Hijyen Nedir?

Hijyen veya hıfzıssıhha, sağlıklı bir yaşam için yapılan faaliyetlerin ve alınan
önlemlerin tümü. Sözcük özel anlamında, genellikle temizlik ile ilgili
önlemlerden bahsederken kullanılır.

Hijyenin etkili olabilmesi için sadece su yeterli olmayabilir. En etkili hijyen
için zararlı olabilecek mikroorganizmalar vücuttan uzaklaştırılırken çeşitli
temizlik araçları kullanılabilir.
Hijyen Ürünleri

Hayatımızda çok önemli bir yeri tutan Temizliği sağlayabilmemiz için
öncelikle "Temizlik Maddeleri"ne ihtiyaç duyarız.

İşte bu maddeler de kendi içinde farklı gruplara ayrılmaktadırlar. Bu
grupları 4 başlık altında inceleriz.

TEMİZLİK MADDELERİ
• Sabunlar
• Deterjanlar
• Çamaşır Sodası
• Çamaşır Suyu
Yapısı

Temizlik Maddelerinin Yapısı
• Yüzey Aktif Maddeleri
• Anyonik Aktif Maddeleri
• Katyonik Aktif Maddeleri
• Non-İyonik Aktif Maddeleri
• Amfoterik Aktif Maddeleri

Yapı Maddeleri
• Alkaliler
• Sertlik Bağlayıcı
• İyon Değiştiriciler
• Kir Çökmesini Önleyici
• Korozyon Önleyici
• Enzimler
• Optik Beyazlatıcılar
• Köpük Düzenleyici
• Parfüm
• Dolgu Maddeleri
Temizlik Maddelerinin Yapısı

Temizlik maddelerinin bünyelerine pek çok değişik kimyasal maddeler
girmektedir. Bu maddelerin türleri, miktarları kullanılacak yüzeye ve
amaçlara göre değişmektedir.

Bazıları yalnız kullanıldığında etkili olurken, bazıları da başka maddelerle
birleşerek etkili olmaktadır.

Temizlik maddeleri formülasyonunda yer alan bir takım maddeler temizlik
işlevini kolaylaştırırken, bazı maddeler temizliğe hemen hiç katkıda
bulunmamaktadır.

Bu tür maddeler, dolgu ve koku verme amacıyla kullanılmaktadır.

Deterjanların bünyelerindeki içerik maddeleri ve açıklamalarına aşağıda
yer verilmektedir.

Yüzey Aktif Maddeleri

Bu maddeler, suyun yüzey gerilimini azaltarak, temizlik için gereken
ıslanmayı sağlamaktadır. "Tensid" olarak da adlandırılan yüzey aktif
maddeler, bir tarafı su tarafından çekilen (hidrofil), diğer tarafı su
tarafından itilen (hidrofob) iki grubu molekülünde birleştiren bir yapıdan
meydana gelir.

Anyonik Aktif Maddeler

Sentetik temizlik maddelerinde (çamaşır-bulaşık deterjanları, halı yıkama
şampuanı vs.) en çok kullanılan yüzey aktiftir. Etkisi ve çözünürlüğü
sıcaklıkla artan anyonik maddeler hafif kirleri çıkarıcı özelliğinden dolayı
güvenlidir. (Örn: Sabun)

Katyonik Aktif Maddeler

Kir çıkarma özelliği zayıf olan katyonikler aynı zamanda pahalıdır. Birbirini
nötralize edeceğinden anyoniklerle birlikte kullanılmaz. Daha çok yıkama
sonrası işlemlerine uygun olan katyonikler genellikle çamaşır yumuşatıcı ve
(çamaşır suyu gibi) dezenfektanlarda kullanılır.

Antiseptik özelliği nedeniyle, daha çok sanitasyonda tercih edilir. Özellikle sert
yüzeyler, katyonikle temizlendikten sonra daha geç toz tutmaktadır.

Non-İyonik Aktif Maddeleri

Katyonik ve anyoniklere oranla daha pahalı olan non-iyonik yüzey aktifler,
güçlü kir çıkarma özelliğine sahiptir. Non-iyoniklerin su sertliğinden ve düşük
sıcaklıktan etkilenmemesi, yağ bazlı kirleri en iyi şekilde çıkarması ve sentetikler
için uygun olması, diğer önemli özellikleridir. Köpüksüz olduğundan otomatik
yıkayıcılar için elverişlidir. Hem katyonik, hem anyonikle birlikte bulunabilir.

Amfoterik Aktif Maddeleri

Amfoterik aktif maddelerin yapıları
oldukça karmaşıktır ve en az kullanılan
yüzey aktiftir. Temizleme gücü yüksek
ve cilde zararsızdır. Daha çok kozmetik
sanayinde tercih edilmektedir.
Temizlik Maddelerinin Yapısı

Yapı Maddeleri
Bu maddeler yüzey aktif maddelerin arındırıcı etkisini arttırıcı rol oynar. En
önemli özelliği suda sertlik iyonlarını etkisiz hale getirerek, bunların yüzey
aktif maddelerle etkileşime girmesini önlemesidir.

Yapı maddeleri ayrıca yıkama için gerekli alkali ortamın oluşmasını sağlar.
Deterjanının nemlenmesini önleyiciler, kir çözme amacıyla deterjanlara
katılan sodyum polifosfat, düşük ısılarda da etkili olmayı sağlayan TAED bu
maddelere örnek olarak verilebilir.

Deterjanlar içerisinde yer aian bazı önemli yapı maddeleri aşağıda alt
başlıklar halinde incelenmektedir.

Alkaliler

Kirlerin pek çoğu asidik özellikte olduğundan yıkama ortamının alkali
olması gerekmektedir.

En ideal yıkama ortamı için pH 10-12 arasında olmalıdır. Soda. silikat ve
kompleks fosfatlar gibi alkaliler temizliğin etkisini arttırıcı öneme sahip
maddelerdir.

Bu maddeler yüzey aktif maddelerin etkisini arttırır, suyun pH'ının yüksek ve
sürekli olmasını sağlar.

Özellikle pamuk, keten gibi doğal elyafların liflerini kabartarak, kirin
elyaftan ayrılmasına yardımcı olur, fakat kiri askıda tutma özelliği çok
zayıftır.

Yağ asitlerini yüksek ısıda "sabunlaştırarak" temizler. Temel olarak bir
deterjanda alkali oranı ne kadar yüksekse o kadar iyi temizler, fakat (ipek,
yün gibi) bazı elyaflar için zararlı olabileceğinden, alkali tür ve miktarlarının
doğru seçilmesi geremektedir.

Deterjanlarda en çok kullanılan alkaliler şunlardır.-sodyum hidroksit,
sodyum karbonat/soda. sodyummetasilikathidrat.

Sertlik Bağlayıcı

Su sertliğinin daha önce bahsedilen olumsuzluklarının giderilmesi için sudaki
kalsiyum ve magnezyumu yıkama süresince bağlayarak, çamaşır üzerine
çökmesini önleyen maddedir.

En çok kullanılan sertlik bağlayıcı "sodyumtripolifosfat (STTP)"tır. STTP yıkama
suyunun alkali nitesini arttırır, kirlerin uzaklaştırılmasını hızlandırır ve hem
emülsiyon hem de süspansiyon ile uzaklaştırılan kirlerin askıda tutulmasına
yardımcı olur. STTP ayrıca, deterjan tozlarının kuru (crispness) kalmasını sağlar.

İyon Değiştiriciler

Fosfatın çevreye verdiği bazı olumsuzluklar, fosfat yerine kullanılabilecek
alternatifler geliştirilmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda, sudaki kalsiyum ve
magnezyum iyonlarını sodyum iyonuna çeviren yöntem geliştirilmiştir.

Bu işleme sodyumiama denmektedir. İyon değiştiriciler suda çözünmeyen ve su
sertliğini gideren maddelerdir. Bunlar arasında "Zeolit", en sık kullanılan iyon
değiştiricidir.

Kir Çökmesini Önleyici

Çamaşırdan ayrılan, fakat çözünmeyen kirlerin tekrar çamaşır yüzeyine
yerleşmesini önleyen maddelerdir. "Karboksimetilselüloz-CMC" ve
"Sodyumkarboksimetilselüloz-SCMC" gibi türleri bulunmaktadır.

Kirleri uzaklaştırılan çamaşır yüzeyini kaplayarak, kirin tekrar yerleşmesini
önleyen bu maddeler, sadece pamuk ve keten elyafında etkili iken,
sentetik elyaflarda etkisizdir.

Sentetikler için PVP kullanılmaktadır. Bazı deterjan türlerinde bu madde
yerine fosfat kullanılmaktadır.

Korozyon Önleyici

Yıkama sırasında kullanılan kimyasalların temas ettiği metal yüzeylere zarar
vermemesi için deterjanlara ilave edilen maddelerdir.

Bu amaçla kullanılan sodyum silikat ince bir tabak oluşturarak, metal
yüzeyleri kaplar. Bununla birlikte, metal yüzeyler için iyi bir temizlik
maddesidir.

Enzimler

Çamaşır üzerindeki küçük kir molekülleri genellikle kolay parçalanırken,
daha uzun zincirli büyük molekül yapıdaki kirlerin çözünmesi zordur.
Biyolojik katalizör

Optik Beyazlatıcılar

Yıkanan ve ağartılan çamaşırlar hafif sarımsı bir renk alır. Bunun nedeni,
çamaşırın üzerine düşen mavi renk tayfını absorbe ederek
yansıtmamasıdır. Önceleri bunu önlemek için mavi renkli bir boya olan çivit
kullanılırken, bunun yerini sonradan optik beyazlatıcılar aldı.

Optik beyazlatıcılar, kumaş üzerinde durulama ile çıkmayan ve mor ötesi
ışınları emerek, bunları insan gözünün görebildiği spektrum bölgesine
kaydırıp yansıtan maddelerdir.

Yansıtılan toplam ışın miktarını arttırarak "fluoresans" etkisi gösterdiğinden
fluoresans beyazlatıcı olarak da isimlendirilmektedir.

Optik beyazlatıcı kullanıldığında göz, bir yanılma olarak, çamaşırı daha
parlak ve beyaz algılamaktadır.Optik beyazlatıcıların çoğu perboratlardan
etkilenmezken, hipoklorit gibi ağartıcılardan etkilenir.

Deterjanda fazla miktarda bulunmuyor ise. yaklaşık 10 yıkamadan sonra
en iyi sonuç alınır.

Farklı elyaf türleri için çeşitleri olan optik beyazlatıcılar klorlu ağartıcılara
karşı hassastır.

Optik beyazlatıcıların etkili olması çamaşırın elyaf dokusunun yapısı-rengi.
su sıcaklığı ve kimyasal sabitliği gibi değişkenlere bağlıdır.

Köpük Düzenleyici

Köpüğün temizlik sürecinin bir göstergesi olduğu genellikle kabul
görmektedir. Fakat endüstriyel temizlikte, çeşitli nedenlerden ötürü, aşırı
köpük istenmez.

Otomatik makinelerde yapılan yıkamalarda köpük düzeyinin iyi
ayarlanması gerekmektedir. Fazla köpük, mekanik dönme etkinliğini
azaltırken, aşırı düzeydeki köpük çamaşırın yıkama çözeltisi ile temas
etmesini zorlaştırmaktadır.

Köpüğün uzaklaştırılması durulama aşamasını zorlaştırarak. daha fazla
enerji ve su kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle, deterjanlara ilave
yapılmaması dah uygun olur.

Parfüm

Parfümün temizlik maddelerine ilave edilmesindeki nedenler temizliğin
algılanabilir göstergesi olması ve temizlik sırasında sıcaklığın etkisiyle kirlerin
yaydığı kötü kokuların önlenmesidir.

Ancak, çeşitli sakıncalarından ötürü, endüstriyel çamaşır temizliğinde
parfümün etkisinin oldukça az olması istenmektedir. Parfümler, birbiriyle
uyumlu pek çok yağ ve koku maddesinin karışımından elde edilir.

Koku beğenen kişilere göre farklılık göstermektedir. Kullanılan parfümün
temizlik maddelerindeki diğer maddelerle de uyumlu olması gerektiğinden
her parfümü arzu edilen ürünün içine katmak mümkün değildir.

Dolgu Maddeleri

Bu maddeler deterjan tozunun kuru kalması, görünümünün iyi olması,
yoğunluğunun artması ve akışkanlığının kolaylaşması gibi amaçlarla
deterjanlara ilave edilir. Bu amaçla en çok kullanılan sodyumsülfat'tır.
TEMİZLİK MADDELERİ

SABUN:

Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri
kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.
Yağ asitlerinin Na tuzlarına beyaz sabun, K tuzlarına arap sabunu denir.
Na tuzları katı sabun, K tuzları genellikle jel şeklinde olur.
C17H35COONa : Sodyum Stearat. Beyaz sabun (Katı)
C17H35COOK : Potasyum Stearat. Beyaz sabun (jel)

SABUNLARIN ELDE YÖNTEMLERİ
1. Geleneksel Elde Yöntemi:
Yağ + NaOH → Beyaz sabun (Katı) + Gliserin
Yağ + KOH → Arap sabun (jel) + Gliserin

Hayvansal ya da bitkisel yağlar, kuvvetli bazlarla aynı ortamda ısıtılır. Bu
olay sonunda sabun ve gliserin elde edilir.
2. Modern metotlarla sabun eldesi:
Yağ +Su → Yağ Asidi +Gliserin
Yağ Asidi +Baz → Sabun + Su
SABUN KİRİ NASIL TEMİZLER:

Sabun suda çözündüğünde bazik bir çözelti oluşturur. Oluşan baz kiri yumşatır.
C17H35-COONa → C17H35-COO- + Na+
Sabun molekülleri 2 kısımdan oluşur.
Suyu seven kısmı, suyu sevmeyen kısmı.

Suyu seven kısım molekülün baş kısmını, sevmeyen kısmı da kuyruk kısmını
oluşturur. Anlaşıldığı gibi baş kısım, polar; kuyruk kısmı da a polardır.

Kirler, genel olarak a polar yapıda olan yağlardır.
Sabun ile su karşılaştığında sabunun polar ucunu, su molekülleri çeker. Ancak
sabunun apolar ucu da elbisede yumuşamış olan apolar kiri sarar.

Su molekülleri sabunun anyon kısmını çeker ve böylece kir ortamdan çözeltiye
geçmiş olur.

NOT: sert sularda özellikle Mg+2 ve Ca+2 iyonları vardır. Sabunlardaki anyon
kısmı bu katyonlarla bileşik oluşturarak çökerler. Bu sebeple sabunun önemli
kısmı çökmüş olur. Yumuşak sularda sabun daha fazla temizler.
DETERJAN


Uzun C atomu zincirinden oluşan bir alkil yada arilin SÜLFAT yada SÜLFÜNAT
tuzudur.
sodyumdodesil sülfat
Deterjanın temizleme prensibi sabunla aynıdır. C sayısı 10-14 arasında olan
alkollerin sülfatlarının sodyum tuzudur.
C12H25-OH + H2 SO4 → C12H25-O-SO3H + H2O (Lauril alkolün, sülfirik asitle
tepkimeye girer)
C12H25-OSO3H + NaOH → C12H25-OSO3Na + H2O (Laurilsülfat, NaOH la
tepkimeye girerer)
C12H25-OSO3Na → C12H25-OSO3- + N a+ (Sodyum lauri (dodesil)l sülfat
suda çözündüğünde Na+ iyonunu salar)
C12H25-OSO3- anyonunun OSO3- tarafı su tarafından C12H25- ucu, kir
tarafından çekilir.

NOT: Deterjanlar, sert suda çökelek oluşturmazlar. Sert sularda daha iyi
temizlerler.

NOT: Deterjanlara köpük düzenleyici katkı maddeleri ilave edilir.

NOT: Deterjan ve sabunun sıcak suda daha iyi temizlerler.

NOT: Deterjanların yapısında benzen halkası taşıyan türleri vardı. Benzen
halkası formülde gösterilmiştir. Bu tür deterjanlara; alkil benzen sülfonat
deterjanları denir.
BUNLARI BİLİYORMUYUZ?

SABUNLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ DETERJANLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ
1. Bitkisel ya da hayvansal yağlardan elde edilirler.
2.Doğal olduklarından,insan vücuduna etkileri yoktur.
3. Yapıları doğal yollarla kolaylıkla parçalanırlar.
4. Su kirliliğine sebep olmazlar.
5. Çevreye zararları yoktur.
6. Zamanla temizleme gücünü kaybederler
7. Sert sularda bulunan metal iyonlarıyla çökelek oluştururlar.
8. Kıyafetlere zararları vardır.
9.Sıcak sularda daha etkili temizlerler
10.Binlerce yıldır kullanılmaktadır.

11. Petrol türevlerinden sentetik olarak elde edilirler.
12. İnsan vücüduna tesir ederler.
13. Kolay kolay bozunmazlar.
14.Su kirliliğine sebep olurlar .
15. Çevre kirliliğine sebep olurlar.
16. Değişik amaçlar için özel formülleri vardır.
17.Sert sulardaki iyonlardan çok az etkilenirler.
18.Soğuk suda bile iyi temizlerler.
19. Kıyafetleri fazla yıpratmazlar.
20. son 50-60 yıldır yaygın olarak kullanılmaktadır.
TEMİZLİK MALZEMLERİ

ÇAMAŞIR SODASI: Na2CO3
Çamaşır sodası Sodyum Karbonat olarak bildiğimiz, bazik bir tuzdur.
Sodyum Karbonatı suya attığımızda: Na2CO3 +H2O → NaOH +Na HCO3
şeklinde çözünürler.
Yukarıda oluşan Sodyum Hidroksit: Yağ + NaOH → Sabun +Gliserin

NOT: Çamaşır sodası görüldüğü gibi yağlar için önemli bir temizleyicidir.
ÇAMAŞIR SULARI:

Çamaşırlarımızı, saçımızı, dişlerimizi, derimizi ve yiyeceklerimizi beyazlatırız.
Bir maddeyi beyazlatmak veya ağartmak, onun rengini çıkarmak veya
açmaktır.
Çamaşır suyu, oksidizasyon yoluyla bu etkileri yapan bir kimyasal maddedir.
Bilinen beyazlatıcılar (ağartıcılar), hidrojen peroksit (H2O2), “sodyum hipoklorit
(NaOCl)” , sodyum perborat mono hidrat(NaBO3.H2O), sodyum perborat
tetrahidrat (NaBO3.4H2O) , sodyum perkarbonat (2Na2CO3.3H2O2) gibi
bileşiklerdir. “Beyazlatıcı toz” kalsiyum hipoklorittir (Ca[OCl]2). Beyazlatma
(ağartma), tekstil sanayiinde boyama işleminin ilk adımıdır.

Klorlu Çamaşır Suyu: Sodyum Hipoklorit in % 5 lik çözeltisidir.
1. Beyazlatıcı ve parlatıcı özelliğine sahiptir.
2. Mikrop öldürücü özelliğine sahiptir.
3. Ucuz dur.
4. Renkli çamaşırlarda kullanılmaz.

Oksijenli Çamaşır Suyu: Bunların en önemlileri sodyum perborat (NaBO3
3H2O) ve sodyum perkarbonat (2Na2CO3.3H2O2) tır.
Bu çamaşır sularının klorlu çamaşır sularına göre bir çok üstün yönleri vardır.
1. Daha pahalıdır.
2. Pamuklu ve keten kumaştan üretilmiş kumaşlarda kullanılır.
3. Her renk kumaşta kullanıla bilir.
4. Kumaşları fazla yıpratmazlar.
ÇAMAŞIR SODA ve ÇAMAŞIR SUYU

1. Çamaşır sodası Na2CO3 olarak bilinen bazik bir tuzdur.
2. Çamaşır sodası suya atıldığında, NaOH bazını oluşturur.
3. Oluşan NaOH yağ ile tepkimeye girerek, sabun ve gliserin oluşturur.
4. Çevreye zarar vermez.
5. Sadece yağ ile tepkimeye girerek yağın yapısını değiştirir.
1. Beyazlatıcı maddeler dir.
2. Çamaşır suları oksidasyon yoluyla maddeyle tepkimeye ghirer.
3. Klorlu çamaşır suları, hipo kilirit asitin %5 lik çözeltisidir. Ucuzdur. Renkli
çamaşırlarda kullanılmazlar.
4. Oksijenli çamaşır suları, pahalıdır. Çamaşırları fazla yıpratmazlar ve her
renk çamaşırda kullanılır.
Yapı Maddeleri

Yardımcı Yıkama Maddeleri

Bu maddeler kirlerin çıkarılmasından daha fazlasını içeren, temizlikten
beklenen diğer özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Deterjandaki oranları
çok düşüktür. Farklı deterjan türlerine göre. ilave maddeler farklı
kombinasyonlarda olabilir.
Belirli durumlarda kullanılan yardımcı yıkama maddeleri şunlardır:

Yağ Çözücüler

Yağ bazlı kirlerin düşük sıcaklıklarda da çözülmesini kolaylaştıran yağ
çözücüler non-iyonik aktif maddeler içerirken, yünlü-ipekli gibi hassas
çamaşırları olumsuz etkileyen alkaliler içermez. Suda çabuk çözünür ve
etkisini çabuk gösterir.

Alkali Maddeler

Çok ağır kirli ya da yağlı çamaşırların yıkanmasında alkafiteyi arttırmak
amacıyla "yıkama alkali maddeleri" kullanılır.

Kireç Çözücüler

Grileşmiş ya da kireçlenmeden dolayı sertleşmiş çamaşırlar için özel asidik
maddelerdir. Bu asitler metali, kireci bozmadan birikmiş kireci çözer.

Apre Maddeleri

Yıkanan çamaşırların kullanımlarında bazı istendik özellikleri göstermeleri
için apre maddeleri kullanılır. Bunlar yumuşatıcı ve koladır.

Nötralize Edici Maddeler

Yıkama sırasında kullanılan deterjan ve ağartıcılar alkali içermektedir.
Çamaşırlarda herhangi bir alkali kalıntısı liflere zarar vererek kumaşın
sararmasına, renginin solmasına, cildi rahatsız etmesine ve kumaşta kokuya
neden olmaktadır.

Bunu önlemek için alkalilerin asidik maddelerle nötralize edilmesi
gerekmektedir. Notralizasyon işlemi yaygın olarak sodyum bisüifüt, asetik asit,
formik asiti oksalit asit gibi maddeler kullanılmaktadır.

Bunların dozajları pH 6.S olacak şekilde hesaplanmalıdır. Ancak, düşük pH,
optik beyazlatıcının etkisini azaltarak, beyazlığa zarar verdiğinden, fazla
dozajdan kaçınılması tavsiye edilmektedir. Notralizasyon, yumuşatma
işleminden sonra yapılır.

Kompleks Yapıcılar

Deterjan formülasyonlarında çok yaygın olarak kullanılan bir başka madde ise,
komleks yapıcılardır. Komleks yapıcıların en önemli olanı Sodyum Tri polifosfattır.

Bu maddelerin en önemli görevleri, sudaki sertlik iyonlarını yapılarına bağlayıp,
suda çözünen komleks iyonlar halinde ortamdan uzaklaştırmak ve zararlı etkileri
önlemektir.

Eğer, yıkama ortamında yeterli derecede bulunmazlarsa, bağlanamayıp
serbest kalan sertlik iyonları daha önce izah edildiği şekilde aktif madde ve su
ile birleşerek yüzeyler üzerine çöker ve sertleşmelere, grileşmelere neden olur.
Ayrıca alet ve makinelerde kireçlenmeye de neden olurlar.

Komleks yapıcılar, yıkama sırasında aktif maddelerle birleşerek deterjanın
gücünü artırırlar, kiri ve yağı emülse ederler, kireçleri sökerler ve temizleme
ortamı için gerekli olan alkaliteyi sağlarlar
Download

Hijyen Nedir? - Erhan Ateş Kimya Okulu