PROGRAM GELİŞTİRME
VE ÖĞRETİM
Doç.Dr. Yavuz ERİŞEN
Yıldız Teknik Üniversitesi
1
Eğitim Fakültesi
Öğretimin Planlanması
“Düşündüğünüzden
daha karışıktır.”
Öğretim planlaması, eğitimin
en ciddi ve önemli alanıdır !
• Etkili ve başarılı bir öğretim iyi bir
tasarımla başlar.
Öğretim planlaması,
•Eğitim amaçlarının gerçekleştirilmesi için
planlama, örgütleme,uygulama ve değerlendirme
işlevlerine ilişkin ilke, kavram, kuram, model ve
tekniklerin sistematik ve bilinçli bir biçimde
uygulanmasıyla ilgili etkinliklerin tümüdür.
•öğrenme işinin gerçekleştirilmesi için bireye
sunulan öğrenme çevresinin düzenlenmesine
yönelik bir öğretim hizmetidir.
Öğretimi planlama süreci
NASIL BİR İNSAN YETİŞTİRMEK
İSTİYORUZ?
Sorusu ile başlar
TEMEL KAVRAMLAR

Kültür
İnsanın yarattığı her şeye genel anlamda
kültür denir. Toplumu oluşturan insanın
öğrendiği, bilgi, sanat, gelenek, görenek
ve benzeri yetenek, beceri ve alışkanlıkları
içine alan karmaşık bir bütündür. Kültürel
değerlerin bireylere kazandırılması
sürecine ise kültürleme denir.

Eğitim
İnsanların diğer insanları
belirli maksatla
kültürlemeleri veya kasıtlı
kültürleme sürecidir.
Diğer bir anlamda kültürel
değerlerin planlı ve
maksatlı bir şekilde
bireylere aktarılması
sürecidir.
EĞİTİM




Eğitim genel anlamda bireyde davranış
değiştirme sürecidir.
Eğitim, bireyin toplum standartlarını, inançlarını
ve yaşam yollarını kazanmasında etkili olan tüm
sosyal süreçlerdir.
Eğitim, kişinin yaşadığı toplum içerisinde değeri
olan, yetenek, tutum ve diğer davranış
biçimlerini geliştirdiği süreçlerin bütünüdür.
Eğitim, seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin,
özellikle de okulun etkisi altında sosyal yeterlik
ve en iyi şekilde bireysel gelişmeyi sağlayan
sosyal bir süreçtir.
Eğitimin belli bir plan ya da program uygulanarak gerçekleşen
anlamının öne çıktığı tanımlardan başlıcaları şunlardır:

Eğitim, önceden saptanmış ilkelere göre
insanların davranışlarında belli gelişmeler
sağlamaya yarayan planlı etkinliklerdir.

Eğitim, bireyin davranışlarında kendi
yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik
değişme oluşturma sürecidir.
DAVRANIŞ
 Organizmanın etkiye karşı göstermiş olduğu
tepkidir
 Eğitim açısından gözlenebilir, ölçülebilir ve
istenilir olmalıdır
 Davranışları Üç Grupta Toplayabiliriz
 Doğuştan gelenler (göz kırpma, ağlama gibi)
 Geçici olanlar (alkol, yüksek ateş vb nedenlerle
ortaya çıkarlar)
 Sonradan kazanılanlar (öğrenme ürünleri)
Sonradan kazanılan davranışlar
Bilişsel
 Devinsel
 Duyuşsal

ÖĞRENME
ÖĞRENME
 Bireyin içinde bulunduğu çevreyle etkileşimi
sonucu davranışlarında oluşan kalıcı izli
değişmelerdir.
 Tekrar ve yaşantı sonucu davranışlarda
meydana gelen oldukça devamlı değişiklikler
olarak ta tanımlanabilir.
 Yalnızca okul yada sınıf ortamıyla sınırlı değildir,
her zaman istenilen yönde olmayabilir
ÖĞRETME
Öğrenmeyi sağlama ya da gerçekleştirme
faaliyetidir.
 Bir amaç değil, öğrenmeyi
gerçekleştirmede işe koşulan bir araçtır.
 Toplumsal yaşantı içerisinde öğretme
etkinliği sunan pek çok araç vardır (Aile,
akran grupları, kitle iletişim araçları…)

ÖĞRETİM
•
öğretim; davranış değişikliği meydana
getirme sürecinin planlı ve programlı bir
şekilde yapılması sürecidir. Eğitim her
yerde,
öğretim
daha
çok
okulda
yapılmaktadır
EĞİTİM- ÖĞRETİM FAALİYETLERİNİN
PLANLANMASI
Tasarlanan eğitim amaçlarının veya öğrencilerde
istenilen yönde davranış değişikliklerinin
gerçekleştirilebilmesi ile eğitim faaliyetlerinin bir
program çerçevesinde yapılası arasında pozitif bir ilişki
vardır. Eğitim faaliyetleri sonunda hedeflenen
sonuçların gerçekleşmesi tutarlı ve ayrıntılı bir
planlamanın yapılmasını gerekli kılar.
EĞİTİM- ÖĞRETİM FAALİYETLERİNİN PLANLANMASI

Eğitimin verimliliği bireye kazandırılacak davranışların
gerçekçi biçimde tespit edilmesine, bu değişikliklerin
gerçekleşmesi
için
düzenlenmesine,
öğrenciye
gerçekleştirmede
sistematik
tasarlanan
davranış
eğitim
ortamlarının
davranış
değişikliğini
uygun
rehberlik
değişikliklerinin
yapılmasına,
ne
ölçüde
gerçekleştiğinin güvenilir biçimde kontrol edilmesine
bağlıdır. Bu sonucun gerçekleştirilmesi ayrıntılı bir
planlama ve uygulamayı gerektirir.
EĞİTİM PROGRAMI

“Okulun ve öğretmenin yol göstericiliği altında, okul içi ve okul
dışındaki bütün öğrenme ve öğretim faaliyetlerini içine alır.
Öğrencilerin bilişsel, devinsel, duyuşsal ve sosyal yönlerden
gelişmesine yardım eden, milli eğitimin ve öğretim kurumunun
amaçlarına dönük ve bireyin uzun dönemli eğitim amaçlarına
ulaşmasına yardım etmek amacına yönelik her türlü öğrenim
deneyimlerini kapsayan bir programdır. Dersler, kol faaliyetleri,
geziler, anma günleri, kurslar gibi ders dışı etkinlikler, yurt,
yemekhane yaşamı, ders arası (teneffüs) etkinlikleri, okul-endüstri
veya işyeri ilişkileri, rehberlik, sağlık v.b. hizmetler ve etkinlikler ve
hatta ev içi ve işyerine kadar uzanan planlanmış çalışmalar bu
çerçeve içinde düşünülür. Eğitim programı;
EĞİTİM PROGRAMI





“eğitilecek bireylere, öğrenme yaşantılarını kazandırma planı”,
“okulun sorumluluğunda öğrencilerin değerlerini, tutumlarını
tavırlarını değiştiren, becerilerini geliştiren, bilgi ve anlayış
kazanmalarını sağlayan, hem süreç hem de içerik olarak
tanımlanmış , okulun kontrolünde öğrencilerin tüm yaşantıları
düzeni”,
“bir eğitim kurumunun çocuklar, gençler ve yetişkinler için sağladığı,
milli eğitimin ve kurumun amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik
tüm faaliyetleri içeren ayrıntılı planlama”,
“öğrencilerde beklenen öğrenmeyi meydana getirebilmek için
planlanmış faaliyetlerin tamamı”,
“hedefler, içerik, öğretme öğrenme süreci ve değerlendirmenin
planlanması” olarak tanımlanabilir.
ÖĞRETİM PROGRAMI

Okul içi deneyimlerle sınırlı olan öğretim programı, bir
okulda okutulan ders veya kurs programlarını kapsar. Bu
programın eğitim programı içerisinde ağırlıklı bir yeri
vardır ve eğitim programının amaçları doğrultusunda
öğrenciye kazandırılması istenen bilgi, beceri, tutum ve
tavırların
ders
grupları
olarak
planlı
bir
biçimde
düzenlenmesidir. Böylece okul içi deneyimlerle sınırlı
olan bu program, okulda okutulan dersleri veya kursları
kapsayan bir kılavuz kitap veya dokümandır.
DERS PROGRAMI

Öğretim programında yer alan bir dersin amaçlarının
öğrenci
davranışına
dönüştürülmesini,
bunların
gerçekleştirilmesi için içeriğin konulara ve alt başlıklara
ayrıştırılmasını,
buna
dayalı
öğrenim
ortamının
organizasyonu ve değerlendirme araçlarını kapsayan
detaylı bir plandır. Başka bir değişle, öğretilecek dersin
uygulanabilir bir plan şeklinde düzenlenmesidir.
PROGRAM GELİŞTİRME



