Erdal Yavuz jokeyliği bıraktı
Jokey Erdal Yavuz kimdir?
Şanlıurfalı atçılardan Abdulrezak Kaya’nın torunu,
Mehmet Emin Kaya’nın yeğeni, atçı ailenin bir ferdi olarak dedesinin çok sevdiği mesleğini yapmak ister. 2002
yılında Ekrem Kurt Apranti Eğitim Merkezi’ne başlar ve
okulunu birincilikle bitirir. 2005 yılında yarış binmeye
başlar. Hayatının ilk yarışını Abdulrezak Kaya’nın sahibi
olan CULAP GÜZELİ isimli atla kazanır. Aprantilik dönemine her gün yeni başarılar ekleyerek iki yıl içerisinde
100. yarışını kazanarak jokeyliğe terfi eder.
“Fotoğraflarda görüldüğü
gibi benim jokeylik hayatıma
mâl olan demir direk yerinde
duruyor”
Yaşadığı talihsiz kazanın ardından jokeylik mesleğinin
sona erdiğini, çok zor günler geçirdiğini söyleyen Jokey
Erdal Yavuz şöyle konuştu:
“-Türkiye genelinde at bindim ve Türkiye’nin tüm hipodromlarında yarışlar kazandım. Jokeylik mesleğimi
uzun yıllar sürdürmek isterken maalesef bir ihmalsizlik
hayatıma mâl oldu. 28/08/2013 Elazığ Hipodromu’nda
bir yarış günü 4. koşuda YESS isimli İngiliz safkana bindim. 1700 metrelik bu yarışta start çıkışında 1400 virajın
keskin olması nedeniyle atım dışarıya savrulmaya başladı. O sırada ben atımı var gücüm ile içeriye çekmeye
çalıştım. 1200’lerde start makinesinin durduğu o köşede
virajın eğimliliğini alan beyaz bez şeridin köşesinde şerit bezini sabit tutturması için kalın demir direğine varmadan önce plastik bariyerlere atımla birlikte çarptık.
Çarpmayla birlikte dengemi yitirdim ve düştüm. O soba
borusu kalınlığındaki demirin tam üstüne düştüm. O on-
dan sonra hiçbir şey hatırlamıyorum.
3 saat sonra Elazığ Madikal Park
Hastanesi’nde uyandım. Aşırı şekilde
acılarım vardı. Ne olduğunu sordum.
Kalça kemiğimin oynak başlarında kemiğimin kırıldığını söylediler.
Doktorlar kalça kemiğine uygun platin yok. İstanbul’dan
sipariş verdik, gelecek. O zaman seni ameliyat edeceğiz
dediler. 5 saat süren bir operasyon yaptılar. Uyandığımda
doktorlar geldi ve ayağınız yani kalça kemiğiniz çok kötü
bir yerden kırılmış. Biz elimizden geleni yaptık. Bu sakatlık inşallah kalıcı olmaz dediler. Çünkü kemiğimin en
sağlam yerinden kırılmış. Sen neye çarptın? Kolay kolay
kırılmayacak bu kemiği kırmışsınız. Allah sizi ailenize ve
sevdiklerinize bağışlamış, dedi doktorlar.
Ben ve jokey arkadaşlarım 1200’lerde bir metre uzunluğunda, soba borusu kadar kalınlığında olan demir direği Elazığ Hipodrom müdürü ve yetkililerine defalarca
söylememize rağmen tehlike arz eden demir direğe bir
çare bulamadılar. Bu direk jokeylik hayatıma mâl oldu.
Benden sonra jokeylerden Hikmet Sarıdal, aynı benim
düştüğüm yerde bulunan demir direğe çarpmış ve kazayı
ufak tefek yaralarla atlatmıştır. Fotoğraflarda görüldüğü
gibi benim jokeylik hayatıma mâl olan demir direk yerinde duruyor.
Elazığ Hipodrom müdürlüğüne kazadan evvel defalarca ben ve jokey arkadaşlarım bu demir direğin bir gün
büyük bir kazaya sebebiyet verecek olmasını söylememize rağmen bizim söylediklerimiz kulak arkası edildi.
Neticede jokeylik yaşamım sona erdi. Benim başıma gelen bu olay kesinlikle bir ihmalsizliktir.
Bundan böyle çok sevdiğim jokeylik mesleğimden ayrı
kalacağım. Belki de ömür boyu sakat kalacağım. Atçı
bir aileden geldiğim için çok sevdiğim, severek yaptığım
mesleğimi Allah’ım bana el verdiği sürece devam edecektim. Doğu hipodromlarda çok başarılarım vardı. Bu
başarılarımın üstüne hep yeni başarılar ekleyecektim. Bu ihmalsizlik beni
maddi ve manevi olarak adeta yıktı.
Benim başıma göz göre göre gelen bu kazaya sebebiyet
veren yetkilileri Allah’a havale ediyorum.
TJK’ya gelince… Her kaza geçiren jokey arkadaşım
gibi bana da baktılar. Tedavimin 6 ayı boyunca sağlıktan
faydalandım. 2014 yılında jokeylik lisansım vize yapılmadığı için ben, eşim ve iki çocuğum sağlık olarak TJK’dan
faydalanamıyoruz.
Jokey lisansımın vize olmamasının sebebi ise hastanede 7 doktor tarafından sakatlığımı rapor alamadığım için
lisansımı vize edemedim. Bu nedenle sağlıktan faydalanamıyorum. Çok mağdurum.
Ben ve ailem psikolojik olarak çok kötüyüz. Ayağım
tamamen iyileşmedi. Halen topal yürüyorum. Bazen bir
başka insanın yardımıyla oturup kalkıyorum. Tedavi olmam gerekiyor. Sosyal güvencem olmayınca tedavi olamıyorum. Şu an çalışmadığım için ayrıca ben ve çocuklarım mağdur durumdayız.
Elazığ Hipodrom müdürünü aradım. Şahsıma ait olan
jokey eşyalarımın benim tarafıma iade edilmesini istedim.
Ancak Elazığ Hipodromu’ndan bir sonuç alamadım. Benim
eşyalarım benim için hatıradır. Evimin baş köşesinde kalmasını isterdim. Maalesef bunu bana çok gördüler.
İnsanlarımız televizyonlardan Elazığ’ı izlerken her şeyin güllük gülistanlık olduğunu zannediyorlar. Maalesef
hiç de öyle değil.
Ben, Elazığ Hipodrom müdürlüğüne dava açacağım ve
davamın sonuna kadar takipçisi olacağım.”
● Haber_Fotoğraflar: YARIŞ DÜNYASI
20 Mayıs 2014 Salı günkü 1053 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır
Download

“Fotoğraflarda görüldüğü gibi benim jokeylik hayatıma