[R[V\JLSLW\[X[WX[VR[
N[STIX[VR[\JLQLU\[VSTIX[V\JZUXYQPVMKA9
&
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık,
"Bir taraftan yerli akıllı cep telefonu
üretilmesi ile ilgili çalışmalarımız
yürüyor. Bir taraftan yazılımı hayatın
her alanında yerli olarak geliştirelim,
güçlendirelim diye uğraşıyoruz" dedi
>YXYOG\.[W[QY\CZ\<ZUWPXP:Y\>[U[WT\'YUVY\-ITUG\9>YK\YN8
SYQPVMK\UY\O[E[K[X[VTOTKR[\N[STX[W\DZV\SZUWPXP:YQY
OLOULWNZ\<LVUYQZ4RZ\LVZSZXYO\CZ\QZVXY\PX[V[U\LVZSZXYOA
>YV\S[V[=S[W\QZVXY\[UTXXT\FZ?\SZXZ=PWM\LVZSYXOZNY\YXZ\YXHYXY
B[XTIO[X[VTOTK\QLVLQPVA\>YV\S[V[=S[W\Q[KTXTOT\D[Q[STW\DZV
[X[WTWR[\QZVXY\PX[V[U\HZXYISYVZXYOG\HLBXZWRYVZXYO\RYQZ
MEV[ITQPVMKA\"YEZV\S[V[=S[W\R[\SZUWPXP:YWYW\<LVUYQZ4RZ
LVZSYORZ\UMXX[WTXO[NT\WPUS[NTWR[\[QVT\JYV\B[XTIO[
QLVLSLQPVMK9\RZRYA\1ZJKZ4RZG\5;\[VSY\;[RTW\;PXX[VT\6X
>[IU[WT\)Q[\<MWBZX4YW\N[DYJY\PXRMEM\ZXZUSVPWYU\ZIQ[
O[E[K[NTWTW\[BTXTI\S@VZWYWRZ\UPWMI[W\-ITUG\[VSTU\SZUWPXP8
:YWYW\D[Q[STW\DZV\[X[WTW[G\[RZS[\D[Q[STW\RZVYWXYEYWZ\WL=MN
ZSSYEYWYG\[VSTU\SZUWPXP:YNYK\JYV\Q[I[OT\BPU
RLILWZOZRYUXZVYWY\N@QXZRYA\9<LVUYQZ\PX[V[U\SZUWPXP:Y
RLKZQYOYKY\WZ\U[R[V\QLUNZXSYVNZUG\HZXZFZEZ\P\U[R[V
HLCZWXZ\J[U[F[ETK9\RYQZW\-ITUG\=YVO[\J[KTWR[\SZUWPXP:Y
RLKZQYWY\QLUNZXSZW\=YVO[X[VTW\R[D[\U[VXT\=YVO[X[VG\YDV[F[S
Q[?[W\=YVO[X[VTW\R[D[\U[VXT\=YVO[X[VG\S[N[VTO\Q[?[W
=YVO[X[VTW\R[\R[D[\U[VXT\=YVO[X[V\PXRMEMWM\Y=[RZ\ZSSYA-ITUG
<LVUYQZ4WYWG\SZUWPXP:YQY\N[RZFZ\SLUZSZW\RZEYX\[QWT\K[O[W8
R[\QLUNZU\SZUWPXP:YQY\LVZSZW\JYV\LXUZ\PX[V[U\QPXMW[\RZ8
C[O\ZSOZNYWY\YNSZRYUXZVYWY\JZXYVSZVZUG\I@QXZ\RZC[O\ZSSY
9>YV\YNSYQPVMK\UY\O[E[K[X[VR[\N[STX[W\DZV\SZUWPXP:YQY
OLOULWNZ\<LVUYQZ4RZ\LVZSZXYO\CZ\QZVXY\PX[V[U\LVZSZXYOA
>MWMWX[\YXHYXY\FYRRY\B[XTIO[X[V\QLVLSLQPVMKA\>YV\S[V[=S[W
<>6<5;\PX[V[UG\JYV\S[V[=S[W\;).1&>\PX[V[UG\JYV
S[V[=S[W\J[U[WXTU\PX[V[U\BPU\QPEMWG\BPU\@WZOXY
B[XTIO[X[V\QLVLSLQPVMKA\>YV\S[V[=S[W\QZVXY\[UTXXT\FZ?\SZXZ8
=PWM\LVZSYXOZNY\YXZ\YXHYXY\B[XTIO[X[VTOTK\QLVLQPVA\>YV
S[V[=S[W\Q[KTXTOT\D[Q[STW\DZV\[X[WTWR[\QZVXY\PX[V[U
HZXYISYVZXYOG\HLBXZWRYVZXYO\RYQZ\MEV[ITQPVMKA\"YEZV
S[V[=S[W\R[\SZUWPXP:YWYW\<LVUYQZ4RZ\LVZSYORZ\UMXX[WTXO[NT
WPUS[NTWR[\[QVT\JYV\B[XTIO[\QLVLSLQPVMKA99<ZUWPXP:Y\YXZ
RPNS\PX[XTO\[O[\SZUWPXP:YWYW\[NX[\ZNYVY\PXO[Q[XTO9\RYQZ
UPWMI[W\>[U[W\-ITUG\RY:YS[X\B[ER[\YWN[WX[VTW\=YKYUNZX\P8
X[V[U\JYVJYVYWZ\Q[UX[ISTUB[G\VMDZW\JYV\JYVYWRZW
MK[UX[ISTETWT\JZXYVSSYA\-ITUG\9"Y:YS[X\B[E\JYKY\ZNYV\OY\[X[F[U
QPUN[\JYK\RY:YS[X\B[ET\CZ\SZUWPXP:YQY\ZNYV\OY\[X[F[ETKG
SZUWPXP:YQZ\JYK\OY\DLUOZRZFZEYK\QPUN[\SZUWPXP:Y\JYKZ\OY
DLUOZRZFZUG\YWI[XX[D\JYKXZV\ZEYSYO\NYNSZOYOYKRZWG
NPNQ[X\D[Q[STOTK[\U[R[V\[X[WR[\SZUWPXP:Y\YXZ\RPNS\[O[
SZUWPXP:YQZ\DLUOZRZW\JYV\[WX[QTIX[\QPXMOMK[\RZC[O\ZR8
ZVYK9\Y=[RZXZVYWY\UMXX[WRTA\>[U[W\-ITU\UPWMIO[NTWTW
[VRTWR[W\[XY\&VF[W\<P?[F[G\5;\[VSY\;PF[ZXY\6X\>[IU[WT
([DOMS\YCZXZUG\>LQLUIZDYV\>ZXZRYQZ\>[IU[WT\6JV[DYO
;[V[PNO[WPEXMG\1ZJKZ\>ZXZRYQZ\>[IU[WT\5RW[W\;@IUZV
CZ\R[CZSXYXZVXZ\O[E[K[WTW\[BTXTITWT\HZVBZUXZISYVRYA\
42%N*LCLILN@I&KN5M7CMJIH9HN KN=MFHJN=BIIMGH
'BEM(FMNDM7MJMJNEMFKJNM3LMAHJFMN)MDM>HJH
CMD.KFKJNBJN.LGNEMFKJ3LDLNDLJKN<J<>EMFH
-MEM;MJN5MDGMEHNJ3KALN=HJHC(MN&HCMG>EM
DMMJN42%N*LCLILNG>NDKIKGLNDMIJH;
FK9LIALJL;1NM3HJH;NM3HEH;FHGNFKFL
051\:IPYV\:W\>[KS[X\<[VTUPEUNU\AZ\3YSYWY
-MVRPWRNR\3VGWSFPZX\.MTM@WR
L[KS[XWUJUXT[SY\HZOZQ\8UXUS=Q[\O[K[O[X\P[TZX
KZHYQWZVYXYX\ZAWZVYXY\QZS\QZS\TMW[KQUG\5ZOZQQZ\LR;
WRX[X\3YSYWY\:WBZ\>[KS[XU\:NP[YW\5[SSU\%ZXZVD
8UXUS\:WBZ\>[KS[XU\.[P[I[X\1[PRSBRD\3YSYWY
8[TUX\8MWW[VU\>[KS[XU\-RX[O\<[V[VD\8UXUS
8[TUX\8MWW[VU\>[KS[XU\\AZ\\N[OUW[VU\MXLZKY\LRW[X
8[TUX\8MWW[VU\OZWZVY\CFX\LMOR\ZAWZVY\IYO[VZQ
ZTZVZSD\KZHYQWZVYX\O[SUXW[VU\YWZ
LRWRKQRGYHQYO[BW[VUXU\QZS\QZS\LZWYVWZTYGG\YO[VZQ
[P[BW[VUXUX\KZHYQ\[YWZWZVYXYX\CZVZSNYXYPWZVYXY\N;
[@Q[P[S\AZ\TZAWZQYX\AZVTYJY\N?IWZVYX\QRQRWR@
QRQRWP[TUJUXU\OZVYXTZ\C?VPZS\TYOZX\:IPYV\:W
>[KS[X\<[VTUPEUNU\3VGWSFPZX\.MTM@WRD
9[EY[XUX\FIZVYXTZX\YSY\[OT[X\RIRX\LYV\NFVZ
CZBPZNYXZ\V[JPZX\AZVYWZX\HYBLYV\N?IFX
QRQRWP[TUJUXU\C?VPZS\LYIY\TZVYXTZX\FITF\TZTYG
-YIWZV\LYIZ\KZHYQ\P[TZXEYWZVYPYIYX\ZP[XZQYNYXYI
TYOZX\.MTM@WRD\'SYPNZ\PZV[S\ZQPZNYXD\LYI\HZV
I[P[X\NYIWZVYX\O[XUXT[\MW[E[JUIG\5FSFPZQYX\YW;
CYNYI\LUV[SQUJU\KZHYQWZVYPYIYX\[YWZWZVYXZ\\LYI\NM;
XRX[\S[T[V\N[HY@\BUS[E[JUI==\TZTYGG
KIEKDKJNFKA>KCIKGNEK3ILAKN>M7HJM3MC
5[OWY\TROCRWR\[XW[VUX\O[K[XTUJU\IYO[VZQQZ
051\FOZWZVY\KZHYQ\P[TZXEYWZVYXYX\[YWZWZVYXYX\QZS
QZS\V[P[I[X\L[OV[PW[VUXU\SRQW[TUG\-MP[
9[EY[NUXUX\[EUW[VUXUX\H[W[\Q[IZ\MWTRJRXR
N?OWZOZX\.MTM@WRD\'LYV\KZSYWTZ\C?IF\O[KWU
P[TZXEY\O[SUXW[VUXUX\O[V[W[VUXUX\N[VUWP[NU
W[IUPG\6P[\C?VFOMVRI\SY\LRCFXZ\S[T[V\TZAWZQ;
QZX\NMPRQ\LYV\O[VTUP\[W[P[PUKW[VG\>R
P[XI[V[OU\PYWWZQAZSYWWZVY\YWZ\@[OW[K[V[S\PZEWYNZ
Q[KUO[E[JUI==\\TZTYG\
42%N*LCLIL(JLJN=HJHCN*<DMGIHIH9H
3YSYWY\>ZWZTYOZNY=XYX\TZ\?XFPFITZSY\CFX;
WZVTZ\KZHYQ\P[TZXEYWZVYXYX\[YWZWZVYXZ\3YSYWY=TZ
[JUVW[O[E[JUXU\N?OWZOZX\.MTM@WRD\=KZHYQ\YK;BY;
WZVYX\[YWZWZVYXZD\BMERSW[VUX[\AZ\O[SUXW[VUX[\HZV
I[P[X\TZNQZS\MWP[O[\TZA[P\ZTZEZJYI==\TZTYG\
"2?5:-N6:-=:@#
Temmuz
Salı
22
1Şubat
20132014
Perşembe
*#$$!%' (*%*&)(
&"&%))#("* !%' *
BBP'nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu,
üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen Yazıcıoğlu suikastının aydınlatılamamasını
eleştirdi. "Bu devlette hukuk kalmamış. Hukuku herkes kendine göre yontuyor."
diyen ağabey Yazıcıoğlu, dosyanın üzerinin kapatılmaya çalışıldığına dikkat çekti
/M;H3HB9I<1N48ZXTYWZVYXZ\CZWTYJYXTZ\LFQFX\OMWNR;
IWRSW[V\?VQFWFOMVG\8[VTZKYP\QM@V[SQ[\O[QUOMVG\6E[L[\S;
ZXTYWZVYXYX\L[KUX[\CZWNZ\LR\YK\L?OWZ\PY\T[AV[XUVW[VTU"
>ZX\LRXW[VU\6WW[H=[\H[A[WZ\ZTYOMVRPG\6WW[H\ZX\YOYNYXY
LYWYVG\)LFV\TFXO[T[\7RHNYX\<[IUEUMJWR\LRXW[VUX
O[S[NUXT[X\QRQ[E[SG4\Y9[TZWZVYXY\SRWW[XTUG\<[IUEUMJWRD
>>1=XYX\ERPHRVL[KS[XWUJU\[T[OWUJU\SMXRNRXT[\[WTUJU
S[V[V[\RO[E[SW[VUXU\AZ\/SPZWZTTYX\:HN[XMJWR=X[
TZNQZS\AZVZEZSWZVYXY\TZ\LZWYVQQYG\0RPHRVL[KS[XU\[T[OU
/SPZWZTTYX\:HN[XMJWR\YWZ\7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX
S[LVYXY\IYO[VZQ\ZTZX\[J[LZO\<RNR9\<[IUEUMJWRD\MW[OUX
[VTUXT[X\&\OUW\CZBPZNYXZ\V[JPZX\HZVH[XCY\LYV
CZWYKPZXYX\MWP[TUJUXU\N?OWZTYG\>R\NFVZ\I[V9UXT[\TZ;
AWZQYX\HZV\S[TZPZNYOWZ\C?VFKQFSWZVYXY\N?OWZOZX\[J[LZO
<[IUEUMJWRD\40RPHRVL[KS[XUD\>[KL[S[XD\3ZAWZQ
3ZXZQWZPZ\8RVRWRD\7ZEWYN\[V[KQUVP[NUXT[XD\HZ@NYXTZX
LYV\XZQYEZ\[W[P[TUSG\>R\TZAWZQQZ\HRSRS\S[WP[PUKG
5RSRSR\HZVSZN\SZXTYXZ\C?VZ\OMXQROMVG\5ZVSZN\S;
ZXTYXZ\CZWTYJY\I[P[X\HRSRS\YKWYOMVD\L[KS[W[VUX[\HRSRS
YKWZPYOMVG\8ZXTYXZ\CZWZX\HRSRSRX\T?VQQZ\LYVYXY
7RHNYX\<[IUEUMJWR\YBYX\YKWZQNZWZVTY\HZVH[WTZ\LYI\LR
S[T[V\NUSUXQUO[\TFKPZITYSG\/WTZSY\TZWYWWZVD\LYWCYWZV\OMS
ZTYWPZOZ\B[WUKUWUOMVG\:SY\NZXZ\TZAWZQ\PZPRVW[VUXT[XD
>[KL[S[XWUS+Q[X\LYV\YIYX\[W[P[TUSG\:9[TZ\AZVZPZTYSG
3MNO[W[V\S[V[VQUWUOMVG\5ZVSZN\SZXTYXZ\C?VZ\IZPYX
H[IUVWUOMVG\/X\NMX\8[HV[P[XP[V[K=Q[\C?VZANYIWYS
S[V[VU\AZVYWTYG\ZOZ\C?VZ\AZVYWTY"\5YBLYV\KZO\OMS\MVQ[;
T[G\>YV\FNQ\P[HSZPZ\VZTTZQQY\KFSFV\SY\CZVY\CZWTY
TMNO[G4\TYOZ\SMXRKQRG\
$-=@/:(*:N2,=,=?N@8?86+/!-,6$
8[I[XUX\[VTUXT[X\TZAWZQ\ZWYOWZ\MW[OUX\FIZVYXYX
S[@[QUWP[S\YNQZXTYJYXZ\TYSS[Q\BZSZX\<[IUEUMJWRD
2FVSYOZ=TZ\HRSRS[\YX[XP[TUJUXU\AZ\S[VTZKYXYX
?WFPFXTZX\NMVRPWR\MW[X\SYKYWZVY\6WW[H=[\H[A[WZ
ZQQYJYXY\Y9[TZ\ZQQYG\<[IUEUMJWR\KRXW[VU\N?OWZTY
40YH[IW[VU\N?SFOMVW[VG\>RXW[VUX\ZWTZ\TZWYWWZVY\A[VG
0YH[IW[VU\N?SZX\H[QUV[\YBYX\[WTUP\TYOMVG\>YVY\NRNP[
H[SSUXU\SRWW[XUOMVG\6TY\HUVNUIWUJ[\NMSP[O[\B[WUKUOMVW[VG
,ZEZWZOYX\HZWYSM@QZVWZ\YXY@\HUVNUI\MV[T[\XZ\[VUOMVG
5RSRS\A[V\PU\2FVSYOZ=TZ"\:X[XPUOMVRPG\5ZVSZNYX\S;
ZXTYXZ\C?VZ\HRSRSG\8ZXTYWZVYXZ\CZWTYJYXTZX\LFQFX\O;
MWNRIWRSW[V\?VQFWFOMVG\8[VTZKYP\QM@V[SQ[\O[QUOMVG\6E[;
L[\SZXTYWZVYXYX\L[KUX[\CZWNZ\LR\YK\L?OWZ\PY
T[AV[XUVW[VTU"\>ZX\LRXW[VU\6WW[H=[\H[A[WZ\ZTYOMVRPG
6WW[H\ZX\YOYNYXY\LYWYVG\)LFV\TFXO[T[\7RHNYX
<[IUEUMJWR\LRXW[VUX\O[S[NUXT[X\QRQ[E[SG\5[W[\[BUJ[
BUSP[NU\YBYX\LZSWYOMVRIG\6XE[S\BUS[E[JUXU\T[\RPRQ\ZQ;
PYOMVRIG4
$@2'?8!0,1N=!8,/0?N:0N
@0@0:8:4:@8@N'/0:*@$
0RPHRVL[KS[XU\[T[OU\/SPZWZTTYX\:HN[XMJWR\YWZ
<[IUEUMJWR=XRX\S[LVYXYX\IYO[VZQYXYX\[VTUXT[X\L[K\L[K[
SMXRKP[W[VUXU\T[\[SQ[V[X\<[IUEUMJWRD\:HN[XMJWR=XRX
NZBYWPZNY\H[WYXTZ\SMXRXRX\FIZVYXTZ\?IZWWYSWZ
TRV[E[JUXU\Y9[TZ\ZQQYJYXY\N?OWZTYG\\,ZBQYJYPYI\CFXWZVTZ
>>1\,ZXZW\>[KS[XU\7RNQ[9[\3ZNQYEY+XYX
ERPHRVL[KS[XWUJU\[T[OWUJU\SMXRNRXT[\/SPZWZTTYX
:HN[XMJWR=X[\TZNQZS\AZVZEZSWZVYXY\[BUSW[P[NU\FIZVYXZ
SZXTYWZVYXYX\TZ\LR\S[V[V[\RO[E[SW[VUXU\LZWYVQZX
<[IUEUMJWRD\4>ZX\TZ\@[VQYXYX\<FSNZS\:NQYK[VZ\8RVRWR
FOZNYOYPG\1[VQY\LYV\S[V[V\[WPUKQUVG\5Z@\LZV[LZVD
QZKSYW[QW[VUOW[\LYV\S[V[V\[WPUKQUVG\>YI\LRX[\ROP[S
IMVRXT[OUIG\>YI\LRXR\TZNQZSWZOZEZJYIG4\[BUSW[P[NUXT[
LRWRXTRG\
$/?+4+!0,1N5?5?=?8(+8N
4,62,-5?=?8+N!0?6?/?4?+8+N
N/+0N84:N'/0:*@$
7ZVHRP\YTZV\7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX\>[KL[S[X
.ZEZ@\2[OOY@\/VTMJ[X=UX\ERPHRVL[KS[XU
! ?=N%MG>LN@;ELGN@IN'K&LEN=BBGFLJMADBJ
6KGCK;LN5M7CMJIH9HNDJK>L3LIKGLN"'=6#
LI&KIKGLJN'K&LEN=BBGFLJMADBJN6KGCK;L
5M7CMJIMGHNLIKN.<I<7><
?=N%MG>LN@;ELGNLI LYX[NUXT[\CZVBZSWZKZX
QM@W[XQUO[\68\1[VQY\:IPYV\:W\-87\>[KS[XU\)ICFV
5UI[WD\-87\O?XZQYEYWZVY\AZ\*\YWBZXYX\-87
>[KS[XW[VU\S[QUWTUG\2M@W[XQUT[\SMXRK[X\:W\-87
>[KS[XU\)ICFV\5UI[WD\#*\6JRNQMN\Q[VYHYXTZ
CZVBZSWZKQYVYWZEZS\MW[X\0RPHRVL[KS[XWUJU\NZBY;
PYXTZD\0RPHRVL[KS[XU\[T[OU\.ZEZ@\2[OOY@
/VTMJ[X=U\TYJZV\[T[OW[VT[X\?XZ\CZBYVZEZS\ZX\?XZP;
WY\ZQSZXYXD\NZBYP\B[WUKP[W[VUXU\OFVFQZX\C?XFWWFWZVYX
C[OVZQWZVY\MW[E[JUXU\H[QUVW[QQUG\-ZBPZXWZ\TMJVR
YWZQYKYP\SRV[LYWPZXYXD\LR\YWZQYKYPYX\N[JWUSWU\AZ
NFVTFVFWZLYWYV\MWP[NUXU\N[JW[P[XUXD\LZWWY\LYV\TYNY@WYX
AZ\SRV[WW[V\BZVBZAZNYXTZ\H[VZSZQ\ZTYWPZNYXZ\L[JWU
MWTRJRXR\LZWYVQZX\5UI[WD\'5ZV\KZO\LZWYVWY\LYV\SRV[WW[V
BZVBZAZNYXTZ\AZ\TYNY@WYX\YBZVYNYXTZ\O[@UWUVN[D
OFVFQFWZX\NZBYP\B[WUKP[W[VU\NZBPZX\Q[V[9UXT[X
MWRPWR\[WCUW[X[E[SQUVG\6HZXS\YBZVYNYXTZD\LFQFXWFS
YBZVYNYXTZ\BMS\B[WUK[E[JUID\C[OVZQ\C?NQZVZEZJYI\AZ
PYWWZQYX\[T[PU\.ZEZ@\2[OOY@\/VTMJ[X=U\H[WSUX
NZBQYJY\YWS\0RPHRVL[KS[XU\MW[V[S
[XS[O[=O[\C?XTZVZEZJYIG!\TZTYG
@;ELG1N:GFB9MJ(HN.KCILDBGN
7YWWZQYXD\2FVSYOZ
0RPHRVYOZQY\TZAWZQYXY\AZ\PYW;
WY\LYVWYJYXY\QZPNYW\ZTZX
0RPHRVL[KS[XUXU\YWS\TZ9[
TMJVRT[X\SZXTYNYXYX
NZBZEZJYXY\H[QUVW[Q[X\)ICFV
5UI[WD\LRXRX\Q[VYHY\LYV\MW[O
MWTRJRXR\Y9[TZ\ZQQYG\2[VYHY\LYV
NZBYPZ\TMJVR\CYQQYSWZVYXY\N?OWZOZX
5UI[WD\'>R\Q[VYHY\NZBYPD\[X[O[N[T[X
SRVRPW[VUX\YKWZAWZVYXZD\QM@WRPN[W\L[VUKQ[X
2FVSYOZ=XYX\TFXO[\NYO[NZQYXTZSY\VMWFXZ\S[T[V\HZV
[W[XU\T?XFKQFVZEZS\LYV\TZAVYPTYVG\>R\NZBYP
TZJYKYPD\TZPMSV[NYD\[BUSWUSD\HRIRV\AZ\VZ9[H\YV[TZNY
YWZ\QRQRERWRSD\AZN[OZQBYWYSD\S[@[WUWUS\AZ\ZSMXMPYS
MWYC[VKY\MT[SW[VU\[V[NUXT[\O[@UW[E[S\LYV\NZBYPTYVG
>YI\YX[XUOMVRI\SYD\XZEY@\PYWWZQYPYI\HZV\I[P[X
MWTRJR\CYLY\SZXTY\YV[TZNYXZD\CZWZEZJYXZ\AZ
LYVWYJYXZ\N[HY@\BUS[E[SQUVG\:W\-ZBYP\8MMVTY;
X[NOMX\7ZVSZIY\MW[V[S\LR\Q[VYHY\NZBYPTZ
FIZVYPYIZ\TFKZX\QFP\C?VZAWZVY
9[IW[NUOW[\OZVYXZ\CZQYVZEZJYIG\:WBZWZVYP;
YI\YWZ\RORP\YBZVYNYXTZ\B[WUK[V[SD
NZBYPTZ\ZX\L[K[VUWU\NMXRERX\[WUXP[NU
YBYX\C[OVZQ\C?NQZVZEZJYIG\5ZTZ9YPYITZ
\6JRNQMN\Q[VYHYXTZ\:IPYV=TZ
CZVBZSWZKQYVYWZEZS\PYQYXCZ\ZX\OFSNZS
S[QUWUPUX\N[JW[XP[NU\A[VG
2ZKSYW[QW[VUPUIUX\PMQYA[NOMXR\OZVYXTZD
TFXO[\WYTZVYXYD\PYWWZQYX\[T[PU\.ZEZ@
2[OOY@\/VTMJ[X=U\:IPYV=TZ\ZX\CFIZW\KZSYWTZ
S[VKUW[O[E[JUIG\,FXTMJTR\7ZOT[XU\Q[VYHY\CFX;
WZVYXTZX\LYVYNYXY\O[K[O[E[SG!\KZSWYXTZ\SMXRKQRG\
"2?5:-N6:-=:@#
!! !! ! ! ! !!
