1-)
İBADETLERDE GÖSTERİŞ
ََّ‫ل‬
َّ ‫اسَّ َو‬
ََّ ‫ونَّالن‬
ََّ ُ‫للاَّ َوه ََُّوَّ َخا ِد ُع ُه َّْمَّ َوإِ َذاَّ َقامُوَّْاَّإِلَىَّالصالََِّةَّ َقامُوَّْاَّ ُك َسالَىَّي َُرآؤ‬
ََّّ َّ‫ُون‬
ََّ ‫ِينَّي َُخا ِدع‬
ََّ ‫إِنََّّ ْال ُم َنا ِفق‬
‫الا‬
َّ ‫للاَّإِلََّّ َقلِي‬
ََّّ َّ‫ون‬
ََّ ُ‫َي ْذ ُكر‬
Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını başlarına
çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar,
Allah'ı da pek az hatıra getirirler. NİSA 142
ُ ‫نَّاَ ِبىَّ َسعِيدََّّ ْا‬
َّ‫للاَُّ ِب ِه‬
َّ َ َّ‫نَّي َُرا ََّءَّي َُرا َِّء‬
َّْ ‫للاَُّ ِب َِّهَّ َو َم‬
ََّ َّ‫َّ َمنَّي َُسم َّْعَّ ُي َسم َِّع‬:‫ل‬
ََّ ‫نَّال ّن ِبىََّّ(ص)َّ َقا‬
َِّ ‫لخ ْد ِرىََّّ َع‬
َّْ ‫َع‬
Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.)’den; Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Ameli ile süm’ayı (başkasına
duyurmayı) kastedene, Allâhu Teâlâ süm’acezâsını, riya (başkasına gösteriş) edene de riya
cezâsını verir.”(ibnMâce, Zühd, 21, II, 1407)
……………………………………………………………………………
2-) İBADETLERDE DEVAMLILIK
َُّ ‫كَّ ْال َيق‬
‫ِين‬
ََّ ‫كَّ َحتىَّ َيأْ ِت َي‬
ََّ ‫َواعْ ب َُّْدَّ َرب‬
Ve sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et!
HİCR 99
َ ْ‫ َياَّ ُب َنىَّاِنْ َّ َقدَر‬:)‫للاَّ(ص‬
َّ‫ك‬
ََّ ‫ َقا‬:‫ل‬
ََّ ‫ْنَّ َمالِكَّ(ر) َقا‬
ِ َّ‫ُول‬
َ ‫ْسَّفِىَّ َق ْل ِب‬
َ ‫تَّ َعلَىَّاَنْ َّ ُتصْ ِب َح ََّوَّ ُت ْمسِ َىَّ َلي‬
َ ‫لَّل‬
ِ ‫ِىَّرس‬
ِ ‫سَّب‬
ِ ‫َعنْ َّاَ َن‬
َ ِ ٌ‫غِ ش‬
َّْ ‫َّل َحدَّ َفا ْف َع‬
‫ل‬
Enes b. Mâlik (r.a.)’den; Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:“(Enes’e hitaben:) Evlâdım, gücün
yettiği kadar kalbinde kimseye karşı kötü bir şey olmaksızın sabahlamaya,akşamlamaya çalış.”
(Tirmizî, ilim, 16, V, 46)
…………………………………………………………………………………………………………………
3-) AHLAK
َّ‫للاَّلَ ُه َُّمَّ ْال ُب ْش َرىَّ َف َبش َّْرَّعِ َبا ِد‬
َِّ َّ‫وتَّأَنَّ َيعْ ُب ُدو َهاَّ َوأَ َنابُواَّإِلَى‬
ََّ ‫ِينَّاجْ َت َنبُواَّالطا ُغ‬
ََّ ‫َوالذ‬
َّ‫ب‬
ََّ ‫للا َُّ َوأ ُ ْو َل ِئ‬
َّ َّ‫ِينَّ َه َدا ُه َُّم‬
ََّ ‫كَّالذ‬
ََّ ‫ُونَّأَحْ َس َن َُّهَّأ ُ ْولَ ِئ‬
ََّ ‫لَّ َف َيت ِبع‬
ََّ ‫ُونَّ ْال َق ْو‬
ََّ ‫ِينَّ َيسْ َت ِمع‬
ََّ ‫الذ‬
ِ ‫كَّ ُه َّْمَّأ ُ ْولُواَّ ْاْلَ ْل َبا‬
Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. (Ey Muhammed!) Dinleyip de
sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek
akıl sahipleri de onlardır.ZÜMER 17.18
َ ‫لَّفِىَّم‬
ََّّ‫ِنَّ ُخلُقََّّ َح َسن‬
َّْ ‫ِنَّ َي ْو ََّمَّ ْال ِق َيا َم َِّةَّم‬
َِّ ‫انَّ ْالم ُْؤم‬
َِّ ‫ِيز‬
ََّ ‫ َماَّ َشيْ ٌَّءَّاَ ْث َق‬:‫ل‬
ََّ ‫نَّال ّن ِبىََّّ(ص)َّ َقا‬
َّّ َ‫نَّاَ ِبىَّالدّرْ دَا َِّءَّا‬
َّْ ‫َع‬
‫ِشَّ ْال َبذِى ََّء‬
ََّ ‫ضَّ ْال َفاح‬
َُّ ‫للاَّلَ َيب َْغ‬
َََّ ََّّ‫َواَن‬
Ebu’d-Derdâ (r.a.)’dan; Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kıyâmet gününde (ameller tartılırken) mü’minin mizânında güzel ahlâktan daha ağır (gelecek) bir şey yoktur.şüphesiz ki Allah Teâlâ, kötü huylu, çirkin sözlü kimseleri sevmez.”(Tirmizî, Birr, 62, IV, 362)
………………………………………………………………………………………………….
4-) KİBİR
ُ َّ‫ل‬
‫لا‬
َّ ‫طو‬
ََّ ‫ضَّ َولَنَّ َت ْبلُ ََّغَّ ْال ِج َبا‬
ََّ ْ‫قَّاْلَر‬
ََّ ‫كَّلَنَّ َت ْخ ِر‬
ََّ ‫ضَّ َم َرحا اَّإِن‬
َّ ِ ْ‫ْشَّفِيَّاْلَر‬
َِّ ‫لََّ َتم‬
َّ ‫َو‬
Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk
yarışına girebilirsin.İSRA 37
َّ:‫ل‬
َُّ ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّهَّ َو َسلّ َّْمَّيقُو‬
ََّ َّ‫صلَى‬
ََِّ َّ‫ل‬
ََّ ‫تَّ َرسُو‬
َُّ ْ‫َّ َس ِمع‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫للاَّ َع ْن َُّهَّ َقا‬
ََّ َّ‫ى‬
ََّ ِ‫ْنَّ َوهْ بََّّ َرض‬
َِّ ‫ار َث ََّةَّب‬
َّْ ‫َع‬
َ َّ‫للا‬
ِ ‫نَّ َح‬
َّ‫ ُكلََّّ ُع ُتلََّّ َجواظََّّمُسْ َت ْك ِبر‬.‫ار‬
َِّ ‫لَّال َن‬
َِّ ْ‫اَلَا ُ ْخ ِب ُر ُك َّْمَّ ِباَه‬
Hârise b. Vehb (r.a.)’den; Resûlullah (s.a.s.)’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Size Cehennemlik olanları bildireyim mi? Onlar onursuz, sağa sola yalpa yaparak kibir eden kimselerdir.”
(Buhârî, Tefsîr, 68, VI, 72)
…………………………….....................................................................................................................
5-) ŞİRK
‫ص َالت ِِه َّْمَّ َساهُون‬
ََّ ‫ُصلينَّالذ‬
ٌَّ ‫َف َو ْي‬
َ َّ‫ِينَّ ُه َّْمَّ َعن‬
َ ‫لَّل ْلم‬
.
Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar MAUN 4.5
َّ‫ن‬
َُّ ْ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّهَّ َو َسلّ ََّمَّ َو َنح‬
ََّ َّ‫صلَى‬
ََِّ َّ‫ل‬
ََّ ‫جَّ َعلَ ْي َناَّ َرسُو‬
ََّ ‫َّ َخ َر‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫للاَّ َع ْن َُّهَّ َقا‬
ََّ َّ‫ى‬
ََّ ِ‫نَّاَ ِبىَّ َسعِيدََّّ َرض‬
َّْ ‫َع‬
َ َّ‫للا‬
ََّّ:َّ‫ل‬
ََّ ‫الَّ َقا‬
َِّ ‫الدج‬
َِّ ِ‫ِنَّ ْال َمس‬
ََّ ‫فَّ َعلَ ْي ُك َّْمَّعِ ْندِىَّم‬
َُّ ‫لََّا ُ ْخ ِبرُ ُك َّْمَّ ِب َماَّه ََُّوَّاَ ْخ َو‬
َّ َ‫ََّّا‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫لَّ َف َقا‬
ََّ ‫حَّال ّد َجا‬
ََّ ‫َن َت َذا َكر ُْال َمسِ ي‬
َ َّ‫يح‬
َّ‫ِنَّ َن َظ َِّرَّ َر ُجل‬
َّْ ‫صالَ َت َُّهَّلِ َماَّ َي َرىَّم‬
َُّ ‫ُصلىَّ َفي َُزي‬
َُّ ُ‫نَّ َيقُو ََّمَّالرج‬
َّْ َ‫َّا‬,ََّّ‫كَّ ْال َخفِى‬
َُّ ْ‫لَّالشر‬
ََّ ‫َّ َف َقا‬,َّ‫قُ ْل َناَّ َبلَى‬
َ َّ‫ن‬
َ ‫لَّي‬
Ebû Saîd (r.a.)’den; biz Mesih Deccal’dan bahsederken Resûlullah (s.a.s.) çıkageldi ve:
– Bana göre Deccal’dan daha korkuncunu size bildireyimmi? buyurdu. Biz de:
– Evet, bildir yâ Resûlullah, dedik. Resûlullah (s.a.s.):
– Gizli şirktir. O da, namaz kılan adamın, başkası görüyor diye namazını gösteriş için süslemesi (daha ağır
kılması) dır,buyurdu.(ibnMâce, Zühd, 21, II, 1406)
…………………………………………………………………………………………………
6-)
SABIR
{ ‫ين‬
ََّ ‫تَّ َو َبش َِّرَّالص ِاب ِر‬
َِّ ‫سَّ َوالث َم َرا‬
َِّ ُ‫الَّ َواْلنف‬
َِّ ‫نَّاْلَ َم َو‬
ََّ ‫ُوعَّ َو َن ْقصََّّم‬
َِّ ‫وفَّ َو ْالج‬
َّْ ‫نَّ ْال َخ‬
ََّ ‫ } َولَ َن ْبل ُ َون ُك َّْمَّ ِب َشيْ ءََّّم‬.
“Sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksiltmekle elbette deneriz. Sabredenleri müjdele!” Bakara sûresi (2), 155
َّ‫َّ َماَّل َِع ْبدِي‬:‫للا َُّ َت َعالَى‬
َّ َّ‫ل‬
َُّ ‫َّ«َّ َيقو‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّقا‬
َّ َّ‫صلّى‬
ََّ ‫يرََّةَّ َرضيَّللاََّّعنهَّأَنََّّ َرسُو‬
َّْ ‫َو َع‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
َ ‫نَّأبيَّ َه َر‬
‫الجنةَّ»َّرواهَّالبخاري‬
َِّ ْ‫ِنَّأَه‬
َّْ ‫صفِي َُّهَّم‬
َُّ ْ‫ِنَّعِ ْندِيَّ َج َزا ٌَّءَّإِ َذاَّ َقبض‬
َِّ ‫ الم ُْؤم‬.
َ ََّّ‫لَّالد ْن َياَّ ُثمََّّاحْ َت َسب َُّهَّإِل‬
َ َّ‫ت‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Allah Teâlâ şöyle buyurdu demiştir.
“ Dünyada sevdiği bir dostunu aldığım zaman, (sabredip) ecrini Allah’tan bekleyen mü’min kulumun katımdaki karşılığı cennettir.”
Buhârî, Rikak 6
……………………………………………………………………………………………………
7-)
İNSANLARA YARDIMCI OLMAK
َّّ َّ‫ِنَّ َخيْرََّّ َيعْ لَ ْم َُّه‬
َّْ ‫ََّّ َو َماَّ َت ْف َعلُوَّْاَّم‬:َّ‫وقالَّتعالى‬
ُ ‫للا‬
“Ne iyilik ederseniz Allah onu bilir.” Bakara sûresi (2), 197
َّ‫اّلل‬
َِّ ‫يمانَّ ِب‬
َُّ ‫اإل‬
َُّ ‫ض‬
َِّ ْ‫َّأيََّّاْلع‬،‫لَّللا‬
ََّ ‫َّقلتَّياَّرسو‬:َّ‫بنَّ ُج َنا َدََّةَّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
َِّ َّ‫ب‬
َِّ ‫عنَّأَ ِبيَّذرََّّ ُج ْن َد‬
َ ‫مالَّأ ْف‬
ِ َّ«َّ:َّ‫لَّ؟َّقال‬
َّ‫نَّلَ َّْم‬
َّْ ِ‫َّ َفإ‬:َّ‫ت‬
َُّ ‫َّقُ ْل‬.َّ»َّ‫َّوأك َث ُر َهاَّ َث َمنَّا ا‬،َّ‫َّ«َّأ ْن َف ُس َهاَّعِ ْندَّأهْ ِل َها‬:َّ‫لَّ؟َّقال‬
َُّ ‫ض‬
َِّ ‫َّأيََّّالر َقا‬:َّ‫ت‬
َُّ ‫َّقُ ْل‬.َّ»َّ‫َّ َوال ِج َها َُّدَّفِيَّ َس ِبي ِل َِّه‬،
َ ‫بَّأ ْف‬
ْ َّ‫أوَّ َتصْ َن َُّع‬
َّ‫عملَّ؟َّقال‬
َِّ ‫ضَّ ْال‬
َّ ِ ْ‫نَّ َبع‬
َّْ ‫تَّ َع‬
َُّ ‫ض ُع ْف‬
َّْ َّ‫أيت‬
ََّ ‫أر‬
َُّ ‫قَّ»َّقُ ْل‬
ََّ ‫ْلخ َر‬
َّْ َّ‫صانِعَّا ا‬
َُّ ‫َّ«َّ ُت‬:َّ‫لَّ؟َّقال‬
َّْ ‫أَّْفع‬
َ َّ‫إن‬
َ ََّّ‫َّياَّرسولَّللا‬:َّ‫ت‬
َ َّ‫عين‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ.َّ»َّ‫ك‬
ََّ ِ‫كَّعلىَّ َنفس‬
ََّ ‫صدقةَّ ِم ْن‬
ٌَّ
َّ‫اسَّ َفإِنها‬
َِّ ‫كَّ َعنَّالن‬
ََّ ‫َّ«َّ َت ُكفََّّ َشر‬: .
. Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh şöyle dedi:
- Ey Allah’ın Resûlü! Hangi amel daha üstündür? dedim.
- “Allah’a iman ve Allah yolunda cihaddır” buyurdu. Ben:
- Hangi (esir veya) köle (yi âzat etmek) daha faziletlidir? dedim.
- “Sahiplerine göre en kıymetli ve bedeli en yüksek olanı” buyurdu.
- (Cihad ve köle âzâdını) yapamazsam? dedim.
- “(Bir) iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyenin işini görürsün” buyurdu.
- Ey Allah’ın Resûlü! Bunlardan hiçbirini yapamazsam? dedim.
- “İnsanlara zarar vermezsin. Zira bu da kendi kendine iyilik etmen demektir” buyurdu.
Buhârî, Itk 2; Müslim, Îmân 136
..........................................................................................................................
