ARAŞTIRMA (Research)
Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi
Cilt: 31, Sayı: 2, Sayfa: 85-91, 2007
Süt Dişlerinden Elde Edilen Dentin
Disklerinin Geçirgenliklerinin ve Bu Disklere
Uygulanan Restoratif Sistemlerin Bağlanma
Dayanımlarının Araştırılması
Investigation of the Permeability of Dentine Discs
Obtained From Primary Teeth and the Bond
Strength of Restorative Systems Applied to
These Discs
*Dr.Dt. Firdevs KAHVECİOĞLU, **Yrd.Doç.Dr. Yağmur ŞENER
*Konya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
**Selçuk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı
ÖZET
ABSTRACT
Amaç: Bu çalışmanın amacı süt dişlerinden elde edilen
dentin disklerinin geçirgenliklerinin saptanması ve bu
disklere yapay pulpal basınç altında uygulanan üç farklı
restoratif sistemin bağlanma dayanımlarının belirlenmesidir.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada 60 adet çürüksüz süt
ikinci molar diş kullanıldı. Dişlerden elmas separe yardımıyla okluzal düzleme paralel, 1 mm kalınlığında dentin
diskleri elde edildi. Disklerin dentin geçirgenlikleri hidrolik iletkenlik düzeneği ile ölçüldü. Dentin geçirgenlikleri belirlendikten sonra diskler, rasgele üç gruba ayrıldı.
Yapay pulpal basınç altında, disklerin okluzal yüzeylerine restoratif sistemler Clearfil SE Bond+Clearfil AP-X
(CSEB + CAPX), AdheSE+Compoglass F(ASE + Com
p F), Prime Bond NT+Dyract AP(PBNT + DA) uygulandı. Örneklerden elmas separe yardımıyla 1 mm2 yüzey
alanına sahip çubuklar elde edildi. Bu şekilde oluşturulan
60 örneğin bağlanma dayanımları mikro makaslama test
metodu ile ölçüldü. Her bir restoratif sistem için bir SEM
örneği alındı.
Bulgular: Dentin disklerinin geçirgenlik değeri ortalaması 0.014 µlcm-2cmH2O-1dak-1 olarak bulundu.
CSEB + CAPX’in bağlanma dayanımı 13.68±5.25 MPa,
ASE + Comp F’in 16.02±8.19 MPa, PBNT + DAP’nin
ise 17.03±3.55 MPa olarak saptandı. Yapılan istatistiksel
değerlendirmede restoratif sistemlerin bağlanma dayanımı değerleri arasında farklılık olmadığı belirlendi (p>0.05).
Dentin disklerinin geçirgenlik değerleri ile bu disklere uygulanan restoratif sistemlerin bağlanma dayanımları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı da belirlendi (p>0.05).
Sonuç: Bir biyolojik değişken olarak önem arz eden dentin geçirgenliği, bu çalışmada bağlanma dayanımı üzerine
etki göstermemiştir.
Aim: The purpose of this study is to establish the permeability of dentine discs obtained from primary teeth and
determine the bond strength of three different restorative
systems applied to these discs under artificial pulpal pressure.
Material and Method: In this study, 60 carious free primary second molar teeth were used. The dentine discs
which had one mm thickness with parallel to occlusal plane from teeth were obtained by means of diamond saw.
Dentine permeability of discs was measured with hydraulic conductance mechanism. After the determination of
dentine permeability, the discs were randomly divided into
three groups. Under artificial pulpal pressure, restorative
systems Clearfil SE Bond+Clearfil AP-X (CSEB + CAPX),
AdheSE+Compoglass F(ASE + Comp F),Prime Bond N
T+Dyract AP (PBNT + DAP) were applied on the occlusal surfaces of the discs. Bars which had one mm2 crosssectional area were obtained from samples by means of
diamond saw. The bond strengths of these samples were
measured with micro shear test method. For each of restorative system, one of SEM sample was taken.
