İÇİNDEKİLER
06
26
60
38
40
62
oteller
yatırımlar
■ Gelirlerini artırmak isteyen oteller,
gastronomiye yatırım yapıyor .............................. 6
-18
■ Haberler .................................................................20-25
tedarikçiler
■ Türkiye yatırım fırsatlarında bölge lideri
olmaya devam ediyor........................................... 40-53
■ Haberler ................................................................. 54-59
■ Söyleşi/Ziraat Bankası Genel
Müdürü Ömer Baktır ............................................ 60-61
■ Masaüstü ekipmanlarında trend
yalın çizgiler .......................................................... 26-32
■ Haberler ................................................................. 34-36
■ Röportaj
Salih Maraş/İnfo Group........................................ 38-39
■ Türkiye yat turizminde gulet tarzı ahşap
tekneleriyle mavi turlara öncülük ediyor ........... 6
2-66
■ Haberler ................................................................67-71
■ Diğer haberler ....................................................... 72-78
■ İstatistikler ............................................................. 79-80
Yetkin Medya Yayıncılık
Ticaret Limited Şirketi Adına
Yazı İşleri
Ece Yarkataş
Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Sebahattin Ercan
İletişim
[email protected]
Genel Koordinatör
Bülent Büyükaras
[email protected]
Editör
Özlem Kasa
[email protected]
Görsel Yönetmen
Türkel Hocaoğlu
[email protected]
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
acenteler
[email protected]
Tel: 0 212 278 77 41 pbx
Reklam
[email protected]
Abonelik
12 aylık abonelik bedeli 90 TL’dir.
Abone olmak isteyenler için
hesap numarası:
Tel: 0 212 278 77 42 pbx
Faks: 0 212 278 77 68
Yetkin Medya Yayıncılık Ltd. Şti. Türkiye İş
Bankası 4. Levent-İstanbul Şubesi.
Baskı:
IBAN: TR57 0006 4000 0011 1400 7932 49
Özgün Ofset
Tel: 0212 280 00 09
Issn: 2147-2300
Adres:
Yetkin Medya Yayıncılık
Emniyetevler Mah. Bornova Sok. No: 5/B,
4. Levent / İstanbul
(Dekont ve adres bilgilerinizi
0212 278 77 68 nolu faksa gönderiniz.)
Yayın Türü:
Ulusal, süreli, aylık
Baskı yeri ve tarihi:
İstanbul, Haziran 2013
SUNUŞ
Türkiye’nin sıcak
gündemi ve turizm
S
ezona güzel bir başlangıç yapan Türkiye Mayıs ayında rekor yıl olarak
kabul edilen 2011’in rakamlarını yakaladı. Türkiye’nin yükselişinden memnun olan
turizmciler İstanbul’da Orta Asya ve Türkiye Otel Yatırım Konferansı’na da (CATHIC) ev
sahipliği yaptı. Türkiye bölgedeki yatırım fırsatlarının konuşulduğu panellerde Türkiye’deki
yatırım trendinin devam ettiği, özellikle şehir otellerinde orta ve ekonomi segment otel yatırımlarındaki
gelişmeye işaret edildi. Konferansta dikkat çekilen bir diğer nokta ise İstanbul başta olmak üzere önemli
destinasyon ve lokasyonlarda artan arazi ve yatırım maliyetleri oldu. Panele katılan uluslararası zincir
yöneticilerinin Türkiye’ye bakışını ve yatırım olanaklarını Turizm ve Yatırım Dergisi için değerlendirdiler.
Bugünlerde Türkiye sıcak günler geçiriyor. İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’nda parkı korumak için
başlayan ancak dalga dalga yayılarak iktidarın baskı ve şiddet politikalarına yönelen eylemler, turizm
sektörünü olumsuz etkiledi. Gezi parkı protestoları nedeniyle Taksim civarındaki otellerde rezervasyon
iptalleri yüzde 30-40’lara çıktı. Olaylarla ilgili Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve Amerika gibi ülkeler
Türkiye’ye gelen vatandaşlarına dikkatli olun uyarısı yaptı. Bu da turizmin ne kadar kırılgan olduğunu bir
kez daha gösterdi.
Alternatif turizm olanaklarının geliştiği Türkiye’de son yıllarda gastronomi turizmi de gelişiyor. Yiyecekiçecek yatırımlarının artmasının yanı sıra Türkiye’ye uluslararası üne sahip markalı restoranlar da gelmeye
başladı. Gastronomiye olan ilgiden otellerde pay almak istiyor. Dolayısıyla otellerdeki restoran ve bar
sayısından, nitelikli şef aşçı ve personele kadar bu alanda yatırımlarını artıran oteller, yiyecek-içecekten
aldığı payı artırmaya çalışıyor. Bizde otellerde gastronominin geldiği noktayı işin uzmanı aşçılar ve
otelcilerle konuştuk.
Diğer yandan gastronominin gelişmesi, bu alanda faaliyet gösteren firmalara da olumlu yansıyor. Farklı
dünya mutfaklarının Türkiye’de de müşteri bulması ve Türk mutfağının gelişmesi, masaüstü ekipmanları
alanında hizmet veren tedarikçileri heyecanlandırıyor. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeleri yakından takip
eden tedarikçi firmalar, gerek dünya trendlerinin Türkiye’ye taşınması gerekse otelcilerin ihtiyaçlarına göre
ürün geliştirilmesi anlamında önemli çalışmalara imza atıyorlar. Bu alanda faaliyet gösteren firmalar son
trendleri Turizm ve Yatırım Dergisi’ne açıkladılar.
Bu sayımızda Türkiye’de önemli bir gelişme kaydeden yat turizmini de ele aldık. Gerek marinaları
gerek Türkiye kıyılarında mavi tur yapan özel yatlarla gerekse yat üretim kapasitesi ve gulet tarzı yatlarla
gerçekleştirilen mavi turlarıyla farklı kanatlarda gelişen yat turizmi, ciddi bir potansiyeli barındırıyor.
Türkiye’deki Ege ve Akdeniz kıyılarının güzelliği, mavi tur düzenleyen yatlardaki konforun artması ve
uygun mavi tur fiyatları gibi nedenlerle gelişmeye devam ediyor. Osmanlı tipi geleneksel gulet teknelerle
düzenlenen mavi turlar ise Türkiye’ye özgü olduğu için hem tanıtım hem de turist sayısı anlamında çekim
merkezi oluşturuyor. Sorunlarına rağmen gelişme gösteren sektörü, uzmanları ele aldı.
Turizm ve Yatırım Dergisi’nin 11. sayısında Sea Planet Resort &SPA ve Euphoria Aegean Resort &SPA
eklerini okuyucularımızla buluşturuyoruz.
Keyifle okumanız dileğiyle…
42
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ
Gelirlerini artırmak isteyen oteller,
gastronomiye yatırım yapıyor
Türkiye’de gastronomi alanında turizmin gelişmesine paralel olarak son 20 yılda
ciddi adımlar atıldı. Gerek hijyen gerek lezzet gerekse sunum alanında gelişen Türk
mutfağının yanı sıra aşçılık mesleği de en popüler meslekler haline geldi. Yeme-içme
pazarından pay almak isteyen otelciler de bu alana yatırım yapıyorlar.
T
ürkiye’nin turizm alanında önemli
zenginliklerinden biri de son yıllarda
daha da öne çıkan gastronomi… Turizmin vazgeçilmez değerlerinden biri olan
yeme-içme eylemlerinin tümünü kapsayan gastronomi, özellikle gittikleri ülkelerin
yemeklerini tatmak isteyen ve bir kültür deneyimi yaşamak isteyen turistlerin ilgisini
çekiyor. Dünyada yeterince tanınmamasına rağmen çok zengin bir mutfağa sahip
olan Türkiye’de turizm sektöründe gastronominin payını artırmak için son yıllarda
atılan adımlar dikkat çekiyor.
Gastronomi turizmi,
otellerde de gelişiyor
Çok zengin bir mutfağa sahip olan
Türkiye’de son yıllarda gastronomi tu-
62
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
rizmi de gelişim gösteriyor. 31 milyon
turist ağırlayan Türkiye’nin tarihi ve doğal
güzelliklerinin yanı sıra önemli değerlerinin öne çıkarılması ve alternatif turizm
olanaklarının geliştirilmesinde de önemli
bir unsur olan gastronomi turizmi, restoranların yanı sıra otellerde de ivme
gösteriyor. Özellikle İstanbul’da deniz
manzaralı lokasyonlarda yer alan lüks oteller ile müşterilerine bir kültür deneyimi
yaşatmak isteyen küçük oteller, otel mutfağına ve ekibine yatırım yapıyorlar.
lararası zincir otellerin Fransız, İtalyan,
Uzakdoğu gibi dünya mutfaklarını Türkiye’ye taşıması, Türk mutfağını geliştirmek
isteyen kesimlere de yeni ufuklar açtı. Uluslararası trendleri yakından takip eden
otelciler, dünyada otel gelirlerinde önemli
bir paya sahip olan yeme-içme alanında
yeniliklere kapılarını açtılar. Bu gelişimde
son yıllarda vitrine çıkan aşçıların büyük
payı oldu. Türkiye’de gastronomi, gerek
damak tadı gerek sunum gerekse lezzet
açısından önemli bir noktaya erişti.
Oteller yiyecek-içecekten
aldığı payı artırmak istiyor
Genç aşçılar gastronominin
gelişmesinde önemli rol oynadı
Türkiye’de gastronomi alanında turizmin gelişmesine paralel olarak son 20
yılda ciddi adımlar atıldı. Özellikle ulus-
Otellerde gastronominin gelişiminde
genç aşçıların büyük rolü oldu. Uluslararası yarışmalarda yaratıcılıklarını
Günümüzde artık gelir
düzeyi yüksek olan yerli ve
yabancı turistler, gittikleri
ülkelerde farklı lezzetleri
tatmak ve farklı kültürleri
deneyimlemek istiyorlar.
Kültür turlarıyla paralel
gelişen gastronomi turizmi,
Türk mutfağının yanı sıra
zamanla yöresel lezzetleri
de ortaya çıkarıyor.
konuşturarak çeşitli ödüllerle dönen aşçılar, özgüven kazanarak, mesleklerine
sahip çıktılar. Gerek Türk mutfağını gerekse önce dünya mutfaklarını öğrenen
ve geliştiren genç aşçılar, zamanla otel
mutfaklarında önemli yerlere geldiler.
Aşçılar, gerek hijyen gerek lezzet gerekse
sunum alanında önemli aşamalar kaydeden aşçılar, bu süreçte modern Türk
mutfağını da yaratmış oldular.
Aşçılık mesleği popülerleşti
Son 20 yılda kendilerini sürekli
geliştiren aşçılar, böylece sektörün yapısını tamamen dönüştürdüler. Eskiden
yabancı aşçıların çalıştığı uluslararası
zincir otellerin mutfaklarında aşçıbaşı
olarak yer bulmaya başladılar. Bugün birçok zincirin şef aşçısı konumunda olan
Türk aşçılar, sektörde mesleğin prestijini de yükselttiler. Aşçılık mesleğinin bu
kadar popülerleşmesinde uluslararası
yarışmalar kadar TV programları da etkili oldu. Mesleğin popülerleşmesi, aşçı
olmak isteyenlerin sayısını artırdığı gibi
gastronomi turizminin de ülke genelinde
önemini artırdı.
Türk mutfağı modernleşti
Dünyanın en zengin mutfaklarından
biri olduğu bilinen ancak uluslararası camiada tanıtılmadığı için hak ettiği
ilgiyi göremeyen Türk mutfağının önümüzdeki süreçte dünyada da tanınması
bekleniyor. Gerek restoran gerekse otel
yatırımcılarının Türk ve Osmanlı mutfağına yatırım yapması bu alanda yeni
markaları beraberinde getirmesi bekleniyor. Sunum, lezzet, hijyen ve yaratıcılık
gibi konularda belli aşamaya gelen Türk
mutfağı, özellikle Türkiye’de deyim yerindeyse yeniden keşfedildi. Önceleri
sadece dünya mutfağına ağırlık veren ve
bu alanda isim yapmaya çalışan aşçılar,
bugün çok yaygın olmasa da Türk mutfağı konusunda isim yapmaya çalışıyorlar.
Yerel lezzetler de gün yüzüne çıkıyor
Öte yandan Türk mutfağının yanı sıra
yerel mutfaklar da öne çıkmaya başladı.
Televizyon programlarının, gurmelerin ve
köşe yazarlarının da etkisiyle gün yüzüne
çıkmaya başlayan yerel mutfaklar, aşçıların da yeni yorumlarıyla ve reçeteleriyle
otel mutfaklarına da giriyor. Kültür turlarıyla paralel gelişen gastronomi turizmi,
yöresel lezzetleri de içine katarak, turizmden pay almak isteyen birçok şehir,
belde için ürün zenginliği anlamında ön
açıcı oluyor. Acenteler, kültür turu rotalarına yerel lezzetleri de ekliyorlar.
Oteller restoranlarını outsource ediyor
Gastronomiden pay almak isteyen
oteller bu alana yaptıkları yatırımları da artırıyorlar. Özellikle İstanbul’da
manzarası olan lokasyonlarda yer alan
Bakanlık Belgeli Yeme-İçme
Mekanları (Mayıs 2013)
İstanbul
205
Ankara
113
İzmir
51
Bursa
25
Antalya
15
Malatya
14
Adana
13
Eskişehir
13
Samsun
13
Balıkesir
11
Gaziantep
11
Tekirdağ
11
Diğer iller
131
Toplam
626
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
7
»
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ
5 yıldızlı lüks oteller, dünyada öne çıkan
mutfaklarla ilgili restoran açıyorlar. Ağırlıklı dünya mutfağı, Türk mutfağı ve
Uzakdoğu mutfağı olmak üzere üç ayrı
mutfak üzerinde yoğunlaşan oteller, otel müşterisini restoranlarına çekmeye
çalışmanın yanı sıra dışarıdan da müşteri almaya çalışıyor. Diğer taraftan
restoranlarını outsource eden otel sayısı
da artıyor. Restoran işletmeciliğini ayrı
değerlendiren bazı oteller, hem uluslararası bir markayı otellerine taşımak hem o
markanın müşteri kitlesini çekmek hem
de bu alandan elde edeceği payı artırmak
için bazı restoranlarını farklı markalara
outsourcing ediyorlar.
TURYİD’e göre sektörün büyüklüğü
10 milyar doları buluyor
Otel, restoran, lokanta, cafe, bar, eğlence merkezleri, catering hizmetleri ve
günübirlik tesisler olmak üzere çok geniş
bir alana yayılan yiyecek içecek sektörünün Türkiye’deki rakamsal büyüklüğü her
yıl artıyor. Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği’nin (TURYİD)
tahmini verilerine göre 10 milyar doları
buldu. Bu rakamın yarısı ise İstanbul’da
gerçekleşiyor. Amerika’da ise yiyecek-içecek sektörünün büyüklüğü 600 milyar
doları geçiyor. Bu rakamlara otellerdeki yeme-içme üniteleri dahil edildiğinde
karşımıza devasa bir sektör çıkıyor.
Gastronomi alanında
İstanbul başı çekiyor
Diğer sektörlerde olduğu gibi bu alanda
da pazarın büyüklüğüyle ilgili kesin bilgilere
ulaşmak zor. Kültür ve Turizm Bakanlı-
28
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
ğı’ndan işletme belgesi alan 626 lokanta,
eğlence merkezi, bar, günübirlik tesis ve
mola noktası bulunuyor. Kuşkusuz sektör bundan çok daha büyük ve geniş alanı
kaplıyor. Özellikle İstanbul’da yeme-içme
ve eğlence merkezlerine yapılan yatırımlar
her geçen yıl artıyor. Dünyaca ünlü resto-
ran markalarının İstanbul’da şube açması,
sektördeki ivmeyi gösteriyor. İstanbul İl
Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre sadece İstanbul’da işletme belgeli 562
yeme-içme tesisi bulunuyor. Ankara, İzmir, Bursa, Antalya gibi büyük şehirler de
İstanbul’u takip ediyor.
İSTANBUL KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
“İŞLETME BELGELİ” YEME-İÇME VE EĞLENCE TESİSLERİ
YERİ
Avrupa
TÜRÜ
Anadolu
Sayısı
Avrupa
Anadolu
Kapasite
TOPLAM
Kapasite
Yüzer Tesis
29
10
10470
3651
14121
Özel Tesis
112
30
19378
6339
25717
1
-
600
-
600
Lüks Lokanta
1.Sınıf Lokanta
84
47
20970
13407
34377
2.Sınıf Lokanta
32
14
4793
1710
6503
Kafeterya
5
1
535
175
710
Müstakil Eğlence Yerleri
6
1
890
50
940
Bar
2
2
210
90
300
Günübirlik Tesisler
9
7
2305
1347
3652
Günübirlik Gezi Tekneleri
27
16
2866
4701
7567
Ticari Yatlar
82
45
918
512
1430
389
173
63935
31982
95.917
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI “YATIRIM BELGELİ”
YERİ
TÜRÜ
1.Sınıf Lokanta
Eğlence Merkezi
Günübirlik Tesisler
Yat Limanları
Avrupa Anadolu
Sayısı
3
1
1
1
2
7
1
Avrupa
Anadolu
Kapasite
580
160
350
60
990
160
TOPLAM
Kapasite
740
350
60
1.150
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ � RÖPORTAJ
Maximilian J.W Thomae / Park Hotel Bosphorus Istanbul Executive Chef
Son 20 yılda gastronomi
sektörü komple değişti
“1993’te daha çok Türkiye’de yöresel mutfak, klasik mutfak ve biraz da Osmanlı mutfağı konsepti vardı. Restoranlar
daha çok kebap ve balık üzerineydi. Son 20 yılda sektör tamamen değişti. Aşçıların kendine güveni geldi. Türk
şefler artık uluslararası zincirlerin şef aşçısı olmaya başladılar. Bugün 30-40 yaşlarında dünyanın her yerinde
çalışabilecek başarılı aşçılarımız var. Bugünkü resme baktığınızda gerçekten de çok başarılı bir süreç yaşanmış.”
G
astoronomi turizminin Türkiye’deki son 20 yıllık gelişimine tanıklık
eden ve bu gelişimde aktif rol oynayan isimlerden biri de Maximilian Thomae.
Yaptığı çalışmalarla aşçılık mesleğinin bugünlere gelmesinde büyük emeği olan
Thomae, Turizm ve Yatırım Dergisi’nin sorularını yanıtladı.
n Siz Türkiye’ye ne zaman geldiniz?
Ben Türkiye’ye 1993 yılında geldim.
Bu yıl 20. yılımı tamamladım. İlk olarak
Intercontinantal Hotel Group bünyesindeki Crowne Plaza Holiday Inn İstanbul
Ataköy’de işe başladım. Grubun Türkiye’deki ve yurtdışındaki otellerinde 12 yıl
çalıştım. Ondan sonra Mövenpick İstanbul Hotel’e geçtim. Ardından Pera Palace
Hotel’in açılışında bulundum. Orayı açtıktan sonra da yine bir tarihi otel olan Park
Hotel Bosphorus’a geldim.
n Bu 20 yıllık süreçte gastronomi
alanında neler değişti?
Komple her şey değişti. Konsept tarafında bir değişiklik vardı. 1993’te daha çok
Türkiye’nin yöresel mutfak, klasik mutfak ve biraz da Osmanlı mutfağı konsepti
vardı. Restoranlar daha çok kebap ve balık
üzerineydi. O dönemlerde otel içinde dünya
mutfağı olarak farklı restoran konseptleri vardı. Seneler içinde konsept komple
değişti. Bugün restoranlar çok popüler oldu. Dünya mutfağının farklı konseptlerini
bulabiliyorsunuz. Türkiye’deki işleyiş Avrupa’daki gibi oldu. Gelen müşteri otelde
konaklıyor, toplantısını, kongresini yapıyor. Akşam yemeğe gitmek istediğinde de
otelin restoranında ya da dışarıdaki bir restoranda yemek yiyebiliyor.
n Gastronomi alanında otel
mutfağı da gelişti değil mi?
10
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Tabii, gelişti. 1993’te Türkiye’de 6-7 tane uluslararası otel vardı. Artık İstanbul’da
birçok otel açıldı. İSO standartları 1993’te
yoktu ama bugün gerçek ISO standartları
uygulanıyor. Eskiden gastronom eğitimi
konusu da çok zayıftı. Sadece Mengen’deki aşçılık okulu vardı. Bugün sektör içinde
dünyanın en popüler markalarını okul olarak kullanabilirsiniz. Okul sayıları arttı.
Aşçılık mesleği çok popüler oldu. Gelinen
durum Türkiye’ye yakışıyor. Çünkü yemekleri, kültürü ve mutfak kültürü çok zengin
bir yer. Aşçılığın popüler olmasından dolayı
çok çok mutluyum.
n Sektörün gelişiminde adı öne çıkan
isimlerden birisiniz. Neler yaptınız?
Ben 1993’te geldiğimde daha gençtim.
Avrupa’daki aktivitelerin hangisi burada
eksik ise onları buraya getirmeye çalıştım.
Bu çalışmaları yaparken sektörün güvenini kazandım. Bu konuda herkese teşekkür
etmek istiyorum. Düşünün bir kere, hem
gençsiniz hem yabancısınız hem Türk mutfağını geliştirmek istiyorsunuz. Bu noktada
etrafımdan çok fazla destek gördüm. Doğru insanlarla çalıştım, doğru projelere
katıldım. En önemlisi de ben Türk mutfağını, kültürünü, yaşam biçimini ve Türkçeyi
öğrendim. Gençlerle birlikte farklı projeleri
yürüttük. Bu destek olmasaydı hiçbir şey
olmazdı. TUSİD aşçıları son 20 yılda çok
fazla destekledi. Bence çok da doğru bir
yatırım yaptılar. Bu sektörün gelişmesinde
ekonomik destek çok önemliydi.
n O zamanlar aşçılık mesleği nasıldı?
Bu işi kimler yapıyordu?
O yıllarda çok farklı bir aşçı profili vardı.
Yaşlı aşçıların işin başında olduğu konservatif bir sektör vardı. 50-60 yaş arası şefler
vardı, onların yardımcılığını da aynı köyden gelen kişiler oluşturuyordu. Gençlerle
kimse ilgilenmiyordu. Yemekleri ustalar
yapıyor, gençlere de sebze temizliği ve yıkama işleri yaptırılıyordu. Gençlerin kendini
gösterebileceği hiçbir alan yoktu. Biz bunun değişmesi için çok uğraştık. Biz bunu
çevirdik ve sektör tamamen değişti. Bunu
bu alanda farklılaşmak isteyen birçok şefle
birlikte yaptık. Biz Türk Aşçı Milli Takımı’nı
kurarken, sektörün ilk prototipi Eyüp Kemal
Sevinç oldu. 1996’ta yurtdışında bir yarışmaya gittik ve o bir ödül kazandı. Bundan
sonra halkla ilişkiler (PR) çalışması başladı.
Bu durum gençlerin hoşuna gitti. Kendini
geliştirebilecekleri bir yol olduğunu gördüler ve bu konuda kendilerini geliştirmeye
başladılar. 2000’lerde sektörün önü açıldı.
n Bugün durum nedir?
Türk şefler artık uluslararası zincirlerin şef aşçısı olmaya başladılar. Aşçıların
kendine güveni geldi. 5 yıldızlı uluslararası
markaların şefi olabilirim diye düşünmeye
başladılar. Bugünkü resme baktığınızda
gerçekten de çok başarılı bir süreç yaşanmış. Bugün 30-40 yaşlarında dünyanın her
yerinde çalışabilecek başarılı aşçılarımız
var. Ancak uluslararası alana çıkan aşçı
sayısı az. Bunun bir nedeni de İngilizceyi öğrenmemeleri… Ama bu da değişiyor. Çünkü
biz üçüncü döneme geçiyoruz. Bundan 5-6
yıl önce özel aşçılık okulları açılmaya başladı. Buradan mezun olan dil bilen, yeni
genç bir profil var. Uzun vadede bu insanlar
sektörü daha da geliştirecek. Ülke olarak
‘
Türk mutfağı, Türkiye’de
çok popüler ama yurtdışında
maalesef çok nadir tanıyan var.
Dünyada hala kebap, lahmacun,
balık olarak biliniyor. Ama 90
yıllarının sonunda yaratıcılık
çalışmalarına ağırlık verdik,
daha iyi sunumlar yapmaya
başladık. O zamanlar “bunlar
Türk yemeği değil” diye çok
eleştiri de aldık. Ama 2000’lerin
sonunda yoğun açılımlar
başladı. Bugün hem
sunum olarak hem de
lezzet olarak modern
Türk mutfağı oluştu.
’
biraz daha Avrupa’ya açılabilirsek, Türkiye’deki aşçılar Avrupa ülkelerinde biraz
daha fazla çalışmaya başlarlarsa, aşçı profili biraz daha yükselir. Yurtdışında çalışıp
geri dönen aşçılar, yeni fikirleri, heyecanları
ve bakış açısını sektöre taşıyacaklar. Bu da
sektörün standartlarını yükseltecektir.
n Sizce bu süreçte Türk mutfağı
nereden nereye geldi?
Türk mutfağı, Türkiye’de çok popüler
ama yurtdışında maalesef çok nadir tanıyan var. Dünyada Türk mutfağı hala kebap,
lahmacun, balık olarak biliniyor. Ama 90
yıllarının sonunda yaratıcılık çalışmalarına
ağırlık verdik, daha iyi sunumlar yapmaya başladık. O zamanlar “bunlar Türk
yemeği değil” diye çok eleştiri de aldık.
Ama 2000’lerin sonunda yoğun açılımlar
başladı. Bugün hem sunum olarak hem
de lezzet olarak modern Türk mutfağı
oluştu. Bu önemli çünkü genellikle gastronomide dünya sürekli ileriye gidiyor. Pişme
teknikleri, pişme aletleri, eğitim programları ve yeni ürünler vb. sürekli ilerliyor ve
yeni trendler ortaya çıkarıyorlar. Ama Türkiye’den henüz bir trend çıkmadı.
Türk mutfağını yani Osmanlı mutfağı veya Anadolu mutfağının dünyaya
tanıştırmamız gerekiyor. Ama bunun için
birlikte çalışmamız gerekiyor. Maalesef bu
bizim sektörde az…
n Türkiye içinde gastronomideki
trendler neler?
Bizim müşteri profilimiz hala Türk
ve bunu iyi değerlendirmek zorundayız.
Türkler, geleneksel mutfağını çok seviyorlar. Dünyada ise ızgara ve et trend
halinde… Steak House konseptleri çok
yaygın… Genel olarak yurtdışında başarılı ve popüler olan bir restoran markası
Türkiye’de ve özellikle İstanbul’da bir şube
açmak istiyor. Örneğin Londra, New York,
Dubai gibi büyük metropollerde şubesi
olan restoran markaları İstanbul’da da şube açmak istiyor. Türkiye olarak dünyaya
açık olarak hareket ediyoruz. Türkler markayı çok seviyor. Marka varsa her şey çok
daha iyi oluyor. Yerli markalar da seviliyor
ama uluslararası bir marka varsa o zaman restoranlar ful doluyor. Bu da yatırım
yapanları en popüler markalara veya en
popüler şeflere yöneltiyor. Yerli yatırımcılar da restoran yatırımlarına yöneliyor.
Doğuş Grubu Dreams projesi bu anlamda heyecan veren bir proje… Bu konsept
tutulursa Türk mutfağı için de büyük bir
yatırım anlamına gelecek. Geleneksel
Türk mutfağı yenilenerek dünyanın farklı
ülkelerine ve noktalarına gidecek. Bizim
ihtiyacımız olan bir şeydi.
n Turistler yerel mutfağı tercih ediyor
mu? Otelde yemek yiyor mu?
Bunu bilmek çok zor… Boğaz kenarı gibi
iyi lokasyonda olup hizmet kalitesini oturtan oteller çok iyi iş yapıyor. Ama yalnızca
kongre ve toplantı hizmetine ağırlık veren,
hiç manzarası olmayan otellerde bu zayıf… Bu otelde 4500 metrekare Avrupa’nın
en büyük bir terasını yapıyoruz. Çok iyi bir
manzarası olacak. Biz burada hem yerel
hem de uluslararası mutfağı sunacağız.
Şimdi, “Nasıl bir heyecan yaratabiliriz, nasıl
bir müşteri profilini hedeflemeliyiz, kimleri
getirebiliriz” bunları planlıyoruz.
n Oteller yiyecek içecek alanından
gelir elde edebiliyor mu?
İyi bir işletme her zaman kazancını artırmak ister. Daha fazla nasıl artırabilirim,
öyle bakmak gerekiyor. Ekonomi krize girdiğinde otellerde yeme-içme yatırımları
hemen küçültülür. Eleman sayısı çok olan bir bölüm ve getirisi de odalar bölümü
kadar değil. O yüzden restoran sayısını azaltıp, hizmet aşağıya çekilir. Şimdi oteller
tek restoranı varsa ikinci restoranı açıyor.
Özel dining restoranlar açılıyor. Bazı oteller
restoranı için farklı restoran markalarıyla
anlaşıp işletiyor. Böylece hem bu işin halkla ilişkiler tarafından yararlanıyor hem de
o markanın müşteri kitlesini otele çekmiş
oluyor. Biz F&B yeme içme tarafına çok
önem veriyoruz. Yemek yemek isteyen
müşteriyi otel içinde tutmak istiyoruz. Burada Türk mutfağı başrol oynayacak.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
11
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ � GÖRÜŞLER
Tahsin Öztiryaki / Türk Mutfağı Derneği Başkanı
Turizmin gelişimi için mutfağa girmek lazım
T
urizmin gelişmesine bakıldığında
gastronominin bu gelişim içinde
önemli bir paya sahip olduğunu söyleyebiliriz. Konfor, eğlence, kaliteli zaman
geçirme gibi modern dönemin beklentilerinin olduğu günümüzde kişilerin
tercihlerini etkileyen bir sebep oldu “işletmelerin mutfakları ve o mutfaklardan
çıkan lezzetler”. Turizm pastasındaki payını artırmak isteyen tüm turistik işletmeler,
turizmin çeşitlendirilmesi ve sürekliliğin
sağlanarak 12 aya yayılması için bazı ögeleri ön plana çıkarıyorlar. Destinasyonu
öne çıkaran yöresel lezzetleri, gastronomi
kültürü turistlerin seyahat ve tatil seçiminde ilk sorguladığı maddelerden biri
haline geldi. Kendisi başlı başına bir lokomotif sektör olan turizm, gastronominin
gelişimi ve turizmle ilişkilendirilmesi ile
“gastronomi turizmi” gibi geçmişi çok eskilere dayanan ancak günümüzde trend
olan bir oluşumu bünyesine katarak
büyümeye devam ediyor. Günümüzde
dünyada birçok turistik işletme mutfaklarından çıkacak lezzetleri ve o lezzetleri
hazırlayacak nitelikli personeli yıllık pazarlama stratejilerinin bir parçası olarak
görüyor. Destinasyonlara ait gastronomik
unsurların yoğun olarak kullanıldığı pazarlama faaliyetlerinde, turistlere sunulan
gastronomik turizm faaliyetleri işletmeler
için büyük maddi kazanımlar sağlıyor. İş-
12
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
letmeler de turistlerde daha bilinçli artık.
Biz de üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Yakın zamanda Türk Mutfağı
Derneği’ni kurduk. Türk mutfağının gelişimine gönül veren dernekler, restorancılar,
yazarlar ve akademisyenlerin katıldığı ve
Turizm Bakanlığı müsteşarının da eşlik
ettiği bir toplantı düzenledik. Çok olumlu
dönüşler aldık.
Mutfağımızı iyi anlamalı
ve iyi anlatmalıyız
Turistler gezip gördükleri yeri tamamen yaşamak istiyorlar. Tarihi bir
mekanın geçmişinden gelen tatları me-
rak ediyorlar. Üstelik farklı mutfakların,
eskiden beri süre gelen yapılış şeklini
koruyan, baharatına kadar her şeyi yöresel olan lezzetleri için kilometreler
kat eden gastronomi tutkunları var. Bu
anlamda Türkiye çok zengin bir kültürel
yapıya sahip... Coğrafyasında farklı kültürleri ve farklı mutfakları barındırıyor.
Bir de yıllarca harmanlanmış zengin
kültürel yapının doğurduğu kendine has
mutfakları var. Bizim bu zenginliğimizi
fark etmemiz, mutfağımızı çok iyi anlamamız ve çok iyi anlatmamız lazım.
Türk Mutfağı Derneği olarak biz üzerimize düşeni yapmak için çıktığımız yolda
mutfağımızın markalaşması, sektörün
alt yapısının güçlendirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Dünyada turisti en çok
çeken ülkeler, tanıtım çalışmalarında
gastronomiyi en önemli araçlardan biri
olarak konumlandırıyor. Ülkemizin de
eşsiz doğasını, tarihini zengin mutfağı
ile beraber pazarlamak lazım. Yöresel
tatlarımızla kıtaları aşmamız lazım. Bunun için sadece gastronomiye değer
verenlerin değil tedarikçisiyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, işletmecisiyle tüm
Türk mutfağı severlerin planlı bir şekilde
hareket etmesi lazım. Turizm sektörünün gastronomi ile yeni çıkış noktaları
yakalaması sonucunda, bağlı birçok sektör bundan olumlu etkilenecek.
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ � GÖRÜŞLER
Yalçın Manav / Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) Başkanı
Türk mutfağına hitap eden restoran sayısı az
G
astronomi turizmi İstanbul, Antalya gibi Türkiye’nin büyük
şehirlerinde gelişiyor. Eskiden
zincir oteller Türkiye’ye girdiğinde genel müdürleri ile şef aşçılarını beraber
getiriyorlardı. Şimdi tüm zincirlerde
Türk şefler çalışıyor. Biz TASFED olarak
1996’dan beri Türk şeflerini uluslararası
yarışmalara götürüyoruz. Bu yarışmalarda aşçılarımız uluslararası mutfağı
ve Akdeniz mutfağını öğrendi. Aşçılık
çok önemli bir meslek haline geldi. Sunum konusunu geliştirdik. Modern Türk
mutfağını yarattık. Türkiye’ye de artık
uluslararası restoran markaları gelmeye başladı. Yerel markalar da çıkıyor.
Sektör gelişiyor ama fazlalaşmıyor. Türk
mutfağını temsil edecek daha fazla restorana ihtiyaç var. Mesela turistlerin
yoğun olarak gittiği Sultanahmet’te Türk
mutfağına hitap eden restoran sayısı az.
Öte yandan Türkiye tencere yemeklerinde dünyada hem çeşit sayısı anlamında
hem de restoran sayısı anlamında birinci
sıradayız. Baktığınızda Türk mutfağı iyi
bir yere gidiyor. Artık simitçiler bile eldiven kullanıyor. Türk mutfağı modernleşti
ama içe dönük… Yurtdışında tanıtmak
gerekiyor. Gastronomi tanıtımın en önemli bacaklarından biri... Gastronomi
turizmini yukarı taşıyabilirsek hem daha kaliteli turist hem de daha çok turist
gelir. Yurtdışında büyük şehirlerde Türk
ve Osmanlı mutfağı festivalleri yapılarak
başlayabiliriz. Yine önemli başkentlerde
ve büyük şehirlerde Türk restoranları
açmak gerekiyor. Ayrıca yöresel mutfaklara da önem verilmeli... Yine ülke olarak
kendi yemeklerimize ve ürünlerimize
sahip çıkmalıyız. Rakiplerimiz patent
alarak bizim yemeklerimize sahip çıkıyorlar. Patent alırken de ülkelerarası
almak gerekiyor.
Öte yandan Türkiye’de otellerin de
mutfağı gelişiyor. Otellerde büyüklüğüne göre İtalyan, biri Uzakdoğu, biri de
Osmanlı-Türk Mutfağı olabiliyor. Türk
ve Akdeniz mutfağını hangi otel laikiyle temsil ediyorsa, lezzetli, hijyenik
yemekler yapabiliyorsa o otel ilgi görüyor. Turistlerin yanı sıra halk da tercih
ediyor. Örneğin Alanya’daki 4 yıldızlı bir
otel otelde yapılmış reçeller, zeytin, ekmek gibi öyle müthiş şeyler yapıyor ki
hem turistlerin hem de bölge halkının
ilgi odağı olabiliyor. O otelin mutfağı,
servisi onları çektiği için başka otellerde
kalanlar da o otele yemeğe gidebiliyor.
Faruk Boyacı / Sirkeci Group Yönetim Kurulu Başkanı
Bölgede 5 farklı mutfakla
alternatif yaratmak istedik
B
izim ciddi yeme içme yatırımlarımız da var. Cafe ve restoran 5
tane yeme-içme yeri, 5 tane otel
işletiyoruz. Otellere bağlı gibi olan ama
ayrı kimliği olan restoranlar işletiyoruz.
