ŞİDDET VE RİSK
FAKTÖRLERİ
Dünya Sağlık Örgütü’nün
“Şiddet” Tanımı:
Şiddet; bir bireyin
yaralanma ve ölümüne
neden olan ya da
gelişmesini engelleyen
fiziksel, psikososyal ve
cinsel olarak uygulanan
kasıtlı davranışlardır.
Fiziksel, psikososyal ve
cinsel şiddet uygulaması
bir grup ya da topluma
yönelik olabilmektedir.
Şiddet
Güç ve baskı
uygulayarak
insanların bedensel ya
da ruhsal
açıdan zarar görmesine
neden
olan bireysel ya da toplu
hareketlerin tümüdür.
Şiddetin Nedenleri:
Biyolojik nedenler,
Öğrenme
yaşantısı ile ilgili
nedenler,
Toplumsal
nedenler,
Kişiler arası
etkileşim ile ilgili
nedenler.
Okul Şiddeti Denildiğinde
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Tehdit,
Hırsızlık,
Zorbalık,
Cinsel saldırı,
Silah taşıma,
Kavga saldırı,
Silah kullanma,
Grup veya çete saldırıları,
Haraca kesme, para sızdırma amacıyla
tehditler kullanma
Okul Zorbalığı Denildiğinde
•
•
•
•
•
Tekme ya da tokat atma,
İtme, çekme, dürtme,
Dövme tehdidinde bulunma,
Korkutma,
Sözle sataşma, alay etme, dalga geçme,
kızdırma,
• Tacizde bulunma,
• Küçük düşürme,
• Ailesine hakaret etme,
Şiddet fizikseldir.
Zorbalık ise fiziksel
olduğu gibi sözel de
olabilir.
Hangi Öğrenci Şiddete
Başvurur?
•
•
•
•
•
•
•
•
Akran baskısına karşı koyamayan,
çete kavgalarının bir parçası olan,
Gururuna yenik düşen,
Saygı kazanma ihtiyacını bu yalla
karşılamaya çalışan,
İntikam almak isteyen,
Çaresizlik yaşayan,
Alkol veya diğer uyuşturucu maddeleri
kullanan,
Kendini savunmaya çalışan.
Şiddet ve Zorbalığın Erken
Belirtileri
•
•
•
•
•
•
Yalnızlık, içe dönme,
Şiddet uygulama,
Sık sık disiplin problemi yaşama,
Okula yaralayıcı, delici alet getirme,
Küçük olaylara şiddetli tepkiler verme,
Yangın çıkarma,okul araç gerecine zarar
verme isteği
• Hayvanlara eziyet etme,
• Alkol ya da uyuşturucu kulanma,
• Bir çete üyesi olma ya da aynı mekanı
paylaşma
UNUTMAYALIM!
Yukarıda sayılanlar her zaman
şiddete yol açmaz. Fakat
problemlere çözüm
bulunmadığında, zaman içinde
bu işaretler şiddeti doğurabilir.
Şiddet ve Zorbalığı Tercih Eden
Öğrencilerin Özellikleri
İhtiyaçları ve kişilik özellikleri:
• Benlik saygıları düşüktür,
• Özgüvenleri eksiktir,
• Başkalarını ve olayları kontrol etme isteği,
• Başkalarının başarılarını kıskanma,
• Yenilgiyi kabul edememe.
Şiddet ve Zorbalığı Tercih Eden
Öğrencilerin Özellikleri
İlişki problemleri:
• Ebeveynleri tarafından fiziksel ve psikolojik
şiddete uğrama,ihmal edilme,
• Arkadaş edinememe, dışlanma,
• Aile desteği ve yakınlığın olmaması,
• Otoriteye karşı gelme( aile, okul vs.),
• Akranlarıyla çatışma
İlişki problemleri:
•
•
•
•
Empati eksikliği,
Sorumluluk hissetmeme,
Karşı gelme,
İletişim becerilerindeki eksiklik.
Hangi Öğrenciler Şiddete Maruz
Kalır
•
•
•
•
•
•
•
•
•
İçe dönük,
Kaygılı,
Güvensiz,
Çekingen,
Benlik saygısı yetersiz,
Sosyal becerileri zayıf,
Yeterince arkadaşı olmayan,
Sosyal ortamlarda dışlanan,
Zorbaca davranışlara maruz kaldıklarında
nadiren karşı koyabilen,
• Anne-babalarına bağımlı,
• Az sevilen…
Sonuçları
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Korku ve endişe,
Okulu sevmemeye,
Zorbalığın olduğu yerden kaçınma,
Okuldan kaçma,
Kaygı, kızgınlık ve çaresizlik duygusu,
Bazı kronik hastalıkların oluşmasına,
İntihara kalkışma,
Devamsızlıkta artış,
Başarı düzeyinde düşme,
Özgüvenin azalmasına.
