DİYANET
AYLIK
DERGİ’NİN
ÜCRETSİZ
EKİDİR.
haberbülteni
NİSAN 2015
SAYI 292
SAYFA
06
SAYFA
13
ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN
100. YILDÖNÜMÜ
TÖRENLERLE KUTLANDI
SAYFA
05
İYİLİK ÖDÜLLERİ
SAHİPLERİNİ BULDU
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI
GÖRMEZ, SUDAN’A
ZİYARETTE BULUNDU
HABER BÜLTENİ
Tataristan Dinî İdare Başkanından Diyanet’e ziyaret
D
iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Tataristan Müslümanları Dinî İdare Başkanı Kamil Samigullin ve beraberindeki heyeti kabul
ederek bir süre görüştü.
Dost ve kardeş ülke Tataristan heyetini, Diyanet İşleri Başkanlığında
görmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirten Başkan Görmez, bu
ziyaretlerin iki ülkenin dinî kurumları arasındaki ilişkilere ivme kazandıracağını söyledi. Tataristan’ın tarihî
bir öneme sahip olduğunu kaydeden
Başkan Görmez, “Tataristan tarih boyunca ilim, hikmet ve marifet dünyasına büyük hizmetler yapmıştır. Büyük
âlimler yetiştirmiştir. Farklı inançlara
mensup insanların birlikte, barış içinde yaşamalarıyla ilgili önemli bir örneklik teşkil etmiştir.” dedi.
Din eğitimi, din hizmetleri ve dinî
yayınlar gibi konuların da konuşulduğu görüşmede Başkan Görmez, Tataristan’ın başkenti Kazan’ın,
İslam’ın hikmet boyutunu başka
dünyalara taşıma konusunda önemli
eserler ortaya koyduğunu hatırlatarak, “İslam tarihinde Endülüs, Bosna
ve Kazan, İslam dünyasına katkıları
açısından birbirine benzemektedir. Bu
üç merkez, Batı ile doğrudan temas
hâlinde olduğu için İslam’ın hikmet
boyutunu, başka dünyalara çok daha
güzel bir şekilde taşıma konusunda
daima çok önemli eserler ortaya koymuşlar, çok önemli çalışmalar yapmışlardır. Bunun için Kazan’da yetişen
büyük âlimlerin, bugün Rusya’daki
Müslümanlar tarafından tanınmasının
çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Rusya’da çok sayıda Müslüman var.
Bu Müslümanlar, kendi tarihlerini,
kültürlerini, İslam’ın tarihi içerisinde
kendi dünyalarında yazılan kitapları
ve bu eserleri ortaya çıkaran âlimleri
ne kadar doğru ve iyi tanırlarsa, kendi
istikballerini de o kadar güzel kurarlar.
Bu son derece önemli bir konudur.
Tataristan’da bundan 100-200 yıl önce
yazılan eserleri, bugünün dünyasına
YAYIN KOORDİNATÖRLERİ
Ahmet ARSLAN, Ali YILDIRIM,
Mehmet GÖNÜLLÜ
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ADINA
SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ
Dr. Yüksel SALMAN
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Dr. Faruk GÖRGÜLÜ
MALİ İŞLER VE DAĞITIM SORUMLUSU
Mustafa BAYRAKTAR
NİSAN2015
SAYI:292
TASHİH
Said ŞAN
İLETİŞİM MERKEZİ
Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü
Üniversiteler Mah. Dumlupınar Bulv. No:147/A 06800
Çankaya/ANKARA
Tel: 0312 295 8661-62 Faks: 0312 295 6192
[email protected]
[email protected]
2
hitap eden eserler olarak görüyorum.”
dedi.
Bu ziyaretler ilişkilerimize ivme kazandıracaktır
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Tataristan
Müslümanları Dinî İdare Başkanlığı
arasında, geçmişten bugüne önemli
ilişkiler olduğunu ifade eden Başkan
Görmez, Rusya’daki bütün Müslümanlarla doğru irtibat kurma yolunun
Kazan’dan geçtiğini belirterek şöyle
dedi: “Kazan’daki Rusya İslam Üniversitesi son derece önemlidir. Yayınlarınızı artırmanız da sevindiricidir. Bu
ziyaretleriniz, ilişkilerimize daha fazla
ivme kazandıracaktır. Diyanet İşleri
Başkanlığı, sizlerle din hizmetleri, din
eğitimi, dinî yayınlarda ve diğer bütün
hizmetlerde her türlü yardımlaşmaya
hazır bir müessesedir.”
Tataristan Müslümanları Dinî İdare
Başkanı Samigullin de yaptığı konuşmada, ülkesindeki din eğitimi, din hizmetleri ve dinî yayınlar alanlarındaki
gelişmelerden söz etti. Özellikle dinî
yayınlar konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını kaydeden Samigullin,
başta el yazmaları olmak üzere İslam
âlimlerinin el yazması eserlerini, bugünkü Tatarca’ya kazandırdıklarını
belirtti.
Başkan Görmez, Tataristan’da gerçekleşen güzel faaliyetleri önemsediklerini
belirterek Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her türlü yardıma hazır olduklarını
kaydetti. Başkan Samigullin, ziyaretin
sonunda Başkan Görmez’e kendisi için
özel olarak basılan, Abdunnasır ElKursavî’nin Şerh-i Muhtasaru’l-Menar’ı
ile Akaid-i Nesefî’nin Şerh’ini takdim
etti.
TASARIM
Aral Grup
Fidanlık Mah. Ataç 1 Sk. No:25/11
Yenişehir/Ankara
Tel: 0312 433 2725 Fax:0312 434 2725
BASKI
A4 Grafik Matbaa Yay. Rekl.
Bilg. Hiz. Ltd. Şti.
Tel: 0212 452 40 99 Fax: 0212 639 50 49
[email protected]
Basım Yeri: İSTANBUL
ISSN-1300-8471
HABER BÜLTENİ
Uluslararası Kudüs Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Diyanet’te
D
iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Uluslararası Kudüs Enstitüsü Yönetim Kurulu
Başkanı Şeyh Hamid Bin Abdullah ve
beraberindeki heyeti kabul ederek görüştü.
Uluslararası Kudüs Enstitüsü’nün Yemen, Ürdün, Sudan ve Lübnan Yönetim Kurulu Başkanlarının da katıldığı görüşmede, Kudüs ve Mescid-i
Aksa’nın maruz kaldığı tehlikeler ve
çözüm önerileri, Kudüs hakkında dünya kamuoyunda farkındalık oluşturulması, eğitim faaliyetleri, camilerde
Kudüs hutbesi okutulması ve uluslararası Kudüs konferansları düzenlenmesi
gibi konular ele alındı.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile
getirerek Kudüs adına bir müessese
kurulmuşsa, ümmetin her ferdinin
o müessesenin bir parçası olmasının
zorunlu olduğunu kaydetti. Kendisinin de kurulan müessesenin bir üyesi kabul edilmesini isteyen Başkan
Görmez, “Eğer Kudüs adına bir müessese kurulmuşsa, ümmetin her bir
ferdi o müessesenin bir parçasıdır.
Kurulduğunuz günden itibaren beni
de bir üyeniz olarak kabul edin. Eğer
Kudüs-ü Şerif ‘İmdat’ diye çağırıyorsa,
her Müslüman’ın o sese kulak vermesi
gerekir. Çünkü Harameyn-i Şerifeyn
Kudüssüz düşünülemez.” dedi.
Ümmetin çok yaraları olduğunu ancak
Kudüs’ün, bu ümmetin en büyük yarası olduğunu ifade eden Başkan Görmez, bu yarayı sarmanın her müminin
üzerine vacip olduğunu söyledi.
Türk milletinin Kudüs konusundaki
hassasiyetlerine de değinerek şunları söyledi: “Yaşayan bir Türk şairimiz
der ki ‘Kalbimizin yarısı Kâbe, yarısı
Mescid-i Nebevi’dir. Bu kalbi koruyan
bir zar vardır. Onun adı Kudüs’tür.’
Türkiye’de Kudüs ile ilgili çok muhteşem bir edebiyat kültürü vardır.
Doğrusu ümmetin çok yaraları vardır
ancak en büyük yarası hâlâ Kudüs’tür.
Çünkü bütün yaraların kaynağı odur.
Yarayı sarmak her müminin üstüne vaciptir. Hiçbir Müslüman sizin bu çağrılarınızdan sarf-ı nazar edemez. Ben
de hem Diyanet İşleri Başkanlığı adına,
hem de milletimiz adına bu duygu ve
düşünceleri Müslümanlara gelip hatırlattığınız için teşekkür ediyorum. İfade
ettiğiniz hususlar için Diyanet İşleri
Başkanlığı olarak her türlü yardımı
yapmaya hazırız.”
3
Kudüs’ü eğitim programlarımıza
dâhil ettik
Son yıllarda eğitim programlarında Kudüs konusunu işlediklerini ifade eden
Başkan Görmez, birlikte de pek çok
eğitim programı yapabileceklerini belirterek şunları söyledi: “Türkiye’de 85
bin camimiz var. Kur’an kurslarımızdaki görevlilerimizle 140 bin personelimiz var. Her bir personelimiz, Kudüs
konusunda olan bitenden her zaman
haberdar olamayabiliyor. Zaman zaman bu konuları gelip anlatmanız çok
faydalı olacaktır. Biz hutbelerimizde,
vaazlarımızda Kudüs konusunu sık
sık işliyoruz. Leyletü’l-İsra ve Mi’racı
biz, bütün İslam ülkelerinden farklı
kutluyoruz. Bazı kardeşlerimiz bu tür
geceleri kutlamayı bidat kabul ediyor
ama bizim ülkemizde böyle bir anlayış
yok. Biz onu büyük bir Sünnet-i Hasene olarak görüyoruz. O haftalarda
okunan hutbelerimiz Kudüs’le ilgilidir.
Bütün vaazlarda, camilerde bu konuyu
daima canlı tutmaya çalışıyoruz.”
Uluslararası konferans konusunda da
her türlü işbirliğine hazır olduklarını
ifade eden Başkan Görmez, “Bu noktada sizin topluma vereceğiniz bilgilere,
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak aracılık
yapmaktan büyük bir mutluluk duyarız.” dedi.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Kamboçya Çalışma ve Mesleki Eğitim Bakanından
Başkanlığımıza ziyaret
K
amboçya Çalışma ve Mesleki Eğitim Bakanı Datuk Oknha Osman
Hasan ve beraberindeki heyet, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet
Görmez’i makamında ziyaret etti.
Başkan Görmez, ziyaretten büyük
memnuniyet duyduğunu, ülkeler arasındaki mesafeler ne kadar uzak olursa
olsun, Müslümanların birbirlerinden
haberdar olması gerektiğini belirterek,
Kamboçya Müslümanları adına tarihte yüksek seviyede gerçekleşen bu ilk
ziyaretin, iki ülke arasındaki ilişkilere
önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Kamboçya’daki Müslümanların gönderdiği selamlardan dolayı büyük bir
mutluluk yaşadığını kaydeden Görmez, “Mesafeler uzun olsa da müminlerin kalpleri bir ve beraber olacaktır.
Kamboçya’da yaşayan Müslüman kardeşlerimizden getirdiğiniz selamlardan
dolayı büyük bir mutluluk içindeyiz.”
dedi.
Kamboçya’nın son yüzyılda büyük
acılar yaşadığını kaydeden Başkan
Görmez şunları söyledi: “Uzun süre
birbirimizden haberdar olamamanın üzüntüsünü ortadan kaldırmak
için çok fazla işler yapmak gerekiyor.
Kamboçya yirminci yüzyılda büyük
acıların yaşandığı bir ülkedir. Sadece
Müslümanların değil; Hıristiyanların,
Budistlerin ve diğer bütün inanç men-
suplarının büyük acılar yaşadığını biliyorum. Bu acılardan önce Müslüman
nüfusu daha yüksekti. Şu an bildiğim
kadarıyla 200 bin civarında Müslüman
kardeşimiz yaşıyor. Bu kardeşlerimizle diyalog içerisinde olmak, onların
ihtiyaçlarına karşılık vermek, onlarla
tecrübe paylaşımı içerisinde olmak,
bizim için büyük bir mutluluktur.
Kamboçya’dan 40 civarında öğrencinin Türkiye’ye Kur’an eğitimi, İslam
eğitimi almak için gelmiş olmasından
çok büyük bir sevinç duyuyorum. Bu
sayıları hem daha da artıralım hem de
imam-hatip, ilahiyat, yüksek lisans,
doktora seviyesinde öğrenciler alalım.
İlim adamları yetiştirmek için Müslümanların kendi çocuklarını Türkiye’ye
göndermeleri, bizleri daha da mutlu
edecektir.”
Kamboçyalı Bakan Datuk Oknha Osman Hasan ise ülkesindeki Müslümanların son yıllarda barış içinde yaşadığını belirterek, bu barış ortamında
Müslüman ülkelerden destek beklediklerini ifade etti. Ülkelerinde nüfus
oranına göre yüzde 4-5 civarında Müslüman olduğunu kaydeden konuk bakan, din eğitimi, din hizmetleri ve dinî
yayın alanlarında özellikle Türkiye’nin
desteklerini beklediklerini söyledi. Bakan Hasan, “Diyanet İşleri Başkanlığı
ve Türkiye Diyanet Vakfına, ülkemize
sağlamış oldukları kolaylıktan ve hizmetlerinden dolayı teşekkür ederim.”
diye konuştu.
Azerbaycan heyetinden Diyanet’e ziyaret
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Azerbaycan Dinî Kurumlarla İş Üzre Devlet Komitesi Başkanı
Mübariz Kurbanlı ve beraberindeki
heyeti, makamında kabul ederek bir
NİSAN2015
SAYI:292
süre görüştü.
Azerbaycan heyetini ağırlamaktan
mutluluk duyduğunu belirten Başkan
Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığı ile
Azerbaycan’daki dinî kurumlar arasın4
daki iş birliğini önemsediklerini ve bu
ilişkilerin artırılması gerektiğini söyleyerek, “Manevi ilişkiler, kalpler arasındaki ilişkiyi çok daha sağlıklı noktalara
taşır. Onun için dinî kurumlar, dinî
müesseseler arasındaki dinî ve manevi
alanda, kültürel alanda işbirlikleri iki
milleti, birlikte çok daha büyük noktalara götürecektir.” dedi.
Aynı millete ait iki devletin mensupları
olarak, Azerbaycan’ın eleminin bizim
elemimiz, sevincinin de bizim sevincimiz olduğunu belirten Başkan Görmez,
bu kadar birbirine yakın olan milletin
arasında siyasi, sosyal, kültürel ve her
alanda ilişkilerin devam ediyor olduğunu görmekten büyük bir mutluluk
HABER BÜLTENİ
duyduğunu ifade ederek konuşmasına
şöyle devam etti: “Hocalı katliamının
sene-i devriyesini geride bıraktık. Milletimiz de en az Azerbaycan’daki kardeşleri kadar, o acıyı, hüznü, kederi
yüreklerinde taşımaya devam ederler.
Onun için sizin ziyaretiniz bizim için
son derece önemlidir. Son zamanlarda, İslam dünyasında meydana gelen
gelişmeleri dikkate aldığımızda, bazı
menfi hareketler ülkelerin geleceğini
karartmaya başladı. Bunun tek yolu
sağlıklı dinî bilgi ve din eğitimidir. Bu
konuda Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her türlü tecrübe alışverişine hazır
olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Azerbaycan’ın da bu konuda çok engin
tecrübesi var. Farklı inanç ve mezhepleri birlikte yaşatma konusunda çok iyi
bir tecrübesi var. Bu tecrübeyi geleceğe
çok iyi taşıması gerekir.”
Din doğru anlaşıldığı zaman, hava
ve su kadar tabiidir
Dinin doğru anlaşıldığı ve tatbik edildiği zaman, su ve hava kadar tabii
olduğunu belirten Başkan Görmez,
“İnsanoğlunu da yeryüzünde barışı,
adaleti, hakkı, hakkaniyeti egemen
kılmak için Cenab-ı Hakk’ın gönderdiği bir rahmettir aynı zamanda. Ancak yanlış anlaşıldığı ve yanlış tatbik
edildiği zaman, bütün potansiyellerini ortadan kaldırır. Onun için bunun
tek yolu, Azerbaycan’ın güzel lisanıyla “maarifçiliktir” yani çocuklarımız,
gelecek kuşaklarımız kendi dinleri
hakkında ne kadar doğru bilgi sahibi
olurlarsa, Kur’an-ı Kerim’i, Sevgili Peygamberimizi ne kadar iyi tanırlarsa, o
kadar istismara engel olurlar.” şeklinde
konuştu.
Konuk Başkan Mübariz Kurbanlı da
Azerbaycan’da dinî değerleri nesilden
nesile yaşatmak istediklerini belirterek,
ülkelerinde dışarıdan radikal grupların
müdahalesinden söz etti. Ülkesinin 70
yıl komünist rejimde yaşadığını dile
getiren Kurbanlı, bu dönemde camilerin kapandığını ve din âlimlerinin sürgüne gönderildiğini anlattı. Ülkesinde
devletin dine yaklaşımı konusunda
büyük yenilikler olduğunu anlatan
Kurbanlı, “Bu radikallere karşı eğitim
dedik. Ortaokullarda ve ilkokullarda
dinî eğitimle ilgili çalışmalara başlandı
ve bunları devam ettireceğiz.” diye konuştu. Kurbanlı, Türkiye’nin Diyanet
İşleri Başkanlığı tecrübesinden faydalanmak istediklerini sözlerine ekledi.
Zanzibar Adası Adalet ve Anayasa İşleri
Bakanından Başkanlığımıza ziyaret
T
anzanya Zanzibar Adası Adalet
ve Anayasa İşleri Bakanı Ebubekir Khamis Bakary ve beraberindeki
heyet, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez’i makamında ziyaret
ederek görüştü.
Başkan Görmez görüşmede, Diyanet
İşleri Başkanlığının Afrika’daki kurumlarla işbirliği yaptığını belirterek,
“Zanzibar ile aramızdaki mesafe uzak
olsa da bizi kardeş kılan dinimiz dolayısıyla, kalplerimiz ve ruhlarımız
yakındır.” dedi. Görmez, Zanzibar’ın,
Afrika’nın ilim ve tasavvuf merkezi olduğunu, Sultan Abdülhamit’in
1870’li yıllarda Zanzibar’a, Afrika’nın
tamamına hitap eden bir üniversite
kurulması talimatı verdiğini anlatarak
ziyaretin, Türkiye ile Afrika arasında
son yıllarda gelişen ilişkilere katkı
sağlamasını diledi. İslam dininin ilim,
hikmet ve marifet kavramları üzerine
bina edilirse, doğru şekilde gelişebileceğine ve hayata rahmet sağlayabileceğine işaret eden Başkan Görmez,
bunun için doğru din eğitimi müfredat ve programının önemli olduğuna
dikkati çekti. Bilginin, “dinî ve gayri
5
dinî” diye ayrılmaması gerektiğini
ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Tabiat bilgisi ile kitabın
bilgisi birbirinden ayrılmaz. Akıl ile
vahiy, din ile hayat birlikte öğretilmelidir. Türkiye’de din öğretiminin
en önemli özelliği ve başka pek çok
dünyalardan farklılığı buradan kaynaklanmaktadır. Din hizmeti kavramı
içinde, değer üreten dindarlık, sosyal
içerikli dindarlık, ahlak içerikli dindarlık, topluma anlatılmalıdır. Toplumun bütün dertleriyle dertlenmeyi,
din hizmetinin ayrılmaz bir parçası
olarak görmek gerekmektedir.”
Konuk Bakan Bakary ise Türkiye’nin
İslam dünyasındaki önemine işaret
ederek, Zanzibar’dan çok sayıda öğrencinin Türkiye’de eğitim almasını
istediklerini söyledi. Bakan Bakary
sunduğu raporla birlikte, Başkan
Görmez’den din hizmetleri ve din
eğitimi konusunda destek istedi. Konuk Bakan ayrıca Başkan Görmez’i
Zanzibar’a davet etti. Görüşmenin sonunda Başkan Görmez, konuk Bakan
Bakary’ye Kur’an-ı Kerim hediye etti.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
İyilik Ödülleri sahiplerini buldu
Türkiye Diyanet Vakfı, kuruluşunun
40. yıldönümü dolayısıyla, Türkiye
Diyanet Vakfı konferans salonunda,
“Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni”
programı düzenledi. Çeşitli kategorilerde bu yıl ilk defa verilen iyilik ödülleri törenine, Başbakan Prof. Dr. Ahmet
Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı.
Başkan Görmez törende yaptığı konuşmada, TDV’nin hizmetlerinin evrensel
bir iyilik hareketine dönüştüğünü ifade
etti. TDV’nin Türkiye’de ve dünyanın
dört tarafında, mağdur ve mazlumlara,
40 yıldır milletin şefkat ve merhamet
elini uzattığını belirterek, “Türkiye
Diyanet Vakfı bugün, yurt içinde 996
şubesi ve 102 ülkedeki faaliyetleriyle,
Türkiye’nin dünyadaki iyilik hareketine dönüşmüştür. Türkiye Diyanet
Vakfı, ülkemizde ve dünyanın dört
tarafındaki mağdur ve mazlumlara, 40
yıldır milletimizin şefkat ve merhamet
elini uzatmaktadır.” dedi.
Dünyada iyiliğin egemen kılınmaya
ihtiyaç olduğunu vurgulayan Başkan
Görmez, “Onların vereceğimiz ödüle
ihtiyacı yok, bizim iyiliği egemen kılmaya, marufu bütün insanlığa tanıtmaya ihtiyacımız var. Bizleri yeryüzünde
iyilik, bir ve ihsan, hayır ve marufu egemen kılmak için gönderen yüce Rabbimize hamdolsun.” diye konuştu.
Bizim iyiliği egemen kılmaya ihtiyacımız var
Kötülüklerin dünyada önde görüldüğüne dikkat çeken Başkan Görmez,
Âlem-i İslam’da dahi kötülüğün iyiliğin önünde görüldüğünü belirterek
konuşmasına şöyle devam etti: “Hep
birlikte marufu egemen kılmak durumundayız. Bu vesileyle Diyanet Vakfımız, bu haftayı bundan sonra ‘İyilik
Haftası’ olarak kutlamaya karar vermiştir. İçimizden bazılarına sembolik olaNİSAN2015
SAYI:292
rak ödül verilecektir. Aslında onların
bizim vereceğimiz ödüle ihtiyacı yok,
bizim iyiliği egemen kılmaya, marufu
bütün insanlığa tanıtmaya ihtiyacımız
var. İslam medeniyetinde, iyilik varoluşun gayesidir. Rabbimiz bizi yeryüzüne iyi insan olalım, iyiliği egemen
kılalım diye gönderdi. Ancak, sadece
iyi olmak yeterli değil. İyiliğe öncü,
örnek olmak, iyilikte yardımlaşmak,
kötülükle mücadele, aynı zamanda iyi
olmanın, iyilerin vazifelerindendir. Kötülükle mücadelenin en etkili yolu, iyilik yapmaktır. Kötülükleri iyilikle ortadan kaldırırsanız, en azılı düşmanları
en sıcak dostluklara dönüştürürsünüz.
‘İyilik yapana iyilik, kötülük yapana da
iyilik yaparım.’ diyorsanız, sıradan insan olmaktan çıkarsınız diyor Resul-ü
Ekrem.”
Hayırseverlikle sponsorluk aynı şey
değildir
Modern zamanlarda iyiliğin, ilahi aşkın
metafizik boyutunu zaman zaman kaybetmek durumunda kaldığını, iletişim
dünyasında kötülüğün haber değerinin, iyiliğin haber değerinin önünde
görüldüğünü ifade eden Başkan Görmez, “Bütün medya mensubu arkadaşlarımdan rica ediyorum, kötülüğün
haber değeri önde görüldüğü, iyiliğin
haber değeri görülmediği için insanlık
bunu yaşıyor. Biz, Müslümanlar için
de iyilik iki tehlike ile karşı karşıyadır.
