Makro Görünüm - Mayıs
Çekirdek göstergeler Mart ayında iki haneli rakamlara yakınsadı…
Mar14 TÜFE: %1.1 aylık artış (piyasa beklentisi: %0.85, Şeker Yatırım: %1)
Mar14 Yİ-ÜFE: %0.74 aylık artış (piyasa beklentisi: %0.74)
Mart ayında TÜFE piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Mart verisi ile yıllık TÜFE Şubat ayı
seviyesi olan %7.9’dan %8.4’e yükselmiştir. Yİ-ÜFE ise 512.4 seviyesinde yatay kalmıştır.
TÜFE’nin ayrıntılarında; aylık bazda %2.10 ile güçlü bir artış gösteren gıda fiyatlarının üzerine giyim
kalemi de %2.5 rekor artış ile manşet enflasyon üzerinde baskı yaratmıştır. Mart ayı itibariyle
gıdada yıllık enflasyon %10.1 seviyesine ulaşıp %8.4 olan manşet yılık enflasyonun bir hayli
üzerindedir.
Kur baskısı çekirdek
göstergeleri iki
hanelere
yaklaştırdı…
Çekirdek TÜFE’nin artış trendi Mart ayında da devam etmiştir. Buna göre çekirdek H ve çekirdek I
sırasıyla %1.25 ve %1.2 artış göstermiştir. Yıllık bazda artış ise % 9.5 ve %9.3 olarak
gerçekleşmiştir.
Yorum
Mart ayı itibariyle 1Ç14 TÜFE’si %3.6’ya ulaşmıştır. Gelecek dönemde, TL üzerinde devam
edebilecek değer kaybetme baskısı, enerji fiyatlarında olası bir düzenleme ve Yİ-ÜFE’den TÜFE
üzerine gelebilecek baskı ile 2014 yılı yılsonu enflasyon tahminimiz %8 seviyesindedir. Bu
çerçevede Merkez Bankası’nın tahminin üst bandı olan %8 seviyeleri orta nokta tahmini olan
%6.6’dan daha makul görünmektedir.
Para Politikası ile ilgili olarak; Komite Ocak 28 ara toplantısında %7’lerde olan ortalama fonlama
faizini %10’lara çıkarak şekilde faizlerde ayarlamaya gitmiş ve 1 haftalık fonlama faizini temel faiz
göstergesi olarak ilan etmişti. Nisan ayı PPK notunda da Komite’nin enflasyon beklentilerini ve
fiyatlama davranışlarını takip etmeye devam edeceği belirtilmiştir. PPK’nın sıkı duruşunu Mayıs
toplantısında da sürdüreceğini düşünüyoruz. Fakat küresel ve yurtiçindeki gelişmelere bağlı olarak,
Kurul’un duruşunda hafif bir gevşeme olabileceğini düşünüyoruz. Özellikle Mayıs ayında yıllık
enflasyonun tepe noktasına ulaşması sonrasında bu yönde telkinler hızlanacaktır.
TÜFE Enflasyonu ve Çekirdek Enflasyon (12-aylık, %)
14
13
12
TÜFE (12-aylık, %)
I Endeksi (12-aylık, %)
11
10
9
8
7
6
5
4
3
2
Kaynak: TUIK
Şubat ayı sanayi üretimi %4.9 ile beklenilenden güçlü gelmiştir…
İlk iki ayda sanayi
üretimi ortalama
yıllık %6 artmıştır…
TUİK Şubat ayı sanayi üretim rakamlarını açıklamıştır. Buna göre Şubat ayında sanayi üretimi yıllık
bazda Ocak ayı %7.1’lik güçlü artışı sonrasında %4.9 artış göstermiştir. Piyasa beklentisi %3.5,
Şeker Yatırım beklentisi ise %4.4 yılık artış yönündeydi. Mevsimsellikten ve takvim etkilerinden
arındırılmış sanayi üretimindeki daralma Ocak ayı seviyesi olan %9.5’den Şubat ayında aylık
%2.9’a gerilemiştir. Ayrıntılarda; Fatih projesinin desteği ile bilgisayar üretimi Şubat ayında yıllık
%45 artışla Ocak ayında oldu gibi en önemli katkı sağlayıcı olmuştur. Önümüzdeki dönemde de
bilgisayar üretimi manşet rakamı azalan bir hızda da olsa desteklemeye devam edecektir. İkinci
katkı sağlayıcı metalik olmayan ürünler ve ardından gıda üretimi olmuştur. Makine ve ekipmalar alt
kalemi ve otomotiv üretimindeki kötü görünüm %9 ve %6 yıllık daralma ile devam etmiştir. Ana
metal sanayi yatay görünümünü korumuştur.