Okulda Şiddeti
Önleme İletişimle
Başlar
• Okul- aile iletişiminin
geliştirilmesi ve sürdürülmesi,
• Okulda ders dışı faaliyetlere
yer verilmesi,
• Öğrenci- öğretmen- okul
idaresi iletişimi
Okul Yönetimi Ne Yapabilir
• İletişim kanallarını açık tutun.
• Öğrencilerin duygularını paylaşması için
uygun fırsatlar yaratın ve cesaretlendirin.
• “Güvenli okul” anlayışını geliştirin.
• “tehditleri ve uyarı işaretlerini” takip edin.
• Öğrenciyle görüşün.
• Öğrencinin velisine haber edin.
• İlgili birimlere yönlendirin.
• Temel önleme çalışmaları yapın.
• Okul Kriz Ekibi kurun.
ÖĞRETMENLER
TARAFINDAN ÖNLEME
İÇİN YAPILABİLECEK
ÇALIŞMALAR
1. AŞAMA SORUNLARIN TESPİT
EDİLMESİ
1-Sürekli şiddet ,zorbalık ve kavga davranışı
gösteren öğrenciler tespit edilerek, bu
öğrencilerle bireysel olarak ilgilenilmeli.
2-Okul çevresinde bulunan, kavga ve
şiddete eğilimli kişilerin varsa çetelerin
tespit edilmesi.
3-Bu kişileri okulun çevresinde bulunduran
sebeplerin tespiti
2. AŞAMA: TESPİTLERDEN
YOLA ÇIKARAK GEREKLİ
ÇALIŞMALARA BAŞLANMASI
• Hedef olarak tespit edilen öğrenciler
bireysel görüşmeler yapılmalıdır.
• Yapılan görüşmelerde öğrenciyi bu tür
davranışlara iten nedenler
belirlenmelidir.Daha sonra nedenlerin
ortadan kaldırılabilmesi için imkanlar
ölçüsünde gerekli önlemler alınmalıdır.
• Bireysel görüşmeler belli aralıklarla devam
ederken,öğrencinin velisi ile en 2-3 kez
görüşülmeli.Gerekirse ev ziyaretleri
yapılmalı.Alınabilecek önlemler ve çocuğa
yaklaşım tarzının nasıl olması gerektiği
aile ile paylaşılmalı.
• Öğrencinin yaptığı olumsuz davranışlar
aileye sürekli şikayet eder şekilde dile
getirilmemeli.Bu tarz bir yaklaşım aileyi ve
öğrenciyi okuldan soğutacaktır.
• Şiddet davranışları gösteren
öğrenciye karşı sabırlı
olunmalı.Yaptığı davranışlara karşı
ani ve sert bir üslup ile karşılık
verilmesi onun bu olumsuz
davranışını pekiştirir.
• Gerektiğinde Orta öğretim düzeyinde
bulunan disiplin kurulları,disiplin
kurulunda ele alınması gereken
davranışları görmezden gelmemeli.
• Eğer öğrenciye disiplin cezası verilecek
adil olunmaya ve abartılı cezalar
verilmemesine dikkat edilmeli.
• Şiddet eğilimlerinde bulunan öğrencileri
asla başka öğrencilerin yanında
yargılamayın.
• Kendinizi öğrenciye sevdirmeden ve
kabullendirmeden öğrenci üzerinde etkili
olamayacağınızı unutmayın
AİLE İÇİ ŞİDDET
•
Aile içi şiddet aile üyelerinden birinin
diğerini duygusal, fiziksel ve cinsel
istismara maruz bırakması, sosyal
olarak izole etmesi ve maddi açıdan
kontrol etmesi ya da yoksun
bırakması gibi davranışları içerir. Ev
içindeki şiddete tanık olmak çocukları
ve geleceklerini ciddi bir biçimde
etkileyebilir.
•
Pek çok ebeveyn çocuğun bu
şiddetten etkilenmeyeceğini ya da
çocuğun izlediklerini unutacağını
düşünür. Ancak çocuklar unutmazlar.
Aile içindeki şiddete tanık olan
çocukların, diğer çocuklara nazaran
daha yüksek düzeyde duygusal ve
davranış bozukluklarına sahip
oldukları bilinmektedir.
