arar
Ekonomi
3
Muhasebe
ÜRSAB tarafından hazırlanan Türkiye Kongre Turizmi Raporu'nda,
2014 yılında İstanbul'daki kongreler için 49 bin delegenin yerini
ayırttığı, bu rakamın yıl toplamında ilk kez 100 bini aşması
beklendiği belirtildi.Raporda, "Böylece sadece İstanbul'un büyük kongrelerden
elde edeceği gelir 250 milyon doları bulacak. İstanbul'un toplam kongre ve
seminer gelirlerinin ise 1,7 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor" denildi.Türkiye
Seyahat Acenteleri Birliği'nin açıkladığı raporda, 2013 yılını 34,9 milyon ziyaretçi
ve 32,3 milyar dolarlık turizm geliriyle kapatan Türkiye'nin artık sadece kum,
deniz, güneş değil, tarih, kültür ve kongre turizmi ile sesini duyurduğu ifade
edilerek, İstanbul başta olmak üzere Antalya, Ankara, İzmir, Bursa ve
Kuşadası'nda bulunan kongre merkezlerinin yıl içinde onlarca uluslararası
kongreyi ağırlar hale geldiği kaydedildi.Raporda, 2013 yılında Türkiye'ye kongre,
seminer ve fuar için gelenlerin toplam sayısının 2,4 milyon olarak gerçekleşti.
T
İ STA N B U L'A Ş i M D i D E N
R E KO R KO N G R E G E L i R i
5
Gündem
ÜÇ SEKTÖRE
KÖTÜ
HABER!
aşbakan Erdoğan Kutlu Doğum programında konuştu. Dinde
samimiyetin önemine vurgu yapan Erdoğan, cemaate
seslenerek; ''Çıkar şebekelerinin oyunlarına alet olmayın''
dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından
Sinan Erdem Spor Salonunda düzenlenen Kutlu Doğum programına katıldı.
Erdoğan burada önemli açıklamalarda bulundu.Başbakan'ın konuşmasından
satırbaşları: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Siyaset, eğer kalpteykiyle
dildekini samimiyet köprüsüyle birbirine bağlayabiliyorsa hakka ve halka
hizmettir. Adalet, eğer vicdan ile hak arasındaki samimiyet köprüsünü tesis
edebiliyorsa adalettir. Devlet, kendisini var eden insan ile arasında bir
samimiyet köprüsü imar edebiliyor, yani insanı yaşatarak insan için ayakta
kalabiliyorsa adil bir devlettir.Kitap, kalptekini yazıya dökebildiği, gönülde
olanı samimi bir şekilde beyaz sayfaya aktarabildiği ölçüde faydalıdır.
B
ergi Denetim Kurulu müfettişlerinin 2013 yılında yaptıkları incelemeler
sonucunda, akaryakıt, oto ve konut sektörlerine milyarlarca liralık vergi
borcu çıkarıldı.Vergi Denetim Kurulu 2013 faaliyet raporundan yaptığı
derlemeye göre, akaryakıt kaçakçılığı ile mücadeleye yönelik çalışmalar yapan Ankara
ve İstanbul Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele Grup Başkanlıklarında görevli 19 vergi
müfettişinin koordinatörlüğünde İstanbul, Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara, Bolu, Konya,
Gaziantep, Adana, Mersin ve Kayseri'de yer alan 276 mükellefin 341 iş yerinde 10 numara
yağa ilişkin fiili envanter çalışmaları gerçekleştirildi.Çalışma sonucunda iş ve işlemleri
riskli görülen 41 büyük, 155 küçük ve orta ölçekli mükellef vergi yönünden incelenmeye
sevk edildi. Bunlardan 150'sinin incelemesi tamamlanırken, incelemeler sonucunda 1
milyar 697 milyon 629 bin lira vergi borcu çıkarıldı. Ayrıca kayıt dışı akaryakıt satışı
yapabileceği konusunda tereddütler oluşan 36 mükellef de incelemeye alındı.
V
onom
N
A
B
I
Z
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
15 NİSAN 2014 Salı
8
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
Vatansızlık ve 'tarihsel gerçekler' ...
a1915'te Ermenilerin göçe zorlanmasının bu sene 99.
yıldönümü... Yüzüncü yıldönümü yaklaşmışken ABD'de Paskalya tatili öncesi dış ilişkiler komisyonundan
geçen Ermeni tasarısı, Senato gündemine alınmadı... ABD
sözcüsü ile Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'Serra KARAÇAM Dışişleri
nun açıklamalarındaki vurgu aynı. Tarihsel gerçeklerin açıklağa kavuşması için Ermenistan ve Türkiye arasındaki protokol süreci sürüyor denildi...
'ABD, Türkiye'ye bu konuyu sopa olarak kullanıyor' yorumu durumu açıklamaz. Baskı unsuru olabilir. Doğrudur. Ancak Türkiye de dahil devletler, dış ilişkilerinde çıkarları için
tüm baskı unsurlarını kullanırlar. Bu doğal...Birkaç gündür Los Angeles'tayım. California,
Ermeni kökenli Amerikalıların yaşadığı bir eyalet.
Yazısı S.16’da
‘G
CARi AÇIK Erdem Başçı ile ilgili çok
DüŞECEK!
Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Bu sene dış ticaret açığı
ve cari açık düşecek. Türkiye artık 2014'deki bu
onarımdan sonra 2015 çok farkı yere gidecek" dedi.
TEHLiKELiSöYLENTi
Piyasaları yakından ilgilendiren bir söylenti Ankada’da piyasaları çok yakından
ilgilendiren bir söylenti dolaşıyor. Son dönemde her alanda yaşanan görevden almaların ekonominin önemli kurumlarının üst düzey yöneticilerine de sıçrayacağı dillendiriliyor. Bunun söylentisi bile piyasalara çok ciddi zarar verir nitelikte.17 Aralık sürecinin ardından Başbakan Erdoğan’ın
cemaatçi kesime karşı bürokraside giriştiği tasfiye operasyonu bugün halen devam ediyor.
argının ardından bazı bakanlıklardaki kapsamlı değişikliklerin ardından sıra merkez bankası, Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)
ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) gibi
ekonomi yönetiminin kilit kurumlarına
gelmiş gözüküyor.
Y
konomi Bakanı Nihat
Zeybekci, bazı
çevrelerce 2014 yılında
büyümenin yüzde 4'ü geçeceğini
savunarak, "Tüm beklentilerin çok
üzerinde bu sene dış ticaret açığı
düşecek. Cari açık da düşecek,
Türkiye artık 2014'deki bu
onarımdan sonra 2015 çok farkı
yere gidecek" dedi.
E
Babadağ İlçesini ziyaret eden
bakan Zeybekci, belediye önünde
toplanan vatandaşlara hitap etti. 30
Mart yerel seçimlerinde halkın,
ekonomik istikrarı, kardeşliği
istemeyenlere, IMF'ye, namerte
muhtaç kalınmasını isteyenlere
gereken cevabı verdiğini söyledi. 30
Mart'ın yerel seçimin ötesinde bir
öneminin bulunduğunu, "bir
istiklal ve istikbal mücadelesi
verdiğini" belirten Zeybekci şöyle
devam etti:
"Türkiye, Gezi olaylarıyla başlayan
17 Aralık yargı darbesiyle zirveye
ulaşan o dönemi milletin
iradesiyle, gerçek yetki sahibi
milletin son sözü söylemesiyle
geride bırakmıştır. Bundan
yapılması gereken şey,
kardeşliğimizi pekiştirmektir,
memleketimizi Cumhuriyetimizin
100. Yılında 2023 Türkiye'sine doğru
koşar adımlarla götürmektir. Biz
kardeş kavgası olmasın, birliğimiz
ve beraberliğimiz artsın diye yerel
seçimlerde yoğun bir şekilde
mücadele ettik. Millette buna
destek verdi, buna 'olur' dedi, 'evet'
dedi. Allah'ın izniyle biz
hizmetlerinde samimi olduğuna
inandığımız, bu milletin birliği ve
beraberliğini, bu milletin
dünyadaki varlığı ile ilgili
duygularında ve düşüncelerinde
BORSA
şüphe duymadığımız kardeşleri
mizle kol kola, omuz omuza memle
ketimizi ileriye doğru götürmek için
birlik ve beraber olacağız. Ama bu
milletin dostluğuna, birliğine,
iradesine, hükümetine,
başbakanlarına kastedenlere
demokrasi ve hukuk içerisinde
bunun hesabını da soracağız."
İddialı işler yaptıklarını, Türkiye'ye
bakıldığında bunun görüneceğini
ifade eden Bakan Zeybekci, Türkiye
'nin 10 yılda dünyanın 16., Avrupa
'nın 6. büyük ekonomisi olduğunu,
830 milyar dolarlık milli gelire ula
şıldığını, çok şeyin baştan aşağıya
yenilendiğini belirterek, bunların
yeterli olmadığını kaydetti.
nerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız, Diyarbakır Belediye
Başkanı seçilen BDP'li Gültan
Kışanak'ın 'petrolden pay istiyoruz'
açıklamasına ilişkin, 'Devlet hakkı
içerisinde ayrı bir devlet hakkı söz
konusu olmaz. Böyle bir şeye sıcak
bakmamız mümkün değil' dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız, ANGİAD üyelerini
kabul etti. Bakan Yıldız, kabul sonrası gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. BDP'li Gültan Kışanak'ın
'Petrol başta olmak üzere bölgede
üretilen enerjiden yerel yönetimlere pay verilmesi gerektiği' görü
şünü değerlendiren Bakan Yıldız,
'Kışanak'ın açıklamalarını izledik.
E
Bu arada “paralelci
bürokrat tasfiyesi”
kapsamına,
Hükümetin
göreve getirdiği
ama “politikacının her
dediğini yapmayan bürokratlar”ın da
alındığı, parti
içindeki grupların
etkinlik mücadelelerini bu
alana da taşıdıkları
gözleniyor. Fırsattan
istifade bazı dini gruplar
bürokraside etkinlik
atağı başlatmış
gibi…
Başbakan Erdoğan’ın son yerel seçimlerin
ardından “mutlak gücü”nü tüm kamu üzerinde daha fazla hissettirmeye başladığı
da gözlemler arasında. Bir başka deyişle
bürokrasinin yapılacak işler konusunda
zaten az olan söz hakkı kalmadı, verilen
talimatların mutlaka yapılması gerektiği
konusunda bir algı iyice nüfuz etti. Bu
iklim işini iyi yaptığı, siyasetle fazla işi
olmadığı bilinen cemaatçi olmayan
bürokratların da görevden alınacağı
spekülasyonlarına neden oluyor.
Bunun son örneğini Merkez
Bankası’nda görmeye başladık.
Geçtiğimiz hafta içerisinde,
“Merkez Bankası Başkanı Erdem
Başçı’nın bu hafta yapılacak
genel kurul öncesinde istifaya
zorlandığı” söylentileri
kulislerde dolaşmaya başladı.
Bankacılara sorduğumuzda
böyle bir şeye ihtimal vermediklerini ama Merkez
Bankası’nda değişim söylentilerinin
kulislerde dolaştığını söylediler. Başkanın
görev süresinin devam ettiğini görevden
alınamayacağını herkes biliyor ama “istifaya zorlanıp yerine genel kurulda madde
eklenip yeni atama yapılacağı”, ya da
genel kurul sonrası bu değişimin yaşanabileceği ihtimallerine, “Artık her şey olabilir” diyerek açık kapı bırakıyorlar.
BÜROKRASİDEKİ TEDİRGİNLİK CİDDİ
Bu arada işini yapmaya çalışan bürokratlarda ciddi bir yılgınlık olduğunu açıkça
gözlüyoruz. “Artık iş yapılacak ortamın hiç
kalmadığını” belirten bir bürokrat, istifaya zorlanmanın yanında
bazı üst düzey bürokratların, başkan ve
müsteşarların bile, bu
havadan etkilenip
kendiliğinden istifalarının gündeme
gelebileceğini, bazı
kurum başkanlarının
bu konuda açık açık
yakınmalarını dile
getirmeye başladıklarını söyledi.
Şüheda
YILDIRIM’IN
HABERİ
“Uyan” yılın en iyi kitabı ödülü aldı
Gelişim Üniversitesi Medya Ödülleri
töreninde, "En iyi kitap" ödülünü
Gazeteci Yazar Hasan Taşkın “Uyan”
isimli kitabı ile aldı.
niversitenin Haramidere kampüsündeki törende, üniversite öğrencileri
tarafından belirlenen kişi ve kurumlara ödülleri Mütevelli Heyeti Başkanı Abdulkadir Gayretli, Rektör Prof. Dr. Burhan Aykaç
ile öğretim üyeleri tarafından verildi.“Uyan”
kitabı ile “Yılın en iyi kitabı” ödülünü alan
Gazeteci Yazar Hasan Taşkın, Törende “Uyan”
kitabının yayınlanmış 12. Araştırma kitabı
olduğunu belirterek, “Bu kitapta insanı
Ü
araştırdım. İnsana sunulan ömrün yine insan
tarafından nasıl kullanması gerektiğini, ömür
süresinin sonunda pişmanlıkların yaşanmaması için gerçeği bulma yolunda insanın neler
yapması gerektiğini anlatmaya çalıştım. Bu
kitap gerçek başarıyı yakalama hedeflerini
gösteren bir kitaptır. Bu kitabın gerçekten ödüle
layık olduğuna inanıyorum.
&
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
Ekonomi
15 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ünyanın en büyük
ekonomilerinin
oluşturduğu G20 zirvesinde
üye ülkeler, ekonomilerinin
büyüme hızınıönümüzdeki
beş yılda mevcut trend
değerinin yüzde 2üzerine
çıkarma konusunda
kararlılıklarını teyit
etti.G20 ülkeleri maliye
bakanları ve merkez
bankası başkanları
toplantısının sonuç
bildirgesinde dünya
ekonomisindeki
kırılganlıkların devam
ettiği belirtilirken, büyüme
hızının artırılması
konusunda yapısal
reformların önemine işaret
edildi. IMF’nin bahar
dönemi toplantılarının
parçası olarak 10 -11 Nisan
tarihlerinde ABD’nin
başkenti Washington’da
düzenlenen G20 ülkeleri
maliye bakanları ve merkez
bankası başkanları
toplantısının sonuç
bildirgesi açıklandı.
D
ürkiye’yi Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan’ın temsil ettiği
toplantıda üye ülkeler, dünya
ekonomisinde gözlemlenen
toparlanmadan memnuniyet
duyduklarını belirtmekle birlikte
hala daha önemli riskler ve
kırılganlıklarla karşı karşıya
bulundukları saptamasını yaptı.
T
G20:
ildirgede şubat ayında
B
Avustralya’da yapılan G20
zirvesinde alınan kararlar
uyarınca üye ülkeler,
ekonomilerinin büyüme hızını
önümüzdeki beş yılda mevcut
trend değerinin yüzde 2 üzerine
çıkarma konusundaki
kararlılıklarını teyid etti.
Büyüme hızındaki yeni ve
iddialı hedefin yerine getirilmesi
amacıyla gerekli yapısal
reformların tamamlanmasının
önemi vurgulanan bildirgede,
özellikle mal ve hizmet
piyasalarında rekabeti artırarak
ekonomilerin daha verimli
işleyişine yol açacak
düzenlemelerin önemi dile
getirildi.
Vergi kaçakçılığı ile
mücadeleye vurgu
Büyümenin güçlendirilip yeni
iş sahaları açılması yolunda
finansal sektörün istikrarı ve
sürdürülebilir mali politikaların
öneminin altı çizilen bildirgede
vergi kaçakçlığıyla mücadele,
toplam küresel talebin
artırılması ve döviz kurlarında
esnekliğin sağlanması, üzerinde
çalışılması gereken politika
alanları olarak sıralandı.
Bildirgede üye ülkeler 2010
yılında yapılan IMF kota ve
yönetim reformunun henüz
hayata geçirilememiş
olmasından duydukları hayal
kırıklığını da dile getirdi. Kota ve
yönetim reformunun en önemli
öncelik olduğu vurgulanan
bildirgede, ABD’nin gerekli
onayı vererek reformların hayata
geçirilmesinin ve IMF’nin
ihtiyaç duyduğu ek kaynağa
sahip olmasının yolunu açması
çağrısı yer aldı.
IMFC: Kararlı ve iddialı
politikalara ihtiyaç var
Öte yandan IMF’nin bahar
dönemi toplantılarının parçası
olarak 11-12 Nisan tarihlerinde
Washington’da düzenlenen ve
IMF politikalarının tartışıldığı
Uluslararası Para ve Finans
Anadolu’daki ihracatçı birlikleri bu ayı seçim maratonu ile geçirecek
İhracatçı birliklerinde seçimler Ege Zeytin ve Zeytinyağı
İhracatçıları Birliği ile başladı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde Sabri
Ünlütürk koordinatörlüğe talip. Antalya İhracatçılar Birliği’nde
ise Mustafa Satıcı, Ergin Civan ile yarışacak.Anadolu’daki
ihracatçı birlikleri bu ayı seçim maratonu ile geçirecek. Ege
İhracatçı Birlikleri’nde Sabri Ünlütürk yeni koordinatör olmaya
talip. İlk seçimi Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nde
Gürkan Renklidağ kazandı.
İhracatçı
birliklerinde
maraton başladı
Komitesi (International
Monetary and Financial
Committee - IMFC) toplantısının
sonuç bildirgesi de açıklandı.
Ekonomik sorunların çözümü ve
mevcut risklerin yönetimi
alanlarında kararlı ve iddialı
politikalara ihtiyaç duyulduğu
açıklandı. Toplantının sonuç
bildirgesinde üyeler, dünya
ekonomisinde gözlemlenen
toparlanmadan memnuniyet
duyduklarını belirtmekle birlikte
hala daha önemli riskler ve
kırılganlıklarla karşı karşıya
bulundukları saptamasını
yaptılar.
Küresel sorunların
çözümünde üye ülkeler arasında
yakın işbirliğinin önemini
vurgualyan üye ülkeler, IMF
Başkanı Christine Lagarde’ın
Küresel Politika Ajandasını
(GPA) desteklediklerini açıkladı.
Bildirgede, ekonomik
toparlanmanın devamı, yapısal
reformların hayata geçirilmesi,
ülke borçlarının sürdürülebilir
bir yola sokulması, finansal
istikrarın korunması ve
sorunların başka ülkelere ve
bölgelere bulaşmasının önüne
geçilmesi yolunda iddialı
tedbirlerin alınması yolunda
kararlılık belirtildi.
Bildirgede, üye ülkeler, 2010
yılında yapılan IMF kota ve
yönetim refomunun henüz
hayata geçirilememiş
olmasından duydukları hayal
ludağ ve
Akdeniz
U
Birlikleri’nde
mevcut başkanların
değişmesi pek
beklenmezken,
Antalya İhracatçılar
Birliği’nde mevcut
Başkan Mustafa
Satıcı’nın rakibi
Ergin Civan oldu. 12
birlikten oluşan Ege
İhracatçı
Birlikleri’nde (EİB)
seçimler değişimle
başladı. Ege Zeytin
ve Zeytinyağı
İhracatçıları Birliği
Genel Kurul
toplantısında
Yönetim Kurulu
Başkanı Ali Nedim
Güreli ile Ardes
Zeytincilik AŞ
Yönetim Kurulu
Başkanı Gürkan
Renklidağ’ın
listeleri yarıştı.
Seçimi kazanan
Gürkan Renklidağ,
Güreli’nin 8 yıllık
başkanlığını sona
erdirmiş oldu.
Renklidağ’ın
hazırladığı liste 114
oyla kazanırken,
2006 yılından beri
EZZİB Başkanı olan
Ali Nedim Güreli’nin
hazırladığı liste 95
oy aldı.
Gürkan Renklidağ,
Türkiye’nin zeytin
ve zeytinyağı
ihracatı yaptığı
ülkelerde pazar
payını artırmak için
komiteler
kuracaklarını
k ı r ı lga n l ı k l a r
d eva m
e d iyo r
kırıklığını da aktardı. Kota ve
yönetim refomunun öncelikli
olduğu vurgulanan bildirgede,
ABD’nin gerekli onayı vererek
reformların hayata
geçirilmesinin ve IMF’nin
ihtiyaç duyduğu ek kaynağa
sahip bulunmasının yolunu
açması çağrısı yer aldı. IMF’nin
yeterli ve güçlü kaynaklara
sahip olmasının önemine işaret
edilen bildirgede, 2010 yılı
sonuna kadar reformların
hayata geçirilmemesi
durumunda Komitenin IMF’ye
farklı alternatifl er arama
çağrısında bulunacağı bilgisi yer
alıyor. Küresel likidite ve ve
gelişmekte olan ülkelere kaynak
akışını gözlemleyen ve yılda iki
defa toplanan IMFC, 24 üyeden
oluşuyor ve IMF’nin politik
birimi olan yönetim kuruluna
kurumun izlemesi gereken
politikalar konusunda
önerilerde bulunuyor. IMFC’nin
bır sonraki toplantısı, IMF’in
yıllık toplantılarının yapılacağı
10- 11 Ekim 2014 tarihinde
Washington’da düzenlenecek.
IMF ve Dünya Bankası’na
Sahra Altı Afrikası için
çabalarını artırma çağrısı yapıldı
Dünya Bankası ve IMF ortak
kalkınma komitesi toplantısı
sonuç bildirgesinde sağlam ve
sorumlu ekonomi politikalarının
önemi vurgulanırken IMF ve
Dünya Bankası’na Sahra Altı
Afrika’sındaki çabalarını
belirterek,
“Komitelerde EZZİB
Yönetim Kurulu
üyelerinden birer
temsilci olacak.
Sektör
mensuplarından da
temsilciler olacak”
dedi. Ege’de
seçimler 18 Nisan’da
Ege Yaş Meyve
Sebze İhracatçıları
Birliği ve Ege Maden
İhracatçıları Birliği
ile devam edecek. 22
Nisan’da Kuru
Meyve ile Demir ve
Demirdışı, 25
Nisan’da Su
Ürünleri ve
Hayvansal
Mamuller, 28
Nisan’da Tekstil ve
Hammaddeleri ile
Hazır Giyim ve
Konfeksiyon, 29
Nisan’da da Ağaç
Mamulleri ve Orman
Ürünleri ile
Hububat Bakliyat ve
Yağlı Tohumlar
birliklerinin
seçimleri yapılacak.
Şu ana kadar sadece
Ege Kuru Meyve ve
Mamulleri
İhracatçıları Birliği
Başkanı Osman Öz
yeni dönem için
aday olmayacağını
açıkladı. Öz’ün
yerine Birol Celeb’in
aday olacağı
belirtiliyor. Bu yıl
seçimlerde EİB’in
koordinatör başkanı
değişecek. 2006’dan
bu yana EİB
Başkanlar Kurulu
Başkanı ve EİB
artırması çağrısında bulunuldu.
Dünya Bankası ve Uluslararası
Para Fonu’nun (IMF) bahar
dönemi toplantılarının parçası
olarak Washington’da
düzenlenen ve gelişmekte olan
ülkelere yönelik kaynak
aktarımıyla ilgilenen Kalkınma
Komitesi (Development
Committee) toplantısının sonuç
bildirgesi açıklandı. Bildirgede,
Dünya Bankası ve IMF’ye
gelişmekte olan ülkelerin
sağlam ve sorumlu ekonomi
politikalarını hayata geçirme,
makroekonomik kırılganlıkların
tesbiti, finansal sistemin
kuvvetlendirilmesi alanlarında
destek olmaları çağrısında
bulunuldu. Aşırı fakirliği
sonlandırma, sürdürülebilir bir
refah paylaşımını teşvik etme,
üye ülkelerin kalkınma
ihtiyaçlarının belirlenmesi
alanlarında Dünya Bankası
stratejisinin önemi vurgulan
bildirgede Banka’nın yeniden
organizasyon sonucu ortaya
çıkan yapısının özellikle küresel
düzeyde bilgi paylaşımını
kolaylaştıracağı ifade edildi.
Güçlü, ve sürdürülebilir bir
büyüme için makroekonomik
istikrar, özel sektör yatırımları
için uygun ortamın
hazırlanması, nitelikli altyapı ve
finansa erişim gibi konuların
önemi ifade edilen bildirgede
dengeli ve kararlı uygulamaların
yeni iş sahaları açma ve
büyümeyi sağlamadaki rolü
vurgulandı.HABER MERKEZİ
Koordinatör Başkanı
olarak görev yapan
Mustafa
Türkmenoğlu,
seçimlerde Ege Yaş
Meyve ve Sebze
İhracatçıları Birliği
Başkanlığı’na aday
olacağını, ancak
yeni dönemde
Koordinatör Başkanı
olarak görev
yapmayacağını
açıkladı.
Koordinatör
Başkanlığı görevine
devam etmek
istediğini söyledi.
Ege Deri
İhracatçıları Birliği
Başkanı Jak Galiko,
Ege Demir ve Demir
Dışı İhracatçıları
Birliği Başkanı Halil
Şahin, Ege Zeytin ve
Zeytinyağı
İhracatçıları Birliği
Başkanı Ali Nedim
Güreli, Ege Tütün
Hemsi’nin yeni
dönemde de aday
olması beklenirken,
aday olmayacağını
açıklayan Ege Kuru
Meyve İhracatçı
Birlikleri Başkanı
Osman Öz’ün yerine
Birol Celeb’in aday
olacağı tahmin
ediliyor. Bünyesinde
5 birlik, 4 bin 473
aktif üye barındıran
ve geçen yılı 22.8
milyar dolarlık
Başkanlığı görevini
bırakacağını son
EİB Başkanlar
Kurulu
toplantısında birlik
başkanlarına
açıkladığını
söyleyen
Türkmenoğlu, şu
ana kadar sadece
Ege Tekstil ve
Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği
Başkanı Sabri
Ünlütürk’ün bu
göreve talip
olduğunu aktardı.
Türkmenoğlu, Ege
Yaş Meyve Sebze
İhracatçıları Birliği
İhracatçıları
Birliği’nin Mahmut
Özgener, Ege Hazır
Giyim ve
Konfeksiyon
İhracatçıları Birliği
Başkanı Emre
Kızılgüneşler, Ege
Ağaç Mamulleri ve
Orman Ürünleri
Başkanı Nurettin
Tarakçıoğlu, Ege Su
Ürünleri ve
Hayvansal Mamul
İhracatçıları Birliği
Başkanı Sinan
Kızıltan ve Ege
Hububat Bakliyat
İhracatçıları Birliği
Başkanı Moiz
ihracatla kapatan
Uludağ İhracatçı
Birlikleri (UİB)
seçim maratonuna
başlıyor. Son seçim
heyecanını 2010
yılında yaşayan
ihracatçılar, bu ayı
hareketli geçirecek.
Seçime ilk gidecek
birlik Uludağ Yaş
Meyve Sebze
İhracatçı Birlikleri
(UYMSİB) olacak.
Salih Çalı’nın
başkanlığını
yürüttüğü
UYMSİB’nin seçimi
22 Nisan olarak
belirlendi. CİHAN
15 NİSAN
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İstanbul'a şimdiden rekor kongre geliri
Türkiye'nin ilki sınırı koruyor
bulunan İstanbul'un
2012 yılında 128 kongre
ile 9'uncu sırada yer
aldığı, Lizbon, Dubai,
Amsterdam, Hong Kong,
Barselona ve Pekin'i
geride bıraktığı,
İstanbul'un kısa ve orta
vadeli hedefinin
Avrupa'nın ilk 3,
dünyanın da ilk 5
kongre şehri arasına
girmek olduğu
kaydedildi.
ÜRSAB tarafından hazırlanan
T
Türkiye Kongre Turizmi
Raporu'nda, 2014 yılında
İstanbul'daki kongreler için 49 bin
delegenin yerini ayırttığı, bu
rakamın yıl toplamında ilk kez 100
bini aşması beklendiği belirtildi.
Raporda, "Böylece sadece
İstanbul'un büyük kongrelerden
elde edeceği gelir 250 milyon doları
bulacak. İstanbul'un toplam
kongre ve seminer gelirlerinin ise
1,7 milyar doları aşacağı tahmin
ediliyor" denildi.
Türkiye Seyahat Acenteleri
Birliği'nin açıkladığı raporda, 2013
yılını 34,9 milyon ziyaretçi ve 32,3
milyar dolarlık turizm geliriyle
kapatan Türkiye'nin artık sadece
kum, deniz, güneş değil, tarih,
kültür ve kongre turizmi ile sesini
duyurduğu ifade edilerek, İstanbul
başta olmak üzere Antalya,
Ankara, İzmir, Bursa ve
Kuşadası'nda bulunan kongre
merkezlerinin yıl içinde onlarca
uluslararası kongreyi ağırlar hale
geldiği kaydedildi.
Türkiye'de 10 yıl önce 500 ve üstü
kişiyi bir araya getiren uluslararası
ölçekte 80 kongre yapılırken,
2012'de bu rakamın 179'a, 2013
yılında ise 196'ya ulaştığı aktarılan
raporda, 10 yıllık dönemde büyük
kongre sayısında yüzde 254'lük
artış yaşandığı bildirildi.
GÜVEN
Raporda, 2013 yılında Türkiye'ye
kongre, seminer ve fuar için
gelenlerin toplam sayısının 2,4
milyon olarak gerçekleştiği, kongre
turizmi gelirlerinin ise 2,5 milyar
doları aştığı belirtildi.
Türkiye'yi dünyada 21'inci sıraya
yükselten talebin, tarih ve kültür
başkenti İstanbul'u da 9'uncu
sıraya taşıdığı belirtilen raporda, şu
ifadeler yer aldı:
"Üstelik yoğun talep Türkiye ve
İstanbul'un bu listede 2014 ve 2015
yıllarında da önünün açık
olduğunu gösteriyor. Şimdiden
Türkiye'de 106, İstanbul'da ise 77
kongre için tarih alındı. İstanbul'da
Lütfi Kırdar, Sütlüce kongre
merkezlerinde mayıs, eylül ve ekim
aylarında yer bulmak oldukça zor.
Bu yıl için 49 bin delegenin yeri
şimdiden ayırtılmış durumda. 2014
yılında Türkiye'nin bu rakamlar
ışığında kongre turizminden elde
edeceği gelirin 3 milyar doları
bulacağı ifade ediliyor. Bu
rakamdan İstanbul'un alacağı pay
ise 1,7 milyar doların üzerinde
olacak. İstanbul, 500 kişiden fazla
delegeye ev sahipliği yapan 113
etkinlik ile dünya kongre şehirleri
arasında 9'uncu sırada yer alıyor.
Türkiye 148 bin delege ile yine aynı
kategoride dünyada 11'inci sırada.
