Diyanet Aylık Dergi’nin ücretsiz ekidir.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Yabancı Dil ve Lehçelerde
Dinî Yayınlar Çalıştayı
Sapanca’da Yapıldı
Başbakan Davutoğlu, Diyanet’te
Bilgilendirme Toplantısına Katıldı
Mekke’de Kardeşlik
Buluşması
Camiler Haftası Coşkuyla Kutlandı
Kur’an Kursları Yeni
Eğitim Öğretim Yılına
Başladı
Kasım 2014 • Sayı: 287
Makedonya Başbakanı Gruevski’den Diyanet’e ziyaret
Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski ve beraberinde
Makedonya Devlet Bakanlarının da bulunduğu bir heyet,
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’e makamında nezaket ziyaretinde bulunarak bir süre görüştüler.
Başkan Görmez ile birlikte Ahmet Hamdi Akseki Camii’ni
gezen Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski ve beraberindekiler, cami hakkında bilgi aldılar. Caminin alt katında
bulunan sergi ve fuaye salonunu da gezen Başbakan Gruevski ve Başkan Görmez, daha sonra basına kapalı olarak
bir süre görüştüler.
Afganistan din adamlarından Diyanet’te
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Afganistan’dan gelen
farklı mezheplerden 24 din adamını
kabul ederek bir süre görüştü.
Başkanlık toplantı salonunda ziyaretçileri kabul eden Başkan Görmez,
ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek dost ve kardeş ülke
Afganistan’ın, İslam medeniyet tarihinde önemli bir yeri olduğunu
kaydetti. Afganistan’ın İslam ilimleri ve diğer alanlarda büyük âlimler
ve münevverler yetiştirdiğini hatırlatan Başkan Görmez, Afganistan’ın İslam medeniyet tarihinde yeri olan
çok önemli bir ülke olduğunu belirterek şöyle dedi: “Afganistan, İslam ilimleri ve diğer alanlarda büyük âlimler, yeryüzünü aydınlatan
büyük münevver aydınlar yetişti-
ren bir ülke olmuştur. Afganistan
aynı zamanda barışın merkezi, farklı mezheplerin ve düşüncelerin birlikte yaşayabildiği bir ülke olmuştur.
Afganistan’ın son yıllarda karşı karşıya olduğu acıları değerlendirenler,
bunları Afganistan’ın tarihinde aramamaları gerekiyor. Afganistan’ın
tarihinde böyle bir şey yoktur.”
Afganistan’ın son yıllarda karşılaştığı zorluklara da değinen Başkan Görmez, şiddetin ve savaşların
gölgesinde yaşanan acıların ardından, Afganistan halkının zorluklarla karşı karşıya kaldığını, bu kargaşanın ve yaşanan acıların sebeplerini
hiç kimsenin Afganistan’ın tarihinde aramaya kalkışmaması gerektiğini ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Bu acıların sebebi, sü-
per güçlerin kendi çatışmalarını Afganistan üzerinden yürütmeye kalkmalarındandır. Her milletin bilhassa
modern zamanlarda bir imtihanı olmuştur. Ama üzülerek belirteyim ki
en acı ve uzun imtihanı Afgan halkı yaşamıştır. Biz millet olarak Afgan halkının yanında olduk. İslam
dini, tarihin en zor süreçlerinden geçiyor. Harici sebeplerini biliyoruz.
Ancak sömürüler, istibdat rejimleri,
cehalet, fakirlik, sefalet ve bunların
gölgesinde yetişen nesiller yaralı bilinç sahibi oldular. Ancak biz bütün
bu hadiselerin sebeplerini hep dışarıda arayıp, kendimizde aramazsak
düzeltme imkânına da sahip olamayız. Bizden kaynaklanan da büyük
sebepler var. Bu da din ile hayat arasında, din ile insan arasında doğru
ilişki kuramamaktan kaynaklanıyor.
Batıda yüzyıl mezhep çatışmaları
oldu ve büyük acılar yaşandı. Bugün
Müslümanların da bir mezhep çatışması içine girmesi kabul edilemez.
Mezhebe bağlılığı, Hz. Muhammed’e
bağlılığın önüne çıkarmak en büyük
tehlikedir. Hâlâ kavmiyetçilik, ırkçılık yapmak Müslümanlar için çok
üzüntü vericidir.”
Ziyarette, Başkanlığın yapısı hakkında bilgi veren Başkan Görmez, heyetin sorularını da cevaplandırdı.
2
Diyanet İşleri Başkanlığı Adına Sahibi ve
Genel Yayın Yönetmeni
Dr. Yüksel SALMAN
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Dr. Faruk GÖRGÜLÜ
Mali İşler ve Dağıtım Sorumlusu
Mustafa BAYRAKTAR
Haberler
Ahmet ARSLAN, Ali YILDIRIM,
Mehmet GÖNÜLLÜ
[email protected]
[email protected]
Tashih
Said ŞAN
Yönetim Merkezi
Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü
Üniversiteler Mahallesi Dumlupınar
Bulv. No: 147/A 06800 Çankaya/
ANKARA
Tel: 0312 295 7306
Faks: 0312 284 7288
Tasarım
Dorukkaya Matbaacılık Yay. Rekl. Ve
Madencilik Enerji Ve İnşaat A.Ş.
Macun Mah. 3. Cad. No: 2
Yenimahalle/ANKARA
Tel: 0312 397 1197•Faks: 0312 397 1198
Baskı: Korza Yayıncılık Basım Sanayi
Tic. Ltd. Şti. ANKARA
Tel: 0312 342 2208•Faks: 0312 341 2860
www.korzabasim.com.tr
Basım Yeri: ANKARA
ISSN – 1300-8471
Kasım 2014 • Sayı: 287
Başkan Görmez, Üsküp Büyükelçisini
kabul etti
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez,
Makedonya-Üsküp Büyükelçiliğine atananÖmer Şölendil’i
22.09.2014 tarihinde makamında kabul ederek bir süre görüştü.
Başbakan Davutoğlu, Diyanet’te bilgilendirme toplantısına katıldı
Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığında bilgilendirme toplantısına katılarak Başkanlığın faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Görmez, Başkan Yardımcıları ve Genel Müdürlerin katıldığı toplantının ardından, Başbakan Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bir basın toplantısı düzenleyerek toplantının mahiyeti ve
Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet
alanı hakkında açıklamalarda bulundular.
Başbakan Davutoğlu toplantıda yaptığı konuşmada, hac farizasını yerine getirerek yurda dönen vatandaşların ve Başkan Görmez’in haclarını
tebrik ederek Camiler Haftasında bu
yılın teması olarak, ‘Cami ve Gençlik’ konusunun seçilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Toplantıda dinî hayat ve yapılan faaliyetler konusunda geniş kapsamlı bilgi alma imkânı bulduğunu
ifade eden Başbakan Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığının neredeyse cumhuriyetle yaşıt en köklü kurumlardan biri olduğunu anımsatarak konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyanet İşleri Başkanlığı, devletimizin, toplumsal hayatımızın kültürel sürekliliği, inanç özgürlüğü, inan-
cımızın yaşanabilmesi ve son yıllarda özellikle artan uluslararası misyonuyla en temel kurumlarımızdan
biridir.”
Diyanet, hizmet alanı ve faaliyetleri bakımından büyük bir kurumdur
Diyanet’in çok geniş bir personel
kadrosuyla görevini ifa ettiğini belirten Başbakan Davutoğlu, bu topraklarda, inancımızın, kültürümüzün
ve temel değerlerimizin hayatiyetini devam ettirmesinin sadece dinî
bir konu olmanın ötesinde, aynı zamanda kültürel birlikteliğimizi, kültürel mevcudiyetimizi de ilgilendiren çok temel bir mesele olduğunu söyledi. Bu açıdan Anadolu’da,
Trakya’da asırlarca süre gelen temel
insani değerlerimiz ve birçok manevi öncüyle, Hazreti Mevlana’dan Ahi
Evran’a, Hacı Bayram-ı Veli’den Ebu
Eyyub el-Ensari’ye kadar, bu topraklara bir şekilde bu manevi özü vermiş şahsiyetlerin diktiği tohumların, bugünkü kültürümüzün de ana
omurgasını teşkil etmekte olduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti: “Diyanet İşleri Başkanlığımızın, bu çerçevede hem vatandaşlarımızın din hizmetlerini yerine getirmesi açısından tanzim edici bir
rolü vardır, kamu görevi rolü vardır.
Hem kültürel sürekliliği devam ettirmesi bakımından dinî bilginin yaygınlaşması görevi vardır, hem yurt
dışındaki vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın, gönüldaşlarımızın ve daha
da uzak coğrafyalardaki dindaşlarımızla ilişkiler bağlamında yurt dışında yürüttüğü son derece asli görevleri vardır; hem de dinî bilginin sağlıklı bir şekilde elde edilmesini temin edecek eğitim görevi vardır. Bu
bakımdan Diyanet İşleri Başkanlığımız ilk kurulduğu dönemle kıyas
edildiğinde, aslında dünyadaki genel değişime ve küresel toplumun
ihtiyaçlarına göre de kendini yenilemesi gereken bir kurumdur. Statik bir kurum değildir. Kesinlikle temel bazı itikadî esasları sadece yaymaya ve bunu korumaya yönelik bir
kurum değildir. Uluslararası sistemdeki, uluslararası toplumdaki her bir
değişimin etkilediği bir sosyal, kültürel, manevi ortam söz konusu ve
Diyanet İşleri Başkanlığımızdan beklediğimiz temel görev, bu etkiler çerçevesinde toplumumuzun ihtiyaçlarına cevap verilmesidir.”
Görevini aşkla yapan, kültürel sürekliliği aşkla sağlayan bir din
görevlisi anlayışının yerleşmesi
önem taşıyor
2010 yılında Diyanet İşleri Başkanlığıyla ilgili kanuni düzenleme yapıldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu konuşmasında, “Ancak bunun yanında da bütün bugün aldığım bilgiler de dünyadaki gelişmelerden
gördüğümüz, bu konularda hâlâ ciddi bir yeniden yapılandırma ihtiyacı
söz konusu. Şimdi hem din görevlilerimizin görevlerini ifa ederken,
İslam’ın barış dini olduğu ve bu barış dini olma özellikleri itibarıyla da
sosyal ahengin korunmasında temel
değerlerin menşei, kaynağı olduğu
gerçeğinden hareketle herkesi kuşa3
Kasım 2014 • Sayı: 287
tıcı, içselleştirici bir görev ifa etmeleri lazım. Bu anlamda dinî hizmetler bağlamında, atanmış din görevlisi kavramının yerine gönüllü görevini ifa eden ve aşkla görevini ifa
eden; bir memur ya da bürokratik
görevlinin ötesinde, bu kültürel sürekliliği aşkla sağlayan bir din görevlisi anlayışının yerleşmesi önem
taşıyor.” dedi.
Cami mimarisine estetik boyut
kazandıracak bir denetim mekanizması kurma ihtiyacı var
Cami mimarisinde söz konusu olabilecek estetik boyutta zaaf niteliği taşıyan gelişmelerin önüne geçilmesi konusunda herkesin sosyal sorumluluğu bulunduğunu, cami mimarisi de dahil, İslam’ın bir estetik
dini, sosyal-kültür açısından da barış dini olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “İslam’ın herhangi bir
şekilde yurt içinde veya yurt dışında şiddetle, terörle ilişkilendirilmesine karşı hepimiz tam bir seferberlik
hâlinde hareket etmeliyiz. İslam, selam verme anından itibaren muhatabına her bir inananın, ‘Ben senden
eminim, sen de benden emin ol.’
mesajını verdiği bir dindir. Mimari açıdan ise bir estetik dinidir. Mimari kargaşanın sürdüğü herkesin
istediği tarz bir mimari anlayışıyla,
bina anlayışına mimari anlayış diyemeyiz. Cami mimarisi konusu, sadece Diyanet İşleri Başkanlığıyla ilgili değil, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve belediyelerle de ilgili bir konudur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla da bunları konuşacağız, cami
mimarisine estetik boyut kazandıracak bir denetim mekanizması kurma ihtiyacı var.”
Camilerin devlet dairesi gibi belli saatlerde açılıp kapanan mekânlar olmaktan çıkarılıp sosyal işleri yoğun,
toplumun her kesimine hitap eden
bir niteliğe dönüşmesinin büyük
önem taşıdığını belirten Davutoğlu,
gençlerin, çocukların, camilerde belli kurallara uyup uymamanın ötesinde, camilere rahatlıkla girip çıkabilecekleri mekânlar hâline gelmesinin önemli olduğuna vurgu yaparak dinî bilginin sağlam kaynaklardan elde edilmesinin önemi üzerinde durdu ve şöyle devam etti: “Dinî
hayat, hiçbir ayrım gözetmeden herkesin kendi özgür iradesiyle din anlayışını yaşayabilme hakkıdır. Bu, insanlık onurunu ilgilendiren bir haktır. Bu onurun korunması için de bütün din görevlilerimize, Diyanet İşleri Başkanlığımıza içselleştirici, bütünleştirici ve birlikte ortak bir sosyal
hayatı paylaşıcı görevler düşmektedir. Birçok kültürün bir arada yaşadığı İslam anlayışı, kültürel çoğulculuğu da bünyesinde barındırır. Bir de
böyle bir çoğulculuk anlayışına sahip olmadan gelişen dinî telakkiler
var ki maalesef alternatif veya farklı
gördüğü her şeyi yok etmeye, tahrip
etmeye dönük bir anlayış. Bu bazen
farklı din ve mezheplere mensup
dinî mekânların Irak’ta, Suriye’de
görüldüğü gibi bombalanması, tahrip edilmesi şeklinde tecelli ediyor.
Bazen hiç İslam’la uzlaşması mümkün olmayacak katliamlar şeklinde
tecelli edebiliyor. Buna karşı İslam’ı
bir barış dini olarak takdim etmek,
korumak, yaymak, başta Diyanet İşleri Başkanlığımız olmak üzere hepimizin görevidir.”
Camiler Haftası coşkuyla kutlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından
her yıl belirli temalarla düzenlenen
Camiler ve Din Görevlileri Haftası,
bütün yurtta ve yurt dışında düzenlenen programlarla coşkuyla kutlandı. Bu yıl “Cami ve Gençlik” temasının işlendiği, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”, Kocatepe Camii avlusunda düzenlenen törenle başladı.
Program, Ahmet Hamdi Akseki Camii İmam-Hatibi Ali Tel’in Kur’an-ı
Kerim tilavetiyle başladı. Bu yılki Camiler Haftası’nın ana teması gençler olduğu için Ankara Tevfik İleri İmam-Hatip Lisesi öğrencisi Furkan Demirok, ülke gençliğini temsilen bir konuşma yaptı. Demirok, konuşmasında gençler olarak nasıl bir
cami istediklerini belirtti.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez açılış töreninde yaptığı konuşmada, cami ve gençlik temasının önemine vurgu yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Camiler
ve Din Görevlileri Haftasında 2011
4
yılından bu tarafa, “Cami ve Çocuk”,
“Engelsiz Cami, Engelsiz İbadet”,
“Cami ve Kadın” temalarının işlendiğini belirten Başkan Görmez, bu
kampanyaların sadece bir haftayla
sınırlı etkinlikler olmadığını söyledi.
Bu yıl belirlenen “Cami ve Gençlik”
temasının da sadece bir haftayla sınırlı bir etkinlik olarak görülmemesi
gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti:
“Diyanet İşleri Başkanlığımız, yaklaşık çeyrek asırdır, istiklalimizin ve istikbalimizin simgesi olan ibadet, bilgi ve sevgi mekânımız camilerimizi, hayatın merkezine ve şehrin kalbine yeniden taşıyabilmek amacıyla Ekim ayının ilk haftasını, camiler
ve din görevlileri haftası olarak ilan
etti. Bu yıl hac ve kurban vesilesiyle
biraz gecikmiş olarak bu haftayı idrak ediyoruz. Bu haftayı ihdas eden-
“Engelsiz Cami ve Engelsiz İbadet” ile “Kadın ve Cami” temalarına ilişkin çalışmalar devam ediyor
2012 yılında ülkemizde sayısı milyonları bulan engelli kardeşlerimizin camiye engelsiz erişimini sağlamak için “Engelsiz Cami, Engelsiz İbadet” kampanyası başlattıklarını ifade eden Başkan Görmez, bu
kampanyanın da devam ettiğini belirterek bu vesileyle her il ve ilçe-
de engelli kardeşlerimizin erişimini sağlayacak camilerin tasarımı üzerinde bir kampanya başlattıklarını
ve bu kampanyanın da devam ettiğini söyledi. 2013 yılında “Cami
ve Kadın” teması üzerinde durduklarını ve kadınları camilerin izbe
mekânlarında namaz kılmaktan kurtarmak ve caminin manevi iklimine
dahil olarak namaz kılmalarını sağlamak için camileri yeniden gözden
geçirmeye çalıştıklarını, bu kampanyanın da devam ettiğini belirterek
“Bunlar, senede birer haftalık olarak
başlamış kampanyalar değildir. Hâlâ
bu konularda, temalarda yapacağımız çok şeyler var.” dedi.
Daha sonra gençlere seslenen Başkan Görmez bu yıl, “Cami ve Gençlik” başlığı altında; “Geç Kalma,
Genç Gel”, “Cami Gençlerle Daha
Güzel”, “Gençler Mihrab Sizi Özledi”, “Gençler Kubbeler Sizi Özledi”,
“Gençler Camiler Sizsiz Çok Issız”
gibi başlıklarla cami ile gençlik arasında, yeniden bir köprü kurmaya
çalışacaklarını; aslında gençlerin camiyle ilişkisinin bulunduğunu, ancak bu temadan asıl amacın niceliksel olarak, sadece cami cemaatini çoğaltmak, sadece gençleri fiziksel olarak camiye davet etmek olmadığını; bu hafta vesilesiyle yine üç büyük hizmet kusurunu gidermeye çalışacaklarını söyledi ve bu hizmetleri
şöyle sıraladı: “Birincisi camilerimizi,
gençlerimizin anlam arayışına cevap
veren bir mekân olarak yeniden tasarlamaya çalışacağız. Öncelikle camilerimizi size hazır hâle getirmek
için bir kampanya başlatmayı düşünüyoruz. Bu haftayla asıl amacımız,
camileri gençlerin daha rahat ulaşımını, camilere gelmesini sağlayacak
şekilde yeniden gözden geçirmek.
İkincisi, camilerde görev yapan arkadaşlarımızın, din gönüllülerimizin
gençlerle doğru ilişki kurabilecek
yeni bir dil inşa etmelerine yardımcı olmak. Sevgili gençler! Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak genç bir
kadroya sahibiz. Ama üzülerek belirteyim, kullandığımız dil genç değil.
Gençler bugün farklı bir dil kullanıyorlar. İstiyoruz ki mihrap, minber
ve kürsüde görev yapan arkadaşlarımız da gençlerin gönül dünyası-
na hitap edebilecek yeni bir dil inşa
edebilsinler. Zira gençler, gençlik
dönemi sorgulama çağıdır. Aynı zamanda soruların ve sorgulamaların
yaşandığı dönemdir. Fakat biz camide ne sorulara cevap veriyoruz, ne
de sorgulamalara muhatap oluyoruz. Onun için yeni bir dil, yeni bir
diyalog, yeni bir iletişim dilini camide inşa etmek, bu hafta ile hedeflediğimiz ikinci önemli gayedir. Üçüncü gayemiz, cami cemaatini gençlerin gelip gidebileceği, gençlerle doğru iletişim kurabilecek bir bilgiye,
donanıma sahip kılmaya çalışmak.
Her şeyden önce bugün camilerimizin daha çok orta yaş üzeri büyüklerimize hitap eden bir mekân hâline
gelmesi üzüntü vericidir. Onların
kendilerini camilerin sahibi gibi görmesi, gelen gençleri ve kadınları misafir gibi görmesi doğru değildir. Bu
durumu değiştirmemiz lazım. Her
şeyden önce camiler Allah’ın evleridir. Hep beraber maziyi ve istikbali
birleştiren, gençleri ve yaşlıları aynı
safta buluşturan bir mekân olarak
yeniden düşünmeliyiz.”