Osmanlı mutfağı, Ege mutfağı, bölgesel
Türk mutfağı gibi farklı restoranlar. İlginin artmaması mümkün değil. Bir kere
şöyle bir hatadan geliyoruz. Türk mutfağı denilen şeyi insanlar kebap ve döner
vb. üzerinden tanımış. Bunun böyle olmadığını ve çok daha zengin olduğunu
insanlara anlattıkça çok büyük bir hayranlıkla denemek istiyorlar. Gerçekten
bizim esnaf lokantaları, tencere yemekleri, farklı yöreden gelen çok zengin bir
kültür. Biz burada farklı bir misyonu da
14
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
yerine getirdik. 5 ayrı restoranda 5 farklı mutfak çok zor bir şey. Hepsinde aynı
mutfağı yapsam işim çok daha kolay olurdu. Otelleri yaparken düşündük: Ya
bu kadar yüksek standartta butik oteller
yapıyoruz. Peki, burada kalan insanlar
nerede yemek yiyecek? Çıkacak sokağa
1 yıldız, 2 yıldız lokantalarda kebap yiyecekler. İnsanlar yiyebilirler, balık ekmek
de yiyebilirler. Ama biz bir alternatif yaratarak insanlara sunmamız lazım dedik.
Biz bu bölgede bu alternatifleri ürettik ve
oldukça başarılı bir hale getirdik. Bölge
dışından da insanların gelmesini sağladık. Bizim restoranlarımıza Ritz Carlton,
Çırağan’dan İstanbul’un her tarafından
insanlar geliyor.
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ � GÖRÜŞLER
Aydın Demir / Divan İstanbul Executive Chef Turistler kültür deneyimi satın almak istiyor
T
ürkiye’de gastronomi turizmi çok
değişti. Ülkemizde İtalyan restoranları, Uzakdoğu restoranları, dünya
mutfağı gibi seçenekler çoğaldı. Bu gelişmeler gastronomi turizmini zenginleştirdi.
Geçmişte karın doyurmak için otelin restoranlarını tercih ediyorlardı ama bugün
müşteriler artık konakladıkları otelde değil, her gün farklı bir restoranda yemek
yemek istiyorlar. Turistler ülkemize geldiklerinde bu ülkenin lezzetlerini tatmak
istiyorlar. Temiz, güvenilir, sağlıklı restoranları tercih ediyorlar. Artık restoran
isminden daha çok şefin ismine ve yaptıklarına bakıyorlar. Tabi ki Türk mutfağını
tercih ediyorlar. Ama otellerde otantik Türk
mutfağı çok olmuyor. Bunu daha çok restoranlar sunuyorlar. Varlıklı müşteri elit
Türk restoranlarında yemek yemek istiyor. Restoranlarda ciddi şarap kavı, içecek
menüleri zengin olsun istiyorlar. Türk şaraplarını da tatmak istiyorlar. Genelde
kültür deneyimi satın almak istiyor. Bunu
ön plana çıkaran restoran ve oteller başarı sağlıyorlar. Müşteriler genellikle otel
yemekleri daha standarttır düşüncesiyle
kaldıkları otelde yemek yemek istemiyorlar. Ama otellerde bu pastadan pay almak
göre bu alanın otel gelirlerine katkısı yüzde
30-40’lara ulaşıyor.
istediği için bu alana önem veriyorlar. Mesela bizim Divan İstanbul’da biri Uzakdoğu
lezzetlerini sunan Japon restoranı, Divan
Pub klasiği ve Türk restoranı olmak üzere
üç restoran var. Hem Türk mutfağı hem de
dünya mutfağına hitap eden Divan Pub çok
ciddi işler yapıyor. Yerli misafir anlamında
klasikleşmiş müşterisi var. Divan İstanbul
yiyecek içecekten ciddi pay alıyor. Divan
da restoranlarının yanı sıra dış davet ve
catering işleri de çok yapıyor. Sezonuna
Türk mutfağı çok popüler hale geldi ama Türk mutfağı yapan şef sayısı çok az.
Türk mutfağı yapan bir şefin çok iyi para
kazanamayacağını çok popüler bir aşçı olamayacağını düşündüğü için aşçılar Türk
mutfağına çok yönelmiyorlardı. Ama bu biraz kırıldı çünkü Türk restoranları ve mutfağı
önem kazanmaya başladı. Ama o mutfağı
yapacak yetişmiş şef çok az… Ben bunlardan bir örneğim. Türk mutfağını temsil eden
bir şefim. Öte yandan yerel mutfaklar yavaş
yavaş ön plana çıkıyor. Çünkü insanlar hala
tutucu, alışkın oldukları lezzetleri tatmak
istiyorlar. Bunu doğru sunan restoranlar ön
plana çıkıyor. Türkiye’de aşçılık da gelişti.
Aşçılar artık bir film yıldızı kadar popüler olabiliyor. Televizyon programlarının bunda çok
etkisi oldu. Bir şef kültürünün hakim olması
ve bunun halka kadar inmesi, aşçılık mesleğinin popülerliğini artırdı. Artık aşçıbaşılar
genel müdür kadar hatta ondan yüksek maaş alıyorlar. Etiler Turizm Meslek Lisesi’nde
bir konferansa gittiğimde oradaki 200-250
öğrencinin yüzde 80’i aşçı olmak istiyordu.
Eskiden aşçılık küçümsenen bir meslekti.
Ümit Yüksel / Radisson Blu Bosphorus Executive Chef
Türk mutfağı zenginliğine rağmen
istediği seviyeye gelemedi
Ü
lkemize gelen turistler öncelikle Türk
mutfağını arıyorlar ve lezzetlerine bakmak istiyorlar. Uzun süreli kalışlarda ise
farklılık arıyorlar. Herkesin aradığı ortak
nokta lezzet ve yaratıcılık... Gittikçe artan
tanıtım atağı ile Türk mutfağı da yükselişini sürdürüyor, ama herkesin dediği gibi
ilk üç mutfak arasına girebilecek zenginliğe rağmen tanıtım eksikliğinden dolayı
dünya üzerindeki yeri henüz o seviyeye gelemedi. Bu da tanıtım ve Türk haftalarının
sıklıkla yapılmasıyla mümkün olabilir. Otellerdeki gastronomiyi ele alacak olursak;
daha önceleri otellerde Fransız mutfak ve
servis kültürü akımında kalan bir otelcilik
vardı. Artık servis kuralları eskisi gibi değil, konsepte uygun olarak servis şekilleri
bile değişiyor. Değişim çok hızlı ve önemli
16
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
olan değişime ayak uydurabilmek. Çünkü
aksi halde çok geride kalıyorsunuz. Marka olmuş birçok restoran artık Türkiye’de
otellerin restoranlarını işletmeye başladı. Oteller ve mal sahipleri iyi paralar
kazanıyorlar. Esas soru bence şu olmalı;
bu restoranlar para dışında otellere ve otel
müşterilerine bir şey kazandırıyor mu? Bu
tarz işbirliklerinde kalitesiz hizmet nedeniyle umduklarını bulamayan işletmeler de
çok fazla. Otelcilik ve otel hizmeti çok farklı... Para kazanma hırsını bu karmaşaya
sokmak günü kurtarmaktan başka bir şey
değil bence.
Bugün yiyecek içecekte, sağlıklı ve organik beslenme otellerde en fazla ön plana
çıkıyor. Radisson Blu İstanbul’da Brain fo-
od konseptini geçen yıl itibariyle başlattık.
Brain food konsepti, bol sebze, bol balık, az
et, az şeker ve tamamen doğal şeker ve ürünler ile oluşan bir konsept. Radisson Blu
Türkiye otellerine gelen misafirler bu hizmet ile toplantı esnasında rehavet verecek
yiyecekleri vücuda menü desteği ile sokmadığı için toplantılarda organik ve vücut
direncini artıracak, beyini daha fazla uyaracak yiyeceklerden oluşan paket alıyorlar.
DOSYA � OTELLERDE GASTRONOMİ � GÖRÜŞLER
Eyüp Sabri Yunusoğlu / Martı İstanbul Hotel Executive Chef
Türkiye’de bugün restoran sayısı ve
mutfak yelpazesi genişledi
T
ürkiye’de gastronomi turizmi henüz yeterli bir gelişim göstermedi.
Türkiye, çok zengin bir gastronomi
kültürüne sahip olmasına rağmen, sadece bu kültürü keşfetmeye yönelik bir
turizm yok ülkemizde. Ancak yine de kültür turları yöresel yemeklerin tanıtımına
bir nebze de olsa katkıda bulunuyor. Bazı
ülke mutfaklarının makus talihi vardır.
Örneğin İtalyan mutfağı pizza ve makarnadan ibaret olarak algılanır. Bizim
mutfağımız da maalesef sadece döner ve
kebap olarak algılanıyor. Bunun değiştirilmesi için özellikle de son yıllarda şefler
ve yöneticiler ciddi çaba gösteriyor. Geri
dönüşleri yakın zamanda alacağımıza
inanıyorum. Otellerdeki gelişime baktığımızda ise şöyle bir gelişim var: Bizim
çıraklığımız döneminde dışarıda hizmet
veren restoranlar çok azdı ve olanlar
da genelde Türk ve saray mutfağının o
dönemki temsilcileriydi. Ama şu an bu
hizmet geniş bir yelpazeye yayıldı, çeşitli restoranlar farklı konseptlerle hizmet
veriyorlar. O dönemde otel restoranları daha çok kullanılıyordu ve o dönemin
revaçta mutfağı olan Fransız mutfağı ör-
nekleri hakimdi. Şu an o klasik yemekleri
kullanan restoranlar azaldı. Çünkü her
neslin yemek tercihi farklılık gösteriyor.
Bunun sebebi ise değişen yemek ve sağlık alışkanlıkları aslında.
Oteller restoranlarını yeni bir
işletmeye kiraya veriyorlar
Otellerde yeni trend restoranları dışarıdan bir işletmeye kiralamak. Ancak
tabii ki kendi işletmesini yapmak isteyen
kurumlar da var. Benim öngörüm ise otellerin zaman içerisinde bünyelerindeki
restoranları başka bir şirket kurarak ve
bu şirketi grupları içerisinde ayrı bir birim olarak yönetecekleri yönünde… Bu
şirketin yöneticilerini de yine tecrübeli
restoran yöneticilerinden seçecekler. Otel restoranlarındaki artış ve nitelik farkı,
işletmelere hem bilinirlik hem de karlılık
açısından katkı sağlıyor.
Otel misafirlerinin tercihlerine baktığımızda otelde konaklayan misafirler
kahvaltılarını otelin ana restoranında alıyorlar. Çoğunlukla otel dışında bir akşam
yemeği yerler veya iş yemeğine davet e-
dilirler. Bu noktada denemek istedikleri
bir restoran varsa onu tercih ediyorlar. Bu
kişiden kişiye değişiyor. Kimi hijyen açısından güvenilir bir yerde lokal lezzetleri
test ederken, kimileri ise bildik markaların o bölgedeki restoranlarını seçiyor. Bu
noktada, otellerin kendi bünyelerinde ülke
mutfağının en iyi örneklerini sunabilecekleri restoranlar bulundurmalarında fayda
görüyorum. Ayrıca açık alanı da olan bir
cafe/brasserie de mutlaka ilgi çekiyor.
Kasım Zoto / Hotel Armada İstanbul
Mutfağımız uluslararası arenada
aranan bir mutfak olacak
G
astronomi turizminin bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gün
geçtikçe önemi artıyor. Gelişimin
olması gerektiği biçimde gerçekleştiğini
söyleyebilir miyiz? Bundan pek emin değilim ama bu alanda büyük potansiyelimiz
olduğu çok açık. Eskiden otellerde gastronomi bir yan servis olarak algılanırdı.
Şimdi ise otele kendi başına ayrı bir çekicilik ekleyen bir unsur olarak kabul ediliyor.
Gastronomi iyi planlanmazsa otelin bir
gider kalemi, iyi planlanırsa önemli bir
gelir ve pazarlama nedeni olabiliyor. Bugün, bir otel, kendi markası ile bağımsız
bir restoran işletmesi değildir. Yeni trend,
otellerdeki mutfak şeflerinin ve farklı mut-
18
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
fak konseptlerinin öne çıkarıldığı yiyecek
ve içecek üniteleridir. Turistlerin beklentisi, buraya kadar gelmişken yerel alkollü
ve alkolsüz içkiler ve yerel mutfak ürünlerini tatmak istiyorlar. Büyük kentlerde
ise farklı mutfak örneklerini kolaylıkla otel
dışında da buldukları için kaldığı otelden
öyle bir beklenti içinde değiller. Gün
geçtikçe Türkiye’de mutfak şeflerinin kalitesi yükseliyor, dolayısıyla yerel mutfağın
dünya standartlarında pişirme teknikleri
ve prezantasyonu da mutfağımızın uluslararası platformda daha fazla söz sahibi
olmasına yol açıyor. Böyle devam ederse
yakın gelecekte Türk Mutfağı bütün dünyada aranan bir mutfak olacaktır.
OTELLER � HABER
Dedeman Erbil misafirlerini ağırlamaya başladı
Irak’ın başkenti Erbil’in finans ve ticari merkezine
yakın konumda Dedeman Erbil misafirlerine
kapılarını açtı. 151 odası olan Dedeman Erbil de
toplam 8 toplantı salonu bulunuyor.
Ö
zbekistan’dan sonra yurtdışında ikinci tesisi açan Dedeman
Hotels, yurtdışındaki ikinci otelini
Irak’ta Dedeman Erbil adıyla açtı.
Son yıllarda ticari gelişme ile dikkat çeken Erbil’de hizmete açılan
Dedeman Erbil otelinde superior,
deluxe, executive ve süit oda olmak
üzere toplam 151 oda bulunuyor.
Otelde aynı zamanda kapalı yüzme havuzu, güzellik salonu, Türk
hamamı, Fin hamamı, sauna, aroma terapi ve Uzakdoğu masajları
ve fitness center yer alıyor.
Finans ve ticari merkezlere yakın
“Executive Lounge” hizmetlerini de sunan Dedeman Erbil’de 8
toplantı salonu yer alıyor. Şehrin
merkezinde, finans ve ticari merkezlere yakın olan otelde Türk ve
Ortadoğu mutfağının hakim olduğu
restoranlar ve publar bulunuyor.
Eğlence parkı
Vialand’in
ilk etabı açıldı
İçerisinde çocuklar için temalı
park bulunan Vialand alışveriş
merkezi açıldı. Projenin geri
kalanında bulunan iki temalı otel
ise 2014 yılında açılacak.
A
lışveriş caddeleri şeklinde tasarlanan, temalı park, gösteri merkezi ve
rekreasyon alanını bir arada sunan İstanbul’un ilk temalı eğlence ve alışveriş
merkezi Vialand’in ilk etabı açıldı. İstanbul Eyüp’te yapımı 2 yılda tamamlanan
Vialand projesinin ilk etabında yer alan
alışveriş merkezi hizmete girdi. Açılışını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
yaptığı Vialand, bünyesinde yapılacak 5
yıldızlı otel ise 2014 sonlarında açılacak.
Via Properties & Gürsoy Gup Ortaklığı
Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Döşkaya Vialand Alışveriş Merkezi’nin temalı park ile
yaratacağı sinerjiyi dikkate alarak çocukları
Vialand’e getirmek için birçok markayı projeye eklediklerini söyledi.
Çocuklar için temalı otel
odaları tasarlanacak
Proje içinde önemli bir otel yatırımı da
olacağını belirten Döşkaya, 2014 yılında
açmayı düşündükleri 5 yıldızlı temalı otel
bünyesinde 250 oda, 12 adet özel suit oda
ve aile odaları bulunacağını aktardı. Tüm odalarda çocuklar için özel tasarlanmış yatak
ve banyoların yanı sıra yeme içme alanlarında özel çocuk üniteleri ile otel misafirlere
rüya gibi bir deneyim sunması planlanıyor.
20
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Vialand’te temalı park, gölet, yeşil
alan ve konser alanları bulunuyor
Yaklaşık 600 dönüm üzerine kurulan
Vialand’te alışveriş caddeleri üzerinde 109
farklı cephe, 250 mağaza yer alıyor. 8 bin
araçlık otoparkı bulunan Vialand’te 10 bin
kişilik açık hava gösteri merkezinin yanı
sıra temalı parkı, gölet, yeşil alan, konser
alanları ve yürüyüş yollarını içeren 100
dönümlük bir de rekreasyon alanını ziyaretçilerine sunuyor.
Safranbolu Paçacıoğlu Bağ Evi
“butik otel” olarak hizmet veriyor
Safranbolu’daki Paçacıoğlu Bağ Evi, 4 yıl süren restorasyondan
sonra 8 odasıyla butik otel olarak hizmete açıldı.
Restorasyonda yaklaşık 130 yıllık binanın orijinal hali korundu.
P
Hüsnü Paçacıoğlu
açacıoğlu Hüsnü Efendi tarafından 1890 yılında Safranbolu’da
yaptırılan Paçacıoğlu Bağ Evi, ikinci kuşaktan Hüsnü Paçacıoğlu
tarafından 4 yıl süren restorasyon
sonrası ‘butik otel’ olarak hizmete açıldı. Safranbolu’nun simgesel
yapılarından olan Paçacıoğlu Bağ
Evi, yerlerden tavan döşemelerine
kadar orijinal hali korunarak restore edildi. 8 oda ile misafirlerini
ağırlayacak tesisin sahibi Hüsnü
Pacaçığlu, amacının sadece evi kurtarmak olmadığını aynı zamanda
Safranbolu’ya eser kazandırmak olduğunu vurguladı.
Akfen, hissedarlarına
temettü dağıtacak
Akfen Holding 2013 yılının ilk çeyreğine ait gelirlerini
açıkladı. Buna göre, geçen yılın aynı dönemine göre
Akfen’in FAVÖK marjının yüzde 30 seviyesine ulaştığı
bildirildi. Akfen Holding bu yıl ilk kez hissedarlarına
toplam 25,5 milyon TL temettü dağıtma kararı aldı.
A
kfen Holding’in 2013 yılının ilk
çeyreğine ait finansal sonuçları
açıklandı. Akfen Holding’in bağlı ortaklıkları bazında yaşanan operasyonel
performans sonuçlarındaki kayda değer artış neticesinde geçen yılın aynı
dönemine göre vergi öncesi karında
önemli bir artış yaşayarak yüzde 30
seviyelerine ulaştı. Akfen Holding’in
bağlı ortaklıklarının konsolide geliri
Ocak 2013 - Mart 2013 dönemini kapsayan finansal sonuçlarına göre bir
önceki senenin aynı dönemine göre
yüzde 64 artış göstererek, 31,7 milyon TL, FAVÖK değeri ise 10 milyon TL
seviyelerinde oluştu. Şirketin özsermayesi 1.730 milyon TL’ye ulaşırken
aktif toplamı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,3 artış gösterdi ve
Divan Talya
Otel kapandı
A
Süha
Güçsav
3.265 milyon TL oldu. Konsolide net
dönem karı ise 15,4 milyon TL olarak
gerçekleştirildiği belirtildi. Aynı dönemde Akfen Holding bağlı ortaklıkları
vasıtasıyla 51 milyon TL tutarında da
yatırım yapıldığı kaydedildi.
ntalya’nın ilk 5 yıldızlı oteli olan 32 yıldır Antalya turizmine katkı sağlayan
Divan Talya Oteli kapatıldı. Divan Grubu
tarafından yıkılarak yeniden açılması planlanan otelin projesiyle ilgili çıkan sorunlar
nedeniyle ne zaman açılacağı belirtilmiyor.
Divan Grubu, Divan Talya Otel’in 2 yıl önce
yıkılarak yerine daha modern tesis yapacağını açıklamıştı. Ancak 6 katlı otelin son 2
katının imar planında bulunmadığı gerekçesiyle Muratpaşa Belediyesi, yapılması
planlanan yeni otelin en fazla 4 katlı olmasına karar vermişti. Bunun üzerine Divan
Grubu oteli kapatma kararı aldı.
“Bu yıl hissedarlarına toplam 25,5
milyon TL temettü dağıtım kararı aldı”
Akfen Holding Holding CEO’su Süha
Güçsav, Ibis Otel Esenyurt’un yatırımının yanı sıra Kavakçalı hidroelektrik
santralini devreye soktuklarını kaydetti. Güçsav şunları kaydetti: “Hem
finansal hem de operasyonel sonuçlar bakımından başarılı bir yılı geride
bırakan şirketimiz ilk kez bu yıl hissedarlarına toplam 25,5 milyon TL
temettü dağıtım kararı aldı. ”
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
21
OTELLER � HABER
Türkiye Avrupa’da fiyatları
en çok artan ikinci ülke oldu
600 binden fazla otel fiyatının karşılaştırarak belirlenen Mayıs ayı “trivago Otel Fiyat Endeksi Raporu”nu (tHPI)
yayınladı. Rapora göre Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre bir gecelik çift kişilik standart oda fiyatları en çok
artan ikinci Avrupa ülkesi oldu. İstanbul ise Avrupa’da oda fiyatları en çok yükselen en popüler altıncı şehir oldu.
M
ayıs ayı içerisinde Türkiye’deki
otellerin bir gecelik çift kişilik standart oda fiyatı bir önceki aya göre
yüzde 28 yükselişle ortalama 169 avro oldu. Avrupa’da otel fiyatlarının en çok arttığı
ülke Çek Cumhuriyeti oldu. Fiyatların yüzde 33 yükselişle 144 avro olan Monako’yu
Türkiye’den sonra üçüncü olarak Macaristan takip etti. Avrupa’da standart çift kişilik
odaların bir gecelik fiyatlarının en düşük
olduğu ülke Bulgaristan oldu.
İstanbul, Avrupa’nın en çok artış
gösteren altıncı şehir oldu
Nisan 2013 ve Mayıs 2013 verileri karşılaştırıldığında İstanbul, yüzde 29’luk
fiyat artışı ile Cannes’dan sonra Avrupa’daki bir gecelik çift kişilik standart
oda fiyatlarının en çok arttığı altıncı şehir
oldu. İstanbul, Avrupa’nın oda fiyatları
bakımından en pahalı şehirleri içerisinde bir basamak gerileyerek altıncı oldu.
Avrupa ile paralel olarak Türkiye’de de
çift kişilik standart odaların tek gecelik
ücretlerde genel olarak artış oldu. Mayıs
ayında Nisan ayına göre oda fiyatlarında
en çok artış gösteren oteller yine Bodrum
ve Antalya otelleri oldu. Hem otel fiyatlarının yüzde 51 oranında yükseldiği hem
de oda fiyatlarının ortalama 253 TL olması ile bu iki tatil bölgesindeki otellerdeki
fiyat artışları Mayıs ayında ön plana çıktı.
Nevşehir de bir önceki ayda olduğu gibi bu
ay da ortalama 290 TL olan oda fiyatları
ile iç kesimlerdeki en pahalı tatil bölgesi
oldu. Ayrıca İzmir’de oda fiyatları yüzde 8
artarak ortalama 220 TL, Ankara’da yüzde
2 artarak 218 TL ve Trabzon’da yüzde 14
artarak 230 TL’ye ulaştı.
Trivago.com fiyat- performansı en
iyi sahil otellerini seçti
Otel fiyatı karşılaştırma sitesi trivago.
com.tr tarafından Avrupa’nın fiyat-per-
The Ritz-Carlton’da yeni atama
T
he Ritz-Carlton İstanbul’da Satış
Direktörlüğünü yaklaşık 4 yıldır sürdüren Ela Ergin, Mayıs ayı itibariyle Satış
ve Pazarlama Direktörlüğüne atandı. The
Ritz-Carlton Istanbul’daki Satış Direktörlüğü görevinden önce 2004-2009 yılları
arası Grand Hyatt Oteli’nde Ziyafet Satış
Koordinatörü, Grup Satış Koordinatörü,
Kurumsal Satış Müdürlüğü ve son olarak
Satış Direktör Yardımcısı olarak çeşitli
görevlerde bulundu.
Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel Yöneticiliği’nden mezun olan Ela
Ergin, kariyer hayatına 1998 yılında
Pera Palas Oteli’nde Rezervasyon Sorumlusu olarak başladı. Uluslararası
denetim ve danışmanlık şirketi Arthur
Anderson’da dört yıl boyunca muhasebe alanında çalıştı.
22
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
formans oranı en iyi olan sahil otellerini
seçti. Türkiye’den sadece Corinthia Club
Hotel Tekirova’nın girdiği listede şu oteller yer aldı:
1- Hotel R2 Rio Calma
(Fuerteventura, İspanya) 2- Hotel Aks Porto Heli
(Mora, Yunanistan)
3- Hotel Capital Coast Resort&Spa
(Güney Kıbrıs)
4- Hotel Sol S’Argamassa
(İbiza, İspanya)
5- Hotel Bali Star (Girit, Yunanistan)
6- Hotel Eurotel Altura
(Algarve, Portekiz) 7- Corinthia Club Hotel Tekirova
(Tekirova, Türkiye)
8- Hotel Monterrey
(Costa Brava, İspanya) 9- Hotel Pollentia Club Resort
(Mayorka, İspanya) 10- Hotel Iti Neptun Beach
(Sunny Beach, Bulgaristan)
Pera Palace Jumeirah’a yeni
Satış ve Pazarlama Direktörü
P
era Palace Hotel, Jumeirah
yönetim kadrosunu değiştirmeye devam ediyor. Pera
Palace Hotel, Jumeirah, The
Grand Tarabya Oteli’nin Satış
ve Pazarlama Direktörü Murat
Cevherioğlu’nu transfer etti.
Meslek hayatına 1995 yılında VIP Tourism DMC’de
satış temsilcisi olarak başlayan Cevherioğlu, kariyerini
Avis Rent a Car Company’de
satış danışmanı, Ceylan Inter-Continental İstanbul’da
Ziyafet-Kongre Koordinatörlüğü yaparak sürdürdü. Daha sonra, Hilton International İstanbul Oteli, W İstanbul
Oteli ve Mövenpick otellerinde çeşitli görevleri aldı. En
son The Grand Tarabya Oteli’nin Satış ve Pazarlama Direktörlük görevini gerçekleştiriyordu.
OTELLER � HABER
Yenilenen
Patara Prince
sezonu açtı
Sezona hazırlık kapsamında yenileme
çalışmalarını tamamlayan Patara Prince
Hotel&Resort, 2013 yılı sezonunu açtı.
Dekorasyonu ve aksesuarları yenilenen
otelin lobisi yeni bir konsepte büründürüldü
ve kahvaltı salonu genişletildi.
M
isafir memnuniyetini ilke edinmiş, ödüllü mimarisi, mavi bayraklı denizi ve özel bahçeleri ile
hizmet veren Patara Prince Hotel & Resort, modern
tasarımlı Cabana Suit ile sezona girdi. Yenileme
çalışmaları yapılan otelde, hizmet kalitesini yükseltmek için Patara Prince’in lobisi yeni bir konsept
ışığında yenilendi. Kahvaltı salonu da genişletilen
tesisin, tüm mobilya ve aksesuarları da yenilendi. Otelin ortak alanlarında 90 kanalla yayın yapan
plazma TV’ler eklendi. Bunlara ek olarak suitlere wifi
ve kablosuz internet ücretsiz sunulmaya başlandı.
Bodrum Sea Garden Hotel’e
iki yeni atama gerçekleşti
Hapimag Grubuna ait Bodrum Sea Garden Hotel’in
Executive Chef görevine Hüseyin Bölük getirilirken,
Genel Müdürlüğe ise Kerem Demirkol atandı.
B
odrum Sea Garden Türkiye ve
Yunanistan Bölge Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Kerem
Demirkol, Hapimag Resort Sea Garden Bodrum’a Genel Müdür olarak
atandı. Yaklaşık 11 yıldır turizm ve
otelcilik sektöründe hizmet veren
Demirkol, uzun yıllar Bodrum Sea
Garden Hotel’de çeşitli kademelerde
yöneticilik yaptı.
Hüseyin Bölük
24
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Avrupa’da 57 tatil köyü ve residans
işleten İsviçre merkezli Hapimag
grubunun Türkiye’deki en büyük tesisi Bodrum Sea Garden Hotel’ine
Executive Chef görevine Hüseyin
Bölük getirildi. Bölük, çeşitli mutfak
temasının işlendiği 18 farklı restoranı
bulunan Hapimag Sea Garden Hotel’de 2013 yılını “Gastronomi Yılı”
olarak ilan etti. Kariyerine ilk adımlarını 1994 yılında atan Bölük, Radisson
Blu Airport Hotel İstanbul’da 6 yıl
çalıştıktan sonra Kempinski Hotel
Barbaros Bay Bodrum’a transfer oldu. 5 yıllık Bodrum mesaisinin son 2
yılını Hotel’in şefi olarak tamamladı.
Alaturka Gastronomi Derneği Kurucu başkanlığı görevini 2 yıl sürdürdü
ve Aşçılar ve Pastacılar Federasyonu’nun kurulması sürecine katkı da
bulundu.
Peninsula, 9. Tesisi Palm Wings Beach Resort & Spa’yı açtı
Peninsula Grubu, dokuzuncu tesisi
olan Palm Wings Beach Resort
&Spa-Kuşadası’nı hizmete açtı.
D
ünya genelinde 25’e yakın pazardan Türkiye’ye turist getiren Peninsula Tours’unda
içinde bulunduğu Peninsula Grubu, Kuşadası’nda yeni tesisini hizmete açtı. Bünyesindeki
otellerin her birinde farklı bir ortaklık yapısı
bulunan Peninsula’nın dokuzuncu oteli Palm
Wings Beach Resort &Spa-Kuşadası, misafirlerini ağırlamaya başladı.
Otelcilik anlamında ağırlıklı Ege Bölgesi’ne yönelen grubun yeni tesisi de Kuşadası
Davutlar Mevkii’nde yer alıyor. 5 yıldız statüsünde hizmete açılan tesisin 346 odası
ve 835 yatağı bulunuyor. Peninsula Grubu
Genel Müdürü Fahrettin Çiçek, otelin arsa
maliyeti dahil 25 milyon avroya mal olduğunu açıkladı.
Crystal Grubu, Belek’te
12. tesisini açtı
Crystal Oteller Grubu, Belek’te dördüncü otelini
hizmete açtı. Grubun 12’inci oteli olan 5 yıldızlı Crystal
Waterworld Resort & Spa’da 845 oda bulunuyor.
C
Conrad İstanbul
Hotel’in özelleştirme
süreci başladı
İstanbul Beşiktaş’ta hizmet veren Conrad
İstanbul Hotel’in özelleştirilme süreci
başladı. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı, Conrad İstanbul Hotel’in yüzde
26’lık hissesinin satışı için ihale açtı. İhaleye
dört şirketin teklif verdiği açıklandı.
B
aşbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sosyal
Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ortakları arasında bulunduğu Yeditepe Beynelmilel Otelcilik Turizm Ticaret
AŞ’de bulunan yüzde 26 oranındaki iştirak hisselerini
“satış” yöntemiyle özelleştirecek. Resmi Gazete’de
yayınlanan ihale ilanı için dört şirketin başvurduğu
açıklandı. İhaleye teklif veren şirketler ise şunlar oldu:
- Aksoy Holding Anonim Şirketi
- Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim
Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
- Verusaturk Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı
Anonim Şirketi
ystal Grubu’na bağlı Crystal
Otelleri, 12. Tesisini Antalya
Belek’te hizmete açtı. Belek Boğazkent’te hizmete giren 5 yıldızlı
tesisin, 845 odası bulunuyor. Bölgenin en büyük otelleri arasında
yer alan Crystal Waterworld
Resort’ün, farklı dünya mutfaklarından 5 restoranı, 14 barı içinde
6 adet havuz, 8 adet farklı bü-
yüklüklere sahip kaydırakların
bulunduğu aquapark ve eğlenceleri merkezi bulunuyor.
Grubun 13. oteli Side bölgesinde Crystal Sunset Luxury Resort
adıyla, 14. Oteli ise Beldibi’nde
Crystal Nirvana Lagoon Villas &
Suites adıyla önümüzdeki yıl hizmete açılacak.
Club Nena sezon için
hazırlıklarını tamamladı
Antalya’da 16 yıldır hizmet veren Club Nena’nın restoranları ve odaları
renove edilerek sezonu açtı. Alman, Rus ve iç pazar ağırlıklı çalışan
otelin sahibi Nevin Akçelik, 2013’te iyi bir sezon beklediklerini açıkladı.
S
ezon öncesi açıklamalarda
bulunan Club Nena Yönetim
Kurulu Başkanı Nevin Akçelik,
2013’te iyi bir sezon beklediklerini söyledi. Club Nena’da 2013
yılında ciddi bir renovasyon
yaptıklarını dile getiren Akçelik,
otelin restoranlarından odalarına
kadar birçok bölümünün yenilendiğini kaydetti. Her yıl tesiste
yenilik yaptıklarını ifade eden Akçelik, en önemli pazarları olan
Avrupa’da Alman pazarının öne
çıktığını ifade etti. Rus pazarının
da önemine değinen Akçelik, otel
olarak iç pazara da yöneldiklerini
sözlerine ekledi.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
25
TEDARİKÇİLER � DOSYA � MASAÜSTÜ EKİPMANLARI
Masaüstü ekipmanlarında
trend; yalın çizgiler
Masaüstü ekipmanları alanında dünyadaki trendleri yakından takip eden üreticiler,
günümüzde masaüstü ekipmanlarında yalın çizgilerin hakim olduğunu belirtiyorlar.
Profesyonellerin beklentilerine göre kaliteli, dayanıklı ve şık tasarımları otel ve restoranlara
sunan tedarikçiler, üretilen yeni ürünlerde de sektörün fikirlerine başvuruyorlar.
O
tellerde rahat bir yatakta uyumanın arkasından akla ilk gelen şey
güzel bir yemek yemektir. Özellikle şehir otellerinde öne çıkmaya başlayan
yeme içme etkinliklerinin artması, bu
alanda farklılaşmayı da beraberinde getiriyor. Gastronomi turizminde yaşanan bu
gelişmeler, masaüstü ekipmanları alanında da yansımasını buluyor. Bu alanda
faaliyet gösteren firmalar, dünya mutfaklarını ve masaüstü ekipmanlarındaki
değişimleri yakından takip ederek otelcilerin beklentilerini karşılıyorlar.
Masaüstü ekipmanları HORECA
pazarının önemli bir parçası
Bir anlamda otellerin prestijini ve kalitesini gösteren masaüstü ekipmanları,
otellerde, restoranlardan barlara, banket
mutfağından al a carte restoranlara, o-
26
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
da servisine kadar çok geniş bir alanda
kullanılıyor. Şık bir restoranda yemek
yemenin hazzını misafirlerine yaşatmak
isteyen oteller de kaliteli servisin önemli
bir parçası olan masaüstü ekipmanları,
ağırlıklı olarak metal cam ve porselen ürünlerinden oluşuyor. İşlevselliklerinin
yanı sıra yemek masalarına estetik de katan masaüstü ekipmanları, profesyonel
otel, restoran, cafe (HORECA) pazarında
önemli tedarik ürünlerini oluşturuyorlar.
talama 3 yılda veya 5 yılda bir yenileme
yapılıyor. Yenileme süreleri tesisin büyüklüğüne ve statüsüne göre değişirken,
restoranlar otellere göre daha sık yenileme yapıyor. Son yıllarda artan otel
ve restoran yatırımları da masaüstü
ekipmanları alanında faaliyet yürüten
firmaları sevindiriyor. Çünkü yeni açılan
otel ve restoranlar, farklılık yaratmak ve
prestijlerini artırmak için masaüstü ekipmanlarına özel yatırımlar yapıyorlar.
En fazla yenileme masaüstü
ekipmanlarında yapılıyor
Trend yalın çizgiler
Otel ekipmanları arasında en sık yenilenen demirbaşlar arasında yer alan
masaüstü ekipmanlarında, kırık, çizik
vb. nedenlerle her yıl eksik tamamlama
nedeniyle yenilendiği gibi bu alandaki
trendlerin sık değişmesiyle birlikte or-
Dünyadaki trendleri yakından izleyen
masaüstü ekipmanları üretimini, ithalatını ve satışını yapan firmalar, masaüstü
ekipmanları alanında son trendin sade ve
yalın çizgilere doğru kaydığını belirtiyorlar. Klasik modasının da bazı restoran ve
otellerde hala devam ettiğine dikkat çe-
Otellerde en sık yenilenen
demirbaşlar arasında
yer alan masaüstü
ekipmanları, ortalama 5
yılda bir yenileniyor. Yeni
açılan otel ve restoranlar,
farklılık yaratmak ve
prestijlerini artırmak için
masaüstü ekipmanlarına
özel yatırımlar yapıyorlar.
ken sektör temsilcileri, modern tarzın da
yoğun olarak tercih edildiğini belirtiyorlar.
