HEMŞİRELİĞİN
TARİHSEL GELİŞİMİ
Doç.Dr. Yurdanur Dikmen
1
• Hemşireliğin bugünkü durumunu anlamak,
özelliklerini yorumlamak ve gelişim
aşamalarını kavramak için tarihsel
gelişiminden yararlanmamız gereklidir.
• Bir mesleğin tarihsel gelişimini kavramak,
görüş açısını geliştirerek mesleği tanımayı
kolaylaştırır; meslek üyelerinin işlev ve
rollerinin ve mesleğin sosyal, ekonomik ve
politik konumunu daha iyi anlamayı
sağlayacaktır
2
• Hemşireliğin mesleki kimlik kazanması,
1854 yılında Florence Nigtingale’nin kırım
savaşı sırasında ingiliz ve türk askerlere
selimiye kışlasında verdiği bakım ile
başlamıştır.
• Başka bir ifade ile hemşireliğin profesyonel
meslek olarak temelleri Türkiyede
atılmıştır.
3
Hemşireliğin tarihsel gelişimine
baktığımızda;
Florence
Nightingale’den önce
Florence
Nightingale’den sonra
İlkçağlarda hemşirelik
19. y.y da hemşirelik
Ortaçağda hemşirelik
20. y.y da hemşirelik
14.y.y da hemşirelik
16.y.y da hemşirelik
17.y.y da hemşirelik
Yeniçağda hemşirelik
4
Florence Nightingale’den önce
• İlkçağlarda çeşitli tıbbi uygulamalar
yapılmakla birlikte, bu dönemde dinin
etkisi büyük olmuştur.
• Doktorlar önce hasta bakımını, sonra
da diğer uygulamaları başka
meslekten kişilere devretmiştir.
5
• İlkçağlarda tıp, sihirbazlık üzerine
kuruluydu.
• İlkçağlarda uygulanan diğer
yöntemler ise muskalar, büyüler ve
tılsımlarla hastalıklara çare
aranmaktaydı.
6
Ortaçağda
• Bu dönemde hemşirelik hizmetleri basit bir biçimde
uygulanıyordu.
• Ancak o dönemde hemşirelik, Katolik Kilisesinin bünyesinde
ve koruması altındaydı.
• Hemşirelik hizmetini verenler arasında rahipler de
bulunuyordu ama kadınlar çoğunluktaydı.
• Hemşireler hasta bakımı yanında, hastaların ruhsal ve dinsel
inançlarına da yardımcı olmaktaydılar.
• Bu kimselerin bir kısmı hala “azize’ ve “aziz” sıfatlarıyla
anılmaktadır.
7
• Orta çağın geç dönemlerinde, Avrupa’da güzel
hastaneler yaptırılmış ve bu hastanelerde nitelikli
hemşirelik hizmetleri verilmiştir.
• Hemşireler son derece gelişerek, l4’üncü yüzyılda
bağımsızlıklarının doruğuna ulaştılar.
• Ebelik görevini yürüttükleri gibi, hasta bakımında
çeşitli bitkisel ilaçlar ve tedavi edici teknikler de
kullanıyorlardı.
• Ancak bundan sonra hemşirelik için gerileme
dönemi başladı.
8
HEMŞİRELİKTE KARANLIK
DÖNEM
Bu dönemde kilise ve manastırlardaki bilim ortamı,
yerini dini inançların politik ve ekonomik güç
uğruna sömürüldüğü kokuşmuş bir düzene
bırakmıştı.
Kilise ve din adamlarına olan güvenin sarsılması,
hemşireliğin de konumunu da etkiledi.
Öte yandan feodal düzen nedeniyle iyice yoksullaşan
köylüler hoşnutsuzluk içindeydi.
Bu sırada, daha sonra Avrupa’da 400 yıl yaşayabilen
büyücülük doğdu.
9
• Yöneticiler, köylülerin içinde yaşayan ve kendileri
de birer köylü olan hemşireleri, derebeyliğe karşı
başlatılan köylü ayaklanmasının liderleri olarak
görmüşlerdi.
• Bu nedenle gerek kilise, gerekse eyalet
yöneticileri, büyücüleri hemşirelere karşı
ekonomik yönden desteklediler ve örgütlediler.
