1. HAT YARIŞMASI
Albaraka Türk Katılım Bankası olarak kültür-sanat etkinliklerimiz kapsamında
2005,2008 ve 2012 yılında gerçekleştirdiğimiz Hat Yarışması’nın dördüncüsünü 2014
yılında gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Yaklaşık bin yıllık tarihi yolculuğu içinde taşıdığı değerler açısından her zaman
gündemimizde var olan hat sanatı, İslâm estetiğini yansıtan en önemli sanat
dallarımızdan birisidir. Bu gün gelenekli sanatlarımızın en çok ihtiyaç duyduğu
konuların başında tanıtımı gelmektedir.
2. YARIŞMA JÜRİSİ
1. Prof. Uğur DERMAN
2. Hasan ÇELEBİ
3. Mehmed ÖZÇAY
4. Davut BEKTAŞ
5. Ali TOY
6. Prof. Dr. M. Hüsrev SUBAŞI
7. Yrd. Doc. Dr. Savaş ÇEVİK
3. YARIŞMANIN AMACI
İslâm medeniyetinin en önemli sanatlarından biri olan hattın yaşatılması,
geliştirilmesi, teşviki, yaygınlaştırılması ve ortak bir zevkın teessüsüdür.
4. KONU
Yarışma konusu “İnfak”dır.
5. YARIŞMA SEKRETERLİĞİ
Yarışma ile ilgili her türlü haberleşme faaliyetleri “Albaraka Hat Yarışması
Sekreterliği” tarafından yapılacaktır.
Yarışma sekreterliğini Albaraka Kurumsal İletişim yürütecektir.
Hat Yarışması Sekreterliği sadece yarışmayı tanzim etmekte olup, jürinin
kararlarından ve yarışma sonuçlarından sorumlu değildir.
1
6. YAZIŞMA ADRESİ
Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.
Hat Yarışması Sekreterliği
Saray Mahallesi, Dr. Adnan Büyükdeniz Caddesi, No: 6
Ümraniye/İstanbul
Tel: 0216 666 01 01 Faks: 0216 666 16 10
E-mail: [email protected]
7. YARIŞMAYA KATILIM ŞARTLARI
a. Hat sanatı sahasında eser verebilen herkes bu şartnamede belirtilen şartlara
uymak kaydıyla yarışmaya katılabilir.
b. Yarışmacılar, yarışmaya birden fazla dalda katılabilir. Ancak, bir dalda sadece bir
eserle katılınabilir, daha fazla eserle katılınamaz. Yarışmaya katılacak eserler taklid,
kopya, yayımlanmış veya sergilenmiş olmamalıdır.
c. Yarışmaya katılacak eserler klasik hat sanatı kaidelerine uygun olmalıdır.
d. Yarışmacılar levhalarını, verilen ölçüler arasında kalmak kaydı ile, istediği biçimde
yazabilir. Satır halindeki yazılarda, gerekirse ilk, orta veya son satırda metinlerin sağ
ve solunda (koltuk ta'bir edilen) eşit boşluklar bırakılabilir.
e. Yarışmacılar, eserlerinde istediği renkte mürekkeb kullanabilir. Yalnızca Sülüs
Nesih kategorisindeki yazılarda siyah mürekkeb kullanılmalıdır. Levhalar klasik
renklerde aharlı kâğıda yazılmalıdır. Kuşe, beyaz kâğıt ve benzeri aharsız kâğıda
yazılan levhalar değerlendirmeye alınmayacaktır.
f. Bariz imlâ hataları bulunan eserler değerlendirmeye alınmayacaktır.
2
g. Âyetlerde tertibi sağlamak için, arzu edilirse, âyetlerin başına ‫ قال اهلل تعالى‬- ‫قال تعالى‬
- ‫ بسم اهلل الرحمن الرحيم‬sonuna da ‫ صدق اهلل الكريم‬- ‫ صدق اهلل العظيم‬- ‫ صدق اهلل‬ibarelerinden
biri kullanılabilir.
Hadislerde, tertibi sağlamak için hadisin başına ‫ قال رسول اهلل‬- ‫ قال النبي‬sonuna da
‫ صلى اهلل عليه وسلم‬- ‫ صدق رسول اهلل‬- ‫ صدق حبيب اهلل‬- ‫ صدق‬vb. ibarelerinden biri
kullanılabilir. Bu ibarelerle beraber de kullanılabilir.
Yukarıda belirtilen metinler tamamlayıcı metindir ve jüri tarafından değerlendirmeye
alınmayacaktır.
h. Yarışmaya gönderilen eserler üzerinde kimlik belirtici işaret, unsur ve imza
bulunmamalıdır.
i. Katılımcılar, eserlerini mukavvaya yapıştırmadan, kâğıt halinde; kırılmayacak,
bükülmeyecek ve ezilmeyecek şekilde çerçevesiz olarak yarışma adresine posta ile
gönderir veya elden teslim edebilir. Posta ile gönderilen eserlerin kaybolmasından,
zedelenmesinden veya gecikmesinden Albaraka mes’ul değildir.
Yurt dışından gelen eserlerde eser bedeli belirtildiği takdirde gümrük vergisi
oluşmakta ve eserler gümrük işlemlerine tâbi olmaktadır. Bu nedenle yurtdışından
gönderilen eserlerin gönderim kayıtlarında herhangi bir eser bedeli belirtilmemelidir.
j. Katılımcılar; kimlik bilgilerini, posta adreslerini, telefon ve faks bilgilerini, varsa
eposta adreslerini, tahsil durumunu ve mesleğini de belirten fotoğraflı özgeçmişini
(hat eseri imzası ile beraber) aynı zarfa koyarak, levha ile, yarışma adresine
göndermelidir.
k. Yarışmaya gönderilecek eserler, en geç 02 Mart 2015 gününde yarışma
sekreterliğine ulaşmalıdır.
3
l. Yarışmaya eser göndererek katılanlar, işbu şartnâmedeki yazılı tüm şartları kabul
etmişdir.
8. YARIŞMA TAKVİMİ
Albaraka “Hat Yarışması”, hukukî ya da fiilî mücbir sebepler hariç, aşağıdaki takvime
göre yürütülecektir.
a) Yarışmanın ilanı
(14 Ağustos 2014)
b) Eserlerin son kabul tarihi
(02 Mart 2015)
c) Jüri toplantısı
(16 Mart 2015)
d) Sonuçların açıklanması
(20 Nisan 2015)
e) Ödül töreni
(Ekim 2015)
9. ÖDÜLLER
Albaraka’nın, “Hat Yarışması” için belirlediği toplam 362.500 TL ödül, aşağıdaki
şekilde dağıtılacaktır.
Hat Nev’i
I.
II.
III.
Toplam
Celî sülüs
30.000 TL
20.000 TL
15.000 TL
65.000 TL
Sülüs
30.000 TL
20.000 TL
15.000 TL
65.000 TL
Sülüs - nesih
30.000 TL
20.000 TL
15.000 TL
65.000 TL
Celî tâ’lîk
30.000 TL
20.000 TL
15.000 TL
65.000 TL
Celî dîvanî
30.000 TL
20.000 TL
15.000 TL
65.000 TL
Ayrıca “Serbest Kategori” dalıyla 30.000 TL “Albaraka Özel Ödülü” verilecektir. Bu
kategoride yazmak isteyen katılımcı, şartnamede zikredilen konu ve metinlere bağlı
kalmadan, istediği ölçüde bir eseri gönderebilecektir.
Bununla birlikte dereceye giremeyen eserlerden jürinin uygun göreceği eserlere
7.500 TL tutarında teşvik ödülü verilecektir.
Bu ödüller karşılığında söz konusu tüm eserler ilgili 10. maddede açıklandığı üzere
Albaraka Türk Hat Koleksiyonu’na alınacaktır.
4
10. TELİF HAKLARI
Eser vererek ya da göndererek yarışmaya katılan eser sahibi, gerek şartnamedeki
diğer hükümlerin ve gerekse aşağıda yazılı hükümlerin tamamını kabul ettiğini ve
yine aşağıda yazılı tüm şartları yerine getireceğini kabul ve taahhüt etmiştir:
a. Eser, katılımcı tarafından meydana getirilmiştir. Esere ilişkin her türlü mali ve
manevi menfaatler ile hak ve salahiyetlerin tamamı (katılımcı) eser sahibine aittir ve
bunlar kısmen ya da tamamen, hiçbir şekilde hiçbir gerçek ya da tüzel kişiye
bırakılmamış ve devir edilmemiştir.
b. Eser sahibi katılımcı, ödül kazanan eserine ilişkin tüm mülkiyet ve mali hakları,
ayrıca bir sözleşmeye gerek olmaksızın, ödülden başka bir ücret, bedel vs. karşılık
talep etmeksizin ve herhangi bir süre, yer ve muhteva itibarıyla bir sınır olmaksızın
Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.’ne devir etmiştir.
c. Ödül kazanamayan eserler, yarışma neticelerinin açıklandığı tarihten itibaren
bir yıl içerisinde Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün
bulunduğu “Saray Mahallesi, Dr. Adnan Büyükdeniz Caddesi, No: 6,
Ümraniye/İstanbul” adresinden iade edilecek/geri verilecektir. Bu süre içerisinde
teslim alınmayan eserin sahibi / katılımcı, esere ilişkin tüm mâli hakları, ayrıca bir
sözleşmeye gerek kalmaksızın, karşılıksız olarak ve herhangi bir süre, yer ve
muhteva itibarıyla bir sınır olmaksızın Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.’ne devir
etmiş sayılır.
d. Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş., yukarıdaki hükümler çerçevesinde işleme,
çoğaltma, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim
dahil tüm mali haklarını herhangi bir süre, yer ve muhteva sınırı bulunmaksızın elde
ettiği (elinde bulunan) eser ile ilgili işbu haklarını; eseri televizyon, internet ve diğer
her türlü ortamda yayımlayarak, katalog, broşür, afiş, kitap/kitapçık, ajanda, takvim,
dergi, CD, video ve diğer ortamlara alarak/aktararak; yayımını ve dağıtımını yaparak;
yurt içi ve yurt dışı tüm faaliyetlerde kullanarak, üçüncü kişilere devir ederek ve
bunlarla sınırlı olmaksızın kullanabilir.
5
e. Ödül kazanan eserlerin ödülleri, eser sahibi katılımcıya, diğer eserlerin de
sergileneceği bir törende verilecektir. Sergi ve ödül tarihi, yarışma neticelerinin
açıklanmasından sonra ilan edilecektir.
f. Ödüle layık görülen eserler bir katalog halinde yayımlanacaktır.
g. Eser sahiplerinin, beyan ettikleri adres ve kişisel bilgilerinde değişiklik olması
halinde, bu değişikliklerin derhal ve yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.
h. Gerek eserin yarışma için Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.’ne teslimi,
gönderilmesi/ulaştırılması sürecinde, gerekse ödül kazanamayan eserin, sahibi
katılımcı tarafından iade alınmasına kadar geçecek süreçte, eserin herhangi bir
nedenle ve herhangi bir şekilde zarar görmesi, kaybolması gibi durumlardan Albaraka
Türk Katılım Bankası A.Ş.’nin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır.
11. YARIŞMA DALLARI VE İLGİLİ METİNLER
Hat yarışması aşağıdaki dallarda yapılacak olup, belirtilen dallarda eser
gönderenlerin (katılımcıların) eserleri değerlendirmeye alınacaktır. Bu dalların dışında
gelen eserler (Serbest Kategori için gönderilenler hariç) değerlendirmeye
alınmayacaktır.
a) Celî Sülüs
Aşağıda verilen metinlerden yalnızca biri yazılmalıdır. Kalem ağzı 6 (altı) mm’den
küçük olmamalıdır. Levhaların kısa tarafı 35 cm’den küçük, uzun tarafı 100 cm’den
büyük olmamalıdır. Yazı sahası kâğıdın yaklaşık 2/3’ünü doldurmalıdır. Katılımcı,
herhangi bir eb’âdı yatay veya dikey kullanabilir.
1.
)٦١ ‫ اآلية‬،‫(سورة التغابن‬
.‫ون‬
َ ‫َوأَن ِف ُقوا َخيرا ِلَن ُف ِس ُكم َو َمن ُي‬
َ ‫وق ُشح َنف ِس ِه َفأُو َل ِئ َك ُه ُم ال ُمف ِل ُح‬
Kendi iyiliğiniz için (mallarınızı Allah yolunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa,
işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. (Teğâbün Sûresi, 16)
2.
)٠٢ ‫ اآلية‬،‫(سورة المزمل‬
ِ ‫لن ُف ِس ُكم ِمن َخير َت ِج ُدوه ِعن َد‬
َ ِ ‫َو َم ُات َق ِد ُموا‬
. ‫اهلل ُه َو َخيرا َوأَع َظم أَجرا‬
ُ
َ
6
Hayır olarak kendiniz için önceden ne gönderirseniz, onu Allah katında daha hayırlı ve
mükâfatı daha büyük olarak bulursunuz. (Müzzemmil Sûresi, 20)
3.
ِ ‫ون إِل اب ِت َغاء وج ِه‬
َ‫اهلل َو َما ُتن ِف ُقوا ِمن َخير ُي َوف ِإ َلي ُكم َوأَ ُنتم ل‬
َ ‫َو َما ُتن ِف ُقوا ِمن َخير َف ِِلَن ُف ِس ُكم َو َما ُتن ِف ُق‬
َ َ
)٠٧٠ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
.‫ون‬
َ ‫ُتظ َل ُم‬
Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah’ın rızasını
kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa, karşılığı size tam olarak ödenir
ve asla haksızlığa uğratılmazsınız. (Bakara Sûresi, 272)
4.
ِ
‫ِيث ِمن ُه‬
َ ‫آم ُنوا أَن ِف ُقوا ِمن َطي َِبا ِت َما َك َسب ُتم َو ِمما أَخ َرج َنا َل ُكم ِم َن الَر ِض َو َل َت َيم ُموا ال َخب‬
َ ‫َيا أَ ُّي َها الذ‬
َ ‫ين‬
) ٠١٧ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫ون‬
َ ‫ُتن ِف ُق‬
Ey imân edenler! Kazandıklarınızın ve rızık olarak size yerden çıkardıklarımızın iyisinden,
temizinden fakirlere verin. Ama değersiz şeyleri vermeye kalkmayın. (Bakara Sûresi, 267)
5.
) ٦٦٦ ‫ اآلية‬،‫(سورة التوبة‬
ِِ
ِ
.‫الجن َة‬
َ ‫ين أَن ُف َس ُهم َوأَم َوا َل ُهم ِبأَن َل ُه ُم‬
َ ‫اهلل اش َت َرى م َن ال ُمؤمن‬
َ ‫إِن‬
Allah, müminlerden cennet mukâbilinde canlarını ve mallarını satın almıştır. (Tevbe Sûresi, 111)
6.
) ٠٢٧ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
ِ ِ
ِ
ِ
ِ
.‫اهلل َر ُؤوف بِال ِعب ِاد‬
ُ ‫َوم َن الناس َمن َيشرِ ي َنف َس ُه ابت َغ َاء َمر َضات اهلل َو‬
َ
İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah’ın rızâsını kazanma uğrunda kendisini ve malını fedâ eder.
(Bakara Sûresi, 207)
7.