Hayırseverlikle sponsorluk aynı şey
değildir. Hayırseverliğin temelinde sadece Rabbimizi hoşnut etmek vardır.”
şeklinde konuştu.
Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu
da törende yaptığı konuşmada şunları
söyledi: “Öyle anlar vardır ki dilden
çok; yürek, gözler, ifadeler konuşur.
İşte böyle bir andayız. Söylenecek sözün durduğu ve yürekten yapılan iyiliklerin simalara tebessüm şeklinde
6
tecelli ettiği an içindeyiz. Rabbimize
hamdolsun. Medeniyetleri birbirinden
ayıran bazı temel vasıflar vardır. Bazı
inançlar insan doğasını kötü olarak görürler. Bu, felsefeye de yansır. İlk inanç
telakkisi böyle bir inancın yansımasıdır. Felsefede doğal hâl diye felsefecilerin aktardığıyla, insan doğal hâliyle
kötüdür, insan insanın kurdudur. Birinin var olması için diğerinin yok olması gerekir. Bu felsefi akımlar ile insanı
doğuştan masum görmenin ötesinde
eşref-i mahlûkat gören, insanı yeryüzünün halifesi gören bizim inancımız
ise işte tam bu zihniyetin karşısındadır.
Bizim için insan doğası gereği iyidir,
yaratılmışların en şereflisidir. Onun
için biz, en kötü anlarda, en olumsuz
zamanlarda dahi insanoğlunun bir an
içinde o doğasını keşfedeceğine inanırız. İyilik bizim için insanın doğasında
olan ve her an tecelli edecek olan haslettir. Dünyaya bakış da medeniyetleri
birbirinden ayırır. Bazı medeniyetler
için dünya ıstırap mekânıdır. Bazıları
için ise dünya hedonizm-zevk dünyasıdır. Zevki, hazzı sadece bedeni bir haz
hâlinde telakki eden bir hâl almıştır.
Bizim için iyi ile kötülüğü ayırt edebilme kudreti o insana verilmiştir. İnsan
o kudretle hem kendi geleceğini hem
dünyayı şekillendirebilir. Medya o kadar güzel bir imkân ki bir güzel olay
üzerinden merhametin, şefkatin, iyiliğin sözcüsü de olabilir; bir olumsuz
olayın üzerinden nefreti de körükleyebilir, düşmanlığa da zemin hazırlayabilir. Onun için buradan medya mensuplarımıza bir kez daha sesleniyorum,
güzeli yaygınlaştıralım. Güzelliklerin
bilinmesine, iyiliklerin bilinmesine
öncülük edelim. O zaman göreceğiz ki
bunun üzerinde aslında yeni bir toplumun inşa edilmesi imkânı doğar. Her
gün haberleri izliyoruz, o haberlerde
iyilik kahramanları yok, katiller, soyguncular var, trafik canavarları dediğimiz sorumsuzca araba kullananlar
var. Tabi normal akan hayatta, kötülük
dikkat çektiği için oraya dikkat çekiliyor, hâlbuki o anda o kötülük işlenirken, nice kahramanlar da bu iyilikleri
işliyorlar.”
Türkiye genelinde 500 iyilik hikayesi
arasından seçilerek uluslararası iyilik
ödüllerine layık görülenler; Özgecan
Aslan’ın babası Mehmet Aslan, engelli
HABER BÜLTENİ
çocuklarının eğitimi ve yetişmesi için
seferber olan Hüseyin Başyiğit ailesi,
“Sen Olsan Ne Yapardın? TV programı,
tek başına hareket edecek durumda
olmayan çocukları sepetli bir bisikletle
dışarı çıkaran ve geceleri evsizlere bisikletle sıcak çorba dağıtımı yapan Engelsiz Pedal Derneği, camide büyük bir
akvaryum yaptırarak çocukların ilgisini
çeken ve hayvan sevgisi aşılayan Yusuf
Dede Camii İmam-Hatibi Naci Şengün,
yaklaşık 20 yıldır Ankara’da Pazartesi
ve Perşembe günleri 100 kişilik yemek
pişirerek yetim, dul, engelli ve yaşlı kişilerin evlerine dağıtan TDV Kadın Aile
ve Gençlik Merkezi (KAGEM) gönüllülerinden Fatma Bilezikçi oldu.
Programda ayrıca, Diyanet İşleri Eski
Başkanları ve Türkiye Diyanet Vakfı
kurucularından Dr. Lütfi Doğan ve Dr.
Tayyar Altıkulaç ile yine vakfın kurucularından Yakup Üstün ve Ahmet
Uzunoğlu’na da “Vefa Ödülü” takdim
edildi.
Ödül almaya layık görülenlere ödüllerini, Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Görmez ve Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanı Doç. Dr. Ayşenur
İslam takdim etti.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Sudan’a ziyarette bulundu
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, resmî temaslarda bulunmak üzere 03.03.2015 tarihinde
Sudan’ın Başkenti Hartum’a gitti.
Sudan İrşad ve Evkaf Bakanı Elfatih Taj Elsir tarafından, Hartum
Havaalanı’nda karşılanan Başkan Görmez, üç günlük programı kapsamında
bir dizi ziyaret gerçekleştirerek önemli
görüşmelerde bulundu.
İşbirliği protokolü imzalandı
B
aşkan Görmez, Sudan’da gerçekleştirdiği resmî temaslar kapsamında
ilk gün, Başkent Hartum’da Sudan İrşat
ve Evkaf Bakanlığında düzenlenen işbirliği protokolü imza törenine katıldı.
Görmez törende yaptığı konuşmada,
Sudan’a yaptığı ziyaretin dost ve kardeş
iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmesi
temennisinde bulunarak, Türkiye-Sudan ilişkilerinin tarihe uzanan kökleri
bulunduğunu belirterek, “Aynı dinin,
aynı inancın, aynı kültürün, aynı medeniyetin ve tarihin çocuklarıyız. Her
iki milletin kalbinde, birbirlerine karşı çok yüksek sevgi olduğunu ifade
etmek isterim. Ancak böyle olduğu
hâlde iki ülke arasındaki ilişkiler henüz
olması gereken düzeyde değildir.” diye
konuştu.
İki ülkeyi birbirine bağlayacak ve bu
ilişkileri sürekli kılacak unsurun, dinî,
manevi, ilmî ve kültürel ilişkiler olduğunu vurgulayan Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti: “İki ülkeyi
birbirine bağlayacak olan ve sürekli kılacak olan dinî, manevi, ilmî ve kültürel
ilişkilerdir. Karşılıklı yapılan ziyaretler
bu açıdan büyük önem taşımaktadır.
İnanıyorum ki iki müessese arasındaki
ilişkiler, iki halk arasında ilişiklere çok
daha yüksek bir ivme kazandıracaktır.
Türk halkı, en zor zamanında 100 sene
önce Sultan Ali Dinar’ın, Türk halkına
yaptığı yardımı unutmamıştır ve hiçbir
zaman unutmayacaktır. Sudan sadece
bu topraklar için değil, Afrika’daki bütün Müslüman kardeşlerimizin lideri
ve öncüsü olarak son derece önemli
bir ülkedir. Sudan, Afrika’nın ilim ve
kültür merkezidir. Türkiye-Sudan ilişkileri sadece Afrika’nın değil, dünyanın
ve insanlığın barışına, huzuruna, istikrarına katkıda bulunacaktır.”
İslam dini ve İslam dünyası tarihin
7
en zor süreçlerinden birisinden geçmektedir
Bugün gerek İslam dini gerekse İslam
dünyasının, tarihin en zor süreçlerinden birisinden geçmekte olduğunu
vurgulayan Başkan Görmez, “Tarihi
okuduğumuz zaman bunun dördüncü
zor dönem olduğunu ifade edebiliriz.
Hz. Osman’ın katliyle başlayan, bizim
kaynaklarımıza ilk fitne dönemi olarak
geçen zor dönemlerdir. Fakat Müslümanlar çok kısa sürede bu zor dönemi, Asr-ı Saadetin verdiği ruhla aşmayı
başarmışlardır. Bütün İslami ilimler
yeniden inşa edilmiş, büyük fetihlerle bu fitne dönemi geride bırakılmışSAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
tır. İkinci zor dönem Moğol İstilası ve
Haçlı Seferleriyle neticelenen, Müslümanların hem zihnen hem kalben parçalandıkları dönemdir. Bu dönemden
sonra da Müslümanlar ilimde yeniden
inkişaf etmişler ve Osmanlı Devleti gibi
büyük bir devlet kurarak bu birlikteliği
sağlamışlardır. Üçüncü zor dönem 18.
Asırdan itibaren sömürgelerin, işgallerin ve savaşların, İslam dünyasını sardığı dönemdir. Bu dönemden sonra da
bütün Müslümanlar yeniden tarihteki o
izzetine kavuşarak, büyük bir mücadele içine girmişlerdir. İşte Sultan Ali Dinarların, dünyanın her tarafında ortaya
çıktığı dönem bu dönem olmuştur. Bu
dönemden sonra yüzyıl içerisinde her
Müslüman ülke bağımsızlığına kavuşma mücadelesine girmiş ve tarih sahnesinde var olmak için mücadele etmiştir.
Bugün ise İslam dünyasının dördüncü zor dönemidir. Bugün Bağdat’ta,
Suriye’de, Yemen’de, Afrika’nın belli
merkezlerinde, Filistin’de, dünyanın
her tarafında büyük zorluklar yaşanmaktadır. Dördüncü zor dönemin en
büyük zorluğu ihtilafın, savaşın, şiddetin, Müslüman kardeşlerin kendi
aralarında gerçekleşmeye başlamasıdır.
Müslümanların birbirlerini tekfir etmeleri, tekfir ettiği insanlara karşı cihat
yaptıklarını zannetmeleri kabul edilebilir bir durum değildir. Bütün bunları
aşmak için yeryüzündeki ilim adamlarına, dinî müesseselere, üniversitelere
çok büyük görevler düşüyor. Bu dördüncü zor dönemin en büyük olumsuz
neticelerinden bir tanesi, bunun Batı
dünyasında İslamofobiaya yol açması
ve insanların yüreklerinde İslam korkusunu yerleştirmek isteyen mahfillere
zemin hazırlamış olmasıdır. 200 yıllık
sömürgeler, Afrika’daki İslam’ı ortadan kaldıramadı. Ancak son dönemde
Müslümanlar arasında ortaya çıkan
yanlış düşünceler, korkarım ki sömürgecilerin yapamadıklarından daha fazla
tahribata yol açabilme imkânına zemin
hazırlayacaktır.” şeklinde konuştu.
Sudan İrşat ve Evkaf Bakanı Elfatih Taj Elsir de yaptığı konuşmada,
Türkiye’nin Afrika’daki hizmetlerini
memnuniyetle takip ettiklerini, Başkan
Görmez’i Sudan’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirterek, yapılan
ziyaretle iki ülke arasındaki ilişkilerin
daha da gelişmesini ve ziyaretin hayırlara vesile olmasını diledi.
İmzalanan protokol kapsamında, Türkiye’deki din hizmetleri ve ilgili kurumları yerinde inceleyerek, tecrübe
paylaşımında bulunmak üzere Sudanlı
uzmanlar Türkiye’ye davet edilecek.
Sudanlı vaiz, Kur’an eğiticileri ile din
görevlilerini çeşitli konularda bilgilendirmek üzere Türkiye’de takviye eğitimler verilecek.
Mushaf basımı başta olmak üzere, İslami neşriyat alanında ortak çalışmalar
yapılacak, ekipman desteği sağlanacak;
müşterek toplantılar, dinî müsabakalar
düzenlenecek ve düzenlenen toplantı
ve çalıştaylarla elde edilecek sonuçlar
paylaşılacak.
Türkiye’de din hizmetleri alanında
görev yapmakta olan bazı uzmanlar,
Arapça öğrenmek üzere Sudan’da eğitim görecekler. Sudan, Türkiye’nin
düzenleyeceği Arapça kurslarına eğitici
desteği sağlayacak.
Türkiye, Sudanlı 15 öğrencinin Türkiye’deki imam-hatip liseleri ile ilahiyat
fakültelerinde eğitim görmesi için burs
imkânı sağlayacak ve Sudan’da cami ve
Kur’an kursları yapımı konusunda uzman ve mimar desteği sağlayacak.
Tören sonunda Diyanet İşleri Başkanı
Görmez, Sudan İrşat ve Evkaf Bakanı
Elfatih Taj Elsir’e, Ahmet Karahisari’ye
ait tıpkıbasım bir Mushaf-ı Şerif hediye etti. Daha sonra, Kur’an Derneği’ne
giderek, dernek faaliyetleri hakkında
bilgi aldı.
Dinî kanaat önderleri ile bir araya geldi
S
udan’da resmî temaslarını sürdüren Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, ülkedeki sufi dinî
kanaat önderleri ile bir araya geldi.
Sudan’da yaşayan pek çok din adamını
bir araya getiren program, 2 bine yakın öğrencinin eğitim gördüğü Başkent
Hartum’daki Sufi Külliyesi’nde gerçekleşti. Başkan Görmez’i, külliyenin girişinde karşılayan yüzlerce öğrenci, hep
bir ağızdan kelime-i tevhid getirerek
Başkan Görmez’e sevgi gösterisinde
bulundular.
Kendisini karşılamaya gelenlerin sevgi gösterileri arasında Sufi Külliyesi’ne
gelen Görmez’i, Sudan’ın tanınmış
âlimlerinden Şeyh Sadık Halid Elsayem Dema karşıladı. Ders yapılan sınıflardan birini gezen Görmez, tahtaya
Arapça olarak “Bütün Müminler Kardeştir” yazdı.
Hafızlık eğitimi alan öğrencilerin oluşturduğu halkayı, dinî kanaat önderleriyle izleyen Başkan Görmez, Kur’an-ı
Kerim ve hafızlık öğretiminde kulla-
NİSAN2015
SAYI:292
nılan tahta levhaları inceledi. Başkan
Görmez, hafızlık çalışan öğrencilerle
bir süre sohbet etti.
Kendisine gösterilen yakın ilgiden oldukça duygulanan Başkan Görmez,
dinî kanaat önderlerine yönelik yaptığı
konuşmasına; “İlim, irfan, hikmet ehli
hepinize selamlarımı sunuyorum. Sizi
kalpten selamlıyorum. Sizlere Türk
halkının, Ahmet Yesevi’nin, Mevlana
Celaleddin Rumi’nin, Akşemseddin’in,
Halid-i Bağdadi’nin selamlarını getirdim. Sizlere geldik. Kalplerimiz size
karşı sevgiyle muhabbetle dolu.” diye8
rek sözlerine başladı.
İlgilerinden dolayı Sudanlı yetkililere
teşekkür eden Başkan Görmez şunları
söyledi: “Müslümanlar, bugün zor bir
dönemden geçmektedir. Bu zor dönemi ve sorunları, kalplerimiz ve gönüllerimiz bir olarak aşacağız. Türkiye ile
Sudan arasındaki tarihe dayanan ilişkiler gelişerek devam edecektir. İslam
dünyasında son dönemde yaşanan terör ve şiddet üzerinde hepimizin durması gerekiyor. Buna karşılık gerçek
İslam’ı da yine hepimizin göstermesi ve
anlatması gerekiyor.”
HABER BÜLTENİ
Uluslararası Afrika Üniversitesi’nde konferans verdi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Uluslararası Afrika
Üniversitesi’nde, “Fıkhî Kurallar” başlıklı bir konferans verdi. Başkan Görmez konferansta yaptığı konuşmada,
İslam dünyasının içinden geçtiği zor
süreçlerin aşılmasında, kalplerde ve
gönüllerde birlik sağlamanın önemli
bir yerinin bulunduğunu vurgulayarak, günümüzde İslam dünyasında ortaya çıkan ayrılıklardan ve fitnelerden
söz etti. Bu fitneleri ortadan kaldırmak
için İslam âlimlerine büyük görevler
ve sorumluluklar düştüğünü söyleyen
Başkan Görmez konuşmasına şöyle
devam etti: “Son yıllarda bazı hareketler, kendisi ile beraber secde eden,
rükuya varan kardeşini tekfir ediyor.
İslam âlimlerinin bu tekfir hastalığını
çok ciddi bir şeklide ele alarak herkese
anlatması gerekiyor. Şimdi bazı gruplar
sudan sebeplerle tekfir ettiği insanlarla
savaşmayı cihat kabul ediyorsa, o savaşta can vermeyi şehadet olarak kabul
ediyorsa, burada çok ciddi bir sorun
var demektir. Âlimlerin bu konuda sözünü birleştirmesi gerekir. İslam’ın ve
Resul-ü Ekrem’in (s.a.s.) bize bıraktığı
en önemli miraslardan bir tanesi, savaşta dahi ahlak ve hukuktan taviz verme-
mektir. İslam’ın hedefi öldürmek değil,
hayat vermektir. Günümüzde Müslümanlar arasında tarihte örneği görülmemiş bir biçimde mezhepçilik fitnesi
var. Müslümanın vücuduna bomba
bağlayıp bir Şii camisine, bir Sünni camisine gidip, orada Müslümanları katletmesine, biz tarih kitaplarında şahit
olmadık. Bu fitneler İslam dünyasını
derin bir kaosun içerisine sürüklemektedir. Her geçen gün aramızdaki ayrılıklar derinleşmekte ve birbirimizden
uzaklaşmaktayız. Bunu önlemeliyiz,
kardeşliğimizi güçlendirmeliyiz, farklılıklarımızı rahmete dönüştürmeliyiz.”
Diyanet olarak İslam dünyasındaki
mezhepçilik fitnesiyle mücadele etmek üzere gayret sarf ediyoruz
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu
Tarihî yerlerde incelemelerde bulundu
B
aşkan Görmez, Sudan’ın başkenti
Hartum’da TİKA tarafından onarımı gerçekleştirilecek Mescidü’l-Kebir
Camii’ni ziyaret ederek,TİKA’nın Sudan Koordinatörü Yahya Acu’dan caminin onarımına ilişkin bilgi aldı. Daha
sonra, Hartum’un Kasr Caddesindeki
Osmanlı Valileri Ahmet ve Musa paşaların kabirlerini ziyaret ederek dua
etti. Beraberindeki Türk heyeti ile
birlikte ikindi namazını kılan Başkan
Görmez, cami çıkışında Sudanlılar ile
sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a
selam gönderen Sudanlılar, Görmez’e,
“Sudan’a hoş geldiniz şeref verdiniz.”
dediler. TİKA’nın Hartum’da kurulan
Sudan-Türk Mesleki ve Teknik Eğiticiler Eğitim Merkezini gezen Görmez’e,
Merkez Müdürü İlkay Özeroğlu bir
brifing verdi.
Omburman İslam Üniversitesini de
ziyaret eden Başkan Görmez’i, burada
üniversite rektörü Hasan Abbas Hasan
karşıladı. Başkan Görmez, burada üniversite ile ilgili yetkililerden bilgi aldı.
9
fitneyle mücadele etmek üzere çeşitli çabalar sarf ettiklerini ve etmeye de
devam edeceklerini vurgulayan Başkan Görmez, İslam dünyasının içerisinde bulunduğu bu hâle çözümler
bulmak üzere çeşitli ülkelerden gelen,
her biri bir dinî müessesenin başı olan
150 âlimle, “İslam Dünyası Âlimleri
Barış İtidal ve Sağduyu Toplantısı”nı
İstanbul’da yaptıklarını belirterek, “O
toplantı sonrası bir ‘Daimi Temas Grubu’ oluşturalım dedik. Şii ve Sünni
âlimlerin bulunduğu bu heyet, İslam
dünyasında fitne olan yerlere, mezhepçilik fitnesinin yayılmaya çalışıldığı yerlere ziyaretlerde bulunsun ve
mesajımızı iletsin istiyoruz. Dünyanın
birçok yerinde, kendi hâline terk edilmiş Müslüman azınlıklar var. Dominik
Cumhuriyeti’nde 1500 Müslüman var;
ama kimse sahip çıkmamış. Dünyada
kimsenin adını bilmediği, unuttuğu
yerlerde Müslüman azınlıklar var. Bunların hem hakları, hem inanç özgürlükleri, hem kimliklerini korumaları
anlamında himayeye ihtiyaçları var.”
şeklinde konuştu.
Başkan Görmez, konferans çıkışında
öğrenciler ile bir süre sohbet etti. Sohbet sırasında Sudan’da eğitim gören
Türk öğrencilere, “Sudan’da eğitiminizi
iyi alın. Hem teknik konularda hem de
Arapça konusunda kendinizi geliştirin.
Yüksek lisans ve doktora gibi akademik
kariyerinizi ihmal etmeyin.” diye tavsiyelerde bulundu.
Konferansın ardından Başkan Görmez,
Afrika Kur’an-ı Kerim Basımevini ziyaret ederek, basımevinde incelemelerde
bulundu ve basımevinin faaliyetleri
hakkında bilgi aldı.
Başkan Görmez, incelemelerinden sonra İslam Fıkıh Konseyi’ni ziyaret ederek, Konsey Başkanı Dr. İsam el-Beşir
ile bir süre görüştü.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile görüştü
D
iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Sudan’daki temasları kapsamında Cumhurbaşkanı
Yardımcısı Korgeneral Bakri Hassan
Salih ile bir araya geldi.
Türkiye’nin Hartum Büyükelçisi Cemalettin Aydın’ın da hazır bulunduğu
görüşmede Başkan Görmez, ziyaretten
duyduğu memnuniyeti dile getirerek,
Sudan ile Türkiye’nin ortak bir kültürü paylaştığını, aynı dine, inanca, kültüre sahip iki ülke arasında ilişkilerin
ezeli bir geçmişe dayandığını söyledi.
İki ülke arasında işbirliğini geliştirmek
amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade eden Görmez, konuşmasında
şunları kaydetti: “Kardeş iki ülke Türkiye ile Sudan ortak bir tarihin, ortak
bir inancın, ortak bir kültürün, ortak
bir medeniyetin insanlarıdır. İki ülke
arasındaki ilişkiler ezelidir. Başkanlığımız ile Sudan arasında tesis ettiğimiz
ilişkilerin, iki ülke arasında her alanda
artarak devam edeceğine inanıyorum.
Sudan’da yaşadığımız mutluluğu kelimelerle anlatmak mümkün değil. Dinî
kanaat önderleriyle birlikte olduk.
Sudan’da ziyaret ettiğim her müessese,
sadece Sudan’ı değil, Afrika’daki bütün
Müslümanları düşündüğünü görmekten son derece mutluyum. Afrika’nın
diğer ülkelerindeki İslam bilginlerinin,
Sudan’daki üniversitelerden mezun olduklarını gördüğüm için ayrıca mem-
nun oldum. Bu, Sudan kültürünün
zengin ve evrensel bir kültür olduğunun göstergesidir.”
Başkan Görmez, Sudan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Salih’e, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun
selamlarını iletti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Korgeneral Bakri Hassan Salih de yaptığı
konuşmada, Diyanet İşleri Başkanı
Görmez’in ülkelerine yaptığı ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye ile Sudan arasındaki
ilişkilerin, komşu ülkelerin birbirine
duyduğu yakınlıktan da öte olduğunu
söyledi. Salih, Türkiye’nin Sudan’da
gerçekleştirdiği faaliyetleri hatırlatarak, çalışma alanlarının çok fazla olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin gerek bölgesine, gerekse
Sudan’da yaşayan Türklerle bir araya geldi
İslam âlemine büyük katkılar sunabilecek potansiyele sahip bir ülke olduğunu vurgulayan Salih, Türkiye’yi,
Suriye’de yerlerinden olmuş 2 milyon
mülteciyi misafir ettiği için takdir ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Bakri Hassan Salih, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile
Başbakan Davutoğlu’nu ülkesine davet ederek, “Kendilerini burada ağırlamaktan bizler ve Sudan halkı gurur
duyacaktır.” ifadesini kullandı.
Ziyarete ayrıca, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Kayapınar,
Başkanlık Müşaviri Enver Arpa ve Türkiye Cumhuriyeti Hartum Büyükelçisi
Cemalettin Aydın da katıldı. Başkan
Görmez, Sudan’da Hartum Üniversitesi İslam Araştırmaları Merkezi ve Hayrat Vakfı’nı da ziyaret etti.
