YEŞIL DÖKÜM
KONGRE
RÖPORTAJ
ÇEVRE ÖDÜLLERI
SAHIPLERINI BULDU
7. ULUSLARARASI
DÖKÜM KONGRESI
SELIM BONFIL ILE
EZBER DIŞI
TÜRKDÖKÜM
SAYI 32
TEMMUZ-AĞUTOS-EYLÜL 2014
TÜRKIYE DÖKÜM SANAYICILERI DERNEĞI YAYIN ORGANIDIR
TUDOKSAD.ORG.TR
AVRUPA
DÖKÜM RAKAMLARI
CAEF Verilerine göre Türkiye Demir Grubu Üretim Miktarında İtalya’yı Geçerek
Avrupa’da 3’cü oldu. Demirdışı Metallerde ise 5’ci Büyük üretici konumunda.
BAŞKANDAN
Uğur KOCAOĞLU
TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Başkanı
Değerli Türkdöküm okurları,
Yılın, tatiller, bayramlar ve dinlenmelere ayırdığımız bu dönemini umuyorum hepiniz güzel anılarla geçirmişsinizdir. Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile yazın en sıcak günlerini geride bırakarak
2014 yılının son çeyreğine hızlı başladık. Türkiye Cumhuriyetimizin 12. Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sn. Recep
Tayyip ERDOĞAN’ı sektörümüzü temsilen saygıyla kutluyor, yeni görevinin memleketimiz için hayırlara vesile
olmasını temenni ediyorum.
Şubat ayındaki Genel Kurulumuzda söz verdiğimiz gibi bu kısa dönemde değerli YK üyesi arkadaşlarımın
katkıları ile derneğimiz üyeleri arasında yer almasını arzu ettiğimiz 20 firmanın asil üyeliklerinin oylanacağı olağanüstü genel kurul toplantımızı da gerçekleştirmenin heyecanı içindeyiz. Derneğimiz, sektörümüzün en yetkili
temsil organı olarak bu yönetim döneminde yürütmeye aldığı karar ile yeni üyelere kapılarını açacak. Aramızda
yer almak isteyen yeni üye firmaların aday üyelik süreci hızlandırılarak, 12 Eylül akşamı gerçekleşecek Olağanüstü Genel Kurul ile bu firmalar asil üye olarak oylanacak. Böylece 2014 yılında derneğimizin dökümcü üye firma
sayısı 106, katılımcı üye firma sayısı ise 33’e ulaşacaktır.
Hazırlıklarını geceli gündüzlü yürüttüğümüz Ankiros, Annofer ve Turkcast fuarlarımız ve beraberinde tarafımızdan düzenlenecek olan Uluslararası Döküm Kongremiz zengin ve doyurucu içeriğiyle sektörümüzün tüm
beklentilerine cevap vermek üzere planlandı. Aynı zamanda Metalurji Mühendisler Odası tarafından 17.si düzenlenen Metalurji ve Malzeme Kongresi de akademik perspektiften bizlere mesleki katkılar sunmak üzere farklı bir
program ile hazırlıklarını tamamladı.
Siz üyelerimize ulaştırılan kongre programında da göreceğiniz üzere üç gün boyunca çok kapsamlı sunumlar
sektörümüzle buluşacak. Sosyal etkinlikler ile hep bir araya gelebilmeyi umuyoruz. Kongreye geniş katılım için
tüm üretim sorumlularınızı görevlendirmenizi bekliyoruz. Eskiden yurt dışında ulaşabildiğimiz çok önemli teknik
bilgilere kendi evimizde ulaşabilmenin avantajına bir kez daha dikkat çekmek istiyorum.
Turkcast fuarlarına önemli oranda yabancı ilgisini siz de yakinen gözlemleyeceksiniz. Dernek olarak ağırlayacağımız iki önemli heyet organizasyonda öne çıkmaktadır. Yönetim Kurulunda Umur DENİZCİ’nin görev yaptığı
WFO - Dünya Dökümcüler Birliği’nin yönetim toplantısı 10 Eylül günü Kalyon otelde gerçekleşecektir. 9 Eylül akşamı ise misafirlerimizi bir tekne gezisinde ağırlamayı programladık. WFO Yönetim Kurulu Başkanı Vinod KAPUR
fuarların ortak açılış törenini de onurlandıracaktır. İkinci önem verdiğimiz heyet ise İsveç Dökümcüler Derneği
Başkanı ve beraberindeki 28 kişilik dökümhane sahibi ve yöneticilerinden oluşan gruptur. Bu meslektaşlarımızı
da fuar sonrasında, 15-16 Eylül tarihlerinde İstanbul çevresindeki yüksek basınçlı alüminyum ve bakır alaşımları
dökümhaneler ile tanıştıracağız. Bunların dışında Hindistan, İran, Ukrayna, Mısır bölgelerinden dökümhanelerin
temsilcileri ve Avrupa ülkelerinden; özellikle Almanya’dan ana makine imalatçı firmaların satın
alma sorumlularını da ülkemizde misafir edeceğiz.
Kongremizin ikinci akşamı ise tüm üye firmalarımızı ve sektör mensuplarımızı Turkcast
fuarının TÜDÖKSAD etkinlik alanında beraber olacağımız, kongremizin geleneği olan “Dökümcüler Gecesi”ne davet ediyorum.
Teşekkürler…
Bu yıl 7. sini düzenlediğimiz Uluslararası Döküm Kongresi’nin zengin programını heyecan ile yürüten önceki başkanlarımızdan Sn. Yaylalı GÜNAY’a, geçmiş kongrelerimizde
olduğu gibi bu yıl da titizlikle akademik değerlendirmelere katkı sağlayan Sn. Prof. Dr. Eyüp
Sabri KAYALI ve Prof. Dr. Cahit ENSARİ hocalarımıza, kongre bütçesinin hayata geçebilmesi için Adnan AYTEKİN başkanlığında gönülden katkı sağlayarak organizasyonumuza destek olan sponsor tedarikçi üyelerimize, ofisimizin sekreterya ve
çalışanlarına özverili çalışmaları için şükranlarımızı sizlerle beraber paylaşıyorum.
Tüm üyelerimizin bu etkinliklere katılarak yürütülen çalışmalardan fayda
edinmelerini ve üyelerimizin bilginin paylaşılarak üretime ve verimliliğe dönmesine imkan yaratmalarını diliyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
İÇİNDEKİLER
EYLÜL’14
10 Dernekten Haberler
TÜDÖKSAD Etkinlikleri Hız Kesmiyor
TÜDÖKSAD’dan 3D Printing Eğitimi
18 Ezber Dışı
Ezber Dışı: Selim Bonfil
24 Üyelerden Haberler
ASK Chemicals’dan Yeni Nesil:
MIRATEC TS
40 Yeşil Döküm
TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri
Sahiplerini Buldu
62 Teknoloji
Kromit Kumu: Madenin Çıkarılmasından Dökümhaneye Kadar Her Şey Tek
Elden
Savelli’den İdeal Kum için SGMT Tipi
Mikser
26
Kapak
Konusu
RÖPORTAJ
Alüminyum Döküm 2013
Yılında Fark Yarattı
Avrupa Dökümcüler Derneği (CAEF) tarafından
her yıl hazırlanan ve döküm sektörünün bir
önceki yılına ışık tutan raporun 2013 yılı
sonuçları yayınlandı. Rapora göre, Avrupa’da
alüminyum döküm sektöründe artış yaşanırken,
Türkiye en olumlu rakama sahip üç ülke
içerisinde yer aldı.
56 Döküm Sektörü
Geleceği Ön Görerek
Büyüyor
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Yönetim
Kurulu Başkanı M. Uğur Kocaoğlu, döküm
sektörünün gelişimini ve bu gelişim çizgisi
üzerinde TÜDOKSAD’ın kat ettiği yolu ve
projelerini değerlendiriyor.
78 Haber
TÜRKDÖKÜM
TURKCAST DERGİSİ
Ticaret ve Sanayi Şurası 6. Kez
Düzenlendi
İMTİYAZ SAHİBİ:
Türkiye Döküm Sanayicileri
Derneği adına
Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Atik
82 Makale
Döküm parça kalitesini arttıran yüksek
performanslı besleyici gömleklerinin
gelişimi
SORUMLU
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ:
Kubilay Dal (Genel Sekreter)
YAYIN KURULU:
Umur Denizci - Mehmet Atik Uğur Demirci - Prof. Dr. E. Sabri
Kayalı - M. Erhan İşkol
Özel Kumlar-İleri Teknolojik Maçaların
ve Kalıpların Ana Malzemesi
Motor Dökümünde Sanal Ürün ve Süreç
Geliştirmesi
108 İçimizden Biri
RÖPORTAJ
46 Üreterek Tüketen
Toplum Kalkınır
Türkiye makine imalat sektörü son yıllarda
önemli bir gelişim gösterdi. İhracat oranını
da belirli bir düzeye çıkarmayı başaran
sektörü Makine İmalatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz’la
konuştuk.
YÖNETİM YERİ:
Ortaklar Cd. Bahçeler Sk.
18 Plaza No: 18 Kat: 4 Mecidiyeköy
- İstanbul Tel: 0212 267 13 98
Faks: 0212 213 06 31
www.tudoksad.org.tr
YAYINA HAZIRLAYAN:
Tematik Medya Yayıncılık ve
Ajans Hiz. Ltd. Şti.
www.tematik.com.tr
Arpek Arkan Alüminyum’un Yönetim
Kurulu Başkanı Ahmet Arkan’ın konuk
olduğu “İçimizden Biri” köşemizde Arkan,
iş hayatına adım attığı ilk günlerden
başlayarak bugünlere nasıl geldiğini
anlatıyor. “Benim ne olmak istediğim
yaşamım boyunca çok önemli olmadı. Ben
neyle karşılaştıysam, onun en iyisi olma
kavgasını verdim” diyen Arkan, sektöre
yeni adım atan gençlere de tavsiyelerde
bulunmayı ihmal etmiyor.
BASKI:
Biltur Basım Yayın ve Hizmet A.Ş.
Dudullu Org. San. Bölg. 1.Cad.
No.16 Ümraniye / İst.
Tel: 0 216 444 44 03
Baskı Tarihi: Eylül 2014
YAYIN TÜRÜ:
Yerel - Süreli /
TÜRKDÖKÜM - TURKCAST
dergisi 3 ayda bir yayınlanır.
120 Üye Listesi
Dergimizdeki yazılar kaynak
gösterilerek kısmen veya
tamamen yayınlanabilir.
İ
GÜNDEM
72 Metalürji Sektörü İstanbul’da Buluşuyor
Dünya metalürji sektörünün en önemli buluşması olan ANKIROS/ANNOFER/TURCAST fuarları
11-13 Eylül tarihleri arasında İstanbul Büyükçekmece’de Tüyap Fuar & Kongre Merkezi’nde
gerçekleştirilecek. Fuarda; demir-çelik, döküm ve demir dışı metaller sektöründeki en yeni
teknoloji ve ürünler sergilenecek.
N
D
E
X
Actech................................................79
Alisan..............................................16-17
Ark Metalurji......................................81
Ask Chemicals..................................37
Avesk..................................................51
Bes Mühendislik..............................33
Çeliktaş.................................................5
Çukurova Kimya..............................35
Eges...................................................54
Evren....................................................13
Ferrotrade...................Arka kapak içi
Fetaş....................................................77
Foseco...............................................55
Heraeus.............................................23
Hidroser.......................................116-117
ITA (İtalyan Dış Ticaret)..................119
Inductotherm...................................25
Kadıoğlu...............................................6
Korkmaz.........................................7-29
Kumsan..............................................113
Lanxess..............................................115
LMA...............................................90-91
LMG....................................Arka kapak
Magma..........................................60-61
Marmara Metal..................................15
Metamak............................................101
Metek...............................44-45/ 70-71
Metko Ha....................................38-39
S&B Endüstriyel...............................93
Siltaş......................................................3
Tekno Metalurji................................89
Tosçelik granül .............Ön kapak içi
Unikon...............................................69
Vulcan...............................................122
Yamer...........................................52-53
Zenmet...............................................65
DERNEKTEN
TÜDÖKSAD
Etkinlikleri
Hız Kesmiyor
TÜDÖKSAD tarafından iki yılda
bir gerçekleştirilen ve döküm
sektörünün tüm bileşenlerini bir
araya getiren 7. Uluslararası Döküm
Kongresi, 11-13 Eylül tarihleri
arasında düzenleniyor. Ankiros/
Annofer/Turkcast fuarıyla eş
zamanlı olarak yapılacak kongrenin;
ödül töreni, fotoğraf ve heykel
sergisi gibi etkinliklerle festival
havasında geçmesi hedefleniyor.
B
u yılki teması “Türk Döküm Sektöründe
Risklerimiz ve Hedeflerimiz” olarak belirlenen 7. Uluslararası Döküm Kongresi, sektörde yaşanan son gelişmeleri paylaşmak ve bilgi
birikimini arttırmak noktalarında önemli bir fırsat sunuyor. Sürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip
olan döküm sektöründe; sürekli büyümeyi yakalamak ve gelişme adına atılan tüm adımları izleyerek
her daim döngünün içinde yer almak, ancak sürekli
uyumun sağlanması, yeni teknoloji ve uygulamaların öğrenilmesi ve paylaşılması sayesinde mümkün. Bu hedefler doğrultusunda çeşitli temalarda
oturum ve sunumların yapılacağı 7. Uluslararası Döküm Kongresi’nin temel oturum başlıkları; Döküm
Sektöründe Rekabet Gücü, Döküm Teknolojileri
Demir & Çelik, Kalıp ve Maça Teknolojileri, Döküm
Teknolojileri Demir Dışı, Süreçler ve Kontrol, Çevre
ve İş Güvenliği olacak.
Bu yıl kongrenin açılış töreni ilk olarak “Döküm
ve Sanat” sergilerinin açılışı ile başlayacak. Ardından TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Kocaoğlu bir açılış konuşması yapacak. Kocaoğlu’nun
konuşmasından sonra ise; kongre sponsorlarına,
3. Dökümün Fotoğrafları Yarışması’nda dereceye
giren ilk 3 eserin sahiplerine ve Çevre Ödülleri yarışmasına katılan üyelere ödülleri takdim edilecek.
Ödül töreninden sonra TÜDÖKSAD’ın eski baş-
10
kanlarından Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Yaylalı
Günay kısa bir konuşma yapacak. Günay’ın ardından sözü Huettenes Albertus CEO’su ve Alman Dökümcüler Derneği Teknolojiden Sorumlu Yönetim
Kurulu Üyesi Dr. Carsten Kuhlgatz ile Foseco Başkan Yardımcısı Francisco Lorenzo alacak. Kuhlgatz
konuşmasında Alman döküm sanayisinin durumunu ekonomik perspektif doğrultusunda irdeleyerek, döküm birliklerinin sektördeki rolüne ve dünyadaki son gelişmelere değinecek. Aynı zamanda
Kuhlgatz, döküm sanayi için günümüzde çok büyük
önem taşıyan çevre ve enerji politikaları ile kalifiye
genç yeteneklerin sektöre nasıl kazandırılabileceği
konularında düşüncelerini paylaştıktan sonra sözü
Lorenzo alacak. Global tedarikçilerin Türk döküm
sektörünün uluslararası pazarda güçlenmesini nasıl destekleyebileceğini anlatacak olan Lorenzo,
ardından çevre dostu ve iş güvenliği standartlarını
destekleyen ürünlerle birlikte döküm proseslerinde veri toplama ve proses geliştirme konularına
değinecek.
Avrupa’nın en önemli sektörel etkinliklerinden
biri haline gelen ve Türkiye’den de önemli katılımcıların yer aldığı Ankiros/Annofer/Turcast
fuarları ile eşzamanlı olarak 11-13 Eylül 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek olan kongrenin, sektörü bir araya getirmesi açısından da yararlı olması
bekleniyor. Kongrenin kapalı alandan fuar alanına
taşınmasının hedef kitleye yakınlık sağladığını söyleyen Yaylalı Günay, “Fuar alanının şehir merkezine
uzaklığı nedeniyle oturumları 3 yarım güne sığdırma zorunluluğu doğdu. Ancak bu süreye sığabilecek tebliğ sayısının iki katından fazla tebliğ elimize
ulaştı. Bu durum, söz söylemek isteyen çok kişinin
olduğunu gösteriyor” diyor ve bu nedenle kongrenin 2 yılda bir değil her yıl yapılması gerektiğini
belirtiyor.
Fuar alanında aktif sunuş ve poster sunuş alanı
2012 yılında düzenlenen kongrede sözlü sunuş
alanı ilk defa daha fazla katılım ve aktif bir sunuş
seyri amacıyla fuar alanına taşındı. Bu sayede sunumların katılımcı kitlesinin arttığı, daha kalabalık
ve aktif bir atmosfer oluştuğu gözlendi. Bu formatın
destekçisi olan bir diğer çalışma ise, TÜDÖKSAD’a
ulaşan tüm bildirilerin değerlendirilerek sözlü oturumların yanı sıra poster sunuşu ile katılımcıların
ilgisine sunulması ve görsel anlamda da bilgi paylaşımının arttırılmasıydı.
TÜDÖKSAD bu yılki kongrede de aktif sunuş ve
poster sunuş alanları uygulamasına devam edecek. Böylelikle tüm sektör bileşenleri ile beraber
ı EYLÜL 2014
Yarışmanın bu
yılkİ amacı, döküm
sektörünün belkemİğİ
olan döküm İşçİlerİnİn
verdİklerİ emeğİ ve alın
terİnİ vurgulamak oldu.
Türkİye çapında herkese
açık olarak yapılan
yarışmaya 119 katılımcı
1074 eserİyle katıldı.
bol bilgi paylaşımının olduğu ve aktif bir kongre ortamı yakalamayı hedefliyor. Ayrıca önceki yıllarda
olduğu gibi kongrede tüm İngilizce sunumlar simültane olarak Türkçe’ye tercüme edilecek. Bu yıl düzenlenecek olan kongrede toplam 47 sözlü sunum
ve 15 poster sunumu yapılacak.
1. TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri Yarışması
Çevre koruma bilincini geliştirmek ve çevreyle ilgili
uygulamaların işleyişini ilerletmek amacıyla organize edilen 1. TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri yarışması
gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de döküm sektörünün
uluslararası standartlara ve mevzuatlara göre sürdürülebilir büyümesini sağlamak, çevre yönetimini
desteklemek ve çevre yönetimi uygulamalarında
fark yaratan nitelikli tesisleri ödüllendirmek hedefiyle ortaya konan 1. TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri,
TÜDÖKSAD üyesi tüm kuruluşları kapsıyor.
Yarışmaya katılan Akdaş, Çelikel Alüminyum,
EKU Fren Kampana ve Erkunt firmalarının başvuru
dosyaları, jüri tarafından incelendikten sonra saha
ziyaretleri gerçekleştirildi. Her biri kendi kategorisinde önemli üretim payına sahip olan kuruluşlarımızın başarısı ödüllendirilmeye değer bulundu.
Gelenekselleşmesi için TÜDÖKSAD olarak bilhassa önem gösterdiğimiz bu ödüller; çevrenin
korunması, alıcı ortam; hava, su, toprak, gürültü
ve görüntü kirliliğinin azaltılmasını ve önlenmesini,
çevre mevzuatı gereklerini yerine getiren atıkların
kaynağında azaltılmasını, az atık üretilmesini, enerji
ve hammaddenin daha verimli kullanılmasını, daha
çok çevre dostu üretime ve ürüne yönelmeyi teşvik
ediyor.
3. Dökümün Fotoğrafları Yarışması ve Sergisi
Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen geleneksel Dökümün Fotoğrafları Yarışması organizasyon çalışmaı EYLÜL 2014
Ödül alan ve
sergilemeye
değer bulunan
fotoğraflar
TÜDOKSAD
tarafından bastırılarak, sergi ve
kitap için hazır
hale getirildi.
ları sonuçlandı. Teması “Biz Dökümcülerin Dünyası” olarak belirlenen yarışma bu yıl ilk defa Türkiye
Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) işbirliğinde
gerçekleştirildi. Bu doğrultuda yarışmaya daha profesyonel bir altyapı kazandırılması hedeflenirken,
bundan sonraki yarışmaların da bu formatta düzenlenmesi planlanıyor.
Yarışmanın bu yılki amacı, döküm sektörünün
belkemiği olan döküm işçilerinin verdikleri emeği
ve alın terini vurgulamak oldu. Seçici kurul üyelerini
fotoğraf sanatçısı ve koleksiyoner İbrahim Demirel,
İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği
(İFSAK) Başkanı Serkan Turaç, İFSAK Başkan Yardımcısı Burak Şenbak, RUBA Pres Genel Müdürü
ve fotoğraf sanatçısı Selim Bonfil ve Kongre Yürütme Kurulu Başkanı Yaylalı Günay oluşturdu.
Türkiye çapında herkese açık olarak yapılan yarışmaya 121 katılımcı 1074 eseriyle katıldı. Fotoğrafların seçimi seçici kurul üyeleri tarafından 9 Ağustos tarihinde fotoğraf yarışmaları kuralları dahilinde
gerçekleşti. 1. 2. ve 3. Fotoğrafların yanı sıra, 80
adet de sergilenmek üzere fotoğraf seçildi. Ödül
alan ve sergilemeye değer bulunan fotoğraflar TÜDOKSAD tarafından bastırılarak, sergi ve kitap
için hazır hale getirildi.
11
DERNEKTEN
DÖKÜM VE SANAT ETKİNLİKLERİ
Anadolu İlk Tunç Çağ Toplu Buluntusu
Merzifon Gümüşhacıköy civarında yaklaşık bir yıl
boyunca sürdürülen kazı çalışmaları sonucu ortaya
çıkan ve metalürjik faaliyetlerin yüksek seviyede olduğu tahmin edilen İlk Tunç Çağı II - İlk Tunç Çağı
III dönemlerine ait olan 120 parçalık koleksiyon,
Anadolu metalürjisine ait önemli bulgular sunuyor.
Koleksiyon; döküm ve dövme teknikleri ile oluşturulan, bakır ağırlıklı ve gümüş içeren alaşımdan yapılmış oldukları belirlenen eserlerden oluşuyor. Bu
koleksiyon ilk kez TÜDÖKSAD sponsorluğunda İngilizce ve Türkçe olarak kitap haline getirilerek yayınlanacak ve kongre katılımcılarına hediye olarak
verilecek.
Bihrat Mavitan Sergisi
Bihrat Mavitan Özgeçmiş:
1948, İzmir´de doğdum, evvelim Giritli
1966, Bal´lıyım,
1968, Akademi´ye girdim,
1973, Heykeltraş oldum, hem de yüksek,
1975, Asistan oldum,
1977, Oğlum Tan geldi,
1984, Hocalar sakal kesti, ben istifa ettim,
1985, Ressam Alev Ermiş ile evlendim,
1986, Kuzguncuk´a yerleştim,
12
1994, Kızım Tane geldi,
sayısız sergi açtım, ödül aldım,
1948´den beri rüya görüyorum,
1959´dan beri resim yapıyorum,
1969´dan beri heykel yapıyorum,
ve bu galiba böyle devam edecek.
Foundrymen’s
Night /
Dökümcüler
Gecesi Buluşması
Turkcast fuar
alanındaki
TÜDÖKSAD
etkinlik alanında
gerçekleştirilecek.
Zeynep Atik Miniscalco Resim ve
Heykel Sergisi
Ak Döküm kurucusu Nuri Atik’in kızı Zeynep Atik
Miniscalco’nun seramik çalışmaları kongre sergi
alanında ziyaretçilerini bekliyor. Paris Ecole Nationale Superieur des Beaux Arts resim bölümü mezunu Miniscalco, Mr. Cheavenet Albert Zavaro, Tüzüm
Kızılcan ve Cahit Koççoban atölyelerinde çalıştı.
Halen Nurdan Bozkurt ile seramik çalışmalarını sürdürüyor.
Dökümcüler Gecesi Buluşması
Kongrenin vazgeçilmez sosyal etkinliği olan
Foundrymen’s Night/Dökümcüler Akşam Buluşması 12 Eylül Cuma akşamı Turkcast fuar alanındaki
TÜDÖKSAD etkinlik alanında gerçekleştirilecek.
Tosçelik Granül sponsorluğunda düzenlenecek
olan etkinliğin amacını, teknik anlamda dökümcülerin paylaşımlarını oldukça yüksek tutan programı
sosyal anlamda da desteklemek oluşturuyor.
ı EYLÜL 2014
DERNEKTEN
TÜDÖKSAD’dan 3D
Printing Eğitimi
TÜDÖKSAD Eğitim Komitesi tarafından gerçekleştirilen
eğitimlere bir yenisi eklendi. Exone firmasıyla birlikte
düzenlenen ve üyelerin yoğun ilgi gösterdiği 3D Printing
tanıtım toplantısında dernek üyelerine maça üretiminde
kullanılabilecek yeni bir teknoloji tanıtıldı.
T
ürkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDÖKSAD) Eğitim Komitesi tarafından
gerçekleştirilen eğitim ve seminerler devam ediyor. Temmuz ayında 3D Printing konusunda öncü firmalardan olan Exone firmasının
girişimiyle gerçekleştirilen Maça Yapımı Teknolojisi tanıtım toplantısı düzenlendi. Dernek merkezinde yapılan toplantıda Exone firmasının
Ürün Müdürü David Stevenson konuk edildi.
Yaklaşık 20 TÜDÖKSAD üyesinin katılımıyla gerçekleşen teknoloji tanıtım toplantısında,
üyelere 3D Printing üretim yönteminin hizmetleri ve uygulamaları hakkında bilgi verildi. 3D
Printing yönteminin döküm sektöründe kum
kalıp ve maça yapımında kullanılabildiğinin anlatıldığı toplantıda; bu yöntem sayesinde üreti-
14
min dijital olarak yapıldığından, işleme ihtiyacı
olmadığı için de parça işlem süresinin kısaldığından bahsedildi.
3D Printing yöntemi sayesinde bir CAD dosyasından üç boyutlu tarama ile kum katman
halinde bir araya getirilerek maçalar oluşturuluyor. Bu sayede kompleks yapılı maçaların yapımı geometrik kısıtlamalar olmadan, çok katlı
maçaların birlikte taranmasıyla yapılıyor ve bu
sayede yüksek hassasiyette dökümlerin ortaya
çıkması mümkün kılınıyor. Aynı zamanda tarama yöntemiyle içi boş maçaların yapılabilmesi,
dökümden sonra maça gaz çıkışını da azaltıyor.
TÜDÖKSAD tarafından düzenlenen eğitim
ve seminerler başka konularda da devam edecek.
Maça Yapımı
Teknolojisi tanıtım
toplantısı Dernek
merkezinde
yapılan toplantıda
Exone firmasının
Ürün Müdürü
David Stevenson
konuk edildi.
ı EYLÜL 2014
EZBER DIŞI
Ezber Dışı:
Selim Bonfil
“Her başarılı iş adamının mutlaka bir hobisi olması lazım.” Bu sözler Ruba
Fermuar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bonfil’e ait. Bonfil, fermuar sektörüyle
başladığı iş hayatına zamak dökümle devam ederken, farklı alanlarda kendini
geliştirmeyi de ihmal etmemiş. Genç yaşlarda başladığı fotoğraf merakı onun için
adeta bir tutku. İş hayatındaki geçişler ise dünyada az rastlanan türden. Bonfil,
fermuardan zamak döküme, fotoğraftan ailesine kadar hayatındaki en önemli
noktaları Ezber Dışı’nda anlatıyor.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
1954 İzmir doğumluyum. İstanbul Saint Joseph Lisesi’nde
okuduktan sonra Belçika’daki
Liège Üniversitesi’nin İşletme
Fakültesi’nden mezun oldum.
Belçika’dan dönünce babamın
ortak olduğu Ruba Fermuar şirketinde çalışmaya başladım.
1984 yılında evlendim. İki oğlum
var. Biri senaryo yazarlığı, oyunculuk ve yönetmenlik yapıyor.
Diğeri de elektronik alanında çalışıyor. İngilizce, Fransızca ve İtalyanca olmak üzere üç yabancı dil
biliyorum.
Döküm sektörüne giriş süreciniz
nasıl oldu?
İlk çalıştığım şirket bir fermuar
şirketi ama fermuarı açıp kapatmaya yarayan mekanizma çinko
alaşım denilen zamak dökümden
oluşuyor. 1996 senesinde fabrikanın zamak döküm yapan bölümünü genişletmeye başladık. Gün
geçtikçe daha çok geliştirdik. Şu
anda hem Türkiye içindeki hem
de yurt dışındaki rakiplerimize
mal satıyoruz. Kalitemizi oturtmayı başardık. Ürettiğimiz parça fermuarın kalbini oluşturuyor. Kalp
düzgün olursa vücut da iyi çalışır.
İyi bir ürün yaptığımız için de yüzde 60 yurtdışına çalışıyoruz.
18
ı EYLÜL 2014
Döküm sektöründeki işe başlama
sebebiniz neydi?
Kendi ihtiyacımız doğrultusunda başladık. 19841985 senelerinde gümrük kapıları yıkıldıktan ve
her şey yurtdışından kolaylıkla gelmeye başladıktan sonra ithalat çok fazla arttı. Biz de dedik
ki: “Biz sanayiciyiz, her şeyi ithal etmeyeceğiz.
Bazı şeyleri de burada yapalım.” Hem ortağım
hem de teknik müdürümüz bu konuya çok yatkın olduğu için bunun üzerine çalıştık ve gelişim
gösterdik. 1996 yılında bu amaçla iş yapmaya
başladık. 2005 yılında yeni bir yere taşındık ancak o dönemle birlikte yurtiçinde rakip firmalar
çıkmaya başladı. Türk işadamları kaliteden çok
fiyata önem verdikleri için, fiyat ön plana çıkacak ve işlerimiz kötüye gidecek diye düşündük.
Bu yüzden, yine zamaktan olan ama bu sefer
daha büyük döküm parçalar yapmak üzere yola
çıktık. Uluslararası bir şirketle ortaklık kurduk
ama maalesef yürümedi. Biz de bu parçaları
kendimiz yapmaya başladık. Bugün Arçelik ve
Vestel gibi büyük şirketlere parçalar döküyoruz.
Fermuar ve zamak döküm işini aynı
fabrikada mı yapıyorsunuz?
Yaklaşık 10 bin metrekarelik bir alanımız vardı.
Bu alanın içinde kürsör ve fermuar aksamı üretiyorduk. Ancak üretimi genişletmeye başlayacağımız zaman tam arkamızdaki arsayı aldık. O
arsada 2 bin metrekare bir alan yaptık. Şu anda
aynı şirkette üretim alanı farklı iki döküm yapıyoruz. Biri fermuar, diğeri de tekstil dışı pres
döküm.
Fermuar alanındaki çalışmalarınız
nasıl gidiyor?
İşlerimiz yolunda gidiyor. Müşterinin beklentilerini zamanında yaparak, hatasız ürün veriyoruz.
Eskiden iyi terziler; hem iyi dikiş diker, hem de
işini zamanında bitirirdi. Biz de terzi gibiyiz. Bir
yaratıcılığımız yok; bizden istenen parçayı üretiyoruz. İşin yaratıcılık yönü kalıbı yapmak kısmında oluyor. Fakat sonuçta müşterinin istediği
parçayı, istediği ölçülerde, istediği zamanda ve
doğru bir şekilde verdiğiniz zaman; herhangi bir
problemle karşılaşmıyorsunuz.
Üniversiteden mezun olduktan sonra döküm
sektörüne gireceğinizi düşünüyor muydunuz?
Okulu bitirdiğim zaman fermuar sektöründe çalışacağımı biliyordum. En başından beri planlanmış bir durumdu. Tezimi de firma analizi olarak
ı EYLÜL 2014
Bir konfeksiyoncu geldiği
zaman kumaş,
fermuar, düğme,
çıtçıt, astar
gibi aradığı her
parçayı burada
bulabiliyor. Bu
nedenle parçaları toparlayıp
kısa zamanda
dikip göndermek kolay
oluyor. Bunlar
Türkiye’de
tekstilin devam
etmesini sağlıyor.
Ruba Fermuar üzerine yaptım. Ancak sonrasında dökümcü olacağımı tahmin etmiyordum.
Tekstil bir süre sonra Türkiye’de kalmayacak.
Çünkü öncelikle endüstriyelleşmemiş ülkelerde
başlıyor; endüstriyelleşme yukarı doğru çıktıkça
işçilik fiyatınız yükseliyor ve tekstilden bir çıkış
oluyor. Türkiye’de de bu durum yaşanacak. Şu
anda Avrupa için çabuk cevap veren bir ülkeyiz,
hızlı bir şekilde ürünleri sağlıyoruz. Aynı zamanda, bir konfeksiyoncu geldiği zaman kumaş,
fermuar, düğme, çıtçıt, astar gibi aradığı her
parçayı burada bulabiliyor. Bu nedenle parçaları toparlayıp kısa zamanda dikip göndermek
kolay oluyor. Bunlar Türkiye’de tekstilin devam etmesini sağlıyor ama rakipler çoğaldıkça
Türkiye’de de tekstil geriye doğru gidecektir.
Sizin hikayenizin en önemli noktalarından
biri; kendiniz için yapmış olduğunuz bir ürünü
rakiplere satmaya karar vermeniz. Ardından
da dökümhane kurarak onu büyütmeniz ve
başka bir sektöre geçiş yapmanız.
Tekstilin çok fazla geleceği olmadığı için başka
bir alana sıçramamız gerektiğine kanaat getirdik. Daha sonra farklı işler yaptık. İşin enteresan
tarafı; İtalya’da ve İsrail’de birer firma bizimle
aynı tarihi yaşadı. Onlar da fermuar sektörünü
bırakıp dökümcülüğe geçti. Biz daha fermuarcılığı bırakmadık, hala devam ediyoruz. Ancak
bir gün gelecek ve bu iş yeterince ekonomik olmaktan çıkacak. O zaman biz de bu sektörden
ayrılacağız.
19
EZBER DIŞI
Demir dışı metallerde genelde alüminyum ön
plandadır. Sizin çinko alaşımı tercih etme sebebiniz nedir?
Çinkoyu idame edecek ürünler yok. Bazı yerlerde özellikle çinko kullanmak gerekiyor. Alüminyuma göre daha sert, dayanıklı ve daha az
kırılgan.
Spesifik bir alana yönelik ürün mü yapıyorsunuz yoksa ürün çeşitliliğiniz geniş mi?
Sadece bir alana yönelik ürün yapmıyoruz. Ancak hedeflediğimiz sektörler için parça üretiyoruz. Örneğin mobilya sektöründe de çok fazla
zamak döküm vardır ama biz onu hedeflemiyoruz. Çünkü o sektörde moda, değişim, kaplama
çeşitleri var. O, farklı bir yaklaşım ve üretim şekli
ister. Bizde ise müşteri gelip hangi ürünü istediğini söylüyor; biz de önce fiyatını belirtiyor,
ardından da kalıbını yapıp üretime başlıyoruz.
Tamamıyla yan sanayiyiz.
Zamak dökümün Türkiye’deki durumu nedir?
Türkiye’de zamak döküm yapan firma sayısı çok
az. Yalnızca zamak döküm yapan sadece bir firma var. Genelde alüminyum dökümcüler zamak
da döküyor.
Döküm mesleği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bizde her şey düzenli; görüntü olarak bir karmaşa yok. İnsanlar da rahat bir şekilde çalışabiliyorlar. Sonuçta işi makine yapıyor. Çalışanlar maki-
20
Fermuar üretmek çok kolay
ancak kaliteli
fermuar üretmek çok zor.
Etapları ve çeşidi çok fazla.
Her müşterinin
isteği farklı
oluyor; rengi,
boyu, tipi vb.
değişebiliyor.
neyi çalıştırıyor, zamak içine giriyor, soğuyor ve
parça halinde düşüyor. Bizde çok fazla el işçiliği
de yok. Döküm sektörüne girişimiz mühendis arkadaşın tercihiyle oldu. Benim teknik açılardan
fazla bilgim yok çünkü mühendis değilim. Birlikte ne yapabileceğimizi konuştuk ve zamak sektörüne girmeye karar verdik. Gittiği yere kadar
da sürdürmeyi düşünüyoruz. Fermuarla kıyaslandığında zamak döküm yapmak daha kolay.
Fermuar üretimi daha kolay zannediliyor ama
her fermuarın dişleri, her fermuarın kürsörünün
iç ölçüsü 0,05 mm. Her dişin, her kürsörün aynı
hassaslıkta olması lazım. Fermuar üretmek çok
kolay ancak kaliteli fermuar üretmek çok zor.
Etapları ve çeşidi çok fazla. Her müşterinin isteği farklı oluyor; rengi, boyu, tipi vb. değişebiliyor.
Ancak zamak dökümde öyle değil. Burada biz
hücre üretim yapıyoruz. Kalıptan çıkıyor; taşlama, temizleme gibi işlemlerden geçtikten sonra
final kalite-kontrole giriyor ve işi bitiyor. Yaklaşık
3 veya 4 etapta sonuca ulaşıyoruz. Ancak fermuarda 20 etap var. Ne kadar fazla etap, boy, renk,
çeşit varsa iş de o kadar zorlaşıyor.
Her iki sektörde de ihracat yapıyor musunuz?
Her iki tarafta da ihracat yapıyoruz. Bu yıl iki sektörde toplam olarak yüzde 50 oranında ihracat,
yüzde 50 de Türkiye içinde satış yapacağız.
Sizin bilinen bir özelliğiniz de fotoğrafçılık. Bu
sizin için bir hobi mi? Fotoğraf çekmeye nasıl
başladınız?
Eski genel müdürümüzün bana aşıladığı bir hobiydi fotoğrafçılık. Çocukluktan beri hoşuma gidiyordu. Lise yıllarında siyah-beyaz baskı tekniğini
öğrenip geliştirdim. Üniversitedeyken fotoğrafla
çok fazla uğraşamadım. Türkiye’ye döndükten
belli bir müddet sonra bir Uzak Doğu ziyaretimde
çektiğim fotoğraflarla tekrar hobi olarak fotoğraf
çekme işine dönmeye karar verdim. Bir sergimden önce birisi sormuştu “Selim Bey fotoğrafçılık
pahalı bir iş. Nasıl yapıyorsunuz?” diye. Ben de
psikoloğa gidip para vermektense bunu yapmanın daha ucuz olduğunu söyledim. İnsanın
günlük sorunlarını dengelemesi gerekiyor. Her
başarılı iş adamının mutlaka bir hobisi olması
lazım. Koleksiyoner olabilir, kitap yazıyor olabilir
ya da daha farklı şeyler olabilir. Çünkü her gün
üstünüzdeki stresi atmak zorundasınız. İş hayatı oldukça stresli. Fotoğraf çekmeye başladığım
zaman bu stresi üzerimden atıyorum. Yurt dışına
ziyaretlere gittiğimde kendime bir gün ayırıp foı EYLÜL 2014
toğraf çekmeye çalışıyorum. Döndüğüm zaman
onlara bakıyor ve aralarından iyilerini seçiyorum.
Yurtdışına gitmeden önce kendime konular belirliyor ve o konulara göre fotoğraf çekiyorum.
