TOSYA
cane nel Kitab-ý Bahriye di Piri Reis”, Studia
Turcologica Memoriae Alexii Bombaci Dicata,
Napoli 1982, s. 29-40; I turchi da Lepanto a Vienna e oltre (Biblioteca Nazionale Centrale Firenze), Firenze 1983 (sergi katalogu); M. Luzzatti,
“Firenze e l’area toscana”, Comuni e signorie
nell’Italia nordorientale e centrale, Torino 1987,
I, 561-828; F. Diaz v.dðr., Il Granducato di Toscana. I Lorena dalla reggenza agli anni rivoluzionari, Torino 1987; Þerafettin Turan, Türkiye-Ýtalya Ýliþkileri I, Ýstanbul 1990, s. 25-27, 66; Halil Ýnalcýk, Essays in Ottoman History, Ýstanbul 1998,
s. 353-355; a.mlf., “Bursa I.: XV. Asýr Sanayi ve
Ticaret Tarihine Dair Vesikalar”, TTK Belleten,
XXIV/93 (1960), s. 45-66; E. Lo Sardo, Tra Greci
e Turchi: Fonti diplomatiche italiane sul Settecento ottomano, Roma 1999, s. 69-71, 165-193;
Medicilerden Savoylara: Floransa Saraylarýnda
Osmanlý Görkemi, Ýstanbul 2004; Zeki Sönmez,
Türk-Ýtalyan Siyaset ve Sanat Ýliþkileri, Ýstanbul
2006, s. 96-108; A. Orlandi, “Oro e monete da
Costantinopoli a Firenze in alcuni documenti
toscani (secoli XV-XVI)”, Relazioni economiche
tra Europa e mondo islamico, secc. XIII-XVIII,
Grassina 2007, II, 981-1004; S. Camerini, “Contributo alla storia dei trattati commerciali fra la
Toscana e i Turchi”, Archivio Storico Italiano,
11/disp., Firenze 1939, s. 83-101; A. Bombaci,
“Diplomi turchi del R. Archivio di Stato di Firenze. Lettere da Tunisi a Granduchi di Toscana
(1626-1703)”, RSO, XVIII (1939), s. 199-217; Fr.
Babinger, “Fatih Sultan Mehmet ve Ýtalya” (trc.
Bekir Sýtký Baykal), TTK Belleten, XVII/65 (1953),
s. 41-82; a.mlf., “Lorenzo de’ Medici e la Corte
Ottomana”, Archivio Storico Italiano, CXXI/439
(disp. III, 1963), s. 305-361; Semavi Eyice, “Sultan Cem’in Portreleri Hakkýnda”, TTK Belleten,
XXXVII/145 (1973), s. 33-37; A. Gallotta, “Diplomi turchi dell’Archivio di Stato di Firenze. Lettere da Algeri ai Granduchi di Toscana (XVII secolo)”, Studi Magrebini, XI, Napoli 1979, s. 167205, ek XII tablo; H. Hoshino – F. Mazzaoui, “Ottoman Markets for Florentine Woolen Clothe in
the Late Fifteenth Century”, IJTS, III (1985-86),
s. 17-31; F. Cardini, “La Toscana medievale e
l’Oriente musulmano”, OM, XXIV/2-3 (2005), s.
363-365; Mahmut H. Þakiroðlu, “Floransalýlar”,
DBÝst.A, III, 323-324.
ÿMahmut H. Þakiroðlu
–
—
TOSUNZÂDE ABDULLAH EFENDÝ
˜
(bk. ABDULLAH EFENDÝ, Tosunzâde).
–
™
—
TOSYA
˜
Kastamonu iline baðlý
ilçe merkezi,
tarihî bir kasaba.
™
Karadeniz bölgesinin Batý Karadeniz bölümünde yer alýr. Þehrin nüvesi, Ilgaz daðlarýndan çýkarak Devrez çayýna ulaþan Kuruçay’ýn vadisi ve iki yamacý üzerinde deniz seviyesinden 820 m. yükseklikte kurulmuþ, zamanla güneye doðru geniþleyip
bugünkü devlet karayolu boyuna kadar
yayýlmýþtýr. Kuzey Anadolu fay hattýnda bulunmasýndan dolayý tarihî dönemlerde þu
andaki yerinde olmayacaðý var sayýlmakta
ve birkaç defa yer deðiþtirdiði düþünülmektedir. Tosya’nýn kuruluþu hakkýnda kesin bilgi bulunmamakla beraber tarihî kalýntýlar çok eski devirlere kadar inen bir
yerleþim yerine iþaret eder. Tosya isminin
Bizans döneminden kaldýðý ve daha önce
Zoaka adýný taþýdýðý belirtilmektedir. Yine
Bizans döneminde görülen Doceia’nýn Tosya’da yaþayan yerli bir ailenin adý olduðu
ve bunlarýn Kastamonu’daki Komnenler’le iliþkilerinin bulunduðu zikredilir.
Tosya yöresinde ilk Türk idaresi, Emîr
Dâniþmend’e baðlý kumandanlardan Emîr
Karategin’in (Karatigin) 475’teki (1082-83)
fetihleriyle baþlar. 1132 yýlý sonlarýnda Bizans Ýmparatoru Ioannes Komnenos bölgeye gelerek Kýzýlýrmak kenarýna kadar
uzanan sahayý yaðmalattý. Ardýndan burasý Selçuklular’ýn doðrudan idaresi altýna
girdi. Tosya ve çevresi, Türkler’in Anadolu’ya geldiði erken dönemlerden itibaren
yoðun bir Türk iskânýna sahne oldu. Tosya’nýn da için yer aldýðý Batý Karadeniz bölümünde Çobanoðullarý Beyliði’nin hâkimiyeti baþladý. Burasý, 1291 yýlýnda bölgeye
hâkim olan Þemseddin Yaman Candar’ýn
Kastamonu’yu almasý ile Candaroðullarý’na geçti. Candaroðullarý’nýn Sinop kolunda hüküm süren Ýsfendiyar Bey, Osmanlýlar’a karþý direnemeyeceðini anlayýnca elçi
göndererek affedilmesini ve Sinop’un kendisine býrakýlmasýný talep etti. Yapýlan görüþme neticesinde Sinop Ýsfendiyar Bey’e
býrakýlýrken Tosya, Kastamonu, Çankýrý ve
Kalecik Osmanlýlar’a verildi. 1402’de Timur,
Ankara Savaþý’ndan sonra bölgeyi Ýsfendiyar Bey’e iade etti. Fetret devri yýllarýnda
Osmanlý Devleti’nin eski gücüne kavuþmasý için yoðun çaba gösteren Çelebi Mehmed’e karþý Ýsfendiyar ve Îsâ beyler Çankýrý, Kastamonu, Tosya, Kalecik ve Canik
askerlerinden meydana gelen bir ordu ile
Ankara’ya baþarýsýz bir sefer yaptýlar. Çelebi Mehmed’in baskýsýyla Ýsfendiyar Bey,
anlaþmazlýða düþtüðü oðlu Kasým Bey’e
Ilgaz daðý sýnýr kabul edilerek Tosya ve Kargý dahil Çankýrý ve Kalecik’i vermek zorunda kaldý. Kasým Bey, Osmanlý himayesine
girdiðinden buralarda da Osmanlý etkisi
arttý.
Candaroðlu Beyliði’nin kesin biçimde Osmanlý hâkimiyetine girmesi Fâtih Sultan
Mehmed zamanýnda gerçekleþti (1461);
Sinop ve Kastamonu ile birlikte Tosya da
Osmanlý egemenliðine girdi. Osmanlý idaresi altýnda Tosya, Bursa-Tebriz Ýpek yolu
üzerinde ticarî ve kültürel yönden önemli
bir kasaba olma özelliðini sürdürdü. Burasý hem bir derbent hem doðuya, Ýran’a
yapýlan seferlerde bir menzil noktasý durumundaydý. Kasaba Ilgaz daðlarýnýn kollarýndan bir dere içinde kurulduðundan
mahalleleri her iki yamaç arasýnda yer alýyordu.
XVI. yüzyýlda Çankýrý sancaðýna baðlý kaza merkezi olan kasabaya ait en erken tarihli tahrir kayýtlarý burada mahalle bölünmesinden söz etmez. 927 (1521) tarihli
Tahrir Defteri’ne göre sancakta toplam
594 hâne mevcuttur. Bunun 576’sý müslüman, on sekizi gayri müslimlerden müteþekkildir. Toplam nüfus 3000’i geçiyordu. 987 (1579) tarihli Tahrir Defteri’nde
Tosya’nýn yirmi dört mahallesi kaydedilmiþti. Bunlar Hacý Ali, Câmi-i Þerif, Hoca
Fakih, Celâl Efendi, Kargýlý, Þeyh, Çifterli,
Hacý Kemal, Dere, Hoca Ýmâd, Hacý Sinan,
Ak Mescid, Ahî Mustafa, Emîr Mahmud,
Pýnarbaþý, Hacý Pîrî, Mescid-i Hoca Mehmed (Caka Hacý), Yeni, Mescid-i Abdi Çelebi, Ahî Sinan, Sevim, Kazancýlar, Ýlyas Bey
ve Zimmiyân idi. Sonuncu mahallede gayri müslimler oturuyordu ve altmýþ sekiz
hâne, otuz üç bekâr erkek nüfusa sahipti
(yaklaþýk 400 kiþi). Müslümanlar ise 719
hâne, 139 bekârdan ibaretti (yaklaþýk 3600
kiþi). Kasabanýn toplam nüfusu tahminen
4000’e ulaþmýþtý. Bu durum aradan geçen
kýrk yýla yakýn bir sürede nüfusun % 34
nisbetinde arttýðýný gösterir.
1521’de Tosya’ya baðlý köy sayýsý otuz
dört, 1579’da kýrk üçtür. Arazinin daðlýk
ve ormanlarla kaplý olmasý sebebiyle köy
yerleþim alanlarý nisbeten seyrekti. Toplam köy nüfusu 1521’de 9000, 1579’da
13.500 dolayýndaydý. 1769’da þehrin nüfusunun 10.000’e ulaþtýðý sicil kayýtlarýndan
anlaþýlýr. 1869’da Çankýrý sancaðýndan ayrýlarak Kastamonu’ya baðlanan Tosya’nýn
nüfusu 1869’da 7889 müslüman, 650 gayri
müslimden ibaretti. 1879’da 12.000 müslüman, 152 gayri müslim toplam 12.152,
1903’te 25.455 müslüman ve 650 gayri
müslim 26.005 idi. Tanzimat döneminde
âyanlýk müessesesindeki birtakým olumsuzluklar Tosya’da da etkisini gösterdi.
Özellikle halka zulmettiði için sadrazamýn
emriyle görevine son verilen âyanlardan
Çolakoðlu Mustafa dikkati çekmektedir.
Millî Mücadele döneminde Kastamonu ve
Tosya iþgal edilmemekle birlikte bölge halký Kuvâ-yi Milliye’yi desteklemek amacýyla
kurulan cemiyetlerle irtibata geçerek burada öncü rolü oynadý.
Tosya’da mevcut kalenin XV. yüzyýlda
harap durumda olduðu anlaþýlmaktadýr.
269
TOSYA
Abdurrahman Paþa Camii - Tosya
Burasý tarihî eserler bakýmýndan zengindir. Bunlarýn içerisinde en önemlisi Tosya Camii’dir. Câmi-i Þerif adlý mahalleye
adýný veren bu cami yüksek vakýf gelirlerine sahipti. Bir diðer cami Abdurrahman
Paþa Camii (Yenicami) olup III. Murad döneminde inþa edilmiþtir (bk. ABDURRAHMAN PAÞA CAMÝÝ). Kazada ayrýca yirmi iki
mescid, altý zâviye, iki türbe, üç hamam,
bir kervansaray (Mehmed Paþa Kervansarayý), medrese, muallimhâne ve mektepler de bulunmaktadýr. Tosya’daki bir
medrese Akça Mescid yanýnda yer almaktaydý.
Önemli bir yol üzerinde bulunan Tosya
ticarî bakýmdan hareketli bir yerdi. Arþiv
kaynaklarýndan anlaþýldýðý üzere Tosya merkezinde vakýf ve mülk 1521’de 162 dükkân mevcuttu. 1579’da bu sayýnýn 178’e
ulaþtýðý görülmektedir. Bu rakam, XVIXVIII. yüzyýllarýn sonuna kadar idarî bakýmdan baðlý kaldýðý Çankýrý’dan daha fazladýr. Vergi oranlarýnýn diðer komþu kazalara göre çok olmasý da ticarî canlýlýða iþaret eder. Tekstil sektörünün vazgeçilmez
unsurlarýndan boyahane en önemli iþletmeler arasýnda yer alýr. Bu iþletmenin kapasitesinin yüksekliði dikkati çeker. Bunlarýn yanýnda tabakhâne, bozahâne, þem‘hâne, bezirhâne, selhhâne (mezbahane),
baþhâne (sakatatçý) ve atla çekilen palamut
deðirmeninin bulunmasý ticarî geliþmiþliðin bir diðer göstergesidir. Türk kumaþ ve
kadifeciliði imalâtýnýn yapýldýðý yerler arasýnda Tosya en önemli merkezlerden biri270
dir. Tiftik keçisinin yetiþtirildiði bölgeye yakýnlýðý dolayýsýyla tiftikten imal edilen sof
veya muhayyer adý da verilen dokuma yaygýndýr. Þehir Ankara’dan sonra tiftik ve
mâmulleri üretiminde ön sýralardadýr. Özellikle Tosya muhayyeri, Tosya ham sof çakþýrý, karacalar kuþaðý vb. ünlüdür. Ayrýca
ipek, ipekli ve pamuklu dokuma da önemli bir yer tutmaktadýr. Bu mâmuller, Anadolu’nun Kýrým’a açýlan penceresi konumundaki Sinop’a ve oradan kuzey ülkelerine, Kefe’ye ihraç edilmekteydi. Sof ve tiftiðin yaný sýra pamuk ve pamuk ürünleri
de ihraç edilen mâmuller arasýnda yer almaktaydý. XVI. yüzyýlda Tosya çevresindeki ziraî faaliyetlerin baþýnda buðday ve arpa gelirken çeltik üretimi hakkýnda bir bilgiye rastlanmamakta, bununla beraber
XVII. yüzyýldan itibaren önemli çeltik üretim yerleri arasýnda kaydedilmektedir. Tosya üzüm ve pekmeziyle de meþhurdur. Kasabanýn ticarî hareketliliði XVIII. yüzyýl sonlarýna kadar devam etti. Tosya’dan geçen
yol eski canlýlýðýný kaybedince esnaf ve zanaat erbabý olumsuz etkilendi. Buna raðmen Tosya iç pazar ihtiyacýný karþýlayacak
ekonomik potansiyelini korudu.
Tosya, ticarî hayatýn yanýnda Osmanlý
Devleti’nde önemli mevkilerde görev yapmýþ ilim ve devlet adamlarý yetiþtirmiþ,
güzel sanatlarda da oldukça þöhret bulmuþtur. Ýstanbul’dan sonra en çok hattat yetiþen yerler arasýnda Tosya da vardýr. Bunlarýn en meþhuru Hattat Sâlih Çelebi’dir. Öte yandan Koca Niþancý diye þöhret bulan Celâlzâde Mustafa ve kardeþi
Sâlih çelebiler Tosyalý olup Kadý Celâleddin
adýnda bir zatýn oðullarýdýr. Burada baþka âlim, þair ve müderrisler de yetiþmiþtir.
Ýsmâil Rûmî (müderris), þair Ahmed Hicrî
Efendi, þair Derviþ Ahmed, Mustafa Tûsî
Çelebi, müderris Ali Efendi, Baba Kadý Celâleddin Efendi, müderris Mustafa Efendi, Kadirî þeyhlerinden Ýsmâil Rûmî, Þeyh
Nasuh Efendi, müderris Osman Efendi,
müderris Hayreddin Evhad Efendi, müderris Mehmed Efendi, müderris Ýsmâil
Zühdü Efendi, reîsülküttâb Ebûbekir Râtib Efendi, Kazasker Mustafa Ýzzet Efendi, müderris Tosyavîzâde Mehmed Efendi, Þerifzâde Mehmed Bahâeddin Efendi
bunlardandýr.
1914 ve 1916 yýllarýnda geçirdiði yangýn, 1943’te deprem felâketlerinden etkilenen Tosya, Cumhuriyet’in kurulmasýyla
birlikte idarî teþkilâtlanmadaki birtakým
düzenlemelerle Kastamonu vilâyetine baðlý bir kazanýn merkezi oldu. Cumhuriyet’in
ilk nüfus sayýmýnda (1927) nüfusu 10.000’i
bulmazken (9676 nüfus) ikinci sayýmda
10.000’i geçti (1935’te 10.048 nüfus), bir
sonraki sayýmda 10.784’e ulaþtý. Ardýndan
sürekli artýþ göstererek 1985’te 21.172,
2010’da 27.777’ye çýktý. Þehirde el sanatlarý olarak peþtamal ve kese imalâtý ün
yapmýþtýr. Bunun dýþýnda çeltik fabrikalarý vardýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
BA, TD, nr. 100, s.1, 336-346, 352; nr. 291, s.
110, 114, 180-199, 202; nr. 438, s. 718-719,
731, 734, 736; nr. 578, vr. 50a-53b, 74b, 78a, 113a122b; Kâtib Çelebi, Cihannümâ, s. 645-646; Uzunçarþýlý, Anadolu Beylikleri, s. 129-130, 135; Yaþar Yücel, XIII-XIV. Yüzyýllar Kuzey-Batý Anadolu
Tarihi: Çoban-oðullarý Candar-oðullarý Beylikleri, Ankara 1980, s. 90, 92, 95; Osman Turan,
Selçuklular Zamanýnda Türkiye, Ýstanbul 1983,
s. 67 vd.; Ýsmail Ergi, Tosya Evliyalarý ve Türbelerimiz, Ankara 1986, s. 7-28; Faruk Sümer, Oðuzlar (Türkmenler) Tarihleri, Boy Teþkilâtý, Destanlarý, Ýstanbul 1992, s. 306, 307, 311, 314, 317,
326; Suraiya Faroqhi, “Krizler ve Deðiþim: 15901699”, Osmanlý Ýmparatorluðu’nun Ekonomik
ve Sosyal Tarihi: 1600-1914 (trc. Ayþe Berktay
v.dðr.), Ýstanbul 2004, II, 568; Selahattin Sürel, H.
1211-1217 (M. 1796-1802) Tarihli Þer’iyye Siciline Göre Tosya’nýn Sosyo-Ekonomik ve Ýdari
Yapýsý (yüksek lisans tezi, 2001), Gazi Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü; Ahmet Kankal, Türkmenin Kaidesi Kastamonu (XV-XVIII. Yüzyýllar
Arasý Þehir Hayatý), Ankara 2004, s. 87, 157,
224, 237; a.mlf., XVI. Yüzyýlda Çankýrý, Çankýrý
2009, tür.yer.; Barýþ Taþ, Tosya Ýlçesinde Araziden Yararlanma ve Planlamaya Yönelik Öneriler (doktora tezi, 2006), AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; Yusuf Halaçoðlu, Anadolu’da Aþiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Ankara 2009,
s. 254, 257, 529; Hüseyin Sýdký Köker, “Vakýflar
Tarihinde Tosya”, VD, sy. 5 (1962), s. 257-274;
Cl. Cahen, “Ibn Sa’id sur l’Asie mineure seldjuqide”, TAD, VI/10-11 (1968), s. 42-44, 48.
ÿMehmet Taþtemir
–
—
TOSYAVÎZÂDE RÝFAT OSMAN
˜
(bk. RÝFAT OSMAN).
–
™
—
TOUAREG
˜
(bk. TEVÂRÝK).
–
™
—
TOY
˜
Türk hükümdarlarýnýn
ve beylerin çeþitli vesilelerle
maiyetlerine ve halka verdikleri
büyük ziyafet.
™
Eski Türkçe’de “ordu karargâhý” demek
olan toy kelimesi “ziyafet, düðün” anlamýnda kullanýlýr. Türk tarihinin Ýslâmî dönem
kaynaklarýnda toy bazan Moðolca þölen
Download

– — ˜ ™ – — ˜ ™