TOKAT
ramlýðýna delâlet etmediði noktasýndan
hareket ederler.
–
BÝBLÝYOGRAFYA :
Müsned, II, 213; IV, 189; VI, 357; Abdürrezzâk
es-San‘ânî, el-Mu½annef (nþr. Habîbürrahman elA‘zamî), Beyrut 1403/1983, VI, 6-9; Ýbn Ebû Þeybe, el-Mu½annef (nþr. Kemâl Yûsuf el-Hût), Beyrut 1409/1989, V, 246-247; Fâkihî, AÅbâru Mekke (nþr. Abdülmelik b. Abdullah b. Dehîþ), Beyrut 1414/1994, III, 221; Ýbn Kuteybe, £Uyûnü’laÅbâr (Tavîl), III, 41; Nesâî, £Ýþretü’n-nisâß, Beyrut
1409/1989, s. 201-203; Ebû Saîd Ýbnü’l-A‘râbî,
el-Æubl ve’l-mu£âneša ve’l-mu½âfa¼a (nþr. Mecdî es-Seyyid Ýbrâhim), Kahire, ts. (Mektebetü’lKur’ân); Taberânî, el-Mu£cemü’l-kebîr (nþr. Hamdî Abdülmecîd es-Selefî), Beyrut, ts. (Dâru ihyâi’ttürâsi’l-Arabî), II, 176; XX, 211- 212; a.mlf., elMu£cemü’l-evsa¹ (nþr. Târýk b. Avazullah – Abdülmuhsin el-Hüseynî), Kahire 1415/1995, VIII, 182;
Ahmed b. Hüseyin el-Beyhaký, es-Sünenü’l-kübrâ (nþr. M. Abdülkadir Atâ), Beyrut 1414/1994, VII,
99-100; X, 192; Ferrâ el-Begavî, Þer¼u’s-sünne
(nþr. Þuayb el-Arnaût), Beyrut 1403/1983, XII,
289, 290, 291, 292, 293; Kâsânî, Bedâßi £, V, 123124; Muvaffakuddin Ýbn Kudâme, el-Mu³nî (nþr.
Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî – Abdülfettâh
M. el-Hulv), Riyad 1419/1999, XIII, 252; Ýzzeddin Ýbn Abdüsselâm, Æavâ£idü’l-a¼kâm, Beyrut,
ts. (Dârü’l-ma‘rife), II, 173; Nevevî, el-E×kâr, Beyrut 1404/1984, s. 209-210; Takýyyüddin Ýbn Teymiyye, Mecmû£atü’l-fetâvâ (nþr. Âmir el-Cezzâr –
Enver el-Bâz), Mansûre 1426/2005, XXIII, 192;
Ýbn Balabân, el-ݼsân bi-tertîbi Øa¼î¼i Ýbn ¥ibbân (nþr. Kemâl Yûsuf el-Hût), Beyrut 1407/1987,
II, 277, 326; IX, 161-162; Ýbn Hacer el-Askalânî,
Fet¼u’l-bârî (nþr. Ebû Kuteybe Nazar b. Muhammed el-Fâryâbî), Riyad 1426/2005, XIV, 211-216;
Hattâb, Mevâhibü’l-celîl, Beyrut 1398, I, 296; II,
29, 127; Hatîb eþ-Þirbînî, Mu³ni’l-mu¼tâc (nþr.
M. Halîl Aytânî), Beyrut 1418/1997, I, 105; III,
182; IV, 286; Ahmed b. Muhammed Akhisarî, Risâle fî enne’l-mu½âfa¼a ba£de’s-½alavâti’l-Åams
bid£atün, Süleymaniye Ktp., Harput, nr. 429, vr.
72-73; Kâtib Çelebi, Mîzânü’l-hak fî ihtiyâri’lehak (s.nþr. Süleyman Uludað), Ýstanbul 2008, s.
199-201; Þürünbülâlî, Sa£âdetü ehli’l-Ýslâm bi’lmu½âfa¼ati £ašýbe’½-½alâti ve’s-selâm (Resâßilü
¥asen Þürünbülâlî içinde, 50. risâle), Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 1184, vr. 527-548; Muhammed b. Seyyid Kemâleddin, Risâle fi’l-mu½âfa¼a, Süleymaniye Ktp., Lâleli, nr. 3767, vr. 143147; Ýbn Âbidîn, Reddü’l-mu¼târ, Beyrut 1421,
II, 235; VI, 368, 381, 412; Azîmâbâdî, £Avnü’lma£bûd, Beyrut 1415, XIV, 80-84; Ahmed eþ-Þerebâsî, Yesßelûneke fi’d-dîn ve’l-¼ayât, Beyrut
1980, IV, 86-87; Talât Koçyiðit, Hadis Istýlahlarý,
Ankara 1985, s. 300-301, 310-313; M. Mûsâ Nasr,
Tamâmü’l-kelâm fî bid£ati’l-mu½âfa¼a ba£de’sselâm, Amman 1405/1985, s. 16-34; Vehbe ezZühaylî, el-Fýšhü’l-Ýslâmî ve edilletüh, Dýmaþk
1405/1985, III, 567, 570; Abdülkerîm Zeydân, elMufa½½al fî a¼kâmi’l-merße ve beyti’l-müslim
fi’þ-þerî£ati’l-Ýslâmiyye, Beyrut 1413/1993, III, 249251, 268; Hayreddin Karaman, Hayatýmýzdaki Ýslam, Ýstanbul 2006, II, 150-153; Abdünnâsýr b.
Hýdýr Mîlâd, el-Mu½âra¼a fî a¼kâmi’l-mu½âfa¼a,
Medine 1429/2008, s. 11-98; “Musâfaha”, Mv.F,
XXXVII, 356-366; Mustafa Çaðrýcý, “Tokalaþma”,
Ýslâm’da Ýnanç, Ýbadet ve Günlük Yaþayýþ Ansiklopedisi, Ýstanbul 1997, IV, 379.
ÿNebi Bozkurt
—
TOKAT
˜
Karadeniz bölgesinin
Ýç Anadolu’ya çok yaklaþtýðý
orta bölümünde þehir
ve bu þehrin merkez olduðu il.
™
Orta Karadeniz sahil kesimiyle Ýç Anadolu arasýnda önemli bir geçit yeri olup Yeþilýrmak havzasýnda yer alýr. Þehir, ortasýndan Yeþilýrmak’ýn geçtiði (bu kesimdeki adýyla Tozanlý suyu) doðu-batý istikametinde uzanan, Kazova adý verilen ovanýn güneyindeki daðlar arasýndan inen Behzat deresinin
iki yamacýnda ve tabanýnda kurulmuþtur.