Daha sonra her konu için çektiğim fotoğrafları
belli bir yerde biriktiriyorum ve konunun olgunlaştığını gördüğüm zaman sergi açıyorum. Fotoğraf çekiyorsanız Photoshop’la da uğraşmanız gerekiyor. Eskiden fotoğrafçıya gider orada
bastırırdık. Ben filmi banyo yaptırmakla çok fazla
uğraşamadım çünkü vaktim yoktu. Ancak çoğu
vaktimi fotoğrafçı banyo yaptırırken onun yanında geçirdim. Bugün Photoshop’ta yaptığımız
birçok şeyi o dönem karanlık odada yapmaya
çalışıyorduk.
Günümüzde iş insanları stresli bir hayat yaşıyor. Öncelikle zaman sıkıntısı büyük problem;
ı EYLÜL 2014
İş hayatı oldukça stresli. Fotoğraf çekmeye
başladığım
zaman bu stresi
üzerimden
atıyorum. Yurt
dışına ziyaretlere gittiğimde
kendime bir gün
ayırıp fotoğraf
çekmeye çalışıyorum.
herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor ve çoğu
zaman, içinde olduğu başka durumları da törpüleyip bırakıyor. Az önce bu konu hakkında
değindiğiniz noktayı biraz daha açabilir misiniz?
İyi bir iş insanının arkasında mutlaka iyi bir eş
vardır. Eğer eş anlayışsız olur ve yardımcı olmazsa; veya iki eş de çok hırslıysa ve bir yerlere gelmek istiyorsa, birliktelik pek yürümüyor. Bir eşin
biraz daha arkada durup diğerine destek vermesi gerekiyor. Bu açıdan eşime her zaman aşığımdır. Hiçbir zaman bana köstek olmadı, her zaman
yardımcı oldu. Uyumlu bir iş hayatı olması için
uyumlu bir ev hayatı olması lazım. Eve gittiğiniz
zaman sinirlenip kavga ediyorsanız bu iş yürümez. Gerekli kararları zamanında almanız çok
zor olur. Bu yüzden çok şanslı biriyim çünkü çok
uyumlu bir eşim var. Onunla beraber birçok şeyi
yürütüyoruz. Şu anda beraber yaptığımız projeler var. Benim görsel, onun da sözel yanı kuvvetli. Ben birçok şeyi yazarım, o da bana düzelterek
verir. Veya onun fotoğrafa ihtiyacı olduğu zaman
ben yardımcı olurum. Böylece birbirimizi çok güzel tamamlarız. Bir diğer konu da çocuklar. Bir
annenin çocuklara verebileceği şeyler ve onları
yönlendirmesine kıyasla; iş hayatındaki bir babanın bunu yapması daha zor. Bütün gün iş stresinden sonra çocuklara sabırla yaklaşmak zor
oluyor. Ancak iyi bir eş bunu dengeleyebiliyor.
İnsan hayatında; gençlikte fazla belli olmasa da,
40 yaşından sonra çocuklar da büyüyüp kendi
yollarını çizince yalnız kalma durumu başlıyor.
Tekrar eşinizle baş başa kalıyorsunuz. O duruma yeniden döndüğünüzde, ikinizin de ayrı ayrı
birer hobiye sahip olması gerekiyor. Böyle olunca hem çok güzel bir beraberlik ortaya çıkıyor,
hem de birlikte yeni projeler yapılabiliyor. Kendi
hobinizi severek yaptığınız için işin stresini dengeliyorsunuz.
Başarı elde edip yüksek noktalara ulaşabilmek için yanınızdaki insanlara güvenmeniz gerekiyor. Eğer işleri onlara aktarmak yerine her
şeyi siz yapmaya kalkarsanız yanlış yaparsınız.
Önemli bir kararı vereceğiniz zaman detayların
içinde boğulursunuz. Detaylar yöneticinin işi
değil, onları etrafındaki insanlar yapmalı. Ancak işlerin yürümesi için de yanınızdaki kişilere
güvenmeniz gerekir. Onlara güvendikten sonra sizin yapmanız gereken; “Ben ilerde nerede
olacağım, bu şirket nerede bulunacak, hangi
noktaya nasıl götüreceğim?” gibi sorulara cevap
vermek. Diğer günlük işleri yapacak insan-
21
EZBER DIŞI
Eskİden İyİ terzİler; hem İyİ dİkİş
dİker, hem de İşİnİ zamanında
bİtİrİrdİ. Bİz de terzİ gİbİyİz.
Müşterİnİn İstedİğİ parçayı, İstedİğİ
ölçülerde, İstedİğİ zamanda
ve doğru bİr şekİlde verdİğİnİz
zaman; herhangİ bİr problemle
karşılaşmıyorsunuz.
lar zaten var. Bir seferinde ben 15 gün şirkette
yoktum. Finansman müdürüne “Ben 15 gün gelmedim, işler yürüdü. Bundan sonra da gelmeme
gerek yok, sen yürütürsün” dedim. Ancak kabul
etmedi ve “Siz yine gelin, bizim size soracaklarımız var” dedi. Çünkü son kararı verecek olan
yine sizsiniz. Karar anında, doğru kararı verebilmek çok önemli. Çok fazla detayın içinde boğulursanız, karar vermekte zorlanırsınız ve doğru
kararı veremeyebilirsiniz.
Dökümle ilgili ilginç bir anınız var mı?
Enteresan bir anıdan çok, dökümde iş yapma
şekli farklı. Fermuar sektöründe müşteri telefon
edip istediği ürünün özelliklerini söyler ve iş orada biter. Ancak dökümde böyle değil. Firma gelip sizi denetliyor, ne yaptığınıza bakıyor, sorular
soruyor vs. Bir kişiye “müşteri” diyebilmek için 6
ay, işi alabilmek için bir 6 ay daha lazım. Sürdürülebilirlik tamamıyla firmaya bağlı. Firmanın
yaptığı şey; zamanında, doğru ve problemsiz iş
yapmak. Birçok firmaya diyorum ki; “Eğer rakipler benim kadar randımanlı bir şekilde ürün veriyorsa onlarla çalışabilirsiniz.” Benim artı özelliğim bu, geri kalanı müşterinin kararı. Bu nedenle
fiyat benim için çok ön planda değil. Bazen pazarlıklar oluyor ama benim için enteresan olan,
iş sürecini öğrenmekti. İlk girdiğim her sektörde
mutlaka birebir bütün pazarlama çalışmalarına
katılırım. Avrupa’daki ve Türkiye’deki bütün firmaları gezdim, gelenlerle görüştüm. Artık onların ne istediğini ve beklentilerini biliyorum. Böyle olunca biraz daha geriye çekilebiliyorum.
Ancak en başında sektörü iyi tanımak, çalışma
metodunu ve sizden beklentilerini iyi bilmek lazım. Bu açıdan yeni bir işe girmek benim için öğretici oldu. Tabii ki bir taraftan bilgi birikimine
sahip olmak gerekiyordu ama öbür taraftan benim için ilginç olan o sektörün beklentilerini ve
nasıl çalıştığını öğrenmekti.
Yurtdışına gitmeden
önce kendime konular
belirliyor ve o konulara
göre fotoğraf çekiyorum.
Daha sonra her konu için
çektiğim fotoğrafları belli
bir yerde biriktiriyorum ve
konunun olgunlaştığını
gördüğüm zaman sergi
açıyorum.
22
ı EYLÜL 2014
RÖPORTAJ
ÜYELERDEN
ASK Chemicals’ın yeni
nesil MIRATEC-Top
Surface Technology
boyası, MIRATEC MB
serisi boyalarda olduğu gibi damarlaşma ve
penetrasyon hatalarını
önlemesinin yanı sıra,
yüzeye yapışmadan
kolayca ayrışma özelliğine de sahip.
ASK Chemicals’dan
yeni nesil MIRATEC TS
Döküm prosesleri için kimyasallar üreten ASK Chemicals
GmbH’nin yeni nesil MIRATEC-Top Surface teknolojisiyle
üretilen boyaları, dökümhanelere bir önceki versiyonundan
çok daha fazla avantaj sunuyor.
D
ünyanın önde gelen
şirketlerinden
olan
ve
dökümhanelere
geniş bir yelpazede yaratıcı
çözümler sunan ASK Chemicals GmbH firmasının yeni
nesil MIRATEC-Top Surface
teknolojisiyle üretilen boyalar,
dökümhanelere avantaj sağlamaya devam ediyor.
Orijinal Ekipman Üreticileri (OEM); dökümhaneleri,
parçaların iç yüzeylerindeki
kalıntıları en düşük seviyeye
indirmeleri konusunda ciddi olarak zorluyor. Örneğin,
24
motor bloklarında motorun
servis ömrünü uzatmak için,
iç yüzey kalıntı miktarı parça
başına 300 mg ile sınırlandırılıyor. Motor bloklarının iç
yüzeylerindeki kalıntılar, filtrelerin kısa sürede tıkanmasına
neden olurken, OEM’ler de
taahhüt ettikleri yüksek kalite
standartlarına ulaşamıyor. Su
ceketi veya yağ galerileri gibi,
temizleme makinesinde bilyaların ulaşmasının neredeyse
imkansız olduğu iç yüzeylerde, kalıntısız bir yüzey elde
edebilmek için boyanın yüze-
ye hiç yapışmadan tamamen
dökülmesi gerekiyor. Bazı durumlarda ise OEM firmalarının
isteklerini karşılamak adına
dökümhaneler, kalıntıları temizleyebilmek için maliyetleri
arttıracak ve üretkenliklerinin
düşmesine neden olacak özel
yıkama makineleri kullanıyor.
ASK Chemicals’ın yeni nesil
MIRATEC-Top Surface Technology boyası, MIRATEC MB
serisi boyalarda olduğu gibi
damarlaşma ve penetrasyon
hatalarını önlemesinin yanı
sıra, yüzeye yapışmadan kolayca ayrışma özelliğine de
sahip. Geliştirilmiş formülasyonu sayesinde yeni nesil
TS serisi boyalar, dökümden
sonra katılaşma ve soğuma
esnasında parçadan fiilen
ayrışıyor. MIRATEC TS sayesinde dökümhaneler ilave bir
ekipman veya yeni bir kaynağa gerek duymuyor. Üstelik
zaman kaybına neden olan
ek temizleme işlemine gerek
olmadan OEM firmalarının isteklerini karşılıyor.
En karmaşık gereksinimleri,
en az maliyetli şekilde çözmek isteyen birçok dökümhanede yaygın olarak kullanılmaya başlayan MIRATEC TS
serisi boyaların döküm parça
yüzeyinden ayrıştığı SEM
araştırmaları tarafından ispatlandı.
ı EYLÜL 2014
KAPAK KONUSU
26
ı EYLÜL 2014
GENEL EKONOMİ VE
DÖKÜM ALICISI SEKTÖRLER
Alüminyum
Döküm 2013
Yılında Fark
Yarattı
Avrupa Dökümcüler Derneği
(CAEF) tarafından her yıl
hazırlanan ve döküm sektörünün
bir önceki yılına ışık tutan raporun
2013 yılı sonuçları yayınlandı.
Rapora göre, Avrupa’da
alüminyum döküm sektöründe
artış yaşanırken, Türkiye en
olumlu rakama sahip üç ülke
içerisinde yer aldı.
ı EYLÜL 2014
Makro Ekonomik Görünüm
Avrupa Dökümcüler Derneği (CAEF) tarafından hazırlanan rapora göre, 2013 yılında
ekonomik faaliyetlerde 2012 yılına göre artış gözlendi. Yılın başında küçük bir ivme
ile başlayan ekonomik büyüme, yıl boyunca artarak önemli ölçüde büyüdü. Üçüncü
çeyrekte ise, 2010 yılı sonundan beri yaşanan en yüksek küresel üretim artışı yaşandı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde GSYİH,
büyüme maliye politikasındaki dalgalanmalara rağmen hız kazandı. Euro bölgesinde 1,5 yıldır devam eden ekonomik belirsizlik ise, resesyondan çıkışın işaretlerini
göstermeye başladı. Japonya’daki büyüme, yoğun ekonomik politikalarla çizgisi
korudu. ABD’nin para politikasındaki değişiklikler ve parasal piyasaların endişelerine rağmen, gelişen ekonomilerdeki ekonomik büyüme 2013’ün başından itibaren
artarak hızlandı. Önde gelen gelişmiş ekonomilerdeki Merkez Bankaları ise, uyguladıkları para politikaları ve teşvikleri yavaş
yavaş azaltmayı planlandı.
ÖNDE GELEN DÖKÜM
ALICI SEKTÖRLERİNDE
EKONOMİK GÖRÜNÜM
Otomotiv Sektörü
Avrupa bölgesinde insanların ekonomik
iyileşmelere güveni arttıkça, toparlanma
başladı. Bu durum ekonomik iyileşmenin
başladığının açık bir göstergesi. Ancak çok
geç başlayan bu toparlanma, 2013 yılında
piyasaya pozitif olarak yansımadı. Avrupa
bölgesinin tamamında yeni araç satışlarında yüzde 1,8; Avrupa Birliği’nde ise yüzde
1,7 azalma raporlandı. Batı Avrupa, yılı yüzde -1,8 ile sonlandırırken, yeni Avrupa ülkeleri 2012 ile aynı değerleri yakaladı.
Küresel olarak otomotiv sektörüne bakıldığında, Çin’in liderliği devam etti. 2013
yılında satılan araç sayısı neredeyse bir
çeyrek artış ile 2012 yılından yüzde 23 artış göstererek 16,3 milyon yeni araca ulaştı.
ABD pazarı 2013 yılının tamamında yüzde
8’e yakın büyüme gösterip toplamda 15,5
milyon hafif araca (binek ve hafif kamyon)
ulaşarak, 2007’den bu yana en yüksek
27
KAPAK KONUSU
satış değerine ulaştı. Japon binek araç pazarı ise
4,6 milyon yeni araçla 2012 yılı ile aynı performansı gösterdi.
Hindistan binek araç pazarı 2013 yılında yüzde
7 azalarak 2,6 milyon araca düştü. Rus pazarındaki satış yüzde 5’in üzerinde düştü ve 2,8 milyon
araç üretildi. Brezilya’da ise 3,6 milyon yeni araç
üretilerek, 2012’nin çok az altında üretim gerçekleşti.
Genel Makine Sanayi
2013 yılında genel makine sanayisinin üretimi Euro
bazında neredeyse 2012 yılını yakaladı. Dünya
çapında makine ve tesis satışlarının kıymeti 2012
yılında 2,230 milyar Euro’yken, 2013 yılında 2,225
milyar Euro değerinde gerçekleşti. 2009 yılından
bu yana dünyanın en büyük makine üretim bölgesi olan Çin 2013’te de farklılığını devam ettirdi.
Çin Makine Sanayi Federasyonu’nun raporlarına
göre; 766 Milyar Euro kıymetinde makine ve tesis
üretmiş olup, 2012’de yüzde 30 olan Çin’in küresel ticaret içindeki payı 2013’te yüzde 34’e çıktı.
Çin’in arkasından gelen ABD 326 milyar Euro,
Almanya 246 milyar Euro, Japonya ise 193 milyar
Euro üretim yaptı. Bu üç ülkenin satış miktarlarının
toplamı tek başında Çin’i ancak yakalayacak düzeyde. Almanya 2013 yılında Japonya’yı geçerek,
kur hareketlerinde yarattığı dalgalanma ile birinci
sıraya yerleşti. 2013 yılında Japon Yeni 2012 yılının
yüzde 21 altında işlem gördü. Uluslararası kıyaslamada temel kur Euro olduğundan, Japonya’nın
cirosunun önceki yılın gerisinde hesaplanmasına
sebep oldu.
Makro Ekonomik Tahminler
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (2)
Büyüme Oranı
(%)
Büyüme Oranı
(%)
Tüketici Fiyatları (2)
İşsizlik Oranı (2)
Ülke
Ağırlık (1)
2014
2015
2014
2015
2014
2015
Avusturya
2,3
1,7
1,7
1,8
1,7
5,0
4,9
Belçika
2,8
1,2
1,2
1,0
1,1
9,1
8,9
Çek Cum.
1,1
1,9
2,0
1,0
1,9
6,7
6,3
Danimarka
1,8
1,5
1,7
1,5
1,8
6,8
6,7
Finlandiya
1,4
0,3
1,1
1,7
1,5
8,1
7,9
Fransa
14,9
0,7
1,4
1,0
1,2
11,0
10,7
Almanya
19,3
1,9
1,7
1,4
1,4
5,2
5,2
Macaristan
0,7
2,0
1,7
0,9
3,0
9,4
9,2
İtalya
11,4
0,3
1,1
0,7
1,0
12,4
11,9
Litvanya
0,2
3,3
3,5
1,0
1,8
10,8
10,5
Hollanda
4,4
0,8
1,6
0,8
1,0
7,3
7,1
Norveç
2,8
1,8
1,9
2,0
2,0
3,5
3,5
Polonya
2,8
3,1
3,3
1,5
2,4
10,2
10,0
Portekiz
1,2
1,2
1,5
0,7
1,2
15,7
15,0
Slovenya
0,3
0,3
0,9
1,2
1,6
10,4
10,0
İspanya
7,7
1,2
1,6
0,3
0,8
25,5
24,9
İsveç
3,0
2,8
2,6
0,4
1,6
8,0
7,7
İsviçre
3,6
2,1
2,2
0,2
0,5
3,2
3,0
Türkiye
4,5
2,3
3,1
7,8
6,5
10,2
10,6
İngiltere
13,8
3,2
2,7
1,9
1,9
6,9
6,6
CAEF
100,0
0,1
1,3
2,1
1,9
Kaynak: Dünya Bankası-IMF
28
ı EYLÜL 2014
vetimec
SAPP
COSTAMP
HAAG
SCHAUFLER
MECO ECKEL
www korkmazcelik.com
KAPAK KONUSU
Yeni Binek Araç Kayıtları/Satışları
Adet
Değişim
2013/2012 %
Büyüme Oranı
(%)
Avrupa ( EU27 + EFTA)
12.308.200
Avrupa Birliği ( EU -27)
11.850.900
-1,7
Batı Avrupa ( EU15 + EFTA)
11.554.100
-1,9
-1,8
Yeni AB Ülkeleri ( EU11 )
754.100
-0,1
Rusya
2.777.400
-5,5
ABD
15.531.600
7,5
Japonya
4.562.300
-0,2
Brezilya
3.579.900
-1,5
Hindistan
2.554.000
-7,5
Çin
16.303.700
23,1
Çelik Endüstrisi
Dünya ham çelik üretimi 1,607 mega ton ile
2012’nin yüzde 3,5 üzerinde gerçekleşti. Büyümenin kaynağı Asya ve Ortadoğu olup, diğer bölgelerdeki ham çelik üretimi 2013 yılında 2012’ye
göre düşüş gösterdi.
Yapı Endüstrisi
Uluslararası ölçekte şehirlerin gelişmeleri ve inşaat sanayi ile ilgili bilgiler Euro Construct’tan alındı. Avrupa ülkelerindeki kum, çakıl agrega üretimi yüzde 2,7 azaldı ve 2008 yılından beri süren
negatif trend devam etti. Tahminler, bu düşüşün
2013 yılında dip noktasına ulaştığı ve son 20 yılın
en düşük değeri olduğu görüşünde. Euro Construct, 2014-2016 döneminde yıllık 1,8 ortalama
büyüme yatırımı bekliyor. Projelerin başlaması ve
büyümesine rağmen, üretim ve kapasite kullanım oranının Avrupa inşaat sanayinin tamamı ele
alındığında dahi hala kriz seviyelerinde kalacağı
bekleniyor.
DÖKÜM SANAYİNİN GÖRÜNÜMÜ
2013’de demir, çelik ve temper dökümhaneleri
CAEF üye ülkelerinde 11,5 milyon ton üretim gerçekleştirdi ve bir önceki yıla göre yüzde 1,9 azalma yaşandı. Ağırlıkla Almanya, Fransa, Türkiye,
İtalya, İspanya ve Polonya olmak üzere altı ülke
demir döküm üretiminin yüzde 85,5’ini karşıladı.
Üretim miktarı Avusturya, Hırvatistan, Macaristan,
İtalya ve Norveç’te pozitif; İsveç’te geçen sene ile
aynı; diğer tüm CAEF ülkelerinde ise daha küçük
miktarda raporlandı.
2013 yılında demirdışı dökümhanelerinde
CAEF üye ülkeleri yüzde 2,5 artış ile 3,6 milyon
30
PİK DÖKÜM PARÇALARI GENELLİKLE
MOTORLU ARAÇLAR VE GENEL
MAKİNE SANAYİ İÇİN ÜRETİLİYOR.
Motorlu araç endüstrİsİnde,
en yüksek orandakİ üretİm
Portekİz (%80) tarafından
raporlanırken, PORTEKİZ’İ
sırasıyla Almanya (%69),
Fransa (%45) ve Türkİye (%42)
takİp ettİ. Son İkİ yıldır
bu sıralama değİşmedİ
ton üretim gerçekleştirdi. Demirdışı dökümhanelerindeki önde gelen ülkelerden Almanya’nın üretiminde yüzde 3,8 artış; İtalya’nın üretiminde ise
yüzde 2,2 düşüş gözlendi. Bununla birlikte, bu iki
ülkenin üretimi tüm CAEF üye ülkelerinin toplam
demirdışı üretiminin yaklaşık yüzde 51,5’i oldu.
2013 yılında Avusturya, Fransa, İtalya, İspanya,
İsviçre ve İngiltere negatif gelişim oranları rapor
etti. En olumlu rakamlar ise Belçika, Hırvatistan ve
Türkiye’den bildirildi.
Demir, çelik ve temper dökümhanelerindeki
çalışan sayısı Hırvatistan, İsviçre ve Türkiye’de
stabil olarak raporlandı. Diğer bütün CAEF ülkeleri ise 2012 yılı ile karşılaştırıldığında azalma
gösterdi. 2012 yılında demirdışı metal sektöründe
ise Avusturya, Finlandiya, Almanya, Macaristan,
Norveç, Portekiz, İspanya ve Türkiye’de pozitif
istihdam trendi hakimdi. Çalışan sayısı Belçika,
Fransa, İtalya, Slovenya ve İngiltere’de düşüş
gösterirken; İsviçre’de ise istihdam değişmedi.
Sadece Macaristan’da demir döküm sektöründe yeni fabrikalar kuruldu. Belçika, Norveç, Portekiz ve İsveç’te dökümhane sayısı değişmezken,
diğer bütün ülkelerde dökümhane sayılarında
azalma gözlendi. Demirdışı sektöründe ise sadece Slovenya’da yeni fabrikalar kuruldu. Türkiye’de
dökümhane sayısı azalmasına rağmen yenilenen
tesisler istihdamda derin bir etki yarattı. Belçika,
Finlandiya, Portekiz ve İsveç’te demirdışı dökümhanelerinin sayısı değişmemekle birlikte, diğer
bütün CAEF ülkelerde dökümhane sayısı azaldı.
Toplam üretim içindeki pik dökümü, 2012 yılında yüzde 50 iken, 2013 yılında yüzde 53’e çıktı.
Buna bağlı olarak, sfero döküm (temper döküm
dahil) yüzde 39’a düştü. Toplam üretimde çelik
ı EYLÜL 2014
CAEF Toplamı
Pik, Sfero ,Temper ve Çelik Döküm (1000 t)
15.647
13.973
13.441
13.630
12.428
11.524
11.065
10.437
9.061
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
1.263
1.260
2011
2012
2013
Türkiye
Pik, Sfero ,Temper ve Çelik Döküm (1000 t)
1.168
1.143
1.110
1.093
1.243
1.027
908
2005
2006
2007
2008
sektörünün payı ise yaklaşık yüzde 8’e yükseldi.
Demirdışı metal alaşımlardan yapılan döküm
ürünlerinde yine hafif metaller ağırlıktaydı. Demirdışı içinde hafif metallerin oranı yüzde 1 puan
artış ile yüzde 88’lere ulaştı. Bunun yanı sıra, bakır alaşımlarının oranı 2012’ye göre biraz daha az
olmakla birlikte, yüzde 6’nın üzerine çıktı. Çinko
alaşımlarından yapılan parçaların oranı ise geçen
seneye göre az miktarda düşüş gösterdi ve yüzde 5’lere geriledi.
Mevcut verilere göre; demir, çelik ve temper dökümhanelerinin ihracat oranı geçen sene
yüzde 42’lerde iken, 2013 yılında yüzde 44’lere
yükseldi. 10 üye ülkenin dış ticaret raporları baz
alınarak yapılan hesaplanmalara göre; Almanya
yaklaşık 1,6 milyon tonluk (yüzde -3,4) hacmi ile
döküm dış ticaretinde önde gelen ülke konumunda olmaya devam etti. Dış ticarette ikinci ülke,
4 yıldır yerini koruyan Türkiye olurken, 702 bin
ton (yüzde 2) ihracat hacmi raporlandı. Fransa ise
yaklaşık yüzde 14’lük dinamik artış ile 578 bin ton
iş yaptı. Fransa’yı 569 bin tonla (yüzde 1,8) İspanya takip etti.
CAEF üye ülkelerinin üretim rakamları bir önceki yılla kıyaslandığında; demir, çelik ve temper
üretiminin değerinin yüzde 3,6, bu dökümlerin
ı EYLÜL 2014
2009
2010
2013
ağırlığının ise yüzde 1,6 azaldığı görülüyor. Bu da
döküm pazarındaki inanılmaz fiyat baskısının en
kuvvetli ifadesi olarak ortaya çıkıyor.
Veriler yıl yıl karşılaştırıldığında, demirdışı
sektörünün üretim kıymetinin yüzde 3,6; döküm
ürünlerinin tonaj ağırlığının ise yüzde 3,3 arttığı
görülüyor. Bu rakamlar, demirdışı sektörünün pozitif gelişiminde otomotiv sektöründeki canlanmayı vurguluyor.
DÖKÜM TÜRLERİNE
GÖRE GÖRÜNÜM
Pik Döküm
6,1 milyon tonluk CAEF üyelerinin üretimi bir yıl
önceki üretim ile aynı seviyede. Avusturya, İtalya, Norveç ve İsveç için pozitif gelişim oranı kaydedildi. Her zamanki gibi pik döküm sektörünün
verileri tüm üretimin kıymetinin belirlenmesinde
oldukça sınırlı kalıyor. Pik döküm parçaları genellikle motorlu araçlar ve genel makine sanayi için
üretiliyor. Motorlu araç endüstrisinde, en yüksek
orandaki üretim Portekiz (%80) tarafından raporlanırken, Portekiz’i sırasıyla Almanya (%69), Fransa (%45) ve Türkiye (%42) takip etti. Son iki yıldır
bu sıralama değişmedi. Genel makine sanayinde en yüksek oran İtalya (%50) tarafından ilan
31
KAPAK KONUSU
İlk 5 Döküm Ülkesi Demir Grubu
Üretim Miktarları
Avrupa 2013 (1000 T)
Avrupa Çelik Döküm Üretimi
2013 - 1000 Ton
208
135
95
81
75
70
64
Almanya Türkiye Çek. Cum. Fransa İspanya İtalya
İngiltere
55
Polonya
CAEF Toplamı
Demirdışı Döküm (1000 ton)
3.519
3.680
3.817
3.569
3.502
İspanya; 976
İtalya; 1.146
Türkiye; 1.243
Fransa; 1.419
Almanya; 4.161
3.245
Sfero Döküm
Sfero dökümhaneleri yüzde 2,7’lik düşüş ile 4,5
milyon ton üretim raporladı. Aynı zamanda temper döküm üretimi de yüzde 7 azaldı. Avusturya,
Fransa, Macaristan, Norveç ve Slovenya sfero dökümün üretim hacminde gelişme kaydetti. İspanya üretimi eski seviyesinde devam ederken, diğer
bütün ülkeler üretim kaybını yönetmek zorunda
kaldı.
Buna bağlı olarak; bir niş ürün olan temper dö
küm Avrupa çapında yüzde 1 orana sahip oldu.
Sfero döküm ise yüzde 99 ile ağırlığını gösterdi.
Sfero döküm üretimi çoğunlukla Almanya, Fransa, Türkiye ve İtalya’da yapılırken; temper döküm
üretiminde Almanya, Polonya, Türkiye ve İspanya
söz sahibi oldu.
Her zaman olduğu gibi, motorlu araç ve genel
makine sanayi parçaları sfero döküm üretiminin
önde gelen müşterileri oldu. Yapı sektörü, döküm alıcıları arasında 3. sırada yer aldı. Mevcut
verilerden hedef pazar dağılımını analiz ederek
32
3.576
2.469
2005
edildi. Başarı sıralaması 2011 ve 2012 yıllarında da
aynı olup İtalya’yı, Finlandiya (%44), Fransa (%31)
ve Türkiye (%30) takip etti.
3.376
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
motorlu araç sanayi için üretim oranları incelendiğinde, en yüksek oranlar yüzde 88 ile Portekiz, yüzde
61 ile Macaristan, yüzde 50 ile Türkiye ve yüzde 49
İngiltere’nin oldu. Genel makine sanayi endüstrisindeki en yüksek oranlar ise: Finlandiya’da yüzde 59,
Norveç’te yaklaşık yüzde 56, İtalya’da yüzde 55 ve
Macaristan’da yüzde 39 olarak öne çıktı.
Çelik Döküm
Çelik döküm üretimi 2013 yılında yüzde 6,2 azalarak
912 bin tona geriledi. Lider konumdaki Almanya’nın
üretim hacmi bir yıl önceye göre yüzde 3,6 düşüş
gösterirken; Türkiye ikinciliğini devam ettirdi ancak
üretimi aynı oranda düştü. Sadece Çek Cumhuriyeti
2012 yılındaki seviyesini korudu. Macaristan ise büyüme kaydetti.
Üye ülkelerin yıllara göre verileri kıyaslandığında,
çelik döküm parça üretiminin ağırlığı yüzde 3,5; değeri de yüzde 4,6 azaldı. Çelik dökümhanelerde istihdam sayısı İtalya ve İsveç’te değişmedi. Diğer bütün
ülkelerde ise azaldı.
Demirdışı Metal Dökümhaneleri
CAEF’e üye ülkelerde demir dışı metal döküm parçaların üretimi yüzde 3,2 artarak 3,6 milyon tona
ı EYLÜL 2014
KAPAK KONUSU
İlk 5 Döküm Ülkesi Demirdışı Grubu
Üretim Miktarı
Türkiye
Avrupa 2013 (1000 T)
144
125
132
152
140
140
135
2012
2013
913
896
2012
2013
124
98
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
CAEF Toplamı
Çelik Döküm (1000t)
1.080
1.065
1018
1.023
741
Türkiye; 300
Polonya; 358
Fransa; 329
834
İtalya; 825
Almanya; 1.026
917
2005
ulaştı. Daha önce olduğu gibi, demir dışı metal
döküm sektöründe Almanya, İtalya, Polonya,
Fransa ve Türkiye hakimiyetini devam ettirdi. İlk
üç ülkenin üretimi toplamın yüzde 61’ine tekabül
etti. Avusturya, Fransa, İtalya, İspanya, İsviçre ve
İngiltere’nin üretim miktarlarında azalma izlenirken, diğer bütün ülkelerde pozitif büyüme oranları
kaydedildi.
Her zaman olduğu gibi, demir dışı metal döküm
üretiminde önde gelen alıcı sektörlerden motorlu araç sektörünün hafif metallere talebi büyüme
gösterdi. 2013 yılında hafif metal döküm üretimi
(alüminyum, magnezyum) 2012 yılına göre yüzde 3,9 artış göstererek 3,2 milyon tona ulaştı. İki
büyük üretici olan Almanya ve İtalya hafif metal
dökümünün yüzde 51’ini karşıladı. Bu ülkelerden
Almanya’nın üretimi yüzde 4,5 artarken, İtalya’da
yüzde 3 azalma yaşandı. Ek olarak Belçika, Finlandiya, Fransa, İspanya, İsveç ve İsviçre tarafından
olumsuz durum rapor edildi. Hafif metal alaşımları arasında, magnezyum üretim ağırlığı açısından
ikincil bir rol oynadı. 16 bin 400 ton ile en büyük
üretici olan Almanya’yı, 6 bin 700 ton ile İtalya, 5
bin 700 tonla da Avusturya izledi.
Demir dışı metal döküm sektöründe ikinci en
34
2006
2007
2008
2009
2010
2011
önemli malzeme kategorisi bakır ve alaşımlar. Bazı
ülkelerin eksik verileri nedeniyle bu kategorilerin
gerçek piyasa hacmini tahmin etmek zor oldu.
Üretim seviyesinin 240 bin ton daha fazla olması
muhtemel. 2012 ve 2013 rakamları kıyaslandığında ülkelerin kaydettikleri üretimin toplamda yüzde 3,6 azaldığı görüldü. 2013 yılında raporlanan
üretim hacmi 233 bin tona ulaştı. Üretim Finlandiya, Macaristan, İtalya ve Portekiz’de artarken;
İspanya, İsveç ve Türkiye’de stabil olarak raporlandı. Diğer ülkeler ise üretimde kayıp bildirdi.
Çinko/zamak döküm üretim hacmi yüzde 5,7 artış ile 169 bin tonu buldu. Ana üreticiler İtalya ve
Almanya’nın üretimi, bir kez daha toplam üretimin
yüzde 61,1’lik payına sahip oldu. Almanya’nın üretim rakamları 2009-2012 yılları için revize edildi. Almanya, İtalya, Portekiz, Slovenya, İsveç ve Türkiye
için pozitif büyüme oranları rapor edilirken, diğer
ülkeler olumsuz eğilimleri yönetmek zorunda kaldı.
‘Diğer demir dışı metal alaşımları’ kategorisi
için mevcut istatistiki veriler karmaşık. Buna ek
olarak, bunları kapsayacak hiç tesis olmadığı için
bazı ülkeler bu kategoriye bakır ve çinkoyu dahil
ediyor. Dolayısıyla bu kategorinin daha kapsamlı
analizi mümkün olmuyor.
ı EYLÜL 2014
KAPAK KONUSU
Avrupa Toplam Pik Sfero Temper Çelik Döküm Üretimi (1000 ton)
Ülke
2012: 2011
2013: 2012
+/-%
-6,7
1,8
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
Avusturya
223,1
222,2
138,7
155,3
160,8
150,0
152,7
Belçika
122,9
115,9
82,2
95,1
78,3
74,4
71,4
-5,0
-3,9
Çekya
437,6
435,9
,64,8
266,8
365,7
336,7
328,0
-7,9
-2,6
62,6
79,2
-10,8
Danimarka
80,4
Finlandiya
145,1
140,6
68,8
89,3
91,5
78,6
70,1
-14,1
Fransa
2.116,3
2.060,7
1.464,7
1.624,5
1.674,7
1.436,4
1.419,2
-14,2
-1,2
Almanya
4.783,5
4.785,4
3.184,7
3.863,5
4.551,5
4.286,2
4.161,0
-5,8
-2,9
Macaristan
75,7
56,1
46,8
59,2
56,8
52,6
69,0
-7,5
31,1
İtalya
1.655,8
1.655,7
1.002,8
1.102,5
1.235,0
1.115,4
1.146,3
-9,7
2,8
Litvanya
13,8
-9,1
Hollanda
Norveç
80,7
78,0
66,3
54,7
58,2
52,8
53,3
Polonya b)
686,3
750,2
578,0
640,3
678,7
928,6
911,0
113,6
Portekiz
122,0
Slovenya
153,8
İspanya
1.275,9
İsveç
289,6
İsviçre a)
0,8
-1,9
98,7
115,8
127,6
116,9
108,3
-8,4
-7,3
119,2
108,4
145,2
159,0
143,8
9,5
-9,6
1.221,7
800,5
1.025,2
1.106,3
985,5
976,3
-10,9
-0,9
270,8
156,3
219,3
251,1
228,4
228,3
-9,0
0,0
71,8
80,1
50,5
54,4
62,8
47,8
36,6
-23,8
-23,6
Türkiye
1.167,5
1.110,0
908,0
1.142,7
1.262,5
1.260,0
1.243,0
-0,2
-1,3
İngiltere
552,0
452,2
295,0
384,9
441,8
396,3
363,1
-10,3
-8,4
CAEF Toplamı
13.973,4
13.629,5
9.061,2
11.064,5
12.427,7
10.437,2
11.524,2
Hırvatistan
54,2
53,9
53,9
40,8
40,8
41,3
42,8
Romanya
101,2
83,7
83,7
54,6
Rusya
6.600,0
Slovakya
15,2
Ukrayna
0,1
62,9
3.700,0
3.827,0
15,2
25,0
955,0
Avrupa Toplam Demir Dışı Metaller Döküm Üretimi 1000 ton
2012: 2011
2013: 2012
+/-%
-4,5
-7,6
Ülke
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
Avusturya
133,9
135,6
104,8
138,0
149,1
142,4
131,6
Belçika
24,6
16,7
2,6
1,3
1,2
0,8
1,7
-32,1
118,6
Çekya
103,9
105,1
58,4
77,6
94,3
92,0
95,0
-2,5
3,3
4,4
4,7
Danimarka
7,3
Finlandiya
11,1
14,4
6,9
11,6
7,8
6,9
7,6
-12,1
10
Fransa
355,3
327,4
246,2
332,6
371,8
362,3
328,9
-2,6
-9,2
Almanya
1.085,2
998,3
667,0
929,8
991,2
987,8
1.025,7
-0,3
3,8
Macaristan
103,3
95,2
85,6
94,5
105,2
102,6
104,6
-2,5
2,0
İtalya
1.087,1
982,3
666,0
868,2
978,3
844,3
825,4
-13,7
-2,2
Litvanya
0,072
-20,0
16,1
Hollanda
Norveç
27,8
18,0
6,2
8,6
7,0
5,6
6,5
Polonya b)
235,5
252,4
200,0
263,4
279,2
250,0
358,3
Portekiz
33,7
31,8
27,1
29,1
24,4
29,2
30,6
19,4
4,9
Slovenya
43,7
23,7
30,7
34,9
33,4
38,8
-4,3
16,2
İspanya
157,2
137,5
101,6
117,7
132,4
133,4
131,3
0,8
-1,6
İsveç
71,7
63,2
38,3
47,3
57,2
55,0
56,9
-3,8
3,5
İsviçre a)
28,2
25,9
17,7
24,2
24,4
21,6
10,4
-11,6
-51,8
Türkiye
149,2
155,1
122,0
149,0
170,5
185,0
300,0
8,5
62,2
İngiltere
166,0
136,0
94,9
116,5
135,1
124,0
123,1
-8,2
-0,7
CAEF Toplamı
3.817,5
3.502,2
2.469,0
3.244,5
3.568,7
3.376,3
3.576,4
13,0
20,0
0
53,7
Hırvatistan
21,1
18,5
18,5
13,0
13,0
Romanya
41,7
40,2
35,3
51,8
57,8
Rusya
1.200,0
Slovakya
Ukrayna
36
500,0
30,2
473,0
46,0
45,0
ı EYLÜL 2014
EXACTCAST™ Mini Besleyici
Asırlık tecrübe
ve bilgi birikimi
tek bir üründe
toplandı
Yeni nesil EXACTCAST™ OPTIMA
mini besleyicilerin etkileyici özellikleri:
Uygun maliyet
Kolay ve güvenli uygulama
Hatasız parça üretimi
Kalıplama sırasında kum
kırılması olmaz
Minimum taşlama işçiliği
Florsuz versiyonu mevcuttur
Daha fazla bilgiye aşağıdaki adresten
ulaşılabilir:
www.ask-chemicals.com
ASK Chemicals TR Tic Ltd. Şti. | 59. Sokak (Eski 31. Sokak) No. 21 / 4 | 06490 Bahçelievler / Ankara
Telefon: +90 312 212 72 84 - 91 | [email protected]
RÖPORTAJ
YEŞİL
DÖKÜM
40
ı EYLÜL 2014
A
TÜDÖKSAD
Çevre
Ödülleri
Sahiplerini
Buldu
Bu yıl birincisi düzenlenen
TÜDOKSAD Çevre Ödülleri,
çevre dostu üretim yapan sanayi
tesislerini ödüllendirdi. Saha
ziyaretleri ile üretim tesisleri gezilen
Eku Fren Kampana, Çelikel, Erkunt
ve Akdaş firmalarının dördü de
ödüle layık görüldü.