Results: The mean values of permeability of dentine discs were found 0.014 µlcm-2cmH2O-1dak-1. The bond
strength of CSEB + CAPX was 13.68±5.25 MPa, the
bond strength of ASE + Comp F was 16.02±8.19 MPa
and the bond strength of PBNT + DAP was 17.03±3.55
MPa. It was found that there was statistically no difference
between the bond strengths of three different restorative
systems (p>0.05). Also it was determined that there was no
relation between the values of the dentine permeability of
dentine discs and the bond strengths of applied restorative
systems.
Conclusion: In this study, the dentine permeability which
is important as a biological variable showed no effect on
the bond strength.
ANAHTAR KELİMELER
KEYWORDS
Dentin geçirgenliği, Dentin diski, Süt dişi
Dentine permeability, Dentine disc, Primary teeth
86
GİRİŞ
Özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinden günümüze
uzanan süreç içerisinde, rezin esaslı adeziv restoratif sistemler büyük ilgi görmektedir. Adeziv
restoratif materyallerin geliştirilmesiyle ilgili çalışmalarda dolgu maddelerinin fiziksel, kimyasal,
biyolojik ve mekanik özelliklerinin geliştirilmesi
ve bu maddelerin dişin sert dokularına bağlanma
dayanımlarının artırılmasına yönelik girişimler
ağırlık kazanmaktadır1. Bu girişimler, rezin kompozitlerin niteliklerinin yükseltilmesi, bu materyallerin diş dokularına tutunma kapasitesini artıran ürünlerin (bonding sistemler) gelişimi ve dişe
ait sert dokuların nitelikleri hakkındaki bilgilerin
detaylandırılması gibi sonuçlar doğurmuştur1,2.
Süt ve daimi dişler arasında bazı yapısal farklılıklar vardır. Süt dişlerindeki dentin dokusunun
organik içeriğinin daimi dişlere göre fazla oluşu,
süt dişlerindeki pulpanın hacimsel olarak daha
geniş oluşu, süt dişlerinin mine ve dentin dokularının daha ince oluşu örnek olarak gösterilebilir3,4,5. Dinamik, nemli ve geçirgen bir doku olan
dentin üzerine yoğunlaşan araştırmalar, restoratif sistemlerin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.
Dentin geçirgenliği üzerine yapılan araştırmalar
da bu gelişim sürecinde önemli yer tutmaktadır.
Dentin geçirgenliği; ölçülebilen, önemli bir biyolojik değişkendir. Dentin tübüllerinin uzunluğu,
kalınlığı, sayısı, intrapulpal basınç gibi kavramlar, bu biyolojik değişken üzerine etki eden faktörlerdendir6,7,8. Literatür incelendiğinde, dentin
geçirgenliği ve bu geçirgenliğin restoratif sistemler üzerindeki etkilerini irdeleyen çalışmaların hemen hemen tümünün, daimi dişlerin kullanımıyla
gerçekleştirilmiş olduğu gözlenmektedir. Süt dişlerinin dentin geçirgenliği ile ilgili çalışmaları ise
oldukça sınırlıdır9.
Bu çalışmada, süt dişlerinden dentin disklerinin elde edilmesi, bu disklerin geçirgenliklerinin saptanması, pedodonti kliniklerinde sıkça
kullanılan 3 farklı restoratif sistemin [Clearfil SE Bond+Clearfil AP-X
(CSEB + CAPX),
AdheSE+Compoglass F (ASE + Comp F), Prime Bond NT+Dyract AP (PBNT + DAP)] bu
disklere yapay pulpal basınç varlığında uygulanarak bağlanma dayanımlarının belirlenmesi ve bu
iki parametre arasındaki korelasyonun incelenmesi amaçlanmıştır.
