KPSS KONU ANLATIMI
Web: http://www.rehberlik.biz.tr
Mail: [email protected]
6. ÜNİTE
PROGRAM TASARISI
HAZIRLAMA: HEDEF ÖĞESİ
KPSS’de bu bölümden her
ortalama 1 soru gelmektedir.
yıl
Bu bölümdeki sorular genellikle bilgi
veya örnek verilerek sorulan yarı bilgi
sorusu şeklindedir.
PROGRAM TASARISI
HAZIRLAMA: HEDEF ÖĞESİ
Programın ilk ve temel öğesi olan hedeflerin belirlenmesi
aşaması, program tasarısı sürecinin en önemli aşamasıdır.
Diğer öğeler hedeflere göre belirleneceğinden, hedeflerin
belirlenmesinde yapılacak bir yanlış, programın bütün
boyutlarına yansıyacaktır.
Hedefler Niçin eğitiyoruz? sorusunun yanıtıdır.
Programlar hangi temel öğe ile başlar? ya
da programların ilk temel öğesi nedir?
denildiğinde hedef (kazanım),
Program geliştirme süreci hangi aşama ile
başlar? denildiğinde ihtiyaç belirleme
Program geliştirme aşamasının ilk aşaması
nedir? denildiğinden çalışma komisyon
gruplarının
oluşturulması
akla
gelmelidir.
5
HEDEFLERDE OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER
1) Açık seçiklik: Hedefler, açık seçik olmalı ve herkes tarafından aynı
olarak anlaşılmalıdır. Mesela; “demokrasiyi açıklar” ifadesi açık
değildir. Bunun yerine “demokrasinin önemini açıklar” olmalıdır.
2) Ulaşılabilirlik: Hedefler, bireyin gelişim seviyesine, okulun ve
çevrenin özelliklerine göre gerçekleştirilebilir ve ulaşılabilir (yani
öğretimin sonunda) olmalıdır. Öğrenci seviyesinin altında veya
üstündeki hedefler ulaşılabilir değildir.
Mesela; Ortaöğretim ve öğrenciler için “Matematik dersinde dört işlem
gerektiren beli başlı problemleri çözer.” hedefi uygun bir hedef değildir;
çünkü bu hedef öğrenci seviyesinin altındadır.
Mesela; İlköğretimdeki öğrenciler için “Elektrik akımının manyetik
etkisiyle ilgili olarak öğrenciler; manyetik alan içerisinde üzerinden
akım geçen bir tele etkiyen kuvvetin nelere bağlı olduğunu deneyerek
keşfeder.” şeklinde bir hedef uygun değildir; çünkü seviyesinin
üzerindedir.
3) Kenetlilik (İlişkili): Hedefler, içerikle (konu alanıyla) bağlantılı
olmalıdır. Hedef cümlesinin başında bir ders, ünite veya konu adı
olmalıdır. Mesela; "Temel öğeleri bilir" şeklinde bir hedef uygun
değildir, çünkü ne ile ilgili olduğu belli değildir. Fakat "Eğitim
programlarının temel öğelerini bilir" uygun bir ifadedir.
4) Tutarlılık: Hedefler birbiriyle çelişmemelidir, birbirini destekler
nitelikte olmalıdır. Yani hedefler, iç ve dış tutarlılığa sahip olmalıdır.
İç tutarlılık, dersin hedefleri diğer hedeflerle (dersin, okulun)
çelişmemesi; dış tutarlılık ise, hedefin toplumun, MEB’in genel
hedeflerine (gerçeklerine) aykırı olmamasıdır.
5) Yararlılık (ihtiyacı giderme): Hedefler, bireyin, toplumun ve konu
alanının ihtiyaçlarına yanıt vermelidir ve yarar sağlamalıdır. Hedefe
ulaşıldığında bireye bir fayda sağlamalıdır.
6) Ekonomiklik: Hedef, ona ulaşmak için harcanan masrafa ve
yapılan çabalara değer olmalıdır.
7) Genellik ve Sınırlılık: Genellik; hedeflerin bir grup (yani birden
fazla) davranışı ifade edecek ölçüde kapsamlı olmasıdır.
Sınırlılık; hedeflerin sadece tek bir özelliğe (tek bir ürüne)
yönelik olmasıdır.
Mesela; "Eğitim programının öğelerini bilir" hedefine yönelik
aşağıda davranışlar verilmiştir.
Eğitim programının öğelerini yazma
Eğitim programının öğelerinin tanımlarını yazma
Eğitim programının öğeleriyle tanımlarını eşleştirme
Verilen hedef yukarıdaki davranışların tamamını kapsadığı için
geneldir. Ayrıca hedef ve davranışların tümü aynı düzeyde (bilgi
basamağı) olduğu için sınırlıdır.
8) Süreklilik: Gelişmeye dönük ve süreklilik içinde olmalıdır.
9) Öğrenme ürününe dönüklük: Hedefler, öğrenme sürecini değil,
öğrenme ürününü yansıtmalıdır. Yani öğrenme sürecini başarıyla
bitiren bir öğrencinin ne yapabileceğini göstermelidir.
10) Öğrenci yaşantısına dönüklük: Hedefler öğrencinin öğrenme
etkinliklerine aktif olarak katılmasını sağlayacak özelliklere sahip
olmalıdır.
11) Öğrenci davranışına dönüklük: Öğrenci davranışına ya da
özelliğine dönük olmalıdır. Kazanım sürecin sonunda öğrenciden
bekleneni ifade etmelidir. Bu sayede hedef gözlenebilir ve
ölçülebilir bir nitelik kazanır. Öğretmen davranışları veya ünite
başlıkları hedef olamaz. Mesela; “demokrasiye ilişkin kavramları
öğretmek” bir hedef davranış olamaz. Çünkü öğretmek,
yazdırmak, yaptırmak gibi davranışlar öğretmen davranışına
dönüktür. Bunun yerine hedeflerin “öğrenir, yazar, yapar, uygular
vb.” şeklinde tamamlanması gerekir.
12) Bitişik olma: Hedefler birbirini tamamlayıcı (birbirini izleyen
aşamalı bir yapıya) nitelikte olmalıdır.
Mesela; bilgi basamağındaki hedef gerçekleşmeden kavrama
basamağındaki hedef gerçekleşemez.
Mesela; “Bir gerçek sayının pozitif tamsayı ve negatif tamsayı
kuvvetini açıklar ve üslü sayılarla ilgili problemler çözer.” hedefi
uygun bir hedef değildir. Bu hedefin “Bir gerçek sayının pozitif
tamsayı ve negatif tamsayı kuvvetini açıklar.” “Üslü sayılarla ilgili
problemler çözer.” şeklinde düzeltilmesi gerekir.
12) Binişik olmama: Bir hedefin kapsamı diğer hedeflerin
kapsamına girmemelidir. Hedefler iç içe girmemelidir. Bir
hedefin bittiği yerde diğer hedef başlamalıdır.
Aşağıdakilerden hangisi bir öğretim programında hedeflerin
(kazanımların) taşıması gereken niteliklerden biridir?
A) Kitaptaki bilgilerle paralellik taşıması
B) Öğretim sürecinde neler yapılacağına açıklık getirmesi
C) Öğretmenin
öğretim
sürecindeki
rolünü
ve
sorumluluğunu belirtmesi
D) Hayatta kullanılabilir ve toplumun gereksinimlerine
uygun olması
E) Aradisiplin hedefleriyle bağlantılı olması
HEDEF
DİKEY
HEDEFLER
UZAK
HEDEF
GENEL
HEDEF
ÖZEL
HEDEF
YATAY
HEDEFLER
BİLİŞSEL
ALAN
DUYUŞSAL
ALAN
PSİKOMOTOR
ALAN
DİKEY HEDEFLER
a) Uzak Hedefler: Ülkenin politik felsefesini yansıtır. Oldukça genel
ve soyuttur. Atatürk’ün “Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak” sözünde
ifadesini bulmuştur. Kaynağını anayasadan almaktadır. Mesela; Milli
eğitimin genel amaçları, Atatürk ilkelerine bağlı bireyler yetiştirmek, iyi
yurttaş, iyi vatandaş, meslek sahibi olmak.
b) Genel (Yakın) Hedefler: Ülkenin eğitim felsefesini yansıtır.
Öğretim kademelerinin ve okulların hedefleridir. Uzak hedeflerin
yorumlanması ve ayrıntılandırılmasıdır. Bu hedefler, milli eğitim şurası
raporları, kalkınma planları gibi metinlerde yer alır. İki seviyede ele
alınır. Birincisi milli eğitimin genel hedefleri, ikincisi de okulun
hedefleridir. Mesela; İlköğretimin hedefleri, ortaöğretimin hedefleri.
c) Özel Hedefler: Genel hedefler doğrultusunda belirlenen derslerin
hedefleridir. Bir ders düzeyinde öğrencilerin kazanması gereken
özellikler ve davranışlardır. Dersin ya da ünitenin hedefleridir. Mesela;
Matematik dersinin hedefleri, ünite hedefleri, konunun hedefleri.
Fen ve teknoloji dersi öğretim programının vizyonu
bütün öğrencilerin, bireysel farklılıkları ne olursa olsun,
fen ve teknoloji okuryazarı olarak yetişmesidir.
Bu vizyon aşağıdaki hedeflerden hangisine örnek
olarak verilebilir?
A) Özel hedefler
B) Yakın hedefler
C) Milli hedefler
D) Uzak hedefler
E) Temel hedefler
HEDEF
TÜRÜ
Uzak
(İdeal)
Genel
(Yakın)
Özel
(Hedef )
Aşağı
inildikçe
ayrıntı
artar,
kapsam
azalır.
Planlanırk
en
uzaktan
özele,
gerçekleşti
rilirken
özelden
uzağa
doğru
hareket
edilir.
İLGİLİ
OLDUĞU
PROGRAM
ÖZELLİKLERİ
ÖRNEK
Eğitim
Programı
-Ülkenin politik felsefesini
yansıtır.
-İdeal insan nitelikleri
-Soyuttur, ölçülemez
-Toplumun vizyonunu
gösterir.
-Çağdaş uygarlık düzeyine
ulaşmak
-Güçlü, büyük ve lider bir
devlet olmak
Öğretim
Programı
-Ülkenin eğitim felsefesini
yansıtır.
-Uzak amaçların yorumu
(ayrıntılı açıklaması) olarak
ifade edilir.
-Milli eğitimin genel
amaçları
-Okul kademelerinin
amaçları
-Okul türlerinin amaçları
Ders Programı
-Uzak/genel amaçlara göre
somut.
-Ne zaman, nerde ve nasıl
gerçekleşeceği belirlidir.
-Derslerin amaçları
-Ünitenin /modülün
amaçları
YATAY HEDEFLER
1) Bilişsel Alan: Bloom taksonomisine göre yapılır. Anderson ve
Krathwohl taksonomiyi geliştirmiştir.
Bilgi (Hatırlama)
Bilgilerin olduğu gibi hatırlandığı ve aynen tekrar edildiği
basamaktır. Birey kendinden hiç bir şey katmaz.
Birey hatırlar, tanımlar, sıralar, listeler, eşleştirir, söyler,
yazar, seçer, altını çizer, kavramları bilir, ezberler.
Örnekler;
 Program geliştirmeye ilişkin kavramları tanımlar ve söyler.
 Türkiye’nin coğrafi bölgelerini sayar.
 Erikson’un psiko-sosyal gelişim dönemlerini sıralar.
 Tevhid-i Tedrisat Kanun’un çıkarıldığı tarihi hatırlar.
 Güvenirlik katsayısı formülünü ezberler.
Kavrama (Anlama)
Bilgilerin yorumlanarak farklı şekilde ifade edilebildiği basamaktır.
Birey bilgiyi içselleştirir, kendine mal eder.
Bilgiyi kendi cümleleri ile ifade eder, açıklar, yorumlar, özetler,
ayırt eder, kendisine ait örnekler verir, adlandırır (başlık),
çevirir (dönüştürür), grafikleştirir, tablolaştırır, öteler
(tahminde, çıkarımda bulunur).
Örnekler:
 Öğrenme kavramını kendi cümleleriyle tanımlar.
 Almanca bir cümleyi Türkçeye çevirir.
 Kavrama basamağına uygun örnekler verir.
 Sosyometri sonuçlarına göre sosyogram grafiğini çizer.
 Küresel ısınmanın getireceği sonuçları tahmin eder.
 Rehberlik hizmetlerinde müşavirlik hizmetinin önemini açıklar.
 Taba modelini Tyler modelinden ayırt eder.
TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT ÖABT
Sinekli Bakkal romanını işleyen Elif Öğretmen, öğrencilerine iki parça vermiş ve bu
parçalardan hareketle “Sinekli Bakkal romanının okuru kimdir?” sorusunu
öğrencilerine yöneltmiştir:
I. Halide Edip Adıvar tarafından kaleme alınan Sinekli Bakkal’ın, okuru en çok çeken
yönü herhâlde II. Abdülhamit Dönemi’nin İstanbul’unu her kesimden insana yer
vererek anlatmasıdır. Bu sayede roman herkes tarafından okunmaktadır.
II. Halide Edip Adıvar tarafından kaleme alınan Sinekli Bakkal’da okuyucu gibi; II.
Abdülhamit Dönemi’nin İstanbul’unda fakir kenar mahallesi, zengin konaklar ve
saray çevresinde yaşayan insanlara da yer verilmiştir.
Bu parçalara göre soruya cevap veren öğrenciler, Bloom’un aşağıdaki bilişsel
alan basamaklarının hangisini kullanmaktadır?
I
A) Bilgi
B) Bilgi
C) Kavrama
D) Uygulama
E) Değerlendirme
II
Kavrama
Uygulama
Kavrama
Analiz
Analiz
Çözüm: Birinci paragrafta Halide Edip Adıvar
tarafından ele alınan Sinekli Bakkal’da II. Abdülhamit
Dönemi aynen anlatılmakta romanda herkes tarafından
okunmaktadır. Bu bilgi düzeyinde bir kazanımdır.
İkinci paragrafta ise Sinekli Bakkal’dan hareketle II.
Abdülhamit Dönemi’ne ait unsurlar örneklendirilerek
açıklanmıştır. Bu da kavrama düzeyidir.
Uygulama
Bireyin daha alt basamaklarda öğrendiklerini yeni durumlarda
kullanabilmesini içerir.
Bilgileri
(ilkeleri,
kuralları,
yöntemleri)
yeni
durumlarda kullanır, uygular, problem çözer, hazırlar,
yapar, transfer eder, hesaplar.
Örnekler:
 Derste öğrendiği formülü kullanarak matematik problemini çözer.
 Sınavda aldığı netlere göre puanını hesaplar.
 Bir kişinin tansiyonunu ölçer.
 Coğrafya dersinde öğrendiği bir ülkenin haritasını çizer.
 Kimya dersinde verilen deneyi yapar.
 Yazdığı kompozisyonda noktalama işaretlerini kullanır.
 Ünitelendirilmiş yıllan plan hazırlar.
Almanca dersinde öğrendiklerinden yararlanılarak
bir turistle Almanca konuşabilen bir öğrenci hangi
düzeyde bir bilişsel davranış göstermiş olur?
A) Bilgi
B) Sentez
C) Kavrama
D) Uygulama
E) Değerlendirme
Analiz
Bilgilerin ayrıştırılması, sınıflandırılması, ilişkilendirilmesi ve
karşılaştırılmasını (parçalar arasındaki benzerlik ve farklılıkları
bulma) içerir.
Parçalama, bölme, analiz etme, karşılaştırma, kıyaslama,
ayırt etme, bölümlere / gruplara / sınıflara ayırma, saptama,
belirleme, inceleme, irdeleme.
Örnekler:
 Farklı eğitim programlarını kıyaslar.
 Bir cümleyi öğelerine ayırır.
 Program tasarım modellerini karşılaştırır.
 Aile ve toplum arasındaki ilişkileri belirler.
 Türk milli eğitimindeki en önemli sorunu tespit eder.
Öğretmen, lise II. sınıf öğrencilerinden yerel seçimlerde siyasi
partilerin yaptıkları tanıtım çalışmalarını izlemelerini, izledikleri
partileri “gerçekçilik”, “dürüstlük” ve “insan onuruna saygı”
ölçütleri açısından eleştiren bir sunum hazırlamalarını ister.
Öğrencilerin bu çalışmayla ulaşması beklenen hedef,
hangi alana ve düzeye yöneliktir?
A)
B)
C)
D)
E)
Alan
Duyuşsal
Duyuşsal
Bilişsel
Bilişsel
Bilişsel
Düzey___
Tepkide bulunma
Örgütleme
Kavrama
Uygulama
Analiz
ÇÖZÜM: Öğretmen öğrencilerden partileri izlemeleri gerçeklik,
dürüstlük, insan onuruna saygı gibi ölçütlerle KIYASLAMALARI,
eleştiri yapmalarını istiyor. Öğrencilerden istediği karşılaştırma,
kıyaslama yapmalarını istediği içinde ANALİZ oluyor.
Okuduğunu anlama, kavramlar arası ilişkileri açıklama ve
karşılaştırma bilişsel alan öğrenmeleridir. Siyasi partileri gerçekçilik,
dürüstlük ve insan onuruna saygı gibi ölçütler açısından yani bir
bütünü bir takım ölçütlere, öğelere ayırarak incelemek ise hedefin
düzeyinin analiz olduğunu göstermektedir.
Not: Eğer öğrencilerden partileri değerlendirmelerini ve sonuca
varmalarını isteseydi BİLİŞSEL ALANIN değerlendirme basamağı
olacaktı.
BİYOLOJİ ÖĞRETMENLİĞİ ÖABT
Bilişsel
alan
dikkate
alındığında
aşağıdaki
kazanımlardan hangisi, diğerlerine göre daha üst
düzey bir seviyededir?
A) Ökaryot bir hücrede bulunan organellerin görevlerini
açıklar.
B) Tohumlu ve tohumsuz bitkilere yakın çevreden
örnekler verir.
C) Çimlenmiş bir tohumun üzerinde başlıca kısımları
gösterir.
D) Eşeyli üremenin, genetik çeşitliliğe nasıl bir
katkıda bulunduğunu irdeler.
E) Hücre zarından madde geçiş yollarını listeler.
ÇÖZÜM: A şıkkı açıklar olduğu için kavrama, B şıkkı
örnekler verir olduğu için kavrama, C şıkkı çevirme
olduğu için kavrama, E şıkkı listeler olduğu için bilgi
basamağıdır.
Fakat D şıkkı ise irdeleme olduğu için analiz
basamağıdır.
Sentez (Yaratma)
Bilgilerin kullanılmasıyla yeni ve özgün bir şey ortaya
çıkarmak, orijinal bir fikir üretmek vardır.
Birleştirme, yaratma, üretme, tasarlama, planlama,
derleme, örgütleme, formüle etme, önerme, keşfetme, inşa
etme, grafik-şema hazırlama.
Örnekler:
 Yeni bir eğitim programı hazırlar.
 İlerlemecilik eğitim felsefesinin Türk milli eğitimine
katkısı hakkında bir yazı yazar.
 Eğitim sisteminin sorunlarına yeni çözüm önerileri
getirir.
“Küreselleşmenin
eğitim
üzerindeki
etkileri”
konusunda özgün bir kompozisyon yazma çalışması
yapan Pınar’ın, bilişsel alanın hangi düzeyinde
beceriler geliştirmesi beklenir?
A)
B)
C)
D)
E)
Kavrama
Sentez
Değerlendirme
Analiz
Bilgi
COĞRAFYA ÖĞRETMENLİĞİ ÖABT
Yenilenemeyen kaynakların kullanımı ve alternatif kaynaklar
konusunu soru-cevap yöntemine göre işleyen bir coğrafya
öğretmeni; bilginin analiz, sentez ve değerlendirme
düzeyleriyle ilgili öğrencilere sorular yöneltmek istemektedir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, sentez düzeyinde
bir sorudur?
A) Yenilenemeyen kaynaklar nelerdir?
B) Mevcut alternatif kaynaklar nasıl kullanıma
açılabilir?
C) Alternatif kaynakların özellikleri nelerdir?
D) Yenilenemeyen kaynakları sınıflandırabilir misiniz?
E) Alternatif kaynaklar nerelerde bulunur?
ÇÖZÜM: A, C, E şıkkı yenilemeyen kaynakların ne
olduğu, alternatif kaynaklarının özelliklerinin ne olduğu,
nerelerde olduğunu bilmek hatırlama olduğu için bilgi, D
şıkkı sınıflandırma olduğu için analiz basamağıdır.
Fakat B şıkkı alternatif kaynakların nasıl kullanılma
açılacağı ile ilgili özgün, orijinal bir fikir üretmeye
dayalı olduğu için sentez basamağıdır.
Değerlendirme
Bilişsel alanın en üst basamağıdır. Bir ürünü belli ölçütlere göre
eleştirme, sentez sonucunu değerlendirme ve yargıya varmadır.
Yargılama, kritik etme, sorgulama, ispat etme, karar
verme, sonuca ulaşma, takdir etme, yorumlama, ölçütle
karşılaştırma.
Örnekler:
 Bir eğitim programının yetersiz olduğuna karar verir.
 Bir makaleyi, makalede bulunması gereken özelliklere göre
eleştirir.
I.
Bir hücre modeli oluşturarak hücreyi oluşturan ögelerin
birbirleriyle ilişkisini gösterme
II. Hücre organellerinin görevlerini kendi cümleleriyle ifade etme
III. Canlının hücrelerden oluştuğunu örneklerle açıklama
IV. İki farklı dokuya ait iki hücrenin temel ögelerini eşleştirme
V. Daha önce duymadığı tek hücreli bir canlı türü tasarlama
Yukarıdaki kazanımlardan hangisi Bloom’un bilişsel
sınıflamasına göre daha üst düzeydedir?
A) I
C) III
B) II
C) IV
E) V
alan
ÇÖZÜM:
I-Bir hücre modeli oluşturarak hücreyi oluşturan ögelerin birbirleriyle
ilişkisini gösterme (analizdir, çünkü bilgilerin ilişkilendirilmesinden
bahsetmiş).
II- Hücre organellerinin görevlerini kendi cümleleriyle ifade etme
(kavramadır, çünkü bilgilerin özümsenerek kendi cümleleriyle ifade
edilmesinden bahsedilmiş)
III- Canlının hücrelerden oluştuğunu örneklerle açıklama
(kavramadır, çünkü bir duruma örnek vermeden bahsedilmiş)
IV- İki farklı dokuya ait iki hücrenin temel ögelerini eşleştirme (bilgi
basamağıdır, çünkü eşleştirmeden bahsedilmiş)
V- Daha önce duymadığı tek hücreli bir canlı türü tasarlama
(sentezdir, çünkü daha önce duymadığı özgün, orijinal bir canlı türü
tasarlamadan bahsedilmiş).
Bütün öğrencilerin büyük bir dikkatle katıldıkları Türkçe dersinde Bahar
I
Öğretmen öğrencilerden öğrendiklerine ilişkin farklı örnekler vermelerini
II
ister. Ayrıca öğrendiklerini kullanarak bir öykünün temel çatısını kurmalarını
III
temel çatısını kurmalarını sağlar.
Yukarıda verilen uygulamada altı çizili öğrenci davranışları sırasıyla
duyuşsal ve bilişsel alanın hangi düzeyindedir?
A)
B)
C)
D)
E)
I ____
Alma
Değer verme
Alma
Değer verme
Alma
__II
Bilgi
Bilgi
Kavrama
Analiz
Kavrama
___III___
Sentez
Sentez
Uygulama
Uygulama
Sentez
ÇÖZÜM:
I- büyük bir dikkatle katıldıkları (duyuşsal alan/alma basamağıdır,
çünkü dikkat etmeden bahsedilmiş, alma basamağında seçici dikkat
vardır).
II- farklı örnekler vermelerini (bilişsel alan/kavrama basamağıdır,
çünkü bireyin kendisine ait farklı örnekler vermesi kavramadır).
III- öğrendiklerini kullanarak bir öykünün temel çatısını kurmalarını
temel çatısını kurmalarını (bilişsel alan/uygulama basamağıdır, çünkü
bireyin daha alt basamaklarda öğrendiklerini yeni durumlarda
kullanabilmesi, transfer etmesi söz konusudur).
Bilgi: Trafik kurallarının tanımını yapabilme
Kavrama: Okula gelirken uyması gereken trafik kurallarına örnekler
vererek açıklayabilme
Uygulama: Taşıtlar ile yayalar arasında trafik kuralı ihlali yaşanan
örnek bir olayda hataları ve hatalı tarafı bulabilme
Analiz: Bir dört yol kavşağında trafik lambası, yaya geçidi olup
olmama durumlarına göre taşıtların ve yayaların uyması gereken
trafik kurallarını tespit etme
Sentez: Öğrencilerin trafik kurallarını okulda öğrenerek alışkanlık
kazanmalarının toplum hayatı için gerekliliğini tartıştığı bir köşe
yazısı yazabilme
Değerlendirme: Herhangi bir ülkenin trafik kurallarını
ülkemizdekiler ile karşılaştırarak, bizde eksik gördüklerini
eleştirebilme
YENİLENEN BLOOM TAKSONOMİSİ
Bloom’un orijinal taksonomisinde bilişsel alan tek boyutludur ve
hedefler basitten karmaşığa 6 alt basamağı içermektedir. Ancak,
Anderson ve Krathwohl’un öncülüğünde yapılan çalışmalarla 2001
yılında hedef düzeylerinin bilişsel alanı 2 boyutlu olarak yeniden
boyutlandırılmıştır.
Bu boyutlandırma işlemi ile aşamalı sınıflamanın dikey boyutunu
“bilgi” yatay boyutunu ise “bilişsel süreç” oluşturmaktadır.
1) Bilişsel süreç boyutu: Bu boyuttaki değişiklikler şöyledir:
 “Bilgi” basamağı “hatırlama”
 “kavrama” basamağı “anlama”
 “sentez” basamağı “yaratma” olarak yeniden isimlendirildi.
Ayrıca sentez basamağı en zor ve en üst basamak olarak
sınıflandırıldı.
ORJİNAL TAKSONOMİ
YENİLENEN TAKSONOMİ
Yaratma (Sentez)
Değerlendirme
Analiz
Uygulama
Anlama (Kavrama)
Hatırlama (Bilgi)
2) Bilgi boyutu: Olgusal, kavramsal, işlemsel ve üst bilişsel bilgi
yer alır.
 Olgusal bilgi: Öğrencilerin bir ders kapsamında öğrendikleri en
temel bilgidir. Olgusal bilgi bir disipline ait terimleri ve öğelerin
ne olduğunu bilmeyle ilgilidir. Terminoloji (terim bilgisi),
belirli ayrıntı ve öğelerin bilgisidir.
Mesela; Algı nedir, duyarsızlaşma nedir gibi sorulara cevap
verebilen öğrenci bu temel bilgileri öğrenmiştir demektir.
 Kavramsal bilgi: Öğrenciler belirli bir derse ait kuramlar,
kanunlar, bağıntılar vb. kapsamındaki bilgileri kendi içindeki
bütünlüğü ve ilişkiyi bilmeleriyle ilgili bilgi türüdür. Yani
sınıflamalar, kategoriler, ilkeler, prensipler, genellemeler,
kuram, yapı ve modellere ilişkin bilgiler bu kapsamda yer alır.
Mesela; Einstein’ın izafiyet ve görelik kanunu, Gestalt ilkeleri
 İşlemsel (Prosedür) bilgi: Bir işin nasıl yapılacağıyla
ilgili bilgilerdir. Konuya özel beceri, teknik, yöntemlerin
bilgisi, uygun işlemlerin ne zaman, nasıl kullanılacağıyla
ilgili ölçütlerin bilgisi bu bilgi kapsamındadır.
Mesela; psikolojide görüşme teknikleri, bilimsel yöntem.
 Üst bilişsel bilgi: Bireyin kendi bilişinin farkında
olması ve genel bilişi (yürütücü biliş) hakkındaki
bilgisidir. Var olan bilgilerini en iyi hangi yolla
edindiklerini bilen bireylerin üst bilişsel bilgiye sahip
oldukları söylenebilir.
Mesela; kişisel olarak, metni eleştirirken güçlü, yazarken
zayıf olduğunun bilgisi, kendi bilgi düzeyinin farkındalığı.
Bir öğrenci tarih dersine çalışırken özet çıkarma ve
kavram haritaları hazırlamanın, etkili öğrenme yolları
olduğunun farkına vararak bunları uygular.
Öğrencinin bu uygulaması aşağıdaki bilgi türlerinden
hangisine daha uygun bir örnektir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sözel
Kavramsal
Olgusal
İşlemsel
Üst bilişsel
2) Duyuşsal Alan: İçsel öğrenmeleri, tutumları, duyguları,
sevgileri ve ilgileri içerir.
Alma
Bu düzeydeki kişi, belli bir olayı fark etme isteğinde olmalıdır.
Farkında olma, almaya isteklilik (gönüllülük) ve seçici
dikkatlilik diye üç alt düzeyi vardır.
Sorma, seçme, ilgi duyma, kabul, merak etme ve dikkat
etme bu basamakla ilişkilidir.
Örnekler:
 KPSS için hangi yayınları seçeceği konusunda dikkat eder.
 HEDEF konusunun ÖABT için öneminin farkına varır.
 Konferanstaki konuşmaları dikkatlice dinler.
 Radyoda Kayahan ile ilgili şarkıları dinlemeye dikkat eder.
Bütün öğrencilerin büyük bir dikkatle katıldıkları Türkçe dersinde Bahar
I
Öğretmen öğrencilerden öğrendiklerine ilişkin farklı örnekler vermelerini
II
ister. Ayrıca öğrendiklerini kullanarak bir öykünün temel çatısını kurmalarını
III
temel çatısını kurmalarını sağlar.
Yukarıda verilen uygulamada altı çizili öğrenci davranışları sırasıyla
duyuşsal ve bilişsel alanın hangi düzeyindedir?
A)
B)
C)
D)
E)
I ____
Alma
Değer verme
Alma
Değer verme
Alma
__II
Bilgi
Bilgi
Kavrama
Analiz
Kavrama
___III___
Sentez
Sentez
Uygulama
Uygulama
Sentez
Tepkide bulunma
Genellikle ilgiler ön plandadır. Kişi uyarıcılara bilinçli tepkide
bulunur ve onlarla ilgilenir. Bir şeye karşı ilgili, istekli olma,
tepkide bulunma ve cevap vermeyi gerektiren basamaktır.
3 alt düzeyi vardır: kişinin uyarıcıya karşı uysallık göstermesi (razı
olma), tepkide istekli olması ve tepkide doyumlu olması (zevk alma).
İzleme, onaylama, öneride bulunma, cevap verme, tartışma,
görev ve sorumluluk alma ve uymayı içerir.
Örnekler:
 KPSS’yi kazanmaya isteklidir.
 Trafik kurallarına uyar.
 Halı sahada futbol oynamaktan zevk alır.
 Bir felsefi kitap ile ilgili tartışmaya katılır.
 Okulda verilen bir görevi itiraz etmeden kabul edip yapar.
 TEMA vakfında gönüllü olarak çalışır.
Değer verme
Hedefler; tutum, inanç ve değerlerle ilgili olabilir. Kişinin bir şeyin
değerini kabul ettiği ve bir dereceye kadar önemsediği aşamadır.
3 alt düzeyi vardır: birey bir değeri kabul eder ve değer verir
(önemser), bir değeri diğerine tercih eder (yeğleme), inandığı değere
kendini adar ve inandığı değer için başkalarını ikna etmeye çalışır.
Takdir etme, açık olma, savunma, destekleme, yeterliliği
artırma, katılma, önemseme, protesto etme, inkar etmeyi içerir.
Örnekler:
 Farklı düşüncelere ve eleştirilere karşı açık olma
 “Yurtta sulh, dünyada sulh” ilkesinin insanlık için taşıdığı
önemi takdir etme.
 Bedensel engelli arkadaşlarına yardım etmeye önem verme.
 Futbol maçı yerine bir bilimsel konferansa gitme.
 Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumaya kendini
adama.
SOSYAL BİLGİLER
ÖĞRETMENLİĞİ ÖABT
Sosyal bilgiler dersinde ‟Bilinçli bir tüketici olarak
isteklerini ayırt eder.” kazanımını içselleştirmiş bir
öğrenci, ailesine ve arkadaşlarına bilinçli tüketici
olmamız gerektiğini anlatmaktadır.
Öğrencinin göstermiş olduğu bu davranış Bloom
taksonomisinde duyuşsal alanın hangi basamağını
ifade eder?
A) Alma
B) Tepki verme
C) Örgütleme
D) Değer verme
E) Karakter hâline getirme
ÇÖZÜM: Öğrenci içselleştirdiği bilinçli tüketici
olma olgusunu; ailesine ve arkadaşlarına
bilinçli tüketici olmamız
anlatarak savunmakta ve
çalışmaktadır.
gerektiğini
ikna
etmeye
Örgütleme
Bir konu, bilgi, olguya ilişkin görüşleri organize etmeyi gerektirir.
Bu düzeyde kişi, yeni değerler, yeni örüntüler oluşturur. Bu
düzeyde, hem başkalarınca oluşturulan değerleri hem de kendisince
benimsenen değerleri irdeler ve bir sonuca varır. Sonunda kendi
içinde çelişmeyen özgün kendi değerler sistemini oluşturur.
Değerler sistemine yenilerini ekleyerek farklı değerleri bir araya
getirme davranışlarını kapsayan bu düzeyde; Kararlı davranma,
denetleme, yaşama geçirmeye çalışma, belli ilkelere göre
yaşamını düzenleme, kuramsallaştırma, örgütleme, formüle
etme, karşılaştırma, birleştirme davranışlarını içerir.
Örnekler:
 Trafik kurallarına uymada kararlı davranır.
 KPSS’yi kazanmak için hazırladığı ders planına göre günlük,
haftalık yaşamını düzenleme.
 Davranışlarını büyüklere saygı esasına göre düzenleyebilme.
Kişilik haline getirme
Kişinin bu basamaktaki davranışları onun kişiliğini
(karakterini) yansıtır. Bir bakıma dünya görüşünü, yaşam
felsefesini ortaya koyar.
Bir davranışı içselleştirme, özümseme, gözden geçirme,
değiştirme, tamamlama, alışkanlık haline getirme, ödün
vermeden davranma vardır.
Örnekler:
 Trafik kurallarına uymayı alışkanlık haline getirir.
 Buluşmalarına sürekli zamanda gider.
 Doğayı ve canlıları korumayı bir yaşam felsefesi haline
getirir.
 Toplumda, demokratik ve insancıl kişiliğiyle tanınır.
Duyuşsal
alan
kazanımlarının
kazandırılması ve hedeflere ulaşılıp
ulaşılmadığının ölçülüp değerlendirilmesi
diğer alanlara göre zordur.
Çünkü diğer alanlar kadar gözlenebilir ve
ölçülebilir değildir; içsel öğrenmeleri,
tutumları, duyguları, sevgileri ve ilgileri
içerir.
54
Aşağıdaki davranışlardan hangisinin öğretilmesinin ve
değerlendirilmesinin en zor olduğu söylenebilir?
A)
B)
C)
D)
Kendini topluma hizmet yoluna adama
Bir problemin çözümüne ilişkin hipotez kurma
Bulgulardan hareketle genellemelere varma
Demokratik davranışların toplumsal yaşam
üzerindeki etkilerini yorumlama
E) Güneş enerjisinin aydınlatma teknolojisinde
kullanımına ilişkin deney tasarlama
ÇÖZÜM: A şıkkındaki Kendini topluma hizmet yoluna
adama DUYUŞSAL alanın değer verme basamağına aittir.
Diğer şıklar bilgi basamağına aittir.
B şıkkı sentez (hipotez kurma, özgünlük var)
C şıkkı değerlendirme (genellemelere varma; sonuca, karar
varma demektir)
D şıkkı kavrama (yorumlamadan bahsediliyor)
E şıkkı sentez (deney tasarlama, özgünlük var)
3) Psikomotor Alan:
Algılama
Duyu organlarıyla bir beceriye, becerinin gerçekleşme
aşamalarına dikkat etmeyi, izlemeyi, farkına varmayı ifade
eder.
Bir beceriyi teşhis etme, fark etme, dikkat etme, farkı
belirtme, tanımlama, yorumlama, ilişkilendirme, seçme,
ayırmayı içerir.
Örnekler:
 Arkadaşının otomobil kullanma becerisine dikkat eder.
 Bir konserde kemanın nasıl çalındığını izler.
 Arabanın motorunun bozulduğunun farkına varır.
 Müziği belirli bir dans adımıyla ilişkilendirir.
Kurulma (Hazırlık)
Beceriyi, davranışı yapmaya hazır olma durumudur. Bu
basamakta kişi belirli bir beceriyi gerçekleştirmek için
vücudunu ya da duyu organlarını uygun konuma getirir.
Başlama, gösterme, açıklama, hareket etme, sürdürme,
cevaplama, sergileme, gönüllü olma davranışlarını içerir.
Örnekler:
 Bir bireyin otomobil kullanmaya hazır oluş vaziyete
gelmesi
 Futbol topuna vurmak için uygun vücut duruşunu
gösterme
 Keman çalmak için vücudu uygun konuma getirme
Kılavuzla Yapma
Bireyin, bir beceriyi bir başkasının yardımıyla yapması, onun
gözetiminde yapması, taklit etmesi, kendi kendine yapmasıdır
(deneme yanılmada bulunmasıdır).
İnşa etme, düzenleme, şekillendirme, sökme, sergileme, ikiye
ayırma, birleştirme, onarma ve karıştırma, saptama,
dokunarak değiştirme, organize etme, taslak çizmeyi içerir.
Örnekler:
 Ahmet bisikleti babasının yardımıyla kullanır.
 Derya arabayı babasını gözlemleyerek kullanır.
 Golf vuruşunu hocasının gösterdiği gibi yapar.
 Bir araba tamircisinin araba parçalarını sökerken çırağına da
yaptırması.
 Bir öğrencinin öğretmenin gözetiminde model üstünde elbise
dikmesi.
Mekanikleşme
Bir beceriyi normal bir şekilde (istenen standartlara yakın)
gerçekleştirebilme aşamasıdır.
Kimseden yardım almadan davranışı düzgün yapma vardır.
Ancak bazı ufak hatalar yapılabilmektedir. Beceriyi sergilerken
hala kılavuz gözetimindedir.
Örnekler:
 Ahmet bisikleti istenen standartlara yakın düzeyde
kullanır.
 Sezen düzgün ve okunaklı yazar.
 Ufuk sunum makinesini çalıştırabilir.
 Şeyma basit bir dans adımını gösterebilir.
Beceri haline getirme
Becerinin çok iyi, hatasız ve rahat şekilde
gerçekleştirilmesi söz konusudur. Hedef davranışları kendi
başına, hiç kimseden yardım almadan, o işin gerektirdiği
standartlarda yapmasıdır.
Ustalıkla yapma, kendi kendine yapma, hatasız yapma,
standartlara uygun yapmayı içerir.
Örnekler:
 Ahmet klavyeyi çok iyi, hızlı ve hatasızca kullanır.
 Şebnem elektrikli süpürgeyi beceriyle kullanır.
 Ufuk otomobili ustalıkla kullanır.
Duruma uydurma
Kazanılan psikomotor becerilerin karşılaşılan yeni psikomotor
beceri isteyen durumlarda da uygulanması durumudur. Yani bu
düzeyde önceden kazanılan becerilerin alana genellemesi,
transfer edebilmesi söz konusudur.
Uyarlama, değiştirme, başkalaştırma, yeniden düzenleme,
yeniden organize etme, yanlışları düzeltme, başka türlü
yapmayı içerir.
Örnekler:
 Araba kullanmayı iyi bilen Ahmet, farklı markadaki
otomobilleri de rahatlıkla kullanabilmektedir.
 Bisiklet kullanmayı iyi bilen Sezer, motosikleti de bir iki
denemeden sonra sürebilmektedir.
 Tenis oyununu, rakibin stiline göre uyarlama.
 Suyun akış hızına göre yüzme tekniğini değiştirme.
Yaratma
Yeni bir motor beceri icat etme ya da kendine özgü bir
psikomotor ürün ortaya koymadır.
Özgünlük, orijinallik, yaratma, üretme, inşa etme,
tasarlama,
tanzim
etme,
birleştirmeyi
içerir
(Bilişseldeki sentez basamağıyla aynıdır).
Örnekler:
 Orijinal bir yüzme stili geliştirme
 Bir müzik kompozisyonu yazma
 Yeni bir elbise stili tasarlama
 Bir dans akımı yaratma
Türk Millî Eğitimi yurttaşlarına,
• topluma karşı sorumluluk duyma,
• geniş bir dünya görüşüne sahip olma,
• hür ve bilimsel düşünce gücüne sahip olma
genel hedeflerini kazandırmak istemektedir.
Yukarıda belirtilen davranışlar, Bloom’un taksonomisine göre
aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır?
A) Duyuşsal - duyuşsal - bilişsel
B) Duyuşsal - bilişsel - psikomotor
C) Duyuşsal - bilişsel - duyuşsal
D) Bilişsel - duyuşsal - psikomotor
E) Bilişsel - bilişsel - duyuşsal
Download

Örnekler