Davranış Sorunları
Uyum Ve Davranış Sorunları
Gelişim basamaklarında çocukların karşılaştığı
sorunlar çok çeşitlidir. Bunların bir çoğu döneme
özgü olan ana babanın desteğiyle çözümlenebilir
sorunlardır. Eğer çocuk karşılaştığı sorunlar
karşısında uygun baş etme yolları ararken anne
babadan yeterli destek görmezse çocuk içinde
bulunduğu sorun çözümlenebilecekken daha
karmaşıklaşır. Çocuğun engellerle karşılaşıp onları
aşarak yeni duruma uyma çabası kişilik gelişimini
ve ruhsal gücü arttırır.
2
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocuğun ruhsal gelişiminde anne babanın
desteğiyle birlikte tutumu da çok önemlidir.
Örneğin;çocuğa kendi başına yemek yeme
alışkanlığı verilemezse tuvalet eğitimi 2-3
yaşlarında sağlanamazsa sorunlar bir sonraki
döneme aktarılır ve yeni dönem sorunlarıyla
giderek büyür.
3
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocuklardaki
ruhsal
sorunlar
aşağıdaki
durumlardan kaynaklanabilmektedir.
• Dış etkenler (anne baba tutumu, ev yaşantısı vs. )
• Çocuğun yapısı ve hastalıklar
• Uyumsuzluklar (aile içi iletişim ve etkileşim,
yaşantılar veya yanlış yetiştirme vs. sonucu oluşan
uyum sorunları)
4
Uyum Ve Davranış Sorunları
İstenmeyen uyum ve davranış sorunlarının çocuğun
gelişim döneminin getirdiği normal bir davranış
sorunu mu yoksa gerçekten bir davranış problemi
söz konusu mu şeklindeki soruları doğru
yanıtlayabilmek için bu davranışları dikkatli bir
şekilde değerlendirmek gerekir.
5
Uyum Ve Davranış Sorunları
Bunun içinde dikkate alınması gereken bazı
kriterler aşağıdaki gibidir:
1. Çocuğun gelişim dönemi: Davranış belli bir
gelişim döneminde görülen geçici bir durum
olabilir. Örn: 4-5 yaşına kadar olan gece
işemeleri, 2-3 yaşlarında ortaya çıkan uyku
bozuklukları, kısa süren konuşma düzensizlikleri
kaygı duyulmasını gerektirmez.
6
Uyum Ve Davranış Sorunları
2. Belirtinin sıklığı: Çocuğun yaptığı davranışın ne
kadar sıklıkta yapıldığı önemlidir. Ara sıra söz
dinlememe, yaramazlık yapma, evde huysuz ve
hırçın ama dışarıda uyumlu olan çocukların
davranışları olağandır. Her söylenene zıt
davranışlar gösteren, okulda ve çevrede sürüp
giden davranışlar ruhsal açıdan incelenmelidir.
7
Uyum Ve Davranış Sorunları
3. Davranışın şiddeti: Davranışın yoğunluğu hat
safhalara geldiğinde sorun sinyali verir. Örn:
çocuk mikrop korkusundan sürekli ellerini
yıkıyorsa, üstünün tozlanmasından huylanıp giysi
değiştiriyorsa titizliği sorun boyutlarına ulaşmış
demektir.
8
Uyum Ve Davranış Sorunları
4.
Davranışın sürekliliği: Süreklilik gösteren
davranışlarla bir müddet olup kaybolan
davranışlar aynı düzeyde tutulamaz. Örn: kardeş
kıskançlığı nedeniyle hırçın ve huysuz olan çocuk
davranışı normal problem davranış olarak
nitelendirilebilir.
Ancak
çeşitli
nedenlerle
sorunların
sürmesi
uyumsuzluk
olarak
saptanabilir.
9
Uyum Ve Davranış Sorunları
5. Bir davranışın başka hangi davranışlara eşlik ettiği:
Örn: Sadece gece altını ıslatmak yeterli değildir bunun
yanında kekemelik korku kaygı gibi durumlarda söz
konusu ise uyumsuzluk olarak söylenebilir.
6. Çocukların hepsi ruhsal sorunlarını dışa vurmaz.
Dıştan belirti göstermeyen içten bir çok sorun yaşayan
çocuk bunları davranış sorunu yokmuş gibi
gösterebilir ancak çocuğun her zaman bu uyumlu ve
dengeli davranması beklenemez. Yaşadığı sorunlarla
kendisinin başa çıkmaya çalışması ve yorulması
10
sonucu belirtiler göstermeye başlar.
Uyum Ve Davranış Sorunları
7. Çocuğun geçmişteki uyumunun ve olumlu
özelliklerinin de incelenmesi yararlı olacaktır.
Geçtiği gelişimsel dönemlerde sapmaları olan
çocuklar aile desteği ve aile tutumlarının olumlu
yada olumsuz olması nedeniyle geçici yada kalıcı
uyumsuzluk durumu oluşabilir.
11
Uyum Ve Davranış Sorunları
Uyumsuzluk Çeşitleri:
1. Davranış bozuklukları:Çocuğun ruhsal ve bedensel
etkenlere bağlı olarak iç çatışmalarını davranışına
aktarması sonucu ortaya çıkar.