Tokat adýnýn menþei hakkýnda çeþitli rivayet ve görüþler vardýr. Bunlardan biri, þehrin Togayit Türkleri tarafýndan kurulduðu
ve adýnýn Togay kelimesinden geldiði yönündedir. Bir diðer görüþ, þehir adýnýn
“surlu þehir” mânasýna gelen toh-kat (“sursuz þehir” Yoz-kat gibi) veya “besili at” anlamýna gelen tok-at kelimesinden türediði
þeklindedir. Paul Wittek ise birtakým delillerden hareketle Tokat’ýn Bizans þehri
Dokeia olduðunu ileri sürer. Sargon Erdem,
Tokat’ýn eski adý olarak kabul ettiði Grekçe dokeia kelimesinin “çanak memleket”
mânasýna geldiði ve bu adýn zamanla Tokat’a dönüþtüðü kanýsýndadýr. Mevcut þehrin, etrafý tepelerle çevrili çukur bir yerde
kurulmasý sebebiyle bu son fikrin doðru
olma ihtimali daha çoktur.
Tokat, Anadolu’da tarihi eski çaðlara kadar uzanan önemli bir þehirdir. Þehrin kuruluþ tarihi kesin þekilde bilinmemekle beraber yörenin yerleþim tarihi Kalkolitik çað
ile (m.ö. 5400-3000) baþlar. Milâttan önce 1750-1200’de Hititler, Tokat havalisinin
güneyini ve güneybatýsýný hâkimiyetleri altýna aldýlar. Hitit Devleti’nin yýkýlmasýyla
milâttan önce VIII. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Frigler yaklaþýk yüzyýllýk bir dönemde
etkili oldular. Frig Devleti’nin milâttan önce 676’da Kimmer istilâsý sonucu ortadan
kalkmasý üzerine Tokat çevresi Kimmerler’in ve ardýndan Ýskitler’in (m.ö. 613-585)
hâkimiyetine geçti. Milâttan önce 585 yýlýnda Medler, Anadolu’da Ýskit idaresine
son verince Tokat’ý da ele geçirdiler. Milâttan önce 550’de Med Devleti’nin yýkýlarak
yerine Pers Ýmparatorluðu’nun kurulmasýyla yöre yaklaþýk iki asýr Pers egemenliði altýnda kaldý. Persler, Kuzey Kapadokya
satraplýðý (eyalet) içinde yer alan Tokat ve
çevresine büyük önem verdiler.
Makedonya Kralý Büyük Ýskender milâttan önce 332’de Anadolu’nun büyük bir
bölümünde Pers hâkimiyetini sona erdirdi. Ancak Kuzey Kapadokya satraplýðýna
dokunmadý. Bu satraplýðýn baþýnda bulunan I. Ariarathes krallýðýný ilân ederek Gaziura’yý (Turhal) merkez yaptý. Ýskender’in
milâttan önce 323’te ölümünün ardýndan
yerine geçen Perdikkas, Kapadokya Krallýðý’ný yýktý (m.ö. 322). Fakat Makedonya
Krallýðý’nýn Tokat yöresindeki egemenliði
de çok kýsa sürdü (yaklaþýk yirmi beþ yýl).
Bundan sonraki 200 yýl içinde Tokat, Pontus Krallýðý hâkimiyeti altýnda kaldý. Pontus Devleti’nin milâttan önce 63 yýlýnda
yýkýlmasýnýn ardýndan Tokat havalisi Roma’nýn yönetimi altýna girdi. Milâttan önce 47’de Zile’de Roma Ýmparatoru Caesar
ile son Pontus Kralý Mithridates’in oðlu II.
Pharnakes arasýnda büyük bir savaþ meydana geldi. Caesar, babasýnýn eski topraklarýný geri almak isteyen II. Pharnakes’i
aðýr bir yenilgiye uðrattý. Tokat yöresi 64’te Pontus Polemoniakus adýný aldý. Roma
Ýmparatorluðu’nun 395’te ikiye ayrýlmasý
üzerine Tokat havalisi Doðu Roma (Bizans)
Ýmparatorluðu sýnýrlarý içinde kaldý. Tokat
þehri, muhtemelen I. yüzyýlda Komana Pontika halkýndan hýristiyan olan ve burada
yaþama imkâný bulamayan hýristiyanlar tarafýndan kuruldu. Ramsay’a göre þehrin
bugünkü yerinde Dazimon denilen bir kale bulunuyordu; bu kale, Komana’daki Enyo âyinlerinden nefret eden hýristiyanlarýn buraya göç etmesiyle meydana getirilmiþti. H. Gregorie ise Dazimon’un Turhal’ýn 10 km. kuzeydoðusundaki Dazmana (günümüzde Turhal’a baðlý Akçatarla
köyü) olduðunu ileri sürer. Nitekim Osmanlý tahrir kayýtlarýnda Turhal’a baðlý Dazýmana köyünün yer almasý (BA, TD, nr.
387, s. 477) bu görüþü teyit eder.
Tokat ve çevresine Ýslâm akýnlarý Bizans
Ýmparatoru Herakleious zamanýnda baþladý. Emevîler devrinde el-Cezîre, Ýrmîniye ve Azerbaycan Valisi Mesleme b. Abdülmelik, Tokat’ý zaptettiyse de (712) birkaç
yýl sonra Ýmparator III. Leon idaresindeki
Bizans kuvvetleri þehri geri aldý. Bundan
yirmi yýl kadar sonra Muâviye b. Hiþâm,
Kayseri ve Darende’den Tokat ve Amasya’ya kadar ilerledi. 740’ta Emîr Süleyman
b. Hiþâm’ýn tekrar ele geçirdiði Tokat diðer Emevî kumandanlarýnýn da hücumlarýna hedef oldu. Abbâsîler devrinde Hasan
b. Kahtabe ve Mâlik b. Abdullah ile bazý
Türk asýllý kumandanlar bölgeye akýnlarda
bulundu.
1071 Malazgirt zaferinin ardýndan Emîr
Dâniþmend 1074’te Tokat’ý fethetti. Anadolu Selçuklu Sultaný II. Kýlýcarslan 1175’te
Dâniþmendliler’i ortadan kaldýrýnca Tokat
Selçuklu hâkimiyetine geçti. II. Kýlýcarslan,
580’de (1184) ülkeyi on bir oðlu arasýnda
219
TOKAT
taksim ettiðinde Tokat büyük oðlu Rükneddin II. Süleyman Þah’ýn payýna düþtü.
1205’te Gýyâseddin I. Keyhusrev, Selçuklu tahtýna ikinci defa çýktýðýnda ortanca
oðlu Alâeddin Keykubad’ý Tokat merkez
olmak üzere Dâniþmend iline melik tayin
etti. Alâeddin babasýnýn ölümüne kadar
yaklaþýk altý yýl burada kaldý. 1240’ta Baba Ýshak’ýn baþlattýðý ayaklanmaya Tokat
civarýndaki taraftarlarý da katýldý. 1243 Kösedað Savaþý’ndan sonra Anadolu Selçuklu Devleti’ne egemen olan Ýlhanlýlar, Tokat Emirliði’ni Muînüddin Süleyman Pervâne’ye verdiler. 1276’da Tokat, Nûreddin
Cibrîl idaresinde bulunuyordu. Son Selçuklu hükümdarlarý devrinde burasý muhtelif emîrler tarafýndan yönetildi. Tokat yöresi, Ýlhanlýlar’ýn Anadolu valisi Timurtaþ’ýn
1327’de isyan ederek Mýsýr’a kaçmasý ve
Ebû Said Bahadýr Han’ýn 1335’te vefatý ile
Anadolu’nun ortasýnda kurulan Eretnaoðullarý’nýn idaresi altýna girdi. 1381’de Eretna idaresini ele geçiren Kadý Burhâneddin
Ahmed, Þeyh Necib’i Tokat emirliðinde býraktý. 1398’de Kadý Burhâneddin’in Akkoyunlu Karayülük Osman Bey tarafýndan
öldürülmesi üzerine mahallî emîrler arasýndaki çatýþmalardan býkan halkýn davetiyle harekete geçen Osmanlý Sultaný Yýldýrým Bayezid, Sivas ve Tokat’ý kolaylýkla ele
geçirdi.