Üretici firmaların Ar-Ge çalışmalarının da
yoğunlaştığı bu alanda her geçen gün
farklı segmentlere yönelik ürün, model ve
tasarım sayısı artıyor.
Trendleri, öne çıkan
mutfaklar ve aşçılar belirliyor
Masaüstü ekipmanlarında Türkiye’deki trendler dünyadaki genel
akıma göre belirlenirken, bu akımı ise
daha çok Fransız, İtalyan veya Uzakdoğu gibi dünya mutfaklarında yaşanan
değişiklikler ve sunumlar belirliyor. Her
mutfağa göre ayrı ürün geliştirilirken,
masaüstü ekipman üreticileri dünyada
öne çıkan mutfağa göre üretimlerini ve
modellerini belirliyorlar. Ancak üreticiler
trend belirlemede trend ne olursa olsun yemeklerinde farklı sunumları öne
çıkaran aşçıların tercihleri belirlediğine
dikkat çekiyorlar.
Masaüstü ekipmanlarında yerli
firmaların etkinliği yüksek
Masaüstü ekipmanlarında oteller ve
restoranlar yerli üreticiler kadar ithal
ürünleri de tercih ediyorlar. ithal markalar; dayanıklılığı, kalitesi ve tasarım
özellikleri nedeni olabiliyor ancak bazı
markalarda uzun süren ithalat süreleri
ve stok sorunu nedeniyle sıkıntı yaşanabiliyor. O nedenle HORECA pazarında
yerli üreticilerin hakimiyeti dikkat çekiyor. Bu hakimiyette yerli üreticilerin
bu alandaki trendleri yakından takip
etmesi, profesyonel sektörün ihtiyaçla-
rını ve taleplerini, konunun uzmanlarıyla
belirlemesi, stok ve dağıtım sorunu bulunmaması da etkiliyor.
Uzun süre kullanım önemli
Öte yandan masaüstü ekipmanları
uzun süre ve çok yoğun kullanıldığı için kaliteli ve dayanıklı imal edilmesi gerekiyor.
Bu alanda da Ar-Ge çalışmalarını artıran
üreticiler, müşterilerine uzun süre kullanım garantisi verebiliyor. Bazı markaların
ürünleri 15-20 yıl bile kullanılabiliyor.
Yine bu alanda dikkat edilmesi gereken
konulardan biri de masaüstü ekipmanlarının kolay temizlenebiliyor olması… Bu
nedenle profesyoneller, kabartmalı ve aşırı desenli modellerden kaçınıyorlar.
Üreticilerden otellere özel çözümler
Yine kullanım esnasında çatal-kaşık-bıçak gibi metal ekipmanlarının
porselen veya cam ürünleri çizmemesi
gerekiyor. Bu soruna da çözüm bulan
üreticiler, porseleni çizmeyen ve kolay
temizlenen metal ürünler geliştirmişler.
Üretimlerinde otel ve restoranlara butik çözümler de sunan üreticiler, otel ve
restoranların konseptine ve isteklerine
göre özel logolu veya desenli üretim de
yapabiliyorlar. Üreticiler özellikle otellerin yiyecek-içecek bölümleri (F&B), aşçılar
ve stewardlarla da işbirliği yaparak, yeni
modeller için fikir alışverişinde bulunuyorlar. Üretim tesislerini bu gruplara açan
firmalar, ürünlerinin kullanışlılık ve dayanıklılık testini de yaptırıyorlar.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
27
TEDARİKÇİLER � DOSYA � GÖRÜŞLER
Yalım Yönter / Ar-Yıldız
Türkiye masaüstü ekipmanlarında
dünya trendlerini takip ediyor
O
tellere masaüstü ekipmanları alanında üç bin çeşitten fazla
ürün ile hizmet veriyoruz. Otelciler daha ziyade çatal-kaşık-bıçak ile
birlikte paslanmaz servis malzemeleri
(hollware) ve açık büfe teşhir malzemelerini tercih ediyorlar. Masaüstü
ekipman maliyeti otelin kapasitesine
ve seçtiği ürünlerin kalitesine göre değişiyor. Otelin yatak kapasitesine göre
değerlendirecek olursak, normal sayılabilecek otel yatırımlarında masaüstü
ekipmanları kişi başına bin TL ile 2 bin TL
arasında değişiyor. Bu maliyeti aşağıya
çekme çalışmaları kitle turizmi yapılan
güney sahillerindeki otellerde her zaman yapılıyor. Yıpranmaları azaltmak
için yıkama, kullanma ve muhafaza etme yöntemleri sürekli güncelleniyor.
Otelci alacağı ürünün ekonomik ömrünü, devamlılığını, üretici firmanın
güvenilirliğini her şeyi araştırıyor. Artık
önce kaliteye, sonra fiyata bakılıyor. Bugün başta otellerin mutfak şefleri olmak
üzere otel yöneticileri artık daha genç,
dinamik, yenilikçi ve rekabetçiler. Yaptıkları işe imzalarını atmayı seviyorlar.
Bu nedenle genellikle stil sahibi, farklılık
yaratan ve zaman zaman da alışılagelmiş kalıpların dışına çıkan ürünler tercih
edilir oldu. Mesela eskiden kullanılması hayal bile edilemeyen dikdörtgen,
üçgen veya farklı formlardaki servis tabakları trend oldu. Veya kimi otellerde
berber usturası şeklinde çatal bıçaklar
kullanılıyor. Örneğin ülkemizde özellikle de güney sahillerindeki otellerin açık
büfelerinde minimal sunumlar ağırlık
kazandı. Büyük kase ve tepsilerde misafirlerin beğeni ve tüketimlerine sunulan
yiyecekler artık değişik hammaddeler
ile üretilmiş değişik şekil ve büyüklüklerdeki küçük kase ve düz tabaklarda
sunuluyor. Porselen, cam ve paslanmaz
sektöründeki üreticiler hızla kendilerini
bu trende adapte ettiler. Masaüstü ekipmanlarında yenileme süreleri ürüne göre
değişiyor. Örneğin cam bardaklar doğası
gereği çok kırıldığı için her yıl önemli oranlarda yenilemeye ihtiyaç duyuluyor
ama paslanmaz buz kovası en az 5 yıl
kullanılıyor. Porselen ürünler her yıl ortalama yüzde 20 ile yüzde 30 arasında
yenileniyor. Çatal-kaşık-bıçak grubu ve
çelik servis ekipmanları kaybolmaz ise
uzun yıllar tesise hizmet vermeye devam ediyor.
Tahsin Öztiryaki / Öztiryakiler
Masaüstü ekipmanlarında
sade hatlar ön plana çıkıyor
T
urizm sektörünün mutfak ve servis
tarafındaki tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürün çeşitliliğine sahibiz. İthal
ürünlerle beraber 10 bini bulan zengin
bir ürün gamımız var. Bu sektörde gastronominin öneminin giderek artması ile
beraber hem turistlerin hem işletmelerin
beklentileri arttı. Turistik işletmeler için
anahtar teslim projelerden işletmenin
F&B demirbaş ihtiyaçlarına kadar gerek
yerli üretim gerekse ithal ettiğimiz ürünlerle binlerce çözüm üretebiliyoruz. Otel
işletmelerinin masa üstü ekipman tedariki konusunda farklı beklentileri olabiliyor.
Porselen, çatal-bıçak ve cam grubunda
özellikle yerli üretim tercih edenler yanında bir o kadar da tüm dünyada markasını
ispatlamış ithal ürünlerimizi talep eden
28
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
işletmeler olduğunu görüyoruz. Profesyonel işletmeler öncelikle kalitelerini
yansıtacak ürünleri tercih ediyorlar. Satış sonrasında sağlanan servis hizmeti,
uzun ömürlülük ve fiyat daha sonraki
kriterler denebilir. Ancak fiyatı merkeze alan ve kaliteyi ikinci sıraya taşıyan
işletmeler de olacaktır. Serbest piyasanın koşulu bu... Son dönemlerde turistik
işletmelerin masa üstü ekipman tercihlerinde sade ve yalın hatlar ön planda
tutuluyor. Porselen, çatal-bıçak, kadeh,
masa örtüsü, peçete gibi her ekipman
birbiri içerisinde kombine olduğunda
öncelikli göze hitap eden sofralar tüketicinin ilgi odağı oluyor. Fırınlanabilen
porselen, yekpare cam kadehler, modern
tasarımlı çatal-bıçaklarda sıklıkla tercih
edilen ürünler arasında göze çarpıyor.
Turistik işletmelerde demirbaş olarak
görülen tüm ekipmanlar içerisinde masa
üstü ekipmanlar sanırım en fazla kırılan
ve zayi olan eşyalardır. Özellikle porselen ve cam grubunda hızlı bir tüketim
gözlemliyoruz.
TEDARİKÇİLER � DOSYA � GÖRÜŞLER
Timur Ogan / Galeri Kristal
Trend ne olursa olsun tercihleri belirleyen mutfak şefleridir
G
aleri Kristal, merkezi Antalya’da
bulunan showroomu başta olmak
üzere, İstanbul, İzmir ve Bodrum
mağazalarında sektöre 50 bin çeşit ürünle tedarik sağlıyor. Ürün gamında
yerli ürünlerden ithal ürünlere kadar çok
geniş bir segmenti barındırıyor. Yaklaşık
200 üretici firmanın hemen hemen her
ürününü aktif olarak satıyoruz. Genel
hatlarıyla belirtmek gerekirse, kıyı kesimlerindeki ‘her şey dahil’ sistemiyle çalışan
resort otellerin çoğu yerli üretimleri tercih
ediyor. Her sezon yaklaşık 100 bin kişi ağırlayan bir otelin mutfağı için ergonomik
ve mukavemeti yüksek ürünler tercihlerin ilk sırasında yer alıyor. Ancak estetik
kaygıdan da asla taviz verilmiyor. Özellikle son dönemlerde porselen görünümlü
melamin servis ekipmanları son derece
estetik, kullanışlı ve model alternatifi bol
ekipmanlar olarak ihtiyaçları karşılıyor.
Bunun yanı sıra hizmet segmenti ve konuk profili daha VIP olan beş yıldızlı şehir
ve business otelleri ise tercihlerini ithal
ürünlerden yana kullanıyor. Sundukları
hizmet kalitesini detaylarda da hisset-
ihtiyaçlara anında cevap verebilen, hem
tedarikçi hem de proje üstlenen bir yapımız var. 2013 trendleri için de çelik ürün
gruplarının ve porselen görünümlü melamin ürün gruplarının tercihlerde bir adım
önde gittiğini söyleyebiliriz. Ancak trendlerden daha önemli bir şey vardır ki o da
mutfak şefinin/şeflerinin tercihi… Nitekim her şefin kendine has sunum tarzları
bulunuyor. Bu anlamda her sezon trend
ne olursa olsun tercihleri belirleyen ilk
kullanıcı olan mutfak şefleridir.
tirmek isteyen bu tesislerin, masaüstü
düzenleriyle şıklıktan ödün vermemek
ana hedefleri arasında bulunuyor. Galeri Kristal olarak bizler de ‘diğer otellerde
olmayan, daha farklı ve daha yeni’ ürünlerle beklentileri karşılıyoruz. Buna ek
olarak kalite algısı yaratmak için “özel
çatal-bıçak-kaşık seti tasarlatmak” taleplerine de yanıt verebiliyoruz. Ticari bir
firma olmanın ötesinde; sektör trendlerini yakından takip eden, ürün stoğuyla
Tesislerin mutfak ekipmanları, demirbaş ve iç dekorasyon ürünlerine kıyasla
neredeyse ‘her sezon öncesi’ yenileniyor.
Bunun ilk nedenini tesislerin sunum görselliğinde diğer tesislerden açık ara öne
çıkması oluşturuyor. Bunun haricinde özellikle resort otellerinin sezon boyunca
neredeyse 24 saat uyumayan mutfaklarında yaşanan ürün zayiatları ve ana restoran
alanlarında konuk kaynaklı ürün eksikliklerini gidermek gerekliliği de söz konusu.
Bülent Topaloğlu / VIP Otel Ekipmanları
Masaüstünde sade, şık çizgiler hakim
V
IP
Otel
Ekipmanları
olarak
Jumbo’nun
Türkiye ve yurtdışı distribütörlüğünü
yürütüyoruz.
Bununla birlikte belli markaların ana bayiliklerini yapıyoruz. Toplamda 25 bin
değişik ürün grubuna sahibiz. Ağırlıklı otel, restoran, cafe gibi profesyonel gruba
hitap ediyoruz. Son dönemde otel ve restoran yatırımları oldukça hızlandı. Bizde
masaüstü servis grubu ve mutfak alanındaki tüm ürün gruplarında ihtiyaç kalemleri
doğrultusunda bu tesislere hizmet veriyoruz. Masaüstü ekipmanlarındaki trendler
son yıllarda giderek sade ve yalın çizgilere
doğru kaydı. Hizmet sektöründeki bu tesisler, farklı ürün gruplarıyla müşterilerinin
karşısına çıkmak istiyorlar. Sade, şık, yalın
çizgiler kurumun özelliğine bağlı olmak üzere biraz daha ön plana çıkıyor. Burada en
önemli ayrıntı da ürünlerin kalitesi, uzun
süre kullanılabilmesi ve tedarik edilebilir
30
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
özelliğe sahip olması… Biz genel
itibariyle bunları sağlıyoruz. Yani
ürünün performansı, sürekliliği
ve tedarik edilebilme süreleri
bunlar bizim sektörümüz için çok önemli.
Bunları biz ana üreticilerle en doğru şekilde süreklilik arz edebilmesi için bu şekilde
çalışıyoruz. HORECA kanalında yenileme
süresi kuruma göre değişkenlik gösteriyor.
3 yılda, 5 yılda ya da 7 yılda komple ürün
değişimleri söz konusu olabiliyor. Ama
mutlaka eksik tamamlama oluyor. Burada
kusursuz bir şekilde zamanında ve kurumun ihtiyacı olduğu anda cevap vermek
önemli... Biz VIP olarak bu tedarikleme
sürecindeki hassasiyeti kurumların daha ürün belirleme esnasında kendilerine
anlatıyoruz. Otelcilerle bağlantı kurarken F&B grubu ve stewardlarla çok yakın
ilişki içindeyiz. Üretim safhasında ilgili birimlerle iletişime geçip ürünler ve üretim
kalitesiyle ilgili birçok şey paylaşıyoruz.
Turizmin ikram kanalında kullanılan ürünün operasyon sırasında belli özelliklere
sahip olması gerekiyor. Çatal-bıçak-kaşıkta rahat temizleme özelliğine sahip
olması gerekiyor. Çok desenli ürünler sektörün zaten kabul edemeyeceği ürünler…
Jumbo’nun bıçakları porselene zarar
vermeme özelliğine sahip. Bunları hep
paylaşımlarımızla ortaya çıkıyoruz. Yerli
üreticilerle ağırlıklı olarak çalışıyoruz. Porselende Kütahya Porselen, Güral porselen,
Porland Porselen ile çalışıyoruz.
TEDARİKÇİLER � DOSYA � GÖRÜŞLER
Murat Akalın / Villeroy Boch
Biz ilk defa ithal bir üründe stoklu dönemi başlattık
E
czacıbaşı İntema olarak Almanya
kökenli Villeroy & Boch markasıyla işbirliği yaptık. Bu firma dünyada
üç karo, banyo ürünleri, seramik ve sofra ekipmanları olarak üç ana kategoride
faaliyet gösteriyor. Villeroy & Boch, 265
yıllık mazisi olan ve Alman teknolojisinin
ve Fransız estetiğinin bir araya sunulduğu bir marka. Ürünlerinin yüzde 98’i
Almanya’da üretiliyor. Gıda ile temas eden
ürünlerin yüzde 100’ünü Almanya’dan ithal ediyoruz. Biz Eczacıbaşı olarak 2007’de
Villeroy&Boch markasının karo kısmının
çoğunluk hissesini satın aldık. Böyle olunca 40 yıllık süreyle diğer iki kategoride
de markanın pazarlama, satış ve iletişim
faaliyetlerini yönetmek üzere anlaşma
imzaladık. Bu marka özellikle son 3 yılda
yeni seriler ürün gamına ilave ederek, hem
orta segment hem üst segmentte çok çeşitli seçenekler sunuyor. Ağırlıklı porselen
alanında hem fine hem de premium bond
porselen dediğimiz iki tarz porseleni de
üreten ve pazarlayan bir firmayız. Dolayısıyla oteller için baktığımızda hem banket
hem al a carte restoranlar hem oda servisi
hem de diğer outletler olmak üzere tüm
kenarların kırılmasına karşı 5 yıl çıtlama
garantisi veriyoruz. Ama ürünlerimiz 20
yıl kullanılıyor. Aynı markada porselenin
yanı sıra çatal-bıçak-kaşık ve cam ürünlerimiz de var. Dolayısıyla masaüstünde
kullanılan ürünlerin yüzde 90’ını Villeroy &
Boch’tan tamamlayarak bir marka bütünlüğü sağlayabiliyor.
outletler için uygun seriler ve seçenekler
sunuyoruz. Biz dünyaca ünlü tüm lüks ve
orta segment otellerle çalışıyoruz. Türkiye’de de buna paralel olarak orta, üst ve
lüks segmentteki tüm otellerle işbirliğimiz var. Restoran ve cafelerde de ciddi bir
atılım içindeyiz. Çünkü o segmente uygun yeni bir serimizi lanse ettik. Biz ilk
defa ithal bir üründe stoklu dönemi başlattık. Bu restoran ve cafeler için büyük bir
avantaj. Çünkü sipariş verildiğinde Türkiye’deki stoktan derhal teslim edebiliyoruz.
Biz porselen ürünlerimizde tabakların
İşletmeler de artık farklılığa gitmek
istiyor ve modayı yakalamak istiyorlar.
Dolayısıyla bundan 15 yıl önce alınan porselen daha klasik kalabiliyor. Günümüzde
birazcık daha yeni ihtiyaçlara ve yemek
tarzına göre farklı ürünler çıkabiliyor.
Restoran ve cafeler, trendleri yakalamak
ve farklı konseptlere gitmek istiyorlar. Bu
da ortalama 5 yıl süre ile oluyor diyebiliriz. Villeroy & Boch’unun en büyük farkı,
fine porselen kısmında üç asırdır aynı
renk tonunda üretim yapıyor olması…
Dolayısıyla karıştır ve uygula dediğimiz
sistem kurumlarda uygulanabiliyor. Tüm
serileri birbiriyle eşleyebiliyor. Ayrıca özel
üretim trendi var. Tesis için özel üretim,
logolu üretimin yanı sıra istedikleri dekoru tabağa yapabiliyoruz.
Yelda Ertuğrul / Erenil
Masaüstü ekipmanlarında kaliteli
ürün yenileme süresini uzatıyor
H
er ne kadar butik bir firma olsak da
Erenil olarak bir otelin tüm hareketli
sofra üstü ve mutfak malzemelerini
temin edebiliyoruz. Sofra üstü malzemeleri olarak; porselen, çatal ve bıçak, cam
ürünlerin yanında, açık büfe ürünleri, bar
malzemeleri ve hareketli mutfak ekipmanları ile bir tesisin ihtiyacı olan tüm
ekipmanları verebiliyoruz. Erenil olarak sadece ithal ürünler sattığımız için, öncelikle
müşterilerimiz
tercihlerini
porselen, çatal bıçak ve camdan yana kullanıyorlar. Ürün
tercihlerinde tüm tesisler,
kaliteli ve ithal ürünleri en
uygun fiyatta almak konusunda ortaklaşıyorlar. Biz
Avrupa’nın önde gelen kaliteli
markalarının distribütörlüğü-
32
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
nü yaptığımız için müşterilerimizi memnun
edecek en uygun fiyatları vermeye çalışıyoruz. Otel projelerinde, müşterilerimiz
tesisin tüm malzemelerini bizden temin
ederse ürünlerin maliyetleri düşüyor. Çünkü fabrikalar bu durumda özel iskonto
yapıyorlar. Distribütörlüğünü yaptığımız
firmalar yıllardır ürettikleri klasik modellerden vazgeçmeden, her yıl modern ve rustik
yeni ürünler çıkartıyorlar. Her ne kadar otel ve restoran konseptlerinde
bir modernleşme olsa da klasik ürünler her zaman yerini
koruyor. Ürün yenilemeleri,
standart kalitede ürün kullanılan tesislerde yılda bir kez
yapılırken, dayanıklılığı yüksek
kaliteli ithal ürünlerde, 3-4 yılda bir tek tük yapılıyor.
Erenil olarak ilk önceliğimiz müşteri
memnuniyeti ve arkasında durabildiğimiz,
çok güçlü markalar ile çalışıyor olmanın
avantajını yaşıyoruz. Tesisin proje aşamasından itibaren, o tesisin ruhunu yansıtan
marka ve modelleri seçer ve minimum
düzeyde adetlendirme yaparız. En uygun
fiyatı sunarak zamanında teslimat yapar
ve işi noktalarız. Biz hiçbir işi tek seferlik görmüyoruz. Bu da müşterilerimiz ile
aramızdaki ilişkinin güven üzerine kurulmasını sağlıyor.
TEDARİKÇİLER � HABER
Mahmut Grup, otel terliği ve buklet
işine 100 milyon TL yatırım yapacak
Tekstil alanında faaliyet
gösteren Mahmut Grup, Chochili
markasıyla 10 yıl önce girdiği
otel terliği ve buklet sektöründeki
yatırımlarını artırıyor.
C
hochili
markasının
yanı
sıra
Apollo markasıyla da havayolu sektörüne battaniye, koltuk örtüsü gibi uçuş
tekstil ürünleri üreten firma, THY başta
olmak üzere tüm yerli havayolu şirketlerinin tedarikçisi konumuna geldi. Bazı Rus
firmalarına da ürün veren şirket Japon Havayolları’yla da görüşmelerini sürdürüyor.
Cironun yarısı otel terliği ve
buklet malzemelerinden
Gazetecilerle bir araya gelen Mahmut
Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Küçükdoğan, şirketin 2012 yılında 50 milyon
liralık bir ciro elde ettiğini belirterek, “Biz
tekstil sektöründe var olduk. Denim kumaşı üretimi, satışı yaptık kot markası kurduk.
Şimdi de tekstil işlerimizin yanı sıra otel
terlik ve buklet ürün sektörüne de girdik. Bu
rakamın yarısına yakını otel terlik ve buklet
ürünlerimizden geldi” dedi. Chochili markasının doğuşunda ilginç bir olay yaşadığını
anlatan Küçükdoğan, şöyle devam etti: “Bir
yurt dışı seyahatinde hanım valize terlik
koymayı unutuyor. Gittiğim otelde de terlik
yoktu ve büyük sıkıntı yaşadım. Bunun üzerine bu işe girdim. Önce küçük bir şekilde
bu terlikleri uygun makine oluşturup üretmeye başladım. İş belirli bir noktaya gelince
bu işi sanayileşmeye götürdük. Ayrı bir yerde makineleri genişlettik ve 4 yıl önce bu
işi endüstriyel biçimde yapmaya başladık.
Terlik işi büyüyünce otel ve hastanelerde bizden şampuan, havlu gibi diğer otel
malzemelerini istemeye başladı ve buklet
ürünlerin de üretimine başladık” dedi.
Ar Dış
Ticaret’e
ihracat
ödülü
34
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Mahmut Grup, terliğe 100 milyon
liralık yatırım yapacak
Günlük 100 bin terlik üretim kapasitesine ulaştıklarını dile getiren Küçükdoğan
“Şu anda Türkiye’de 50 bin satış noktası
var. Bunun içinde oteller, hastaneler, öğretmenevleri de giriyor. Biz bunların yaklaşık 7
bininde varız. Bu sayıyı her geçen gün büyütüyoruz. Bizim sanayileşmemizle ortaya
koyduğumuz üretim sonucu Çin’den ürün
alımı neredeyse sıfırlandı. Hem fiyatımız ve
hem kalitemizle öne geçtik. Türkiye’nin yanı
sıra başta Rusya olmak üzere Orta Doğu ve
yakın Avrupa gibi çevre ülkelere de ihracat
gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu. Şu ana
kadar bu sektöre yaklaşık 20 milyon liralık
yatırım yaptıklarını açıklayan Küçükdoğan,
“4 yıl içinde 100 milyon liralık bir yatırım
daha yapacağız. Günlük 100 bin olan üretimimizi 1 milyona çıkarmayı hedefliyoruz”
diye konuştu. Küçükdoğan, terlik üretiminde
sektörde ilk defa kansorejen olmayan ürünler kullandıklarını sözlerine ekledi.
Grup, otel tedariğinde
portföyünü genişletiyor
Sektörde yeni yatırımlar da planladıklarını belirten Küçükdoğan, önümüzdeki
Mahmut
Küçükdoğan
dönemde sektörde otel kağıt ürünleri,
otel tipi gıda ürünleri ve temizlik ürünleri alanlarında da üretime gideceklerini
bildirdi. Küçükdoğan hedeflerinin her bir
otel odasına 5 liralık bir ürün vermek olduğunu aktardı.
Apollo şirketleriyle havayolu şirketlerine battaniye, yastık kılığı ve terlik gibi uçuş
tekstili verdiklerini dile getiren Küçükdoğan, “Bu alanda THY en önemli müşterimiz.
Buraya yıllık 500 bin terlik üretiyoruz. Terliğin dışında da ürünler veriyoruz. Tüm yerli
havayolu şirketleri de müşterimiz. Bunun
yanı sıra bazı Rus firmalarına da üretim
yapıyoruz. Şu anda Japon Havayolları’yla
da görüşme halindeyiz. Şu anda anlaşma
aşamasına geldik” dedi.
A
r Dış Ticaret, İstanbul Halı
İhracatçı Birlikleri İHİB’in
her yıl düzenlediği başarı ödülleri çerçevesinde 2012’de
yaptığı ihracatlar nedeniyle
Bronz Başarı Sertifikası aldı.
Firmanın konuyla ilgili yaptığı
açıklamada, yurt dışında yapılan otel projeleri halılarının
tasarlanması, üretimi ve bu
halıların uygulaması için yapmış olduğumuz çalışmalar ve
ihracatlar ile kendi kategorimizde bu ödülü alan tek firma
olarak çalışmalara devam edileceği kaydedildi.
Sunar Profesyonel, sektörle buluştu
Gıda sektöründe hizmet
veren Sunar Profesyonel,
ürünlerini ve grubu tanıtmak
için Türkiye’nin önemli
destinasyonlarında mutfak
profesyonellerine yönelik
seminerler düzenledi.
G
ıda alanında faaliyet gösteren Sunar
Grup şirketlerinden Elita Gıda, profesyonellerin tüm ihtiyaçlarını tek çatı
altında karşılayabilen çözüm ortağı Sunar
Profesyonel, sektörle biraraya geldiği eğitim seminerleri başlattı. Sunar Grup ailesini
tanıtmak, Sunar Profesyonel ürünlerinin
kullanım şekilleri ve avantajları hakkında bilgi vermek ve pastacılık sektöründe
profesyonellerin yaşadıkları deneyimleri
paylaşabilmek için ‘2013’te Sunar Profesyonel Seminerleri’ zincirini başlattı. Geçtiğimiz
haftalarda International Taste&Quality Institute yani Lezzet ve Kalite Enstitüsü’nün
düzenlediği lezzet ve kalite ödüllerinde,
“üstün lezzetli’’ ürünler kategorisine giren
Sunar ürünlerinin şeflere tanıtıldığı eğitim
içerikli seminerler; İzmir, Adana ve son olarak Antalya’da yapıldı.
Sektörün bileşenleri bir araya geldi
Yüzde 100 Türk sermayesi olan Sunar
ve Sunar Profesyonel markalarının, yaptığı ve yapmayı planladığı yatırımların da
açıklandığı seminerlerde, Sunar Profesyonel’in geniş ürün gamının profesyonel
sektörün tüm ihtiyaçlarını karşıladığı
vurgulandı. Seminerlerde ayrıca pastacı-
lık sektörünün önemli isimlerinden Sunar
Grup demonstrasyon şefi Sefa Sabırlı’nın
verdiği birbirinden özel tarifler, katılımcılar tarafından büyük bir ilgi ile takip
ediliyor.Bugüne kadar İzmir, Adana ve
Antalya’da düzenlenen seminerlere; otel,
restoran, cafe, pastane ve tatlıcı kategorisindeki işletmelerin sahipleri ve mutfak
şefleri, pastacılık ustaları ve satın almacılarından müteşekkil 700’ün üzerinde
sektör temsilcisi, 250’ye yakın sektörün
seçkin firması katıldı. Sunar Profesyonel
Seminerleri, 2013 yılı içerisinde sektörün
önemli lezzet duraklarında yapılacak çalışmalarla sektör temsilcilerini bir araya
getirmeye devam edecek.
Brisa, seyahat severlere sosyal medya platformu kurdu
Brisa, sosyal medyada seyahatlerin belgelenmesine yarayan
Tripin uygulamasını başlattı. Tripin uygulamasıyla seyahat
edenlerin gezileri hakkında aldıkları notları, çektikleri fotoğraf
ve videolarını sosyal medyada paylaşabilecekler.
T
ürkiye’de önemli lastik üreticilerinden Brisa, sosyal
seyahat platformu özelliği taşıyan
ve seyahatlerin belgelenmesine
yarayan Tripin uygulamasını başlattı. Buna göre iPhone, iPad ve Android tabanlı
akıllı telefonlara indirilebilen Tripin uygulamasıyla seyahat edenler yolculukları
boyunca kayıt ettikleri rotalarına, aldıkları notları, çektikleri fotoğraf ve videoları
ekleyerek arkadaş ve takipçileriyle paylaşabilecekler. Kendileri de takip ettikleri
kişilerin seyahat deneyimlerinden
faydalanabilecekler. Çalışanlarını inovatif fikirler üretmesi için
cesaretlendiren Brisa tarafından
geliştirilen Tripin ile online müşteri deneyimlerini de seyahat severlere sunarak
zenginleştirmeyi amaçlıyor. Tripin uygulaması iPhone, iPad ve Android tabanlı
akıllı telefonlar üzerinden kullanılabiliyor
ve www.tripin.com.tr web sitesi aracılığı
ile kullanıcılarının tüm rotalarına bilgisayarlarıyla da ulaşabilmesini sağlıyor.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
35
TEDARİKÇİLER � HABER
Suntrip, alternatif enerji çalışmalarını
Ar-Ge ile güçlendiriyor
Alternatif enerji sistemleri alanında faaliyet gösteren Sunstrip, Türkiye’de imal edilen ilk ve tek,
Monoblok Kasalı, yüzde 100 Termal Kontaklı Seçici Soğuruculu Termal Güneş Kollektörleri, DC Akımlı
Sirkülasyon istasyonları, Polimer Esaslı Soğurucular, Giydirme Cephelere Entegre Termal Güneş
Kollektörleri, Radyant Isıtma ve Soğutma Panelleri gibi ürünleri pazara sundu.
F
irmanın turizm sektörüyle ilgili
çalışmalarına yönelik bilgi veren
Sunstrip Genel Müdürü Yardımcısı Bartu Bugatur,
otellerde son
dönemlerde, küçük ölçekli dengelemeli
fotovoltaik teknolojilerin entegrasyonu
ile de elektrik tüketim ihtiyacının bir
bölümünü karşılama projelerinin geliştiğini kaydetti. Yasal düzenlemelerin
yapılmasıyla yenilenebilir enerjiler esaslı teknolojilerle ilgili yeni yatırım
olanaklarının doğacağını dile getiren
Bugatur, şöyle devam etti: “Güneydeki
otellerde endüstriyel soğutma / soğuk
hava ve iklimlendirme ihtiyaçlarının yine
konsantre güneş enerjileri teknolojileri ile karşılanabileceği, havuz sularının
ısıtılarak faydalanma mevsimlerinin uzatılabileceği endüstriyel termal güneş
enerjisi uygulamaları da yaygınlaşıyor.
Özellikle büyük otellerimizin, endüstriyel termal güneş enerjisi destekli günlük
sıcak su üretimi, havuz suyu ısıtma
desteği ve fotovoltaik destekli bahçe
aydınlatmaları gibi projelerini geliştirip,
uyguluyoruz.”
Alternatif enerji sistemleri ‘Yeşil Yıldız’
belgesine olumlu katkı sunuyor
Yabancı tur operatörleri “Yeşil Yıldız”
belgesi almış otelleri tercih ettiğini hatırlatan Bugatur, “Termal ve fotovoltaik
güneş enerjisi sistemleri katkısı “Yeşil
Yıldız” belgesi için gerekli kriterler içerisinde önemli ve etkili bir yer tutuyor.
Sunstrip, geliştirdiği ürün ve çözümler
ile otellerimizin yurtdışı temelli LEEDS, BREEAM gibi yapısal sertifikalar ile
“Yeşil Yıldız” gibi operasyonel programlarına katkıda bulunuyor” dedi. Bugatur,
şunları kaydetti:
“Sunstrip, mevcut endüstriyel termal
güneş enerjisi uygulamalarını turizm
sektörünün ihtiyaç duyduğu alanlarda
yaygınlaştırmaya devam ederken, geliştirdiği bileşenlerin estetik ve binalara
entegre yapısal bir özellik kazanmış olması nedeni ile artık otel mimarilerinin
doğal bir uzantısı olabilecek ürünler
ile çözümler sunacaktır. Bugüne dek
mimarinin bir parçası olarak tasarlanmamış, öngörülmemiş sorunlu çatı
cephe uygulamaları yerine, binanın projesi ile uyumlu yapısal uygulamalar
geliştirecek ve mimarlarımızın termal ve
fotovoltaik güneş enerjisi teknolojilerine,
estetik kaygılar ile uzak durmalarının önündeki engelleri kaldırmak üzere çaba
gösterecektir. Yeni “solarbooster” ürün
ailesi bu konudaki ihtiyaçlara cevap vermek üzere geliştirildi.”
Philips, otellere özgü yeni g2m, ikinci gıda güvenlik
televizyon gruplarını tanıttı belgesine de hak kazandı
P
hilips markalı televizyonları dünyada ve Türkiye’de pazara sunan
TP Vision, otellere ve sağlık kuruluşları için üretilen Philips Studio
Hospitality TV’nin yeni ürün grubunun tanıtımını yaptı. Modern tasarımlı Philips Studio Led TV’ler, 48cm (19 inç) ile 99cm (39 inç) arası
değişen ekran boyutlarıyla piyasaya sunuldu. Aynı zamanda, Studio
Led TV ürün grubu, 2013’ün ikinci çeyreğinden itibaren Avrupa, Rusya
ve Türkiye’de satışa çıkması planlanıyor.
E
v dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren g2m, ISO
9001’den sonra ISO 22000 Gıda Güvenliği Belgesini de
aldı. ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ile ilgili çalışmalarını başarıyla tamamlayan g2m, kalite belgelerini
alarak tüm iş süreçlerinde güvenli gıda şartlarına uyduğunun garantisini verdi.
g2m Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Genel Müdürü Hayati
Molinas, konuyla ilgili olarak, “Güvenli’ üreticilerden temin ettiğimiz
ürünlerin “güvenli” tedarik zincirini
sağlayarak, lojistik standartlarımızı
her daim güncel tutuyor, kendimizi
sürekli geliştiriyoruz” dedi.
Azalan enerji tüketimiyle maliyetleri azaltıyor
Düşük enerji tüketimi sağlayan, maliyetleri azaltan, yüksek parlaklık, zengin
kontrast sunan Studio TV’lerde, misafirlerin kendi cihazlarını, televizyona kolayca
bağlaması için usb ve hdmi olmak üzere
arayüz ve giriler yer alıyor. Otel ve hastanedeki tüm televizyonlara aynı kurulumu
sağlayan Studio TV, kilitlenebilir kurulum
menüsüyle misafirlere farklı alternatifler
sunuyor.
36
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Hayati
Molinas
Nova Aydınlatma, tarihi mekan
Balıklıgöl ve Urfa Kalesi’ni aydınlattı
Şanlıurfa’nın önemli turistik
merkezlerinden Balıklıgöl,
ışıklandırıldı. Balıklıgöl
Platosu’nun aydınlatmasını Tuna
İnşaat, Altıparmak Mimarlık ve
Nova Aydınlatma birlikte
gerçekleştirdi. Nova Aydınlatma
Balıklıgöl için özel ürünler üretti.
