iHSAN KETiN
Hayat1 ve Eserleri
A. M. CELAL SENGOR, 1.T.U. Maden Fakiiltesi, Jeo loji BOliimii, Te~vikiye - istanbuI
«San'atc;1 yukanya dogru, kendi haysiyetine
ve kendisini yonlendiren kurallara dogru bax:malldir; al)ag1ya, ki~isel mutluluguna vie ih:j.
yac;larma dogru degil - mumkun olanla gere Kli olamn birlel)iminden ideali yaratmaga Galll)malld1r - bunu tum duygusal ve ak1lsal :jekillere buruyerek sessizce sonsuz zamamn ic;ine
atmalldir».
Friedrich .von Schiller
Napl1 yap1lan ilk defa kel)feden, gec;en yuzy1lm
buyuk Frans1z jeologu Marcel Bertrand, Eduard
Suess'un «Arz1n <;ehresi» adli dev yap1tm1n Frans1z.
ca tercumesine yazm11) oldugu onsozde Suess ve eseri
ha:kkmda tricil'e imaen l)oyle demisti: «Bilimler Je
dunyalar gibi, bir gunde yarat1lmam1~lard1r. Anc;i.k
eminim ki, ileride bir. gun 'bilimimizin tarihi yaz1ld1~1
zaman, Suess'un eserinin 11)1g1n yarallld1g1 ilk glini.in
sonunu simgeledigi soylenecektir». thsan Ketin'in yanm yilzylla · ya.kla:)an meslek hayatmtn urettiklerine
die bir goz att1g1m1zda, bunlarin · Turkiye jeolojisirie
sac;llklan 1~1gm iilkemiz jeolojisinin olu~um tarihinde «I~1gm .yarahld1g1 Hk giin'ii» simgeledigini gorilrilz.
Eski ad1yla, tstanbul Teknik Universitesi, Maden
Fakiiltesi, Genel Jeoloji Kiirliiisii profesorii (yeni de.
yi~le de Genel Jeoloji Anabilim Dall Ba:)kani) Dr. lh. san Kjetin 1 Agustos 1983 tarihinde 44 yllhk, bir ba~ka
ifadeyle de 88 somestrelik resmt hizmet silresini 1oldurarak . 69 yasmcia emekliye ayr1ld1. thsan Ketin'ln
bu 44 y1l silresince sadec.:e jeolojiye degil, fakat "Jugun «yerbilimleri» gienel ad1 alt.Inda toplad1g1m1z
tiim doga bilimi kollarma ogretici, ara:)tmc1 ve idareci olarak yapm1~ oldugu hizmetlerin, illkemizde
· bugiin y.e r.b-ilimlerinin
diger doga billmi kol.lart::ia
p.azaran daha geli~mi~ bir durumda bulunmalarrnda
· hayati pay1 vard1r. <;ok c;e~itli imkans1zhklar ve oz13lIikle ~ahsi talihsizlikler ic;erisinde thsan Ketin'in bilime yapllgl katk1lar sadece bir hayranl1k ve alk1~ Yesilesi olarak degil, fakat aym zamanda ozellikle ders
· almacak bir ornek olarak da son derece enteres~n
bir hikaye olu~turmaktad1r~ar.
.
!hsan Ketin'in hayat hikayesini anlatmak cidden
zor bir sorumluluktur, zira Meta her saati dahi dop. dolu gec;mi~ olan bu ya~amm, ogrenci, ogretmen,
a.ra~tmc1, idareci, aile reisi ve nihayet insanllk gibi
· pek c;ok yonii vardir. Ketin bu rollerin hepsini c;a~. (*)
da:)larma ve kendisinden sonra gelecek olanlara i:rnek olacak bir mukemmeliy:etle doldurmu~tur. Bu
kadar c;ok cepheli bir ki~inin tasvirinin, · hele biyog.
rafi konusunda kalem oynatmaya ahl)km olmayan bir
ele teslim edilmesinde, ku~kusuz o elin sahibinin Ketin'in ya:)am oykusilnden ders almas1 beklenilen neslin bir temsilcisi olmas1 ve Ketin'in potasmda ~ekiL
lendiginden o potay1 belki emsallerinden biraz dai:J.a
yakmdan tamma bahtiyarhgma eri~mis bulunm,1sl
rol oynam11jllr. A~ag1da ozetlenen oykii ozellikle !>enim c;agdal)lanma ve bizden daha gene; olanlara ornek olabilirse, bu k1sa biyografi en onemli amaw1a
ula:)m1s olacakllr.
1hsan Ketin'in ya~am1mn ba:)lang1cma donmek
bizi Osmanh !mparatorlugunun en ~anss1z donemi:ie,
can c;eki$en devlebe oliim serbetini sunmu~ ohn
me~'um Birinci Dilnya Sava~1'mn ba$lad1g1 1914 y11Ina gotiirecektir. O'null Maden Fakilltesi'ndeki odasmdan c;1kacak, 20. yilzy1hn hareketli y1llarmdan geriye, 1914 senesinin Kayseri'sine gidecegiz. !lkbah!lr'
in ortalarmda Kayserili Ali Aga ilie Ayf'.e Hamin'm
ikinci c;ocuklan · olarak dllnyaya gelen kiiciik thsa11'1n dogumunun tam gilnii, o zamanlar d~gu!fl giinlerini kaydetmek Met olmad1g1 ic;in bilinememektedir (*). tmparatorlugun sm1r vilayetleri silrekli !syanlar ve c;ete c;arp1~m.alanyla c;alkalam.rken muhte:)em Erciyes'in ietegine yaslanm1~ olan eski Kayseri
:jehrinde 0 vakit nisbeten sakin bir. hava esrriektedir.
Kiic;iik thsan'1n s1byan mektebine ba~lamas1 Kur~u­
lu:j Sava~1 senelerine tekabiil eder.
Ancak maarif sistemi heniiz Osmanh'd1r. Ketin
s1byan ~ mekt:ebinde- ilk okudugu «Anadolu Yavrusu.
suriun KitabI» adI1 eseri ve bunun il~ ~iirini bugUn
hala. ilk gilndeki gibi hahrlamaktad1r :
Sultan Osman, Sultan Osman
O'dur bu devleti kura n
Adaletle alm1~t1 ~an
Sultan Osman, Sultan Osman
Mustafa Kemal'in liderliginde dogum sancilar1
ic;erisinde bulunan yeni Turk Devleti o tarihlerde
cephe1'erde zor sma vlar vermektedir. Osmanll tmparatorlugunun harabelerinden modern bir Cumhuriyet ya ratmay1 ka fasma: koymu~ olan Mustafa Kemal,
c;agda:jlarmdan biiyuk . ozveriler beklemekte, ka!1la
kura caklan yeni devleti kiic;iik !hsan'm neslinin irfanla. yuceltecegine inanmaktad1r. iste bu · hareket.11,
Ketin 1940 y1lmda · yaymlanml:) olan doktora tezinin a rkasmda bulunan k1sa ozgiec;mi$inde dogum
·· giinunii IO Nlsan 1914:blarak belirtmistir. Ancak bu tarih, kendisinin da h a sonra blzlere anla ttig1 .~i­
, bi, Almanya'da dogum· gununun bilihmemesinden dogacak bir mahtubiyete ma ni olabilmek ic;:n
· yaz1lm1~ yakla~hrin.a bir farihtir. Ketin'in kesin olarak :bildigi .ise rahmetli annesinin dogum za. mamm ilkbahann ortaiarl · diye· hat1rladig1dir.
KET1N S1MPOZYUMU - 1984, 5 -18
SENGOR
heyecan dolu y1llarda ad1 daha sonra ilkokul olarak
degi§ecek olan s1byan mektebine devam etmekte olan
kileilk ihsan ilk egitimini bOyle bir hava ieerisinde
almI§hr. Bu arada -eagm Meti oldugu iizeI'!e- Kur'an
kurslarma da devam eden Ali Aga'mn ogluna bu kurslar haf1zasma idman yaphrma imkamni vermi:;;, Ketin, meslek hayah boyunca kar§Isma e1kan say1s1z
fosil ve formasyon isimlerini, uzun stratigrafik kesitleri oldugu gibi, Divan ve Tanzimat edebiyatmm,
Goethe'nin, Schiller'in :;;iirlerini de biz gieneleri dai1i
zaman zaman hayrette btrakan bir berrakhkla belleginde tutmay1 ba§arm1~tir.
Ketin o tarihlerde Sivas Muallim Mektebi'nden
Kayseri'ye tayin olmu§ gene, Mustafa Kemal idrealizmi ile iliklerine kadar dolu heyecanh bir ogrctmen olan ilkokul hocas1 Yilmnil (Tolgay) Bey'in ken_
disi ve arkada§lan ilzerinde yapmI§ oldugu etkiyi
hala s1k s1k anlatmaktad1r. Bilyilk bir talih esel'i,
. Yilmnil Tolgay Bey kiiciik ogrencisi !hsan'm iellibe~
y1l sonra iilkemizde verilen en bilyilk bilim odiiliine
.iay1k goriildilgilne §ahit olmu§, Ketin'in Tiibitak Bilim Odiililnii ah~Illl, kadir§inas og11encisinin davetlisi
·..olarak toren salonunda izleme bahtiyarl1gma eri~­
mi§tir.
Yilmnil Bey'den saglam bir egitim temeli ald1k.
tan sonra Ali Aga'mn oglunu bu sefer Kayseri Lise. si'nde orta dereceli tahsilini ikmal ederken gorilyoruz. O zamanlar yaz mevsimlerinde Kayseri'de Erciyes'in eteklerinde yay1lmakta olan baglara gidilmektedir. Oku1 zaman~, diger konular arasmda doganm
s1riar1 hakkmda bilgi sahibi olan kileilk thsan, tatilde
de ·muazzam volkamn eteklerinde, bilmeden, onun
yuvarlanan ta§lan, mmldanan dereleri. ve f1s1lda§an
rilzgarlan ile anlatt1klarma kulak misafiri olmu9 ve
bu tek yanl1 sohbet giderek ya§h yanardag ile gene
lise ogrencisi arasmda bir omilr boyu siirecek -ve gencin ya9amma yon verecek bir a§km dogmasma sebep olmu§tur. .
1932 y1lmda kileiik 1hsan artrk gene bir adam
olrnu$, liseyi bitirmi§tir. Ancak i§i burada b1rakma.
mak, biiyilk kurtar1c1 Mustafa Kemal'in i§aret ettigi
miisbet ilim yolunda tahsile devam etmek gerekmektedir. Ne yap1lmahd1r? Ketin liseyi bitirirkien
Kayseri lisesi mildilrii olan merhum Yunus Kaz1m
Konil, Ketin'e ogretmen olmas1m, Mustafa Kemal'in
nesillerini egitmesini, gene devletimize Mustafa Kiemaller yeti§tirmesini saghk vermi§tir. Bu tavsiye Ali
Aga'nm ogluna cazip geldiginden gene ihsan Efendi
devletin o s1ralarda Avrupa'ya lise ogretmieni yeti§mesi amac1yla ogrenci gondGrmek iein actig1 smavlara girmi§ ve ba§anh olmu:;;tur. Bu yolun ucunda
:;;imdilik Berlin gorilnmektedir. !hsan Efendi ve .1rkada§lar1 Meta, tstiklal Mar§I §airi Mehmet Akif'in
As1m ve arkada§larma yaptig1 nasihat1 izlemektedirler.
«Sen gecenl1erde demi§Un ki :
'Yaz1k hala biz,
Dilnkil ilmin rbile biganesiyiz, cahiliyiz.
!§te f1kdam bu ihmal edilen ma'rifetin,
Nesli bir ac7Je dil§iirmii§ ki, bugiln, memleketin,
1
6
Bir y1gm kuvveti var, hem ne tabii de heniiz.
Biz o kuvvetlel'le eller gibi hakim degiliz!
Yarmm ilmi nedir, halbuki? Gayet mildhi§:
«Maddenin kudreLi zerriyyesi» ugra§bg1 i~.
O yaman kudrete hakim olabilsem diyerek,
Sarf edip durmada bireok 'kafa binlerce emek.
Onu bir buldu mu, art1k bu zemin; ba§ka zemin
<;:iinkil bir damla komiirden edecekler te'min,
Qyle milyonla degil, na-milbenahi kudret!,
ibret al kendi sozilnden, aman, oglum, gayreH
tnk1Iab1n yolu madem ki bu yoldur yalmtz,
'Nerdesin hey gidi Berlin!' diyerek yollammz.
Alh ay, bir sene gayret size 1eglence demek ...
Siz ki y1llarca neler eekmediniz, hem giilerek!
Hani bir omre bedeldir §U geeen her giinilniiz;
Bir giln evvel gidiniz, bir saat evvel donilnilz!
$ark'm agl'!§u ae1ktir o zaman i§tie size;
O zaman varmanm imkam olur gayenize;
O zaman dinlerim artik seni, As1m, bol bol. ..
- Yann ak§am gideriz.
- Oyle mi? Berhudar ol.
1919'un karanhk, gelecegi meehul giinlerinde yaz1lan bu sozler, tutulan bu I§Ik aYm y1l Samsun·da·
parlamaya ba§layan Mustafa Kemal gilnesmm sai;maga ba:;;ladtg1 I§mlara paraleldir. ihsan Efendi "e
arkada§lan '1932 y1lmda !stanbul'dan B~rlin'e gitm3k
ilzere trene bindikleri zaman ise onile y1l once Samsun'da dogan giine9 artik iilkemizi pml pml ayd1~­
hk ve s1ms1cac1k bir vatan haline getirmi:;;tir. Bu vatan, bilyilk ozverilerle, thsan Efendi ve arkada~larm1,
kendisini «muas1r medieniyet seviyesine» e1karmahn
. dilegiyle, fen ve teknolojisi geli§mi~ iilkelere egitime
gondermektedir. Bir y1l sonra Ulu Onder Atatlirk :m
genelere gorevlierini, 10. y1l nutkuyla arkalartndan
seslenirken, §oyle hatirlatacaktir :
«Az zamanda eok bilyilk i§ler yaptik; bu i~lerin
en biiyiigil, temeli Turk kahramanllg1 ve yilksek Tilrk
kiiltiiru olan Tiirkiye Cumhuriyetidir ... Fakat yapUklanm1z1 asla kafi gormiiyoruz. <;:iinkil daha eok \e
. daha biiyilk isler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu en mamur ve en medeni memleketlerin seviyesine e1karacag1z. Milletimizi en geni~
refah vas1ta ve kaynaklarma sahip k1lacag1z. Milli
kiiltilrilmilzil muas1r. medeniyet seviyesinin iizerine
e1karacag1z.»
ihsan Efendi ve arkada§lan Ulu 6nd1er'in ve onun
Meta yoktan var ettigi vatanlarmm kendilerinden
ne beklediklerinin pekala farkmdad1rlar: 6gretmGn
olacaklar ve gene Tilrkiye Cumhuriyeti'ne Ata'mn
gormeyi arzulad1g1 «fikri hilr, vicdam hilr, irfam hiir
nesmen> yeti§tireceklerdir.
ihsan Efendi ve arkada§lanmn arkada b1rakhklar1 aydmhk ve emin anavatan ile, vanlan Berlin arasmda bilyilk farklar vard1r. Orta Anadolu'nun sakin
ve miltevazi ortammda. biiyilmil:;; olan ihsan Efendi'ye bu biiyil'k kalabahk orta Avrupa §ehri pek ya..
banc1 gelmi§tir. Prusya krah Bilyilk Frederik'in Meta
yoktan var ettigi Berlin ~ehri gerei yilzy1hn ba§mdan beri fen bilimlerinin sanki bir Mekke'si olmu§-
iHSAN KETiN -
HAYATI VE ESERLERt
tur. Alman imparatoru II. Wilhelm'in emriyle yiizyrl
ba§larmda kurulmu§ olan «Kaiser - Wilhelm - Institut
zur Forderung der Wissenschaftem> Albert Einstein,
Max Planck, Walther Nernst gibi her biri fizikte ayn
bir c1g1r acmt.5 dahileri biinyesinde toplamI§tir. Bu
ara§t1rmac1lar aym zamanda Berlin Universitesi'nin
-Ognetim kadrosunun da parcalanm olu§turmaktad1r.
Berlin sadece fizikte degil, kimya, biyoloji, jeoloji ve
bilhassa miihendislik 'k onularmda da kendine o ·"1ra1arda rakip tammamaktadrr. Ancak o zamanlar 6ene
aym Berlin biiyiik srkmhlar ve karga§ahklar icinde
calkalanmakta, ekonomik durum, korkunc bir enflasyon ve goriilmemi§ bir ii;;sizligin sonucunda tam
bir c;okiintii manzaras1 sunmakta, politik istikrar ve
sokaktaki insamn giivenligi aSirI U(; politik partilierin
serseri militanlanmn merhametine kalmI§ gorunmektedir. Almanya ve miittefiklerinin Birinci Diinya
Sava§I'nda ald1klan yenilginin cocugu olarak diinyaya
gelmi§ olan Weimar Cumhuriyeti erken bir oliimiin
e§igindedir.
t§te boyle bir Berlin'e gelen !hsan Efendi ve ukada§lanm, orada o s1ralarda talebe miifetti§i olan
bir zamanlarm Erzurum kongresi uyesi ve Cumhuriyet doneminin biiyiik tarihc;isi Cevat (Dursunoglu)
Bey'in kar§rsmda goriiyoruz. Kendi insamn1 yakmdan tamyan Cevat Bey, ihsan Efendi daha kaprsmda
goriiniir goriinmez bu delikanhmn vatanm hangi
ko§esinden geldigini dierhal anlam1§, kendisine gii.
ler yuzle «Hosgeldin Hitit yavrusu!» diye seslenmi§tir.
1932 - 1933 ders y1lmt lisan ogrenmek uzere Naum-
burg/Saale §ehrindeki bir lisede geciren ihsan Efiendi 1934 y1h kI§ somestresinde Berlin Universitesin.
de tabiiye dalmda fiilen yiiksek ogrenime ba§laml§tll'. Bu somestrede kendisine ders veren hocalar arasmda i:;ohretli Alman tektonikcisi Hans Stille de bulunmaktaydi. Ketin'e bir gun sohbet esnasmda Stille'nin dersi hakkmda ne dii§iindugiinii sormu§tum.
Giilerek §oyle dedi :
«Camm, o zaman daha degil jeolojiye, iiniversiLeye yeni ba§laml§lZ. Yabanc1 ve garip bir diyarday1z. Adam derse gelir, her hafta bir ba§ka k1t':iy1
anlat1rd1. Akhmda o derslierden pek bir§ey kalmadl.»
Ancak «bolgesel ve mukayeseli tektonik» ustlid1
olarak un yapml§ olan Stille'nin bu ilk P,erslerini'n
daha sonra meslek hayatmm en bilyilk k1s1mm bu
konuya adayacak olan g.enc ihsan Efendi uzerinde
ciddi etkiler yapml§ olduklar1 muhakkakt1r. Ozellikle
Ketin'in daha sonra Tilrkiye'nin tektonik birliklerhi
ay1rtlarken Stille'nin yontemini benimsemi§ olm<is1
bunun kamtld1r.
Fakat bilyilk ve pat1rt1.11 Berlin ve buradaki sos~
yal ke§meke§, yaradlh§mdan sakin tabiath olan thsan Efendi'yi rahats1z ettiginden, daha ilk somestrenin sonunda Ketin bu r;?ehri ve iiniversitesini terkederek o s1ralarda Berlin'de zooloji doktorasr yapmakta
olan Melahat Hamm'm (Prof. Dr. Melahat <;aglar)
tavsiyesi ile nisbeten daha ufak ve sakin olan Bonn
r;?ehriIJJe tar;?mmaya karar vermii;;tir. Bonn bu s1ralarda Almanca konu~mlan iilkelerdeki uc bilyiik jeoloji
ekoliinden birinin merkezi durumundadir (*).
Ketin'in daha sonraki egitim doIJJemini ve bu
donemin kendisi, dolay1s1yla Tiir~dye jeoloji>i
uzerindeki derin etkilerini daha iyi kavrayabilmek icin bu ekolleri ve ozellikle Ketin'in icinde
yeti§tigi Cloos ekoliinii biraz olsun tammak
gierekir. Bu uc biiyiik ekol uc biiyiik hocanm
cevresinde ve jeolojiyi uc degisik Olcek ve felsefede inceleyen gorii§lerin 11;11gmda olu§mu§lard1r. Berlin'deki Stille ekolii bi:ilgesel jeolojiye
(ve ozellikle bOlgesel stratigrafiye) dayanan bir
jeotektonik ekoldiir. Stille tum k1t'alar, orojenik ku§aklar, okyanuslar gibi cok biiyiik yap1larm olu§um ve evrimleri ile ugra§m1§t1r. Bu
ekol, aym zamanda, biitiin bu olaylar1 oroj1enezin belirli zaman arahklarmda, tiim diinyada
aym zamanda, Stille'nin <<0rojenik faz» admt
verdigi hipotetik donemlerde meydana gelen
bir siirec oldugunu onceden kabul ederek incelemi§tir.
Hans Cloos ise ozellikle sanatkar taraf1 ~a­
man zaman agrr basan ki§iliginin etkisinde, dogamn kucagmda mostralan kendisine muhatap
almay1 tercih eden, ogrencilerine once ,iyice
gozleyip sonra konu§may1 ogiitleyen bir hocad1r. Cloos ya§am1 boyunca mezoskopik olcekteki yaprlarla ugra§may1 yeglemi§, daha cok klnkh alanlarla pliitonik kayaclarm ic yap1lanm call§mlz.hr. Cloos jeotektonik ile de ugra§m1§, ancak bu alanda da kmkh yap1lan onde
tutmu§tur. Cloos'un mostra a..5k1 ile pliitonlara
ve kmkh yap1lara olan tutkusunun Ketin'in
daha sonraki meslek ya§amma silrekli yans1d1klarm1 gorecegiz. Bilyilk boyutlu yanal atlmh
faylarla jeotektonik olcekte ilk ugl'a§anlardan
olan Cloos'un ogrencisinin daha sonra Kuzey
Anadolu yanal atlmlt faym1 ke§fetmesi kur;?kusuz rastlanh degildir.
Ucilncil bilyilk «Alman» ekolil ise Avusturya'da
Innsbruck ~ehrinde Bruno Sander'in kurdugu
«petrofabrik» yani «tar;? dokusu» ekoliidur. Mikroskopik olcekteki yap1lann kinematik evrimlerini inceleyen Sander ekolil yap1sa1 jeolojiye
bambar;?ka bir bakl§ ac1s1 kazand1rm1~, ozellikle
Amerika Birle§ik Devletleri'nde de E.B. Knopf
ve L. Weiss gibi petrograf/y!j.prsal jeologlarla
onemli etki yapm1r;?tlr.
Tektonik ve yap1sal jeolojiye cok onemli katk1lar yapmr§ olan bu ilC bilyilk «Alman» ekoliiniin birbirleri ile iliskileri ise, ne yaz1k ki, arzu edilen dilzeyde olamam1s, bu iiC bilyilk hoca birbirleriyle pek konu§madrklan gibi ogrencileri de 'kendi hocalarmln dl§Inda kalan iki bilyiik hocadan pek yararlan!J,mam1§lard1r. Stille'nin ogrencilerinden olan Andreas Pilg.er (Zei.tschr. Deutsch. Geol. Gesell., 128, 7) bu iiziicii
durumun nedenini soyle ozetliyor: «Tektonik
anlay1~lan birbirlerinden cok degi~ikti ve birbirlerine olan hosgoriileri azdL»
(*)
'I
~ENGOR
Burada, Brieslau tTniversitesi'nden gelerek sohretli Alman tektonikc;i Gustav Steinmann'dan bosalm1s
olan kiirsiiyii 1926 y1lmda Hans Cloos doldurmustur.
Yabanc1 ogrencilerine kars1 ozel bir sevgisi olan
Cloos, Ketin'in Almanya'daki tum tahsil hayah boyunca ona sadece hocahk degil, yakm dostluk, hatta bir nevi babahk dahi ettiginden, Ketin daha sonraki tum yasam1 boyunca hocas1m her zaman sevgi
ve sayg1yla anm1stir.
Ketin 1934 - 1938 y1llan aras1.nda Bonn sehrinde
once jeolqji ve biyoloji dallarmda lisans egitimini,
daha sonra da jeolojide doktorasm1 tamamlamI§tlr.
Bu arada 1935 y1h yaz somestresini Breisgau'daki
Freiburg sehrinde gec;irmis, burada h1em Ren Grabeni'nin giiney kesimini hem de buradaki gene
Kaiserstuhl
volkanik merkezi ile grabenin dogu
omuzunu olu§turan Karaorman (Schwarzwald) yiikseliminin Hersinyen yap1sm1 yakmdan tamma olanag1ri1 ~lde etmistir.
'1935 y1h yazmda Tiirkiye'ye ailesini ziyarete gelen· thsan Efendi, aym y1l c;1klp.1s olan soyad~ kanunu dogrultusunda ailesi bizzat «Ketim> soyadm1 seoerek Almanya'ya 1hsan Ketin olarak donmii~tiir. Ben
1973 - 1974 ders y1lmda Almanya'da iken Ketin'in
tavsiyesi iizerine Freie Universitat'de baz1 jeoloji
derslerine c1evam etmis, bu arada Ketin Almanya'da
bulundugu s1ralarda kendisinden ders gormiis oldugu Prof. Dr. Max Rlchter'le de famsmistim. Almanlarin sohretli Alp jeologlarmdan olan . Richter, Ketin'den gelen selamlan dinlerken «bizim Ali» diye on_
dan soz retmeye baslad1yd1. Filhakika Hans Cloos'un
ikinci Diinya sava§l'ndan sonra yaZd1g1 «Gesprach
niit der Erde» (Arz ile Sohbet) adh meshur eserinde
de Ketin'in ad1 ihsan Ali Ketin olarak gecer. thsan
Bey bu Ali admm nas1l ortaya c1ktigm1 bir giin soyle anlatt1yd1 :
«Soyad1 kanunu c1kmadan once bizler Almanya'
da babalanm1zm · ac!lanm soyad1 gibi kullamrd1k.