• Bu şiddet çocukları,
onların yaşına,
cinsiyetlerine aile
içindeki
pozisyonlarına ve
rollerine göre değişik
şekilde etkiler.
AİLE İÇİ ŞİDDETİN
ÇOCUK ÜZERİNDEKİ
OLASI ETKİLERİ
• Uyku bozuklukları ve kabuslar
• Gelişimsel gecikmeler
• Davranışlarda gerileme, tuvalet eğitimi
alan çocuğun yeniden yatağını ıslatmaya
başlaması gibi.
• Kaygılı ya da korku dolu olması
• Sinirli olması ve içe kapanması,
• Baş, karın ağrısı gibi psikosomatik
hastalıklar,
• Hayvanlara eziyet etme,
• Evden kaçma gibi davranış problemleri,
• Evde ve/veya okulda saldırgan
davranışlar,
konuşma ve suça yönelme eğilimi
• Alkol, sigara, madde bağımlılığı eğilimi
AİLE İÇİ ŞİDDETİN UZUN
DÖNEMDEKİ ETKİLERİ
• Ebeveynlerinin davranışlarını
model alabilirler.
• Şiddet davranışları kuşaktan
kuşağa aktarılır.
• Kişisel ilişkilerinde şiddete
başvuran kişilerin çoğu çocukken
aile içi şiddete tanık olmuş ya da
istismar edilmiş çocuklardır
ANNE BABALARIN BİLMESİ
GEREKENLER...
•
Çocuklar, yetişkinlerin bakımına ve
korumasına muhtaçtırlar ve hiç bir
şekilde fiziksel istismara maruz
kalmamaları gerekmektedir.
• Ne yaparsa yapsın, hiç bir
çocuk dövülmeyi ya da
istismar edilmeyi hak etmez
ve bu tür bir davranıştan
öğrenebileceği hiç bir olumlu
ders yoktur. Çocuğun
öğrenebileceği tek şey,
bunun bir sorun çözme yolu
olduğudur.
• Çocuklar doğruyu yanlışı
ebeveynlerini taklit ederek
bulurlar. Eğer siz ona
vurursanız, o da başka birine
vurmanın yanlış olmadığını
düşünecektir.
• Şiddet çatışma yaratır.
ANNE VE BABALARA
ÖNERİLER
• Öncelikle ebeveyn olarak
bilmeniz gereken şey, küçük
bir bebeğin ya da çocuğun
gereksinimlerine, isteklerine
sürekli aynı sabırla ve ilgiyle
yanıt vermenin oldukça zor bir
iş olduğudur.
• Bu durum, özellikle sıkıntılı,
stresli, yorgun ya da üzgün
olduğumuz zamanlarda ya da
çocuğun bakımında bize yardım
edecek bir aile üyesi ya da
arkadaşımız olmadığında daha
da zorlaşır.
• Her ebeveyn çok zor ve
sorunlu günler geçirebilir ya
da olan bitenin acısını
çocuklardan çıkardıkları
zamanlar olabilir. Bu, onların
iyi ebeveynler olmadıklarının
göstergesi değildir.
• Onlar sadece zorlu koşullarda
uygun sorun çözme becerilerini
kullanamaya bilirler. Anne
babaya düşen uygun sorun
becerilerini geliştirmek; topluma
düşen de anne babaların bu tür
becerileri öğrenmeleri için
gerekli koşulları sağlamaktır.
Çocuğunuza sık sık onu sevdiğinizi
söyleyin. İster bebek olsun ister bir ergen,
tüm çocuklar sevildiklerini ve değer
verildiklerini hissettiklerinde:
*Daha mutlu olurlar.
*Yeni şeyleri denemek için kendilerine olan
*güvenleri artar.
*Kendi başarılarını fark eder ve bundan
keyif *alırlar.
*Kendilerine ve diğer insanlara değer
veririler.
*Gelecek için umutları olur.
•
Her ebeveyn çocuklarının
doğru seçimler yapması ve iyi
davranışlarda bulunması
konusunda onlara yol
göstermekten sorumludur. Bunu
yapabilmenin en uygun yolu,
çocuğunuza sizin ulaşmaya
çalıştığınız sonuçlardan oluşan
bir dizi seçenek sunmaktır.
• Örneğin, sizin istediğiniz
çocuğunuzun iyi beslenmesi
ise, onun sevmediği bir şeyi
yemesi için onu zorlamak
yerine, onun eşit besin değerine
sahip yiyeceklerden bir seçim
yapmasını sağlamaktır. Bu,
sizin ve çocuğunuz arasında
yaşanacak bir güç savaşını
önler.
•
Çocuğunuzdan bir şey
yapmasını isterken, onun
anlayabileceği bir dille bunun
nedenini de açıklayın.
...
Uufffff...!
?
!
???
Ama nedeeennn?
• ‘Çünkü ben öyle istiyorum’
demenin bir dahaki sefere hiç
bir yararı olmayabilir. Bu
nedenle, çocuğunuz bir şeyi
yanlış yaptığında hatanın ne
olduğunu ve bunu nasıl
düzeltebileceğini onunla
tartışın.
• Çocuğunuzla konuşurken
onun kendisini, varlığını
değil, davranışını
reddettiğinizi anlaması
gerekir.
• Örneğin, çocuğa oyuncaklarını
doğru düzgün toplamadığında
‘Sen ne beceriksiz çocuksun?’
diye çıkışmakla, ‘eline sağlık
güzel olmuş, hadi gel bakalım
biraz daha toplayabilir miyiz?’
demek arasında gerçekten çok
büyük bir fark vardır.
• Çocuğunuzu dinleyin ve
görüşlerine saygı gösterin.
Onunla iletişim kurun
Kimse yok mu?
ve sorunların
çözümünü
beraberce
bulmaya
çalışın.
•
Çocuğunuzun davranışları için
yaşına uygun, mantıklı sınırlar
koyun. Gerekiyorsa çocuğun
gelişim dönemlerine ilişkin bilgi
toplayın, uzmanlara danışın.
•
Eğer kontrolünüzü kaybedip
istemediğiniz bir şeyi öfkeyle
çocuğunuza söylerseniz asla özür
dilemekten utanmayın.
• Bu şekilde çocuğunuz
yetişkinlerin de hata
yapabileceğini ve bunu
açıklayabileceklerini görür.
•
Çocuğunuza davranışını,
görünüşünü etiketleyen isimler
takmayın. Bu isimler onun benlik
saygısına zarar verebilir.
• Çocuğunuzu, iyi ve olumlu
davranışından dolayı takdir
etmekten çekinmeyin. Bu onu
şımartmaz; aksine bu iyi ve
olumlu davranışı yeniden
yapması için onu yüreklendirir
ve kendine güveninin artmasını
sağlar.
• Onların yeteneklerine saygı
duyun. En ufak başarılarını bile
övün. Unutmayın- ayakkabısını
bağlamak gibi basit bir şey bile
küçük bir çocuk için çok büyük
bir başarıdır.
• Siz onların iyi davranışlarını
gördükçe ve bunun için onları
takdir ettikçe onlar dikkatinizi
çekmek için daha az
yakınacaklardır.
• Çocuklara ve ergenlere
başarısızlıklarla ve hayal
kırıklıklarıyla nasıl baş
edeceklerini öğretin. Hiç kimse
her şeyi mükemmel bir biçimde
yapamaz.
• Çocukların
bazen başarısız
olacaklarını
öğrenmeleri çok
önemlidir.
Onların hayal
kırıklıklarını
paylaşın ve
onlarla konuşun.
• Duygusal istismarda dahil, pek
çok ihmal ve istismar kasıtlı olarak
gerçekleşmez. Çok büyük bir
kısmı ebeveynin çocuk gelişimine
ilişkin yetersiz ya da uygun
olmayan bilgilerinden kaynaklanır.
• ÇOCUKLAR
BÜYÜKLERİ
TAKİP EDER
UNUTMAYIN ! ! !
SON OLARAK HİÇBİR KOŞULDA
ÇOCUĞUNUZDAN İLGİ VE SEVGİNİZİ
ESİRGEMEYİN ! ! !
AKSİ TAKTİRDE,
SİZDEN GÖREMEDİĞİ İLGİ VE SEVGİYİ:
Çetelerde
Sigara, alkol veya
uyuşturucuda
Satanizmde (Şeytana Tapma)
Uzun telefon
Kafe köşelerinde
konuşmalarında
Kendi yalnızlığında veya
İntiharda
ARAYACAKTIR...
UNUTMAYIN; SİZİN ÇOCUĞUNUZ OLARAK
DOĞMAK ONLARIN ELİNDE DEĞİLDİ,
ANCAK SEÇME HAKLARI OLSAYDI, SİZDEN
BAŞKA KİMSENİN ÇOCUĞU OLMAK
İSTEMEZLERDİ...
HAZIRLAYAN
• İSLAM AKDENİZ
Download

Şiddet 1 - Meb.k12.tr