H
em Şanlıurfalıların hem de
yurtiçi ve yurtdışından gelen turistlerin ziyaret ettiği Balıklıgöl’ün
aydınlatma projesini Tuna İnşaat ve
Nova Aydınlatma birlikte gerçekleştirdi.
Nova Aydınlatma, projede hava koşullarına ve ıslak zemine dayanıklı ürünlere
yer verdi. Balıklıgöl’de kullanılan tüm aydınlatmalar, Nova Aydınlatma kalitesi ve
güvencesine uygun ürünlerin kullanıldığı
proje, bir buçuk yılda tamamlandı. Balıklıgöl projesinde bölgesel olarak ele alınan
aydınlatma planlamaları, her bölümün
aydınlatma ihtiyacı ve oluşturulmak istenen aydınlatma tarzına göre şekillendi.
Balıklıgöl için 10 milyon ödenek çıkarıldı
Projenin açılışına; Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kültür ve Turizm
Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Şanlıurfa
Milletvekilleri Seyit Eyyüpoğlu, Dr. Abdülkerim Gök, Şanlıurfa Valisi Celalettin
Güvenç ve Belediye Başkanı Ahmet Eşref
katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa’nın mührü olarak
nitelendirdiği Balıklıgöl’ün Nova Aydınlatma tarafından yapılan aydınlatma
ürünlerini “zulme karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın sembolü” olarak
nitelendirdi. Bakan Çelik, çok öncesinden
planladıkları aydınlatma projesini şöyle
ifade etti: “Şanlıurfa’ya ilk gelişimde Balıklıgöl’ün karanlıkta olduğunu gördüm.
Bu karanlık zihnimde yer edinmişti. Bu
akşam Balıklıgöl, Kale Eteği ve çevresini
aydınlattık. Maliye Bakanımız Mehmet
Şimşek ve Kültür ve Turizm Eski Bakanımız Ertuğrul Günay ile birlikte bu
projeyi değerlendirmeye aldık ve 10 trilyon ödenek çıkardık. Çıkarılan ödenek ile
Balıklıgöl’ün gecesi gündüz oldu.”
Balıklıgöl’de neler yapıldı?
Nova Aydınlatma’nın yaptığı Balıklıgöl
projesinde şunlar yapıldı: “Oldukça geniş
bir alanı kapsayan Balıklıgöl’de toplam
40 bilgilendirme panosu aydınlatıldı.
Balıklıgöl’ün yoğun ziyaretçi trafiğinde
özellikle bilgi panolarında yeterli aydınlığı
sağlayacak ışıklandırma sistemleri kuruldu. Platodaki açık tiyatro alanlarında
3 adet asimetrik yapıda dekoratif apliğe
yer verildi. Açık tiyatro alanlarının ışık
ihtiyacına uygun özel üretim aydınlatma
gereçlerinin kullanılırken, genel aydınlatma ile çelişmeyecek uzun ömürlü
tasarımlar seçildi. Duvardan sağlanan
aydınlatma ile mimari arasında ambiyans sağlandı. Yine Balıklıgöl’deki açık
tiyatro çevresinde Nova Aydınlatma’nın
özel üretimlerinden olan 6 adet direkli dekoratif yürüme yolu aydınlatma
armatürü kullanıldı. Floresanlarda ise
uzun ömürlü ve enerji tasarruflu ürünler seçildi. Tarihi mekandaki ana yürüme
yollarında 86 adet, direkli dekoratif yürüme yolu aydınlatma armatürü dikildi. Bu
armatürler de Balıklıgöl projesi için özel
üretildi. Yine aynı bölgede toplam 685 adet kısa direkli dekoratif bağlantı yürüme
yolu aydınlatma armatürü yer aldı.
Nova, projede tasarruflu ve uzun
ömürlü ürünler kullandı
Balıklıgöl Platosu’ndaki kale bayrağında
4 adet 1000 W’lık metal halide kafesli mini model projektör kullanılarak bu alanda
güçlü bir aydınlatma sağlandı. Dış mekân
aydınlatmaları seçilirken; ürünlerin suya,
güneşe, soğuk ve sıcak geçişlerine ve diğer dış etkenlere karşı dayanıklı olmasına
dikkat edildi. Kale eteğinde ise farklı ölçü
ve ampul özelliklerine sahip pek çok aydınlatma armatürü çeşidine yer verildi. Kale
eteğinde yeşil alan aydınlatması olarak 26
adet set üstü ayarlanabilir başlıklı projektör kullanıldı. Kale çevresi merdivenler ve
bağlantı yollarında toplam 146 adet duvara
gömme darbelere dayanıklı armatür aydınlatma yer aldı. Ayrıca bu alanda 31 adet
dıştan 6 panjurlu, kısa direkli aydınlatma
armatürü ve 124 adet dıştan 6 panjurlu,
kısa direkli aydınlatma armatürü kullanıldı.
Alanda bulunan bitki örtüsü de aydınlatma
hesaplarına katılmış, onlar için de genel aydınlatma ile uyumlu ışıklandırma sistemleri
tasarlandı. Yürüme yolu ve köprü üzeri aydınlatmalarında 66 adet, ışığı istenilen yöne
ayarlanabilen, power ledli zemine gömme
led aydınlatma armatürü kullanıldı.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
37
TEDARİKÇİLER � RÖPORTAJ
Salih Maraş / İnfo Group
İnfo Group, ses-ışık-görüntü
sistemlerinde Türkiye’den
sonra yurtdışını fethedecek
“Otellerin daha çok konferans
salonları, toplantı salonları,
bar ve anfi tiyatro gibi
özellikli yerlerini yapıyoruz.
Bugüne kadar 100’ü aşkın
otelle çalıştık. Özel salonları
gerçekten herkes yapamıyor.
Firmamızda akustik,
elektronik, ışık mühendisleri
ve mimarlar çalışıyor. “
H
obilerinden yola çıkarak profesyonel ses, ışık, görüntü
sistemleri üzerine şirket kuran
Maraş Kardeşler, bugün bünyesinde üç
şirket barındıran büyük bir grup haline
geldi. İnfo Group A.Ş., İnfo Müzik ve İnfo
Light firmalarıyla sektörde uzun yıllardır
faaliyet gösteren grup, Türkiye’den sonra
yurtdışına da açıldı. Turizm sektörüyle
de yoğun çalışan grubun çalışmalarını ve
hedeflerini Salih Maraş ile konuştuk.
n Salih Bey, İnfo Group’un kuruluş
hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?
Abim ile birlikte 1991’de Karaköy’de elektronik yedek parça ithalatıyla ticarete
girdik. Bu alanda belli bir noktaya kadar
geldik. Şuan faaliyet gösterdiğimiz sektöre geçişimiz ise biraz ilginç oldu. Ağabeyim
ve ben müziği çok severiz. Bu hobimiz den
yola çıkarak kendimiz için tasarladığımız
bazı şeyleri yaparken bir anda kendimizi
müzik sektörünün içerisinde bulduk. Önce ev sistemleri ile işe başladık, çünkü bu
konuda ciddi bir üretim açık olduğunu fark
ettik. Ev sistemlerinde, CLIMAX marka adı altında üretime başladık. Sonra talep
doğrultusunda profesyonel gruba yani kulüplere, restaurantlara, otellere ve büyük
konser alanlarına yönlendirdik. Arkasından yurtdışında yer alan ciddi markaların
38
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Türkiye distribütörlüğünü aldık. Profesyonel ve kurumsal anlamda üst, orta ve en
alt segmentte hitap ediyoruz. Neticede
bar, kulüp ve eğlence sektörünün bu alandaki ihtiyaçlarını yüzde 60-70 oranında
karşılayan tedarikçisi haline geldik. Ciddi
bir büyüme trendi yaşadık.
n Sadece eğlence sektörüyle mi
ilerlediniz? Otellere ne zaman
girdiniz?
2004 yılından sonra kurumsal şirketlerden ve otellerden de ciddi talepler
gelmeye başladı. Bu sektörlerde çok ciddi
ve güzel projelere imza attık. Biz bunlara
girerken şirketimiz de şekillenmeye başladı. İlk anlarda sadece ses sistemleriyle
ilgileniyorduk, üretimlerimiz ve distribütörlüklerimiz hep o yöndeydi. Daha sonra
ışıkla ilgili talepler gelmeye başlayınca
öncelikli olarak indoor ışıkları yurtdışın-
dan getirmeye başladık. Led’ i Türkiye’ye
ilk getiren, üretimini yapan firmalardan
biri olduk. Bu alanda mühendislerden
ve teknik arkadaşlardan oluşan70 kişilik
ciddi bir ekip kurduk.
n İnfo Group tam olarak hangi
alanlarda ne tür çalışmalar
yürütüyor?
Şu anda İnfo Group çatısı altında üç
ayrı kurumsal şirketimiz var. Bir tanesi
İnfo Group A.Ş. Bu şirketimizle anahtar
teslimi projeler yapıyoruz. Ağırlıklı olarak kültür merkezleri, tiyatro salonları,
meclis salonları, otellerin kongre, konferans salonları ve çok amaçlı salonlar gibi
özellikli projelerin inşaat anlamında dekorasyon işlerini gerçekleştiriyoruz. Diğer
şirketimiz İnfo Müzik; ses-ışık-görüntü
otomasyonları, otelle alakalı konser ve
konferans salonları gibi alanları anahtar
teslim işler yapıyor. İnfo Light ise daha
çok dış cephe aydınlatması ile ilgili işler
yapıyor. Biz dış cephe aydınlatmasında
normal aydınlatma yapmıyoruz. DMX
protokolle çalışan aydınlatmalar bizim
uzmanlık alanımız. Bu sistemde yüz
binlerce led ışığını bir ana merkezden
tek tek kontrol edebiliyorsunuz. Böylece
hareketli ışık veya görüntü sağlayabiliyorsunuz. İnfo Gruop’un üç şirket haline
gelmesinin nedeni, kendi içinde kurumsallaşan üç ayrı bölümden oluşması ve
gerektiğinde birleşip tek proje olarak da
hizmet verebilmesidir.
n Yurtdışına açıldınız sanırım.
Nerelerde çalışma yapıyorsunuz?
tığınızda toplantı moduna geçip ışıklar
azalıp perdeler kapanıyor, projeksiyon
makinesi asansörlerle iniyor, sunum özelliği cok daha kapsamlı. Eskisine göre
fiyatlar da düştü. Bir de firmaların bu alandaki talepleri arttı. Bütün altyapılarını
çok özel teknolojik sistemlerle donatıyorlar. Eski tesislerin renovasyonlarında
ise ana otomasyon doğru yapıldığında
yeni teknolojileri alt yapıya adapte edebiliyorsunuz. O yüzden de yenilemelerde
sıkıntı yaşanmıyor. Profesyonel sektörde
teknoloji, otelleri 5-10 yıl götürebilecek
kapasitede kuruluyor.
‘
Biz 7 kardeşiz. İki kız
kardeşim mimar, erkek
kardeşim tasarımcı, diğer
erkek kardeşim ise elektronik
bölümünde ben de satış
konusunda uzmanım. Biz
kendi içinde kurumsallaşan
bir aile şirketiyiz. Ciro olarak
her yıl yüzde 60-70
oranında büyüyoruz.
Biz Azerbaycan’da oranın en köklü
firmalarından olan Net Elektronik ile beraber ortak şube açtık. Orada dış cephe
aydınlatma ve ses sistemleriyle alakalı
çok güzel işler yaptık. O yüzden tercih
edilen bir firma haline geldik. Gürcistan,
Kuzey Irak ve hatta Güney Irak’a hem inşaat, hem profesyonel ses- ışık- görüntü
hem de dış cephe aydınlatma firmalarımızla girdik. Türkmenistan’da ciddi büyük
projeler var. Makedonya’da da yaptığımız
güzel projeler var. Türk firmalarının gittiği
her yerde bizde varız. Biz yurtdışına yeni
açıldık. Hedefimiz de diğer firmalar gibi
büyümek ve oralarda kalmak.
lonları için ciddi bir talep alıyoruz.
n Üretim yapıyoruz dediniz. Nerede
ve nasıl üretim yapıyorsunuz?
n Otellerde kongre turizmi alt
yapısına yönelik gelişmeler nelerdir?
Bizim Kağıthane’de fabrikamız var ve
hoparlör üretiyoruz. CLIMAX ve Da Vinci
diye iki ayrı markamız var. Bunları Türkiye’de üretiyoruz ve eğlence sektöründe
ciddi yerler almaya başladı. İlk başlarda
yerli üretim diye çok zorlanmıştık ama
şimdi herkesin bildiği bir ürün haline geldi. Hatta birçok yerlerde özellikle istenen
ürünler arasında yer alıyor. Üretime ağırlık vermeyi ve bu markaları yurtdışına
ihraç etmeyi planlıyoruz.
n Genel olarak otellerde ne tür
çalışmalar yapıyorsunuz?
Otellerin daha çok konferans salonları,
toplantı salonları, bar ve anfi tiyatro gibi
özellikli yerlerini yapıyoruz. Bugüne kadar
100’ü aşkın otelle çalıştık. Özel salonları
gerçekten herkes yapamıyor. Firmamızda
akustik, elektronik, ışık mühendisleri ve
mimarlar çalışıyor. Ciddi bir ekip olduğu
için gerçekten özel projeler ortaya çıkıyor.
Eskiden bu alanlara ayrılan bütçeler çok
düşüktü. Şimdi o bütçeyi ciddi oranda artırdılar. Toplantı salonlarının alt yapısı daha
iyi olsun, son teknoloji olsun isteniyor. Son
iki, üç yıldır otellerin kongre ve toplantı sa-
’
Oteller eskiden daha çok oda satılıyordu. Şehir otellerinde odadan sonra
kongre ve toplantı gelirleri önem kazanmaya başladı. Ancak bu alanda ne kadar
özellikli toplantı, kongre salonlarınız varsa o kadar çok tercih sebebi oluyorsunuz.
Altyapınız ne kadar iyiyse büyük organizasyonları o kadar çok otelinize
çekebiliyorsunuz. Tüm şehir otellerinde
ses, ışık ve görüntü işlerini zaten yapıyorduk ama anahtar teslim projelere de
yavaş yavaş girmeye başladık. Öte yandan Antalya’da da bu alanda ciddi bir
eğilim var. İstanbul zaten bu konuda çok
iyi… Ama Bodrum’daki, Marmaris’teki oteller çok yavaş ilerliyor.
n Bu alanda teknoloji sürekli
değişiyor. Oteller bunu nasıl takip
ediyorlar?
Bugün teknolojik olarak artık otomasyon sistemlerine geçilmeye başlanıldı.
Eskiden her şey manuel’di. Bu alanda
çalışan teknik ekip de çok vasıflı değildi.
Fakat şimdi hem teknik ekip çok profesyonel oldu hem de biz otomasyon
sistemlerini geliştirdik. Bir düğmeye bas-
n Fiyatlar neden düştü?
Daha önceden bu otomasyon
sistemlerini belli başlı firmalar yapıyorlardı. Şimdi hem firma sayısı arttı
hem de üretimlerin büyük bölümü Çin’e
kaydı. Rekabet çok arttığı için firmalar fiyatlarını ciddi oranda düşürdüler.
Led teknolojisi inanılmaz büyüdü. Eskiden 270 avroya sattığımız bir armatürü
bugün 15-20 avroya satıyoruz. Led teknolojisi otellerde büyük oranda yer aldı.
Çünkü fiyatları ve elektrik sarfiyatı çok
düşük… Çok uzun ömürlü… Bir ampul 34 bin saat çalışırken, led ampul 100 bin
saat çalışabiliyor. Hem indoor hem de
outdoor alanlarda kullanabiliyorsunuz.
Fiyatları da çok iyi olduğu için artık bütün
otellerde led teknolojisi yaygınlaştı.
n 5 yıldızlı bir iş otelinde
sizin yaptığınız işin otele
maliyeti ne oluyor?
Bu otelin büyüklüğüne ve toplantı salonlarının çokluğuna göre çok değişiyor.
İyi bir otel ses, ışık, görüntü işine 300500 bin avro civarında bütçe ayırabiliyor.
Daha orta segment oteller ise 100 bin
avro civarında para harcıyor. Tabi sadece satmak yetmiyor lojistik hizmeti de
aksatmadan vermeniz gerekiyor. Bizim
17 kişilik bir teknik destek ekibimiz var.
Yaptığımız çalışmalarla ilgili müşterilerimize teknik destek veriyoruz. Bizi buraya
getiren şeylerden biri de bu teknik servis
anlayışımız oldu.
n Firma olarak hedefleriniz neler?
Zaten büyüme trendinde olan bir
firmayız. Bu yıl da geçen yıl ki gibi bir
büyüme bekliyoruz. Geçen yıl yüzde 80
büyüme kaydettik. Bu yıl da benzer bir büyüme bekliyoruz. Su an çalıştığımız yeni
otel projeleri, kültür merkezi, tiyatro salonu konferans salonları var. Birkaç otelle de
görüşme halindeyiz. 3-4 tane yakın takip
ettiğimiz büyük projeler var. Yılda ortalama
10 otel projesinde yer alıyoruz.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
39
YATIRIMLAR � DOSYA � YATIRIM FIRSATLARI
Türkiye yatırım fırsatlarında bölge
lideri olmaya devam ediyor
Türkiye ve bölgemizdeki yatırım fırsatları gerek yerel ve yabancı yatırımcıları gerekse uluslararası
zincirler ile bu alanda faaliyet gösteren danışmanları bu coğrafyaya yönlendiriyor. Uzmanlar,
Türkiye’deki yatırım trendinin önümüzdeki 3-5 yıl içinde de devam edeceğine dikkat çekiyorlar.
B
aşta İstanbul olmak üzere Türkiye yatırımlar açısından cazip bir
ülke olma konumunu sürdürüyor.
İstanbul’un merkez konumunu sürdürmesi ve havayolu ulaşımı açısından hub
olma özelliği Türkiye’nin cazibesini daha
da artırıyor. Türkiye’de konaklama tesislerinde markalı zincirlerden gelen bir
büyüme trendi de hakim. Öte yandan
Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Azerbaycan gibi Türkiye’nin komşu ülkelerinde de
yatırım fırsatları artarak devam ediyor.
önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini
belirtiyorlar. Türkiye’de özellikle İstanbul’a dikkat çeken uzmanlar, İstanbul’u
otel gelişiminde Londra’ya rakip olarak
hızla büyüyen destinasyon olarak gösteriyorlar. İstanbul’daki otel yatırımlarının
altyapı, havayolu ve demiryolu yatırımlarını artırdığına dikkat çeken STR Global’e
göre; İstanbul’da oda talebi yüzde 8,9 artarken, arz yüzde 4,6 artış gösteriyor.
Türkiye otel yatırımlarında İstanbul
merkez olma konumunu koruyor
Türkiye ve Komşu Bölgeler Otel Yatırımları Konferansı (CATHIC) için Türkiye’ye
gelen STR Global Yönetici Direktörü Elizabeth Randall Winkle, gelişmekte olan 5
bin odadan fazla bir yatırımın söz konusu
Bölgedeki yatırım olanaklarını takip
eden uluslararası zincirler ve yatırım
danışmanları Türkiye’deki yatırımların
40
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
İstanbul yatak arzında
Londra’dan sonra ikinci
olduğunu hatırlatarak, şunları belirtiyor:
“Bu odaların yüzde 15’lik bölümü baş
aktör olan İstanbul’da yer alıyor. Londra
ise az bir farkla 14’lük bir yüzde ile ikinci
sırada bulunuyor. Buna rağmen Londra’nın mevcut oda arzı İstanbul’un 3 katı
daha fazla ve yabancı ziyaretçi sayısının
ise iki katı.” Jones Lang LaSalle Hotels
Başkanı Defne Gezen ise İstanbul’un bir
turizm başkenti ve etkinlik destinasyonu
olmanın yanı sıra önemli bir uluslararası
finans merkezi olma yolunda da hızla ilerlediğini belirtiyor.
Dev projeler, yeni yatırım
fırsatları doğruyor
Yatırımcıları ve uluslararası zincirleri İstanbul’a çeken bir diğer gelişme ise
Türkiye ve İstanbul
uluslararası zincirlerin
bölgedeki büyüme
stratejileri içinde listenin
başına oturuyor. İstanbul’un
finans merkezi ve hava
ulaşımında bölgesel bir hub
olması bunda önemli bir
etken olarak öne çıkıyor.
Türkiye’yi Rusya, Gürcistan
ve Azerbaycan gibi ülkeler
takip ediyor.
İstanbul’da turizm altyapısına yönelik
yatırımların ve projelerin hız kazanması oldu. İstanbul’da havayolu, restoran,
eğlence merkezleri gibi yatırımlar son
yıllarda hız kazandı. Yine İstanbul’a üçüncü havalimanı yapma projesi, 2020
Olimpiyat ve Paralimpik Oyunlarına
aday olması yatırımcıları teşvik eden
yeni unsurlar arasında yer alıyor. İstanbul, aynı zamanda televizyon dizileri,
reklamlar, belgeseller ve filmler için de
artık gözde bir mekan haline geldi.
İstanbul’da büyüme trendi 5 yıldızlı tesislerden 3 ve 4 yıldızlı standartları belli
markalı tesislere kayarken, Türkiye’ye
bugüne kadar girmeyen ve girmek isteyen uluslararası zincirler de Pazar
araştırmalarını hızlandırdılar.
Zincirler ekonomi ve orta
segmentte Anadolu’ya yayılıyor
Yatırımcılar ve dolayısıyla uluslararası
zincirlerin, İstanbul’un ardından Türkiye’nin büyümekte olan ikincil şehirlere ilgisi
gittikçe yoğunlaşıyor. Özellikle iş insanlarının konaklayabileceği standartları belli
olan ekonomik ve orta segmentte yer alan
otellere yönelen uluslararası zincirler, bu
alandaki tüm fırsatları değerlendiriyorlar.
Zincirler arasında da doğru lokasyonlardaki yatırımlara girme konusunda bir
rekabet olduğu göze çarpıyor. Uluslararası
zincirler, büyüme stratejileri içinde bölgede Türkiye’yi ve İstanbul’u listenin başına
yerleştirdiler.
Yerli yatırımcının yanı sıra yabancı
yatırımcılar da fırsat kolluyor
Türkiye’de devam eden yatırım trendinin önümüzdeki yıllarda da devam
etmesi bekleniyor. Uluslararası zincir
temsilcileri ve danışmanlar, bu trendin 3
yıl ile 10 yıl arasında süreceğine işaret ediyorlar. Öte yandan Türkiye’deki yatırım
yapmak isteyen yabancıların da oranı
artıyor. İstatistiklere göre Türkiye’de otel
yatırımları dahil tüm yabancı yatırımların oranı yüzde 20’lere kadar çıkarken,
yatırım fırsatı kollayan şirketlerin sayısı
da artıyor. Özellikle, Katar, Birleşik Arap
Emirlikleri ve Suudi Arabistan, Rusya’dan
bazı yatırımcıların Türkiye’yi yakından takip ettiği belirtiliyor.
Yatırımcılar, maliyet
artışlarına dikkat çekiyor
Türkiye’deki gelişmeler yatırımcılar açısından bakıldığında ise başka bir tablo
ortaya çıkıyor. İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de yatırımlarına devam etmek
isteyen yatırımcıları zor günler bekliyor.
Arazi maliyetleri ve yatırım maliyetleri
her geçen gün artan Türkiye’de yatırımın geri dönüş süreleri de uzuyor. Bu
da İstanbul’da otel yapmak isteyen yatırımcıları çekimser davranmaya itiyor.
Varolan yatırımları ise farklı sektörlerde faaliyet gösteren ancak otele uygun
lokasyonlarda arazisi olan firmalar gerçekleştiriyorlar.
Bölgede Rusya, Gürcistan,
Azerbaycan öne çıkıyor
Öte yandan sadece Türkiye değil,
bölgede Rusya, Gürcistan, Kazakistan,
Azerbaycan gibi ülkelerde otel yatırımları
anlamında hızlı bir gelişme gösteriyor. Bu
ülkelerdeki yatırımları da yakından takip
eden uluslararası zincirler, bu ülkelerde
de markalarına halka eklemeye devam ediyorlar. Türkiye’deki ve bölgedeki yatırım
fırsatlarını uluslararası zincirlerin temsilcileri, yatırımcılar ve danışmalar Turizm
ve Yatırım Dergisi için değerlendirdiler:
»
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
41
YATIRIMLAR � DOSYA � GÖRÜŞLER
Thomas Willms / Starwood Doğu ve Orta Avrupa Bölge Direktörü Kıdemli Başkan Yardımcısı:
Yatırım açısından Türkiye’de patlama yaşanıyor
B
ildiğiniz gibi Starwood, binalara
değil, markaya yatırım yapıyor.
Sheraton, W Hotels, Westin, Le
Meridien gibi 9 markamız bulunuyor.
Biz, Türkiye’de yerel yatırımcılarla doğru
yerde doğru ortaklığı kurmaya çalışıyoruz. İstanbul 9 markamız için uygun bir
yer. İstanbul ve Türkiye’de daha fazla
markamızla daha fazla otelde yer alacağız. Biz Türkiye’de en çok management
anlaşması yapıyoruz. Ama Türkiye franchise için de oldukça önemli bir pazar
oluşturuyor. Doğru yerde doğru ortak
mantığıyla ilerliyoruz. Yatırımcıların, otel işletmesi hakkında fazla bilgisi yok.
Çünkü, onlar parayı yönetiyorlar. Bazen
otelini yatırımcı yönetmek istiyor. Ama yine de markaya, iyi bir rezervasyon
sistemine, sadakat programına ihtiyacı
oluyor. O zaman ortaklık yapıyoruz. Bursa’da Sheraton ve Aloft markasıyla 2 otel
açtık. Adana’da Sheraton’ı Eylül ayında
açacağız. Son 3 yılda 4 otel açtık. Şu an
Türkiye’de 10 otelimiz bulunuyoruz. Birçok anlaşmayı da yapıyoruz. Türkiye’de
yatırımlar açısından bir patlama yaşanıyor. İstanbul da ciddi bir patlama var ama
İstanbul’un yanı sıra birçok ikincil şehirler
de ortaya çıktı. Bu şehirler uluslararası
direkt uçuşlara bağlı olarak gelişiyor. İstanbul’a hem iş seyahati hem de lesuire
turlar birlikte ilerliyor. Hafta sonları, 2-3
günlük geziler için oldukça iyi bir fırsatlar sunuyor. İstanbul, Avrupa ve Afrika,
Ortadoğu, Asya arasında büyük bir hub
olma yolunda gidiyor. Bizim için oldukça önemli… Türkiye dışında bölgede öne
çıkan ülkelerden bir tanesi Gürcistan.
Yazın bu ülkede Sheraton markasına
bağlı bir resort otel açtık. Diğer ülke ise
Azerbaycan... Bakü’de Sheraton açtık.
Azerbaycan’da başka oteller de açmayı
düşünüyoruz. Sadece Bakü’de değil, diğer
şehirlerinde otellerimiz olacak. Şu anda
potansiyeli oldukça yüksek... Avrupa, Ortadoğu, Afrika’da daha çok management
anlaşmasını tercih ediyoruz. 260 otelden
sadece 40 tanesinde franchise anlaşması yaptık. Amerika’da daha çok franchise
yapıyoruz.
Robert Shepherd / InterContinental Hotels Grup Avrupa İş Geliştirme Direktörü
Orta seviyede ve bütçesi uygun
oteller için büyüme talebi var
A
vrupa pazarında, değerleri koruyan
yatırımlar ve geri dönüşler aramaya devam eden yatırımcılar olarak
bağımsız markasız otellerden markalı otellere doğru bir kayma gözlemleniyor. Önce
Sheraton sonra InterContinental Ceylan’ın
içinde bulunduğu Türkiye’deki 15 otelden üçü marka değişimine gitti. Ortalama günlük
oran, lokasyona göre ve lokasyon için talep
meydana getiren etkenlere göre tespit edilir, otel kalitesine göre değil. Yani üç yıldızlı
bir lokasyona beş yıldızlı bir otel yapmak
çok da mantıklı değildir. Orta seviyede ve
bütçesi uygun oteller için büyüme talebi
umuyoruz. Orta seviyeli oteller, ziyaretçi
isteklerine dayalı özellikler ve yatırımcıların
yatırım gereksinimlerini sunar.
42
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
YATIRIMLAR � DOSYA � GÖRÜŞLER
Robert Gaymer- Jones / Sofitel Worldwide İcra Kurulu Başkanı
Türkiye’deki yatırım trendi
3-5 yıl daha devam eder
T
ürkiye yatırımlar açısından hala iyi bir
fırsat sunmaya devam ediyor. 10 yıl
öncesine baktığınızda Türkiye’nin turizm anlamında yaptığı yatırımlarda güçlü
bir ilerleme var. İnsanlar Türkiye’ye geldiği zaman bu kültürel farklılıkları görmek
istiyorlar, bir kültürü yaşamak istiyorlar.
Dolayısıyla, Türkiye’ye turizm potansiyeli
anlamında ciddi bir yukarı gidiş olduğunu
düşünüyorum. Bu yükseliş 3-5 yıl daha
devam eder. Zaten otel yatırımlarında böyledir. Yatırım çıkışı 7 yıl devam eder, 3-5 yıl
durur. Ondan sonra tekrar çıkmaya başlar. Bence Türkiye’de yaşanacak olan bu.
Ancak Türkiye’de alkol kullanılmasının yasaklanması tabii ki bizi korkutuyor. Ama
sonuçta biz hükümetin koyduğu yasağa
saygı duymak zorundayız. Alkolü tamamen
yasaklamaları ya da insanlar dışarıda oturup bir kadeh şarap içemeyecekse insanlar
bir süre sonra derler ki ben Türkiye’ye gitmeyeyim. Bu bizi korkutur ama sınırlar
biraz ilerlerse genel turist sayısı da azalır.
İnsanlar başka destinasyonlara yönelir.
Biz, birçok ülkede olmakla beraber
Barselona, Madrid, Cenevre, Beyrut’ta
olmak istiyoruz. Şu an Moskova için anlaşma yapmaya çalışıyoruz. İstanbul bu
listenin başında geliyor. Sofitel olarak İstanbul’a Four Seasons, Shangri-La, Çırağan,
Kempinski gibi lüks segmentte girmek istiyoruz. Çünkü lüks segmentte oda fiyatları
yüksek olduğu gibi fiyatları yukarı çekebiliyorsunuz. Orta ve ekonomi segmentinde
bunu yapamazsınız. İlk olarak İstanbul’da
başarılı olmak istiyoruz. Ondan sonra, Sofitel’in Sof markasını Bodrum’da açmayı
düşünüyoruz. İstanbul için 3 tane yatırımcıyla görüşme halindeyiz. Türkiye’de bu
segmentte olan otellere baktığımızda aslında hepsi çok standart. Ama biz böyle
değiliz. Biz tamamen Fransız bir markayız
ve genelde markamızı duygusallık üzerine
kurduk. Bizim için önemli olan büyük bir
lobimiz olması değil; orada çalınan müzik,
otele girdiğinizde alınan koku, çiçeklerin
yerleştirilmesi gibi duyguya hitap etmek.
Tam bir Fransız konseptiyle yaklaşıyoruz.
Bu nedenle kadın seyahat edenler içinde
çok tercih edilen bir marka haline geldik.
Christian Michel / Wyndham Hotel Group Orta ve Doğu Avrupa Gelişmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı
Türkiye yatırım açısından
güzel bir potansiyele sahip
F
irmamız, otel yatırımcısı
olmamakla birlikte management ve franchise hizmetleri
sunuyor. Avrupa, Ortadoğu ve
Afrika bölgesinde sayısız gelişme projeleri kapsamında
Türkiye bizim için öncü ülke konumunda bulunuyor. Türkiye
yatırım açısından güzel bir potansiyele sahip. Türkiye’de
bilgili yerel yatırımcılar mevcut.
Aynı zamanda katlanabilir inşaat maliyeti, kalifiye personelin
44
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
yanı sıra hükümet gelişim için
alt yapıyı destekliyor. Türkiye’de
yükselen yatırım trendinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl devam
edeceğine inanıyoruz. Şu an
yerel yatırımcıların ikincil şehirlerde ekonomi segmentinde
yatırımlar planladığını görüyoruz. Özellikle, resort alanlarında
(otel, apartman ve devre mülklerde) ve markalaşmış ekonomi
segmentindeki otellerde güçlü
bir gelişme görüyoruz.
YATIRIMLAR � DOSYA � GÖRÜŞLER
Wolfgang Neumann / The Carlson Rezidor Otel Grubu CEO
Türkiye yabancı yatırımcı
için oldukça kolay bir ülke
Ş
u ana kadar bizim Türkiye’de 12 otelimiz bulunuyor. En son Park Inn
İzmir oteli için imza attık. Böylece
otel sayımız 12 otele çıktı. Türkiye’ye
inanıyoruz ve buraya odaklandık. Türkiye, uluslararası alanda oldukça güçlü
bir ülke… Biz Türkiye’de Radisson Blu
markasını devam ettirmek istiyoruz
ama özellikle, orta segment için Park
Inn Radisson’ı geliştirmek istiyoruz. Biz
geçen yıl genç jenerasyonların ihtiyaçlarını ve beklentilerini daha iyi anlamak
için oldukça geniş bir araştırma yaptık.
Genç jenerasyon; esneklik, bireysellik,
isteklerine göre uyarlama yapabilmek,
otele geldiği zaman rezervasyon numarasını söyleyip anahtarlarını almak
istiyorlar. İyi bir ses sistemi; kendi araçlarını bağlayabilecekleri teknolojinin
sağlayan odalar istiyorlar. Türkiye’deki
genç jenerasyonların sayıca büyüdüğünü biliyoruz. 5 yıl içerisinde Türkiye’de 15
Park Inn markalı otel açmak istiyoruz.
Sadece Park Inn markasıyla büyümeyi düşünüyoruz. Bölgede ise Rusya’da
gelişiyoruz. Rusya’da bizim 41 otelimiz
var. 21 oteli ise geliştiriyoruz. Rusya’da
en büyük üçüncü otel zinciriyiz. Aynı zamanda Sahra Altı Afrika’ya odaklandık.
Ama bizim için asıl odaklandığımız ülke
Türkiye. Son birkça yılda Türkiye’nin sahip olduğu iktisadi gelişme ve 2020’deki
olimpiyat başvurusu, üçüncü havaalanı
üçüncü köprü gibi büyük projeler oldukça önemli bir fırsatlar.
Türkiye’nin parlak bir geleceği
olduğunu düşünüyoruz.
Türkiye yabancı yatırımcı için oldukça
kolay bir ülke... Hükümetin yayınladığı istatistiklere göre yabancı yatırımlar
yüzde 20 artış yabancı yatırımların artış
gösterdiğini açıkladı. Hükümet, yatırım
yapmayı daha kolay hale getiriyor. Bu da
durumu oldukça etkiliyor. Bence, Türki-
ye’ye olan ilgi, Türkiye’deki hareketlilik
devam ettikçe sürecektir. Türkiye enerjik
bir ülke… Türkiye Hava Yolları her geçen
gün uçuşlarını ikiye katlıyor. Yeni destinayonları uçuş ağlarına ekliyorlar. Bu da
İstanbul’a hareketlilik kazandırıyor. Türkiye’de planladığımız 15 otel bütün ülke
çapında olacak. Çünkü Türkiye’deki bu
hareketliliğin 5 -10 yıl devam edeceğine
inanıyoruz.
Öte yandan bazı endişelerimiz de
var. Alkol konusu hakkında endişeliyiz.
İstanbul, şu an New York’tan sonra ikinci sırada. Kolayca, New York’un yerini
alabilir. Ama hükümetin de alkol ile ilgili
bir denge kurması lazım. Uluslararası
seyahat eden bir turist İstanbul’da New
York’ta bulduğu şeyleri ister.
46
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
YATIRIMLAR � DOSYA � GÖRÜŞLER
Ferzan Çelikkanat / ER Yatırım ve Turizm Genel Müdürü
Yabancı yatırımcılar, Türkiye’yi
yakından takip ediyor
E
r Yatırım olarak 10 yılda 3 ve 4 yıldızlı olmak üzere şehir merkezlerinde
yaklaşık 20 iş oteli açmayı planlıyoruz. Türkiye’de iş otellerine ihtiyaç var.
Bunun için yatırımlarımızda önceliğimiz
İstanbul ancak Anadolu’da potansiyeli olan şehirlere yayılacağız. İzmir, Eskişehir,
Konya, Mersin, Gaziantep, İzmit, Çanakkale, Adana, Mardin, Diyarbakır ve Trabzon
yer almayı planladığımız öncelikli şehirlerimizden bazıları. Arazi topluyoruz ve
şimdiden bu alana 300 milyon dolarlık bir
hedef koyduk. Zincir oteller Türkiye’nin
tüm bölgelerinde sadece üst segment
markaları ile değil, 3 ve 4 yıldızlı markalarıyla yer almaya çalışıyor. Ortadoğu’dan
gelen turist sayısındaki artış da o bölgenin büyük turizm şirketlerini Türkiye’ye
yatırım yapmaya teşvik ediyor. Başta
Katar olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın yatırım için
Türkiye’yi yakın takipte tuttuğunu biliyoruz. Ayrıca Avrupa’daki ekonomik krizden
ötürü ellerindeki parayı güvenli ve gelişmekte olan pazarlarda değerlendirmek
istiyorlar bu sebeple Avrupalı fonlarında
ciddi görüşmeler yaptığını biliyoruz.
Türkiye’nin
hızlı
gelişen
turizmin
Göktuğ Özdemir / Makyol İnşaat Turizm Grup Başkanı
Yatırımcı açısından
zorlanacağımız yıllara girdik
G
enel anlamda Türkiye’deki turizmin
ilerlediği ve arttığı
tartışılmaz bir gerçek.
Son 3 yıldır CATHIC
toplantısı Türkiye’de yapılıyor. Şu
anda istanbul’da 5 yıldızlı 40’ın üzerinde tesis yapılıyor. İnanılmaz
bir artış var. Turist sayısı da her
geçen yıl artıyor. Bu bence artarak
daha da devam edecek. Yatırım açısından baktığımızda son bir iki
yıldır zor yıllar olduğunu düşünüyorum. İstanbul, Bodrum, Antalya gibi
destinasyonlarda arsa maliyeti çok
arttı. Yatırım maliyetleri de yük-
48
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
seldi. Şu an yatırımın
geri dönüşler çok parlak değil. Önümüzdeki
birkaç yıl, yeni yatırımın girmesiyle sektör
bir miktar zorlanacak. Ama tabii
talepteki bu artış arzdaki artışı dengeleyecek diye düşünüyorum. Eski
kazançlar çok kalmadı. Makyol’un
asıl alanı inşaat sektörü. 9 ülkede inşaat alanında çalışıyoruz.
Türkiye’de mutlaka otel yapmayı
düşünüyoruz. İstanbul’da birkaç
tane daha otel yapmak istiyoruz.
Bu yatırımlar için de uluslararası
zincirlerle çalışırız.
yanında bir de güven verici ekonomi
yabancı yatırımcıyı cezbediyor. 2015 yılına kadar 8 bin 500 yeni otel odasının
turizme girmesi planlanıyor ki bu sayı şu anda bir milyon 200 bindir. Ancak
yatırımların aynı bölgelere ve alanlara
sıkışacak olması yatırımları endişelendiriyor. Öte yandan arazi geliştirmenin
zorlaşmasının, maliyetlerin artmasının
ve öncelikli şehirlerdeki diğer yatırım zorluklarının yatak kapasitesinde ciddi bir
artışın olmasını engellemesine rağmen,
2013 yılında tesis sayısındaki artışın
yükselen bir trendle devam edeceğini
düşünüyorum. Türkiye’nin dünya turizminden aldığı pay yüzde 3 civarındadır.
Uluslararası turist sayısındaki artışa
bağlı olarak kısa vadede Türkiye’nin bu
oranı yüzde 4’lere çıkartması mümkün.
2020 Olimpiyat oyunlarının alınması için
yapılacak çalışmalar bunların başında
gelebilir ama bununda ötesinde Olimpiyatların alınması halinde turizmden
aldığımız pay kimsenin hayal edemeyeceği seviyelere ulaştırır.
YATIRIMLAR � DOSYA � GÖRÜŞLER
Ayhan Yeğinsu / Leisure Development Consultants (LDC)
Türkiye’de yatırım trendi kolay kolay yorulmaz
Ş
uanda Türkiye’de başta İstanbul olmak üzere çok büyük otel açığı var.
Ama tabi segmentleri doğru analiz
etmek lazım. İstanbul’da 5 yıldızlı otel sayısı oldukça fazla ama alt segmentlerde
otel yok. Sadece Taksim ve Aksaray, Sultanahmet civarında alt segment oteller
var ama onların da verdikleri hizmet ve
fiyatlarına baktığınızda tam alt segmenti
yakalayamıyor. Buna uygun marka otelleri
getirerek o standartı yakalayıp tüm şehirlere yaymak gerekiyor. Çünkü insanlar
aynı standartı başka şehirlerdeki otellerde bulması ve gönül rahatlığıyla kalması
gerekiyor. Biz bu nedenle Wyndham grubunun Super 8 markasını İlbak Holding ile
Türkiye’ye getirdik. Bu marka fiyat olarak
biraz daha avantajlı olacak ama alınan oda kalitesi çok daha yüksek olacak. Çünkü
büyük markaların çoğunda standartlar
düşmeye başladığında odalarda verilen
serviste eksiklikler oluyor. Bu hizmetler de
ek hizmetlerle misafirlerine veriliyor. Bu
markadaki en büyük farklılık internet hizmetinden tutun da odadaki hizmetlere ve
kahvaltıya kadar her şeyi sadece oda ücreti ödeyerek alınıyor olması… Türkiye’de
yatırım trendi turizm sektöründe kolay
kolay yorulmaz. Türkiye artık önemli bir
destinasyon yabancılar için… Ayrıca Türkiye’nin iç dinamiğinde de önemli gelişmeler
var. Türkiye’de en büyük sıkıntılardan bir
tanesi altyapı sorunları… Bugün resort
otelciliğe baktığınız zaman en büyük sı-
kıntı altyapı. En ufak yağmur yağdığında
veya sel bastığında oteller etkilenebiliyorlar. Artı yine yeterli internet altyapısı yok.
Dünya standartlarına ulaşmış değil. Tüm
altyapı sistemlerinin ulaşımdan başlayıp
kanalizasyon sistemlerine kadar düzeltilmesi gerekiyor.
Michael Collini / Hilton Worldwide Türkiye, Rusya, Doğu Avrupa Kalkınma Başkan Yardımcısı
Asya bölgesi de önemli fırsatlara sahip
T
ürkiye’de gelişen turizm
sektörü, kıyı ve
kıyı
olmayan
lokasyonlardaki
yüksek kalitede
otellerin yanı sıra SPA, kayak, inanç ve
kültürel açıdan da talep yaratılmasına yol açıyor. Türkiye’de, yeni ortaya
çıkan yerleşim alanlarına, özellikle doğu bölgesindeki lokasyonlara,
düşük maliyetli konaklamada tüketici
faizinden
kaynaklanan
birden fazla eğilim görüyoruz. Hilton DoubleTree İstanbul Moda’yı
hizmete sunduğumuz ve 45 otellik
portfolyomuzun bir parçası olan
Hilton İstanbul Kozyatağı’nı açmayı
planladığımız İstanbul’un Anadolu
yakasında önemli bir gelişim var.
2
50
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Bir
lokasyonu
ziyaret ettiklerinde,
zengin
konaklama seçenekleri ve gerçek
marka
deneyimlerine bakılarak tüketicinin
belirli eğilimlerinin altını çizerek kaliteli otel geliştirme projeleri üzerine
odaklanacağız. Büyük şehirlerde ve
bölgesel lokasyonlarda portfolyonun büyümesi için Asya bölgesi de
önemli fırsatlara sahip. Azerbaycan’daki ilk otelimiz Hilton Bakü,
tüketici talebinin giderek daha yüksek kaliteye ulaştığının, yiyecek,
içecek, SPA gibi hizmetlerin uluslararası otellerle yarışacak nitelikte
standartlara sahip olduğunun önemli bir örneğidir.
/UtopiaWorld
/UtopiaWorldtr
deluxe hotel
www.utopiaworld.com.tr
I had a dream...
DOSYA � YATIRIM FIRSATLARI �HABER
Türkiye’de orta ve
ekonomi segmentindeki
otel yatırımları artıyor
İstanbul’da üçüncüsü düzenlenen Türkiye ve Komşu Bölgeler Otel Yatırımları Konferansı
(CATHIC) turizm profesyonellerini bir araya getirdi. Bölgedeki yatırım olanaklarının ele
alındığı konferansta, Türkiye’deki arazi fiyatlarının ve yatırım maliyetlerinin artmasına
rağmen orta ve ekonomi segmentinde otel yatırımlarının artışı öne çıktı.
T
ürkiye ve Komşu Bölgeler Otel
Yatırımları
Konferansı
(CATHIC)
üçüncü kez İstanbul’da The Marmara
Hotel’de gerçekleştirildi. Yaklaşık iki gün
süren etkinlikte Türkiye’nin turizm yatırım
potansiyeli, yeni yatırımcılar, havayolu taşımacılığı, otelcilik anlayışı, bölgesel otelcilik
eğilimleri gibi çeşitli konular yerli ve uluslararası katılımcılar eşliğinde ele alındı.
İstanbul’da arazi fiyatları yüksek
CATHIC organizasyonunda düzenlenen “Otel Yatırımcıları için Sıcak Bölgeler:
Ne, Nasıl ve Nerede?” başlıklı panelde,
İstanbul’un otel alanında gelişirken, arz
ve talep arasında denge kurulması gerektiğine dikkat çekildi. Panelde konuşan
52
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
IHG Türkiye İş Geliştirme Direktörü Yalın Yaltıraklı, arazi fiyatlarının yüksek
olduğunu belirterek, yatırımlarda lokasyonun iyi seçilmesi gerektiğini vurguladı.
Starwood Hotels Avrupa Bölge Direktörü Thomas Willms ise konuşmasında
finansman açısından arazi fiyatlarının
önemli olduğunu belirterek, ‘‘Doğru ortağı ve doğru markayı bulunca finansman
sorunu çözülmüş olacak” dedi. Aynı panelde söz alan The Rezidor Hotel Group İş
Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Romain Avril, İstanbul’daki ana riskin
arazi fiyatlarının yüksekliği olduğunu ön
plana çıkarırken, Amerika Doları üzerinden kredilendirme yapıldığını, dolayısıyla
öz sermaye oranın yüzde 50-60’a ulaş-
Uluslararası zincirlerin
temsilcileri ve
yatırımcılar İstanbul’da
arazi fiyatlarının
yüksekliğine dikkat
çektiler. Yeni yatırımcılar
Anadolu’ya yöneliyorlar.
tığını ifade etti. Hilton Türkiye, Rusya,
Doğu Avrupa İş Geliştirmeden Sorumlu
Başkan Yardımcısı Michale Collini ise
yerel yatırımcıların arazileri daha önceden satın aldıklarını; uzun zamandır
ellerinde bulundurduklarını hatırlattı.
İstanbul’un konferans alanında merkez
haline geldiğini dile getiren Collini, İzmir
gibi daha az sıcak olan bölgelerde Hilton
Worldwide olarak orta segment markalarıyla giriş yaptıklarını söyledi.
Arazi satın alımı oldukça zor
“Yeni Yatırımcılar” adlı panelde ise katılımcılar, arsa teminin zorluklarının yanı
sıra İstanbul’da arazi fiyatlarının yüksek
olduğuna dikkat çektiler. Makro İnşaat
Yönetici Ortağı Acun Uyar, “Arsa İstanbul’da pahalı ve herkes burada yatırım
yapmak istiyor. Bence artık Anadolu’ya
ciddi anlamda bakmak gerekiyor” diye
konuştu. Arazi satın almanın zorluklarına
değinen Er Yatırım Genel Müdürü Ferzan
Çelikkanat da İstanbul’da gayrimenkulun
karlı bir iş olduğunu vurgulayarak şunları
ifade etti: “Arazi satın almanın yasal prosedürleri oldukça yorucu. Prosedürlere
riayet ederek çalıştığınızda hesaplar tutmuyor. Otel zincirleri yatırımcılara daha
fazla tolerans tanımalı.”
Uluslararası otel zincir temsilcilerinin
konuşmacı olduğu panelde hangi zincirin hangi segmente yöneldiği sorusunun
yanı sıra inovasyona ve sosyal medyaya
bakış açıları tartışıldı. The Rezidor Hotel Group Wolfgang M. Neumann, orta
segmentteki otellere yoğunlaştıklarını açıkladı. Türkiye’de bulunan 11 otelin 3’nün
franchise anlaşmasıyla gerçekleştirdiklerini; franchise’ın süreci hızlandırdığı
vurgulandı. Panelin diğer katılımcısı Sofitel Luxury Hotels İcra Kurulu Başkanı
Robert Gaymenn ise, İstanbul’da girerek
şehir merkezlerinde marka bilincini artırdıktan sonra resort otellere yöneldiklerini
belirtti. İş modellerinin ortaklık üzerine
kurulu olduğunu ifade eden Gaymenn,
Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve
Rusya’ya odaklandıklarını belirtti. CEO’ların amacının iyi bir finansal ortak bulmak
olduğunu aktaran Gaymenn, Çin’de franchise anlaşmalarına kayacaklarını aktardı.
IHG Avrupa İcra Kurulu Başkanı Angela
Brav ise Crowne Plaza markasına odaklandıklarını dile getirdi. Otellerinin yüzde
80’ininde franchise ile yönetildiğini aktaran Brav, oteldeki inovasyon konusunu
da doğru ortağı bulmak ile ilişkilendirdi.
“Önümüzdeki 2-3 yılda Türkiye’de 11 bin
oda artacak; yüzde 50’si İstanbul’da”
CATHIC Zirvesi’nde yapılan “Bölgesel
Otelcilik Performans Eğilimleri ve Yeni
Projelere İlişkin Genel Değerlendirme”
adlı panelde STR Global Genel Direktörü
Elizabeth Randall Winkle, Türkiye’deki
otel arzında önümüzdeki üç yıl içinde
bir artış yaşanacağını açıkladı. Türkiye’nin günlük oda ücretlerinde artışın
diğer ülkelere kıyasla iyi bir performans
sergilediğini dile getiren Winkle, arzda
ve lüks segmentte bir artış yaşandığını
kaydetti. Ayrıca, Nisan 2013 verilerine
göre doluluk oranlarında İstanbul yüzde
70’lere varan bir orana ulaştığı belirtildi.
Önümüzdeki 2-3 yıllık dönemde ise Türkiye’de 11 bin oda artışı yaşanırken; bu
artışın yüzde 50’sinin İstanbul’da gerçekleşeceği bildirildi.
2013 CATHIC ödüllerinin de sahiplerini bulduğu etkinlikte, “Bölgedeki En İyi
Yeni Otel Ödülü”nü Martı Hemithea, “En
İyi Yeni Otel Ödülü”nü The Grand Tarabya
İstanbul, “Bölgedeki En İyi Şehir Merkezi
Oteli Ödülü”nü Martı İstanbul Hotel aldı.
Başarı doğru ortak ile geliyor
CATHIC konferanslarında düzenlenen
bir diğer panel ise “Büyük Resim: Günümüz & Gelecek Dönem Otel Piyasasında
Başarıya Ulaşmada CEO’ların Rolü” oldu.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
53
YATIRIMLAR � HABER
Nisan ayında 22 tesis için teşvik belgesi alındı;
İlk 5 ayda 105 yatırımla, 25 bin yeni yatak geliyor
E
konomi Bakanlığı, Nisan ayında 22
turizm projesine 122.653.583 TL tutarında yatırım teşviği verdi. Teşvik alan
tesislerden 19 tanesi komple yeni yatırım
iken, 2 tanesi tevsi, biri ise modernizasyon
yatırımı olacak. Bu tesislerden 8 tanesi
dört yıldızlı, 7 tanesi üç yıldızlı, biri 5 yıldızlı,
4’ü ise butik otel olacak. Nisan ayında daha
Komple yeni yatırımların
tesislere göre dağılımı (%)
TESİS
3*
4*
5*
BUTİK-Ö.B
Tatilköyü
Otel
PAY
38,1
37,1
10,5
11,4
1,0
1,9
(Kaynak: AKTOB Ar-Ge Birimi)
ŞEHİR
BİTLİS
KASTAMONU
BİTLİS
BALIKESİR
İZMİR
MUĞLA
MUĞLA
HATAY
ANTALYA
IĞDIR
MERSİN
KONYA
HAKKARİ
AYDIN
DÜZCE
BALIKESİR
İSTANBUL
TRABZON
MERSİN
TRABZON
İZMİR
GAZİANTEP
TOPLAM
54
2
önce teşvik alan 4 tesisin teşvik belgesi ise
iptal edildi.
Turizm sektörü, yılın 5 aylık döneminde, 130 adet yatırım projesi için 1,55 milyar
TL, yatırım teşviği aldı. Sektör 105 yeni
yatırımla, 6 bin 120 dolayında iş imkanı üretecek. Bu tesislerde 12 bin 600 oda ve 25
bin 300 dolayında yatak yapılacak. Komple
yeni yatırımların yoğunluğunda, Antalya
yüzde 36 ile ilk sırayı alırken, onu yüzde 11
ile İstanbul, yüzde 5 dolayındaki payları ile
Muğla, Mersin ve Hatay izledi.
Tesislerin sınıf ve tür dağılımda 3 ve 4
yıldızlı tesisler yüzde 37-38 payla ilk sıraları alırken, onu yüzde 10 dolayındaki
payları ile 5 yıldızlı ve butik oteller izledi.
Yapılacak yeni tesislerle yaratılacak iş olanakları açısından en büyük pay yüzde 38 ile
Antalya’nın oldu. Antalya’yı yüzde 11 payla
İstanbul izliyor. Diğer yandan en çok iş yaratılacak iller arasında; Muğla, Hatay, İzmir,
Mersin, Kayseri, Kocaeli, Gaziantep ve Yalova yer alıyor.
Turizmde Yatırım Teşvik Belgeleri*
Teşvikli
Teşvik Tutarı İstihdam
Oda Sayısı
Proje sayısı
(Milyar TL) Sayısı (Kişi)
(Bin)
105
1.45
6.120
12.6
130
1.55
6.345
17.0
Yatak
Sayısı (Bin)
25.3
34.1
YENİ YATIRIMLAR
TOPLAM
*Yurtlar hariç. 4 ayda 21 proje ile 5 binden fazla kişi kapasiteli öğrenci yurdu ve eğitim kurumları
da teşvik aldı. (Kaynak: AKTOB Ar-Ge Birimi)
NİSAN AYINDA TEŞVİK BELGESİ ALAN FİRMALAR
FİRMA
YEŞİLIRMAK REKLAM VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ İNŞAAT
TURİZM NAK. KUYM. HAYV. EMLAK PETROL LTD.ŞTİ.
EVREN SIVAR İNŞAAT MALZEMELERİ İNŞAAT PETROL TURİZM
UNLU MAMÜLLER SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ.
SIDDIKSOY KUYUMCULUK İNŞAAT EMLAK TURİZM OTELCİLİK
TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.
SALİH KADAYIFÇIOĞLU- KADAYIFÇIOĞLU İNŞAAT TURİZM İŞL.
AYASANDRA TERMAL VE KUR MERKEZİ TURİZM TİCARET A.Ş
ANB TURİZM YATIRIM İNŞAAT VE TİCARET A.Ş.
BODRUM ALESTA TUR. TİC. İTH. İHR. A.Ş.
PARLAK TEKSTİL NAKLİYE İNŞAAT KUYUMCULUK TURİZM
SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.
CİMRİN TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET LTD. ŞTİ.
YILDIZLAR TURİZM GIDA İNŞ. VE TİC. LTD. ŞTİ.
LOJA TURİZM OTELCİLİK İNŞAAT KUYUMCULUK TARIM PETROL
SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ.
ÇAĞLAYAN KIZILKAYA İNŞAAT TEKSTİL GIDA TURİZM
MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLGEVER TURİZM İNŞAAT GIDA TARIM TAŞIMACILIK
TEKSTİL İTHALAT İHRACAT LTD. ŞTİ.
AKBEN İLAÇ SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ.
YEKSAN DORSE YEDEK PARÇA OTO. PET. TUR. İNŞ. SAN.
YILMAZ TURİZM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GALATA PALAS TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ.
ZİSİNO İNŞAAT VE TURİZM YATIRIMLARI TİCARET LTD. ŞTİ.
UĞURGELEN İNŞAAT GAYRİMENKUL TURİZM LTD.ŞTİ.
MUSTAFA AKYÜZ - AKPINAR OTEL
FETUR TURİZM OTELCİLİK İNŞAAT LTD.ŞTİ.
AY-TAT OTOMOTİV İNŞAAT TURİZM GIDA DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Orta segment yatırımlar artıyor
TÜRÜ
KOMPLE YENİ YATIRIM
STATÜ VE KAPASİTESİ
3 YILDIZLI OTEL 70 YATAK
TUTARI
1898645
KOMPLE YENİ YATIRIM
4 YILDIZLI OTEL 120 YATAK
4859835
KOMPLE YENİ YATIRIM
4 Yıldızlı Otel 120 YATAK
7372196
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
MODERNİZASYON
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
BUTİK OTEL 64 YATAK
4 Yıldızlı Otel 232 YATAK
5 Yıldızlı Otel 396 YATAK
Butik Otel 102 YATAK
3 Yıldızlı Otel 46 ODA
2131859
18945073
1984917
5582150
4586700
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
4 YILDIZLI OTEL 360 YATAK
3 Yıldızlı Otel 136 YATAK
4 YILDIZLI OTEL 198 YATAK
15674428
3201811
6598052
TEVSİ
3 YILDIZLI OTEL 148 YATAK
1405460
KOMPLE YENİ YATIRIM
4 Yıldızlı Otel 50 ODA
2349430
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
TEVSİ
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
KOMPLE YENİ YATIRIM
BUTİK OTEL 18 YATAK
4 Yıldızlı Otel 162 YATAK
3 YILDIZLI OTEL 198 YATAK
ÖZEL KONAKLAMA TESİSİ 84 YATAK
3 Yıldızlı Otel 46 ODA
3 YILDIZLI OTEL 140 YATAK
3 YILDIZLI OTEL 75 YATAK
BUTİK OTEL 43 YATAK
4 Yıldızlı Otel 156 ODA
1528465
14572755
4936000
2946376
3310200
4376930
2313800
2330270
9748231
122653583
Wyndham, Super 8 markasını
Türkiye’ye İlbak ile getiriyor
Dünyanın en büyük otel
zincirlerinden Wyndham, ekonomik
iş oteli markası Super 8’i Avrupa
ile eş zamanlı olarak Türkiye’ye
getiriyor. Super 8 markası için İlbak
Holding ile Türkiye lisans hakları
konusunda imza atan zincir,
Türkiye’de 10 yılda 20 otele bu
markayı vermeyi hedefliyor.
M
edya, reklam, madencilik ve inşaat sektöründeki yatırımlarının
yanı sıra, turizm sektörüne giren
İlbak Holding, yatırımlarına devam ediyor. Holding, Ramada Plaza Tekstilkent’in
ardından ekonomi segmentinde hizmet
verecek Super 8 markasını Türkiye’ye
getiriyor. Konuyla ilgili İlbak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa İlbak ile
Wyndham Hotels Başkan ve CEO’su Eric
Danziger arasında imzalanan törende
açıklama yapan Wyndham Hotels Group
adına konuşan Eric Danziger, dünya
genelinde 15 markada yaklaşık 7400 otellerinin bulunduğunu hatırlatarak, yeni
bir markayla Türkiye’ye girmekten mutlu
olduklarını söyledi. “Ekonomik business
otel sınıfının büyük markalarından Super
8’i Amerika’dan sonra Avrupa’yla eş zamanlı Türkiye’yle buluşturuyoruz” diyen
Danziger,iş insanları için hem ekonomik
hem de kaliteli Türkiye’ye yaymak istediklerini kaydetti.
Super 8’in Türkiye lisans
haklarını İlbak Holding aldı
İlbak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa İlbak, “2012 başında turizm
sektöründe dünya devi olan Wyndham ile
ilk adımı Ramada Plaza Tekstilkent oteli projesi ile attık. Türkiye’de ekonomik iş
otellerinde çok ciddi bir potansiyel gördük.
Bizde Wyndham’a başvurduk. Onlar da bize Super 8 markasını önerdiler. Attığımız
bu imzayla, Amerika’daki ekonomik business otel zinciri Super 8’in Türkiye lisans
hakları ile şehir otelciliğine farklı bir boyut
kazandıracağız” dedi.
10 yılda 20 otel yapılacak
İlbak holding’in 10 yılda toplam 20
Super 8 oteli için anlaşma imzaladığını
açıklayan İlbak, “Şuan İstanbul’dan başlayarak 3-4 tanesini açmak istiyoruz. Yılda
80 ila 200 oda kapasitesi arasında değişen
bir ya da 2 otel açacağız. Şuan oda maliyetleri 35 bin dolar seviyesinde. Ekonomik
ve kaliteli iş otelleri açacağız” diye konuştu. Toplantının ardından sorularımızı
yanıtlayan Mustafa İlbak, şunları kaydetti:
“Wyndham’dan çok memnunuz, çok
da iyi bir işbirliğimiz var. Mümkün olduğu kadar onlarla hareket etmek istiyoruz.
Ramada Plaza Tekstilkent’te franchise
anlaşması imzaladık. Super 8’in de Türkiye
lisans haklarını aldık. Hem kendimiz yapabileceğiz hem de başka bir yatırımcı bu
markayı almak isterse verebileceğiz. Super
8 markası için öncelikle İstanbul’u seçtik.
İstanbul’da Avrupa ve Anadolu yakasında
3-4 yer üzerinde çalışıyoruz. İstanbul’dan
sonra Bursa olacak. İstanbul’da büyük
gruplar hep 5 yıldızlı otelle başlıyorlar.
Ama pazarda standartları yüksek ama ekonomik otellere ihtiyaç var.”
Super 8 Hakkında
İlk olarak, 1974 yılında
Güney Dakota’da
kurulan Super 8
otelleri gelişip zincir
olduktan sonra 1993
yılında Wyndham
Hotel Group
tarafından satın
alındı. ABD, Kanada ve
Çin genelinde 2,300’ün üzerindeki otel
sayısı bulunuyor.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
55
YATIRIMLAR � HABER
Nurol Park
projesinde
otel yatırımı da
yer alıyor
Manisa Holiday Inn Express,
2014 yılında faaliyete geçecek
Türkiye’de yaklaşık 16 oteli olan InterContinental Hotel Group (IHG),
Manisa’da Holiday Inn Express markasıyla yer almaya hazırlanıyor. Grup,
2014 yılında faaliyete geçmesi planlanan Manisa Holiday Inn Express
otelinin yatırımcısı Procons Turizm ile franchise anlaşması imzaladı.
D
ünya genelinde 700’ü
inşaat halinde olmak üzere, toplamda 4 bine yakın
Holiday Inn ve Holiday Inn
Express oteli bulunan Intercontinental Hotels Group (IHG), Holiday
Inn Express markasını Manisa’ya taşıyor.
Yatırımcı firma Procons Turizm ile franchise anlaşması imzalayan grup, Türkiye’deki
otel sayısını 17’ye çıkarmış olucak. Manisa Holiday Inn Express’in 2014’ün başında
faaliyete geçmesi planlıyor. Toplam 102 odanın yer aldığı otel, İzmir Havaalanı’ndan
sadece 35 dakika uzaklıktaki konumuyla
da, özellikle iş insanlarının uğrak yeri ol-
ması bekleniyor.
“Manisa, Türkiye’nin önemli
sanayi bölgelerinden biri”
Manisa’daki yeni Holiday
Inn Express’in Türkiye’deki büyüme planlarının bir parçası olduğunu
belirten IHG İş Geliştirme Direktörü Yalın
Yaltıraklı, Manisa’nın Türkiye’nin önemli
sanayi bölgelerinden biri olarak büyüme
stratejilerinin bir parçası olduğunu ifade
etti. Manisa’daki otelin iş amaçlı seyahat
edenlerin ihtiyaç duydukları konfor sunacaklarını belirten Yaltıraklı, otelin İzmir
Tüneli’ne ve havaalanına yakın olmasının
bir avanyaj sağlayacağını dile getirdi.
Basın Ekspres yolundaki Hürriyet
Medya Towers arazisini 127,5
milyon dolara satın alan Nurol
GYO tarafından oluşturan
Nurol Park projesinde otel de
bulunuyor. Firma, otel işletmesi
için uluslararası bir marka ile
anlaşmayı planladıklarını açıkladı.
B
asın Ekspres’teki Hürriyet Medya
Towers’a Nurol GYO tarafından yapılacak Nurol Park projesine başlatıldı.
55 bin metrekarelik arazisi üzerinde
inşa edilecek Nurol
Park karma projesinde otel de
bulunuyor. Grup,
otelin işletmesi için uluslararası bir
markayla anlaşılacağını bildirildi.
Hürriyet Medya Towers’ın bulunduğu araziyi bir yıl önce 127,5 milyon
dolara satın alarak konut sahiplerinin
yanı sıra şehrin paydaşlarınında yararlanacağı kamusal alanlar yaratmayı
planladığını açıklamıştı. 340 Milyon
Dolarlık projede, farklı üç konseptte
bin 118 konut, 70’e yakın cafe ve mağaza ve 20 bin metrekare alana sahip
ofis bloğu yer alacak.
Harput Holding üç otel ile turizm sektörüne giriş yapacak
Tekstil, enerji, inşaat,
kimya ve catering
alanlarında faaliyet
gösteren Harput Holding,
Bodrum, Çeşme ve
Uludağ’da yapacağı 3
otel yatırımıyla turizm
sektörüne de girmeye
hazırlanıyor.
56
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
E
lazığ’da 1958 yılında kurulan Harput Holding,
1980 yılından sonra Bursa’ya yerleşerek önce
dokuma, ardından da iplik ve büküm üretimiyle
sanayiciliğe adım attı. Holding’in lokomotifini
Harput Tekstil oluştururken, holding, dokuma
ve boyada Kinteks, kimyada Maitürk, cateringde Limon, inşaatta Sedaş ve Harput İnşaat ile
faaliyet gösteriyor. Holding faaliyet alanlarına
turizm sektörünü de eklemeye hazırlanıyor.
Harput Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Etkeser’in yaptığı açıklamada
ortaklarıyla birlikte Bodrum’da otel ve villa in-
şaatına başladıklarını bildirdi. Tesisin 2014’te
açılacağını ve işletmesini kendilerinin üstleneceğini belirten Etkeser, aynı zamanda, 50
milyon dolarlık bir otel yatırımına hazırlandıklarını kaydetti. Etkeser, geçen yıl atın aldıkları
otel arazisine 300 yataklı, kongre ve Spa oteli
yapmayı planladıklarını açıkladı. Uludağ’daki
otelin inşaatına 2014 başlayarak; 2015 gibi tamamlamayı planladıklarını vurgulayan Etkeser,
Çeşme Alaçatı’da bir otel yapma planları olduğunu belirtti. Bodrum, Çeşme ve Uludağ’ da yer
alacak 3 otelleri ile turizm sezonunda 12 ayı
planlamak istediklerini aktardı.
YATIRIMLAR � HABER
Hilton, 3 yeni otel ile Türkiye’deki
oda sayısını 10 bine çıkarıyor
Hilton Worldwide 3 yeni otel ile Türkiye’deki oda sayısını 10 bin yatağa çıkarıyor. 2013 yılının sonuna kadar
altı otel açmayı planlayan Hilton portföyüne üç yeni otel daha ekleyeceğini açıkladı. Hampton by Hilton,
Hilton ve Hilton Garden Inn markalarından oluşan otellerin önümüzdeki 3 yıl içerisinde açılması bekleniyor.
D
ünyanın en büyük otel işletmecilerinden Hilton Worldwide, Türkiye
ve Komşu Ülkeler Otel Yatırımları Konferansı 2013’de (CATHIC)’nda, Türkiye
portföyüne üç yeni otelin daha eklediğini
açıkladı. Grup; Hilton İstanbul Bomonti
Otel ve Konferans Merkezi, DoubleTree by Hilton Malatya, Hilton Garden Inn
Diyarbakır, Hampton by Hilton Kayaşehir, Hampton by Hilton Samsun ve
Hampton by Hilton Gaziantep otellerini
bu yılın sonuna kadar açmayı planlıyor.
Grubun yeni üç oteli Antakya, İstanbul Zeytinburnu ve Çorlu’da bulunuyor.
Bu otellerle birlikte Türkiye’de 10 bin
üzerinde oda sayısına ulaşacak olan
Hilton Worlwide, faaliyet ve geliştirme
aşamasında Türkiye’de toplam 45 otele
yükselmiş olacak.
açık yüzme havuzları, lüks SPA merkezi
ve yaklaşık 1.250 metrekare organizasyon alanıyla hizmet verecek.
Çorlu ve Zeytinburnu’na
Hilton geliyor
Hilton Antakya’nın 2014’ün
başlarında açılması bekleniyor
Hilton Antakya’nın, ASF Otelcilik ve
Turizm ile imzalanan imtiyaz sözleşmesinin ardından 2014 başlarında açılması
bekleniyor. Yeni üst segment Hilton Hotels & Resorts markasını taşıyacak olan
tesis; 200 odası, üç restoranı, kapalı ve
Orta segmentte yer alan Hilton Garden
Inn Çorlu’nun, Santeks İplik ve Brode A.Ş.
ile imzalanan anlaşmayla 2015 başlarında açılması bekleniyor. Otelin, 129 odası,
bir restoran ve barı, Pavilion Marketi ve
yaklaşık 600 metrekarelik organizasyon
alanı bulunuyor. Son olarak, Hampton
by Hilton İstanbul Zeytinburnu oteli ise
2016 başında açılması planlanıyor. Behçetoğulları Otomotiv Ticaret adına Hilton
Worldwide tarafından işletilecek olan otel, konuklarına; 164 oda, bir çalışma alanı
ve snack barıyla hizmet sunacak.
Doğuş Holding Galataport’ta iki otel yapacak
Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan’ın verdiği bilgilere göre Salıpazarı Limanı’nda
yer alan Çinili Han, Paket Postanesi ve Denizcilik işletmeleri binası renove edilerek
5 yıldızlı otele dönüştürülecek. Grup proje kapsamında bir de 4 yıldızlı otel yapacak.
G
alataport olarak da bilinen Salıpazarı ihalesini alan Doğuş Holding,
tarihi limanda Çinili Han, Paket Postanesi ve Denizcilik İşletmeleri Binası’nı
renove ederek 5 yıldızlı otele çevirecek.
Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, proje kapsamında yeme-içme mekanlarının,
alışveriş alanlarının kültür ve sanatla iç i-
çe olduğu bir alan yaratacaklarını söyledi.
Rıhtımda dört kata kadar, rıhtımın arkasında ise 6 kata kadar imar izinlerinin
olduğunu açıklayan Akhan, bu bölgedeki
bir antrepoyu yıkarak 4 yıldızlı otel inşa
edeceklerini söyledi. “Bu 5 yıldızlı otellerin
çaprazına denk geliyor. Hem 5 yıldızlı otellerimiz hem de 4 yıldızlı otelimiz business
otel olacak” diyen Hüsnü Akhan, bazı antrepoları ofislere dönüştüreceklerini kaydetti.
Projede, kruvaziyer limanı, yemeiçme ve alışveriş mekanları var
Hüsnü Akhan
58
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Projede kruvaziyer limanı da yapılacağını hatırlatan Akhan, “En önemlisi burası
kruvaziyer limanı. İki adet kruvaziye yanaşabilecek. Kruvaziyer terminali ve Duty
Free Shop da proje de yer alacak” şeklinde
konuştu. Akhan şöyle devam etti: “Çok güzel bir meydan planlıyoruz. Bu meydanın
etrafında kafeler ve alışveriş mağazaları
yer alacak. Ayrıca projede denizle bütünleşen bistrolar, restoranlar da yer alacak.
Bizim hem yeme-içmede (Zuma, Nusr-Et,
Kitchenette gibi) hem de perakende de çok
önemli markalarımız var. Bu markaların
limanda yer alacağını tahmin edersiniz.
Ayrıca bizim dışımızdaki markalar da
projede yer alacak. İstanbul, önemli markaların, ofislerin, kafelerin, restoranların,
turistlerin ve halkın iç içe yer alacağı önemli bir bölgeye kavuşacak.”
Doğuş, 400 milyon $ yatırım öngörüyor
Salıpazarı Liman Sahası’nın özelleştirme ihalesini Doğuş Holding, 702
milyon dolarlık teklifle kazanmıştı. Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan yaptığı
açıklamada; “Türkiye’ye yakışan bir proje
hazırlayacağız. 3 yıl bitirmek üzere yaklaşık 130 bin metrekarelik inşaat alanı
düşünüyoruz. 350-400 milyon dolarlık
bir yatırım öngörüyoruz. Yatırımımızda
liman, otel ve alışveriş merkezi olacak.
Projeyi önümüzdeki günlerde paylaşacağız” diye konuştu. Akhan, tarihi ve
mimari dokuya uygun bir proje yapacaklarını söyledi.