Yorum
Ocak-Şubat döneminde SÜ’de ortalama yıllık artış %6 ile geçen senenin aynı dönem rakamı olan
%.8’in bir hayli üzerinde gerçekleşmiştir. Fakat burada güçlü baz etkisini unutmamak
gerekmektedir. Bu bağlamda mevsimsellik ve takvim etkisinden arındırılmış rakamlar daha sağlıklı
görünmektedir. Ocak ayında endeks aylık bazda %9.5 daralma sonrasında Şubat ayında Ocak
ayındaki ara toplantıya rağmen aylık bazda daralma %2.9’a gerilemiştir. Mart ayında parasal
sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerinin devam etmesini bekliyoruz.
Makro Görünüm - Mayıs
Fakat Mart ayında güçlü baz etkisi manşete yardımcı olacaktır. Görülmektedir ki gerçekleşmeler
anket verilerinden daha iyi performans göstermektedir. 1Ç’de güven endeksleri tarihi düşük
seviyeleri test etmiştir. Bu arada, Merkez Bankası Başkanının Kayseri Ticaret Odasında yaptığı
konuşma paralelinde, ekonomik koşulların izin vermesi durumunda öncelikle likidite ve makro
ihtiyati tedbirlere bir gevşeme sonrasında yılın ikinci yarısı itibariyle parasal koşullarda bir gevşeme
görebiliriz. Bu da büyüme dinamiklerine yardım edebilecektir. Bu çerçevede, 2014 yılı için GSYH
büyüme beklentimiz %3 seviyesindedir.
30,0%
6,00%
5,00%
20,0%
4,00%
3,00%
10,0%
2,00%
1,00%
0,0%
0,00%
-1,00%
-10,0%
-2,00%
-20,0%
-3,00%
SÜ yıllık %
-4,00%
Mevsimsellikten arındırılmış SÜ 3AAO %
-30,0%
-5,00%
Mart ayında vergi gelirlerindeki yıllık bazda reel daralma devam etmiştir…
1Ç14’de vergi
gelirlerindeki yıllık
reel artış %2 ile
sınırlı kalmıştır…
Mar14 bütçe açığı: 5.1 milyar TL (Mar13: 5.4 milyar TL bütçe açığı)
Mar14 faiz dışı fazla: 0.5 milyar TL (Mar13: 0.9 milyar TL açık)
1Ç14 bütçe açığı: 1.5 milyar TL (1Ç13: 0.9 milyar TL bütçe açığı)
1Ç14 faiz dışı fazla: 12.5 milyar TL (1Ç13: 14.3 milyar TL faiz dışı fazla)
Mart ayında 4.4 milyar TL’lik destek ile manşet gelirler Ocak-Şubat dönemindeki daralma
sonrasında %19 reel artış göstermiştir. Vergi gelirlerindeki yıllık bazda reel daralma %1ile Şubat
ayındaki %2’lik reel daralma sonrasında devam etmiştir. 1Ç14’de vergi gelirlerindeki yıllık bazda
reel büyüme %2 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Vergi gelirlerinin ayrıntılarında; tüketime ilişkin alt kalemlerde, yıllık bazda reel daralmalar
görmekteyiz. Bu durum özellikle Mart ayında politik belirsizliğin etkisi ile tüketim/ yatırım isteğindeki
zayıflığın bir işareti olarak görülmektedir.
Giderler tarafında ise; Şubat ayı notumuzda da belirttiğimiz üzere “ Kredi derecelendirme
kuruluşların Nisan ayı boyunca Türkiye gözden geçirmelerini tamamlayacaklar. Türkiye’nin mali
performansının kredi notu açısından çok önemli olduğu düşünüldüğünde harcamalarda olası
ertelemeleri göz önünde tutmak gerektiğini düşünüyoruz.” Şubat ayında giderlerdeki yıllık bazda
reel daralma sonrasında, manşet giderler %13, faiz dışı giderler ise %15 yıllık bazda reel artış
göstermiştir.