Yýldýrým Bayezid “Dârünnasr” adýný verdiði Tokat’ta iken para bastýrdý, kalede bir
cami yaptýrdý ve yeni ilâvelerle kaleyi tahkim etti. 1402 Ankara Savaþý’ndan sonra
kuvvetleriyle birlikte Amasya’ya çekilen
Çelebi Mehmed kardeþlerine karþý mücadelede Amasya ve Tokat’ý hareket üssü
olarak kullandý. 1418’de Tokat’tan Bursa’ya kadar uzanan yerlerde þiddetli bir deprem meydana geldi. Depremle birlikte Tokat halký üç ay boyunca çadýrlarda yaþamak zorunda kaldý. 1419’da Ýnaloðlu Ýbrâhim Bey’in oðlu Yar Ali Bey âniden Tokat’ý
bastýysa da Amasya muhafýzý Ýsmâil Bey’in
buraya gelmesiyle geri çekildi. II. Murad
döneminde Çorum yöresinde bulunan Kýzýlkoca Türkmenleri, Tokat ve Amasya taraflarýnda eþkýyalýk yaptýklarýndan Lala Yörgüç Paþa tarafýndan cezalandýrýldý (1426).
1435’te Karakoyunlu Hükümdarý Ýskender
Mirza, Timurlu Hükümdarý Þâhruh karþýsýnda maðlûp olunca II. Murad’dan Tokat’ta kýþlamak için izin talep etti ve 839 (143536) kýþýný burada geçirdi. Ancak adamlarýnýn çevreye zarar vermeleri üzerine Tokat’ý terketmesi istendi.
Fâtih Sultan Mehmed devrinde Tokat,
Akkoyunlu Hükümdarý Uzun Hasan’ýn ordusu tarafýndan büyük bir yýkýma uðradý.
220
Baþýnda Bektaþoðlu Emîr Ömer ve Yusufça Mirza’nýn bulunduðu birlik Tokat’a girerek her tarafý yakýp yýktý (1472). 1473 Otlukbeli Savaþý’nda Osmanlýlar’ýn kazandýðý
zafer bu tahribe iyi bir cevap oldu. II. Bayezid döneminde Safevî Hükümdarý Þah
Ýsmâil’in 911’de (1505) Tokat yöresine gelmesi bu havalide Þiîliðin yayýlmasýna ve
bazý Þiî isyanlarýnýn çýkmasýna yol açtý. Þah
Ýsmâil’in halifelerinden Nûr Ali Halîfe 1512’de Tokat ve Niksar taraflarýnda bir ayaklanma baþlattý. Amasya’da bulunan Þehzade Ahmed ile veziri Yularkýstý Sinan Paþa bu isyaný önlemeye çalýþtýlar. 1519’da
Tokat ve Amasya taraflarýnda Celâloðlu
Þah Velî etrafýna adam toplayýp isyan ettiðinden üzerine kuvvet gönderilerek etkisiz hale getirildi.
XVI. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Tokat ve
çevresi zaman zaman Safevîler’in tahrik
ettiði eþkýyanýn, suhte ve Celâlî ayaklanmalarýnýn ortaya çýkardýðý sýkýntýlara mâruz kaldý. Önemli Celâlî liderlerinden Karayazýcý Abdülhalim, 1601’de Tokat yöresini yaðmaladýktan sonra Sokulluzâde Hasan Paþa’nýn takibinden kurtulmak için Canik daðlarýna çekildi. Hasan Paþa, Tokat’a
gelerek burayý hareket merkezi yaptý. Ertesi yýl Karayazýcý’nýn ölümüyle yerine geçen kardeþi Deli Hasan, Tokat’a baskýn yaparak Hasan Paþa’yý burada þehid ettikten sonra geri çekildi. Ardýndan Kalenderoðlu, Tokatlý Aðaçtan Pîrî, Uzun Halil, Kara Said gibi Celâlî eþkýyasýnýn Tokat ve çevresine çok büyük zararlarý dokundu. Nihayet Kuyucu Murad Paþa, Celâlî isyanlarýný bastýrmakla görevlendirildiðinde 1609’da Tokat’a uðradý. Abaza Paþa isyanlarýnda
(1622-1625, 1627-1628) onun üzerine sevkedilen ordular Tokat’ý kýþlak olarak kullandý. Bu sýrada þehre gelen tarihçi Peçuylu Ýbrâhim, Tokat’ta bir süre darphâne eminliði ve defterdarlýk hizmetinde bulundu. IV. Murad Revan seferinden dönüþte (1635) Tokat’a uðradý. Sultan Ýbrâhim
devrinde Sivas Valisi Vardar Ali Paþa isyan
edince bir süre Tokat’ta kaldý (1647-1648).
1656’da Melek Ahmed Paþa ile birlikte Evliya Çelebi Tokat’a geldi. XVII. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Tokat’ta yine birçok isyan ve
karýþýklýk çýktý.
XVIII. yüzyýldaki Rus ve Ýran savaþlarýnda bir kavþak noktasý olmasý sebebiyle Tokat aðýr vergilere ve yaðmalara mâruz kaldý. 1737 ve 1792’de Tokat’ta büyük yangýnlar meydana geldi. III. Selim devri ýslahatlarýnýn bütün Osmanlý taþrasýnda olduðu gibi Tokat’ta da etkileri görüldü. Panayýrlar kurulmasý, evlenme iþlerinde yenilikler, zorbalara karþý alýnan etkili tedbir-
lerle bazý imar hareketleri örnek olarak verilebilir. 1805’te Trabzon Valisi Tayyar Mahmud Paþa ile Yeni Ýl voyvodasý ve Tokat
mukataa nâzýrý Çapanoðlu Süleyman Bey
arasýnda amansýz bir mücadele baþladý,
bu mücadele bir süre için Tokat halkýnýn
huzurunu kaçýrdý. Tanzimat devrinin baþýnda Tokat’ta muhassýllýk idaresinin kurulmasýyla nüfuz kaybýna uðrayan yerel
beylerden Latifoðlu Hüseyin Aða, çýkardýðý isyanla Tokat muhassýlý Hilmi Efendi’yi
aðýr þekilde yaraladýðýndan sürgün cezasýyla Tokat’tan uzaklaþtýrýldý. 1877-1878 Osmanlý-Rus Savaþý sonrasýnda Tokat’a yoðun göçler oldu. 1890’larda Ermeni Hýnçak
Cemiyeti, Tokat’ta bazý tedhiþ eylemlerine giriþti. Balkan savaþlarý ve I. Dünya Savaþý sürecinde Tokat sýkýntýlý günler yaþadý. Millî Mücadele yýllarýnda Mustafa Kemal, memleketin iþgaline karþý direniþi ve
teþkilâtlanmayý gerçekleþtirmek amacýyla
çýktýðý yolculukta birkaç defa Tokat’a uðradý ve Tokatlýlar’dan büyük destek aldý.
