Ağustos ayının son haftasında gittiğimiz Karacabey Harası bu hafta siz
Yarış Dünyası okurları için hazırladığımız haber-röportajımızın konusunu oluşturuyor
H
araya giriş yaparken sizi güvenlik görevlileri karşılıyor. Arabamız dezenfekte edilmiş bölümden
geçtikten sonra güvenlik görevlisi sizinle gayet
kibar şekilde iletişime geçerek yardımcı olmaya çalışıyor. Ve işte Karacabey pansiyon haradayız. O anda
Joaquin Rodrigo Vidre’nin Gitar Konçertosu müzik
çalarımız da kulaklarımızın pasını alır şekilde başlıyor.
Bu bir rastlandı olsa gerek, diye düşünüyorum. Gitar,
arkasındaki senfoni orkestrasında bulunan o kadar
sese, keman, obua, flüt, viyolonsel ve vurmalı çalgıya
rağmen kendi sesini bu çok notalı eserde ön plana
çıkarabiliyor. İdari binaya giderken atları görüyorum
ve onlarında o kadar sese rağmen bizim camiamızın
gitarı olduğu benzetmesi geliyor.
İdari binada bizi Mali ve İdari İşler Müdür Yardımcısı
genç ve her halinden idealist biri olduğunu gözlemlediğim Sinan Şener karşılıyor. Gerekli üst makamlarla
görüştükten sonra iznimizin olduğunu ve haber-röportajı yapabileceğimizi belirtiyor. Bu arada ikram ettikleri içeceklerimizi içiyoruz ve aynı zamanda kurumsallık her haliyle gözüme çarpıyor.
Hemen işe koyuluyorum. Arabamıza binerek en yakın tavla’ya gidiyoruz. Her tavla 50 loca (box) içeriyor. Ancak kalan safkan sayısı 43 ile 50 arası değişim
gösterebiliyor. Her yer temiz ve tavlalara giriş yaparken kapı önlerinde bulunan paspasların içerisindeki
dezenfektanlı maddeler sayesinde içeriye hijyen bir
şekilde giriş yapıyorsunuz. Havalandırmanın doğal bir
şekilde mimari açıdan sağlanmış olduğunu görüyorsunuz. Haşarata rastlamadığımız tavlalar da, çalışanların güler yüzlü ve ilgili olması sizleri memnun ediyor.
Birçok tavlayı geziyoruz. Hepsi birbirinin aynı sadece
bazıları içerik olarak birbirinden ayrılıyor. Örneğin 1,2
ve 3 numaralı tavlalar erkek Yearling barındırırken 5,6
ve 7 numaralı tavlalar dişi Yearlinglere hizmet veriyor. 4,8,9,10,11,12 ve 13 numaralı tavlalar ise damızlık kısraklara hizmet verirken 15 tavlanın bulunduğu
harada diğer iki tavla 14 ve 15 numaralı tavlalar ise
değişim göstererek 14 no’lu tavlada 93, 15 no’lu tavlada ise 97 loca olmak üzere 190 localık bir kapasite
ile daha ziyade misafir damızlık kısraklara hizmet veriyor. Ayrıca aygırlar için oluşan bölümlerin olduğu da
gözden kaçmıyor.
Karacabey Harası’nın toplam 4996 Dekar olduğunu teknik büro (Studbook memuru) çalışanı İsmail
Dekçi’den öğreniyorum. Bu alanın 3593 dekarlık bölümünün padoklardan oluştuğunu ve alan dağılımının
şu şekilde olduğunu belirtiyor: ‘’Bu alanda 187 adet
padok mevcuttur. Bunlardan 102 tanesi çim padok
olmak üzere toplamda 3363 dekarlık bir alanı kapsamaktadır. 51 kum padoğunun ise 152 dekar bir alana
sahip iken 27 aygır padoğumuz da 68 dekarlık bir ala-
na kurulmuştur. Ayrıca 7 adet hastane padoğumuz 10
dekarlık bir alanda hizmet vermektedir.’’ Şu an itibarı
ile 993 safkanın (Baş) harada bulunduğunu öğrendikten sonra yol üstünde bulunan 3 adet yem silosu
ve hastanenin fotoğraflarını çekmek için aracımızdan
iniyorum.
Benim gibi yaşı geçkin ve şehirde yaşayan birinin
en çok dikkat ettiği özellik sessizlik olurken Karacabey
Harası hakkında daha önemli bilgileri almak için Sinan
Bey’in yanına gidiyorum. Bana söylediklerini kelimesi
kelimesine sizlere aktarıyorum.
‘’Türkiye Jokey Kulübü’nün safkan İngiliz atı yetiştiren bu daimi en büyük harası Karacabey Pansiyoner
Harası 01.03.2001 tarihinde açılmıştır. Toplam 4.996
dekar arazi üzerine kurulmuş olan haranın çevre sınırlarının uzunluğu 18 km.’dir. İzmir-Bursa karayolu
üzerinde 6 km. boyunca güzel bir tesis görünümü
sunmaktadır. Hara içinde 13 km. stabilize iç servis
yolu, padoklar arasında 20 km. stabilize yol, 4,7 km.
çevre güvenlik yolu ve 93.000 metre tül padok çiti bulunmaktadır. Karacabey Pansiyon Harası padok alanı
ile Avrupa’nın sayılı büyük haralarından biridir. Ayrıca
haranın tüm altlık sap ve kaba yemlerinin stoklandığı
toplam 8.344 m2 alana sahip 7 adet çiftli ve 12 adet
tekli olmak üzere 19 adet sundurması, kesif yemlerin stoklandığı kapalı yem ünitesi ve her biri 200’er
ton kapasiteli 3 adet yem silosu vardır. Her yıl 450 ile
600 kadar kısrağın aşım gördüğü, 250-300 yearling
tayın yetiştirildiği haradaki at mevcudu Ocak-Haziran
döneminde doğumlar, aşımlar, misafir olarak giriş
yapan kısraklar ve onların tayları ile birlikte 1.1501200’lere ulaşır. 15 Şubat’ta başlayan aşım sezonu 30
Haziran’da son bulur. Bu dönemde, tayları ile birlikte
haradan ayrılan misafir kısraklar ve bir sonraki yıl iki
yaşında olup yarış alanlarında boy gösterecek büyük
tayların (Yearling) çıkış yapmaları ile at mevcudu 850900’lere düşer. Harada toplam 15 tavla blokunda kısrak ve taylar için kullanılabilir durumda loca mevcuttur. Bunun dışında bir aşım salonu ve her biri dörder
büyük locaya sahip dört aygır tavlasından oluşan 16
localı bir aygır kompleksi, 10 localı bir karantina tavlası ve ameliyathanesi, laboratuarı ile birlikte 8 tedavi
locası bulunan bir at hastanesi bulunmaktadır. Daimi
ve mevsimlik statüde toplam 188 hara çalışanı, üç
vardiya üzerinden günde 24 saat, yılda 365 gün görev yapmaktadır. Harada barınan tüm atlara mevsim
şartları dikkate alınarak maksimum seviye de padoklardan faydalanabilecek bakım ve beslenme programları uygulanmaktadır. Atların yaşı, cinsi ve gebelik durumlarına göre özel yem rasyonları ile beslenerek 24
saat Veteriner Hekim gözetimde bakımları yapılır. Döl
veriminin en yüksek seviyede gerçekleşmesine yönelik Veteriner Hekim muayeneleri, laboratuar analizleri
ve yetiştiricilik faaliyetleri muntazam olarak uygulanmaktadır. Sağlıklı bir biçimde gelişmelerini sağlayacak
uygulamalarla, tayların en iyi kondisyonda yarış sahalarına intikal etmeleri sağlanmaktadır. At Hastanesi
bünyesinde olan ameliyathanede başta hernia (fıtık)
olmak üzere sezaryen, kolik, periostal strip (kemiklerin büyüme plaklarındaki dengesiz gelişimin giderilnesi), eklem yıkama vb. operasyonlar yapılmaktadır.
Teşhis maksadı ile dijital röntgen, endeskop, ultrason
ve kan analiz cihazları kullanılarak Veteriner Hekimlik
hizmet kalitesi en üst seviyede tutulmaktadır.’’
İdari binada bulunan Karacabey Harasında yetişmiş
ve başarılı olmuş safkanların fotoğraflarını çekerken
çalışanlara yönelttiğim sorulardan sıcak ve içten cevaplar alıyorum. Öğlen arasına denk gelen bu zaman
zarfında yaptığımız ayak üstü sohbetlerde Karacabey
Harada bir safkanın aylık KDV dahil 1.400 TL artı tedavi masrafları ile fiyatlandırıldığını, yapılan bir istatistik ile harada yetişen 2200 taydan 1420 tanesinin
yarış kazandığını, bununda % 63 oranında olduğunu
öğreniyorum. Ayrıca tüm hipodromlarda ilgili kişilerin konuştuğu, yeni yapılan idman pistinin gerekli
bazı yapılandırmalarının (Tavla, Tribün vb.) ardından
hizmete açılmasının üst makamların vereceği karar
doğrultusunda olduğunu öğreniyorum. Ayrıca haraya kabul edilecek kısrakların ilk giriş olarak 12 yaşından büyük olmaması ve test sonuçlarının (EVA)
olumlu çıkması gerektiğini belirtiyorlar. Ancak haraya
kabul etilen damızlık kısraklar eğer 2 yıl boş çekim
yaparlarsa bir dahaki sene harada bulunmalarına izin
verilmiyor. Misafir aygırlara 8 ile 10 adet talep geldiğinde aygırlık görevlerini kendi haralarında yapmaları
istenebiliyor. Misafir damızlık kısraklar aşım müracaatı
başladığı süre içerisinde yaptıkları müracaat ile haraya kabul ediliyorlar. Sıfat sayısı arttığı zamanlar, tercihli kısraklar (Kendisi veya yavrusu grup koşu kazanan) öne alınıp, diğer kısraklar arasında kura çekiliyor.
Karacabey Pansiyoner Hara aygırlarının seçimi ise TJK
Genel Müdürlüğünden yapılıyor. Aynı zamanda gerekli
ihtiyaçların (ot, yem, yönetime gerekli ihtiyaçlar, vb.)
TJK Genel Müdürlüğünün verdiği ihaleler sonucunda
temin ediliyor.
Karacabey Pansiyon Harası’nın başlı başlına bir sistemi olan kurumsallaşmış bir işletme olduğunu belirtmeliyim. Burayı gezerken ve sizleri bilgilendirmek
adına yaptığım konuşmalarda çalışan kişilerin bulunan
sistem dahilinde çalıştıkları ve sadece hizmet vermeyi
amaçladıklarını gözlemliyorum. Fakat son sözü hara
danışmanı İspanyol Calıxto Herrera’ya vermek istediğimden onunla görüşmek için randevu alıyorum. Hara
içerisinde çalışmalarında bulunan Sayın Herrera’ya isteğimiz iletiliyor ve kendisi tercümanı Veteriner Hekim
Serdar Babaeski ile bulunduğu yerden gelerek bizleri
makamında kabul ediyor.
Necati Doğan : Sayın Herrera merhaba, bizlere
kariyerinizden bahseder misiniz?
Calıxto Herrera: Merhaba, İspanya’da üç kuşaktır
at ve atlar ile ilgilenin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Doğal olarak küçük yaşlardan itibaren
atlar ile ilgilenmeye başladım. Bu yaşlarda İspanya,
Portekiz ve Fransa’da Konkur atlarına binicilik yaptım.
dar önce Türkiye’yi ziyaret ettim. Gözlemlediğim 3
olgu şunlardı: Yetiştirici çok, at sahibi çok ve İzmir,
Bursa, İstanbul Hipodromları seyirci açısından doluluk gösteriyordu. O sıralar Avustralya ve Japonya’dan
aldığım teklifler vardı. Ama ben Türkiye’de görev almayı seçtim. Türkiye’de bulunan atçılık potansiyelini beğenmem bu kararı almamdaki en büyük etken
diyebilirim. Türkiye’deki atçılığı Avrupa atçılığına
eriştirmek istiyorum. Her adımı doğru atarak milim
milim hatasız ilerleme gösteriyoruz. 2,5-3 yıl içerisinde bir şampiyon elde etmek için basamakları tek tek
çıkıyoruz. Her ayrıntıya önem veren bir yapım olduğu
için ince eleyip sık dokuyoruz. Mevcut sistem dahilinde çalışıyor, bulunan kural ve yapılan çalışmaları
geliştirmeye özen gösteriyorum. Burada düşüncelerimi hayata geçirerek başarılı olmak ve bir şampiyon
yetiştirmek en baştaki isteğim.
Bu arada orada bulunan at sahibi ve yetiştirici Hacı
Levent Demirgüreş’in sorduğu soruları yanıtlamayı
ihmal etmiyor. Verdiği cevaplar ve kullandığı vücut
dilinden geçmiş kariyerini hakketmiş zeki biri olduğu
gözüme çarpan Calıxto Herrera, bizleri idari binanın
kapısına kadar uğurluyor. Birbirimize teşekkür ederek
Karacabey Pansiyoner Harası’ndan ayrılıyoruz.
Kariyerime İngiltere’de devlete ait bir çiftlikte 1 sene
yetiştiricilik hakkında bilgi aldığım bir kurs ile başladım. Daha sonraları ABD’den gelerek Avrupa’da çalışmalarına yön veren Ted Youte Ekürisinde AntrenörMenajer olarak görev yaptım. Birkaç harada görev
yaptıktan sonra İrlanda’da Coolmore Harası’nda çalışmaya başladım. Bu haraya bağlı olarak birkaç dil
bilgimden dolayı ABD’ye gittim. Baş kısrak ve yearling safkanlarının şefliğini yaptım. 5 sene boyunca
Güney Amerika’da aygır menajeri olarak çalıştım.
Kentucky’de bulundum. 2 sene burada danışmanlık
ve yöneticilik yaptım.
Necati Doğan : Türkiye’de atçılığa hizmet etme
kararınızı nasıl verdiniz? Ayrıca burada yapmak istediklerinizi anlatır mısınız?
Calıxto Herrera: Bu göreve gelmeden 1,5 ay ka-
2 Eylül 2014 Salı günkü 1068 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır
Download

Ağustos ayının son haftasında gittiğimiz Karacabey