KURAN YOLU- DERS 1-2
(Prof.Dr. Mehmet OKUYAN’ın “Envarul Kuran” isimli 2 no’lu dersinin özeti)
DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR
1) “ikra”: İlk inen vahiy. “Oku!” anlamına gelir. “Kıraat” (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir.
2) Tilavet, Kıraat, Tertil kavramları:
Kur’an’da “okumak” anlamına gelen üç ayrı kelime kullanılır:
a. Tertil: “Ağır ağır, sindirerek, anlayarak, hissederek vahiyle bütünleşerek okuma” anlamına
gelir.
b. Kıraat: aklı kullanarak yapılan okuma ve anlama (“ikra” kelimesi ile aynı köken)
c. Tilavet: Kitabın gösterdiği yolda yürümek, takip etmek, izini sürüp peşinden gitmek
3) Huruf-u Mukattaa: Mukattaa harfleri (Bakara: Elif, Lam, Mim. Kalem: Nun …)
a. 29 surenin başında yer alan harflerdir.
b. Manası bilinemez demek doğru değil.
c. Örneğin, Kalem suresinin ilk ayetinin başında yer alan “Nun”, harfi “hokka” anlamına gelir,
ve “Hokkaya yemin olsun” anlamındadır.
4) Yemin vavı (şahit tutma)
a. Türkçede kullandığımız “Vallahi” kelimesi, “Ve” ile “Allahi” kelimelerinin birleşmesinden
oluşur. Baştaki “Ve” yemin vavıdır.
b. Vallahi, “Allah’a yemin olsun”, yani “Allah şahit olsun” anlamındadır.
c. Benzer şekilde, Kalem Suresindeki “vel Kalemi” ifadesi de “Kalem’e yemin olsun” anlamına
gelir.
5) Müteşabih/Muhkem kavramları
Kitabın temeli olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar,
fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. (Ali İmran: 7)
a. Muhkem: Hüküm bildiren, anlamı açık
b. Müteşabih: “Anlamı yok, manası bilinemeyen” değil, “manası tükenmeyen, manasını
anlamak için başka ayetlere ihtiyaç olan” demek!
6) Mehcur kavramı
a. Hicret: (bir yeri) terk etmek, göç etmek
b. Muhacir: (bir yeri) terk eden, göç eden kişi
c. Mehcur: Terk edilmiş
Ve elçi (mahşer gününde) dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı (elinde olduğu
halde) terkedilmiş/mehcur (bir kitap) olarak bıraktılar." (Furkan:30)
7) Nüzul Sebebi: Bir ayetin veya surenin vahyediliş (iniş) sebebi.
ÇAYIROVA İNSANA HİZMET DERNEĞİ
8) Kitab-ı Mukaddes: Hz. Musa’ya inen kutsal kitap olan Tevrat’ın diğer adı
9) Te’vil: Yorumlamak demektir. “Meal” kelimesi de aynı kökten gelir.
10)
Mekki/Medeni Sureler
a. Mekki Sure: Mekke’de, yani peygamberliğin ilk 13 yılında inen surelerdir. Bu dönemde,
Müslümanlar azınlıktaydılar, ve kendilerine yapılan zulümlere sabırla karşılık veriyorlardı.
b. Medeni Sure: Medine’de, yani peygamberliğin son 10 yılında inen surelerdir. Bu dönemde,
Müslümanlar devlet kurmuşlardı, ve yapılan saldırılara savaşarak karşılık verdiler.
KUR’AN’A GÖRE AMAÇLARIMIZ
Tefsir dersleri yapmadaki amacımızı Kur’an’dan alıyoruz. Amaçlarımız:
1) Kur’an’ın Alak:1’deki “ikra” emrine icabet etmek. Ahirette “Okudun mu?” sorusuna “evet”
cevabı verebilmek.
Yaratan Rabbinin adıyla oku! (Alak:1)
2) Müzemmil:4’teki “Kur’an’ı tertil et” emrine icabet etmek.
Kur’an’ı tertil üzere oku. Gerçek şu ki, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız. (Müzemmil:4-5)
a. Bu vahiy geldiğinde, o güne kadar toplam inmiş 15-20 ayet vardı.
b. Kur’an’da okumak ile ilgili üç kavram var: (1) Tertil, (2) Tilavet, (3) Kıraat
c. Tertil: “Ağır ağır, sindirerek, anlayarak, hissederek vahiyle bütünleşerek oku” anlamına
gelir.
d. “Sana ağır bir söz (vahiy) indireceğiz”. Yani, gecenin dingin, sakin bir zamanında
vahiyle buluşmalı. Gündüzün koşturmacasında söz “ağır gelebilir”.
3) Kalem:1’deki vurgu kapsamında, yazdığımız satırlarımızı (bilgimizi) mahşerde şahidimiz
kılmak
“Nun, Vel kalemi ve ma yesduruun” Nun’a (hokkaya), kalem’e, ve satır satır yazdıklarına yemin olsun.
(Kalem:1)
a. Yemin etmek; şahit tutmak anlamına gelir.
4) Kur’an’daki yaratılış gayemize uygun hareket etmek. Kur’an’da dört farklı yaratılış gayesi
dile getirilmiştir. (i) kulluk etmek, (ii) imtihan olunmak, (iii) dua etmek, (iv) rahmet edilmek
(i) Kulluk etmek
Ve ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat:56)
a. Rabbimiz bizi, O’na kulluk yapalım diye yarattı.
b. Kulluğumuz anlamayla başlar, anlamadan kulluk olmaz.
c. Tefsir dersleri, Allah’a kulluk görevimizi yerine getirme gayretidir.
ÇAYIROVA İNSANA HİZMET DERNEĞİ
(ii) İmtihan olunmak
O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını imtihan etmek/denemek
için ölümü ve hayatı yarattı. (Mülk: 2)
a. Bu imtihanı vahiyle meşguliyetle daha iyi başarabiliriz.
(iii) Dua etmek
De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?(Furkan:77)
a. Fatiha’ya göre yaratılış gayemiz: Önce kulluk etmek, sonra yardım dilemek (dua ve
niyazda bulunmak).
b. Yardım talebimiz, dualarımız Allah’tan, Kur’an ışığında olmalı.
(iv) Rahmet Edilmek
Allah onları (insanları) rahmet etmek için yarattı. (Hud:119)
a. O’nun vahyini iyi anlayarak rabbimizin rahmetine, merhametine buluşma müjdesine
mazhar olabiliriz.
5) Peygamberin, peygamber olduğuna imanımızla şahit olmak/şahitlik etmek
"Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar yeter” (Rad:43)
a. Peygamber, anıların konusu değil, anılara terkedilecek birisi değil, şimdinin, anın
konusudur (Kutlu Doğum Etkinlikleri eleştirisi).
b. Bu saatten sonra, onu bedenen görüp peygamberliğine şahitlik etmek mümkün değilse,
Kur’anı anlayarak, kitabın bilgisini edinerek şahitlik edelim.
6) Mahşer günü peygamberin şikayetine muhatab olmamak
Ve elçi (mahşer gününde) dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş/mechur
(bir kitap) olarak bıraktılar." (Furkan:30)
a. Kur’anı mehcur/terk edilmiş bırakmak, Peygamber’in mahşer günü yapacağı bir
şikeyettir.
b. Okumamak da, okuyup anlamamak da, anlayıp yaşamamak da Kur’an’ı mehcur
bırakmaktır.
HADİSLERE DAYANARAK AMAÇLARIMIZ
1) En hayırlı insanlardan olabilmek, Peygamberin müjdesine mazhar olmak
Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir (Hadis)
a. Peygamber bu sözü Araplara söylediğine göre, Kur’an’ı arapça okuyabilmeyi öğrenmeyi
kastetmiş olamaz
b. “Kur’an’ın anlamını öğrenen ve öğreteninizdir” kastediliyor
2) Ümmetin en şereflilerinden olabilmek, Peygamberin müjdesine mazhar olmak
Ümmetimin en şereflileri, Kur’an’ı taşıyanlardır /yüklenenlerdir (Hadis)
a. Cuma, 5’te yapılan vurgu ışığında bu hadisi anlamalıyız.
ÇAYIROVA İNSANA HİZMET DERNEĞİ
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği
gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. (Cuma:5)
b. Burada kastedilen hafızlık olamaz. Taşımak kelimesi, hayata taşımak, içindeki anlamı
yüklenmek anlamında kullanılmıştır.
3) Her sözün en üstünde olan Allah kelamı’nı konuşmak
Allah’ın kelamının diğer sözlere üstünlüğü, Allah’ın diğer varlıklara olan üstünlüğü gibidir. (Hadis)
4) Seslerimizi Kur’an okuyarak güzelleştirmek, süslemek
Seslerinizi Kur’an’la süsleyin. (Hadis)
a.
Bu hadisin genelde rivayet edilen şekli, “Kur’an’ı seslerinizle süsleyin” şeklindedir.
Ancak, Kur’an’ın süse ihtiyacı yoktur. Süse ihtiyacı olan seslerimizdir. O nedenle İbni
Abbas rivayeti doğru olandır.
Kur’an okumada insanların sesçe en güzel olanı, okurken, Allah’a ne kadar derin bir saygı duyduğu
yüzünden belli olan kimsedir. (Hadis)
5) Yaratıcımız ile konuşmak
Sizden biriniz Rabbiyle konuşmak isterse, Kur’an’ı kıraat etsin. (Hadis)
Hz. Ali’nin duası:
“Ya Rabbi, Senin, benim Rabbim olman, bana övünç olarak yeter. Benim sana kul olmam, bana
şeref olarak yeter. Sen tam da benim sevdiğim gibisin. Öyleyse, beni de senin sevdiğin gibi yap.”

Allah’ın bizi sevmesinin yolu, Kur’an’ı anlamak ve yaşamaktan geçer.
KUR’AN’I ANLAMADA İZLENECEK YÖNTEM
1) Kur’an’dan başlamak
a. Günümüzde genel eğilim, dinimizi tanımak amacıyla aşağıdaki yolu izlemek:
i. Günümüzde, islam’a yakınlık duyan kişiler ilk olarak İlmihal ve Kültür kitapları
okumayla dini tanımaya başlıyor. (Hangi Kültür Kitapları? Genelde her grubun kendi
kültür kitapları seti var.)
ii. Ardından, dinde derinleşme amacıyla İslam Tarihi ve Fıkıh ağırlıklı kitaplar okunuyor.
iii. Sonrasında, Tefsir okuma eğilimi belirginleşiyor, ve Tefsir okumalarına başlanıyor.
iv. Ardından Hadis okumaları tercih ediliyor
v. Bu aşamalardaki okumalar, genelde tek taraflı olabiliyor (sadece belli bir grubun çizdiği
çerçeve içinde kalan kültür kitapları, fıkıh veya tefsir kaynaklarını okuma şeklinde)
vi. En nihayetinde, bunların hepsinden sonra, kişiler Kur’an meali okumaya başlıyor.
b. Bu izlenen yolun en önemli iki sakıncası:
i. Bu süreç yıllar alacak bir süreç olduğundan, Kur’an ile direk buluşmak yıllar alabiliyor.
Dinin en temel kaynağı, en sona bırakılmış oluyor.
ÇAYIROVA İNSANA HİZMET DERNEĞİ
ii. Burada izlenen yol, insanın dine bakış açısını şartlandırıyor. Kişi bu süreçte okuduğu
kültür, fıkıh, tefsir kitaplarındaki bakış açısıyla dini algılamaya başladığı için, Kur’an
okumaya başlayınca vahyi şartlanmış bakış açısıyla değerlendiriyor. (önceden okuduğu
kitapların tek bir cemaat veya tarikatin bakış açısını yansıttığı durumlarda bu özellikle
sakıncalı olabiliyor)
c. Yapılması gereken:
i. bu sıralamayı tersine çevirmek, önce Kur’an’dan başlamak
ii. Kur’an’a şartlanmamış temiz bir akılla yaklaşarak anlamaya çalışmak
iii. Anlaşılmayan noktalarda diğer kitaplara müracaat etmek. (Kur’an sana hangi kitabı
okuman gerektiğini söyler)
iv. Yani, ölçü olarak Kur’an’ı alıp, diğer okuduklarının içindeki doğruları ve yanlışları
Kur’an’ı ölçü alarak tespit etmek
2) Kur’an’ı Kur’an’la anlamaya çalışmak
a. Kur’an’ın yöntemi serpiştirerek anlatma yöntemidir.
b. Kur’an kendi kendini açıklar. Bir ayetin anlamı, o konuyla ilgili Kur’an’ın başka yerlerindeki
ayetlerle birlikte okunduğunda anlaşılır.
c. Kur’an’dan bir meseleyi anlamak için o meseleyle ilgili bütün Kur’an ayetlerini bilmek
gerekir.
Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış (koruma altına alınmış), sonra hüküm ve hikmet sahibi ve
her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır. Öyle ki,
Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. (Hud: 1 2)
Bilen bir kavim için, ayetleri (çeşitli biçimlerde, birer birer) 'fasıllar halinde açıklanmış' Arapça
Kur'an (veya okunan) kitaptır. (Fussilet:3)
3) Surelerin Mekki mi Medeni mi olduklarını, Nüzul sebeplerini bilmek
a. Kur’an’da bazı kavramlar ayetin Mekke’de veya Medine’de inme durumuna göre farklı
anlamlara gelebilir.
b. Örneğin, Kur’an’daki Cihat kavramı, Mekki surelerde “fiili savaş” anlamına gelmez.
Çalışmak, Çabalamak anlamlarına gelir. (Örn.: Ankebut:69, Ankebut:8, Lokman:15,
En’am:109, Furkan:52)
Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir cihad ver. (Furkan: 52)
Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin
olmayan şeyle bana ortak koşman için sana karşı cihad edecek (çaba harcayacak) olurlarsa, bu
durumda, onlara itaat etme. (Ankebut:8)
c. Dolayısıyla, surelerin Mekki/Medeni olup olmadıklarını bilmemek, ayetleri yanlış
yorumlamaya yol açabilir.
ÇAYIROVA İNSANA HİZMET DERNEĞİ
Download

Ders 1-2 - İnsana Hizmet Derneği