Kıyı turizminde kişi başı harcama
600-700 dolar iken, kongre
turizminde 2 bin-2 bin 500 dolar
seviyesinde. Türkiye'nin kongre
turizminden elde ettiği gelir 2013
yılı itibarıyla 2,5 milyar dolar. Bu
miktarın yaklaşık 250 milyon
dolarlık kısmı 500 ve üstü kişilik
organize alımların yapıldığı
kongrelerden, kalanı ise daha
küçük, yerel veya bireysel alımların
yapıldığı kongre, seminer, fuar gibi
iş ziyaretlerinden geliyor.
İstanbul'da 2014 yılı için şimdiden
57, 2015 yılı için ise 20 kongre
açıklandı.
Türkiye genelinde bu rakam şu an
için toplam 106. 2014 yılında
İstanbul'daki kongreler için 49 bin
delege yerini ayırttı bile. Bu
rakamın yıl toplamında ilk kez 100
bini aşması bekleniyor. Böylece,
sadece İstanbul'un büyük
kongrelerden elde edeceği gelir 250
milyon doları bulacak. İstanbul'un
toplam kongre ve seminer
gelirlerinin ise 1,7 milyar doları
aşacağı tahmin ediliyor."
Büyüme hızı göz kamaştırıyor
Türkiye'ye 2013 yılında, kongre
turizmi kategorisinde
nitelendirilecek 2,4 milyon kişinin
geldiği aktarılan raporda, kongre
turizminin büyüme hızının göz
kamaştırdığı ifade edildi.
Raporda, Türkiye'ye yapılan iş
seyahatlerinde 4 yılda yüzde 54
artış yaşandığı belirtilerek, dünya
sıralamasında 3 yıldır ilk 10'da
Kongre turizminde 2023
hedefleri
Raporda, Türkiye'nin kongre
turizminde 2023 hedefleri ise şöyle
sıralandı:
"Kongre turizmine yönelik
planlama ve tahsis çalışmaları
yapılarak yatırımcılara yön
gösterici kongre, fuar ve etkinlikleri
teşvik edici politikalar
geliştirilecek. Kongre turizmine
altyapısı uygun iller İstanbul,
Ankara, İzmir, Antalya, Konya,
Bursa, Mersin öncelikle ele
alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı
tarafından yönlendirici çalışmalar
yapılacak. Kongre turizminde varış
noktası yönetim şirketlerinin rolü
yeniden düzenlenecek. Kongre
merkezi olarak planlanan
bölgelerin nitelikli turizm
tesislerine ve uluslar arası
havaalanı sahip olması sağlanacak.
Her ilde kongre merkezi
oluşturularak gerek ulusal gerekse
uluslar arası kongrelerin Türkiye'de
yapılması için tanıtma planlama ve
uygulama projeleri yapılacak. Fuar
turizminin geliştirilmesi için fuar
şehirleri ve merkezleri belirlenerek
fuar organizasyonları geliştirilecek.
İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara
birinci derecede önemli fuar illeri
olarak ve 15 yıllık zaman zarfında
bu şartları kazanabilecek 3 il
Adana, Gaziantep, Trabzon ikinci
derece önemli fuar ili olarak
belirlenecek bu çerçevede
planlama çalışmaları
yapılacak."AA
obüslerinin atışlarını
görüntüledi.
Akçakale'ye iki sene önce
düşen top mermisinin
ardından angajman kuralları
kapsamında Suriye'deki
hedeflere verdiği karşılıkla
gücünü gösteren Fırtına Obüsü,
gerek yerli üretim olması
gerekse farklı namlu
açılarından yaptığı art arda üç
atışın aynı anda hedefi
vurabilmesi özellikleriyle
dikkat çekiyor.
BÜYÜK BAŞARI
Türk mühendislerince
geliştirilen yüksek ve alçaktan
mermi atabilen kısa namlulu
bu toplar, Sakarya Kışlası
Tatbikat Bölgesi'ndeki atışlarda
başarılarıyla dikkat çekti.
Otomatik atış kontrol ve mermi
doldurma sistemlerine sahip T155 Fırtına Obüsü, atış yapacağı
alana engebeli araziyi
kolaylıkla aşarak geldi. Atış
için kısa sürede hazırlanan
obüs, koordinatların
verilmesinin ardından hedefi
vurdu.
Fırtına Obüsü'nün en önemli
özelliğini farklı namlu
açılarından art arda yaptığı üç
atışı hedefe aynı anda
ulaştırabilmesi oluşturuyor. Bu
özellik Fırtına Obüsü'ne üç
obüsün atış gücünü tek başına
karşılayabilme imkanı sağlıyor.
Saatte 65 kilometre hıza sahip
obüs, yüzde 60 meyile
tırmanabiliyor, 3 metre
yüksekliğindeki engelleri
aşabiliyor, 1,5 metre
yüksekliğindeki sudan
geçebiliyor.
ÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, ABD'de yaptığı konuşmada Türk
Ekonomisi'nin gelişen ve büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade etti.MÜSİAD
M
ABD'nin Açılış Lansmanını gerçekleştiren Genel Başkan Nail Olpak önderliğindeki
MÜSİAD heyeti, Amerika'daki resmi temaslarına 2'nci günde devam ettiler.
ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Center for American Progress (CAP)
- MÜSİAD panelinde; CAP Analisti Max Hoffman'ın moderatörlüğünde
MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Maryland Üniversitesi Öğretim Üyesi, Prof.
Dr. Şebnem Kalemli Özcan, Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi
(SAM) Başkanı Prof. Dr. Ali Resul Usul, SETA Washington DC Direktoru Erol
Cebeci söz aldı. Gerçekleştirilen panelde MÜSİAD Genel Başkanı Nail
Olpak,Türk Ekonomisi'nin gelişen ve büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade
etti.Moderatör Max Hoffman'in soruları ile başlayan programda, MÜSİAD
Başkanı Nail Olpak, işadamları perspektifinden ekonomi ele alındığında,
karamsarlıktan ziyade geleceğe daha olumlu baktıklarını ifade etti. MÜSİAD
üyeleri arasında yaptırdıkları yıllık anket neticesinde, gelecek yıl yatırım yapmayı
düşünen MÜSİAD üyesi işadamlarının yüzde 64'luk bir kesimi oluşturduğunu, bu
rakamın ise önemli bir veri olduğunu söyledi. Münir ARIKAN-EKONOMİ
MESAJI
VERDİ
opçu ve Füze Okulu
T
Komutanlığındaki milli
üretim Fırtına ve Panter
Otomatik doldurma sistemi
sayesinde dakikada 6 atım
yapabilen Fırtına Obüsü, tam
'Türkiye ayrıştı' çıkışı
zırh özelliğiyle mürettebatını
da koruyor. Fırtına Obüsü'nün
namlusu Makine ve Kimya
Endüstrisinde, atış kontrol
sistemleri Aselsan'da, güç
grubu dışındaki diğer sistemler
ise yurttaki üreticilerden
tedarik ediliyor.
Obüs, 1'inci Ana Bakım Merkezi
Komutanlığında üretiliyor. Yerli
üretimFırtına Obüsü atış
kabiliyetini ilk olarak iki sene
önce Şanlıurfa'nın Akçakale
ilçesine Suriye tarafından
düşen top mermisinin
ardından yeni angajman
kuralları doğrultusunda
Suriye'deki hedeflere verdiği
karşılıkla duyurmuştu.
Türkiye'nin özgün
tasarımlı ilk obüsü
Panter Obüsü ise Kara
Kuvvetleri Komutanlığınca
bilgisayar ortamında dizayn
edilerek imalatı
gerçekleştirilen, özgün
tasarımıyla Türkiye'nin ilk
obüsü olma özelliğini
taşıyor.
Atış öncesinde top komutanı ve
şoförün bulunduğu obüs,
arazideki yerini alıyor.
Koordinatların bildirilmesinin
ardından Panter Obüsü kısa
sürede mevzileniyor.
Namlunun öne alınmasının
ardından atış için hazırlıklar
başlıyor. Obüsün mevzilenmesi
sonrası 155 mm'lik mühimmat
namluya yerleştiriliyor. Top
komutanın emriyle atış
başarıyla gerçekleştiriliyor.
Panter Obüsü, araçla
çekilebildiği gibi üzerindeki
güç grubu sayesinde çekici
olmaksızın da hareket
edebiliyor. Hızla
mevzilenebilen ve kısa sürede
atışa hazırlanabilen obüs 40
kilometre menzile sahip.Gürkan
ÖZTEKİN-EKONOMİ
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin
dünyanın bütün ekonomistlerine parmak ısırtacak kadar
güzel performanslar sergilediğini, Türkiye'nin dünyanın kendine benzeyen diğer ülkelerinden ayrıldığını söyledi.
enizli Büyükşehir
D
Belediye Başkanı
Osman Zolan ve Baklan
eybekci, yerel
seçim sonrası
seçmenlere
teşekkür ziyareti
kapsamında Çivril'den sonra Baklan
ilçesinde belediye
önünde vatandaşlara hitap etti.
Z
Belediye Başkanı Yusuf
Gülsever'in Baklanlılara
ve ülkeye hayırlı olmasını
dileyen Zeybekci,
belediye başkanlığının
hiçbir şeyin yerini tutmayacağını vurgulayarak, şöyle dedi:
"Hizmetkar olmak, birebir hizmet etmek başka.
Zaten belediye başkanlığı
pek akıllı adam işi değil.
Yedi yıl belediye başkanlığı yapmış birisi olarak,
belediye başkanlığı
parayla pulla, şununla
bununla ölçülmez.
Çünkü her kula nasip
olmaz. Cenab-ı Allah eğer
"Allah razı olsun" sözlerinden birini duyar da
"kullarımın razı olduğundan ben razıyım" derse
insan başka ne zenginlik
ister ki? Onun için başta
belediye başkanımız
olmak üzere meclis üyesi
arkadaşlarımıza, onlara
da hayırlı olsun, muhtarlarımıza da hayırlı uğurlu
olsun. Kıymetini bilin
ha... İnsanlardan ha bire
"Allah razı olsun" sözünü
almaya çalışın, insanların ihtiyaçlarını gidermek onlardan dua
almanın bedeli olmaz."
30 Mart'ta muhteşem bir
demokrasi şöleni
yaşandığını dile getiren
Zeybekci, "30 Mart'ta millet iradesini destanlar
yazarcasına, kitaplar ansiklopediler dolusu
hikayeler yazılırcasına
gösterdi. Millet iradesini
öyle bir anlattı ki kamu
alem duydu. Öyle bir ders
verdi ki millet, tabii anlayana ders. Onun için elleriniz dert görmesin,
gönlünüze, kalbinize, ellerinize sağlık" diye
konuştu.
Seçim havasını daha bitmemiş gördüğünü ifade
eden Zeybekci, "Bence
ter kurumadan ağustostaki cumhurbaşkanlığı
seçimlerine şimdiden
başlayalım. Hazır Dombra'mız da var, Recep
Tayyip Erdoğan diye diye
cumhurbaşkanlığı seçimlerine" şeklinde konuştu.
"Felaket tellallarını dinlemiyoruz, onlar kendi
kendilerine çalsınlar"
Bütün güzelliklerin
yanında birilerinin başka
şey istediğinin altını
çizen Zeybekci, şunları
kaydetti:
"Birileri yeniden bu
memlekette koalisyonlar
olsun, yeniden bu memleket namerde muhtaç
olsun, IMF'ye muhtaç
olsun, Dünya Bankası
yeniden Türkiye'ye
ekonomi bakanı göndersin istediler. Bakın
Türkiye, dünyanın bütün
ekonomistlerine parmak
ısırtacak kadar güzel performanslar gösteriyor.
Onlar ne derse desin
Türkiye ayrıldı, Türkiye
dünyanın o kendine benzeyen diğer ülkelerinden
ayrıldı. İhracatta rekorlar
kırıyor, büyümede rekorlar kırıyor, istihdamda
rekorlar kırıyor.
Nisan sonundaki ihracat
rakamlarını göreceksiniz
ne kadar güzel çıkacak.
İhracatımız belki bu yıl
yüzde 10'un üzerinde artacak. İhracatın artması
demek o kadar üretim
demek, o kadar istihdam
demek, refahın artması
demek, ticaretin canlanması demek, memleketin
büyümesi demek, işte
buna kahroluyorlar.
Çünkü onlar bu millete
hükmetmeye alıştıkları
için, idare etmeye alıştıkları için, milleti yönetm-
eye alıştıkları için bu millet üç sente, üç kuruşa
muhtaç olsun istedikleri
için, öyle olduğu zaman
onlara iklim doğuyor,
öyle olduğu zaman onlar
hemen bu milletin bu
acziyetinden fırsat buluyorlar."
2001'de, 2002'de bu memleketin bir gecede yarı
yarıya fakirleştiğine
işaret eden Zeybekci,
şöyle devam etti:
"Tabiatta kural vardır,
ilke olarak hiçbir şey vardan yok olmaz, yoktan
var olmaz, ancak Allah'a
aittir. Yarı yarıya
fakirleyen varsa demek ki
bir yerlerde zenginleşen
de var. Bir yer aşağı
giderken öbür taraf
yukarı çıkıyor. Bu
ülkenin bankaları iki
günde talan edilmedi mi?
Nere gitti bu paralar
Allah aşkına? Bugünkü
değerlerle 400 milyar
dolardan bahsediyorum.
Onlar kaybettiklerinin
farkında, tadı damaklarında kaldı. Onun için
milleti punduna getirmeye çalışıyorlar. Dün
söylenenleri bir kenara
bırakıyoruz.”CİHAN
4
Borsa - Finans
15 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gündemde Neler Var?
Faruk BAKAÇ
12:00_Euro Bölgesi Sanayi
Üretimi (Şubat) Beklenti:
0,20% Önceli: -0,20%
15:30_ABD Perakende Satışlar
(Mart) Beklenti: 0,80% Önceki:
0,30%
Şirket Haberleri
Tofaş Otomobil
Fabrikaları yapılan
vergi incelemesi
sonunda toplam 19,8
mn TL vergi cezası
tebliğ edildiğini
açıkladı.
Orge Enerji, 10 mn
Euroluk sözleşme
imzaladı. Şirket
Viatrans -Meydanbey
Ortak Girişimi
arasında; Quasar
İstanbul Projesi
Elektrik İşlerinin
yapılması konusunda,
ana kalemler
7.850.000,00
Avro ve opsiyonel
kalemler 2.407.986,00
Avro olmak üzere
toplam 10.257.986,00
euro'luk sözleşme
imzalandığını
açıkladı.
Baştaş Başkent
Çimento hisse başına
net 0,0752 TL temettü
ödemesini 28 Mayıs’ta
gerçekleştireceğini
açıkladı.Beşiktaş Kalde
Klima ile futbol takımı
sponsorluğu
konusunda
görüşmelere
başlandığını açıkladı.
Gözde Girişim
Sermayesi beklentileri
değiştiğinden borca
mahsuben Alartes
Enerji A.Ş.'deki
hisselerini mevcut
diğer büyük ortağa
devredilmesine karar
verildiğini açıkladı.
Artı Yatırım Holding
iştiraki Genpower
Jeneratör San.ve
Tic.A.Ş.'nin
sermayesinde sahip
olduğu %6.6
oranındaki payların
satışına karar verdi.
Dagi Yatırım Holding,
birleşme sonrası Koç
Çelik Sanayi A.Ş
paylarının borsada
işlem görmesi için
müracaat edildiğini
açıkladı.
Arçelik de, Avrupalı
dev markaya, Indesit’e
talip. Indesit Company
CEO'su Marco Milani:
“Taliplerimiz arasında
Arçelik de var. Kararı
Meloni ailesi verecek.”
Rusya ve Türkiye'nin
de içinde olduğu
büyük Avrupa
coğrafyasında yüzde
13'lük pazar payı ile
Bosch'un arkasından
ikinci beyaz eşya
üreticisi konumunda
olan İtalyan merkezli
Indesit Company,
hisselerini satmak için
görüşmeler yapıyor.
Milani "Ortaklık, satın
alma, evlilik, karşılıklı
hisse satışı gibi farklı
alternatifler söz
konusu olabilir. Yapısı
değişkenlik
gösterebilir.
Gazetelerden
okuduğum kadarıyla
Arçelik taliplerden
birisi. Başka üreticiler
de olabilir.”dedi.
(Habertürk)
Özak GYO'nun Hayat
Tepe projesinin yüzde
60'ı satıldı. Özak
GYO'nun Hayat Tepe
projesinin yüzde 60'ı
satıldı. Sabah
Gazetesi'nin haberine
göre Şirket, bütün
daire tiplerinin
bulunduğu bir katı
bitirerek oluşturduğu
'gerçek kat'la satışı
hızlandıracak.
Doğanlar Holding, yeni
marka avına çıktı.
2012'de Kelebek
Mobilya'yı bünyesine
katan Doğtaş'ın sahibi
Doğanlar Holding, yeni
marka avına çıktı.
Sabah Gazetesi'nden
Özge Yavuz'un
haberine göre, 10
milyar dolarlık Türkiye
mobilya sektöründe
pazar payı olarak ikinci
sırada olduklarını
söyleyen Doğanlar
Holding Yönetim
Kurulu Başkanı Davut
Doğan, "Orta veya üst
segmentte yeni bir
marka daha almak
istiyoruz. Doğtaş ve
Kelebek'e katacağımız
3'üncü markayla da
gücümüz artacak"
dedi. Daha önce İşbir
Yatak ile
görüşmelerinin
olduğunu ancak
olumsuz
sonuçlandığını
açıklayan Doğan,
"İngiliz bir markayla
da görüştük. Sonradan
vazgeçtik.”
Tarım ve hayvancılık kooperatiflerine kredi kolaylığı
raya kadar sıfır faizli
kredi kullanma imkanı
buldu. Bu ildeki kooperatifçilik kültürünü biraz
daha ileri taşımak istiyoruz."
Eker, daha önce kooperatiflerin kredi kullanırken bazı
imkanlardan yararlanamadığına dikkati çekerek, "Bu sene
getirdiğimiz yeni bir
uygulama ile kooperatif
üyelerimiz kredilerini
rahat şekilde alabilecek.
ıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi
G
Eker, getirdikleri yeni
uygulamayla kooperatif
üyelerinin kredilerini
daha rahat alabileceklerini söyledi.
Abant'taki otelde düzenlenen "Bolu İli Tarım Sektörü Ortak Akıl
Toplantısı"nda konuşan
Eker, 90 kişilik heyetin
saatler süren çalışmanın
ardından kentteki tarım
ve hayvancılık sektörüyle
ilgili değerlendirme yaptığını anlattı.
Çeşitli analizler
yapıldığını ve önerilerde
bulunulduğuna dikkati
çeken Eker, 79 önerinin
toplantıda ele alındığını
kaydetti.
Üretici birlikleri, ziraat
mühendisleri, dericilik ve
damızlık sektörlerinde
faaliyet gösteren katılımcıların dile getirdiği
hususların not alındığını
ifade ederek, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Bu tarz toplantılarda
paydaşlarımız önerilerini
dile getiriyor. Sonra bun-
EPDK talepleri karara bağladı
ları harmanlıyor, inceliyor
ve analiz ediyoruz. Bunlarla ilgili eylem planı
hazırlıyoruz.
Somut ve pratik hedef almaya dönük, sonuç
odaklı çalışma yapıyoruz.
Bu eylem planı çeşitli tedbirlerden oluşuyor.
Bu tedbirlerin bir kısmı
mevzuatla ilgili ve hemen
yapılabilir durumda. Belirli bir kısmı da bir zaman
sonra uygulanabilir şekilde. Bolu'da bulunan 192
kooperatif, 7,5 milyon li-
Bunların bir kısmı süt
sığırcılığıyla, bir kısmı
büyükbaş hayvan
yetiştiriciliği ve besicilikle, bir kısmı örtü altı
tarım, su ürünleri ve
yavruculuğuyla, bir kısmı
da tarımsal işleme,
paketleme tesisiyle ilgili.
Bunların kredi üst limiti
bazılarının 7,5 milyon,
bazılarının 5 milyon,
bazılarının ise 3 milyon
lira. İşin şekline göre faizsiz kredi alabilecekler.
Ayrıca biz buna kanatlı
sektörünü de dahil ettik"
ifadesini kullandı. CİHAN
Piyasalardan canlanma sinyali geliyor
nerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış
AŞ ile Toroslar Elektrik Perakende Satış
E
AŞ'nin talepleri değerlendirildi.Enerji Piyasası
Düzenleme Kurulu, bazı elektrik dağıtım şirketlerinin taleplerini karara bağladı.
erel seçimlerin bitmesiyle piyasada olumlu
gelişme işaretleri de ortaya çıkmaya başladı.
Y
Seçimlerin ardından döviz kurlarında gevşeme oldu.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, İstanbul Anadolu Yakası Perakende Satış AŞ,
Enerjisa Başkent Elektrik Perakende Satış AŞ
ile Toroslar Elektrik Perakende Satış AŞ'nin
talepleri değerlendirildi.
Kurul, perakende satış hizmeti gelir tavanı
hesaplamalarında gelir farkı düzeltme
bileşeninin uygulanması talebinin reddedilmesine karar verdi. 2014 ve 2015 yıllarında perakende satış hizmeti gelir tavanının
ilgili yılın Haziran ayı TÜFE endeksi beklentisi
dikkate alınarak hesaplanması suretiyle perakende satış hizmeti fiyatının belirlenmesini
kararlaştıran Kurul, ayrıca içinde bulunulan
yılın fiili Haziran ayı TÜFE endeksi dikkate
alınmak suretiyle perakende satış hizmeti gelir
tavanının düzeltilmesi ve düzeltmenin etkisinin Ekim-Aralık perakende satış tarife döneminde perakende satış hizmeti fiyatlarına
yansıtılmasını uygun buldu.CİHAN
Dolar kuru 2.20’den 2.10 seviyelerine geriledi.
Gösterge faiz yeniden yüzde 10’un altına geldi. Bu
arada, piyasaların dikkatle takip ettiği ABD Merkez
Bankası Fed’in beklenen faiz artırımını daha geç bir
tarihte yapmayı planladığının ortaya çıkması da iç
piyasadaki gelişmeleri destekledi. Yatırımcının
gelişmekte olan piyasalara ilgisi yeniden canlandı.
Bono piyasası ve borsadan çıkış durdu, aksine girişler başladı. İşte bu yeni koşullarla birlikte reel
piyasalardaki sıkışıklık da dağılmaya başladı. Sektör
yetkililerinden alınan bilgilere göre tekstilden elektroniğe, mobilyadan gayrimenkule kadar birçok
alanda kıpırdanma işaretleri var. Satışlar toparlanmaya başladı. Sektör sözcüleri, ittifakla faiz indiriminin bu gelişmeleri destekleyeceği görüşünde.
Dünya Bankası ve IMF’nin, Türkiye için 2014
büyüme beklentilerini revize ederek düşürmesi,
kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in
Türkiye’nin not görünümünü ‘durağan’dan ‘negatif’e
çevirmesi de piyasalarda seçim sonrası ortaya çıkan
pozitif görünümü bozmuş değil. Perakende
piyasanın birçok ana dalında gelişmeler iyileşme,
açılma işareti veriyor. Reel sektör sözcüleri bu
olumlu gelişmeyi desteklemek için faiz indirimi
gerektiğini belirtiyor ve “Eğer bu indirim olursa 2014
için yüzde 4 büyüme hedefi gerçekleşebilir, hatta bir
miktar aşılabilir” tahmininde bulunuyorlar. CİHAN
DÜNYA
Ukrayna'da ordu müdahalesi
gündemde… Ukrayna'da bazı
bölgelerde federal yapı isteyen
Rusya yanlılarının artan
eylemlerine ordunun
müdahale edeceği bildirildi.
(CİHAN)
Ukrayna, Rusya'ya doğal gaz
ödemelerini durdurdu…
Ukrayna hükümeti Cumartesi
günü aldığı karar ile Rusya'ya
doğal gaz ödemelerini
durdurdu. Ukrayna'nın bu
kararının gerilimi
tırmandırması ve Avrupa
Birliği üyelerine Rusya'dan gaz
akışının kesilmesine yol
açmasından endişe ediliyor.
Libya Başbakanı Al-Thani istifa
etti… Libya Başbakanı
Abdullah Al-Thani, kendisine
ve ailesine yönelik olarak
Cumartesi günü
gerçekleştirilen silahlı
saldırının ardından dün
görevinden istifa etti.
TÜRKİYE
'MB Başkanı Başçı'nın genel
kurul öncesinde istifaya
zorlandığı' söylentileri
kulislerde dolaşıyor… Hürriyet
Gazetesi, “Merkez Bankası
Başkanı Erdem Başçı’nın bu
hafta yapılacak genel kurul
öncesinde istifaya zorlandığı”
söylentilerinin kulislerde
dolaşmaya başladığını yazdı.
Hürriyet Gazetesi'nden Erdal
Sağlam, "Bankacılara
sorduğumuzda böyle bir şeye
ihtimal vermediklerini ama
Merkez Bankası’nda değişim
söylentilerinin kulislerde
dolaştığını söylediler.
Başkanın görev süresinin
devam ettiğini görevden
alınamayacağını herkes biliyor
ama “istifaya zorlanıp yerine
genel kurulda madde eklenip
yeni atama yapılacağı”, ya da
genel kurul sonrası bu
değişimin yaşanabileceği
ihtimallerine, “Artık her şey
olabilir” diyerek açık kapı
bırakıyorlar." şeklinde yazdı.
BİST, Türk şirketlerini halka
açılmaya davet edecek özel bir
ekip kuruyor… Dünyanın en
büyük ve en hızlı
borsalarından biri Nasdaq’la
stratejik ortaklık anlaşması
imzalayan Borsa İstanbul
(BİST), transfer ettiği ‘know
how’ ile, Türk şirketlerini
halka açılmaya davet edecek
özel bir ekip kuruyor. Hürriyet
Gazetesi'nden Hülya Güler'in
haberine göre, Nasdaq’la
yürütülen özel bir projede
gündeme gelen pazarlama
faaliyetlerinin etkinleştirilmesi
kapsamında, adeta ‘halka arz
timi’ gibi çalışacak olan bu
ekibin, BİST’in pazarlama ve
satış faaliyetlerini
hızlandırması hedefleniyor.
Halihazırda BİST bünyesindeki
pazarlama ve satış ekibinin
büyütülüp, faaliyet alanı
Güngör URAS
Turistler hoş gelsin
ama ‘boş’ gelmesin
İstanbul’a 2013 yılında 14 milyon 400 bin turist
geldi. Bu sayı ile İstanbul, dünyanın en fazla turist
çeken 7’nci şehri oldu.
Birincilik 17-18 milyon turist ile Londra’da. Londra’yı
16-17 milyon turist ile Paris, 11-12 milyon turist ile
Antalya izliyor. Daha sonra arada Bangkok,
Singapur ve Hong Kong var. Yedinci sıraya da yıllık
10-11 milyon turist ile İstanbul oturmuş durumda.
İstanbul’a gelen turist sayısı 2012 yılında yüzde 16,
2013 yılında yüzde 12 oranında arttı. Turistlerin
yüzde 98’i havayolu ile geliyor.
Atatürk Havaalanı’ndan 8.2 milyon, Sabiha
Gökçen’den 1.6 milyon turist girişi var. İstanbul bir
deniz şehri. Deniz yolu ile gelen turist sayısı 600 bin
dolayında.
Son yıllarda kruz gemileri İstanbul’a sık sık
uğramaya başladı. Ne var ki, kruz gemileri için özel
liman olmadığı için, gemi sayısı ve turist sayısı
artmıyor. Kruz gemileri ve diğer gemilerle 2013
yılında Karaköy Limanı’na 5 bine yakın kalıcı, 5 bine
yakın da günübirlik turist geldi.
Almanlar İstanbul’u seviyor
İstanbul’a kimler geliyor? İstanbul’a 2013 yılında en
çok Alman turistler geldi. 1 milyon 200 bin Alman
turist bir yılda gelen toplam turistin yüzde 11’ini
oluşturdu. İkinci sırada 570 bin Rus turist, üçüncü
sırada 500 bin Amerikalı turist var. Sonra sırasıyla
Fransız, İngiliz, İtalyan turistler geliyor.
Son yıllarda İstanbul’a çok sayıda Arap turist geldiği
söyleniyor.Rakamlar ise bunun doğru olmadığını
ortaya koyuyor... Örneğin 2013 yılında Suudi
Arabistan’dan 223 bin turist geldi. 2013 yılında Arap
ülkelerinden gelen turist sayısı toplam 1 milyon 675
bin. 2011 yılında 910 bin, 2012 yılında 1 milyon 370
bin turist gelmişti.
2014 yılının ilk 3 ayında İstanbul’a 2 milyon 200 bin
turist geldi. 2012 yılında gelen turist sayısının yüzde
10 üzerinde bir turist girişi oldu. İlk 3 ayda
İstanbul’a gelen turistlerin yüzde 18’i, 237 bini Arap
turist.
580 otelde 135 bin yatak
İstanbul’da işletme belgeli 430 otelde 85 bin, yatırım
belgeli 170 tesiste 50 bin, toplam 580 tesiste 135 bin
yatak var. Şimdilerde butik otel ve pansiyon sayıları
da hızla artıyor.
Turistler hoş gelsinler de, boş gelmesinler. Biz döviz
gelirimiz artsın, hizmet sektöründe iş imkânları
büyüsün, hizmet sektörünün geliri artsın diye turist
bekliyoruz.
Turizmde gelirin artması, turizm sektörünün şehir
ve ülke ekonomisine katkısının büyümesi, turistin
talebine, turistin ziyaret ettiği şehirlerin ise arzına
bağlıdır. Gemi ile ucuz bir Boğaz turu, otobüs ile
Ayasofya, Sultanahmet ziyareti. Topkapı Sarayı turu
çerçevesindeki bir turistik ziyaret para bırakmaz.
Turistin, yemesi, içmesi, alışveriş yapması, uzun
süre kalması önemlidir. İstanbul’da çok sayıda
lokanta ve gece kulübü var. Henüz buralara yabancı
turistler uğramıyorlar.
Kabahat yabancı turistte değil. Bizim tarihi ve doğal
güzellikler ve ilgi alanları dışında yabancı turiste
arz edeceğimiz değerler, mallar olmalı. Kalış
sürelerini ve kişi başı harcamaları ancak böyle
yükseltebiliriz.MİLLİYET 14.04.2014
genişletilerek, Nasdaq’dakine
benzer, bankalardaki ‘müşteri
temsilcisi’ gibi çalışan çok özel
bir ekibe dönüştürülmesi
planlanıyor.
AVRUPA
ECB/Draghi, "Euronun daha
da güçlenmesi daha fazla
gevşemeyi tetikleyebilir"
Avrupa Merkez Bankası
Başkanı Mario Draghi, güçlü
euro konusundaki uyarılarına
Cumartesi günü de devam etti.