Fizikî Yapý ve Nüfus. Muhtemelen Romalýlar devrinde kale-þehir olarak kurulan Tokat’ýn, kalenin üzerinde yer aldýðý
sarp tepenin güney ve doðu yamaçlarýna
doðru yayýldýðý anlaþýlmaktadýr. Kesme ve
moloz taþlardan yapýlan kale Selçuklular ve
Osmanlýlar zamanýnda sýkça onarým gördü, kaleye yeni savunma ve gözetleme
yerleri ilâve edildi. XV ve XVI. yüzyýllarda
kalenin güney ve doðu ayaðýndaki eski yerleþim merkezi, nüfustaki artýþa paralel þekilde güney-kuzey yönünde uzanan Behzat deresinin her iki tarafýnda geniþlemeye baþladý. Böylece fizikî savunma esaslý
eski þehir zamanla açýk bir þehre dönüþtü. Tokat’ýn fizikî yapýsý ve nüfusuyla ilgili
ayrýntýlý bilgiler 859 (1455) yýlýna kadar iner.
Buna göre Tokat’ta elli dört mahalle mevcuttu ve kýrk altýsý müslümanlara, sekizi
gayri müslimlere aitti. Müslüman mahallelerinin kýrk biri mescid adlarý taþýmaktaydý. Bunlarýn içinde Umur Hacý, Kadý Hasan, Sultan, Derviþan, Mevlânâ, Kýzýlca,
Hacý Ömer, Mekke, Hacý Ývaz Paþa, Mevlevîhâne Mescidi mahalleleri zikredilebilir.
En kalabalýk mahalle Mevlânâ Mescidi mahallesiyle (doksan dokuz hâne) Sultan Mescidi mahallesiydi (doksan altý hâne). Gayri
müslim mahallelerinden Pazarcýk adlý yerleþme biriminde 511 hâne vardý; ancak
burada müslüman gruplar da oturmaktaydý. Þehirde mevcut 12-13.000 dolayýndaki nüfusun 4000’ini hýristiyanlar oluþturuyordu. Söz konusu rakamlar, Tokat’ta
bu sýralarda Osmanlý þehirleri arasýnda en
kalabalýk merkezlerden biri olduðuna iþaret eder. II. Bayezid devrinde hazýrlanan
TOKAT
890 (1485) tarihli defterdeki kayýtlar Tokat’ta 1471’de uðradýðý tahribatýn izlerinin silinmediðini gösterir. Buna göre kýrk
ikisi müslümanlara, dördü gayri müslimlere ait, sekizinde de karýþýk ikamet edilen elli dört mahalle vardý. Toplam nüfus
7-8000’e düþmüþtü. Þehir 1455’teki nüfus yapýsýna ancak 1574-1575 yýlýnda eriþebildi (12.000). Gayri müslimlerin toplam
nüfus içindeki oraný yaklaþýk % 35’i buluyordu. 1574’te mahalle sayýsý altmýþ dörde ulaþmýþtý. Avârýz kayýtlarýna göre þehirde 1600’de 2368, 1601’de 2307, 1642’de
2728 hâne vardý (yaklaþýk 11-12.000 kiþi).
Bu rakamlara göre 1574-1602 yýllarý arasýnda nüfusta bir duraklama eðilimi göze
çarpar. Bu da dönemin sosyoekonomik
þartlarý ve Celâlî isyanlarýyla ilgili olmalýdýr. Þehrin 1574’te altmýþ dört olan mahalle sayýsý 1600’de yetmiþ dört, 1642’de
yetmiþ idi.
1701’de Tokat’ý gezen Tournefort þehrin nüfusunu 20.000 Türk, 4000 Ermeni,
300-400 Rum olmak üzere toplam 24.400
hâne; XVIII. yüzyýlýn sonlarýnda Ýnciciyan
13.200 Türk, 2500 Ermeni ve 300 Rum
16.000 hâne þeklinde gösterir ki bu rakamlar oldukça abartýlýdýr. 1835-1837 yýllarý için
W. F. Ainsworth 20.000 kiþi derken, W. F.
Hamilton 20.000’den az olduðunu belirtir.
1772 yýlý þer‘iyye siciline göre Tokat’ta seksen bir mahalle vardý. Bu mahalle sayýsý
1840 yýlýna kadar pek deðiþmedi. 18401860 arasýnda yetmiþ üç, 1870’te elli yedi
mahalleden oluþan Tokat þehrinin tahminî
nüfusu 1844’te 18.575, 1851’de 18.712,
1870’te 20.720 kiþi idi. 1892’de Cuinet’e
göre Tokat’ýn toplam nüfusu 29.890 olup
nüfusun etnik ve dinî daðýlýmý þöyledir:
Müslüman Türkler % 61 (18.250 kiþi), Ermeniler % 34,95 (10.450 kiþi), Rumlar %
4,48 (750 kiþi), yahudiler % 1,33 (400 kiþi), yabancýlar (Cizvit ve Protestan misyonerleri 40 kiþi). Sivas’taki Fransýz konsolosu 1901’de þehrin toplam nüfusunu 29.000
olarak verir. Bunun % 62,06’sýný müslüman Türkler, % 30,34’ünü Ermeniler, %
4,48’ini Rumlar teþkil etmekteydi. Son iki
nüfus toplamý kýyaslandýðýnda 1901’deki
toplamýn 1892’dekinden yaklaþýk % 3 daha düþük olduðu görülür. Bu dönemde Tokat’a yapýlan göçler ve normal nüfus artýþý dikkate alýnýnca nüfus azalmasýnýn doðruyu yansýtmadýðý, Cuinet ve Fransýz konsolosunun verdiði rakamlarýn þüpheli olduðu düþünülebilir.
Ekonomik ve Kültürel Yapý. Tokat yöresi, milâttan önce III. binden itibaren son derece geliþmiþ bir metalürji tekniðine ve estetiðine sahip halklar tarafýndan iskân edil-
miþti. Ayný zamanda Anadolu’daki önemli ticaret yollarý kavþaðýnda bulunduðundan hareketli bir ticaret alanýydý. Bu ticarette tapýnaklarýn büyük etkisi vardýr. Meselâ Komana Pontika’da (günümüzde Tokat’ýn doðusunda Gümenek=Kýlýçlý köyü)
tanrýçanýn onuruna düzenlenen festivallere Ön Asya’nýn her tarafýndan binlerce
insan gelirdi. Bunlar dinî görevlerini yerine getirirken bölgenin halký ile ticaret yapmaktaydý. Roma ve Bizans egemenlikleri
sýrasýnda Tokat bölgesinde ticaret ve ulaþým geliþti; Tokat, Komana, Niksar, Zile ve
Sulusaray gibi þehirler imar edildi.
Selçuklular döneminde Tokat, Anadolu’yu doðu-batý ve kuzey-güney istikametinde kateden iki milletlerarasý ticaret yolunun kavþak noktasýnda bulunuyordu. Bu
yollardan ilki doðu-batý istikametinde Avrupa’dan baþlayarak deniz yoluyla Antalya’ya çýkan, oradan Konya, Aksaray, Kayseri, Sivas, Tokat, Erzincan ve Erzurum
üzerinden Ýran ve Doðu Türkistan’a ulaþan kervan yolu idi. Diðeri Irak’tan baþlayýp güney-kuzey istikametinde devam ederek Samsun, Sinop limanlarýndan Anadolu’yu Kýrým’a baðlayan kervan yolu olup yine Tokat üzerinden geçmekteydi. Bu devirde ulaþým ihtiyaçlarý için Tokat ve çevresinde on bir kadar han ve kervansaray
inþa edildi. Tokat, Osmanlý döneminde de
Anadolu’da doðu-batý ve güney-kuzey istikametinde ulaþýmý saðlayan yollarýn kesiþme noktasý olarak transit ticaret mallarýnýn sergilendiði pazar konumundaydý.
Bu pazarda bölgenin toprak ürünleriyle sanayi mâmulleri sergilenmekte ve satýlmaktaydý. Ürünlerin hanlar, bedestenler ve dükkânlarla çevrili Tokat çarþýlarýnda ticareti
yapýlmaktaydý. Dönemin kaynaklarýna göre Tokat’ta yirmi bir çarþý, bir bedesten ve
yirmi altý han vardý.
1455 ve 1485 yýllarýnda þehirde en fazla sanatkâr dokumacýlýk sektöründe çalýþýyordu (1455’te 305’i müslüman, 347’si gayri müslim toplam 652, 1485’te 103’ü müslüman, 109’u gayri müslim olmak üzere
212 kiþi). Bu devirde bölgede üretilen pamuðun yaný sýra Batý Anadolu ve Adana’dan getirilen pamuk iþlendikten sonra piyasaya sürülmekteydi. 1574’te Tokat boyahane mukataasýnýn 83.334, mîzân-ý harîr mukataasýnýn 266.666 akçe yýllýk geliri
vardý. 1643-1690 arasýndaki dönemde pamuklu dokuma ve basma imalâtýndan alýnan kýrmýzý pamuklu bez damga resmi üretim artýþý sebebiyle 450 kuruþtan 2200
kuruþa yükseldi. XVIII. yüzyýlda ipekli dokuma sanayii, çevrede üretilen ham ipekle Ýran’dan gelen ham ipeði iþledikten son-
ra yýllýk 4000 kg. kadarýný dikiþ ipliði, düðme ve ipekli dokuma imalâtýnda kullanýlýp kalaný ihraç ediliyordu. 1701’de Tournefort, yörenin oldukça bol miktardaki ipek üretimi yanýnda her yýl sekiz-on
yük Ýran ipeði iþleyerek pazarladýðýný ifade eder. 1726’da Tokat’ýn damga ve boyahane vergilerinin iltizamýný mâlikâne olarak alan Âtýf Mustafa Efendi, mevcut boyahaneyi yeterli görmeyip önemli miktarda sermaye ile yeni büyük bir boyahane
inþa ettirdi. 1754-1758 yýllarý arasýnda Kýrým’da Fransýz konsolosu olan Charles de
Peyssonel’e göre Tokat yöresinden Kýrým,
Güney Rusya ve Kuzey Kafkasya’ya bu yýllarda ihraç edilen pamuklu ve basmanýn
miktarý 500.000 toptan fazlaydý. Dokuma
sektöründeki bu büyüme, bazý siyasal ve
ekonomik geliþmeler yüzünden 1758 yýlýndan itibaren uzun bir süre daralma ve ardýndan gerileme eðilimine girdi. Dokumacýlýktan sonra en kalabalýk meslek grubunu dericilik ve deriyle ilgili sanat dallarý
meydana getiriyordu. Bu sektörde 1455’te 207 kiþi (161’i müslüman, kýrk altýsý gayri
müslim), 1485’te seksen dokuz kiþi (yetmiþ
müslüman, on dokuz gayri müslim) üretim ve
pazarlama yapýyordu. XVIII. yüzyýlda deri
imalâtý daha da geliþti. Tokat’ta bol miktarda sarý ve mavi maroken deriler üretilmekte, bunlar karayolu ile Samsun’a, oradan deniz yoluyla Rumeli’de Eflak’a kadar
uzanan geniþ bir bölgede satýlmaktaydý.
Bu sanayi dallarýnýn yaný sýra bakýrcýlýk
ve bakýr eþya imalâtçýlýðýnýn Tokat’ta önemli bir yeri vardý. Alet imali sektöründe 1455’te 168 (127’si müslüman, kýrk biri gayri müslim), 1485’te 129 kiþi (sekseni müslüman, kýrk
dokuzu gayri müslim) faaliyet gösteriyordu.
XVII. yüzyýlda bakýr eþya imalâtý dikkati çekecek seviyede idi. Bu asrýn ortalarýnda Evliya Çelebi’nin, “Kazancý kârýndan sahan ve
tencereleri, kalemkâr evânî iþleri gayet
memduhtur” þeklindeki ifadesi bu hususu teyit eder. 1701’de Tournefort, Tokat’ta bakýr eþya imalinin geliþmiþliðini kaydeder. XVIII. yüzyýlýn ortalarýnda Ergani bakýr madeninin nihaî tasfiye için Tokat kalhânesine sevkine baþlanmasý ile Tokat bakýr metalürjisinde ülkenin en büyük merkezi haline geldi. Kalhânede tasfiye edilerek elde edilen saf bakýrýn bir bölümü kara yoluyla ya Ýzmit ya da Samsun iskelesine, oradan gemilerle Ýstanbul’a gönderilir, diðer bir bölümü þehirdeki bakýr eþya
imalâtý için ayrýlýr, kalaný da öteki bölgelere gönderilmek üzere tüccara verilirdi.
1808’de Tokat’ý gezen seyyah James Morier bakýrcýlýðýn, faaliyette bulunan 300
imalâthanenin bütün Türkiye’de satýlan
221
TOKAT
mâmulleriyle þehre ününü veren yegâne
sanayi dalý olduðunu söyler. 1880’lerde milletlerarasý sergilerde ödüller alarak Tokat’ýn adýný duyuran bu imalât dalý müteakip yýllarda gerilemeye baþladý. Bunda
ekonomik ve teknolojik geliþmelere ayak
uyduramayýp 1880’lerin sonuna doðru kapanan kalhânenin de payý vardýr. 17081846 yýllarý arasýnda Tokat, Anadolu’daki
iç gümrük merkezinden biri haline getirildi. Bunun sebebi, Tokat’ýn önemli bir ticarî kavþak ve bütün Anadolu ile baðlantýsý bulunan bir mübadele merkezi konumunda olmasý idi. 1818-1819 yýlýna ait Tokat gümrüðü geliri 2149 kuruþ civarýndaydý.