Yorum
Mart ayı ile birlikte 1Ç14 mali resmi iç talepteki zayıflığı yansıtır biçimde sadece %2 reel artış
gösterirken, giderlerdeki yıllık reel artış %3 seviyesinde gerçekleşmiştir ve bütçe açığı da 1Ç14’de
1.5 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir. Detaylarda faiz giderlerindeki %15’lik yıllık bazda reel
daralmaya rağmen faiz dışı giderlerdeki %6 reel artış giderlerdeki katılığı yansıtması açısından
kayda değerdir.
2014 yılı için Maliye Bakanlığı 2014 yılında bütçe açığının 18.4 milyar TL’den (GSYH’nın %1.2’si)
33.2 milyar TL’ye (GSYH’nın %1.9’u) yükseleceğini, faiz dışı fazlanın da 31.5 milyar TL’den
(GSYH’nın %2’si) 18.8 milyar TL’ye (GSYH’nın %1.1’i) gerileyeceğini öngörmektedir.
Türkiye’nin mali performansının yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilmesindeki önemi
düşünüldüğünde bu performansın çok fazla bozulmaması gerektiğini düşünüyoruz. 2014 bütça
açığı beklentimiz GSYH’nın %2.5 ve faiz dışı fazla tahminimiz ise %0.7’si seviyesidir.
Makro Görünüm - Mayıs
Cari açıkta daralma Şubat ayında devam etmiştir…
Şubat ayı itibariyle
12 aylık cari açık
61.4 milyar dolara
gerilemiştir…
Şub14 cari açık: 3.2 milyar dolar (Şub13: 5.2 milya dolar)
Oca-Şub14: 8.1 milyar dolar
Oca-Şub13: 10.9 milyar dolar
12 aylık cari açık: 61.4 milyar dolar (Oca14: 62.2 milyar dolar)
2013 yılsonu cari açık: 65 milyar dolar
Şubat ayı cari açığı 3.2 milyar dolar ile piyasa beklentisi olan 3.1 milyar dolar ve Şeker Yatırım
beklentisi olan 3.5 milyar dolar paralelinde gerçeklemiştir. Şubat ayı dış ticaret verilerinde görüldüğü
üzere, parasal olmayan altın 0.6 milyar dolar ile manşet rakamı desteklemiştir.
Finansman tarafına bakıldığında;
-Ocak ayında gözlemlenen 3.1 milyar dolar çıkış sonrasında Şubat ayında sermaye hesaplarına 2.6
milyar dolar giriş olmuş olsa da yine de cari açığın finansmanı bu kalmeden karşılanamamıştır. Yine
net hata noksan ve Ocak ayında olduğu gibi 2.6 milyar dolar ile finansman tarafını desteklemiştir.
Ocak ayında bu kalemden giriş 2.3 milyar dolar olmuştu.
-Portföy hesaplarının detaylarında ise Ocak ayındaki 0.2 milyar dolar çıkışın üzerine 1.4 milyar
dolar çıkış olmuştur. Ocak ayı PPK ara toplantısı sonrasında da devlet borçlanma senetlerinden
çıkış devam etmiştir. Devlet borçlanma senetlerine ilk giriş yerel seçim belirsizliğinin gitmesi
sonrası Nisan ayının ilk haftasında 1.3 milyar dolar ile gerçekleşmiştir.
-Bankalarda Şubat ayında finansman kalemine 3 milyar dolar ile destek sağlamıştır.
Yorum
2014 ile ilgili olarak sorunun yapısal özelliğine bağlı olarak, CA/GSYH oranında önemli bir iyileşme
öngörmemekteyiz. Bu çerçevede %3 GSYH büyümesine karşılık CA/GSYH oranını %6.5-%7
oranında (50-55 milyar dolar) seyredeceğini düşünüyoruz.
Önümüzdeki dönem ile ilgili tek pozitif sürpriz altın ticareti olabilir ki o taraftaki belirsizlik 17 Aralık
itibariyle sürmektedir. Şubat ayı dış ticaret verilerinde 1.1 milyar dolar ile altın ihracatının
gerçekleştiğini görüyoruz.
40000
20000
-20000
-40000
-60000
Oca-03
Haz-03
Kas-03
Nis-04
Eyl-04
Şub-05
Tem-05
Ara-05
May-06
Eki-06
Mar-07
Ağu-07
Oca-08
Haz-08
Kas-08
Nis-09
Eyl-09
Şub-10
Tem-10
Ara-10
May-11
Eki-11
Mar-12
Ağu-12
Oca-13
Haz-13
Kas-13
0
Cari Denge
Enerji Dışı Cari Denge
Enerji ve Altın Dışı Cari Denge
-80000
Sinyal etkisi güçlü sembolik indirim…
Para Politikası Kurulu Nisan ayı faiz toplantısında beklentiler paralelinde faiz oranlarında Mart
ayında olduğu gibi bir değişikliğe gitmedi.
Açıklamanın ayrıntılarına bakıldığında;
PPK Nisan ayı faiz
toplantısında
beklentiler
paralelinde faiz
oranlarında bir
değişikliğe
gitmedi…
Komite toplantı notu özetlerine yine enflasyona ilişkin görünüm ile başlamıştır. Komite, güçlü ve
önden yüklemeli parasal sıkılaştırmanın orta vadeli enflasyon beklentileri üzerindeki riskleri
sınırladığını belirtmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları yakından takip edilerek, sıkı
duruşun enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanan kadar korunacağı belirtilmiştir. Mart
toplantısından farklı olarak, Komite enflasyondaki artış trendinin baz yıl etkisi ile Haziran ayına
kadar süreceğini ifade etmemiş ve ayrıca enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere değinmemiştir.
Faiz tarafında tek aksiyon geç likidite borç verme oranını %15’den %13.5’e indirmiştir. Bu hareketin
bankacılık sisteminin bu faiz oranını çok nadir kullanması anlamında sembolik bir faiz indirimi
olduğunu düşünüyoruz.
Genel makro görünüm ile ilgili olarak Mart ayındaki duruşun tekrarlandığını görüyoruz. Buna göre
“...Temkinli para politikası, ihtiyati tedbirler ile birlikte, kredi büyüme hızında yavaşlama devam
etmektedir.
Makro Görünüm - Mayıs
Bu çerçevede, ilk çeyreğe ait öncü göstergeler de yurtiçi özel kesim nihai talebinde ivme kaybına
işaret etmektedir. Net ihracatın ise dış talepteki toparlanmanın da etkisiyle büyümeye katkı yapması
beklenmektedir. Bu çerçeve içerisinde talep koşullarının enflasyon baskılarını sınırlayacağını ve de
cari işlemler açığında belirgin bir iyileşmeye yol açacağı tahmin edilmektedir.”
Mart toplantısından farklı olarak; zayıf sermaye akımlarının kredileri yavaşlatıyor olmasından
bahsedilmemiştir. Bu durum yerel seçimler sonrasında artan sermaye akımları ile açıklanabilir.
Yorum
Her ne kadar geç likidite borç verme faizi bankaların gün içinde likidite sıkıntısına düşmeleri sonucu
akşam hesapların kapanamaması durumunda başvurulan faiz oranı olsa ve bankacılık sisteminde
nadir olarak kullanılsa da arkasındaki mantık kayde değerdir. Şöyle ki; “...Son dönemde azalan
belirsizlikler ve risk primi göstergelerindeki kısmi iyileşme, gerektiğinde likidite politikası yoluyla ilave
bir sıkılaşmaya duyulabilecek ihtiyacı azaltmıştır.” ve enflasyon üzerindeki risklerin yanı sıra
enflasyonda aşağıya yönlü trendin zamanlamasına ilişkin zaman verilmemesi bize Banka’nın
hazırlık içerisinde olduğunu ima ediyor.
Bu anlamda, Haziran ayında enflasyon dinamiklerinde hafif iyileşme ve para politikasında gevşeme
yanlısı telkinlerin bu görüntü ile hızlanması küresel ekonomik şartlarda bir kötüleşme ve iç tarafta
ise politik tansiyonda bir artış olmaması durumunda sonuç verecektir diye düşünüyoruz.
UYARI NOTU: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı
verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Download

Makro Görünüm - Mayıs