B
aşkan Görmez, Türkiye’nin Hartum
Büyükelçisi Cemalettin Aydın’ın,
akşam onuruna elçilik konutunda verdiği yemekte, Sudan’da yaşayan Türk
vatandaşlarıyla da bir araya geldi. Başkan Görmez, yemeğe katılan iş adamı,
sivil toplum örgütü temsilcileri ile bir
süre sohbet ederek şunları söyledi:
“Sudan’da çok değişik duygular içinde
ziyaretlerimizi sürdürdük. Sudan’da
gecikmiş de olsa kardeşlerimizle bir
araya gelmekten duygulanmamak
mümkün değil. Ortak tarihimizin sevinçleriyle, acılarıyla hâlâ tazeliklerini
bu topraklarda yaşayan kardeşlerimizin yüreklerinde muhafaza ediyor olması son derece sevindiricidir.”
NİSAN2015
SAYI:292
10
HABER BÜLTENİ
El-Nur Camii’nde Cuma hutbesi irad etti
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet
Görmez, Sudan’daki resmî temaslarının son gününde, Başkent Hartum’da
bulunan El-Nur Camii’nde, Cuma hutbesi irad etti. Binlerce Sudanlı’nın bir
araya geldiği Cuma hutbesinde Başkan Görmez, İslam âleminde yaşanan
olumsuzlukları açıklayarak, İslam’ın
din kardeşliğine verdiği öneme temas
etti. Görmez, kardeşlik hukukunun
aynı zamanda Allah’ın yarattığı bütün
varlıklara karşı merhameti gerektirdiğini dile getirerek, İslam dünyasına
yönelik önemli mesajlar verdi. İslam
dünyasının hep beraber saflarını birleştirmesi gerektiğini vurgulayarak,
Sudan’daki yetimleri ziyaret etti
ırkçılık ve soya dayanan, mezhepsel ve
meşrepsel ihtilaflardan uzak durulması gerektiğini söyledi. Mutluluk, kalkınma ve gelişmişliğe erişmemizi engelleyen tüm engelleri birer birer yok
etmemiz gerektiğini belirten Başkan
Görmez hutbesinde, bizi yok eden ve
içtimai hastalık sayabileceğimiz ümitsizlik, samimiyetsizlik, husumet, tefrika, kötü huy ve menfaatçiliğin; içtimai,
iktisadi ve beşeri açıdan kalkınmamızı
engellemekte olduğunu söyledi.
Başkan Görmez hutbenin ardından,
Cuma namazını kıldırdı. Cuma namazına, Sudan’dan kabine üyeleri, İrşat ve
Evkaf Bakanı Elfatih Tac Elsir de katıldı. Başkan Görmez, namazdan sonra
Sudanlı Müslümanlarla cami içinde ve
cami çıkışında sohbet etti.
Hartum’da Türk-İslam Sanatları
Hat ve Ebru Sergisi’ni açtı
Başkan Görmez, Sudan’da bulunan sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettikten sonra, Başkent Hartum’da Türk-İslam
Sanatları Hat ve Ebru Sergisinin açılış törenine katıldı. TİKA
ve Yunus Emre Enstitüsünün desteğiyle Raşid Diab Sanat
Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa; Başkan Görmez’in
yanı sıra, Sudan İrşat ve Evkaf Bakanı Elfatih Taj Elsir,
Türkiye’nin Hartum Büyükelçisi Cemalettin Aydın, TİKA
Sudan Koordinatörü Yahya Acu ve çok sayıda davetli katıldı.
Serginin açılışında konuşan Başkan Görmez şunları söyledi:
“Bizim hattatlarımız bir ruh hendesesi, bir ruh mühendisliği olarak tarihe geçmişlerdir. Öyle sıradan bir yazı değildir. Oradaki geometrik şekiller, oradaki levhaların üzerine
yazılan ifadeler, bizim hayatımızda son derece önemlidir.
Estetik, Müslüman hayatı için çok önemlidir. Üzülerek
belirteyim biz Müslümanlar, henüz zaruretlerimizi ve ihtiyaçlarımızı bitiremediğimiz için estetik safhaya geçebilmiş
değiliz. Etik ve estetik, ahlak ve güzellik asla birbirinden
ayrılmaz.”
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Sudan’daki resmî temasları kapsamında, Başkent Hartum’da
Türk sivil toplum kuruluşları tarafından yaptırılan bir
yetimhaneyi ziyaret etti. Merkezi İstanbul’da bulunan
Yardımeli Engelli ve Muhtaçlar İçin Eğitim, Yardımlaşma
ve Dayanışma Derneği (YARDIMELİ) tarafından, 2012
yılında hizmete açılan Afrika’nın en büyük yetimhanesi,
Akabe Yetimler Külliyesi ve Kur’an Okulu’nu ziyaret eden
Görmez, burada çocuklar tarafından hazırlanan programı
seyretti.
Program sonunda bir konuşma yapan Görmez çocuklara,
“İnşallah hepiniz iyi âlimler olursunuz ve hizmet edersiniz. İlerideki akademik eğitiminizi inşallah Türkiye’de
sürdürürsünüz.” dedi. Başkan Görmez daha sonra yetim
çocuklara hediyelerini verdi. Külliyede kalan 130 yetim
çocuğa hediyelerini tek tek teslim eden ve başını okşayan
Görmez, çocuklarla bir süre sohbet etti. Hediyelerini alan
yetimler, Başkan Görmez ile beraberindeki Türk heyetine
sevgi gösterisinde bulundular.
11
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Başkanlığımız ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında işbirliği
protokolü imzalandı
D
iyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik
ve Spor Bakanlığı arasında sosyal,
kültürel ve sportif etkinliklerle birlikte,
gençlerin manevi gelişimlerine katkı
sağlamak amacıyla işbirliği protokolü
imzalandı.
Diyanet İşleri Başkanlığı konferans salonunda, Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Görmez ve Gençlik ve Spor
Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın katılımlarıyla gerçekleşen imza töreninde bir
konuşma yapan Başkan Görmez, imzalanan protokolün, geleceğin teminatı
gençlere yönelik hizmetler açısından
son derece önemli olduğunu vurgulayarak, son günlerde yaşanan olaylar
dikkate alındığında, toplum olarak
sevgi, şefkat ve merhamet eğitimine ne
kadar muhtaç olunduğunu belirterek
konuşmasına şöyle devam etti: “Sosyal
içerikli din hizmetleri çerçevesinde bugün imzalayacağımız protokol, Diyanet
İşleri Başkanlığı mensupları için önem
arz etmektedir. Gençlerin ruh ve gönül dünyasına hitap etme konusunda,
kendimizi yetiştirmeye çalışan bir müesseseyiz. Geleceğimizin teminatı olan
gençlerimize yönelik, Gençlik ve Spor
Bakanlığımızla gençlik merkezlerinde,
gençlik kamplarında ve Kredi Yurtlar
Kurumuna bağlı yurtlarda, birlikte yapacağımız hizmetler büyük önem arz
ediyor. Son zamanlarda yaşadığımız
hadiseleri dikkate aldığımız zaman
sevgi, şefkat ve merhamet eğitimine,
insanlarımızın ne kadar muhtaç olduğunu hep birlikte müşahede ediyoruz.
Dünyamız ve bütün insanlık sevgisizlik, merhametsizlik ve şefkatsizlik girdabında dönüp dolaşıyor. Bilhassa eğitim müfredatımızı ve insan yetiştirme
düzenimizi yeniden gözden geçirelim
derken, can taşıyan bütün varlıklara
NİSAN2015
SAYI:292
karşı sevgi, şefkat ve merhamet kazandırma konusunda hepimizin üzerine
düşen büyük vazifeler var.”
Yüreklere şefkat ve merhameti yerleştirmek için hep birlikte seferber
olmalıyız
Özgecan cinayeti ve benzer hadiselerin
unutulmaması ve bize sorumluluklarımızı hatırlatması bakımından daima
canlı tutulması gerektiğini belirten
Başkan Görmez konuşmasında, “Toplum olarak bizim içimizden 20 yaşında bir genç nasıl bu kadar şefkatsiz,
merhametsiz ve sevgisiz büyüyebildi?
Nasıl bu hunharca cinayeti işleyebildi?
Hangi saikler onu bu noktaya getirdi?”
Sorusunu kendimize sormamız gerektiğini vurgulayarak, “Bu tür hadiseleri
yaşamamak için değerler eğitimini son
derece önemli bulduğumu ifade etmek
istiyorum. Bu eğitimler içerisinde; sevgi, şefkat ve merhamet eğitiminin ayrı
bir yeri olmalı ve can taşıyan her varlığa karşı sevgi, şefkat ve merhameti,
gönüllere yerleştirmek için birlikte çok
fazla şey yapmamız gerekir.” dedi.
Değer tüketen değil, değer üreten
dindarlık üzerinde durmalıyız
Toplumda dindarlık kavramının çokça
tartışıldığını ve konuşulduğunu belirten Görmez, tarih boyunca tartışmanın
bütün taraflarının, dindarlık kavramına müspet ve olumlu bir anlam yüklediğini, bunun son derece önemli olduğunu ifade ederek konuşmasına şöyle
devam etti: “Her şeyden önce dindarlık, sadece belli bazı ritüelleri yerine
getirmekten ibaret değildir. Dindarlık,
sadece bazı dinî unsurları bir gösteriş
aracı hâline getiren bir hayat tarzı hiç
değildir. Biz, hep birlikte değer üreten bir dindarlık üzerinde durmalıyız.
Nasıl ki sosyal içerikli din hizmeti di12
yoruz, ‘ahlak eksenli dindarlık’ demeliyiz. Çünkü bütün ibadetlerin gayesi
ve maksadı, yeryüzünde bütün kâinata
şefkat ve merhametle bakan, ahlaklı birey ve toplumlar yetiştirmektir. Onun
için değerleri tüketen değil, değerleri
üreten bir dindarlık üzerinde durmalıyız. İmzalayacağımız protokolün
Diyanet İşleri Başkanlığı camiasına,
Gençlik ve Spor Bakanlığı camiasına ve
milletimize hayırlı olması, geleceğimizin teminatı olan gençlerimize hayırlı
hizmetlerde bizi muvaffak kılması için
Yüce Allah’tan niyazda bulunuyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay
Kılıç ise Diyanet İşleri Başkanlığı ile
yapılan işbirliği protokolünün önemli olduğunu belirterek, Diyanet İşleri
Başkanlığı ile 2011 yılından bu tarafa
ortak hizmetler yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Kılıç, Bakanlığın gençlere
yönelik faaliyet ve hizmetlerinin artmasıyla birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı
ile koordinasyonun artmasını istediklerini belirterek konuşmasına söyle
devam etti: “Sosyal, kültürel ve sportif
etkinlikleriyle birlikte; gençlerin manevi gelişmelerine, onların manevi
değerlerine de katkıda bulunmak durumundayız. Ancak şunu da dile getirmemiz gerekiyor. Bunu özellikle farklı
noktalara çekmek isteyenlere açık bir
mesaj olarak vermek istiyorum. Bütün
yapacağımız bu din ve değerler eğitimiyle ilgili eğitim, yardım ve seminerler, talep edilmesi durumunda yapılacak olan çalışmalardır. Yani zaten şu
andaki dünyamıza baktığımız zaman
bunlar zorlamayla olmuyor. Ancak
şunu belirtmek gerekir ki çok ciddi anlamda gençlerimizden, hem kamplarımızda olsun, hem kredi yurtlarımızda
olsun, hem spor yapan gençlerimizden
olsun, talep çok fazla ve bizim bunu talep eden gençlerimize cevap vermemiz
gerekiyor. Bu bizim sorumluluğumuzdur. Dolayısıyla özellikle kamplarımızda, yaz Kur’an kurslarımızda, buraya
katılan gençlerimize sporu sevdirmeye
ve spor yapmayı hayatının bir parçası,
bir hayat tarzı hâline getirme konusunda, kendilerine ciddi anlamda destek
olabileceğimizi düşünüyorum.”
HABER BÜLTENİ
Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıldönümü törenlerle kutlandı
B
irinci Dünya Savaşı’nda o dönemin
süper güçlerine Boğaz’ın dar edildiği destanı yazanlar dualarla anıldı.
Muhteşem Çanakkale Zaferi’nin 100.
Yıldönümü, İslam coğrafyasında ve
yurdun her yanında coşkuyla kutlandı. Vatandaşlar, şehitler için indirilen
hatimler sonrası dua için sabah namazında camilere koştu. Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın organizesiyle 18 Mart
sabahı her camide, bulgur çorbası,
üzüm hoşafı ve ekmekten oluşan ‘Çanakkale Menüsü’ ikram edildi. Törenlerin en coşkulusu ise Gelibolu’da yaşandı. Savaşın yaşandığı yere akın eden
vatandaşlar, bir kez daha ‘Çanakkale
Geçilmez’ dedi. Şehir merkezindeki 18
Mart Stadyumu’nda yapılan ilk törenin
ardından, Şehitler Abidesi’nde anma
töreni düzenlendi. Törende, Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ve eşi
Sare Davutoğlu ile birlikte, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Millî
Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç,
Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve
kuvvet komutanları, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Çanakkale Valisi Ahmet Çınar, Belediye Başkanı Ülgür
Gökhan ve yabancı askerî temsilciler
yer aldı. Törende konuşan Başbakan
Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu duygu yüklü mesajlar verdi.
Bize kardeşliği bıraktılar
Çanakkale Savaşı’nın milletin bilincinde uyandırdığı en önemli hatıranın, ‘milli birlik’ olduğunu vurgulayan
Başbakan Davutoğlu, “Yurdumuzun
her köşesinden şehadete yürüyenler,
bundan sonra da yurt topraklarında
ebediyen kardeşliğin tohumunu attılar.
Aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez
daha söz veriyoruz; bıraktıkları kardeşlik mirası ebediyen taşınacaktır.”
dedi. “Çanakkale’de milletin kaderi
değişti. Aziz şehitlerimiz; ruhunuz şâd
olsun. Bıraktığınız emanet emin ellerdedir, emin ve sağlam omuzlardadır.
Bu omuzlar, Seyit Onbaşı’nın omuzları
kadar, yüreği kadar sağlamdır. Dizimizde derman kalmayıncaya kadar,
omuzlarımız toprağa değene kadar,
bu aziz bayrağı bir an bile omuzlarımızın üzerinden eksik etmeyeceğiz.
Ölüme hazır bir milletten daha güçlü
bir irade yoktur.” ifadelerini kullanan
Başbakan Davutoğlu şöyle konuştu:
“Diyarbakır’da, İzmir’de, Hakkari,
Edirne, Rize ve Muğla’da da o aziz şehitlerin torunları omuz omuza geleceğe yürüyorlar, yürüyecekler. Prizren’e
gidin, Üsküp’e gidin, Saray Bosna’da,
Irak’ta, Bağdat’ta, Kerkük’te, Musul’da,
Basra’da her yerde, ‘benim dedem de
Çanakkale’de savaşmıştı’ diyenleri görürsünüz. Çanakkale Savaşı’nda aziz
İstanbul’un düşmemesi için Iraklılar,
Suriyeli, Filistinli, Balkan kökenli, Kosovalı, Boşnak, Azeriler, hep beraber
omuz omuza savaşmışlarsa, Türkiye
Cumhuriyeti Devleti olarak bugün de
diyoruz ki 100 yıl sonra o aziz şehitlerin torunları, onların torunlarının
kaderi bizim kaderimizdir. Suriye’nin,
Irak’ın, Azerbaycan’ın, Balkanlar’ın
kaderi, Türkiye’nin merhamet ve şefkat elindedir. Can Azerbaycan’ın,
Halep’in, Humus’un şehitleri adına hür
Suriye’nin bayrağı buradadır. Irak’ın,
bütün Balkanlar’ın, Ortadoğu’nun,
13
Orta Asya’nın, Kafkaslar’ın kalbi, Çanakkale savaşlarında bizimleydi. Şimdi
de bizim kalbimiz, yüreğimiz onlarla
beraber.”
Başkan Görmez’den Çanakkale
Şehitleri’ne dua
Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı anma
etkinliklerine, Diyanet İşleri Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı.
Çanakkale Şehitleri Abidesi önünde
gerçekleşen resmî törene katılan Başkan Görmez, şehitler için dua etti.
Türk harp tarihinde müstesna bir yeri
olan Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen
250 bin vatan evladı için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından okutulan 250
bin hatmin duasını da yapan Başkan
Görmez, Çanakkale Şehitleri için yaptığı duanın ardından şehit mezarlarına
karanfil bıraktı.
Diyanet, Zaferin yüzüncü yılında
bir ilki gerçekleştirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı, Çanakkale Şehitlerini Anma Programı kapsamında, bu yıl bir ilke imza atarak 18
Mart Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı
münasebetiyle, 81 il ve 957 ilçe olmak
üzere tüm yurtta, 18 Mart günü sabah
namazında aynı anda, şehitlerin ruhu
için eller duaya açıldı. Her il ve ilçenin
merkezi bir camisinde sabah namazında gerçekleşen programda, Kur’an-ı
Kerim okunmasının ardından tekbirler, tehliller ve salat-ü selamlarla aziz
şehitlerin ruhları şad edildi. Aynı anda
tüm yurtta eller semaya açılıp, şehitlerin aziz ruhları için milyonlarca kişi
dua etti. 18 Mart sabahında tek yürek
hâline gelen Türkiye, şehitlerini rahmet ve minnetle andı.
O günü yaşamak için herkese asker
tayını
81 ilde sabah namazı ile başlayan, ‘Çanakkale Şehitleri’ni Anma
Programı’nda namaz sonrası vatandaşlara, Çanakkale’de vatanını savunmak
için mücadele veren askerlerin yaşadıklarının hissedilmesi için ‘asker tayını’ dağıtıldı. Her camide vatandaşlara,
buğday çorbası, şekersiz üzüm hoşafı
ile tayın ekmeğinden oluşan öğün ikram edildi.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Başkan Görmez, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğrencileriyle
bir araya geldi
D
iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi
öğrencileriyle, Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı Konferans Salonunda bir
araya geldi.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami
İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Mehmet Akkuş, öğretim üyeleri ve 120
kişiden oluşan İslami İlimler Fakültesi
öğrencilerinin katıldığı toplantıda Başkan Görmez, İslam’ın, Müslümanların
ve İslam dünyasının içinden geçtiği
süreçlere değinerek, “İslam’ın ve İslam
dünyasının içinden geçtiği zor süreçleri; dünya Müslümanlarının ve bütün
insanlığın size bağladıkları umudu düşünerek çalışmalarınızı yapın.” tavsiyesinde bulundu.
Başkan Görmez, İslam dünyasının tarih
boyunca dört zor dönemden geçtiğini
belirterek, İslam dünyasının son yıllarda içinden geçtiği zor süreç hakkında
da değerlendirmede bulundu. Bu zorlu
sürecin gençlerin gelecek perspektifiyle aşılabileceğine vurgu yapan Başkan
Görmez konuşmasına şöyle devam
etti: “İslam dünyası tarih boyunca dört
zorlu süreçten geçmiştir. Birinci zor
dönem, Hz. Osman’ın katliyle başlayan
ve daha sonra Cemel, Sıffin, Nahrevan
gibi üzücü savaşlarla, kavgalarla neticelenen dönemdir. İkinci dönem, Moğol
istilalarıyla Haçlı Seferlerinin birleştiği
dönemdir. Üçüncü dönem, Osmanlı
Devleti’nin yıkılışı ve işgallerin, sömürgelerin, istilaların yaşandığı dönemdir.
Bu son yıllar ise İslam tarihindeki dördüncü zor dönem olarak tarihe geçe-
NİSAN2015
SAYI:292
cektir. Bu dört döneme baktığımızda
aynı şekilde, zorluktan sonra hemen
kolaylıklar kendisini göstermiş ve Müslümanlar, tarih sahnesinde süreklilik
kazanacak, çok büyük fetihlerle, çok
büyük ilmî inkişaflarla tanışmışlardır.
Birinci zor dönemden sonra, neden
biz bu hâle geldik, bu hâlden kurtulmak için neler yapabilmeliyiz? Diye
sormuşlar kendilerine ve sonrasında
büyük mezhepler, büyük Hadis, Tefsir, Kelam, Fıkıh ve Tasavvuf ilimleri
ortaya çıkmıştır. Birinci zor dönemden
sonra, büyük fetihlerle müjdelenmişler, İslam Çin Seddi’ne kadar, dünyanın en ücra köşelerine kadar uzanmış.
Büyük medeniyetler kurulmuş, sadece
Arabistan’da değil, Maveraünnehir’de,
Endülüs’te çok büyük İslam medeniyetleri inkişaf etmiştir. İkinci zor dönemden, yani Moğol istilası ile Haçlı
istilalarından hemen sonra, Büyük Osmanlı Devleti kurulmuş, çok büyük bir
ilmî inkişaf yeniden başlamıştır. Üçüncü zor dönemden sonra, yani Osmanlının yıkılışı, işgal ve sömürgelerin başlamasından sonra, İslam dünyasının
muhtelif yerlerinde, ihya hareketleri,
ıslah, cihat hareketleri ortaya çıkmıştır.
Müslümanlar ve İslam’a tarih sahnesinde süreklilik kazandırmak için yine
çok büyük çabalar göstermiştir.”
İslam dünyasını içinde bulunduğu
zor dönemden çıkaracak olan, gençlerin gelecek perspektifidir
Üçüncü zor dönemi aşamamışken,
meydan okumalara henüz karşılık verememişken, dördüncü zor dönemle
karşı karşıya kaldığımızı, bütün bu zor14
luklardan bizi genç neslin perspektifinin ve geleceğin ilim adamlarının kurtaracağını, genç neslin çok daha zor bir
dönemle karşı karşıya olduğunu, Din-i
Mübin-i İslam’ın içinden geçtiği bu
süreçte, Müslümanların okuyan genç
nesle umut bağladığını belirten Başkan
Görmez konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Size bütün insanların umut bağladığını ve çalışmalarınızı ona göre yapmanız
gerekiyor. Onun için Kur’an-ı Kerim’i,
Hadisi, Fıkhı, Felsefeyi, Kelamı, Arapçayı, İngilizceyi çok iyi bilmelisiniz.
Sizin hizmet alanlarınıza, bütün İslam
dünyası, hatta bütün insanlık çok ihtiyaç duymaktadır. Lütfen kendinizi
ona göre yetiştirin. Bunu yaparken de
İslam âlimlerinin hayatlarını mutlaka
okuyun. Kısa hayata çok işler sığdırın.
Hem İslam’ın ve İslam dünyasının içinden geçtiği zor süreçleri dikkate alarak,
hem de dünya Müslümanlarının ve bütün insanlığın size bağladıkları umudu
düşünerek çalışın.”
İslam dünyasının birbirinden haberdar olması son derece önemlidir
Gerek Baltık cumhuriyetlerinde, gerek
Kafkasya şeridinde çok iyi Müslüman
topluluklar bulunduğunu ifade eden
Başkan Görmez, bilhassa ilahiyat fakültelerinde, İslam dünyasının beşeri
coğrafyasının mutlaka bilinmesi gerektiğini belirterek, “Adigeya, Karaçay,
Çerkezya, Kabardin, Balkarya, İnguşetya, Dağıstan dendiği zaman, her ilahiyat öğrencisinin orada kaç Müslüman
olduğunu, nasıl bir Müslüman medeniyete sahip olduklarından haberdar
olması son derece önemlidir.” dedi.
HABER BÜLTENİ
Manavgat Hacı Rukiye Mustafa Avşaroğlu Camii ibadete açıldı
A
ntalya Manavgat İlçesinde yapımı
tamamlanan Hacı Rukiye Mustafa
Avşaroğlu Camii, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in katıldığı törenle hizmete açıldı.
Başkan Görmez, cami açılışında yaptığı konuşmada, insanoğlunun yaratılış gayelerinden birinin de yeryüzünü
imar etmek olduğunu belirterek, “Yeryüzünü imar etmek, yirminci yüzyılın
hastalığına dönüştüğü gibi gökdelenler
dikmek değildir. Yeryüzünü imar etmek, sadece binalar yapmak, yeryüzünü sadece inşaatlarla donatmak değildir. Yeryüzünü imar etmek, sadece
bütün şehirleri betonlarla doldurmak
hiç değildir. Yeryüzünü imar etmek,
sadece şehirlerin altına elektrik ve su
şebekeleri kurmak da değildir. Bütün
bunlarla birlikte asıl yeryüzünü imar
etmek, yürekler arasında merhamet
şebekeleri kurmaktır. Yeryüzünü imar
etmek, insanın gönül dünyasını imar
etmektir; kalbimizi, ruhumuzu imar
etmektir. Kalp ve ruh imar edilmeden,
insanlar yeryüzünü imar edemezler.”
dedi.
Camileri, hayatın kıyısından hayatın
merkezine taşıdığımız zaman imar
etmiş oluruz
Camileri inşa etmek ile imar etmenin,
birbirinden farklı şeyler olduğunu kaydeden Başkan Görmez konuşmasına
şöyle devam etti: “Dört minareli, kubbeli camileri inşa etmekle biz camileri
imar edebilir miyiz? Hayır. Camileri
inşa ediyoruz sadece. Camileri ne zaman imar ederiz? Camilerimizi gençlerle doldurduğumuz; çocuklarımızın
kalplerini, minik yüreklerini cami
muhabbetiyle doldurduğumuz zaman
camileri imar etmiş oluruz. Camilerden dışladığımız hanımefendilerimiz,
bizlerle birlikte kendi mekânlarında
ibadete durdukları zaman camileri
imar etmiş oluruz. Camileri, hayatın
kıyısından, köşesinden, hayatın merkezine taşıdığımız zaman; içinde ders
halkalarıyla, sevgi ve muhabbetimizi
paylaştığımız; bedenlerimizle saf tutmak yerine, ruhlarımızı ve kalplerimizi kaynaştırdığımız zaman imar etmiş
oluruz. Camiler, sadece namaz mekânı
değildir. Camiler, kalpleri ve yürekleri
birleştirerek, sevgi ve muhabbetimizi
paylaşarak, birlik ve beraberliğimizi
pekiştirerek, Rabbimize yöneldiğimiz
mekânlarımızdır. Bizim inancımızda,
cami tapınak değildir ve tapınak yoktur. Kâbe de tapınak değildir, cami de
tapınak değildir. Biz o mekânlarda yüreklerimizi birleştirmek için bir araya
geliriz.”
Camiler, istiklalimizin ve bağımsızlığımızın sembolleridir
Camilerin, istiklalimizin ve bağımsızlığımızın simgeleri olduğunu belirten
Başkan Görmez, yeryüzünde camiyi,
mabedi, ezanı, istiklal marşına yerleştirmiş başka bir millet bulunmadığını
ifade ederek konuşmasına şöyle devam
etti: “Değmesin mabedimin göğsüne
15
namahrem eli, bu ezanlar ki şehadetleri
dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde
benim inlemeli.” derken Akif, aynı zamanda mabedi, ezanı, bağımsızlığımızın, istiklalimizin simgesi olarak tarif
etmiştir. Yüce Rabbimiz, bağımsızlığımızın simgesi olan mabetlerimizi, camilerimizi hiçbir zaman eksik etmesin,
semalarımızdan ezan sesi hiçbir zaman
eksik olmasın. Camilerimiz cemaatsiz,
cemaatlerimiz ibadetsiz, ibadetlerimiz;
ihlassız ve samimiyetsiz kalmasın.
Milletimiz, Diyanet İşleri Başkanlığımızın rehberliğinde ve öncülüğünde
Kırım’dan Tataristan’a, Başkurdistan’dan
Çuvaşistan’a, Moskova’ya kadar, Asya
topraklarında 950’den fazla cami inşa etmiştir. Balkanlar’da, Bosna-Hersek’ten
Arnavutluk’a, Piriştine’den Üsküp’e,
Romanya’dan Karadağ’a kadar pek
çok yerde hayırseverlerin yardımlarıyla camiler inşa edildi. Afrika’nın pek
çok yerinde, cami inşaatları var. Siz
yardım ediyorsunuz, biz de rehberlik
yapıyoruz. Öyle dünyalar var ki binlerce, on binlerce Müslüman var; ama bir
tane mescitleri yok. Dolayısıyla bütün
bunlar da milletimizin ortak sadakası,
hayrı olarak millete yeniden dönüyor.”
Açılış törenine, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Mehmet Tevfik Türel, Milli Savunma eski Bakanı ve
Ak Parti Antalya Milletvekili Vecdi Gönül, Antalya İl Müftüsü Osman Artan
ile çok sayıda vatandaş katıldı.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Antalya’da “Yüz Yüze Vaaz Semineri”
D
iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr.
Mehmet Görmez, Diyanet İşleri
Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce Antalya’da din görevlilerine yönelik düzenlenen, “42. Dönem Yüz Yüze Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmetiçi Eğitim Semineri” ne
katıldı. Seminerde bir konuşma yapan
Başkan Görmez, mihrap görevinin
önemine vurgu yaparak, yaşadığımız
dönemin İslam’ın ve Müslümanların
içinden geçtiği en zor dönemlerden
biri olduğunu belirtti. Mihrap görevinin dünyadaki en yüksek makam
olduğunu ve İslam’ın içinden geçtiği
bu süreçte mihrap görevlilerine büyük
vazifeler düştüğünü belirten Başkan
Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İslam dünyasının içinden geçtiği bu
süreçte, dünyada bütün Müslümanların umut bağladığı bir ülkede, siz mihrapta görev yapıyorsunuz. Müslümanların umut bağladıkları konular, sizin
hizmet alanınızı oluşturuyor. Bize,
demir veya çimento istemek için umut
bağlamıyorlar. Bize, imanını ve İslam’ı
yeniden inşa etme, çocuklarına dinini,
imanını, ahlakını yeniden öğretme,
Müslüman kimliğini yeniden inşa etme
konusunda umut bağladıklarını görüyoruz. O halde, biz bu realiteyi bilerek
çalışmak durumundayız.
Hz. İbrahim’in bir duası var. O duanın
sonunda, ‘Allah’ım! Bizi muttakilere
imam eyle.’ diye dua eder. O dua aslında çift yönlü bir duadır. Hem muttakilerden bir ümmet olsun anlamı vardır;
hem de muttakilere rehberlik yapmayı
bizlere nasip eyle anlamı vardır. Biz camide, cemaatimize rehberlik yaparken,
bu duayı dikkate almak zorundayız.
Acaba, biz rehberliğimizi, Allah’a kar-
NİSAN2015
SAYI:292
şı sorumluluk bilincimizi yükseltecek,
takvamızı yüceltecek derecede yapabiliyor muyuz? Bunun için iki şey lazım.
Birincisi, önce mihraba geçen insanın
kişiliği önemlidir. Sonra da liderlik anlayışı önemlidir. Öyleyse bu iki kavram
üzerinde durmalıyız. İmamın kişiliği
ne olmalı, biz mümin kişiliği yanında,
Allah’ın müminlerden istediği kişiliği
yanında; imamlık dediğimiz, Peygamberimize mirasçı olmak, mihrapta,
muvazzaf olmanın kişiliği nasıl olmalı?
İmam, önder ve rehberlik demek olduğu için bu kavramları yeniden düşünmek zorundayız.”
Diyanet’in hizmetleri dünyaya taşındı ve taşınmaya da devam ediyor
Diyanet İşleri Başkanlığının bu topraklarda, İslam’a süreklilik kazandıran bir
müessese olduğunu vurgulayan Başkan Görmez konuşmasında, “Bütün
eksiklerimize, kusurlarımıza rağmen,
bu topraklara İslam’a süreklilik kazandırmada, bu toprakların semalarında
günde beş defa ezan nimetini insanlığa
duyurmada, Kur’an eğitimini vermede, insanlarımızın mümin kimliğini
inşa etmede son derece büyük vazifeleri oldu. Cenab-ı Hak nasip etti, bu
hizmetler ülkemizle sınırlı kalmadı,
Rusya’dan Asya’ya, Kafkasya’ya, sizin
Diyanet’in şahsı manevisi içinde inşa
ettiğiniz hizmetler, Avrupa’da yaşayan 5 milyon kadar vatandaşımızın
asimilasyonunu engelledi. İnşa edilen
o şahsı manevi, bugünlerde yüzyıl
boyunca sömürgeleştirilmiş Afrikalı kardeşlerinize, Mali’ye, Kongo’ya,
Cibuti’ye, Çad’a, Zanzibar’a, Sudan’a ya
da Haiti’ye, Latin Amerika’ya, pek çok
ülke ve bölgeye gitti. Sizin görev yaptığınız bu müessese hizmetlerini dünya16
ya taşıdı ve taşımaya da devam ediyor.
Yeryüzünde İslam ümmetinin, kendi
dinine ve peygamberine yapabileceği
en büyük haksızlık, onlara hayat vermek üzere Kâbetullah’ın şubeleri olarak inşa edilen mescitleri ve camileri,
sadece namaz vaktinden önce açılan,
namazdan sonra da kapısına kilit vurulan mekân olarak tarif etmektir. Bunu
yaparsak kendimize, İslam’a ve Resul-i
Ekrem’e en büyük haksızlığı yapmış
oluruz. Öyleyse Mescid-i Nebevî’yi,
mescitlerin coğrafyalarda nasıl medeniyet inşa eden merkezler olarak vazifeler gördüğünü yeniden okumamız
gerekiyor. Kalpleri arasında rabıtayı
kaybetmiş bir topluluk, ümmetin fertleri arasında rabıta kuramaz. Önce biz,
birbirimizi sevip sayacağız. Biz, anne ve
babalarımızın dualarıyız. Bizim annelerimiz, babalarımız, topraktan kazandılar ve ‘Bizim oğlumuz okusun, hafız
olsun, imam olsun, müezzin olsun.’
diye dua ettiler. Biz birbirimizin kıymetini bilmeliyiz. Kardeşliğimizi çok
iyi bir şekilde tescil edersek bu, birlik
ruhu olarak milletimize yansımaya da
devam eder.” dedi.
Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof.
Dr. Ali Erbaş ta yaptığı konuşmada,
ülkemizin 81 ilinden yüzyüze vaaz
becerilerini geliştirme seminerine 750
din görevlisinin katıldığını belirterek,
“Her geçen gün muhatap kitlemizin sahip olduğu özellikler farklılaştığı için,
din görevlilerimizin de aynı doğrultuda kendilerini geliştirmeleri, muhatap
kitlelerine daha verimli ve kaliteli bir
din hizmeti götürmeleri büyük önem
taşımaktadır.” dedi.
HABER BÜLTENİ
Başkan Görmez: Çocuğun cinsel istismar malzemesi hâline
getirilmesi, insanlığın tükendiği, tefessüh ettiği son noktadır
D
iyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, Ankara Büyük Anadolu Otel’de,
“Çocuğun İhmal ve İstismarının Önlenmesi Eğitici Eğitimi ve Koruyucu
Aile Programı” düzenlendi. Programa,
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katılarak bir konuşma
yaptı. Başkan Görmez açılışta yaptığı
konuşmada, dünyada çocuk istismarı
ve çocuk ihmali konusunda yayınlanan
raporlara dikkat çekti. Diyanet İşleri
Başkanlığı olarak, bu konuyu dikkatle
takip ettiklerini bildiren Başkan Görmez, “Dünya genelinde bu konuda
olup bitenler, dünyanın muhtelif bölgelerinde çocuklara yönelik cinayetler,
Birleşmiş Milletler’in verdiği rakamlar,
2013 yılında TÜİK tarafından yayınlanan, “Çocuk İstatistikleri” gerçekten
yürekleri parçalayan, vicdanın âdeta
tükeniş noktasına geldiğini gösteren
rakamlardır.” diye konuştu. Dünyada
büyük bir problem hâline dönüşen
çocuk ihmali ve istismarı hakkında
önemli açıklamalarda bulunan Görmez, “Çocuğun cinsel istismar malzemesi hâline getirilmesi, insanlığın tükendiği, tefessüh ettiği son noktadır.”
dedi.
İslam’ın her türlü istismarı yasakladığını belirten Başkan Görmez, Allah’ın
insanlara emanet olarak bahşettiği
herhangi bir şeyi kötüye kullanmanın
istismar olduğunu söyledi ve çocuk
istismarınınsa, modern zamanların en
büyük problemlerinden biri olduğunu
kaydetti. Başkan Görmez konuşmasını
şöyle sürdürdü: “Kur’an’ın ifadesiyle
çocuk, ‘Gözün nurudur.’ Göz nurunu
kaybettiği zaman, önünü göremez,
istikbalini kaybeder. Milletlerin gözünün nuru çocuklardır. Eğer çocuk
ihmal edilirse, çocuk istismar edilirse,
göz ışık vermez ve insanlık geleceğini
göremez. Ortaçağ’ın karanlıkları ifade
edilirken, çocukların, küçük bedenlerinden istifade etmek için en çok
maden ocaklarında çalıştırıldığından
söz edilir. Aslında modern zamanlarla
Ortaçağlar ile mukayese ettiğinizde,
Ortaçağ’da çocukların madenlerde istismar edilmesi ne kadar çirkinse, modern zamanlarda çocuğun cinsel istismar malzemesi hâline getirilmesi, çok
daha çirkin bir davranıştır.”
Küçük yaşta çocukların zorla evlendirilmesi, çocuk istismarıdır
Henüz anne olmanın, eş olmanın ne
demek olduğunu bilmeden, nikâh
17
akdinin ne olduğunu bilmeden, anlamadan, annesi, babası yahut başkaları
tarafından zorla evlendirilen kız çocuğunun, istismar edilen çocuk olduğunu belirten Başkan Görmez, “Çocuk
istismarı denildiğinde; hem fiziksel,
hem ruhsal, hem de duygusal olarak
çocukların istismarı akla gelmelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığının çocuk
hakları beyannamesi veya bildirgesi
şeklinde bir metni hazırlanmalı. Çünkü bizim elimizde çok daha büyük ve
zengin kaynaklar var. Dolayısıyla bizim de bu konularda, bize ait metinleri oluşturmamız, başka dünyalarda
var olan bütün metinlerden haberdar
olmamız gerekiyor. Çünkü çocukların
ekonomik açıdan sömürülmesi, çocukların zorla evlendirilmesi gibi çocuk istismarına giren bütün konular,
camilerde vaazlarda, hutbelerde insanları aydınlatmamız gereken konulardır.
Biz sadece namazı, orucu, haccı anlatmak üzere bu görevi ifa etmiyoruz. Biz
yeryüzünde marufu egemen kılmak
ve çirkin olan her şeyi ortadan kaldırmak için görevliyiz. Çocuklara iyi bir
dünya hazırlamakla mükellefiz. Bütün
çalışmalarımızda gelecek kuşakları düşünerek çalışmalar yapmalıyız. Ancak
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
biz insanlık olarak, bırakın gelecek kuşaklara bir dünya hazırlamayı, gelecek
kuşakların dünyasını tüketiyoruz. Biz
dünyamızı gelecek kuşaklar için yaşanmaz kılıyoruz, dünyanın ekolojik dengesini, mizanını, nizamını bozuyoruz.
İnsanlık olarak biz, bizden üç dört asır
sonra gelecek çocukların hakkına giriyoruz.” şeklinde konuştu.
Çocuk, henüz anne karnındayken
dokunulmazlık hakkına sahiptir
Çocuğun anne karnında cenin vasfını
taşımaya başladığı, kalbi atmaya başladığı an, dokunulmazlık hakkının başladığını söyleyen Başkan Görmez konuşmasına şöyle devam etti: “İslam, bunu
insanlığa haykırmaya devam edecektir.
Çocuk, anne karnında kalbi atmaya
başladığında, cenin vasfını kazanmaya
başladığında, başka insanlarda olduğu
gibi dokunulmazlık haklarına sahip
olur. Barınma, sağlık, eğitim gibi haklar, çocukların en doğal haklarıdır.
Ama maalesef bütün savaşlarda, her
türlü hak ve hukuku kaybeden çocuklar olmuştur. Sadece Irak savaşlarında,
körfez savaşlarında milyonlarca çocuk
yetim kaldı. Afrika’da sömürgeleştirmelerle birlikte milyonlarca çocuk eğitim, barınma, sağlık ve her türlü haktan mahrum yetiştiler. Dünyanın belirli
kesimleri, yüzyıl boyunca dünyanın en
zengin coğrafyası olan Afrika’yı sömürdüler ve şimdi o topraklarda dünyaya
gelen çocuklar, birçok haktan mahrum
kaldılar. 100 sene önce Afrika’da dünyaya gelecek çocukların bütün nimetlerini sömürenler, bugün çocuk hakları
bildirgeleri yayınlayarak, çocuk istismarı üzerine çalışmalar yapıyor. Çok
büyük paradokslar yaşanıyor dünyada.
Bugün modern dünyada çocuk hakla-
rından en çok söz edildiği, çocuk istismarı üzerinde en çok durulduğu bir zaman diliminde, hâlâ çocukların cinsel
istismar malzemesi olarak kullanılmaya
devam edilmesi, insanlığın tükendiği,
tefessüh ettiği son noktadır. Diyanet
olarak biz neler yapmalıyız? Bir ilin, ilçenin imamı, müftüsü, hatibi, vaizi, insanlığı kuşatan bu sorunlardan haberdar değilse; vaazlarında, hutbelerinde,
sohbetlerinde bu konuları işlemiyorsa,
vazifesini yapmıyor, hatta kendi vazifesini istismar ediyor demektir. Bunlar,
İslam’ın bize yüklediği en büyük vazifelerdir. Kaç tane sokak çocuğu var? Kaç
tane bölünmüş aile var? Uyuşturucuya
müptela olmuş kaç tane çocuk, genç
var? Bunları bilmeden, bir şehrin manevi hayatını ayağa kaldırmak mümkün değildir.”
Umre ibadeti Kudüs’ten başlıyor
D
iyanet İşleri Başkanlığı, umre ibadetine Kudüs’ü de ekledi. Umre
ibadeti için kutsal topraklara gitmek
isteyenler, bundan sonra ilk olarak
Kudüs’ü ziyaret edecekler.
Vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığının umre
hizmetleri için aldığı karara göre, kutsal
topraklara yapılacak ziyaretler, Müs-
NİSAN2015
SAYI:292
lümanların ilk kıblesi olan Mescid-i
Aksa’dan başlayacak.
Mescid-i Aksa’dan başlayan umre turları için ilk kafile, 15 Nisan 2015 tarihnde İstanbul’dan hareket edecek. Vatandaşlar 3 gün Kudüs’te, 4 gün Medine’de
ve 7 gün Mekke’de olmak üzere toplam
14 gün boyunca kutsal iklimin havasını soluyacaklar. Kudüs programın18
da Mescid-i Aksa başta olmak üzere;
Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakub’un
kabirlerinin bulunduğu külliye, Hz.
Davud’un kabri ile Selman-ı Farisi ve
Rabiatü’l-Adeviyye’nin kabirleri ziyaret
edilecek. Kudüs’e yapılacak ziyaretlerde ayrıca Mahmudiye Camii, Hz. Ömer
Mescidi gibi önemli kutsal mekânlar da
ziyaret edilecek.
HABER BÜLTENİ
2015 yılında hacca gidecekler kurayla belirlendi
B
ir milyonu aşkın hacı adayının aylardır heyecanla beklediği hac kuraları 12.03.2015 tarihinde, Diyanet
İşleri Başkanlığı Konferans Salonunda
çekildi. Elektronik ortamda yapılan
kura çekim töreni, salonu dolduran ve
ekranları başında bulunan hacı adayları tarafından ilgiyle izlendi.
Kura çekim töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem
Keleş, hac özleminin çok değerli bir özlem olduğunu kaydederek, hacca gidecek olanların bu kutsal yolculuğu hayatlarında bir milat olarak kabul edip,
hac mektebine kaydolmaları gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, bu heyecana her yıl eşlik ettiklerini
ve bu sorumluluk bilinciyle çalıştıklarını vurgulayan Başkan Yardımcısı Keleş,
“Hac kura çekimi programları her yıl
bize, bu salonda ayrı bir heyecan katıyor. Sevinç ve hüznü bir arada yaşarız.
Kurada çıkan kardeşlerimizle birlikte
seviniriz, oranın özlemini yüreğinde
devam ettiren kardeşlerimizle birlikte
hüzünleniriz. Kura sırasında tanık olduğumuz bu göz yaşartıcı tablonun,
bizim için ne kadar değerli ve önemli olduğunu kelimelerle ifade etmek
imkânsızdır.” dedi.
Hacca duyulan özlemin, Hz. İbrahim’in
bir duası olduğunu da hatırlatan Başkan Yardımcısı Keleş, konuşmasına
şöyle devam etti: “Bu heyecan, bu sevinç, bu özlem çok değerlidir. Bunun
değerli olması, Allah nezdindeki değerinden dolayıdır. Bu sevgi ve özlem,
Hz. İbrahim’in duasının bir neticesidir.
Hz. İbrahim, insanların kalbine bu sev-
giyi düşürmesini niyaz etmiş, Allah da
bu duayı kabul etmiştir. İnsanların kalbi asırlardır oraya akmaya başlamıştır.
Gidenin kalbi bir başka türlü akar, gitmeyenin özlemi çağlayan olur bir başka türlü akar. Bu heyecan, özlem bize
ayrı bir sorumluluk yüklemektedir. Biz
Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz.”
Hac kontenjanı son derece sınırlı
Haccın özlemini yaşayan bütün vatandaşların hacca gitmelerini gönülden
arzu ettiklerini, ancak hac kontenjanının son derece sınırlı olduğunu belirten Başkan Yardımcısı Keleş, İslam ülkelerinden bazılarının bu yoğun talep
karşısında sıra sistemi uyguladıklarını,
ancak Başkanlık olarak sıra sistemini
uyguladıklarında, 50-60 yıl sonrasına
sıra vermek zorunda kalınacağını; kura
sistemiyle heyecanın hep diri kaldığını ve genç insanların da hacca gitme
imkânı bulduğunu söyledi. Başkan
Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş konuşmasına şöyle devam etti: “Fıkhi açıdan
meseleye baktığımız zaman, hiç kimse
kurada çıkmayan kardeşlerimize hac
farzdır diyemez. Allah, onların niyetlerine göre muamele edecektir. Onlar, o
niyetleri taşıdıkları sürece sanki hacca
gitmiş gibi bu ecre inşallah nail olacaklardır. Kuraya girip de ismi kurada
çıkmama sebebiyle hacca gidemeyen
kardeşlerimizi, Allah sorumlu tutmayacaktır. Bunun yanında biz, bir an
önce kontenjan sayısının artmasını ve
özlemle bekleyen kardeşlerimizin, bir
an önce gitmelerini arzuluyoruz. Kurada çıkan kardeşlerimiz de bu kutsal
19
yolculuğu bir milat olarak kabul edip,
hac mektebine kaydolmalı ve hazırlığa
başlamalıdırlar. Hayatlarında bir defa
yapacakları bu yolculuğu, hayatlarında
milada dönüştürmelidirler.”
Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Enver Günenç de yaptığı konuşmada, her geçen gün hac organizasyonunun geliştirilerek hac yolcularının
rahatını temin etmek için çalışmalar
yapıldığını, bu kutsal yolculukta asıl
hedeflerinin manevi arınma ve dirilişi
temin etmek olduğunu kaydetti. Kâbe
ve çevresinde yapımı devam etmekte
olan genişletme çalışmalarına da değinen Günenç, bu nedenle 2013 yılında
uygulamaya konulan %20’lik kontenjan kısıtlamasının, 2014 yılında olduğu
gibi bu yıl da devam edeceğini söyledi.
2015 yılında yeni hac müracaatı alınmadığını hatırlatan Günenç, 2007 yılında kayıtlı olan ve 2014 yılına kadar
kesintisiz kayıt yenileten hacı adaylarına, 2014 yılı kura sıra numarasına göre
kesin kayıt hakkı verildiğini; görevliler
ile 2007 yılından bekleyenlerin 43 bin
811 kişi düşüldükten sonra, kalan 11
bin 588 kontenjan için 2008-2014 yılları arasında kayıt yenileten hacı adayları arasında kura çekilerek dağıtılacağını söyledi.
Kura çekimi törenine, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan
Kâmil Yılmaz, Bakanlıklar Arası Hac
ve Umre Kurul Üyeleri, Diyanet İşleri
Başkanlığı üst düzey yöneticileri ve çok
sayıda vatandaş katıldı.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
İl Müftüleri Brifing Çalıştayı Antalya’da yapıldı
M
erkez taşra buluşmaları kapsamında, Başkanlık merkezinde
çalışan daire amirleri ile il müftülüklerinde çalışan personelin tanışmaları
ve yapılan faaliyetler hakkında bilgi
alışverişi yapmaları amacıyla düzenlenen, “İl Müftüleri Brifing Çalıştayı”nın
49’uncusu Antalya’da gerçekleştirildi.
Çalıştaya, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş, Din İşleri
Yüksek Kurulu Başkan Vekili Zeki
Sayar, Din Hizmetleri Genel Müdürü
Doç. Dr. Yaşar Yiğit, Eğitim Hizmetleri
Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş, İnsan Kaynakları Genel Müdürü Osman
Tıraşçı, Radyo ve Televizyon Daire Başkan Vekili Dr. Abdurrahman Akbaş,
Malzeme Yönetimi ve Satın Alma Daire Başkanı Haydar Bekiroğlu, Atama
1 Daire Başkanı Recep Sönmez, Müslüman Ülkeler ve Topluluklar Daire
Başkanı Erdal Atalay, Umre Hizmetleri
Daire Başkanı Yaşar Çapçı, Bütçe ve
Performans Daire Başkanı Nevzat Birlikçi, Diyanet İşleri Uzman Yardımcısı
Yusuf Tunç, Antalya İl Müftüsü Osman Artan ve il müftü yardımcıları,
ilçe müftüleri, vaizler ile Kur’an kursu
öğreticileri ile imam-hatiplerden temsilciler katıldı. İllerdeki müftülüklerce
yürütülen hizmetleri yerinde görmek,
değerlendirmelerde bulunmak, ileriye
dönük hizmetler konusunda istişareler
yapmak ve karar almak maksadıyla düzenlenen çalıştayda konuşan Diyanet
İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2010
yılında çıkan kanun ile birlikte, hizmetlerinde yeni bir ivme kazandığını,
yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerin hızla
büyüdüğünü söyledi. Başkanlığın,
Diyanet TV ve Diyanet Radyo’nun da
kurularak önemli bir mesafe kat ettiğini ve bu süreç içerisinde de TDV’nın
faaliyet alanlarını artırarak hizmet vermeye devam ettiğini belirtti. Ülkemizin manevi havasına yeni ve aktif bir
ivme kazandırmayı amaçladıklarını
dile getiren Başkan Yardımcısı Keleş,
din hizmetlerinin koordinesi, yapılan
ve yapılması planlanan faaliyetlerin
önemine vurgu yaptı. Şu ana kadar
23.000 kişinin yüzyüze vaaz kursuna
alındığını ifade etti. Başkanlığımızın,
yurt içi ve yurt dışında yürüttüğü din
hizmetlerini anlattı. Dr. Keleş, “Eline,
beline, diline hâkim ol.” sözünün derin
anlamlar içerdiğini, eline, iline, ülkene;
beline, soyuna, nesline; diline, konuştuğun dile, Türkçe’ne hâkim ol, sahip
çık, anlamında açıklanmasının daha
doğru olacağını ifade etti.
Antalya İl Müftüsü Osman Artan, ev
sahibi olarak yaptığı açılış konuşmasından sonra, Antalya il ve ilçe müftülüklerince yürütülen faaliyetlerle
ilgili sunum yaptı. Müftü Artan sunumunda, katılımcılara kısa bir Antalya
tanıtımı yapıldıktan sonra, ilde yürütülen faaliyetleri ve sorunları anlattı.
Daha sonra, ilçe müftüleri, vaiz, şube
müdürü, eğitim uzmanı, murakıp, şef,
imam-hatip ve Kur’an kursu öğreticisi
ve cami rehberleri, çalışma alanlarıyla
ilgili bilgiler verdiler, sorunlarını anlattılar. Başkanlık birimlerinden katılan
genel müdürler ve daire başkanlarının
konuşmalarının ardından, yapılan değerlendirmelerle çalıştay sona erdi.
Personel İstihdamında Yeterlik ve Yerindelik Çalıştayı Ankara’da yapıldı
D
iyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen, “Personel İstihdamında Yeterlik ve Yerindelik Çalıştayı”,
Ankara Rıfat Börekçi Eğitim Merkezi
Müdürlüğünde gerçekleştirildi. Çalıştaya, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş, İnsan Kaynakları
Genel Müdürü Osman Tıraşçı, daire
başkanları Recep Sönmez, Şükrü Türkmen, Hüseyin Hazırlar, Bünyamin
Albayrak, Diyanet İşleri Uzmanı Dr.
Ahmet Çekin, Diyanet İşleri Uzman
Yardımcıları Yusuf Tunç, Necati Kantar ve Musahhih Şükrü Topçuoğlu’nun
yanı sıra, ülkemizin değişik illerinden gelen 11 il müftü yardımcısı ve
18 ilçe müftüsü katıldı. Çalıştayda bir
NİSAN2015
SAYI:292
konuşma yapan Başkan Yardımcısı
Dr. Ekrem Keleş, müftülerin ve müftü
yardımcılarının istihdamda yeterlik ve
yerindelik kavramını, bizzat yerinde
gören ve yaşayan en güzel gözlemciler
olduğunu belirtti. Müftülerin yapacakları işlerde, deneme yanılma yöntemiyle değil, stratejik plan çerçevesinde
hareket etmeleri gerektiğini anlatan
Keleş, Türkiye’nin toplumsal gerçekliğini ve çeşitliliğini göz önünde bulundurarak görevlerin yapılması gerektiğini söyledi. Görevler icra edilirken,
meslek ve İslam ahlakı ilkelerinin göz
önünde bulundurulmasının önemini dile getiren Dr. Ekrem Keleş, diğer
İslam ülkelerinin Türkiye’den beklentilerini göz önünde bulundurarak, hiz20
met potansiyelinin yüksek tutulmasını
istedi. İnsan Kaynakları Genel Müdürü Osman Tıraşçı, daire başkanları ve
uzmanlar tarafından, Başkanlığımızın
vaiz, murakıp, Kur’an kursu öğreticisi,
imam-hatip ve müezzin-kayyım unvanlarındaki personelin sorunlarının
giderilmesine yönelik, çözüm önerileri değerlendirilerek fikir alışverişinde
bulunuldu. Programa katılan il müftü
yardımcıları ve ilçe müftüleri de personel istihdamı ile ilgili görüş ve tecrübelerini paylaşarak, bu tür çalışmaların
çok yararlı olduğunu dile getirdiler.
Çalıştay, genel değerlendirme oturumunun ardından sona erdi.
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Afyonkarahisar’da “Haydi Çocuklar Namaza” etkinliği
Afyonkarahisar Müftülüğü, “Haydi
Çocuklar Namaza” etkinliği düzenledi.
Etkinliğe katılan çok sayıda öğrenci,
beş vakit namazda cemaate iştirak ettiler ve din görevlilerinden dinî bilgiler öğrendiler. Etkinliğin sona ermesi
dolayısıyla Merkez Selçuklu Camii’nde
bir program düzenlendi. Programa, İl
Müftüsü Burhan İşleyen, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler
ve veliler yoğun ilgi gösterdi. İl Müftüsü Burhan İşliyen programda yaptığı konuşmada, etkinlik sayesinde çok
sayıda öğrencinin camilere akın ederek
cemaatle birlikte namaz kıldığını, çocukları camilerde görmekten duyduğu
memnuniyetini dile getirdi. Katkılarından dolayı din görevlilerine ve velilere
teşekkür eden Müftü İşliyen, çocuklar
camilerde yaramazlık yapsalar bile onlara hoşgörü ve sevgi ile yaklaşılması
gerektiğini söyledi. Öğrencilerin programda okuduğu Kur’an-ı Kerim ve ila-
hiler, davetlilere duygulu anlar yaşattı.
Hayırsever vatandaşların hazırladığı
hediyelerin çocuklara takdiminin ardından, sunulan ikramlarla program
sona erdi.
Ardahan’da Kur’an ziyafeti
A
rdahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 94. yıldönümünde, İl Müftülüğü, Kur’an ziyafeti programı
düzenlendi. Programa, Vali Yardımcıları Deniz Pişkin ve
Muharrem Coşgun, İl Müftüsü Aytekin Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Selami Hüner, kurum amirleri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti, kaside ve ilahilerle başlayan programda bir konuşma yapan Vali Yardımcısı Deniz Pişkin,
Ardahan’ın kurtuluşu dolayısıyla düzenlenen etkinlikten
duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçenlere teşekkür etti. Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük
de programda, Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşu ile
ilgili bir sunum gerçekleştirdi. İl Müftüsü Aytekin Yılmaz
ise Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşu esnasında, vatanları uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize rahmet
diledi. Ayrıca, Merkez Camii’nde Ardahan şehitleri ve tüm
şehitlerimizin ruhuna bağışlanmak üzere mevlit programı
düzenlendi. Yapılan duanın ardından vatandaşlara çeşitli
ikramlarda bulunuldu.
Antalya’da yüz yüze vaaz semineri
D
in görevlilerinin yüz yüze vaaz becerilerini geliştirmek
amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, ülke genelinde düzenlenen seminerler devam ediyor. Antalya-Manavgat İlçesinde gerçekleştirilen ve Diyanet İşleri Başkan
Yardımcısı Dr. Ekrem Keleş ve Eğitim Hizmetleri Genel
Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından verilen seminere, İl
Müftüsü Osman Artan, müftü yardımcıları, Manavgat İlçe
Müftüsü H. Hayri Yaşar ile çok sayıda din görevlisi katıldı. Seminerde bir konuşma yapan Başkan Yardımcısı Dr.
Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkanlığının gerçekleştirdiği
yüz yüze vaaz seminerleri konusunda, son yıllarda ülke
genelinde büyük mesafe kat ettiğini ve müspet sonuçlar
elde ettiğini belirterek kursiyerlere başarılar diledi. Eğitim
Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş da yaptığı
konuşmada, yüz yüze vaaz seminerlerinin önemine değinerek, gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri ile ilgili bilgi verdi. Seminere katılan din görevlileri de verilen eğitimden
duydukları memnuniyeti dile getirerek, emeği geçenlere
teşekkür ettiler. Başarılı olan kursiyerlere katılım belgelerinin verilmesinin ardından seminer sona erdi.
21
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Bolu İl Müftülüğünden öğrencilere konferans
Bolu İl Müftülüğü, Bolu Anadolu Lisesi
ile Milli Egemenlik Ortaokulu öğrencilerine yönelik konferans düzenledi.
Bolu İl Müftüsü İzani Turan tarafından verilen konferanslara, öğrenciler
yoğun ilgi gösterdi. Müftü Turan konferansta yaptığı konuşmada, gençlere
zararlı alışkanlıklar ve kötü arkadaşlardan uzak durma konusunda uyarılarda
bulundu. Öğrencilere, mezun olduktan sonra nasıl bir yol izlemeleri gerektiği konusunda bilgi veren Müftü Turan, kötü alışkanlıklar ve kötü çevre,
arkadaş seçimi, sigara ve uyuşturucu
maddeler hakkında uyarılarda bulunarak, ana-baba ve öğretmenlere saygı konularında da bilgi verdi. Diyanet
İşleri Başkanlığının yürüttüğü görevler
ve Müftülüğün yürüttüğü hizmetleri
anlatan Turan, öğrencilerin sordukları soruları cevaplandırdı. Öğrencilere
Başkanlığımız yayını, “İnancım, İbadetlerim, Peygamberim ve Ahlakım”
adlı kitapların dağıtılmasının ardından
program sona erdi.
Diğer yandan cami cemaatini dinî ve
güncel konularda bilgilendirmek, cemaat arasında birlik-beraberlik duygularını geliştirmek amacıyla Öksüz Tek-
ke Camii’nde bir program düzenlendi.
Müftü Yardımcısı Dr. Halil Taşpınar,
müftülük vaizleri, din görevlileri, Türk
Tasavvuf Musikisi ekibi ve çok sayıda
davetlinin katıldığı programda bir konuşma yapan İl Müftüsü İzani Turan,
“İnançlı Bir Nesil Yetiştirmek” konusunu anlattı. Merkez Kur’an Kursu
Öğreticisi Ali Erol, Aktaş Camii İmamHatibi Mustafa Akyaman ve Köroğlu
Mahallesi Camii Müezzin-Kayyımı
İsmail Çelik’in Kur’an-ı Kerim tilavetleri, Tasavvuf Musikisi Korosunun seslendirdiği birbirinden güzel ilahilerin
ardından, İl Müftü Yardımcısı Dr. Halil Taşpınar’ın yaptığı hatim duasıyla
program sona erdi.
Öte yandan Kur’an kurslarında eğitim
gören öğrencilerin dinî ve toplumsal
gelişimine katkıda bulunmak amacıyla Abant İzzet Baysal Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.
Doç. Dr. Seyit Sancak’ın konuşmacı olarak katıldığı, “Etkili Çalışma ve
Zamanın Doğru Kullanımı” konulu
bir konferans düzenlendi. Müftülük
Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen
konferansa, Kur’an kursu öğreticileri
ve öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Ayrıca, kurumlar arası birlik, beraberlik ve
kaynaşmayı sağlamak amacıyla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü
tarafından organize edilen, ‘Kurumlar
Arası Masa Tenisi Turnuvası’nda Müftülük takımı üçüncü oldu.
Denizli Ceza İnfaz Kurumunda “İnsan Sevgisi” konulu konferans
D
enizli Müftülüğü, Denizli D Tipi
Ceza İnfaz Kurumundaki hükümlü ve tutuklulara yönelik “İnsan
Sevgisi” konulu konferans düzenledi.
İl Müftüsü Veysel Çakı tarafından verilen konferansa, cezaevi savcısı, kurum
müdürü, cezaevi vaizleri ile hükümlü
ve tutuklular katıldı. İl Müftüsü Veysel Çakı konferansta yaptığı konuşmada, Peygamberimiz Hz. Muhammed
(s.a.s.)’in, “Allah’a yemin ederim ki
iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mümin
olamazsınız.” hadisini hatırlatarak,
Müslüman’ın güven içinde yaşayan,
kusurlardan arınmış, merhamet duygusu olan, düzenli, disiplinli ve sevgi
dolu bir insan olması gerektiğini söyle-
NASIN2015
SAYI:292
di. İnsanlar arasında sevgi ve saygının
eksilmemesi gerektiğini anlatan Müftü
Çakı, sevgi eksildiği zaman psikolojik
bunalımların ortaya çıkacağını söyledi.
Konferansın sonunda, cezaevindeki
tutuklu ve hükümlülerden Kur’an-ı
Kerim okumasını, siyer ve ilmihâl bil22
gilerini öğrenenler arasında yapılan
bilgi yarışmasında dereceye girenlere
ödülleri verildi.
Bu arada İl Müftülüğü Eğitim Hizmetleri Şubesi tarafından, Kur’an kurslarında öğrenim gören kadınlara yönelik
Çatalçeşme Oda Tiyatrosu Salonunda,
“Din ve Önemi” konulu bir seminer
düzenlendi. İl Müftüsü Veysel Çakı
tarafından verilen seminere, Müftü
Yardımcısı İbrahim Ayhan, şube müdürleri, kız Kur’an kursu öğreticileri
ve öğrenciler katıldı. İl Müftüsü Çakı
seminerde yaptığı konuşmada, İslam
dinine yakışır bir hayat sürdürmenin,
hem dünyada hem de ahirette büyük
mükâfatı olacağını söyledi.
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Erzincan’da kardeşlik konulu konferans
E
rzincan İl Müftülüğü, “Müslüman
Kardeşliği ve Kardeşliği Zedeleyen
Gıybet” konulu bir konferans düzenledi. Çukurkuyu Beldesinde gerçekleştirilen ve İl Müftüsü Yavuz Karabayır
tarafından verilen konferansa, Belde
Belediye Başkanı Adnan Delikanlıoğlu,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Müftü
Karabayır programda yaptığı konuşmada, İslam dininin din kardeşliğine
verdiği önemi anlatarak, kardeşlerin
birbirlerinin arkasından gıybet etmemeleri gerektiğini söyledi. Programın
sonunda davetlilere çeşitli ikramlarda
bulunuldu.
Diğer yandan İl Müftülüğü Aile ve Dinî
Rehberlik Bürosu ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün işbirliğiyle,
“Samimi Başla, Yılları Katla” isimli evlilik okulu projesi başlatıldı. Projenin
açılışı dolayısıyla Müftülük Konferans
Salonunda düzenlenen programa, İl
Müftüsü Yavuz Karabayır, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü, müftü yar-
dımcıları, ilçe müftüleri, nişanlı çiftler
ve aileleri katıldı. Proje hakkında bilgi
veren Müftü Yavuz Karabayır, nişanlılık döneminde dikkat edilmesi gereken
konuları anlatarak gençlere uyarılarda
bulundu. Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof.
Dr. Âdem Dölek de nişanlılık dönemi
ve evlilik konulu bir konferans vererek
gençleri bilgilendirdi.
Öte yandan engellilere yönelik, “İşaret
Diliyle Kur’an ve Dinî Bilgiler Kursu”
düzenlendi. İşaret dili Kur’an ve dinî
bilgiler öğretmenleri tarafından verilen kursta kursiyerlere, Kur’an-ı Kerim
derslerinin yanı sıra, namaz sureleri,
dinî bilgiler, hadis dersleri ve namazın
kılınışı ile ilgili bilgiler verildi. Açılışta
bir konuşma yapan İl Müftüsü Karabayır kursta, engelli vatandaşların dinî
bilgiler ve Kur’an-ı Kerim eğitimi ihtiyaçlarının giderildiğini söyledi.
Hatay’da ‘Bölge İl Müftüleri İstişare Toplantısı’
D
in hizmetlerinde verimliliğin arttırılması, bölgenin sorunlarını görüşmek ve çözüm yollarını değerlendirmek amacıyla, Hatay İl Müftülüğü
Toplantı Salonunda, ‘Bölge İl Müftüleri
İstişare Toplantısı’ düzenlendi. Toplantıya, Başkanlık Müşaviri ve Suriye Ko-
ordinatörü Hasan Başiş, Adana İl Müftüsü Arif Gökçe, Adıyaman İl Müftüsü
M. Ali Öztürkçü, Gaziantep İl Müftüsü
Ahmet Çelik, Hatay İl Müftüsü Hamdi
Kavillioğlu, Kahramanmaraş İl Müftüsü Muhammet Gevher, Kilis İl Müftüsü
Mahmut Karatepe, Mardin İl Müftüsü
23
Dursun Ali Coşkun, Mersin İl Müftüsü
Ali Melek, Nevşehir İl Müftüsü Yakup
Öztürk, Niğde İl Müftüsü Alaaddin
Gürpınar, Osmaniye İl Müftüsü Ramazan Çortul ve Şanlıurfa İl Müftüsü
İhsan Açık katıldı. Toplantıda bölge
sorunları, Suriyeli misafirlere sunulan
din hizmetleri değerlendirilerek görüş alışverişinde bulunuldu. Bu arada
Başkanlık Müşaviri ve Suriye Koordinatörü Hasan Başiş, İl Müftüsü Hamdi
Kavillioğlu ve Yayladağı İlçe Müftüsü
Mehmet Güneş, Suriyeli mültecilerin
kaldığı Yayladağı kampını ziyaret ederek, vatandaşlarla bir süre sohbet ettiler. Başiş, Suriyeli mültecilerle Arapça
yaptığı sohbette, dünyanın bir imtihan
yeri olduğunu belirterek, yaşanan sıkıntılara karşı sabretmeleri gerektiğini
söyledi.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Karabük’te ‘Dünya Kadınlar Günü’ kutlandı
K
arabük İl Müftülüğü, ‘Dünya Kadınlar Günü’ dolayısıyla Karabük
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeynep Özcan’ın
konuşmacı olarak katıldığı, bir konferans düzenledi. İl Müftülüğü Toplantı
Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa, İl Müftüsü Halil Bektaş, kız Kur’an
kursu öğreticileri, öğrenciler ve kadınlar yoğun ilgi gösterdi. İl Müftüsü Halil Bektaş programın açılışında yaptığı
konuşmada, İslam’ın kadınlara verdiği
önemi anlatarak kadınların yaşadığı
sorunlara vurgu yaptı ve bu sorunların çözümü konusunda öneriler sundu. Yrd. Doç. Dr. Zeynep Özcan da
konuşmasında, çeşitli sebeplerle göç
etmek zorunda kalan kadınların durumunu, “Göç Psikolojsi” adı altında anlattı. Bölgede yaşanan terör, şiddet ve
savaşlar sebebiyle ülkemizin ciddi bir
göç dalgası ile karşı karşıya kaldığını
söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özcan, evlerini,
barklarını terk ederek ülkemize iltica
eden insanların yaşadıkları ekonomik,
sosyal ve kültürel sorunların gün geçtikçe arttığını ve üzerinde durulması
gereken önemli bir sorun hâline geldiğini söyledi.
Diğer yandan İl Müftüsü Halil Bektaş,
Karabük Gençlik Merkezi Afilli Okurlar Okuma Grubu ile Yıldıztepe Kur’an
Kursu’nda düzenlenen kahvaltıda bir
araya geldi. Gençlerle sohbet eden
Müftü Bektaş, manevi ve ahlaki değerlere sahip çıkmanın önemini anlattı.
Gençlik Grubu Lideri Melek Ören ve
katılımcılar da etkinlikten duydukları
memnuniyeti dile getirerek, İl Müftüsü
Halil Bektaş’a teşekkür ettiler.
Iğdırlı hayırsever
teşekkür belgesiyle
ödüllendirildi
I
ğdır İl Müftülüğüne bağlı Karakuyu Köyü sakinlerinden hayırsever
Abdurrezzak Eyupoğlu, gayrimenkulünü Türkiye Diyanet Vakfına
bağışlayarak örnek bir davranış sergiledi. Örnek davranışı nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet
Görmez tarafından gönderilen teşekkür belgesi, Müftülükte düzenlenen
törenle İl Müftüsü Cüneyt Kulaz tarafından, Abdurrezzak Eyupoğlu’na
takdim edildi. Belgesini alan Eyupoğlu, kendisine bu anlamlı belgeyi
gönderen Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Dr. Mehmet Görmez’e ve Müftü Cüneyt Kulaz’a teşekkür etti.
Kırşehir’de
hizmetiçi
eğitim kursu
K
ırşehir İl Müftülüğü, din hizmetlerinde etkinlik ve verimliliğin
artırılması, ezanların makamlarına
göre okunmasını sağlamak amacıyla,
“Ezanı Güzel Okuma Hizmetiçi Eğitim
Kursu” düzenledi. Bölge Yatılı Kur’an
Kursu’nda gerçekleştirilen kursta
kursiyerlere, Cacabey Camii Müezzin-Kayyımı Kadir Aktaş tarafından,
makamlarına göre ezan okuma eğitimi verildi. Kursun sona ermesi dola-
NASIN2015
SAYI:292
yısıyla düzenlenen törende konuşan
İl Müftüsü Mehmet Şahin, din hizmeti
sunan görevlilere yönelik düzenlenen
eğitici kursların önemini anlatarak, bu
tür kursların periyodik olarak devam
edeceğini söyledi. Kursiyerler de kursun faydalı geçtiğini belirterek Müftü
Şahin’e ve Müezzin-Kayyım Aktaş’a
teşekkür ettiler.
Diğer yandan kız Kur’an kursları öğreticileri ve öğrencilerine yönelik,
24
“Aile ve Dinî Rehberlik Bürolarının
Tanıtımı” konulu bir toplantı düzenlendi. İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım
toplantısında konuşan İl Vaizi Nuran
Demir, müftülük bünyesinde kurulan
Aile ve Dinî Rehberlik Bürolarının hizmet ve faaliyetlerini anlatarak, bürolar
sayesinde vatandaşlara yönelik faydalı
programlar icra ettiklerini söyledi.
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Mardin’de işitme engelliler için hatim programı düzenlendi
M
ardin-Artuklu Müftülüğüne bağlı Ayhan Yücesoy Kız Kur’an
Kursu’nda, Kur’an-ı Kerim’i hatmeden işitme engelli 4 kadın kursiyer ile
hafızlığını tamamlayan kız öğrenciler
için bir program düzenlendi. İl Müftülüğünde gerçekleştirilen programa Vali
Mustafa Taşkesen, İl Müftüsü Dursun
Ali Coşkun, din görevlileri, Kur’an
kursu öğreticileri, öğrenciler ve velileri katıldı. Öğrencilerin Fatiha Suresini işaret diliyle okumasıyla başlayan
programda bir konuşma yapan Vali
Mustafa Taşkesen, işitme engelli kadınların Kur’an-ı Kerim’i öğrenmelerinin takdire şayan olduğunu belirterek,
bütün uzuvları sağlam bazı insanların
bir ayet bile bilmediği bir zamanda,
engelli kadınların Kur’an’ı hatmetmesinin büyük anlam arz ettiğini söyledi. İl Müftüsü Dursun Ali Coşkun da
Kur’an-ı Kerim’i öğrenerek başarılı
olan işitme engelli kursiyerlerin, sağlıklı insanlara örnek olması temennisinde bulunarak amaçlarının, ildeki
bütün engellilere ulaşmak olduğunu
söyledi. İşaret diliyle duygularını ifade
eden kursiyerlerden Elif Çaybugün de
Kur’an-ı Kerim’i hatmetmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek, emeği
geçenlere teşekkür etti. Kursiyerlerin
işaret diliyle seslendirdiği hadis-i şerif ve ilahilerle devam eden program,
işaret diliyle yapılan duanın ardından
sona erdi.
Gelibolu’da
minareler yeniden
yapılıyor
Nevşehir’de afetler konulu konferans
Nevşehir İl Müftülüğü ve Kızılay Nevşehir Şubesinin işbirliğiyle Ticaret Borsası Salonu’nda, “Afetler ve Afet Öncesi, Afet Anı ve Afet Sonrası Tutum ve
Davranışlar” konulu bir konferans düzenlendi. Konferansa, Vali Yardımcısı
Hasan Kayhan, Başkanlığımız Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Doç. Dr.
İsmail Karagöz, İl Müftüsü Yakup Öztürk, Cami Hizmetleri Daire Başkanlığı Şube Müdürü Osman Zeki Şener,
müftü yardımcıları, şube müdürleri,
Kızılay Genel Merkezinden Şahin Erdem ve Çağrı Çakır, Kızılay Nevşehir
Şube Başkanı Cengiz Gülen, ilçe müftüleri, vaizler, din görevlileri ve Kur’an
kursu öğreticileri katıldı. Programda
bir konuşma yapan İl Müftüsü Yakup
Öztürk, vatandaşların en yakın dostu
ve en güvendiği kişinin din görevlisi
olduğunu söyleyerek, sıkıntılı zamanlarında insanların yanında oldukları ve
yardıma koştukları için bu güveni sağladıklarını belirtti. Rehberlik ve Teftiş
Kurulu Başkanı Doç. Dr. İsmail Karagöz de doğal afetlerin dinî boyutunu ve maddi sebeplerini anlattı. Cami
Hizmetleri Şube Müdürü Osman Zeki
Şener de Diyanet İşleri Başkanlığının
her zaman insanların ve toplumun yararına olan hizmetler yaptığını söyledi.
Programın sonunda vaizler, müftülük
çalışanları, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, Kızılay’ın açtığı kampanya çerçevesinde kan ve organ bağışında bulundular.
25
Çanakkale-Gelibolu İlçesinde meydana gelen depremde hasar gören cami
minareleri, İlçe Müftülüğü ve hayırseverlerin katkılarıyla yeniden yaptırılıyor. İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Özler yaptığı açıklamada, depremde ilçe
merkezi ve köylerinde yedi caminin
minaresinin büyük hasar gördüğünü
belirterek, minarelerin yıkılarak yeniden yapılmasına karar verdiklerini
söyledi. Vatandaşların yardım ve katkılarıyla minarelerin yeniden yapılmaya
başlandığını belirten Müftü Özler, minareleri kısa sürede tamamlayarak hizmete açmayı hedeflediklerini ifade etti.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Sakarya’da “İlahi Dinler ve
İslamofobia” konferansı
Sakarya İl Müftülüğü, Serdivan Belediyesi Kültür Kongre
Merkezi’nde, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Harman’nın konuşmacı
olarak katıldığı, “İlahi Dinler ve İslamofobia” konulu bir
konferans düzenledi. Programa, İl Müftüsü İlyas Serenli,
müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, din görevlileri, Kur’an
kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İl Müftüsü İlyas Serenli programın açılışında yaptığı konuşmada,
din görevlilerini İslamofobia ve yanlış dinî anlayışlar konusunda bilinçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Ömer Faruk Harman da konuşmasında, dinin kutsal
saydığı değerlere herkesin saygı duyması gerektiğini söyleyerek, kutsal değerleri aşağılama ve küçümsemenin ifade
özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğine
vurgu yaptı.
Diğer yandan din görevlilerinin bilgi ve becerilerini geliştirmek, Kur’an-ı Kerim tilavetlerindeki telaffuz hatalarını gidermek amacıyla, “Kur’an-ı Kerim Hizmetiçi Eğitim
Kursu” düzenlendi. Kursu başarıyla bitiren din görevlilerine, Akyazı Müderris Hacı Rızvan Efendi Kur’an Kursunda düzenlenen törenle katılım belgeleri verildi. Törene, İl
Müftüsü İlyas Serenli, il müftü yardımcıları, ilçe müftüleri
ve kursiyerler katıldı. Törende bir konuşma yapan İl Müftüsü İlyas Serenli, din görevlilerinin Kur’an-ı Kerim tilavetindeki telaffuz hatalarını gidermek ve Kur’an-ı Kerim’i
usulüne uygun ve daha güzel okumalarını sağlamak amacıyla kursu düzenlediklerini söyledi. İl Müftüsü İlyas Serenli tarafından kursiyerlere belgelerinin takdim edilmesinin ardından program sona erdi.
NASIN2015
SAYI:292
TDV Sinop Şubesinden
mültecilere yardım eli
Sinop İl Müftülüğü ve TDV Sinop Şubesi, ilde yaşayan
mülteciler için “Muhtaç Aile” adlı bir kampanya başlattı.
Kampanya kapsamında, ülkemizde bulunan mültecilere
gıda, giyim, muhtelif ev eşyası ve nakdi yardımlarda bulunuldu. Kampanya ile ilgili bir açıklama yapan İl Müftüsü
Mustafa Erkan, hayırsever Sinoplu vatandaşların destek ve
katkılarıyla, Türkiye’nin değişik bölgelerinde barınmaya
çalışan mültecilere her zaman destek olmaya çalıştıklarını
söyledi. Mülteci ailelerin ihtiyaçlarının tespitinin yapıldığını ve buna göre yardımların yapıldığını dile getiren Müftü Erkan, katkılarından dolayı hayırseverlere, din görevlilerine ve TDV Sinop Şubesine teşekkür etti.
Öte yandan İl Müftülüğü, ezanların makamlarına göre
okunmasını sağlamak amacıyla, ‘Ezanı Güzel Okuma
Kursu’ düzenledi. Lala Köyü Frenk Mahallesi Kur’an Kursunda düzenlenen ve formatör öğretici Mustafa Akarslan
tarafından verilen kursa, çok sayıda din görevlisi katıldı.
Kursta kursiyerlere, Mustafa Akarslan tarafından saba,
uşşak, rast, segâh ve hicaz makamlarında ezan okuma
eğitimi verildi. Kursun sona ermesi dolayısıyla Alaaddin
Camii’nde düzenlenen belge törenine, İl Müftüsü Mustafa
Erkan, İl Müftü Yardımcısı Ramazan Dolu, din görevlileri
ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Törende bir konuşma
yapan İl Müftüsü Mustafa Erkan, din görevlilerinin ezanları en güzel şekilde okumalarını sağlamak amacıyla ezanı
güzel okuma kursu düzenlediklerini söyledi. Kurs sayesinde kursiyerlerin, ezanı makamlarına göre okuma konusunda kendilerini yenileyip geliştirdiklerini belirten Müftü
Erkan, gösterdikleri ilgiden dolayı kursiyerlere ve öğreticilere teşekkür etti. Kursiyerlerin okuduğu ezan, ilahi ve
kasidelerle devam eden programın sonunda, İl Müftüsü
Erkan tarafından kursiyerlere katılım belgeleri verildi.
26
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Sivas Müftülüğü, tedavi edilen madde
bağımlılarını işe yerleştirecek
‘Maddeden Manaya’ adlı proje kapsamında tedavileri tamamlanan madde
bağımlıları, İl Müftülüğü bünyesinde
işe başlayacaklar. Tedavileri tamamlanan madde bağımlılarının işe yerleştirilmeleri amacıyla, Sivas Müftülüğü
ile Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüğü
arasında imzalanan protokol töreninde
bir konuşma yapan İl Müftüsü Recep
Şükrü Balkan, Sivas’ta ciddi oranda
madde bağımlısı bulunduğunu belirterek, madde bağımlılarını topluma
kazandırmak amacıyla, çeşitli projelerle etkinlikler düzenlediklerini ve bu
projeler sayesinde olumlu gelişmeler
kaydettiklerini söyledi. Tedavisi tamamlanan madde bağımlılarını Müftülük bünyesinde işe başlatacaklarını
da söyleyen Müftü Balkan, projenin
başarıya ulaşmasında emeği geçenlere
teşekkür etti. Çalışma ve İŞKUR Müdürü Nurettin Köksal da toplumun en
önemli sorununa çözüm bulabilmek
amacıyla, bazı etkinlik ve çalışma başlattıklarını belirterek, bu konuda ellerinden gelenin en iyisini yapma gayreti
içinde olduklarını söyledi.
Vakfıkebir’in kurtuluş yıldönümü kutlandı
T
rabzon-Vakfıkebir İlçe Müftülüğü ve İlçe Belediye Başkanlığı,
Vakfıkebir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 97. yıldönümü dolayısıyla
bir anma programı düzenledi. İlçe
Merkez Yeni Camii’nde gerçekleştirilen programa, Kaymakam Yıldıray
Malğaç, Belediye Başkanı Muhammet
Balta, İlçe Müftüsü Hüseyin Köksal,
İlçe Vaizi Osman Öztürk, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve
vatandaşlar katıldı. Yoğun ilginin yaşandığı programda, din görevlilerinin
Kulu’da hizmetiçi
eğitim kursu
Konya-Kulu İlçe Müftülüğü din görevlilerine yönelik, Kur’an-ı Kerim
hizmetiçi eğitim kursu düzenledi.
20 din görevlisinin katıldığı kursta
kursiyerlere, rehber öğretici Mustafa Akın tarafından Kur’an-ı Kerim’i
güzel okuma, ezber, tecvit konularında bilgi verildi. Kursun açılışında bir konuşma yapan İlçe Müftüsü
İbrahim Kacaroğlu, din görevlilerine sürekli kendilerini yenilemeleri,
edindikleri bilgileri tekrar etmeleri
temennisinde bulunarak, Kur’an-ı
Kerim’i usulüne uygun okumanın
önemine vurgu yaptı. Din görevlileri de verilen eğitimden duydukları
memnuniyeti dile getirerek, Müftü
Kacaroğlu’na ve rehber öğretici Mustafa Akın’a teşekkür ettiler. Kursu
başarıyla tamamlayan kursiyerlere,
İlçe Müftüsü Kacaroğlu tarafından
katılım belgeleri verilmesinin ardından program sona erdi.
Diğer yandan İlçe Müftülüğü ve TDV
Kulu Şubesi tarafından, ilçede ikamet eden Suriyeli mültecilere gıda
yardımında bulunuldu. İlçe Müftüsü
İbrahim Kacaroğlu yaptığı açıklamada, soğuk kış günlerinde ilçede yaşayan mültecilere sıcak yemek verdiklerini ve ailelere de gıda yardımında
bulunduklarını söyledi.
okuduğu Kur’an-ı Kerim ve seslendirdikleri birbirinden güzel ilahiler,
davetlilere duygulu anlar yaşattı. İlçe
Müftüsü Hüseyin Köksal programda
yaptığı konuşmada, vatan savunması, bayrak sevgisi, şehitlik ve gazilik
konusuna vurgu yaparak, vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diledi. Kılınan
yatsı namazının ardından İlçe Vaizi
Osman Öztürk’ün yaptığı dua ile
program sona erdi.
27
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Tarsus’ta kan davası barışla
son buldu
M
ersin-Tarsus İlçesindeki Afşinler ve Güvenler aileleri arasında yaşanan kan davası, İlçe Müftülüğünün
gayretleriyle yıllar sonra barışla sonuçlandı. İki aile arasında husumeti kaldırmak amacıyla girişimlerde bulunan
İlçe Müftülüğü, aileleri bir araya getirerek barışmalarını
sağladı. Barışın sağlanması dolayısıyla düzenlenen merasime, Kaymakam Hasan Göç, Belediye Başkanı Şevket
Can, İlçe Müftüsü Hayri Erenay, STK temsilcileri, din görevlileri, Afşinler ve Güvenler aileleri ile kanaat önderleri
katıldı. Programda bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Hayri Erenay, İslam dininin kan davaları ile ilgili hükmünü
hatırlatarak Uhut Savaşı’nda, Hz. Hamza ile birlikte 70
sahabeyi şehit eden müşrikleri, Müslüman olduktan sonra Peygamberimizin affettiğini söyledi. İki aile üyelerinin
el sıkışarak husumete son vermelerinin ardından, sunulan ikramlarla tören sona erdi.
Metris Cezaevinde Kur’an
ziyafeti programı
İstanbul-Esenler Müftülüğü ve Esenler Belediye Başkanlığı işbirliğiyle, Metris Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülere moral vermek amacıyla, Kur’an ziyafeti ve sohbet
programı düzenlendi. Tutuklu ve hükümlülerin büyük
ilgi gösterdiği program, İmam-Hatip Baki Özdemir ve
Aslan Mertoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilaveti ve seslendirilen ilahilerle başladı. Programda bir konuşma yapan
İlçe Müftüsü Halil Şekerci, İslam dini ve Hz. Peygamber
Efendimizin hoşgörü, sevgi ve saygıya verdiği önemi anlatarak onun hayatından örnekler verdi. Hükümlülerin
birbirlerine kardeş gibi davranmaları gerektiğini söyleyen Müftü Şekerci, ceza evlerinin insanın eğitimi ve ıslahı açısından önemini anlatarak hükümlülere, zamanı
iyi değerlendirmeleri ve burada kaldıkları süre içerisinde
Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgiler öğrenmeleri tavsiyesinde
bulundu. Dünya hayatında herkesin bir şekilde imtihan
olduğunu, bu sıkıntılı günlerin de bir gün biteceğini ifade eden Müftü Şekerci, asıl ahiret hayatı için çalışılması
gerektiğini anlattı.
Haymana’da hizmetiçi eğitim kursu
A
nkara-Haymana İlçe Müftülüğü, din hizmetlerinde kalitenin yükseltilmesi, daha verimli bir din hizmeti su-
nulması amacıyla din görevlilerine yönelik, “Kur’an-ı Kerim
Hizmetiçi Eğitim Kursu” düzenledi. Kursta din görevlilerine
İlçe Müftüsü Ahmet Danışman, “Tecvit”; İlçe Vaizi Latif SayNASIN2015
SAYI:292
gın, “İmamlık ve Müezzinlik Becerisi”; rehber öğreticiler de
“Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma” dersleri verdiler. Kursun
sona ermesi dolayısıyla düzenlenen törende bir konuşma
yapan İlçe Müftüsü Danışman, din görevliliğinin önemini
anlatarak, kursta gösterilen teorik bilgiler ve bilgilerin uygulanmasının gerekliliği üzerinde durdu. Müftü Değirmenci
tarafından, kursiyerlere katılım belgelerinin verilmesinin ardından program sona erdi.
Diğer yandan din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri,
Avukat Cengiz Ocakçı tarafından, “İslam Miras Hukuku
(Feraiz)” konusunda bilgilendirildi. İslam dininin miras
hukukuna verdiği önemi anlatan Ocakçı, din görevlilerine
konu ile ilgili detaylı bilgi sunarak, vatandaşların miras hukuku konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
28
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Maçka’da misyonerlik konulu konferans
Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Halil Temiztürk’ün konuşmacı olarak katıldığı konferansa, Kaymakam Uğur Tutkan,
Belediye Başkanı Koray Koçhan, İlçe Müftüsü Hasan Değirmenci, daire amirleri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programın açılışında
bir konuşma yapan Müftü Hasan Değirmenci, misyonerliğin
tarihî gelişimi ve misyonerlerin kullandığı metotlarla ilgili
bilgi verdi. Araştırma Görevlisi Halil Temiztürk de misyonerlere karşı, ailelere düşen görevleri anlatarak uyarılarda
bulundu. Müftü Değirmenci’nin, Halil Temiztürk’e günün
anısına plaket takdiminin ardından program sona erdi.
Trabzon-Maçka İlçe Müftülüğü, “Misyonerlik Faaliyetleri ve
Trabzon’daki Durumu” konulu bir konferans düzenledi. Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dinler Tarihi
Talas’da gençlerle sohbet programı
Kayseri-Talas İlçe Müftülüğü, gençleri dinî, ahlaki ve toplumsal konularda bilgilendirmek amacıyla, Nimet Nuri Soysaraç Camii Vakithanesi’nde, “Gençlerle Başbaşa” konulu
bir program düzenledi. İlçe Müftüsü Turgut Erhan, din görevlileri ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programda, İslam
dininde sevgi ve kardeşlik konuları anlatıldı. İlçe Müftüsü
Turgut Erhan programda yaptığı konuşmada, “Sevginin olduğu yerde acılar çabuk unutulur, dertler çabuk hâlledilir,
üzüntüler neşeye dönüşür, yüzler güler, kalpler kaynaşır.
Her şey sevgiye dayanmaktadır. Kardeşliğin de dostluğun da
temeli sevgidir. Bunun ölçüsü sevginin karşılıklı olmasıdır.
Bundan dolayı Hz. Peygamber, başkalarını sevmeyi, onların haklarını tanımayı, imanın olgunluğu için şart kılmıştır.”
dedi. Müftü Erhan’ın gençlerin sorularını cevaplandırmasının ardından, yapılan ikramlar ve gençlere Siyer-i Nebi kitabının dağıtılmasıyla program sona erdi.
Öte yandan İlçe Müftülüğü ve Belediye Başkanlığı, “Mahallemi Seviyorum Geri Dönüşümü Destekliyorum” adlı bir pro-
je başlattı. Proje hakkında bilgi veren İlçe Müftüsü Turgut
Erhan, temiz çevreyle kaynakların etkin kullanımını amaçladıklarını belirterek proje kapsamında, pilot bölge seçilen
ilçeye bağlı Cebir Mahallesindeki kadınlara eğitim verildiğini söyledi. Müftü Erhan, Merkez Cebir Kur’an Kursunda
kadınlara yönelik verilen eğitimde, pet şişe, pil, elektronik
atık, atık yağ ve plastik atıkların çevreye verdiği zararlar ile
geri dönüşüm hakkında bilgi verildiğini ifade etti. Müftü
Erhan, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle, Belediye Başkanlığı işbirliğiyle projeyi tüm Kur’an kursularında hayata
geçireceklerini söyledi.
Tavas’ta “Zamanın Verimli Değerlendirilmesi” konulu konferans
Yrd. Doç. Dr. Osman Oruçhan’ın konuşmacı olarak katıldığı, “Zamanın Verimli Değerlendirilmesi” konulu bir konferans düzenledi. Konferansa, İlçe Müftüsü Recep Balaban,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler yoğun
ilgi gösterdi. Programın açılışında bir konuşma yapan İlçe
Müftüsü Balaban, insanlar için bir günün değil, bir saniyenin bile önemli olduğunu ve boşa geçirilmemesi gerektiğini
söyledi. Zamanın insan hayatındaki önemine değinen Yrd.
Doç. Dr. Osman Oruçhan da yaptığı konuşmada, zamanın
en iyi değerlendirilmesi hususunda izleyicilere geniş bilgi
verdi.
Denizli-Tavas İlçe Müftülüğü, Merkez Yeni Camii Konferans Salonu’nda, Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Temel İslam Bilimleri Bölümü Hadis Anabilim Dalı Başkanı
29
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Ilgın’da “Sabah Namazında
Buluşalım” programı
Eğirdir’de “Hadis ve Sünnet”
konulu seminer
I
sparta-Eğirdir İlçe Müftülüğü din görevlilerini dinî, mesleki ve güncel konularda bilgilendirmek amacıyla, “Hadis ve Sünnet” konulu bir seminer düzenledi. Süleyman
Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim
Dalı Başkanı Prof. Dr. Talat Sakallı’nın konuşmacı olarak
katıldığı seminer, Barla Kız Kur’an Kursu’nda gerçekleştirildi. Prof. Dr. Talat Sakallı seminerde yaptığı konuşmada,
hadis ve sünnetin dinimizdeki önemi ve din görevlilerinin
hadisleri yorumlarken izlemesi gereken metotları anlattı.
İlçe Müftüsü Sacit Ekerim de yaptığı konuşmada, hadis ve
sünnet konusunda yapılan yanlış ve hurafeleri anlatarak
doğru bilgiye ulaşmanın yollarına değindi.
Ayrıca İlçe Müftülüğü ve TDV Eğirdir Şubesi işbirliğiyle,
Çanakkale şehitlerinin anısına, “100. Yılında Çanakkale Destanı” adlı bir konferans düzenlendi. Programa, İlçe
Kaymakamı Dr. Yalçın Yılmaz, Sütçüler İlçe Müftüsü Fahri
Çelik, İlçe Müftüsü Sacit Ekerim, İl Vaizi Kenan Karaca,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, daire amirleri ve
çok sayıda vatandaş katıldı. Konferansa konuşmacı olarak
katılan Araştırmacı-Yazar Mustafa Turan, Çanakkale’de vatanı, namusu ve dini uğruna canlarını feda eden ecdadımızın, hangi şartlar altında bu zaferi kazandığını anlattı.
K
onya-Ilgın İlçe Müftülüğü, vatandaşlar arasındaki
birlik ve beraberlik duygularını geliştirmek; sabah
namazlarına katılımı artırmak amacıyla, sabah namazı buluşmaları programı düzenledi. Merkez Yavuz Sultan Selim
Camii’nde gerçekleştirilen programa, Belediye Başkanı Halil İbrahim Oral, İlçe Müftüsü Abdurrahim Kocagöl, daire
amirleri, basın mensupları, STK temsilcileri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Programda bir konuşma yapan Müftü Kocagöl, camilerin sadece bir ibadet mekânı olmadığını; camilerin aynı
zamanda toplumu birleştirici, bütünleştirici ve kaynaştırıcı
yönünün olduğunu söyledi. Bu tür etkinlikleri geleneksel
hâle getireceklerini belirten Müftü Kocagöl, vatandaşların
etkinliğe gösterdikleri ilgiden büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Davetlilere çeşitli ikramların sunulduğu
program, yapılan duanın ardından sona erdi.
Mezitli Kur’an kursu öğreticilerinden huzurevi ziyareti
M
ersin-Mezitli İlçe Müftülüğü Aile
ve Dinî Rehberlik Bürosunda
görevli Kur’an kursu öğreticileri, her
hafta cuma günü Mezitli Sevgi Bağları Huzurevini ziyaret ederek, huzurevi
sakinlerinin sıkıntılarını dinliyor ve
NASIN2015
SAYI:292
onlarla sohbet ediyorlar. Huzurevi sakinleri ve yöneticileri de ziyaretlerden
duydukları memnuniyeti dile getirerek, kendilerini yalnız bırakmayan Aile
ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerine
teşekkür ettiler. İlçe Müftüsü Nusret
Karabiber konu ile ilgili yaptığı açıklamada, huzurevi sakinlerini sık sık ziyaret ederek, küçüklere nasıl sevgi gösteriyorsak, büyüklere de saygı duyarak,
onları yalnız bırakmak istemediklerini
söyledi. Müftü Karabiber, bundan sonra da cuma günleri huzurevi ziyaretlerinin devam edeceğini söyledi.
Bu arada Aile ve Dinî Rehberlik Bürosunun tanıtımı amacıyla kadınlara yönelik seminer düzenlendi. Seminerde
30
bir konuşma yapan İl Müftülük Vaizi
Fatma Özsaraç, büronun faaliyetleri
hakkında bilgi vererek aile konusunu
anlattı.
Diğer yandan, “Nerde Hizmet Orda
Mezitli Müftülüğü” sloganıyla ilçeye
bağlı mahalle ve köylerde, vatandaşlara yönelik cenaze hizmetleri kursu düzenlendi. Kursta, kursiyerlere teçhiz,
tekfin ve defin işlemleri hakkında bilgi
verildi. 347 erkek ve 479 kadın olmak
üzere toplam 826 kursiyerin katıldığı
kursta, kursiyerlere Kur’an-ı Kerim ve
dinî bilgiler eğitimi de verildi. Kursu
başarıyla tamamlayanlara katılım belgesi verildi.
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Gaziemir ve Konak’tan yardım tırı
İzmir-Gaziemir ve Konak İlçe Müftülükleri ile İHH, Suriyeliler için 4 tır erzak
hazırladı. Hazırlanan tırları uğurlamaya;
AK Parti İzmir Milletvekili Ali Aşlık, Gaziemir İlçe Kaymakamı Yaşar Dönmez, İl
Müftü Yardımcısı Muharrem Gül, Gaziemir İlçe Müftüsü Mustafa Temel, Konak İlçe Müftüsü Zeki Aksoy, İHH İzmir
Şube Başkanı Rasim Çalar, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda
vatandaş katıldı. Uğurlama programında
bir konuşma yapan AK Parti İzmir Mil-
letvekili Ali Aşlık, büyük
bir ülkede yaşadığımızı
ve büyük bir ülke olarak kalabilmemiz için
birbirimize daha iyi kenetlenmemiz gerektiğini
ifade etti. Kaymakam Yaşar Dönmez de bu yardımların hem dinî
bir vazife, hem de insani bir sorumluluk
olarak yapıldığını ve yapılmaya devam
edeceğini söyledi. Gaziemir İlçe Müftüsü
Mustafa Temel de Suriye’deki iç savaşta
şu ana kadar 130 binden fazla insanın
öldüğünü, kardeşlerimizin bu zor günlerinde yanlarında olmamız gerektiğini
vurguladı. Konuşmaların ardından, Konak İlçe Müftüsü Zeki Aksoy’un yaptığı
duayla yardım tırları yola çıktı.
Bornova’da 4-6 yaş grubu için Kur’an kursu
İzmir-Bornova İlçe Müftülüğü ile hayırsever vatandaşların katkılarıyla, Merkez
Hacı Uslu Camii’nde, 4-6 yaş grubu öğrenciler için Kur’an kursu açıldı. Açılışa,
İl Müftüsü Prof. Dr. Ramazan Muslu,
Kaymakam Dr. Kadri Canan, İlçe Müftüsü Muhammet İnceoğlu, ilçe müftüleri,
daire amirleri, din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İl Müftüsü Prof. Dr. Ramazan Muslu
programın açılışında yaptığı konuşmada,
okul öncesi din eğitiminin önemini anla-
tarak, 4-6 yaş grubu çocukların dinî eğitiminin önemine vurgu yaptı. İlçe Müftüsü
Muhammet İnceoğlu da yaptığı konuşmada, 4-6 yaş grubu Kur’an kursunun,
çocukların gelişiminde ve eğitiminde
büyük faydalar sağlayacağını; bu kursların kaliteli toplumun inşasında önemli
bir rol üstleneceğini ifade ederek, kursun
yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.
Sahabe Kur’an Kursu 4-6 yaş grubu öğrencilerinin okuduğu Kur’an-ı Kerim ve
dualarla kurs hizmete açıldı.
Çat’ta “Değerler Eğitimi” seminerleri
Erzurum-Çat İlçe Müftülüğü tarafından
ilçe genelindeki ilkokul, ortaokul ve lise
öğrencilerine yönelik, “Değerler Eğitimi”
konulu bir seminer düzenlendi. Okullarda görsel ve sesli materyaller eşliğinde
verilen seminerlere, öğrenciler ve öğretmenler yoğun ilgi gösterdi. İlçe Müftüsü Muhammed Sadık Kılıç seminerlerle
ilgili yaptığı açıklamada, bireyin belirli
değerlerin farkına varması, yeni değerler
üretmesi, benimsemesi ve kişiliğine mal
ederek güzel davranışlar sergilemesine
yardımcı olabilmek için ilçede belirlenen
okullardaki öğrencilere, değerler eğitimi
semineri verdiklerini söyledi. Müftü Kılıç, ilgilerinden dolayı öğrencilere teşek31
kür etti.
Öte yandan İlçe Müftülüğü, Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle, İl Vaizi Hatice Kılıç’ın konuşmacı olarak katıldığı,
‘Toplumumuzda Kadın Olmak” konulu
bir konferans düzenledi. Kız Kur’an kursu öğreticileri, öğrenciler ve kadınların
yoğun ilgi gösterdiği konferansta bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Muhammed
Sadık Kılıç, İslam’ın kadına verdiği önemi anlatarak iyi bir neslin yetişmesinde,
kadınlara büyük görevler düştüğünü
söyledi. İl Vaizi Hatice Kılıç da konferansta yaptığı konuşmada, kadınlara yönelik
ilahi hükümlere vurgu yaparak Kur’an ve
hadislerden örnekler verdi. Kılıç, iman
edip salih ameller işleyenlerin erkek olsun kadın olsun, Allah’ın katında, kulluk
açısından eşit olduğunu söyledi.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Yunak Müftülüğünden örnek
faaliyet
Islahiye’de cenaze yıkama ve
kefenleme semineri
K
onya-Yunak İlçe Müftülüğü ve Belediye Başkanlığının işbirliğiyle, ilçedeki sokak hayvanlarına yiyecek
dağıtıldı. İlçe Müftüsü Ali Ünal konu ile ilgili yaptığı
açıklamada, karlı ve soğuk havalarda hayvanların yiyecek
bulmakta sıkıntı çektiklerini belirterek, belediye ve vatandaşların yardımıyla hayvanlara yemek temin ettiklerini
söyledi. Özellikle havaların çok soğuduğu ve suların donduğu kış günlerinde, hayvanlar için koydukları kapların
içine bir kaç damla zeytinyağı koyarak suyun donmasını
engellediklerini belirten Müftü Ünal, bu projeyi sadece
soğuk havalarda değil, her zaman yapacaklarını ifade ederek hayvanlara yapılan yardımların, Allah katında büyük
mükâfatı olduğunu söyledi.
Gaziantep-Islahiye İlçe Müftülüğü, kız Kur’an kursu öğreticilerine yönelik, ‘Cenaze Yıkama ve Kefenleme Semineri’
düzenledi. İlçe Belediyesi Mezarlıklar dairesinde görevli
Sevim Kaya tarafından verilen seminere, kız Kur’an kursu
öğreticileri yoğun ilgi gösterdi. Seminerde kursiyerlere Sevim Kaya tarafından, canlı manken üzerinde cenaze yıkanma, kefenleme ve kefen kesimi uygulamalı olarak gösterildi.
Seminerin açılışında bir konuşma yapan İlçe Müftü Vekili
Mustafa Tunçeli, seminerde kursiyerlere cenaze yıkama ve
kefenleme, tekfin konularında dersler verildiğini belirterek,
insanları son yolculuğuna uğurlarken titiz davranılması gerektiğini söyledi. Kursiyerler de seminerin faydalı geçtiğini
söyleyerek emeği geçenlere teşekkür ettiler.
İskilip’te hizmetiçi eğitim kursu
Gönen’de sabah namazı
buluşması
I
sparta-Gönen İlçe Müftülüğü, vatandaşları sabah namazına teşvik etmek amacıyla Merkez Ulu
Camii’nde, sabah namazı buluşmaları programı düzenledi. Programa, İlçe Müftüsü Mehmet Ceyhan,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda bir konuşma yapan Müftü Ceyhan, sabah namazının önemini ayet
ve hadislerden örneklerle anlattı. Sabah namazının
manevi atmosferinin de anlatıldığı programın sonunda, davetlilere din görevlileri tarafından çeşitli
ikramlarda bulunuldu. Programdan duydukları
memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, Müftülük görevlilerine teşekkür ettiler.
Çorum-İskilip
İlçe Müftülüğü, din hizmetlerinde verimliliği
artırmak amacıyla din görevlilerine yönelik, “Kur’an-ı Kerim’i
Güzel Okuma Hizmetiçi Eğitim Kursu” düzenledi. 19 din görevlisinin katıldığı kursta kursiyerlere, Ulu Camii Müezzin-Kayyımı
Ramazan Doğan tarafından Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma ve tecvit dersleri verildi. Kursun sona ermesi dolayısıyla düzenlenen
törende, din görevlilerine kurs bitirme belgelerini takdim eden
İlçe Müftüsü Nurettin İçtüzer, verilen eğitim sayesinde din görevlilerinin daha kaliteli din hizmeti sunacaklarını söyledi.
NASIN2015
SAYI:292
32
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Yomra’da ‘İslam ve Çevre Bilinci’ konulu konferans
tutmanın, İslam’ın bir emri olduğunu dile getiren Doç. Dr.
Fatih Topaloğlu, din görevlilerinin çevreye sahip çıkarak bu
bilinci yaygınlaştırmaları gerektiğini söyledi. İlçe Müftüsü
Hayrettin Kılıçbay da konuşmasında, tabiattaki güzelliklerin
bizlere emanet edildiğini; bir çiçeğin bile dalından koparılmaması gerektiğini söyledi.
Diğer yandan din görevlilerine yönelik, İl Vaizi Mehmet
Atar’ın rehberliğinde, ‘Kur’an-ı Kerim Hizmetiçi Eğitim
Kursu’ düzenlendi. Din görevlilerinin yoğun ilgi gösterdiği
kursun açılışında konuşan İlçe Müftüsü Hayrettin Kılıçbay,
Kur’an-ı Kerim’i doğru ve güzel okumanın din hizmetleri
açısından büyük önem arz ettiğini belirterek, din görevlilerinin Kur’an-ı Kerim’i en güzel okumak ve öğrenmekle sorumlu olduklarını söyledi.
Öte yandan Merkez Kur’an Kursu bünyesinde, 4-6 yaş grubu çocuklar için açılan sınıfta Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenen 4 öğrenci için bir program düzenlendi. İlçe Müftüsü
Hayrettin Kılıçbay programda yaptığı konuşmada, Kur’an-ı
Kerim okumayı öğrenen çocuklara, ailelerine ve onları yetiştiren öğretmenlerine teşekkür etti. Öğrencilere taçlarının takılması ve çeşitli hediyelerin takdimiyle program sona erdi.
T
rabzon-Yomra İlçe Müftülüğü, Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr.
Fatih Topaloğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı, “İslam
ve Çevre Bilinci” konulu bir konferans düzenledi. Gençlik
Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa,
İlçe Müftüsü Hayrettin Kılıçbay, müftülük çalışanları, din
görevlileri ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. Doç. Dr. Fatih
Topaloğlu programda yaptığı konuşmada, çevre temizliği,
çevreyi koruma ve ekolojik dengeye zarar vermeme konularında bilgi verdi. Tabiatı sevmeyi, çevreyi korumak ve temiz
Yapraklı’da “Yüz Yüze Vaaz Kursu” Akşehir’de Osmanlıca kursuna
yoğun ilgi
K
onya-Akşehir İlçe Müftülüğü, Milli Eğitim Bakanlığı ile
Hayrat Vakfı arasında yapılan protokol çerçevesinde
düzenlenen Osmanlıca kursuna, din görevlileri yoğun ilgi
gösterdi. Kurs koordinatörü Tarihçi Faruk Gündüz tarafından verilen kursu başarıyla bitiren din görevlilerine törenle
katılım belgeleri verildi. 65 din görevlisine belgelerinin takdim edildiği törene, İlçe Müftüsü Karabey Özdemir, Belediye
Başkan Yardımcısı Yahya Yıldız ve din görevlileri katıldı. Törende bir konuşma yapan Müftü Karabey Özdemir, Osmanlıca öğrenmenin kolay olduğunu; din görevlilerinin meslekleri gereği Osmanlıca’yı çok kolay öğrendiklerini söyleyerek,
hedeflerinin din görevlileri ve Kur’an kursu öğreticilerinin
tamamına Osmanlıcayı öğretmek olduğunu ifade etti.
Ç
ankırı-Yapraklı İlçe Müftülüğü din görevlilerine yönelik, “Yüz Yüze Vaaz Kursu” düzenledi. İl Müftü
Yardımcısı Tahsin Ötgüç, İlçe Müftüsü Menderes Karapunar ve Vaiz Şevket Kaya’nın öğreticilik yaptığı kursa, din
görevlileri yoğun ilgi gösterdi. Kursun açılışında bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Menderes Karapunar, kursta
kursiyerlere mesleki bilgilerin yanı sıra, din hizmetlerinde
sorun çözme, dinî rehberlik ve danışmanlık konularında
da dersler verildiğini söyledi. Kursiyerler de kursun çok
başarılı geçtiğini ifade ederek bu tür kursların periyodik
olarak düzenlenmesi temennisinde bulundular.
33
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
MÜFTÜLÜKLERDEN
Kemer’de yetimlerle kaynaşma toplantısı
Belen’de İslam’da
kadın olmak konulu
konferans
H
A
ntalya-Kemer İlçe Müftülüğü,
ilçedeki yetim ve öksüzleri bir
araya getirmek amacıyla tanışma ve
kaynaşma programı düzenledi. Programa, İl Müftüsü Osman Artan, Din
Hizmetleri Şube Müdürü Veli Sağlam,
Kemer İlçe Müftüsü Ayhan Ermiş,
din görevlileri, Kur’an kursu öğreticileri, vatandaşlar ile yetim ve öksüz
çocuklar katıldı. Programın açılışında bir konuşma yapan İlçe Müftüsü
Ayhan Ermiş, din görevlilerinin ve
Kur’an kursu öğreticilerinin katkılarıyla, “Her Camiye Yetim” projesini
hayata geçirdiklerini söyledi. Bu tür
programların devam edeceğini belirten Müftü Ermiş, kimsesiz kardeşlerimize maddi ve manevi desteklerde
bulunmaya devam edeceklerini ifade
etti. Ayrıca, İl Müftüsü Osman Artan
tarafından çocuklara, “Peygamberimizin Yetim ve Öksüze Bakışı” konulu
konferans verildi. Konferansın sonunda yetim ve öksüzlere, TDV’nın
resimlerle abdest ve namaz kitabı hediye edildi.
Diğer yandan ‘Dünya Kadınlar Günü’
münasebetiyle, Huzur Camii Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansa, İlçe Müftüsü Ayhan Ermiş,
Konyaaltı İlçe Vaizi Kezban Zorlu,
kız Kur’an kursu öğreticileri ve kadınlar yoğun ilgi gösterdi. Müftü
Ayhan Ermiş’in yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan program, Vaiz Kezban Zorlu’nun verdiği, ‘İslam ve Kadın’ konulu konferansla devam etti.
İslam’ın kadına verdiği önemi anlatan
Zorlu, geleceğimizin teminatı olan çocukların yetiştirilmesinde anneye düşen görevleri anlatarak, anneleri tarafından iyi eğitilen çocukların topluma
daha faydalı olabileceklerini söyledi.
atay-Belen İlçe Müftülüğü ‘Dünya Kadınlar Günü’ dolayısıyla,
“İslam’da Kadın Olmak” konulu bir
program düzenledi. Kur’an kursu öğreticileri tarafından organize edilen
programa, Kur’an kursu öğrencileri
ve kadınlar büyük ilgi gösterdi. Kaymakamlık Konferans Salonunda gerçekleştirilen programda, bir konuşma
yapan Kur’an Kursu Öğreticisi Zehra
Toz, İslam’ın kadına verdiği önemi anlattı. Kur’an’ın kadına bakışı hakkında
bilgi veren Zehra Toz, günümüzde
kadınların karşılaştığı problemlere
değinerek çözüm önerileri sundu. Katılımcıların büyük beğenisini kazanan
program, davetlilere sunulan ikramlarla sona erdi.
Hasköy’de sağlıklı hayat konulu konferans
M
uş-Hasköy İlçe Müftülüğü, Kur’an
kursu öğrencilerine yönelik,
“Kişisel Bakım ve Sağlıklı Hayat” konulu bir konferans düzenledi. Sağlık
Teknisyeni Oğuz Bilici’nin konuşmacı olarak katıldığı konferansa, İlçe
Müftüsü Mehmet Akif Karabulut, İlçe
Sağlık Grup Başkanı Doğan Yetüt,
Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler
katıldı. Programın açılışında konuşan
İlçe Müftüsü Mehmet Akif Karabulut,
Müslüman’ın, maddi ve manevi temiz-
NASIN2015
SAYI:292
34
liğine önem vermesinin, hem insani
hem de ahlaki yönden gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi. Müftü Karabulut, Müslüman’ın kalp temizliğinin
yanında, bedeninin, giydiği elbisenin
ve ibadet yaptığı yerin, yaşadığı çevrenin temiz olmasına dikkat etmesi
gerektiğini belirtti. Oğuz Bilici’nin,
sağlıklı yaşamak için dikkat edilmesi
gereken kuralları anlatan sunumunun
ardından program sona erdi.
HABER BÜLTENİ
GURBETTEN
Memmingen’de dinî bilgiler yarışması
M
emmingen bölgesi Memmingen,
Kempten, Babenhausen, Lindenberg, Mindelheim DİTİB Derneklerinin katıldığı Temel Dinî Bilgiler
Yarışması, DİTİB Memmingen’de yapıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği yarışmaya, Din Hizmetleri Ataşesi
Kuddusi Uysal da katıldı. 22 gencin
katıldığı Temel Dinî Bilgiler Yarışması,
Almanca dilinde gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye giren öğrenciler, Fidan
Talha, Mehmet Turgay ve Emirhan
Baysal’a ödülleri, Din Hizmetleri Ataşesi Kuddusi Uysal tarafından takdim
edildi. Ayrıca yarışmaya katılan öğrencilere de birer Almanca ilmihal hediye
edildi. Din Hizmetleri Ataşesi Kuddusi
Uysal yarışma sonunda yaptığı konuşmada, öğrencilerin yetiştirilmesinde
emeği geçenlere teşekkür ederek başarılar diledi.
verdiği konferansta, Ermeni soykırımının büyük bir yalan olduğunu,
Avrupa ve Amerika arşivlerinden elde
ettiği belgelerle anlatarak, Ermenilerin
uydurdukları bu yalanla bütün dünyayı nasıl kandırıldıklarını açıkladı.
Bu yalanla hedeflenenin, 3T formülü
(tanıma, tazminat, toprak) ve necip
milletimizi lekelemek olduğunu dile
getiren Söylemezoğlu, Türk milleti
olarak alnımızın ak olduğunu, kimseye
verilemeyecek bir hesabımızın olmadığını ifade etti. Söylemezoğlu, konu ile
ilgili hazırladığı kitapları imzaladıktan
sonra konferans sona erdi.
Frankfurt’ta, Sözde
Ermeni Soy kırımı
konulu konferans
F
rankfurt Din Hizmetleri Ataşeliği
DİTİB Darmstadt Cemiyeti, ‘Yüzyılın Yalanı Sözde Ermeni Soykırımı’
konulu bir konferans düzenledi. Konuşmacı olarak Barış İçin Diyalog Derneği Başkanı Dr. Ali Söylemezoğlu’nun
katıldığı konferans, dinleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Söylemezoğlu
Nürnberg’de din görevlileri semineri
N
ürnberg Din Hizmetleri Ataşeliği
çalışma bölgesinde görev yapan
din görevlilerine yönelik, “Almanya’da
Cami Hizmetlerinde Verimliliğin Artırılması” konulu bir seminer düzenlendi.
Seminere, Nürnberg Başkonsolosu
Asip Kaya, Berlin Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Nevzat Yaşar Âşıkoğlu,
Yurtdışı Türkler Daire Başkanı Kazım
Türkmen, DİTİB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Bekir Alboğa, Düsseldorf Din
Hizmetleri Ataşesi Ramazan Ilıkkan,
35
Stuttgart Din Hizmetleri Ataşesi Dr.
Bilal Doğan, Diyanet İşleri Uzman Yardımcısı Hasan Yerkazan, DİTİB Öğrenci Evleri Koordinatörü Murat Demirel
ve Halide Özkurt ile Nürnberg Din
Hizmetleri Ataşeliği bölgesinde görev
yapan din görevlileri katıldı.
Din görevlilerinin cami hizmetlerindeki verimliliklerini artırmak amacıyla
düzenlenen seminerin verimli geçtiğini
belirten din görevlileri, bu tür faaliyetlerin zaman zaman düzenlenmesinin
yararlı olacağını söylediler.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
GURBETTEN
Sachsenheim Mimar Sinan Gençlik Kolundan yayınevi ziyareti
DİTİB Sachsenheim Mimar Sinan
Gençlik Kolu, Ludwigsburg Kreiszeitung basın ve yayın evini ziyarette
bulunarak yapılan çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldılar. Ziyarette
gençlere Dernek Başkanı İsmet Harbi,
Din Görevlisi Eşref Kaçmaz eşlik etti-
ler. Rehber eşliğinde basın ve yayın
evini ziyaret eden
gençler, yayınevini
tanıma fırsatı buldular. Gençler, gazetede çalışanlara
günlük intikal eden
haberler ve etki alanı hakkında sorular
sorarak bilgi aldılar. Gençlerin gazete
okuma alışkanlığı kazanması amacıyla
düzenlenen geziden, gençler memnun
olarak ayrıldılar.
Öte yandan DİTİB Sachsenheim Mimar Sinan Camii’nde, diyabetik has-
taları bilinçlendirmek amacıyla bir
seminer düzenlendi. Dr.Firuz Sadr’ın
verdiği seminere, Cami Kadınlar Kolu
Başkanı Hemşire Ayşe Harbi de eşlik
etti. Almanya’da şeker hastalarının oranının yüksek olduğuna vurgu yapan
Dr. Sadr, bu hastalığa yakalanmamak
için insanların yiyeceklerine, yürüyüş
ve sporlarına titizlikle dikkat etmeleri
gerektiğini söyledi. Şeker hastalarının
ilaçlarını zamanında ve dozajında almaları gerektiğini söyledi. Programın
sonunda soruları da cevaplayan Dr.
Sadr, semineri düzenleyenlere duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.
1. Bölge kadın yöneticiler
Sachsenheim’de buluştular
Wunstorf Camii’nde
gençler sabah
namazında buluştu
Hannover Din Hizmetleri Ataşeliğine bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren
DİTİB Wunstorf Camii’nde, gençler
sabah namazında buluştu. Gençlerin
yoğun ilgi gösterdiği program, kılınan
sabah namazının ardından Din Görevlisi Kemal Demirden’in açılış konuşmasıyla başladı. Programda, çevre
cami din görevlilerinin okuduğu ilahiler, Din Hizmetleri Ataşesi Yusuf Ay’ın
yaptığı sohbet ve dua ile sona erdi. Sabah namazının sonunda, gençlere ve
cemaate kahvaltı verildi. Daha sonra
gençler ve cemaat, bir sonraki sabah
namazı programında buluşmak üzere
camiden ayrıldı.
NİSAN2015
SAYI:292
Birinci bölge camilerin kadın yönetim kurulu üyeleri, DİTİB Sachsenheim’de
kahvaltıda bir araya geldiler. Yaklaşık 50 kadının katıldığı toplantıda, kahvaltıdan önce Sachsenheim kadın temsilciliği adına bir konuşma yapan Başkan Ayşe Harbi, ziyaretlerinden dolayı memnuniyetlerini dile getirip katılımcılara ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
Her ay bölgede hizmet veren 14 camiden birinde buluşan hanımlar, yapılan
hizmetlerle ilgili istişareler yapıp bilgi alışverişinde bulunuyorlar.
Greven’de ortak dua programı
Almanya-Münster Din Hizmetleri
Ataşelik bölgesinde faaliyet gösteren Greven’de, imam ve papazlar
ortak duada buluştu. Reckenfeld
Evangelisch Kilisesinde gerçekleşen programa, Evangelisch Kilisesi
Papazı Uwe Völkel, Greven Katolik
Kilisesi Papazı Andrea Antkowiak, Greven Ulu Camii Din Görevlisi İbrahim
Işık ile çok sayıda Türk ve Alman vatandaş katıldı. Dünyada meydana gelen
zulüm ve teröre karşı birleşen Müslüman ve Hıristiyanlar; her dinde insan
öldürmenin yasak olduğunu belirterek, barış içinde yaşamak istediklerini
vurgulayıp birlikte barış duası yaptılar. Programdan sonra, birlikte kahvaltı
yapılarak toplumda değişik dinden insanlarla da huzur içinde yaşanabileceği
mesajı verdiler.
36
HABER BÜLTENİ
GURBETTEN
Aarau Buchs Mimar
Sinan Camii’nde
yapılan etkinlikler
Aarau Buchs Mimar Sinan Camii’nde,
yılbaşı tatilinde hafta içi 5 gün eğitim
faaliyetleri ve sosyal etkinlikler düzenlendi. Yaşları 6 ile 14 arasında değişen
toplam 66 çocuğun kaydı yapılarak
Kur’an-ı Kerim, temel dinî bilgiler ve
uygulamalı namaz eğitimi verildi. Öğlen namazını cemaatle kılan çocuklar,
caminin salonunda birlikte yemek yiyerek, camide yapılan sosyal etkinliklere katıldılar. Etkinlikler kapsamında
çocuklar, bowling salonu ve kaykay
salonunda oynadılar, ormanda mangal
yapmanın keyfini çıkarıp, sinemaya
gitme fırsatını yakaladılar. Program,
düzenlenen sertifika dağıtımıyla sona
erdi.
Tatilin ardından, velilerden ve öğrencilerden gelen talep üzerine, hafta içi
5 günlük yeni bir program daha organize edildi. Bu programda da toplam
35 çocuğa, Kur’an-ı Kerim, temel dinî
bilgiler eğitimi verildi. Çocuklar arasında bowling, satranç ve masa tenisi
turnuvası düzenlendi, Chocolate Frey
gezisi yapılarak sinemaya götürüldü.
Programın sonunda çocuklara hediye
ve sertifikaları, Oberentfelden Palmas
Düğün Salonunda düzenlenen Prof.
Dr. Ejder Okumuş’un, “İslam ve Toplum” konulu konferansının ardından
verildi. Programlar, Buchs Mimar Sinan Camii Din Görevlisi Hasan Oruç,
Kur’an Kursu Öğreticisi Nurcan Okumuş, dernek yöneticileri ve cemaatten
gönüllü kişilerin katkılarıyla gerçekleştirildi.
Hannover’de çocuklar velileriyle
camide buluştular
Hannovver Ataşeliğine bağlı Hannover Merkez Camii’nde, “Çocuk-VeliCami Buluşması” programı gerçekleştirildi. Programa, T.C. Hannover
Başkonsolosu Mehmet Günay, Hannover Din Hizmetleri Ataşesi Yusuf Ay
ve camide eğitim gören çocuklar ile
velilerinden oluşan yaklaşık 200 kişi
katıldı. Sabah kahvaltısıyla başlayan
program, T.C. Hannover Başkonsolosu Mehmet Günay ve Hannover Din
Hizmetleri Ataşesi Yusuf Ay’ın konuşmaları, çocukların yaptığı gösteri ve
sunumlarla devam etti. Başkonsolos
Mehmet Günay yaptığı konuşmada,
insan hayatının en önemli sürecinin
eğitim olduğunu, başta gençler olmak üzere eğitimin üzerinde önemle
durulması gerektiğini söyledi. Günay,
Başkonsolos olarak eğitimin olduğu
her yerde, her zaman bulunacağını,
bütün imkânları kullanılarak eğitime
destek olacağını ifade etti. Din Hizmetleri Ataşesi Yusuf Ay da konuşmasında, birlik ve beraberliğin önemi
üzerinde durarak, birlik ve beraberliğin en önemli göstergelerinden birinin Kur’an ve sünnet etrafında şekillenen ortamlarda bir araya gelmek
olduğunu söyledi. Konuşmalardan
sonra Hannover Merkez Camii’nde
eğitim gören çocuklar Kur’an-ı Kerim,
hadis, şiir, ilahi ve İstiklal Marşı, milli
ve kültürel değerlerle ilgili sunum ve
gösterilerde bulundular. Program, camide eğitim gören öğrenciler arasında
yapılan bilgi yarışmasında, dereceye girenlere ödüllerinin verilmesiyle
sona erdi.
Öğrencilerden Bad Bentheim Camii’ne ziyaret
Bad Bentheim gimnazyum öğrencileri, Hannover Ataşeliğine bağlı DİTİB
Bad Bentheim Camii’ni ziyaret ederek,
caminin rehberi Elif Gümüşkuşak ve
Nurçin Can’dan, camilerde yürütülen
sosyal ve kültürel faaliyetler hakkında
bilgi aldılar. Caminin bölümlerinin
tanıtılmasının ardından, Din Görevlisi Recep Cabri de öğrencilere, İslam
dini ve Kur’an-ı Kerim hakkında bilgi
37
verdi. İslam’ın barış, kardeşlik ve sevgi
dini olduğunu anlatan Cabri, yaratılanı
yaratandan ötürü sevmemiz gerektiğini, İslam’ın herkese can, mal ve din özgürlüğü tanıdığını anlatarak, ibadetler
hakkında bilgi verdi ve öğrencilerin
sorularını cevaplandırdı. Öğrencilere
yapılan ikramların ardından ziyaret
sona erdi.
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
GURBETTEN
Çalışmaya giden ilk nesil
kahvaltıda buluştular
Wurttemberg eyalet birliği,
4 bölgeyi Sindelfingen’de bir
araya getirdi
Yurtdışına çalışmaya giden ilk nesil vatandaşlarımız için
Almanya-Sachsenheim DİTİB Mimar Sinan Camii’nde ahde
vefa programı düzenlendi. Cami yönetim kurulu tarafından
organize edilen programa, yaklaşık 50 vatandaşımız katıldı.
Vatandaşlarımız, kahvaltılı programda buluşarak hem gönüllerince sohbet etme imkânı buldular hem de eski günleri yâd ettiler. Din Görevlisi Eşref Kaçmaz’ın Kur’an-ı Kerim
tilavetiyle başlayan programda, cami derneği Başkanı İsmet
Harbi de bir konuşma yaparak, davete katılanlara teşekkür
etti ve bu tür programları düzenlemekteki amaçlarının, eski
günleri yeni nesillere aktarmak olduğunu söyledi. “Büyüklerimizi her zaman hürmetle anmak bizim için büyük bir
bahtiyarlıktır.” diyen Harbi, yönetim kurulu ve kadın temsilcilerine yaptıkları bu organizasyondan dolayı teşekkür
etti. Programa katılan vatandaşlarımız, bu tür programların
kendileri için önemli olduğunu belirterek cami yönetimine teşekkür ettiler. Program, Din Görevlisi Eşref Kacmaz’ın
yaptığı duayla sona erdi.
DİTİB Wurttemberg Eyalet Birliği Başkanı Erdinç Altuntaş’ın
başkanlığında, Sindelfingen’de 4 bölgenin cami başkanlarını, kadınlar kolu, veliler birliği ve gençlik kolu başkanlarını bir araya geldi. Toplantıda, Stuttgart Din Hizmetleri
Ataşesi Dr. Bilal Doğan da hazır bulundu. Toplantı, Din
Görevlisi Abdullah Bora’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti, Sindelfingen Dernek Başkanı Zeki Tekin’in selamlama konuşması
ve Eyalet Birliği Başkanı Erdinç Altuntaş’ın son gelişmeler
hakkında yaptığı konuşmayla başladı. 150 kişinin katıldığı
toplantıda, İslam’ın eyalet bazında tanınması ve okullarda
İslam Din Dersinin verilmesi, cemaat kütüğü ve İslam adına son zamanlarda yaşanan olumsuz gelişmeler ele alındı.
Daha sonra Eyalet Birliği Başkanı Erdinç Altıntaş, toplantıya
katılanların sorunlarını dinledi ve sorularını cevapladı. Din
Hizmetleri Ataşesi Dr. Bilal Doğan da eyaletteki okullarda
verilen İslam Din Dersi, Tübingen İlahiyat Fakültesi hakkında bilgi verdi ve soruları cevaplandırdı. Eyalet kadın
birliği adına söz alan Ayşe Harbi, kadınların yapılanması,
kadınların camilerde ve bölgelerdeki yürüttüğü ve hedeflediği faaliyetler hakkında bilgi verdi.
Dernek başkanları Aalen Merkez Camii’nde bir araya geldiler
DİTİB Württemberg Eyalet Birliği, 25 cami derneği başkanları, kadınlar kolu başkanları, gençlik kolu ve veli
birlikleri başkanlarını, Aalen Merkez Camii’nde bir araya getirdi. Din Görevlisi Mürsel Gökdere’nin Kur’an-ı
Kerim tilaveti ve Aalen Camii ve 5. Bölge Koordinatör
Başkanı Kadir Yılmaz’ın selamlama konuşmasıyla başlayan programda, Eyalet Birliği Başkanı Erdinç Altuntaş
bir konuşma yaparak günün anlam ve önemini anlatıp
Tübingen İlahiyat Fakültesi, cemaat kütüğü ve bölge ko-
NİSAN2015
SAYI:292
ordinatör seçimleri hakkında dernek yöneticilerine bilgi
verdi. Din Hizmetleri Ataşesi Dr. Bilal Doğan da yaptığı
konuşmada, uluslararası ilahiyat programı ve yapılacak
faaliyetler Eyalet Kadın Birliği Başkanı Ayşe Harbi ise konuşmasında, bölgesel yapılanma ve Eyalet Kadın Birliğinin yaptığı ve yapacağı faaliyetler hakkında toplantıya
katılanları bilgilendirdi. Programın sonunda, vatandaşlardan gelen soruları Başkan Erdinç Altuntaş cevaplandırarak katılımcılara teşekkür etti.
38
HABER BÜLTENİ
MÜFETTİŞ OLDULAR
Nadir Aydın
Mustafa Asiltürk
1978 yılında Kayseri’de doğdu. 1994 yılında Sorgun İmam-Hatip Lisesinden mezun oldu. 2000 yılında Harran Üniversitesi
İlahiyat Fakültesini bitirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı Selçuk Eğitim Merkezi İhtisas Kursunu 2003 yılında tamamladı. Selçuk
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Bilim Dalında, “Gülabadi’nin Meani’l- Ahbar İsimli Eserinin Tahkiki” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. Hâlen Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Hadis bilim dalında doktora
çalışmasına devam eden Aydın, Şanlıurfa ve Yozgat’ta imam-hatip, Muş, Afyon ve Konya’da vaiz olarak görev yaptı. 2004’te
Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesine Müftü olarak atandı. Yozgat-Yenifakılı ve Çayıralan ile Antalya-Manavgat İlçe Müftülüğü görevlerinde bulundu. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atanan Aydın, evli
ve iki çocuk babasıdır.
1978 yılında Çorum’un Osmancık İlçesi’nde doğdu. Hafızlığını Kargı’da tamamladı. 1997 yılında Çorum İmam-Hatip Lisesi,
2002 yılında ise Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2003 yılında imam-hatip olarak göreve başlayan
Asiltürk, 2004 yılında Ankara İl Müftülüğüne vaiz olarak atandı. 2005 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam
Tarihi Bilim Dalı’nda, “Tâif Şehri ve Sakif Kabilesi” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. 2009 yılında Kayseri Eğitim Merkezi İhtisas Kursunu bitirip, Çorum’un Alaca İlçesi’nde vaizlik görevine devam etti. 2010 yılında Ankara Rıfat Börekçi Eğitim
Merkezine Eğitim Görevlisi olarak atanan Asiltürk, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünde görev yaptı. Hâlen Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Bilim Dalı’nda doktora çalışmalarına devam etmektedir. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş
yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atanan Asiltürk, Arapça ve İngilizce biliyor. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Hasan Güçlü
1980 yılında Kütahya-Tavşanlı İlçesi’nde doğdu. 1997 yılında Tavşanlı İmam-Hatip Lisesi’nden, 2003 yılında Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı üniversitede, “İmam-ı Muhammed’in el-Asl İsimli Eserinin Kitabu’l- Buyu’
ve’s-Selâm Bölümünde İstihsan Metodunun Uygulanışı” başlıklı teziyle İslam Hukuku’ndan yüksek lisansını tamamladı. 2001
yılında imam-hatip olarak göreve başladı. 2009 yılında Pendik Haseki Eğitim Merkezinde ihtisas eğitimini bitirdi. Bir süre müezzin-kayyımlık yaptı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çeşitli kademelerinde görev yaptı. 2010 yılında Tekirdağ Eğitim Merkezine
Eğitim Görevlisi olarak atandı. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atanan
Güçlü, hâlen İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde doktora çalışmasına devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babası olan
Güçlü, Arapça ve İngilizce bilmektedir.
Adem Ekincioğlu
1978 yılında Erzurum’da doğdu. 1995 yılında Erzurum İmam-Hatip Lisesi’nden, 2002 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi’nden mezun oldu. 2005 yılında Erzurum Mehmet Nuri Yılmaz Eğitim Merkezinde ihtisas eğitimini tamamladı. Aynı yıl
Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tefsir Bilim Dalında, “Kurtubi’nin Tefsirinde Neshe Yaklaşımı” çalışmasıyla yüksek
lisansını tamamladı. Atatürk Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda bir yıl süreyle İngilizce kursu gördü. 2001 yılında imamhatip olarak göreve başladı. Erzurum’un Narman ve Tortum ilçelerinde vaizlik, Giresun-Çamoluk ve Gümüşhane-Kürtün ilçelerinde
müftülük yaptı. Ekincioğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tefsir Bölümünde başladığı doktora çalışmasını
tamamlayarak doktor oldu. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atanan Ekincioğlu,
Arapça ve İngilizce bilmekte olup evli ve üç çocuk babasıdır.
Adem Gerlegiz
1980 yılında Mersin’in Gülnar İlçesi’nde doğdu. 1991-1993 yılları arasında İstanbul-Avcılar Nakiboğlu Kur’an Kursu’nda hafızlığını
tamamladı. 1999 yılında İstanbul-Eyüp İmam-Hatip Lisesi’ni ve 2004 yılında İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. 2008
yılında Pendik Haseki Eğitim Merkezi’nde ihtisas kursunu tamamladı. 2008 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Arap Dili ve Edebiyatı Bilim Dalında, “Kuyucaklı Abdullah Efendi’nin Emsile Şerhi ve Fiil-i Taacüp Adlı Risalesinin Tahkiki” başlıklı
teziyle yüksek lisansı bitirdi. 2001 yılında imam-hatip olarak göreve başlayan Gerlegiz, 2009 yılında Tunceli-Çemişgezek İlçesinde
vaiz, 2009-2011 yılları arasında Fransa-Grenoble’de din görevlisi olarak görev yaptı. Hâlen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde
Tefsir dalında doktora çalışmalarını sürdüren Gerlegiz, 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atandı. Arapça ve Fransızca bilen Gerlegiz, evli ve üç çocuk babasıdır.
Bilal Aksoy
1976 yılında Burdur’un Bucak İlçesinde doğdu. Bucak İmam-Hatip Lisesinden 1994 yılında mezun oldu. 1999 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirdi. 2002 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Bilim Dalı’nda, “Ebu Şâme
el-Makdisi ve Hadisçiliği” konulu teziyle yüksek lisansını tamamladı. Hâlen Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde doktora çalışmasına devam etmektedir. Sakarya İl Merkezi ve ilçelerinde vaizlik yaptı. 2009 yılında Avustralya-Sidney Auburn Gelibolu
Camii’nde din görevlisi olarak görevlendirildi. Ankara’da Arapça, Hadis, Tefsir, Fıkıh, İslam Tarihi alanlarında dersler aldı. Ömer
Nasuhi Bilmen’in, “Beşyüz Hadis-i Şerif (Hikmet Goncaları)” kitabının sadeleştirmesini yapan Aksoy; Mevlana Hâlid-i Bağdâdi’nin,
“el-Câliyetü’l-Ekdâr ve’s-Seyfü’l-Bettâr” adlı eserini Arapça’dan Türkçe’ye tercüme etti. “Fetvanâme” isimli bir kitapçığı ile çeşitli dergilerde makale ve yazıları yayımlandı; musiki dersleri aldı. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de
müfettişliğe atanan Aksoy, evli ve iki çocuk babası olup, İngilizce ve Arapça bilmektedir.
39
SAYI:292 NİSAN2015
HABER BÜLTENİ
Halit Güldemir
Ali Çimen
Yusuf Taşan
1982’de Bolu-Gerede’de doğdu. İmam-hatip lisesini ve hafızlığını Gerede’de tamamladı. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi
İlahiyat Fakültesinden mezun olan Güldemir, aynı yıl Çankırı-Kurşunlu İlçesi’nde imam-hatip olarak göreve başladı. 2009
yılında Kayseri Eğitim Merkezi İhtisas Kursunu tamamladı. Aynı yıl Ankara-Polatlı İlçesi’nde imam-hatipliğe devam etti. 2010
yılında Ankara Rıfat Börekçi Eğitim Merkezine Eğitim Görevlisi olarak atanan Güldemir, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğünde görev yaptı. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kelam Bilim Dalında, “Ebu’l-Muin en-Nesefi ve Seyyid Şerif
Cürcâni’ye Göre Hüsün ve Kubuh Meselesi” adlı teziyle yüksek lisansını tamamladı. 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atandı. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tefsir Bilim Dalında doktora
çalışmasına devam eden Güldemir, evli ve iki çocuk babası olup, Arapça ve İngilizce bilmektedir.
1980 yılında Ankara’da doğdu. 1997 yılında Ankara Tevfik İleri İmam-Hatip Lisesinden, 2003 yılında Ankara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 2001 yılında Bolu-Gerede İlçesinde imam-hatip olarak göreve başladı. 2007 yılında Konya Selçuk Eğitim Merkezi 15. dönem ihtisas kursundan mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Hadis Bilim Dalında, “Mâzerî, Hayatı, Eserleri ve ‘El-Mu’lim bi Fevâidi Müslim İsimli Eseri Özelinde Şerhçiliği” teziyle yüksek
lisansını tamamladı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen, ‘Konulu Hadis Projesi’nde görev aldı. Proje kapsamında
çeşitli makaleler yazdı. 2009 yılında Siirt’in Kurtalan İlçesine vaiz olarak atandı. Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu
Yönetimi Bölümünü bitirdi. Hâlen Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Bilim Dalında doktora çalışmasına devam eden Çimen, 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atandı. Çimen, Arapça
ve İngilizce bilmekte olup, evli ve iki çocuk babasıdır.
1977 yılında Erzincan Akyazı köyünde doğdu. İstanbul Bayrampaşa Yeşil Camii Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamlayarak
burada Arapça eğitimi aldı. 1995 yılında İstanbul İmam-Hatip Lisesinden mezun oldu. 1997 yılında imam-hatip olarak göreve başladı. 2002 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl başladığı Pendik Haseki Eğitim
Merkezinden 2004 yılında mezun oldu. Daha sonra Esenler-Müftülüğünde Cezaevi Vaizi olarak görev yaptı. 2007 yılında
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hadis Bilim Dalında, “Dini Tebliğde Hutbenin Yeri ve Hz. Peygamberin Hutbe
Tarzı” başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamladı. 2008 yılında Ardahan-Posof İlçesine müftü olarak atandı. 2009-2011 yılları
arasında Almanya’da din görevlisi olarak görev yaptı. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Hadis Bilim
dalında doktora çalışmalarını sürdüren Taşan, 15.12. 2011 tarihinde müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atandı. Almanca ve Arapça bilen Taşan, evli ve iki çocuk babasıdır.
1981 yılında Osmaniye’de doğdu. 1995 yılında Konya-Uluırmak Nuraniye Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı. 2001
yılında Osmaniye İmam-Hatip Lisesi’nden, 2005 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. 2006 yılında imam-hatip olarak göreve başlayan Kısaoğlu, Erzurum
Ömer Nasuhi Bilmen Eğitim Merkezi İhtisas Kursu’ndan 2010 yılında mezun oldu. 2008 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bilim Dalında, “Klasik ve Çağdaş Tefsir Metinleri Işığında Lokman Suresinin Tahlili”
başlıklı teziyle yüksek lisansını tamamlayan Kısaoğlu, Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Bilim
Dalında doktora çalışmasına devam etmektedir. Hatay’ın Erzin İlçesi’nde imam-hatip olarak görev yaptı. 15.12. 2011 tarihinde
Süleyman Kısaoğlu müfettiş yardımcılığına, 11.02.2015 tarihinde de müfettişliğe atanan Kısaoğlu, evli ve bir çocuk babasıdır.
VEFAT EDENLER
Yunus Kaya
1927 yılında Erzurum’un Tortum ilçesinin, Serdarlı Yukarı Katıklı Köyü’nde dünyaya geldi. Altı yaşlarında köyün meşhur
hafızı Gazap Hafız’dan Kur’an, Yunus Efendi’den de Akaid ve Fıkıh dersleri aldı. 1951 yılında Erzurum Müftüsü Müderris
Muhammet Sadık Solakzade Efendi’den yedi yıl süreyle ders aldı. 1958 yılında Ezher Üniversitesine kayıt olarak burada beş yıl
eğitim gördü. 1965 yılında Türkiye’ye döndükten sonra, Bağdat Üniversitesi Külliyetü’ş-Şeria ve’l-Adab Fakültesi’ne kaydoldu
ve 1966 yılında bu fakülteden mezun oldu. Türkiye’ye döndükten sonra, sırasıyla Uşak, Çanakkale ve Erzurum’da il müftülüğü yaptı. Erzurum Müftülüğü yaptığı esnada eski il müftülüğü binasını inşa etti. 1975 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi’ne tayin oldu. Burada 18 yıl Kelam ve Tasavvuf derslerinin yanı sıra İslam Felsefesi, Arapça ve Mantık dersleri okuttu.
Üniversitede bulunduğu dönemlerde çeşitli ilmî çalışmalar da yaptı.
Abdulvahap Aydın
İmam-Hatip/Artuklu-Mardin
Abdullah Talha Hız
İmam-Hatip/Çal-Denizli
Ekrem Savaş
İmam-Hatip/Palandöken-Erzurum
Neşet Öztürk
İmam-Hatip/Devrek-Zonguldak
Mesut Eroğlu
İmam-Hatip/Karatay-Konya
Ramazan Kaya
İmam-Hatip/Dilovası-Kocaeli
Dursun Kaya
İmam-Hatip/Gümüşhacıköy-Amasya
Mustafa Demirel
Müezzin-Kayyım/Kâhta-Adıyaman
Ramazan Başgöz
Bekçi/Odunpazarı-Eskişehir
Vefat eden görevlilerimize Allah (c.c.)’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve Diyanet camiasına başsağlığı dileriz.
NİSAN2015
SAYI:292
40
Download

haberbülteni - Diyanet İşleri Başkanlığı