Antrenör Cumali Karataş
“Başarımın sırrı disiplinli
çalışmamdan geliyor”
Ahmet Tuğ: Kendinizden ve meslek öykünüzden bahseder misiniz?
Cumali
Karataş:
1969
yılında
Diyarbakır’ın Çüngüş İlçesi’nin Polat Uşağı
Köyü’nde doğdum. İlkokulu köyümde okudum. O yıllarda köyümüzde ve ilçemizde
öğretmen bulmak zordu. Dersler çoğu zaman boş geçerdi. Bir sınıfta öğrenci adedi çok fazlaydı. O yüzden babam rahmetli
Cuma Karataş, benim iyi bir tahsil yapmamı çok arzu ettiği için kendi ilçemizdeki
okulların yerine amcam Polat Karataş’ın
yanında kalıp tahsilimi tamamlamak üzere Elazığ’a gönderdi. Orta ve lise tahsilimi
Elazığ’da tamamladım. Okul yıllarımda tatilim köyümüz Polat Uşağında geçerdi. Ailemiz, kendimize ait tarla ve haramızda çiftçilik, hayvancılıkla uğraşırdı. Bende yazları
aileme yardım ederdim. O yıllarda tarım
öküz ve atlarla yapılırdı. Traktör yok denecek kadar azdı. Akrabalarımızda ve köylülerimizde at, öküz vardı. Bizde işlerimizi
bu hayvanlarla yapardık. Mahsulümüzü
tarladan şehre atların üzerinde taşırdık. Bu
yaşam tarzının içerisinde çocukluk yıllarım
geçti. Atlarla tanışmam o yıllarda başladı,
diyebilirim. Gençlik çağıma gelince ve liseyi bitirince köyümüzde sıkılmaya başladım.
Ailemin oluruyla çalışmak için ağabeyim
Mehmet Karataş’ın yanına Mersin’in Tarsus İlçesi’ne gittim. Ağabeyimin bulunduğu
mahallede yaşayanların birçoğu at sahibi,
antrenör, seyisti. Katıldığım her sohbette
konu atçılıktı. İçimde çocukluk yıllarımda
başlayan at sevgisi vardı. Buradayken atlara duyduğum sevgi, ilgi artmaya başladı.
Bir gün rahmetli At Sahibi, Yetiştirici, TJK
Asli Üyesi Sadık Eliyeşil’in seyisbaşı değerli büyüğüm Hacı İpek Beyefendi
ile tanıştım. Çalışmam için teklif
etti. Bende kabul ettim. Aileme
bildirerek Konya Ereğli’de bulunan Eliyeşiller Harası’nda
işe başladım. Burada 2 yıl
çalıştım. Harada çalıştığım
süre içerisinde rahmetli
Sadık Eliyeşil birçok değerli at sahibiyle zaman
zaman buraya gelir, tayların durumunu görürdü. Rahmetli At Sahibi, Yetiştirici ve
TJK Asli Üyesi Hasan Adalı ile
tanıştım. Onunla olan dostluğumuz ilerleyen günlerde daha samimi
havaya dönüştü. Haradaki çalışmalarımı
beğenen seyisbaşımız Hacı İpek Bey, beni
İstanbul Veliefendi Hipodromu’na yeni tayların bakımı için yolladı. Orada çalışmalarımı sürdürdüm. Rahmetli Hasan Adalı, rahmetli Sadık Eliyeşil’den beni kendi ekürisine almak için rica etti. Ancak ben kabul
etmedim. Uzun yıllar çalıştığım eküriden
ayrılmak benim için zordu. Üstelik çalışma
ortamımdan, arkadaşlarımdan ayrı olmayı
düşünmediğim bir ortamda bunu imkansız
olarak görüyordum. Sadık Bey ve Hasan
Bey’i kıramadım. Değerli hocam Hacı İpek
Bey’in beni ikna etmesiyle bu eküriyi bırakarak rahmetli Hasan Adalı Ekürisine
dahil oldum. YONG PRINCE isimli İngiliz
tayına seyis olarak bakmaya başladım. Bu
safkanla 6 kez birincilik, 4 kez ikincilik, açık
yarış, Sait Aksoy Koşusu’nda ikincilik
elde ederken Gazi Koşusu’nda
beşinci olduğu yarışta safkan
sakatlandı ve yarış yaşamı
bitince aygırlığa başladı.
Babalık döneminde HÜNKARIM isimli safkanın
sahalara şampiyon olarak
gelmesini sağladı. Bu safkanın dizi çatlayınca aygır
olmasından dolayı bu eküride ELAGANC ve OTTAHR
isimli safkanlarla toplam 122
kez yarış kazandım. 2004 yılında açılan antrenörlük kursuna
katıldım. Lisans alarak bu eküride
antrenörlüğe başladım. Antrenörlüğümün
ikinci yılında en fazla yarış kazanan antrenör ödülünü kazandım. Hasan Adalı Ekürisinde 5 yıl çalıştıktan sonra 2009 yılında bu
eküriden ayrıldım. Antrenörlük dönemimde
bu eküride antrenör olarak birlikte çalıştığım ustam Haldun Güneş’ten çok faydalı
bilgiler edindim. Bugün buralara gelmemde rahmetli Hasan Adalı kadar Haldun
Güneş hocamın da bende büyük emekleri
olmuştur. Kendisinin bana verdiği bilgiler
ışığında mesleğimi yapıyorum. Zaman
zaman onu telefon ile arayarak bilgi paylaşımında bulunuyorum. 2009 yılında Adalı
Ekürisinden ayrıldıktan sonra Ankara’da
kendi ekürimi kurdum. HOPALIM, KARADENİZ, PERHAN isimli safkanları aldım.
Kendim için yarışlara bakıp hazırladım.
Bu safkanlarla 15 kez yarış kazandım. At
sahiplerinden Sevgi Tosunoğlu, Turgut
Kutlu, Mehmet Ulusoy’a ait ekürilerin
safkanlarını yarışlara hazırladım. İlerleyen
yıllarda at sahiplerinden Remzi Ayyıldız,
Saim Görmez, Hamit Büyükdere’ye ait
safkanların bakımını da üstlendim. Halen
bu ekürinin safkanlarına bakıyorum. Antrenör olarak bugüne kadar 297 birincilik elde
ettim. Bunların içerisinde LİDERDAY isimli şampiyon safkan ile Ankara’da Anadolu
Tarım İşletmeleri Koşusu’nu, İstanbul’da
Dumlupınar, Kanuni Sultansuyu koşularını,
Adana’da Vali Koşusu’nu kazandım. Yine
at sahibim Mehmet Ulusoy’a ait ESKİŞEHİRLİ isimli şampiyonumuzla 2 kez Adana
Vali Koşusu’nu, Ergenekon Koşusu’nu,
Ankara’da İstiklal Koşusu’nu, Türk Silahlı
Kuvvetleri Koşusu’nu kazanarak böylesi
anlamlı kupaların sevincini ekip olarak birlikte yaşadık.
Ahmet Tuğ: Başarınızın sırrı nedir?
2014 ve ilerisi için neler hedefliyorsunuz?
Cumali Karataş: Tabii ki bir insanın ba-
şarılı olması için öncelikle hedefinin olması
gerekir. Her meslekte olduğu gibi ben de
iş disiplinine uyarak çalışırım. Her safkanın
başarısı bizlerin başarısını üst seviyeye taşır. Sadık Eliyeşil ve Hasan Adalı isimleri
Türk atçılığında bir tarihtir. Onların yanında
edindiğim iş tecrübesiyle yetiştim. İşimi, atlarımı seviyorum. Bu işi inanarak yapanlardanım. 2014 ve ilerisi için hedefim ise Gazi
ve Cumhuriyet Koşularını kazanmaktır. At
sahiplerime bu sevinçleri yaşatmak için çalışıyorum. Şu günlerde 4 İngiliz ve 3 Arap
tayımız Adana’da bunun için hazırlanıyorlar. İyi bir seyis kadrom var. Onların emeklerine güvenerek bende güzel günlere kendimi hazırlıyorum. Her meslekte olduğu gibi
bizim meslekte de zorluklar var. İnanmak
başarmanın yarısıdır.
Ahmet Tuğ: Uzun yıllardır Türk atçılığı
içerisindesiniz. Atçılığımızın son durumunu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cumali Karataş: Türk atçılığı bugün herkesin özlediği bir ortamda değil. Buna bende üzülüyorum. Sahalarımız çok yorgun.
Bakımları zamanında yapılmıyor. Taylarımız çiftliklerden bakımlı olarak sahalarımıza gelmeyince yeni şampiyonlar yetiştirilemiyor. Yurt dışındaki haraları görmeden,
incelemeden hara kurulmamalı. Ülkemizdeki haralar çok yetersiz. Yine de Türk atçılığının arzu ettiğimiz günleri göreceğine
inanıyorum. Tüm rakip safkanların ayakları
düz bassın.
Download

Antrenör Cumali Karataş