“programın hedef, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve
değerlendirme ögeleri arasındaki dinamik ilişkiler
bütünü” veya
Eğitim amaçlarının gerçekleştirilmesi için planlama,
örgütleme,uygulama ve değerlendirme işlevlerine ilişkin
ilke, kavram, kuram, model ve tekniklerin sistematik ve
bilinçli bir biçimde uygulanmasıyla ilgili etkinliklerin
tümüdür.
öğrenme işinin gerçekleştirilmesi için bireye sunulan
öğrenme çevresinin düzenlenmesine yönelik bir öğretim
hizmetidir.
Posner eğitim programı boyutları ya da görünüşleri; resmi, uygulamadaki,
örtük, ihmal edilen ve extra olarak beş biçimde tanımlanmıştır:
1- Resmi/Açık/Yazılı program (Offical curriculum/The curriculum on
paper/Written curriculum/Formal and Open curriculum/ : Tanımlanmış,
öğrencilere kazandırılacak hedefler, bu hedefleri kazandırıcı ünite ve konular,
eğitim ve sınama durumları boyutları açıklanarak yazılı bir döküman haline
getirilmiş, Okulun ve öğretmenlerin kazandırması, öğrencilerin kazanması
gereken eğitim beklentilerini tanımlayan programdır. Ayrıntılı ve ideal özellikler
taşıyan programdır. Bu programın özellikleri;
a) yazılıdır, kağıttadır, dökümandır
b) resmidir
c) tasarıdır
d) teoriktir
e) açıktır, ilan edilmiştir
f) okulun kasıtlı eğitim amaçlarını açıklar
g)standarttır
h) ölçülüp değerlendirilebilir
2.Uygulamadaki/Uygulanan/Öğretilen/GerçekleşenProg
ram (Operational curriculum/The curriculum in
action/Observed curriculum): Okulda öğretmen elinde hayat
bulan programdır. Resmi programı okulun ve öğretmenin algılayışı ve
uygulayışı ile ilgilidir. Okulun ve öğretmenin ne öğrettiği ve nasıl
öğrettiği ile ilişkilidir. Resmi ve yazılı program teoriktir. Resmi
programda yazılanlar harfiyen hayata geçmeyebilir veya yazılanlardan
çok daha fazlası ortaya çıkabilir. Bunda resmi programın algılanışı,
öğrencilerin yatkınlıkları, okulun çevresi ve olanakları etkilidir. Resmi
program standarttır ancak gerçekleşen/uygulamadaki program okuldan
okula farklılık gösterebilir. Bu program öğrenme-öğretme pratiğidir.
Resmi programın somut gerçekleşen ve gözlenen boyutudur. Okulda
somutlaşan, gözlenen ve gerçekleşen uygulamadaki program resmi
programda yazılanlara yakın da olabilir, resmi programda yazılanların
azı da çoğu da olabilir.Bu program kağıttan uygulamaya dökülendir.
Teoriden paratiğe dönüşendir. Tasarlanan resmi programdan farklı
olarak nelerin ortaya çıktığı ile ilgilidir.
3. İhmal edilen/Atlanan/Görmezlikten Gelinen/
Üstünkörü Geçilen/Geçersiz Program (Null
curriculum): Bir programda nelerin öğretildiği kadar
nelerin öğretilmediği de önemlidir. İhmal edilen program
resmi programın kasıtlı, bilinçli bir biçimde öğretilmeyen,
atlanan, eksik bırakılan, üstün körü geçiştirilen boyutlarını
oluşturur. Okulun ve öğretmenlerin yaklaşımları bunda
etkilidir. Hatta çeşitli nedenlerle öğrencilerde programın
belli b0yutlarının ihmal edilmesini, atlanmasını veya
geçiştirilmesini isteyebilir. Sınavda soru çıkmayan dersler
ya da ders bölümleri, ortalamaya katılmayan dersler, kısa
vadede yarar getirmeyen duyuşsal özellikler, güzel
sanatlar, estetik, yaratıcılık vb gibi program boyutları çeşitli
nedenlerle ihmal edilebilir.
4-Örtük/Gizli/Saklanan/İnformal/Üstü Kapalı Program (Hidden curriculum, Covert
curriculum, İnformal curriculum, Unwritten curriculum, Implicit curriculum): Resmi
programda yer almayan, kast edilerek kazandırılmayan, yazılı olmayan programdır. Bu
program okuldaki sosyal ve psikolojik etkileşimle oluşan yan ve informal öğrenmeleri
kapsar. Bu öğrenmeler olumlu da olabilir olumsuz da. Bu program kapsamındaki
öğrenmeler resmi programı destekleyici yapıda da olabilir, resmi programla çelişen
yapıda da olabilir. Bu programdaki öğrenmeler okul kültürü ve ikliminden kaynaklanan
öğrenmelerdir. Okuldaki kültür, iklim, ilişkiler, disiplin anlayışı, kurumdaki bireylerin sahip
oldukları inançlar, değerler, tutumlar ile etkileşerek oluşan öğrenmeler örtük program
kapsamındadır.Bu programın özellikleri;
a) açık ve yazılı değildir,
b) tasarlanmamıştır,
c) informal, kendiliğinden ve gizil öğrenmeleri kapsar,
d) kasıtlı değildir, ima edilen programdır
e) resmi programın dışındadır
e) okul düzeni, disiplini, fiziksel, sosyal, psikolojik çevresi ile okuldaki eğitim personelince
resmi program dışı sözlü, sözsüz verilen bütün iletilerle oluşan öğrenmeleri kapsar
f) değerler, normlar, tutumlarla ilişkilidir.
g) eğitim otoritsi, okul, öğretmen ve yöneticilerce açıkça onaylanmamış hedefler ve gizli
niyetler, kurumsal normlar ve değerler bu programın kapsamındadır
5- Extra/Fazladan Program (Extra curriculum/Co-curriculum):
Resmi programın dışındaki planlı sosyal, kültürel, sportif, sanatsal
etkinliklerdir. Resmi programın dışındaki ve yukarıda sayılan
programların hiçbirisinin kapsamına girmeyen okul korosu, okul
bandosu, okul orkestrası, darama çalışmaları, öğrenci toplulukları ve
kulüpleri, atelye çalışmaları, konferanslar vb çalışmalardan oluşur. Bu
etkinlikler resmi program dışıdır. Ancak planlıdır. Öğretmenlerin
gözetim ve rehberliği altındadır. Fazladan ve ek olarak okul
çalışmalarında yer alır.
Sargın Eğitim : Örgün ve yaygın eğitim dışında kalan bireylerin günlük
yaşam içerisinde planlı ve programlı bir eğitim almadan kendiliğinden
gerçekleştirdikleri öğrenmelerdir. Liseden mezun olduktan sonra bir
başkasından dikiş dikmeyi öğrenmek gibi.
Programın dört ögesi
Amaçlar
İçerik
Öğretim
Ortamı
Niçin?
Ne?
Nasıl?
Değerlen
dirme
Ne kadar?
Öğretim tasarımında temel
sorular
1 Okul, hangi
eğitsel
hedeflere
ulaşmalıdır?
2 Bu hedeflere
ulaşmak için
öğrencilere
hangi eğitsel
deneyimler
sağlanmalıdır?
3 Bu eğitsel
deneyimler
etkili olarak
nasıl
düzenlenmelidir?
4 Bu belirlenen
hedeflere
ulaşılıp
ulaşılamadığı
veya ne kadar
ulaşıldığı nasıl
belirlenecektir?
BİR PROGRAMDA BULUNMASI GEREKEN
BELLİ BAŞLI ÖZELLİKLER
- Milli Eğitimin amaçlarına uygunluk
- İşlevsellik
- Esneklik
- Öğrenciyi bir bütün olarak geliştirme
- Uygulayıcılara yardımcı olma
PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİNİN İLKELERİ
- Sistematik olma: programın bir ögesinde yapılan
değişiklik diğer ögeleri etkiler
- Bilimsel olma: kendi içerisinde mantığı olan ve
bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş adımlarla
gerçekleştirilir
- Koordinasyon gerekliliği: Farklı grupların
koordineli çalışmasını gerektirir
PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİNİN İLKELERİ
- Dinamiklik: Değişme ve gelişmelere bağlı olarak
süreklilik arz eder.
- Araştırma gerekliliği: kişisel istek ve tercihlere
göre değil, araştırma ve inceleme sonuçlarına göre
geliştirilir.
- Planlılık: Yapılacakların işlem sırası ve
zamanlamasının çalışılması gerekir.

TARİHSEL GELİŞİM

1918 yılında Bobbit’in yayınladığı “Eğitim programı” adlı eser, PG
çalışmalarının tüm aşamalarını ele alan ilk eserdir.
1949’da Tyler’ın “EP ve Öğretimin temel İlkeleri” adlı kitap
başyapıttır.
1962’de Taba’nın “PG: Kuram ve Uygulama” adlı eseri var
19. yy’da Pastellozi modern ilkokulların temelini oluşturmuş ve
ilkokul programlarının gelişmesine yardımcı olmuştur. Ona göre
eğitim süreci çocuğun doğal gelişimine bağlı olmalıdır.
Froebel, anaokulları konusunda çalışmış, 3-4 yaşına geldiğinde
çocukların okula başlamasını savunmuştur.
Alman Herbert’e göre eğitimin iki önemli konusu bilgi ve ahlaktır.
Herbert Spencer, eğitimin temel amacını yaşama hazırlık olarak
görmüş ve eğitim programlarının bu temel amaca hizmet etmesi
gerektiğini ileri sürmüştür.






TÜRKYE’DE PG TARİHİ VE SORUNLARI
•
1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile EP’larında laiklik, batıya
dönüş ve müspet bilimler oluşturmuş.
•
1950’de müfredat programı yerine “Eğitim Programı” anlayışı
gelmiş
•
PG çalışmaları il merkezlerinde, mahalli okullar ve İl ME
Müdürlüklerinin destekleriyle başlamış, sonradan bakanlık merkez
örgütünde devam etmiş.
•
1924’de J. Dewey in raporu doğrultusunda İlköğretim
programları geliştirilmesine ağırlık verilmiştir
•
1953-54 yıllarında ortaöğretim programlarının geliştirilmesi hız
kazanmıştır.
•
1950’li yıllara kadar Türkiye’de program geliştirme çalışmaları
daha çok “dersler ve konular listesi” hazırlamak şeklinde ele alınmış,
1952’de Türkiye’ye gelerek köy okullarında incelemeler yapan K.V.
Wofford’un hazırladığı raporla daha sistematik bir yaklaşımla yapılmaya
başlanmıştır.
•
1953-1954 öğretim yılında Bolu ve İstanbul’daki
deneme okullarında uygulanmaya başlanmıştır.Daha sonra
1954-1955 öğretim yılında ortaöğretim düzeyinde İstanbul
Atatürk KızLisesi Deneme Okulu ProgramKomisyonu
tarafından taslak program hazırlanmış ve uygulanmıştır.Bu
çalışmalar ülkemizdeki program geliştirme çalışmalarının
öncüsü sayılmaktadır.
•
Ancak bu çalışmaların devamlılığı sağlanamamış,
deneme çalışmalarından elde edilen sonuçlar sistemin
geneline yansıtılamamıştır.
•
1960’lı yıllarla birlikte program geliştirme çalışmalarının yoğunlaştığı
görülmektedir. 1962 yılında toplanan Yedinci Millî Eğitim Şûrası sonrasında bir
program taslağı hazırlanmış, hazırlanan program taslağı önce 14 ilde, daha
sonra genişletilerek bütün illerdeki deneme okullarında uygulanmıştır. Bu
çalışmalar illerde kurulan program geliştirme komiteleri tarafından
yürütülmüştür. Bu program geliştirme çalışmaları aksiyon araştırmaları, alan
çalışmaları, teftiş, inceleme, seminer ve kurslar yoluyla yürütülmüştür .Tüm bu
çalışmaların sonuçları Millî Eğitim Bakanlığında kurulan Merkez Değerlendirme
Komitesine aktarılmış, ayrıca çeşitli bölgelerden gelen 120 il temsilcisi bir
haftalık bir seminerde program taslağını incelemiş ve gerekli değişiklikler ve
öneriler yapılarak Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına gönderilmiştir .Talim
ve Terbiye Kurulu 1968-1969 öğretim yılında bu programı uygulamaya
koymuştur. Bu program uygulamaya konulduktan sonra da izlenmiş,
uygulamada meydana gelen aksaklıklar üzerinde gerekli önlemler alınmaya
çalışılmıştır. Program geliştirme süreklilik gerektirmesine rağmen, bu
çalışmalarda devamlılık sağlanamamıştır.
•
1970’li yıllarda 8 yıllık ilköğretim okulu denemesi çalışmaları
başlamış ama deneme aşamasında kalmıştır.
•
1980’li yıllarda, program geliştirme çalışmalarının tekrar ağırlık
kazandığı görülmektedir. Program geliştirme de sürekliliğin ve
standartlaşmanın sağlanması yönünde bazı çalışmalar yapılmıştır. Millî
Eğitim Bakanlığı tarafından bu amaçla 1982 yılında bir program modeli
oluşturmak ve bundan sonra hazırlanacak ve geliştirilecek tüm
programların bu modele uygun olarak yapılmasını sağlamak amacıyla,
Üniversitelerdeki bilim adamlarıyla iş birliği içerisinde yeni bir program
modeli oluşturulmuştur.
•
Bu model 26.05.1983 gün ve 86 sayılı kurul kararı ile kabul
edilmiş ve 2142 sayılı Tebliğler Dergisinde yayınlanarak yürürlüğe
girmiştir.
•
Bu modelde programların hazırlanması ve geliştirilmesi konusunda
görev alacak kişiler ile program geliştirme grubunun çalışma esasları
belirlenmiş ve her programda genel, ünite ve konu amaçlarının belirlenmesinin,
her ünitenin, ayrı ayrı davranışlarının tespit edilmesinin gerekli olduğunun altı
çizilmiş, programlarının bir yıllık uygulanmasından sonra değerlendirilmesinin
yapılarak, değerlendirme sonuçlarına göre programların geliştirilmesi karara
bağlanmıştır.
•
Böylelikle ders programlarının geliştirilmesinde bir standartlaşma
yerine çeşitliliğe doğru gidilmiştir. Bu çeşitliliğin giderilmesine yönelik olarak
1990 yılında toplanan Ölçme ve Değerlendirme ve Program Geliştirme İhtisas
Komisyonlarında 12 ders için program geliştirme komisyonu oluşturulmuştur.
Komisyon program geliştirme çalışmalarının sadece Millî Eğitim Bakanlığının
belirlediği modelle yapılmasını önermiş, ancak program geliştirme komisyonları
bu öneriye uymayarak farklı modellerle program geliştirme çalışmaları
yapmışlardır.. Bu dönemde program geliştirme konusunda bir tutarlılığın ve
standartlaşmanın sağlanmasına çalışılmış ise de bu çalışmalar başarısızlıkla
sonuçlanmıştır.
•
Millî Eğitim Bakanlığında program geliştirme çalışmaları, 1990
tarihinde başlatılan Dünya Bankası desteğindeki Millî Eğitimi Geliştirme
Projesi ile önemli gelişmeler göstermiştir. Bu projenin amaçları
arasında programları iyileştirmek ve geliştirmek ile ders kitapları ve
öğretim materyallerinin kalitesini yükseltmek ve verimli kullanmak da
yer almaktadır.
•
Millî Eğitimi Geliştirme Projesinin bu amaçlarına ulaşmak için
Müfredat Laboratuvar Okulları geliştirilmiştir. Müfredat Laboratuvar
Okulları, öğretim ve öğrenmeyi destekleyen materyaller ile birlikte
öğretim programlarının alanda denendiği pilot okullardır. Bu proje ile
yedi coğrafî bölgeden 23 ilde, her düzeyde (İlkokul, İlköğretim Okulu,
Ortaokul, Lise, Anadolu Lisesi ve Anadolu Öğretmen Lisesi) toplam
208 okul seçilmiştir (MEB, 1998, s.2-3; 8-9).
Ülkemizdeki program geliştirme çalışmalarında diğer bir sorun
programların tümüyle merkezden geliştirilmesi ve kararların merkezden
verilmesidir. 3797 Sayılı “Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri
Hakkında Kanun” uyarınca Millî Eğitim Bakanlığı tüm eğitim kademelerinde
uygulanacak programların geliştirilmesinden sorumludur. Bakanlık bu
sorumluluğunu ana hizmet birimlerinden, Okul Öncesi Eğitimi, llköğretim,
Ortaöğretim, Erkek Teknik Öğretim, Kız Teknik Öğretim, Ticaret ve Turizm
Öğretimi, Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi, Din Öğretimi ile Özel Eğitim
Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü; yardımcı hizmet
birimlerinden, Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Meslekî ve
Teknik Eğitim Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı ile Talim ve Terbiye
Kurulu Başkanlığının program geliştirme çalışmaları ile yerine getirir. Bu
birimler kendilerine bağlı okullarda uygulanan programları geliştirme
çalışmaları yapmakla yükümlüdürler. Geliştirilen programların yürürlüğe girmesi
için Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması gerekmektedir.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca onaylanan programlar tüm ülkede
uygulanmaktadır. Bu durumun bölgenin, okulun, toplumun ve öğrencilerin ilgi
ve beklentilerinin yeterince karşılanamamasına yol açması doğaldır. Bu
sorunun giderilmesi için eğitim programlarının yerel koşullara uygun hâle
getirilmesi gerekmektedir. Ancak bu durumda program geliştirme de merkez
örgütü ile yerel birimlerin rollerinin belirlenmesi gerekmektedir.
•
Ülkemizde programların merkezden
geliştirilmesi programların bölge, okul ve
öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve taleplerinin
karşılayamamasına yol açabilmektedir. Millî
EğitimBakanlığı son yıllarda sorun üzerinde
durmaya başlamış, dünyadaki merkeziyetçi
sisteme sahip diğer ülkelerdeki gibi yerel
birimlere bazı yetkilerin devredilmesinin
gerekliliğini kabul ederek, 1995 yılında Millî
Eğitim Müdürlüklerine program geliştirme
çalışmalarını yürütebilmeleri için yetki
vermiştir
•
Son on yıl içerisinde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülen
program geliştirme çalışmalarında önemli gelişmeler kaydedilmiş, belirli bir
standartlaşmaya doğru gidilmiş ise de, bu konuda yapılan bir çalışma, aşağıda
belirtilen sorunların yaşandığını göstermektedir.
•
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde program geliştirme çalışmalarını
yürüten birimlerin faaliyetleri arasında bir bütünlük bulunmamakta, her birim
program geliştirme çalışmalarını farklı biçimlerde yürütmektedir. Birimler
arasında yeterli düzeyde bir iletişim de bulunmamaktadır.
•
Program geliştirme için ihtiyaç tespiti araştırmaları ile komisyonlarca
geliştirilen programların ön uygulama ve değerlendirme çalışmaları yeterince
yapılmamaktadır.
•
Program geliştirme komisyonları, her üyenin görev ve sorumlulukları
belirlenmeden, çalışmalarını plânsız bir şekilde yürütmektedir. Komisyonda her
üyenin görüşlerine değer verildiği demokratik bir çalışma ortamı da
bulunmamaktadır.
•
Geliştirilen programların Talim ve Terbiye Kurulu’nda onaylanması
sürecinde sorunlar yaşanmaktadır.
•
Geliştirilen programların amaç, kapsam ve öğrenme-öğretme
etkinlikleri boyutlarına ait nitelikler genelde yerine getirilmekte, değerlendirme
boyutuna ait nitelikler ise tam olarak yerine getirilememektedir.
ÖĞRETİM TASARIMININ TEMELLERİ