8-) İSLAM KOLAYLIK DİNİDİR
َ َ‫َّ َماَّأ‬،‫ََّّطه‬:َّ‫قالَّللاََّّتعالى‬
‫آنَّلِ َت ْش َقى‬
ََّ ْ‫ْكَّ ْالقُر‬
ََّ ‫نز ْل َناَّ َعلَي‬
“Tâhâ. Biz bu Kur’an’ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.” Tâhâ sûresi (20), 1-2
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ:َّ‫منَّ َه ِذَِّهَّ؟َّقالت‬
َّْ َّ:َّ‫لَّعليْهاَّوعِ ْندهاَّامْرأََّةٌَّقال‬
ََّ ‫دخ‬
َّ َّ‫صلّى‬
َّ َّ‫عنَّعائش ََّةَّرضي‬
َ َّ‫للا َُّعنهاَّأَنَّالنبي‬
َّ‫ين‬
َِّ ‫انَّأَ َحبََّّالد‬
ََّ ‫للا َُّحتىَّ َت َملواَّو َك‬
َّ ََّّ‫َّ َف َوللاََّّلَّ َي َمل‬،َّ‫َّ«َّ َم َُّهَّعلي ُك َّْمَّ ِبماَّ ُتطِ يقُون‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫صال ِت َهاَّقا‬
َّْ ‫َه ِذَِّهَّفُال َنةَّ َت ْذ ُك َُّرَّم‬
َ َّ‫ِن‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫صا ِح ُب َُّهَّعلَ ْي َِّه‬
َ َّ‫داو ََّم‬
َ َّ‫ إِلَ ْي َِّهَّما‬.
. Âişe radıyallahu anhâ’nın bildirdiğine göre, bir kadınla birlikte otururlarken, yanlarına Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem girdi ve:
- “Bu kadın kim?” diye sordu. Âişe validemiz:
- Bu filan hanımdır, dedikten sonra, onun çok namaz kıldığından bahsetti. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem:
- “Bütün bunları sayıp dökmeyi bırak; gücünüzün yettiği nisbette ibadet etmeniz size yeter. Allah’a yemin
ederim ki, siz bıkıp usanmadıkça, Allah bıkıp usanmaz” buyurdu.
Resûl-i Ekrem’in en çok sevdiği ibadet, sâhibinin devamlı yaptığı idi.
Buhârî, Îmân 32, Teheccüd 18; Müslim, Müsâfirîn 221. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 17; Îmân 29
……………………………………………………………………………
9-)
İBADETLERDE DEVAMLILIK
َّ‫اب‬
ََّ ‫ِينَّأُو ُتواَّ ْال ِك َت‬
ََّ ‫لَّ َي ُكو ُنواَّ َكالذ‬
َّ َ ‫ِنَّ ْال َحقََّّ َو‬
ََّ ‫لَّم‬
ََّ ‫للاَّ َو َماَّ َن َز‬
َِّ َّ‫ِينَّآ َم ُنواَّأَنَّ َت ْخ َش ََّعَّقُلُو ُب ُه َّْمَّ ِل ِذ ْك َِّر‬
ََّ ‫نَّلِلذ‬
َِّ ْ‫َّأَلَ َّْمَّ َيأ‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
ََّ ُ‫تَّقُلُو ُب ُه َّْمَّ َو َكثِي ٌَّرَّم ْن ُه َّْمَّ َفاسِ ق‬
‫ون‬
َّْ ‫لَّ َعلَي ِْه َُّمَّ ْاْلَ َم َُّدَّ َف َق َس‬
ََّ ‫لَّ َف َطا‬
َُّ ‫مِنَّ َق ْب‬
“İnananların gönüllerinin Allah’ı anması ve O’ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi?
Mü’minler, daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerlerinden uzun zaman geçmesi yüzünden kalbleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar.” Hadîd sûresi (57), 16
َّ‫َّ«َّ َياَّع ْب ََّد‬:َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َِّ َّ‫بنَّعمرو‬
َِّ ََّّ‫وعنَّعب َِّدَّللا‬
َ ََّّ‫َّقالَّليَّرسو ُلََّّللا‬:َّ‫بنَّالعاصَّرضيَّللاََّّعنهماَّقال‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫كَّقِيا ََّمَّالليْل‬
ََّ ‫لَّ َف َتر‬
ََّ ‫انَّيقُو َُّمَّالل ْي‬
ََّ ‫َّ َك‬،ََّّ‫لَّفُالن‬
َّْ ‫نَّمِث‬
َّْ ‫للاََّّلَّ َت ُك‬
Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle dedi:
“Ey Abdullah! Filan kimse gibi olma, çünkü o gece ibadetine devam ederken, sonra geceleri ibadet etmeyi
terketti.” Buhârî, Teheccüd 19; Müslim, Sıyâm 185
........................................................................................................
10-) RESULULLAHA BAĞLILIK
‫لَّ َف ُخ ُذوَّهَُّ َو َماَّ َن َها ُك َّْمَّ َع ْن َُّهَّ َفان َتهُوا‬
َُّ ‫ََّّ َو َماَّآ َتا ُك َُّمَّالرسُو‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
“Peygamber size ne verirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da sakının.” Haşr sûresi (59), 7
َّ»َّ‫نَّأَ ِبي‬
َّْ ‫ونَّ ْالجن ََّةَّإِلََّّ َم‬
ََّ ُ ‫َّ ُكلََّّأُمتِيَّ ْيد ُخل‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّقا‬
َّ َّ‫صلّى‬
َّْ ‫َع‬
َ ََّّ‫نَّأَ ِبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّأَنَّرسولَّللا‬
‫صانِيَّ َف َق َّْدَّأَ ِبيَّ»َّرواهَّالبخاري‬
َّْ َّ،َّ‫لَّالجن ََّة‬
ََّ ‫منَّأَ َطا َعنِيَّدَ َخ‬
َّْ َّ«َّ:َّ‫ل‬
ََّ ‫نَّ َيأَبىَّياَّرسولَّللاََّّ؟َّقا‬
َّْ ‫لَّ َو َم‬
ََّ ‫َّقِي‬. .
َ ‫ومنَّع‬
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı cennete girer” buyurdu. Bunun üzerine:
- Ey Allah’ın elçisi, cennete girmeyi kim istemez ki? denildi. Peygamber Efendimiz:
– “Bana itaat edenler cennete girer, bana karşı gelenler cenneti istememiş demektir” buyurdu.
Buhârî, İ’tisâm 2
………………………………………………………………………………
11-) BİD’ AT LARA UYMAMAK
َّ‫قَّ ِب ُك َّْمَّ َعنَّ َس ِبيلِ ِه‬
ََّ ‫لَّ َف َت َفر‬
ََّ ‫لََّ َتت ِبعُوَّْاَّالس ُب‬
َّ ‫َوأَنََّّ َهـ َذاَّصِ َراطِ يَّمُسْ َتقِيمااَّ َفات ِبعُوهَُّ َو‬
“İşte bu benim dosdoğru yolumdur, ona uyun. Sizi Allah yolundan ayırıp, parçalayacak yollara uymayın.” En’âm sûresi (6), 153
َّ‫دثَّفيَّأَم ِْر َنا‬
ََّ ْ‫منَّأَح‬
َّْ َّ«َّ:َّ‫وسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫َّقالتَّقالَّرسو ُلََّّللا‬،َّ‫َّرضيَّللاََّّعنها‬،َّ‫عنَّعائش ََّة‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»ََّّ‫ْسَّ ِم ْن َُّهَّفهُوَّ َرد‬
ََّ ‫ َه َذاَّ َماَّلَي‬.
Âişe radıyallahu anhâ’dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim bizim bu dinimizde ondan olmayan bir şey ortaya çıkarırsa, o şey kabul edilmez.”
………………………………………………………………………………
12-)
İYİ VEYA KÖTÜYE ÇIĞIR AÇMAK
‫ِينَّإِ َماماا‬
ََّ ‫ِنَّأَ ْز َوا ِج َناَّ َو ُذريا ِت َناَّقُرََّةَّأَعْ يُنََّّ َواجْ َع ْل َناَّل ِْلمُتق‬
َّْ ‫بَّلَ َناَّم‬
َّْ ‫ونَّ َرب َناَّ َه‬
ََّ ُ ‫ِينَّ َيقُول‬
ََّ ‫ََّّ َوالذ‬
“Onlar: “Rabbimiz, bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder yap” derler.”
Furkân sûresi (25), 74
َّ‫ل‬
َُّ ‫ِنَّن ْفسََّّ ُت ْق َت‬
َّْ ‫َّ«َّليسَّم‬:َّ‫وسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫وعنَّابنَّمسعودََّّرضيَّللاََّّعنهَّأَنََّّالن ِبي‬
ُ .