ı EYLÜL 2014
NKIROS 2014 ile birlikte ilk
kez düzenlenen TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri sahiplerini buldu. Değerlendirme
sürecinin son halkası, saha ziyaretleri
gerçekleşti. Yarışmaya katılan Akdaş,
Çelikel, Eku Fren Kampana ve Erkunt
firmalarının her biri TÜDÖKSAD Çevre Ödüllerine değer görüldü. Başarıya ulaşan firmalara ödülleri 11-13 Eylül
tarihlerinde gerçekleşecek 7. Uluslararası Ankiros Döküm Kongresi açılış
töreni kapsamında verilecek.
Tüm TÜDÖKSAD üyelerini kapsayan TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri,
Türkiye’de döküm sektörünün uluslararası standartlar ve mevzuatlara göre
sürdürülebilir büyümesini sağlamayı,
çevre yönetimini desteklemeyi ve çevre yönetimi uygulamalarında fark yaratan nitelikli tesisleri ödüllendirmeyi
amaçlıyor. Ödüller; çevrenin korunması hava, su, toprak, gürültü ve görüntü
gibi alıcı ortam kirliliğinin azaltılmasını ve önlenmesini, atıkların kaynağında azaltılmasını, az atık üretilmesini,
enerji ve hammaddenin daha verimli
kullanılmasını, daha çok çevre dostu
üretime ve çevre mevzuatı gereklerini yerine getiren ürünlere yönelmeyi
sağlayan sanayi tesislerini öne çıkarmayı ve tüm sanayi tesislerini bu yönde teşvik etmeyi hedefliyor.
Eku Fren Ar-Ge ile
başarıya ulaştı
Yarışmaya katılan dökümhanelerin
başvuru dosyaları ve üretim kategorileri değerlendirilerek başvuruda bulunan 4 tesis TÜDÖKSAD tarafından
ziyaret edildi. İlk olarak 16 Temmuz’da
Gebze’de Eku Fren Kampana ve Çelikel Alüminyum fabrikalarıyla başlayan
saha ziyaretlerinde uygulamalar yerinde gözlemlendi.
Eku Fren Kampana’da Çevre Mühendisi Nazan Işık yaptıkları geliştirmeler hakkında bilgi verdi ve Eku
Fren’de 2013 itibariyle kurulan Ar-Ge
birimi önderliğinde gerçekleştirilen
iyileştirme projelerini tanıttı. Işık; SEÇ
Entegre Sistemi uygulamaları, ma-
41
RÖPORTAJ
YEŞİL
DOSYA
DÖKÜM
çahanede solvent bazlı boya kullanımından
su bazlı boya kullanımına geçilmesi, talaşlı imalat sonucu oluşan metal talaşlarından
bor yağının süzülerek ayrılması ve yeniden
kullanımı, kalan talaşların ise briketlenerek
üretime geri verilmesi gibi uygulamalarından
bahsetti.
Eku Fren’in bir diğer çalışması olan atık
döküm kumunun atık silosundan kamyonlara
yükleme sırasında oluşan tozumayı engellemek için kullanılan atık kum kamyon yükleme körüğüne de dikkat çekildi. Bu çalışma
sonucu atık kumların kamyonlara yüklenmesi
sırasında oluşan tozuma, atmosfere karışan
emisyon, temizlik, işçilik maliyetleri gibi çevresel boyutlar ve maliyetlerin ortadan kaldırıldığı belirtildi.
Metal tozu filtreleme konusunda ise; otomatik taşlama prosesi için kullanılan filtreleme sisteminde yapılan bir iyileştirme ile yeni
filtrasyon sisteminde baca girişine manyetik
seperatör konularak filtrasyon sonrası bacadan çıkacak olan metal tozlarının tutulmasının sağlandığı gözlemlendi.
Çelikel tasarruf ve filtrelemede
dikkat çekiyor
Gebze’de saha ziyaretlerinin ikinci adımı
Çelikel Alüminyum fabrikası oldu. Çelikel
42
Ankiros 2014 İle bİrlİkte İlk kez
düzenlenen TÜDÖKSAD Çevre
Ödüllerİ sahİplerİnİ buldu.
değerlendirme sürecinin son
halkasıNDA saha ziyaretleri
gerçekleşti. Yarışmaya katılan
Akdaş, Çelikel, Eku Fren Kampana
ve Erkunt firmalarının her biri
TÜDÖKSAD Çevre Ödüllerine
değer görüldü
Alüminyum’dan Çevre Yüksek Mühendisi
Ömer Taşdemir, 24 bin metrekare alanda kurulan LEED (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik) sertifikalı fabrika ve yönetim binalarının
Türkiye’de ve Avrupa’da ilk ve dünyada ikinci
alüminyum fabrikası olduğunu belirtti. Fabrikanın temiz üretim uygulamaları arasında ise;
soğutma kuleleri sayesinde dökümhane bölümünde soğutma amaçlı kullanılan suyun devir
daim sistemi ile tekrar kullanılabilmesi ve bu
sayede günlük ortalama 22 metreküp su tasarrufu yapılması ön plana çıktı.
ı EYLÜL 2014
Çevre Ödülleri daha
çok çevre dostu üretime ve çevre mevzuatı
gereklerini yerine getiren ürünlere yönelmeyi
sağlayan sanayi tesislerini öne çıkarma ve
tüm sanayi tesislerini
bu yönde teşvik etmeyi
hedefliyor.
“Çelikel Alüminyum fabrikasında yeni piston yağlama mekanizmaları sayesinde kullanılan yağın ömrü uzatıldı ve atık yağ tüketimi
düştü. Yağ tüketiminin azalması ile birlikte
de açığa çıkan atık yağ miktarı da azaldı”
diyen Taşdemir, yağ buharı toplama sistemlerine yapılan yatırımla dökümhane üretim
bölümündeki döküm makinelerinin yağlama
işlemi sırasında oluşan yağ buharı ve uçucu
organik bileşiklerinin elektrostatik filtrelerden geçirilerek ortama verilmekte olduğunu
sözlerine ekledi.
Ergitme fırınlarının atık baca gazı sıcaklıkları kullanılarak tüm tesisin ısınması için
ekonomizör sistemi kurulduğunu aktaran
Taşdemir, 1100 KW kapasiteli ekonomizör
sisteminin de özelliklerini dile getirdi. Kışın
fabrikanın ısınmasının tamamen bu sistemle
sağlanacağını söyleyen Taşdemir, “Yazın da
soğutma amacıyla yüzde 70 oranında sistemden verim elde edilip ısıtma ve soğutmada
kullanılan enerji sarfiyatını planlıyoruz” dedi.
Erkunt enerji verimliliğinde
uzman
TÜDÖKSAD, saha ziyaretlerinin bir diğer ayağını 17 Temmuz’da Ankara merkezli firmaların
fabrikalarını ziyaret ederek gerçekleştirdi. İlk
olarak Erkunt Sanayi A.Ş. Genel Müdürü ve
TÜDÖKSAD Çevre Komitesi Başkanı Erdoğan
Nas’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Erkunt Sanayi A.Ş. adına çevre iyileştirme faaliyetleri hakkında Çevre Yüksek Mühendisi
Berivan Boduroğlu bilgilendirmede bulundu.
Temiz üretim uygulamaları olarak hammadde
ı EYLÜL 2014
tedarikinde belirli filtrelerden geçmiş malzemelerin tedarik edildiği bilgisini veren Boduroğlu, işleme faaliyetlerinden oluşan metal talaşı ve maça üretiminden kaynaklanan
maça firelerinin tekrar üretimde kullanılarak
değerlendirildiğini belirtti.
Metal talaşının ergitilerek hammaddeye
katıldığını ve maça fireleri reklamasyon ünitesinden geçirildikten sonra belli oranlarda
yeni kuma katılarak maça üretiminde kullanıldığını söyleyen Boduroğlu, “ISO 50001
enerji yönetim sistemi kapsamında çeşitli
yatırımlarla enerji verimli ekipmanlar kullanılıyor. Kompresörde oluşan sıcak havanın
ısınma amaçlı kullanılması gibi projelerle
enerji verimliliği sürdürülüyor” dedi.
Geri dönüşüm
Akdaş’tan soruluyor
TÜDÖKSAD’ın dördüncü ve son saha ziyareti
ise Akdaş firmasına gerçekleştirildi. Firmanın
tanıtımı saha denetçilerine yapıldıktan sonra
Çevre ve ISG bölümü sorumlusu Çevre Yüksek Mühendisi Ayşegül Mangan’ın sunumuyla Akdaş’ın temiz üretim uygulamaları ve çevre faaliyetleri aktarıldı. Akdaş’ın tesislerinde
devreye alınan VOD/VD ünitesi ile ergimiş
metal içerisindeki istenmeyen gazların vakumlanması sonucu daha temiz maden elde
etmeyi amaçladıklarını belirten Mangan; Kaizen, 5S, 8D uygulamalarından da söz etti.
“Atık kum minimizasyonu kapsamında mekanik ve termal reklamasyon sistemleri kullanılıyor” diyen Mangan, atık kumların önce mekanik reklamasyon ünitesinde, sonra ise
termal reklamasyon ünitesinde işlem gördükten sonra tekrar kullanılmak üzere üretime verildiğini ve ISO 50001 çalışmaları gereğince enerji etütleri yürütülmekte olduğunu
da vurguladı.
43
KAZANDIRAN ÇÖZÜMLER
Alüminyum Ergitme, Alüminyum
Dozlama ve Talaş Ergitme Fırınları
Yüksek Basınçlı Döküm Makinaları
ve Otomatik İş Hücreleri
Basınçlı Döküm Vakum Sistemleri
Yüksek Kalitede Piston ve
Kovan Üretimi
Alüminyum, Demir ve Çelik
Dökümhaneleri İçin Yüksek Kalitede
Laboratuar ve Test Ekipmanları Üretim
ENGINEERING
Döküm Yüksek Teknolojik
Otomasyonlar
TURBOTECNICA SPA
Tesisler İçin Havalandırma ve
Klimazasyon Sistemleri
Dökümhaneler İçin Kumlama Makinaları
Metek Mühendislik Mümessillik Ticaret Limited Şirketi
Aziz Nesin Buvarı 2041 Sok. Pamukkale 12.Giriş 13.
No:68 35540 Mavişehir - İzmir / Turkiye
TEL: (0232) 324 11 10 GSM: (0533) 516 78 97
[email protected] [email protected] www.metekltd.com
nucleation state
a-mixed crystal, Si
oxide content inclusions
hydrogen
core gas and
condensation
measurement
system
COGAS Al
vacuum density
tester 3VT DT
thermal analysis system
TA 110
aluminium
melt tester
ALSP III
casting
behaviour
quality index
of melt
electronic
density
balance
MK2210
shrinkage
behaviour
feeding
capability
tendency to
form hot tears
flow and
macro / micro
fall-in
residual melt
movement
crack-healing
against shrinkage
tension
mould-filling
capability
Individual measurement technology for quality control and documentation of the AL melt
www.mk-gmbh.de
METEK Mühendislik
Mümessillik ve Tic.Ltd .şti.
Tel: (533) 516 - 7897 · Tel: (232) 324 - 1110
[email protected] - www.metekltd.com
RÖPORTAJ
Üreterek Tüketen
Toplum Kalkınır
Türkiye makine imalat sektörü son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi.
İhracat oranını da belirli bir düzeye çıkarmayı başaran sektörün dününü,
bugününü ve geleceğini Makine İmalatçıları Birliği Yönetim Kurulu
Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz’la konuştuk. “Başarının sürdürülebilir
olması için sektörün mevcut yapısının güncellenerek değişmesi
kaçınılmaz” diyen Yılmaz, makine imalat sektörünün gelişimini,
sorunlarını ve çözüm yollarını anlatıyor.
Öncelikle Makine İmalatçıları
Birliği hakkında kısaca bilgi
alabilir miyiz?
Üye sayımız toplamda 166
tane. Türkiye’de istatistiki veri
toplamak oldukça zor. Üyelerimizin ortalama istihdamı 85
çalışan olarak söylenebilir. Sadece üyelerimizi dikkate alırsak, istihdama 15-16 bin kişi
doğrudan katkı veriyoruz. Yan
sanayi bağlantıları ile yarattığımız istihdam katkısı da ayrıca
dikkate alınmalı. Ancak yan sanayi istihdamı konusunda otomotiv, beyaz eşya gibi diğer
sektörlerle ortak faydalanıldığı
için sayı verilemiyor. Üyelerimiz ihracatta da sektörümüzün ihracatının yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor. Sektörün
yapısı nedeniyle, satış sonrası
hizmetlerin ve müşteriden sürdürülebilir bilgi geri beslemesi
nedeniyle kurumsallaşmış firmaların ağırlığı oldukça fazla.
Özellikle ihracat yaptığımız
pazarların gelişmiş ülkeler tarafında daha fazla yoğunlaştığı
dikkate alınırsa, makine imalatında yeterliliğimizin rekabetçi
seviyelerde olduğunu şimdilik
rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu konuda en önemli ihtiyaçlarımız;
makine imalat sektörüne ge-
46
ı EYLÜL 2014
rekli, nitelikli elemanların sürekliliğini sağlayabilmek için insan kaynağımızın niteliklerini çok
daha yükseltmek ve dünya çapında markalar
yaratmak.
Türkiye makine sanayi son yıllarda önemli bir
gelişim süreci yaşadı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
2001-2008 yılları arasında makine imalat sektörünün gelişimini gerçekten müthiş olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde ihracatımızın yıllık
ortalama artış oranı yüzde 29 oranında gerçekleşti. 2009 yılında yaşanan küresel ekonomik
şartlar nedeniyle makine ihracatımızda gerçekleşen dip noktadan sonra, 2009-2014 yılları arasında ihracatımız yıllık ortalama yüzde 12,7 artış
hızı yakaladı. Bu oran özellikle gelişmiş ülkelerin
hayal bile edemeyecekleri ve hiç de küçümsenemeyecek bir değişim hızı. Ancak dünya makine pazarından aldığımız pay o kadar küçük ki, bu
artış hızı yine de yetersiz kabul edilebilir. Özellikle 2013 ve 2014 yıllarında genel ihracat değişiminin negatif olduğu ve genel ihracat içinde
makine ihracatımızın payının yüzde 7,3’ten yüzde 8,2 oranına yükseldiği dikkate alınırsa, pastadan pay arttırması bu kadar zor bir sektörde
başarımız dikkate değer bulunmalı. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli konu; bundan
sonra da aynı başarı ve gelişim hızının devamı,
ihracat geleceğinin başarısı ve sürdürülebilirliği
açısından, her zaman söylediğimiz gibi, sektörün alaylı ağırlıklı yapıdan, okullu alaylı yapıya en
kısa sürede dönüşmesi. Sektörümüzün mevcut
yapısı ile dünya pazarından alabileceğimiz payı
alarak son 12 yıllık gelişimi sağlayabildik. Ancak
sürdürülebilirlik için sektörün mevcut yapısının
güncellenerek değişmesi kaçınılmaz.
2013 yılında gerçekleşen rakamlar ve 2014 yılının ilk altı aylık verileri değerlendirildiğinde,
makine sanayinin Türkiye ekonomisine katkısı
ne düzeyde? Makine sanayinin 2023 yılı hedefleri neler?
2023 yılı hedefinde Türkiye’nin 500 milyar dolar
toplam ihracatı içinde 100 milyar dolarının makine imalat sektörü tarafından yapılması bekleniyor. Bu rakamın oldukça iyimser bir tahmin olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle 2009 yılında bazı
ekonomik gelişmeler yaşandı. Bunun sonrasında
ise; imalat sektörünü stratejik ve katma değeri
yüksek mamuller haricindeki ürünlerin imalatını
gelişmekte olan ülkelere devretmeye hazırlanan
ı EYLÜL 2014
Sektörün yapısı nedenİyle, satış
sonrası hİzmetlerİn ve müşterİden
sürdürülebİlİr bİlgİ gerİ beslemesİ
nedenİyle kurumsallaşmış firmaların ağırlığı oldukça fazla.
2001-2008 yılları arasında makİnE
İmalat sektörünün gelİşİmİ
gerçekten müthiş olarak
nİtelendİrİlebİlİr
gelişmiş ülkeler, tekrar imalata dönme çabaları
gösterdi. Aynı zamanda makine imalat sektöründe, makine ve satış sonrası servis kalitesi nedeniyle dünya pazarından istediği payı alamayan
Çin ve Hindistan gibi büyük ölçekli ülkeler gelişim hızları ile rekabet yaratmaya başladı. 20092014 yılları arasında yakaladığımız ortalama ihracat artış hızı oranımız yüzde 12,7. Ancak söz
konusu bu durum, 2023’e kadar olan yıllar süresince hedefi tutturmamız için gerekli olan yüzde 23 ihracat artış oranına ulaşmamızı oldukça
zorlaştıracak. 2012-2013 ve 2014 yılında 6 aylık
gerçekleşen ihracat artışının yüzde 8,5 seviyelerinde olduğu dikkate alındığında, 2014 yılında da
hedefi tutturmak için gerekli yüzde 23 ihracat artışını sağlayamayacağımızı söyleyebiliriz. Ancak
unutulmamalıdır ki, 2023 hedefi için gerekli yıllık
artışı sağlayamadığımız her yılın eksiği, sonraki
yılların artış oranına ekleniyor. 2014 yılında makine ihracatımızı yüzde 8,5 artış ile tamamlarsak,
2023 hedefi olan 100 milyar dolar makine ihracatı için 2015 ve sonraki yıllarda artış oranımızın
yüzde 24,3 olması gerekecek. İhracat artışımız
gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında; yüzde 8,5
ihracat artışı onlar için fantastik bir oran olsa da,
Türkiye için 2023 hedefine ulaşmaya ve gelişmiş
ülkeleri umduğu sürede yakalamasına yeterli olmayacak.
Sizce sektörün çözüm bekleyen
sorunları hangileri?
İnsan kaynağımızın kalitesi ve kayıt dışı ekonomi
en büyük sorunlarımızı oluşturuyor.
Makine sanayine hükümetin bakış açısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Beklenen destek
ve teşvikler alınabiliyor mu?
Gelişmiş bir ülke olabilmenin temel şartının
47
RÖPORTAJ
gelişmiş bir makine imalat sanayine sahip olmaktan geçtiğini her fırsatta ifade ediyorlar.
Sanayimizin gelişmesi için bazı katkılar yapmaya çalışsalar da, analizlerin sağlıklı yapılabilmesi için gerekli sayısal değerlere ulaşacakları veriler ve analizlerinde kendilerine yön
verecek öneriler kapsamında sektörümüz de
oldukça ketum davranıyor. Bu nedenle devlete istendiği kadar görüş ve öneri desteği
sağlanamıyor. Sektöre yönelik yapılan teşvik
çalışmaları sektörümüze katkı sağlasa da, bazı
durumlarda tam olarak verim alamıyoruz. Yine
de iyi niyetleri konusunda en ufak bir şüphemiz yok. Gayrı safi milli hasılada üretimin payındaki dramatik düşüşün durdurularak, bu
payın artması için gerekli tedbirlerin ivedilikle
alınması gerektiğini düşünüyorum. Tüketim
toplumu olmak ekonomiyi canlandırır, buna
inanıyorum ama üreterek tüketen bir toplum
kalkınır. Hepimiz aynı gemideyiz.
İkinci el makine ithalatına bakış açınız nedir?
Bu durumun engellenmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Bir ülkede bütün makine çeşitlerinin imalatı
olacak diye bir kural olamaz. Zaten böyle bir
ülke de yok. Her ülkenin gelişmişlik seviyesi
ve stratejik olarak belirlediği sektörlere göre,
imalatını yapmayı tercih ettiği ve imalatını yapmayı tercih etmeyip dışarıdan tedarik ettiği
makineler ve mamuller var. Ülkelerin özellik-
48
Türkiye’de
muadilinin imalatı
olan makinelerin
kullanılmışlarının
ithalatına
kesinlikle
karşıyız.
le gelişmişlik seviyesi arttıkça, katma değeri
daha yüksek veya stratejik olarak çok daha
önemli makinelerin imalatını yapmak, ülke
şartları gereği tercih ediliyor. Bu doğal gelişim,
makine parkını yenileme sürecinde kullanılmış
makinelerin de elden çıkarılmasını gündeme
getiriyor. Hazırladığımız kullanılmış makine talepleri raporuna göre; kullanılmış makine ithalatı için taleplerdeki makinelerin genel yaş ortalaması 20-21 yıl. Kullanılmış takım tezgahları
için ithal talepleri yaş ortalaması ise 29,5 yıl.
Doğal olarak bu nitelikte makinelerin ithaline
Türkiye’de muadil imalatı olsun veya olmasın
kesinlikle karşıyız. Bir taraftan, elektrik motorlarında yüzde 6 daha verimli olan Tip 2 elektrik motorları kullanımı, yeni makinelerde yasal
olarak zorunlu hale getiriliyor; diğer taraftan
ise ortalama 20 veya 30 yıl kullanılmış, başından neler geçtiği belli olmayan makinelerin
ithaline izin veriliyor. Bu durum büyük bir çelişki yaratıyor. Özellikle Türkiye’de muadilinin
imalatı olan makinelerin kullanılmışlarının ithalatına kesinlikle karşıyız. Biz bunlara kullanılmış makine değil hurda makine adını daha uygun görüyoruz. Kullanılmış olarak ithal edilen
bu makinelerin neredeyse her biri, alındıktan
sonra fabrika seviyesinde bakım ve onarıma
girmek zorunda kalıyor. Bunun sonucunda verimliliği 20-30 yıl öncesinin seviyelerinde olan
bu makineler, ilk alım maliyetlerinde avantajlı
gibi görünseler de, genelde bu avantajlarıı EYLÜL 2014
nı eski teknolojileri nedeniyle kısa süre içinde kaybediyor. Bu durum kullanıcı tarafından
ancak yaşanarak idrak ediliyor. Kişisel olarak
ikinci el araç ülkemize giremezken, makine
konusunda bu kadar rahat olunmasına anlam
veremiyorum.
Makine sanayinin daha fazla gelişimi noktasında gerek özel sektöre, gerekse kamu kesimine düşen görevler neler?
Makine imalatçısı özel sektörün kendini ifade
etmeye zaman ve mesai ayırması gerek. Yapısal olarak KOBİ’lerden oluşsa da, sektörümüzdeki firmaların çoğunluğunu küçük ölçekli
firmalar oluşturuyor. Bu nedenle, imalat dışında kendileri için hayati önem taşıyan devletin
de taraf olduğu mevzuat, gözetim ve denetim,
standartlar, finansman, vb. konularda ilgilerini,
katkılarını, görüşlerini ve vizyonlarını paylaşması ve savunması gerekiyor. Devlet tarafında
ise; imalat ve özellikle yüksek teknolojili makine imalatı yeterliliğiniz ve kapasiteniz olmadan gelişmiş ülke olunamayacağını yöneticilerimiz her seferinde ifade ediyor. İthalat ağırlıklı
sektörümüzün yerli imalatçılarını en azından
güçlü oldukları konularda kollayarak, gelişimlerine destek olmaları ve bu destekleri ile diğer gelişmekte olan yerli imalatçılarımıza bir
vizyon sağlamaları gerektiğini düşünüyorum.
Makine sanayinin son dönemde savunma sanayine yönelik üretime de öncelik vermeye
başladığını görüyoruz. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Savunma sanayi ihtiyaçlarının hepsi ne isim verilirse verilsin birer makinedir. Bu makinelerin
imalatında da diğer makineler gibi imalat teknolojileri kullanılıyor. İmalatta kullanılan teknolojinin sağladığı katma değer ne kadar yüksek
ise, savunma sanayine olan etkisi üründe görülüyor. Savunma sanayi mamullerinde ayrıca paranın kriter olmadığı durumlar oldukça
normal. Gelişmiş ve özellikle savunma sanayi
gelişmiş ülkelerin hepsinde, savunma sanayi
milli imalat üzerine kurulu. Ülke savunmasında
başka bir ülke veya topluluğa bağımlılık, zorunluluk dışında tercih edilemez. Kısaca makine imalatında katma değeri yüksek imalatı başararak savunma sanayine yönelik imalatta da
özellikle önemli ve hayati mamullerde kendi
kendimize yetebilmeliyiz. Bu nedenle, yurtdışı
alımlarda offset anlaşmalarına önem verilmesi
ı EYLÜL 2014
Hİçbİr şekİlde dünya pazarına
çıkmayı düşünmeyen kayıt
dışı İmalatçılar ve bunlara
ek olarak kullanılmış makİnE
İthalatçıları, dünya pazarında
rekabet eden İmalatçılarımız
İçİn en büyük haksız rekabetİ
oluşturuyor
ve ordumuzda kullanılan makine ve teçhizatın
yerlileştirilmesi çabalarının artarak devam etmesini diliyorum.
Türk makine sanayinin dünya çapında daha
rekabetçi olabilmesi için marka, Ar-Ge ve
inovasyon bağlamında neler yapılması gerekiyor?
Öncelikle insan kaynağımızın katma değerini
ve kalitesini arttırmamız gerekiyor. Hem Ar-Ge
hem de inovasyon her gün yapılan çalışmaların üst üste eklenmesi ile ortaya çıkarılıyor. Bu
konuda yapılan çalışmalar, marka olabilmeye
de ciddi dayanak oluşturuyor. Makine imalat
sektöründe her mamulünüzde kendinizi en az
bir adım daha geliştirirsiniz. Bu gelişmeler de
marka olabilmenizi ve mamullerinizin daha tanınır olmasını sağlar. Diğer bir hayati konu ise
Fikri ve Sınai Mülkiyet haklarının korunması.
Bir makinenin renk ve boyama desenine kadar kopyalanabildiği bir ortamda, yeni ürünlerin piyasaya çıkması oldukça zor. Hiçbir şekilde dünya pazarına çıkmayı düşünmeyen kayıt
dışı imalatçılar ve bunlara ek olarak kullanılmış
makine ithalatçıları, dünya pazarında rekabet
eden imalatçılarımız için en büyük haksız rekabeti oluşturuyor. Makine imalat sektörünün ve
pazarının disiplin altına alınmasının en önemli
konulardan biri olduğunu düşünüyorum.
Sektördeki Ar-Ge merkezi sayısının artması
için gereken teşvikler sağlanıyor mu?
Sektörde bulunan firmaların yapısı KOBİ ağırlıklı olduğundan, mevcut teşvik mekanizmaları uygulamada çok sınırlı sayıda firmaya hitap
edebiliyor. Daha önce en az 50 Ar-Ge personelinin gerekli olduğunu söyleyen Araştırma
ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi
49
RÖPORTAJ
ağırlıklı olarak yapısını oluşturan mikro veya
küçük ölçekli KOBİ yapısının dezavantajları etkisini gösteriyor.
Türkiye makine sanayisinin dünya genelindeki rakiplerine oranla avantaj ve dezavantajları neler?
En büyük avantajı ve dezavantaj ülkenin genç
nüfusu. Sektörü disiplin altına alabilir ve bu
genç nüfusu verimli bir biçimde yönetebilirsek, ciddi bir avantaj yakalayabiliriz. Ancak disiplin altına alamaz ve genç nüfusu yönetemezsek bize dezavantaj olarak geri döner.
Ayrıca en yakın ve en önemli müşterimiz olan
Avrupa’da yaşanan gelişmiş ülke olmanın rehavetine henüz alışmadık. Ancak buna karşılık
sektörü disiplin altına alma ve genç nüfusu
doğru ve verimli yönetme konusunda almamız
gereken mesafe oldukça fazla. Makine imalat
sektöründe farklı uzmanlık alanlarının uyumlu
ve birlikte faaliyet göstermeleri günümüzün
kaçınılamaz bir gerekliliği. Bu gereklilik nedeniyle, insan kaynağı olarak görülen genç nüfusun sektöre katkısının yükseltilebilmesi için
temel eğitim kalitesini bütün Türkiye’de arttırmak, katma değer yaratabilmek ve birlikte takım halinde çalışabilme becerilerini sağlam
temeller üzerinde geliştirebilmek gerekiyor.
Coğrafi konumumuzun hedef pazarlara yakınlığı bir avantaj yaratsa da, değişken yapılı ülkelere yakınlığı da dezavantajlarını birlikte getiriyor.
Hakkında Kanun’da yapılan 18 Haziran 2014
tarihli kanun hükmünde kararname değişikliği sonucu zorunlu Ar-Ge personeli sayısı 30’a
indirildi. Buna rağmen çoğu firma için bu sayı
da oldukça yüksek. Bu kapsamda da sektörün
MAKİNA SEKTÖRÜ TİCARETİ (x 1000 ABD $)
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014 tahmin
MAKİNA SATIŞI (1)
33.550.824
31.095.182
23.525.692
30.778.756
38.566.715
38.117.309
42.468.518
48.178.988
Değişim %
9,30
-7,32
-24,34
30,83
25,30
-1,17
11,42
13,45
MAKİNA İMALATI (1)
21.361.227
20.335.588
15.679.000
20.790.354
25.426.600
26.087.641
27.943.131
30.187.275
Değişim %
6,20
-4,80
-22,90
32,60
22,30
2,60
7,11
8,03
MAKİNA İHRACATI
(2)
7.911.397
9.407.063
7.459.801
8.614.966
10.579.180
11.478.562
12.462.636
13.584.274
Değişim %
39,83
18,91
-20,70
15,49
22,80
8,50
8,57
9,00
MAKİNA İTHALATI
(2)
20.100.994
20.166.657
15.306.493
18.603.368
23.719.295
23.508.230
26.988.023
31.575.987
Değişim %
23,77
0,33
-24,10
21,54
27,50
-0,89
14,80
17,00
107.271.749
132.027.195
102.142.612
113.883.219
134.907.073
152.560.775
151.806.635
170.062.715
201.963.574
140.928.421
185.544.331
240.841.697
236.536.949
251.650.164
7,38
7,13
7,30
7,56
7,84
7,52
8,21
11,82
9,99
10,86
10,03
9,85
9,94
10,72
Türkiyenin toplam
ihracatı
Türkiyenin toplam
ithalatı
Makinanın ihracat
içindeki payı %
Makinanın ithalat
içindeki payı %
Kaynak: MİB (1), TÜİK (2) 841821, 841829, 8469-8473 hariç 84 gurubu
50
ı EYLÜL 2014
SEKTÖRDE
20 YIL
İmes Sanayi Sitesi C Blok 306 Sk. No. 4
Yukarı Dudullu, Ümraniye, İstanbul, 34775
T. +90 (216) 540 00 60 F. +90 (216) 540 00 61
Global Partneriniz.
Eski Yapanlar Plaza No. 1/1 K. 6
S.M. Fatih Öngül Sk. Kozyatağı, İstanbul, 34742
T. +90 (216) 410 00 60 F. +90 (216) 410 00 90
E-5 Karayolu Üzeri Tavşanlı Mevkii
Yolbulan Antrepo Yanı Gebze,Kocaeli
T. +90 (262) 724 99 14-15 F. +90 (262) 724 99 12
52
ı EYLÜL 2014
Sadece Foseco Yeter
Dünyanın sanayileşmiş bütün ülkelerinde Foseco ile karşılaşırsınız.
Gelişmekte olan pazarlarda da uzman desteği ve tavsiye sunmaya hazırız.
Geçtiğimiz seksen yıl boyunca dünyanın her yerinde yeni kurulan
dökümhanelerin ihtiyaçlarını karşılamak için her türlü çabayı gösterdik.
Dünyanın neresinde olursanız olun, küresel bilgi birikimimiz her zaman
yanınızdadır.
Gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarmak için: Sadece Foseco Yeter.
+ Ortaklık
+ Küresel Teknoloji - Yerel Hizmet
+ Yaratıcı, Yenilikçi Çözümler
+ Uzman Tavsiyesi
+ Güvenilirlik
+ Bilgide Öncülük
0262 677 1050
[email protected]
www.foseco.com.tr
RÖPORTAJ
Döküm Sektörü Geleceği
Ön Görerek Büyüyor
“Geçmişten günümüze tüm dünyada, ülkelerin gelişmesi, sanayi
sektörünün büyümesi ve gelişmesi neticesinde olmaktadır” diyen
Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M.
Uğur Kocaoğlu, farklı sanayi kollarının ana girdi ve hammaddesini
sağlayan döküm sektörünün gelişimini ve bu gelişim çizgisi üzerinde
TÜDOKSAD’ın kat ettiği yolu ve projelerini değerlendiriyor.
Derneğinizin son dönemde yürüttüğü projeler hakkında bilgi
alabilir miyiz?
Döküm Sektörü Envanter Çalışması: 2012 yılında başladığımız bu
proje bu yıl sonuçlandırılacak ve
bunun sonucunda sektörümüzle
ilgili daha net ve doğru bilgilere
ulaşabileceğiz. Üretim kapasiteleri
küçük de olsalar miktarsal olarak
1000’in üzerinde işyerinde döküm
yapılmaktadır.
TÜDÖKSAD Çevre Ödülleri
Projesi: Bu proje çevrenin korunmasına ve gelişimine katkıda bulunmak, çevresel açıdan sürekli
gelişimi teşvik etmek, değişen
çevre kavramlarına uyumu cesaretlendirmek, ölçülebilir çevre
yatırımlarının yanı sıra çevreye ve
topluma katkıları olan kuruluşların
desteklenmesi ve üyelerinin teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi
amacıyla başlatılmıştır.
Enerji Verimliliği Projesi: Yoğun
enerji kullanan sektörümüzde
enerjinin verimli kullanılması güncel hedeflerimiz arasında yer almakta olup, sektörün tüm bileşenlerinde enerji tasarrufuna yönelik
faaliyetleri araştırıp uygulanması
konusunda derneğimiz faaliyetlerde bulunmaktadır.
7. Uluslararası Ankiros Döküm
Kongresi: Bu projenin amacı döküm sektörü ile ilgili akademik,
56
ı EYLÜL 2014
teknolojik, ekonomik, ticari ve idari çalışmalara ilişkin
bilgi ve deneyimlerin katılımcılara aktarılmasını ve ortak konuların karşılıklı olarak paylaşılmasını sağlamaktır.
TÜDÖKSAD Akademi Projesi: Sektörümüzle ilgili
teknolojik ve yönetimsel eğitimlerin verileceği ve verilecek eğitimlerin üyelerimizce saptanacağı bir eğitim
projesidir. Projenin hedefi, sektörün teknik bilgi seviyesini yükselterek rekabet gücünü arttırmaktır. Derneğimiz 2012 yılında eğitim salonu ve kütüphanesi
ile üyelerine hizmet vermek için İstanbul da bir gayrimenkulü satın alarak hizmete sunmuştur.
Yurt Dışında Yeni Pazarlara Erişim; Derneğimiz
1999 yılında aldığı stratejik karar ile ana sanayilerin
gelişmiş olduğu Avrupa ülkelerinde tanıtım atağına
başlamış olup, Avrupa’nın en önemli Sanayi Fuarı olan
Hannover’de 1999 dan 2013 yılına kadar her yıl büyüyen grup katılımı organizasyonu ile üyelerinin ve Türk
dökümhanelerinin ihracat payının artırılmasına önemli
katkı sağlamaktadır. Aynı amaçla Fransa, İtalya, İngiltere, İspanya’da ki çeşitli fuarlarda da tanıtım faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.
Yayınlarımız: Sektörel literatüre katkı sağlamak
amacıyla; Döküm Hataları Atlası, Anadolu Dökümün
Beşiği, Metalografi, Alüminyum Teknolojileri adlı yayınlarımız sektörün hizmetine sunulmuştur. Ayrıca; sürekli yayınımız olan Türkdöküm dergimiz ile üçer aylık
periyotlarda sektörün tamamına ulaşmaktayız.
Sektöre yönelik sunduğunuz eğitim programları nelerdir? Bu konuda üniversitelerle işbirliği içerisinde
misiniz?
Sektöre yönelik lisans ve lisansüstü eğitim faaliyetleri derneğimiz tarafından desteklenmektedir. Önde
gelen Üniversitelerimizin Metalürji ve Makina Mühendisliğinin sektörümüzle ilgili dallardaki araştırma
projelerine derneğimiz ve üyelerimiz destek olmaktadırlar. Derneğimiz bünyesinde üyelerimize yönelik
olarak sektörel eğitimler süreklilik göstermektedir.
Üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda sektöre
özel teknik ve idari konularda seminer, kurs ve atölye
çalışmaları düzenlemekteyiz.
Derneğinizin çatısı altındaki sektörlere bakıldığında çevre sağlığının da özen gösterilmesi gereken
konular arasında geldiği ortada. Bu konularda firmalarımızın izlediği politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz,
TÜDÖKSAD olarak sektörü bu alanlarda bilgilendirici
çalışmalar yapıyor musunuz?
Geçmişten günümüze tüm dünyada, ülkelerin gelişmesi, sanayi sektörünün büyümesi ve gelişmesi
neticesinde olmaktadır. Bu büyüme de beraberinde
çevre sorunlarını gündeme getirmektedir. Gerek kulı EYLÜL 2014
Çevre sorunu TÜDÖKSAD
tarafından sektörün bugünkü ve
yarınkİ en önemlİ sorunu olarak
ele alınıyor
lanılan hammaddeler gerekse uygulanan prosesler
neticesinde, çevresel etki değerlendirilmesi ve çevre
yönetim stratejisi uygulaması gereken sektörlerin arasında döküm sektörü de yer almaktadır.
Günümüz sanayileri doğanın korunması ve kullanılabilirliğin sürekli olması için “çevre stratejileri” geliştirmektedirler. Çünkü biliyorlar ki, artık kaynaklara sahip
olmak tek başına yeterli değildir. Günümüzde rekabet
gücünü yaratan asıl önemli etken, kaynakları verimli
biçimde kullanabilmek, üretirken israf etmemektir. Döküm sektörü kirletici bir sanayi dalı olarak düşünülse
de; gerçekte tamamen doğal girdilerle (demir cevheri,
kömür, silis kumu, bentonit - kil) üretim yapan, hiçbir
sıvı atığı bulunmayan bir sektördür. Sektörün atık olarak değerlendirilen çıktıları silis kumu, kömür tozu ve
bentonit karışımı olup, tehlikesiz ve inert atık karakterinde olan bir ürün olup diğer bazı sanayilerde girdi
olarak kullanılabilmektedir.