Sosyal temel: Bir program toplumdan ve toplumun
yapısından uzak kalamaz. Toplumun ihtiyaçları programları
etkiler. Önemli problemler, büyük çatışmalar, değişme
yönelimleri (köyden kente göç gibi), iş imkanları… program
geliştirmede temel alınmalıdır

Psikolojik temel: Programın tüm aşamalarında yararlanılır.
Eğitim psikolojisi; bireyin daha iyi tanınmasını ve eğitim
etkinliklerine yön verilmesini sağlar. “Nasıl” ve “ne zaman”
sorularını yanıtlar.

Felsefi temel: Programlarda neye önem vereceğiz? sorusuna
cevap arar. Amaçların tespitinde, amaçların önem ve öncelik
sırasının belirlenmesinde, programın iç ve dış tutarlılığını
belirlemede, toplumdan ve konu alanından ne alacağımızı
belirlemede felsefeden yararlanırız.

Konu alanı temeli: Programlarda konular vardır
ve eğitim etkinlikleri için önemlidir. Programlar
öğrenciye belli davranışları vereceği umulan, o
alanla ilgili temel kuramları, ana fikirleri,
değişmeye uzun zaman dayanabilmiş konuları
içine almalıdır. Ancak programlar konular yığını
haline getirilmemelidir.

Ekonomik temel: (1) Programlar mali
imkanlarla sınırlıdır. (2) eğitim ekonomik
kalkınma ve gelişmeye yardımcı olmalıdır.

Bireysel temel: Programlar bireylerin akademik,
bireysel ve mesleki ihtiyaçlarını dikkate almalıdır.
Eğitimin Felsefi
Temelleri
Felsefe Nedir?
 Evrenin
yapı ve düzeni, yaşamın anlam
ve amacı, bilginin kaynağı ve güvenirlik
derecesi, iyi, güzel ve doğrunun ne
olduğu, başka bir değişle, bilgi, varlık ve
değerlere ilişkin soru ve sorunlarla ilgili
bir uğraş alanıdır.
Bilimsel eri
Felsefenin Alanları

Günümüzde felsefenin bütün bilim dallarıyla
ilgilendiği söylenebilir.

Felsefenin temelde üç çalışma alanı vardır.
Bunlar; varlık felsefesi (ontoloji), bilgi felsefesi
(epistemoloji) ve değerler felsefesi (aksiyoloji)dir.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Felsefenin Alanları

Varlık Felsefesi (Ontoloji): Felsefenin var olanı inceleyen, bir çalışma
alanıdır. Metafizik olarak da adlandırılan bu alanda varlığın, gerçekliğin ne
olduğu sorgulanır, gerçekliğin doğası araştırılır. Varlık felsefesi, evren ve
insanla ilgili maddi ve manevi her şeyi konu alır.

Bilgi Felsefesi (Epistemoloji): Bilgi felsefesi temelde, bilginin ne olduğu,
kaynağını, nasıl bilebildiğimizi, bilginin sınırlılıklarını, bilginin geçerliğini ve
güvenirliğini, doğru, yanlış, mutlak ya da göreceli bilginin ne olduğunu
araştırmaktadır.

Değerler Felsefesi (Aksiyoloji): Değerler felsefesi, temelde etik ve estetikle
ilgili iyi, güzel, kötü, çirkin, ahlaki doğru ya da yanlış, saygı, vicdan, özgürlük,
erdem, mutluluk vb. değerlerle ilgilenir. Değerlerin kaynağının ne olduğu?,
doğuştan mı getirildiği, yoksa sonradan mı kazanıldığı?, değerlerin zamana
ve topluma göre değişip, değişmeyeceği, herkes için geçerli ortak değerlerin
olup olamayacağı, varsa bunların kriterlerinin ne olduğu? gibi sorulara cevap
bulmaya çalışır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Felsefi Akımlar

İdealizm: Gerçekliğin temelini düşünsel, ruhsal/tinsel ve
ideal gibi kavramlarla kuran bir felsefe olarak
tanımlanabilir.

İdealizm gerçeğe, gözlem ve deneye dayanan bilimsel
yöntemden çok, sezgisel, düşünsel yolla ulaşılabileceğini
ileri sürer.

İdealist ilkelere dayalı eğitimin başlıca amacı;öğrencileri,
mutlak akıl nitelikleriyle davranmaları için teşvik etmektir.
Gerçeklik zihinsel olduğu için, eğitim de düşünceler ve
kavramlarla ilgilidir.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Felsefi Akımlar

Realizm: Batı dünyasının eski ve uzun süre etkisini
sürdürmüş felsefi akımlarından biridir. Ancak idealizmin
tersine, realistler evrendeki her şeyin insan zihninden
bağımsız olarak var ve gerçek olduğunu savunurlar ve
objelerin (nesnelerin) bizim onları algılamamız olmaksızın
da var olduğuna inanırlar.

Realistlere göre insan, gerçeğin bilgisine aklıyla
ulaşabildiği için eğitimin amacı insan aklını geliştirmek
olmalıdır. Gerçek bilgi, doğruluğu gözlem ve deneyle
kazanılan bilgi olduğundan insan gerçek bilgiye aklını ve
duyularını kullanarak ulaşabilir.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Felsefi Akımlar

Natüralizm: Realizmle yakından ilişkili olmakla birlikte ayrı bir felsefi
akım olarak gelişen ve temeli çok eski çağlara dayanan natüralizm,
fiziksel dünyanın dışında bir gerçekliğin olmadığını savunur.
Natüralizm’e göre insanoğlu doğanın bir ürünüdür. Bu nedenle insan
ve doğa arasındaki uyum ve ilişkilere önem verir. Bu akım materyalist
felsefeyle de özdeşleştirilmekte ve metafiziğe karşı çıkmaktadır.

Natüralist felsefeye göre eğitim, insanları, insan doğasının
gerektirdiği şekilde ve bu doğaya uygun bir yaşam doğrultusunda
yetiştirmelidir. Doğa ve insan arasındaki ilişkiler, eğitim amaçlarının
düzenlenmesine yön göstermeli, insanların gelişim özellikleri eğitim
sürecinde dikkate alınmalıdır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Felsefi Akımlar

Pragmatizm: 19. yüzyılda Amerika’da ortaya çıkan bir felsefe akımıdır.
Amerikan kültürünün ve yaşam biçiminin özünü oluşturan bir felsefedir.

Pragmatizme göre dünya sürekli değişmektedir. Gerçeğin özü değişmedir,
insan doğası da dahil olmak üzere değişmez bir gerçeklik yoktur. Gerçek
insan deneyimlerinin bir ürünüdür. Pragmatistlere göre, bir şeyin değeri, onun
ne kadar yararlı olduğuyla ilgilidir ve insanlara yararlı olan her şey gerçektir,
iyidir. Pragmatizm insanı biyolojik ve sosyal bir varlık olarak görür, ruhsal bir
varlık olarak kabul etmez. Bu felsefeye göre, mutlak doğru ya da mutlak
yanlış bir şey yoktur. Varlık deney ve araştırmalarla kanıtlandığında gerçektir.
Değerler ve ahlaki ilkeler ise, görecelidir. Zamana, toplum ve kültürlere göre
değişebilir.

Pragmatist anlayışa göre, eğitimin amacı, akıl ve zekayı kültürleme, insanın
devamlı değişen dış dünyaya uyumunu sağlamadır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Felsefi Akımlar

Varoluşçuluk (Existentialism): Genel olarak insan özgürlüklerine önem
veren, özgürlük ve sorumluluk seçimini insana bırakan bir felsefe akımı
olarak nitelendirilmektedir.

Varoluşçuluk, her insanı kendine özgü benzersiz bir varlık olarak görmekte,
temeli bireyselciliğe dayanmakta ve insanın öznelliğine önem vermektedir.
Bu felsefenin dayanağını, insanın kendini ve kendi gerçekliğini tanıması
oluşturmaktadır. Varoluşçulara göre insan, kendisi ile ilgili tüm kararları
kendisi belirleyen, eylemlerinden kendisi sorumlu olan bir varlıktır. İnsan
kendi değerlerini, kendisi oluşturmalıdır. Buna akıma göre toplumda insana
yol gösterecek herhangi bir ahlaki ilke ve otorite söz konusu değildir. Yani,
bireye herhangi bir ahlaki sistem sunulmamalı, birey seçimini serbest olarak
yapabilmelidir.