!! !!
Denizli’de yedi siyasi partinin il
başkanları, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nu desteklediklerine ve beraber çalışacaklarına dair ortak açıklama
yaptı. Denizli Gazeteciler Cemiyeti'nde
düzenlenen toplantıya CHP İl Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, MHP İl Başkanı
Mehmet Fevzi Yeniçeri, DP İl Başkanı
Aykut Yıldırım, BTP İl Başkanı Turgay Urgan ve LDP İl Başkanı Lütfi Erol katıldı. DSP ve BBP il başkanları ise mazeretleri
dolayısıyla katılamadı. Ortak basın
açıklamasını, MHP İl Başkanı Yeniçeri
okudu. Cumhurbaşkanının toplumun her
kesimine hitap edecek biri olması
gerektiğini belirten Yeniçeri,
“Cumhurbaşkanı, tarafsız olmalı. Bütün
siyasi partilere eşit mesafede olmalı.
Cumhurbaşkanı, ilkeli birisi olmalı.
Cumhurbaşkanı, hem batıda hem doğuda
ağırlığı olan biri olmalı. Cumhurbaşkanı,
düzgün birisi olmalı. Gerçekten de
bayrağımızı temsil etmeli. Hiç kimsenin
kimliğiyle, inancıyla, şuyuyla buyuyla ilgilenmemeli.” dedi.
'CUMHURBAŞKANLIĞI, KİN VE
ÖFKEYİ POLİTİK DİL HALİNE GETİREN
ŞAİBELİ BİRİNİN SIĞINAĞI OLMAMALI'
Yeniçeri, Cumhurbaşkanlığı’nın kin ve
öfkeyi politik dil haline getiren, hukukun
üstünlüğüne inanmayan, yalan söyleyen
ve ahlâki değerleri yüksek olmayan, dünya-
da saygınlığı olmayan ve sürekli yitiren,
geçmişi şaibeli olan, devletin temel
kurumlarıyla cebelleşen bir şahsın sığınağı
olmaması gerektiğini söyledi. Herkese
tarih bir sorumluluk ve görev düştüğünü ifade ederek, “Türk milleti 10 Ağustos’ta kabile devletine şef atamayacak, monark
tayin etmeyecek, diktatör belirlemeyecek,
emir, şah, kral görevlendirmeyecektir.
Dahası Türk milleti, 10 Ağustos’ta AKPBOP koalisyonuna Çankaya’yı teslim et-
meyecektir. Yani karşımızdaki
manzara ya zillet ya izzet, ya
millet ya da rezalettir. Bu iki
tercihten birisini aziz milletimiz seçecek, geleceğini
riskli veya güvenli hale bizzat
kendi iradesiyle sokacaktır.”
diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı
makamının siyasi olmadığını
savunan Mehmet Fevzi
Yeniçeri, “Son dönemde
ülkemiz fazlasıyla gerildi. Tüm
siyasi partiler kutuplaştı. Oysa
cumhurbaşkanlığı ağırbaşlılık
gerektirir, en zıt fikirli siyasi
partinin bile saygıda kusur
etmeyeceği nazik bir uslup
gerektirir. Ekmeleddin
İhsanoğlu, saygın bir
bilimadamı ve tecrübeli bir
diplomattır. Ekmeleddin
İhsanoğlu tüm siyasi partilere
eşit mesafede, kimseyle kavgası yok. Hem
iç siyasette hem de dış siyasette dünya
çapında bir itibara sahip. Ülkemizin tüm
mega projelerini iktidar ve muhalefetin el
ele kutlayacağı, birlikte kurdele kesip ortak
sevinç yaşayacağı bir Türkiye inşa etmek
için arkadaşlarımla birlikte cumhurbaşkanı
seçiminde Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu
desteklediğimizi belirtmek istiyorum.” dedi
(CİHAN)
MW[P[O[E[JUX[\O?XZWYS\(\NZXZ\?XEZ\O[@QUJU\LYV
SMXRKP[OU\H[QUVW[Q[X\[J[LZO\<[IUEUMJWR\KRXW[VU\ZSWZTY
4>RXR\(\NZXZ\?XEZ\N?OWZTYG\$VQ[TMJR=XRX\ZK\L[KS[XU
MW[X\LYV\K[HNUX\ERPHRVL[KS[XU\MW[P[O[E[JUXUG
<[IUEUMJWR\LRXR\N?OWZPYKQYVG\>RCFXSF\$VQ[TMJR\AZ
2FVSYOZ=OY\Q[VY9\ZQPYKQYG\7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX\SRVTRJR
@[VQY\H[WZX\TYPTYS\[O[SQ[G\,YTZXWZV\SZXTYWZVY\LYWYVG4\
@)AMJB9I<1N6<)ALJN/M;H3HB9I<(J<JN
CM.GLJLN;LDMGK>NK>>L
4<E)<G.M7CMJH [T[OU\/SPZWZTTYX\:HN[XMJWRD
>FOFS\>YVWYS\1[VQYNY\>>1\YTZVY\PZVHRP\,ZXZW
>[KS[X\7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX\S[LVYXY\IYO[VZQ\ZQQYG
<[IUEUMJWR=XRX\[J[LZOY\<RNR9\<[IUEUMJWR\YWZ\LYVWYSQZ
2[EZTTYX\3ZVC[HU+X[\CZWZX\:HN[XMJWRD\PZVHRP\WYTZVYX
PZI[VU\L[KUXT[\TR[\ZQQYG\:HN[XMJWRD\<[IUEUMJWR\YBYXD
'2FVS\PYWWZQYXYX\S[WLYXTZ\OZV\ZQPYKQYG\$\CZVBZS\LYV
S[HV[P[XD\CZVBZS\LYV\WYTZVTYG!\Y9[TZWZVYXY\SRWW[XTUG
:HN[XMJWRD\<[IUEUMJWR=XRX\[J[LZOY\<RNR9
<[IUEUMJWR=X[\T[\ERPHRVL[KS[XU\NZBYWPZNY\H[WYXTZ
T[A[XUX\B?IFWPZNY\YBYX\ZWYXTZX\CZWZXY\O[@[E[JUXU
N?OWZTYG\\0RPHRVL[KS[XU\[T[OU\/SPZWZTTYX
:HN[XMJWRD\TFX\:NQ[XLRW\@VMCV[PU\S[@N[PUXT[\PZV;
HRP\0RPHRVL[KS[XU\2RVCRQ\)I[WD\PZVHRP
>[KL[S[XW[V\6TX[X\7ZXTZVZN\AZ\ZEZPZQQYX
/VL[S[X+UX\S[LYVWZVYXY\IYO[VZQ\ZQPYKQYG\3[H[\NMXV[
6XS[V[=O[\CZWZX\:HN[XMJWRD\>>1=XYX\PZVHRP\WYTZVY
7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX\2[EZTTYX\3ZVCHU+XT[\LRWRX[X
PZI[VUXU\IYO[VZQ\ZQQYG\3ZVC[H[D\7RHNYX\<[IUEUMJWR=XRX
S[VTZKY\<RNR9\<[IUEUMJWR\AZ\>>1=WY\O?XZQYEYWZVWZ\LYV;
WYSQZ\CZWZX\:HN[XMJWRD\<[IUEUMJWR=XRX\S[LVY\L[KUXT[\T;
R[\ZQQYG\:HN[XMJWRD\PZI[VU\L[KUXT[\<[IUEUMJWR\YBYXD
2FVS\PYWWZQYXYX\S[WLYXTZ\OZV\ZQPYKQYG\$\CZVBZS\LYV
S[HV[P[XD\CZVBZS\LYV\WYTZVG=\Y9[TZWZVYXY\SRWW[XTUG\
"4@2?8#
*%$"$#(**(
)''&&
)')(*'(!')"&
#*%$(&)')!
5M9HEAH;N=>M)DMN6LIIK> KCLILN@FGLAN5MI1
G7 K>N KNDBIA<;I<CNBKGMADBJ<NMGFHJFMJNKE
JLDK>>KN.M7IMDMJNGK FKJNMIEM1NDKG
FK9L7>LGEK1NM&H9MNMIEMNL7IKEIKGLNMGFHJFMJ
7LEFLNFKNL)GM&IMGHJN.M7IMEMAHNCBJ<A<JFMNB
KGMADBJIMGIMNLILALNBIMJ1NCM>CHAHNBIMJN)KGCKALJ
.LGN.M9IMEFMN3K;MIMJFHGHIFH9HJHNADIKFL
%BILAKN;FM9H AZVYWYOMVG\8UIUP\N[X[\N?OWFOMVRPD\CZWYXYP
NZX\[XW[\L[JW[PUXT[G4\TYOZX\>[WD\@MWYN\QZKSYW[QUXUX\Q[P[PZX
@[VQYXYX\TYVZSQY9Y\TMJVRWQRNRXT[\H[VZSZQ\ZQQYVYWPZOZ
B[WUKUWTUJUXU\ARVCRW[TUG\7ZEWYN+QZ\L[NUX\QM@W[XQUNU\TFIZXWZOZX
>[WD\H[IUVW[TUJU\+1MWYNZ\#(\6V[WUS\3[VLZNY \5[N[V\2ZN@YQ\.[;
@MVR+XR\S[PRMOR\YWZ\@[OW[KQUG\1MWYNYX\QRI\MWTRJRXR\AZ
SMSP[NU\H[WYXTZ\HZVSZNYX\I[V[V\C?VZEZJYXY\LZWYVQZX\>[WD\/P;
XYOZQYXD\HZVSZNYX\CFAZXTYJY\LYV\OZV\MWP[NU\CZVZSQYJYXZ\TYSS[Q
BZSQYG\8YPNZXYXD\@MWYNWZVYX\[V[NUX[\9YQXZ\[QP[\H[SSU\MWP[TUJUXU
[XE[S\LRXRX\[QUWTUJUXU\TYWZ\CZQYVZX\>[WD\SRVRPN[WW[KPUK\LYV
O[@UXUX\P[HAZTYWTYJYXY\S[OTZQQYG\,?VZATZX\ZW\BZSQYVYWZX
SYKYWZVYX\HYIPZQ\NFVZWZVYD\H[NQ[WUSW[VUD\BMERSW[VUXUX\ZJYQYP
TRVRPW[VUD\K[VS\HYIPZQYXY\S[B\TZ9[\O[@PUK\MWTRSW[VUD\L[K[VUW[VU
CYLY\HYBLYV\?WBFQZ\L[SUWP[T[XD\K[VS[\AZ\L[QUT[SY\SFBFS\YWWZVZ
[Q[P[W[VU\O[@UWTUJUXU\TYWZ\CZQYVZX\>[WD\4>R\KZSYWTZ\\LYX\@ZV;
NMXZW\LYV\YWTZX\L[KS[\LYV\YWZ\Q[OYX\ZTYWTYG\6OXU\YWTZ\LYV\LYVYPTZX
L[KS[\LYV\LYVYPZD\LYV\YWBZTZX\L[KS[\LYV\YWBZOZ\[Q[P[W[VU\S[@;
N[O[X\YW\YBY\Q[OYXWZVYX\YNZ\(&\LYXZ\RW[KQUJU\Y9[TZ\ZTYWYOMVG
)VXZJYX \6XS[V[=T[\7[P[S=Q[\B[WUK[X\LYV\@MWYN
8UIUWE[H[P[PD\%ZVZ9WYSMBHYN[V\CYLY\RI[S\YWBZWZVZ\[Q[X[V[S\YWWZV
[V[NU\Q[OYX\MWPRK\CYLY\LYV\TRVRP[\TFKQFG\(&\LYX\YW\YBY\Q[OYXYX
[V[NUXT[D\#(\6V[WUS\NMXV[NU\L[IU\@MWYNWZVYX\C?VZA\OZVYXYX\;&
SZI\TZJYKPZNY\CYLY\PFSZVVZV\Q[OYXWZV\TZ\OZV\[WP[SQ[TUVG\>R
AZVYWZV\TYSS[QZ\[WUXTUJUXT[D\YW\YBY\OZV\TZJYKQYVZX\@ZVNMXZW
N[OUNUXUX\&*\LYX\EYA[VUXT[\MWTRJR\HZN[@W[XP[SQ[TUVG\>?OWZEZD
Q[OYX\ZTYWZX\QM@W[P\@ZVNMXZW\N[OUNUXUX\#**\LYX\EYA[VUXT[\LYV
V[S[P[\RW[KQUJU\Q[HPYX\ZTYWYOMVG\6YWZWZVYXY\TZ\N[O[VN[SD
O[SW[KUS\**\LYX\EYA[VUXT[\A[Q[XT[KUPUI\P[JTRV\ZTYWTYG4\TYOZ
SMXRKQRG\YWYNQYX\AZ\7UNUV\PZNZWZNYXYX\YB\@MWYQYS[O[\P[WIZPZ
O[@UWP[P[NUXU\YNQZOZX\>[WD\4-[XTUJ[\O?XZWYSD\H[WSU
SRQR@W[KQUVP[O[\O?XZWYS\LYV\[TUP\[QUOMVNRXRID\LRVT[\LYV
N[PYPYOZQNYIWYS\A[VG\:SY\OFIWFWFS\TZPZS\YNQZPYOMVRPG4\Y;
9[TZWZVYXY\SRWW[XTUG\\.FKAZQ\AZ\OMWNRIWRS\M@ZV[NOMXR\[VTUXT[X
ZPXYOZQQZ\L[KW[O[X\C?VZATZX\[WP[D\OZV\TZJYKQYVPZD\[BUJ[\[WP[
YKWZPWZVYX\[VTUXT[X\KYPTY\TZ\YHV[BW[VUX\L[KW[P[NUX[\O?XZWYS
YNZ\>[WD\M@ZV[NOMXW[VW[\YWCYNY\MW[XD\S[QSUNU\MW[X\HZVSZNYX\LYV
L[JW[PT[\EZI[W[XTUVUWTUJUXU\N?OWZTYG\41MWYNZ\C?IT[JU\AZVYWYOMVG
8UIUP\N[X[\N?OWFOMVRPD\CZWYXYP\NZX\[XW[\L[JW[PUXT[G4\TYOZX
>[WD\@MWYN\QZKSYW[QUXUX\Q[P[PZX\@[VQYXYX\TYVZSQY9Y
TMJVRWQRNRXT[\H[VZSZQ\ZQQYVYWPZOZ\B[WUKUWTUJUXU\ARVCRW[TUG\\3Z;
AWZQ\AZ\YSQYT[V\[OVUPUXU\YOY\LYWPZS\CZVZSQYJYXY\LZWYVQZX\>[WD
4,ZVZSQYJYXTZ\YSQYT[VUX\FOZWZVYXZ\S[VKU\M@ZV[NOMX\O[@UW[LYWYVG
,[IZQZ\SF@FVWZVYOWZ\LYIY\S[@[QUOMVW[V\TYOMVW[VTUD\LYI\TZ\S[VKU
BUSUOMVTRSG\%YPTY\C[IZQZ\SR@FVWZVYXZ\YXZVZSD\TZTYSMTROW[\Q[N;
9YOZ\ZTYWPZ\XMSQ[NUX[\CZWTYWZVG\6P[\LR\FWSZTZ\L[NSU\MWN[\T[
LYV\O[VCU\MWTRJRX[\YX[XUOMVRPG\3[XUKQ[OD\<[VCUQ[O\AZ\6X[O[N[
7[HSZPZNY\MWTRJRX[\YX[XUOMVRPG\>RXW[VUX\O[VCUT[X
T?XZEZJYXY\TFKFXFOMVRPG\\%RL[Q\CYLY\LYV\T?XZP\MWTRJRXR
TFKFXFOMVRPG\>RCFX\K[SK[SBUWUS\O[@[XW[V\M\CFX\?IFV\TYWZOZ;
EZSG4\KZSWYXTZ\SMXRKQRG\"4@2?8#
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Timuçin
GÜNDEM
tgundem64@hotmail.com
İZRAİL, FİLİSTİN
VE ARMAGEDON
İzrail terör devleti, havadan ve denizden yapmış
olduğu saldırılar yetmiyormuş gibi şimdi de hayâsızca karadan saldırıya geçti. Devlet bile denemeyecek
büyüklükteki bir kara parçası üzerinde yaşayan bir
avuç insanın, mazlumun üzerine var güçleriyle
saldırıyorlar. İzrail neredeyse tüm dünyayı arkasına
alarak bu işi yapıyor. Zira dünya zulüm ve vahşet
karşısında dut yemiş bülbül gibi. ABD-İngiltere-AB
ülkeleri zulme direkt destek verirken, Rusya-Çin ve
sessizliğe bürünen İslam ülkeleri dolaylı destek vermektedirler. İsrail’in 8 Temmuz’dan bu yana süren
katliam boyutundaki saldırılarında tablo yüz
kızartıcı; 48’i çocuk, 27’si kadın ve 16’sı yaşlı olmak
üzere 247 “Filistinli İnsan” hayatını kaybetti. Neden? Ne suçları vardı? Bu insanlar İzrail’e ne yapmışlardı? Hiçbir suçları yoktu fakirlerin. Hiçbir
şeyde yapmış değillerdi. Tamamen masumdular. Tek
şansızlıkları Filistinli olmalarında gizliydi. İzrail,
akılcı siyasi hamleden fersah fersah uzak “one
minute” ve Mavi Marmara sonrası yaşanan
gelişmede rövanşı alıyor gibi miydi? Ya da bana mı
öyle geliyor. Yalnız bunlar mı? Elbet değil. Başka
mihraklara da ayağınızı denk alın ikazı yapılıyor
gibi. ABD, Rusya, Çin, Türkiye, İran ve dünya durum karşısında her zamanki rolünü üstlenmiş durumda. İzrail’in onca bombasına karşı mazlumların
sözde hamisi, bir iki devletin kuklası olmaktan öte
geçememiş eli kanlı BM ve NATO gibi ittifakların
tek bir mermi bile atmaması ne ilginç değil mi? Hadi
onlardan geçtik diyelim, bölgedeki Arap ülkeleri
sıkılmadan neden üç maymunu oynamaya devam
ediyor? Sam amcanın yeğenleri ve siyonist yöneticilerinin işine gelmediği için. Gelelim Türkiye’ye ve
bazılarının ikinci adresi olan, saman altından rejim
devşirmekle meşhur İran Acemistan’ına. Hani İran
İsrail’le kanlı bıçaklı gibi görünüyordu. Attı mı mangalda kül bırakmıyordu. Yıllar yılı amansız can düşmanı algısı oluşturulmuştu. Yerli-yersiz olur olmaz
zamanlarda habire tehditler savuruyordu. Bunların
yapmanın şimdi tam zamanı. Şimdi niçin susuyorsunuz? İran, Mollalar, söyledikleriniz yalan ve takiye
değilse, yerin dibine batasıca menfaatlerinizle
örtüşmüyorsa, maksadın Müslümanların hamiliği ise
ve sen bunda samimiysen tek bir mermi at İsrail’e
bölgenin süper gücüde, Âlemi İslam’ın H- Man’ide,
lideri de, hatta ve hatta son günlerde sıkça el
değiştiren Halifesi de sen ol. Yapmadığın hile ve
düzenin kalmadığı devri Osmanlıdan beri hayalini
kurduğun, süper güç olmanı engelleyecek kadar seni
sıkıntıya sokan bugünkü halin nedir? Askeri müdahale de bulunmaya gücün ve niyetin yoksa hiç olmasa asli niyetini açık ette âlemi insanlık gerçekte ne
renk olduğunu, ne yapmak istediğini anlasın. Suudi
Arabistan gibi bölgenin diğer bukalemunlarına
söyleyecek söz dahi bulamıyorum.Gelelim
Türkiye’ye bir yandan İsrail’e kanlı bıçaklı düşman
gibi poz vereceksin, en yüksek frekanstan veryansını
elden bırakmayacaksın, öte yandan da ticaret hacmini tavan yaptıracaksın. Bir yandan İsrail’e ağzına geleni sayacaksın, Mavi Marmarayı ölüme yollayacaksın, Filistin’i bombalayan uçakların yakıtlarını sen
satacaksın, sırası geldi mide ucuz kabadayılığı elden
bırakmayacaksın, özellikle seçim dönemlerine yakın
zamanlarda bol bol tribünlere oynayacaksın, tansiyonu arttırıp bölgedeki vahşeti siyasetine alet ederek
malzeme olarak kullanacaksın. İş başa düşünce süt
dökmüş kedi misali bir köşeye çekilip sus pus olacaksın. 1961’den beri vetomuz ile OECD’ ye girme
hayalleri sükûta uğratılan İsrail’i “One Minute”
krizinin daha akşamına yılların vetosunu kaldırarak
ekmeğine tereyağ ve bal süreceksin. Âlem-i beşer
sahnede sergilenen “one minute” galeyanla izlerken,
birileri kuliste OECD veto iptalini kutlayacak. Yani
atı alan Üsküdar’ı geçecek. Neticede bugünkü
hükümette görev alan eski HAS parti genel başkanı
Numan Kurtulmuş gibi önemli bir ismin “ İsrail en
büyük zaferini AKP sayesinde kazanmıştır” sözüne
de mazhar olunacak. Devranda daha ne kadar
döneceksiniz onu da Allah bilir. Tüm bu olanları anlayanınız varsa beri gelsin. Kimin eli, kimin cebinde,
kim hısım kim akraba, kim dost kim düşman, zalim
kim belli değil. Her şey girift gibi dursa da aslında
öyle değil. Bu durumda müracaat edeceğiniz bir mihenk taşınızın olması gerekir. Oda, Kızılderililerin
“Beyaz adamın ağzından çıkana değil, elinden
çıkana bak. Çünkü onun dili yılanınki gibi çatallıdır”
meşhur sözüdür. Siyasilerin ağızdan çıkana
bakarsanız her daim yanılma payınız çok yüksek
olur. Doğruya erişmeniz fevkalade güçleşir.
Beyniniz duruluğunu kaybeder. Bulanıklaşır. Görüntünüz gittikçe koyulaşan tonda flulaşır. Böylelikle
sizi üter ve aldatırlar. Onların işi ütmektir. Behemehâl ütmek. Velhasıl siz siz olun elden çıkana bakın.
Böyle bakarsanız kimin ne olduğunu çok net bir şekilde görebilirsiniz. Sırf bu iş için oluşturulan
Armegedoncuların niyetlerini daha iyi kavrayabilirsiniz. Heyhat sizce de malumdur ki, Filistin’i
lafla savunmanın zamanı çoktan geçmiştir. Bunu
artık samimi olan herkesin görmesi elzemdir.
Eyleme geçilmediği, uluslararası yaptırımlar devreye
sokulmadığı sürece müsebbiplerinin AB’ den, BM’
den, NATO’dan ve dahi Firavundan farkı kalmaz.
Düzen küresel, aktörler küresel ve İzrail küresel olunca, olan mazlum Filistinlilere olur. Garip Filistinli
kardeşlerime olur. Neden can verdiklerini bile
bilemedikleri yaşamlarından oluverirler. İnşallah
mekânları da cennet olur.
Sarf edilecek bi dünya kelam daha var bu
soykırım karşısında. Sözü kısa keserek; bu seferki
katliamda ne ilk ve nede son olacak. Filistinli insanlara reva görünenler insanlık için yüz karasıdır.
Rezalettir. Kelimelerle tarifi imkânsız bir vahşettir.
İzrail ve yöneticileri ile bu vahşete çanak tutanları, izlemekten öte bir şey yapmayanları, boş laf üretenleri, alkışlayanları şiddetle kınıyor ve lanetliyorum.
Allah’ın laneti zalimlerin üzerine olsun vesselam.
7 SİYASET
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22
2014Perşembe
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
'İktidar, Gazze'de yaşanan tarifsiz acılar
üzerinden ucuz bir siyaset yürütüyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu,
AK Parti hükümetinin Gazze’deki Filistinlilerin
yaşadıkları tarifsiz acılar üzerinden ucuz bir
siyaset yürüttüğünü söyledi. Loğoğlu, hem İsrail’e hem Filistin halkına karşı içeride başka
dışarıda başka bir söylem takınan AK Parti
hükümeti için en doğru sıfatın ise 'ikiyüzlü' kelimesi olduğunu savundu. Yazılı bir açıklama
yapan Loğoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nın MalatyaKürecik Radarı konusunda yaptığı açıklamaların doğruyu yansıtmadığını ifade etti. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının giderek
derinleştiğini ve genişlediğini dile getiren
Loğoğlu, kadın ve çocuklar başta olmak üzere
yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırıların
bölgede uzun bir süredir var olan karışıklığı
içinden çıkılmaz bir hale getirdiğine dikkat çekti. Gazze halkının yaşadığı dramın Türkiye-İsrail
ilişkilerini de gündemin üst sıralarına taşıdığını
anlatan Loğoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye-İsrail ilişkileri bağlamında en
önemli konulardan birisi de Malatya-Kürecik’te
konuşlu radar sistemidir. 14 Eylül 2011’de
Türkiye ile ABD arasında imzalanan ikili anlaş-
ma uyarınca kurulan ve Mayıs 2012’de Chicago’daki NATO zirvesinde, ABD Başkanı Obama’nın talimatıyla NATO’nun füze kalkanı sistemine ABD’nin milli katkısı olarak sunulan
Kürecik Radarı’nın İsrail’e istihbarat sağladığına ilişkin ciddi şüpheler vardır. Bu şüpheleri
derinleştiren gelişmelerden birincisi, Kürecik
Radarı’nın 10 Şubat 2012’de gerçekleştirilen
bir ABD-İsrail ortak tatbikatında kullanılmasıdır. Söz konusu tatbikatta, Kürecik’teki
radar sistemi ile bu sistemin İsrail’deki eşinin
uyumlu çalışması test edilmiştir.’’ (CİHAN)
Tezcan, Adana'da durdurularak aranan MİT TIR'larının
tutanaklarını açıkladı
Meclis'te basın toplantısı düzenleyen
Tezcan, 19 Ocak'ta Adana'daki durdurulan
ve aranan TIR olayını hatırlattı. Silah ve
mühimmat taşıyan TIR'larda arama yapılacağının söylendiğini dile getiren Tezcan,
aramaların engellenmesi sebebiyle kısmi
arama yapıldığına dikkat çekti. Her TIR'da
saçtan yapılmış ikişer sandık olduğunu belirten Tezcan, 25-30 adet roket çıktığını
kaydetti. Sandıktan çıkanların dökümlarını
gösteren Tezcan, yazıların kiril alfabesiyle
olduğunu belirtti. "Bu TIR'lar nereden yüklendi, nereden geldi?" diye soran Tezcan,
Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan yüklendiğini söyledi. Bunun, TIR şoförünün
resmi beyanı olduğunu anlatan Tezcan,
şoförlerin, bunu daha önce birkaç defa daha yaptıklarını söylediklerini aktardı. Tezcan, bunların MİT'in bölgede silah sevkiyatı yaptığını açıkça ortaya koyduğunu
söyledi. Silahlı örgütlerin tahrik ve teşvik
edilmesiyle namlusunun bir gün mutlaka kendilerine döneceğini dile getiren Tezcan,
silahlı terör örgütlerine silah ve mühimmatın istihbarat tarafından taşındığını ifade
etti. IŞİD'e verilen bu silahların şimdi
vatandaşlara doğrultulduğunu ifade eden
Tezcan, hükümetin bir başka anlaşma ve
planın peşinde olup olmadığını sordu?
Dışişleri Bakanlığı'nda ortaya çıkan ses
kayıtlarını da hatırlatan Tezcan, "4 tane
göndereceğiniz elemanın Türkiye'ye fırlatacakları füzeleri peşin peşin bu TIR'larla
mı taşıdınız? Reyhanlı saldırısında kullanılan mühimmatları bu TIR'larla mı
taşıdınız? Vatandaşlarımıza dönük
saldırıları bu TIR'larla mı taşıdınız? Ortadoğu'daki IŞİD ve Elkaide militanlarını
böyle silahlandırmak uluslararası ceza
hukuku açısından suç değil mi? Bunların
tamamının cevaplarını biz de biliyoruz, bu
iktidar da biliyor ve mutlaka bunun hesabını Türkiye'de Yüce Divan önünde ve
uluslararası hukukta da bu konudaki yetkili
yargı mercilerinde bir gün verecekler." diye
konuştu. Arama başlarken, hiç kimsenin
bunların MİT görevlisi olduğunu
bilmediğini dile getiren Tezcan, "Savcılık,
MİT Bölge Başkanlığı'nı arıyor. MİT
Bölge Başkanlığı, başlangıçta böyle
TIR'ların geleceğinden haberleri olmadığını ifade ediyor. Yani Adana üzerinden TIR'larla bir şeyler taşınıyor ama
Adana MİT Bölge bundan habersiz. Bu
bile TIR konvoyunun içerisinde nelerin bulunduğunu ve konunun özellikle suç teşkil
eden bir nakliye işlemi olduğunu açıkça ortaya koyuyor." şeklinde konuştu. Bu tutanakların ilk kez açıklandığını belirten Tezcan, bu konuda farklı soruşturmalar da
olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın
2014/2 sayılı bir hazırlık soruşturması devam ediyor. Bu hazırlık soruşturmasının
konusu 'Yasa dışı silahlı terör örgütlerine
silah sağlamak.' Şüphelileri MİT görevlileri.
MİT görevlilerin 'Yasa dışı silahlı terör
örgütlerine silah sağlamak.' suçundan
şüpheli oldukları bir soruşturma dosyası
var. Bir başka soruşturma dosyası da var
2014/30800, yine Adana Cumhuriyet
Başsavcılığı'nın. Her iki soruşturma dosyası
da 'Yasa dışı silahlı terör örgütlerine silah
sağlamak.' Israrla bu soruşturmaların üzerini
örtmeye çalışıyorlar. Israrla Casusluk Davası
ve soruşturmasıyla bu soruşturmaların üstü
kapatılmaya çalışıyorlar. Ama açıkça bir şey
ortada, soruşturma sırasında tek
tek takip ve delillerle ortaya
çıkmış TIR'larda taşınan
silahdır. Silahların hedefi
Suriye'dir. Suriye'de Elkaide
ve IŞİD militanlarına gönderilen silahlardır. Silahlara
MİT aracılık etmiştir,
hükümet destek vermiştir.
Bakanlık ve doğrudan
doğruya devletin valisi sahip
çıkmıştır. Suç müşterek işlenmiştir ve işlenmeye muhtemelen
devam ediliyor." CHP Genel
Başkan Yardımcısı Bülent
Tezcan, bir başka
soru üzerine ise
aramanın tamamının görüntüleri olduğunu
söyledi. (CİHAN)
CHP Genel Başkan
Yardımcısı Bülent
Tezcan, Adana'da
durdurularak
aranan MİT
TIR'larıyla ilgili tutanakları kamuoyu
ile paylaştı. Tezcan, yasa dışı
Elkaide ve IŞİD
terör örgütlerine
TIR'ların silah ve
mühimmat
götürdüğünün
artık belgeleriyle ortaya
çıktığını savunarak,
arama kararının
çok açık
olduğunu ifade
etti
Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu bugün İzmir'de
Cumhurbaşkanı adaylarından Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, bugün İzmir’e geliyor. 10 Ağustos
2014'te yapılacak seçimden önce yurt gezilerine devam eden İhsanoğlu’nu, İzmir’de yoğun bir program
bekliyor. Saat 12.30’da Adnan Menderes Havali-
manı’na gelmesi beklenen İhsanoğlu, 13.30’a kadar
şehir turu atacak. Daha sonra Zübeyde Hanım’ın
mezarını ziyaret edecek olan İhsanoğlu, Atatürk
Müzesi’nde basın toplantısı düzenleyecek. Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret edecek.
Saat 18.00’de ise Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde
şehrin kanaat önderleri ve medya organlarının İzmir
temsilcileriyle biraraya gelecek. Tarihi Havagazı
Fabrikası’ndaki iftara katıldıktan sonra saat 22.10’da
İstanbul’a hareket edecek. (CİHAN)
SP'li Tokar: Küfürbaz, bonzai içen,
uyuşturucu kullanan nesil sardı ortalığı
Saadet Partisi (SP) Genel Başkan
Yardımcısı Ziyattin Tokar, AK Parti’nin
'Dindar Nesil Projesini' sert bir dille
eleştirerek, “Yıllardır tek başına yönettikleri ülkenin gençlerinin durumu ve
hali ortada. Dindar nesil yetiştireceğiz
derken küfürbaz nesil, bonzai içen,
uyuşturucu kullanan nesil sardı ortalığı." dedi.
Başbakan’ın, siyasette sürekli ötekileştiren
bir dil kullandığını ve bunun yanlış olduğunu
söyleyen Tokar, “Erdoğan, bu tavrını ilk olarak
Ergenekon sürecinde kullandı. Biz bunu, o zaman yanlış bulduğumuzu bildirmiştik. Şimdi de
diğer adaylar için kullandı, bunu da yanlış buluyoruz." ifadesini kullandı.
SP Genel Başkan Yardımcısı Tokar, son günlerde sentetik uyuşturucu olan Bonzai ile ilgili
yaşananları değerlendirdi. AK Parti’nin 'Dindar
Nesil Projesini' sert bir dille eleştiren Tokar, “Yıllardır tek başına yönettikleri ülkenin gençlerinin
durumu ve hali ortada. Dindar nesil yetiştireceğiz derken küfürbaz nesil, Bonzai içen, uyuşturucu kullanan nesil sardı ortalığı. Gençler
bunu kimden öğreniyor sanıyorsunuz?” diye
sordu. Son yıllarda ötekileştirici, ayrıştırıcı bir kişilikle yetişen gençlerin giderek arttığına da
değinen Tokar, gençleri birleştirici, bütünleştirici
lider görüntüsü altında sürekli “ötekileştirici”
“ayrıştırıcı” dil ve politikaların zehirlenlediğine
dikkat çekti. Tokar, "Erdoğan’ın şahsıyla çok
özdeşleşmiş, Erdoğan’a çok hayran olan, onun
herhangi bir konuda hata yapmasını tahayyül
edemeyecek, “Erdoğan hata yapıyor” diyenlere
hain diye bakan, toleranssız bir gençlik yetişiyor. Eğer Erdoğan, çocuklarımızı bu minvalde
formatlamaya, cumhurbaşkanı olduğunda devam ederse Türkiye çok daha fazla kutuplaşır.
Bu kutuplaşma; sokak çatışmaları, çalkantılar,
Allah korusun, Alevi-Sünni gerilimi çıkarır. En
son ekonomiyi de vurur, insanlar mutsuzlaşır,
hatırlamak istemediğimiz manzaralarla
karşılaşırız” diyerek uyarılarda bulundu.
"ERDOĞAN'IN DİLİ,
ÖTEKİLEŞTİREN"
Başbakan Erdoğan’ın sürekli ötekileştirme
üzerine kurduğu dili de eleştiren Tokar, “Erdoğan, bu tavrını ilk olarak Ergenekon
sürecinde kullandı. Biz bunu o zaman yanlış
bulduğumuzu bildirmiştik. Şimdi de diğer adaylar için kullandı, bunu da yanlış buluyoruz. Eskiden “takunyalı” kavramı kullanılırdı insanları
aşağılamak için, şimdi “monşer” kavramı kullanılıyor. Eskiden, muhafazakar dünyanın sembolleri alay sebebiydi, şimdiyse seküler, elit
dünyanın sembolleri. Nişantaşılı, beyaz Türk,
“Bunlar Bodrum’a giderler...” Hatta Batı’da okumuş, iyi eğitim görmüş olmak da aşağılanma
sebebi... Eskiden şalvarlı, poturlu aşağılanırdı,
şimdi Fransızca bilen. Ayrıştırıcı dil ve politikanın yan ürünleridir bunlar. Biz Milli Görüş’te
hiç kimseyi aşağılamadık. Hatta aşağılamaya
kalkanları uyardık, yanlarında durmadık.” dedi.
Torba Yasa ile ilgili eleştirilerde bulunan
Tokar, şöyle devam etti: “Torba yasa ile memur
çırılçıplak ortaya atıldı. Memura Temmuz zammı
verilmedi. Biat etmeyen memur oradan oraya
sürülüyordu, şimdi çıkacak olan yasayla iş
garantisi bitiriliyor. Amiri “yarın işe gelme”
dediğinde işi bitiyor. Eskiden mahkeme yoluyla
işe dönüyordu, şimdi mahkeme karar verse de
2 yıl amiri işe geri dönüşünü geciktirebilecek.
Üstelik bunu yaptığı için önceden cezalandırılıyordu, bu da kaldırılıyor. Yani memur
tamamen haklarından yoksun bırakılıyor. Ayrıca, atama ve yükselmeler için sınavlar kaldırılıyor. Liyakat diye bir şey kalmıyor. Dünyanın en
ilkel ülkesinde bile bu keyfiyet yok.” (CİHAN)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
İNCE ZIMBALAR
Sabit
İNCE
22
2014
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
BAŞKAN SELVİTOPU’NDAN GAZZE UYARISI
M
aliyeciler Mahallesi'nde düzenlenen iftar
yemeğine katılan Karabağlar Belediye
Başkanı Muhittin Selvitopu, Gazze'de
yaşanan insanlık dışı saldırının sona ermesini
istedi. Yapılanların hiç bir zaman kabul görmeyeceğini belirten Başkan Selvitopu, barış ve
kardeşliğin hakim olduğu bir dünya görmek istediğini vurguladı. Karabağlar Belediyesi ve Maliyeciler Mahallesi Muhtarlığı öncülüğünde
düzenlenen iftar yemeğine bölge halkı yoğun ilgi
gösterdi. Meclis üyelerinin de katıldığı iftar programında Gazze’deki insanlık dışı saldırı gündeme
geldi. İftar sonrası vatandaşlarla sohbet eden ve
kısa bir konuşma yapan Karabağlar Belediye
Başkanı Muhittin Selvitopu Gazze’deki saldırıyı
kınayan açıklamalar yaptı. Ortadoğu’da akan
kanın durdurulması ve bu konuda gerekli adımların atılması gerektiğini belirten Başkan Selvitopu, Filistin’de masum insanların
sabitince1@hotmail.com
İSLAM İLE İLGİSİ
OLMAYAN
YANLIŞLAR 2
4-Kur'anın ölüler arkasından okunması. Bu da
islamda olmayan bir inanış.Çünkü Kuranın
hiçbir ayetine ölüler muhatap değil,aksine
diriler,hayatta olanlar muhataptır. Bu nedenle
Kuran ölüler kitabı değil,dirilere hitap eden bir
kitaptır. Kuranın asla ölülere faydası
yoktur.Hatta Allah "siz ölülere birşey işittiremezsiniz" diye de kesin ayet var. Ölenin amel
defteri zaten kapanmıştır. Ona sonradan ilaveler
yapılmaz. Hani bir hadis söylerler,ölen
arkasında bir hayırlı eser,hayırlı evlat bırakırsa
amel defteri açık olur diye. Bu da Kuranın
gerçeklerine uymaz. Elbette arkasından bıraktığı hayırlı işi,hayırlı evladı,yaptığı cami veya
diğer hasenatlar çok önemli. Ama bunların bu
kişi için gelirleri yani yapılacak olan hayırları
duaları o kişi ölmeden önce ona toptan ödenir
verilir. Bunu Allah ezeli ilmiyle bildiği
için,hangi hayırlı işin kaç sene dünyada kalacağı hangi hayırlı evladın ve neslin ne kadar bu
kişi adına hayırlı dualarda ve işlerde bulunacağını bilen Allah bunların sevaplarını o kuluna ölmeden önce verir.
5- Bazı törenler de mevlit ve ilahiler okunması. Bunların da asla dinde yeri yoktur.Bunları
bir dini olgu gibi anlayarak yapmak da yanlıştır.
Sadece güzel bir zaman geçirme,huzurlu bir atmosfer yaşama olarak bilmek yeterlidir. Yoksa
onlara bir kutsallık vermek çok yanlıştır.
6-Mezar ve özellikle "yatır" dedikleri
mezarları bir dini emir gibi ziyaret etmek hatta
onlardan yardım dilemek de yanlıştır. Yatır
denen mezar da olsa, mezarların insanlara,veya
mezardakilere bir faydası yoktur. Ölen zaten
ölünce bu dünyadan ilişiği kesilir. Bu dünya ile
hiçbir bağlantısı kalmaz. Nasıl ki,bu dünyaya
gelmeden önce ruh varsa,o ruh ,beden ölünce
yani ruh bedeni terkedince bedenin bir özelliği
kalmaz. Hatta bu peygamber mezarı da olsa
böyledir. Mezarlar sadece ölen vücudun dışarda
kalıp çürümemesi,hastalık yaymaması ve çirkin
görünmemesi için toprağa gömülür. Bu
konudaki Adem a.s ın iki oğlunun ,öldürme
olayını habil-kabil olayını düşünün,kardeşini
öldürüp cesedi ortada bırakınca Allah ona ibret
alsın diye iki kuşu gönderip,kuşun bir diğerini
öldürdükten sonra toprağı eşeliyerek
gömdüğünü anlatan ayetlere kulak vermek,anlamak için yeterli olur sanırım.
7-Başkalarının gaybı,gizli olan şeyleri
bildiğine inanmak,muska yapmak ,fal baktırmak (her türlü falcılık),tamamen islamda yasaktır. Gaybı peygamberler dahi bilemez. Hele hele
gelecekten haber vermek, yani kehanette bulunmak. Bu tamamen islam dışı bir inanıştır.Bazı
kişilerin , şeyhlerin bunu yaptığına inanmak,
hatta peygamberlerin bile kehanet sahibi
olduğuna inanmak şirktir. Çünkü "GAYBI
(geçmişi) ve GELECEĞİ sadece ve sadece
ALLAH BİLİR. Başka kimse bilemez.Bildim
diyen kelimenin tam anlamıyla YALANCIDIR.
8-Bazı eşyalarda kutsallık olduğuna,onları
koruduğuna inanmak da şirktir. Örneğin,at
nalı,mavi boncuk,kuru kafa,bazı bitkiler,kutsal
saydıkları kişilere ait eşyalar hatta bu eşyalar
peygambere ait olsa bile onun sakalı saçı olsa
bile onlara kutsallık vermek şirktir. Saçmalıktır..
Bunların tamamı şirktir. Çünkü Allah "sizi koruyan ve kollayan Allaha şükredin" der. Bizi
ancak ve ancak Allah korur.
9-Bazı bina ve yerlerin kutsal oluşuna inanmak.Yeryüzünde tek kutsal yer vardır,orası da
Mescid-i Haram (korunmuş yer) yer denen
KABE'nin bulunduğu yerdir. Bir de Arafat ile
mescid-i aksanın bulunduğu yerdir.. Başka yerlerin bir kutsallığı yoktur.
10-Gök gürlemesinden,kuş ötmesinden hayvan sesinden veya başka bir tabiat olayında kutsallık aramak da şirktir.
11-Kadınları cuma namazından alıkoymak
da ayrı bir yanlışlıktır.Halbuki ayet açık CUMA
suresinde.Hitap kadın erkek ayırmadan " EY
İMAN EDENLER" diye başlar,Cumaya davet
eden ayette.
12-Müslüman olmadığını bildiği halde münafıkların cenaze namazını kılmak.Burada Allahın emri kesindir."Onlar üzerine namaz
kılmayın" der Allah.Hatta bir kafire veya
müşrike,münafıka bir işinden dolayı "ALLAH
RAZI OLSUN" demek bile yanlıştır.Çünkü
Allah onlardan asla razı olmayacağını beyan
ederken biz kalkıp böylece ukalalık yapmış
oluyoruz.Yapmayın böyle.
13-Cünüp iken ve kadınların aybaşı hallerinde camilere girmelerinin yasaklığına inanmak,Kur'anı ele alamamak demek de
yanlıştır.Bunlar sadece namaz kılma için olan
engellerdir.Yemek yemek,dua okumak,Kur'an
okumak ,camiye girmeğe engel değildir.Sadece
ibadet olan namaz kılma ve kabeyi tavaf etmeğe engeldir.
14-Tesbih denen eşyalara,takke ve fessarık,.çarşaf gibi eşyalara kutsallık verip bunları
dinin bir değeri olarak görmek de yanlıştır.İslamda hiçbir eşya ve giyisi kutsal değildir.Daha
doğrusu islamda semboller yoktur.İslamda
Allah_kul arasındaki KULLUK ilişkileri
esastır.
8 GÜNCEL
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
Oto
Otobü
büsü
süm
m
ka
kaççda
dakik
kikaa
nrage
gelec
lecek
ek??
so
sonra
Kentin 110 noktasında oluşturulan “akıllı durak”
sistemi sayesinde yolcular, artık binmek istedikleri otobüsün kaç dakikalık mesafede olduğunu
öğrenebiliyor. Yaklaşan otobüslerin kaç durak
mesafede bulunduğunu gösteren “akıllı durak”
uygulamasıyla toplu ulaşıma kolaylık getiren
İzmir Büyükşehir Belediyesi ESHOT Genel
Müdürlüğü, yolcularına sunduğu bu konforu bir
adım daha ileriye taşıdı. 110 noktada uygulanmaya başlanan ve büyük beğeni toplayan akıllı
durak sistemi geliştiren ESHOT, artık yaklaşan
otobüsün kaç dakika uzakta olduğunu bilgisini
de dijital ekranlarda paylaşacak. Akıllı duraklar
aynı zamanda duraktan geçen otobüs hatlarının numaralarını, gidiş yönlerini, son
durak isimlerini ve gelen aracın fiziksel
engellilerinin kullanımına uygun olup olmadığını da gösteriyor. ESHOT Genel
Müdürlüğü’nün internet sitesinde
(www.eshot.gov.tr) “Yolcu Bilgilendirme” başlığı altından
seçilen bölümde akıllı duraklarda
paylaşılan bilgiler yer alıyor.
Sistem sayesinde İzmirliler,
binmek istedikleri otobüsün kaç dakika uzakta olduğunu
evlerinden çıkmadan
da bilgisayarlarından
öğrenebiliyor.
(HABER MERKEZİ)
Bornova köylerinde
kalkınma seferberliği
B
ornova Belediyesi, yerel seçimlerin ardından mahalle statüsü
kazanan köylerdeki vatandaşların yaşam standartlarını yükseltmek için harekete geçti. ‘Doğa ve Köy
Turizmi’ni canlandırmak için ilk
olarak Beşyol Köyü’nde 5 bin kişinin
katıldığı Kiraz Festivali’ni düzenleyen
Bornova Belediyesi, yeni mahallelerin
potansiyellerini belirlemek için
çalışma başlattı. Bornova Belediye
Başkanı Olgun Atila, ilçeye bağlanan
köylerin mevcut kaynaklarını ve
potansiyellerini en verimli biçimde
kullanmalarını sağlamak için planlama
çalışması başlattı. Bu amaçla yerel
seçimlerden sonra Bornova’ya bağlanarak mahalle statüsü kazanan 12
köyün muhtarı ile biraraya gelen
Başkan Olgun Atila, ihtiyaçları ve
öncelikleri belirlemek için harekete
geçti. Atila, belediye bürokratlarıyla
birlikte katıldığı toplantıda, muhtarlardan yerleşimleriyle ilgili bilgiler aldı.
Muhtarlar, mahalle statüsü kazanmadan önceki dönemde köy tüzel
kişiliğine ait olan mallar ve yoğun
olarak üretimi yapılan tarım ürünleriyle ilgili bilgi verdi. Tarım ürünlerinin pazarlanması konusunda
ihtiyaç duydukları destekler ve köylerine yapılmasını istedikleri yatırımlarla
ilgili taleplerini antalan muhtarlar, bu
konuda Bornova Belediyesi ile
uyumlu bir çalışmaya hazır olduklarını
söyledi.
Üreticiyle tüketici buluşturulacak
Bornova Belediye Başkanı Olgun
Atila, ilçenin yeni mahalleleriyle ilgili
yaptıkları bilgi alışverişinin Bornova’da harekete geçirmeyi düşündükleri
‘Doğa ve Köy Turizmi’ konseptine
büyük katkı sağlayacağına inandığını
belirtti.
Bornova’nın köylerini kiraz,
zeytin, incir gibi kendi ürünleriyle
kalkandırmayı amaçladıklarını
söyleyen Başkan Atila, “Yeni mahallelerimizde çiftçilikle uğraşan vatandaşlarımızın ürünlerinin daha iyi
değerlenmesini ve tüketicilerle doğrudan buluşması sağlamak için projeler
üreteceğiz” dedi.
(HABER MERKEZİ)
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU
Genel Müdürlüğü, Urla’nın Gülbahçe, Balıklıova ve Özbek
mahalleri ile Seferihisar’ın
Ulamış ve Düzce mahallelerinin içme suyu alt
yapısını baştan sona
yenileyecek. Su
kayıp ve kaçaklarıyla mücadelede
içme suyu şebekelerini yenileyerek önemli başarı
kaydeden İzmir
Büyükşehir
Belediyesi İZSU
Dünya’nın barış ve kardeşliğe
çok ihtiyacı var
Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin ürkütücü
boyuta ulaştığını ve bölgede barış ve kardeşliğe
çok ihtiyaç duyulduğunu belirten Başkan Selvitopu, “Bizler belki burada rahatız ama oralarda insanlar savaşın acısını çekiyorlar. Ölenleri rahmetle
anıyoruz. Umuyoruz ki oralara da bir an önce barış
gelir ve masum insanlar artık hayatlarını kaybetmezler.” diye konuştu. Ramazan ayının kutsal bir
ay olduğunu, barış ve kardeşlik duygularının doruk
noktasına ulaştığı vurgulayan Başkan Selvitopu,
ülkemizin de kardeşliğe, dayanışmaya ihtiyacı
olduğunu, böyle kutsal aylarda bu duyguları
geliştirmenin hepimizin görevi olduğunu sözlerine
ekledi. (HABER MERKEZİ)
DEMİRCİ BELEDİYESİNDEN DEV ORGANİZASYON,
6 BİN KİŞİ İFTAR
YEMEĞİNDE BULUŞTU
Demirci Belediyesi tarafından 20 Temmuz 2014 Pazar
günü açık pazar yerinde organize ettiği iftar yemeğine
yoğu katılım gerçekleşti.
Günler öncesinden başladığı
iftar yemeği hazırlıklarına
Cumartesi gecesi ve Pazar
sabahı erken saatlerde
başlayan Belediye ekipleri
yoğun çalışma temposu ile
iftar saatine kadar çalışmalarını sürdürdü. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği
iftar yemeği öncesinde ve
sonrasında Manisa Aynalı
Camii İmam Hatibi Şuayip
Yörük ve ekibi tarafından
ilahiler ve tasavvuf müziği
okunurken, semazenlerde
gösteri yaptı. Düzenlenen
iftar yemeğine Demirci Kaymakamı Yalçın Sezgin,
Belediye Başkanı Selami
Selçuk, CBÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa
Bakaç, Ege Uluslararası
Sağlık Federasyonu Başkanı
Dr. Haluk Şener özpolat,cbü
meslek yüksek okulu müdürü
doç dr ismail taşlı, Gördes
Belediye Başkanı
Muhammed Akyol Ak Parti
Manisa İl Başkan Yardımcıları Atamay Taydaş, Hülya
Yiğiter, AK Parti Demirci
İlçe Başkanı Mustafa Bakır,
Belediye Meclis Üyeleri,
Daire Amirleri ve 6 Bin
kişiye yakın vatandaş katıldı.