TÜDÖKSAD’ın ana amaçlarından biri de, sektörel
uygulamaların masaya yatırılması ve üyelerinin bu
konuda bilinçlendirilmesidir. Çevre sorunu TÜ-
57
RÖPORTAJ
DÖKSAD tarafından sektörün bugünkü ve yarınki
en önemli sorunu olarak ele alınıyor. Bu doğrultuda,
Döküm Sanayinde Yeni Çevre Kanunlarına Uyum konusunda dernek bünyesinde eğitimler düzenlenmektedir.
Kaliteli ürünlerle rekabet koşullarında yakalanan istikrarın, ancak uluslararası çevre ve çalışma şartlarına
uyma kararlılığı ile sağlanabileceği inancı ile derneğimiz bu yıl ilk defa düzenlenecek olan TÜDOKSAD
Çevre Ödülü Yarışması’na hazırlanıyor. Yarışmaya katılan dökümhanelerin başvuru dosyaları, jüri tarafından
incelenerek bir ön eleme gerçekleştirilecektir. Ödüle
hak kazanan tesisler ise saha ziyaretleri ile belirlenecek. Ödüller; çevrenin korunmasını, alıcı ortam (hava,
su, toprak, gürültü ve görüntü gibi) kirliliğinin azaltılmasını ve önlenmesini, atıkların kaynağında azaltılmasını, az atık üretilmesini, enerji ve hammaddenin daha
verimli kullanılmasını, daha çok çevre dostu üretime
ve ürüne yönelmeyi (çevre mevzuatı gereklerini yerine getiren) sağlayan sanayi tesislerine verilecek.
Değerlendirmeleri, sektör içerisinden belirlenecek bir
kurul gerçekleştirecek. Böylece çevre koruma bilincini geliştirmek ve çevreyle ilgili uygulamaların işleyişini
arttırmak hususunda bir farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.
Bildiğiniz üzere; Türkiye’nin her alanda bir 2023 hedefi var. Türkiye’nin döküm sektöründeki hedeflerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sektörümüz, hükümetimizin açıkladığı 2023 büyüme ve ihracat hedeflerinde kendine düşen ihracat ve katma değer hamlesini
yapma gayreti içinde olacaktır.
Sanayimizin en eski ve köklü alanlarından olan
döküm sanayi, ülkemiz için yüksek öneme haizdir ve
sayısız endüstri alanında ara malı kullanılmakta olduğundan, sanayinin olmazsa olmazıdır ve diğer üretim
metotlarına göre üstünlükleri ve gelişen modern teknolojileri ile hem dünyada hem de Türkiye’de uzun
yıllar önemini koruyacaktır. Girdilerimizin, büyük bir
kısmının yurt içinden TL ile temin edilmesi ve yüksek
işçilik katkısı nedenleri ile ihracatın yıldızı parlak, ithal
girdilere ve montaja dayalı sektörlerinden çok daha
fazla katma değer yarattığımıza inanıyoruz. Türk döküm sanayi otomotiv ağırlıklı bir büyüme göstermektedir. Üretim miktarımızın yaklaşık %70’i Avrupa otomotiv ana sanayicilerine ve parça üreticilerine ihraç
edilmektedir bu nedenle Avrupalı otomotiv sanayisinin Türk dökümhanelerinin kalite ve kapasite olarak
gelişmesinde çok önemli katkısı vardır.
Dökülen metallerin cinsine göre değerlendirme
yaptığımızda büyük ağırlığın pik, sfero, alüminyum,
58
temper ve çinko alaşımları olarak sıralanmaktadır.
Alüminyum döküm parçalarına talep dünya genelinde her geçen gün daha fazla artış göstermektedir.
Önümüzdeki 5 yıl boyunca dünya alüminyum döküm
talebinde her yıl ortalama %9,5 oranında artış beklenmektedir. Bu küresel eğilimin yanı sıra Türkiye’de, otomotiv sektöründe yaşanan kapasite artışı ve yurtdışı
siparişlerdeki sürekli yükseliş nedeniyle alüminyum
dökümde önümüzdeki 5 yıl boyunca yılda ortalama
%15 seviyelerinde artış olacağı öngörülmektedir.
Türk döküm sanayinin, son yıllarda ulaştığı büyüklüğü sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi ve Avrupa ve
dünya sıralamalarında daha yüksek seviyelere çıkabilmesi için geliştirdiği sektörel hedeflerimizi şöyle
sıralayabiliriz; Rekabet gücümüzün gelişmiş ülkelerdeki rakiplerimizin seviyesine ulaştırılması, müşteri ve
pazarın “tüm dünya” olduğu bilinci ile küresel oyuncu
olunmanın hedeflenmesi. Bununla birlikte; yüksek
katma değerli ürünlere yönelme ve bunun gerektirdiği teknolojilerin kurulması, ARGE ve inovasyon çalışmalarına ağırlık verilmesi, döküm ürünlerini, rakip
ürünler karşısında avantajlı kılacak fonksiyona uygun
en hafif parçanın üretilmesi için teknolojik araştırma
ve yatırımların yapılması yer alıyor. Aynı zamanda; hızlı
ürün devreye sokma ve tasarım yeteneğinin arttırılması, müşteri, üretici ve tedarikçi üçgenini ortak çalışma
yürütmelerinin sağlanması ve verimlilikleri arttırılması
hedeflerimizin arasındadır.
Size göre döküm sektörünün yaşadığı en büyük sorunlar nedir? Bunların aşılması için neler yapılmalı?
Döküm sektörü de diğer sektörler gibi ülke ekonomimizdeki genel sorunları yaşamaktadır. Bu genel sorunlara değinmeye gerek görmüyorum ancak burada
sizlere sektörümüzle ilgili bazı özel sorunları çözüm
önerilerimizle birlikte özetlemek istiyorum.
Döküm sektörünün en önemli sıkıntılarının başında yeni yatırım için arazi temini gelmektedir. Sektörün
geniş sahalara olan ihtiyacı ve sanayinin yoğun olduğu büyük şehirlerde ve sanayi bölgelerinde sanayi
arazilerinin bedellerinin çok yükselmesi nedeniyle,
dökümhane yatırımları imkânsız hale gelmektedir.
Bölgesel olarak, sanayiciler yeni ihtisas organize sanayi bölgelerine ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan en
güncel örnek; İzmir’de ve İstanbul’da yaşanmaktadır.
Bölge dökümcüleri, uzun süredir bürokratik işlemlerin
tamamlanarak kendilerine bir alan tahsis edilmesini
beklemektedirler. İstanbul’da yerleşik sanayi tesislerinin yeni İstanbul İmar planlarında sanayi alanlarının
kaldırılmasından sonra büyüme imkânları kalmamıştır.
Yatırım yapamayan ve büyüyemeyen sanayi kuruluşu
yok olmaya mahkûmdur. En kısa süre içinde İstanbul
ı EYLÜL 2014
içindeki sanayi tesisleri için yakın hinterlant içinde sanayi bölgeleri tahsisi ile teşvik edilmesi gereklidir.
Sektörün diğer önemli sorunu ise nakliyedir. Gerek
hammaddelerin gerek mamulün nakliyesi önemli bir
maliyet unsurudur. Demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi, etkin ve ucuz hale getirilmesi sektörün beklediği önemli bir atılım olacaktır. Döküm ürünleri ağırlık/
kıymet oranı düşük ürünler olduğundan navlun, dış
ticarette önemli bir maliyet kalemi olmaktadır. İhracatta, ürün değeri yüksek olmayan döküm ürünlerinin
üzerine nakliye bedelleri %15-20 arasında ek maliyet
getirmektedir. Bu nedenle, Avrupa’ya demiryolu taşımacılığı mutlaka verimli hale getirilmelidir.
Döküm sektörü metal ergitmede yüksek miktarda
elektrik enerjisi kullanmaktadır. Serbest piyasa koşullarının tam olarak oluşmadığı enerji piyasasında, sektör Avrupa’daki rakipleri gibi “büyük kullanıcı” olmanın
avantajını kullanabileceği politikalar beklemektedir.
Dökümhane atıklarının bertaraf da ayrı bir sorun
kaynağıdır. Çevre analizleri için akredite laboratuar
sayısı yetersizdir. Atıkların analizini yapacak akredite
laboratuarlar artırılmalı ve üniversite ve/veya kamu laboratuarlarında yapılan analizler ilgili Bakanlıklar tarafından kabul edilmelidir.
Ayrıca, döküm sektörünün, tehlikesiz ve inert atık
karakterinde olan döküm kumu ve cüruf gibi atıkları
için uygun depolama alanları da yetersizdir. Bu nedenle, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi tehlikesiz dökümhane atıklarının orman bölgelerindeki terk edilmiş
ı EYLÜL 2014
70
%
Türk döküm
sanayinde üretim
miktarımızın
yaklaşık %70’i
Avrupa otomotiv
ana sanayicilerine
ve parça
üreticilerine ihraç
edilmektedir.
taş ve kum ocaklarına doldurulmasına ve üstlerinin
ağaçlandırılmasına izin verilmeli; tehlikesiz katı atık
depolama alanlarının kurulması için yerel yönetimler
teşvik edilmelidir. Avrupa’da çimento, hazır beton, zemin dolgusu, yol asfalt dolgusu gibi alanlarda birçok
uygulama örneği bulunan tehlikesiz katı atıkların diğer
sanayi sektörlerine hammadde girdisi olarak kullanılmasının teşvik edilmesi de değerlendirilmelidir.
Bunların yanı sıra, üretim süreçlerinde karşılaşılan
tehlike ve risklerin sektöre özgü ele alınması büyük
önem arz etmektedir. Ancak yeterli sayıda iş güvenliği
ve sektör bazında uzmanlar yoktur. Bu alanda yeni iş
güvenliği uzmanları ve sektör uzmanlarının yetiştirilmesi sağlanmalıdır.
Son teşvik uygulamalarında döküm sanayi kapsam
dışında tutulmuş, otomotiv ve oto yan sanayi ve makine imalat sektörleri teşvik edilmiştir. Döküm olmadan
otomobil yan sanayi üretim yapamaz, makine ise imal
edilemez. Bu nedenle döküm sanayide teşvik kapsamı içine alınmalıdır.
Alüminyum döküm sektörü otomobil üretimin artması ve otomobillerde alüminyumun payının artması
ile çok hızlı gelişme göstermektedir. Türkiye’de sadece Seydişehir’de üretilen birincil alüminyum sektör
ihtiyacının sadece %6-7 sini karşılamaktadır. Sektörün
ihtiyacı olan hammaddeler ithal gelmektedir.
Türkiye’nin boksit rezervlerinin zenginliği bilinmektedir. Bu sektörde yatırımın özellikle teşvik edilmesi stratejik öneme haizdir.
59
„Başarı tesadüf değildir.“
ANKIROS FUARI’NDA
H3-B130 NUMARALI
STANDIMIZA BEKLERİZ.
MAGMA Bilisim ve Teknoloji Hizmetleri Ltd. Sti.
Tel: +90 (216) 557 64 00
[email protected]
www.magmasoft.com.tr
TEKNOLOJİ
Kromit Kumu: Madenin
Çıkarılmasından Dökümhaneye
Kadar Her Şey Tek Elden
Döküm sanayisinin en önemli uygulama alanı olan kalıp yapımı için en uygun kum
kromit. Ancak kromit kumu üretmek için külfetli bir işlemden geçirmek gerekiyor.
Kromit üretimi için uygun değer artırma zincirine sahip olan LANXESS; işleme,
seri üretim ve satış üzerine kendi maden ocağındaki kazanımdan döküme kadar
devam eden sürecin tüm adımlarını kontrol ediyor.
D
öküm uygulamaları için kromit kumu
2011 yılında dünya çapında UG2 kaynaklarının eritilmesi dahil olmak üzere
yaklaşık 30 milyon ton krom cevheri çıkarıldı.
Günümüzde bilinen rezervlerin üçte ikisine tekabül eden 7 bin 600 milyon tonluk kısmı Güney
Afrika’da yer alıyor. Sadece 2011 yılında 14,5 milyon ton cevher çıkarılan bu rezervlerin yüzde
95’ten fazlası metalürjik amaçlarla, özellikle ferrokrom üretiminde kullanılıyor¹.
Tüm dünyada çıkarılan kromitin yaklaşık yüzde
2’sine tekabül eden 600 bin tonluk kısmı 2011 yılında döküm endüstrisine aktarıldı ve bunun yaklaşık 120 bin tonu Avrupa’da kullanıldı²a. Döküm
sanayisindeki en önemli uygulama alanını kalıp
yapımı oluşturuyor. Güney Afrika’daki maden yataklarından yalnızca birkaçı döküm sanayisinin
ihtiyaçlarına uygun bu kromit kumunu üretmek
için gerekli olan külfetli işlemi yürütüyor. Bu işlem; 1.900°C sıcaklığa kadar yüksek dayanıklılık,
çok iyi ısı iletkenliği ve aynı zamanda minimum
ısı genleşmesi ile nitelendiriliyor. Kromit, ergimiş metal için etkili bir engel oluştururken, aynı
zamanda iyi bir gaz geçirgenliği sağlıyor. Doğal
kumlar arasında başta zirkonyum oksit kumu karşılaştırılabilir özelliklere sahip olmasına rağmen
oldukça pahalı. Nadiren kullanılan silikatlar ve
olivin ise az da olsa benzer özellik gösteriyor. Döküm kumlarına olan aşırı talep fiyatların da birkaç
senedir hızla artmasına neden oldu²a. Dolayısıyla
sentetik alternatif arayışları ivme kazandı³.
Özellikle kalıp yapımında kullanılması için kaliteye ve bu kalitenin sürekliliğine ihtiyaç var⁴.
Arılık, krom ve demir oranı, özellikle de tanecik
62
LANXESS ile
Rustenburg/
Güney Afrika’da
krom cevheri
işlemesi
1
Krom
cevheri
çıkarılması
2
Krom
cevherinin
kırılması ve
ön tasnif
işlemi
3
ı EYLÜL 2014
ğılımı çıkarıldığı yatağa özel oluyor. Bu nedenle
yıllar boyunca kumun yeniden aynı özellikleriyle
üretilebilmesi için, hammaddenin tek bir madenden veya yataktan çıkmış olması önemli bir avantaj sağlıyor. Bu ön şart, 50 yılı aşkın bir süredir
Güney Afrika’nın Rustenburg şehrinde bulunan
bir madende elde edilen LANXESS kromit cevheri için sağlandı. En az 10 yıl daha yeterli cevher yatağı üretim için hazır olmakla birlikte, yakın
çevrede başka yataklar da mevcut. Ham cevherin döküm kumuna işlenmesi Rustenburg’da
uzun bir geçmişe sahip (Şekil 1).
Krom
cevherinin
sınıflandırılması
ve tasnifi
4
morfolojisi ve tanecik büyüklüğü dağılımının, dökümün başarısı ve dökümün yüzey kalitesi üzerinde önemli etkisi bulunuyor. En uygun neticeye
ulaşmak için genellikle kalıp yapımında kullanılan reçeteler, her dökümhane için ihtiyaca özel
oluşturuluyor ve seçilen belli bir kromit kumu çeşidi üzerine kuruluyor. Özellikle bu yüzden, ana
hammaddenin ihtiyaca göre süreklilik arz eden
kalitede olması büyük önem taşıyor. Aynı şekilde
hammaddeye olan aşırı bağımlılık durumu, şimdiye kadar kromit kumunda geri kazanım sağlanması gayretlerinin yalnız bazı istisnai durumlarda
başarılı olacağı endişesine yol açtı. Yüksek kalitede kromit kumunun, belli bir geri dönüşüm payı
ile üretilmesi hala zorlu bir süreç gerektiriyor.
Tanecik – Doğal Bir Ürün
Kalıp yapımında kullanılan kromit kumunun tanecik morfolojisi, üretilen formların mekanik ve termik özelliklerini büyük ölçüde belirliyor. Bu morfoloji doğal olarak mevcut olmak birlikte, ürünün
elverişli özelliklerinin olduğu gibi korunabilmesi
için ham kumun hazırlanması esnasında zarar
görmemesi gerekiyor. Örneğin orijinal tanecik
büyüklüğünden daha küçük ebatta tanecik elde
edebilmek için ham kumun öğütülmesinde sakınca bulunuyor.
Tanecik formu ve tanecik büyüklüğünün daı EYLÜL 2014
Entegre Ticaret Modeli
Standart özelliklere sahip hammaddenin bu
avantajını koruyarak dökümhanelerdeki son kullanıcıya kadar ulaştırmak amacıyla özel kimyasallar şirketi olan LANXESS, 2012 başında Avrupa
pazarı için tüm üretim zincirini tek bir elde ya
da kendi kontrolünde tutmaya karar verdi. Oldukça karmaşık geçen bu sürecin adımları; ham
cevherin çıkarılması, kırma ve ön tasnif işlemi, sınıflandırma ve tasnif etme, suyunu boşaltma ve
depolama, Avrupa’ya sevkiyat, kurulama ve havalandırma, paketleme ve son olarak da yükleme
şeklinde ilerliyor⁵ (Şekil 2-5).
Sürecin ilk aşamaları, Güney Afrika’da krom
cevheri maden yatağına yakın alanlarda gerçekleşiyor. Burada kimyasal ve metalürjik amaçların
yanı sıra, krom cevherinden, örneğin cam ve seramik sanayi gibi diğer uygulamalar için de krom
tipleri elde ediliyor. Döküm işlemlerindeki hammadde daha sonra işlenmek üzere Avrupa’ya
gönderiliyor. Son aşamalar ise LANXESS adına
Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde bulunan Hamm
şehrindeki uzman bir Alman işletme tarafından
yürütülüyor.
Tüm aşamalar LANXESS’in kontrolünde, ancak farklı firmalar ya da ülke organizasyonları ile
dünya çapında etkin servis veren hizmet&lojistik
ağı sayesinde sağlam bir planlama ile gerçekleşiyor. Böylelikle, üretim ve dağıtım süreçlerinin
idaresinde şeffaflık ve esneklik sağlanıyor. Bu
sayede LANXESS şirket profili, pazarda egemen
distribütör sistemine dayalı yapı karşısında öne
çıkıyor.
Son ürünler sıkı ve sürekli bir kalite kontrolünden geçiyor. Son 3 yıldır LANXESS döküm kumunun krom oksit ve/veya silisyum dioksit oranının
sabit tutulması, kalitenin sürekliliği için verilebilecek bir örnek. Yalnızca 0,18-0,19 yüzdelik aralığındaki değişimler bunu ispatlar nitelikte
63
TEKNOLOJİ
Krom cevherinin
suyunun
boşaltılması ve
depolanması
5
(Şekil 6). Ürünler, müşteri talepleri doğrultusunda
farklı sevkiyat şekillerinde sunuluyor: Bu sevkiyat
şekillerini; istenilen miktarda kağıt torba, big-bag
veya silo araçlar oluşturuyor.
Hedef
Kromit kumunun zengin avantajlarını kullanıcılarla daha kolay paylaşabilmek için döküm kumlarını Cromtec™ adı altında markalaştıran LANXESS,
bu günlerde Cromtec™ için kapasitelerini arttırıyor. Bu sayede öncelikle Avrupa’da ve daha sonra da deniz aşırı ülkelerde olmak üzere, gelecekte de birçok müşterisine güvenilir ve uzun süreli
LANXESS
döküm kumu
Cromtec™
50 krom
ve silisyum
oranının zaman
ile değişimi
46,5
Cr2O3-Gehalt in %
1,0
Si02Gehalt in %
46,0
0,5
6
2009
2010
2011
2012
bir iş ortağı olmaya devam etmeyi amaçlıyor.
Sektörde genellikle 3 ila 6 ay arasında süre kapsayan sözleşmeler dikkate alındığında, bu durum
önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü müşteriler, üretimlerini sürekli değişen hammadde kalitesi ve
özelliklerine göre ayarlamak zorunda kalmıyor.
KAYNAKLAR
[1] Heinz H. Pariser, Gerhard Pariser, Vortrag „Chrome Ore Production, Capacity & Trade“, Folie 4, 34th Stainless Steel Seminar, April
2012, Xanten.
[2] a) Mike O’Driscoll, Chromite in a tight spot, Industrial Minerals, Sept. 2011, 26-29;
b) LANXESS Deutschland GmbH, kendi öngörüsüdür.
[3] Jürgen-Michael Schäfer, Jörg Schäfer, Der synthetische Formstoff CERATEC als Alternative zu Zirkon- und Chromerzsand,
Giesserei-Rundschau 59 (2012, Heft 3/4) 64-67.
[4] Harald Elsner, Assessment Manual: Heavy Minerals of Economic Importance, Bundesanstalt für Geowisschenschaften und
Rohstoffe (BGR), 2010, S. 161-176.
[5] Rudolf Weiss, Formgrundstoffe, in: VDG-Taschenbuch 11, Gießerei-Verlag, Düsseldorf 1984, ISBN 3-87260-049-4; HeinzJosef Wojtas, Jörg Brotzki, Wiederverwendbarkeit von regenerierten Chromerzsanden in Stahlgießereien, Teil 1, Abs. 2,
Giessereiforschung 47 (1996) 150-158.
64
ı EYLÜL 2014
TEKNOLOJİ
Savelli’den
İdeal Kum
için SGMT
Tipi Mikser
Modern dökümhanelerde kum
tesisleri ve bu tesislerin nihai
döküm kalitesi, maliyetler
üzerinde oldukça etkili.
Dolayısıyla uygun kum tesisi
yatırımları dökümhanelere,
üretim parametrelerinin süratle
iyileştirilmesi sonucu önemli
miktarda tasarruf imkanı tanıyor.
Savelli tarafından, dönen
yaş kumun yenilenmesi için
geliştirilen SGMT tipi mikserler,
yüksek basınçlı otomatik
kalıplama makinelerinin verimli
ve optimal bir operasyon için
ihtiyaç duyduğu ideal kalıplama
kumunu sağlıyor.
Y
aş kum kalıbına dökülen sıvı metalin yüksek sıcaklığı nem kaybına, bentonite ve
dökme demir durumunda da kömür tozu
ve/veya diğer organik bileşenlerin yanmasına sebep vererek, kumun özelliklerinin bozulmasına yol
açıyor. Sarsak sonrası dönen sistem kumu, kalıplama için uygun özelliklerini kaybetmesinin yanında,
aşırı derecede ısınarak, besleyici ve maça kalıntıları, metal parçacıkları gibi yabancı cisimler ihtiva
ediyor.
Dönüş sistem kumunu yenilemek ve sonrasında
kalıplamada tekrardan kullanabilmek için bir dizi
yenileme işlemine gerek duyuluyor. Bu işlemler;
manyetik separatörlerle metal parçacıkların ayıklanması, kumun elenmesi ve soğutulması, tozun
emilmesi, kumun ön nemlendirilmesi ve dinlendirilmesi, kalıplama özelliklerin canlandırılması ve
66
ı EYLÜL 2014
Savelli’nin
SGMT tipi
mikserleri ise,
özellikle yüksek
basınçlı otomatik kalıplama
makinelerinin
verimli ve
optimal bir
operasyon için
ihtiyaç duyduğu
ideal kalıplama
kumunu sağlayacak şekilde
dizayn edilip,
üretiliyor.
ı EYLÜL 2014
kumun havalandırılması şeklinde uygulanıyor. 2030 yıl öncesine kadar bu işlemler ana makinenin
karıştırıcı olduğu tek bir sistemde yapılıyordu. O
dönemde kullanılan mikserler basit tekerlekli değirmenlere benzeyen, hacim ve kalite olarak sınırlı
verime sahip makinelerde.
Modern dökümhanelerdeki büyük hacimli kum
ihtiyacı ise sürekli ve çoklu vardiyalar, kum özelliklerinin devamlılığının korunması zorunluluğu ve
döküm makineleri üreticilerinin daha karmaşık sistemler geliştirmesi ihtiyacını doğurdu. Bu talepler
doğrultusunda eskiden bir değirmen ile bir defada
yapılan işlemler, özel fonksiyonları bulunan farklı
makine ve donanımlara (polygonal elek/soğutucu/dinlendirme siloları ve son olarak mikser) pay
edilerek, kumun en uygun şekilde rejenerasyonu
sağlandı.
Kumun rejenerasyonu, kalıplama için gerekli
fiziksel özelliklerin sağlanması anlamına geliyor.
Bunun icin dönüş kumuna eksilen miktarda bentonit, kömür tozu, su ve yeni kum ilavesi gerekiyor.
Kalıplama kumunun rejenerasyonu mikserlerde
yapılırken; elenmiş, tozu alınmış ve soğutulmuş
geri dönüş kumu bir takım safhalara uygun olarak
mikserde işleme tabi tutulur. Bu safhaları; dönen
sistem kumunun mikserin yükleme haznesinde
toplanması, mikserin yükleme haznesinde kumun
tartılması, haznenin içinde kumun nem ve sıcaklığının ölçülmesi, ön nemlendirici su ilavesi, yükleme
haznesinden miksere kum verilmesi, kömür tozu,
bentonit ve yeni kum ilavesi, ikinci kademe nemlendirici su ilavesi, karıştırma (homojenizasyon),
sıkıştırma ve kesme mukavemetlerinin ölçümü/
kontrolü ve son olarak da kalıplama makinesine
gönderilmek üzere hazır kumun konveyör banta
boşaltılması oluşturuyor.
Kalıplama kumunun nihai kalitesi ve kimyasal/fiziksel özelliklerindeki kararlılık, hem parça kalitesine hem de bütün dökümhanenin verimliliğine etki
ediyor. Bu kararlılık için karıştırma işleminden önce
kumun soğutulması, ön nemlendirilmesi ve toplama silolarında dinlendirilmesi gerekiyor. Savelli’nin
SGMT tipi mikserleri ise, özellikle yüksek basınçlı
otomatik kalıplama makinelerinin verimli ve optimal bir operasyon için ihtiyaç duyduğu ideal kalıplama kumunu sağlayacak şekilde dizayn edilip,
üretiliyor. Bu mikserler dönüş kumunun ağırlığını,
nemini ve sıcaklığını ölçen ekipmanlar yanında,
nemlendirici su ilave miktarını ve çevrim süresini
hesaplayan ve bu hesaba uygun olarak miksere
su veren özel sistemlerle donatılıyor.
Savelli’nin SGMT tipi mikserlerinin konstrük-
67
TEKNOLOJİ
siyon özelliklerinden bazıları şu şekilde: Sürekli olmayan çalışma koşullarına uygun; mikser karıştırma
haznesinin içine döşenen aşınmaya mukavim seramik karolar; tabanda bulunan aşınmaya mukavim
döner karıştırıcılar; dikey eksenli, aşınmaya mukavim çelik bıçaklı, yoğun karıştırma kabiliyetine haiz
iki bağımsız türbin; mikseri pnömatik olarak yandan
beslemeye imkan tanıyan yeni kum ve katkı malzemeleri tartım ve besleme sistemi; kullanılmış kumun
ağırlık, nem ve sıcaklık özelliklerini tespit ederek
hedeflenen nem değerini yakalamak için gerekli su
ilave miktarını hesaplama sistemi; nozullar vasıtasıyla kontrollü bir şekilde hareket halindeki kumun
üzerine su püskürten su ilave sistemi; her bir çevrim
için işlemdeki fazları ve ilgili parametreleri gösteren
izleme ve üretim bilgilerini depolama sistemi; tek
bir ekipman ilavesi ile her bir çevrim için kumun sıkıştırılabilirliği ile kesme mukavemetlerinin ölçümü
ve gerekli düzenlemeleri otomatik olarak programlayabilme imkanı.
Savelli SGMT tipi mikserlerin kullanımının, kalıplama kuma üretim ve bakım kalitesi hususlarında
sağladığı avantajları ise şunlar oluşturuyor: Karıştırma sisteminin otomatik olarak sorunsuz bir şekilde
çalışması; çırpıcılar ve karıştırıcıların eş zamanlı etkisi ile kalıplama kumunun kararlı ve sürekli karışımı;
üretim tarafından önceden tanımlanan bir aralıkta
kum özelliklerinin sabit tutulabilmesi; her bir çevrim
68
Modern dökümhanelerde
verimli bir üretim ve kalıplama
kumu hazırlığı
için, mikserler
kum tesislerine
çeşitli özel görevleri bulunan
diğer ekipmanlarla beraber
yerleştirilmek
zorunda.
için kullanılan su, katkı malzemeleri, enerji tüketimi
ve işlem süresinin yüksek bir hassasiyetle takibi sayesinde tüketim değerlerinin kontrolü ve makinenin
en verimli şekilde çalıştırılması; görüntülü programlama; her çevrim için bilgi toplama ve depolama
sistemleri ve istenilen zamanda depolanan bu bilgilere doğrulama için kolayca ulaşabilme imkanı; düzenli temizlik, bakım ve kontroller için yan taraftan
mikserin içine kolayca erişebilme imkanı; bütününde sınırlı bakım gerektiren, üretim ve zaman konularında güvenilir bir sistem.
Modern dökümhanelerde verimli bir üretim ve
kalıplama kumu hazırlığı için, mikserler kum tesislerine çeşitli özel görevleri bulunan diğer ekipmanlarla beraber yerleştirilmek zorunda. Komple sistem
içerisinde mikser; karıştırma, katkı malzemeleri ilaveleri ve nihai nemlendirme safhalarını düzenliyor.
Üretim için uygun olan fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip kalıplama kumunun avantajlarını; kum kaynaklı üretim sakatlarının azalması, kalıp bozulması
kaynaklı dökülemeyen derece sayısının azalması
ve kalıplama basınç ve zamanın asgariye indirilmesi
oluşturuyor. Bu duruma bağlı olarak; kalıplama hattının verimliliğinin artışı, satılabilir üretimin artışı,
parça kurtarma maliyetinin azalması, toplam dökümhane verimliliğinin iyileştirilmesi ve yüksek verim ile asgari sakat oranı sonucu üretim maliyetlerinin azaltılması yaşanıyor.
ı EYLÜL 2014
GÜNDEM
Metalürji sektörü
İstanbul’da buluşuyor
Dünya metalürji sektörünün en önemli buluşması olan ANKIROS/
ANNOFER/TURCAST fuarları 11-13 Eylül tarihleri arasında organize
edilecek. İstanbul Büyükçekmece’de Tüyap Fuar & Kongre Merkezi’nde
gerçekleştirilecek olan fuarda; demir-çelik, döküm ve demir dışı metaller
sektöründeki en yeni teknoloji ve ürünler sergilenecek.
Kongreler,
sektörle ilgili
dünyadaki bilimsel, teknolojik ve ticari
gelişmelerin,
araştırma
sonuçlarının,
yeni ürünlerin
ve tasarımların paylaşımı
için önemli bir
uluslararası
platform oluşturacak.
H
annover Messe Fuarcılık tarafından 1113 Eylül tarihleri arasında İstanbul Büyükçekmece’deki Tüyap Fuar & Kongre
Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan ANKIROS/
ANNOFER/TURCAST fuarları, her 2 yılda bir olduğu gibi bu yıl da metalürji sektörünü bir araya
getirecek. 41 ülkeden 973 katılımcı firmanın yer
alacağı fuarda; demir-çelik, döküm ve demir dışı
metaller sektöründeki en yeni teknoloji ve ürünler
sergilenecek. Hem Türkiye hem de küresel metalürji sektöründen ve metal sanayi sektörlerinden
gelen ziyaretçiler; son teknolojiyle üretilmiş makine, ekipman ve malzeme gibi ürünleri yakında
izleme fırsatının yanı sıra, faydalı iş bağlantıları
sağlamak için de şans elde edecek.
Metalürji sektörüyle ilgili tüm ürünlere tek bir
72
platformda ulaşmaya olanak sağlayan ANKIROS/
ANNOFER fuarlarında global metalürji sektörünün önde gelen tedarikçileri bireysel katılımlarının
yanı sıra; Almanya, İtalya, İspanya, Çin, İngiltere ve
İran gibi ülke pavyonlarında da ürünlerini sergileyecek. TURCAST fuarında ise başta TÜDÖKSAD
üyeleri olmak üzere, 65’in üzerinde Türk döküm
üreticisi bir araya gelecek. Otomotiv, inşaat, iş makineleri, ağır makine sanayi, çimento, beyaz eşya,
demiryolu, havacılık ve daha birçok sektörden
TURKCAST fuarını ziyaret edecek olan yerli ve yabancı döküm alıcıları için Türkiye’nin önde gelen
dökümhaneleri aynı çatı altına toplanacak. TURCAST fuarı ziyaretçileri ise çok sayıda dökümhane
ile temasa geçerek, döküm ihtiyaçlarını en uygun
şekilde tedarik etme fırsatı yakalayacak.
ı EYLÜL 2014
Her seferinde sürekli artan rakamsal verilere sahip ANKIROS/ANNOFER/TURCAST
fuarları 2014 yılında 22 bin metrekarelik net
sergileme alanında, 41 ülkeden 973 katılımcı
firmaya ev sahipliği yapacak. Fuarların, 70’i aşkın ülkeden 17 binin üzerinde sektör temsilcisi
tarafından ziyaret edilmesi bekleniyor. Öncelikli amacı; sektördeki gelişmeler ile son teknolojilerden haberdar olmak, yeni yatırımcılar
ile tedarikçiler bulmak ve firmalar açısından
yeni iş bağlantıları ile metalürji sektöründeki
farklı deneyimleri paylaşmak olan fuarlarda,
“Döküm ve Sanat” konseptindeki Bihrat Mavitan resim ve heykel sergileri sayesinde dökümün sanatsal yönü de gösterilecek.
ANKIROS/ANNOFER/TURKCAST 2014 süresince eş zaman ve mekanda, TMMOB Metalürji
Mühendisleri Odası tarafından “17. Uluslararası Metalurji ve Malzeme Kongresi”, TÜDOKSAD tarafından da “7. Uluslararası Ankiros
Döküm Kongresi” düzenlenecek. Kongreler,
sektörle ilgili dünyadaki bilimsel, teknolojik
ve ticari gelişmelerin, araştırma sonuçlarının,
yeni ürünlerin ve tasarımların paylaşımı için
önemli bir uluslararası platform oluşturacak.
Yerli ve uluslararası birçok kuruluş tarafından desteklenen fuarlar, bu yıl KOSGEB tarafından da destek kapsamına alındı. Yurtdışı
tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra, uluslararası ziyaretçi sayısının attırılması amacıyla Ekonomi
Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde düzenlenen
“Alım Heyeti” programı çerçevesinde 45 hedef ülkeden ziyaretçi grupları beklendiği fuar
için, organizatör firma tarafından da çeşitli ülkelerden özel alım heyeti organizasyonları
gerçekleştirilecek.
Dünyanın her
tarafından gelen metalürji
sektöründen
ve metal sanayi sektörlerinden gelen ziyaretçiler; son
teknolojiyle
üretilmiş makine, ekipman
ve malzeme
gibi ürünleri yakında
izlemenin yanı
sıra, faydalı
iş bağlantıları
sağlamak için
de şans elde
edecek.
ANKIROS / ANNOFER / TURCAST 2014
FUAR HOLLERİ
İstanbul Tüyap Fuar & Kongre Merkezi’nin 2,
3, 5, 6, 7, 8 ve 9. hollerinde gerçekleştirilecek
ANKIROS/ANNOFER/TURCAST fuarlarında sektörel tedarikçiler ziyaretçilerle buluşacak. ANKIROS/ANNOFER fuarlarının 2. holünde metal
enjeksiyon makineleri ve fırınlar, 5. holünde ise
yüzey işleme, kumlama ve döküm makineleri sergilenecek. ANKIROS fuarında ayrıca özel demir
çelik holleri de yer alacak. 8 ve 9. hollerde bulunacak Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD)
üyesi firmalarla birlikte sektörün yerli ve yabancı
tüm tedarikçi firmaları ürünlerini sergileme şansı
elde edecek. TURCAST fuarı ise 7. holde yer alacak ve döküm üreticilerinin ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturacak.
BÜYÜTEÇ
22
973
ı EYLÜL 2014
bin m2
ANKIROS/ANNOFER/TURCAST fuarları
2014 yılında 22 bin metrekarelik net
sergileme alanında yapılacak.
41 ülkeden 973 katılımcı firmanın
yer alacağı fuarda; demir-çelik,
döküm ve demir dışı metaller
sektöründeki en yeni teknoloji
ve ürünler sergilenecek.
İstanbul Tüyap Fuar & Kongre
Merkezi’nin 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve
9. hollerinde gerçekleştirilecek
ANKIROS/ANNOFER/TURCAST
fuarlarında sektörel tedarikçiler
ziyaretçilerle buluşacak.