GEREÇ VE YÖNTEM
Bu çalışmada, S.Ü. Dişhekimliği Fakültesi’ne
başvuran çocuk hastalardan çekilen, aşırı derecede kök rezorpsiyonu olan 60 adet çürüksüz süt
ikinci molar diş kullanıldı. Çekilen dişler deney
aşamasına kadar timol içeren serum fizyolojik
solüsyonunda bekletildi. Dişler, okluzal tablalarından pulpal tarafları açıkta kalacak şekilde akril bloklara gömüldü. Akril bloklar bağlı olduğu
dişin pulpal tarafı elmas separe cihazına (Isomet,
Buehler Ltd., Evanston, Illinois, USA) paralel olacak şekilde cihaza yerleştirildi. İlk kesme işlemi,
pulpa boynuzları hizasına paralel olarak yapıldı8.
Aynı paralel doğrultuda ikinci kesme işlemi yapıldığında 1.0 ±0.05 mm kalınlığında derin dentine
ait dentin diski elde edildi. Kesme sırasında meydana gelen smear tabakasının uzaklaştırılması
için her bir yüzey 2’şer dakika %6’lık sitrik asit ile
muamele edildi ve 20’şer saniye yıkandı10. Dentin geçirgenliğinin ölçümü Pashley ve Galloway
(1985) 11’ın tanıtmış olduğu hidrolik iletkenlik
düzeneği ile yapıldı. Hidrolik iletkenlik düzeneği, gerekli basıncı sağlayan oksijen tüpü ve buna
bağlı basınç tenceresi, oluşan basıncın dentin
diskine iletilmesini sağlayan polietilen boru, disk
içinden geçen sıvı miktarının takip edildiği mikropipet (Microcaps, Drummond Scientific Company, USA), oluşturulan kabarcığın konumunu
ayarlamaya yardımcı olan mikroşırınga (Gilmont
Micrometer Syringes, Cole-Parmer Instrument,
USA) ve dentin diskinin yerleştirildiği parçalı disk
geçirgenlik apareyi -split chamber device- elemanlarından oluşmaktaydı (Resim 1). Parçalı disk
geçirgenlik apareyi, iki adet halka şekilli kauçuk
esaslı sızdırmazlık elemanı (O ring) ve iki adet de
sızdırmaz kapaktan oluşmaktaydı. Sızdırmazlık
elemanlarının ortasında kalan boşluk 0.3 cm
çapa ve 0.07065 cm2 alana sahipti (Resim 2).
Dentin geçirgenlik değerleri (Lp), Reeder ve ark
(1978) 8’ları tarafından tanıtılan yöntem ile belirlendi.
87
Lp =
Geçen sıvı miktarı
µl
=
[Ölçümü yapılan örneğin alanı (cm2)] [su basıncı (cmH2O)] [zaman (dak)] cm2 cmH2O dak
Elde edilen dentin diskleri, restoratif sistemler
(CSEB + CAPX, ASE + Comp F, PBNT + DAP)
için 3 gruba ayrıldı (Tablo I). Restoratif sistemler dentin disklerine yapay pulpal basınç altında
uygulandı. Yapay pulpal basınç, Pashley ve Mat-
RESİM 1
Hidrolik iletkenlik düzeneği
thews (1993) 12 ve Ciucchi ve ark (1995) 13’nın
önerileri doğrultusunda 15 cm H2O şeklinde
düzenlendi. Dentin diskleri, içerisinde standart
metal borular bulunan akril bloklara yapıştırıldı.
Pulpal basıncı taklit etmek amacıyla metal boruların boşta kalan ucuna 15 cm yüksekliğindeki su
rezervuarı bağlandı. Ardından, üç farklı restoratif
sistem dentin disklerine üretici firmaların tavsiyeleri doğrultusunda yapay pulpal basınç altında
uygulandı.