7
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
ِ
ِ
َ
.‫اهلل َغ ِني َح ِليم‬
ُ ‫َقول َمع ُروف َو َمغف َرة َخير من َص َد َقة َيت َب ُع َهآ أذى َو‬
Güzel bir söz söyleme ve bir ayıp örtme, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha
hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir. (Bakara Sûresi, 263)
8.
ِ ‫اس ولَ يؤ ِمن ب‬
ِ ‫يا أَيها ال ِذين آم ُنوا لَ ُتب ِط ُلوا ص َد َق ِات ُكم بِالم ِن والَ َذى َكال ِذي ين ِف ُق ما َله رِ َئاء الن‬
‫ِاهلل َواليو ِم‬
َ ُّ َ
ُ ُ َ
َ ُ َ
َ َ
َ َ
ُ
َ
َ
ِ
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬. ِ‫اآلخر‬
Ey îman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı hâlde malını gösteriş için harcayan
kimse gibi, başa kakmak ve gönül kırmak sûretiyle, yaptığınız infâk ve sadakalarınızı boşa
çıkarmayın.” (Bakara Sûresi, 264)
9.
) ٢٣ ‫ اآلية‬،‫(سورة سبأ‬
ِ
ِ
ِ
.‫ين‬
َ ‫َو َما أَن َفق ُتم من َشيء َف ُه َو ُيخل ُف ُه َو ُه َو َخي ُر الرازِ ق‬
Siz hayır için ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en
hayırlısıdır. (Sebe’ Sûresi, 39)
10.
)٧ ‫ اآلية‬،‫(سورة الزلزال‬
.‫َف َمن َيع َمل ِمث َق َال َذرة َخيرا َير ُه‬
َ
Zerre kadar hayır işleyen, onun karşılığını (mutlaka) görür. (Zilzâl Sûresi, 7)
11.
)٦١٢ ‫ اآلية‬،‫(سورة النعام‬
. ‫َمن َج َاء بِال َح َس َن ِة َف َل ُه َعشر أَم َث ِال َها‬
ُ
Her kim bir iyilikte bulunursa ona, iyiliğinin on katı vardır. (En’am Sûresi, 160)
12.
8
)٦٣٧ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
ِ ُ ‫ون يا أ‬
ِ
ِ
ِ
.‫اب‬
ِ ‫ولي الَلب‬
ُ ‫َو َما َتف َع ُلوا من َخير َيع َلم ُه‬
َ ‫اهلل َو َت َزو ُدوا َفإِن َخي َر الزاد التق َوى َوات ُق‬
َ
Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı
takva(Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.
(Bakara Sûresi, 197)
13.
‫ول َر ِب َلو َل أَخر َت ِني ِإ َلى أَ َجل َقرِ يب َفأَصد َق‬
َ ‫ت َف َي ُق‬
ُ ‫َوأَن ِف ُقوا ِمن َما َر َزق َن‬
ُ ‫اكم ِمن َقب ِل أَن َيأ ِت َي أَ َح َد ُك ُم ال َمو‬
)٦٢ ‫ اآلية‬،‫(سورة المنافقون‬
ِ ِ
ِ
. ‫ين‬
َ ‫َوأَ ُكن م َن الصالح‬
Herhangi birinize ölüm gelip de, ‘Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka
verip sâlihlerden olsam!’ demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayın.
(Münâfikûn Sûresi, 10)
b) Sülüs
Aşağıda verilen metinlerden yalnızca biri yazılmalıdır. Satır adedi beşten az
olmamalıdır. Kalem ağzı 1,5 (birbuçuk) mm’den küçük, 3 (üç) mm’den büyük
olmamalıdır. Levhaların kısa tarafı 35 cm’den küçük, uzun tarafı 100 cm’den büyük
olmamalıdır. Katılımcı, (bu ikisinin arasındaki) herhangi bir ölçüyü kullanmakta
serbesttir.
1.
ِ ‫ِيل‬
ِ ‫اس بِالب‬
ِ ‫ون أَمو َال الن‬
ِ ِ
ِ
ِ
َ
‫اهلل‬
ِ ‫ون َعن َسب‬
َ ‫اط ِل َو َي ُص ُّد‬
َ ‫َيا أَ ُّي َها الذ‬
َ ‫ين‬
َ َ ‫الره َبان َل َيأ ُك ُل‬
ُّ ‫آم ُنوا إِن َكثيرا م َن الح َبارِ َو‬
َ
ِ ‫ِيل‬
ِ
ِ‫اهلل َفب ِشر ُهم ب َِع َذاب أَ ِليم َيو َم ُيح َمى َع َلي َها ِفي َنار‬
ِ ‫ون الذ َه َب َوال ِفض َة َولَ ُين ِف ُقو َن َها ِفي َسب‬
َ ‫ين َيك ِن ُز‬
َ ‫َوالذ‬
َ
،‫(سورة التوبة‬
.‫ون‬
َ ‫ور ُهم َه َذا َما َك َنز ُتم لَن ُف ِس ُكم َف ُذو ُقوا َما ُكن ُتم َتك ِن ُز‬
ُ ‫َج َهن َم َف ُتك َوى ب َِها ِج َب‬
ُ ‫اه ُهم َو ُج ُن‬
ُ ‫وب ُهم َوظُ ُه‬
)٢٣ - ٢٢ ‫اآلية‬
Ey îman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla
yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü yığıp onları Allah yolunda
harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azâbı müjdele! O gün cehennem ateşinde
(bu biriktirilen altın ve gümüşler) kızdırılıp bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır.
(Ve onlara denilir ki) ‘İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız servettir. Artık yığmakta
olduğunuz şeyleri (n azâbını) tadın! (Tevbe Sûresi, 34 - 35)
9
2.
ِ ‫اس ولَ يؤ ِمن ب‬
ِ ‫يا أَيها ال ِذين آم ُنوا لَ ُتب ِط ُلوا ص َد َق ِات ُكم بِالم ِن والَ َذى َكال ِذي ين ِف ُق ما َله رِ َئاء الن‬
‫ِاهلل َواليو ِم‬
َ ُّ َ
ُ ُ َ
َ ُ َ
َ َ
َ َ
ُ
َ
َ
ِ
ِ
َ‫اهلل ل‬
َ ‫اآلخرِ َف َم َث ُل ُه َك َم َث ِل َصف َوان َع َلي ِه ُت َراب َفأَ َص َاب ُه َوابِل َف َت َر َك ُه َصلدا لَ َيق ِد ُر‬
ُ ‫ون َع َلى َشيء مما َك َس ُبوا َو‬
ِ ‫يه ِدي ال َقوم ال َك‬
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫افرِ ين‬
َ
َ
َ
Ey îman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye
malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa
çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli
yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir
şey elde edemez. Allah, kâfirler topluluğunu hidâyete erdirmez.! (Bakara Sûresi, 264)
3.
ِ ‫يل‬
ِ ‫اهلل َكم َث ِل حبة َانبتت سبع س َناب َِل ِفي ُك ِل سنب َلة ِما َئ ُة حبة واهلل ي َض‬
۪
‫اع ُف‬
ِ ۪‫ون َام َوا َل ُهم ۪في َسب‬
َ ‫ين ُين ِف ُق‬
َ
َ ‫َم َث ُل الذ‬
ُ ُ َ َ
َ َ َ ََ
َ
ُ ُ
ِ ‫يل‬
ِ
ِ
ِ
ِ
‫ون َما اَن َف ُقوا َمنا َو َل اَذى َل ُهم‬
ِ ‫ون اَم َوا َل ُهم ِفي َس ِب‬
َ ‫اهلل ثُم َل ُيتب ُِع‬
َ ‫ين ُين ِف ُق‬
َ ‫اهلل َواسع َعليم اَلذ‬
ُ ‫ل َمن َي َش ُاء َو‬
)٠١٠ - ٠١٦ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫ون‬
َ ‫َاج ُر ُهم ِعن َد َربِهِ م َو َل َخوف َع َليهِ م َو َل ُهم َيح َز ُن‬
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane
bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla
bilendir. Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa
kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku
yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. (Bakara Sûresi, 261 - 262)
4.
ِ ‫يا َايها ال ِذين آم ُنوا َان ِف ُقوا ِمن َطيِب‬
‫ون‬
َ ‫يث ِمن ُه ُتن ِف ُق‬
َ ‫ات َما َك َسب ُتم َو ِمما َاخ َرج َنا َل ُكم ِم َن الَر ِض َو َل َت َيم ُموا ال َخ ِب‬
َ ُّ َ
َ َ
َ
ِ
ِٓ ِ ِ ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ِ
ِ
‫اهلل‬
ُ ‫اهلل َغني َحميد اَلشي َطا ُن َيع ُد ُك ُم ال َفق َر َو َيأ ُم ُر ُكم بِال َفح َشاء َو‬
َ ‫َو َلس ُتم ِبآخذيه ال اَن تُغم ُضوا فيه َواع َل ُموا َان‬
ِ ‫ي ِع ُد ُكم مغ ِفرة ِمنه و َفضل واهلل و‬
) ٠١٢ - ٠١٧ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫اسع ع ِليم‬
َ
َ ُ َ
َ ُ
َ
َ َ
Ey îman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah
yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye
kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır. Şeytan sizi fakirlikle
korkutur ve size, çirkinliği ve hayâsızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol
nimet vâdediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. (Bakara Sûresi, 267 - 268)
10
5.
ِ ‫ول‬
ِ
‫اهلل‬
َ ‫ أَن َناسا ِم َن الَن َصارِ َسأَ ُلوا َر ُس‬،‫اهلل َعن ُه َما‬
ُ ‫َعن أَبِي َس ِعيد َسع ِد ب ِن َم ِال ِك ب ِن ِسن َان َال‬
ُ ‫خدرِ ِي َرض َي‬
ِ
ِ
ِ
ِ
َ
:‫ين أَن َف َق ُكل َشيء بِي ِد ِه‬
ُ ‫وه َفأَع َط‬
ُ ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َفأَع َط‬
َ ‫ َح ّٰتى َنف َد َما عن َد ُه َف َق َال َل ُهم ح‬،‫اهم‬
ُ ُ‫ ثُم َسأل‬،‫اهم‬
ُ ‫َصلّٰى‬
َ
ِ
ِِ
ِ
ِ َ
ِ
‫ َو َما‬.‫اهلل‬
ُ ‫ َو َمن َي َت َصبر ُي َص ِبر ُه‬،‫اهلل‬
ُ ‫ َو َمن َيس َتغ ِن ُيغنه‬،‫اهلل‬
ُ ‫ َو َمن َيس َتعفف ُيعف ُه‬،‫" َما َي ُكن من َخير َف َلن أدخ َر ُه َعن ُكم‬
)‫أُع ِطي أَ َحد َع َطاء َخيرا َوأَو َس َع ِم َن الصبرِ " (متفق عليه‬
َ
Ebû Saîd Sa’d İbni Mâlik İbni Sinân el-Hudrî radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre,
Medineli müslümanlardan bir kısmı Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den bir şeyler
istedi. O da verdi. Sonra yine istediler. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, elindekiler
bitinceye kadar verdi. Verebileceği bir şey kalmayınca onlara şöyle hitab etti:
“Yanımda bir şeyler olsaydı, onları sizden esirgemez, verirdim. Kim dilenmekten çekinir, iffetli
davranırsa, Allah onun iffetini arttırır. Kim tok gözlü olmak isterse, Allah onu başkalarına
muhtaçlıktan kurtarır. Kim de sabretmeye gayret ederse, Allah ona sabır verir. Hiç kimseye,
sabırdan daha hayırlı ve büyük bir lütufta bulunulmamıştır.” (Buhârî, Zekât 50, Rikak 20; Müslim,
Zekât 124)
6.
ِ ‫ول‬
ِ ‫ " ُك ُّل سلمى ِمن الن‬:‫اهلل صلى اهلل ع َلي ِه وسلم‬
ِ
َ
‫اس َع َلي ِه َص َد َقة‬
ُ ‫ َق َال َر ُس‬:‫اهلل َعن ُه َق َال‬
َ
َ ُ
ُ ‫َعن أبِي ُه َري َر َة َرض َي‬
َ
َ َ َ َ ُ
ِ
ِ
ِ ِ
‫ين الر ُج َل في َداب ِت ِه َف َتح ِم ُل َل ُه َع َلي َها أَو َتر َف ُع َل ُه َع َلي َها‬
ُ ‫ َو ُتع‬،‫ َتعد ُل َبي َن اث َني ِن َص َد َقة‬:‫ُك ُّل َيوم َتط ُل ُع فيه الشم ُس‬
ِ ‫ وب ُِك ِل ُخطوة َتم ِشيها ِإ َلى الص‬،‫الك ِلم ُة الطيِب ُة ص َد َقة‬
‫يط الَ َذى َع ِن الطرِ ِيق‬
ُ ‫ َوتُ ِم‬،‫لة َص َد َقة‬
َ
َ ‫َم َت‬
َ
َ
َ َ
َ َ ‫ َو‬،‫اع ُه َص َد َقة‬
)‫َص َد َقة " (متفق عليه‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu: “İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında
adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut
yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz için mescide giderken
attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de
sadakadır. ” (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56.)
7.
ِ
ِ
ِ
َ
‫اهلل ِفي ِظ ِل ِه َيو َم َل ِظل إِل‬
ُ ‫ " َسب َعة ُيظل ُُّهم‬: ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َق َال‬
ُ ‫اهلل َعن ُه َع ِن النبِي َصلى‬
ُ ‫َعن أبِي ُه َري َر َة َرض َي‬
ِ ‫اج ِد ورج َل ِن َتحابا ِفي‬
ِ ِ ‫ِظلُّه إِمام ع ِادل و َشاب َن َشأَ ِفي ِعب‬
‫اهلل اج َت َم َعا‬
َ َ
َ َ ُ
َ
ُ َ َ ِ ‫ادة اهلل َعز َو َجل َو َر ُجل َقل ُب ُه ُم َعلق بِال َم َس‬
َ
11
‫اها‬
ُ ‫ات َمن ِصب َو َج َمال َف َق َال إ ِِني أَ َخ‬
ُ ‫َع َلي ِه َو َت َفر َقا َع َلي ِه َو َر ُجل َد َعت ُه ام َرأَة َذ‬
َ ‫اهلل َو َر ُجل َت َصد َق ب َِص َد َقة أَخ َف‬
َ ‫اف‬
ِ ِ
ِ
)‫ (متفق عليه‬." ‫اضت َعي َن ُاه‬
َ ‫اهلل َخ ِاليا َف َف‬
َ ‫َحتى َل َتع َل َم ش َما ُل ُه َما ُتنف ُق َيم ُين ُه َو َر ُجل َذ َك َر‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu:
“Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, yedi insanı, arşının gölgesinde
barındırır:
Âdil devlet başkanı; Rabbine kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç; kalbi
mescidlere bağlı müslüman; birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah
için olan iki insan; güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah’tan
korkarım” diye yaklaşmayan yiğit; sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli
sadaka veren kimse; tenhâda Allah’ı anıp göz yaşı döken kişi.” (Buhâri, Zekât 16; Müslim, Zekât 91)
c) Sülüs-Nesih
Yarışmacı, aşağıda verilen metinleri, mânâ tertib ve terkîbine riayet etmek kaydıyla,
istediği biçimde yazabilir. Yani bu kategoride yarışmacı, birden fazla ayet ya da hadisi
şerif metnini birleştirebilir.