73
GÜNDEM
ANKIROS-ANNOFER-TURKCAST 2014
YERLEŞİM PLANI
74
ı EYLÜL 2014
ı EYLÜL 2014
75
GÜNDEM
TURKCAST 2014 Katılımcı Listesi
H7-A120
H7-A155
H7-C100
H7-E110
H7-E190
H7-E220
H7-B180
H7-D120
H7-C130
H7-A115
AA-AAAA
H7-A170
H7-B120
H7-B100
H7-E140
H7-A130
H7-E170
H7-E150
H7-B175
H7-D100
H7-E100
H7-E200
H7-B135
H7-C116
H7-C140
H7-E230
H7-B130
H7-B115
H7-B125
H7-B170
H7-B140
H7-E130
H7-C125
H7-A110
76
ADANA DÖKÜM SANAYİ A.Ş.
www.adanadokum.com.tr
AFS HASSAS DÖKÜM SAN.TİC.LTD. ŞTİ.
www.afshassasdokum.com
AKDAŞ DÖKÜM SAN. VE TIC. A.Ş.
www.akdas.com.tr
AKPINAR DÖKÜM VE MAKİNA SAN. A.Ş.
www.akpinardokum.com
ALCAST METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
www.alcastmetal.com.tr
ALKOR DÖKÜM AL.MA. SAN. TİC. LTD.
www.alkor.com.tr
ALTAN MAKİNA & DÖKÜM
www.altanmakina.com
ANADOLU DÖKÜM SA. A.Ş
www.anadoludokum.com.tr
ARDEMİR DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.
www.ardemir.com
ARDÖKSAN SFERO KAL. PİK DÖKÜM LTD.
www.ardoksan.com
ARDÖKÜM MERDANE SANAYİ AŞ
www.ardokum.com.tr
ARYA METAL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
www.aryametal.com
ATİK METAL SAN. VE TİC. A.Ş.
www.atikmetal.com.tr
AY DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.
www.aydokum.com
AYZER DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
www.ayzerdokum.com
BORAN ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
www.borancelik.com.tr
BURDÖKSAN DÖKÜM MADENCILIK LTD.ŞTI.
www.burdoksan.com
CANER DÖKÜM
www.canerdokum.com
ÇAĞ-DÖK-SAN ÇAĞLAYAN DÖK. MAK.LTD.
www.cagdoksan.com.tr
ÇEMAŞ DÖKÜM SAN. A.Ş.
www.cemas.com.tr
ÇORUM TEKNİK ÇELİK DÖK. SAN.TİC. LTD.
www.corumteknikcelik.com
DALOĞLU DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC.LTD.
www.daloglu.com
DEMİSAŞ A.Ş.
www.demisas.com.tr
DENİZCİLER DÖKÜMCÜLÜK SAN.TİC. A.Ş.
www.denizcast.com
DİRİNLER DÖKÜM
www.dirinlerdokum.com
DİZAYN METALURJİ DÖKÜM SAN. VE TİC. LTD
www.dizaynmetalurji.com
EGELİ HASSAS DÖKÜM SAN VE TİC LTD ŞTİ.
www.egelihassasdokum.com
EKSTRAMETAL DÖKÜM İZA.MAK.SAN.LTD.
www.ekstrametal.com.tr
ELİT METALURJİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
www.elitmetalurji.com.tr
EMİN YALDIZ METALURJİ MAK.LTD.ŞTİ.
www.eminyaldiz.com.tr
ENTİL END. YAT TIC. A.Ş
www.entil.com.tr
ERGIN PATTERN & CASTING
www.erginmodel.com
FERRO DÖKÜM
www.ferrodokum.com.tr
GEDİK DÖKÜM VANA SAN. TİC. A.Ş.
www.gedikdokum.com.tr
H7-B165
H7-A180
H7-C115
H7-A145
H7-B160
H7-B132
H7-D110
H7-D140
H7-C145
H7-A140
H7-C156
H7-C155
H7-C135
H7-E240
H7-E240
H7-C120
H7-E180
H7-D150
H7-E210
H7-D160
H7-A160
H7-B190
H7-C150
H7-D130
H7-B150
H7-A100
H7-A150
H7-D170
H7-B110
H7-A125
H7-E120
H7-C105
H7-C110
GİSAŞ DÖKÜM
www.gisasdokum.com
GÜNAYSAN MAK.DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
www.gunaysan.com
GÜR METAL HASSAS DÖK.SAN. TİC. LTD.
www.gurmetal.com.tr
GÜRSETAŞ DÖKÜM, ERSEL AĞIR MAKİNE
www.gursetas.com
HEKİMOĞLU DÖKÜM SAN. NAK. TİC. A.Ş.
www.hekimogludokum.com
HEMA ENDÜSTRİ A.Ş.
www.hemaendustri.com.tr
İĞREK MAKİNA SAN. VE TİC. A.Ş.
www.igrek.com.tr
İMPRO METAL METALURJI LTD ŞTI
www.impro.com.tr
KAĞAN DÖKÜM MODEL SAN.TİC. LTD.
www.kagandokum.com
KARDÖKMAK AŞ
www.kardokmak.com.tr
KAYDÖKSAN A.Ş.
www.kaydoksan.com.tr
KHD KONYA HASSAS DÖKÜM LTD.ŞTİ.
www.khd.com.tr
KOÇAK METALURJİ
www.kocakmetalurji.com.tr
KONDÖKSAN DÖKÜM SAN. TİC.LTD.ŞTİ.
www.kondoksan.com
KONDÖKSAN HASSAS DÖK.SAN.TİC.LTD.
www.kondoksanhassas.com
KÖRFEZ DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.
www.korfezdokum.com
MAKİM MAK. TEKN. SAN. TİC. A.Ş.
www.makim.com.tr
MEDAŞ MET. DÖK. MAK. SAN. TİC. A.Ş.
www.me-das.com.tr
MERT DÖKÜM
www.mertdokum.com
MESA MAKİNA DÖKÜM GIDA SAN. TİC.A.Ş.
www.mesamakina.com.tr
ORTADOĞU DÖKÜM SAN.DIŞ.TİC.LTD.ŞTİ.
www.ortadogudokum.com.tr
ÖZGAYD OTOMOTİV SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ.
www.ozgayd.com
ÖZGÜMÜŞ DÖKÜM SAN. VE TİC.A.Ş.
www.ozgumus.com.tr
ÖZGÜVEN DÖKÜM MAK.SAN.TİC. LTD.ŞTİ.
www.ozguvendokum.com
PINAR DÖKÜM SAN. VE TİC. AŞ
www.pinardokum.com.tr
SAMSUN MAKİNA SANAYİ A.Ş.
www.samsunmakina.com.tr
SER DÖKÜM MAKİNA SANAYİ TİC.A.Ş.
www.serdokum.com.tr
SÖNMEZLER METAL DEMİR ÇELİK SAN.LTD.
www.sonmezlerdokum.com
TRAKYA DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.
www.trakyadokum.com.tr
TÜMSER DÖKÜM
www.tumser.com.tr
UNLU DOKUM
www.unludokum.com.tr
ÜNİMETAL HASSAS DÖKÜM A.Ş.
www.unimetal.com.tr
YAZKAN DÖKÜM MAKINA
www.yazkan.com.tr
ı EYLÜL 2014
HABER
Ticaret ve Sanayi
Şurası 6. Kez
Düzenlendi
Türkiye VII. Ticaret ve Sanayi Şurası, Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun
ev sahipliğinde Ankara’da bulunan TOBB Birlik
Merkezi’nde düzenlendi. Dönemin Başbakanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleşen şurada,
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal
Bahçıvan sanayinin sorunlarını dile getirdi.
İstanbul
Sanayi Odası
(İSO) Yönetim
Kurulu Başkanı
Erdal Bahçıvan sanayinin
sorunlarını dile
getirdi.
78
V
II. Ticaret ve Sanayi
Şurası; ilgili Bakanlar,
bürokratlar, 365 oda
ve borsanın başkanları ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği
(TOBB) konsey üyelerinin katılımıyla 7 Ağustos’ta Ankara’da
düzenlendi. 7 bölge ve 3 büyük
ilin ayrı ayrı sunum yaptığı şurada, Ticaret ve Sanayi Odaları
Konseyi, Ticaret Odaları Konseyi, Sanayi Odaları Konseyi,
Ticaret Borsaları Konseyi ile
Deniz Ticaret Odaları Konseyi
de kendilerine ait sorunları ve
çözüm önerilerini paylaştı.
TOBB Sanayi Odaları Konsey
Başkanı olarak katıldığı toplantıdaki konuşmasında İstanbul
Sanayi Odası (İSO) Yönetim
Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan,
Türkiye sanayisinin sorunlarının
ve çözüm önerilerinin gündeme
getirilmesinin önemine dikkat
çekti. Bahçıvan, bazı kentlerin
sanayisiz gelişebileceğine ama
ülkelerin sanayisiz gelişemeyeceğine vurgu yaparak, “Sanayi
faaliyetlerine göz bebeğimiz
gibi bakmak, niteliğini artırmak
zorundayız. Unutmayalım ki, sanayiyle elde edilen gelir, ticaretin de tarımın da canlı kalmasını
sağlayacaktır. Artan uluslararası
rekabet, düşen kâr marjları ve
gayrimenkul başta olmak üzere başka alanlarda yükselen
getiriler, sanayici olmayı cazip
olmaktan çıkarıyor. Sanayinin
ekonomi içindeki payı son 15
yılda yüzde 24’ten yüzde 15’e
geriledi. Daha güçlü bir sanayi,
hiç kuşkusuz ki, daha sağlam
bir ekonomik ve toplumsal istikrarın da teminatıdır. Tüketimden değil, üretimden itibar
kazanmaya çalışan bir toplumsal bilinci yaygınlaştırmaya ihtiyacımız var. Yeni müteşebbisler
yaratmak kadar mevcut müteşebbis ruhunu çağın ihtiyaçları
ve gerekleri doğrultusunda geliştirmeliyiz” dedi.
Şuranın açılışında konuşan
TOBB Başkanı M. Rıfat Hisarcıklıoğlu ise iş dünyası olarak
huzur ve istikrardan yana olduklarını belirterek, “Ekonomide atılım yapmamızı sağlayan
reform ateşi yeniden canlanmalı” dedi. Şura için oda, borsa ve konseylerin kapsamlı bir
çalışma yaptıklarını ifade eden
Hisarcıklıoğlu, özel sektörün
mikro ve makro sorunlarının belirlenmesinin ardından çözüm
önerilerinin hazırlandığını anlattı: “Ülkemizin ticaret ve yatırım
hacmini geliştirdik. Bu sayede
hem tüccar ve sanayicilerimiz
kazandı hem de ülkemiz kazandı. Bugün bizleri bir araya getiren bu platform da esasında sizin ve hükümetimizin istişareye
verdiği önemin bir sonucudur.”
Hisarcıklıoğlu’nun ardından
kürsüye çıkarak konuşma yapan Dönemin Başbakanı Recep
Tayyip Erdoğan ise 2013’te büyümenin yüzde 4 olduğunu,
2014’ün ilk çeyreğinde de yüzde 4,3 oranına yükselerek beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini
belirtti.
Erdoğan,
Türkiye’nin büyüme oranlarında sanayicinin, çiftçinin, esnafın, KOBİ’lerin emeklerinin çok
büyük olduğunu ifade etti ve
TOBB’un sadece ekonomik büyümeye katkı yapmadığını, 81
vilayette ve yurt dışında örgütlendiğini dile getirdi. “TOBB,
ahilik geleneğini yaşatarak,
toplumsal refaha, kardeşliğe ve
dayanışmaya çok önemli katkılar sağlıyor” diyen Erdoğan,
TOBB’u “Türkiye’nin çimentosu” olarak değerlendirdi.
ı EYLÜL 2014
MAKALE
Döküm parça kalitesini arttıran
yüksek performanslı besleyici
gömleklerinin gelişimi
Dökümhaneler, piyasanın artan
rekabet koşulları ile mücadele
edebilmek için, sürekli bir şekilde
üretkenliği arttırma, döküm parça
kalitesini iyileştirme ve sağlam
(çekintisiz) parça üretmenin
yollarını arıyor. Beslemeye yardımcı
malzemeler ve özellikle besleyici
gömlekleri, dökümhanelerin bu
gereksinimlerine ayak uydurmak
için yıllar içinde gelişmiş ve
iyileşmiştir. Bu makalede
besleyici tasarımı ve kullanılan
malzemelerde meydana gelen
gelişmelerle birlikte mini besleyici
teknolojisindeki en son yenilikler
detaylarıyla anlatılıyor.
Stefan A. Fischer, Bendorf, Almanya, Lee R. Horvath ve
Ralph E. Showman, Dublin, Ohio, ABD, Udo Skerdi,
Bendorf, Almanya
1- GİRİŞ
Dökümcüler açısından besleyici kullanımı çekintileri önlemek için gerekli, ancak parça verimliliğini
düşürdükleri, temizleme ve taşlama maliyetlerini
arttırdıkları için de bir o kadar istenmeyen bir uygulamadır. Besleyicilerin tam olarak görev yapabilmeleri için 2 temel özelliği bulunmalıdır. Uygun
modülde (hacmin yüzey alanına oranı) olmalı, yani
beslenmesi planlanan bölgeden daha geç katılaşmalıdır. Ayrıca, içerisinde bağlı olduğu kesitteki
hacimsel çekmeyi karşılamaya yetecek oranda
sıvı metal bulunmalıdır. Bu iki kriter, zaman içinde
besleyici yerleşimi ve şekli ile ilgili bazı tasarım kurallarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.
82
Eskiden besleyiciler döküm parça ve yolluk sistemi ile birlikte aynı kalıplama malzemesi ile kalıplanmaktaydı. Bu nedenle, besleyici yüzeyindeki
ısı kaybı ile döküm parçanın ısı kaybı aynı olduğu
için besleyicinin geometrik modülü besleme için
en önemli ve kritik bir parametre olarak öne çıkmaktaydı. “Doğal” besleyici olarak adlandırılan
bu tip besleyiciler günümüzde hala kullanılmakla
birlikte git gide kullanımları azalmakta ve yerlerini
besleme verimliliğini arttıran diğer yardımcı malzemelere bırakmaktadır. “Doğal” besleyicilerde
toplam hacmin sadece az bir kısmı besleme sıvısı
olarak kullanılabilir. Bu tür besleyicilerin hacimlerinin büyük bir kısmı besleme için gerekli metali sıvı
tutabilmek için zorunlu olarak kullanılmakta dolayısıyla israf edilmiş olmaktadır.
1.1.Sıcak başlıklar
Geçtiğimiz yıllar içerisinde besleyicilerin ısı kaybını yavaşlatacak veya daha uzun süreler sıvı kalmalarını sağlayacak, “ısı kaynağı” olarak kullanılan
bir çok değişik ürün geliştirilmiştir. Bu tür ürünlerden ilk olanı muhtemelen sıcak başlıklardır. Sıcak
başlıklar; dökümden hemen sonra açık besleyicilerin üzerine ilave edilen malzemelerdir. Bunlar ya
besleyici üzerinden radial ısı kaybına mani olmak
için ilave edilen yalıtkan ya da besleyici yüzeyini
ısıtmak için kullanılan ekzotermik malzemelerdir.
Yalıtkan tozlar; çeltik kabuğu, patlamış perlit veya
vermikülit gibi düşük yoğunluğa sahip ve yalıtkanlık özelikleri yüksek olan malzemelerden oluşmaktadır.
Ekzotermik malzemelerin ısı kaynağı ise “termit” (yüksek ısı veren) reaksiyonudur.
4 Fe2O3 + 8 Al → 4 Al2O3 + 8 Fe + ısı
(2400 °C, 4500 °F)
Ekzotermik malzemeler tek başına kullanılabileceği gibi yalıtkan bir malzeme ile karıştırılarak da
kullanılabilir. Bu tür malzemeler sadece besleyiciye ısı ve yalıtkanlık sağlamakla kalmaz ayrıca besleyici içindeki sıvı metal miktarını arttırarak besleme için kullanılacak sıvı metal hacminin artmasını
sağlar.
ı EYLÜL 2014
ŞEKİL 1
Değişik tiplerdeki yalıtkan
ve ekzotermik
kapaklar
ŞEKİL 2
Yeni dökülmüş
bir kalıptaki yüzer örtü kapağı
ŞEKİL 2
ŞEKİL 1
Sıcak başlık olarak kullanılabilecek birçok değişik tip ve formülde ürün olmasına rağmen, fiziksel özelliklerinden dolayı bu ürünlerin kullanımı
problem yaratabilmektedir. Bu ürünlerin birçoğu
granül veya toz halindedir. Döküm yapıldıktan
sonra sıvı metal üzerine ilave edilmeleri gerektiği için güvenli ve hassas bir şekilde uygulanması
zordur. Yeni geliştirilen bir ürünle [1] bu sorunlar
ortadan kaldırılmıştır. Günümüzde Yüzer Örtü Kapakları (FCL) geleneksel besleme tozlarının yerini almıştır. FCL’ler yalıtkan ve/veya ekzotermik
refrakter özelliklerde üretilebilmektedir. FCL’ler
Düşük Özgül ağırlığı olan Aluminyum Silikat Seramik (LDASC) malzemelerden imal edilmekte
ve bağlayıcı olarak Fenolik Üretan Soğuk Kutu
(PUCB) reçine kullanılmaktadır. FCL’ler yuvarlak
disk şeklinde ve açık besleyicilerin içine serbest
olarak yerleştirilebilecek çaplarda üretilmektedir. Ayrıca, silindirik olmayan besleyiciler için
özel şekillerde de üretilebilmeleri mümkündür.
Şekil 1 değişik ölçülerdeki yüzer örtü kapaklarını
göstermektedir.
FCL’lerin kullanımı ile kum besleyicilerin
besleme verimindeki tutarlılık oldukça iyileşmiştir. FCL kullanımı, toz malzeme kullanımı
ile ilgili; ne kadar toz kullanıldığı, tozun döküm bittikten ne kadar sonra ilave edildiği ve
besleyicilerin üstünü tam ve yeterli kalınlıkta
örtüp örtmediği gibi kaygıları ve değişkenlikleri ortadan kaldırmaktadır. Hem dökümhane hem de laboratuvarlarda yapılan testler,
FCL kullanıldığında elde edilen iyileşmenin
besleme performansını yükselttiğini ve tekrarlanabilirliği arttırtığını teyit etmiştir [1].
Şekil 2 yeni dökülmüş bir kalıptaki FCL uyugulamasını göstermektedir.
ı EYLÜL 2014
1.2. Besleyici Gömlekleri
Besleyici gömleklerinin kullanımı, besleyici veriminde çok daha çarpıcı iyileşmeleri beraberinde
getirmiştir. Besleyici gömlekleri yalıtkan, ekzotermik veya bu iki özelliğin birleşimi olarak üretilebilir. Besleyici gömlekleri genellikle besleyicinin
dış silindirik yüzeyini, yani en büyük yüzey alanını
kaplayacak şekilde imal edilirler. Bazen de “insertable” (kalıp boşluğuna sıkı geçme şeklinde uygulama) veya “ram-up” (model üzerine konularak kalıplanan) besleyicilerde besleyicinin üstleri kapalı
olabilir. Sıcak başlıklarda olduğu gibi, gömlekler
de yalıtkanlık ve/veya ısı artışı sağlarlar.
Besleyici gömleklerinin öne çıkan karakteristik
bir özelliği de besleyicinin modülüne yapmış olduğu etkidir. Besleyicinin soğuma hızı azaltılarak,
besleyici sanki daha büyükmüş veya daha büyük
modüle sahipmiş gibi daha uzun süreler sıvı kalması sağlanır.
Bu özellik “Modül Artış Faktörü” (MEF) kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Örneğin,
besleyici gömleği kullanılan bir besleyici kendisinden modülü iki kat daha büyük “doğal” bir besleyici ile aynı zamanda katılaşırsa, bu gömleğin MEF’i
2 olarak kabul edilir. MEF’i 1,5 olan bir gömlek,
modülü kendisinden 1,5 kat daha fazla doğal bir
besleyici ile aynı zamanda katılaşır. Genelde ekzotermik gömleklerde MEF; yalıtkan gömleklere
göre daha yüksektir, böylelikle daha küçükebatlı
besleyici kullanılmasına imkan sağlayarak verimlilik artışı sağlarlar.
İlk besleyici gömlekleri yalıtkan malzemelerle
kil ve su veya bezir yağı, nişasta gibi pişirilebilen
bağlayıcılar kullanılarak hazırlanmış karışımların
model üzerindeki besleyici figürü üzerine dövülerek şekillendirilmesi ile uygulanmaktaydı. Etkin bir
metod olmasına rağmen bu uygulama çok zaman
almakta ve verimsizliği artırmaktaydı. 1947’de besleme performansını arttırmak için kullanıma hazır
ekzotermik gömlekler geliştirildi.
83
MAKALE
ŞEKİL 3
Vakum kalıbı
(a) ve üretilmiş
fiberli besleyiciler (b)
ŞEKİL 3
ŞEKİL 4
Değişik tiplerde
LDASC gömlekler
a
b
Şekilli ekzotermik gömlekler ilk olarak refrakter
elyaflar ve bağlayıcı içeren su bazlı çamur kıvamında bir karışım kullanılarak 1948’de üretilmiştir.
Vakum yardımıyla çamur kıvamındaki karışımın
içindeki refrakter malzemeler ince gözenekleri
olan kalıbın etrafında toplanarak şekillendirilmiştir.
Vakum ile emiş sırasında refrakter malzeme kalıbın etrafında toplanırken açığa çıkan su ise dışarı
atılır. Bu şekilde imal edilen gömlekler daha sonra
hem kurutma hemde mukavemet kazandırılmak
üzere fırınlarda pişirilmiştir. Şekil 3 vakum yöntemi
ile üretilmiş fiberli gömlekleri göstermektedir.
Fiberli gömlekler, çamura ilave edilen ekzotermik malzemenin oranına göre yalıtkandan yüksek
ekzotermik özelliklere kadar birçok değişik tip ve
çeşitte üretilebilmektedir. Bu gömlekler kaba dış
yüzeylere sahiptir ve “ram-up” uygulamaları için
uygundur. Aynı gömlekler, dış yüzeyleri tesviye
edilerek daha düzgün bir yüzey elde edilmesi ve
ölçüsel toleranslarının daraltılması kaydıyla, “insertable” uygulamalarında da kullanılırlar.
Yüksek performanslı gömleklerin gelişiminde
bir sonraki aşama, düşük özgül ağırlıklı alumina
silikat (LDASC) “mikro kürecikler” den oluşan ve
cold box prosesi kullanılarak sandığa üflenen
besleyicilerin piyasaya sürülmesidir. Bu gömlekler
bir takım avantajlar sağlar [2].
Bu tür gömlekler maça sandığı içine üflenerek
imal edildikleri için standart fiberli gömleklere
göre ölçü hassasiyetleri çok daha fazladır. Ayrıca,
imalatta kullanılan karşımın reçetesi homojendir,
bir gömlekten diğerine farklılık göstermez. Geleneksel fiberli gömleklerde olduğu gibi, LDASC
gömleklerde tamamen yalıtkan ila yüksek ekzotermikliğe kadar geniş bir yelpazede üretilebilir,
“ram up” veya “insertable” gömlek olarak kullanılabilirler. LDASC gömleklerinden bazı örnekler
Şekil 4’te gösterilmektedir.
LDASC gömlekler ilk olarak 1997 senesinde piyasaya sürülmüş ancak o günden bu yana bir çok
iyileştirmelere ve değişime uğramıştır.
Bu iyileştirmelerin en önemlilerinden biri ek-
84
ŞEKİL 5
Parlatılmış besleyicide, üst tarafta
yapraksı grafit
ve alt tarafında
küresel grafitler
görülmektedir.
ŞEKİL 5
a
b
zotermik reçetenin formülasyonunda yapılmıştır.
Daha önce de bahsedildiği gibi, bütün ekzotermik
besleyiciler, toz metalik aluminyum ile demir oksit arasındaki yüksek ısı veren termit reaksiyonla
elde edilmektedir. Bununla birlikte, reaksiyonun
şiddetini arttırmak için bazı kimyasallar da kullanılır. Kriyolit (Na3AlF6) veya benzeri Florit bileşikleri
“reaksiyon başlatıcı” olarak kullanılır. Bu bileşikler aluminyum tanelerinin yüzeylerini saran oksit
tabakasını temizleyerek daha hızlı reaksiyon ve
daha yüksek sıcaklık elde edilmesini sağlarlar.
Özellikle sfero dökümlerde, besleyici içindeki
metalin küreselliğinin azaldığı, hatta tamamen yok
olduğu görülmüştür [3]. Yapılan araştırmalar, grafit bozulmasının; gömlekte bulunan aluminyumun
besleyici içindeki metale difüze olması nedeniyle
bu hatanın oluştuğunu göstermiştir. Şekil 5’te besleyici içindeki grafit bozulması gösterilmektedir.
Bu durum potansiyel olarak, sfero parçaların
gömleğe yakın olan bölgelerinde de metalin fiziksel özelliklerini etkileyecek lamel grafitli yapı oluşması riskini de doğurmaktadır. Şekil 6’da büyük
bir sfero parçanın işlenmiş yüzeyinde besleyici
gömleği kullanımından kaynaklanan lamel grafitli
bölgeleri göstermektedir.
Aynı zamanlarda, sfero parçalarda kullanılan
ekzotermik gömleklerden kaynaklanan bir probı EYLÜL 2014
lem daha ortaya çıkmıştır. Yaş kum kalıplama yapan ve yüksek oranlarda besleyici gömleği kullanan bir sfero dökümhanesinde “fish-eye” (balık
gözü) olarak adlandırılan döküm hatasına rastlanmıştır. Besleyici gömlek malzemesinin içinde bulunan Kriyolit’in içindeki Flor döküm kumunda bir
şekilde birikerek bu hataya yol açtığı tahmin edilmiştir. “Fish-eye” (balık gözü) döküm hatası ile ilgili
bir örnek Şekil 7‘de gösterilmektedir.
Bu dökümhanede bir seri denemeler yapılarak
hataya yol açan neden araştırılmıştır. Döküm kumuna yanmamış ve yanmış kırık gömlek parçacıkları
ve saf Kriyolit ilavesi ile kum karışımları hazırlanmış
ve yapılan testler sonucunda “Fish Eye” hatasına
kalıp kumuna karışan yanmış besleyici gömlek birikmesinin neden olduğu ortaya çıkmıştır.
Daha sonra yapılan detaylı araştırmalar, ekzotermik reaksiyon sonucunda ortaya çıkan Aluminyum Florür’ün, Sfero dökümlerde hem “fish-eye”
hatalarına hem de grafit bozulmasına neden olduğu tespit edilmiştir.
Bu problemi çözmek için, ekzotermik karışımlardaki Kriyolit ve diğer Flor bileşiklerini formülasyondan kaldırma gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu
zorunluluk ekzotermik reaksiyonu başlatmak için,
“yakıt” vazifesi görecek diğer reaktif maddeler ve
tuzların kullanılması ile aşılmıştır. Bu sayede geliştirilen Florsüz formülasyonlar uzun bir süredir dökümhanelerde başarı ile kullanılmaktadır.
2- Mini-besleyicilerin
geliştirilmesi
LDASC, cold-box bağlayıclı gömlekler geliştirilip
iyileştirilirken, ayrıca buna paralel olarak diğer geŞEKİL 6
a
b
ŞEKİL 7
a
b
ı EYLÜL 2014
BESLEYİCİ TÜRLERİN KARŞILAŞTIRILMASI (GJS)
Doğal Besleyici
Doğal Besleyici
23 kg
(metal)
Küp
28,7 kg
Taşlama yüzeyi 153,8 cm2
ŞEKİL 8
Değişik besleyici tiplerinin besleme
verimi ve parça ile temas
alanlarındaki
farkları (GJSSfero için)
ŞEKİL 6
Büyük bir sfero
parçada (a) ekzotermik besleyici
gömleği altında
bulunan yapraksı
grafitler (b)
ŞEKİL 7
Sfero parçada
“Fish-eye”(Balık
gözü) döküm
hatası
Ekzotermik Besleyici
Gömleği
Mini Besleyici
Gömleği
Ekzotermik
8,4 kg
Besleyici Gömleği (metal)
Mini
Besleyici Gömleği
Küp
Küp
28,7 kg
Taşlama yüzeyi 73,5 cm2
Taşlama yüzeyi
1,3 kg
(metal)
28,7 kg
19,6 cm2
lişmeler de sürdürülmüştür. 1970’lerin başlarında
Almanya’nın Lohr şehrindeki, Rexroth dökümhanesinde geliştirilen mini-besleyici gömlekleri, besleyicilerin sürekli iyileştirilmesi yolunda atılan son
derece önemli bir adım olmuştur. Mini besleyiciler,
verimin inanılmaz bir şekilde %70’lere çıkmasını
ve besleyici ebatlarının son derece küçülmesini
sağlamıştır. Bu sayede, Şekil 8’de görüldüğü gibi,
parça üzerine besleyici yerlerleştirmek için gerekli
alan azalmıştır.
Temel prensip yine, Aluminyumun Demir Oksit ile reaksiyona girerek 2.400 °C’lere varan
yüksek ısı açığa çıkarmasına dayanır. 23 kg ağırlığındaki doğal besleyici, ekzotermik gömlek kullanılarak 8.4 kg’a indirilirken; mini besleyici ile
gerekli besleyici ağırlığı sadece 1.3 kg olmaktadır.
158.8 cm2‘lik taşlama alanı da ekzotermik gömlek
ile 73.5 cm2’e inerken mini besleyici kullanımı ile
bu alan 19.6 cm2‘ye indirilmiştir. Bu son derece
dikkat çekici verim artışı, kalıplama hattının performansını arttırmakla birlikte kesme ve taşlama işçiliği ve malzeme maliyetini de düşürmüştür.
Besleyicinin gerekli olan yüksek sıcaklığa
ulaşması ve besleme için gerekli sıvı metali sürekli olarak sağlaması için, mini besleyicilerde
kum ve/veya benzeri diğer yalıtkan ham maddeler kullanılmaktadır. Bu sayede reaksiyonu yavaşlatmak ve katılaşmaya kadar geçen süredeki
ısı kayıplarını azaltmak mümkün olmaktadır. Böylelikle, besleyici içindeki sıvı metalin ısı kayıpları
ekzotermik reaksiyon sayesinde karşılanarak soğuma yavaşlamış ve besleyici içinde daha uzun
süreler besleme sıvısı bulunması sağlanır. Mini
besleyiciler ilk olarak Almanya Rexroth dökümhanesinin işbirliği ile geliştirilmiştir ve halen günümüzde son derece yaygın olarak değişik şekil
ve tiplerde kullanılmaktadır.
85
MAKALE
ŞEKİL 9
Döküm parça
üzerinde kırıcı
maçanın izi (modelin aşınmasından kaynaklanmaktadır)
Mini besleyiciler ortaya çıktıktan sonra, sürekli
olarak geliştirilmiştir. İlk gelişme mini besleycilerin
yaylı pimlerle uygulanmasıdır. Yaylı pimler sayesinde parça ile besleyici arasında bir kum tabakası
oluşturularak ekzotermik malzeme ile kum kalıp
arasındaki temasın önüne geçilmiştir. Bu sayede
ekzotermik reaksiyonlardan bir parça ödün verilmesine rağmen, besleyici altında kalan döküm
parça yüzey kalitesi arttırılmıştır. Shell (Croning)
kumundan yapılmış kırıcı maçaların piyasaya sürülmesi ile döküm parça ile doğrudan temas eden
bölgelerin taşlama maliyetleri daha da düşürülmüştür. Ancak, yüksek basınçlı kalıplama hatlarında yapılan iyileştirmeler kalıp kumunun daha
fazla sıkışmasına neden olduğu için kırıcı maça
kullanımını sınırlar hale getirmiştir. Kırıcı maçalar
kalıp kumunun basıncı ile kırılıp hasar görerek
döküm parçada kum düşmesi hatalarına yol açabilirler. Ayrıca, Şekil 9’da açıkça görüldüğü üzere,
kırıcı maça kullanımı model yüzeylerinde aşınmalara yol açabilmekte ve bu aşınma parça yüzeyine
yansımaktadır.
2.1 Yaylı pimli besleyiciler
Ekzotermik kırıcı maça ile birlikte gömlek ve yaylı pim kullanılması her iki sistemin avantajlarının
birleştirilmesini sağlamıştır. Ekzotermik kırıcı maça
besleyicinin boyun alanının küçülmesini sağlar ve
yaylı pim yardımıyla parça ile besleyici arasında
bir kum tabakası oluşur. Gömlek model yüzeyine
basmadığı için parça üzerinde iz kalmaz ve besleyici kolaylıkla kırılabilir. Bununla birlikte bazen
besleyici boynunun bir kısmı kırıldıktan sonra parça üzerinde kalabilmektedir ve bu kısmın taşlanarak alınması için ilave işçilik gerekir (Şekil 10).
2.2 Ekzotermik formüllerin optimizasyonu
Mini-besleyicilerin gelişiminde bir diğer önemli
adım, LDASC cold-box teknolojisinin mini-besleyicilerde uygulanmasıdır. Böylelikle hafif mini-besleyiciler üretmek mümkün olmuştur. Bu sayede
86
ŞEKİL 10
(a) Kalıplamadan önce yaylı
pim üzerinde
mini-besleyicinin
görünümü. (b)
Besleyicinin kırılmasından sonra,
bazen besleyici
boynunun bir
kısmı hala parça
üzerinde kalabilir
ve taşlanmalıdır.
ŞEKİL 10
a
b
çamur yöntemi ile üretilen gömleklerde yer alan
seramik fiberlerin (bazı tipleri Avrupa Birliği tarafından zaten yasaklanmıştır) kullanılmasına ihtiyaç
kalmaz. İlk mini-besleyici gömleklerde dolgu maddesi olarak kum ve seramik kullanıldığı için son
derece ağırdı. Kumun yerine LDASC kullanılması
ile ağırlık yaklaşık %75 azaltılmıştır. Böylece daha
az refrakter ve ekzotermik malzeme ile gömleğin
aynı sıcaklığa çıkabilmesi sağlanmıştır. Sfero parçalar için geliştirilen Florsuz formülasyon mini besleyicilerde de kullanılarak yetersiz küreselleşme
ve Flor birikimine neden olmaz.
2.3 Metal boyunlu mini-besleyiciler
Mini besleyicilerin mevcut avantajlarından taviz
vermeden ilave avantajlar ve iyileştirmeler sağlamak üzere kırıcı maça yerine, metal tüpten imal
edilmiş besleyici boyunları geliştirilmiştir. Metal
boyunlu mini besleyiciler, metal tüpün konik tarafı model üzerine gelecek şekilde yaylı bir pim
üzerine yerleştirilmektedir. Kalıplama sırasında
besleyici kum ile sıkışmaya başladığında yaylı pim
üzerindeki metal tüp sabit kalarak besleyici aşağıya doğru hareket eder. Böylelikle, kırılması ve
taşlanması çok kolay olan son derece küçük ve
çentikli bir besleyici boynu ortaya çıkar. Birçok dökümhane besleyici teknolojisindeki bu gelişmeden sonra, besleyiciler kırıldıktan sonraki taşlama
operasyonunu ortadan kaldırmıştır.
Sıkışma sırasında pim üzerinde aşağıya doğru dik olarak hareket eden gömlek, besleyicinin
altında kalan kalıp kumu mükemmel bir şekilde
sıkıştırdığından döküm parça yüzeyleri de son
derece düzgün ve pürüzsüz olmaktadır (Şekil 11).
Günümüzde bu tip gömleklerin kullanımı çok yaygınlaşmış ve aşağı yukarı bütün besleyici tedarikçileri metal boyunlu besleyici sistemlerinin değişik
versiyonlarını üreterek dökümcülerin kullanımına
sunmaktadırlar.
Mini besleyicilere metal tüplü boyunların başarılı adaptasyonu besleyici sistemlerinin gelişiı EYLÜL 2014
minde gelinen son nokta olarak kalmamıştır. Bir
sonraki gelişme, iki parçadan oluşan, besleyicinin
içerisine metal tüpün sıkı geçme yerine serbest
hareket edecek şekilde yerleştirilmesi olmuştur.
Besleyici ters tutulduğunda metal tüp besleyicinin
içinde kalmakta, yaylı veya sabit bir pim üzerinde
yerleştirmek için boyun kısmı alta gelecek şekilde
çevrildiğinde ise metal tüp otomatik olarak kendiliğinden aşağı düşerek yerine yerleşmektedir
[2]. Besleyicinin iki parçadan oluşması, dökümhanelerin ihtiyaçlarına bağlı olarak değişik besleme
hacimlerinde besleyici üretilmesini sağlamıştır.
Ancak, bu uygulama ile ortaya çıkan en büyük
avantaj kullanım kolaylığı olmuştur. Besleyiciyi
yerleştirme sırasında uygulama hatası yapmak neredeyse imkansız hale gelmiştir (Şekil 12).
Hareketli tüp kullanılan mini besleyicilerin kullanılmaya başlandığı dönemlerde; bugün patent korumalı olan yeni bir teknoloji de geliştirilmekteydi.
Hedef, ayrıca bir kırıcı maça kullanmadan, parça
üzerinde optimum boyutlarda bir kırma alanı yaratmaktı (Şekil 13). Ekzotermik gömlek ile birlikte
üretilebilen, boyun kısmı kırmayı kolaylaştırıcı bir
geometriye sahip yeni dizayn gömleklerin üst kısmı plastik bir kapak ile kapatılmıştır. Böylelikle kalıplama sırasında kum besleyicinin kırılarak içine
kum alması da engellenmiştir. Bu dizayn sayesinde besleyicilerin daha ekonomik olarak üretilmesi
sağlanmıştır. Bu tip gömlekler yaylı veya sabit pimler ile kullanılabilmektedir.
Prensip:
Ekzotermik Mini
Besleyici
Sıkışmamış
kalıp kumu
Sıkıştırılmış
kalıp kumu
Yaylı Pim
Model yüzeyi
ŞEKİL 11
Teleskobik (içeri girebilen) metal kırıcı boyunlu bir minibesleyicinin sıkıştırılma prensibi (a) ve kalıplama sonrası (b)
ı EYLÜL 2014
ŞEKİL 12
Hareketli bir
metal boyuna
sahip mini besleyici uygulaması,
yaylı pim model
üzerindedir
ŞEKİL 13
Bu azaltılmış
temas alanı olan
besleyici, kırıcı
maçasız olarak
geliştirilmiştir
ŞEKİL 12
ŞEKİL 13
2.4 Varolan besleyici teknolojilerinin
birleştirilmesi
Bugüne kadar besleyici gömleklerinde birçok geliştirmeler yapılmış olmasına rağmen; en son yapılan
gelişme, birkaç teknolojinin faydaları bir araya getirilerek yeni nesil bir besleyici yaratılmış olması açısından, çok önemlidir. Yeni nesil mini besleyici, bu
makalede şimdiye kadar belirtilmiş olan bütün avantajları bir araya toplama imkan sağlamıştır. Metal kırıcı boyun teknolojisi taşlama maliyetlerini azaltmakta
ve parça yüzeyi ile kontak alanı çok az olduğu için
en karmaşık döküm parçaların en dar yerlerine dahi
rahatlıkla konulabilmektedir. Teleskobik (hareketli)
metal boyunların kullanımı, dökümhane işçilerinin
besleyicileri kolayca kalıba yerleştirmelerini sağlar.
Ayrıca, aynı çapta metal boyunla parçaların gereksinimlerine göre farklı hacimlerde besleyici kullanma imkanı sağlar. Bir diğer önemli husus da; üretim
prosesi ve plastik kapak kullanımı gömleklerin üretim maliyetini azaltmaktadır. Böylelikle, daha hafif
besleyici gömleği ile yüksek besleme performansı
sağlayan bir gömlek çıkmış olur (Şekil 14). Bu yeni
tip besleyicilerin Avrupa’daki ve Türkiye’deki dökümhanelerde kullanımları başarıyla yaygınlaşarak
artmaktadır.
2.5 İşçi Sağlığı ve sürdürülebilirlik:
Besleyici malzemelerinde iyileştirmeler
Günümüzde dökümhaneler için, bir malzemenin
kullanım kolaylığı ve elde edilen yüksek performans
kadar, iş güvenliği ve işçi sağlığına uygunluğu da
çok önemlidir. Bu makalede bahsedilen bütün mini
besleyiciler, kansorejen olduğuna inanılan fiber ihtiva etmez. LDASC gömleklerde olduğu gibi mini
besleyiciler de, bugünlerde diğer bir tehlikeli madde olarak tanımlanan, Flor olmadan da üretilmektedir. Besleyicilerde Flor kullanılmaması; kalıplama kumunda biriken Floru da önemli ölçüde azaltacaktır
ve Şekil 15’de gösterilen Flor’a bağlı yüzey hataları
da ortadan kalkacaktır.
87
MAKALE
Metal Kapak (Gömlek
tipine uygun ölçüde)
Plastik Kapak (Gömlek
tipine uygun ölçüde)
Flor’suz Gömlek
(opsiyonel)
Hareketli metal boyun (tüp)
(Kolay kırılma imkanı sağlar)
Florsuz ekzotermik besleyici formülasyonları
dökümhanelerin üretkenliğini de arttırmaktadır.
Kalıplama kumunda düşük miktarlarda Flor olması yüzey hatalarının oluşma riskini ortadan kaldırır
ve parçaların yüzey kalitesini arttırır. Florsuz mini
besleyiciler, ayrıca sfero parçalarda besleyici boynu etrafındaki grafit bozulmalarının azaltılmasına
yardımcı olmaktadır (Şekil 16).