Sanayi ve ticaretin yaný sýra çevresinde
yapýlan tarým ve hayvancýlýk Tokat ekonomisinde önemli bir paya sahipti. XV ve
XVI. yüzyýl tahrir defterlerindeki kayýtlara
göre yörede buðday, arpa, nohut, mercimek ve mýsýr gibi tahýl ve baklagiller; pamuk, kendir ve keten gibi sanayi bitkileri;
ceviz, kiraz, incir, üzüm, badem, erik, elma, armut gibi bað ve bahçe ürünleri yetiþtirilmekte, koyun ve keçi beslenmekte,
arýcýlýk yapýlmaktaydý. Daha sonraki dönemlerde de varlýðýný devam ettiren tarým ve hayvancýlýk XIX. yüzyýlda Tokat’ýn
en büyük gelir kaynaðý idi. Bu hususta
kaynaklarda önemli bilgiler bulunmaktadýr. Meselâ 1892’de Cuinet, Tokat sancaðýnýn tarým ve hayvancýlýðýný rakamlarla ortaya koyar. Ayrýca 1914 yýlý tarým sayýmý
rakamlarý Tokat’ýn tarým ve hayvancýlýk potansiyelinin büyüklüðünü gösterir.
Tokat, Pontus Krallýðý zamanýnda üç farklý kültürün etkisi altýndaydý: Geleneksel yerli Anadolu kültürü, Grek kültürü ve Pers
kültürü. Türk hâkimiyeti döneminde de
bir kültür merkezi olma özelliðini sürdürdü. Bilhassa Osmanlýlar devrinde Tokat’ta birçok âlim, þair, hattat ve devlet adamý yetiþti. Âlimlerden Molla Hüsrev, Molla Lutfi, Ýbn Kemal, Seyyid Ali Kuzâtî, Þemseddin Sivâsî, Kadýzâde Mehmed Tâhir
Efendi, Kazâbâdî, Mustafa Efendi; þairlerden Melîhî, Hacý Yûsuf, Vâlihî, Kul Himmet, Sabûhî, Tâlib Mehmed Dede, Kânî,
halk þairi Nûri ve seyyah Ahmed Efendi,
hattat Ahmed gibi þahsiyetler örnek olarak verilebilir. Devlet adamlarý arasýnda Hacý Ývaz Paþa, Kemankeþ Mahmud Paþa,
Genç Mehmed Paþa, Hasan Hakký Paþa,
Gazi Osman Paþa, Mustafa Sabri Efendi
ve Bekir Sami Bey önde gelenleridir.
Ýdarî Yapý. Osmanlýlar 1398’de Tokat’ý ele
geçirdikleri zaman önce Torumtayzâde Kaya Paþa’yý, 1403’te de Kutluþahoðlu Kutlu
Paþa’yý yönetici tayin ettiler. Üç yýl sonra
222
Çelebi Mehmed, Kutlu Paþa’yý Amasya muhafýzlýðýna, Biçaroðlu Hamza Bey’i Tokat
yöneticiliðine getirdi. Hamza Bey 1413’te
teþkil edilen Rum eyaletinin ilk beylerbeyi
idi ve beylerbeyilik merkezi Tokat’ta oturuyordu. II. Murad döneminde Balaban Paþa, Fâtih Sultan Mehmed devrinin baþlarýnda Yahyâ Bey, Rum beylerbeyi sýfatýyla görev yaptýlar ve Tokat’ta ikamet ettiler. 1455 tarihli Tahrir Defteri Tokat’ý vilâyet diye niteler. Bu devirde vilâyet kelimesi “sancak” anlamýna gelmektedir. Zira Tokat vilâyeti Sivas, Çorum ve Tokat’ý
içine alan çok geniþ bir idarî bölgeyi kapsamaktaydý. 1485 tarihli Tahrir Defteri’nde Tokat, Kýrþehri ve Sivas vilâyet þeklinde yazýlýdýr. Bu deftere göre Tokat vilâyeti sekiz nahiyeden oluþmaktaydý: Cincife,
Venk, Kazâbâd ve Ezinepazarý, Meþhedâbâd, Kafirni, Gelmugat, Tozanlu ve Yýldýz.
1520 tarihli Tahrir Defteri’nde (BA, TD,
nr. 79, s. 1-189) Tokat sekiz nahiyeden müteþekkil bir kaza olarak kayýtlýdýr (Komanat, Cincife, Venk, Tozanlu, Yýldýz, Kafirni,
Gelmugat ve Kazâbâd). Bu kayýt, sancakkaza-nahiye esasýna dayalý Osmanlý taþra
taksimatýnýn bölgede uygulanmaya baþlandýðýný göstermektedir. Ayrýca bu tarihte Rum eyaleti merkezi Tokat’tan Sivas’a
nakledildi.
Tokat kazasýnýn bu yapýsý 1554 ve 1574
tarihli tahrir defterlerinde (BA, TD, nr. 287,
s. 1-323; TK, TD, nr. 14, vr. 138b-197b) aynen muhafaza edildi. Bu dönemde Tokat,
Rum eyaletinin yedi sancaðýndan biri olan
Sivas sancaðýnýn önemli bir kazasý idi. 1590’da Kazâbâd ve Gelmugat nahiyelerinin kaza statüsü elde etmesiyle kazanýn nahiye
sayýsý sekizden altýya indi (BA, MAD, nr.
457, s. 124, 129). 1600’de Cincife ve Venk,
Komanat nahiyesiyle birleþtirildiðinden Tokat kazasýný oluþturan nahiyelerin sayýsý
dörde düþtü (Komanat, Tozanlu, Yýldýz, Ka-
Tokat’tan
bir görünüþ
firni). 1611’de Tozanlu’nun da kaza olmasý Tokat’ý üç nahiyeli küçük bir kaza durumuna getirdi (BA, MAD, nr. 43, vr. 43b-46a).
Kazanýn bu idarî taksimatý XVIII. yüzyýlýn
ikinci yarýsýna kadar pek deðiþmedi. 1772
tarihli þer‘iyye sicilinden Tokat kazasýnýn
Komanat, Tozanlu, Yýldýz, Kafirni ve Dönekseâbâd nahiyelerinden oluþtuðu öðrenilmektedir. Sicil kayýtlarýna göre kazanýn
bu durumu 1840 yýlýna kadar aynen muhafaza edildi.
1600’lü yýllarýn baþýnda Tokat, Rum eyaletinin hazine defterdarlýðýnýn merkezi yapýldý. 1659’da Rum Hazine Defterdarlýðý’nýn kaldýrýlarak bu defterdarlýða baðlý mukataalarýn bir voyvodaya iltizama verilmesi üzerine bu defa Rum eyaleti mukataalarýný üstlenen voyvodalarýn malî idare merkezi oldu. Bu durum muhassýllýk idaresinin kurulduðu 1840 yýlýna kadar devam
etti. 1840 baþýnda Tokat kazasý ile birlikte
Artukâbâd, Kazâbâd, Ýpsile–Þarkîpâre kazalarý bir muhassýllýk kabul edildi. 1842 yýlýna girildiðinde olumsuz sonuçlarý görülen muhassýllýk uygulamasýna ülke genelinde son verilince eyaletlerde kazalarýn
yönetimi müdür adý verilen ve kaza ileri
gelenleri arasýndan seçilen yöneticelere býrakýldý. Bu yeni idarî deðiþiklikle birlikte Tokat kazasý da bir müdür tarafýndan idare
edilmeye baþlandý. 1842-1843 yýllarýnda
Mehmed Aða Tokat’ta müdür olarak görev yapýyordu. 1842-1860 arasýnda Tokat
kazasý merkez, Komanat ve Kafirni nahiyelerinden meydana gelmekteydi. 1864 yýlý Vilâyet Nizamnâmesi ile Tokat kazasý, Sivas vilâyetine baðlandý. Bu defa kaza müdürü yerine kaymakam görevlendirildiðinden Tokat kazasý bir kaymakamýn baþkanlýðýnda kaza idare meclisi tarafýndan idare edilmeye baþlandý. Kaza merkezi olarak
Tokat þehrinde 1870’te belediye teþkilâtý
kuruldu. Belediye meclisi bir baþkan, beþ
TOKAT
mümeyyiz ve bir kâtipten teþekkül etmekteydi. Belediye baþkaný mutasarrýf tarafýndan hükümet memurlarý arasýndan fahrî olarak tayin edilmekteydi. 1877’de Vilâyet Belediye Kanunu’nun yürürlüðe girmesinden sonra Tokat Belediyesi’nin personel kadrosu geniþledi.
1870’te Þarkîpâre, Artukâbâd ve Kazâbâd nahiyelerinin ilâvesiyle Tokat kazasýnýn nahiye sayýsý üçten (merkez, Kafirni,
Komanat) altýya çýkarýldý. 1878’de kazanýn
nahiye sayýsý ayný kalmakla birlikte Þarkîpâre nahiyesi yerine Turhal nahiyesi Tokat kazasýna baðlandý. Ertesi yýl Tokat, Sivas vilâyeti dahilinde bir sancak merkezi
oldu. Baþlangýçta bu yeni sancaðýn kazalarý Zile, Erbaa ve Niksar’dan ibaret iken
1908’de Ýskefsir de (Reþadiye) ilâve edildi. Bu dönemde sancak merkezi olarak Tokat bir mutasarrýfýn baþkanlýðý altýnda sancak idare meclisi tarafýndan yönetiliyordu. Tokat, 31 Mayýs 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýcra Vekilleri Heyeti’nin aldýðý bir kararla müstakil vilâyet
haline getirildi.
BÝBLÝYOGRAFYA :
BA, TD, nr. 2, s. 3-193, 426-667; nr. 19, s. 3102, 491-569; nr. 387, s. 431-455; nr. 772, s.
70-71; TK, TD, nr. 583, s. 21b-44b; BA, MAD, nr.
15615; Tokat Þer‘iyye Sicilleri, nr. 1, s. 175-176,
183, 265-266, 295-298, 371; nr. 2, s. 2,3, 18,
68, 90, 99, 109, 162-166; nr. 30, s. 41; nr. 52, s.
145; nr. 54, s. 11-14; nr. 56, s. 22/3; Strabon,
Antik Anadolu Coðrafyasý (Geographika: XII,
XIII, XIV) (trc. Adnan Pekman), Ýstanbul 2000, s.
45-52; Ýbn Kemal, Tevârîh-i Âl-i Osmân, VII, 320325; Âþýkpaþazâde, Târih (Atsýz), s. 168-169; Selânikî, Târih (Ýpþirli), s. 153; Evliya Çelebi, Seyahatnâme, V, 54-72; J. P. de Tournefort, Tournefort Seyahatnamesi (trc. Teoman Tunçdoðan), Ýstanbul 2005, II, 222-223; J. J. Morier, A Journey
Through Persia, Armenia and Asia Minor to
Constantinople in the Years 1808-1809, London
1812, s. 343; Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmâniye, Ýstanbul 1284, s. 178-179; Sivas Vilâyet Salnâmeleri (1287), s. 52-53; (1288), s. 52-53, 115;
(1300), s. 118; (1302), s. 409; (1304), s. 115; (1308),
s. 139; (1321), s. 139; (1325), s. 254-255; H. J. Von
Lennep, Travels in Little-Know Parts of Asia Minor, New York 1870, I, 147-148; C. Texier, Küçük
Asya (trc. Ali Fuad), Ýstanbul 1340, III, 129; Cuinet, I, 705-706; Amasya Tarihi, III, 120-121; Halis Turgut Cinlioðlu, Osmanlýlar Zamanýnda Tokat,
Tokat 1941-73, I-IV; Uzunçarþýlý, Osmanlý Tarihi,
I, 299; II, 229, 297; W. M. Ramsay, Anadolu’nun
Tarihi Coðrafyasý (trc. Mihri Pektaþ), Ýstanbul
1960, s. 364-365; Sevgi Aktüre, 19. Yüzyýl Sonunda Anadolu Kenti, Mekânsal Yapý Çözümlemesi, Ankara 1978, s. 153-161; Huricihan Ýslamoðlu – Ýnan, Dynamics of Agricultural Production,
Population Growth and Urban Development:
A Case Study of Areas in North-Central Anatolia, 1520-1575 (doktora tezi, 1979), University of
Wisconsin, s. 219-229; Osman Turan, Selçuklular Zamanýnda Türkiye Tarihi, Ýstanbul 1984, s.
113, 205, 217, 275, 325; Ersal Yavi, Tokat, Ýstanbul 1986, s. 86; Sargon Erdem, “Tokat Keli-
mesi Üzerine Düþünceler”, Türk Tarihinde ve
Türk Kültüründe Tokat Sempozyumu, 2-6 Temmuz 1986 (haz. S. Hayri Bolay v.dðr.), Ankara
1987, s. 11-16; Kemal Göde, “XIV. Yüzyýlda Tokat/Eratnalýlar Hakimiyetinde Tokat”, a.e., s.