Alkol düzenlemesi turizmcileri olumsuz etkileyecek
Kamuoyunda “alkol yasağı” olarak
bilinen ve alkol satışı, reklamı ile
tüketiminde köklü değişiklikler içeren
yasa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
tarafından onaylandı. Yeni yasayla,
alkollü içki satış ruhsatı olan
turistik işletmeler dahil restoranlar,
bakkallar, büfeler, tekel bayileri
ve marketlerin yüzde 60-70’inin
içki ruhsatları iptal edilecek.
Y
eni yasaya göre, alkollü içkiler, 22.00 ve
06.00 saatleri arasında marketlerde ve
büfelerde perakende olarak satılamayacak.
Yasağa uymayan büfe ve marketlere 20 bin
Türk lirasından 100 bin Türk lirasına kadar
idari para cezası kesilecek. Televizyonlarda
yayınlanan dizi, film ve müzik kliplerinde
alkollü içkileri özendirici görüntülere yer verilmeyecek. Bu yasağa uymayanlara RTÜK
tarafından 5 bin Türk lirasından 200 bin
Türk lirasına kadar ceza kesilecek.
Turizm sektörüne de olumsuz yansıyacak yeni düzenlemeye göre; turizm teşvik
belgesine sahip olan ve turizm bakanlığından ruhsat alan oteller de dahil olmak üzere,
100 metre yakınında bir eğitim kurumu bulunan satış noktası ve restoranlarda içki
satılamayacak. Düzenlemede “ibadethaneler ile her türlü eğitim ve öğretim faaliyetinin
icra edileceği tesisler” denildiği için, yüz
The-Ritz Carlton Marakeş
metre yakınında sürücü kursu olan bir turistik tesis, bir içkili restoran, otel, bakkal ya
da marketin alkollü içki satış ruhsatı iptal
edilebilecek. Kanun teklifinin 4. Maddesi ile
4250 sayılı Yasanın 9. Maddesi şöyle: “Alkollü içkilerin satış ve tüketimine yönelik
ticari faaliyetler ancak mahalli mülki amirin
izni ile icra edilebilir. İzinsiz faaliyet gösteren işletmeler kapatılır.”
Tesis sınırları belirlendi
Bir önceki taslakta yer alan “Dışarıda
tüketilmek üzere alkollü içki satışı yapılamaz” hükmü, “Tesis sınırları dışında
satılamaz” olarak değiştirilerek yasalaştı. Böylece alkollü içki satılan işyerinin ya
da lokantanın önü “tesis sınırları” içine
alınmış oldu. İşyeri, belediyeden ruhsat
aldıysa ve kaldırımı kullanabiliyorsa orada
Yeni yasada ayrıca alkollü içkilerin
tüketiciye yönelik reklam ve tanıtımı yapılamayacak. Ancak etkinliklerin içerisinde
ulusal ve uluslararası ihtisas fuarlarına
katılım ve tanıtımda serbestlik getirilecek. Alkollü içkilere reklam yasağı, ürünün
amblemi, markası ya da işaretleri kullanılamayacak. Şirketler telefon, televizyon ya
da internet üzerinden alkollü içki satışlarını yapamayacak ama kendi elektronik
ortamları üzerinden toptan ve bayi satışları yapabilecekler. Yine şirketler, alkollü
içkiyi eşantiyon, hediye ve bedelsiz olarak
dağıtamayacak. “Alkollü içkiler çocuklara
satılamaz” hükmü ise “18 yaşını doldurmamış çocuklara satılamaz” şeklinde
değiştirildi.
The Ritz Carlton, Kuzey
Afrika’da iki resort açacak
U
The Ritz Carlton Rabat
alkollü içki servisi yapabilecek.
luslararası otel zincirlerinden The
Ritz-Carlton Kuzey Afrika’da Marakeş
ve Rabat’ta resort oteller için yerel yatırımcılar ile anlaştı. Buna göre, Marakeş’teki
tesisin inşasına 2013’ün çeyreğinde başlanacak. Rabat’taki resort otelin ise Aralık
2014’te hizmete girmesi bekleniyor.
2016’da The-Ritz Carlton
Marakeş hizmet verecek
The Ritz-Carlton Marakeş’in sahibi,
Suudi Arabistan merkezli Azmi Abdelhadi
Grubu bünyesinde yer alan Al Amal Investment Company’nin (SIAMA) iştiraki olan
Jnan Amar Company oldu. Kale biçimindeki mimarisi, 60 otel süiti ve iki, üç ve beş
yataklı 20 otel villası, barları ve restoran-
ları, lüks bir Spa merkezi bulunuyor. Tesis
inşaatının 2013’ün sonlarında başlaması;
otelin ise 2016’nın üçüncü çeyreğinde tamamlanması öngörülüyor.
The Ritz Carlton Rabat,
Aralık 2014’te açılacak
The Ritz Carlton’ın bir diğer tesisi Royal Golf Dar Es Salam bünyesinde yer alan
120 odalı The Ritz Carlton, Rabat oldu.
Şehir merkezindeki tesisin sahibi Fas’ta
kurulan bir yatırım aracı olan Sienna Investment Group’tur. Yapım aşamasında
olan tesisin Aralık 2014’te açılması planlanıyor. Resort bünyesinde 120 misafir
odası, 15’i tek ve 5’i iki yataklı olmak üzere
20 villa bulunacak.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
59
YATIRIMLAR � RÖPORTAJ
Ömer Baktır / Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı
Ziraat Bankası, turizm sektöründeki
payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyor
“Turizm sektördeki
payımız 2012 yıl
sonunda yüzde
2,9 idi. Dünya
ölçeğinde bankacılık
yapan, güçlü,
rekabetçi ve piyasa
değeri yüksek banka hedefi
paralelinde; turizm sektöründe
de öncü konuma gelmek
istiyoruz. Hedefimiz sektör
payımızı artırarak en az yüzde
10’ a ulaşmak…”
T
ürkiye’nin ilk bankalarından Ziraat Bankası, turizm sektörüne
yönelik çalışmalarını artırma
kararı aldı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ile anlaşma imzalayan
banka, sektöre yönelik payını artırarak öncü olmayı hedefliyor. Bankanın
turizm sektörüyle ilgili planlarını Turizm Yatırım Dergisi ile paylaşan Ziraat
Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ömer
Baktır, hedeflerinin sektör payını yüzde
10’a çıkarmak olduğunu söyledi.
n Ziraat Bankası’nın bugünkü
durumu ve hacmi hakkında kısaca
bilgi alabilir miyiz?
Bankamızın aktifi 31.12.2012 tarihi itibariyle 163 Milyar TL olarak gerçekleşti.
Toplam nakdi kredi bakiyemiz yaklaşık
71,5 Milyon TL’dir. 2.650 Milyon TL net
kar açıkladık. Bankamız Ziraat Bankası 404 ilçe ve beldede tek banka olarak
yurtiçinde, uzmanlaşmış 5 Kurumsal, 27
Ticari, 80 Girişimci olmak üzere, 1.512
şubeyle ülkemize hizmetlerini sürdürüyor. Bankamız yurtdışında ABD, İngiltere,
Yunanistan, Bosna, Rusya, Türki Cumhuriyetler, Irak, Suudi Arabistan’da başta
olmak üzere toplam 16 ülkede 74 noktada faaliyetlerine devam ediyor.
60
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
n Turizm sektörüne yönelik
çalışmalarını nelerdir? Bu sektöre
yönelmenizdeki nedenleri sizden
dinleyebilir miyiz?
Ziraat Bankası olarak ülke ekonomisine katma değer sağlayan tüm sektörlerle
çalışmak öncelikli hedefimiz. Turizm sektörü de içerisinde önemli bir potansiyel
bulunduruyor.
Sektördeki otel yatırımlarına kaynak
aktardık. Turizm firmalarına uzun vadeli
yatırım kredileri ve söz konusu firmaların
işletme sermayesi ihtiyaçları için işlet-
me kredileri sağladık, sağlıyoruz. Turizm
sektörüne yönelik olarak hazırladığımız turizm destek paketimiz bulunuyor.
Turizm faaliyetinde bulunan, tüm konaklama tesisleri, turizm belgeli turistik
restoranlar, seyahat acenteleri, turizm
sektörüne hizmet ve ürün satışı yapan
tedarikçi firmalar, turizm transfer/ulaşım
faaliyetlerinde bulunan firmalar hedef
kitlemiz. Bu firmalara sektörün nakit akışına uygun olarak kullandırılacak esnek
geri ödeme planlı, kısa, orta ve uzun vadeli
krediler ve bankacılık hizmet ürünlerimizle sektöre destek olmak önceliğimiz.
Bu yönde sektörün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak 17.04.2013 tarihinde
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED)
ile işbirliği protokolü imzaladık.
n Turizm sektörü bankanız için
nasıl bir sektör?
Türkiye’de turizm sektöründe 2012
yılında 29.351 milyon dolar gelir elde
edildi. Bu rakamdan hareketle Ziraat
Bankası, turizmi bugün ve gelecekte
ülkemiz ekonomisinin stratejik öneme
sahip sektörlerin başında gördü. Bankamız, turizm ve turizm ile bağlantılı
sektörlerde hizmet platformu tesis ederek sektörün ihtiyaçlarına yönelik
yatırım ve işletme finansmanı kredileri
ile bankacılık ürünlerini sektöre sunmayı ve değer zincirinin tüm halkalarına
ulaşmayı amaçlıyor. Turizm sektörüne
bir bütün olarak yaklaşan bankamız, turizmcinin yanı sıra bireysel anlamda da
yerli turisti desteklemek için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda çalışan
ya da emekli müşterilerimizin turizm
için ihtiyaç duydukları finansman bankamız tarafından sağlanacaktır.
n Sektöre ilişkin hedefleriniz neler?
Turizm sektöründeki hedeflerimize gelince… Sektördeki payımız 2012 yıl
sonunda yüzde 2,9 idi. Dünya ölçeğinde
bankacılık yapan, güçlü, rekabetçi ve piya-
Ziraat bankası türofed
ile işbirliği yaptı
Turizm sektörüne yönelik
çalışmalarını artıran Ziraat Bankası,
Türkiye Otelciler Fedarasyonu
(TÜROFED) ile işbirliği yaptı.
İki kurum arasında yapılan
anlaşmaya göre Ziraat Bankası,
TÜROFED üyelerine esnek geri
ödeme imkanları ile renovasyon,
modernizasyon, komple yeni yatırım,
sınıf yükseltme gibi yatırımları ile
işletme faaliyetlerinin ihtiyacına
yönelik nakit ve gayri nakdi kredi
verecek. Protokolde; Banka, Nakdi
krediler “BCH, AET (aylık eşit taksitli)”,
gayri nakdi krediler “TL/YP teminat
mektupları”, Turizm Destek
Paketi Kredisi ve Yurt
Dışı Kaynaklı Kredi ürün ve
hizmetleri sunulacak.
‘
2013’ün ilk dört ayında
bankamızın turizm
sektörüne kullandırdığı
krediler, 2012’ye göre yüzde
134 oranında arttı. Daha
çok orta ölçekli işletmelerin
yanında kurumsal
nitelikli firmaların da
yeni yatırımlarına ve otel
satın alma işlemlerinde
finansman sağladık.
’
sa değeri yüksek banka hedefi paralelinde;
turizm sektöründe de öncü konuma gelme
isteğindeyiz. Hedefimiz sektör payımızı
artırarak en az yüzde 10’ a ulaşmak… Bildiğiniz gibi bankamız yeniden yapılandırma
dönemi geçirdi. Bankamız iştirak ve şube
ağı ülkemizin tüm ekonomik noktalarında
bulunuyor. Sektörde yoğunlaşmanın yaşandığı bölgelere, il ve ilçelere ‘Kurumsal’
,‘Ticari’ veya ‘Girişimci’ şubeler açtık. Şubelerimizde konusunda uzmanlaşmış kadro
ile hizmet veriyoruz.
Ayrıca ABD, Almanya, İngiltere, Rusya,
Cidde gibi dünya turizm merkezlerindeki
hizmet ağıyla turizmin tüm paydaşlarına
yönelik toplam kalite ve müşteri memnuniyeti anlayışıyla hizmet veriyoruz.
Yurtdışı hizmet ağımızla turizm değer
zincirinin tur operatörleri kısmında da
yer alıyoruz.
n Turizmciler bankanızdan yılda
ne kadar kredi alıyor? Kredi miktarı
geçmiş yıllara göre ne kadar arttı?
2013 yılı dördüncü ay itibariyle bankamız tarafından turizm sektörüne
kullandırılan krediler 2012 yılında kullandırdığımız kredilere göre yüzde 134
oranında arttı. Orta ölçekli işletmelerin
yanında kurumsal nitelikli firmaların da
yeni yatırımlarına ve otel satın alma işlemlerinde finansman sağladık.
Özellikle tatil beldelerindeki turizm
firmalarından yeni yatırımlarıyla ilgili
talepler geliyor. Yenileme/renovasyon
yatırımları ile ilgili talepler de mevcut.
Ayrıca şehir otelciliğindeki hızlanan ivmeye bağlı olarak büyükşehirlerdeki otel
yatırımlarıyla ilgili projeler de var.
n Turizmcilerin aldıkları kredileri
geri ödemelerinde bir sıkıntı yaşıyor
musunuz?
Müşterilerimizi partner olarak görüyoruz ve faaliyet döngülerine uygun
olarak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Turizm sektörüne verdiğimiz kredilerin
ödemelerinde bir sıkıntı yaşamıyoruz.
n Sektöre yönelik özel
çalışmalarınız var mıdır?
Daha önce de belirttiğim gibi otel
yatırımlarına finansman sağladık. Söz
konusu yatırımlar yeni yatırım olduğu
gibi, bitmiş bir tesisin başka bir firmaya
satışı olarak da gerçekleşti. Sektöre yönelik ‘’turizm paketi’’ çalışması yaptık.
Bankamızın turizm ve turizm ile işbirliği
içinde çalışan sektörlerden daha fazla
pay almasına yönelik oluşturulan Turizm
Destek Paketi’nde amacımız, sektör ve firma bazında çalışmalar yaparak, sektörün
ihtiyaçlarına yönelik yatırım ve işletme
finansmanı kredileri ile bankacılık hizmet ürünlerini bir bütün olarak sunmak…
Sağlanan vade esnekliği ile yaz ve kış turizmi ile iştigal eden işletmeler, faaliyet
döngülerine uyumlu dönemler dikkate
alınmak suretiyle kredilendirilebilecek. Eko turizm de ilgi
alanlarımızdan biri; eko
turizmi destekleme
kapsamında yatırım
ve/veya işletme finansmanı kredisi
şeklindefinansman
sağlayabilmekteyiz.
n Turizmciler daha çok
hangi nedenlerle
kredi talep
ediyorlar?
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
61
ACENTELER � DOSYA � YAT TURİZMİ
Yat turizminin gelişen
ayaklarından biri olan mavi
turlar günümüzün trend
turizm çeşitleri arasında
yer alıyor. Halikarnas
Balıkçısı’nın ünlenmesinde
vesile olduğu mavi turlara,
Avrupa başta olmak üzere
dünyanın her tarafından
gelen turistler katılıyor.
Türkiye yat turizminde gulet tarzı ahşap
tekneleriyle mavi turlara öncülük ediyor
Dünyadaki mavi turlardan farklı olarak Türkiye’de Osmanlı tarzı ahşap
gulet teknelerle yapılan turlar, öne çıkıyor. Her ne kadar bakımı diğer
teknelere göre daha zor olsa da el yapımı olan bu ahşap teknelerin,
öncülüğünü Türkiye yaptığı gibi dünyaya da Türkiye üzerinden yayılıyor.
Ü
ç tarafı denizlerle kaplı olan Türkiye’de önemli alternatif turizm
alanlarından biri olan yat turizmi,
kendine has yapısıyla sektördeki yerini
aldı. Farklı kollarda gelişen yat turizmi,
bir yandan gelir seviyesi yüksek olan
kesimlerin yat sahibi olmasıyla ilerlerken diğer yandan Ege ve Akdeniz’deki
koyları ziyarete gelen yabancı bayraklı
yatlar için marina yatırımlarıyla büyüdü.
Kurulan tersanelerle yat üretimi ve marinacılıkta da gelişme gösteren Türkiye
yat turizminde Osmanlı tarzı ahşap gulet
teknelerle yapılan mavi turlar da ilgi odağı oluyor.
Marina ve yat limanı sayısı çoğalıyor
Türkiye’de, Kültür ve Turizm Bakanlığı
belgeli 22’si yabancı olmak üzere toplam
114 yat işletmesi bulunuyor. Bu işletmelerde bünyesinde 1438 yat ve bakanlıktan
işletme belgeli toplam 11 bin 913 yatak
62
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
yer alıyor. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın
Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nün yaptığı araştırmaya göre bakanlık
belgeli 24’ü işletme, 18’i ise yatırım belgeli
toplam 42 yat limanı ve çekek yeri mevcut.
Bunların 1400 yat bağlama kapasitesi bu-
TÜRKİYE’YE YILLARA GÖRE
GELEN YAT SAYISI
Yıl
Yerli
Yabancı
2004
1 549
3 642
2005
1 979
4 231
2006
2 404
6 101
2007
2 815
7 718
2008
2 689
6 226
2009
2 155
9 112
2010
2 075
6 210
2011
2 204
6 853
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı
lunuyor. Bu alanda rakipleri Yunanistan,
İtalya, İspanya gibi ülkelerden epeyce geride olan Türkiye’nin yat bağlama kapasitesi
ise 16 bin civarında olduğu belirtiliyor.
Yat turizminde Muğla başı çekiyor
Koç Holding, Doğuş Grubu, Martı
Grubu, Çelebi gibi birçok grubun yatırım
yaptığı marinalar, yat turizminin merkezi
konumunda olan Muğla’da yoğunlaşıyor.
Muğla’da bakanlık belgeli 25 marina
bulunuyor. Bu marinaların 2012’nin sonunda kapasitesi 5 bin 916’ya yükseldi.
Yine 650 yat kapasiteli 6 marinanın ise
belediye belgesi bulunuyor.
Öte yandan Akdeniz ve Ege denizindeki konumu nedeniyle Türkiye’deki bu
liman ve marinalara her yıl yüzlerce yerli
ve yabancı sarı bayraklı yat geliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının verilerine göre
2011’de Türkiye’deki yat ve marinalara 9
bin 56 yat yanaşırken, bu yatlarla 28 bin
265 yolcu gelmiş oldu.
Mavi turları Halikarnas Balıkçısı tanıttı
Yat turizminin gelişen ayaklarından biri
olan mavi turlar da günümüzün trend turizm çeşitleri arasında yer alıyor. Bizde bu
MUĞLA’DA BAKANLIK BELGELİ
MARİNALAR (ARALIK 2012)
İLÇESİ
MARİNA
SAYISI
KAPASİTESİ
BODRUM
7
2.441
MARMARİS
6
1.567
FETHİYE
7
1.378
KÖYCEĞİZ
1
63
DATÇA
1
302
MİLAS
3
165
25
5.916
TOPLAM
BELEDİYE BELGELİ MARİNALAR
MARMARİS
2
320
FETHİYE
4
330
TOPLAM
6
650
dosyamızda rotamızı mavi turlara çevirmek
istedik. 1980’lerde turizmin gelişmesiyle
birlikte ilk başlarda sünger avcılığıyla ortaya çıkan mavi turların Türkiye’deki hikâyesi
Cevat Şakir Karaağaçlı’nın sürgün yıllarından sonra kaleme aldığı ‘Mavi Sürgün’ adlı
kitabına dayanıyor. Halikarnas Balıkçısı adıyla da ün yapan Cevat Şakir Karaağaçlı,
Bodrum’da sürgünde olduğu yıllarda hem
bölgeyi hem de kendi yaşadığı olayları kaleme alıyor. Kitabında süngerci tekneleriyle
çıktığı mavi yolculukları da anlatan yazar,
böylece tekneyle mavi tur fikrinin de ilk
tohumlarını atıyor. İlk başlarda balıkçı tekneleriyle yapılmaya başlanan mavi turlar,
bugün son derece lüks tekne ve yatlarla
gerçekleştiriliyor.
Gulet tarzı teknelerle mavi turlar,
sadece Türkiye’de yapılıyor
Yunanistan, İtalya, Hırvatistan gibi Akdeniz ülkelerinde de yapılan mavi turlarda
Türkiye, farklı bir özelliğiyle öne çıkıyor. Türkiye’de Osmanlı tarzı ahşap gulet teknelerle
yapılan turlar, mavi tur tutkunlarının son
derece ilgisini çekiyor. Her ne kadar bakımı diğer teknelere göre daha zor olsa da el
yapımı olan bu ahşap tekneler, dünyaya da
Türkiye üzerinden yayılıyor. Türkiye’de daha
çok Bodrum’un Bozburun bölgesinde üretilen bu tekneler, Hırvatistan, İtalya, Güney
Kıbrıs gibi birçok ülkeden de alıcı buluyor.
Mavi turlarda lüks yatlar öne çıkıyor
Başlangıçta iki kabinli teknelerle başlanan mavi turlar, bugün klimalı, jakuzili son
derece lüks ve büyük teknelerle yapılıyor.
Bu alanda faaliyet gösteren tekne sayısı ve
turist sayısı her geçen yıl artış gösteriyor.
Günümüzde kapalı gruplar denilen 10-15
kişilik grupların tekneyi kiralaması şeklinde
yapılabilen mavi turlar, cabin charter usu-
lüyle kamaraların tek tek satılması şeklinde
de yapılıyor. Ancak sektör temsilcileri hem
kişilerin birbirlerini tanıması hem de hizmet kalitesi daha yüksek olduğu için kapalı
gruplarla yapılan mavi turların daha fazla
tercih edildiğini belirtiyorlar. Konaklama
olmadığı için günübirlik yapılan tekne turları ise sektör temsilcileri tarafından yat
turizmi olarak kabul görmüyor. Mavi turları
yapabilmek için teknelerin charter tur yapma izni olması gerekiyor.
Yabancıların rağbet gösterdiği mavi
turları, Türkler henüz keşfedemedi
Daha çok İngiltere, Hollanda, Almanya,
Kanada, Amerika ve Avusturalya, İtalya
gibi pazarlardan gelen turistlerin tercih
ettiği mavi turlara Türkler, henüz yeterince ilgi göstermiyor. Sırt çantalı gezgin
gençler ile deniz tutkunlarının tercih ettiği
mavi turlar, genellikle bir haftalık veya iki
haftalık turlar şeklinde yapılıyor. Ege’de
Gökova Körfezi, Hisarönü Körfezi, Yunan
adaları gibi çok geniş bir rotası bulunan
mavi turlar, sezonun kısalığından dolayı
mayıs-ekim ayları arasında düzenleniyor.
Kruvaziyer turizminden farklı olarak her
limana yanaşılabilen ve her koyda demir
atılabilen mavi turlarda kabin charterda
fiyatlar teknenin özelliklerine göre 400450 avrodan başlayıp lüks teknelerde
900-1000 avroya kadar çıkabiliyor.
Yabancı bayraklı yat sorunu çözülemedi
Mavi turların bu kadar çok ilgi görmesi
yatı olan yabancıları da bu alana çekmiş.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan denizlerde ticaret yapma izni
alan yatların Türk karasularında da gerçekleştirdiği mavi yolculuklar, haksız rekabete
yol açtığı için sektörün tepkisini çekiyor.
Ancak yabancı bayraklı teknelerin daha az
vergi ödemesi nedeniyle birçok Türk tekne
sahibi de bu sorunu kendi yatına yabancı
bayrak çekerek çözüm bulmuş. Böylece
vergi yükünü azaltan tekne sahipleri, bakanlığın her yıl uyguladığı mevzuatlardan
da kurtulmuş oluyor. Bakanlığın her yıl
yeni bir mevzuatı getirmesinden şikâyetçi olan sektör temsilcileri, ağır vergi yükü
nedeniyle sektörün tehlikede olduğuna
dikkat çekiyorlar.
Yat turizmi koylar
kirletilmeden gelişmeli
Türkiye’de denizcilikle ilgili ayrı bir bakanlık olmasını isteyen sektör temsilcileri,
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da yat turizminin gelişmesiyle ilgili yurt dışında
tanıtım yapmasını bekliyorlar. Yat turizmindeki gelişmeye paralel olarak dikkat
edilmesi gereken bir konu da koyların
kirlenmesi meselesi. Görüşlerine başvurduğumuz tekne sahipleri ve acenteciler,
ticari faaliyet yürüten teknelerin çok sıkı
denetlendiğini belirtiyorlar. Ancak aynı
dikkatin yabancı bayraklı teknelerde ve
motor yatlarda gösterilmediğine işaret ediyorlar. Mavi Tur yapan tekne sahipleri ve
acente temsilcileri Turizm ve Yatırım Dergisi için şu değerlendirmeleri yaptılar:
»
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
63
ACENTELER � DOSYA �GÖRÜŞLER
Ahmet Bektaş / Barbaros Yatçılık Operasyon Sorumlusu
Türkler henüz mavi yolculuğu keşfetmedi
B
iz yat turizmi kapsamında cabin charter kiralama işi yapıyoruz. Gerek
yurtiçi gerek yurtdışından turistler için bir otel odası kiralar gibi teknede
kamara kiralıyoruz. Onun dışında özel
yat kiralama konusunda da uzmanız.
10-15 kişilik bir grup arkadaş herhangi
bir tekneyi bir haftalığına kiralayabiliyor.
Gökova Körfezi, Hisarönü Körfezi, Yunan
adaları kuzey 12 adalar ve güney 12 adalar hatta Mikanos’a kadar gidiyoruz. Biz
internet sitesinin yanı sıra İtalya, Hollanda, Alman, İngiliz tur operatörleriyle
çalışıyoruz. Büyük tur operatörleriyle yolladıkları müşteri başına komisyon hesabı
çalışıyoruz. Kanada, Amerika ve Avusturalya, İtalyan, Hollanda ve Alman turist
geliyor. Türkler de geliyor ama orana
vurulduğunda sayıları az kalıyor. Türkler
henüz mavi yolculuğu keşfetmedi. Filomuzdaki 9 tane kendimize ait. Ayrıca
sezon boyunca kiraladığımız teknelerle
bu sayı 50-60 tekneyi buluyoruz. Geleneksel gulet tarzı teknelerle yapılan mavi
turlar Türkiye’de yapıyor. İtalya’da ve Hırvatistan’da bu tarz turlar var ama onlar
daha çok sailing boat şeklinde teknelerle
yapıyorlar. O yüzden Türkiye en çok tercih
edilen ülke…
Mavi turları, Halikarnas
Balıkçısı yarattı
Yat turizmi 80-90’lı yıllarda ilk başta
sünger avcılığıyla başladı. Tabi olayın
bir de edebi yönü var; Şükrü Cevat Şakir
64
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
olsun, Arzu Erat olsun buraya sürgüne gönderilince süngerci teknesiyle
açılıyorlar ve ‘Mavi Sürgün’ adlı kitabı yazıyorlar. Mavi turlar Halikarnas Balıkçısı
ile ün yaptı. Sonra zamanla Bodrum’da
ilk tersaneler kuruluyor. Haftalık tur
yapabilecek iki kabinli ilk guletler yapılmaya başlandı. Ondan sonra sektör
gelişti. Şuan 40-45 metre delüks tekneler yapılıyor. 5 yıldızlı otel konforundan
farkı olmayan tekneler yapılıyor. Bugün
tekne sayısı artıyor ama yolcu sayı-
sı azalıyor. Bu da işlerin zorlaşmasına
sebep oluyor. Alternatifler çok. Rekabet
çok olduğu için fiyatlar düşüyor. Bu sektör hakikaten pahalı bir sektör… Ama
5-6 ay çalışıyorsunuz, kışın teknelere
bakım yapmanız gerekiyor. Dolayısıyla tekne sayınız arttıkça masraflarınız
da artıyor. Ahşap olduğu için guletlerin
bakımı çok daha zor, meşakkatli… Bu yıl
teknesini satıp bu işten çekilen çok kaptan oldu. Öte yandan Bodrum’da marina
açığı var. Gulet sayısı arttığı için marina
yetersiz kalıyor. Sorunlarımız büyüyor.
Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili ama bizim Denizcilik Bakanlığı’mız yok.
Herhangi bir sorun olduğunda yetkilileri
aradığımızda sorunu çözemiyoruz. Çünkü konuyu bilmiyorlar. Dolayısıyla her
yıl da yat turizminde yeni bir mevzuat
ekleniyor. Bu yıl sigorta olayı getirildi.
Zaten yurtdışından gelen turistler sigorta yaptırıyor. Tekneler sigortalı. Bir
de bunun üzerine ikinci bir sigorta yaptırmak gereksiz olacak. Bir de yabancı
bayraklı tekneler var. Tekne sahipleri
vergi yükünden kurtulmak için yabancı
bayrak takıyorlar. Çünkü yabancı bayraklı teknelerin vergisi çok daha düşük…
Sonunda devlet o işe de bir el attı. Yerli-yabancı teknelerden de eşit oranda
vergi alacak. Böyle bir taslak hazırlandı
ama henüz yasa çıkmadı.
Mehmet Eskici / Kaya Yachting
Yat turizminde her yıl mevzuat değişiyor
B
iz 1998’den beri yat pazarındayız.
Merkez ofisimiz Almanya’da ve Almanya, Avusturya, İsviçre’deki büyük tur
operatörleriyle çalışıyoruz. Sektöre kiralayıp tekneyi doldurmak yerine kabin
kabin de satış yapıyoruz. Lüks, standart
ve ekonomik mavi turlar düzenliyoruz.
Bizim üç teknemiz var. Kiraladığımız
teknelerle 9-10 tekneyle sezonu kapatıyoruz. Genellikle İngiliz, Alman, Avusturya,
Hollanda gibi Avrupa ağırlıklı misafir geliyor. Sırt çantalı dediğimiz gençler tercih
ediyor. Kabin kiralama seçeneklerimizde
her şey dahil sistem uyguluyoruz. Ama
yat kiralamada farklı seçenekler sunuluyor. Fiyatlar kabin charterda standart
teknelerde 400-450 avro, lüks teknelerde
ise 900-1000 avro civarında oluyor.
Yat turizminde geçmişten bu yana çok
şey değişti. Tekneler çok büyüdü, çok lüks
tekneler var artık. Eskiden bu iş başladığında teknenin bir tane ambarı vardı ve
orada balık istifi yatılıyordu. Bulaşıklar
denizde yıkanıyordu. Şimdi klimalı, LCD
televizyonlu, jakuzili kabinlerin olduğu
çok lüks tekneler var. Bunun yanında
ekipmanlar, teknenin donatılması, büyümesi tabi çok farklı teknolojiler çıktı. Bu
alanda faaliyet gösteren tekne sayısı çok
arttı. Pazar ortalama yüzde 5 ile 10 arasında büyüyor. Tekne sayısı anlamında
Pazar doydu. Bizim en büyük sıkıntımız
her yıl teknelerin donatımıyla ilgili sezon
başlangıcında mevzuat değişikliği olması… Tam yolcu almaya başlayacağımız
zaman öyle kararlar önümüze geliyor
ki onu sezona yetiştirmemiz mümkün
olmuyor. Biz bağlantılarımızı bir önceki sezondan yaptığımız için ne fiyat
değişikliği ne de rota veya yapı değişikliği
yapabiliyoruz. Biz bu tür durumlara Deniz
Ticaret Odaları vasıtasıyla itiraz ediyoruz.
Ben aynı zamanda Ticaret Odası Fethiye Şubesi’nin de başkan yardımcısıyım.
Sektörde arkadaşlarımızdan sıkıntılarını
öğrenip üst mercilere bildiriyoruz. Marinalar çok yetersiz. Sıra bekliyoruz. Diğer
teknenin üzerinden yolcu, kumanya indirip bindiriyoruz. Özel marinalar bizim
işimize yaramıyor. Bunlar daha çok yelkenli tarzı tekneler için kullanılıyor.
Hüseyin Şahin / Yat Turizm
Denizcilik Bakanlığının olmaması büyük eksiklik
B
en 25 yıldır 6 kabinli, 12 kişilik bir
tekneyle mavi yolculuk yapıyorum.
Mayıs-ekim arasında Marmaris çıkışlı olarak bir haftalık Göcek koylarına
gidiyoruz. Bize tüm dünyadan müşteri
geliyor. Ama ağırlıklı olarak Alman, İngiliz, Hollanda ve Danimarka geliyor.
Türkler de temmuz, ağustosta geliyor. Acentelerle çalışmadığım için tatilciler bizi
daha çok internet üzerinden buluyorlar.
Rezervasyon olursa her hafta tura çıkıyoruz. Mavi yolculuklar kapalı gruplar ile
kabin satışı olmak üzere iki türlü yapı-
lıyor. Biz tekneyi kapalı gruplara kiraya
veriyoruz. Çünkü kapalı gruplarda hizmet ve kalite daha yüksek oluyor.
Yat turizmine ilk başladığımızda bu
kadar lükse hitap edilmiyordu. Şimdi her
şey lüks oldu. Şimdi teknelerde ev konforundan daha fazla konfor var. Ama tabi
bunların günlüğü 6-7 bin doları buluyor.
Bu işi yapan tekne sayısı çok arttı. Yurtdışına da tekne satışları yapılıyor. Ama son
iki yıldır bir duraklama var. Ben de satmak istiyorum ama satamıyorum. Ben
25 yıldır yaptığım işten kurtulmak için
dua ediyorum. Benim gibi çok arkadaşım
var. Çünkü yabancı bayraklı tekneler gizli saklı mavi yolculuk yapıyorlar ve vergi
vermiyorlar. Bizi sürekli denetliyorlar
ama onların hiçbir şeyini kontrol etmiyorlar. Öte yandan her yıl teknecinin önüne
yeni bir evrak alacaksınız diye çıkıyorlar.
Her yıl yeni bir şey çıkarılıyor. İstenen evraklarda çok pahalı evraklar oluyor. Tüm
bu evraklar da her yıl yenileniyor. Kazan-
cımız düşüyor. Sezon 26 hafta 10 hafta
çalışıyoruz. 52 hafta para harcıyoruz. Dolayısıyla altından kalkamıyoruz. Marina
sayısı artıyor ama Marmaris’te parasını
verdiğimiz halde yanaşacak yer bulamıyoruz. Bizim üç tarafımız denizlerle kaplı
ama ülkemizde Denizcilik Bakanlığı yok.
İsveç’te deniz yok, ama bir tane gölden
dolayı Denizcilik Bakanlığı koymuşlar.
Denizciler kanunlarla değil, yönetmelikle
yönetiliyor.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
65
ACENTELER � DOSYA �GÖRÜŞLER
Eyüp Bayraktaroğlu / Türk Yat
Gulet yat ile mavi yolculuk bize
özgü bir şey, tanıtımı yapılmalı
B
iz ağırlıklı kapalı gruplar için mavi
yolculuk yapıyoruz. Ben 15 yıldır bu
alanda çalışıyorum. 3 tane yatımız var
ve onları kiraya veriyoruz. Okulların kapanış ve açış tarihleri olan Mayıs-Ekim
başına kadar sezon devam ediyor. Her
ülkeden turist geliyor. Pazarlama çalışmalarımızı daha çok internet üzerinden
yapıyoruz. Kendi imkanlarımızla tanıtım
yapıyoruz. Bakanlığın bu konuda bizimle
ilgili bir çalışması yok. Oysa ahşap gulet
tarzı tekneler Osmanlı’dan kalan bize
özgü bir şey… Bu tanıtılsa daha çok turist çeker. Yat turizmi çok hızlı gelişiyor.
Tekneler çok modern artık. Avrupa’yla
dünyayla rekabet ediyoruz. Bizim fiyatlarımız dünya ortalamasına göre daha
uygun. Koylarımız çok güzel. Yat turizmi
dünyanın her yerinde var ancak gulet
tarzı tekneler sadece bizde ve bizim eskiden sattığımız teknelerle Hırvatistan’da
yapılıyor. Bizden aldıkları teknelerle
yapmaya başladılar. Hırvatistan’da mavi
yolculukların fiyatı bizim iki katımız. Ayrıca onların sezonları kısa. O yüzden bize
çok rakip olamıyorlar. Bize Yunanistan’ın
çok yakın olması büyük avantaj çünkü
mavi tura çıkanlar Yunan adalarını da
görüyorlar. Ulaşım çok kolay, çünkü her
zaman charter uçak var.
Benim de iki tane teknem yabancı bayraklı ama charter lisansım var. Türkiye’de
kanun değişse ben de Türk bayrağına
geçmek istiyorum. Ama şuan teknemi
Türk bayrağına geçirmek bana 100 bin
TL’ye mal olacak. Biz bu kadar kazanmıyoruz ki. Vergi yükü çok ağır olduğu için
para kazanılamıyor. Rekabet edebilmek
için uygun fiyatlara vermek zorundayız.