Sülüs kalem ağzı 1,5 (birbuçuk) mm’den küçük, 3 (üç) mm’den büyük; nesih kalem
ağzı ise 1 (bir) mm’den büyük olmamalıdır. Levha ölçüleri 35x50 cm’den küçük,
50x70 cm’den büyük olamaz. Katılımcı, bu iki ölçü arasında herhangi bir ölçüyü
kullanmakta serbesttir. Sülüsler 5 (beş), nesihler de 10 (on) satırdan az olmamalıdır.
1.
‫َفأَما َمن أَع َطى َوات َقى َو َصد َق بِال ُحس َنى َف َس ُني ِسر ُه ِلليسرى َوأَما َمن َب ِخ َل َواس َتغ َنى َو َكذ َب بِال ُحس َنى َف َس ُني ِسر ُه‬
ُ َ
َ ُ ُ َ
)٦٠ – ٣ ‫ اآلية‬،‫ (سورة الليل‬.‫ِللعسرى وما يغ ِني عنه مالُه ِإ َذا َتردى إِن ع َلي َنا َلله َدى‬
ُ
َ
ُ َ ُ َ
ُ ََ َ ُ
َ
Kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i
tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Cimrilik eden, Allah’a muhtaç
değilmiş gibi davranan ve en güzel söz olan kelime-i tevhîdi yalanlayan kimsenin çetin yola
gitmesini sağlarız. Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez. Şüphesiz bize
düşen sadece doğru yolu göstermektir. (Leyl Sûresi, 5 – 12)
2.
12
ِ ‫اس ولَ يؤ ِمن ب‬
ِ ‫يا أَيها ال ِذين آم ُنوا لَ ُتب ِط ُلوا ص َد َق ِات ُكم بِالم ِن والَ َذى َكال ِذي ين ِف ُق ما َله رِ َئاء الن‬
‫ِاهلل َواليو ِم‬
َ ُّ َ
ُ ُ َ
َ ُ َ
َ َ
َ َ
ُ
َ
َ
ِ
ِ
َ‫اهلل ل‬
َ ‫اآلخرِ َف َم َث ُل ُه َك َم َث ِل َصف َوان َع َلي ِه ُت َراب َفأَ َص َاب ُه َوابِل َف َت َر َك ُه َصلدا لَ َيق ِد ُر‬
ُ ‫ون َع َلى َشيء مما َك َس ُبوا َو‬
ِ ‫يه ِدي ال َقوم ال َك‬
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫افرِ ين‬
َ
َ
َ
Ey îman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye
malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa
çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli
yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir
şey elde edemez. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez. (Bakara Sûresi, 264)
3.
ِ ‫ون ُقل ما أَن َفقتم ِمن َخير َف ِللو ِال َدي ِن والَقربِين واليتامى والمس‬
‫ِيل َو َما َتف َع ُلوا‬
ِ ‫اك‬
ِ ‫ين َواب ِن السب‬
َ ‫َيسأَلُو َن َك َما َذا ُين ِف ُق‬
ُ
َ
َ َ َ َ ََ َ َ َ َ
َ
)٠٦٣ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬. ‫خير َفإِن اهلل ب ِِه َع ِليم‬
َ ‫ِمن‬
َ
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayır olarak ne harcarsanız o, anababa, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız,
gerçekten Allah onu hakkıyla bilir. (Bakara Sûresi, 215)
4.
ِ ‫ِيل‬
ِ
ِ
ِِ
ِ ‫ات ِلل ُف َقر ِاء والمس‬
‫اهلل‬
ِ ‫وب ُهم َو ِفي‬
ِ ‫الر َق‬
ِ ‫اك‬
ِ ‫ين َو ِفي َسب‬
ُ ‫إِن َما الص َد َق‬
َ ‫اب َوال َغارِم‬
َ ‫ين َوال َعامل‬
ُ ‫ين َع َلي َها َوال ُم َؤل َفة ُق ُل‬
َ َ َ َ
ِ ‫يضة ِمن‬
ِ ‫اهلل واهلل ع ِليم ح‬
)١٢ ،‫ (سورة التوبة‬. ‫كيم‬
ِ ‫َواب ِن السب‬
َ ِ‫ِيل َفر‬
َ ُ َ
َ
َ
Sadakalar (zekâtlar), Allâh’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât işinde
çalışan) memurlara, gönülleri (İslâm’a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya
çalışan) kölelere, borçlulara, Allâh yolunda çalışıp cihad edenlere ve (çâresiz kalan) yolculara
mahsustur. Allâh pek iyi bilendir ve hikmet sâhibidir. (Tevbe Sûresi, 60)
5.
ِ َ
ِ
َ
‫اد ِفي‬
َ ‫يما َآت‬
ُّ ‫اهلل الد َار اآل ِخ َر َة َو َل َتن َس َن ِص َيب َك ِم َن‬
َ ‫اهلل ِإ َلي َك َو َل َتب ِغ ال َف َس‬
ُ ‫الدن َيا َوأحسن َك َما أح َس َن‬
ُ ‫اك‬
َ ‫َواب َت ِغ ف‬
ِ
ِ
)٧٧ ‫ اآلية‬،‫ (سورة القصص‬. ‫ب المف ِس ِدين‬
َ
َ ‫الَرض إِن‬
ُ ُّ ‫اهلل َل ُيح‬
13
Allâh’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da
nasîbini unutma! Allâh sana ihsân ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilikte bulun! Yeryüzünde
fesad çıkarmayı arzulama! Şüphesiz ki Allâh, fesad çıkaranları sevmez. (Kasas Sûresi, 77)
6.
ِ ‫ِيل‬
ِ ‫اس بِالب‬
ِ ‫ون أَمو َال الن‬
ِ ِ ِ
ِ
ِ
ِ‫َ ار‬
‫اهلل‬
ِ ‫ون َعن َسب‬
َ ‫اط ِل َو َي ُص ُّد‬
َ ‫َيا أَ ُّي َها الذ‬
َ ‫ين‬
َ َ ‫الره َبان َل َيأ ُك ُل‬
ُّ ‫آم ُنوا إن َكثيرا م َن الح َب َو‬
َ
ِ ‫ِيل‬
ِ
ِ‫اهلل َفب ِشر ُهم ب َِع َذاب أَ ِليم َيو َم ُيحمى َع َلي َها ِفي َنار‬
ِ ‫ون الذ َه َب َوال ِفض َة َولَ ُين ِف ُقو َن َها ِفي َسب‬
َ ‫ين َيك ِن ُز‬
َ ‫َوالذ‬
َ
َ
،‫ (سورة التوبة‬.‫ون‬
َ ‫ور ُهم َه َذا َما َك َنز ُتم لَن ُف ِس ُكم َف ُذو ُقوا َما ُكن ُتم َتك ِن ُز‬
ُ ‫َج َهن َم َف ُتك َوى ب َِها ِج َب‬
ُ ‫اه ُهم َو ُج ُن‬
ُ ‫وب ُهم َوظُ ُه‬
)٢٣ - ٢٢ ‫اآلية‬
Ey îman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla
yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü yığıp onları Allah yolunda
harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azâbı müjdele! O gün cehennem ateşinde
(bu biriktirilen altın ve gümüşler) kızdırılıp bunlarla, onların alınları, yanları ve sırtları dağlanır.
(Ve onlara denilir ki) ‘İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız servettir. Artık yığmakta
olduğunuz şeyleri (n azâbını) tadın! (Tevbe Sûresi, 34 - 35)
7.
ِ ‫يل‬
ِ ‫اهلل َكم َث ِل حبة َانبتت سبع س َناب َِل ِفي ُك ِل سنب َلة ِما َئ ُة حبة واهلل ي َض‬
ِ
‫اع ُف‬
ِ ‫ون َام َوا َل ُهم ِفي َس ِب‬
َ ‫ين ُين ِف ُق‬
َ
َ ‫َم َث ُل الذ‬
ُ ُ َ َ
َ َ َ ََ
َ
ُ ُ
ِ ‫يل‬
ِ
ِ
ِ
ِ
‫ون َما اَن َف ُقوا َمنا َو َل اَذى َل ُهم‬
ِ ‫ون اَم َوا َل ُهم ِفي َس ِب‬
َ ‫اهلل ثُم َل ُيتب ُِع‬
َ ‫ين ُين ِف ُق‬
َ ‫اهلل َواسع َعليم اَلذ‬
ُ ‫ل َمن َي َش ُاء َو‬
)٠١٠ - ٠١٦ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫ون‬
َ ‫اَج ُر ُهم ِعن َد َربِهِ م َو َل َخوف َع َليهِ م َو َل ُهم َيح َز ُن‬
Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane
bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla
bilendir. Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa
kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükâfatları vardır. Onlar için korku
yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de. (Bakara Sûresi, 261 - 262)
8.
ِ ‫يا اَيها ال ِذين ٰام ُنوا اَن ِف ُقوا ِمن َطيِب‬
‫ون‬
َ ‫يث ِمن ُه ُتن ِف ُق‬
َ ‫ات َما َك َسب ُتم َو ِمما اَخ َرج َنا َل ُكم ِم َن الَر ِض َو َل َت َيم ُموا ال َخ ِب‬
َ ُّ َ
َ َ
َ
ِ
ِٓ ِ ِ ِ
ِ
ِ
ِ
ِ ِ
ِ
‫اهلل‬
ُ ‫اهلل َغني َحميد َالشي َطا ُن َيع ُد ُك ُم ال َفق َر َو َيأ ُم ُر ُكم بِال َفح َشاء َو‬
َ ‫َو َلس ُتم ِبآخذيه ال َان ُتغم ُضوا فيه َواع َل ُموا َان‬
ِ ‫ي ِع ُد ُكم مغ ِفرة ِمنه و َفضل واهلل و‬
) ٠١٢ - ٠١٧ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫اسع َع ِليم‬
َ ُ َ
َ ُ
َ
َ َ
14
Ey îman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah
yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız bayağı şeyleri vermeye
kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır. Şeytan sizi fakirlikle
korkutur ve size, çirkinliği ve hayâsızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol
nimet vâdediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. (Bakara Sûresi, 267 - 268)
9.
ِ َ ‫خدرِ ِي أَن رس‬
‫ " َلَن َي َت َصد َق ال َمر ُء ِفي َحي ِات ِه ب ِِدر َهم َخير َل ُه‬: ‫اهلل َع َلي ِه َو َسلم َق َال‬
ُ ‫َعن أَبِي َس ِعيد ال‬
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
ُ َ
َ
َ
)‫" (رواه أبوداود‬. ‫ِمن أَن َي َت َصد َق ب ِِمائَ ِة ِدر َهم ِعن َد َمو ِت ِه‬
Ebu Saîd el-Hudrî’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu: “Kişinin hayatında iken bir dirhem (az bir para) sadaka vermesi, ölümü
ânında(ölmek üzere iken) yüz dinar(altın lira) sadaka vermesinden hayırlıdır.” (Sünen-i Ebu
Davud)
10.
ِ
ِ
ِ
ِ
َ
َ
‫السف َلى َواب َدأ ب َِمن‬
ُّ ‫ " ال َي ُد ال ُعل َيا َخير م َن ال َيد‬: ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َق َال‬
ُ ‫اهلل َعن ُه أن النبِي َصلى‬
ُ ‫َعن أبِي ُه َري َر َة َرض َي‬
ِ
ِِ
ِ
ِ
)‫اهلل " (رواه البخاري‬
ُ ‫َت ُع‬
َ ‫ول َو َخي ُر الص َد َق ِة َما َك‬
ُ ‫اهلل َو َمن َيس َتغ ِن ُيغنه‬
ُ ‫ان َعن َظهرِ غنى َو َمن َيس َتعفف ُيعف ُه‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber aleyhisselâm şöyle
buyurdu:
“Veren el alan elden hayırlıdır. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğin kimselerden başla!
Sadakanın hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir. Kim insanlardan bir şey istemezse, Allah
onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tokgözlü olursa, Allah onu zengin kılar. ” (Buhârî, Zekât 18)
11.
ِ
ِ
َ
‫ َما َب ِقي‬: ‫ " َما َب ِقي ِمن َها ؟ " َقا َلت‬: ‫اهلل َع َلي ِه َو َسلم‬
ُ ‫اهلل َعن َها أن ُهم َذ َب ُحوا َشاة َف َق َال النب ُِّي َصلى‬
ُ ‫َعن َعائ َش َة َرض َي‬
َ
َ
َ
)‫ " َب ِقي ُكل َُّها َغير َك ِت ِف َها !" (رواه الترمذي‬:‫ َق َال‬.‫ِمن َها إِل َك ِت ُف َها‬
َ
َ
Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Rasûli Ekrem’in ailesi bir koyun
kesmişlerdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir ara:
“Ondan geriye ne kaldı?” diye sordu. Hz. Aişe:
15
“Sadece bir kürek kemiği kaldı”, cevabını verdi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber:
“Desene bir kürek kemiği hariç, hepsi duruyor!” buyurdu. (Tirmizî, Sıfatu’l–kıyâme 35)
12.
ِ َ ‫عن أَبِي هرير َة ر ِضي اهلل عنه أَن رس‬
ِ
ِ
‫اهلل‬
ُ َ ُ َ َ َ َُ
َ
ُ ‫ " َما َن َق َصت َص َد َقة من َمال َو َما َز َاد‬: ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َق َال‬
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
ُ َ
ِ ِ َ َ ‫عبدا بِعفو إِل ِعزا وما َتو‬
)‫اهلل " (رواه مسلم‬
َ
ُ ‫اض َع أ َحد هلل إِل َر َف َع ُه‬
َ
َ ََ
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Sadaka vermekle mal eksilmez. Allah Teâlâ affeden kulunun değerini artırır. Allah rızâsı için
alçak gönüllü olanı Allah yüceltir. ” (Müslim, Birr 69)
13.
ِ
ِ
ِ
ِ
"‫ار َولو ب ِِش ِق َتمرة‬
ُ ‫وسل َم َي ُق‬
ُ ‫ َس ِمع‬: ‫اهلل َعن ُه َق َال‬
َ ‫ "ات ُقوا الن‬: ‫ول‬
ُ ‫ت النبِي َصلى‬
ُ ‫َعن َعد ِي ب ِن َحاتم َرض َي‬
َ ‫اهلل َع َليه‬
َ
)‫(متفق عليه‬
Adî İbni Hâtim radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre “Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken dinledim” demiştir:
“Yarım hurma ile de olsa, cehennemden korunmaya bakın!” (Buhârî, Edeb 34, Zekât 10, Rikak 51,
Tevhîd 36; Müslim, Zekât 66–70)
14.
ِ َ ‫عن أَبِي هرير َة ر ِضي اهلل عنه أَن رس‬
ِ
ِ
‫آد َم ُين َفق‬
َ ‫ أَنفق َيا اب َن‬:‫اهلل َت َعا َلى‬
ُ َ ُ َ َ َ َُ
َ
ُ ‫ " َق َال‬: ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َق َال‬
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
ُ َ
)‫ (متفق عليه‬."‫َع َلي َك‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğne göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle dedi:
“Allah teâlâ şöyle buyurdu: Ey âdemoğlu! (Allah için) infak et ki, sana da (Allah tarafından)
infak olunsun!” (Buhâri, Nefekât 1; Tevhid 35; Müslim, Zekât 36, 37)
16
15.
ِ َ ‫اص ر ِضي اهلل عنهما أَن رجل سأَ َل رس‬
ِ ‫عن عب ِد‬
ِ ‫اهلل ب ِن عمرِ و ب ِن الع‬
ِ ‫اهلل َع َلي ِه َو َسلم أَ ُّي‬
‫اْلس َل ِم‬
َ
َ َ
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
َ
ُ َ َ ُ َ
َُ َ ُ َ َ
َ
ِ
)‫ (متفق عليه‬." ‫ام َو َتقرأُ الس َل َم َع َلى َمن َعرف َت َو َمن َلم َتعرِ ف‬
َ ‫ " ُتطع ُم الط َع‬: ‫َخير ؟ َق َال‬
َ
َ
Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre bir kimse
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
“Müslümanın hangi ameli daha hayırlıdır?” diye sordu. Hz. Peygamber:
“Tanıdık tanımadık herkese yemek yedirmen ve selâm vermendir” buyurdu. (Buhârî, Îmân 6, 20;
İsti’zân 9, 19; Müslim, Îmân 63)
16.
ِ ُ ‫ َق َال رس‬:‫عن أَبِي أُمام َة ص َد ِي ب ِن عجلَ َن ر ِضي اهلل عنه َق َال‬
ِ
‫ إن َك‬،‫آد َم‬
َ ‫ " َيا اب َن‬:‫اهلل َع َليه َو َسل َم‬
ُ َ ُ َ َ
َ
َ
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
ُ َ
ُ َ َ
‫ َوالي ُد ال ُعليا َخير ِم َن‬،‫ول‬
ُ ‫ َواب َدأ ب َِمن َت ُع‬،‫ َولَ ُتلَ ُم َع َلى َك َفاف‬،‫ َوإن ُتم ِسك ُه َشر َل َك‬،‫إن َتب ُذ ِل ال َفض َل َخير َل َك‬
َ
َ
ِ
)‫ (رواه مسلم‬."‫السف َلى‬
ُّ ‫ال َيد‬
Ebû Ümâme Suday İbni Aclân radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ey âdemoğlu! İhtiyâcından fazla malını sadaka olarak vermen senin için iyi; vermemen
kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini
üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden üstündür (unutma). ” (Müslim, Zekât 97)
17.
ِ
ِ
ِ
‫اهلل‬
ُ ‫ َر ُجل َآت ُاه‬:‫ " َل َح َس َد إِل في اث َن َتي ِن‬: ‫اهلل َع َليه َو َسل َم َق َال‬
ُ ‫ َع ِن النب ِِي َصلى‬، ‫اهلل َعن ُه‬
ُ ‫َع ِن اب ِن َمس ُعود َرض َي‬
ِ ِِ
)‫ َف ُه َو َيق ِضي ب َِها َو ُي َع ِل ُم َها " (متفق عليه‬، ‫اهلل ِحك َمة‬
َ ‫ َف َسل َط ُه َع َلى َه َل َكته في‬، ‫َمال‬
ُ ‫ َو َر ُجل َآت ُاه‬، ‫الح ِق‬
İbni Mes’ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Ancak iki kişiye gıbta edilir:
Allah’ın verdiği malı hak yolunda harcamayı başarana.
17
Yine Allah’ın kendisine verdiği ilim ve hikmet ile yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına
öğretene.” (Buhârî, İlim 15, Zekât 5; Müslim, Müsâfirîn 268)
18.
ِ ُ ‫ َق َال ِلي رس‬: ‫الص ِد ِيق ر ِضي اهلل عنهما َقا َلت‬
ِ ‫عن أَسماء بِن ِت أَبِي بكر‬
‫ " َل‬: ‫اهلل َع َلي ِه َو َسلم‬
َ
َ
َ َ
ُ ‫ول اهلل َصلى‬
ُ َ
َُ َ ُ َ َ
َ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
َ ِِ َ
َِ ِ
‫ َو َل‬،‫اهلل َع َلي ِك‬
ُ ‫ َو َل تُحصي َف ُيحص َي‬، ‫ َوفي رِ َو َاية " أنفقي أو ان َفحي أو ان َضحي‬. " ‫اهلل َع َليك‬
ُ ‫تُوكي َف ُيوك َي‬
ِ
ِ
)‫اهلل َع َلي ِك " (متفق عليه‬
ُ ‫ُتوعي َف ُيوع َي‬
Esmâ Binti Ebû Bekir radıyallahu anhumâ’dan rivayet edildiğine göre Esmâ, “Rasûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu” demiştir:
“Kesenin ağzını sıkma! Allah da sana sıkarak verir!”
Bir rivayette (Müslim, Zekât 88) şöyle buyurduğu nakledilmiştir:
“İnfak et, sayıp durma; Allah da sana karşı nimetini sayıp esirger. Paranı çömlekte saklama,
Allah da senden saklar.” (Buhârî, Zekât 21; Müslim, Zekât 88)
19.
ِ
َ
َ
)‫ "ال َك ِل َم ُة الطيِب ُة َص َد َقة " (متفق عليه‬: ‫اهلل َع َلي ِه َو َسلم َق َال‬
ُ ‫اهلل َعن ُه أن النبِي َصلى‬
ُ ‫َعن أبِي ُه َري َر َة َرض َي‬
َ
َ
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem şöyle buyurdu: “Güzel söz sadakadır.” (Buhârî, Edeb 34, Cihâd 128, Müslim, Zekât 56)
d) Celî Ta’lîk
Aşağıda verilen metinlerden yalnızca biri yazılmalıdır. Türkçe beyitler, iki satır
hâlinde yazılmalıdır. Kalem ağzı 8 (sekiz) mm’den küçük olmamalı. Levhaların kısa
tarafı 35 cm’den küçük, uzun tarafı 100 cm’den büyük olmamalıdır. Katılımcı, (bu
ikisinin arasındaki) herhangi bir ölçüyü kullanmakta serbesttir.
1.
)٠٧٦ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
ِ ِ ‫إِن ُتب ُدوا الص َد َق‬
.‫وها ال ُف َقر َاء َف ُه َو َخير َل ُكم‬
َ ‫وها َو ُتؤ ُت‬
َ ‫ات َف ِنعما ِه َي َوإِن ُتخ ُف‬
َ
Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için
daha hayırlıdır. (Bakara Sûresi, 271)
18
2.
)٣٠ ‫ اآلية‬،‫(سورة آل ِعمران‬
ِ
ِ
.‫اهلل ب ِِه َع ِليم‬
َ ‫َلن َت َنالُوا البِر َحتى ُتن ِف ُقوا ِمما ُت ِح ُّب‬
َ ‫ون َو َما ُتنف ُقوا من َشيء َفإِن‬
Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne
harcarsanız Allah onu bilir. (Âl-i İmrân Sûresi, 92)
3.
ِ
ِ
ِ
ِ
ِ
ِِ
ِ َ ‫اَل ِذين ين ِف ُق‬
ُّ ‫اهلل ُيح‬
َ ‫ين ال َغي َظ َوال َعاف‬
َ ‫ون في السراء َوالضراء َوال َكاظم‬
ُ ‫ين َع ِن الناس َو‬
ُ َ
ُ ‫ب‬
،‫ (سورة آل عمران‬.‫المح ِس ِنين‬
َ
)٦٢٢ ‫اآلية‬
O (takvâ sâhipleri) ki, bollukta da darlıkta da Allah için infâk ederler; öfkelerini yenerler ve
insanları affederler. Allah, iyilik edenleri sever. (Âl-i İmrân Sûresi, 134)
4.
‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫اعة‬
َ ‫َش َف‬
ِ
‫اكم ِمن َقب ِل أَن َيأ ِتي َيوم َل َبيع ِف ِيه َو َل ُخلة َو َل‬
ُ ‫آم ُنوا أَن ِف ُقوا ِمما َر َزق َن‬
َ ‫َيا أَ ُّي َها الذ‬
َ ‫ين‬
َ
) ٠٣٢
Ey îman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet)
gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. (Bakara Sûresi, 254)
5.
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫(سورة البقرة‬
ِ
ِ
َ
.‫اهلل َغ ِني َح ِليم‬
ُ ‫َقول َمع ُروف َو َمغف َرة َخير من َص َد َقة َيت َب ُع َهآ أذى َو‬
Güzel bir söz söyleme ve bir ayıp örtme, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha
hayırlıdır. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, halîmdir. (Bakara Sûresi, 263)
6.
‫آصفك مقدارينى بيلمز سليمان اولميان‬
‫بيلمز انسان قدرينى عالمده انسان اولميان‬
Âsaf’ın mıkdârını bilmez Süleymân olmayan
19
Bilmez insan kadrini âlemde insân olmayan
(Ziya Paşa)
(Mânâsı: Nasıl ki, faziletli vezîrin (idârecinin) kıymetini Süleyman peygamber gibi
kemâl sahibi şahsiyetler takdir ederse; insanın kıymetini de ancak insan olan bilir.)
7.
‫چاليش غمكينلرى شاد ايتمكه شاد اولمق ايسترسك‬
‫سويندر قلب ناسى غمدن آزاد اولمق ايسترسك‬
Çalış gamkînleri şâd etmeğe, şâd olmak istersen
Sevindir kalb-i nâsı gamdan âzâd olmak istersen
(Es’ad Muhlis Paşa)
(Mânâsı: Sevinçli olmak istersen, gamlı insanları sevindirmeğe çalış. İnsanların
kalbini rahatlat ki, sen de kederden kurtulasın.)
e) Celî Dîvânî
Aşağıda verilen metinlerden yalnızca biri yazılacaktır. Kalem ağzı 5 mm’den küçük
olmayacaktır. Levhaların kısa tarafı 35 cm’den küçük, uzun tarafı 100 cm’den büyük
olmayacaktır. Katılımcı, (bu ikisinin arasındaki) herhangi bir ölçüyü kullanmakta
serbesttir.
1.
‫َفأَما َمن أَع َطى َوات َقى َو َصد َق بِال ُحس َنى َف َس ُني ِسر ُه ِلليسرى َوأَما َمن َب ِخ َل َواس َتغ َنى َو َكذ َب بِال ُحس َنى َف َس ُني ِسر ُه‬
ُ َ
َ ُ ُ َ
)٦٠ – ٣ ‫ اآلية‬،‫ (سورة الليل‬.‫ِللعسرى وما يغ ِني َعن ُه ما ُل ُه ِإ َذا َتردى إِن َع َلي َنا َلل ُه َدى‬
َ
ُ ََ َ ُ
َ
Kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i
tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz. Cimrilik eden, Allah’a muhtaç
değilmiş gibi davranan ve en güzel söz olan kelime-i tevhîdi yalanlayan kimsenin çetin yola
gitmesini sağlarız. Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez. Şüphesiz bize
düşen sadece doğru yolu göstermektir. (Leyl Sûresi, 5 – 12)
20
2.
ِ ‫اس ولَ يؤ ِمن ب‬
ِ ‫يا أَيها ال ِذين آم ُنوا لَ ُتب ِط ُلوا ص َد َق ِات ُكم بِالم ِن والَ َذى َكال ِذي ين ِف ُق ما َله رِ َئاء الن‬
‫ِاهلل َواليو ِم‬
َ ُّ َ
ُ ُ َ
َ ُ َ
َ َ
َ َ
ُ
َ
َ
ِ
ِ
َ‫اهلل ل‬
َ ‫اآلخرِ َف َم َث ُل ُه َك َم َث ِل َصف َوان َع َلي ِه ُت َراب َفأَ َص َاب ُه َوابِل َف َت َر َك ُه َصلدا لَ َيق ِد ُر‬
ُ ‫ون َع َلى َشيء مما َك َس ُبوا َو‬
ِ ‫يه ِدي ال َقوم ال َك‬
)٠١٢ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬.‫افرِ ين‬
َ
َ
َ
Ey îman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye
malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa
çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli
yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir
şey elde edemez. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez. (Bakara Sûresi, 264)
3.
ِ ‫ون ُقل ما أَن َفقتم ِمن َخير َف ِللو ِال َدي ِن والَقربِين واليتامى والمس‬
‫ِيل َو َما َتف َع ُلوا‬
ِ ‫اك‬
ِ ‫ين َواب ِن السب‬
َ ‫َيسأَلُو َن َك َما َذا ُين ِف ُق‬
ُ
َ
َ َ َ َ ََ َ َ َ َ
َ
)٠٦٣ ‫ اآلية‬،‫ (سورة البقرة‬. ‫خير َفإِن اهلل ب ِِه َع ِليم‬
َ ‫ِمن‬
َ
Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayır olarak ne harcarsanız o, anababa, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız,
gerçekten Allah onu hakkıyla bilir. (Bakara Sûresi, 215)
4.
ِ ‫ِيل‬
ِ
ِ
ِِ
ِ ‫ات ِلل ُف َقر ِاء والمس‬
‫اهلل‬
ِ ‫وب ُهم َو ِفي‬
ِ ‫الر َق‬
ِ ‫اك‬
ِ ‫ين َو ِفي َسب‬
ُ ‫إِن َما الص َد َق‬
َ ‫اب َوال َغارِم‬
َ ‫ين َوال َعامل‬
ُ ‫ين َع َلي َها َوال ُم َؤل َفة ُق ُل‬
َ َ َ َ
ِ ‫يضة ِمن‬
ِ ‫اهلل واهلل ع ِليم ح‬
)١٢ ،‫ (سورة التوبة‬. ‫كيم‬
ِ ‫َواب ِن السب‬
َ ِ‫ِيل َفر‬
َ ُ َ
َ
َ
Sadakalar (zekâtlar), Allâh’tan bir farz olarak ancak yoksullara, düşkünlere, (zekât işinde
çalışan) memurlara, gönülleri (İslâm’a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya
çalışan) kölelere, borçlulara, Allâh yolunda çalışıp cihad edenlere ve (çâresiz kalan) yolculara
mahsustur. Allâh pek iyi bilendir ve hikmet sâhibidir. (Tevbe Sûresi, 60)
5.
21
ِ َ
ِ
َ
‫اد ِفي‬
َ ‫يما َآت‬
ُّ ‫اهلل الد َار اآل ِخ َر َة َو َل َتن َس َن ِص َيب َك ِم َن‬
َ ‫اهلل ِإ َلي َك َو َل َتب ِغ ال َف َس‬
ُ ‫الدن َيا َوأحسن َك َما أح َس َن‬
ُ ‫اك‬
َ ‫َواب َت ِغ ف‬
ِ
ِ
)٧٧ ‫ اآلية‬،‫ (سورة القصص‬. ‫ب المف ِس ِدين‬
َ
َ ‫الَرض إِن‬
ُ ُّ ‫اهلل َل ُيح‬
Allâh’ın sana verdiğinden (O’nun yolunda harcayarak) âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da
nasîbini unutma! Allâh sana ihsân ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilikte bulun! Yeryüzünde
fesad çıkarmayı arzulama! Şüphesiz ki Allâh, fesad çıkaranları sevmez. (Kasas Sûresi, 77)
ALBARAKA katılımcılara başarılar diler.
22
Download

şartname için tıklayınızşartname için tıklayınız