SAYFA 1
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Göztepe, Karşıyaka, Buca ve Altay mücadelelerinde çıkan taraftar olaylarının nedeni ne?
GÖZTEPE – KARŞIYAKA
TARAFTAR OLAYLARININ
Kent Konseyi'nden
gençlere çağrı
Sondakika
Gazetesi’nden
farklı bir yazı
dizisi…
TARİHİ
D
enizli Büyükşehir Belediyesi
Kent Konseyi Gençlik Meclisi,
15. Seçimli Olağan Genel Kurulunu yaptı. Kent Konseyi Başkanı Ali
Değirmenci, kentteki 200 binden fazla genci Gençlik Meclisi'ne davet
ederek, "Biz istiyoruz ki 217 bin 772
kardeşimiz gelsin” dedi.
devamı 10’da
ÖZEL
ÖZEL
HABER
HABER
DENİZ BEBEKTEN
Türk futbolseverlerin, uzak durabilmek için türlü yollar
denese de beceremediği holiganizmin tarihi, bir hayli
eskiye dayanıyor. Holiganizm, Ege Bölgesinde;
genelde, Göztepe ve Karşıyaka maçlarında fazlasıyla
görülür. Peki nedeni ve holiganizmin tarihi nedir? 15’te
MERHABA GÖKYÜZÜ!
8 Kasım 2014 Cumartesi
www.sondakikagazetesi.com
Mutlu son: Ben
de okuyacağım
Tire ayıbı sana yeter
Mazlum VESEK
Empati Yaşam Sakatlar Derneği, tekerlekli sandalyesi olmadığı için okula
başlayamayan Emir Ülger’e yarım elini
uzattı. Mevlana İlkokulu’nda okuyan
Emir’i ziyaret eden dernek yönetimi,
okul idaresiyle de görüştü. 9 yaşındaki
Emir Dülger’e tekerlekli sandalye teslim
eden Dernek Başkanı Murad Pekdilber,
“Küçük Emir’in eğitiminin aksamaması
bizi çok mutlu etti” dedi. 14’te
İzmir turizmi
yine tepetaklak
Türk turizminde önde gelen kentlerden
İzmir, son zamanlarda turizm istatistiklerindeki kötü gidişatıyla dikkati çekiyor.
İzmir'e ekim ayında gelen turist sayısı,
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde
17, yılın ilk 10 ayında ise bir önceki yıla
göre yüzde 7'lik düşüş gösterdi. Yılın 10
ayında kente gelen turist sayısı, 8 ay
boyunca bir önceki yıla göre düşüş kaydetti. ETİK Başkanı İşler, "İzmir turizmi
kan kaybediyor" dedi. 16’da
Türkiye’de doğan ikinci fil olma özelliğini
taşıyan “Deniz” bebek,
ilk kez gökyüzüyle
tanıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal
Yaşam Parkı’nın ilk
göz ağrısı “İzmir” ise
bu ilk deneyiminde
kardeşini bir an olsun
yalnız bırakmayarak
annesine yardımcı oldu.
devamı 12’de
AK Parti İzmir İl
Başkanı Bülent
Delican, hükümetin
dış politikasını
eleştiren MHP İzmir
İl Başkanı Necat
Karataş’a, "Habur’u
bırak Tire’ye bak"
diyerek cevap verdi
KENDİ SEÇMENİNİ UNUTTU
MHP'li meclis üyelerinin, köy mallarının satışı konusunda CHP'ye destek
verdiğini belirten Delican, "Yerel yönetimlere verilen köy mallarının Tire
Belediyesi tarafından satılmak istenmesine MHP'li meclis üyelerinin de
destek olduğunu söyleylen Başkan Delican, "Bizim Tire’de ortaya koyduğumuz dik duruş MHP’ye gönül veren köylümüzü de kurtarmış, onlar
tarafından da tavrımız alkışlanmıştır. Ama MHP’li meclis üyelerinin
Tire’deki köy malları satışına onay verip destek olma ayıbını sayın il
başkanının saldırgan ve seviyesiz bir üslupla attığı hamasi nutuklar asla
örtemeyecektir" dedi. 16’da
YORGANCILAR'dan
hükümete destek
Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Yorgancılar, Başbakan Davutoğlu tarafından
açıklanan reform programı ile eylem planını olumlu bulduklarını açıkladı
YENİ BİR BAŞARI HİKAYESİ
Gündemin yeniden ekonomiye yönelmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Yorgancılar, “Tespitler,
öncelikler ve hedefleri açısından oldukça iyi ve iyiniyetli
bir program. İlk 9 reform başlığı altında açıklanan eylemlerin altına tüm sanayicilerin imza atacağını düşünüyorum.
Türkiye'nin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı vardı. Yüksek faiz, düşük kur makasının her iki kenarının da on yıldır
sürekli kestiği sanayiciler ve reel kesim olarak artık tüketim ve inşaatla değil de üretimle, reel sektörle, teknolojik
gelişmeyle büyümeye odaklanılacak olması bizleri mutlu
etmiştir” dedi.
ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPARIZ
Benzer önerileri yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Yorgancılar “Sanayicilerle de istişare edilerek programın içeriğinin çok iyi doldurulması, nasıl sorusuna iyi cevaplar
verilmesi ve bir an evvel eyleme geçilmesi gerekmektedir.
Temennimiz tüketerek değil inovatif ürünler üreterek
büyüyen, dünya ile tüketim değil, üretimle tam entegre olmuş bir Türkiye yaratılmasıdır. Sanayiciler olarak bizlerin,
bize düşeni en iyi şekilde yapacağından kimse şüphe duymasın" dedi. Yorgancılar, ayrıca sağlık turizmi ve yerli
kaynaklara dayalı enerji üretimi programlarının İzmir için
için önemli olduğunu söyledi. devamı 8-9’da
Yine otobüs yine kaza:
33 yaralı
Karabağlar Bornova ve
Karşıyaka çok tehlikeli
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışma doğrultusunda İzmir
Deprem Senaryosu ve Deprem Master
Planı’nın hazırlandığını hatırlatan Afad
yetkilisi Şahin, 3 ilçeye dikkat çekti
YÜZDE 45'İ ÇOK KÖTÜ
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığı İzmir İl Müdürlüğü adına
koşuşan Şahin, “RADIUS Projesinde,
kentin yapı stok envanteri örneklem metodu kullanılarak hesaplandı. İnşaat
Mühendisleri Odası koordinatörlüğünde, 3
bölgede saha ve büro çalışması ile yapı stoğu envanteri yapıldı. Bu çalışmada;
Karabağlar-Basınsitesi,
Bayraklı- Manavkuyu,
Karşıyaka-Alaybey pilot
bölge olarak seçilmiştir.
3 pilot bölgede toplam
bin 490 bina gözlem yolu ile incelenmiştir.
Değerlendirme sonucu
binaların yüzde 3’ünün
iyi, yüzde 52’sinin orta
ve yüzde 45’inin zayıf/kötü olduğu belirlenmiştir” dedi. 8-9’da
Manisa'nın
Manisa'nın Soma
Soma ilçesinde
ilçesinde 301
301 işçinin
işçinin şehit
şehit olduğu
olduğu
maden
maden faciasıyla
faciasıyla ilgili
ilgili Soma
Soma Cumhuriyet
Cumhuriyet Başsavcılığı
Başsavcılığı
tarafından
tarafından yürütülen
yürütülen soruşturma
soruşturma kapsamında
kapsamında hazırhazırlanan
müebbet hapis
hapis talebinde
talebinde bulunulbulunullanan fezlekede
fezlekede müebbet
maması
maması şehit
şehit madenci
madenci eşlerini
eşlerini kızdırdı
kızdırdı
Soma'da fezleke hüsranı
CEZALAR ÇOK KOMİK
Faciada şehit olan Ferhat
Tokgöz'ün kardeşi Serdar
Tokgöz de fezlekede talep
edilen hapis cezalarını çok az
bulduğunu söyledi. Tokgöz,
"20-25 yıl talep edilmiş. 301 kişi vefat etti, yani 25 yılı 301'e
bölsek, kişi başına 15-20 gün
düşüyor. Yani bir şey düşmüyor
neredeyse kişi başına herhalde.
Bunu da anlamış değilim. Nasıl
oluyor da ölen 301 kişi için 2025 yıl ceza istiyorlar? Kesinlikle kayırılmış. Müdür olsun,
sahibi olsun, patronları olsun,
hepsi için ağırlaştırılmış müebbet verilmesi lazım." dedi.
sayfa 16’da
K
ütahya-Afyonkarahisar yolunda yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 33 kişi
yaralandı. Kaza, Kütahya – Afyonkarahisar yolu
47. km’sinde meydana geldi. İstanbul’dan Fethiye
istikametine gitmekte olan Bilal Şabbak idaresindeki 34 YK 0085 plakalı otobüs direksiyon
hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. 3’te
Cep mesajına
HAPİS cezası!
Yargıtay, Eskişehir’de boşandığı eşi N.G.’ye telefonla 84 adet tehdit ve hakaret içerikli mesaj atan
M.G.’ye yerel mahkemece verilen ertelemesiz hapis
ve para cezasını onadı. Yargıtay, Yerel mahkemenin
yargılamasını yerinde ve dosya kapsamındaki tüm
deliller nezaretinde yapıldığını belirtti. 3’te
Sabit İNCE yazdı
DÜNYA >> 8’de
Serap YAŞAR BUZRUL yazdı
BAĞ-KUR
SEVGİLİ
LTD.ŞTİ ORTAKLARININ
KOBANİ
BORÇLARI
SEVENLER
9’da9’da
ALACAKLARI10’da
>>
>>
SAYFA 2
SIYAH MAVI
KIRMIZI SARI
8 Kasım 2014 Cumartesi
Erken yaşta müzik eğitimi
fen derslerine
destek oluyor
Mardin'in yöresel
LEZZETLERİ
dünyaya açılıyor
Müziğin, çocuğun tüm zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve psikolojik gelişim alanlarını destekleyen bir sanat dalı olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr.Yılmaztekin, "Piyano çalan çocuklar, matematik
ve fen ile ilgili kavramları daha hızlı ve kolay öğreniyor" dedi
İ
zmir Üniversitesi Çocuk Gelişimi
Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.
Doç. Dr. Elif Öztürk Yılmaztekin,
müziğin çocuk gelişimi üzerinde
büyük olumlu etkiye sahip olduğunu, enstrüman çalan çocukların matematik ve fen kavramlarını öğrenmeye
daha hazır olduğunu söyledi. İzmir
Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elif Öztürk Yılmaztekin, müziğin, çocuğun
tüm zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel
ve psikolojik gelişim alanlarını destekleyen bir sanat dalı olduğunu söyledi.
Yapılan bazı çalışmaların, bu gelişimi
ortaya koyduğunu dile getiren Öztürk,
sözlerini şöyle sürdürdü: “Araştırmalar
sonucu, piyano çalan çocukların matematik ve fen kavramlarını öğrenmeye
daha hazır oldukları ortaya çıkmıştır.
Nedeni ise, zihinsel imgelemeyi desteklemesi ve notaları kullanarak ortaya
müziğin çıkarılmasında ortak becerilerin kullanılmasıdır. Diğer bir çalışmada
ise, çocukların 9 haftalık piyano veya
keman eğitiminden sonra bu eğitimi almayan çocuklara oranla IQ puanlarında
yaklaşık 3 puan artış olduğu tespit edilmiştir.”
Küçük yaşlardaki çocuklar için şarkı
esnasında ritim tutma ve olduğu yerde
sallanmaya başlama, zıplamanın, çocuğun odaklandığı ve dinlediği müziği
anlamaya başladığının göstergesi oldu-
ğunu ifade eden Yılmaztekin, daha büyük yaşlardaki çocuklar için, müziği
dinlemenin, dinlediği müziği hatırlamanın, müzikte geçen konuyu anlama ve
neden-sonuç ilişkisi kurmanın çocuğun
zihinsel gelişimine olumlu katkıda bulunduğunu söyledi.
İç dünyasını keşfeden çocuk
paylaşımcı oluyor
Müziğin çocukların dil kazanımı,
dinleme becerileri, hafıza ve motor becerilerini desteklediğini belirten Doç.
Dr. Yılmaztekin, “Müzik dinlemek çocuğun gelişimini dolaylı olarak desteklerken çocuğun bir müzik enstrümanı
çalması çocuğun yaşayarak deneyim
sahibi olmasına yardımcı olur” açıklamasında bulundu. Çocukları erken yaşlarda müzik enstrümanı çalmaya/kullanmaya yönlendirmenin, onların gelecekteki akademik başarılarına olumlu
katkılar sağlayacağını vurgulayan Yılmaztekin, “Müzik enstrümanının, çocuğun duygusal bir bağ kurduğu ve enstrümanı çalma becerilerini geliştirirken
başarma duygusunu hissederek ileriki
yaşamında daha başarılı olması için yeni kapılar açtığı görülmektedir. Notaları
öğrenen ve bunu bir müzik enstrümanı
üzerinde deneyen çocuk, sesleri keşfederek iç dünyasını çevresindekilerle
paylaşma eğilimindedir” dedi.
(HABER MERKEZİ)
u
n
u
y
o
ir
h
e
Ş
ş
o
B
in
n
i’
k
s
v
o
Duk
İZMİR
Sanat’ta!
Tiyatro4
Tiyatro4 yeni
yeni sezona
sezona Deyan
Deyan DukovsDukovski’nin
ki’nin “Boş
“Boş Şehir”
Şehir” oyunu
oyunu ile
ile başlıyor.
başlıyor. 13
13
Kasım
Kasım 2014
2014 Perşembe
Perşembe saat
saat 20.00’de
20.00’de İzİzmir
mir Sanat’ta
Sanat’ta sahnelenecek
sahnelenecek oyunu
oyunu Derya
Derya
Efe
Efe yönetiyor.
yönetiyor. Dukovski’nin
Dukovski’nin 2007’de
2007’de
yazdığı
yazdığı oyunu
oyunu Türkçe’ye
Türkçe’ye Bilge
Bilge Emin
Emin kakazandırmış.
zandırmış. “Boş
“Boş Şehir”in
Şehir”in dekoru
dekoru İlker
İlker
Şahin’e,
Şahin’e, animasyon
animasyon tasarımı
tasarımı Uğur
Uğur Engin
Engin
Deniz’e,
Deniz’e, Ses
Ses ve
ve müziği
müziği Erdem
Erdem Tunalı’ya,
Tunalı’ya,
kostümleri
kostümleri Polat
Polat Canpolat’a
Canpolat’a ve
ve görsellegörselleri
ri Alpgiray
Alpgiray Kelem’e
Kelem’e ait.
ait. Video
Video mapping
mapping
uygulanan oyunda
oyunda Kağan
Kağan Uluca
Uluca ve
ve SerSeruygulanan
dar
dar Bakioğlu
Bakioğlu rol
rol alıyor.
alıyor. Çağdaş
Çağdaş Makedon
Makedon
oyun
oyun yazarı
yazarı Deyan
Deyan Dukovskinin,
Dukovskinin, “Barut
“Barut
Fıçısı”ndan
Fıçısı”ndan sonra
sonra dilimize
dilimize çevrilen
çevrilen ikinci
ikinci
oyunu
oyunu olan
olan “Boş
“Boş Şehir”,
Şehir”, savaş
savaş nedeniyle
nedeniyle
boşalmış
boşalmış bir
bir şehirde
şehirde karşılaşan
karşılaşan farklı
farklı tataraflara
raflara mensup
mensup Gyore
Gyore ve
ve Gero
Gero kardeşlekardeşlerin, savaş,
savaş, düşmanlık,
düşmanlık, esaret,
esaret, aşk,
aşk, aile,
aile,
rin,
cinsellik,
cinsellik, para,
para, kumar,
kumar, içki,
içki, kadın,
kadın, arkaarkadaşlık,
daşlık, cinayet,
cinayet, din
din ve
ve ölüm
ölüm temaları
temaları
üzerinden,
üzerinden, kendileriyle,
kendileriyle, birbirleriyle
birbirleriyle ve
ve
hayatla
hayatla hesaplaşmalarını
hesaplaşmalarını anlatıyor.
anlatıyor. DeDeyan
yan Dukovski’nin,
Dukovski’nin, müthiş
müthiş zekâsı
zekâsı ve
ve sasa-
mimi
mimi dili
dili ile
ile akıp
akıp giden,
giden, bu
bu sarsıcı
sarsıcı ve
ve
muzip
muzip oyunu
oyunu Tiyatro4ӟn
Tiyatro4ӟn 15
15 kişilik
kişilik ekibi
ekibi
16
16 ayda
ayda hazırladı.
hazırladı. Sadece
Sadece tiyatro
tiyatro severseverlerin
lerin değil,
değil, çağdaş
çağdaş sanat
sanat takipçilerinin
takipçilerinin
de
de dikkatini
dikkatini çekmeyi
çekmeyi hedefleyen,
hedefleyen, AvruAvrupa’da
pa’da gösterildiği
gösterildiği her
her ülkede
ülkede beğeni
beğeni ile
ile
izlenen
izlenen “Boş
“Boş Şehir”,
Şehir”, 13
13 Kasım’daki
Kasım’daki pröprömiyer
miyer ve
ve galanın
galanın ardından
ardından 11 ve
ve 22
22 Aralık
Aralık
2014
2014 tarihlerinde
tarihlerinde yine
yine İzmir
İzmir Sanat’ta
Sanat’ta
sahnelenecek.
sahnelenecek. Bilet
Bilet ayırtmak
ayırtmak için
için 0537
0537
7600410 numaralı
numaralı telefona
telefona başvurulabaşvurula7600410
bilir.
bilir. (HABER
(HABER MERKEZİ)
MERKEZİ)
Ege Üniversitesi’nde
Hollywood rüzgarı!
Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi
tarafından düzenlenen “1.Yayındayız”
etkinliğine İron Man, Captain America,
Thor, Guardians of Galaxy ve Dracula
gibi filmlerin görsel efekt kompozitörlüğünü yapan Levent Haseki konuk oldu.
Haseki’nin sinema sektöründeki deneyimlerini paylaştığı söyleşiye öğrencilerin ilgisi yoğun oldu. Levent Haseki,
“Bir çok meşhur reklam işlerinde paint
sanatçılığı yaptım. Yurtdışındaki ilk deneyimimi İron Man filminde yaşadım.
Oraya çağırıldığımda çok mutlu oldum”
diye konuştu. Mezun olduktan sonra
Avustralya’ya gitmeyi tercih ettiğini
söyleyen Haseki, “Bu dünya öncelerde
bana hayal gibi geliyordu. Yaptığım işin
okulu yok. Kişisel olanaklarla kendimi
geliştirdim. O zamanlar piyasada çalışan
diğer kompozitörlerle iletişime geçtim.
Onların bu konuda bana çok yardımı dokundu” dedi.
HAYAL GÜCÜ BU İŞİN BİR PARÇASI
Haseki, “ Şuan Post Production departmanında çalışıyorum. İşlerimiz konsept üzerine kurulu. Burada hayal gücü
çok önemli. Filmlerin sahnelerini ayrıntılı olarak defalarca izliyoruz. Konsept
tasarımları ise toplantılar neticesinde belirleniyor. Temelin sağlam olması ürü-
nün kalitesini belirliyor” dedi. Yaptığı iş
de hem estetik hem de teknik zekanın
önemine vurgu yapan Haseki, “ Son piksele kadar mükemmeli elde etmek için
çalışıyoruz. Olmayan birşeyi üretmek
insanı son derece mutlu ve tatmin ediyor” diye konuştu. Çalışma koşullarının
çok rahat ve eğlenceli olduğunu söyleyen Haseki, öğrencilere umut dolu vaatlerde bulundu. Söyleşisinin ardından öğrencilerin sorularını cevaplayan Haseki’ye Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Alev
Parsa tarafından plaket taktim edildi.
(EGE AJANS)
Mardin'de Gastronomi
Meslek Eğitiminin Geliştirilmesi Projesi hayata geçiriliyor. Proje sayesinde zingil, kıtkat, kıdre, dobo, ikbebet, irok, sembusek ve
hıllaviyenin de aralarında
yer aldığı Mardin'e has lezzetler, dünyada tanıtılacak
Farklı medeniyetleri
binlerce yıldır bünyesinde
barındıran "Hoşgörü kenti"
Mardin'in yöresel lezzetleri
dünyaya açılıyor. Mardin'in
yöresel yemeklerinin tanıtımı ve 75 kişilik bir uzman
havuzunun oluşturulması
için milli aşçı Süleyman
Engin tarafından hazırlanan
ve Avrupa Birliği (AB) ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca desteklenen "Mardin'de Gastronomi
Meslek Eğitiminin Geliştirilmesi Projesi" uygulamaya geçiriliyor. Zingil, kıtkat,
kıdre, dobo, ikbebet, irok,
sembusek ve hıllaviye gibi
yöresel tatların 300 yıl öncesine ait orijinal tariflerine
göre eğitim alacak aşçılar,
hem kente gelen konukların
damak tadına hitap edecek
hem de farklı ülkelerde
uluslararası olimpiyatlara
katılarak Mardin mutfağını
tanıtma fırsatını bulacak.
Milli aşçı Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Uluslararası Aşçılık Olimpiyatlarında iki dünya ikinciliği kazandığını belirterek,
7 yıldır Mardin yöresine ait
yemekler üzerine araştırma
yaptığını söyledi.Yaklaşık
300 yıl öncesine ait çok sayıda yemek tarifine ulaştığını dile getiren Engin, "Mardin'de yaşayan Kürt, Türk,
Arap, Süryani ve Yezidi gibi farklı toplumların sentezden oluşan çok sayıda yemek var" dedi.
Çok zengin olan yöre
mutfağının dünyaya açılması için 2 yıl önce hazırladığı projenin AB tarafından
kabul edildiğini vurgulayan
Engin, şöyle konuştu: "Türkiye'nin en kapsamlı gastronomi projesi AB tarafından
kabul edildi. Proje kapsamında öncelikle 75 uzman
yetiştireceğiz. Bunun için
bir mutfak oluşturuyoruz.
Bu mutfakta 75 kişiyi eğittikten sonra mezun edeceğiz. Mardin'de gastronomi
festivali düzenleyeceğiz. Bu
festival kapsamında yurt dışından ve Türkiye'nin farklı
kentlerinden gelen aşçılar
Mardin'de yarışacak."
İspanya, Fransa, İngiltere
ve Türkiye'den gelecek
dünyaca ünlü aşçıların Mardin'deki otel, konak, restoran ve kafe işletmelerindeki
meslektaşlarına eğitim vereceğini dile getiren Engin,
şunları kaydetti: "Eğitimlerin sonunda 7 kişiden oluşan bir ekip seçip, dünyanın
en prestijli aşçılık olimpiyatlarına götüreceğiz. Dünyanın farklı ülkelerinde
olan bu yarışmalara katılacak ekibimiz zingil, kıtkat,
kıdre, dobo, ikbebet, irok,
sembusek ve hıllaviye gibi
Mardin lezzetini dünyaya
tanıtacak. Mardin turizmini
gastronomi üzerinden daha
ileri bir noktaya taşımak istiyoruz."
Mardin'deki tarihi bir
konakta çalışan aşçı Aydın
Yavuzoğlu ise proje kapsamında eğitim göreceği için
mutlu olduğunu belirterek,
"Misafirlerimize yöresel
mutfağımızı sunarak güzel
bir şekilde ağırlayacağız.
Mardin'e gelen misafirler
birbirinden güzel yemekleri
yeme fırsatı bulacak" diye
konuştu.
(AA)
Yıl: 4. Sayı: 1094. 8 Kasım 2014 Cumartesi
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilciliği
05326601776
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
8
17Kasım
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Yargıtay, boşandığı
eşine 84 mesaj atan
KOCAYI AFFETMEDİ
Yerel mahkemenin yargılamasını yerinde ve dosya kapsamındaki tüm
deliller nezaretinde yapıldığını belirten Yargıtay, “Eksik her hangi bir
inceleme bulunmamaktadır. Verilen
karar hukuka uygundur. Bu nedenle
yerel mahkemenin verdiği karar onanmıştır.” kararını verdi. Buna göre
sanık M.G., yerel mahkemenin
ertelemediği ve Yargıtay'ın onadığı
karar üzerine şahsına verilen bir yıl
15 gün hapis cezası yatacak, 3 bin
740 lira para cezası ödeyecek. Eskişehir’de yaşayan M.G. ile N.G.
geçimsizlik nedeniyle boşandı.
M.G. bir süre sonra cep telefonundan eski eşi N.G.’nin cep telefonuna
84 adet zincirleme olarak tehdit ve
hakaret içerikli mesaj attı. M.G.,
gönderdiği mesajlarda, "Geberteceğim, günün göreceksin, bu yanına kar kalmayacak, her şeyin hesabı sorulur" şeklinde mesajlar attı. Bunun üzerine N.G. eski kocası
M.G. hakkında savcılığa şikayette
bulundu. Ardından şüpheli M.G.
hakkında, “ Kişilerin huzur ve süku-
nunu bozma, telefon mesajıyla
hakaret ve tehdit” suçundan Eskişehir Sulh Ceza Mahkemesi’nde
dava açıldı. M.G. 2012 yılının Ağustos ayında mahkemede söz konusu
mesajları kendisinin attığını kabul
etti. Ancak eski eşi N.G.’nin önce kendisine hakarette bulunduğunu,
sonra söz konusu mesajları kızgınlıkla gönderdiğini kaydetti. Eşinin
iffetsiz davranışlarda bulunduğunu
düşündüğünü anlatan sanık M.G.,
"Kendisi ile kalan kızımın
da internette bir
takım bu tarz
davranışlarını
gördüm.
Çocuğa
sahip çıkmadığı için
kızdım.
Sinirle ne
yazdığımı
bilmeden
o mesajları
gönderdim.
Hakkımda
daha önce de şikayetçi olmuştu.
Boşanmamıza rağmen kendisine
maddi yardımda bulunmaktayım.
Suç kastım yoktu, suçsuzum beraatimi istiyorum." ifadesini kullandı. Davacı N.G. ise "Eski eşim
bana 84 adet hakaret ve tehdit
içerikli mesaj göndermiştir. Kendisine sinkaflı hakarette bulunmadım.
Sanıktan şikayetçiyim.” dedi.
Dosyayı ve delilleri inceleyen
mahkeme, 2013 yılının Mart ayında
davayı karara bağladı.
Mahkeme, sanık M.G.’nin
sükun ve huzuru bozma suçundan beraatine karar verdi. Ancak mahkeme,
sanık M.G.’nin
davacı N.G.’ye 84
adet mesaj gönderdiğinin
tespit edildiğini,
bunların
içerisinde birden çok mesaj ile
müdahile yönelik
Yargıtay, Eskişehir’de
boşandığı eşi N.G.’ye
telefonla 84 adet tehdit ve
hakaret içerikli mesaj atan
M.G.’ye yerel mahkemece
verilen ertelemesiz hapis
ve para cezasını onadı
hakaret ve tehdit içeren sözler bulunduğunu belirtti. Mahkeme, bu
hakaret ve tehditlerin zincirleme
şekilde yapıldığından sanığın ilgili
TCK maddesince ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verdi. Buna
göre mahkeme, sanığın mesajla
hakaret suçunu işleyiş şekli, önemi,
kastının yoğunluğu ile sanığın
hakaret suçunu zincirleme olarak
işlediğini göz önüne alarak 3 bin
740 lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Ayrıca
mahkeme, sanığın eski eşini zincirleme şekilde mesaj göndererek
tehdit suçunu işlediğini ve bu nedenle suçun işleniş şekli, önemi ve
kastının yoğunluğunu göz önüne
alarak sanığın bir yıl 15 gün hapis
cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme, sanığın yargılama
sırasında ve dosya kapsamında gözlemlenen kişilik özelliklerini
nazara alarak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaati oluşmadığın hem para cezası hem de
hapis cezası konusunda hükmen
geri bırakılması hususunun uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Bu bağlamda, mahkeme sanığa
verilen her iki cezayı da erteleme
kapsamına almadı.
Sanık M.G., yerel mahkemenin
verdiği bu kararı avukatı aracılığıyla
Yargıtay’a temyize götürdü.
Dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel
mahkemenin verdiği kararı yerinde
ve usulen uygun şekilde verdiğini
belirterek, kararı geçtiğimiz günlerde onadı. Yargıtay, kararında, “Yerel mahkemenin vermiş olduğu
karar incelenmiş olup, dosyadaki
toplanmış tüm hukuki deliller ve
dosya kapsamından anlaşıldığından eksik her hangi bir inceleme
bulunmamaktadır. Verilen karar
hukuka uygundur. Bu nedenle yerel
mahkemenin verdiği karar
tarafımızca onanmıştır.” ifadesine yer verdi. Buna göre, sanık M.G.,
Yargıtay’ın yerel mahkemenin
verdiği kararı onaması sonrasında
hapis ve para cezasını çekecek.
(CİHAN)
Alacak davası 10 yılda
biten işçiyi, AYM haklı buldu ama tazminat vermedi
Bireysel başvuruları karara
bağlayarak mağduriyetlerin önüne
geçen Anayasa Mahkemesi (AYM),
9 Mart 2004'te alacaklarının tahsili amacıyla açılan alacak davasının 10
yılda neticelendiğini belirterek, hak
kaybına uğradığını iddia eden işçiyi
haklı buldu. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul
sürede yargılanma hakkının ihlal
edildiğine karar veren Yüksek
Mahkeme, işçinin 44 bin 665 liralık
maddi tazminat talebini ise reddetti.
Yolcu otobüsü devrildi: 33 yaralı
Kütahya-Afyonkarahisar yolunda yolcu otobüsünün devrilmesi
sonucu meydana gelen kazada 33
kişi yaralandı. Kaza, Kütahya –
Afyonkarahisar yolu 47. km’sinde
meydana geldi. İstanbul’dan
Fethiye istikametine gitmekte olan
Bilal Şabbak idaresindeki 34 YK
0085 plakalı otobüs direksiyon
hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. Kaza sonrası Kütahya ve Afyonkarahisar’dan çok
sayıda sağlık ekibi olay yerine
sevk edildi. Kazada yaralanan oto-
büs sürücüsü Bilal Şabbak ile araç
içerisinde yolcu olarak bulunan
Sibel Tekin, Ahmet Eldener, Şeref
Türel, Şefika Türel, Zübeyde Özdeniz, Ekrem Simir, Evrim Erdem,
Kubilay Şentürk, Muhammet
Haydar Polat, Şahin Dilek,
Mustafa Gazi Dinçer, Murat
Andıç, Abdulkadir Yılmaz, Emre
Yiğit 112 Acil Servis ekiplerinin
olay yerindeki ilk müdahalelerinin
ardından Dumlupınar Üniversitesi
(DPÜ) Kütahya Evliya Çelebi
Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Acil Servis bölümüne kaldırıldı.
Her iki ildeki hastanelerde tedavi
altına alınan yaralıların hayati
tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. (CİHAN)
İstanbul'da ikamet eden K.E., 9
Mart 2004'te Bakırköy 2. İş
Mahkemesi'ne müracaat ederek, işçi
alacaklarının tahsili amacıyla alacak
davası açtı. Bakırköy 2. İş Mahkemesi, 29 Nisan 2008'de verdiği kararla
davayı reddetti. İşçinin temyizi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 29
Kasım 2010'da verdiği kararla yerel
mahkemenin kararını bozdu.
Mahkeme, bu kez bozma kararına
uyularak yapılan inceleme sonucu,
17 Nisan 2012'de verdiği hükümle
davanın kısmen kabulüne karar verdi. Bu kez kararı davalı şirket temyiz
etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 26
Eylül 2012'de verdiği kararla mahkemenin kararını onadı. Onama ilamı
K.E.'e 23 Ocak 2014'te tebliğ edildi.
K.E., Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nde
açtığı alacak davasında makul sürede
yargılama yapılmadığını belirterek,
adil yargılanma hakkının ihlal
edildiğini ileri sürerek, tazminat
talebiyle 3 Şubat 2014 tarihinde
AYM'e bireysel başvuruda bulundu.
HAK İHLALİ VAR
AMA TAZMİNAT YOK
Yüksek Mahkeme tarafından
yapılan değerlendirmede, iş hukukuna dayalı alacak davasının hukuki
meselenin çözümündeki güçlük,
maddi olayların karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler
dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzak olduğuna dikkat çekildi. Raportör tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
"Başvurucunun tutum ve
davranışlarıyla ve usulü haklarını
kullanırken özensiz davranmasıyla
yargılamanın uzamasına önemli
ölçüde sebep olduğu da söylenemez.
Anılan davanın başvurucu açısından
taşıdığı değer ve başvurucunun
davadaki menfaati dikkate alındığında, somut başvuru açısından farklı bir
karar verilmesini gerektirecek bir yön
bulunmadığı ve söz konusu sekiz yıl
altı ayı aşkın yargılama sürecinde
Erdoğan'dan tehditle 2 milyon
lira isteyen kişiye hapis cezası!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, başbakanlığı döneminde mektup
yollayarak hakarette bulunduğu, ölümle
ve AK Parti Genel Merkezi ile
Başbakanlık binasını bombalamakla
tehdit ederek, Erdoğan'dan 2 milyon lira
istediği iddiasıyla yargılanan Hayati
Asiltürk, 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Erdoğan'a, başbakanlığı döneminde mektup yollayarak hakarette bulunduğu ve
yağmaya teşebbüs ettiği iddiasıyla
Asiltürk aleyhine açılan dava sonuçlandı.
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki
duruşmaya Asiltürk'ün avukatı Özge Pı-
nar Çölaşan katıldı. Duruşmada, Manisa
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden istenen Sağlık Kurulu Raporu'nun
geldiği ve sanığın ruh sağlığının yerinde
olduğu belirtildi. Cumhuriyet Savcısı İsmail Yalçın, esas hakkında mütalaasında
sanığın "Yağmaya teşebbüs" suçundan,
unsurları oluşturmadığından beraatini,
kamu görevlisine görevinden dolayı
"hakaret" suçundan ise cezalandırılmasını talep etti.
Avukat Çölaşan, hakaretten kaynaklı
ceza verilmesi halinde Anayasa'nın
Düşünce ve Kanaat Hürriyeti ile
Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
maddelerinin ihlal edileceğini savundu.
Çölaşan, "işsiz olduğu için mağdur
olan ve mektuptan dolayı pişmanlık
duyan" Asiltürk'ün, beraatini istedi.
Mahkeme Başkanı Bahattin Özbaş,
Asiltürk'ün "Yağmaya teşebbüs" suçundan beraatine karar verildiğini, "hakaret"
suçundan ise 1 yıl hapse mahkum
edildiğini açıkladı. Özbaş, sanığın daha
önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin olmaması, yargılama süresince
gösterdiği tutum ve davranışlardan
dolayı cezalarının ertelendiğini belirtti.
Davanın geçmişi
Gıda mühendisi Asiltürk, 25 Temmuz
2013'te, Başbakanlığa gönderdiği mektupta, işsiz geçirdiği süreler, kendisinden
alınan vergiler, ödediği elektrik-su ücretleri, satılan kamu mallarından elde edilen
gelirler gibi birçok konuda hesap yaparak Erdoğan'dan alacaklı olduğunu öne
sürdü.
Taleplerinin yerine getirilmediği
takdirde ya kendisini ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı öldüreceğini belirttiği
mektubunda Asiltürk, işsiz geçirdiği
süreler, kendisinden alınan vergiler,
makul olmayan bir gecikmenin
olduğu sonucuna varılmıştır. Başvurucunun, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul
sürede yargılanma hakkının ihlal
edildiğine karar verilmesi gerekir.
Başvurucu, makul sürede yargılama
yapılmadığı için ıslah edilemeyen ve
zamanaşımına uğrayan prim alacakları, faiz ve yargılama giderleri
toplamı olarak 44 bin 665 lira maddi
tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Başvurucu tarafından maddi
tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile
iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucunun maddi tazminat
talebinin reddine karar verilmesi
gerekir. Başvurucu manevi tazminat
isteminde bulunmadığı için bu konuda değerlendirme yapılmamıştır."
Başvuruyu karara bağlayan AYM,
işçinin makul sürede yargılanma
hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın
36. maddesinde güvence altına alınan
makul sürede yargılanma hakkının
ihlal edildiğine hükmederken, başvurucunun tazminata ilişkin taleplerini
geri çevirdi.
(CİHAN)
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, başbakanlığı döneminde mektupla hakarette
bulunduğu, ölümle ve AK
Parti Genel Merkezi ile
Başbakanlık binasını bombalamakla tehdit ederek,
Erdoğan'dan 2 milyon lira
istediği iddiasıyla
yargılanan kişi 1 yıl hapis
cezasına çarptırıldı
sinirlerinin bozulması, ödediği elektriksu ücretleri ve satılan kamu mallarından
elde edilen gelirler gibi birçok konuda hesap yaparak, "payına düştüğünü" belirttiği 2 Milyon liranın 1 hafta içinde ödenmemesi durumunda AK Parti Genel
Merkezini ve Başbakanlık Merkez Binası'nı patlatacağını ileri sürdü.
