ULUCAMÝ
na gelen bir üst örtü sistemine sahiptir.
Kuzeyinde beþ bölümlü son cemaat yeri
vardýr. Doðu, batý ve kuzey cephelerinde
üç adet giriþi bulunan cami avlusuz olup
kuzeydoðu köþesinde bir minaresi mevcuttur. Güney ve batýsýný kaplayan geniþ
hazîre yakýn zamanda kaldýrýlmýþ, çevre
duvarý içine alýnmýþ boþ bir alan haline getirilmiþtir. Doðu ve batý cephe düzenleri
yapýnýn doðusundaki Vâcidiye Medresesi’ne temas etmemesi için atýlan pah dýþýnda simetrik bir düzen gösterir. Her iki cephe iki sýra pencere düzenine sahiptir ve
dýþarýdan üçer payanda ile desteklenmiþtir. Bu cephelerdeki yan giriþler baldaken
formunda tasarýmlarý ile vurgulanmýþtýr.
Mihrap duvarýnda da iki sýra pencere düzeni görülmektedir. Mihrap niþi çokgen
bir cephe ve piramidal örtüsüyle dýþarýdan
algýlanabilmektedir. Caminin son cemaat
yerinin batý tarafýndaki bir bölümü XIX.
yüzyýlda kapatýlarak Vahîd Paþa Kütüphanesi þeklinde düzenlenmiþtir. Bu kütüphane ile birlikte son cemaat yeri dört mermer sütunla beþ birime ayrýlmýþtýr. Ortada bir kubbe, yanlarda birbirine eþit olmayan aynalý tonozlarýn örttüðü son cemaat yeri XIX. yüzyýlda camekânla kapatýlmýþtýr. Yapýnýn sivri kemerli cümle kapýsý üzerinde iki onarým kitâbesi yer almaktadýr. Kubbeler, yarým kubbeler, mihrabýn
piramidal örtüsü ve payandalarýn nihayetlendiði kuleciklerin külâhlarý kurþun kaplýdýr. Kubbe kasnaklarýnýn yuvarlak kemer-
Kütahya Ulucamii’nin harim kýsmýndan bir görünüþ
108
Kütahya
Ulucamii
li küçük pencereleri vardýr. Yarým kubbeler ise kubbe eteðinde dalgalý bir hatla
nihayetlenmektedir. Düzgün kesme taþla
inþa edilen yapýda örtü sistemi ve minarede tuðla malzeme kullanýlmýþtýr.
Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde yapýdan aðaç direkli bir cami olarak bahsetmektedir. Bugün dikdörtgen harim mekâný, yüksek kaideler üzerinde iki sýradan
maydana gelen altý mermer sütunla üç
sahna ayrýlmaktadýr. Mihrap eksenindeki
sahýn yan sahýnlara göre daha geniþ, kemer açýklýklarý ise daha yüksek tutulmuþtur. Bu haliyle caminin harim mekâný geniþ, aydýnlýk ve ferah bir etkiye sahiptir.
Sütun baþlýklarý sade ve yastýklýdýr. Kemerler iki renkli olup kubbelere geçiþ pandantiflerle saðlanmýþtýr. Camide üç kapýnýn eksenlerinin kesiþme noktasýnda bir
þadýrvan yer almakta, þadýrvanýn üzerinde altý sütunla taþýnan bir müezzin mahfili yükselmektedir. Harim mekânýnýn kuzey duvarýnda ise boydan boya mermer
sütunlarla taþýnan mahfil katý bulunmaktadýr. Mihrap, yapýnýn ekseninden kýble yönüne konumlanma prensibi gereðince kýsmen sola konumlandýrýlmýþtýr. Üçgen bir
alýnlýkla taçlandýrýlan mermer mihrap mukarnas dolgulu bir kavsaraya sahiptir ve
iki yandan silindirik sütunçelerle sýnýrlandýrýlmýþtýr. Kavsaranýn iki yanýnda dönemin beðenisine göre perde motifli kalem
iþleri dikkat çekmektedir. Mihrabýn saðýndaki ahþap minber kündekârî tekniðinde
geometrik bir kompozisyona sahiptir ve
XV. yüzyýla ait olabileceði düþünülmektedir. Caminin süsleme programýnda özellikle üst örtü ve pencere çevrelerinde yoðunlaþan kalem iþleri dikkat çekmekte,
genellikle bitkisel motiflerden meydana
gelen kalem iþleri devrin dekorasyon anlayýþýný yansýtmaktadýr. Kütahya’nýn önem-
li çini üretim merkezlerinden birini teþkil
etmesine raðmen ulucamide mihrabýn saðýndaki dört karodan oluþan Kâbe tasvirli çini kompozisyonu dýþýnda çini kullanýlmamasý dikkat çekicidir.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Ýsmail Hakký Uzunçarþýlý, Kütahya Þehri, Ýstanbul 1932, s. 107-108; Ayverdi, Osmanlý Mi‘mârîsi I, s. 509-514; Ara Altun, “Kütahya’nýn Türk
Devri Mimarisi”, Kütahya: Atatürk’ün Doðumunun 100. Yýlýna Armaðan, Ýstanbul 1981-82, s.
199-203; A. Osman Uysal, Germiyanoðullarý Beyliði’nin Mimari Eserleri (doktora tezi, 1990), AÜ
Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 64-73; Kütahya ’98
(haz. Sadýk Ölçen – M. Ali Toroðlu), Ýzmir 1998, s.
36-37; Cevdet Dadaþ v.dðr., Osmanlý Arþiv Belgelerinde Kütahya Vakýflarý, Kütahya 2000, II/
2, s. 371; Mim Kemâl Öke v.dðr., Tarihin Tanýklýðýnda Evliya Çelebi’nin Kütahyasý (Belgeler),
Ýstanbul 2006, s. 66.
ÿFatma Kuþ
Malatya Ulucamii. Eski Malatya þehri
merkezinde (bugün Battalgazi ilçesi) yer
alan cami Anadolu Selçuklu Sultaný I. Alâeddin Keykubad tarafýndan 621’de (1224)
yaptýrýlmýþtýr. Yapýmýndan kýsa bir süre
sonra baþlayan tamir ve müdahaleler sonucu caminin planý ve mimarisinde deðiþiklikler meydana gelmiþtir. 645 (1247) ve
672 (1273-74) yýllarýnda yapýya esaslý müdahalelerde bulunulmuþ ve kuzeyine bir
bölüm eklenmiþtir. XIV. yüzyýlýn sonu ile
XV. yüzyýlýn baþlarýnda cami çevresinde
“kaysâriye” denilen bir çarþýnýn inþa edildiði anlaþýlmaktadýr. 1902’de tekrar onarým gören yapý uzun süre bakýmsýz ve harap durumda kalmýþ, son olarak 1960’lý ve
1980’li yýllarda tamir edilmiþtir.
Bugünkü yapýda tuðladan olan kýsýmlar ilk camiden kalmýþ, taþla yapýlan bölümler daha sonraki devirlerde ele alýnmýþtýr. Dikine dikdörtgen bir avlu ile bu
avlunun güneyinde yer alan ve avluya bü-
ULUCAMÝ
yük bir sivri kemerle açýlan eyvana bitiþik
mihrap önü kubbesi caminin orta eksenini oluþturmaktadýr. Avlu-eyvan-mihrap önü
kubbesinden meydana gelen orta eksenin iki yanýnda günümüzde mihraba paralel tonozlu nefler bulunmaktadýr. Bu neflerden avlunun iki yanýndakilerin ilk yapýda dikine düzenlenmiþ revaklar þeklinde
ele alýnmýþ olabileceði düþünülmektedir.
Orta eksenin doðu yönündeki nefler ortada ikiþer, batýdakiler ortada birer pâye
ile desteklenmiþtir. Batý yönündeki neflerin de ilk yapýda doðudaki nefler gibi ortada ikiþer pâye ile desteklendiði sanýlmaktadýr. II. Ýzzeddin Keykâvus zamanýnda Þehâbeddin Ýlyas’ýn Mimar Hüsrev adlý bir sanatkâra yaptýrdýðý 1247 tarihli batý kapýsýnýn ve batý cephesinin bu esnada bir kademe içeri alýnarak yeniden inþa
edildiði, dolayýsýyla bu yönde caminin küçültülmüþ olduðu araþtýrmacýlar tarafýndan kabul edilmektedir. Doðu kapýsýnýn
1274 tarihli onarýmda eklendiði anlaþýlmaktadýr. 1960’lý yýllarda gerçekleþtirilen
onarýmda bu kapý özgünlüðünü yitirmiþtir. 1966’daki çalýþmalar esnasýnda caminin güney cephesinin doðu ucunda bir taçkapý izine rastlanmýþtýr. Zeminden 1 m.
kadar yükseklikte bir parçasý bulunan, yaklaþýk 6 m. geniþliðindeki taçkapýnýn itinalý
taþ iþçiliði dikkate alýndýðýnda caminin ilk
yapýsýndan kaldýðý söylenebilir. Bu yönde
yer alan medrese ile baðlantýyý bu kapýnýn saðladýðý veya sultana mahsus özel
bir giriþ olabileceði düþünülmüþtür. Revaklý avluda, avluya açýlan eyvan kemerinde
ve eyvan içinde, mihrap önü kubbesinde
tuðlalar arasýnda sýrlý tuðla ve çini kullanýlarak zengin bir süsleme meydana getirilmiþtir. Eyvan kemerinin oturduðu konsolda ve mihrap önü kubbeli mekânýn kuzeyindeki Bursa kemerli niþ içinde “Amelü Ya‘kub b. Ebû Bekir el-Bennâ el-Malatî” yazýsýyla çini ustasýnýn adý belirtilmiþtir.
Eyvan tonozunun kubbeli kýsma açýlan ke-
Malatya Ulucamii’nin tuðla örgülü, çini süslemeli kubbe içi
Eski Malatya
Ulucamii
meri üzerindeki âyet kitâbesi altýnda ve
mihrap önü kubbeli mekândaki usta kitâbesinde “Ketebe Ahmed b. Ya‘kub” þeklinde hattatýn adý bulunmaktadýr.
Büyük bir sivri kemerle kuzeydeki eyvana açýlan mihrap önü kubbeli mekâný
ikiþer sivri kemerli açýklýkla yanlardaki neflerle baðlantýlýdýr. Kare bir alt yapý üzerinde üç dilimli yonca biçiminde tromplarla
geçiþi saðlanan kubbe yüksek tutulan ve
altta sekizgen, üstte onaltýgen olan kasnaða oturmuþtur. Tromplardan itibaren
tuðlalarýn deðiþik dizilmesiyle zengin bir
iç mekân teþkil edilmiþ, kubbe içinde sýrlý tuðlalarýn spiral biçimde yerleþtirilmesiyle bu etki arttýrýlmýþtýr. Kubbe ortasýnda fîrûze ve mor çinilerle mühr-i Süleyman þeklinde kûfî harflerle “Muhammed”
ismi yer almaktadýr. Özgün olmayan mihrap, alýnlýðýndaki kitâbeye göre 1902’de
yeniden yapýlmýþtýr. Kesme taþ kaplamalý
mihrap sade ve yuvarlak kemerli, yuvarlak niþlidir. 1966 yýlý çalýþmalarý sýrasýnda
camide bulunan zengin kabartmalý, bitkisel süslemeli ve mukarnaslý alçý parçalarýnýn ilk mihraba ait olabileceði düþünülmektedir. Kündekârî ve eðri kesim tekniðinin birlikte kullanýldýðý minber Ankara
Etnografya Müzesi’ndedir.
Avluya büyük bir sivri kemerle açýlan
eyvan cephesinde fîrûze ve patlýcan moru renkte mozaik çiniler geometrik geçmelerden ve yýldýzlardan oluþan süslemeler meydana getirmiþ, eyvan kemerinde
yazý, köþe sütunçelerde zikzak düzenlemeler yapýlmýþtýr. Eyvanýn arkasý üçgenlerle sonlanarak kubbeli mekânla birleþmektedir. Eyvan tonozu, tuðlalarýn deðiþik dizilmesiyle meydana gelen ve sýrlý tuðla kullanýmýyla teþekkül eden iri geometrik þekillerle süslenmiþtir. Avlunun yalnýzca batý tarafýndaki sivri kemerli tuðla revaklar özgündür. Pâyelerin yüzeyinde ve
kemer köþelerinde tuðlalarýn deðiþik istifiyle oluþan geometrik kompozisyonlar yer
almýþ, kemer üstlerinde fîrûze sýrlý tuðlalarla örgülü kûfî yazýlý panolar teþkil edilmiþtir. Yapýnýn kuzeyindeki bölüm mihraba paralel dört nefli olarak düzenlenmiþ
ve camiden kesme taþ bir duvarla ayrýlmýþtýr. Burada yer alan ikinci mihrabýn
önünde biri elips biçiminde iki kubbe bulunmaktadýr. Ýlk yapýda avlunun kuzeye
doðru bir kademe daha devam ettiði ve
kuzeyde üç nefli bir düzenin, mihrap ekseninde de bir taçkapýnýn olabileceði tahmin edilmektedir. Caminin kütlesi içinde
batý duvarýna bitiþik olan ve günümüze
yalnýzca gövdesi ulaþan tuðladan silindirik
gövdeli minarenin 1224 tarihli ilk yapýda
mý yoksa 1247 tarihli onarýmda mý eklendiði tartýþmalýdýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Oktay Aslanapa, Türk Sanatý II: Anadolu Selçuklularýndan Beylikler Devrinin Sonuna Kadar, Ýstanbul 1973, s. 46-49; E. Baer, “Notes on
the Iconography of Inscriptions and Symbols in
the Ulu Cami of Eski Malatya”, Ars Turcica: Ak-
ten des VI. Internationalen Kongresses für Turkische Kunst (ed. K. Kreiser), München 1987, s.
136-143; Yýldýz Keskin, “Malatya Ulu Camiinin
Asli Hali”, 9. Milletlerarasý Türk Sanatlarý Kongresi: Bildiriler, Ankara 1995, II, 365-377; Aynur
Durukan, “Malatya Ulucamisi-Anadolu’da Ýkinci
Bir Ýran Camisi”, Selçuklu Çaðýnda Anadolu Sanatý (nþr. Doðan Kuban), Ýstanbul 2002, s. 127;
a.mlf., “Eski Malatya Ulu Camii”, Kültür ve Sanat, V/16, Ankara 1992, s. 7-10; M. Zeki Oral,
“Anadolu’da Sanat Deðeri Olan Ahþap Minberler, Kitabeleri ve Tarihçeleri”, VD, sy. 5 (1962), s.
49-51; Celal Yalvaç, “Eski Malatya Ulu Camii”, TY,
V/323 (1966), s. 22-29; Oluþ Arýk, “Malatya Ulu
Camiinin Asli Planý ve Tarihi Hakkýnda”, VD,
sy. 8 (1969), s. 141-149; Yýlmaz Önge, “Malatya
Ulu Camiinde Bulunan Alçý Tezyinat”, Önasya,
sy. 67-68, Ýstanbul 1970, s. 4-5; Perin Topaloðlu –
Bünyamin Uyar, “Eski Malatya Ulu Camii”, Rölöve ve Restorasyon Dergisi, sy. 5, Ankara 1983,
s. 125-133.
ÿAhmet Vefa Çobanoðlu
109
Download

Aç - Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu