ÜCHÛRÎ
med Þerkavî Ýkbâl), Beyrut 1402/1982, I, 181182; Muhibbî, ƒulâ½atü’l-e¦er, III, 157-160, 176,
241; IV, 40, 152, 205; Ali b. Huleyfe el-Mesâkînî,
Fehrese (nþr. Muhammed Mahfûz), Beyrut 1992,
s. 43, 45, 47-50, 55; Kadirî, Neþrü’l-me¦ânî, II,
80-81; a.mlf., el-Ýklîl ve’t-tâc fî te×yîli Kifâyeti’lmu¼tâc (nþr. Mâriye Dâdî), Rabat 2009, s. 481482; a.mlf., Ýltišå¹ü’d-dürer (nþr. Hâþim el-Alevî
el-Kasýmî), Beyrut 1403/1983, s. 138; Ali Paþa
Mübârek, el-ƒý¹a¹ü’t-tevfîšýyye, Kahire 1422/
2001, VIII, 104-109, 302, 311; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 115, 452; II, 782-784,
888; Mahlûf, Þeceretü’n-nûr, I, 281, 289, 291,
303-304, 305, 317, 334; Brockelmann, GAL
Suppl., II, 437; Fihrisü’l-kütübi’l-mevcûde bi’lMektebeti’l-Ezheriyye, [baský yeri ve tarihi yok]
(Matbaatü’l-Ezher), I, 311, 503; II, 319, 347-350,
408, 417; III, 231, 278, 680, 691, 692; VII, 65,
66, 507; βâ¼u’l-meknûn, I, 27, 607; Hediyyetü’l-£ârifîn, I, 758; Sezgin, GAS, I, 127, 480; Hacvî, el-Fikrü’s-sâmî, II, 279, 399; M. Âbid el-Fâsî,
Fihrisü maŹû¹âti ƒizâneti’l-Æaraviyyîn, Dârülbeyzâ 1399/1979, I, 421; M. Ýbrâhim Ali, I½¹ýlâ¼u’lme×heb £inde’l-Mâlikiyye, Dübey 1421/2000, s.
519-520, 526, 530, 532, 542-545, 559-560,
575-581; Hüseyin b. Kasým b. M. en-Nuaymî –
Hamza b. Hüseyin b. Kasým en-Nuaymî, Ýstidrâkât £alâ TârîÅi’t-türâ¦i’l-£Arabî, Cidde 1422, VII,
103; Abdullah Muhammed el-Habeþî, Câmi £u’þþürû¼ ve’l-¼avâþî, Ebûzabî 1425/2004, I, 266,
357, 425; II, 956, 1108; III, 1601, 1605, 2014;
Fihrisü maŹû¹âti’l-Mektebeti’l-Æåsýmiyye (elCezâßir), Beyrut 2006, s. 430-431.
ÿAli Hakan Çavuþoðlu
–
—
ÜCRET
(bk. ÝCÂRE).
˜
–
™
—
ÜÇ AYLAR
˜
Receb, þâban ve ramazan aylarýný
birlikte ifade eden bir tabir.
™
Üç aylarýn faziletine dair Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerin yaný sýra dinî kültürde mübarek sayýlýp kutlanan Regaib, Mi‘rac, Berat ve Kadir gecelerinin bu
aylarda yer almasý üç aylara ayrý bir önem
verilmesine, ibadet, dua, zikir ve hayýrlý iþlerle daha fazla meþgul olunarak dinî duyarlýlýðýn daha yoðun olarak yaþanmasýna
zemin hazýrlamýþtýr. Ancak hadis âlimleri
receb ve þâban aylarýnýn fazileti hakkýnda
kaynaklarda mevcut rivayetlerin çoðunun
uydurma, önemli bir kýsmýnýn zayýf olduðunu ifade etmektedir. Resûl-i Ekrem’in
receb ayý girdiðinde, “Allahým, receb ve
þâbaný bize mübarek kýl ve bizi ramazana
ulaþtýr!” þeklinde dua ettiði yolundaki rivayet (Müsned, I, 259; Ebû Nuaym, VI, 269)
zayýf kabul edilmektedir. Resûlullah’a isnat edilen, “Receb Allah’ýn ayýdýr, þâban
benim ayýmdýr, ramazan ise ümmetimin
276
ayýdýr” rivayetinin ise aslý bulunamamýþtýr
(Süyûtî, s. 114).
Üç aylarda yerine getirilmesi gelenek
halini almýþ nâfile ibadetlerden biri oruçtur. Receb ve þâban aylarýnýn tamamýnýn
oruçlu geçirilerek ramazanla birleþtirilmesi “üç aylar orucu” þeklinde adlandýrýlýr.
Ramazan ayýnda kasten bozulan oruçtan
dolayý yerine getirilmesi gereken iki aylýk
kefâret orucunun receb ve þâban aylarýnda tutularak böylece üç aylarýn oruçlu geçirildiði de görülmektedir. Üç aylar orucunun âdet haline gelmesinde, bu aylarýn faziletine dair Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlere dayanýp ramazan ayýný dinî
duyarlýlýk ve ibadet yoðunluðu içinde karþýlama niyetinin etkili olduðunu söylemek
mümkündür. Resûl-i Ekrem’in þâban ayýnda diðer aylara oranla daha fazla oruç tuttuðu, bazan da tamamýný oruçlu geçirdiði
hadis kaynaklarýnda yer almaktadýr (Buhârî, “Savm”, 52; Müslim, “Sýyâm”, 175,
176). Ancak Resûlullah’ýn receb ve þâban
aylarýný birleþtirerek aralýksýz oruç tuttuðuna, böylece üç aylarý oruçlu geçirdiðine
dair sahih kaynaklarda herhangi bir rivayet mevcut deðildir. Belirli günler dýþýnda
her zaman nâfile oruç tutulmasý mümkündür; ancak fazileti hakkýnda hadis bulunan ya da belirli zamanlarda tutulmasý
tavsiye edilen nâfile oruçlar arasýnda üç aylar orucu mevcut deðildir.
Receb ayýnýn fazileti ve bu ayda oruç
tutulmasýyla ilgili rivayetlerin zayýf olmasý dolayýsýyla bu orucun hükmü hakkýnda
âlimler deðiþik görüþler ileri sürmüþtür.
Bazý âlimler receb ayýnda oruç tutmayý
müstehap kabul ederken bazýlarý, receb
ayýna özel bir kutsiyet atfedilmesi ve halkýn bunu zorunlu bir ibadet þeklinde algýlamasý endiþesiyle bu ayda oruç tutmayý
sakýncalý görmüþtür. Bir kýsým âlimler de
özellikle receb ayýnýn tamamýný oruçlu geçirmeyi hoþ karþýlamamýþtýr. Þâban ayýnýn
büyük kýsmýný ya da tamamýný oruçlu geçiren Hz. Peygamber ramazan dýþýndaki en
faziletli orucun þâbanda tutulan oruç olduðunu ifade etmiþtir (Tirmizî, “Zekât”,
28). Bundan dolayý þâban ayýnda oruç tutulmasý çoðunluk tarafýndan mendup sayýlmakla birlikte Resûl-i Ekrem’in ramazan ayýndan baþka hiçbir ayýn bütününü
oruçlu geçirmediðine dair hadislere (Buhârî, “Savm”, 52; Müslim, “Sýyâm”, 175,
178) ve þâbanýn on beþinden sonra orucun terkedilmesine yönelik rivayetlere dayanan bazý âlimler, orucu farz olan ramazan ayýna þevkle girmeyi zorlaþtýracaðý düþüncesiyle bu ayýn ikinci yarýsýnda oruç
tutmayý mekruh görmüþtür.
Dinî gelenekte üç aylara önem verilmesinin sebeplerinden biri de bu aylarda bulunan kandil geceleridir. Receb ayýnýn ilk
cuma gecesi Regaib, ayný ayýn yirmi yedinci gecesi Mi‘rac, þâban ayýnýn on beþinci gecesi Berat ve ramazan ayýnýn yirmi
yedinci gecesi Kadir gecesidir. Regaib ile
Berat’ýn kutsallýðý kesin olmadýðý gibi bu
gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkýnda
kaynaklarda sahih hadislere rastlanmamaktadýr. Kandil gecelerinin en önemlisi
Kadir gecesidir. Ayný adý taþýyan sûrede
Kur’an’ýn inmeye baþladýðý bu gecenin bin
aydan daha hayýrlý olduðu bildirilmektedir (el-Kadr 97/1-3). Kadir gecesinin ramazan ayýnýn yirmi yedinci gecesine rastladýðý görüþü âlimlerin çoðunluðu tarafýndan
benimsenmiþtir. Üç aylarda nâfile namaz
kýlýnmasý, itikâfa girilmesi, bu aylarda yedi
sene oruç tutulduktan sonra kurban kesilmesi gibi özel ibadet þekilleri kaynaklarda yer almamaktadýr. Üç aylarda vefat
eden kimsenin sorgusunun yapýlmayacaðý yolundaki inanýþýn da aslý yoktur.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Müsned, I, 259; Ebû Nuaym, ¥ilye, Beyrut
1405, VI, 269; Ýbn Teymiyye, Mecmû£u fetâvâ,
XXV, 290-291; Süyûtî, el-Leßâli’l-ma½nû£a fi’le¼âdî¦i’l-mev²û£a, Kahire, ts. (el-Mektebetü’t-ticâriyyetü’l-kübrâ), s. 114; Süleyman Ateþ, “Üç Aylar”, Kur’ân Mesajý Ýlmî Araþtýrmalar Dergisi, sy.
10-12, Ýstanbul 1998, s. 44-48; Faruk Beþer, “Üç
Aylar”, Ýslâm’da Ýnanç, Ýbadet ve Günlük Yaþayýþ Ansiklopedisi (ed. Ýbrahim Kâfi Dönmez), Ýstanbul 2006, IV, 2077-2078; Hacý Mehmet Günay,
“Ramazan”, DÝA, XXXIV, 433-435; a.mlf., “Receb”, a.e., XXXIV, 506-507; M. Kâmil Yaþaroðlu,
“Þâban”, a.e., XXXVIII, 207.
ÿM. Kâmil Yaþaroðlu
–
—
ÜÇ KÜMBETLER
˜
Erzurum’da
Emîr Saltuk Kümbeti
çevresinde yer alan
mezar anýtlarý topluluðu.
™
Çifte Minareli Medrese’nin güneyindeki alanda dört kümbet bulunmaktadýr.
Bunlardan biri Emîr Saltuk Kümbeti adýyla tanýnmakta, diðerleri ise anonim kümbetler diye adlandýrýlmaktadýr. Eski resimlerden anlaþýldýðýna göre kümbetlerin çevresinde zamanla meydana gelen bir mezarlýk vardý. Mezarlýk yýllar içinde yok olmuþ, kümbetler de günümüzde park þeklinde düzenlenmiþ bu alan içinde kalmýþtýr.
Emîr Saltuk Kümbeti sekizgen gövdeye sahiptir ve her cephesi üç kattan oluþan düz silmelerle sýnýrlanmýþ üçgen alýn-
ÜÇ ÞEREFELÝ CAMÝ ve KÜLLÝYESÝ
lýklarla sonlanmaktadýr. Silindirik kasnak
kenarlardan yaklaþýk 0,50 m. kadar içeriden baþlamaktadýr. Kasnaðý altta dilimli,
ortada halat örgülü, en üstte yaprak dilimli üç kattan meydana gelen silmeler çevrelemektedir. Kümbetin taþ külâhý koni biçiminde yükselirken ortada sivri kubbeye
dönüþmüþtür. Ýki renkli taþýn alternatif
olarak kullanýldýðý kümbet gövdesinin her
cephesinde ortada çokgen kesitli sade bir
sütun baþlýðýna sahip sütunçenin ayýrdýðý
yuvarlak kemerli ikiz pencereler yer almaktadýr. Bunlardan kuzey, doðu, batý ve güney yöndekilerde dehliz þeklinde açýklýklar görülürken diðerleri saðýr niþler þeklindedir. Pencerelerin kemerlerini çevreleyen iki katlý silme kesilmeyip devam etmekte ve kümbetin bütün cephelerini pencerelerin alt hizasýndan devam ederek dolaþmaktadýr. Kümbetin kapýsý kuzey cephesindedir; silmelerle çevrelenmiþ yuvarlak kemerinin aynasýnda altý köþeli yýldýzlardan oluþan geometrik düzenleme ve
düz lentosu üzerinde geometrik geçmelerden meydana gelen süsleme yer almýþtýr. Silindirik kasnakta kümbetin sekizgen
gövdesinin köþelerine gelecek biçimde üçgen kesitli, dikdörtgen açýklýklý ve yuvarlak kemerli niþler yerleþtirilmiþtir. Niþlerin üçgen dilim þeklindeki örtülerinde ýþýnsal düzenleme üzerinde her birinde farklý hayvan figürleri ve bitkisel figürler yer
almaktadýr. Kuzey yönündeki kapýnýn saðýndaki ilk niþte gövdeleri birbirine dolanmýþ bir çift ejder, ikinci niþte bir hayvan
(yarasa [?]) figürü, üçüncüsünde kanatlarý iki yana açýk bir kartal, dördüncüsünde uzun kulaklý bir tavþan (?), beþincisinde bir boða baþý ve boynuzlarý arasýnda bir
insan baþý, altýncý ve yedinci niþlerde bitkisel motifler, sekizinci niþte kartal baþlý,
insan vücutlu bir figür tasvir edilmiþtir. On
iki hayvanlý Türk takvimine ait hayvan fi-
gürlerinden bazýlarýnýn seçilerek burada
uygulanmýþ olmasý muhtemeldir. Kümbet
içten kubbeyle örtülüdür ve sekizgen gövdeden kubbeye istiridye kabuðu biçiminde öðelerle geçilmiþtir. Yapýnýn beþik tonozla örtülü, dikdörtgen planlý kriptasýnda bir sanduka bulunmaktadýr. Kümbetin ne zaman ve kimin için yapýldýðý kesin
þekilde bilinmemektedir. Araþtýrmacýlar,
Saltuklu Emîri Ýzzeddin Saltuk zamanýnda XII. yüzyýlýn ikinci yarýsýnýn ortalarýnda
inþa edilmiþ olabileceði görüþünde birleþmektedir.
Emîr Saltuk Kümbeti’nin güneydoðusunda yer alan ikinci kümbet Anonim
Kümbet I olarak adlandýrýlmaktadýr. Dört
köþesi pahlý kare kaide üzerinde üç katlý
silmeden sonra onikigen gövde yer almaktadýr. Cephelerdeki kemerli düzenlemenin
ardýndan silindirik gövdeli devam eden
kümbet taþ bir külâhla örtülüdür. Yapýnýn cephelerinde köþelerde sade sütunçe
baþlýklarýna sahip ince uzun çift sütunçeler silmeli sivri kemerlerle baðlanmýþtýr.
Kümbete giriþ batý yönündeki kapýyla saðlanmakta, kuzey ve güney cephelerinde
köþeleri sütunçeli ve mukarnas kavsaralý
pencereler bulunmaktadýr. Silindirik kasnak kýsmýnda kýrmýzý taþ üzerine iþlenmiþ
zencerek motifi bordür halinde dolanmaktadýr. Yapýnýn gövdesi içten silindirik olup
kubbeyle örtülüdür. Altta kripta katýnýn
varlýðý da bilinmektedir. Ýnþa tarihi kesin
bilinmeyen yapý XIV. yüzyýlýn ilk çeyreðine
tarihlendirilmektedir. Anonim Kümbet I’in
hemen yanýndaki üçüncü kümbet (Emîr
Saltuk Kümbeti’nin güneybatýsýnda) yine
onikigen gövdeli ve taþ külâhla örtülüdür.
Kümbetin gövdesi her cephede silmelerle oluþturulmuþ sivri kemerli düzenlemeyle hareketlendirilmiþtir. Silindirik gövde
burmalý bir halat silmeyle sonlanmaktadýr. Ýnþa tarihi bilinmeyen bu yapý da XIV.
Üç Kümbetler’den bir taþ süsleme detayý
yüzyýla tarihlendirilmektedir. Ayný alanda
yer alan dördüncü kümbet Emîr Saltuk
Kümbeti’nin batýsýnda olup kare planlýdýr.
Dört yana eðimli taþ kaplama bir çatýyla
örtülen yapýnýn doðu cephesinde bir pencere, kuzey cephesinde kapýsý bulunmaktadýr. Ýnþa tarihi belli olmayan yapý Saltuklu dönemi sonrasýnda belki de XIII. yüzyýlda yapýlmýþtýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Abdürrahim Þerif Beygu, Erzurum: Tarihi, Anýtlarý, Kitabeleri, Ýstanbul 1936, s. 86-91; Ýbrahim
Hakký Konyalý, Âbideleri ve Kitâbeleri ile Erzurum
Tarihi, Ýstanbul 1960, s. 418-422; Rahmi Hüseyin
Ünal, Les monuments islamiques anciens de la
ville d’Erzurum et de sa region, Paris 1968, s.
102-115; Orhan Cezmi Tuncer, Anadolu Kümbetleri: I Selçuklu Dönemi, Ankara 1986, s. 121128; a.mlf., Anadolu Kümbetleri: II Beylikler ve
Osmanlý Dönemi, Ankara 1991, s. 191-194; Oktay Aslanapa, Türk Sanatý, Ankara 1990, s. 251;
Hakký Önkal, Anadolu Selçuklu Türbeleri, Ankara 1996, s. 19-23, 200-203, 247-249; Oluþ Arýk,
“Erken Devir Anadolu Türk Mimarisinde Türbe
Biçimleri”, Anadolu: Anatolia, XI, Ankara 1969,
s. 81.
ÿAyþe Denknalbant
–
—
ÜÇ ÞEREFELÝ CAMÝ
ve KÜLLÝYESÝ
˜
Erzurum’da
Üç Kümbetler
Edirne’de
XV. yüzyýlýn ilk yarýsýnda
inþa edilen külliye.
™
II. Murad tarafýndan inþa ettirilen cami,
saatli medrese, mektep, sebil, çeþme ve
hazîreden meydana gelen küçük bir külliyedir. Camiyi 841-851 (1437-1447) yýllarý
arasýnda Mimar Muslihuddin ve Þehâbeddin Usta’nýn yaptýðý kabul edilmektedir.
XV. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Peykler Medresesi külliyeye eklenmiþtir. 1176 (1762) depreminde hasar gören cami 1177’de (176364) III. Mustafa tarafýndan onartýlmýþtýr.
Bu onarýma iliþkin kitâbe son cemaat ye277
Download

– — ˜ ™ – — ˜ ™ – — ˜ ™