Çocuğun anne-babadan aldığı iki şey vardır:
Sevgi ve Eğitim
 Çocuk için çok fazla kural vardır ve uymak
zorundadır.
 Evde katı ve sert bir disiplin uygulanır.
 Ana baba çocuğun her işine karışan bir
tavır sergiler.
 Aile çocuğun her hareketini izler mutlaka onun
hareketlerinde kusur bulur, olaya müdahale eder
doğrusunu !! çocuğa öğretir.
 Çocuğun hata yapmasına fırsat verilmez.
 Kısa vadede bu yöntemle çocuğun bir disiplin
altına alındığı görülse de uzun vadede bu yöntem
sağlıksız ve zararlıdır.
 Çocuğun kendine olan güveni ortadan kalkar
 Sessiz, uslu, nazik ve dürüst olabilir
ama küskün, silik, çekingen ve kolay
etki altında kalan bir yapıya bürünür.
 Çocuk kolayca ağlar.
 İsyankar, inatçı, huysuz bir yapıya da
bürünebilir ki bu durumda bu tip aileler
genelde sorunu çözmek için baskı artırma
yoluna giderler. Bu asiliği daha da artırır.
 Çocuk hırçın ve kindar, arkadaşları ile
uyumsuz ve kavgacı olabilir.
 Hata yapmasına müsaade edilmediği için
ileri yaşlarda hayatın sıkıntıları karşısında
dayanıksız olabilir.
Bu aile tipi baskıcı otoriter aile
ile karıştırılabilecek kadar benzer.
Aralarındaki temel fark; bu aile tipinde
şefkat, koruma güdüsü, disiplinin önünde
gelir.
 Çocuğa gerektiğinden fazla özen ve kontrol
gösterilir.
 Özellikle anneler bu tip bir tavır sergiler.
 Çocuğun kendi yapacağı ve yapması gereken
işler bile koruyucu ebeveyn tarafından
yapılır.
 Çocuk aşırı duygusaldır.
 İleri yaşlarda bile etrafına bağımlı olarak yaşar.
 Kendi ayakları üzerinde doğrulması uzun yıllar
alır.
 Çocuk toplum içinde kendi başına iş yapma
cesaretini gösteremez.
 Çocuk anne babasından ayrı kalamaz ileri
yaşlarda bile sürekli anne babasını yanında
olmak ister.
 Genellikle genç ebeveynlerde ve ilk çocuğun
yetiştirilmesinde görülür.
 Eski- yeni çatışması olur ve ailenin çocuğa
karşı tavırlarında tutarsızlıklar olur.
 Tutarsız davranmanın nedeni genellikle
eşlerin çocuk yetiştirmeye farklı bakmaları ve
bunu çocuğa yansıtmalarıdır.
 Bazen de eşler çocuk yetiştirme
metotlarında değişiklik yapma hususunda
farklı düşünürler bu da tutarsızlığa neden
olur.
 Buna bağlı olarak çocuk asi, hırçın inatçı
olabileceği gibi içine kapalı ve pısırık da
olabilir.
 Çocukta ana baba sevgisi azalır.
 Çocukta dikkat toplayamama ve uzun süre
bir işe odaklanamama problemleri ortaya
çıkar.
 Çocuk anne veya babadan birisine çok
yaklaşırken diğerinden uzaklaşabilir.
 Çocukta yalan söyleme, kaypaklık gibi
hastalıklar başlayabilir.
 Aile aşırı rahattır, çocuğun dünyasına girmek
gibi bir kaygıları yoktur.
 Çocuğun sorumluklarından kaçma vardır.
Ana baba çocuğa örnek bir model olamaz.
 Genellikle bu aile tipi davranış anne ve
babada aynı anda görülmez. Çoğunlukla aile
de çalışan fert hangisi ise ilgisiz aile
davranışı onda görülür.
 Çok çocuklu ailelerde rastlanma ihtimali
daha fazladır.
Çocuk bencil ve şımarık olur. Bu yüzden
arkadaş çevresinde sevilmez.
 Çocuk evde veya okulda anne babasının
dikkatini çekmek için alışılmadık davranışlar
sergiler.
 Ailesi çocuğa model olamadığı için çocuk
kendine başka modeller seçer. Gençlik
dönemlerinde çocuk vaktinin tümünü
arkadaşları ile geçirir.
 Genç yaşta çocuk zararlı alışkanlıklar
edinmeye eğilimi olur.

 Mükemmele en yakın aile tipidir.
 İlgisiz aile tipine bazı yönleri ile
benzese de çocuk burada başıboş bırakılmaz.
 Hoşgörü yapılan her şeyi hoş görmek değildir. Belirli
kurallar ve kısıtlamalar mutlaka vardır.
 Evde herkesin söz hakkı vardır. Çocukta kendini
ifade edebilir.
 Duygu ve görüşlere saygı vardır.
 Yanlışları sebebi ile çocuklara yaptırım uygulanır
ama evvelinde koyulan kurallar çocuğun anlama
seviyesine inilerek mantıklıca izah edilir.
 En zor ve sabır isteyen yöntemdir.
 Hoşgörülü ailenin düşebileceği en yaygın hata
çocuğa aşırı serbestlik verilmesidir.
 Özgüven sahibi bireyler
yetişir.
 Kendini rahat ve kolayca
ifade edebilen bireyler yetişir.
 Çocuğun farklı hobilere
yönelmesi daha sık görülür.
 Çocukta asilik ve kavgacılık görülmez.
 Anne babaya saygı noktasında çocukta
gevşeklik görülebilir.
 Anne ve babanın tutumları arasında tutarsızlık
 Aile içindeki kardeşlere farklı tutumlar
 Aile içi kutuplaşmalar

Olumsuz yönlerine odaklaşma

Çocuğa küsme

Korkutma, utandırma, gururunu kırma

Dayak
Bazı anababalar, disiplini, sorun
olduğu zamanlarda başvurulacak
uygulamalar olarak görürler.
Tutarlılık ve esneklik
gibi temel ilkeleri içermelidir.
Araştırmalarda disiplin yöntemi
olarak ödüllendirmenin ceza
vermekten daha etkili olduğu
saptanmıştır.
Ana-babaların etkili ve kesin sınırlar
koyamamasının bir nedeni de çocuklarının
sevgisini kaybetme korkularıdır.
Çocuğu olduğu gibi, bir birey olarak kabul
etmeme anlamına gelir ve çocuğun kişilik
gelişimini zedeler.
Çocuklarınızın olumsuzluklarını ortaya koymak
yerine
OLUMLU DAVRANIŞLARINI, iyi yönlerini sürekli
dile getirip ödüllendirerek pekiştirin.
Olumsuz davranışlarını, hatalarını bazen
görmezden gelerek söndürmeye çalışın.
Bazı alanlardaki başarısızlıklarını başarılı olduğu
alanları keşfederek gidermeye, yenmeye çalışın.
Çocuklara bunu yapma şunu yapma dediğimiz
halde yinede yapılmamasını istediğimiz
şeyleri yapmaları bir itaatsizlik değildir. Onları
yapma dediğimiz şeylere biz programlıyoruz.
“çocuğum sözümü dinlemiyor” diye şikayet
etmeden önce ona neler söylediğinizi
düşünün.Kendinize olduğu gibi çocuğunuza
da yapılmaması gereken şeyleri değil,
yapılmasını istediğiniz şeyleri söyleyin.