Flor döküm kumunun atılmasında da sorun teşkil etmektedir. Florsuz besleycilerin kullanımı ile,
atılacak kalıp kumu içindeki Flor miktarı da düşük olduğu için, kumun atık sahasına atılması çok
daha kolay ve masrafsız olacaktır. Sonuç olarak,
Florsuz besleyicilerin kullanımı dökümhaneler için
ekonomik avantajları ile birlikte sürdürülebilir bir
gelecek yolunda çevreyi korumak için de son derece doğru bir adımdır.
OPTIMA serisi mini besleyicilerin yakın gelecekteki optimizasyonu için akla gelen ilk fikir tamamen inorganik olmasıdır. OPTIMA mini besleyiciler metal kapaklı olarak da satılmaktadır.
3- Sonuç
Besleyici malzemelerin işlevsellikleri ve performansları için yapılan geliştirme ve iyileştirmelerin bahsedilen uzun tarihçesinden de görüleceği
üzere, sürekli iyileştirme gereksinimi sadece prosese bağlı gelişmeler ile sınırlı değildir. Dökümcüler tarafından bu tür sarf malzemelerinin kullanımı,
ŞEKİL 14
Üç değişik yüksek performanslı
besleyici gömleğinin faydalı
özelliklerinin tek
bir besleyicide
birleşmesi
ŞEKİL 15
Flor’un neden
olduğu yüzey
hataları
sadece döküm kalitesini ve performansını arttırmak için değil, bütün maliyetleri güvenli ve etkin
şekilde azaltacak bir araç olmalıdır.
Besleyici dizaynında yapılan son gelişmeler,
pek çok faydanın bir araya getirildiği tek bir ürüne
dönüşerek yeni nesil bir mini besleyiciyi oluşturmuştur. Bu sayede dökümcüler, sadece döküm
parça üzerinde besleyici boynunun parça ile temas ettiği bölgede oluşan izden kurtulmuş olmayacak, aynı zamanda kullanıkları besleyicilerin
ağırlıkları da azalacaktır. Günümüzün yeni nesil
mini besleyici gömlekleri, besleme performansının arttırılmasıyla döküm parça verimliliklerini arttırmakta ve aynı kalıpta daha fazla döküm parça
üretme imkanı sağlamaktadır.
Önceleri büyük LDASC besleyiciler için kullanılan Flor ihtiva etmeyen teknoloji daha küçük ve
daha verimli mini-besleyicilere de uygulanmaya
başlamıştır. Florsuz mini besleyiciler, sadece bazı
sfero parçalarda Flor’a bağlı grafit bozulmalarını ortadan kaldırmakla kalmayıp; ergonomiklik
(daha düşük ağırlık); hassas ölçüler ve azaltılmış
çevresel etkiler gibi ilave faydalar elde edilmesini
sağlamıştır.
İşlevsellik, performans, ve maliyet azaltımının
mükemmel bir bileşimi olan günümüzün yeni mini
besleyicileri, bir sonraki aşamada besleyicilerle
neler yapılabileceği hakkındaki beklentileri de arttırmıştır. Dökümhanelerin karşılaştıkları bir çok soruna getirilen bu çözümler sayesinde dökümcüler çok daha düşük maliyetlerle dünya
standartlarında döküm parça üretebilmektedir.
ŞEKİL 16
Sfero parçaların
mikroyapısı sağda
görülen mikroskop fotoğrafında
olduğu gibi besleyici
gömleği içindeki Flor
miktarının artması ile
bozulabilmektedir.
(a) Küreselliği kısmen
bozulmuş grafit yapısı
(b) Küreselliği tamamen bozulmuş grafit
yapısı
88
ı EYLÜL 2014
Metal İmalat Sanayinde Yüzey Temizleme ve Taşlama Partneriniz
Standımızda buluşalım...
Salon 3 / Stand - D150
TAŞLAMA TAŞLARI,
KESME TAŞLARI, ELMASLAR
VE AŞINDIRICI ÜRÜNLER
OTOMATİK TAŞLAMA VE
KOMPLE İŞLEME
KUMLAMA MAKİNALARI
VE KOMPLE TESİSLER
- Askılı – Sabit taşlama ve kesme taşları,
- Dökümhaneler için Flexible
SAM serisi otomatik taşlama ve
kesim makinaları,
AGTOS Ürün Programı:
- Robotik taşlama hücreleri,
- Kullanılmış makineler
- Kampana, Porya gibi parça
işlemeleri için dik tornalar.
- Transport ve Konveyör Sistemleri
- Elmas kesme ve taşlama diskleri,
- Karbür çapak alma frezeleri,
- Merdane taşlama taşları,
- 2000 mm çapa kadar
kesme taşları,
- Kumlama Tekniği
- Servis ve Yedek Parçalar
- Laboratuvar kesiciler,
Çanak taşlar, Flex taşlar.
Tekno Metalurji Malzeme Makina İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.
İnönü Cad. 19 Mayıs Mah. Sümko Sit. A4
Blok Kat:4 D:10 34736 Kozyatağı - İstanbul
T. 0216 463 33 90
F. 0216 384 36 77
www.teknometalurji.com • [email protected]
Ormetal Tesisi Listesi
KALIPLAMA:
HWS HSP-1 Hidrolik Kalıplama Presi. 50 Takım Derecesi ile birlikte.
Derece Ölçüleri :500*650*200/200 mm
2 Takım (4 adet) Zimmermann Pnömatik Kalıplama Presi 200 Takım Derecesi ile birlikte.
Derece Ölçüleri: 500*600*125/150 mm ve 200 adet derece taşıma arabası (döküm)
4 adet Besleme Silosu
ERGİTME:
600 KVA Çift Pota Inductotherm Marka
Duraline İndüksiyon
Ocağı Kapasite: 1 ton/h.
İmal Yılı / Model:1998 (Radyatör tipi soğutma ve hidrolik ünitesi dahildir.)
KUM SİSTEMİ:
25 ton/saat Eirich Mikser Kum, Bentonit,
Kömür Tozu ve Su Dozajlamalı,
Kumanda Odası (Otomatik PLC)
4 adet 25 ton kapasiteli kum bekletme siloları (100 ton)
Poligon elek, Dik kovalı elevatör, Vibro elek, Bant üstü magnet
ve 7 adet (50 m) muhtelif bant (en 650 mm)
TEMİZLEME:
8 Askılı 1.5 ton kapasiteli DMS marka kumlama kabini (Filtre dahil)
Poligon elek, dik kovalı elevatör,vibro elek,bant üstü magnet ve 7
adet (50 m)muhtelif bant (en 650 mm)
92
ı EYLÜL 2014
MAKALE
Özel Kumlarİleri Teknolojik
Maçaların ve
Kalıpların Ana
Malzemesi
20. yüzyılın ortalarından itibaren
Alman döküm sanayinde kalıp
ve maça yapımına uygun
yüksek kalitede silika kumları
kullanılmaktadır. Bu kumlar
maça ve kalıp yapımının olmazsa
olmazlarıdır. Bu nedenle bu
kumlarla ilgili yapılan sayısız
çalışmaların da sayesinde
Almanya’da silika kumlara çok
büyük bir rağbet gösterilmektedir.
Ulrich Recknagel ve Martin Dahlmann,
HA Düsseldorf, Almanya
Tarihsel Gelişimi
Organik bağlı kumların gelişimi ve döküm piyasasında kullanımıyla birlikte silika kumların kullanımında bazı kısıtlamalarının olduğu fark edildi. Bu
nedenle ilk olarak 1960 yılında, çelik dökümünde
kusursuz ve temiz bir döküm yüzeyi elde etmek
için krom esaslı kumlar kullanılmaya başlanmıştır
[1].
Seramik esaslı kumlarsa (şamot) ilk olarak
Almanya’nın Bochum kentinde 1842’de geliştirilmiş olup, çelik döküm sanayiinin kullanımına
sunulmuştur [2].
Döküm sanayiinde çok önemli gelişmeler;
1940 ile 1945 arasında kumlarda zirkon, mullit,
korindon ve şamotun kullanılmaya başlanmasıyla yaşanmıştır ve hala günümüzde özel kumlarda
bu malzemeler kullanılmaktadır.
94
Johannes A. Croning’in 1950’li yılların başında
shell kuma döküm prosesini geliştirip, döküm sanayinde büyük bir ilgiyle karşı karşıya kalmasıyla
birlikte, hızlı bir şekilde maça ve kalıp yapımında
zirkon ve olivin esaslı kumlar kullanılmaya başlanmıştır.
Manifold dökümünün gelişimini incelediğimizdeyse bu sektörde silika esaslı kumların kullanıldığı görülmektedir.
Döküm sanayiinde kalıpların “temel malzemesi” VDG Merkblatt R201’e göre terminolojide
tanımlanmaktadır. Döküm prosesinin temel malzemesi; içinde bağlayıcılar ve diğer özel katkı
maddelerini de barındıran kumdur. Bu kumun
esas görevi, tanelerinin birbiri arasındaki bağ
kuvvetini artırarak yüksek sıcaklıklara dayanıklı
ve mukavemeti yüksek bir kalıbın elde edilmesini
sağlamaktır. Kum, tane büyüklüğü 0,063 mm. ile
1,50 mm. arasında değişen tanelerden oluşan bir
karışımdır. Ancak kum sözcüğü silis veya kuvars
gibi belirli bir minerali belirtmez; zirkon, olivin,
kromit vb. öğütülmüş seramik mineralleri de boyutları bakımından yukarıdaki sınırlar içindeyse
kum olarak adlandırılırlar.
Kumlar, hammadde olarak döküm sanayiinde
çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Kalıplarda, boyalarda, besleyici ve yolluklarda, ayrıca fırınlarda ve potalarda refrakter olarak kullanılan
malzemelerin ana bileşenini kumlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda ikincil döküm işlemlerinde
aşındırıcı olarak da kullanılmaktadırlar.
Döküm Hatalarının Önlenmesi
İçin Kalıp Kumlarında
Gerçekleşen Gelişmeler
20. yüzyılın sonlarına gelinmesiyle kum alanında
yapılan gelişmeler hız kazanmıştır. Bu gelişmelere duyulan ihtiyaç, kalıp veya maçayı oluşturan
silika kumlarının 200 ile 600 0C arasında büyük
bir genleşme karakterine sahip olarak, kumların
bu sıcaklıklarda hacminin artıp, dökümü yapılan malzemede damarlaşma vb. çok önemli sorunlara neden olmasından kaynaklanmaktadır.
Bu kumlarda da genellikle organik bağlayıcılar
kullanılmaktaydı. Özellikle otomotiv ve hidrolik
parçaların dökümünü yapan firmalar bu döküm
hatalarını Cold-Box (soğuk kutu) maçaları kullanarak en aza indirgemişlerdir. 1990’ların başında Almanya’da Hepworth Mineral ve Kimya
GmbH’nın kurulmasıyla piyasanın kullanımına
düşük genleşme karakterine sahip özel kumlar
sunulmuştur. Bu ilk özel kumun adı J-Kumu’dur.
ı EYLÜL 2014
RESİM 1
Özel bir
kum olan
J-kumundan
yapılmış maça
olarak elde edildiği gibi, bu kumların sinterlenmesi ve ergitilmesi yöntemiyle de elde edilmektedir.
Bu kumlar, bu minerallerin kırma-eleme-öğütme
işleminden geçirilmesi ile de elde edilebilirler.
Ayrıca inorganik mineral kumlarına çeşitli fizikokimyasal işlemler uygulanarak özel kumlar üretilmektedir.
Özel kumları kuvars kumlarından ayıran en
önemli nokta bu kumların kuvars kumlarına göre
özellikle 20-600 °C aralığında düşük genleşme
davranışına sahip olmasıdır. Aynı zamanda kuvars kumlarına göre daha iyi bir ısı iletkenliğine
ve refrakter karaktere sahiptir. Ayrıca diğer fiziksel özellikleri kuvars kumlarına nazaran üstündür.
Özel Kumların Özellikleri
Bu ilk başlarda Cold Box prosesinde ve shell
kumlarında kullanılıyordu. Öte yandan; refrakter
malzemelerden olan andalusit ve şamotun kumları da kabuk kalıba döküm yönteminde uygun işlemler uygulandıktan sonra kullanılmaya başladı
[3]. Bu yeni kalıp kumu içerikleri kumun genleşmesinden dolayı kaynaklanan döküm hatalarının
oluşmasına engel olmaktadır.
1997’de Japon bilim insanı Matsubara
yeni küresel taneli seramik kumu olan Naigai
Cerabeads’i geliştirdi [4]. Bu kumun en önemli yararları arasında, çok düşük bir lineer termal
genleşme karakterinin olması, çok yüksek sıcaklıklara dayanabiliyor olup, mükemmel bir akıcılık
sağlamasıdır. Bu önemli avantajları sayesinde bu
shell kumu prosesinde veya hidrolik parçaların
dökümünde kullanılmaktadır. Bu kumların sonuçları detaylı bir şekilde ve bütünüyle çeşitli araştırmalarda yer almaktadır [5].
Sibelco Döküm Malzemeleri GmbH’nin 2003
yılında HA Grup üyesi olmuştur. Bu birlikteliğin
gerçekleşmesiyle birlikte her iki şirket tarafından
J-Kumu, Kerphalite KF, Cerabeads, M Kumu, R
Kumu ve Boksit Kumu adlarıyla HA Özel Kumları
döküm sanayisinin kullanımına sunulmuştur [6].
Özel Kumlar Nedir?
Özel kum terimi, döküm sanayiinde maça ve kalıp üretiminde kullanılan kuvars kumları dışındaki
bütün kumları kapsar.
Özel kumlar doğal mineral kumlarından direkt
ı EYLÜL 2014
Isı ile Genleşme Davranışları
Alman Standartları Enstitüsü’nün (DIN) 51 045
no.lu standardında sıcaklığa bağlı olarak katı cisimlerin uzunluğunun değişimi şöyle belirtilmiştir:
“Katı cisimlerin ısıl gerilim altında hacim değişimleri gözlendiğinde, hacminin ya arttığı (genleşme)
ya da azaldığı (büzülme) görülmüştür.” Katı cismin
hacminde meydana gelen net değişim miktarı sıcaklığın termofiziksel parametrelere bağlı olarak
değişiminden kaynaklanmaktadır.
Uzunluğun sıcaklığa bağlı olarak değişimi (Δl)
sıcaklığı değiştiren tersinmez ve tersinir faktörlere bağlıdır. Tersinir faktörler katkılandırmayı
içerirken, uzunluğun sıcaklığa bağlı değişimini
sağlayan tersinmez faktörler; kütle transferi, rekristalizasyon, matriste yeni bir ergiyik faz oluşumu ve kristalizasyondur.
Sıcaklığa bağlı olarak değişen Δl’yi bulmak
için numunenin başlangıç uzunluğu l0, genellikle
T0 = 200 0C’de alınır. Lineer termal uzama katsayısı olan Δl’yı bulmak için aşağıdaki formül uygulanır:
α = Δl / l0 . ΔT (mm/ mm . K)
Şekil-2’de; belli sıcaklık aralıklarında (ΔT = 20 300°C, 20 - 600°C ve 20 - 800°C) kuvars ve özel
kumların genleşerek sahip oldukları yüzde uzama
miktarları verilmiştir. Kuvars kumunun kalıp malzemelerinde sıcaklığa bağlı olarak özel kumlara nazaran çok daha büyük bir genleşme yüzdesine sahip
oluşu bu şekilde net olarak görülmektedir (Şekil-1).
Sıcaklık atrrıkça, kuvarsın yapısında dönüşümler
görülür, sıcaklık kaydırmalı dönüşüm sıcaklığı
573 °C’ye ulaştığında düşük trigonalden, yüksek
hekzagonel kristal yapı dönüşür. Bu faz dönüşümü
aniden gerçekleşir ve tersinirdir [7].
95
MAKALE
Silika Kumları
J Kumu
R Kumu
Boksit Kumu*
Kromit
Kerphalite KF
M – Kumu
Cerabeads
Zirkon
20 - 300°C
14
8,1
8,1
6,2
7,1
5,3
4,2
3,5
3,4
20 – 600°C
23
13,7
8,4
7,2
7,5
6,5
4,5
4,0
4,1
20 – 800°C
17
11,5
8,3
7,4
7,5
7,0
4,8
4,3
4,5
Çizelge 1
HA Özel Kumlarının Lineer Uzama Katsayıları (λ) [10-6 . K-1]
Ölçüm
Quarzwerke Frechen, Johann- Friedrich-Böttger Institute, Prüflabor Selb
Quarzsand H 32
Zirkonsand
Cerabeads
Kerphalite
M - Sand
J23
R-Sand
0,90
0,80
Kuvarsın sıcaklığı 20°C’den 600°C’ye çıkartıldığında yaklaşık %1,2 gibi yüksek bir genleşme
gradyentine sahiptir. Bu durum döküm kumlarında kuvars kullanıldığında genleşmeden dolayı
karşılaşılan sorunların sebebidir. Çizelge-1’den
de anlaşılacağı üzere kuvars en yüksek termal
genleşme katsayısına sahiptir.
mittlere Wärmeleitfähigkeit in W/mK
0,70
ŞEKİL 1
Kumların uzama eğrileri Ölçüm: Quarzwerke Frechen,
Johann- Friedrich-Böttger Institute, Prüflabor Selb
0,60
0,50
0,40
0,30
0,20
0,10
0,00
0
100
200
300
96
500
600
700
800
900
1000
1100
mittlere Temperatur in °C
ŞEKİL 2
Boyasız kumların termal iletkenliği (boru testi)
Cerabeads
Chromit
Zirkonsand
QS
Bauxit
J 23
0,9
0,8
mittlere Wärmeleitfähigkeit [W/mK]
Termal İletkenlik
Termal İletkenlik katsayısı (λ), ısının malzemeye
yayılma hızını ölçer. Normalde termal iletkenlik
sabit metot adı verilen geometrik şekle sahip
deney numuneleri ile ölçülmektedir. Bu metot
sayesinde değişen sıcaklıklarda malzemenin yüzeyindeki hacimsel ısı akısı da ölçülebilmektedir.
Bu deneyde panel testi veya boru testi gibi basit
geometrik şekle sahip deney numuneleri kullanılmaktadır.
Q, q yüzeyindeki dikey ısı akısını gösterirken,
T1 ve T2 sıcaklıkları da q yüzeyinde değişen sıcaklıklardır.
Qt = λ.q. ΔT (k J/ h)
Qt .q. ΔT (W/mK) or (kJ/ mhK)
Termal iletkenlik testi önişlem görmemiş kumlara sabit metotlardan boru testi uygulanarak gerçekleştirilir (Şekil-2). Panel testi ise furanlı reçine
içeren bağlayıcı kullanılan ön işlem görmüş kalıp
kumlarına uygulanır (Şekil-3). Bu testlerin sonuçları bizlere, 100 ile 1000°C arasında alüminyum
400
0,7
0,6
0,5
0,4
0,3
0,2
0,1
0
200
300
400
500
600
700
800
900
1000
Temperatur [°C]
ŞEKİL 3
Furanlı reçine bağlayıcılı kumların panel testi sonucunda termal iletkenlikleri
silikat içeren kumların düşük değerlere sahip
olma eğiliminde olduklarını gösterirken, ağır mineral içeren kuvars kumların yüksek değerlere
sahip olduğunu ispatlamaktadır.
Refrakter Özellikleri
Bu kumlar hiçbir zaman belli bir erime noktasına
sahip olmamışlardır. Çünkü ergimeden önce sinı EYLÜL 2014
Sinterlenmenin
Başladığı Sıcaklık
(VDG P 26’ya göre)
Sinterlenmenin
başladığı sıcaklık
(HM’ye göre)
Sinterlenmenin
bittiği sıcaklık
(HM’ye göre)
Koni sıcaklığı
(Seger Konisi)
Referans Sıcaklığı
Kerphalite
Cerabeads
M-Kumu
Boksit Kumu
R- Kumu
J-Kumu
°C
1050
1200
1275
1100
1250
1150
°C
1660
1660
>1740
>1440
>1700
1175
°C
>1740
>1740
>1740
>1740
>1700
1480
SK
>36
36
>36
36
34
17
°C
>1830
1800
>1830
1780
1760
1500
Çizelge 2 Özel kumların refrakter özellikleri *
* VDG ve Seger Koni testleri TU Bergakademia Freiberg’in Döküm Enstitüsü’nde gerçekleştirilmiştir. Heating mikroskop testleri (HM) ise Hirschau’da Amberger Kaolinwerke
merkezinde gerçekleştirilmiştir.
terlenme gerçekleşir. Bu malzemelerin kendi karakteristik özelliklerine göre sinterlenme sıcaklık
aralıkları ve süreleri farklılık göstermektedir. Sinterlenmenin başlaması ve bitişi akış sıcaklığının
başlangıç noktasındaki değişime bağlı olduğu
gibi ergime noktasındaki değişime de bağlıdır.
Bu değişim heating mikroskoplarda net bir şekilde gözlenmektedir. VDG Merkblatt P 26’ya göre
sinterlenmenin başladığı sıcaklık doğal olarak
kum tanelerinin birbirine yapışmaya başladığı sıcaklıktır [1].
Kumların termal iletkenlik kapasiteleri DIN
51063 normuna göre çıkaran pirometrik koni eşdeğeri olarak karakterize edilmiştir.
Özel kumların sinterlenme özellikleri sıcaklıkları 10 K/dk arttırılarak heating mikroskopta gözlemlenmiştir. Şekil 4’te bu deneyin sonuçları yer
almaktadır.
Feldspatça zengin J-kumu sonuçlarından da
görüleceği üzere tipik bir seramiğin sinterlenme
davranışına sahiptir. Sinterlenme 1175 °C‘de gerçekleşirken, yarımküreleşme sıcaklığı ise 1480
0C ve akma sıcaklığı da 1600 °C’dir. Özel kumlarda sinterlenmenin bittiği sıcaklık ölçülen en
yüksek sıcaklık olan 1740 °C’nin üzerindedir. Bu
sayede bu kumlar, yüksek sıcaklıklara dayanıklı
birer refrakter olarak kullanılırlar.
Çizelge-2’de ise bu kumlara ait sinterlenmenin
başladığı ve bittiği sıcaklıklar VDG test yöntemine göre ölçülerek verilmiştir. Bu deney, heating
mikroskopta gözlenmiş olup Seger’e göre pirometrik koni sıcaklığı kullanılmıştır.
Özel Kumları Kullanmanın Sağladığı Avantajlar
Maça yapımında ve kalıp yapımında silika kumlara
ı EYLÜL 2014
o
C
J- Kumu
Kerphalite Cerabead M- Kumu
Boksit
Kumu
R-Kumu
1375
1440
1600
1740
Şekil 4 Özel kumların sinterlenme davranışları
göre daha iyi fizikokimyasal özelliklere sahip oluşu
özel kumları tercih edilebilir bir hale getirmiştir. Özel
kumlar sayesinde hedeflenen kusursuz bir döküm
bütün özellikleriyle gerçekleşmektedir:
• Kumların genleşmesinden dolayı kaynaklanan damarlaşma gibi problemlerin önüne geçilmiş olunur.
• Oluşabilecek gaz bileşiklerinin önüne geçilmiş
olunur.
• Dökümü yapılan ürüne gazlaşmayı sağlayacak
bileşimlerin girmesi engellenir.
• Kalıpla metal ara yüzeyinde etkileşim
gerçekleşmesini önlerler.
• Kalıba metal girişini engellerler.
• Maça ağırlığı düşer.
• Kumun akıcılığı artar.
• Mikroyapı oluşumları kontrol altındadır.
• İnce cidarlı döküm mamulleri üretilir.
97
MAKALE
Hüttenes-Albertus Özel Kumları
Alüminyum
Silikat Esaslılar
Malzeme
Çeşidi
J Kumu
Kerphalite KF
Cerabeads
Chamotte
M Kumu
Boksit Kumu
Ağır Mineral İçerenler
R Kumu
Teknik Seramikler
SiC
Doğal Mineral karışımı
İşlem görmüş doğal mineraller
Sinterlenmiş seramik malzemeler
Sinterlenmiş seramik malzemeler
Oksitli bileşik içeren seramikler
Oksitli bileşik içeren seramikler
İşlem görmüş doğal mineraller
Oksitli bileşik içermeyen seramikler
Boksit Kumu
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Manyetik Özellikleri
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
Özel Kumların Karakteristik Özellikleri
J- Kumu
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
Kerphalite KF
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
Naigai Cerabeads™
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
M- Sand
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
98
48,5% feldspat + 47,5% kuvars
2,66 g/cm³
1,47 g/cm³
SK 17 = 1500°C
12,5 – 13,7
0,3 – 0,6 W/mK (panel testine göre)
0,17; 0,20 ; 0,23 ; 0,28 ; 0,33
90; 70; 65; 55; 50
Yuvarlak köşeli
Cold Box (soğuk kutu); Shell prosesinde (kabuk kalıba döküm yöntemi)
Carbophen kumu; Resan.
Andalusit
3,13 g/cm³
1,55 g/cm³
SK 36 > 1830°C
6,5
0,26 – 0,55 W/mK (panel testine göre)
0,17; 0,23; 0,28
90; 60; 55
Köşeli Tane
Bütün bağlayıcı ajanlarla birlikte
kullanılır
Müllit (sinterlenmiş müllit)
2,86 g/cm³
1,56 g/cm³
SK 36 = 1800°C
4,0
0,24 – 0,50 W/mK (Panel testine göre)
0,11 ; 0,23 ; 0,38
110 ; 65 ; 42
Yuvarlak
Cold Box (soğuk kutu); Shell prosesinde (kabuk kalıba döküm yöntemi)
Carbophen kumu; Resan.
Müllit (sinterlenmiş müllit)
3,11 g/cm³
1,58 g/cm³
SK >36 = >1830°C
4,5
0,26 – 0,55 W/mK (pipet testine göre)
0,23
60
Köşeli Tane
Cold Box; Pentex; Carbophen;
Resan
R- Sand
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20–600 °C)
Isı İletkenliği (100–1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
Chamotte
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20 - 600 °C)
Isı İletkenliği (100 - 1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
SiC
Mineralojik İçeriği
Özgül Ağırlığı
Birim Ağırlığı
Refrakter Özelliği
Lineer Termal Genleşme Katsayısı (α)
(20 - 600 °C)
Isı İletkenliği (100 - 1000 °C)
Fractions AGS
Fractions GFN
Tane Yapısı
Maça Üretiminde Kullanıldığı Prosesler
δ* -Al2O3
3,31 g/cm³
2,0 g/cm³
SK 36 = 1780°C
7,2
0,35 – 0,50 W/mK (panel testine göre)
Var
0,23
65
Yuvarlak
Bütün bağlayıcı ajanlarla birlikte
kullanılır
Rutil
4,23 g/cm³
2,42 g/cm³
SK 34 = 1760°C
8,4
0,32 – 0,56 W/mK (pipet testine göre)
0,18
75
Yuvarlak
Cold Box; Kabuk kalıba döküm
prosesinin kumlarında; Pentex;
Carbophen; Resan.
Müllit, kristobalit. (cam fazında)
2,67 g/cm³
1,20 g/cm³
SK 35 = 1780°C
4,8
0,25 – 0,50 W/mK (pipet testine göre)
0,31
47
Köşeli tane
Kabuk kalıba döküm prosesinin
kumlarında; Pentex; Carbophen;
Resan.
Silisyum karbür
2,67 g/cm³
1,60 g/cm³
>36 = >1830°C
4,7
0,3 – 0,70 W/mK (panel testine göre)
0,18; 0,30
72; 50
Köşeli tane
Bütün bağlayıcı ajanlarla birlikte
kullanılır
Özel Kumlar ve Bağlayıcılar
Özel kumlar yüzey özelliklerine ve tane boyutlarına göre çok
farklı karakteristik özellikler gösterirler. Yüzey özelliklerinin
ve tane boyutunun su tutma kapasitelerine yaptıkları etki
incelendiğinde bağlayıcıların belirli bir eğme mukavemetine
sahip olmaları gerektiği anlaşılmaktadır.
Çizelge-3’te özel kumların su tutma kapasiteleri yüzde
olarak verilmiştir. Kuvars kumu olan H32’ye baktığımızda
ise düşük viskozitenin istendiği soğuk reçine türünde bağı EYLÜL 2014
layıcıların kullanıldığı döküm proseslerinde talep
edildiğini görmekteyiz. Bu kumların su tutma özelliklerini bir kenara bırakacak olursak yüzey gözenekliliğinde ve bağlayıcılık karakterlerinde öneme
sahip olduklarını görmekteyiz. Kumların bağlayıcılık özelliklerinin tane yüzeyinin fiziksel özelliklerine ve pH’ına bağlı olduğu görülmektedir.
Özel Kum Çeşitleri
J Kromit kumu
Zirkon kumu
SiC
M-Kumu
Boksit Kumu
J-Kumu
R-Kumu
Kuvars Kumu (H 32)
Kerphalite KF
Cerabeads 650
Chamotte Kumu
Su tutma kapasitesi [%]
0,15
0,18
0,19
0,25
0,27
0,45
0,62
0,77
0,84
1,11
1,46
Çizelge 3
Kalıp Kumlarının Su Tutma Kapasiteleri*
* Bu veriler TU Bergakademia Freiberg’in Döküm Enstitüsü’nden alınmıştır.
Şekil-5a’yı incelediğimiz zaman boksit kumlarının
özel yüzey kalitesi sayesinde bağlayıcılık özelliklerinin geliştiği ve bu sayede daha az bağlayıcı
miktarı kullanarak diğer kumlara nazaran daha
verimli bir bağlayıcılık özelliğine sahip olduğu görülmektedir.
Çizelge-4’te ise boksit kumlarının cold-box
(soğuk kutu) ve cold resin proseslerinde kullanıldığında standart bağlanma mukavemetleri görülmektedir.
Karışımların Depolanma
Acil
Zamanı
Gasharz GT Aktivatör GT Derhal
7241
1,0 6324
1,0
0,7
0,7 380
0,47
0,47
Kaltharz
Aktivatör
U 404 1,0 100 T3 0,5
1 saat
1 saat 24 saat Derhal 1 saat 24 saat
790
365
850
420
380
n.b.
780
365
820
400
260 510
Çizelge 4
Boksit kumlarının N/cm2 cinsinden standart eğme mukavemetleri (Cold-Box ve Kaltharz Prosesleri için)
Çizelge-5’te ise döküm sanayiinde çeşitli bağlayıcılarda kullanılan özel kumlar gösterilmiştir. Bu
sıralamadaki en baştaki kumlar kullanıldıkları bağlayıcılarda en verimli özellik gösteren ve en ucuz
olanlarıdır.
Şekil 5a. Boksit kumu
Şekil 5b. Boksit kumunun
Şekil 5c. Cerabeads
Şekil 5d: M-Kumu
Şekil 5e: Kerphalite KF
Şekil 5f: J-Kumu
Şekil 5g. R-Kumu
Şekil 5h. Şamot
Şekil 5i. SiC
Şekil 5a-5i özel kumların tane yüzeylerinin yapısını göstermektedir. Örneğin şekil-5a ve 5b’de
görülen boksit kumunun özel bir tane yüzey yapısı
mevcuttur. Bu yüzey özelliği yüksek bağ enerjisine sahip olmak gibi çok büyük bir avantaj sağlayarak, iyi bir bağlayıcı elde edilmesini sağlar. Böylece bu kumun kullanıldığı durumlarda daha az
bağlayıcı kullanılarak prosesin maliyeti düşürülüp
verimi arttırılmaktadır. Şekil-5c’de görülen Naigai
Cerabeads™ kumları dokulu bir yüzey özelliğine
sahiptir fakat bu da yüzeye belli bir porozite kazandırmaktadır. Şekil-5d ile 5f arasında görülen
M-Kumu, Kerphalite KF ve J-Kumu taneleri ise
görece daha pürüzsüz bir yüzey yapısına sahiptir.
Şekil-5g’de görülen R-Kumu ise dokulu bir yüzeye
sahip olmasına karşın Şekil-5h’de görülen şamot
kumunun yüzeyi gözeneklidir. Şekil 5i’deki silisyum karbür kumunun ise yüzeyi pürüzsüzdür.
Şekil 6a ile 6h arasındaki özel kumların tane şekillerine baktığımızda, Şekil 6c’de görülen Naigai
Cerabeads™ ve Şekil 6e’de görülen boksit kumu
çok düzgün dairesel yüzeylere sahiptir. Oysa ki
Şekil 6f’deki R-Kumu orta düzeyde küreselliğe sahiptir. Şekil 6b ve Şekil 6d’de görülen Kerphalite
KF ve M-Kumları köşeli bir tane yapısına sahipken,
Şekil 6g ve Şekil 6h’deki şamot ve silisyum karbür kumları ise çok keskin bir köşeli tane yapısına
sahiptir.
Kabuk Kumları
Warm-Box
Bentonit
Cold-Box
Cold Resin
Cerabeads
J-Kumu
Boksit kumu
Cerabeads
Boksit kumu
Kerphalite KF
Boksit kumu Kerphalite KF Kerphalite KF Kerphalite KF
J-Kumu
Kerphalite KF
Boksit kumu
Boksit kumu
M-Kumu
M-Kumu
R-Kumu
Cerabeads
J-Kumu
Şamot
R-Kumu
SiC
SiC
SiC
SiC
Çizelge 5
Kalıplama için kullanılan özel kumlar
ı EYLÜL 2014
Şekil 6a. J-Kumu
Şekil 6b. Kerphalite KF
Şekil 6c. Cerabeads
99
MAKALE
Çelik Döküm
Şekil 6d. M–Sand
Şekil 6e. Boksit Kumu
Şekil 6f. R-Kumu
Cerabeads
M-Kumu
Kerphalite KF
Boksit kumu
R-Kumu
SiC
Gri Dökme Demir Demir-Dışı
dökümlerde
J-Kumu
J-Kumu
Kerphalite KF
Kerphalite KF
Boksit kumu
Cerabeads
Cerabeads
M- Kumu
M-KUMU
Boksit kumu
R- Kumu
R- Kumu
Şamot
SiC
SiC
Ağır Metallerin
dökümünde
M-Kumu
Kerphalite KF
Cerabeads
Boksit kumu
Çizelge 6 Özel Kumların çeşitli döküm yöntemlerine uygulanmaları
Şekil 6g. Şamot
Şekil 6h. SiC
Özel Kumların Kullanıldığı Döküm Çeşitleri
Belli döküm yöntemlerinde özel kumların kullanımı, döküm hatalarından kaçınmak ve dökümü yapılan malzemenin yüksek sıcaklığa dayanabilmesini sağlamak için hayati öneme sahiptir.
• Çelik Döküm: Yüksek döküm sıcaklığından
ötürü yukarıda bahsettiğimiz J-Kumu dışındaki
bütün özel kum çeşitlerinin bu tip dökümlerde
kullanılması uygundur. Bu özel kumların en önemli özelliği; yüksek refrakter karakterine sahip olduklarından dolayı metal ile kalıp kumu arasındaki
reaksiyon oluşma eğilimini en az indirgemeleridir.
Böylece döküm esnasındaki yüksek sıcaklıklarda
metalin kalıba penetre olmasını engeller.
• Gri Dökme Demir: Otomotiv sektörü için
döküm malzemesi üretiminde sıkça görülen damarlaşma problemi bu kumlar sayesinde önlenmektedir. J-Kumu özellikle cold-box yönteminde
gaz oluşturucu bileşimler yerine düşük maliyetli
bir alternatiftir. Hidrolik parçaların dökümüne, Cerabeads (KeraCron®) ve Kerphalite KF özel kumları
içeren kalıp bileşimlerinin daha iyi özellikler kazandırdığı yapılan testler sonucunda kanıtlanmıştır.
• Demir-Dışı dökümlerde boksit kumu ve silisyum karbür kumu kullanılarak demir-dışı metallerin dökümü esansında oluşan mikro-yapılar kontrol altında tutulmaktadır.
• Ağır Metallerin dökümünde kullanılan M-Kumu
sayesinde damarlaşmanın önüne geçilip, metalin
kalıba penetrasyonu engellenmiş olur.
• İnce cidarlı kalıpların kullanıldığı döküm işlemlerinde cerabeads, şamot ve J-Kumları sayesinde
düşük termal iletkenlik sağlanarak kalıpta yüksek
yalıtkanlık sağlanmış olur.
SONUÇ
Sürekli proseslerin dünyada yaygın hale gelmesiyle birlikte Alman döküm endüstrisinde de ileri
teknoloji kavramı yerleşmiştir. Böylelikle ileri teknolojik ürünler üretilerek sanayideki kullanıcıların
hizmetine sunulmaktadır.
Yukarıda bahsettiğimiz özel kumlar sayesinde
günümüzde artık çok karmaşık geometrik şekle
sahip dökümü yapılan parçalarda bile neredeyse
hiç döküm sonrası işleme (tesviye vb.) gerek duyulmamaktadır.
Ayrıca bu kumların maça yapımı ve kalıp yapımında istenilen her özelliğe göre kullanımını garanti etmekteyiz.
KAYNAKLAR
[1] VDG-Taschenbuch 11. Formgrundstoffe, Giesserei-Verlag GmbH
[2] G. Engels, H. Wübbenhorst: 5000 Jahre Gießen von Metallen, Giesserei-Verlag
[3] Anonymous: Hommes et Fonderie, Ekim 1996, p. 37
[4] M. Matsubara: Giesserei 84 (1997), p. 33/35
[5] U. Recknagel, W. Tilch: Giesserei-Praxis, Issues 8 & 9/2000, p. 337/344 & 378/384
[6] Özel Kumlar, Hüttenes-Albertus Chemische Werke GmbH Özel Yayını
[7] O. W. Flörke: Fortschr. Mineral. Modifikationen des SiO2, Stuttgart, Haziran 1997
[8] W. Tilch et al.: Giesserei 93, 08/2006, p. 12/24
* Bu yayından herhangi bir ürün ya da bölüm bilgimiz dahilinde olmadan çoğaltılamaz ya da basılamaz. Herhangi bir bölümün temsilcilerimizden izinsiz bir şekilde üstü
kapalı olarak ya da açıkça basılması veya başka kaynaklarda bütünüyle ya da bir kısmının bahsedilmesi yasaktır. Herhangi bir ürünümüz hakkında hiç çekinmeden,
doğrudan bizimle iletişime geçiniz. © 2008 Hüttenes-Albertus. Bütün hakları saklıdır.
100
ı EYLÜL 2014
ConviTec
+90 212 270 0708
www.metamak.com.tr
SALON2 / C110
MAKALE
Motor
Dökümünde
Sanal Ürün ve
Süreç
Geliştirmesi
deney tasarımları kullanılarak uygulanan deney dizinleriyle mümkün olan en az deney sayısı ile mümkün olan en fazla bilgi kazanılabilir.
Bu makalede, ürün ve proses geliştirmelerine
temel olarak sanal bir test yöntemi sağlamak
için, DoE teknikleri ile simülasyon kombine
edilmiştir. Komple bir sanal test tekniğinin uygulanması krank ve eksantrik millerinin dökümü örneğinde gösterilmiştir. Döküm prosesinin
tasarlanmasında, gerekli mukavemet özelliklerinin ayarlanmasının yanı sıra sistematik olarak
ortaya çıkan çarpılmanın dengelenmesi ve bu
şekilde bileşendeki dengesizliğin en az çaba
ile giderilebilmesi öncelikli olmaktadır.
İstatistikî deney tasarımlarının yardımıyla döküm tekniğinin tasarlanması hakkında ne şekilde karar verilebileceği gösterilmektedir. Bu da
modern otomotiv üretiminin gereksinimlerini
karşılayabilecek büyük serilerin döküm teknolojisi açısından güvenli bir şekilde üretilmesini
sağlar.
Dr.-Ing. Ingo Hahn, MAGMA GmbH, Aachen
Dipl.-Ing. Andreas Heitmann, MAGMA GmbH, Aachen
Giriş
Özet
Günümüzde motor teknolojisi alanındaki döküm tekniğine dair gelişmeler, kullanımı sonucunda maksimum verimlilik ile sağlam döküm
süreçleri sağlayan yöntemler ve araçlar gerektirmektedir. Deneme ve yanılma özellikleri ile
belirlenmiş şekilde bir yol kat eden bu tür bir
döküm sürecinde, döküm süreç simülasyonu
teknolojinin kabul görmüş son halidir. Ürün ve
üretim süreci varyasyonları gün geçtikçe artan
sanal testlere tabi tutulur.
Döküm süreçleri çok sayıda değişken ile
karakterize edilirler. Bunlar aynı zamanda da
süreç parametrelerinin varyasyonlarına son
derece duyarlı davranırlar. Motor dökümünde
hemen hemen istisnasız büyük seriler üretilir
– Sağlam döküm proseslerinin geliştirilmesi ve
hassas şekilde ayarlanması merkezi bir önem
taşımakta ve kendini amorti etmektedir.
İstatistikî deney tasarımı yöntemleri, DoE
(Design of Experiments), daha büyük sayıdaki
değişken döküm parametreleri ve üretim parametreleri arasından döküm kalitesini ve ekonomik açıdan verimliliğini önemli şekilde etkileyen faktörleri amaca uygun olarak saptamak
için, uzun süredir kullanılmaktadır. İstatistikî
102
Döküm süreçleri
çok sayıda değişken ile karakterize edilirler.
Bunlar aynı
zamanda da
süreç parametrelerinin varyasyonlarına son
derece duyarlı
davranırlar. Motor dökümünde
hemen hemen
istisnasız büyük
seriler üretilir –
Sağlam döküm
proseslerinin
geliştirilmesi ve
hassas şekilde
ayarlanması
merkezi bir
önem taşımakta ve kendini
amorti etmektedir.
Motor dökümünde hemen hemen istisnasız
büyük seriler üretilir. Ayrıca krank milleri ve
eksantrik milleri gibi yoğun şekilde dinamik
yüklere maruz kalan bileşenlerden, boyutsal
hassasiyet ve ürün özellikleri bakımından en
yüksek gereksinimler talep edilir. Yüksek sayıda parça üretimlerindeki kalite gereksinimleri, yalnızca üretim koşullarının ortaya çıkan
kaçınılmaz değişikliklere karşı duyarsız olması,
yani ‘’sağlam’’ olması durumunda karşılanabilir.
Bu da malzeme alaşımı döküm sıcaklıkları, kalıp özellikleri veya soğutucu konumlandırılması
gibi döküm parametrelerinde ortaya çıkan tüm
sapmalar açısından, üretilen bütün parçaların boyutsal hassasiyetine uyulduğu, istenilen
mikro yapıya ulaşıldığı ve kritik alanlarda sorunsuz olduğu anlamına gelir.
Ürünlerin ve üretim süreçlerinin geliştirilmesi için genellikle yeterli zaman yoktur. Otomotiv sektöründeki ürün fikri ile piyasa lansmanı
arasındaki zaman sürekli bir şekilde kısalmaktadır. Bu işlem için eskiden 5 yıl olan süre, piyasanın önde gelen firmalarında 36 aya ve hatta
bunun da altına düşmüştür. Sağlam süreçlerin
gerekli şekilde çabuk gelişmeleri uygun araçları gerektirmektedir.
Döküm prosesi simülasyonu ile istatistikî deney tasarımının (DoE) kombinasyonu bu zorlu
görevlerin uygulanması için uygun bir araçtır.
ı EYLÜL 2014
Parça Optimizasyonu
Prototipler I
Proses Optimizasyonu
Kaynaklar
Kaynaklar
Prototipler II
Anında Optimizasyon
(Parça ve süreç)
Prototipler
Deney
Entegre
CAE prosesi
Simülasyon
Doğrulama
Deney
Zaman
Zaman
ŞEKİL 1 :
Döküm parçasının ve üretim sürecinin
aynı anda optimize edilmesiyle geliştirme sürecinin kısaltılması - Konvansiyonel
yöntemde (solda) yapı parçası optimizasyonu ve proses optimizasyonu birbirle-
rinden bağımsız şekilde art arda yapılır
- döküm prosesi daha sonra dikkate alınır
ve bu nedenle de birden fazla prototip
nesli gerekmektedir. Buna karşılık entegre CAE prosesinin yardımıyla prototipler
1. Entegre CAE geliştirme süreci:
Döküm simülasyonu ve DoE
Döküm süreci simülasyonu 25 yıldan uzun bir
süredir dökümhanelerde üretim süreçlerinin optimizasyonu için kullanılmaktadır - ve günümüzde, özellikle yeni ürün serilerinin üretimine başlamadan önce, iş akışlarının değişmez bir parçası
olmuştur.
Döküm süreci simülasyonu ile dolum ve katılaşma prosesinin tamamı ve ayrıca ısıl işlem ve
mekanik işleme gibi bunu izleyen adımlar simüle
edilir. Yapılan hesaplamanın sonucu, hem malzeme akışı ve sıcaklıklar gibi döküm prosesini oluşturan parametreleri, hem de döküm parçasında
beklenen hataları belirtir. Simülasyon mikro yapı
ile mekanik özellikleri ve ayrıca da artık gerilimleri, çarpılma ve çatlak oluşması riskini tahmin
eder. Bilgi işlem teknolojisindeki ilerici gelişmeler, özellikle de hesaplamaların paralelizasyonu,
simülasyon sonuç sürecinin belirgin ölçüde kısalmasını sağlar.
Döküm süreci simülasyonu, entegre CAE geliştirme prosesi [1,2] diye adlandırılan sürecin
önemli bir unsurudur. Burada yapı parçası ve
üretim süreci aynı anda optimize edilir, Şekil 1. Ardından sonuçlar doğrudan prototip ayarına dâhil
edilebilir.
Sağlam bir üretim prosesinin geliştirilmesi için,
üretim prosesinde ve bunun sonucunda ürün
özelliklerinde önemli dalgalanmalara neden olan
üretim parametrelerinin tanımlanması gerekmektedir.
ı EYLÜL 2014
için harcanan çabalar ve yapılan testler
önemli ölçüde azaltılabilir (sağda). Böylece kısa geliştirme döngüleri mümkün
olabilir.
İstatistikî deney tasarımı (Design of Experiments, DoE), yapılandırılmış bir test planı oluşturmak ve istatistikî verilerle değerlendirmek için
oluşturulan metodik bir yaklaşımdır [3, 4]. DoE’nin
hedefi asgari sayıdaki testlerle parametrelerin
arasındaki belirgin bağımlılıkları kanıtlamaktır. Sanal bir DoE için bu metodoloji simülasyona, burada döküm prosesi simülasyonuna, uygulanır.
Bu sırada seçilmiş olan bir dizi üretim parametresi değiştirilir. Bu deneylerden çıkan sonuçlar
sadece her parametrenin sonuç üzerindeki etki
gücünü değil, aynı zamanda faktörlerin birbirleri
arasındaki olası etkileşimlerini de gösterir.
DoE yardımı ile kazanılan bulgular, belirgin etkileşim değişkenlerinin uyarlanmasıyla, üretim
süreci ve ürün arasındaki en uygun çalışma noktalarının bulunması için kullanılabilir.
2. Krank ve eksantrik milleri
üretimlerine özgü özellikler
Krank ve eksantrik milleri günümüzde genellikle
dövme yöntemi ile üretilir. Buna rağmen mümkün
olduğu kadar, belirgin şekilde daha ekonomik
olan, döküm prosesiyle üretimden de yararlanılmaktadır. Millerin dökümünde, millerin geometrisinden kaynaklanan tipik zorluklar oluşmaktadır.
Krank ve eksantrik milleri daima ince uzatılmış
yapı parçalarıdır. Ergimiş metal dolumu sırasında
bir uçtan diğer uca kadar oldukça uzun bir mesafe kat etmek durumundadır - bu esnada ısı kaybı
oluşur. Uzunlamasına eksen üzerinde birden fazla girinti ve çıkıntıya sahip kalıbın doldurulması
103
MAKALE
Döküm prosesİ sİmülasyonu İle
İstatİstİkî deney tasarımının (DoE)
kombİnasyonu bu zorlu görevlerİn
uygulanması İçİn uygun bİr
araçtır.
Sıcaklık
o
C
Boş
1360
1346
1333
1319
1305
dezavantajlı olur, çünkü bu durum soğuma sırasında ve sıvı-katı ara yüzeylerinin birleşmesinde
problem yaratır. Yani var olan proseslerde, soğuk
birleşmelerden, cüruf oluşumundan ve erken katılaşma sonucu uygun olmayan bir mikro yapıdan
kaçınmak için, ısı kayıplarını karşılamak gerekmektedir. Şekil 2 bir tarafta kapıları ile besleyicileri ve diğer tarafta çıkıcıları bulunan dört krank mili
dökümü için bir döküm sistemini göstermektedir.
Bir döküm parçasının donması büyük ölçüde
kütle birikiminin dağılımı ile belirlenir. Krank ve
eksantrik millerinde kütle düğümleri, yani geç katılaşan alanlar (Hot Spots), uzunlamasına eksen
üzerinde dağılmıştır. Döküm parçasının tamamı
üzerinde yönlendirilmiş bir katılaşmanın sağlanması imkânsızdır. Buradan kaynaklanan, ürün
özelliklerinin homojen olmayan şekilde dağıtılmış
olması, gözeneklilik ve sistematik olarak ortaya
çıkan çarpılma riskleri açıkça ortadadır.
Özellikle krank ve eksantrik milleri durumundaki çarpılma özel bir önem taşımaktadır: Bir krank
mili, çalışması sırasında yüksek devirle döndüğü
için çok küçük dengesizlikler bile şiddetli vibrasyonun uyarılmasına neden olurlar. Dengesizlikten
doğan kuvvetler hem krank milinin kendisi hem
de diğer motor bileşenleri için aşırı yükü temsil
etmektedir. Döküm prosesinde oluşan çarpılma,
eğer mümkünse, sadece mekanik yeniden işlemle giderilebilir. Krank ve eksantrik millerinin çarpılma olmadan dökülmesi ekonomik açıdan çok
önemlidir.
ŞEKİL 2 :
Dört krank mili ve yatay döküm için ilgili döküm sistemi
104
1292
1278
1264
1251
1237
1224
1210
1196
1183
1169
ŞEKİL 3 :
Bir dikey kalıplama tekniğinin iki ayrı varyasyonu ile 4 krank milinin dökümünde kalıp doldurması sonundaki ısı dağılımı: Soldaki figürde dolum süresi
yaklaşık 23 saniyedir, sağ figürde 12 saniyede yani çok daha hızlı doldurulabilmektedir. Bu da meme girişlerinin değiştirilmiş olan kesitlerine ve iç parçada tek
filtre yerine iki filtre yerleştirilmiş olmasına bağlıdır. Ergiyik sağda çok daha az
soğur, ısı dağılımı daha homojendir. Bu oldukça yaygın model diski kullanımında
alttaki krank milinin ilk önce dolduğu ve kalıp doldurması sonunda zaten soğuduğu en açık şekilde görülmektedir (şekiller Darcast Crankshafts Ltd. şirketinin
izniyle kullanılmıştır).
3. Krank ve eksantrik milleri
üretiminin simülasyonu
Döküm millerin ürün kalitesi döküm süresinin
çeşitliliğine karşı çok hassas davranır, çünkü döküm süresi dolum sırasında ergiyiğin katılaşması
için belirleyicidir. Yani özellikle krank ve eksantrik
milleri için kısaltılmış bir döküm süresi avantajlıdır, ancak bunun ön koşulu, hızlı ve muhtemelen
bundan dolayı türbülanslı bir doluma bağlı olan
risklerin kontrol altında tutulmasıdır.
Simülasyon yardımı ile çok basit bir şekilde
döküm sisteminin kalıp dolumu üzerindeki etkisi incelenebilir, Şekil 3. Hesaplanan ısı dağılımını ve ayrıca akışı, türbülansları, hava temasını
veya içeri akan inklüzyonları da, temsil etmek
mümkündür. Artık gerilimler ve çarpılma, döküm
parçalarının katılaşması ve soğuması sırasındaki
ısı dağılımının gelişmesine bağlıdır. Kalıp doldurmasının ısıları burada daima başlangıç noktalarıdır. Şekil 4 içinde karşılaştırmalı olarak katılaşma
süreci sonunda her iki çarpılmış döküm sistemindeki sıcaklık profilleri temsil edilmiştir. Krank
millerindeki sıcaklık aynıdır. Döküm sistemi, değiştirilmiş doldurma davranışına rağmen, mevcut
durumda millerin katılaşma ve donma sırasındaki
termik davranışlarına çok az etki etmektedir. Artık gerilimler ve çarpılma da bu nedenle birbirlerine göre çok büyük sapma göstermemektedir.
ı EYLÜL 2014
Sıcaklık
o
C
Sıcaklık
o
C
Boş
Boş
1088
1430
1038
1415
989
1400
939
1384
890
1369
840
1354
790
1339
741
1324
691
1309
642
1293
592
1278
543
1263
493
1248
444
1233
394
1218
Kapı
“A”
Havalandırma öncesi
“B”
ŞEKİL 5 :
Donma sonundaki ısıların karşılaştırması - solda 15 dakika 15 saniye sonra, sağda 16 dakika 3 saniye sonra. Çarpılmış olan orta eksenler çizilmiştir. Tamamen
farklı kalıp doldurma sürelerine rağmen krank millerinin çarpılması neredeyse tamamen aynıdır (çarpılma 64 kat artırılmış şekilde gösterilmiştir).
Döküm sisteminin DoE içinde değiştirilen kesitler ve değerlendirme aralığında (çizgili alan) temsil edilmesi. Kapıdaki ‘’A’’
ve havalandırma öncesi ‘’B’’ kesitlerin çizgili alandaki değerlendirme aralığında ısı üzerindeki etkisi incelenecektir.
Sanal DoE yardımı ile bir döküm prosesinin
sistematik şekilde geliştirilmesine örnek olarak dört krank milinin yatay bir döküm sisteminde dökümü sırasında meme girişlerinin ve
çıkıcı kesitlerinin katılaşmaya olan etkisi incelenmiştir, Şekil 5. Döküm tekniğinin geometrisi parametrelenmiş formdadır. MAGMAfrontier
Optimizasyon Yazılımı ile test planı oluşturulur, çalıştırılır, otomatik olarak simülasyon
başlatılır ve ardından da DoE istatistikî açıdan
değerlendirilir.
Giriş çapı ve çıkıcı çapı üretim için gerçekçi
sınırlar içinde değiştirilir. Ergiyiğin krank milleri içinden akışı sırasındaki soğuması simülasyonlarda hesaplanır. Isının çıkıcı tarafında her
iki kesit üzerine nakledilmesiyle döküm sırasında erişilen sıcaklıklara geometrinin yaptığı etki incelenebilir, Şekil 6. Sıcaklıklar artan
giriş çapı ile ortalamada değişmezler (üstte).
Buna karşılık çıkıcı öncesinde artan yarıçaplarla sıcaklıklar artar (altta).
Krank milleri dökümünde ergiyiğin ısı kaybı
neredeyse tamamen çıkıcı öncesindeki yarıçapa bağlıdır. Giriş yarıçapının burada kayda
değer bir etkisi yoktur.
ı EYLÜL 2014
1345
1340
1335
1330
1325
1320
1315
1310
17
19
21
23
25
27
29
31
33
35
31
33
Kapı çapı / mm
Değerlendirme aralığındaki en düşük sıcaklık
4. Döküm sistemi geometrisinin
etkisinin sistematik araştırması
Değerlendirme aralığındaki en düşük sıcaklık
ŞEKİL 4 :
1345
1340
1335
1330
1325
1320
1315
1310
17
19
21
23
25
27
29
Havalandırmaya olan çapı / mm
ŞEKİL 6 :
Krank milleri dökümünde giriş yarıçapının (üstte) ve çıkıcı yarıçapının (altta) eriyiğin soğumasına etkisi (DoE içinde hesaplanmış 64 varyasyon)
105
MAKALE
Sıcaklık
o
C
5. Plaka tahsisi ve bükülme
ŞEKİL 7 :
Krank ve eksantrik millerinin dökümü için model plakalarının tasarlanmasında parçaların birbirlerine olan mesafesi önemli bir parametredir.
Şekil 7 dar ve geniş şekilde krank millerine
tahsis edilen bir model plakasının sıcaklıklarını
göstermektedir. Beklenildiği gibi daha dar bir
doluluk miller arasında ısı yığılmasına neden
olmaktadır. Bunun artık gerilimler ve çarpılmanın şekillendirilmesi üzerinde etkisi vardır. Her
iki doluluk için oluşan artık gerilimler ve çarpılmalar Şekil 8’de gösterilmiştir. Kalıp plakası doluluğunun krank millerinin çarpılması üzerinde
doğrudan etkisi vardır.
Dar bir plaka doluluğu (solda) ve geniş bir plaka doluluğu (sağda) için krank
millerinde 1 saat 30 dakika sonraki sıcaklık dağılımı. Dar dolulukta iç ve dış
krank millerinin ısıları çok farklıdır. Geniş dolulukta iç ve dıştaki sıcaklıklar dar
doluluğa kıyasla birbirlerine daha yakındır.
6. Sertlik özelliklerinin güvenilir
süreç açısından garantisi
Boş
650,0
614,3
578,6
542,9
507,1
471,4
435,7
400,0
364,3
326,6
292,9
257,1
221,4
185,7
150,0
Sıcaklık
o
C
Boş
78,6
72,43
66,86
61,29
55,71
50,14
44,57
39,00
33,43
27,86
22,29
16,71
11,14
5,57
0,00
ŞEKİL 8 :
Dar (solda) ve geniş (sağda) plaka doluluğunda artık gerilim ve çarpılma: Dış
krank milleri (her birinde sağdakiler) dar dolulukta içtekilere göre daha fazla
çarpılmıştır. Geniş dolulukta dış krank milleri (sağda) içtekiler ile aynı şekilde az
çarpılmıştır. (çarpılma 45 kat artırılmış şekilde gösterilmiştir).
Sıcaklık
o
C
Boş
Motor imalatındaki döküm parçalarının üretiminde lokal olarak döküm mikro yapısı ve sertlik
özellikleri sıkı gereksinimlere bağlıdır. Simülasyon, malzemeye özgü kalıp doldurma ve katılaşmaya göre lokal ürün özellikleri hakkında bilgiler sağlamaktadır. Eksantrik millerinin üretimi
iyi bir örnektir. Sağlam bir üretim prosesinde,
doğrudan kamlar üzerinde ölçülen sertlik için
belirlenmiş bir değerin tutulması sağlanmalıdır,
Şekil 9.
Kamların bölgesinde yeterli miktarda soğuma
hızlarının sağlanması için dökümde kum kalıbın
içine soğutucu yerleştirilir. Soğutucu geometrisinin sertlik özelliklerine olan etkisi sanal bir
DoE içinde incelenmiştir. Bunun için bir kamın
yanındaki karşılıklı iki soğutucu kalınlığı ve çapı
simülasyon için sistematik şekilde değiştirilmiştir, Şekil 10. Ayrıca döküm ısısı da sistematik
şekilde değiştirilmiştir. Sonuçlar, kamda talep
eden sertlik değerlerinin sağlanmasına yardımcı olur. Diğer üretim parametrelerinin deney
planlamasına eklenmesiyle döküm süreci, belirlenen talepler üretim dalgalanmalarında da yerine getirilecek şekilde ayarlanabilir.
480,0
461,4
442,9
424,3
405,7
387,1
368,6
350,0
331,4
312,9
294,3
275,7
257,1
238,6
220,0
106
ŞEKİL 9 :
Bir kam üzerindeki ölçülmüş
ve simüle edilmiş sertlik dağılımı [5]
Motor İmalatındakİ döküm
parçalarının üretİmİnde
lokal olarak döküm mİkro
yapısı ve sertlİk özellİklerİ
sıkı gereksİnİmlere bağlıdır.
Sİmülasyon, malzemeye özgü
kalıp doldurma ve katılaşmaya
göre lokal ürün özellİklerİ
hakkında bİlgİler sağlamaktadır.
ı EYLÜL 2014
Kalınlık 14 mm ve 15 mm
430
420
Sertlik / HB
410
400
Kalınlık 13 mm
390
T2
380
Kalınlık 12 mm ve altında
370
360
10
20
30
40
50
60
70
Soğutma demiri hacmi / cm3
7. Özet
Bu makalede, döküm süreci simülasyonunun
ve istatistikî deney tasarımının krank milleri ve
eksantrik milleri dökümünde karşılaşılan tipik
sorunları belirlemek ve çözmek için kullanımı
gösterilmiştir. Bu yüksek dinamik yüklere maruz kalan bileşenler, motor dökümünde sanal
DoE’nin gelecekteki önemi için çok iyi örnek
teşkil etmektedirler.
Sanal DoE dökümde sağlam üretim sağlanmasına destek olmaktadır.
Giderek kısalan yanıt süreleri, bu teknolojinin otomotiv üretiminde kullanılan döküm parçalarının geliştirilmesinde de kendini
kanıtlayacağını
göstermektedir.
Entegre CAE geliştirme süreci gittikçe yakınlaşmaktadır.
Literatür
[1] Menne, R.J.; Weiss, U.; Brohmer, A.; Egner-Walter, A.; Weber, M.; Oelling,P.: Einsatz der Gießprozesssimulation zur Bauteil-Leistungssteigerung bei gleichzeitiger Reduzierung von Entwicklungszeit und –kosten – Ausgewählte Beispiele aus der
Ford-Motorenentwicklung. (Döküm proses simülasyonunun, parça performansını artırmak ve aynı anda geliştirme süre ve
masraflarını azaltmak için kullanılması - Ford motor geliştirmeden seçilmiş örnekler.) 28. Uluslararası Viyana Motor sempozyumu 2007
[2] A. Egner-Walter, I. Hahn, W. Simon, Verkürzung des Entwicklungsprozesses von Gussteilen durch Einsatz von virtueller
DoE, (Sanal DoE uygulamaları ile döküm parçalarının geliştirme sürecinin kısaltılması) 5. VDI-Tagung „Gießtechnik im Motorenbau“ (5. VDI Kongresi ‘’Motor imalatında döküm tekniği’’), Magdeburg, 10./11. Februar 2009
[3] Montgomery, D. C.: Design and Analysis of Experiments, 4th Edition, John Wiley and Sons, 1997 (Deneylerin tasarımı ve
analizi, 4. Baskı, John Wiley and Sons, 1997)
[4] I. Hahn, J.C. Sturm, Versuchspläne in der gießtechnischen Simulation (Döküm tekniği simulasyonunda test planları),
Gießerei 96 (dökümhane 96) (2009), Nr. 7
[5] S. Wszolek, Optimization of Camshaft Castings with MAGMAfrontier, Vortrag der Firma MAHLE Ventiltrieb auf dem MAGMASOFT® International User Meeting 2006 (S. Wsolek, MAGMAfrontier ile Krank mili kalıplarının optimizasyonu, MAHLE
Ventiltrieb firmasının MAGMASOFT® 2006 Uluslararası kullanıcı toplantısındaki sunumu)
ı EYLÜL 2014
107
İÇİMİZDEN BİRİ
İçimizden Biri:
Ahmet Arkan
Türkdöküm her sayısında olduğu gibi bu sayısında da döküm sektörünün duayen
isimlerinden birini sayfalarına taşıyor. Arpek Arkan Alüminyum’un Yönetim
Kurulu Başkanı Ahmet Arkan’ın konuk olduğu “İçimizden Biri” köşemizde
Arkan, iş hayatına adım attığı ilk günlerden başlayarak bugünlere nasıl geldiğini
anlatıyor. “Benim ne olmak istediğim yaşamım boyunca çok önemli olmadı. Ben
neyle karşılaştıysam, onun en iyisi olma kavgasını verdim” diyen Arkan, sektöre
yeni adım atan gençlere de tavsiyelerde bulunmayı ihmal etmiyor.
Öncelikle bize kısaca kendinizden
bahseder misiniz?
Tokat doğumluyum. Aslında 1945 yılında doğdum
ama o günkü koşullarda bir an önce askerliği yapıp eğitime devam edebilmem, ardından da çalışmam gerekiyordu. Ancak 17 yaşında da kimse sizi
işe almıyordu. Çünkü askerliğin yapılmış olmasını
istiyorlardı. Bu nedenle ben de yaşımı büyüttüm.
Bir yıl kadar Almus Baraj inşaatında vinç operatörlüğü yaptıktan sonra askere gittim. Askerlik
dönüşü de İstanbul’a geldim. İstanbul’da amacım mühendislik eğitimi almaktı. Ford Otosan’da
1966 yılının Ocak ayında iş başı yaptım. 1966 yılı
Ekim ayında ise mühendislik mektebine başladım.
Yıldız Teknik Üniversitesi’ni kazanmıştım. Ancak
Ford Otosan için iyi bir elemandım. Ben Ford’a
girdiğim zaman yalnızca 150 kişiydi ve bu sayıya
genel müdür de dahildi. Bugünkü dev Ford fabrikası ile mukayese ederseniz çok az kişiydik.
Kadıköy’de Mühendislik Yüksek Okulu açılmıştı. “Oraya git, parasını biz yatıralım, yeter ki işten
ayrılma” teklifi geldi. Öbür tarafta gece derslerine
girecektim zaten. Fakat tekrar iş bulmak yeni bir
maceraydı. Ben de teklifi kabul ettim. Bir taraftan
da terfi ettim. İnşaat okumak istiyordum, aklım
fikrim hep serbest çalışmaktaydı. Çünkü benim
yaşamım kendimi bildiğimden bu yana çalışarak
geçti. 5 yaşında babamı kaybettim, 7 yaşında çıraklığa başladım. O gün bugündür yaşamda her
şeyi hak edebilmenin mücadelesini verdim. İnsan
olarak da, şartlar yaratarak da, çevre kazanarak
da, yatırımlarınızla övünç duyacak gururu yakalamak için de hep hak etmeniz lazım. Bunun peşinde oldum ve inanıyorum ki oldukça iyi mesafeler
aldık. 1966’da başladığım Ford Otosan’dan, 1969
yılında fabrika müdürümüzle aramda olan bazı dü-
108
ı EYLÜL 2014
şünce farklılıkları nedeniyle ayrıldım. Ama o sene
ilk atölyemi açtım. Ağustos ayında daha önce bir
atölye açmış ama yürütemeyen, sıkıntıları olan bir
mühendis arkadaşımla ortak oldum. Ona borçlandım ama o tarihler itibari ile iyi yetişmiş bir kalıpçıydım. Zaten kalıpçı ustası dediğiniz mesleğin sayısı
o yıllarda o kadar sınırlıydı ki; hele bizim gibi resim
okuyarak, resme bakarak kalıp yapan, o teknik
nosyonu kazanmış bir kalıpçı olmak... Biz bu vasfı Ford Otosan’da aldığımız eğitimlerle kazandık.
Ben iyi bir kalıpçıydım. O dönem İstanbul’da 5 kalıpçı varsa, birisi Ahmet Arkan derlerdi. Bu durum
hem gurur vericiydi hem de beni hayrete düşürürdü çünkü abartılı bulurdum. Ancak bir yandan
bana iyi işler getiren bir namdı. Çok çalıştım ve
hep bunun karşılığını aldım. Bir çırak olarak yola
çıktığım 1966’dan bu yana, hem çalışanıma hem
devlete karşı hep dürüst oldum. Bu o kadar önemli bir hadisedir ki… Bir tek gün kayıt dışı çalışmadım, bir tek gün hiçbir işçinin ücretini farklı göstermedim, kayıt dışı bir tek kişi çalıştırmadım. İnsanlar
dürüst olarak da kazanır. Bu terbiye ile yetişmiştik,
ailemizden bunu almıştık. Çalışanlarıma da, çocuklarıma da bunu yansıtmaya çalıştım. Benimle
insanların barışık olabilmesi için; elde etmeye çalışmamaları, hak etmeye çalışmaları lazım. Bugün
çocuklarım bu işletmeye gelirken, soyadlarını bekçi kulübesine bırakır. O kapıdan içeri girdiği andan
itibaren hiç kimsenin soyadı bu işletme için bir şey
ifade etmez. Çalışması, gayreti, mücadelesi, verimliliği geçerlidir. Çocuklarıma iyi öğrenmelerini
söylüyorum. 4 çocuğum var. En büyüğü 48, onun
küçüğü 45 yaşında. Büyük kızım filolojiyi, büyük
oğlum ODTÜ’yü bitirdi, makine mühendisi oldu. O,
14 yıl benimle çalıştı. Bu tesisi özünde onun sahiplenmesi ve yürütmesi için kurdum. Ama insanların
zamanla düşünceleri değişebiliyor. Bazen çevresi,
onları çeşitli şekillerde etkileyebiliyor.
Çocuklarınızın içinde sizin mesleğinizi devam
ettiren var mı?
Bugün bir oğlum ve bir kızım işletmede çalışıyor.
Büyük kızım çalışmadı ama Arfesan ve Arpek dışında da bazı işletmelerimiz var. Büyük damadımı
o şirketlerde ortak olarak tarif ettim. Küçük oğlum
Burtan Arkan, fiilen her iki işletmede İcra Kurulu
Üyesi olarak çaba sarf ediyor. Ama onun mesleği
ekonomistlik. Ben inşaat okumama rağmen kader
beni sanat enstitüsü kökenimden koparmadı. Orada torna-tesviye okumuştum yine metalin içinde
kaldım.
Babanızın mesleği neydi?
Babam memurdu. Aileden mesleğimle ilgili herı EYLÜL 2014
Arkan: “Türkiye hiç mi bir
şey yapmadı?
Türkiye çok şey
yaptı. 1929’da
Türkiye’de otomobil ve kamyon üretildiğini
biliyor musunuz? Salı pazarında günde
55 otomobil, 15
kamyon üretiliyordu. 1950 yılında Türkiye’nin
greyder
ürettiğini biliyor
musunuz?”
hangi bir yönlendirme olmadı. Ne servet var, ne
bir mesleki miras var. Sadece ailemden tertemiz
bir isim ve itibar aldım. Benim ailem 770-780 senedir Tokat kökenli. Yani Tokat’ın en eski ve en
saygın ailelerinden biri. Varlıklı oldukları zamanlar olmuş fakat varlıklar çarçur edilmiş. Bunların
hepsi hayatta yaşanabilecek şeyler. Yani; bir dönem orada çok önemli servetlere sahipken, ben
7 yaşında babam öldükten sonra çalışmak zorunda kaldım.
Siz kaç kardeşsiniz?
2 kardeşiz. Kız kardeşim vefat etti maalesef. Burada önemli olan nokta şu: Ben bütün insanları
severim, bütün insanlar benim kardeşimdir. Böyle bir karakterim var. Önce insan. Aynı anadan ve
babadan olmak her şeyi ifade etmez; eğer siz insansanız, o insansa, ben insansam. Tanrı hepimizi
eşit şartlarda yaratmış. Benim gençlere de hep ifade ettiğim, anlatmaya çalıştığım bazı felsefelerim
var. Ben 3 üniversitede danışma kurulu üyesiyim.
Gençleri seviyorum. Onlara dönük zaman zaman
konferanslar veriyor, toplantılara gidiyorum. Tanrı
insanlara hep eşit bir servet verir. O servet nedir
biliyor musunuz? Sabah uyandığınızda size verdiği zaman vardır. Siz de 17-18 saat zaman ve parayla uyanırsınız, bende, dağdaki çobanda… Ben
bugün bu yaşa kadar geldiysem, inanın bir saniye
boş vaktim olmamıştır. Ya okurum, ya ilgilenirim,
ya tartışırım, ya bir şey üretmeye veya bir katma
değer yaratmaya çalışırım. İnsan için, iş için, ülkem
için… Yani kardeşler, aile, ailenin mesleğe katkısı;
bunları ben çok fazla önemsemiyorum. Herkes ne
ile mutlu olacaksa onu yapmalı.
Siz Ford Otosan’da iş hayatına adım attınız. Sonra ise kendi şirketinizi kurdunuz. O günle bugünü karşılaştırdığınızda, şirketleriniz açısından
nasıl bir yol kat ettiniz?
Diğer fabrikamızın girişinde bir tablo vardır, 8 tane
resimden oluşan. 1939 yılında Türkiye’de açılan
ilk sanayi sergisinin fotoğraflarıdır. Türkiye nerden
nereye geldi. 1950’lerde ilk sergilerde kadınlar
şapka üretiyor, el işi yapıyor, kaynak ile bazı objeler
üretiliyor. 1950’lerde Samsun’da bir sergi yapılıyor.
O sergide sadece yerli üretim yapan iki firmamız
var: Atlı ve Radyol. Sanayi ürünü olarak her şey
dışarıdan geliyor. Türkiye hiç mi bir şey yapmadı?
Türkiye çok şey yaptı. 1929’da Türkiye’de otomobil ve kamyon üretildiğini biliyor musunuz? Salı
pazarında günde 55 otomobil, 15 kamyon üretiliyordu. 1950 yılında Türkiye’nin greyder ürettiğini
biliyor musunuz? Karayolları atölyelerinde makine
kimya ve karayolları mühendisleri üretiyorlardı.
109
İÇİMİZDEN BİRİ
Türkİye’nİn alümİnyum döküm
sanayİsİnde önü açık. Ancak Türkİye
doğru bİr sanayİ üretİm polİtİkası
tarİf etmek zorunda. geleceğe
güçlü şekİlde taşınacak fİrmalara
desteĞİnİ vermek zorunda
Doğuda kar küremek, yol açmak için greydere
çok ihtiyaç var. 1929’da kurulan Ford fabrikası
1934’te kapanıyor. Hala nedenlerini tam olarak
öğrenemedik. Çeşitli ekonomik problemler nedeniyle olduğu söyleniyor ama başka faktörler
de var. Greydere Menderes hükümeti karşı çıkıyor. Marshall yardımı ile bize bunların hepsinin
bedava geldiği söyleniyor. 1946 yılında kurulan
Tuzla Cip, askeri cip üretirdi. Ancak 1950’lerde
devlet sipariş vermemeye başladı. Yine Marshall
yardımı nedeniyle olduğu söyleniyor. Halbuki bu
yardımlar yüzünden üretimimiz engellendi. Türkiye çok şey kaybetti. Sanayide bir kısım tedbirler
tarif edilmiş. 1964 montaj sanayi talimatı, otomotiv sektörünü ve montaj sanayini yerli katma değer yapmaya zorlayan bir tarifler zinciri. Bunlar
sonrasında doğru sanayi politikalarıyla desteklenmedi. 1980’de liberal ekonomiye geçiyoruz
denildi. Ne kadar hazırdık, ne kadar değildik?
Bugün köy enstitüleri siyasi sirkülasyonlarla ve
bir kısım feodal düzenin isteklerini karşılamak
için kapatılmamış olsaydı ve hala yaşasaydı,
Türkiye’nin çehresi çok farklı olurdu. Türkiye bir
kültür devrimi yaşardı. Kinyas Kartal’ın geçen
sene bir beyanatı yayınlandı. Köy enstitülerine,
ağaların karşısına bilinçli insanlar çıktığı için karşı çıktıklarını söylüyor. Maalesef devlet sanayide
hiçbir zaman doğru sanayi politikaları üretmedi.
Doğru sanayi politikaları üretmediği için de ya
ucu ucuna yaşadı ya da fanteziler üretip, sahip
olduğunu satarak sürekli borçlandı. Bugün bir
cari açık zinciri altında ülkeyi batırma noktasına
geldik. Borçlanmak geleceğin gelirini harcamaktır. Bizim öyle bir durumumuz yok. İnşaat sektörü
biraz daha dara girdiği an Türkiye’nin işsizlik oranı tarif edilenin bir buçuk katına çıkar.
Burada çok somut bir şeyi ifade etmek isterim. Ben 1970’li yılların ortalarından bu yana sivil
inisiyatiflerle de kavgalar verdim. Yıllarca Taşıt
Araçları Yan Sanayicileri Derneği’nde (TAYSAD)
yönetim kurulu üyeliği ve başkanlık yaptım. TAYSAD, Türkiye’deki ilk 4-5 ihtisas derneğinden bi-
110
ridir. Otomotiv sektörünü temsilen İstanbul Sanayi Odası’na (İSO) da yıllarımı verdim. Geçtiğimiz
günlerde Ömür Boyu Onur Ödülü verdiler. Ben
de kendi adımı taşıyan torunuma hediye ettim ve
“Dedenizin size bırakacağı en büyük servet budur” dedim. İSO’nun hazırladığı 50 Yılda 50 Sanayici kitabındaki elli sanayiciden biri de benim.
Bunlar gurur verici şeyler. Ancak söylediğim gibi
her zaman kapımın önü temiz oldu.
1999 yılında Ankara’ya Milletvekili olarak gittiğimde, bir konunun da uzun yıllar mücadelesini
ve sonucunu beraberimde götürdüm. 1964 Montaj Sanayi Talimatı’yla birlikte, 70’li yılların başında Türkiye sanayileşme arzusu içine girdi. 70’li
yıllar Türkiye’de orta ölçekli sanayinin filizlenme
yıllarıdır. 1980’lere gelince liberal ekonomiyle her
şey serbest oldu. Onun da artıları oldu. Yurtdışıyla rekabet ortamı doğunca, rehavetten çıkılarak
kalite ve rekabet gücü bilinci oturmaya başladı.
Ben o yıllarda hem TAYSAD’da hem de İSO’da
aktiftim. Eğitime çok önem veriyorum. Fuara gidildiğinde orada nasıl oturup kalkılacağının eğitimini, yabancı uzmanlara verdirdim. Gençleri ön
plana çıkarmaya çalışırdım. Çünkü gençler bizden daha iyi düzeyde eğitim görmüştü. Hem onların özgüveninin artması, hem temsille cesaretlenmeleri, hem de yaratım güçlerinin artması için
çaba sarf ettim. 1970’li yıllarda, yüzde 50’lilerde
olan üretimdeki dış ticaret dengesi, 1990’lı yıllara gelindiğinde inanılmaz bir düzeye ulaştı. 1999
yılında Türkiye’nin ihracatının ithalatını karşılama
oranı yüzde 76-77’ydi. O dönem mecliste Bülent
Ecevit ve ekibine bir konunun kavgasını verdim.
Ben de o dönem Ekonomik Danışma Kurulu üyesiydim ama ekonominin kararını Bülent Bey ve
yakın ekibi verecekti. “Dış ticaret dengesinde
her yıl yüzde 1,5 iyileştirme olsun” dedim. Çünkü
siz borçlanma eğilimi içinde olduğunuz sürece,
birileri sizi yönetir. Ben, havalı fren sistemleri üreten ve o konuda dünyada marka olan bir firmaya sahibim. Bu durum hafife alınacak bir hadise
değil. Sonuç olarak, bu yüzde 1,5 oranla 15-20
senede neler olabileceğini kimseye anlatamadık. Sonrasında ise borçlanma başladı ve artarak
devam etti. Bugün Türkiye’nin 400 milyar dolara
yakın dış borcu var. 2001 krizinde özel sektörün
borcunun da devletin borcu olduğunu söyledik.
Çünkü özel sektör borcunun arkasında da hazine garantisi vardır. 2002-2003’te hane halkının
tasarruf oranı, toplam GSMH’nin yüzde 56’sıydı.
Ancak bugün bu oran yüzde 13’e ulaştı. İnsanlar
fakirleşiyor, Türkiye bugün iflasın eşiğinde. Dış ticaret dengesi yüzde 54’e inerken, izlenen yanlış
para politikalarıyla sanayiyi zor duruma düşürdü.
ı EYLÜL 2014
Bugün öz kaynakla yatırım yapanların dışında bütün şirketler büyük risk altında. Özellikle otomotiv yan sanayisinde çanlar çalıyor.
Şu anda otomotiv sektörünü koruyan şey, çok
fazla ihracat yapılması mı?
Ürünü satan patronlar genelde yabancı. Satacağı veya satmayacağı ürünü, kârın ana bölümünü,
fiyatı vs. hepsini o tarif ediyor. Herkes Türkiye’ye
yabancı yatırımcıların geldiğini söylüyor. Halbuki 6
ayda 1 milyar küsur dolar geldi. Üstelik gelenlerin
içinden geri gidenler de oluyor.
Ben yıllardır bir fikrin kavgasını veriyorum. Uzun
yıllar Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nda (TTGV)
da yönetim kurulu üyeliği yaptım. Yelpazesi son
derece geniş, her ülkede her sektöre TÜBİTAK
üzerinden veya direkt destek vermeye çalışan
bir kurum. Ülkelerin en önemli ekonomik güçlerinden biri tohumluk üretmektir, tarımdır. Tarımda
siz kendi tohumluğunuzu üretemiyor, yabancının
himmetine muhtaç yaşıyorsanız, sürünmeye mahkumsunuz. Kendi topraklarım da olduğu için son
dönemde tarımı araştırmaya başladım. Geçmişte
çok fazla ihanet yaşamışız ve bugün de zincirleme
olarak o tür ihanetler yaratılıyor. Ne kadar Tarım
İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) varsa hepsi
kapatıldı. İkinci önemli güç ise savunma sanayisidir. Savunma sanayisinde dışarıya bağımlıysanız,
özgürlüğünüz yoktur. Savunma sanayi ve tohumluk üretimi açısından Türkiye maalesef hiçbir şey
üretmedi. Diğer sanayi kollarına dair üretim gerçekleştirdi. Halbuki otomotiv yerine traktör üretmesi, diğer tarım aletlerini üreterek ucuza vermesi
gerekiyordu. Ben bazı Sivil Toplum Kuruluşları’na
(STK) da kızıyorum. Birçoğunda yer alan kişiler
benim dostlarım. Ancak herkes günü kurtarmanın
peşinde. Halbuki geleceği kurtarmamız gerekiyor. Biz, yüksek basınçlı alüminyum döküm için
Arpek’i kurarken, iki temel çıkış noktamız vardı.
Bunlardan biri; 2000’li yılların başlarında Almanya Mercedes’e ürün vermekti. Ancak bazı sıkıntılarımız oldu. Alüminyum parçaların kalitesinde bir
türlü istikrarı sağlayamıyorduk. Hem Mercedes’le
çalışmaya başladık, hem de her an sac parçalar
kontrolümüzde, biz üretiyoruz. Diğer bütün parçalarda iyi olmamıza rağmen alüminyumda bir türlü
istikrar yakalayamayınca, fren elemanlarının kendi
kullanacağımız alüminyum döküm parçalarını kendimiz basmaya karar verdik. Ama talebimiz bu boyutta bir işletmeyi doyurmazdı. Bu nedenle savunma sanayisine yöneldik. Bir dönem nitelikli sanayi
bölgeleri terimi vardı. O dönem, Yabancı Sermaye
Derneği’nin (YASED) bir yemeğinde, ABD Büyükelçisi Robert Pearson “Türkiye bizim dostumuz”
ı EYLÜL 2014
İstanbul Sanayi
Odası’nda (İSO)
yıllarca çalışan
Ahmet Arkan
geçtiğimiz
günlerde Ömür
Boyu Onur
Ödülü’nü aldı.
Ayrıca İSO’nun
hazırladığı “50
Yılda 50 Sanayici” kitabındaki
elli sanayiciden
biri oldu.
gibi hamasi laflar söyledi. Ben de kürsüye çıkıp
dedim ki: “Bu hamasi laflarla hiçbir yere varamazsınız. Türkiye sizin samimi dostunuz ve müttefikinizse, neden siz savunma sanayisi için Türkiye
ile iş birlikleri yapmıyorsunuz? Türkiye’nin doğusundaki pazarın savunma sanayisinde yoksunuz.
O pazar Rusların ve Çinlilerin elinde. ABD’nin aklı
olsaydı Türkiye’ye gelip doğuya dönük değerlendirme yapardı. Bir Pakistanlının sözü ‘Türkiye
Asya ile Avrupa arasında bir kemerin tokası gibidir’ diyor.” Ertesi sabah Pearson’ın sekreteri beni
arayarak yemeğe beklediklerini söyledi. Beni ekonomi müsteşarıyla tanıştırıp, önceki gün söylediklerimi nasıl gerçekleştiririz diye görüşümü almak
istemişler. Dedim ki: “Sayın Büyükelçi’ye söyleyin;
ben devletin bir milletvekiliyim. Öğlen yemeğinde
bir Ankara otelinde kaç kişi geleceğinizi bildirin.
Ev sahibi benim, O değil.” Sekreter kız bana, “Ahmet Bey ilk defa böyle bir daveti geri çeviren birini
gördüm, o da sizsiniz” dedi. Biz Kocaeli Sanayi
Odası’na giderek, bu bölgede pilot nitelikli sanayi olgusunu yaratıp, İsrail-ABD-Türkiye savunma
sanayisine dönük tesisleri yönlendirmeye başladık; tersanelerden otomotive, alüminyuma kadar.
Ancak orada da Türkiye kendi içinde ihanetlere
uğradı.
Savunma sanayinin öneminden bahsettiniz,
savunma sanayine yönelik çalışmalarınız devam etti mi?
Biz bu işletmede yaklaşık yüzde 75 ihracat ile
çalışıyoruz ve bu oran giderek artıyor. Önemli
bir işleme yatırımı yaptık. Nihai ürün peşinde-
111
İÇİMİZDEN BİRİ
yiz ancak savunma sanayisine giremedik. Çünkü devletin savunma sanayi politikası yok. Farklı
konularda başka yatırımlarımız da var. Hepsinde
temel bir hedefim var; ne üretiyorsak en iyisini
üretmeliyiz. Hiç kimse benim rakibim değil. Aynı
sektörde, aynı kulvarda çalışan herkes benim dostum. Dünya o kadar büyük ki. Bizler, bilgiyi, görgüyü paylaşarak; birbirimizden eleman çalarak değil,
birlikte eleman yetiştirerek dışardaki pazarlarda
gücümüzü arttıralım. Birlikte teknoloji geliştirelim.
Bugün Japonya kalkındıysa, birkaç imalatçının birlikte kurduğu Ar-Ge merkezleriyle kalkındı. Ancak
maalesef bizde haset ve fesat var.
Herkes en kolay ve kısa yoldan zengin olmanın peşinde. Batı’da gördüğüm kadarıyla
alüminyum döküm sektöründe çok önemli dalgalanmalar var. Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda
batan firma oldu. Alüminyum sanayisinin bir
şansı var; özellikle otomotiv ve benzer üretimlerde alüminyum giderek artıyor. Çünkü araçların hafiflemesi, yakıt tüketiminden yüksek tonajlı
taşıma imkanına kadar birçok avantaj getiriyor.
Bu da bir fırsat yaratıyor. Ama rekabet o kadar
dorukta ki, sürekli fiyatta indirim baskısı getiriyor. Bu ortamda batıda öz kaynaklı yatırım yok
denecek kadar az. Ancak orada bankalar parayı, birlikte kazanma hedefiyle veriyor. Bizde ise
senin kazandığını ben nasıl elde ederim diye
düşünüyorlar. Biz hiçbir bankaya şahsi kefalet
vermiyoruz. Üstelik ortak olduğum firmalarda
ortaklarım için de yasaktır.
Türkiye’nin alüminyum döküm sanayindeki geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’nin alüminyum döküm sanayisinde önü
açık. Ancak Türkiye total anlamda doğru bir sanayi üretim politikası tarif etmek zorunda. Gidişatı
iyi okumak, alüminyum enjeksiyon üretimi yapan,
geleceğe güçlü şekilde taşınacak firmalara desteğini akıllıca vermek zorunda. Bugünkü enerji fiyatlarıyla ve maalesef enerji kalitesindeki düşüklükle
sıkıntılar yaşamamız çok normal. Hammaddede
ve enerjide bağımlısın ve her ikisini de başkaları
tarif ediyor. Devletin bunu dikkatle takip etmesi;
TÜDÖKSAD’ın da bu konuda teyakkuz halinde
olup, bunların analizini yapması lazım. Girdileri çok
ciddi biçimde kontrol altına almak gerek. Laboratuvar imkanlarını değerlendirmek lazım çünkü laboratuvar malzemesi pahalıdır. Bugün yaptığımız
her şeyi birinci sınıf alüminyum dökümcü olmak
için yaptık. Bizim müşteri gamımız seçilmiş bir
gamdır. Ancak hala o gamın önemli bir bölümü tedarikçinin tedarikçisidir. Direkt tedarikçi olmak için
nihai ürün üretmemiz gerekiyor.
112
75
%
İşletmelerinde
yaklaşık yüzde
75 ihracat ile
çalışan Arkan
bu oranın gittikçe arttığını
belirtiyor.
Bu durumun gerçekleşmesi için ne kadar süre
gerekiyor?
Bu durumun kapısındayız. Biz müşteri konusunda seçiciyiz. Çok güçlü tedarikçilerle bu işbirliğini yapıyoruz. Onlara da nihai ürünü vererek,
pazarlamayı onlara bırakıyoruz. Ancak biz de bunun ucunda bir katma değer yaratmaya çalışıyoruz. Oysa bizim sanayicimizde herkes birbirinin
eline vurmaya çalışıyor. Ben başkasının yaptığı
hiçbir işe teklif vermedim. Sektörün önü açık ancak bu sektörün hasetten ve fesattan uzak, aklını kullanarak gerçek anlamda rekabet gücünü
arttıracak, eğitimli kişilere ihtiyacı var. Sanayici
her platformda kendini temsil etmeli, taşeron
aramamalı.
ARPEK’in açılımı nedir?
ARPEK’in açılımı; arkan parça enjeksiyon kalıp
sanayi. Bu şekilde geniş bir ufuk koyduk çünkü
bizim kalıp üretimimiz var. Parçaya odaklıyız ve
enjeksiyon işi yapıyoruz. Genelde otomotiv sanayisine çalışıyoruz.
Başka yaptığınız işlerden de bahsettiniz. Onları da kısaca açabilir misiniz?
Gerek otomotive, gerek gemi inşaat sanayisine dönük belli konularda ticari şirketlerimiz
var. Alman GEA firmasının Türkiye mümessiliyiz. Onun belli tiplerinin montajını Türkiye’de
yapıyoruz ve yedek parça servis hizmetini veriyoruz. Çankırı’da bir ortaklığımız var; fitil, kapsül gibi patlayıcı yardımcı elemanların üretimini
yapıyoruz. Madencilik sektörüne dönük bir iş
ve çok yoğun çalışılıyor. Şu anda onun ihracatı
için arayışlar içindeyiz. Arfesan bizim amiral gemimiz; havalı fren sistemlerinde bir dünya markası. Çin’den ABD’ye kadar müşterilerimize mal
satıyoruz. Umarım Arpek de onun gibi saygın bir
çizgiye ulaşır.
Sektörümüzdeki gençlere tecrübelerinize dayanarak neler önerirsiniz?
Bir gün oğlum bana “Ne olmak isterdin” diye sordu. Benim ne olmak istediğim yaşamım boyunca
çok önemli olmadı. Ben neyle karşılaştıysam,
onun en iyisi olma kavgasını verdim. Gençlere iki
temel önerim var. Birincisi; hiçbir şeyi tesadüflere
bırakmasınlar, yaşamayı planlamak gerekiyor.
Hayatı yaşamanın iki yolundan biri bu. Diğeri de
her şeyi tesadüflere bırakmak. Bu Albert
Einstein’ın bir sözü. Ben gençlere hiçbir şeyi tesadüflere bırakmamalarını öneriyorum. İkinci
önerim de; hayal kursunlar, pesimist olmasınlar
ve her sabah kendileriyle barışık kalksınlar.
ı EYLÜL 2014
DÜSSELDORF/GERMANY
16 –20 JUNE 2015
The Bright
World
of Metals
TECHNOLOGIES PROCESSES APPLICATIONS PRODUCTS
mtn1502_00128.indd 1
10.07.14 08:57
Call for papers
As a part of GIFA/NEWCAST 2015, the BDG
Bundesverband der Deutschen Gießerei-Industrie e. V.
and the VDG Verein Deutscher Giessereifachleute
e. V. are again organizing conferences focussed
on topics of interest to the metal casting industry,
such as:
the GIFA-Forum
is primarily addressed to foundry suppliers and deals
with topics like
>
>
>
>
>
>
>
melting and casting processes
pattern and die making
moulding and core making
manufacturing technology including machining
foundry engineering and equipment
foundry chemicals
foundry consumables
the Technical Forum in cooperation with
VDI (Verein Deutscher Ingenieure)
offers researchers, managers and foundrymen the
opportunity to get information on the latest trends in
casting technology focussing on
>
>
>
>
>
>
R&D on casting processes
process simulation
process control
automation
information management
environmental sustainability and conservation
of resources (casting processes)
the NEWCAST Forum
presents perspectives for the application of state
of the art cast materials and products. The technical
presentations will concentrate on
>
>
>
>
>
>
new casting product development
substitution of materials and processes
component design
optimization and simulation
light-weight design
environmental sustainability and conservation
of resources (products)
This forum is intended to support a mutual dialogue
between suppliers, designers and foundrymen and
achieve synergies for both research and industry.
Both English and German (with simultaneous
translation into English) presentations will be
accepted at all the conferences.
Please send a short abstract and your vita by 30th
November 2014 to:
Bundesverband der Deutschen Gießerei-Industrie
attn.: Simone Bednareck
Hansaallee 203, 40549 Düsseldorf
E-Mail: [email protected]
Tel.: +49 (0)211/6871-338
Fax.: +49 (0)211/6871-364
Bir ortak sahibi olmak, her çeşit fayda anlamına gelir. Cromtec™ kromit kumumuz, işinize
tüm yaşam döngüsü boyunca destek sunar. Krom cevheri madeni işletmecisi olarak, en
yüksek kalitede kromit kumu üretiyor ve döküm endüstrisindeki firmalara doğrudan
tedarik edebiliyoruz. Tüm süreç bizim ellerimizde – madenden son kullanıcıya kadar.
Sonuç olarak, kromit kumunun süregelen yüksek kalitesi ve güvenilir tedarik süreci
sayesinde, optimize edilmiş rutinler bekleyebilirsiniz.
www.lanxesschromite.com
TÜRKİYE DÖKÜM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ÜYE FİRMALARI
FİRMA ADI
ADARAD DÖKÜM ÜRÜNLERİ SAN. TİC. A.Ş.
AKDAŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
AKMETAL METALURJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş.
AKPINAR DÖKÜM MAK. SAN. A.Ş.
ALFA DÖKÜM MAK. SAN. TİC. İTH. İHR. LTD. ŞTİ.
ALTAN MAKİNA İMALAT TİCARET LTD. ŞTİ.
ANADOLU DÖKÜM SANAYİ A.Ş
ARAL DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
ARDEMİR DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
ARDÖKSAN SFERO KAL. PİK DÖK. SAN. LTD. ŞTİ
ARPEK ARKAN PARÇA ALUM. ENJEK. KALIP SAN. TİC. AŞ
ARTI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ
AS ÇELİK DÖKÜM İŞLEME SAN. TİC. A.Ş
ASLAR PRES DÖKÜM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ATİK METAL SAN. TİC. A.Ş.
AY DÖKÜM MAKİNA SAN. TIC. A.Ş.
AYHAN METAL PRES DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
AYZER DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
BİLGE DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.
BMC OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş.
BORAN ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
BURDÖKSAN DÖKÜM MAD. NAK. TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
CANBİLENLER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
CEVHER DÖKÜM SANAYİ A.Ş.
CER DÖKÜM MAKİNE VE SANAYİ A.Ş.
COMPONENTA DÖKÜMCÜLÜK TİC. SAN. A.Ş.
ÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.
ÇELİKEL ALÜM. DÖKÜM İMALAT SAN. TİC. A.Ş.
ÇEMAŞ DÖKÜM SANAYİ A.Ş.
ÇUKUROVA İNŞAAT MAK. SAN. TİC. A.Ş.
DALOĞLU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
DEMİSAŞ DÖKÜM EMAYE MAM. SAN. A.Ş.
DENİZ DÖKÜM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
DENİZCİLER DÖKÜMCÜLÜK SAN. TİC. A.Ş.
DMS DENİZLİ DÖKÜM MAK.SAN.TİC.A.Ş
DİRİNLER DÖKÜM SAN. TUR. LİMAN İŞL. TİC. A.Ş.
DOĞRU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
DOĞU DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
DÖKSAN BASINÇLI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ
DÖKÜMAŞ MALATYA METAL İŞLEME MERK. SAN.TİC.A.Ş.
DUDUOĞLU ÇELİK DÖK SAN. TİC. A.Ş.
DUYAR VANA MAKİNA SANAYİ TIC. A.Ş.
EKSTRA METAL DÖKÜM İZABE MAK.SAN.İTH.İHR T.L. ŞTİ
EKU FREN KAMPANA DÖKÜM SAN. A.Ş.
ELBA BASINÇLI DÖKÜM SAN. AŞ ODÖKSAN OSMANELİ ŞB
ELİT METALURJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
EMİN YALDIZ METALURJİ MAK. GIDA OTOM. S.T.L. ŞTİ.
ENTİL END. YAT. TICARET A.Ş.
ER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. A.Ş.
ERGİN MAKİNA MODEL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
ERKON DÖKÜM İNŞ. TUR. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ.
ERKUNT SANAYİ A.Ş.
ERTUĞ METAL DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
FERRO DÖKÜM SANAYİ DIŞ TİC. A.Ş.
GEDİK DÖK. VANA SAN. TİC. A.Ş.
GÜRMETAL HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
GÜRSETAŞ DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
GÜVEN PRES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
HAYTAŞ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
HEKİMOĞLU DÖKÜM SAN. NAK. TİC. A.Ş.
HEMA OTOMOTİV SİSTEMLERİ A.Ş.
HİSAR ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
İĞREK MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.
İMPRO METAL MET.DÖKÜM MAK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
İSTANBUL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KAĞAN DÖK. MOD. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KALKANCI PRES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KARAMAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KARDÖKMAK - KARDEMİR DÖKÜM MAK. A.Ş.
KAYDÖKSAN - KAYSERİ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
KIZILIRMAK DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
KOÇAK METALURJİ MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KONDÖKSAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
KÖRFEZ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
MAKİM MAKİNA TEKN.SAN.TİC.A.Ş.
ŞEHİR
BURSA
ANKARA
İSTANBUL
ANKARA
ANKARA
ÇORUM
KOCAELİ
İSTANBUL
KONYA
KIRKLARELİ
KOCAELİ
ESKİŞEHİR
SAMSUN
İSTANBUL
İZMİR
ANKARA
KOCAELİ
İSTANBUL
İSTANBUL
İZMİR
ANKARA
BURSA
KONYA
İZMİR
ANKARA
BURSA
İSTANBUL
KOCAELİ
KIRŞEHİR
MERSİN
ADAPAZARI
KOCAELİ
ESKİŞEHİR
İZMİR
DENİZLİ
İZMİR
BURSA
ELAZIĞ
KOCAELİ
MALATYA
ÇORUM
İSTANBUL
ANKARA
KOCAELİ
BİLECİK
İZMİR
KONYA
ESKİŞEHİR
İSTANBUL
KAYSERİ
KONYA
ANKARA
İSTANBUL
KOCAELİ
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
TRABZON
TEKİRDAĞ
İSTANBUL
BURSA
KOCAELİ
KOCAELİ
KONYA
İSTANBUL
DÜZCE
KARABÜK
KAYSERİ
ÇORUM
KONYA
KONYA
KOCAELİ
ANKARA
0224 714 82 00
0312 267 18 80
0216 593 03 80
0312 267 04 50
0312 267 17 97
0364 254 93 93
0262 527 23 51
0212 771 45 45
0332 248 25 00
0288 263 43 20
0262 658 97 44
0222 236 20 70
0362 266 88 47
0216 593 25 60
0232 328 35 10
0312 267 04 57
0262 751 21 94
0212 771 51 00
0212 691 01 02
0232 477 18 00
0312 640 11 66
0224 493 26 06
0332 342 10 70
0232 478 10 00
0312 267 11 25
0224 573 42 63
0212 771 45 55
444 82 55
0386 234 80 80
0324 221 84 00
0264 275 48 07
0262 677 46 00
0222 236 00 58
0232 621 55 00
0258 267 10 33
0232 376 87 87
0224 482 29 35
0424 255 50 77
0262 658 29 10
0422 237 50 62
0364 254 90 01
0212 668 18 08
0312 267 05 56
0262 658 10 01
0228 461 58 30
0232 877 15 37
0332 239 22 80
0222 237 57 46
0216 377 01 42
0352 327 27 38
0332 239 16 50
0312 397 25 00
0212 691 02 72
0262 653 42 60
0216 307 12 62
0216 394 33 31
0262 658 30 01
0216 365 94 34
0216 365 10 56
0462 325 00 25
0282 758 10 40
0216 464 70 00
0224 243 16 06
0262 646 76 98
0262 728 13 00
0332 239 17 36
0216 593 07 55
0380 537 52 67
0370 418 22 34
0352 321 12 57
0364 235 03 16
0332 239 21 11
0332 239 06 55
0262 754 51 77
0312 267 56 87
0224 714 87 49
0312 267 16 70
0216 593 03 82
0312 267 04 51
0312 267 05 63
0364 254 96 48
0262 527 28 76
0212 771 45 43
0332 249 40 40
0288 263 43 24
0262 658 97 49
0222 236 18 64
0362 266 67 16
0216 593 25 69
0232 328 35 18
0312 267 04 56
0262 751 21 98
0212 771 51 02
0212 691 03 85
0232 477 18 77
0312 640 11 77
0224 493 26 09
0332 342 09 98
0232 478 10 10
0312 267 06 79
0224 573 42 73
0212 771 20 57
0262 658 06 96
0386 234 83 49
0324 221 84 05
0264 275 14 11
0262 677 46 99
0222 236 06 04
0232 621 55 04
0258 267 18 88
0232 376 85 67
0224 482 29 39
0424 255 56 56
0262 658 26 69
0422 237 50 47
0364 254 90 04
0212 594 73 42
0312 267 05 59
0262 658 10 00
0228 461 58 36
0232 877 15 36
0332 239 22 81
0222 237 26 79
0216 377 01 47
0352 327 29 45
0332 239 16 54
0312 397 25 07
0212 691 02 97
0262 653 41 60
0216 307 28 68
0216 394 32 88
0262 658 30 05
0216 365 29 82
0216 314 19 80
0462 325 00 72
0282 758 10 90
0216 464 70 20
0224 243 13 20
0262 646 70 30
0262 728 13 08
0332 239 15 99
0216 593 17 42
0380 537 54 58
0370 424 36 81
0352 321 11 94
0364 235 03 20
0332 239 22 11
0332 239 06 58
0262 754 51 80
0312 267 56 99
www.adarad.com.tr
www.akdas.com.tr
www.akmetal.com
www.akpinardokum.com
www.alfadokum.com.tr
www.altanmakina.com
www.anadoludokum.com.tr
www.araldokum.com.tr
www.ardemir.com
www.ardoksan.com
www.arpek.com.tr
www.artidokum.com.tr
www.ascelik.com
www.aslarpres.com
www.atikmetal.com.tr
www.aydokum.com
www.ayhanmetal.com.tr
www.ayzerdokum.com
www.bilgedokum.com
www.bmc.com.tr
www.borancelik.com.tr
www.burdoksan.com
www.canbilenler.com
www.cevherdokum.com
www.cerdokum.com
www.componenta.com
www.celikgranul.com
www.celikel.com
www.cemas.com.tr
www.cimsatas.com
www.daloglu.com
www.demisas.com.tr
www.denizdokum.com.tr
www.denizcast.com
www.denizlidokum.com
www.dirinlerdokum.com
www.dogrudokum.com
www.dogudokum.com.tr
www.doksandokum.com.tr
www.dokumas.com.tr
www.duduoglu.com.tr
www.duyarvalve.com
www.ekstrametal.com.tr
www.eku.com.tr
www.odoksan.com.tr
www.elitmetalurji.com.tr
www.eminyaldiz.com.tr
www.entil.com
www.erdokum.com
www.erginmodel.com
www.erkondokum.com.tr
www.erkunt.com.tr
www.temsidokum.com
www.ferrodokum.com.tr
www.gedikdokum.com.tr
www.gurmetal.com.tr
www.gursetes.com
www.gpdpress.com
www.haytas.com.tr
www.hekimogludokum.com
www.hattatholding.com
www.hisarcelik.com
www.igrek.com.tr
www.impro.com.tr
www.istanbuldokum.com
www.kagandokum.com
www.kalkanci.com
www.karamandokum.com
www.kardokmak.com.tr
www.kaydoksan.com.tr
www.kizilirmakdokum.com
www.kocakdokum.com
www.kondoksan.com
www.korfezdokum.com
www.makim.com.tr
ŞEHİR
FİRMA ADI
MEDAŞ METALURJİ DÖK. MAK. SAN. TİC. A.Ş.
MENSAN OTOMOTİV MAK. AKS. SAN. TİC. A.Ş.
MERT DÖKÜM İNŞAAT SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
MES ELEKTROMEKANİK DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
MESA MAKİNA DÖKÜM A.Ş.
METKOM MET.MAK.MÜT.NAK.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
MOTUS OTOMOTİV MAK. MET. SAN. TİC. A.Ş.
NORMSAN TİCARET METAL İMALAT SAN. LTD. ŞTİ.
ÖNMETAL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
ÖZGÜMÜŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.
ÖZGÜR DÖKÜM MAD. MAK. İNŞ. TAAH. MÜM. SAN. TİC. İTH. İHR. LTD. ŞTİ.
ÖZGÜVEN DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
PARSAT PİSTON DAĞITIM TİC. VE SAN. A.Ş.
PINAR DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
RUBA FERMUAR VE PRES DÖKÜM SAN. A.Ş.
SAMSUN MAKİNA SANAYİ A.Ş.
SEFER DÖKÜM MAK.SAN.LTD.ŞTİ.
SERPA HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
SİLVAN SANAYİ A.Ş.
SÜPERPAR OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş.
ŞAHİN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
ŞAHİN METAL İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş.
ŞENKAYA CELIK DOKUM YEDEK PARÇA FABR.
TAN ÇELİK DÖKÜM MAK. SANAYİ TİC. A.Ş.
TOSÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.
TRAKYA DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.
UYAR DÖKÜM SAN. TİC. LTD .ŞTİ.
ÜMİT DÖKÜM TİC. SAN. LTD. ŞTİ.
ÜNİMETAL HASSAS DÖKÜM MAK. YED. PAR. A.Ş.
YAZKAN MÜH. DÖKÜM MAK. SAN. LTD. ŞTİ.
YILKAR DÖKÜM SA. TİC. LTD. ŞTİ.
ANKARA
MANİSA
İSTANBUL
TEKİRDAĞ
KONYA
HATAY
KONYA
İSTANBUL
İSTANBUL
ADANA
ANKARA
ANKARA
İSTANBUL
İZMİR
MANİSA
SAMSUN
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İZMİR
İZMİR
İSTANBUL
İZMİR
ELAZIĞ
İSTANBUL
İSTANBUL
BURSA
İSTANBUL
İSTANBUL
ANKARA
KONYA
0312 267 45 75
0236 213 02 30
0216 364 32 12
0282 726 92 94
0332 239 18 72
0326 755 82 10
0332 239 12 41
0216 593 11 61
0212 485 48 74
0322 441 07 07
0312 267 12 10
0312 267 41 61
0212 591 01 41
0232 479 03 53
0236 213 08 86
0362 266 51 60
0212 441 09 77
0216 394 23 52
0216 399 15 55
0232 877 02 12
0232 437 01 83
0212 875 19 00
0232 877 21 23
0424 255 55 60
0216 544 36 00
0212 315 52 40
0224 411 09 77
0216 499 46 46
0216 591 08 70
0312 641 32 10
0332 239 04 47
0312 267 57 02
0236 213 02 29
0216 415 74 51
0282 726 90 42
0332 239 18 76
0326 755 76 84
0332 239 12 43
0216 593 05 15
0212 485 48 73
0322 441 14 14
0312 267 12 11
0312 267 51 61
0212 591 01 46
0232 479 05 16
0236 213 08 08
0362 266 51 62
0212 441 46 86
0216 394 23 55
0216 383 31 38
0232 877 02 17
0232 437 01 85
0212 875 11 07
0232 877 21 24
0424 255 55 63
0216 544 36 06
0212 274 01 12
0224 411 09 78
0216 499 46 50
0216 591 08 79
0312 641 31 82
0332 239 00 36
www.me-das.com.tr
www.mensanotomotiv.com.tr
www.mertdokum.com.tr
www.mesdokum.com.tr
www.mesamakina.com.tr
www.metkom.com.tr
www.motusdokum.com
www.normsan.com
www.onmetal.com.tr
www.ozgumus.com.tr
www.ozgurdokum.com.tr
www.ozguvendokum.com
www.parsatpiston.com.tr
www.pinardokum.com.tr
www.rubapresdokum.com
www.samsunmakina.com.tr
www.seferdokum.com
www.serpahassasdokum.com
www.silvansanayi.com
www.superpar.net
www.sahindokum.com
www.sahinmetal.com
www.senkaya.com
www.tancelik.com
www.toscelikgranul.com.tr
www.trakyadokum.com.tr
www.uyardokum.com
www.umitcasting.com
www.unimetal.com.tr
www.yazkan.com.tr
www.yilkardokum.com.tr
BÖLGESEL KURULUŞLAR
İSTANBUL PİK DÖKÜMCÜLER ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
ANKARA MADENİ DÖKÜMCÜLER ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
İZMİR BİLİMUM DÖKÜMCÜ KÜÇÜK ESNAF VE SANATKARLAR ODASI
İSTANBUL
ANKARA
İZMİR
0212 576 60 10
0312 267 13 93
0232 437 02 43
0212 576 80 75
0312 267 04 97
0232 437 01 46
www.ankaradokumculerodasi.org.tr
KATILIMCI ÜYELER
ACARER METAL SANAYİ TİC. A.Ş.
AMCOL MİNERAL MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.
ASK CHEMİCALS TR TIC LTD.ŞTİ.
AVEKS İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş.
BES MÜHENDİSLİK SAN. TİC. A.Ş.
BİLGİNOĞLU ENDÜSTRİ MALZ. SAN. TİC. A.Ş.
ÇELİKTAŞ SINAİ KUMU MADEN SAN. NAK. TİC. A.Ş.
ÇUKUROVA KİMYA END. A.Ş.
EGES ELEKTRİK & ELEKTRONİK GER. SAN. TİC. A.Ş.
ERMETAL END. GERİ DÖN. TAŞ. SAN. A.Ş.
EVREN İTHALAT İHRACAT PAZ. A.Ş.
EXPERT MÜMESSİLLİK TURİZM TİC. LTD. ŞTİ.
FERROMET MÜMESSİLLİK TİC. A.Ş.
FETAŞ METALURJİ YÜZEY İŞLEM ÜRÜNLERİ SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
FOSTEMA METALURJİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
HANNOVER-MESSE ANKİROS FUARCILIK A.Ş.
HERAEUS ELECTRO-NİTE TERMO TEKNİK SAN. TİC. A.Ş.
INDUCTOTHERM İNDÜKSİYON SİST. SANAYİ A.Ş.
KADIOĞLU MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.
KUMSAN DÖKÜM MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş.
LMA MOTİF ALÜM. DÖKÜM SAN. MÜM. LTD. ŞTİ.
LMG ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER HAMMADDE SAN.TİC.A.Ş.
MAGMA BİLİŞİM TEKN. HİZM. LTD. ŞTİ.
MARMARA METAL MAM. TİC. A.Ş.
META-MAK METALURJİ MAK. MÜM. LTD. ŞTİ.
METKO-HÜTTENES ALBERTUS KİMYA SAN TİC. A.Ş.
NEDERMAN MAKİNA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
S&B ENDÜSTRİYEL MİNARELLER A.Ş.
SİLTAŞ SİLİS KUMLARI SAN. TİC. A.Ş.
SİLVAN DIŞ VE İÇ TİC. A.Ş.
UNİKON METALURJİ VE KİMYA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
VESUVIUS İSTANBUL REFRAKTER SAN.TİC.A.Ş.FOSECO
YILKAN MAÇA SUP. ÜRETİM PAZ. SAN. TİC. A.Ş.
İSTANBUL
İSTANBUL
ANKARA
İSTANBUL
İSTANBUL
İZMİR
İSTANBUL
MANİSA
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
ANKARA
ANKARA
ANKARA
KOCAELİ
KARABÜK
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
İSTANBUL
KOCAELİ
BURSA
0212 280 50 50
0216 414 96 16
0312 212 72 91
0216 410 00 60
0216 420 89 09
0232 433 72 30
0212 275 57 13
0236 233 23 20
0212 446 41 21
0212 691 13 70
0212 325 96 60
0216 573 38 88
0212 211 33 00
0216 364 34 01
0312 440 82 28
0312 439 67 92
0312 267 08 88
0262 646 34 24
0370 424 10 50
0216 593 09 57
0216 593 13 61
0216 409 14 14
0216 557 64 00
0216 447 29 55
0212 270 07 08
0216 411 69 11
0212 438 07 78
0212 247 49 85
0216 335 70 09
0216 380 36 18
0216 399 98 68
0262 677 10 50
0224 573 88 72
0212 280 50 51
0216 414 96 20
0312 212 75 61
0216 410 00 90
0216 364 66 48
0232 457 37 69
0212 347 87 07
0236 233 23 23
0212 446 41 15
0212 672 95 92
0212 283 77 78
0216 573 06 28
0212 275 11 42
0216 364 90 47
0312 439 66 84
0312 439 67 66
0312 267 08 87
0262 646 29 62
0370 415 66 50
0216 593 09 59
0216 593 13 62
0216 409 14 18
0216 557 50 26
0216 447 29 69
0212 270 08 88
0216 369 64 59
0212 438 33 92
0212 247 49 91
0216 335 71 57
0216 416 91 59
0216 442 11 90
0262 677 10 60
0224 573 74 93
www.acarermetal.com
www.amcol.com.tr
www.ask-chemicals.com
www.aveks.com.tr
www.besmuhendislik.com
www.bilginoglu-endustri.com.tr
www.celiktassilis.com
www.cukurovakimya.com.tr
www.eges.com.tr
www.ermetaldemir.com
www.evren.ws
www.expert.com.tr
www.ferromet.com.tr
www.fetasmetalurji.com
www.fostema.com
www.ankiros.com
www.electro-nite.com
www.inductotherm.com.tr
www.kadioglumaden.com.tr
www.kumsandokum.com.tr
www.lma.com.tr
www.lmg-global.com
www.magmasoft.com.tr
www.marmarametal.com
www.metamak.com.tr
www.metkoha.com
www.nederman.com
www.sandb.com
www.siltas.com.tr
www.silvanticaret.com
www.unikon.com.tr
www.foseco.com.tr
www.yilkanchaplet.com
The latest innovations in Foundry Technology
DÖKÜM TEKNOLOJİLERİN DE SON YENİLİKLER
Come See Us at Hall 3 - C110
Hall3-C 110 NOLU STANDIMIZA BEKLERİZ
ANKIROS 2014
Visit our booth at the show and learn more about the
services and equipment Vulcan Engineering offers. We
will work with you to develop specific equipment or
systems for your application. Whatever your process,
Green Sand, No-Bake, Lost Foam, or any other,
we offer solutions from our “expertise backed by
experience”. Regardless if your need is a single piece
of equipment, or a complete turn-key concept-tocompletion project, Vulcan is interested and ready to
work with you.
Gelin standımızı ziyaret edin ve VULCAN
mühendisliğin servislerinden , ürün pörtföyünden
yakından haberdar olun. Prosesisinizi geliştirmek,
sizlere en uygun ekipmanı sunmak için sizlerle
çalışmaya hazırız. Döküm prosesiniz ister yaş
kum, ister no-bake veya strafor olsun “uzmanlık,
deneyimlerle desteklenir” felsefemizle sizlere her
türlü öneriye açığız. Ihtiyacınız neye yönelik ise, tek
bir ekipman veya anahtar teslim projeler sunmak için
sizlerle çalışmaya hazırız.
Robots & Manipulators
Robot ve Manipülatörler
Systems & Equipment
Sistem ve Ekipmanlar
Grinders & Cut-Offs
Taşlama ve Kesme Makineleri
Lost Foam
Strafor Döküm
One Vulcan Drive • P.O. Box 307 • Helena, AL 35080-0307, USA
Ph: 205-663-0732 • Fx: 205-663-9103
[email protected] • www.vulcangroup.com
Mihrap ALBAYRAK
Suites 2&3 Coalville Business Centre, Goliath Road, Coalville, Leicestershire,
LE67 3FT, UK
Ph: +44 (0)1952 457 461 • Fx:+44 (0)844 980 1012
[email protected] • www.vulcangroup.com
LMA MOTIF AL. DOK SAN VE MUM LTD ŞTİ.
Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesi
Melek Aras Bulvarı Tuna Caddesi No:2
34956 Tuzla \ İstanbul \ Türkiye
Tel.:+90 216 / 593 13 61 pbx (ext: 1213) Gsm :+90 534 4429090
Web : www.lma.com.tr
AŞILAYICILAR
GRAFİT ELEKTRODLAR
FERRO ALAŞIMLAR
FERRO SİLİKO MAGNEZYUM
SFERO VE DÖKÜM PİKİ
KARBON VERİCİLER
KROMIT KUMU
METALİK SİLİSYUM /MAGNEZYUM
DÖKÜM/KUM SOĞUTMA TAMBURLARI
KALIPLAMA MAKİNALARI
KUM HAZIRLAMA TESİSLERİ
KUM SOĞUTUCU
MİKSERLER
POTALAR
YAŞ KUM KONTROL EKİPMANLARI
Download

Turkcast Issue #44 - Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği