Turkcast
Türkdöküm
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Yayın Organıdır.
SAYI: 31 / NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2014
FORD OTOSAN YENİKÖY FABRİKASINDA
YILDA 110 BİN ARAÇ ÜRETİLECEK
YILLIK DEMİR DÖKÜM
İHTİYACI 12 BİN TON
başkandan...
Değerli Türkdöküm okurları,
Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 günü yaşanan maden faciası, tüm Türkiye’yi
derin bir üzüntüye ve yasa boğdu. Öncelikle faciada hayatını kaybeden madencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, tüm Soma halkına sabır ve başsağlığı
diliyorum.
Hepimiz için yoğun iş süreçleri ve tempolu gelecek planları ile geçtiğini düşündüğüm
2014 yılının ilk altı ayını da geride bıraktık. Umarım geçen her gün hem sektörümüz
hem de hepimiz için başarılı anları doğurmuş ve yüksek değer yaratan çalışmaları
ortaya koymamıza vesile olmuştur.
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu olarak göreve geldiğimiz Şubat
ayından itibaren her ayın ikinci Salı günü dernek merkezimizde toplanmaktayız. Bu
toplantıların düzenli gerçekleşebiliyor olması sektörel hedeflere ulaşabilmemiz için
çok önemli. Bununla birlikte mutlulukla gözlemlemekteyim ki düzenli gerçekleştirdiğimiz toplantılarımızda sektörümüz ve derneğimiz için yaratıcı ve üretken çok sayıda
aksiyon alabilmeyi başarabiliyoruz.
Şu an okumakta olduğunuz Türkdöküm önümüzdeki sayılarda, bugün kendisini lider
yapan temel özelliklerini muhafaza ederek; modern yayıncılık kurallarını baz
alacak, çok daha zengin bir içeriğe ve etkili bir görsel anlatıma doğru yolculuk yapacak. Bu çalışmalarda görev alan ve bizler için ufuk açıcı bir misyon
üstlenen başta Sn. Mehmet Atik olmak üzere bütün Yayın Komitemize teşekkür ederim.
TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu olarak çalışmalarımızı büyük bir heyecanla aralıksız sürdürmekteyiz. Bu dönem oluşturduğumuz sektör döküm komitelerimizden Alüminyum Döküm Komitesi Başkanlığını Sn. Okan Deniz Bey, Çelik
Komite Başkanlığını Sn. Mehmet Özalp Bey ve Taşıt Döküm Komite Başkanlığını Sn. Hakan Yaşar Bey yapmakta. Bu komitelerimizin her birinin yaptığı çalışmalar, önüne koyduğu hedefler, işletmelerdeki sorunların
çözümü merkezli yardımlaşma çabaları ve yaratılan sinerji Türk Döküm sektörünün çok daha büyüyeceğini ve gelişeceğini bugünden bizlere müjdelemekte. Umarız bu fark yaratan çalışmalar kısa
sürede meyvelerini verecektir.
Derneğimizin çalışmaları sadece bunlarla sınırlı
değil. Derneğimizin Katılımcı Üyelerinin oluşturduğu Tedarikçi Komitesi, Sn. Adnan Aytekin Başkanlığında sektörel katkılar için çalışmakta. Bizler
için önemli bir konuda çalışmaları sürdüren Çevre
Komitesi’nin Başkanlığı’nı ise Sn. Erdoğan Nas yürütmekte. Çevre Komitemizin çevre bilinci ve sorumluluğu ana temalı ”Çevre Ödülleri Yarışması”
düzenlediğini büyük bir memnuniyetle belirtmek
isterim. Yine sektörümüzün gelişiminde temel unsur olan eğitim konusunda Sn. Umur Denizci Beyin
Başkanlığında kurulan Eğitim Komitesi çalışmalarını
sürdürmekte. Komite eğitim faaliyetlerine planlandığı şekilde dernek merkezimizde devam etmekte.
Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu dönemde üyelerimizi bir araya getirmek için organize ettiğimiz
yemekli toplantılarımız, üyelerimizin yüksek katılımları ile devam ediyor. Üyelerimizin bu toplantılarla bir araya gelmekten memnun olmaları, bu tür
faaliyetlerin önemini ve aksatılmadan devam etmesi gerektiğini bizlere devamlı hatırlatmakta. Nisan
ayında Pendik Divan Otel’de organize ettiğimiz Bahar Yemeği toplantısı ve Haziran ayında ilk defa eşli
olarak yaptığımız Boğaz Turu’na üyelerimizin ilgisi
memnuniyet vericiydi.
Önümüzdeki Eylül ayında önemli bir buluşmada
hep birlikte olacağız. Hannover Messe Ankiros Fuarcılığın düzenlediği, 11-13 Eylül 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek olan Turkcast 2014 ile üyelerimiz ve döküm
alıcıları buluşacak. Turkcast 2014 holündeki kongre
sunum alanında, derneğimize ulaşan 70 tebliğin
arasından seçilen 40 tebliğin sunumu yapılacak.
Ayrıca derneğimize ayrılan sergi alanında, Döküm
Fotoğrafları Sergisi ve Döküm Sanat Sergisi etkinliği
düzenlenecek. Hem sunumlara hem de Dökümün
Fotoğrafları sergisine geçmiş yıllarda olduğu gibi
yoğun ilgi göstereceğinizden şüphemiz yok.
Üyelerimizle yurt dışı ve yurt içi sektör fuar katılım
çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Euroguss fuarından
sonra Nisan ayında katılım sağladığımız Hannover
Messe 2014 fuarının da başarılı bir şekilde geçtiğini
ifade etmek isterim.
Gelecek sayıda buluşmak üzere, bol kazançlı aylar,
Sevgi ve saygılarımla
Bununla birlikte 16-20 Haziran 2015 tarihleri arasında Duesseldorf’ta yapılacak olan GİFA Fuarı’ndaki
NewCast 2015 fuarına katılım çalışmalarımız devam
etmekte. NewCast 2015’te yer almak isteyen üyelerimizin derneğimize başvurmalarını rica ederiz.
Son olarak 2015 Yılı Avrupa Döküm Dernekleri Birliği Başkanlığına getirilen Sn. Niyazi Akdaş Bey’i yeni
görevinden dolayı kutlar, başarılar dilerim.
Uğur KOCAOĞLU
TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Başkanı
İÇİNDEKİLER
HAZİRAN / 2014
4BAŞKANDAN
12
DERNEKTEN HABERLER
• SOMA’nın Ardından
• TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri Döküm Kongresi’nde
Açıklanıyor
• Ankiros 2014’e Doğru
• Yeni Dünyaya Bakış: Verimlilik Eğitimi
• Ankiros Döküm Kongresi Programı
• TÜDÖKSAD Üyelerinden Boğaz Turu
• Yeni Dünyaya Bakış: Verimlilik Eğitimi
• Alüminyum Dökümün 2014 Perspektifi
• Yeni Dünyaya Bakış: Verimlilik Eğitimi
20
• CAEF Yeni Başkanı Niyazi Akdaş Oldu
7. Uluslararası Ankiros Döküm
Kongresi Programı Belli Oldu
30
KAPAK KONUSU
• Ford Otosan’dan Yarım Milyar Dolarlık Yeni Yatırım: Yeniköy Fabrikası
38
ÜYELERDEN HABERLER
• Samsun Makina’da Yeni Inductotherm Ocakları
• Ferropem Zenmet Güvencesiyle Türkiye’de
• Akmetal’in Yalın Yönetim Sevdası
44ANALİZ
•İSO En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu Açıklandı
48KONGRE
•71. Dünya Döküm Kongresi Yapıldı
50HABER
24
• TürkTraktör 60.Yılını Yeni Fabrikası ile Taçlandırdı
TÜDÖKSAD Üyelerinden Boğaz Turu
KÜNYE
TÜRKDÖKÜM / TURKCAST DERGİSİ İMTİYAZ SAHİBİ: Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği adına Yönetim Kurulu Üyesi MEHMET ATİK
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ: KUBİLAY DAL (Genel Sekreter) YAYIN KURULU: UMUR DENİZCİ - UĞUR DEMİRCİ - PROF. DR. E. SABRİ KAYALI - M. ERHAN İŞKOL
YÖNETİM YERİ: Ortaklar Caddesi Bahçeler Sokak 18 Plaza No:18 Kat:4 Mecidiyeköy - İSTANBUL Tel: 0212 267 13 98 Faks: 0212 213 06 31 www.tudoksad.org.tr
YAYINA HAZIRLAYAN: TEMATİK Medya Yayıncılık ve Ajans Hiz. Ltd. Şti. www.tematik.com.tr
BASKI: Biltur Basım Yayın ve Hizmet A.Ş. / Dudullu Org. San. Bölg. 1. Cad. No.16 Ümraniye / İSTANBUL Tel: 0216 444 44 03
YAYIN TÜRÜ: Yerel - Süreli / TÜRKDÖKÜM - TURKCAST dergisi 3 ayda bir yayınlanır. Dergimizdeki yazılar kaynak gösterilerek kısmen veya tamamen yayınlanabilir.
30
Ford Otosan Yeniköy Fabrikası
54FUAR
•Hannover Messe Geleceğin Fabrikasını Görücüye Çıkardı
58
MEVZUATIN DÖKÜMÜ
•Ar-Ge Faaliyetlerine Yönelik Kurumsal Destekler 62
RÖPORTAJ
•Metalurjinin Kalbi İstanbul’da Atacak
68
Ford Otosan’ın dünya pazarları için yalnızca
Türkiye’de üretilecek olan yeni ticari araçları
Tourneo Courier ve Transit Courier’in üretimini
gerçekleştireceği Yeniköy fabrikasının açılışı
yapıldı. Yıllık döküm ihtiyacı 12 bin ton olan
Yeniköy fabrikasında 5 bin 500 ton döküm
yerli tedarikçilerden alınırken, geri kalanı dış
tedarikçilerden temin ediliyor.
İÇİMİZDEN BİRİ
•Mustafa Duduoğlu
74
MAKALE
•Havalandırmalı Kum Doldurma Yöntemi Kullanan Yeni Kalıplama İşleminin Geliştirilmesi ve
Yaş Kum Kalıplama Makinesinin Pratik Kullanımı
78
HAMMADDE PİYASALARI
80
ÜYE REHBERİ
82
ABONE FORMU
68
İçimizden Biri: Mustafa Duduoğlu
İNDEKS
ARK METALURJİ.......................................67
EVREN.........................................................13
Inductotherm....................................27
TOSÇELİK ................................ön kapak içi
Ankiros....................................................06
FERRO TRADE....................arka kapak içi
Korkmaz Çelik................................11,37
YAMER ..................................................60,61
Aveks..........................................................53
FOSECO.......................................................27
Marmara Metal.................arka kapak
ZENMET .....................................................39
BES MÜH....................................................29
HERAEUS....................................................10
SİLTAŞ............................................................3
Çeliktaş ...................................................07
LMA..............................................................41
S&B ENDÜSTRİYEL ..................................57
HABER
SOMA
Soma’nın Ardından
301 maden emekçisinin yaşamını yitirdiği Soma faciası geride acılı bir toplum bıraktı. Ne
yazık ki kaybedilen canlar geri gelmiyor; ancak başka Somaların yaşanmaması için gerekli
derslerin alınması, Türk sanayisi için yaraların sarılması adına bir zorunluluk.
T
ürkiye Mayıs ayının ortalarında tarihinin
en acı olaylarından birini yaşadı. 13 Mayıs
günü Manisa-Soma’da bulunan kömür madeninde yaşanan patlama sonucu çıkan
yangın 301 maden emekçisinin yaşamına mal oldu.
Tüm çabalara ve iyi dileklere rağmen yaşamını madenden kazanan 301 yurttaşımız hayata gözlerini
yumdu. Geride acılı aileler ve acılı bir toplum bıraktı.
Facianın yaşandığı tarihten bugüne kadar geçen 2
ay içinde çok tartışmalar yaşandı. Ancak ne yazık ki
hiçbir tartışma kaybedilen canları geri getiremiyor.
Öte yandan olayın tam anlamıyla soruşturulması ve
ihmaller söz konusu ise gerekli yaptırımların uygulanması gerekliliği de tartışılmaz.
Soma faciası, Türkiye tarihinde en çok can kaybı ile
sonuçlanan iş kazası olarak kayıtlara geçti. Ne yazık
ki son yıllarda kömür madenciliğinde iş güvenliği
karnesi hiç de iç açıcı değil. Ekonomi Politikalar Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) raporuna göre 1991-2008
yılları arasında kömür sektöründe 2 bin 554 kişi iş
kazalarında yaşamını yitirdi. ABD’de iş kazaları göze
12
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
alındığında 100 milyon ton kömür üretimi için 1-6
kişi hayatından oluyor. Çin’de ise bu rakam son 5
yılda 127’den 37’ye düştü. Türkiye’de ise 2008’de bu
sayı tam 722’ydi.
Soma Türkiye’nin en eski kömür rezervlerin bulunduğu bölgelerden biri. Nüfusunun yüzde 30’u buradaki
madenlerde çalışıyor. Kömür işinde çalışan yerli halkın yanı sıra bölge ilçe ve şehir dışından da yoğun
göç alıyor. Soma’da aynı zamanda Türkiye’nin elektriğinin yüzde 10’unu karşılayan Soma Termik Santrali
de bulunuyor.
Soma faciası ne tek başına bir maden kazası olarak
ülkenin iş güvenliğine dair sorunlarından, ne de Soma’daki sanayileşme sürecinden bağımsız olarak düşünülebilir. Başka Somaların artık yaşanmaması için
bu facianın bir kez daha öğrettiği derslerin alınması
Türk sanayisi için yaraların sarılması adına bir zorunluluktur.
TÜDÖKSAD olarak Soma faciasında yaşamını kaybeden maden emekçilerine Allah’tan rahmet, ailelerine
ve ülkemize bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
ÇEVRE
Çevre Ödülleri Ankiros
Döküm Kongresi’nde
Açıklanıyor
Nisan ayı sonu itibariyle sona eren TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri
başvuru süreci, saha ziyaretleri ile devam ediyor. TÜDÖKSAD
Çevre Komitesi’nden üçer kişilik gruplar başvurusu
kabul edilen tesisleri ziyaret ediyor.
T
ürkiye
Döküm
Sanayicileri
Derneği
(TÜDÖKSAD) tarafında ilk defa bu yıl organize
edilecek olan 1.TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri
başvuruları sona erdi. Başvuru sonrası ön
elemeden geçen tesisler üçer kişilik komite üyeleri
tarafından ziyaret ediliyor. Saha ziyaretleri sonrasında
komite tarafından hazırlanacak olan raporlar aynı
zamanda yarışma sonucunu da belirliyor. Döküm
sektörü içinden seçilecek Değerlendirme Kurulu,
bu raporları değerlendirerek ödüllerin sahiplerini
belirleyecek. Ödül almaya hak kazanan tesisler, tüm
14
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
bu süreçlerin sonunda ilan edilecek ve 11 Eylül 2014
tarihinde açılışı yapılacak olan 7.Uluslararası Ankiros
Döküm Kongresi’nde takdim edilecek.
Çevre koruma bilincini geliştirmek ve çevreyle ilgili
uygulamaların işleyişini ilerletmek amacıyla organize edilen 1.TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri’ne ilgi dikkat
çekici durumda. İlk defa düzenlenmesine rağmen bir
çok kuruluş ödüllere başvuruda bulundu. “Türkiye'de
döküm sektörünün uluslararası standartlar ve mevzuatlara göre sürdürülebilir büyümesini sağlamak,
ÇEVRE
çevre yönetimini desteklemek ve çevre yönetimi uygulamalarında fark yaratan nitelikli tesisleri ödüllendirmek” hedefiyle ortaya konan 1.TÜDÖKSAD Çevre
Ödülleri, TÜDÖKSAD üyesi tüm kuruluşları kapsıyor.
Yarışmaya katılan dökümhanelerin başvuru dosyaları, jüri tarafından incelenerek bir ön eleme ile gerçekleştirilecek. Ödüller, çevrenin korunması, alıcı ortam;
hava, su, toprak, gürültü ve görüntü gibi kirliliğinin
azaltılmasını ve önlenmesini, çevre mevzuatı gereklerini yerine getiren atıkların kaynağında azaltılması-
nı, az atık üretilmesini, enerji ve hammaddenin daha
verimli kullanılmasını, daha çok çevre dostu üretime
ve ürüne yönelmeyi sağlayan sanayi tesislerine veriliyor. Yarışma “Sanayi tesisleri” ve “Kobi” olmak üzere iki
kategoriden oluşuyor.
TÜDÖKSAD’ın ana amaçlarından biri de sektörel
uygulamaların masaya yatırılması ve üyelerin bu
konuda bilinçlendirilmesi. Bu bağlamda çevre
sorunu; TÜDÖKSAD tarafından sektörün bugün ve
gelecekteki en önemli sorunu olarak ele alınıyor.
Türkdöküm
15
KONGRE
TÜDÖKSAD Etkinlikleri
Göz Dolduruyor
Metalurji endüstrisinin iki yılda bir heyecanla beklediği Ankiros/Annofer/Turkcast
fuarları bu yıl 11-13 Eylül 2014 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre
Merkezi’nde gerçekleşiyor. Kongre ve çeşitli etkinliklerle metalurji şölenine dönüşen
fuara tam destek veren Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği yapmış olduğu
etkinliklerle fuarda göz dolduruyor.
T
ürkiye Döküm Sanayicileri Derneği’nin (TÜDÖKSAD) destek verdiği Hannover Messe Ankiros Fuarcılık’ın organize ettiği dünya metalurji endüstrisinin en önemli üç fuarından biri
olarak kabul edilen Ankiros/Annofer/Turkcast fuarları
ile eş zamanlı etkinlikler düzenleniyor. TÜDÖKSAD, fuarla eş zamanlı geleneksel olarak düzenlediği Ankiros
Döküm Kongresi, Dökümün Fotoğrafları Yarışması,
Foundrymen’s Night, Dökümhane Gezisi ile birlikte bu
yıl ilk defa Çevre Ödülleri Yarışması düzenliyor.
Fuara 7. Hol'de oldukça gösterişli bir stantla katılan
TÜDÖKSAD, 7. Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi’ni
ikinci defa aktif sunum alanında gerçekleştirecek.
Bu yılki teması “Türk Döküm Sektöründe Risklerimiz
ve Hedeflerimiz” ana temasıyla gerçekleşecek olan
kongrede 40 tebliğ; Verimlilik, Mühendislik, Dökümhane
Prosesleri, Geliştirilen Yeni Prosesler ve Malzemeler,
Kalite Sistemleri, Yönetim - Pazarlama - Finans, Çevre,
İş Sağlığı ve Güvenliği, İnsan Kaynakları ve Yönetimi,
Döküm Sektörünün Geleceği ve Rekabet Gücü
konuları sözlü oturumların yanı sıra poster sunuşu ile
katılımcıların ilgisine sunulacak.
16
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Foundrymen’s Night (Dökümcüler Akşamları)
Döküm kongrelerinin geleneksel hale gelen
Foundrymen’s Night (Dökümcüler Akşamları) geçen yıl
olduğu gibi Tosçelik Granül San. A.Ş. sponsorluğunda ve
TÜDÖKSAD ev sahipliğinde kongrenin ikinci gününde
gerçekleşecek. Bu etkinliğin amacı teknik anlamda dökümcülerin paylaşımlarını oldukça yüksek tutan kongre
programını aynı zamanda da sosyal anlamda da desteklemek. TÜDÖKSAD, tüm katılımcıları, bu platform aracılığıyla bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya ve sıcak bir sohbete davet ediyor.
“Biz Dökümcülerin Dünyası”
Fuarla eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bir diğer etkinlik de döküm sektöründeki görsel arayışları motive
etmek amacı taşıyan 3. Dökümün Fotoğrafları Yarışması ve Sergisi. Teması “Biz Dökümcülerin Dünyası” olarak
belirlenen yarışma Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu
(TFSF) işbirliğinde gerçekleştiriliyor. Böylece yarışmaya
daha profesyonel yaklaşım sergileniyor. Yarışmayı bundan sonraki yıllarda da aynı bu formatta düzenlenmesi
hedefleniyor.
KONGRE
Fotoğraf yarışmasının bu yılki amacı döküm sektörünün
belkemiği olan döküm işçilerinin verdikleri emeği ve alın
terini vurgulamak. Döküm işi yapılan ortamlarda ve işçilerin emeğini görsel olarak vurgulayan fotoğraflar ile
yarışmaya başvurması gereken yarışmacılar en fazla 10
adet fotoğraf ile katılım sağlayabiliyor. Yarışma için son
başvuru tarihi 1 Ağustos 2014.
Fotoğraf yarışmasında bir diğer önemli yenilik ise fotoğraf sanatçıları ile TÜDÖKSAD eski başkanı Yaylalı
Günay’dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi ile
belirlenecek ilk üç fotoğrafla birlikte bu yıl sergi alanında
ilk defa toplamda 80 adet fotoğraf sergilenecek. Böylece
yarışmaya katılan fotoğraf gönüllülerinin eserlerine daha
fazla yer vererek katılımın artması teşvik edilecek.
Yarışmada birinciye iki bin TL, ikinciye bin TL ve üçüncüye
beş yüz TL, sergileme alan eserlere ise elli TL ödül verilecek. Seçici kurul tarafından değerlendirildikten sonra
ödül alan ve sergilemeye değer bulunan fotoğraflar TÜDÖKSAD tarafından bastırılıp, sergi ve kitap için hazırlanacak.
Katılım ile ilgili daha detaylı bilgi için TUDOKSAD.ORG.TR
3. Ankiros Fotoğraf Yarışması şartnamesini inceleyebilirsiniz.
Döküm ve Sanat Etkinlikleri
Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da TÜDÖKSAD sergi
alanında görsel şova tanıklık edeceksiniz. Dökümün Fotoğraflarıyla birlikte Bihrat Mavitan ve Zeynep Atik Miniscalco sergilerini görebileceksiniz.
Bihrat Mavitan Sergisi
“Herşeyin resmi yapılabilir, resmi yapılabilen her şeyinde heykeli yapılabilir. Resmi yapılmayacak şey yoktur
ve eğer resmini yaptıysanız heykelini de yapabilirsiniz"
diyen Bihrat Mavitan’ın “” sergisi. Ülkemizde heykel denince akla gelen ilk isimlerden olan, sayısız sergi ve ödül
sahibi, yaklaşık 6 bin öğrencisi bulunan Heykeltraş Bihrat
Mavitan'ın bu sergisinde.
Zeynep Atik Miniscalco Sergisi
Ak Döküm kurucusu Nuri Atik’in kızı Zeynep Atik
Miniscalco’nun seramik çalışmaları Kongre sergi alanında
ziyaretçilerini bekliyor. Paris Ecole Nationale Superieur
des Beaux Arts resim bölümü mezunu Miniscalco, Mr.
Cheavenet Albert Zavaro, Tüzüm Kızılcan ve Cahit Koççoban atölyelerinde çalıştı. Halen Nurdan Bozkurt ile seramik çalışmalarını sürdürüyor.
Haluk Perk Müzesi Gümüşhacıköy Koleksiyonu
Merzifon Gümüşhacıköy civarında yaklaşık bir yıl boyunca sürdürülen kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkan ve
metalürjik faaliyetlerin yüksek seviyede olduğu tahmin
edilen İlk Tunç Çağı II - İlk Tunç Çağı III dönemlerine ait
olduğu düşünülen 115 parçalık koleksiyon Anadolu metalürjisine ait önemli bulgular sunuyor.
Döküm ve dövme teknikleri ile oluşturulan; bakır ağırlıklı alaşım, gümüş kaplamalı bakır ve gümüşten yapılmış
oldukları belirlenen eserlerden oluşan koleksiyon dini
inancın simgeleri olan insan biçimli betimlemeler (idoller), süs iğnesi gibi takılar, burgu, delici gibi aletler, çalpara gibi müzik aletleri, kirmen gibi ip eğirme aleti, kanca
biçimli aksesuar ve tas, fincan, vazo, gaga ağızlı testi gibi
kaplar ile kepçelerden oluşuyor.
Bu koleksiyon ilk kez TÜDÖKSAD tarafından İngilizceTürkçe olarak kitap haline getirilerek yayınlanacak ve
kongre katılımcılarına hediye olarak verilecek.
Dökümhane Gezileri
Kongrenin geleneksel etkinliklerinden biri olan ve her yıl
farklı konseptlerdeki dökümhanelere düzenlenen geziler
bu yıl da yapılıyor. Üyeler ile beraber dökümhaneler gezilerek bilgi paylaşımı arttırılması ve keyifli bir gün geçirilecek.
Çevre Ödülleri sahiplerini arıyor
Metalürji şöleninde TÜDÖKSAD etkinlikleri bunlarla sınırlı
değil. Çevre koruma bilincini geliştirmek ve çevreyle ilgili
uygulamaların işleyişini ilerletmek amacıyla bu yıl ilk defa
organize edilecek olan 1.TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri’ne
ilgi dikkat çekici durumda. Ödül almaya hak kazanan tesisler, ödüllerini 11 Eylül 2014 tarihinde açılışı yapılacak
olan 7.Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi’nde alacak.
Türkdöküm
17
EĞİTİM
Yeni Dünyaya Bakış:
Verimlilik
Döküm sektörünün en güncel konularından Verimlilik, TÜDÖKSAD organizasyonuyla
Yaylalı Günay tarafından Döküm Fabrikalarında Verimlilik ve Rekabet Gücü-1 “Enerji
Verimliliği” adıyla mercek altına alındı.
T
ürkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDÖKSAD) eğitimleri hız kesmeden devam
ediyor. Özellikle son iki yıldır bir çok eğitim
çalışmasını yüksek sayıda katılım ile gerçekleştiren TÜDÖKSAD, son olarak döküm sektörünün duayenlerinden Yaylalı Günay eğitmenliğinde,
Döküm Fabrikalarında Verimlilik ve Rekabet Gücü-1
“Enerji Verimliliği” başlığıyla düzenledi.
İstanbul Sürmeli Hotel’de 5 Haziran 2014 tarihinde
gerçekleşen seminere 22 ayrı dökümhaneden toplam 51 kişi katıldı. Yaylalı Günay tarafından verilen
Döküm Fabrikalarında Verimlilik ve Rekabet Gücü1 “Enerji Verimliliği” başlığındaki eğitim, “Demir ve
Çelik Döküm” ve “Demirdışı döküm” olmak üzere iki
ayrı kısımda planlanadı. Seminerde ilk kısmı Demir
ve Çelik Döküm sunumuyla tamamlanırken, Demirdışı Döküm sunumu da yine Yaylalı Günay tarafından TÜDÖKSAD organizasyonuyla başka bir zaman
verilecek.
Dünya üzerinde benzer proseslerde gerçekleştirilen
farklı mühendislik uygulamaları ve teknolojilerin
sağladığı faydalardan yola çıkılarak gerçekleştirilen
sunum Yaylalı Günay’ın renkli anlatımı ve katılımcıların ilgisiyle devam etti.
“Döküm fabrikaları da dahil olmak üzere, her üretim
tesisi bir kar merkezidir” teması taşıyan eğitim temel
18
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
bilgiler başta olmak üzere, ergitmede enerji verimliliği, demir döküm, ergitme / kupol, demir döküm,
ergitme / endüksiyon, döküm ocakları ve potalarda
verimlilik, kalıplama/kum hazırlamada enerji verimliliği, maça yapımında enerji, tamamlama ve ısıl
işlemde enerji, işleme, kompresörler, elektrik motorları, pompalar / su / havalandırma, su yönetimi,
aydınlatma, güç kontrolü, ısıtma ve soğutma, atık
ısının geri kazanımı ve kullanımı, enerji sistem ve
verimliliği denetimi alt başlıklarında detaylandırıldı.
Rekabet edebilmenin, verimliliğin yükseltimesiyle
doğru orantılı olduğu günümüzde, döküm fabrikalarında verimliliğin düşmesine neden olan faktörlerin ortadan kalması ve verimliliğin yükseltilmesi için
nelerin yapılması gerektiği üzerinde detaylarla bilgi
verilen eğitimde, “Verimlilik Nedir” sorusuna Yaylalı
Günay, “Doğru ürün ve hizmetin, doğru zamanda
en az maliyetle müşteri beklentilerine uygun olarak,
daha yüksek katma değer yaratacak şekilde, insan
kaynaklarını gözterek, tüm paydaşların hakları göz
önüne alarak, çevreye zarar vermeden işletmeye pozitif finansal sağlayacak şekilde üretim yapılmasıdır”
cevabını veriyor. Döküm fakrikalarında verimliliğin,
makine, insan, enerji, yolluk/besleyici, fireler/sakatlar, satınalma, satış, yeni pazarlar bulma, finansal ve
atıkların geri kazanılmasından oluştuğunu belirten
EĞİTİM
Yaylalı Günay, klasik kayıpların ise; gereğinden fazla üretim, süreçler arasında bekleme, gereksiz ara
nakliyeler, ürüne yapılan gereksiz işlemler, her türlü
stok, gereksiz hareketler ve ürün hataları olduğunu
söylüyor. Yine klasik kayıplara yeni olarak, insan yaratıcılığının körlenmesi ve gereksiz enerji sarfiyatının eklendiğini sözlerine ekliyor.
Sunumunda, varolan enerji kaynakları ve kullanımı
ile enerji yönetiminin temellerinden ayrıntılı olarak
bahseden Yaylalı Günay, “Yeni Dünyaya Bakış” başlığı altında önemli tespitlerde bulundu.