Draghi, euronun daha da
güçlenmesinin, Avrupa Merkez
Bankası'nın enflasyonda
düşüşü engellemek için ek
parasal gevşemeye gitmesini
tetikleyeceği uyarısında
bulundu. Draghi, "Kurda bir
güçlenme daha fazla parasal
teşviği gerektirir. Bu, bizim
fiyat istikrarımız için önemli
bir boyut" diye konuştu.
ECB/Nowotny, "ECB, düşük
enflasyona yanıt için
politikaya büyük olasılıkla
Haziran'da karar verecek"
Avrupa Merkez Bankası üyesi
ve Avusturya Merkez Bankası
Başkanı Ewald Nowotny,
ECB'nin düşük enflasyona
vereceği yanıta ilişkin
politikaya, daha fazla verinin
değerlendirilebileceği Haziran
ayındaki toplantıda karar
vereceğini söyledi. Nowotny,
"Haziran ayında geçtiğimiz 5
aya ilişkin verilere ve yılın geri
kalanı için yeni bir tahmine
sahip olacağız, bu bize
politikaya karar vermek için
tam bir resim verecek" diye
konuştu.
15 NİSAN
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ko r k u l a n o l d u ! İ l k
e k m e ğ e m i g e l iyo r ?
ergi Denetim Kurulu müfettişlerinin 2013
yılında yaptıkları incelemeler sonucunda,
akaryakıt, oto ve konut sektörlerine
milyarlarca liralık vergi borcu çıkarıldı.Vergi
Denetim Kurulu 2013 faaliyet raporundan yaptığı
derlemeye göre, akaryakıt kaçakçılığı ile
mücadeleye yönelik çalışmalar yapan Ankara ve
İstanbul Organize Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele
Grup Başkanlıklarında görevli 19 vergi
müfettişinin koordinatörlüğünde İstanbul,
Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara, Bolu, Konya,
Gaziantep, Adana, Mersin ve Kayseri'de yer alan
276 mükellefin 341 iş yerinde 10 numara yağa
ilişkin fiili envanter çalışmaları gerçekleştirildi.
V
ürkiye Ziraatçılar Derneği
(TZD) Genel Başkanı
T
İbrahim Yetkin, kuraklık ve
Kuraklık ve
don olayları
sonrasında
buğday ve
una yapılan
zamlar ile
birlikte ekmeğe de
zam geleceğinin
sinyalleri
verilmeye
başladı.
don olayları nedeniyle pek çok
üründe rekolte kaybı
görüldüğünü ve fiyatların
arttığını belirterek, "Bundan
sonra her gün yağış olsa da bu
olumsuz tablo değişmeyecek"
dedi.
Yetkin, TZD Genel Merkezinde
düzenlediği basın
toplantısında, kuraklık ve don
olaylarının etkilerine ilişkin
değerlendirmelerde bulundu.
Kuraklıktan en ağır etkilenen
bölgelerin Karadeniz, İç
Anadolu ve Akdeniz'in
Çukurova bölgeleri olduğunu
ifade eden Yetkin, "Buğdayda
büyük bir felaketin eşiğinden
dönüldü, ancak bu yıl buğday
ve diğer hububatta rekoltenin
yüzde 10 ile 20 arasında düşük
olması bekleniyor" diye
konuştu.Yetkin, don nedeniyle
yaşanan kayıplarda Karadeniz
Bölgesi'nin ilk sırada yer
aldığını, dondan en az
etkilenen bölgenin ise
Marmara Bölgesi olduğunu
bildirdi.
Mart ayında görülen don
olaylarının özellikle
çiçeklenme ve yeni uyanma
aşamasındaki meyve
ağaçlarını olumsuz etkilediğini
anlatan Yetkin, birçok meyve
türünde bu nedenle yüzde 50
ile 80 arasında kayıp
görüldüğünü söyledi.
Son açıklanan enflasyon
verilerine göre, tüketici
fiyatlarının genelde yüzde 1,13,
gıda ve alkolsüz içeceklerde
yüzde 2,10 arttığını anımsatan
Yetkin, kuraklık ve don zararı
nedeniyle pek çok üründe fiyat
artışları olacağını savundu.
Kuraklıktan en fazla etkilenen
ürünün buğday olduğunu
yineleyen vurgulayan Yetkin,
şunları kaydetti:
"Türkiye Ziraat Odaları
Birliğinin 2013-2014 Tarımsal
Üretim Dönemi Kuraklık Risk
Tahmin Raporu'na göre
buğday rekoltesinde kayıp
oranı, Akdeniz Bölgesi'nde
yüzde 24,9, İç Anadolu
Bölgesi'nde yüzde 23,
Karadeniz Bölgesi'nde yüzde
15, Ege Bölgesi'nde yüzde 13,
Güneydoğu Anadolu
Bölgesi'nde yüzde 5, Doğu
Anadolu Bölgesi'nde ise yüzde
4'ü buldu. Buğday ve un
fiyatlarındaki artışlar
sonucunda ekmek fiyatlarında
artış da gündeme gelecek. Bu
artışlar hasat dönemi olan yaz
ayları sonrasında kendini
gösterecek."
5
Don nedeniyle fındık
fiyatlarının da hızla arttığına
dikkati çeken Yetkin,
Türkiye'nin en önemli ihraç
ürünlerinden olan fındıkta bu
yıl düşük ihracat beklendiğini
söyledi.
Yetkin, kuru kayısı fiyatlarının
don hasarının ardından bir
haftada yüzde 100 artarak 20
liraya çıktığını, yaş kayısının
satış fiyatının ise 8-10 lira
arasında olmasının
beklendiğini ifade etti.
Girdi fiyatlarındaki yüksek
artışların da üreticiyi olumsuz
etkilediğini dile getiren Yetkin,
"Bundan sonra her gün yağış
olsa da bu olumsuz tablo
değişmeyecek. Türkiye
kuraklıkla yaşamayı
öğrenmeli. Kısa, orta ve uzun
vadeli kuraklık eylem planı
harekete geçirilmeli. AA
Üçmsektöre
kötü
haber
i ly a r l a r c a l i r a l ı k ve r g i b o r c u ç ı k a r ı l d ı
Ankara'da 400 bin
bomba araç var
nkara'da
A
400 bin
LPG'li aracın
sızdırmazlık
raporu
olmadan
trafikte saatli
bomba gibi
gezindiği belirtildi.Makina
Mühendisleri Odası (MMO) Ankara
Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin
Özkalender, Ankara'da 400 bin LPG'li
aracın sızdırmazlık raporu olmadan
trafiğe çıktığını belirtti.
Özkalender, yazılı açıklamasında,
Karayolu Düzenleme Genel
Müdürlüğünün 19 Aralık 2011 tarihli
genelgesi ile araç muayene
istasyonlarında LPG ve CNG'li araçlar
için "Gaz Sızdırmazlık Raporu"
aranmasının zorunluluğunun
kaldırıldığını anımsattı.
kaçakçılığı ile mücadeleye
yönelik çalışmalar yapan
Ankara ve İstanbul Organize
Vergi Kaçakçılığı ile Mücadele
Grup Başkanlıklarında görevli
19 vergi müfettişinin
koordinatörlüğünde İstanbul,
Kocaeli, Bursa, İzmir, Ankara,
Bolu, Konya, Gaziantep, Adana,
Mersin ve Kayseri'de yer alan
276 mükellefin 341 iş yerinde 10
numara yağa ilişkin fiili
envanter çalışmaları
gerçekleştirildi.
RİSKLİ GÖRÜLDÜLER
Çalışma sonucunda iş ve
işlemleri riskli görülen 41
büyük, 155 küçük ve orta ölçekli
mükellef vergi yönünden
incelenmeye sevk edildi.
Bunlardan 150'sinin incelemesi
tamamlanırken, incelemeler
sonucunda 1 milyar 697 milyon
629 bin lira vergi borcu çıkarıldı.
Ayrıca kayıt dışı akaryakıt satışı
yapabileceği konusunda
tereddütler oluşan 36 mükellef
de incelemeye alındı.
Öte yandan jet yakıtının amaç
dışı kullanımına yönelik
çalışmalar sonrasında 23
mükellef incelemeye sevk edildi.
12 mükellefin incelemesi
tamamlandı, 246 milyon 281 bin
lira veri borcu çıkarıldı.
Aerosol üretiminde kullanılan
sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG)
hakkında yapılan çalışmalar
sonucunda da 79 mükellef
incelemeye gönderildi.
Mükelleflerden 55'inin
incelemesi tamamlandı, 27
milyon 241 bin 447 lira vergi tarh
edilmesi, 33 milyon 779 bin 619
lira da ceza kesilmesi önerildi.
LÜKS OTO
İTHALATÇISINA BORÇ
Lüks oto ithalatı sırasında ÖTV
aşındırmasına yönelik
çalışmalar yapan vergi
müfettişleri, 189 mükellefi
incelemeye sevk etti. İncelemeye
sevk edilen mükelleflerin
172'sinin incelemesi
tamamlandı. İncelemeler
sonucunda 463 milyon 650 bin
586 lira matrah farkı tespit
edildi, 379 milyon 512 bin 371
lira vergi borcu çıkarıldı.
Kurul müfettişleri ayrıca, 2009
yılı motorlu taşıt araçlarına
uygulanan ÖTV indiriminin bazı
mükellefler tarafından maksada
aykırı olarak uygulandığını
tespit etti.
Araştırmalar sonucunda 322
mükellef incelenmeye alındı,
214'ünün incelemesi
tamamlandı. İncelemeler
sonucunda 24 milyon 574 bin
457 lira matrah farkı tespit edildi
ve 22 milyon 618 bin 337 lira
vergi tarh edilmesi
istenildi.
KONUT KREDİLİ SATIŞLAR
Kurul müfettişleri, konut kredili
gayrimenkul satışına yönelik
yapılan çalışmalar çerçevesinde
2008-2009 yıllarında belirli bir
sayının üzerinde gayrimenkul
sattığı tespit edilen mükellefleri
de risk analizine tabi tuttu.
Analiz çalışmaları neticesinde 2
büyük ölçekli, 923 küçük ve orta
ölçekli, 113 de potansiyel olarak
yüksek olmak üzere bin 38
mükellef riskli bulunarak
incelemeye sevk edildi.
Söz konusu mükelleflerden
809'unun incelemesi
tamamlandı.
Geçen yıl 95 milyon 907 bin 519
lira vergi tarh edilmesi istenildi.
Kurul, gümrük mevzuatı
çerçevesinde onaylanmış kişi
statü belgesine (OKSB) sahip
götürü teminat uygulamasından
yararlanan mükelleflerden
götürü teminat göstermek
suretiyle yüklü miktarlarda
akaryakıt ithal edenlerin,
ithalattaki götürü teminata
konu akaryakıt miktarları ile
Bu arada tütün ve tütün
mamulleri kaçakçılığıyla
mücadeleye yönelik çalışmalar
çerçevesinde büyük ölçekli 7,
küçük ve orta ölçekli 10 olmak
üzere 17 mükellef için vergi
incelemesine başlayan Kurul, bu
kapsamda ilişkili kişileri
kapsama dahil ederek 26
mükellef nezdinde daha vergi
incelemesi başlattı.
CİHAN
fiyatı aynı büyüklükte yazılacak.
Esnaf ve tüketici birlikleri, yanıltıcı
olduğu ve haksız rekabete neden
olduğu için ‘kapatıyoruz' ilanlarına
tedbir alınmasını istemişti.
Yıl:70 Sayı:24769 Tarih:15 Nisan 2014 Salı
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar
Konfederasyonu (TESK) Başkanı
Bendevi Palandöken, ‘kapatıyoruz'
ilanları nedeniyle esnafın
mağduriyet yaşadığını, ‘son
indirim', ‘tahliye nedeniyle
taşınıyoruz' gibi reklamların bir yıl
boyunca sürdüğüne dikkat
çekmişti.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
Bu tarz ilanlar nedeniyle haksız
rekabet yaşandığını ve bunlara bir
sınırlama getirilmesi gerektiğini
söylemişti.
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
ÖTV beyanlarında yer alan
akaryakıt satış miktarlarının
karşılaştırılması neticesinde
riskli görülen 19 mükellef
nezdinden 6 ilde fiilli envanter
çalışması gerçekleştirdi.
9 mükellef adına vergi
müfettişleri tarafından 472
milyon 397 bin 315 lira vergi ve
472 milyon 397 bin 315 lira vergi
kaybı cezası için toplam 944
milyon 794 bin 630 lira teminat,
ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati
haciz uygulamasını vergi
dairelerinden talep edildi.
ISSN 1308 7606
Genelgeyle gaz sızdırmazlık raporu
bulunmamasının, "ağır kusur"dan
"hafif kusur"a dönüştüğünü ifade eden
Özkalender, 2012 yılı ocak ayı başından
itibaren "gaz sızdırmazlık testi"
yaptırılan araç sayısında ciddi düşüş
gerçekleştiğini belirtti.2013 yılında
Ankara'daki LPG/CNG'li araçların
sadece yüzde 25'inin gaz sızdırmazlık
testi yaptırdığını ifade eden Özkalender,
şunları kaydetti:"Bu oran genelge
öncesi yüzde 70'lerde iken, şimdi yüzde
25 seviyelerine kadar gerilemiştir. Özetle
şu anda yaklaşık 400 bin LPG'li araç,
gaz sızdırmazlık raporu olmadan
Başkent trafiğinde seyretmektedir."AA
ergi Denetim Kurulu 2013
V
faaliyet raporundan yaptığı
derlemeye göre, akaryakıt
Bu afişi asarken bir
kere daha
düşünecekler
K
apatıyoruz', ‘zararına satış'
ilanlarına düzenleme geliyor.
taslağına göre, bir ticari işletmenin
kapanması, işyeri adresi veya
faaliyet değişikliği sebebiyle
yapacağı indirimli satışların süresi
3 ayı geçemeyecek. Ürünlerde
indirim hesaplanırken bir önceki
fiyat esas alınacak.
Vitrine ‘kapatıyoruz' ve ‘zararına
satış' yazılı levha asarak indirimli
satış yapıyormuş gibi görünen
ancak tüketiciyi yanıltan işyerleri
engellenecek. Mayısta yürürlüğe
girecek yeni Tüketici Kanunu'ndaki
‘Fiyat Etiketi Yönetmeliği Taslağı'na
göre bir ticari işletmenin
kapanması, işyeri adresi veya
faaliyet konusu değişikliği
nedeniyle yapacağı indirimli
satışların süresi 3 ayla
sınırlandırılıyor.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
tarafından ‘Fiyat Etiketi
Yönetmeliği'nde haksız rekabet
oluşturduğu eleştirileriyle
gündeme gelen ‘kapatıyoruz'
ilanlarına düzenleme getiriliyor.
Yönetmeliğe göre, bir ticari
işletmenin kapanması, işyeri adresi
veya faaliyet konusu değişikliği
nedeniyle yapacağı indirimli
satışların süresi 3 ayı geçemeyecek.
Ayrıca indirimli satışı yapılan mal
veya hizmetlerin indirimli satış
fiyatları ve indirimden önceki fiyatı
aynı büyüklükte görülebilir bir
şekilde yazılacak. Satışa sunulmuş
ürünlerin indirim miktarı
hesaplanırken bir önceki fiyat esas
alınacak. Yine bu etiketlerde de
ürünün veya hizmetin indirim
öncesi satış fiyatı ve indirimli satış
Mayısta yürürlüğe girecek
yönetmelikte ayrıca, lokanta, kafe
ve benzeri yerlerde tarife ve fiyat
listelerinin işyerinin dışında da
gösterilmesi zorunluluğu getiriliyor.
Tarife ve fiyat listesinde gösterilen
fiyatların dışında, servis ücreti,
işçilik ücreti veya herhangi bir isim
altında başka bir ücret alınması
halinde, bunun tarife ve fiyat
listesinde gösterilmesi zorunlu
olacak. Yönetmelikte ayrıca,
lokanta vb. işletmelerin fiyat
listelerinin okunabilir ve kafa
karıştırıcı olmaması
gerekiyor.CİHAN
6
15 NİSAN 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İSRAİL
Görgü tanıkları, buldozerlerin Han
Yunus'a girerek arazi
düzleme çalışması
yaptığını belirtti.
İsrail ordusuna ait
keşif uçakları
eşliğinde sınırdan
yaklaşık 150 metre
içeri giren buldozerlerin çalışması esnasında zırhlı
araçlardan Filistinlilere ait çevredeki evlere ateş
açıldığı bildirildi.
Olayda can kaybı
yaşanmadığı belirtildi. İsrail askeri
araçları, sınırı koruma
gerekçesiyle sürekli
olarak Gazze sınırından giriş yapıyor. AA
MEKSİKA
Meksika'nın
güneyinde, yolcu otobüsünün kamyonla
çarpışması sonucu 36
kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Acil
Durum Yönetimi
Müdürü Ricardo Maza
Limon, yaptığı açıklamada, kazanın Veracruz eyaletinin
başkenti Tabasso'nun
Acayucan bölgesindeki
otobanda gerçekleştiğini belirtti.
Limon, kazada çarpmanın etkisiyle alev
alan otobüsteki yolculardan 36'sının büyük
ihtimalle yanarak can
verdiğini ifade etti.
Devlet Başkanı Enrique
Pena Nieto da Twitter
hesabından yaptığı
açıklamada, kazada
ölenlerin ailelerine
başsağlığı dileğinde
bulundu.
AA
Suriye'den
ABD'ye
mektup
Yahudilerin Hamursuz Bayramı başladı
arba, SMDK'nın Washington'daki bürosu aracılığıyla ABD
Dışişleri Bakanı John Kerry'e
gönderdiği mektupta, "insanlık suçu"
işleyen Suriye rejimine gereken tepkinin verilmesini isteyerek "Başta
ABD yönetimi olmak üzere onun müttefikleri ve uluslararası toplum,
Suriye halkının maruz kaldığı
soykırım ve dünyanın en eski kentlerinden biri olan Halep'e yönelik sistematik yıkıma karşı bir tavır
almalıdır" ifadesini kullandı. Mektubunda, muhaliflerin Keseb'de Hristiyanlara ve kiliselere zarar verdiği
yönünde çıkan haberlerin gerçeği
yansıtmadığını belirten Carba, şunları
kaydetti:
C
"Esed rejimi Şam, Halep ve Lazkiye'de
işlemekte olduğu çirkin katliamların
üzerini örtmek için ucuz propaganda
yolunu seçti. Üçüncü derece korku
filmlerinden alınan çirkin görüntüler,
'Keseb'de öldürülen Hristiyanlar'
olarak gösterilmeye çalışıldı. SMDK ve
Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), azınlıklar
da dahil tüm Suriyeli sivillerin canını,
malını ve haklarını koruyacaktır.
Carba ayrıca SMDK ve ÖSO'nun, Esed
rejimi'nin yanı sıra "mezhepçilik sancağı" altında savaşan diğer radikal
gruplarla da mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.
AA
İsrail'de
Yahudilerin Mısır
topraklarında 211
yıl süren
esaretten
kurtularak
özgürlüklerine
kavuşmalarını
anlatan
Hamursuz
Bayramı (Pesah)
başladı.
srail 'de, Yahudilerin Mısır
topraklarında 211 yıl süren
esaretten kurtularak özgürlüklerine kavuşmalarını kutladıkları
Hamursuz Bayramı (Pesah) başladı.
Bayram süresince Yahudiler, Mısır'dan kaçarken aceleyle pişirdikleri
mayasız ekmek "Matza" yiyecek.
İ
Yahudilerin en önemli bayramları
arasında yer alan Hamursuz
Bayramı, İbrani takvimine göre 14
Nisan Pazartesi akşamı başlayarak
22 Nisan Salı akşamı gökyüzünde
yıldızların görünmesiyle sona erecek.
Bayram süresince İsrail'de tüm
kamu kurum ve kuruluşlarında bir
hafta süreyle resmi tatil ilan edildi.
İbranice'de Pesah olarak isimlendirilen "Hamursuz bayramı"
sırasında İsrail'de her sene olduğu
gibi bu yıl da bir hafta süreyle
resmi tatil ilan edildi.
BAYRAMDA MAYASIZ EKMEK
"MATZA" YENECEK
ediliyor. Öte yandan Hamursuz
Bayramı sırasında İsrail'e çok
sayıda yurtdışından Yahudi de tatil
için akın etti.
Yahudilerin bu bayramı neden
Hamursuz olarak andıkları
konusunda farklı rivayetler mevcut.
Yaygın olan rivayet, Yahudilerin
Mısır'da Firavundan kaçarken yanlarında götürecekleri ekmeklerin
hamurunun mayalanmaya bile fırsat bulamadan ülkeyi hızla terk
etmek zorunda kalmaları.
İSRAİL FİLİSTİNLİLERE GEÇİŞ
KAPILARINI KAPATTI
Bu arada bayram nedeniyle İsrail
ordusu da bayram süresince
Gazze'ye açılan Kerm Ebu Salim
sınır kapısından ticari geçişleri
Çarşamba sabahına kadar kapattığını duyurdu.
Bu hatırayı anmak adına Yahudiler,
Hamursuz Bayramı boyunca
mayasız ekmek yiyor. Yahudilerin
Mısır'dan kaçarken aceleyle
pişirdikleri mayasız ekmek "Matza"
da Hamursuz Bayramı'nın sembolü
olarak kabul ediliyor. Bayram
boyunca normal ekmek yemek,
Yahudi şeriatına göre haram kabul
İsrail ordusundan yapılan yazılı
açıklamada, Gazze'ye geçişlerin
yanı sıra Pazar gecesinden itibaren
Batı Şeria'dan İsrail'e geçişlerin de,
2 gün süreyle, Salı gece yarısına
kadar kapatıldığı ancak tıbbi ve insani yardım amaçlı geçişlerin yerel
makamların yazılı izniyle devam
AA
edeceği belirtildi.
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
AFGANİSTAN
Afganistan'ın kuzey illerinden Kunduz'da, Taliban militanları ile
güvenlik güçleri arasında
çıkan çatışmada 6 kişi
yaşamını yitirdi. Kunduz
Emniyet Müdürlüğü
Sözcüsü Said Server
Hüseyni, AA muhabirine
yaptığı açıklamada militanların, Kunduz'un Tobrakeş bölgesindeki polis
karakoluna saldırmasının ardından
çatışma çıktığını belirtti.
Çatışmada 6 militanın
hayatını kaybettiğini
ifade eden Hüseyni, 2
militanın yaralandığını,
2'sinin de sağ yakalandığını söyledi.
Hüseyni, ölenlerin
arasında Taliban'ın
bölgedeki etkili komutanlarından birinin bulunduğunu, bir mikdar
silah ve mühimmatın da
ele geçirildiğini kaydetti.
Taliban'dan henüz açıklama yapılmadı.
AA
Kişisel bilgilerin kopyalanmasına karşı kağıt cüzdan
Yemen'in güneyindeki
Lahic kentinde kimliği
belirsiz kişiler tarafından düzenlenen silahlı
saldırıda bir polisin
hayatını kaybettiği
bildirildi.
Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre,
Lahic Asayiş Şube
Müdürlüğü'nde görevli
polis memuru
Muhammed Salih,
evine giderken kimliği
belirsiz kişiler tarafından açılan ateş sonucu
yaşamını yitirdi.
Olayın sorumluluğunu
henüz üstlenen olmadı.
Lahic kenti yaklaşık 2
yıldır çoğunluğu El
Kaide'ye bağlı teröristler
tarafından güvenlik
güçleri ve ordu mensuplarına yönelik gerçekleştirilen suikastlarla
gündeme geliyor. AA
ayland'da dini bir
bayram olan
Songkran bayramında üçüncü gün sona
erdi.
T
TOPLAMDA 102 KİŞİ
ÖLDÜ, 893 KİŞİ YARALANDI
İlk gün 379 kaza meydana geldi. 39 kişinin
ölümüyle ve 402 kişinin
yaralanmasıyla sonuçlandı. İkinci günde ise
471 kaza olurken ölü
sayısı 63, yaralı sayısı ise
491 oldu. Toplamda
yaşanan 850 kazada 102
kişi öldü 893 kişi ise
yaralandı.
GEÇEN SENEKİ RAKAMLARA GÖRE YARALI SAYISINDA ARTIŞ VAR
anada'da üretilen ve uzaktan
kimlik bilgilerinin kopyalanmasını engelleyen 'kağıt cüzdan', artık Türkiye'de de
kullanılacak. Radyo frekansı enerjisinin akışını kısıtlamaya yardımcı
olan ve ‘ID Shild’ ismi verilen cüzdanla kredi ve banka kartları, personel kartları, yeni nesil kimlik
kartları gibi çipli ürünler koruma altına alınıyor.
K
SURİYE
Bayram
kutlamalarında
102 kişi öldü!
Her geçen yıl teknolojinin ve bu
teknolojilere erişebilirliğin artmasına
paralel olarak bilişim sistemlerine
yönelik suçlar da artıyor. Ödemeyi
kolaylaştırmak için tasarlanmış
teknolojiler, kişisel bilgilerin çalınması gibi istenmeyen olaylara sebep
olabiliyor. Bu yıl 20. düzenlenen
Uluslararası İstanbul Kırtasiye,
Kağıt, Okul ve Ofis Ürünleri Fuarı’nda
tanıtılan ID Shild’in, siber suçlara
karşı kalkan görevi göreceği tahmin
ediliyor.
İletken alaşımdan yapılmış özel bir
kağıt ürünü olan ID Shild ile uzaktan
kişisel bilgilerin kopyalanmasının
önlenmesi hedefleniyor. Ürünün
özelliklerini anlatan Ayhan Duran,
"Kredi kartı, nüfus cüzdanı,pasapor-
tumuzdaki çiplerden temassız olarak
bilgi transferi yapılabiliyor. Bu kağıtlar bu transferi engelliyor. Bu kağıdın
içesinde olduğu müddetçe transfer
yapılamıyor. 200 metre uzağınızdan
dahil olmak üzere tüm bilgileriniz
çalınabiliyor. Kredi kartınızdaki bilgiler kopyalanabiliyor.
Bu kağıt Kanada’da üretiliyor ve
Türkiye’de ilk bu.” dedi. Duran, pasaport kılıflarının 50 lira civarında,
kağıttan mamul olanların ise 25 lira
civarında olduğunu söyledi. Cüzdanların da 25 ila 35 lira arasında
satıldığını kaydetti.
İHA'lar için yasal düzenleme geliyor
amerayla donatılmış insansız helikopterler, bilgisayar, cep telefonu
veya tablet üzerinden kolayca kullanılıyor. Rahat manevra kabiliyeti olan
bu araçlar yukarıdan çektiği video ve fotoğrafları bilgisayara gönderiyor. Ancak
mini helikopteri andıran bu hava
araçları insanların özel yaşamları ve
güvenliklerini tehdit ediyor. AB bu
araçların kullanımına yasal düzenleme
getirmeyi planlıyor. Drohne Yasası ile ilgili ilk açıklamayı AB Ulaşım Komisy-
K
onu Komiseri Siim Kallas yaptı. Komiser
Kallas, yasanın uçuş güvenliği ve halkın
özel yaşamının korumasına yönelik olacağını duyurdu. Avrupa ülkelerinde
Drohne sayısının 700- 800 arasında
olduğu tahmin ediliyor. Bunlar en çok
yangın, afet bölgeleri, ulaşımı zor olan
yerler, yüksek gerilim hatlarının denetimi ve tarımcılık alanında tercih
ediliyor. Almanya'da en son, posta ve internet üzerinden alışveriş hizmeti veren
kuruluşlar paketlerini Drohne
aracılığıyla müşterilerine ulaştırma denemeleri yapmışlardı.
Geçen seneki rakamlara
göre ölü sayısı aynı
kalırken yaralı sayısı 55,
kaza sayısı ise 59 arttı.
Üçüncü gün bilançosu
ise henüz resmen açıklanmış değil. Ancak gün
içinde gelen bilgilerde
Trang şehrinde bir otobüs üst köprü yolundan
alt yola geçerken takla
attı. Otobüs içerisindeki
39 yolcunun 23'ü yaralandı.
10 YOLCU KAZADAN
ÖNCE İNDİ
Bangkok'tan hareket
eden otobüsün içinde
toplam 49 yolcu vardı. İlk
etapta olay yerine gelen
polis ekipleri otobüs firmasından 49 yolcunun
ayrıldığı bilgisini aldılar
ve yaralılarla birlikte 39
kişi tespit edildi. Yapılan
soruşturmada 10 yolcunun kazadan biraz evvel
otobüsten indikleri öğrenildi. Chiang Rai,
Nakhon Sawan ve
Nakhon Ratchasima şehirlerinde yaşanan 37
kazada 5 ölü ve 34 de
yaralı vardı. 2013 yılındaki Songkran bittiğinde
bayramdan geriye 321
kaybolan can ve 3040
yaralı kaldı.
AA
15 NİSAN 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Metiner:
AYM'nin
kararına
saygı
duymuyorum
K Parti Adıyaman Milletvekili
Mehmet Metiner, Anayasa
Mahkemesi'nin HSYK'ya ilişkin verdiği kararla tarafsızlığını yitirdiğini ve itibar kaybına uğradığını
iddia etti. Anayasa Mahkemesi'nin
kararından kaygı duyduğunu
söyleyen Metiner, "Ben bu tür anti
demokratik kararlara saygı duymuyorum" dedi. Ak Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, bir
mağazanın açılışına katılmak üzere
Gaziantep'e geldi.
A
Beraberinde AK Parti Gaziantep milletvekilleri Nejat Koçer ve Derya
Bakbak ile birlikte mağaza açılışını
yapan Mehmet Metiner, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da
yanıtladı. Anayasa Mahkemesi'nin
son dönemde verdiği kararları
eleştiren Metiner, "Anayasa
Mahkemesi eski Türkiye'ye ait bir
vesayet organı. Son zamanlarda sesi
soluğu kesilmişti, ama tekrar bir
vesayet organı olmasını hatırlatması
367 garabetine benzer garabetler
sergilemeye başlaması, doğrusu çok
manidar, çok düşündürücüdür.
DP Muş Milletvekili Demir
Çelik, Türkiye'nin 25 bölgesel yönetime evrilmesi
gerektiğini ileri sürdü. Bölgede
çıkan enerji kaynaklarından pay
verilmesini isteyen Çelik,
"Çıkarılan petrollerin yüzde 80'i
Kürdistan'dan çıkarılıyor. Enerji
kaynaklarının da yüzde 90'ı
Kürdistan'dan elde ediliyor. Bu
hakkı dişe diş mücadeleyle,
meşru zeminde kalarak kazanma
içindeyiz." dedi.
B
Mecliste basın toplantısı
düzenleyen BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ile
BDP Ağrı Milletvekili Halil
Aksoy, Ağrı Taşlıçay'da seçimlerin iptal edilmesini istedi. Oy
kullanmaması gereken 9
kısıtlının oy kullandığının tespit
edildiğini ifade etti. BDP Muş
Milletvekili Demir Çelik,
Taşlıçay'daki seçimin Ağrı'daki
seçim gibi yeniden yapılması
için talepleri olduğunu söyledi.
Halk iradesinin gasp edildiğini,
Twitter kararı asla kabul edilemez.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine
doğru gittiğimiz bir süreçte, HSYK
ile ilgili verdikleri kısmı iptal kararları zamanlama itibariyle talihsiz,
içeriği itibariyle son derece anti
demokratiktir" dedi.
'ÜLKEYİ ANAYASA MAHKEMESİ
YÖNETSİN'
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği
kararı TBMM iradesine saygısızlık
olarak değerlendiren Metiner, kararı
yürütmeye müdahale olarak kabul
ettiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Anayasa'nın TBMM'ye verdiği iç
idari düzenleme yetkisine de,
Anayasa Mahkemesi izin vermeyecekse veya başka bir deyişle;
HSYK'nın iç idari düzenlemesiyle ilgili son sözü de Anayasa
Mahkemesi verecekse, o zaman TBMM'ye gerek yok, o zaman yürütmeye gerek yok. Anayasa Mahkemesi
her konuda kararlarını versin,
ülkeyi yönetsinler.
Bu yargıçlar yönetimine doğru bir
gidiştir. Biz askeri vesayetten tam
kurtulduk diye sevinirken karşımıza
HSYK'daki paralel vesayet çıktı.
Paralel vesayeti bir biçimde etkisizleştirmek için, HSYK'nın iç
yapısında yapmış olduğumuz bir
takım düzenlemeleri de, yine HSYK,
içindeki paralel vesayeti pekiştirecek bir biçimde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiğini görüyoruz. İptal
ettiği maddeler, HSYK içindeki o
çoğunlukçu paralel vesayetin devamına imkan sağlıyor. Bunu kabul
etmek mümkün değil.
Çelik
BDP'li Gültan Kışanak'ın
petrol gelirlerinden pay istemesi ile buna bakanın
verdiği cevabı da değerlendiren
Çelik, Türkiye'nin büyük
coğrafyasına bakarak tek merkezli yönetilemeyeceğini,
dünyanın gidişatına bakarak da
bölgesel yönetimi savunduklarını ifade etti. Sadece bunun
Kürdistan ile sınırlı olmadığını
vurgulayan Çelik, demokrasinin
çözüm yolunun bu olduğunu
savundu. Türkiye'nin 25 bölgesel
yönetime evrilmesi gerektiğini
ileri süren Çelik, çıkarılan petrollerin yüzde 80'inin Kürdistan'dan çıkarıldığını, enerji
kaynaklarının da yüzde 90'ının
Kürdistan'dan elde edildiğini
söyledi. Bunların Kürdistan'ı kirlettiğini, ekolojik dengeyi alt üst
K
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu,
partisinde önceki gün gerçekleşen “OccupyCHP” (CHP’yi
İşgal et) etkinliğini Vatan
gazetesinden Kıvanç El'e
değerlendirdi. Kılıçdaroğlu
gençlerin bu eyleminden onur
duyduklarını ifade ederek, verilen mesajların hepsini de
aldıklarını vurguladı. Kılıçdaroğlu etkinliğe ilişkin şu
açıklamayı yaptı:
KAPILAR SONUNA KADAR
AÇIK
Gezi eylemlerinden sonra
gençler siyasallaşmaya,
siyasete daha fazla ilgi duymaya başladı. Bu eylemlerde
bunu gördük. ‘Ülke yönetimi
kötü bizim de bir şeyler yapmamız gerekli’ diyen gençler
oldu ve gençler siyasette yer
almak istediler. Bunun bir de
2. aşaması vardı. ‘Nerede
siyaset yapacağız, kiminle
siyaset yapacağız’ noktasını
konuştular.
ettiğini belirten Çelik, "Ama paydan faydalanmaya, nemalanmaya gelince üvey evlat
muamelesi görüyoruz. Elektrik
kesiliyor. Söz konusu toplum ve
ihtiyaçlarıdır. Meşru zeminde
karşılanması devlet denen
örgütlü yapının görevidir. Bu
hakkı dişe diş mücadeleyle,
meşru zeminde kalarak kazanma
içindeyiz." şeklinde konuştu.
Mecliste alınması gereken
güvenlik tedbirlerine
yönelik bir soruya ise
Çelik, "Bunu doğru bulmuyoruz.
Yasak ve men ile toplum dize getirilemez, sorunlar çözülemez.
Siyasiler toplumun önünü açacağına yasaklar, men ile çözüm
iradesi geliştiremez. Biz Kürtler
bundan çok çektik. Meclis
Başkanı güvenlik eksenli
çözümünü kabul etmiyoruz."
dedi. Başbakanın herkesi ötekileştiren zihniyetini aşması
gerektiğini vurgulayan Çelik, her
düşünceye toleranslı yaklaşması
gerektiğini kaydetti. Doğruların
çok ve görecili olduğuna dikkat
çekti. Teröristbaşı Abdullah
Öcalan'ın Nobel'e aday gösterilme başvurusuyla alakalı soruya
da Çelik, "Önemli bir kabul. Son
15 yıl barışı isteyen, çaba
gösteren Abdullah Öcalan'dır.
Bu barış ödülüne layık
görülür." ifadelerini kullandı. MİT yasasıyla ilgili
Çelik, MİT'in yetkilerini artırmak
yerine özgürlüklerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Faşist, askeri rejimin getirdiği bir
Anayasa bulunduğunu hatırlatan Çelik, sivil Anayasayı var etmenin ise Meclisin görevi
olduğunu kaydetti.
BDP Ağrı Milletvekili Halil
Aksoy, MİT yasasındaki değişiklikle Abdullah Öcalan ile yapılan
görüşmelere yasal zemin oluşturacağına ilişkin "Yasal alt yapı
oluşturulmalıdır. Yarın görüşme
yapanlar idamla yargılanabilir.
Ama bu yasa ona ceap vermiyor." dedi.
Mediha SELÇUK-EKONOMİ
Kılıçdaroğlu'ndan
occupychp
eylemcilerine
net mesaj
ılıçdaroğlu, "occupychp"
adı altında örgütlenen
gençlerin CHP genel
merkezini işgal etmesini memnuniyetle karşıladı. "Occupychp" (CHP'yi İşgal et) adı
altında örgütlenen gençlerin
CHP Genel Merkezi'ndeki
eylemi sürüyor. Kılıçdaroğlu,
gençlerin “önümüz kesiliyor”
eleştirilerine ilişkin de “Kim
engel olursa bu partide işi
yok” diyerek gençlere mesaj
yolladı.
Bunun zamanlamasının Cumhurbaşkanlığı seçimlerine denk
düşürülmesi manidardır. Ayrıca
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim
Kılıç'ın, Başbakanımıza cevap
verme mecburiyetinde bulunan bir
siyasetçi gibi karşımıza dikilmesini
de asla kabul etmiyoruz." Yeni
Türkiye'de bu tür bir Anayasa
Mahkemesi'ne ihtiyaç olmadığını
söyleyen Mehmet Metiner, "Anayasa
Mahkemesi, giderek tarafsızlığını,
itibar düzeyini giderek yitiriyor.
Kaygı duyuyoruz, üzüntüyle
karşılıyoruz. Ben kendi adıma, bu
tür kararlara saygı duymuyorum"
diye konuştu.
AA
Türkiye 25 bölgesel
yönetime evrilmeli
çalındığını savunan Çelik, adil
ve eşitçil bir seçim yapılması
gerektiğini kaydetti. "Taşlıçay'da
17 zihinsel engellinin oyu kullanmasının hesabını vermelidirler."
diyen Çelik, "Asgari yüzde 70 rapora sahipler. Birileri 17 kişinin
yerine imza atmıştır." diye
konuştu.
Oran: Büyük,
güçlü ve
itibarlı ülke
olmanın
yolu kaliteli
demokrasiden
geçiyor
7
HP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran,
kaliteli demokrasi, güçlü bir hukuk devleti olmayınca ekonominin de güçlü olmadığını, refah ve gerçek bir büyüme
gerçekleştirilemediğini söyledi. Büyük ülke,
itibarlı ülkenin, güçlü ülke olmanın yolunun
kaliteli demokrasiden geçtiğini vurgulayan
Oran, "Türkiye Cumhuriyeti, yüzüncü yılında
dünyada ilk 10 ekonomi arasında yer almak istiyorsa demokrasi kalitesini artırmamız ve tam
manasıyla bir hukuk devleti olmamız lazım.
Bu zihniyetle devam edersek değil en büyük 10
ekonomiden biri olmayı, G-20’nin bile dışında
kalmakla karşı karşıya kalacağız." dedi. Yazılı
bir açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili
Umut Oran, IMF'ye göre Türkiye'nin, 2013
yılında GSYH büyüklüğüne göre ülke sıralamasında 17’nciliğini korurken, bu yıl Hollanda
ve Suudi Arabistan’a da geçilerek 19’unculuğa
düşeceğini ifade etti. Türkiye'nin 2014’te,
dünyanın önde gelen sanayileşmiş ve
gelişmekte olan ülkelerini kapsayan G-20’de en
alt sınıra doğru indiğini belirten Oran, büyük
ekonomi sıralamasının GSYH büyüklüğüne
göre yapılırken, bir ülkenin asıl kalkınmışlığı
ve refah seviyesini kişi başına GSYH’si gösterdiğine dikkat çekti. Büyük ülke, itibarlı
ülkenin, güçlü ülke olmanın yolunun kaliteli
demokrasiden geçtiğini vurgulayan Oran, şunları ifade etti:
C
"Türkiye, bugün Türkiye insani gelişmişlik
sıralamasında 187 ülke arasında 90’ıncı sırada,
basın özgürlüğü sıralamasında 179 ülke
arasında 154’üncü, cinsiyet eşitliği bakımından
134 ülke arasında 120’nci sırada yer alıyor.
Türkiye, dünyada 'hibrid rejim' ya da 'yarı
demokrasi' olarak geçiyor. Bağımsız ve tarafsız
bir yargı olmazsa, güçlü bir ülke ve kaliteli bir
demokrasi de olmuyor. Türkiye Cumhuriyeti,
yüzüncü yılında dünyada ilk 10 ekonomi
arasında yer almak istiyorsa, demokrasi
kalitesini artırmamız ve tam manasıyla bir
hukuk devleti olmamız lazım. Eğer bir ülkede
hukukun üstünlüğü olmazsa, yargı bağımsızlığı olmazsa, kuvvetler ayrılığı çalışmazsa,
kaliteli ve gerçek demokrasi olmuyor. Kaliteli
demokrasi, güçlü bir hukuk devleti olmayınca
ekonomi de güçlü olmuyor, refah ve gerçek bir
büyüme yaratmıyor. Gelir dağılımı adaletli olmayınca, kişi başına düşen gelir artmayınca,
refah ve kalkınma bireye yayılmazsa da gerçek
manada büyüme olmuyor İnsan hakları standartı yüksek olmayınca, ekonomi de güçlü olmuyor. Hukuk yoksa, demokrasi yoksa, güçlü
ekonomi yoksa, o ülke itibarlı ve güçlü ülke de
olmuyor. Bu nedenle de Türkiye sıralamalardaki yerini kaybediyor. Bu zihniyetle devam
edersek, değil en büyük 10 ekonomiden biri olmayı, G-20’nin bile dışında kalmakla karşı
karşıya kalacağız."
CİHAN
CHP’de siyaset yapmak ve CHP’yi dönütürmek istediklerini
bir çoğu gördü daha etkin bir
CHP istediklerini beyan ettiler.
CHP’nin kendi düşüncelerini
ifade edecekleri yer olması
için sosyal medya üzerinden
örgütlendiler. CHP’ye ye oy
versin vermesin herkes CHP’yi
dönüştürmek için bir araya
geldi. Bundan biz onur ve kıvanç duyduk. Kapılarımızı sonuna kadar açtık.
ELBETTE KULAK VERECEĞİZ
Ben hep şunu söyledim; 2,5
milyon genç sandığa ilk kez
gitti. Yasaklardan yana oy kullanmayın çağrısı yaptım. Twitter, Youtube yasağına önce
gençlerin karşı çıkmasını istedim.
Özgürlüklerden yana tavır almasını istedim gençlerin.
CHP’ye geldiler, eleştirdiler,
önerilerini sundular, onları
genç vekillerimiz dinledi. Biz
tüm önerileri dinledik,
saygılıyız çağrılarına elbette
kulak vereceğiz.
BENİM DE ÇAĞRIM VAR
Benim de onlara sizin
aracılığınızla bir çağrım olacak. Gelin CHP’ye üye olun.
Eleştirilerinden biri de ‘üye
olamıyoruz, engeller var’
eleştirisi idi. Buradan söylüyorum, hangi gencin üyeliğine
bir kişi karşı çıkarsa önünü
keserse bu partide o kalmayacak.
Gencin üyeliğini engelleyenler
CHP’li olamaz. İster üye olsunlar üye olmak istemeyenler de
gelsinler parti gönüllüsü. Üye
olmadan da çalışsınlar. Biz
onlar hangi noktada katkı vermek isterlerse önlerini açacağız. Değişim için gelsinler
üye olsunlar hep beraber mücadele edelim. Önündeki engelleri ben kaldıracağım
buradan söz veriyorum. AA
8
Gündem
CHP
milletvekillerinden
partilerine
ağır eleştiri
addebostan'daki Irmak
C
Okulları Kültür Merkezi'nde
düzenlenen 'Ulusal Uyanış'
konulu konferansa CHP İzmir
Milletvekili Birgül Ayman
Güler, İstanbul Milletvekili Nur
Serter, Arama Kurtarma
Derneği (AKUT) Başkanı
Nasuh Mahruki, emekli
Tuğamiral Türker Ertürk ve
Birleşik Kamu-İş Anadolu
Yardımcı Başkanı Abidin
Baysal konuşmacı olarak
katıldı.
"BİZİM KLASİK SEÇMEN
TABANIMIZ BÜYÜMÜYOR"
CHP Milletvekilleri Nur Serter
ve Birgül Ayman Güler
konuşmalarında 30 Mart yerel
seçim sonuçlarını
değerlendirdiler. Nur Serter,
Ak Parti'nin aldığı oy
oranının, siyaset dışı çeşitli
nedenleri olduğuna dikkat
çekerek, "Türkiye'nin
doğurganlık haritasını
incelediğimiz zaman
Türkiye'de nüfusun Batı'da
özellikle Batı Marmara'da Ege
Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi'nin
belli bir kesiminde gerilediğini
görüyoruz. Yani bu bölgede
yaşayan insanlar çocuk
sayısını minimize etmiş
durumdalar. Nüfus, Doğu ve
Güneydoğu'da, Batı'ya oranla
4 kat artıyor. Şanlıurfa'da bir
kişinin kişi başına düşen
çocuk sayısı 4 iken,
Kırklareli'nde 1.4 oluyor.
Türkiye'de çağdaş değerleri,
Atatürkçülüğü savunan CHP
ve benzeri partilerin klasik
seçmen kitlesinde bir
durağanlık hatta bir azalma
meydana gelirken, AKP'ye ve
BDP'ye oy veren kesimlerde
çok ciddi nüfus artışı
olduğunun altını çizelim.
Herşey buna bağlanamaz
15 NİSAN
B
Yazılı bir açıklama yapan
Saraç, "Dünden beri
üniversitemiz ve şahsım ile
alakalı gazetelerde ve
sosyal medyada yer alan
iddialar bizi derinden
yaralamaktadır. Zira bir
milletvekili ve ona destek
veren bazı kişiler tarafından
üniversitemizde 'paralel
yapılanma'nın olduğu ve bu
yapıya ciddi destek verildiği
ortaya atılmıştır.
Kamuoyuyla şunu açıkça
paylaşmak istiyoruz;
şahsım ve kurumumun
devleti ele geçirmek için
çaba sarf eden
yapılanmayla kesinlikle
herhangi bir alakası
bulunmamaktadır ve
yönetimimizin darbe
girişimi olarak nitelediği
hiçbir oluşum ve
yapılanmaya destek
vermesi mümkün değildir.
15 NİSAN
2014
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kadıköy'deki bir okulda konferansa katılan CHP
Milletvekilleri Nur Serter ve Birgül Ayman Güler
konuşmalarında 30 Mart yerel seçim sonuçları nedeniyle kendi partilerini yerden yere vurdular.
ancak bunu gözardı edemeyiz.
18 yıl, bir seçmen kuşağıdır.
Güneydoğu Anadolu'ya, Doğu
Anadolu'ya gittiniz zaman aile
başına çocuk sayısı kimi
ailelerde 12-13'e ulaşırken
Batı'ya geldiğiniz zaman
bunun azaldığını görüyoruz.
Yani bizim klasik seçmen
tabanımız büyümezken, AKP
ve BDP hızla büyüyor. Bunun
içinde başbakan ısrarlı bir
şekilde '3 çocuk' sloganını dile
getiriyor" diye konuştu.
"BİR MUHALEFET PARTİSİ
MİLLETVEKİLİ OLARAK
SÖYLEMEM GEREKİR"
Konuşmasında "Adalet ve
Kalkınma Partisi'nin bu kadar
oy almasının objektif bir başka
nedeni yerel yönetimlerde
başarılı olmasıdır" diyen
Serter şöyle devam etti: "Bir
muhaletefet partisi milletvekili
olarak bunu söylememem
gerekir belki ancak AKP yerel
yönetimlerde başarılıdır ve
insanları kucaklayıcıdır.
Herhangibir AKP'li
belediyenin kapısını çalan
herkes buyur ediliyor, çay
ikram ediliyor, sorunu not
alınıyor. CHP'li belediyeler de
özellikle kendinden olanlara
karşı tarafsız olayım kaygısıyla
dışlayıcı ve onlara
yabancılaşan bir politika
izliyor. Bizim belediyeci
arkadaşlar sanki tarafsızlık
bize aitmiş gibi yabancıya
hizmet ediyor kendinden olanı
dışlıyor. CHP'de kendinden
olanı dışlayıp, kendinden
olmayanı kucak açan bir
gelenek gelişmiş durumda.
Sürekli kendinden olanı,
kıran, üzen, motivasyonunu
yok eden bir gelenek,
tabanımızın, üyelerimizin
örgütlerimizin önemli ölçüde
şevkini kırıyor."
GÜLER: "YEREL SEÇİMLERDE
BAŞARISIZ OLDUK"
Birgül Ayman Güler de
konuşmasında CHP'nin yerel
seçimlerde büyük bir
başarısızlıkla karşı karşıya
kaldığını belirterek,
başarısızlığın nedeninin
partinin 'altı ok'
doğrultusundan vazgeçmesi
olduğunu söyledi. Partilerin
aldığı oy oranlarını açıklayan
Bu iddiayı ortaya atanların
bunu derhal ispat etmesi
gerekmektedir. Aksi halde
bunun yasal
sorumluluklarına
katlanması gerekecektir. Biz
şimdiye kadar
üniversitemizde hiçbir
gruba yakın ya da uzak
davranmayan bir anlayışı
benimseyerek hareket ettik.
Bununla ilgili
veremeyeceğimiz hesap
yoktur." sözlerine yer verdi.
Mali olarak her üniversitede
olduğu gibi Dicle
Üniversitesi'nin de düzenli
olarak Sayıştay ve YÖK
Denetim Kurulu tarafından
denetime tabi olduğunu
hatırlatan Saraç, sözlerine
şöyle devam etti: "Bu
dönemde, gerek
Sayıştay’dan ve gerekse de
YÖK’ten denetim için gelen
görevliler üniversite
yönetimini yasalara uygun
çalışmalarından dolayı
taktir etmişlerdir. İddia
sahibi tarafından dile
getirilen '200 milyon TL
usulsüzlük iddiaları'
öncelikle bizim
yönetimimize ait olmayıp,
bizden önceki yönetim
dönemine aittir. Konu ile
ilgili tarafımıza düşen yasal
işlemler yerine getirilmiş
olup, Sayıştay, YÖK ve
Maliye Bakanlığı tarafından
takip edilmektedir. Bizden
önceki yönetim dönemine
ait bir olayı, şu anki
yönetime isnat ederek ve
çarpıtarak vermenin, 2003
yılında yapılan ve 2007
yılında Sayıştay
sorgulanmasına konu olan
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
CEMAATİ DENİZ
KABUKLUSUNA BENZETTİ
Cemaati de eleştiren Güler,
"Biz seçim sürecinde
Türkiye'yi en büyük zararları
uğratan unsurla yani cemaatle
resim verdik. Cemaat bir deniz
kabuklusudur. Kabuklular
balinaya yapışmadan
hayatlarını sürdüremiyor.
Balinaya yapışan kabuklular
bir süre sonra balinayı
ağırlaştırırlar. Balinalar da sığ
sulara giderek sürtünmeyle
üzerlerindeki kabuklulardan
kurtulur ve sonra tekrar
açılırlarmış. Hayatlarını da
ancak kabuklulardan
temizlendikleri zaman
sürdürebilirlermiş. Cemaat
AKP balinasına yapıştı ancak
AKP balinası bundan
silkelenerek kurtuldu.
CHP ve MHP balinalarına
yapışmak için elinden geleni
yaptı. Ne yazık ki bizim bazı
arkadaşlarımız da bunların
çok büyük bir güç oldukları
gerekçesiyle 'niye olmasın, biz
herkesten oy alırız' dedi. Bizim
adaylarımız cemaat
televizyonlarında propaganda
yapmaya başladıysa bizim
izlediğimiz televizyonlarda
Fethullah Gülen reklamları
boy göstermeye başladıysa ,
eğer cemaatin ileri gelenleri
biz CHP'ye oy vereceğiz diye
konuşmaya başladıysa o
zaman bu kabuklu bize
yapışmıştır demektir" diye
konuştu.
ıldız, Diyarbakır
Büyükşehir
Belediye Başkanı
Gültan Kışanak’ın
“petrol başta olmak
üzere bölgede
üretilen enerjiden
yerel yönetimlere de
pay verilmesi gerektiği” şeklindeki sözlerine ilişkin,
açıklamalarda bulundu.
Y
nerji ve Tabii
E
Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız,
Diyarbakır
Büyükşehir Belediye
Başkanı Gültan
Kışanak’ın “petrol
başta olmak üzere
bölgede üretilen
enerjiden yerel
yönetimlere de pay
verilmesi gerektiği”
şeklindeki
açıklamasına ilişkin,
“Devlet hakkından
ayrı bir devlet hakkı
tarzında bir şey
isteniyorsa, bu
mümkün değildir”
dedi.Bir dizi ziyaret
için Kayseri’de
bulunan Enerji ve
Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız,
Diyarbakır Belediye
Başkanı Gültan
Kışanak’ın petrolden
yerel yönetimlere
pay verilmesi
gerektiği
açıklamalarına
ilişkin olarak,
“Bir kere TP olsun,
isterse özel şirketler
olsun bir devlet
hakkı alıyoruz.
Devlet hakkından
ayrı bir devlet hakkı
tarzında bir şey
isteniyorsa, bu
mümkün değildir.
Böyle bir şey söz
konusu da değildir.
Böyle bir şey
gündemimizde yok.
Ancak petrolün
çıkarıldığı yerle
alakalı ister
köylerimiz, isterse
diğer yerleşim
yerlerimizle
herhangi bir ihtiyaç
olması halinde köy
yolları gibi, park ve
bahçe gibi zaten
bunu gerek kamu,
gerek özel
şirketlerimiz yapıyor.
Biz orada yaklaşık
yıllık 1 milyar TL
civarında yatırım
yapıyoruz. Yalnızca
petrol ve doğalgaz
sektöründe. Bunun
yüzde 80-85’lik
kısmını Doğu ve
Güneydoğu
Anadolu’da
yapıyoruz.
Biz Edirne’den
Kars’a, Sinop’tan
Hatay’a varıncaya
kadar hiçbir
bölgemizi, hiçbir
şehrimizi
birbirinden ayrı
tutmayız. Yalnızca
orada yaptığımız
yatırımlardan dolayı
3 bin kişiye yakın
istihdamı her yıl
ayrıca yapıyoruz ve
bulunduğumuz yere
ticareti ile sanayisi
ile alışverişi ile bir
canlılık kattığımız
da çok kesindir.
Çünkü biz
yatırımlarımızı Doğu
ve Güneydoğu
Anadolu’daki
havaalanlarından
tutun ki barajlara
varıncaya kadar
hepsini yapıyoruz. O
yüzden bizim zaten
o bölgeye petrol ve
doğalgazdaki
katkımız hiç
şüphesiz ki devam
ediyor.Bir TP’nin
elinde bir ruhsatlı
sahası vardı.
Diyarbakır Organize
Sanayisi için
genişleme alanı için
talep edilmişti. 2 bin
400 dönüm araziyi
yalnızca Diyarbakır
Organize Sanayisi
genişleme bölgesi
için verdik. Niçin?
Bizim ayrımız
gayrımız yokta
ondan dolayı. Böyle
bir maksada matufsa
dediğim gibi bizim
böyle bir
gündemimiz olmaz.
Biz bir bütünüz
doğusu ile batısı ile.
Ama jeotermalde
yaptığımız bir
uygulama var. İl Özel
İdarelerine
gönderdiğimiz bir
kısım ödenekler var.
Dediğim gibi
kamyonuydu,
TIR’ıydı. Belki orada
tahrip olan yollar
varsa onları tekrar
onarmak üzere.
Ben sayın Kışanak’ın
bu dediğim niyetle
söylemiş olduğunu
ümit ederim.”
CİHAN
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Haşim Kılıç mı?
HP Genel Başkan Yardımcısı
C
Toprak, CNNTürk'te katıldığı
programda kendisine
yöneltilen 'CHP'nin Köşk adayı
Kılıç mı?' sorusuna ilginç bir
yanıt verdi. CNN TÜRK'te
PARTİSİNİ ELEŞTİRDİ
Birgül Ayman Güler, partisinin
seçim sürecinde kasetlerle
seçim propagandası
yapmasını da eleştirdi. Güler,
"Yalnızca darbe değildir anti
demokratik olan, aynı
zamanda kaset şantajcılığının
kendisi de anti demokratik
yöntemlerin en başında gelir.
Bizde MHP gibi bu kasetleri
kullanarak seçim
propagandası yaptık"
ifadelerini kullandı.CİHAN
yayınlanan Ankara Günlüğü
programında Hande Fırat,
Hüseyin Yayman ve Utku
Çakırözer'in sorularını
yanıtlayan
CHP Genel Başkan
Yardımcısı Erdoğan
Toprak,
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine dair
açıklama yaptı.
"CUMHURBAŞKANLIĞI
SEÇİMLERİNDE
MHP İLE İTTİFAK
YAPACAĞIMIZI
SANMIYORUM"
Toprak,
Cumhurbaşkanlığı
seçiminde MHP ile ittifak
yapacaklarını
sanmadığını söyledi.
"HALK KİMİ İSTİYORSA
ADAYIMIZ O OLUR"
CHP Genel Başkan Yardımcısı
Erdoğan Toprak,
Cumhurbaşkanlığı seçiminin
partiler üstü bir olay olduğuna
dikkat çekerek "Halk kimi
istiyorsa adayımız o olur.
Toplumun tamamını
kucaklayacak bir isim olmasını
arzu ediyoruz. Herkesin asgari
müştereklerde üzerinde
birleşeceği bir aday olmalı."
diye konuştu.
Halkın nabzını tutacak
argümanlarla adayın
belirleneceğini ifade eden
Toprak, "Anket ve kamuoyunun
bize sunacağı isimlerden birini
Cumhuriyet Halk Partisi olarak
destekleyeceğiz." dedi.CİHAN
Kılıçdaroğlu eşbaşkanlık dahil tüm talepleri tartışmaya açık olduğunu belirtirken
Anayasa Mahkemesi'ne destek verdi:
Yargıyı AKP'nin arka bahçesi haline getirme özlemine dur dedi.
witter üzT
erinden
örgütlenerek,
umhurbaşkanı'nın
C
artık TBMM tarafından
seçilmediğine işaret eden
Atalay, "Cumhurbaşkanı
artık meydana inecek.
Kampanya yürütecek ve
millet seçecek. Bu ancak
siyasetten gelen
birileriyle yürür ve
bundan sonra da
Cumhurbaşkanları
siyasetten gelecek.
Bu çok sağlıklı bir şey.
Hayatın içinden, siyasetin
içinden... Siyasetten
gelmeyen
cumhurbaşkanları, ki
siyasetten gelse bile
istisna teşkil edecek bir
sayın Demirel vardı. Bir
anlamda vesayet
mekanizmalarının odağı,
milli iradeye karşı
oluşumların odağı
şeklinde
Cumhurbaşkanlığı Köşkü
bir anlamda
değerlendiriliyordu. Şu
anda o bitti. Abdullah
Bey zamanında
Cumhurbaşkanlığı tam
halkın cumhurbaşkanlığı.
Bundan sonra seçim
meydanında seçilecek,
milletin Cumhurbaşkanı
olacak. Artık öyle yüksek
yargıdan birisi veya
emekli generaller filan o
tür şeyler,
Cumhurbaşkanı olma
filan şansı kalmadı.
ADAYIMIZ YÜZDE 99
BAŞBAKAN OLACAK
"Cumhurbaşkanlığı
seçimleri geliyor. İki
favori aday var. Birisi çok
daha büyük ihtimalle
yüzde 99 bence sayın
Başbakan. Ama sonra
hem rakip olunabilir mi,
iki adaydan biri olabilir
mi? Hem de acaba sayın
Cumhurbaşkanı da
siyasete dönüp partide
görev alabilir mi?" diye
tartışmalar yapılırken,
sanki Erdoğan'la Gül
arasında da bir kırıklık,
bir fay hattı kayması
oluşturulmaya çalışılıyor
gibi bir şey var. Bu
ihtimal üzerine bir siyaset
yapılabilir mi? Buna
ihtimal veriyor
musunuz?" sorusuna
karşılık, "Ben buna
ihtimal vermiyorum"
yanıtını verdi.
BUNUN ÇOK HAYRINI
GÖRECEĞİZ
Türkiye ilk defa
Cumhurbaşkanının
sandıkta seçileceğini dile
getiren Atalay, "Bu bizim
demokratik hayatımıza
getirdiğimiz çok önemli
bir yenilik. Bunun çok
hayrını göreceğiz" dedi.
"Cumhurbaşkanlığı
seçimi ve diğer
gelişmeler, bu
yaşadığımız seçimi göz
önüne alacaksınız. Bu
seçim hepimiz diyorduk
ya 'referandum olacak',
en çok muhalefet diyordu
bunu. Seçimden
sonrasını belirledi bu
seçim. Yani şu anda AK
Parti'nin önünde rahat,
huzurlu, ferah bir alan
var. İstediği bu konuda
kararı rahatça alabileceği
bir sonucu bu seçim
sağladı ve
Cumhurbaşkanımızda
Başbakanımızda
partimizde
hükümetimizde bu
konuda bir rahatsızlık,
bir sıkıntı, 'acaba bir
zorluk çeker miyiz bu
konuda, bir kriz çıkar mı'
gibi bir duygu içinde
değiliz.
Aksine çok ferah bir
ortamdayız. Biz bunu
kendi içimizde görüşerek
en uygun alternatifimizi
çıkaracağız ve ilk turda
da seçeceğiz. Bu seçim
onu gösterdi. Yani yerel
seçimde yüzde 45,5-yüzde
46, genel seçimde yüzde
52-53'dür. Onun için
burada hiç bir zorluk
çekmeyeceğiz."CİHAN
İşadamlarına
'işinize bakın'
tavsiyesi
umhurbaşkanı Abdullah
C
Gül, makamında kabul
ettiği TÜGİK Genel Başkanı
Erkan Güral ve
beraberindeki heyete
yaptığı konuşmada,
"Yaşanan kavgalara
bakmayın, işinize bakın,
Türkiye'nin önü aydınlık."
dedi.
Genç İşadamları
Konfederasyonu (TÜGİK)
Genel Başkanı Erkan Güral
ve beraberindeki heyeti
kabul eden Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül, işadamlarına
moral tavsiyesinde
bulunarak, “Yaşanan
kavgalara bakmayın, işinize
bakın. Türkiye’nin önü
aydınlık” dedi.
aşbakan Recep Tayyip
Erdoğan Diyanet İşleri
Başkanlığı tarafından Sinan
Erdem Spor Salonunda
düzenlenen Kutlu Doğum
programına katıldı. Erdoğan
burada önemli açıklamalarda
bulundu.
B
Başbakan'ın konuşmasından
satırbaşları:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
"Siyaset, eğer kalpteykiyle
dildekini samimiyet köprüsüyle
birbirine bağlayabiliyorsa hakka
ve halka hizmettir. Adalet, eğer
vicdan ile hak arasındaki
samimiyet köprüsünü tesis
edebiliyorsa adalettir. Devlet,
kendisini var eden insan ile
arasında bir samimiyet köprüsü
imar edebiliyor, yani insanı
yaşatarak insan için ayakta
kalabiliyorsa adil bir devlettir.
olanı, yani hakkı manşetine
taşıyabiliyor, gerçekle harf
arasında samimiyet kurabiliyorsa
dürüst medyadır. Kitap,
kalptekini yazıya dökebildiği,
gönülde olanı samimi bir şekilde
beyaz sayfaya aktarabildiği
ölçüde faydalıdır. En önemlisi de
alim, kalbini keşfedebilmiş,
kalbine bilgi kadar aşkı
yerleştirebilmiş, kalbini Rabbiyle
tanıştırarak nefsini tanıyabilmiş,
gönlü ile dili, tavrı, edası arasında
samimiyet ihdas edebilmiş
kişidir" dedi.
duygusunu isitismar edenler
kalpleri çöle asla
çeviremeyecekler. Peygamber
Efendimiz din nasihattir diye
buyuruyor. Gerçek bir Mü'min için
Allah, onun kitabı ve onun
Rasulü yeterlidir. Allah'tan
başkasına kulluk eden
kaybetmiştir.
aldatan ve aldanan olmuştur. Biz
istismarı reddediyor, samimiyeti
savunuyoruz. Allah resulü
rüyalarda ve filmlerde istismar
aracı yapılamaz. İnsanların
mahremlerine giren, bunları
kayda alan ve yayan kirli istismar
şebekelerinin oyunlarına
gelmemek gerekir.
Çıkar şebekelerinin kirli oyunları
için istismar edilen kardeşlerime
sesleniyorum;
Bize Allah yeter.
Toplumlar bazen fetret dönemi
yaşarlar. İnsanın kalbi toplumun
kalbidir. O insanların imanları
silinmedikçe kopuş yaşamazlar.
Başbakan Erdoğan, "Allah'tan
başkasına kulluk eden
kaybetmiştir. Kur'an-ı Kerim
dışında delil arayan, yolundan
sapmıştır. Resul-ü Kibriya
Efendimiz dışında rehber arayan,
ışığı arkasında bırakmıştır.
Müslümanların idarecilerinden
hatta bütün Müslümanlardan
samimiyetini esirgeyen, bunun
yanında başka idarecilerle başka
otoriterelere boyun eğen, saygı
gösteren, başka Müslümanlardan
yüz çeviren hem aldatan olmuş
hem de aldanan olmuştur" dedi.
ALLAH'TAN BAŞKASINA KULLUK
EDEN KAYBETMİŞTİR
İnsanımızın ihlasını samimiyet
PEYGAMBERİMİZ RÜYAYLA
İSTİSMAR EDİLEMEZ
Başka otoritelere boyun eğen
Samimiyet köprüsü yıkılırsa
gönül ile dil arasındaki bağ kopar.
Samimiyeti yeniden tesis etmemiz
gerekiyor.
O MEDYA DÜRÜST MEDYADIR
Medya, dedikoduyu değil, iftirayı
değil, söylentiyi değil, kalpte
BİZE DÜŞEN ŞEY SAMİMİYETTİR
Kardeşliğin bu ülke için önemli
olduğuna inanıyor ve bunları
samimiyetle savunuyoruz.
Kuşkusuz din Allah'ındır.
Kuşkusuz Allah dinini
savunacaktır bize düşense
samimiyettir. Rabbim bizi
samimiyet çizgisinden ayırmasın
diye dua ediyorum. Rabbim
Kur'an ışığından ayırmasın diye
dua ediyorum.CİHAN
Türkiye Genç İşadamları
Konfederasyonu (TÜGİK)
Genel Başkanı Erkan Güral
ile yeni seçilen yönetim
kurulu üyeleri,
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’ü Çankaya Köşkü’nde
ziyaret etti. Gül ziyarette,
işadamlarına siyasetteki
kavgalara değil, işlerine
bakmalarını tavsiye etti.
“Muhalefet ile iktidar
kavgaları hep olur. Yaşanan
kavgalara bakmayın, işinize
bakın. Türkiye’nin önü
aydınlık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Gül, şöyle
devam etti: “Türkiye’nin en
büyük sermayesi beşeri
servetidir. Türkiye’nin en
büyük beşeri serveti de
sizlersiniz. Türkiye’yi
yüksek gelirli bir topluma
ulaştırmak için sizlere
ihtiyaç var. Yüksek seviyede
bir demokrasi, hukuk
anlayışı ve uygulamaları ve
eğitim sizlerin sayesinde
olacak. Bunlar
oluşturduğumuz zaman
Türkiye çok gelişmiş bir
ülke olacaktır.”
"TÜRKİYE ÇOK ZAMAN
KAYBETTİ"
İş dünyasının geçmiş
dönemlerde büyük
sıkıntılarla karşı karşıya
kaldığını anımsatan
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül, “Türkiye ekonomik
krizlerle, devalüasyonlarla
boğuştuğu zaman
işadamları çok çalışsalar
bile başarıya ulaşamazlardı.
Çünkü ortam buna müsait
değildi. Bugün ise 30 milyar
dolar olan ihracatını, 150
milyar dolar ihracata
yükselen bir ülke
konumuna geldi.
Kendi dengimiz ülkelere
baktığımız zaman çok
zaman kaybettik.
1960’larda, 70’lerde,
80’lerde kaçırdığımız
fırsatlar, bugün denk
olmamız gereken ülkelerle
aramızdaki makası
açmıştır.” Konuşmasında
Türkiye’de yapıcı
tavsiyelerin çok önemli
olduğuna işaret eden,
ülkenin gelişmesi için
işadamlarının güven
duyması gerektiğine dikkat
çeken Cumhurbaşkanı Gül,
“Yabancı yatırımcıların da
bu güveni duyması lazım.
Güven olmazsa hiçbir şey
olmaz” şeklinde konuştu.
GÜRAL: İTİBARIMIZ
GİDEREK ARTIYOR
TÜGİK Genel Başkanı Erkan
Güral da ziyarette yaptığı
konuşmada, Türkiye’nin
yurtdışında itibarının
giderek arttığını söyledi.
TÜGİK’in de ülke
ekonomisine katkıda
cumartesi günü
CHP Genel
Merkezini işgal
eden 'OccupyCHP' (CHP'yi
İşgal Et) girişimi
üyesi gençlere,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'ndan
"Cumhurbaşkanlığı seçiminde işbirliği" çağrısı
geldi. OccupyCHP girişimini Hürriyet'ten Onur
Konuralp'e değerlendiren CHP lideri Kılıçdaroğlu,
"Kısa sürede gençlerimizin istekleri doğrultusunda 'Partide bazı değişiklikler olabileceğini'
söylemek doğru olmaz. Ancak önümüzde
cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu seçimlerde
gençlerimizle bir işbirliği yapmamız lazım. Gençlerimizin beklentilerine uygun bir cumhurbaşkanı adayını birlikte belirleyebilir ve ortak
hareket edebiliriz" dedi.
EŞBAŞKANLIK DAHİL HEPSİNİ TARTIŞIRIZ
Kılıçdaroğlu, "Özgürlüklerden ve umuttan yana
bir isim üzerinde anlaşarak yola bir birlikte çıkabiliriz. Gençler çeşitli platformlarda tartışarak
aday adaylarını ya da aday profillerini belirleyebilir. Biz de bu aday ya da adaylar üzerinden
müzakerelerimizi yaparız. Cumhurbaşkanlığı
seçimi bir işbirliğine, yol arkadaşlığına dönüşür.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında da genel
seçimler var. Madem siyasette daha fazla yer istiyorlar. Bizim yüzde 10 kotamızı, 'Ben de vekil
olmak istiyorum' diyerek zorlamalılar. Gençlerimizin beklentilerine uygun politikalar oluşturmakta kararlıyız. Gelsinler içeriden CHP'deki
değişimin mimarı olsunlar. 'Eşbaşkanlık' dahil
tüm taleplerini tartışmaya hazırım" diye
konuştu.CİHAN
Helikopter kazasıyla
ilgili bir şok
iddia daha
BP liderinin helikopterinin düşmesiyle
B
ilgili şok bir iddia daha var:
"Jandarma tutanağına göre,
hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş'in yanında
bulunan koltuk sonradan olay yerine getirilmiş"
BBP lideri Muhsin
Yazıcıoğlu'nun hayatını
kaybettiği helikopter kazasının üzerinden 5 yıl geçti.
Ancak hem Yazıcıoğlu
ailesinin, hem de BBP camiasının kafasında kazayla ilgili oluşan şüpheler geçmiş
değil. Yazıcıoğlu ailesinin
avukatı Selami Ekici şu bilgileri verdi:
'ÇIKAR ŞEBEKELERiNiN OYUNLARINA ALET OLMAYIN'
olayı, bugün gündeme
getirmenin ne anlama
geldiğini kamuoyunun
taktirine bırakıyoruz. 2003
yılında yapılan ve 2007
yılında sorguya konu olan
bir konudan vekilin haberi
var idiyse, neden 10 yıldır
beklediğini ve bir önceki
rektöre hesap sormadığını
da merak ediyoruz."
Üniversite hastanesinin
hizmet alım ihalesi, önce
temizlik hizmeti olarak
yapıldığını daha sonra SGK
düzenlemesi gereğince
şartname yeniden
düzenlenerek mevcut
personelin yapacağı işin
niteliğine göre yeniden
ihaleye çıkıldığını anlatan
Saraç, şu bilgileri aktardı:
"Hizmet alımı ihale
yönetmeliğinin 9.
Maddesinde maksimum kar
marjı yüzde 20 oranını
geçmemek üzere
belirlenmektedir. Sözü
edilen ihalenin kar oranı,
iddia edildiği gibi yüzde 25
olmayıp, yüzde 14’tür. Zaten
yasal olarak yüzde 25
olması mümkün değildir.
İddia sahibinin bu tür
iftiralara tevessül edeceği
yerde, iddiasını ispat
edecek delillerle beraber
Cumhuriyet başsavcılığına
gidip elindeki bilgi ve
belgeleri iletmesi daha
doğru olmaz mıydı?
Üniversitemizde
gerçekleştirilen tüm
personel işlemleri 2547
sayılı kanun ve diğer ilgili
kanunlar çerçevesinde
titizlikle yapılmakta olup,
YÖK tarafından da
denetlenmektedir.CİHAN
9
Kılıçdaroğlu: Eşbaşkanlığı tartışırız
Bakan'dan Gültan Kışanak'a cevap
Güler, CHP'nin 30
büyükşehirde toplam yüzde
28, büyükşehir olmayan 51 ilde
ise yüzde 17 oy almasının
kendileri için büyük bir
üzüntü olduğunu ifade etti.
Başörtülü
rektörden iddialara
cevap
aşörtüsü taktıktan sonra
Diyarbakır'da AK Partili
bir milletvekilinin hedefi
haline gelen Diyarbakır
Dicle Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç,
yazılı bir açıklama yaparak
üniversite yönetimine iftira
atıldığını söyledi. Saraç,
"Diyarbakır'da söz konusu
vekil tarafından üniversite
hakkında kamuoyunu
yanlış bilgilendirecek ve
kişisel menfaat ayarlı olup,
aleyhte kamuoyu
oluşturacak şekilde;
gerçeklerle taban tabana zıt
iddialar, tamamen gerçek
dışı olup; kurumumuzu
yıpratmaya yönelik, asılsız,
mesnetsiz suçlamalardan
ibarettir." dedi.
2014
bulunmak için çok sayıda
proje ve istihdam
olanaklarını geliştirici
çalışmalara imza attığını
vurgulayan Başkan Güral,
“Türkiye’nin çok iyi bir
altyapısı var. İş dünyası
olarak bunu iyi
değerlendirmemiz
gerekmektedir” dedi.
Genel Başkan Erkan Güral
toplantıda, Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’e, TÜGİK’in
“Milli Mesele Projesi”nde
yer alan “100. Yılı’nda Sözde
Ermeni Soykırımına Karşı
Türk Lobisi” adlı
çalışmadan da bahsetti.
KARA PROPAGANDAYA
İZİN VERMEYECEĞİZ
Ermeniler’in sözde
soykırımı gerekçe
göstererek 1915’ten bu yana
sürekli propaganda
yaptıklarını söyleyen
Başkan Güral, 1915
olaylarının 100. Yıldönümü
olan 2015 yılında bu
propagandaların tüm
dünyada zirveye
ulaşacağının altını çizdi.
Güral, şöyle devam etti:
“Bu karar propaganda
Türkiye’ye büyük zarar
verecektir. Türk insanı
olarak topyekun bu davada
birlikte hareket etmemiz
gerekmektedir. Burada Türk
insanını zedeleyici,
Türkiye’yi yıpratıcı
gelişmelere müsaade
etmemeliyiz. Bu konuda
önümüzdeki aylarda
yapacağımız büyük
toplantıda sizi de aramızda
görmek istiyoruz.”
Cumhurbaşkanı ziyaretinde
yer alan TÜGİK Yönetim
Kurulu Başkanı Erkan Güral
ile Yönetim kurulu üyeleri
Ö.Faruk Sakarya,
Abdulkadir Akboz, Serkan
Can Zengin, Engin
Ateşsönmez, Begüm
Özdoğularlı ,Efsun
Erkemen, İlknur Kaya
Yüksel, Mehmet Serkan
İzol, Naime Göker Ekim,
Rahmi Kula , Şanser
Kadooğlu, Veysel Çiftçi ve
Kügiad Başkanı H.Mithat
DELEN daha sonra
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül’le bir hatıra fotoğrafı
çektirdiler.
CUMHURBAŞKANI GÜL 18
NİSAN’DA KÜTAHYA’DA
TÜGİK Yönetim Kurulu ile
birlikte Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül ziyaretinde
yer alan Kütahya Genç
İşadamları ve Yöneticileri
Derneği Başkanı H.Mithat
Delen Kütahya’ya müjdeli
haberlerle döndü.
Ziyaretin ardından bir
değerlendirme yapan
KÜGİAD Başkanı Delen,
"Cumhurbaşkanımız
Abdullah Gül ile yaptığımız
görüşmede aranızda
Kütahya’lı bir hayli fazla
ben de haftaya inşallah
Kütahya’ya geleceğim dedi.
Bildiğiniz gibi görüşmedeki
heyette Erkan Bey, Naime
Hanım, Begüm Hanım ve
Ben Kütahya’lıyız. Çok
önemli, bir program
değişikliği olmaz ise Sayın
Cumhurbaşkanımız 18
Nisan 2014 tarihinde
Kütahya’ya bir ziyarette
bulunacak.
Cumhurbaşkanımızı
Kütahya’ya geldiğinde onur,
gurur ve şerefle
ağırlayacağız” ifadelerini
kullandı.CİHAN
'Ayağını deri tutuyordu'
"Hayatını kaybeden
gazeteci İsmail Güneş'in otopsi raporu ile 2011'de İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun otopsi üzerine yaptığı inceleme bizde mevcut. Raporda Güneş, sol dizinden
bileğine kadar olan kemiklerde kırıklar olduğu belirtiliyor. Görüntülerde bacağı derinin tuttuğu
görülüyor."
500-600 metre mesafe
"Güneş'in Adli Tıp raporunda çenesinde kırık olduğu
tespit edildiği belirtiliyor. Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter, 25 Mart 2009 tarihinde saat 15.03'de düştü. İsmail Güneş'in naaşı 30 mart 2009'da enkaz alanından
yaklaşık 500-600 metre uzakta karların içinde bulundu. Güneş'in donmamak için ölenlerin montlarını
üst üste giydiği, helikopterden çıkardığı koltuğu kızak
yaparak enkaz bölgesinin aşağısına doğru kaydığı
yazılıp çizildi. 30 Mart 2009 tarihli Kahramanmaraş İl
Jandarma Komutanlığı'nca hazırlanan tutanak raporunda söz konusu koltuğun naaş bulunduktan
sonra başkaları tarafından olay yerine getirildiğine ilişkin ifadeler yeralıyor."
"HTS kayıtlarında Güneş'in cep telefonuyla saat
19.30'a kadar görüşme yaptığı tespit edildi. Sivas'taki
gazeteci arkadaşlarını, çalıştığı ajansın genel
müdürünü, BBP genel merkezini, 155, 156 çağrı merkezlerine telefon açıyor. En son konuşma saati 19.36
olarak tespit edilmiş. Ancak olay yerinde yaptığımız
incelemelerde cep telefonlarının sadece helikopterin
düştüğü enkaz yerinde net çektiğini, enkazın 10-15
metre uzağında bile çekmediğini tespit ettik. Güneş'in
naaşının bulunduğu yerde ise telefonlar hiç çekmiyor.
Gece yarısı bir insanın kırık ve yaralı bacaklarıyla
enkazdan 500-600 metre uzağa koltukla kayıp
gitmesini akla uygun bulmuyorum."
Neden tersi istikamette?
"Enkazın olduğu yerden 4 km uzakta bir köy var.
Bölgede saat 22.00'ye kadar kar yağışı olmadığına dair
hava raporları ve tanık beyanları mevcut. Yani görüş
alanı açık. Enkaz yükselti olarak köyden daha
yukarıda. Bu durumda 4 km mesafeden ışıkları
görülebilir. Ancak koltukla kaydığı söylenen İsmail
Güneş, her nedense ışıkların olduğu yönde değil, tam
tersi istikamette bulunuyor."
Niye kar altında değil?
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı, "Güneş'in helikopterde
vefat edenlerin montlarını giydiği doğru. İsmail
Güneş'in naaşının karlar altında bulunduğu da doğru.
Ancak kızak gibi kullandığı denilen koltuk karın
üstünde bulundu" diyor.VATAN
10
15 NİSAN 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Abdülhamit BİLİCİ
Uğur GÜRSES
Yurtdışındaki inler!
Kriz yönetimi ve döviz kuru
İ
slamabad- Yurtdışında kendinizi
en iyi hissedeceğiniz ülkelerin
başında gelir Pakistan Muhataplarınız Türkiye’den geldiğinizi
öğrendiğinde yüzler hemen güler;
beş saniyede kardeş olur, en koyu
sohbetlere dalarsınız.
Bitmeyen ekonomik kriz ve Taliban
uzantısı terör örgütünün ülkeyi
bunaltan bombaları bile bu dostların
size tebessümünü engellemez.
Üç günlük ziyarette sade vatandaşından başbakanına karşılaştığım her
insanda gördüğüm bu karşılıksız
muhabbet adeta ruhumu iyileştirdi.
Hele bizzat Başbakan’ın
büyükelçilere verdiği “Hizmet’in
çete, virüs ve haşhaşi” diye karalanması talimatı sonrası gördüğüm ilgi
inanılmazdı.
Karaçi’den İslamabad’a geçerken,
havaalanındaki polis ben bir şey
demeden nereli olduğumu anladı.
Önce tebessüm etti, sonra “kardeş,
arkadaş” sözleri eşliğinde
neredeyse hiç aramadan buyur etti.
Sadece halk değil, gece yarısı evinde
kırk yıllık arkadaş gibi dostane bir
atmosferde çay ikram eden Milli
Eğitim Bakanı Muhammed Balig
Rahman ve kısa süre için evinde
görüştüğümüz eski Başbakan Yusuf
R. Gilani’nin tavırları da sade bir
Pakistanlının sıcaklığından farklı
değildi.
İki ülkeyi yönetenlerin siyasi
çizgisinden bağımsız, bu samimi
bağın derinliğini ve köklerinin Pakistan’ın kuruluşu öncesine gittiğini
ilk kez 1990’larda bir üniversite
öğrencisiyken Süleymaniye Camii’nde Fethullah Gülen Hocaefendi’den dinlemiştim.
Vaaz için Türkiye’nin her yerinden
gelen binlerce insan, daha sabah namazında camiyi doldurmuş, huşu ile
hatibi bekliyordu. Hocaefendi’nin
bir ara Muhammed İkbal’in,
Çanakkale’de ölüm-kalım mücadelesi verdiğimiz günlerde Hint Müslü-
manlarına söylediği sözleri hatırlatması kalpleri ürpertiyle doldurmuştu.
“Ehl-i Salib’in Çanakkale’ye yüklendiği günlerdi” diye başlamıştı
söze. “Gencecik fidanlar, can
pazarında can verirken, bir başka
pazarda İkbal kendini dinleyenlere
şöyle sesleniyordu:
‘Kendimi Allah Rasulü’nün (sav)
huzurunda hissediyorum. Bana dese
ki, Doktor İkbal, dünyadan bana ne
getirdin? Diyeceğim ki, Ya Rasulallah, sana bir şişe içinde biraz kan
getirdim.
Bu kan, Müslüman-Türk’ün
Çanakkale’de döktüğü kandır ve ben
bu kanı hiçbir şeye değişmem.” Bu
sözlerle coşan Hint Müslümanları,
ellerinde ne var ne yok ortaya koyup
Anadolu’nun yardımına koşmuştu.
Mesafe uzak olsa da bağlar
güçlüydü. Zira İkbal’in ilham kaynağı da otağını Anadolu’nun bağrına
kurmuş olan Mevlânâ idi.
İlişkilere popüler düzeyde katkı
sağlayan bir pencere daha eklenmişti: Türk dizileri. Arap dünyasından Balkanlar’a 72 ülkede sevilen
diziler, Pakistan’da da herkesin
dilinde. Karaçi’deki “Barış ve Ahenk
İçinde Birlikte Yaşama” konferansı
sonrası röportaj yapan bir
gazetecinin ilk sorusu, dizilerin
Türkiye’yi ne kadar doğru yansıttığı
hakkındaydı.
İlişkilerin en etkileyici unsuru,
kuşkusuz, 20 yıldır eğitim hizmeti
veren Pak-Türk okulları. Sadece
başkentte değil, ülkenin altyapı ve
güvenlik açısından riskli bölgelerinde de faal olan okullarda şu
an 7500 öğrenci okuyor.
750 öğretmenden sadece 180’i
Türkiye’den. Başarıları ve öğretmenlerinin fedakârlıklarıyla halkın da
devletin de gözdesi olan okullar,
Türk ve Pakistanlı hayır sahiplerin
ortak eseri.
Uluslararası bilim olimpiyatlarına
katılıp Pakistan’a 147 madalya getirmişler. Milli Eğitim Bakanı’nın
övgüyle söz ettiği ve herkesin ününü
duyduğu okullar, Oxford’un Pakistan’daki tek kalite okulu ve Cambridge’in sınav merkezi.
Manevi, tarihi ve duygusal bağlara
yenileri de eklendi. Deprem ve sel felaketinde insanımızın 7’den 70’e seferber olması, son dönemde bağları
güçlendiren önemli etkenlerden biri
oldu. Yönetimler arası ilişki, ortak
bakanlar kurulu yapılacak stratejik
seviyeye ulaştı.
Ülkemizi böyle en nefis şekilde temsil eden okulları, pardon “in”leri ve
fedakâr öğretmenleri, pardon
“haşhaşileri” ziyaret edip tebrik ettikten sonra Pakistan Gazeteciler
Cemiyeti’nde meslektaşlarla samimi
hasbihal ettik.
Türkiye, ikisiyle de iyi ilişkilere
sahip olduğu Afganistan ve Pakistan’ın arasını bulmak için tarihi rol
üstlendi. Ordular arası ilişkiler de
köklüydü.
Ardından Pakistan devlet TV’sinin
İngilizce kanalı ‘Dünya’nın gündeme
dair sorularına cevap vermeye
çalıştım. Onlarca temasın ardından
edindiği izlenim şu:
Ben Karaçi’de iken Pakistan
Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin,
Hava Kuvvetleri Komutanımız Akın
Öztürk’e devlet İmtiyaz Nişanı veriyordu. TİKA, Kimse Yok mu?, İHH,
Kızılay ve diğer yardım kuruluşları
her zaman Pakistan’ın yanındaydı.
Türkiye’nin başarılarıyla gurur
duyup örnek almak isteyen Pakistanlılar, son süreçteki yolsuzluk,
yargıya müdahale ve demokrasiden
sapma işaretlerini de şaşkınlık ve
kaygıyla izliyor. Pakistan-Türkiye
zindabad!
Zaman 24 Ocak 2014
B
ugün neyi başarmıyorsak, bunun, yakın
geçmişte neleri yanlış yaptığımızla da çok yakın ilgisi
var. Yolsuzluk ve rüşvet
soruşturması ekseninde çok
ciddi bir kuvvetler krizi var.
Anayasal kurumlar
arasında, bir taraftan son
soruşturmalar çerçevesinde
yargı organının yürüttüğü
soruşturmanın yürütmeye
bağlı kolluk gücü tarafından
engellendiği iddia ediliyor,
diğer taraftan da yürütmenin de yargıdaki kimi
yetkilileri ‘çete’ olarak
suçladığı bir kriz yaşıyoruz.
Krizin göbeğindeki
hükümet, yargı-yürütme
odağındaki bu krizin
dışında kalan bir alanda,
örneğin ekonomideki yan
etkilerini en aza indirgeme
konusunda bir kriz yönetimi
yapamıyor, iletişim politikası yok.
Kriz, iç politika ekseninden
çeşitli suçlamalarla uluslararası platforma taşınıyor.
Mali piyasalardaki bozulma
yavaş da olsa derinleşiyor.
Yavaş, çünkü Avrupa’da,
Britanya ve ABD’deki Noel
tatili nedeniyle mali
piyasadaki yabancı işlemcilerin önemli bölümü
piyasadan uzaktı. Tatil
dönüşü işimiz oldukça zor
olacak.
2001 MGK toplantısında ortaya çıkan anayasa krizinde
ekonominin ‘yumuşak
karnı’ bankacılık kesimi idi.
Siyasal kriz buradan
ekonomik krize dönüştü.
Şimdiki ‘yumuşak karnımız’
sermaye hareketleri ve şirketler kesiminin 165 milyar
dolarlık açık pozisyonu.
Şimdiki krizi ise kötü
yönetiyoruz. Bu krizin
göbeğinde 2014 için yeni
para ve kur politikası ilan
eden Merkez Bankası, yüklü
döviz satış planı ilan etti.
Yıl bitene kadar her gün en
az 450 milyon dolar satacak.
Yeni yılın ilk ayında da her
gün en az 100 milyon dolar
olmak üzere toplam 3 milyar
dolar satacağını ilan etti.
Tamamen kısa vadeli ve
biraz da ‘sözel müdahale’ ön
hedefi olan bir iletişim
manevrası.
Ancak bu yeterli olamayacak. Son 5 yıldaki bol uluslararası likidite döneminin
sona ereceğinin anlaşıldığı
ay olan mayıstan bu yana
yürütülen döviz politikasına
bakılırsa Merkez Bankası
bunu en başta yapmalıydı.
Şimdi yapması şu sonucu
getirecek:
FED’in tahvil alımını kısma
kararına ek olarak siyasal
gerilimden, kuvvetler krizinden ortaya çıkan kaygılarla
Türkiye’ye kısa vadeli sermaye getirmiş olan ama çıkmak isteyen yatırımcılar,
Merkez Bankası’nın
piyasaya gelerek görece belirli bir kur aralığında toptan döviz satış yapmasıyla
bu olanağa kavuşacaklar.
Bu da kaçınılmaz. Şimdi
piyasaya gelen her ilave
döviz talebinin doğrudan
kurları yukarı çekmesi de
kaçınılmaz.
Bugün neyi başarmıyorsak,
bunun, yakın geçmişte
neleri yanlış yaptığımızla da
çok yakın ilgisi var.
Oysaki iki temel hata
yapıldı; birincisi, Başçı’nın o
günlerde piyasayı sakinleştirmek için açık pozisyonu olan şirketlere kurun
1.92’ye dönebileceğini işaret
edip “Döviz pozisyonu olan
şirketler acele etmesinler,
sonra başkan haklıymış
diyecekler” demesiydi.
Bu işaretten sonra her geçen
zaman ve her bir kuruşluk
uzaklaşma, beklentilerin
daha da bozulmasına yol
açtı.
Kurdaki her düşüş, döviz
alım fırsatı olarak değerlendirildi. Zira ‘dövizin belini öyle bir kırarız ki’ gibi
güçlü biçimde vurgulanan
bir duruş vardı.
İkincisi, mayıs sonrası
süreçte, Merkez Bankası
hem faizleri hiç tereddüt
etmeden ve de yeterli
oranda yukarı çekebilmiş olsaydı hem de piyasaya bu
düzenli döviz satışlarını
yapmaya başlamış olsaydı
kurun merdiven yaparak
yükseliş fotoğrafı vermesine
olanak tanımayacaktı.
Beklentiler de bozulmayacaktı. Merkez Bankası temmuzda birkaç gün bunu
denemiş ve yüklü gelen
alışlardan ürkerek yeniden
küçük miktarlarla ‘tayınlamaya’ dönmüştü.
Çünkü Merkez Bankası,
piyasaya verdiği paranın
yarısını yüzde 4.50 ile
sağlıyordu.