Mazot fiyatları devamlı artıyor. Giderler
devamlı artıyor ama Euro hiçbir zaman
artmıyor. Böyle giderse 5 yıla kadar çok
tekne kalmaz. Pazar gittikçe küçülüyor.
Çünkü maliyet çok, kazanç yok. Sezon
da çok kısa. Bu yıl Ramazan’da sezona
denk geliyor. Birde bizden yüzde 18 KDV
alınıyor. Bu oranın yüzde 8’e düşmesi gerekiyor. Çünkü biz de aynı otel gibiyiz, otel
gibi konaklama sağlıyoruz. İlk başka bu
mevzuatı değiştirmeleri gerekiyor. Bir de
limanlarda turistin işini kolaylaştıracak
uygulamalar olmalı. Müşteriyi gümrüğe
kadar çağırıyorlar. Adamı tekneden alıp
limana götürüyorsun, orada gümrük memurunun karşısına çıkarıyorsun ve tek
tek inceliyorlar. Onun yerine aynı Yunanistan’da olduğu gibi gümrük memuru
gelip baksa daha iyi olur.
Hikmet Tümer / Tüm Tur Yat
Yat turizmi genel olarak kötüye gidiyor
F
irma olarak mavi yolculuk alanında faaliyet gösteriyoruz. Ben 25 yıldır bu işi yapıyorum. Ayrıca tersane
üzerine de çalışma yapıyoruz. Bizim 4 teknemiz var ve
bu teknelerimizde genellikle kapalı gruplara satış yapıyoruz. Kendi teknelerimiz dışında başka tekneleri de
kiralıyoruz. Mavi tur satışları için yurtiçinden ve yurtdışından birçok acenteyle çalışıyoruz. Türkiye’ye mavi tur
için Hollandalı, Alman, İngiliz, İtalyan gibi pazarlardan
turist geliyor. Bizim sezonumuz ortalama 5 ay sürüyor.
Tur programına göre mavi turlar genellikle bir hafta veya
iki hafta oluyor. Fiyatlar ise teknenin özelliklerine göre
değişiyor. Standart tekneler, lüks tekneler, delüks tekneler var. Yat turizmi genel olarak kötüye gidiyor. Fiyatlar
sürekli düşüyor. Bu alanda iş yapan yat sayısı çok arttığı
için rekabet de çok arttı.
66
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
HABER � ACENTELER
Louis Hellenic Cruises, Türkiye’de hedef büyüttü
Louis Hellenic Cruises, kruvaziyerde Türkiye’ye ağırlık vereceğini
açıkladı. Firma önümüzdeki yıl, Türkiye’den müşteri sayısını yaklaşık
10 bine çıkarmayı hedefliyor. Firmanın iki yıllık hedefinde ise
Türkiye’den 15-20 bin yolcuyu gemi turuna çıkarmak var.
K
ruvaziyer alanında 7 gemiyle ağırlıklı
olarak Ege ve Akdeniz’de turlar düzenleyen Louis Hellenic Cruises, Türkiye’deki
7 bin kişilik Pazar payını bu yıl 10 binin üzerine çıkarmayı hedefliyor. Louis Hellenic
Cruises Ticaret Müdürü Pitagoras Nagos,
Türkiye’nin Louis Cruises’in yeni büyüme
alanı olduğu açıkladı. Türkiye’deki iş ortağı Karavanmar ile çalıştıklarını hatırlatan
Nagos, yıl içerisinde yurtdışı tatiline çıkan
5-7 milyon kişinin 50-60 bini gemi turlarını
tercih ettiğini söyledi. İki yılda Türkiye’den
15-20 bin yolcuya gemi turu yaptırmak istediklerini kaydeden Nagos, Karavanmar
ile işbirliklerini genişleteceklerini bildirdi.
Ana faaliyet alanı turizmi olan Louis
Group’un bünyesinde Louis Hotels, Louis
Hellenic Cruises dahil olmak üzere dört
firma bulunuyor. Louis Hotels’e ait 19 otelinin 10’u Yunanistan’da; kalanı ise Güney
Kıbrıs’da yer alıyor.
Öger Tour, kış programına
Türkiye’den 160 otel ekledi
ngiliz kökenli tur operatörü Thomas Cook çatısı altında faaliyet
İgösteren
Öger Tour, 2013- 2014
THY hızla uçuş ağına yeni
destinasyonlar ekliyor
Uçuş noktalarına yenilerini ekleyen Türk Hava Yolları
(THY) Isparta, Santiago De Compostela (İspanya),
Malta ve Salzburg (Avusturya) seferlerine başlayacak.
THY, toplam uçuş noktasını 228’e çıkarmış olacak.
D
ünyada en çok ülkeye uçan havayolu şirketlerinden biri olan THY, Friedrichshafen seferlerinin ardından, İstanbul’dan;
Isparta, Santiago De Compostela (İspanya), Malta ve Salzburg (Avusturya) seferlerine başlayacak. Haftanın 3 günü karşılıklı olarak
Isparta’ya seferler düzenleyecek olan THY, İspanya’da uçuş sağlayacağı altıncı nokta olan Santiago De Compostela’ya (İspanya)
haftada 3 gün karşılıklı uçacak.
Malta ve Salzburg’da uçuş ağına eklendi
THY’nin 100. ülkede 227’inci destinasyonu Malta’ya gerçekleştirilecek seferler, haftada 3 gün, İstanbul’dan karşılıklı olarak yapılıyor.
Avusturya’da Viyana’nın ardından uçacağı ikinci nokta olan Salzburg’a haftada 4 gün İstanbul’dan karşılıklı olarak sefer yapıyor.
kış sezonu için Türkiye’den 160 oteli programına dahil etti. Thomas Cook çatısı altında
dinamik paketleme alanında faaliyet gösteren X-Öger
(XOGE) markası 2013-2014 kış sezonu için Türkiye’den
160 oteli programına ekledi. Programa dahil edilen otellerin 130’u Antalya bölgesinden iken 20’si İstanbul, 10
tanesi ise Ege bölgesinden oldu. Satışa başlanılan 160
otel, Öger Tour’un müşterilerine kış sezonunda sunduğu
seçenekler arasında bulunuyor.
Onur Air’in satışına Rekabet
Kurulu’ndan onay çıktı
T
ürkiye’nin ilk özel havayolu
şirketlerinden Onur Air’in
uzun süredir devam eden satış işlemleri sonuçlandı. Daha
önce 250 milyon dolara Kudret Tuncel ile Dubai asıllı İngiliz
işadamı Mehdi Shams’a satışı yapılan havayolu şirketinin
satışına Rekabet Kurulu’ndan da onay çıktı.
Türkiye’nin özel havayolu şirketlerinden Onur Air, 250
milyon dolara Kudret Tuncel ile Dubai asıllı İngiliz işadamı Mehdi Shams’a satıldı. Rekabet Kurumu tarafından
onaylanan satış işleminin sonucunda şirket hisselerinin
yüzde 70’ine sahip olacaklar. Opsiyonlu hisselerin ise
geri kalanını Cankut Bagana’dan devralacaklar. Temmuz’da yeni yapılanmaya gidecek olan Onur Air’in
Yönetim Kurulu Başkanlığını ve Genel Müdürlüğünü bu
süreye kadar Cankut Bagana sürdürecek.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
67
ACENTELER � HABER
KLM ile Pegasus
iş birliğine imza attı
Pegasus Havayolları ile KLM Hollanda Kraliyet Havayolları arasında
codeshare anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre Pegasus yolcuları tek bir
biletle Amsterdam aktarmalı olarak KLM’nin uçuş ağından faydalanacak.
K
LM Hollanda Kraliyet Havayolları ile
Pegasus Hava Yolları codeshare anlaşması imzaladı. Haziran ayındaki uçuşlar
için geçerli olacak anlaşmaya göre yolcular
KLM ve Pegasus’un Amsterdam’da Schiphol, İstanbul’da Sabiha Gökçen Havalimanı
ve İzmir’de Adnan Menderes Havalimanı
üzerinden yapılan uçuşları arasında hızlı
ve kolay transfer olanaklarından faydalanabilecekler. Böylece, KLM ve Pegasus’un
iş ortaklığıyla birlikte yolcular, Pegasus’un
Türkiye’deki uçuş noktalarından KLM’in
dünya çapında 150 uçuş noktasına tek biletle uçabilecekler.
Tek biletle Amsterdam üzerinden KLM’nin
150 destinasyondan faydanılacak
Anlaşmanın imzalandığı toplantıda
konuşan Pegasus Hava Yolları Ticaretten
Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Güliz Öztürk, KLM ile uçan ve Amsterdam bağlantılı
gelmek isteyen misafirlerini Pegasus uçuş
deneyimi yaşatma fırsatı olacağını ifade etti. Atlantik ötesi ile Türkiye’deki uçuş
noktalarımızı Amsterdam, İstanbul ve İzmir üzerinden birleştireceklerini kaydeden
Öztürk, tek biletle Amsterdam üzerinden
KLM’nin 150 destinasyonundan birine uçabileceklerini vurguladı.
AnadoluJet, Sabiha
Gökçen’den direkt
uçuşlarını artırıyor
easyJet 2013 ilk yarıyılı
cirosunu açıkladı
nadoluJet, İstanbul Sabiha Gökçen
Havalimanı’ndan yaptığı direkt uçuş
sayısını artırmayı planlıyor. Hali hazırda
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan
Adana, Kayseri, Ankara, Erzurum, Trabzon
ve Sivas’a direkt sefer düzenleyen AnadoluJet, uçuş
ağına 10 yeni
destinasyon
daha ekliyor.
Nisan ayında İstanbul Sabiha Gökçen’den
Kars, Diyarbakır ve Van’a sefere başlayan
AnadoluJet, Haziran’dan itibaren Samsun
ve Gaziantep’e, Konya ve Mardin’e, Balıkesir Koca Seyit’e ve Elazığ ve Hatay’a direkt
sefer düzenleyecek.
Düşük tarifeli havayolu şirketi
easyJet, toplam cirosunun yüzde
9,3 oranında yükselterek, 1 milyar
601 milyon pounda çıkardı. Şirket
ikinci yarıda zararının daha da
azalacağını bildirildi.
A
A
vrupa’nın düşük tarifeli havayolu şirketi easyJet, 2013 yılı altı aylık finansal
rakamlarını açıkladı. easyJet toplam cirosunu yüzde 9,3 oranında arttırarak 1
milyar 601 milyon pounda çıkardı. Dolayısıyla, easyJet’in 2013 yılının ilk yarıda
vergi öncesi zararını 61 milyon pound a-
zaltarak 51 milyon pounda indi.
Yılın ikinci yarısında
daha az zarar bekliyoruz
Açıklanan
rakamlar
ile
ilgili değerlendirme yapan easyJet CEO’su
Carolyn McCall, başarılı bir ilk yarı yıl
performansı geçirdiklerini belirterek,
“Performansımız, easyJet’in dört temel
stratejik hedefleri doğrultusunda ölçülebilir bir gelişme olduğunu gösterdi”
dedi. McCall, yılın ikinci yarısında finansal performanslarının ilk yarıdaki zararın
belirgin bir biçimdeki azalmasını ve yükselen geri dönüş ile karlılık getireceğini
öngördüklerini ifade etti.
Duty Free’ler 2012 yılında büyük ciro yaptı
G
ümrüksüz satış mağazaları olan
Duty free’ler geçen yıl 1 milyar
avroya yakın ciro yaptı. Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2012
yılı sonu itibariyle 144 gümrüksüz satış mağazasından yapılan ürün satışı
toplam değeri 996 milyon 555 bin 572
avroya ulaştı. Bu mağazalarda sigara, puro, sigarillo, yaprak sigara, tütün
68
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
mamulleri, alkollü içecek, parfüm, kozmetik, gıda ve diğer ürünlerin satışı
gerçekleşti. Öte yandan 2012 yılı içerisinde 11 gümrüksüz satış mağazası
kapanıp, 10 gümrüksüz satış mağazası açıldı. Aynı dönem içerisinde 18
adet Duty Free deposu faaliyet gösterirken, yıl içerisinde 4 tane gümrüksüz
satış mağaza deposu ise kapandı. Kosta Rika ile Sivil Havacılık
Mutabakatı imzalandı
Türkiye ile Kosta Rika arasında Sivil Havacılık Mutabakat Anlaşması
imzalandı. İmzalanan mutabakatta iki ülke arasındaki ticari
ilişkilerinin geliştirilmesi ve turizmde yeni açılımların sağlanması
amaçlanıyor. Anlaşmaya göre iki ülke arasındaki hava ulaşımı çeşitli
havayolu şirketleri tarafından gerçekleştirilecek.
T
ürkiye ile Kosta Rika arasındaki ilişkileri geliştirmek adına bir adım
daha atılarak; iki ülke arasında Sivil
Havacılık Mutabaka geliştirilmesi için
iki ülke arasında anlaşma imzalandı.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Binali Yıldırım ile Kosta Rika Cumhuriyeti Turizm Bakanı Allan
Flores Moya tarafından İzmir’de imzalanan Sivil Havacılık Mutabakat
Anlaşması ile iki ülke arasında ve ticari ilişkilerinin geliştirilmesi ile turizm
ve yatırım alanlarında yeni açılımlar
gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
“Turistik faaliyetlerin
hızlandırılacağını ön görüyoruz”
İmza töreninde hazır bulunan Kosta
Rika Cumhuriyeti Türkiye Fahri Konso-
losu Serhan Süzer, anlaşmanın Türkiye
ve Kosta Rika açısından arasında son
dönemde artış gösteren ticaret hacminde güçlü bir ivme yaratacağını ve
turistik faaliyetleri hızlandıracağını öngördüklerini ifade etti.
Sivil Havacılık Mutabakat Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle
iki ülke arasında hava ulaşımı anlaşmalı havayolu şirketleri tarafından
gerçekleştirilebilecek. Dolayısıyla, sefer adedi ve taşınan yolcu sayısında
yükseliş sağlanacak.
Tatilsepeti.com’a dördüncü
ortak İngiltere’den
L
ondra merkezli yatırım fonu Bancroft Private Equity Tatilsepeti.
com’un hisselerini alarak şirketin
dördüncü ortağı oldu. Yapılan işbirliği
ile yönetimde herhangi bir değişiklik
ya da yapısal farklılaşma olmayacağını belirten Tatilsepeti.com Yönetim
Kurulu Başkanı Kaan Karayal, Bancroft işbirliğiyle uluslararası turizm
portalları arasında ilk sıralarda yer
almalarını sağlayacağını söyledi.
Üç ayrı hissedarın yönettiği Tatilsepeti.com’un Bancroft Private
Equity tarafından yatırım alınmasıyla
şirketin dördüncü hissedar olduğunu
belirten Karayal, bu yatırımla uluslararası şirketin Türkiye’de ilk kez online
Skyscanner,
Türkiye’ye yazın
gelecek turist
artışını açıkladı
Karşılaştırma ve uçak bileti arama
motoru olan Skyscanner’ın yaptığı
araştırma sonucundan Türkiye’nin
sahilleri 2013 yazında en çok İngiltere,
Almanya ve Rusya tarafından
aranırken; Finlandiya, Danimarka ve
Hollanda’da arama artışında büyük
bir hareketlilik kaydedildi.
U
çak bileti arama ve
karşılaştırma
motoru
Skyscanner, Türkiye’nin en
gözde tatil beldeleri olan
Antalya, Bodrum, Dalaman ve İzmir’e yurtdışından yapılan uçak bileti aramaları üzerine
yaptığı araştırma sonuçlarını paylaştı. Sonuçlara göre, 2013 yazında yurtdışından
Türkiye’nin sahil kentlerine yapılan aramalarda İngiltere ve Almanya gibi ülkeler başı
çekse de geçen yılla kıyaslandığında İskandinav ülkelerinden yapılan aramalarda en çok
artışın yaşandığı açıklandı.
Finlandiya ve Danimarka’da artış yüksek
Türkiye’nin yaz aylarında en gözde tatil beldeleri Antalya, Bodrum, Dalaman ve
İzmir’e 2013 yılında büyük bir artış yaşanacak. Skyscanner’ın yaptığı araştırmaya göre
Finlandiya’nın Türkiye’ye olan ilgisi 2013 yılı
yazı için yüzde 171 artış yüzde 145 ile Danimarka, yüzde 142 ile Hollanda başı çekiyor.
Rusya’da başı çeken ülkelerden
alanda yatırım yaptığını ve Bacroft’un
Türkiye’deki beşinci yatırımının tatilspeti.com firması olduğunu açıkladı.
Rusların Türkiye sahillerine yapılan
aramalarda yüzde 136 artışın yaşandığını açıklayan Skyscanner, Rusların yüzde
134’lük bir yükseliş ile Letonya araması
yaptığı kaydedildi. Bu ülkelerin yanı sıra
Ukrayna, İsviçre ve Avusturya’dan da yapılan aramalarda yükseliş ön planda. Geçen
yılın yaz ayına göre arama artışı gösteren
ülkeler şunlar;
● Finlandiya
● Danimarka
● Hollanda
● Rusya
● Letonya
% 171
% 145
% 142
% 136
% 134
● Portekiz
% 134
% 120
● İsviçre
% 107
● Avusturya
% 94
● Kıbrıs
% 90
● Ukrayna
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
69
ACENTELER � HABER
Constance otellerini
Türkiye’de Opus DMC
pazarlayacak
Ağırlıklı Maldives, Seychelles, Madagascar ve Mauritius
bölgelerinde otelleri bulunan Constance Hotels&Resorts,
7 oteli için Türkiye’den turist çekmeyi hedefliyor. Grup bu
amaçla Opus DMC ile işbirliği yaptı. Opus DMC aynı zamanda
Myconian Collection otellerinin temsilciliğini yapıyor.
H
int Okyanusu’nda Maldives, Seychelles, Madagascar ve
Mauritius bölgelerinde otel işleten Constance Hotels &
Resorts’ün Türkiye’deki temsilciliğini Opus DMC üstlendi. Constance Hotels & Resorts, ilk kez bu yıl Türkiye’den turist alacak.
Toplamda 7 oteli bulunan Constance Hotels & Resorts CEO’su
Jean Jacques Vallet yapılan basın toplantısında Türkiye’de Opus DMC ile anlaştığını açıkladı. Otellerinin konumlandığı
adalarda dört mevsim hizmet verdiklerini Vallet, Türkiye’den
dört mevsim turist beklediklerini kaydetti. Constance Otelleri,
golf ve dalış sporlarının yanı sıra Spa hizmeti de sunuyor.
Myconian Collection otellerini de Opus satacak
Opus DMC firması ise 2008’den bu yana İstanbul Rum Patrikanesi’nin resmi acenteliğinin yanı sıra Moskova Ortodoks
Patrikanesi’nin Türkiye’deki resmi acenteliğini de yapıyor.
Yunanistan incentive ve kongre pazarının yüzde 80’ini elinde
bulunduran Opus DMC, İngiltere ve Amerika pazarına yatırım
yaparak İngiltere’de yerleşik temsilcilik oluşturdu. Opus, Constance otellerinin yanı sıra Myconian Collection otellerinin de
Türkiye temsilciğini yürütecek.
NT Group bünyesine
acente ve balon
firması kattı
Emirates 2012-2013
dönem kârını açıkladı
Emirates Grup, 2012-2013 dönem
net kârını 845 milyon dolar olarak
açıkladı. Aynı dönem içinde uçak
filosuna 34 yeni araç ekleyen
Emirates, uçuş ağına 10 yeni
destinasyonu da dahil etti.
D
ubaili havayolu şirketi Emirates
Grup, 2012-2013 döneminde 845
milyon dolar net kâr elde etti, 34 yeni uçak ve 10 yeni destinasyonu uçuş
ağına kattığını açıkladı. Colombo’ya
haftada 3 ek seferlere başlayan Emirates, 39 milyon yolcu sayısını
aştığını belirtti. Emirates Grubun net
karı geçen yıla oranla yüzde 34 artış
gösterdi. Gelirleri ise yüzde 17 artış
70
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Nevşehir’de ağırlıklı otelcilik alanında
faaliyet gösteren NT Group, bünyesine bir
balon firması ve yerel acenteyi dahil etti.
Ahmed bin Saeed
Al Maktoum
göstererek, 21,1 milyar dolara ulaştı.
Yüzde 80 dolulukla uçan Emirates,
10 yeni destinasyona uçmaya başladı
Emirates Havayolu ve Grubu
Başkanı ve CEO’su Şeyh Ahmed bin
Saeed Al Maktoum, 2012-13 mali yılı
boyunca Grup şirketlerinin toplamda
3,8 milyar dolarının üzerinde yeni uçak, ürün, hizmet, yer hizmetleri tesisi
ve otel yatırımı gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı zamanda, yüzde 80 gibi
güçlü bir doluluk oranına sahip Emirates, Ho Chi Minh, Barselona, Lizbon,
Erbil, Washington, DC, Adelaide,
Lyon, Phuket, Varşova ve Cezayir olmak üzere 10 yeni destinasyonunu
uçuş ağına dahil etti.
K
apadokya’da 5 yıldızlı Perissia Hotels&Convention Center ile 4 yıldızlı Floria Hotel’i işleten NT
Group, büyümesini sürdürüyor. Cappa Villa adıyla
bölgede 50 odalı bir butik otel yatırımı da bulunan
grup, bünyesine bir balon firması ve yerel seyahat
acentesi ekledi. Mavi Ay şirketine ait olan Assiana Balon’u satın alarak balon turlarına başlayan
firma, satın aldığı bir yerel seyahat acentesiyle turizm sektöründeki tüm ayakları tamamladı.
Tahincioğlu: “2013’e iyi başladık”
Konuyla ilgili Turizm ve Yatırım Dergisi’nin sorularını yanıtlayan NT Group Yönetim Kurulu Başkanı
Nebil Tahincioğlu, bu yıl açmayı planladıkları CappaVilla Hotel’in bölgede havuzu ve hamamı olan tek
butik otel olacağını açıkladı. 50 odalı olarak hizmete açacakları tesisin hizmete girmesiyle toplamda
1100 yatağa çıkacaklarını belirten Tahincioğlu, şöyle
devam etti: “Bünyemize kattığımız balon firması ve
yerel acente ile turistlere komple çözüm sunuyoruz.
2013 iyi başladı. Yüzde 20 artış var. Fiyatları ise
yüzde 10 artırdık. Güzel bir yıl bekliyoruz.”
Kayı Grubu’na bağlı GTI Travel ve
Sky Airlines operasyonlarını durdurdu
Otel, havayolu şirketi
ve tur operatörlüğü
alanında hizmet
veren Kayı Grubu,
iflas etti. Son oteli
Adam & Eve’i sene
başında satan gruba
bağlı Sky Airlines
uçuşlarını durdurdu.
Almanya’nın tek
Türk kökenli tur
operatöre GTI Travel
ise iflasını açıkladı.
S
ky Airlines’ın resmi internet sitesinden yapılan
açıklamada, “Yurt dışı tur operatörümüzün güçlüğe düşmesi ve uçuş bedellerini
ödeyememesi nedeniyle uçuşlarımızı, yapacağımız ikinci bir bilgilendirmeye kadar durdurmuş
bulunuyoruz” denildi. Öte yandan Kayı Group
bünyesindeki GTI Travel da 3 Haziran itibariyle
tüm operasyonlarını durdurdu. Kayı Group’tan
yapılan açıklamada ‘‘Bankaların katı ve finansal
gerçeklerle uyuşmayan tutumları nedeniyle mağdur olduk” denildi.
İflas nedeniyle Avrupa’dan Antalya’ya tatile gelen 5 bin turist açıkta kaldı. GTI’nin iflası
Alman makamları tarafından kabul edildi. Öte
yandan tatili biten turistlerin
geri dönebilmeleri için sigorta şirketi çözüm arıyor. Kayı
Grubu’nun Almanya’daki seyahat acentesi şirketi
Buchmal’ın da faaliyetini durdurduğu belirtiliyor.
Sky Airlines, 2013 turizm sezonunda Türkiye’ye
70 bin turist getirmesi planlayan Sky’ın diğer tur
operatörlerinden yaptığı 200 bin biletlik charter
sözleşmesi de bulunuyor. İflasla birlikte 270 bin
turistin mağdur olacağı belirtiliyor. Diğer yandan
GTI, Almanya’daki son büyük tur operatörü olarak
biliniyordu. Mart ayında grup, GTI Travel’in Almanya operasyonlarını MTS Incoming’in üstlendiğini
açıklamış, Türkiye operasyonlarını MTS-OTS olarak
gerçekleştireceğini duyurmuştu.
Costa, 2014’te Çin çıkışlı
dünya gemi turu düzenliyor
İtalyan kruvaziyer şirketi Costa, 2014’te dünya turunu Çin’den başlatıp bir ilke
imza atacak. Şirket yönetimi, Costa Atlantica gemilerini 22 Mart 2014’te Çin’in
Şanghay kentinden kaldırarak 83 günlük gemi turunu başlatıyor.
Hotelbeds,
Ortadoğu’da
büyüme
kararı aldı
yapılan açıklamaya göre, her yaşŞirketten
tan insana hitap edecek Çin çıkışlı turun
G
bir bölümü Şanghay Havayolları ve China
Eastern Airlines ile gerçekleştirilecek. Çin’e
uçakla gelen gezginler, Şanghay limanından
gemiye binip, 83 gün boyunca üç okyanus
aşarak 16 ülke ve 23 farklı noktayı görme
şansına sahip olacak. Turun standart ücreti
12 bin 650 dolar olarak belirlenirken, erken
rezervasyon yapanların ise bu turu kişi başı
10 bin 120 dolar ödeyerek yapabileceği kaydediliyor. Yaklaşık üç ayda tamamlanacak
gemiyle dünya turunda, Şanghay, Vietnam,
Tayland, Sri Lanka ve Hint Okyanusu’nda Maldivler, Akdeniz’de ise İtalya, Fransa,
İspanya, Portekiz limanlarının ardından rotasını Mısır’a çevirecek. Miami, Panama
Kanalı, Orta Amerika, Hawaii Adaları, Guam,
New York da içeren tur, Trans-Atlantik ve
Atlantica Pasifik Okyanusu’nu aşıp haziran
ayında sona erecek.
Air France-KLM’den, uçakta ‘internet’ uygulaması
A
ir
France-KLM,
uçuşlarında WiFi
uygulamasına geçtiğini ve ilk etapta
test amaçlı başlatılan uygulama ile yolcuların, internette dolaşma, e-maillere
ulaşma ve mobil telefondan mesajlaşma
imkanına ulaştığını açıkladı. Air France’de
WiFi uygulamasının, Paris-New York,
KLM’inAmsterdam-Panama arasında ger-
çekleşen uçuşlarında test
edildiği belirtildi. Air France-KLM’in, bu uçuşlarda
yolcularına
internette
dolaşma, e-maillere ulaşma ile mobil telefonlardan mesajlaşma imkanı yaşattığı
ifade edildi Açıklamaya göre, ilk uçuşta
denenen ücretli WiFi uygulamasının, yapılacak test sonuçlarına göre daha fazla
uçakta kullanıma sunulacağı duyuruldu.
lobal konaklama online satış
kanalı Hotelbeds, 2013 yılı hem
geliş hem de gidiş açısından Ortadoğu destinasyonlarından yüzde 50
büyüme bekliyor. Ortadoğu ile Avrupa’daki önemli şehirleri arasındaki
havayollarının sayıca yükselmesi,
Ortadoğu pazarının genişlemesinde
büyük bir rol oynadığını açıklayan Hotelbeds, Ortadoğu’nun iç
turizminde yüksek kalite sahibi ve
lüks otellere olan talebinde artış
olduğunu belirtti. Ortadoğu’dan
uluslararası alana gidenler ise
Avrupa şehirlerine odaklandığı vurgulanıyor.
Hotelbeds, 2008’den bu yana
Amerika Bölgesinde yüzde 150
büyüme gerçekleştirdi. Otel portföyünü ortalama yüzde 24 artıran
Hotelbeds, özellikle Brezilya, Arjantin, Şili, Kolombiya ve ABD’ye
odaklanıyor. Hotelbeds, 2015 yılına
kadar Amerika Bölgesinden yüzde
20 büyüme ön görüyor.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
71
HABERLER
Deloitte: Sadık müşteriler aslında sadık değil
Denetim, vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal risk ve kurumsal
finansman alanlarında hizmet veren Deloitte, “Otel sadakatinde
restorasyon: Sadakat programlarını yeniden keşfetmek” isimli raporunu
yayınladı. Rapora göre müşteriler artık eskisi kadar sadık değil.
D
eloitte Türkiye Turizm ve Eğlence Sektörü Lideri Ahmet Cangöz,
raporla ilgili şunları söyledi: “Araştırmayla temelde iki sonuç elde ettik.
Bunlardan birincisi sadakat programlarının harcama davranışı üzerinde çok
az etkili ya da etkisiz olduğu; ikincisi ise
farklılaştırılmış sadakat programlarını
benimseyen işletmelerin giderek artan
pazar payına sahip olacaklarıdır. Gözlemlerimize göre Türkiye’de müşteriler
otellerin hizmet kalitesini ön planda tutmakta; otel tercihi yapmadan önce sosyal
medya ve forumları kontrol ederek diğer
müşterilerin tecrübelerini dikkate almaktadır. Bu olgu sadakat programlarına yeni
bir açıyla bakmak gerektiğini ortaya koymaktadır. Biz de Deloitte olarak turizm ve
otelcilik endüstrisinde faaliyet gösteren
müşterilerimizi ürettiğimiz stratejilerle
besliyor ve onlara iş hedeflerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacak desteği
vermeye çalışıyoruz.”
Gençler lüks otelleri tercih ediyor
Rapora göre otel sadakati günümüzde
artık bir hayli düşük. Seyahat edenlerin
sadece dörtte biri, bütçelerinin yüzde
75’inden fazlasını daha önce tercih ettikleri markalardan yana kullanıyor. Bunun
yanında otellerdeki geçmiş deneyimler,
sadakat programlarını gölgede bırakma
özelliğine sahip. Dikkatleri çeken bir diğer nokta ise Y Kuşağı olarak bilinen yeni
jenerasyonun düşünülenin aksine iş veya tatil amaçlı olarak üst kalite ve lüks
otellerde kalmayı tercih etmesi. Öte yandan gençlerin, marka isimlerinden ziyade
kalmayı düşündükleri otellerin aldıkları
yorumlara göre hareket ettiği biliniyor.
Tatilciler daha sadık
Rapor, otellerin ‘sadık’ kategorisinde
bulunan müşterilerinin aslında hiç de sadık
olmadıklarını ortaya koyuyor. Tercih edilecek otelin belirlenmesinde ise teknolojinin
önemi bir hayli büyük. Özellikle arkadaş ve
aile bireylerinden alınan tavsiyelerle birlikte, otel araştırmasında web siteleri ve
mobil uygulamalar kullanılıyor. Araştırmaya göre gezginlerin yüzde 57’si otel tercihi
yapmadan önce sosyal medya ve forumları
kontrol ederken, yüzde 45’i sosyal network
sitelerinde otellerle ilgili münferit tecrübelerini aktarıyor. Otel rezervasyon ve satın
alma yaparken ise telefon ve tablet gibi
mobil araçların kullanım oranı yüzde 39
iken, tatil planları için indirim ve fırsat sitelerini tercih etme oranı yüzde 50’dir.
Sadık müşteri yaratmak için yeni
stratejiler gerekiyor
Deloitte’ un raporuna göre, otellerin
günümüzdeki sadakatsizlik durumunu
Ahmet Cangöz
alt etmelerinin tek yolu, otelle güçlü bir
bağı olan müşterilere sahip olabilmesiyle mümkün. Söz konusu güçlü bağlılığı
kurabilmek için ise işletmelerin beş ana
stratejiyi benimsemesi gerekiyor: Bazı
davranışları cesaretlendirin ve beklenmeyen hediyeler sunun, kişisel olarak
anlam ifade edecek hediyeler önerin.
Günümüzde ulaşılabilir ödül değerlidir.
Müşteri deneyimini yeniden şekillendirin.
Rapora göre bu stratejileri uygulamaya dökmek için rakiplerden farklılaşmak
ve dört adımlı bir yol haritası izlemek
gerekiyor: Bunlar; Sadakati yeniden tanımlamak, öncelikli müşteriye yeniden
odaklanmak, deneyim ve programları yeniden keşfetmek ve yetenek ve altyapıya
yeniden yatırım yapmak.
Turist rehberi sayısı artmaya devam ediyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı
verilerine göre, turist rehber
sayısında artış yaşandı.
Türkiye’de, 2007’de 10 bin 779
olan turist rehberi sayısı, 6 yıl
içinde yüzde 26 artarak, 2012’de
13 bin 628’e çıktı.
ile üçüncü sırada yer alıyor. Daha sonra sırasıyla 674 İtalyanca, 670 Rusça,
636 İspanyolca, 624 Japonca, 276 Bulgarca, 271 Hollandaca ve 262 Arapça
rehberi bulunuyor. En az turist rehberinin hizmet verdiği diller ise Arnavutça,
İzlandaca, Malayca, Gürcüce ve İskandinavca olarak görülüyor.
akanlık verilerinde dillere göre çalışma kartına sahip rehber sayısı 7
bin 290 ile İngilizce ilk sırada, Almanca
2 bin 537 ile ikinci, Fransızca bin 757
Yıllara göre kıyaslandığında çalışma
kartına sahip rehber sayısı 2007’de 10
bin 779, 2008’de 11 bin 600, 2009’da 12
bin 191, 2010’da 12 bin 529, 2011’de l3
B
72
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
Rehber sayısı katlanarak artıyor
bin 21 iken bu sayı 2012’de 13 bin 628’e
yükseldi. En fazla rehber İstanbul’da yer
alıyor. 4 bin 750 ile rehberle ilk sırada
yer alan İstanbul’u, 2 bin 110 rehberle
İzmir takip ediyor.
Ankara’da bin 986, Antalya’da bin
859, Aydın’da 232, Balıkesir’de 28, Bursa’da 254, Çanakkale’de 146, Denizli’de
17, Diyarbakır’da 24, Erzurum’da 14,
Gaziantep’te 169, Hatay’da 53, Konya’da 105, Mersin’de 142, Muğla’da 371,
Nevşehir’de 639, Samsun’da 17, Sivas’ta
4, Şanlıurfa’da 56, Trabzon’da 100 ve
Van’da 24 rehber görev yapıyor.
Türkiye Mavi Bayrak’ta
dünya üçüncülüğüne yükseldi
Türkiye Mavi Bayrak ödülü sıralamasında dünya genelinde üçüncü sıraya
yükseldi. Mavi Bayrak Ödülüne hak kazanan plaj sıralamasında; 552 plaj ile
İspanya birinci, 393 plaj ile Yunanistan ikinci ve 383 plaj ile Türkiye üçüncü oldu.
B
u yıl plaj sayısını 355’den 358’e, marina sayısında ise 19’dan 21’e ulaştıran
Türkiye, Mavi Bayraklı yat sayısını
13’e çıkardı. Dünyada ise 2013 yılında toplam ödüllü plaj sayısı 3091 marina ise 623’e
ulaştı. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TURÇEV)
başkanı Rıza Epikmen, şunları söyledi:
“TURÇEV olarak Mavi Bayrak’ı çok zor veren bir kurumuz. Bu titizliğimiz olmasa
daha da yukarlarda olabilirdik. Uluslararası
Çevre Vakfı (FEE) yöneticileri de bu nedenle Türkiye’yi çok önemsiyor. Bu gidişatla
gelecek yıl Türkiye’yi daha da yukarlarda
görmek mümkün.”
1993 yılından bu yana “Foundation for
Environmental Education” adlı kuruluşun
Türkiye temsilcisi olarak faaliyet gösteren TURÇEV, 2011 yılında başlattığı ‘Yeşil
Anahtar Ödüllü tesis sayısını 19’a çıkardı.
Elektrik ve su tasarrufu başta olmak üzere
çevre yönetimi konusuna önem verilen Yeşil Anahtar Ödülü ile ilgili açıklama yapan
TURÇEV gelen müdürü Erol Güngör şunları
söyledi: “Mavi Bayrak’ta yıllardır verdiğimizi gelişim mücadelesini başarı ile zirveye
taşıdıktan sonra, Yeşil Anahtar’da da süratle gelişiyoruz. Bu yıl hedefimize ulaştık,
gelecek yıllarda ülke çapında gelişmeler
sağlamaya çalışacağız.”
