Makro Görünüm - Temmuz
Mayıs ayında yıllık enflasyon %9.7 ile tepe yaptı…
May14 TÜFE: %0.4 (piyasa beklentisi: %0.51, Şeker Yatırım tahmini: %0.6)
May14 Yİ-ÜFE: %0.52
Yıllık enflasyonun
Haziran ile birlikte
düşmesi
bekleniyor…
Mayıs verisi ile yıllık enflasyon %9.7 seviyesi ile 2 yılın en yüksek noktasına ulaşmıştır. Nisan
ayında yıllık enflasyon %9.4 seviyesindeydi. Yİ-ÜFE’de yıllık artış ise %13’den %11.3’e gerilemiştir.
Başkan’ın açıklamaları çerçevesinde yıllık TÜFE Mayıs ayında zirve yaptıktan sonra düşüş trendine
gireceği beklenmektedir. Nisan ayında gözlemlendiği gibi, giyim kalemi aylık %9.2’lik artışla manşet
enflasyona en fazla katkı sağlayan ana kalem olmuştur. Diğer kalemler ise Nisan ayındaki yüksek
aylık artışlar sonrasında Mayıs ayında aylık gerileme göstermişlerdir. Buna göre gıda alt kalemi
%1.35 aylık gerileme ile beklentimizle gerçekleşme arasındaki ana sebep olarak görünmektedir.
Nisan ayında olduğu gibi, TL’nin döviz sepeti karşısında hafifçe güçlenmesi sonucunda Mayıs
ayında da ulaştırma kalemi aylık bazda %0.50 puan gerileme göstermiştir.
Mayıs ayı itibariyle kur geçirgenliği baskısı ve fiyatlama davranışındaki bozulma etkisiyle çekirdek I
ve çekirdek H yıllık bazda %10.2 ve %9.8’e yükselmiştir
Yorum
İlk 5 ay itibariyle enflasyon %5.4 seviyesine ulaşmıştır. Her ne kadar baz etkisinin yardımcı etkisi ve
kur baskısının azalması düşüş trendini destekleyecek olsa da, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü
ayarlamalar, kuraklık riski ve Yİ-ÜFE’den TÜFE üzerine gelecek potansiyel baskı ile enflasyon
tahminimiz yukarı yönlü risk taşır halde %8 seviyesidir.
Para Politikası ile ilgili olarak; Mayıs ayında PPK 1 haftalık repo faizini sürpriz bir şekilde %10’dan
%9.5’e indirmişti. Bu hareket sadece risk primlerinin tüm vadelerde gerilemesi sonucu atılmıştı. Ne
enflasyonda beklenen düşüş ne de sermaye girişlerindeki artış bu kararda etkili olmamıştır. Mayıs
ile birlikte enflasyonda zirve görüldükten sonra Haziran ayı ile birlikte gerileme eğiliminin
başlayacağı tahmin edilmektedir. Bu çerçevede, PPK Kurulu üyelerinin enflasyondaki iyileşme
trendi konusundaki güçlü inançları ve de AMB’dan gelmesi beklenen rahatlatıcı adımlarla PPK’nın
parasal gevşeme konusunda hazırlıklı olduğu ve bu yönde ölçülü faiz indirimlerine gideceğine ilişkin
beklentimizi belirtmek isteriz.
TÜFE Enflasyonu ve Çekirdek Enflasyon (12-aylık, %)
14
13
12
TÜFE (12-aylık, %)
I Endeksi (12-aylık, %)
11
10
9
8
7
6
5
4
3
2
Kaynak: TUIK
Sanayi Üretimi Nisan ayında da %4.6 yıllık büyüme ile gücünü korudu…
Ilk dört ayda sanayi
üretimi %3 GSYH
büyüme beklentimiz
ile paralel
gitmektedir…
Nisan ayı sanayi üretimi: %4.6 yıllık büyüme (piyasa beklentisi: %3.5 ve Şeker Yatırım tahmini: %5
yıllık artış). Mevsimsellik ve takvim etkisinden arındırılmış veri de aylık bazda %1 artış göstermiştir.
İki ay arka arkaya aylık daralma sonrasında bu veri Nisan ayında iyileşme göstermiştir.
Verinin detaylarına bakıldığında; gıda üretiminin %6.5 yıllık artışla (0.7 baz puan katkı) öncelikli
katkı sağlayıcı olduğunu görüyoruz. Gıda kalemini takiben “oto” üretimi ikinci katkı sağlayıcı
olmuştur. Üç aylık zayıf performans sonrasında, geleneksel sektörlerden olan “oto” üretiminin ikinci
katkı sağlayıcı olduğunu görmek sevindiricidir. Üçüncü katkı sağlayıcı kalem ise %26 yıllık artış ile
(0.6 baz puan katkı) “bilgisayar üretimi” olmuştur. Özellikle Fatih eğitim projesinin desteğiyle OcaNis14 döneminde önemli destek sağlamıştır. Tekstil ve hazır giyim alt kalemleri de Nisan ayında
SÜ’ne katkı sağlamaya devam etmiştir.
Yorum
1Ç14’deki ortalamada %5.3’lük büyüme sonrasında, sanayi üretimindeki yıllık artış %4.6 ile piyasa
beklentisi olan %3.5’in üzerinde kalmış ve gücünü korumuştur. Şeker Yatırım tahmini ise %5 idi.
İlk 4 ayda geleneksel sektörlerdeki zayıflığa rağmen geleneksel olmayan alt kalemlerin, örneğin
bilgisayar üretimi, ve baz yılının yardımıyla SÜ %5.1 yıllık artış kaydetmiştir. Haziran 10’da 1Ç14
GSYH açıklanacaktır. 1Ç14 SÜ’deki %5.3’lik yıllık ortalama artış GSYH’ye yardım edecektir. Fakat
unutmamak gerekir ki; SÜ’deki bu performans sürpriz kalemler sonucunda olmuştur.
Makro Görünüm - Temmuz
Mart ayı sonrasında azalan politik belirsizliğin ve PPK’nın da para politikasında gevşemeye gitmesi
ile manşete yardımcı olan alt kalemlerin geleneksel olmayandan geleneksel olana doğru
normalleşmesini bekliyoruz. Özellikle beklentilerdeki düzelmenin bunda etkili olmasını öngörüyoruz.
2014 yılsonu GSYH büyüme tahminimiz %3 seviyesindedir.
30.0%
6.00%
5.00%
20.0%
4.00%
3.00%
10.0%
2.00%
1.00%
0.0%
0.00%
-1.00%
-10.0%
-2.00%
-20.0%
-3.00%
SÜ yıllık %
-4.00%
Mevsimsellikten arındırılmış SÜ 3AAO %
-30.0%
-5.00%
Kaynak: TUİK, Şeker Yatırım
1Ç14 GSYH
büyümesi
beklentilerin
üzerinde
gerçekleşti…
2014’e iyi bir başlangıç….
1Ç14 GSYH: %4.3, Şeker Yatırım: %3.5, piyasa beklentisi: %4
2014 GSYH piyasa beklentisi: %2.7 (bir önceki tahmin:%2.4), Şeker Yatırım: %3, Hükümet tahmini:
%4
Harcamalar tarafında
Yerel seçim öncesindeki tüm belirsizliklere ve Ocak ayında TL’nin değer kaybını önlemeye yönelik
güçlü faiz arttırımına rağmen özel hanehalkı tüketimi %3.2 yıllık artışla (manşet büyümeye 2.3 baz
puanlık katkı) güçlü seyretmiştir. İhracat yıllık bazda %11.4’lük büyüme ile (2.9 baz puanlık katkı)
güçlü seyretmiştir. Olağan katkı sağlayıcı kamu harcamaları da (kamu harcamaları+kamu
yatırımları) toplamda 1 baz puanlık bir katkı sağlamıştır. Diğer yandan, “özel sektör yatırım
harcamaları” yıllık bazda %1.3 gerilemiş ve manşet büyümeden 0.3 baz puan kesmiştir.
İktisadi aktivite tarafında
İktisadi aktivite tarafında, güçlü iç talep ile birlikte, finansal kurumlar %13.9’luk yıllık büyüme ile (1.7
baz puan) manşet büyümeye en fazla katkı sağlayan kalem olmaya devam etmiştir. Onu %4.9 yıllık
büyüme ile sanayi üretimi (1.3 baz puan katkı ile) takip etmiştir.
Yorum:
1Ç14’de net dış talep özellikle ihracat tarafındaki güçlü performans sayesinde manşet büyümeyi 2.7
baz puan desteklemiştir. Bu arada ithalat ilk çeyrekte yıllık %0.8 büyüme ile (0.2 baz puan negatif
etki) neredeyse yatay seyretmiştir.
Fakat, özellikle altın ihracatını 1Ç14’deki güçlü etkisi inkar edilemez. BU anlamda, altın
ihracatındaki belirsiz trendi düşündüğümüz de ihracatın manşet büyümeye olan desteğinin devam
edeceğini kesin olarak iddia etmek pek de kolay değildir. Diğer yandan, 1Ç14’deki tüm belirsizliklere
ve sıkı para koşullarına rağmen, özel hanehalkı tüketim iştahının – her ne kadar 2013’deki
oranlardan daha zayıf olsa da- etkileyici olduğunu söylememiz gerekir.
Gelecek dönemde, kamu harcamalarının GSYH’nın alışılmış destekleyicisi olmaya devam
edeceğini düşünüyoruz. Para politikasındaki gevşeme paralelinde özel hanehalkı tüketiminde de bir
hızlanma olasıdır.
Her ne kadar, Avrupa Merkez Bankasının beklenilenden cesur adımları PPK’nın para politikasını
gevşetme yönünde elini rahatlatacak olsa da zamanından önce ve/veya güçlü faiz indirimleri de TL
üzerindeki baskının artmasına ve bu anlamda da özellikle yatırım iştahında zayıflamaya neden
olabilir.
Şu an 2014 yılı GSYH büyüme tahminimizi yukarı yönlü riskleri gözardı etmeden, piyasa beklentisi
olan %2.7’nin üzerinde, %3 seviyesinde tutuyoruz.
Makro Görünüm - Temmuz
Yıl içerisinde ilk kez sermaye girişleri 8.4 milyar dolarlık seviyesi ile cari açığı tümüyle
finanse etmiştir...
Nisan ayı cari açık: 4.8 milyar dolar (Nis13: 8.1 milyar dolar)
Ocak-Nisan
döneminde cari
açık %33 yıllık
daralma ile 24.6
milyar dolardan
16.4 milyar dolara
gerilemiştir…
Oca-Nis14: 16.4 milyar dolar (Oca-Nis13: 24.6 milyar dolar)
12 aylık cari açık: 60.1 milyar dolardan 56.8 milyar dolara gerilemiştir.
2013 TY cari açık: 65 milyar dolar
Nisan ayında cari açık 4.8 milyar dolarlık (yıllık %41 daralma) seviyesi ile piyasa beklentisi olan 4.9
milyar dolar ve Şeker Yatırım beklentisi olan 4.7 milyar dolar açık paralelinde gelmiştir. Nisan ayı
verisi ile 12 aylık cari açık Mart ayı seviyesi olan 60.1 milyar dolardan 56.8 milyar dolara
gerilemiştir.
Nisan ayında yıl içinde ilk kez sermaye girişleri manşet cari açığı finanse etmiştir. Hatırlanacağı
üzere 1Ç14 dönemi boyunca sermaye girişleri sadece 59 milyon dolarlık seviyesi ile 11.6 milyar
dolar cari açığın ciddi derecede gerisinde kalmıştır. Bu durum karşısında ana finansman kalemleri
Merkez Bankası rezervleri ve net hata noksan kalemleri olmuştur.
Yerel seçimler sonrasında azalan siyasi belirsizliğin etkisi ile sermaye akımlarında güçlenme
görmekteyiz. Nisan ayında borçlanma araçlarına 1.8 milyar doları devlet borçlanma senetlerine, 1.7
milyar doları ise özel sektör borçlanma senetlerine olmak üzere ciddi girişler görmekteyiz.
Borçlanma araçlarına ek olarak, hisse senedi piyasasına 0.6 milyar dolarlık bir giriş olmuştur.
Kurumsal borçlanma tarafında da; bankalar finansman tarafını 2.3 milyar dolar ile desteklemişlerdir.
Özel sektör borçlanması da 1.7 milyar dolarlık seviyesi ile ilk 4 aylık sürecin en yükseğine
ulaşmıştır.
Yorum
Yerel seçim belirsizliği sebebiyle 1Ç’de çok zayıf seyreden sermaye girişleri sonucunda (59 milyon
dolar giriş, 11.6 milyar dolar cari açık) cari açık net hata noksan ve Merkez Bankası yabancı para
rezervleri ile finanse edilmiştir. Yerel seçim sonrasında azalan siyasi belirsizlik ile sermaye
girişlerinde ciddi artış görülmüştür. Mayıs ayına ilişkin Merkez Bankası verileri de yabancı girişinin
devam ettiği yönündedir. 2014’e ilişkin olarak cari açık tahminimizi 50 milyar dolar (GSYH’nın
%6.5’i) seviyesinde tutuyoruz.
40000
20000
37622
37773
37926
38078
38231
38384
38534
38687
38838
38991
39142
39295
39448
39600
39753
39904
40057
40210
40360
40513
40664
40817
40969
41122
41275
41426
41579
41730
0
-20000
-40000
CAD
-60000
Non-Energy CAD
Non-Energy and Non-Gold CAD
-80000
Kaynak: TUİK, Şeker Yatırım
Koridor esnekliği korunurken, PPK fonlama maliyetini %9.5’den %8.75’e çekti…
1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı: %9.5’den %8.75’e indirdi
Gecelik borçlanma faizi: %12 (değişiklik yok)
PPK Haziran
ayında politika
faizini %9.50’den
%8.75’e
indirmiştir…
Gecelik borç verme faizi: 8% (değişiklik yok)
Piyasa yapıcı bankalara gecelik borçlanma faizi: %11.5 (değişiklik yok)
Para Politikası Kurulu Haziran ayı faiz toplantısında 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı %9.5’den
%8.75’e indirirken, faiz koridorunun alt ve üst bandını %12 ve %8’de sabit bıraktı. Piyasa beklentisi
1 hafta vadeli repo ihale faizinde 50 baz puan indirim yönündeydi. 19 ekonomistin 7 tanesi
borçlanma faizinde 50 baz puan, 5 ekonomist ise borç verme faizinde 50 baz puan indirim
öngörmüşlerdi. Şeker Yatırım beklentisi ise her üç faiz oranında 50 baz puan indirim yönündeydi.
Makro Görünüm - Temmuz
Açıklamanın ayrıntılarına bakıldığında;
Genel makro görünüm ile ilgili olarak Mayıs ayındaki görüş tekrarlanmıştır; “temkinli para politikası,
ihtiyati tedbirler ile birlikte, kredi büyüme hızı makul düzeylerde seyretmektedir.
Bu gelişmelerle uyumlu olarak yurtiçi özel kesim nihai talebi ılımlı bir seyre işaret etmektedir.
İhracatın ise dış talepteki toparlanmanın da etkisiyle büyümeye katkı yapması beklenmektedir. Bu
çerçeve içerisinde talep koşullarının enflasyon baskılarını sınırlayacağını ve de cari işlemler
açığında belirgin bir iyileşmeye yol açacağı tahmin edilmektedir.” Enflasyon tarafında ise; geçtiğimiz
yılın ortalarından itibaren gerçekleşen birikimli döviz kuru gelişmelerinin yıllık enflasyon üzerindeki
olumsuz yansımaları kademeli olarak azalması, baz etkisinin de katkısıyla bu aydan itibaren
enflasyonda kayda değer bir düşüş gözleneceği tahmin edilmektedir.
Yorum
Mayıs ayında 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranındaki 50 baz puanlık sürpriz ve erken olarak
değerlendirilen (küresel likidite koşullarında süregelen zayıflık ve çok da destekleyici olmayan
enflasyon görünümü sebebiyle) indirim sonrasında PPK’nın “ölçülü” gevşeme politikasına
başlayacağı açık hale gelmişti. Fed’den gelen güvercin açıklamalar ve AMB’nın beklentilerin
ötesindeki cesur adımları, komşu ülkelerde artan tansiyonun TL üzerinde olası baskı kurma riskine
rağmen, bu politikanın uygulanacağına dair düşünceyi daha da güçlendirici etki yapmıştı. Her ne
kadar 1 hafta vadeli repo faiz oranındaki indirim beklentilerin hafif üzerinde kalmış olsa da,
koridorun esnekliğinin sabit tutulması hem içeride hem de dışarıdaki “bilinmeyenlere” karşı
gerektiğinde tampon olarak kullanılacak olması anlamında pozitiftir. Önümüzdeki dönemde Kurulun,
koridoru bu maksatla sabit tutarken, diğer yandan genel telkinleri gözardı etmeme adına politika faiz
oranını, cari fonlama oranı olarak, Ocak 29 öncesi olan %7-%7.5 seviyelerine çekmeyi
enflasyondaki gelişmeler paralelinde tercih edeceğini düşünüyoruz.
UYARI NOTU: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri, yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların
kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı
verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Download

Makro Görünüm - Temmuz