• İnatçılık
• Yalan söyleme
• Çalma
• Saldırganlık
• Yangın çıkarma
• Okuldan kaçma
12
• Sinirlilik, geçimsizlik, kavgacılık
Uyum Ve Davranış Sorunları
Uyumsuzluk Çeşitleri:
2. Duygusal bozuklukları: Çocuğun çevresinden çok
kendisini tedirgin eden ruhsal belirtilerdir.
• Korkular
• Kaygı
– Kaçınma
– Aşırı kaygı
• Ayrılık kaygısı ve Okul fobisi
• Obsesiflik (kuruntu ve saplantılı düşünceler)
• Tikler
13
Uyum Ve Davranış Sorunları
• Uyku bozuklukları
• Beslenme sorunları
• Kekemelik
14
Uyum Ve Davranış Sorunları
Uyumsuzluk Çeşitleri:
3. Alışkanlık bozuklukları
düzensizliği ile ilgilidir.
• Parmak emme
• Tırnak yeme
• Altını ıslatma
• Kaka kaçırma
• Mastürbasyon
:
Alışkanlıkların
15
Uyum Ve Davranış Sorunları
Uyumsuzluk Çeşitleri:
4. Ağır ruhsal bozukluklar: Çocuğun uyumunu her
alanda ve sürekli olarak bozan durumlardır.
• İçe Kapanıklık/Çocuk psikozları
– Otizm
16
Uyum Ve Davranış Sorunları
Uyumsuzluk Çeşitleri:
5. Hiperaktivite ve dikkat eksikliği
6. Zeka gerilikleri
7. Öğrenme güçlükleri
17
Uyum Ve Davranış Sorunları
İNATÇILIK
İnatçı çocuk saldırganlığını pasif direniş yoluyla
açığa vurur. Her işi ağır yapar. Ağır giyinir, okula
geç gider, çalışmam demez ama masa başına geçip
hiçbir şey yapmadan oturur. Okulda da öğrenmeye
karşı isteksizdir. Ancak geçebilecek kadar not
alabilir. Anne baba ve öteki yetişkinlere karşı
olumsuz bir tutum içindedir. Arkadaşları ile tam
olarak kavga etmese de geçimsiz ve uyumsuzdur.
İnatçı çocuk gergin ana çocuk ilişkisinin bir
sonucudur ve başlangıcı özerklik dönemine kadar18
Uyum Ve Davranış Sorunları
gider. Annenin tuvalet eğitimi veya yemek
konusunda çok katı ve ısrarcı oluşu çocuğu pasif
direnmeye götürür. Çok karışan çok söylenen
ayrıntılar üzerinde çok duran bir anne çocuğunu
böyle bir savunma yoluna kolayca iter. Kardeşler
arasında ayırım yapılması da yine inatçılığı
tetikleyen bir durum olabilir.
19
Çocuğun İnatçı Davranışı İle Başa Çıkmaya
Yönelik Öneriler
• Aile tutum ve davranış çeşitlerinden olan baskıcı
ve katı olma çocuğun inatçılık davranışını artırır.
• Aile sosyalleşmeyi öğrenebilmesi için kabul
edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren birer
model oluşturmalıdır.
• Çocuğa isteklerini ertelemesi ve bu istekleri
kontrol altına alması konusunda destek
olunmalıdır.
• Çocuğun benlik saygısını geliştirmesine destek
olun.
20
Çocuğun İnatçı Davranışı İle Başa Çıkmaya
Yönelik Öneriler
• Arkadaşları ve diğer yetişkinlerle nasıl sağlıklı
iletişim kurulabileceği konusunda yardımcı olun.
• İnatçı olan bir çocuğun inatçılık davranışını
pekiştirebilecek ve devamını sağlayacak her türlü
tutum ve davranışlardan kaçının.
• Çocuk yetiştirme konusunda uygulanacak disiplin
ve konacak kurallar konusunda tutarlı ve kararlı bir
davranış sergileyin.
• Okul ortamında inatçı çocuğun davranışları
karşısında öğretmen zıtlaşma şeklinde ortamların
21
olmasına izin vermemelidir.
Çocuğun İnatçı Davranışı İle Başa Çıkmaya
Yönelik Öneri Kategorileri
• Öğretmen inatçı bir çocuğun istek ilgi ve
ihtiyaçlarını çok iyi belirlemelidir.
• Öğretmen inatçı bir davranışla karşılaştığında
çocuğu örselemeden uzlaşabilecekleri bir orta
nokta bulmalıdır.
• Öğretmenin bu davranışın ortadan kaldırılmasına
yönelik aile ve uzman kişiler ile işbirliği yapması
gereklidir.
22
Uyum Ve Davranış Sorunları
YALAN SÖYLEME:
Yalanlar önemli ve önemsiz olmak üzere iki şekilde
olabilir. Önemsiz yalanlar abartmalı övgüler, günlük
yaşamda görgü kurallarına uygun düşen küçük
yalanlar sayılabilirken önemli yalanlar başkasını
bilerek aldatmak amacıyla söylenen yalanlardır.
Çocukların söylediği yalanlarda çocuğun gerçeği iyi
değerlendirememesi, gördüğü ve duyduğu şeyleri
uydurması veya olmamış şeyleri olmuş gibi anlatması
söz konusudur.
23
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocukları yalana iten çoğunlukla yetişkinlerin gerçek
karşısındaki çelişkili tutumlarıdır. Çocuk bol yalan
söylese bile anne babasının yalanlarına çok duyarlıdır.
Anne ve babanın yalanına çocuğunu ortak etmesi ve
bunun sonucunda çocuğa susması konusunda ödüller
vaat etmesi ile çocuk yalanlardan kendine kazanç
sağlamak gibi bir alışkanlık elde eder.
Bazı çocuk yalan söylerken bir özlemini dile
getirebilir veya bunun tam karşıtı bir tutum takınabilir.
Örneğin; babasız bir çocuğun babası olduğunu
24
Uyum Ve Davranış Sorunları
söylemesi ve annesi olan bir çocuğun annesinin
öldüğünü söylemesi.
Çocuk anne ve babasının beklentilerini
karşılamakta güçlük çekiyorsa ya da ceza korkusu
varsa yalana başvurur.
25
Yalan Söyleme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Kendine güven duygusu aşılanmalıdır.
• Anne baba tutumlarında çelişkili durumlardan
kaçınılmalıdır.
• Çocuğa uygun modeller sunulmalıdır.
• Çocuğu doğru söylemeye teşvik edici pekiştireçler
kullanılmalıdır.
• Çocuğun söylediği yalanı doğrudan yargılamak yerine
yalan söylemeye teşvik eden nedenleri araştırılmalıdır.
• Çocukla sağlıklı iletişim ve etkileşim kurulmalıdır.
• Çocuğun yapacağı olumsuz davranışları karşısında
alacağı tepkilerle başa çıkma yolları öğretilmeli ve
26
yalandan uzaklaştırılmalıdır.
Yalan Söyleme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Çocuğun okul ve sosyal yaşamda başarılı olması için
çocuğun yeteneklerini ön plana çıkarmalı ve yalan
söyleme davranışının doğru olmadığı açıklanmalıdır.
• Okul ortamındaki kuralların, verilen sorumlulukların
ve beklentilerin çocuğu başarabileceği düzeyde
olmasına dikkat edilmelidir.
• Öğretmenin hoşgörülü ve arkadaşlık ilişkileri içinde
belli bir saygı ve sevgi çerçevesinde iletişimi, çocuğun
kendini değerli hissetmesini sağlar ve anlayışla
karşılanacağını bilmesi onu yalandan uzaklaştırabilir.
27
Uyum Ve Davranış Sorunları
ÇALMA
Çalma davranışı yalandan daha çok ayıplanan
sıklıkla da cezalandırılan bir suçtur. 2 yaş çocuğunda
sahiplik kavramı yoktur her şey onundur. Çocuk yaşı
ilerledikçe kendinin olan ile olmayanı ayırt etmeye
başlar ama bencil tutumu uzun süre değişmez.
Örneğin 3-4 yaş çocuğu sormadan bir yerden şeker
alınmayacağını bilir ama alma isteğine karşı
koyamaz. Hatta gezmeye gittiği yerlerden cebinde
kendine ait olmayan oyuncak ve nesnelerle
dönebilir.
28
Uyum Ve Davranış Sorunları
5-8 yaş arasında parlak ve kağıt paralar daha çekici
gelirken, birbirinin renkli kalemleri ve silgilerinde
gözleri kalır. Çoğu çocuk izinsiz alıp eve getirdiği
nesneleri “buldum” “kendi paramla aldım” “değiştokuş ettim” veya “ödünç aldım” diye açıklar.
Okul çağlarında yinelenen çalmalar üzerinde önemle
durulmalıdır. Çünkü bu çalmalar ruhsal sorundan ileri
gelebilir. Şu olasılıklar üzerinde durulmalıdır:
• Yaşına göre olgunlaşması geri kalmış bir çocuğun
evden aldığı paralar veya nesneleri başka çocuklara
29
Uyum Ve Davranış Sorunları
dağıtarak kazanamadığı arkadaşlığı sağlamaya
çalışır.
• Yaşına uygun olgunlukta olmayan bir çocuk
durmadan almaya alışmış olabilir ne istediyse
alınmış ve çocuğun istekleri kısıtlanmadığı için
sürekli almakta sakınca görmez.
• Çalmanın en önemli nedeni kısa süreli ya da uzun
süreli çocuğun doyumsuz olmasında aranmalıdır.
• Sevgi eksikliği ile çalma davranışını arasında
belirli bir ilişki vardır.
30
Uyum Ve Davranış Sorunları
• Çocuğun anne babasından öc alma
nedeniyle de çalma davranışı görülebilir.
isteği
31
Çalma Davranışının Ortadan Kaldırılmasına
Yönelik Öneriler
• Çocuğa karşı ağır suçlamalar yapılmamalı ve
çocuğu örseleyici cezalar verilmemelidir.
• Anne babaların çocuğa olan sevgi ve ilgisini her
zaman göstermesi ve çocuğun bunu hissetmesini
sağlamak gerekir.
• Çocuğun yaptığı bu olumsuz davranış karşısında
duyarsız kalınmayıp çocukla açık olarak
konuşulmalıdır.
• Çocuğu bu davranışı yapmaya iten nedenler
araştırılmalıdır.
32
Çalma Davranışının Ortadan Kaldırılmasına
Yönelik Öneriler
• Çocuğun her istediği şeyi anında yapmak yerine kendi
isteklerini erteleyebilmesini ve kontrol etmesini öğreterek
destek olunmalıdır.
• Çocuk başkalarına ait eşyaları aldığında anne babanın bu
durum karşındaki tutumu çok önemlidir. Anne baba
alınan eşyaların özür dileyerek sahibine verilmesi
konusunda çocuğu teşvik etmelidir.