Yeni oluşan, sürekli değişen ve birbiri ardına gelen
yapısal ve finansal krizlerin olduğu bir dünyada, iş
yapış şekillerinin de değiştiğini, her yapılanın satılabildiği, yeni fikir ve üretim şekillerinin devreye
girmediği bir yapının, bu yeni ve çalkantılı dünyada
yerini koruyabilmesinin çok zor olduğunun altını çizen Yaylalı Günay, tespitlerini şöyle sıralıyor: “Dün-
yanın değişik yerlerinden veya hemen yanımızdaki
aynı sanayi sitesindeki komşu rakip firmalar, yeni iş
yapış metodlarını öğrenmiş, kabul etmiş ve uyguluyor olabilirler. Ayakta kalmayı, yeni nesillere fabrikalarını aktarabilmeyi ve büyümeyi hedefleyen döküm
fabrika sahip ve yöneticileri, bu yeni oluşumlara
göre, rekabet güçlerini masaya yatırıp, tekrar değerlendirmek zorundadırlar. Yeni kurulacak tesisler
veya modernize edilecek fabrikalarda, süreç tespiti,
makine yerleşimi, makinaların seçimi, yönetim sistemlerinin oturtulması ve hedef pazarlara girilmesi
gibi hususlar ön plana alınmalıdır.”
Bugünün yeni dünyası ve iş yapış şeklinde, döküm
fabrikalarının çeşitli yönlerden baskı altında olduğunu söyleyen Yaylalı Günay, bu baskıları ise maddeler halinde şöyle sıralıyor.
•Değişik malzemeler, (kompositler, plastikler,
daha hafif malzemeler)
•Alternatif üretim süreçleri (dövme, haddeleme,
kaynak)
• Ekolojik baskılar,
•Pahalılaşan enerji ve atık enerjiden yararlanma,
•Yetenekli, eğitimli insan kaynaklarının
bulunması, işe alınması ve işte tutulabilmesi
•Artan müşteri beklentileri,
•Fiyat, kur ve faiz baskısı,
•Kar etme baskısı,
•Rakiplere veya ucuz maliyetli başka ülkelere
kaçırılan siparişler,
•İş gücünün kabiliyet ve becerilerinin
geliştirilmesi,
•Inovasyon ve Ar-Ge’ye önem verilmesi
•Kendi üretim teknolojilerinin geliştirilmesi
Türkdöküm
19
KONGRE
Ankiros Döküm
Kongresi Programı
Belli Oldu
Bu yıl 7’ncisi düzenlenecek olan Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi programı belli oldu. İçeriği ve
planlanan etkinlikleri ile fark yaratan Kongre süresince sunumlar aktif katılımın devamlılığını sağlamak
amacıyla bu yıl da fuar alanında yapılıyor. 11-13 Eylül tarihleri arasında TÜDÖKSAD tarafından organize
edilecek olan 7. Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi, etkinliklerle birlikte yine göz dolduruyor.
S
ürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip olan
döküm sektöründe sürekli büyümeyi yakalamak,
gelişme adına atılan tüm adımları izleyerek her
zaman döngünün içinde yer almak ancak sürekli
uyumun sağlanması; yeni teknoloji ve uygulamaların öğrenilmesi, paylaşılması sayesinde mümkün. 7. Uluslararası
Ankiros Döküm Kongresi tüm meslektaşlarımıza son gelişmeleri paylaşmak ve bilgi birikimini arttırmak noktalarında
eşsiz bir fırsat sunuyor.
Bu hedefler doğrultusunda 7. Ankiros Uluslararası Döküm
Kongresi, sizleri çeşitli temalardaki oturum, sunum ve panellerle aydınlatıyor. Kongre’de bu yıl temel oturum başlıkları; Döküm Sektöründe Rekabet Gücü, Döküm Teknolojileri
Demir & Çelik, Kalıp ve Maça Teknolojileri, Döküm Teknolojileri Demir Dışı, Süreçler ve Kontrol, Çevre ve İş Güvenliği
olarak belirlendi.
7. Ankiros Uluslararası Döküm Kongresi açılış törenine davetli konuşmacılar olarak Huettenes Albertus CEO’su ve Alman Dökümcüler Derneği Teknolojiden Sorumlu Yönetim
Kurulu Üyesi Dr. Carsten Kuhlgatz ile Foseco’nun Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carlos Cardozo katılıyor.
Dr. Carsten Kuhlgatz, Alman döküm sanayinin durumunu
ekonomik perspektif doğrultusunda irdeleyerek döküm
derneklerinin sektördeki rolü ve dünyadaki son gelişmelere değinecek. Döküm sanayi için günümüzde çok büyük
önem taşıyan çevre ve enerji politikaları ile kalifiye genç
yeteneklerin sektöre nasıl kazandırılabileceği konularında
düşüncelerini paylaşıyor.
Foseco’nun Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Carlos
Cardozo ise global tedarikçilerin Türk döküm sektörünün
uluslararası pazarda güçlenmesini nasıl destekleyebileceği-
20
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
ni anlatan sunumunda çevre dostu ve iş güvenliği standartlarını destekleyen ürünlerle birlikte döküm proseslerinde
veri toplama ve proses geliştirme konularını ele alıyor.
11-13 Eylül 2014 tarihlerinde gerçekleşecek olan kongre süresince dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan
İstanbul’u görme şansına ve İstanbul’un güzellikleri de en
az Türkiye’nin gelişen döküm teknolojileri ve benzer konuları kadar ilgi çekecek.
TÜDÖKSAD, sizleri bu güzellikleri birlikte yaşamak ve son
gelişmeleri ilk ağızdan paylaşmak üzere, Avrupa’nın en
önemli sektörel etkinliklerinden biri haline gelen ve coğrafyamızdan önemli katılımcıları olan Ankiros, Annofer ve
Turkcast fuarları ile eş zamanlı gerçekleştirilecek bu etkinliğe davet ediyor.
Fuar alanında aktif sunuş ve poster sunuş alanı
2012 yılında düzenlenen kongrede sözlü sunuş alanı ilk
defa daha fazla katılım ve aktif bir sunuş seyri amacıyla fuar
alanına taşınmıştı. Bu sayede sunumların katılımcı kitlesinin
arttığı, daha kalabalık ve aktif bir atmosfer oluştuğu gözlenmişti. Bu formatın destekçisi bir diğer çalışma ise Kongre’ye
sunulan tüm bildirilerin değerlendirilerek sözlü oturumların
yanı sıra poster sunuşu ile katılımcıların ilgisine sunulması
olmuştu. Bunun amacı görsel anlamda da bilgi paylaşımın
arttırmak idi.
TÜDÖKSAD bu yılki kongrede de aktif sunuş ve poster sunuş alanları uygulamasına devam ediyor. Böylelikle tüm
meslektaşları ile beraber yine bol bilgi paylaşımının olduğu
ve aktif bir kongre ortamı yakalamayı hedefliyor. Ayrıca önceki yıllarda olduğu gibi kongrede tüm İngilizce sunumlar
simültane olarak Türkçe ’ye tercüme ediliyor.
KONGRE
7. Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi Programı
11 Eylül 2014 Perşembe
Etkinlik Programı / Fuaye
•
•
•
•
Fuar Açılışı
Fuar Açılış Konuşmaları
Plaket Takdimi
Fuar Turu
Kongre Programı / TÜDÖKSAD Etkinlik Alanı
11 Eylül 2014 Perşembe
•
•
•
•
•
•
Sergi Açılışları
Kongre Açılışı
İhracatın Yıldızları Ödül Töreni
1. TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri
Çağrılı Konuşmacılar:
Dr. Carsten Kuhlgatz (Huettenes Albertus CEO) / Carlos Cardozo (Foseco Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı)
Açılış Kokteyli
Oturumlar
1. Oturum “Döküm Sektöründe Rekabet Gücü”
• Döküm Sektöründe Sağlıklı ve Sürdürülebilir Müşteri Teslimatçı İlişkisi Kurulabilir Mi? Yaylalı Günay
• Döküm Fabrikasında Yalın Üretim ve TPM Yolculuğunda
Yönetici Rolü Hakan Yaşar (Demisaş)
• Takım Tezgâhları Seçimi ve Verimli Üretim İçin Bazı Tavsiyeler Ahmet Yılmaz, Bahattin Erkan (Okuma Türkiye)
• Üretim Ekonomisi Metin Arıkfidan (Sandvik Coromant)
• Kurumsallaşma ve ERP Nilüfer Çağlayık (Akdaş Döküm)
• Bir Dökümhanenin Kuruluşu, Gelişimi, Problemler ve
Çözüm Önerileri Ferruh Şengün (Dizayn Metalurji)
• Enerji Verimliliği” Sedat Geveli - (Demisaş)
12 Eylül Cuma
“Döküm ve Sanat” Poster Oturumu
2.Oturum “Döküm Teknolojileri Demir-Çelik”
• Tundish Pota ile Döküm Yöntemi ve Diğer Döküm
Yöntemleriyle Karşılaştırılması Kübra Karakuzulu, Özcan
Türkol, Burç Aral, Yalçın Badem (Erkunt)
• DISA Kalıplama Hattı Aşılama Sistemi PM Analizi Sedat
Geveli (Demisaş)
• Inoculation of Grey and Ductile Iron K. Soulas, M. Koch
(Zenmet)
• How To Make Good Ductile Iron Using MgFeSi In An
Optimized Ladle Treatment Combined With Preconditioning Cathrine Hartung (Elkem, Expert Mümessillik)
• İndüksiyon Ergitmede Verimlilik Artışında Yeni Gelişmeler Levend Otsukarcı (Inductotherm)
• Döküm Hatalarının Karakterize Edilmesi ve Besleyici
Gömlekleri ile İlişkileri Haydar Kahraman, İ. Hayri Keser
(Dokuz Eylül Üni.), M. Kemal Tozan (Çukurova Kimya End.
AŞ)
• Sustainable Induction Technology & Energy Saving
Fikret Koç (ABP Induction Türkiye)
3. Oturum “Döküm Teknolojileri Demir-Çelik”
• Advantages of Green Sand Molding Process Using
Aeration Technology- Hiroyashi Makino (Sintokogio,
Evren İth. İhr.)
• Increase Your Casting Output With Higher Productivity
On Vertical Moulding Machines From DISA Bo Wolff
Haugbolle (DISA, Meta-Mak Met. Mak. Mum.)
• Exothermic Feeders Usage in Vertical Moulding Lines
Christof Volks, Murat Kallek (Foseco)
• Latest Developments On Design and Formulations Of
Minirisers For The Feeding Of Ductile Iron and Steel
Castings Improving Risers Removal and Yield With The
Consequent Decrease On Cost Jaime Prat Urreiztieta
(ASK Chemicals)
• Effective Filtration of Steel Castings David Hrabina
(Foseco)
• New Coatings and Additives Concepts As An Entire
Approach For Defect and Residue Free Castings Reinhard Stötzel, Christian Koch, İsmail Yılmaz, Hasan Dağlı
(ASK Chemicals)
4. Oturum “Kalıp ve Maça Teknolojileri
• Innovative Binder and Refractory Coating Solutions For
Highly Complex Castings Amine Serghini (Metko HA)
• Consistent Coating Application Trough Automated
Preparation Ziya Tanyeli, Christoph Genzler (Foseco)
• Dökümhanelerde Maça Firelerinin Yeniden Değerlendirilmesi Berivan Boduroğlu, Veysel Durak (Erkunt)
• Efficient and Economic Application of Coatings Simon
Turley (Metko HA)
• The Use Of Natural Sodium Bentonite In Green Sand
Systems Brian Officer (Amcol)
Dökümcüler Akşamı / Foundrymen’s NIght
(Tosçelik Granül A.Ş. Kokteyli ile)
Türkdöküm
21
HABER
KONGRE
13 Eylül 2014 - Cumartesi
5. Oturum “Döküm Teknolojileri Demir Dışı”
• Smart Degassing in Aluminium Alloys Ronny
Simon, Roger Kendrick (Foseco)
• Alçak Basınç Döküm Prosesinde Kullanılan Kalıp
Kaplama Malzemesinin Metal Akışkanlığına Etkisi
Özgür Toğçuoğlu (CMS), Murat Kezkiç (Foseco)
• Anticoroidal, Silafont, Unifont, Castadur, Peraluman, Magsimal, Alufont Grubu Alaşımlar Turhan
Topaçoğulları (IPS Vision)
• Next Generation Of Electrical Ladle Heaters Marcus
Andersson, Jakub Sartowski (SAN Malz. Tek.)
6. Oturum “Süreçler ve Kontrol”
• Carbon In Cast Iron, New Method For Optical Emission Spectroscopy Kay Toedter, H. Gerd Joosten,
Marcel Kettenis (Spectro, BES Müh.)
• Sfero Analizlerinde Simülasyon Programı İle
Dökümhane Koşullarının Adaptasyonu İç Çekinti
Tayini Serkan Evmez (Erkunt)
• MAGMASOFT ile Döküm Tasarım ve Parametrelerinin Otomatik Optimizasyonu Birgi Özçelik (MagmaSoft)
22
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
• Termal Analiz İle Döküm Süreçlerinin Kontrolü
Arda Çetin, Tolga Tokmakçı, G. Ceren Narsap (Heraeus Electronite)
• Click2Cast Döküm Simülasyon Yazılımı Martin
Solina (3B Dizayn)
• FONDWeb Software and New Process Developments and Materials Yusuf Soydinç (RC Informatica)
7. Oturum “Süreçler ve Kontrol”
• Döküm Sektöründe Kalıplama ve Ergitme Bölümlerinde 5S Sistemi Uygulamaları Ayşe Gül Mangan,
Mahmut Yaşar (Akdaş Döküm)
• İnce ve Kalın Kesitli SiMo Küresel Dökme Demirlerin Isıl İşlem Öncesinde ve Sonrasında Mikroyapı
ve Mekanik Özellikleri Emre Yalçın (Odöksan ELBA)
• Kalın Kesitli Test Bloklarının Farklı Isıl İşlem Koşullarında Kenar ve Orta Bölgelerindeki Mikro Yapı ve
Mukavemet Değerlerinin İncelenmesi Uğur Gürol,
Eylem Subaşı (Akmetal)
• EN1563 Yeni Nesil Dökme Demirler Seyfi Değirmenci, Bülent Şirin, Bert Duit (Componenta)
• Vacuum Investment Casting, Furnace Concepts
Tailored To Market Requirements Ulrich Betz (ALD
Vacuum, Meta-Mak Met. Mak. Müm.)
KONGRE
HABER
“ÇEVRE VE İŞ GÜVENLİĞİ OTURUMU”
(SEDEF SALONU)
• İş Sağlığı ve Güvenliği Birol Barut (Trakya Döküm)
• Ramak Kaldı Emre Gürcan (Demisaş)
• Döküm Sektörü ve İSG-Çevre-Enerji Yönetim Sistemleri
Uygulamaları Ayşe Gül Mangan (Akdaş Döküm)
• Karbon Yönetimi Yaklaşımı ve Örnek Uygulamalar Kumru Adanalı (Carbon Clear)
• Dökümhanelerde Atıksu Kontrolü Ahmet Turan, Necip
Ünlü (İ.T.Ü), M. Niyazi Eruslu (Yalova Üni., İ.T.Ü)
• Dökümhanelerde Gürültü Kontrolü Akın Odabaşı (Fırat
Üniversitesi), Ahmet Turan, Necip Ünlü (İ.T.Ü), M. Niyazi
Eruslu (Yalova Üni., İ.T.Ü)
• Up To Date Experience With Leonardite and Its Benefits On Green Sand Molding Patrick Verdot, Mike Van
Leirsburg (Amcol)
• Yaş Kalıplama Kumunda Kullanılan Yeni Kum Yerine Alfaset Reçineli Döndü Kumunun Kullanılması Onur Er, Emre
Caylan, Erkan Dalay (EKU), İhan Erkul (Döküm Teknolojileri
Tek. Dnş.)
Poster Oturumu
1. Dökümhanelerde Yalın Yönetim Zafer Ay - Demisaş
2. Montajlı Kam Millerinin Döküm Yöntemi ile Üretimi İçin Yeni Bir Üretim Tekniğinin Tasarlanması Murat Aydın, Tarık Gün - ESTAŞ Eksantrik San.
3. Ablation Casting Altan Türkeli, Ege Demirtaş - Marmara Üniversitesi
4. Dökme Demir Üretiminde Boyasız Maçalı Döküm Kazım Kubat - Demisaş
5. Upgraded Eco-Friendly No-Bake Systems Christian Fourberg - Metko HA
6. Şile Silis Kumu ve Ankara-Bolu Bölgesi Bentonit Karışımlarının Yaş Kum Kalıp Özellikleri Dilan Bahçıvancı, Kaan Akdemir, Selman Fındıklı, Eren Uyanusta, Serdar Kadıoğlu, Ahmet Turan, Necip Ünlü, Ercan Açma - İ.T.Ü, M. Niyazi Eruslu - Yalova Üniversitesi, Bünyamin Ertek - Karakaya Bentonit A.Ş
7. Sodyum Silikat Bağlayıcılı Döküm Kalıp/Maça Kum Özelliklerinin Mikrodalga Uygulamasıyla Geliştirilmesi Serdar Kadıoğlu, Necip Ünlü, M. Ercan Açma - İ.T.Ü
8. Döküm Sektöründe Silikozis: Riskler ve Önlemler Necip Ünlü, Ahmet Turan - İ.T.Ü, Akın Odabaşı - Fırat Üniversitesi, M. Niyazi Eruslu - Yalova Üniversitesi, İ.T.Ü
9. Dökümhanelerde Kişisel Koruyucu Ekipmanların Kullanımı Ahmet Turan, Necip Ünlü - İ.T.Ü, M. Niyazi Eruslu - Yalova Üniversitesi, İ.T.Ü
10. Lean impregnation – a case study of saving 1 Million USD per year Ralf Versmold, Chris Gilmore - Godfrey Wing Gmbh
11. Reduction of scrap/costs by using measuringsystems and special sensors Jörg Gauermann - Electronics
12. Bütünleşik Alüminyum Köpüklerin Döküm Yöntemleri ile Üretimi ve Kullanım Alanları Ahmet Güner - Akdeniz Üniversitesi, M. Niyazi Eruslu - Yalova Üniversitesi
13. Küresel Grafitli Dökme Demirlerin Ultrasonik Muayenesi Zeki Tuğcular - Akdaş Döküm
14. Color Changing Refractory Coatings As Quality Control Tool For Various Foundry Sand Systems & Its Economics Sushil Sharma - Shamlax Metachem P. Ltd.
15. The Characteristic Parameters Of Thermal Analysis And Their Effect On Solidification Of Cast Irons Manuele Dabala - FASSmet
Türkdöküm
23
TEKNE TURU
TÜDÖKSAD
Üyelerinden Boğaz Turu
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği üyeleri geleneksel hale gelen İstanbul Boğazı Tekne
Turu’nda bir araya geldi. Bu yıl davete Dernek üyeleri eşleriyle birlikte katıldı. Renkli sahnelerin
yaşandığı buluşmada davetliler, müzik eşliğinde coşkulu, eğlenceli bir gece yaşadı.
T
ürkiye Döküm Sanayicileri Derneği, yıl içerisinde çeşitli etkinliklerle bir araya getirdiği üyelerini ilk defa eşli davet ile teknede
ağırladı. TÜDÖKSAD’ın, her yıl geleneksel
olarak organize ettiği İstanbul Boğazı Tekne Turu bu yıl 22 Haziran tarihinde gerçekleşti. İstanbul ve Anadolu’dan gelen
dernek üyeleri ve aileleri muhteşem manzara eşliğinde stres attı. Misafirler hoş
sohbet ve canlı müzik eşliğinde teknede
oldukça güzel vakit geçirdi. TÜDÖKSAD
Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Kocaoğlu,
“Yılın belirli dönemlerinde üyelerimizle
iş konuştuğumuz çok sayıda toplantı ve
fuar gibi etkinliklerde bir araya geliyoruz. Yılda bir
defa ise iş toplantıları dışında Boğaz turunda üyelerimizi ağırlıyoruz. Bu yıl üyelerimizi eşli davet ettik,
çok daha keyifli bir ortam oldu. Bir günlük etkinlikle de olsa, üyelerimizi yoğun çalışma ortamlarından
kopartıp keyif veren böyle bir organizasyonda buluşturduk. İstanbul’umuzun eşsiz güzelliğini boğaz
turu ile hep birlikte bir kez daha yaşadık. Üyelerimiz
ve ailelerinin de bu buluşmadan keyif aldıklarını düşünüyoruz” dedi.
24
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Boğaz turuna oldukça yoğun katılım gösteren üyeler
de boğaz turu ile keyifli bir gün geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını bir günlük de olsa iş stresinden
uzak olmanın güzel bir duygu olduğunu ifade ettiler.
İş yoğunluğundan biraz olsun uzaklaşmaya çalışan
üyeler geceden oldukça memnun ayrıldı.
TÜDÖKSAD, yapmış olduğu toplantı ve organizasyonlarla üyelerini bir araya getirerek hem meslektaşlık duygusunu pekiştiriyor hem de üyelerinin keyifli
saatler geçirmelerini sağlıyor.
ALÜMİNYUM DÖKÜM
Alüminyum Dökümün
2014 Perspektifi
Türkdöküm’ün bundan sonraki sayılarında, düzenli olarak TÜDÖKSAD Alüminyum
Yüksek Basınç Komitesi’nin yapmış olduğu çalışmalara yer verilecek. Bu sayımızda Türkiye
alüminyum döküm sektörünün üretim miktarı, firma sayıları, bu firmaların bölgelere
dağılımı ve gelecek öngörülerini paylaşıyoruz.
A
lüminyum yüksek basınçlı döküm firmalarımız artan iç ve dış talep ile yatırımlara devam
ediyor. Firmalar, önceki yıllarda olduğu gibi
bu yıl da üretim miktarlarını artırıyor. Sektörde ürün çeşitliliği arttıkça ileri teknoloji yatırımları gözleniyor. Talep artmakla beraber konjonktürün yarattığı
pazar daralması nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerindeki
dökümhaneler ile çok sıkı rekabet yaşanıyor.
Türkiye’de dökülen alüminyum miktarını incelendiğinde, Ege bölgesinde yaklaşık 15 milyon jant üretimi
yapılıyor. Alçak basınç yöntemi ile üretilen jantlar için
yaklaşık 150 bin ton alüminyum hammadde kullanılıyor.
Yüksek basınçlı ve gravite döküm metotları ile döküm
yapılan tesislerde ise 20 bin ton üretim gerçekleşiyor.
170 bin tonluk üretim kapasitesi ile İzmir ve Manisa’yı
kapsayan Ege bölgesi tüm Türkiye üretiminin yaklaşık
yarısını yapıyor.
İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ’da çok sayıda basınçlı ve kokil alüminyum dökümhanesi bulunuyor. Marmara bölgesinin tamamında yaklaşık 110 bin ton alüminyumun çeşitli alaşımlarda ve metotlarda döküm yapılıyor.
Türkiye’nin diğer bölgelerine baktığımızda ise Konya ve
Ankara ön plana çıkıyor. Bölgenin kapasitesi 35-40 bin
ton olarak tahmin ediliyor.
Türkiye’nin toplam ürettiği alüminyum döküm tonajının
2014 yılında 320 bin ton olması öngörülüyor. 320 bin
26
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
ton döküm yapmak için gerekli hammaddenin 120 bin
tonu iç piyasadan temin edilirken kalan kısmı yurt dışından ithal ediliyor.
Önümüzdeki üç sene içerisinde (2015 – 2016 - 2017) her
sene alüminyum döküm sektörünün yüzde 6 ila 8 arasında büyümesi bekleniyor.
Avrupa’da, Almanya (820 bin), İtalya (725 bin) ve
Fransa’nın (325 bin) ardından Türkiye dördüncü büyük
üretici. Önümüzdeki yıl büyük olasılıkla Türkiye’nin, üretim miktarında Fransa’yı geride bırakarak üçüncü sıraya
yerleşeceği bekleniyor. Avrupa’da sektörün lideri olan
Almanya dökümhanelerinin istatistiklere yansıyan ortalama döküm satış fiyatları 5,4 €/kg iken Türkiye’nin ortalama fiyatı 4,5 €/kg hesaplanıyor.
TÜDÖKSAD Türkiye Döküm Sanayi Sektörü Envanter çalışmasında tespit edilen faal firma sayıları ise şöyle;
• Marmara Bölgesi (İstanbul, Bursa, Kocaeli, Bursa, Tekirdağ): 208 firma
• İç Anadolu Bölgesi (Konya, Ankara, Kayseri, Eskişehir):
112 firma
• Ege Bölgesi (İzmir, Manisa, Aydın): 66 firma
• Diğer iller: 13 firma
Türkiye’de toplam 399 Alüminyum dökümhanesi faaliyet gösteriyor, bu dökümhanelerde 13 bin kişi istihdam
ediliyor.
Sadece Foseco Yeter
Seksen yılı aşkın bir süredir küresel liderliği sürdürmemiz bir tesadüf
değildir. Teknoloji yönündeki talepler ve ticari ihtiyaçlar değiştikçe, öncü
yaklaşımımızı sürdürerek her zaman bir adım önde olacağız.
Sonuç olarak sağladığımız çözümler kalite ve verimliliği artırarak dökümhane
performansını sürekli ileriye taşıyacaktır. Bir yandan güvenli ve sağlıklı çalışma
ortamını güvence altına alırken, diğer taraftan üretim maliyetlerini azaltma
yönünde kararlılığımızı da koruyacağız.
Gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarmak için: Sadece Foseco Yeter.
+ Ortaklık
+ Küresel Teknoloji - Yerel Hizmet
+ Yaratıcı, Yenilikçi Çözümler
+ Uzman Tavsiyesi
+ Güvenilirlik
+ Bilgide Öncülük
0262 677 1050
[email protected]
www.foseco.com.tr
CAEF
CAEF Yeni Başkanı
Niyazi Akdaş Oldu
Portekiz’de yapılan CAEF genel kurulunda 2015 yılı için başkanlığa Niyazi Akdaş seçildi.
Akdaş, tanıtma konuşmasıyla tüm genel kurul üyelerine teşekkür ederek, tüm üyeleri
önümüzdeki yıl İstanbul’da yapılacak olan genel kurula davet etti.
T
ürkiye Döküm Sanayicileri Derneği’nin üye olduğu
CAEF genel kurul toplantısı 13 - 14 Haziran 2014 tarihlerinde Portekiz’in Guimaraes kentinde gerçekleştirildi. Dönem Başkanlığını Portekiz Dökümcüler
Birliği Başkanı Luis Filipe Villa-Boas başkanlığında bir araya
gelen CAEF genel kurulu Guimaraes kentindeki St Marinha
manastır otelinde toplandı.
Avrupa ülkelerinin döküm derneklerini temsilen Avusturya,
Hırvatistan, Finlandiya, Fransa, İtalya, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, Slovenya, İsveç ve Türkiye’nin katıldığı genel
kurula Türkiye’yi TÜDÖKSAD Eski Yönetim Kurulu Başkanı
Niyazi Akdaş ve Genel Sekreter Kubilay Dal temsil etti.
CAEF başkanı Luis Filipe Villa-Boas’un açılış konuşmasıyla
başlayan genel kurul komisyonların çalışmalarıyla devam
etti. Başkan, açılış konuşmasında tüm katılımcılara teşekkür
ederek Portekiz döküm sanayi hakkında kısa bilgiler aktardı.
Sektörün genel sorunları ve CAEF gündemi için Max Schumacher bilgi verdi.
Toplantıda CAEF komisyonlarının başkanları Genel kurula
çalışmaları hakkında bilgi aktardı. Önde giden komisyonlardan olan Çevre Komisyonu, Avrupa Parlamentosu’nda
sektörün çevre konularındaki sorunlarını ilgili komisyonlara
ileterek yeni kanun ve yönetmelikler için görüşler hazırladıklarını aktardı. NEPSİ başta olmak üzere işçi sağlığı konularındaki faaliyetlerin paylaşıldığı genel kurulda, enerji konuları
da gündemdeki önemini devam ettirdi. Döküm sanayi için
bir enerji yol haritası şablonunun hazırlanması kabul edildi. Hukuk komisyonu da hazırladığı örnek sözleşmelerin
28
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
tamamlandığını Fransızca ve İngilizce metinlerin Genel Kurul onayıyla yayınlanacağını ifade etti. Bu toplantıya konuk
olarak katılan Elke Radtke AB Komisyonunda yürütülmekte
olan Karbon, Emisyon ve NepSi ile Elektromanyetik alan değerlendirmeleri hakkında kurula bilgi verdi.
Tartışmalarda enerji fiyatları ve maliyetlerinin önemi gündemin büyük kısmını meşgul etti. Avrupa ülkelerinde enerji fiyatları üzerine eklenen yenilenebilir enerji fonları sanayiciler
üzerinde çok önemli bir yük haline gelmiş durumda. CAEF
bünyesinde yeni oluşturulan enerji komisyonu, Avrupa ülkelerinde enerji maliyetinin bileşenleri ve maliyet değişimini
tespit edecek bir araştırmayı başlatıyor. Enerji komisyonu
önümüzdeki dönem içinde bu konuda bir raporu yayınlayacak.
CAEF’in yönetim konuları tartışılıp karara bağlandıktan sonra, Bulgaristan’ın Avrupa Dökümcüler Birliğine üyelik başvurusu değerlendirildi. Aday üyelik sürecinin başlatılmasına
karar verildi.
Genel kurulun ikinci günkü oturumlarında öncelikle Alman
Dökümcüler Derneği tarafından hazırlanan ekonomik durum analizi paylaşıldı. CAEF Bütçesi tartışılarak oylandı.
CAEF önceki genel kurulda alınan karar ile Türkiye Döküm
Sanayicileri Derneği eski başkanı Niyaz Akdaş 2015 yılında
CAEF Başkanlığını yürütmek üzere oylanarak seçildi. Akdaş,
konuşmasında tüm genel kurul üyelerine teşekkür ederek,
tüm üyeleri önümüzdeki yıl İstanbul’da gerçekleşecek genel
kurula davet etti. Bir sonraki CAEF Genel Kurulunun 29-30
Mayıs 2015 tarihlerinde İstanbul’da yapılmasına karar verildi.