Bonn'daki hocalarla Alman arkadaslara ; Ali daha
kolay geldigi icin beni hep Ali diye cag1r1rlar, «Ali
Baba ve Klrk Haramilere»de at1f . y_a parak . baria tak111rlai'd1. Bu Ali ad1 ondan sonra da o devrede benimle Bonn'da bullirian Alman dostlar tarafmdan hep
kullah11ageldi.»
Cloos'un Ali'si k1sa zamarida oriun en sevdigi ve
kendisine yakmhk duydugu ogrencileri arasma girdi. 0 kadar .ki, sohr1e tli hoca «Ali'yi» hafta sonlan
bile yalmz b1rakmaz oldu, o:r:m iideta aile efrad1 ic;erisine ald1. Bti hava icerisinde Cloos'un Ketin ·iizerinde onemli etki yapmas1 da kacm1lmaz olmustur. Bu
etkiriih en belirgiri yanl siiphesiz kuvvetli bir doga
sevgisi ve j1eolojinin mutlaka arazide, doga ile ic; ice,
onun kucagmda yap1lacag1 inanc1 idi. Ketin 1952 y1lmda Tiirkiye JeoJoji Kurumu Biilteni'nde· Cloos icin
yazd1g1 .nekrolojide soyle diyor :
«0 her sene ilk dersinde su ciimleyi tekrarlard1 :
'Jeoloji kitaplardan degil tabia ttan ogrenilir, hocalar v,e kitaplar sizlerin ta,biata yaklasmamz1, onun
dilinden an_lamaniz1 kolaylast1ran gecici vas1talardir!»
8
Ketin;in ogrencileri ve meslekdaslan da, beriim
gibi, bu ciimleyi s1k s1k onun agzmdan duymuslard:i,r.
Ketin'in 1938 yl11 Haziranmda tamamlad1g1 «Ober
die Tektonik und den Vulkanismus d~r Gegend von
Bad Bertrich» (Bertrich Kapllcas1 oevresinin tekto.
nigi ve volkanizmas1 iizerine) adh doktora tezi 1936
- 1938 y1l1 yaz aylarmda yapllan 6,5 ayhk bir arazi c;ahsmasma dayamr. Avrupa Hersinyen orojeninin kuzey kanad1m olusturan «Rheinisches Schiefergebir_
gel> icerisinde secilmis bir bolgede yap1lan tez :.;adece bu bOlgedeki gee; Paleozoyik yap1yl degil, bu yap1y1 parcalayan ve R'e n grabeninin olusmas1 ile ilgili Tersiyer faylanmay1, bunun morfolojik etkilerini,
Kuaterner volkanizmasm1 ve gene bu volkanizmanm yarat,tlg1 jeomorfolojik problemleri de icerir.
Ketin'in ilk arazi cahsmasmin iiriinii olan doktora tezi Almanya'da, o Tiirkiye'ye dondilkten sonra
1940 y1lmda yaymlanm1stlr. Bu «ilk yaym'a» yaza.
rmm titizligine hayran olmadan goz afmak, onu,
kendisini kaleme alamn taviz vermeyen saglam bilimsel mantlgm1 ve ak1c1 ushibunu alk1slamadan
okumak kabil degildir. Ali Aga'mn oglu, Erciyes'in
sevgilisi ihsan Ketin bu ilk c;allsmasmda ileride ne
tiir bir bilim adam1 olacagm1 ac;1kca gostermistir.
Doktoras1mn gerek genis bazh konusu ve gerekse de Ketin'in tezi iizerinde gosterdigi titizlik, onun
daha sonraki meslek yasam1 ic;in son derece uygun
bir baslangic; olmustur. Prekambriyen'den giiniimiize
kadar siiregelen orojenezleri, kmkll yap1lann hakim
oldugu neotektonigi ve zengin volkanik sekilleri He
Tiirkiye, kendisini anlamaga niyetli olan jeologdan
titiz bir c;ahsma ahliik1 yamnda genii de bir bilgi ve
tecriibe baz1 ister. Ketin'in talihi sanki bu isteklerl
hissetmiscesine onu haz1rlam1stlr.
1938 y1lmda doktorasm1 tamamlayan Ketin, biiYiik bfr sans eseri olarak ikinci Diinya Savast, patlamadan iilkiesine geri donerek istanbul tTniversitesi
Fen Fakiiltesi Jeoloji Enstitiisiinde asistanhga atanm1s ve Tiirkiye'nin Ahmet Can Okay'dan · sonra ikin_
ci doktorah jeologu olarak bu kurulusta goreve basla m1st1r ( *). Ketin'in daha sonraki meslek yasamm1
daha iyi dege.rleridirebilmek ic;in, icine girdigi ortam1 biraz olsun bilmekte yarar · vard1r.
I<ietin Tiirkiye'ye geri geldigi tarihte Tiirkiye'de
modern jeolojinin kurucusu olan Ord. Prof. Hiimit
Nafiz Pamir jeoloji enstitilsii miidiiriiydii. Aym enstitiidie tsvic;re'den getirilmis olan jeolog E. Parejas da
Ord. Prof. olarak vazife goriiyordu. Tahsilini Berlin.
tTniversitesi'nde yapm1s olan Ahmet ·can Okay docent, Fuat Baykal, Enver Altmll ve Nuriye Pmar da
heniiz doktoralanm yapmam1s asistanlar olarak bulunmaktayd1lar. 1roetin Tiirkiye'ye .dondiigil y11larda.
Tiirk yerbilimleri heniiz teskilatlanma faaliyeti ic;indeydi. 1935 y1lmda Ankara'da Maden Tetkik ve Arama Enstitiisii'niin kurulmus olmasma ragmen_ iilkede cekirdekten _yetismis jeologlann c;ok az olu~m ne-·
deniyle jeolojik arast1rmalar heliiiz sistemli bir sekile doki.ilememisti. Jeologlarm .··bilfinsel c;ab~mala­
rm1 c;at1s1 altmda birbirlerine ahlaJ1p tarti~aca'klan
lHSAN KETlN -
HAYATI VE ESERLERi
bir jeoloji kurumu heniiz olu§mam1§tI. Bu te§kilatlanma i;1inin liderligini Pamir, Birinci Diinya Sava§mdan beri pek c;ok giic;liiklerle yiiriltmek zorunda
kald1gmdan kendisi bir ara§tirma an'anesi olu§turmaya vakit \'1e ortam bulamam1§tI. Bunu merhum
Biiyiik Hoca yukanda bahsetmi~ oldugum yayinlanmam1§ otobiyografisinde su sozlerle dile getirmekte_
dir:
«Bana en cok sorulan sey: Neden benim jeolojiye ait orijinal ne§riyatlm azdir?
Bunun sebepleri pek coktur:
1 - Ben i§e ba§lad1g1m zaman meml1ekette jeolojiye ait hic;bir§ey yoktu. Jeolojiyi bu memlekete
sokmak icabediyordu.»
Dolay1s1yla 1940'11 y1llarda bir yandan iiniversitede jeolog yetistirmeye cah§lrken diger yandan da
hem Pamir'in iil!Qede jeolojinin tei:;kilatlanmas1 ic;in
gosterdigi cabalara katk1da bulunmak, hem de onun
vakit bulup da yapamad1g1 arastirma an'anesi yerle§tirme i§ini basarmak gerekiyordu. Pamir'in ortamm hazirlanmas1 konusundaki biiyiik hizmetlerini
burada tekrarlamak gereksizdir. Ketin de daha sonra hep Pamir'in yaptiklanm §ilkranla anm1s, ondan Tiirkiye jeolojisinin «Biiyiik Hoca'sl» diye hiirmetle bahsetmi§tir.
i§te Dr. ihsan Ketin 1938 yllmm Ekim aymda
tstanbul Universitesi Fen Fakiiltesi Jeoloji Enstitusiine asistan olarak atand1g1 zaman kar§1smda buL
dugu ortam ve gorevler bunlard1.
Ketin'in Tilrkiye'ye dondiikten sonra ba§lathg1
c;all§malarmda, ondan sonraki tum meslek ya§ant1smda da oldugu gibi, ogreticiligin yamnda yogun da
bir ara§tlrma faaliyeti goze c;arpar. Ketin'in 1938 1939 y1llarmda yap1lan ilk call§malan iki ana grupta
toplanabilir. Bunlardan biri dieprem etiidlerine ve bununla ilgili neotektonik konulara ayr1lm1§ c;ah§malar, digeri de, ozellikle Cloos'un etkisini bilhassa
yans1tan ve o zamanlar k1saca «granit tektonigi>)
{*)
Tiirkiye'de modern jeolojinin kurucusu olan
Ord. Prof Hamit Nafiz Pamir de Cenevre i.l"niversitesi'nde doktoraya ba§lam1§sa da patlal<
veren Birinci Diinya Sava§1 n1edeniyle bitiremeden yurda donmek zorunda kalmI§tlr. Pamir
halen t.T.i.l". Maden Fakiiltesi ar§ivinde korunan, yaymlanmamI§ ve yar1m kalml§ otobiyografisinde bu durumu kendisi §OYle anlatmaktad1r.
«Cenevre'de tahsilde iken hocam Louis Duparc
·iki yaz tatilinde {1913, 1914) beni Rusya'da
Ural daglarma goturdii ve bir doktora tezine
ba§latt1. Mevzu «Les roches acides d'Ural» idi.
. . ... .Cenevre'den tezimi hatta ikmal edemeyerek
heniiz gelmi§tim ...... »
Ahmet Can Okay'm Tiirkistan dogumlu oldugu
gozoniine almirsa, o zamanki daha geni§ alam
ile Osmanh Devl1eti sm1rlan ic;erisinde dogup
da doktora alan ilk jeolog gene Ketin olmu§tur.
kavram1 ic;erisinde toplanm1§ olan pliitonlarm ic yapllarmm -detayh haritalanmas1 ve yorumunu da ic;eren paleotektonik c;ah§maland1r.
Talihin garip bir cilvesi olarak, siikfmetini hemen 150 y1ldan beri korumakta olan ve kendisine
daha sonra Ketin tarafmdan «Kuzey Anadolu Deprem Fay1 veya k1saca «Kuzey Anadolu Fay1» admm
verilecegi, iilkemizin kuzey sahillerinden ortalama
100 km kadar ic;eride fakat ona paralel uzanan devasa fay sistemi, Ketin'in Tiirkiye'yie donmesinden
bir y1l sonra, aret halinde vuku bulan bir seri dep"
remle tezahiir edecek olan hareketine tekrar ba§lam1§t11·. Bu faliyetin ilk habercisi 21 Kas1m 1939'da
meydana gelen Tercan depremi olmu§, ancak aym
y1lm Arahk aymm 28'ini 29'una baglayan gecesinde
Erzincan'da tarihin en biiyiik deprem felaketlerindien biri vuku bularak 30.000 yurtta§1m1zm hayatma
rnal OlIDU§lUr.
Ketin'in doktoras1 ile aym y1Ida ne§redilrni§ olan
ikinci yay1m Hamit Nafiz Pamir'le birlikte Geobgische Rundschau dergisindie yaymlam1s olduklan,
Tercan ve Erzincan depremlerinin on raporu mahiyetinde olan yaz1d1r. Bu on raporu daha detayh bir
ikinci makale 1941 y1lmda gene aym dergide takip
etmi§tir. Bu ikinci yaymda, Ketin'in 1948 y1lmda
yaymlayacag1 ve Kuzey Anadolu Fay1'mn gerc;ek ka.·
rakterinin yanmda, bu yapm1n Tiirkiye'nin aktif tei~.
tonigi ic;erisindeki yerini ve onemini ve aym zamanda iilkemizin neotektoniginin bugiin de gec;erliligini
koruyan anahatlarin1 ortaya koyan malrnlesinde ne§.
rettigi fikirlerin Meta onciilerini goriiriiz. Pamir ve
Ketin 1941 yilmdaki c;ah§malannda Erzincan diepremini memleketin ce§itli yerlerinde pek c;ok depremin
izledigine i§aret ederek, bu biiyiik afetin tiim Anadolu'nun tektonik cat1s1m harekebe gec;irdigini, bu c;at1mn olu§masma neden olan mekanizmamn Anadolunun tum faal yap1larm1 bir biitiin lc;erisinde yonettigini one siirmiislerdir.
1941-1947 y1llan arasmda Ketin bilimsel c;all§malarmda paleotektonik problemlere ag1rhk verm!§,
daha cok o zamanlar ozellikle yoklugu ciddi olarak
hissedilen jeolojik harita alma cah§malarm1 on plana almI§tlr.
Ketin'in Tiirkiye'deki ilk paleotektonik c;all§mas1,
1940 y1lUida askere gitmeden once tamamladlgl tstanbul Bogaz1'mn dogusundaki Alemdag granodiyo.·
ritinin incelenmesi olmu§tur.