Kasım 2014 • Sayı: 287
lerin niyetlerinin, gayelerinin gerçekleşmesine vesile olmasını yüce
Allah’tan niyaz ediyorum. Anadolu
topraklarını vatan kıldığımız günden
bugüne kadar, camilerimizin, mescitlerimizin, imar ve inşasında görev
almış olan, camilerin mihrap, minber, kürsüsünde görev yapan bütün büyüklerimize, camilere, mescitlere emek verip ahirete irtihal eden
büyüklerimize, Cenab-ı Hak’tan rahmet, berhayat olanlara sıhhat, afiyet
içerisinde daha nice nice hizmetler
nasip etmesini niyaz ediyorum. Son
dört yılda, bu haftanın amacına uygun olarak kutlanması için Başkanlık olarak kendi hizmet kusurlarımızı telafi etmek için önemli başlıklar
altında kutlamaya başladık. 2011 yılında “Cami ve Çocuk Buluşması”
başlığı altında bu haftayı kutladık.
Camilerimizle çocuklarımızı buluşturmak ve cami ve mescitlerin çocuklarımızın ruh dünyasına olan büyük katkılarını sağlamaya çalıştık.
Milli Eğitim Bakanlığımızın da katkılarıyla o günden bugüne her yıl, ilkokul, ortaokul hatta anaokulu çocukları, senede bir defa camileri ziyaret ederek camilerle buluştular ve
o kampanyamız devam ediyor. Bütün öğretmenlerimize, sınıf öğretmenlerimize ve Milli Eğitim camiamıza bu çağrımı yineliyorum. Çocukların mabetlerle buluşturulması, dünyanın her tarafında başvurulan bir yöntemdir. Mutlaka senenin
bir gününde dahi olsa, çocuklarımızı ilkokul, ortaokul ayırmadan camilerimizin manevi iklimiyle buluşturalım, tanıştıralım. Çocuklarımız orada koşuştursunlar. Mihrabı, minberi,
kürsüyü tanısınlar. Ta ki kıblesi olan
bir medeniyetin çocukları olduklarını hissetsinler, yaşasınlar.”
Gençlik, bilinç ve imar vasfının
kazanılacağı en önemli dönemdir
Cami cemaatinin gençlerle ilgili sık
sık kullandığı yanlış bir cümleyi düzeltmek istediğini ifade eden Başkan Görmez, camiye gelen gençlerin birbirleriyle bir iki kelam etmeye
başladıkları zaman, hemen büyüklerinden; “Evlat, camide dünya kelamı konuşulmaz.” şeklinde bir ikaz
aldıklarını hatırlatarak Diyanet İşleri
Başkanı olarak bütün gençlere çağrıda bulunarak “Camiye gelin, birlikte dünya kelamı konuşalım. Yeter ki kelamımız güzel, hoş, anlamlı ve faydalı olsun.” dedi. Caminin
sadece ahiret kelamının konuşulduğu yer olmadığını Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in camiyi aynı zamanda
dünya kelamının konuşulduğu bir
yer hâline getirdiğini; caminin hoş,
güzel, doğru ve anlamlı olmak kaydıyla her türlü kelamın konuşulabileceği bir yer olduğunu söyleyerek
konuşmasına şöyle devam etti: “Sevgili gençler! İnsanoğlu dünyaya bir
kez gelir. Bu bir kez geldiğimizde,
Allah’ın her bir insana verdiği zaman dilimine biz ömür diyoruz, ha5
Kasım 2014 • Sayı: 287
yat diyoruz. Bu kelimelerin imar kelimesiyle aynı kökten gelen ömür,
insanoğlunun aslında yaratılış gayesini ifade eder. İnsanoğlu dünyayı imar ettiği oranda ömür sürmüş
olur. İnsanoğlu, dünyanın imarına
katkıda bulunduğu miktarca ömür
yaşamış olur. Hayat kelimesi de
“hay” kökünden gelir, dirilik, bilinçli ve bilgili olmayı ifade eder. İnsanoğlu yaşarken, diri olduğu müddetçe, diriliğini ve gençliğini koruduğu müddetçe “hay” vasfını taşıdığı
müddetçe hayat yaşamış olur. Aksi
takdirde yaşayan ölüler olur. Ömür
ve hayat içerisinde, şüphesiz en
önemli dönem gençlik dönemidir.
Gençlik dönemi, ömür ve hayat içerisinde en önemli dönemdir. Bunun
için Peygamberimiz (s.a.s.), ahirette
hesap verirken, “ömür” ve “gençliği”
ayrı ayrı zikretmiştir. “Ömrünü nerede tükettin? Gençliğini nerede çürüttün” diye sorulacaktır. İnsanın hem
hay vasfını hem de imar vasfını kazanacağı en önemli dönem gençlik
dönemidir.”
Modern zamanlarda eğitim, aile
ve cami müesseseleri gücünü kaybetmeye başladı
Gençlik döneminin önemli olduğu
kadar zor bir dönem olduğunu kaydeden Başkan Görmez, bunalım, çatışma, yanılgı, çelişki, kararsızlık,
buhran, tutku, idealizm, hız ve haz,
hayaller, arayışlar, değişim, benlik,
kişilik, kimlik, bütün bunların aynı
zamanda gençliği ifade eden kelimeler ve kavramlar olduğunu; kadim zamanlardan bu tarafa gençlerin bunların üstesinden gelebilmesi
için ev/aile, okul/medrese/üniversite, cami/mabet gibi üç müessese tarafından eğitildiğini; ancak modern
zamanlarda bu üç müessesenin de
gücünü kaybetmeye başladığını söyledi. Gençlerin, kadim zamanlarda
benlik ve kişiliklerini daha çok evde,
ailede; bilgi, bilinç ve kültürün ise
okul ortamlarında; sevgi, duygu ve
aidiyet konularını da camide ve mabette elde ettiklerini belirten Başkan
Görmez, ancak bugün, bu üç müessesenin de gücünü kaybetmeye, sanal ortamlar ve kitle iletişim araçlarının, ailenin, popüler kültürün, okulun, üniversitenin önüne geçmeye
6
başladığını ve camilerimizin de bu
hayatın kıyısında kaldığını söyledi.
Gençlerin anlam arayışına cevap verecek konumdan biraz uzaklaştığını,
bu sebepten dolayı camiyi yeniden
gençliğin gündemine taşımak camiyi hayatın merkezine, şehrin kalbine taşımak ve gençlerle buluşturmayı hedeflediklerini belirten Başkan
Görmez konuşmasına şöyle devam
etti: “Bu çabalarımıza lütfen siz bizzat öncülük yapınız. Gelin camilerin
yeni konseptini birlikte konuşalım,
birlikte değerlendirelim. Nasıl bir
cami istediğinizi bizimle paylaşın.
Camilerimiz sizin isteklerini dikkate alarak nasıl bir dil, nasıl bir iletişim kurulması gerektiği konusunda,
siz bize öncülük yapınız. Ülkemizde 20 bin civarında cami dernekleri var. Bu cami derneklerine gençler,
kadınlarımız girmeli, onlarla birlikte, yeni cami konseptini konuşabilmeliyiz. Amacımız büyüklerin gölgesinde, metazori bir ibadet değildir.
Amacımız gönüllü ve iradi bir ibadet hayatı, Peygamberimiz (s.a.s.)’in
ifadesiyle, “neşeyi ve huzuru Rabbine ibadette bulan bir gençlik” olmasıdır. Gençler için en büyük tehlike,
anlam kaybıdır, anlamsızlık girdabıdır. Hayatın anlamını, var oluş gayesini kaybetmesidir. Oysa caminin
varlık sebebi, hayatın anlamını, varoluşumuzun gayesini kazandırmaktır. Modern dünyada, gençliğin hiçliğe gitmesi, çağdaş dünyanın en büyük sorunudur. Tüketimin gençliği
kuşatması, sevgi ve muhabbet yoksunluğu, merhamet eksikliği, çağımızın en büyük sorunlarındandır.
Oysa cami bütün bunları kazandırmak için vardır.”
Gençlik hayatın, cami de şehrin
kalbidir
Gençliğin telaş ve tedirginlik demek olduğunu vurgulayan Başkan
Görmez, caminin gençlere huzur ve
emniyet ifade ettiğini ifade ederek
“Gençlik, kendini beğenme, varlığıyla gurur duyma dönemidir. Cami,
ona alnını secdeye koyarak tevazuyu öğrenme imkânı sunar. Gençlik,
nefsani isteklerin coştuğu dönemdir. Cami, onu süfli iştahlardan alıkoyup, ulvi gayelere yükselme fırsatı verir. Gençlik, gelgitler döne-
midir. Cami, ona ilim, irfan yolunda rehberlik ederek istikrar sağlar.
Gençlik, tüketim hırsının ve maddiyat düşkünlüğünün arttığı dönemdir. Cami, ona maneviyatı, varlığıyla hayır üretiminin tadını yaşatır.
Gençlik, çalkantı ve fırtına dönemidir. Cami, açılan ilahi bir kucak, sığınaktır. Gençlik, dağınıklık ve taşkınlık demektir. Cami, onu sağlıklı
bir mecraya sokar, ona aynı zamanda merhamet odaklı bir hedef sunar. Gençlik, akran ihtiyacının ve arkadaş tesirinin zirvede olduğu dönemdir. Cami, ona iyi arkadaşlıklar,
sıcak ve samimi etkileşimler kurar.
Gençlik hayatın, camiler de şehirlerin kalbidir. Gençlik, kendini tanıma
dönemidir. Cami, kendini bulma
mekânıdır. Gençlik, sosyal hayatın
en yoğun yaşandığı yıllardır. Cami,
sosyal bütünleşmenin, kardeşliğin
yaşandığı mekânlardır. Gençlik, özgürlük zamanıdır. Cami, yaratıcımıza
kul olmakla yaşanan gerçek özgürlüğün tadına vardırır. Gençlik, hayatta
gaye edinme dönemidir. Cami, hedef veren, aynı gaye etrafında bizleri
toplayan mekânlardır.” dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da açılışta yaptığı konuşmada, “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” münasebetiyle gerçekleştirilen
programda Gençlik ve Spor Bakanı olarak yer almaktan dolayı büyük
bir memnuniyet duyduğunu ifade
ederek programın gerçekleşmesinde
emeği geçen herkese teşekkür etti.
Bakan Kılıç, “Ümit ediyorum ki buradaki çalışmalar, bu birliktelik gelecekte çok farklı çalışmaların ve birlikteliklerin doğmasına vesile olacaktır. Gençler bu çalışmanın içerisinde olmasaydı, belki de eksik bir
çalışma olacaktı. Çünkü camilerimizin, mabetlerimizin gençlerle güzelliğe varması hepimizin arzuladığı
ve peşinde koştuğu bir durumdur.”
diye konuştu.
Hafta kapsamında yapılacak çalışmaların içerisinde yer almak üzere 81 ilden gelen gençlik liderlerinin de olduğuna değinen Bakan Çağatay Kılıç, “Çalışmaların içerisinde ümit ediyorum ki farklı arkadaşlıklar, farklı dostluklar kuracaklardır.
Aynı zamanda çalışmalarında onla-
Camilerin ve mescitlerin önemine
değinen Bakan Çağatay Kılıç konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Bizim camilerimiz, mabetlerimiz, mescitlerimiz hepimizin. Camiler, küçük
yaşlardan itibaren buluşmamız gereken bir yapı. Çünkü birlikteliğin,
kardeşliğin ve ortak bir değerin içerisinde yer alan tohumlar küçük yaş-
ta atılmalı. Gençlerimizin, çocuklarımızın camilerde, evlerde veya farklı mekânlarda bizlerin ibadetlerini
yaptığı ortamda rahat olmalarına,
onların her şekilde ve şartta yanımızda olmalarına ön ayak olmalıyız.
Ümit ediyorum ki bunun gibi daha
birçok güzel program gerçekleştirilecek ve bu çalışmalarda herkesin yararına olabilecek, hiçbir ayırım gözetmeksizin herkesin bir araya gelip sohbet edebileceği programlar
olacaktır. Camilerimiz, mescitlerimiz
herkesin birbiriyle dertleşebileceği,
birbirine yardımcı olabileceği ve ülkemizin geleceğinin şekillenebileceği mekânlar olsun inşallah.”
Kasım 2014 • Sayı: 287
ra yardımcı olacak yeni bilgiler, yeni
ziynetler öğreneceklerdir.” dedi.
Açılış törenine BBP Genel Başkanı
Mustafa Destici, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye
Diyanet Vakfı yetkilileri ile çok sayıda genç katıldı.
Başkan Görmez, Ankara ve Bursa’da gençlerle buluştu
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 81 ilimizin gençlik
merkezi liderleri ve üniversitelerin
gençlik kulüplerinin temsilcileri ile
bir araya geldi.
Bu yıl ‘Camiler ve Din Görevlileri
Haftası’nın ana teması olarak belirlenen ‘Cami ve Gençlik’ etkinlikleri
kapsamında ‘Diyanet-Gençlik Buluşması’ düzenlendi. Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda gerçekleşen buluşmada gençlere bir konuşma yapan Başkan Görmez, Diyanet ile gençlik arasındaki diyaloğun önemine dikkat çekti. Diyanet
olarak gençlerle yeni bir iletişim dili
kurmanın gerekliliğine vurgu yapan
Görmez, Kur’an-ı Kerim’den örnekler vererek Kur’an’ın da Allah ile insanlar arasında bir diyalog olduğunu, bir talimat olmadığını dile getirdi. Camilerde gençlerle iletişim konusunda yeni bir metoda geçilmesi gerektiğini anlatan Görmez, “Allah, kendi varlığını bile insana izah
ederken, diyalog kurarak soru sorarak izah ediyor. Aklımıza, gönlümüze hitap ediyor. Bizim de camilerde
bu metoda geçmemiz gerekiyor. Ca-
mide, vaizin kürsüye oturup bir saat
boyunca hiçbir soru almadan, hiçbir
cevap vermeden, hiç kimseyle bir
diyalog kurmadan vaaz etmesi doğru değildir. Bu peygamberî metoda
da aykırıdır. Hz. Peygamber’in hayatında böyle bir şey yoktur. Bir saat
boyunca, Resul-i Ekrem’in kürsüden,
insanlara sadece anlatıp, insanların
hiçbir müdahalesini almadan, hiçbir sorusuna cevap vermeden yaptığı bir konuşma yoktur. Ancak biz bu
hatalı metotta ısrar ediyoruz. Sonrada, gençler neden camiye gelmiyor
diye hayıflanıyoruz.” dedi.
Cami ve Gençlik haftasında atacağımız en büyük adım, camilerin
içini sıcak bir atmosfere dönüştürmektir
Cami ve Gençlik haftasında atılacak en büyük adımın, camilerin içini sıcak bir atmosfere dönüştürmek
olduğunu ifade eden Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti:
“Peygamber Efendimiz dönemindeki cami sıcaklığının onda birini bile
biz camilerimize taşıyabilirsek, inanıyorum ki gençlerimiz camiyi terk
etmezler. O zaman çok daha farklı
bir atmosferi, çok daha farklı güzellikleri birlikte yaşarız. Bunun için de
siz gençlerden destek bekliyoruz. Siz
bize destek vereceksiniz, katkı sunacaksınız. Bizler de istişarelerle sizin düşüncelerinizi alarak bu değişiklikleri yapalım. Hz. Peygamber’in
mescitte gençlerle ve diğer ashabıyla kurduğu ilişki, her türlü takdirin fevkindedir. Bu diyalog metodu,
Kur’an’ın metodudur. Camiyle birlikte gençlerle konuşmamız gereken
en önemli şey, namazdır. Çünkü namaz insanın miracıdır. Eğer kalbinizin yücelmesini istiyorsanız, yeryüzünde yüce duygularla, düşüncelerle
yaşamak istiyorsanız, namaz Allah
ile aranızda bir diyalogdur. Kur’an’da
bazı insanlarla ilgili ‘Namazı kaybettiler ve şehvetlerine uydular.’ mealinde bir eleştiri vardır. Bu iki cümle birbirine bağlıdır. İnsanlık namazı
kaybettiği zaman, o diyaloğu kaybeder, Allah ile diyaloğunun kendisine
kazandırdığı o yüce duyguları kaybeder. Bunu kaybettiği zaman da arzularının esiri olur. Belki gençlik döneminde hiçbir zaman unutmamamız gereken bir husustur bu. Namazı kaybetmek, inanan bir genç için
çok büyük bir eksiklik olur. İkinci
adım ise caminin içindeki atmosferi hep birlikte değiştirmeliyiz. Oraya gelen cami cemaati, kendini caminin yegâne sahibi, sizleri de oraya ara sıra gelen misafir gibi görmemelidir. Hangi üniversitede okursanız okuyun, dört konuda inancınız
ve bilginiz tam olmalıdır. Bir Müslüman genç, dört konuda donanımlı olmalıdır. Birincisi varlıktır. Varlık
dendiğinde, varlığın maddeden ve
fizikten ibaret olmadığını, varlığın
ardında bir mana olduğunu, fiziğin
7
Kasım 2014 • Sayı: 287
ardında bir metafizik olduğunu bilen bir anlayışa sahip olmalı. Bunun
hakkında kitaplar okumalı. Çünkü
Müslümanın varlık anlayışı bellidir.
İkincisi bilgi konusudur. Bilginin sadece aklın ürettiği bilgiden ibaret olmadığını, vahyin en temel bilgi kaynaklarından biri olduğunu, ama vahiyle akıl arasında bir bağ olduğunu çok iyi bilmelidir. Küçük kitabı
(insan), büyük kitabı (kâinat), en büyük kitabı (Kur’an-ı Kerim) okumak
gerekmektedir. Bu üç kitap arasında muhteşem bir ilişki vardır. Dikkat ederseniz, her üç kitap da ayetlerden oluşur. İnsanın gözü bir ayet
olduğu gibi, yıldızlar birer ayet olduğu gibi, Kur’an’ın her bir satırı veya
her bir ifadesi de bir ayettir. Bunlar
hep birlikte yaratıcının varlık ve birliğini bize hatırlatır. Üçüncüsü, insan
etten ve kemikten ibaret bir varlık
değildir. İnsan, muhteşem bir varlıktır. Hz. Peygamber, Kâbe’ye şöyle hitap ediyor: ‘Kâbe, ne kadar yücesin, hoşsun. Şanın ne kadar yüce.
Ama Allah’a an dolsun ki bir müminin kalbi senden daha yücedir.’
Dolayısıyla insan değerli bir varlıktır. Son olarak, bizim âlem tasavvurumuz dünyadan ibaret değil, hayat dünyadan ibaret değil. Çok daha
ebedi bir hayat var. Bu dört konuda
bizim oturmuş fikir ve düşüncelerimiz olmalıdır.”
Programda gençlerin sorun, öneri ve
projelerini de dinleyen Başkan Görmez, gençlere hayatlarında başarılar diledi.
Öte yandan hafta münasebetiyle
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve
Bursa Müftülüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen, ‘Gençlik Buluşması’ programına Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de ka-
8
tılarak bir konuşma yaptı. Hafta boyunca farklı platformlarda gençlerle
buluştuğunu ve bu buluşmalardan
büyük bir onur duyduğunu kaydeden Başkan Görmez, Başkanlık olarak cami ve gençliği buluşturmada
geç kaldıklarını dile getirerek camilerin, gençlerin anlam arayışına cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti: “Sevgili
gençler! Sizin yüreğinizde, kalbinizde, Allah’ın evi olan camilere karşı
muhabbet olduğunu biliyorum. Ancak biz büyükler, sizin genç yüreklerinizde sakladığınız o muhabbete
rehberlik yapamadığımızı düşünüyorum. Eğer biz hakkıyla rehberlik
yapsaydık; camiler şehrin ve hayatın kıyısında kalmaz, şehrin ve hayatın merkezinde olurdu. Orta yaş büyüklerin mekânı olmaz, sizin de sevgi ve muhabbet mekânınız olurdu.
Sizin anlam arayışınıza cevaplar veren mekânlar olurdu. Camilerimizin,
gençlerimizin anlam arayışına yanıt verecek şekilde yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Camiler, kubbeler, minberler, mihraplar gençleri özledi. ‘Geç Kalma Genç Gel’ sloganıyla bu haftayı idrak ediyoruz. Niyazım odur ki bu buluşmalar bir haftaya özgü olmasın. Bu güzelliğin fitilinin ateşlenmesi bir başlangıç olsun ve bundan sonra camilerimiz
asla gençsiz kalmasın. Biz bu haftayla sadece gençlerimizi camiye davet
etmeyi hedeflemedik. Camilerimizi gençlerimizin muhabbet mekânı
haline dönüştürelim istedik. Adanmış din gönüllüleriyle gençlerimiz
camide kucaklaşsın istiyoruz. Camide kullandığımız dil sizi kuşatmıyor.
Vaazlar sizin yaşınıza hitap etmekten hâlâ uzak. Hutbeler sizin ilginizi çekmiyor. Biz gönül dilini, sizin-
le beraber inşa etmek istiyoruz. Camiye gelin, sizlerle beraber sizi kuşatacak dili birlikte bulalım. Peygamberimizin hayatına baktığımızda, bir
kürsüye oturup bir saat boyunca sadece konuştuğu, cemaatin katılmadığı bir vaazı yoktur. Ama biz kürsüde bir saat konuşurken, karşımızdaki gençlerin sorularına cevap vermeden, diyalog kurmadan konuşuyoruz. Gelin bu sistemi değiştirelim.
Ancak bu sistemi değiştirmek için
size ihtiyacımız var. Siz geleceksiniz,
sorularınızı soracaksınız. Siz, bizden
nasıl bir cami istediğinizi, nasıl vaaz
istediğinizi söyleyeceksiniz. Biz de
sizden istifade ederek sizinle birlikte
bir dil bulacağız.”
Gençler, aklınızı asla kiraya vermeyin, hakikatin peşine düşerek
hakikati siz bulun
Gençlerin hakikati bizzat kendilerinin peşine düşerek aramalarını, zihinlerini ve kalplerini hiç kimsenin
ipoteği altında bırakmamalarını isteyen Başkan Görmez, hakikatin hiç
kimsenin avucunda olmadığını belirterek konuşmasına şöyle devam
etti: “Hakikatin peşine siz düşün ve
kendiniz bulun. Biz hakikatten saparsak, bize de hakikati siz hatırlatın. Müminin asla yapmayacağı bir
şey vardır; o da mümin asla aklını
kimseye kiraya vermez. Mümin, aklının sahibidir. Daima hakikatin peşinde olur. Aklınızı kiraya vermeyin.
Bu da ülkemin gençlerine benim bir
tavsiyem ve vasiyetimdir. Bugün gerek ülkemizde gerekse İslam dünyasında olup bitenlere baktığımızda,
sakın bunların selam ve eman dini
olan İslam’dan kaynaklandığını sanmayın.”
Programın ardından Başkan Görmez
ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Nilüfer Müftülüğü
tarafından geçtiğimiz yıl temeli atılan Din Eğitimi Külliyesinde gençler
için planlanan spor kompleksinin
yapımının, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması hususunda bir protokol imzaladı. İmza protokolünün ardından, Erguvan Derneği
gençliğinin sunduğu gösteri, izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Yeşilay
Başkanlığı arasında bağımlılıkla mücadele konusunda geniş çaplı bir işbirliği protokolü imzalandı.
Başkanlığımız toplantı salonunda
düzenlenen imza törenine Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Yeşilay Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman da katıldı. Törende konuşan Başkan Görmez, imzalanan
protokolün her tür bağımlılıkla mücadelede işbirliğini kapsadığını, bugün dünyayı kıskaç altına alan ve
sadece bireyleri değil, aileleri, toplumları tehdit eden en ciddi sorunlardan birisinin de bağımlılık olduğunu ifade ederek imzalanan protokolün, teknoloji bağımlılığı ve tüketim ekonomisini körükleyen alışveriş bağımlılığı gibi bağımlılıkları da içine alan bir protokol olduğunu söyledi.
Sigara bağımlılığı konusunda önemli bir detaya dikkat çeken Başkan
Görmez şöyle konuştu:
“Sigarayla ilgili yazılan eski bilgilerin bugün geçerliliğini kaybettiğini düşünüyorum. Eski kitaplarımızda küçücük bir ‘mekruhtur’ kelimesiyle geçiştirilir. Bu doğru değildir.
Yılda sadece Türkiye’de 100 bin insanın ölümüne yol açan bir maddeyi İslam, ‘Helaldir, caizdir’, ‘mekruhtur’ diyerek küçümseyemez. Bu protokol, din görevlilerimizi bağımlılıklar konusunda bilgilendirmeyi ve
toplumu bilinçlendirmede seferber
etmeyi amaçlamaktadır. Sentetik
uyuşturucular ve zehir tacirleri konu-
sunda her gün haberleri üzüntüyle
okuyoruz. Tehdidin boyutları ne kadar önemliyse, tehdide giden yolları bulup onları kapatmak çok daha
büyük önem arz ediyor. Bu konuda
din görevlilerinin, Diyanet mensuplarının toplumu doğru bilgilendirme
adına yapacakları daha çok vazifelerin olduğunu biliyorum.”
Çocuklarımızın ve gençlerimizin
maneviyatını geliştirerek, değerleriyle tanışmalarını sağlayarak
bu soruna çare olabiliriz
Protokolde tıp ve psikoloji alanında
üretilen bilgileri ahlaki prensiplerle
tıbbın ve psikolojinin verilerini, dinin ve ahlakın verileriyle birleştirerek, bunları topluma takdim etmenin önemli olduğunu belirten Başkan Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak camilerde, yaz kurslarında ve Kur’an kurslarında bu çalışmaları yürütmeye devam edeceklerini
söyledi. Gençleri ve yetişkinleri zaman üretimi, sağlık ve vakit bilinci konusunda aydınlatmak gerekti-
Kasım 2014 • Sayı: 287
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Yeşilay arasında işbirliği protokolü imzalandı
ğini vurgulayan Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti: “Gençlerimizde iç disiplin geliştirmek konusunda çalışmalar yapılacak. Bilhassa modern zamanlarda dışarıdan bir dayatmayla bir şey anlatmamız mümkün değildir. Önemli olan
iç disiplin oluşturmaktır. Bilhassa çocuk ve gençlerimizin maneviyatını
geliştirmek ve değerleriyle tanışması konusunda birlikte projeler yapabiliriz. En önemlisi sadece çocuklarımıza değil, ailelerimize de farkındalık oluşturmak için Diyanet İşleri
Başkanlığı olarak fiili öncülük yapabiliriz. Sorunlar ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak yerine, toplum ve
millet olarak başlamadan sebepleri
ortadan kaldırmakla mükellefiz. Her
şey bu manevi hayatın en güzel şekilde tanzim edilmesiyle gerçekleşir. Bilinçli nesiller yetiştirerek kalple akıl, dinle hayat arasındaki köprüyü doğru kurarak bu sorunun hakkından gelinebilir.”
Başkan Görmez, Haseki Dinî Yüksek İhtisas Merkezi öğrencilerine konferans verdi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, İstanbul Haseki Dinî
Yüksek İhtisas Merkezi öğrencilerine yönelik “İslam İlim ve Kültür Tarihi” konulu bir konferans verdi.
Başkan Görmez, konferansında ilim
kavramındaki daralma ve kırılmaların nedenlerini dönemsel olarak anlattı. Bilgiyi ifade eden ilim, hikmet
ve marifet kavramlarını da açıklayan
Başkan Görmez, “Bizim medeniyetimizde bilgiyi ifade eden üç kavram
var, ilim, hikmet ve marifet. İlmin
9
Kasım 2014 • Sayı: 287
sahibine âlim, hikmetin sahibine
hakîm, marifetin sahibine arif diyoruz. Bugün fakültelerimizin, hocalarımızın sayısı artmasına rağmen, İslam dünyasında bir bilgi sorunu varsa, bu üç kavramı birleştirememekten kaynaklanıyor.” dedi.
İlmin tarifinde yaşanan iki kırılma
noktasını da paylaşan Başkan Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim medeniyetimizde, ilim
ve kültür tarihimizde, ilmin tarifine
göre farklı âlim tanımları olmuştur.
Fakihlerin, karîlerin, tasavvuf ekollerinin, hadis ekollerinin, usulcülerin
ilim ve âlim tanımlarında çeşitlilik
bulunabiliyor. İslam kültür ve medeniyetinde, ilmin tarifinde iki daralma ve bir kırılma olmuştur. Birinci
kırılma, bilhassa âlimlerin sayısı çoğalınca, her âlimden bir ses çıkınca,
ilim bizi, vahdete, tevhide, birlik ve
beraberliğe götürmesi gerekirken;
bilakis ihtilaf ve tartışmalara götürünce, dinî saiklerle, “ancak müctehid olan âlim olur.” gibi anlayışlarla, ilim kavramında bir daralma yaşanmıştır. Yani âlim, ‘aynı zamanda
müctehid olmalıdır.’ fikriyle birlikte bir daralma yaşanmıştır. Dinî saiklerle din emniyetini sağlamak için,
tartışmaları aza indirgemek için bazı
âlimler bu konu üzerinde ısrar etmişlerdir.”
İlmî tartışmalar, aslında büyük
bir servettir
İkinci daralmanın bilhassa tasavvuf
ehlinin ortaya çıkmasıyla başladığını belirten Başkan Görmez konuşmasını şöyle sürdürdü: “Orada da
‘eğer sahibi ilimle amel etmiyorsa,
âlim diyecek miyiz, demeyecek miyiz’ tartışmasını başlatırlar. Haklı ve
doğru bir tartışmadır. Burada da bir
daralma yaşanacaktır. Bu kez, ilim,
hikmet ve marifeti bir olarak ele almaktansa yalnızca irfan üzerinde durulacaktır. Belki, ilimden ve hikmetten zaman zaman kopacaklardır. Felsefeciler, ‘Hikmet bilgisi birinde yoksa, biz ona âlim diyemeyiz. Önemli
olan hakîm olmaktır.’ diyeceklerdir.
Bunların bizi daha bütüncül bir sisteme götürmesi gerekirken, bilakis
müesseseler bile ayrılacaktır. Tekke
ve medrese ayrılacaktır. Tekke ehli
medrese ehlini, medrese ehli de tekke ehlini suçlayacaktır. Bugün bütün
bu tartışmalara sahip olmak aslında büyük bir servettir. Bu iki daralma yanında, bir de kırılmamız vardır. İlim tarihindeki en büyük kırılmamız ilmin ikiye ayrılmasıdır. Dinî
ilimler, dinî olmayan ilimler diye bir
tasnifin ortaya çıkması ilim tarihi-
mizdeki en büyük bidattir, en büyük
yanlıştır. Bir kere bu, Kur’an’ın ruhuna aykırıdır. İlmi, Resul-i Ekrem’in
ifadelerine göre faydalı veya faydasız diye ayırabilirsiniz. Fakat siz kimya, matematik ve fiziği gayri dinî
ilim olarak tavsif ederek bir tarafa
atarsanız, Kur’an’ın ruhuna aykırı hareket etmiş olursunuz.”
İslam âleminin ilim merkezlerinden bugün ateşler yükseliyor
Bağdat ve Şam’ın tarih boyunca İslam medeniyetinde büyük âlimler
yetiştirdiğini, her iki başkentten de
bugün ateşler yükseldiğini ifade
eden Başkan Görmez,. “Kahire daima ilmin minberi oldu. Ancak bugün neler yaşandığını hepimiz biliyoruz. Eğer millet ve ülke olarak
âlem-i İslam’ın umudunu yeşerteceksek, bizim ilim konusunu çözmemiz gerekir. Biz o noktada ihtiyaçlara cevap verecek noktada değiliz.
100 ilahiyat fakültesiyle, ihtisas merkezlerimizle buna karşılık verecek
durumda değiliz. Modern zamanlarda gayeler değişti. Artık âlimler yetiştirmek yerine, aydın yetiştirme,
münevver yetiştirme, doktora yapma benzeri şeyler öne çıktı. Bunlar
gaye hâline gelince o zaman tehlike
başladı.” dedi.
Kur’an kursları yeni eğitim öğretim yılına başladı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Kur’an kurslarının yeni eğitim dönemine başladığı
ilk gün, Pursaklar Ehli Beyt Merkez
Kur’an Kursu’nun açılışını yaptı.
Pursaklar Müftülüğünce yaptırılan
Ehli Beyt Merkez Kur’an Kursu açılış töreninde bir konuşma yapan
Başkan Görmez,  yurt genelinde ihtiyaç odaklılarla birlikte 24 bin 757
Kur’an kursu bulunduğunu, bu kurslarda yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrencinin Kur’an eğitimine başladığını söyledi. Yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Görmez konuşmasına
şöyle devam etti: “Bir kitap düşünün
ki iman kitabıdır ama ilk kelimesi
‘iman edin’ değildir. Ahlak kitabıdır
ama ilk emri ‘ahlaklı olun’ değildir.
10
İbadet kitabıdır ama ilk emri ‘namaz
kılın’ değildir. Kur’an, ilk emri ‘oku’
olan bir kitaptır. İman ettiğimiz kitabın ilk emri ‘oku’ dur. Kur’an’a baktığımızda üç büyük kitabı okumayı emrettiğini görürüz. Küçük kitap,
büyük kitap ve en büyük kitap. Kü-
çük kitap, küçük kâinat olan insandır. İnsanı okumak Kur’an’ın emridir. Büyük kitap içinde yaşadığımız
kâinattır. Üçünü kitap da bu iki kitabın en büyük tercümesi, en büyük kitap Kur’an-ı Kerim’dir. Bugün
İslam dünyasında olup bitenlerin
Kur’an’ın artık sadece lafzı değil,
manası da öğretilecek
Artık yeni müfredatta sadece
Kur’an’ın lafzını  okumaya yönelik olmayacağını, hafızlık yapanların aynı zamanda ezberledikleri
Kur’an’ın manasına da nispeten de
olsa vakıf olacaklarını belirten Başkan Görmez, “Çocuklarımızı sadece Kur’an’ın lafzı ve nazmıyla ilgili değil, manası ve hikmetiyle de tanıştırmayı hedeflediğimizi ifade etmek istiyorum. İkinci bir müjdemiz de Başkanlığımızın çalışmasıyla, artık Türkiye’de gözü görmeyen
ama kalbi gören engelli her kardeşimiz, parmaklarının ucuyla Kur’an
öğrenebilecek. Aynı şekilde işitme
engelli kardeşlerimiz de işaret diliyle Kur’an muhtevasından haberdar olabilecekler. Başkanlık olarak
ilk defa İşaret Diliyle Dinî Kavramlar Sözlüğü’nü hazırladık. Her ilden,
ilçeden görevliler bu konuda eğitim
aldılar. Bu sayede işitme ve görme
engellilere bunun eğitimi verilebilecek.” dedi.
Her İslam ülkesi için din eğitimi
ve din hizmetleri meselesini çözmüş olması son derece önemlidir
Bugün İslam dünyasında herhangi bir ülkenin ekonomisini canlandırması, bağımsızlığını, barış ve istikrarı koruması ne kadar önemliyse; din eğitimi, din hizmetleri meselesini çözmüş olmasının da o kadar önemli olduğunu ifade eden
Başkan Görmez, bugün ülkemizde
90 bin camide günde 5 vakit muntazam olarak ezanın okunması, barış ve huzur içinde camilerde iba-
detlerimizi yapmamız, Kur’an kurslarında hizmetlerin yürütülmesinin aslında aynı zamanda barışımızın, huzurumuzun, istikrarımızın en
önemli teminatı olduğunu belirterek “Din eğitimi ve din hizmetleri meselesini çözemeyen her Müslüman ülkede sorunlar giderek büyüyor. Bilakis bu hizmetleri daha da
geliştirerek hiçbir vehme kapılmadan, hiçbir endişe taşımadan,  mayasında var olan Kur’an ile doğru tanışmanın önünü daima açık tutmamız lazım. Milletimizin her ferdinin
Kur’an’la,  İslam’la tanışması, milletimizi tarih sahnesinde sürekli kılar,
zenginleştirir. Bu bizi asla bir adım
geriye değil, daima yüz adım ileriye götürür. Yeter ki bunu bilimsel
metotlarla, doğru yöntemlerle, güzel
mekânlarda çocuklarımıza öğretmesini bilelim.” şeklinde konuştu.
Kasım 2014 • Sayı: 287
en büyük sebeplerinden bir tanesi,
bu kitapların birbirinden ayrılmasıdır. Bunları birlikte okuduğumuz zaman Kur’an’ın o ilk emri, ‘oku’ emrine icabet etmiş oluruz.”
Diyanet, hac organizasyonunda birinci seçildi
Diyanet İşleri Başkanlığı hac organizasyonu, Suudi Arabistan Hac Bakanlığı, Gıda Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Mekke Belediye Başkanlığı
tarafından, tüm hac organizasyonları
arasında birinci seçildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2014 yılı
hac organizasyonunda bir ilke imza
atarak Türk hacılarının kaldığı otellere yemek dağıtımını tek bir merkez mutfaktan sağladı.
40 bin hacı için her gün yemek çıkaran merkez mutfakta, tamamı Türklerden oluşan 130 personel çalıştı.
Aşçı, aşçı yardımcıları, gıda mühendisleri ve diyetisyenlerden oluşan
mutfak ekibinin hazırladığı yemeklerin dağıtımı, yemeklerin bozulmadan dağıtılmasını sağlamak için hijyen şartlarına uygun özel tasarlanmış 15 tır aracılığıyla sağlandı.
Belediye Başkanlığı ve Ümmül Kura
Üniversitesi Mutfak Derecelendirme
Komisyonu tarafından, hijyen, sağlık ve kalite kontrolü açısından birinci seçilen merkez mutfakta, Türk
damak tadına uygun yemekler, Türk
hacılarının kaldığı otellere dağıtıldı.
kez mutfağın resmî açılışına, Diya-
Suudi Arabistan Hac Bakanlığı, Gıda
Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Mekke
Suudi Arabistan yetkili makamlarınca sekiz ayrı denetimden geçen mer-
Ekip Başkanı Dr. Fatih Kurt ve diğer
net İşleri Başkan Yardımcısı ve Hac
Organizasyon Başkan Yardımcısı Dr.
Ekrem Keleş, Mekke Belediye Başkanı Dr. Usame El Barr, Hac İdare Merkezi Başkanı Enver Günenç, Ayniyat
yetkililer katıldı.
Mekke’de kardeşlik buluşması
Geleneksel hâle gelen İslam ülkele-
yonunun daveti üzerine, Hac İda-
İslam ülkelerinin hac organizasyon-
ri hac organizasyon başkanları bu-
re Merkezi Başkanlığında düzenle-
ları hakkında değerlendirmelerin
luşması Mekke’de yapıldı. Diya-
nen davete 40’ın üzerinde İslam ül-
de yapıldığı toplantıda konuşan Di-
net İşleri Başkanlığı Hac Organizas-
kesi katıldı.
yanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Meh11
Kasım 2014 • Sayı: 287
met Görmez, Mekke’de böyle bir
toplantının yapılmasının önemine
dikkat çekerken, diğer yandan İslam dünyasında yaşanan hadiselerden dolayı son yıllarda Müslümanların bayramlara hüzünle girdiğinin
altını çizdi.
Toplantının amacının bayramlaşma ve tebrikleşme olduğunu kaydeden Başkan Görmez, bu toplantının aynı zamanda İslam ülkelerinin hac organizasyonlarının da bir
değerlendirme toplantısı olduğunu belirtti.
Toplantıda birlik mesajları veren
Başkan Görmez şöyle konuştu: “Şe-
hirlerin annesi Mekke’de, bu tertemiz topraklarda bayramlaşma
için bir araya geldik. Allah’ın ve
Resulü’nün daveti üzerine imanla geldik. Allah, bizlere burada kardeşlerimizle birlikte hac yapmayı
nasip etti. Kardeşlerimizle birlikte
bayramlaşmak için bir araya geldik.
Hepinizin, tüm kardeşlerimizin Kurban Bayramı mübarek olsun. Haccımız mebrur olsun. Aynı zamanda
2014 yılının hac organizasyonunu
da burada değerlendirme imkânına
kavuştuk. Allah bizlere burada kardeşlerle buluşmayı nasip etti. Ancak kalbimiz hüzünlü. Son yıllar-
da İslam dünyası olarak bayramlara kalbimiz hüzünlü olarak giriyoruz. Başta Suriye, Irak olmak üzere
İslam beldelerinde yaşananlardan
dolayı kalbimiz hüzünlü. Arafat’ta
hep birlikte Müslümanların birliği için dualar ettik. Hak ve birlik etrafında toplanmamız için Allah’a
Arafat’ta dualar ettik. Allah, hacdan sonra yapmamız gerekenleri
Kur’an’da bizlere anlatıyor. Hacdan
sonra Allah’ı daha fazla anmamız
gerekiyor. Allah’ın bu çağrısı üzerine burada toplandık ve İslam dünyası olarak bölgesel ve yerel sorunlarımızı burada konuşuyoruz. Hac
önemli bir ibadettir. Ancak haccın kazanımlarını muhafaza etmek
çok daha önemlidir. İslam kardeşliği daha da önemlidir. İslam kardeşliğini tesis etmek daha önemlidir.
Dünyadaki mazlumların kurtuluşu
için çalışmak önemlidir.”
40’ın üzerinde İslam ülkesinin katıldığı toplantıda Ürdün, İran, Irak,
Suriye ve Filistin temsilcileri de birer konuşma yaptı. Toplantı Kur’an
tilavetiyle sona erdi.
Başkan Görmez, Mekke’de gurbetçilerle buluştu
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Mekke’de dünyanın çeşitli ülkelerinden kutsal topraklara gelen Türk vatandaşlarıyla
bir araya geldi.
Mekke’de Laba Otel’de düzenlenen buluşmada Kanada, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa,
Romanya, İsveç, Norveç, Avusturya gibi birçok ülkeden hac farizasını yerine getirmek için gelen gurbetçi vatandaşlarla bir araya gelen
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, gurbetçi vatandaşların her türlü olumsuzluklara rağmen İslam’ı yaşama
ve sonraki kuşaklara öğretme konusunda çaba sarf ettiklerini belirterek,
her birinin birer kahraman olduğunu ifade etti.
Türkiye’den meşhur hafızların
Kur’an ziyafetiyle başlayan programda konuşan Başkan Görmez, “Aslında her biriniz birer kahramansınız.
12
Zira yıllar önce anayurdunuzdan ayrıldınız, çoluk çocuğunuzun rızkını
temin etmek için terki diyar ettiniz.
Dünyanın muhtelif ülkelerine dağıldınız. Ailenizi, annenizi, babanızı, yurdunuzu bırakarak farklı ülkelerde yaşadınız. Ancak oralarda öyle
bir şey yaptınız ki o her birinizi kahraman kılan en önemli unsur oldu.
Nerede yaşarsanız yaşayın, dinini-
zi, kimliğinizi, milletinizi, peygamberinizi, inancınızı, kitabınız Kur’an’ı,
vatanınızı terk etmediniz. Her türlü
olumsuzluklara rağmen farklı dünyalar içinde, İslam’ı kendi çocuklarınıza öğretmeye devam ettiniz.” diye
konuştu.
Başkan Görmez, hac ibadetinin önemine vurgu yaparak haccın insanı
değiştiren çok müstesna bir ibadet
Peygamber Efendimizin doğduğu ve
gençliğini yaşadığı, Kur’an’ın ilk vahiylerinin indiği yer olan Mekke’de
olmanın büyük bir bahtiyarlık olduğunu da ifade eden Başkan Görmez,
kutsal topraklarda bulunmanın bilincinde olarak gurbetçilere, zamanlarını dua ve ibadetle geçirmelerini
tavsiye etti ve haccın yapılışı, manası ve hikmeti üzerinde durdu.
Kasım 2014 • Sayı: 287
olduğunu ifade ederek “Hac insanı
değiştiren çok müstesna bir ibadettir. Hac, insanın hayatına yön veren
hatta insana yeni bir hayat kazandıran bir ibadettir.” dedi.
Başkan Görmez, Mekke’de basın mensuplarıyla bir araya geldi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mekke’de Hac İdare Merkezinde basın mensuplarıyla kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Başkan Görmez, basın mensuplarıyla yaptığı sohbette önemli konulara temas etti.
Bu sene yapılan haccın Arefe gününe denk gelmesinden dolayı ‘Haccı Ekber’ (en büyük hac) olduğunu kaydeden Başkan Görmez, İslam
dünyasında yeniden barışın, huzurun ve kardeşliğin egemen olması
niyazında bulundu. Arafat’ta Müslümanların vakfe duası yaptıkları esnada, tüm dünyadaki Müslümanla-
rın da bir dua saati olan Cuma namazında dua edeceklerini ve bu duaların birbirine karışacağını ifade
eden Görmez, İslam dünyasının içi-
ne düştüğü girdaptan kurtulması
için bu duaların vesile olmasını diledi. Sohbette, hac ve haccın manasına da değindi.
Gebze Mehmet Akif Ersoy Camii’nde icazet merasimi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Kocaeli-Gebze
Fatih Sultan Mehmet Erkek Yatılı Kur’an Kursunu törenle hizmete
açtı. Açılışın ardından Mehmet Akif
Ersoy Camii’nde düzenlenen icazet törenine katılan Başkan Görmez,
hafızlık eğitimini tamamlayan 20
hafızın icazet töreninde bir konuşma yaparak hafızlığın büyük bir nimet olduğunu söyledi. Kur’an’ı okumanın, anlamanın da bir ibadet olduğunu, ancak en temel gayenin
Kur’an’ı hayata taşıyarak yaşamak
olduğunu kaydetti.
Kur’an’ı güzel okumanın bir ibadet olduğunu ancak bunun yanında manasının da öğrenilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Görmez
konuşmasına şöyle devam etti: “İnsan, yeryüzüne bir kez gelir. O bir
kez geldiğinde, hayatını değerli şeylerle geçirip bu hayattan gitmekte var; beyhude işlerle geçirip gitmekte var. Hayatın anlamlı olması
Kur’an ile tanışmaktır. Bir kitap düşünün ki, geldi ve bütün insanlığın
ufkunda bir sıçrama meydana getirdi. Geldi ve insanlığı küfürden, şirkten rahmete taşıdı. İnsana, Rabbi-
ni tanıttı. Sadece Rabbimizi değil, o
kitap bize kendimizi tanıtmaya geldi. Kur’an bize aynı zamanda kendimizi tanıtan bir kitaptır. Kur’an insanı yüceltmek için geldi. Kur’an insanı yücelten bir kitaptır. Allah nice
kavimleri, nice milletleri bu kitapla
yüceltti; nice kavimleri, milletleri bu
kitapla düşürdü. Tarihe baktığımız
zaman müminler, bu kitaba sahip
çıktığı sürece, iman edip amel etiği
sürece Allah, müminleri yüceltmiştir. Kitaba sırt çevirenleri de Allah
düşürmüştür.”
Kalbini imar edemeyen ömür, yaşamış olmaz
Allah’ın her insana yeryüzünde verdiği bir zamanın bulunduğunu, bazı
insanların yeryüzüne sadece bir ağlama sesiyle seslerini duyurup ebediyete irtihal ettiklerini; bazı insanların da uzun yıllar yaşadığını ifade eden Başkan Görmez, “Allah,
her insana verdiği zaman süresine iki isim vermiştir. Bunlardan birisi ömür, diğeri ise hayattır. Ömür
‘imar’ kökünden gelir. Yaratılış gayemizi anlatan bir ayetten mülhemdir. ‘Allah, sizi yerden yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi iste13
Kasım 2014 • Sayı: 287
di.’ Ömür, burada geçen imar ile
aynı kökten gelir. Yeryüzünü imar
edersek ömür yaşamış oluruz. Yeryüzünü imar etmeyen ömür sahibi olamaz. En hayırlı insan, ömrü
uzun ve ameli güzel olandır. Mühim olan yaşamak değil, ömür yaşamaktır. Kalbini imar edemeyen,
ömür yaşamış olmaz. Kalbin imarı
Kur’an’dan geçer. Bir kalpte Kur’an
yoksa, kalbin sahibi kalbini imar
edemez. İmar, kalbin imarıyla başlar. Kalbini imar edemeyen, yeryüzünü de imar edemez. Kalbin ve
yeryüzünün imarı ise Kur’an’dan geçer. Hayat ise ‘hay’ kökünden gelir.
Diri olmak demektir. Kur’an’ı okuduğunuzda bize nice yaşayan ölülerden söz eder. Yaşamak ayrı bir
şey, hayat sahibi olmak başka şeydir. Hayat sahibi olmak için ‘hay’
sahibi olmak lazım. Onun için de
Kur’an ile tanışmak lazım. Kur’an
hayat kitabıdır. Bize hayat vermeye
gelmiştir. Bir hayatta Kur’an yoksa,
orada hayat olmaz.” dedi.
Kur’an’a karşı dört büyük vazifemiz var
Kur’an’a karşı dört büyük vazifemiz
bulunduğunu, bunlardan birincisinin şeksiz ve şüphesiz Allah’tan geldiğine iman etmek olduğunu belirten Başkan Görmez, ikincisinin ise
Kur’an’ı okumak olduğunu söyledi.
Kur’an’ın okunmak üzere gelen bir
kitap olduğunu belirterek konuşmasına şöyle devam etti: “Sizi yoktan var eden, peygamberler gönderen, Hz. Muhammed (s.a.s.)’i yaratan Allah’ın, ona ve size gönderdiği
Kur’an’ı nasıl merak edip okumazsınız. Onu okumadan, öğrenmeden
yeryüzünü terk etmek ne büyük bir
bedbahtlıktır. Kur’an aynı zamanda
bir dua kitabıdır. Kur’an’ı okumadan kendinizi ve çocuklarınızı sakın
mahrum bırakmayın. Üçüncü vazifemiz, anlamaktır. Kur’an’ı okumak
yetmez, aynı zamanda anlayacağız. Rabbimizin ne dediğini bileceğiz. Kur’an gökten inen bir talimat
değil, Allah ile kul arasında bir konuşmadır. Kur’an insanla bir sohbet
hâlindedir. İnsan kendini bundan
nasıl mahrum bırakır. Dördüncü ise
yaşamaktır. Kur’an sadece okumak,
anlamak üzere değil, Kur’an bir hayat kitabıdır; yaşanmak üzere gelen
bir kitaptır. Kur’an’ı okumak, dinlemek, anlamak, yaşamak hatta ona
dokunmak bile bir ibadettir. Ancak bütün bunlardan maksat yaşamaktır.”
Başkan Görmez programın sonunda, genç hafızları tebrik ederek plaketlerini takdim etti.
Yabancı Dil ve Lehçelerde Dinî Yayınlar Çalıştayı Sapanca’da yapıldı
Yabancı Dil ve Lehçelerde Dinî
Yayınlar Çalıştayı, Sapanca Güral
Otel’de gerçekleştirildi. Programın
açılış konuşmasını yapan Dinî Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel
Salman, Diyanet İşleri Başkanlığının dinî yayınlar konusundaki tarihsel gelişimi ve kazandığı ivme
hakkında bilgi verdi. Yabancı dil ve
lehçelerde yayınlanmış ve yayınlanması planlanan eserlerde karşılaşılan problemleri masaya yatırmayı amaçladıklarını ifade eden
Salman, çalıştayla durum tespiti
yapmayı, sorunları ve çözüm önerilerini ortaya koyarak yayınlar konusunda ortak bir tavır, ortak bir
hedef ve ortak bir beraberliği oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
14
Dört ayrı çalıştay grubu ile iki gün
süren programın açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar, küreselleşme ile beraber çeviri faaliyetlerinin önemi hakkında
bilgi vererek, küreselleşme ile hiçbir şeyin eskisi gibi kalamayacağını ve iletişimimizi, işbirliğimizi, etkileşim parametrelerimizi yeniden
gözden geçirmemiz gerektiğini ve
toplantının bu amaçla düzenlendiğini söyledi. Küreselleşme ile bilgi
ve kültür mirasının yerkürede saniyeler içerisinde kitlelere ulaştığını
ifade eden Başkan Yardımcısı Özafşar, “Bugün doğusu ve batısı ile insanlığın büyük bir krize savrulduğu
ve insanlık tarihinde en büyük kı-
rılmanın yaşandığı; bazı düşünürlerin söylediği gibi en büyük sapmanın yaşandığı, modernitenin bütün
acımasız dayatmalarıyla insanların
karşı karşıya kaldığı, kültür ve medeniyetlerin birbirine karıştığı, sınırların ortadan kalktığı, adına küreselleşme denilen bir süreci hep
birlikte yaşıyoruz. Bugün artık hiçbir kültür, medeniyet, yenilik, kendi içine kapalı kalma lüksüne sahip
değildir. Dolayısıyla çok farklı bir
zaman sürecinde yaşıyoruz. Adına
küreselleşme denilen, küreselleşmenin zorladığı bir süreçte yaşıyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi kalamaz
ve olamaz. Hiçbir şey eskisi gibi
varlığını sürdüremez; her şey yeniden düşünülmek, yeniden şekillendirilmek ve yeniden anlamlandırılmak zorunda. Böyle olduğu için
biz de kendi bulunduğumuz zaviyeden kendimizi gözden geçirmek ve
insanlıkla iletişimimizi, işbirliğimizi, etkileşim parametrelerimizi tekrar gözden geçirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tarihsel gelişimi ve faaliyetleri hakkında
da bilgi veren Özafşar, “Diyanet İşleri Başkanlığı, artık ulusal sınırlar
umut ülke oluyorsa, Diyanet İşleri Başkanlığı da bir umut teşkilatı
olarak bütün bu saydığımız coğrafyalara heyecanla cevap vermektedir, beklenti oluşturmaktadır, talep
oluşturmaktadır.” dedi.
Çeviri politikası olmadan, ufuk olmadan bir yayın anlayışının etkisinin olmayacağını ifade eden Başkan Yardımcısı Özafşar, Diyanet İşleri Başkanlığının da bir çeviri politikasının olması gerektiğini söyledi. Başkanlığın hangi alanlarda çeviriye ve çevirmene ihtiyacının olduğu hakkında da bilgi veren Özafşar, yaygın halk kitlelerine İslam’ı
anlatacak kitap, broşür ve muhtelif türden ürünlere; İslam, inanç ve
ibadet esasına ilişkin doktrin nitelikli eserlere ihtiyaç olduğunu vur-
guladı. Diyanet İşleri Başkanlığının medya alanında da bir kurumsallaşmaya gittiğini ve medya dilinde de çevirmenlere ihtiyaç olduğunu ifade eden Özafşar, ilerleyen
Kasım 2014 • Sayı: 287
içerisinde hizmet veren bir kurum
değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin
en kadim kurumlarından bir tanesidir. 1960-70’li yıllardan sonra yurt
dışında hizmet ihtiyacı ortaya çıkmıştır. 1990’lı yıllarla birlikte Kafkaslar, Balkanlar, Kıta Avrupası;
2000’li yılları da yerkürenin tamamına hitap eden küresel bir teşkilat olmuştur. Diyanet, bugün 150’ye
yakın ülkede hizmet yürütmektedir. Sadece millet varlığımıza değil, aynı inancı paylaştığımız, yerinden yurdundan edilmiş dünyadaki Müslüman azınlıklara da hizmet
götürmektedir. Latin Amerika, Afrika, Avustralya, Japonya, Çin, Türkî
Cumhuriyetler’de ve dünyanın dört
bir tarafında hizmet üretmektedir. Türkiye her geçen gün nasıl bir
süreçte Diyanet TV’nin de çok dilli
bir yapıya kavuşabileceğini söyledi.
Dinî diplomasi alanında da Diyanet İşleri Başkanlığının çevirmenlere ihtiyacının olduğunu vurgulayarak bu çevirmenlerin Diyanet İşleri Başkanlığının hassasiyetlerini,
portatif normlarını bilerek çeviriler
yapması gerektiğini söyledi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizesiyle gerçekleştirilen programa,
16 ülkeden 50 katılımcı ile toplam
80 davetli katıldı.
Bartın’da Kur’an kursu öğreticilerine seminer verildi
Bartın İl Müftülüğü, 2014-2015 eğitim yılının başlaması dolayısıyla, Belediye Sosyal Tesislerinde, Kur’an
kursu öğreticilerine yönelik eğitim
semineri düzenledi. Diyanet İşleri Uzmanı Ömer Faruk Savuran tarafından verilen seminere, İl Müftüsü
Mahmut Gündüz, Müftü Yardımcısı
Rıdvan Karataş, Şube Müdürü Necmi Açıkgöz ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. İl Müftüsü Gündüz programın açılışında yaptığı konuşmada,
“Öğreticiler olarak vatandaşlarımızla en güzel şekilde ilgilenerek, onlara yaşantımız ve öğrettiklerimizle manevi rehber olmalıyız.” dedi.
Ömer Faruk Savuran da konuşmasında, “Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek,
anlamak, dinî ve sosyal hayatını
Kur’an ile yapılandırmak isteyen vatandaşlarımıza manevi rehberlik etmek, sahih bilgiyi yeni nesillere aktarmak onlara ahlaki açıdan örnek
olmak ve manevi rehberlik etmek
en önemli görevimizdir.” dedi. Din
eğitiminin önemine de vurgu yapan Savuran, yeni eğitim yılının ha-
yırlı olması temennisinde bulundu.
Bartın Merkez Şadırvan Camii’nde,
Cuma öncesi vaaz veren Savuran,
Kur’an kursları ve Kur’an eğitiminin
önemini anlattı.
Öte yandan İl Müftülüğü Aile ve
Dini Rehberlik Bürosu tarafından
hazırlanan, “Aile Okulu Projesi” açılış semineri, Çatmaca Müftülük Toplantı Salonunda yapıldı. İl Müftülüğü tarafından hazırlanan ve 7 kurumun paydaşlığı ile gerçekleştirilen
seminere, İl Müftüsü Mahmut Gündüz, Müftü Yardımcısı Rıdvan Karataş, Şube Müdürü Necmi Açıkgöz, Aile ve Dinî Rehberlik Bürosun-
da görevli vaizler, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik Araştırma Merkezi Rehberlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Ferdi Baştan, din görevlileri,
Kur’an kursu öğreticileri ve eşleri katıldı. Programın açılışında Vaiz Feryal Çolak, projenin tanıtımı ve genel
amacı hakkında katılımcılara detaylı
bilgi verdi. Aile içi problemlerin çoğalması ve dağılan ailelerin artmasını önlemek amacıyla proje geliştirdiklerini belirten İl Müftüsü Gündüz, “İslam’da Aile İçi Sorumluluklarımız” konulu sunumunda, bireyin aile içindeki sorumlulukları hakkında bilgi vererek, İslam’da aile ve
aile birliğinin önemini anlattı. MEB
Rehberlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Ferdi Baştan da “Çocuk Yetiştirme
Bilinçli Anne-Baba Rolleri” adlı sunumunda, çocuk yetiştirmede annebabaların nasıl hareket etmeleri gerektiğini anlattı. ‘Projesi kapsamında
kurumların işbirliğiyle alanında uzman kişiler tarafından, 7 hafta süresince konu ile ilgili seminerler verileceği bildirildi.
Erzincan’da Kur’an kursu öğreticilerine eğitim semineri
Erzincan Müftülüğüne bağlı Kur’an
kurslarında 2014-2015 eğitimöğretim döneminin başlaması do-
layısıyla, Kur’an kursları eğitim semineri düzenlendi. Diyanet İşleri
Uzmanı Ahmet Yılmaz’ın konuşma-
cı olarak katıldığı ve Müftülük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen
seminere, İl Müftüsü Yavuz Kara15
Kasım 2014 • Sayı: 287
bayır, Müftü Yardımcısı Dr. M. Reşat Şavlı, daire personeli, din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Ahmet Yılmaz seminerde
yaptığı konuşmada, Kur’an kurslarının dünü-bugünü ve yarını konusunda değerlendirmelerde bulundu. Değişen düzenlemeler karşısında Kur’an kurslarında yürütülmesi gereken yeni usuller konusunda bilgi veren Yılmaz, öğrencilerin
daha başarılı olmaları ve güzel sonuçlara ulaşabilmek için yeni usullerin uygulanması gerektiğini söyledi. İl Müftüsü Yavuz Karabayır da
insanlığın, Kur’an’a ve onun anlaşılmasına olan ihtiyacın daha da arttığını, her türlü bilgi çokluğuna, bil-
giye ulaşma imkânlarının bolluğuna rağmen bu konuda eksikliklerin
olduğunu söyledi. Kur’an eğitiminde samimiyete, özveriye, heyecana
ve irade sağlamlığına her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu
söyleyen Karabayır, din görevlilerinin bu konuda ellerinden gelenin
en iyisini yapma gayreti içinde olmaları gerektiğini belirtti.
Bu arada İl Müftülüğü ve Türkiye
Diyanet Vakfı Erzincan Şubesi işbirliğiyle, Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Alıcı’nın konuşmacı olarak katıldığı, “İslam’da Kurban Anlayışı” konulu bir konferans düzenlen-
di. Müftülük Konferans Salonu’nda
gerçekleştirilen konferansı, İl Müftüsü Yavuz Karabayır, Müftü Yardımcısı Dr. M. Reşat Şavlı, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri
ve vatandaşlar ilgiyle takip etti.
Iğdır’da Kur’an kursu öğreticilerine eğitim semineri
Iğdır Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında 2014-2015 eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla Müftülük Konferans Salonu’nda, Kur’an kursu öğreticilerine yönelik eğitim semineri düzenlendi. Diyanet İşleri Uzmanı Dr. Ali Parlak tarafından verilen seminere, İl Müftüsü Cüneyt Kulaz, İdari Mali İşler Şube Müdürü Alaaddin Yanardağ, Din Hizmetleri ve Din Eğitimi
Müdürü Salim Taşkın, müftülük personeli, imam-hatipler ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Seminerin açılışında bir konuşma yapan İl Müftüsü Cüneyt Kulaz, Kur’an öğretiminin önemini anlatarak tüm öğretici ve öğrencilere eğitim yılında başarılar diledi. Dr. Ali Parlak da seminerde yaptığı konuşmada, Diyanet İşleri Başkanlığının 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, Kur’an kurslarının ve Kur’an kursu öğreticilerinin daha
verimli hâle gelmeleri için Başkanlık tarafından hazırlanan uygulamalar hakkında bilgi verdi. Parlak, Iğdır Merkez
Camii’nde Cuma namazında vatandaşlara, “Kur’an Eğitimi ve Kur’an Sevgisi” konulu bir de vaaz verdi.
Diğer yandan ildeki camilerde ezanların daha güzel ve makamlarına göre okunmasını sağlamak amacıyla düzenlenen, ezanı güzel okuma hizmet içi eğitim kursu sona erdi. Kursta başarılı olan kursiyerlere Müftülük Konferans Salonunda düzenlenen törenle, İl Müftüsü Kulaz tarafından katılım belgeleri verildi.
Mersin’de eğitim-öğretim dönemi semineri
Mersin-Yenişehir Müftülüğü, 20142015 eğitim-öğretim yılının açılışı dolayısıyla, Kur’an kursu öğreticilerine yönelik Kur’an kursu uygulama esasları konulu bir seminer düzenledi. Muğdat Camii Konferans
Salonu’nda gerçekleştirilen seminere, ilde görev yapan Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Programda bir
konuşma yapan İl Müftü Yardımcısı Mahmut Atıcı, eğitim-öğretim yılının genel değerlendirmesini yaparak öğretici ve öğrencilere başarı16
lar diledi. Diyanet İşleri Başkanlığı
Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Tahir Tural da seminerde, Kur’an kursu öğreticilerinin hizmette verimliliklerini artırmak öğrencilere mane-
vi rehber ve ahlaki örnek olmak konusunda neler yapılması gerektiğini anlattı. Tural, Kur’an öğreticisinin
daha fazla fedakârlık yapması ve verilen diğer görevleri de gayretle yürütmesi gerektiğini söyledi. “Hoca,
talebenin rol modelidir. Talebe sizin
gibi davranır.” diyen Tural, “Sizden
emaneti Allah’a teslim edinceye kadar çağırılan her hizmete koşmanızı
istiyorum.” dedi. Seminer programa
katılan öğreticilere sunulan ikramlarla sona erdi.
Bursa-Osmangazi Müftülüğü,
eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla Müftülük Konferans Salonu’nda bir program düzenledi. Programın açılışında bir konuşma yapan İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, İl Müftülüğü tarafından geçekleştirilen hizmetler hakkında bilgi verdi. Başkan Yardımcısı
Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz da törende yaptığı konuşmada, Diyanet
İşleri Başkanlığının kuruluş amacı
ve ibadet yerlerinin tanzimi hakkındaki görevlerini anlatarak Başkanlığın, toplumun dinî hayatını yönlendirmedeki rolünün iyi bilinmesi ge-
rektiğini söyledi. Bursa İl Müftülüğünün Kur’an öğretimi ile ilgili yaptığı çalışmaları takdirle karşıladığını
belirten Başkan Yardımcısı Yılmaz,
Kur’an öğretim ve eğitiminin tarihî
sürecini anlatarak eğitimde son on
yılda daha pedagojik bir süreç başla-
tıldığını, hafızlık eğitimine daha çok
önem verilmesi, özellikle erkek hafız yetiştirmenin daha da önem arz
ettiğini ifade etti. Pedagojik temelli
bir Kur’an eğitimi için Kur’an öğreticilerine önemli görevler düştüğünü
ifade eden Yılmaz, bilgi temelli bir
Kur’an eğitiminin fonksiyonel olmadığını; özün, ruhun ve aşkın işin içine katılması, Kur’an öğreticilerinin
mütebessim, mütevazı, giyiminekuşamına önem veren, adaleti gözeten, hedefleri olan, zamanı yöneten sabırlı kişiler olmaları gerektiğini söyledi.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Osmangazi’de Kur’an kursları yeni eğitim sezonuna törenle başladı
Dinî Yüksek İhtisas ve Eğitim Merkezi Müdürleri çalıştayı
Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ankara Rıfat Börekçi Eğitim
Merkezi’nde Dinî Yüksek İhtisas ve
Eğitim Merkezi Müdürlerinin katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirildi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof.
Dr. Hasan Kâmil Yılmaz’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştaya, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof.
Dr. Ali Erbaş, Daire Başkanları Kadir
Dinç, Dr. Temel Kacır, Cafer Tayyar
Doymaz ve 21 müdür katıldı. Son 4
yılda gerçekleştirilen hizmet ve faaliyetlerin değerlendirildiği çalıştayda,
2014-2015 eğitim planları, program
ve uygulama yönüyle yapılan eğitimler müzakere edildi. Dinî Yüksek
İhtisas ve Eğitim Merkezi müdürleri ayrı oturumlarda bir araya gelerek
kendi eğitim merkezlerinde gerçekleştirdikleri faaliyetleri değerlendirdiler. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile
de bir araya gelen müdürler, hizmet
sırasında karşılaştıkları sıkıntılarını
dile getirdiler. Katılımcılara Diyanet
yayını kitapların hediye edilmesiyle
çalıştay sona erdi.
Kırıkhan Muhabbet Camii ibadete açıldı
Hatay-Kırıkhan İlçesinde hayırsever Vardı ailesi tarafından yaptırılan Muhabbet Camii, Vali M. Celalettin Lekesiz, İlçe Kaymakamı Halil Uyumaz, İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, İlçe Müftüsü Mekki Solmaz,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı bir törenle ibadete açıldı. Açılışta
bir konuşma yapan Vali M. Celalettin Lekesiz, camiyi yaptıran hayırsever Vardı ailesine ve katkılarda bulunan hayırseverlere teşekkür etti. İl
Müftüsü Hamdi Kavillioğlu da yaptığı konuşmada, “Allah’ın mescitle-
rini ancak Allah’a ve ahiret gününe
iman eden, namazı dosdoğru kılan,
zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.
İşte doğru yola ermişlerden olmaları
umulanlar bunlardır.” ayeti ve “Kim
Allah için bir ev inşa ederse (mescit yaparsa), Allah’ta cennet’te onun
için bir ev yapar.” hadisini hatırlatarak camilerin aynı zamanda birer
eğitim yuvası olduğunu söyledi. Kavillioğlu, asıl amacın camilerin cemaatle doldurulması gerektiğini, bunun için de din görevlilerine ve vatandaşlara büyük görevler düştüğünü belirterek camiyi yaptıran Vardı ailesine ve hayırseverlere teşekkür etti.
Orhangazi müftülük sitesinin temeli törenle atıldı
Bursa-Orhangazi Müftülüğü tarafından Hürriyet Mahallesinde yaptırılacak olan Orhangazi Müftülük Sitesinin temeli
törenle atıldı. Orhangazi Belediyesi tarafından tahsis edilen arsa üzerine inşa edilecek Müftülük sitesinin temel atma
17
Kasım 2014 • Sayı: 287
törenine, İlçe Belediye Başkanı Neşet Çağlayan, İlçe Müftüsü Nihat Aktaş, Başkanlık Müftüsü Yusuf Şahin, İznik İlçe Müftüsü Veli Vehbi Bardakçı, daire
amirleri, siyasi parti temsilcileri, din görevlileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende konuşan İlçe Müftüsü Nihat Aktaş, 4 katlı olarak inşa edilecek müftülük sitesinin bünyesinde hizmet birimleri, konferans salonu, kız ve erkek
Kur’an kursları ve lojmanların bulunacağını söyledi. İlçe Müftülüğü olarak gerçekleştirdikleri hizmetleri anlatan Müftü Aktaş, yapılacak projeler hakkında bilgi sundu. Başkanlık Müftüsü Yusuf Şahin’in yaptığı dua ile tören sona erdi.
Kumru Gökcebel Kur’an Kursu hizmete açıldı
Hayırsever vatandaşların katkılarıyla
onarımı tamamlanan Ordu-Kumru
İlçesi Ağcaalantürk Mahallesi Gökcebel Kur’an Kursu, düzenlenen törenle yeniden hizmete açıldı. Açılışa, Kaymakam Ahmet Özkan, Belediye Başkanı Günan Murat Hatipoğlu, İlçe Emniyet Amir V. İzzet Güldü,
İlçe Müftüsü Aykut İli, siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve
çok sayıda vatandaş katıldı. Programda bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Aykut İli, kısa sürede güzel bir
eserin meydana getirildiğini, birlik ve beraberlik içerisinde daha güzel eserlerin meydana getirilebileceğini söyledi. Kurslarda Kur’an-ı Kerim, temel dinî bilgiler derslerinin
verildiğini belirten Müftü İli konuşmasında, “Peygamberimizin sizin en
ri sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile din görevlileri ve vatandaşlar katıldı.
hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen
ve öğreteninizdir.” buyruğuna uyarak bizler de onu hem okuyup, hem
de anlamaya ve yaşamaya çalışacağız.” dedi. Yapılan ikramlar ve duanın ardından Kaymakam Ahmet Özkan, Müftü Aykut İli ve daire amirleri tarafından Kur’an kursu hizmete açıldı.
Öte yandan İlçe Müftülüğü ve Kaymakamlık ve Kızılay şubesince kan
bağışı kampanyası düzenlendi. Kampanyaya, İlçe Kaymakamı, Müftü,
Garnizon Komutanı, daire amirle-
Diğer yandan İlçe Müftülüğü, görevlerinde başarılı olan personelini ödüllendirdi. Başarılı hizmetleri
dolayısıyla, İlçe Kaymakamı Ahmet
Özkan, İlçe Müftüsü Aykut İli, müftülük personeli, din görevlileri ve
Kur’an kursu öğreticilerinden oluşan
20 personele, ‘Başarı Belgesi’ verdi. Ayrıca, Müftülük Konferans Salonunda düzenlenen toplantıya katılarak bir konuşma yapan Kaymakam Ahmet Özkan, din görevlilerinin toplum üzerindeki etkilerinden
bahsederek halkı bilinçlendirme ve
örnek olma konusunda, din görevlilerine büyük görevler düştüğünü
söyledi.
Akseki Fatih Camii ibadete açıldı
Antalya-Akseki İlçesi Taşlıca Mahallesi Fatih Camii törenle ibadete açıldı. Açılışa, İl Müftüsü Osman Artan, İlçe Kaymakamı Murat Beşikçi, Alanya Müftüsü Mustafa Topal,
Serik Müftüsü Dr. Abdulkadir Karakuş, İbradı Müftüsü Mehmet Arslan,
Demre Müftüsü Bahattin Ataklı, kurum amirleri, din görevlileri, Kur’an
kursu öğreticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta bir konuşma
yapan İl Müftüsü Osman Artan, camilerin müminleri toplayan ve bir-
leştiren mekânlar olduğunu belirterek caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Cami hakkında
bilgi veren İlçe Müftüsü İlyas Eser,
cami için 900 bin lira harcandığını,
375 metrekare alan üzerine inşa edilen caminin 600 kişi kapasiteli olduğunu ve bünyesinde, Kur’an kursu,
lojmanlar ve konferans salonu bulunduğunu söyledi. Akseki Kaymakamı Murat Beşikçi ve İl Müftüsü
Osman Artan’ın, caminin yapımına
katkılarından dolayı hayırsever Yakup Esen ve Abdullah Göksoy’a teşekkür plaketi takdiminin ardından
cami ibadete açıldı.
Sincan’da coşkulu icazet merasimi
Ankara-Sincan İlçe Müftülüğüne
bağlı Yenikent Bucuk Hafızlık Kur’an
Kursu’nda hıfzını tamamlayan öğrenciler için icazet merasimi düzenlendi. Merasime, 19 Mayıs Üniversitesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim
Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Okuyan,
18
İlçe Müftüsü Osman Şener, Ayaş
Müftüsü Şükür Küçük, Beypazarı İlçe
Müftüsü Mustafa Düzgüney, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve
çok sayıda vatandaş katıldı. Programın açılışında bir konuşma yapan
İlçe Müftüsü Osman Şener, hafızlı-
ğın önemini anlatarak hafızlara öğrendiklerini hayatlarında tatbik etmeleri tavsiyesinde bulundu. Prof.
Dr. Mehmet Okuyan da yaptığı konuşmada, hafızlığın büyük bir mertebe olduğunu söyledi. Hafızların
sunduğu Kur’an ziyafetinin ardın-
Diğer yandan İlçe Müftülüğü ile Sincan İşitme Engelliler İslami Eğitim
ve İlim Derneği tarafından, Asrı Saadet Camii ve Kur’an Kursu bünyesinde işitme engellilere yönelik
Kur’an kursu açıldı. Kursta işitme
engelli vatandaşlara Kur’an-ı Kerim
ve dinî bilgiler eğitimi veriliyor. İlçe
Müftüsü Osman Şener kursun açılı-
şında yaptığı konuşmada, ilçede ilk
defa böyle bir kursun açıldığını belirterek her insanın Allah’a engelsiz,
özgürce ibadet etme hakkı olduğunu söyledi.
Öte yandan İlçe Müftülüğü tarafından cami ve Kur’an kurslarında açı-
lan yaz Kur’an kurslarına devam
eden öğrenciler için mezuniyet merasimi düzenlendi. Öğrencilerin ve
ailelerinin yoğun ilgi gösterdiği merasimin açılışında konuşan İlçe Müftüsü Osman Şener, yaz Kur’an kurslarının önemini anlattı. Konuşmaların ardından kurslar arasında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren
öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Semah ekibinin sunduğu gösteriler
ve seslendirdiği ilahiler davetlilerden yoğun ilgi gördü.
Kasım 2014 • Sayı: 287
dan, Ayaş Müftüsü Şükür Küçük’ün
yaptığı hatim duası ve hafızlara belgelerinin verilmesi ile çeşitli hediyelerin takdimiyle program sona erdi.
Vakfıkebir Yalıköy Mahallesi Merkez Camii ibadete açıldı
Trabzon-Vakfıkebir İlçe Müftülüğüne bağlı Yalıköy Mahallesi Merkez
Camii yıkılarak yerine yenisi inşa
edildi. Yapımı tamamlanan cami,
Vali Abdil Celil Öz, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet
Balta, İl Müftüsü Keramettin Demir,
İlçe Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, İl
Emniyet Müdürü Murat Göksal, Espiye İlçe Kaymakamı Osman Bilgin,
İlçe Belediye Başkanı Muhammet
Balta, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal,
Beşikdüzü İlçe Müftüsü Ömer Tütüncü, daire amirleri, din görevlileri,
Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaşın katıldığı törenle ibadete açıldı. Törende bir konuşma
yapan İl Müftüsü Keramettin Demir,
camilerin insanları günlük hayatın
sıkıntılarından arındırdığını belirterek onun için müminlerin, camilere ve ibadethanelere büyük önem
verdiğini söyledi. Törenin sonunda
cami hizmetlerine katkılarından dolayı hayırsever vatandaşlara plaket
takdim edildi.
Diğer yandan Hafız Hasan Kaan
Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamlayan 20 öğrenci için icazet merasimi düzenlendi. Törene, Çevre
ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, İl Müftü Yardımcısı Ahmet Tokdemir, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal, Belediye Başka-
nı Muhammet Balta, din görevlileri,
Kur’an kursu öğreticileri ile çok sayıda davetli katıldı. Hayırsever vatandaşlar tarafından umre ile ödüllendirilen hafızlara, icazet belgeleri ve
çeşitli hediyelerin takdim edilmesiyle merasim sona erdi.
Meram Yaylapınar Kız Kur’an Kursunda taç giyme merasimi
Konya-Meram İlçe Müftülüğüne bağlı Yaylapınar Kız Kur’an
Kursu’nda hafızlıklarını tamamlayan 26 kız öğrenci için Mevlana Kültür Merkezi’nde taç giyme merasimi
düzenlendi. İl Müftüsü Prof. Dr. Ali
Akpınar, İlçe Müftüsü Sabri Kütükçü
ve Karatay İlçe Müftüsü Hasan Hüseyin Arslantürk’ün hazır bulunduğu merasim, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın açılışında bir
konuşma yapan Dernek Başkanı Sahip Eke, hafızlığını tamamlayan öğrencilerin umre ile ödüllendirilecek-
lerinin müjdesini verdi. İlçe Müftüsü Sabri Kütükçü ve İl Müftüsü Prof.
Dr. Ali Akpınar da programda yaptıkları konuşmalarda, Kur’an eğitimi
ve hafızlığın önemini anlatarak hafızları, öğretmenlerini ve velilerini
tebrik ettiler. Duygulu anların yaşandığı merasim, 26 öğrenciye hafızlık
belgelerinin takdimi, taçlarının giydirilmesi, çeşitli ikramların sunulması ve yapılan dua ile son buldu.
Çat’ta hafızlık merasimi
Erzurum-Çat İlçe Müftülüğü’ne bağlı Merkez Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimini tamamlayan 7 öğrenci için Çat Lisesi Kapalı Spor
Salonu’nda icazet merasimi düzenlendi. Merasime, İl Müftüsü Hasan
Çınar, İlçe Müftüsü Muhammed Sadık Kılıç, daire amirleri, din görev-
lileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılışında konuşan İl Müftüsü Hasan Çınar, Allah (c.c.)’ın en büyük mucizesinin Kur’an-ı Kerim olduğunu ve onun mesajlarının kıyamete kadar insanlığı aydınlatacağını söyledi. Kur’an-ı Kerim’in insanlı19
Kasım 2014 • Sayı: 287
ğa rehberlik etme ve yol göstermede en büyük kılavuz olduğunu belirten İl Müftüsü Çınar, hafız öğrencileri tebrik etti. İlçe Müftüsü Muhammed Sadık Kılıç da hafızlığın önemini anlatarak hafızların yetişmesinde
emeği geçen kurs öğreticilerine ve
ailelerine teşekkür etti.
Ayrıca, ilçe genelinde görev yapan
kadın ve erkek din görevlileri ile vatandaşlar için ayrı ayrı “Cenaze Yıkama ve Kefenleme Kursu” düzenlendi. Kursta dersler, teorik ve pratik olmak üzere 2 aşamalı olarak verildi.
Ölüm gerçeği, ölüme hazırlık, ölüm
anında yapılması gerekenler ve
ölüm sonrası yapılması gerekenlerin
anlatıldığı kursun ikinci bölümünde,
konu mankeni üzerinde cenaze yıkama ve kefenlemenin nasıl yapılacağı uygulamalı olarak anlatıldı.
Tavas’ta “İslam’da Nikâh ve Gençliğin Eğitimi” konulu konferans
Denizli-Tavas İlçe Müftülüğü ile Tavas Din Görevlileri Derneği tarafından, “İslam’da Nikâh ve Gençliğin
Eğitimi” konulu bir konferans düzenlendi. Prof. Dr. Cevat Akşit’in konuşmacı olarak katıldığı konferansa, İlçe Belediye Başkanı Turhan Veli
Akyol, İl Müftü Vekili Kazım Tekkoyun, İlçe Müftüsü Recep Balaban ve
çok sayıda vatandaş katıldı. Programın açılışında bir konuşma yapan
İlçe Müftüsü Balaban, ailenin önemini anlatarak bir toplumda aile
sağlam temeller üzerine oturursa, o
toplumun geleceğine güvenle bakabileceğini söyledi. Prof. Dr. Cevat
Akşit, İslam’a göre nikâhta dikkat
edilmesi gereken hususlar ile evlilikte eşlerin birbirlerine karşı davranış biçimleri konusunda aydınlatıcı
bilgi verdi. Akrabaların, eşlerin özel
hayatlarına müdahale etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Akşit, ailelerin meyvesi olan çocukların yetiştirilmesi hususunu, Peygamberimizin ve ashabının hayatından ör-
nekler vererek anlattı. Programın sonunda Prof. Dr. Cevat Akşit, davetlilerin sorularını cevaplandırdı.
Yapraklı’da hafızlık merasimi
Çankırı-Yapraklı İlçe Müftülüğüne
bağlı Yüklü Köyü Kur’an Kursunda
hafızlıklarını tamamlayan öğrenciler için merasim düzenlendi. Merasime, Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı
Dr. Hüseyin Kayapınar, Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, İl Müftüsü Arslan Türk, İlçe Müftüsü Menderes Karapunar, din görevlileri, Kur’an
kursu öğreticileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. İlçe Müftüsü Men-
deres Karapunar’ın, günün anlam ve
önemini belirten konuşmasının ar-
dından; İl Müftüsü Arslan Türk de
yaptığı konuşmada, Kur’an kurslarında verilen eğitim-öğretim hakkında bilgi vererek hafızları, öğreticilerini ve velilerini tebrik etti. Din İşleri
Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin
Kayapınar da yaptığı konuşmada,
Kur’an’ı okuma ve hafızlığın önemini anlattı. Hafızlara belgeleri ve hediyelerinin takdiminin ardından yapılan dua ile program son buldu.
Oltu’da yetimler buluştu
Erzurum-Oltu İlçe
Müftülüğü, sosyal
ve kültürel etkinlikler kapsamında,
“Yetimlerle Camide Buluşuyoruz”
konulu bir etkinlik düzenledi. Etkinliğe, İl Müftüsü Hasan Çınar, Oltu Kaymakamı
Abdullah Şen, Belediye Başkanı İbrahim Ziyrek, İl Müftü Yardımcısı
Celal Büyük, İlçe Müftüsü Vahittin
Kaim, ilçe müftüleri, müftülük personeli ile çok sayıda vatandaş ka20
tıldı. Programın açılışında birer konuşma yapan İlçe Müftüsü Vahittin
Kaim ve İl Müftüsü Hasan Çınar,
günün anlam ve önemini anlattılar.
Program kapsamında din gönüllüleri tarafından, yetim ve kimsesiz
çocukların ihtiyaçları belirlenerek
yardım kampanyası başlatıldı. Program, Kaymakam Abdullah Şen tarafından, yetim öğrencilere kırtasiye malzemesi, küçük çocuklara da
oyuncak hediye edilmesi ve yapılan ikramlarla sona erdi.
Kur’an kurslarında eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla, Antalya-Serik Orta Mahalle Kur’an Kursu’nda açılış töreni yapıldı. Törene, İlçe Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın, İlçe Müftüsü Dr. Abdulkadir
Karakuş, Mal Müdürü Yusuf Koç, Vergi Dairesi Müdürü Fahri Gün, İlçe Tarım Müdürü Mustafa Çömezoğlu, Yazı İşleri Müdürü Melehat Gez, Nüfus Müdürü Hatice Tümer, Orta Mahalle
Kur’an Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hasan Akbulut, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler katıldı. İlçe Müftüsü Dr. Abdulkadir Karakuş programda yaptığı
konuşmada, Kur’an kurslarında verilen eğitim-öğretim faaliyetleri ile ilgili bilgi verdi. İlçede, 39 Kur’an kursunda vatandaşlara Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler eğitimi verildiğini ifade eden Müftü Karakuş, eğitim yılının hayırlara vesile olması
temennisinde bulundu. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından, Kaymakam Erol Rüstemoğlu ve protokol üyeleri
tarafından öğrencilere ders kitapları dağıtılarak eğitime başlandı.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Serik’te Kur’an kursları eğitim-öğretime başladı
Çivril’de Kur’an kursları eğitime başladı
da dinleyicilere bilgi verdi.
Denizli-Çivril İlçe Müftülüğü,
Kur’an kurslarında eğitim ve öğretimin başlaması dolayısıyla, bir tören düzenledi. İlçe Müftüsü Himmet Metin yaptığı açılış konuşmasında, kurslara gösterilen ilgiden
duyduğu memnuniyeti dile getirerek öğrencilere, velilerine ve Kur’an
kursu öğreticilerine teşekkür etti.
İlçe Müftülüğü, din görevlilerine
yönelik bağımlılık yapan maddelerle mücadele konulu bir bilgilen-
dirme semineri düzenledi. Seminere katılan konuşmacılar, madde bağımlılığı ve önleme yolları hakkın-
Diğer yandan İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen geleneksel hatim okuma etkinliği devam ediyor. Çivril Merkez Saray Camii’nde
41’ncisi gerçekleştirilen programa,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve vatandaşlar yoğun ilgi
gösterdi. Cami imam-hatibi Ruhi
Karataş’ın yaptığı duanın ardından,
sunulan ikramlarla program sona
erdi.
Tarsus’ta hafızlar buluşması
Mersin-Tarsus İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Kur’an Kursunda hıfzını tamamlayan hafızlar, Adana-Pozantı Karboğazı mesire alanında düzenlenen programda bir araya geldiler.
“Hafızlar Buluşması” adıyla ikincisi gerçekleştirilen programın açılışında bir konuşma yapan Kur’an Kursu Yöneticisi Ahmet Sarman, geçmişten günümüze hafızlık ve hafızlık eğitiminin önemini anlattı. Hafızların ezberlerini unutmamaları için sürekli kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyleyen Sarman; hafızların, hafızalarında tuttukları kutsal emaneti ahirete kadar taşımaları tavsiyesinde bulundu. Programın sonunda çuval yarışı, halat çekme
ve kaşıkta yumurta taşıma oyunları düzenlendi. Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile
getiren hafızlar, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ettiler.
Ürgüp Müftülüğünden rehabilitasyon merkezlerine ziyaret
Nevşehir-Ürgüp İlçe Müftüsü A. Muhammed Çınar, din görevlileri ve
Kur’an Kursu öğreticilerinden oluşan bir ekip, ilçedeki özel rehabilitasyon merkezlerini ve kreşleri ziyaret ederek buralarda kalanlarla bir
süre sohbet ettiler. Rehabilitasyon
merkezlerinde kalanların büyük sevinç duyduğu ziyarette, Musalla Camii İmam-Hatibi Muhittin Macit’in
Kur’an tilaveti ve seslendirdiği ila-
hiler, burada tedavi görenlere duygulu anlar yaşattı. Dua Yeri Camii
İmam-Hatibi Ahmet Acar’ın yaptığı duanın ardından bir konuşma yapan İlçe Müftüsü A. Muhammed Çınar, rehabilitasyon merkezleri ve
kreşlerde kalanlara çeşitli hediyeler
takdim etti. Rehabilitasyon merkezi çalışanları ve misafir hastalar, ziyaretten duydukları memnuniyeti
dile getirerek Müftü A. Muhammed
Çınar’a ve müftülük personeline teşekkür ettiler.
21
Kasım 2014 • Sayı: 287
Adilcevaz’da namaz kılan çocuklara tablet bilgisayar
Bitlis-Adilcevaz İlçe Müftülüğüne
bağlı cami ve Kur’an kurslarında açılan yaz Kur’an kurslarının sona ermesi dolayısıyla, Merkez İsmail
Efendi Camii’nde mezuniyet programı düzenlendi. Programa, İlçe Kaymakamı Özer Özbek, Belediye Başkanı Necati Gürsoy, İlçe Müftüsü
Sait Dizen, İlçe Emniyet Müdürü Davut Küçüker, İlçe Jandarma Komutanı Mesut Başkurt, öğrenciler ve öğrenci velileri katıldı. Adilcevaz Belediye Başkanı Necati Gürsoy prog-
öğrenmeleri için camilere gönderilmesi gerektiğini söyledi. İlçe Müftüsü Sait Dizen de yaptığı konuşmada
öğrencileri yetiştiren din görevlisine ve öğrencilerine teşekkür etti. Kız
öğrencilerin sunduğu yardımlaşma
konulu tiyatro gösterisi ve seslendirilen ilahilerin ardından program
ramda yaptığı konuşmada, etkinliklerin önemine değinerek çocukların Kur’an-ı Kerim okumayı, namaz kılmayı ve temel dinî bilgiler
sona erdi. Programın sonunda, yaz
kurslarında başarılı olan ve camide cemaate katılan öğrenciler, tablet
bilgisayarlarla ödüllendirildiler.
İncesu’da yaz kursları şenliği
Kayseri-İncesu İlçe Müftülüğüne
bağlı Saraycık Mahallesi Kur’an Kursu ile Saraycık Camii’nde açılan yaz
Kur’an kurslarına devam eden öğrencilerin moral ve motivasyonunu yükseltmek amacıyla, yaz Kur’an
kursları şenliği düzenlendi. Etkinliğe, İlçe Kaymakamı Ercan Öter, İlçe
Müftüsü Salih Sezik, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ile çok
sayıda vatandaş katıldı. Öğrencilerin yaz Kur’an kursu döneminde ha-
zırladıkları el emeği, göz nuru eserleri ve eğitici materyalleri sergilediği serginin açılışını yapan İlçe Kaymakamı Ercan Öter, sergiyi gezerek
öğrencilere ve öğreticilere teşekkür
etti. Yaz kurslarının çok verimli geçtiğini söyleyen İlçe Müftüsü Salih
Sezik, geçen yıllara göre bu yıl yaz
Kur’an kurslarına ilginin daha yoğun olduğunu belirterek öğrencilerin büyük bir özveriyle kursa devam
ettiğini söyledi. Programda, öğren-
cilerin okuduğu Kur’an-ı Kerim, dua
ve ilahiler, davetlilere duygulu anlar yaşattı.
İpsala’da yaz kursları sezon programı
Edirne-İpsala Müftülüğü, Hacı Köyü Merkez Camii’nde açılan yaz Kur’an
kurslarının sona ermesi dolayısıyla düzenlenen programa, İlçe Müftü
Vekili Rahim Duran, çevre köylerin din görevlileri, öğrenci ve öğrenci
aileleri ile vatandaşlar katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, öğrencilerin okuduğu ilahiler, şiir ve piyes gösterileri davetliler
tarafından ilgiyle takip edildi. Törende bir konuşma yapan İlçe Müftü
Vekili Rahim Duran, kurslara olan ilgiden duyduğu memnuniyeti dile
getirerek katılımları dolayısıyla öğrencilere, destekleri nedeniyle ailelerine ve din görevlilerine teşekkür etti. Program, öğrencilerden Musa Baltacı’nın yaptığı duayla sona erdi.
Mamak’ta futbol turnuvası
Ankara-Mamak İlçe Müftülüğüne bağlı Akdere ve çevre camilerde açılan yaz
Kur’an kurslarına devam eden öğrenciler arasında futbol turnuvası düzenlendi.
Öğrencilerin kurslara ilgi ve sevgisini artırmak, camiler arası kaynaşmayı sağlamak amacıyla düzenlenen turnuva sonunda, Hızır İlyas Camii Kur’an Kursu birinci, Mutlu Camii Kur’an Kursu ikinci, Cebeli Nur Camii Kur’an Kursu da üçüncülük kupasını kazandı. Turnuvada, gol kralı ve en centilmen oyuncu seçilen
öğrencilere de çeşitli hediyeler verildi.
Cumayeri yaz kursu öğrencileri piknikte bir araya geldi
Düzce-Cumayeri Avlayan Köyü yaz Kur’an kursu kız ve erkek öğrencileri, Gölyaka İlçesi Kültür Parkta düzenlenen
piknikte bir araya geldiler. Öğrencilerin motivasyonunu artırmak, birlikte güzel vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen piknikte, öğrenciler hoş vakit geçirerek gönüllerince eğlendiler. Kurs öğreticileri yaptıkları konuş22
Gelibolu’da yaz kursları yoğun ilgi gördü
Çanakkale-Gelibolu İlçe Müftülüğünün düzenlediği yaz Kur’an kursları
düzenlenen bir programla sona erdi.
Atatürk Kız Teknik ve Meslek Lisesi
Konferans Salonunda gerçekleştirilen program, vatandaşlar tarafından
yoğun ilgi gördü. Programda bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Özler, 2014 yılı yaz Kur’an kurs-
larının başarılı bir eğitim sezonu geçirdiğini ve kursların sonuna gelindiğini belirterek tüm anne ve babalar ile kurslara devam eden öğrencilere göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür etti. Programda yaz
Kur’an kursu öğrencilerinden oluşan ilahi korosunun sunduğu ilahiler, izleyenlere duygulu anlar yaşattı. Daha sonra program, yaz Kur’an
kurslarına katılan öğrenciler arasında yapılan yarışmalarda başarılı olan ve dereceye giren öğrencilere
verilen hediyelerle sona erdi.
Diğer yandan Gelibolu İlçe Müftülüğü tarafından yaz Kur’an kursu öğrencilerine yönelik bir piknik düzenlendi. Gelibolu Müftüsü Dr. İbrahim
Kasım 2014 • Sayı: 287
malarda, öğrencilerin yoğun geçen derslerden sonra birbirleriyle tanışıp kaynaşmaları, yaz kurslarına ilgi ve devamlılıklarını artırmak amacıyla piknik düzenlediklerini söylediler. Kendi aralarında futbol oynayan ve çeşitli etkinlikler
düzenleyen öğrenciler, Gölyaka Kur’an Kursu öğrencileriyle bir de futbol maçı yaptılar.
Özler piknikte yaptığı konuşmada,
sosyal ve kültürel etkinliklerin öğrencilerin sosyalleşmesinde önemli
olduğunu söyledi.
Öte yandan İlçe Müftülüğü, yaz
Kur’an kursuna devam ederek
Kur’an-ı Kerim’i hatmeden öğrenciler için bir merasim düzenledi. Merasimde bir konuşma yapan İlçe
Müftüsü Dr. İbrahim Özler, Kur’an-ı
Kerim ve dinî bilgiler öğrenmek için
cami ve Kur’an kurslarına gelen öğrencilerin hatimlerini tamamlamalarından duyduğu memnuniyeti dile
getirerek öğrencilere, öğreticilerine
ve velilere teşekkür etti. Öğrencilere
hediyelerinin takdimi ve yapılan duanın ardından merasim sona erdi.
Boğazlıyan’da yaz kursları ödüllü bilgi yarışması
Yozgat-Boğazlıyan Müftülüğü, yaz
Kur’an kurslarına katılan öğrenciler arasında bilgi yarışması düzenledi. Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde
gerçekleşen yarışmaya, 37 Kur’an
kursu ve camilerde eğitim gören
yaz kursu öğrencileri katıldı. Yapılan değerlendirmeler sonunda, Ovakent Kasabası Yavuz Sultan Selim
Camii’nden Furkan Habil Şahin birinci olurken, Toki Camii’nden Mustafa Aksu ikinci, Ovakent Kasabası Lale Camii’nden Semanur Yüksel
de üçüncü oldu. Yarışmada birinci
olan Furkan Habil Şahin umre, ikinci olan Mustafa Aksu dizüstü bilgisayar, üçüncü olan Semanur Yüksel’e
de tablet bilgisayar hediye edildi.
Sarıoğlan’da Gaziler Günü programı düzenlendi
Kayseri-Sarıoğlan İlçe Müftülüğü
ve TDV Sarıoğlan Şubesi işbirliğiyle, Gaziler Günü dolayısıyla bir program düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa, İlçe Kaymakamı Hasan Doğan, Belediye Başkanı, daire amirleri, şehit aileleri, gaziler, müftülük personeli ve din görevlileri ile çok sayıda davetli katıldı.
İlçe Kaymakamı Hasan Doğan programda yaptığı konuşmada, birlik ve
beraberlik duygularının pekiştirilmesi amacıyla düzenlenen bu tür etkinliklerin önemini anlattı. İlçe Müftüsü Necmettin Saydan da yaptığı konuşmada, vatan için şehit olanlara
Allah (c.c.)’tan rahmet dileyerek gazilere saygı ve minnet borçlu olduk-
larını söyledi. Din görevlileri tarafından şehitler için okunan hatimlerin
duasının ardından, davetlilere çeşitli ikramlarda bulunulmasıyla program sona erdi
Diğer yandan İlçe Müftülüğüne bağlı cami ve Kur’an kurslarında açılan
yaz kurslarının sona ermesi dolayısıyla, Belediye Düğün Salonu’nda
bir program düzenlendi. İlçe Müftüsü Necmettin Saydan programda yaptığı konuşmada, “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.” hadis-i şerifini hatırlatarak
yaz kursundan sonra da öğrencilerin Kur’an okumayı terk etmemelerini istedi. Öğrencilerin seslendirdiği ilahiler, şiir dinletisi ve skeç gösterileriyle devam eden programın
sonunda, bilgi yarışmasında birinci olan Güzelyazı Yaz Kur’an Kursu
ve ikinci olan Çiftlik Ulu Camii öğrencilerine tablet bilgisayar, üçüncü
olan Mevlana Camii öğrencilerine
ise mp3 çalar verildi. Yarışmaya katılan tüm öğrenciler de voleybol ve
futbol topu ile ödüllendirildi.
23
Kasım 2014 • Sayı: 287
Çatak’ta yaz kursları dönem sonu etkinliği
Van-Çatak İlçe Müftülüğü, yaz
Kur’an kurslarının sona ermesi dolayısıyla, Atatürk İlköğretim Okulu
Konferans Salonunda bir mezuniyet
programı düzenledi. Programa, İlçe
Kaymakamı, İl Müftü Yardımcısı, İl
Kur’an Kursları Müdürü, İlçe Müftü
Vekili, Emniyet Amiri, Milli Eğitim
Müdürü ve diğer kurum müdürleri,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıl-
dı. Programda konuşan İl Müftü Yardımcısı Abdullah Sağır, yaz kurslarının önemine değinerek öğrencilere teşekkür etti. İlçe Müftü Vekili Sezai Görentaş da çocuklarını kurslara gönderen velilere ve onları özveriyle eğiten din görevlilerini tebrik
etti. Öğrencilerin programda okuduğu sûreler, hadisler, ilahiler, dualar
ve sergiledikleri tiyatro gösterileri ilgiyle takip edildi. Programın sonun-
da Kur’an kurslarında başarılı olarak
dereceye giren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.
Çubuk’ta yaz kursu öğrencileri ödüllendirildi
Ankara-Çubuk İlçe Müftülüğüne
bağlı Fatih Camii’nde açılan yaz
Kur’an kursu düzenlenen bir programla sona erdi. Programda bir konuşma yapan Çubuk İlçe Müftüsü
Bilal Kara, Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler öğrenen nesillerden, vatanına,
milletine, ailesine ve kendisine zarar
gelmeyeceğini belirterek çocukları
yetiştiren din görevlisi Murat Uçar’a
teşekkür etti. Çubuk Yıldırım Beyazıt Mahallesi Muhtarı Zeki Avan’ın,
öğrencilere saat, kalem ve kitap hediye ettiği program, yapılan dua ile
sona erdi.
Ayancık Ortaerkengünez Camii’nde bilgi yarışması
Sinop-Ayancık Müftülüğüne bağlı Ortaerkengünez Camii’nde açılan
yaz Kur’an kursuna katılan öğrenciler
arasında bilgi yarışması düzenlendi.
Vaiz Furkan Avcı, Fahri Öğretici Gülsüm Kaya ve Din Görevlisi Mustafa Şahin’in jüri üyeliğini yaptığı yarışmada, öğrencilere kursta öğrendikle-
ri bilgilerden 30’ar soru soruldu. Yarışma sonunda Enes Demiryapan birinci olurken, Alperen Örnek ikinci,
Şafak Çetinkaya da üçüncülüğü elde
etti. Yarışmada dereceye girenlere ve
tüm öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Yapılan dua ve ikramların ardından program sona erdi.
Yenimahalle’de Serhat Huzur Camii’nde mezuniyet töreni
Ankara-Yenimahalle İlçe Müftülüğüne bağlı Serhat Huzur Camii’nde düzenlenen yaz Kur’an kursu coşkulu
bir törenle sona erdi. Programa, Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali
Erbaş, İlçe Müftü Vekili Günay Özer,
Kur’an kursu öğreticileri, din görevlileri, öğrenci velileri ve cami cemaati katıldı. Programda bir konuşma
yapan İlçe Müftü Vekili Günay Özer,
yaz Kur’an kurslarının önemine vurgu yaparak öğrenci ve velilerin kurs-
lara gösterdikleri ilgiden duyduğu
memnuniyeti dile getirdi. Eğitim
Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr.
Ali Erbaş da bu yıl yaz kurslarına katılımın beklenenin üzerinde oldu-
ğunu, bundan büyük mutluluk duyduklarını belirterek hizmette kalite
verimliliğinin yükselmesi için teşkilat olarak çalışmalara devam ettiklerini söyledi. Programda, öğrenciler arasında düzenlenen “Dinî Bilgiler ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma
Yarışması”nda birinci olan öğrencilere tablet PC, ikincilere bisiklet, üçüncülere kol saati, dördüncülere çanta, beşincilere de mp3 çalar hediye edildi. Program, yapılan ikram ve
dualarla sona erdi.
Sivas ilçe müftüler toplantısı Doğanşar’da yapıldı
Din hizmetlerinin daha etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesi için Sivas İl Müftülüğü ile ilçe müftülükleri arasında yürütülen iş ve işlem24
lerde birlikteliği sağlamak, koordinasyonu güçlendirmek, din hizmetlerinde verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen ilçe müftüleri top-
lantısı, Doğanşar İlçe Müftülüğünde gerçekleşti. Sivas İl Müftüsü Recep Şükrü Balkan’ın başkanlığında
yapılan toplantıya, İl Müftü yardım-
Kasım 2014 • Sayı: 287
cısı ve ilçe müftüleri katıldı. Toplantıda, 2014 yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası Etkinlikleri, Kurban
Bayramı yapılan hizmetlerin değerlendirilmesi yapıldı. Sivas İl Müftüsü Balkan ve ilçe müftüleri, Doğanşar Müftülüğüne atanan Recep
Eren’i tebrik ederek kendisine başarılar dilediler. İlçe Kaymakamı Hakan Kafkas ve Belediye Başkanı Necdet Oktay Karaman’ın da katıldığı program, iyi dilek ve temennilerle sona erdi.
Koramanlar Köyü yaz kursu öğrencileri piknikte buluştular
Zonguldak-Çaycuma İlçe Müftülüğüne bağlı Koramanlar Köyü Şeyhler Mahallesi Camii’nde düzenlenen
yaz Kur’an kursu öğrencilerine yönelik gezi ve piknik düzenlendi. Din
Görevlisi Hüseyin Altuncu’nun refakatinde gerçekleştirilen program
kapsamında, Gökçebey Hayvanat
Bahçesi, Ensar Yatılı Kur’an Kursu ve
Çaycuma İmam-Hatip Lisesi ziyaret
edildi. Ardından Çaycuma Şehir Ormanında düzenlenen piknikte, güzel
bir gün geçirmenin sevincini yaşayan öğrencilere katılım belgeleri ile
çeşitli ödüller verildi. Din görevlisi
Altuncu, yaz kursuna katılan öğrencilerini tebrik ederek kursa gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür etti.
Kabataş’ta yaz kursu öğrencileri ödüllendirildi
Ordu-Kabataş İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez Camii’nde düzenlenen
yaz Kur’an kursunun sona ermesi dolayısıyla bir program düzenlendi. Programa, Kaymakam Vekili Osman Bilici, Belediye Başkanı Yakup
Yılmaz, İlçe Müftüsü Mahmut Çelikoğlu, daire amirleri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. İlçe Müftüsü Mahmut Çelikoğlu açılışta yaptığı konuşmada, yaz Kur’an kurslarının çok verimli geçtiğini ve bundan
büyük memnuniyet duyduklarını
söyledi. Müftü Çelikoğlu, yaz Kur’an
kurlarına devam eden öğrencilere,
Başkanlığımız Dini Yayınlar Genel
Müdürlüğü tarafından gönderilen
elif-be cüzleri ile Kur’an-ı Kerim ve
dinî bilgiler kitaplarının dağıtıldığını
söyledi. Programın sonunda, ilçe genelinde başarılı olan 160 yaz Kur’an
kursu öğrencisine birer kol saati hediye edildi. Yapılan duayla program
son buldu.
Yunak’ta yaz kursları mezuniyet programı
Konya-Yunak İlçe Müftülüğü tarafından açılan yaz Kur’an kurslarının
mezuniyet programı, YİBO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa, İlçe Belediye Başkanı, İlçe Müftüsü, İlçe Milli Eğitim Müdürü,
kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve velileri katıldı. Programın açılışında konuşan İlçe Müftüsü Ali Ünal, yaz Kur’an kurslarının önemi ve eğitim süreci hakkında bilgi vererek çocukların eğitiminde anne-babalara düşen
sorumlulukları anlattı. Ardından öğrenciler arasında Kur’an’ı güzel okuma, sûre ezberleme ve dinî bilgiler kategorilerinde yapılan yarışmalarda birinci olan Selçuk Yeni Camii öğrencisi Nisa Nur Aysal, Fatiha ve İhlas surelerini okuyarak anlamlarını verdi. Kur’an kursu öğrencileri tarafından seslendirilen ilahiler, şiirler, tiyatro ve Hacivat-Karagöz gösterileri davetlilere
unutulmaz anlar yaşattı. Yarışmada dereceye giren 5 öğrenciye tablet bilgisayar, beş öğrenciye çeyrek altın, diğer öğrencilere de Başkanlığımız yayını Kur’an-ı Kerim ve İslam İlmihâli hediye edildi.
Akhisar’da yaz kursları veda programı
Manisa-Akhisar İlçe Müftülüğüne
bağlı Çamönü Mahallesi Merkez
Camii’nde yaz Kur’an kursu mezuniyet programı düzenlendi. Progra-
ma, İlçe Müftüsü Ramazan Orhanlı,
din görevlisi Mehmetcan Gündüz,
öğrenciler ve velileri katıldı. Din
Görevlisi Mehmetcan Gündüz’ün
25
Kasım 2014 • Sayı: 287
yaz Kur’an kurslarının önemi hakkında yaptığı konuşmanın ardından, İlçe Müftüsü Ramazan Orhanlı tarafından öğrencilere katı-
lım belgeleri verildi. Programda,
yaz Kur’an kursu süresince namazlara en çok gelen öğrencilere çeşitli hediyeler verildi. Tören, kurs öğ-
rencileri tarafından yapılan dua ile
sona erdi. Ayrıca, kurs öğrencileri
için piknik ve futbol turnuvası düzenlendi.
İnebolu’da yaz kursları arası bilgi yarışması
Kastamonu-İnebolu İlçe Müftülüğü
tarafından açılan yaz Kur’an kursuna katılan öğrenciler arasında bilgi
yarışması düzenlendi. 7-9, 10-12 ve
13-15 yaş grupları arasında üç kategoride düzenlenen yarışma, İnebolu
Anadolu İmam-Hatip Lisesinde gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri, Müftülük Toplantı
Salonunda İlçe Kaymakamı Gökhan
Görgülüarslan, siyasi partilerin temsilcileri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, veliler ve öğrencilerin
katıldığı törende verildi. İlçe Müftüsü Naci Çakmakçı törende yaptığı
konuşmada, yaz Kur’an kursları ve
Kur’an öğrenmenin önemini anlattı
ve öğrencileri ve hocalarını başarılarından dolayı tebrik etti. Programın
sonunda yarışmada dereceye giren
öğrencilere, TDV İnebolu Şubesi ve
hayırseverler tarafından çeşitli hediyeler verildi.
Ayrıca, Karadeniz Mahallesi
Camii’nde açılan yaz Kur’an kursunun sona ermesi dolayısıyla mezuniyet programı düzenlendi. Kurs
öğrencilerinin hazırlayıp sunduğu
programda, öğrencilerin okuduğu
sûreler, seslendirdikleri ilahi ve şiirler davetlilere duygulu anlar yaşattı.
Programda bir konuşma yapan İlçe
Müftüsü Naci Çakmakçı, yaz Kur’an
kurslarının önemini anlatarak katılımlarından dolayı öğrencilere ve
velilere; gayretli çalışmalarından dolayı da din görevlilerine teşekkür
etti. Programın sonunda davetlilere
çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Belen’de yaz Kur’an kursları sona erdi
Hatay-Belen Müftülüğü tarafından
düzenlenen yaz Kur’an kursları gerçekleştirilen etkinliklerle sona erdi.
Merkez Gaziosmanpaşa Camii ve
Kur’an Kursu ile Tepebaşı Camii’nde
açılan yaz kurslarına katılan ve kursu başarıyla tamamlayan öğrencile-
re, din görevlileri tarafından çeşitli
hediyeler verildi. Kursların sona ermesi dolayısıyla öğrencilere yönelik piknik ve gezi programı düzenlendi. Kurslara katılımı teşvik etmek,
öğrencilerin moral ve motivasyonunu arttırmak amacıyla düzenlenen
etkinliklerde, çocuklar gönüllerince
eğlenme imkânı buldu.
Mahmudiye’de “Her Kursa Bir Bisiklet” kampanyası
Eskişehir-Mahmudiye İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen, “Her Kursa Bir Bisiklet” kampanyası çerçevesinde yaz Kur’an kurslarına katılan ve en az devamsızlığı olan her
kurstan bir öğrenciye bisiklet hediye edildi. Kampanya ile ilgili bilgi
veren İlçe Müftüsü H. Hüseyin Kılınçal, öğrencilerin yaz Kur’an kurslarına ilgilerini ve devamlılığını sağla-
yabilmek amacıyla ‘Her Kursa Bir Bisiklet’ kampanyası başlattıklarını ve
Muratpaşa’da yaz kursları futbol turnuvası
Antalya-Muratpaşa İlçe Müftülüğüne bağlı camilerde açılan yaz Kur’an
kursları arasında futbol turnuvası
düzenlendi. 8 takımın katıldığı turnuvada, Şehadet Camii öğrencileri tüm rakiplerini yenerek birinci
oldu. Dereceye giren takımlara çeşitli ödüllerin verildiği törende bir konuşma yapan İl Müftü Yardımcısı
İbrahim Keser, bu tür sportif etkin26
liklerin öğrencilerin birbirleriyle kaynaşmalarına vesile olduğunu ve camilere ilgilerinin artması açısından
önemli olduğunu belirterek turnuvaya katılan öğrencilere ve kursa emeği geçenlere teşekkür etti. Programın sonunda turnuvada görev alan
öğreticilere plaket verilirken, bütün
öğrencilere de çeşitli hediyeler takdim edildi.
meyvelerini de aldıklarını belirterek
öğrencilere ve kurs öğreticilerine teşekkür etti. Ayrıca, yaz kurslarına katılan öğrenciler arasında düzenlenen
bisiklet yarışında dereceye giren öğrencilere de çeşitli hediyeler verildi.
İlçedeki her camiye bir dizüstü bilgisayar ve projeksiyon cihazı kazandırılarak öğrencilere, dinî ve ahlaki
filmler izlettirildi.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Yeşilli’de yaz kursları mezuniyet töreni
Mardin-Yeşilli İlçe Müftülüğü tarafından açılan yaz Kur’an kursunu tamamlayan öğrenciler için mezuniyet
töreni düzenlendi. Törene İl Müftüsü Dursun Ali Coşkun, İlçe Müftüsü Selahaddin Yılmaz, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. İl Müftüsü
Coşkun törende yaptığı konuşmada,
Kur’an kursları ve hafızlığın önemini anlattı. İlçe Müftüsü Selahaddin
Yılmaz da kurs süresince öğrencilere
Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler dersleri verildiğini söyledi. Çeşitli etkinliklerin düzenlendiği programda, ço-
cuklar kursta öğrendiklerini davetliler huzurunda sergileme imkânı buldular. Değişik cami ve mahalle kurslarından seçilen öğrencilerin seslendirdikleri ilahi, kaside ve sundukları
gösteriler, katılanlara duygulu anlar
yaşattı. Öğrencilere katılım belgelerinin takdimi ve yapılan duanın ardından program sona erdi.
Diğer yandan Müftülük ve Tüm
Din Hizmetleri Derneğinin işbirliğiyle, 06-12 yaş grubu çocukları namaza alıştırmak ve camiye teşvik
etmek amacıyla Merkez Yeşilvadi
Camii’nde, “7 Yaşındayım Namaz Kılıyorum” etkinliği düzenlendi. Aileler ve çocukların yoğun ilgi gösterdiği programda, çocukların imamlık
ve müezzinlik yapmaları davetlilere
duygulu anlar yaşattı.
Mezitli’de Suriyeli öğrencilere Kur’an-ı Kerim ve Türkçe kursu
Mersin-Mezitli Müftülüğü, yaz
Kur’an kurslarına katılan Suriyeli
140 öğrenciye yönelik Kur’an-ı Kerim ve Türkçe eğitim kursu düzenledi. Kursun sona ermesi dolayısıyla merkez Ayşe Arslan Camii’nde bir
program düzenlendi. Programa, İlçe
Müftüsü Nusret Karabiber, Kur’an
kursu öğreticileri, din görevlileri, öğrenciler ve velileri katıldı. Progra-
mın açılışında konuşan İlçe Müftüsü
Nusret Karabiber, yaz kurslarında verilen Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler
eğitiminin önemini anlattı. Başarılı
öğrencilere, İlçe Müftüsü Nusret Karabiber tarafından belgeleri ile çeşitli hediyelerin takdim edildiği program, Suriyeli öğrencilerin hazırlayıp
sunduğu etkinliklerle sona erdi. Ayrıca, “Müezzinimi Yetiştiriyorum Pro-
jesi” kapsamında, yaz Kur’an kurslarına devam eden yaklaşık 1000 genç
müezzinlik yapmayı öğrendi.
Çamlıdere’de yaz Kur’an kursu öğrencileri ödüllendirildi
Ankara-Çamlıdere İlçe Müftülüğüne bağlı Şeyh Ali Semerkandi Külli-
ye Camii yaz Kur’an kursunda başarılı olan öğrenciler, düzenlenen bir
törenle ödüllendirildiler. Merasime
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
Çamlıdere Kaymakam Vekili Halid
Yıldız, Belediye Başkanı Hazım Caner Can, Müftü Hüseyin Dinler, din
görevlileri, öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programın sonunda, yaz Kur’an kursunda başarılı
olan öğrencilere, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kaymakam Vekili
Halid Yıldız, Belediye Başkanı Hazım
Caner Can, Müftü Hüseyin Dinler tarafından, 18 adet tablet bilgisayar ile
çeşitli hediyeler verildi.
İlçe Müftülüğüne bağlı yaz Kur’an
kurslarında başarılı olan diğer öğrencilere de Diyanet İşleri Başkanlığı yayını kitaplar hediye edildi.
Süleymanpaşa yaz kursu öğrencileri ödüllendirildi
Tekirdağ-Süleymanpaşa Müftülüğü
ve Sivil Toplum Kuruluşlarının katkılarıyla, Tekirdağ Belediyesi Sahil
Anfi Tiyatroda, yaz Kur’an kursları
mezuniyet ve ödül töreni düzenlendi. Din görevlileri, öğrenci velileri,
öğrenciler ve çok sayıda vatandaşın
ilgiyle takip ettiği program, Kur’an-ı
Kerim tilavetiyle başladı. Büyük beğeni toplayan, “Kardeşlik ve Salavat”
konulu sinevizyon gösterimi ile de-
vam eden programda, öğrencilerin
sunduğu tiyatro gösterileri, skeçler,
seslendirdikleri ilahi ve kasideler,
davetlilere duygulu anlar yaşattı.
Program sonunda düzenlenen yarışmaya katılan 1200 yaz kursu öğrencisine, lunapark giriş bileti ile çeşitli kırtasiye malzemesi hediye edildi.
Ayrıca, dereceye giren öğrencilere
de 6 adet dizüstü bilgisayar, 6 adet
tablet bilgisayar, 6 adet cep telefo-
nu, 6 adet dijital fotoğraf makinesi, 2 öğrenciye bir yıllık burs imkânı,
2 adet bisiklet ve 1 adet lazer yazıcı
hediye edildi.
27
Kasım 2014 • Sayı: 287
Eskipazar’da yaz Kur’an kursları arası spor etkinlikleri
Karabük-Eskipazar Müftülüğü, yaz
Kur’an kursları etkinlikleri kapsamında, camiler arası futbol, voleybol, masa tenisi ve satranç turnuvası
düzenledi. Futbol turnuvasında Hanköy Köyü Camii öğrencileri birinci
olurken, voleybol turnuvasında Kurbantepe Kur’an Kursu, masa tenisi
turnuvasında ise Babalar Köyü Yaylar Mahallesi Camii’nden Yasin Can
Aytepe, santranç turnuvasında ise
Pazarüstü Mahallesi Camii Kur’an
Kursu’ndan Ferhat Emin Kaplan birinci oldu. Diğer yandan Eskipazar
Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında eğitim-öğretim döneminin başlaması münasebetiyle Halk Eğitim
Merkezinde bir açılış programı dü-
zenlendi. İlçe Müftüsü M. Rauf Arcaklıoğlu açılışta yaptığı konuşmada, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulunarak öğrenci ve öğretmenlerine başarılar diledi.
Ayrıca, Eskipazar Müftülüğü, 4-6
yaş grubu çocuklar için Kur’an kursu açtı. Açılışta bir konuşma yapan
İlçe Müftüsü Arcaklıoğlu, ilçede ilk
olan kursta minik öğrencilere dinî
ve ahlaki değerler eğitimi verileceğini, sosyal ve kültürel etkinliklerle de
çocuklara kursları sevdirmek istediklerini söyledi. İlçe Müftülüğüne bağlı Merkez, Yamanlar ve Mermer’de
açılan 3 kursta, toplam 60 minik öğrencinin eğitim göreceği bildirildi.
Ayrıca, 2014-2015 eğitim-öğretim döneminin başlaması dolayısıyla Müftülük Sitesi Toplantı Salonunda,
Kur’an kursu öğreticileri ile istişare ve tanışma toplantısı düzenlendi.
Toplantıda yeni eğitim yılında uygulanacak programlar ve projeler değerlendirildi.
Yeşilyurt’ta yaz kursu öğrencilerine bisiklet hediye edildi
Malatya-Yeşilyurt İlçe Müftülüğüne bağlı Gedik Camii’nde açılan yaz
Kur’an kursunun sona ermesi dolayısıyla mezuniyet töreni düzenlendi.
Kursa katılarak başarılı olan 9 öğrenci bisikletle ödüllendirilirken, diğer
çocuklara da çeşitli hediyeler verildi.
Kurs hakkında bilgi veren Gedik Camii İmam-Hatibi Birkan Yazıcı, kurslara ilgiyi artırmak, cami ve cemaate katılmalarını sağlamak amacıyla,
esnaf ve hayırseverlerin katkılarıyla
kursa devam eden tüm öğrencileri
ödüllendirdiklerini söyledi.
Doçent Oldu
Doç. Dr. Mustafa Baş
1959 yılında Giresun-Tirebolu ilçesinde doğdu. İlkokul’u Tirebolu’da, İmam-Hatip Lisesini Giresun’da tamamladı. 1977-78 eğitim yılında Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsünde eğitime başladı. 1983’te A.Ü. İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1994 yılında “İslam’ın Doğuş Döneminde Hicaz Bölgesinde Yahudilik ve Hıristiyanlık” isimli çalışmayla yüksek lisansını, 2003 yılında da “Kuruluşundan Günümüze Türk Ortodoks Patrikhanesi” isimli çalışmayla doktorasını tamamladı. 1987-89 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığınca
bilgi ve görgüsünü artırmak üzere Mısır’da görevlendirildi. Burada değişik hocalardan, İslam Hukuku, Hadis, Tefsir ve diğer dinî ilimlerde dersler aldı.
1982 yılında imam-hatip olarak göreve başlayan Baş, 1984 yılında Altındağ Müftülüğüne Murakıp olarak tayin oldu.
1987’de DİB Kadro Şubesi Müdürlüğüne memur olarak atandı. Mısır dönüşünde Altındağ Müftülüğüne Murakıp
olarak atandı. 1995 yılında açılan müfettişlik sınavını kazanarak Müfettiş Yardımcısı, 1998 yılında müfettiş oldu.
2003 yılında da başmüfettişliğe atandı.
53. Dönem Milli Güvenlik Akademisine devam ederek mezun oldu. 2003-2004 eğitim yılı ikinci dönem 19 Mayıs
İlahiyat Fakültesinde, Diyanet İşleri Başkanlığınca misafir öğretim görevlisi olarak Dinî Hitabet Derslerini vermek
üzere görevlendirildi. 2005-2009 yılları arasında Sidney Din Hizmetleri Ataşesi olarak görev yaptı. 15.09.2014 tarihinde girdiği doçentlik sınavında başarılı olarak Dinler Tarihi Bilim Doçenti oldu.
Çeşitli bilimsel dergilerde yayınlanmış makale, ulusal ve uluslararası sempozyumlarda bildirileri bulunan Baş’ın yayınlanmış eserleri şunlardır: Kuruluşundan Günümüze Türk Ortodoks Patrikhanesi, İslam’ın Doğuş Döneminde Yahudilik ve Hıristiyanlık, Orhun Abideleri Işığında Göktürklerin Dini, İslam Tarihi ve Tarihçileri (tercüme), İslam Hukuk Felsefesi (tercüme, heyet), Gönül Sohbetleri (gazete yazıları), Hz. Peygamberden Davranış Örnekleri, İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta Hz. Zekeriyya.
28
Ahmet Bayındır
1973 yılında Muş’ta doğdu. 1992 yılında Sivas İmam-Hatip Lisesinden, 1998 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Bir süre TDV kanalıyla Bulgaristan’ın Rusçuk Şehrinde öğretmen ve müdür yardımcısı olarak görev yaptı.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Doktor oldular
2006 yılında Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisansını tamamlayarak
mezun oldu. Aynı üniversiteye bağlı Sosyal Bilimler Enstitüsünde Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalında, “Ockhamli William’ın Din Felsefesi” tezini hazırlayarak 2014 yılında doktor oldu.
Kayseri-Develi İlçesi M. Asım Köksal Camii’nde İmam-Hatip olarak görev yapan Bayındır, evli ve üç çocuk babası
olup, İngilizce, Arapça ve Bulgarca bilmektedir.
Mehmet Sami Yıldız
1966 yılında Kayseri’nin Kirazlı Köyü’nde doğdu. Kayseri Taşçı Oğlu Kur’an Kursunda hafızlığını tamamladıktan sonra, Yahyalı İmam-Hatip Lisesinden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünden 1996 yılında mezun oldu. Fakültede öğrenci iken
imam-hatip olarak göreve başladı.
2003 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl Pendik Haseki Eğitim Merkezini kazandı. Burada öğrenciyken Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Dalında, “Mekkî Sûreler’de İktisadi Alana İlişkin Kelimeler” isimli tezi
ile yüksek lisansını tamamladı. Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesinde vaizlik yaptı. 2010 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesine
müftü olarak atandı. Hâlen bu görevi sürdürmekte olan Yıldız, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Temel İslam Bilimleri Bölümü Tefsir Dalında, “Medenî Sûreler’de İktisada İlişkin Kelimeler ve İlgili Ayetlerin Yorumları” isimli tezi ile doktorasını tamamladı.
Yıldız, evli ve 3 çocuk babasıdır.
Mustafa Yalçınkaya
1962 yılında Kayseri Develi İlçesi Sarıca Köyünde dünyaya geldi. 1982 yılında Develi İmamHatip Lisesinden mezun olan Yalçınkaya, 1987 yılında Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesini
bitirdi.
1993 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde, “İbn-i Hümam’ın Müsâyere Adlı
Eserindeki İman ve İslam İle İlgili Konuların İmam Gazali İle Karşılaştırılması” başlıklı teziyle
Kelâm Anabilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladı. 18.07.2014 tarihinde Erciyes Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Kelâm Anabilim Dalında, “Mâtürîdî de İman-Amel İlişkisi” başlıklı
teziyle doktor oldu. Memuriyete 1982 yılında Ankara Bala İlçesi Keklicek Köyünde imam-hatip olarak başlayan Yalçınkaya, Kayseri-Bünyan’da İlçe Vaizliği, Fransa’da 6 yıl din görevlisi olarak çalıştı.
2002 yılında Kayseri İl Müftülüğü Vaizliğine atandı ve on yıl bu görevde bulunduktan sonra, 2012 yılında Kayseri İl Müftülüğüne Eğitim Uzmanı olarak atandı. Hâlen bu görevini yürüten Yalçınkaya, evli ve üç çocuk babası olup,
Arapça ve Fransızca bilmektedir.
Raşit Çavuşoğlu
1976 yılında İzmir-Menemen İlçesinde doğdu. İlkokuldan sonra, 1989 yılında İzmir Kestanepazarı Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı. 1996 yılında İzmir İmam-Hatip Lisesini, 2001 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi.
2001 yılında İmam-Hatip olarak göreve başladı. İzmir-Karşıyaka İlçe Müftülük Murakıplığı ve İzmir İl Müftülük Murakıplığı görevlerinden sonra 20.01.2014 tarihinde İzmir İl Müftülüğü Hac
ve Umre Hizmetleri Şube Müdürlüğü görevine atandı. 2007 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Şâh Velî Ayıntâbî’ninRisâletü’l-Bedriyyesi (Metin-Muhtevâ-Tahlîl)” adlı teziyle yüksek
lisansını, 2014 yılında “Ferah-nâmeler ve Kemâloğlu’nun Ferah-nâmesi (İnceleme-Metin)” adlı teziyle de doktorasını tamamladı.
İngilizce ve Arapça bilen Çavuşoğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.
29
Kasım 2014 • Sayı: 287
Atamalar
Prof. Dr. Nevzat Yaşar Aşıkoğlu
1962 yılında Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamladı. 1984 yılında
Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu ve 1986’da A.Ü. İlâhiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı’na araştırma görevlisi olarak atandı.
1987-1989 yılları arasında Almanya’da bulunan Aşıkoğlu, Goethe Enstitüsü’nde dil
öğrenimini tamamladıktan sonra Bamberg Üniversitesi’nde Din Pedagojisi, Teoloji,
Oriyantalistik ve Germanistik alanlarındaki ders ve seminerlere, ayrıca Kuzey RenVestfalya’da (KRV) geliştirilen İslam din dersleri müfredat programı ile ilgili öğretmen
yetiştirme çalışmalarına katıldı. Almanya’da bulunduğu süre içinde yaptığı alan araştırmasına dayalı olarak hazırladığı, “Almanya’daki Türk Çocuklarının Temel Eğitiminde Din Eğitiminin Yeri ve Bavyera ile Baden-Württemberg Eyaletlerinde Mukayeseli Bir Alan Araştırması” konulu teziyle 1992 yılında doktor unvanını aldı. 1994 yılında din eğitimi dalında doçent,
2000 yılında ise aynı alanda profesör oldu. 1995 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim dalına naklen atandı.
İlk ve orta öğretimde okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ile imam-hatip lisesi öğretim programlarını
hazırlayan komisyonda görev aldı. Milli Eğitim Bakanlığınca öğretmenlere yönelik düzenlenen hizmetiçi eğitim
seminerlerinde, din eğitimi ve öğretim metodolojisi konularında dersler verdi.
YÖK ve MEB’nın bilgisi dahilinde, Osnabrück projesi adıyla bilinen ve akademik işbirliği ile Almanya için din dersi öğretmeni yetiştirmeyi öngören proje çalışmalarına katıldı. Din eğitimi, kültürlerarası eğitim, dinler arası ilişkiler konularında Türkçe ve Almanca yayınlar yaptı. 24.09.2014 tarihinde Almanya-Berlin Din Hizmetleri Müşavirliğine atanan Aşıkoğlu, evli ve üç çocuk babası olup, Almanca ve Arapça biliyor
Prof. Dr. Nebi Gümüş
Gümüş, 1969 yılında Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Yanıklı Köyü’nde doğdu. İlkokulu
köyünde, İmam-Hatip Lisesini 1985’te Kars’ta tamamladı. 1990’da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde
yüksek lisansını 1993, doktorasını ise 2000 yılında tamamladı. 1990 yılında Kâğıthane
İmam-Hatip Lisesi’nde öğretmen olarak göreve başladı. 1994’de Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Araştırma Görevlisi kadrosuna atandı. 2001
yılında yardımcı doçent kadrosuna atanarak öğretim üyesi oldu. 2004-2007 yılları arasında İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü. 08.01.2008’de doçent,
08.02.2013 tarihinde profesör oldu. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Karadeniz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevlerini yürütmekte iken, 05.09.2014 tarihinde Tiflis Din Hizmetleri Müşavirliği’ne atanan Gümüş, evli ve üç çocuk babasıdır.
Prof. Dr. Nebi Gümüş’ün yayınlanan eserleri ise şunlardır: İlk Dönem İslam-Gürcü İlişkileri, Gürcistan’da Müslümanlar ve Sorunları, Rize-İyidere İlçesi Tarihi Mezar Kitabeleri (Recep Koyuncu ve A. İshak Güvelioğlu ile ortak)
Ahmet Aktürkoğlu
1970’de Kocaeli Gölcük’te doğdu. İstanbul Fatih-Draman Tercüman Yunus Erkek Kur’an Kursunda hafızlığını tamamladıktan sonra, 6 yıl süreyle İsmailağa Kur’an Kursunda tanınmış hocalardan Klasik Usul Arapça ve dinî ilimler tahsil etti. İmam-hatip lisesini dışarıdan bitirdi.
1990 yılında Mısır El-Ezher Üniversitesi Usulüddin Fakültesine kaydoldu ve beş yılda mezun
oldu.1996’da imam-hatip olarak göreve başladı ve 1997 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat
Fakültesinde lisansını tamamladı. 2000 yılına kadar Ankara Mamak Çarşı Camii’nde müezzinkayyımlık yaptı. 2003 yılında Trabzon-Akçaabat-Darıca Eğitim Merkezi 1. dönem kursiyerliğini tamamladı ve 2005
yılına kadar Yozgat-Akdağmadeni’nde vaiz, 2008 yılına kadar da Elazığ-Karakoçan İlçe Müftüsü olarak görev yaptı. 2008 yılında Düzce-Cumayeri İlçe Müftülüğüne atanan Aktürkoğlu bu görevini yürütürken, 15.09.2014 tarihinde Somali Din Hizmetleri Müşavirliğine atandı. Aktürkoğlu, evli ve iki çocuk babası olup, iyi derecede Arapça bilmektedir.
30
1970 yılında Trabzon-Çaykara ilçesi Uzungöl beldesinde dünyaya geldi. Tekirdağ İmam-Hatip Lisesini bitirdikten sonra, İstanbul-Bayrampaşa Yeşil Camii Kur’an Kursunda hafızlığını ikmal etti.
1995 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Kars’ta 1 yıl Din Kültürü
ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak çalıştıktan sonra, İstanbul’a tayin edildi ve çeşitli okullarda 3
yıl öğretmen olarak görev yaptı.
Kasım 2014 • Sayı: 287
Ahmet Dilek
1999 yılında İlçe Müftülüğü sınavını kazanarak Bingöl Karlıova İlçe Müftülüğüne atandı. Yaklaşık 1 yıl süreyle vekâleten Bingöl İl Müftülüğü görevini yürüttü. 2002 yılında Kastamonu Devrekâni İlçe Müftülüğüne atandı. Buradaki görevine devam ederken Kasım-2005 itibariyle Almanya Hannover Din Hizmetleri Ataşeliği emrinde yaklaşık 1,5 yıl Bad Essen’de, 2,5 yıl da Hannover Merkez Camii’nde din görevlisi olarak çalıştı.
04 Aralık 2009 tarihinde atandığı Yeniçağa İlçe Müftülüğü görevini sürdürürken, 17 Mart 2011 tarihinde Dış İlişkiler
Genel Müdürlüğü Yurtdışı Eğitim ve Rehberlik Daire Başkanlığına vekâleten atandı. 23.09.2014 tarihinde Köln Din
Hizmetleri Ataşeliğine atanan Dilek, evli ve 4 çocuk babası olup Arapça, Almanca ve İngilizce bilmektedir.
Yusuf Ay
1977 yılında Antalya’nın Kemer İlçesinde dünyaya geldi. İmam-hatip lisesini Antalya’da tamamladı. 2001 yılında 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2001 yılında
Kırşehir-Kaman İlçesine bağlı Kızıközü Köyünde İmam-Hatip olarak göreve başladı. 2002 yılında Müezzin-Kayyım olarak Kaman İlçesinde görev yaptı. 2006 yılında Kayseri Eğitim Merkezi İhtisas Kursunu bitirdi. 2006-2009 yılları arasında Melikgazi İlçe Müftülüğünde vaiz olarak görev
yaptı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Anabilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladı. 2009 yılında Antalya İl Vaizliğine atandı. 2010-2013 yılları arasında Berlin Din Hizmetleri Ataşeliğine bağlı Berlin Merkez Camii’nde din görevlisi olarak görev yaptı. 03.01.2013 tarihinde Sivas-Divriği İlçe
Müftülüğüne atandı. Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslami Bilimler Hadis Ana Bilim Dalında doktora çalışmasına devam etmekte olan Ay, 21.09.2014 tarihinde Almanya-Berlin Büyükelçiliği Hannover Din
Hizmetleri Ataşeliğine atandı. Evli ve üç çocuk babası olan Ay, Almanca ve Arapça bilmektedir.
Mehmet Tekin
1972 yılında Erzurum-İspir İlçesi Yeşilyurt Köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra, 1985 yılında Rize-Kalkandere ilçesinde hafızlığını bitirdi. Lise tahsiline İspir İmam-Hatip Lisesinde başladı ve Ankara Merkez İmam-Hatip Lisesinde 1993 yılında tamamladı. 1998 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Tefsir Bölümünde, “Kur’an’da Liderlik ve Liderlerin Toplumlar
Üzerindeki Etkisi” adlı tezle yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl İstanbul Haseki Eğitim Merkezi İhtisas bölümünü bitirdi. 2014 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde,
‘‘Kur’an’da Toplumların Liderlere Tepkileri’’ adlı tezle doktora çalışmasını tamamladı. 1997 yılında Ankara-Güdül ilçesinde imam-hatip olarak göreve başladı ve İstanbul-Sarıyer’de 2003 yılına kadar devam etti. 2003 yılında BalıkesirGönen İlçesine Eğitim Merkezi Öğretmeni olarak atandı. 2005 yılında aynı görevle Tekirdağ Eğitim Merkezine tayin oldu. 2009-2011 yıllarında Berlin DİTİB Eyalet Birliği Başkan Yardımcılığı, yönetim kurulu ve İstişare Kurulu üyeliği yaptı. 2008-2011 yıllarında Berlin Merkez Camii, 2011-2013 tarihleri arasında ise Berlin Türk Şehitlik Camii’nde
din görevlisi olarak çalıştı. Tekirdağ Diyanet Eğitim Merkezinde Eğitim Görevlisi olarak görevine devam etmekteyken, 01 Ekim 2014 tarihinde Almanya Karlsruhe Din Hizmetleri Ataşesi olarak atandı. Evli ve iki çocuk babası olan
Tekin, Arapça, İngilizce ve Almanca biliyor.
Mustafa Acar
1971 yılında Sivas’ta doğdu. 1989 yılında Sivas İmam-Hatip lisesinden mezun oldu. 1992 yılında Suudi Arabistan-Riyad İmam Muhammed Bin Suud İslam Üniversitesi Arap Dili Enstitüsünden, 1996 yılında aynı üniversitenin İslam Hukuku Fakültesinden mezun oldu. 1998 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde lisans eğitimini tamamladı. Sivas-Hafik İlçesi Oymadere Köyü Camii’nde imam-hatip ve Ankara-Çankaya Öveçler Kandil Camii’nde müezzin-kayyım
olarak görev yaptı. 2000-2002 yılları arasında Konya-Selçuk Eğitim Merkezinde ihtisas eğitimini tamamladıktan sonra, İzmir-Tire İlçe Vaizliğine atandı. 2005 yılında Ardahan-Çıldır İlçe Müftülüğüne tayin olan Acar, 2006 yılında Ardahan İl Müftülüğüne tedviren görevlendirildi. 2008-2010 yılları arasında Denizli-Güney İlçe Müftülüğü, 2010-2013 yılları arasında ise Mekke Din Hizmetleri Ataşeliği nezdinde 3 yıl görev yaptı. Isparta-Senirkent İlçe Müftüsü iken, 28.09.2014 tarihinde Etiopya-Addisababa Din Hizmetleri Müşavirliğine
atanan Acar, evli ve üç çocuk babası olup iyi derecede Arapça bilmektedir.
31
Kasım 2014 • Sayı: 287
Mustafa Şanver
1975 yılında Erzurum’da doğdu. İlkokulu İstanbul’da, ortaokulu Sinop’ta, liseyi de Balıkesir’de
okudu. 2000 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu.
1997 yılında Sivas’ta imam-hatip olarak memuriyet hayatına başlayan Şanver, 2001 yılında Konya Selçuk Yüksek İhtisas Merkezini kazanarak 2004 yılında mezun oldu.
2004-2006 yılları arasında Tokat-Niksar İlçesinde Vaiz olarak görev yaptı. 2007-2012 yıllarında
Almanya Berlin’de (OKK kararıyla) 5 yıl din görevlisi olarak görev yaptı. 2012 yılında TunceliÇemişgezek İlçesi Müftülüğüne atandı ve üç yıl görev yaptı.
Çemişgezek İlçe Müftüsüiken, 30.09.2014 tarihinde Kırgızistan’ın Oş şehrine, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Koordinatörü olarak atandı.
Müfettiş Yardımcısı Oldular
Mehmet Aydın
1980 yılında Erzurum-Narman İlçesi Samikale Köyünde doğdu. Oltu İmam-Hatip Lisesini bitirdikten sonra, 2002 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2007 yılında
Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tasavvuf Tarihi Ana Bilim Dalında yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl Erzurum’da Diyanet Eğitim Merkezi Hizmetçi Eğitim İhtisas Kursunu
bitirdi. 2003 yılında başladığı imam-hatiplik görevine Ankara ve Sakarya’da devam etti. 2008 yılında Şanlıurfa-Halfeti İlçe Vaizliğine atandı. 2009-2014 yılları arasında TC. Rotterdam Başkonsolosluğu Din Hizmetleri Ataşelik bölgesinde din görevlisi olarak görev yaptı. 16.06.2014 tarihinde DİB Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettiş Yardımcılığına atanan Aydın, evli ve iki çocuk babasıdır.
Bilal Karaağaç
1980 yılında Taşova’da doğdu. Lise tahsilini Suluova’da yaptı. 2002 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2003 yılında Samsun-Asarcık ilçesinde imam-hatip olarak
göreve başladı. 2008 yılında Trabzon Eğitim Merkezinde V. dönem ihtisas kursunu bitirdikten
sonra, Samsun-İlkadım İlçesine Müezzin-Kayyım olarak atandı. 2009 yılında Iğdır-Tuzluca İlçesine Vaiz olarak atanan Karaağaç, 2010 yılında Almanya -Stuttgart Din Hizmetleri Ataşeliği bünyesinde din görevlisi olarak görevlendirildi. 16.06.2014 tarihinde Müfettiş Yardımcılığına atandı.
İngilizce, Almanca ve Arapça bilen Karaağaç, evli ve üç çocuk babasıdır.
Musa Polat
1980 yılında Tokat-Reşadiye ilçesinde doğdu. İlkokuldan sonra hafızlığını Reşadiye’de tamamladı. 1999 yılında Tokat İmam-Hatip Lisesinden, 2003 yılında da Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl Kayseri’de imam-hatip olarak göreve başladı. 2010 yılında
Kayseri Eğitim Merkezi İhtisas Kursunu (6. dönem) tamamladı. Daha sonra İstanbul-Sarıyer’de
müezzzin-kayyımlık, Beşiktaş’ta imam-hatiplik yaptı. 2012 yılında Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezinde Eğitim Görevlisi olarak göreve başladı. 16.06.2014 tarihinde DİB Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına Müfettiş Yardımcısı olarak atanan Polat, evli ve bir çocuk babasıdır.
Bülent Eroğlu
1979 yılında Erzurum-Tortum İlçesi Kaleboynu Köyü’nde doğdu. Hafızlığını Erzurum Yıldırım
Bayazıd Kur’an Kursunda bitirdi. Erzurum İmam-Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2007 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalında yüksek lisansını tamamladı. Aynı
yıl Erzurum’da Ömer Nasuhi Bilmen Dinî Yüksek İhtisas Merkezini bitirdi. 2001 yılında başladığı imam-hatiplik görevine, Nevşehir ve Erzurum’da devam etti. 2008 yılında Iğdır-Aralık ilçe vaizliğine atandı. 2010 yılında Almanya Frankfurt’ta din görevlisi olarak görev yaptı.
16.06.2014 tarihinde DİB Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına Müfettiş Yardımcısı olarak atanan Eroğlu, Arapça ve Almanca biliyor, evli ve iki çocuk babasıdır.
32
Vefat Edenler
Vefat eden personelimize Allah (c.c.)’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve
Diyanet camiasına başsağlığı dileriz.
Zehra Karataş Kur’an Kursu Öğrt. Bartın
Yasin Kandemir İmam-Hatip
Cihan Çollak
İmam-Hatip
Kadıköy-İstanbul
Muharrem Ünal İmam-Hatip
Ilgaz-Çankırı
Akif Gülsün
İmam-Hatip
Bayındır-İzmir
İsmail Karayel Müezzin-Kayyım Ilgaz-Çankırı
Nihat Göker
İmam-Hatip
Tomarza-Kayseri
Halil Söndüren Müezzin-Kayyım
Yalvaç-Isparta
Güneysu-Rize
Download

Haber Bülteni - Diyanet İşleri Başkanlığı