Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Kan ve Kan Şekillendiren
Organlara Etkiyen İlaçlar
Doç. Dr. Ahmet Ateşşahin
Pıhtılaşmayı Engelleyen ve Kanamayı
Dindiren İlaçlar
1.Giriş
Kanın pıhtılaşması ve tromboz oluşumunun son derece karmaşık olması ve bu
konudaki ilaçların bu olayları etkilemesi yüzünden tromboz oluşumu ve pıhtılaşma
olaylarının kısaca incelenmesinde yarar vardır.
Tromboz oluşumu
Hasarlı kan damarlarındaki kanamanın kendiliğinden durması hemostazis olarak
bilinir. Bu olay kesilen damarın büzülmesi, trombositlerin oraya yapışması ve
kümeleşmesi ile şekillenen pıhtının erimesi gibi olaylardan oluşur. Özellikle
yırtılan damarlarda trombositler endotelin altında bulunan kollajenle temasa
geldiklerinde bu kesime ve birbirlerine bağlanırlar ve yumuşak bir pıhtı oluşur.
Oluşan trombosit kitlesi içinde trombin sentezlenir ve bu da özellikle
PG’lerin sentezini artırarak trombositlerin daha fazla kümeleşmesine sebep
olur.
Kanın Pıhtılaşması: Pıhtılaşma kanamanın durması sırasında
damar dışında ve tromboz sırasında damar içinde meydana
gelir. Kanın pıhtılaşmasında rol alan faktörler enzimatik ve
enzimatik olmayan diye iki grupta incelenirler.
 Enzimatik pıhtılaşma faktörleri: Plazma proteini olan bu
maddelerin bir sıra dahilinde etkinleşmeleri sonucu fibrin
oluşana kadar giden olaylarda rol alan enzimatik faktörlerdir.
Temel olarak protrombinden trombin sentezi ve bununda
fibrinojen üzerine etkimesiyle şekillenen çözünmeyen fibrin
pıhtılaşmanın temelini oluşturur.
 Enzimatik olmayan faktörler: Faktör 3, 5 ve 8 enzimatik
nitelikte değildir.
İntrinsik yol
Ekstrinsik yol
V
Protrombin
etkinleştirici
X
Ca
Ca
X
sistem
protrombin
trombin
fibrinojen
FİBRİN
Sınıflandırma;
- Pıhtılaşmayı önleyenler (antikoagulanlar)
- Tromboz oluşumunu engelleyenler
(antitrombositer ilaçlar)
- Fibrini eritenler (fibrinolitikler)
- Fibrin erimesini önleyenler (antifibrinolitikler)
- Kanamayı dindirenler (hemostatikler)
2. Pıhtılaşmayı Önleyen İlaçlar
Bu grupta bulunan maddeler pıhtılaşma proteinlerinin sentezini
veya etkinliklerini bozarak kanın pıhtılaşma yeteneğini
azaltırlar.
Heparin
Vücutta mast hücreleri ve bazofil lökositlerde bulunur.
Sağaltımda kullanılan heparin sığırların akciğerleri ve
domuzların ince bağırsaklarından elde edilir. Birimi ünitedir. 1
ünite heparin 0,2 ml %1’lik kalsiyum klorür katıldıktan sonra 1
ml koyun kanının pıhtılaşmasını 1 saat süreyle engelleyen
miktardır. Sadece parenteral kullanılır.
Etki şekli: Etkisini hem tüpte hem de vücutta gösteren
gösteren heparinin etkisi hemen ortaya çıkar. Temel olarak
Antitrombin III olarak bilinen (heparin yardımcı faktörü)
maddeyi aktive eder ve bu madde ise pıhtılaşma proteinlerinin
etkinliğini önlemesiyle etkisini gösterir.
Etkileri: Heparin dolaşımdaki kanın
pıhtılaşmasını engeller ve kanın pıhtılaşma
süresini uzatır.
Kullanılması: Damardaki kanın pıhtılaşmasını
önlemek, trombozun önlenmesi, kan
nakillerinde kanın pıhtılaşmasının
önlenmesi amacıyla kullanılır.
Heparin antagonistleri: Doz aşımı hallerinde
balık spermasından elde edilen protamin
sülfat kullanılır.
Kumarin ve Türevleri
Bunlar vitamin K antagonistleri veya ağızdan kullanılan pıhtılaşmayı
engelleyici maddeler olarak da bilinirler.
Ağızdan verilebilmesi ve sentezle hazırlanabilmesi heparine üstünlüğü;
etkilerinin geç başlaması ve vücut dışında etkili olamaması ise olumsuz
yönleridir.
Özellikleri ve sınıflandırma: Tatlı yonca veya kokulu yonca türlerinde
melilotozid isimli glikozid yapılı bir madde bulunur. Bu maddenin
parçalanmasıyla kumarin oluşur. Kumarin özellikle yağışlı ve nemli
havalarda ve küflenme hallerinde dikumarola çevrilir. Kumarin türevi
ilaçların başlıcaları;
varfarin (koumadin)
dikumarol (bis-hidroksikumarin)
etilbiskum asetat vs
Farmakokinetik: Hastalar yönünden farklılıklar
gösterdiğinden elde edilen cevaba göre
dozları ayarlanmalıdır. Ağızdan verildikten
sonra hızla emilip kana geçen kumarin
türevleri plazma proteinlerine yüksek (>%95)
düzeylerde bağlanırlar. Plazma yarı-ömürleri
genellikle uzundur.
Etki şekilleri: Vitamin K’nın etkisini tersine
çevirirler. Vitamin K indirgendikten sonra
kısaca protrombinden trombin sentezini
sağlayan enzimde rol almaktadır. Vitamin K’
nın indirgenmesini önleyerek etkisini gösterir.
dekarboksiprotrombin
protrombin
epoksidaz
İndirgenmiş
Vitamin K
Vitamin K epoksit
Vitamin K
Etkileri
Kumarin ve türevleri kanın pıhtılaşmasını önler
ve kanama süresini uzatırlar. Etkileri ilacın
verilmesinden 24 saat sonra ortaya çıkar. Bu
durum mevcut pıhtılaşma proteinlerinin
yoğunluğunun belli bir değerin altına inmesi
için gereken süreyi gösterir.
Kullanılmaları
Veteriner hekimlikte pek kullanılmayan bu
maddeler özellikle hayvanlarda toksikolojide
zehirlenmeler açısından önemlidir.
Tüpte Pıhtılaşmayı Engelleyen Maddeler:
Alınan kanın pıhtılaşmadan naklini veya laboratuar incelemesini
yapmak için bazı maddelerden yararlanılır. Bu maddeler ya
kuru halde ya da çözelti halinde kullanılır.
• Sodyum oksalat: %20 çözeltisi şeklinde 0.01ml/kan (2 mg/ml)
miktarında;
• Sodyum sitrat: %25 çözeltisi şeklinde 0.01 ml/kan (2.5 mg/ml) şeklinde
kullanılır. Bununda iki şeklide hazırlanması mümkündür;
– 2.5 g sodyum sitrat+0.9g sodyum klorür 100 ml’de çözdürülür ve
10ml/90ml kan olacak şekilde kullanılır.
– 2.5 g sodyum sitrat+0.8 g sodyum klorür+2.45 g dekstroz 100 ml de
çözdürülür ve 15 ml/100 ml kan olacak şekilde kullanılır.
• Disodyum EDTA: 0.2 mg/ml kan miktarında kullanılır
• Heparin sodyum: 7.5 ü/ml miktarında kullanılır.
3. Tromboz oluşumunu engelleyen maddeler
1.
Aspirin: PG sentataz’ın etkinliğini özellikle
trombositlerde engelleyerek etkisini gösterir.
İnsanlarda günde 150-300 mg aspirin PG
sentetazın etkinliğini engelleyerek trombositlerin
birbirleriyle ve damar duvarına yapışmalarını
engeller.
2. Sulfinpirazon: Ürik asitin atılmasını sağlayan bu
madde aspirin gibi PG sentetazın etkinliğini
engelleyerek etkir.
3. Dipiridamol: Trombositlerde fosfodiesterazı
inhibe ederek sAMP ömrünü uzatır ve böylece
kümeleşmelerini önler.
4. Dekstran 70 ve 75: Plazma hacmini artıran
maddelerdir.
4. Fibrini eriten İlaçlar
Fibrin protein yapılı bir madde olduğundan bunun
parçalanmasını normalde ön-madde halinde plazmada
bulunun plazminojenden sentezlenen plazmin sağlar.
Androjenler, kortikosteroidler, büyüme hormonu,
streptokinaz, urokinaz gibi maddeler plazminojeni
plazmine çevirerek mevcut fibrini eritip yeni
oluşanları da parçalanır.
Streptokinaz: Streptokoklardan elde edilen bu madde
akut akciğer embolisi ve vena trombozlarının
sağaltımında kullanılır.
Urokinaz: Böbrek dokusu kültüründen elde edilen ve
aynı amaçlar için kullanılan bir maddedir.
5. Fibrinin erimesini engelleyen maddeler
Gerek fibrin eritici ilaçlarla oluşacak doz
aşımı hallerinde ve gerekse de bazı
hastalıklarda (şok, kan bozuklukları, akrepyılan sokmaları, vs) oluşabilen aşırı fibrin
eritici etkinliğin baskı altına alınması
gerekir. Bu amaçla aminokaproik asit ve
aprotinin isimli maddeler kullanılır. Bu
madde plazminojenin etkinleşmesini
önleyerek plazmin oluşumunu önler.
6. Kanamayı Dindiren İlaçlar
Sempatomimetik ilaçlar ve kan basıncını düşüren ilaçlara
ilave olarak Yerel ve sistemik etkili kan kesici ilaçlar
kullanılabilmektedir.
1. Yerel kan kesiciler:Kanın pıhtılaşma mekanizmasının
normal olduğu durumlarda bu grupta bulunan ilaçlar
kapillar damar kanamalarının önlemesinde kullanılırlar.
Tromboplastin: Protrombinin trombine çevrilmesini
hızlandıran bir maddedir.
Trombin:Sığırlardan elde edilen protrombine kalsiyum ve
tromboplastinin etkisiyle elde edilir. Püskürtme yada
tampon şeklinde kullanılır.
Fibrin köpüğü:
Fibrinojen vs
2. Sistemik etkili kanama dindiriciler
Bu grupta vitamin K, protamin, pıhtılaşma
proteini karışımı, kan vs bulunur.
Vitamin K: Bu madde özellikle kendisiyle ilgili
kanamaların sağaltımında kullanılır. Özellikle
sindirim kanalından emilimin azaldığı veya
kumarin vs maddelerle zehirlenmelerde
uygulama alanı bulmaktadır.
+
Aneminin Sağaltımında Kullanılan Maddeler
Kan hücreleri ve plazmadan yapılmış olan kan bir vücut dokusu
olarak kabul edilir. Vücut ağırlığının yaklaşık %8’ini teşkil
eder. Hücresel kısmını alyuvarlar, akyuvarlar ve
trombosit’ler oluşturur. Alyuvarların asıl görevi Hb’i
taşımaktır. Hb ise akciğerlerden aldığı oksijeni dokulara
nakleder. Hb molekülünde 4 molekül Fe+2 mevcuttur.
Anemi başlıca kanda alyuvarların dolayısıyla Hb miktarının
azalmasıyla dokulara giden oksijen miktarındaki azalmayla
seyreden bir kan hastalığıdır. Ya;
- demir, bakır, vitamin B12, folik asit, pridoksin, riboflavin gibi
temel besin maddelerinin noksanlığı sonucu veya
- kan kaybı, alyuvar yapımının azalması yada yıkımının artması
gibi olaylardan kaynaklanabilir.
Alyuvarların Şekillenmesi
Alyuvarların vücutta belirli bir sayıda tutulması
böbreklerden salgılanan eritropoietin isimli hormon
ile kemik iliğindeki kan yapıcı merkez diye bilinen
denetim sistemleriyle kontrol edilir.
Eritropoietin ve kan yapıcı merkez
Eritropoietin böbreklerde oksijen azlığında şekillenen
ve alyuvarların şekillenmesi için kan yapıcı merkezi
uyaran bir hormondur. Bazen diğer dokularda da az
miktarda olsa salınabilmektedir. Böbrek dokusunda
oksijen azalınca buradan eritropoietik faktör diye
bilinen enzim salgılanır ve bu da karaciğer kaynaklı
eritropoietinojen’den eritropoietin açığa çıkar. Bu
hormon ise kemik iliğini etkileyerek alyuvar
şekillenmesini hızlandırır.
Demir ve hemoglobin
Demir canlılar için gerekli temel minerallerden
biri olup Hb ve miyoglobin’in yapısına girer.
Ayrıca, başta stokrom ve katalaz gibi birçok
enziminde yardımcı faktörü olarak rolü
bulunmaktadır.
Demir dokularda ferritin isimli proteinde
(yaklaşık %30’u demir) bağlı halde bulunur.
Ferritin proteinleri ise kümeleşerek
hemosiderini oluşturur. Parçalanan
alyuvarlardaki demir tekrar aynı amaçla
kullanılmak için kemik iliğine gelir.
Vitamin B12
Kobalt ihtiva eden bu madde hücre
bölünmesinde ribonükleotidlerin
deoksiribonükletotilere çevrilmesi için
gereklidir. Bu vitamin noksanlığında hücre
bölünmesi azalır ve dokuların gelişmesi
yavaşlar. Kemik iliğindeki kan yapıcı merkez
en hızlı çoğalan ve gelişen doku olduğu için
ilk belirtileri alyuvar oluşmasında ortaya
çıkar. Özellikle noksanlığında alyuvarların
olgunlaşamamalarıyla ortaya çıkan
megaloblasitk anemiye neden olurlar.
Folik asit
Alyuvarların şekillenmesinde vitamin B12 gibi
folik asite de gerek duyulur. Folik asitin
indirgenmiş şekli olan tetrahidrofolattan
oluşan yardımcı enzimler timin ve pürin
bazlarının sentezinde rol oynarlar. Yine
vitamin B12 de olduğu gibi folik asit
noksanlığında da bölünme ve yenilenme hızı
yüksek olan yerlerdeki hücreler en fazla
etkilenir. En fazla yeşil bitkilerde bulunan
folik asit özellikle vitamin B12 noksanlığına
bağlı anemilerde de etkili olmaktadır.
Kan yapımını etkileyen diğer maddeler
- bakır Hb sentezinde yardımcı faktör olarak,
- kobalt vitamin B12 nin yapımına girerek,
- vitaminler ise birçok indirgenme-yükseltgenme
tepkimelerini yardımcı faktör olarak görev
alırlar.
Anemi Tipleri
Anemiye neden olan sebeplerin fazla olması
nedeniyle sağaltımda da sebebin giderilmesi
veya noksanlığın tamamlanmasına yönelik
olacaktır.
Kan yapımını uyaran maddeler
Mineraller: En fazla kullanılan madde demirdir. Ayrıca
kobalt ve bakır gibi diğer mineraller de kullanılabilir.
Demir 3-5 mg/kg dozunda uygulanır.
Vitaminler: Folik asit, kobalaminler, pridoksin ve
riboflavin gibi vitaminler kullanılırlar.
Anabolik maddeler: Özellikle androjenik anabolik
maddeler hem erkeklerde hem de dişilerde
alyuvarların şekillenmesinde etkilidirler.Bunlar
böbreklerde eritropoietin sentezini artırarak ve hem
sentezini ve alyuvarların şekillenmesini
hızlandırmalarıyla ilgilidir. Bu amaçla testosteron,
stanozolol, nandrolon vs kullanılır.
Download

9.Kan - Uzman Veteriner