RÖPORTAJ
Ford Otosan’dan
Yarım Milyar Dolarlık
Yeni Yatırım
Otomotiv sektörünün lider isimlerinden Ford Otosan’ın Yeniköy’deki fabrikası büyük bir
açılışla üretime başladı. Engelli dostu, çevreci ve teknolojik bir tesis olan fabrikanın Türkiye
ekonomisine katkısını, Ar-Ge yatırımlarını ve gelecek vizyonunu anlatan Yeniköy Fabrika
Müdürü Sabri Çimen, “Yeniköy fabrikası pek çok yönden ilklerin projesi” diyor.
F
ord Otosan’ın dünya pazarları için yalnızca
Türkiye’de üretilecek olan yeni ticari araçları
Tourneo Courier ve Transit Courier’in üretimini
gerçekleştireceği Yeniköy fabrikasının açılış töreni Haziran ayında gerçekleştirildi. Yıllık üretim kapasitesi
110 bin adet olan fabrikanın inşası, donanımı ve Courier
araçlarının üretimi için toplam 511 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Temeli 2012 yılında atılan Yeniköy fabrikası,
16 ay gibi rekor bir zamanda tamamlanarak üretime başladı. Fabrikada üretilecek Courier hafif ticari araçlarının
geliştirme proje süresi fabrikayla eş zamanlı olarak 40 ay
sürdü. Courier araçlarının prototipinden üretimine kadar
olan bütün aşamaları Ford Otosan’ın Türk mühendisleri
tarafından gerçekleştirildi.
30
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Ford’un dünyadaki en önemli hafif ticari araç üslerinden
biri olan Yeniköy fabrikası, toplam 70 bin metrekarelik
karelik kapalı alana sahip. Üretim hatlarında yaklaşık
130 tane robot bulunan fabrikanın hat kurulumu Ford
Otosan mühendisleri tarafından gerçekleştirildi. Aynı zamanda Yeniköy fabrikası, araç tasarımının yapılması, prototipinin hazırlanması, fabrika inşası ve fabrika içindeki
makina ekipman projesinin yapılması özelliklerinin dördünü aynı anda bünyesinde barındırdığı için Türkiye’de
bir ilk olma özelliğine sahip.
Dünyadaki üretimi yalnızca Yeniköy fabrikasında yapılacak olan Ford’un B platformundaki ilk hafif ticari aracı Tourneo Courier ile Transit Courier modellerinin projesinde
490 mühendis görev aldı. Courier araçları için 160 milyon
RÖPORTAJ
dolar yan sanayi yatırımı yapıldı. Toplamda yüzde 60 oranında yerlilik oranına sahip olan araçların sac parçalarının tamamı yerli parçalardan oluşuyor. Bununla birlikte,
yerlilik oranının yüzde 70’e çıkarılması hedefleniyor. Yıllık
döküm ihtiyacı 12 bin ton olan Yeniköy fabrikasında 5 bin
500 ton döküm yerli tedarikçilerden alınırken, geri kalanı
dış tedarikçilerden temin ediliyor. Ford Otosan’ın genel
olarak birlikte çalıştığı yerli dökümhaneler arasında Trakya Döküm, Ferro Döküm, Componenta, Demisaş, Erkunt,
Ardöksan, Gedik Döküm, Çemaş gibi firmalar yer alıyor.
Ford Otosan, Yeniköy fabrikasında üretilen Tourneo Courier aracı için ise Trakya Döküm ve Ferro Döküm ile çalışıyor. Tourneo Courier, kampana, fren diski ve ön aksonu
ise yüzde yüz Trakya Döküm Lüleburgaz tesislerinden
karşılanıyor. Bu parçaların dökümünün yanı sıra, montaja hazır hale getirilen talaşlı imalatı da yine Trakya Döküm
tarafından yapılıyor.
Yeniköy fabrikasıyla birlikte ülke ekonomisine de katkı
sağlanması amaçlanıyor. Üretiminin yüzde 70’i ihracata,
yüzde 30’u ise iç pazara yönelik olan Courier araçları 46
ülkeye ihraç edilecek. Son 13 yılda üretimini 10 kattan
fazla arttıran Ford Otosan, ihraç ettiği toplam araç sayısını Yeniköy fabrikasıyla birlikte 300 bine çıkarmayı hedefliyor. Toplam 1500 kişinin çalışacağı fabrikayla birlikte
Ford Otosan’ın toplam istihdamı 11 bin kişiye çıkıyor. Engelli dostu olarak tasarlanmış fabrikadaki engelli çalışan
sayısının da arttırılarak yüzde 7 oranına getirilmesi Ford
Otosan’ın hedefleri arasında yer alıyor. Yarattığı istihdam,
yerlilik oranı ve ihracata katkısıyla Ford Otosan, ülke ekonomisine yaptığı katkının dışında, Türk otomotiv sektörünün vizyonunun genişlemesine de yardımcı oluyor.
Türkiye’nin otomotiv sektöründeki lider ismi olan Ford
Otosan, Türkiye’nin ticari araç üretiminin ve ihracatının
yarısından fazlasını karşılıyor. Türkiye genelinde 10 bine
yakın çalışana sahip şirket, 1300 Ar-Ge mühendisine ve
Ford’un dünyadaki en büyük üçüncü Ar-Ge tesisine sahip. Ford’un dünyadaki tek dizel motor kalibrasyon merkezi olmasının yanı sıra, ağır ticari mühendislik ve üretim
merkezi olma özelliği de bulunuyor. Yeniköy fabrikasıyla
birlikte araç üretimini 415 bine çıkaran Ford Otosan, 79
ülkeye ihracat yapıyor ve bu sayıyı 106’ya çıkarmayı hedefliyor.
Türkdöküm
31
RÖPORTAJ
Öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği
bölümünden mezun oldum. Ardından yine aynı üniversitede İmalat Mühendisliğinde yüksek lisans yaptım.
Buna paralel olarak Marmara Üniversitesi’nde İşletme
programı bitirdim. 1996 yılında Ford Otosan’da çalışmaya başladım. İstanbul fabrikasında Ford Escort modellerin üretim mühendisi olarak çalışırken büyüme sürecine girdik ve hem araç projesi hem de fabrika projesi
üzerine çalışmaya başladık. O dönemde ABD-İngiltereTürkiye arasında gidip gelerek tasarım çalışmalarına katıldım. Daha sonra Türkiye’ye döndüm ve fiilen fabrika
projesinin içinde yer aldım. Hem araç hem de fabrika
projesi çok başarılı oldu. Önce ekip lideri, daha sonra da
müdür olarak görev yaptım. Müdürlük görevini yürüttüğüm sırada, Koç Üniversitesi’nde Executive MBA programına katıldım. Yeniköy fabrikası projesi başlayınca
proje direktörü olarak atandım. Proje tamamlandıktan
sonra fabrika müdürü olarak görevlendirildim. Son iki
yıldır da pazarlama alanında doktora yapmaya başladım. Şu anda doktorada tez aşamasındayım.
Yeniköy fabrikası projesine gelirsek, bu proje ne zamandan beri gündeminizdeydi?
Bizim her zaman gelecek yıllar için gerçekleştirmek üzere oluşturduğumuz projelerimiz var. Ancak hayata geçirmeden önce çeşitli fizibiliteler
yaparız; kabul görürse uygular,
kabul görmezse rafa kaldırırız.
Yeniköy fabrikası projesi de 6-7
yıldır bizim gündemimizde
olan bir proje. Ancak yaklaşık
Sabri Çimen
2 buçuk sene önce düğmeye basıldı. Proje resmileştikten sonra ekipler kuruldu ve çalışmalara başladık.
Böyle büyük bir proje için 2,5 sene kısa bir tarih mi?
Yeniköy fabrikası pek çok yönden ilklerin projesi.
Türkiye’de daha önce ayrı olarak fabrika yapıldı, araç
tasarlandı, prototipler yapıldı, mevcut fabrikaların içine
yeni hatlar kuruldu. Ancak bu projeyi diğerlerinden ayıran nokta, bu dört özelliğin birlikte yapıldığı bir proje
olması. Yani hem aracın tasarlanması, hem prototipinin
yapılması, hem fabrikanın inşası hem de içindeki makina ekipmanın projesinin yapılması; dördünün aynı
anda olduğu Türkiye’de ilk proje. Projeyi süreç olarak
değerlendirdiğimizde, bu aşamaların dördü de eşzamanlı olarak gitti. Bunların içinde en çok zaman alan,
bir aracın beyaz kağıt üzerinde sıfırdan tasarlanması.
Üstelik en önemli detaylarından biri, Yeniköy fabrikasında üretimi yapılacak aracın tasarımının tamamını Türk
mühendislerin yapmış olması. Tabii testleri dünyanın
her yerinde yapıldı ve Ford’un mühendisleriyle de alışverişlerde bulunuldu. Ancak bu projenin tamamını ve
aracın tasarımını Türkiye’de Ford Otosan’ın mühendisleri yaptı. Sıfır bir aracın tasarımı ön fizibiliteleri, çizimleri,
prototipleri, testleri ve devreye alınmasıyla beraber bu
süreyi alıyor. Diğer yandan fabrika inşaatı rekor bir sürede tamamlandı. Temel atmadan, fabrikanın işler hale
gelmesine kadar geçen süre 16 ay. Bu da bizim araştırdığımız kadarıyla dünya rekoru.
Fabrika alanının büyüklüğü ne kadar?
Klasik otomobil imalatında kullanılan kaynak atölyesi,
boyahane, montaj atölyesi, kalite-kontrol alanları ve
enerji üretim merkezleriyle beraber
toplam 70 bin metrekarelik kapalı alana sahip bir kompleksimiz var.
Ford Otosan Yeniköy Fabrika Müdürü
32
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
RÖPORTAJ
Yeniköy fabrikasının Türk otomotiv sanayine vizyon
açısından katkısı ne olacak?
Türkiye’de bu ölçekte bir otomotiv fabrikasını en son Kocaeli’deki Gölcük fabrikamızla biz yapmıştık. 2001 yılında
üretime başlayan Gölcük fabrikasından sonra Türkiye’de
yeni bir otomotiv fabrikası yapılmadı. Ford Otosan olarak
Yeniköy fabrikasıyla güzel bir olaya imza attık. Öncelikle
memleket ekonomisine bu kadar zaman sonra yeni bir
fabrika kazandırdık. Bunun yanı sıra istihdam açısından
önemli katkıda bulundu. Tam kapasite imalat yaptığımızda yaklaşık 1500 kişi çalışacak. Yan sanayi, bayi ve servis
ağı, fabrikadan etkilenen aile sayısı hesaplandığında bu
sayı yaklaşık 10 bine çıkıyor. Dolayısıyla bu bizim için bir
gurur kaynağı. Ayrıca yaptığımız ürünlerin yaklaşık yüzde
70’ini ihraç ediyoruz. Bu da doğrudan ihracata katkı anlamına geliyor. Üstelik yan sanayi de bizimle beraber büyüyor ve böylece yurtdışındaki diğer otomotiv sanayilerine
de parça verir hale geliyor.
Makina imalatı Türkiye’de genellikle ithalat üzerinedir. Biz
bu fabrikayı yaparken mümkün olduğu kadar yerli makina oranımızı arttırma yoluna gittik. Bir otomobil firmasındaki en ileri teknoloji kullanım alanlarından biri kaynak
atölyesindedir. Buradaki otomasyon oranı da yüksektir.
Geçtiğimiz 10 sene boyunca bizimle beraber büyüyen
firmalarımız vardı. Ancak hiçbiri bugüne kadar bu ölçekte
bir proje yapmamıştı. Biz, kaynak atölyesinin yüzde 70’ini
iki tane yerli firmaya verdik. Farklı ölçeklerde benzer
durumlar boyahane, montaj atölyesi ve merkezi bakım
ekipmanları için de geçerli. Mümkün olduğu kadar yerli
sanayi firmalarımızın ürünlerini kullanmaya özen gösterdik. Bunlar Yeniköy fabrikasıyla memleket ekonomisine
kazandırdıklarımız diyebiliriz.
Yeniköy fabrikasında hangi araçların
üretimi yapılacak?
Yeniköy fabrikamızda Ford Transit Courier ve Ford Tour-
neo Courier araçlarını üretiyoruz. Courier araçları hafif ticari araçlar. Gölcük fabrikasında Transit ve Custom araçlarını, İnönü fabrikasında ise Cargo kamyonları üretiyoruz.
Onun dışındaki genel binek araçlar Avrupa’daki fabrikalarda üretiliyor. İnönü fabrikasında ayrıca motor aktarma
organları fabrikamız var. Motor daha komplike bir ürün
olduğu için yurtdışından ihraç edildiği düşünülüyor. Halbuki onun tasarımını da üretimini de burada yapıyoruz.
Motor, tasarımı gerçek anlamda oldukça büyük bir teknoloji ve mühendislik gerektiren bir ürün. Bu da Ford
Otosan’ın yetkinlikleri arasında.
Ford Otosan Kocaeli fabrikaları Ford’un Avrupa’daki ticari
araç üssü konumunda. Dolayısıyla bizim uzmanlık alanımızı da ticari araçlar oluşturuyor. Ticari araç üretimi, diğer
araçlara göre daha zor. Herhangi başka bir fabrikada 7-8
farklı araç çeşidi varken; Kocaeli fabrikasında Transit’in
sadece kaynak atölyesinde 1200 farklı araç çeşidi var.
Montaj’da ise çeşitlilik on binlerle ölçülüyor. Araştırmalarımıza göre yeryüzünde bizden daha fazla çeşitte araç
üreten bir fabrika daha yok. Bu da altyapıyla, teknolojiyle
ve sistemleri ona göre kurmakla oluyor.
Türk mühendisliğinin otomotiv sektöründe kaydettiği aşamayı nasıl görüyorsunuz?
Koç Holding bünyesindeki Ford Otosan’ın gelişim sürecine baktığımızda; 1928’de Merhum Vehbi Koç’un Ford’un
Ankara bayiliğini alması ile başlayan serüveni, 1959
Otosan’ın kuruluşu ve İstanbul Fabrikası’nın hayata geçişi
ile sanayici kimliği kazanan yapıyı ve 1997’de Ford Motor
Company ve Koç Holding’in hisselerini eşitlemesi ile kurulan Ford Otosan’ı görüyoruz.
Satış-pazarlama, üretim ve ortaklıktan sonraki aşamanın ürün geliştirme ve tasarım olması doğal bir sonuç.
Aslında yıllar önce ilk yerli otomobili Anadol’la yapmıştık. Yani Ford Otosan’ın şirket genetiğinde tasarım zaten
var. 1998-2002 yılları arasında Ford Connect aracını ABD,
Türkdöküm
33
RÖPORTAJ
>> Yeniköy fabrikasında ürettiğimiz araçlarda yıllık
yaklaşık 12 bin ton döküm parça kullanıyoruz. Bu
parçaların yaklaşık 5 bin 500 tonunu yerli döküm
tedarikçilerimizden temin ediliyor
İngiltere ve Türkiye’nin global ortaklığıyla biz tasarladık.
Şimdi geldiğimiz noktada Courier aracının ise tamamını
biz tasarladık. Bunu Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri
sayesinde yapıyoruz. Gebze’de bir ürün geliştirme merkezimiz var. Sancaktepe’de yeni ürün geliştirme tesisimizin ise temelini attık, yapım aşaması devam ediyor. Şu
anda bünyemizde yaklaşık 1300 ürün geliştirme mühendisi var. Türkiye’de önemli bir Ar-Ge tesisine sahibiz. Aynı
zamanda Ford Global Company’de de Ford’un Ar-Ge üslerinden biriyiz. Hem aracın, hem üretim hatlarının hem
de kalıplarının tasarımını burada biz yapıyoruz. Hatta kalıplarını ihraç da ediyoruz. Kendi ürettiğimiz ürünün tasarımını yapmak bir yana, üretmeyeceğimiz ürünün de
tasarımını yapıp mühendislik ihraç ediyoruz. Örneğin,
İspanya’da üretilemeye başlayan Ford Connect’in tasarım mühendisliğini biz gerçekleştirdik. Bunlar, Türkiye’de
olan ama çok fazla bilinmeyen konular.
Ar-Ge konusunda yeni yatırımlarınız devam ediyor mu?
Bünyemizde 1300 ürün geliştirme mühendisi çalışıyor. Ancak Gebze’de bulunan ürün geliştirme merkezimiz alan olarak onlara yetmeyince, geçen sene
Sancaktepe’de Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezinin
temeli attık. Sene sonuna doğru açılışını yapmayı planlıyoruz. Bu hem bizim hem de otomotiv sektörü adına
ülkemiz için önemli bir yatırım.
Yan sanayi olarak araçlarda yerli parça kullanım oranı ne kadar?
Yerlilik oranımız Courier araçlarında yüzde 60 düzeyinde. Hedefimiz ise bu oranı daha da arttırmak. Hiçbir
zaman tasarımı bitirdiğimiz zamanki yerlilik oranıyla
yetinmedik. Üretim devam ettiği sürece yerlileştirme
çabalarını sürdürüyoruz. Hedefimiz, şu anki mevcut yerlilik oranımız olan yüzde 60 oranını yüzde 70’e çıkarmak.
34
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Aracın sac parçalardan oluşan gövdesinin yüzde 100’ü
yerli. Montaj atölyesinde kullanılan parçaların arasında
da yerli parçalar var. Bunların hepsi birlikte ele alındığında yerlilik oranı yüzde 60’a tekabül ediyor.
Türkiye’de motor da dahil olmak üzere tasarlayamayacağımız ya da üretemeyeceğimiz araç parçası yok. Ama
burada farklı bir nokta devreye giriyor; küreselleşme adı
verilen büyük bir çarkın parçasıyız. Ticari olarak aracın
maliyetini minimumda tutmanız lazım ki müşterilerinize
düşük fiyatta satabilesiniz. Dolayısıyla yerli imalatçıların
yanı sıra yurtdışından da teklif almak gerekiyor. Çünkü
yurtdışında çoğu parçada uzmanlaşmış firmalar bulunuyor. Ticari olarak bakıldığında, eğer yurtdışındaki bir
firma maliyet açısından size cazip geliyorsa, parçayı oradan alıyorsunuz. Aksi bir durum rekabete aykırı olur.
Araçlarda kullanılan döküm parçalarında artık hafiflik söz konusu. Bu talebi yan sanayiye siz mi sunuyorsunuz? Ana firmalar ve yan sanayi arasında ilişki
nasıl ilerliyor?
İki yönlü bir şekilde ilerliyor. Ana firmalar, doğrudan
müşteriyle temas halinde olan ve müşterinin taleplerini
ve ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan firmalar. Müşterinin talepleri ise genelde şu şekilde oluyor; araç hafif
olsun, düşük yakıt sarfiyatı olsun, ergonomik olsun, az
arıza çıkarsın vs. Ana firmalar bu istek ve ihtiyaçları alıp
tasarımla yoğuruyor. Daha sonra parça tasarımı konusunda yan sanayiye geribildirimde bulunuyor ve örneğin parçanın ağırlığının ne kadar olması gerektiğini
söylüyor. Böylelikle yan sanayi bu talep doğrultusunda
çalışmaya başlıyor. Bu durum, ana firmalardan imalatçı
firmalara doğru giden yol. Bunun tersi de söz konusu.
Herhangi spesifik bir parçayı üreten yan sanayi firması,
yalnızca tek bir ana firma için üretim yapmıyor; birçok
ana firmaya ürettiği parçayı gönderiyor. Ana firmala-
RÖPORTAJ
rı memnun etmek için diğer imalatçı firmalardan farklı
olarak yeni teknolojiler de kullanıyorlar. Dolayısıyla bize
sıklıkla yan sanayimizden parçaların üretimi konusunda
farklı alternatifler geliyor. Böyle olunca biz de imalatçı
firmalardan yenilikleri öğrenmiş oluyoruz. Özetle, hem
imalatçı firmalarımıza öğretiyoruz, onlara karşı talepkar
oluyoruz; hem de onlar bize öğretiyorlar. İki yönlü bir
bilgi akışlı söz konusu. Yalnızca döküm parçalarda değil,
bütün parçalarda bu şekilde yürüyor.
Yeniköy fabrikasında günlük 400 araç üretildiğini
düşünürsek döküm ürün talebi ortalama ne kadardır?
Yeniköy fabrikasında ürettiğimiz araçlarda yıllık yaklaşık
12 bin ton döküm parça kullanıyoruz. Bu parçaların yaklaşık 5 bin 500 tonunu yerli döküm tedarikçilerimizden
temin ediliyor. Kalan kısmı ise ağırlıklı olarak motor bloğu ve aktarma organları parçaları olmak üzere son montajı yapılmış şekilde endirekt olarak dış tedarik kaynaklarından sağlanıyor. Ford Otosan olarak yürüttüğümüz
diğer projeleri de dikkate aldığımızda yıllık yaklaşık 4045 bin ton civarında döküm parça alımımız söz konusu.
Döküm tedarikinde yerli dökümhanelerden hangileriyle çalışıyorsunuz? Kısaca bahseder misiniz?
Ford Otosan olarak yürümekte olan tüm projelerimizi dikkate aldığımızda çalıştığımız yerli dökümhaneler
arasında Trakya Döküm, Ferro Döküm, Componenta,
Demisaş, Erkunt, Ardöksan, Gedik Döküm, Çemaş gibi
firmalarımız yer alıyor.
Tedarik zincirini oluştururken yan sanayiden beklentileriniz neler oluyor?
Birkaç tane önemli kriterimiz var. Bunlardan ilki tabii ki
kalite. Firmaların, müşteri beklentilerini karşılayan kalite
standardına sahip olması gerekiyor. İkincisi teslimat kalitesi; doğru adette ürünü, doğru zamanda, doğru yere
teslim edebiliyor olmak. Yeniköy fabrikası yılda 110 bin
tane araç yapmak üzere tasarlanmış bir fabrika. Günde
yaklaşık 400 tane araç üretilecek. Günde 400 tane araç
demek, her 2-3 dakikada bir parçaya ihtiyacımız olduğu
anlamına geliyor ve her ihtiyacımız olduğunda o parçaya ulaşıyor olmamız gerekiyor. Dolayısıyla ikinci önemli
kriter teslimat kalitesi. Üçüncü önemli noktayı ise firmaların sorunlara karşı yaklaşımı oluşturuyor. Üretim yaparken teknik sorunlar çıkabiliyor. Her firmanın kendi kültürü ve genetiği var ve farklı bir iş yapış tarzı oluyor. Bizim
beklentimiz çıkacak sorunların çözümüne nasıl yaklaştığı yönünde; dışlayıcı bir yaklaşıma mı sahip yoksa ekip
çalışmasıyla beraber elinden geleni yapıyor mu, önemli
olan nokta bu. Dördüncü nokta da, Ford Otosan olarak
bizim olmazsa olmazlarımızdan olan iş güvenliği ve çevre meselelerine olan duyarlılık. Bunlar, tavizsiz ve yatırım
ötesi konular. Biz yan sanayimizde bunları görmek istiyoruz. Orada çalışan kişiler de bizim birlikte çalıştığımız
insanlar ve onların tırnağına zarar gelmesini istemiyoruz. Bunu da yan sanayilerimizin sağlamasını bekliyoruz.
Geçen sene Sancaktepe’de
Türkiye’nin en büyük Ar-Ge
merkezinin temelini attık.
Sene sonuna doğru açılışını
yapmayı planlıyoruz.
Bu hem bizim hem de
otomotiv sektörü adına
ülkemiz için önemli bir
yatırım
Aynı şekilde çevre duyarlılığı ve hassasiyeti konusuna
da önem veriyoruz. Bu konuda ödüllü bir firmayız. Hem
yerelde hem de uluslararası ölçekte yıllardır aksatmadan
aldığımız çevre ödüllerimiz var. Çevre konusunda da firmalarımızın bizimle aynı duyarlılığa sahip olmasını bekliyoruz. Bunlar bizim için en temel konular. Bu kriterleri
sağladıktan sonra maliyet ve verimlilik açısından en uygun koşullara sahip firmalarla çalışmayı tercih ediyoruz.
Bu kriterler ışığında baktığımızda, Türkiye’deki yan
sanayiyi nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’deki yan sanayi firmaları oldukça iyi durumda.
Özellikle otomotiv yan sanayindeki firmalar çevre coğrafyalardaki ve özellikle Avrupa’daki ana firmaların yan
sanayisi konumuna geldiler. Bu durumdan biz de memnuniyet duyuyoruz çünkü onlar güçlendikçe biz de daha
iyi hizmet alıyoruz.
Yeniköy fabrikası ekonomik değerler açısından ne
gibi artılar sağlayacak?
Yeniköy fabrikası yıllık 110 bin araç üretmek üzere tasarlanmış bir fabrika. Bunun yüzde 70’i ihraç edilmek üzere
üretiliyor. Bu da günde 400 araca yakın üretim demek.
Türkdöküm
35
RÖPORTAJ
>>Tourneo Courier için, kampana, fren
diski ve ön aksonu ise yüzde yüz Trakya
Döküm Lüleburgaz tesislerinden
karşılanıyor. Bu parçaların dökümünün
yanı sıra, montaja hazır hale getirilen
talaşlı imalatı da yine Trakya Döküm
tarafından yapılıyor.
Ford Otosan olarak son 12
yıldır iç pazarda Türkiye’nin
otomotiv sektöründeki lideriyiz.
İhracat olarak da pazar
çeşitliliğimizi artırarak, 2013
yılında 5 kıtada 79 ülkeye
ihracat yaptık
İlerde başka projeler de alıp bu sayıyı arttırmayı hedefliyoruz. Yeniköy fabrikasının 110 bin araçlık üretimiyle
beraber Ford Otosan’ın toplam üretimi 415 bin araca
çıkıyor. 15 yıl içerisinde üretim sayımızı 10 katın üzerine
çıkardık. Yeniköy fabrikasında istihdam 1500 civarında
gerçekleşecek. Yaptığımız işle ilgili dünya üzerindeki en
ileri teknolojiyi kullanıyor, aynı zamanda teknoloji açısından en ileri düzeydeki firmalarla çalışıyoruz. Üretimde
130 tane robot kullanıyoruz. Kaynak atölyesinde yüzde
48 oranında el değmeden otomasyon yapılıyor. İşçilik
maliyetlerinin rakiplerine göre düşük olduğu bir ülke
için yüzde 48’lik otomasyon oranı çok ciddi bir rakam.
Ford Otosan olarak son 12 yıldır iç pazarda Türkiye’nin
otomotiv sektöründeki lideriyiz. İhracat olarak da pazar
çeşitliliğimizi artırarak, 2013 yılında 5 kıtada 79 ülkeye
ihracat yaptık. Yeni Transit ailesi ile beraber ihracat pazar
hedefimiz 106 ülkeye yükseldi.
Yeniköy fabrikası aynı zamanda engelli dostu bir
fabrika. Bu fikrin çıkış aşamasından bahseder misiniz?
Yeniköy fabrikasını yaparken belli bir bütçemiz, belli
kısıtlarımız ve imkanlarımız vardı. Ama doğru kişilerle
çalışıyorsanız en iyi teknolojiyi doğru zamanda, doğru
yerde bir araya getirip böyle büyük bir fabrikayı ortaya
36
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
çıkarıyorsunuz. Projenin ilk aylarında çalışanların kendi
içlerinden gelen ve bizi sosyal açıdan etkileyen bir fikir
ortaya atıldı. Bu fikir, dünyanın en engelli dostu fabrikasını yapmaktı. Bu fikri projelendirmek için bir ekip oluşturduk. Ekipteki arkadaşlar mevcut görevlerinin dışında bu projede de gönüllü olarak yer aldılar. Yaklaşık 10
kişiden oluşan gönüllü ekibimizle bu işi projelendirdik.
Hem dünya literatürü ile ülkedeki mevzuatı taradık, hem
daha önce yapılmış örneklere baktık, hem de derneklerden yararlandık. Kendimize şöyle bir hedef koyduk:
Madem biz engelli dostu fabrika olmak istiyoruz, fabrika kurulduktan sonra engelli çalışan sayımızı da oransal
olarak katlamamız lazım. Engelli çalışan oranımız yüzde
3,5 iken, bu oranı yüzde 7’ye çıkarmayı hedefledik. Fabrika nüfusunun 1500 kişi civarı olduğu düşünüldüğünde,
yüzde 7 oranı ciddi sayıda engelli insanın istihdamı anlamına geliyor. Bunun yanı sıra, yalnızca engelli çalışan sayısını arttırmakla kalmayıp, farklı engelleri olan kişileri de
bünyemize katalım istedik. Mevcut fabrikalarımızda çok
sayıda işitme engelli arkadaşımız çalışıyor. Bu projeyle
birlikte farklı engellere sahip arkadaşlarımız da bizimle çalışmaya başladı. İşe giriş süreci devam eden down
sendromlu bir arkadaşımız, bir tane ileri ortopedik engelli arkadaşımız var. Başka arkadaşlarımızı da istihdam
edeceğiz. Bütün tesis; sosyal ortamlar, ofisler, giriş-çıkışlar ve tuvaletler olmak üzere zaten uluslararası standartlara göre yapıldı. Ancak hatlarda çalışan arkadaşlarımız
arasında da engelli arkadaşlarımız olacağı için, bazı karmaşık ve teknolojik istasyonlarımızı onlara uygun olarak
tasarladık. Projeyi sıfırdan çizerken bu konuya çok dikkat
ettik. Engelsiz birinin ayakta çalışabileceği bir platformu,
tekerlekli sandalyeli bir arkadaşımızın da çalışabileceği
şekilde yaptık, düğmeleri onlara göre ayarladık. Down
sendromlu arkadaşımızın çalışacağı ortamı ona uygun
olarak düzenledik. Hem sosyal ortamları hem de fabrikanın içi konusunda bütün hedeflerimizi yakaladık. Ford
Otosan Yeniköy fabrikası engelli dostu bir fabrika olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
ÜYELERDEN
Samsun Makina’da
Inductotherm Yeni
Ocakları Devrede
Samsun Makina, geçen yıl Inductotherm Türkiye’den sipariş ettiği
10 MW DUAL TRAK, 2x5 Ton STEEL SHELL ergitme ocaklarını,
başarılı test işlemlerinin ardından devreye aldı.
