DEĞİŞİM
BULGARİSTAN
Mehmet TÜRKER
Bulgaristan izlenimleri
DEMOKRASİ SÜRECİNDEKİ
Kırk beş yıllık totaliter
kominist rejimin çöküşünden sonra demokratik
yönetimi tercih eden
Bulgaristan 2004 yılında
NATO’ya, 2007 yılında ise
Avrupa Birliği’ne üye
oldu. Ancak ülke hala
‘demokrasi sürecinin’
sancılarını yaşıyor.
Son yıllarda Türkiye ve
Bulgaristan arasında
siyasi, ekonomik, turizm
ve kültürel ilişkiler
gelişme gösterdi. Fakat
ülkede yaşayan Türk
azınlığın başta işsizlik
olmak üzere eğitim ve
vakıf mallarının iadesi
sorunları halen çözüme
kavuşmadı.
126 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
BULGARİSTAN
ÜLKE KİMLİĞİ
BULGARİSTAN
GENEL BİLGİLER
Başkent
Resmi dil
Bölgesel diller
Etnik gruplar
Romanlar % 4,7
Yönetim biçimi
Cumhurbaşkanı
Başbakan
Nüfus
GSYMH
Kişi başı gelir
Para birimi
: Sofya
: Bulgarca
: Türkçe, Romanca
: Bulgarlar % 83,9 Türkler %8,8
diğer % 2
: Parlamenter demokrasi
: Rosen Plevneliev
: Plamen Oreşarski
: 7 364 570 (2011)
: 2008 Toplam 92.894 (Milyar)
: 12,251 Dolar
: Lev
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 127
DEĞİŞİM / BULGARİSTAN
SOFYA’DA İBADETE
AÇIK TEK CAMİ
Kadı Seyfullah Efendi
tarafından 1567 yılında
Mimar Sinan’a inşa
ettirilen cami, bugün
Sofya’da ayakta kalan
ibadete açık olan
tek cami.
Filibe’de Osmanlı döneminden kalma tarihi evler. (üstte)
Kuklen köyü müslümanları ile cami odasında bir sohbet. (altta)
MUSTAFA PAŞA KÖPRÜSÜ
Türkiye’yi Bulgaristan’a bağlayan Meriç nehri
üzerindeki 5 asırlık Mustafa Paşa Köprüsü
Avrupa Birliği süreci neler
getirdi, neler götürdü?
Çöken eski sistemin yerine, yeni sistemin yerleşmesinin
sancılarını yaşayan Bulgaristan, Polonya ve Rusya gibi
şok ekonomik paketler uygulamadı. Daha muhafazakâr
bir ekonomik reform paketleri uyguladı.
B
ugünkü nüfusumuzun üçte birini Balkan kökenlilerin teşkil
etmesinden dolayı Bulgaristan
yıllardır Türkiye’de en sık gündeme gelen komşu ülkelerden biri.
Türkiye’nin batısında ve Balkanlar’ın
güneydoğusunda yer alan Bulgaristan
batıda
Makedonya,
doğuda
Karadeniz, kuzeyde Romanya ve güneyde Yunanistan ile çevrili. Yaklaşık
111 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Avrupa'nın en büyük 16. ül-
128 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
kesi. Balkan, Rodop ve Rila gibi
dağlar yüzey şekillerini belirler. Rila
üzerindeki Musala tepesi 2 bin 925
metre yükseklikle Balkanların en
yüksek noktası. Kuzeydeki Tuna
Ovası ve güneydeki Yukarı Trakya
Ovası da Bulgaristan'ın alçak ve verimli bölgeleri arasında yer alır.
BULGARİSTAN’IN DÜNÜ
Bulgaristan'ın ilk sakinleri HintAvrupa kökenli bir kavim olan
Traklardır. Milatla birlikte ülke önce
Roma İmparatorluğu, sonraysa
Bizans İmparatorluğu egemenliğine
girer. Bizans İmparatorluğu yıkılıncaya değin Bizans ile savaşıp hâkimiyet alanlarını genişleten Bulgarlar,
1018-1186 yılları arasında yeniden
Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. 14. yüzyılda Türklerin
Rumeli'ye çıkmasından sonra bağımsızlıklarını yitirerek Osmanlı
Devleti'nin egemenliğine girdiler.
Osmanlı Devleti'nin gerilemeye
başlaması ve Çarlık Rusya'nın da
desteğiyle, Balkanların tümünde olduğu gibi Bulgaristan'da da ulusal
kurtuluş hareketi alevlenmiş, 93
Harbi'nden yenilgiyle çıkan Osmanlı
Devleti, Bulgaristan'ı 1878 yılında içişlerinde bağımsız prenslik olarak,
1908 senesinde ise tam bağımsız çarlık olarak tanıdı.
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlılarla
aynı cephede savaşa katılan
Bulgaristan, II. Dünya Savaşı'na da
Almanya saflarında katılarak her iki
savaştan da yenilgiyle çıktı.
II. Dünya Savaşı'nın ardından
Balkanlar'da ilerleyen Sovyet ordusunun da yardımıyla Georgi Dimitrov
önderliğinde sosyalist rejime geçen
ülke, soğuk savaş yıllarında Varşova
Paktı'nın üyesi olarak kaldı.
Doğu Bloku'nun çözülmesiyle
1990 yılında sosyalist rejimin yıkıldığı Bulgaristan, komşusu Türkiye ile
olan ilişkilerini oldukça olumlu bir temele oturttu. Ülke 1 Ocak 2007 yılında Avrupa Birliği'ne katıldı.
Çöken eski sistemin yerine, yeni
sistemin yerleşmesinin sancılarını
yaşayan Bulgaristan, Polonya ve
Rusya gibi şok ekonomik paketler uygulamadı. Daha muhafazakâr bir
ekonomik reform paketleri uyguladı.
2004 itibari ile NATO üyesi olan
Doğu Bloku'nun çözülmesiyle 1990 yılında
sosyalist rejimin yıkıldığı Bulgaristan, komşusu
Türkiye ile olan ilişkilerini oldukça olumlu bir
temele oturttu. Ülke 1 Ocak 2007 yılında
Avrupa Birliği'ne katıldı.
Bulgaristan 1 Ocak 2007'de AB'nin
tam üyesi oldu.
BULGARİSTAN TÜRKLERİ
Bulgaristan'da, yakın zamana değin Türkiye ve Bulgaristan arasındaki
ilişkileri Bulgar devletinin inkar ve
zorla asimilasyon politikaları dolayısıyla geren, çok sayıda Türk asıllı
Bulgaristan vatandaşı yaşıyor.
Bulgaristan'daki Türk azınlığın kökleri Anadolu'ya dayanır. Rumeli'nin
14. y.y.'da Osmanlılarca ele geçiril-
mesiyle Osmanlılar, Anadolu'daki diğer beyliklerin ve yarı göçebe aşiretlerin gücünün kırılması amacıyla,
çok sayıda Türkü bilinçli olarak
Balkanlara yerleştirdiler. Tarih boyunca yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalar dolayısıyla Bulgaristan'dan
Türkiye'ye dört büyük göç dalgası
gerçekleşti:
Bunlardan ilki Osmanlıların 93
Harbinde Ruslar karşısında bozguna
uğramasının ardından yaşanan 1878
göçü oldu.
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 129
DEĞİŞİM / BULGARİSTAN
Filibe Gıda Teknolojileri Üniversitesi
Yardımcı Rektör Prof. Dr.Nikolay Menkov.
Filibe Gıda Teknolojileri Üniversitesi hocalarından
Prof. Dr. Yordanka Aleksieva, Türk öğrencilerden
Hafize Fidan ve Aykut Gümüşel ile birlikte.
TÜRKLER 4 DEFA GÖÇE ZORLANDI
1878, 1912, 1950 ve son olarak 1989 senesinde Türkler
Bulgaristan’dan göçe zorlandı. Bu göçler Bulgar devletinin
asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşti.
İkinci göç dalgası Balkan
Harbinde yenilgiye uğrayan Osmanlı
Devletinin Rumeli'ndeki tüm topraklarını Trakya dışında terk etmek
durumunda kalması sonucu 1912
yılında gerçekleşti.
Üçüncü büyük göç 2. Dünya
Savaşı sonrası sosyalist rejime geçen
Bulgaristan'ın tarım arazilerini devletleştirmesi ve Türkiye'nin Kore
Savaşı'na katılması sebebiyle
Moskova'dan Bulgar devletine yöneltilen, Türkiye'ye misilleme amaçlı Türk göçünün teşvik edilmesi talebi sonucu 1950-1951 yılları arasında
yaşanan göç oldu.
Dördüncü ve en son göç dalgası
1989 senesinde Bulgar devletinin
asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşti.
Yaşanan tüm bu göçlere karşın
Bulgaristan'da kesin sayısı tam olarak bilinmese de halen bir milyona
yakın Türk kökenlinin yaşadığı tahmin ediliyor. 1965 nüfus sayımı sonuçlarına göre Türklerin toplam nü-
130 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
“BULGARİSTAN BİZİM İÇİN ÖNEMLİ”
Sofya Büyükelçimiz Süleyman Gökçe,
Türkiye ile Bulgaristan ilişkilerinin son
20 yılda büyük bir mesafe katettiğini
belirtiyor. Gökçe, “Bulgaristan bizim
için önemli bir komşu” diyor.
fusa oranının yüzde 10 ve üzerinde
olduğu belirtiliyor. Ancak bu istatistik '89 göçünden önce yapıldığı için
değerlerin güncelliği kuşkulu:
Son yıllarda Türk azınlık üzerindeki baskı politikasına bütünüyle son veren Bulgaristan, bu ülkede
yaşayan Türklerle kalcı bir uzlaşma
kapısını aralamış görünüyor.
TÜRK-BULGAR İLİŞKİLERİ
Türkiye’nin
NATO,
Bulgaristan’ın ise Varşova Paktı’nda
bulunduğu yıllarda ikili ilişkiler zaman zaman gerilime yol açıyordu.
Bugün her iki ülkenin NATO’da
bulunması ve Bulgaristan’ın demokrasi rejimle yönetilmesi sonucu
her iki ülke arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve turistik alanlarda
fevkalade gelişmeler görülüyor.
Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi
Süleyman Gökçe Bulgaristan’ın
Türkiye’nin komşuları arasında en
önemli ülkeler arasında yer aldığını,
Bulgaristan Türkiye için sadece bir
komşu değil uzun bir ortak tarihi
paylaştığımız bir ülke olduğuna dikkat çekerek şöyle söylüyor:
“Bulgaristan NATO’da müttefikimiz. Özellikle 1990’lı yılların başından bu yana yükselen bir grafik izliyor. Bu açıdan Bulgaristan
Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı
niteliğinde. Türkiye’de Bulgaristan
için Asya’ya açılan kapı niteliğinde.
10 yıl içinde Türkiye Bulgaristan
arasındaki ticaret 12 kat artış gösterdi. Ticaret hacmimiz yıllık 5 milyar dolar civarında. Bu tabii yetersiz,
bunun 10 milyar dolara çıkarabiliriz
diye düşünüyoruz. Türkiye’nin dışarıdaki yatırımlarının 31 milyar dolara çıktığını düşünürsek bu rakamlar
çok
yüksek
sayılmaz.
Bulgaristan’da mevcut Türk yatırımları var ve bunların sayılarını
arttırmaya gayret gösteriyoruz.
Dışişleri bakanımız da buraya geldiler. Sofya ve Filibe’de Deliorman
bölgesinde
temasları
oldu.
Bulgaristan
Cumhurbaşkanı,
Başbakanı ve Meclis Başkanı ile görüşmeler yapıldı. Soydaşlarımızla
bir araya geldiler. İki ülke arasındaki işbirliği ve yatırım fırsatları ele
alındı. Ortak siyasi iradenin olduğu
ortaya konuldu. 1990’lı yıllarda ve
2000’li yılların başlarında Türk müteşebbisleri buraya geldiler.
Kazandıkları alt yapı ihaleleri oldu.
Bunlar arasında mesela Sofya metrosunun ikinci bölümünden bahsedebiliriz. Şimdi üçüncü kısmı geliyor
ve yine Türk yatırımcılarının ilgisi
var. Bunların dışında diğer birçok
projede Türk yatırımcılar oldukça
önemli roller üstlendiler. Bu ilgi bizi memnun ediyor tabi ki. Krizleri takip eden süreçte Bulgaristan da
olumsuz etkilendi tabi ki, fakat bunu bu şekilde yatırımlarla daha da
hızlı atlatacak ve daha da hızla büyüyecektir. Türkiye ile Bulgaristan
arasında burada yaşayan vatandaşlarımızın bir köprü rolü oynadığını
biliyoruz. Geçtiğimiz yıl Bulgaristan
vatandaşların Bulgaristan dışında
en çok ziyaret ettikleri ülke Türkiye.
Rakam da 1 buçuk milyon civarında.
Benzer şekilde Türk vatandaşlarının
da Türkiye dışında en çok seyahat ettikleri ülke Bulgaristan oldu. Rakam
da 700 bin. 7 milyon Türk vatandaşının yüzde 10’una karşılık geliyor bu.
Bunlar halkların birbirini tanımaları açısından son derece önemli. Bu
rakamların bir bölümü çifte vatandaşlar. Son yıllarda sadece
Bulgaristan’da değil fakat çok sayıda Bulgaristan’da olmak üzere öğrenci eğitim meselesi ortaya çıktı. Şu
anda Bulgaristan’da 10 bine yakın
Türk öğrencisi yüksek öğrenimlerine devam ediyorlar. Bu da çok
önemli bir durum. Genç kuşağın
birbirini tanıması ve temaslarda bulunmasını sağlayan, yine insanların
birbirlerini tanımasında önemli bir
rolü olan bu durumu önemsiyoruz.
Kamu diplomasisi bakımından insanların ve toplumların birbirlerini
tanıması bakımından özellikle 21.
y.y’da küreselleşen dünyada bu tip
gelişmeler son derece önemli.”
TÜRKLER 3. KEZ HÜKÜMET ORTAĞI
Osmanlı’nın Balkanlar’dan çekilmesinden sonra dayanılmaz baskılara maruz kalan Bulgaristan
Türkleri 1944’te komünistlerin iktidara gelmesiyle bir nebze hürriyetlerine kavuşmuş olsalar da daha
sonraki yıllarda devletin ‘tek devlet,
tek millet’ sloganı ile aldığı kararlarından sonra asimilasyona tabi kalmışlardır. Özellikle 1970’li yılların ba-
şında Türkçe eğitimin, basının ve tiyatroların yasaklanmasıyla burada
yaşamakta olan Türklerin yine huzuru kaçmıştı. Baskılar özellikle
1984 yılı sonunda Türklerin isimlerinin Bulgar ismiyle değiştirilmeye
başlayınca halk isyan etmiş ve ayaklanmıştı. Bu ayaklanmalarda çok
sayıda Türk şehit düşmüş, yüzlercesi tutuklanıp ceza evlerine ve yargısız dünyaca ünlü Belene Temerküz
Kampı’na atılmışlardı.
Türkler tarafından o yıllardan
kurulan gizli örgütler halkı isyana hazırlamış, 1989 yılı Mayıs ayında
Deliorman ve Dobruca’da başkaldıran Türk halkının isyanı Kırcaali
bölgesine de sıçramıştı. Bu ayaklanmaların önünü almak için Bulgaristan
hükümeti Türk milliyetçilerini sınır
dışı etti, isteyen vatandaşına da serbest seyahat hakkı verdi, bunun sonucu 1989 yılın Haziran ve Temmuz
aylarında yaklaşık 350 bin Türk anavatanı bildiği Türkiye’ye sığındı. Aynı
yılın sonunda da totaliter komünist
rejimi çöktü. Temelleri 1985 yıllarında
ulusal bir parti olarak atılan Hak ve
Özgürlük Hareketi, Türklerin çoğunluk olduğu ve bugün 240 sandalyeli Bulgar Parlamentosu’nda ilk demokratik seçimlerde 24 milletvekili
ve geçen yıl yapılan son seçimlerde
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
131
DEĞİŞİM / BULGARİSTAN
HÖH Başkan Yardımcısı Ruşen Rıza
milletvekili sayısı 36’ya yükseldi.
1990’dan buyana üç defa hükümet ortağı olarak devletin yönetiminde bulunduğunu ifade eden HÖH Başkan
Yardımcısı Ruşen Rıza yaptığı açıklamada şöyle konuştu:
“Partimiz 1984-1985 yıllarında
Türklere karşı yapılan isim değiştirme kampanyası sonrasında gizli örgüt olarak kuruldu. Milli kurtuluş harekatı adı altında kurulduk. O zaman
liderlerimizin hepsi hapse atıldı.
1989 yılında demokrasinin gelişiyle
4 Ocak 1990 yılında partimiz resmi
olarak kuruldu. O zamandan bu zamana kadar da Bulgaristan parlamentosundayız. 2001 yılında hükümet ortağı olduk. O dönemde daha
önce hiç olmayan bir şeyi gerçekleştirdik ve 8 bin Türkü işe aldık.
2009 yılında farklı bir iktidar geldi ve
sonrasında da kriz başladı. Son seçimlerde de partimiz yine 36 milletvekiliyle yine hükümet ortağı oldu.
Yine Türk gençlerini işe almaya
başladık. Yatırım için bütçe ayırmaya da başladık. Umarım Bulgaristan
yeniden yükselişe geçer. Bulgaristan
Türkleri için yapılması gereken daha çok şey var. Türkçe eğitim konusunda çalışmalar yapılmalı. Türklerin
burada polislik ve askerlik hakkının
da olması lazım. Maalesef TürkBulgar ayrımı yapılıyor. Bu konuda
da bir takım yapıcı çalışmalarımız var
ve devam da ediyoruz. Türkler genellikle kırsal kesimlerde yaşıyor. Bu
sebeple yatırım çok fazla yapılmamış.
Biz bu bölgelere yatırım götüreceğiz.
Bugünkü yönetim olarak devletin bütçeden kırsal kesimde yaşamakta olanlar için 500 milyon leva
tahsis etmesini sağlamamız büyük bir
başarıdır. Hükümet ortağı olarak
HÖH’nin idaresinde bulunan belediyelerin birçok projesini faaliyete
geçirmesi de Türklerin yaşadığı bölgelerde istihdamı artırmaktadır.
Bunun bir örneği ise Haskovo
Banyoları Belediyesi’dir.”
TÜRKİYE YATIRIMCILARI
FİLİBE’DE
Eski bir Osmanlı şehri olan
Filibe’de yabancı iş adamları ciddi yatırımlar yapıyor. Filibe’de 2000 yılında kurulan ve toplam 52 üyesinden
27’nini Türk asıllı olduğu TürkBulgar İşadamları Derneği Yönetim
Kurulu Üyesi, ATEK Grubu Genel
Müdürü Ertan Keser, burada Türk
yatırımcıların önemli ağırlığı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:
HASKOVO BELEDİYESİ
PROJE ŞAMPİYONU
S
on belediye seçimlerinde HÖH’den
Haskovo Belediye Başkanı seçilen
Mümün Ali İskender, yönettiği
belediyenin ülke genelinde en çok projeyi faaliyete geçirdiklerini açıklarken,
“Burası asırlardır bilinen önemli kaplıcalar merkezidir. Demokrasi yılları
döneminde sanatoryumların atıl duruma geçmesiyle burada tedavi görenlerin
Haskova’nın Türk
sayısı azalmıştı. Şimdi Avrupa Birliği
kökenli Belediye
Başkanı Mümün Ali
fonlarından yararlanarak belediye sınırİskender
ları içinde bulunan köylerin iç ve atık su
kanalizasyonlarının yenilenmesine ve
yeniden inşasına hız verdik. Cami ve kilise tamir ve inşası projeleri
de onay aldı. Parklar için 1 milyon 200 bin leva ödenek sağlandı.
Ayrıca kaplıca sularının bulunduğu mıntıkalarda iki atraksiyon ve
terarium merkezinin inşaatı başladı. Eğitim, spor ve köyler arası
yollarla birlikte bu yıl içinde belediyemiz toplam 25 milyon levalık projeyi gerçekleştirecektir. Bu da demokrasi yılları döneminde
sağlanan en yüksek rakamdır”.
132 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
Haskovo Banyoları’nda
en büyük yatırımlara
imza atan Türk iş adamı
Salim Yaman, ikinci oteli
de hizmete açacak.
Filibe’de en önemli Türk yatırımlarından bir de ATEK Grubu’nun
iki yıl önce hizmete açtığı City Hotel Plovdiv.
Türk-Bulgar İşadamları
Derneği Yönetim Kurulu
Üyesi, ATEK Grubu Genel
Müdürü Ertan Keser
“Nüfusun yüzde 6.5’inin Türk
olduğu ilde üç organize sanayi bölgesinde yaklaşık 5 bin sanayi tesisi
faaliyet gösteriyor. Demokrasinin
Bulgaristan’a geldiği ilk yıllarda
Türkiye’den gelen gayriciddi işadamlarının yerini daha sonraki yıllarda gerçek kurumsal kimliğe sahip
iş adamlarının aldığı yapılan yatırımlardan da belli. Örneğin bugün
Bulgaristan’da son 20 yılda yapılan
yatırımlar arasında 500 milyon dolarlık yatırımla Yeni Cuma
(Tırgovişte)’da Şişe Cam, Filibe
(Plovdiv)’de Aktaş Holding ve
Kırcaali’de TEKLAS gibi dev Türk
firmalar bunun bir kanıtıdır.”
Keser, Bulgaristan’da yatırım
yapmanın bazı ülkelere kıyasla daha
avantajlı olduğuna dikkat çekerek,
özellikle işsizliğin çok yüksek olduğu, bu bölgede işçi bulmanın kolaylığını, limanlara kara ve demiryolu ile
Üç tepeli Filibe Şehri
Balkanların
yöresel
yemeklerinden
kapamayı
Fotinovlu
Zeliha hanım,
kaçamağı da
Smolyanlı
Tayyibe Kisyofa
hazırlıyorlar
ulaşımın çok rahat olduğunu belirtiyor. Bulgaristan’ın AB üyesi olması
hasebiyle gümrük sorunları da olmadığını ifaden Keser, “Bu ülkede
vergi oranları yüzde 15’tir. Artı kırsal kesimde yatırım yapanlar 5 yıl vergiden muaftır ve AB’den yatırım
teşvikleri de sağlanıyor” diyor.
Dernek faaliyetlerine de değinen
Ertan Keser, “Derneğimizdeki üyeleri
birbirleriyle kaynaştırmak amacıyla değişik kültür etkinlikleri düzenliyoruz.
Geçtiğimiz yaz burada semazenlerin
katıldığı muhteşem bir etkinlik düzenledik ve ziyaretçiler salona sığmadılar. Ayrıca değişik müzik dallarında konserler de düzenleniyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 133
DEĞİŞİM / BULGARİSTAN
Roma döneminden kalan
Antik Tiyatro
TEKLAS’ın 3. kısmının inşaatı
Mars 555 inşaat firmasının sahibi
Kadir Kırcı’ya emanet
TEKLAS YATIRIMLARA DEVAM EDİYOR
Son 45 yılda Kırcaali kentinde yapılan en büyük yatırım TEKLAS’ın temeli 2006 yılında atıldı. Bu tesisin maliyeti 40 milyon dolardır ve
Güney Bulgaristan’daki en büyük yatırımlardan
biri. Şu anda 3. bölümünün inşasına devam edildiğine dikkat çeken Teklas Genel Müdürü
Metin Deniz, fabrika hakkında bilgi verirken
şunları söylüyor:
Metin Deniz
Teklas Genel Müdürü
“Fabrikamızın merkezi Gebze’de bulunuyor ve dünya otomobil devlerine soğutma-ısıtma hortumları üretiyor. Mayıs
ayında üçüncü kısım da devreye girdiğinde toplam 30 bin metrekare alanda üretim
yapılması bekleniyor. Şu anda burada istihdam edilen 690 çalışan sayısı o zaman bin
500 kişiyi bulacak.”
Bulgaristan’ın ünlü kayak merkezi Pamporovo’ya Türkiye’den
en çok turist getiren Koşukavak Turizm Şirketler Grubu
Başkanı Rifat Yakupoğlu, bu ülkede kış
turizminin daha da cazip hale
geleceğini söylüyor.
Bulgaristan kış turizimde
hedef büyüttü
Uluslararası uzmanların araştırmaları sonucuna göre Bulgaristan’ın
kayak merkezlerine 65 teleferik daha inşa ederek kapasiteyi yıllık
1 milyon 200 bin kayakçıya çıkarılabileceği ifade ediliyor.
134 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
B
ulgaristan’da turizmin gelişmesi için strateji geliştiren
devlet 2012’deki yıllık toplam
6 milyon 500 bin turist sayısını 2030’da ikiye katlayıp 12 milyona çıkarmayı
hedefliyor.
Halen
Bulgaristan’ı ziyaret eden turistlerin
ortalama günlük harcamalarının 80 avro olduğunu gösteren verilere bakılırsa, gelen yabancı turistler arasında
ortalama günlük 137 avro harcamalarıyla en cömert Ruslar gösteriliyor.
Bulgaristan’ı oldukça ucuz bulan Türk
turistlerin ortalama konaklaması 9
gece olarak belirtilirken, Romenler 6
gece, Yunanlılar 5 gece kalarak ortalama harcamaları da en düşük ve kişi başı ortalama 53, Bulgarların harcamaları ise 19-24 avro arasında değişiyor.
Bulgaristan Ekonomi Bakanlığı’nın dünya turizm teşkilatlarının
tahminleri doğrultusunda yaptığı çalışmalar önümüzdeki yıllarda ülkenin
turizm sektöründen gelirlerin artırılması konusunda iyi bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Yabancı ülkelerin
Bulgaristan’ı düşük bütçeli (low cost)
SARI MEKTEP
Bulgaristan’ın birçok yerinde Osmanlı izleri var. Sarı Mektep de bunlardan biri.
Gayrimüslim halkın sosyal ve eğitim ihtiyaçlarına oldukça önem gösteren
Osmanlı yönetimi dönemin ibadethane ve dini yapılarının yanında, mektep adı
verilen okullar inşa edildi. 19. asırda Rumeli Beylerbeyi tarafından yaptırılan
Sarı Mektep üzerindeki sarı boyadan dolayı Sarı Okul adıyla anılıyor.
Günümüzde konservatuar olarak kullanılan Sarı Mektep, müzik, dans ve resim
derslerinin yapıldığı bir sanat okulu. Sarı Mektep, inşa edildiği dönemin
tarihî ve kültürel mimarisinden izler de taşıyor.
fakat muhteşem doğası, zengin tarihi, kültürü ve güzel yemeklerinin
yanı sıra, konaklama şartlarının da
müsait olduğunu kabul ediyorlar.
Uluslararası uzmanların araştırmaları sonucu Bulgaristan’ın kayak
merkezlerine daha 65 teleferik inşa
ederek kapasiteyi yıllık 1 milyon
200 bin kayakçıya çıkarılabileceği ifade ediliyor. Turizm sezonunu tüm yılın dört mevsimine de yaymayı planlanan Bulgaristan’da istatistiklere
göre sağlık turizmi sektörün içinde
en düşük seviyelerde. Muhteşem
kaplıca sularını rantabıl kullanamayan Bulgaristan önümüzdeki yıllar-
Yıllara göre turizm sektörünün gelirlerinin dağılımı (Milyar lv):
2012 -10.586
2013-10.787
2023-13.075 (tahmini)
Kıyaslamalı tablo
Bulgarist an
Avusturya
Kayak turizm bölgeleri
36
254
Lift sayısı
110
3028
Kayakçı sayısı
1 (milyon)
52 (milyon)
Nüfusu
7 (milyon)
8 (milyon)
Dünya klasmanında
36
12
Yabancı kayakçıların oranı
% 25
% 66
Bulgaristan’ı ziyaret eden ve etmesi beklenen yabancı turist sayısı:
YIL
TURİST SAYISI
2012
6 540 839
2020
9 900 000
2023
12 000 000 (tahmini)
da sağlık turizmini geliştirip
Avrupa’daki eklem hastalarını kendi ülkesine celp etmeyi planlıyor.
2014 yılında ülkenin turizmi geliştirmek adına ayırdığı 26 milyon levanın 2030 yılında 59 milyona çıkarılması hedefleniyor.
TEPELER ŞEHRİ FİLİBE
Bulgaristan'ın zengin tarihinin
önemli bir tanığı olan Filibe, ülkenin
kültür başkenti, Osmanlı döneminde
Doğu Rumeli'nin merkeziydi.
Bugün 700 bine yakın nüfusuyla
Bulgaristan'ın 2. büyük şehri olan
Filibe, Roma, Bizans ve Osmanlı
kültürünün bir arada görülebildiği,
modern yapılarla tarihî dokuyu iç içe
muhafaza eden bir şehir. Bugün hâlâ şehirdeki Türkler için ismi Filibe
olan şehrin resmî adı ise Plovdiv
olarak geçiyor.
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 135
DEĞİŞİM / BULGARİSTAN
1390'da Osmanlı topraklarına
katılan ve bu dönemde tam bir Türk
şehri karakterine bürünen Filibe'de
sayısız Osmanlı eseri bulunuyor. 15.
yüzyılın ilk yarısında, Anadolu'dan getirilen Türk ailelerin kente yerleşmesi
ile Filibe, Rumeli Beylerbeyi'nin
merkezi olmuştu.
Bugün şehrin ana meydanını süsleyen ve ayakta kalan önemli mimari eserlerin başında gelen Cuma
Camii 500 yıldır Müslümanlara secde mahalli olmaya devam ediyor.
Şehir merkezinde bulunan Murat
Hüdâvendigâr Camii, halk arasında
Cuma Camii olarak biliniyor ve çevresindeki meydan da aynı adı taşıyor.
Şehrin simgelerinden olan cami, kültür bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir
Belediye başkanlığının desteğiyle
restore edildi ve 2008'de yeniden
ibadete açıldı.
Aynı zamanda tepeler şehri olarak da biliniyor. Şehir gezisinden
sonra kenti bir de kuşbakışı seyretmek isteyenlerin uğrağı olan tepeler
hâlâ Türkçe isimler taşıyor. 17. yüzyılda Filibe'ye gelen Evliya Çelebi;
"Şehir 9 adet kayalık tepe üzerine ve
dereler arasına kurulmuş. Filibe'de
17. yüzyılda 53 cami, 70 okul, 9 medrese, 7 darül-kurra, 11 tekke, 8 hamam, 9 han ve sayısız kervansaray var
idi. Şehrin içinde bir tepe var, bu tepenin adı ‘Saat tepe’. Minare gibi
yüksek kulesinde bir saat buluyor. Bu
saat öğlede iki kere çalıyor. Kule görmeye değer" sözleri ile anlatıyor.
Osmanlı Padişahı
I. Murat tarafından
Filibe’de yaptırılan
Hüdavendigar Camii
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hüdavendigar
Camii ziyaretinde Bulgaristan Müslümanları Baş
Müftüsü Mustafa Aliş Hacı tarafından karşılandı.
Davutoğlu’nun Filibe ziyareti
Mart ayı başında Bulgaristan’ı ziyaret eden Türkiye Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu, 500’ün üzerinde
Müslümanla Cuma namazını kıldıktan sonra Filibe halkını saldırıya
uğrayan Cuma Camii’nden selamladı
ve
halkla
kucaklaştı.
Davutoğlu’nu Filibe’de Sofya
Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Filibe
Başkonsolosu Şener Cebeci,
Başmüftü Mustafa Aliş Hacı, Filibe
Bölge Müftüsü Ersin Ahmet ve sivil
toplum kuruluşları karşıladı. Dışişleri
136 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014
Bakanı Davutoğlu, Filibe Valisi
Ventsislav Kaymakov’u da ziyaret etti. Bakan Davutoğlu, Cuma Camii’nde
bir hafta önceki saldırı izleriyle
karşılaştı.
Davutoğlu, Başmüftülük’ün vakıf
malları davası ile ilgili yorum yapmaktan kaçındı ve Türkiye’nin bu
tartışmanın muhatabı olmadığını,
fakat en yakın zamanda çözüleceğinden ümitli olduğunu ifade etti.
Filibeliler, Davutoğlu’nu coşkulu
alkışlarlar eşliğinde uğurladı.
Roma döneminde gözetleme
noktası olarak kullanılan “Nöbet tepesi”, su dağıtımının yapıldığı
“Taksim tepesi”, şenliklerde sert kayalar üzerinde cambazların gösteri
yaptığı “Canbaz tepesi”, şehri simgeleyen tepeler arasında.
çeşitli sektörlerde yatırım yapmaktadırlar. Ayrıca Filibe’de 1500 kayıtlı
Türk öğrencisi eğitim görmektedir.
Buradaki üniversitelerin de yine
Türkiye’deki birçok üniversiteyle işbirliği protokolleri var. Akademik değişim programları var. Başkonsolosluğumuzun resmi görev bölgesinde resmi rakamlara göre 300 bin civarında
soydaş kitle yaşıyor. Soydaş derneklerimizle ve soydaşlarımızla çok yakın
ilişkiler içerisindeyiz” diyor.
MESTANLILI FOLKLORCULAR
Mestanlı Kültür Merkezi’ndeki 15 kişilik ‘Lira Grubu’ Yönetmeni Fahri
Nur ve Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği Başkanı Nuray
Yusuf’un folklor ekibi.
İBADET SERBEST, SORUN VAKIF MALLARI
Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci
10 BİN TÜRK ÖĞRENCİNİN
BİN 500’Ü FİLİBE’DE
Filibe’deki Türkiye konsolosluğu
Balkanlar’daki en eski başkonsolosluktur. 1924 yılında faaliyete geçti.
Görev bölgesinde Orta Bulgaristan’da
yer alan 10 vilayet bulunuyor. Filibe
Bulgaristan’ın kültür başkenti olarak
da adlandırılır. Osmanlı tarihinden
çok derin izler taşıyan bir şehirdir.
Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci bu
şehirden bahsederken, “Özellikle eski Filibe olarak adlandırılan bölge
Türkiye’de de benzerlerini görebileceğiniz mimari özellikler taşıyor. Bu
itibarla Filibe çok sayıda turist ağırlıyor. Filibe merkezde de Osmanlı’dan
kalmış bir takım tarihi değerler var.
Muradiye Camii var mesela. İmaret
Camii, eski hamam gibi tarihi eserler
de yine Osmanlı’dan bugüne geldi.
Filibe’nin coğrafi konumu da çok
önemli. Avrupa ülkelerine karayoluyla ulaşım güzergahında konumlanmış bir şehir. Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olmasından kaynaklanan sebeplerle de Filibe ve etrafında
ciddi sayılabilecek Türk iş adamı
mevcudiyeti var. İş adamlarımız çok
Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor, “Komünizm
döneminde Bulgaristan Müslümanları’nın manevi hayatı
yok gibiydi. Yeni cami inşaatı yasak, genç ve komünist
üyelerinin ibadet etmesi de yasaktı. Oğlan çocukları sünnet ettirmek yasak ve imam hatip okulu da yoktu.
Demokrasi yıllarında bütün bu yasaklar kalktı. Bugün
ülkede üç imam hatip okulu ve bir Sofya’da eğitim veren
Yüksek İslâm Enstitüsü mevcut. Bulgaristan Müslümanları
Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı, Osmanlı’nın kendilerine
bıraktığı mirası devam ettirdiklerine dikkat çekerek,
“Bulgaristan Müslümanları yıllarca komünist idaresi altında kalmalarına rağmen komünistliğin çökmesinden sonra kimseden intikam almaya çalışmadılar. Bugün de
herkes herkese iyi davranıyor, herkes herkesi seviyor.
Çünkü inanıyoruz ki insanlığın geleceği budur, yarın da
var olmak istiyorsak bugün herkesi sevmemiz lazım.
Müslüman ya da değil herkese aynı şeyi söylüyoruz, birbirinizi sevin, ancak böyle mutlu olursunuz. Bugün
Bulgaristan topraklarında 2 milyona yakın Müslüman yaşıyor. 1582 cami ve mescidimiz var. 150 civarında harabe durumunda camimiz var. Bazı yerlerde imam kurslarımız var
ve iç hizmet kurslarımız var. Türkiye’ye öğrenci göndermeye de çalışıyoruz. Türkiye’de din anlayışı neyse,
Bulgaristan’da yaşayan Müslümanlar için de din anlayışı
aynıdır. Dolayısıyla hiçbir yabancılığımız yok” diyor.
Türklerin en yoğun
Demokrasi yıllarında
olduğu Kırcaali Bölge
yapılan en büyük
Müftüsü Beyhan Mehmet de
cami Madan şehrinde
şu andaki durumu şöyle
değerlendiriyor:
“Kırcaali merkez camisi
olarak bilinen camii 1812
yılında inşa edilmiş. 2000 yılına kadar cami ahşap ağırlıklıyken o dönemde Kırcaali’de
müftü
olarak
çalışan
kardeşimiz camiyi restore
etme maksatlı günümüzdeki
haline taşımış. Bugün camimiz Bulgaristan’daki camiler
arasındaki yerini almıştır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın hediye ettiği kuran-ı kerim burada korunmaktadır. Yine peygamber efendimizin sakalı şerif’i bu camide korunur. Kadir gecesi sonrasında başta Kırcaali olmak üzere ziyarete açılır. Kırcaali merkezde
bir camimiz var ama 3 km mesafede 10 tane camimiz var.
Müftülük olarak hizmet sahamızda yönetimimizde 282 cami ve mescit var. Bu yönüyle müftülüğümüz en fazla cami ve mescide sahip olan müftülüktür.”
Halen davalık olan Kırcaali Medresesi
Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, müslüman
Türk nüfusunun yoğun olduğu Kırcaali bölgesinde 282 cami ve
mescid bulunduğunu belirtiyor. Bölge müftülüğü müslüman
gençlere Kur’an eğitimi veriyor.
EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 137
Download

Değişim devamı