Ekonomik
Yayınlar
Dizisi No : 1
iSTANBUL
TicARET ODASı
FiYAT KONTROLU ÜZERiNE ONERilER
Renan BAYKAN
İstanbul Ticaret Odası
Etüd ve Araştırma Şubesi Müdürü
HÜSNÜTABİAT
MATBAASI
lSTANBUL- 1978
FİYAT KONTROLÜ ÜZERİNE DNERiLER
Renan B A Y K A N
İstanbul Ticaret Odası
Etüd ve Araştırma Şubesi Müdürü
HtJSNÜTABÎAT
MATBAASI
l e T A N B U L — 1978
FİYAT KONTROLÜ ÜZERİNE ÖNERİLER
Reîian B A Y K A N
istanbul Ticaret Odası
Etüd ve Araştırma Şubesi Müdürü
I — F İ Y A T KONTROLÜNÜN TANIMI, A M A C I V E SONUÇLARI :
eniş anlamda fiyat kontrolünü, serbest rekabet düzeninde, piyasa­
da arz ve talep şartlarına göre oluşan mal v e hizmet
fiyatlarına
kamu otoritesinin müdahalesi şeklinde tanımlayabiliriz.
Bu müdahale,
resmi organlarca, mal v e hizmetlerin azami fiyatlarının re'sen saptan­
ması, işletmelerce fiyat artışında gözönünde bulundurulacak
zorunlu
şartların belirlenmesi, madde bazında nispi veya mutlak kâr marjlarının
tespiti veya belirli^ bir temel yıla göre bu marjların dondurulması, işlet­
me
bazmda ortalama kâr hadlerinin azamî hududunun
dondurulması,
mal ve hizmet fiyatlarının, resmi mercilerce saptanacak bir katsayı da­
hilinde artırılması gibi çok çeşitli biçimlerde olabilmektedir.
G
Özellikle hızlı enflasyon dönemlerinde Hükümetler, fiyat artışlarını
frenleyebilmek amaciyle fiyat kontrolüne başvurmaktadırlar. Psikolojik
etkisi dışında, ekonomik etkinliği olmayan sebebe değil neticeye yönelik
bu tür tedbirlere, özellikle kamuoyunun baskısı karşısında geniş ölçüde
politik mülâhazalarla baş vurulduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır.
Gerek ülkemizde yaşanmış
tecrübeler berekse, diğer
ülkelerdeki
uygulamalar, salt fiyat kontrolü tedbirlerinin fiyat artışlarım
frenle­
mekte başarıya ulaşmadığım göstermektedir. 1956/58 döneminde yaşanan
Millî Korunma Kanunu uygulaması, beklenenin aksine sonuçlar vermiş­
tir. 1973 yılında yürürlüğe konan 19 sayılı Karar uygulaması ülkemizde,
fiyatlar genel düzeyinin gittikçe hızlanan bir biçimde artarak, ortalama
yıllık '% 30 oranını aşmasına engel olamamıştır.
Gerçekten, sürekli bir fiyat kontrolu politikası, enflasyon ortamında
piyasanın, ekonomik faktörleri harekete geçirerek, yönlendirid fonksiyonun etkinliğini azaltmakta, enflasyonun kaynakları olan üretim ve tüketimin rasyonel o~mayan eğilimler göstermesine neden olmakta, kısa­
cası rekabetin düzenleyici roloynamasını engellemektedir.
Aksine, fiyat kontrolü gibi polisiye tedbirler, piyasada güven ortamının zedelenmesine, tedirginliklere ve dolayısiyle kontrole tabi malla_
rın üretim ve satışından vazgeçilerek, başka alanlara yönelinmesİne ve
yeni yatırımlardan kaçınılmasına yol açmakta, özetle arz ın azalmasına,
sun'i mal darlıklarına neden olmaktadır. Arzdaki mutlak ve nispi azalış­
ların ise fiyat artış hızını artırdığı şüphesizdir. Bu bakımdan, devletin
serbest piyasa şartlarını düzenlemeye ve bozulan rekabeti yeniden sağ­
lanmaya yönelik müdahalelerde bulunması tercihe şayandır.
Tecrübeler azami satış fiyatı tespiti şeklindeki fiyat kontrolünün,
özellikle çok çeşitli kalite ve cinsteki mal grupları için uygulama olanağının olmadığ'lııı, uygulama sağlansa bile kalite bozulmalarına yol açtı_
ğını ortaya koymuştur. Moda ve zevke hitap eden giyim eşyası gibi maL
larda ise, üretirnin tek tip haline dönüşmesi olasılığı ortaya çıkmıştır.
Azami kar hadlerinin tespiti biçimindeki fiyat kontrolleri ise, yüksek
maliyetleri karlı yapması dolayısiyle, sun'i maliyet ve dolayısiyle fiyat
artışlarına yol açmakta, en azından işletmeleri rasyonalizasyondan alı­
koynıak suretiyle, maliyetlerin düşülerek satış fiyatlarına inikas ettiril.
me sine engelolmaktadır. Ayrıca, böyle bir uygulama işletmelerin deği­
şen rekabet ve tüketici İsteklerine adapte olmasına manİ olmakta, birçok
satış öncesi ve satış sonrası hizmetleri ortadan kaldırmak suretiyle tüketici yararlarına ters düşmektedir.
Yukarıdaki
mülflhazalar dışında, ne kadar titizlikle hazırlanırsa ha_
zırlansın, mevzuat boşlukları daima sözkonusu olmakta ve dolayısiyle bir
kısım üretici ve satıcılar, «l\leşru kaçınma» diyebileceğimiz bir çıkar yol
bularak, konirol dışı kalma veya kontrolün olumsuz etkisini kompanse
etme olana rı_ elde edebilmektedirler. Ülkemizde, sun'i firmalar teşkili
suret~·y'le da:Cqhm zincirjnin uzaması, bir bakıma polisiye tedbirlerin bir
sonucudur denebilir.
Bunun yanında, fiyat kontrolünün bir kısım cüretkar k 1,şilerce faturasiz işlemler, el altından satışlar yapmalarına ves i1 e olduğu, böylece
vergi ziyaı yanında, haksız rekabetin oluşması ve karaborsanın gelişmesi
sonucunu doğurduğu ifade edilebilir. Bu durumda dürüst tacir piyasa..
dan çekilmek veya dürüstlüğü bir kenara bırakmak durumunda kalmak_
tadır. Piyasa ahlakının bozulması ve bir defa gayrı kanuni yola tevessül
edilmesi, bu olumsuz davranışların yıllar, hatta nesiller boyu devam et.
mesi sonucunu doğurmaktadır.
Bir de fiyat kontrol sisteminin uygulamasından doğan olumsuz sonuçlar vardır ki, bu yukarıda açıklanan sakıncaları bir kat daha ağırlaş.
tırmaktadır. Binlerce firmanın ürettiği veya alım satımını yaptığı yüz.
binlerce malın fiyatının tespiti ve uygulamanın kontrolu çok sayıda uzman kişiye ve elektronik aygıtlara ihtiyaç göstermektedir. Oysa uygu.
lamada ekseriya, fiyat tespit ve kontrol görevi, kamu personeline ana
görevi yanında ek bir iş olarak verilmekte, görevlendirilen personel sa.
yısı çok mahdut olmakta veya kontrolörlük
fonksiyonunu yürütenler
ekonomi ve muhasebe bilgisinden yoksun kişiler olmaktadır. Bu durum.
da, bir taraftan müracaatların sonuçlandırılması uzamakta, piyasaya
mal arzı durmakta, bir taraftan da bilinçsiz piyasa kontrolü tüccar ve
sanayiciyi tedirgin etmekte, çok basit, değersiz ve kasdi olmayan bir
aykırı davranış hatta aslında suç unsuru ta§ımayan bir davranış için ceza
prosedürü işleme konurken, suç işlerneyi adet haline getirenler çoğu kez
serbestçe hareket edebilmektedir.