T
ürkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşları arasında olan Samsun Makina, geçen
yıl Inductotherm Türkiye’ye siparişlerini
verdiği iki yeni ergitme ocaklarını devreye
aldı. 10 MW DUAL TRAK ve 2x15 Ton STEEL SHELL
ergitme ocakları, test işlemlerini başarıyla tamamladıktan sonra sorunsuz bir şekilde üretim yapmaya başladı.
Yeni sistemin avantajları
Samsun Makina’nın devreye aldığı Inductotherm
sisteminin özellikleri, 10,000 KW, 15 Ton’luk iki ocak
arasında yüzde 100 paylaştırılabilir. DUAL TRAK
gücü, 1,150 Volt besleme voltajı, 24 pulse ve 200
Hz ocak frekans verileri ile ortalama 485 kws/ton
enerji harcıyor. Inductotherm’in yaptığı müşteri verimlilik hesaplarının sonucuna göre, eski sistemlerle kıyaslandığında yüzde 7 verimlilik artışının sağlandığı açıklandı.
Inductoteherm sisteminde yeni model MELTMINDER bilgisayarlı kontrol sistemi de yer alıyor. Ağırlık
ve sıcaklık kontrolü ile otomatik ergitme yapabilen
yeni model MELTMINDER, bunun yanı sıra diğer ergitme fonksiyonlarını da başarıyla tamamlıyor.
Doksanlı yıllardan bu yana Türkiye’de üretim yapan
Inductotherm Türkiye, hem iç pazarın hem de dış
pazar taleplerini karşılıyor. Pik ve sferodan değerli metallere, çelik sanayinden demir dışı metallere
uzanan ergitme sistemlerinin yanı sıra, indüksiyon
ısıtma sektörlerinde de faaliyet gösteren Inductotherm Türkiye, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve
Ortadoğu pazarını kapsayan bir müşteri profiline
sahip.
İstanbul Tüyap Fuar Alanı’nda, 11-13 Eylül tarihleri
arasında gerçekleştirilecek olan AnkIros fuarı ile
14-19 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Maktek
fuarlarına katılacak olan Inductotherm Türkiye, fuarlar boyunca yeni ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak.
38
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
ÜYELERDEN
FerroPem Zenmet
Güvencesiyle Türkiye’de
Zenmet Dış Ticaret, dünya çapında faaliyet
gösteren FerroPem Döküm Ürünleri
firmasının temsilciliğini üstlendi. Döküm
sanayisine sağladığı aşılama (inokülasyon)
ve taneleme (nodülarizasyon) ürünleriyle
bilinen FerroPem, bundan böyle Zenmet Dış
Ticaret vasıtasıyla Türk döküm sanayisi ile
buluşacak.
F
erroPem Döküm Ürünleri, demir döküm sanayisinde kullanılan inokülasyon (aşılama) ve nodülarizasyon (taneleme) teknikleri konusunda uzman
bir firma. Firma otomotiv, teknik (mühendislik),
bükülü (eğilmiş) demir boru endüstrlerinde artan kalite ve
verimlilik ihtiyaçlarına uygun özel spesifik metalürji uygulamaları sunmayı hedefliyor.
Döküm sanayisine yönelik inokulant (aşılayıcı), nodulizatör
(taneleyici) ve metal katkı maddelerinden (additif) oluşan
üretim deseniyle FerroPem, kendi pazarında ve dünyanın
başlıca özel inokülatör üreticileri arasında teknik liderliği
elinde bulunduruyor. Firmanın Fransa’da bulunan kendine
ait araştırma laboratuarı ile firma, ayrıca Avrupa ve ABD’de
bulunan pek çok bağımsız metalurji laboratuarları ve üniversitelerin teknik desteklerinden faydalanıyor.
FerroPem’in ürünleri arasında her amaca uygun inokulantların yanı sıra baryum grubu, manganez-zirkonyum grubu,
strontiyum grubu, lantan grubu, boru kalıp tozları, özlü tel
ve diğer inokulantlar da yer alıyor. Ayrıca firma manganez,
kalsiyum ve nadir element içeren/içermeyen nodülarizatör
ürünleri de bulunuyor.
Türkiye’de de satışı yapılan FerroPem ürünleri Temmuz
2014 tarihinden itibaren Türk döküm ve demir çelik sana-
40
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
yilerine hizmet veren Zenmet Dış Ticaret’in temsilciliğinde
sektörün hizmetinde olacak. 1984 yılından bu yana sektöre
çok çeşitli hammadde, makine ve ekipman alanında pek
çok firmanın temsilciğini üstlenen Zemnet Dış Ticaret, bundan sonra FerroPem ürünlerini de sektörle buluşturacak.
Pangborn Group,
Çözümlerin Dünyası.
Pangborn Group altı bağımsız ama kendilerini bütünleyen markalardan
oluşur. Avrupa, Asya ve ABD gibi stratejik yerlerde üretim tesisleri ve ofisleri
bulunmaktadır. Biz ve bizim deneyimli, tecrübeli ve devamlı gelişen temsilci
ağımızla önemli piyasalara ve sanayilere hizmet sunarız.
140 yıldan fazla deneyim ve tecrübemizle - bunun yanı sıra araştırma,
geliştirme, ürün inovasyonu alanlarında sürekli yatırımlarımız ve benzeri
görülmemiş müşteri hizmetimiz - bu nedenle dünyanın önde gelen şirketleri
yüzey ve kumlama işlemlerde bize güveniyor.
Daha fazla bilgi için: www.pangborngroup.com.
Türkiye Temsilcisi:
LMA MOTIF AL. DOK SAN VE MUM LTD ŞTİ.
Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesi
Melek Aras Bulvarı Tuna Caddesi No:2
34956 Tuzla \ İstanbul \ Türkiye
Tel.:+90 216 / 593 13 61
Fax:+90 216 593 13 62
Web : www.lma.com.tr
MERKEZ:
Pangborn Group
4630 Coates Drive
Fairburn, GA 30213-2975
United States
ÜYELERDEN
Akmetal’in Yalın
Yönetim Sevdası
Yalın Yönetim uygulamasına 2012 yılında başlayan Akmetal, Nisan 2014 tarihinde Yalın
Yönetim’i yerinde görmeleri için dört yöneticiyi Japonya'ya 10 günlük eğitime gönderdi.
Akmetal Genel Müdürü Murat Öztekin Yalın Yönetim sevdalarını, eğitime katılan Planlama
Yöneticisi Ayşin Ambarkütük ise Japonya izlenimlerini aktarıyor.
>> Murat Öztekin
A
kmetal’de 2010 yılında SWOT analizi yaptığımızda en önemli konu başlıklarından birisi
“Kültür Değişimi” gerekliliği olduğu ortaya çıkmıştı. Biz şu anda 51 yıllık geçmişi olan firmanın gelecek 25 senesini planlamaya çalışıyoruz. Gelecek
25 sene ile ilgili olarak sektörde olabilecek gelişmeleri ön
görmeye çalışıp önlemlerimizi bugünden almaya çalışıyoruz” diyor Akmetal Genel Müdürü Murat Öztekin. Kültür Değişimi’ni de radikal önlemlerle topyekûn değiştirmek yerine kültürümüzde çok derin izleri olan “Çalışana
Saygı”, “Müşteriye Saygı” ve “Akmetal Ailesi’nin Ferdi Olabilme” sacayağından ödün vermeden, değişen dünyaya
adapte olmamızı sağlayan yeni yaklaşımları şirketimize
monte etmeye çalışıyoruz” diye açıklıyor Öztekin.
Öztekin, öncelikle uygulamaya almak istedikleri konunun Akmetal’de çalışan tüm arkadaşlarını şirkete sahip
çıkmalarını sağlamak, bu bağlamda onları şirket yönetimine ve gelişimine dahil etmek, şirket içinde “Sürekli
İyileştirme” kavramını yerleştirmek olduğunu söylüyor.
Bunu yaparken de en iyi kişileri bünyelerine dahil etmek
gerekliliğinin yanında eğitime de çok önemli kaynak ayırıp, her bir çalışanı alanında en iyisi olmasını sağlamak
gerekliliğine dikkat çekiyor.
42
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
>> Ayşin Ambarkütük
Öztekin şöyle devam ediyor: Bütün bu gereklilikleri yapabilmek için uygun bir model gerekliydi. Yurtdışında
yerinde görmeyi de kapsayan uzun bir araştırma sonucunda Yönetim Kurulu’nun da onayını alarak Akmetal’de
“Yalın Yönetim” uygulamasına American Lean Institute
desteğiyle 2012 yılında başladık. Şirket yönetiminin kararlılığı, ısrarı ve desteğiyle bu programı süresiz olarak
uygulayacağız.”
Akmetal’den Nisan 2014 tarihinde Japonya’ya Yalın
Yönetim’i yerinde görmeleri için 10 günlük eğitime dört
yönetici dahil oldu. Öztekin, “Bu arkadaşlarımız; Yalın Yönetim kuruluş fazında gösterdikleri çabadan ve konumları itibariyle şirket içindeki etki alanlarının genişliğinden
dolayı seçildiler. Gelecek yıllarda diğer arkadaşlarımız da
bu programlara keyifle katılacaklar” diyor.
Yalın Yönetimi yerinde gören Akmetal’den dört yönetici
adına Planlama Yöneticisi Ayşin Ambarkütük izlenimlerini Türkdöküm okuyucularıyla paylaşıyor.
“Akmetal Ailesi”nin fertleri olarak “Yalın Yönetim” uygulaması hedefiyle; Üretim Müdürü’müz Bülent Akkayaoğlu, Kalite Müdürü’müz Serhat Adışen, Kalite Güvence
Yönetici’miz Eylem Subaşı birlikte 4 Nisan 2014 tarihinde
“Study Mission Japonya” programı kapsamında 10 gün
ÜYELERDEN
sürecek eğitim için Türkiye’nin çeşitli firmalarından katılımcıların oluşturduğu 30 kişilik ekip ile uzun bir yolculuğa çıktık.
Programa katılma amacımız; 2012 yılında uygulamaya
başladığımız “Yalın Yönetim” konusunda eğitim almak,
uygulamaları kaynağında görmek, edindiğimiz bilgileri,
tecrübeleri çalışma arkadaşlarımızla paylaşarak bu kültürü hissetmelerini ve çalışmalarını bu yönde hızlandırarak
devam etmelerini sağlamaktı.
Eğitim, Toyota Şirketi’nin üst düzey üretim ve ürün geliştirme yöneticiliklerine yükselmiş yöneticilerinin oluşturduğu bir kuruluş olan Toyota Engineering Corporation
(TEC)’da Bay Nakashima Masamori tarafından verilen
Toplam Toyota Üretim Sistemi (Total TPS) ile başlayıp İşyerinin Dinamikleştirilmesi konulu eğitim ile devam etti.
Bu konularda detaylı eğitim alınıp uygulamalar yapıldı.
Bay Shoji Yamatomo’nun 40 yıllık Toyota tecrübesi ile
birleştirerek sunduğu Kaizen eğitimi TEC’deki uygulama
merkezinde, kendisinin rehberliğinde, ekip çalışmaları ile
uygulamaya geçirildi.
1966-2002 yılları arasında Toyota Motor Corporation’da
görev alan, şimdilerde TEC
CEO’su olan Bay Toshio
Horikiri‘den Toplam Yönetim Sistemi eğitimi alındı.
Alınan eğitimlerin yanı sıra TEC’in üst düzey danışmalarından Bay Osamu Hiraizumi eşliğinde Toyota Otomotiv
Fabrikası, Tsutsumi fabrikası ve Toyota Oguchi Parts Center; Bay Shiro Yanagida eşliğinde GS-Eletech ana fabrikası, Chiyoda Industries ana fabrikası, Avex Tado fabrikası
ziyaret edilerek Yalın Üretim uygulamaları görüldü. 10
günlük eğitim sonunda katılımcılar sertifikalarını aldı.
Eğitim ve uygulamaların yanı sıra Toyota Endüstri ve
Teknoloji Müzesi, Kyoto ve Tokyo şehir gezileri ile “Yalın
Yönetim”in sadece fabrikalarda değil hayatın her alanında uygulanabilirliğini tecrübe etme imkanı bulduk.
Bunu kültür haline getirebilmek, farklı görüşlerden yararlanabilmek amacıyla Toyota Üretim Sistemi’nin “Ürün
Üretmek, İnsan Yetiştirmektir” ana felsefesinin eksiksiz
uygulayıcısı olan Akmetal’in bu eğitimlere katılımı ve “Yalın Yönetim” uygulaması hız kesmeden, sürekli iyileşerek
devam edecek.
Türkdöküm
43
ANALİZ
4 TÜDÖKSAD
Üyesi Türkiye’nin
En Büyükleri
Listesinde
İstanbul Sanayi Odası tarafından 2013 yılı için
gerçekleştirilen Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu
araştırmasının sonuçları açıkladı. Araştırmaya göre, sanayi
kuruluşlarının zirvesinde geçtiğimiz yıllarda da olduğu gibi
yine TÜPRAŞ yer alıyor. Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği
üyelerinden Componenta Dökümcülük, Elba Basınçlı
Döküm, Samsun Makina ve Trakya Döküm de listede yer
alan kuruluşlar arasında.
44
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
ANALİZ
İ
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006
2005
2004
2003
2002
2001
2000
1999
1998
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içinde en yükstanbul Sanayi Odası (İSO) her yıl Türkiye’nin en
sek katma değeri Son 15 yıldır sanayinin, genel ekonobüyük sanayi kuruluşlarını belirlemeye devam
mi içindeki ağırlığını kaybettiğine değinen Bahçıvan,
ediyor. Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu lis“Ekonomik büyümenin yüzde 2,1 ve yüzde 4 olduğu
tesi araştırmasının 2013 yılı listesi Haziran ayında
son iki yıldaki imalat sanayi büyümemiz; 2012 yılında
açıklandı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan
yüzde 1,7 olurken, 2013 yılında ise yüzde 3,8 oldu. Bu
tarafından açıklanan listenin ilk sırasında geçtiğimiz
veriler Türkiye’de son yıllarda üretime dayanmayan,
yıllarda da olduğu gibi TÜPRAŞ yer aldı. İkinci sırada 9
kaynağını daha çok tüketimden, hizmetler ve inşaat
milyar 714 milyon TL’lik üretimden satışı ile Ford Otosektöründen alan bir büyüme olduğunu; üretimden
motiv yer alırken, bir önceki sene beşinci olan Elektrik
ise uzaklaşıldığını gösteriyor” dedi ve ekledi: “Hepimiz
Üretim A.Ş. 9 milyar 263 milyon TL’lik üretimden satışı
artık üretimden uzaklaşılan bu döngüyü görmeliyiz.
ile bu yıl üçüncü sıraya yükseldi. Türkiye’nin 500 büBunu kırmak, tersine çevirmek için çalışmalıyız. Çünkü
yük kuruluşu 2012 yılına göre net satışlarını yüzde 7,4
sanayi sektörü tüm ülkeler için ekonomik büyümenin
arttırarak 454 milyar 990 milyon TL’ye çıkardı. En büve bütünsel kalkınmanın temelini oluşturuyor. Türkiye
yük şirketler ise ağırlıklı olarak petrokimya, otomotiv
de ancak üretime odaklı bir üretim anlayışıyla kaliteli
ve demir-çelik sektörlerinden oldu.
ve sürdürülebilir bir büyümeyi ve refahı yakalayabilir.”
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği üyeleri de 500
“2001 yılından itibaren sanayinin ve özellikle de imaBüyük Sanayi Kuruluşu listesi içindeki yerini aldı. Lislat sanayinin milli gelir içindeki payının cari fiyatlar ile
teye 4 TÜDÖKSAD üyesi girerken, en üstteki isim 135.
hesaplandığında bir gerileme eğilimi içine girdiği ve
sırada yer alan Componenta Dökümcülük oldu. Comönemli ölçüde düştüğü görülüyor” diyen Bahçıvan,
ponenta Dökümcülüğü, 341. sıra ile bu yıl listeye giimalat sanayinin milli gelir içindeki payının 1998 yıren Elba Basınçlı Döküm izledi. Samsun Makina 387.
sırasında bulunurken, Trakya Döküm de 405. sırada
yer aldı.
Büyüme Oranları (%)
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması,
2012
2013
sanayinin ekonomi içindeki ağırlığının giderek azalEkonomik Büyüme
2,1
4,0
dığına yönelik çarpıcı veriler ortaya koydu. Araştırmanın Türkiye’de son yıllarda büyümenin kaynağının
İmalat Sanayi Büyüme
1,7
3,8
üretime değil tüketime, hizmet ve inşaat sektörüne
İmalat Sanayi / GSYH
15,5
15,3
dayalı olduğunu gözler önüne serdiğini vurgulayan
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan “Sanayi
sektörü tüm ülkeler için ekonomik
büyümenin ve bütünsel kalkınmaİmalat Sanayinin GSYH İçindeki Payı (%)-Cari Fiyatlarla
nın temelini oluşturuyor. Türkiye
30,0
de ancak üretime odaklı bir üretim
23,6
anlayışıyla kaliteli ve sürdürülebilir
bir büyümeyi ve refahı yakalayabilir.
19,9
17,6
2001 yılından itibaren sanayinin ve
20,0
17,2
17,1
21,6
16,0
15,5
15,5
özellikle de imalat sanayinin milli
18,9
17,6
17,1
gelir içindeki payının cari fiyatlar ile
16,7
16,1
15,3
15,1
hesaplandığında bir gerileme eği10,0
limi içine girdiği ve önemli ölçüde
düştüğü görülüyor. Türkiye henüz
sanayileşmiş bir ülke olmadan bu
0,0
oranın gerilemeye başlaması sanayi,
ekonomi ve Türkiye için sağlıklı bir
gelişme değildir” şeklinde konuştu.
İSO İLK 500 LİSTESİNE GİREN TÜDÖKSAD ÜYELERİ
2013
2012
Kuruluşlar
Üretimden Satışlar (Net) (TL)
135
127
Componenta Dökümcülük Tic. ve San. A.Ş.
606.465.041
Elba Basınçlı Döküm Sanayii A.Ş.
275.124.637
341
387
303
Samsun Makina Sanayi A.Ş.
243.987.499
405
403
Trakya Döküm San. ve Tic. A.Ş.
234.164.426
Türkdöküm
45
ANALİZ
500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nda Borç/Özkaynak Oranı
140
132,4
130
120
112,0
111,2
104,3
110
100
90
116,0
88,5
83,5
96,5
82,6
89,1
80
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006
2005
2004
70
500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nda Borç/Özkaynak Oranı
100
90
80
70
60
50
40
2010
2010
2013
2009
2009
2012
2008
2008
2011
2007
2006
2006
2007
2005
2005
20
2004
30
10
Toplam Borçlar
2013
2012
2011
2004
0
Özkaynak
500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nda
Satış Kârlılığı ve Özkaynak/Aktif Toplamı
8
54,8
54,5
52,9
53,1
7
6
50,0
7,2
6,7
47,3
5,6
5,9
5,8
5
3,9
50,0
5,7
49,0
4,9
46,3
4,6
4
55,0
7,6
47,2
45,0
43,0
3
Satış Karlılığı (Sol Eksen)
46
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
2013
2012
2011
2010
2009
2008
2007
2006
2005
2004
40,0
Özkaynak / Aktif Toplam (Sağ Eksen)
lında yüzde 23,6 iken, 16 yıl içinde
sürekli bir düşüşle 2012 yılında yüzde 15,5’e gerilediğini, 2013 yılında
ise yüzde 15,3 olarak gerçekleştiğini
sözlerine ekledi.
500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun temel tablolarını yorumlayan Bahçıvan, “Temel kalemlere baktığımızda,
şirketlerin toplam satışlarının 2013
yılında yüzde 7,4’lük bir artış ile 455
milyar TL’ye çıktığını görüyoruz. Bunun karşılığında elde etmiş oldukları
brüt kârlılık ise yüzde 24 artarak 70
milyar 503 milyon TL oldu. Faaliyet
kârlarına baktığımızda ise iyi bir performans karşımıza çıkıyor. Çünkü bu
kârlılıkta önceki yıla göre iki puanlık
bir artış var. 2012 yılında yüzde 6 olan
faaliyet kârı, 2013 yılında yüzde 8’e
çıktı. Ancak baktığımız net satışların
hemen hemen enflasyon oranında
bir artış yaşadığını göz önünce bulundurduğumuzda, reel bazda ciddi
bir artışın olmadığı ortaya çıkıyor”
açıklamasının ardından şu yorumu
yaptı: “Bu noktada akla gelen ilk şey
verimlilik bazlı bir artış olduğu. Fakat
asıl nedenin bu olmadığını belirtmemiz gerekiyor. Biz bunu, özellikle ithalata dayalı temel hammaddelerin,
dalgalanma öncesindeki düşük kurla
ithal edilmesi ve sonrasında yaşanan
kur artışlarının fiyatlarda ve dolayısıyla gelir tablolarında yarattığı olumlu
etki olarak görüyoruz.”
Bahçıvan, sanayi şirketlerinin geçen
yıl esas faaliyetlerinden elde ettikleri
kârlarının yarısı ile finansman giderlerini karşıladıklarını belirtti. “2013 yılında faaliyet kârları 36,5 milyar TL’yi
bulan 500 Büyük Sanayi Kuruluşu, 19
milyar TL’yi finansman gideri olarak
kaybetti. Bu rakamlar açısından 2012
yılına baktığımızda ise 25 milyar TL’lik
faaliyet kârının sadece 8,6 milyar
TL’sini finansman giderlerine verdikleri görülüyor” diyen Bahçıvan, 2013
yılında yüzde 8 oranında faaliyet kârı
elde eden sanayi şirketlerinin 2013
yılı dönem kârının, bu döngü nedeniyle neredeyse yarı yarıya düşerek
yüzde 4,9’a gerilediğini ifade etti.
Bu yıl şirket verilerini değerlendirme yöntemlerine bir yenilik katıldı.
Finansal göstergeler değerlendirilirken uluslararası kısaltması EBITDA
olan FAVÖK oranı da kullanıldı. EBIT-
ANALİZ
500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nda
Borç/Özkaynak Oranı (2013)
Düşük Teknoloji
% 36,1
Orta Düşük Teknoloji
% 43,6
Yüksek Teknoloji
% 2,6
DA kuruluşların faiz, amortisman ve vergi öncesi kârını
gösteriyor. Bu oranlara göre şirketlerin 2013 yılındaki
verisi 50 milyar TL oluyor.
500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun toplam borçların aktif toplamı içindeki payı, 2013 yılında yüzde 52,8’den
yüzde 57’ye yükseldi. 500 Büyük Sanayi Kuruluşu’nda
borçlanma oranı artışını sürdürürken, son 10 yılın en
üst seviyesine çıktı. Bahçıvan konuyla ilgili olarak, “Bu
rakamların sanayi kuruluşlarının özkaynaklarının yetersizliği nedeniyle özellikle borçlanma kaynaklarını
kullanmakta olduklarını göstermesi açısından önemli”
yorumunu yaptı.
Ancak Bahçıvan’a göre sanayi kuruluşları bu borçlanmayı sağlıklı kaynaklardan gerçekleştirmedi. Sanayicilerin borçlanmada daha çok banka kredilerini tercih
ettiklerini ve bu nedenle de finansman giderlerinin
son derece plansız bir şekilde arttığını söyleyen Bahçıvan, “Yükselen finansman giderleri nedeniyle de
düşen kârlılıklar şirketlerin özkaynaklarının büyümesini negatif etkiliyor” dedi ve ekledi: “2012 yılında İSO
500 şirketlerinin ödediği finansman giderleri faaliyet
kârının yüzde 34’üne denk gelirken, 2013 yılında bu
oran yüzde 53’e çıktı. Bu da şirketlerin yaptıkları kârın
yarısından fazlasını finansman gideri olarak ödediklerini gösteriyor.”
Bu yıl araştırma kapsamına alınan konulardan biri de
teknoloji ile yaratılan katma değer. 500 Büyük Sanayi
Kuruluşu içinde en yüksek katma değeri yüzde 43,6 ile
orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun
yaratıyor. Onu, yüzde 36,1 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubu izliyor. Orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı yüzde 17,8 olurken,
yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı
ise yüzde 2,6’da kalıyor.
“Yüksek teknolojili sektörlerin dünya imalat sanayi
içindeki payı ortalama yüzde 16,7. Güney Kore’de bu
oran yüzde 21,6, Tayvan’da yüzde 45,1, Singapur’da
yüzde 49,9, İsrail’de yüzde 30, İrlanda’da yüzde 25,7,
ABD’de yüzde 20,6 ve Malezya’da ise yüzde 11,2” diyen
Bahçıvan’a göre, Türkiye’nin bu oranları teknoloji lehine çevirmezse, bu tablonun sanayideki kârlılık yansı-
Orta Düşük Teknoloji
% 17,8
masını da değiştirilemeyek.
Yüksek teknolojiye giden yolun Ar-Ge ve inovasyondan geçtiğini vurgulayan Bahçıvan, “Ar-Ge harcamalarının satışlara oranı önemli bir karşılaştırma kriteri.
Uluslararası örneklerine bakıldığında sanayileşmiş ülkelerde şirketlerin Ar-Ge harcamalarının satışlara oranı
yüzde 6-8 oranlarına kadar yükseliyor” dedi. Türkiye’de
ise bu oranın binde 8 olduğunu söyleyerek, 500 Büyük
Sanayi Kuruluşu’nun bu konudaki karnesinin Türkiye
ortalamasının altında olduğunu ve şirketlerin üretimden satışlarının ancak binde 47’sini Ar-Ge’ye ayırdığını
belirtti.
yüzde 43,6 ile orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubu yaratırken, onları yüzde 36,1 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubu izledi. Orta-yüksek
teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun yüzde 17,8
paya, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun ise yüzde 2,6 paya sahip olduğunu dile getiren
Bahçıvan, “Bu noktada yüksek teknolojili sektörlerin
dünya imalat sanayi içindeki payının ortalama yüzde
16,7 olduğunu hatırlatmak isterim. Güney Kore’de bu
oran yüzde 21,6 iken, Singapur’da yüzde 49,9, ABD’de
ise yüzde 20,6. Türkiye bu oranları teknoloji lehine çevirmek zorunda. Aksi takdirde bu tablonun sanayideki
karlılık yansımasını da değiştiremeyiz” dedi.
AR-Ge Harcamaları
Gelir Tablosu Verileri
AR-GE Harcamaları (Milyon TL)
1.787,4
AR-GE Harcamaları /
Üretimden Satışlar (%)
0,47
Bahçıvan, ileri sanayi ülkelerinde şirketlerin Ar-Ge harcamalarının satışlara oranının yüzde 6 ila 8 oranlarına
kadar yükseldiğini vurgulayarak, “Türkiye’de bu oran
binde 8. İlk 500 büyük şirketimizin bu konudaki karnesi Türkiye ortalamasının altında. Şirketlerimiz Ar-Ge’ye
üretimden satışlarının ancak binde 47’sini ayırıyorlar”
diye ifade etti.
Türkdöküm
47
HABER
71. Dünya Döküm
Kongresi Uluslararası
İlgiyi Devam Ettirdi
WFO tarafından iki yılda bir düzenlenen Dünya döküm kongrelerinin 71'incisi
İspanya'nın Bilbao kentinde gerçekleştirildi. 71. Dünya Döküm Kongresi
Uluslararası ilgiyi devam ettirdi.
W
FO tarafından iki yılda bir organize
edilen Dünya Döküm Kongresi’nin
71’incisi İspanya’ın Bilbao şehrinde
düzenlendi. Advanced Sustainable
Foundry başlığı ile düzenlenen kongreye 46 ülkeden binin üzerinde delege katıldı. Katılımcılar, üç
günlük teknik oturumlar, Genç Öğrenciler Semineri, Genç Araştırmacılar Programı, Döküm Alıcıları
Forumu, Fabrika gezileri, Uluslararası Dökümhane
sergisi, Sosyal programlar ve Eşler programları etkinlikleri ile Bilbao’da ağırlandı. 71. Dünya Döküm
48
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Kongresi WFO’nun üyesi olan İspanya Dökümcüler
Birliği Tabira Döküm Enstitüsü ve IK4-Azterlan tarafından organize edildi. Türkiye’den Kongre sergisine
katılan Tosçelik Granül de sponsor olarak kongreye
katkıda bulundu.
WFO Başkanı Vinod KAPUR açılış konuşmasında
sistematik küresel değişimlerin etkisinde olan endüstrinin sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı bilinci hedefleriyle yeni ürünler ve prosesler araştırmak,
geliştirmek üzere ilerlediğini vurguladı.
İki yılda bir düzenlenen Dünya Döküm Kongreleri
HABER
katılımcılara güncel bilgiler sağlayarak, tecrübe ve
iş ağlarını paylaşma fırsatı veriyor. Organizasyonun
bir parçası olarak WFO, kongre sunumları sırasında en öne çıkan bildirileri tespit ederek sahiplerini ödüllendiriyor. Bu yılki ödül Huttenes Albertus
sponsorluğunda üç bildiriye verildi.
Best Paper Gold Award - Dana Cooper, Fairmount
Minerals Ltd, ABD,‘Sustainability is the Key Driver of
Innovation’
Best Paper Silver Award- Jaimie Prat, Ask Chemicals, İspanya, ‘Net/Gross Yield Optimisation of High
Value Added Steel Castings’
>> En iyi sunu Altın ödülünü Dana Cooper, Kuhlgats ve Andrew Turner'dan aldı.
Best Paper Bronze Award - U Petzschmann IfG, Almanya, ‘Active Cooling of Resin Bonded Moulds to
Reduce the Cooling Time of Heavy Section Castings
Without Loss of Quality’
Hüttenes Albertus’tan Carsten Kuhlgatz kapanış töreninde bildiri sahiplerine plaketlerini ve ödüllerini
takdim etti.