19 tesis ‘Yeşil Anahtar Ödülü’ aldı
Öte yandan Türkiye’de 2013’te Yeşil Anahtar alan tesisler açıklandı. 19 tesisin
almaya hak kazandığı Yeşil Anahtar listesi
şöyle: Radisson Blu Conference Airport, İstanbul, Radisson Blu Bosphorus, İstanbul,
Radisson Blu Resort & Spa, İzmir, Radisson
Blu Hotel, Ankara, Radisson Blu Hotel İstabul Asia, İstanbul, Le Meridien, İstanbul,
Mirador Hotel, Antalya, Clup Mega Saray,
Antalya, Sueno Hotels Golf Belek, Antalya, Iber Otel Palm Garden, Antalya, Sueno
Hotels Beach Side, Antalya, Güral Premier Tekirova, Antalya,
Voyage Torba, Muğla, Hilton Bodrum Türkbükü
Resort & Spa, Muğla,
Ortunç Hotel, Balıkesir,
İntermot
Boğsak Motel, Mersin, Olbios Marine
Resort Otel, Mersin, Lugal A Luxury
Collection Hotel, Ankara, Sheraton Otel
& Convetion Center,
Ankara.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
73
HABERLER
Balon sektörü 10 yılda 4 kat büyüdü
Kapadokya’da meydana gelen balon kazasında 3 turist hayatını kaybetti. Kazanın ardından denetimsiz bir
şekilde artan balon firmaları ve turlarıyla ilgili tartışma yeniden başladı. Uzmanlar, Kapadokya’da artan balon
ve balon işletmesi sayısının balon trafiğini zora soktuğu ve kazalara davetiye çıkardığını ifade ediyorlar.
S
ivil Havacılık Genel Müdürlüğü verilerine
göre, Türkiye’deki balon işletmelerinin
sayısı, 10 yıllık bir süreçte 6’dan 22’ye yükselirken, bu işletmelerin filolarındaki balon
sayısı da dört kat artarak 48’den 228’e
ulaştı. 2003 yılında 1 olan Uçuş Eğitim
Organizasyon sayısı, bu yıl 3’e çıktı. Bu yıl
itibariyle de balon pilotu sayısı da 235 oldu.
Kapadokya’da günde yaklaşık 2 bin, yılda
ortalama 700 bin turistin balon turlarına
katıldığı belirtildi.
Kapadokya’daki balon kazasıyla ilgili
Nevşehir Valisi Abdurrahman Savaş, Şubat ayında Mısır’da meydana gelen ve 18
kişinin hayatını kaybettiği balon kazasıyla
ilgili olarak sıcak hava balonlarının kontrol ve denetimini SHGM ile birlikte titizlikle
yürüttüklerini ve bugüne kadar ciddi bir sıkıntı yaşanmadığını söylemişti. Vali, SHGM
ve firmaların bütün önlemlerin alındığı,
denetimlerin zamanında ve sıklıkla yapıldığı açıklamalarına rağmen, Kapadokya’da
balon sayısının fazlalığının güvenliği tehdit
eden bir durum olduğu belirtiliyor.
Öte yandan, kazada düşen balonun
bağlı olduğu Anatolian Balonculuk’un
sahibi Halil Uluer, son derece üzgün olduklarını dile getirdi. 20 yıldan bu yana
Kapadokya bölgesinde güvenli sıcak hava
balonculuğunun yapıldığını belirten Uluer, “Bu sabah erken saatlerde iki balonun
havada çarpışması sonucu bir balonumuz
sert iniş yapmıştır. Pilotumuz sert iniş anında bütün güvenlik önlemlerini almıştır”
ifadelerini kullandı.
SHGM: Denetimler aralıksız sürüyor
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden
(SHGM) yapılan yazılı açıklamada, bölgedeki balon operasyonlarının kontrollerini
Abdurrahman
Savaş
ve denetimlerini aralıksız olarak sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, kazaya ilişkin, kaza araştırma ve inceleme heyetinin yapacağı
değerlendirme ve elde edilecek bilgiler
doğrultusunda gerekli iş ve işlemlerin yapılacağı kaydedildi. Balon kazası nedeniyle
havadaki balon sayısında yüzde 20 oranında düşüş yaşandı.
Beypazarı, krizden çıkış yolları arıyor
Son 10 yıldır yükselen değer olan Beypazarı geçmiş günlerini
arıyor. Daha çok günübirlik ziyaretçilerin hafta sonu uğradığı ilçede
esnaf hafta içi kimsenin gelmemesinden dert yanıyor.
B
eypazarı son yıllarda kalktığı turistik
atakla adını duyurmuştu. Şehri ziyaret
eden turist sayısı 300-400 binlere kadar
ulaşmış yerli ve yabancı basının da dikkatini çekmişti. Ancak Beypazarı bu ilginin
meyvelerini toplayamadan kan kaybetmeye
başladı.
İlçeye gelen ziyaretçi
sayısı
azaldı. Yabancı
turist uğramaz
oldu. Yöneticiler
de bu kan kaybını önlemek için
harekete geçti.
İlgi çekecek yeni
Mustafa
Kaya
konular üzerinde
74
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
çalıştıklarını kaydeden Beypazarı Kaymakamı Mustafa Kaya, “Yılda birkaç kere
Beypazarı kültürünü ön plana çıkaracak
şenlikler düzenlenebilir. Esnaf arasında
birliktelik yok öncelikle bunu tesis etmeliyiz her esnaf ayrı bir fiyat politikası
uyguluyor bu aşılırsa ve buradaki üreticiler ürünlerini hafta içi 2 gün yüzde 40
indirimli satarsa İlgiyi tekrar artırabilir”
ifadelerini kullandı.
“Yabancı turist gelmiyor”
Şehrin genel süiliyetini koruması
gerektiğine dikkat çeken Kaya, “Bazı işletmeler gece ışıklandırmalarına dikkat
etmiyor. Buraya özgü pastel bir rengimiz
var. Onu korumalıyız” dedi. İşletmelerin
tura uygun fiyat vermediklerine değinen
Kaya şöyle konuştu: “Hafta sonunda konaklamada sorun yok ama hafta içi gelen
olmuyor. Yabancı turist getiremiyoruz.
Ankara bu konuda çok çaba sarf ediyor
ama bir sonuç alınamadı. Kapadokya’ya
giderken Beypazarına uğramıyorlar.”
Türkiye turizm gelirlerinde 12. sırayı korudu
Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) 2012
istatistiklerini yayınladı. Turizmde 2012 yılında
25,7 milyar dolar elde eden Türkiye turizm
gelirlerinde sıralamasını korudu.
2
012 yılına ilişkin turizmden elde edilen gelir istatistiklerini yayımlayan
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) verilerine göre, Türkiye
12. sıradaki yerini korudu. 2011’de ilk
kez 1 trilyon doları aşan dünya turizm
gelirleri 2012‘de yüzde 4 büyümeyle 1
trilyon 75 milyar doları aştı. Türkiye’nin
2012 yılı toplam geliri 25.7 milyar doları
yakaladı.
Turizm gelirlerinde ilk sırayı ABD aldı
Yayımlanan istatistiklerde Avrupa
bölgesinde 2012’nin genelde eksi rakamlarla geçtiği görülürken, gelişmekte olan
ülkeler, bunun içinde de Çin’in cazibesinin
oldukça arttığı elde ettikleri gelirlere bakıldığında açıkça ortaya çıktı. UNWTO’nun
rakamlarında ilk sırayı 128,6 milyar dolarlık gelirle ABD alırken, bu ülkeyi sırasıyla
İspanya ve Fransa’nın takip etti. ABD bir
önceki yıla göre gelirini yaklaşık 13 milyar
TL artırmayı başarırken, ilk üçte yer alan
İspanya ve Fransa düşüşle karşı karşıya
kaldı. Ekonomik krizden ağır yara alan
ülkelerin başında gelen İspanya’da kötü
geçen turizm dönemi sonrası gelir rakamı
2012 yılında bir önceki yıla göre 4 milyar
TL düşüş kaydetti. Avrupa’nın turizm denildiğinde başkent Paris ile ilk akla gelen
ülkelerinden biri olan Fransa’nın gelirleri ise 54,5 milyar TL seviyesinden 53,7
milyar TL’ye geriledi. Ortadoğu bölgesinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin hızlı çıkış
yaptığı görülürken, 31. sırada yer alan bu
ülkeyi bölgede 32. sıradaki Mısır ile 35.
sıradaki Suudi Arabistan takip etti.
Gezi Parkı
olayları Taksim’de
otelleri vurdu
Ruslar,
Türkiye’de
60 gün vizesiz
kalabilecek
R
usya vatandaşlarının, daha
önce 30 gün olan Türkiye’de
vizesiz kalma hakkı 60 güne
çıkarıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada,
şunlar kaydedildi: “22 Nisan 2013
tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla, umuma mahsus pasaport
hamili Rusya Federasyonu vatandaşlarının Türkiye’ye yapacakları
seyahatlerinde, son 180 gün içinde toplamda 90 günü aşmamak
kaydıyla 30 gün olan vizesiz kalış
süresi 60 güne çıkarılmıştır. Rusya Federasyonu vatandaşlarının,
Türkiye’de toplam ikamet süresi
son 180 gün içerisinde, ilk girişlerinde 60 gün, ikinci girişlerinde 30
gün olmak üzere toplam 90 günü
aşmamak kaydıyla turistik ve iş
görüşmesi amaçlı seyahatleri vizeden muaftır.”
İstanbul Taksim’de yer alan Gezi
Parkı’nda ağaçların kesilmemesi
için başlayan ve demokratik hak ve
ifade özgürlüğü taleplerine dönüşen
eylemlerin büyümesi, bölgedeki otellerde
rezervasyon iptallerine yol açtı.
dır. Bu konuda rakam ve oran belirtirken siz
değerli basın mensuplarının daha duyarlı ve
dikkatli olmasını rica ediyoruz.”
B
Avrupa ve Amerika’dan
vatandaşlarına dikkatli olun uyarısı
ölgedeki otellerden yapılan açıklamaya
göre Avrupalı değil, Ortadoğulu turistler
de ‘ürküp’ rezervasyonlarını iptal etmeye
başladılar. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve
Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur
Bayındır, “2. günden itibaren Taksim ve civarı
ile Kadıköy bölgesindeki oteller boşalmaya
başladı. TUROB’tan yapılan son yazılı açıklamada ise şunlara dikkat çekildi: “İstanbul
Taksim’de başlayarak yurt çapına yayılan
protesto eylemleri, turizm sektörünü yakından etkiliyor. Basın ve yayın organlarında
olayların turizme etkilerine ilişkin yapılan
birçok haber ve yorumun gerçeği yansıtmıyor. Olaylar nedeniyle İstanbul otellerinde
yaşanan rezervasyon iptalleri geçtiğimiz
hafta için ortalama yüzde 25 - 30 civarındadır. Bu oran bölge ve otele göre farklılık
gösteriyor. Yaşanan iptaller anlık diye nitelendirdiğimiz türdendir. İleriki tarihlere
yönelik iptaller şu anda söz konusu değildir.
Ancak, gösterilerin devam etmesi halinde
orta vadede iptal taleplerinin gelmesi olası-
Öte yandan dünya basınında geniş yer bulan ‘Gezi Parkı’ olayları Almanya ve Avrupa’dan
Türkiye’ye tatile gelmek isteyen turistleri tedirgin ediyor. Almanya Baden Württemberg
Eyaleti’nde yayın yapan çok sayıda radyo
istasyonu Türkiye tatilinin güvenli, olup olmadığı yönünde anket çalışmalarına başladı.
Türkiye’de tatil yapmaya hazırlanan bazı Almanların ise şimdiden rezervasyonlarını iptal
etmeye başladığı öğrenildi.
Taksim Gezi Parkı’nı yıktırmama mücadelesi ile başlayıp ülke genelinde AK Parti’nin
baskı politikalarına yönelen gösterilerin
süresi uzarken, ABD, İngiltere, Almanya ve
İtalya, Türkiye’ye gidecek vatandaşlarına
‘dikkatli olun’ uyarısı yaptı. Olaylar nedeniyle
İstanbul’da yapılması planlanan bazı kongre
ve toplantılar da iptal edildi.
Gezi Parkı olaylarına yönelik açıklama
yapan Başbakan Vekili Bülent Arınç, “Bu olaylardan turizm zarar görüyor” dedi.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
75
HABERLER
Hava- İş greve gitti, THY’nin uçuşları aksadı
T
HY ile Hava-iş sendikası
arasında süren 24. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde
uyuşmazlıkla
sonuçlandı.
Sendikaya bağlı 14 bin üye 15
Mayıs 2013 greve gitti. Grev
nedeniyle THY’nin uçuşlarında
aksamalar ve rötarlar yaşanıyor. Greve devam eden Hava-iş
genel merkez yönetim kurulu
talepleri ise şöyle:
● 36 saatlik dinlenme hakkının geri verilmesi.
● Haksız yere işten atılan
365 kişinin geri alınması.
● Part time personelle işlerin
yürütülmesine son verilmesi.
● Sağlık raporu nedeniyle işten çıkarılmalar durdurulması.
● Hakların prosedürlerle değil, toplu iş sözleşme ile garanti
altına alınması.
● Yorgunluğa neden olan
uçuş programlarının her gün
değişmemesi.
● Bir tüketici ve yolcu hakkı
olan uçuş emniyetini esas alan
standartlar olması. Kıdem haklarımızın düzeltilmesi.
● Yüzde 3 zam yapılması.
Gecelik konaklama fiyatları arttı
Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK, mayıs ayına ait
enflasyon rakamlarını açıkladı. Konaklama fiyatları 2012
yılının aynı dönemine göre yüzde 8.78 arttı.
T
KKTC’ye giden
turist sayısı artıyor
T
urizmden aldığı payı artırmaya çalışan Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’ne gelen turist sayısı artış gösteriyor. KKTC
Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı’nın verilerine göre KKTC’ye
2009’da 37 bin 637 yabancı ziyaretçi giderken, 2013’ün nisan
ayına kadar bu 68 bin 528 kişi gitti. Toplamda ise 2009 yılında
218 bin 645 olan ziyaretçi sayısı 2013’te 339 bin 557’ye çıktı.
Konaklama ve geceleme sayısının da arttığı ülkede, charter sefer sayıları da kademeli olarak artıyor. Bakanlıktan
yapılan açıklamada, şunlar belirtildi: “Türkiye Cumhuriyeti
uyruklu turistlerin gelişlerinde yüzde 1,2; yabancı uyruklu
turistlerde ise bir önceki yıla oranla yüzde 20,7’lik bir artış
yaşandı. 2011 yılından itibaren artan charter seferlerin turist sayısındaki artışta etkili olduğu gözlenmektedir. 2013
yılının ilk 4 ayında Almanya, Hollanda, Avusturya, İran, Belçika, İngiltere, Slovenya ve Danimarka’ya charter seferler
düzenleniyor. Alman yolcu sayısında bir önceki yıla oranla
yüzde 136, Danimarkalı yolcu sayısında yüzde 380, İngiliz
yolcu sayısında yüzde 22 oranında bir artış yaşandı. Ülkemize 2013 yılının sonuna kadar 3 İskandinav ve 1 Orta
Avrupa ülkesinden olmakla birlikte 4 charter sefer daha
düzenlenmeye başlanacaktır.”
76
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
ÜFE’de 2013 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde
0,15, bir önceki yılın Aralık ayına
göre yüzde 3,21, bir önceki yılın
aynı ayına göre yüzde 6,51 ve
on iki aylık ortalamalara göre
yüzde 7,51 artış gerçekleşti. Ana
harcama grupları itibariyle 2013
yılı Mayıs ayında endekste yer
alan gruplardan eğitimde yüzde
1,73, lokanta ve otellerde yüzde
0,75, eğlence ve kültürde yüzde
0,46, haberleşmede yüzde 0,40
artış gerçekleşti.
TÜFE’de, bir önceki yılın aynı
ayına göre lokanta ve oteller (%
8,78), haberleşme (% 7,49), gıda
ve alkolsüz içecekler (%7,07) artışın yüksek olduğu diğer ana
harcama grupları oldu.
Bursalı turizmci İbrahim
Yazıcı hayatını kaybetti
B
ursa ve Bodrum’da otelleri bulunan Yazıcı Turizm
Şirketler Grubu ve Bursaspor Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yazıcı
geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını
kaybetti. Grand Yazıcı Turban, Grand
Yazıcı Mares, Grand Yazıcı Marmaris
Palace ve Le Chalet Yazıcı Uludağ otelleriyle turizm sektöründe hizmet
veren Yazıcı’ya Allahtan rahmet, ailesi, sevenleri ve turizm camiasına
başsağlığı diliyoruz.
SGK: Sigortasız işçi çalıştıranın puanını sileriz
S
İşte en yüksek prim
osyal Güvenlik Kurumu (SGK) Antalya
İl Müdürlüğü, sigortasız personel çalıştıran otellere savaş açtı. SGK Antalya
İl Müdürü Selim Erol, turizmde çalıştırılan kaçak işçilerle ilgili açıklama yaptı.
Erol, denetimlerde bir kişinin dahi bir gün
sigortasız çalıştığının tespit edilmesi
halinde işyerinin bir yıl boyunca yararlanacağı teşviklerden 5 puan sildiklerini
bu indirimin de Antalya bölgesinde kayıt
dışılığın azaltılmasındaki en büyük etkenlerden birisi olduğuna dikkat çekti.
Antalya’da kayıt dışılıkla mücadele konusunda da vatandaşlardan
gelen ihbar ve şikayetlerin sektörel
denetimini hızlı bir şekilde devam ettirdiklerini de söyleyen SGK İl Müdürü Erol,
“Özellikle turizm sezonunun açılması
ile birlikte bu denetimler arttı. Antalya
çok ciddi bir göç alıyor. Bu göç almanın
içerisinde özellikle emekliliğine birkaç yıl
kalan vatandaşlarımız bu şehre yerleştiği için emeklilik müracaatları ilimizde her
geçen gün artmaktadır. Dolayısı ile aylık bağlama işlemlerinin hızlandırılması
amacı ile ve aynı zamanda vatandaşla-
ödeyen ve SGK’ya borcu
olmayan ilk 10 firma
1- Fine Otel Turizm İşletmecilik A.Ş
(Rixos)
2- Güneş Ekspres Havacılık A.Ş
(Sun Ekspres)
3- Voyage Turizm Otelcilik İşlet.
ve İnş. San.Tic.
rımızın bu süreci takip edebilmesi amacı
ile tahsis otomasyon programını da devreye sokmuş olduk” diye konuştu.”
Antalya’da her üç kişiden birinin sigortalı olduğunu ve bu oranın da yüzde 33,3
olduğuna dikkat çeken Erol, toplam sigortalı sayısının 671 bin 538, aylık bildirge
veren aktif iş yeri sayısının da 64 bin 158
olduğunu bildirdi. Sosyal Güvenlik Haftası
kapsamında Antalya SGK İl Müdürlüğü düzenli olarak prim ödeyen ve borcu olmayan
ilk 10 işyerine teşekkür plaketi verdi.
En az tatil yapan üçüncü ülke Türkiye
İ
stanbul Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) “Türkiye’de Tatil ve Çalışma İstatistikleri” adlı
raporuna göre Türkiye resmi tatiller ve
ücretli izin günleri açısından 34 OECD ülkesi içerisinde ortalama 25 gün ile en az
tatili olan üçüncü ülke oldu.
İSMMMO’nun “Türkiye’de Tatil ve Çalışma İstatistikleri” adlı raporuna göre
Türkiye yaygın ‘tatil ülkesi’ algısına karşın,
34 OECD ülkesi arasında yılda ortalama 25
gün ile en az tatili olan üçüncü ülke oldu.
OECD ülkelerinin, resmi tatiller ve yıllık ücretli izin günleri verileri üzerinden yapılan
hesaplamaya göre sıralamada, en çok tatil
hakkı olan birinci ülke 38 gün ile Malta olurken, Fransa ve Slovenya ise 36’şar gün
ile ikinci ve üçüncü sırayı paylaştı. Working
Time Around The World ile Uluslararası Çalışma Örgütü verilerinden de yararlanılan
“Türkiye’de Tatil ve Çalışma İstatistikleri”
adlı rapora göre, Japonya’da tatillerin sayısı
Türkiye ile eşit durumda.
Türkiye, resmi tatillerde açısından gerilerde
İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, toplam-
da 16 milyar 725 milyon düzeyinde büyük
bir bütçeye sahip olan yurt içi turizmin ciddi
büyüme olanaklarına sahip olduğunu belirterek, resmi tatiller açısından Türkiye’nin 34
ülke arasında 11 gün ile en çok resmi tatil
olan 5 ülkeden biri olduğunu söyledi. Buna,
ücretli izin hakkı eklendiğinde Türkiye’nin
gerilere düştüğünü belirtti.
Resmi tatillere göre ülkeler;
Ülke Adı Tatil Günü
Kanada20
Güney Kore
22
Türkiye25
Japonya25
Macaristan26
Romanya27
Avustralya28
Belçika28
Çek Cumhuriyeti28
Hollanda28
İsviçre28
Almanya29
İrlanda29
Norveç29
Bulgaristan30
Estonya30
Finlandiya30
Ülke Adı Tatil Günü
Yunanistan30
İtalya30
Letonya31
Polonya31
Litvanya32
Slovakya32
İngiltere32
İspanya33
Danimarka34
Portekiz34
İsveç34
Avusturya35
G. Kıbrıs
35
Lüksemburg35
Fransa36
Slovenya36
Malta38
4- Özaltın Otel İşlet A.Ş
(Gloria Golf Resort Otel)
5- Galeri Kristal Turizm İnş. Paz. Tic. A.Ş.
6- Cömertoğlu Otelcilik Ve Tic.A.Ş.
(Delphin Hotels)
7- Yazıcı Demir San Ve Tur Tic A.Ş
(Cornelia Diamona Golf Resort)
8- Antalya Deva Özel Sağlık Hiz Tic A.Ş
(Özel Medstar Antalya)
9- Urart Gümrüksüz Mağaza İşl.
ve Tic.A.Ş.
10- Medical Park Sağlık Hizm A.Ş.
Turizm
destinasyonlarında
da vali değişikliği
A
ntalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak,
Valiler Kararnamesi ile Erzurum Valiliğine atandı. Aynı kararname çerçevesinde
Antalya Valiliği’ne Erzurum eski Valisi Sebahattin Öztürk getirildi. Öte yandan İzmir
Valisi Mustafa Cahit Kıraç Diyarbakır valiliğine atandı. Diyarbakır eski valisi Mustafa
Toprak ise İzmir Valiliğine getirildi.
Peru’ya da
vize kalktı
T
ürkiye ile Peru arasında imzalanan anlaşmaya göre iki ülke vatandaşlarının
11 Haziran 2013 tarihinden itibaren vizesiz seyahat edebilecekler. Geçen yıl 22
Haziran’da imzalanan karşılıklı vizelerin
kaldırılması anlaşması TBMM onaylandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, kararın iki
ülke arasındaki bağları güçlendirirken turizme de katkı sağlayacağını bildirdi.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
77
HABERLER
UNWTO, İpek Yolu Projesi’ni geliştiriyor
CATHIC Konferanslarında Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), İpek
Yolu Projesinin detaylarını paylaştı. Tarihi İpek Yolu üzerindeki
ülkelerin turizm gelişmelerini sağlamanın yanı sıra tarihi ve kültürel
mirası da tanıtmayı hedefleyen projede şu an 20 ülke yer alıyor.
C
ATHIC Zirvesinde Proje Yöneticisi Jo
Devine, Dünya Turizm Örgütü’nün
(UNWTO) İpek Yolu Projesini aktardı. Proje detaylarını aktaran Devine, bu projenin
turistlere İtalya’dan Japonya’ya kadar giden Marco Polo ve Büyük İskender’in
ayak izlerini keşfetmelerini sağlayacağını
vurguladı. İpek Yolu’nun geçtiği güzergahtaki ülkelerin katılımıyla gerçekleşecek
olan projeye Azerbaycan büyük bir destek
veriyor. Gürcistan’ında hızla katılım gösterdiği İpek Yolu Projesinde 20 ülke yer
alıyor. UNESCO’nunda dahil olduğu projenin ana amacı İpek yolu üzerinde bulunan
ülkelerdeki turizm gelişimindeki faydaları
maksimize etmek. Aynı zamanda, İpek
Yolu üzerindeki ülke ve bölgeler arası iş
birliğini artırarak yeni iş fırsatları yaratma
amacında olduklarını ifade eden Devine,
sanat ve kültürel mirasları korumaya ça-
lıştıklarını dile getirdi. Doğu ile Batı’yı ilk
birleştiren İpek Yolu, antik zamanlarda Çin,
Hindistan, İran ve Roma arasındaki ticaretin en aracıydı.
Sağlık Bakanlığı, 2012 sağlık
turizm verilerini açıkladı
Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı tarafından açıklanan 2012 yılı
verilerine göre Türkiye’den sağlık hizmeti alan hasta sayısı 270 bine yükseldi. Sağlık
Bakanlığı bu sayıyı 2015’te 500 bine; 2023’te ise 2 milyona çıkarmayı hedefliyor.
Profesyonel
Yatçılık Derneği
13 ülkede faaliyet
gösteriyor
Marina ve yatçılık sektöründe kalite
standartlarını artırmayı amaçlayan
Profesyonel Yatçılar Derneği, D-Marin
Didim’i bölgesel ofisi olarak seçti.
Dernek toplam 13 ülke ve 16 bölge
ofisiyle hizmet vermeye başladı.
A
na merkezi Fransa’da bulunan ve Yunanistan, İtalya, İngiltere, Amerika,
Yeni Zelanda dahil toplam 12 ülkede, 15
bölgesel ofise sahip Profesyonel Yatçılar Derneği, yatçılık sektöründeki kalite
standartlarını artırmayı hedefliyor. Marina ve yatçılık alanında faaliyet gösteren
dernek, Türkiye’de bölgesel ofisi olarak
D-Marin Didim’i seçti. Böylece, Profesyonel Yatçılar Derneği 13 ülke ve 16 bölge
ofisi ile hizmet vermeyi sürdürüyor. Derneğin, yaklaşık olarak 126 kurumsal, 1250
kaptan ve yatçı üyesi bulunuyor.
78
2
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
S
ağlık turizmi alanında
hedef büyüten Sağlık
Bakanlığı, Türkiye’ye 2012
yılında sağlık hizmeti almak için gelen hastaların
istatistiklerini açıkladı. Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi
Daire Başkanlığı tarafından
hazırlanan 2012 Faaliyet
Raporuna göre 2012’de Türkiye’de sağlık hizmeti alan
yabancı hasta sayısı 270
bine çıktı. Geçen yıl bu sayı
156 bin 176 kişi olarak gerçekleşmişti.
2023 hedefi 2 milyon yabancı hasta
ve 20 milyar dolar gelir
Sağlık turizmi ile ilgili hedeflerini yükselten Sağlık Bakanlığı, 2015’te hizmet
verilen hasta sayısını 500 bine, sağlık turizminden elde edilecek geliri hedefini ise
7 milyar dolara çıkardı. 2023’te 2 milyon
Termal turizmin
öncülerinden
Yılmaz Oruç’u
kaybettik
B
yabancı hasta ve 20 milyar dolar gelir
bekleyen Sağlık Bakanlığı, bu rakamların yüzde 10’unun kamu hastanelerinde
elde edilmesini
Yıl Hasta Sayısı
bekliyor. Yıllar itibariyleTürkiye’den
2008 74.093
sağlık
hizmeti
200991.961
2010109.678
alan hastaların
2011156.176
dağılımı aşağı2012270.000
daki gibidir;
undan 22 yıl önce Türkiye’nin ilk 5 yıldızlı termal
tesisi olarak kabul edilen Oruçoğlu Termal Oteli
kardeşi İsmet ile birlikte hizmete açan Yılmaz Oruç
İstanbul’da vefat etti. İstanbul’da geçirdiği bir ameliyat sonrası hayata veda eden Yılmaz Oruç’un ailesine,
sevenlerine ve turizm camiasına başsağlığı diliyoruz.
İSTATİSTİKLER
Türkiye, 4 aylık dönemi
yüzde 18,8 artışla tamamladı
2013 yılının 4 aylık döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 18,8 artarak 6 milyon
665 bin kişi oldu. Geçen yılın aynı döneminde 5 milyon 608 bin kişi gelmişti. Ülke grupları itibariyle
Avrupa pazarları yüzde 9 dolayında büyüdü. BDT pazarından gelenlerin sayısı da yüzde 25 gelişme
gösterdi. Afrika, Batı Asya ve diğer bölgelerde gelişler de çift haneli büyümeler yaşadı.
T
ürkiye en büyük kaynak pazarı olan Almanya’da yüzde
5,5 yükselişle 917 bin ziyaretçiye
ulaştı. Aynı dönemde Rusya’dan
gelenlerin sayısı da yüzde 24 artarak 396 bine yükseldi. Benzer
eğilim, 125 bin kişiye ulaşan Ukrayna’da da gözlendi. Son aylarda
yeniden toparlanma sürecine giren İsrail pazarı da 4 ayda yüzde
70 artışı yakaladı. Ülkeden gelişler
17 binden 30 bine yükseldi. Siyasi
istikrarsızlık içinde olan Suriye’den
girişler, 451 bine ulaşırken, yüzde
140 dolayında artış oldu.
Yöntem değişikliği
Diğer yandan Kültür ve Turizm
Bakanlığı, turizm istatistiklerinin hesaplanmasında revizyona
gittiği açıkladı. Yapılan açıklamada, yabancı ziyaretçi sayısına,
bundan böyle; yurtdışında yaşayan ve Türkiye’ye ziyarete gelen
vatandaş sayılarının da ilave edileceği belirtildi.
Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçiler (Ocak-Nisan)
2012
2013
Değişim
ALMANYA
869 985
917 876
5,50
GÜRCİSTAN
349 571
466 220
33,37
SURİYE
186 716
451 352
141,73
BULGARİSTAN
368 051
417 428
13,42
RUSYA FED.
317 505
396 127
24,76
İRAN
349 479
331 478
-5,15
İNGİLTERE
242 468
252 599
4,18
HOLLANDA
198 996
220 156
10,63
FRANSA
220 509
210 585
-4,50
YUNANİSTAN
186 032
201 984
8,57
AZERBAYCAN
150 006
166 730
11,15
IRAK
102 624
153 839
49,91
İTALYA
117 260
153 336
30,77
5 608 460
6 665 379
18,85
YABANCI TOPLAM
Antalya, 2012’nin açıklarını kapatıyor
Antalya’ya gelen yabancı ziyaretçiler
A
(Ocak-Mayıs)
2011
2012
2013
Değişim
(2012/2013)
ALMANYA
811.074
798.669
825.995
3,4
RUSYA
632.329
549.092
688.007
25,3
HOLLANDA
176.930
156.522
180.104
15,1
İNGİLTERE
130.589
106.951
121.524
13,6
UKRAYNA
93.970
77.358
88.585
14,5
İSVEÇ
82.573
81.976
87.312
6,5
NORVEÇ
62.035
66.543
77.442
16,4
BELÇİKA
67.466
56.586
74.673
32,0
FRANSA
143.198
88.921
68.843
-22,6
DANİMARKA
49.285
47.992
52.911
10,2
İSRAİL
11.875
7.461
17.403
133,3
İRAN
48.568
27.685
10.251
-63,0
2.702.584 2.399.102
2.667.952
11,2
TOPLAM
ntalya, Ocak-Mayıs döneminde yüzde 11,2 artışla 2 milyon
667 bin yabancı ziyaretçi sayısına ulaştı. 2012 yılının açıklarını tamamen kapatan Antalya; Fransa, Polonya, Avusturya ve
İran gibi özel koşullardan dolayı gerileyen pazarların dışında,
tüm ülkelerde gelişme gösterdi. 5 aylık dönemde; Alman pazarı
yüzde 3,4 yükselişle 825 bin kişiye ulaşırken, yüzde 25 büyüyen
Rusya’dan 688 bin kişi giriş yaptı. Hollanda ve İngiltere pazarlarında da büyüme eğilimi yükselerek devam etti. Antalya’ya gelen
yabancı ziyaretçi sayısı Mayıs ayında en iyi seviyelerden birini yakaladı. 2011 yılında 1 milyon 296 bine çıkan sayı, 2012’de 1 milyon
219 bine düşmüştü. Bu yıl ise 1 milyon 414 bine ulaşıldı.
06’2013
ǀ turizm&yatırım ǀ
79
İSTATİSTİKLER
İstanbul, Mayıs’ta
1 milyon ziyaretçiyi aştı
İ
stanbul’a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 2013’ün ilk beş
ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artış gösterdi.
Önceki yıl ocak-mayıs aylarında
3 milyon 291 bin 911 olan değer,
bu yıl 3 milyon 983 bin 674 olarak gerçekleşti. Mayıs ayında ise
yüzde 22 artışla 1 milyon 58 bin
771 yabancı ziyaretçi geldi.
Gelen yabancı ziyaretçiler
milliyetlerine göre bakıldığında
ise ilk 10 ülke şunlar oldu: Almanya (452.088), Rusya (252.376),
Fransa (185.693), ABD (175.315),
İtalya
(173.528),
İngiltere
(170.181), İran (123.827), Hollanda (110.160), Ukrayna (103.619),
Libya (92.515).
İSTANBUL’A GELEN YABANCI SAYILARI (MAYIS 2013)
2012’ye Göre
Değişim
Oranı (Aylık)
2012’ye Göre
Değişim
(Kümülâtif)
532.726
17,9
17,9
494.124
617.015
24,9
21,6
MART
659.826
838.201
27
23,8
NİSAN
818.788
936.961
14,4
20,6
MAYIS
867.511
1.058.771
22
21
3.291.911
3.983.674
2012
2013
OCAK
451.662
ŞUBAT
TOPLAM
İZMİR’E GELEN YABANCI ZİYARETÇİ SAYISI
YILLAR
2011
% DEĞİŞİM ORANI
2012
2013
OCAK
34 545
18 822
22 929
-45,51
21,82
ŞUBAT
36 409
27 856
18 830
-23,49
-32,40
MART
63 629
42 310
46 041
-33,51
8,82
NİSAN
103 097
89 817
94 750
-12,88
5,49
MAYIS
142 388
138 727
157 016
-2,57
13,18
5 AYLIK TOPLAM
380 068
317 532
339 566
-16,45
6,94
GENEL TOPLAM
1 388 271 1 368 924
İ
zmir’e mayıs ayında gelen ziyaretçi
sayısı geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 13,18 artış
göstererek 157 bin 16
kişiye ulaştı. İzmir’e
yılın ilk 5 ayında gelen yabancı ziyaretçi
sayısı 339 bin 566
kişiye çıktı. Sezonun
başlamasıyla birlikte
İzmir’e gelen yabancı ziyaretçi sayısının
artması bekleniyor.
ǀ turizm&yatırım ǀ 06’2013
(MAYIS 2013)
MİLLİYETİ
OCAK
ŞUBAT
MART
NİSAN
MAYIS
TOPLAM
ALMANYA
86
42
865
6.619
32.996
40.608
İNGİLTERE
598
68
4.446
37.321
181.268
223.701
HOLLANDA
11
15
31
16.822
41.738
58.617
RUSYA FED.
26
1
61
4.006
29.332
33.426
FRANSA
40
30
78
12.727
20.428
33.303
İSVEÇ
12
14
67
279
16.673
17.045
BELÇİKA
4
2
70
4.896
16.266
21.238
POLONYA
12
5
26
2.009
10.165
12.217
0
5
452
1.152
7.898
9.507
DANİMARKA
80
2
-1,39
İzmir, mayıs ayını
yükselişle tamamladı
Muğla mayıs ayında yükselişe geçti
MUĞLA’YA GELEN ZİYARETÇİ SAYISI
Y
ılın ilk aylarına düşüşle başlayan
Muğla, mayıs ayında yükselişe geçti.
Mayıs ayında 408 bin 141 ziyaretçi ağırlayan Muğla, yılın 5 ayında toplamda
523 bin 978 kişi ağırladı. Muğla’yı ziyaret edenlerin milliyetlerine bakıldığında,
Almanlar ilk sırada yer alırken, İngiltere
ikinci, Hollanda üçüncü, Rusya dördüncü,
Fransa beşinci sırada yer aldı.
2012/2011 2013/2012
UKRAYNA
195
4
18
1.883
5.032
7.132
YABANCI TURİST
984
186
6.114
98.257
399.269
504.810
YERLİ TURİST
1.262
1.491
1.998
4.136
8.872
17.759
GENEL TOPLAMI
2.246
1.677
9.521
102.393
408.141
523.978
2012 TOPLAMI
2.378
4.176
11.568
110.458
371.347
3.132.475
Download

Türkiye - Turizm Yatırım