• Çocuğa empatik düşünmeyi aşılayın.
• Okul ortamında arkadaşlık kurabilmeye yönelik çalmalar
karşısında öğretmen çocuğa sosyal kabulün farklı yollarla
33
da sağlanabileceği konusunda destek olmalıdır.
Uyum Ve Davranış Sorunları
SALDIRGANLIK
Saldırganlık insanda varolan bir dürtüdür. Varolan
bu dürtü yok olmaz veya tümüyle bastırılmaz
ancak biçim değiştirir. Saldırganlığın sözel,
fiziksel, pasif ve aktif olmak üzere çeşitleri vardır.
Bebeklik döneminde amaçsız olan ağlama vurma
gibi öfke tepkileri görülür. 1-4 yaşları arasında
fiziksel saldırganlık daha çok görülürken, 4-5
yaşlarında ise sözel saldırganlık ifadeleri artar.
Orta çocukluk döneminde çocukların saldırganlığı
daha amaçsaldır.
34
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocuk çok sert veya gevşek disiplinle yetiştiğinde
bu davranış oluşabilir. Kendine güvensiz çocuk
saldırgan davranışlar gösterebilir. Çocuğun
engellenmesi ile saldırganlık oluşabilir.
Saldırganlık kendine ve çevresine zarar verme
şeklinde de görülebilir. Aile içerisindeki sorunlar,
iletişim bozukluğu, sevgi yetersizliği, çocuğu suça
teşvik edici davranışlar, örselenme, kendi
dürtülerine engel olamama gibi nedenler
saldırganlığın ortaya çıkmasını sağlar.
35
Saldırgan Davranışların Oluşmasını
Engellemeye Yönelik Öneriler
• Aile içindeki dengesiz ve olumsuz ilişkilerden
kaçınılmalıdır.
• Çocuğun saldırganlık dürtüsünün kaba üstünlük
sağlamak için değil de yeteneklerini ve zekasını
kullanarak toplumsal amaçlara yönlenmesi
sağlanmalıdır.
• Çocukta güven duygusu geliştikçe beklemeyi ve
tepkisini dizginlemeyi öğrenir. Bu yüzden çocuğa
güven aşılanmalıdır.
• Başkaldırma yerine uysal davranmanın kendi
36
yararına sonuçlandığını gördüğünde saldırganlık
Saldırgan Davranışların Oluşmasını
Engellemeye Yönelik Öneriler
davranışı azalır .
• Saldırgan dürtüyü boşaltmak için spor gibi çeşitli
faaliyetlere çocuk yönlendirilmelidir.
• Okul ortamında çocuğun ilgi istek ihtiyaç ve
gelişimsel
düzeyine
uygun
programların
yapılması, fiziksel ortamların hazırlanması ve
materyal seçimi önemlidir.
• Saldırgan çocuğa aktif olmasını sağlayacak
hareketli oyunlar veya etkinlikler hazırlanmalıdır.
• Çocuğun kendi davranışını eleştirmesine ve
37
empati kurmasına yönelik hikayeler oluşturmak
Saldırgan Davranışların Oluşmasını
Engellemeye Yönelik Öneriler
•
•
•
•
ve bu hikayeleri çocuğa okumak yararlı olur.
Saldırganlık davranışını pekiştirebilecek her türlü
davranış biçiminden kaçınılmalıdır.
Sınıf içi disiplin ve kurallar çocukların
başarabileceği düzeyde olmalıdır.
Çocuğun saldırgan davranışını engellemek için
motivasyon arttırıcı etkinlikler ve başarabileceği
sorumluluklar verilmelidir.
Saldırganlık davranışı çeşitli davranış değiştirme
yöntemleri uygulanarak söndürülebilir.
38
Uyum Ve Davranış Sorunları
KORKULAR
Korkular çevresel tehlikeye normal bir
reaksiyondur. Korku bebeklik döneminde yüksek
gürültü, ani hareketler, tanımadığı insanlar ve
hayvanlardan korkma şeklindeyken; okul öncesi
dönemde trafik kazaları, yangın, ceza, hayali
yaratıklar ve kabuslardır. Son çocuklukta ise
vücutsal zararlar, TV’deki filmlerden etkilenme,
okul başarısızlığı gibi korkular gözlemlenir.
39
Uyum Ve Davranış Sorunları
Anne babadan ayrılma çocuğu tedirgin eder,
güvenini sarsar ve anne babanın onu
terketmesinden korkar. Çocuklarını korku ile
yetiştiren veya aşırı koruyucu olan ailelerin
çocuklarında korku oranı daha fazladır. Çocuğun
evde tanık olduğu çeşitli kavgalar, hastalık
durumları,ameliyat olma, deprem, yangın, su
baskını gibi durumlarla karşılaşan çocuklarda da
korku yoğun olarak görülür.
40
Korkunun Oluşmasını Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Çocuğu disipline etmek için onun korktuğu
durumlar kullanılmamalıdır.
• 2-3 yaş çocuklarının gerçekten korunmaya
gereksinimleri vardır. Bu yüzden çocukların
oyunlarının denetlenmesi, çeşitli tehlikelere karşı
önlemler alınması gereklidir.
• Aşırı koruyucu olmak çocuğun karşılaştığı
durumlarla başa çıkma becerisini geliştirmez ve
çocuğu ürkek yapar.
• Çocuğun korkuları karşısında sert tepkilerden
41
kaçınılmalıdır.