Örnekler, 37°C’deki distile suda 24 saat bekletildikten sonra düşük hızda dönen su soğutmalı kesme cihazına yerleştirilerek yaklaşık 1 mm2 yüzey
alanına sahip çubuklar elde edildi. Çubuklar, kırma ucu bağlanma bölgesine gelecek şekilde künt
uçlu mikro makaslama aparatına tutturuldu14. Bu
aparat, Universal Instron Cihazına (Load Transducer, Maywood Instruments Ltd., England) bağlandı, 1 mm/dk hızla kuvvet uygulandı ve kırılma
değerleri (MPa) kaydedildi. Mikro makaslama
testi uygulanan her bir çubuğun kırılma yüzeyleri
stereomikroskopta (SZ-PT, Olympus, Japan) x20
büyütmede incelenerek kırılma tipleri belirlendi.
Kırılma tipleri, adeziv, koheziv veya miks tip olarak kaydedildi15 (Resim 3).
Üç farklı restoratif sistemin dentin dokusu ile
ilişkisini örneklemek amacıyla her bir grubu temsil eden birer örnek hazırlandı. Bu örnekler taramalı elektron mikroskobu (JSM-6400, JEOL
Ltd., Tokyo, Japan) ile (x1500) incelendi (Resim
4,5,6).
RESİM 2
2: Açık konumdaki parçalı disk geçirgenlik apareyi
a) parçalı disk geçirgenlik apareyinin alt kaidesi
b) 1.0±0.05 mm kalınlığında dentin diski
c) sızdırmazlık elemanı
d)Tam ortasında 0.07065 cm2 alana sahip açık alan bulunan
ara eleman
e) sızdırmazlık elemanı
f) parçalı disk geçirgenlik apareyinin üst kaidesi
İstatistiksel değerlendirmede gruplara ait ortalamaların karşılaştırılması tek yönlü varyans analizi ile yapıldı. Dentin geçirgenliği ve bağlanma
dayanımı ölçüm değerleri arasında doğrusal ilişki olup olmadığını belirlemek amacıyla Pearson
korelasyon katsayısı kullanıldı. İstatistiksel değerlendirmelerde 0.05’ten küçük P değerleri anlamlı
kabul edildi.
88
TABLO I
Çalışmada kullanılan restoratif sistemler
Restoratif sistem
Üretici firma
CSEB + CAPX
(Clearfil SE Bond + Clearfil AP-X)
(self-etch adeziv + hibrit kompozit rezin)
Kuraray, Osaka, JAPAN
ASE + Comp F
(AdheSE + Compoglass F)
(self-etch adeziv + poliasit-modifiye kompozit rezin)
PBNT + DAP
(Prime Bond NT+Dyract AP)
(self-etch adeziv + poliasit-modifiye kompozit rezin)
RESİM 3
Kırılma tipleri (adeziv-koheziv-miks)
BULGULAR
Süt dişlerinden elde edilen dentin disklerinin
geçirgenlik değerlerinin ortalaması 0.014 µlcm2
cmH2O -1dak-1 olarak bulundu. Bu 60 diske uygu-
lanan restoratif sistemlerin bağlanma dayanımlarının ortalaması ise 15.57 Mpa olarak bulundu.
Hem dentin disklerinin geçirgenlik değerleri,
hem de üç farklı restoratif sistem için belirlenen
bağlanma dayanımı değerleri Tablo II’de gösterildi. Yapılan varyans analizi sonucunda gruplar
arasında istatistiksel olarak farklılık olmadığı belirlendi (p >0.05).
Süt dişlerinden elde edilen dentin disklerinde
kırılma tiplerinin değerlendirilmesi yapıldığında,
Ivoclar, Liechtenstein,GERMANY
Dentsply, De Trey, Konstanz, GERMANY
CSEB + CAPX restoratif sisteminde, 15 (%75)
adeziv, 4 (%20) koheziv ve 1 (%5) miks tip kırılma izlendi. ASE + Comp F restoratif sisteminde,
9 (%45) adeziv, 6 (%30) koheziv ve 5 (%25) miks
tip kırılma gözlendi. PBNT + DAP restoratif sisteminde, 3 (%15) adeziv, 11 (%55) koheziv ve 6
(%30) miks tip kırılma belirlendi.
Dentin diskinin geçirgenlik değerleri ile bağlanma dayanımları arasında bir ilişki olup olmadığı
Pearson korelasyon katsayısı ile araştırıldı. Bu
analiz sonucunda, süt dişlerinden elde edilen dentin disklerinin geçirgenlik değerleri ile uygulanan
restoratif sistemlerin bağlanma dayanımı değerleri arasında istatistiksel olarak bir ilişki olmadığı
görüldü (r = -0.003, p >0.05) (Tablo III).
TARTIŞMA
Ölçülebilen bir biyolojik değişken olan dentin geçirgenliği; dentin tübüllerinin sayısı, çapı, uzunluğu, orientasyonu, bölgesi ve hatta tübüllerin histolojik yapısındaki değişikliklerden direkt olarak
etkilenmektedir16. İnsan yada hayvan dişlerinin
dentin geçirgenliklerinin belirlenmesinde direkt
dişin kendisinden veya dişlerden elde edilen dentin disklerinden yararlanılmaktadır10,17.
Dentin geçirgenliği ölçümlerinde dişlerden elde
edilen dentin kesitlerinin kullanımı ilk olarak
Pashley ve ark tarafından 1974 yılında gerçekleştirilmiştir18. Dişlerden elde edilen dentin disklerinin kullanımı, incelenen dokunun standar-
89
TABLO II
Dentin geçirgenlik değerleri belirlenen disklere ait bağlanma dayanımı bulguları
Restoratif sistem
CSEB + CAPX (20)
(self-etch adeziv + hibrit kompozit rezin)
ASE + Comp F (20)
(self-etch adeziv + poliasit-modifiye kompozit rezin)
PBNT + DAP (20)
(self-etch adeziv + poliasit-modifiye kompozit rezin)
DentinGeçirgenliği
BağlanmaDayanımı
(Ort±SS)
(Ort±SS)
0.012±0.009
13.68±5.25
0.019±0.014
16.02±8.19
0.016±0.010
17.03±3.55
TABLO III
Süt dişlerinden elde edilen dentin disklerinin geçirgenlik değerleri ile gözlenen bağlanma dayanımı değerlerinin ilişkisi (n=60)
Disk tipi
Lp (Ort±SS)
MPa (Ort±SS)
r
P
Süt
0.014±0.010
15.57±6.04
-0.003
0.980*
∗ = Pearson korelasyon katsayısına ait p değeri
dizasyonun daha kolay sağlanabilmesi ve daha
hassas sonuçlar elde edilebilmesi nedeniyle ilgi
görmektedir7. Bu çalışmada da sayılan avantajlar doğrultusunda dentin diskleri tercih edilmiş
ve geçirgenliğin belirlenmesinde modifiye parçalı
disk geçirgenlik apareyi kullanılmıştır.
Koutsi ve ark9 (1994) süt dişi dentininin geçirgenlik değerlerini ölçmüş ve elde ettikleri değerleri,
daimi diş dentini kullanılarak yapılmış olan başka
araştırıcıların çalışmalarındaki dentin geçirgenlik
değerleri ile karşılaştırmışlardır. Araştırıcılar, süt
dişi dentininin geçirgenlik değerini 0.013 µlcm2
cmH2O -1dak-1 olarak saptamışlar, literatürde daimi dişler için ifade edilen dentin geçirgenlik değerlerinin çalışmalarında süt dişlerinden elde edilen dentin geçirgenlik değerlerinden daha yüksek
olduğunu ifade etmişlerdir. Koutsi ve ark9 (1994),
çalışmalarına dahil edilen dişlerin 8-9 yıl boyunca okluzyonda kalmış, düşmek üzere olan dişler
olduğunu belirtmişlerdir. Bir diğer deyişle, ilave
peritübüler dentin matriksi apozisyonununa bağlı
olarak incelenen süt dişlerinin dentin geçirgenlik-
lerinin azalmış olabileceğini ifade etmişlerdir.