32 ülke birliğinin üye olduğu Dünya Dökümcüler
Birliği yönetim kurulunda Türkiye’den TÜDÖKSAD
Yönetim Kurulu Üyesi Umur Denizci görev yapıyor.
Bilbao’da düzenlenen 71. Dünya Döküm Kongresine delege olarak TÜDÖKSAD’dan Hakan Yaşar,
Hayrettin Çaycı (Demisaş), Adnan Aytekin (Tosçelik
Granül), Uğur Yavuz (Aydöküm) Yusuf Alan (Körfez
Döküm) Bülent Özgümüş (Özgümüş Döküm), Haluk Güldür (Heraeus), Levend Otsukarcı (Inductotherm), Evren Arıkan (Foseco), Kubilay Dal (TÜDÖKSAD), Yaylalı Günay ve İlhan Baltacı katıldı.
72. Dünya Döküm Kongresi 21-25 Mayıs 2016 tarihleri arasında Japonya’nın Nagoya şehrinde gerçekleştirilecek.
>> En iyi sunu Gümüş ödülünü Jaimie Prat aldı.
>> Kongre Kapanış ve teşekkür töreninden…
SATILIK DÖKÜMHANE EKİPMANLARI
Ay Döküm’den ihtiyaç fazlası satılık ikinci el dökümhane ekipmanları…
- Röperwerk marka 1982 model 25 lt cold box maça makinesi. Sandık bağlama ölçüsü 700*800*650 çift gazlama jeneratörü var.
- İki adet Weston marka QJS 222 1000x1200 mm kalıplama makinesi
- İki adet Alman malı 550x700 mm hidro-pnömatik
- Parça yıkama makinesi
AY Döküm Mak. San. Tic. A.Ş
Adres: ASO 1. OSB
Karamanlılar Cad. No: 2
SİNCAN / ANKARA
Tel: 0312 267 04 57
Faks: 0312 267 04 56
Yetkili Kişi: Ümit Demirci
Türkdöküm
49
HABER
TürkTraktör 60. Yılını
Yeni Fabrikası İle
Taçlandırdı
TürkTraktör, kuruluşunun 60. yıldönümü ile eş zamanlı olarak kapasitesini 50 bin adede
çıkaracak ikinci fabrikasının açılışını, Sakarya Erenler’de gerçekleştirdi. Toplamda 222 bin
metrekare alana kurulan dev fabrika, istihdam yaratmayı sürdürürken, üretim gücü ile de
Türk yan sanayinin gelişimine katkı sunacak.
T
ürkiye tarım sektörünün lider ismi TürkTraktör,
Ankara’daki fabrikaya ek olarak üretim yapacak
olan Adapazarı Erenler’deki ikinci fabrikasının
açılışını 60. yıldönümü ile eşzamanlı olarak
gerçekleştirdi. Adapazarı Erenler Fabrikası, “Büyük Ölçekli Yatırım” olarak değerlendirilerek toplamda 222 bin
metrekare alana kuruldu.
TürkTraktör Adapazarı Erenler fabrikasının açılışı töreni;
Bilim ve Sanayi Bakanı Fikri Işık’ın ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin yanı sıra; Koç Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Mustafa Koç, CNH Industrial N.V. CEO’su Richard
Tobin, çok sayıda hükümet ve devlet protokol yetkilileri
50
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
ve iş dünyası temsilcilerinin katılımları ile gerçekleşti.
TürkTraktör Erenler Fabrikası'nın açılışında konuşan Bilim ve Sanayi Bakanı Fikri Işık, “Her fabrika açılışı, bu ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Bu fabrika açılışları
kadar bizi memnun eden başka program yok. Özellikle
bu fabrikanın açılışı, milli gelirin, ihracatın ve istihdamın
artması konusunda çok önemli bir görev edineceğini düşünüyorum. Türkiye olarak sanayide ve üretimde
geldiğimiz nokta, geleneksel yöntemlerle yapılan üretimin sonu. Artık üretimde teknolojik sıçramanın yapılması lazım. Daha yüksek teknoloji düzeyiyle üretim
yapmak zorundayız. Üretimde niteliğimizi artıracak bir
HABER
TürkTraktör Erenler
Fabrikasının açılışında
konuşan Bilim ve Sanayi
Bakanı Fikri Işık, “Her
fabrika açılışı, bu ülkenin
geleceğine yapılan
yatırımdır " diyor
yapıya geçmek durumundayız. Bununla ilgili birçok düzenlemeyi hayata geçirdik. Şu anda bu düzenlemelerin
önemli sonuçlarını alma aşamasındayız. Türkiye sahip
olduğu pazar potansiyeli, nitelikli iş gücüyle yerli üretim noktasında ölçek ekonomisinde yerli üretim iddiasını artırmalı. Bununla ilgili her türlü çalışmayı yapıyoruz.
Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. İkinci önceliğimiz teknolojik üretim. Bununla ilgili ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bununla ilgili meyve alma zamanı geldi.
TürkTraktör fabrikasının ait olduğu AR-GE merkezinden
özel teşekkürü Koç ailesine ve TürkTraktör’e yapmak istiyorum. TürkTraktör’ün önemli atılımlar yapıyor olması
bizi gururlandırıyor” dedi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ise açılışında yaptığı
konuşmada şunları söyledi: “Son iki ay içinde bize çok
güzel mutluluklar yaşatıyorsunuz. Türkiye’ye güvenmenin örneklerini vererek, bizleri güzel açılışlarda buluşturuyorsunuz. Genç nesile nazaran çok şanslıyız. Atalarımızın teknolojisi olan sabahla yapılan çift sürmeyi
gördük. Artık klimalı, müzik sistemi olan ve devasa güçlü traktörler var. Bunların Türkiye’de üretiliyor olmasını
görmek, ayrı bir mutluluk. Türkiye’nin kabuğuna kırmak
üzere başladığı atılıma verdiği büyük destekle TürkTraktör, geçtiğimiz yıllarda 600 bininci traktörü üretti. Bu
fabrikada emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.
Burada 'Ülkem varsa ben de varım' diyen merhum Vehbi
Koç’u da rahmet ve minnetle anmak istiyorum. Kendisi
Türkiye’ye inandı ve güvendi. Rahat bir şekilde yaşamak
yerine, üretim yapmak gibi bir çılgınlığa kapıldı. İnşallah
bundan sonra da onun mirasçısı Koç Ailesi de Türkiye’ye
inanarak yatırım yapmaya devam edecek.”
Mustafa V. Koç:
Avrupa’nın en büyüklerinden olacağız
TürkTraktör’ün Türkiye otomotiv sanayinin en eski şirketlerinden olduğuna dikkat çekerken, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç ise törende yaptığı
konuşmada şunları kaydetti:
“1954’de ülkemizin ilk traktörünü üretmek üzere kurulmuş olan şirketimiz, tam kapasiteye eriştiğinde yılda 50
bin adede ulaşacak üretim kapasitesi ile Avrupa’nın en
büyük traktör üreticilerinden biri olacaktır. Böylelikle
TürkTraktör de Türk otomotiv sektöründe daha önemli
>> Mustafa V. Koç: 1954’de ülkemizin ilk traktörünü üretmek üzere
kurulmuş olan şirketimiz, tam kapasiteye eriştiğinde yılda 50 bin adede
ulaşacak üretim kapasitesi ile Avrupa’nın en büyük traktör üreticilerinden
biri olacaktır.
bir konuma erişecektir.” Yeni fabrikanın tam kapasiteye
eriştiğinde yılda 50 bin adede ulaşacak traktör üretim
kapasitesi ile Avrupa’nın en büyük traktör üreticilerinden biri olacağını vurgulayan Mustafa V. Koç: “Böylelikle
TürkTraktör de Türk otomotiv sektöründe daha önemli
bir konuma erişecektir. 2000’li yıllardan beri Amerika
Birleşik Devletleri dâhil dünyanın 130 ülkesine yılda 15
bin traktör ihraç eden TürkTraktör, yeni fabrikası ile ihracatta da yeni hamlelere hazır olacaktır. Yeni yatırımımız çerçevesinde, sadece traktör değil, transmisyon ve
motor işleme ve üretim kapasitemiz de artacak. Böylece, yerli katma değerin artırılması yönünde de sektörde
önemli bir başarı elde eden TürkTraktör’ün bu alandaki
liderliği devam edecektir. Böyle bir başarı hikâyesinin
parçası olduğumuz için çok mutlu ve gururluyuz” dedi.
Hükümet liderliğinde, AR-GE ve büyük ölçekli stratejik
yatırımlar için sağlanan teşvikler ile ülkeye katma değer
yaratacak ciddi yatırımlarının önü açıldığını ifade eden
Mustafa V. Koç sözlerine şöyle devam etti; “Sakarya
Erenler Fabrikamız ve yeni motor yatırımlarımız bunlara
en güzel örnektir. Yaptığımız yatırımlar, artan üretim ve
ihracatımız ve gelişen Ar-Ge faaliyetlerimiz ile ülkemizin
2023 vizyonu çerçevesinde emin adımlar ile ilerliyoruz.
Koç Topluluğu olarak, bugünümüzü ve geleceğimizi
inşa ederken bize ışık tutan, yol gösteren, en temel ilkelerimizden biri, kurucumuz merhum Vehbi Koç’un “Ülkem varsa ben de varım” sözü oldu. Kurucumuzdan miras
Türkdöküm
51
HABER
>> Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi
TürkTraktör, 1954’ten bu
yana Türkiye’de otomotiv
imalat sektörünün
geçirdiği evreleri
göstermesi açısından
önemli bir örnek
kalan bu felsefe ile ilk günden bu yana ülkemiz için çok
çalışmak, yatırım yapmak, üretmek, istihdam sağlamak
ve vergi vermek ana düsturumuz oldu. Her zaman uzun
vadeli bir bakış açısı ve Türkiye’nin geleceğine duyduğumuz güven ve inançla, yarattığımız katma değeri geliştirmeye odaklandık. Tarihimizin en büyük yatırım dönemini
yaşarken, ülkemizin geleceğine yatırım yapmaya devam
ettik ve ediyoruz. Özellikle otomotiv sektörüne yaptığımız büyük yatırımlarla hep bir adım önde olmayı sürdürüyoruz”.
Richard Tobin:
Hedef 1 milyonuncu traktör
CNH Industrial N.V. CEO’su Richard Tobin açılış töreninde yaptığı konuşmada, yalnızca 15 ay önce 28 Mart 2013
tarihinde fabrikaya temel atıldığını hatırlatarak şunları
söyledi; “Bu süreç; gerek CNH Industrial’ın gerekse Koç
Holding’in Türkiye’de bir “traktör mükemmeliyet merkezi” kurma konusuna ne derece odaklandıklarının açık
52
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
>> Bilim ve Sanayi Bakanı Fikri Işık
bir göstergesidir. Ankara fabrikamız ile birlikte Erenler
Fabrikamız; TürkTraktör markasını tarım sektörü nezdinde daha da güçlü bir yere taşıyacaktır. 1967 yılında Koç
Holding ile başlattığımız stratejik ortaklığımız son derece
verimli ve başarılı sonuçlar doğurmuştur; doğuracaktır.
Bu yıl içerisinde hem yeni fabrikamız hem de banttan indireceğimiz 700 bininci traktörümüzün ardından, şimdi
gözümüzü 1 milyonuncu traktöre diktik”.
Kudret Önen:
“TürkTraktör yan sanayinin kurulmasına
ön ayak oldu
Koç Holding Savunma Sanayii, Diğer Otomotiv ve Bilgi
Grubu Başkanı Kudret Önen de, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de traktör üretiminin otomotiv
sanayinin kuruluşunu simgeleyen bir yapıya da sahip
olduğuna dikkat çekerken, “TürkTraktör de 1954’ten bu
yana Türkiye’de otomotiv imalat sektörünün geçirdiği
evreleri göstermesi açısından güzel bir örnektir” dedi.
TürkTraktör’ün Ankara fabrikasının özellikle 2000’li yıllardan sonra yapılan atılımlar ile dünya çapında rekabetçi
bir tesis konumuna eriştiğini belirten Önen, Adapazarı
Erenler fabrikası ile de TürkTraktör’ün üretim kapasitesinin 50 bin adete ulaşacak olmasının önemine dikkat
çekti. Kudret Önen şöyle devam etti: “Geçen sene Türkiye traktör pazarı 53 bin adet oldu. Bu dünyada 5. büyük
pazar demektir. Geçen sene tüm Avrupa’da 175 bin adet
traktör satıldı. Bu yönü ile bakıldığında 50 bin adet kapasitesi ile TürkTraktör’ün Avrupa’nın en büyük tesislerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim”.
FUAR
Hannover Messe
Geleceğin Fabrikasını
Görücüye Çıkardı
Tüm sanayi kollarını kapsayan ve dünyanın
en önemli endüstri fuarı olarak kabul edilen
Hannover Messe, 7-11 Nisan tarihlerinde
Almanya’nın Hannover kentinde düzenlendi.
Oldukça başarılı geçen ve geleceğin akıllı
fabrikalarına ilişkin çözümlerin sunulduğu
etkinliğe, 100 ayrı ülkeden 180 bin ziyaretçi
katıldı. 3 Türk milli katılım organizasyonunun
da gerçekleştiği Hannover Messe fuarında,
TÜDÖKSAD üyesi 25 dökümhane fuara gelen
ziyaretçilere ürünlerini tanıttı.
54
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
FUAR
K
üresel endüstri sektörünün en önemli sanayi ve endüstri fuarı konumunda olan
Hannover Messe, bu yıl 7-11 Nisan tarihlerinde gerçekleşti. ‘Entegre Endüstri-bir
sonraki adımlar’ sloganıyla yola çıkan ve Almanya’nın
Hannover kentinde düzenlenen fuarın partner ülkesi
Hollanda’ydı. 100 ülkeden 180 binin üzerinde ziyaretçinin katıldığı Hannover Messe fuarına Türkiye’den
de ilgi yoğundu. 3 Türk milli katılım organizasyonunun gerçekleştiği Hannover Messe fuarında; döküm,
yan sanayi ve enerji sektörlerinden 160 Türk firması
yer aldı. Fuara en yoğun katılımı gösteren üçüncü
ülke olan Türkiye’den gelen firmalar, toplam 4 bin
862 m² alanda ürünlerini tanıttı. Türkiye Makina Tanıtım Grubu ise hem açılış töreninde gerçekleştirdiği
sponsorlukla, hem de fuarın birçok alanında yer alan
reklamlarıyla katılımcıları destekledi. Fuara uzun yıllardır üyelerinin katılımını organize eden TÜDÖKSAD
yine göz doldurdu. Hannover Messe’ye bu yıl, Akdaş
Döküm, Ardemir, Arpek, As Çelik Döküm, Ayhan Metal, Ayzer Döküm, Çemaş, Denizciler Dökümcülük,
Dirinler Döküm, Eleks Dış Ticaret, Ferro Döküm, Gisas
Döküm, Gür Metal, Hekimoğlu, İğrek Makina, Kağan
Döküm, Kardökmak, Koçak Metalurji, Körfez Döküm,
Makim Makina, Pınar Döküm, Şenkaya, Sümer Çelik,
Trakya Döküm ve Yazkan Mühendislik katıldı.
Hannover Messe 2014 fuarını değerlendiren Deutsche Messe Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Jochen Köckler, “Sanayiye yönelik dünyanın lider ihtisas fuarı,
bu sene geleceğin akıllı fabrikalarına ilişkin gerekli
çözümleri sundu. Hannover Messe tüm sanayi konularını kapsayan ve dünyada eşi benzeri olmayan
tek fuar. Burada ufacık bir bileşenden tümüyle kendi
başına çalışabilen akıllı imalat hatlarını görebilirsiniz.
Bu da sanayide karar vericilerin aradığı şeydir” dedi.
Geleceğin sanayisini keşfetmek ve en son fabrika ve
enerji teknolojilerine yatırım yapmak için Hannover’e
gelen 5 bine yakım katılımcı, fuarı ziyaret eden 180
binin üzerinde ziyaretçiyle buluştu. Hannover Messe bu yıl, kendi kendine organize olabilen fabrikalar
ve enerji dönüşüm sistemlerine odaklandı. “Industry
4.0 birçok kişinin düşündüğünden daha önce hayata
geçecek” diyen Köckler, Hannover Messe fuarının bu
yılki katılımcılarının hızlı ve kararlı bir biçimde dördüncü sanayi devrimine doğru adımlarını belirgin bir
şekilde attıklarını belirtti.
Fuarda yeni endüstriyel imalatta çok önemli olacak
birçok malzeme sergilendi. Aynı zamanda pazarda
kullanıma hazır çözümler ile standardizasyona ve BT
güvenliğe yönelik ürünlere de yer verildi. Ziyaretçiler fuar sayesinde, birinci elden bir ürünün insan eli
değmeden çeşitli devrelerden geçip tamamlanmasına yönelik birçok örnek izleme şansı elde etti. Köckler, “Fuarda, Industry 4.0 ile ilgili sergilenen tesisler
ve makinalar geleceği elle tutulur hale getirdi ve
Hannover Messe bu yönde hızla ilerlediğimizi kanıtladı” şeklinde konuştu.
Hannover Messe fuarının önemli konularından birini
veri güvenliği oluştururken, Enerji Salonlarının odak
noktasını ise enerji sistemlerinin dönüşümü oluşturdu. Yenilenebilir enerji formlarının kullanımında,
dağıtılmış enerji tedarik sistemlerinin ve akıllı dağıtım sistemlerinin gelecekte öngörülen büyümesi,
gündemin bir diğer önemli konusuydu. Katılımcı firmalar, süregelen enerji geçişlerine yönelik teknoloji
ve çözümleri, geleceğin enerji sistemlerini şekillendirecek görsellerle sundular. HERMES ödülünü alan
SAG GmbH de, var olan dağıtım ağlarını akıllı ağlara
derece derece çevirmeye olanak veren dikkat çekici
bir örnek olarak fuarda yer aldı.
Türkdöküm
55
FUAR
Hannover Messe’ye bu yıl,
Akdaş Döküm, Ardemir,
Arpek, As Çelik Döküm,
Ayhan Metal, Ayzer
Döküm, Çemaş, Denizciler
Dökümcülük, Dirinler
Döküm, Eleks Dış Ticaret,
Ferro Döküm, Gisas Döküm,
Gür Metal, Hekimoğlu, İğrek
Makina, Kağan Döküm,
Kardökmak, Koçak Metalurji,
Körfez Döküm, Makim
Makina, Pınar Döküm,
Şenkaya, Sümer Çelik,
Trakya Döküm ve Yazkan
Mühendislik katıldı
Anında kullanılacak enerji yerine, yüksek ihtiyaç
durumlarında kullanılacak enerji depolama amacına yönelik olan yenilikçi enerji depolama teknolojileri de fuarın bir diğer önemli başlığıydı. Köckler
konuyla ilgili olarak, “Katılımcılar, enerji dönüşümüne yönelik somut çözümlerin var olduğunu
bize gösterdiler. Teknoloji, enerji dönüşümünün
anahtarı ve işte bu teknoloji Hannover’de sergilendi” dedi.
Hannover Messe fuarının parter ülkesi olan
Hollanda’dan gelen endüstriyel ve politik temsilciler, yeni bağlantılar kurma ve mevcut bağlantılarını geliştirme imkanı yakaladı. Fuara katılan
250 Hollandalı firma ile Hollanda, yeni bir Partner
Ülke rekoru kırdı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte, “İnsanların zihinlerinde Hollanda’nın gelişmiş
teknolojiyle ilgisi olmadığı algısı son derece yanlış. Eğer yüksek teknolojiyle yapılmış bir otomatik
vites araba kullanıyorsanız, bilin ki bu teknoloji
yüzde 75 Hollanda’dan geliyordur” dedi.
Uluslararası bir kimliğe sahip olan Hannover Messe 2014’ün ziyaretçileri arasında sektör profesyonelleri, önemli satın almacılar ve karar vericiler
yüksek oranda yer aldı. Fuarın her dört ziyaretçisinden biri yurtdışından katıldı. Bu ziyaretçilerin
yüzde 57’si Avrupa Birliği’nden, yüzde 20’si ise Güneydoğu ve Orta Asya’dan geldi. En çok ziyaretçi,
fuarın partner ülkesi olan Hollanda’dan katıldı. Çin
ise Hollanda’yı takiben ikinci sırada yer aldı.
56
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
MEVZUATIN DÖKÜMÜ
Ar-Ge Faaliyetlerine
Yönelik Kurumsal
Destekler
Evren Güldoğan
Promaya
[email protected]
M
evzuatın Dökümü başlıklı köşemizde yayımlanan ilk yazımızda ülkemizde Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine yönelik olarak
verilen vergisel teşvikleri incelemiştik. Ana hatlarıyla
hatırlatmak gerekirse:
• 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında “ArGe indirimi” olarak adlandırılan uygulama ile kurumlar vergisi matrahının tespitinde işletme bünyesinde
gerçekleştirilen ve münhasıran yeni teknoloji ve bilgi
arayışına yönelik Ar-Ge harcamalarının yüzde 100’ü
kurum kazancından indirime konu edilebilir.
• 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre ilgili
kamu kurum ve kuruluşlarına, milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılan araç, silah,
mühimmat ve benzerlerine ilişkin Ar-Ge, yazılım, üretim, montaj, yedek parça, bakım-onarım ve modernizasyon teslim ve hizmetleri KDV’den istisnadır.
• 5476 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin
Desteklenmesi Hakkında Kanun Ar-Ge merkezi kuran
işletmelerin yürüttükleri kamu destekli Ar-Ge projeleri kapsamına giren harcamaların tamamı ile belirli
bir sayıda tam zamanlı Ar-Ge personeli istihdam etmek kaydıyla ilgili yılda yapılan Ar-Ge ve yenilik harcamasının bir önceki yıla göre artışının yarısını kurum
kazancı ya da ticari kazançlarından indirebilmesine,
ayrıca istihdam ettikleri Ar-Ge ve destek personelinin
ücretleri üzerinden doktora derecesi sahibi olanlar
için yüzde 90, diğerleri için yüzde 80 oranında gelir
vergisi stopaj teşvikinden, tamamı için yüzde 50 sigorta primi işveren desteğinden faydalanmasına imkan tanımaktadır.
• 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan teknokentlerde faaliyet gösteren
mükelleflere kurumlar vergisi, gelir vergisi, gelir vergisi stopajı ve katma değer vergisi açısından getirilmiş
istisnalar bulunmaktadır.
58
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
İlk yazımızda ayrıca 19 Şubat 2014 tarih ve 28918 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 6518 sayılı Kanun ile Ar-Ge
merkezi kurulabilmesi için gereken asgari tam zaman eşdeğeri personel sayısının elliden otuza indirilmesi veya
sektörler itibariyle farklılaştırılması hususunda Bakanlar
Kurulu’na yetki verildiğini de belirtmiştik. Bakanlar Kurulu bu yetkisini 18 Haziran 2014 tarih ve 29034 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 21 Mayıs 2014 tarih ve 2014/6400
sayılı Kararname vasıtasıyla kullanmış ve söz konusu sayıyı otuza indirmiş bulunuyor. Sektörler itibariyle bir farklılaştırmaya ise henüz gidilmemiş durumda.
Gelelim kurumsal desteklere, yani Ar-Ge faaliyetlerine
yönelik hibe programlarına. Türkiye’nin uyguladığı en
geniş katılımlı ya da katılıma açık programların SAN-TEZ
ve TÜBİTAK hibeleri olduğunu söylemek yanlış olmaz.
KOSGEB tarafından verilen Ar-Ge destekleri de bulunmakla beraber döküm sektöründe Araştırma-Geliştirme
faaliyetlerinin ancak büyük çaplı işletmeler tarafından
gerçekleştirilebileceği dikkate alınarak bu desteklere
aşağıda yer verilmemektedir.
SAN-TEZ Programı
“Sanayi Tezleri” ibaresinin kısaltması olan SAN-TEZ, Bilim
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından - hali hazırda - 27
Şubat 2014 tarih ve 28926 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Tezleri Projelerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütülen bir Ar-Ge programıdır.
Programın temel amaç ve özelliği üniversite-sanayi işbirliğinin kurumsallaştırılmasına, bu sayede ülkemizde
katma değer yaratarak uluslararası rekabet gücünün
arttırılmasına yönelik olarak tasarlanmış olmasıdır. SANTEZ’in bu amaç doğrultusunda kullandığı araç ise yeni
ürün ve/veya üretim yöntemlerinin geliştirilmesi ya da
mevcut olanlarda yenilik yaratılmasına yönelik, sanayi
sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda belirlenen yüksek
lisans ve doktora tez çalışmalarını içeren projelerin desteklenmesidir. Bir başka deyişle SAN-TEZ projelerinde Bakanlık, üniversite ve firma şeklinde üç ayrı kurum işbirliği
gösterir.
MEVZUATIN DÖKÜMÜ
SAN-TEZ programı kapsamında verilen destekler hibe
niteliğindedir. Proje bütçesi Bilim Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı ile destek başvurusunda bulunan firma tarafından ortaklaşa olarak karşılanır. Mikro işletmelerin
proje bütçesinin en az yüzde 15’ini, küçük işletmelerin
en az yüzde 20’sini, orta büyüklükteki işletmelerin en az
yüzde 25’ini, büyük işletmelerin ise en az yüzde 35’ini
karşılaması gerekmektedir. Desteklenen bütçe kalemleri makine donanım, sarf malzemeler, hizmet alımı, seyahat giderleri ve personel giderlerinden oluşmaktadır.
Proje için zorunlu olmakla beraber aynı zamanda üretimde de kullanılması mümkün olan makinelere ilişkin
olarak, en fazla bedellerinin yüzde 40’ı oranında olmak
kaydıyla kısmi destek verilir. Ayrıca projeye katılan üniversite için de proje bütçesinin yüzde 5’ine denk gelen
bir proje kurum hissesi tahsis edilir.
SAN-TEZ programı kapsamında desteklenen projeler
rekabetçi bir prosedür ile seçilmektedir. Proje başvuruları çevrimiçi olarak yapılmakta olup Bakanlık tarafından hazırlanan San-Tez Proje Başvuru Dokümanı Hazırlama Kılavuzu bu konuda gerekli bilgileri içermektedir.
Fiiliyatta projeler genelde akademik personel ve tez
öğrencileri tarafından hazırlanmaktadır.
Seçilen projelerin ilgili sözleşmelerin imzalanması ertesinde altı ay içerisinde başlaması gerekmektedir. Sözleşmelerin imzalanması sırasında proje sonucunda ortaya çıkması beklenen fikri ve sınai mülkiyet haklarının
ve temin edilen donanımın ne şekilde paylaşılacağının
belirlenmesi önemlidir.
SAN-TEZ hakkında ayrıntılı bilgi için Bakanlık’ın Bilim ve
Teknoloji Genel Müdürlüğü’nün internet sitesine başvurulabilir: www.sagm.sanayi.gov.tr
TÜBİTAK Programları
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, kısa
adıyla TÜBİTAK tarafından yürütülen hibe programları
Ulusal Destek Programları ve Uluslararası Ortaklı Destek
Programları şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Ulusal Destek
Programları’ndan döküm sektörünü ilgilendirenlere ilişkin temel bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
“1501” Kodlu “Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı” yenilik tanımı çerçevesinde yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün
kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet
düşürücü nitelikte yeni tekniklerin konularında yürütülen Ar-Ge nitelikli projelerin desteklenmesini hedeflemektedir. Program kapsamında projelere dönemsel
desteklemeye esas harcama tutarı üzerinden saptanan
destek oranı ile hibe temin edilir. Projelerin dönemsel
destek oranı, temel destek oranı ve ilave destek oranlarının toplamından oluşur. Başvuruda bulunan kuruluşların sektör ve ölçeğine bakılmaksızın temel destek
oranı yüzde 40 olup toplam destek oranı azami yüzde
60’a kadar çıkabilir. Personel, seyahat, donanım, yazılım, yayın, malzeme ve sarf malzemesi, danışmanlık ve
diğer hizmet alımları desteklenen gider kalemleridir.
Azami 500 bin TL olmak üzere toplam hibenin yüzde
25’i avans olarak verilebilir.
“1511” Kodlu “Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı” kapsamında daha fazla hibe almak mümkündür. Ancak
başlığından da anlaşılacağı üzere bu program ile TÜBİTAK tarafından belirlenen ve teklif çağrısı ile ilan edilen
öncelikli alanlarda yapılacak Ar-Ge projelerine destek
verilmektedir. Bu çerçevede her yıl farklı öncelikli alanlar belirlenmektedir.
Gerek 1501 gerekse de 1511 programları kapsamında
desteklenen projeler rekabetçi bir prosedür ile seçilmektedir. Proje başvuruları çevrimiçi olarak yapılmakta
olup bu konuda uzmanlaşmış personel ya da danışmanlarca hazırlanmaları önerilmektedir.
“1602” Kodlu “Patent Destek Programı” ise Türk Patent
Enstitüsüne (TPE), Dünya Fikri Haklar Örgütüne (WIPO),
Avrupa Patent Ofisine (EPO), Japonya Patent Ofisine
(JPO) ve Amerika Birleşik Devletler Patent ve Marka
Ofisine (USPTO) yapılacak olan patent başvurularının
kısmen veya tamamen desteklenmesine yöneliktir. Bu
programa başvurmak için öncelikle patentlenebilir bir
buluş sahibi olmak gerekmektedir.
Ayrıntılı bilgi için TÜBİTAK’ın internet sitesine başvurulabilir: www.tubitak.gov.tr/tr/destekler/sanayi/ulusaldestek-programlari.
Önümüzdeki yazımızda enerji verimliliği mevzuatını ve
bu çerçevede enerji verimliliğini teşvik etmek üzere verilen teşvikleri inceleyeceğiz.