1940 - '1942 y1llan Ketin'in ozel ya§anhsmda iki
onemli merhaleyi geride birakhg1 bir zaman arallgm1
temsil ederler; bunlardan biri vatani gorevini yedeksubay olarak tamamlamas1, ikincisi de evlenmesidir. Ketin'in askerlik gorevi, bilhassa o zamanlar
Tilrkiye'nin dort bir yanmda tiim hiz1yla devam et•
mekte olan 1kinci Diinya Sava§1'nm da etkisiyle, ona
Asker! Jeoloji ad1 altmda Almanca'dan bir kitap c;evirerek Tiirkce yerbilimleri literatiiriinde bir ac;1g1
kapatmak ilhamm1 vermi§tir. 1zdivac ise Ketin'e tum
ya§am1 boyunca daima §iikranla and1g1, icinde rahat
bir sekilde cah§abilecegi s1cak bir yuva olusturan ve
9
SENGOR
kendisinin hep en k1ymetli hazinesi 've en bi.iyiik destegi olarak gordilgii milsfik ve anlay1sh bir hayat
arkada$1 kazand1rm1$t1r.
ihsan Ketin, 5 Ekim 1942 tarihinde aslen Rumeli'li bir asker ailesinin cocugu olan Cografya ogretmeni Bedia Hamm (dogumu Alpiln) ile dilnya evine girdi. Bu izdivac ona Bedia Hamm'In yamnda,
'onu icinden ald1g1, yerbilimlerinin jeolojiyle yakm
ili:;;kili bir koluna, Cografya'ya ve bilhassa istanbul
trniversitesi Cografya Enstitilsilnd:e .kurulusundan 'Jeri en kuvvetli bran$ olan Fiziki Cografya ailesine
damat olma sanstm da kazand1rm1shr. Ketin meslel~
hayat1 boyunca Turk Cografya ailesiyle de daima
en iyi ili:;;kiler icinde bulunmus, gel'lek ogretim ve
'gerekse de arashrma faaliyetinde hep yerbilimlerinin biitiinliigilnii vurgulayarak, her yerbilim brans1nm gezegenimizle ilgili problemlere yapacag1 onem:i
katk1lan oldugunu anlatmaya cahsm1$tir.
1945 y1lmda Ketin, «Tunceli kuzeydogusunda
Seytan Daglan ve yakm civanmn jeolojik yap1s1»
adh cahsmasl ile iiniversite do{lenti iinvantm aldl.
1945 y1h ayn1 zamanda Ketin ailesinin 1943 y1lmda dilnyaya gelmis olan ve ihsan Bey'in babasmm
admm verilmis oldugu ilk cocuklan Ali'nin <,le mes'um bir rahats1zllk sonucu hayata gozlerini yumdugu y1ld1r. Bu fel:lket, ne fecidir ki, Ketinin yasammda 24 y1l sonra yinelenerek onu tekrar ac1lann en biiyilgilne bogacakttr. Ketin'in bu elim hadiseler kar$Ismda gosterdigi metanet onun yilksek ki:;;iliginin ·en
.belirgin delillerinden biridir.
Bu tarihten sonra Hlm ailevi iizilntiilerine ragmen cahsmalarma h1z veren Ketin bir yandan jeo.
lojik haritalama faaliyetini yurdun Elaz1g'dan Marmara Denizi cevresine kadar dag1lan geni$ alanlarmda silrdilrilyor, bir yandan da ikfnci Diinya Savas1
boyunca Kuzey Anadolu'da birbiri ardma meydana
gelmis olan deprem :lfetlerinin nieler ifade ettiklerini
.anlamaya cah$1yordu. 1920'lerde Erciyes'in f1s1lt1lanm dinlemeyi ogrenmis olan ihsan Efendi, iiniversite
docenti olarak da bir defa daha kitab1 defteri oir
yana b1rakarak, bu sefer de Ku:z;ey Anadolu'dan gelen
deprem gilmbiirtiilerine kulak venne ihtiyacml duymus, en bilyilk . ogretmen olarak gordiigii doganm
kendisine bir seyler anlatmaga call~tlgml farketmisti.
Tabiat'in seslenisleri nihayet meyvalanm verdi
ve 1948 yllmda ihsan Ketin bugiin diinya jeoloji literati.iriiniin klasikleri arasma girmis olan «trber die
tektonisch-mechanischen Folgerungen aus den gros'sen anatolischen Erdbeben dies letzten Dezenniums»
· cson on y1lda Anadolu'da meydana gelen biiyiik depremlerin tektonik ve mekanik sonuclar1 iizerine) adh
·makalesini yaymladl. Sadece alh sahife metin ve bir
- ~ekilden olm;;an bu k1sa makalenin diinyada biiyiik yanal at1mh faylar hakkmda ilk yap1lan yaymlardan
·olmak, levha tektoniginin onciisi.i say1labilecek cesitli
'fikirleri icermek ve Ti.irkiye'nin neotektonigl hakkmdaki gi.incel gori.i:;;lerin temelini olusturmak gibi
·ozelliklerinin yanmda Kuzey Anadolu Fay1mn varli-
10
gmm ortaya konuldugu ilk belge olmas1 gibi tarihi
bir 0111emi de vardir.
Kuzey Anadolu'da onemli bir tektonik hattm
varhg1 aslmda ta Nowack'1n 1928 y1lmdaki yaymlarmdan beri bilinmekte, bu yapmm onemi iizerinde
Salomon-Calvi, Blumenthal, Parejas gibi jeologlar
da durmus bulunmaktad1rlar. Ancak Ketin'den once·
ki ti.im yorumlar bu yap1ya cesitli hipotetik kavram.
larm etiketlerini yap1shrmaktan ileriye gidememislerdir. Kimine gore ·b u yapl bir «nedbe», kimine gOre bir «Synaphie», kimine gore de bir «kratojenik k1r1k hattI» idi. Arna bilti.in bunlar Kuzey Anadolu'da
ne olup bittigini, depreml:erin neden orada olduklanm, neden yanal at1mh olduklanm ac1klamaktan
cok uzak, Meta bos laflard1. 1948 makalesiride Ketin o zamana kadar ileri si.iriilen bilti.in hipotetik
«ac1klamalara» kulag1m t1kam1s, depremlerin ve yi.izeyde gorillen jeolojinin anlatt1klarma dayanarak
Kuzey Anadolu d1eprem hattmm bi.iyi.ik bir yanal
ahmll fay oldugunu gostermis ve bu fay boyunca ti.im
orta ve bah Anadolu'nun kuzey Anadolu'ya nazaran
batiya dogru hareket ettigini ileri si.irmi.i:;;ti.ir. iyi bir
jeolog da buraya kadar Ketin'in ula:;;hg1 sonuclara
aym veri bazm1 kullanmak suretiyle ula:;;abilirdi. Ancak Ketin'in sadece iyi degil, aym zamanda biiyiik bir
jeolog oldugunu isi burada b1rakmam1s olmasmdan
anhyoruz. Ketin bahya dogru hal"eket ettigini ileri
siirdiigii ve «Anadolu Blokm> adm1 verdigi kiitlenin
kuzeyinden oldugu gibi gi.ineyinden de sm1rlanmis olmas1 gerektigini diisi.i_nmii:;;, Anadolu'nun gi.ineyinde
de Kuzey Anadolu Fay1'na benzer bir yapl olmas1 1:1z1m geldigini soylemistir. iskenderun korf~zi kuzeyinde, Kozan'daki deprem faaliyetine dikkati ceken
Ketin, bu depremlerin varhgm1 varsayd1g1 gi.iney fay1 ile ilgili olabileceklerini ifade ietmistir. 22 May1s
1971 Bingol depreminin Ketin'in 23 y1l evvel olmas1
gerektigini di.i:;;iindiigii, Anadolu Blokunu giineyden
sm1rlayan ve Kuzey Anadolu fayma benzeyen bir ya..
p1 iizerinde olmas1 sonucu, Tiirkiyie'nin ikinci bilyiik
yanal ahmh fay1 olan Dogu Anadolu Fay1 ke:;;fedilmistir. Bu yapmtn kesfi serefini paylai;;an dort jeologdan ikisinin Ketin'in ogrencileri olmalan :;;i.iphe·
siz rastlantl degildir.
Egitim ve ogretimin yam s1ra bu aralarda Ke.
tln'in Tilrkiye jeoloji diinyas1m dis diinyaya famtma
cabalarma da tamk oluyoruz. 1948 y1hnda yaymlad1g1
dort yaz1dan bir tanesini Ketin iilkemizd1eki jeoloji
enstitiilerini ve diger jeolojik kurulu:;;lan tamtmaya
ay1rm1sti.r.
1948 - 1952 y1llan arasmda Kuzeydogu ve Gi.ineydogu Anadolu'daki haritalama callsmalarma devam
eden Ketin 1950 -1951 ders y1lm1 Amerika Birlesik
Devletleri'ndie Johns
Hopkins trniversitesinde eski
hocas1 Hans Cloos'un kardesi olan sohretli yap1sal
jeoloji iistad1 Ernst Cloos'la birlikte cah$ma ve geziler yaparak gecirmi$, Atlantigin oteki yakasmdaki
jeolojiyi de ilk elden ogrenmege gayret etmistir. 1953
y1lmda istanbul tl"niviersitesinden aynlan Ketin'i o
tarihte yeni kurulmakta olan istanbul Tekn~k tl"ni-
1HSAN KETm -
HAYATI VE ESERLERt
versitesi Maden Fa:kiiltesi grubuna profesor olarak
katllm1i; gorilyoruz. '1773 yll1nda Sultan III. Mustafa
larafmdan «Milhendishane-i Berri-i Hilmayun» ad1 altmda tesis olunan ve daha sonraki donemlerde de once dstahbul Milhendis Mekteb-i Alisi» vie nihayet de
dstanbul Teknik Universitesi» olarak degii;en okul
Tilrkiye'nin batlh anlamdaki ilk ilniversitesidir. tc;erisinde yerbilimleri egitimi tarihinin ta 1830'lara kadar · indigi bu egitim ocagmm elemanlan 1875'de Paris . Cografya Sergisinde Almanya, Avusturya ve Fransa'y1 · geride birakarak kartografya alamnda yap1la n
yansmalarda onemli derece ve madalyalar kazanm1i;lard1r. . Merhum Profesor Danyal Bediz «XIX.
A.smia Tilrkiye'nin Cografya Sahasmdaki Bilyilk
Hamlesi ve Milletleraras1 ' Bir Yar1~mada Tilrk Ba_
i;arism1n 90. Yil Doniimil» adh makalesinde bu bai;ariya deginirken, Tilrkiye'de o zamanlar genelde
yerbili~lerinin durumunu anlatmakta ve «Milhendishane"i Berri-i Hilmayun'un bu sahadaki bai;anlan
btiyilktilr» demektedir.
Dolay1s1yla Ketin'in kendine yeni c;alli;ma yeri
olarak sec;tigi Teknik Universite Maden Fakilltesi heni.iz. kurului; halinde olmasma ragmen, bir yiizy1ll gec;en ba,sanh bir yerbilimi faaliyetinin an'anesi iizerine
bina· edilmekbe olan bir milessesedir. Teknik Univer:site genelde uzu:ri ve bai;arih gec;misinin kendilerine
.verdig.i .g iiven ve klvanc . duygusu ic;erisinde, tum ogretim e.i emanlanmn Meta bir aile havasmda birbir.:Leri ile kayna~tlklari bir ortamdir. Bu ortam o zamanlar Emin Onatlar, Mustafa inanlar ve benzerleriyle
uluslararas1 bilim diinyasmda da onemli tesirler icra
etme,ktedir.
Boyle bir uyum ve c;ah~ma ha:vas1 ic;erisine kabul
edilen Ketin'in, Teknik Universite'y1e kolayhkla ayak
uyduracag1 Q.ogaldl. Yeni olui;an Maden Fa:killtesi'nde
Ketin eski c;ahi;malarma h1zm1 artt1rarak devam etti. Ketin'in Teknik Universite'de iken yaymiad1g1 ilk
cahi;mas~ 1svic;re'li jeolog
Franz Rosli ile biflikte
kal1eme alm1~ olduklan, 18 Mart 1953 y1lmda meyd:ina gelmii; olan Yenice - Gonen depreminin eti.idi.idilr.
Isvicre Jeoloji Cemiyeti'nin yay1n orgam olan Eclogae1Geologicae Helvetiae dergisinde c1kan bu onemli
makale~erinde Ketin ve Rosli Kuzey Anadolu Fay1'.
Jun yanal atnnh karakterini tekrar vurgulayarak bu
.yap1y1 benzer bir yanal at1m.h sistem olan Kalifoi::niya'daki San Adreas fay1 ile kari;Ilai;ti.rm1i;lard1r.
. · 1953-1956 doneminde Ketin'i en cok mei;gul et·mii; olan problemin Orta Anadolu krisfalin masiflerinin yai;lan ve tektonik konumlar1 oldugunu gor:
mekteyiz. Anadolu kristalin masiflerinin Tilrkiyie'nin
jeolojik yap1smdaki yerleri Hk defa Philippson'un bugi.in Menderes '.Masifi olarak bildigimiz yap1y1 «Lydisch
- K~rische Masse» olarak ayn bir Unite i;eklinde tarif etmesi ile bahis konusu olmui; ve daha sonra pek
cok jeolog tarafmdan· cia tarti:.;ma konusu yap1lmii;Jarci1r. K1etin bu probleme el att1g1 zaman - aynen
Kuzey Anadolu faymm durtimuna benzer i;ekilde _
Anadolu'nun orta kesiminde batidan doguya dogru
uzanan bir eksen ~ekliride gori.inen metamorfik ka.
yaelann genellikle yai;h (Prekambriyen veya Paleowyik) olduklar1 dili;ilnillilyor, bunlann gilya simetrik bir yap1ya sahip oldugu ileri siirillen AnadoIU
orojeninin birbirinden uzaga devrilmii; gi.iney ve kuzey '.kanatlan arasmda bulunan «Zwischengebirge~
(= ara masifler) olduklan samhyordu.