Çalışmamızda süt dişine ait dentinin geçirgenlik
değeri 0.014 µlcm-2cmH2O -1dak-1 olarak bulunmuştur. Elde ettiğimiz süt dişi dentin geçirgenlik
verilerinin Koutsi ve ark9 (1994) ’nın bulgularıyla
uyumlu olduğunu düşünmekteyiz. Çalışmamız,
çekim endikasyonu olmadığı için, genç süt molarlarla gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla biz de Koutsi
ve ark9 (1994) gibi, genç süt dişlerine ait dentinin
daha yüksek geçirgenlik değeri gösterebileceğini
düşünmekteyiz.
Çalışmamızda süt dişlerinden elde edilen dentin disklerine restoratif sistemler uygulanmış,
bağlanma dayanımı değerleri incelenmiştir. CSEB + CAPX için 13.68 ±5.25 MPa,
ASE + Comp F için 16.02 ±8.19 MPa ve
PBNT + DAP için 17.03 ±3.55 MPa’lık bağlanma dayanımları belirlenmiştir. Yapılan analiz
sonucunda üç farklı restoratif sistemin bağlama
dayanımı değerleri arasında istatistiksel olarak
farklılık görülmemiştir (p >0.05).
90
Jumlongras ve White19 (1997) çalışmalarında, süt
dişlerinin dentin dokusunda iki farklı poliasitle
modifiye rezin kompoziti (Prime&Bond+Dyract,
Compoglass SCA+Compoglass) ve bir kompozit
rezini (Optibond+Herculite) kullanmışlar ve makaslama testi sonrasında bağlanma dayanımını
ölçmüşlerdir. Araştırıcılar, poliasitle modifiye
rezin kompozitlerin bağlanma dayanımı değerleri arasında bir farklılık olmadığını belirlemişlerdir. Kompozit rezin ile Prime&Bond+Dyract’ın
bağlanma dayanımları arasında bir fark olmadığını fakat kompozit rezin ile Compoglass
SCA+Compoglass’ın bağlanma dayanımları arasında bir fark olduğunu göstermişlerdir.
Prabhakar ve ark20 (2003) yaptıkları çalışmada,
süt dişlerinin dentin dokusuna bir kompozit rezin
(Filtek P60), bir poliasitle modifiye rezin kompozit (F2000) ve bir rezin modifiye cam iyonomer
(Vitremer) uygulamışlar ve makaslama testine tabi
tutmuşlardır. Süt dişlerinde kompozit rezinin, poliasitle modifiye rezin kompozite göre daha güçlü
bağlandığını ve bağlanma dayanımları arasında
bir farklılık olduğunu belirtmişlerdir.
Prabhakar ve ark20 (2003) ve kısmen de Jumlongras ve White19 (1997) ’a ait çalışmalarda, süt
dişlerinde kompozit rezin ile poliasitle modifiye
rezin kompozitlerin bağlanma dayanımı değerleri
arasında bir farklılığın olduğu belirtilmiştir. Bizim
çalışmamızda ise ikisi poliasitle modifiye rezin
kompozit, biri hibrit kompozit rezin olmak üzere
üç restoratif sistem, süt dişlerinden elde edilen
dentin disklerine uygulanmış ve bu restoratif sistemlerin bağlanma dayanımı değerlerinin benzer
olduğu görülmüştür. Çalışmamız, kompozit rezin
ve poliasitle modifiye rezin kompozitlerin değerlendirildiği ve bu restoratif materyaller arasında
fark olduğunu ifade eden yukarıdaki çalışmalarla
bütünüyle benzerlik göstermemektedir. Çalışmamızda restoratif sistemler dentin dokusuna yapay
pulpal basınç altında uygulanmıştır. Yani çalışmamızda restoratif materyaller nemli dentine
uygulanmıştır. Çalışmamızın yukarıdaki çalışmalara bütünüyle benzer olmamasının bu nedenden
kaynaklanabileceğini düşünmekteyiz.
Makaslama testinin ardından gözlenen kırılma
tipleri değerlendirildiğinde, elde edilen dentin
disklerine uygulanan restoratif sistemlerin benzer
kırılma oranları sergilediği görülmüştür. Bu açı-
dan, çalışmamızda incelenen restoratif sistemlerdeki kırılma tipleri ile bağlanma dayanımı değerlerinin birbirlerini desteklediğini düşünmekteyiz.
Çalışmamızda süt dişlerinden elde edilen dentin
disklerine restoratif sistemlerin uygulanması ile
ilgili SEM örnekleri değerlendirildiğinde; her üç
grupta da ortak özellik olarak, hibrit tabakanın
varlığı, rezin uzantılarının kısa oluşu ve lateral tübül uzantılarının kısa ve seyrek oluşu saptanmıştır (Resim 4,5,6). Restoratif sistemlere ait SEM
görüntülerinin birbirine benzer özelliklere sahip
oluşu, süt dişlerinden elde edilen dentin disklerindeki bağlanma dayanımı değerlerini destekler
niteliktedir.
Bu çalışmada süt dişlerinden elde edilen dentin
disklerinin geçirgenlik değerleri ile uygulanan
restoratif sistemlerin bağlanma dayanımları arasında ilişki olup olmadığı da araştırılmış; dentin
geçirgenliği ile bağlanma dayanımı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Önemli bir
biyolojik değişken olan dentin geçirgenliği, bu
çalışmada bağlanma dayanımı üzerine etki göstermemiştir.
Dişhekimliği ile ilgili literatür incelendiğinde,
ideal bir restoratif sistem geliştirilmesine yönelik
arayışların köklerinin çok eskilere dayandığı ve
bu gayretin günümüzde de özellikle adeziv restoratif sistemler üzerinde yoğunlaşarak sürdüğü
görülmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde,
adeziv restoratif sistemler açısından gelinen düzey dikkat çekicidir. Öte yandan her geçen gün
RESİM 4
CSEB + CAPX’in süt dişi dentin dokusundaki SEM görüntüsü
(RU: Rezin uzantısı, AR: Adeziv Rezin, LTU: Lateral Tübül
Uzantısı, HT: Hibrit Tabaka)
91
KAYNAKLAR
RESİM 5
: ASE + Comp F’nin süt dişi dentin dokusundaki SEM
görüntüsü
(RU: Rezin uzantısı, AR: Adeziv Rezin, LTU: Lateral Tübül
Uzantısı, HT: Hibrit Tabaka)
RESİM 6
PBNT + DAP’nin süt dişi dentin dokusundaki SEM görüntüsü
(RU: Rezin uzantısı, AR: Adeziv Rezin, LTU: Lateral Tübül
Uzantısı, HT: Hibrit Tabaka)
gerek süt gerekse daimi dişler ve adeziv restoratif
sistemlerin bu diş tipleri ile ilgili ilişkisinin ayrıntıları yeni bilgilerle daha da aydınlanmaktadır.
Dolayısıyla konu ile ilgili in vivo ve in vitro çalışmalar artarak sürmelidir; böylelikle klinisyenlerin
ve hastaların memnuniyetini artıracak daha yeni
ürünlerin dişhekimliği kullanımına sunulması
sağlanacaktır.
1. Dayangaç GB. Kompozit Rezin Restorasyonlar. Ankara:
Güneş Kitabevi Ltd. Şti. 2000: 21-39.