Enflasyon beklentilerinin
yüzde 7-8 olduğu bir noktada, döviz varlık tutma ya
da yükümlülük azaltma tercihi desteklenmiş oldu.
Radikal 24 Ocak 2014
Beşiktaş Etiler'de bir kadın, teröristlere
tuzak kurma bahanesiyle kendisini arayan sahte savcıya 15 bin lirasını kaptırdı.
Ev hanımıydı, atık malzemeleri
kullanarak kendi işini kurdu
Telefonda 'savcıyım' diyen
kişiye 15 bin lirasını kaptırdı
ayseri’de girişimci iş kadını, atık malzemeleri süs eşyasına
K
dönüştürerek ev ekonomisine katkı sağlıyor. Özgül Topçu, Yeni
Mahalle’de açtığı 20 metrekarelik dükkanında binbir çeşit süs ve
hediyelik eşya yapıyor. Yaptığı eşyaların hammaddesini atık
malzemeler oluşturuyor. Küçük kızının bozulan tokasından boncuklara kadar bir çok malzemeyi süslemede kullanan Topçu, çöpe atılacak yoğurt kaplarından ise hediye sepeti yapıyor. Özgül Topçu'nun
elinde folyo kartonları da şekerliğin bir parçası haline geliyor.
Atık maddelerin süsleme malzemeleri ise genellikle değişik renk ve
desenlerdeki tül perdeler. Özgül Topçu, adeta atölyeye çevirdiği
dükkanında atık malzemeleri hediyelik eşyaya dönüştürürken diğer
taraftan da butik pasta imalatı yaparak satıyor. Özgül Topçu’nun
kendine özgü yaptığı süslemeler, vatandaşların da ilgisini çekiyor.
Boş durmayı sevmediğini ve evde oturmaktan sıkıldığını belirten iş
kadını Topçu, pasta malzemesi toptancısında çalışan kocasının da
desteğiyle bu işi yapmaya karar verdiğini söyledi. Topçu, “Çöpe gidecek eşyaları süsleyerek ekonomiye kazandırıyorum. Evde bir çok şeyi
atmıyorum. Mesela yoğurt kabını süsleyerek kendi çapımda onlardan
şeker, çikolata sepeti ve şerbetlik yapıyorum. Folya kartonları ve
hatta kızımın kopan tokası bile burada süs eşyasının bir parçası haline geliyor.” dedi.
38 yaşındaki Topçu, yenilik isteyen müşterilerinin yaptığı süs
eşyalarını hasta ziyaretlerinde, sünnet, kına, nişan gibi törenlerde
hediyelik eşya olarak kullandıklarını ifade etti. Eşinin el becerisinin
çok iyi olduğunu belirten Ahmet Topçu ise “Onun bu yeteneğini aile
ekonomisine katkıya dönüştürmek istedik ve böyle bir iş yeri doğdu”
diye konuştu.
Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
Engelli raporu verilen minik Muhammet okula gidemiyor
Çocuklarının zihinsel engelli olduğu söylenerek okuldan uzaklaştırılması, 8 buçuk yaşındaki minik Muhammet'in ailesini perişan etti.
O
kulda çocuğuna kötü davranıldığından şikayet eden anne Fidan Kaya,
her yolu denediğini ancak, 'tedavi olsun
getir' denilmesine rağmen hastaneden
randevu bile alamadıklarını söyledi. Kaya
ailesi, diğer 2 çocuklarının da aynı akıbete uğramasından endişe ederek, çocuklarının eğitim almasının önüne
geçilmemesini istedi. Silivri Mimar Sinan
Mahallesi'nde yaşayan Kaya Ailesi'nin 3
çocukları var. Baba Şükrü -Fidan Kaya
çiftinin iki çocuğu ile birlikte, ölen kayınbiraderin yetim kalan çocuğuna da aile
bakıyor. Çocuklardan büyük olan ikisi 6
ve 7.sınıfa devam ediyor. Küçük Muhammet ise 8 buçuk yaşında ve kendisine verilen rapor yüzünden okula gidemiyor.
Muhammet'in şansı, aslında önceki evlerine yakın bulunan Nurullah Baldöktü
Anaokulu'ndan ayrıldıktan sonra değişti.
Anne babası, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki yeni evlerine taşınınca eski okulu
uzak olduğu için yeni adreslerine yakın
Hasan Özvarnalı İlköğretim Okulu'nun
2.sınıfına kaydı yapıldı. Küçük Muhammet'in okul hayatı yeni okulunda aksiliklerle başladı. Okula uyum sağlayamayan
çocuk, yöneticiler tarafından ailesine teslim edildi. Çünkü okul yönetimi, küçük
Muhammet'in davranış sorunları
sergilediğini söyledi. Bu nedenle
Muhammet'in okulda eğitimine devam
edemeyeceğini, başka bir okula gitmesi
gerektiğini belirttiler. Düzenli işleri olmayan anne ve baba Kaya'nın maddi
imkansızlık içinde olması aileyi kara kara
düşündürdü. Şaşkına dönen ve çok
üzülen anne Fidan Kaya, okul yönetici-
lerinin yönlendirmesiyle çocuğunu Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM)
götürdü. Burada tetkikleri yapılan minik
Muhammet'in özel eğitim alması gerektiği ve zihinsel engelli olduğu belirtildi.
Aile, Silivri Devlet Hastanesi'ne de
giderek Muhammet'in durumunu daha
detaylı öğrenmek için rapor istedi. Kendilerine verilen raporda 'hafif düzeyde
mental kapasite' teşhisi konuldu. Yani
düşük oranda zeka geriliği anlamına
gelen rapor üzerine aile Bakırköy Ruh ve
Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yönlendirildi. Evladının okula gidememesi,
eğitim alamamasına tahammül edemeyen anne Fidan Kaya, defalarca aramasına rağmen Bakırköy'deki
hastaneden randevu alamadığını, tedavi
için hiç bir sonuç elde edemediklerini
söyledi. Gözyaşları arasında çaresizliğini
ve çocuğunun eğitimden mahrum
kalmasını anlatan acılı anne, "Benim
çocuğum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
değil mi? Benim çocuğum okulda kötü
muamele görüyor. Okula göndermeyin
diyorlar. Benim rehber öğretmen RAM'a
gönderdi. RAM'ın ne olduğunu da bilmiyordum. Zihinsel engelli dediler, kaymakam beye, cumhuriyet savcısına
gittim. Hepsi de 'çocuğun eğitimini yaptır' dediler. Bakırköy'deki hastaneden
randevu alamıyorum. Dolu diyorlar. Ben
çocuğumu okutmak istiyorum." diyerek
feryat etti. Davranış bozukluğu teşhisi de
konulan minik Muhammet'in annesi
Fidan Kaya, diğer iki çocuğunun da okuldan uzaklaştırılması korkusu yaşadığını
da sözlerine ekledi.
CİHAN
T
elevizyonda gördüğü
kandırılmış kişilere
hayret ederken kendisinin de
aynı şekilde dolandırıldığını
ifade eden mağdur kadın,
karakola giderek şikayetçi
oldu. Telefonla kendilerini
polis ya da savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık yapan
kişiler bu defa Etiler’de
Yasemin Boren isimli kadını
hedef seçti. Üniversite
mezunu olduğunu ifade eden
Boren, “Bu insanlar nasıl aldatılıyor diye hayret ederdim.
Aynı olay benim de başıma
geldi. Telefonda kendisini
önce polis, sonra cumhuriyet
savcısı olarak tanıtan bir bey
benimle konuştu. Bu şekilde
benimle iletişim kuruldu.
Bütün bilgilerim ellerinde
olduğunu belirterek bana
güvence verdiler. Her şeyim
soruldu. Banka hesaplarım
ve bütün bilgilerimi aldılar.
Belli bir para talebinde bulunup bankaya yönlendirdiler.” diye konuştu.
Boren, bankadan çektiği 15
bin lirayı, dolandırıcıların
talimatı doğrultusunda
evinin karşısında bulunan
park halindeki bir otomobilin
altına koymuş. Kendisinden
istenen 50 bin lirayı değil,
temin ettiği 15 bin lirayı
dolandırıcılara kaptıran
Boren, “Telefondaki kişiler
üzerimdeki giysilere kadar
tarif ederek, ‘Şuan Diyarbakır
Cumhuriyet Savcılığı tarafından aranıyorsunuz. Kimlik
bilgileriniz bir terör
örgütünün eline geçti.
Kimlik bilgileriniz kullanılarak yasa dışı
faaliyetlerde bulunuyorlar.
Biz de onlara tuzak kuracağız. Paranız ziraat
bankasında, güvence altına
aldık. Devlet şuan çekeceğiniz bankadaki hesaba
para yatırdı. Biz paraların
seri numaralarını aldık. Onlara bir tuzak hazırlayacağız’
dediler.” şeklinde olayı anlattı. Boren’in parayı bıraktığı
çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan polis,
olayla ilgili soruşturma
başlattı.
CİHAN
15 NİSAN 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Bafra Anadolu Lisesi'nde
okul kıyafetine
devam kararı çıktı
SABİO’da bin 200
öğrenci ter döktü
Ortaokullarda tercih "matematik" oldu
Yozgat Özel Ergin Koleji tarafından, her yıl geleneksel hale getirilen ve bu yıl
11'ncisi düzenlenen Sayısal Bilimler Olimpiyatı'nda (SABİO) il genelindeki ilköğretim okullarının 4, 5, 6 ve 7. sınıflarında okuyan bin 200 öğrenci ter döktü.
zel Ergin Koleji Müdürü Oğuz
Ö
Köker yaptığı açıklamada,
kolejin eğitime başladığı günden
itibaren Yozgat eğitimine katkı vermeye devam ettiğini söyledi. İl
genelinde öğrencilerin matematik
ve fen sınavlarında aldıkları not ortalamasının Türkiye sıralamasına
göre düşük olduğunu vurgulayan
Köker, "Bizler öğrencilerimizin bu
yönde sayısal ağırlıklı matematik
ve fen bilimleri derslerine ilgiyi
artırarak başarılı olmaları
amacıyla bu yarışmanın bu yıl 11'ncisini düzenledik." dedi.
Büyük illerde TÜBİTAK tarafından
öğrencilere yönelik yarışma ve
olimpiyatlar düzenlendiğini fakat
bunlardan Yozgat'taki öğrencilerin
yeterince faydalanamadığını kaydeden Köker, "İlimizde de bu uygu-
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
lama 11 yıldır devam ediyor. Halkın
çok büyük ilgisi var. SABİO artık
Yozgat'ta marka haline geldi. Diğer
illerimizde de SABİO sınavları
düzenlenmekte. Amacımız Yozgatımızın Türkiye geneli not ortalaması düşük olan sayısal ağırlıklı
derse dikkatleri çekmek ve bu dersleri öğrencilerimize sevdirmek."
diye konuştu.
Köker, SABİO sonuçlarının 1 hafta
içerisinde kolejin web sitesi
http://www.ozelergin.k12.tr/
adresinde ilan edileceğini, sınavda
dereceye giren öğrencilere yönelik
birbirinden güzel hediyeler verileceğini ifade etti. Öte yandan öğrenciler sınavda ter dökerken,
ailelerine de kolejin salonunda
anne-baba konulu konferans verildi.
CİHAN
11
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, ortaokullarda birinci eğitim öğretim yılının sonunda en
çok tercih edilen seçmeli dersleri sırasıyla "matematik", "yabancı dil" ve "Kur'an-ı Kerim" olurken,
en az seçilen dersler ise Braille Türkçe, Braille Matematik ve Türk Sanat Müziği olarak belirlendi.
M
EB'in 2013-2014 eğitimöğretim yılı birinci dönem
itibariyle ortaokullarda seçmeli
ders sayısı 66'ya yükseldi. Bu
dersleri alan toplam öğrenci
sayısı ise 5 milyon 960 bin 826
olarak belirlendi. Bu dönem
sonu itibariyle seçmeli dersleri
alan öğrenci sayılarını gösteren
istatistiklerden derlenen bilgilere göre, bu dönem boyunca
en çok tercih edilen seçmeli ders
879 bin 335 öğrencinin tercih ettiği matematik uygulamaları
dersi oldu.
Matematiği 851 bin 641 öğrenci
tarafından seçilen yabancı dil
uygulamaları izlerken, 682 bin
522 öğrencinin seçtiği Kur'an-ı
Kerim seçmeli dersi üçüncü
sırada yer aldı. Seçmeli derslerin
tamamı olan 66 ders arasında en
çok tercih edilen ilk onda yer
alan diğer dersler şöyle oldu:
Seçmeli dersler Seçen Öğrenci
Sayısı
Spor ve Fizik.
Etkinlikleri......................435.147
Hz. Muhammed'in
Hayatı.................404.963
Bilişim Teknolojileri ve
Yazılım...................328.382
Bilim Uygulamaları............314.778
Medya Okur
Yazarlığı.........310.325
Okuma Becerileri...............262.789
Halk
Kültürü............................212.
640 Bu dersler arasında en az
seçilen dersler ise 16 öğrencinin
seçtiği Braille Türkçe dersini,
sırasıyla 21 öğrenci tarafından
seçilen Braille matematiği, 25
öğrencinin seçtiği Türk Sanat
Müziği izledi. Braille Türkçe
seçen öğencilerin 13'ü Deni-
zli'deki okullarda bulunurken,
3'ü ise Konya'daki okullardan
seçimini yaptı. Braille matematik dersini seçen öğrencilerin
ise tamamı Denizli'den olduğu
belirlendi.
Türk Sanat müziği seçmeli dersini alan 25 öğrenciden 3'ü ise
Aydın'daki okullardan, 22'si ise
İzmir'deki okullardan tercih
yaptı. Seçmeli derslerin tamamı
olan 66 ders arasında en az tercih edilen diğer dersler şöyle
oldu:
Seçmeli dersler Seçen Öğrenci
Sayısı
Hafif Batı Müziği............. 30
Batik ..............................31
Çiçekçilik....................... 34
El Örgü Tek................... 41
Güreş............................ 67
Fotoğrafçılık...................70
AA
afra Anadolu Lisesi sınıfB
veli toplantısı yaptı.
Toplantıda Okul Aile Birliği ve
Okul Müdürlüğü koordinatörlüğünde velilerin yüzde ellisinden fazlasının muvafakati
alınarak okul kıyafeti uygulamasına devam kararı verildi.
Konu hakkında bilgi veren
Bafra Anadolu Lisesi Müdürü
Yıldıray Baş, "26.11.2012 tarihli
ve 2012/3959 sayılı Bakanlar
Kurulu kararı ile yürürlüğe
konulan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine
Dair Yönetmeliğin 3'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygun
olarak yapılan oylama için
okulda kurulan 2 sandıkta
oylar kullanıldı.
Oylama sonucu serbest kıyafet
istemiyorum diyenlerin oranı
yüzde 68, istiyorum diyenlerin
oranı yüzde 32 oldu.
Bu sonuçlara göre Bafra
Anadolu Lisesi okul kıyafetine
devam dedi." açıklamasında
bulundu.
CİHAN
Yamanlar Amerika’da altın bırakmadı
A
BD Matematik Birliği ve Nebraska
Üniversitesi tarafından
yapılan, Liselerin
10.sınıfları arasında
yapılan dünya’nın en
prestijli özel yarışması
sayılan 65. AMC-10 Uluslararası Matematik
Olimpiyatı'na bu yıl
sanal ortamda dünya
genelinde 86 ülkenin
6000 okulundan 350 bin
lise öğrencisi katıldı.
Türkiye'den yarışmaya
katılan okullar arasında
bulunan İzmir Özel Yamanlar Koleji toplam 12
altın madalya kazanarak
ülkemizin gururu oldu.
Özel Yamanlar Koleji
öğrencileri ayrıca 10
Amerika Birleşik Devletleri Matematik Birliği
ve Nebraska Üniversitesi tarafından düzenlenen 65. (AMC10)
Uluslararası Matematik
Olimpiyatında Özel Yamanlar Koleji 12 Altın,
10 Gümüş, 15 Bronz
toplam 37 madalya kazandı.
Gümüş, 15 Bronz
toplam 37 madalya
kazanarak büyük bir
başarıya imza attı.
Yarışmada
madalyalar Rusya,
Türkiye, G.Kore, Çin,
Amerika, Kanada ve
Tayvan’lı öğrencileri
arasında paylaşıldı.
Öğrencilerinin AMC10 Uluslararası
Matematik Olimpiyatı'nda 12’i Altın 37
madalya kazanmasının Türk milleti
adına gurur verici
olduğunu söyleyen
Yamanlar Eğitim
Kurumları Genel
Müdürü Sebahattin
Kasap “ABD Matem-
atik Birliğinin 83 ülkede
gerçekleştirdiği bu
olimpiyat dünyanın en
önemli okullarının
katılımı ile yapılıyor.
Öğrencilerimi böylesine
önemli başarılarından
dolayı kutluyorum. Uluslararası Bilim Olimpiyatlarında ülkemize en çok
madalya kazandıran
okuluz. Türkiye için
Dünya ile yarışıyoruz.”
Haber Merkezi
dedi.
12
15 NİSAN 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Düzenli egzersiz KOAH’ta
ilaçlardan daha faydalı
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
K
OAH ömür boyu süren ve ileri
devrelerinde sık sık hastanelik
eden bir hastalık. KOAH tedavisinde
kullanılan birçok ilaç var ama bunlar
sadece bronşlardaki iltihap, ödem ve
kas spazmını gidermeye yarıyor.
Bronşlarda ve akciğer dokusunda
meydana gelen değişiklikler yani
hava yolları ve alveollerdeki harabiyet maalesef olduğu gibi kalıyor.
Yalnız sigaranın bırakılması
hastalığın ilerleme hızını durduruyor; hiçbir ilaç hastalığın tabii
seyrini değiştiremiyor.
Akciğerlerdeki harabiyetin geriye
dönüşümü söz konusu değil ama
çeşitli yöntemlerle hastaları daha
rahat ettirmek, efor kapasitelerini
artırmak, daha mutlu ve huzurlu olmalarını ve daha iyi uyumalarını
sağlamak mümkün.
Bu yöntemlerden biri hastaların
düzenli egzersiz yapmalarını sağlamak. Biliyorsunuz, düzenli egzersizin iyi gelmediği bir hastalık zaten
yok; kiminin ortaya çıkmasını geciktiriyor, kiminin daha yavaş ilerlemesini sağlıyor, kiminin tedavisine
doğrudan katkı yapıyor.
KOAH da düzenli egzersizden
müspet etkilenen hastalıkların
başında geliyor. Hem solunum yani
diyafragma diğer göğüs kafesi
kaslarının hem vücudun diğer bölgelerindeki kasların düzenli olarak
çalıştırılmasının hastaların efor kapasitesini artırdığını biliyoruz.
sebebiyle hastaneye yatırılan 40 yaş
ve üzerinde olan 6 bin 42 hasta
seçildi.
Hastalar, fiziksel aktivitelerine göre
kendi ifadelerine dayanarak inaktif,
yetersiz aktif ve aktif olmak üzere üç
gruba ayrıldı.
Haftada en az 150 dakika egzersiz
yapan (haftada 5 gün yarım saat)
KOAH’ lıların hastaneden çıktıktan
sonraki 30 gün içinde yeniden hastaneye yatırılma ihtimalinin inaktif
olanlara nazaran yüzde 34 daha az
olduğu tespit edildi.
Kansızlık, daha önceleri birçok kez
hastaneye yatmış olmak, yatma
süresinin uzunluğu, altta yatan
hastalıkların çokluğu gibi faktörler
yeniden yatışın diğer risk faktörleri
olarak belirlendi.
Araştırmacılar bu sonuçları, KOAH’
lıların tedavisinde fiziksel aktivitenin
önemli olduğu, düşük fiziksel aktivitenin daha ileri bir hastalığın
işareti olması mümkün ise de
yeniden hastaneye yatışların önlenmesi için hastaların fiziksel aktivite
için teşvik edilmeleri ve desteklenmeleri ümit verici olduğu şeklinde
yorumluyorlar.
Araştırmanın uzmanlarından H.
Nguyen şunları söylüyor: “Egzersizin
genel sağlık için faydalı olması yeni
bir şey değil.
Bunun için de hastalarımıza hep
düzenli egzersiz yapmalarını (solunum kasları egzersizleri, yürüme,
yüzme gibi) tavsiye ediyoruz.
Bu araştırmanın sonuçları, fiziksel
aktivite ölçümlerinin ayrıntılı fizik
aktivite araştırmaları veya küçük
araştırma örneklerinde aktivite aletleriyle değil rutin klinik bakımdan
elde edilmesi bakımından çığır
açıcıdır.
Yeni bir araştırma, düzenli egzersizin
yeni bir faydasını daha ortaya
koydu; buna göre düzenli egzersiz
yapan KOAH’ lıların hastaneye
yatma oranları da ciddi şekilde azalıyor.
Daha önceki çalışmalarda sadece
fiziksel aktivite ve mortalite oranı
artışı ve hastaneye yatışlar analiz
edilmişti. KOAH’ lıların ilk 30 gündeki yeniden hastaneye yatışları ilk
defa inceleniyor.”
Düzenli egzersiz ilaç gibi geliyor
Annals of the American Thoracic Society isimli dergide yayınlanan
araştırma için Kaiser Permanente
hastalarından KOAH komplikasyonu
Gelelim neticeye
Fazla söze gerek yok. Hasta olalım
olmayalım “Yürü, ya kulum” prensibine sıkı bağlı olalım yeter: “Yürüyelim arkadaşlar!”
B e b e ğ i n i ze d ü ze n l i
u y k u y u ö ğ re t i n
B
ebeğe uyku eğitimi vermek,
belli başlı bazı prensiplere
uyulduğunda, sanıldığı kadar zor
değildir. En önemlisi, gözyaşları
karşısında yelkenleri suya indirmemek!
1. Gün - Yeni bir düzen kurun
Son araştırmalar bebeğin geceyle
gündüzü ayırt edebildiğini ortaya
koyuyor. Bunun için biraz ipucuna ihtiyacı var sadece. Yarından
başlayarak bebeğinizi sabah erkenden kaldırın ve bundan sonra
her gün aynı saatte uyandırmaya
özen gösterin. Yatağını
pencerenin yakınına yerleştirin ve
perdeleri aralık bırakın. Gün ışığı
uyanmasına yardımcı olacaktır.
Öğle uykusuna yatırdığınız zaman
da hava kararmadan önce
uyandırın. Böylece gün ışığında
uyanması, gece uyuması gerektiğini anlayacaktır. Akşamları hep
aynı saatte yatağına yatırın.
2. Gün - Uygulamaya devam
Dün başlattığınız programa
devam edin. Geceleri karnı acıktıkça ağlamaya devam edebileceğini unutmayın. Besleme işini
hafif karanlık bir ortamda yapın.
Gece yattığında müzik dinletmek,
ninni söylemek, kitap okumak
gibi bir alışkanlık kazanmasını
sağlayın. Bir süre sonra, bu rutini
uyguladığınızda uyuma vaktinin
geldiğini anlayacaktır.
3. Gün - Ağlamalar
Ağlamak çocuğun en büyük
silahı, çünkü anneyle babanın en
dayanamadığı şeydir. Sabırlı olun
ve bıkmadan kendinize başarı
fikrini telkin edin: Uyutmaya
çalıştığınızda ağlarsa, endişelenip
düzeninizi veya uyku ortamını
bozmayın. Bırakın koyduğunuz
uyku kurallarına alışsın. Programa sadık kalınmaması, kuralların değiştirilmesi altı aylıktan
küçük çocukları çok daha fazla
üzüyor. En fazla 15–20 dakika
ağlayacaktır, oysa kötü uyku
alışkanlıkları yıllarca sürebilir. İlgilenmiyormuş gibi yapıp ona fark
ettirmeden arada bir kapı aralığından kontrol edin. Sussun
diye ışıkları açmaktan, kucağınıza
almaktan, biberon vermekten
kaçının, aksi takdirde ertesi gece
daha uzun ağlayacağından emin
olabilirsiniz.
4. Gün - Gözyaşı savaşları sürüyor
Geçen gece ne kadar da uzun
BD'deki Güney California Üniversitesi'nden bilim adamlarının araştırması, birçok faydası ispatlanan kahvenin
kolon kanseri riskini azaltmaya da
yardımcı olabileceğini ortaya koydu.
Araştırma, günde 1-2 fincan kahvenin
kolon kanserinden koruyabileceğini gösterdi. 5 bini kolon kanserine yakalanan 8
bin 500 kişinin katıldığı araştırmada,
günde ortalama 2 fincan kahve içenlerin
kolon kanserine yakalanma riskinin, hiç
kahve içmeyenlerden yüzde 30 az olduğu
belirlendi. Riskin azalma oranının günde
içilen kahve miktarına göre değiştiğini belirten bilim adamları, 1-2 fincan kahvenin
riski yüzde 22, 2,5 fincanın yüzde 44 azalttığını vurguladı. Günde 2,5 fincandan
fazla kahve içenlerde ise riskin yüzde 59
5. Gün - Sular duruluyor
Bebeklerin çoğu üç ila beş gün
içerisinde programa alışıyor. Bu
gece en mutlu geceniz olabilir!
Beş dakikada bir odasına girip
kontrol etmeyin, en az 15 dakika
aralıkla uğrayın. Bazı bebekler sık
sık odalarına girilmesinden rahatsız olurlar, dolayısıyla kapı aralığından gözleyin. En sık
rastlanan uyku sorunu nedenlerinin başında gece emzirmesi ve
alt değiştirme geliyor. Elbette ki
bunları yapacaksınız, ama
mümkün olduğunca hızlı ve sessiz
olmaya özen gösterin. Altını
değiştirirken bile ışıkları açmayın.
Gereğinden çok emzirmeyin;
böylece hem onu rahatsız etmemiş olursunuz, hem de
yeniden altını değiştirmek
zorunda kalmazsınız.
6. Gün - Uyuyor
Sanki bir rüyadasınız, değil mi?
Aman bu mutluluğu günlerdir
uyguladığınız kuralları rafa
kaldırarak bozmayın! Uyumasını
garipsediğiniz için sık sık odasına
girmeyin. Sıcak tutan bir pijama
giydirin ve üstünü açmasını kendinize dert etmeyin. Bebek
monitörünün sesini, sadece çok
ihtiyacı olduğunda duyacağınız
şekilde kısın. Başarınızı gölgeleyecek davranışlarda bulunmamaya
özen gösterin.
7. Gün - Uyku sırası sizde
Kendinize bir iyilik yapın ve bu
gece derin bir uyku çekin. Altı
gündür belki çok uykusuz
kaldınız ama eminiz değdi.
Çocuğunuza muhteşem bir armağan verdiniz: Düzenli uyku
alışkanlığı. Uyku programınız elbette hastalık, tatilde yer değişikliği gibi etkenlerle zaman zaman
aksayacaktır. Telaş etmeyin; hiç
uyku sorunu yaşamamış bebekler
bile bu gibi durumlarda arızaya
geçebiliyorlar! Uyku sorunu tekrar
edecek olursa programınızı
yeniden en baştan uygulayın. İkinci uygulama ilkinden çok daha
kolay olacaktır.
AA
Bahar depresyonundan kurtulma yolları
senkaya, yaptığı açıklamada, bahar
depresyonunun, baharda başlayan
E
ve her sene aynı zamanlarda görülen bir
Kahve kolon kanseri riskini azaltabilir
A
ağladı değil mi? Bu geceyi biraz
daha rahat geçireceksiniz, daha
kısa ağlayacak, ama yine de
ağlayacak. Gardınızı düşürmeyin.
Kurallarınızın kesin olduğunu,
gözyaşıyla değişmediğini görmesi
gerekiyor. Ona karşı zayıf
olduğunuz hissini uyandırmayın.
Yoksa geçen geceye göre iki kat
daha fazla ağlar!
depresif duygu durumu olduğunu, bu
duruma bahar depresyonu denilmesinin
sebebinin hep aynı mevsimde tekrar
etmesinden kaynaklandığını dile getirdi.
düştüğü belirtildi. Kahvenin kolon kanseri
riskini azaltma nedeni tam olarak bilinmese de bilim adamları bunun kahve
bileşenlerinin bağırsaktaki bakteriler üzerindeki etkisinden kaynaklandığını
düşünüyor. Araştırmanın sonuçları,
Amerikan Kanser Araştırmaları
Derneği'nin konferansında sunuldu. AA
Bahar depresyonunun belirtileri
arasında "kaygılı ve endişeli olmak,
uyku bozuklukları, asabilik, telaşlı
olmak, kilo kaybı, iştah kapanması veya
açılması ve artan cinsel istek" bulunduğuna dikkat çeken Esenkaya, kurtulma yollarını şöyle sıraladı:
"Kaygılı ve endişeli olma durumu, uyku
bozuklukları, asabilik, telaşlı olma gibi
semptomlar iki haftadan fazla sürdüğü
takdirde, bir uzmanla görüşmek, bu
sıkıntıları yaşayan kişi için koruyucu
olacaktır. Bununla beraber, yaşadığınız
sıkıntıların başka bir psikiyatrik
hastalığın habercisi olup olmadığını
öğrenmek de önemlidir. Günün uzamamasından ve güneşin daha erken doğmasından faydalanıp erken kalkın. Uyku
hijyeninizi korumaya, yani her gün aynı
saatlerde yatıp kalkmaya özen gösterin.
Güne taze besinlerle başladığınız bir
kahvaltı şekeri dengelediği için ani ruh
hali değişimlerini engelleyecektir. Daha
aktif olun. Günde 30-40 dakika egzersize
ayırın.
Bunu yapamadığınız zamanlarda, otobüse 2 durak sonra binip, 2 durak erken
inmek, bakkala markete giderken
arabaya binmek yerine yürümeyi tercih
etmek gibi küçük günlük aktivitelerden
faydalanın. Paketli gıdalar yerine taze
sebze, meyve tüketimine özen gösterin."
AA
Yeni haftaya Güney Ege, Batı Akdeniz ve Karadeniz Nisan yağmurlarıyla başlıyor. Doğuda da yüksek sıcaklıkların yanı sıra hafif yağmurlar var. Marmara'da güneşe rağmen rüzgar serin esiyor. Ancak Salı ve Çarşamba rüzgarlar lodos yönlü, hava daha ılık olacak.
İstanbul parçalı bulutlu, sıcaklık 17 derece. Salı-Çarşamba lodosla sıcaklık 19-20 dereceye yükselecek. Ankara biraz
bulutlu, hafif yağmur olabilir, sıcaklık 15 derece. İzmir'de de sıkça bulutlu bir hava var, kentin güneyinde hafif yağmur
da olabilir., sıcaklık 21 derece. Bursa az bulutlu 19, Adana parçalı bulutlu 25 derece. Marmara'da güneş yüzünü gösterecek. 19-20 derece olan sıcaklık Salı-Çarşamba lodosla daha da artarak 23-24 dereceye çıkacak. Çarşamba günü TrakyaÇanakkale arasında yağmurlar başlayabilir. İç Anadolu'da güneş kısa süreli, hava genellikle bulutlu, Çankırı, Yozgat,
Sivas arasında ve bir ara Konya'da yağmur olabilir. Sıcaklık 16 ila 19 derece. Ege'nin kuzeyi güneşli, güneyinde ise bulutlar artıyor.
2 gün boyunca Muğla, Aydın, Denizli ve Afyonkarahisar'da kısa sürelerle sağanak geçişleri görülebilir. Ama
Perşembe Ege kıyılarına daha kuvvetli yağış geliyor. Akdeniz'de sıcaklık lodosla yüksek, Antalya 19 derece. Ancak
gökyüzü biraz bulutlu, öğleden sonra Isparta-Burdur-Antalya arasında yağmur bekleniyor. Güneydoğu'da ise güneş
görülüyor ancak Adıyaman-Diyarbakır arasında kısa süreli yağmur da olabilir. Doğu Anadolu'da gündüzler güneşli
ama akşama doğru Nisan yağmurları etkisini gösteriyor. Çarşamba daha kuvvetli yağabilir. Dolu ve yıldırım tehlikesi
de var. Erzurum 12, Malatya 20 derece. Karadeniz'in gündüz batısında, akşama doğru ise doğusunda sağanak geçişleri var. Çarşamba ve Perşembe haftanın en sıcak günleri, termometreler 20-22 dereceye yükselecek.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
15 Nisan Salı
18
Bugün
15 Nisan Salı
Rüzgar
14
11
Nem
%63
17
Rüzgar
13
5
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
15 Nisan Salı
Nem
% 76
22
Bugün
15 Nisan Salı
Rüzgar
22
11
Nem
% 96
21
Rüzgar
20
10
Nem
% 72
15 NİSAN 2014
Kültür-Sanat
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Rize, 24-25-26-27 Nisan’da
Feshane'ye çıkarma yapıyor
İHALE İLANI
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
TAŞINMAZ SATIŞI YAPILACAKTIR
R
ize Valiliği ve (RİDEF) Rize
Dernekler Federasyonu'nun birlikte organize ettiği 7. Rize Tanıtım
günleri için nefesler tutuldu... 24-2526-27 Nisan'da Feshane Fuar
Merkezinde düzenlenecek Rize
tanıtım günlerinde 3 boyutlu Rize
Müzesi, 10 bin kişilik muhlama,
yöresel tatlar, kemençe ve tulumun
vatandaşlar tarafından büyük ilgi
görmesi bekleniyor.
Rize Valiliği'nin himayelerinde
gerçekleşecek ve RİDEF'in organize
ettiği tanıtım günlerine Rize'nin on
bir ilçesi geniş stantlarla katılıp
yörenin bütün kültürel argümanlarını sergileyecekler. İstanbul'da
bulunan bütün Rizeli Derneklerin
yer aldığı organizasyonda zi-
yaretçiler adeta Rize'yi doyasıya
yaşayacaklar.
RİDEF Genel Başkanı Celal Erdoğan;
'Rize'yi merak eden 7'den 70'e tüm
Rize sevdalısı dostları İstanbul Feshane'ye bekliyoruz' diye konuştu.
3 BOYUTLU RİZE MÜZESİ
Yoğun bir çalışmanın devam ettiği
fuar organizasyonunun en çok ilgi
çekmesi beklenen noktası 800 m²
alanda kurulacak üç boyutlu Rize
Müzesi. Maketlerden oluşacak olan
müzede Rize konağı, Rize evi, Yayla
evi, Değirmen, Kemer köprü, Rafting
anı, Çay bahçesi, Teleferik gibi çalışmalar katılımcıların ilgisine sunulacak.
Rize'nin birçok meyvesinin de
ağaçlarıyla sergilenecek müze
katılımcılardan beğeni toplayacaktır.
AÇILIŞTA 10 BİN KİŞİLİK MUHLAMA
İLE REKOR
24 Nisan Perşembe günü saat
14.00'da açılışı yapılacak 7. Rize
Tanıtım Günlerinin bir başka ilgi
çekecek noktası da "Dünyanın En
Büyük Muhlaması" sloganıyla hazırlanıp misafirlere dağıtılacak olan on
bin kişilik muhlama.
Rize'nin meşhur yemeği olan muhlama için 10 kişilik bir ekip hazırlıklara başladı. Rekorların kırılacağı bu
aktivite ile tüm dünya Rize'yi yakından tanıma fırsatı bulacak...
AA
Mülkiyeti Belediyemize ait ve aşağıda özellikleri belirtilen taşınmazın satışı işinin ihalesi yapılacaktır.
1) Encümen Kayıt No: 670
2) Taşınmaza Dair Bilgiler:
a) İli: İstanbul
b) İlçesi: Kağıthane
c) Cinsi: Arsa
d) Pafta No: --e) Ada No: --f) Parsel No: 12670
g) Yüzölçümü: 25,54 m2
h) Satılacak Hisse Oranı: Tamamı
i) Halihazır: Boş (8605 ada 4 parselin tecavüzü vardır.)
j) İmar Durumu: Vakıf Hamidiye Suyu Eski İsale Hattı
k) Vakfiyesi Olup Olmadığı: Yok
I) Adres (Cadde-Sokak-No) : Merkez (Yeşilce) Mah.Çelik Cad.
3) Muhammen Bedeli
: 102.160.-TL
4) Geçici Teminatı
: 3.064,80.-TL
5) İhale Tarihi ve Saati
: 30 Nisan 2014-12.00
6) İhalenin Yapılacağı Yer : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümen Salonu Saraçhane/İstanbul
7) İhale Usulü
: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine istinaden Açık Teklif Usulü
8) İhale Şartnamesi
: Emlak Müdürlüğü'nden temin edilebilir veya ücretsiz görülebilir.
Binbirdirek Mah.Piyerloti Cad.No:4 Çemberlitaş-Fatih/İSTANBUL
Tel: 0212 455 33 88
Fax: 0212 449 51 33
9) Şartname Bedeli
: 100.-TL
10) İhaleye katılmak isteyenlerden istenen belgeler:
a) Nüfus cüzdan sureti ve ikametgah belgesi yada T.C. Kimlik Numaralarını ihtiva eden "Nüfus Cüzdanı",
"Sürücü Belgesi" veya "Pasaport" ibrazı (Gerçek Kişiler)
b) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nda Belirtilen Geçici Teminat
c) Vekaleten katılınması halinde Noter Tasdikli Vekaletname
d) Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren ihale tarihi itibariyle son bir yıl içerisinde düzenlenmiş noter
tasdikli imza sirküleri (Tüzel Kişiler)
e) Mevzuatı gereği tüzel kişiliğin siciline kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ihale tarihi
itibariyle son bir yıl içerisinde alınmış, tüzel kişiliğin sicile kayıtlı olduğuna dair belge (Tüzel Kişiler)
f) Yabancı istekliler için Türkiye'de gayrimenkul edinilmesine ilişkin kanuni şartları taşımak ve Türkiye'de
tebligat için adres beyanı
g) Ortak katılım olması halinde Ortaklık Beyannamesi
h) Gayrimenkul satın alınmasına ilişkin Ticaret Sicilinden Alınmış Yetki Belgesi (Tüzel Kişiler)
ı) Yabancı isteklilerin sunacakları yurtdışında düzenlenmiş her türlü belgenin Türkiye Cumhuriyeti
konsolosluklarınca tasdik edilmiş veya apostil şerhini havi olması gerekmektedir.
11) Nüfus Cüzdan Sureti ve ikametgah getirmeyen gerçek kişiler, kimlik paylaşım sistemi kayıtlarının teyidi
için ihale saatinden önce Encümen Müdürlüğü'ne (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kemalpaşa Mah.
Şehzadebaşı Cad.No:25 34134 Fatih/İSTANBUL) başvurmaları gerekmektedir.
12) İhaleye katılmak isteyenlerin, ihale saatinden önce ihale şartnamesini incelemeleri ve tekliflerini de
şartnamede belirtilen şartlar çerçevesinde vermeleri gerekmektedir.
İLAN OLUNUR.
BASIN:24236/www.bik.gov.tr
İSTANBUL DEFTERDARLIĞI AVRUPA YAKASI MİLLİ EMLAK DAİRESİ BAŞKANLIĞI BEYOĞLU EMLAK MÜDÜRLÜĞÜNDEN SATILIK ARAÇLAR
Tahmini
Geçici
Bulunduğu Yer
Bedel (TL) Teminat (TL)
İhale Tarihi
İhale Saati Diğer Özellikler
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
5.350,00
1.600,00
30.04.2014
09:00
Şartnamede belirtilmiştir.
Yediemin Otoparkı
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
2
34130509277 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
00457177 motor, WB10162A8VXA04477 şasi nolu 34 AY 1491 plakalı 1997 model yakıt türü benzinli olan Yediemin Otoparkı
3.500,00
1.050,00
30.04.2014
09:15
Şartnamede belirtilmiştir.
BMW F650 marka motosiklet
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
3
34130509278 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
3.500,00
1.050,00
30.04.2014
09:30
Şartnamede belirtilmiştir.
00456046 motor, WB10162B8VXA03208 şasi nolu 34 AY 2069 plakalı 1997 model yakıt türü benzinli olan Yediemin Otoparkı
BMW F650 marka motosiklet
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
4
34130509279 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
6.500,00
1.950,00
30.04.2014
09:45
Şartnamede belirtilmiştir.
X20XEV14270035 motor, WOL000036TZ006068 şasi nolu 34 FB 0745 plakalı 1996 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Vectra GLS X20XEV NB MT marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
5
34130509281 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
6.500,00
1.950,00
30.04.2014
10:00
Şartnamede belirtilmiştir.
X20XEV14274959 motor, WOL000036VZ000682 şasi nolu 34 AC 5430 plakalı 1997 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Vectra marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
6
34130509284 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
11.000,00
3.300,00
30.04.2014
10:15
Şartnamede belirtilmiştir.
X16XEL20B00259 motor, WOLOTFF19W5060700 şasi nolu 34 MPS 31 plakalı 1998 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Astra GLXL6-XEL-NB-MT-4 K marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
7
34130509289 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
X22XE25016825 motor, SED54MWL4WV602642 şasi nolu 34 AD 7718 plakalı 1998 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Frontera marka otomobil (Arazi Taşıtı)
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
10.000,00
3.000,00
30.04.2014
10:30
Şartnamede belirtilmiştir.
8
34130509286 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
34M98/0442 motor, WOLOSBF68W4120721 şasi nolu 34 AE 3634 plakalı 1998 model yakıt türü benzinli
Yediemin Otoparkı
olan Opel Corsa GLX marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
9.000,00
2.700,00
30.04.2014
10:45
Şartnamede belirtilmiştir.
9
34130509288 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
X16XEL20B11677 motor, WOLOTFF19W5076734 şasi nolu 34 USL 69 plakalı 1998 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Astra GL XL.6-XEL-NB-MT-4K marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
11.000,00
3.300,00
30.04.2014
11:00
Şartnamede belirtilmiştir.
10
34130509292 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
VC65794 motor, SFAEXXDJVEVC65794 şasi nolu 34 ROF 98 plakalı 1998 model yakıt türü dizel olan
Yediemin Otoparkı
Ford Transit marka Minibüs
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
6.000,00
1.800,00
30.04.2014
11:15
Şartnamede belirtilmiştir.
11
34130509293 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
VC65648 motor, SFAEXXDJVEVC65648 şasi nolu 34 ROF 99 plakalı 1998 model yakıt türü dizel olan
Yediemin Otoparkı
Ford Transit marka Minibüs
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
6.500,00
1.950,00
30.04.2014
11:30
Şartnamede belirtilmiştir.
12
34130509285 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
X16XEL20A69824 motor, WOLOTFF19W5031615 şasi nolu 34 RHK 38 plakalı 1998 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel GLX 1,6 marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
11.000,00
3.300,00
30.04.2014
11:45
Şartnamede belirtilmiştir.
13
34130509283 Resmi Kuruma ait ve ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi yapılmış olan
İstanbul Trafik Vakfı Kemerburgaz
X16XEL20A92674 motor, WOLOTFF19W5054248 şasi nolu 34 AE 4041 plakalı 1998 model yakıt türü
Yediemin Otoparkı
benzinli olan Opel Astra marka otomobil
Kemerburgaz-Eyüp/İST.
11.000,00
3.300,00
30.04.2014
13:15
Şartnamede belirtilmiştir.
14
34130506748 İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 24.04.2012 tarih ve 2009/170 Esas, 2012/60 Karar sayılı
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
ilamıyla müsaderesine karar verilen 8D31725 motor, WFORXXGCDR8D31725 şasi nolu 06 BR 9559 plakalı Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
47.500,00
14.250,00
30.04.2014
13:30
Şartnamede belirtilmiştir.
2009 model Ford Kuga Titanium 5K 2,0 TDCI marka otomobil
15
34130506084 İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 10.07.2013 tarih ve 2013/77 Esas, 2013/140 Karar sayılı
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
ilamıyla müsaderesine karar verilen 25K4FM02163434 motor, SALLNABG21A309535 şasi nolu 34 EG 274 Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
25.000,00
7.500,00
30.04.2014
13:45
Şartnamede belirtilmiştir.
plakalı 2001 model Land Rover marka Jeep (Arazi taşıtı)
16
34130506178 İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 25.06.2013 tarih ve 2013/82 Esas, 2013/146 Karar sayılı
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
ilamıyla müsaderesine karar verilen ve hurda durumda olduğu tespit edilen AIOS25995 motor,
Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
2.500,00
750,00
30.04.2014
14:00
Şartnamede belirtilmiştir.
NNAMDAILL02006149 şasi nolu 34 UF 1603 plakalı 2001 model Isuzu md 27 A/S marka otobüs
17
34130504638 Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına ait ekonomik ömrünü tamamlamış Sillivri Kadastro Müdürlüğü Otoparkı
ve trafikten çekme işlemi yapılmış olan VVU87261 motor, SFAEXXDJVEWU87261şasi nolu 06 BE 392
Silivri/İST.
5.000,00
1.500,00
30.04.2014
14:15
Şartnamede belirtilmiştir.
plakalı 1998 model Ford Transit marka benzinli Minibüs
18
34130508702 Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne ait ekonomik ömrünü doldurduğundan trafikten çekme işlemi
Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü
yapılmış olan XC73316 motor, WFOFXXGBBFXC73316 şasi nolu 34 ZK 1489 plakalı 1999 model Ford
Otoparkı Aşir Efendi Cad.Hoca Kasım
Mondeo marka otomobil
Köprülü Sok.No:4 Fatih/İST.
6.500,00
1.950,00
30.04.2014
13:45
Şartnamede belirtilmiştir.
19
34130509312 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 14. maddesi gereğince tarfikten men edilerek Eyüp İlçesi İskop
İskop (Güven) Yeddi Emin Otoparkı
(Güven) Yeddi Emin Otoparkına çekilen ve sahiplerince 6 ay içinde teslim alınmayan hurda durumda
Nişanca Mah.Ortakçılar Cad.No:49
oldukları tespit edilen 19 adet (15 adet tescilli ve 4 adet tescilsiz) motosiklet
Eyüp/İST.
1.250,00
375,00
30.04.2014
14:30
Şartnamede belirtilmiştir.
20
34130504757 İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 02.11.2007 tarih ve 2006/256 Esas, 2007/432 Karar sayılı
ilamıyla müsaderesine karar verilen WSMS7780000458369 şasi nolu UN RF 629 plakalı 2004 model
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
Schmıtz marka kapalı kasa dorse
Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
50.000,00
15.000,00
30.04.2014
14:45
Şartnamede belirtilmiştir.
21
34130506964 İlgili Mahkemesince müsaderesine karar verilen TE 322-CT Plaka, WOL000085R1033665 şasi nolu
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
1993 model Opel Calibra marka hasarlı otomobil
Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
3.000,00
900,00
30.04.2014
15:00
Şartnamede belirtilmiştir.
22
34130506967 İlgili Mahkemesince müsaderesine karar verilen T4176KT Plaka, WW2ZZZ70ZPH052502 şasi nolu
Çatalca Zaloğlu Yediemin Otoparkı
1993 model Volkswagen Transporter marka kısmen hasarlı minibüs
Kestanelik Köyü-Çatalca/İST.
3.750,00
1.125,00
30.04.2014
15:15
Şartnamede belirtilmiştir.
1- Yukarıda nitelikleri belirtilen araçların satışı hizalarında belirtilen tarih ve saatlerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45. maddesi uyarınca "Açık Teklif Usulü" ile yapılacaktır. 2- İhaleler, Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Beyoğlu Emlak
Müdürlüğünde oluşturulacak komisyonca Defterdarlık ihale salonunda yapılacaktır.3- İhaleye katılmak isteyen isteklilerin ihale saatine kadar; A) Geçici teminatı yatırmaları; (Geçici teminat olarak kabul edilebilecek değerler: 1) Tedavüldeki Türk Parası, 2) Mevduat ve
katılım bankalarının verecekleri süresiz teminat mektupları, 3) Hazine Müsteşarlığınca İhraç edilen Devlet İç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler) Türk Parası olarak yatırılacak geçici teminatlar Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü veya Mal
Müdürlüğü veznelerine yatırılması, Teminat mektuplarının (süresiz ve limit içi olarak düzenlenecek, işin özelliği belirtilecek, banka teyit yazısı ile birlikte getirilecektir) ve senetlerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanuna göre düzenlenmesi gerekmektedir. B) Yasal yerleşim
yerini gösterir belgeyi vermeleri, C) Tebligat için Türkiye'de adres göstermeleri, D) Gerçek kişilerin T.C. Kimlik numarasını bildirmeleri ve nufüs cüzdan süreti ile ikametgah belgelerini vermeleri, tüzel kişilerin vergi kimlik numaralarını bildirmeleri, Özel hukuk tüzel kişilerinin, idare merkezlerinin bulunduğu yer mahkemesinden veya siciline kayıtlı bulunduğu ticaret veya sanayi odasından yahut benzeri mesleki kuruluştan, ihalenin yapıldığı yıl içinde alınmış sicil kayıt belgesi ile tüzel kişilik adına ihaleye katılacak veya teklifte bulunacak
kişilerin tüzel kişiliği temsile tam yetkili olduklarını gösterir noterlikçe tasdik edilmiş imza sirkülerini veya vekâletnameyi, Kamu tüzel kişilerinin ise, tüzel kişilik adına ihaleye katılacak veya teklifte bulunacak kişilerin tüzel kişiliği temsile yetkili olduğunu belirtir belgeyi; ihale saatine kadar İstanbul Defterdarlığı Kat:1 Cağaloğlu-Fatih/İST. adresinde toplanacak olan ihale Komisyonu Başkanlığına başvurarak belgelerini teslim etmeleri gerekmektedir. 4- Taşıt satış bedelleri üzerinden tahakkuk edecek KDV bedeli ile Karar Pulu bedeli
ayrıca tahsil edilecek olup, satıştan ve tescil işlemlerinden doğacak her türlü vergi, resim, harç vb. alıcıya aittir. 5- İhaleIere ait Şartname ve ekleri mesai saatleri dahilinde İhale Servisinde görüTebilir.Arttırmaya girenler, satılığa çıkarılan araçları ilanda belirtilen yerlerde
hali hazır durumu ile görmüş ve ona göre fiyat teklif etmiş sayılıcaklardır. 6- Listenin 1., 16. ve 19. sıralardaki Araçlar için 29.04.2009 tarihli ve 27214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik gereğince
hurda durumda bulunan ilgili araçların ihalesine katılacak şirket ve şahısların çevre izin ve lisanslarına sahip olmaları gerekmekte olup, ayrıca bu araçların KDV oranı satış bedelinin % 18'dir. 7- Listenin 20,21 ve 22. sıralarındaki Araçlar için İhale bedeli üzerinden şartnamelerinde belirtilen oranda ÖTV alınacak olup, bu ÖTV tutarının dahil edilmesi ile oluşacak toplam bedel üzerinden KDV tahsilatı yapılacaktır. 8- İhale komisyonu ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. 9- Posta ile yapılacak müraacatlarda teklifin 2886 sayılı Devlet İhale
Kanunun 37. maddesine uygun hazırlanması ve teklifin ihala saatinden önce komisyona ulaşması şarttır. Postadaki meydana gelebilecek gecikmelerden dolayı İdare veya komisyon herhangi bir sorumluluk kabul etmez. 10- İhale ilanı www.milliemlak.gov.tr ve www.istdef.gov.tr adresinden görülebilir. İlan olunur.
BASIN:23827/www.bik.gov.tr
S.No
1
Dosya No
Niteliği
34130503813 2918 sayılı Trafik Kanunun Ek 14. maddesi gereğince trafikten men edilen ve sahibince 6 ay içinde teslim
alınmayan hurda durumda bulunan dosya muhteviyatı çeşitli marka 5 adet kamyonet
14
Magazin-Tv
15 NİSAN
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Doktor İ
yasak
getirmişti
STANBUL Gelişim Üniversitesi
tarafından üçüncüsü düzenlenen Medya Ödül Töreni gerçekleşti. İstanbul Gelişim
Üniversitesi’nin her yıl düzenlediği medya ödülleri töreni 12
bin öğrenci arasında yapılan
anket sonucu sahiplerini buldu.
Uzun süredir bacağında yaşadığı
damar genişleme problemi nedeni ile geçtiğimiz günlerde ameliyat olan Ceyda Ateş, doktorlarının getirdiği topuklu ayakkabı yasağını ödül töreninde
deldi. Törende en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Ateş’in
keyfinin hayli yerinde olduğu görüldü.HABER MERKEZİ
Türk modacı giydirdi
ngiliz Kraliyet
İ
Ailesi'nin en
gözde üyelerinden
Prens William'ın
eşi Kate Middleton Erdem
Moralıoğlu'nun
imzasını taşıyan
yeşil bir palto
giydi.İngiliz
tahtının ikinci
vârisi Cambridge
Dükü William ve
eşi Cambridge
Düşesi Catherine’in ziyaret ettiği Yeni
Zelanda’nın Cambridge
Kasabası’nda halk
onları karşılamak
için sokağa
döküldü.Uçuşan
etekleriyle sık sık
haber olan Düşes,
bu kez yeşil bir
paltoyla gezdi.
Türk baba ve İngiliz bir annenin
çocuğu olan
Erdem
Moralıoğlu’nun
(36) imzasını
taşıyan yeşil palto
beğenildi.
Moralıoğlu, daha
önce de Düşes’i
giydirmişti.
Moralıoğlu’nun
tasarımlarını
giyenler arasında
Claudia Schiffer
ve David Samantha Cameron da
var.HABER
MERKEZİ
Saç geldi bere gitti
ktay
O
Kay
narca kısa bir
süre öne saç
ektirmişti. İğne
izleri belli olmasın diye de
10 gün bereyle
dolaştı.Oktay
Kaynarca
önceki gün
arkadaşlarıyla
Bebek'teki
Lucca Kafe'de
görüntülendi.
Saçları çıkmaya başlayan
Oktay Kaynarca bereyi
atmıştı.HABER
MERKEZİ
"Yüz felci
geçirmedim"
erdi Tayfur 5 yıl önce felç
F
geçirmişti. Yüzünün sol
tarafında hasar kalan sanatçının
konuşma yetisinde aksaklık
vardı. Ferdi Tayfur'un geçen
hafta ikinci kez felç geçirdiği,
artık konuşamadığı iddia edildi.
Sanatçı, Show TV'deki
'Cumartesi Sürprizi'ne şu açıklamayı yaptı:'Yüz felci geçirmedim.
Beyin sapındaki damarda pıhtı
atması oldu. Şu an daha
iyiyim.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
08:30Sen de Gitme
10:00Herkes İçin Hukuk
11:15İyi Şeyler
11:30 İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:18Hava Durumu
13:25Elde Var Hayat
14:40Aileler Yarışıyor
16:25İyi Şeyler
16:40Zengin Kız Fakir Oğlan
18:45 Seçmenin Sesi
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
06:00Oynat Bakalım
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:00Komedi Dükkanı
18:30Oynat Bakalım
20:00Survivor Panorama
20:15Tetikçi
22:15Saba Tümer'le Bu Gece
23:45Survivor Panorama
06:45İrfan Değirmenci
ile Günaydın
09:00Doktorum
11:00Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Küçük Ağa
22:00Çalıkuşu
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
16:45En Güzel Bölüm
17:15Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Kurt Seyit ve Şura
23:30Dizi
06:30Cennet Mahallesi
08:30Simge Fıstıkoğlu ile
Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:30Gülben
16:30Pis Yedili
18:30Show TV Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Recep İvedik 3
22:15Güldür Güldür
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
19:00 Atv Ana Haber
20:00Kaçak
23:15İntikamın Bedeli
05:10Ana Haber
06:10Dolu Dolu Anadolu
07:00Gak Guk
08:30Burada Ne Yenir?
09:30Dünyayı Geziyorum
11:10Ne Var Ne Yok
11:50Gak Guk
13:15Gör Düğün Gibi
14:30 2. Sayfa
16:15Dolu Dolu
Anadolu
18:00Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
19:20Spor Bülteni
19:40İyi Geceler
Öpücüğü
21:50Bıçağın İki
Yüzü
06:40Ejder Avcıları
07:20Tapınaktaki Hazine
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:10Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok Güzel
21:30Bir Aradayız, Hepsi Bu
23:30Ah Biz Kadınlar
10:35Ekonomi Piyasalar
10:40Spor
10:50 2 Dakikada Bilim
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Seçim Aktüel
11:45Spor
11:55Hava Durumu
12:00Haber Merkezi
12:10Ekonomi Piyasalar
12:15Spor
12:25Ekonomi Notları
12:35Spor Aktüel
12:55Hava Durumu
13:00Öğle Bülteni
13:50Ekonomi Grafik
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
06.45İsmail Küçükkaya ile
Çalar Saat
10.00Doktorlar
11.30Babam Sınıfta Kaldı
12.00BKM Güldür Güldür
13.00Babam Sınıfta Kaldı
14.30Unutma Beni
16.30Esra Erol
19.00Fatih Portakal ile
FOX Ana Haber
19.30Deniz Yıldızı
20:45Çocuklar Duymasın
21:45O Hayat Benim
23:45Çocuklar Duymasın
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
15 NİSAN 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Buz: Sezonun maçına çıkıyoruz
Yanal: Şampiyonluğun
matematiksel olarak
alınmasına az kaldı
Bursaspor Teknik Direktörü İrfan Buz, Ziraat Türkiye Kupası'nda Çarşamba günü oynanacak G.Saray maçıyla ilgili, "Kendi sahamızda büyük taraftarımızın önünde kazanmak için çıkacağız" dedi.
B
ursaspor Teknik Direktörü İrfan Buz, Çarşamba günü
Galatasaray ile oynanacak Ziraat Türkiye Kupası yarı final
rövanş maçı öncesi Özlüce Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Bursaspor'un her zaman sahaya kazanmak için çıktığını
ifade eden Buz, "Bursaspor büyük bir camia, her zaman sahaya
kazanmak için çıkıyor. O yüzden kesinlikle cesaretli, kişilikli
ruhu sporcu olarak sahaya yansıtmaları gerekiyor. Çarşamba
günü büyük müsabakaya çıkıyoruz. Rakibimizi kesinlikle saygı
ile karşılıyoruz. Kendileri büyük bir takım. Ama biz de Bursasporuz büyük camia ve takımız. Kendi sahamızda oynuyoruz.
Kesinlikle futbolcular terlerinin son damlasına kadar her şeyini
ortaya koyacaklar. Kendi sahamızda büyük taraftarımızın
önünde kazanmak için çıkacağız.
Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, şampiyonluğun
matematiksel olarak alınmasına az bir süre kaldığını söyledi.
S
por Toto Süper Lig'de Medical Park Antalyaspor'u 4 - 1'le geçerek
şampiyonluğa bir adım daha yaklaşan Fenerbahçe'de teknik direktör
Ersun Yanal, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, takım olmanın önemine vurgu yaptı. Ersun Yanal, "Sezon başından bu yana bir
takım olduğumuzu bu takım içinde 24 - 25 oyuncu olduğunu ve bir takım
oalarak bu ligde yer aldığımızı söylemiştik. Bugün bence önemli ve kritik
bir aşamada takımımızın ne kadar önemli bir takım olduğunu, takım
oyuncularımızın ne kadar büyük katkıda bulunduklarını gördük. Fazla
süre almasalarda bu oyuncuların kendilerini ne kadar hazır tuttuklarını
ve takım içinde ne kadar önemli olduklarını gördük. Onları kutluyorum."
şeklinde konuştu. Takım olma yolunda özellikle çok fazla süre almayan
oyuncuların büyük katkısının olduğu bir ortam yaratmanın kolay olmadığını dile getiren Ersun Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onlar bu
konuda oldukça emek harcadılar. Oyuncularımı tek tek kutluyorum.
Bugün ne kadar önemli takım oyuncuları olduklarını gösterdiler.
Fenerbahçe taraftarlarıyla bütünleşmelerini, o bütünlük içerisinde
tribünde ve tribün dışında bize destek olan taraftarların inancının
karşılığını verebilmek bizi ayrıca çok mutul etti." Şampiyonluğa da değinen Yanal, "Şampiyonluğun matematiksel olarak alınmasına çok az bir
süre kaldı. Her seferinde burada sizlerle paylaştığım şampiyonluğun
inancını burada tekrar yaşamak ayrı bir duygu. Ouyncuarımızın böyle
bir şampiyonluğu ve şu süreç içerisinde üstüne basa basa alıyor olmaları
ve başarılı olmaları beni ayrıca mutlu ediyor. Tekrar oyuncularımı kutluyorum. Onların gösterdiği çaba ve takım olma yolunda göstermiş
oldukları etkinliğin ve karekterin altını çizmek istiyorum. Bu da Fenerbahçe'nin büyüklüğüne ve duruşuna yakışır bir tavırdır. Oyuncularımızın bu tavrı bizi şampiyon yapmıştır. Bundan sonraki bu duruş ve
tavır bize önemli bir refarans teşkil edecektir." diye konuştu.
Gelecek hafta Beşiktaş'la yapacakları derbiyle ilgili bir soruya da Yanal,
futbolun dışında futbolu kışkırtacak sorular geldiğini belirterek, "Biz
fenerbahçe olarak aynı oyunu aynı disiplin içinde oynamaya devam edeceğiz. Çünkü maçlar bitmedi. 5 maçımız var. Bunlardan bir tanesi derbi.
Bütün takımlara saygı duyuyoruz. Bizim büyüklüğümüz bizim tutum ve
davranışlarımız asla değişmeyecek. Biz her rakibe saygılı olduk. Saha
içinde futbol oynamaya çalıştık. Yine futbol oynamaya çalışacağız. Futbolun dışında asla olmayacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Futbol
içerisindeki centilmenlikle rakibimize saygı duyacağız ve rakibimizden
saygı bekleyecğiz." cevabını verdi.
Fenerbahçe'nin Çek futbolcusu Kadlec, sarı - lacivertli takımdaki en
mutlu ikinci gününü yaşadığını söyledi. Medical Park Antalyaspor'u 4 - 1
yenen Fenerbahçe'de takımı adına iki gol kaydeden Çek futbolcu Kadlec,
"Fenerbahçe'deki en mutlu ikinci günüm diyebilirim. İlk gün Fenerbahçe'ye imza attığım gündü. İkinci gün de bugünü diyebilirim. Benim
için gerçekten çok güzel bir gündü. İki gol atarak da bunu taçlandırdım."
diye konuştu. Bulduğu forma şansını iyi değerlendirdiği yönündeki bir
yorum üzerine Çek futbolcu, "Çok uzun zaman oldu. Bugün tekrar forma
şansı buldum. Baktığnıız zaman hiçbir zaman başınızı öne eğip bırakmamanız gerekiyor. Çünkü bu sizin işiniz. Şans geldiğinde en iyi şekilde
değerlendirmeniz gerekiyor. O günlerden biri de bugündü benim için. İki
gol çok güzel ve anlamlıydı." ifadelerini kullandı.
FUAT ÇAPA: SKOR OLARAK ÜZÜCÜ; AMA MÜCADELE ANLAMINDA İYİ
İŞLER YAPTIK
Medical Park Antalyaspor Teknik Direktörü Fuat Çapa, Fenerbahçe
karşısında aldıkları skorun kötü olduğunu; ancak mücadele anlamında
iyi işler yaptıklarını söyledi. Maçın ardından açıklamalarda bulunan
Fuat Çapa, "Fenerbahçe deplasmanı her takım için zor oluyor. Ama
bakıldığı zaman ben bugün çok kötü oynadığımızı düşünmüyorum. Skor
olarak üzücü fakat mücadele anlamında iyi şeyler yaptığımızı düşünüyorum.
Endişeli olacğımız kısımlar vardı. Bunlar da duran toplardı. Hem biz
hem de Fenerbahçe duran toplardan goller buldu. Fenerbahçe eksik
görünmesi çok büyütüldü. Bizim de 3 - 4 önemli oyuncumuz yoktu.
Fenerbahçe bu oyuncuların yokluğunu kaldırabilecek güçteydi. Ben de
eksik oyuncularımızın yerine oynayan oyunculardan memnunum. Buradan alacağımız puanlar bonus olacaktı; fakat elde edemedik." şeklinde konuştu.
Medical Park Antalyasporlu futbolcu Koray da çok kötü goller yediklerini
belirterek, "Böyle goller yerseniz de Fenerbahçe'ye yenilirsiniz. Kalan
maçlarımızı kazanmak zorundayız." dedi.
CİHAN
15
Bu kupa maçı gel gitli bir müsabaka olabilir. O yüzden taraftarlarımız ne olursa olsun her dakika arkamızda olsunlar. Son 4
müsabakadan görüldüğü gibi futbolcularımız arzulu ve istekli.
Yenik duruma da düşsek takımımız geriye dönebilir. Bunun
inancını taşıyoruz” diye konuştu. Buz, her zaman ideal 11'i sahaya sürmeye çalıştıklarını belirterek, “Ama müsabakalara
bakarak farklı kadro çıkabiliyor. Ne olursa olsun Bursaspor formasını taşındığınız zaman sorumluluk almalısınız. Galatasaray
maçı için sezonun müsabakası diyebiliriz. Bizim hedefimiz kupa.
Sonucu bilemem ama futbolcularımız inanılmaz derecede özverili. Bu maçı bekleyip, odaklanacaklar. Terlerinin son damlasına
kadar inanılmaz derecede mücadele edecekler” diye konuştu.
Ertuğrul Sağlam: İki penaltı ile
de olsa bir puanı almayı başardık
Bir basın mensubunun, 'Taraftar önünde ilk defa maça çıkacaksınız. Neler düşünüyorsunuz' sorusuna Buz, “Heyecan var.
Taraftarlarımızı özledik. Bursaspor taraftarı her zaman bunu
göstermiştir. 2010’da da bunları gördük. Gerçekten büyük gücü
arkamıza alacağız. Onlar da bizi maçın son saniyesine kadar
destekleyecekler. Onlarla birleşip güzel sonuç alacağımıza
inanıyorum” cevabını verdi. Taraftarlara çağrıda bulunan Buz,
“Forma olmasa bile yeşil-beyazlı görüntü beni ve hepimizi sevindirir. Kadroda olup olmayan her futbolcu özveri ile çalışıyor.
Yasin uzun zaman sonra oynadı. Ama o arkadaşım Avusturya
Milli Takımı'nın da formasını giyiyor. Ona inandığım için formayı verdim. O da çok iyi bir performans gösterdi. Fernandao da
iyi çalışıyor ama takımdaki bütün arkadaşlar iyi çalışıyor” şeklinde konuştu.
AA
Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, 20
geriye düştükleri Trabzonspor karşısında iki penaltı
ile bir puanı aldıkları için mutlu olduklarını söyledi.
B
izim maçtan beklentilerimiz
daha farklıydı. Ama bir puan
aldık ve sevincimiz az da olsa
gerçekleşti. Kaybetmedik, sevinçliyiz." diyen Sağlam, maçın
ardından düzenlenen basın
toplantısında, ilk devre kendileri
için iyi geçtiğini, pozisyon ürettiklerini ancak şansız gol ile rakipleri
karşısında geriye düştüklerini kaydetti.
"İkinci yarı baskı yapıp gol bulmamız gerekiyordu." diyen
Sağlam, "Ama bu esnada açık oldu
ve kontratakla ikinci golü buldular
ikinci yarının başında. Böyle bir
takımın karşısında 2-0 geriye
düştük. Bu zordu. Riske girdik.
Üretmeye başladık, pozisyonlar
bulduk. Kaybetmedik, iki penaltı
ile puan aldık. 2-0 geriden gelip
puan almayı başardık. Sonuçta
kaybetmedik, bu işin iyi tarafı.
Bizim maçtan beklentilerimiz daha
farklıydı. Ama bir puan aldık ve
sevincimiz az da olsa gerçekleşti."
şeklinde konuştu. 2-2’lik Trabzonspor beraberliğinin önümüzdeki
perşembe günü oynayacakları
kupa maçı için takıma moral
olduğuna dikkat çeken Sağlam,
"Bize moral oldu. Artık bu moralle
Antalya'da her şeyimizi ortaya
koyup önce finale kalmayı sonra
da kupayı almak istiyoruz." diye
konuştu.
CANALİOĞLU: "KAZAN İÇİN ÇIKTIĞIMIZ MAÇTAN BERABERLİKLE
AYRILDIĞIMIZ İÇİN ÜZGÜNÜZ"
Trabzonspor Teknik Direktörü
Cemil Lütfi Canalioğlu ise kazanmak için geldikleri maçtan beraberlikle ayrıldıkları için üzgün
olduklarını belirtti.
Eskişehir gibi zor bir deplasmanda
ilk yarı sonunda ve ikinci yarının
hemen başında buldukları gollerle
2-0 öne geçtiklerini belirten
Canalioğlu, şöyle konuştu: "Kazanmak için geldik ama beraberlikle
ayrıldık. İlk yarı ve ikinci yarıda gol
bularak oyunu kontrol altına aldık
derken hesap etmediğimiz şeylerle
puan kaybettik. Üzgünüz.
Önümüzdeki maçlarla Avrupa kupası hedefini sürdürmek istiyoruz.
Penaltılarla ilgili olarakta net yorumum yok. Ama 6. hakem ve gözlemciler hakemlerin bu göreve
verilmesi manidar. Penaltılar verilir miydi verilemez miydi. Bizim
bulunduğumuz yerden net yorum
yapmak zor. Akşam tv’ lerden
göreceğiz."
CİHAN
Aysal: Mali açıdan sıkıntılı günler geride kaldı
G.Saray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, kulübün mali açıdan sıkıntılı
günlerinin bittiğini söyledi. Lütfi Kırdar Konge Merkezi'nde G.Saray
Kulubü'nün mali genel kurulu'nda üyelere hitap eden Başkan Ünal
Aysal, mali açıdan sıkınıtılı günlerin bittiğini ifade ederek, "Olağan
dışı gündemlerle buraya geldik. Olağanüstü dönemden geçiyoruz.
M
ali açıdan sınırlı günler geride kalmıştır.
Günü kurturma dönemi geride kaldı. Artık
Galatasaray'ın geleceğine ve başarılarına odaklanacağız. Yarınları inşa etmek için uzun vadeli
planlarla girdiğimizi söyleyebilirim. 3 yıllık sportif
ve mali bilançomuz ortadadır. Tarihimizde futbolda
iki defa Şampiyonlar Ligi'nde gruplardan çıkmayı
başardık. İki yıllık süre içinde 83 kupa ve 1000'in
üzerinde madalya aldık. Kulübümüzün 2013 bütçesi
ciddi bir gelir fazlası üreterek kapanmıştır." diye
konuştu. Bazı Galatasaraylıların yapmış oldukları
'Battık, bittik' şeklindeki söylemlere katılmadığını
ifade eden Başkan Aysal, "Bugün bazı
arkadaşlarımızın battık, bittik açıklamasını hiç
tasvip etmiyorum.
İlk günden itibaren çizdiğimiz plan ve stratejilerden
sapmamaya özen gösterdik. Üç yıllık kriz yönetimi
sayılacak plan ve projelerimizden en ufak taviz vermedik. Bu borçları biz yapmadık. 10 yılı aşkın bir
süre içinde biriken bu borçları, gemiyi karaya oturtmadan yönetmek ve azaltmak üzere devraldık."
dedi. Galatasaray'ın bir misyon kulübü olduğunu
kaydeden Ünal Aysal, "bir arkadaşım “çivi bile çakmadınız” diye demeç vermiş. Ben marangozluk için
değil, itfaiyecilik için bu göreve geldiğimi sanıyordum. Herhalde yanılmışım..." diye konuştu. Başkan
Ünal Aysal, kamuoyunda bahsedildiği gibi bir batık
kulüp olmadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bahsedildiği gibi tek batık kulüp biz değiliz.
Borçları kapatmak için hiçbir zaman gayri menkul
satışı yapmadık. Borçlarımızın yeniden yapılandırılması ve 5 yıllık bir vadeye yayılması projesi
de sonuçlanmak üzeredir." Başkan, futbol
takımının transfer politikası olarak da "Biz geleceğe
yönelik transfer politakası izledik. Gençlere yatırım
yaptık. En genç yaş kadroya sahibiz. Alt yapıya
daha çok yatırım yapacağız." diye konuştu.
Galatasaray Kulübü başkanı Ünal Aysal, başkanlık
süresinin bitmesine iki yıl kaldığını sonradan genç
bir arkadaşa görevi bırakacağını söyledi. L ütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen mali genel
kurulun bitiminde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Başkan Ünal Aysal, mali genel kuruldan istediğini aldığını ifade ederek, "Ben iki yıl
daha görev yapmak istiyorum. Sonrasında aday olmayarak genç bir arkadaşa görevi devretmek istiyorum." dedi. Bir gazetecinin, "Görev süresiz 2016
yılında sona eriyor. Ondan sonra da devam etmeyi
düşünmediğinizi açıkladınız.
Bunun gerekçesi ne?" şeklindeki sorusuna başkan
Aysal, espirili bir şekilde "Gerekçesi nüfus kağıdım.
Biraz kendime vakit ayırmam lazım." diye konuştu.
Başkan Ünal Aysal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Galatasaray benim için bir sosyal sorumluluk projesiydi. Üç senemi geçirdim. Kendime 5 sene bir süre
koymuştum. İki senem kaldı. Onu da tamamladıktan sonra inşallah hayırlısıyla görevi daha genç ve
başarılı bir arkadaşa devretmek istiyorum. Bu tip
planlamalar evvelden yapılınca güzel." Galatasaray
Kulübü Başkanı Ünal Aysal, sarı-kırmızılı kulüpte
seçim kararı alınırsa başkanlığa aday olmayı düşünmediğini söyledi.Mali genel kurulda seçim kararı
alınıp alınmayacağı tartışmalarının yaşanırken
başkan Ünal Aysal, "Benim durumum net geçen
sene bir seçim yaptım. Bir seçim daha talep etme
hakkım yok. 2016 Mayıs ayına kadar başkan olarak
devam etme niyetim var. Seçim kararı alırsanız ben
aday değilim. Seçim kararı alınırsa görev sürem
2017 Mayıs ayına kadar sürecek. Benim böyle bir
planlamam yok." diye konuştu.
CİHAN
Serra KARAÇAM
Vatansızlık ve
'tarihsel gerçekler' ...
915'te Ermenilerin göçe
zorlanmasının bu sene 99.
yıldönümü... Yüzüncü yıldönümü
yaklaşmışken ABD'de Paskalya tatili
öncesi dış ilişkiler komisyonundan
geçen Ermeni tasarısı, Senato
gündemine alınmadı... ABD Dışişleri
sözcüsü ile Türkiye Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu'nun
açıklamalarındaki vurgu aynı.
Tarihsel gerçeklerin açıklağa
kavuşması için Ermenistan ve Türkiye
arasındaki protokol süreci sürüyor
denildi...
1
'ABD, Türkiye'ye bu konuyu sopa
olarak kullanıyor' yorumu durumu
açıklamaz. Baskı unsuru olabilir.
Doğrudur. Ancak Türkiye de dahil
devletler, dış ilişkilerinde çıkarları
için tüm baskı unsurlarını kullanırlar.
Bu doğal...
Birkaç gündür Los Angeles'tayım.
California, Ermeni kökenli
N
A
B
I
Z
Amerikalıların yaşadığı bir eyalet.
Cumartesi LA'de Ermenilerin muhiti
olarak anılan Glendale'e gittim...
Ofislerden tutun bakkala kadar
pekçok yerde Ermeni kökenli
Amerikalı ile karşılaştım.Bu bölgede,
Lübnanlı olduğunu öğrendiğim bir
isimle görüşmem vardı. Bu görüş
mede ilgili kişi Ermeni çıktı. Ailesi
İran'a ordan da Lübnan'a göç etmiş.
Ellilerinin başında olduğunu tahmin
ettiğim beyefendi, aile büyüklerinin
Türkçe bildiğini söyledi... Lübnan'da
dünyaya gelmiş... Ailesi Ermeni.
Türkiye'de yaşamakta olan
Ermenilerden... Yıllardır burada ve
Lübnanlı olarak tanınıyor.
Geçen ay Dubai'de bir alışveriş
merkezinde satış görevlisi, Türk
olduğumu anlayıp Türkçe konuştu.
Nereli olduğunu sordum. 'Vatansızız
biz' diye ekleyerek aile büyüklerinden
Türkçe öğrenmiş bir Ermeni olduğunu
söyledi...
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
15 NİSAN 2014 Salı
Vakti zamanında Türkiyeden
Suriye'ye göçmüş aile. İkinci kuşak
Dubai'de yaşıyor.Memleket bildikleri
ülkeden çıkmak durumunda kalan
dedeleri, sınır komşularımız olan
İran'a, veya Suriye'ye gittiler... Bu
ülkelerde yaşanan hareketli siyasi
gelişmeler, istikrarsızlık ve rejimlere
uyum sağlayamamak onları dört bir
yana dağıttı... Lübnan, Dubai ve
elbette özgürlükler ülkesi olarak
anılan, vatansız kalanlara yönelik
kabul yasaları olan ABD'ye geldiler...
Çocukları, torunları, nesil devam etti.
'Orası Ermenistan'dı' diyen de var
örneğin Antep için. Ermenistan'ın
bağımsızlığını kazandığı yılı dahi
bilmiyor kimisi. Ancak ailelerinin
yaşadığı acıları biliyorlar. Kendileri de
bir yere ait olmamayı biliyor belki...
Özür ve tazminat istiyorlar...
İç siyasete alet etmek...
ABD'de Senato da gündeme alınması
neden sözkonusu oluyor peki?
KDV dahil 25 Krş
Türk-Amerikan ilişkilerinde baskı
unsuru olarak kullanıldığını bir an
kenara koyalım.Duygusal olarak ve
bir lobinin talebi olarak ele alalım.
Lobi dediğiniz yaşayan insanlar.
Elbette çeşitli önderleri var.Amerikalı
bir senatör olduğunuzu düşünün.
Ülkenizde yaşayan Ermeni kökenli
Amerikan vatandaşları var. Çoğunun
anlattığım gibi hikayesi var.
Dinledikçe ikna olmaları son derece
normal. Bu insanlar ailelerinin sahip
olduğu herşeyi o veya bu sebepten
kaybetmiş. Yaşadıkları göç sıkıntıları,
yerleştikleri ülkelerde geçirdikleri
süreçte verdikleri mücadele... Elbette
bunlar, bir kısmının içinde burukluk,
bazısında nefrete yol açıyor.
Ermenistan çoğu için bilmedikleri bir
yer... Yarı Türk hisseden var hala.
Diğer yandan Ermenistan'a dönmüş
olan ailelerin çocuklarının bir kısmı
bugün Türkiye'ye gelerek kaçak
olarak çalışıyor. Zira Ermenistan'da
gelir dağılımı ve iş imkanları
D-8 TARiHiNDE YENi
BiR DÖNEM BAŞLIYOR
Türkiye, yıl sonunda
ikinci kez dönem
başkanlığını devralacağı D-8'in
yapısında reforma
gitmeyi hedefliyor.
T
D-8 tarihinde ikinci bir dönem
başlıyor
Üye ülkelerin ikişer yıl süreyle
üstlendikleri D-8 dönem başkanlığı,
söz konusu zirveyle 16 yıl sonra tekrar
Türkiye'ye geçecek. Sekiz ülkenin
dönem başkanlıklarını tamamlamasının ardından sıranın tekrar
Türkiye'ye gelmesiyle, D-8'in tarihinde de bir anlamda ikinci bir
dönem başlayacak.
Bu sürecin en önemli adımı olarak D8'in aktifleştirilmesini gören Türkiye,
2014 yılı içinde enerji, ticaret, tarım,
turizm ve ulaştırma alanlarında
bakanlar düzeyinde beş toplantıya ev
sahipliği yapacak. Bu çerçevede, üye
ülkelerin enerji bakanları 26-28
Mayıs'ta Kayseri'de buluşurken,
ticaret bakanları 16-17 Haziran'da, turizm bakanları 1-2 Eylül'de, tarım
bakanları ise 15-17 Ekim'de İstanbul'da bir araya gelecek. Ulaştırma
bakanlarının da yine yıl içinde
Türkiye'de toplanmaları öngörülüyor.
D-8’in yapısında reforma gitmeyi
hedefleyen Türkiye, bu amaçla örgüt
bünyesinde bir "Akil Adamlar" heyeti
oluşturulmasına da öncü oldu. Her
ülkeden birer üst düzey diplomatın
katılımıyla oluşturulan 8 kişilik
heyetin, aralıktaki zirveye kadar
Türkiye'de üç toplantı yapması, ilk
toplantısını ise bu ay sonunda İstanbul'da gerçekleştirmesi planlanıyor.
Devlet başkanları, dışişleri bakanları,
dış ticaretten sorumlu bakanlık yetkilileri, ticaret odası yetkililileri,
merkez bankası başkanları gibi farklı
alanlardan çok sayıda katılımcıyı bir
araya getirecek zirveye hazırlık süreci
de yoğun şekilde devam ediyor. Zirve
kapsamında "D-8 Ticaret Fuarı"
düzenlenmesi ve Anadolu Ajansı (AA)
öncülüğünde resmi haber
Bu arada bu milli ihanet demek de bu konuyu iç
siyasete alet etmek demek olmuyor mu? 2005'te
Ak Parti hükümeti ve Gülen hareketi aleyhine
Washington'da, Los Angeles'ta lobi yapanlar,
bazı diplomatlar dahil başköşelerdeyken bugün
bu birbirini yeme manzarasında da yüce
Allah'ın adaletinin bir hikmeti vardır
muhakkak. İnsanlara yardım veya komisyon
baskısı yapıldıysa mesela...
'Milli ihanet' ve senatöre bağış...
Ermeni kökenli insanlardan isyancı, terörist,
hain çıkmış olabilir. Türklerden de çıkıyor...
Halkı sömüren kanını emen, halkın değerlerine
düşmanlık edip aşağılayan Türk yok mu sanki?
Bu nedenle, bizim topraklarımızı bir dönem
vatan bilmiş ve ne olduysa bir şekilde vatansız
kalmış tüm Ermenileri karşıt görmek çözüm
değil.Zira burada bazı Ermeniler de ne oldu ne
olmadı bilmiyoruz diyor. Tanıklar çok yaşlı bikaç
kişi. Yaşayan çok az.
Bu insanlar bizim ülkemizden çıkarıldı. Bunun
gürültüsünü büyüterek dolaylı da olsa başka
amaçlara da hizmet etme ihtimalleri bu gerçeği
değiştirmiyor. Yeni nesilleri geçmişlerinden
kopuk oldu. Köklerinin geldiği yer karıştı.
Bu insanların hikayeleri var. Buradalar...
Amerika'da... Fransa'da... Şurada veya burada...
Yaşadıkları ile etki bırakarak oluşturdukları lobi
ve oy potansiyelleri olduğu bir gerçek. ABD iç
siyasetine malzeme yapılmasın denilebilir.
Ancak bu, siyasetin doğası gereği imkansız. Bu
konuyu 'Gülen'in şirketleri, Ermeni tasarısını
hazırlayan senatöre bağış yapmış' noktasından
görmek de ayrı bir konu.Şaka bir yana şu
unutulmamalı. Bu bağış tasarıyı önlemek için
yapılmış olabilir. Ancak Ermenilerin sözkonusu
New Jersey senatörüne seçim kampanyası
sırassındaki bağışı 100bin doların üzerinde...
Sabah gazetesi Gülen'e yakınlığı ile bilinen bir
hukuk ve bilgisayar şirketinin ise, aynı senatöre
9500$ bağış yaptığına yer veren bir manşetle
çıktı... Dokuzbin $ nere yüzbin $ nere. Bu
senatör daha önce de yakın arkadaşı olan bir
doktorun geliri az olanlara çıkarılan
Türkiye'deki yeşil kart benzeri (MEDICAID) bir
kart sahibi hastalar üzerinden devletten 21
milyon ödeme almış olması ile gündeme
gelmişti. Senatör Menendez bu ödemeler de
aracı olmak ile suçlanmıştı. Bahse konu doktor
da en yüklü kampanya bağışı yapan isimlerden.
Yani bir senatöre bağış yapmak, ona bağış
yapan diğerlerinin talepleri dikkate alınırken
gölgede kalmamak için de yapılıyor.
ürkiye'nin öncülüğünde kurulan
Gelişmekte Olan 8 Ülke (D-8)
Ekonomik İşbirliği Örgütü, bu yıl
sonunda düzenleyeceği geniş
katılımlı zirveyle üye ülkelerin en üst
düzey siyasi ve ticari temsilcilerini İstanbul'da buluşturacak.Zirveyle D-8
dönem başkanlığını Pakistan'dan devralacak olan Türkiye, 16 yıl aradan
sonra tekrar üstleneceği görev
süresince kuruluşun yapısında reforma gitmeyi hedefliyor.
Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan öncülüğünde 1997 yılında kurulan ve Türkiye, İran, Pakistan,
Bangladeş, Malezya, Endonezya,
Mısır ve Nijerya'dan oluşan D-8, 2014
yılı boyunca çok sayıda etkinliğe imza
atmaya hazırlanıyor.Enerji alanında
bakanlar düzeyinde ilk toplantısını
Türkiye'nin ev sahipliğinde mayıs
ayında yapacak olan kuruluş, üye
ülkelerin devlet başkanlarını da aralık ayında İstanbul'da yapılacak "9.
D-8 Zirvesi"nde bir araya getirecek.
Zirve kapsamında çok sayıda toplantının yanı sıra ticaret fuarı da düzenlenecek.
www.ekonomigazetesi.net
konusunda sıkıntılar var. Türkiyedekilerin bazısı
apolitik, kimisi bir nefreti bastırıp içinde
tutuyor...
Peki Türkiye'nin tezi ne? Reddi miras bu konuda
çözüm mü? Tarihçiler bu işi çözsün diyoruz. Bu
mümkün mü?Tarihçiler oturup çalışacaksa,
buralarda bir kısmı İstanbul Ermenileri bir kısmı
Türk Ermenileri şeklinde anılan insanlar ile
diğer Ermeniler nasıl ayrılır onu konuşabilir.
Yani göç mağdurları, kayıpları olanlar... Zira
Sovyet Rusya'dan geçen, Nazi kamplarıdan
kaçan veya bırakılan Sovyet Ermeniler de
mevcut. 1915 soykırım tanımına uymuyor.
Ancak 'yerinden etme' de önemli bir olay. Tanım
kabul edilemese de Türkiye Ermenilerine bir
takım haklar verilebilir. Dönüş bu torunların
hakkı. Kimsenin geleceğini sanmasam da...
ajanslarının bir araya gelmesi de
hedefleniyor.
"Bizim için yılın en büyük olayı
zirve olacak"
Konuya ilişkin AA'ya açıklamalarda
bulunan D-8 Genel Sekreteri Seyid Ali
Muhammed Musavi, "Bizim için bu
yılın en büyük olayı aralık ayında
düzenlenecek zirve olacak. Dışişleri
Bakanlığı ile bu büyük etkinliğin
planlamasına ilişkin yakın işbirliği
içinde çalışıyoruz" diye konuştu.
Son dönemde D-8 bünyesinde oluşturulan ve kuruluşun canlandırılmasını
amaç edinen Akil Adamlar heyetinin
önemine değinen Musavi, grubun
yakın gelecekte yapacağı toplantının
yanı sıra ilk kez enerji alanında
bakanlar düzeyinde bir toplantı
düzenleneceğine de dikkati çekti.
Toplantıda petrol, doğalgaz ve yenilenebilir enerji konularının ele alınacağını ifade eden Musavi, "Enerji
Bakanı Taner Yıldız liderliğinde
bakanların ilk kez bir araya gelecek
olmasının güzel bir başlangıç teşkil
edeceğini düşünüyorum" dedi.
Dönem başkanı Pakistan'ın, örgütün
BM'de gözlemci statüsü kazanması
için başlattığı sürece de değinen
Musavi, bu katılımın gerçekleşmesiyle D-8'in görünürlüğünün dünya
çapında artacağına da kaydetti.
Musavi, D-8 ülkeleri arasındaki
ticareti 2018 yılı itibarıyla 500 milyar
dolara ulaştırma hedefine ilişkin, üye
ülkelerin bu konuda gerekli siyasi
iradeye sahip olduğunu vurgulayarak, özel sektörden ticaret alanında
yaşadıkları sorunları kendileriyle paylaşmalarını istedi.0
"Türkiye, bu kuruluşun babası"
Türkiye’nin D-8 dönem başkanlığını
ikinci kez üstlenecek olmasına da
değinen Musavi, "Türk hükümetinin
D-8'e verdiği desteği takdir ediyoruz.
Kuruluşun hayat döngüsündeki yeni
dönemde Türkiye'den çok fazla beklentimiz var. Türkiye, sanayi ve ticaret
alanında çok iyi gidiyor ve kuruluştaki en güçlü ülkelerin başında
geliyor. Türkiye'den beklentimiz
büyük çünkü Türkiye, bu kuruluşun
babası" dedi.
İstanbul'u geçmenin fiyatı belli oldu
Ulaştırma Bakanı Elvan,
Avrasya Tüp Tüneli Projesi'nde tünel açma makinası
nın montajının tamamlan
dığını ve yakında çalışmaya
başlayacağını söyledi.
altını delmeye başlıyoruz” dedi. Bakan
Elvan, Avrasya Tüp Tünel Projesi’nin
Marmaray’ın kardeşi olacağını ancak
sadece karayolu araçları için yapılacağını belirterek, “Günde 90 bin araca
hizmet verecek tünel biri gidiş biri
dönüş olmak üzere 2 katlı olacak” diye
konuştu.
lvan'ın verdiğiye bilgiye göre, Haydarpaşa'dan Cankurtaran'a 3,4 km
tünel açılacak, geçiş ücreti 4 dolar
olacak.Avrasya Tüp Tünel Geçişi,
önümüzdeki yıl devreye girmesi bekleniyor.14.6 kilometrelik dünyanın 6’ncı
büyük tüneli sayesinde Kazlıçeşme’den
Göztepe’ye 15 dakikada geçilebilecek.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Lütfi Elvan, Marmaray Projesi’nin kardeşi olarak nitelendirilen
Avrasya Tüp Tünel Projesi’nde 14 metre
yüksekliğe sahip dev köstebeğin montajını tamamlandıklarını belirtti.Bakan
Elvan, “Çok yakında İstanbul Boğazı’nın
Elvan, 2 milyar liranın üzerinde maliyeti
bulunan projenin kazı çalışmalarında
önemli ilerleme sağladıklarını belirterek, doğu yönünde kazı çalışmalarında ilerlemenin yüzde 70’in
üzerinde olduğunu kaydetti.
E
Kazlıçeşme-Göztepe arasını 100
dakikadan 15 dakikaya indirecek projede, Boğaz’ın altından geçecek tünelin
delme işlemlerinin başlamak üzere
olduğunu belirten Bakan Elvan, şunları
kaydetti:“Dev köstebek Haydarpaşa Limanı’ndan Cankurtaran’a kadar olan 3.4
kilometreyi Boğaz’ın 106 metre altından
kazacak. 1.500 ton ağırlığında olan ve
130 metre uzunluğundaki bu makineyi
40 metre derinlikte monte ettik, çok
yakında Boğaz’ın altını delme işlemlerine başlıyoruz. 1.5 yıldan kısa sürede
kazı işlemlerini tamamlamış olacağız.”
Bakan Lütfi Elvan, proje kapsamında 8
adet alt geçit, 10 adet yaya üst geçidi ve
4 adet mevcut kavşak iyileştirmesinin de
yapılacağını belirterek, “Tünel dışındaki
kavşak ve yaklaşım yolları da İstanbul
Büyükşehir Belediyesine ücretsiz olarak
devredilecek. Sadece tünel ücretli olacak. Alınacak ücretin 4 dolar+KDV
karşılığı Türk Lirası olması planlanıyor.
Bu tünelin dünyanın 6’ncı büyük tüneli
olacağı düşünüldüğünde; sağladığı
yakıt tasarrufu bile bu değerin çok çok
üzerinde. Tünel, köprü geçişlerini
önemli ölçüde rahatlatmanın yanı sıra
egzoz emisyon salınımını da büyük
ölçüde düşürecek” diye konuştu.
Download

2014 - Ekonomi Gazetesi