TÜDÖKSAD’dan Rekabet Kuralları
ve Devlet Teşvikleri seminerleri
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği, Promaya
Danışmanlık Yetkilisi ve aynı zamanda derneğe
de danışmanlık yapan Evren Güldoğan’ın
sunumuyla üyelerine, 28 Nisan tarihinde
Rekabet Kuralları eğitimi verdi. Rekabet
Kurumu’nun tanıtımını yapan Güldoğan,
kurumun kökeni, kuralların kapsamı, genel
işleyişi, kurallara uyum stratejileri ve kurumun
uygulamaları hakkında TÜDÖKSAD üyelerine
bilgi verdi.
Güldoğan tarafından verilen bir diğer eğitim
etkinliği ise Türkiye’de devlet desteklerinin
genel çerçevesi oldu. İhracat, Ar-Ge, Kalkınma
Ajansı Programları ve Enerji destekleri ayrıntılı
bir şeklide TÜDÖKSAD üyelerine aktarıldı.
TÜDÖKSAD, bu eğitimler ile üyelerini
bilgilendirme ve mevcut hakların, fırsatların
sektörel bazda değerlendirilmesine aracılık
ediyor.
Türkdöküm
59
RÖPORTAJ
Metalürjinin Kalbi
İstanbul’da Atacak
Metalürji sektörü tarafından ilgiyle takip edilen ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST
fuarları sektörün bütün bileşenlerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. İki yılda bir
gerçekleştirilen fuar üçlüsü, bu yıl 11-13 Eylül tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve
Kongre Merkezi’nde organize edilecek. Fuarlarla ilgili ayrıntıları anlatan Hannover
Messe Ankiros Fuarcılık Genel Müdürü İbrahim Anıl, “Metalürji sektörünün festivali
şeklinde kongreleriyle, oturumlarıyla, sunumlarıyla, fuarlarıyla ve uluslararası
ziyaretçileriyle bütün sektör profesyonellerini bir araya getirecek” diyor.
M
etalürji sektörünü tek çatı altında
toplayan ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST buluşmasına geri sayım başladı. 2014 yılında katılımcıları ve ziyaretçileri neler bekliyor?
Fuara katılanlar bu sene ANKIROS/ANNOFER/
TURKCAST’ın standardı olan muhteşem bir organizasyon görecekler. Bizler standartlarımızı her fuarda
bir adım daha ileri götürmeye çalışıyoruz. Şimdiye
kadar bunu başardık. ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST fuarları, metalürji sektörünün bütün safhalarını içeren bir fuar üçlemesi. Fuara geldikleri zaman;
metalürji sektörünün tamamını kapsayan, her türlü
hammaddeden ve teknolojiden son ürünlere kadar, her şeyi görebilecekleri büyük bir kalabalık ve
bu bilgileri paylaşabilecekleri bir ortam bulacaklar.
ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST her iki senede bir
olduğu gibi metalürji sektörünün festivali şeklinde
kongreleriyle, oturumlarıyla, sunumlarıyla, fuarlarıyla ve uluslararası ziyaretçileriyle bütün sektörün
kalbini İstanbul’da attıracak. ANKIROS/ANNOFER/
TURKCAST, hem katılımcılarıyla hem de ziyaretçileriyle tamamen sektörün profesyonellerinin yer
aldığı bir fuar. Sanayinin çok özel bir bölümünü
hedefleyen bir konuya sahip. Dolayısıyla halka açık
değil; sadece davetiye sahibi sektörel ziyaretçilere
açık. Bu nedenle diğer tüketici fuarlarında olduğu
gibi çok kalabalık koridorlar değil, yalnızca ilgililerin dolaştığı bir ortam sunacak. Zaten katılımcıların
beklentileri de bu yönde oluyor. Fuar mevcut durumda oldukça büyümüş olmakla birlikte, büyüme
trendini de devam ettiriyor. Genelde her sene bir
hedefimiz oluyor. 2012 senesine göre metrekare
bazında yüzde 10 civarında bir büyüme hedefliyoruz ve şu anda bu hedeflere ulaşabildiğimizi görüyoruz.
62
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Metalürji sektörünün ana damarları burada yer
alıyor. Sektörün heyecanla beklediği ANKIROS/
ANNOFER/TURKCAST fuarları her geçen yıl büyüyor ve beklentileri de aynı oranda karşılıyor. Siz
bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?
Fuarcılıkta ziyaretçi toplamak en önemli noktalardan bir tanesidir. Biz çok uzun zamandır bu fuarı
düzenliyoruz. Bir marka değerimiz ve bilinilirliğimiz
var. Dolayısıyla bu durum ziyaretçi toplamak hususunda bize önemli kolaylıklar getiriyor. Bu asla belirli
bütçeleri harcamama eğilimine girmemize sebep
RÖPORTAJ
olmuyor. Her yaptığınız harcamadan geri dönüş almak çok kolay değil. Ama biz buradan rahatlıkla geri
dönüş alabiliyoruz. 22 yıllık birikimimiz ile sektörün
tamamını kucakladığımızı ve akımı etkileyecek çok
büyük bir durum olmazsa sektörün tamamının orada olacağını söyleyebilirim. Geçtiğimiz yıllarda kriz
dönemlerinde bile fuara katılımın oldukça yoğun olduğunu gördük. Tabii bu tek taraflı bir durum değil.
İnsanlar sadece satın almaya gelmiyorlar; teknoloji
ile tanışmaya, yenilikleri görmeye de geliyorlar. Ve
bazen geldikleri zaman hiç akıllarında olmayan bir
takım planlarla geri dönüyorlar. 2 senede bir yapılan bu etkinliğe katılmak ister kriz döneminde olsun,
ister problemli bir süreçten geçiliyor olsun herkes
için önemli bir durum. Dünyada az örneği olduğu ve
biz en büyüklerden birisi olduğumuz için bunda da
haklılar.
ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST fuarlarında spesifik olarak ana konuyu belirlemek belki zor. Sizce 2014 fuarlarında öne çıkacak “temel vurgu” ne
olabilir?
Ana konuyu belirlemek oldukça zor. Fuarda sergileme yapmak açısından belirli bir yönlendirme yapmıyoruz. Ancak son yıllarda çevre ve verimlilik önde
gelen konular arasında. Bu sene de öyle olmasını
planlıyoruz. Ana temamızı bu iki konu oluşturacak
diyebiliriz. Çevre ve verimlilik konularını çok önemli
görüyorum. Sektör ne kadar iyi durumda olursa, biz
de o kadar iyi durumda oluyoruz. Sektör duraklarsa
biz de duraklıyoruz. Dolayısıyla değişimleri, gelişmeleri takip etmek durumundayız. Rekabet koşulları
çerçevesinde verimlilik çok önemli bir hale geldi. Siz
elinizdeki imkanları ne kadar verimli kullanabiliyor-
ANKIROS/ANNOFER/
TURKCAST her iki senede
bir olduğu gibi metalürji
sektörünün festivali şeklinde
kongreleriyle, oturumlarıyla,
sunumlarıyla, fuarlarıyla ve
uluslararası ziyaretçileriyle
bütün sektörün buluşma
noktası olacak
sanız, rekabet gücünüzü de o kadar arttırıyorsunuz.
Bu da otomasyona, teknolojik kontrollere yatırımı
arttırıyor. Firmaların bu yöndeki sunumları da doğal olarak artıyor. Yeni yapılan yatırımlar zaten bu
unsurları içeriyor. Dolayısıyla ayrıca yatırım yapmak
gerekmiyor. Ama verimliliğin arttırılması gereken
tesislerde buna yönelik yatırımlar gerçekleştiriliyor.
Çevre konusunda ise Avrupa pazarındaki durumu
takip ediyoruz. Ana pazarımız Avrupa olduğu için,
Avrupa’daki çevre unsurları artık Türkiye’de de belli
ölçülerde uygulanmaya başlıyor. Dolayısıyla bu konuda uyarlayıcı ve erken alınmış tedbirler, firmalarımızın gelecek dönemlerdeki rekabet koşullarını attıracaktır. Bu yüzden gelişmelerin dikkatle izlenmesi
ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Firmalar da
bunun farkındalar. Bu doğrultuda hem bizim sanayicilerimiz yatırım yapıyor, hem de tedarikçiler bilgilendirme amaçlı sunumlar gerçekleştiriyor.
Türkdöküm
63
RÖPORTAJ
Bilindiği gibi TURKCAST fuarında Türkiye dökümhaneleri yer alıyor ve ilgi her geçen fuarda sayıları biraz daha artıyor. Döküm üreticilerinin katılımını yeterli buluyor musunuz? Neden TURKCAST
fuarında yer almalılar?
Tonaj açısından sektörün önemli bir bölümünü temsil ediyoruz. Hedefimiz, firma sayısı açısından temsil
oranını arttırmak. Bu hemen olacak bir durum değil.
Ancak gelişmekte olan bir süreç. Fuar düzenlemek
kolay bir iş değil. Özellikle hedefiniz ülke sınırlarının
dışına taşıyorsa, ki döküm sergilemesinde global bir
pazardan söz ediyoruz, insanların buraya gelerek
ihtiyaçlarını karşılamasını sağlamak, onları fuardan
haberdar etmek oldukça zor. Burada en önemli nokta, gelenlerin ülke profilini doğru görerek gitmeleri.
Böylece tekrar gelmeleri ve buraya gelmeyi meslektaşlarına tavsiye etmeleri. Bu da sabır gerektiren
bir süreç. Mevcut durumda oldukça iyi bir konumdayız. Katılım oranı yüksek ve tanıtım için ciddi harcamalar yapıyoruz. Hedef sektörlerimiz birden fazla.
64
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Tedarikçiler açısından hedef sektör metalürji. Ama
döküm sektörünün içinde otomotivden havacılığa,
inşaattan gemi sanayine birçok sektör var. Bütün bu
sektörleri tamamen tarayabilmek kolay değil. Ancak
şimdiye kadar iyi sonuçlar aldık. Bu bir bilinilirlik
oluşturdu. Epey yol kat ettik ama daha gidecek yerimiz var.
Dökümcülerimizin fuarda bulunmaları için iki önemli neden var. Birincisi; fuar süreç içerisinde bir döküm
marketi halini alıyor. Potansiyel iş imkanlarını yakalayabilmek için burada bulunmaları gerek. İkincisi;
gelen döküm alıcısının Türk döküm profilini doğru
görmesini sağlamak adına, Türk döküm sektörünün
iyi temsil ediliyor olması lazım. Ne kadar çok firma
orada yer alırsa, ne kadar çok kendi teknolojilerini,
kendi üretim kabiliyetlerini orada gösterebilirlerse,
Türk döküm sektörünün yapabileceği şeyleri o kadar
ortaya koymuş olacaklar. Dolayısıyla gelen insanlar, “Türkiye, döküm ürünü almak açısından benim
için önemli bir potansiyele sahip ve iyi bir alterna-
RÖPORTAJ
zamanda alma-satma konusunda da ciddi bir pazar
var. Bu nedenle daha fazla sayıda alüminyum dökümhanesinin katılımını bekliyoruz
ANKIROS artık herkesin bildiği bir marka. Son
iki ANKIROS’ta demir-çelik zirvesi yapıyorsunuz.
Demir-çelik özel bölümü yapma fikri nasıl doğdu?
Bu aslında yeni doğan bir fikir değil. ANKIROS kuruluşundan beri demir-çelik üreticisini ve döküm
sektörünü kapsayan bir fuar. Ancak zaman içinde
dökümhanelerle ilgili bölüm daha fazla büyüdü. Demir-çelik kısmı ise metraj ve büyüme oranı açısından
biraz geride kaldı. TURKCAST bölümünü koymamız
da metraj konusunda bir farklılık yarattı. Benzer bir
uygulamayı demir-çelik ürünleri için de gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Türk demir-çelik sektörü dünyada
sekizinci sırada. Oldukça iyi tesislere sahibiz ve yatırımlar hızla devam ediyor. Dünyada son yıllarda
kapasite artırımı konusunda Çin’den sonraki ülke konumuna geldik. Demir-çelik sektörü krizlerden daha
fazla etkileniyor çünkü salınımlar daha fazla. Kimi zaman hammadde girdileri ve pazar daralmaları konusunda performanslar çok iyi oluyor. Çünkü dökümhanelerin pazarlarıyla, demir-çelik hedef marketleri
aynı görünmesine rağmen satış yöntemleri çok farklı. Dolayısıyla onların da böyle bir platforma ihtiyacı
var. Demir-çelik baştan beri hep vardı. Ayrı holde
sergilenebilecek boyuta geldiği için ayrı bir bölüme
alma ihtiyacı duyduk. Zaten dünyadaki büyük fuarlara baktığımızda bu tür spesifik gruplaşmalar yapmak, tematik lokasyonlar belirlemek fuarcılık içinde
var. Biz boyut olarak belli bir noktaya geldiğimiz için
artık bu tarafa yöneliyoruz. Henüz bu tematik yerleşimi tam manasıyla uygulayabilmiş olmasak da varacağımız nokta burası.
tif. TURKCAST da iyi bir buluşma noktası. Buraya her
tekrarında gelmeliyim” düşüncesiyle geri dönmeli
ve bu düşünceyi kendi meslektaşlarına aktarmalı.
Böylece, özellikle TURKCAST fuarındaki ziyaretçi sayımız artsın. Bu konuda bir trend başlattık. ANKIROS/
ANNOFER/TURKCAST birlikteliğini, daha doğrusu tedarikçi ve ürün birlikteliğini ilk kez biz gerçekleştirdik. Bizden sonra dünyada benzer faaliyetler yapıldı. Bu fuar hem tedarikçiler açısından bir workshop
niteliğine sahip, hem de dökümhaneler açısından
orada geçirecekleri sürenin satışa katkısını koymak
için önem arz ediyor. Başka fuarlara baktığınızda
bu iki durumu birlikte bulmak kolay değil. Çok fazla alüminyum dökümhanesi yok. Bu arttırmaya çalıştığımız bir durum. ANKIROS’un olmadığı yıllarda
başka bir alüminyum fuarı düzenliyoruz. Orada sergileme sayıları oldukça azdı. Halbuki alüminyum,
sanayi içinde önemli bir metal ve dünyada gelişimi
hızla gerçekleşiyor. Türkiye’de alüminyum dökümü
ve üretimi konusunda ciddi bir potansiyel var. Aynı
Fuarlarla birlikte eş zamanlı etkinlikler de düzenleniyor. Metalürji Malzeme Kongresi, ANKIROS
Döküm Kongresi, Çelik Teknolojileri Zirvesi... Bu
etkinliklerin fuarlara, fuarların ise bu etkinliklere
karşılıklı katkısı nedir?
ANKIROS fuarını 2001 yılında organize etmeye başladık ve ilk yıldan beri fuarla beraber bu tür aktivitelerin birlikte yapılması ve desteklenmesi konusunda
bir görüş birliğimiz var. Bu konudaki kararlılığımızdan hiç sapmadık. Biz sektörel bir fuar yapıyoruz ve
iki yılda bir o sektörün sesinin çıktığı bir birliktelik
ortaya koyuyoruz. Burada ne kadar çok aktiviteyi, ne
kadar çok insanı bir araya getirirsek, ne kadar çok
konuyu gündeme taşırsak ve ne kadar çok gelişmeyi ortaya koyabilirsek bizim için o kadar iyi. Böylece
hem gelenler o süre zarfında maksimum kazançla
geri dönüyorlar, hem de bir sonraki etkinliği bekler
duruma geliyorlar. Biz her zaman bu tür etkinliklerin
beraber yapılmasını savunduk ve bu doğrultuda hareket ettik. Ankiros Döküm Kongre’sini fuar alanında
Türkdöküm
65
RÖPORTAJ
Global metalürji
sektöründeki
tedarikçilerin, Türkiye
metalürji sektörüne
olan bakışı çok olumlu.
Dolayısıyla her geçen yıl
artan bir ilgi var
yapmayı ilk kez 2012 senesinde denedik. Genelde
dünyada bu tür bir trend var. Çünkü insanların oturumlar için salondan ayrılıyor olmaları, fuar açısından
handikap yaratabiliyor. Aynı zamanda ziyaretçiler fuarda vaktini daha verimli değerlendirmek istediği için
oturumlara katılım oranı da düşürüyor. Buradan yola
çıkarak 2012’de ilk defa fuar içinde kongre düzenlemeye TÜDÖKSAD ile birlikte başladık ve çok iyi bir
sonuç elde ettik. Bundan sonra TÜDÖKSAD’ın kararı
doğrultusunda devam edeceğiz. Bize uygulamada bir
takım sorumluluklar getiriyor ama biz bu tür etkinliklerin başarılı olmasından keyif alıyoruz. Demir-Çelik
Zirvesi’ni de ikinci kez gerçekleştireceğiz. Tek günlük
bir aktivite ama Demir-Çelik Üreticileri Derneği’nin
desteği ile yapılan bir organizasyon. Bu tür toplantıların içeriğine karışmıyoruz. Yalnızca teknik alt yapıyı
sağlıyor, sunumların yapılabilmesi için gerekli ortamı
oluşturuyor ve bunların gerçekleşmesi için gereken
maddi desteği veriyoruz. Bu tarz kongreleri gerçekleştiren sivil toplum kuruluşlarının mutlaka böyle organizasyonlar içerisinde yer alması gerektiğini savunuyoruz ve burada rol almalarını istiyoruz.
ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST fuarlarının öne çıkan bir özelliği de uluslararası katılım, ziyaret ve
alım heyetleri. 2014 yılında bizi bu konuda neler
bekliyor?
ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST fuarlarına yabancı
katılım oranı oldukça fazla. Bu durum global metalürji sektöründeki tedarikçilerin, Türkiye metalürji
sektörüne olan bakışının çok olumlu olduğunu gösteriyor. Her geçen yıl artan bir ilgi var. Türkiye’de yabancı katılımı en fazla olan fuarlardan biri bizim fuarlar. Ve bu oran her yeni fuarda artış gösteriyor. Ülke
pavyonu bazında ise Almanya, İtalya, İspanya, İran ve
İngiltere’nin resmi ülke pavyonları var.
Fuar bittikten sonra bir önceki fuar ile karşılaştırmalı bir değerlendirme yapıyorsunuz ve o doğrultuda yol belirliyorsunuzdur. Ziyaretçilere yönelik
fuar tanıtım çalışmalarında bu yıl nasıl bir aksiyon
aldınız?
Elimizde konuyla ilgili oldukça iyi veri tabanı var. En
önemli nokta, veri tabanının güncel tutulması ve ora-
66
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
da yer alan kişilerin haberdar edilmesi. Periyodik olarak bunu gerçekleştiriyoruz. Bunun ötesinde hedef
ülkeler belirliyoruz. Bu ülkelerdeki hedef sektörlerin
derneklerine ulaşıyoruz ve derneklerin, üyelerini
bilgilendirmelerini sağlıyoruz. Çok önem verdiğimiz
ülkelere teşvik paketleri koyuyoruz. Mesela bir delegasyon oluşturduklarında ve sayı belli bir adede
çıktığında seyahat ile konaklama giderlerinin bir kısmını karşılıyoruz. Ekonomi Bakanlığı’nın bu konuda
verdiği önemli destekler var. ANKIROS/ANNOFER/
TURKCAST’ın ziyaretçi bölümünü, alım heyeti organize edilmesi konusunda destekliyor. Şu anda 19 ülkeden alım heyetleri organize ediliyor. Buna ilaveten
bizim koyduğumuz hedef ülkelerden delegasyonlar
oluşturuyorlar. Böylece fuarın ziyaret edilmesini sağlıyoruz. ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST insanların
takip ettiği, seyahat planlarına dahil ettiği bir fuar haline geldi. Özellikle terörizm nedeniyle vize işlemlerinin zorlaşmış olması Avrupa’da gerçekleşen global
fuarların genel trendinde belli miktarda duraklamaya neden olurken, bizim gibi bölgesel fuarlarda bir
büyüme ivmesi yarattı. İnsanların daha kolay ziyaret
edebildiği fuarlar haline geldik. Dolayısıyla ne kadar
iyi bir profil ortaya koyabilirsek, insanların ziyaret
tekrarlarını da arttırmış oluyoruz. ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST da iyi bir profile sahip. Bu nedenle
gelen ziyaretçiler memnun kalıyor ve bir daha ziyaret
ediyor. Dolaylı olarak bizim ulaşamadığımız insanlar
da fuardan haberdar oluyor. Bu markayı oluşturmak,
bugüne getirmek ve olduğu yerden daha iyi yerlere
götürmek kolay değil. Elimizden gelenin en iyisini yaparak bunu başarmaya çalışıyoruz.
Bu yıl herkesin merak ettiği konulardan biri de
fuarların 4 gün yerine 3 gün yapılacak olması. Neden böyle bir uygulamayı tercih ettiniz? Fuar katılımcılarının istekleri bu yönde miydi?
Her fuarımızda katılımcılara bir anket uyguluyoruz
ve her fuar sonunda anketleri değerlendiriyoruz. Bu
soru bizim anketlerimizde her sene yer alan bir soruydu. Özellikle pazar günüden yeterli verimin alınmadığı görüşü ortaya çıkıyordu. Diğer günlere oranla
daha düşük katılım oluyordu. Fuarın 3 gün olması durumu 2010 fuar anketim sonuçlarına göre yüzde 5060 civarındayken, son fuarımızda bu oran yüzde 80’e
ulaştı. Biz katılımcıyı ve ziyaretçiyi mutlu etmek için
onların görüşleri doğrultusunda bu fuarı organize
ediyoruz. Gelen istekler ve mevcut durumları dikkate alarak da böyle bir karara vardık. Bizim açımızdan
büyük bir sıkıntı yaratmayacak. Pazar günü yaptığımız etkinlikleri fuarın en kalabalık olduğu cumartesi gününe aldık ve fuarın kapanış saatini 18:30’dan
19:00’a çektik. Açılış saatimiz ise birçok fuardan erken
olarak 09:30. Yapmış olduğumuz bu ufak değişikliklerin insanları mutlu edeceği kanaatindeyim. Ancak
asıl memnuniyeti fuarın ardından yapılacak olan anket değerlendirmelerimiz gösterecek.
İÇİMİZDEN BİRİ
HABER
68
Mustafa
Duduoğlu
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
TÜRKDÖKÜM Dergisi’nin her sayısında döküm
sanayisinin duayen isimlerine yer verdiği İçimizden Biri
bölümünün bu sayıdaki konuğu Mustafa Duduoğlu.
Duduoğlu Çelik Döküm’ün kurucusu olan ve halen
Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yapan Mustafa
Duduoğlu, Türkiye’de döküm sanayisi dendiğinde akla
gelen ilk isimlerden. Yıllarını bu sektöre adamış ve birçok
yenilik kazandırmış Duduoğlu’yla iş hayatını ve döküm
sektörünü konuştuk.
İÇİMİZDEN BİRİ
Nerede doğdunuz? Hayatınızın ilk yılları nerede
geçti? Aldığınız eğitimler nelerdir?
1947 yılında Çorum’un İskilip ilçesinde doğdum. Çiftçi
bir ailenin oğluyum. Babamı çok küçük yaşta kaybettim.
İlk ve ortaokulu İskilip’te okudum. Okul tatillerinde yakınımızın bakırcı dükkânında çıraklığa giderdim. İskilip’te
ortaokuldan daha yüksek bir okul yoktu. Okumaya olan
isteğim ve annemin gayretiyle Tokat’ta yaşayan dayımın yanına gittim ve oradaki Erkek Sanat Enstitüsü’ne
kayıt oldum. Benim dönemimde Erkek Sanat Enstitüsü
iki yıldı. Okulun metal bölümünden mezun oldum. Bakırcı çıraklığından dolayı el yatkınlığım çok iyi olduğu
söylenirdi. Derslerde ve atölyelerde başarılı bir öğrenciydim. Sanat okulundan sonra eğitime devam etmek
için gidecek okul sayısı çok azdı. Ben tercihimi Tekniker
Okulları yönünde kullandım. Çünkü fabrikalarda iş veriyorlardı. Gece de okula gidiliyordu.
Sektörle ilgili ilk iş deneyimininiz nerede,
nasıl başladı?
1964-1965 yılları arasında Kırıkkale Tekniker Okulu’nda
imtihana girdim ve kazandım. Aynı dönemde Makine
Kimya Endüstrisi Kurumu mühimmat fabrikasında kalite kontrol bölümünde iş başı yaptım. Ama kalite kontrolde çalışmama rağmen, aynı mermilere aynı sisteme
her gün bakıyorduk. Farklı işler yapmak istiyordum.
Makine Kimya Enstitüsü Kurumu'nun top fabrikasına,
pik ve sfero dökümhanesi kuruluyordu. Orada çalışmayı
arzu ettim. O yılların en büyük modern tesisleri olacağı
söylenirdi. İngilizler tarafından kuruluyordu.
1967 yılında fabrikalar arası tayin istedim. Kısa zamanda
kabul gördü, pik ve sfero dökümhanesinin bakım onarım bölümünde çalışmaya başladım. Dökümhanede
sıcak havalı kupol ocağı ile şebeke frekanslı 3,5 tonluk
endüksiyon ergitme ocağı vardı. 3 vardiya çalışılırdı.
Dökümhanede güzel bir ekip vardı. İlk dönemlerde işi
yürütenler İngiliz teknik ekibiydi, BMC kamyonları için
dört silindirli 140’lık motor blokları dökülüyordu. Torna
kızakları, dokuma makinalarının gövde kısımları, traktör
şanzıman kutuları, eğitim mermilerinin dökümden yapılan kısımları ve buna benzer dökümler ilk defa yurdumuzda yapılıyordu.
Teknikerlere, yedek subay hakkı vermek için Ankara’da
Makine Yüksek Teknikerliği için bir yıllık gece okulu açıldı. Ankara’dan Kırıkkale’ye bir yıl gidip gelerek bu okuldan mezun oldum.
Çok samimi ve yardımlaşmayı seven bir çalışma ekibimiz vardı. O günlerden büyük sanayici olmuş dostlarımdan; rahmetle andığım Sayın Levent Nilüfer ve Güney Çelik’in sahibi Sayın Celal Ramazanoğlu ile birlikte
çalıştık. Motor blokları dökerken çok önemli bilgiler
öğrendim. Dökümcülüğün ne kadar güzel bir meslek
olduğunu burada görmüş oldum. Her gün yeni bir parça dökülüyordu. Ertesi gün bir eser ortaya çıkıyordu.
Bundan mutluluk duyuyorduk. Hele ki makine üzerinde
montajdan sonra bunları biz yaptık diye övünürdük.
Sistem yerine oturduktan sonra İngilizler gitti ve bizler
devam ettik. Döküme çok istekli bakıyordum. Bakımcılıktan çok dökümcülükle uğraşıyordum. O zamanki
dökümhane bentonitli sistemle çalışmasına rağmen
temizleme makinaları, vinçler, bantlı sistemler, otomasyon sistemleri, taşlamalar bugün bile pek çok dökümhanede yok. O zamanın modern bir dökümhanesiydi.
Dökümcülüğe böylece başlamış oldum.
1970’in başlarında evlendim. 1971 yılında 112. dönem yedek subay olarak askere gittim. Polatlı Topçu
Okulu’nda eğitim gördükten sonra Diyarbakır’da askerliğimi bitirdim.
1972 yılında asker dönüşü tekrar Makine Kimya Enstitüsü Kurumu’na müracaat ettim. Çelik fabrikasında 25
tonluk ark ocağında bakım onarım bölümünde çalışmaya başladım. Aynı zamanda Siemens Martin ocakları devre dışı kalmış, onları da bir taraftan söktük. Ark
ocağı ile Türkiye’nin en kaliteli çelikleri imal ediliyordu.
Çok başarılı mühendis ve teknik personel kadrosu ile
fabrika müdürümüz Sayın Mahmut Kurtoğlu idi. Bu
yıllarda Türkiye’de güzel gelişmeler de oluyordu. Ülkemizde enerji üretimi için yatırımlar yapıldıkça enerji
temini kolaylaştı. Bu sayede özel sektör artık inşaat demiri yapmak üzere ark ocakları kuruyordu. Bu tesislerin
çoğunluğu da İstanbul’da kuruluyordu. Makine Kimya
Enstitüsü Kurumu ark ocaklarında çalışırken özel sektörden firmalara izin alarak gider, bir hafta on gün kalır, o fabrikaya düzen verip kaliteli çelik almayı öğretip
gelindiği olunurdu. Makine Kimya Enstitüsü Kurumu
özel sektörün sorunlarını çözen, öğreten okul vazifesi
görüyordu. Bu gibi çalışmalar esnasında o firmalardan
bizimle çalışır mısınız gibi, ekiplere iş teklifleri de yapılırdı. Bu şekilde piyasada bir hareketlilik oluşmaya başladı.
Sizin özel sektöre geçişiniz nasıl oldu?
Aldığım bir teklif sonrası 1973 yılının başlarında bir
ekiple beraber İstanbul Silahdarağa’da bulunan Elektrometal fabrikasında kısa bir müddet çalıştım. Ancak İstanbul’un yükü o zaman için bana ağır geldi.
İstanbul’da rahat edemedim ve ayrıldım. Zaten izinli
olarak bir müddet için ayrıldığım Makine Kimya Enstitüsü Kurumu’na geri döndüm ve orada tekrar göreve
başladım. Ama yerimden oynamış oldum. Bir yandan
da yeni kurulan tesisler eleman arıyorlardı. Makine Kimya Enstitüsü Kurumu’ndan önceleri ayrılmış Ankara’da
Şensa Çelik Çekme Fabrikası’nda müdürlük yapan Sayın
Erdoğan Alkan ile görüştüm ve onun yanına gittim. Orada göreve başladık. Böylece özel sektöre geçmiş oldum.
Orada 10 tonluk bir ark ocağı çalışıyordu. Macarlardan
alınmış ocağın su sisteminde problemi vardı. Elektrot
tutucuları farklıydı ve birim ton başına arıza oranı çok
yüksekti. Makine Kimya Enstitüsü Kurumu’ndaki 25
tonluk ark ocağındaki uygulamaların hepsini bu ocakta gerçekleştirdik ve arızaların hemen hepsini yok ettik.