2. Abdel Megid FY, Salama FS. Shear bond strength of Dyract
compomer material to dentin of primary molars. J Clin Pediatr Dent. 1997;21 (4):305-310.
3. Avery JK. Comparison of primary and permanent teeth.
In: Oral Development and Histology, Pennsylvania: Decker
Inc., 1988: 180-190.
4. Bordin-Aykroyd S, Sefton J, Davies EH. In vitro bond
strengths of three current dentin adhesives to primary and
permanent teeth. Dent Mater. 1992;8 (Mar):74-78.
5. Gülhan A. Diş sürmesi ve bozuklukları. In: Pedodonti. 3.
basım. İstanbul: İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Basımevi
ve Film Merkezi. 1994:27-92.
6. Garberoglio R, Brannström M. Scanning electron microscopic investigation of human dentinal tubules. Archs Oral
Biol. 1976; 21: 355-362.
7. Outhwaite WC, Livingston MJ, Pashley DH. Effects of
changes in surface area, thickness, temperature and postextraction time on human dentine permeability. Archs Oral
Biol. 1976;21:599-603.
8. Reeder OW, Walton RE, Livingston MJ, Pashley DH. Dentin permeability: Determinants of hydraulic conductance. J
Dent Res. 1978;57 (2):187-193.
9. Koutsi V, Noonan RG, Horner JA, Simpson MD, Matthews
WG, Pashley DH. The effect of dentin depth on the permeability and ultrastructure of primary molars. Pediatr Dent.
1994;16 (1);Jan-Feb:29-35.
10. Pashley DH, Thompson SM, Stewart FP. Dentin permeability: Effects of temperature on hydraulic conductance. J Dent
Res. 1983;62 (9):956-959.
11. Pashley DH, Galloway SE. The effects of oxalate treatment
on the smear layer of ground surfaces of human dentine.
Archs Oral Biol. 1985;30 (10):731-737.
12. Pashley DH, Matthews WG. The effects of outward forced
convective flow on inward diffusion in human dentine in
vitro. Archs Oral Biol. 1993;38 (7):577-582.
13. Ciucchi B, Bouillageut S, Holz J and Pashley DH. Dentinal
fluid dynamics in human teeth, in vivo. J Endodont. 1995;21
(4):191-194.
14. Sengün A, Ozer F, Ceylan N. Bonded surface area and bond
strength: A micro-shear test. 2001;Sep, 37th IADR-CED:
(Abst 428).
15. Kwong SM, Cheung GSP, Kei LH, Itthagarun A, Smales RJ,
Tay FR, Pashley DH. Micro-tensile bond strengths to sclerotic dentin using a self-etching and a total-etching technique. Dent Mater. 2002;18:359-369.
16. Pashley DH. Dentin-predentin complex and its permeability: physiologic overview. J Dent Res. 1985;64 (Spec
Iss):613-620.
17. Fogel HM, Marshall FJ, Pashley DH. Effects of distance from
the pulp and thickness on the hydraulic conductance of human radicular dentin. J Dent Res. 1988;67 (11):1381-1385.
18. Sena FJ. Dentinal permeability in assessing therapeutic
agents. Dent Clin Nort Am. 1990;34 (3):475-490.
19. Jumlongras D,White GE. Bond strengths of composite resin
and compomers in primary and permanent teeth. J Clin Pediatr Dent. 1997;21 (3):223-229.
20. Prabhakar AR, Raj S, Raju OS. Comparison of shear bond
strength of composite, compomer and resin modified glass
ionomer in primary and a permanent teeth: An in vitro
study. J Ind Soc Pedo Prev Dent. 2003;21 (3);Sep:86-94.
İLETİŞİM ADRESİ
Dr.Dt. Firdevs KAHVECİOĞLU
İş Adresi: Konya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Selçuklu Belediyesi Yanı Selçuklu/KONYA
Tlf: 0332 2515280 Fax: 0332 2483310
Download

Makale