İNŞAAT PROJELERİNDE
SÖZLEŞME VE TALEP YÖNETİMİ
INS5807
BORÇLAR HUKUKU AÇISINDAN
YAPIM SÖZLEŞMELERİ
(DERS-03 EKİDİR)
Doç. Dr. Deniz Güney
Y. Mimar Vedat Akan
17 Ekim 2014
1
GİRİŞ

Borçlar Kanunu yapım (inşaat) sözleşmesini düzenlemediği için, bunun
tanımını da yapmış değildir. Borçlar Kanunu, sadece istisna sözleşmesi ile
ilgili bazı maddelerinde yapım sözleşmesinden dolaylı olarak bahsetmiştir.
Yapım sözleşmesi, yüklenicinin (işgören), işverenin (iş sahibinin) ödemeyi
borçlandığı bir bedel karşılığında taşınmaz bir yapı eseri meydana getirip,
bunu teslim etmeyi borçlandığı sözleşmedir. Yapım sözleşmesi niteliği
itibari ile bir istisna sözleşmesidir. Bu sözleşme ile yüklenici, bir inşa eseri
(yapı eseri = inşaat = yapı) meydana getirmeyi borçlanır iken, işveren de
bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Yapım sözleşmesinin tarafları genel
olarak yüklenici gerçek kişi veya anonim şirket, limited şirket, vb. olarak
tüzel kişi ve işverendir. İşveren inşaatı ısmarlayan kimsedir. Yüklenici ise
ısmarlanan inşaatı yapmayı yüklenen kişidir. Yüklenici genel yüklenici
veya alt-yüklenici olabilir. Yüklenici inşaatın yapımı yanında plan ve proje
yapımını da üstlenebilir. Bu tür yükleniciye doktrinde “total yüklenici”
2
denir.
1
YAPIM SÖZLEŞMESİNİN
ÖZELLİKLERİ

İnşaat (yapım) sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen, ivazlı, sürekli ve ani
edimli, sözleşme benzeri bir sözleşmedir. Bu sözleşmede yüklenici eseri
meydana getirip kendisine teslim etmesine karşılık, işveren de yükleniciye
belirli bir ücret (para) ödemek zorundadır. Bu unsur, inşaat sözleşmesinin
zorunlu unsuru olup, onun ivazlı bir sözleşme olduğunu vurgulamaktadır.
Ücret unsurunun kararlaştırılması yeterli olup, ayrıca bunun miktarının da
sözleşmenin kurulduğu anda tespit edilmesi şart değildir. Uyuşmazlık
halinde ücretin kararlaştırılmış olduğunu ispat yükü yükleniciye düşer.
Yüklenici inşa eserinin ivazsız yüklenmiş ise, inşaat sözleşmesinden söz
edilemez. Böyle bir halde ortada vekalet sözleşmesinin mi yoksa inşaat
sözleşmesi benzeri isimsiz bir sözleşmenin mi olacağı tartışmalıdır. Sorun
olayın somut özelliklerine göre çözümlenmeli, şüphe halinde Borçlar
Kanunu Madde 386/II’ye rağmen isimsiz (karma) sözleşme fikri
benimsenmelidir.
3
YAPIM SÖZLEŞMESİNİN
UNSURLARI
İnşaat (yapım) sözleşmesinin başlıca üç (3) unsuru
vardır.
Bunlar:
1. Bir inşa eseri meydana getirme unsuru
2. Ücret unsuru
3. Anlaşma unsuru
4
2
BİR İNŞA ESERİ MEYDANA
GETİRME UNSURU (1)
BK. Md. 355’te düzenlenmiş olan istisna sözleşmesinde “bir şey imali”nden,
“bir eser meydana getirmek”ten söz edilmektedir. Aslında “inşaat = yapıda bir
“eser”dir. Ancak, istisna sözleşmesinin konusunu oluşturan “eser” kavramı,
inşaat sözleşmesinin konusunu oluşturan “inşaat = inşa eseri” kavramından
daha geniştir. Çünkü, inşaat ve “inşa eseri” mutlaka maddi, cismani bir şey
olduğu halde, “eser”, maddi olabileceği gibi, maddi olmayan, manevi bir emek
ürünü de olabilir. Diğer taraftan, inşaat sözleşmesinin konusunu oluşturan
“inşa eseri” genellikle “taşınmaz eser” niteliğinde olurken, istisna
sözleşmesinin konusunu oluşturan “eser” ilke olarak “taşınır eser” niteliğinde
olmaktadır. İnşaat, maddi nitelikteki her türlü yapı eserini ifade eder. Bir şeyin
inşaat (yapı eseri) sayılabilmesi için bunun, insan eliyle yapılmış bir şey olması
gerekir. Yapı (inşaat) kavramı, İmar Kanunu “Tanımlar” başlığında
tanımlanmıştır. Sözü geçen maddeye göre yapı, “karada ve suda, sürekli veya
geçici, resmi ve özel yer altı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve
5
tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
BİR İNŞA ESERİ MEYDANA
GETİRME UNSURU (2)
İnşaat “taşınır inşaat” ve “taşınmaz inşaat” olmak üzere ikiye ayrılır. BK. Md.
363, “taşınmaz inşaat”tan bahsederken, MK. Md. 654 “menkul inşaat”tan söz
etmektedir. İnşaat sözleşmesinin konusunu ilke olarak taşınmaz inşaat
oluşturur. Ancak, mevcut bir inşaatla bağlantılı olmak kaydıyla taşınır inşaat da
inşaat sözleşmesinin konusunu oluşturabilir. Bir inşaatın bütünleyici parçası
ile teferruatı da inşaat kavramına dahildir. Mesela merdiven, parmaklık, koridor,
balkon, dam gibi şeyler asıl inşaatın bütünleyici parçasını oluştururlar. BK ve
İK açısından yapı (inşaat) karada olabileceği gibi, suda da olabilir.
Bir yapı eseri, sürekli olabileceği gibi geçici de olabilir. Barakalar, kulübeler,
şantiye binaları geçici bir süre için yapılmış yapılar olup, bunlar da geçici
inşaata örnek gösterilebilir.
6
3
ÜCRET UNSURU
Bir sözleşme ilişkisinin eser sözleşmesi olarak
nitelendirilebilmesi için yüklenicinin eseri bir ücret
karşılığında meydana getirmesi gerekir.
Eser ücret karşılığında meydana getirilmemiş ise,
ortada ya bir vekalet sözleşmesi ya da isimsiz (karma)
bir sözleşme söz konusu olur.
Ücret ilke olarak bir miktar paradır.
7
ANLAŞMA UNSURU
Rızai bir sözleşmedir. İnşaat sözleşmesinin geçerliği ilke olarak herhangi bir şekil şartına tabi
değildir. Ancak uygulamada taraflar büyük ve önemli inşaat sözleşmelerini yazılı ve hatta resmi
şekilde yapmaktadırlar. Ayrıca taşınmaz bir mal satımı inşaat sözleşmesiyle birlikte tek bir belge
içinde yapılmış ise, resmi senet şarttır. Aynı şekilde arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan arsa
karşılığı inşaat sözleşmesi (arsa payı karşılığında kat yapım sözleşmesi) de taşınmaz, yani
bağımsız bölümlere ilişkin arsa paylarının mülkiyetinin geçirilmesini amaçladığından, geçerlilikleri
yönünden bunların da resmi şekilde yapılması gerekir. Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi, niteliği
itibariyle çift tipli bir karma sözleşmedir. Gerçekten bu sözleşmede yüklenicinin edimi, istisna
akdinin; iş sahibinin (arsa sahibinin) edimi ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin belirli
özelliklerini taşımaktadır. Karma sözleşmeye, ilke olarak her bir edimin alındığı sözleşmeye ilişkin
kuralar uygulanır; arsa karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin yükümlendiği inşaat yapma
edimi için bu tür edimi içeren inşaat sözleşmesini düzenleyen B.K. Md. 355 Vd. uygulanırken, arsa
payı sahibinin arsa payı mülkiyetini yükleniciye devir borcu yönünden taşınmaz satış vaadine
ilişkin BK. Md. 213, MK. Md. 634, Tapu K. Md. 26 ve Noterlik K. Md. 60 uygulanır. Hukukumuzda
taşınmaz malın veya payının mülkiyetinin başkasına devrine ilişkin sözleşme veya sözleşme
vaadleri ya tapu sicil müdürlüklerince ya da noterlerce resen düzenleme yolu ile yapılmalıdır.
Noterce yapılan imza onanması yeterli değildir. Anılan şekle uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar,
8
yerel mahkeme ve Yargıtay bu durumu resen göz önünde tutmakla yükümlüdür.
4
BORÇLAR
İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE YÜKLENİCİNİN BORÇLARI VE BU BORÇLARIN
YERİNE GETİRİLMEMESİNİN SONUÇLARI:
 Yüklenicinin Borçları:
 Yüklenicinin inşa eseri meydana getirme (inşaat yapma) borcu
 Yüklenicinin inşa eserini teslim borcu
 Yüklenicinin özen gösterme ve sadakat borcu
 Yüklenicinin Borçlarını Yerine Getirmemesi:
 İş sahibinin sözleşmeden dönme hakkı
 Yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu (ayıptan sorumluluğu)
 Ayıba karşı tekeffülden doğan haklar
 Sözleşmeden dönme hakkı
 Ücretten indirim yapılmasını isteme hakkı
 İnşa eserinin düzeltilmesini isteme hakkı
 İş sahibinin tazminat isteme hakkı
9
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (1)
Yüklenicinin inşaat sözleşmesinden doğan başlıca borçları, bir inşa eseri
meydana getirme, bu eseri teslim etme ve özen gösterme borçlarıdır.
 Yüklenicinin inşa eseri meydana getirme (inşaat yapma) borcu:
B.K. Md. 355’in metninde: “yüklenici bir şey imalini borçlanır” demektedir.
yüklenici tarafından borçlanılan inşa eserinin teslim edilebilmesi için
öncelikle bu eserin meydana getirilmiş olması gerekir. Bu sözleşmede
sürekli sözleşmeye benzerlik, yalnız eseri meydana getirme borcu
yönünden olup, buna karşılık, teslim borcu yönünden inşaat sözleşmesi ani
edimli bir sözleşmedir. İş sahibinin yükleniciye bizzat verdiği talimata,
“doğrudan doğruya talimat”; mümessili/vekili aracılığı ile verdiği talimata
ise, “dolaylı talimat” denir. Yüklenicinin inşa eserini meydana getirme
borcu, bizzat (şahsen veya kendi yönetimi altında) meydana getirme, araç
10
gereç ve malzeme sağlama borçlarına ayrılır.
5
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (2)
 Yüklenicinin inşa eserini şahsen meydana getirme veya kendi
yönetiminde başkasına yaptırma borcu:
B.K. Md. 356/II’ye göre yüklenici, borçlanmış olduğu inşa eserini
şahsen meydana getirmekle veya kendi yönetimi altında başkasına
yaptırmakla yükümlüdür. İş sahibi, yüklenicinin kişiliğini, onun
kişisel yetenek ve becerilerini göz önünde tutarak, ona güvenerek bu
sözleşmeyi yapar. Bu tür edime, kişiye bağlı edim adı verilir.
Yüklenici bu edim yükümüne aykırı hareket eder, yani işi şahsen
yerine getirmez ise, iş sahibi B.K. Md. 106’ya göre hareket edebilir.
Yüklenicinin edimi şahsen ya da üçüncü bir kişi eliyle yerine getirme
borcunu düzenleyen kanun hükmü, emredici nitelikte bir hüküm
değildir. Taraflar bunun aksini kararlaştırabilirler.
11
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (3)
 Yüklenicinin inşa eserini başkasına yaptırma yetkisi:
B.K. Md. 356/II’de yüklenicinin bizzat (şahsen) ifa borcuna bir istisna getirilmiştir. Asıl
yüklenicinin inşa eserinin tamamını veya bir kısmını meydana getirmek üzere alt-yüklenici(ler)
ile yaptığı alt-yüklenicilik sözleşmesi de niteliği itibarı ile bir inşaat sözleşmesidir. Altyüklenici, asıl yüklenicinin bağımsız yardımcısı olup uzmanlığa sahiptir. Asıl yüklenicinin altyüklenici üzerinde denetim ve gözetim yetkisi yoktur. Asıl (ilk) yüklenicinin alt-yükleniciye işin
tamamını veya bir kısmını devretme yetkisi ya sözleşmede açıkça kararlaştırılır veya iş
sahibinin rızasına, yani iznine bırakılır ya da işin niteliği itibarı ile bir başkası tarafından da
yapılmaya elverişli olmasına dayanır. (B.K. Md. 356/II)
Asıl yüklenici alt-yüklenici seçerken her şeyden önce gerekli özeni göstermek zorundadır. Altyüklenici ile iş sahibi arasında bir inşaat sözleşmesi mevcut olmadığı için, bu sözleşmeden
doğan herhangi bir borç ilişkisi de mevcut değildir. Bu nedenle iş sahibinin alt-yükleniciye
karşı ilke olarak talimat vermeye, özellikle eseri meydana getirip kendisine teslim etmeye
ilişkin herhangi bir talep hakkı yoktur. İş sahibi böyle bir hakkı sadece asıl yükleniciye karşı
ileri sürebilir. Alt-yükleniciye karşı inşa eserinin tamamlanarak teslim edilmesini isteme hakkı
yalnız asıl yükleniciye aittir. İş sahibi alt-yükleniciye karşı şartları gerçekleştiği takdirde yalnız
haksız fiil hükümlerine göre talepte bulunabilir. İş sahibi ile alt-yüklenici arasında akdi
12 ilişki
bulunmadığı için iş sahibinin alt-yükleniciye herhangi bir ücret ödeme borcu ilke olarak yoktur.
6
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (4)
Ancak, iş sahibi alt-yükleniciye karşı müteselsil borçlu sıfatı ile veya kefil olarak
ücret ödeme borcunu yüklenmiş veya garanti etmiş ise alt-yükleniciye karşı ücret
ödeme borcu doğar. İş sahibi asıl yüklenici ile yaptığı sözleşmede alt-yüklenici
kanuni ipotek hakkını kaldıramaz. Alt-yüklenici de kanuni ipotek hakkından önceden
feragat edemez. Böyle bir feragat geçersizdir. Tescil edilen kanuni ipotek yönünden
iş sahibi bütün malları ile değil, sadece tescil yapılan taşınmaz ile sorumludur.
Asıl yüklenicinin işin tamamını veya bir kısmını alt-yükleniciye devretme yetkisi
bulunmakta ise, alt-yüklenici asıl yüklenicinin yardımcı kişisi sayılır ve bunların
eylemlerinden dolayı asıl yüklenici iş sahibine karşı, ancak bunları seçmekte veya
talimat vermekte kusurlu olması halinde B.K. Md. 100’e göre sorumlu olur. Burada
asıl yüklenicinin alt-yükleniciyi denetim yetkisi olmadığından, onun denetimindeki
özensizlik nedeni ile sorumlu olması söz konusu olmaz. Alt-yüklenici, bağımsız da
olsa asıl yüklenicinin yardımcı kişisidir. Bu nedenle asıl yüklenici alt-yüklenicinin
eyleminden ancak böyle bir eylemde kendisi bulunmuş olsaydı kusurlu
13
sayılamayacağını ispat etmek suretiyle kurtulabilir.
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (5)
 Yüklenicinin inşa eserinin meydana getirilmesi için
gerekli araç ve gereci sağlama borcu:
B.K. Md. 356/III’e göre meydana getirilmesinde gerekli
olan alet, edevat ve vasıtaları, yani araç ve gereçleri
temin borcu ilke olarak yükleniciye aittir. Araç ve
gereç sağlama borcu, iş sahibine ait olup da onun
tarafından temin edilmesi halinde, yüklenicinin
bunları özenle kullanması gerekir.
14
7
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (6)
 İnşaat malzemesini sağlama borcu:
İnşa eserinin meydana getirildiği maddeye (şeye), malzeme denir. Malzeme; hammadde
olabileceği gibi, yarı mamul madde de olabilir. Arsa ve planlar bu anlamda malzeme sayılmaz.
B.K. Md. 357 malzeme sağlama borcunu taraflardan birine yüklemiş değildir. Bu nedenle,
şüphe halinde yüklenicinin malzeme sağlama borcu reddedilmelidir. Sözleşmede malzemeyi
sağlama borcunu yüklenici yüklenebilir. Bu takdirde ortada “eser teslim sözleşmesi” vardır.
Eser teslim sözleşmesi de niteliği itibarı ile bir inşaat (istisna) sözleşmesidir. İyi cins malzeme;
ayıpsız malzeme, yani sözleşmede vaat ve zikredilen ya da dürüstlük kuralına göre gerekli
(lüzumlu) vasıfları taşıyan malzemedir. Uyuşmazlık halinde malzemenin kalitesi, iyi niyet
kurallarına göre belirlenir.
İnşaat malzemesinin iş sahibi tarafından sağlanması durumunda yüklenicinin malzemeyi
özenle kullanma, hesap verme ve artan kısmını iade borcu vardır. Malzemeyi sigorta ettirme
yükümlülüğü, ilke olarak iş sahibine aittir. Ancak, taraflar sözleşmede aksini
kararlaştırmışlarsa bu yükümlülük yükleniciye aittir. Yüklenici, iş sahibine malzeme ile ilgili
olarak hesap vermek zorundadır. Taraflar, hesap verme yükümlülüğünün ayrıntılarını
15
sözleşmede belirleyebilirler. Yüklenici, iş sonunda iş sahibi tarafından verilen malzemenin
artanını iade etmekle yükümlüdür.
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (7)
 Yüklenicinin ihbar yükümlülüğü:
B.K. Md. 357/III’e göre, işin ifası sırasında iş sahibinin sağladığı malzemenin
veya verdiği arsanın ayıplı olduğu anlaşılır ya da inşa eserinin gereği gibi
veya zamanında icrasını tehlikeye sokacak durumlar ortaya çıkar ise,
yüklenici, iş sahibine bundan derhal bilgi vermeye mecbur olup, aksi
takdirde bunların olumsuz sonuçlarına bizzat katlanmak zorundadır. B.K.
Md. 357/III’e göre, yüklenicinin yerine getirmek zorunda olduğu ihbar borcu
arasında bilhassa iş sahibi tarafından kendisine teslim edilen malzeme ile
arsada ortaya çıkan ayıpları bildirme borcu gelir. yüklenici ayrıca işin gereği
gibi veya zamanında icrasını tehlikeye sokan durumları da iş sahibine
derhal ihbar etmek zorundadır. Üçüncü kişilerin müdahalesini veya B.K. Md.
368/II’ye göre ortaya çıkan olağanüstü durumları göstermek mümkündür.
İhbar, yüklenici veya yetkili mümessili tarafından, bizzat iş sahibine16veya
yetkili temsilcisine, sözlü veya yazılı olarak yapılır.
8
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (8)
 Yüklenicinin İnşa Eserini Teslim Borcu:
Yüklenici inşa eserini meydana getirmekle borcunu ifa etmiş olmaz; onun ayrıca bu eseri iş
sahibine teslim etmesi gerekir. Bu borç işin mahiyetinden çıkmaktadır. “Teslim alma borcu”nu
“kabul” ile karıştırmamak gerekir. Kabul, irade beyanıdır. Teslim ve tesellüm etme, inşa
eserinin tamamlanmış olmasını gerektirir. Teslim, sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp
meydana getirilen inşa eserinin, yüklenici tarafından iş sahibine verilmesini, teslim edilmesini
ifade eder. Taşınmazlarda teslimden önce tapuda tescil işlemi yapılır. İş sahibi inşa eserini
teslim almaktan haksız olarak kaçınırsa alacaklının temerrüdü hükümlerine göre mütemerrit
olur. Teslim ile inşa eseri üzerindeki nefi ve hasar iş sahibine geçer. İş sahibini eseri muayene
ve ihbar yükü (külfeti) doğar. yüklenicinin ücret alacağı muaccel olur.
İnşa eserini teslim yeri, ilke olarak, ifa yerine ilişkin hükümlere göre belirlenir. İnşa eseri belirli
bir şeye ilişkin olduğu için burada genellikle “aranacak borç” söz konusudur. Ancak taraflar
sözleşmede bunun aksini her zaman kararlaştırabilirler.
Taraflar ilke olarak eseri teslim zamanını sözleşmede belirlerler. Aksi halde iş sahibinin eseri
teslim almayı bekleyebileceği an, teslim zamanı olarak değerlendirilebilir.
Yüklenici, meydana getirdiği inşa eserini (taşınır veya taşınmaz inşaatın) mülkiyetini iş
sahibine geçirmek zorundadır. Burada inşaat sözleşmesi, eserin mülkiyetinin geçirilmesinin
17
hukuki sebebini oluşturmaktadır.
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (9)
 Yüklenicinin Özen Gösterme ve Sadakat Borcu:
Özen borcu, yüklenici ile iş sahibi arasındaki güven ilişkisinin doğal sonucudur.
B.K. Md. 356/I’e göre yüklenici, işçinin hizmet sözleşmesinde göstermek zorunda
olduğu özenin aynısını göstermekle sorumludur. Yüklenici uzman bir kişidir.
Yüklenici işçi gibi hizmet edimini değil bir sonucu bir eser meydana getirmeyi
borçlanmaktadır. Bu nedenle de yüklenici, ayıpsız bir eser meydana getirmekle
yükümlüdür. Yüklenicinin göstermek zorunda olduğu bu dikkat ve çaba, özen
borcunu oluşturur. Taraflar yaptıkları bir inşaat sözleşmesinde bu tür eski kurallar
atıf yapmış olsalar bile, normal şartlarda sözleşmenin yeni kuralları da içerdiği kabul
edilmeli, özellikle de şüphe halinde sözleşmenin ifası sırasında yürürlükte olan
kurallar geçerli sayılmalıdır. B.K. Md. 356’da Yüklenicinin özen borcu ve
sorumluluğu ile ilgili olarak konulmuş olan hüküm, emredici bir hüküm değildir.
Taraflar isterler ise bu hükmün aksini kararlaştırabilirler. Böylece sözleşme ile
yüklenici, inşa eserinin tamamını kendisinin yapacağını taahhüt edebileceği gibi, iş
sahibi de inşa eserinin yeni teknik kurallara göre yapılmasından feragat edebilir.
18
9
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (10)
 Yüklenicinin Başlıca Özen Yükümlülükleri:
Özen borcunun somut türleri B.K. Md. 357/II ve III’de diğer
bazıları da doktrin ve uygulamada oluşturulmuştur. Özen borcu
içerisinde her şeyden önce, yüklenicinin sadakat borcu ile işi
özenle, şahsen veya kendi yönetimi altında yapma borcu yer
alır. Buna göre yüklenicinin, iş sahibinin inşa eserinin meydana
getirilmesiyle ilgili olarak vermiş olduğu talimatlara sadık ve
bağlı kalması iş sahibinin kişilik ve malvarlığı değerlerine zarar
vermekten özenle kaçınması ve özellikle malzemenin iş sahibi
tarafından verilmesi halinde bunu koruması, özenle kullanması
ve nihayet iş sahibini aydınlatması gerekir.
19
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (11)
Yüklenicinin
özen
borcu
kapsamına
giren
başlıca
yükümlülükleri şunlardır:
 Koruma yükümlülükleri
 Yüklenicinin iş sahibini aydınlatma ve bilgi verme borcu:
Talimatlar, plan ve proje, malzeme seçimi hakkında bilgi
verme, aydınlatma yükümlülüğü gelir (B.K. Md. 361). Ayrıca
yüklenici, iş sahibini, onun tarafından sağlanan malzeme
veya arsanın arz ettiği ayıplar hakkında aydınlatması gerekir.
(B.K. Md. 257/III) Aydınlatma yükümlülüğünün tabi olduğu
şekil hakkında kanunda herhangi bir hüküm yoktur. Ancak,
ispat kolaylığı yönünden bunun yazılı şekilde yapılması
tercih ve tavsiye edilebilir.
20
10
YÜKLENİCİNİN
BORÇLARI (12)
 Diğer özen yükümleri: Yüklenici, iş sahibinden sağlamış
olduğu bir inşaat fikir ve tekniğini, onun izni olmaksızın
sözleşme sona erdikten sonra da kendi işlerinde kullanmak
zorundadır. Yüklenici, iş sahibini üçüncü kişilere karşı
sorumlu yapacak her türlü davranıştan, yapma ve yapmama
fiilinden kaçınmakla yükümlüdür. Bu sorumluluklar arasında
özellikle iş sahibinin B.K. Md. 58 ve M.K. Md. 656’dan doğan
sorumlulukları söz konusu olabilir. Yüklenici, yapamayacağı,
özellikle yerine getiremeyeceği işleri kabul etmemekle
yükümlüdür.
21
KAYNAK
ALTAŞ, H., İnşaat Sözleşmelerinde İş Sahibinin Borçları
ve
Yerine
Getirilmemesinin
Sonuçları,
İnşaat
Sözleşmeleri ve Tahkim Hukuku Sertifika Programı
Ders Notları.
22
11
Download

ders-03 ekidir