17-22; Nazif Öztürk, “Selçuklu-Osmanlý Dönemi
Ulaþým Sisteminde ve Ticaretinde Tokat’ýn Yeri”,
a.e., s. 71-80; Nuriye Karayaka, Eskiçað Tarihinde Tokat (doktora tezi, 1988), ÝÜ Sosyal Bilimler
Enstitüsü, s. 26-89; Yaþar Yücel, Kadý Burhaneddin Ahmed ve Devleti (1344-1398), Ankara 1989,
s. 200 vd.; Ahmet Þimþirgil, Osmanlý Taþra Teþkilatýnda Tokat: 1455-1574 (doktora tezi, 1990), MÜ
Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 10-27, 44-80, 259343; Erol Özvar, XVII. Yüzyýlda Osmanlý Taþra
Maliyesinde Deðiþim: Rum Hazine Defterdarlýðýndan Tokat Voyvodalýðý’na Geçiþ (doktora tezi, 1998), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 37-38;
Yahya Mustafa Keskin, XX. Yüzyýlda Tokat’ýn Sosyal ve Kültürel Yapýsý (doktora tezi, 1999), ÝÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 52-54, 89-112; Ali Açýkel, Changes in Settlement Patterns, Population
and Society in North Central Anatolia: A Case
Study of the District of Tokat: 1574-1643 (doktora tezi, 1999), University of Manchester, s. 4041, 74-80, 148-154; a.mlf., “Tanzimat Döneminde Tokat Kazasýnýn Ýdari ve Nüfus Yapýsýndaki
Deðiþiklikler (1839-1880)”, Sosyal Bilimler Dergisi, XXVII/2, Sivas 2003, s. 254-255; a.mlf.,
“Tokat Sancaðý’nýn Ýdari Durumu ve Nüfus Yapýsý (1880-1907)”, Fýrat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, XIV/2, Elazýð 2004, s. 331-359; Öz-
demir Koçak, M.Ö. II. ve I. Bin Yýllarda Orta Karadeniz Bölgesinin Jeopolitik ve Sosyopolitik
Yapýsý (doktora tezi, 2000), ÝÜ Sosyal Bilimler
Enstitüsü, s. 65-69, 73-75; Mehmet Genç, Osmanlý Ýmparatorluðunda Devlet ve Ekonomi, Ýstanbul 2000, s. 272-292; Serhan Sunay, Tokat Þehir-içi Hanlarý (yüksek lisans tezi, 2003), AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 17-79; Ýbrahim Aykun,
“Tokat’taki Ermeni Hýnçak Cemiyeti ve Faaliyetleri (1893-1894)”, Ermeni Araþtýrmalarý: 1. Türki-
ye Kongresi Bildirileri (haz. Þenol Kantarcý
v.dðr.), Ankara 2003, I, 503-516; Mehmet Beþirli, Orta Karadeniz Kentleri Tarihi I: Tokat (17711853), Tokat 2005; H. Gregorie, “Dazmana est
bien Dazimon”, Byzantion, X, Bruxelles 1935, s.
760-763; P. Wittek, “Bizanslýlardan Türklere Geçen Yer Adlarý” (trc. Mihin Eren), Selçuklu Araþtýrmalarý Dergisi, I, Ankara 1969, s. 232; Ýlhan
Þahin – Feridun Emecen, “XV. Asrýn Ýkinci Yarýsýnda Tokat Esnafý”, Osm.Ar., sy. 7-8 (1988), s.
287-308; Kåmûsü’l-a‘lâm, III, 1692; Mükrimin H.
Yinanç, “Dâniþmendliler”, ÝA, III, 468-469; Tayyip
Gökbilgin, “Tokat”, ÝA, XII, 401-412; M. Bazin, “Tokat”, EI 2 (Ýng.), X, 558-559.
ÿAli Açýkel
™ MÝMARÝ. Dâniþmendli Dönemi. Dâniþmendliler þehre hâkim olduktan sonra
önce kale içinde yerleþmekle birlikte kale
içinden günümüze ulaþan bir eser yoktur.
Kalenin kuzeydoðu eteklerinde inþa edilen ve XII. yüzyýlýn ilk çeyreðine tarihlenen
Garipler Camii’nin kareye yakýn dikdörtgen bir planý olup ortada kare kesitli dört
pâye ve aralarda yer alan dört sütunun
taþýdýðý 7,50 m. çapýnda bir merkezî kubbe ile örtülüdür. Cami mekânýnda ikinci
kubbe giriþin hemen saðýnda bulunan hün-
Tokat
Yaðýbasan
Medresesi’nin
planý
kâr mahfilini örtmektedir. Yapý çeþitli dönemlerde gördüðü onarýmlar sebebiyle
mimari özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiþ olmakla beraber plan kuruluþuyla Karahanlýlar’ýn ayný yýllara ait olduðu anlaþýlan Buhara yakýnýndaki Hezâre Kýþlaðý Camii’nden izler taþýmaktadýr (bk. GARÝPLER
CAMÝÝ). Yaðýbasan Medresesi kalenin güney eteklerinde yer alýr. Tokat Müzesi’ndeki yapýya ait bir kitâbe 645 (1247) tarihini
vermektedir ki bu tarih yapýnýn inþasý için
geç bir tarih olduðundan bazý araþtýrmacýlar kitâbede bir yazým hatasý bulunduðunu ve tarihin 546 (1151) olmasý gerektiðini düþünmüþtür. Bazý araþtýrmacýlar da
söz konusu kitâbenin bir tamiri gösterdiðini öne sürer. Yaðýbasan Medresesi kuzey kanat üzerindeki giriþ eyvanýyla birlikte üç eyvanlýdýr. Yapýnýn 13,90 × 14,20 m.
ölçülerindeki avlusu ortasý açýk geniþ bir
kubbe ile örtülmüþtür. Avlunun etrafýnda
tamamý beþik tonoz örtülü, ölçüleri birbirinden farklý odalar sýralanýr. Medrese kapalý avlulu plan kuruluþuyla ilk uygulamasý Busrâ’da (Suriye) Gümüþtegin Medresesi’nde görülen þemanýn Anadolu’daki ilk
iki örneðinden biridir.
Anadolu Selçuklu Dönemi. Kale dýþýnda yoðunlaþan imar faaliyetleriyle kentsel dokunun þekillenmeye baþladýðý bir dönemdir. Tokat çayý ile sýnýrlanan alanda þehir cami, medrese, kümbet-türbe, hamam,
köprü gibi yapýlarla donatýlýrken dönemin
öne çýkan yapý türü tekkeler ve zâviyelerdir. Bu döneme ait bilinen tek ibadet yapýsý ulucamidir. Caminin giriþ açýklýðý üzerinde yer alan iki satýrlýk sülüs kitâbe Sultan IV. Mehmed devrindeki onarýma aittir. Mihraba dik üç sahýndan oluþan dikdörtgen planlý yapýnýn üst örtüsü kalem
iþi bezemeli ahþap tavan biçiminde düzenlenmiþ, yapýnýn kuzey cephesi kalenin yer
aldýðý tepenin yamacýna yaslanmýþtýr. Doðu ve batý cephelerinde görülen iki ayrý revak düzenlemesi, caminin inþa edildiði alanýn doðu-batý istikametinde eðimli bir arazi yapýsýna sahip olmasý sebebiyle topografik þartlardan kaynaklanan bir zorunluluktur. Ahþap üst örtüde ve destek sistemini meydana getiren unsurlarýn yüzeyin-
223
Download

– — ˜ ™