(AA)
8 Kasım 2014 Cumartesi
YEM Fuarcılık Genel Müdürü Burcu Başer, İzmir’in 2013 yılı itibariyle Türkiye’deki toplam
inşaat harcamalarından aldığı payın yaklaşık yüzde 12 olduğunu belirtti. Bunun yaklaşık
9,2 milyar dolarlık kısmınınsa inşaat harcamasına karşılık geldiğini söyledi
32BU,T<[email protected]>[email protected]
OHFOTPTPTFNUHTPU*OTRN:RLTUT6NOLNBU(CSU=SU*MLSRQ@
;?OCSFQ:RQRUSRUDEIEMUIT<[email protected]
[email protected]:LSUFSMK?PLSMQUSRUFGR
KSMRGOGQOSP>UISRQOQMOSPU=SUCSOQAJSOSPUFSPCQOSRQIGPBU4F/
KTRDHO:[email protected]
DEIEMUFSMK?PUDHOHAJTFNUGOTRU5HTP>U-U+TFNJU321&S
MTLTPULS=TJUSLS7SMBU,()UHTP7NONMUKTPT5NRLTR
[email protected]'2U5QPJT>UDQROSP7SU6SAQK
EPEREREUFSPCQOQIGPB
,()UHTP7NONMUSRSOU)ELEPEU;TASP>[email protected]:QR
ITRNFNPTU(CSU;?OCSFQ:RQRULQ9SPUQOOSPQRLSULSUQRATTK
FSMK?PERLSU?RSJOQUCSOQAJSOSPUITATRLN9NRNUDSOQPKSPSM>
$04+U=SPQOSPQRSUC?PSUD?OCSLSUITMOTANMU3>'UJQOIGR
[email protected]:LS
.-UDQRU'#1>UD?OCSLSU-#UDQRU--2UTLSKUISRQUMGRHKUIT<N
PH8FTKNUTONRLNU=SUD?OCSRQRU0EPMQISUQ6QRLSMQU<TIN
[email protected]>-UGOLHBU;?OCSLSUMGRHKLNANUDQRT
ITKNPNJOTPNRLTULTU8TPSMSKOQOQMUC?PEOEIGPBU-32UTLSKQ
[email protected]:[email protected]<OTJU.UDQRU-3UDQRTUITKNPNJN
Q6QRUIT<NUPH8FTKNUTONRLNBU;HROTPNRU&3:FQUGKSO>U&%2:Q
G5QF>U##.:EUKQ7TPSKU=SU&.2:HUFTRTIQUDQRTFNBU0EPMQIS
CSRSOQRLSUMGRHKLNANUDQRTUPH8FTKNRLTRUTONRTRU<TI>
[email protected]>[email protected]:LSU%3UDQR>
(CSU;?OCSFQ:RQRULQ9SPUQOOSPQU*ILNR>U"[email protected]>U)H9OT>
)TRQFT>U*5IGR>U+EKT8ITU=SUATM:KT
QFSU1'%UDQRUMGRHKUFTKNAN
CSP6SMOSAJQAKQPU=SUDHRHRU0EPMQIS
CSRSOQRLSMQU<[email protected]>#1:S
MTPANONMUCSOJSMKSLQPB ULSLQB(IOEO
TINRLTUT6NMOTRTRUMGRHKUFTKNAN
PTMTJOTPNRNRUFSMK?PSUISRQUDQPUQ=JS
[email protected]=SU?RC?PEOSPSUC?PS
MGRHKUFTKNANRLTMQU8TPSMSKOQOQ9QRULS=TJ
SLS7S9QRQULQOSUCSKQPSRU;TASP>UAHROTPN
MTILSKKQU$(IOEOUTINRLT>UDQPU?R7SMQ
[email protected]>3UTP/
KTPTMU0EPMQISUCSRSOQRLSUKTJU11'UDQR
%#UMGRHKUFTKNANUCSP6SMOSAKQBU;H>UMGRHK
[email protected]
@TJTROTPNRUSRUIEMFSMUFS=QISFQRS
HOTANOTPTMUISRQUDQPUPSMGPUMNPNOLN9N
[email protected]:QRUDHUPSMGPLT>
4FKTRDHOU=SU*RMTPT:RNRUTPLNRLTRUSR
6GMUMGRHKUFTKNOTRUE6ER7EUQOUGOTPTM
?RSJOQUDQPU<TINU=TPBU;HUFSRSUSIOEO
[email protected]:LSU%UDQRU12.UMGRHK
[email protected]:QR>[email protected]=S
[email protected]<PSJUPQFMQUIEMFSM
GOTRUDQPUQOUGOJTFNURSLSRQIOSUMGRHK
Q8KQIT7NUSRUIEMFSMUGOTRUQOOSPUTPTFNRLTUISPUTOLN9NRN
[email protected];[email protected]:LSU323.UINONRT
MTLTPU.&2UDQRUMGRHKUQ8KQIT7NUGOT7T9NU?RC?PEOJSMKS/
[email protected]:LSUMGRHKUFTKNANRLTMQUGOHJOHU8TPSMSKOQOQMOS
QOCQOQUGOTPTMUDQPULQ9SPU=SPQULSUTONRTRUMGRHKUMPSLQFQ
[email protected]:LSUMHOOTRLNPNOTRUMGRHKUMPSLQOSPQ>
321.UINONUFGRHRLTU>.UJQOITPU0UGOTPTMUCSP6SMOSAKQB
[email protected]:QR
<[email protected]%>&:KEPBU+GRHKUFTKNAOTPNRLTMQUTPKNAN>U8SJ
FSMK?PU8SJULSUSMGRGJQUTLNRTUGOHJOH
[email protected] [email protected]:QRUAS8QPUL?REAEJERLSU?RS
6NMKN9NRNULTU=HPCHOTITRU;TASP>[email protected]@JQP
;EIEMAS8QPU;SOSLQISFQUKTPT5NRLTRU322%UINONRLT
[email protected]
[email protected]+SRKFSOU;[email protected]!OTRNU=SUT<GPH:RT
[email protected]:[email protected]<OTJU-UDQRU'3'
8SMKTPUMGRHKUTOTRNRNRU&UDQRU.12U8SMKTPUTOTRNRNR>
CS7SMGRLHU=SUQJTPUT5OTPNUFGRH7HRTUC?PSUCSOQAKQ9Q
[email protected]+SRKFSOU;[email protected]
!OTRNRLT>U13UTLSKUMSRKFSOUISRQOSJSU=SUFT9ONMOTAKNPJT
<PGCPTJUTOTRNUKSF<QKUSLQOJQAULHPHJLTBU;HUMT<FTJLT
<OTROTRTRUMSRKFSOUL?REAEJU6TONAJTOTPNRNRU8TITKT
CS6JSFQIOSUGPKTITU6NMT7TMUQAU8T7JQULSUQRATTKUFSM/
K?PERERUDEIEJSFQRSUGOHJOHUMTKMNUFT9OTIT7TMKNPB
ASMOQRLSUMGRHAKHBU
Hükümetin yeni ekonomi paketinde yer alan ‘kamu alımları yolu ile yerli üretime katkı
sunulması’nı öngören madde ekonomide devletin rolünün artacağı tenkitlerine konu oldu
[email protected],[email protected],TATP>UDHUJTLLSUQOSULS=OSKQRU<PGTMKQ5
GOT7T9NRNU=HPCHOTLNBU4MKQFTKU!PG5SF?PEU)QK8TKU)SOSRULSU$,TUMTJHITUJTO
[email protected];HRHUKSPMUSLSOQUFSRSOSPUGOLHBU"S=OSKQRUSMGRG/
Ermenek Ziraat Odası Başkanı Mehmet Keş, Ermenek’in geçim kaynağı
JQLSUPGOERERUTPKJTFNUITRONABU;HPTLTRUCSOLQM>UDHPTITUJNUL?RS7S9Q@
ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak “Ermenek’te insanların iki şıkkı var;
0SA=QMOSPUMTJHUTONJOTPNUQOSULS9QO>U=SPCQU=SUITKNPNJLTUQRLQPQJOSPUQOS
GOJTONB ULSLQB;TADTMTRU*8JSKU"T=HKG9OH>UDQRU322USIOSJU<OTRN>U3'UPS/
ya okuyacak ya madende çalışacak. Başka imkanı yok.” şeklinde konuştu
5GPJUTOTRNUQ6SPSRUISRQUSMGRGJQU<PGCPTJNRNRU-UJTLLSFQRQUQOTRUSKKQBU;H
JTLLSOSPUQOSUQK8TOTKTUDT9NJONON9NRULTPTOJTFN>UMTJHUTONJOTPNRLTRUITPTP/
ocaklarda neler
sanlar devamlı ilaçlamak zorunda bu da maliyet
Ermenek’in Pamuklu köyünde bulunan kömür
OTRTPTMUISPOQUEPSKQJSUMTKMNUFHRHOJTFN>UISPOQU=TPONMOTPTULTITONUSRSPQ
yapılıyor, işçi hangi
gerektiriyor. Burası kapalı bir bölge olduğu için
ocağında mahsur kalan madenciler, bölge
EPSKQOJSFQ>UKTPNJLTUFHUMHOOTRNJNRNRUSKMQRUGOJTFNU?RC?PEOEIGPB
hali yok, satmak için tüccarda gelmiyor. Tek elhalkının maddi durumu ve gelir alanlarını günşartlarda çalışıyor,
!TMSKKSUDHOHRTRUMTJHUTONJOTPNUIGOHUQOSUISPOQUEPSKQJSUMTKMN
den o da istediği fiyattan alıyor. İnsanlar 50
deme getirdi. Konu ile ilgili açıklamalarda buluçalışma şartları nelFHRHOJTFN:U8EMJERSUKS<MQUIT9LNB(MGRGJQFKOSPUJTLLSUQOSUQOCQOQUAH
parsel tapu getiriyorlar toplamı 20 dönüm arazi
nan Ermenek Ziraat Odası Başkanı Mehmet Keş
erdir onları tek tek
[email protected]I/
ve Ermenek Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı çıkmıyor. Traktörle sürülemeyecek araziler var.
araştırıp öyle gitmesi
GPBU+TJHUMSFQJQ>U<[email protected];H
Ürettikleri ürünleri dışarıda
Ali Bardak madenlerin halk için önemli bir gelir
lazım. Ama ne yazık ki
[email protected]"S=OSKQRU<PGTMKQ5UGOLH9H
değerlendiremedikleri için ürünlerini sadece
alanı olduğunu belirtti. Keş, Ermenek ilçesinde
buraya gelen
DQPUIT<NU?RSPQOQIGPBU"[email protected]
yiyecekleri kadar üretiyorlar. Onun dışında da
araziler genelde küçük olduğu için hobi bahçesi
vatandaşlar buraya gelip
DEPGMPTKUTOT7TMBU;HUKTFTPNJUERSIU+GPS:LSUHICHOTRNIGP>
arazi yetersiz olduğu için bu insanlar kömür
olduğunu ifade ederek “Burada arazisi yüz merapor tutup gidiyor.
T<GRITULTUHICHOTRLNBUICHOTRLNULTURSUGOLHU;HROTPLTUDEIEM
ocağında çalışmak zorundalar.” Keş,
tre, üç yüz metre olan insanlar çiftçilik yapmaya
Ocakları daha sık
LS=OSKUAQPMSKOSPQUDSOQPLQBU"S=OSKUAQPMSKOSPQUSMGRGJQLSUFGPHRUGOLHB
konuşmasını “Buradaki insanların iki şıkkı var. Ya denetlenmesini istiyoruz
çalışıyorlar. Yetiştirdiği ürünleri çiftçiler dışarı
T<GRITULHPCHROH9TUCQPLQU6NMTJNIGP>UERSIU+GPSULSUMTJH
açık olmadığı için Ermenek pazarında
devletten. Bu ocakların
okuyacak ya madende çalışacak başka imkanı
AQPMSKOSPQRLSRULGOTINUFNMNRKNONBU;HUKTFTPNJULT8TUS==SOUDHRTONJT
değerlendirmeye çalışıyorlar.” diye konuştu.
sahalarının iptal edilmesini
yok. İş imkanı olmadığı için zaten devamlı göç vRSLSRUGOLH>U6ERMEULS=OSK6QUDQPUSMGRGJQUJGLSOQU?RSPQIGPBU;H
Ermenek Barajının yapılmasıyla ilgili
değil, tekrar iyi şartlar
eren bir bölge. Önceleri kömür para ediyordu,
*+U!TPKQ:RQRU<QITFTUSMGRGJQFQUJGLSOQRSUHICHRULS9QOBU;HPT/
değerlendirmelerde bulunan Keş, “Buraya
altında açılıp çalıştırılmasını
kükürt oranı yüksek olduğu için bazı illere ve
LTULS=OSKQRUSMGRGJQLSUI?ROSRLQPQ7QU<TINUTPKNIGPBU;?IOSUGOHR/
yapılan baraj buranın yapısını değiştirdi.
istiyoruz.” Burada çalışan
ilçelere kömürü de sokmuyorlar. Anca tuğla, çi7TUIT<[email protected],EMUDEK6SISUDQRS7SMB
işçiler için kömür madenleri
mento fabrikalarında kullanıyorlar kömürü.” diye
Meyvelerimizde daha önce görülmeyen kara
0EPMQIS:RQRU7TPQUT6N9NRTUDEK6SUT6N9NUQOT=SUGOT7TMBU;HULT
iyi bir iş yeri olduğunu ama
tamamladı. Ermenek Esnaf ve Sanatkarlar Odası
lekeler görülmeye başladı. Özellikle Elma’0EPMQISUSMGRGJQFQRQULT8TUMNPNOCTRU8TOSUCSKQPS7SMBU,TRQUDH
Başkanı Ali Bardak ise madenlerin Ermenek ilçe- madenlerinin koşullarının
da kaliteyi düşürdü. İnsanlar erken ePTRKOTPLTRUITPTPOTRJTMULQOSISROSPUGOTDQOQP>
iyileştirilmesi gerektiğini besi için ne kadar önemli olduğu ile ilgili bilgiler
mekli olabilmek için madende
TOMNAOTITDQOQPOSPBU*JTUDHU<PGCPTJUEOMSIQUDHRTONJT
lirten Bardak, “Çünkü kendi bölçalışmak zorundalar.” şeklinde vererek, “Madenler bizim Ermenek için olmazsa
C?KEPEPBU,T<[email protected]>UDHROTPNRUFED=TR/
gemizin insanları çalışıyor buraolmaz iş yerimizdir. Maden hem ekonomi olarak
konuştu.Örnek olarak ElFQIGRHUDEK6SLSRUIT<NONPB;HU<PGCPTJUHJ8HPDTAMTRNU=S
hem sosyal olarak bugün 9 maden ocağında 150 da. Köyüne gidiyor, sekiz saat
ma yetiştiriciliğini v;TADTMTR:NRUKTPKNAJTURSLSRQUGOT7TMKNPBU(PLG9TR>UIT<TI
işçi çalışmaktadır. Bunu dört ile çarptığımızda
eren Keş, şunları
çalışıyor, daha sonrasında bağ
5QITKOTPNULQOSJQIGPU=SU)[email protected];TRMTFNUQOSUKTPKNANIGPLHB
altı bin işçi, beş ile çarptığımızda yedi bin beş
söyledi:“Elma
bahçe işlerinde çalışabiliyor. 38-40
HUTRU<PGTMKQ5U5QITKULSRCSFQUGOHPFTUDHUHJ8HPDTAMTRN
yüz işçi tekamül edere bunun yanında servisçisi, yaşlarında emekli oluyor. Ermenek
kara leke
=SU;TADTMTR:NUSMGRGJQMUGOTPTMUKTPKNAKNPT7TMKNPB $nakliyecisi hepsi bu maden ocaklarına bakıyor.”
olunca
ve köylüler açısında çok önemli bir
[email protected])E8QJ
dedi.Maden ocağında yaşanan su baskınında
inkonudur, sigortalı olarak ailesine
GOTRUDHROTPNUHICHOTJTMBU*JTUEOMSLSU?IOSUDQPUASI
sonra bir linç girişimi yaşandığını iddia eden Bar- bakmak bakımından madenin sosyal
=TPUMQ>UCQLQRUDQPUAQPMSKUT6JTITUMTOMNR>UT6NRURSOSP
yönden önem ve değeri vardır.”
dak, “Maden ocaklarının kapatılması, iptal
GOHIGPUC?PERBUICHOTJTU?RSJOQ>UDHPTLTUS9QKQJUFS/
şeklinde konuştu.Madenlerin
edilmesi bu bizim Ermenek’in için ölüm de=QISFQU?RSJOQBU0EPMQISUGPKTOTJTU&UFSRSUGMHIGP>U13
mektir. Biz burada madenlerin kapatılmasını kapatılmasının Ermenek’i her
FSRSUGOJTONB,T8HU<TMSKKSUMTJHITUJTO
bakımdan etkileyeceğini vurgulayan
istemiyoruz. Çünkü burası Ermenek
[email protected];HRHUKSPMUSLSOQUFSRSO/
Bardak, “Bakkalından ayakkabı
halkının can damarıdır. Buranın
SPUGOLHBU;QPUKTPT5KTRUFSPDSFKU<QITFT:ULQIGPOTP
boyacısına, lokantacıdan giyimcisine
kapatılması yerine bu kazaların olLQ9SPUKTPT5KTRUMTJHUTONJOTPNRTUCQLQIGPOTPB
kadar her kademeyi etkiler. Çünkü maaş
ma sebebini devlet çok iyi
;[email protected]
alan bu bin 500 işçi bu parayı Ermenek’te
araştırıp devlet burada birazda
JH8TMMTMBU0SJSOQRLSUDHULS=OSKQRUSMGRGJQLS
harcayacak.” ifadelerini kullandı4.
hatayı kendisinde araması
PGOERERUTPKJTFNUITRONABU;HPTLTRUCSOLQM>UDH/
lazım.” diye konuştu.Maden Bardak, konuşmasını “Ermenek’te küçük
[email protected]=QMOSPUMTJHUTONJOTPN
sanayimiz var. Sanayimiz çok şartlar
ocaklarında denetleLS9QO>U=SPCQU=SUITKNPNJLTUQRLQPQJOSPUQOS
altında çalışmaktadır. Sanayici
menin daha iyi
GOJTON>USMGRGJQMUQFKQMPTPUQOSUGOJTONBU,TRQ
arkadaşlarımız sanayiden gelen işlerle ocağı
yapılması gerektiğine
DSRUGOFTJU0EPMQIS:LSUITKNPNJUQ6QRUKSPSLLEK
dikkat çeken Bardak, aldığı araçların tamiriyle uğraşıyorlar.
SLSPQJBU,T8HULS=TJONUKGPDTUMTRHROTU12/
sözlerini şöyle
Madenlerin kapanması demek Ermenek
12UDQRUMTRHRU6NMTPNONIGPU=SUTROTANOTJNIGPB
sürdürdü:“Buraya
ekonomisinin bitmesi demektir. Kesinlikle
-UJTLLSISUMTJHUTONJOTPNU8TPQ6
gelen müfettişler
ocakların kapatılmasını istemiyoruz. Daha iyi
MTKNONIGPHJBU*JTUHICHOTJTU?RSJOQB
ocağa girmeden
bir denetimle daha iyi çalışma şartları
[email protected](MGRGJQ
denetim yapıp gitsunularak maden ocaklarının tekrar işletime
I?RSKQJQRLSU6GMUDTAONONMU=TPU)SPMS@
memesi lazım. Bu
sunulmasını istiyoruz.” diye tamamladı.(CİHAN)
;TRMTFNUDQPUKTPT5KT>[email protected]>
DTMTRONMUDQPUKTPT5KTB$
8 Kasım
1Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Başbakan Yardımcısı Babacan,"Temmuz ayı itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 262 bin ilave istihdam sağlanmıştır.62. Hükümetimiz önümüzdeki dönemde 10. Kalkınma Planı'nın daha etkin uygulanmasını sağlayacak olan dönüşüm programlarının hayata geçirilmesi
konusunda kararlılık ve hassasiyet göstermektedir"şeklinde konuştu
=XFHXPXVY#XSQRNDRLRY0TUY=XHXDXVEYORTRVY1YXORVQX
BVWNTUYBT?KQWYULMU;QXNYXSMRFRVRVYABCTWVQUGUVUYHW:
TUSMWSWPEY3-WNNJCYXORYUMUHXSROTXYHUSYBVDWPUYORTRVYXOVR
[email protected];QXN
LXGTXVNRFMRS3YQWQU<=XHXDXVEY!XCUVWY2KLMWFXSTRGRE
[email protected],JSJNJY=5:
5,EY&WSNXOWY$UOXLXLRY,JSJNJY&$,EY-KSPUOW
JN;[email protected]@QJXMRY&UA:
ISMXY'IVJVJVY-2&'Y976/YORTRYHKM?WTWSUVUV
ABSKFNWTWSUYLRSXLRVQXYOX>MRGRYLJVJNQXEYQKVOX
WPIVINULUVQWYPKSWLWTYPSUCYLIVSXLRYRTRNTRYHKOKNW
[email protected];WVKCYAWVWTUYPX>:
[email protected]>XSTXVNX
LXGTXVXNXQRGRVRYHWTUSMMU<Y,[email protected]
MUDXSWMUVQWPUYXSMRFRVYPSUCYBVDWLUYQBVWNUVYXTMRVQX
LWOSWMMUGUVUYQUTWYAWMUSWVY=XHXDXVEYLIVYHUSYORTTRP
AWS?WPTWFNWTWSUVYHWPTWVMUTWSUVYXTMRVQXYPXTQRGRVRYLBOTWQU<
[email protected]>XSTXVNXYLKSWDUVUVYHBTAWTWS
@WYKTPWTWSYXSXLRVQXYBVWNTUY8XSPTRTRPTXSYABLMWSQUGUVUYU8XQW
WQWVY=XHXDXVEY0=5YWPIVINULUVQWY;RCTRYHUSYMI>XSTXVNX
[email protected][email protected]>IVOXYWPIVINUTWSUVQWPU
[email protected]@XFYLWOSWMMUGUVUYPXOQWMMU<
WTUFNUFYKTPWTWSQWPUY>XSXY>ITUMUPXTXSRVXYQXYQWGUVWV
=XHXDXVEY0=5.VUVY>XSXY>ITUMUPXLRVRVYVISNXTTWFNW
[email protected][email protected]>IVOX.VRV
AWVUFTWOUDUY>XSXY>[email protected]<
WTUFNWPMWYITXVYKTPWYWPIVINUTWSUVQWYAWVWTYITXSXPYHUS
[email protected]?WPWVY=XHXDXVE
3977*YPSUCUVQWVYLIVSXYPKSWLWTYHKOKNWOUYLKSKPTWOWV
AWTUFNWPMWYITXVYKTPWTWSUVYBVKNKCQWPUYQBVWNQWYPKSW:
LWTYHKOKNWOWYQX;XYLRVRSTRYHUSYPXMPRYLXGTXNXLRYHWPTWV:
NWPMWQUS3YQUOWYPIVJFMJ<Y-KSPUOWYWPIVINULUVWYUTUFPUV
QWGWSTWVQUSNWTWSQWYQWYHJTJVXVY=XHXDXVEYORTRVYUTP
OXSRLRVQXYWPIVINUVUVYAW?WVYORTRVYXOVRYQBVWNUVWYABSW
OKCQWY+E+YHKOKQKGKVKY;XMRSTXMMR<Y#RTRVYUPUVDUYOXSRLRVX
UTUFPUVYBVDKYABLMWSAWTWSUVYWPIVINUQWYUTPYOXSROXYHWVCWS
[email protected]:
TXMXVY=XHXDXVEYHJYORTYWPIVINUVUVYOKCQWY+E+YLW:
@UOWLUVQWYHKOKNWLUVUVYHWPTWVQUGUVUYLBOTWQU<Y#RTRVY1
XORVQXYBVWNTUYBT?KQWYULMU;QXNYXSMRFRVRVYABCTWVQUGUVUV
XTMRVRY?UCWVY=XHXDXVEY3-WNNJCYXORYUMUHXSROTXYHUSYBVDWPU
[email protected];:
QXNYLXGTXVNRFMRS3YU8XQWLUVUYPJTTXVQR<Y=XHXDXVEYULMU;:
QXNQXPUYAK?TKYLWOSWYSXGNWVYUFYAKDKVWYPXMRTRNYISXVRVRV
XSMRFYWGUTUNUVUYLKSQKSNWLUYLIVJDJVQXYUFLUCTUPYISXVRVRV
[email protected]?WPTWFNWLUVUV
HWPTWVQUGUVUYPXOQWMMU<Y W?WVYORTRVYISMXTXSRVQXYHXFTXOXV
[email protected];[email protected]
LWOSUVY9764YORTRYWV8TXLOIVJYKCWSUVQWYITJNLJCYWMPUQW
HJTJVQJGJVJYHWTUSMWVY=XHXDXVEYWPUNYXORVQXYWV8TXLO:
IVJVYOKCQWY"[email protected]?WPTWFMUGUVUYQUTWYAWMUS:
QU<YV8TXLOIVJVYORTYLIVJYUMUHXSROTXYOKCQWY*E4YITXSXP
AWS?WPTWFWDWGUVUVYMX;NUVYWQUTQUGUVUYXVTXMXVY=XHXDXVE
2WSPWCY=XVPXLRVRVEYORTYLIVJYWV8TXLOIVYISXVRVRVYOKCQW
"E4:*E4YXSXLRVQXYAWS?WPTWFNWLUVUYHWPTWQUGUVUYU8XQWYWMMU<
=JYORTEY-KSPUOW.VUVYMUDXSWMYISMXPTXSRVRVYHWPTWVWVQWV
QKFKPYLWOSWQWVYHKOKNWYWGUTUNTWSUVWYSXGNWVEY>[email protected]
KSKVY?WFUMTWVQUSNWY>ITUMUPXTXSRYVWMUDWLUVQWYU;SXDXMRV
ITJNTJYHUSY>WS8ISNXVLYLWSAUTWQUGUVUYHWTUSMWVY=XHXDXVE
ORTYLIVJVQXYU;SXDXMRVYOKCQWY/EYXSMXSXPY617E/YNUTOXS
QITXSYITNXLRVRYHWPTWQUPTWSUVUYLBOTWQU<Y2XPSIYU;MUOXMUYM:
[email protected];SXDXMRVRVYJCJVYQBVWNYLWOSUVWYQBV:
NWLUVUVYWMPULUOTWYHJYORTYUM;XTXMYXSMRFRVRVYBVWNTUYBT?KQW
[email protected]=XHXDXVEY3-I>TXNYUM;XTXMRVYOKCQW
+YXCXTXSXPY944YNUTOXSYQITXSYQKCWOUVWYAWSUTWNWLUYMX;NUV
WQUTNWPMWQUS3YQWQU<Y W?WVYORTY**E*YNUTOXSYQITXSYITXVYQRF
MUDXSWMYX?RGRVRVYHJYORTY"[email protected]:
NWLUVUVYHWPTWVQUGUVUYPXOQWQWVY=XHXDXVEYQRFYMUDXSWM
X?RGRVQXPUYITJNTJYAWTUFNWOWY>XSXTWTYITXSXPYDXSU
UFTWNTWSYX?RGRVRVYHJYORTY6*E6YNUTOXSYQITXSYXCXTXSXPY41
NUTOXSYQITXSEYNUTTUYAWTUSWYISXVRVRVYQXYOKCQWY/EYLW:
@UOWLUVQWYAWS?WPTWFNWLUVUVYHWPTWVQUGUVUYQUTWYAWMUSQU<
=XHXDXVEYXTMRVYQX;[email protected]@:
TWSUVUVEYU;SXDXMYSWWLPIVMYPSWQUTWSUVUVYPXMPRLROTXEYHJYORTRV
VULXVYXORYLIVJVQXVY94YPUNYMXSU;UVWYPXQXSY+YNUTOXS
QITXSYXSMXSXPY6+9EYNUTOXSYQITXSXYJTXFMRGRVRYHWTUSMMU<Y67<
,[email protected]/YXTXVQX
;XCRSTXVXVYBVDWTUPTUYQBVKFKNY>SIASXNTXSRYUTWYKTPWVUV
OX>[email protected]?UVQW
HJTJVQJGJYQBVKFKNYLKSWDUVWYPXMPRQXYHJTJVNXLRVRV
XNX?TXVQRGRVRYU8XQWYWQWVY=XHXDXVEY319<Y!KPKNWMUNUC
BVKNKCQWPUYQBVWNQWY67<Y,XTPRVNXY$TXVRVRVYQX;X
WMPUVYJOAJTXVNXLRVRYLXGTXOXDXPYITXVYQBVKFKN
>SIASXNTXSRVRVY;XOXMXYAW?USUTNWLUYPIVJLJVQXYPXSXSTRTRP
@WY;XLLXLUOWMYABLMWSNWPMWQUS3YQWGWSTWVQUSNWLUVQWYHJ:
TJVQJ<2XTUOWY>ITUMUPXLRVQXYBVDWPUYQBVWNTWSQWYITQJGJ
[email protected]=XHX:
[email protected]?WPTWFNWLU
HWPTWVWVYNWSPWCUYOBVWMUNYHKM?WYX?RGRVRVYAXOSULX8UYOJSM
U?UY;XLRTXOXYISXVRVRVY>SIASXNYQBVWNUYHIOJVDX
[email protected]+
ITNXLRY;WQW8TWVNWPMWQUS3YQWQU<=JYORTY!XCUVWY'UVXVL:
NXVY$SIASXNR.VQXYHWPTWVWVQWVYQX;XYUOUYHUSY>WS8ISNXVL
AWS?WPTWFMUGUVUYPXOQWQWVY=XHXDXVEYBVABSKTWVQWVYOKP:
LWPYAWS?WPTWFWVY8XUCYQRFRY8XCTXYVWMUDWLUVQWY9764YORTR
!XCUVWYU?YHIS?TXVNXLRVRVYBVABSKTWVYQKCWOUVYXTMRVQX
PXTQRGRVRYLBOTWQU<[email protected]
OKCQWY"1YITXSXPYX?RPTXVXVYMI>[email protected]
ISXVRVRVYORTYLIVJYUMUHXSUOTWYOKCQWY"[email protected]
AWS?WPTWFNWLUVUVYHWPTWVQUGUVUYPXOQWMMU<9764YORTRVQX
5KVOXY=XVPXLRVQXVYHKM?WY8UVXVLNXVRYXNXDROTXY+1E4
[email protected]>SIASXNYPSWQULUYLXGTXVQRGRVR
[email protected]>[email protected]'SXVLRC
,XTPRVNXY0%XVLR.VQXVYMI>[email protected]
MJMXSRVQXY>SIASXNYPSWQULUYMWNUVYWQUTQUGUVUYPXOQWMMU<
!XCUVWY2KLMWFXSTRGRVRVYOJSMYQRFRVQXVYLXGTXQRGRYPSWQUTWS
UTWYMX;[email protected]
XTMOX>RY>[email protected],:
=(.TWSUVY8UVXVLNXVXYWSUFUNUVUYPITXOTXFMRSQRGRVRYXVTXMXV
=XHXDXVEYFJYU8XQWTWSUYPJTTXVQR39764YORTRYDXP:PUN
QBVWNUVQWYNJ;MWTU8YLWPMBSTWSQWYAWS?WPTWFMUSUTWVY>SI%WT:
WSYU?UVYOJSMYQRFRYPXOVXPTXSQXVYMI>TXNY9E+YNUTOXSYQITXS
MJMXSRVQXY8UVXVLNXVYLXGTXVNRFMRS<Y=JYQBVWNQWY8UVXVL:
NXVYLXGTXVXVYBVWNTUY>SI%WTWSYXSXLRVQXY5IGXTAXCY&WP:
MBSKVKY [email protected]#W:
VUTWVWHUTUSYVWS%UYVMWASXLOIVJY$SI%WLUYHJTJVNXPMXQRS<
9764YORTRYLIVJYUMUHXSROTXYLXGTXVXDXPYMI>TXNY>SI%W
8UVXVLNXVRYMJMXSRVRVY4E6YNUTOXSYQITXSXYJTXFNXLR
BVABSKTNWPMWQUS<3=XFHXPXVY#XSQRNDRLRY0TUY=XHXDXVE
ORTYLIVJYUMUHXSUOTWYHUSWOLWTYWNWPTUTUPYLULMWNUVQWPU
PXMRTRNDRYLXORLRVRVY/YNUTOIVJYXFNXLRVRYHWPTWQUPTWSUVU
HWTUSMMU<=XHXDXVEY=XHXDXVEY!XCUVWY2KLMWFXSTRGRE
[email protected],JSJNJY=5:
5,EY&WSNXOWY$UOXLXLRY,JSJNJY&$,EY-KSPUOW
JN;[email protected]@QJXMRY&UA:
ISMXY'IVJVJVY-2&'Y976/YORTRYHKM?WTWSUVUV
ABSKFNWTWSUYLRSXLRVQXYOX>MRGRYLJVJNQXEY-KSPUOW.VUVE
PXOVXPYUTUFPULUVUYLIVTXVQRSQRGRY2'.VUVYOBVWMUNUVQWYUTP
QW8XY6Y,XLRNYUMUHXSROTXY(DSXY5USWPMBSTKGKYQKCWOUVQW
MWNLUTYWQUTQUGUVUYLBOTWQU<0TUY=XHXDXVEY2'YHKVOWLUVQW
-KSPUOW.VUVYIOYAKDKVKVYOKCQWY7E16.QWVY7E*/.W
OKPLWTWDWGUEYHBOTWTUPTWY-KSPUOW.VUVY8IVJVYWVYHKOKPY97
KOWLUVQWVYHUSUY;XTUVWYAWTWDWGUYSW8ISNY?XTRFNXTXSRVQXYQX
[email protected]<5KVOXY=XVPXLR
VWCQUVQWY9764.QWYUNCXTXVXVYOWVUY3TPWTWSY SJHJ
0VTXFNXLR3YUTWY-KSPUOW.VUVY9764:9761YORTTXSRYXSXLRVQX
(DSXY5USWPMBSKYWPUTUEY9797:9794YORTTXSRYXSXLRVQXYULWY(:
[email protected]=XHX:
DXVEYHBOTWTUPTWY-KSPUOW.VUVEY2'.VUVYXSQRVQXVY5KVOX
=XVPXLRY(DSXY5USWPMBSTWSUY,JSJTJ.VQXYQXYUTPYQW8XYOWS
XTXDXGRVRYHWTUSMMU< Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ticaret Borsası ve Efeler Ziraat
Odası’nın işbirliğiyle düzenlenen 3. Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı açıldı. İldeki tarım sektörünün fuara ilgisiz kaldığını söyleyen Borsa Başkanı Adnan Bosnalı,
“Herhalde fuarı küçük gördüler. Daha sonra yer isteseler de bulamayabilirler.” dedi
Fuarına 305 firma katıldı. Aydın’dan tarım
ve hayvancılık sektöründen 74 firma
katılırken 17 kurum ve oda da yerini aldı.
Açılışta Aydınlı firmaların azlığı ve gelecek yıl yapılacak fuar için yer konuşuldu.
Mevcut Tekel depolarında yapılan fuarın,
alan THY’ye verileceği için gelecek yıl orada yapılamayacağı öğrenildi. Yeni fuar
alanı için çalışmalara şimdiden
başlanması gerektiğini belirten Ticaret
Odası Başkanı Hakan Ülken, bir an önce
belirlenmesi gerektiğini belirtti. Aydın
Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem
Çerçioğlu da yeni fuar alanı için yapılacak
çalışmalara destek vereceklerini
söyledi.Fuar açılışını Vali Yardımcısı Abdullah Aslan, Oda Başkanı Ülken, AYSO
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yunus
Şahin, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa
Birincioğlu, Efeler Ziraat Odası Başkanı
Rıza Posacı ve diğer oda başkanları yaptı.
Fuarın il ve ülke ekonomisine katkısı
olduğunu ifade eden Vali Yardımcısı
Aslan, “Aydın’ın iklimi güzel, insanı çok
çalışkan, toprağı çok verimli. Bunu son
derece iyi değerlendirmemiz gerekir.
Tarım ürünü çeşidimiz çok ve kaliteli,
bunun pazarlamasını daha iyi yapmalıyız.
Tarım ürünlerinde en büyük sıkıntı pazar.
Bu fuarları iyi değerlendirmemiz lazım.”
şeklinde konuştu.Fuara, Aydın ve çevre
ilçelerden çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılıştan sonra protokol ve vatandaşlar
fuar alanını gezdi. Tarım aletleri ve tarım
ürünlerinin yer aldığı fuarın açılışından
sonra konuşan Hakan Ülken, “Bu fuarın
Aydın ekonomisine katkısı yadsınamaz.
Fuarlar, ticaretin olmazsa olmazı. Sadece
fuar açıldığı zamanki katkılara bakmamak
lazım. Bunlar ufuk açan gelişmeler. Fuar
çeşitliliğini arttırmalıyız. KOMER’i iyi
değerlendirmemiz lazım. Makro planda oturup düşünülmeli. Seneye fuar alanı nedeniyle tehlikeli. Burasını THY istiyor. Burada THY’yi de kaybetmememiz lazım. İkisini de kazanmamız lazım. Ortak akılla
sonuca bağlamak lazım ancak şu anda
Aydın’ın tescillenmiş bir fuar alanı da yok.
Bizim THY’yi de fuar alanını da dengeli
biçimde kazanmamız lazım. Bu fuar
alanını kaybeder, bir iki yıl ara verirsek
tüm kazanımlarımızı kaybederiz. Mevcut
kazanımlarım üzerine devam etmemiz
lazım.” dedi. Aydın’ın bir tarım şehri
olduğunu ve bu tür fuarlara ihtiyaç
olduğunu belirten Şahin de, “Tarıma
dayalı sanayinin de gelişmesi lazım. İhracat rakamlarına baktığımızda her zaman
tarıma dayalı sanayi ürünlerini ihraç ediyoruz. Dolayısıyla bu fuar çok önemli.”
şeklinde konuştu. Bosnalı ise, “Fuara il
katılımda 85 firma vardı, şu anda 305 firma var. Fuarımıza ilgi çoğaldı, firmaların
isimleri de değişiyor. Aydınlı firmalarımız
pek yok ama zamanla onlar da
katılacaklar. En önemli sorunumuz fuar
alanı. Bunu bir yıl içerisinde çözmeliyiz.
Aydınlı firmalar, tarımla uğraşan
firmalarımız herhalde küçük gördüler ama
değil. Aydın fuarı küçük değil. Bir gün
eğer talep ederlerse de yer olamayabilir.”
dedi.3. Aydın Gıda Tarım ve Hayvancılık
Fuarı, 9 Kasım 2014 tarihine kadar açık
kalacak. Fuarı bu yıl 200 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. (CİHAN)
2014’ün ilk 6 ayı itibarıyla reklam
harcamalarının toplam
büyüklüğü 2 milyar 979 milyon TL
olarak gerçekleşti. Bunun yüzde
52’sini televizyon, yüzde 19,4’ünü
basın, yüzde 18,2’sini dijital,
yüzde 6,7’sini açıkhava, yüzde
2,2’sini radyo ve yüzde 1,1’ini ise
sinema reklamları oluşturdu
WPTXNDRTXSY5WSVWGUYKOWLUYNWQOX
X%XVTXSRVRVY@WSUTWSUOTWY;XCRSTXVXVY9764
ORTRVRVYUTPY1YXOYSWPTXNY;XSDXNXTXSRYX?RPTXVQR<
WPTXNDRTXSY5WSVWGU)VQWYQKCWVTWVWVYHXLRV
MI>TXVMRLRVQXYPIVJFXVYQWSVWGUVYHXFPXVR
0T>WSYVWSEYUTPYITXSXPYQWSVWGUVY+7<YORTRYNK:
VXLWHWMUOTWY;XCRSTXVXVYIAIOJY=KOKMWVTWS)
HWTAWLWTUVUYHXLRVYNWVLJ>TXSROTXY>XOTXFMR<
,SULMXTYTNXY'WLMU@XTU)VUVYUPUVDULUVUV
MXNXNTXVQRGRVQXY@WYQKVOXQXYXVVWL)QXV
LIVSXYAWTWVYUPUVDUY>XCXSTXNXYUTWMUFUN
WMPUVTUGUYITQJGJVJYLBOTWQU<Y'WLMU@XTUVY"YHUV
/7/YPXMRTRNDREY697YPIVJFNXDREY"+YIMJSJNEY/4
LMXVMY@WY6/"Y>XSMVWSYUTWYHKOKPYHYWPILULMWNU
PX>LXQRGRVRY@JSAJTXOXVY KVWSEYOXSRFNXQXY+
HUVWYOXPRVYHXF@JSJYXTQRPTXSRVRY@WY9*7YBQKT
@WSQUPTWSUVUYLBOTWQU
0SQRVQXVYWPTXNDRTXSY5WSVWGUY0LHXFPXVR
5WNWMY(PUTWSEYUTPY1YXOTRPYSWPTXNY>UOXLXLR
SXPXNTXSRVY>XOTXFMR<Y=USYBVDWPUYORTYXOVR
QBVWNWYPROXLTXYOKCQWY9E1*YHKOKNW
AWS?WPTWFMUGUVUYPXOQWMMU<Y&BCYPIVJLJYQBVWNW
HXPRTQRGRVQXYXMU>UPYHUSYHKOKNWYITQJGJVJ
LBOTWOWVY(PUTWSEYFJVTXSRYXPMXSQR3=JVJV
?WFUMTUYLWHW>TWSUY@XS<Y=UTQUGUVUCYAUHUYSWPTXNE
>WPYQWGUFPWVWY>XSXTWTYITXSXPYQWGUFPWVTUP
ABLMWSUOIS<Y=JYXVTXNQXYQXY9764)KVYHXFR
UMUHXSUOTWY;X8U8YHUSYPJSYQXTAXTXVNXLRVRV
OXFXVQRGRYHUSYQBVWNQWYCXMWVYDXPYXOR
OXMRSRNTXSRVYHUSXCYQX;XYOX@XFYAW?MUGUYHUS
XOQRS<Y=BOTWYHUSYISMXNQXYLWVWOWYHXFTXQRP<
2XSMYLIVJYLW?UNYQBVWNUVUVYITQJGJYCXNXV:
QXEYLW?UNY?XTRFNXTXSRVRVYXGRSTRPTRYITXSXPYNW:
QOXQXYOWSYXTNXLRYLWHWHUOTWYOXMRSRNTXSRVRYHU:
SXCYQX;XYXCXTMXVYSWPTXNY@WSWVTWSUNUCYITQJ<
5ITXORLROTXYSWPTXNYOXMRSRNTXSRVRVYWVYOKPLWP
LW@UOWOWYJTXFMRGRY2XSM:ULXVYXOTXSRVQXEYVULXV
QX;XYOX@XFYNXSMYULWYHUSXCYQX;XYUOUYAW?MU<3
2XORLYXORVRVYOXMRSRNTXSRVYWVYOKPLWP
ITQJGJYXOTXSQXVYHUSYMXVWLUYITQJGJVJ
LBOTWOWVY(PUTWSEY32XXTWLW8Y-KSPUOWYHUTQUGUVUC
AUHUYXDRYHUSYAWS?WPTWYLXSLRTQR<Y&INX
8XDUXLRVQXVYQITXORY@WYSWPTXNYUTWMUFUN
>XCXSRVQXY?IPYDUQQUYHUSYXCXTNXYOXFXVQR<
WPTXNTXSRVRYHJYQBVWNQWYXCXTMXVY@WOX
SWPTXNTXSRVXYXSXY@WSWVYSWPTXNY@WSWVTWSUNUC
ITQJ<Y5ITXORLROTXY2XORLYQXYXMU>UPYHUSYXOYI:
TXSXPYAWS?WPTWFMU<3YQUOWYPIVJFMJ<Y#XCYXORVRV
SWPTXNYLWPMBSKYX?RLRVQXVYOXMRSRNTXSRVYXC
ITQJGJYHUSYQBVWNYITQJGJVJYU8XQWYWQWVY(PUT:
WSEY30GJLMILYXORVQXYDJN;JSHXFPXVTRGR
LW?UNTWSUVUVYITNXLRYQXYHJYQBVWNQWPUY;XSDX:
NXTXSQXYHWTTUYOX@XFTXNXTXSXYLWHW>YITQJ<
9764)KVYUTPY1YXORVQXYHJYHX;LWMMUGUNUCYLWHW:
>TWSYQITXORLROTXYORTEYHUSYBVDWPUYORTX
ABSQKGKNKCQWVYQX;XYQKFKPYHUSYSXPXN
PXSFRNRCXY?RPMR<3YQWQU<MWYOXVQXVYQKVOX
SWPTXNY>UOXLXLRVRVYQXYOKCQWY/E+YHKOKOWSWP
/9+YNUTOXSYQITXSXYJTXFMRGRYPXOQWQUTQU<YWPTXN
OXMRSRNTXSQXYUTPY/YKTPWY0NWSUPXEYX>IVOXEYUVE
0TNXVOXY@WY(VAUTMWSWYFWPTUVQWYLRSXTXVRSPWVE
9761YORTRVQXYUV)UVYX>IVOX)OREY(VAUTMWSW)VUV
QWY0TNXVOX)ORYAW?WDWGUYMX;NUVYWQUTUOIS<Y#KP:
LWTWVY>XCXSTXSYXSXLRVQXYULWYUVEY!UVQULMXVY@W
XMUVY0NWSUPX)VRVYOKCQWY69YDU@XSRVQX
HKOKOWDWGUYMX;NUVYWQUTUOIS< "
Kasım 2013
2014 Perşembe
Cumartesi
81Şubat
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, ''Kamplarda iyi
durumdayız. Ama şehirlerimizdeki Suriyeli misafirlerimize de psikososyal destek vermemiz gerekir. Bunun için de yerel yönetimlerle,
STK'larla, derneklerle, vakıflarla işbirliği yapmak istiyoruz'' dedi
akan İslam, TBMM'deki Plan ve
Bütçe Komisyonu'nda Aile ve
Sosyal Politikalara
Bakanlığı'nın bütçe
görüşmelerinde milletvekillerinin
sorularını ve eleştirilerini yanıtladı.
Bütün soruları ve önerileri büyük bir
ciddiyetle dinlediğini ve notlarını
aldığını belirten İslam,
''Konuşmalarınızda geçen önerilerin
bize yol gösterici, ufuk açıcı olacağını
düşünüyorum. Cevaplandıramadığım
soruları size yazılı olarak göndermeye
çalışacağım'' diye konuştu.
''Eşbaşkanlık konusundaki fikriyle ilgili
bir soru üzerine Bakan İslam, ''Ben
aslında kadınların bizzat seçimlere
girmelerini, seçilmelerini, başkan
olmalarını arzu ediyorum. Hani 81 ilde
kadın başkan seçilse memnun olurum.
Görüşüm böyle. Kadınların her
kademede seçilerek, atanarak, eğitim
sistemleri içerisinde, iş dünyasında en
yüksek yerlere gelebilmeleri gerektiğini
ve bunun önünün açılması gerektiğini
düşünüyorum'' dedi. HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'nın konuşması
sırasında kadın ölümüyle ilgili bir haber
gösterdiğini anımsatan İslam, konuyla
ilgili haberinin olmadığını söyledi. İslam,
''İnsan ölümleri, yaşları, cinsiyetleri ve
mensubiyetleri ne olursa olsun bizim
kalbimizi kanatan, bizi derinden
yaralayan şeyler. Hiçbir kardeşimizin
öldürülmesini arzu etmeyiz'' dedi.
''Suriyeli misafirlere niye sadece psikososyolojik destek destek veriyorsunuz?'' sorusunu ise İslam, Suriyeli
misafirlerle ilgili AFAD'ın çalıştığını belirtti. AFAD'ın şemsiyesi altında
bakanlıkların ve sivil toplum
kuruluşlarının paydaşlıklar yaptıklarını
anlatan İslam, bakanlık olarak
yardımların dağıtımıyla, psiko-sosyolojik destek vererek çözüm ortaklığı
sağladıklarını söyledi. İslam, ''Kamplarda iyi durumdayız. Ama şehirlerimizdeki
Suriyeli misafirlerimize de psiko-sosyal
destek vermemiz gerekir. Bunun için
de yerel yönetimlerle, STK'larla,
derneklerle, vakıflarla işbirliği yapmak istiyoruz. Böyle birtakım
desteklere ihtiyacımız var'' dedi.
B
- ''O isimleri zikretmiyoruz''
Uyuşturucu maddelere ilişkin
bir soru üzerine ise İslam,
uyuşturucunun Türkiye'de
artması ve uyuşturucu kullanma
yaşının da aşağılara inmesinin
dünyayla paralel gittiğini söyledi.
Bununla ilgili birtakım önlemler
almaları gerektiğini belirten İslam,
bu önlemleri almaya başladıklarını
vurguladı. Konuyla ilgili bakanlıklarla
strateji geliştirdiklerini belirten İslam,
uygulamaların da başladığını kaydetti.
Arzın, talebin engellenmesi ve arz ve
talebin buluştuğu noktalarda etkilenenlerin tedavisinin ve rehabilitesinin
gerektiğini anlatan İslam, bir taraftan da
arz ve talebi gerçekleştirenlerin
cezalandırılması gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili bakanlıkların
çalışmalarına değinen İslam, çıkarılan
kanunların da takip edildiğini sözlerine
ekledi. İslam, 62 Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (KBRM) ile 15
Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon
Merkezi'ni (BSRM) uyuşturucu rehabilitasyonu için ayırdıklarını belirtirken, bu
ayın sonunda da Uyuşturucu Şurası
yapacaklarını anımsattı. Şurada alınan
kararların yeniden tartışılacağını,
dünyadaki örneklerine bakılacağını anlatan İslam, ''Adına uyuşturucu demekten çekinmiyoruz. Bağımlılık yapan
maddeler falan demiyoruz, uyuşturucu
diyoruz. Sadece o sözünü ettiğiniz sentetik uyuşturucu maddelerinin adının
zikredilmemesi gerektiğini birlikte
çalıştığımız uzmanlar bize söylediler. Onun için o isimleri zikretmiyoruz'' diye
konuştu.
- ''Kamplarda bir sorun yok''
Boşanma davalarında "çocuk hakimi"
bulundurulması ile ilgili kanun teklifine
destek verip verilmeyeceğinin
sorulduğunu hatırlatan İslam, kanun
teklifinin kendilerine ulaştırılmasını istedi. Konunun doğrudan kendileriyle ilgili
olmadığını ancak çocukları ilgilendirdiği
için kendilerinin de müdahil
olabileceğini söyledi. Suriye'den gelen
misafirlerin şartlarının iyileştirilmesiyle
ilgili bir soru üzerine Bakan İslam,
Suriye'den gelenlerin kamplarda misafir
edildiğini, akrabalarının yanında
kaldıklarını ve kendi imkanlarıyla
bağımsız barındıklarını hatırlattı.
İslam, ''Kamplarda
barındırdıklarımızla ilgili herhangi bir
sorun yok. Bütün dünyanın gıptayla
izlediği bir sistem var. Aileleriyle birlikte
yaşayanlarla ilgili de bir sorun yok. Kendi imkanlarıyla barınanlarda ciddi
sorunlar yaşandığını biz de görüyoruz''
dedi. Suriye'den gelen 15-18 yaş grubu
çocuklar için barınma merkezleri
kurduklarını, 13 yaş altı çocuklar için de
çalışmaları olduğunu, kendilerine intikal
eden bu çocukları hemen koruma altına
aldıklarını anlattı. Bakan İslam,
''Önümüzdeki aylarda sistemi biraz daha genişletmeyi düşünüyoruz. Şuanda
Gaziantep olmasını çok büyük ihtimalle
kararlaştıracağız. Büyük çocuk yuvaları
kurarak refakatsiz çocukların bütün
bakımlarını üstlenecek
mekanizmalarımızı hazırladık. Bununla
ilgili sponsorluklar da bulduk. İyi bir
yere doğru gidiyoruz, yeter ki refakatsiz
çocuklar bize intikal etsin. Bu konuda
halktan, STK'lardan yardım bekliyoruz''
diye konuştu. Suriyeli ailelerle daha
ziyade aile bireyini korumaktan yana
olan insanların çocuklarını devlet himayesine
ver-
mekte mütereddit davrandığını belirten İslam, bu konuda tanıtımlar yapmaları ve ailelere o
çocuklara bir şekilde daha iyi
bakılacağını anlatarak ikna etmeleri
gerektiğini söyledi. Mevcut kampların
bir kısmının boş, kapasitenin daha fazla
ve misafirin daha az olduğunu dile getiren İslam, ailelerin kendi ailelerinin
yanında kalmayı tercih ettiğini belirtti.
- "Bürokratlarımın yaptığı böyle bir
fişleme yok"
''Bürokratlara yönelik yapılan fişleme
iddiasına'' ilişkin ise İslam, "Sizlerle beraber basından öğrendik durumu. Böyle
bir şey yok, benim böyle bir talimatım
yok. Bürokratlarımın yaptığı böyle bir
fişleme yok. Bunun niye olduğunu nasıl
bir haber kaynağından çıktığını, işin ne
olduğunu öğrenirsek onula ilgili bir
uygulamaya gideriz" dedi. Suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaptıkları bir
çalışma olup olmadığına yönelik sorulan soruya ilişkin bilgi veren İslam, bu
konuda çok güzel bir çalışmaları
olduğunu dile getirdi. ANKA Projesi
adını verdikleri bir çalışmaları olduğunu
ifade eden İslam, Çocuk Destek Merkezleri kurduklarını söyledi. Bu merkezlerinin içerisine Koruma Bakım Rehabilitasyon, Bakım Sosyal Rehabilitasyon
Merkezleri olarak adlandırılan sistemleri
de eklediklerini anlatan İslam, bu çocuk
destek merkezlerinde yapılacak olan rehabilitasyon ile ilgili çok ciddi bir
çalışma gerçekleştirdiklerini ifade etti.İslam, bu çocukların rehabilitasyonlarının
nasıl olmasıyla ilgili eğitim çalışması
yaptıklarını, yüzlerce modülden oluşan
rehabilitasyon çalışmalarının bittiğini ve
şu anda destek merkezlerinde bunun pilot uygulamalarının yapıldığını kaydetti.
Pilot uygulamalarının bu ayın sonunda
bitmesini beklediklerini ifade eden İslam, aralık veya ocak itibarıyla bütün
destek merkezlerinde uygulanmaya
başlayacaklarını söyledi. En az 10 tane
çocuğun bir koçunun olmasını
öngördüklerini dile getiren İslam, bu
koçların çocukların destek merkezine
geldiği andan itibaren onlarla ilgilendiklerini belirtti. İslam, çocuğun ilk 10 gün
dışarıya çıkmadan mentorla birlikte
olduğunu, çocuğun durumunun uygun
metotlarla anlaşıldığını kaydetti.
Eğilimleri, alışkanlıkları, istekleri,
muhtemel riskler aile ve çevre problemleri, uyuşturucuyla ilişkisi olup
olmadığı, istismar hikayesi varmı gibi
problemlerle ilgili tespitler yapıldığını
anlatan İslam, bu tespitler yapıldıktan
sonra her çocuk için uygun eğitimlerin
planlandığını dile getirdi. Bakan İslam,
amaçlarının 3, 6 ay ve 1 yıl gibi
tanımlanmış süreler içinde çocukların
sorunlarının giderilebilmesi, normal
sıradan hayatlarına dönebilmesi
olduğunu ifade etti. Projenin çok iyi
işleyeceğini düşündüklerini belirten İslam, suça sürüklenmiş ve suçun
mağduru olmuş çocuklarla ilgili ciddi bir
alanı dolduracağını söyledi.
- "Kadınlara ilgili çalışmalara ayrılan
pay yüzde 61 arttı"
Engelli üniversite öğrencilerin
yardımlarla ilgili soruya ilişkin ise
İslam, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun gerekli yardımları yaptığını
aktardı. İslam, çocuğun kriterlerinin engelli yardımlarına uygun olduğu takdirde
Bakanlıklarının da destek
olduğunu söyledi. Aile fertleri
cinayete kurban giden ailelere
hukuki destek verilmesi konusunda ise Bakan İslam, "Çocuklar ve
kadınlar konusunda derhal müdahil
oluyoruz. Kendilerine hukuki destek
veriyoruz" dedi. ''Kadının Statüsü
Genel Müdürlüğü'ne verilen bütçe
düştü, kadınlara niye daha az harcama
yapıyorsunuz?" sorusunu da İslam,
"Burada yanlış bir algılama var. Kadının
Statüsü Genel Müdürlüğünün idari
bütçesi düşer, genel müdürlüğün idari
harcamalarında bir düşüş var evet ama
kadınlara ilgili çalışmalara ayrılan pay
geçen yıl ile bu yıl arasında yüzde 61
arttı" diye yanıtladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bulunduğu binanın
kirasına yönelik sorusuna İslam, "Kendimize ait bir binamız olsun biz de istiyoruz. Bunun için girişimlerimizi
tamamladık. Proje ihalesi
aşamasındayız. 2016 yılının ortalarında
kendi binamıza geçeceğimizi ümit ediyoruz. Bakanlığımıza ait bir tane bina var
o da Sögütözü'nde" yanıtını verdi. İslam, bakanlığın bulunduğu binaya 765
bin 143.86 lira aylık kira verdiklerini,
binanın kime ait olduğunu ise
hatırlamadığını, herhangi bir parti mensubuna ait bir bina olmadığını kaydetti.
''İntihar vakalarını inceliyor musunuz?''
sorusu üzerine İslam, bu vakaları incelediklerini ve sonuçlarını incelemeler
tamamlandıktan sonra paylaşacaklarını
söyledi. (AA)
),..>:9:8>6;6869-=* .$4Z?OQRVZ5WU9
UXNFXSWUWZ:JUXVNZ;XD<YVCZ?NYNJTS6XZSYTHRZIJOJSZIWT
KWKNXLYNWSZKYUQRTRZWUXZSYTHRZSYTHROYZMUPVQPGPVPZIXUWT9
NWTSXVCZ?1Z4YTNWZUYDRGZ5WUUXNFXSWUWZPYOZ?UBYOZWKX
2?NYNJTSZFXZ.PL@PTWOXNZLXKXUXKWZJDXTWVQXVZYTNRS
KWDXZXSLXSZOMSCZIYHSYZOXTXZIYSRVCZIPZSYBRZAMSNYV
SYBYVQR2ZQXQW>Z.$4CZ0YVRHLYZ1PTPUP6VQYZYVUYHLY
KYGUYVYLYQRGRVQYVCZPUPKYUZQXGXTUXTXZLXQOYZOMUPOUY
EXTAXSUXHNWTWUXVZKYUQRTRUYTRZ=VUXLXSZYLY<ROUYZFXTWUXV
YTYHNRTLYZ=VXTEXKWVWVZIPEJVZE=TJHJULXKWZ=VXTWKWVW
XVXUZ1PTPU6YZEXNWTQW>Z.$46UWZ;XD<YVCZ2JVJLJDQX
?NYNJTS6XZSYTHRZIJOJSZIWTZKYUQRTRZWUXZSYTHRZSYTHROYORDC
IPZKWKNXLYNWSZIWTZKYUQRTRQRT2ZQXQW>ZZ?NYNJTS6UX
IYHUYOYVZLMQXTVUXHLXZ@YTXSXNWVWVZOMSZXQWULXS
WKNXVQWGWVWZIXUWTNXVZ;XD<YVCZ20XFUXNWZO=VXNXVUXTZQY@WU
MULYSZJDXTXCZ61JTNZKMTPVPZSMVPHPUPOMTCZKMTPLUPKP
?NYNJTSCZWVYVAZ=DEJTUJGJZSMVPHPUPOMTZKMTPLUPKP
?NYNJTS>6Z:PZJUSXOXZXVZIJOJSZXKXTUXTWZIRTYSYVZIJOJS
LWLYTZ3WVYV6RVZXKXTUXTWCZ#'"(9#'(ZORUUYTRZYTYKRVQY
ORSRUQR>Z?LYZIPVUYTZMULYLRHZEWIWCZOYUYVZFXZW7NWTYZJD9
XTWVQXZWQXMUM)WSZIWTZKYUQRTRZWUXZSYTHRZSYTHROYORD2ZQXQW>
;XD<YVCZ2:WTZ3PTWOXZFXZ%TYS6NYZOYHYVYVUYTYZIYSRVZIWT
QXZ;JTSWOX6QXZOYHYVYVUYTYZIYSRV>ZGXTZIPEJVXZSYQYT
IWDZSXVQWZWAWLWDQXZXNVWSZAYNRHLYUYTRVZSPTIYVRZMU9
LYQYVCZ'(ZORUQYVZIPZOYVYZYOYSNYZQPTYIWULWHKXSCZIPC
?NYNJTSZLWUUWOXNAWUWGWVWVZ@WAZIWTZXNVWSZETPIYZYORTRL
NYVRLYOYVZBMUWNWSYKRVRVZKMVP<PQPT>Z'(ZORUQYVZIP
OYVYZLXD@XBZAYNRHLYUYTRVRVZBYTAYKRZMULYLRHZWKXSC
IPZ?NYNJTS6JVZFXZMVPVZSYQTMUYTRVRVCZUYWSZ.PL@PTWOXN
YVUYORHRVRVZJTJVJQJT2ZQWOXZSMVPHNP>Z?NYNJTSZ-TLYV
/W7NUWGW6VWVZ?-/ZKWLEXZMUQPGPVPCZ?-/6VWV
?NYNJTS6JVZLJUSJZMULYQRGRVRCZLWUUXNWVZLJUSJ
MUQPGPVPCZ.PL@PTWOXNWVZSPTPUPHZ7XUKX7XKWVWVZWHYTXNW
MUQPGPVPZSYOQXQXVZ;XD<YVCZ?1Z4YTNW6VWVZIPVUYTR
YVUYLYQRGRVRCZ2MTYQYSWZMTLYVUYTRZSXKXTXSZLY@SXLX
SYTYTUYTRVYZYOSRTRZMUYTYSZMTYOYZ#>"ZLWUOYTZ;!6OXCZIWV
MQYURZSYAYSZKYTYOZOYBNRTQRGRVR2ZWUXTWZKJTQJ>Z;XD<YVC
2;JTSWOX6VWVZ.PL@PTIYHSYVRZSYAYSZIWVYQYZMNPTPOMT>
-TYOYZQWSWUXVZIWVZMQYURZSYAYSZKYTYOCZJTXNLXQXV
NJSXNXVZ;JTSWOX6VWVZKMVP<PQPT>Z1TYUZ@YDTXNUXTW
ARSROMTCZIYUSMVQYZKWEYTYZWAXVZSWHWQXVZTY@YNKRDZMUPOMT>
:YUSMVQYCZYARSZ@YFYQYZKWEYTYZWAWULXKWVXZTYGLXVZM9
TYOYZ@XLXVZZIWVZUWTYZ<XDYZSXKWUWOMT>Z1TYUYZKX<QX
XNLXZQ=VXLWZIWNNWCZ@WAZSWLKXZSTYURVZSPUPZQXGWU2ZK=D9
UXTWVWZKYT7XNNW>Z'44&
" "
! "
" ""!
!!!!"!
),..>71<18:;<
2/<+5296>,=13=97
4(/:0>,:;=0>293=;*
4";6!=#979>5=1=-7$7
+2;698=;7>=1/=+79-=
);3<5:#5:><(0<5=7
28-6$696>+58:-<
4";6!=>,<;8<$<>9:/
:YHSYVRZMULYKRZKXIXIWOUXZ*NYUOY
.PL@PTWOXNZ3XVYNMKP8VPVZXF
KY@WBUWGWZOYBNRGR
4YTUYLXVNMUYTYTYKRZ3YFPVLYZFX
0RHZ4MUWNWSYZ-TNYS
1MLWKOMVUYTRZ;MBUYVNRKR6VY
SYNRUYVZ;:55Z0RHWHUXTW
1MLWKOMVPZ:YHSYVRZFXZ?1Z4YT9
NWZ*KNYVIPUZ5WUUXNFXSWUWZ/MVSYT
WUXZ;:55Z3YFPVLYZ1MLWKO9
MVPZOXKWZ.$4Z;MSYNZ5WU9
UXNFXSWUWZ-T@YVZ0JDEJV
NMBUYVNROYZO=VXUWS
QXGXTUXVQWTLXUXTWVWZ;JTS
IYKRVROUYZBYOUYHNR>
;MBUYVNRUYTQYCZ=DXUUWSUXZ?SQ9
XVWDCZ-TNYQMGPCZSTYOVYZFX
PKOYZIYGUYLRVQYZOYHYVYV
EXUWHLXUXTZWUXZ?FTPBY8VRV
EJFXVUWSZIMOPNPVQYZOYHYQRGR
KRSRVNRUYTCZ?SQXVWD8WVZEJFXVUWGWC
OYKYQRHRZE=ACZSPDXOZ?7TWSYZWUX
SRNYQYSWZQWGXTZAYNRHLYUYTRVZEJV9
QXLXZEXUQWGWVWZYSNYTYVZ/MVSYTC
+DXUUWSUXZIXVWLZQWSSYNWLW
AXSXVZNYIWWZ?FTPBY8VRVZMTNYS
KYFPVLYZFXZQRHZBMUWNWSY
SMVPKPVQYSWZWHIWTUWGWZ@YUWVQX
MTNYOYZKY@YOYZ7YDUYZIWTZXNSW
SMOYLYLYKRCZOYVKRNYLYLYKR
<WQQWZIWTZKMTPVZMUYTYSZMTNYOY
ARSROMT,ZQXQW>Z?:Z0RHZ4MUWNWSY
&JSKXSZ;XLKWU<WUWGWZE=TXFWVX
@XVJDZEXAXVZ@Y7NYZIYHUYOYV
XQXTW<YZ5ME@XTWVW8QXVZIWT
IXSUXVNWVWVZK=DZSMVPKP
MUQPGPVPZW7YQXZXQXVZ;:55
0RHWHUXTWZ1MLWKOMVPZ:YHSYVR
.MVSYTCZ+?FTPBYZKY@YOYZEWTLXS
DMTPVQYZFXZQJVOYQYSWZSXVQWKWVW
AMSZOYSRVQYVZWUEWUXVQWTXVZIP
EJFXVUWSZLXKXUXUXTWVQXZ3PTWOXC
%TYSCZQMGPZ?SQXVWDZIYGUYLRVQYC
=DXUUWSUXZ5RKRTCZ!WIOYCZSPDXO
?7TWSY6QYSWZEXUWHLXUXTQXZQY@Y
XNSWVZIWTZTMUZMOVYLYSZDMTPVQY,
QWOXZSMVPHNP>Z?:ZWUXZLJDYSXTX
@YUWVQXSWZ;JTSWOX8VWVZI=UEXVWV
=VXLUWZIWTZJUSXKWZMUQPGPVPZFX
QMUYORKROUYZSYNSRUYTRVRVZQY
=VXLUWZMUY<YGRVRZQWUXZEXNWTXV
/MVSYTCZ+/JVSJZ?FTPBYC
;JTSWOXZMULYQYVZIPZSMVPUYTQY
BMUWNWSYZEXUWHNWTLXSNXZFXZIPVUYTR
KY@YOYZOYVKRNLYSNYZXNSWUW
MUYLROMT,ZQXQW>
%.2(:;<9<*>=9=>
<=-:>:0/<10<
;MBUYVNRQYSWZSMVPHLYUYT
YVYUWDZXQWUQWGWVQXZ?FTPBY8VRV
OYHYQRGRZKMTPVUYTR
YHYIWULXKWVQXZ@XLZXVXT)W
EJFXVUWGWZYARKRVQYVZ@XL
-TNYQMGP6QYSWZLXKXUXUXTXZQMGTP
FXZKYGURSURZIWTZA=DJLZIPUPV9
YIWULXKWZYARKRVQYVZ;JTSWOX8OX
W@NWOY<RZMUQPGPVPZE=TQJGJVJ
IXUWTNXVZ?@LXNZ:XTYNZ/MVSYTC
HPVUYTRZK=OUXQWZ+:PZW@NWOY<RZQY
IYHNYZ*NYUOYZMULYSZJDXTXCZOXVW
?:Z0RHZ4MUWNWSYZ;XLKWU<WKW
5ME@XTWVW8VWVZQXZ7YTSRVQY
MUQPGPVPZIWDDYNZIYVYZQY@YZ=V<X
IWTZFXKWUXOUXZE=TJHNJGJLJDQX
SXVQWKWZQXZW7YQXZXNLWHNW>
;JTSWOX8VWVZMOVYOY<YGRZAMS
=VXLUWZIWTZTMUZFYTZAJVSJZIPEJV
OYBRUYVZSMVPHLYUYTZWAXTWKWVQX
=DXUUWSUXZ?:08VWVZIMHYUNNRGRZY9
UYVQYZ<WQQWZIWTZEJFXVUWSZIMHUPGP
MUPHNPGPCZIJOJSZEJAUXTWV
QJVOYVRVZIPZLXKXUXUXTWVXZYSNW7
WUEWZE=KNXTXLXQWGWZFX
?FTPBY8VRVZKRVRTUYTRVQYZOYHYVYV
IPZ@YQWKXUXTQXCZ?FTPBYZFXZNYIWW
SWZ;JTSWOXZWUXZIWTUWSNXZMTNYOY
SMOY<YGRZIYHYTRURZMTNYSZQRH
KWOYKXNUXZYV<YSZIPZLXKXUXUXTW
SYBKYLURZHXSWUQXZXUXZYURVYTYSZIWT
VXNW<XOXZFYTQRTRUYIWUX<XGWZ7WSTW
MTNYOYZARSROMT>,Z/MVSYTC
?FTPBY8VRVZSXVQWZWAXTWKWVQXZIP
LXKXUXUXTWZMTNYSZIWTZAXTAXFXQX
XUXZYURBCZMTNYSZKYFPVLYZFXZMTNYS
QRHZBMUWNWSYZ=V<XUWSUXTW
IXUWTUXLXQWGWZNYSQWTQXZKJTX<WV
TYQWSYUZETPBUYTRVZUX@WVX
WHUXOX<XGWZFXZIPVUYTRV
OYTYNY<YGRZKMTPVUYTRVZEXTXS
?FTPBY8ORZEXTXSKXZQWGXTZI=UEX
JUSXUXTWVWZAMSZQY@YZMUPLKPD
XNSWUXOX<XGWZIWTZVMSNYOYZQMGTP
EWQXIWUX<XGWZPOYTRKRVQYZIPUP9
VYTYSCZMTNYSZWTYQXVWVZMUPHLYKR
IYSRLRVQYVZIPZNMBUYVNRUYTR
7YOQYURZMUY<YGRVRZQJHJVQJGJVJ
QWUXZEXNWTQW>
%=1=9=98=;*>);3<5:#5<
(=387>73=;752;%
+;JTSWOX8VWVZOYSUYHRSZKMVZ
KXVXQWTCZEXTXSZ%TYSZEXTXSKX
3PTWOXZLXKXUXKWVQXZFX
QXLMSTYKWVWVZOXHXTLXOXZOJD
NPNNPGPZQWGXTZ-TNYQMGPZFX
SPDXOZ?7TWSYZJUSXUXTWVQXCZIYNRUR
JUSXUXTXCZ ?;-ZLJNNX7WSUXTWOUX
?:ZBYTNVXTUXTWVXZOYBNRGRZ=VXTW9
UXTWVZVXZSYQYTZQMGTPZFXZOXTWVQX
MUQPGPVPZIPZOYHYQRGRLRDZ@YQWK9
XUXTZIWDXZE=KNXTWOMT,ZQWOXV
/MVSYTCZ?FTPBYURZBYTNVXTUXTWVWV
IPEJVZ%TYS8NYZ;JTSWOX8VWV
=VXTQWGWZBMUWNWSYUYTRVZVXZSYQYT
@YSURZMUQPGPZO=VJVQX
SMVPHLYUYTZOYBNRGRVRZIXUWTNNW>
/MVSYTCZK=DUXTWVWZH=OUX
KJTQJTQJZ+%TYSCZ3PTWOXCZ!WIOY
FXZQWGXTZSTWDZOYHYVYVZI=UEXU9
XTQXZQXZ;JTSWOX8VWVZMTNYOY
SMOLPHZMUQPGPZAXTAXFXOXZFX
BMUWNWSYUYTYZOYSRVUYHNRSUYTR
=UAJQXZIXVZ?FTPBY8VRVZAMSZQY@Y
XNSWVZIWTZQRHZBMUWNWSYZYSN=TJZM9
UYTYSZQJVOYOYZMUPLUPZSYNSR
OYBY<YGRVYZWVYVROMTPL>Z/JVSJ
IPEJVCZOYBNRSUYTRZSMVPHLYUYTQY
IWDWLZAMSZ=VXLUWZQXGXTUXTWLWD
FYTCZWVKYVZ@YSUYTRCZ@PSPSPV
JKNJVUJGJCZQXLMSTYKWZ7YSYNZIWD
IPVUYTRZAXFTXLWDXZBTM)XSNXZXN9
LXSNXCZOYOLYSNYZFXZKYFPVLYS9
NYZQYZAMSZEXTWZSYUQRS8ZQWOMTUYT>
3Y@YQYZXNSWUWZMUYLYQRGRLRDZDY9
LYVZIPZQXGXTUXTWLWDZQXZNX@QWN
YUNRVYZEWTWOMTZE=TJHJVQXUXT>Z:P
YARQYVZ;JTSWOXZWUXZIWTUWSNXZQMGTP
BMUWNWSYUYTRZIXUWTUXOWBCZPOEPUYLY
VMSNYKRVQYZ@YTXSXNZXNLXUXTWVWV
?:8OXZAMSZIJOJSZSYNSR
OYBY<YGRVYZWVYVROMTPL>,Z'44&
"#$!"#$
!#$ #"!
!$ " $#"##
!" !$$"#!
> /<;>.<88:0":3<8<>Y@LWZ?HSRVZ;JTXUWCZ?WUXZFXZ3MKOYU
4MUWNWSYUYTZ:YSYVRZ?OHXVPTZ*KUYL8YZLP@YTWBZEYDWUXTXZFXTWUXVZHXTX7
YOURGRVYZWUWHSWVZOYHYVYVZKMTPVUYTRVZEWQXTWULXKWVXZAYURHLYUYTRVRV
VXZYHYLYQYZMUQPGPVPZKMTQP>Z?WUXZFXZ3MKOYUZ4MUWNWSYUYTZ:YSYVR
?OHXVPTZ*KUYL8RVZLP@YTWBZEYDWUXTXZFXTWUXVZHXTX7ZYOURGRVYZWUWHSWV
OYHYVYVZKMTPVUYTRVZEWQXTWULXKWZSMVPKPVQYZQY@YZ=V<XZK=DZFXTQWGWVW
SYOQXQXVZ;JTXUWCZ+:WUWOMTKPVPDZLP@YTWBZEYDWUXTXZFXTWUXVZHXTX7
YOURGRZ KMKOYUZ EJFXV<XKWZ MUYVZ FXZ KMKOYUZ EJFXV<XKWZ MULYOYV
HXSUWVQXZWSWZ7YTSURZKWKNXLQXZFXTWUWOMT>Z3YORVZ:YSYVZKWDZIPZKRSRVNRVRV
EWQXTWUX<XGWVXZQYWTZK=DZFXTLWHNWVWD>Z XZMUQPCZIPVPVUYZWUEWUWZIWT
AYURHLYZOYBRUQRZLRZ5P@YTWBZEYDWUXTZKWDQXVZLJ)QXZIXSUWOMT>,ZQWOX
SMVPHNP>ZZ;:55Z4UYVZFXZ:JNAXZ1MLWKOMVP8VQYZ?WUXZFXZ3MKOYU
4MUWNWSYUYTZ:YSYVURGRZ(#"ZORURZIJNAXKWVWVZE=TJHLXUXTWVXZIYHUYVQR>
?WUXZFXZ3MKOYUZ4MUWNWSYUYTZ:YSYVRZ0MA>Z0T>Z?OHXVPTZ*KUYLZIYSYVURS
AYURHLYUYTRZFXZIJNAXZWUXZWUEWUWZKPVPLPVPZOYBNR>Z:YSYVRVZKPVPLP9
VPVZYTQRVQYVZLWUUXNFXSWUUXTWVWVZIJNAXZWUXZWUEWUWZE=TJHUXTWVWZQWUXZEX9
NWTQW>ZZ.$4Z*DLWTZ5WUUXNFXSWUWZY@LWZ?HSRVZ;JTXUWCZOMSKPUUPS
OYTQRLUYTRZFXZKMKOYUZ@WDLXNUXTWVZK=OUXVQWGWZEWIWZXVZQJHJSZEXUWT
ETPIPVYZFXTWULXQWGWVWZK=OUXQW>Z&YBRUYVZKMKOYUZOYTQRLUYTRVZOYVURH
OXTUXTXZ EWNNWGWVWZ SYOQXQXVZ ;JTXUWCZ +3MKOYUZ OYTQRLZ KWKNXLWVW
WAXTWKWVQXZ YOVWZ OYTQRLZ LXSYVWDLYKRZ QXFYLZ XQWOMT>Z 1=LJT
OYTQRLRZ EWIW>Z :PZ KWKNXLZ KPWWKNWLYUXZ YARSZ IWTZ KWKNXL>Z &YBRUYV
OYTQRLUYTQYZKYGZXUWVZFXTQWGWVWZKMUZXUZE=TLXOX<XS>Z&YTQRLUYTRVZS9
XVQWZ WAXTWKWVQXZ IJNJVUXHWSZ MULYLYKRCZ OXNXTUWZ SMMTQWVYKOMVPV
KYGUYVLYLYKRZVXQXVWOUXZ<WQQWZBTMIUXLUXTZFYT>,ZQWOXZSMVPHNP>
:YHIYSYVZ?@LXNZ0YFPNMGUP8VPVZIPEJVCZXSMVMLWQXZ"Z=V<XUWSUW
BTMETYLYZWUWHSWVZYARSUYLYZOYBNRGRVRZFXZIPVPVZ'8PVPZYARSUYQRGRVR
SYOQXQXVZ;JTXUWCZ2:PVUYTZDYNXVZ=V<XQXVZQXZYARSUYVLRHNR>Z&XVWZEWIW
NYSQWLZXQWUWOMTZYLYZQXGWU>Z:WDZQXZIPVPZQWUXZEXNWTX<XGWDZNYIWWZSW>
0WGXTZIWTZSMVPCZLP@YTWBZEYDWUXTXZFXTWUXVZHXTX7ZYOURGRVYZWUWHSWV
OYHYVYVZKMTPVUYTRVZEWQXTWULXKWVXZO=VXUWSZK=DZFXTLWHNWVWD>Z:WUWO9
MTKPVPDZLP@YTWBZEYDWUXTXZFXTWUXVZHXTX7ZYOURGRZKMKOYUZEJFXV<XKW
MUYVZFXZKMKOYUZEJFXV<XKWZMULYOYVZHXSUWVQXZWSWZ7YTSURZKWKNXLQXZFXT9
WUWOMT>Z XZMUQPCZIPVPVUYZWUEWUWZIWTZAYURHLYZOYBRUQRZLRZ5P@YTWB
EYDWUXTZKWDQXVZLJ)QXZIXSUWOMT>2ZHXSUWVQXZSMVPHNP>Z' 4&
8 Kasım
2014 Perşembe
Cumartesi
ubat 2013
7","9A7@;=@9A.>;6@8@A-77.+A?<?=
7>49><:A$86>>A)?86@ @&A!?'6@@3@A!"<
=?;0?A2>=9=>;:<A)?39;>8@A.>;6@8@A-2).+
,<?6@ @8@<?A8>=0:;:,:A!?;'?9=?46@;?<
9@4@<@<A77.A@=?A@=@49@=?<0@;@=3?,?
'>=:4:=3>8:<:A8?;6A@;A0@=A@=?A,>=><=>0:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, farklı kesimlerden sendika temsilcileri ile bir
araya gelerek işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yapılması gerekenleri maddeler
halinde tespit etti. Kılıçdaroğlu, konunun siyaset üstü ele alınması gerektiğini ifade ederek "Bu sorun Türkiye’nin ortak sorunudur. Neden Türkiye iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü? İnsan hayatı sıcak siyasetin kavga alanı değil." diye konuştu
(
2.A?<?=A7>49><:A1?3>=A1:=:'0>;=$&
MVOUQWNVBVSVRP=W@VSPFMVWJVFVMP=WTFWKVDSPDPW?U
AG?UQSTDT2WNHQISIWLH;SVQLPWOGBUQSUOTC
)>RGFMUJUW4GRN35F=W,VN35F=W-5+*WNHQ7UOURVKJHQSVRP
TSUW4GRNW4VET;SURW:TRSTDTW44:W?UW4GRNW6G9UQOTKSURT
?UW6TMVRSVRWOVSVRPW:TRSTDTW466:WJ>QULT<TSURT
NVLPSOPCW5FWJVFVMPQPWTSATSUQOTRUQWLUMUSWNHQISVROVW>BUS3
STNSUWJURWVSLPQOVW@VSPFVQWTF@TSURTQWKHRIQSVRPWTSUWTSATSTW?U
QVKPSW@>BGSMUKTWAURUNLTDTWTSUWTSATSTW@HNW>QUMSTWETR
LH;SVQLPWJV;LPNSVRPQPWNVJOUOUQW*UMVSW*PSP@OVRHDSI=WEUS3
STWNHQISVROVWA>RGFWETRSTDTWKVDSVOPNSVRPQPWK>JSUOTC
8+TJVKULUQWETSUW7VRNSPWOGFGQUQWNIRIMSVRWUDURWEUSST
NHQISVROVWA>RGFWETRSTDTWHSIFLIRIJHRSVRKVWETBWEIQI
>QUMKTJHRIBC8WOTJUQW*PSP@OVRHDSI=WKUQOTNVSVFMVQPQ
>QUMTQUWOUDTQOTCW#,0WSTOURT=W86VOUQWTFJURSURTQOUWUDUR
KUQOTNVW?VRKVWNVBVWHRVQPWJGBOUWCW:TRWMVOUQWTFWJURTQOU
KUQOTNVWJHNKVWNVBVWHRVQPWJGBOUW!CW:IWRVNVMSVR
>RAGLSUQMUQTQWTFWNVBVSVRPQPWQVKPSWUQAUSSUOTDTQTWETBU
A>KLURTJHRC8WOUOTCWW#,0WHSVRVNWLVRV7SVRSVW?VRPSVQWMILV3
EVNVLWMVOOUSURTQTWETRWNVQIQWLUNST7TW9VSTQUWAULTRU<UNSURT3
QTWT7VOUWUOUQW*PSP@OVRHDSI=W9URNUKUWKHRIMSISIN
OGFLGDGQGWK>JSUOTCW#,0WSTOURT=W8:IWKHRIQW4GRNTJU2QTQ
HRLVNWKHRIQIOIRCWUOUQW4GRNTJUWTFWNVBVSVRPQOVW(?RI;V
ETRTQ<TKT=WOGQJVWG@GQ<GKGW:IQOVQW9U;TMTBTQWILVQ@
OIJMVKPWAURUNTJHRCW5QKVQW9VJVLPWKP<VNWKTJVKULTQWNV?AV
VSVQPWOUDTSCW:GLGQWKTJVKTW;VRLTSURTQWKHRIMSISIDIW?VROPRC8
OTJURUNW#,0WHSVRVNWNUQOTSURTQTQWKHRIMSISINSVRPQWJUR3
TQUWAULTROTNSURTQTWNVJOULLTCWW4GRNTJU2QTQWJUQTWV<PSVR
JVFVMVMVKPWAURUNLTDTQTW?IRAISVJVQW*PSP@OVRHDSI=
MUKSUNW?UWKT?TSWLH;SIMW>RAGLSURTJSUWJV;LPNSVRPWLH;SVQLPOV
A>RGFWETRSTDTWKVDSVOPNSVRPWNHQISVRPWFIWFUNTSOUWKPRVSVOP1
86VOUQW5FJURSURTQOUW4VFURHQW+TKLUMTW*VSOPRPSMVSP1
%DURWEIQIWAUR@UNSUFLTRUETSTRKUNW@HNW>QUMSTWETRWVOPMP
VLMPFWHSV<VDPBCW6VOUQWTFJURSURTQOUWR>OH?VQKWKTKLUMT
NVSOPRPSMVSP1W4VFURHQFMVJSVWR>OH?VQKWKTKLUMTWVLWEVFP
ATOTJHRCWW5FJURSURTQOUWKUQOTNVSVFMVQPQW>QGWV@PSMVSP1
6VOUQWTFJURSURTQOUWUDURWKUQOTNVW?VRKVWNVBVWHRVQP
JGBOUWCW:TRWMVOUQWTFWJURTQOUWKUQOTNVWJHNKVWNVBV
HRVQPWJGBOUW!CW:IWRVNVMSVRW>RAGLSUQMUQTQWTF
NVBVSVRPQPWQVKPSWUQAUSSUOTDTQTWETBUWA>KLURTJHRCW5F@TSUR
>RAGLSUQKTQ=W9VNSVRPQPWVRVKPQCWSIKSVRVRVKPWKLVQOVRL
4GRNTJU2JUWAUSMUST1W'W+VJPSPWSIKSVRVRVKPWVSPFMV
RAGLG2QGQWK>BSUFMUKTW4GRNTJU2OUWOUWNVEISWUOTSMUSTC
0VRSVMUQLH2JVWAUSMUSTW?UWHJWETRSTDTJSUW0VRSVMUQLH.OVQ
AU@MUSTCW:VNPQ=WHJWETRSTDTJSUWOTJHRIMCWW,V?BV
MVOUQ<TSTDTWKTKLUMTQUWAU@TSMUST1W,URWETRWJUROUWH<VN
OUDTS=WETRW9V?BVWUKVKWVSPQMVSP=WRTKNSURWHQVWA>RU
KV;LVQMVSPW?UWHQVWA>RUWAURUNUQWJV;PSMVSPCW"URVSLP
MVOUQWTFSULMUSURTQOUWOUQULTMWEVDPMKPBWHRAVQSVR
LVRV7PQOVQWJV;PSMVSP1WTMOTWOUQULTMTWTF?URUQUWEVDSP
MVOUQWMG9UQOTKTWJV;PJHRCW(JSPDPQPWOVWTF?URUQOUQ
VSPJHRCW:IWHSMVBCW-UQULTMTQWKVDSPNSPWHSMVKPWT@TQWOUQU3
LTMTQWEVDPMKPBWHSMVKPWSVBPMCW:IQIQWJVQPQOVWOU?SUL
OUQULTMTQTQWOUWULNTQWHSMVKPWAURUNTJHRCWW
"URVSLPQOVW@VSPFVQSVRWT@TQWJVFVMWHOVSVRP1W"URVSLPQOV
@VSPFVQSVRWT@TQWJVFVMWHOVSVRPWMILSVNVWAURUNTJHRC
6VOUQW5FSURTW)UQUSW6GOGRSGDG2QUWLVFRVW>RAGLG1W6VOUQ
5FSURTW)UQUSW6GOGRSGDG=WLVFRVW>RAGLGWHSMVJVQWETRWAUQUS
MGOGRSGNCW6ILSVNVWEIQIQWLVFRVW>RAGLGQGQ
HSIFLIRISMVKPWSVBPMCW4VFRVW>RAGLGWHSV<VNWNTW9UR9VQAT
ETRWJUROUWNVBVWHSOIDIQOVW6VOUQW5FSURTW)UQUS
6GOGRSGDGWOUR9VSWOU?RUJUWATRU<UN=WNRTBWMVKVKP
HSIFLIRISV<VNW?UWKHRIQWHRVOVW@>BGSU<UNCWW6VOUQ
H<VNSVRPQOVWUDTLTMWMILSVNVWHSMVSP1W6VOUQWH<VNSVRPQOV
MILSVNVWUDTLTMWHSMVSPCW5F@TWEIWMVOUQWH<VNSVRPQOV
UDTLTSMUST=WHQOVQWKHQRVWJURWVSLPQVWTQOTRTSMUSTC
4GRNTJU2OUWJURWVSLPQVWTQU<UNWMVOUQWTF@TKTQTQWUDTLTM
KGRUKTW$WAGQWTNUQWEIWRVNVMW(SMVQJV2OVW$WVJCW+HMV2OV
>SUQW$&WTF@TQTQWHWAGQWUDTLTMOUWHSMVKPWAURUNTJHROIC
5F@TWKVDSPDPW?UWTFWAG?UQSTDTWNHQKUJTWHSMVSP1WBURNWETR
TF@TWKVDSPDPW?UWTFWAG?UQSTDTWNHQKUJTWHSMVSPCW+TJVKTWHLHRTL3
UOUQWEVDPMKPBWHSMVSPCW5F@TWKVDSPDPW?UWTFWAG?UQSTDTQT
KGRUNSTWTBSUJUETSMUSTC8WW#,0W)UQUSW:VFNVQWJVROPM<PSVRP
6U9MULW:UNVRHDSIW?UW"VNI;W(NNVJVWTSUW#,0W)RI;
:VFNVQ?UNTSTW6U9MULW(NT7W,VMBV@UETWOUWLH;SVQLPJV
NVLPSVQWTKTMSURWVRVKPQOVWJURWVSOPCW-(*25/+
&"&#%!#% !" %
&#&!#&%&#$
;3><A?A%$A*4=?;@A7>9><:AUJKUSW%RHDSI=WMG/OUSURSUWAUSOTDTQTWEUSTRLURUN=W8:I
MG/OUSURW@HNWEGJGNWMG/OUW$= &WMTSJHQW4.STNWMG/OUWTSUWAUSOTMCW:IW;VRVSVRW@HNWTKV3
EULSTWJURSURUWATLLT=WETBWOUWEIQOVQW@HNWMUMQIQIBC8WOUOTCWRMVQW?UW+IW5FSURTW:VNVQPWUJ3
KUSW%RHDSI=WVQNPRP.JVWJV;LPDPWBTJVRULLUW?VLVQOVFSVRVWMG/OUSURW?UROTCW+USV9VLLTQW5QVS
)GBUSW+VQVLSVRWTKUKT.QOUWNHQIFVQW:VNVQW%RHDSI=W8'W(DIKLHKW!&'$WLVRT9TQOU
VQNPRP.JVW'WMTSJHQW4.STNW! W;RH/UWK>BGW?UROTNCW:IWKU7URWAUSTRNUQWJTQUWMG/OUSURSU
AUSOTMWVMVWEIWMG/OUSURW@HNWEGJGNWMG/OU=W$= &WMTSJHQW4.STNWMG/OUWTSUWAUSOTMCW:I
;VRVSVRW@HNWTKVEULSTWJURSURUWATLLT=WETBWOUWEIQOVQW@HNWMUMQIQIBC8WOTJURUN=WVQNPRP.OV
JV;PSV<VNWHSVQW;RH/USURTQWMG/OUSURTQTW?UROTCWW:VNVQW%RHDSI=WJV;PSV<VNW;RH/USURTQWMGLV93
9TLSURTWTSUWLVV99GLWK>BSUFMUKTWTMBVSVRNUQ=WURNUQWETLTRMUSURTWT@TQWOUW;VBVRSPNWJV;LPC
%RHDSI=WOV9VWKHQRVW?VSTSTNW?UWEUSUOTJUWBTJVRULSURTQTWAUR@UNSUFLTROTCW-(*25/+
#%!$"&&%" !" %&
"&%"&$&%"$!$"&%
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı
Abdulhamit Gül, İsrail askerlerinin
Mescid-i Aksa baskınına ilişkin, "Bu
vahşice saldırıyla Kudüs'ün binlerce yıllık geleneksel barış şehri
olma özelliğine de bir suikastte
bulunulmuştur" dedi
Gül, AK Parti İl Başkanlığında düzenlediği
basın toplantısında, dünyayı özellikle İslam
alemini ve Müslüman olmaktan ziyade
kalbinde insanlık besleyen herkesi üzen
Mescid-i Aksa'daki gelişmenin herkes
tarafından görüldüğünü söyledi. İsrail
askerinin, 1967'den bu yana uzun yıllar sonra
Mescid-i Aksa'ya tekrar postallarıyla girerek
Müslümanların kutsalına, dolayısıyla insanlık
değerlerine bir saldırıda daha bulunduğunu ifade eden Gül, İsrail'in, anlayışını Mavi Marmara'da da 10 Türk vatandaşını şehit ederek
gösterdiğini hatırlattı. Gül, İsrail'in iki gün
önce uluslararası mahkemede terör suçlusu
ilan edildiğine değinerek, sözlerini söyle
sürdürdü: "Bu vahşice saldırıyla Kudüs'ün
binlerce yıllık geleneksel barış şehri olma
özelliğine de bir suikastte bulunulmuştur.
Kudüs, bütün dinlerin, inançların barış
içerisinde bir arada yaşaması gereken bir
şehirdir. Osmanlı, yüzyıllarca Hristiyanların
da Yahudilerin de Müslümanların da barış
içerisinde bir arada yaşadığı bir şehir inşa
etmiştir, korumuştur ama bugün maalesef İsrail, politikaları ve Ortadoğu'da bu tür
adımlarıyla yine çıban başı olmaya devam
ediyor. Mihrabın tahrip edilmesi, Kur'an-ı Kerimlerin yerlere atılarak çiğnenmesi asla kabul
edilebilir bir durum değildir." İsrail'in bu
vahşetini bir kez daha lanetlediklerini anlatan
Gül, Mescid-i Aksa'nın İslam dinindeki önemine dikkati çekti. Gül, şunları kaydetti:"Orası,
Müslümanların ilk kıblesi ve Peygamber Efendimizin Miraç'a yükseldiği yerdir. Burada
İslam düşmanlığı yaparak, insanlığın ortak
değerleri olan din özgürlüğüne, kutsallara
saldırıda bulunmak, insanlıkla asla
bağdaşmaz. Bütün dünyanın gözü önünde
gerçekleşen bu olayda, umarım ki İsrail,
bütün dünyadaki vicdan sahibi kamuoyunun,
uluslararası toplumdan gereken tepkiyi
görür. Dün Sayın Başbakanımız da bu
saldırıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Orada
çok aşırı Yahudilerle İsrail askerlerinin girerek mabedi tahrip etmeleri kabul edilebilir
bir şey değil. Burada temel felsefe, hangi
ırka, inanca sahip olursa olsun, herkesin
özgürce kutsallarını, ibadetlerini yapabilmesi
lazım ama maalesef İsrail, terör devletini ve
İslam aleyhtarlığını sürdürüyor."
- Yargıya güven olgusu
Gül, yargı ve iç güvenlikle ilgili çok önemli
reform ve düzenlemeler yapıldığını belirterek,
son olaylarla kamu düzenini suistimal ederek
tahribata uğratmak isteyenlere yönelik ihtiyaç duyulan tedbirlerin ve ötekinin
demokratik özgürlüğünü, alanlarını engelleyen eylemleri ortadan kaldırmaya dönük
bir yasa çalışması bulunduğunu dile getirdi.
Bu yasa çalışmasının, Yargıtayda,
Danıştayda daire, üye sayıları artırılarak daha
hızlı, etkin bir yargı sistemine ulaşmak için
önemli bir adım olacağına inandıklarını aktaran Gül, "Türkiye'de maalesef yargıya
güven önceleri 60-70'lerdeyken şu anda
yüzde 20'lerin altına düşmüştür. Bu, başta
yargı camiasını ve bütün milletimizi üzen bir
durumdur. Umarız bu tür yasal çalışmalarla
hakimlerimizin, savcılarımızın da bu anlamda
uygulamalarıyla Türkiye'de yargı hak ettiği yeri bulur" ifadesini kullandı. Türkiye'de, 3
Kasım 2002'de bir "Anadolu ihtilali"
yaşandığını dile getiren Gül, iktidarlarının
12'nci yılını tamamladıklarını belirtti. Gül, 2015 seçimlerinin
yaklaştığına işaret ederek,
şöyle konuştu: "2015'in
haziran ayında,
Türkiye'nin yine
muhalefeti bile olmayan bir seçime
giriyoruz. Bu tabii Türk
demokrasisi açısından
çok üzücü bir tablo ama görünen anketler,
kamuoyu desteği de
görüyor ki yüzde 50'nin
üzerinde anayasayı
değiştirecek bir çoğunlukta
inşallah AK Parti, milletin
desteğiyle rehavete de kapılmadan bu
seçimlerden başarıyla çıkacak. CHP'nin hali
ortada. İşte bir ara cumhurbaşkanlığı için bile
ismi geçen Emine Ülker Tarhan
hanımefendinin istifasıyla ortaya koyduğu itirazlar, aslında milletimizin, sokakta herkesin
CHP ile ilgili yaptığı itirazlar. Bu da gösteriyor
ki CHP, bırakın iktidar olmayı muhalefet
olmayı bile beceremeyen parti. Muhalefet
olmayı beceremeyen bir partinin, seçmenlerine, tabanına verebileceği hiçbir şeyin
olmayacağı aşikardır. Tabanına, Dersim
meselesinden dolayı sırtında o kamburla
siyaset yapan CHP'nin zaten başarılı olması
$#$$#&$!&
# #% $#$
&!&$#$
)?86@ @&A8:IRVOVWOVWNPRPNWNV7VSVRPQWEIW9VOTKUJT
OUW<VMTVMPBSV=W;VRLTMTBSUWJVWOVW;VRLTMTBTQWA>QGS
EVDPWT@URTKTQOUWHSOIDIWEVBPWNIRISIFSVRSV
TSTFNTSUQOTRMUW@VEVSVRPQPWA>RMUNLUJTBCW:IQI
NPQPJHRIMCW:IQIQWVS@VNSPN=WVOTSTNW?UWFURU7KTBSTN
HSOIDIQIWEIRVOVQWT7VOUWUOTJHRIMC8WOUOTCW::0
)UQUSW:VFNVQPW6IKLV7VW-UKLT<T=W)G?UQ;VRN2LVWTF
NVBVSVRPW?UWTSATSTWEVKPQWV@PNSVMVKPWJV;LPCW6VOUQ
TF@TSURTQTQWOUW9VBPRWEISIQOIDIWLH;SVQLPOVW-UKLT<T=
,-02JUWJV;PSVQWKVSOPRPQPQW::0WTSU
TSTFNTSUQOTRTSMUKTQUWKURLW@PNLPCW-UKLT<T=W8TOOULWNTM3
OUQWAUSTRKUWAUSKTQW?UWNTMUWNVRFPWJV;PSPRKVWJV;PSKPQ
EIQVWNVRFPWHSOIDIMIBIWQULWETRWFUNTSOUWT7VOUWULMUN
TKLTJHRIMCW:IRVOVWOVWNPRPNWNV7VSVRPQWEIW9VOTKUJTWOU
<VMTVMPBSV=W;VRLTMTBSUWJVWOVW;VRLTMTBTQWA>QGSWEVDP
T@URTKTQOUWHSOIDIWEVBPWNIRISIFSVRSVWTSTFNTSUQOTRMU
@VEVSVRPQPWA>RMUNLUJTBCW:IQIWNPQPJHRIMCW:IQIQ
VS@VNSPN=WVOTSTNW?UWFURU7KTBSTNWHSOIDIQIWEIRVOVQWT3
7VOUWUOTJHRIMC8WOTJUWNHQIFLICW..:IWVOTSTDT
JV;VQSVRPWIJVRPJHRIM..WOTJUWOU?VMWUOUQW-UKLT<T=
8::0WEIWGSNUQTQWETRSTDT=WEURVEURSTDTWT@TQWJHSVW@PNLPC
0**W?UWHQIQWKTJVKTWIBVQLPSVRPWRGBAVRWUNLTNSURTQOU
7PRLPQVWET@U<UNSURTQTWETSKUSURWOUWFTOOULUWOU?VM
ULMTFWHSKVSVRWOVWETBWVKSVW;RH?HNVKJHQSVRV
AUSMUJU<UDTBCW:IWNPRPNWNV7VSVRW'!W%JSGSW>Q<UKT
9UBUJVQSVRPQPWEIRVOVWOVWKGROGRMUNLUOTRSURC8WT3
7VOUSURTQTWNISSVQOPCW &WMTSJHQOVQW7VBSVWTQKVQPQ
V@SPNW?UWJHNKISSINWKPQPRPWVSLPQOVWJVFVOPDPQPWEUSTRLUQ
-UKLT<T=WK>BSURTQUWF>JSUWOU?VMWULLT1W85FLUWE>JSUWETR
HRLVMOVWMVVSUKU7WTF@TWNVROUFSURTMTBW>SGMSUWTF
VRVKPQOV=W>SGMSUWJVFVMWVRVKPQOVWETRWLUR<T9U
BHRSVQMVNLVOPRSVRCW"VQTWJVW@VSPFPSV<VNW>SGMGWA>BU
VSVRVNW@HSIDIQIQW@H<IDIQIQWRPBNPQPWLUMTQWUOU<UN
JVWOVWTFKTBWNVSV<VNCW"VQTWV@SPNSVWTFWVRVKPQOVWETRWLUR3
<T9UWBHRSVQMVNLVOPRSVRCWRNGLG<GWRVNVMSVRSVWNVRFP
NVRFPJVJPBCW+HQWTNTWJPSOVW(*0WTNLTOVRPWJ>QULTMTQOU
9VJVLPQPWNVJEUOUQWTF@TWKVJPKPW' WETQUWJVNSVFMPFLPRC
UKMTWRVNVMSVRW'WETQW &&2GWA>KLURMUNLUOTRC8
#1*A15515/A
#%%#A1//)5
-UKLT<T=W5KLVQEIS2OVWEVLVQWLUNQUJSUWTSATSTWTKU
FIQSVRPWK>JSUOT1W85KLVQEIS2IQWA>EUDTQOUWETR
NV@VN@PWLUNQUKTWEVLLPW?UWHQSVR<VWTQKVQW9VJVLPQP
NVJEULLTCWWLUNQUWEVLMVOP=WEVLPRPSOPCW5QKVQSVRPQ
9UMW;VRVSVRPQPWVSPJHRSVRW9UMW<VQSVRPQPWVSPJHRSVRC
(MVWMVVSUKU7W4GRNTJUWNV@VN@PSVRPQWGKKGW?UWJ3
HSIWNHQIMIQOVCW:IQVWMGKVVOUWUOUQSURWOUWH
LUNQUJTWEVLPRVQSVRWEIQIQW?UEVSTQTW?U
KHRIMSISIDIQIWLVFPJHRSVRC8W6VOUQWNVBVSVRP
KHQI<IW?VVLSURW?URTSOTDTQTQWVSLPQPW@TBUQW-UKLT<T=
FIQSVRPWK>JSUOT1W85F@TWNVROUFSURTMTBOUQWJVFVM
HOVSVRPWUKTRAUQTRNUQ=W6U<STK.LUWTNLTOVRW;VRLT3
SURTQTQWHJSVRPJSVWRUOOUOTSTRNUQ=W'!WETQWJVFVM
HOVKPWMVSTJULTQUWNUQOTSURTQUW'WNVLRTSJHQW$&&WLRT3
SJHQVWKVRVJWJV;LPROPSVRC8W6VOUQWH<VNSVRPQPQ
JVQOVFSVRVW;UFNUFW@UNTSOTDTQTWK>JSUJUQW-UKLT<T=
8>OH?VQKWKTKLUMTWOTJUWETRWKTKLUMWAULTRTSMTF=
OUQTJHRWNTWQUWNVOVRWN>MGRW@PNVRPRKVQW9U;KTQT
FIW7TJVLLVQWVSV<VDPMC2WWBVMVQWH<VNWTFSULMU<TKT
STJVNVLKPBCW-UQULTMSURWVSWAGSGMW?URWAGSGM=WVS
LVNNUW?URWNGSV92=W7HLHDRV7SVRPWJVQKPOPWEVKPQVC
(JQPWKH7RVOVSVR=WVJQPWUDSUQ<UOUSUR=WE>JSUWOUQU3
LTMWMTWHSIR8WOUOTCW
-(*25/+
mümkün değil." MHP ve HDP'nin de umut
vermediğini, AK Parti'nin kendisiyle
yarıştığını ifade eden Gül, bunların hiçbirinin
rehavete düşmelerine yol açmadığını, yeni
anayasayla Türkiye'nin daha demokratik bir
ortama kavuşacağını söyledi. Gül, Başbakan
Ahmet Davutoğlu'nun yarın Bursa'da
katılacağı programlara ilişkin hazırlıkların
tamamlandığı ve 720 milyon liralık yatırımların
açılışlarının yapılacağı bilgisini verdi.
Davutoğlu'nun yanı sıra programa adeta "mini Bakanlar Kurulu" sayılabilecek şekilde
yoğun bir bakan katılımının da olacağını
bildiren Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bursa'da ayrıca AK Parti'li 18 büyükşehir
belediye başkanımızın katılımıyla Büyükşehir
Belediye Başkanları Toplantısı'nı
gerçekleştiriyoruz. Bunun birincisini Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile 8
Mayıs'ta Ankara'da
gerçekleştirmiştik, 30 Mart'tan sonra. İkinci
Büyükşehir Belediye
Başkanları İstişare ve
Değerlendirme
Toplantısı'nı da kadim
şehrimiz Bursamızda
gerçekleştireceğiz. Bunu da
özellikle Sayın Başbakanımız
Ahmet Davutoğlu, Bursa'da yapma konusunda talimat verdiler."
Abdulhamit Gül, programa
Davutoğlu'nun yanı sıra Başbakan
Yardımcıları Bülent Arınç ve Ali Babacan,
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı
Efkan Ala, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris
Güllüce, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel
Eroğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin
Canikli'nin katılacağını anlattı. Davutoğlu ve
bakanların daha sonra Bursa Sanayi ve
Ticaret Odasının düzenlediği "Ekonomiye
Değer Katanlar 2014 Ödül Töreni"ne
katılacağını ifade eden Gül, Merinos Atatürk
Kongre ve Kültür Merkezindeki bu toplantılara
Bursalıları davet ettiğini sözlerine ekledi. (AA)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
Sabit
İNCE
sabitince1@hotmail.com
DÜNYA
Cahile baştan
Kör gelir dünya
Görse yavaştan
Nur gelir dünya
Zengindir diye
Geniştir beye
Fakire niye
Dar gelir dünya
Ölen ölüye
Kalan veliye
Aklı deliye
Bir gelir dünya
Ruhundur giden
Yok, olur beden
Kabre girmeden
Sır gelir dünya
Rasim sus sana
Bak dört bir yana
Sanma tek sana
Zor gelir dünya
Rasim KÖROĞLU
Ege Bölgesi Sanayi Odası
Başkanı Ender Yorgancılar,
Başbakan Ahmet Davutoğlu
tarafından açıklanan 25 alanda
reform programı ve 9 alt
boyutunu içeren eylem
planına tam destek verdi
Kırtasiye ürünleri
BELEDİYEDEN
B
ayraklı Belediyesi Sosyal Yardım İşleri
Müdürlüğü okulların açılmasıyla birlikte bin ilköğretim ve lise öğrencisine
kırtasiye yardımı yapmaya başladı. Yetkililer,
başvuruların devam ettiğini, ihtiyaç sahibi
öğrencilerin semt merkezleri ve belediye
hizmet binalarına müracaat etmesini istedi.
Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ,
“Geleneksel hale getirdiğimiz bu yardımları
her yıl artırıyoruz. Daha çok çocuğumuza ulaşmak için çalışıyoruz” dedi. Bayraklı Belediyesi’nin eğitime verdiği destek artarak devam
ediyor. Dar gelirli bin 400 ailenin başarılı
çocuklarına burs veren, Gençlik Eğitim
Merkezi’nde ücretsiz kurslarını sürdüren ve
büyük başarıların altına imza atan Bayraklı
Belediyesi şimdi de 700’ü ilköğretim, 300’ü
lise öğrencisi olmak üzere toplam bin öğrenciye kırtasiye yardımı yapmak için kolları sıvadı. İhtiyaç sahibi ilköğretim öğrencilerine
için kuruboya, suluboya, pastel boya, silgi,
defterler, kalemler, çizim seti, kalemlik lise
öğrencilerine ise harita metot defterler, çizim
seti, kalemlik, kalemtıraş, silgi ve kalem çeşitlerinin bulunduğu çantalar hediye edilmeye
devam ediyor.
BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR
Bir ay önce başlayan başvurular bin
öğrenci kontenjanı dolana kadar devam edecek. Öğrenciler yanlarında getirdikleri aile sicil
beyannamesi, öğrenci belgesi ve kimlik fotokopisi ile Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ve
semt merkezi aracılığıyla başvuruda bulunabilirler. Vatandaşlar 371 71 85 iletişim numarasından konuyla ilgili bilgi alabilecek.
SAYI GİDEREK ARTIYOR
Bayraklı’da ücretsiz kurs ve karşılıksız
burs yardımları sayesinde ihtiyaç sahibi birçok
öğrenciye ulaştıklarını dile getiren Bayraklı
Belediye Başkanı Hasan Karabağ, “Eğitime
yapılan yardım geleceğe yapılmış bir
yatırımdır. Geleneksel hale getirdiğimiz bu
yardımları her yıl sayıları katlanarak artıyor.
1400 başarılı öğrencimize burs veriyoruz.
Daha çok çocuğumuza ulaşmak için çaba harcıyoruz. Ücretsiz kırtasiye yardımıyla da
ailelerimizin bütçesini bir nebze olsun rahatlatmış oluyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)
ZZTK'dan tanıtıma tam gaz
Her hafta sonu farklı bir zeytinci
yörede düzenlenen hasat şenlikleriyle yeni sezona hazırlanan
Zeytincilik sektörü, var yılı olarak
tanımlanan 2014/15 sezonunda
190 bin ton zeytinyağı ve 438 bin
ton sofralık zeytin rekoltesini
katma değere dönüştürmek için
tanıtım çalışmalarını kesintisiz
sürdürüyor. Türk zeytin ve
zeytinyağının ağırlıklı olarak
yurtdışında tanıtımı için tanıtım
çalışmaları yürüten, Zeytin ve
Zeytinyağı Tanıtım Komitesi de
yeni sezonun başlamasıyla birlikte iç piyasa tanıtımlarına ağırlık
verdi. İç piyasadaki tanıtım çalışmalarına ilk olarak, 17-19 Ekim
2014 tarihlerinde Aydın’da
düzenlenen ve bir karnaval
havasında gerçekleşen Zeytin
Hasat Şenliği ile başlayan ZZTK,
Aydın’da açtığı info stantta zeytin
ve zeytinyağı tadımı yaptırdı. Söz
konusu etkinlikte ayrıca çocuklara yönelik tanıtım etkinlikleri ve
yarışmalar düzenlenmiş,
ZZTK’nın hazırlattığı
zeytinyağının faydalarını anlatan
broşürler ile farklı promosyon
malzemeleri dağıtılmıştır. 24-26
Ekim 2014 tarihleri arasında
Türkiye’nin sofralık zeytin
başkenti Akhisar’da düzenlenen
6. Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’nde tanıtım faaliyetlerini
sürdüren ZZTK, Akhisar’da 100
gramlık ambalajlarda hazırlanan
sofralık zeytinleri ve 50ml ambalajlarda zeytinyağı tüketicilere
dağıttı. Bu yıl 31 Ekim – 02
Kasım 2014 tarihleri arasında, 10.
Kez düzenlenen ve uluslararası
kimlik kazanan Ayvalık Zeytin
Hasat Günleri’nde de stant açarak
zeytin ve zeytinyağı tadımı yaptıran ZZTK, aynı zamanda katalog dağıtımı gerçekleştirdi. Zeytin
ve zeytinyağı sezonunun başlamasıyla birlikte ZZTK’nın
817
Kasım
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
SONDAKiKA GAZETESİ >>
gerçekleştirdiği son tanıtım etkinliği, Gaziantep’te bu yıl 2. Kez
düzenlenen TÜMSİAD
Sanayi&Ticaret Fuarı ve Ortadoğu İş Zirvesi’nde TÜMSİAD’ın standında dağıtılmak üzere
sofralık zeytin ve zeytinyağı
tedarik etmesi oldu.
Tanıtım Aralık ayında
Anadolu’ya yayılacak
Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım
Komitesinin iç tüketimi arttırmak
için önemli bir misyon
üstlendiğini ve başarılı olduğunu
belirten Tanıtım Komitesi
Başkanı M. Kadri Gündeş,
“2007’de Tanıtım Komitemizin
kurulduğu yıllarda Türkiye’de
kişi başı zeytinyağı tüketimi 900
gr. seviyesindeyken, 7 yılın sonunda kişi başı tüketimimiz 2 kg.
seviyelerine ulaştı. 2023 yılında
kişi başı zeytinyağı tüketim hedefimiz 5 kg. 2023 yılında 750 bin
ton zeytinyağı rekoltesi ile dünya
ikinciliğini hedefliyoruz. Bu
rekoltenin gerçekleşmesi için
Zeytincilik Araştırma İstasyonu’nun verilerine göre ülkemizde bulunan 80 milyon delice zeytin
ağaçlarının ıslahı ile ilgili olarak
devlet desteklerinin verilmesi
halinde kısa süre içerisinde İspanya’nın sahip olduğu ağaç varlığına ulaşacağımızı düşünüyoruz.
Önümüzdeki yıllarda ciddi
oranda artması beklenen
rekoltenin katma değere
dönüşmesi için güçlü bir iç tüketime ihtiyaç var. O nedenle ihracat için çalışma yürütürken, iç
tüketimi arttırmak için de tanıtım
çalışmalarımızı arttırarak sürdüreceğiz” diye konuştu.
Uluslararası Zeytin Konseyi’nden
aldıkları hibe desteğiyle Aralık
ayı içerisinde Kayseri, Diyarbakır, Trabzon ve Erzurum’da
“Zeytinyağı: Sağlıklı ve Lezzetli4” isimli tanıtım etkinliği ya-
pacaklarını anlatan Gündeş şöyle
devam etti: “Türkiye’de
zeytinyağı tüketiminin düşük
düzeyde olduğu yörelerde tanıtım
çalışmalarına ağırlık vereceğiz.
Bu sayede kişi başı 5 kg. tüketim
hedefine ulaşabiliriz.”
Dış piyasada gerçekleştirilen
tanıtım etkinlikleri
İç piyasa tanıtım çalışmalarını
sürdürürken ihracatı arttırmak için
dış piyasa tanıtımlarını da kesintisiz sürdürdüklerini kaydeden
Gündeş, Romanya’da içerisinde
bulunduğumuz günlerde başlayan
ve bir hafta boyunca sürecek olan
Romanya Ticaret Odası’nın organizasyonu ile gerçekleştirilmekte
olan Türk zeytin ve zeytinyağı
tanıtım etkinliklerine Komite
olarak sofralık zeytin/zeytinyağı,
görseller, promosyon malzemeleri
gönderildiğini kaydeden Gündeş
şöyle devam etti: “Bu etkinlikler
ile ülkemizde üretilen zeytin ve
zeytinyağının kalite olarak rakip
ülkeler ile eşdeğer olduğunu vurgulayacağız” Ayrıca 12-14
Kasım 2014 tarihlerinde Çin’de
FHC 2014 Fuarı’na, 16-18 Kasım
2014 tarihleri arasında ise ABD’de gerçekleştirilecek olan
PLMA Chicago 2014 Fuarı’nda
Türk zeytin ve zeytinyağının
tanıtımı için info stand ile katılım
gerçekleştireceklerini sözlerine
ekledi. (HABER MERKEZİ)
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı Ender Yorgancılar, Başbakan Ahmet
Davutoğlu tarafından açıklanan 25 alanda reform programı ve 9 alt boyutunu içeren eylem
planını ‘altına tüm sanayicilerin imza atacağı’
bir program olarak gördüklerini açıkladı.
Gündemin yeniden ekonomiye yönelmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Yorgancılar, “Tespitler, öncelikler ve
hedefleri açısından oldukça iyi ve iyiniyetli
bir program. İlk 9 reform başlığı altında açıklanan eylemlerin altına tüm sanayicilerin imza
atacağını düşünüyorum. Türkiye'nin yeni bir
başarı hikayesine ihtiyacı vardı” diye konuştu.
Yorgancılar, yaptığı değerlendirmede programın Türkiye'nin üretim ve tüketim deseninin uyuşmazlığı ve bunun getirdiği ithalata
bağımlılık, cari açık, sıcak paraya bağımlılık,
teknoloji üretememe, yüksek enflasyon, emek
arz ve talebinin nitelik açısından uyumsuzluğu, tarım sektöründe düşük verimlilik, finans kesimi lehine makro ekonomik iklim gibi
yapısal sorunlarının geldiği düzey itibariyle
sürdürülebilir yüksek büyüme hızlarını
yakalamasının mümkün olmadığı bir
dönemde açıklanmasının önemine dikkat
çekti. Gelinen noktada küresel koşullar ve
konjonktürdeki zorluklar da dikkate
alındığında Türkiye'deki birikmiş sorunların
ancak yeni ve iddialı bir program ile aşılabile-
güzellikleri hayran bıraktı
Menderes Belediyesi Eğitim Kültür Gençlik ve Spor
Kulübü’nün düzenlediği doğa yürüyüşleri devam ediyor
ceğini vurgulayan Yorgancılar, “Kuşkusuz
programın tüm boyutları açıklandığında
bütününü değerlendirmek daha anlamlı olacaktır. Ancak yüksek faiz, düşük kur
makasının her iki kenarının da on yıldır sürekli
kestiği sanayiciler ve reel kesim olarak artık
tüketim ve inşaatla değil de üretimle, reel sektörle, teknolojik gelişmeyle büyümeye odaklanılacak olması bizleri mutlu etmiştir” dedi.
Üretimde tam entegre olalım
Benzer önerileri yıllardır dile getirdiklerini
ifade eden Yorgancılar şunları söyledi, “Zamanlama doğru, açıklama ve eylemler eksik
kalmıştır. Sanayicilerle de istişare edilerek
programın içeriğinin çok iyi doldurulması,
nasıl sorusuna iyi cevaplar verilmesi ve bir an
evvel eyleme geçilmesi gerekmektedir.
Temennimiz tüketerek değil inovatif ürünler
üreterek büyüyen, dünya ile tüketim değil,
üretimle tam entegre olmuş bir Türkiye
yaratılmasıdır. Sanayiciler olarak bizlerin, bize
düşeni en iyi şekilde yapacağından kimse
şüphe duymasın." Yorgancılar, ayrıca sağlık
turizmi ve yerli kaynaklara dayalı enerji üretimi programlarının İzmir’in gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
(HABER MERKEZİ)
Binaların yüzde 45'i
depreme dayanıksız
M
enderes’in farklı bölgelerini
tanıma fırsatını sunan etkinliklere vatandaşlar da büyük
ilgi gösteriyor. Orman alanları ile
yeşilin bin bir rengini sunan
Menderes’te vatandaşlar Menderes
Belediyesi Eğitim Kültür Gençlik ve
Spor Kulübü’nün düzenlediği doğa
yürüyüşlerine büyük ilgi gösteriyor.
Her hafta sonu düzenlenen doğa
yürüyüşleri ile vatandaşlar ilçenin
saklı güzelliklerine yolculuk yapıyorlar. Menderes’in birbirinden farklı
yürüyüş parkurlarında devam eden
etkinliklerde renkli görüntüler
oluşuyor.
Malta Şelalesi’ni keşfettiler
Doğa yürüyüşleri kapsamında
Değirmendere Malta Şelalesi’ndeki
12 km’lik parkur önceki hafta sonu
geçildi. Menderes’in adeta saklı doğa
harikası olan Değirmendere Mahallesi’ndeki Malta Şelalesi için yola
çıkan yaklaşık 60 kişilik kafile, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetme
şansı yakaladı. Her yaştan doğaseverin katıldığı etkinliğe Menderes
Belediyesi Spor Kulübü eğitmenleri
rehberlik etti.
Özdere manzarasında yürüyüş
Geçtiğimiz hafta düzenlenen
Özdere parkuruna da ilgi büyük oldu.
İ
Riskli ülke
ilan ettik
Türkiye’nin su ürünleri ihracatını
arttırmak için dünya genelindeki
gıda fuarlarına katılarak Türk su
ürünlerinin tanıtımını yapan Su
Ürünleri Tanıtım Grubu’nun (STG)
son durağı Kazakistan’ın Almatı
kentinde 5-7 Kasım 2014 tarihlerinde bu yıl 17. kez düzenlenen
World Food Kazakhstan
Gıda Fuarı oldu
Y
aklaşık 240 firmanın katıldığı fuarda 7 Türk
firması vardı. Su Ürünleri sektörünü ise Su
Ürünleri Tanıtım Grubu’nun (STG) temsil
etti. STG standını Almatı Başkonsolosu Suphi Atan,
Ticaret Ateşeleri Derviş Ender Öztürk ve Osman
Elgün ziyaret etti. STG en yoğun katılım alan standlardan biri oldu. STG standında aşçı Sait Merdoloviç pişirdiği levrek, çipura ile füme alabalık
ikramları büyük beğeni topladı. Fuarda STG aktif
katılımcı ödülünü almaya hak kazandı, aynı zamanda STG’ye Almatı’nın sembolü elma hediye
52’sinin orta ve yüzde 45’inin zayıf/kötü
olduğu belirlenmiştir” dedi.
İzmir Deprem Stratejisi ve Eylem
Planı’nın (İDSEP – 2023) hazırlandığını
kaydeden Şahin, deprem master
planından hareketle İzmir Fayı üzerinden bir deprem senaryosu
hazırlandığını bildirdi. Senaryoda, 6,5 büyüklüğünde meydana
geleceği, etkisinin 9 şiddetinde
olacağının varsayıldığını anlatan Şahin, “Varsayımlara göre
kentin tamamında 306 bin 454
konutun ağır hasar görebileceği
veya yıkılacağı, 354 bin 472 konutun orta hasar, 444 bin 65 konutun
da hafif hasar görebileceği
düşünülmüştür. 2 milyon
48 bin 870 kişinin
açıkta kalabileceği
tahmin edilmektedir” diye
Güzel havayı değerlendiren doğaseverler 9 km’lik Özdere parkurunda
yürüyüş yaptı. Özdere’nin bir ucundan dağa doğru tırmanışa geçen yaklaşık 40 kişilik kafile tırmanışı nefis
Özdere manzarasında tamamladı.
Geçilen yollarda halkın ikram ettiği
mandalinaları da afiyetle yiyen doğaseverler, parkur inişinde Özdere
Balıkçı Barınağı’nda hem yeşilin
hem de mavinin tadını doyasıya
yaşadı.
Etkinlikler devam edecek
Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu, Menderes Belediyesi
Eğitim Kültür Gençlik ve Spor
Kulübü’nün Menderes’teki sivil
toplum örgütleri ve doğa dernekleriyle koordineli düzenlediği ücretsiz
doğa yürüyüşlerinin devamlı olacağını kaydederek, “ Doğa yürüyüşlerinde amacımız ilçemizin doğal
güzelliklerini bütün vatandaşlarımızın
keşfetmesini sağlamak. Yürüyüşlerde
hem sağlığımıza dikkat ederken, hem
de ilçemizi tanıma fırsatı yakalamış
oluyoruz. Türkiye’nin yüz ölçümü
bakımından en büyük ilçelerinden
biri olan Menderes yeşili, mavisi ve
tarihi ile tam bir doğa harikası. Bu
doğa harikası içinde görülecek birçok
alan mevcut. Biz de bu alanlara doğa
yürüyüşlerimizi gerçekleştirmeyi
sürdüreceğiz. Ücretsiz gerçekleşen
etkinliğimize sadece Menderesli
vatandaşlarımızı değil bütün
İzmirlileri davet ediyoruz “ diye
konuştu. (HABER MERKEZİ)
konuştu.
‘Yardım Eden Ülkeyiz’
AFAD Yönetimi Başkanlığı Deprem
Dairesi Mühendisi Kerem Kuterdem de, Türkiye’nin
afetlerde yardım alan değil,
yardım eden ülke konumunda olduğuna dikkat
çekerek, “Uluslararası
işbirliklerimiz var. Sadece
ülkemizde değil, uluslararası afetlere de müdahale ediyoruz. Destek
sağlıyoruz. 4 kıtada, 40
ülkede 1 milyon dolarlık
yardım sağladık” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Engelleri kaldıran işbirliği
Engelli yurttaşların yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik bir dizi örnek
uygulamaya imza atan Konak
Belediyesi, iki engelli yurttaşın daha
yüzünü güldürdü. Konak sınırları
içindeki ev ve işyerlerinden ambalaj
atıkları toplama işini yürüten geri
dönüşüm firması Özmüşler A.Ş’nin
katkılarıyla alınan iki akülü sandalye
Konak Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nce belirlenen ihtiyaç
sahibi iki engelli vatandaşa hediye
edildi.
YÜZLER GÜLDÜ
Konak Belediyesi’nin Basmane’deki hizmet binasında düzenlenen
törene Belediye Başkanı Sema
Pekdaş’ın yanı sıra Özmüşler A.Ş
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Özmüş, Genel Müdür Metin Türküsev ile Çevre Birimi Müdürü Tijen
Canişcioğlu katıldı. Akülü sandalyelerin biri 44 yaşındaki iki çocuk
Yeni hedefimiz Kazakistan
edildi.
Kazakistan, dolar bazında BDT ülkeleri içindeRusya hariç- en yüksek kişi başı GSYİH ve aylık
ücretlere sahip ülke olduğunu belirten ve
günümüzde Kazak ekonomisinin olumlu gidişatı ve
pazardaki gelişme paralelinde kalite ön plana çıkmaya başladığını vurgulayan Ege Su Ürünleri ve
Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, “Ekonomide
yaratılan katma değerin büyük bir bölümü petrol
sektöründen kaynaklanmaktadır. Petrol üretimi
ülkenin batısındaki Hazar Denizi’ne yakın bölgelerde yoğunlaşmıştır. Ağır sanayi sektörü ülkenin
kuzeyinde konumlanmış olup, bu bölgede nüfusun
çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır. Kazakistan
müteahhitlikte çok iyi olduğumuz bir ülke, bunu su
ürünleri ihracatına da yansıtmak istiyoruz” şeklinde
konuştu.
Kazakistan’a Yapılan Türkiye Geneli Su Ürünleri
İhracatı Geçen Yılın Aynı Dönemine Göre Yüzde
186 Arttı
Fuar süresince özellikle levrek, çipura ve alabalığa
ilginin olduğunu ifade eden Ege Su Ürünleri ve
Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, “Kazakistan pazarı,
Türk su ürünleri için yüksek bir potansiyel teşkil
ediyor. Geçen yıldan bu yana su ürünlerine olan ilginin ve bilinirliğin belirgin bir şekilde arttığını gözlemliyor, Kazakistan’a yapılan Türkiye geneli
ihracatta geçen yılın aynı dönemine göre (OcakEkim) yüzde 186’lık artış yaşandığını görüyoruz.
2013 Ocak-Ekim döneminde Türkiye genelinden
Kazakistan’a yapılan su ürünleri ihracatımız 246
bin dolar seviyesinde iken bu rakam 2014’ün aynı
döneminde yüzde 186 artarak 820 bin dolara yükselmiştir. Ege İhracatçı Birlikleri kayıt rakamlarına
göre, Ege Bölgesi’nden 2013 yılının ilk 10 ayında
Kazakistan’a 194 bin dolarlık su ürünleri ihra-
catımız varken bu oran 2014’ün aynı döneminde
yüzde 86,4 artmış ve su ürünleri ihracat rakamımız
451 bin dolara ulaşmıştır” şeklinde konuştu
“Yeni Sinerji - Ortak Ekonomi Programı” Su Ürünleri Sektöründe Pozitif Etki Yaratacak
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan
Kızıltan, Türkiye ve Kazakistan arasında oluşturulan “Yeni Sinerji - Ortak Ekonomi Programı”nın
pozitif etkisinin tüm sektörlerde olduğu gibi su
ürünleri sektöründe de görüleceğini belirtti ve ekledi: “Ekonomik, ticari, bilimsel ve teknik işbirliğinin artırılması, mevcut işbirliği alanlarının yanı
sıra yeni alanlarda işbirliğinin geliştirilmesi,
tarafların kamu ve özel sektörleri arasındaki etkileşiminin güçlendirilmesi ve öncelikli alanlarda
yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi hedeflemektedir. Kızıltan şöyle devam etti: “Kazak sermayesinin Türkiye’ye olan ilgisinin artarak
Serap YAŞAR
BUZRUL
serapyasar77@yahoo.com.tr
BAĞ-KUR
BORÇLARI
BAĞ-KUR BORÇLARININ YAPILANDIRILMASINA MÜRACAATTA DİKKAT EDİLECEK
KONULARLA İLGİLİ AÇIKLAMALAR:
İzmir Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın (İDSEP – 2023) hazırlandığını kaydeden Şahin,
“Varsayımlara göre kentin tamamında 306 bin 454 konutun ağır hasar görebileceği veya
yıkılacağı, 354 bin 472 konutun orta hasar, 444 bin 65 konutun da hafif hasar görebileceği
düşünülmüştür. 2 milyon 48 bin 870 kişinin açıkta kalabileceği tahmin edilmektedir” dedi
caktır. Büyük resmi ancak sürekli veri toplazmir’in afetlere yönelik yaşayabileyarak oluşturabilirsiniz. Elinizde veriler
ceği riskler İzmir Ekonomi Ünivervarsa o zaman afet sırasında müdahale edesitesi’nde (İEÜ) uzmanlarınca
tartışıldı. AB SENSUM İzmir’in Afet
bilirsiniz. Ama o veriler güvenilir, sağlıklı,
Riskini Azaltma Çalıştayı
güncel olmalıdır. Türkiye'de,
kapsamında, kentin hızla
İzmir'de veri var. Aynı zabüyüdüğü, olası bir depremde
manda hızlı da bir büyüme buetkilerinin azaltılması amacıyla
lunuyor. Deprem ve heyelan
veri toplanmasına ara veraçısından riskli durumda yer
ilmemesi gerektiği kaydedildi.
alıyor. Bu sebeple kritik ülke
İEÜ Mimarlık Bölümü Öğretim
konumuna soktuk.”
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahar Dur‘Sadece Yüzde 3’ü İyi’
maz koordinatörlüğündeki İEÜ
Başbakanlık Afet ve Acil
Konferans Salonu’nda gerçekDurum
Yönetimi Başkanlığı
leştirilen çalıştaya, Başbakanlık
(AFAD) İzmir İl Müdürlüğü’nAfet ve Acil Durum Yönetimi
den Necmettin Şahin,
Başkanlığı (AFAD) Deprem
İzmir’de, 13 fay hattı bulunDairesi Mühendisi Kerem Kuterduğunu
anımsatarak, karadan
dem, AFAD İzmir İl Müdürkıyıya doğru zeminin haslüğü’nden Abdurrahman
saslaştığını ifade etti. Şahin,
Güldoğan, Mehmet Şahin, SENBirleşmiş Milletler’in başlatSUM Koordinatörü MassimilTürkiye'de, İzmir'de tığı Kentsel Alanların Sismik
liano Pittore, Cambridge Mimari araştırma yapıyAfetlere Karşı İncelenmesinde
Araştırma Şirketi Yöneticisi
oruz. Türkiye ve
Risk Değerlendirme Araçları
Stephen Platt, İEÜ Güzel Sanatİzmir'de hızlı da bir
(RADIUS) Projesi kapsamında
lar ve Tasarım Fakültesi Dekanı
büyüme bulunuyor.
yapı stoğu ve ulaşım alt
Prof. Dr. Ender Yazgan Bulgun,
Deprem ve heyelan
yapısının çıkartıldığını söyledi.
araştırmacılar ve konuklar
açısından riskli duİzmir Büyükşehir Belediyesi
katıldı.
rumda yer alıyor.
ile Boğaziçi Üniversitesi
Bu sebeple kritik
‘Veri Toplamaya Devam’
öncülüğünde gerçekleştirilen
ülke konumuna
çalışma doğrultusunda İzmir
Çalıştayda konuşan, SENsoktuk" dedi
Deprem Senaryosu ve Deprem
SUM Koordinatörü MassimilMaster Planı’nın hazırlandığını
liano Pittore, doğru hasar
hatırlatan Şahin, “RADIUS Projesinde,
azaltma tedbirlerinin alınması gerektiği, bu
kentin yapı stok envanteri örneklem metodu
kapsamda 2013 yılında SENSUM başlığı
altında, hasar görebilirliğin ve afet sonrasın- kullanılarak hesaplandı. İnşaat Mühendisleri
Odası koordinatörlüğünde, 3 bölgede saha
daki iyileşmenin dinamik şekilde izlenve büro çalışması ile yapı stoğu envanteri
mesinde uzaydan ve yerden algılama
yapıldı. Bu çalışmada; Karabağlar-Basınyöntemlerini bütünleştirmeye yönelik
çerçeve çalışmasını yaptıklarını kaydetti.
sitesi, Bayraklı- Manavkuyu, KarşıyakaPittore, Türkiye’nin çok hızlı büyüdüğünü
Alaybey pilot bölge olarak seçilmiştir. 3
belirterek, şunları söyledi: “Büyük bir enerji pilot bölgede toplam bin 490 bina gözlem
var. Ancak belirsizlikler de söz konusu. Bir
yolu ile incelenmiştir. Değerlendirme
olay olduğunda bu belirsizlikler önemli ola- sonucu binaların yüzde 3’ünün iyi, yüzde
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
Kasım
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 817
Menderes’in doğal
Hükümete övgü:
Sanayicilerin de altına imza
atacağı bir reform programı
İNCE ZIMBALAR
Dünya üzerine çok şiirler, türküler, ağıtlar
yakılmıştır. İnsanoğlu bu dünyayı hep anlamak ve yorumlamak istemiştir. Ama herkes
farklı farklı algılamış, değerlendirmiş ve anlamaya çalışmıştır. Nasıl bir dünya, neden böyle
yalan ve vefasız bir dünya? Neden insanlar bu
dünyada mutlu değiller, neden insanlar bu
dünyada hep birbirleriyle barış yerine savaşmayı tercih ederler, bu dünyayı insanlara zindan eden nedir? Bilimin ve inançların bu
dünyaya bakışları nasıldır? Neden bilim ve
inanışlar farklı bakarlar?
Daha bunun gibi nice sorular, sorular, cevabı
karışık ve net olmayan, bir türlü karşılığı tam
bulunamayan sorular ve cevaplar..
Özellikle Şairler ve Ozanlar da bu dünyaya
farklı bakmışlar, çok değişik açılardan değerlendirmelerini yapmışlardır. Ve genel de bu
dünyadan memmun olan, bu dünya da mutlu
olanlar sayı olarak hep çok az olmuştur.
Merhum dostum Hiciv ustası ve şair Rasim
Köroğlu da işte o farklı ve değişik bakanlardan biriydi. Bakın aşağıya aldığım Dünya şiirinde dünyayı nasıl değerlendiriyor, nasıl bir
dünya istiyor ve özlüyor.. Herkes gibi O da
istediği dünyayı buldu mu derseniz bana göre
bulamadı, yerine göre mutlu oldu, güldü,
güldürdü, eğlendi, eğlendirdi ama sonuç da
yine tam anlamıyla mutlu olmadığını
zannediyorum.
Sizde aşağıdaki beyitleri okuyunca herhalde
kendiniz daha iyi karar vereceksiniz:
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
annesi Arife Ulus’a, diğeri ise 53
yaşındaki Cemal Soydan’a verildi.
Her ikisi de geçirdikleri çocuk felci
nedeniyle yürüme engelli olan Ulus
ve Soydan, yeni akülü sandalyelerine
kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.
“BİRLİKTE GÜÇLENİRİZ”
Dayanışma, paylaşma ve birlik
olma ruhunun vurgulandığı törende
konuşan Konak Belediye Başkanı
Sema Pekdaş, ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Yapılan
işbirliğinden ötürü firma yetkililerine
teşekkür eden Pekdaş, el ele vererek
güzel işlere imza atılabileceğini gösterdiklerini belirterek; “Birbirimizin
yarasına merhem olarak, dertlerimize
deva olarak yaşamımızı kolaylaştırmak zorundayız. Konak Belediyesi
olarak aracılıklar yapıyoruz. Doğru
insanlara, doğru katkılara bulunmayı
önemsiyoruz. Bir arada olursak
sürdüğünü söyleyebiliriz. Kazakistan’da, Türk
müteahhitlerince bugüne kadar toplam 17,4 milyar
dolar değerinde 400 proje üstlenilmiştir. Kazak firmalarının son yıllarda Türkiye’de başta petrol ve
turizm sektörlerinde yaptıkları yatırımlar ise 705
milyon dolara ulaşmıştır. Ülkemizde halen 150’nin
üzerinde Kazak sermayeli şirket mevcuttur.
Türkiye, yüzde 50’nin üzerinde payla Kazak turistler için birinci destinasyon konumundadır. 2012
yılında Kazakistan’dan ülkemize 381 bin ziyaretçi
gelmiştir. 2013 yılında ise 425 bin Kazakistan
vatandaşı ülkemizi ziyaret etmiştir.“
Kazakistan’da faaliyet gösteren yaklaşık 100
yatırımcı Türk firmasının gıda, petrol, ilaç-kimya
sanayi, inşaat, otelcilik, sağlık ve savunma sanayi
alanlarında yoğunlaşan yatırımlarının toplam tutarı
2,05 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten
Kızıltan, Türkiye’nin, sermaye miktarı açısından
Kazakistan’daki 17. büyük yatırımcı konumunda
olmakla birlikte enerji dışı sektörlerdeki yatırımlar
açısından 4. sırada yer aldığını, STG olarak,
dünyanın hemen her noktasında Türk su ürünlerinin
bilinirliğini artırmaya ve yeni pazarlar bulmaya
yönelik çalışmaların devam edeceğini söyleyerek
sözlerini sonlandırdı. (HABER MERKEZİ)
güçleniriz” dedi.
İŞBİRLİĞİ SÜRECEK
Firma Genel Müdürü Metin
Türküsev de Konak Belediyesi ile
çalışmanın kendilerine gurur
verdiğini belirterek, “Her türlü sosyal
sorumluluk projesinde Konak
Belediyesi’nin yanında olduk, bundan
sonra da olmaya devam edeceğiz”
diye konuştu. Arife Ulus ise kendisine hediye edilen akülü sandalye
sayesinde artık sokağa daha rahat çıkabileceğini söyledi. Konak Belediyesi’ne teşekkür eden Ulus, bu tür güzel
kampanyaların devam etmesi temennisinde bulundu. Hediye edilen akülü
tekerlekli sandalye sayesinde engelli
vatandaşlar, hiçbir desteğe ve yardımcıya ihtiyaç duymadan özgürce
hareket edebilecek. Oldukça rahat bir
koltuğa sahip olan akülü tekerlekli
sandalyeler, şarj edilebilen akü ile
çalışıyor. (HABER MERKEZİ)
1) Başvuru formu, en geç 31.12.2014 tarihine
kadar sigortalı dosyalarının bulunduğu Sosyal
Güvenlik İl Müdürlüğüne/Sosyal Güvenlik
Merkezine elden verilecek veya posta kanalıyla
gönderilecektir.
2) Başvuruların; taahhütlü, iadeli taahhütlü ya da
APS olarak posta yolu ile yapılması halinde
başvuru formunun postaya verildiği tarih Kuruma verildiği tarih olarak kabul edilecektir.
Buna karşın, adi posta yolunun tercih edilmiş olması halinde, başvuru formunun Kurum evrak
kayıtlarına giriş tarihi Kuruma verildiği tarih
olarak kabul edilecektir.
3) Yapılandırılan borçlar için peşin veya taksitle
ödeme seçeneklerinden biri tercih edilecektir.
4) Peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi
halinde, kapsama giren borçların tamamının en
geç 02.02.2015 tarihine kadar ödenmesi şarttır.
Taksitle ödeme seçeneğinin tercih edilmesi
halinde, yeniden yapılandırmaya esas toplam
borç tutarına, altı eşit taksit için % 5, dokuz eşit
taksit için % 7, oniki eşit taksit için %10, onsekiz
eşit taksit için %15 taksitlendirme farkı ilave
edilecek olup, ilk taksit ödeme süresi 02.02.2015
tarihinde sona erecektir.
5) Yapılandırılan borçlar için 18 eşit taksite
kadar, taksitlendirme talebinde bulunulabilecektir.
6) Taksitle ödeme yolunun tercih edilmesi
halinde, taksitler ikişer aylık dönemler itibariyle
ödenecektir.
7) Başvuru formunda borcun ne şekilde
ödeneceğinin belirtilmemiş olması halinde, borcun seçilebilecek azami taksit süresi içinde ödenmek istenildiği kabul edilecektir.
8) Peşin ödeme yolu tercih edilmiş olmasına rağmen, 01.06.2015 tarihine kadar başvuruda bulunulması halinde peşin ödeme başvuruları, talep
edilecek taksit sayısına göre taksitlendirilecektir.
9) Başvuru sırasında hesaplanan borcun taksitler
halinde ödeneceğinin beyan edilmesine rağmen
kapsama giren borcun tamamının ilk taksit
ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi durumunda peşin ödeme hükümleri uygulanacak olup
tercih edilen taksit süresinden daha kısa taksit
süresi içinde ödenecek olması hâlinde ise
ödemesi yapılan taksite en yakın vade üzerinden
yapılandırma borcu hesaplanacaktır.
10) Ödenmeyen taksitlerin en son taksitlendirme
süresini izleyen ayın sonuna kadar 6183 sayılı
Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen gecikme
zammı ile birlikte ödenmemesi halinde kalan
taksitlerin ödeme hakkı kaybedilir.
11) Taksit ödeme süresi içinde tahakkuk edecek
genel sağlık sigortası primlerinin çok zor durum
hali olmaksızın bir takvim yılında ikiden fazla
süresi içinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi
durumunda yapılandırılan borçlara ilişkin kalan
taksitlerin ödeme hakkı kaybedilir.
12) Borçlarını yapılandıranlar, ilk yapılandırma
taksitini ödemeleri durumunda genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlarlar. Ancak yapılandırma borcu dışında 60 günden fazla prim ve
prime ilişkin borcu bulunanlar ile bu borcunu ilgili kanunlara göre taksitlendirmeyenler yapılandırılan borca ilişkin taksitleri düzenli ödeseler
bile genel sağlık sigortasından faydalanamazlar.
13) 5510 sayılı Kanunun geçici 17’nci maddesine istinaden durdurulmuş sigortalılık
sürelerinin ihya edilmesinin talep edilmesi
halinde,
-Durdurulan sigortalılık süresinden kaynaklanan
borçların tamamı en geç 02.02.2015 tarihine
kadar,
-2008/Mayıs ila 2014/Nisan aylarına ilişkin
borçlar ise peşin ödeme talebinde bulunulmuş ise
en geç 02.02.2015 tarihine kadar, taksitle ödeme
talebinde bulunulmuş ise talep edilen taksit
süresi içinde ödenecektir.
14) Kapsama giren borçlarla ilgili dava açılmış
ise davalardan feragat edildiğine dair mahkemeye hitaben yazılarak ilgili mahkemeye verilen
havaleli dilekçenin bir örneğinin Genelgenin 14
nolu ekinde yer alan form ekinde başvuruda bulunulan birime verilmesi gerekmektedir.
6183/51.Madde: Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim
tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4
oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak
hesap edilir. Gecikme zammı bir milyon liradan
az olam
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL HABERLER
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
8 Kasım 2014
971Şubat
2013Cumartesi
Perşembe
Kent Konseyi'nden gençlere çağrı
Gençlik Meclisi'nde
seçim heyecanı
Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi, 15. Seçimli Olağan Genel Kurulunu
yaptı. Kent Konseyi Başkanı Ali Değirmenci, kentteki 200 binden fazla genci Gençlik Meclisi'ne
davet ederek, "Biz istiyoruz ki 217 bin 772 kardeşimiz gelsinler dinamizmi ile hareketliliği ile
genç bakışlarıyla Denizli yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olsunlar" dedi
D
enizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi
Gençlik Meclisi, 15. Seçimli Olağan Genel
Kurulu Çatalçeşme Oda Tiyatrosu'nda yapıldı. Genel Kurula, Denizli Vali Yardımcısı Ekrem Büyükata, Denizli Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Değirmenci,
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi
Başkanı Hüdaverdi Otaklı, Kent Konseyi Gençlik
Meclisi üyeleri ve davetliler katıldı. Gençlik Meclisi
Başkanı Ayşe Nur Öztürk, Denizli Gençlik Meclisi
olarak bir çok sivil toplum ve kamu kuruluşunun beğenisini kazandıklarını belirterek, "Türkiye'de en önde gelen gençlik meclislerinden biri olduk. Biz böyle
bir Gençlik Meclisi'nde dopdolu bir yıl geçirdik. Bunun içerisinde çok değerli çalışmalara imza
attık.Meclisimizi bir adım daha ileriye götürdük. İnanıyoruz ki bundan sonraki süreçte bu adımlar daha
da büyüyerek devam edecektir. Bize her zaman destek veren Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz" dedi. Kent Konseyi Başkanı Ali Değirmenci ise,
bugüne kadar emek veren Gençlik Meclisi başkanlarına, yürütme kurulu üyeleri ve diğer çalışma gruplarına teşekkür etti.
Yeni yönetim 19 ilçeyi kapsayacak
Denizli'nin 1 Nisan'dan itibaren büyükşehir olduğunu ifade eden Değirmenci, "Gençlik Meclisimiz
bunun farkına vararak ilçelerimizde de faaliyetlerde
bulunmuş. Ancak ben yeni seçilecek arkadaşlarımıza
yeni bir hedef gösteriyorum. Denizli'de 217 bin 772
tane genç var. 15-30 yaş skalasındaki arkadaşlarımız
Gençlik Meclisi'nin muhataplarıdır. Artık biz cinsiyetine ve görüşlerine bakmazsızın; ilçede, mahallede,
kent merkezinde yaşadığına bakmazsızın 217 bin
772 kardeşimize hedef olarak seçmeliyiz. Eğitimlerinde, istihdamlarında, Avrupa fırsatlarından yaralanmalarında onlara ışık tutmalıyız. Seçilecek arkadaşlarımızın hem fikir olarak buna hazır olmaları hem de
fiziki anlamda 19 ilçemizi de kapsayan tanıtım ve
eğitim faaliyetlerini kapsayan bilgilendirme faaliyetlerine hazır olmalarını istiyoruz" dedi.
200 bin gence çağrı
Kurulduğu 1998'den 2014 yılına kadar tüm Belediye Başkanlarının Gençlik Meclislerine önem verdiğine işaret eden Başkan Değirmenci, şöyle konuştu:
"Önceki Belediye Başkanımız şu anki Bakanımız Nihat Zeybekci, Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Zolan bugüne kadar tüm faaliyetlerde Gençlik
hareketliliği ile genç bakışlarıyla Denizli yönetiminde, yerel yönetimlerde söz sahibi olsunlar. Denizli'nin ekonomisinde, eğitiminde söz sahibi olsunlar,
sporda söz sahibi olsunlar, kültür ve sanatta söz sahibi olsunlar. Biz sizin enerjinizden istifade etmek istiyoruz. Biz sizin gözlerinizdeki ışıktan istifade etmek
istiyoruz. İnşallah 15. Olağan Seçim Genel Kurulu
gençlerimize ve şehrimize hayırlar getirmesini diliyor hepinizi saygı, sevgi ile hürmetle selamlıyorum."
Meclisi'nin yanında oldular. Bundan sonra da en üst
seviyede yanınızda olmaya devam edeceğiz inşallah.
Ben tekrar bugüne kadar emek veren tüm Meclis
Başkanlarına yürütme kurulu üyesi arkadaşlarımıza,
teker teker teşekkür ediyorum. Emeklerine sağlık."
Başkan Değirmenci, "Gençlik bizim için çok önemli
sadece geleceğin yöneticileri olarak değil, biz istiyoruz ki 217 bin 772 kardeşimiz gelsinler dinamizmi ile
Yeni yönetim
Konuşmaların ardından Kent Konseyi Başkanı
Ali Değirmenci, görevini devreden Gençlik Meclisi
Başkanı Ayşe Nur Öztürk'e plaket verdi. Divan Başkanlığı'nı Değirmenci'nin yaptığı genel kurulda oylama işlemine geçildi. Seçimde, Zeynep Karakoç ve
Hasan Çimer'in listeleri yarıştı. 81 oy alan Karakoç'un listesi Çimer'e 22 oy fark atarak kazandı. Buna göre Yürütme Kurulu Başkanlığı'na Zeynep Karakoç seçilirken, yönetimi şu isimlerden oluştu: "Umut
Can Ateş, Nurgül Şahin, Resul Yeşildemir, Budi
Chandra, Merve Tekinkaya, Murat Apar, Sevgi Nur
Mığrık, Serdar Mermi, Esra Zeynep Şensoy, Mehmet
Pekdemir, Büşra Tandır, Ahmet Erken, Eda Başoğlu,
Zeynep Yalçın." (HABER MERKEZİ)
AGD’DEN LİSELİ GENÇLER
EFENDİMİZİN İZİNDE
SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI
A
nadolu Gençlik
Derneği Denizli
Şubesi Liseler
Komisyonumuzun Her Yıl düzenlemiş olduğu Liseli Gençler Efendimizin İzinde Siyer-i Nebi
Yarışması 20 Aralık 2014
Cumartesi günü Saat 11.00
da yapılacaktır. Kayıt Tarihleri 20 Ekim- 20 Kasım Tarihleri Arasında olup tüm Liseli Kardeşlerimiz Yarışmaya katılabilir. Yarışmaya
www.efendimizinizinde.co
m internet adresinden Başvuruda Bulunabilirler sınava
başvuran öğrencilerimiz Dr.
Mehmet Sürmeli'nin Gaye
İnsan Hz. Muhammed (sav)
adlı kitabından sınava tabi
tutulacaklardır. İsteyenler
Kitapları Dernek binamızdan temin edebilirler. AGD
Denizli Şubesi olarak Siyer-i
Nebi Yarışmasında dereceye
giren ilk 10 öğrencimize hediyeler verilecektir. Hediyeler sırasıyla Şöyle 1.Umre 2.
1000 tl 3. 500 tl 4. 300 tl 5.
MGV yayınları Kitap seti 6.10. Arası Anadolu Gençlik
veya Genç istikbal Dergi
aboneliği şeklinde olacaktır.
Ayrıca Türkiye geneli, Genel merkezimizin de hediyeleri olacaktır. Genel Merkezimizin hediyeleri Şöyle:
1.6.000 tl 2.4.000 tl 3. 3.000
tl 4.2.000 tl 5. Laptop 6.
ipadNew 7. cep telefonu 8.
Fotoğraf Makinası 9. MGV
Yayınları ürünleri 10. Özel
Kitaplık şeklinde olacaktır.
Bu yarışmanın en güzel hediyesi Kutlu Nebi'nin karakterinden izler taşıyacak tutum ve davranışları kuşanmak olacaktır. Cinnet sınırlarında yaşayan bir toplumun tek çıkış yolu Efendimiz (S.A.V) in örnekliğidir.
Yeryüzünde akan kanın durması, dökülen gözyaşının
dinmesi, emek ve alın teri
sömürüsünün son bulması,
Efendimiz (S.A.V) in tebliğ
ettiği mesajın ete kemiğe
bürünmesi ile mümkün olacaktır. Buna inanan ve bunun için adım atan bir neslin
üzerinde iz bırakabilmenin
derdindeyiz. Kutlu Nebi'nin
yaşamının her evresi hepimiz için en güzel örneklik
teşkil etmektedir. Siyer-i Nebi yarışması vesilesi ile binlerce gencimiz insanlık için
eşsiz bir timsal olan Efendimizi (S.A.V) daha da yakından tanıma fırsatı bulacaklardır. Günümüzde gerek
uyuşturucu, alkol, sigara, gerek diziler gençlerimizi ahlak ve maneviyatını tahrip
etmektedir. Bizler milli ve
manevi değerlere bağlı bir
gençlik yetiştirerek bu ifsadın önüne geçebiliriz. Bunun için Siyer-i Nebi yarışması yaparak, liseli gençlerin Peygamber Efendimiz'in
hayatını okumasına vesile
oluyoruz. Bizler sevgili Peygamberimizin (s.a.v) razı
olacağı bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. Bu ve benzeri
yarışmalarımız devam edecektir. Biz Yarınlar için çalışıyoruz, gençlerimiz de aziz
milletimizin ve ümmetin yarınlarıdır. Ayrıca Hakkari
Yüksekova ilçesinde sokak
ortasında hayince Şehit edilen bu vatan evlatlarına hayince yapılan saldırıyı nefretle kınıyorum. Aziz Milletimizin başı sağolsun Şehitlerimizin Aileleri'ne Sabr-ı
cemil diliyorum.
(HABER MERKEZİ)
Yayla turizmi projesi
hız kesmeden sürüyor
Yıldızlar Spor Kulübü'nden
Başkan Zolan'a ziyaret
Yıldızlar Spor Kulübü Yönetim Kurulu ve teknik kadrosu, Denizli Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman
Zolan'ı ziyaret ederek, amatör spora verdiği desteklerden dolayı teşekkür ettiler.
Yıldızlar Spor Kulübü
Yönetim Kurulu ve teknik
kadrosundan oluşan bir heyet Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ı ziyaret etti.Ziyarete,
Yıldızlar Spor kulübü Antrenörü Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Çelik ile Şerif Yunus
Helvacı, Ümit Çalışkan,
Berk Alkaya ve Gültekin İzmiroğlu ile Necip Helvacı
katıldı. Yönetim Kurulu
Üyesi Şerif Yunus Helvacı,
amatör spor kulüplerine verdiği desteklerden dolayı
Başkan Zolan'a teşekkür
ederek, maçlarına davet etti.
Denizli Büyükşehir Beledi-
ye Başkanı Osman Zolan,
amatör spor kulüplerinin her
zaman yanında olduklarını
ifade ederek, "Biz her zaman gençlerimizin, sporcu
kardeşlerimizin yanında olduk. Bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam
edeceğiz" dedi.
Başkan Zolan, "Alt yapıda kendi yetiştirdiğimiz
gençlerimize fırsat, şans
vermek lazım. Bizler Büyükşehir Belediyesi olarak
gençlerimize her türlü imkanı sunma gayreti içerisindeyiz. Sizleri tebrik ediyorum,
çalışmalarınızda başarılar
diliyorum" diye konuştu.
Konuşmaların ardından
ziyaretçiler Denizli Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür
ederek, Başkan Zolan'a isminin yazılı olduğu forma
hediye etti.
(HABER MERKEZİ)
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin alternatif turizm
kaynaklarını artırmak için hayata geçireceği yayla turizmi projesi tüm hızıyla devam ediyor.
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin alternatif turizm kaynaklarını artırmak için hayata geçireceği
,“Zeytin Yaylası Turizme Kazandırılıyor Projesi”nin
ilerleme toplantısı yapıldı. Toplantıya, Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı ve Çevre Koruma ve Kontrol
Dairesi Başkanlığı yetkilileri katıldı.
Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak 5 milyon
900 bin TL (KDV Dahil) bedelli ihale sonucunda çalışmaların hızla devam ettiği projeye GEKA tarafından 750 bin TL destek sağlandığı kaydedildi. Proje
kapsamında, yaylanın doğal yapısına uygun olarak;
tek kişilik ve aile tipi 30 adet bungalov, 10 adet yöresel ürün sergi-satış yeri, 3 adet büfe, 2 adet kır lokantası ve 1 adet kır kahvesi, bay-bayan ve engelli tuvaletleri ile yönetim binası yapımının gerçekleştirileceği ifade edildi. Tüm alt ve üst yapı çalışmalarının devam ettiği bölgede yöresel satış alanları, kır lokantası, bungalovlar ve diğer yapıların
iskeletlerinin tamamlanarak
ahşap giydirme-
leri için hazırlıkların son aşamaya geldiği belirtildi.
Alternatif turizm
Toplantıda, proje kapsamında yapılması öngörülen “Genç Denizli” etkinliği için gereken hazırlıklar
hakkında değerlendirmeler yapıldı. Proje ile hem yerli hem yabancı turistin bölgeye çekilmesi ile alternatif turizm türünün bütünleşmesi ve bölgenin doğal
değerleriyle ilişkilendirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. Ayrıca alanının doğal yapısını korumak suretiyle orman örtüsüne uygun şekilde çalışmaların yürütüldüğü belirtildi. Proje alanına, yapımı devam eden
teleferik ile çok kısa sürede ulaşımın mümkün olacağı ifade edildi. (HABER MERKEZİ)
817Kasım
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
$$$+!*%*.%//%
@T\Y[W]ZC^@XT]Z^G\^?I\XX[WX\^:ZL[X[I^T\US]PV
@ZW]Y]>U]^S]EVX]Z^S\Z[^%RTBRYM]KW]ZXVHV^8]Y]SV>ZV
WVS]PVS]^\X\KQ[Y[SOYF^3]Y]SV^G\Y\Z^OZX]Y^U\H[XF^1T\H[
G\Y\Z^OZX]Y^U\H[XF^4QRY]D]W^OX]Z^OZX]Y^U\H[XF
@T]^K[W]S\Q^NPQNZ\^K[W]S\QF^8]Y]SVZ^B\Y^]SYVZQVPVZV
M[X[SOYX]YF^5]ZK\QX\Y[ZU\^MR^G]YF^7[TP\^U\^JVWVE
;<RZR^Z\U\Z^W\ZU[X\Y[Z\^U\YQ^\U[SOYX]Y;^U[S\^POYTRS9
OYF^&\YJ\WQ\Z^MR^]U]TX]Y^6NYW[S\^[X\^Z\U\Z^MR^W]U]Y
S]WVZU]Z^[XL[X\Z[SOYX]YF^8]Y]S>U]Z^W]OP^JVW]YT]W^[J[Z
Z[J[Z^G]Y^LNJX\Y[SX\^J]XVKVSOYX]YF^.]X[SX\^\Z^MNSNW
WOIX]YV^OX]Z^510-@-+^MR^[K^[J[Z^Z\^U[S\^P\=\YM\Y
\U[SOYX]YF^<@6+>ZVZ^M[IU\Z^=]YWVC^L\Z[K^UNKNZNE^RIRZ
G]U\X[^EX]Z^S]ET]PVSUVF^<[I^4PT]ZXV>U]Z^POZY]^MRZR
RZRQQRWF^5\P\X]^4PT]ZXVC^:PQ]ZMRX>R^=\QB\QT\U\Z
Z\Y\U\SP\^)22^SVX^?ZD\^<]XW]ZX]Y>]^L\JQ[F^&\Z[K^]JV^G\
L\Z[K^UNKNZD\C^MR^=\Q[BQ\^W\ZU[Z[^MRXURF^ \Q[BC^[XT[W
[XT[W^?YNXUNF^<NSNW^U\GX\QX\Y^M?SX\^S]E]YUVF^@T]^POZ
)22^SVXUVY^LNZXNW^G\^WVPVY^LNZU\TX\^L[QQ[WF^.]X[SX\^JOW
Q]WVXVE^UNKQNWF^$[TU[^@ZW]Y]C^<@6+>ZVZ^Z\
UNKNZUNHNZN^M[X[SOYF^<R^Z\U\ZX\^;0:7;^URYRSOY^G\
W]YKVXVW^G\Y[SOYF^&\X[ZC^4YQ]UOHR^[X\^[XL[X[^NI\Y[ZU\^B[J
UNKNZT\U[H[T[I^EX]ZX]Y]^L[U\X[TF
1=P]Z\U\ZC^UNKT]ZXVWX]YU]ZC^B]P\QQ\ZC^T\IB\EX\Y9
U\ZC^VYWJVXVWQ]Z^PVSYVXVE^M]W]XVTF^"NZWN^S]EVXT]PV
L\Y\W\Z^MRF^.]U[^M]W]XVTAAA^&,' ^86/1@5^@WVZQVPV
S]^U]^7?Y=\I^@WVZQVPVAAA^4YQ]OWRXU]^?HY\ZU[H[T[I^]T]
L\Y[U\^MVY]WQVHVTVI^WNJNW^M[Y^M[XL[F^@T]^L\YJ\W^B[J^U\
M?SX\^U\H[XF^<R^8+%@7^8,^]WVZQVPV^5\WP[W]^7?Y=\I9
[>ZU\Z^M]KX]SVE^:ZL[XQ\Y\>Z[Z^WRI\S[Z\^W]U]Y^U\G]T^\U9
\YF^7RI\S^1WG]QOY^@WVZQVPV^[X\^M\PX\Z[YF
@GYRE]>ZVZ^:7':5:*:^SRTRK]QVY^G\^S]K]Z]M[X[Y
WVX]YF^5]Q\T]Q[WQ\Z^P]ET]S]D]W^OXRYP]WC^7,1@/,3@^[X\^8:<:/-@^]SZV^\ZX\TU\U[YF^@T]^'OZ9
UY]>U]^B]S]Q^MNQNZ^[BQ[K]TV^[X\^U\G]T^\U\YW\Z^8[M[YS]>9
U]^@-+>U]Z^M]KW]^M[Y^K\S^MRXT]^K]ZPVZVI^SOWQRYF
0\T\W^W[^MR^PVD]W^PR^]WVZQVPV^@GYRE]>S]^B]S]Q^G\Y[YF
8]U\D\^MRY]S]^TV
1XM\QQ\^B]SVYF
'4/:0@^G\^@T\Y[W]>ZVZ^UOHR^WVSVX]YVZV^Q]W[E^\U9
\Y\W^L[U\Z^MR^]WVZQVC^@6'@8^4WS]ZRPR>ZRZ^[W[
Q]Y]=VZ]^U]^S]K]T^]YT]H]Z^\U\YF^<[Y^TRD[I\U[YF^:KQ\
MR^TRD[I\^<@6+>SV^UNKNZUNYTNK^G\^NI\Y[ZU\
]Y]KQVYT]^S]ET]S]^IOYX]TVKQVYF^<[YJOW^M[X[T[ZP]ZV^MR
WOZRS]^W]=]^SOYTRKC^U\Z\S^NPQNZ\^U\Z\S^S]ETVKQVYF
,IRZ^SVXX]YV^]X]Z^J]XVKT]X]Y^[XL[X[^U\GX\QX\Y[Z^?I\X
W]P]X]YVZU]^Y]EOY^OX]Y]W^QRQRXTRKQRYF
,()
"-,(
0&-
I\XX[WX\^@<0^G\^:ZL[XQ\Y\^MR^]WVZQVZVZ^PVD]WXVHVZVZ
M\XX[^M[Y^I]T]Z^POZY]^]I]X]D]HVZV^G\^S]K]UVWX]YV^S\YX\Y[
W]MRP]^J\G[Y\D\H[Z[^UNKNZT\WQ\U[YF^<R^61
L\YJ\WX\KQ[H[^]ZU]^@<0>Z[Z^M[YJOW^M?XL\P[^[X\^:ZL[XQ\Y\
8:<:/-@>S]^U?Z\D\WQ[YF^<RC^B]S]QVZ^POZR^U\T\WQ[F
3\W[C^MR^Q\I^L\YJ\WX\KQ[H[^]Z^UNZS]ZVZ^\Z^LNG\ZX[C
\Z^G\Y[TX[^G\^\Z^M\Y\W\QX[^S\Y[^Z\Y\P[^OX]D]WQV
1G\QF^<[XU[Z[IF^6NYW[S\>Z[Z^T\YW\IU\^OXURHR
4YQ]UOHRF^<R^Z\U\ZX\^4YQ]UOHR>U]^B\Y^K\S^E\QYOXNZ
NI\Y[ZU\^SOHRZX]KVYW\Z^JOW^W[TP\^8,^[X\^:7':5:^M[Y
]Y]S]^L\Q[YT\IF^@T]^<@6+^MRZR^[S[^M[X[YF^\^MR
L\Y\WJ\SX\^5#8'#5@*^DOHY]=S]PVZV^E]YJ]^E]YJ]C
X[T\^X[T\^UOHY]T]W^[PQ\T\WQ\U[YF^]Q\Z^MR^M?XL\U\Z
M[Y[Z[Z^JVWVE^MRZ]^;.]SVYF;^U\T\^K]ZPV^U]^SOWQRF
8]U\D\^6NYW[S\^G]YUVF^4^U]^)22^SVXUVY^RSRQRXRSOYURF
$[TU[^6NYW[S\^MR^L\YJ\H[^U\^M[X\Y\W^]S]H]^W]XWQVF
8]G]KX]Y^W\ZU[^LNDNZNIX\^U\H[XC^W]YKVZVIU]W[Z[Z
LNDNZN^J?IUNHNZNIU\^W]I]ZVXVYUVF
@ZW]Y]^K[TU[^E\QYOXC^PR^G\^[WX[T^U\ZWX\T[ZU\^MRZR
S]EVSOYF^I\XX[WX\^@T\Y[W]>U]W[^M[Y^LYREC^6NYW[S\>Z[Z
PVY=^MR^Z\U\ZX\^MNSNT\P[Z[^G\^U\G^B]X[Z\^L\XT\P[Z^[P9
Q[SOYF^<[I[^P\GU[WX\Y[^[J[Z^U\H[XF^:X\Y[U\^J]X]D]W^M[Y
W]EVX]YV^OXT]PV^[J[ZF^:ZL[XQ\Y\C^@XT]ZS]C^ Y]ZP]^L[M[
NXW\X\Y^[X\^M]IV^-]BRU[^M]YOZX]Y^DOHY]=S]SV^E]YJ]
E[ZJ[W^\U\Y\W^[X\Y[U\^L\XU[WX\Y[ZU\^B\EP[Z[^M[Y^QOYM]S]
UOXURYRE^J?E\^]QT]W^[J[Z^EX]ZX]Y^S]ET]WQ]F^@PXVZU]
:PY][XOHRXX]YV>ZVZ^@/+^51>,0^U\U[WX\Y[^OX]S^MRURYF
8RSRZC^\Z\Y([Z[ZC^S]K]Z]M[X[Y^[WX[T[Z^G\^M\Y\W\QX[
QOEY]WX]YVZ^OXURHR^M[Y^S\YF^&\Y\WJ\P[^U\^PVD]W^PR
]WVZQVPVZVZ^[KX\G[Z[^S[Q[Y[E^U\ZL\X\Y[^U\H[KQ[YT\P[U[YF
:W[^Q]Y]=VZ^U]^EX]ZV^=]YWXVF^<[Y[^<#-#7^6#/7:-1
[X\^S]K]T]WQ]ZC^U[H\Y[^[P\^M?XNE^E]YJ]X]T]WQ]Z^P?I
\U[SOYF^<[Y[^U\PQ\W^G\Y[SOYC^U[H\Y[^[P\^377^G\^+$:0
L[M[^Q\Y?Y^?YLNQX\Y[^[D]Q^\U[SOYF^7RWX]^U[WQ]Q?YX\^[P\^MR
[W[^W]Z]UVZ^\Z^P]UVW^OSRZDRPRF^$[TU[^MR^[W[^LYRM]^U]
W]=]^QRQ]Z^M[Y^@*7@/@^G]YF^<]I\Z^[W[P[^U\^WOYWRSOYC
M]I\Z^[W[P[^U\^SVWT]W^[J[Z^L\X[SOYF^3X]ZX]Y^[J^[J\^G\
W]YVKVWF^@T\Y[W]^[J[ZU\^M[Y^LYREC^!!^5NPXNT]Z^U\GX\Q[
@ZW]Y]>ZVZ^S?Z\QT\P[ZU\Z^S]Z]F^
<RZRZ^[J[Z^M[IX\Y[Z^JOW^L?Y\T\U[H[^EX]ZX]Y^S]E9
T]WQ]F^0[H\Y^LYRE^[P\^7#/6'1/>[^WRXX]ZVE^Q\Y?YX\
NXW\S[^M?XT\WQ\Z^S]Z]F^<[IX\Y^[P\^B\Y^OX]S]^[U\OXO([W
G\^=OYT]^]KWV^[X\^M]WQVHVTVI^[J[Z^L\YJ\H[^W]JVYVSOYRIF
7Y]X[J\>Z[Z^NXW\P[ZU\^S]^U]^@T\Y[W]>U]^B\Y^[WQ[U]Y
]SZV^EOX[Q[W]SV^SNYNQNYF^@T]^M[I^]H]J^[J[Z^W]GL]^\U\Y9
[IF^8OW]H]^JVWVE^^D]ZV^QOEY]H]^L?T\Y[IF^@PW\Y[T[I\
WRYKRZ^PVWVE^MRZX]YVZ^\WT\H[Z\^S]H^PNY\Y[IF^&\YJ\WX\
MRXRKT]W^IOY^OXURHR^[J[Z^U\^S]EQVWX]YVTVIVZ^04/,
OXURHRZR^UNKNZNYNIF^
4SP]^5NPXNT]Z^DOHY]=S]PVZVZ^;W]Z^[J[ZU\;
W]XT]PVZVZ^Q\T\X^Z\U\ZX\Y[ZU\Z^M[Y[^MRURYF^:PY][X>[Z^MR
W]U]Y^P]XUVYL]Z^G\^PVZVY^Q]ZVT]I^OXT]PVZVZ^Z\U\Z[^U\
MRURYF^<RZX]Y]^G\Y[X\Z^U\PQ\H[Z^]ZX]TV^U]^MRURYF
6NYWX\Y>U\Z^WOYWRXT]PVZVZC^7NYQ^W]YU\KX\Y[SX\
MRXRKRXT]PVZU]Z^NYWNXT\P[Z[Z^Z\U\Z[^U\^MRURYF
@T]^W[T^Z\^S]E]YP]^S]EPVZC^@ZW]Y]^SOXRZ]^QNT
BVIVSX]^U\G]T^\QT\WQ\U[YF^<RZRZ^W]ZVQV^U]^S\Z[
8@/@->UVYF^.\YW\P[Z^U[X[ZU\^P]Y]SVZ^T]X[S\Q[C^Y\ZL[
G\^OU]^P]SVPV^G]YF^<\S]I^8]Y]S>X]C^7Y\TX[Z>X\C^<RDW9
[ZLB]T>X]^TRW]S\P\^\U\Z^\U\Z\F
&NZXNW^G\^]ZXVW^U\H\YX\ZU[YT\X\YF^4SP]^8@/@-^[9
X\Y[U\W[^:53@/@64/',,^Q\TP[X^\QT\WQ\U[YF^"OW
RIRZ^OXT]S]Z^I]T]Z^POZY]^B]S]Q]^L\J\D\W
:53@/@64/',,F^3]Y[P>[^WRY]Z^<@/4*^.@,889
5@**C^*]EOXSOZ>]C^;@X^T][S\Q[Z[^L[QF^#J^SVX^POZY]
L\XU[H[ZU\^K\B[Y^B]IVYF;^U\U[F^#J^SVX^POZY]^L\XU[H[ZU\
*]EOXSOZ^G\^U]ZVKT]ZX]YV^K[TU[W[^3]Y[P>[^L?YNZD\^;<R
W]U]Y^L\Z[K^SOXX]Y]C^D]UU\X\Y\C^MRXG]YX]Y]^G\^S\Y[Z
]XQVZU]W[^[W[ZD[^M[Y^K\BY\^Z\^L\Y\W^G]YUV;^U[S\^[Q[Y]I^\Q9
Q[F^5[T]Y^.]RPPT]ZZ^[P\^;&NZ^L\X\D\W^MRY]PV^S\Q9
T\S\D\W;^D\G]MVZV^G\YU[^G\^B]WXV^JVWQVF^$[TU[^3]Y[P>Q\
OQOTOM[X^E]YW^\QT\W^Z\Y\U\SP\^[TW]ZPVI^L[M[AAA
@ZW]Y]^K[TU[^MNSNS\Z^6NYW[S\>Z[Z^8:5&18:*:
S]EQVF^<[I^6NYW[S\>Z[Z^Z\^W]U]Y^MNSNW^OX]D]HVZV
Q]YQVK]D]HVTVI^S\YU\^T]X[S\Q^B\P]MVZV^S]EVSOYRIF^*\9
U\Z^81'",7',^T[T]Y[P[Z[Z^]HVYXVWXV^OXURHRZ]
W[TP\^W]=]^SOYTRSOYF
4SP]^K[=Y\^P]Y]SVZ^[J[ZU\W[^)222^OU]U]F^-]Z[
!2)>U\C^@*@04',>S]^L\X[K[T[I[Z^)222A^-VXVZU]C
-\Z[^6NYW[S\^:TE]Y]QOYXRW^OX]D]WF^<[I^L?YT\S[I^]T]
JODRWX]YVTVI^MNSNW^M[Y^NXW\Z[Z^JOW^LNJXN^G]Q]ZU]KX]YV
OX]D]WF^
8]ZDV^MRF
0OHRT^P]ZDVPVF
0&-.
, (,
,)-00&
0"!*'*.#*'.#+/
+//!
@T\Y[W]Z^]Y]^P\J[TX\Y[ZU\^%RTBRY[S\QJ[X\Y[Z
SNWP\X[K[Z[^4YQ]UOHR>U]^SOHRZX]K]Z^K[UU\Q
P]YT]XVSX]^M[YX[WQ\^UNKNZT\WQ\^S]Y]Y^G]YA^6\T\X^P9
QY]Q\([W^?ZD\X[WX\Y[Z[^U\H[KQ[YT\T\WX\^M\Y]M\Y^*\O9
DOZ^%RTBRY[S\QJ[X\Y\^L?Y\^U]B]^VXVTXV^EOX[Q[W]X]Y^[9
IX\S\Z^0\TOWY]Q^4M]T]^S?Z\Q[T[Z[Z^POZ
SVXX]YVZU]^]Q]D]HV^]UVTX]YU]Z^JOWC^TRBQ\T\X^M[Y
%RTBRY[S\QJ[^[WQ[U]YVZ^M?XL\S\^Z]PVX^S]WX]K]D]HVZV
UNKNZT\W^L\Y\W[SOY^K[TU[U\ZA
>-\Z[^@T\Y[W]Z^-NISVXV^3YO(\P[^3*@%93YO(\DQ
=OY^6B\^*\^@T\Y[D]Z^%\ZQRYS^J]XVKT]PVZU]^))
1SXNX>U\Z^?ZD\^S]EVX]Z^Q\PE[Q[^MRY]U]^Q\WY]YX]T]WQ]
S]Y]Y^G]Y^@T\Y[W]Z^OYURPRZRZ^S\Z[^M[Y^3\]YX^.]Y9
MOY>]^[BQ[S]DV^G]YA^.]IVYX]S]ZX]Y^]Y]PVZU]^3]RX^OX9
=O[QIC^0OZ]XU^7]L]ZC^/OM\Y^7]L]ZC^5]YW^']LOZ
L[M[^<RPB>RZ^S]WVZVZU]W[^[P[TX\Y[Z^S\Y^]XUVHV^Y]EOY9
U]W[^Q\PE[Q[^UOHYRX]S]Z^M[Y^[Q[Y]=^P\J[T^?ZD\P[^5D9
%][Z>U\Z^L\XU[A^>,IRZ^G]U\U\^U\GY[TD[^U\H[K[T[
L\Y\WQ[YP\^M[X\C^L\X\D\H[Z^U?ZNKNT^PNY\D[Z[^3\]YX
.]YMOY^QNYN^WOX]SX]KQVYVDV^M[Y^=\X]W\Q[Z^Q\Q[WX\S[D[
\QW[P[Z[Z^Z\^U\ZX[^L\Y\WX[^OXURHRZR^P]GRZ]Z^AAA>
!A2A!22^Q]Y[BX[^S]IVTU]Z
))^1SXNX^P]XUVYVX]YV^L\YJ\WQ\Z^@T\Y[W]XVX]Y^[J[Z
S\Z[^M[Y^3\]YX^.]YMOY^\QW[P[^S]ETVKQV^G\^TRBQ\T\9
X\Z^U]B]^?ZD\U\Z^B]IVY^OX]Z^PQY]Q\([S\^RSLRZ^OX]Y]W
M]IV^NXW\X\Y^[KL]X^\U[XT[KQ[A^&\YJ\WQ\^))^1SXNX
P]XUVYVX]YV^[X\^[KL]X^\U[X\Z^M?XL\X\Y[Z^UOHYRU]Z^M[Y
M]HX]ZQVPVZVZ^OXRE^OXT]UVHVC^P]XUVYVSV^S]E]ZX]YV
D\I]X]ZUVYT]W^[J[Z^MRZD]^]PW\YX\^P]G]K^T]W[9
Z\P[Z[Z^J]XVKQVYVXT]PVZ]^L\Y\W^OXRE^OXT]UVHVZV
POYLRX]T]W^L\Y\WP[IA^"NZWN^UNZS]ZVZ^\Z^=]W[Y
NXW\X\Y[ZU\Z^@=L]Z[PQ]Z>VZ^[KL]X[^[X\^UNZS]ZVZ^\Z
I\ZL[Z^E\QYOX^S]Q]WX]YVZ]^P]B[E^+Y]W>VZ^[KL]X[Z[Z^Z\9
U\ZX\Y[Z[^]ZX]T]W^[J[Z^T]ZQVWP]X^[X[KW[U\Z^JOW^P9
QY]Q\([W^L\Y\WX[X[H\^M]WT]W^L\Y\W[SOYURA
.]IVY^R=RWQ]^S\Z[^M[Y^%RTBRY[S\QJ[^[WQ[U]Y^S]Z[
*\ODOZ>X]YVZ^B]W[T^OXURHR^M[Y^@T\Y[W]Z^>X[U\YX[H[>
M\X[YT[KW\Z^S\Z[^3\]YX^.]YMOY>X]YVZ^Z\X\Y
OX]M[X\D\H[^POYRPR^[PQ\Y^[PQ\T\I^]WX]^L\X[SOYA^@SYVD]
MR^L\Y\WJ\^P]U\D\^%RTBRY[S\QJ[X\Y^[J[Z^U\H[X
@T\Y[W]Z^U\Y[Z^U\GX\Q^]WXV^[J[Z^U\^L\Y\WX[A
@T\Y[W]>ZVZ^@=L]Z[PQ]Z>V^G\^+Y]W>V^[KL]X^\QT\P[^[J[Z
L\Y\WJ\P[^Z\^[U[SP\^]SZV^L\Y\WJ\X\Y[Z^MRLNZ^U\^U\9
G]T^\QQ[H[Z[^P?SX\S\M[X[Y[IA^.\Y^Z\^W]U]Y^Y\PT\Z
]PW\Y[Z[^J\WT[K^OXP]^U]^P[S]P[^G\^]PW\Y[^]HVYXVHVZV
U\G]T^\QQ[YT\P[C^MR^PQY]Q\([W^?Z\T\^B][I^M?XL\U\W[
G]YXVHVZV^[X\YU\^U\^PNYUNYT\P[^L\Y\WJ\P[Z[Z^U\
[K]Y\QX\Y[Z[^G\Y[SOYA^
@=L]Z[PQ]Z>VZ^B]X]^@PS]>U]^/RPS]^[X\^M\Y]M\Y
"[ZC^.[ZU[PQ]ZC^3]W[PQ]Z^G\^EOQ]ZP[S\X^OX]Y]W^:Y]Z
L[M[^ZNWX\\Y^LND\^P]B[E^NXW\X\YX\^J\GY\X\ZT[K^M[Y
M?XL\U\^MRXRZRSOY^OXT]PV^L\YJ\H[^PVZVYX]Y^U\H[K[E
MR^NXW\^B]Y[Q]U]Z^P[X[ZT\U[WJ\^U\G]T^\U[SOYA
8]U\D\^+Y]W^U\H[X^UNZS]^\Z\Y([^W]SZ]WX]YV
]JVPVZU]Z^\Z^PQY]Q\([W^M?XL\Z[Z^7?Y=\I^G\
4YQ]UOHR>ZRZ^=[[X\Z^U\Z\Q[T[^T\P\X\P[^B]X]
L\J\YX[X[H[Z[^WOYRSOYA^<R^URYRTU]^))^1SXNX^POZY]PV
MR^[W[^NXW\M?XL\^Z\U\Z^[KL]X^\U[XU[SP\^]SZV
L\Y\WJ\X\YX\^@<0^G]YXVHVZVC^\QW[P[Z[Z^PNYUNYNXT\P[
L\Y\WJ\X\Y[^U\G]T^\U[SOY^U\T\WQ[YA
:KL]X[Z^M[Y^K\W[XU\^PNYUNYNX\M[X[Y^OXT]PV^[J[Z
+$:0^\=P]Z\P[Z[Z^OYQ]S]^JVW]YVXT]PV^S\Z[^3\]YX^.]Y9
MOY^\QW[P[^OX]Y]W^OWRZ]M[X[YA^6VEWV^1X^7][U\>Z[Z
L\YJ\WQ\^G]Y^OXRE^OXT]UVHVZVZ^B[JM[Y^?Z\T[Z[Z
OXT]T]PV^L[M[A^+$:0>[Z^M?XL\U\W[^\QW[ZX[H[C
@T\Y[W]Z^PQY]Q\([P[^[J[Z^L\Y\WX[^T]XI\T\S[
P]HX]S]D]W^L?YNZNSOYA
5RBQ\T\X\Z^!22)^POZY]PVZVZ^M\ZI\Y[^M[Y^OSRZ
Q\WY]YX]ZT]S]D]WC^M?XL\P\X^]WQ?YX\Y[Z^U]B]^?Z\
JVW]YVXUVHVC^PQ]QNWOU]^U\H[K[WX[WX\Y\^L[U[X\Z^G\^M\XW[
U\^B]Y[Q]X]YVZ^U\H[K\D\H[^M[Y^OSRZ^WRYRXT]W^[P9
Q\Z\M[X[YA^8OZRJ^Z\^OXRYP]^OXPRZ^UNZS]^L\Z\X[ZU\
L[QQ[WJ\^WNY\P\X^LNJ^OX]Y]W^WRUY\Q[^G\^\QW[P[
Q]YQVKT]XV^B]X\^L\XT\S\^M]KX]S]Z^@T\Y[W]>ZVZ^L\Y[
J\W[X\M[X\D\H[^POZ^PVZVYV^WOYRT]W^[PQ\S\D\H[ZU\Z
WRKWR^SOWA^@WP[^Q]WU[YU\^W\ZU[^UOH]X^PVZVYX]YVZ]
J\W[X[E^[IOX]PSOZ[PQ^EOX[Q[W]X]Y]^U?Z\Y\W^WNY\P\X
LNDNZU\Z^G]IL\JQ[H[Z[^:W[ZD[^0NZS]^P]G]KVZU]Z^MR
S]Z]^PNYUNYUNHN^WOZRTRZR^Q\YW^\QQ[H[Z[^[X]Z
\QT\P[^L\Y\W\D\WA^7[^MR^U]^OYQ]^G]U\U\^TRBQ\T\X
M[Y^URYRTURYA^@Y]E^M]B]YV^[X\^M]KX]S]Z^M?XL\Z[Z
S\Z[^M[Y^U?Z\T\^\GY[XT\^[BQ[T]X[ZU\Z^JOW^\YW\Z
G]IL\J[XU[H[^]ZX]KVXVSOYA^
+/++/.''/.-
#
7NJNW^T\TRY^W]=]PVC^SOWPRXXRHRZ^NPQ\P[ZU\Z^L\X\9
T\S[ZD\C^RIRZ^G\^[JQ\Z^[J\^[KX\S\Z^P[ZP[^M[Y^B]PQ]XVW
L[M[^B]S]QV^MOSRZD]^S]W]PVZ]^S]EVK]Z^MR^URYRTU]Z
WRYQRX]T]SVZD]C^J]Y\P[I^OZR^;[JP\XX\KQ[Y[Y;AAA
<RZRZ^ Y\ZWJ\P[^;\ZQ\Y[OY[I\;^\QT\WQ[YA
<\Z[TP\T\WC^B]QQ]^OZR^P]GRZT]S]^L\JT\WAAA
-]Z[C^M]K]^JVW]T]UVHV^M\X]ZVZ^]PXVZU]^;\YU\T;
OXURHRZR^UNKNZT\S\^M]KX]YA^7\ZU[P[^=]W[YU[YC^U\T\W
W[^=]W[YX[W^[S[^M[Y^K\SU[YA^:S[^OXT]P]SUV^=]W[Y^OXT]IUVA
<?SX\^M?SX\C^U]B]^JOW^E]Y]^W]I]Z]Z]^G\^Q]M[[^B]Y9
D]S]Z]^BVZJ^URST]S]^M]KX]YA^<R^NXW\U\^WNJNW
T\TRYC^]XQTVKXV^SVXX]YU]^W\ZU[P[ZU\Z^U]B]^SNWP\W
NDY\Q^]X]Z^G\^POPS]X^B]WX]YVZV^W]I]ZTVK^[KJ[U\Z^U\^Z\9
=Y\Q^\QT[KQ[YF^<R^NXW\U\^MNSNW^T\TRYC^SVXX]YD]^G\
SVXX]YD]^WNJNW^T\TRYR^;NXW\Z[Z^\=\ZU[P[;^OXURHRZ]
[Z]ZUVYTVKC^UNKNW^NDY\Q\^J]XVKT]SV^U]^OZ]
M\Z[TP\QT[KQ[YA^<R^NXW\U\^T\TRY^SVXX]YD]^G\^SVXX]YD]
;SOWPRX^]T]^OZRYXR;^OXT]WX]^?GNZTNKQNYA
4WRXU]^M[I\^U]B]^P\X]TNZ]X\SWNT^U\T\U\Z
;6NYW[S\>Z[Z^SOWPRX^M[Y^NXW\^OXURHRZR;^P?SX\YX\Y^G\
MRZR^\YU\T^OX]Y]W^PRZ]YX]YUVA^ ]K[PQ^Q\YM[S\SX\
S\Q[KQ[H[T[I^[J[ZC^B[JM[Y[T[I^E]YT]HVTVIV^W]XUVYVE
;Z[J[Z^I\ZL[ZX\KQ[YT\U[Z[I;^U[S\^U\^POY]T]IUVWC^MRZR
]WVX^\U\T\IU[WAAA
,)-)
0("
00
:KQ\^MR^W]=]C^;U?G[IX\Y^L[U\D\W;^WOYWRPRSX]^S]QVYVT
U]^S]ET]S]ZC^[QB]X]Q^U]^S]ET]S]Z^W]=]UVYA^<R^W]=]
L\Z\^]SZV^\ZU[K\SX\^W\ZU[^G]Q]ZU]KVZ]^SVXU]^]ZD]W^M[Y
W\Y\^SRYQ^UVKVZ]^JVWVK^[IZ[^G\YT[KC^S]ZVZU]
L?QNY\M[X\D\H[^U?G[I^T[WQ]YVZV^U]^!22^UOX]YX]
PVZVYX]TVKQVAAA^<R^W]=]C^W\ZU[^WNJNW^UNZS]PVZVZ
UVKVZU]^W]X]Z^B\Y^QNYXN^S]K]T^Q]YIVZV^U]^;XNWP;^OX]Y]W
Z[Q\X\Y^G\^MRZU]Z^Y]B]QPVI^OXRYA
"NZWN^W\ZU[P[ZU\Z^M[Y^X[Y]^=]IX]^W]I]Z]Z^BVYPVIC^W9
\ZU[P[ZU\Z^M[Y^X[Y]^]I^W]I]Z]Z^]S]WQ]WVTVUVYA^6[D]Y\Q
U\^BVYPVIXVWX]^\KU\H\YU[Y^OZRZ^L?INZU\F^1G\^M[Y
MRIUOX]MV^]XT]PVZV^[PQ\S\Z^\K[Z\^;Q\XUOX]E^Z\S[Z\^S\Q9
T[SOYC^M]M]ZVZ^\G[ZU\^MRIUOX]MV^TV^G]YUV;^U[S\^U[Y\9
Z\Z^W]=]^U]^MR^WNJNW^T\TRY^W]=]PVUVYA^.\X\^]Y]M]^]X9
T]W^=]X]Z^\Z^MNSNW^Q\YM[S\P[IX[WC^\Z^MNSNW^LNZ]BQVYA
<R^]Y]U]C^W\ZU[P[^SOWPRX^OXURHRZ]^L?Y\C^;U\GX\Q
MNSNWX\Y[;^U\^T]IMRQ^S]K]T]WX]^SNWNTXNUNYX\YA
$[TU[^M[Y^S]ZU]Z^T\TRY^E]YQ[P[^%.3C^M[Y^S]ZU]Z
BNWNT\Q\^Z\Y\U\Z^GRY]D]HVZV^M[X\T\S\Z^;E]Y]X\X
M]PVZ;C^DRTBRYM]KW]ZXVHV^B]YD]T]X]YVZV^WRYD]X]SVE^MR
T\TRY^W]=]PVZV^L]X\S]Z]^L\Q[YT\S\^J]XVKVSOYA
<[XT\TW]J^T[XSOZ]^W?KW^S]EQVYVXTVKC^M[XT\TW]J^T[9
XSOZ]^RJ]W^]XVZTVKAAA
<R^W]=]C^;\X[ZU\^E]I]Y^=[X\P[SX\^&:5@>U]^W]P]
WRSYRHRZ]^L[Y\Z;^@BT\Q^*\DU\Q^8\I\Y>[^E\W^P\GT[KQ[A
"NZWN^8\I\Y^MRY]T^MRY]T^T\TRY^WOWRSOYURA^<R
W]=]C^W?SXNTNINZ^SNISVXX]Y^PNYTNK^;\Q^]JXVHVZV;^L[9
U\YT\^SOXR^OX]Z^;T]ZL]XV;^U]^]SZV^Z\U\ZX\^BOY^L?YNYA
<RXLRY^E[X]GVZ]^W]YKV^E[Y[ZJ^E[X]GVZV^M[X\^;XNWP
S\T\W;^W]MRX^\U\L\XT[K^MR^I]G]XXV^[ZP]ZX]YVZ^]YQVW
RJ]H]^M[Z\Y^OXT]X]YVZV^U]^B]IT\U\T[SOYAAA^<RZRZ^[J[Z
U\C^T\TRY^E]YQ[P[C^O^W?KWNZ^T]W]T]^S]EVXUVHVZVC^O
RJ]HVZ^T]W]T]^]XVZUVHVZV^\P^L\J[E^MRZX]YVZ^W[K[S\^][Q
OXURHR^S]X]ZVZV^S]ST]S]^J]XVKVSOYAAA^
;3]Y]X]Y^L[QQ[;^S]SL]Y]PVZVZ^]XQVZU]C^]PXVZU]C^;M[I
B[JM[Y^I]T]Z^P\J[T[^W]I]ZVE^O^W?KWQ\
OQRY]T]S]D]HVIC^O^RJ]H]^M[Z\T\S\D\H[I;^K\WX[ZU\W[
]DV^L\YJ\H[^L?YT\Z[Z^NY\QQ[H[^BRSPRIXRW^S]QVSOYA
<?XL\Z[Z^WNY\P\X^P[PQ\T\^\ZQ\LY\^\U[X\Y\W^G\
P\YM\PQ^E[S]P]S]^TNKQ\Y[^\U[X\Y\W^WOZQYOX^\U[XT\P[
=[WY[ZU\Z^G]I^L\J[X\Y\W^P[PQ\T[Z^K[TU[X[W^=]MY[W]
]S]YX]YVZ]^U?ZUNHN^L?YNZNSOYA^4YQ]UOHR>ZRZ
W]U\Y[^@T\Y[W]>ZVZ^TRQX]W^[Y]U\P[^]XQVZU]^U\H[X^\X9
M\QQ\A^-RW]YVU]W[^P]QVYX]Y^?ZNTNIU\W[^U?Z\TU\
@<0^]JVPVZU]Z^TRBQ\T\X^M[Y^S]WX]KVT]^VKVW^QRQT]
U\Z\T\P[^OX]Y]W^OWRZ]M[X[YA^1X^7][U\C^POZY]^+$:0
U\Z\T\P[^[X\^6]X[M]Z^]Y]PVZU]W[^U[Z^G\^[U\OXO([W
=]YWXVX]KT]S]^Y]HT\Z^B\EP[Z[C^]SZV^W\=\S\^WOS]Z
M[Y^PQY]Q\([W^L\Y\WJ\^]Y]SVKVZVZ^B]X]^L\J\YX[
OXURHRZR^UNKNZT\T[I[^L\Y\WQ[Y\Z^JOWJ]^P\M\E^G]Y
\XU\A^@PVX^WOZRKT]TVI^L\Y\W\Z^:PX]T^]X\T[Z[Z^W?Y
ZOWQ]X]YVZVZC^I]]=X]YVZVZ^M?XL\^UVKV^LNJX\Y^]JVPVZU]Z
WRXX]ZVKXV^T]XI\T\^OXT]WQ]Z^Z]PVX^WRYQRX]D]HV
T\P\X\P[U[YA^
8?I^L\X[T[C^.IA^:P]>ZVZ^]Z]^U[X[^@Y]T[D\S[
WOZRK]Z^WNJNW^M[Y^]IVZXVHV^)22^SVXUVY^S]K]QT]SV
M]K]Y]Z^:PX]T^T\U\Z[S\Q[Z\^Y]HT\ZC^MRLNZ^5NP9
XNT]ZX]YU]Z^UOX]SV^Q\BX[W\^]XQVZU]^OXURWX]YV^]XLVPV
NI\Y[ZU\^UNKNZT\W^IOYRZU]SVIA
8]BZ\U\^WNY\P\X^M[Y^]XLV^OE\Y]PSOZRZRZ^E]YJ]PV
OX]Y]W^?Z\^JVW]YVX]ZC^MNSNQNX\Z^T]Y([Z]X^LYREX]Y^G\
MRZX]YV^L\Y\WJ\^L?PQ\Y\Y\W^PQY]Q\([W^B\U\=X\Y[Z[
L\YJ\WX\KQ[Y\Z^OSRZ^WRYRDRX]Y^L?YNZNSOYAAA
5NPXNT]ZX]YVZ^MR^OSRZR^MOIT]X]YV^[J[Z^OSRZ
WRYRDR^?IZ\^OXT]X]YV^MRZRZ^[J[Z^U\^B\Y^K\SU\Z
?ZD\^OSRZ^WRYRDR^]WX]^G\^?I^LNG\Z\^[BQ[S]J^G]YA
:PX]TVZ^MRLNZ\^U][Y^P?SX\S\D\WX\Y[Z[^+$:0^P?SX\T9
[Z\^[ZU[YL\S\Z^]XLV^G\^MRZ]^P]YVX]Z^5NPXNT]Z^W9
[QX\X\Y^M[Y[X\Y[^[J[Z^B\Y^I]T]Z^[J[Z^WRXX]ZVKXV
OX]D]WQVYA^
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
817
Kasım
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
MÜSİAD İzmir Heyeti, Kemalpaşa Belediye Bakanı Arif Uğurlu’yu ziyaret etti
ACİL TELEFONLAR
Dünya
Bankas ’ndan
Kocao lu’na
te ekkür
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
Dünya Bankas Çok Tarafl
Yat
r mTELEFONLARI
Garanti Ajans
YANGIN
MIGA’n n cra Kurulu Ba kan
İzmir
110
(CEO)
Keiko Honda, zmir
Karşıyaka
372 58 74
Büyük
ehir Belediye Ba225kan
Kadifekale
49 99
Kocao
Honda,
Bornovalu’nu ziyaret etti.388
10 03
“Sizinle
birlikte çal
t 386
k ve
Bostanlı
17 86
Buca
61
gelecekte
de çal
aca 487z.13Bize
13 07
i Karabağlar
birli i f rsat verdi237iniz
için
Çamdibi
433
65
59
te ekkür ederiz.” dedi. Ziyarette
Çiğli Risk Yönetimi Üst 376
73 23
MIGA
Düzey
Balçova
278 76 02
Yetkilisi Franciscus Linden, K demli
Evka 4
351 09 04
Sigorta
Uzman Christopher
Evka 1
452 24 77
Millword,
Gaziemir Dünya Bankas 251 00 44
Uluslararas
Finans Kurulu
(IFC)
Hatay
250 86u 40
Avrupa,
Ortado u ve Kuzey
Narlıdere
238 Afrika
35 97
Güzelbahçe
234
25 Çevik
34
Yat
r mlar Sorumlusu
Elif
ile Büyük ehir Belediyesi
HASTANE TELEFONLARI
bürokratlar
da haz r bulundu.
-Devlet HastaneleriBüyük ehir
Belediyesi’nin çe itli
Aliağa
616 87 87
projeleri için IFC’den kredi
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
ald
n hat rlatan Honda,
Alsancak Acil Servis
veririz,
“Size
nas l daha iyi hizmet
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
onun
için buraday
Alsancak
Diş Hast. z.” diye
464 konu
78 62 tu.
Dünya
Bankas
Atatürk
Devlet ’n n misyonu
244 44 44
hakk
nda
bilgi
veren
Honda,
Behçet Uz
489 56 56
58 58 imiz
“ Bornava
zmir’e Dev.
dahaHast.
önce kredi375
verdi
Bozyaka
Eği. Hast.
250 50 gibi
50
gemi,
tramvay
ve trafik sistemi
Buca S.D.
projeler
var.Hastanesi
Gelecekte de452 52 52
A. Çizgenakat
07 77i
çalÇeşmeaca
z. Bize i 712
birli
Foça
812
29
f rsat verdi iniz için te 14ekkür
Göğüs dedi.
Hastanesi
433 33üç
33
ederiz.”
Dünyada sadece
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
belediyeyle çal
t klar n
Karşıyaka
366 88 88
belirten
CEO Honda, bunlar
n Sao
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Paulo,
stanbul
Büyük 832
ehir58ve59
Menemen
Dev. Hast.
zmir
Büyük
ehir
oldu
unu
Nejat Hepkon
açSeferihisar
klad . Hastanesi 743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Dev.Kocao
Hastanesi
10 04
BaUrlakan
lu ise, 752
“Finans
Tepecik
Dev.
Hast.
469
69 69
yap s n belirli bir noktaya
getirmeden, kendi
-Belediye
Hastaneleriözkaynaklar
n zla
yat r m
Eşrefpaşa
Bel.
Hast.
293
80 00
yapmadan zaten dünya kredi
sahnesine
ç kma ans n z yok. Bizim de bir
-Özel Hastanelerhaz rl k evremiz oldu, bugünlere
Anadolu Tıp Merkezi
272 00 11
kolay gelmedik. Finans ve borç
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
yap
m Kalp
za özen
gösterdik.483
Kararl
Atakalp
Hastanesi
14 14
veAtakent
istikrarlTıp Merkezi
çal
malar 336
m11 z95
sonras
k Hazine’ye
Atagöz nda
Göz art
Hastalıkları
435 vadesi
35 35
Atafizik,borcumuz
Fizik Ted. Mer.
25 15
geçmi
kalmad 231
. Bugün
Batıgöz
Hastanesi
489
03 03
çok farkl bir noktaday z.” diye
Bornova
Merkezi
388için
20 40
konu
tu. Tıp
Kocao
lu, tüketim
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
kredi almad klar n , sadece
Bornova Özel
finansal geri dönü ü olan büyük
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
projeler
i
in
uzun
vadeli
kredi
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
kulland
klar n ve daha438
dü 06ük
Buca Sağlık Merkezi
20
faiz
oranlar
nda
kredi
almaya
Central Hospital
341 67 67
çalCan Tıp
t Merkezi
klar n kaydetti.
232 13 48
Kocao
lu, Dünya
heyetine
Caner Göz
MerkeziBankas 278
81 11
Çağdaşehir
Tıp Merkezi
95 95
Büyük
Belediyesi’nin285
önemli
Çankayahakk
Tıp Merkezi
31 31
projeleri
nda bilgi de425
sundu.
Kemalpaşa’nın
çehresi değişiyor
M
ÜSİAD İzmir Şubesi Sektör
Kurulları ve İş Geliştirme Komisyonu Başkanı Sedat Bay, İnşaat ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Türkyılmaz, İnşaat ve Çevre Sektör
Kurulu üyeleriyle birlikte Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu’yu ziyaret etti. Belediye Başkanı ile görüşen MÜSİAD İzmir heyeti Kemalpaşa’nın kalkınması, gelişimi konusunda konuştular. İzmir’in ticaret, sanayi, tarım ve turizm açısından önemli bir konuma sahip olduğunu belirten MÜSİAD İzmir Şubesi İnşaat
ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı Ahmet
Türkyılmaz, “Bölge ekonomisi içinde
Kemalpaşa ilçemizin ciddi bir payı olup,
her geçen gün de gelişip büyümektedir.
Bizler İzmirli işadamları olarak, ülke ekonomisine katma değer sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bağlamda
belediyelerimiz ile işbirliği içinde çalışmalarımıza devam ederek, bölgemizin ve
ülkemizin kalkınmasına katkı koymak istiyoruz" dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Kemalpaşa Belediye Başkanı
Arif Uğurlu ilçenin birden fazla sektör
için cazibe merkezi haline geleceğini kay-
dederek şu noktaların altını çizdi; “Kemalpaşa, sadece ilçe için değil aynı zamanda bölge ekonomisi için de ciddi bir
potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Türkiye’nin en önemli firmalarından bazıları
ilçemizde Kemalpaşa Organize Sanayi
Bölgesi (KOSBİ) faaliyet gösteriliyor. Bu
bizim için önemli bir kazanç buradaki sanayi yatırımları hem kent ekonomisine
hem de kentin sosyal hayatına katkı sağlıyor. 2013 yılı itibariyle yapılan ithalat tutarı 1.7 milyar dolar iken; toplam ihracat
tutarı 1.85 milyar doları buluyor. Yani
KOSBİ, dış ticaret açığı vermeden ilçe
ekonomisini canlı tutuyor. Bölgemizde
Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) de faaliyetlerini sürdürüyor. Buraya gelecek yeni yatırımlarla birlikte daha da güçleneceğiz.”
Yamaçlardaki evler kentsel
dönüşüm ile değişiyor
İnşaat sektörünün projelerinin ilçeye
kaydırılması gerektiği vurgusunu yapan
Uğurlu, Kemalpaşa’da yapılmasını istedikleri kentsel dönüşüm projesi hakkında
şunları ifade etti; “İlçemizin sosyal ekonomik yapısını değiştireceğiz. İzmirliyi
buraya çekerek ilçe ekonomimizi yüksek
tutacağız. Kemalpaşa’nın ciddi bir coğrafyası var. Bu konuda Kentsel dönüşüm
çalışmalarımız sürüyor. Kemalpaşa’da
yer alan gecekondular kentsel dönüşüm
projesiyle farklı bir çehre kazanacak” diye konuştu.
Kemalpaşa kavşak noktası
İzmirliyi ilçeye çekmek istediklerini
ifade eden Uğurlu yol çalışmaları için
şunları aktardı; “İzmir’e yakınlığı ve kavşak noktasında olan Kemalpaşa’yı daha
iyi bir geleceğe taşımak istiyoruz. Bununla ilgili yol çalışmaları devam ediyor.
Yenmiş ve Torbalı arasında yapılan bölünmüş yol Şubat ayında biterek hayata
geçirilecek. Otoban çalışmasıyla Ulucak
tünelleri, İzmir şehir merkezini Kemalpaşa’ya bağlayacak” dedi. Kemalpaşa ölçeğinde kentimizin yeni kimliğini oluştururken aynı zamanda marka olma sürecini de
başlattık diyen Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu, bölge insanının refahını
artıracak her türlü erişime açık olduklarını
vurgulayarak MÜSİAD İzmir İnşaat ve
Çevre Sektör Kurulu üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
(HABER MERKEZİ)
POLİKLİNİK TELEFONLARI
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Deniz bebekten merhaba gökyüzü!
T
ürkiye’de doğan
ikinci fil olma özelliğini taşıyan “Deniz”
bebek, ilk kez gökyüzüyle
tanıştı. İzmir Büyükşehir
Belediyesi Doğal Yaşam
Parkı’nın ilk göz ağrısı “İzmir” ise bu ilk deneyiminde kardeşini bir an olsun
yalnız bırakmayarak annesine yardımcı oldu. İzmir
Büyükşehir Belediyesi’nin
Sasalı’da kente kazandırdığı Doğal Yaşam Parkı, tarihi günlerinden birini yaşadı. Enfeksiyon kapmaması
için doğduğu günden itibaren annesi Begümcan ile
birlikte kapalı barınakta tutulan ve özel bakım uygulanan İzmir’in yeni yavru
fili “Deniz” ilk kez açık
alana çıkarıldı. Güneş ve
gökyüzüyle tanışan minik
yavruya bu ilk deneyiminde annesi Begümcan ile ablası İzmir de eşlik etti. Kasım ayında “Pastırma yazının” keyfini çıkaran minik yavru, birbirinden sevimli hareketleriyle izleyenleri
adeta büyüledi. Açık alanda ayak basmadık nokta bırakmayan Deniz bebeğin yaramazlık yaparak annesinin yanından ayrıldığı anlarda ise ablası İzmir yanına koşarak kardeşine göz kulak oldu. Hortu-
muyla minik kardeşine sevgi gösterisi ya-
kine karşı bugüne kadar yavruyu kapalı barınakta tutuyorduk. Giderek gücü artıyor.
Bugünden sonra hava şartlarının iyi olduğu günlerde 1’er
saat dışarı çıkaracağız. Yavrumuz, ablası İzmir ile de çok
iyi anlaşıyor. İzmir bakım konusunda annesine çok yardımcı oluyor. Kardeşine hortumunu nasıl kullanacağını
öğretiyor. Deniz bebeği yakın
zamanda babası Winner ile de
buluşturacağız” diye konuştu.
Fil ailesi büyüyor
Türkiye’de doğan ilk fil olma
özelliğini taşıyan ve ismi İzmirliler tarafından belirlenen
yavru fil “İzmir” 5 Şubat
2011 tarihinde Doğal Yaşam
Parkı’nda dünyaya gelmişti.
Fil İzmir’in doğumundan
yaklaşık 4 yıl sonra Doğal Yaşam Parkı’nda aynı sevinç
tekrar yaşandı. 21 aylık gebelik süresini tamamlayan anne
Begümcan, park bünyesinde
kurulan ekibin gözetiminde
13 Ekim 2014 tarihinde ikinci yavrusunu
dünyaya getirdi. Doğduğunda 102 kg
olan yavrunun ismini park çalışanları
“Deniz” olarak belirlemişti. Yeni yavruyla
birlikte genişleyen Doğal Yaşam Parkı’ndaki fil ailesinin birey sayısı 4’e yükseldi. (HABER MERKEZİ)
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
-Körfez Ulaşım İskelelerpan İzmir, zaman zaman da kardeşine naÇeşme
Sissus
Has.
723
05
55
sıl
davranması
gerektiğini
yine
hortumuyKonak
484 98 56
Dünyaca ünlü uluslararas kredi
la gösterdi.
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Karşıyaka
368 00 42
derecelendirme kurulu u Moody’s,
Yavru fil Deniz’in sağlıklı bir gelişim
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Alsancak
464
78 31
süreci geçirdiğini belirten İzmir Doğal
temmuz ay sonunda
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Bostanlı
330 89 22
Yaşam Parkı yetkilileri, “Enfeksiyon risyay
mlad
son raporunda
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Bayraklı İskele
345 77 53
zmir Tıp
Büyük
Doğa
Mer. ehir Belediyesi’nin
244 16 16
Pasaport İskele
484 22 56
ulusal
ölçek
kredi
notunu
“Aa3”,
ölçekte kredi notunu “Baa3” olarak aç klam
t . zmir, Moody’s taraf ndan verilen söz konusu notlar Göztepe
iki y ldİskele
r korumay 224 20 22
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67küresel
47
-Türk TelekomAvşar Palmiye
277 48 00
Sema Sineması
483 91 00
baEfes
arK.B.B.
yor. Merkezi
Raporda zmir
n n ba ar l yönetim stratejisiyle birlikte kendi kendini
finanseİskele
etme kapasitesi
446Büyük
15 16 ehir’in güçlü faaliyet marjlar , dengeli nakit ak
Üçkuyular
259 40 13
Arıza
121
Cinemaximum
278 87 87
Konak Sineması
483 21 91
Sağlık Hastanesi
463 77
00 be y l içinde toplam gelirlerinin yakla
saEgelad
ve bu durumun,
geçen
k
yüzde
4’üne
denk
gelen
finansman
fazlal
ndan
da
anla
ld
ifade
edilmi
ti. Moody’s,
Bilinmeyen Numara
11811
Cinemaximum
446 90 40
Desem Sineması
422 53 10
Ege
Tüp
Bebek
Merkezi
445
31
45
-Elektrik
Arıza-bir nakit
belediyenin bugüne kadar bütün borçlar nDanışma
n anapara ve faiz geri444
ödemelerini
fazlas yla kar
yeterli
rezervi bulundurdu
istikrarl
14 44
Cinemaximum
(Ykm) lamaya
425 01
25 miktarda
Karşıyakanakit
Sineması
381 50 98 unu, bunun da
Egeria
Çocuk
Sağlık
Genel
Kesinti
Seb.
435 11 84
yönetimi stratejisi izlemesinden kaynaklandUyandırma
n vurgulam
t 135
.
Cinecity Kipa Çiğli
386 58 88
İzmir Sİneması
421 42 61
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Buca
426 69 37
Posta Kodu
119
Çeşme Hollywood
712 07 13
Ekol K.B.B.
Dal Mer. )
386 55 05
(HABER
MERKEZ
Çiğli
376 90 91
Fono Tel
141
Çamlıca
343 83 15
-TiyatroEkol K.B.B. Şube
369 89 65
Karşıyaka
369 79 80
Borç Ögrenme
163
Deniz Karşıyaka
381 64 61
Konak Sahnesi
483 50 35
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Bornova
388 83 78
Çağrı
133
Batı Sineması
347 58 25
Ragıp Haykır Sahn.
369 14 87
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Narlıdere
238 32 90
-SinemalarÇınar Sineması
489 88 85
İzmir Devlet Tiyat.
445 89 41
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
261
48 04
Eşrefpasa
Agora Balçova
277 25 25
Uğur Mumcu Sahnesi
343 04 33
Karaca Sineması
445 87 76
Hayat Hastanesi
441 41 96
Gaziemir
251 92 05
Afm Park Bornova
373 73 20
İzmir Tiyatro
Kipa Hollywood
252 56 66
İzmir Hastanesi
483 31 31
Güzelbahçe
234 05 34
Afm Forum Bornova
373 03 50
Bab-ı Sanat Merkezi
446 77 95
Menemen Kültür
832 14 11
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
Konak
425 60 60
İsmet İnönü
Afm Ege Park
324 42 64
Şan Konak
483 75 11
441 41 70
Karataş
Çeşme
712
63 46
Sanat Merkezi
441 09 02
Afm Passtel
489 22 00
Çınar Center
277 11 00
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
KOAH'tan
korkmayın
KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş
üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’lerde bulunuyor. Bir diğer deyişle toplumda
40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH
var. Oysa 10 KOAH hastasının sadece
biri doktora başvuruyor ve doğru
tanı alabiliyor.
Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine
göre, KOAH yılda 2,9 milyon ölüme neden
oluyor. Günümüzde dünyada tüm ölümlerde 4.
ölüm nedeni, bulaşıcı olmayan hastalıklar
içinde 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm
ölümlerin de yüzde 5,5’inden sorumlu bir
hastalık. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları Anabilim Dalı ve Türk Toraks
Derneği KOAH Çalışma Grubu tarafından “19
Kasım 2014 Dünya KOAH Günü” nedeniyle
“Hasta Eğitim ve Bilgilendirme Toplantısı”
yapılacak. Hasta Eğitim ve Bilgilendirme
Toplantısı; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Prof. Dr. İlhan Vidinel Konferans Salonu’nda 19 Kasım
2014 Çarşamba günü 10.30- 12.00 saatleri
arasında gerçekleştirilecek.
KOAH
KOAH Kronik (Müzmin) Obstrüktif
(Tıkayıcı) Akciğer Hastalığı; nefes yollarında
mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı
oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığı olarak
tanımlanıyor. KOAH, tüm dünyada önemli bir
halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu
tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalık.
KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’lerde bulunuyor. Bir diğer
deyişle toplumda 40 yaş üstü her 5 kişiden
birinde KOAH var. Oysa 10 KOAH hastasının
sadece biri doktora başvuruyor ve doğru tanı
alabiliyor. Küresel Hastalık Yükü Çalışması
verilerine göre, KOAH yılda 2,9 milyon ölüme
neden oluyor. Günümüzde dünyada tüm ölümlerde 4. ölüm nedeni, bulaşıcı olmayan
hastalıklar içinde 3. ölüm nedeni haline gelen
KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5,5’inden sorumlu bir hastalık. Türkiye’de solunum sistemi
hastalıkları tüm ölümler içerisinde en sık
görülen 4. ölüm nedeni ve bu ölümlerin yüzde
61,5’i KOAH nedeniyle gerçekleşiyor.
Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye
sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve
etkin tedavisini güçleştiriyor.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Alev Gürgün; “KOAH gelişimi için tüm
dünyada en yaygın görülen risk faktörü sigara
dumanıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre,
daha fazla solunumsal şikâyetlere, daha fazla
solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek
KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip
tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve
çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine
katkıda bulunmaktadır. Son yıllarda önemi
giderek vurgulanmaya başlayan ‘fiziksel aktivitede azalma, hareketsizlik’ de artık bir risk
faktörü olarak kabul edilmektedir” diye konuştu. KOAH’da en sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma
olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürgün; “Sigara
içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve
bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı
nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar.
Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye
çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel
aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini
bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur,
sakatlık ve ölüme yol açar” dedi.
SIGARADAN UZAK DUR,
YÜRÜYEREK ŞİFA BUL
Prof. Dr. Gürgün; “ 40 yaş üstü, sigara içmiş
ya da içmekte olan, meslek icabı ya da çevresel
ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde
müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması
halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi
tarafından görülüp “nefes ölçüm testini” yaptırması gerekir. KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir
hastalıktır. KOAH’lı bir hastanın yapması
gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla
hekime başvurmasıdır. Bunun dışında, diğer
zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip
ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla
alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde
önemli bir adımdır. Sağlığın iyileştirilmesi ve
korunması için haftanın en az beş günü, günde
en az 30 dakika süre ile orta yoğunlukta fizik
aktivite (örneğin yürüyüş) önerilmektedir” diye
konuştu. (HABER MERKEZİ)
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
81Kasım
7 Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
Ani hava değişimleri
baş ağrısı yapabiliyor!
Kış mevsiminin etkisini
yavaş yavaş artırırken, hava
sıcaklıkları da yeniden
değişkenlik göstermeye
başladı. Bu durum
başta baş ağrısı olmak üzere
pek çok hastalığa davetiye
çıkartıyor
Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji
Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah
Özkardeş, hava değişimlerinin baş ağrısı
üzerindeki etkilerini anlattı. Havadaki
basınç değişikliği baş ağrısını tetiklediğini belirten Özkardeş, "Hava şartları, baş ağrısını ve migreni tetikleyen
çevresel faktörden en önemlisi olarak
öne çıkmaktadır. Basınç, ısı, nem ve rüzgar gibi tek bir hava özelliğinin ani
değişimi veya bu özelliklerinden
birkaçının birlikte ani değişimi ağrıyı
başlatabilir. Hava basıncında ani düşme,
bulutların kalınlaşması, nem artışı, ısıdaki değişimler ve rüzgarın şiddetlenmesi,
diğer hava özelliklerinden daha çok migren ataklarını tetiklemekte ve var olan
ağrıyı kötüleştirmektedir. Aksine yüksek
hava basıncı ile birlikte olan kuru bir hava ve parlak güneş ışığı baş ağrısını yatıştırabilmektedir." dedi. Rüzgara ve
havasız ortamlara dikkat diyen Dr.
Özkardeş, "Sıcak, ılık, çok kuru dağ ve
çöl rüzgarları, ağız ve burun boşluğundaki ıslak yüzeyleri kurutup, hava yollarını uyardığı için baş ağrısına neden o-
labilmektedir. Atmosfere eklenen ozon,
karbonmonoksit ve diğer kimyasal maddelerle de baş ağrısı daha şiddetli bir hal
alır. Ilık ve sakin günlerde, kirlilikler
havada toplanır ve hareketsiz bulutlarda
asılı kalır. Kimyasal maddeler baş
ağrısını direkt olarak tetikleyebilir veya
karbonmonoksitin yaptığı gibi, kandaki
oksijeni azaltarak dolaylı olarak baş
ağrısına yol açabilir. Beynin düşük oksijen seviyesini hissetmesi ile kan desteğini devam ettirebilmek için kan damarlarında genişleme başlar. Bu genişleme
ile beyinde basınç artar ve baş ağrısı
oluşur." diye konuştu.
Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, şunları
belirtti: "Halk arasında ağrıyan eklemlerin, yağmurun gelişine işaret ettiğine inanılır. Aile büyüklerini dizlerini ovuşturup bir yandan da 'dizlerim ağrıyor
kesin yağmur yağacak' derken gözlemlemek mümkündür ki bu durum aslında
tıbbi bir gerçeği işaret etmektedir. Hava
durumu, pek çok tıbbi sorunu tetikleyebilir, yakınmaları kötüleştirebilir hatta
bazı hastalarda ölüm riskini bile artırabilir. Hava değişiklikleri astım, diyabet,
kalp, artrit ve migren hastalarını etkileyebilmektedir." Hayat temponuzu biraz yavaşlatın diyen Özkardeş, "Havadaki ani değişimlerin yanı sıra baş ağrısını
tetikleyen başka önemli faktörler de bulunmaktadır. Modern hayatın temel
bileşenleri haline gelen agresif kariyer
planları, aşırı hırs, telaş ve günlük koşturmaca bunun bir boyutunu; alkol,
nikotin ve kafein gibi maddelerin aşırı
tüketimi de bir diğer boyutunu oluşturmaktadır. En yaygın sağlık problemlerinden biri olan baş ağrısı, kişilerin
sosyal hayatlarını ve işlerini de ciddi anlamda etkilemektedir." dedi. Dr.
Özkardeş, baş ağrılarını şu şekilde gruplandırdı: "Gerilim tipi baş ağrısı; en
yaygın tiptir ve esas olarak stres, yorgunluk, depresyon ve sıkıntılar nedeniyle oluşur. Sinüs baş ağrısı; sinüs
enfeksiyonları neden olur. Göze bağlı
baş ağrısı; uzun bir süre bir şeye odaklanma sonucu oluşur. Sekonder baş
ağrısı; başka bir hastalığa bağlı meydana
gelir (örneğin tümörler). Nevralji; sinirlerin irritasyonu ile olan baş ağrısı. Aşırı
madde kullanımına bağlı baş ağrısı;
alkol, nikotin ve kahve sıklıkla ağrıya yol açar." Ağrı kesicileri doktor kontrolünde kullanılmalı diyen Özkardeş,
"Baş ağrısından yakınan hastaların çoğu
reçetesiz
satılan ağrı
kesicilere ko-
layca ulaşmakta ve doktora danışmaksızın kendi kendini tedavi etmektedir.
Baş ağrıları önemsiz bir durum olarak
algılanmamalıdır. Doktor kontrolünde
alınmayan ilaçlar bir süre sonra etkisini
tamamen kaybedecektir. Üstelik alınan
ilaçlarla sürekli bastırılan baş ağrısının
çok ciddi bir hastalığın ikaz bulgusu olabileceği de unutulmamalıdır." ifadelerini
kullandı. (HABER
MERKEZİ)
Orta yaşın dikkatine !
Ege Üniversitesi (EÜ)
Kanserle Savaş
Uygulama ve
Araştırma Merkezi
Müdürü Prof. Dr.
Ayfer Haydaroğlu,
1990'lı yıllarda 5060 yaş aralığında daha sık rastlanan
meme kanserinin
bugün 40-49 yaş aralığını daha çok tehdit ettiğini bildirdi
Prof. Dr. Haydaroğlu, AA muhabirine,
meme kanserinin kadınlarda en sık
görülen kanser türü olduğunu, erken
teşhis durumunda ise yüzde 90'ının üzerinde sağ kalım şansının bulunduğunu
söyledi. EÜ'nün 1990'lı yıllardan bu yana
kanser kayıtlarını düzenli olarak tuttuğunu ve 10 bin 73 meme kanseri kaydının gerçekleştirildiğini anlatan Haydaroğlu, meme kanserinin sosyoekonomik durumu iyi olanlarda daha
sık rastlandığına ilişkin bir kanı olduğuna değindi. Haydaroğlu, "Meme
kanserinin dünyada en çok görüldüğü
bölgeler Amerika ve Kuzey Avrupa. Bizim
ülkemizde de Avrupa ülkeleri gibi fazla.
Asya ve Afrika'da ise daha az. Sosyoekonomik düzey düştükçe doktora
başvuru ve teşhis azalıyor da diyebiliriz,
beslenme ve yaşam biçiminin meme
kanserine etkisi var da diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Artık daha genç
yakalıyor
Meme kanserinin eskiden menopoz
sonrası daha sık görüldüğünü ancak son
kayıtlarda riskin menopoz öncesinde de
yükseldiğini ifade eden Prof. Dr. Haydaroğlu, "1990'lı yıllarda 50-60 yaş aralığında daha sık rastlanan meme
kanseri bugün 40-49 yaş aralığını daha
çok tehdit ediyor" dedi. Son 10 yılda
erken evre meme kanserlerini daha sık
teşhis ettiklerine işaret eden Haydaroğlu,
yine de son 20 yıl ortalamasında ileri
Kanserde bir iyi
bir de kötü haber
Gediz Üniversitesi Uluslararası
Kanser Çalıştayı’nın finalinde konuşan
Almanya Helmholtz Kanser Merkezi
Araştırma Grup Başkanı Dr. Matthias
Kieslinger, "Kan kanserinin şifresini
çözdük, ama gresif kanser türlerinde sır
perdesi aralanamadı" dedi. Gediz
Üniversitesi Uluslararası Kanser Çalıştayı’nda Alman bilim adamından
çarpıcı açıklama: Kan kanserinin
şifresini çözdük, kendi silahıyla vurup
yüzde 95 yeniyoruz. Agresif kanser türlerinde ise sır perdesi henüz aralanamadı. Korunmak için bildiğimiz tek şey
bağışıklık sistemini güçlü tutmak.
Bunun da ilacı yok, sadece tavsiyelerde
bulunuyoruz. Kanser üzerine araştırmalar yapan Türk ve Alman bilim insanlarının buluştuğu Gediz Üniversitesi
Uluslararası Kanser Çalıştayı’nın fi-
evre kansere rastlanma oranının
yüzde 43'e denk geldiğini, farkındalık
çalışmalarının büyük önem taşıdığını
kaydetti.
Hangi kadınlar daha şanslı
Memenin küçük ya da büyük olmasının kansere yakalanma riskini
değiştirmediğini vurgulayan Haydaroğlu,
şu bilgileri verdi: "Küçük ya da büyük olsa da meme kanserine yakalanma riski
olabilir, büyüklük ve küçüklükle ilgili
değil ama tümörün memeye oranı önemli. Küçük memede 3 santimlik tümör daha büyük yer kaplarken büyük memede
daha az yer kaplıyor ve onun ameliyatı
daha kolay olabilir. Geride bıraktığı doku
kaybı da büyük memede fark edilmiyor.
Cerrahi açıdan önem taşıyor. Tedavileri
de fark ediyor. Çok sarkık ve büyük
memelerde özellikle problemler çıkıyor.
Küçük memeler radyoterapi açıdan daha
rahat ediyor. Hastaya göre tedavi yapılabiliyor yani tedavi prensipleri hastaya
göre fark ediyor."
Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, ayrıca
meme kanserlerinde genetik, beslenme,
alkol, yaşam tarzı ve hormonların yüzde
30 etkisi bulunduğunu sözlerine ekledi.
(AA)
nalinde Almanya Helmholtz Kanser
Merkezi Araştırma Grup Başkanı Dr.
Matthias Kieslinger konuştu. 2014
Türk-Alman Bilim Yılı kapsamında
TÜBİTAK tarafından desteklenen, Ege
Üniversitesi ile İzmir Yüksek Teknoloji
Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleştirilen 2
günlük organizasyonun kapanışında
kürsüye çıkan Dr. Kieslinger, insanlığın
kanserle imtihanında gelinen son noktayı özetledi. Dr. Kieslinger, kanserin
neden oluştuğunun tüm türlerde de
bilindiğini, fakat kimyasal şifreleri tam
olarak çözülemediği için önlenemediğini açıkladı. Alman moleküler biyoloji
ve gen uzmanı, sır perdesinin şu an için
kan kanseri ile çocuk lösemisinde aralandığını dile getirdi, şunları söyledi:
“Kan kanserine yol açan proteini biliyoruz ve bu proteinden hazırlanan anti ajanla onu yok ediyoruz. Bir anlamda bu
kanseri kendi silahıyla vurup, ilerlemiş
evrelerde bile yüzde 95 yeniyoruz.
Çocuk lösemisinde iyileşme oranını
yüzde 80’e kadar yükselttik. Bazı
kanserlerde de erken teşhisle başarı
şansımız fazla. Karaciğer, pankreas,
beyin, kolon gibi agresif kanser türlerinde ise durum farklı. Araştırmalar
sürüyor ancak şifreleri henüz tam o-
larak çözülemedi. Bu türlerde çeşitli
yöntemlerle yok etmeye çalıştığımız
kanserleşmiş genler, yeni duruma karşı
adapte olup canlı kalmaya ve yayılmaya devam ediyor. İnsanlık bunu önlemede şu an için çaresiz durumda. Bir
gün mutlaka bu engel de aşılacak, bu
kanserlerden ölüm kader olmaktan
çıkacak.”
Sağlıklı yaşa
kanser olma
Dr. Matthias Kieslinger, genetik yatkınlığın yakalanma riskini artırdığı
kanserden korunmanın ve sonrasında
kurtulmanın asıl yolunun bağışıklık sistemini güçlü tutmak olduğunun da altını çizdi, şöyle devam etti: “Eğer
bağışıklık sisteminiz güçlüyse,
kimyasal yapısı bozulan genleriniz,
genetik yatkınlığa rağmen kanserleşip
sizi hasta edemiyor. Ancak bunun da ilacı yok. Sadece tavsiyelerde bulunuyoruz. Sağlıksız ve düzensiz yaşam,
sigara tüketimi, radyasyon ile güneş
ışınları gibi hem kanser riskini artıran
hem de bağışıklığı azaltan faktörlerden
uzaklaşmayı öneriyoruz. Korunmanın
temelinde sağlıklı ve düzenli yaşam
var.’’ (HABER MERKEZİ)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Kasım
2014
Cumartesi
2013
Perşembe
14 GÜNCEL781ubat
ORGAN BAĞIŞINDA
İzmir birinci Muş sonuncu
S
Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı
çalışmalar sonucunda organ
bağışçı sayısı 85 bini aştı.
Türkiye genelinde en fazla organ bağışı 13 bin 789 kişi ile
İzmir'de yapılırken Muş'ta ise
kimse organ bağışında
bulunmadı
ağlık Bakanlığı'nın organ
bağışıyla ilgili yaptığı çalışmalar
sonucunda organ bağışçı sayısı
85 bini aştı. Türkiye genelinde
en fazla organ bağışı 13 bin 789
kişi ile İzmir'de yapılırken Muş'ta ise
kimse organ bağışında bulunmadı. AA
muhabirinin Sağlık Bakanlığı verilerinden
derlediği bilgiye göre, yaklaşık 25 bin kişinin organ nakli beklediği Türkiye'de, organ bağışının önemiyle ilgili farkındalığı
artırma çalışmalarıyla birlikte son yıllarda
organ bağışında ciddi artış yaşandı ve 85
bin 661 kişi bağışta bulundu. Her geçen
gün organ bağışı sayısındaki yükseliş
sayesinde bir süre öncesine kadar organ
bağışında "sıfır çeken" il sayısı 3'den bire
indi.
-İzmir ilk, Muş son sırada
Türkiye'de en fazla organ bağışının
yapıldığı kent İzmir oldu. Bağışçı sayısını
her yıl artıran ve bu konuda yıllardır ilk
sırada yer alan İzmir'de şu ana kadar 13 bin
795 kişi organ bağışında bulundu. İzmir'i
10 bin 336 bağışçı ile İstanbul, 6 bin 774
bağışçı ile Muğla takip etti. Adana 5 bin
446 bağışçı ile dördüncü, Manisa ise 4 bin
393 kişi ile beşinci sırada yer aldı. Muş'ta
ise şu ana kadar kimse organ bağışında bulunmadı. Bir süre öncesine kadar organ
bağışında "sıfır çeken" Iğdır'da 1, Kilis'te
ise 24 kişi organlarını bağışladı. Organ
bağışlarının yapıldığı kurumlar listesinde
ise İzmir Sağlık Müdürlüğü 10 bin 295 ile
ilk sırada yer aldı. Bu kurumu 2 bin 866
bağışla Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2 bin 632 bağışçıyla Manisa Sağlık
Müdürlüğü takip etti.
Sağlık Bakanlığı İzmir Kuzey Kamu
Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği’ne
bağlı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası
kapsamında farkındalık oluşturmak ve organ bağışını teşvik etmek amacıyla Organ
Nakli Merkezi Çalışanları tarafından stant
açıldı. Doktorların ve organ nakli koordi-
natörlerinin bilgilendirme yaparak, organ
bağışı başvurularını aldığı stant hastalar,
hasta yakınları ve hastane çalışanları
tarafından büyük ilgi gördü. Ülkemizde
22.000 böbrek, 2200 karaciğer, 500 kalp,
250 pankreas, 3 ince barsak ve 3300 kornea bekleyen hastanın olduğunu belirten,
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Op. Dr.
Cezmi Karaca” Organ naklinde, hastalara
takılacak olan organ iki kaynaktan sağlanmakta bunlar canlı verici ve kadavra vericidir. Batı toplumlarında organ nakillerinde
genelde beyin ölümü gerçekleşmiş kadavra
donörlerin sayısı oldukça fazlayken,
ülkemizde maalesef organ nakilleri genellikle canlı vericilerden yapılmaktadır. Ancak canlı vericili organ naklinde kullanılabilecek organlar böbrek ve karaciğer ile
sınırlı, aynı zamanda organ bekleyen hasta
sayısı, canlı vericilerle karşılanabilecek
sayının oldukça üzerinde. Toplumumuzda
organ yetmezlikleri nedeniyle nakil
bekleyen hastaların bir kısmı yeterli sayıda
organ çıkmadığı için maalesef bekleme listesindeyken hayatlarını kaybediyor.” dedi.
Organ Bağışının, dinimizce de herhangi bir
sakıncasının bulunmadığı konusunda
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çok
sayıda fetva ile dile getirildiğini ifade eden
Karaca, “Hayatı organ nakline bağlı hastalar için her bağış yeni bir umut ve can demek. Halkımızı organ bağışı konusunda
daha duyarlı olmaya çağırıyoruz" diye
konuştu. (HABER MERKEZİ-AA)
Empati Yaşam Sakatlar Derneği, engelli Emir Ülger’e el uzattı
Emir, artık okula gidebiliyor
Mazlum Vesek
mpati Yaşam Sakatlar Derneği, tekerlekli sandalyesi olmadığı için okula
başlayamayan Emir Ülger’e yarım
elin, uzattı. Mevlana İlkokulu’nda okuyan
Emir’i ziyaret deden dernek yönetimi, okul
idaresiyle de görüştü. 9 yaşındaki Emir
Dülger’e tekerlekli sandalye teslim eden
Dernek Başkanı Murad Pekdilber, “Küçük
Emir’in eğitiminin aksamaması bizi çok
mutlu etti” dedi. İzmir’de faaliyet gösteren
Empati Yaşam Sakatlar Derneği, Demir ve
Jülide Ülger çiftinin oğlu Emir Ülger’e tekerlekli sandalye teslim etti. Eğitim hayatına
devam edemeyen Emir, tekerlekli sandalyeyi almasından sonra okula başladı. Empati Yaşam Sakatlar Derneği Başkanı Murad Pekdilber, küçük Emir’i ve ailesini daha
önce evlerinde ziyaret ettiklerini belirterek,
E
“Biz bu bilgiyi aldığımızda tabii en hızlı
şekilde tekerlekli sandalye temin ettik.
Ailesini ve kendisini evinde ziyaret ederek,
sandalyeyi teslim ettik. Bugün de Emir’in
okuluna gelerek yanında olmak istedik” dedi.
CİDDİ SORUNLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Pekdilber, engellilerin gündelik
yaşamında hala ciddi sorunlarla boğuştuğunun altını çizerek, “Bizim yaşadığımız
sorunlar açıkçası kamusal yaşamın sorunlarıdır. Engellilerin, engelsiz bir şekilde
hayata karışmadığı bir toplumun rahat
etmesi düşünülemez. Sevgili Emir gibi
kardeşlerimizin eğitim hakkından mahrum
kalması apayrı ve üzerinde durulması
gereken bir konu. Emir ve ailesini az da olsa sevindirdiysek ne mutlu bize” diye
konuştu.
DERNEĞE TEŞEKKÜR
Demir ve Jülide Ülger çifti de, çocuklarına sunulan destekten duydukları memnuniyeti ifade ederek, “Murad başkanımıza
ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz.
Emir’in okuldan uzak kalması bizim için
çok zor bir durumdu. Emir, şimdi okulunda
ve mutlu. Biz de mutluyuz” sözlerine yer
verdi. Mevlana İlkokulu Müdürü Mustafa
Altın da, Pekdilber ve arkadaşlarının ziyaretinin kendilerine güç verdiğini dile getirerek, “Gösterdiğiniz duyarlılık bize güç verdi. Emir gibi çocuklarımıza uzatılan eller
onları geleceğe taşıyor. Emir, okula çabuk
uyum sağladı. Öğretmeni Melek Sökmen
hocamız da bu durumu gözlemliyor.
Emir’in gelecekte çok başarılı bir öğrenci
olacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.
bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca bulmaca
Soldan sağa:
1. Ağaç dikmek için ayrılan çukur. – Uzun tülü kalpak. 2. Gemileri iskeleye bağlamaya yarayan kalın
halat. – Eski Mısır’da insanoğlunun hayati dayanağı
olan üretici güç. 3. Cılız, zayıf, güçsüz. – Yüzyıl. 4.
On altı taşla oynanan bir zekâ oyunu. – Bir pamuk
türü. 5. Aylardan biri. 6. Yasaklama, yasak etme. –
Avrupa’da bir başkent. 7. Parola. – Şarap, içki. –
Lahza. 8. Bir ilimiz. – Temel, esas. 9. Çocuk sahibi
olmuş kadın. – Fok balığının bir türü. 10. Değme,
dokunma. – Evlere su taşıyan kimse. 11. Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. – Bir çeşit börülce. 12.
Araplarda Müslümanlıktan önceki çağ. 13. Kalınca
ve açık saman renginde, yarı mat bir yazı kâğıdı türü.
– Lokmanruhu. 14. Bitki. – İlgi eki. 15. Eski dilde ay.
– İçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış
içki. 16. Kiloamperin simgesi. – Kalça kemiği. 17.
Havva’nın batı dillerindeki adı. – Ata binen kadın.
18. Çinakoptan biraz büyük lüfer. 19. Bir tür bilgisayar oyunu. – Dişi sığır. 20. Lezzet. – Madencilikle
uğraşan kuruluşumuzun kısaltması. – Sıvı ölçüsü biriminin kısaltması.
Yukarıdan aşağıya:
Dünkü bulmacanın cevapları
1. Salgın hastalık. – Rus Kazaklarda başkan. – Alış
verişte durgunluk. 2. Anlam, meal. – İnam, vedia. –
Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü. 3. Öğe,
unsur. – Genellikle su taşımaya yarayan dar ağızlı
şişkin karınlı, hasır veya sepet içinde korunan büyük
şişe. – Erden çavuşa kadar olan askerlere verilen ad.
4. Bakma, bakış. – Baryumun simgesi. – Yüksekokul. – Şarkı, türkü. 5. Kuzu sesi. – Nevşehir ilinin
bir ilçesi. – Bağışlama, bağış. – Sonuçsuz, başarısız.
6. Panama’nın plaka işareti. – Açı ölçmede kullanılan
dönme hareketli bir cetvel. – Bir nota. – Meyvelerden yayılan hoş koku. 7. Bir tür küçük zurna. – Soyluluk. – Engel. 8. Güzel öten küçük bir kuş. – Yer fıstığı. – Bir tatlı su balığı. 9. Us. – Bir alay işareti. –
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına
takılan kol. – Yolcu evi. 10. Asker yemeği. – Kaput
bezi. – Bir askeri birliğin kısaltması.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
817
Kasım
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
GÖZTEPE –
KARŞIYAKA TARAFTAR
OLAYLARININ TARİHİ
Göztepe, Karşıyaka, Buca ve Altay mücadelelerinde çıkan taraftar olaylarının nedeni ne?
Türk futbolseverlerin, uzak durabilmek için türlü yollar denese de beceremediği holiganizmin tarihi, bir hayli eskiye dayanıyor. Holiganizm, Ege Bölgesinde; genelde, Göztepe
ve Karşıyaka maçlarında fazlasıyla görülür. Peki nedeni ve holiganizmin tarihi nedir?
Spectators Act’’ olarak kendini göstermiş: yani
adları bu tip olaylara karışan İngiliz holiganlara,
yurtdışı maçları sırasında, yurttan çıkış yasağı
veya içerideyse maç sırasında polis istasyonlarında bulunan hücrelerde bulunma şartı konulmuş. Bu konuyla ilgili mahkeme yetkileri de
oldukça genişlemiş. Şiddet gösteren taraftarların
yurtdışına çıkışı için men ve benzeri cezaları
verme yetkisi getirilmiş.
Sondakika Gazetesinden
farklı bir yazı dizisi…
Günümüzde en çok problem yaratan
sosyolojik vakalardan biridir holiganizm. Hatta
bundan 50 yıl önce de problem olan bu kavram,
geri adım atmaya da niyetli değil gibi. Onları
anlamaya çalışmak diye bir şey söz konusu
değil elbette, ancak bu olayların, bu grupların
sosyolojik bazı temelleri var. Holigan kelimesinin İrlandalı bir hırsızın soyadından geliyor olma olasılığını biliyor muydunuz? İlginç
olan bu tür grupların en yaygın olduğu Ada’da
bu hırsızın 1890’larda yaşamış olması. İlk kullanımını polisler, 1894 senesinde Londra’da
yaşayan bir grup çete için kullanmış. Sporda
holiganizm çıkışını 1970 olarak gösteren kaynaklar mevcut. Bu dönem futbolun sertleştiği,
hırsa dönüştüğü ve yavaş yavaş ‘sadece futbol
değildir’ alanına girmeye başladığı döneme
denk geliyor. Ancak sporda holiganlık olaylarının ilki sayılabilecek versiyonu, adeta insanın doğasında olan şiddeti kanıtlarcasına Konstantinapol zamanına kadar gidiyor. Üstelik
de şike olduğunun şüphesiyle ortaya çıkan
bir isyanla şehrin yarısının yanmış olması
kadar ciddi bir şekilde gösteriyor kendini.
FUTBOL ŞİDDETİ
TETİKLİYOR
Aslında holiganlık
kavramıtoplumun, insan
doğasından kaynaklanan en
yok edilemez içgüdüsüne
dayanıyor; şiddete eğilim.
Farklı coğrafyalardan sosyologlar, yapılan bütün incelemeler ve tespitleri değerlendirip
ortak bir sonuca varmışlar. O da; futbolun şiddete olan eğilimi arttırdığı yönünde olmuş. İnsanın (özellikle erkek cinsiyeti) doğasında olan
bu şiddet eğilimini ortaya çıkardığı, buna alan
açtığı için futbolun popüler olduğu sonucu çıkmış bu araştırmalardan.
Öte yandan, modern ya da değil tüm
coğrafya insanlarının ortada birleştiği en eski
içgüdü olan şiddetin, bu kadar çekici olmayı
başarmasının ana nedenlerinden birisi de yasak
elma oluşu. Holiganlık deneyimlerinin başka bir
nedeni daha var; o da, toplumun içinde bulunduğu şartlar, farklılıklar, geçmişe dayalı olan
hoşnutsuzluklar. Frosdick bu konu üzerine
araştırmalar yapmış ve aslında futbolun bir arena olduğunu söylemiştir. Yani toplumlar arası hesaplaşmaların yapıldığı bir kolezyum olabildiği
için de her yere yayılmayı başardı futbol.
Mesela; ırkçılıkla ilgili bazı sorunlar yaşayan
Lazio ve Roma taraftar gruplarının tepkileri,
Celtic ve Rangers arasındaki aslında meshebe
dayalı şehir kavgaları, Real Madrid ve Barcelona’nın yine sosyal sınıflar ve ideolojilerle ilgili zıt
kutuplardakiduruşları, Buenos Aires’de Boca
Juniors ve River Plate arasında ulusal ve etnik
farklılıklardan gelen kurucu problemleri, Inter
ve Milan arasındaki sınıfsal gerginlikler,
Bükreş’in Steau (asker) ve Dinamo (polis)
arasındaki meslek ayrımı gibi birçok gerginliğin,
tepkiye dönüştüğü alanlar halini aldı futbol
maçları…
MEDYA DA KÖRÜKLÜYOR
Şiddeti tetikleyen, büyüten en önemliunsurlardan biri de, zaten 4. büyük güç olarak
görülen kitlesel iletişim yani medya… Haber
dilleri, olayların yansıtılma şekilleri, insanların
bakış açılarını etkilediği gibi, şiddet hissini de
tetikleyen güçlü bir unsur. Kitleleri yönlendirme
de radyo döneminden beri çok başarılı olan medya, bu gücünün kontrolünü kaybettiği için veya
umursamadığı için, holiganizm olayları zirve
yapmaya doğru ilerliyor. 1938’de Orson Welles,
Dünyalar Savaşı radyo tiyatrosuyla tüm
Amerika’da panik yaratabildiyse, günümüz
teknolojisinin medyaya sağladığı güç ve
olanakları bir tahmin edin. Korkutucu ve ne
yazık ki gerçek… Önceleri Avrupa’da çok daha
sert olan holigan olaylarını 70’lerdeki ve
80’lerdeki Marksist sosyologlar ‘sınıflardaki
farklılık’ olarak açıklıyor. Aslında bu açıklama
günümüzde birçok açıdan
geride kalmış ülkelerde devam eden futbol nedenli
ÖZEL
HABER ‘ölümlerin’ açıklaması da
oluyor. İngiltere ve
Rusya’da gerçekleşen uzun
süreli saha ölümleri ardından
üniversiteler ve sosyologlar
araştırmalar yaparak birkaç
sonuca varmış. Olayların
çoğunu futbolla ilgilisi olmayan,
gelir olarak çok düşük bir segmentte yer aldığı için, eğitim seviyesi de oldukça düşük olan
gruplar oluşturuyor. Ekonomik
özgürlüklerin sınırlı kalması,
eğitimi kısıtlıyor. Bu da sürü psikolojisini tetikliyor. İnsan doğası sürü olarak yani aslında
doğru tanımıyla bir gruba aidiyet gerektiriyor,
futbol ve taraftarlık da bunun için biçilmiş kaftan oluyor.
YİNE EN İYİ ÇÖZÜM
İNGİLİZLERDEN
Zaman içinde Avrupa’da yükselen gelir ve
eğitim seviyesi, alınan önlemlerin yanında holiganizmi bitiren en önemli etkenlerden oldu.
Fakirlik, şiddet oluşumu için pimi çekilmiş bir
bomba. Örneğin, holiganizm gibi çok yüksek
olumsuz sonuçlar içeren şiddet olayları hala Arjantin, Afrika, Brezilya gibi ülkelerde bolca
görülüyor. Bunun en yakın örneklerinden birini,
dünya kupası harcamasına karşı olan Brezilya
halkının, Almanya’ya 7-1’lik yenilginin ardından olaylar çıkarıp, otobüsleri yakması şeklinde
gördük. Bu, halkın kendi sorunlarını belli bir
düzeyde ortaya çıkarması, tepkiye dönüştürmesi
demek. Zamanla holiganizmi durdurmak için
farklı çözümler ve koruma yolları getirilmeye
başlanmış. Alkolün etkisi göz önünde bulundurularak 1985 senesinde stat çevresinde alkol
satışı düzenlemesi yapılmış. Polis
davranışlarının etkileri incelenerek, olumsuz
ikazın insanları daha çok tetiklediği görüldüğü
için polislerin yetkilerinde sınırlandırmalar,
davranışlarında ise daha olumlu yaklaşımlar için
düzenlemeler yapılmış. En çok işe yarayan
yasalardan biri de 1989 yılında ‘’The Football
SİNİR YATIŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Tüm Avrupa kentlerinde, hatta Türkiye’de
bile işe yaramış olan stat düzenlemeleri ise çok
önemli bir konu. Statlara koltukların konulması,
kötü sonuçlar doğurduğu için taraftarlar arasına
konulan tel örgü kısımlarının kaldırılması, tuvalet
ve yiyecek satan köşelerle, rahatlatıcı, geniş alanların eklenmesi gibi dokunuşlar, futbol severlerin
sinirlerini oldukça yatıştıran bir etken olmuş. Eh,
kimse açken çekilir değil zaten, öyle değil mi? Tarihteki olaylara, yukarıdaki sosyolojik detayları eklemek oldukça kolay oluyor, çıkarımları, hele de
coğrafya kültür bilgisi ve tarihi kuvvetli biriyseniz
yapamamak içten bile değil.
PEKİ NELER OLMUŞTU?
Brezilya örneğinden önce günümüze en yakın
facialardan biri Mısır’da gerçekleşmişti. Al Ahli
ve Al Masri takımları arasında oynanan maç
ardında taraftarların sahaya inip birbirlerine
girmesinin sonucu 70’den fazla ölü ve 100’den
fazla yaralı olmuştu. Bu, ölmek için seçilebilecek en saçma yol değil mi? Bunun için Mısır
önlemlerinin yeterli olmadığı ortadaydı. 1964’de
Peru’da gerçekleşen, sınır komşuları Peru ve Arjantin arasındaki maçın da sonuçları facia
başlığını hiç teklemeden almıştı. Arjantin’den
sınıra giriş yapan binlerce ek holigan da cabası
olmuş, 300’den fazla taraftar hayatını kaybetmişti. Holiganlık tarihin belki de en acı olaylarından biri olan gerginlik, günümüz de hala
daha tedirginlik oluşturan bir rekabetin sonucu.
Stat düzenlemelerini hayati klan bazı sonuçlara
sahip olaylar da çokça tarihte yer almış.
Örneğin, Rusya’da kapıdaki izdihamdan çıkamadığı için ölen 300 kişinin etkisi tartışılır gibi değil. Yine
günümüze kadar gelen gerginliklerin
mimarı olaylardan biri olan 66 kişinin öldüğü Old firm mücadelesi
de unutulmazlardan biridir. 1971
yılındaki bu derbi, adının belli ettiği
üzere Rangers ve Celtic arasında
gerçekleşmişti. 66 kişinin ölümünün
yanında 100’lerce yaralının da olması
durumun zavallı reçetesidir. Aynı şekilde stat inşa hatası dar alanların yol
açtığı izdihamnedeniyle 2001 yılında
Güney Afrika’da 43 kişi hayatını
kaybederken, Hillsborough faciası olarak da anılan 96 Liverpool
taraftarının ezilerek öldüğü maç da
unutulmazlar arasına girmeyi başarmıştır. Daha bunlar gibi onlarca
örneği olan olayların tamamen durdurulması başarılamamış, hatta geri
kalmış ülkeler sınıfında artışlar gözlemlenmiştir. İnsan düşünmeden
edemiyor; kim böyle bir ölümün hayalini kurar ki?
TÜRKİYE GERİ KALIR MI?
Türkiye odağına hızlı bir geçiş yapmakta da fayda var.
Birçok açıdan farklı kültürel yapısının yanında, en fanatik
taraftar gruplarını bünyesinde barındıran Türkiye alınan
onlarca önleme rağmen hala grup kavgalarına bir ‘dur’
diyebilmiş değil. Bunun en önemli sebeplerinden biri; her
konuda olduğu gibi, holiganizm konusunda da çıkarılan
yasaların, kurgulanan cezaların yaptırımının olmayışı ve
uygulanamaması. Bunun için çabalayan bir atmosfer olmadığı gibi, kendi içinde, kendi çıkarları doğrultusunda ilerleyen çeşitli yönetim krallarının da bunu önemsemeyişi
durumu daha da vahim hale getiriyor. Tabii yurt dışındaki
en güzel çözümlerinden biri olan ‘polisin olumlu ikazı’
tavrının da henüz statlarımızda gerçekleşemediğini açıkça
görmekteyiz. Türklerin tokken de sinirli olabileceğini
kimse görmüyor belli ki… Holiganlık mantığının hiç bir
açıdan olumlu tarafını yakalamanın mümkün olmadığını
fark etmek kolay… Dahası futbolun marka değerini, kendi
içlerinde kaybediyor olması da cabası. Kötü reklam da
reklamdır mantığının tamamen yanlış olduğu sektörde,
kötü olan her olay, futbolun marka değerinden parçalar
koparıp, piranalara bırakıyor. Oysaki futbolun insanları
gruplaştıran, hatta olumlu anlamda bir aidat sağlayan
yapısını görmek hiç de zor değil.
HER TARAFTAR HOLİGAN MI?
Bu arada taraftar grubu dediğimizde hemen holiganlığın
anlaşılmasını engelleyeyim ve hemen araya bu yanlış anlaşılmayı düzeltecek bir kaç kelime serpiştireyim. Taraftar
grupları futbolun güzel tarafını vurgulayan, hatta çoğu anlamda doru zamanlarda, doğru toplumsal tepkilerin verilmesine yardımcı olan insan topluluklarıdır. Dünyada şiddet içermeyen futbol sever birliklerinin çok olumlu örneklerini görmek mümkün. Hatta artık tüm Avrupa’da holigan
çeteler bu grupların baskısıyla eritilmiş durumda.
Türkiye’de bunun en iyi örneğini, neredeyse tüm takımlarca kabul görmüş Beşiktaş taraftar grubu oluşturuyor.
Tamamen kusursuz demek elbette mümkün değil, her
toplu tavırda çıkıntılar, tüm dünyada olduğu gibi burada da
mevcut; yine de aidiyet olgusu için nokta atışı bir temsil
güçleri var. Belli bir düzende seremonileri, maç öncesi
toplantıları, maç ardı eğlenceleri ve birlik halinde hareket
ederek takım desteğini içeren ekipler, bir nevi kendi içlerinde kültürleri olan birer cemaatleri. Bundan sonraki
dönemlerde, ilerleyen süreçte ve yeni yazılacak futbol tarihinde bu tip faciaları hiç görmemek umuduyla, herkese
sözüm o ki; holiganizmden uzak durun dostlarım, kimse
dünyanın en anlamsız kavgasına dahil olmayı hak edecek
kadar değersiz değil…
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Habur’u bırak Tire’ye bak!
Dükkanları batırdılar
Çeşme Belediyesi’nin Ilıca’da termal üzerine yaptırdığı 4 yıldır boş duran dükkanlar ile ilgili, Çeşme Ak Parti Meclis Üyesi
Bülent Tercan önerge verdi. Çeşme
Belediyesi’nin Ak Partili Meclis Üyesi
D.Bülent Tercan, kasım ayı meclis toplantısında ILICA’da jeotermal alan üzerine 4
yıl önce yapılan ve hala boş duran
dükkanları gündeme taşıdı. Ak Partili 3
meclis üyesi ile birlikte önerge hazırlayan, Tercan, ILICA’da CHP’li belediye
yönetiminin iş bilmezliği yüzünden milyonlarca liralık kamu zararının oluştuğunu
öne sürdü. Tercan, önergesinde termal
alan üzerinde ki dükkanların yıkılıp
yeniden uluslararası ölçekte termal kür
merkezi yapılmasını istedi. Belediye
meclisi toplantısında ki konuşmasında,
Ilıca’ da ki bu tarihi yanlıştan dönülüp,
yapılmış olan tüm hatalı tesislerin yıkılıp,
burada ki Belediye arsalarımızın tamamına uluslararası Termal kür merkezi haline
getirilmelidir dedi. (HABER MERKEZİ)
AK Parti İzmir İl
Başkanı Bülent Delican, MHP İzmir İl
Başkanı Necat
Karataş’a Habur’u
bırak Tire’ye bak diyerek seslendi
AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican,
"Sayın Karataş’a Son Çağrı; Habur’u bırak
Tire’ye bak" dedi. Yazılı açıklama yapan
Delican şu görüşlere yer verdi: Siyasette
kısır çekişmelerden beslenen, günü kurtarma telaşıyla ucuz polemiklerin tarafı olan, iş
üretmek yerine laf üretmeyi maharet sayanlar bizleri de kendileriyle aynı mecraya çekmeye çalışıyorlar. İl Başkanı olarak görev
yaptığım dört aylık sürede en büyük mücadeleyi bu anlayışa karşı ortaya koydum.
İzmir siyasetinin içine düştüğü bu çıkmaz
sokaktan kurtulması, siyasi “Fair Play’in
kentin binlerce yıllık geçmişinden beslenen
demokratik ikliminde hakim olması,
siyasetin ‘’bir şey olmak için değil, bir
şeyler yapmak için yapılması” adına bu mücadeleyi verdim ve vermeye devam edeceğim. Bu uğurda Tire’de köy mallarının
belediye borçları için satılmasına karşı
dimdik durduk. Kendisinin katılmadığı 9
Eylül ve 29 Ekim’deki milli coşkularımıza
diğer partilerin il başkanları ve İzmirli
hemşerilerimizle ortak olduk. Kente hizmet
söz konusu olduğunda siyasi rekabete aldırmadan önce ‘İzmir’ dedik, diyebildik.
Ancak 9 Eylül’de İzmir’in Kurtuluşu, 29
Ekim’de de Cumhuriyetin ilanı coşkusunu
İzmirli hemşerileriyle paylaşmaktan kaçan,
Tire’de CHP’li belediye başkanı köy mallarını satışa çıkarırken ona destek verip, sonra da İzmir’de ‘sattırmam’ açıklaması yapan, deyim yerindeyse ‘karakolda doğruyu
söyleyip, mahkemede şaşan’ CHP’nin
peşine takılan belediye meclis üyelerine bile
hakim olmayan MHP’nin çok sayın il
başkanı Tire’de yediği golü bizim üzerimizden çıkarmaya çalışmaktadır. Ancak
İzmir’in meselelerinde topu taca atıp,
üretemediği siyaset yerine laf salatası yaparak kafa karışıklığı yaratmaya çalışan
sayın il başkanı şunu iyi bilmelidir ki bizim
Tire’de ortaya koyduğumuz dik duruş MHP’ye gönül veren köylümüzü de kurtarmış,
onlar tarafından da tavrımız alkışlanmıştır.
Ama MHP’li meclis üyelerinin Tire’deki
köy malları satışına onay verip destek olma
ayıbını sayın il başkanının saldırgan ve seviyesiz bir üslupla attığı hamasi nutuklar
asla örtemeyecektir.
AK Parti’nin İzmir il başkanı olarak 4 aylık
görev süremde ortaya koyduğum mücadele
ve aldığımız sonuçları göğsümüzü gere gere
sadece bugün değil yıllar sonra bile anlatabilirim. Ama iş yerine laf üreten içi boş nutuklarla günü kurtarmaya çalışan MHP il
başkanı yıllardır oturduğu o koltukta
bugüne kadar İzmir için ne yapmıştır, ne
üretmiştir? Kendisi daha Tire’deki köy mallarının satışı ile ilgili irade bile ortaya koyamazken Habur gibi ‘genel başkanlar
düzeyinde’ konuşulan ve artık bayatlamış,
gündemden kalkmış meseleyi ısıstarak
Karataş’ın nereye varmak istediğini anlıyoruz. Anlaşılan o ki, Sayın Karataş Tire’nin
ve İzmir’in köylerinde kaybettiği siyasi
itibarını Habur gibi tedavülden kalkmış bayat meseleler üzerinden geri kazanmaya
çalışmaktadır. Kendisine
naçizane tavsiyem, topu taca atıp, suyu bulandırmasın. Çünkü Türkiye’de artık ‘bulanık suda balık avlama dönemi’ geride
kaldı. Partimizin ortaya koyduğu ‘Yeni
Türkiye’de geçerli olan tek akçe çalışmak
ve üretmektir. Laf değil iş üretmektir.
Komik görmek istiyorsanız ‘’Boy Aynasına’’ bakın tavsiyemize uyarak kendilerini
‘’Dev Aynasında’’ görenlerin bize ders vermeye cüret edebilecek kadar şaşı bakmalarını ibretle izliyoruz. Karşılıklı
polemiklerle İzmir’in enerjisini
düşürmemek adına sayın il başkanı hangi
doz ve düzeyde cevap verirse versin artık kendisine cevap verme gereği duymayacağımı kamuoyunun bilmesinde yarar
görüyorum. Bize hangi gerekçe ile saldırmış
olursa olsun, hangi hesabı yapmış olursa olsun, hangi alaycı üslubu takınmış olursa olsun biz her türlü saldırı karşısında bu kervanı yürütmekte kararlıyız. İnancımıza ve
bizi biz yapan Milletimize sımsıkı sarılarak
çıktığımız bu kutlu yolda Yeni Türkiye’nin
inşası için durmadan yorulmadan çalışmaya
devam edeceğiz.
(HABER MERKEZİ)
Petkim'in ilk dokuz aylık cirosu 3,3 milyar lira
Türkiye’nin petrokimyada tek hammadde üreticisi konumundaki Petkim, ilk
dokuz aylık dönemde 3,3 milyar TL ciro, 132,6 milyon TL brüt kâr, 2,56 milyon TL net kâr sağladı. Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut, 144 milyon
dolar tutarındaki kapasite artışı yatırımlarını ve tarihi bakım dönemini
tamamlamak üzere olduklarını belirterek, “Petkim'i, kuvvetli EBİTDA
sağlayan yatırımları olan bir kurum haline getirme yolunda önemli bir adım
attık. Bu yatırımın etkisini, önümüzdeki günlerde görmeye başlayacağız.
Türkiye'nin cari açığına pozitif etki yaparak, ekonomimize olumlu katkı
sağlayacağız." dedi. (CİHAN)
www.sondakikagazetesi.com
8 Kasım 2014 Cumartesi
Somalı şehit aileleri:
Müebbet niye yok?
sadece sekiz kişi, 50 kişi ile kalmasın. Bir
Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin şehit
müfettiş vardı olur veren ama ismi yok ya da
olduğu maden faciasıyla ilgili Soma
bir Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) var. DeneCumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen
timcilerin hiçbirinin ismi yok. Bunlar ceza alsoruşturma kapsamında hazırlanan ve Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilen fe- mayacaklar mı?" dedi. 2,5 yaşındaki oğlu Selim'in yetim kaldığını dile getiren Hidayet
zlekede, aralarında Soma Kömür İşletmeleri
Tokgöz, "Benim oğlum Selim iki
A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can
buçuk yaşında. Eve geldiğinde,
Gürkan'ın da bulunduğu tutuklu
Manyastıkların arkadasında
sekiz sanık hakkında müebbet
babasını arıyor. Yani benim
hapis talebinde bulunulmaisa'nın Soma
hiç maddi bir beklentim
masına, şehit madenci eşyok ve ben halen oğlum
leri ve ailelerinden tepki
ilçesinde 301
Selim'e bazı şeyleri açıkgeldi. Fezlekedeki hapis
işçinin şehit olduğu
cezası taleplerini çok az
layamadım. Bunun bir
ve komik bulduklarını
olamayacak mı?
maden faciasıyla ilgili cezası
söylediler. Türkiye'de
Benim tek istediğim,
fezlekeyi değerlendiren adalet yerini bulsun ve
adaletin işlemediğini ileri süren madenci
Soma faciası unutturulşehit aileleri, sorumlu- masın.
aileleri, 301 kişinin
Bu kadar sürecin
ölümüne sebep olan
lar için komik denecek uzun sürmesi, yani beş
herkesin cezasını çekmealtı ay süre geçmiş olcezalar istendisi gerektiğini kaydetti.
ması, olayların zamanaşımı olduğunu gösğine dikkat
'OĞLUM EVE GİRİNCE
teriyor. Burada bir silsile var.
çekti
YASTIKLARIN ARKASINDA
Aşağıdan yukarıya giden, yukarıBABASINI ARIYOR'
dan aşağıya giden bir kuyruk acısı
Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarvar. Herkes, 'Kendimi nasıl kurtarabilirim?' derdine düşmüş. Ben istiyorum ki A'dan Z'ye
ihinde, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye ait
taşın altında kim varsa cezasını alsın." diye
Eynez Maden Ocağı'ndaki faciada eşi Ferhat
konuştu.
Tokgöz'ü kaybeden bir çocuk annesi Hidayet
Tokgöz, fezlekede yer alan hapis cezası talep'HATA YAPILIYORSA HATANIN
leri çok az buldu. "Ben hakim değilim, savcı
BEDELİ OLMALI'
değilim." diyen Tokgöz, "Kimsenin verdiği
Soma'daki faciada eşi Mustafa Kocabaş'ı şehit
kararı irdeleyemem ama sadece tek istediğim
var, bu cezalar bu kişilerle sınırlı kalmasın. Yani veren bir çocuk annesi Nursel Kocabaş da fe-
zlekedeki hapis cezalarını komik buldu. Ceza
alacakların sekiz on kişiyle kalmaması gerektiğini belirten Kocabaş, "Kimin cezası varsa,
kim hata yaptıysa onlar cezalandırılmalı. Biz
buna karar veremeyiz ama karar verecek kişiler doğru dürüst değerlendirirse, herkes cezasını bulursa biz de rahat edeceğiz, bizim eşlerimiz de rahat edecek, çünkü bizim çocuklarımız var, kendimiz vardık, 301 kişinin eşi
vardı, bunların çocukları vardı ve eşlerimiz
vardı. Bir aileydik. Güzel bir evimiz ve mutlu bir
yuvamız vardı. Şu an hiçbir şeyimiz yok,
üzgünüz. Herkes cezasını bulmalı. Bu bir silsileyse eğer, aşağıdan yukarıya ve yukarıdan
aşağıya gidiyorsa herkesin cezasını vermeliler.
Sadece şirketin sorumlularıyla kalmamalı bu.
TKİ'nin sorumlusu varsa ortaya çıkmalı. Müfettiş varsa çıkmalı, bunun denetmenleri varsa
çıkmalı. İsim olarak çıkmalı. Onların da eğer
bir hataları varsa onlar da cezalarını almalı.
Nasıl diğerleri alıyorsa onlar da almalı. Sadece
sekiz kişi veya on kişiyle değil, herkesin cezası
neyse onu çekmeli. Biz nasıl bu şekilde sınanıyorsak, sınavımızı veriyorsak onlar da
cezalarını çekmeli. Hata yapılıyorsa bu hatanın
bedeli olmalı bence." şeklinde konuştu.
Faciada şehit olan Ferhat Tokgöz'ün kardeşi
Serdar Tokgöz de fezlekede talep edilen hapis
cezalarını çok az bulduğunu söyledi. Tokgöz,
"20-25 yıl talep edilmiş. 301 kişi vefat etti, yani
25 yılı 301'e bölsek, kişi başına 15-20 gün
düşüyor. Yani bir şey düşmüyor neredeyse kişi
başına herhalde. Bunu da anlamış değilim.
Nasıl oluyor da ölen 301 kişi için 20-25 yıl ceza
istiyorlar?’’ dedi. (CİHAN)
İzmir turizminde kötü gidiş
Türk turizminde önde gelen kentlerden olan İzmir, son zamanlarda turizm istatistiklerindeki kötü gidişatıyla dikkati çekiyor. İzmir'e ekim
ayında gelen turist sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17, yılın ilk 10 ayında ise bir önceki yıla göre yüzde 7'lik düşüş gösterdi
Yılın 10 ayında kente gelen turist
sayısı, 8 ay boyunca bir önceki yıla göre
düşüş kaydetti. AA muhabirinin İzmir
Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerinden
derlediği bilgilere göre, 2014 yılına kötü
giriş yapan İzmir turizmi, düşüşünü ekim
ayında da sürdürdü. Kente ekim ayında,
havayolu girişlerinde bir önceki yılın aynı
dönemine göre yüzde 1'lik artışla 77 bin
152, denizyolu girişlerinde ise yüzde
35,2'lik azalışla 54 bin 98 olmak üzere
131 bin 250 turist giriş yaptı. Ekim
2013'de 159 bin 901 turistin geldiği kentteki turist sayısı yüzde 17,9 azaldı. Kente
2014 yılında şu ana kadar 1 milyon 225
bin 960 turist giriş yaptı. Geçen yılın aynı
döneminde ise İzmir'e 1 milyon 318 bin
875 kişi geldi. İzmir'e yılın 10 ayında gelen turist sayısı ise şubat ve nisan ayları
dışında hep düşüş yönünde oldu. İzmir
turizmi, ocak ayında yüzde 3, martta
yüzde 20, mayısta yüzde 11, haziranda
yüzde 5, temmuzda yüzde 3, ağustosta
yüzde 6, eylülde yüzde 10 geriledi. Turizm istatistikleri bir tek şubatta yüzde 56,
nisanda yüzde 4 artarak yüzleri güldürdü.
Türk kruvaziyer turizminin öncülerinden
olan İzmir'de bu alandaki düşüş de devam
ediyor. Ekim 2014'de kente 49 bin 149
turist kruvaziyerle giriş yaparken bu
rakam geçen yılın aynı ayında 77 bin 554
olarak gerçekleşti. Ekim ayı turist sayısında yüzde 36,6 azalma yaşandı. Yılın 10
ayında ise bir önceki yılın aynı dönemine
göre yüzde 31'lik azalışla 307 bin 269 turist kruvaziyerle İzmir'e geldi. İzmir'i tercih eden turistlerin ülkeleri sıralamasında
Almanya yine ilk sırada yer aldı. Yılın ilk
10 ayında 316 bin 474 Alman turist, 122
bin 902 Fransız, 118 bin 576 İtalyan, 97
bin 178 de İngiliz turist İzmir'i tercih etti.
"İzmir tanıtıldıysa
niye düşüşteyiz"
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamaları Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet
İşler, kente havayolu girişlerinde ve konaklama sektöründe yüzde 4'lük artış olmasına karşın kruvaziyerde yüzde 30'lar
civarında, genel verilerde ise yüzde 7'lik
düşüş yaşandığını, İzmir'in "kan kaybet-
tiğini" savundu. Türk turizminde güzel
gelişmeler yaşanırken İzmir turizmindeki
kötü gidişi eleştiren İşler, "EXPO 2020'yi
kazanamadığımızda 'Kazanamadık ama
hiç olmazsa İzmir'i tanıttık' dediler, milyarlarca lira boşa gitti. İzmir tanıtıldıysa
niye yüzde 7 düşüşteyiz" diye konuştu.
İzmir iyi, pazarlanabilir bir ürün olduğunu
ancak marka şehir yapılamadığını savunan İşler, kentin zenginliğine rağmen
tanıtımdaki başarısızlık nedeniyle pastadan istediği payı alamadığını savunarak
şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye turizmi yüzde 7-8
büyürken, İstanbul, Antalya, Muğla
büyürken sadece İzmir turizminin yüzde 7
gibi geriye gitmesinin başka izahı yok. 5
milyon nüfuslu bir kent Muğla'nın ilçeleri
kadar turist çekemiyor. Bu bir ayıptır.
İzmir turizmi kan kaybediyor. İzmir geçen
yıl bu zaman 10 aylık süreçte kruvaziyerde ve konaklamalarda artı değerdeydi,
şimdi eksideyiz. İzmir'i yönetenler turizm
konusunda son derece duyarsızlar.
Tanıtımı olmayan ürün satılamaz. İzmir,
hiçbir şekilde uluslararası platformda
tanıtılmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi,
İzmir Ticaret Odası, kentin tanıtımı için
en ufak bütçe ayırmamaktadır. Tanıtımı
olmayan ürün satılamaz. Bu şehri
yönetenler, turizm konusunda basiretsiz
oldukları için İzmir turizmden istediği
payı alamamaktadır."
(AA)
Download

33 yaralı 33 yaralı 33 yaralı 33 yaralı 33 yaralı 33 yaralı