Ocağın birim zamandaki duruşları çok azaldı. Hepimiz
rahat ettik. Başarılı işler ortaya koyduğumuz çok güzel
bir ekibimiz vardı. Türkiye’de büyük sanayilerde çalışmış, genel müdürlük yapmış Sayın Erdoğan Alkan ve
Türkdöküm
69
İÇİMİZDEN BİRİ
Eğitim, sektöre çok şey
kazandırdı. O günlerle
bugünleri karşılaştırdığımız
zaman, bugün özel sektörde
büyük çoğunlukla endüksiyon
ocakları çalışıyor. Dökümün
her bölümü için teknik
personel yetişiyor. Eskiye göre
şimdiki döküm sanayinin yeri
çok daha iyi, daha modern
çalışılıyor
Sayın Necdet Öz bu sektörde emeği geçmiş, sektörün
ileri gelenleridir. Kendilerini şükranla anıyorum.
1974 yılına gelindiğinde siyasi ve ekonomik krizler
oluşmaya başladı. Kıbrıs Harekâtı aynı dönemde oldu.
Fabrika sahibi eski gemileri alıp, Tuzla’daki gemi söküm
tesislerinde parçalayıp hurda temin ediyordu. Orada
da zorluk olmalı ki, yurt dışından inşaat demiri yapmak
üzere kütük getirip, olan haddehanesinde inşaat demiri
imal etmeye başladı. Sesli olarak fabrikayı kapatacağını
da söylemeye başladı. 100 kişi kadar çalışanı vardı ve üç
vardiya çalışıyordu.
1975 yılının başlarında ekip olarak Sayın Erdoğan Alkan,
Necdet Öz ve ben Elazığ’da Doğu Çelik Döküm fabrikasına gittik. Orası kuma çelik döküm yapan bir tesisti.
İhaleye girerek devlet kuruluşlarından iş temin ediyordu. 1978 yılı ortalarına kadar beraber çalıştık. Daha sonra ben oradan ayrıldım ve Elazığ’da benim gibi tekniker
olan iki arkadaşla Ark Çelik Döküm firmasını kurduk.
Kendimize Ergani Bakır işletmesinde var olan iki elektrotlu 400 kg’lık ark ocağını kopyaladık ve yaklaşık 5 yıl
çalıştıktan sonra aynı tesiste endüksiyon ocağı aldık.
1987 yılına kadar da birlikte çalıştık.
1987 yılında tesisteki hissemi ortaklarıma devrederek,
uzun zaman kopuk kaldığım memleketime dönmeye
karar verdim. Orası halen çalışan bir işletmedir. Elazığ’da
çok güzel günlerimiz geçti. Ortaklarım da iyi insanlardı.
Bugün kendileri sanayide büyük tesisleri olan iş adamlarıdır. Hepsini saygı ile anıyorum.
Mesleğe başladığınız yıllarla bugünleri karşılaştırırsanız size göre öne çıkan farklılıklar nelerdir?
Ben çok şanslıydım. Büyük tesislerde mesleğe başladım.
Makine Kimya Enstitüsü Kurumu pik ve sfero dökümhanesi o zamanın büyük ve modern tesisi, aynı zamanda
Türkiye’ye dökümcü yetiştiren bir üniversiteydi. Hatırladığım birçok sanayici ya Makine Kimya Enstitüsü
Kurumu’ndan ayrılmadır ya da Karabük Demir Çelik’te
yetişmiştir. Sfero döküm Türkiye’de yeniydi. Endüksiyon
ocaklarıyla çalışma gibi elektrikli sistemler de yeniydi.
70
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
O dönem bildiğim teknolojiler içerisinde benim çalıştığım yer çok iyiydi. Devlet tesislerinin dışında elektrikle
ergitme yok denecek kadar azdı. O dönemdeki döküm
sanayi iptida idi. Daha çok günlük ihtiyaçları gidermek
için kupol ocakları ile çalışılıyordu. Belediyelerin rögar
kapakları, su pompaları, yangın vanaları ve soba imalatı
yapılırdı dökümde.
1970 yıllarından sonra enerjide yapılan yatırımlarla beraber küçük çaplı ark ocakları ve endüksiyon ocaklarıyla
döküm sektörü gelişmeye başladı. Ark ocakları ile inşaat
demiri imalatına başlandı. Üniversitelerde malzeme ve
metalürji bölümü açıldı. Eğitim, sektöre çok şey kazandırdı. O günlerle bugünleri karşılaştırdığımız zaman, bugün özel sektörde büyük çoğunlukla endüksiyon ocakları çalışıyor. Dökümün her bölümü için teknik personel
yetişiyor. Eskiye göre şimdiki döküm sanayinin yeri çok
daha iyi, daha modern çalışılıyor. Dökümcülük mesleği
o zamanlar usta çırak yöntemiyle ilerliyordu. Bugün için
eğitim seviyesi yüksek; lise ve üniversite mezunları çalışıyor. Daha iyi durumdayız. Kısa zaman öncesine kadar
ithal edilen döküm parçalarını artık düzenli çalışan dökümhanelerimiz ihraç edebiliyor.
Duduoğlu Çelik Döküm ne zaman kuruldu? Kurulduğu günden bu yana nasıl bir aşama kaydetti, üretiminiz hakkında bilgi verir misiniz? Hangi sektörlere ne tür parçalar döküyorsunuz?
1987 Haziran ayında Çorum OSB’de 10.000 m²’lik bir
arazi üzerinde kurulduk. O dönemde Çorum OSB’de
kurulan hiç tesis yoktu. Bize, OSB Müdürlüğü ve Çorum
Belediye Başkanı ilk tesis olmamız nedeniyle yardımcı
oldular ve teşvik ettiler. 600 m²’lik bir dökümhane yeri
planladık ve 150 kg’lık bir endüksiyon ocağı aldık. İnşaat
ile beraber 6 ay sonra döküm alan küçük bir dökümhane kurduk. O zamanlar Çorum Toprak Sanayi’nin ihtiyacı
olan çapa, helezon gibi çelik dökümle işe başladık. Tek
vardiya olarak 14 kişilik bir ekiple güzel bir başlangıç
yaptık. O dönemde oğullarımdan biri ilkokulda diğeri
de ortaokulda okuyordu. Onlar da gelip döküm kumuyla oynardı. 14 kişilik personel ile birlikte çocuklarım da
döküm kokusunu koklamaya başladılar. O zamanki personelimizin büyük çoğunluğu firmamızdan emekli oldu
ve bazıları emeklilik sonrası halen çalışmakta. Hatta çocukları ile beraber çalışan personelimiz var. Bu 14 kişilik personelimizle o dönemde güzel işler yaptık. Ayda
30 ton döküm üretiyorduk. Döktüğümüz işlerin büyük
çoğunluğu çapa helezon dışında çimento fabrikalarından paslanmaz işleri alıyorduk. Çimento fabrikalarının
150 kg altındaki paslanmaz ızgaraları ve ağız plakaları
ile başladık. Daha sonra Divriği Demir Çelik Fabrikası’nın
Sünger Demir tesisinin ızgaralarını iki yıla yakın süre
imal ettik. Türkiye’de ilk yapılan bir iş olduğu söylenirdi.
Biz çok başarılı olduk. Bununla birlikte tesisimizi biraz
daha modern bir hale getirdik. Spektrometre aldık. Isıl
işlem fırınlarını yeniledik. Reçineli sistem kalıplama için
hazırlık yapmaya başladık. O yıllar için küçük ama verimli, güzel bir tesis haline geldik. Daha sonra 500 kg’lık
İÇİMİZDEN BİRİ
çift potalı bir ergitme ocağı aldık. İkisini birleştirip 1000
kg’lık aşınmaya ve darbeye dayanıklı konkasör sanayi
taş kırma makinalarının çekiçleri, çimento fabrikalarının
çekiçleri, değirmen astarları derken madencilik sektörüne girmiş olduk ve müteahhit firmalarının tercih ettiği
bir firma haline geldik. Müşterilerimiz sürekli daha iyisini sorardı.
Bununla birlikte bilgimizi artırmak için sürekli yurt dışı
fuarlarına katılmaya başladık ve bilgi birikimimizi artırmayı amaçladık. Mühendis arkadaşları işe almaya başladık. Böylelikle konkasör sanayinde aşınmaya ve darbeye dayanıklı bir firma haline geldik.
Bi-Metal teknolojisini kullanıyorsunuz. Bunu biraz
açar mısınız? Bu teknoloji müşterilerinize nasıl bir
avantaj getiriyor?
1996-1997 yıllarına gelinceye kadar tesisimizi büyüttük.
Yeni holler ve yeni vinçler kurduk. İş büyüdükçe alan da
büyümüş oldu. Personelimiz aynı oranda çoğaldı. 1997
yılında konkasör makinalarının kapasitesi artı. Saatte 60
ton taş kıran makinaların yerine 300 ton taş kıran makinalar ortaya çıktı. Sürekli bir aşınma, daha dayanıklı bir
ürün isteği oluyordu. Daha kaliteli malzeme taleplerini
bir müddet, beyaz dökme demirden aşınmaya dayanıklı malzemeleri çelik üzerine cıvata ile monte ederek
denedik. Ama darbeye karşı dayanıklı olmadı ve kırıldı. Bu dönemde Bi-Metal teknolojisini duyuyorduk. Bu
teknolojiye ulaşmak için pek çok araştırma yaptık. Yurt
dışına gittiğimiz yerler oldu. Ama çok kolay da bilgiye
ulaşılmıyordu. Bu dönemde Elazığ’da ve Ankara’da çalıştığımız büyüğümüz Sayın Erdoğan Alkan Dökümcüler Derneği Genel Sekreteri olmuştu. Dernekte yapılan
toplantı ve fuarlara çağırıyordu. O yıllarda Ukrayna’ya
yapılan bir gezi olduğunu söylediler. Biz de Bi-Metal
teknolojisinin Ukrayna’da olduğunun haberini almıştık.
Bu geziye katılmadan önce araştırmalar yaptık. Temas
kurabileceğimiz insanları bulduk. O gezide Sayın Can
Akbaşoğlu’nun dil konusunda büyük yardımları oldu.
Kendisine teşekkür ediyorum. Bu sayede Bi-Metal konusunu bilen kişileri bulduk. Bu teknolojiyi satın aldık.
Çok büyük emekler harcayarak bu sistemi firmamıza
adapte ettik. Çimento sanayinin çekiçlerini, konkasör
makinalarının kırıcı paletlerini imal etmeye başladık. O
dönemde verimliliğinden dolayı modası geçen konkasör makinasına Bi-Metal paletler çok verimli oldu. Bu
sayede konkasör tekrar kullanılır hale geldi ve halen
çalışıyor. Manganlı çeliklere göre Bi-Metal ürünler iki ila
dört kat fazla çalışıyor. Çimento ve konkasör sanayiye
Bi-Metalin fevkalade katkısı olduğunu düşünüyorum.
Manganlı malzeme yerine kromlu kullanılıyor. Krom
da Türkiye’de çıkan bir maden, böyle bir katkı olduğuna da inanıyorum. Bizden önce Bi-Metal teknolojisinin
yapıldığını duymamıştım. Türkiye’de başarı ile yapan ilk
firma olduğumuz düşünüyorum. Bizden sonra popüler
hale geldi. Hatta sözleşme yaptığımız firma Türkiye’de
bu teknolojiyi pazarladıklarını duyduk. Biz halen BiMetali büyük bir keyifle ve başarı ile yapıyoruz. Bi-Metal
ürünleri Türkiye’den çok yurt dışına ihraç ediyoruz. Geri
dönüşüm tesislerinde çok kullanılıyor. Çimento fabrikaları kullanıyor.
1997’de başlayan Bi-Metal ile beraber iş hacmimiz arttı.
Reçineli sisteme geçtik. Sağımızda ve solumuzda bulunan iki tesis vardı. O firmalar yerlerini bize sattı. 10 bin
metrekare olan yerimiz 32 bin metrekareye çıktı. 6 bin
Türkdöküm
71
İÇİMİZDEN BİRİ
İki oğlumun da çocuklukları
dökümhane içerisinde
geçti. Döküm kumunda
oynayarak büyüdüler. Satıştan
üretime kadar dökümün her
bölümünde çalıştılar. Müşteri
ile ilişkileri çok iyi. Çalışmayı ve
insanları çok seviyorlar
500 metrekare kapalı alana modern bir dökümhane
kurduk. Döküm makinalarının tamamını yurt dışından
aldık. Alfaset reçine ile çalışan 20 ton/h, 10 ton/h ve 6
ton/h kapasiteli 3 kalıplama hattı kurduk. Kuruluş kapasitemiz 500 ton/ ay olan tesisimiz bugünlerde 290 ila
310 ton/ay arası üretim yapıp satıyoruz. Konkasör sanayi ve çimento sanayi ile olan çalışmamız halen devam
ediyor. Yurt dışı olarak yüzde 25 ila yüzde 30 kadar ihracatımız var ve her geçen gün ihracatımızı arttırıyoruz.
Bugün iki vardiya olarak 78 personel ve 8 mühendis ile
çalışıyoruz ve iş sıkıntısı çekmiyoruz. Hedefimiz; 2020 yılında 500 ton/ay üretim kapasitesi, 30 mühendis ve 200
çalışana ulaşmak.
Türkiye’de döküm sanayisi genelde İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya’da kuruludur? Her kesimin kullandığı tabirle Ankara’nın ötesinde olmak sizin için
avantaj mı? Değerlendirir misiniz?
Anadolu’da dökümcülük yapmanın hem avantajı hem
de dezavantajı var. Döküm sektörünün girdilerinin büyük kısmı ithal ve alyaj’ı İstanbul’daki tüccarlardan satın
alıyoruz. Kum İstanbul’dan geliyor. Hurda da İstanbul ve
Denizli’den gelen parçalar arasında. Çorum Türkiye’nin
ortasında bir şehir. Burada çevremizde çalışan çimento
72
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
fabrikalarına daha yakın oluyoruz. Çekiç konusunda büyük bir çoğunlukla çalışıyoruz.
Konkasör sanayide avantajlı
durumdayız. Yol yapımı ve
inşaatlarda kullanılan taşlar,
alt yapı sektörünün hızlı olması bizi burada avantajlı hale
getirdi. Ankara yakın olduğu
Ankara’da çalışan makine ve
imalatçıları ile de çalışabiliyoruz. Bunlar da avantajlarımız
arasında yer alıyor.
İş olarak fazla sıkıntı duyan
bir firma değiliz. Mardin’den
Edirne’ye kadar Türkiye’nin bir
başından bir başına döküm
yapıyoruz. Yavaş yavaş dünyaya hitap etmeye başlıyoruz
ve çalışmalarımızı bu yönde
ilerletiyoruz. Marmara bölgesi için İstanbul’da satış mühendisimiz var. Anadolu içinse çocuklarım çok gayretliler. Yönetimi artık çocuklarıma bıraktım. Onlar bu işi
götürüyorlar. Ben de alışkanlıklarımdan vaz geçemiyorum. İşin başında olmaktan keyif alıyorum. Çocuklarım
ile birlikte işi götürüyoruz.
Çocuklarınızın da döküm mesleğini seçtiğini görüyoruz. Nasıl yetiştirdiniz, hazırladınız?
İki oğlumun da çocuklukları dökümhane içerisinde geçti. Döküm kumunda oynayarak büyüdüler. Satıştan üretime kadar dökümün her bölümünde çalıştılar. Müşteri
ile ilişkileri çok iyi. Çalışmayı ve insanları çok seviyorlar.
52 senenin emeği bir ömür. İkinci nesil olarak devam
ediyorlar. Oğlum Süleyman lise mezunu, diğer oğlum
Selim ise maden mühendisi. 1,5 yıl kadar İngiltere’de
yabancı dil, yönetim ve iş organizasyonu üzerine eğitim
gördü. Bütün çalışanlarımızla beraber işyeri prensiplerinden taviz vermeden devam ediyorlar.
Son olarak döküm sanayimizi değerlendirmiş olursanız, eksikliklerimiz ve bunları nasıl gidereceğimize dair düşünceleriniz nelerdir?
Döküm sanayinde son 50 yılda çok büyük mesafeler
kat edildiğini yaşayarak görenlerdenim. Ar-Ge
çalışmalarına çok zaman ve bütçe ayırmalıyız. Şirketimiz
Ar-Ge çalışmaları sayesinde 26 yılda belli seviyelere
geldi. TÜDÖKSAD, üniversiteler ile kümelenme projeleri
yapmalı diye düşünüyorum. Bir zaman gelip çeliğin
yerine lastik geçerse, bu dökümhaneler ne olur diye
endişeleniyorum. Mühendis ve Tekniker Okulları’ndaki
öğrencilerin son sınıflarını iş yerlerinde fiilen çalışarak
geçirmelerini öneriyorum.
Bize bu fırsatı verdiğiniz için TÜDÖKSAD’a teşekkür ediyorum. Döküm sektöründe emeği geçip vefat edenlere
Allah’tan rahmet diliyorum. Yaşayan büyüklerimize sağlık ve sıhhatli ömürler diler saygı ve sevgilerimi iletirim.
MAKALE
Havalandırmalı Kum Doldurma
Yöntemi Kullanan Yeni Kalıplama
İşleminin Geliştirilmesi ve
Yaş Kum Kalıplama Makinesinin
Pratik Kullanımı
H.Miyazaki, H. Makino, M. Hirata
SINTOKOGIO, LTD. JAPONYA
Özet
Taşıt araçlarının ağırlıklarını azaltma ihtiyacı döküm
parçaların şekillerinde değişiklikler için yeni talepler doğurmuştur. Böyle talepleri karşılamak amacıyla
yüksek kalitede kalıp üretmek için yaş kum kalıplama
işlemini en iyi hale getirecek ve homojen yoğunlukta
kalıp elde edecek bir kalıplama işlemini tanımlamak
gerekmektedir.
Son zamanlarda, düşük hava basınçlı havalandırmalı
kum doldurma ve sıkıştırmadan oluşan yeni bir kalıplama prosesi geliştirilmiştir. Bu yeni kalıplama işlemi iyi
kum dolumu, yüksek mukavemet ve tekdüze yoğunlukta kalıp yapma, enerji tasarrufu, daha az aşınan model plakası gibi birçok avantajlar sağlayabilmektedir.
Bu makalede, yaş kum kalıplama prosesi deney ve sayısal simülasyon çalışması ile en uygun hale getirilmiştir.
Bu çalışmada yaş kum kalıplama prosesi ve havalandırma teknolojili yaş kum kalıp makinesinin pratik kullanımı için bazı değerli bilgiler gösterilmiştir.
Giriş
Kum kalıplar ile döküm üretimi devamlı olarak artıştadır. Bilhassa, demir döküm üretiminde yaş kum kalıplama yöntemi hala başlıca dökümhane teknolojisi olarak
uygulanmaktadır. Arabaların ağırlığını azaltma ihtiyacı demir dökümler için talepleri hareketlendirmiştir.
Böyle talepleri karşılamak amacıyla yüksek kalite kalıp
üretmek için yaş kum kalıplama prosesini en iyi hale
getirecek ve homojen yoğunlukta kalıp elde edecek bir
kalıplama işlemini tanımlamak gerekmektedir.
Son zamanlarda, düşük hava basınçlı havalandırmalı kum doldurma yöntemi kullanan yeni bir kalıplama
prosesi geliştirmiştir1)2). Bu yeni kalıplama işlemi aşağıdaki iki adımdan oluşmaktadır:
(1) Havalandırmalı kum doldurma:
Düşük hava basınçlı havalandırma altındaki yaş kum
kasası düzgün şekilde doldurur. Dolayısıyla, karmaşık
model geometrili kalıp içinde bazı bölgelerde ve derin
74
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
girinti kısım girişinde genelde meydana gelen köprüoluşum fenomeni asgariye indirilir.
(2) Yüksek basınçlı sıkıştırma:
Kum kalıplar bu prosesin sonunda yüksek basınçlı sıkıştırma ile üretilmektedir. Dereceli tip kalıplama makinesinde
sıkıştırma kafası model geometrisinin hatlarını belirlemek
(biçimini oluşturmak) için önceden ayarlanır. Buna göre,
kalıp arkası sıkıştırmadan sonra yassı (düz) olarak oluşur.
Bu yeni kalıplama prosesi iyi kum dolumu, yüksek mukavemet ve homojen yoğunlukta kalıp yapma3)4), titreşimsiz ortam, düşük hava tüketimi, enerji tasarrufu, daha az
aşınan model plakası gibi birçok avantaj sağlayabilmektedir. Ayrıca, havalandırmalı kum doldurma yönteminin
daha dayanıklı kalıp5)6) yapabildiği ve döküm kusurlarını
azaltabildiği anlaşılmıştır. Havalandırmalı kum doldurma
teknolojisi kullanarak çeşitli türlerde yaş kum kalıplama
makineleri geliştirmiştir. Bu kalıplama makineleri yüksek
kalitede dökümler üretmek hususunda büyük yenilikler
gerçekleştirebilmektedir.
HAVALANDIRMALI KUM DOLDURMA
TEKNOLOJİSİ1)2)
DENEYSEL TEÇHİZAT VE KOŞULLAR
Şekil 1, havalandırmalı kum doldurma teknolojisi kullanan dereceli kalıplama makinesinin şematik çizimini göstermektedir. Test modeli Şekil 2’de gösterilmektedir. Kasa
ölçüsü 700 x 900 x 300mm, model küçük girinti kısımların
çapları 30, 20 ve 10mm, tüm küçük girinti kısımların derinliği ise 50mm’dir. Modeldeki girinti kısımlara kum doldurma bu kalıplama makinesi ve test modeli kullanılarak
değerlendirilmişir.
Kumun serbest düşmesi durumunda, yaş kum silo kullanılarak yerçekim kuvveti ile düşürülür. Üflemeli kum
doldurma durumunda, 0.3MPa değerindeki basınçlı hava
kum tankının üst kısmına verilir. Havalandırmaı kum doldurma durumunda, 0.1MPa değerindeki düşük basınçlı
hava kum tankının üst kısmına ve nozul yakınındaki konik
kısma verilir.
MAKALE
Slide gate
700 (flask size)
Sand tank
air inlet
Ø 30
4 x 50 = 200
Aeration filter
Ø 20
Flask
Pattern carrier
Ø 10
nozzle
nozzle
air inlet
100
Filling flame
100
900 (flask size)
air inlet
30
510
30
Şekil 2 - Test modelin üst görünümü
Şekil 1 - Havalandırma kum doldurma kullanan dereceli
kalıplama makinesinin şematik çizimi.
DENEYSEL SONUÇLAR
Kum doldurma deneyinde, model girinti kısımlardaki
yaş kum ağırlıkları kum doldurma işlemlerinden sonra
ölçülür. Kum doldurma kitle yoğunluğu sonuçları Şekil
3’de gösterilmektedir.
Silo Kullanarak Yerçekimi ile Kum Doldurma
Şekil 3-1), silo kullanan yerçekimi ile kum doldurma
durumunda küçük girinti kısımlara kum doldurmanın
deneysel sonuçlarını göstermektedir. 30mm’lik girinti
kısımlarda elde edilen ortalama yoğunluk 730 kg/m3
değerindedir ve yoğunluk çap küçüldükçe azalır. Doldurma işleminden önce kum kitle yoğunluğu 1000 kg/
m3 olduğundan, 30mm veya daha düşük çaplı girinti
kısımlar ile elde edilen kitle yoğunluğu bu değerin altındadır.
Yüksek Basınçlı Üfleme ile Kum Doldurma
Şekil 3-2), 0.30MPa hava basıncı ile küçük girinti kısımlara üflemeli kum doldurma deneysel sonuçlarını göstermektedir. Kum parçacıkları üzerindeki hava akımı
etkisi ile kitle yoğunlukları genelde yerçekimi ile kum
doldurma yöntemiyle elde edilenden daha yüksektir.
30mm çaplı girinti kısımlarda kitle yoğunluğu 1040 kg/
m3 değerine kadar ulaşabilir. Ancak, 10mm ve 20mm
çaplı girinti kısımlar ile elde edilen kitle yoğunlukları
üflemeli kum doldurma işleminden önceki kitle yoğunluğunun %70-80 kadardır.
Düşük Basınçlı Havalandırmalı Kum Doldurma
Şekil 3-3), 0.10MPa hava basıncında küçük girinti kısımlara havalandırmalı kum doldurma deneysel sonuçlarını göstermektedir. Her ne kadar havalandırma basıncı
üfleme ile doldurmadaki değerden çok daha düşük
olsa bile, elde edilen kitle yoğunluğu genelde üflemeli
doldurma yönteminde elde edilenden daha yüksektir.
Ve 10mm çaplı girinti kısmın kitle yoğunluğu yaklaşık
950 kg/m3 değere ulaşır; 20 ve 30mm çaplı girinti kısmın kitle yoğunluğu ise 1000 kg/m3 seviyesini aşar.
Bu deneyler düşük basınçlı havalandırmalı kum doldurmanın küçük girinti kısımlar için en iyi kum doldurma yöntemi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bu deneysel sonuçlar bilgisayar simülasyonu ile teorik olarak
açıklanmaktadır.
1)
Ø 30
Ø 20
Ø 10
2)
3)
Şekil 3 - Küçük girinti kısımlarda kitle
yoğunluğu
1) Panjur hoper ile yerçekim kum
doldurma
2) Yüksek basınç üfleme kum
doldurma
3) Düşük basınç havalandırma kum
doldurma
BİLGİSAYAR SİMÜLASYON3)4)
HAVALANDIRMAlı KUM DOLDURMA
Hesaplanmış Sonuçlar
Bilgisayar simülasyonu düz (yassı) model plakası için
yapılmıştır ve kum kitle yoğunluğu Şekil 4’de gösterilen temel deney teçhizatı kullanılarak ölçülmüştür.
Türkdöküm
75
MAKALE
Şekil 4 - Test teçhizatı ve kum kitle yoğunluğunu ölçmek için yöntem.
Hesaplanmış ve ölçülmüş sonuçlar Şekil 5’de gösterilmektedir. Bu sonuçlardan, simülasyon sonuçlarının deneysel sonuçlara uygun olduğu görülmektedir. Ayrıca,
havalandırmalı kum doldurma işleminden sonra kum
kitle yoğunluğu kasada üniform şekildedir. Dolayısıyla,
havalandırmalı kum doldurma işleminden sonra sıkıştırma çok etkindir.
kısım içinde kum sıkışmasını engelleyen köprü oluşma
fenomeninin düşük basınçlı havalandırmalı doldurma
işleminde azalmış olduğu görülmektedir. Sonuç olarak,
küçük girinti kısımda kum yoğunluğu düşük havalandırma basıncı durumunda daha yüksektir.
1) Havalandırma basıncı; 0.10MPa
2) Havalandırma basıncı; 0.15MPa
1) Deneysel sonuçlar
2) Hesaplanmış sonuçlar
DENSITY
1200
1150
1100
1050
950
900
850
800
750
700
650
600
0
05
100
04
03
200
02
300
01
400
Şekil 6 - Küçük girinti kısımlı model için havalandırmalı
kum doldurmanın hesaplanmış sonuçları.
0 30 100130 200230
0 0,05 0,10,15 0,2 0,25
0
0,2
Şekil 5 Kum kitle yoğunluğunun deneysel ve hesaplanmış sonuçları.
Şekil 6, sırasıyla 0.10 MPa ve 0.15MPa havalandırma
basıncı durumunda küçük girinti kısımlı model için
hesaplanmış sonuçları göstermektedir. Küçük girinti
76
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
KALIPLAMA MAKİNESİNİN GELİŞİMİ1)
Havalandırma teknolojisi kullanan geliştirilmiş çeşitli
tipte kalıplama makineleri Şekil 7’de gösterilmektedir.
Bu kalıplama makineleri dökümhane işletmelerin taleplerini karşılayacak şekilde düşük üretimden yüksek
üretime ve küçük kasalıdan büyük kasalıya kadar geniş
kapsamlıdır.
MAKALE
1
2
3
4
Şekil 7 Havalandırmalıkum doldurma teknolojisi kullanan fiili kalıplama makineleri.
1) Dereceli kalıplama makinesi
2) Derecesiz kalıplama makinesi – iki istasyonlu
3) Derecesiz kalıplama makinesi – tek istasyonlu
4) Derecesiz kalıplama makinesi – küçük kasalı
SONUÇ
Düşük basınçlı havalandırmalı kum doldurma yöntemi,
geleneksel kum doldurma yöntemi ile karşılaştırıldığında en iyi kum doldurma işlemi olduğu görülmektedir.
Bu yeni kalıplama makineleri dökümhanelerde büyük
bir yenilik olarak yerini bulacaktır.
TEŞEKKÜR
Yazarlar, kum kalıplama bilgisayar simülasyonu için
Tsinghua Üniversitesinden Prof. WU Junjiao’a şükranlarını bildirir. Aynı zamanda, havalandırılmış yaş kumun
temel testleri için Western Michigan Üniversitesinden
Dr. Sam Ramrattan’a da teşekkürlerini sunarlar.
Referanslar
1.M. Hirata, H. Makino, ve Y. Hadano, “Green Sand Filling Using Aeration” Journal of Japan Foundrymen’s Society, vol. 73 (2001) pp436-440
2.H. Makino, M. Hirata ve Y. Hadano, “Computer Simulation and Optimization of Sand Filling Using the Distinct Element Method” WFO Technical Forum on GIFA2003, Dusseldolf (2003) session 5.1
3.J. Wu ,H. Li, W. Li, H. Makino, T. Hanai ve M. Hirata, “Computer Simulation of Sand Molding Using Blow Filling and Aeration Filling” AFS Trans. 112 (2006) pp419-427
4.J. Wu ,H. Li, W. Li, H. Makino ve M. Hirata, “Two Phase Flow Analysis of Aeration Sand Filling for Green Sand Molding Machine” WFO International Foundry Research 60(2008) No.1, pp20-28
5.S. N. Ramrattan, A. M. Paudel, H. Makino ve M. Hirata, “Desirable Green Sand Properties via Aeration Sand Filling,” AFS Transactions, Paper 08-128 (2008) pp.493-503
6.S. N. Ramrattan, H. Makino ve M. Hirata, “A study of erosion in aeration green sand molds with various alloys” WFO International Foundry Research 64(2012) No.2, pp26-34
Türkdöküm
77
HAMMADDE PİYASALARI
TÜDÖKSAD Hammadde Fiyat Endeksi
Hammadde fiyat endeks tablosu, her ayın ilk haftası güncelleniyor ve TÜDÖKSAD web sitesi www.tudoksad.org.tr ‘den yayınlanıyor.
