ULUCAMÝ
pýnýn iki yanýnda altta ve üstte süslemeli ikiþer pencere yer alýr. Cephenin güney
köþesine dikdörtgen bir niþ içinde devþirme mermer aslan heykeli yerleþtirilmiþtir. Güneybatý köþesindeki tuðladan silindirik minare, gövdesini kaplayan fîrûze sýrlý tuðlalardan zikzak baklavalý örgüsüyle
Selçuklu geleneðini yansýtan bir örnektir.
Yapýnýn ana giriþi kuzey tarafýndadýr. Bu
kýsýmda sonradan yapýlan ve 1944 depreminde yýkýlan bir son cemaat yeri bulunuyordu. Kapý üzerindeki iki satýrlýk sülüs kitâbede inþa tarihi ile bâni adý yazýlýdýr. Kare planlý iç mekân, dört sýra halindeki on
beþ sütunun arasýna kuzey-güney doðrultusunda atýlan kemerlerle derinlemesine
beþ nefe bölünmüþtür. Daha geniþ tutulan orta nefte mihrap önünde pandantifli
bir kubbe vardýr. Yapýyý orta nefi çift, yan
nefleri tek yöne eðimli ahþap konstrüksiyonlu çatý örter. Kemerler baþlýklarýyla birlikte devþirme sütunlara oturur.
Ýç mekân çini ve ahþap iþçiliði açýsýndan önemlidir. Mihrapla mihrap önü mekânýnýn orta nefe bakan kemeri koyu mor
ve fîrûze renginde mozaik-çini süslemelidir. Kemerin üstünü iç içe kesiþen altýgenlerle birlikte sülüs bir kitâbe kuþaðý kaplar. Mukarnas kavsaralý, dikdörtgen planlý, niþli mihrapta ise geometrik desenlerin
aðýrlýkta bulunduðu bir kompozisyon hâkimdir. Selçuklu geleneðini yansýtan mihrabýn çini süslemesinde bugün yer yer dökülmeler meydana gelmiþtir. Çini süslemenin bu kadarla sýnýrlý olmayýp zama-
Birgi Ulucamii’nde pencere üzerindeki dilimli kemerli küçük
pencerelerden biriyle devþirme aslan heykeli
Birgi
Ulucamii
ve kitâbesi
nýnda kubbenin de mozaik-çini ya da sýrlý tuðla kaplandýðý tahmin edilmektedir.
722 (1322) tarihli kündekârî tekniðindeki
ceviz minber Muzafferüddin b. Abdülvâhid
adlý ustanýn eseridir. Ýç mekânda alt pencereleri örten ahþap kapaklar farklý kompozisyon özellikleri ve çok özenli iþçilikleriyle dikkat çeker. Kapý ve pencere kanatlarýnýn minberle ayný zamanda ve büyük
ihtimalle ayný usta tarafýndan yapýldýðý düþünülmektedir. Birgi Ulucamii, planýyla mimari açýdan bir yenilik getirmezken asýl
geliþmeyi dýþ cephe düzeniyle göstermektedir. Yapýda çift sýra pencereli, dýþa açýk,
daha hareketli cephe tasarýmlarýyla çarpýcý, kayda deðer bir deðiþim saðlanmýþtýr. Malzemesi ve özenli iþçiliðiyle öne çýkan doðu cephesinin düðümlü geçmeli,
dilimli kemerli dekoratif mermer pencerelerinde Memlük mimarisinin etkileri görülmektedir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Evliya Çelebi, Seyahatnâme, IX, 174-175; Ýsmail Hakký [Uzunçarþýlý], Kitâbeler II, Ýstanbul 1347/
1929, s. 107-115; R. M. Riefstahl, Cenubu Garbî Anadolu’da Türk Mimarisi (trc. Cezmi Tahir
Berktin), Ýstanbul 1941, s. 20-24, 80-83, plan 32,
rs. 33; Ali Kýzýltan, Anadolu Beyliklerinde Cami
ve Mescitler, Ýstanbul 1958, s. 96-97; Gönül Öney,
Türk Çini Sanatý, Ýstanbul 1976, s. 55; a.mlf.,
“Anadolu’da Selçuklu ve Beylikler Devri Ahþap
Teknikleri”, STY, III (1970), s. 135-149; Oktay Aslanapa, Türk Sanatý, Ýstanbul 1984, s. 211-212;
Þerare Yetkin, Anadolu’da Türk Çini Sanatý’nýn
Geliþmesi, Ýstanbul 1986, s. 128-129; Hakký Önkal, “Birgi Ulu Camii Hakkýnda Bazý Mülahazalar”, 9. Milletlerarasý Türk Sanatlarý Kongresi:
Bildiriler, Ankara 1995, III, 31-36; Selda Kalfazade, Anadolu’da Aydýnoðullarý Dönemi Mimarisi (doktora tezi, 1995), ÝÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 39-79; a.mlf., “Aydýnoðlu Eserlerinde Çini
Kullanýmýna Dair”, Prof. Dr. Þerare Yetkin Anýsýna Çini Yazýlarý (haz. Yýldýz Demiriz), Ýstanbul
1996, s. 97-102; a.mlf., “Birgi’de Aydýnoðlu Devri Mimarisi”, Sanatsal Mozaik, III/28, Ýstanbul
1998, s. 36-43; Köprülüzâde M. Fuad, “Aydýnoðullarý Tarihine Ait”, TM, II (1928), s. 422-424;
Halim Baki Kunter, “Birgi’de Ulucami”, Ülkü, I/2,
Ankara 1947, s. 11-13; M. Zeki Oral, “Anadolu’da Sanat Deðeri Olan Ahþap Minberler, Kitabeleri ve Tarihçeleri”, VD, sy. 5 (1962), s. 60-62; Ali
Haydar Bayat, “Birgi Ulu Camii Ahþap Ýþleri”, Antik Dekor, sy. 32, Ýstanbul 1995, s. 94-97.
ÿSelda Kalfazade
Bitlis Ulucamii. Kûfî kitâbesine göre yapý 545 (1150) yýlýnda Mervânoðullarý’ndan Ebü’l-Muzaffer Muhammed tarafýndan yaptýrýlmýþtýr. Ancak bu kitâbenin onarým kitâbesi olduðunu ileri sürenler de vardýr. Birçok defa onarým gören ve 1062’de
(1652) esaslý þekilde elden geçirilen yapý
1916’daki Rus iþgali sýrasýnda hasar görmüþ, 1985 yýlýnda tekrar onarýlmýþ, yapýya son cemaat yeri ve bazý pencerelerin
eklenmesinin yaný sýra dereye bakan batý
kenarý boyunca bir teras duvarý örülmüþ,
ayrýca kuzey yönüne müþtemilât, helâ gibi yapýlar inþa edilmiþtir.
Doðu-batý istikametinde enine geliþen
mihraba paralel üç nefli ve mihrap önü
kubbeli yapý kesme taþ malzemeyle inþa
edilmiþtir. Doðu cephesinde yuvarlak kemerli, batý cephesinde müdahale görerek
geniþletilen dikdörtgen formlu üçer pencere, kuzey ve güney cephesinde ikiþer
pencere açýklýðý yer almaktadýr. Silindirik
kasnaðýnda dört pencere bulunan pandantifli kubbe dýþtan taþ bir külâhla örtülüdür. Beþik tonozlu neflerin üstü aslýnda
düz topraktý, onarým sonrasý kurþun kaplý
kýrma çatýya dönüþtürülmüþtür. Onarým
esnasýnda giriþin saðlandýðý kuzey cephesi deðiþime uðramýþ, bu yöne betonarme
bir son cemaat yeri ilâve edilmiþtir. Caminin ana kütlesinden biraz daha alçakta kalan bu bölüm ortada kapý, iki yanda birer
87
ULUCAMÝ
pencere olmak üzere altta üç adet yuvarlak kemerli açýklýða sahipken üstteki üç
pencere açýklýðý dikdörtgen formludur. Harim mekânýna üç kapý ile giriþ saðlanmaktadýr. Orta kapýnýn solunda yedi satýrlýk
Arapça kûfî kitâbe, doðudaki kapýnýn üzerinde ise dört kartuþlu ikinci bir kitâbe
mevcuttur. Harim, mihraba paralel yönde uzanan sekiz adet dört kollu pâyenin
taþýdýðý sivri kemerlerle üç nefe ayrýlmýþtýr. Doðu ve batý cephelerinde duvara gömülü olan bu pâyelerden mihrap önünde
yer alan ikisi kubbeyi vurgulamak üzere
diðerlerinden daha kalýn ve zengin profillidir. Yarým daire planlý niþe sahip mihrap
ikiz sütunlara oturan hafif sivri kemerli
bir düzenleme gösterir. Dikdörtgen bir çerçeve içine alýnan mihrabýn çevresi fayans
kaplanmýþtýr. Sade bir þekilde tasarlanan
harim mekânýnýn geçmiþte ahþap bir mahfilinin bulunduðu bilinmektedir.
Caminin kuzeybatý yönünde ayrý bir kütle halindeki minare kesme taþ malzeme
ile inþa edilmiþtir. Kare kaide üzerine oturan ve iki silme ile sonlanan pabuçluðun
köþeleri pahlanmýþtýr. Profilli bileziklerle
üç eþit bölüme ayrýlan kalýn silindirik gövde tek þerefelidir. Bir dönem saat kulesine dönüþtürülmesi düþünülen minarenin
petek bölümünde bazý deðiþiklikler yapýlmýþtýr. 1970’li yýllara kadar mevcut durumunu koruyan minarenin üst bölümü sonraki dönemde yýldýrým düþmesi sonucu hasar görerek yenilenmiþtir. Bugün masif
olan petek bölümü taþ bir külâhla sonlanmaktadýr. Minarenin 898 (1493) tarihli
iki satýrlýk kitâbesinden dolayý geç dönemde yapýldýðýný ileri süren görüþlerin yaný
sýra bunun bir onarým kitâbesi olduðunu
belirten görüþler de vardýr. Bitlis Ulucamii yalnýzca Bitlis’in deðil bütün Anadolu’nun en erken tarihli yapýlarýndan biridir. Yapý, mihrap önü kubbeli planý ve saðlam kesme taþ mimarisiyle Artuklu cami
Bitlis
Ulucamii’nin
minaresi
88
yýllarýnda tamir edilen cami en kapsamlý
onarýmýný 1855 depreminden sonra görmüþ, 907.500 kuruþ harcanarak 1862 yýlýnda yeniden ibadete açýlmýþtýr.
Bitlis Ulucamii’nin planý
mimarisinin geliþimini etkilemiþtir ve Büyük Selçuklu mimarisinin Anadolu’daki ender örneklerinden biridir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Oktay Aslanapa, “1959 Haziranýnda Bir Doðu
Anadolu Gezisine Dair Notlar”, Milletlerarasý Birinci Türk Sanatlarý Kongresi (Ankara 19-24 Ekim
1959), Kongreye Sunulan Tebliðler, Ankara 1962,
s. 48-49; a.mlf., Türk Sanatý, Ýstanbul 1984, s.
103-104; M. Oluþ Arýk, Bitlis Yapýlarýnda Selçuklu Rönesansý, Ankara 1971, s. 13-15; Bitlis Ýl
Yýllýðý, 1971, Ankara 1971, s. 69; Bitlis Ýl Yýllýðý,
1973, [baský yeri ve tarihi yok], s. 11, 130; Ara Altun, Anadolu’da Artuklu Devri Türk Mimarisinin Geliþmesi, Ýstanbul 1978, s. 290; Recep Yaþa,
Bitlis’te Türk Ýskâný (XII-XIII. Yüzyýl), Ankara 1992,
s. 39; Haþim Karpuz, Anadolu Selçuklu Mimarisi, Konya 2001, s. 26; Abdüsselam Uluçam, Ortaçað ve Sonrasýnda Van Gölü Çevresi Mimarlýðý II: Bitlis, Ankara 2002, s. 21-24; Necla Verel,
“Bitlis Camileri”, Vakýflar Bülteni, sy. 1, Ýstanbul
1970, s. 128-142.
ÿTuðba Erzincan
Bursa Ulucamii. Minberindeki tarihten
802 (1399-1400) yýlýnda tamamlandýðý anlaþýlan cami ve külliyeyi I. Bayezid yaptýrmýþtýr. Mimarý kesin olarak bilinmemekle
beraber Ali Neccâr ya da Hacý Ývaz Paþa
tarafýndan inþa edildiði düþünülmektedir.
Bursa salnâmelerinde, “Ahvâl-i umûmiyyesinden binayý yapan mimarýn Rum olduðu anlaþýlýyor” þeklinde bir bilgi varsa
da doðruluk derecesi tartýþýlabilir. Ýlk planlandýðýnda cami, medrese, hamam, bedesten, dükkânlar ve meþrutalardan teþekkül eden bir külliye halinde tasarlanmýþ, daha sonraki devirlerde etrafýna þadýrvanlar, muvakkithâne, muallimhâne,
müezzin ve muvakkit odalarý gibi yapýlar
ilâve edilmiþtir. Son yýllarda bu ilâve yapýlar ortadan kalkmýþ, hamamý da iþlevini yitirmiþtir. Cami, bedesten ve medrese etrafýndaki dükkânlar aslî vazifelerini yürütmektedir. 1494, 1503, 1551, 1563, 1567,
1572, 1583, 1670, 1732, 1737, 1740, 1742
Cami mekâný 55 × 69 m. boyutlarýnda
kareye yakýn dikdörtgen planlý olup yirmi
kubbelidir. Kuzeydeki taçkapý dýþýnda doðu ve batý cephelerinde iki kapýsý daha
vardýr. Büyük silmelerle hafifletilen cephelere altta yirmi altý, üstte otuz iki pencere açýldýðý gibi onikigen planlý mermer
havuzun kubbesinin üzeri açýk býrakýlarak
caminin havalandýrýlmasý ve ýþýk almasý
saðlanmýþtýr. Yapýyý örten 11 m. çapýndaki kubbeler on iki adet kare pâye ile taþýnmaktadýr. Bu ayaklarýn her yüzünde celî
sülüs ve kûfî hatlarla esmâ-i hüsnâdan örnekler yazýlmýþtýr. Caminin içini âdeta hat
müzesine çeviren ayaklardaki ve duvarlardaki yazýlar Abdülfettah Efendi, Kazasker Mustafa Ýzzet Efendi, Sâmi Efendi,
Mehmed Þefik Bey gibi meþhur hattatlara, tahrir ve konturlar da Mücellid Mehmed Efendi’ye aittir; camide II. Mahmud’a
ait bir levha da yer almaktadýr. XVI. yüzyýlda varlýðý bilinen bu yazýlar en son 1855
depreminin ardýndan tamir görmüþ, bir
kýsmý onarýlmýþ, bir kýsmý da silinip yeniden yazýlmýþtýr.
Caminin ceviz aðacýndan kündekârî minberi bir sanat þaheseridir. Ustasý el-Hâc
Muhammed b. Abdülazîz Ýbnü’d-Dakký’dir. Minberin ilginç özelliklerinden biri de
Kur’ân-ý Kerîm’deki âyet sayýsýna tekabül
eden 6666 adet parçadan meydana gelmesidir. Bundan daha da önemlisi minberin mihraba bakan doðu yüzünde güneþ sisteminin yani güneþ ile gezegenlerinin, batý yüzünde ise galaksi sisteminin
tasvir edilmiþ olmasýdýr. Mihraptaki süslemeler 1862 yýlýnda Bursa’ya sürgün edi-
Bursa Ulucamii’nin planý
Download

87 nında kubbenin de mozaik-çini ya da sır