Ketin, 19Sl'de Sir Edward Bailey ve Jame,,
McCallien tarafmdan yaymlanan v.e bugiln K1rsehir
Masifi olarak bildigimiz metamorfik kiitlenin Pon·
t1d'lerden gelen ve Ankara melanj1 Uzerinde yiizmetcte olan devasa bir nap oldugu yolundaki hipotezlenm kontrnl etmek amac1yla Yozgat civarmda
1/100.000'lik harita alma eahsmalarma baslam1sur.
Bu faaliye.t, K~tin'i Kuzey A.nadolu Fay1m kei;fetmesinden sonraki en onemli bulu~u olan Anadolu kristalin ekseninin son derece gene bir
yapt oldugu, metamorfik evrimini ancak gee Kretase - erken Tersiyer arallgmda tamamlad1g1 bulgusuna gotilrmili;ti.ir. Bu eok onemli bului; sadece Tilrkiye'de degil tum dilnyada da -o zamanki genel r~o­
riii;lere tamamen zit oldugundan- once tepkiyle kars1lanm1s, Stille gibi me~hur
tektonikeiler Ketin"e
inanmakta gilelilk eektilderini ac;1kea ifade etmisl ~r­
dir. Ketin'in Ti.irkiye'deki meslekdaslaniun eogum1ri
da bu c;ok onemli bulu1;1u ciddiye almamalan, arazi
verilerine dayanan Ketin'in gorili;il yerine, bu konuda i;ohretlerinden ba~ka bir destek noktalan olmayan Stille ve Kober gil;>i Y!!banc1 tektonik~ilerin
hipotetik gori.i~Jerini tercih etmeleri, belki daha o za.
manla:r Tilrkiye'de olu$abilecek 'Qir tektonik ekolii.1,
bashba$ma bize has bir jeolojik dil~i.im:e sisteminin
meydana gelememesini, Ketin'in bu konu_daki ffkfrlerinin kendi yak1n ·eeyresini olusturan Maden Faki.iltesi grub_una mi.inhas1r kalmasm1 intae etmistir.
Ancak 1970'li ve 1980-'li . y11larda . yap~lan . eah~mahr
bu konuda da Ketin'in hakl1 oldugumt gostermis. he.le Mende:res 'Masifinin metarriorfizma yai;;i; bizz,1t
Ketlnein ·:i<endisini. dahi hayrette blI'akarak Eosen'ia
sonuna gelip yerle~mi~tir. .
Kirsehir Masifi'nin Bailey ve McCaUien'in sand1klarmm tersine muazzam bir alloktan · kiitle. olmay1p
otokton olarak gori.inmesi Ketin'i Ti.irkiye'deki bi~­
dirmelerin miktar v~ boyutlan konusunda da dilsiin.
ceye sevketmis•. o-_zamanki mevcut verileri derleyen
Ketin, Tilrkiye'deki en biiyilk ~aryajlarm ahmlann-m
15-20 km'yi gec;medigi sonucuna varm1i;;tir. 1956 y1linda bu konuda Avusturya'da «Uber e.i nige messbare
.U berschiebungen in der Tilrkei» (Tiirkiye'de Oleiilebi·
lir birka!; bindirme hakkmda ) ad1yla yaymlad1g1 mci.kale K1etin'in daha sonra ne~rettigine pisman old~­
gu benim bildigim tek yaz1s1d1r. 0 zaman mevcut
olan literature gilvenmekle hata ettigini s1k s1k soy~
leyen . Ketin, mevcut verilerin kendisini yamltm1~ olduklanm makalesiniI! yaymlanmasmdan k1sa bir &-U:re sonra anlam1:.;hr. Blumenthal'in 1946 y1lmda · ya.
ymlad1g1 makalesinin etkisi ile yerle~en, Ti.irkiye:de
oriemli Iiaplann ye dolay1s1yla bi.iyi.ik Oleekli daral·
malarm olmadtg1 inanc1 ancak '1970'1i y11larda ve hatta 1980'lerin ba~mda yap11an gozlemlerle soki.iliip ~tl­
labilmis ve · Ketin'in bu simpozyum kitabmdaki ma·
11
SENGOR
kalesinde de belirttigi gibi, iilkemizin Akdeniz cevresinin en siddetli daralma tektonigine sahne ohm
bOlgelerden biri oldugu ortaya pkm1~tlr.
Masifler probleminin halli Tiirkiye orojenmm
yap1s1 hakkmda o zamana kadar ileri siiriilmiis ol::tn
tiim fikirleri ciiriittiigii icin Ketin Tiirkiye'nin paleotektonik yap1smm anahtarlanm ve bu yapmm
zaman icerisindeki evrimini ac1kl!ga kavusturm:ik
geregini duyarak 1950'li y1llar1,n ortasmdan itibar.en
arastirmalarma bu yonde h1z vermistir.
1956 y11I, ozellikle Ketin'in biiyiik cabaSI ile, Ma'den Fakiiltesi'ne Tiirkiye'nin jeofizik dalmda ilk
doktoru olan Kaz1m Ergin'in jeofizik profesorii olarak kaiamld1g1 y1l olmak bak1mmdan i:inem ta:;;1r.
Kaz1m Ergin sadece saglam yerbilimleri kiiltiirii ve
essiz ki§iligi ile degil, aym zamanda Faklilteye kahld1g1 giinden beri bilhassa Ketin'le kurdugu yakm
bilimsel ili§ki ile de Maden Fakiiltesi camiasmda ve
Tiirk yerbilimlerinde onemli etkiler yapm1s, Tiirkiye'de modern jeofizigi kurmu§tur. Bugiin pek cok
Avrupa iiniv:e rsitesinde dahi birbirleri ile ili§kileri
az olan ayn ayn enstitiiler tarafmdan temsil edilen
jeoloji ve jeofizik disiplinleri, Teknik Universite\le
Meta ic ice gelismisler, problemlere ortak yakla§Imlar getir:erek ozellikle Tiirkiye'nin aktif tektonigi ve
sismisitesi konusunda cok onemli buluslann yap1lmasma neden olmuslard1r.
Ergin'in Teknik Universite'ye cezbedilmesinde ve
daha sonra da onunla devam ettirdigi s1k1 iliskilerde
gene Ketin'in y:erbilimlerinin birligine olan inan~I­
mn yans1d1g1m goriiriiz. Aym inancm etkisiyle Ketin,
!stanbul Universitesi'nden aynld1ktan sonra dahi, yakm arkada§I biiyiik cografyac1 S1rr1 Erinc'le olan !Jilimsel ili§kilerini aksatmadan siirdiirmiistiir.
1957 y1lmda Ketin Frans1z Alplerine yaptig1 oir
inceleme gezisinin ve paleotektonik cahsmalarmm
yam s1ra tekrar neotektonik problemlere egilmis ve
Kuzey Anadolu Faym1n sadece bugiinkii faaliyeti degil, zaman icindeki evriminin de konu edildigi gene!
bir sentez yaymlam1§tlr. Bu sentezde Ketin faym ya§I sorununu ele alm1s ve bu yapmm Neojen'de olu§tugunu, olusum tarihinin de asag1-yukan 15-20 milyon y1ldan daha geriye gitmedigini gostermi§tir. Aym yaz1da Ketin'in 1956 y1lmda yaptig1 kil deneylerinin sonuclan, fay boyunca gi:izlenen baz~ yap1larla
kars1la§tmlarak, Kuzey Anadolu faymm kinematik
evriminin sorunlarma bir yaklasma denemesi de sunulmu:;;tur. Ketin'in yanal atimlI
faylar hakkmtla
yaptig1 .b u cahsmalar ve elde ettigi sonuclar kuskusuz 1957'lerin bilim diinyas1mn seviyesinde, hatta baz1 noktalarda, ornegin fay boyunca olan faaliyetin
siddetinde zaman icinde goriilen salm1mlann vurg11lanmasmda, ondan bir hayli ilerdeydi. Bu konularda
Ketin'i kendi jeolog meslekdaslarmdan cok cograf_
yac1 arkadas1 Erinc izlemis, faym ce§itli giizergahlarmda a§m1m yiizeyleri ve drenaj sebekesi ile olan ili§•
kilerinden hareket ederek faya yas verme denemelerinde bulunmustur.
Bu arada Ketin ;egitim faaliyetini de gozden uz:1lt
tutinayarak aym y1l «Umumi Jeoloji» adh ders kita.-
12
bmm ic olaylan kapsayan ilk cildini yaymlam1st1r.
Bu ders kitab1 iilkemizde yaymlanan ilk modern
jeoloji ders kitab1 olan Hamit Nafiz Pamir'in «Dinamik Jeoloji» ders kitabma benzer bir plan iizerine
insa edilmistir. Ancak Pamir'in kitabmdan onemli
bir aynhk, Ketin'in eserinin daha detaylI olarak
planlanm1s olmas1 ve bilhassa gel'lek §ekil ve gerekse
de Tiirkiye'den alman, bizzat yazann kendi etiid etmis oldugu ornekler bak1mmdan cok daha zengin
olmasid1r.
1950'li y11larm sonunda Ketin tiim Tiirkiye'nin
orojenik gelismesini anlatan ve iilkemizin tektonik
sm1flanmasmda bir di:iniim noktas1 olu§turan makaleler serisinden ilkini yaymladI. Burada Ketin Tiirkiye'nin daha once Kober, Stille ve Argand gibi
tektonikcilerin tesirleri altmda samld1g1 gibi simetrik
bir yap1ya sahip olmad1gm1, orojenik evrimin Tiirkiye'de kuzeyden giineye gelismis oldugunu, dolay1s1yla Anadolu oroj.eninin giineye devrik, asimetrik nir
yap1ya sahip oldugunu gosterdi.
Bu cal!sma Ketin'i 1961 ve 1966 y1llarmda Tiirkiye'nin paleotektonik yap1sm1 orojenez zamanlanna
gore dort ayn tekt-0nik birlige ay1rma fikrine gotiirdii ve bu suretle 1980'li y11larm basma kadar iilkemizde kullamlan Pontid, Anatolid, Torid ve Kenar
K1vnmlan sm1flamas1 ortaya pkt1. Bu cahsmalannda Ketin daha cok Stille'nin yontemini kullanarak
actsal diskordanslardan orojenez zamanlarm1 belirlemek icin yararlanm1s. her tektonik birligin a§ag1 yukan biitiiniiyle su iistiine c1kma zamamm nihaht
olu§um zamam olarak kabul etmistir. Ofiyolitli ka·
yalan da deniz altmda olusmus ultrabazik ve bazik
indifalarm eserleri olarak addeden Ketin, bunlan da
otokton olarak diisiinmiistiir.
Ketin kabul ettigi varsay1mlarm sonuclanm arazide yap1lan dikkatli gozlemlerle s1k1ca pekistirdigi
icin, baslang1c varsay1mlan olan ac1sal diskordans.
lann miinferit orojenezleri gosterdikleri ve ofiyolitik
kayaclarm da otokton olduklan fikirlerinin yanl1~ olmasma ragmen, Ketin'in arazide farkettigi aynhklar
bunlara dayanarak yap1lan sm1flamanm da :s1hhatli
olmas1 sonucunu d-0gurmustur. Ketin'in ay1rd1g1 birliklerin hepsi 1evha tektonigi kurammdan sonra da
gecerliliklerini korumu~lar, Ketin'in de faal olank
katIJd1g1 ilerleyen cal!smalar sadece bunlan giderek
daha ufak alt boliimlere ay1rmay1 gerektirmi11tir.
Ketin'in 'Pontid/Anatol!d smm ve Torid/Kenar KIY·
nmlan :sm1n, s1ras1yla !zmir - Ankara - Erzlncan ve
Bitlis kenet kusaklarma kars1hk gelmektedirler. Bir
baska deyisle, levha tektonigi ile birlikte gelen yenllikler Ketin'in daha once cizdigi hatlarm yalmzca
adlanm degistirmistir.
Bu §ekilde 1948 ythnda Tiirkiy;e'nin neotektonik
causmm anahatlan ile evriminin esaslanm ortaya
koymul) olan Ketin, 1950'li y1llarm sonunda da iilkenin paleotektonik evriminin ve orojenik birliklerinin
ac1klama ve tariflerini yapm1s, yiiriitiilmekte olan
arazi cahsmalarma ve Tiirkiye'nin gene! tektonik
evrimi konusundaki teorik etiidlere ortak bir tarttsma ve degerlendirme baz1 saglam1stir. Ketin'in jeolog
tHSAN KETtN -
HAYATI VE ESERLER1
olarak siiphesiz en biiyiik yam sadece arazide kaliteli
harita uretmekle 'kalmay1p, kendisi ve bru;kalan tarafmdan toplanm1s olan giivenilir verileri iyi bir sekilde yorumlayarak bu verilerin dile gelmesini saglay'l..
bilmesi, birikmis olan bilgiyi ortak bir baz iizerinrle
toplayarak daha sonraki cahsmalara saglam bir 11asamak haz1rlayabilmesi olmustur. Ketin iyi bir ar_ashncmm dogru soruyu sormas1m b1 ien kisi oldug:i
fikri~i en iyi benimsemis olanlardand1r. ~ogru . soruvu sorabilmek icin de once hakkmda soru sorulacak
konuyu en iyi §ekilde bilmek, hazmetmi§ olmak gerekh•. DolaylSlyla her arast1rma projesi bir problem,
bir soru ile baslar. Bittigi zaman ise toplanan bil.
giler bir diger sorunun sorulabilmesi icin g1erekli temeli olustururlar.
!ste bu bilim anlay1s1d1r ki 1960'h y1llann basmda Ketin'i tekrar detayh arazi etiidlerine dondiirrnils,
1950'lerin son yl,lmda olu§turdugu kuramsal catly1
kontrol ederek gelistirmesine neden olmustur. Bu tarihlerdie Tiirkiye Petrolleri Anonim Ortakhg1 adma
KJetin Bah Pontidlerde ve ozellikle Kenar K1vnmlan
bolgesinde detayh jeolojik harita cah§malan ve profil etiidleri yapm1shr. Daha sonra yaymlad1g1 Giineydogu Tiirkiye ve !ran Kambriyen'i arasmdaki
kars1lashrma Ketin'in bu donemdie bOlgesel stratigrafiye yaphg1 'katk1lardand1r.
Ketin 1960'11 y1llan hem Tiirkiye genelinde sentez cahsmalarma devam etmek hem de s1k s1k arazi
etiidleri, harita kompilasyonlan ve benzeri gibi daha
dietay problemlerle ugrasmakla gecirmi~, bu arada
Uluslararas1 Avrupa Tektonik Haritas1'na da Tiirkiye k1smm1 haz1rlam1st1r. Uluslararas1 Avrupa Tektonik Haritas1 Komisyonu iiyesi olarak Ketin 1965 y1lmda Kafkasya'y1 ziyaret etmis, burada yapma im.
kamm buldugu gozlemlerini 1966 yllmda Tilrkiye
Jeoloji Kurumu Biilteni'nde yaymlam1stir.
Ketin, '1968 y1lmdan itibaren ilgisini tekrar neotektonik problemler yoniine cevirmis ve aym Yll Tilrkiye'nin faal tektonik yapllar1 ile deprem odaklarinm dag1hs1 arasmdaki iliskileri inceleyen bir makale
yay1nlam1shr. Ertesi y1l yaymlanan ve bashg1 sadece
«Kuzey Anadolu Fay'1 hakkmda» olan makale Ketin'in kiendi kesfettigi bu dev yap1 hakkmdaki en de.
tayh eseridir. !svicreli jeolog Nazario Pavoni'nin 1961
y1lmda yaymlad1g1 «Kuzey Anadolu Fayn> adh makalesinde ortaya athg1, bu faym aUmm1n en az 300
- 400 km., yasmm da asag1 yukar1 erken Tersiyer olmas1 gerektigi fikirlerini ciiriitmek icin yaz1lan bu
makale fay1n giizergah1 hakkmda da kaleme almm1s
ilk detayh yaz1d1r. Bu yaz1y1 h!emen 1970'de Bartm
depremi uzerine Sakir Abdiisseliimoglu ile yaphg1
arazi gozlemlerini iceren yazlSl ve Bah Anadolu grabenlerinin sismotektonigi ile ilgili olan makale izl~r.
1970 - 1976 y1llan arasmda Ketin'in bilimsel iire.
timinde bir duraklama goze carpar. Esasmda sadece 1972 y1lmda Nezihi Camtez ile birlikte yaymlam1s olduklan «Yap1sal Jeoloji» adh ders kitabmm
nesredildigi bu ink1tamn sebebi, 1969 yllmda Ketin'in
ikinci oglu Mehmet'in de, iiniversite tahsilini bitir-
digi bir sirada, mes'um bir apandisit krizi sonucu
hayata gozlerini yummus olmas1d1r. Bu ikinci felaket
Ketin'i neredeyse y1kacak kadar sarsm1s, muazzam
metaneti ve celik iradesine ragmen kendini tekr.ir
toparlayabilmesi seneler alml,5hr.
1975 y1lmda, Amerika'mn Kaliforniya eyaletindeki San Andreas fay1 iizerinde incelemeler yapmak
uzere Ketin'i tekrar Amerika yolcusu olarak gorily:>.
ruz. University of California at Los Angeles ve Stan·
ford V'niversitesi'nde konf.eranslar veren Ketin daha .
sonra Houston'a gelerek burada da University of
Houston'da Tiirkiye'nin jeolojisi hakkmda bir seri
konferanslar vermis, oradaki ogretim iiyeleriyle te·
maslar yaparak Sakarya K1t'as1 uzerinde yap1Ian paleomanyetik arashrmalara :zJernin haz1rlam1shr.
Ketin 1975 y1lmda yaphg1 inceleme gezisinin so.
nuclarm1 '1976 y1lmda Tilrkiye Jeoloji Kurumu Billteni'nde yaymlad1g1 «San Andreas ve Kuzey Anadolu Faylan arasmda bir kars1la§hrma» adh makalesinde anlatm1§tlr. Aym makalede Ketin, Kuzey Anadolu Fay vadisi boyunca cokielmi§ olan en yash sedimanlarm Orta Miyosen'dien daha onceye uzanmad1klarm1 belirterek faym en cok Orta Miyosen'de olU§·
mu§ olabilecegini belirtmistir.
1976'dan sonra Ketin'in bilimsel iiretimi gene
kesiksiz ve gittikce :zJenginle§en bir manzara arzetmektedir. Bu devrenin benim bu yaz1da bahsetmek istedigim en son iiriinii Ketin'in 1977 y1lmda Van He
!ran s1mn arasmdaki sahada yapm1s oldugu ara~i
gozlemlerinin sonucland1r. Burada Ketin dalma batma bolgelerinde olusmus oldu'klanm sand1g1 me·
lanj karrna§1klarm1n yaygmhgma dikkat cekerek
tum bu bOigenin temelinin aslmda devasa bir y1g1§lrn karma§1g1 oldugunu tahmin etmi§, bu tahmin de
kendisinin da:ha sonra Yilcel Y1lmaz ve benimle birlikte yaphg1 cahsmalar esnasmda «Dogu Anadolu Y1.
g1§1m Karma§1g1» fikrinin dogmas1na neden olmu§rtur.
Ketin'in 1977 y1hndan sonra yaphg1 cah§malar
bugiln halen siirmekte olan arashrma projelerinin
ba§lang1c noktalar1.d1rlar. 1977-1982 y11lan arasmda
dl§anda doktoralanni bitirip yurda donen eski ogrencileri birbirleri ardmdan gelip tekrar Ketin'e katll·
m1slar, k1sa zamanda Ketin'in eski kilciik ekibi biiyilmil:} ara§hrmalann cap1 da bununla paralel olarak
art~I§tlr. t.T.tr. Genel Jeoloji Anabilim Dah'mn Tilrkiye'nin h!emen her kosesinde ve Tiirkiye d1§mda da
surdiirdiigii sedimantolojik/stratigrafik (ozellikle
kir Abdiisselamoglu, Naci Goriir ve Fazh Y. Oktay
ile), yap1sal (ozelli'kle 1hsan Seymen ile), petrolojik
(ozellikle Remzi Akkok ve Aral Okay ile) ve tektonik cal1smalar (ozellikLe A.M.C. i;;engor ile) ashnda
Ketin'in genis semsiyesi altmda yilriltillegelmisd!r.
Ketin bu donemde gene meslekda§lar1 ile birlikte
ozellikle levha tektonigi devriminin getirdiklerinin
1~1g1 altmda Tilrkiye ve cevresinin jeolojik evrimlerine yeni bastan goz atma ihtiyacm1 duymus ve ye.
ni bir senteze gidilmesi diisunoesiyle cok yonlii bir
cah§ma icerisine girmistir. Ketin'in bu cahsma do·
sa.-
l3
- ~ENGOR
nemi .gilnilmilzil de kapsad1gmdan burada konumuz
· d1:}i -kallr. . Emekl.i olmas1 · nedeniyle art1k · ara§hrma
-f.aaliyetlerine eskisinden daha <;ok zaman .ay1rabildi.. gini. soyleyen Ketin, bu ·arada ilnh•ersitenin kendi·sii:icien istemi§ oldugu derslerini de eski heyecan ve
disiplininden hi<;bir §e-y kaybetmeden muntazaman
v~rme:kteci.ir.- Bu arada emekli oldugu yll Tilrkiye yer:biiimleri camiastna gene onemli bir katk1da bulun. inu~. detayh bir Tilrkiye jeolojisi ders kitab1 vilcwla
' g~tirmi§tir.
·
, Buraya kadar az <;ok kronolojik bir sira i<;inde
anlatmaga gayret .e ttigim :thsan Ketin'in meslek ya.§am1, · pek cok yonilniln yanmda ozellikLe il<; bilyiik
cepbesi ile dikkat c;ekmektedir. Bunlar s1ras1yla ara~;
ill!£!!!.k,- ogreticilik ve organizaiorliik yonleridir. Bu
yaz1qa .a:D.cak en pelirgin olan bilimsel faaliyetine deginebildigim Ketin'in burada bahis konusu edilem~­
yen J'.aymlanm1s eserleri bu yazmm sonundaki list.~­
d~ yernmi.#ir. :K:etin'iff onemli bir yekun tutan :1aymianmaxrl1§ harita ve -raporlanmn tesbiti ise ba§h
ba~ma bir ar§iv <;ahsmas1 gerektirecek kadard1r,
ihsan Kietin 44 y1lhk meslek ya§ammda her§eyden once muhtesem bir arastirmac1, titiz· bir goz.
lemCi' oldugu kadar da cesur ve muhayyilesi geni§ bir
.teorisyen, problem secmekte gosterdigi ustahg1 sec:i·gi i;orunlan cozerken de siirdiiren bir bilim adam1
°<;>larak kars1m1za c;1k,maktad1r. ihsan .K.e tin . .Tilrkiye
jeo1ojisini disipline etmis, belirli esaslara oturtank
kEmdisinden sonra yap1lacak olan ·ara§tmrialara te·mel ve bir dereceye kadar da giizergah tayin etmistir, Tii'rkiye jeolojisin~n temel probleml1erinin bilyilk
<;ogunlugunu ilk vazl:)den- Ketiri oldugu gibi, J:mnla.
·rm . "<;ogun'a esasl1 coz.U.i nler ,i~.etirerek degi§ik pr~>o...
) emler arasmdaki ili§kflere ilk i~aret eden
gene o
olniu§tur. .Ozellikle Tilrldye'nin tektorfigine yapt1g1
-katk1lar, jeolgjinin .b u <;Ok onemU .dalinm . illkemizde
·QilYilk bir. gelisme. gostermeslne n ed·e n olmu§, Tilrki.ye'de bu konuda bash basuia bir «Ketin Ekolil» mey~
dU:na g~tirdi_gi gibi, kendisine . de.. uluslararas1 bir ~oh­
ret ·ka~ndlrrm§hr. Ketin 1938 y1lmda Tijrkiye'ye
·dondilgil zaman kar§1smda 1e n cetin problem olarak
'duran b!r ara~t1rma terbiyesi, bir ara~t1rma an'~ne:>i
yar-atma gorevini ]Jir tek Insana nMiren kismet. olan
·buyilk bir: basanyla ye7ine getirn;1.istir.- ·
·
Ara1?tmc1 Ketin, . dogadan . ogrendiklerini sadece
·sm1ftaki ogrencilerine degil,' etrafmdaki herkese bilyilk bir hieyecanla ogreten bir hoca da olmay1 bilmis,
yazd1g1 bes ders kitab1yla· Tilrkiye'deki tilm jeologla_r1n .yeti§melerine onemli katk1lar yapm11?hr. Ketin'in
doga sevgisi, bilime .kar§J duydugu derin sayg1 ve tazeligini .bugiln dahi koruyan heyecam adeta bula1?1~1d1r. Ketin jeolojiJrie olan tutkusunu ve jeoloji biL
glsini herkesle aymm yapmadan payla§an bir og'r et:m endir.
Ben Ketin'in bilim heyecanma ve bu heyecam
·payla1?ma arzusuna onunla ilk defa tamst1g1m 10
May1s 1973 gecesi tamk olmustum. o tarihte henilz
.:bir lise ogrencisi il~en ortak bir aile dostumuz jeolojiye kars1 duydugum ilgi riedeniyle beni bir giln Profe-
de
:1~
sor Ketin'e -gotilrecegini soylemi§tL 0, 10 May1s ak.§am1 yemekten sonra kendi evind~ Profesor Ketin'~
.takdim 1edlldim. Ketin'in bana kar§l gosterdigi fakml1,g1 ve heyecamm omrilm olduk<;a hahrlayacag1m.
Benimle bir lise ogrencisi degil de .sanki kirk y1llll\
.mes~ekda1?1ym1§1m gibi konu§an bu giller yilzlil adamda tarifi gil<; bir sihir vard1. Hemen o gece Ketin
benim 0 andan soriraki egitimim ii;in bir plan teklif
etti ve beni daha o yaz -henilz ilniversiteye girmeden!1.T.tr. ogrencileri ile birlikbe once arazi kampma
gonderdi, daha sonra da o s1ralarda Gebze kuzeyinde jeolojik harita almakta olan Docent (§imdi Profesor) :;;akir Abdilsselamoglu'nun yamna . i;1rak olarak
kath_. Ondan sonra da Ketin bugilne kadar benin:i
egitimimin her safhas1 ile bizzat ilgilenmi§tir.
Bu basit hikaye Ketin'in hler seviyede egitim
konusunu ne derece eiddiye ald1g1m ·gostermek a~1smdan enteresand1r. Ders ·k itaplartna verdigi one m,
ozellikle 'I'ilrk<;;e yaym yapmaktaki isran, h er eline
gecen yetti · haritayr veya enteresan bir fotograf1 «ogrenciler gorsilm> diyerek gidip bizzat koridordaki
ilan tahtasi.na asmakta gosterdigi titizlik ve nihayct
ogrenmek niyetiyle kendisine yaklasan herkese gos.
terdigi · essiz yakmhk Ketin'in dogustan ara§hrmac1
oldugu kadar dogu§tan bir ogretmen de oldugunu
gostermektedir. Zaten bu iki ozelligin bir vilcutta
birle§mesidir ki Ketin'i Ketin yapm1shr.
Arna organizatOt keHn o1masayd1, idareci Ketin
olmasayd1, afa~hrmaci Ve .ogretmen Ketin l?ilphe:;iz
bu kadar etkili; olamazlard1. GenellikJe sakin yaradrh§1 ve gevezelikten her zaman kai;m1~ olmas1 nede~
·niyle ' Ketiri!in' organizator ve idareci yanlan yaygli:i
olarak bilirifuez. Aslmda Ketin mesiek ya~am1 'Jdyunca ·nu ·rolleri milmkiin oldugu kadar az oynamaga
:mria gostermi§, kendiD.i bilimsel .ara1?hrmalarmd1}1
Ve ogretimden allkoyacak her tilr faaliyeti · kendin.d~n uzak tutmaga gayret etmistir. ·Fakat gerek duyul_dugu anda Ketin bu :konularda da rol oynamak ilze,re ortaya .c1kmakta :tereddilt gostermemi§ttr. Ben nu.•
rada Kietin'in iki kere yapmis ·oldugu-. Maden Fakilltesi De!<anhg1,. bir..defa da yapm1§_oldugu Jeofoji KQ;.rumu Ba§:kanhg1 gibi gorevlerine veya Tilbitak'da
yapm1§ oldugu.r temel bilimler ara§hrma grubu ilye,ligine deginmek istemiyorum: Tilrkiye'de Ketin ·; ~
neslinde j'eoloji profesoril olan pek' cok meslekda ~_I
. benz~r gorevlerde az
veya cok batmnyla bulunmu)•
.1ard1r. · Ketin'in organizator olarak bilyilk muvafh.
kiyeti ara1?ttrma gruplan olusturmada gorillilr. Kaz1m
Ergin'in 1.T.U:'ye , dogrudan profesor olarak a.tanmas1mn :saglanmas1 ile ba§layan bu grup kurma ca~l§~
mas1 Ketin'i belli arahk_larla tam olarak 30 YI! silreyle mesgul etmistir. _Bugiln 1.T.U. Maden Fakilltesinde
uluslararas1 platformda kendine belli bir . yer etn:i!s
bir yerbilimleri ekibinin kurulmasmda Ketin'in eme.
gi silphesiz bilyilk olmustur.
Kendi kilrsilsil icerisinde de ~etin'in idareci olarak ba§ans1 milmkiln oldugu kadar «idare etmemey·3~
ozen gostermis olmasmdan kaynaklamr. Ketin her
zaman kilrsilsilndeki. her asistamn bag1ms1z bir aras~
1HSAN KETiN -
HAYATI VE ESERLERt
tmc1 olmas1m istemi§, akademik pozisyoriu daha yilk~
sek kffrsil elemanlarinl.n kendil!erinden daha alt durumda bulunanlan kullanmalarina kesin bir §ekilde
mani olarak bu konuda - kendisi hep ornek olmu§~
tur. Avrupa ilniversiteleriride bile nadiren rastlanan
bu milkemmel demokratik ati:hosfer, Ketin'in kilrsilsilniln bilimsd verim oramiun emsallerinin ilzerinde olmasmm samnm en onemli nedenlerinden biridir.
· · Buraya kadar anlattrg1m «jeolog» ihsan Ketin,
kimdisini tamyan herkesin de oybirligi ile belirttikleri gibi, aym zamanda essiz bir insan ve -kelimenin
tam anlam1yla bir centilmendir. iki oglunu kaybetinek gibi, bir baba ic;in tahammillil son derece gilc;
felaketler kari;;1smda metanetini kaybetmemi§, kendisine meslek yai;;am1 boyunca destek olmu§ olan e§i
ic;in her zaman en bilyilk teselli kaynagm1 olU§turmu§tur. bze1 ya§am1 ile isini bilyilk bir titizlikle birbirinden
ay1rmay1 bilen n.a dir insanlardan olan
Ketin, basar1,d an ba~nya ko§tugu meslek ya§am1
boyunca aym zamanda mil~fik _bir aile reisi gorevini
de asla aksatmam1strr. Samimi alc;ak gonilllillilgil
ic;erisinde ne zaman aile konusu ac;1lsa, Ketin hep sIcak yuvas1nm temel direginin, kendisinin hayattaki
e'n bilyilk yard1mc1sm1n esi Bedia: Hamm ' oldugunu
·vurg1:1lam1st1r.
Bana birisi c1k1p da «ihsan Ketin'i bir tek kelime ile anlatmak zorunda olsan hangi kelimeyi se.
c;erdin)} diye sorsa, ona tereddildsilz «itidal» derdim.
Yasam1 boyunca, heri;;eyin asms1ndan kac;m1s olan
miltedil !hsan Ketin, m\4ltesna kabiliyetleri ve essiz
kii;;iligi ile kendine bilim tarihinde silinmeyecek bir
yer haztrlad1g1 gibi mensubu oldugu milesseseyi ve
Ulkesini de tilm dilnyada en iyi sekilde tamtmay1 basarm1s, onlara varllg1 ile onur vermistir.
!hsan Ketin biltiln omrunu adad1g1 jeoloji camiasmdan da gerek yurt ic;inde ve gerekse yurt d1~m­
da l:ly1k oldugu i;;ekilde bilyilk sevgi ve sayg1 gormili;;,
c;ei;;itli kurulu:;;lar tarafmdan da Odilllendirilmii;;tir.
Onun onuruna bu simpozyumu dilzenleyen Tilrkiye
Jeoloji Kurumu bu konuda ilk ad1m1 atarak ona '1981
y1lmda yieni ihdas edilmis olan «Hamit Nafiz Pamir
Hizmet Odillil>>nil vermistir. Aym y1l Tilrkiye Bilimsel ve Teknik Arastirma Kurumu (Tiibitak) Ketin'e
Tilrkiye'de bir bilim adamina verilen en bilyilk milkafat olan «Bilim Odillil»nu lay1k gorrail~tilr. 1981'i
1zleyen ytllarda gerek meslek hayahmn c;ogunu ogretim ilyesi olarak gec;irdigi !stanbul Teknik Universitesi ve gerekse de Tilrkiye J eoloji Haritas1'nm
tamamlanmasmda emegi 'gec;tigi Maden Tetkik ve
Arama Enstitusil gibi kuruluslar Ketin'e hizmet Odillleri viermii;;lerdir.
Yurt d1smda Ketin 1984 y1h ic;erisinde benzerlerinin en eskisi ve prestiji en yilksegi olan «Geologic::tl
Society of Londom> tarafmdan 11eref ilyeligine sec;ilmistir. Aym y1l ic;erisinde Ketin'in Amerika, Avrupa
·ve Asya'daki dost ve meslekda~larl bir araya gelerek
.onun onuruna bir bilimsel toplanti dilzenlemeyi planlam1slard1r. «Nato Advanced Study Institute on the
Tectonic Evolution of the 'I1ethyan Regions» ad1 a.lt1,nda Eyllll 1985'de t.T.U. Maden Fakilltesinde yap1lacak -olan bu uluslararas1 toplant1 Ketin'in kii;;iliginin uluslararas1 karakterinin' en belirgin delillerinden biridir.
·
Buraya kadar anlatt1g1m bu ornek hayat hikayc.
sinln kuskusuz en giize1 yam tabii ki henilz bitmemis oll11as1d1r. Emekli olmasmm hemen akabinde tstanbul Teknik Universitesi Maden Fakilltesi, mevcut
yilksek ogretim yasasmdan faydalanarak, bu milstesna hocasmm gorevine bu defa da sozle§meli olarak
devam etmesini saglam1~, Ketin'in yasam1 boyunca
cevvesine sac;trg1 1s1gm azalmadan silrmesini temin
etmi§tir. Burada Profesor ihsan Ketin'in daha c;ok
uzun y1llar sagllkll ·b ir yai;;am ic;erisinde hem illke.
mizin hem de tiim gezegenimizin jeolpjisine katk1lar yapmaga devam etmesini, Tilrk jeolojisille, bir za~
manlar kendisinin Hamit Nafiz Pamir ic;in kullanm1s oldugu s1fatla, «Bilyilk Hoca» olarak hizmet etmesini dilerken tilm yer.bilimciler toplulugunun ortak arzusuna tercilman olduguma eminim.
Bence Ketin'in ya§ant1s1ri1 en iyi anlati;i,]Jilecek
olan iki sozden Schiller'inkini bu biyografiye giris
olarak kulland1m; kendisinin de pek ho:;;una giden
Vie Slk sik soyledigi Ziya Pa~a'nmkini ise kapams
cilmlesi olarak kullanmak istiyorum :
«Ayinesi istir ki~inin Iii.fa bak1lmaz,
Sahsm gorilnilr riltbe-i akh eserinde:»
NOT
Bana bu yazmm haz1rlanmas1 esnasmda
yard1mc1 olarr Say111 Bayan Bedia Ketin'e,
Saym .Prof. Dr. Kaz1m Ergin'e ve 'nihayet Saym Prof Dr. !hsan Ketin'in kendisine tesekkilr
ederim. Yazmm daktilo edilmesi, tashihi v.b.
i:;;lerini benim yurt d1i;;mda bulundugum bir
esnada Hi:kip eden arkadaslanm Naci Gorilr
ve Aral Okay'a da te:;;ekkilr borc;luyum.
PROF. DR. iHSAN KETiN'iN YAYINLARI :
KET!N, !. (1940) : tiber die Tekton1k und den Vulkanismus der Gegend von Bad
Bertrich, Jahrb. filr Bodenforschung, Band 60, Berlin
(Inaug.
Dissertation - Doktora _T ezi), 49 -~
•'
9ll.
(1941) : Alemdag1 batrsmdaki Granit ma.
sifi ha:kkmda (Uber das Granit.
massiv westlich vom Alemda~ •
Bithynien). !st. lJniv. Fen fak.
Jeol. Enst. Nei;;riyati No : 7, Istan.
bul, 1 - 13.
·
(194'1) : Das Anatolische Erdbeden Ende
1939 (H. N. PAMiR ile beraber).
Geol. Rundschau, Band 32, Heft
3, Stuttgart, 279 - 287.
(1945) : Tunceli Kuzeydogusunda Seytan
Daglan ve yakm civanmn jeolojik yap1s1 (lJber den geologisch·:m
Bau der Seytan Daglan und ihr:!r
}5
~ENGOR
noheren Umgebung im Nordosten
von Tunceli). Fen Fak. Mecm. Seri B, Cilt X, Say1 4, tstanbul, 28B
- 297.
(1945) : Askeri Jeoloji, Gernelkurmay
(1949) : Kurze Berichte
Geol. Rundschau,
75.
(1950) : Ergani - Egil bOlgesinde
yap1lan
jeolojik ara~t1rmalann tektonik
netioeleri (Uber die tektonischen
Ergebnisse der Gelii.ndeaufnahme
des Gebietes 'Ergani-Egil im Siidost-Anatolien). Fen Fak. Mecm.,
Seri B, Cilt XV, say1 2, Istanbul,
Ba~­
kan1Ig1, Askeri Bas1mevi, (Almancadan Terciime), 200 sahife, tstanbul.
(1946) : Kap1dag1 yanmadas1 ve Marmara Adalarmda jeolojik ara~tlrma­
lar (Geologische Untersuchungen
auf der Halbinsel Kap1dag1 und
den Marmara - Inseln im Marma·
ra - Meer, Tiirkei). Fen Fak.
Mecm. Seri B, Cilt XI, Say1 2, tstanbul, 69 - 83.
(1947) : Elaz1g bOlgesi jeolojisinin anac;iz.
gileri (Die geologischen Grundzii·
ge d!er Gegend von Elaz1g.Ostan~­
tolien) . Fen Fak. Mecm., Seri B,
Cilt XII, Sayi 4, tstanbul, 255 267.
(1947) : Uludag masifinin
tektonigi hakkmda (Uber die Tektonik des Uludag - Massivs). Tiirk. Jeol. BUit.
(Jeoloji Kurumu Biilteni), Cilt I,
Say1 L Ankara, 60-88.
(1947) : Kurzer Bericht iiber die letzten
Erdbeben in der Tiirkei, Geol.
Rundschau, Band 35, Heft 4, Stu~­
tgart, 36-38.
(1947) : The Structure of c;amhca, Western Asia Minor, near Istanbul
(W. J. Mc CALLIEN ile beraber).
Annales de !'Univ. d'Ankara, s. I.
(1948) : Die grossen anatolischen Erdbeben in den letzten zehn Jahren.
Urania, Jhhrg. 11, Heft 6, Jena,
153-160.
(1951) : Bayburt bolgesinin jeolojisi hak-
klnda (Uber die Geologie der Gegend von Bayburt in Nordost Anatolien). Fen Fak. Mecm., Seri B, Cilt XVI, say1 2, Istanbul,
113-127.
(1952) : Hans Cloos (1885 - '1951).
Tiirk
Jeol. Kurumu Biilt. Cilt III, s. 2,
10U09.
(1953) : Tektonische Untersuchungen auf
den Prinzeninseln nahe Istanbul
GeoI. Rundschau Band 41, Stuttgart, 161-172.
(1954) : Makroseismische
Untersuchungen iiber das nordwestanatolische Erdbeben vom 18. Morz 1953
(F. ROESLI ile beraber) Eclog.3-e
Geolog. Helv. vol 46, Nr 2, Basel,
187-208.
(1955) : Diyarbak1r
(1955)
230 - 236.
tektonisch - mechanischen Folgerungen aus den grossen
anatolischen Erdbeben des letzten
Dezeniums. Geol.
Rundscha·t,
Band 36, Stuttgart, 77-83.
(1948) : Hans Cloos, Gespriich mit der Erde, geologische WelLund Lebensfahrt (Arz ile hasbihal, jeolojik
diinYa seyahati). Tiirk. Jeol. Kurumu Biilt. Cilt I, say1 2, Ankara,
('1948) : 'Ober d1e
(1955)
(1956)
91-95.
(1948) : Geologische Institute und Anstal-
ten in der Tiirkei Geol. Rundschau, Band 36, 100-'101.
(1948) : Son on y1lda Tiirkiye'de vukua
gelen ·biiyiik depremlerin tektomk
ve mekanik neticeleri hakkmda
(Almanca makalenin Tiirkc;esi).
Tiirk. Jeol. Kurumu Biilt. Cilt II,
sa:n
16
I, 1-13.
aus der Tiirkei.
Band 37, 72 -
(1956)
- - - - (1956)
Kuzeybatl,smda <;ermik bOlgesinin jeolojisi hakkmda (Uber die Geologie der Gegend
von '(;ermik nordwestlich Diyarbakir). Fen Fak. Mecm. Seri B,
Cilt XX, say1 3, 155-'159.
: Zonguldak dogusunda Ovacuma
.b olgesinin jeolojisi hakkmda (Uber die Geologie der Gegend von
Ovacuma ostlich Zonguldak) . Fen
Fak. Mecm. Seri B, Cilt xx, say1
3, Istanbul, 147-154.
: Erciyes dagmm te~ekkiil tarihi.
Yeni Erciyes dergisi, 3-4, Kayseri.
: Yozgat bOlgesinin jeolojisi ve Orta Anadolu Masifinin
tektonik
durumu (On the Geology of Yozgat Region and the tectonic features of the centraLanatolian
massif (K1r~ehir Crystallines).
Tiirk Jeol. Kurumu Biilt. Cilt VI,
say1 1, Ankara, 1-40.
: Uber einige messbare t.Jberschie.
bungen in Anatoliien.
Berg.und
Hiittenm. Monatshefte,
Jahrg.
101, Heft 2, Wien, 22-24.
: Arzkabugundaki
deformasyonlan gosteren model deneyler 1.T.i.J.
Dergisi, Cilt 14, No. 3, Istanbul.
iHSAN KETiN -
HAYATI VE ESERLERt
(1957) : Kuzey
Anadolu Deprem Fay1.
t.T.U. Dergisi, Cilt 15, say1 2, 49 52.
(1957) : Umumi Jeoloji, I. KlSlm: Arzka_
kabugunun ii:; olaylan. istanbul
Teknik Universitesi Kiitiiphanesi,
say1: 360, 1-273.
(1958) : Hans
Stille 80 yasmda. Tiirk.
Jeol. K. Biilt. Cilt VI, say1 2, 143
-146.
(1959) : Uber Alter und Art der kristalli-
nen Gesteine und Erzlagerstatten
in Zentral-Anatolien. Berg-und
Hiittenm. Monatshefte, Jahrg. 104,
Heft 8, Wien, 163-169.
(1964) : Turquie in «Tectonics of Europe
by Bogdanoff et all., Moscow, 258
-262.
Tectonic
structure of anatolia
(1966)
(Asia Minor)» Geotektonika, 1956
(3), 61-71, Moskova (rusca).
Kafkasye ve iskandinavya mem(1966)
leketlerinde jeolojik mii§ahedeler. T.J.K. Biilteni, cilt X, say1
1-2, Subat 1966, 100-121.
(1966) : 6 Ekim 1964 Manyas Depremi esnasmda zeminde meydana gelen
Tansiyon <;atlaklan. Tiirkiye Jeol.
K. Biilteni, Cilt X , say1 'l-2, Ankara,
1966, 44-51.
(1966) : Anadolunun Tektonik
(1959) : <;amllca bolg1esinin ·tektonigi hak-
(1959)
- - - - . (1959)
(1960)
(19GO)
(1961)
(1962)
(1963)
(1963)
kmda (Uber die Tektonik das
<;amllca-Gebietes bei Ista nbui).
Tiirk. Jeol. Kurumu Biilt. Cilt
VII, say1 1, Ankara, l-18.
: Akdagmadeni Civarm1n jeolojisi
ve maden . yataklan. Maden Mee_
muas1, say1 5, t.T.U. Maden Fakiil. tesi, istanbul 7~11.
: Tiirkiye'nin . orojenik gell§mesi
(The orpgenic evolution of Turkey). M.T.A., No. 53, Ankara, 78-86.
: Erzincan - Tercan bi:ilgesinin jeolojisi ve maden yataklan hakkm.da k1sa not. Maden Mecmuas1, .>aYl 6, i.T.U. Maden Fak. 3-9.
: 1/ 2.500.000 i:ili:;ekli Tiirklye tektonik harita s1 h akkinda a i:;1klama
(Notice expliqttive de la carte tectonique de Tiirqui.e au 1/2.500.000).
M.T.A., No. 54, Ankara, ·1 -6.
: Tiirkiye'de ' magmatik
faaliyet
hakkmda (Uber die magmatischen Ersch einungen in der Tiirkei) .
Tiirk. Jeol. Kurumu Biilt. Cilt
VII, say1 2, Ankara, 16-33.
: 1/ 500.000 i:ili:;ekli Tiirkiye J1eoloji
Haritas1 Sinop paftas1 ve izahn~­
mesi (Explanatory text of the
geological maps of Turkey).
MT A Enstitiisii yaymlan, Anlmra, 1-111.
1/ 500.000 oli:;ekli Tiirkiye Jeoloji
Haritas1 Kayseri Paftas1 ve izahnamesi (Explanatory 'Dext of the
geological maps of Turkey). MT.A
- Enstitiisii yaymlar1, Ankara, 1-82.
: Umumi Jeoloji, II. Kis1m : Arzk abugunun di~ olaylan ve yeryiizii
§ekilleri (Diger yazarlarla birlikte), istanbul Teknik Universitesi
Kiitiiphanesi, say1 5'13., 428 sahife.
(1966)
(1968)
(1969)
(1969)
(1970)
Birlikler i
('nectortic · Units of Anatolian
Asia Minor), 1',1:.T.A., No : 66,
Ankara, 1966, 20-34.
: Giineydogu- Anadolunun Kambrien te~ekkiilleri ve bunlann Dogu
iran Kambrieni ile mukayesesi
(Cambrian Outcrops in southeastern Turkey and their Comparison
with the Cambrian of East iran) .
M.T.A. No. 66 Ankara, 75-87.
: Tiirkiye'nin gienel tektonik durumu il.e b~h,ca deprem bi:ilgeleri
arasmdaki ili~kiler (Relations b etween general tectonic features
and the main earthquake regions of Turkey) M.T.A., No: 71, Ankara, 129-134. .
: ABDUSSELAMOGLU, $. ile birlikte: 23 Ma r t 1969 Demirci ve 23
Mart 1969 Ala~ehir-Sar1gi:il depremleri hakkmda makrosismil~
goz~emler. Maden Mecmuas1, Cilt :
IV, Say1: 5, t stanbul, 22-26.
: Kuzey Anadolu Fay1 Hakkmda,
M.T.A. Dergisi, 72, '1-25.
: Bah Anadolu Neojen Havzala nnm sismotektonigi, Gediz Simpoz.
yumu, t.M.O. yaymlan, No : 21,
8-16.
(1970) : ABDUSSELAMOGLU, S. ile bir.
likte: Bartm depreminin etkileri,
T .J.K. Biilteni, Cilt: XII, Say1:
1-2, Ekim, 1969, 66-76.
(1972) : CANITEZ, N. ile birlikte : Yap1sa,l
Jeoloji. ist. Tek. Univ. Kiitiiphanesi, Say1 : 869, 520 sahife.
(1974) : «Uluslararas1 Tektonik Si:izliigii
Tiirkce Adlama» iizerine bir ele~­
tiri, M.T.A. Dergisi, 82, 147-149.
(1975) : Yer bilimlerinin 50 y1lllk Cumhuriyet Di:inemind1eki geli§mesi,
Cumhuriyetin 50. y1l1 Yer Bilimleri Kongresi, M.T.A. yaym1 XV -
xx.
~ENGOR
(1975) : Ay hakkmd.a yeni bilgiler. Tiirk
Cografya dergisi, 50. y1l ozel say1s1, Cilt : 22-23, SayL: 26, 4-18.
(1976) : Yine «Yerbilimleri enstitiisii» iizerine. Yerbilimleri Dergisi, Y1l L
Say1: L 5-8.
(1976) : San Andreas ve Ku~ey Anadolu
Faylan arasmda bir kars1lastirma
(A comparison between the San
Andreas and the North Anatolian
Faults). T.J.K. Biilteni, Cilt: 19,
s.149-'154,
(1977) : Van Golii ile iran stmn arasm.
daki bolgede yap1lan jeoloji gozlemlerinin sonw;Ian hakkmda "bir
ac;1klama, T.J.K. Biilteni, C. :JO.
s. 79-85,
(1977) : Gene!
(1978)
(1979)
(1979)
(1980)
18
Jeoloji - Cilt I, yerbilimlerine giris, !st. Tek. Oniv. Kiitiiphanesi, Say1: 1096, 597 sahife.
: Tiirkiye'nin bashca orojenik olaylan ve paleocografi'k evrimi (Ma·
in orogenic event and Paleogeographic evolution of Turkey).
M.T.A. No: 88, Ankara, 1-4.
Arastirmala: Tiirkiye'de Jeoloji
nmn ve jeoloji Haritalarm1n k1sa tarihc;esi: Yery. ve !nsan, Subat 1973, '15-17.
: Hakkari -<;ukurca arasmm BiiYiik Zap Suyu boyunca jeoloji kesiti. T.J.K. Biilt. -Altmh Simpo2:yumu, s. 2-4.
: Remnants of a pre-Late jurassic
ocean in northern Turkey: Fragments of Permian-Triassic Paleo
- Tethys? Geol. Soc. Am. Bull.,
Vol. 91, P. 599-609 (Sengor, A.MC.
ve Y1lmaz, Y. ile birlikte).
('1981 - 1982) : Petrol Bolgelerimizin gene!
jeolojik durumlart ve Petrol olanaklan hakkmda goriisler. Petrol
!sleri Gene! Md. dergisi No: 25, s.
121-130 (Goriir, N. ve Akkok, R.
ile birlikte).
(1981) : Y:e rbilimlerinin Cumhuriyet donemindeki gelismesi, Bilim ve
Teknik, say1: 168, s. 13-16. Kas1m
1981.
(1981) : Yeryuvann - Diinyam1zm jeolo-
jik evrimi ic;inde Tiirkiye'nin yeri
ve dogal kaynak olanaklari TOB!TAK-Ozel yaym1, S. 12-25 (Seki!),
1-12.
(1982) : Kuzey Amerika
k1tasmm jeolojik birimleri ve dogu-·bat1 jeoloji
kesiti. Karadleniz Teknik Oniversitesi Yerbl. dergisi ozel say1s1, s.
93-106.
(1982) : Tiirkiye'nin
bashca dogal kay.
naklanmn j'eolojik durumu. Bilim ve Teknik, Say1: 171, 172 ve
173, 28-36, 31-38, 31-36.
(1982) : Gene! Jeoloji Cilt : II, d11; olaylar
ve yerytizii sekilleri !st. Teknik
tl'niv. Ktittiphanesi Say1 : 1228, 396
sahife.
(1982) : Jeoloji Tarihinin ilk sahifeleri.
Yeryuvan ve !nsan, 7/2, 4-8.
(1983) : Tiirkiye Jeolojisine Gene! Bir Ba.
k1s. !st. Teknik tl'niv. Kiitiiphanesi, Say1 1259, 595 sahife.
(1984) : Tiirkiye'nin bindirmeli _ Naph ya,p1smda ' yeni gelismeler ve bir ornek: Uludag Masifi. Tilrkiye Jeol.
Kurumu - !hsan Ketin Simpozyu.
mu ozel say1s1.
Download

Erdal DAĞTAŞ & Mehmet Emir YILDIZ Türkiye`de