Hammadde fiyatları TL / ton
Dönem
Hurda (1)
Ort
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012 / 01
2012 / 02
2012 / 03
2012 / 04
2012 / 05
2012 / 06
2012 / 07
2012 / 08
2012 / 09
2012 / 10
2012 / 11
2012 / 12
2012 ORT/AVG
2013 / 01
2013 / 02
2013 / 03
2013 / 04
2013 / 05
2013 / 06
2013 / 07
2013 / 08
2013 / 09
2013 / 10
2013 / 11
2013 / 12
2013 ORT/AVG
2014/01
2014/02
2014/03
2014/04
2014/05
2014/06
373
407
487
612
502
651
830
931
895
881
889
918
863
835
840
836
750
810
814
855
815
804
835
808
784
823
838
836
880
883
886
905
841
940
932
900
915
905
895
Max
560
910
639
708
865
944
940
950
960
970
920
930
900
900
800
890
890
916
890
860
890
860
810
900
909
950
999
980
980
995
919
1.040
1.000
972
990
990
960
Ort
472
515
589
978
698
842
1.087
1.159
1.090
1.152
1.130
1.167
1.121
1.122
1.085
1.088
1.000
1.080
1.084
1.107
1.054
997
1.005
999
980
1.047
1.075
1.102
1.165
1.116
1.146
1.137
1.069
1.238
1.218
1.223
1.223
1.208
1.215
Max
717
1.605
897
929
1.183
1.275
1.280
1.355
1.412
1.450
1.410
1.313
1.370
1.358
1.220
1.270
1.220
1.328
1.270
1.160
1.260
1.160
1.096
1.220
1.225
1.350
1.425
1.320
1.300
1.270
1.255
1.374
1.377
1.380
1.370
1.330
1.350
Ort
594
982
656
834
1.072
1.141
1.082
1.058
1.035
1.057
1.048
1.056
997
993
966
956
929
1.027
938
913
966
936
992
1.026
1.056
1.068
1.065
1.071
1.094
1.130
1.021
1.227
1.196
1.190
1.185
1.170
1.144
Hurda Fiyatı (1)
Çolakoğlu Metalurji A kalite fiyatı ve Türkiye genelindeki dökümhanelerce satın alınan paketli veya dökme, kaplamasız,
DKP sac hurdalarının maliyet fiyatlarının günlük hesap edilmiş
ağırlıklı aylık ortalaması
Sfero Piki (2)
İthal kaynaklardan temin edilen Sfero pikinin güncel fiyatlar
ve bağlanan sözleşmeler ile dökümhanelere maliyet fiyatlarının ortalaması
Hematit Piki (3)
İsdemir, Kardemir ve ithal kaynaklı pikin güncel fiyatlar ile dökümhanelere maliyet fiyatlarının ortalaması
78
Nisan - Mayıs - Haziran / 2014
Max
Sfero
Pik
Çelik
Döküm Döküm Döküm
(5)
(6)
(7)
592
1.227
840
847
1.066
1.098
1.100
1.170
1.150
1.150
1.190
1.200
1.120
925
900
929
930
1.072
931
880
885
870
887
950
962
1.127
1.190
1.080
1.010
1.080
988
1.161
1.180
1.160
1.065
1.100
1.102
515
766
556
729
931
1.002
951
950
952
975
934
934
910
889
831
866
857
921
855
838
873
847
854
890
911
933
972
958
959
983
906
1.046
1.029
1.010
1.001
988
988
SferoPiki (2) Hematit Pik (3) Çelik Piki (4)
Max
Ort
641
1.416
992
878
1.132
1.230
1.220
1.177
1.165
1.160
1.130
1.130
1.095
1.080
1.004
998
980
1.114
970
960
1.028
976
1.025
1.073
1.090
1.100
1.164
1.095
1.114
1.190
1.065
1.300
1.250
1.250
1.215
1.210
1.187
428
462
521
859
564
779
987
1.005
930
980
994
1.007
962
1.011
962
890
856
888
870
946
850
829
857
836
854
889
910
992
1.050
995
970
990
919
1.077
1.055
1.050
990
970
1.017
423
461
535
795
600
746
966
1.045
993
1.017
1.010
1.043
992
979
963
962
875
945
949
981
935
901
920
904
882
935
957
969
1.023
1.000
1.016
1.021
955
1.089
1.075
1.062
1.069
1.057
1.031
373
407
483
612
502
651
830
931
895
881
889
918
863
835
840
836
750
810
814
855
815
804
835
808
784
823
838
836
880
883
886
905
841
940
932
900
915
905
895
Çelik Piki (4)
İsdemir, Kardemir ve ithal kaynaklı pikin güncel fiyatlar ile dökümhanelere maliyet fiyatlarının ortalaması
Sfero Döküm Hammadde Maliyeti (5)
Sfero Döküm Hammadde Maliyeti
Ortalama % 50 sfero piki ve % 50 hurda ile hesaplanan malzeme maliyeti
Pik Döküm Hammadde Maliyeti (6)
Ortalama % 50 hurda ile % 25 hematit ve %25 çelik piki ile hesaplanan malzeme maliyeti
Çelik Döküm Hammadde Maliyeti (7)
% 100 hurda ile hesaplanan malzeme maliyeti
HAMMADDE PİYASALARI
Çolakoğlu Hurda Fiyatları Değişimi Aylık %
Çolakoğlu Hurda Fiyatları (TL/Kg)
- Aylık Ortalama - A Kalite DKP
CAEF Avrupa Metalik Malzeme Fiyat Endeksi
Max
Ort
EUROFER Avrupa Hurda Endeksi (2001=100)
Yıllar
1999
2000
2001
2002
Ocak/Jan.
76
96
103
99
Şubat/Feb.
74
96
99
99
2003
135
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
163
251
182
221
259
227
219
364
319
298
280
178
252
187
232
264
194
221
339
309
287
267
Mart/March
76
97
98
107
139
205
231
200
247
269
163
255
339
322
290
255
Nisan/April
75
98
100
108
137
203
213
211
247
343
166
319
326
320
290
264
Mayıs/May
76
99
103
110
125
190
178
214
237
428
178
306
327
319
278
Haz./June
80
101
103
114
110
167
150
227
238
439
157
289
340
301
259
Tem./July
79
96
102
114
113
202
172
229
239
445
173
279
335
289
257
Ağust/Agust
79
95
100
114
123
247
194
218
231
398
186
300
337
298
263
Eylül/Sept.
78
100
101
112
139
259
214
212
230
302
200
311
327
293
268
Ekim/Octo.
78
103
100
113
138
275
181
220
228
238
179
277
312
275
260
Kasım/Nov.
79
103
95
116
138
273
186
218
223
182
173
296
294
286
271
Aralık/Dec.
82
105
96
121
148
254
183
213
224
228
195
325
301
290
275
Ort./Avg.
78
99
100
111
131
218
200
211
233
316
183
283
328
302
275
Avrupa Hurda Fiyatı Endeksi (2001=100; Euro Bazında
Aylık Ortalama)
EUROFER Avrupa Hurda Fiyatı Endeksi
(2001=100; Euro Bazında Aylık Ortalama)
Türkdöküm
79
TÜRKİYE DÖKÜM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ÜYE FİRMALARI
FİRMA ADI
ŞEHİR
www.adarad.com.tr
(0 224) 714 82 00 (0 224) 714 87 49
BURSA
ADARAD DÖKÜM ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş. www.akdas.com.tr
(0 312) 267 18 80 (0 312) 267 16 70
ANKARA
AKDAŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.akmetal.com
(0 216) 593 03 80 (0 216)593 03 82
İSTANBUL
AKMETAL METALURJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş. www.akpinardokum.com
(0 312) 267 04 50 (0 312) 267 04 51
ANKARA
AKPINAR DÖKÜM MAK. SAN. A.Ş. www.alfadokum.com.tr
(0 312) 267 17 97 (0 312) 267 05 63
ANKARA
ALFA DÖKÜM MAK. SAN. TİC. İTH. İHR. LTD. ŞTİ. www.altanmakina.com
(0364) 254 93 93 (0364) 254 96 48
ÇORUM
ALTAN MAKİNE İMALAT TİC. LTD. ŞTİ
www.anadoludokum.com.tr
(0 262) 527 23 51 (0 262) 527 28 76
KOCAELİ
ANADOLU DÖKÜM SANAYİ A.Ş www.araldokum.com.tr
(0 212) 771 45 45 (0 212) 771 45 43
İSTANBUL
ARAL DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.ardemir.com
(0 332) 248 25 00 (0 332) 249 40 40
KONYA
ARDEMİR DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.ardoksan.com
(0 288) 263 43 20 (0 288) 263 43 24
KIRKLARELİ
ARDÖKSAN SFERO KAL. PİK DÖK. SAN. LTD. ŞTİ
www.arpek.com.tr
(0 262) 658 97 44 (0 262) 658 97 49
KOCAELİ
ARPEK ARKAN PARÇA ALUM. ENJEK. KALIP SAN. TİC. AŞ.
www.artidokum.com.tr
(0 222) 236 20 70 (0 222) 236 18 64
ESKİŞEHİR
ARTI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
www.ascelik.com
(0 362) 266 88 47 (0 362) 266 67 16
SAMSUN
AS ÇELİK DÖKÜM İŞLEME SAN. TİC. A.Ş
www.aslarpres.com
(0216) 593 25 60 (0216) 593 25 69
ASLAR PRES DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
www.atikmetal.com.tr
(0 232) 328 35 10 (0 232) 328 35 18
İZMİR
ATİK METAL SAN. TİC. A.Ş. www.aydokum.com
(0 312) 267 04 57 (0 312) 267 04 56
ANKARA
AY DÖKÜM MAKİNA SAN. TIC. A.Ş.
www.ayhanmetal.com.tr
(0 262) 751 21 94 (0 262) 751 21 98
KOCAELİ
AYHAN METAL PRES DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.ayzerdokum.com
(0 212) 771 51 00 (0 212) 771 51 02
İSTANBUL
AYZER DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ. www.bilgedokum.com
(0 212) 691 01 02 (0 212) 691 03 85
İSTANBUL
BİLGE DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. A.Ş. www.borancelik.com
(0 312) 640 11 66 (0 312) 640 11 77
ANKARA
BORAN ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş. www.burdoksan.com
(0 224) 493 26 06 (0 224) 493 26 09
BURSA
BURDÖKSAN DÖKÜM MAD. NAK. TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
www.canbilenler.com
(0 332) 342 10 70 (0 332) 342 09 98
KONYA
CANBİLENLER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. www.cerdokum.com
(0312) 267 11 25 (0312) 267 06 79
ANKARA
CER DÖKÜM MAKİNE SAN. A.Ş.
www.cevherdokum.com
(0 232) 478 10 00 (0 232) 478 10 10
İZMİR
CEVHER DÖKÜM SANAYİ A.Ş.
www.componenta.com
(0 224) 573 42 63 (0 224) 573 42 73
BURSA
COMPONENTA DÖKÜMCÜLÜK TİC. SAN. A.Ş.
www.celikgranul.com
(0 212) 771 45 55 (0 212) 771 20 57
İSTANBUL
ÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.
www.celikel.com
(0 262) 658 06 96
444 82 55
KOCAELİ
ÇELİKEL ALÜM. DÖKÜM İMALAT SAN. TİC. A.Ş. www.cemas.com.tr
(0 386) 234 80 80 (0 386) 234 83 49
KIRŞEHİR
ÇEMAŞ DÖKÜM SANAYİ A.Ş.
www.cimsatas.com
(0 324) 221 84 00 (0 324) 221 50 20
MERSİN
ÇUKUROVA İNŞAAT MAK. SAN. TİC. A.Ş.
www.daloglu.com
(0 264) 275 48 07 (0 264) 275 14 11
ADAPAZARI
DALOĞLU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.demisas.com.tr
(0 262) 677 46 00 (0 262) 677 46 99
KOCAELİ
DEMİSAŞ DÖKÜM EMAYE MAM. SAN. A.Ş.
www.denizdokum.com.tr
(0222) 236 00 58 (0222) 236 06 04
ESKİŞEHİR
DENİZ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.denizcast.com
(0 232) 621 55 00 (0 232) 621 55 04
İZMİR
DENİZCİLER DÖKÜMCÜLÜK SAN. TİC. A.Ş.
www.denizlidokum.com
(0 258) 267 10 33 (0 258) 267 18 88
DENİZLİ
DMS DENİZLİ DÖKÜM MAK.SAN.TİC.A.Ş.
www.dirinlerdokum.com
(0 232) 376 87 87 (0 232) 376 85 67
İZMİR
DİRİNLER DÖKÜM SAN. TUR. LİMAN İŞL. TİC. A.Ş.
www.dogrudokum.com
(0 224) 482 29 35 (0 224) 482 29 39
BURSA
DOĞRU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. www.dogudokum.com.tr
(0 424) 255 50 77 (0 424 255 56 56
ELAZIĞ
DOĞU DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.doksandokum.com.tr
(0 262) 658 29 10 (0 262) 658 26 69
KOCAELİ
DÖKSAN BASINÇLI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
www.dokumas.com.tr
(0 422) 237 50 47 (0 422) 237 50 47
MALATYA
DÖKÜMAŞ MALATYA METAL İŞLEME MERK. SAN.TİC.A.Ş. www.duduoglu.com.tr
(0 364) 254 90 01 (0 364) 254 90 04
ÇORUM
DUDUOĞLU ÇELİK DÖK SAN. TİC. A.Ş.
www.duyarvalve.com
(0 212) 668 18 08 (0 212) 594 73 42
İSTANBUL
DUYAR VANA MAKİNA SANAYİ TIC. A.Ş.
www.ekstrametal.com.tr
(0 312) 267 05 56 (0 312) 267 05 59
ANKARA
EKSTRA METAL DÖKÜM İZABE MAK.SAN.İTH.İHR T.L. ŞTİ
www.ekufren.com.tr
(0 262) 658 10 01 (0 262) 658 10 00
KOCAELİ
EKU FREN KAMPANA DÖKÜM SAN. A.Ş.
www.odoksan.com.tr
(0 228) 461 58 30 (0 228) 461 58 36
BİLECİK
ELBA BASINÇLI DÖKÜM SAN. AŞ ODÖKSAN OSMANELİ ŞB
www.elitmetalurji.com.tr
(0232) 877 15 37 (0232) 877 15 36
İZMİR
ELİT METALURJİ SAN. TİC. A.Ş.
www.eminyaldiz.com.tr
(0 332) 239 22 80 (0 332) 239 22 81
KONYA
EMİN YALDIZ METALURJİ MAK. GIDA OTOM. S.T.L. ŞTİ. www.entil.com
(0 222) 237 57 46 (0 222) 237 26 79
ESKİŞEHİR
ENTİL END. YAT. TICARET A.Ş.
www.erdokum.com
(0 216) 377 01 42 (0 216) 377 01 47
İSTANBUL
ER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. A.Ş.
www.erginmodel.com
(0 352) 327 27 38 (0 352) 327 29 45
KAYSERİ
ERGİN MAKİNA MODEL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.erkondokum.com.tr
(0332) 239 16 50 (0332) 239 16 54
KONYA
ERKON DÖKÜM İNŞ. TUR. TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
www.erkunt.com.tr
(0 312) 397 25 00 (0 312) 397 25 07
ANKARA
ERKUNT SANAYİ A.Ş.
www.temsidokum.com
(0 212) 637 02 72 (0 212) 691 02 97
İSTANBUL
ERTUĞ METAL DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ
www.ferrodokum.com.tr
(0 262) 653 42 60 (0 262) 653 41 60
KOCAELİ
FERRO DÖKÜM SANAYİ DIŞ TİC. A.Ş.
www.gedikdokum.com.tr
(0 216) 307 12 62 (0 216) 307 28 68
İSTANBUL
GEDİK DÖK. VANA SAN. TİC. A.Ş.
www.gurmetal.com.tr
(0 216) 394 33 31 (0 216) 394 32 88
İSTANBUL
GÜR METAL HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.gursetes.com
(0 262) 658 30 01 (0 262) 658 30 05
İSTANBUL
GÜRSETAŞ DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
www.gpdpress.com
(0 216) 365 94 34 (0 216) 365 29 82
İSTANBUL
GÜVEN PRES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.haytas.com.tr
(0 216) 365 10 56 (0 216) 314 19 80
İSTANBUL
HAYTAŞ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
www.hekimogludokum.com
(0 462) 325 00 25 (0 462) 325 00 72
TRABZON
HEKİMOĞLU DÖKÜM SAN. NAK. TİC. A.Ş.
www.hattatholding.com
(0 282) 758 10 40 (0 282) 758 10 90
TEKİRDAĞ
HEMA OTOMOTİV SİSTEMLERİ A.Ş. www.hisarcelik.com
(0 216) 464 70 00 (0 216) 464 70 20
İSTANBUL
HİSAR ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.igrek.com.tr
(0 224) 243 16 06 (0 224) 243 13 20
BURSA
İĞREK MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.
www.impro.com.tr
(0 262) 646 76 98 (0 262) 646 70 30
KOCAELİ
İMPRO METAL MET.DÖKÜM MAK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
www.istanbuldokum.com
(0 262) 728 13 00 (0 262) 728 13 08
KOCAELİ
İSTANBUL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.kalkanci.com
(0 216) 593 07 55 (0 216) 593 17 42
İSTANBUL
KALKANCI PRES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ. www.karamandokum.com
(0 380) 537 52 67 (0 380) 537 54 58
DÜZCE
KARAMAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.kardokmak.com.tr
(0 370) 418 22 34 (0 370) 424 36 81
KARABÜK
KARDÖKMAK - KARDEMİR DÖKÜM MAK. A.Ş.
www.kaydoksan.com.tr
(0 352) 321 12 57 (0 352) 321 11 94
KAYSERİ
KAYDÖKSAN - KAYSERİ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.kizilirmakdokum.com
(0 364) 235 03 16 (0 364) 235 03 20
ÇORUM
KIZILIRMAK DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
www.kocakdokum.com
(0 332) 239 21 11 (0 332) 239 22 11
KONYA
KOÇAK METALURJİ MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.kondoksan.com
(0332) 239 06 58 (0332) 239 06 58
KONYA
KONDÖKSAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ. www.korfezdokum.com
(0 262) 754 51 77 (0 262) 754 51 80
KOCAELİ
KÖRFEZ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
TÜRKİYE DÖKÜM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ÜYE FİRMALARI
FİRMA ADI
ŞEHİR
MAKİM MAKİNA TEKN.SAN.TİC.A.Ş.
MEDAŞ METALURJİ DÖK. MAK. SAN. TİC. A.Ş. MENSAN OTOMOTİV MAK. AKS. SAN. TİC. A.Ş. MERT DÖKÜM İNŞAAT SAN. TİC. LTD. ŞTİ
MES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
MESA MAKİNA DÖKÜM A.Ş.
METKOM MET.MAK.MÜT.NAK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
MOTUS OTOMOTİV MAK. MET. SAN. TİC. A.Ş. NORMSAN TİCARET METAL İMALAT SAN. LTD. ŞTİ.
ÖNMETAL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ
ÖZGÜMÜŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
ÖZGÜR DÖKÜM MAD. MAK. İNŞ. TAAH. MÜM. SAN. ÖZGÜVEN DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. PARSAT PİSTON DAĞITIM SAN. TİC. A.Ş.
PINAR DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
RUBA FERMUAR VE PRES DÖKÜM SAN. A.Ş.
SAMSUN MAKİNA SANAYİ A.Ş.
SEFER DÖKÜM MAK.SAN.LTD.ŞTİ.
SERPA HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
SİLVAN SANAYİ A.Ş.
SÜPERPAR OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş.
ŞAHİN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
ŞAHİN METAL İMALAT SAN. TİC. A.Ş.
ŞENKAYA ÇELİK DÖKÜM YEDEK PARÇA FABR.
TAN ÇELİK DÖKÜM MAK. SANAYİ TİC. A.Ş.
TOSÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.
TRAKYA DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
ÜMİT DÖKÜM TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
ÜNİMETAL HASSAS DÖKÜM MAK. YED. PAR. A.Ş.
YAZKAN MÜH. DÖKÜM MAK. SAN. LTD. ŞTİ.
ANKARA
ANKARA
MANİSA
İSTANBUL
TEKİRDAĞ
KONYA
HATAY
KONYA
İSTANBUL
İSTANBUL
ADANA
ANKARA
ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
MANİSA
SAMSUN
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İZMİR
İZMİR
İSTANBUL
İZMİR
ELAZIĞ
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
ANKARA
(0 312) 267 56 87
(0 312) 267 45 75
(0 236) 213 02 30
(0 216) 364 32 12
(0 282) 726 92 94
(0 332) 239 18 72
(0 326) 755 82 10
(0 332) 239 12 41
(0 216) 593 11 61
(0 212) 485 48 74
(0 322) 441 07 07
(0 312) 267 12 10
(0 312) 267 41 61
(0212) 591 01 41
(0 232) 479 03 53
(0 236) 213 08 86
(0 362) 266 51 60
(0 212) 441 09 77
(0 216) 394 23 52
(0 216) 399 15 55
(0 232) 877 02 12
(0 232) 437 01 83
(0212) 875 19 00
(0 232) 877 21 23
(0 424) 255 55 60
(0 216) 544 36 00
(0 212) 315 52 40
(0 216) 499 46 46
(0 216) 591 08 70
(0 312) 641 32 10
(0 312) 267 56 99
(0 312) 267 57 02
(0 236) 213 02 29
(0 216) 415 74 51
(0 282) 726 90 42
(0 332) 239 18 76
(0 326) 755 76 84
(0 332) 239 12 43
(0 216) 593 05 15
(0 212) 485 48 73
(0 322) 441 14 14
(0 312) 267 12 11
(0 312) 267 51 61
(0212) 591 01 46
(0 232) 479 05 16
(0 236) 213 08 08
(0 362) 266 51 62
(0 212) 441 46 86
(0 216) 394 23 55
(0 216) 383 31 38
(0 232) 877 02 17
(0 232) 437 01 85
(0212) 875 11 07
(0 232) 877 21 24
(0 424) 255 55 63
(0 216) 544 36 06
(0 212) 274 01 12
(0 216) 499 46 50
(0 216) 591 08 79
(0 312) 641 31 82
www.makim.com.tr
www.me-das.com.tr
www.mensanotomotiv.com.tr
www.mertdokum.com.tr
www.mesdokum.com.tr
www.mesamakina.com.tr
www.metkom.com.tr
www.motusdokum.com
www.normsan.com
www.onmetal.com.tr
www.ozgumus.com.tr
www.ozgurdokum.com.tr
www.ozguvendokum.com
www.parsatpiston.com.tr
www.pinardokum.com.tr
www.rubapresdokum.com
www.samsunmakina.com.tr
www.seferdokum.com
www.serpahassasdokum.com
www.silvansanayi.com
www.superpar.net
www.sahindokum.com
www.sahinmetal.com
www.senkaya.com
www.tancelik.com
www.toscelikgranul.com.tr
www.trakyadokum.com.tr
www.umitcasting.com
www.unimetal.com.tr
www.yazkan.com.tr
BÖLGESEL KURULUŞLAR
İSTANBUL PİK DÖKÜMCÜLER ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
İSTANBUL
(0 212) 576 60 10
(0 212) 576 80 75
ANKARA MADENİ DÖKÜMCÜLER ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
ANKARA
(0 312) 267 13 93
(0 312) 267 04 97
İZMİR BİLİMUM DÖKÜMCÜ KÜÇÜK ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
İZMİR
(0 232) 437 02 43
(0 232) 437 01 46
www.ankaradokumculerodasi.org.tr
KATILIMCI ÜYELER
ACARER METAL SANAYİ TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 212 280 50 50)
(0 212 280 50 51)
www.acarermetal.com
AMCOL MİNERAL MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 414 96 16)
(0 216 414 96 20)
www.amcol.com.tr
ASK CHEMİCALS TR T.C LTD.ŞTİ.
ANKARA
(0 312) 212 72 91
(0 312) 212 75 61
www.ask-chemicals.com
AVEKS İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 410 00 60)
(0 216 410 00 90)
www.aveks.com.tr
BES MÜHENDİSLİK SAN. TİC. A.Ş. İSTANBUL
(0 216 420 89 09)
(0 216 364 66 48)
www.besmuhendislik.com
BİLGİNOĞLU ENDÜSTRİ MALZ. SAN. TİC. A.Ş.
İZMİR
(0 232 433 72 30)
(0 232 457 37 69)
www.bilginoglu-endustri.com.tr
ÇELİKTAŞ SINAİ KUMU MADEN SAN. NAK. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 212 275 57 13)
(0 212 347 87 07)
www.celiktassilis.com
ÇUKUROVA KİMYA END. A.Ş.
MANİSA
(0 236 233 23 20)
(0 236 233 23 23)
www.cukurovakimya.com.tr
EGES ELEKTRİK & ELEKTRONİK GER. SAN. TİC. A.Ş
İSTANBUL
(0 212 446 41 21)
(0 212 446 41 15)
www.eges.com.tr
EVREN İTHALAT İHRACAT PAZ. A.Ş.
İSTANBUL
(0 212 325 96 60)
(0 212 283 77 78)
www.evren.ws
EXPERT MÜMESSİLLİK ve TURİZM TİC. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 216 573 38 88)
(0 216 573 06 28)
www.expert.com.tr
FERROMET MÜMESSİLLİK TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 212 211 33 00)
(0 212 275 11 42)
www.ferromet.com.tr
FETAŞ METALURJİ YÜZEY İŞLEM ÜRÜNLERİ SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
İSTANBUL
(0 216) 364 34 01
(0 216 )364 90 47
www.fetasmetalurji.com
FOSTEMA METALURJİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ANKARA
(0 312 440 82 28)
(0 312 439 66 84)
www.fostema.com
HANNOVER-MESSE ANKİROS FUARCILIK A.Ş.
ANKARA
(0 312 439 67 92)
(0 312 439 67 66)
www.ankiros.com
HERAEUS ELECTRO-NİTE TERMO TEKNİK SAN. TİC. A.Ş.
ANKARA
(0 312 267 08 88)
(0 312 267 08 87)
www.electro-nite.com
INDUCTOTHERM İNDÜKSİYON SİST. SANAYİ A.Ş.
KOCAELİ
(0 262 646 34 24)
(0 262 646 29 62)
www.inductotherm.com.tr
KADIOĞLU MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.
KARABÜK
(0 370 424 10 50)
(0 370 415 66 50)
www.kadioglumaden.com.tr
KUMSAN DÖKÜM MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 593 09 57)
(0 216 593 09 59)
www.kumsandokum.com.tr
LMA MOTİF AL DÖKÜM SAN. MÜM. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 216 593 13 61)
(0 216 593 13 62)
www.lma.com.tr
LMG ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER HAMMADDE SAN.TİC.A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 409 14 14)
(0 216 409 14 18)
www.lmg-global.com
MAGMA BİLİŞİM TEKN. HİZM. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 216 557 64 00)
(0216 557 50 26)
www.magmasoft.com.tr
MARMARA METAL MAM. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 447 29 55)
(0 216 447 29 69)
www.marmarametal.com
META-MAK METALURJİ MAK. MÜM. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 212 270 07 08)
(0 212 270 08 88)
www.metamak.com.tr
METKO-HÜTTENES ALBERTUS KİMYA SAN TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 411 69 11)
(0 216 369 64 59)
www.metkoha.com
NEDERMAN MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 212 438 07 78)
(0 212 438 33 92)
www.nederman.com
S&B ENDÜSTRİYEL MİNARELLER A.Ş.
İSTANBUL
(0 212 247 49 85)
(0 212 247 49 91)
www.sandb.com
SİLTAŞ SİLİS KUMLARI SAN. TİC. A.Ş. İSTANBUL
(0 216 335 70 09)
(0 216 335 71 57)
www.siltas.com.tr
SİLVAN DIŞ VE İÇ TİC. A.Ş.
İSTANBUL
(0 216 380 36 18)
(0 216 416 91 59)
www.silvanticaret.com
UNİKON METALURJİ VE KİMYA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
İSTANBUL
(0 216 399 98 68)
(0 216 442 11 90)
www.unikon.com.tr
VESUVIUS İSTANBUL REFRAKTER SAN.TİC.A.Ş.FOSECO KOCAELİ
(0 262 677 10 50)
(0 262 677 10 60)
www.foseco.com.tr
YILKAN MAÇA SUP. ÜRETİM PAZ. SAN. TİC. A.Ş.
BURSA
(0 224 573 88 72)
(0 224 573 74 93)
www.yilkanchaplet.com
AŞILAYICILAR
GRAFİT ELEKTRODLAR
FERRO ALAŞIMLAR
FERRO SİLİKO MAGNEZYUM
SFERO VE DÖKÜM PİKİ
KARBON VERİCİLER
KROMIT KUMU
METALİK SİLİSYUM /MAGNEZYUM
DÖKÜM/KUM SOĞUTMA TAMBURLARI
KALIPLAMA MAKİNALARI
KUM HAZIRLAMA TESİSLERİ
KUM SOĞUTUCU
MİKSERLER
POTALAR
YAŞ KUM KONTROL EKİPMANLARI
Download

Turkcast Issue #43 - Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği