“At koşarken senelerin nasıl
geçtiğini anlayamadım”
Yarış camiasının en eski
atçılarından At Sahibi Turhan
Türeray ile bir araya geldik.
“-1946’dan bugüne değin
68 sene at koşmuşum.
Ağabeyime -FIRE WORK’u
bana verirsen bir hara
kuracağım- dedim ve 1974
yılında haramı kurdum”
diyen Türeray sorularımızı
yanıtlarken damızlık, kısrak,
aygır, tay alımlarındaki
başarısının püf noktalarını da
açıkladı. “-KAMİKAZE ile
ağabeyimin kızı birlikte
gelirlerken Ankara’da kaza
geçirdiler ve ağabeyimin
kızı rahmetli oldu,
ağabeyimin kolu kırıldı.
KAMİKAZE’de kazanın
etkisiyle yarışta ikinci kaldı”
diyerek yaşadığı zor günleri
en samimi ifadelerle anlatan
Turhan Türeray’a teşekkür
ediyor, sağlık ve başarı dolu
günler diliyoruz.
Başbakanlık Kupası Koşusu’nu kazanan
NURCİVAN’ın kupa seremonisi
Kemal Akyer: At yarışlarına nasıl başladınız?
Turhan Türeray: At yarışlarına ilgi, daha 12 yaşlarında başladı. 1946 yılı bahar aylarında evi kandırarak
KASVA diye bir at aldım. Öğrenciydim, kıyamet koptu.
Evde ablam, eniştem herkes itiraz etti. Peşinat verdim
diyerek evden para aldım. KASVA ile çok yarışlar kazandım. Ağabeyim ile Prens Halim Sait’ten ROSITA isimli bir kısrak aldım. Yavrularının hepsi şampiyon oldu.
KAMİKAZE, FIRE WORK, SIROKKO, FİLİNTA, SNOW
WALL o sülaleden gelen atlar arasındalar. Hepsi birinci
sınıf attı. O arada antrenörlük de yaptım. Gazi Koşusu’na
iştirak ettiğim KAMİKAZE ile ikinci oldum. FIRE WORK
ile burun ucu biten yarışta FLYING STAR’a birinciliği
verdiler, ikinci kaldım. Şampiyon atım NURCİVAN o akşam hastalandı. Gazi Koşusu’dur, diye koştum ve bir
tek o yarışta kaybettim. Yarışların % 90’ını NURCİVAN
kazandı. Antrenörlüğünü yaptığım ikinci sınıf olabilecek
at, PİKEHAN’dı. PİKEHAN ile Gazi Koşusu’nu kazandım.
Elimde daima iyi atlar oldu. Antrenörlük yaparken de hep
atlar seçerdim. Mesela Özdemir Bey’den 1500 Lira’ya
VICTORI diye damızlık bir at aldım. Ahırda dönme gibi
kusurları vardı, ben düzelttim. İzmir’de arka arkaya yarış
koştum. Bir gün önce Şartlı yarış, ertesi gün Açık yarışta
ROBIN HOOD’u geçtim. Cumhurbaşkanlığı Koşusu’nda
İlyas Çokay’ın inat etmesinden dolayı jokeysiz kaldım. Kendisi ısrarla: “-Bu jokeyi bindireceksin” dedi ve
VICTORI baş farkıyla HELEN TRUVA’ya yenildi. MİNE’nin
antrenörüydüm, Gazi Koşusu’nu kazandı. En son koştuk-
larım NURCİVAN, BUSKAJI, NURSER’dir. Çok kişiler de tanıdım. Salih Temel, Zeki Sertol, Sait Akson, Orhan Meker,
Burhan Karamehmet, Mehmet Karamehmet, Şadi Eliyeşil,
Abdurrahman Atçı, İhsan Atçı diye sıralayabilirim. At koşarken senelerin nasıl geçtiğini anlayamadım. 1946’dan
bugüne değin 68 sene at koşmuşum. Ağabeyime “FIRE
WORK’u verirsen bir hara kuracağım” dedim ve 1974 yılında haramı kurdum. FIRE WORK bir yıl aygırlık yapabildi, bağırsak düğümlenmesi nedeniyle öldü. Çok büyük
bir attı, kısmet olmadı. Yüzatlar’ın sattığı NURCİVAN’ının
annesi GUERSILLIA’yı haftalık Derby Dergisi’ndeki ilanda
satılık olduğunu gördüm ve aldım. At Sahibi ve Yetiştirici
William Giraud’un kısrağıydı. Aslında ben atı almaya giderken o arada bir arkadaşa vermişler. Rahmetli Adil
ağabey benim telefon numaramı aldı ve “-Bir aksilik olursa seni ararım” dedi. Akabinde gelen telefonda denildi
ki “-Paran cebinde mi? Getir al.” Parayı götürüp atı aldım. Meğer öbür taraf çekle halletmek istemiş olmamış,
bana düştü ve NURCİVAN doğdu. NURCİVAN’dan sonra
İKABANA doğdu, İKABANA büyük attı. İkisi de büyük attı,
bunlar tam şampiyondu. 1974 yılında harayı kurduğum
zaman hep birinci sınıf kısraklar aldım. Şimdi haramın etrafı şehirleşti. Fabrikalar, bir de havaalanı yol üzerinde.
Yeni yapılacak havaalanı üzerinde kanal İstanbul açılırsa
aramızda 500 - 600 metre mesafe var. Çok değer kazandı
ama haram bana ufak geliyor. Oğlum Turan Türeray artık
devam ederse, büyük bir yer alması lazım. Yarışçılıkta iyi
günlerimizde zor günlerimizde oldu.
Turhan
TÜRERAY
Oğlu
Turan
TÜRERAY
Kemal Akyer: NURCİVAN ile Gazi Koşusu’nu
Ankara’da kaybettiğiniz sene safkana yarıştan bir
gün önce çok sert sprint yaptırdığınız ve bu yüzden o
yarışı kaybettiğiniz söylendi. Hakikaten bir gün önce
NURCİVAN’a çok sert sprint yaptırdınız mı? Yoksa yarışı kaybetmenizin bir başka sebebi mi vardı?
Turhan Türeray: Ankara’daydım, gündüzleri çok
sıcak oluyordu. Hatta yarış yerinin içinde büyük paraya ahır kiraladım. Ahır karaborsaydı. O akşam baktım artık NURCİVAN terliyor, pencereyi kaldırttım.
Halbuki ayazı düşünmedim, Ankara’nın ayazı felaket.
Seyisi Sebahattin Duman’dı. Sabah iki gözü iki çeşme
ağlıyordu. Meğer at yeme ağını sürmemiş. Atın gözleri kan çanağı gibi olmuş, üşütmüş. Ne yapacağımı
şaşırdım. Hasta koştuğumuz için kaybettik ama ona
rağmen kazanabilirdi. Kadir Altınöz’e sordum: “-Bu
ne telaş?” Altınöz: “-Son 1000 metrede kaynar sular döküldü başımdan” dedi. Biraz yürümek zorunda
kaldım. Yürümeseydiniz 400’lere kadar sabretseydiniz, 200’de bir acele sprint yapsaydınız kazanabilir
miydiniz diye sorduğumda “-Ona rağmen kazanabilirdim” diye yanıtladı. O yarışta ikinci gelen ata zorla
Ekrem’i bindirdim. NURCİVAN’ın geçilmesine imkan
yoktu. Ekrem: “-Ben birincilik olmayan yarışa neden bineyim? Binmem” dedi. Bu yarıştır, yarışta her
şey olur diyerek zorla bindirdim ve ikinci kaldı. DR.
SEFEROF birinci olurken Ekrem, LAST KING ile ikinci oldu. Ekrem ile de çok güzel günlerimiz geçti. Bir
sezon Osmaniye’de bir odada birlikte kaldık. Baş jokeydi. Şimdi onun yerini ancak Halis Karataş tutuyor,
diyebilirim. İşine çok sadıktı. Gece yarısı kalkar, beni
uyandırır ve “PLATİN ile nasıl koşacağım?” diye soru
sorup ısrarla beni konuştururdu. Aslında konuşmaya
da çekiniyorsunuz çünkü yanlış konuşurum, aksi olur
endişesi de var. PLATİN, Simsaroğlu’nundu. PLATİN,
Başbakanlık ve önemli açık yarışlar kazandı.
“Zafer sarhoşu bir karar verdiler”
Kemal Akyer: Her at sahibinin hayatini Gazi
Koşusu’nu kazanmak süsler. Kendi safkanlarınız ile
Gazi Koşusu kazandınız mı?
Turhan Türeray: At sahibi, antrenör olarak en
iyi atlarla kazanamadım. KAMİKAZE, FAIR WORK
ve NURCİVAN bunlar çok özel atlardı. NURCİVAN
üç yarış kaybetti diğer yarışlarının hepsini kazandı. NURCİVAN’ın kaybettiği yarışlar Gazi Koşusu,
Cumhurbaşkanlığı Koşusu ve Çaldıran Koşusu’dur.
Çaldıran Koşusu’nda Kadir bindi. Mustafa Dikçi’ye sattığım meşhur safkan MAHİNUR kazandı. Bir safkan
Çaldıran Koşusu’nu bir defa koşabilir. NURCİVAN iki
kez Başbakanlık Koşusu’nu kazanma başarısı gösterdi. Gazi Koşusu’nda FAIR WORK’a verdiğim taktik en
güzel taktiktir ama Mümin, komiserlerden neredeyse
ceza alacaktı. Zafer sarhoşu bir karar verdiler, atın
göğsü değmiş burnu değmemiş bu vaziyette bitirdi
yarışı.Tuta tuta kaybetti. Rahmetli Mustafa Paşa çok
iyi bir komiserdi. Karar alındı, “-Turhan, bu atın geçildiğine inanamadım” dedi. Çizgi geçmez aradan,
o şekilde karar vermişler. Uzak yaptı zaten, 400’de
ayrıldı gitti. Enseye bastı.“-Bu kara tahtalarla bu at
kendini koyuverir, yarış bitti” dedim sakın gevşemeyin. Mümin enseye bastı, geriden o safkan geldi. Foto
olduk. Hatta seremoniye gelmedi. Gitti dışarı, oradan
yolladılar sonra. Bizim at dolaşıyor seremonide. Kazım
Yıldız biniyor, gelmedi. Zorla çağırdılar da getirdiler,
mucize kazanması. Oluyor, yarışçılıkta bunlar var.
“-İngiltere’ye sana madalya
yollasınlar, diye yazacağım.
Bu at nasıl kazandı?”
Kemal Akyer: Hazırladığınız safkanlar arasında
sizi üzen ve sevindiren oldu mu?
Turhan Türeray: APRIL LOVE vardı. At bir hafta önce
ateşlendi, üç gün çalışmadı. Rahmetli Şevket Paşa veterinerimiz “-Bu atı sakın yarışa koşmayın” dedi. Tabii içim
içimi yiyor. Sirkeli, buzlu çarşaflar sererek üç gün sonra
atın ateşini düşürdüm. Atta derman yok, o vaziyette. O
günkü koşularda bir gün önce jokey deklare olabiliyordu. Bir gün önce Ekrem’e “-Sen kime biniyorsun?” diye
sordum. “-LUTES’e biniyorum. Kim birinci olacak?” dedi.
“-Yarışı APRIL LOVE kazanır” dedim. Ekrem çok hırslıydı.
“-Sizin atınız hastaymış” deyince “-O lafı ben çıkardım”
diye söyledim. Amacım Ekrem’i ele geçirmekti. “-Turhan,
atı yarın ben çalıştırayım” dedi. Ben de “-Olmaz. Ben
gece yarısı çalışıyorum. Atı kimse görmüyor, herkes hasta biliyor. Size de çalıştırmam” dedim. Sabahleyin Ekrem
döndü dolaştı yanıma geldi. “Metin Körmükçü ile kötü
olacağız. Ben nasıl yapacağım?” diye sordu. Yanıtım “-Siz
bilirsiniz, ikinciliğe razı olun ” oldu. Dayanamadı çocuk
ve “-Peki biniyorum ama Metin ile kötü olacağız” dedi.
Metin ile bir yıl konuşmadılar, iyi biliyorum. Ekrem bizim
ata bindi. Yarışta beş at foto oldu. Farklar burun ucu
– burun – baş – burundu. Yarış böyle bitti. Beş at yarışı burun buruna bitirdi. Fotoda APRIL LOVE çıktı. Hatta
Veteriner Şevket Paşa “-İngiltere’ye sana madalya yollasınlar, diye yazacağım. Bu at nasıl kazandı?” dedi. Böyle
yarışlarda var.
82 Lira ganyan ile Şaban Celebir’in ŞEREFE’si
Başbakanlık Koşusu’nu koştu. Şaban Celebir “-Şartlı
kazanamıyoruz, açık yarışta ne işimiz var?” diye
sordu. Kafama koymuştum ve bu atla Başbakanlık
Koşusu’nu kazandık.
“Kasvacı lakabım ilk atımın
isminden kaldı”
Kemal Akyer: Lakabınız neden Kasvacı Turan?
Turhan Türeray: Kasvacı lakabım ilk atımın is-
minden kaldı. İkinci atımın adını KASVA I koydum.
KASVA, peygamberimizin devesinin ismidir. At sahibinden KASVA’yı aldığımda o da benden aldığı paranın
daha azını vererek İnönü’nün yaveri Cavit Apayık’tan
GÜZEL isimli bir kısrak aldı. Onun da onda gözü varmış ve ismini değiştirerek BURAK koydu. BURAK, peygamberimizin atının ismidir. Sonbaharda bir yarışta
birlikte koştuk. Jokeyime talimat verdim: “-BURAK
dördüncü olursa siz üçüncü, beşinci olursa dördüncü olacaksınız. Bu ata geçilmeyeceksiniz.” Yarışın 400
metresinde bir kapıştılar ve baş farkıyla yarışı kazandık. Safkanlar fotoya girdiğinde sesler de yükseliyordu. Herkes “-Tabelayı kazıkladın” diye bağırıyordu.
Adam pancar gibi oldu ve oradan zor kaçtı.
KAMİKAZE ile ağabeyimin kızı birlikte gelirlerken
Ankara’da kaza geçirdiler ve ağabeyimin kızı rahmetli
oldu, ağabeyimin kolu kırıldı. KAMİKAZE’de kazanın
etkisiyle yarışta ikinci kaldı, zor günlerdi. Acı günlerimiz de oldu. Dediğim gibi at koşarken senelerin nasıl
geçtiğini anlayamadım.
“Atçı olarak benden eskisi yoktur”
Kemal Akyer: Daha sonraki yıllarda Arap atı koştunuz mu?
Turhan Türeray: NİHAVEND diye bir atım koştu.
Haralar Koşusu’nu kazandı. NURŞİVERAN diye bir
atım daha vardı ancak daha sonra tamamen İngiliz
atına döndüm. O zaman Arap atı çoktu, İngiliz atı
azdı. İngiliz atında üçüncü sene koşuyorsunuz atı, bir
sene hamileliğidir. Arap atında üç sene hamileliği tabii
dört sene sürüyor. Bir sene fark var. İngiliz’e rağbet vardı. Arapların yarım kan dedikoduları yüzünden
atımı hep yarım kanlarla koştum. ARDA ve HAYDAR
mimli atlardı, yarım kan oldukları bilinirdi. ÇAPRAZ,
sonra BAHTİYAR oldu, rahmetli Eşref ağabeyin atıydı. Yarışçılıkta benden eski olacak bir tek Dr. Muhlis
Akalın’dır. Dünya efendisi, herkesin sevdiği, çok iyi bir
insandır. Onunla güzel günlerimiz geçti, ahbaplığımız
da oldu. Atçı olarak benden eskisi yoktur.
“Gazi Koşusu kaydına 13.500
TL deklareyle birlikte 15.000
TL ödemek varken atçı neden
30.000 TL ödesin?”
Kemal Akyer: 29 Haziran Pazar günü koşulacak
olan 88. Gazi Koşusu’nun yarış ikramiyesi 1.350.000
TL olurken 22 safkanın Gazi Koşusu’nda start alması
bekleniyor.
Gazi Koşusu’na
ilk kayıt
:362 adet / 500 TL= 181.000 TL
Taksit :50 adet / 1.800 TL= 90.000 TL
Cezalı Taksit :2 adet / 9.000 TL= 18.000 TL
Son Kayıt :22 adet / 23.000 TL= 506.000 TL
Toplam = 795.000 TL
Bu konu hakkındaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
Turhan Türeray: İsteyerek mi oldu istemeyerek
mi oldu, bilemem ama bir hata var. 22 at yazılabilir. Bunlar puanla girecek, puanla koşacaklar. İlk dört
kendini kurtarır peki geriye kalan 18 at ne olacak?
13.500 TL deklareyle birlikte 15.000 TL ödemek varken neden 30.000 TL ödesin? Bu artış neden? TJK
kongresindeki dilek bölümünde de konuştum ancak
herkes sıkıldı ve çekip gitti. Beş, altı kişiye konuştum.
Gazi Koşusu puanlıdır. Puanı yüksek olan sıradan girer. 22 at koşar. Kaydı fazla bulup girmesin şekliyle
düşünürsen bu işte çok büyük hata yaparsın. Evet, o
100 puanlık atların içinde durumları müsait olmayan
da olacak, 90 puanlık atların içinde durumu müsait olmayan da olacak ama 120 puanlık, 115 puanlık
atlar var. Bunların kazanma şansları fazlayken bunlar
yazılmayabilir. 50 puanlık at yazılırsa, kim ne diyecek?
50 puanlık, 60 puanlık atı “formam görünsün” diyen
zengin at sahibi yazacak. Gazi Koşusu’ndaki denge bu
mudur? Tam bir dengesizlik olacak, bugünler görülecek. Onların gayeleri buraya fazla at girmesin, klas
atlar koşsun. Siz bunu Gazi Koşusu’nda da klasik yarışlarda da yapamazsınız. Adama eziyet ediyorsunuz.
Gazi Koşusu’nun ikramiyesini arttırın, kaydına dokunmayın. Adama niçin iki misli para verdiriyorsunuz?
Çok yanlış. Durumu olmayan olacaktır içlerinde, yaza-
mayacak. Kızdığım için bu sene iki atımın koşu kaydını
yaptırıp taksitlerini yatırmadım. Oğlum çok ısrar etti.
BALLINUR ve CİVANHAN’ı yazmadım. Serdal Adalı’ya
serzenişlerde bulundum. İngiltere’deki derbiyi noktasından virgilüne oynatabilir misiniz? Kıyametler kopar,
dedim. Hadi diğerlerine yapıldı. Gazi Koşusu’nda atı
yazılmasın, parayı çok görsün de girmesin, zengin
sporudur diye hareket ederseniz yanlış yaparsınız.
Program komitesinin bakanlıktan gelen sorumluları
gayet dürüst insanlar. Ancak aralarına koyduğumuz
arkadaşlar yanlışlıklar yaparak adamları da tesir altında bıraktılar ve bu iş bu noktaya geldi. Bunun derhal düzeltilmesi gerekir, diye düşünüyorum. Bu yıl ilk
taksitleri biraz düşürdüler. % 2 kaydın % 1’e düşmesi
lazım. Adam 13.500 TL yerine 27.000 TL verecek. Bu
olacak iş mi?
“Gazi Koşusu’nda daima
sürpriz atlar gelir”
Kemal Akyer: CİVANHAN’ın ilk çim pist yarışı göz
doldurdu. Taksit paralarından dolayı Gazi Koşusu’na
kayıt ettirmediğiniz için pişmanlık duyuyor musunuz?
Turhan Türeray: Biraz kapris yaptım. Oğlum
Turan Türeray kayıt ettirmek için gizli gizli uğraştı
ancak benim aldığım karar sonrası oğlumda taksitleri
yatırmadı. En iyi atlarım ile şahıs olarak girdim, kazanamadım. Gazi Koşusu’nda benim şansım yok. Daima
sürpriz atlar gelir.
Ne atlar, ne insanlar öldü. Begüm Atman Karataş’ın
rahatsızlığı nedeniyle vefat etmesi beni çok üzdü. Gazi
Koşusu çok başka bir yarıştır. Koşan atların çoğu ıskarta olmuş, devam edememişlerdir. Sert yarıştır. At, belki
hazırlığı belki de yarışı kaldıramıyor. Yarışın atmosferiyle
antrenör atın üstüne çok gidiyor ya da yarış ata sert geliyor. Neticede safkan son limitini buluyor.
Kemal Akyer: Dünyada da böyle mi oluyor?
Turhan Türeray: Dünyada böyle değil. Safkanları
üç ay veya beş ay sonra bir yarışa hazırlıyorlar. İleriyi
görmek istiyorlar. Onların bu hazırlık takvimine bizim
uymamızın imkanı yok. Biz çok sabırsızız.
Kemal Akyer: Türk yarışçılığı dünden bugüne
hangi aşamaları kaydetti?
Turhan Türeray: 68 yıldır atçılığın içerisindeyim.
Atçılıkta çok gelişme oldu. KASVA’yı aldığım zaman
paramızı muhasebeden alırdık. Kaç imzadan geçerdi, en son vali imzalardı. 350 Lira ikramiye almak için
beklediğimi bilirim. Türk milletinin ata karşı büyük
sevgisi var. Yarışlar kalkacak diye söylentiler vardı.
Başbakanımız şans oyunlarının tamamının devlet
eliyle oynatılmayıp özelleştirilmesini istedi. At yarışlarında sadece müşterek bahisler bölümü özelleşir.
Başbakanımız 40 bin kişinin ekmek yediği iş yerini kapatmaz, kimsenin ekmeği ile oynamaz. Gıda Tarım ve
Hayvancılık bakanımızın atçılığa çok büyük hizmetleri
var. Bence Gazi Koşusu kayıtlarının artmasından kendisinin haberi yoktur.
yarış bulamıyor. 40 – 45 gün sonra girebileceği müsait
bir yarış var. 40 – 45 gün sonraya atta ne form ne
de idman kalır. Bir hafta sonra girebileceği yarış varsa 45 gün sonra koşacağıma o zaman koşayım diyor.
Nitekim atın formu bitiyor. Yanlışlıklar var.
Kemal Akyer: SABIRLI aygırlığa ayrılıp aşımlarını
yaptıktan sonra ahırında talihsiz bir kaza geçirdi ve öldü.
SABIRLI’nın yavruları sahalarımızda fırtına gibi esiyor. Bu
aygır hakkındaki görüşlerinizi ve son yıllarda diğer beğendiğiniz aygırların isimlerini öğrenebilir miyiz?
Turhan Türeray: Aydoğan San’ın oğlu Selçuk
San ısrarla bana: “-Bu kısrağı SABIRLI’ya çek” diye
rica etti. Benim kısrağı koşamadık. Ufacık bir kısraktı.
Hiç olmazsa cüsseli bir ata çekeyim, diye düşündüm.
400 kiloluk attan 500 kiloluk at aldım. Selçuk arkadaşımı tebrik ederim. Yavrularının hepsi iyi koşuyor.
UNACCOUNTED FOR, OKAWANGO, YONAGUSKA,
DIVINE LIGHT, BEKMEZCİ iyi çıkan aygırlardır.
SABIRLI ön plandaydı, o da öldü. CİVAN aygırlık yapıyordu. O dönem BUSKASI’yi de aygır yaptık. Bunları
bir gün kaçırdılar, çarpıştılar. CİVAN’da iyi bir orijin
olmasına rağmen yaşlıydı, BUSKASI’de çok iyi bir performans gösterdi. Birini verecektim, CİVAN’ı verdim.
Çok büyük hata ettim ve altı senemi yedi BUSKASI.
İyi attı fakat aygırlığı yoktu.
“At seçerken en büyük sır budur”
Kemal Akyer: Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığının atçılıktan sorumlu YKK yönetiminde TJK
eski başkanları, TJK Asli Üyeleri Behçet Homurlu ve
Yasin Kadri Ekinci görev alıyorlar. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Turhan Türeray: Her gelen bir şeyler yapmaya çalıştı. Gelenler hep gayret ettiler fakat bazı devreler kötü
gitti. Bu devreyi çok farklı buluyorum. Bu yönetimi takdir
etmek lazım. Bu ikramiyeler olduğu müddetçe YKK ve
TJK istedikleri yatırımları yapsınlar. Atçı da itiraz etmez.
Kemal Akyer: Damızlık, kısrak, aygır ve tay alımlarında nelere dikkat edersiniz? Püf noktalarınız nelerdir?
Turhan Türeray: Kısraklarda her şeyden önce
eşkal şart. Eşkalden sonra kan ve ayakların durumu, kuvvetliliği önemli. Hanepleri yere düzgün inecek. Arka ayaklarda pek mühim hadiseler var, kimse
oraya bakmaz. Kemal Akyer: Tırnak yapısı takoz
olursa ne olacak? Turhan Türeray: Tabii ki olmaz.
Bunlara dikkat etmek lazım. Aygırda arkaya –sağrıya-,
kısrakta öne bakılır. Kemal Akyer: Neden? Turhan
Türeray: Kısrak doğum yapacaktır arkası gelişir.
Dolayısıyla kısrak alırken öne, aygır alırken arkaya
bakacaksınız. Aygırın göğsü gelişir, arkası gelişmez.
Kısrağın arkası gelişir, önü gelişmez. At seçerken en
büyük sır budur. Dişi alırken öne, erkek alırken arkaya
bakılacaktır. Dişi doğum yapacağı için tabiat kanunu
olarak arka gelişir, ön gelişmez ama aygırda arka gelişmez ön gelişir, bu tabiat kanunu.
Kemal Akyer: Senede birkaç defa yazılarımda
yıllık yarış takviminin yanlış hazırlandığına, bir büro
kurularak yurt dışında eğitim alınmasına ve yurt dışından eğitmenler getirilerek yetiştirilen personeller
tarafından yıllık yarış takviminin hazırlanması gerektiğine değinirim. Bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?
Turhan Türeray: Tabii ki çok gerekli. Bence program komitesi teknik büroya bağlı olmalı. Yarış programı ilan edildikten sonra çok dedikodu oluyor, niye
bu yükü çeksinler? Üstelik maddi imkanlar da müsait.
Herkes yarış programından şikayetçi. Bir ata 15 – 20
gün içinde bir yarış bulunması lazım. At sahibi uygun
Kemal Akyer: Şampiyon bir tay seçerken veya damızlık bir kısraktan aygır eşleştirilirken şampiyon bir
tayın doğması için sizce kısrak mı yoksa aygır mı ön
plandadır?
Turhan Türeray: Kısrak başarı olasılığı % 70,
aygır başarı olasılığı % 30’dur. Kısrağın sütü çok
mühim. Çok iyi kısraklar gördüm ancak sütü yoktu.
Şükrü Dinçer, bana SÜBHAN’ın kızını damızlık hediye
etti. Kalın yapılı, ufacık bir attı fakat boyu Arap atı kadardı. Doğum yapmadan öne sütü gelirdi, dolaşırken
çayır bembeyaz olurdu. MAHİNUR’u verdi, Çaldıran
Koşusu’nu kazandı. İlk doğduğunda fotoğrafını gös-
tersem bir köpek yavrusu gibiydi. Bir yaşındaki fotoğrafı ise damızlık kısrak. Demek ki kısrağın sütünün
kuvveti çok önemli.
“Sahalarımızda at binen
jokeyleri iki döneme ayırırım”
Kemal Akyer: Uzun yıllar yarış camiasındasınız.
Yetiştirdiğiniz, bilgilerinizi paylaştığınız antrenörler
oldu mu?
Turhan Türeray: Sebahattin Duman, diyebilirim.
Boynuz kulağı geçer, çok iyi bir antrenör. Bu aralar
aramız olmasa da ben çok beğeniyorum. Benimle çok
uzun yıllar çalıştı. Umur ile aramız açılınca Umur’un
tarafına geçti. Hadiseler yaşansa da ben onun antrenörlüğünü takdir ederim çünkü ahırcıdır. Attan hiç
ayrılmaz, çok fuzuli at almaz. Benim gibi iyi atları seçmeye çalışır. Şaban Celep 5 Bin TL’ye SERVET’i aldı.
Bende atın antrenörlüğünü yaptım. SERVET, ertesi
yıl 325 Bin TL kazandırdı. Rekor kırdı. Tabi bunu görebilmek çok mühim. Şimdi yanımda hem çalıştırıcı
hem antrenör olan İbrahim Eser var. Tabii Sebahattin
Duman gibi değil. Benim çalışma stilimi kaptı. Biraz
eksiklikleri olsa da inşallah telafi edecektir. Tahmin
ediyorum ki ileride çok başarılı bir antrenör olacaktır.
Kemal Akyer: Sahalarımızda at binen jokeyleri
kaç döneme ayırırsınız?
Turhan Türeray: İki döneme ayırabilirim. Birinci
dönem Ekrem Kurt ve ikinci dönem Halis Karataş.
Kadin Altınöz, Süleyman Akdı, Selim Kaya, Gökhan
Kocakaya, Ahmet Çelik, Sadettin Boyraz çok ileriye
giden başarılı jokeylerimizdir. Ancak Ekrem ve Halis
çok farklı kulvardadırlar.
Kemal Akyer: Serdal Adalı geçici başkanlık sonrası
tek aday olarak TJK başkanı seçildi. Adalı Yönetiminin
çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Turhan Türeray: Çok başarılı bir yönetim.
Yönetim kurulu üyeleri uyum içerisindeler. Zaman zaman ufak tefek anlaşmazlıklar olabilir ancak bunlar
gayet doğaldır. Adalı Yönetiminden memnunum. Adalı
Yönetimi ile birlikte cirolar artış gösterdi. Atçının yarış ikramiyesi arttı. Adalı Yönetimi atçının yanında yer
aldı. Yarış camiası Serdal Adalı’yı seviyor. Çalışmalar
bu yönde devam ederse 2015 yılında yapılacak olan
TJK başkanlık seçimini bir kez daha kazanabilir. Atçı
hizmete bakar. Hastaneler yenilendi, pansiyon haralar
düzenlendi. Yarış camiası her geçen gün daha iyiye
gidiyor. Yarış ikramiyelerinin iyileştirilmesiyle atçının
mağduriyeti giderildi.
Kemal Akyer: Yarış camiasına mesajınız var mı?
Turhan Türeray: Asırlık bir yarış olan ulu önder
Atatürk adına koşulan Gazi Koşusu’nun yarış ikramiyesi artırılabilir ancak taksit tutarları noktasından virgülüne kadar değiştirilmemelidir. Yarış camiasına geldiği
günden beri yapmış olduğu hizmetleri ile takdir toplayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız M.Mehdi
Eker’in bu röportajımızı okumasını arzu ederim.
29 Nisan 2014 Salı günkü 1050 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır
Download

“At koşarken senelerin nasıl geçtiğini anlayamadım”