Belediye ekiplerince hazır-
lanan servisler davetlilerin
masalarına ulaştırılırken,
davete katılan misafirlere
tasavvuf müziği eşliğinde
güzel bir yaşatıldı. Belediye
Başkanı Selami Selçuk,
Meclis Üyeleri Mehmet Acar
ve Akif Altunbaşak iftar
sofraları teker teker gezerek
yemeğe katılan vatandaşlarla
ilgilendiler.
İftar yemeği sonrasında
konuşma yapan Belediye
Başkanı Selami Selçuk "
Yüce mevlaya sonsuz şükürler olsun burada birlik beraberlik ve kardeşlik
içerisinde iftar yemeğinde
buluştuk. Rabbim birliğimizi
bozmadan bizleri nice iftarlara ulaşmayı nasip etsin.
Burada huzur içinde dururken dünyanın çeşitli yerlerinde başta Filistin olmak
üzere zulüm altında, bombalar altında oruç açamadan
şehit olan kardeşlerimiz var.
Onlar için her daim dua edelim. Sahip olduğumuz dirlik
ve düzenliğin kıymetini çok
iyi bilmeliyiz. Büyük hürriyetlerimize sahip şekilde
hiçbir baskı altında kalmadan
huzur içinde iftar yapmayı
olanak kılan
Devletimize,Milletimize ve
sistemimize daima sahip çıkmalıyız. İftar yemeğimize
katılan tüm vatandaşlarımıza
teşekkür ediyorum" dedi.
(HABER MERKEZİ)
Mavi bayraklı plajlar,
10 yılda ikiye katlandı
Türkiye'de, son 10 yılda uluslararası çevre ödülü mavi
bayrak almaya hak kazanan plaj sayısı ikiye katlanarak,
397'ye ulaştı. AA muhabirinin 'Mavi Bayrak Programı'nın Türkiye'de de başlatılabilmesi amacıyla 1993
yılında kurulan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı
(TÜRÇEV) verilerinden derlediği bilgiye göre, mavi
bayrak, plajlar için özünde temiz deniz suyu, sonrasında da çevre eğitimi ve bilgilendirmeye önem
veren, gerekli donanıma sahip iyi çevre yönetimini
temsil ediyor. Marinalar için mavi bayrak kriterleri,
deniz suyu analizlerinin istenmemesi dışında, benzerlik
gösteriyor. İlk olarak 1994 yılında 12 plaj ve 9 marinanın mavi bayrak aldığı Türkiye'de plajların aldığı
mavi bayrak sayısı, her geçen yıl arttı. 2004 yılında
151'e ulaşan mavi bayraklı plaj sayısı, bu yıl 397'ye
ulaştı. Böylece mavi bayraklı plaj sayısını 10 yılda
ikiye katlayan Türkiye, "Mavi Bayrak Programı"nı
uygulayan Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (EFF) üyesi
70 ülke arasında da 573 mavi bayraklı plajı bulunan İspanya ve 407 mavi bayraklı plaja sahip Yunanistan'ın
ardından 3. sırada yer aldı.
-İstanbul'da mavi bayraklı plajlar Şile'de
Türkiye'de mavi bayrak almaya hak kazanan plajların
en çok bulunduğu il ise Antalya. Turizmin lokomotif
kenti Antalya'da, 197 plajla, ülke genelindeki mavi
bayraklı plajların yaklaşık yarısına sahip konumda. Antalya'yı, 89 plajla Muğla, 43 plajla İzmir, 25 plajla
Aydın, 18 plajla Balıkesir, 9 plajla Mersin, 6 plajla
Çanakkale izliyor. İstanbul'da tamamı Şile'de olmak
üzere 3, Kocaeli ve Tekirdağ'da 2'şer, Edirne, Düzce ve
Ordu'da birer plajda mavi bayrak sallanıyor.
Türkiye, mavi bayraklı 22 marinayla ise 70 ülke
arasında 7. sırada bulunuyor. (AA)
2014Perşembe
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
9 GÜNCEL 22
40 yıllık şebekeler yenilenecek
katledilmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile
getirdi.
Genel Müdürlüğü, şebeke yenileme çalışmalarını ara vermeden
sürdürüyor. İZSU son olarak
Urla’nın Gülbahçe, Balıklıova,
Özbek mahalleleri ile Seferihisar’ın
Düzce ve Ulamış mahallelerindeki
35 – 40 yıllık eski şebekeleri yenileme kararı aldı. Önümüzdeki
günlerde çıkacak yapım ihalesi
kapsamında İZSU, Gülbahçe,
Özbek ve Balıklıova’da 54, Seferihisar Ulamış ve Düzce’de 22 kilometre olmak üzere 76 kilometrelik
içme suyu şebekesi döşeyecek.
Özbek Mahallesi’nin Eğriliman bölgesinde daha önce içme suyu şe-
beke yenileme çalışması yaptıklarını hatırlatan İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, “1970’li yıllarda
döşenen, eskiyen içme suyu şebekesi nedeniyle sık sık arızaların
ve su kesintilerinin yaşandığı Gülbahçe Mahallesi’nde geçtiğimiz yıl
18 kilometre uzunluğunda şebeke
ve 3 kilometre uzunluğunda da iletim hattı yenilemiştik. Karayolları’na ait alanlarda 17 kilometrelik
bölüm kalmıştı. Şimdi onu yapacağız. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından imalatlarımız 7
ayda tamamlanacak” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Bir daha Erdoğan'a laf atarsan
seni SOKAĞA BİLE çıkartmam
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Soylu, "12 Eylül 2010 referandumunu kaybedeceksin, 2011 seçimlerini kaybedeceksin,
2014'teki yerel seçimleri kaybedeceksin, şimdi de milletin karşısına sosyal medyadaki Bahattin gibi bir tipi çıkartıp ona
cumhurbaşkanlığı için oy isteyeceksin. Ondan sonra da adam gibi Türkiye'de gezeceksin. Yok öyle yağma" dedi
A
K Parti Genel Başkan
Yardımcısı Soylu, AK Parti
Yatağan İlçe Başkanlığı'nın
düzenlediği sahur programında yaptığı konuşmada, 10 Ağustos'taki cumhurbaşkanlığı
seçimlerinin önemini anlattı. Seçimler
sonrası "devletin tepesine milletin
adamının oturacağını" ifade eden Soylu,
"10 Ağustos'tan itibaren halkın seçtiği
cumhurbaşkanı, önümüzdeki uzun yıllar
boyunca milletin, devletin tepesinde
hiçbir vesayet makamına takılmadan,
hiçbir vesayet makamı oluşturmadan,
eski Türkiye'nin o anlayışının kapılarını
kapatarak yepyeni Türkiye ile buluşturan
bir anlayışı ortaya koyacak. Bunu hep
birlikte gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
Türkiye'nin, 10 Ağustos sonrası hem bölgesinde hem de dünyada sözünün daha
çok itibarla dinleneceği günlere ulaşılacağını dile getiren Soylu, cumhurbaşkanlığı seçiminde halktan, tercihini
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan
yana kullanmasını istedi.
"Siyaseti bu kadar
pespaye yapan bir
tipe rastlanılmamıştır"Soylu, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nu da eleştirerek, şu
ifadeleri kullandı: "Kılıçdaroğlu denilen
mahluk var karşımızda. Bir mahluk,
siyasete gelmiş bir musibet. CHP'nin
başına geçmiş bir musibet. Ahlaktan nasibini almamış bir adam. Aylardan beri
hakaret ediyor. Sayın başbakanımıza,
'Sen Türkiye'yi kutuplaştırıyorsun,
Türkiye'yi geriyorsun' diyor. Sahur
sofrasında olmasam daha ağır şeyler
söyleyeceğim. Onu buradan uyarıyorum,
bir daha başbakanımızla, ailesiyle ilgili
en ufak bir şey söylerse Allah'a yemin
ederim ki onu sokağa çıkamaz hale getiririz. Siyaseti bu kadar pespaye yapan bir
tipe rastlanılmamıştır. 12 Eylül 2010
referandumunu kaybedeceksin, 2011
seçimlerini kaybedeceksin, 2014'teki
yerel seçimleri kaybedeceksin, şimdi de
milletin karşısına sosyal medyadaki Bahattin gibi bir tipi çıkartıp ona cumhurbaşkanlığı için oy isteyeceksin. Ondan
sonra da adam gibi Türkiye'de gezeceksin. Yok öyle yağma." AK Parti Genel
Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu,
"Başarısız, beceriksiz, adaletsiz, dürüst
olmayan yöneticilerle bu ülkenin yarın-
geçecek" diye konuştu. Süleyman Soylu,
Türkiye'de her cumhurbaşkanlığı seçiminden önce kriz çıkarıldığını ifade ederek, 1980'de darbe olmadan önce
cumhurbaşkanı seçimi için 114 kez tur
yapıldığını, çocukların sağcı ve solcu
diye birbirine girdiği günler yaşandığını
hatırlattı.
lara taşınamayacağını biliyorum. Onun
için diyorum ki, 10 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bir kere, on kere,
yüz kere, bin kere, milyon kere, milyar
kere, söylüyorum ve trilyon kere de
haykırmak istiyorum ki, bu ülkede bir
kişinin cumhurbaşkanlığı hakkı varsa o
Tayyip Erdoğan’ın hakkıdır" dedi.
Menteşe ilçesine bağlı Saburhane Mahallesine gelen Soylu, 10 Ağustos'taki
cumhurbaşkanlığı seçiminde halkın tercihini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan yana kullanmasını istedi.
Mahalledeki 300 yıllık çınar ağacının altında vatandaşlara seslenen Soylu, ülkeye
hizmet etmenin nasip işi olduğunu, 12
yıldır ülkenin başbakanının çeşitli
badirelerle, sıkıntılarla karşılaştığını belirterek, "17 Aralık ve 25 Aralık’ta darbe
girişimleriyle karşılaştı. Oradan önce
birçok darbe girişimleriyle karşılaştı. Her
gün ayrı bir sınavdan geçti. Bir gün
ekonomik sınavdan, bir gün dış politikalar sınavından, bir gün uluslararası ilişkiler sınavından geçti ama 12 yıldan
beri geçtiği bu sınavlarda hep millete,
hep halka, hep hakkaniyete göre hareket
etti. Eğilmedi, bükülmedi, kırılmadı, geri
adım atmadı" diye konuştu. Türkiye'de
eksik ve aksaklar bulunabileceğini vurgulayan Soylu, "Bunlar olmasaydı 2023,
2053, 2071 hedeflerimiz olmazdı. 'Kişi
başına milli gelir seviyemiz 25 bin dolar
olacak' demezdik. 'Hayallerimize kavuşmak için 150 milyar dolar tarım gelirimiz, 50 milyar dolar turizm gelirimiz
olacak' demezdik. 'Eksiklerimiz ve aksaklıklarımızı tamamlamak için teknolojimizi yüksek bir noktaya getirmek için
60 milyar dolar araştırma geliştirme
T
hedefimiz olacak' demezdik" ifadesini
kullandı. Türkiye'de kişi başına gelir seviyesinin 3 bin dolardan 11 bin dolara
çıktığına işaret eden Soylu, 36,5 milyar
dolar olan ihracatın ise 156,5 milyar
dolara çıktığını, yıl sonunda 166,5 milyar
dolara ulaşacağını kaydetti. Soylu, 10
Ağustos'un millet ve devlet muhabbetinin başladığı, Türkiye'nin yeni hedeflere koştuğu, tam demokrasinin, refah
toplumunun ve özgür Türkiye'nin en
önemli adımlarının atıldığı tarih
olduğunu söyledi. Yeni devlet
başkanının ilk kez halkın oyu ile seçileceğini dile getiren Soylu, şöyle konuştu:
"Başarısız, beceriksiz, adaletsiz, dürüst
olmayan yöneticilerle bu ülkenin yarınlara taşınamayacağını biliyorum. Onun
için diyorum ki, 10 Ağustos’ta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bir kere, on kere,
yüz kere, bin kere, milyon kere, milyar
kere, söylüyorum ve trilyon kere de
haykırmak istiyorum ki, bu ülkede bir
kişinin cumhurbaşkanlığı hakkı varsa o
Tayyip Erdoğan’ın hakkıdır. Bu topraklarda bize bırakılan medeniyetin yarına
hasarsız bir şekilde taşınmasından hepimiz sorumluysak binlerce kilometre
ötede Orhun Yazıtları'nı tamir ettirip
oraya 48 kilometre yol yapan, onu
kendine dert edinen bir adamı elbette bu
büyük millet, bu asil millet gerekli noktalara taşıyacaktır. Bir taraftan Bosna'yı, bir
taraftan Kosova’yı, bir taraftan Necef'teki
türbeleri, bir taraftan Balkanlar'daki
imaretleri, camileri, külliyeleri, ecdadımızın bıraktığı tarihi eserleri yeniden
dünyayla buluşturan bu anlayışı elbette
yok görmemeliyiz." Soylu, 10 Ağustos
seçimlerinin çok önemli olduğunu vurgu-
ürkiye’nin uluslararası nitelikteki ilk fuar organizasyonu; İzmir Enternasyonal Fuarı
83’üncü gurur yılını kutluyor. Fuar bu yıl 29
Ağustos - 7 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenlenecek. Partner ülkenin Mauritius, odak ülkenin
Hindistan, onur konuğu illerin Diyarbakır ve
Malatya, temasının Lojistik olduğu 83’üncü İzmir
Enternasyonal Fuarı’nın hazırlıkları tüm hızıyla
devam ediyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da
sadece uluslararası katılım holü yurt dışı katılımcı
firmalardan gelen talep doğrultusunda 29 Ağustos –
2 Eylül 2014 tarihlerinde beş gün açık kalacak.
Diğer tüm etkinlikler 10 gün boyunca devam edecek. Bir genel ticaret fuarı niteliği taşıyan ve
Türkiye’nin ilk fuar organizasyonu olan İzmir Enternasyonal Fuarı’na her yıl yaklaşık 20 farklı ürün
grubunda, yerli yabancı bin 100’ü aşkın firma,
60’dan fazla ülke katılıyor. İzmir Enternasyonal
Fuarı, T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde düzenleniyor . Fuara girişlerde kentkart
kullanılacak. İzmir Enternasyonal Fuarı ziyaret saatleri 16.00 – 23.00 olarak gerçekleşecek.
Uluslararası Bölüm
Bu yıl da geçtiğimiz yıl olduğu gibi, uluslararası
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
layarak, "Bu, Selçuklu ve Osmanlı dahil
olmak üzere bu topraklarda bizim yapabildiğimiz en önemli adımlardan bir
tanesidir. Bu, Türkiye dünya ile bütünleştirecek. Dünyanın bütün mağdurlarına,
mazlumlarına ulaştıracak ve kendi insanımızın hayat standardını en üst noktaya çıkartacak" diye konuştu.
Konuşmasında CHP'li ve MHP'li vatandaşlara seslenen Soylu, şunları söyledi:
"CHP ve MHP’li kardeşlerimize de
söylüyorum. Ben onların da adaylarından
memnun olduğunu zannetmiyorum. Biz
memnun değiliz. Şunun için memnun
değiliz. Daha kuvvetli bir adayın olmasını isterdik. 5 yıllık ortaya koyacağınız taahhütlerin takip edilebileceği,
'bir var, bir yok, bir aday değil, bugün
var, yarın yok, bir aday değil'... Projeleri
takip edilebilecek bir adayın olmasını isterdik. Bizi zorlayacak, Türkiye’nin
yarınlarına hafızamızı, zihnimizi zorlayacak, daha iyi projeler üretmemize vesile
olacak bir rekabetin olmasını isterdik
ama maalesef..." Türkiye’nin en önemli
seçimine gittiğini belirten Soylu, "12
yıldır Türkiye’de başbakanlık yapan, liderlik yapan bir kişinin aday olduğu bir
seçime giderken bunu Kılıçdaroğlu’nun,
'aman dostlar alış erişte görsün' diye bir
adamla geçiştirmeye çalışmasını ben
Türkiye adına bir haksızlık olarak görüyorum. Çünkü yaklaşık bin yıldır bu
coğrafyada Osmanlı ve Selçuklu dahil ilk
kez bu ülkede insanlar kendi devlet reislerini, devlet başkanlarını, cumhurbaşkanlarını, toplumun tamamının
katılmasıyla kendi seçecek. Bu bizim tarihimizin en önemli olaylarından bir tanesidir. İlk kez devletin başına bu kez millet
"Türkiye'yi Ortadoğu'ya
çevirmek istediler"
Paralelcilerin 17 ve 25 Aralık'ta yaptığı darbelerin boşuna olmadığına işaret
eden Soylu, şunları kaydetti:
"Türkiye’nin istikrarının, huzurunun,
sükunetinin bir şekilde ortadan kalkmasını istediler. 17 Aralık boşuna yapılmadı, gezi olayları boşuna yapılmadı, 25
Aralık boşuna yapılmadı. Ukrayna gibi
Türkiye’nin karışmasını Kafkasya’daki
ülkeler gibi Türkiye’nin karışmasını istediler. Dirayetli yönetimler, dirayetli anlayışlar, dirayetli başbakan buna müsaade
etmedi. Bugün Avrupa’da ekonomik kriz
varken, Amerika’da ekonomik kriz
varken, Allah’a şükürler olsun ki Türkiye
yoluna emin adımlarla, güvenli adımlarla
gitmeye çalışıyor. Dünyanın en güvenilir
bölgesi haline gelmeye çalışıyor." Soylu,
1,5 yıldır bu topraklara terör sebebiyle
şehit gelmediğini, vatandaşların evlatlarını askere gönderirken 'geri gelebilecek mi' endişesinin ortadan kalktığını
vurguladı. Dünyanın ekonomi ve siyasi
olarak büyük ülkeleri Amerika, Almanya
ve Rusya'nın insanların katledilmesine
sessiz kaldığına değinen Soylu, şöyle
konuştu: "Maalesef dünyanın gelişmiş
ülkeleri yine bu sınavdan çaktılar. Daha 1
yaşını doldurmamış çocuklar katlediliyor.
Dini, kimliği, mezhebi ne olursa olsun,
dünyanın hiçbir yerinde bu zulme seyirci
kalınamaz. Böyle bir zulme ortak olunamaz. Bugün dünyadaki liderlerde, karar
alamama, adalete göre hareket edememe
ve maalesef dünyadaki meselelere adalet
penceresinden, hakkaniyet penceresinden
bakamama yeteneksizliği var.
Amerika’da da, Avrupa’da da, Almanya’da da, Rusya’da da maalesef
büyük siyasi yasaklar üzerinden bir gelecek oluşturma kaygısı var. Oysa dünyada
bu konuda tek duruş gösteren, hem milli
duruş gösteren hem tarihe, hem de geleceğe ait bir duruş gösteren sadece ve
sadece insani bir duruş gösteren güçlü bir
Türkiye’ye var." (AA)
FUAR’DA YİNE YOK YOK
bölümü 29 Ağustos – 2 Eylül 2014 tarihlerinde beş
gün açık kalacak. Bir dünya buluşmasına ev
sahipliği yapacak olan İzmir Enternasyonal
Fuarı’nda yurt dışı katılım İzmir Uluslararası Fuar
Alanı 4 no’lu hol’de organize ediliyor. Partner Ülke
Mauritius ve Odak Ülke Hindistan’da bu alanda yer
alacak.
Onur Konuğu İller
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın 83’üncü yılında
Onur Konuğu Kentleri Diyarbakır ve Malatya olacak. Geçtiğimiz yıllarda 1/B no’lu holde yer alan
onur konuğu iller, bu yıl farklı bir uygulama ile 3
no’lu holde olacak.
Tema Katılımı
Her yıl farklı bir tema çerçevesinde düzenlenen
İzmir Enternasyonal Fuarı’nın bu yıl ki teması,
önümüzdeki yıllarda organize edilmesi planlanan
lojistik ihtisas fuarından yola çıkılarak “Lojistik”
olarak belirlendi. Lojistik sektörüne yönelik
katılımcı firmalar ve çeşitli sergiler 2 no’lu hol’de
yer alacak.
Fuar Çarşısı
Bu yıl kapalı alanda Fuar çarşısı 1/A no’lu hol’de
organize edildi. Açık alanda ise çarşı, Lozan ve
Montrö kapısı arasındaki bölümde yer alacak.
Bilişim – İletişim
İzmir Uluslararası Fuar Alanı 1/B no’lu holde yer
alan “Bilişim ve İletişim” özel bölümü yaklaşık 2
bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. 2010 yılında
gerçekleştirilen 78. İEF’nin ana teması olan
“İletişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon”dan
yola çıkılarak, firmalardan gelen talep doğrultusunda oluşturulan “Bilişim ve İletişim” özel
bölümünün bu yılda büyük ilgi görmesi bekleniyor.
Otomotiv
Binek, ağır tonajlı, hafif ticari, ticari, otomotiv yan
sanayi, otomotiv lojistik dallarında üretim yapan ve
hizmet veren otomotiv firmaları ile İş makinaları
DOĞRUDAN BAKIŞ
Mustafa
ARSLAN
musarslan1960@hotmail.com
BURASI
SEBEPLER
DÜNYASI
Konya’da bir ramazan bayramının ikinci günü
üç arkadaş, sanayici bir beyefendiye ziyarete
gitmiştik.
Bu zat, ramazanın son on gününde umreye gitmişti.
Yanımızdaki hoca arkadaşa:
-Hocam yeryüzünün en kıymetli yeri Kabe
değil mi? diye sordu.
Hoca arkadaş:
-Evet, diye cevap verdi.
Ev sahibi sorularına devam etti:
- En kıymetli zaman dilimi ramazandaki kadir
gecesi değil mi?
Hoca arkadaş yine:
- Evet, diye cevap verdi.
Ev sahibi:
- Hocam! Ben kadir gecesinde
Kabe’deydim. 2 milyondan fazla Müslüman
vardı. Başta imam olmak üzere: “Allahım,
Müslümanlara yardım et. Allahım, kafirleri
zelil et, diye gözyaşları içerisinde yalvarıyorlardı. Baktım, hepsi gerçekten çok samimi
olarak dua edip ağlıyorlardı. Bu kadar samimi
olarak gözyaşı döken insanları dualarını Cenabı Hak neden kabul etmiyor da dünyanın her
tarafında Müslümanların kanı akıyor, Müslümanlar ağlıyor, Müslümanların namusu çiğneniyor, Müslümanlar öldürülüyor? diye sordu.
Hoca arkadaş bu soruya şöyle cevap verdi:
- Burası sebepler dünyası. Hazreti
Cenab-ı Hak her şeyi bir sebebe bağlamıştır.
Dualar kısım kısımdır. Kavli dua (sözle yapılan
dua) vardır. Fiili dua (davranışlarla gösterilen
dua vardır. Bunların ikisinin beraber olması
gerekir. Sözle yapılan dua çok önemli ama
bunun fiili dua ile desteklenmesi lazım.
Sadece sözle yapılan dua yeterli olsaydı
Peygamber Efendimiz (sav) ellerini açar dua
eder, melekler de duasına “Amin” der ve meseleler çözülürdü. O zaman Hicret’e, Bedir’e,
Uhud’a ne gerek vardı. Ama O (SAV) fiili dua
için amansız bir mücadeleye girdi.
Kavli duayı fiili duayla desteklemek lazım.
Bu dönemde fiili dua eğitime eğilip bilim ve
teknolojinin zirvesini yakalamak, dünyayı istediği gibi yönlendiren medya ağlarını elimizde
bulundurmak, dünya ekonomisinin iplerini
elimizde tutup paraya hükmetmek, insanlarımızı asgari müştereklerde birada buluşturup
birlik ve beraberliğimizi sağlamaktır.
Eğer biz fiili dua olarak bunları yapmadıysak
istediğimiz kadar ellerimizi açıp ağlayalım,
dünyanın her tarafını camilerle donatalım,
sabahtan akşama kadar Kur’an-ı Kerim
okuyalım, akşamdan sabaha kadar ağlaya
ağlaya Kabe’yi tavaf edelim, Peygamber
Efendimiz’ (sav) in mescidinde salavatlarla
gözyaşı dökelim,sevap kazanabiliriz ama
dünyada kölelikten kurtulamayız. İsrail
Gazze’yi vurur. Biz de ağlayarak seyrederiz.
Dünya Müslümanlarının hali buna şahit değil
mi?
“Biz bunu nasıl yapacağız?” dersen elimizdeki
imkanları Cenab-ı Hak için bu yolda doğru
metotlarla seferber edersek, ellerimizi açıp
Rabbimize kavli olarak da dua edersek Hazreti
Cenab-ı Hak bütün kapalı kapıları ardına kadar
açar ve yarın bizim için daha güzel olur ve olacağına inanıyoruz.
Kültürpark Kaskatlı Havuz ve Lozan Kapısı
alanında organize ediliyor.
Road Show Area
2012 yılında ilk kez tırla katılım yapacak firmalara
ilişkin ayrılan Road Show Area özel alanı katılımcı
firmalar tarafından gelen talep doğrultusunda bu yıl
da oluşturuluyor. Kültürpark Uzun Havuz
çevresinde oluşturulan Road Show Area alanında
birçok farklı firmanın tırları sergilenecek.
Sivil Toplum Kuruluşları
26 Ağustos kapısı girişinin sol tarafına ayrılan özel
alanda sivil toplum kuruluşları ve dernekler ye alacak.
Gıda Satış Alanı
Marka tescilli ürünlerin olacağı gıda satış alanı bu
yıl da Kültürpark Paraşüt Kulesi etrafında olacak.
Yöresel Lezzetler Festivali
Her yıl fuar ziyaretçilerinin uğrak noktası haline
gelen etkinlik Kültürpark Basmane Kapısı Girişi’nde yer alıyor. Fuar süresince farklı yörelerin
mutfaklarının sergileneceği Yöresel Lezzetler Festivali’nde, Festival boyunca birbirinden renkli sahne
gösterileri dans ve müzik dinletileriyle ziyaretçiler
hoşça vakit geçirecek. (HABER MERKEZİ)
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Özcan
PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU
BİR DEVLET
NASIL YAŞAR ?
Anne – Marie Thiesse, La creation des identites
nationales’de “Bir milletin asıl doğuşu, bir avuç
insanın onun mevcut olduğunu açıkladığı ve bunu
kanıtlamaya giriştiği andır” diye yazmaktadır.
Ben bu tanımlamayı, Mustafa Kemal’in “İstiklal
Mücadelesi”ne başlangıcının ve sürdürülmesinin
çok iyi bir tarifi olarak görürüm. Yeni bir manifesto kabul edilebilecek olan Amasya Tamimi,
Erzurum ve Sivas Kongreleri ve ardından Kurtuluş Savaşı ile bu manifestoda ifade edilenlerin
kanıtlanması gibi...
Bizim bugün böyle bir tarif yapma ve devletimizin nasıl kurulduğunu ve yaşadığını doğru saptama zorunluluğumuz var. Çünkü kafa karışıklığımız had safhadadır.
Paul Dumont; Mustafa Kemal’in Anadolu’yu işgal edenlere karşı verdiği savaşı “Türk Kurtuluş
Savaşı” olarak tanımlıyor. Yani bir “Kurtuluş
Savaşı” yada “İstiklal Mücadelesi” olarak değil.
Bu savaşı Türk’ün yaptığı bir savaş veya mücadele olduğu, bu tanımlama da özellikle vurgulanıyor.
Yine “Türk Kurtuluş Savaşı” sadece ordular
arasında bir mücadele olmakla kalmadı, aynı zamanda çeşitli lobiler arasında yoğun bir şekilde
yaşanan bir dizi çatışmaya da sahne oldu. Türk
Ordusu’nun askerleri dikenli teller ardında, siperlerinde sıkışmış bir durumda, düşmanla cebelleşirken; İstanbul, Paris, Roma, Londra,
Washington ve bunların yanında hem eski hem de
yeni kıtanın diğer büyük kentlerinde, bir çok
baskı gurubu kendi özel çıkarları için birbirleri ile
Türkiye için rekabet halindeydi. Bugünde öyle
değilmi? Küresel güç odakları, bizim iç meselelerimizi, kendi menfaatleri yönünde şekillendirmek için kıyasıya rekabet etmiyorlar mı?
Örneğin Türkiye’nin cumhurbaşkanı onlar için
neden bu kadar önemli?
Doğaldır ki; bu çekişmenin içinde olanlar sadece
Türk ve Türkiye düşmanları değildir. Menfaatleri
konjöktüre göre Türk ve Türkiye ile kesişen Türk
yanlısı lobilerde vardı ve halende vardır!
Batılılar, Türk Milliyetçiliğini son yüzyıldır, Doğu
Akdeniz, Balkanlar ve Ortadoğu’nun kavşak noktasında her ne kadar biz görmesek de hesaba
katılması gereken bir güç olarak görüyor.
Türkiye’nin günümüzdeki sınırlarının oluşturduğu dörtgen içinde, bir Türk milletinin varlığını,
bizi yöneten AKP iktidarı gibi asla inkar etmiyorlar. Türk Milliyetçiliği; bütün dünyanın gözünde
Kıbrıs, Ege sorunları, Balkanlar, Kırım,
Türkmeneli denilince Türklerle ilgili ortaya çıkan
krizlerde daha çok müşahede ediliyor. Batılıların;
“Türkiye’yi tanıyanların, milli duygunun ne kadar
güçlü olduğunu iyi bilirler” kanısı da dikkate
değerdir. Bu da ortaya Türklerin; devletlerine, dillerine ve tarihlerine ne kadar tutkulu bir bağlılık
içinde olduğunu gösterir.
Türk’ün bu hasletleri nedeniyle, Türkler ve
Türkiye üzerinde menfi veya müspet bir rekabet
içinde olanlar, kısaca “Türk Milliyetçiliği” olarak
tarif edeceğimiz olgunun gücünü, pozisyonlarına
göre kimi zaman gıpta kimi zamanda kaygıyla izlerler.
İşte bizim bir Türk olarak bilmemiz gerekenlerin
ana hatları bunlardır. Türkiye Cumhuriyeti devleti
nasıl kurulmuştur? Nasıl yaşatılmıştır? Bugünkü
sorunları ve saldırıları nasıl def edecektir? gibi
çoğaltılabilecek soruların doğru cevaplanması
gerekir.
Bu coğrafya da binlerce yıldır millet olarak tutunmak ki; Türkler bunu başarmıştır ve yeni bir devlet kurarak varlığını idame ettirmek hiçde kolay
olmamıştır. Günümüzde yaşadıklarımız, tarihte
yaşanan zorlukların yanında, hiç kalır. Bu sebeple
boşluk bırakmadan ve doğru taşları döşeyerek
hedefe ulaşmalıyız. Unutmayın; savaşların
metodları da köklü bir biçimde değişiyor. Türk
Milleti geçmişe takılıp kalmadan yeni zaferlere
hazırlık yapmalı ve kendisi ile uğraşan iç ve dış
düşmanları yenilgiye uğratmalıdır. Hayatta atılacak her adım, bu kapsam içinde değerlendirilmeli
ve kendin için yaşadığın kadar, Türk milleti ve
devleti içinde yaşamalısın.
10 DENİZLİ HABERLERİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22
2014
Salı
97 Temmuz
Şubat 2013
Perşembe
Hastane müjdesi
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği mahalle iftarları, vatandaşların yoğun
katılımıyla devam ediyor. Ramazan ayı etkinlikleri çerçevesinde her gün kenttin
farklı mahallelerinde vatandaşları bir araya getirmeyi hedefleyen Denizli
Büyükşehir Belediyesi iftar sofrasını bu kez Dokuzkavaklar Mahallesi’nde kurdu
D
enizli Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin değişik mahallelerinde organize edilen iftar programları devam ediyor. Mahalle
sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği iftar
sofrası bu kez Dokuzkavaklar Mahallesi’nde kuruldu. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan eşi Berrin
Zolan ile birlikte katıldığı iftar programına Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesi'nde katılım gösterdi. Başkan
Zolan ve eşi Berrin Zolan vatandaşlar ile
tek tek selamlaştı ve hayırlı Ramazanlar
diledi.
Gazze'yi unutmadı
Mahalle sakinlerinin yoğun katılım
gösterdiği iftar programında vatandaşlara
seslenen Başkan Zolan, “ Sizler ile birlikte aynı sofrada olmak, aynı yemeği
paylaşmak bizler için büyük mutluluk. .
Öncelikle Ramazanınızı kutluyor, hepinize sağlık mutluluk diliyorum. Tuttuğunuz oruçlar yaptığınız ibadetler İnşallah
Allah katında kabul olur. Dualarınızda
sevdikleriniz gibi komşularınıza, Denizlimize, insanımıza, yurdumuza, büyüklerimize iyi dileklerde bulunmayı ihmal etmeyin. Duaya çok ihtiyaç duyduğumuz
bir zamandayız.Dünyada bir çok kardeşimiz var zulüm altında, bomba altında...
Gazze'de kardeşlerimiz katlediliyor,çocuklarımız ölüyor. Tüm zulüm altında
olan insanlarımıza, Müslüman kardeşlerimize, ülkemizin geleceğine dua edin.
Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın.
Ancak birlik içinde olursak topraklarımızı koruyabilir, ülkemizi güzel günlere taşıyabiliriz. Dualarınız huzur, mutluluk,
barış getirsin, tüm dünyada akan kan
dursun. Ramazan’ın bereketi üstünüzde
olsun" dedi.
diyesi Ramazan etkinlikleri kapsamında
İncilipınar ve Adalet Parkı yine ünlü
isimleri ağırladı.Büyükşehir Belediyesi,
bu kez şiir yorumcusu Bedirhan Gökçe’yi ve şiirleri, söyleşileriyle milyonlarca insanın gönlünde taht kuran İkbal
Gürpınar’ı sevenleriyle buluşturdu.İncilipınar Parkı’nda sahne alan usta şiir yorumcusu Bedirhan Gökçe binlerce Denizliliye unutulmaz bir akşam yaşattı.
Geceye Denizli Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Zolan ve eşi Berin Zolan'ın yanı sıra Vali Abdülkadir Demir,
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağcı ve binlerce Denizlili katıldı.
Usta şiir yorumcusu Bedirhan Gökçe doyumsuz bir şiir ziyafeti çektiği programında izleyenlere unutulmayacak bir gece yaşattı. Programın sonunda sahneye
davet edilen Başkan Zolan, Vali Demir
ve Rektör BağcıBedirhan Gökçe'ye gerçekleştirdiği program için teşekkür etti.
Konuşmasına herkesin Ramazan'ını kutlayarak başlayan Başkan Zolan, " Gecemizi güzelleştiren, gönlümüzü dolduran,
ruhumuzda dalgalar yaratan bu manevi
atmosferi en derinden hissettiren, davetimizi hiç geri çevirmeyen Bedirhan kardeşime teşekkür ediyorum. Burada bulunan herkesten bir isteğim var. Dua edin
birbiriniz için, sevdikleriniz için. Şuan
Gazze'de yaşanan insanlık dramının, zulmün bitmesi için dua edin. İnşallah orada yaşananlar biran önce son bulur. Dileğimiz akan kanın dinmesi." dedi.
Vali Demir ise böylesi bir geceyi organize ettiği için Başkan Zolan'a ve okuduğu şiirler için Bedirhan Gökçe'ye teşekkür etti. Program sonunda ise Başkan
Zolan, Bedirhan Gökçe'ye plaket takdim
etti. Aynı anlarda iseİkbal Gürpınar Adalet Parkı'ndasevenleriyle buluştu.Gürpınar, söyleşileriyle, başından geçen hayat
hikayelerini izleyenlerle paylaştı. Başarıya ulaşmanın yollarını, zorluklar karşısında nasıl mücadele edilmesi gerektiğini ve kendi hayatına dair yaşadıklarını
aktaran Gürpınar, büyük beğeni aldı. Birbirinden güzel şiirler de okuyan İkbal
Gürpınar, sevenlerine unutulmaz bir Ramazan akşamı yaşattı.
(HABER MERKEZİ)
Kazakistan heyetinden
Başkan Zolan'a ziyaret
G
üney Kazakistan Vali Vekili Saparbek
Tuyakbayev, Kazakistan Büyükelçiliği
Müsteşarı Askhat Kessikbayev, Denizlili işadamı Sami Uslu ve Hasan Turhan'ın eşliğinde Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Zolan'ı ziyaret etti.
Türkiye-Kazakistan arasındaki ticari ilişkileri arttırmak için Denizli'de bir dizi ziyaret
gerçekleştiren Güney Kazakistan Vali Vekili
Saparbek Tuyakbayev, Kazakistan Büyükelçiliği Müsteşarı Askhat Kessikbayev, Kazakistan'da yatırımı bulunan Denizlili işadamı Sami
Uslu ve Hasan Turhan, Denizli Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Zolan'ı ziyaret etti.
Güney Kazakistan Vali Vekili Saparbek Tuyakbayev, burada yaptığı konuşmada, Denizli
ile Kazakistan'ın çok yönden benzerlik taşıdığını belirterek, "Gerek ekonomik değerlerimiz
gerekse termal sularımız Denizli ile benzerlik
taşıyor. Denizlili işadamlarımız sağ olsun bize
her konuda destek oluyorlar. İşbirliğimizin daha da artması gerekiyor. Bu işbirliğinin artması
için inşallah biz bu şekilde bilgilendireceğiz,
karşılıklı ziyaretler gerçekleştireceğiz" dedi.
Denizlili işadamı Hasan Turhan ise, Güney
Kazakistan'daki Çimkent'te dokuma ve enerji
gibi yatırımları olduklarını belirterek, "Denizli
şu anda Kazakistan'la ilişkiler bakımından en
iyi noktada olan bir kent. Denizli sanayicisi tabi ki bundan istifa edebilecek. Bunlar sizlerin
destekleriyle oldu" diye konuştu.
Kardeş kent teklifi
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise, Denizli'nin tekstil, sanayi,
enerji, doğaltaş ve tarım gibi bir çok alanda yatırımları bulunduğunu, aynı zamanda kentin
bir turizm şehri olduğunu söyledi. Denizli'nin
her yönüyle, her kesime ve her türlü sektöre
hitap ettiğine dikkati çeken Başkan Zolan, şöyle konuştu: " İnşallah diğer alanlarda da işbirliğimiz artarak sürer. Tekrar hoş geldiniz diyorum. Kardeşlerimiz inşallah bu işbirliğinde başarıya ulaşır, bu işbirliği büyüyerek devam
eder ve güzel bir örnek olur. Herkesin bahsettiği, peşinden gidilen bir örnek olsun inşallah."
Konuklarının Denizli ile kardeş kent teklifine
sıcak bakabileceklerini belirten Başkan Zolan,
"Kardeş kentin gündeme gelmesine seviniriz,
kardeş belediye diyalogu kurmak isteriz" dedi.
Konuşmaların ardından Güney Kazakistan
Vali Vekili Saparbek Tuyakbayev, Başkan Zolan'a Güney Kazakistan'ın tanıtıldığı bir kitap
ile işlemeleri bir tabak hediye etti. Başkan Zolan ise Kazakistanlı konuklarına Denizli'de
üretilen el işi çeşm-i bülbül verdi.
(HABER MERKEZİ)
Hastane Müjdesi
Bölgeye yapılması planlanan semt
hastanesinin inşaatının 2015 yılının başında başlayacağı müjdesini de veren
Başkan Zolan, " Bu bölgede yakın zamanda aldığımız arsaya sizlerin ihtiyacı
olan hastanemizi yapacağız. Hastanemizde gerekli teçhizatlarımız olacak. Her
alandan doktorumuz olacak ve her türlü
muayeneyi olabileceksiniz. Bölge insanımızın uzaklara gitmesini istemiyoruz.
Yürüme mesafesinde, kısa mesafeli bir
seyahat ile ulaşabileceğiniz bir hastanemiz olacak. Kısa süre sonra arsanın Sağlık Bakanlığı'na devrini yapacak, 2015
yılının hemen başında da inşasına başlayacağız" dedi.
Yıldız Yağmuru devam ediyor
Öte yandanDenizli Büyükşehir Bele-
Ramazan etkinlikleri ilçelerde de sürüyor
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin
her gün Adalet ve İncilipınar Parkı'nda hazırladığı Ramazan etkinlikleri ilçelerde de yaşatılıyor. Çardak
ilçesinde sahneye çıkan İkbal Gürpınar, vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşatırken, etkinliği Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman
Zolan'da izledi.
Denizli Büyükşehir Belediyesi,
Adalet ve İncilipınar Parkı'ndaki Ramazan etkinliklerini ilçelere de taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda
ekranların sevilen yüzü İkbal Gürpınar, Çardak ilçesinde söyleşi ve şiir
etkiliği için sahneye çıkarken, programı Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Zolan ve eşi Berrin Zolan,
Çardak Belediye Başkanı Mahmut
Öztürk ve çok sayıda vatandaş izledi. Sahneye çıkan İkbal Gürpınar, şu
anda Denizli'nin dört bir köşesinde
Ramazan organizasyonları olduğunu belirterek, Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Zolan'a Çardak'a
geldiği için teşekkür etti. Vatandaş-
ların yoğun ilgi gösterdiği Başkan
Zolan, Çardaklıların Ramazanlarını
tebrik ederek, "Ramazan ayı sonuna
doğru yaklaştıkça daha da güzelleşiyor. O manevi atmosfer her yerden hissedilir hale geliyor" diye konuştu. Büyükşehir olarak Çardak'ı
ziyaret etmek istediklerini ifade
eden Başkan Zolan, " İkbal Hanım
sağ olsun her sene Denizlimizi şereflendirir, güzelleştirir. Ramazanımıza değer katar, güzellikleri bizlerle paylaşır" dedi. (HABER MERKEZİ)
Fesleğen Mahallesi’nde unutulmuz iftar
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin her gün farklı bir mahallede kurduğu iftar sofrası Fesleğen Mahallesi'nde gerçekleştirildi. Denizli Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Zolan, Fesleğen Mahallesi'nin alt
ve üst yapı sorunları ile spor
salonunun bittiğini belirterek,
tüm ihtiyaçları yapmaya devam edecekleri sözünü verdi
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ve eşi Berrin Zolan, Büyükşehir
Belediyesi'nin Fesleğen'de kurduğu mahalle
iftarına katıldı. Vatandaşların yoğun ilgisi ile
karşılanan Başkan Zolan ve eşi Berrin Zolan
tek tek masaları gezerek mahalle sakinlerinin
Ramazanlarını kutladı. Başkan Zolan, iftarın
ardından yaptığı konuşmada, Ramazan'ın sonuna doğru yaklaştıklarını ifade ederek, "Kadir gecemize ve bayramımıza kavuşmayı Allah bizlere nasip etsin. Allah tutmuş olduğunuz oruçları, yapmış olduğunuz dua ve ibadetleri kabullerin en güzeliyle kabul eylesin
inşallah. Bu soframızda sizlerle bir araya geldik.
Aynı güzelliği Ramazan atmosferinde
birlikte yaşadık" dedi. İftar davetini kabul
edip kendileriyle aynı sofrada buluşan mahalle sakinlerine teşekkür eden Başkan Zolan, "Allah birliğimizi diriliğimiz bozmasın.
Denizli ve ülkemiz daha iyiye daha güzele
gitsin. Ama bunun için birlik olmak gereki-
yor, ele ele, omuz omuza hepimiz aynı hedefe yürümemiz gerekiyor. İnşallah onu da başaracağız" diye konuştu.
Çocuklarla özçekim
Başkan Zolan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizi ve şehrimizi diğer ülke ve şehirlerin arasında daha iyiye daha güzele götürme
konusunda sizle birlikte gayret edeceğiz.
Fesleğen Mahallemiz her geçen gün güzelleşiyor. Buranın alt yapı, üst yapı sorunları bitti, spor salonu bitti.
İnşallah tüm ihtiyaçları yapmaya
devam edeceğiz. Biz sizlerin hizmetkarınızız, sizin derdinize derman olmak bizim görevimiz. Eğer yüzünüzü güldürebilirsek ne mutlu bize.
Amacımız budur. Şimdiden bayramınızı tebrik ediyorum. Hepinizi bayramın birinci günü Delikliçınar'a bayramlaşmak için bekliyorum." Konuşmaların
ardından Başkan Zolan, bir süre mahalle sa-
kinleriyle sohbet etti. Vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektiren Başkan Zolan, bir grup çocuğun özçekim isteğini geri çevirmedi.
(HABER
MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
22
2014
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Perşembe
Onlar Yahudi Soykırımı'nı da
sessizce izlemişti
Mehmet
BARLAS
timidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef
alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası
çalışmalarımızı yürütmeliyiz. İsrail halkını kendi
yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz.
SABAH GAZETESİ
Halk değil yönetim kınanıyor
Gerçekten de mesele Yahudi veya Türk veya
Arap olmak meselesi değildir... Neticede İsrail'de
yaşayan ve kendilerini Yahudi olarak gören binlerce
bilinçli insan da, Netanyahu'nun Gazze'ye dönük olarak izlediği politikaları kınamaktalar.
Türkiye'de Hükümet de Başbakan Erdoğan'ın
çok açık biçimde vurguladığı gibi "İsrail'in terör estiren yönetimi"ni kınıyor... İsrail halkının da kendi
yönetimine tavır almasını bekliyor.
Hitler'in ve Nazi'lerin Yahudi ırkını yok etmek
için uyguladığı ve "Holokost" olarak bilinen
soykırıma gelince...
İsrail'in Gazze'de yaşayan 1.7 milyon insanı
(Gazze nüfusunun yüzde 50'si 15 yaşın altında)
hedef alan saldırısı sonunda kaçınılmaz olarak
Yahudi düşmanlığının, yani anti-Semitik ırkçılığın
seslendirildiğini ve bu şekilde Gazze'de olup bitenlere tepki gösterirken Hitler'i övmek benzeri bir bilinçsizliğin gündeme geldiğini de gördük.
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan'ın
önceki gün Ordu'da yaptığı konuşmanın bir
bölümü, sözünü ettiğimiz bilinçsizler için bir uyarı
olmalıdır.
Irkçılığa karşı uyarı
Şöyle dedi Erdoğan:
- Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar
bu ülkenin vatandaşıdır. Bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz
altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yöne-
Holokost'u da izlemişlerdi
Nazilerin 1933'te iktidar olmaları ertesinde
1935'te çıkartılan Nurnberg Kanunları ile Yahudi
soykırımı resmen başlatıldı. Yahudilerin Alman
vatandaşlıkları ellerinden alınıp, sivil haklarından
mahrum edildiler. "Nihai Çözüm" (Endlösung)olarak bilinen ve Yahudi ırkının yok edilmesini hedef
alan kırımlar (mesela Kristallnacht), toplama kampları, kitlesel sürgünler devreye girdi... Polonyalı
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Yahudiler, gettolara kapatıldı.
İşin garip yanı, Almanya'daki bu insanlık dışı olayı, son noktaya kadar başta Amerika olmak üzere
dış dünya, bugün Gazze'yi izledikleri gibi sessizce
izlediler... İnternette "jewishvirtuallibrary. org" sitesine girerseniz, şimdi Gazze'ye dönük olarak
sergilenen umursamazlık ayıbının, o dönemde
Yahudi soykırımına karşı da tekrarlandığını somut
örneklerle görürsünüz.
Gözlerini kapatmışlardı
O dönemde Amerikan medyasında çıkan soykırıma ilişkin haberler ABD hükümeti tarafından yalanlanmakta, havadan çekilen toplama kamplarının fotoğrafları, toplu mezarların görüntüleri Savunma
Bakanlığı'nca "Gizli" olarak sınıflandırılmaktadır.
Örneğin Almanlar kendilerine 10 bin kamyon verilmesi halinde İngiltere'ye 1 milyon Yahudi'yi göndereceklerini söylediklerinde, İngiliz diplomatları
"Biz 1 milyon Yahudi ile ne yapabiliriz ki" cevabını
vermişlerdi.
Bu nedenle şimdi Türkiye'nin Gazze'deki israil
terörünü kınamasını ABD Dışişleri Bakanlığı
sözcüsünün eleştirmesine veya Avrupalıların sessiz
kalmalarına hayret etmemeliyiz. Onlar işin ucu kendilerine dokununca feryat edilen bir geleneğin
temsilcileridir. Onlar "Holokost"u da görmezden
gelenlerin çocuklarıdır. 21.07.2014
Abdurrahman
DLPAK
YENİ AKİT GAZETESİ
Yeni bir dünya
mümkün
Geçtiğimiz günlerde bazı Asya ülkeleri yeni bir derecelendirme
şirketi kurmak için harekete geçmişlerdi.
Şimdi yeni bir haber daha geldi. Brezilya, Rusya, Hindistan,
Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS ülkeleri, küresel finans
sisteminde daha etkin rol oynamak için bir uluslararası para
fonu, bir de yardım fonu kurma kararı aldı. Yakında yeni bir
sanal para çıkarsa şaşmamak gerek. Pekala olmayan bir para,
bölgede uluslararası ticarette ölçü olarak kullanılabilir..
Zaten yeni kuşak bitcoinler yakında piyasaya çıkar..
İş bu noktaya gelince, uluslararası faiz ve dolar paritesini belirlemek için yeni bir oluşum da kapıda demektir. LIBOR güvenilmez bir kurum. Bir sürü hileli işlemleri var.. Size şimdiden
haber veriyorum. Yakında Finansal Tetikçilikle Mücadele Platformu çalışmalarına başlayacak.. İstanbul’dan, İzmit’ten, Bursa’dan, Mersin’den katılımcılar var..
Bir takım finansal yolsuzluklar yargıya taşınmış durumda.. İş
Bankası hakkında, Osmanlı Terakki bankasının varisleri de
davacı, Afyon Terakki Bankası’nın varisleri de.. Ve Hilafet fonundan İş Bankası’na aktarılan paraların Diyanet’e aktarılması
talebi ile açılan bir dava da var. Sadece bu kadarla kalsa iyi,
Mersin’li, CHP’li bir iş adamı da, babasına ait hesapların içinin
boşaltıldığı iddiası ile açtığı dava devam ediyor..
Kemercauntrinin müteahhidi Mimar Altay Güney’in Turkishbank aleyhine açtığı dava devam ediyor..
Bankacılık sistemi Türkiye’de de bankada da berbat durumda..
Borsa da öyle.. Finans piyasasının yeniden tepeden tırnağa elden
geçirilmesi gerek..
Bankacılık piyasasında dönen dolaplar hakkında eski bir bankacı
olan, bu işleri bilen bir dostum var.. Demir İnal, hem global finans piyasası, hem de Türkiye’deki düzeni anlatır bazan..
Dünyada bu işler nasıl oluyor anlamak için “Bir Ekonomik
Tetikçinin İtirafları - John Perkins”i okumak gerek.. Bir takım uluslararası örgütte bu işin birer parçası.. BM, IMF, NATO,
adaletin, barışın, özgürlüklerin koruyucusu değil, kanlı bir
düzenin oyuncuları bunlar.. Google ya da Yandex’e adil altay
güney yazın zaten ilk sırada onun sitesi geliyor..
Riba zaten haksız kazançtır.. Bankacı tefeciliğe başlamışsa, VIP
bir soyguncuya dönüşür.. Para ile herşeyi yapacaklarını zanneder
bu adamlar..
Çin ve Rusya’nın başlattıkları bu hamleyi desteklemek gerek.
Bu kapı açılmalı ve bu yoldan İslam ülkeleri de yürümeli.
Zaten birilerinin asıl korkusu da bu değil mi? Türkiye İslam
dünyasına öncülük ederse, ya onlar mali, iktisadi, kültürel, ortaklıklar kurmaya kalkarlarsa..
Mesela, Abdullah Gül, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olacağına,
tecrübesi ile, çevresi ile bir mekik diplomasisi başlatsa, ErdoğanAK Parti de destek verse.. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve
Dışişleri Bakanlığı yapmış bir zattan söz ediyoruz.. Erdoğan
fevkalade büyükelçi ünvanı ile Cumhurbaşkanını, aynı zamanda
yerine göre Başbakan ve Dışişleri Bakanını temsil ederek Müslüman ülkeler ve halklarla temas kursa..
Çok acil bir barış gücüne ihtiyacımız var.. İlk başta bütün İslam ülkelerinin katılması gerekmiyor.. D-8 benzeri bir başlangıçta olur.. Olmuyorsa, bu işin önünde kimler niçin engel oluyor,
onu görmüş oluruz.. İslam dünyası kan gölü iken, ve biz hala bir
barış gücü oluşturamıyorsak, bunu konuşamıyorsak bile asıl bu
halimize yanmalıyız..
Yarın savunma işbirliği anlaşması imzalarız..
Ortadoğu’da barbarlık çağı: Gazze...
Fehmi
KORU
HABERTÜRK GAZETESİ
Devletlerin vicdanı olmadığını hayli zamandır
biliyoruz; onların ulusal çıkarları var... Ancak milletler ve tek tek bireyler de vicdanlarını yitiriyor
mu, ne?
Kuşkumu artıran, İsrail’in son Gazze saldırılarına
dünyanın verdiği tepki...
Vicdanı olmasa da, devletler, ulusal çıkarları öyle
gerektirdiği için, Filistin halkına yapılanlara uzun
bir süre seyirci kalmadılar.
Devletler enerji bağımlısı çünkü; enerji büyük çapta petrolden elde ediliyor ve o da Arap Ortadoğusu’nda çıkıyor...
Bu denklemi kendileri de kurabiliyordu devletler;
ama 1970’li yıllarda petrol üreticisi ülkelerin
örgütü OPEC’i kullanan Arap bloku, petrol ambargolarıyla, denklemi iyice gözlere sokmaktan geri
durmamıştı.
Devletlerin ulusal çıkarları ile insanların vicdanları,
Filistin konusunda, 1980’lere kadar, dengeli bir
seyir izledi. İsrail’in işgal ettiği topraklarda hakkı
olmadığına, işgal ve ilhak ettiği topraklarda yürüttüğü politikaların yanlışlığına dair BM kararları
hep o dönemlerde alınmıştır.
Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ), el-Fetih’in
eylemlerine anlayışla bakılabildi aynı dönemlerde...
İsrail siyaseti de bugünkünden farklıydı. Ataları
yüzyıllar boyu kitle kıyımlarına uğramış, çoğu
Hitler’in zulmünden Filistin’e sığınmış eğitimli
Avrupalı Museviler egemendi İsrail siyasetine.
Aralarından farklı düşünenler çıksa da, vaktiyle
terör örgütü (İrgun) içinde bulunmuşlar bile, sonuçta ‘barış’ arayışı içerisindeydiler... Ya da hiç değilse
öyle görünme ihtiyacı duyuyorlardı.
1967 savaşında ele geçirdikleri toprakları ‘barış
için pazarlık’ amacıyla ellerinde tuttukları sanılıyordu.
Batılı ülkeler ‘İsrailli-Filistinli’ dengesinde,
bütünüyle yanlarında yer almasalar da, Filistinlilere
bugünkünden daha farklı --daha olumlu-- bakıyorlardı. 1975’te BM’den “Siyonizm ırkçılıktır” kararı
bile çıktı; aynı dönemdeki pek çok Filistinli-yanlısı
kararla birlikte...
Türkiye’de 12 Eylül (1980) darbesini yapanların
ilk icraatlarından biri, İsrail ile diplomatik ilişkileri
asgari temsil düzeyine indirmek olmuştu. İsrail devletini ilk tanıyan Müslüman devlet Türkiye
olduğu halde...
Bir ismi de Hüseyin olan Barack Obama’nın başında bulunduğu ABD, şimdilerde, çocukları da hedef
alan Gazze’ye yönelik orantısız güç kullanımına,
“İsrail’in kendisini koruma hakkı vardır” tarzında
açıklamalarla destek çıkıyor; oysa aynı ABD’de,
yönetimler, çok uzun yıllar, İsrail’e açıkça destek
vermekten kaçınmışlardı. Baba Bush’un dışişleri
bakanı James Baker’ın, 1990 yılında, Beyaz
Saray’ın, Filistinliler’le doğrudan görüşmeler yapmaktan kaçınması halinde İsrail’e yardımı keseceğini dünyaya ilân ettiği bilinen bir olaydır...
Sonra? Sonrası hayli bulanık...
Ne oldu da, dengeler, önce (1990’larda) yavaş
yavaş, sonraları (2000’li yıllarda) bayağı hızlanarak
değişti?
Şu kadarını gözlemleyebiliyoruz: Devletlerin ulusal çıkarlarıyla paralel giden milletlerin vicdanı,
çıkarların önemsenmediği, vicdanların da
soğuduğu yeni bir ilişkiler zeminine oturdu.
Özellikle 11 Eylül (2001) uğursuz eylemleri sonrasında...
İsrail’de Uri Avnery ve Gideon Levy gibi birkaç insaflı figür kaldı; yeni yetme İsrailli politikacılar ve
yazarlar arasından “Nasılsa doğurdukları terörist
oluyor; Filistinli anneler öldürülebilir” diyenler çıkabiliyor şimdi... Bunu diyen bir kadın milletvekili
hem de...
Devletler sessiz, milletler soğuk... Yaşanan vahşete
tepkisini sergileyecek cesarette vicdan sahipleri
Batı’da tek tük hâlâ var, ama onların da sayıları
giderek azalıyor...
Gel de sorma bakalım: Vicdanını yitiren bir dünya
neye yarar? 21.07.2014
Neden İslam ülkeleri kendi aralarında bir adalet divanı oluşturmasın. Hakemlik/arabuluculuk yapar, AİHM mahkemesi, BM
İnsan Hakları Komiserliği gibi davalara bakabilir..
Niye din hizmetleri ve dini vakıflar evrensel şurasını toplamıyoruz..
İslam konferansı Suudi vasayatından kurtarılmalı.. Bir eş
genel sekreterlik düşünülmeli.. Ya da 6 ayda bir dönemsel
dönüşüm sistemine geçilebilir. İslam ülkeleri nafus ve ekonomik
büyüklüklerine göre kategorik olarak yönetimde yer alabilir..
Bunun için şimdiden lobi çalışmaları başlatılabilir.. İslam Konferansının, merkezi vesayat altındaki bir ülkede olmamalı.. Suudi
Arabistan kamil bir devlet değil..
Varolan bir takım örgütler yeteri kadar aktif değil. Ya da daha
aktif hale getirilebilir..
Yavaş yavaş Mekke, Medine, Kudüs gibi kutsal mekanların statüsü ve yönetimi tartışmaya açılmalı.. Sadece İslam ülkeleri ve
Müslüman haklar için değil, Alemlere rahmet olarak gönderilen
bir peygamberin ümmeti olarak, insanlık için, dünyamız için,
adaletten, barıştan, özgürlükten yana yeni bir dünya düzeni kurulması için daha fazla bir şeyler yapabiliriz.
İslam dünyasının diğer ülkeler ve halklarla her alanda ilişkilerini, geliştirmemiz gerekiyor. Bunlar tek başına hükümetlerin
altından kalkacağı işler değil. Gül bu göreve talip olursa, yapılacak çok iş var. Gerekirse Kamu hakemliği onursal başkanlığı
gibi bir ünvan da verilebilir kendine..
Sanırım iç politikayı gözümüze çok yaklaştırıyoruz ve
arkasındaki ormanı görmüyoruz bazan.
Kuşkusuz güçlü bir Türkiye olmadan bu hayalleri gerçeğe
dönüştürmek pek mümkün olmasa da, bu alanda çalışan birileri
olmazsa da güçlü Türkiye bir yere kadar. Sonra bir yere gelir
tıkanırız. Şimdiden bu konuların da konuşulmaya başlanması
gerekir.
Yeni bir dünya mümkün. Bizler kendi aramızda müttehit,
dünya mazlumları ve erdemli insanları ile müttefik, değer üreten
herkesle nimet ve külfet dengesine dayalı bir şekilde itilaf üzre
olmalıyız..
Selam ve dua ile.. 21.07.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22
2014
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Perşembe
Huzur için dünyayı
133 defa turladılar
İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayişten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Şerafettin Aslan, suç oranlarındaki azalmanın sağlanması için güven
timleri, resmi asayiş ekipleri ve motosikletli timlerin yanında emniyetin
uzman kısımları ile polis merkezilerinin de etkin çalıştığını söyledi
İ
zmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş
Şube Müdürlüğü'ne bağlı Asayiş
Ekipler Amirliği'nin 150 gezici ekibinin bu yılın ilk 6 ayında 5 milyon
343 bin 386 kilometre yol yaptığı
bildirildi. AA Muhabirinin İzmir Emniyet
Müdürlüğü'nün istatistik verilerinden derlediği bilgiye göre, bu yılın ilk 6 ayında
İzmir'de kişilere karşı işlenen ( Cinayet,
taciz, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali vs) suçlar geçen senenin ilk 6 ayına
göre yüzde 7,7 oranında azaldı. Kişilere
karşı işlenen suçlarda İzmir polisinin başarısı yüzde 90.30 olarak gerçekleşti. Kişileri karşı işlenen suçlarda İzmir polisinin başarısının yüzde 89.8 olan Türkiye
ortalamasından daha iyi olduğu belirtildi.
Mala karşı işlenen (Her türlü hırsızlık,
yağma, kapkaç vs.) suçlarda ise bu yılın
ilk 6 ayında geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 7 azalma görüldü. Geçtiğimiz yıl 19 bin 466 hırsızlık olayı görülürken, bu yılın aynı döneminde 18 bin
94 hırsızlık olayı yaşandı. Mala karşı işlenen suçlarda polisin Türkiye'deki başarı
ortalamasının Yüzde 27,9 olmasına karşın, İzmir polisinin başarı oranının ise
yüzde 31,26 olması dikkati çekti. Mala
karşı işlenen suçlarda İzmir kent merkezinde ise yüzde 9,16 oranında azalma olduğu belirtildi.
- En çok işlenen
suç kasten yaralama
2014 yılının ilk 6 ayında İzmir'de en
çok işlenen suç kasten yaralama (Silahlı,
bıçaklı,darp) oldu. Taksirle yaralama suçu ise bu yılın 6 ayında İzmir'de en fazla
işlenen ikinci suç olarak kayıtlara girdi.
Bu alanda yaralamalı trafik kazaları ilk
sırada yer aldı. Üçüncü sırada narkotik
olayları, dördüncü sırada kaldırımcılık,
açıktan hırsızlık gibi basit müsait hırsızlıklar yer alırken, tehdit suçu da en fazla
işlenen beşinci suç türü oldu. Resmi Asayiş ekipler amirliğine bağlı 150 ekibin
2014 yılının ilk 6 ayında 5 milyon 343
bin 386 kilometre yol yaparak, suç ve
suçlularla mücadele ettiği bildirildi. İzmir
Emniyet Müdürlüğü Asayişten Sorumlu
Emniyet Müdür Yardımcısı Şerafettin As-
lan AA muhabirine yaptığı açıklamada,
suç oranlarındaki azalmanın sağlanması
için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı çalışan güven timleri, resmi asayiş ekipleri
ve motosikletli timlerin yanında emniyetin uzman kısımları (Hırsızlık, Yankesicilik ve Dolandırıcılık ile Cinayet Büro
Amirliği) ve polis merkezilerinin de etkin
çalıştığını söyledi. Polis ekiplerinin ihbar
yapıldığı andan itibaren olay yerine günün belli saatlerine göre değişen 3 ile 10
dakika arasında ulaştığını belirten Aslan,
gezici resmi asayiş ekiplerinin belirlenen
6 bölgede 24 saat esasına göre çalıştığını
ve an itibariyle GPRS cihazı ile takip
edildikleri bilgisini verdi. Aslan, "Kişilere karşı ve mala karşı işlenen suçlarda İzmir polisinin başarı ortalaması Türkiye
ortalamasının üzerinde. Vatandaşlarımızın huzuru ve güveni için 24 saat durmadan çalışıyoruz. Vatandaşlarımız 155 Polis İmdat telefonlarından şüphelendikleri
konuları ve ihbarlarını bize bildirsinler.
Her ihbar titizlikle değerlendiriliyor" diye
konuştu. (AA)
Eroğlu: İstanbul'da su sıkıntısı yok
olursa da C planını devreye alırız!
Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, "Kendi
tecrübelerimizle ve çalışmalarımızla İstanbul'u kesinlikle susuz bırakmayacağız. İstanbul için A, B, C planlarımız var. Son
olarak B planını devreye aldık. Melen'den
İstanbul'a suyu aktardık. Şu an için ihtiyaç
yok ama gerekirse C planını da devreye
alırız" dedi
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel
Eroğlu, İstanbul'da şu an için içmesuyu sıkıntısı bulunmadığını belirterek, "Barajlardan dip suyunun çekildiği doğru değil" dedi. Eroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yılın başlangıcında yağış konusunda bir azalma olduğunu ifade ederek, o
dönemlerde barajlarda yüzde 30 civarında
bir düşüş görüldüğünü aktardı. Ancak aldıkları tedbirlerle yağışların az olduğu bu
dönemlerde ülkede sulama, enerji ve içmesuyu konusunda problem yaşamadıklarını
vurgulayan Eroğlu, "Son dönemdeki 10
Mayıs-20 Temmuz arasındaki yağış miktarına baktığımızda uzun yıllar ortalamasının
üzerinde bir yağış aldık. Bu yağışların da
barajlarımıza dolayısıyla etkisi oldu" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul'daki içmesuyu konusunda da
her türlü tedbiri aldıklarını belirten Eroğlu,
şunları kaydetti: "Şu an için İstanbul'da bu
konuda hiçbir sıkıntı yok. Kendi tecrübelerimizle ve çalışmalarımızla İstanbul'u kesinlikle susuz bırakmayacağız. İstanbul
için A, B, C planlarımız var. Son olarak B
planını devreye aldık. Melen'den İstanbul'a
suyu aktardık.
Şu an için ihtiyaç yok ama gerekirse C
planını da devreye alırız. İstanbul'un 2,5-3
ay suyu kaldığına dair iddialar var. Bu
doğru değil. Geçmişte insanlar geceleri kısıtlı verilen suyu bidonlara dolduruyordu.
Küvetler dahi suyla dolduruluyor suyun
olmadığı zamanlarda buralardan kullanılıyordu. Her apartmana su deposu yapılıyordu ve bu ciddi bir maliyet getiriyordu. Ben
İstanbul'da İSKİ Genel Müdürü olduğum
zaman İSKİ bitmiş, tükenmiş bir kurum
halindeydi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen büyük bir çaba sarf ederek İstanbul'un
su sıkıntısını ortadan kaldırdık. İstanbul'da
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
yedi dereyi Terkos'a bağladık. İkitelli'de
çok modern bir arıtma tesisi yapıldı. 3 tane
dev merkez ile suyun İstanbul'a dağıtımını
sağlıyoruz."
-"Ağır metal durumları
söz konusu değil"
Son günlerde İstanbul'daki içmesularında koku olduğuna yönelik söylemler olduğuna dikkati çeken Eroğlu, "Bu koku
yosunlardan kaynaklanıyor olabilir. Ancak
barajların dip suyunu şu an için kesinlikle
kullanmıyoruz. Dolayısı ile içme sularında
ağır metal durumları söz konusu değil. Keza çok modern arıtma tesislerine sahibiz ve
bu ağır metallerin ölçümleri yapılıyor" ifadesini kullandı. "İstanbullular rahat olsun,
sağlık açısından hiçbir sıkıntı yok" diyen
Eroğlu, buna ilişkin gerekli tedbirlerin ve
numunelerin alındığını dile getirdi. Türkiye genelinde de hiçbir şehri susuz bırakmadıklarının altını çizen Eroğlu, 76 şehrin
uzun vadeli içmesuyu problemlerini çözdüklerini anlattı. Eroğlu, "Eğer biz bu çalışmaları yapmasaydık bu şehirlerimiz şuan susuzdu. Ayrıca biz bu çalışmaları yaparken kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. O şehirlerin 40-50 yıl sonraki nüfuslarını da hesaplayarak ona göre bir strateji belirliyor ve çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.
-"Ankara ve İzmir'de de sıkıntı yok"
Ankara'da şuan için kesinlikle su sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Eroğlu, şu
bilgileri verdi: "Çamlıdere Barajı'nda yeteri kadar suyumuz var. Kızılırmak'ı bile
devreye almadık.
Ayrıca seneye Gerede'nin suyunu Ankara'ya getireceğiz. Çalışmalarımız bütün
hızıyla sürüyor. Keza İzmir'de de Gördes
Barajı'nı inşa ettik ve içinden otomobil geçebilen borularla suyu İzmir'e akıttık. Hatırlayın o dönemler İzmir'in suyunun arsenikli olduğu söyleniyordu. Biz bunun da
önüne geçtik. İzmir'in de su sıkıntısı bulunmuyor."
Sapanca Gölü’nde de hiçbir problemin
yaşanmadığına değinen Eroğlu, Sapanca
Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
Gölü'nden ve bazı kuyulardan alınan sularla Kocaeli ve Sapanca'ya içmesuyu sağladıklarını belirtti. Eroğlu, göldeki su seviyelerinde herhangi bir sıkıntı bulunmadığını
dile getirerek, son yağmurların, Sapanca
Gölü'ne de faydası olduğunu aktardı.
-"Orman yangınlarına karşı
vatandaşlarımız hassas olmalı"
Orman yangınları konusunda da vatandaşları uyaran Eroğlu, şöyle devam etti:
"Temmuz ve ağustos ayları orman yangınları konusunda çok kritik aylar. Ormanlar
hepimizin ve oksijen kaynağı bakımından
çok önemli eğer ormanlar olmasaydı çölleşmeyle karşı karşıya kalırdık.
Bu yüzden ormanların kıymetini bilelim lüzumsuz yere piknik yapıp ateş yakmayalım. Diğer yandan benim imzamla
valiliklere yazı gönderdik ve bazı alanları
pikniğe kapattık. Bu alanlar çok hassas ve
adeta patlamaya hazır bir bomba gibi. Emniyet tedbirleri ile bu alanları pikniğe kapattık. Vatandaşlarımız da bu konuda duyarlı olmalı ve ücretsiz ALO 177 Orman
Yangını hattını aramalı."
Geçtiğimiz günlerde Adrasan'da yaşanan orman yangınına da değinen Eroğlu,
"Şu an orada ağaçlandırma hazırlıkları için
çalışmalarımızı başlattık.
Eylül-ekim ayları gibi ağaçlandırma
çalışmasını başlatacağız. Yanan alanların
imara açılacağı gibi söylentiler kesinlikle
asılsızdır. Yanan bir metre kare alan bile
kesinlikle başka bir iş için kullandırılmayacak, bu alanların tamamı tekrar ağaçlandırılacak" ifadesini kullandı.
Kurak geçen yaz dönemi, İstanbul’da
susuzluk sorununu gündemden düşürmüyor. Haftasonu etkili olan sağanak yağmur
ile birlikte pek çok ilçe ciddi şekilde yağış
aldı.
Ancak İSKİ’nin günlük olarak açıkladığı verilere göre, İstanbul barajlarındaki
doluluk oranları tehlike çanları çalmaya
devam ediyor. Verilere göre İstanbul’un
kalan su miktarı 174 milyon 449 bin metreküpe, barajların doluluk oranı ise %
20,08’e kadar düştü. (AA-CİHAN)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
22
2014Perşembe
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Prof. Dr. Turhan: Bayramda
sütlü tatlıları tercih edin
Ramazan ayının bitmesine sayılı günler
kala bayram tatlısı hazırlayanlara uzmanlar, kan şekerini çabuk yükselten bu yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyor. Ramazan Bayramı dolayısıyla yenen tatlı
miktarının artacağına dikkat çekerek,
vücudun gereğinden fazla glikozu yağa
çevirdiğini hatırlatıyorlar. İzmir Ekonomi
Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, bayram
ziyaretleriyle tatlı yemenin de artacağına
dikkat çekerek, “Saf şeker tüketimi,
sağlık açısından oldukça risklidir. Çay
şekeri gibi rafine şeker alımı, şişmanlık
ve diyabet riskini arttırır. Kan şekerini
çabuk yükselten ve sonra da çabuk acıkma hissine neden olan rafine şeker,
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
tatlıların esas bileşenidir. Özellikle de
kalp hastalıklarına genetik yatkınlığı olan,
hareketsiz, sigara içen, aşırı stresli, dengesiz beslenen, diyabet, hipertansiyon,
şişmanlık gibi risk faktörlerine sahip
bireylerin, beslenmelerinde basit şeker
miktarını minimum düzeyde tutmaları
gerekiyor.” dedi.
'FAZLA ŞEKER
YAĞA DÖNÜŞÜYOR'
Meyvelerde fruktoz, sütte laktoz gibi
rafine edilmemiş basit şekerler bulunduğunu belirten Prof. Dr. Turhan, sağlık
açısından bu türde ürünlerin faydalı olacağını kaydetti. Şekerin protein, vitamin
ve madenleri birlikte içermemesi sebe-
biyle vücuda enerji sağlamadığını vurgulayarak, “Kan şekeri düzeyi normalin üzerine çıktığında, insülin aracılığıyla kas
ve karaciğerdeki şeker depolarına
götürülecektir. Vücut, ihtiyacından fazla
glikozu ise vücut yağına çevirecektir. Bu
nedenle ‘boş kalori kaynağı’ olarak adlandırılan şekerden üretilen reçel,
marmelat, kek, pasta, tatlı ve hamur işleri, kolalı içecekler, şekerli konserve
meyve suları, şekerli bisküviler gibi ürünlerin tüketimini azaltmak gerekir.” şeklinde konuştu.
Vücudun, şeker ihtiyacını doğal besinlerle karşıladığını dile getiren Nazan Turhan,
tatlı yemenin sadece bu hissi tatmin etmek için gerekli olduğunu ifade etti.
Sütlü tatlıların kemik sağlığı için gerekli
kalsiyum, protein ve B vitaminini
sağladığını kaydederek, “Evde hazırlanan
meyveli içecekler de hem su hem şeker ihtiyacımızı doğal yolla karşılar. Örneğin
bu bayram misafirlerinize, dilimlediğiniz
karpuzları mutfak robotundan geçirip
içine buz atarak hazırladığınız meyveli
içecekler ikram edebilirsiniz veya evde
hazırladığınız naneli limonata da güzel
bir alternatif olabilir.” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Bilinçsiz ev temizliği hem
kısır hem de kanser yapıyor
Oyuncak, temizlik maddesi, şampuan, ambalaj ve günlük yaşamda sık kullandığımız pek çok
üründe yer alan kimyevi maddelerin tehkilesine dikkat çeken
Doç. Dr. Gökhan Özışık, "Neslin
sağlıklı bir şekilde devamını istiyorsak bu kimyasallara karşı tedbir
almalıyız" diye konuştu
Kadınların ev temizliğinde kullandıkları malzemeler,
içerdikleri kimyasal maddeler nedeniyle kısırlıktan tiroide
hatta kansere varan tehlikeler oluşturabiliyor. İnsanın endokrin sistemini bozan bu kimyasallara karşı bilinçli olunması uyarısı yapan uzmanlar, kaynağı bilinmeyen bitkisel
karışımlar, cam şişede olmayan sular evde bulunan haşere
kovucu özellikteki maddelerin bu kapsama girdiği belirtildi. Zor lekeler, daha temiz bir banyo ve belki evdeki
haşerelere karşı etkili çözüm. Bütün bu istekler özellikle
kadınları farkında olmadan çok ciddi bir risk ile karşı
karşıya bırakıyor. Çünkü ev temizliği ve kozmetik alanında kullanılan kimyevi malzemeler insan sağlığı açısından
büyük risk oluşturuyor. Oyuncak, temizlik maddesi, şampuan, ambalaj ve günlük yaşamda sık kullandığımız pek
çok üründe yer alan kimyevi maddeler çocuklarda gelişme
geriliği, hiperaktivite, obezite; yetişkinlerde ise kısırlık ve
hatta çeşitli kanser türlerine neden olabiliyor. Bu olumsuzluğun başlıca nedeni ise vücuttaki endoktrin sisteminin
bozulması olarak açıklanıyor. Doç. Dr. Gökhan Özışık insan sağlığı ve neslin devamının hormon ve benzeri sinyal
taşıyıcı maddelerin kusursuz çalışmasına bağlı olduğunu
belirterek vücut içinde bir noktadan diğerine sinyal ileten
ağlarda herhangi bir sebeple karışıklığa yol açan kimyasal
maddelere ise 'endokrin karıştırıcı' adı verildiğini söyledi.
Özışık, “Radyofrekans iletiminin bozulmasına yol açan
'jammer'lara benzetebilecek bu maddeler moleküler
düzeyde sinyal taşıyıcı maddeleri algılayan sabit sensörleri
geçici olarak köreltmek ya da bu sensörleri kandırarak
aşırı uyarmak suretiyle etki gösterir.” dedi.
BU ETKİYE MARUZ
KALMAMAK İMKANSIZ
“Bir hayvana ait hormon başka bir hayvan türüne toksik etki gösterebileceği gibi bitkisel hormonlar da farklı yollardan insan ve hayvanlara ulaşarak istenmeyen etkilere
yol açabilir.” diyen Özışık, “İlaç endüstrisince üretilen sen-
Kırışıklıklara kök
hücreli ÇÖZÜM
Trabzon'da kurulan, Türkiye'de
hücresel tedavi alanında organizasyonunu tamamlamış Atigen-cell Hücre ve
Gen Tedavi Merkezinde, kulak arkasından alınan deri parçalarından kök hücre
üretilerek, yüzde oluşan kırışıklıklar
giderilebiliyor. Atigen-cell Hücre ve Gen
Tedavi Merkezi Genel
Müdürü Prof. Dr. Murat Ertürk, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
merkezlerinin
Sağlık Bakanlığı tarafından
2007'de hücresel tedavi
ürünleri üretim
merkezi ile bu
üretilen ürünlerin
uzun süre saklanması konusunda ruhsatlanmış biyoteknoloji şirketi olduğunu söyledi. Ertürk, yaklaşık 7
yıldır hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere hücre ürettiklerini belirterek,
"Hücresel tedavi günümüzde giderek
yaygınlaştı. İlaç ve cerrahi yöntemle tedavi edilemeyen bazı hastalıklar bugün
hücresel tedavi dediğimiz kök hücrelerin
kullanılmasıyla tedavi edilebiliyor" dedi.
Son yıllarda hücre yenilenmesine yönelik taleplerin arttığını da ifade eden
Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaşla
birlikte yüz biçimi değişiyor. Cilt yıpranması, gerginlik ve parlaklık azaldıkça
doku ve doku elastikiyeti de azalıyor.
Bunun sonucunda hücrelerimiz kendilerini yenileme kapasitesini yitirdikçe
alında, göz çevresinde kırışıklıklar
oluşuyor. Ağız çevresindeki
çizgiler derinleşiyor, elmacık
kemiklerinin üzerindeki yumuşak dokuların yanaklara
doğru yer değiştirmesiyle de
yaşlanma izleri ortaya
çıkıyor."
"Yaşlanma izlerine
karşı son yenilik"
Prof. Dr. Ertürk, yaşlanma izlerine karşı kremler, maskeler
ve estetik cerrahi gibi birçok yöntem denendiğini vurgulayarak, "Yaşlanma izlerine karşı son yenilik hücresel tedavi yöntemidir. Doku yıpranması ve
neticede kırışıklığın sebebi o bölgedeki
fibroblast adı verdiğimiz hücrelerin artık
eskisi gibi deriye gerginlik veren kollajen ve elastin gibi maddeleri üretmemesidir. Yaşlanma izlerine karşı akılcı yöntem, o bölgelere vücudun diğer bir y-
tetik hormonlar, kimya endüstrisinde kullanılan kimyasal
ajanlar ve yan ürünler de endokrin sistemleri bozabilmektedir. Gelişme geriliği, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, entellektüel becerilerde azalma, erken ya da geç ergenliğe
girme, obezite, iştahsızlık gibi yeme davranış bozuklukları, sperm sayı ve kalitesinde bozukluk-kısırlık, tiroid hormon yetersizliği, iskelet anormallikleri, yorgunluk, sık hasta olma, erken yaşlanma ve hatta bazı tür kanserlerle ilişkili olduğundan neredeyse çoğu bilim adamının şüphe duymadığı bu kimyasal ajanlara akla gelebilecek her ortamda,
kullanılan çoğu malzemede (ambalaj, boya, oyuncak vs)
ve hatta gıda maddelerinde (zirai kalıntılar, katkı maddeleri vs) rastlamamak/maruz kalmamak neredeyse
imkansızdır.” ifadesini kullandı. Bu maddelere karşı bilinçli olunması uyarısında bulunan Özışık, bu maddeleri
“Ev ortamında bulunan aletler, yapı/izolasyon
malzemeleri, mefruşat, mobilya ve temizlik ürünleri,
kozmetikler, şampuan, losyon ve sabun gibi kişisel bakım
ürünleri, gıda katkı maddeleri, plastik ve lastik ürünleri,
haşere ve böcek öldürücüler, dezenfektanlar ve antimikrobik ürünler, tutkal, boya, ahşap ürünlerinde kullanılan
yüzey koruyucular, çözücüler, alev almayı önleyecek
kimyasallar, metalurjide kullanılan ürünler, fitoöstrojenler,
flavinoidler, fenolik asitler ve hastane ortamında özellikle
laboratuvarda kullanılan kimyasallar” olarak sıraladı.
(CİHAN)
erinden alınan fibroblastları nakletmek,
hücresel tedavi uygulamaktır" diye
konuştu. Fibroblastların cildin dış etkenlere en az maruz kalmış bölgesinden elde edilebileceğine dikkati çeken Ertürk,
şunları kaydetti: "Tercihen kulak
arkasından alınacak pirinç tanesi kadar
cilt dokusu yeterlidir. Doku parçası
içerisindeki fibroblastları ayrıştırıp yine
bireyden alınan kan serumu kullanılarak
laboratuvarda çoğaltıyoruz. Fibroblastları milyonlarca sayıda ürettiğimiz zaman toplayarak, küçük hacimlerde şişeleyip doktora teslim ediyoruz. Arzu
edilirse hücre bankamızda da istenildiği
zaman kullanılmak üzere saklayabiliyoruz." Prof. Dr. Ertürk, cilt fibroblast
hücre üretim ve uygulamasının dünyada
aynı şekilde yapıldığını anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu yöntem
Amerika Birleşik Devletleri Federal
Drug Agent (FDG) tarafından onaylanmış yöntemdir. Tamamen bireyin kendisine ait dokudan hazırlandığı için toksik,
alerjik ve karsinojenik değildir. Kişiye
özel üretilen fibroblastların ağız kenar
çizgileri, göz çevresi, kaşlar arası ve alındaki çizgilere uygulanma sonuçları her
bireye farklıdır. Doğru sayı ve belli aralıklarda uygulandığında bazı kişilerde
etkisi haftalar içerisinde başlarken,
bazılarında etki daha geç görülebilir. Fibroblastlar, kırışıklık dışında aknelerin
sebep olduğu çökmeler, yanık ve iyileşmeyen yaraların tedavisinde de kullanılır. Hücresel tedavi fark yaratan
uygulama olduğu için son yıllarda
kadınlar kadar erkekler de ilgi gösteriyor." (AA)
Bebeğinizi 5-6
dakika içinde
karnı açken yıkayın
İLAN
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI YAMANLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN
SIRA
NO
Vergi Numarası ADI, SOYADI / UNVANI DÖNEMİ
VERGİ
NEV'İ
CEZA
NEV'İ
VERGİNİN CEZANIN
MİKTARI MİKTARI
1
Bebeklerin ciltlerinde yeterince koruyucu
yağ tabakası oluşmadığı için kolay üşüdüklerini belirten uzmanlar, banyo konusunda önemli
uyarılarda bulunuyor.
Bursa Zübeydehanım Doğumevi Çocuk
Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan
Karakaya, banyo süresinin 5-6 dakikadan fazla
olmaması gerektiğini ifade etti. Bebeklerin ciltlerindeki bariyer fonksiyonu gelişmediği için
ciltlerinin çabuk nem kaybettiğini belirten Uz.
Dr. Karakaya, banyo suyu sıcaklığının 36
derece, oda sıcaklığının ise 22-24 derece tutulması uyarısında bulundu. Bebek cildinin
yetişkin cildine göre daha ince olduğunun altını
çizen Dr. Karakaya, şu bilgileri verdi: "Bu nedenle bebekler çabuk üşür. Bebeğinizi mutlaka
karnı açken ya da beslenmeden en az 1.5 saat
sonra yıkayın. Çünkü tok karınla yıkadığınızda
midesine basınç yapıp kusmasına neden olabilirsiniz. Suyun sıcaklığını dirseğinizle kontrol
edin. Suyun yaklaşık 10 santimetre derinlikte
olmasını sağlayın. Bebeğin cildine uygun, gözlerini yakmayan bebek ürünlerini hazırlayın.
Küvetin içine mutlaka bir havlu
ya da küvet filesi koyarak bebeğinizin sert zeminle temas
etmesini engelleyin."
ADRES
7510109709 MELİHA
01/2008- G.V.(GMSİ) V.Z.C. 2.013,00 2.013,00 6065 SOK.NO:10/10 KARŞIYAKA/İZMİR
SARIZEYBEK
12/2008
YAMANLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ MÜKELLEFLERİNDEN OLUP YUKARIDA ADI/SOYADI/ UNVANLARI YAZILI BULUNAN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER ADINA TANZİM EDİLEN VERGİ/CEZA İHBARNAMELERİ MÜKELLEFLERİN BİLİNEN ADRESLERİNDE BULUNAMAMASI NEDENİYLE TEBLİĞ EDİLEMEMİŞTİR. 213 SAYILI V.U.K.’NIN 103 VE 106. MADDELERİNE GÖRE İLAN YAZISININ VERGİ DAİRESİNİN İLAN KOYMAYA MAHSUS YERİNE ASILDIĞI TARİH OLAN 07/07/2014 TARİHİNİ İZLEYEN 15 İNCİ GÜN İLAN TARİHİ OLUP, BU
TARİHTEN İTİBAREN 1 AY İÇERİSİNDE VERGİ DAİRESİNE BİZZAT VEYA BİLVEKALE MÜRACAAT EDİLMESİ VEYAHUT TAAHHÜTLÜ
MEKTUP VEYA TELGRAFLA AÇIK ADRESİN BİLDİRİLMESİ HALİNDE KENDİLERİNE SÜRE İLE KAYITLI RESMİ TEBLİĞ YAPILACAĞI,
AKSİ TAKDİRDE İLAN TARİHİNDEN İTİBAREN BİR AYIN SONUNDA TEBLİĞİN YAPILMIŞ SAYILACAĞI İLAN OLUNUR. 07/07/2014
Sondakika 22/7 Basın: 8249
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
"BEBEKLER ISIYI EN
ÇOK BAŞLARINDAN
KAYBEDERLER"
Yıkama işlemine vücuttan
başlanıp, baş kısmının en son
yıkanmasını tavsiye eden
Karakaya, şöyle devam etti:
"Çünkü bebekler ısıyı en çabuk
başlarından kaybederler. bebeğin ön kısmını yıkarken baş,
omuz ve sırtını bir elinizle
destekleyerek poposunu küvete
oturtun. Sırtını yıkarken bebeği
çenesinin altından sıkmayacak
şekilde parmaklarınızla kavrarken vücudunu
aynı elinizin kol kısmıyla destekleyin ve yarı
dik olacak şekilde tutun. Başını yıkarken yüz
üstü olmasına ve kulaklarına su kaçmamasına
dikkat edin. Göbek kordonu düşene kadar bebeğinizi küvete yatırmadan, üzerine su dökerek, kordonu düştükten sonra ise küvete yatırarak yıkayabilirsiniz."
"İKİ HAVLU İLE KURULAYIN"
Banyo sırasında bir yardımcının faydalı olacağını belirten Karakaya, "Yıkadıktan sonra
kurulamak için mutlaka 2 havlu bulundurun.
İlk havlu ile bebeğin vücudunu kuruladıktan
sonra bebeğinizi giydirene kadar ikinci havlu
ile sarılı tutun. Çünkü vücudundaki suyu emen
ıslak havlu bebeğinizin üşümesine ve hızla ısı
kaybetmesine neden oluyor. Bebekler üşüdüklerinde ısılarını tekrar kazanmak için enerji harcıyorlar ve bu da kilo alımını yavaşlatıyor. Giydirmeden önce bebeğinize bebek yağı yardımı
ile masaj yaparak hem bebeğinizin gelişimine
yardımcı olun hem de aranızdaki bağı
kuvvetlendirin." ifadelerini kullandı.
(CİHAN)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Temmuz
Salı
7ubat
2013 2014
Perşembe
14 GÜNCEL722
3 günde 24 defa SARSILAN
İzmir'de Tuzla Fayı endişesi
Uzun yıllardır sessiz olan Tuzla Fayı'nın yeniden harekete geçtiğini belirten Dokuz Eylül
Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Akçığ, “Tuzla fayında en son
büyük deprem 1928’de Torbalı’da meydana gelmişti. Biraz daha bekleyip izleyeceğiz" dedi
İ
70 yaşındaki yorgan
ustası 24 yıldır bisikletiyle
devri alem yapıyor
Yorgan ustası 70 yaşındaki Şaban Çancı, 24 yıldır her yaz
aylarında bisikletiyle dünyayı dolaşıyor.
Yaşadığı Antalya'dan bir hafta önce yola çıkan ve geldiği
Denizli'de mola veren Şaban Çancı, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, 35 yıldır yorgan ustası olduğunu kış aylarında
çalıştığını yaz ayların da ise bisikletiyle dünya turuna çıktığını söyledi.
Bisikletini adeta "hayat arkadaşı" olarak gördüğünü ifade eden Çancı, farklı yerleri görmek değişik insanlarla
tanışmak tutkusuyla dünyayı dolaştığını belirtti. İş nedeniyle
Antalya ve Isparta'yı dolaştığı sırada bundan keyif almaya
başlayınca bu sefer gezmek için daha uzak yerlere gitmeye
başladığını dile getiren Çancı, "Türkiye'nin büyük
bölümünü dolaştım. Bisiklet turum Türkiye ile sınırlı
kalmadı. Mısır, Ürdün, Pakistan, İran, Suriye'ye de gittim"
dedi.
Yaz mevsimi başladığında işi bırakıp kendini yollara
vurduğunu, 24 yıldır bu tutkusuna devam ettiğini belirten
Çancı şunları söyledi:
"Zengin değilim. Yanımda sadece sırt çantam ve bisikletim var. 10 kilogram yükle her gün ortalama 100 kilometre
yol yapıyorum, Ağırlık yaptığı için çadır taşımıyorum,
geceleri banklarda yatıyorum, Türkiye'yi dolaşırken hiç aç
kalmıyorum. İnsanlar bana karşı misafirperverliğini gösteriyor. Ramazan ayı dolayısıyla da gittiğim her yerde insanlar bana yemek ikram ediyor" diye konuştu.
Gezme tutkusu nedeniyle eşiyle sorunlar yaşadığını bu
nedenle şimdiye kadar 3 evlilik yaptığını, 2 kızı ve bir oğlu
olduğunu anlatan Çancı, "Edirne'den Ardahan'a kadar bir
çok il gezdim, binlerce insan tanıdım, gördüm ki insanlar
sadece kendi kabuğuna çekilmi. Hayata dar pencereden
bakıyorlar" diyerek, tutkusundan vazgeçmeyi asla düşünmediğini sözlerine ekledi. (AA)
zmir’de geçen cuma gününden bu yana,
büyüklükleri 1,7 ile 4 arasında değişen 24 deprem meydana geldi. Deprem yağmuru, cuma
sabahı Urla ilçesindeki 4 büyüklüğünde sarsıntıyla
başladı. Bundan 2 dakika sonra aynı bölge, 3,2’lik
bir artçıyla sallandı. İzmir’deki deprem hareketliliğini ve uzun yıllar sonra Gaziemir ve Karabağlar
ilçelerinin depremlerde merkez üs olarak
görülmesini değerlendiren Prof. Dr. Zafer Akçığ,
bunların altından geçen ve uzun süredir sessiz olan
Tuzla fayının harekete geçmiş olabileceğini, durumun izlenmesi gerektiğini söyledi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve
Deprem Araştırma Enstitüsü’nün son depremlerle
ilgili raporlarında merkez üslerin İzmir-Gaziemir
ve İzmir-Karabağlar yazılması kafaları karıştırdı.
Bu iki ilçenin bulunduğu bölgeden Tuzla fayının
geçtiğini ve uzun yıllardır sessiz olduğunu belirten
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve
Uygulama Merkezi Müdürü Akçığ, “Ortalık biraz
garip oldu. Önce Karabağlar diye açıkladılar, sonra
Urla fayı üzerine kaydırdılar. O farklı bir fay.
Karabağlar ve Gaziemir, Tuzla fayı üzerinde. İlginç bir durum var, bunu izlemek gerekiyor. Ana
depremin başka bir fayda artçıları var. Bu tarafta
olanlar da bağımsız deprem olabilir, artçı olmayabilir. Tuzla fayında en son büyük deprem,
yanılmıyorsam 1928’de Torbalı’da meydana
gelmişti. Seferihisar-Urla fayında uzun süredir bir
hareket var ama Tuzla fayında böyle bir hareket
yoktu. Biraz daha bekleyip izleyeceğiz, ona göre
daha rahat bir şeyler söyleyebiliriz.” dedi.
TUZLA FAYI
Tuzla fayı, İzmir’in güneybatısında Gaziemir
ile Doğanbey arasındaki fay olarak biliniyor.
Doğanbey Burnu ile Gaziemir arasında fayın
karadaki uzunluğu 42 kilometre. Doğanbey Körfezi'nde MTA Sisimik-1 araştırma gemisiyle
yapılan çalışmalar, Ege Denizi tabanında devam
ettiğini gösterdi. Deniz altı devamıyla birlikte
değerlendirildiğinde fayın uzunluğu 50 kilometreyi
aşıyor.
İZMİR ARKA ARKAYA SALLANDI
Kandilli verilerine göre geçen cumartesi İzmir
şehir merkezi, Karabağlar merkezli depremle
sarsıldı. 3,7 büyüklüğündeki deprem, saat 18.48'te,
yerin 11,6 kilometre derinliğinde meydana geldi.
Kısa süren, daha çok darbe vuruşu şeklinde
hissedilen deprem, İzmirliler arasında korkuya yol
açtı ancak çok kısa sürmesi sebebiyle sokağa çıkan
olmadı. Deprem, şehir merkezi ve yakın ilçelerde
hissedildi. İzmir’de sarsıntılar pazar günü de devam etti.
Buca, Urla ve Gaziemir’de irili ufaklı beş
sarsıntı meydana geldi. Pazarın ilk saatlerinde Buca merkezli 2,2'lik sarsıntıdan sonra Urla 1,9,
Gaziemir ise 2,1, 2,4 ve 2,7 ile üç defa sallandı.
(CİHAN)
Çatıya bilinçsiz ilave ölüm riski taşıyor
Çatılara, güvenlik tedbirleri alınmadan ve
izinsiz monte edilen su deposu, çanak anten ve güneş enerjisi sistemleri gibi
ilaveler, rüzgar, fırtına veya deprem anında büyük tehlike oluşturuyor.
Çatı Sanayi ve İşadamları Derneği
(ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı
Nazım Yavuz, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, "tehlikeli bir yapının, bulunduğu sokak için de tehdit oluşturduğunu"
söyledi.
Çatıların çoğuna su deposu, çanak
anten, güneş enerjisi sistemi ve baz istasyonu yerleştirildiğine işaret eden Yavuz,
"bu ekipman ve sistemlerin çatı üzerinde
yer almalarının bir hesaba ve projeye
dayanması gerektiğini" belirtti.
Yavuz, ilavelerin usulüne uygun o-
larak yapılması ve denetlenmeleri
halinde sorun yaşanmayacağına dikkati
çekerek, şöyle konuştu: "Ülkemizde
sıkça gördüğümüz üzere izinsiz ve bilgisizce yapılan ilaveler, rüzgar, fırtına, deprem gibi durumlarda üzerinde bulundukları yapı ve çevredekiler için ciddi
kaza, yaralanma ve ölümlere neden olabiliyor. Çatının böyle sistemleri taşımadığı görüldüğünde tedbir alınmadan
çatı üzerine ilave yükler konulmamalıdır.
Çatılar sadece düşey kuvvetler göz önüne
alınarak, işi bilmeyen kişiler tarafından
yapılmamalıdır. Depremdeki yatay yükleri karşılayan çapraz bağlantıların çatı,
kolon, makas düzlemlerinde yapılmaması veya eksik yapılması deprem anında hasar ve yıkımlara neden olabilir. Çatı,
kaplama malzemeleriyle afet durumunda
savrulmayacak biçimde sabitlenmelidir."
Türkiye'nin 55 ilinin birinci derece
deprem bölgesinde yer aldığını vurgulayan Yavuz, "Türkiye, depremin zararlarını gelişmiş ülkelere oranla çok daha
ağır yaşıyor. Ege depremi nedeniyle çatı
ve bacalarda zararlar meydana geldi. Bu
deprem, güvenilir çatıların ne kadar
önemli olduğunu gösterdi" dedi. Yavuz,
Türkiye'deki yapılardan yaklaşık 7 milyonunun bugün ulaştıkları standartların
gerisinde kaldığını dile getirerek, bu
yapılara ait çatıların büyük bölümünün
geleneksel uygulama metotları ve
malzemelerle yapıldığını, bakım, tamirat
ve yenileme ihtiyaçlarının bulunduğunu
kaydetti. (AA)
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Bakla, fasulye, bezelye gibi taze sebzelerde, içinde tohumların
sıralanmış bulunduğu kabuk. – Gökyüzü. 2. Tam olgunlaşmamış
meyve. – Evrensel alıcı kan grubu. 3. Dansta kavalyenin eşi. –
Efelek. 4. Akarsu yatağı, mecra. – Çağrı. 5. Nazi Hücum Kıtasının
kısaltması. – Kuş yuvası. 6. Hayvanın iki ayağını bağlayarak yapılan köstek. – Eskiden Roma kentine verilen ad. 7. İç organlarımızdan biri. – Panama’nın plaka işareti. 8. İki şey arasını hafifçe açma. – Alüminyumun simgesi. 9. Bir tür hafif bağsız ayakkabı. 10.
Erden çavuşa kadar olan askerlere verilen ad. – Et oburlardan, sürü
durumunda yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı. 11. Eşi olmayan, biricik, yegâne. – Gidilen yol üzerinde olmayıp sapılarak
varılan. 12. Köpek. – Uzaklık anlatır. – Akla ve gerçeğe aykırı. 13.
Bir yüzeyin üzerindeki ince çizgi. – Çoğunlukla sıvı maddeleri
koymak için kullanılan metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü
kapalı kap. 14. Kedi, köpek yavrusu. – Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet. 15. Gerekenden eksik. – Tatlı bir besin maddesi. – Bir nota.
16. Kayınbirader. – Osmanlılarda gece bekçisi. 17. Orkestrada vurma çalgılar takımı. – Tembih sözü. 18. Pamuktan düz dokuma, kaput bezi. 19. Soru sözü. – Kalça kemiği. – Yeşil Abanozun eşanlamlısı. 20. Meydan, saha. – Kişiye ait, kişiye özel.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan saman, çöple karışık
tahıl taneleri. – Çağrı kâğıdı. – Kastamonu ilinin bir ilçesi. 2. İlgili.
– Gözde ağ tabaka. – Yapılan iş, edim, fiil. 3. On altı taşla oynanan
bir zekâ oyunu. – İlave etmek, katmak, eklemek. – Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması. 4. Sahip, iye, malik. – İspermeçet balinası. – Çılgın Roma imparatoru. 5. Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma. – Yüzümüzün bir bölümü. – İddia, tez. –
Ünite. 6. Samsun ilinin bir ilçesi. – İskambilde bir grup kâğıda verilen ad. – Soyundan gelinen kimse. – Dikkat çekme, uyarı, ihtar.
7. Zabit. – Bir birliğe verilen ve ağızdan ağza bütün askerlere yayılan emir. 8. Bir geminin başka bir gemiden ya da kıyıdan açılması.
– Büyükler, ileri gelenler. – Hamur tahtası. 9. Metalik. – Çocuk sahibi olmuş kadın. – Herkes, el gün, yabancılar. – Matematikte sabit
bir sayı. 10. Bayındır. – Selin getirdiği kumlu, çamurlu toprak. –
En çok vadilerde, yamaçlarda bulunan, kil ve kum karışımı, sarı
renkli verimli balçık. – Büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı manzumesi.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22
2014Perşembe
Salı
17Temmuz
Şubat 2013
Yıldırım Demirören: Çalışmalarımızın meyvesini almanın gururunu yaşıyoruz
Türk
Türk futboluna
futboluna hizmet
hizmet
A
nkara'da düzenlenen TFF Olağan Genel
Kurulu'nda açıklamalarda bulunan Başkan Demirören, "Göreve geldiğimiz günden bu yana ben ve arkadaşlarım Türk
futboluna hizmet adına yaptığımız yoğun
çalışmaların meyvelerini almanın haklı gururunu yaşıyoruz." dedi.
Başkan Demirören'in konuşma metni şöyle:
"Yönetim Kurulu'ndaki yol arkadaşlarım, Türkiye
Futbol Federasyonu Genel Kurulu delegelerimiz, Basın
mensupları, sevgili konuklar Türkiye Futbol Federasyonu'nun 2014 yılı Olağan Mali Genel Kurulu'na hoş geldiniz. 2013-2014 sezonu başarıyla tamamlandı. Saha
içerisinde kaliteli ve çekişmeli bir futbolun ön plana
çıktığı saha dışında şiddete
karşı vermekte olduğumuz
mücadelenin dozunu arttırdığımız bir futbol sezonu yaşadık. Şampiyon
olan tüm kulüplerimizi
kutluyorum. Sezon boyunca centilmen bir şekilde mücadele eden tüm
kulüplerimize teşekkür
ediyo-
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, göreve geldikleri günden bu yana kendisi ve arkadaşlarının Türk Futbolu'na hizmet adına yaptıkları
yoğun çalışmanın meyvelerini almanın haklı gururunu yaşadıklarını söyledi
rum. Öncelikle göreve geldiğimiz günden bu yana ben
ve arkadaşlarım Türk Futboluna hizmet adına yaptığımız yoğun çalışmaların meyvelerini almanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Finansal anlamda tarihin en güçlü dönemini geçiren
federasyon olarak ülkemizin her bölgesinde futbolun
gelişimine katkı sağlayan bir yönetim anlayışını ilke
edindik. Rakamlarla zamanınızı almak istemiyorum.
Sizlere gönderdiğimiz Bütçe kitapçığını incelerseniz nereden nereye geldiğimizi çok net bir şekilde görebilirsiniz.
Ülke genelinde gidilmedik kulüp, gezilmedik tesis
bırakmadık. PTT 1. Lig dahil olmak üzere 2. ve 3. Lig
kulüplerine toplam 26 milyon liralık tesis yardımında
bulunduk. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde 21 çim sahayı futbolumuzun hizmetine kazandırdık.
Altyapıyı önemseyen ve geliştirmek isteyen kulüplerimize her zaman
destek olduk.
Altyapı
oyuncularını
oynatan kulüplerimize
teşvik amaçlı
maddi destek
verdik. Bu uygulamayı yeni
sezonda alt liglerimizde de yaygınlaştırıyoruz.
PTT 1. Lig Spor
100 M3'LÜK POLYESTER DEPO
İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (İZSU)
100 M3'LÜK POLYESTER DEPO alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık
ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/80261
1-İdarenin
a)Adresi
: Cumhuriyet Bulvari No:16 35250 KONAK/İZMİR
b)Telefon ve faks numarası
: 2322932000- 2322932831
c)Elektronik Posta Adresi
: ihale-yozuturk@izsu.gov.tr
ç)İhale dokümanının
: https://ekap.klk.gov.tr/EKAP/
görülebileceği internet adresi (varsa)
2-İhale konusu malın
a)Niteliği, türü ve miktarı
: 2 ADET 100 M3'LÜK POLYESTER DEPO
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan İhale dokümanı içinde bulunan idari
şartnameden ulaşılabilir.
b)Teslim yeri
: Yaka Köyü Mevkii-Bornova-İZMİR
c)Teslim tarihi
: Sözleşmenin imzalanmasına müteakip 30 takvim günü.
3- İhalenin
a)Yapılacağı yer
: Cumhuriyet Bulvarı No: 16 35250 KONAK İZMİR
b)Tarihi ve saati
: 05.08.2014 - 10:30
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre
Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk
ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin
yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir
Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil
Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1.
4.3.1.1.Standarda ilişkin belgeler:
TS 1863 Belgesi
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 20 TRY (Türk Lirası) karşılığı Cumhuriyet Bulvarı
No:16 35250 KONAK İZMİR adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak
indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Genel Evrak Şefliği Cumhuriyet Bulvarı No: 16 35250 K:Z KONAK
İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da
gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu,
üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim
fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat
vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Sondakika 22/7
Basın: 8207
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Toto 2. ve 3. Ligleri'mizde mücadele eden kulüplerimizin deplasman giderlerini karşılayarak ağır bir maddi
yükten kurtardık. Yine aynı liglere yıllık 10 milyon TL
tutarında ek sponsorluk geliri sağladık. Dönemimizde
lisanslı futbolcu sayısı yüzde 18 artarak 270 bine ulaştı.
Değerli Dostlarım A Milli Takımımız, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in göreve gelişinden bu yana
form grafiğini hızla yükseltiyor. Hazırlık maçlarını üst
düzey bir motivasyonla oynayan ve FIFA sıralamasında
da yükselişe geçen Milli Takımımızın mükemmel bir
Avrupa Şampiyonası eleme performansı göstereceğine
eminiz.
Onların başarısı için tüm imkanlarımızla yanlarındayız. Milli Takımımızı tüm Türkiye'nin etrafında birleştiği bir sevgi takımı olarak konumlandırmak için çalışıyoruz. En önemli hedefimiz her turnuvaya katılan başarıda sürekliliği yakalamış bir Milli Takımdır.
Süper Kupa'yı Manisa'da oynatma kararı aldık ve
Soma'ya 5 milyon TL'lik bir yardımda bulunduk. Fenerbahçe ve Galatasaray kulüplerimizin oynayacağı Süper
Kupa Finali'nin hasılatı da Soma'ya yardım için kullanılacak. Her iki kulübümüze bu özverili tutumlarından
dolayı özellikle teşekkür etmek isterim. Bunun yanı sıra
Soma'da bir futbol okulu açma sözü verdik, bu okulun
yapımına da en kısa sürede başlayacağız.
Federasyonumuzun tarihi projelerinden biri de lobide maketini gördüğünüz tesislerdir. Spor Bakanlığımızın desteğini alarak yürüttüğümüz bu tesis projesi, ihtiyacı olan ve gerekli kriterleri yerine getiren tüm 2. ve 3.
Lig kulüplerimizin hizmetine sunulacaktır.
Bir diğer önemli hedefimiz Beylerbeyi Tesisleri'ni
Türk futboluna kazandırmaktır. Federasyonumuzun tüm
idari birimlerini buraya taşımak istiyoruz. Bu sayede
hem yılda 3 milyon TL'lik tasarruf sağlanacak hem de,
Avrupa'nın 6. Büyük futbol ekonomisini yöneten Türkiye Futbol Federasyonu kira köşelerinden galerilerin
marketlerin arasından sıyrılıp kendi binasına yerleşmiş
olacak.
Sayın Başbakanımızın önerisiyle Spor Bakanlığımız
ile ortak bir çalışma içerisine girdik. 2-3 yıl içinde
Olimpiyat Stadı'nı yenileyip Milli Takımlar Stadı haline
getirmek istiyoruz.
Türkiye Kupası cazip bir organizasyon haline geldi.
Biten sezonunun yarattığı heyecanın devam etmesini
umuyorum. Diğer yandan Kupa'nın gelir havuzunu büyütmek için önemli bir adım attık ve yeni ihaleyle yayın gelirlerini yüzde 22 oranında arttırdık. Federasyon
bütçesinden final oynayan takımlara yüzde altmışa kırk
oranıyla dağıtılacak, 5 milyon liralık bir ödül koyduk.
Federasyonumuz sponsorlarının destekleriyle büyümeye devam ediyor. Bu vesileyle yeni sponsorların Federasyon ailesine katıldığını gururla duyurmak isterim.
Sporda şiddetin önüne geçmek için göreve geldiğimiz günden bu yana ortaya koyduğumuz bir irade var
ve bu iradenin sonuçlarını almak en büyük arzumuz.
Özellikle çirkin ve kötü tezahürat konusunda geçtiğimiz sezon radikal önlemler aldık.
Bunun sonucunda çirkin ve kötü tezahüratın yüzde
70 oranında azaldığını belirtmek isterim. Kötü tezahüratı ve şiddeti bitirmek için her türlü önlemi alacağız.
Bu sezon E-Bilet uygulamasının da yardımıyla tribün kapatma cezalarını uygulamaya alıyoruz. Bu uygulama ile seyircisiz veya sadece kadın ve çocukların izlediği müsabakalar tarih oluyor.
E-Bilet konusunda ise Federasyon olarak öncü ve
örnek bir yapı oluşturduk.
Passolig dünyadaki emsallerinin üzerinde ve kulüplerimize şimdiden faydalar sağlamaya başlamış bir teknolojidir. Sizlerin ve sağduyulu taraftarların katkılarıyla
yeni sezonda çok daha fazla faydalarını göreceğimize
eminim
40 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na hakemler, hatta yarı finali yöneten hakemler gönderen Federasyon
Başkanı olma gururunu yaşadım. Cüneyt Çakır, Bahattin Duran ve Tarık Ongun'a teşekkür ederim.
Bu vesileyle böyle başarılı hakemlerin yetişmesi
için büyük çaba gösteren Zekeriya Alp başkanlığındaki
Merkez Hakem Kurulumuza ve bu güne kadar emeği
geçen herkese teşekkür ederim. Hakemlikte yenilikleri
yakından takip ediyoruz. Geçtiğimiz sezon 6. hakem
uygulamasını ikinci uygulayan federasyon olmuştuk.
Yeni sezon da ise kaybolan sprey uygulamasını Spor
Toto Süper Lig'e getiriyoruz. Bu uygulamanın da büyük
fayda sağlayacağını umuyorum.
Federasyonumuz açısından bir diğer önemli konu
da, bu mali yıl içerisinde düzenlediğimiz U20 Dünya
Kupası. En iyi şekilde ev sahipliği yaptığımız bu dev
organizasyonu sorunsuz ve mali açıdan zarar etmeden
tamamladık.
Türkiye Futbol Federasyonu mali açıdan en parlak
dönemlerinden birini yaşamaktadır. Özellikle aktif biçimde uyguladığımız tasarruf sistemi sayesinde, büyük
yatırımlara imza attığımız Hasan Doğan Milli Takımlar
Kamp ve Eğitim Tesisleri gibi muazzam bir projeyi bitirdiğimiz bu yılı mali açıdan oldukça rahat bir şekilde
tamamladık.
2012-2013'te 32 milyon lira kar eden Federasyonumuz bu mali yılı 31 milyon lira karla kapatmıştır. Bizim
amacımız kar etmek değildir. Biz bu parayı yine futbola
aktarıyoruz. Riva Tesisleri gibi müthiş projeler bu kaynaklarla inşa ediliyor.
Yönetim Kurulu'ndaki arkadaşlarımla 450 gün içerisinde dünya çapında bir tesisi tamamlamanın ve futbolumuzun hizmetine sunmanın gururunu yaşıyoruz. Bu
tesiste tüm yaş gruplarındaki Milli takım futbolcularımız geleceğe hazırlanacak ve A Milli Takımımız, kendi
tesislerinde kamp yapma olanağı bulacaktır.
Bu proje yalnızca Türk sporunun en kapsamlı en
modern, en iyisi değil dünyanın da sayılı alt yapı tesislerinden birisi olmuştur. Riva'daki tesisleşme hamlemizin ikinci ve daha büyük adımını da yakında atacağız.
Hizmete açtığımız tesisin yanı başında 120 bin m2'lik
bir alan federasyonumuzun kullanımına verilmiş bulunmaktadır. Bu alana Futbol Lisesi, sporcu sağlığı ile ilgili
bir hastane ve antrenman salonu gibi yeni üniteler inşa
edeceğiz. Kısacası 3-4 yıl içinde Riva Hasan Doğan
Tesisleri'nin olduğu bölge bir Futbol Vadisi olacak.
Bu arada Riva'nın açılışı sırasında elimizde olmayan
nedenlerden dolayı davetiyeleri geç giden ve açılışa katılamayan konuklarımız oldu.
Açılış tarihindeki sorun nedeniyle yönetim kurulu
yedek üyelerimize bile elimizde olmayan sebeplerden
dolayı davetiyeleri geç gitti. Bu aksaklık nedeniyle gelemeyen bazı eski Başkanlar ve diğer tüm konuklarımızdan tek tek özür dilerim. Bir diğer önemli projemiz
ise İstanbul'da düzenlemeyi planladığımız Uluslararası
Spor Fuarı olacak.
Futbol Direktörümüz Fatih Terim'in önerisiyle projelendirdiğimiz ve geleneksel hale getirmek istediğimiz
bu fuarda, dünyanın en önde gelen teknik adamları, hakem hocaları, spor hekimleri ve spor hukukçuları eğitim
verecekler.
Türk futbolunun gelişmesi için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Sizlerin destekleriyle futbolu ileriye taşımak için çaba gösteriyoruz. Futbolun sahada olduğu
kadar saha dışında da bir takım oyunu olduğunu hiçbir
zaman aklımızdan çıkartmıyoruz.
Devletimizin sporun tüm paydaşlarının, sponsorlarımızın ve her biri bu spora gönül veren futbolseverlerin
destekleriyle futbolumuzun seviyesini arttırabiliriz.
Önemli olan günü kurtarmak değil, geleceği planlamaktır. Kulüplerin veya bireylerin günlük çıkarları değil,
Türk futbolunun ortak çıkarlarıdır. Bu hedef doğrultusunda kenetlenerek her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz.
Sözlerimi bitirmeden önce bu yoğun çalışma temposunda zaman ayırarak Riva Hasan Doğan Tesislerimizin
açılışına teşrifleri ile bizleri onurlandıran Sayın Başbakanımıza tekrar teşekkür ediyor beni dinlediğiniz için
sizleri saygı ve dostlukla selamlıyorum." (CİHAN)
Bakan Kılıç, Avrupa şampiyonu olan
Filenin Sultanları'nı tebrik etti
A
Milli Kadın Voleybol
Takımı'nın ilk maçta olduğu gibi ikinci maçta
da deplasmanda Almanya’yı 3-1
yenerek 2014 CEV Avrupa Ligi
şampiyonu olmasının ardından
millilere tebrik yağıyor.
Almanya'nın Rüsselsheim
kentinde bulunan Gross Spor
Salonu’nda oynanan ve ay yıldızlı ekibin 3-1 kazanarak şampiyon olduğu mücadelenin ardından Gençlik ve Spor Bakanı
Akif Çağatay Kılıç, A Milli Ka-
dın Voleybol Takımı'nın bu başarısını bir tebrik mesajıyla kutladı.
Bursa'da oynanan ve 3-1
Türkiye'nin kazandığı ilk maçın
rövanşında Almanya'yı 25-19,
25-23, 20-25 ve 25-20'lik setlerle yine 3-1 mağlup eden Filenin
Sultanları'nın 2014 CEV Bayanlar Avrupa Ligi’nde şampiyonluğa ulaşmasıyla ilgili Bakan Kılıç'ın yayınladığı tebrik mesajı
şöyle:
"A Milli Kadın Voleybol Ta-
kımımızın, CEV Avrupa Ligi'nde şampiyonluğa ulaşması,
ülkemizin sporu adına büyük bir
mutluluk ve onur kaynağı oldu,
77 milyonun göğsünü kabarttı.
Şampiyonluğa uzanan bu
yolda, tüm maçlarda sonuna kadar mücadele eden sporcularımızı tüm kalbimle tebrik ederim.
Ayrıca, başta teknik ve idari kadro olmak üzere bu başarıda emeği geçen herkese milletimiz adına da teşekkür ederim."
(CİHAN)
SAYFA 16
Manisa’nın Soma ilçesinde Soma Kömür İşletmeleri
A.Ş.'ye ait Eynez maden ocağında 13 Mayıs 2014 Salı
günü yaşanan ve 301 işçinin şehit olduğu facianın soruşturması kapsamında kurulan 15 kişilik bilirkişi heyeti,
geçen çarşamba günü tuğlayla örülü kapısını açtırarak ocağa girdi. Bin 400 metreye kadar inen heyet, keşfini
tamamlayarak raporunu hazırlamaya başladı
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
22 Temmuz 2014 Salı
BALKIZ: Binlerce kişinin
çalıştığı maden ocağında
tuvalet tespit edemedik
İnceleme heyetinde yer alan Manisa Barosu Başkanı
Zeynel Balkız, binlerce kişinin çalıştığı maden ocağında tuvalet tespit edemediklerini söyledi. Manisa Barosu Soma İrtibat Bürosu'nda avukatlarla birlikte basın toplantısı
düzenleyen Balkız, maden içindeki izlenimlerini ve hukuki
süreç hakkında bilgi verdi. Facianın ceza soruşturmasının devam ettiğini dile getiren Balkız, "Bu kapsamda geçen
çarşamba günü cumhuriyet savcılığının inisiyatifinde, maden
ocağında bir keşif işlemi gerçekleştirildi. Yangının meydana
geldiği tarihin üçüncü günü yapılamayan ve yarım bırakılan
keşfin tamamlaması anlamında bu keşif icra edildi. İki
maden mühendisi, ayrıca iş güveliği uzmanı ve elektrik
mühendisi, kriminal bilirkişi vasıtasıyla madende delil tespitine yönelik ceza soruşturmasıyla ilgili keşif işlemi tamamlanmış olup bilirkişi raporunun verilmesi safhasına gelinmiştir. Biz kamuoyunun meydana gelen kazayla ilgili yapılan
keşiften bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamayı yapma
lüzumu hissettik. Şu anda en önemli beklentimiz, bu davada
gerek maddi ve manevi tazminat davası açan Manisa Barosu
ve Soma avukatlarımız ve şehit yakınları bu ceza soruşturmasında bilirkişi raporunun verilmesini bekliyoruz. Şu anda
keşifle ilgili beyanlarımız, sadece bilgilendirmeye yöneliktir.
Bu bilirkişi raporunu inceledikten sonra asıl beyanlarımızı
vereceğiz.” dedi.
'MADENDEN AHŞAP VE
TAŞ PARÇALARI ALINDI'
Madeninin içi hakkında bilgi veren Baro Başkanı Balkız,
bin 400 metreye kadar inildiğini söyledi: “Burada beklentimiz, çıplak gerçeğin ortaya çıkmasıdır. Keşif anında
malzeme girişinden başlayan heyetin yürüyüşünde bin 100
metre derinliğe gelindiğinde su kitlesiyle karşılaşıldı. Buradaki su kitlesi, daha ileriye geçişe izin vermedi. Bir miktar geri
gelinerek, 10 metre yükseğe çıkılarak başka bir girişten eskiden kirli havanın aktığı, şimdi ise temiz havanın verildiği girişten su birikintisinin altına ulaşılmaya çalışıldı. 300 metre
yüründü. Burada ciddi anlamda galeri çöküşüyle karşılaşıldı.
Burada daha ileriye geçiş yapamadık. Burada kaza sırasında
meydana gelen yangının bütün emareleri mevcuttur ancak
kemerin etrafını ören ve görülen materyallerin kömür değil,
taş olduğu ve isle kaplandığı görüldü. Burada birkaç tane taş
kırılarak, bilirkişi heyetinin incelenmesi amacıyla alındı.
Sasalı'da mescit
TARTIŞMASI
BEM-BİR-SEN Genel
Başkanı Turbay," İzmir
Doğal Yaşam Parkı'nı ziyarete gelen vatandaşlar ile
bu birimde çalışan personelin mescid ihtiyacına kulak
verilmemekte, talepler
görmezden gelinmektedir"
dedi
Belediye ve Özel İdare
Çalışanları Birliği Sendikası
(BEM-BİR-SEN) Genel
Başkanı Mürsel Turbay, İzmir
Büyükşehir Belediyesi ve
bağlı kuruluşlarda personel
ve vatandaşlardan gelen
mescit taleplerinin, görmezden gelindiğini ve bu taleplerde bulunan personelin
"sürgün" edildiğini iddia etti. Turhan, yaptığı yazılı açıklamada, İzmir Büyükşehir
Belediyesine bağlı kimi işyerlerinde ve halka açık
tesislerde ibadethane sıkıntısı yaşandığını bildirdi. Kurumda çalışan personel ve
pek çok vatandaşın buralarda bir mescit açılması
yönünde defalarca belediye
başkanlığına başvuru yapmasına karşın bu taleplere
kulak tıkandığını söyleyen
Turhan, şunları kaydetti:
"Özellikle Çiğli’de 45 bin
metrekarelik bir alana taşınan İzmir Doğal Yaşam
Parkı'nı ziyarete gelen
vatandaşlar ile bu birimde
çalışan personelin mescit ihtiyacına kulak verilmemekte, talepler görmezden
gelinmektedir. Sosyal
demokrat vatandaşlarımızın
oyları ile büyükşehir
belediye başkanlığına
seçilen Sayın Kocaoğlu’nun
vatandaşın sosyal ihtiyaçlarını görmezden
gelmesini anlamak mümkün
değildir. İbadet etme ve
ibadethanelere ulaşma
özgürlüğü Anayasa ile
desteklenmiş özgürlüklerdir.
Sayın Başkan dahil hiç kimsenin bunu engellemeye
hakkı yoktur."
Turhan, hem vatandaşların hem de kendi
ibadethane ihtiyacını dile
getiren personelin cezalandırma yoluna
gidilmesinin Kocaoğlu’nun
seçilmişlik sıfatıyla bağdaşmadığını da dile getirerek,
"Yerel yönetim çalışanlarının yetkili sendikası sıfatı ile başta vatandaşların
ibadet etme ve ibadethaneye ulaşma hürriyetlerini engelleyen ve sosyal bir hak
talep eden personelini
sürgün ile cezalandıran
Başkan Aziz Kocaoğlu’nu
kanuna ve Anayasa’ya uygun davranmaya davet ediyoruz" ifadelerini kulandı.
(AA)
Gözüne toz kaçtı sandı,
20 kurtçuk ÇIKTI
Bodrum'da gözüne toz
kaçtığını sanan hastanın
gözünde kurtçuk bulunduğu
belirlendi. Özel Bodrum Hastanesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ilçede ikamet eden
29 yaşındaki Mehmet Orhan,
gözüne toz kaçtığını düşünüp
acı ve yanma şikayetiyle hastaneye başvurdu.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op.
Dr. Nalan Özbirecikli tarafından
muayene edilen Orhan'ın gözüne,
sineğin larva bıraktığı belirlendi.
Tedavisi yapılan Orhan'ın gözünden 20 kurtçuk çıkarıldı.
Özbirecikli, sinek ve böceklerin yüze çarptıktan sonra gö-
zlere larva bırakabildiğini belirtti.
Gözüne larva bırakılan hastaların
batma, kızarıklık ve sulanma,
şikayeti ile hastanelere başvurduğunu bildiren Özbirecikli, şunları kaydetti: "Mehmet Orhan,
böyle bir şey fark etmemiş. Bize
geldiğinde gözünü kaybedeceğini
sandığı için oldukça endişeliydi.
Özellikle kurtların gözün arkasından beynine gitmesinden korkuyordu. Kendisine böyle bir risk olmadığını anlattık. Bu tip hastaları
2, 3, bazen 4 kere kontrole çağırıp
tüm kurtların temizlendiğinden
emin oluruz. Bu olayda da böyle
yaptık. Çok sık görülen bir vaka
olmamakla daha önce 15 civarında bu şikayetle başvuran hastam
olmuştu." (AA)
www.sondakikagazetesi.com
Ahşap parçalardan da çok az kısmının yandığı, bir kısmının
da yanmadığı tespit edildi. Bunlardan da bir örnek alınarak oradan ayrılındı. Dönüş yolunda kısa bir mesafede A ve H
panolarından gelen kirli havanın 340 çıkış nefesliğine giden
yolu üzerinde bilirkişi heyeti inceleme yapmak istedi. Burada
çok yüksek oranda karbonmonoksit gazının olduğu tespit
edildi. El sensörü ile yapılan incelemede, 500 PPM’in üzerinde bir karbonmonoksit gazı olduğu tespit edildi. Karbonmonoksit, 50 PPM’in üzeri çalışanları zehirleyen bir gazdır.
Alet ölçemediği için oradaki gazın 1000 PPM olduğunu oradaki kişiler ifade etti. Biz savunma olarak sadece bu keşifte
yapılan işlemlerden gördüklerimizi aktarmak zorundayız.
Bunların değerlendirilmesi için yangının çıkış sebepleri ve
ihmalleri konusunda bilirkişi raporlarını bekliyoruz. Orada kabul edeceğimiz etmeyeceğimiz kısımlar olabilir. Burada Somalı ve Manisalı avukat arkadaşlarımız birlikte çalışarak
kanaatlerini bildireceklerdir.”
İncelemenin çok zor şartlar altında yapıldığını dile getiren
Zeynel Balkız, madendeki yaşam şartlarının çok ağır
olduğunu söyledi: “Ana girişten dahi yürüme zorluğu çektiğimiz bir madenle karşılaştık. O işçilerin orada nasıl
çalıştıklarını hayretle şu anda düşünüyoruz, çünkü biz bin
100 metreyi yürürken bu yürüyüş 3 saatlik zamanı aştı. Çok
yerde kayalar ve taşlar yollara düşerek yolları kapatmış. Diz
çökerek, eğilerek geçmek zorunda kaldık. Bundan sonraki
maden şartlarının düzenlemesi konusunda bu hususların insani ihtiyaçları karşılayacak durumda olmasını bekliyoruz.
Belki bugüne kadar duyulmayan bir husus da var, binlerce
insanın çalıştığı bu ocakta tuvalet tespit edemedik. Bu ihtiyaçlarını nasıl giderdiklerini düşünemiyoruz. Çalışma
anında sıcaklığın 45 dereceye kadar yükseldiği maden ocağında insani yaşam ve çalışma koşullarının olmadığı
tarafımızdan tespit edilmiştir."
Toplantıda bir gazetecinin, madendeki şartların biraz daha
iyileşmesini bekleyip geniş kapsamlı bir inceleme yapılmasının daha uygun olup olmadığıyla ilgili sorusunu cevaplayan Balkız, “Keşif şu anda cumhuriyet savcılarının
takdirinde. Savunmanın elbette talepleri var. Biz nokta
araştırmaların yapılmasını arz ederiz. Bilirkişiler, keşif
sırasında yangının meydana geldiği göçüğün olduğu
materyalleri inceleyerek kanaat sahibi olacaklarını ifade ettiler.’’ dedi. (CİHAN)
Download

YOKMUŞ! - Sondakika Gazetesi