Varoluşçuluğa göre eğitimin amacı, bireye insan özgürlüğünün her şeyden
üstün olduğunu öğreterek, kendi bireyselliğini geliştirme imkanı sağlamaktır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Felsefe ve Eğitim İlişkisi





Felsefe evreni anlamanın, eğitimle birlikte temel aracıdır.
Evren ve insan, felsefenin ve eğitimin ortak konularıdır.
Bireylere kazandırılacak davranışların yani hedeflerin neler olacağına ilişkin
bir karara varabilmek, felsefeyi temele almayı ve bir ölçütler takımı olarak
kullanmayı gerekli kılar. Hangi felsefe(ler) temele alınırsa, eğitim
programlarının hedefler, içerik, öğretme-öğrenme süreci ve değerlendirme
unsurlarının, o felsefelerin ileri sürdüğü ölçütlere uygun olmasına
çalışılmalıdır.
Eğitim sisteminin dayandığı felsefe ile, sistemin işletilmesinden sorumlu insan
kaynaklarının (yönetici, öğretmen vb) savunduğu felsefelerin de birbirleri ile
uyum içerisinde olması sağlanmalıdır.
Felsefe, eğitim sistemlerinin ve insan davranışlarının gelişimine yol gösterdiği
gibi, eğitim sistemleri de yeni felsefi düşünce sistemlerinin gelişimine yol
açar.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Eğitim Felsefeleri









Daimicilik (Perennialism): Klasik realizm ve idealizme dayalı olarak gelişen bir eğitim
felsefesi akımıdır. Bu görüşü savunanların benimsedikleri temel ilkeler şunlardır;
Eğitim evrensel nitelikteki belli gerçeklere göre düzenlenmelidir.
İnsan doğasının en önemli yanı akıldır. Bu nedenle eğitimde insan aklını geliştirmeye
yönelik entelektüel eğitime ağırlık verilmelidir.
Eğitim sağlam ve doğru karakterli insan tipi yetiştirme işiyle meşgul olmalıdır.
Okul gerçek yaşamın bir kopyası değil, gerçek yaşama hazırlık yeridir. Okulun temel
işlevi kültürü etkili bir şekilde yeni kuşaklara aktarmaktır.
Öğrencilere dünyanın hem maddi, hem manevi gerçeklerini tanıtacak bilgiler
verilmelidir.
İş ve meslek eğitimi meslek sahiplerine ve iş yerlerine bırakılmalıdır.
Eğitim programlarında dil, tarih, matematik, doğa bilimleri, sözel sanatlar, felsefe,
mantık gibi konulara ağırlık verilmelidir.
İnsan doğasının en iyi ve en güzel eserleri klasik yapıtlarda örneklendirilmiştir.
Eğitimde klasik eserlerin ve bunlarda ifade edilen değerlerin tanıtılmasına önem
verilmelidir.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri







Başlıca Eğitim Felsefeleri
Esasicilik (Essentialism): Özcü ya da temelci olarak adlandırılan bu
görüşün felsefe içinde nasıl değerlendirileceği konusunda değişik
yorumlar bulunmaktadır. Esasiciliğin savunduğu temel görüşler
şunlardır:
İnsan, sosyal ve kültürel bir varlık olup, doğuştan kafası boştur, hiçbir
bilgiye sahip değildir.
Eğitimin temel işlevi, insan kültürünün temel ögelerini, özünü
korumak ve bunları gelecek nesillere aktarmak ve topluma uyumu
sağlamaktır.
Eğitim sürecinin özünü konu alanının çok iyi özümlenmesi oluşturur.
Öğrenmenin özünde çok sıkı çalışma ve çoğu zaman zorlanma
vardır.
Eğitimde girişim öğrenciden çok öğretmendedir. Bunun için öğretmen
entelektüel açıdan bir lider olmalıdır.
Okulda zihinsel disiplin yaklaşımının geleneksel yöntemleri
kullanılmalıdır. Bu nedenle genel kavramların geliştirilmesi, hayatın
bütününü kavratacak bir öğretimin yapılabilmesi için soyut düşünme,
alıştırma ve ezberleme yöntemleri kullanılmalıdır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Eğitim Felsefeleri

İlerlemecilik (Progressivism): Pragmatist felsefenin eğitime
uygulanması, ilerlemecilik eğitim felsefesinin temelini oluşturur. Bu
görüşün ileri sürdüğü bazı temel ilkeler şunlardır;

Eğitim süreci öğrencilerin ilgi ve gereksinimlerine göre
düzenlenmelidir.

Okul yaşama hazırlamaktan çok, yaşamın kendisi olmalıdır.

Bilgi kullanmak için olup, öğretilecek bilgilerin yararlı olması gerekir.

Öğrencilerin öğrenmeye aktif olarak katılabilecekleri, işbirliğini,
araştırmayı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi temele alan
öğrenme yaşantıları sağlanmalıdır.

Eğitim ortamı demokratik olmalıdır.
Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Eğitim Felsefeleri

Yeniden Kurmacılık (Reconstructionism): İlerlemecilik gibi temeli
pragmatizme dayanan bir felsefedir. Bu akımdaki temel görüşler şöyle
sıralanmaktadır:

Eğitimin amacı toplumu sürekli olarak yeniden düzenlemek ve toplumda
gerçek demokrasiyi yerleştirmektir.
Eğitim sosyal reform hareketlerini gerçekleştirmede en önemli araç olarak
görülmektedir.
Eğitim toplumsal değişme sürecinin merkezi olmalı ve bu süreçte öğretmen
aktif bir rol üstlenmelidir.
Yaşam sürekli değiştiğinden insan her an onu yeniden kurmak zorundadır.
Toplumun ve dünyanın gelecekte karşılaşacağı sorunlara eğitimde önem
verilmelidir.
Dünyayı paylaşan ülkeler arasında ve içinde ırk, din, cinsiyet gibi ayırımlar
yapılmamalı, eğitimin hedefi sevgi, barış, hoşgörü ve mutluluk sağlama gibi
güçlü ve tutarlı değerlere dayalı bir dünya uygarlığı kurma olmalıdır.
İdeal bir toplum, demokratik toplum olduğundan, demokrasiyi kendi içinde ve
toplumda gerçekleştirmeye dönük bir eğitim sistemi kurulmalıdır.
Eğitimin amaç ve araçları davranış bilimlerinin bulgularına dayalı olarak
yeniden inşa edilmelidir.






Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Başlıca Eğitim Felsefeleri

Varoluşçu Eğitim: Varoluşçuluk felsefesine dayalı bir eğitim akımıdır. Balıca
görüşleri şöyle sıralanabilir:

Eğitimde önemli olan, bireye insan özgürlüğünün her şeyden üstün olduğunu
öğreterek, kendi bireyselliğini geliştirme imkanı sağlamaktır.
Okul programları öğrencilerin kişiliklerinin gelişmesine yardımcı olmalıdır.
Her insan eğitimle ilgili kararını kendisi vermelidir.
Eğitim sürecinde öğrencinin kendini gerçekleştirmesini sağlamak için farklı
programlara yer verilmeli, araç, gereç, konu ve kaynaklar çok çeşitli olmalı ve
öğrenciye her an sunulmalıdır. Ancak her öğrencinin kendi gerçek ve
doğrularını seçmesine fırsat verilmelidir.
Eğitim insanın kendini gerçek özellikleriyle tanımasına imkan sağlamalıdır.
Öğretmenin görevi kişinin kendisini tanımasına yardımcı olmaktır.
Eğitimde sezgiye ve yaratıcılığa önem verilmelidir.
Eğitimde en uygun yöntem sokratik tartışmadır. Ancak öğretmen tarafsız
olmalı, kendi doğrularını ve değerlerini kesinlikle öğrenciye zorla
benimsetmeye kalkmamalıdır.







Bilimsel Araştırma Yöntemleri
EĞİTİMDE SİSTEM
YAKLAŞIMI

Öğrencilerde
istenilen
değişikliğinin
davranış
gerçekleştirilebilmesi
öğretme-öğrenme durumlarına etki eden
bütün
unsurların
birlikte
düşünülüp
organize edilmesi ile yakından ilişkilidir.
Bu
durum
sistem
uygulanmasını gerekli kılar.
yaklaşımının
ÖĞRETME-ÖĞRENME
SİSTEMİ

Öğrencilerde
istenilen
davranış
değişikliğinin
gerçekleştirilebilmesi öğretme-öğrenme durumlarına
etki eden bütün unsurların birlikte düşünülüp organize
edilmesi ile yakından ilişkilidir. Bu durum sistem
yaklaşımının uygulanmasını gerekli kılar.
Öğretim Tasarımında “Sistem” yaklaşımı
Girdiler
İŞLEMLER Çıktılar
Dönüt (Kontrol)
Sistem yaklaşımı ile öğretimin planlanması
Girdi
İşlemler
Öğretim
programı
Planlama
Öğretmen
özellikleri
Öğrenci
özellikleri
Kaynaklar ve
imkanlar
Strateji yapma
Materyal
seçme ve
hazırlama
Öğretim
Değerlendirme
Çıktı
Öğrencide
davranış
değişikliği
SİSTEM TASARIMI TEMEL İLKELERİ
1.
2.
3.
4.
Tasarıma ilişkin kararlar verilmeden önce, sistemin amaçları,
yararlanılabilecek kaynaklar ve sınırlayıcı faktörler belirlenmelidir.
Sistem tasarımı geri dönüşümlüdür ve sürekli düzeltilmedir.
Sistemi meydana getiren unsurlar karşılıklı etkileşim
içindedir.Sistemin bir parçasında yapılan değişiklik sistemin diğer
parçalarını etkiler. Bu nedenle sistemin bir unsuru ile ilgili olarak
verilen kararların diğer unsurlar üzerindeki etkisi daima
gözönünde tutulmalıdır
Geliştirilen sistem ilgili alt ve üst sistemlerle uyumlu olmalıdır.

SİSTEM TASARIMININ KONTROLÜ

Öğretme-öğrenme sisteminin uygulamaya konulmadan
önce, yapılan hata ve noksanlıkları en aza indirmek
bakımından belli ölçütlere göre kontrol edilmesi
gereklidir. Bu ölçütlerden başlıcaları şunlardır;

1. Sitemin Amaçları: Geliştirilen sistem tasarımında
bütün unsurlar tasarlanan amaçları vermeye yönelik
olmalıdır. Amaçların gerçekleşmesine katkıda
bulunmayan unsurların sistemde yer alıp almadığı
gözden geçirilmelidir.

2. Kuram ve İlkeler: Sistem tasarımı, programın yönelik olduğu
alanla ilgili kuram ve ilkelerle uyumlu olmalıdır. Örneğin mesleki
teknik eğitimde yaparak ve yaşayarak öğrenme esastır ve ilke olarak
eğitim ortamı gerçek iş ortamına uygun olmalıdır.

3. Tasarım İlkeleri: Geliştirilen öğretme-öğrenme sistemi temel
sistem tasarımı ilkelerine uygunluk göstermelidir. Bu ilkeler, amaçlar
ve kaynaklar, sistemin düzeltilmesi, geri dönüşümlülük, etkileşim,
diğer sistemlerle uyumluluk gibi hususlarla ilgilidir.

4. Tekrarlar: Sistem içerisinde yer alan faaliyetlerde gereksiz
tekrarlardan kaçınılmalıdır. Tekrarlara amaçların gerçekleşmesine
katkıda bulunması durumunda yer verilmelidir. Özellikle becerilerin
geliştirilmesinde tekrarlar önemlidir.

5. İhtiyaçlara Uygunluk: Öğretme öğrenme sistemi hem toplumsal
ve bireysel ihtiyaçlara uygunluk göstermeli, bilimsel ve teknolojik
gelişmelere duyarlı olmalıdır.

6. Görevlerin Belirginliği: Sistemde yer alan herkesin görevleri
açıklıkla belirlenmelidir. Herkesin neyi yapacağı, kendisinden ne
beklenildiği farklı yorumlamalara imkan vermeyecek biçimde
belirlenmeli ve ilgililere önceden açıklanmalıdır. Rollerin belirsizliği
sistemi olumsuz etkiler.

7. Uygulanabilirlik: Tasarlanan sistem, gerçekçi ve mevcut
şartlarda uygulanabilir nitelikte olmalıdır. Uygulanabilirliği olmayan
bir planın pratik değer yoktur. Öğretme-öğrenme sistemi
geliştirildikten sonra bir kenara bırakılacak bir plan değildir. Sistem
uygulamaya konulmadan önce uygulanabilirlik yönünden özenle
kontrol edilmeli, varsa gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.
PROGRAM
TASARIMI
YAKLAŞIM VE
MODELLERİ
3. EĞİTİM PROGRAMI TASARIMLARI
Bir eğitim programı planlanırken işe öncelikle
programın nasıl olacağını tasarlamakla başlanır.
Bu süreçte şu dört soruya cevap aranmaktadır:




Ne yapılmalıdır?
Konu alanı neleri içermelidir?
Hangi öğrenme stratejileri, kaynak ve etkinlikleri
kullanılmalıdır?
Sonuçları değerlendirmek için hangi ölçme
teknikleri ve araçlar kullanılmalıdır?
Yaygın olan program tasarımı yaklaşımları şunlardır:
PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIMLARI
KONU
MERKEZLİ
TASARIMLAR
Konu Tasarımı
BİREY ( ÖĞRENEN )
MERKEZLİ
TASARIMLAR
SORUN ( ÇEKİRDEK )
MERKEZLİ
TASARIMLAR
Disiplin Tasarımı
Çocuk Merkezli
Tasarım
Yaşam Şartları
Tasarımı
Geniş Alanlı
Tasarım
Yaşantı Merkezli
Tasarım
Çekirdek (CORE)
Tasarımı
Süreç Tasarımı
Romantik (Radikal)
Tasarım
Toplumsal Sorunlar
Ve Yeniden Kurmacılık
Tasarımı
Korelasyon desen
(Disiplinler Arası)
tasarımı
Hümanistik ( İnsancıl)
Tasarım
Konu Merkezli Program Tasarımın
Genel Özellikleri
1. Programın merkezinde değişmeyen
evrensel
bilgi
vardır.
Bilgi
uzmanlarca düzenlenir ve öğretilir
2. Konuya ilişkin bilginin kazanılması
öğrenme için yeterli görülmektedir.
3. Temeli idealist, realist felsefedir.
4. Eğitim felsefesi ise esasicilik ve
daimiciliktir.
1. Konu Merkezli Tasarımlar
a. Konu Tasarımı
b. Disiplin Tasarımı
d. Süreç Tasarımı
c. Geniş Alanlı (Disiplinler Arası) Tasarım
2. Öğrenen ( Birey )
Merkezli Tasarımlar
İlerlemecilik ve Yeniden kurmacılık eğitim felsefesine dayanır.
Toplumun problemleri ve çözüm yolları üzerinde dururlar.
Öğrenciler toplumsal sorunları çözmede aktif rol almalıdır.
Bu tasarımlarda, öğrencinin kendi gözlemleri ve yaşantısıyla
öğrenme çabasına girmesi temeldir. Öğrenci sürece girdikten
sonra ilgi ve ihtiyaçlarına göre öğrenme etkinlikleri
belirlenmektedir.. Bu tasarımlar şunlardır:
a. Çocuk Merkezli Tasarımlar
b. Yaşantı Merkezli Tasarımlar
c. Romantik (Radikal) Tasarımlar
d. Hümanistik Tasarımlar
(Radikal )
3. Sorun Merkezli Tasarımlar
Bu program tasarımları; kültürel ve geleneksel
değerlerin
güçlenmesini
sağlamak,
ayrıca
toplumun halen karşılanmamış ihtiyaçlarına işaret
etmesi amacıyla düzenlenmiştir. Temel vurgusu
sorun çözmedir. Yeniden kurmacılık ilkelerine
dayanır.
Sorun merkezli tasarımlar şunlardır:
a. Yaşantı Şartları Tasarımı
b. Çekirdek (CORE) Tasarımı
c. Toplumsal Sorunlar ve Yeniden Kurmacılık
Tasarımı
EĞİTİMDE
PROGRAM
GELİŞTİRME
MODELLERİ
Program geliştirme modelleri,
bir program geliştirme tasarısı
hazırlanırken izlenecek alternatif
yolları
ve
izlenecek
sırayı
gösterir. Amerika , Avrupa ve
Ülkemizde
değişik
modeller
uygulanmaktadır
•ABD’DE YAYGIN
OLAN MODELLER
Taba Modeli: Tümevarım yaklaşımını
ele almıştır. Temelde 7 aşamadan
oluşmuştur.
Taba
modelinde
içerik öğesine daha çok ağırlık
verilmiştir. Sıralama şu şekildedir:
Taba Program Geliştirme Modeli (Oliva, 1988: 165)
TYLER MODELİ
Bu model rasyonel ( akılcı ) model olarak da
bilinmekte ve program geliştirme çalışmaları
daha kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
İlerlemeci yaklaşım ve tümevarım sürecini
benimser.
Program
geliştirme
sürecinde
hedefleri
belirlemek amacıyla, öncelikle birey, toplum
ve konu alanını inceler.
Tyler’in Program Geliştirme Modeli
TABA-TYLER MODELİ
Taba-Tyler
program
geliştirme
modellerinin ortak yönlerini ele alarak
geliştirilen ve rasyonel
planlama
modelidir.
!!! Türkiye’deki program geliştirme
çalışmalarında temel alınan bir modeldir.
BAŞLA
İHTİYAÇLARIN BELİRLENMESİ
GENEL HEDEFLERİN BELİRLENMESİ
Taba-Tyler Program
Geliştirme Modeli
HEDEFLERİN BELİRLENMESİ
İÇERİĞİN SEÇİMİ
İÇERİĞİN DÜZENLENMESİ
ÖĞRENME YAŞANTILARININ SEÇİLMESİ
ÖĞRENME YAŞANTILARININ DÜZENLENMESİ
DEĞERLENDİRME
SONUÇ YETERLİ Mİ?
EVET
AYRINTILI İŞLERİ
FORMÜLE ET
İŞLEMLERİ TEKRAR
BELİRLE
BİTİR
HAYIR
SİSTEM YAKLAŞIMINA GÖRE PROGRAM GELİŞTİRME MODELİ
(WULF VE SCHAVE)
Bu model, öğretmenler de program geliştirebilir sayıltısına
dayanır. Grup etkileşiminin eğitimdeki gelişmeleri olumlu
yönde etkileyebileceğini savunur.
Aşama
Problemin Tanımı
İşlem
Amacın
belirlenmesi
Komisyon üyelerinin seçimi
Amaçların
Gelişme
Değerlendirme
davranışlara
dönüştürülmesi
Uygun ders planı yazma
Öğretim materyallerinin
geliştirilmesi
Öğrenme ortamın desenlenmesi
Sonuçların
değerlendirilmesi
Sürekli dönüt sağlanması
AVRUPA’DA YAYGIN OLAN
MODELLER
1)Rasyonel Planlama Modeli (Teknokratik
Model)
2)Yenilikçi Durumsal Model ( Skillbeck )
3)Süreç Yaklaşımı Modeli ( Stenhouse )
1. RASYONEL PLANLAMA MODELİ (TAYLOR VE RİCHARD)
Genel Amaçlar
Amaçlar
Öğrenme Durumları
Değerlendirme
Taba-Tyler yaklaşışıma uygundur. Teknokratik model
de denir. Yeniden kurmacılık felsefesi görüşündedir.
DURUMSAL ( YENİLİKÇİ ) MODEL (SKİLBECK)
Durum Çözümlemeci
Amaçlar
Öğrenme-öğretme
Programı Desenleme
Uygulama
Değerlendirme
Okul merkezli program geliştirme anlayışına
ağırlık veren Yenilikçi Model olarak bilinir.
SÜREÇ YAKLAŞIMI MODELİ (STENHOUSE- 1975)
İçerik-Bağlam
Öğrenme Durumları
Genel Amaçlar
Değerlendirme
Öğretmenlerin ders planı yapmalarındaki
yaklaşımlardan esinlenir. Okul merkezlidir.
Hümanist ve İlerlemeciliğin etkisindedir.
TÜRKİYE’DE
YAYGIN OLAN
PROGRAM
GELİŞTİRME
MODELLERİ
MEB Yeni Program Geliştirme Modeli
MEB program modelinde diğer alanlarla bağlantı kurulması ve
disiplinler arası yaklaşım ve ara disiplin alanları vurgulanmaktadır.
Ara disiplin alanları
-Spor Kültürü Ve Olimpik Eğitim
-Sağlık Kültürü
-Rehberlik Ve Psikolojik Danışma
-Kariyer Bilinci Geliştirme
-Girişimcilik
-Afet Ve Güvenli Yaşam
-Özel Eğitim
-İnsan Hakları Ve Vatandaşlık
Bu
modele
programlardır.
göre
hazırlanan
programlar
etkinlik
temelli
Programların temelinde çoklu zeka kuramı ve yapılandırmacı
yaklaşım temel alınır.
SORU : Sınıf içi öğrenme öğretme süreçlerinde konu
merkezli yaklaşımları benimseyen bir öğretmen,
aşağıdakilerde en çok hangisine ağırlık verir?
(KPSS 2003)
A) Öğrenci katılımına
B) İçeriğin ayrıntılarına
C) İşbirlikli öğrenmeye
D)Çok yönlü etkileşime
E) Grup çalışmasına
CEVAP : B
SORU : İlköğretimin ilk üç yılında hayat bilgisi dersi
içinde ele alınan konular, 6., 7. ve 8. sınıflarda sosyal
bilgiler ve fen ve teknoloji dersleri, ortaöğretim
yıllarında ise tarih, coğrafya, sosyoloji, fizik, kimya
ve biyoloji dersleri içinde incelenir.
Derslerin bu şekilde yapılandırıldığı program
tasarımı aşağıdakilerden hangisidir? (KPSS 2007)
A) Geniş alan
B) Konu
C) Disiplin
D) Süreç
E) Çekirdek
CEVAP : A
SORU : Aşağıdakilerden
eğitim anlayışıyla ilgili
değildir? (KPSS 2006)
hangisi, çağdaş
ilkelerden biri
A) Her öğrenci öğrenebilir.
B) Her öğrencinin öğrenme biçimi kendine özgüdür.
C) Öğretim sürecinin merkezinde öğretmen yer alır.
D) Öğrenmeyi öğrenme önemlidir.
E) Öğrencinin deneyimlerinden yararlanılmalıdır.
PROGRAM GELİŞTİRMENİN PLANLANMASI

Program geliştirme çalışmalarının araştırma ve geliştirmeye dönük
olarak yönlendirilmesi gerekir. Bilim, teknoloji ve iletişim alanındaki
baş döndürücü gelişmeler program geliştirme çalışmalarının sürekli
olmasını, araştırma ve geliştirme çalışmalarının kesintisiz olmasını
gerekli kılar.

Bu süreçte pek çok soruya cevap aranmaktadır. Hiç kimseden bu
soruların tümüne tek başına cevap vermesi beklenemez. Bu
nedenle program geliştirme çalışmaları bir ekip çalışmasını ve
birlikte planlamayı gerekli kılar.

Program geliştirmenin planlanması; program çalışma gruplarının
oluşturulması, çalışma planının hazırlanması ve hedeflerin
oluşturulmasına temel teşkil edecek ihtiyaç saptama çalışmalarının
yapılmasını kapsamaktadır.

Program Karar ve Koordinasyon Grubu:

Temel işlevi hangi alanlarda program geliştirme
çalışmalarının yapılacağına karar vermek,
ülkenin başat eğitim felsefesinin bu programlara
yansıtılmasını sağlamak, hazırlanan programları
kabul ya da değiştirmede karar organı olarak
görev yapmaktır.

Bu grupta, MEB temsilcileri, program geliştirme
uzmanları, öğretmen örgütlerinin temsilcileri,
konu alanı uzmanları, veli ve öğrenci
temsilcilerine yer verilmelidir.

Program Çalışma Grubu:

Programın hazırlanması, uygulanması,
değerlendirilmesi ve geliştirilmesi
aşamalarında sürekli görev yapacak bir
gruptur.

Program geliştirme uzmanı, ölçme
değerlendirme uzmanı, ilgili konu alanı
uzmanı ve ilgili konu alanı öğretmeni yer
almalıdır.

Program Danışma Grubu:

Program çalışma grubunun programın her
aşamasına ilişkin çalışmalarını yürütürken
zaman zaman ihtiyaca göre danışma
yapabileceği bir eğitim uzmanları grubudur.

Eğitim felsefecisi, eğitim psikoloğu, eğitim
sosyoloğu, eğitim ekonomisti, eğitim yöneticisi,
eğitim teknoloğu, iletişim uzmanı gibi uzmanları
içerir ve ihtiyaca göre yenileri eklenebilir.
Örneğin yaygın eğitim programlarını
geliştirmede halkla ilişkiler uzmanına yer
verilebilir.