Korkunun Oluşmasını Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Korkularından dolayı çocuğu ayıplamak, utandırmak,
alay etmek ve korkunun üstüne gitmekten
kaçınılmalıdır.
• Çocuk oyundan ve arkadaştan yoksunsa buna olanak
yaratın. Çocuğun korkuları tanınmalı ve onları
bastırmamalı ve bir korkuyu diğer bir korku ile
yenmeye çalışılmamalıdır.
• Çocuğa korkularını yenme konusunda küçük
adımlarla başlayarak destek olun. Örneğin denizden
korkan çocuğu sadece su ile barışmasını sağlamak
42
için kumsalda küçük bir su havuzu yapın.
Uyum Ve Davranış Sorunları
KAYGI
Korku ve kaygı birbirine çok yakın ilişkili ancak
farklı kavramlardır. Korku belli bir nesne yada
durumdan oluşurken, kaygı da daha çok nesne
belirsizdir.
Kaygılı çocuk gergin, endişeli ve duygusaldır.
Kaygılı çocuk karşılaştığı yeni durumlarda fazla
heyecanlıdır. Bu durum tırnak yeme, saçı ile
oynama gibi bazı fiziksel davranışlar göstermesini
sağlar. Kaygılı çocuk kurallara uymaya özen
gösterir. Kendisine kızılmasına veya eleştiriye 43
Uyum Ve Davranış Sorunları
karşı duyarlıdır. Ayrıca çocuktaki kaygı fizyolojik
bir rahatsızlığın kalıntıları olabilir. Kendi
gelişimsel uygunluğu içinde çocuklar pek çok
kaygı yaşayabilir.Ancak uygunluk yaşını çoktan
aşmış ise o zaman geçici olmayan bir hal almış
olabilir. Kaygı düzeyinin yüksek olması
çocukların diğer insanlarla olan ilişkilerine
bakıldığında; sosyal ortamlardan izole olma, iyi
ilişkiler geliştirememe gibi güçlükler görülebilir.
Bu durum çocuğu saldırgan yapabileceği gibi, içe
kapanık, itaatkar ve çekingen de yapabilir.
44
Kaygının Oluşmasını Engellemeye Yönelik
Öneriler
• Çocuğa kaygı veren ortamlardan kaçınılmalıdır.
• Kaygı durumunun organik kökenli bir rahatsızlık
sonucu olup olmadığını belirlemek için tıbbi
yardım almak gerekir.
• Çocuğun kendine olan güvenini arttırıcı
faaliyetlerde bulunmasına destek olunmalıdır.
• Ailevi sorunlar çocuktaki kaygıyı arttırdığı
unutulmamalıdır.
• Okul ortamında arkadaşları ve öğretmenleri ile
olan ilişkilerinde kaygı düzeyini azaltmak için
onun ilgisini çeken materyaller ve etkinlikler 45
Kaygının Oluşmasını Engellemeye Yönelik
Öneriler
•
•
•
•
düzenlenerek kafasında oluşturduğu kaygı yumağı
dağıtılmaya çalışılmalıdır.
Sınıftaki aktivitelerde etkin rol alması,
başarabileceği sorumluluklar verilmesi ve süreçli
olumlu
pekiştireçler
kullanarak
özgüveni
desteklenmelidir.
Çocuğun aktif katılımı ve arkadaşları arasındaki
kabulünü kolaylaştırmak gerekir.
Kaygı durumlarında çocuğun arkadaşlarından
destek alarak kaygı düzeyini azaltmak yararlı olur.
Kaygının nedenlerini araştırmak ve çocuğa 46
Kaygının Oluşmasını Engellemeye Yönelik
Öneriler
anlayabileceği bir dille bu kaygıların önemli
olmadığını açıklamak uygun olacaktır.
47
Uyum Ve Davranış Sorunları
Kaçınma
Çocuk yabancılarla karşılaştığında yoğun
olarak
kaçınma
davranışı
gösterir.
Yabancılardan korkma gelişimsel olarak uygun
olduğunun düşünüldüğü yaştan sonra gelişirse,
kaçınma davranışı çekingen olma, güvensiz ve
sosyal ortamdan izole olma şeklinde kendini
gösterir.
48
Uyum Ve Davranış Sorunları
AYRILIK KAYGISI VE OKUL FOBİSİ
Okul fobisi çocuğun okula giderken annesinden
ayrılmaya karşı gösterdiği bir çeşit ayrılma
kaygısına bağlı olarak gelişir. Yani okul
korkusunun kaynağı anneden ayrılmadır.
Okul fobisi olan çocuklar okula olan
isteksizliklerini bedensel sıkıntıları olduğunu
ifade ederek anne babayı okula gitmeme
konusunda ikna etmeye çalışır. Çocukta görülen
mide bulantısı, karın ağrısı gibi şikayetler okula
gitmemeye karar verilmesiyle kaybolur. 49
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocuğun okul fobisi aşırı bağımlı ve yalnız
kalmak istemeyen bir annenin çocuğuna karşı
takındığı tutumdan kaynaklanabilmektedir. Ayrıca
tüm istekleri karşılanan bir çocuğun her yerde aynı
şekilde isteklerinin karşılanmasını beklemesi de
onu sıkıntıya sokar.Bununla birlikte anne babanın
hastalığı, evde yangın ve hırsızlık, yeni kardeşin
eve gelmesi, yakın çevredeki ölüm, anne babanın
boşanması, okul değişikliği, okuldaki arkadaşlık
ilişkilerindeki bozukluk, okulu sevmeme, evdeki
yaşamıyla ilgili bir güvensizlik durumu da okul
50
fobisinin nedenleri içindedir.
Okul Fobisinin Oluşmasını Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Çocuğun okula gitmek istememesinin nedenlerini
araştırın.
• Çocuğa karşı tutumlarda aşırı koruyucu ve esnek
olunmamalıdır.
• Çocuğun bağımlı olduğu ebeveyn yerine okula
diğer ebeveynin götürmesi veya okul servisi ile
gitmesini sağlayın.
• Çocuk okulda olduğunda kaygılandığı her ne ise o
konuda belli bir güven kazandırılmaya
çalışılmalıdır.
51
• Okula gitmediği için çocuğu suçlamaktan kaçının.
Okul Fobisinin Oluşmasını Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Okula gitme konusunda aile üyelerinin kararlı ve
ısrarlı olması gerekir.
• Çocuğun okula gitmek istememesinde gerçekte
organik kökenli bir rahatsızlık olup olmamasına
dikkat edin.
• Okul ortamı çocuk için okul fobisi yaratıyorsa o
zaman öğretmen sınıf içi etkinliklerini çocukların
düzeyine uygun ve zevkli olmasına dikkat
etmelidir.
52
Okul Fobisinin Oluşmasını Engellemeye
Yönelik Öneriler
• Öğretmen çocuğun sınıf içinde mutlu olabilmesi
ve sınıf ortamına katılımının sağlanması için
destek olmalıdır.
• Öğretmen çocuğa karşı anlayışlı olmalı ve
zorlayıcı tutumlardan kaçınmalıdır.
• Öğretmen çocuğu okula biraz alıştırdıktan sonra
ona görevler vererek önemini ve işlevini vurgular.
53
Uyum Ve Davranış Sorunları
OBSESİFLİK (KURUNTU VE SAPLANTILI
DÜŞÜNCELER)
Çocuğa kaygı verici ve sürekli yinelenen
düşünceler ve kuruntular obsesifliği oluşturur.
Çocuk düşündüğü şeyin saçma olduğunu bilse bile
etkisinde kalır.
Saplantılı düşüncelere zorlayıcı davranışlar
eklenir. Örneğin; çocuk “ Şunu yapmazsam annem
ölecek” gibi bir düşünceye kapılır.
54
Uyum Ve Davranış Sorunları
Saplantılı düşünceler bireyi büyük ölçüde bunaltır
ve birey bunlardan kurtulmak için kendisine de
saçma görünen yapmazsa rahat edemediği
zorlayıcı davranışlar geliştirir. Örneğin; aşırı
titizlik, oda içinde gidip gelmeler, belli yerlere
dokunmalar, aşırı kuralcılık gibi.
Batıl inançlar dediğimiz merdiven altından
geçmenin ve kara kedi görmenin uğursuzluk
getireceğine
ilişkin
inançlarda
saplantılı
düşüncelerdir.
55
Obsesif Davranışların Oluşmasını
Engellemeye Yönelik Öneriler
• Çocuğu disipline etmeye yönelik aşırı kurallar
koymak ve bu kurallara uymaya zorlamakta bu tür
düşüncelere zemin hazırlayabilir.
• Çocuğun saplantılı düşünceler oluşturmasına
imkan sağlayacak ortamlardan kaçınılmalıdır.
• Çocuğun anne yada babanın saplantılı ve
kuruntulu düşüncelerine uygun davranışlar
geliştirmesine yönelik ödüllendirme ya da uygun
olmayan
davranışlarında
cezalandırmadan
kaçınılmalıdır.
56
Uyum Ve Davranış Sorunları
TİKLER
Beden kaslarında istem dışı beliren aralıklı
kasılmalardır. Örneğin; Göz kırpma, baş yada
omuz oynatma, kaş kaldırma gibi. Tikler aşırı bir
heyecan ve korku yaratan olaylar sonucu
oluşabilir. Erken yaşlarda görülse de 6 yaşından
sonra başlar. Tiki olan çocuklar genelde tedirgin,
kaygılı ve gergindir.
Tike sahip olan çocuklarda kekeme çocuklarda
olan özellikler gözlenir. Çocuğu örseleyici
davranışlara tepki olarak tikler gelişebilir. Tikler
57
genellikle kaygılı durumlardan kurtulmak amaçlı
Uyum Ve Davranış Sorunları
gerçekleşir. Tiklerde kekemelik gibi dikkat
çektikçe artış gösterir. Yüzdeki tikler büyük
çoğunlukla ruhsal nedenlere bağlıdır. Ancak bütün
bedene yayılan geniş hareketler biçimindeki
tiklerde bedensel bir neden bulunabilir. Tikler
çoğu zaman geçicidir. Ergenlik çağından önce
sönerler.
58
Tik Davranışının Ortadan Kaldırılmasına
Yönelik Öneriler
• Tiki olan bir çocukla konuşurken çocuğa sık sık
tik davranışını yapmaması gerektiğini anımsatmak
bu davranışın yapılma sıklığını attırır.
• Tiklerin çocukta gerginlik yaratması nedeniyle bu
durumun kaynağını bulup çıkarmak ve düzeltici
değişikliklere gitmek uygun olur.
• Çocuğa korku veren olaylar, ortamlar, durumlar
kişiler ve nesneler belirlenmeli ve kaçınması
sağlanmalıdır.
