1. Nasreddin Hoca Fıkraları
 Nasreddin Hoca, Akşehir’in simgesi haline gelmiş,
şehrin her noktasında manevi izlerinin görüldüğü ve
halk tarafından özümsenmiş büyük bir şahsiyettir.
İzahatlar, öğütler, umutlar, umutsuzluklar, mutluluklar,
aranılan çareler, çözümlemeler hep O’nun fıkralarıyla
örneklendirilir ve destek bulur.
2. Akşehir Giysileri:
Akşehir Kadın Giysileri:
Yörede; Türkmenler, Yörükler, 19. yüzyıl sonlarına doğru
Balkanlar’dan gelen göçmenler, 1960 yılına kadar
Kazakların ve Kurtuluş Savaşı’na kadar da Ermeni ve Ruslar
bulunmuştur. Bu nedenle Akşehir’de çevresine benzemeyen
ortak bir kültür oluşmuş ve doğal olarak bu kültür, yöre
kıyafetlerini de etkilemiştir.
1-Başlık: Yörede zengin
kadınlar, vişneçürüğü
renginde kalıplı küçük fes
giyerler. Feslerde çok
miktarda altın bulunur.
Altınların tam üstüne çeşitli
parlak kumaşlardan fesi
tamamen saran dolak
bulunur. Fesin üstüne oyalı
yazma, tülbent, ipek yaşmak,
grep ve pullu örtülür. Kına
geceleri ve düğünler dışında
genelde fes kullanılmaz.
2-Giysi: Kadınlar; gayet
zarif, dökümlü olup bele
sokulan don (şalvar) ve
kasıklara kadar uzanan,
yakası dört köşe kolları
bol ilikli enteri adı
verilen giysiyi giyerler.
Ortalama yedi metre
kumaştan yapılır.
Kumaşın iki metresi
üstte enteri denen kısma
beş metresi ise bol ağılı
olan don için harcanır.
3-Aksesuar: Kadınlar
bellerine 7-8 cm.
eninde olan kemer
takarlar. Bu kemer
telkari ve fişekli
gümüş kemerdir. Halk
genellikle fişekli
gümüş kemeri tercih
eder. Sözünü ettiğimiz
bu kemerler yörede
donun (şalvarın)
üzerine takılır.
Kadınların başka bir takısı
da, boyunlarına taktıkları
üçü bir yerde veya beşi bir
yerde diye adlandırılan
altın takılardır. Bu takıların
başka
yörelerdeki
adı
beşibirliktir.
Bu
takı
genellikle kırmızı kurdele
veya altın zincir üzerine
yan yana getirilerek boyuna
takılır. Kadınların feslerinin
üstünde, çok sayıda küçük
sarı lira (benez) bulunur.
Akşehir Erkek Giysileri:
Üstlerine salta/cepken/kazake/giyerler. Saltanın kol ve eteği
kısadır. Yani saltanın kolları, göyneğin kollarından kısa olur.
Saltanın içine göynek (mintan) giyilir. Göyneğin yakası sıfır
olup içi astarlıdır. Kumaşı top alaca ve ipekli alacadan
yapılır. İnce ve sık desenledir.
Boyuna, göyneğin yakaları içine girecek
şekilde boyun poşusu
bağlanır. Boyun poşusu genelde parlak kumaştan olup, İsmaili-ye
kumaşındandır.
Erkekler bellerine bel
kuşağı takarlar. İki
tarafı kısa, saçaklı,
kalın renkli yünden
yapılır. Üçgen şekline
getirilip katlanır. Bele
kalın
bir
biçimde
sarılır.
3.Akşehir Türküleri ve Halk Oyunları
Akşehir yöresi oyunları “Tekçi” özelliği taşır. Yöre
oyunları ilk olarak düğünlerde ve kına gecelerinde
karşılıklı olarak iki veya dört kişi tarafından oynanmıştır.
Oyunları oynayan kişiler kadın, erkek veya kadın-erkek
karışık olabilir. Yöre halkının sıcakkanlı, hoşgörülü olması
ve eğlenmeyi sevmesi Akşehir yöresi oyunlarını
etkilemiştir. Yöredeki oyunların kendine özgü anlamları
ve oynanış biçimleri vardır.
4. Sıra Yarenleri
Akşehir esnafları tarafından kış aylarında eğlenmek amacı
ile gece toplantıları düzenlenir. Bir disiplin çerçevesinde,
sabit kişiler ve bu kişilerin getirdiği misafirlerin katılımı ile
yapılan toplantılar, Ahilik döneminden kalmadır.
Bu tip gece
toplantılarına
Eskişehir, Kütahya,
Çankırı, Kırşehir ve
Antalya’da da
rastlanır. Akşehir’in
folklorik yapısında
büyük bir olgu olan
Yarenler Sıra gecesi,
yöresel bazı
türkülerin ve
oyunların meydana
gelmesinde önemli
bir rol oynamıştır.
Sıra oyunu, her hafta bir sıra
elemanın evinde
toplanılarak yapılır. Mayıs
ayı içinde yapılan son sıra
gecesinden sonra, sıranın ilk
gününden itibaren sıra
elemanlarından ceza olarak
toplanan paralar ya muhtaç
bir kişiye yardım olarak
verilir ya sıra elemanları
arasında eşit olarak pay
edilir ya da Hıdrellez
Bayramı dolayısıyla tüm
elemanlarının katıldığı bir
piknik yapılır.
5. Yemekler
Akşehir mutfağı, coğrafi konumu itibariyle çok zengindir.
Bunlardan bazıları:
Peynir Baklavası
Herse:
Sakala Sarkan
(Sakala Çarpan)
Hamur Topalağı
Gölle
Kalın Börek
Mercimekli Bükme
Patatesli Sazan Balığı
Yağlı Ekmek
Galeta Kırması
Gömme
Sülbiye
6. El Sanatları
Akşehir, el sanatları konusunda da oldukça zengin bir
şehirdir. Ancak bu konuda da; teknolojik gelişmeler, hayat
şartları, modanın değişmesi ve zahmetli oluşu gibi
nedenlerle, bir zamanlar çok ünlü olan el sanatları artık eski
rağbeti görmemekte ve yok olmaya mahkûm bırakılmış
gibidir. Eski maharetli eller, sonrasında öğretecek kimseler
bulamadıklarından dolayı bir bir boş kalmaya başlamıştır.
Akşehir’de kaybolan pek çok sanatın yanı sıra halen devam
eden el sanatları mevcuttur.
1. At Arabacılığı(Saraççılık)
Balkan muhacirlerinin, Anadolu insanına öğrettiği mesleklerden
biri de at arabası yapımı ve boyacılığı olmuştur. İç Anadolu
bölgesinde Nevşehir, Sivas, Konya ve Akşehir gibi merkezlerde
at arabacılığı ve boyacılığını devam ettirerek, yöre halkına da
öğretmişlerdir.
Bu merkezlerden
Akşehir’de at arabacılığı,
1940’lı yıllardan 1980’li
yıllara kadar halk
tarafından oldukça
benimsenen, önemli bir
meslek olmuştur. 19501965 yılları arasında, Eski
Buğday Pazarı civarında
(Meydan Mahallesi)
yaklaşık 55 adet at arabası
yapım atölyesi ve 3-4 adet
araba boyacı ustası
bulunduğu bilinmektedir
2. İpek Halıcılığı
Akşehir’de halen devam etmekte olan sanatlardan biri de
ipek halı dokumacılığıdır. Bu sanatın tam olarak ne zaman
icra edilmeye başlandığı net olarak bilinmemekle birlikte,
kadınların evlerde kurduğu tezgâhlarıyla iyi gelir elde
ettikleri bir uğraş olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde, evlerden başka, Akşehir Halk Eğitim
Müdürlüğü ve Akşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulmuş
atölyeler faaliyet göstermektedir. Bu halıların ünü ülkemiz
sınırlarını aşmış durumdadır
7. Akşehir Ağzı
Orta Anadolu ile Batı Anadolu’nun sınırında bulunan
Akşehir’in konuşma dili de bölgeyi ortalayan özellikler
gösterir:
Dualar, Beddualar,
Atasözleri ve Deyimler
 Ağanın malı çıkar, uşağın canı. (Atasözü)
 Çalışan el, tok karın üzerindedir. (Atasözü)
 Testici suyu, kendi çanağından içer. (Atasözü)
 Dil ebesi, çöplek tepesi.(Çok konuşan)
 Komşusundan
huy
kapan,
katar.(Başkalarından etkilenme)
ayranına
su
 10-Yeni yanı yere gelmek.(Beddua)
 11-Çalışan elin kırılsın. (Beddua)
 12-Yat geber ekmeği.(Yatma vaktinde yenilen ekmek)
 13-Od ocağı kör olasıca. (Beddua)
 17-Terle kuzum terle, terlemesen parla.(Boşuna uğraş
verme)
 Dar sokaklarda bol bıçaklara rast gelesice. (Beddua)
 Aşın aşığına kaşığın kaşığına denk olsun. (Hayır duası)
 Kavaklar gibi devril emi. (Beddua)
 Hamamda
konuşulmaz)
türkü
söylenmez.(Her
yerde
her
şey
Download

akşehirin kültürel değerleri