İL
TARİH
: ERZURUM
: 01.05.2015
ِ‫اللِال َّْر ْح َم ِنِال َّْرِح ِيم‬
ِِ ِ‫بِ ْس ِِم‬
ِ ْ‫وأَ ْنِلَْيسِلِ ِْْلن‬
َّ ‫)ِوأ‬
ِ‫ف‬
َِ ُ‫ِس ْعيَه‬
َ ‫ِس ْو‬
َ ‫َن‬
َ ‫ِم‬
َ ‫سانِإََِّّل‬
َ 39(ِ‫اِس َعى‬
َ
َ
َ
)41(ِ‫ِاْل َْوفَى‬
ْ ‫اء‬
َ ‫)ِثُ َّمِيُ ْج َزاهُِال‬40(ِ‫يُ َرى‬
َ ‫ْج َز‬
‫قالِرسولِاللِصلىِاللِعليهِوسلم‬
ِ ‫واِاْل‬
َّ ‫َج َرهُِقَِ ْب َلِأَ ْنِيَ ِج‬
َِ ‫ف‬
ْ ُ‫ِ"ِأَ ْعط‬
ُ‫ِع َرقُِه‬
ْ ‫َج َيرِأ‬
İŞ AHLAKI
Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayeti kerimelerde Yüce
Mevla’mız,
Kerim
Kitabında
şöyle
buyurmaktadır: “İnsan için ancak çalıştığı
vardır. Şüphesiz onun çalışması ileride
görülecektir. Sonra çalışmasının karşılığı
kendisine
tastamam
verilecektir.”1
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili
Peygamberimiz (sav), şöyle buyurmaktadır:
“Çalışana ücretini, teri kurumadan önce
veriniz.”2
Kıymetli Müminler!
İnsanlar
kişisel
ve
müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak için bir araya
gelmişler, birbirleri arasında maddi ve manevi
münasebetler kurmuşlardır. Bu münasebetlerin
sonucunda da çalışma hayatı ortaya çıkmıştır.
Yüce dinimiz İslam, çalışmayı, gayretli ve
başarılı olmayı övmüş; toplumun ihtiyaç
duyduğu iş, teşebbüs ve hizmetleri yerine
getirmeyi farz-ı kifâye olarak telakki etmiş;
meşru yani İslâm’a uygun olan her işe değer
vermiştir.
Tembelliği,
hayata
emeksiz
tutunmayı
ise
yermiştir.
Aziz Müminler!
Çalışanlar, aldıkları ücretin helal olması
için yaptıkları işe özen göstermeli, en iyisini
yapmaya gayret etmelidirler. Peygamber
Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde:
“Muhakkak ki Allah, sizden birinizin
yaptığı işi sağlam ve güzel yapmasından
hoşnut olur”3 buyurarak çalışan kimselerin
işlerine
özen
göstermeleri
gerektiğini
vurgulamıştır.
Değerli Kardeşlerim!
Çalışma hayatımızda, karşılıklı sevgi,
saygı, hak, hukuk ve adalet prensiplerine göre
hareket
etmeliyiz.
Çalışanın
ücretini
zamanında ödeyen, işçisine sevgiyle yaklaşan
işveren ile aldığı ücreti hak etmek için işini en
güzel şekilde ve kaliteli bir biçimde yapmaya
çalışan işçi Allah-ü Teâlâ’nın sevgisini
kazanmaya
aday
kimselerdir.
İş hayatımızı “sevap ve günah kazanılacak bir
imtihan alanı” olarak görmeli; makam ve
mevkiimiz ne olursa olsun, amir de olsak
memur da olsak, işçi de olsak işveren de olsak
sorumluluklarımızı çok iyi düşünmeli, ebedi
hayattaki kazancımızın lehimize mi yoksa
aleyhimize mi olduğunu daima hesap
etmeliyiz.
Kardeşlerim;
Mümin, her şeyden önce güvenilir kişi
demektir. Öyleyse mümin, kazanırken de
başkasının hakkına tecavüz etmemelidir. O,
helal kazanç uğruna dürüstçe yaptığı her işin
ibadet olduğu bilinciyle hareket etmelidir.
Mümin, çoluk çocuğuna yedireceği haram bir
lokmanın, kendi midesini kavuran bir ateş topu
olacağını unutmamalıdır. Rabbimizin şu
ölçüleri, müminin kazanç felsefesi olmalıdır:
“Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay
haline! Onlar insanlardan bir şey ölçüp
aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat
kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp
verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
Bunlar,
büyük
bir
günde
tekrar
dirileceklerini
sanmıyorlar
mı?”4,
“Ey İman edenler! Karşılıklı rızaya
dayanan ticaret dışında mallarınızı aranızda
haksızlıkla yemeyin”5
Sevgili Peygamberimiz (sav) bir
keresinde şöyle buyurdular; “Allah, sizden
önce yaşamış olan bir kimseye rahmetiyle
muamele etti. Çünkü bu adam satınca
kolaylık gösterir, satın alınca kolaylık
gösterir,
alacağını
isteyince
kolaylık
6
gösterirdi.”
Hazırlayan: Şahin AYDEMİR (Vaiz)
Redaksiyon: İl İrşad Kurulu
1
Necm, 53/39-41
İbn Mace, Ruhun, 4
3
Beyhakî, Şuabû’l-iman, 4/334
4
Mutaffifin, 83/1-5
5
Nisa, 4/29
6
Tirmizi, Büyû, 75 (1320).
2
Download

İş Ahlakı - Erzurum İl Müftülüğü