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫ل‬
ََّ ‫نَّ َسنََّّ ْال َق ْت‬
َّْ ‫ِنَّد ِم َهاَّْلَن َُّهَّ َكانَّأَولَّ َم‬
َّْ ‫لَّم‬
ٌَّ ‫لَّ ِك ْف‬
َِّ ‫ابنَّآد ََّمَّاْلو‬
َِّ َّ‫انَّ َعلَى‬
ََّ ‫ظلمَّا اَّإِلََّّ َك‬
İbni Mes’ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Âdem’in ilk oğluna ayrılır. Çünkü o, insan öldürme
çığırını ilk başlatan kişidir.”
Buhârî, Cenâiz 33, Enbiyâ 1, Diyât 2, İ’tisâm 15; Müslim, Kasâme 27. Ayrıca bk. Tirmizî, İlm 4; Nesâî,
Tahrim 1; İbn Mâce, Diyât 1
.........................................................................................................
13-) İYİLİGE ÇAĞIRMAK
َّ‫ونَّإِلَىَّ ْال َخي ِْر‬
ََّ ‫ع‬
َُّ ‫ََّّ َو ْل َت ُكنَّمن ُك َّْمَّأُم ٌَّةَّ َي ْد‬:‫قالَّتعالى‬
“Aranızdan iyiliğe, hayra çağıran bir topluluk bulunsun.” Âl-i İmrân sûresi (3), 104
َّ‫ِن‬
ََّ ‫انَّلَ َُّهَّم‬
ََّ ‫منَّ َد َعاَّإِلَىَّ ُه ادىَّ َك‬
َّْ «َّ:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
ََّ ‫وعنَّأَ ِبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّأَنَّرسو‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
ُ َّْ ‫كَّم‬
َّ‫ل‬
َُّ ‫اإل ْث َِّمَّم ِْث‬
ََّ ‫انَّ َعلَ ْي َِّهَّم‬
ََّ ‫ضالَلَةََّّ َك‬
َّْ ‫َّو َم‬،َّ‫ورهِمَّ َشيْئَّا ا‬
ََّ ِ‫صَّذل‬
َُّ ُ‫منَّ َت ِب َع َُّهَّلَّي ْنق‬
َّْ َّ‫ُور‬
َِّ ‫لَّأُج‬
َُّ ‫اْلَجْ َِّرَّم ِْث‬
َ َّ‫نَّ َد َعاَّإِلَى‬
ِ َّ‫ِن‬
ِ ‫ِنَّأ ُج‬
‫ِنَّآ َثام ِِه َّْمَّ َشيْئَّا اَّ»َّرواهَّمسلم‬
َّْ ‫كَّم‬
ََّ ‫صَّذل‬
َُّ ُ‫نَّ َت ِب َع َُّهَّلَّينق‬
َّْ ‫امَّ َم‬
َِّ ‫آ َث‬.
. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların
sevaplarından da hiçbir şey eksilmez. Başkalarını sapıklığa çağıran kimseye de, kendisine uyanların günahı
gibi günah verilir. Ona uyanların günahlarından da hiçbir şey eksilmez.” Müslim, İlim 16. Ayrıca bk. Ebû
Dâvûd, Sünnet 6;Tirmizî, İlim 15; İbni Mâce, Mukaddime 14
……………………………………………………………………………
14-)
İYİLİK VE TAKVADA YARDIMLAŞMAK
‫َََّّّ َو َت َع َاو ُنوَّْاَّ َعلَىَّ ْالبرََّّ َوالت ْق َوى‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
“İyilik ve takvâda birbirinizle yardımlaşınız.” Mâide sûresi (5), 2
َّ‫ن‬
َّْ ‫َّ َم‬:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫لَّ َرسُو‬
ََّ ‫َّ َقا‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫رضيَّللاََّّعنهَّ َقا‬
ََّ
ََّّ‫عنَّأَبيَّعب َِّدَّالرحمنَّزي َِّدَّبنَّخالدََّّ ْال ُج َهني‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»‫ازيَّا اَّفيَّأَهْ لِ َِّهَّ ِب َخيْرََّّ َف َق َّْدَّ َغ َزا‬
ََّ َ‫نَّ َخل‬
َّْ ‫يلَّللاََّّ َف َق َّْدَّ َغ َزاَّ َو َم‬
َِّ ‫ازيَّا اَّفيَّ َس ِب‬
ِ ‫فَّ َغ‬
ِ ‫ جه ََّزَّ َغ‬.
Ebû Abdurrahman Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah
sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim Allah yolunda cihada gidecek bir gaziyi techiz eder, cihad için gerekli olan ihtiyaçlarını karşılarsa,
âdeta cihada gitmiş gibi sevab kazanır. Cihada giden gazinin arkada bıraktığı ailesine güzelce bakıp onların
ihtiyaçlarını karşılayan kimse de sanki cihad yapmış gibi sevap kazanır.”
Buhârî, Cihâd 38; Müslim, İmâre 135-136. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 20; Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 6;
Nesâî, Cihâd 44
………………………………………………………………………….
…
15-) EMANETLERİ TESLİM ETMEK
‫تَّإِلَىَّأَهْ لِ َها‬
َِّ ‫للاََّ َيأْمُرُ ُك َّْمَّأَنَّ ُتؤدوَّْاَّاْلَ َما َنا‬
َّّ ََّّ‫ََّّإِن‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
“Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi emreder.” Nisâ sûresi (4), 58
َّ‫ِق‬
َِّ ‫َّ«َّآ َي َُّةَّال ُم َناف‬:َّ‫وسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
ََّ ‫َّأنَّرسو‬،َّ‫َّرضيَّللاََّّعنه‬،َّ‫عنَّأَبيَّهريرة‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫ان‬
ََّ ‫ِنَّ َخ‬
ََّ ‫َّوإِ َذاَّ ْآؤ ُتم‬،َّ‫ف‬
ََّ َ‫َّ َوإِ َذاَّ َو َع ََّدَّأَ ْخل‬،َّ‫ب‬
ََّ ‫ثَّ َك َذ‬
ََّ ‫َّإِ َذاَّ َحد‬:‫الث‬
ٌَّ ‫ َث‬.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet
edildiğinde hıyanet eder.”
Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 107-108. Ayrıca bk. Buhârî, Şehâdât 28, Vesâyâ 8, Mezâlim 17, Cizye 17,
Edeb 69; Tirmizî, Îmân 14
Bir rivayette: “Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini mümin zannetse bile” buyurulur (Müslim Îmân 109).
……………………………………………………………………………
16-)
ZULUM
َّ‫ِينَّمِنَّنصِ ير‬
ََّ ‫َََّّّ َو َماَّلِلظالِم‬:‫وقالَّتعالى‬
. “Zulmedenlerin yardımcısı olmaz.” Hac sûresi (22), 71
َّ‫ض‬
َّ ِ ْ‫ِنَّاْلر‬
ََّ ‫نَّ َظلَ ََّمَّقِي ََّدَّشِ بْرََّّم‬
َّْ ‫َّ((َّ َم‬:َّ‫وعنَّعائشةَّرضيَّللاَّعنهاَّأنَّرسولَّللاَّصلىَّللاَّعليهَّوسلمَّقال‬
ُ .
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ))َّ‫ين‬
ََّ ِ‫ْعَّأَ َرض‬
َِّ ‫منَّ َسب‬
َّْ َّ‫طو َق َُّه‬
Âişe radıyallahu anhâ’ dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”
Buhârî, Mezâlim 13, Bed’ül-halk 2; Müslim, Müsâkât 139-142. Ayrıca bk. Tirmizî, Diyât 21
……………………………………………………………………………
17-)
MÜMİNİ SEVMEK
ْ ‫ََّّ َو‬:‫وقالَّتعالى‬
َّ‫ِين‬
ََّ ‫اح‬
َّْ ‫اخف‬
َ ‫كَّل ِْلم ُْؤ ِمن‬
َ ‫ِضَّ َج َن‬
“Mü’minlere şefkat ve tevazu kanadını indir.” Hicr sûresi (15), 88
َّ‫ِينَّفِي‬
ََّ ‫لَّ ْالم ُْؤ ِمن‬
َُّ ‫َّ«َّم َث‬:‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫َّقالَّرسو‬:َّ‫بنَّبشِ يرََّّرضيَّللاََّّعنهماَّقال‬
َِّ َّ‫ان‬
َِّ ‫وعنَّالنعْ َم‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
ُ ‫َت َواد ِه َّْمَّو َت َرا ُحم ِِه َّْمَّو َت‬
ْ َّ‫داعىَّل َُّهَّسا ِئ َُّرَّ ْالجس َِّدَّبالس َه َِّر‬
َّ»َّ‫والحُمى‬
َُّ ‫َّ َم َث‬،َّ‫عاطف ِِه َّْم‬
َ ‫لَّ ْال َج َس َِّدَّإِ َذاَّا ْش َت َكىَّ ِم ْن َُّهَّعُضْ ٌَّوَّ َت‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ
.
Numân İbni Beşir radıyallahu anhümâ’ dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”
Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66
……………………………………………………………………………
18-) MÜSLÜMANIN AYIBINI ÖRTMEK
َّ‫ابَّأَلِي ٌَّمَّفِيَّالد ْن َياَّ َو ْاْلخ َِر ِة‬
ٌَّ ‫ِينَّآ َم ُنواَّلَ ُه َّْمَّ َع َذ‬
ََّ ‫يعَّ ْال َفا ِح َش َُّةَّفِيَّالذ‬
ََّ ِ‫ونَّأَنَّ َتش‬
ََّ ‫ِينَّ ُيحِب‬
ََّ ‫ََّّ{إِنََّّالذ‬:‫} قالَّللاََّّتعالى‬
.
“Mü’minler arasında hayasızlığın yayılmasını arzu edenlere, işte onlara, dünya ve âhirette can yakıcı azab
vardır.” Nûr sûresi (24), 19
َّ‫َّ«َّلَّيسْ ُت َُّرَّ َع ْب ٌَّدَّعبْدَّااَّفِي‬:َّ‫وسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ َّ‫وعنَّأَبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّعنَّالنبي‬
‫ الد ْن َياَّإِلََّّ َس َترهَُّللاََّّ َي ْو ََّمَّ ْالقيا َم َِّةَّ»َّرواهَّمسلم‬.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” Müslim, Birr 72. Ayrıca bk. Buhârî, Mezâlim, 3; Ebû Dâvûd, Edeb 38; Tirmizî, Birr 19; İbni Mâce, Mukaddime 17
……………………………………………………………………………
19-)
HAYIR İŞLEMEK
َّ‫ون‬
ََّ ‫ِينَّآ َم ُنواَّارْ َكعُواَّ َواسْ جُ ُدواَّ َواعْ ُب ُدواَّ َرب ُك َّْمَّ َوا ْف َعلُواَّ ْال َخي‬
ََّ ‫ََّّ َياَّأَي َهاَّالذ‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
َ ُ‫ْرَّلَ َعل ُك َّْمَّ ُت ْفلِح‬
“Hayır işleyiniz ki kurtuluşa eresiniz.” Hac sûresi (22), 77
َّ‫َّ«المسل َُّمَّأَخــوَّالمسلمَّلََّّ َيظلِمُه‬:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
ََّ ‫للا َُّعنهماَّأَنَّرسو‬
َّ َّ‫عمرَّرضي‬
ََّ َّ‫وعنَّابن‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
‫للا َُّعنه‬
َّ َّ‫ج‬
ََّ ‫بةَّ َفر‬
َّ‫عنَّمُسلمََّّ ُكرْ ا‬
َّْ َّ‫ج‬
ََّ ‫ومنَّ َفر‬
َّْ َّ،ِ‫للا َُّفِيَّحاج ِته‬
َّ َّ‫كان‬
ََّ َّ‫انَّفِيَّحاج َِّةَّأَخِي َِّه‬
ََّ ‫نَّ َك‬
َّْ ‫َّو َم‬.َّ‫ولَّيُسْ لِ ُم َُّه‬
‫للا َُّ َيو ََّمَّ ْالقِيا َم َِّةَّ»َّمتفقَّعليه‬
َّ َُّ‫َّومنَّ َس َت ََّرَّمُسْ لمَّا اَّ َس َت َرَّه‬،َّ‫بَّيو ََّمَّالقيام َِّة‬
َِّ ‫بةَّمنَّ ُك َر‬
َّ‫ بهاَّ ُكرْ ا‬.
Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını
karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslümandan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki
sıkıntılarından birini giderir. Bir müslümanın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.”
Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58. Ayırca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 38; Tirmizî, Hudûd 3, Birr 19; İbn Mâce,
Mukaddime 17
…………………………………………………………………………
20-)
SULH ‘A ARACI OLAMAK
َّ‫اسَّ َو َمن‬
َِّ ‫ْنَّالن‬
ََّ ‫ص َد َقةََّّأَ َّْوَّ َمعْ رُوفََّّأَ َّْوَّإِصْ الَحََّّ َبي‬
َّْ ‫ْرَّفِيَّ َكثِيرََّّمنَّنجْ َوا ُه َّْمَّإِلََّّ َم‬
ََّ ‫َََّّّلََّّ َخي‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
َ ‫نَّأَ َم ََّرَّ ِب‬
‫فَّ ُن ْؤتِي َِّهَّأَجْ را اَّعَظِ يماا‬
ََّ ‫للاَّ َف َس ْو‬
َِّّ َّ‫ت‬
َِّ ‫ضا‬
ََّ ‫لَّ َذ ِل‬
َّْ ‫َي ْف َع‬
َ ْ‫كَّا ْب َت َغاءَّ َمر‬
“Onların gizli konuşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanların arasını düzeltmeyi isteyenler böyle değildir.” Nisâ sûresi (4), 114
َّ‫ِن‬
ََّ ‫َّ«َّ ُكلََّّسُالمىَّم‬:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ ََّّ‫َّقالَّرسولَّللا‬:َّ‫عنَّأَبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
ْ َّ‫لَّبيْن‬
َّ‫لَّفِيَّدَاب ِت َِّه‬
ََّ ‫ِينَّالر ُج‬
َُّ ‫َّ َو ُتع‬،َّ‫صد َق ٌَّة‬
َِّ ‫الث َني‬
َُّ ‫َّ َتعْ ِد‬:َّ‫مْس‬
َُّ ‫صدَ َق ٌَّةَّ ُكلََّّ ْيومََّّ َت ْطلُ َُّعَّفِي َِّهَّالش‬
َِّ ‫الن‬
َ َّ‫ْن‬
َ َّ‫اسَّ َعلَ ْي َِّه‬
َّ‫َّوب ُكلََّّ َخ ْط َوةََّّ َت ْمشِ ي َهاَّإِلَى‬،َّ‫َّ َو ْال َكلِ َم َُّةَّالطيب َُّةَّصد َق ٌَّة‬،‫صد َق ٌة‬
َ َّ‫َّأَ َّْوَّ َترْ َف َُّعَّلَ َُّهَّ َعلَ ْي َهاَّ َم َتاع َُّه‬،َّ‫َفتحْ ِملُ َُّهَّ َعلَ ْي َها‬
َّ»َّ‫لَّ َب ْي َن ُه َما‬
َُّ ‫َّ«َّومعنىَّ َتعْ ِد‬.َّ‫صدَ َق ٌَّةَّ»َّمتفقَّعليه‬
َِّ ‫نَّالط ِر‬
َِّ ‫ِيطَّاْلَ َذىَّ َع‬
َُّ ‫َّ َو ُتم‬،َّ‫صد َق ٌَّة‬
َ َّ‫يق‬
َ َّ‫الصالَِّة‬
َِّ ‫حَّ َب ْي َن ُه َماَّ ِب ْال َع ْد‬
‫ل‬
َُّ ‫ ُتصْ ل‬.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İnsanın her bir eklemi için her Allah’ın günü bir sadaka vermek gerekir:
İki kişinin arasını bulman, (haklarında adaletle hükmetmen) bir sadakadır.
Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olman veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmen bir sadakadır.
Güzel bir söz söylemek sadakadır.
Namaza giderken attığın her adıma bir sadaka sevabı vardır.
Gelip geçenleri rahatsız eden bir şeyi yoldan alıp atman bir sadakadır.”
Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56. Ayrıca bk. Müslim, Müsâfirîn 84, Ebû Dâvûd, Tatavvu 12,
Edeb 160
……………………………………………………………………………
21-)
YETİMLERİ KORUMAK
َّ‫الَّ َت ْن َه ْر‬
َّ َ ‫لَّ َف‬
ََّ ِ‫الَّ َت ْق َه َّْرَّ َوأَماَّالسائ‬
َّ َ ‫َََّّّ َفأَماَّ ْال َيتِي ََّمَّ َف‬:‫وقالَّتعالى‬
“Yetimi sakın üzme, senden bir şey isteyeni azarlama!” Duhâ sûresi (93), 9-10
َّ‫ِيمَّفيَّالجن َِّة‬
َِّ ‫لَّ ْاليت‬
َُّ ‫َّ«أَ َناَّوكاف‬:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َِّ َّ‫وعن‬
َ ََّّ‫َّقالَّرسولَّللا‬:َّ‫سهلَّبنَّسعدََّّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
ُ
‫ُورَِّه‬
َُّ ‫ََّّوَّ«َّ َكا ِف‬.‫َّرواهَّالبخاري‬.َّ»َّ‫جَّ َب ْي َن ُه َما‬
ََّ ‫َّو َفر‬،َّ‫ َه َك َذاَّ»َّوأَ َشارَّ ِبالسبا َب َِّةَّ َو ْالوُ سْ َطى‬.
ِ ‫َّ ْال َقا ِئ َُّمَّ ِبأم‬:َّ»َّ‫لَّ ْاليتِيم‬
Sehl İbni Sa`d radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ben ve yetimi himâye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız” buyurdu ve işaret parmağıyla
orta parmağını, aralarını biraz aralayarak, gösterdi.
Buhârî, Talâk 25, Edeb 24. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 123; Tirmizî, Birr 14
……………………………………………………………………………
22-)
KADIN HAKLARI
َّ‫وف‬
ِ ‫ََّّ َو َعاشِ ُروهُنََّّ ِب ْال َمعْ ُر‬:‫قالَّللاََّّتعالى‬
“Kadınlarla iyi geçinin.” Nisâ sûresi (4), 19
َّ‫ِن‬
ٌَّ ‫كَّم ُْؤم‬
َّْ ‫َّ«َّلَّ َي ْف َر‬:َّ‫وسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫َّقالَّرسولَّللا‬:َّ‫وعنَّأبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
َ َّ‫يَّ ِم ْنها‬
‫َّ«َّغي َْرهَُّ»َّرواهَّمسلم‬:َّ‫ل‬
ََّ ‫آخ ََّرَّ»َّأَ َّْوَّ َقا‬
ََّ ِ‫نَّ َك ِرهَّمِنهاَّ ُخلقَّا اَّرض‬
َّْ ِ‫م ُْؤ ِم َن اَّةَّإ‬.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” Müslim,
Radâ` 61
……………………………………………………………………………………...
23-)
AİLE GEÇİMİ
َّ‫َو َماَّأَن َف ْق ُتمَّمنَّ َشيْ ءََّّ َفه ََُّوَّي ُْخلِ ُف ُه‬
“Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine yenisini verir.” Sebe’ sûresi (34), 39
َّ‫َّ«دِي َنا ٌَّرَّأَ ْن َف ْق َت َُّهَّفي‬:َّ‫وسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫َّقالَّرسو ُلََّّللا‬:َّ‫وعنَّأبيَّهريرةَّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
َّ،َّ‫ك‬
ََّ ِ‫ارَّأَ ْنف ْق َت َُّهَّعلَىَّأَهْ ل‬
ٌَّ ‫َّ َودِي َن‬،‫تَّ ِب َِّهَّ َعلَىَّ ِمسْ كِين‬
ََّ ‫ارَّتصد ْق‬
ٌَّ ‫َّودِي َن‬،ََّّ‫ارَّأَ ْن َفق َت َُّهَّفيَّر َق َبة‬
ٌَّ ‫َّ َودِي َن‬،ََّّ‫سبيلَّللا‬
َِّ
‫ِكَّ»َّرواهَّمسلم‬
ََّ ‫ أَعْ ظ ُم َهاَّأَجْ رَّااَّالذيَّأَ ْن َف ْق َت َُّهَّعلَىَّأَهْ ل‬.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah yolunda (cihâd edilmesi için) sarfettiğin para, köle âzâd etmek için harcadığın para, fakire sadaka
verdiğin para ve bir de aile fertlerinin ihtiyaçları için harcadığın para var ya! İşte bunların içinde sana en çok
sevap kazandıracak olanı, ailen için harcadığın paradır.” Müslim, Zekât 39
………………………………………………………………………….
…
24-)
AİLE SURUMLULUĞU
‫كَّ ِبالص َالَِّةَّ َواصْ َط ِب َّْرَّ َعلَ ْي َها‬
ََّ َ‫ُرَّأَهْ ل‬
َّْ ‫َو ْأم‬
1. “Ailene namaz kılmayı emret! Kendin de namaza dört elle sarıl!.” Tâhâ sûresi (20), 132
َّ‫َّ«َّ ُكل ُك َّْم‬:َّ‫وسلمَّيقول‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫للاَُّ َعلَ ْي َِّه‬
َ ََّّ‫َّسمعتَّرسولَّللا‬:َّ‫وعنَّابنَّع َمرَّرضيَّللاََّّعنهماَّقال‬
َّ‫لَّ َراعََّّفيَّأَهْ لِ َِّه‬
َُّ ‫َّوالر ُج‬،َّ‫نَّ َرعِ ي ِت َِّه‬
َّْ ‫لَّ َع‬
ٌَّ ‫َّومسئو‬،ََّّ‫َّواْلِ َما َُّمَّ َراع‬،َّ‫عنَّرعِ ي ِت َِّه‬
َّْ َّ‫ل‬
ٌَّ ‫َّو ُكل ُك َّْمَّمسئو‬،ََّّ‫راع‬
َ َّ،َّ‫عنَّرعِ ي ِت َها‬
َّ‫والخا ِد َُّمَّ َراعََّّفي‬
َّْ َّ‫تَّ َز ْو ِج َهاَّومسئولة‬
َِّ ‫يةَّفيَّب ْي‬
ٌَّ ِ‫َّوالمرْ أََّةَُّراع‬،َّ‫نَّ َرعِ ي ِت َِّه‬
َّْ ‫لَّ َع‬
ٌَّ ‫ومسئو‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»‫عنَّرعِ ي ِت َِّه‬
َّْ َّ‫ل‬
ٌَّ ‫َّف ُكل ُك َّْمَّراعََّّومسئو‬،َّ‫نَّ َرعِ ي ِت َِّه‬
َّْ ‫لَّ َع‬
ٌَّ ‫مالَّسي ِدَِّهَّومسئو‬
َِّ .
İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlemiştir:
“Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın kocasının evinin çobanıdır ve
sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobandır ve güttüğü sürüden sorumludur.”
Buhârî, Cum`a 11, İstikrâz 20, İtk 17, 19, Vesâyâ 9, Nikâh 81, 90, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 20. Ayrıca bk.
Ebû Dâvûd, İmâre 1, 13; Tirmizî, Cihâd 27
…………………………………………………………………………..
…
25-)
KOMŞU HAKKI
َّ‫ار‬
َِّ ‫ِينَّ َو ْال َج‬
َِّ ‫ْنَّإِحْ َسا اناَّ َو ِبذِيَّ ْالقُرْ َبىَّ َو ْال َي َتا َمىَّ َو ْال َم َساك‬
َِّ ‫لََّ ُت ْش ِر ُكوَّْاَّ ِب َِّهَّ َش ْي ائاَّ َو ِب ْال َوالِ َدي‬
َّ ‫للاََّ َو‬
َّّ َّ‫َواعْ ُب ُدوَّْا‬
َّ‫لََّ ُيحِبََّّ َمن‬
َّ ََّ‫للا‬
َّّ ََّّ‫تَّأَ ْي َما ُن ُك َّْمَّإِن‬
َّْ ‫يلَّ َو َماَّ َملَ َك‬
َِّ ‫ْنَّالس ِب‬
َِّ ‫بَّ َواب‬
َِّ ‫الجن‬
َِّ ‫بَّ َوالصا ِح‬
َِّ ‫ارَّ ْالجُ ُن‬
َِّ ‫ذِيَّ ْالقُرْ َبىَّ َو ْال َج‬
َ ‫بَّ ِب‬
‫لاَّ َف ُخورا ا‬
َّ ‫انَّم ُْخ َتا‬
ََّ ‫َك‬
“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara,
yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyi davranın.” Nisâ sûresi (4), 36
َّ‫ل‬
ََّ ‫َّ«َّ َماَّ َزا‬:‫للاَُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫َّقالَّرسو‬:َّ‫عمرَّوعائش ََّةَّرضيَّللاََّّعنهماَّ َقال‬
ََّ َّ‫ابن‬
َِّ َّ‫وعن‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫نتَّأَن َُّهَّسي َُور ُث َُّه‬
َُّ ‫الجارَّحتىَّ َظ َن‬
َِّ
‫لَّيُوصِ ينِيَّ ِب‬
َُّ ‫ ِجب ِْري‬.
İbni Ömer ve Âişe radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
şöyle buyurdu:
“Cebrâil bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye edip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak
sandım.” Buhârî, Edeb 28; Müslim, Birr 140-141. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 28; İbni Mâce, Edeb 4
……………………………………………………………………………
26-)
ALLAH İÇİN SEVMEK
َّ‫للا‬
َِّ َّ‫ن‬
ََّ ‫الَّم‬
َّ ‫ونَّ َفضْ ا‬
ََّ ‫ارَّر َُح َماءَّ َب ْي َن ُه َّْمَّ َت َرا ُه َّْمَّرُك اعاَّسُج اداَّ َي ْب َت ُغ‬
َِّ ‫ِينَّ َم َع َُّهَّأَشِ داءَّ َعلَىَّ ْال ُكف‬
ََّ ‫للاَّ َوالذ‬
َِّ َّ‫ل‬
َُّ ‫م َحم ٌَّدَّرسُو‬
َّ‫ج‬
ََّ ‫خ َر‬
َّْ َ‫يلَّ َك َزرْ عََّّأ‬
َِّ ‫اإلن ِج‬
ََّ ِ‫نَّأَ َث َِّرَّالسجُو َِّدَّ َذل‬
َّْ ‫َو ِرضْ َوا اناَّسِ ي َما ُه َّْمَّفِيَّوُ جُوه ِِهمَّم‬
ِ ْ َّ‫كَّ َم َثل ُ ُه َّْمَّفِيَّالت ْو َراَِّةَّ َو َم َثل ُ ُه َّْمَّفِي‬
َ ‫َش ْطأ ََّهَُّ َف‬
َّ‫ِينَّآ َم ُنواَّ َو َع ِملُوا‬
ََّ ‫للا َُّالذ‬
َّ َّ‫ارَّ َو َع ََّد‬
ََّ ‫ظَّ ِب ِه َُّمَّ ْال ُكف‬
ََّ ‫اعَّ ِل َيغِي‬
ََّ ‫بَّالزر‬
َُّ ‫ظَّ َفاسْ َت َوىَّ َعلَىَّسُو ِق َِّهَّيُعْ ِج‬
ََّ َ‫آز َرَّهَُّ َفاسْ َت ْغل‬
‫تَّ ِم ْنهُمَّم ْغف َِراَّةَّ َوأَجْ را اَّعَظِ يماا‬
َِّ ‫الصال َِحا‬
“Muhammed, Allah’ın elçisidir. Onunla beraber bulunanlar kâfirlere karşı çok şiddetli ve metin, kendi aralarında pek yumuşak ve gayet merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken, Allah’tan lûtfunu ve
hoşnudluğunu dilerken görürsün. Sîmâları yüzlerindeki secde izinden bellidir. İşte bu, onların Tevrat’ta
anlatılan vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Bir ekin tohumu gibidirler ki, o tohum filiz çıkarır, filizleri kuvvetlenir, kalınlaşır, sapı üzerinde dimdik durur. Bu çiftçilerin hoşuna gider. Allah bunları böylece
çoğaltıp kuvvetlendirmekle kafirleri öfkelendirir. Onlardan iman edip yararlı işler işleyenlere Allah bağışlanma ve büyük bir ecir va’detmiştir.” Fetih sûresi (48), 29
َّ‫ان‬
َِّ ‫اإل َي َم‬
َّْ ‫الثَّ َم‬
ٌَّ ‫َّ«َّ َث‬:َّ‫للا َُّ َع َل ْي َِّهَّو َسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
َ َّ‫وعنَّأَنسََّّرضيَّللاََّّعنهَّعنَّالنبي‬
ِ َّ‫نَّ ُكنََّّفِي َِّهَّ َو َج ََّدَّ ِب ِهنََّّ َحالَ َوََّة‬
َّ‫نَّ َيعُو ََّدَّفي‬
َّْ َ‫نَّ َي ْك َرهَّأ‬
َّْ َ‫َّ َوأ‬،َّ‫ّلل‬
َِّ ََّّ‫نَّ ُيحِبََّّال َمرْ ََّءَّلَّ ُيحِب َُّهَّإِل‬
َّْ َ‫َّوأ‬،َّ‫َّسِ واهُما‬،َّ‫للاَُّ َو َرسُول ُ َُّهَّأَ َحبََّّإِلَ ْي َِّهَّمِما‬
َّ َّ‫ون‬
ََّ ‫نَّ َي ُك‬
َّْ َ‫َّأ‬:
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫ار‬
َِّ ‫فَّفيَّالن‬
ََّ ‫نَّ ُي ْق َذ‬
َّْ َ‫َّ َك َماَّ َي ْك َرَّهَُّأ‬،ُ‫للا َُّ ِم ْنه‬
َّ َُّ‫نَّأَ ْن َق َذَّه‬
َّْ َ‫ ال ُك ْف َِّرَّ َبعْ ََّدَّأ‬.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle
buyurdu:
“Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar:
Allah ve Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek.
Sevdiğini Allah için sevmek.
Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.” Buhârî, Îmân 9, 14, İkrah 1, Edeb 42; Müslim, Îmân 67.Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 10
……………………………………………………………………………
27-) ALLAHTAN KORKMAK
.” َّ‫كَّلَ َشدِي ٌد‬
ََّ ‫شَّ َرب‬
ََّ ‫إِنََّّ َب ْط‬
“Şüphesiz Rabb’inin yakalayıp tutuşu pek şiddetlidir. Bürûc sûresi (85), 12
ََّّ‫َّ«َّإِن‬:‫َّيقول‬،َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫َّسم‬:َّ‫َّقال‬،َّ‫َّرضيَّللاََّّعنهما‬،ََّّ‫بنَّبَشِ ير‬
َِّ َّ‫ان‬
َِّ ‫وعنَّالنعْ َم‬
َ ََّّ‫ِعتَّرسولَّللا‬
ْ َّ‫ان‬
ََّّ‫يغليَّ ِم ْن ُه َماَّ ِد َما ُغ َُّهَّ َماَّ َيرىَّأَن‬
َِّ ‫صَّ َقدم ْي َِّهَّج ْم َر َت‬
َّ ِ ‫ض َُّعَّفيَّأَ ْخ َم‬
ٌَّ ‫ارَّ َع َذابَّا اَّ َي ْو ََّمَّ ْالقِيا َمةَّلَ َر ُج‬
َِّ ‫لَّالن‬
َِّ ْ‫نَّأَه‬
ََّ ‫أَهْ َو‬
َ ‫لَّيُو‬
‫َّ َوإِنهَّْلَهْ و ُن ُه َّْمَّع َذابَّا اَّ»َّمتفقَّعليه‬،َّ‫ أَحدَّااَّأَ َشدََّّ ِم ْنهَّ َع َذابَّا ا‬.
Nu’mân İbni Beşîr radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i
şöyle buyururken işittim demiştir:
“Şüphesiz kıyamet gününde cehennemliklerin azâbı en hafif olanı, ayaklarının altına iki kor konulup da bu
sebeple beyni kaynayan kişidir. Oysa o, hiç kimsenin kendisinden daha şiddetli azâb gördüğünü zannetmez.
Halbuki kendisi, cehennemliklerin azâbı en hafif olanıdır.”
Buhârî, Enbiyâ 1, Rikak 51; Müslim, Îmân 362-364. Ayrıca bk. Tirmizî, Cehennem 12
……………………………………………………………………………
28-) ALLAHTAN ÜMİDİ KESMEMEK
ُ ‫لَّ َت ْق َن‬
َّ‫وبَّ َجمِيعااَّإِن َُّه‬
ََّ ‫للاَّ َي ْغف َُِّرَّالذ ُن‬
ََّ ََّّ‫للاَّإِن‬
َِّ َّ‫طواَّمِنَّرحْ َم َِّة‬
َّ َ َّ‫ِينَّأَسْ َرفُواَّ َعلَىَّأَنفُسِ ِه َّْم‬
ََّ ‫ِيَّالذ‬
ََّ ‫لَّ َياَّعِ َباد‬
َّْ ُ‫ق‬
َّ‫ورَّالرحِي َُّم‬
َُّ ُ‫ه ََُّوَّ ْال َغف‬
“De ki: Ey nefislerine karşı haksızlık yapmakta aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.
Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, yarlığayıcı ve bağışlayıcıdır.” Zümer sûresi (39), 53
َّ‫ِن‬
ََّ ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّ ِب َسبْيَّ َفإِ َذاَّام َْرأََّةٌَّم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َِّ َّ‫ل‬
َُّ ‫َّ َق ِد ََّمَّرسُو‬:َّ‫َّقال‬،َّ‫للا َُّعنه‬
َّ َّ‫َّرضي‬،َّ‫بنَّالخطاب‬
َِّ َّ‫عمر‬
ََّ َّ‫وعن‬
َ َّ‫للا‬
َّ‫للا َُّ َع َل ْي َِّه‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫َّفقالَّرسُو‬،َّ‫ض َع ْت َُّه‬
َّْ ‫َّإِ َّْذَّ َو َج‬،َّ‫السبْيَّ َتسْ َعى‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
َ ْ‫َّ َفأَر‬،َّ‫دتَّصب اّياَّفيَّالسبْيَّأَ َخ َذ ْت َُّهَّ َفأ َ ْل َز َق ْت َُّهَّ ِب َب ْطنِها‬
َ
َّ‫ِنَّ َه ِذَِّه‬
َّْ ‫ّلل َُّأَرْ ح َُّمَّ ِبعِبا ِدَِّهَّم‬
َّ «َّ:َّ‫ل‬
ََّ ‫َّ َف َقا‬.َّ‫للا‬
َِّ ‫لََّ َو‬
َّ َّ:َّ‫ارَّ؟َّقُ ْل َنا‬
َِّ ‫طار َح اَّةَّ َولَ َد َهاَّفيَّالن‬
ََّ ‫َّ«َّأَ ُت َر ْو‬:َّ‫و َسلم‬
ِ َّ‫نَّ َه ِذَِّهَّال َمرْ أََّة‬
‫متفقَّعليه‬
ٌَّ َّ»َّ‫ ِبولَ ِد َها‬.
Ömer İbnü’l-Hattâb radıyallahu anh şöyle dedi:
“(Bir keresinde) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e (ayrı düştüğü) çocuğuna duyduğu özlemden dolayı
rastladığı her çocuğu kucaklayan, göğsüne bastırıp emziren bir kadının da aralarında bulunduğu bir esir
grubunu getirdiler. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem çevresindekilere (o kadını işaretle):
- “Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına ihtimal verir misiniz?”diye sordu.
- Aslâ, atmaz! dedik. Bunun üzerine Hz. Peygamber:
- “İşte Allah Teâlâ kullarına, bu kadının yavrusuna olan şefkatinden daha merhametlidir” buyurdu.
Buhârî, Edeb 18; Müslim,Tevbe 22. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cenâiz 1; İbni Mâce, Zühd 35
……………………………………………………………………………
29-) ALLAH’A DUYULAN SAYGIDAN DOLAYI AĞLAMANIN DEĞERİ
ُ ‫ونَّ َو َي ِزي ُد ُه َّْمَّ ُخ‬
َّ‫شو اعا‬
ََّ ‫انَّ َي ْب ُك‬
َِّ ‫ونَّلِألَ ْذ َق‬
ََّ ‫َو َيخِر‬
“(Kur’an okunduğu zaman) ağlayarak yüzüstü secdeye kapanırlar. Kur’an onların saygısını artırır.”
İsrâ sûresi (17), 109
َّ‫ْس‬
ََّ ‫َّ«َّلَي‬:‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلمَّقال‬
َّ َّ‫صلّى‬
ََّ
َّ،ََّّ‫جالنَّالباهِلي‬
ََّ ‫ْنَّ َع‬
َِّ ‫صدَيََّّب‬
ُ َّ‫وعنَّأبيَّأُمامة‬
َ ََّّ‫َّعنَّالنبي‬،َّ‫رضيَّللاََّّعنه‬
ََّّ‫يلَّللا‬
َِّ ‫اقَّفيَّ َس ِب‬
َُّ ‫هر‬
َِّ ‫َّوأَ َث َري‬.َّ‫َشي ٌَّءَّأَ َحبََّّإِلىَّللاََّّتعالىَّمنَّ َق ْط َر َتين‬
َ ‫طرَّةَُّدَمََّّ ُت‬
َ ‫َّ َق ْط َرَّةَُّ ُدمُوعََّّمنَّ َخش َي َِّةَّللاََّّ َو َق‬:َّ‫ْن‬
َّ‫ِضَّللاََّّتعالىَّ»َّرواهَّالترمذي‬
َّ ِ ‫منَّ َف َرائ‬
َّْ ََّّ‫ضة‬
َ ‫َّوأماَّاْلثرانَّفأثرَّفيَّسبيلَّللاَّتعـالىَّ َوأَ َث ٌَّرَّفيَّ َف ِري‬،َّ‫تعالى‬
ٌَّ َّ‫حديث‬
‫حسن‬
ٌَّ
َّ:َّ‫ وقال‬.
‫َّمنها‬،ٌَّ‫أحاديثَّكثيرَّة‬
َُّ
َّ‫ب‬
َِّ ‫ وفيَّالبا‬:
Ebû Ümâme Suday İbni Aclân el-Bâhilî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah katında hiçbir şey, iki damla ve iki izden daha sevimli değildir: Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı
damlası ve Allah yolunda dökülen kan damlası. İki iz ise, Allah yolunda çarpışırken alınan yara izi ve Allah’ın emrettiği farzlardan birini yerine getirmekten kalan kulluk izidir.”
Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 26
……………………………………………………………………………
30-)
NİMETLERİN HESABI
َّ‫ِيم‬
َِّ ‫ُثمََّّلَ ُتسْ أَلُنََّّ َي ْو َمئِذََّّ َع‬
ِ ‫نَّالنع‬
“Sonra, o gün, size verilen nimetten elbette hesaba çekileceksiniz.”
Tekâsür sûresi (102), 8
َّ‫نَّ َتب ُْذل‬
َّْ ِ‫كَّإ‬
ََّ ‫َّإِن‬:َّ‫ْنَّآد ََّم‬
ََّ ‫َّ«َّياَّاب‬:َّ‫للا َُّ َعلَ ْي َِّهَّو َسلم‬
َّ َّ‫صلّى‬
َُّ ‫َّقالَّرسو‬:َّ‫وعنَّأبيَّأُمامةَّرضيَّللاََّّعنهَّقال‬
َ ََّّ‫لَّللا‬
َّ:َّ‫لَّ»َّرواهَّالترمذيَّوقال‬
َُّ ‫منَّ َتعُو‬
َّْ ‫َّ َوابدأَّ ِب‬،‫َّولَّ ُتال َُّمَّ َعلىَّ َك َفاف‬،َّ‫ك‬
ََّ َ‫َّ َوأَنَّ ُتمْ سِ ك َُّهَّشرََّّل‬،َّ‫ك‬
ََّ َ‫لَّ َخ ْي ٌَّرَّل‬
ََّ ‫ال َفض‬
‫ حديثَّحسنَّصحيح‬.
Ebû Ümâme radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Ey âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka vermen senin için hayırlıdır. Eğer vermeyip elinde
tutarsan, senin için kötüdür. Yeterli miktarda mala sahip olmaktan dolayı Allah katında sorumlu tutulmazsın.
Harcamaya, bakmakla yükümlü olduklarından başla.”
Tirmizî, Zekât 32. Ayrıca bk. Müslim, Zekât 97
……………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………
Download

للاّ ﻗَﺎﻣُواْ ﻗَﺎﻣُواْ َﻻ َو ﮐُﺳَﺎﻟَﯽ إِﻟَﯽ وَ إِذَا إِنﱠ اﻟ