Bu arada, rijit uygulama dönemlerinde, rakibi silmek amacına yöne.
lik, dayanaksız ihbar müessesesj yoğunla§makta ve kendini temize çıka.
rana kadar tİcarı itibarı bu nedenle zedelenen tüccar ve sanayici piya.
sllinmeye mahkum olmaktadır.
Uygulamanın
politik
ve çıkarlardan etkinlenmesi durumu ise
daima mevcuttur. Özellikle seçİn'} yıllarında zam taleplerinin bekletilmesi,
reddL. gibi yollara başvurulması? ekonomide büyük kayıplara ve olması
gerekenden daha yüksek fiyat artışlarına neden olmuş ve olmaktadır.
II -
ÜLKE1UİzDE FİYAT KONTROLU UYGULAMASI VE ÖNGÖ.
RÜLEN MEVZUAT DÜZENLEMELERİ
1 -
Yürürlükteki
Sistenı
ürürlükteki fiyat kontrol sisteminİn iki temel hukuki dayanağı bulunmaktadır. 1936 tarih ve 3003 sayılı «Endüstr'yel MamUlatın Maliyet ve Satış Fiyatlarının Kontrolü ve Tespiti Hakkındaki Kanun» ile
bunun uygulamasına ilişkin 1940 tarih ve 1347 sayılı Nizamname, sınai
Y
mamullerin maliyet, fabrika ve toptan azami satış fiyatlarının saptan.
ması yetkisini Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına vermektedir.
Diğer
taraftan, 5 Ekim 1973 tarihinde, 1930 tarihli 1567 Sayılı T.P.K.K.
hakkındaki Kanuna dayanılarak yürürlüğe konan 19 Sayılı Kararla kurulan ve Maliye, Ticaret, Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları Müsteşarları ile
T. Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve DPT ilgili Daire Başkanından
oluşan, Fiyat Kontrol Komitesine, mamıı! madde fiyatlarının artırılması
konusunda müsaade yetkisi verilmektedir. Aslında, Yargıtay Genel Kurulu ve 7. Ceza Dairesinin 19 Sayılı Kararın hukuki dayanaksızlığı konusunda kararları bulunmakla beraber. Kararnamenin uygulaması devam
etınektedir. Ancak, burada kanunun, hukuki tartışma ve sonuçları üzerinde durmaksızın, ekonomik ve mevzuat m yeniden düzenlenmesi yöny.
ne ağırlık verilmiştir.
19 Sayılı Kararın yürürlüğe girişini müteakiben çıkarılan tebliğler
belirli bir referans tarihine göre tüm mamullerin fiyatlarının dondurulması ve tüm imalatçı ve dağıtıcıları içerecek şekilde, çok rijit bir uygu.
lama öngörmüştü. Bilahare 1974 tarihinde yürürlü·ğe konulan Ek Karar
ve buna ilişkin Tebliğler, zamanla madde bazında sınırlamalar getirmiş,
fiyat dondurulmasını kar dondurulması şekline dönüştürmüş ve sadece
imalatçıları kapsayacak bir niteliğe kavuşmuştur.
1975 yılında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Fiyat Kontrol Komitesi yetki çatışması tebliğlere yansımış ve kontrole tabi mamullerin fabrika ve toptan fiyatlarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca ve perakende fiyatlarının Fiyat Kontrol Komitesince tespiti öngörülmüştür. Bu dönemde sistemlı kısmen belirli kıstaslara bağlandığın! ve bazı şartlar
içinde kendi kendine işler hale getirildiğini ifade edebiliriz.
1976 Eylülünde, bir teb1iğle Fiyat Kontrol Komitesi uygulaması
zum görülen hallerde müdahale» kaydiyle işlerliliğini kaybetmiştir.
<~lü­
1978 yılı Mart'ı ve bunu takip eden tarihlerde, gerek 3003 Sayılı Kanuna, gerek 19 Sayılı Kararnameye ilişkin uygulamalara yeni düzenle_
meler getirilmjş ve iki mevzuat daha uyumlu ve birbirini tamamlar hale
dön~ştürülmüştür.
Buna göre, çok sayıda ve detaylı belge ve bilgi ile, belirlenen mamul...
lerin üreticileri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurmakta, belirli bir
sürede Bakanlık azami fabrika ve toptan fiyatlarını, Fiyat Kontrol Komitesi, azami perakende satış fiyatlarını onaylamakta veya yeniden saptamakta, bu süre aşıldığında firmaya resen uygulama yetkisi verilmekte,
6
firmanın
kontrolu dışındaki ve tevsiki mümkün bazı maliyet artışı durumlarında (Kur değişikliği; ithal fiyatı değişikliği; vergi resim ve harç değişikliği; kamu üretimi mamul fiyatları veya temel mal fiyatlarındaki de_
ğişme, toplu sözleşmeye bağlı işçilik ücretleri değişiklikleri) geçici fiyat
uygulaması öngörülmekte, maliyete dahil edilecek giderler sayılmakta ve
bazı mal grupları için azami kar hadleri uygulaması getirilmektedir.
Gerek kontrol kapsamına alınan maddeler ve gerekse mevzuat hü_
kümleri açısından, son tebliğleri eleştirmek mümkünse de, bu incelemede
konunun genel çerçeve ve nitelik açısından değerlendirilmesi amaçlanmış­
tır. Bu değerlendirme ise, sonuç bölümünde, sistemin ta dilinde gözönünde
bulundurulması gereken prensiplerle beraber ele alınacaktır.
Ülkemizdeki fiyat kontrol uygulaması ile ilgili açıklamaları tamaın­
lamadan önce, yukarıda anılan temel iki mevzuat ve uygulama dışında,
birçok kanunun çeşitli kamu otoritelerine mal ve hizmet fiyatlarını kontrolü yetkisini vermiş olduğuna değinmekte yarar vardır. Bu konudaki bir
tarama 46 ayrı kanunun varlığını ortaya koymuştur.
Bu mevzuat arasında en göze çarpanı, kanımızca 1580 sayılı Belediye
Kanunu olup, bu Kanun et, ekmek, odun, mangal kömürü ve diğer zaruri
maddeler fiyatının ve yaş meyve ve sebze azami kar haddinin saptanması
yetkisini Belediyelere vermektedir. Zaman zaman Belediye Kanunu hükümlerinin aşırı zorlanması yoluna tevessül edildiğini, bu arada kayde.
delim.
ları
TPKK mevzuatına
ise şöyledir: (*)
dayalı
fiyat kontrolü
uygulamasının sayısal
5 Ekim 1973 - 1 Ocak 1974 döneminde 72 adet fiyat
bulunulmuş, bunların 52'15i Komitece karara bağlanmış
Teknoloji Bakanhğınca is'af edilmiştir.
sonuç-
artırım
20'sİ
talebinde
Sanayi ve
1974 yılında 1531 adet fiyat artırım talebi yapılmış, bunların
Komitece 11 74'ü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca incelenmiştir.
1975
yılında
173 fiyat
artırım
talebinde
357'sİ
bulunulmuştur.
1976 yılında 112 fiyat tespit talebinde bulunulmuş, bunlardan 69'una
şekli uygunluk belgesi verilmiş, 25 firmanın müracaatı sonuçlanmış, 18
firmanın talebi, belge noksanlığı nedeniyle geri çevrilmiştir.
(*)
T. Cumhuriyet Merkez
Bankası Yıllık Raporları
84'ü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına intikal ettirilen 566
müracaatın geri kalanbölümü bilgi verici, bilgi talep edici veya ihbar ni.
teliğindedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına 3003 Sayılı Kanun gereği ya..
pılan doğrudan müracaatların sayısı bilinmemektedir.
1977
2 -
yılında
İç ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı
ir süre önce, Ticaret Bakanlığınca hazırlanan «İç ve Dış Ticaretin
• Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı» içinde fiyat kontrolüne
ilişkin hükümler de yer almaktadır.
B
Aslında, tasarının
lannda revize edilen
ilk
şekli
tasarı,
1971 yılında hazırlanmış, 1974 ve 1977 yıl.
Hükümet değişiklikleri nedeniyle kanunlaşa.
mamıştır.
T.B.M.M. ne intikal ettirildiği açıklanan son Tasarı'nın 27, 28 ve 29
uncu maddeleri fiyat kontrolüne ilişkin bulunmaktadır.
Tasarının
27 inci maddesinin
içerdiği
hükümleri
şöylece sıralamak
mümkündür:
-
Kanunlarla Bakanlar Kuruluna verilen fiyat saptama yetki ve gö.
revler saklı tutulmaktadır.
Fiyat kontrolü ile görevli Devlet Bakanının Başkanlığında Ticaret, Maliye, Gıda _ Tarım ve Hayvancılık, Sanayi ve Teknoloji ve
Çalışma Bakanlığından oluşan devamlı bir «Fiyat Maliyet Tespit
Kurulu» oluşturulması öngörülmektedir. Gerekirse, Kurul, Valilerin Başkanlığında İl Fiyat Maliyet Tespit Komiteleri kurdurabilecektir.
-
Bu kurulun görevi aşağıdaki prensiplerle (Fiyat Kontrolünün bL
çimi) çerçevelendirilmektedir.
a) Fiyat kontrolü tüm ticari
malları da kapsayabilir.
malları kapsayabiIeceği
b) Bu malların fiyat ve maliyet
saptanabilir.
unsurlarına
c)
Malların
kar hadleri saptanabilir.
d)
Malların
en az veya en çok
satış fiyatları
gibi belirli
ait usul ve esaslar
saptanabilir..
e)
-
Tasarının
8 inci maddesindeki ticaret konusu hizmetlere ilişkin
ücret tarifelerini düzenleyebilir, onaylayabilir ve tespit ede.
bilir (*),
modelin uygulanması için ödev, yükümlülük,
kısıtlama, yasaklama, sorumluluk ve zorunlulukları tespit edebilme yetkisi verilmiştir. Tespit edilecek .bu usul ve esaslar, Belediyelerin yetkisine giren fiyat ve ücret tespitinde de uygulanacaktır.
Kurula
yukarıdaki
Tasarının
28 inci maddesi, araştırma ve incelemede, bulunmak, Kurula teklif ve tedbir sunmak ve Kurulun istediği diğer görevleri yerine
getirmek amacıyle ilgili Bakanlık uzmanlarından oluşan «Teknik Komite»
kurulmasını öngörmekte, 29 uncu maddesi ise, Kurul ve Komitenin çalış­
ma ve karar usul ve esasları vb. nin Yönetmelikle düzenlenmesini öngörmektedir.
Sonuç olarak, İç ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun
Tasarısının fiyat kontrolüne Hişkin hükümlerinin çok genel nitelikte ve
son derece yetki serbestisi tanıyan özelliktedir. Bu hükümlere göre 3 ayrı
modelde fiyat kontrolü sözkonusudur.
-
Fiyat ve maliyet unsurlarına ait usul ve esasların saptanması,
Malların kar hadlerinin saptanması,
Mal ve hizmetlerin azami fiyat ve ücret tarifelerinin saptanması.
Bu durumda, uygulamadaki sisteme bir yenilik getirilmernekte olduğu, sadece sağlam bir hukuki dayanak sağlanması, çeşitli Bakanlıkların
yetkililerinin Ticaret Bakanlığı bünyesinde tek bir elde toplanmasının
temininin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Esasen Tasarının genel gerçekçesi
ile 27, 23, 29 uncu maddelere ilişkin gerekçe, bu amacı daha açık bir şe..
kilde yansıtmaktadır.
----"1
(*)
elimizdeki metnine göre 8 inci madde etikete ilişkin hükümlerı
1974 tarihli tasarıda, kapsama giren hizmetler 3. maddede
1::-0 irtilmişti. Yeni tasarıda böyle bir madde de bulunmamaktadır. Kanı­
rni~~ca yanlışIlk yeni tasarıda, 1974 tasarısının ilgili hükmünün aynen alın­
masından doğmuştur. Bu durumda, yukarıda anılan (el fıkrası,
ticaret
konusu, tüm hizmetlere ilişkin ücret tarifelerinin düzenlenmesi §ekl1nde
Tasarının
k~,-samaktadır.
yorumlanmalıdır.
DI -
çEşİTLİ ÜLKELERDE FIYAT KONTROLÜ UYGULAMALARI
VE F,RANSA ÖRNEGİ
1 -
Bazı Yabancı
Uygulamalara Toplu
Bakış
ç tılı
eşitli
ülkelerdeki fiyat kontrolü mevzuat ve uygulamalarının ayrın­
olarak: ortaya konması, ayrı bir araştırmayı gerektirm.ektedir.
Ancak, bazı yabancı ticaret ve sanayi odaları nezdinde yaptığımız anket
sonuçları ve OECD yayınları (*) bize bu konuda genel bir fikir vermek
tedir.
Batı
ülkeleri içinde liberal uygulama ABD ve B. Almanya' da gözlenmektedir. 1973 yılından sonra ABD'da mevcut kontrol sisteminin gittikçe gevşetildiği 1975'de «Fİyat Komitesi»nin kaldırıldığı bilinmekte_
dir (**). Nitekim Birleşik Devletler Ticaret Odası, halen ABD'de bir fL
yat denetiminin bulunmadığını, ancak mevzuatın Başkan'a fiyat deneti_
mi konusunda yetki verdiğini bildirilmiştir.
B. Almanya'da fiyatların serbest piyasa koşulları altında oluşması
prensip, olmakla beraber, zaman zaman sektörel (bazı mal grupları) ve
istisnai nitelikte fiyat kontrol uygulamaları gözlenmektedir. Bu kontrol
daha ziyade, nakliye tarifeleri, avukat, doktor tavan ve taban ücretleri,
konut kira tavanı, telgraf, telefon, elektrik, posta~ ambulans gibi hizmet...
lere ilişkin ücretlerle tütün, bazı bölgeler için demir ve çelik, kibrit, cin,
ilaç gibi çok sınırlı sayıda mal fiyatları üzerine inhisar etmektedir.
İsveç'te, et, süt, ekmek, patates, gazyağı, fueLoil, dayanıklı ev alet-
leri, deterjan, sabun, diş macunu, kamyon nakliyatı gibi sınırlı sayıda mal
ve hizmet fiyatlarının belirli bir süre için dondurulduğunu veya fiyat
artışlarının beyana tabi tutulduğunu görüyoruz.
İngiltere'de ise, enflasyonun belirli bir ·oranda
tutulabilmesi için,.
programlar uygulandığı, bu programların fiyat artışlarını sınırlamasının~
ücret, kira gibi faktör fiyatları artışlarının tümünün sınırlandırılması
şeklindeki genel politika içinde ele alındığını ifade edebiliriz.
Kanada aynı yolu izlemiş ve 1915'de 3 yıllık bir program çerçevesinde
ıelir ve ücret kontrolü ile birlikte fiyat kontrolü düşünülmüştür. Ayrıca,
(*)
<"'*}
LO
DCDE, Rapports i\nnuels Sur La Politique A l'e~ard des ConiOmma,teurs.
Dans Les Pays Membres de l'OCDE. 1976.
Prof. Dr. Mustafa A. Aysan, «Fiyat Denetimi Nasıl Yapılmalı» Milliyet
20. 4. 1978.
yönetimin fiyat kontrolüne
kabesine tabi tutulmuştur.
ilişkin kararları
özel bir mahkemenin
ınura­
Hollanda'da 24. 3. 1961 tarihli bir Kanun, fiyat kontrolü konusunda
Ekonomi Bakanlığına yetki vermektedir. U ygulanan sistem hemen tüm
mal ve hizmet fiyatlarının belirli bir tarihe göre, saptanan katsayılar da:lıilinde artırılabilmesini öngörmektedir (*). Hollanda'da da fiyat kontrol
;uygulaması genel istikrar politikasının tamamlayıcısı ve geçici bir önlem
olarak mütalaa edilmektedir. Mal ve kıyınet fiyatları yanında~ faktör ge~
lirleri de kontrol altında tutulmaktadır.
İrlanda da, polisiye tedbirlerden liberal uygulamalara hızla geçmek-
tedir. Fiyat kontrolüne, piyasaya hakim durumdaki firmalar ile gümrük
duvarları veya diğer araçlarla korunan sektörler tftbi tutulmaktadır.
Belçika 1975 yılında belirli bir süre için fiyat blokajı yoluna gitmişse
le, bilahare fiyat artışlarının beyanı sistemine dönmüştür. Bununla be_
raber, et, süt, patates, jambon, elektrikli ev aletleri, hesap makinaları,
ampul, taksi, gibi bazı mal ve hizmetlerin azami fiyatarının Ekonomi
Bakanlığınca saptandığını görüyoruz.
Fransa'da ise batı ölçülerine göre, serbest piyasa koşullarından uzak
ve sürekli bir fiyat kontrolü sistemi bulunmakta iken 1978 yılında fiyat
serbestisi rejimine dönüldüğünü görüyoruz. Gerek bir ölçüde ülkemiz_
deki fiyat. kontrolüne benzer özellikleri, gerek sisteme karşı eleştirilerin
tutacağı ışık ve yaşanan tecrübede izlenen sakıncalar nazara alınarak
Fransa'daki 1977 yılı uygulaması üzerinde biraz daha derinlemesine dur..
makta yarar görülmüştür.
Fransa Örneği
2 -
randa' da fiyat kontrol uygulaması mal üretimi, dağıtımı ve hizmet_
ler kesimlerinde ayrı rejimler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu
itibarla, sistemin bütün bölüm incilenmesinde yarar görülmektedir.
F
A -
Üretim Kademesinde Fiyat Kontrolü (**)
ileride ayrıca değinilecek istisnalar dışında, Fransa'da
üretici1er~
12. 12, 1977 tarihinde yürürlÜkte olan fiyata göre, 1978'de mallar için %
5'lik, hizmetler için % 2,5 luk azami bir fiyat artışı sözkonusudur.
t*"') 1978 Yılında. bu kesimde fiyat kontrol uygulaması kaldırılmış ve f1yat
{*)
serbestisi rejimine
dönülmüııtür.
11
Ekonomi ve Maliye Bakanlığınca onaylanan «Fiyat artırım taahhütleriı»
çerçevesinde, mal fiyatlarını piyasa koşullarına göre serbestçe saptay&.bilmektedirler. Böyle bir taahhiitte bulunulmamışsa fiyat artırımı ancak
Bakanlıkça tespit edilen şartlar dahilinde arttırılabilmektedir.
Aslında,
«Fiyat artırım taahhütnamesi» kamu otoritesi ilemeslek mensupları arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, bu sözleşme
ile işletmeler
.
fiyat artışların! sınırlandırmayı taahhüt ederler. Prensip olarak bütün
mallar (İstisnaları özel rejimde düzenlenmiştir) ve 20 işçiden az işçiça­
lıştıran ve son mali yıl içinde (veya son 12 ay) 5 milyon FF'ın altında
(KDV hariç) ciro yapan işletmeler hariç tüm işletmeler, kontrol kapsa..
mına girmektedir.
Anlaşılacağı
üzere, küçük firmalar fiyat kontrol kapsamı dışında mü~
talaa edilmektedir. Bu uygulama iki nedene dayanmış olabilir. Bir kere,
küçük cesametteki firmaların, piyasa hakimiyeti ve fiyatların oluşmasında
etkinlikleri bulunmamakta, rekabet düzeni içinde piyasada oluşan fiyatı
veri olarak kabul etmektedirler.
Diğer
taraftan, küçük işletmelerin (Fransa normlarına göre küçük
işletme, ülkemizin orta hatta büyük işletme tanımına girmektedir) kon_
trol mevzuatının gereklilikleri ve yükümlülüklerİni yerine getirebilecek
organizasyona ve yeteneklere sahip olmadığı gerçeğinden hareket ediL
miş olması kuvvetle muhtemeldir.
Genel hükümlere göre, işletmeler veya belirli bir mesleğin temsilcisi
durumunda bulunan mesleki teşekküller, yıl içinde fiyatları resen saptama serbestisini hangi kayıt ve şartlarla kullanabileceklerini içeren bir
taahhütnameyi Bakanlığa sunarlar. Bakanlıkça onaylanması şartiyle bu
taahhütname hukuken yürürlüğe girer. Bu «Angajman» <<Fiyat artırıID»,
«Bilgi verme», «Rekabeİ», «Ücret artırımı» gibi 4 ana hükmü (clause)
kapsar.
Fiyat artırımı hükümleri çerçevesinde yıl içinde uygulanabilecek
zammın tutan ve zamanlaması, fiyat artırımının prensipleri belirtilmek_
tedir. Genellikle fiyat artırımının iki ka deme de yapılması öngörülmekte.
dir. Ancak AET tarım rejimine tabi mallarla, ithal malları veya ham..
madde fiyatlarından büyük ölçüde etkilenen mamuller için yeni müracaat
koşulu taahhütnameye dereedilebilmektedir.
.Taahhütnamede yer alması gereken «bilgi verme koşulu»na göre aynı
dalda faaliyetgösteren i§letmeler ve mesleki kuruluşlar, taahhütname
uygulaması hakkında (gerçekleştirilen zamlar, satış şartlarındaki değiş-
~
meler ve diğer gerekli faydalı mahlmat) izleme görevini yerine getirebii_
me si için Bakanlığa bilgi vermekle yükümlüdürler. Ayrıca, hesap döneminin kapanışını nıüteakip azami üç ay içinde Bakanlığa blanço, işletme
hesabı, kar - zarar hesabı, yatınmatın durumu ve seyrine ilişkin bilgi ve
belgelerin gönderilmesi zorunludur.
'Rekabet hükümleri ise, mesleki kuruluşlann, piyasadaki rekabet koşullarını (Ayncalıklı uygulamalar, fiyatlan sun'i olarak düşürmeyi, veya
fiyatlann düşmesine mani olmayı amaçlayan fii! ve anlaşmalar) izleme...
lerini ve piyasa hakimiyetinin kötüye kullanılmaması için üyelerini uyar.
malannı öngörmektedir.
Taahhütnamenin diğer zorunlu bir hükmü ise, bir yıl içinde, ücretlerin geçinme indeksinin aynı dönemdeki yükselişinden fazla artınlma­
masını öngörmektedir.
Bakanlıkça onaylanmış
mesleki kuruluşlann düzenledikleri taahhütnamelerin hükümleri, taahhütnamerrin içerdiği maddeleri üreten tüm iş_
letmeler için geçerlidir. Tek bir işletme tarafından özelolarak Bakanlığa
sunulan taahhütname, sadece bu işletme için uygulanır.
Taahhütnamenin öngördüğü fiyat artınm kıstaslanna uymak ve sı­
nırlarını aşmamak kaydiyle, işletmeler kendi mallarının fiyatlannı ayarlayabilirler.
ve rekabete ilişkin taahhütlere aykırı davranışlar Ba.
kanlıkça saptandığında, hemen ceza! müeyyide uygulaması yoluna gidiL
memekte, buna karşılık, aykın davranışı görülen belirli bir faaliyet branşı
veya belirli bir işletme, bağlantı sistemi dışına çıkanlarak başka bir fL
yat rejimine dahil edilmektedir.
Fiyat
artınmı
Gerek, taahhütnamenin Bakanlıkça onaylanmaması ve gerekse onaylanan taahhütnamelere aykırı davranılması halinde uygulanan bu ikinci
rejime göre, fiyat artırımı için her defasında Bakanlığın olumlu kararı
şarttır. Bakanlığa gerekli bilgi ve belgelerle, fiyat onayı için başvuru1makta ve ı ay içinde müracaatların is'af edilmemesi halinde, önerilen
fiyat yürürlüğe girmektedir.
Başlangıçta değinilen,
küçük işletmeler yanında piyasa için olmayıp
özel sipariş üzerine imal edilen özelliği olan mamuller, AET tarım politikası çerçevesinde fiyatları belirlenen maddeler (süt tozu, pirin~, şeker vs.)
ile bozulabilir tanmsal ürünler, zeytinyağı, tereyağı gibi maddeler genel
fiyat kontrolü rejimi dışında mütalaa edilmektedir. Ayrıca ,ilaç, gazete,
13
matbaa
kağıtları,
havagazı
kibrit, jambon, bazı et cçeşitleri, nihai petrol ürünleri;
ve elektrik fiyatları özel mevzuata tabidir.
Dağıtım
B -
Kademesinde Fiyat Kontrolü
a - Azami Ortalama Kir Haddi Sistemi
Fransa'da 1976'dan beri toptancı, perakendeci ve ithalatçılan içine
alan dağıtım kademesinde fiyat kontrolü, her yıl yayımlanan .kararna.
melerle gayrisafi ortalama kar hadlerinin dondurulması suretiyle uygu.
lanmaktadır. Katsayı sisteminin geçerli olduğu ayakkabı gibi bazı maddeler yanında, canlı hayvan, et, çeşitli bitki ve fideler, yaş meyve ve seb.
zeler, şerbetçi otu, patates, domuz salam, sosis ve sucuklan, su ürünleri
gibi çeşitli ürünler, bu uygulama kapsamı dışında tutulmuştur.
Stok değişmeleri ile düzeltilerek, ortalama kar haddi
mülle tanımlanmaktadır (*).
Yıllık Satış Tutarı
(KDV hariç) -
Yıllık Alış Tutarı
Yıllık Satış Tutarı
aşağıdaki
for_
(KDV Hariç)
xlOO
(KDV hariç)
Sözkonusu ortalama kar oranı, işletmenin tüm faaliyetleri ile ilgili
olabildiği gibi, alım satıma konu herhangi bir mal grubu ve h?-tta 1978
yılından itibaren müşteri grupları itibariyle hesaplanabilmektedir. Mev.
zuata göre, yıl sonunda sağlanacak gayri safi kar oranının, bir önceki
mali yıldaki safi kar oranını aşmaması esastır. Bir önceki yılın, zararla
kapanması durumunda, ondan bir evvelki yıl baz olarak kabul edilmek.
tedir.
b
Katsayı
Sistemi
Bazı
belirli malların perakende satışında katsayı sistemi uygulaması
sözkonusudur. Katsayı sistemine giren bazı mallar aynı zamanda orta.
lama kar oranı sistemine de tabi olabilmektedir.
Bu sisteme göre, azami (vergi dahil) satış fiyatı, malın satış mağa.
zasına girişindeki vergi hariç alış fiyatının, Bakanlıkça saptanan peraken_
de satış katsayısı ile çarpılması suretiyle bulunmaktadır. Alış (veya it_
halat maliyeti) fiyatı, mübayaa anında bilinen veya faturada gösterilen
her türlü iskonto düşüldükten sonraki net fiyatı ifade eder. Stokta farklı
<*)
14
Rakamlar. indirim, iskonto vs. dü:jürillerek net
değerler
olarak
hesaplanır.
fiyatlarla satınalınmış mallar mevcutsa, bu durumda,
fiyatı üzerine katsayı uygulanmaktadır.
tartılı
ortalama
alış
Anlaşılacağı
üzere, Fransa'daki kat sayı sistemi, bir süredir ülkemiz.
de Fiyat Kontrol Komitesince yürürlüğe konulan ve süt ve mamulleri~
dokuma ve araçlarla ilgili azami kar haddi uygulamasının biraz daha ge.
liştirilmiş bir şeklidir. Geliştirilmiş diyoruz, çünkü ülkemizdeki sistemin
belirsizlikleri henüz giderilememiştir. Yukarıda değinilen değişik fiyatla
alınan malların satışında ortaya çıkan sorun yanında, mesela, perakende.
cini n doğrudan imalatçıdan mal alması veya ithal etmesi durumunda, ya.
hut hem imalatçı hem toptancı veya perakendeci olunması durumunda
hangi kar oranının uygulanacağının belli olmaması gibi, üzerinde tered.
düt edilen bir çok nokta mevcut bulunmaktadır. Oysa Fransız sisteminde,
mesela perakendecinin doğrudan fabrikadan veya dış piyasadan alım yap~
ması halinde, tespit edilen katsayılar üzerine O,05'lik (% 5) bir ilave ya ..
pılabilmektedir. Bir fikir ve mukayese olanağı vermesi bakımından, Fran.
5a'da 1977 yılında kontrola tabi mallar için saptanan katsayılar, malın
alış fiyatına .uygulanacak gayrı safi kar oranı şekline dönüştürülerek ek.
de sunulmuştur. Bu listeden görüleceği üzere, perakende satışlarda tanı­
nan kar haddi ortalama % 38'dir. En düşük kar oranı % 15 en yüksek
kar oranı % lOloranındadır.
c -
Hizmetler Sektöründe fiyat Kontrolü
Hizmetlere uygulanan fiyat kontrol rejimi ise, genel hizmetler ve
sınaı nitelikteki hizmetler olmak üzere iki ayrı grupta ıhütalaa edilmek.
tedir. Genel nitelikteki hizmetlerle ilgili rejime göre, hizmet işletmeci",
leri ve meslek te§ekkülleri ile kamu yetkilileri, karşılıklı müzakereler sonucu milli düzeyde bir sözleşme akdetmekte ve bu sözleşmede uygulama
alanı ile ücret artışı takvimi ve boyutları
belirlenmektedir. Bu ulusal
sözleşmeye riayet edilmemesi doğrudan cezai işleme tevessü!ü gerektirmektedir. Ulusal sözleşme, valiliklerin onayı ile il düzeyinde sözleşmeler
şeklini de alabilmektedir. Böylece, ilin özelliklerine göre ulusal
sözleş­
menin adaptasyonu sağlanmaktadır.
Bakanlığın
tek taraflı olarak ulusal sözleşmeyi feshetmesi durumunla
ilgili hizmetlerin tarifelerindeki artış şartları resen Bakanlık veya Vali..
likçe saptanabilmektedir.
Sınai
karakterdeki hizmetlerin tarifelerindeki değişiklikler ise, daha
önce değinilen, üretim kademesi için uygulanan <~Fiyat artırımı taahhü15
dü» hükümlerine tabiidir. Bir hizmetin sınai nitelikte olup olmadığı, bir
malın cinsine ve maddesine sınai bir vasıf kazandırılmış olması, üretim
faaliyetine sıkı sıkıya bağlı bulunması ve diğer üreticilerin ihtiyaçları
için, bir sanayici tarafından sağlanan bir hizmet olması, tİCari pazarlık
gücü büyük olan bir müşteriye hitap etmesi, kontrolü kolayolması gibi
bazı kriterlere göre belirlenmektedir.
D -. Modelin
Eleştirisi
Anlaşılacağı
üzere, Fransa'da 1977 de yürürlükte olan fiyat kontrol
sistemi, ülkemizdeki uygulamaya göre daha geniş kapsamlı, buna karşı­
lık küçük işletmeleri içermeyen, satışa sunulan mal ve hizmetlerle dağıtım kademelerinin özelliklerine nispeten adapte edilmiş, ücret artışla­
rının kısmen kontrol altına alınmasiyle birlikte işleyen ve daha esnek
bir rejim olarak görülmektedir.
Bununla beraber, Fransa'da mevzuat uygulaması çeşitli aksakhk ve
sakıncalara yol açmakta ve tüccar ve sanayicilerin tepkisine neden oL
maktadır. Yürürlükteki mevzuatın, enflasyonu önlemede
etkin olamadığı, Hükümet saatinin 30 yıldan fazla geri kaldığı (*), uygulamanın çağ
dışı olduğu ve darık ekonomiSİ ie vesika usulünün geçerli olduğu yıllar­
da çıkarılan 1939 _ 40 tarihli mevzuat ve buna ilişkin 1945 tarihli kararlarla, günümüz şartları içinde fiyat denetimi yapılmayacağı C"*) ileri sii..
rülmektedir.
Fransız
modeline ilişkin eleştiriler, hukuki yönden, genellikle mev_
zuatın Hük 'Duete gen.ş ve sınırsı~~ yetki vermesinin sakıncalarına yöneL
mekte ve makro ekonomik düzeyde ise, sürekli fiyat kontrolünün, piyasa
işlerliğini, etkinliğ,ni bozması sonucu, yapısal bozukluklara ve buna bağll
olarak beklenenin aksine iiyat istikrarınm zedelenmesine yol açılmış oı..
duğu noktasında odaklanmaktadır.
Bunun yanında, üretim kademesinde uygulanan, fiyat artış taahhüd_
lerinin Bakanlıkça onaylanmasının 2 - 2,5 aylık gecikınelere ve dolayısıyle
bu süre içinde arz ın ve fiyatların donmasına neden olduğundan yakınıl.
ınaktadıf.
Nitekim, Hükümetin de bu eleştirileri haklı bularak, üre.
tİm kademesinde fyat
kontrolünü yakın geçmişte kaldırdığını görüyoruz. Dağıtım kademesinde geçerli ortalama kar oranlarının sabit tu ..
(*)
('lo"')
16,
CNPF (Conseil national du patronat français), No: 380. Mal 1977
M. Gauthier. Bulletin de La Chambre deCommerce et
d'Industrie de Paris, Juillet 1'977
tulması
ise uygulamada çeşitli aksaklıklara neden olmaktadır. Aslında
bu model müşteri ve mal grupları itibariyle, satış bünyesinin zaman içinde değişmez olduğu ve tüm işletmelerde mükemmel bir muhasebe sisteminin mevcut bulunduğu varsayımına dayanmaktadır. Oysa, rekabet şart_
ları, müşterinin önceden kestirilemeyen eğilimleri, moda ve sezona bağlı.
değişmeler satış bünyesini, hatta satıcının faaliyet alanını tümüyle deği§­
tinnesine neden olabilmektedir. Bu arada, işletmelerin aldıkları rasyonalizasyon ve adaptasyon tedbirleri, reorganizasyon uygulamaları, yukarı­
daki unsurlar yanında, mali yıl sonunda önceden öngörülen kar oranla.
rının değişmesine neden olmaktadır.
Fransa'daki fiyat kontrolü uygulaması sonuçlarına gözatacak olursak,
tacirİn elinde olmayan nedenlerle haksız yere cezalandırılması, işletme­
ler arası kar marjı farklılıklarını giderici nitelikte bulunmaması, i§letmeleri modernizasyon ve adaptasyondan alıkoyucu olması ve işletme gelirlerinin brüt ve net olarak zaman içinde düşmesi gibi olgularla karşılaşıl­
maktadır. Gerçekten, herhangi bir tesadüfi ve mevsimlik nedenlerle ve_
ya Hükümetin aldığı diğer kısıtlayıcı önlemler dolayısiyle belirli bir yıl­
da işletme gayrısafi karIarının düşüşü, ilerki yıllara sirayet etmekte ve
uzun dönemde bu birikim gittikçe hızlanan gelir düşüşlerine yol açmak.
tadır. Masrafların nispi olarak gelirlerden fazla yükselmesi ise net karları olumsuz yönde etkilemektedir.
SONUÇ VE TÜRKİYE iÇİN ÖNERİLER
IV -
1 -
Y
GenelOlarak
ukarıda çeşitli
bölümlerde devletin sürekli olarak fiyatlara nıüda­
halesinin, piyasanın işlerliğini, yönlendirici fonksiyonunu bozdu_
ğu, rasyonelolmayan eğilimlefe neden olduğu açıklanm.aya ça1ışılmıştı.
Ancak, gene önceki açıklamalarda, piyasa ekonomisini bütün kurallarıyle
geçerli olduğu Batının gelişmiş ülkelerinde bile fiyat kontrolü şeklindeki
müdahalelerin uygulamaya konulduğuna değinilmişti.
Bununla beraber şunu hemen ifadE; edeim ki; anılan Batı ülkelerinde
uygulanan fiyat denetimi politikasının genel bazı nitelikleri vardır (*) :
Bir kere, bu ülkelerde fiyat kontrolü birkaç istisna dışında sürekli değil,
(*)
Renan Baykan, «Ticaretin Düzenlenmesi ve Tüketicinin
Hükümlerinin Değerlendirilmesi;!>,
İstanbul Ticaret, SQ. 12. 1977
Tasansının Bazı
I~oru!lması
Kanun'
geçici niteliktedir. Ayrıca, özellikle sürekli' maliyet artışları ortamındc.ı
uygulanan fiyat kontrolünün yıkıcı etkileri bilindiğinden, ücretler, kira_
lar, kısacası tüm faktör gelirleri birlikte ele alınmakta ve sınırlandırıL
maktadır. Batı modelindeki fiyat müdahalesinin kanımızca diğer bir ortak özelliği, fiyat kontrolünün ana gayesinin tüketiciyi koruma olmayıp,
tasarruf eğilimi, ödemeler dengesi ve ekonomik büyüme üzerindeki enflasyonun olumsuz etkileriBin giderilmesidir. Diğer bir deyişle makro dü_
zeyde alınan ekonomik tedbirlerin desteklenmesi ana amaç olmakta, tü.
keticinin korunması ikinci planda yer almaktadır.
Bu arada, bazı prensiplere riayet etmek şartiyle fiyat kontrolünün
fiyat artışlarını önlemede psikolojik yönden olumlu bir etkisİ okluğunu
vurgulamakta yarar görüyoruz.
Bu itibarla, ülkemizde uygulanabilecek bir fiyat kontrol sisteminin
ana prensiplerinin neler olabileceği gerek batı örnekleri, gerekse yaşa­
dığımız tecrübeler nazara alınarak aşağıda özetlenmeye çalışılacaktır.
2 -
Fiyat Kontrolü
Sisteminİn
Prensipleri
a) Fiyat Kontrolü Yetki, Usul ve
Kanunla Düzenlenmesi
EsaslarımnMüstakil
Bir
Daha önce de değinildiği gibi, ülkemizde fiyat kontrolüne imkan veren çok sayıda mevzuat bulunmaktadır. Bu,nların tek bir mevzuata ve
usule bağlanmasında yarar bulunmaktadır. Kaldı ki, bazı uygulamalar
mevzuatın zorlanması veya yorumlanması ile yürütülmekte olup, sağlam
bir hukuki dayanağa gerek bulunmaktadır.
Ancak, jç ve dış ticaretin düzenlenmesi, tüketicinin korunması, gibi
geniş kapsamlı bir Kanun içine sıkıştırılmış hükümlerle değil ayrı bir
kanunla, konunun düzenlenmesi uygun olacaktır. Fiyat kontrolünün ga_
yesi, ticaretin lüzenlenmesi veya tüketicinin korunmasının bir aracı olmayıp, makro ekonomik bir tedbir olarak, enflasyonun önlenmesini destekleyici bir yan önlemdir.
b) Fiyat Kontrolü Geçici Nitelikte
Olmalıdır.
1973 yılında uygulanmaya başlayan 19 Sayılı Karara dayalı fiyat
kontrolü, belki de geçici bir tedbir olarak düşünülmüştü. Ancak, kolay
ve basit yoldan bir tebliğle istenildiği gibi sistemin düzenlenmesine imkan veren böyle bir sistemin devamlılık niteliğini kazanması doğaldır.
Kaldı ki, bir kere Hükümetlerin böyle bir müdahale yoluna başvumıa18'
ları
halinde, fiyat kontrolünün ekonomik yararına inanılmasa ve hatta
-enflasyonu önlemede aksi sonuçları doğurduğu bilinse ve gözlense bile,
politik fledenlerle, birşeyler yapıyor görünmek veya kamu oyunun bas_
.kısım hafifletebilmek amaciyle, sistem. sürekli hale dönüşmektedir.
Daha önce, Batı ülkelerinde fiyat kontrolü uygulamasının geçici nL
telikte olduğuna değinilmişti. Esasen, İç ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi
Kanun Tasarısının gerekçesinde. de, sözkonusu ülkelerde devletin
«zaman zaman» düzenleyici ve yönlendirici giri§imleri olduğu belirti!.
mek suretiyle, bu nitelik kabul edilmektedir.
Bu yönden, hazırlanacak tasanda fiyat kontrolünün Hükümetlerce
geçici olarak, belirli bir program süresi içinde uygulanacağı belirtilmelidir. Mesela bu süre azami bir yılolmalı, ancak mücbir ve muhik belirli
sebepler tahdında, gerekçesi belirtilmek kaydıyle bu süre uzatılabilme_
lidir.
c) Fiyat Kontrolü İstisnai Nitelikte olmalıdır
Kanun tasarısında, fiyat serbestisİnin esas
fiyat kontrolünün istisnai nitelikte olduğu hükme
olduğu
vurgulanmalı
bağlanmalıdır.
Aksi takdirde, değişik hükümetlerin elinde, sınırsız bir yetkinin çeşitli yönlerde kullanılması mümkündür. Serbest piyasantn. düzenleyici
rolü ihmal edilmemeli, ancak belirli şartların tahakkuku halinde fiyat
güdümü sözkonusu olabilmelidir.
d) Fiyat Kontrolünün Hangi
Şartlarda Uygulanacağı
Ortaya
Konmalıdır.
Böyle bir tasanda, Hükümetlerin hangi hal ve şartlarda fiyat denetimi uygulayabilecekleri açıkça hükme bağlanmalıdır.
Ülkemizde, zaman zaman önemli köklü ekonomik tedbirlerin alın.
ması gerektiği halde, çeşitli mülahazalarla, kamu oyunda hoş karşılan_
mayacak nitelikteki bu tedbirlerin alınmasından kaçınılmış, seçim ortamlannda köklü tedbirlerin alınması geciktirilmiş, polisiye tedbirler gibi
yüzeysel, amaca değil sonuca yönelik kısa vadeli önlemlere başvırılmış­
tur.
Kanımızca,
uygulamasına
i -
ancak aşağıda belirtilen şartlarda, Hükümetlerin kontrol
geçebilecekleri, kanunda yer almalıdır.
Enflasyon ve ekonomik bunalımın mevcudiyeti veya belirli
kesimlerde tam rekabetin işlerliğini kaybetmesi,
19
ii -
iii -
Hükümetçe arzı artırıcı, talebi kontrol altına alıcı, tam rekabeti yeniden sağlayıcı kısa ve uzun vadeli köklü tedbirlerin alınmış olması,
Alınan
bu tedbirlerin, etkinlik süresİ içinde başarıya ulaşa_
maması veya başarıya ulaşmasının fiyat kontrolü uygulanması suretiyle mümkün olabileceğinin belgelenmesi.
e ) Yetkili
Organın
Seçimi
Fiyat Kontrolü usul ve esaslarının saptanması yetkisi İç ve Dış Ticaretin Düzenlenmesi Kanun Tasarısında olduğu gibi belirli bir Bakan_
lığa veya Bakanlık bünyesindeki Fiyat - Maliyet Tespit Kurulu gibi bir
organa verilmemeli, bu yetki Bakanlar Kuruluna tanınmalıdır.
Bunun için ise, fiyat kontrolünün usul ve esaslarının bir tüzükle düzenleneceği hususuna kanun tasarısında yer verilmelidir. Böylece, Danış_
tay ve Cumhurbaşkanının onayı ve denetimi sağlanmış ve son yıllarda
kur farkları, fiyat düzenleme ve destekleme fonu gibi ticari hayatı ilgilen.
diren tasarruflarda gözlenen haksız uygulamalara yol açılmış olacaktır.
Ote yandan, aktüel koşullara göre, Tüzük hükümleri çerçevesi içinde
hangi tip fiyat kontrolünün uygulanacağı, kontrolün hangi mal ve hiz~
metIeri kapsamına alacağı gibi hususlar, Bakanlıklararası üst düzeyde
oluşturulacak ve ınesleki kuruluşlar ve ݧçi konfederasyonlarının da katı­
lacakları bir kurulun istişarİ mütalaası alınmak şartiyle Bakanlar Kurulunca Kararnamelerle saptanmalıdır.
ise ancak, Kararname hükümlerinin açıklığa
ve uygulaması ni:cliğindeki düzenlemeler y::ıpılmalıdır.
Bakanlık tebliğleri
kavuşturulması
f) Fiyat Denetim Sisfe.m.tı, İşletmenin konüolü dışında
maliyet ımsurlarınuı aynen fiyatlara
maliyetlere dayandınlınahdır.
İnikasıtlı
huIıman
öngörmeli) g'erçek
Geçici ve genel bir fiyat denetiminin etkinliği, ancak ücret
alariyle birlikte ele alındığında sağlanabilecektir.
artış­
Ancak, bu günkü ülkemiz koşulları altında bu mümkün görülme.
yebilir. Bu durumda, ücret, ham madde, yardımcı malzeme vs. gibi tüm
maliyet unsurlarındaki artışların, satış fiyatlarına aynen yansıtılması
prensibi mevzuat içinde hükme bağlanmalıdır. Bunun yanında, mümkün
mertebe, kontrol kapsamına giren mamulün girdisi olan ham ve yardımcı
malzeme fiyatl'arı da denetlenmelidir.
20
Ayrıca,
fiyat tespitinde gerçek maliyetler için ise öncelikle görünmez
maliyet unsurlarını ortadan kaldıracak, daha· açık bir ifadeyle fatura
üstü veya faturasız satışları önleyecek etkin ve sert tedbirlere gerek buLunmaktadır.
a) Sisten} Rekabet
ıvIevcut
edilebilir
Eşitliğini Bozmamalıdır.
uygulamada kontrol
kapsamına
diğer malların fiyatlarının
serbest
giren
dır
bırakılması
mamule ikame
olgusuna sık· sık
rastlanmaktadır.
Kısmı
fiyat denetimlerinde, ikame mallar birlikte değerlendiı:il­
melidir. Aksi takdirde rasyonelolmayan üretiın ve tüketim kaymaları,
piyasa dengesini bozacaktır.
lı)
Piyasada etkinliği olmayan belirli büyüklüğün altındaki işlet­
meler kontrol dı'şı bırakıIıııah veya çok basit hir sistem uygulanmalıdır.
Yakın
tecrübeler, peynir n1isa1inde nlduğu gibi, küçük ve organize
olmamış birimlerin, karmaşık mükellefiyetIeri yerine
getiremediklerini
göstermiştir. Bu itibarla çok basit bir sİstem uygulanmalı, eğer üretimin
büyük bir bölümü küçük birimlerce gerçekleştiriliyorsa, uygulanacak
azami fiyat veya azanü fiyat artışı oranı, bu birimlerin temsilcisi mesleki
kuruluşlarca müzakere suretiyle belirlenmelidir.
i) Kendikendine
işleyen
bir sistem
uygulanmalıdır.
Fiyat artırım müracaatlarmm, bazen tekn~k kadronun darlığı, bazen
kanunun karmaşıklığı ve bazen de politik nedenlerle uzun sürede sonuç_
lanamadığı izlenmiştir. Her ne kadar, yürürlüğe konulan mevzuatta, mü.
racaa"" :rrl11 belJY-1i sürelerde is'af edilmemesi halinde, önerilen fiyatın
kendiliğinden yürürlüğe gi.receğine ilişkin hükümler yer almışsa da, uygulamada bu hükümlerİn işlemed:ği, zaman zaman görülmüştür. Mesela,
müracaat belgelerjnin noksan görülmesi veya ilave bilgi ve belgeye gerek
duyulması gibi hallerde, süre kesilebilmektedir.
Bu bakımdan, azami satış fiyatı tespiti şeklindeki uygulamalarda,
müracaatla bl,-;lkte geçici fiyat uygulaması der:"" başlamah, ilgili otori_
tenin önerilen fiyatı uygun bulmaması halinde, ge,> fiyatın tadili cihetine
gidilmelidir. Bu sistemin kötüye kullanılması iht:mali olabilirse de, bu_
nun önlenmesİ için bazı tedbirler alınabilir. Mesela, öneriIsrek geçici uy_
gulamaya konulan fiyatla, ilgili merci tarafından onaylanan fiyat arasın_
21
ma '%
50 t lik bir fark varsa, geçici uygulama döneminde gerçekleştirilen
ciro il~ uyumlu bir tazminat uygulaması (para cezası) yoluna gidilebilir.
j. Sarahat, Makabline TeşmiJ Edilmeme ve Diğer MevZllala
Uyum.
Mevzuat, tereddütlere yol açmayacak ve çe§itli kombinezonlara:
baş vurulmasını önleyecekşekilde sarih olmalı ve mümkün
olduğunca
boşluklara yer vermemelidir.
Yürürlükteki
noktadır.
diğer
mevzuatla uyum,
diğer
bir gözetilmesi gerekli
'.
Mesela uygulamada maliyet kavramı yönünden, vergi
fiyat kontrol mevzuatı arasında farklar sözkonusudur.
kanunları
ve
k) Nitelik ve nicelik yönünden İdari Kadronun Yeterliliği
Başlangıç
bölümünde belirtilen mülahazalarla, müracaatları değer­
lendirecek kamu elemanlarının teknik ve ekonomik formasyonu yanında,
pratik ekonomik hayatın gerçeklerine vakıf kişiler olmaları, uygulamayı
yürütecek kontrolörlerin de iktisat formasyonuna sahip yüksek öğrenim
görmüş kişilerden seçilmesi ve kendilerine yeterli maddi olanakların sağ..
lanması gerekli görülmektedir.
22
EK
FRANSA'DA PERAKENDE SATıŞLARDA MADDELER İTİBARİYLE
TANıNAN AZAMİ KAR ORANLARI (19'17 Yılı)
Gıda
Maddeleri
%
Bebekler için
(süt hariç)
Tereyağı
hazır
yiyecek maddeleri
35
(Bölgelere göre
farklı)
17 - 18
Kahve
22
Çukulata
22
Meyva ve Sebze
50
Peynir
Ambalajlı
30
Açık
34
Likid Bi tkisel
Yağlar
( Zeytinyağı hariç)
18
Jambon
17 _ 18
Margarin
33
Yumurta
31
Makarna,
şehriye
vb.
22
Patates Dökme
30
Ambalajlı
27
Taze Patates Dökme
38
Ambalajlı
35
Tavuk Eti
Didiklenmiş
33
Domuz Sucuğu Bütün
Dilimlenmi§
33
40
Şeker
15
.Diğer
maddeler
Elektrik ampulü
Çocuk bezi (Bir defa
Ayakkabı
24
72
kullanılıp atılan
cinsi)
47
101
Dci~~
~
Okul defteri vb.
71
Download

FiYAT KONTROLU ÜZERiNE ONERilER