Çocuklarımızın sorumsuz olduklarından mı şikayetçiyiz?...
Çok mu dağınıklar?...
Ödevlerini yapmıyorlar mı, tembeller mi?...
Çocuklarınızın yalan söylemesinden mi şikayetçisiniz?...
Hiç söz dinlemiyorlar mı?...
O zaman her şeyden önce onların bu davranışlarının düzelmesini için
sizler iyi birer örnek olmaya çalışın.
Onlar için ne kadar uygun modeliz!...
Onlar için uygun ortamlar hazırlayıp, fırsatlar verebildik mi? Bunları
gözden geçirelim.
Dünyadaki en mükemmel aynalar çocuklardır. Onlara baktığınızda
kendinizi görürsünüz.
Çocuklarımızın hatalar yapabileceklerini bilelim ve
hatalarına karşı esnek olalım.
Hata yapmanın normal olduğunu, sizin bile kimi zaman
hata yaptığınızı göz önünde bulundurarak yaptıkları
hatalarda çocuklarımıza anlayış gösterelim.
Mükemmelik bekleyen ailelerde çocuk çırpınıp
çabaladıkça anne – baba daha fazlasını,en
mükemmelini ister.
Zamanla çocuk aşırı kaygı, stres, tedirginlik, hayal
kırıklığı gibi duyguları yaşamaya başlar. “Tırnak yeme,
kekemelik, alt ıslatma, yalan, çalma, ...gibi” davranış
sorunlarıyla kendini ifade eder.
 O çocukla oynadığını bir daha görmeyeyim!...
 Odanı dağıtırsan gebertirim!...
 Bu şekilde giyinemezsin!...
 Saçını böyle kestiremezsin, bu müziği
dinleyemezsin!...
Onlara dair korkularınızı, üzüntülerimizi,
endişelerimizi olduğu gibi yansıtmak mı daha etkili
olur, baskı ve korku içeren ifadelerle onları
engellemeye çalışmak mı daha etkili olur?...
Çocuğunuza ayırdığınız zamanlarda sadece
ona ait olun.
Oynayın, sohbet edin.
Sorumluluk ile kendine güven birbirini
tamamlayan 2 durumdur.
Sorumluluk duygusu gelişmiş olan çocukların
kendilerine güvenleri de yüksektir.
Çocuğun yaptığı hiçbir iş beğenilmez, taktir
edilmez ve her zaman daha mükemmeli
beklenirse çaba harcama, mücadele etme gücü
kırılır. “Ne yaparsam yapayım ....memnun
edemiyorum” şeklinde düşünmeye başlar. Bu
düşünce daha sonra “ben yapamam” inancını
doğurur ve çocuk sık sık bu cümleyi
kullanmaya başlar.
Çocuklarınızın yerine her şeyi siz yapmayın.
“Sende bu ailenin önemli bir üyesisin, artık
bazı işleri yapabilecek hale geldin, senin
yardımına ihtiyacımız var” şeklinde
mesajlar verin.
Alınan sorumlulukları yerine getirebilmesi
için önce öğretin.
Başardıkça mutluluğunuzu paylaşın,
başarılarını ödüllendirin.
Sorumluluklarını açık ve net bir şekilde ifade
edin.
Gösterdiği çabayı taktir edin, övün.
Zorlayıcı olmayın, baskı uygulamayın.
İstediğini giyinebilen, yemeğini baskısız giyen,
istediği etkinliği (resim, müzik, spor, ...vb.)
yapabilen, hareketlerine katı sınırlamalar
getirilmeyen çocuk kişiliğine saygı
gösterildiğini düşünecek bu da çocuğun
sorumluluk almasını kolaylaştıracak ve
başarıyla sonuçlandıracaktır.
Sorumluluklarını yerine
getirmediğinde yaptırımınızı
uygulayın. Yaptırımlarınızı
sorumlulukları kararlaştırırken
belirleyin (sevdiği şeylerden
uzaklaştırma, daha fazla
sorumluluk yükleme, ...vb.)
Yanlış davranışın sonucunda olmalıdır.
Hataya uygun ve adil olmalıdır.
Çocuk dinlenilmeden uygulanmamalıdır.
Yanlış davranış net olarak ortaya konduktan
sonra uygulanmalıdır.
 Sorumluluk almanın avantaj sağladığını,
sorumsuz davranmanın avantajlarını
kaybettirdiğini bilmelidir.
 Yaptırım uygulama hiçbir zaman sevgi ve saygı
geri çekme şeklinde olmamalıdır.




Download

ANA-BABA TUTUMLARININ BİREYLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