Program Geliştirme Çalışma Planı:

Program geliştirme çalışmalarına
başlamadan önce bu çalışmaların ne
kadar sürede yapılacağı, hangi işlemlerin
yapılacağının bir işlem zaman çizelgesi ya
da bir iş akış şemasında gösterilmesi çok
yararlıdır.
PROGRAM GELİŞTİRME
SÜRECİNDE
İHTİYAÇ BELİRLEME ( SAPTAMA )
VE DEĞERLENDİRME
13.12.2015
[email protected] / rize2011
110
13.12.2015
[email protected] / rize2011
111
İHTİYAÇ SAPTAMADA TEMEL SORUNLAR
1. Genel durum nedir?
2. Öğrenciler ile ilgili veriler nelerdir?
3. Ders kitaplarının içeriği nasıldır?
Sorularına yanıt aranmalıdır
13.12.2015
[email protected] / rize2011
112
13.12.2015
[email protected] / rize2011
113
İHTİYAÇ
BELİRLEME
YAKLAŞIMLARI
13.12.2015
[email protected] / rize2011
114
1. Farklar Yaklaşımı:
• Var olan başarı durumu
• ile
• beklenen başarı durumu
arasındaki farkı ortaya çıkarır.
Olması gereken - olan = ihtiyaç
13.12.2015
[email protected] / rize2011
115
• 2. Demokratik Yaklaşım:
• İhtiyaç, toplumdaki baskı
gruplarının
isteklerinden
hareketle
ortaya
çıkar.
Toplumdaki
çoğunluk
ne
isterse o alanda çalışma
yapılır.
•
13.12.2015
[email protected] / rize2011
116
• 3. Analitik Yaklaşım:
• Gelecekte
ortaya
çıkması
muhtemel
durumlardan
yola
çıkarak ihtiyacın belirlenmesidir.
• Eleştirel
düşünceden
çıkılarak çözüm aranılır.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
yola
117
13.12.2015
[email protected] / rize2011
118
• 4. Betimsel Yaklaşım:
• Bir nesnenin yokluğu ile ortaya
çıkacak zararlar ve o nesnenin
varlığının
ortaya
koyacağı
yararlardan
hareketle
ihtiyaç
belirlenir.
• Eğitimde kullanılan bazı materyallerin
olmaması durumunda nelerin olabileceği
üzerinde durur ve ihtiyacı buna göre belirler.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
119
• İHTİYAÇ BELİRLEME
DEĞERLENDİRME
TEKNİKLERİ
13.12.2015
[email protected] / rize2011
120
• İhtiyaç değerlendirmesinde kullanılan
başlıca teknikler şunlardır:
•
•
•
•
•
•
•
1. Delphi ( Anket ) Tekniği
2. Progel / Dacum Tekniği
3. Gözlem Tekniği
4. Meslek İş Analizi
5. Ölçme Araçları-Testler
6. Görüşme-Grup Toplantıları
7. Kaynak Tarama
13.12.2015
[email protected] / rize2011
121
• 1. Delphi Tekniği ( Anket Tekniği ) :
• Konu ile ilgili seçilmiş uzmanların ( en az 100 )
görüşlerinin alınması ve ortak görüş
sağlanmasıdır.
• Konu ile ilgili uzman kişilere mektup veya
e-mail gönderilir ve görüşleri alınır.
• Alınan cevaplarda bir gruplama yapılır.
• Daha çok geleceğe yönelik tahminlerde
bulunma için yapılır
13.12.2015
[email protected] / rize2011
122
2. Progel - Dacum Tekniği:
Bir işin yapılabilmesi için bireylerin hangi özelliklere sahip
olması gerektiğini ortaya çıkaran bir tekniktir. Uzmanları
tarafından işin gerekleri çıkarılır. Daha kısa zamanda sonuçları
alınır.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
123
13.12.2015
[email protected] / rize2011
124
3. Gözlem:
Kişileri gözleyerek bilgi toplama
yoludur. Okul merkezlidir.
Gözlem yaparken doğal gözlem
tercih edilmelidir.
Özellikle psikomotor becerilerin
belirlenmesinde kullanılır.
Gözlemler gözlem formuna işlenir.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
125
• 4. Meslek ( İş ) Analizi:
• Söz konusu mesleğe ait iş ve
işlem basamaklarını belirlemek
için yapılır.
• İş alt basamaklara ayrılır.
• Alt basamaklar bilişsel, duyuşsal
ve
devinişsel
basamaklardan
oluşur.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
126
5. Testler / Ölçme Araçları
Eğitimde test, bireyde aranan özelliklerin ne
miktarda var olduğunu belirlemek üzere
yapılan işlemlerdir.
Programın girişinde ya da sonunda öğrenciye
uygulanan (Başarı Testi) veya program
sürecinde
uygulanan
(İzleme
Testleri)
sayesinde öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek
mümkündür.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
127
6. Görüşme / Grup Toplantıları
Görüşme yoluyla öğrenenlerin ve programla
ilgili olabilecek tüm katılımcıların program
hakkındaki görüş ve tepkileri belirlenir.
Görüşme, yüz yüze olabileceği gibi anket
formları, tele konferans ya da internet aracılığı
ile de olabilir.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
128
7. Kaynak / Literatür Tarama
Son yıllarda yurt içi ve yurt
dışındaki
eğilimler,
bilimsel
çalışmalar, mevcut programa ilişkin
verilen raporlar değerlendirilerek
mevcut program incelenmektedir.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
129
Raporların değerlendirilmesi
• İhtiyaç değerlendirme çalışmalarında en
etkin
yollardan
biriside
denetçilerin
hazırladıkları
raporların
değerlendirilmesidir.
• Sağlıklı
bir
değerlendirme
gerçek
ihtiyaçların ortaya çıkmasını sağlayabilir.
13.12.2015
[email protected] / rize2011
130
13.12.2015
[email protected] / rize2011
131
13.12.2015
[email protected] / rize2011
132
13.12.2015
[email protected] / rize2011
133
13.12.2015
[email protected] / rize2011
134
13.12.2015
[email protected] / rize2011
135
13.12.2015
[email protected] / rize2011
136
13.12.2015
[email protected] / rize2011
137
HEDEFLERİN
BELİRLENMESİ - YAZIMI
Bir program tasarısı ;
Ölçme-
Öğelerinden oluşur
• Hedef “ Niçin ? “
• İçerik “ Ne ?”
• Eğitim Durumları “ Nasıl ? “
• Ölçme- değerlendirme “ Ne kadar ? “
Sorularına cevap arar
• HEDEF / DAVRANIŞ / KAZANIM
• Hedefler, öğrenciye kazandırılmak
üzere seçilen istendik özelliklerdir.
• Hedef, programın temel öğesi, temel
belirleyicisidir.
• Hedef, diğer öğelere yön verir
Not: Hedef/ Davranış ikilisinin yerine yeni programda
KAZANIM ifadesi kullanılmaktadır
• Türk Milli Eğitiminin Genel
Amaçları 1973 tarihli 1739 sayılı
Temel
Eğitim
Kanunu’nda
belirtilmiştir.
• Eğitimde hedefler
• dikey hedefler ve
• yatay hedefler olarak ikiye ayrılır.
1. Dikey Hedefler ;
•
a. Uzak Hedefler: Ülkenin politik felsefesini yansıtır.
Örnek: Türkiye’nin Avrupa birliğine girmesi çalışmaları,
ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması uzak
hedeflerdir.
• b. Genel Hedefler: Öğretim kademelerinin ve okulların
hedefleridir. Okulun iş görüsünü yansıtır. Uzak hedeflerin
yorumudur. Örnek: İlköğretimin hedefleri, ortaöğretimin
hedefleri.
• c. Özel Hedefler: Öğrenciye kazandırılması uygun
görülen özellikler ya da bir çalışma alanı için hazırlanmış
olan hedeflerdir. Örnek: Matematik dersinin hedefleri,
ünite hedefleri, konunun hedefleri.
Amaçların Hiyerarşik
Sınıflaması
Uzak Amaçlar
Milli Eğitimin Amaçları
Genel Amaçlar
Okulun Amaçları
Özel Amaçlar
Dersin Amaçları
Davranışsal Amaçlar
Konunun Amaçları
2. YATAY HEDEFLER ( AMAÇLAR )
Hedeflerin aşamalı sınıflandırılmasıdır.
Bloom taksonomisine göre yapılır.
Amaçlar 3’ ayrılır:
Duyuşsal Amaçlar
Bilişsel Amaçlar
Psiko-motor Amaçlar
(Devinişsel )
BİLİŞSEL HEDEFLER ( Bloom )
DEĞERLENDİRME
SENTEZ
( Birleştirme – Yaratma
ANALİZ) ( Çözümleme )
UYGULAMA
KAVRAMA ( Anlama )
BİLGİ ( hatırlama )
Bloom
• Değerlendirme
Düzenlenmiş Bloom
• Yaratmak
• Sentez
• Değerlendirmek
• Analiz
• Analiz etmek
• Uygulama
• Uygulamak
• Kavrama
• Anlamak
• Bilgi
• Hatırlamak
BİLİŞSEL HEDEF ÖRNEKLERİ:
1. Bilgi Basamağı ( Hatırlama ): Bilgiyi olduğu gibi tekrar
etmek. Öğrenme, hatırlama, tanıma; öğrenci
kendinden bir şey katmaz.
Örnek;
 Eğt. Plan. Ve Değ. İle ilgili temel kavramların bilgisi
 Bilgisayarda donanım parçalarını tanıyabilme
 Bilgisayar donanımıyla ilgili terimler bilgisi
 Sosyal bilgiler dersinde geçen başlıca tarihi olguların
bilgisi
 Fen bilgisi dersinde başlıca kavramların bilgisi
2. Kavrama ( Anlama ) Basamağı: (kavrayabilme,
açıklayabilme, yorumlayabilme vs.) Bilgiyi kendi
cümleleri ile ifade etme kendisine ait örnekler vermek
•Örnekler
Eğitimde program modellerinin özelliklerini
kavrayabilme
Coğrafya dersi ile ilgili haritaları okuyabilme
İstatistik dersinde bazı ölçme puanlarını grafikle
gösterebilme
Bilgisayar dersinde kelime işlem programlarının
özelliklerini kavrayabilme
3. Uygulama Basamağı: (Yapabilme, hazırlayabilme,
uygulayabilme vs.) Bilgileri yeni bir sorunun çözümünde
kullanma. Bilgileri yeni duruma uygulama
Örnekler
Eğt. Planlama dersinde kendi alanı ile ilgili günlük plan
hazırlayabilme
Eğt. Planlama dersinde kendi alanına uygun öğretim
yöntemlerini kullanabilme
Matematik dersinde dört işlemden yararlanarak problem
çözebilme
Bilgisayar dersinde donanım parçalarını kurallarına uygun
şekilde çıkarabilme
Bil. Dersinde bilgisayarın temel donanım bileşenlerinin
kurulumunu yapabilme
4. Analiz ( Çözümleme ) Basamağı: (Ögelerine
ayırabilme, analiz edebilme, çözümleyebilme vs.)
Parçalara ayırma, parçalar arasındaki farklılıkları
bulma, benzerlik ve farklılıkları bulma, ilişkileri
saptama. Birey durumu kendisi çözümler.
Başkasının bilgilerini tekrarlamaz. Akıl yürüterek
sonuca ulaşır.
Örnekler
 Eğt. Planlama dersinde program ögeleri
arasındaki ilişkileri ayırt edebilme
Kimya dersinde bir doğal bileşiği elementlerine
ayırabilme
Bilgisayarda verilerin nasıl işlendiğini
saptayabilme
5. Sentez
( Yaratma ) Basamağı: (geliştirebilme,,
önerebilme, düzenleyebilme vs.) Çözümlemenin karşıtı.
Küçük parçaları birleştirerek yeni bir şey ortaya
çıkarmak. Orijinal bir fikir üretmek.
Yeni fikirler
ekleyerek yeni şeyler ortaya çıkarır.
( Not: Bu basamak son düzenlemeye göre
, en son basamak olarak nitelendirilmiştir)
Örnekler
Eğt. Planlama dersinde alanıyla ilgili yeni bir
program tasarısı hazırlayabilme
Bil. Programlama dersinde özgün bir program
yazabilme
6. Değerlendirme Basamağı: (Yargılayabilme,
eleştirebilme, değerlendirebilme vs.) Bir ürünü belli
ölçütlere göre eleştirme. Sonucu değerlendirme.
İç ve dış ölçütlere göre değerlendirme.
Örnekler
Bir ders planını, plan hazırlama ilkelerine göre
değerlendirebilme
Pprogram modellerini karşılaştırıp, ülkemize
uygunluğunu değerlendirebilme
Materyal geliştirme dersinde hazırlanmış olan
powerpoint sunusunu, sunu hazırlama ilkelerine göre
eleştirebilme
KPSS
2011
CEVAP E
DUYUŞSAL
HEDEFLER
DUYUŞSAL HEDEFLER
KİŞİLİK
HALİNE
GETİRME
ÖRGÜTLEME
DEĞER
VERME
TEPKİDE
BULUNMA
ALMA
• Kişilik Haline Getirme:
• Kişinin bu basamaktaki davranışları onun karakterini
yansıtır. Bir bakıma dünya görüşünü, yaşam anlayışını
ortaya koyar. Kişinin tüm yaşamı boyunca oluşturduğu
duyuşsal özelikleri, bu basamakta hem tutarlı olmuş
hem de kapsam bakımından genişlemiş ve
zenginleşmiştir. Artık kişinin davranışları büyük bir
olasılıkla kestirilebilir.Yeni değerler sistemi ile tutarlı
tepkide bulunmaktır.
• Örnek: Trafik kurallarına uymayı alışkanlık haline
getirme.
PSİKO-MOTOR ( DEVİNİŞSEL)
HEDEFLER
YARATMA
DURUMA
UYDURMA
BECERİ HALİNE GETİRME
MEKANİKLEŞME
KLAVUZ DENETİMİNDE YAPMA
KURULMA
ALGILAMA ( UYARILMA )
PSİKO-MOTOR ALAN
• 1. UYARILMA (UYARILMA ) Bu basamakta
kişi, doğru becerinin nasıl yapıldığını önce
dikkatlice izler. Belli bir durumu duyu
organlarını kullanarak tanır.
– Beden Eğitimi dersinde vücut hareketlerini
gözleyebilme
– Fen Bilgisi dersinde temel doğal maddeleri
çeşitli duyu organlarıyla tanıyabilme
– Bilgisayar birimlerini tanıyabilme
2. KURULMA ( HAZIRLIK )
• Kurulma bireyin bir yaşantıya ya da
davranışa karşı hazır bulunulduğunu
ifade eder. Bu basamakta kişi belirli bir
beceriyi gerçekleştirmek için vücudunu
ya da duyu organlarını uygun konuma
getirir.
• Örnek: Bedenini bisiklet kullanmaya
hazır duruma getirme,
• Keman çalmak için vücudu uygun
konuma getirme
• 3. KLAVUZ DENETİMİNDE YAPMA
(Davranışlar
öğretmen
yardımıyla,
öğretmenin gözetimi ya da denetiminde
yapılır.)
Örnek;
– Fen Bilgisi dersinde basit deneyleri
laboratuarda
öğretmen
yardımıyla
yapabilme
– Öğretmen
yardımıyla
istenilen
bir
enstrümanı çalabilme
– Bilgisayarın donanım parçalarını öğretmen
gözetiminde sökebilme
4. MEKANİKLEŞME
• Bu basamakta kişi söz konusu beceride
otomatikleşmiştir. Ancak beceriyi
sergilerken hala öğretmen gözetimindedir.
• Örnek: Resim dersinde fırçayı hareket
ettirebilme, basit bir dans adımını
gösterme
 5. BECERİ HALİNE GETİRME
(Öğrenci, davranışları kendi başına, hiç kimseden
yardım almadan; istenilen nitelikte, istenilen sürede
ya da istenilen yeterlikte yapabilir.)
Örnek:
Müzik dersinde melodiyi ezgisine uygun icra
edebilme
İlk yardım hizmetlerini kurallara uygun yapabilme
Bilgisayarda on parmakla yazı yazabilme
Bilgisayar donanım parçalarını kurallarına uygun bir
şekilde sökebilme
Beden Eğ. De.de yüz metreyi 13 saniyenin altında
zorlanmadan koşabilme
 6. DURUMA UYDURMA (Kazanılan becerilerin
yeni bir problem durumuna kolayca uygulanmasıdır.
Bilgi transferi söz konudur.)
Elde ettiği becerilerle ilk kez karşılaştığı başka
bir müzik aletini çalabilme
Elde ettiği becerilerle, ilk kez karşılaştığı bir
elektronik aleti kolayca sökebilme
Elde ettiği becerilerle, programların yeni
versiyonlarını kolayca çalıştırabilme
 7. YARATMA (Senteze eşdeğerdir.
Yeni, orijinal bir şey ortaya koyma
esastır.)
Yeni ve orijinal bir hareket
yapabilme
Duygu ve düşünlerini anlatan özgün
bir resim yapabilme
• HEDEFLERİN NİTELİKLERİ
• 1. Hedefler öğrenci davranışlarına yönelik
olmalıdır.
• 2. Hedefler öğrenenin kazanması gereken
özelliği açık seçik belirtmelidir.
• 3. Hedefler öğretmenin değil, öğrencinin
yapacaklarını ifade etmelidir.
• 4. Hedefler öğrenme sürecine değil, öğrenme
ürününe dönük olmalıdır.
HEDEFLERİN NİTELİKLERİ
• 5. Hedefler, öğrenme ürününü gösterecek
nitelikte olmalıdır.
• 6. Davranışa dönüştürülebilecek nitelikte
olmalıdır.
• 7. Kendi içinde tutarlı olmalıdır.
• 8. Hedefler, tek tip öğrenme ürününü ifade
etmelidir.
• 9. Hedef, öğrencilerin kazanacağı davranışları
gösteren bir eylemi ifade etmelidir.
Bir Hedefte Bulunması Gereken
Özellikler
1)
Hedef
cümlelerinin
sonunda
ne
kazanılacağını
ifade
eden
kelime
kullanılmalıdır: Bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği,
alışkanlığı vs. veya “bilme” ekiyle biten bir bileşik
sözcük.
Örnek: - Matematik dersinde dört işlemden
yararlanarak problem çözebilme (çözme yeteneği)
- Bilgisayar Programlama dersinde, verilen bir
problem durumunun çözümüne en uygun
programı hazırlayabilme
• 2) Hedefler, bir konu alanı ile ilişkili (kenetli)
olmalıdır. (Kenetlilik)
• Örnek: - Felsefede geçen temel kavramların
bilgisi
- Bilgisayarda donanım parçalarını
tanıyabilme
- Bilimsel yöntemi kullanabilme (Yanlış).
Doğrusu:
- Fen Bilgisi dersinde verilen doğal problemlerin
çözümünde bilimsel yöntemi kullanabilme)
3) Açık-Seçiklik: Hedeflerin hangi konu ile ilgili olduğu
belirtilmelidir. Yani hedeflerde ders veya konular
açıkça belirtilmelidir.
Örnek: - Biyoloji Dersinde sürüngenlerin sindirim sistemi
bilgisi
-Problem Çözme ile ilgili süreçler bilgisi (Yanlış). Doğrusu:
- Mat. Der.de tam sayılarla ilgili problemlerin çözümünde
süreçler bilgisi
- Bilgisayarda komutları kullanabilme (Yanlış). Doğrusu:
Bilgisayarda işletim sistemlerine ilişkin komut işlemlerini
yapabilme
4) Öğrenciye Davranışına Dönüklük:
Örnek:
Türkçe
Der.de
noktalama
işaretlerini kullanma becerisinin öğretilmesi
(Yanlış). Doğrusu: Türkçe Der.de noktalama
işaretlerini kullanabilme
- Öğrencilere disket ile ilgili işlemleri yapma
becerisi kazandırmak (Yanlış). Doğrusu:
- Bilgisayar Dersinde disket ile ilgili işlemleri
yapabilme
Genellik ve Sınırlılık
Örneğin:
-Türkçe Derinde Günümüz Türkçesiyle yazılmış
düzeyine uygun bir metni anlayabilme
Sınırlılık
ilkesi:
Hedef
cümlesi
öğrenciye
kazandırılacak tek bir özelliği içermelidir.
Örnek:- Türkçe Dersinde duygu ve düşüncelerini
yazılı ve sözlü olarak anlatabilme (Yanlış)
Türkçe Dersinde duygu ve düşüncelerini yazılı
olarak anlatabilme (Doğru)
DAVRANIŞ YAZMA İLKELERİ
• 1. Davranışlar tümcelerinin sonunda
bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği, ilgililik,
farkındalık,
yazma, söyleme,
seçip
işaretleme, eşleştirme, kesme, biçme,
çizme vb. sözcüklerden biri bulunmalıdır.
• Örnek: imla kurallarının farkında oluş. Dört
işlem bilgisi… Verilen bir metnin ana fikrini
• açıklama… vb.
• 2. Davranışlar öğrenciye göre ve
öğrenme özelliğini belirtecek nitelikte
yazılmalıdır. Davranışlar öğretmenin
değil öğrencinin yapacaklarını ifade
etmelidir.
• Örnek: Eğitimde Planlama dersinde yeni bir
sınav tekniği geliştirme
• Bunun yanında “Eğitimde Planlama
dersinde öğrencilerin yeni bir sınav tekniği
geliştirmesini sağlama” davranış olamaz.
Çünkü cümle öğretmene yöneliktir.
• 3. Öğrenme sürecine dönük cümleler
davranış olamaz. Davranışlar öğrenme
ürününü ifade etmelidir.
• Örnek: Program geliştirme dersinde , içerik
seçiminde dikkat edilecek hususları yazar
• 4. Konu başlıkları davranış olamaz.
• Örnek: “Okulumuzu tanıyalım.” Hayat
Bilgisi dersinde bir konu olduğundan
davranış olamaz.
• 5. Davranış ifadeleri kapsamlı aynı
zamanda sınırlı olmalıdır. Davranışlar bir
yandan bir grubu ifade ederken, bir yandan
da tek bir özelliği göstermelidir.
• Örnek: Program Geliştirme dersinde
programın ögelerini açıklayabilme.
• Program Geliştirme dersiyle sınırlandığı için
sınırlı programın tüm ögelerini (hedef,içerik,
eğitim durumları, değerlendirme) kapsadığı
için kapsamlıdır.
• 6. Davranışların hangi içerikle ilgili
olduğu belirtilmelidir.
• “Kavramların anlam bilgisi” yanlış.
“Türkçe
dersindeki
kavramların
anlam bilgisi.” doğru.
• 7. Davranışlar binişik olmamalı, bitişik olmalıdır.
Bir davranışın bittiği yerde diğer davranış
başlamalı. Davranışlar iç içe girmemelidir.
• Örnek: ”Coğrafya dersinde Türkiye’nin coğrafi
bölgelerini söyleme ve haritada gösterme”
• ifadesinde birden fazla hedef vardır. Bunun
yerine
• ”Coğrafya dersinde Türkiye’nin coğrafi
• bölgelerini söyleme” ve ”Coğrafya dersinde
Türkiye’nin coğrafi bölgelerini haritada
• gösterme” şeklinde iki davranış yazılmalıdır
• 8.
Davranışlar
hangi
alanla
ilgili
yazılıyorsa o alanın niteliklerine ve
basamaklarına uygun olmalıdır. Bilişsel,
duyuşsal ve psikomotor alanlarla ilgili
davranışlar ayrı ayrı yazılmalı.
• Örneğin: Düzeyine uygun spor dallarını
sevme ve yapma yanlış.
• 9. Davranışlar birbirini destekler
nitelikte
olmalı,
birbiri
ile
çelişmemelidir.
Dersin,
okulun,
öğretim kademesinin, Milli Eğitim’in
hedefleri arasında tutarlılık olmalı.
• 10. Davranışlar kolaydan zora,
basitten karmaşığa ve somuttan
soyuta doğru sıralanmalıdır.
• Örneğin bilişsel alanla ilgili önce bilgi,
sonra kavrama, sonra da uygulama
• düzeyinde davranış yazılmalıdır.
İlköğretim 4. Sınıf
Ders :Matematik
Konu :Kümeler
Hedef:Kümeler arasındaki eşitlik-denklik
ilişkilerini kavrayabilme.
Hedef Davranışları:
1-İki kümenin eşit olup olmadığını sebebi
ile söyleme
2-İki kümenin eşit olup olmadığını sebebi
ile yazma.
3-İki kümenin eşit olup olmadığını sembol
kullanarak yazma.
3-İki kümenin denk olup olmadığını
sebebi ile söyleme.
4-İki kümenin denk olup olmadığını
sembol kullanarak yazma.
5-En çok 5 küme arasından, denk
olanları işaretleyip sembol kullanarak
yazma.
6-En çok beş küme arasından, eşit
olanları işaretleyip sembol kullanarak
yazma.
HAYAT BİLGİSİ – ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR
Konu : Hayvanlar 1. Hayvanlar Canlıdır
Hedef: Hayvanları bir canlı olarak kavrayabilme
Davranışlar :
1.Hayvanların her canlı gibi doğup yaşayıp öldüklerine
örnekler verme
2.Yumurtlayarak ve doğurarak üreyen hayvanlara
örnekler verme
3.Hayvanların yaşamlarını sürdürmek için hava, su ve
besine ihtiyaç duyduklarını söyleme
HAYAT BİLGİSİ – ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR
Konu : Hayvanlar 2. Hayvanların Çeşitliliği
Hedef: Hayvanların çeşitliliği bilgisi
Davranışlar :
1. Çevresinde gördüğü hayvanlara örnekler verme
2. Çevresinde karada yaşayan hayvanlara örnekler verme
3. Çevresi dışında, karada yaşayan hayvanlara örnekler
verme
4. Suda yaşayan hayvanlara örnekler verme
5. Sürünerek hareket eden hayvanlara örnekler verme
6. Çevresinde gördüğü memeli hayvanlara örnekler verme
HAYAT BİLGİSİ – ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR
Konu : Hayvanlar 3. Hayvanların Özellikleri
Hedef: Hayvanların temel özellikleri bilgisi
Davranışlar :
1.Balıkların yaşadıkları ortamları söyleme/yazma
2.Kurbağaların yaşadıkları ortamları söyleme/yazma
3.Kurbağaların ne ile beslendiklerini söyleme/yazma
4.Sürüngenlerin yaşadıkları ortamları söyleme
5.Kuşların yaşadıkları ortamları söyleme/yazma
HAYAT BİLGİSİ – ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR
Konu : Bitkiler
Hedef: Bitki tohumunun görevlerini kavrayabilme
Davranışlar :
1.Verilen bitkilerde tohumu gösterme
2.Verilen bir bitki tohumundan, hangi bitkinin
yetişeceğini söyleme
3.Görünüş yönünden, bitki tohumları arasındaki
farklılıkları-benzerlikleri açıklama
4.Besin olarak yararlanılan bitki tohumlarına örnekler
verme
HAYAT BİLGİSİ – ÇEVREMİZDEKİ CANLILAR
Konu : Bitkiler 1. Bitkilerde Büyüme
Hedef: Bitkilerin büyüme şartlarını kavrayabilme
Davranışlar :
1.Bitkilerin, su ihtiyaçlarının nasıl karşılandığını
açıklama
2.Bitkilerin, güneş ışığına olan ihtiyaçlarını açıklama
3.Yeterli ışık alan ve almayan bitkiler arasındaki
farkları açıklama
4.Bitkilerin su, toprak, ışık ve hava ihtiyaçları
karşılanmaz ise, sonucun ne olacağını açıklama




EĞİTİM PROGRAMLARININ İÇERİK BOYUTU
Programın içerik boyutunda belirlenen amaçlara ulaşmak
için “ne öğretelim?” sorusuna yanıt aranmaktadır.
İçeriğin düzenlenmesinde temel ilkeler arasında;
somuttan soyuta, kolaydan zora, bütünden parçaya ya
da parçadan bütüne, günümüzden geçmişe, olaylardan
genellemelere, yakın çevreden uzağa doğru yapılan bir
sıralama vardır. Bu ilkelere her ders için geçerli olabilir.
Ayrıca içerik, çağdaş ve bilimsel bilgiye ters
düşmemelidir.
Her şeyden önemlisi ise içeriğin hedeflerle tutarlı ve
öğrenciler için anlamlı olmasıdır. Ayrıca içerikte yer
alacak bilgilerin dayanıklı ve güvenilir olması da
önemlidir.
Seçilen içerik;
 1. Hedef davranışlarla tutarlı olmalı
 2. Öğrenci için anlamlı olmalıdır.
 3. Öğrencilerin gelişim düzeyine uygun
olmalı.
 4. Güncel olmalı.
 5. Bilimsel açıdan doğru olmalı.
 6. Öğrencilerin ön bilgilerine ve geçmiş
yaşantılarına uygun olmalı.

7. Uygulanabilir olmalı.
 8. Kendi içinde tutarlı olmalı.
 9. Kullanılabilir ve yararlı olmalı.
 10. Ekonomik olmalı.
 11. Öğrenilebilir ve gerçek yaşamla ilişkili
olmalı.
 12. Anlamlı olmalı.
 13. Sistematik olmalı.
 14. Öğrenciyi düşünmeye yöneltmeli.



İçerik düzenlenirken uyulması gereken
bazı kurallar vardır. Bunlar;
Somuttan soyuta,
 Basitten karmaşığa,
 Kolaydan zora,
 Yakından uzağa olarak sıralanabilir.
 İçerik aşamalı ve biri birinin ön koşulu
olacak şekilde sıralanmalı.


İÇERİK
DÜZENLEME
YAKLAŞIMLARI
• 1. Doğrusal Programlama Yaklaşımı:
• Tyler tarafından geliştirilmiştir. Birbiri ile
ardışık sıralı, yakın ilişkili, zorunlu ve
önkoşul öğrenmelerin ağırlıklı olduğu
konuların düzenlenmesinde kullanılır.
Matematik, Tarih, Fen bilgisi gibi
aşamalılık özelliği taşıyan dersler için
kullanılır.
• 2. Sarmal Programlama Yaklaşımı:
• Bruner tarafından önerilmiştir. İçerik, doğrusal bir sıra
izlemez. Daha önce öğrenilmiş konular gerektikçe tekrar
edilebilir. Bu programla hazırlanmış içerikler daha esnektir.
Her konunun kendi içindeki konuları arasında bir ardışıklık
söz konusu olabilir. Öğrenme süresi ve öğrenilecek
konular kontrollüdür. Özellikle yabancı dil öğretiminde
kullanılır.
• 3. Modüler Programlama Yaklaşımı:
• Vygotsky tarafından geliştirilmiştir. Konular modüller
halinde düzenlenir. Modüllerin birbirleriyle ilişkili
olması beklenmez. Önemli olan modüllerin anlamlı
bir bütün oluşturmasıdır. Konuların hangi sırayla
öğretileceği açısından esnektir. Öğretim sonunda
alınacak sonuçlar bellidir. Her modül kendi içinde
doğrusal, sarmal gibi yaklaşımlarla düzenlenebilir.
Meslek ve beceri eğitimi gerektiren derslerde
kullanılır. Vatandaşlık, fen bilgisi gibi derslerde
kullanılır.
Soru : İçerik düzenlenirken konuların öbekler
hâlinde
düzenlendiği,
bu
öbeklerin
birbirleriyle ilişkili olmasının beklenmediği,
ancak her birinin anlamlı bir bütün
oluşturması
gerektiğini
vurgulayan
programlama
yaklaşımı
aşağıdakilerden
hangisidir? (KPSS 2007)
A) Modüler
D) Doğrusal
B) Proje merkezli
E) Sarmal
C) Piramitsel
A
• 4. Piramitsel Programlama Yaklaşımı:
• İlk yıllarda geniş tabanlı konuların yer aldığı
ileriki yıllarda konuların gittikçe daraldığı ve
uzmanlaşmanın olduğu bir yaklaşımdır.
Program esnek değildir. Öğrencinin
programın sonunda durumu bellidir. Alanın
uzmanı olur.
ÇEKİRDEK PROGLAMA YAKLAŞIMI
ÇEKİRDEK PROGLAMA YAKLAŞIMI
A
B
• 6. Konu Ağı-Proje Merkezli Program
Yaklaşımı:
• J.Dewey tarafından önerilmiştir. Öğrencilere
konuların ağı bir harita gibi çıkarılır. Belirli
zamanlarda nerelerde olmaları gerektiği söylenir.
Konular küçük projeler olarak da belirlenebilir.
Konuların içeriğine öğrenciler grup ya da
bireysel olarak kendileri karar verir.
•
A
A1
B
B1
B2
A2
• 7. Sorgulama Merkezli Programlama
Yaklaşımı:
• J.Dewey tarafından önerilmiştir. İçerik
öğrencilerin sorularına göre düzenlenir.
Öğrencilerin soruları ve gereksinimleri
ön planda tutulur.
• 8. Disiplinlerarası Programlama
Yaklaşımı:
• Merkeze alınan bir derste işlenen konu
diğer derslerde de benzer olarak veya
aynısı işlenir. Dersler arasında ilişki kurulur.
Örnek: mihver ders olan Hayat Bilgisi
dersinde 23 Nisan Bayramı işlendiğinde
diğer derslerde de aynı konu işlenir.
• SORU : 2005’te uygulamaya konulan ilköğretim programında, disiplinler
arası yaklaşım izlendiği belirtilerek “ara disiplin” kavramı ve uygulaması
benimsenmiştir. Belirlenen sekiz ara disiplin kazanımları on iki dersin içine
yerleştirilmiştir.
• Programda yer alan “ara disiplin” kazanımlarına ulaşılma konusunda
öğretmenler, öncelikle aşağıda belirtilen durumların
hangisiyle
karşılaşabilirler? KPSS 2008
• A) İçeriğin yoğunluğu nedeniyle ara disiplinlere yeterli zaman ayıramama
• B) Ara disiplinler öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyine uygun olmadığı için
zorlanma
• C) Ara disiplinler öğrencilerin gereksinimlerine uygun olmadığı için ilgi
toplayamama
• D) Öğretmen eğitimi programlarında ara disiplin konularında eğitim
almadıkları için yetersiz olma
• E) Millî Eğitim Bakanlığı ara disiplin konularında öğretim planı üretmediği
için zorlanma
•
• CEVAP : D
•
• SORU :
• I. İçeriğin alt konuları arasında ardışık sıralanmaların olduğunu ve yeri
geldiğinde önceki öğrenilenlerin daha kapsamlı olarak yeniden öğretilmesi
gerektiğini savunan bir içerik düzenleme yaklaşımıdır.
• II. Aşamalılık özelliği taşıyan konuların düzenlenmesinde kullanılan, ardışık,
sıralı, yakın ilişkili ve zorunlu konulara uyan bir içerik düzenleme
yaklaşımıdır.
• III. Öğrenme ünitelerinin öbeklere ayrıldığı, konuların öğretim sırası esnek,
her dilimin bir bütün oluşturduğu içerik düzenleme yaklaşımıdır.
• Yukarıda özellikleri belirtilen içerik düzenleme yaklaşımları
aşağıdakilerin hangisinde doğru sırada verilmiştir?KPSS 2009
•
I
II
III
• A) Piramitsel
Doğrusal
Modüler
• B) Sarmal
Doğrusal
Piramitsel
• C) Çekirdek
Piramitsel
Modüler
• D) Sarmal
Doğrusal
Modüler
• E) Sarmal
Çekirdek
Piramitsel
•
• CEVAP : D
• Soru : Sosyal bilgiler dersinde, teknolojik ürünlerin
hayatımızda
yaptığı
değişikliklerle
ilgili
içerik
düzenlemesinde,
sorgulama
merkezli
programlama
yaklaşımı kullanılacaktır.
• Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşıma uygun içerik
düzenleme aşamasında sorulabilecek bir soru değildir?
( KPSS 2010)
• A) Alana ilişkin bilimsel dokümanlara ne kadar sıklıkla
yönlendirmektedir?
• B) Konunun yaşamsal önemi nedir?
• C) Ele alınacak konular evrensel nitelikte midir?
• D) Okul dışında öğrenilmesi zor olan bilgiler nelerdir?
• E) Birden fazla uzmanlık alanı seçeneği sunmakta mıdır?
•
• CEVAP : E
• SORU : Bir eğitim programında, amaçlara
ulaşmayı sağlayacak konu içeriği genellikle çok
geniş olduğu için, içerik belirlenirken belli ölçütler
kullanmak gerekmektedir.
• Aşağıdakilerden hangisi bu ölçütlerden biri
değildir? ( KPSS 2010 )
• A) Toplumsal fayda
• B) Bireysel fayda
• C) Gelişim özellikleri
• D) Konular arası ilişkilendirme
• E) İçeriğin sunulma biçimi
•
• CEVAP : E




EĞİTİM DURUMLARININ DÜZENLENMESİ
Eğitim durumları program geliştirme çalışmalarının süreç
boyutunu oluşturmaktadır.Öğrenciye istenilen
davranışların kazandırılmasını sağlayan öğrenme
yaşantılarının düzenlenmesi bu aşamada ele
alınmaktadır.
Öğrencilerde istenilen davranışların geliştirilebilmesi için
yaşantıların etkili biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.
Bunun içinse öğrenme- öğretme süreçlerinin nasıl
gerçekleştirilmesi gerektiğinin; temel öğretme-öğrenme
strateji yöntem, ve tekniklerinin bilinmesi ve uygulanması
gerekmektedir.
Program içerisinde ayrı dersler olarak göreceksiniz
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMENİN
EĞİTİMDEKİ YERİ VE ÖNEMİ
Ölçme ve değerlendirme
süreci olmadan
planlı bir eğitim süreci söz
konusu olamaz.
Planlı eğitim sürecinde cevap verilmesi gereken bazı sorular
Cevap aranan soru
Ortaya çıkan eğitim boyutu
1. Niçin eğiteceğiz?
1. Eğitimin amacı
2. Ne öğreteceğiz?
2. Eğitimin içeriği
3. Nasıl kazandıracağız?
3. Eğitimin yöntemi
4.Nerede eğiteceğiz?
4. Eğitimin ortamı
? 5. Ne kadar öğrenildi?
5. Ölçme ve değerlendirme
Eğitim süreci içerisinde ölçme ve değerlendirme sonuçları ile;

öğrencilerin kazanacağı davranışları açıkça gösteren
yeterliğe dayalı amaçlara ne ölçüde ulaşıldığını,

öğretme-öğrenme sürecinde karşılaşılan güçlükleri
belirleyebiliriz.

Toplanan bilgilerle, yeterliğe dayalı amaçlarda, öğretim
stratejilerinde, kullanılan öğretim materyallerinde vb.
unsurlarda düzenlemeler yapabiliriz.
Ayrıca ölçme ve değerlendirme sonuçları ile;

öğrenciye davranışını nasıl değiştireceği, nasıl geliştireceği hakkında
bilgi verir,

yeterince başarılı olan öğrenciyi motive eder,

öğrenci hakkında verilecek kararlara dayanak oluşturur,

öğretmene kendi öğretiminin etkililiğini belirleme fırsatı verir,

ilgililere eğitimin nitelik ve niceliği hakkında bilgi sağlayabiliriz.
Ayrıntılı bilgileri program içerisinde ayrı dersler
olarak göreceksiniz
Download

program gelıstırme - Doç. Dr. Yavuz ERİŞEN