• Çocukla kurulan iletişimde çocuğun tikine çok
59
fazla dikkat çekilmemelidir.
Tik Davranışının Ortadan Kaldırılmasına
Yönelik Öneriler
• Çocuğun gösterdiği tik davranışının alay konusu
olmasına izin verilmemelidir.
• Tik davranışını engellemek amaçlı çocuğa
özgüven kazandırılmalıdır.
60
Uyum Ve Davranış Sorunları
PARMAK EMME
Emme davranışı bebeklerin daha anne rahminde
öğrendikleri ve doğuştan sahip oldukları en güçlü
reflekslerden biridir. 3-4 yaşlarında görülen
parmak emme normal gelişimsel bir davranıştır.
Bazı çocuklar parmak emme yerine el bileklerinde
kabarcıklar oluşturacak şekilde emdiği görülür.
Bebeklikte görülen emme davranışı acıkmanın bir
ifadesidir. Ancak ileriki dönemlerde bu davranış
oyuncakları veya eşyaları emme olarak
görülmektedir.1 yaş çocuklarında uyku ile parmak
61
Uyum Ve Davranış Sorunları
emme arasında bir ilişki kurulabilir. Dişleri yeni
çıkmaya başlayan bir çocukta da dişlerini
kaşımaya yönelik parmak emme görülür. 5-6
yaşlarında bu davranışın kaybolması beklenir.
Parmak emme ilgi çekmek için veya gerilemenin
bir belirtisi olarak da düşünülebilir.
62
Parmak Emme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Aile içerisindeki olumsuz ilişkilerde çocuğun
utanma, kendini suçlu hissetme, gergin olma ve
kendini güvende hissetmeme durumlarında çocuğa
destek olunmalıdır.
• Aileye yeni bir bebeğin gelmesi ile çocuk ona olan
ilginin azaldığını düşünüp parmak emme davranışını
gösterebilir. Bu yüzden çocuğa olan ilgi
arttırılmalıdır.
• Arkadaşları ve yetişkinlerle olan iletişimde özgüven
eksikliğinin
giderilmesi
konusunda
destek
63
olunmalıdır.
Parmak Emme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Okul ortamında öğretmen utanma, suçluluk,
sıkılma gibi davranışlar karşısında sosyalleşmesini
kolaylaştırıcı
sorumluluklar
vermesi
ve
etkinliklere aktif olarak katılmasını sağlamalıdır.
• Parmak emme davranışını bir arkadaşından veya
yetişkinden model almasını sağlayıcı durumlardan
kaçınılmalıdır.
• Çocuğa parmak emme davranışının ne kadar
zararlı olduğunu, parmağını acıttığını, ağız ve
dişlerine zarar vereceğini anlatmak gerekir. 64
Uyum Ve Davranış Sorunları
TIRNAK YEME
Tırnak yeme alışkanlığına 3-4 yaşlarından önce
sıklıkla rastlanılmaz.Tırnak yeme bir güvensizlik
belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı
baskıcı ve otoriter bir eğitimin uygulanması,
kıskançlık, yetersiz sevgi, gerginlik, azarlanma
yada örseleyici davranışlara maruz kalma tırnak
yemeye neden olan etkenler arasında sayılabilir.
65
Tırnak Yeme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Çocuğun tırnak yeme davranışı küçük yaşlarda
görmemezlikten gelinmelidir. Çocuğun kendine
olan güveninin arttırılması gerekir. Bu yüzden
başarabileceği küçük sorumluluklar verilmelidir.
• Çocuğun çevresindeki yetişkinler ve arkadaşları
ile olan iletişimin etkili olması sağlanmalıdır.
• Baskıcı
ve
otoriter
aile
tutumlarından
kaçınılmalıdır.
• Okul ortamında grup içinde etkili olabileceği
roller verilmelidir.
66
Tırnak Yeme Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler:
• Çocuğu örselemeden bu davranışın onun çirkin
ellere sahip olmasını sağlayacağı açıklanmalıdır.
• Kız çocuklarına manikür malzemesi alınarak ve
tırnaklarına oje sürülerek tırnak yememeye
özendirilmelidir.
67
Uyum Ve Davranış Sorunları
ALTINI ISLATMA
Çocuklar mesane kontrolü gerçekleşinceye kadar
gece ve gündüz altlarını ıslatırlar. Gündüz kontrol 2
yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5 - 4,5 yaşları
arasında kazanılır. Alt ıslatma davranışı 4 yaşından
sonra hala devam ediyorsa bir sorun olabileceği
düşünülebilir. İki biçimde görülebilir. Bunlardan ilki
sinir kas kontrolünün gelişmesindeki gecikmeden
kaynaklanabilir. İkincisinde ise tuvalet kontrolü
oluştuktan sonra bir gerileme durumu söz konusudur.
İkinci durum daha çok ruhsal nedenlere bağlıdır. 68
Uyum Ve Davranış Sorunları
Çocuğun aşırı sevgi ve hoşgörü, yetersiz ilgi
kıskançlık, korku ve kaygı
gibi nedenlerden
kaynaklanabilir.
Ailesel bir yatkınlık durumu söz konusu olabilir.
Bedensel hastalıklar (böbrekte veya idrar yollarında
sorun) altını ıslatma davranışına neden olabilir.
Anne baba tarafından kendi kendine bir şeyler
öğrenerek olgunlaşmasına fırsat verilmeyen
çocuklarda da çocuksu kalmak isteyişle ilgili altını
ıslatma görülebilir.
Erkeklerde kızlara oranla 2 kat daha fazladır. 69
Altını Islatma Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Altını ıslatma davranışının tıbbi bir nedenden olup
olmadığını belirlemek gerekir.
• Ailenin çocuğu ile kurduğu iletişimde tutarlı ve kararlı
olması önemlidir.
• Ailenin tuvalet eğitimi için çocuğun idrar kontrolü
konusunda belli bir olgunluğa ulaşmasını beklemesi
gerekir.
• Anne baba tuvalet eğitimi verirken çocuğa korku ve
endişe vermemeye özen göstermelidir.
• Anne baba hiçbir zaman çocuğunun altına yapması
konusunda çocuğun yanında yada çocuğa rahatsızlığını
70
Altını Islatma Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Çocukta tek başına görülen yatak ıslatma dengeli,
mutlu ve uyumlu çocuklarda kaygı uyandırıcı
olmayabilir.
• Çocuğun uykusunun derin olması nedeniyle
oluşan altını ıslatma sorununun çözümüne yönelik
çocuğu sık sık tuvalete kaldırmak ve gece yatarken
çok sulu besinleri vermemek uygun olur.
• Altını ıslatma problemi ciddi boyutlara ulaştığında
bir çocuk ruh sağlığı hekimi ile görüşülmelidir.
71
Uyum Ve Davranış Sorunları
KAKA KAÇIRMA
Altını ıslatmadan daha ağır
bir ruhsal
uyumsuzluk göstergesidir. Genellikle yetersiz ve
gevşek bir eğitim nedeniyle dışkı tutma
alışkanlığının
kazanılmamış
olmasından
kaynaklanır.
Dışkılama düzene girdikten bir süre sonra da
bozulmuş olabilir. Altını ıslatmadaki gibi ruhsal
etkenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Kardeş
doğumu, anneden ayrılık, hastaneye yatış gibi
çeşitli korku ve kaygılar çocukta gerilemeye yol
72
açabilir. Bu davranış hem annenin ilgisini çekmek
Uyum Ve Davranış Sorunları
Hem de başkaldırmak amaçlı yapılabilir. Bazı
çocuklar tuvalete gitmeye karşı direnç gösterir.
Okulda dışkısını tutarken evde dışkı kaçırabilir.
Dışkı sorunu olan çocuklar genellikle yaşlarından
küçük davranan okula uyumları yetersiz, arkadaş
ilişkileri bozuk, bağımlı ve inatçı çocuklardır.
73
Kaka Kaçırma Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Çocuğun dışkı kaçırma probleminin tıbbi bir
nedenden
kaynaklanıp
kaynaklanmadığının
belirlenmesi gerekir.
• Çocuğun üzerindeki gereksiz baskıların kaldırılması
ve aşırı titiz tutumlardan vazgeçilmesi gerekir.
• Çocukla olumlu bir iletişim kurularak onun değerli
olduğunu hissetmesini sağlamak yararlı olur.
• Çocuğun dışkısından tiksinme yerine dışkısını
tuvalete yaptığı zamanlarda ödüllendirmek gerekir.
74
Kaka Kaçırma Davranışının Ortadan
Kaldırılmasına Yönelik Öneriler
• Çocuk 3-4 kez belirli aralıklarla tuvalete
oturtulmalıdır.
• Çocukla olan ilişkiler sonucunda oluşan ciddi dışkı
kaçırma sorunu için çocuk ruh sağlığı hekimine
danışılmalıdır.
75
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Bir davranışın değiştirilmesine karar verilmesi o
davranışın istendik olup olmadığını belirlemek
gerekir. Yani davranış problem bir davranış mıdır?
Değil midir? Buna karar verilir.O yüzden davranış
pek çok açıdan ele alınıp dikkatle incelenmelidir.
Bunlar:
1. Problem davranışı belirleme ve değerlendirme
2. Çocuk açısından
3. Aile açısından
76
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
4. Okul ve öğretmen açısından
5. Disiplin ve kurallar
6. İletişim ve etkileşim
77
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Davranış değerlendirilirken;
1. davranışın oluşmasını tetikleyici ortam, kişi, nesne
ve durum
2. Davranış
3. Davranış sonrası sonuç-tepki
önemlidir.
78
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Davranışta etkiye karşı bir tepki gösterilir. Bununla
birlikte gösterilen bu tepkide geri bir tepkiye neden
olur. Yani sebep ve sonuç ilişkisi vardır.
Çocuk davranışı yapmadan önce onu tetikleyici bir
nedeni vardır. Davranış yapılır ve sonucunda
istendikse olumlu istendik değilse olumsuz tepkiler
alınır.
79
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Davranış değiştirmede kullanılan teknikler
1. Görmemezlikten gelme
2. Mola
3. Ödül (Sözel- somut ve bonus ödülleri)
4. Ceza
5. Çocuktan çocuğa model olma
80
DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ
Sonuçta davranış değiştirirken önemli olan nokta
şudur ki istendik davranışların sıklığı artırılmalı ve
istenmedik davranışların sıklığı azaltılmalıdır.
Davranış değiştirme de dikkat edilmesi gereken bir
diğer noktada çocuk için ilk önce ceza yerine ödülü
kullanmak ve çocuk haklarına ters düşen davranış ve
tutumlardan kaçınmaktır.
81
Download

Uyum ve Davranış Sorunları