• Bu kargaşa içinde hemşirelerin yaptıkları büyü
olarak nitelendirildi ve dinsel gerekçelerle işkence
görerek öldürülmeleri yasal sayıldı
10
Rönesans dönemine
gelindiğinde,
Yaşam standardını yükseltecek yeni teknikler
geliştirildi.
Yeni aletlerin icadı ve biyolojik bilimlerdeki gelişim,
tıp için bilimsel bir temel oluşturdu.
Ancak…….
11
• İnsanlar ve özellikle hastalar pis ve
bakımsızdı, bulaşıcı hastalıklar yayıldı,
bebek ölümleri çok yükseldi.
• Bu toplumsal gereksinimin giderek
artmasıyla hastaneler yeniden açıldıysa da
hasta bakım işi toplumdaki onurlu yerini
yitirdi.
• Bu iş aç, fakir ve suçlu kişilerce yapılmaya
başladı ve hemşirelik tarihinde çok uzun
sürecek karanlık bir döneme girdi
12
YENİÇAĞ DÖNEMİNDE HEMŞİRELİK
• Yeniçağ Avrupa’sında sanitasyon ve bireysel hijyen
çok kötü durumdaydı ve hemşirelerden
vazgeçilecek bir dönem değildi.
• Bebek ölümleri çok yüksekti, çiçek, kızıl, difteri,
veba, kolera salgınları çok sık görülüyordu.
• Hastalar bakımsız kalmışlardı ve toplum geçmişte
hemşirelerin sunduğu sosyal hizmetlerden de
yoksundu.
• Bakım gereksinimi kendini şiddetle
hissettirdiğinden, bir süre sonra hastaneler
zorunlu olarak yeniden açıldı.
13
HEMŞİRELİĞİN YENİDEN DOĞUŞU
• Endüstriyel gelişimin hızlanması, kentleşme;
özgürlük, insan ve kadın hakları adına gelişen fikir
ve olaylar; savaşlar hemşireliğin yeniden doğuşuna
temel olmuştur.
• Bu değişim ortamında yetişen ve yoğrulan Florence
Nightingale 19.yy yüzyılın ortalarında üç yüz
yıldan beri beklenen lider olarak sahnede
görünmüştür.
• Florence Nightingale ile hemşirelik çağdaş
hemşirelik dönemine girmiştir
14
• İngiltere’nin XIX.
Yüzyılda yetiştirdiği en
önemli kişilerden biri
olarak tarihe geçen
Nightingale, modern
hemşireliğin ilk adımını
Türkiye’de Selimiye
Kışlasında atmıştır.
15
• Florence, 12 Mayıs 1820’de Italya’da
zengin, entellektüel bir ailede,
birbirinden oldukça farklı sosyal
yapılarla belirginleşen bir toplumda
dünyaya gelmiştir.
16
• 1837’de 17 yaşındaydı ve insanlara yardım etmekten
bahsediyordu.
• O hasta insanları evlerinde ziyaret ediyordu.
• Onun farklı düşünceleri vardı; Avrupa’da ki hastaneleri
dolaşmak istiyordu.
• 1847 yılında Roma gezisi sırasında katolik hemşirelerin
yaşayış ve çalışma tarzlarını defalarca incelemiştir.
• Burada 3 ay hemşirelik eğitimi almıştır. Yunanistan’daki
yetimhaneleri, Mısır ve İskenderiye’deki hastaneleri ziyaret
etmiştir.
• 1850 yıllarında Almanya’daki Protestan Teşkilatını ziyareti
sırasında hemşirelere verilen eğitimi izlemiştir.
17
• 1851’de 4 aylık bir kurs eğitimi aldı.
• 1853’de Paris’te çalıştıktan sonra
İngiltere’ye dönüp, bir hastanede müdür
olarak göreve başladı.
• Hekimlerle birlikte hastane yönetiminde
görev aldı
18
19
• 1853 yılında Türkiye ve Rusya arasında
Kırım savaşı başladı. 1854 yılında İngiltere
ve Fransa’da bu savaşa katıldı.
• İngiltere’deki insanlar buradaki askerlerin
hastanelerde çok yetersiz tedavi
aldıklarını duyuyordu.
• Florence Kırımdaki hastanelerde çalışmak
üzere eğitilmiş 38 kişilik bir bayan hemşire
grubuna davet edildi.
20
21
Nightingale’in Koğuşu
22
• Bugün Selimiye kışlasının
kuzey batısında Florence
Nightingale Müzesi
bulunmaktadır.
23
bugün
• Florence insanlara
hastanelerin
koşullarının daha iyi
yapılması konusunda
sorumluluk sahibi
haline getirmek ve
hemşireliği kabul
edilebilir bir meslek
haline getirmekle
hatırlanır.
24
25
Florence Nightingale’in
hemşireliğe katkıları
nelerdir?
26
Florence’dan Önce
Florence’dan Sonra
Hemşireler eğitim konusunda
çok yetersizdiler.
Hemşireler daha çok eğitim ve
saygınlık kazandılar.
Hastaneler çok kirliydi ve
hastalıklar kolayca yayılabiliyordu.
Hastaneler daha temiz ve
hijyenik hale geldi.
Birçok asker hastalık ve
enfeksiyon nedeniyle öldü.
Çok az asker hastalık ve
enfeksiyon nedeniyle öluyordu.
Herhangi bir medikal
kayıt sistemi yoktu.
Florence hastaların kayıtlarını
aldırtarak hangi askerin
öldüğünü ailelerine bildirdi.
Hemşirelere saygı
duyulmuyordu.
Florence Kraliçe Victoria’dan
sonra İngilterenin ikinci ünlü
kadını oldu
27
(http://www.learnanywhere.co.uk/history)
• Nightingale 1910
yılında uykusunda
ölmüştür.
• Nightingale’in
doğum günü 12
Mayıs, tüm dünyada
hemşirelerce
“Hemşireler Günü”
olarak
kutlanmaktadır.
28
ÜLKEMİZDE HEMŞİRELİĞİN
TARİHSEL GELİŞİMİ
29
• Türkiye’de hemşirelik mesleği
birtakım sosyal nedenlerle uzun süre
doğma ve yaşama olanağı bulamamış
ve hemşirelik mesleğinin doğuşu
cumhuriyetin kuruluş yıllarına kadar
uzanmıştır.
30
TÜRK TOPLUMLARINDA
HEMŞİRELİK
• Osmanlılar döneminde kadının tesettüre girmesiyle
hasta bakımında erkekler yer almış, kadınlara
kadınlar, erkeklere erkekler, gençlere bakmak için
yaşlı kadınlar görevlendirilmiştir .
• II. Beyazıd devrinde Galata Sarayı’nda kurulan
Enderun Mektebi’nin hastanesinde hasta gençlere
bakmak için yaşlı kadınlar görevlendirilmişti ve
bunların başına Hastalar Ustası adı verilirdi.
• Osmanlı Saraylarında hekimlere yardımcı olarak
çalışan bakıcı kadınlar bulunduğu da
belirtilmektedir .
31
• Osmanlı döneminde toplum içinde serbest meslek
icra eden ebelerin ayrıcalıklı konumları vardı.
• Bunun yanında Anadolu-Osmanlı toplumunda aşıcı
kadınların varlığı bilinmektedir.
• Küçük çocuklara çiçek aşısı uyguluyorlardı.
• Toplum içinde ilaç hazırlayıp, bakım ve tedavi
işlerinin yürüten kadın sağaltıcılar, ebe kadınlar ve
çıkıkçı-kırıkçılar hizmet veriyordu.
•
Gelişen sağlık hizmetlerine ve tıp uygulamalarına
etkili bakım desteği verecek nitelikte hemşirelerin
bulunmaması, bu yıllarda güçlü Osmanlı
İmparatorluğunun sağlık sisteminin belki de en zayıf
yönüdür.
32
Türkiye’de
modern anlamda hemşireliğin gelişimi
• I. Dünya Savaşı ile birlikte olmuştur.
33
• 1911 Trablusgarp ve 1912 Balkan savaşlarında sosyokültürel etmenlerle Osmanlılarda kadının konumu,
savaş yaralılarına ve hastalarına bakım verecek
kişilerin bulunmaması ve uygun yerlerin bulunmaması
gibi sorunlar yaratmış ve büyük insan kayıplarına
neden olmuştu.
• Yaşanan bu kayıplar yaralanan ve hastalanan
askerlere bakım vermek için ülkemizde ilk kez
hemşireliğe gereksinim duyulmasına neden olmuştur.
• Yine I. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan zorlayıcı
gelişmeler yataklı sağlık kurumlarının açılması, Türk
hekimliğinin ilerlemesine rağmen, hastalara bakacak
yetişmiş, eğitimli, bilgili hemşirelerin bulunmaması
bazı hekimlerimizi bu konu üzerinde çalışmaya
yöneltmiştir.
34
• Yurdumuzda hemşirelik mesleğine olan
gereksinmeyi ilk defa hisseden Prof. Dr. Besim
Ömer Akalın Paşa’dır.
• Besim Ömer Paşa Kızılay cemiyetini uyararak,
ülkenin hemşirelik mesleğine olan gereksinimini
dile getirmiş ve bir hemşire okulunun açılmasının
zorunlu olduğunu belirtmiştir.
• Kızılay cemiyeti İstanbul’da Kadırga semtinde
Kadırga hastanesinde 6 ay süreli gönüllü
hastabakıcı kursu için ödenek ayırmıştır.
35
• Bunun ardından 1911 de formal hemşirelik
eğitimine başlanmıştır.
• 1912’de açılan Gönüllü Hastabakıcılık Kursu ile
Türkiye’de ilk kez hemşire eğitimine adım
atılmıştır.
• 1913-1914 yıllarında üniversite konferans
salonunda tertiplenen kurslara pek çok sayıda
öğrenci katılmıştır.
• Bu kursları bitiren Kerime Salahor, Safiye
Hüseyin Elbi ve Münire İsmail gibi ilk
hemşirelerimiz, Çanakkale ve Balkan Savaş’ında
gönüllü hasta bakımı vermişler ve büyük
fedakarlıklar göstermişlerdir.
36
• Bunların arasında ilk
Türk hemşire olan
Safiye Hüseyin Elbi
Türk hemşireliğinin
gelişmesi yolunda
büyük hizmetler
vermiştir.
37
• Yurdumuzda ilk defa 1920 yılında
Amerikalılar, İstanbul’da Amiral
Bristol Amerikan Hastanesi’ni açmış
ve hastanenin gereksinimini
karşılamak için yanına Amiral Bristol
Hastabakıcı Dershanesi
kurmuşlardır.
38
• Türkiye’de açılan ilk hemşire okulu olarak 1920’de Amerikan
Amiral Bristol Hastanesi’ne bağlı hemşire kursları (Amiral
Bristol Hemşire Okulu) bulunmakla beraber, ülkenin ilk ulusal
hemşirelik okulu Kızılay Hemşire Okulu’dur.
• 1925 yılında yine Prof. Dr. Besim Ömer Paşa’nın çalışmaları
ile İstanbul’da açılan Kızılay Hemşire Okulu, önceleri ilkokul
sonra da ortaokul mezunu kız öğrencileri kabul etmiştir.
• Eğitim süresi 2 yıl 3 ay olan parasız yatılı bir okuldu.
•
İlk mezunlar başhemşire olarak atandı.
39
• 1946 yılında Sağlık Bakanlığına bağlı
okulların açılması ile mesleğe devlet
tarafından sahip çıkılması ve mesleki
hüviyet kazanması fikir ve çalışmaları
başlatmıştır.
• Bu yıllardan sonra Türkiye’nin pek çok
şehrinde Sağlık Sosyal Yardım Bakanlığı ve
diğer kurum ve kuruluşlara bağlı Sağlık
Koleji adı altında hemşire, laborant, ebe
okulları açılmıştır.
• Bu okullar daha sonra “Sağlık Meslek
Lisesi” olarak adlandırılmıştır Sağlık
Meslek Liselerine, ortaokulu bitiren genç
kızlar alınmış ve 4 yıllık eğitim verilmiştir.
40
• 1985 yılında ülkenin hemşireye olan gereksinimini karşılamak
ve hemşirelik eğitiminin liseye dayandırılmasına öncülük
etmek amacıyla eğitim süresi 2 yıl olan Meslek
Yüksekokulları’nda “Hemşirelik Programları” açılmıştır.
• Aynı zamanda 1991-1992 yılları arasında Anadolu
Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin Hemşirelik Önlisans
Programı da başlamıştır.
•
• Sağlık hizmetlerinde verimliliği artırmak ve meslek
mensuplarının uluslararası normlara uygun şekilde
yetiştirilmesi amacıyla 1996 yılında Sağlık Meslek Lisesi
Hemşirelik Bölümleri ve hemşirelikte önlisans eğitimi veren
yüksekokulların, ebelik ve sağlık memurluğu bölümleri
kapatılarak, 4 yıllık yüksekokullara dönüştürüldü.
• Böylece üniversitelerde hemşire, ebe ve sağlık memuru
yetiştirmek üzere lisans düzeyinde eğitim veren“Sağlık
Yüksekokulu” açıldı. .
41
• Ülkemizde 1955 yılında lisans
düzeyinde eğitim vermeye başlayan
ilk hemşirelik yüksekokulu Ege
Üniversitesi Hemşirelik
Yüksekokulu’dur.
• Bu okul, Avrupa ve Türkiye’de
üniversite düzeyinde açılan ilk
hemşirelik okuludur.
42
Daha sonraları
• 1961 de Florence Nıghtingale Hemşirelik
Yüksekokulu,
• 1985 yılında Muvazzaf Askeri Yüksek hemşire
yetiştirmek üzere Gülhane Askeri Tıp Akademisi
bağlı Hemşirelik Yüksekokulu,
• 1961 yılında Hacettepe Üniversitesi Hemşirelik
Yüksekokulu ve diğer yüksekokulları açılmıştır.
43
ardından
• Hemşirelikte 1970’de bilim uzmanlığı,
1975’de bilim doktorası, 1972’de
doçentlik ve 1978’de ise profesörlük
gerçekleşmiştir.
44
• Ülkemizde ilk hemşirelik meslek örgütü
olan ‘’Türk Hemşireler Derneği”, “Türk
Hasta Bakıcılar Cemiyeti” adı altında
1933’de gönüllü hemşireler tarafından
kurulmuştur.
• 1943 yılında yapılan genel kurulda yönetimi
omezunu hemşireler almış, Esma Deniz
genel başkan seçilmişkul, dernek tekrar
organize edilerek ve adı ”Türk Hemşireler
Derneği” (THD) olarak değiştirilmiştir.
• THD Uluslararası Hemşireler Birliğine
(Internetional Council - ICN) 1949 yılında
üye olarak kabul edilmiştir.
45
• Türk Hemşireler Derneği ile bakanlık
yetkilerinin çalışmaları sonucunda
1954 yılında 6283 sayılı “Hemşirelik
Kanunu” yürürlüğe girmiştir.
• Bu yasa ile mesleğin statüsünü
koruyucu yasal önlemler getirilmiştir .
46
• Bu kanun günümüz hemşirelik mesleği içi
bazı ihtiyaçları karşılamaz hale gelince 2
mayıs 2007 de yeni hemşirelik kanunu
yürürlüğe girmiştir.
• Yeni kanunla erkek hemşireler mesleğe
girerken hemşire ünvanı almak için fakülte
ve yüksekokulu mezunu olmak gerektiği
şartı getirilmiştir.
47
Bu gelişmeler devam ederken
• 1950 yılında Bakanlık Sosyal İşler Umum
Müdürlüğü’ne bağlı olarak ‘’Hemşirelik Bürosu’’
kurulmuş hemşirelikle ilgili tüm çalışmalar bu büro
tarafından koordine edilmeye başlanmıştır.
• 1973 yılında hastanelerde çalışma usul ve
esaslarını belirleyen “Yataklı Tedavi Kurumları
İşletme Yönetmeliği” hazırlanmıştır. Yönetmelik,
hastanelerde görev yapan tüm personelin yanında
hemşire, başhemşire ve yardımcısının görev, yetki
ve sorumluluklarını içermektedir.
•
48
• Türkiye’de ki tüm sağlık kurumlarında
çalışan hemşirelerin eğitiminden, yönetim
ve denetiminden sorumlu olmak, sağlık
hizmetlerinin kalite ve kapasitesini
yükseltmek amacıyla 1986 yılında Sağlık
Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel
Müdürlüğü içinde “Hemşirelik Hizmetleri
Daire Başkanlığı” kurulmuştur.
49
Teşekkür ederim.
50
Download

Florence Nightingale`den önce