İLİ
: AYDIN
TARİH : 26/12/2014
‫بِس ِْم ه‬
‫َّللاِ الرهحْ َم ِن ال هر ِحيم‬
ُ ‫َّللا َو ْل َت‬
َّ ‫ت ل َِغ ٍد َوا َّتقُوا‬
ْ ‫نظرْ َن ْفسٌ مَّا َق َّد َم‬
َ ‫َيا أَ ُّي َها الَّذ‬
َ‫َّللا‬
َ َّ ‫ِين آ َم ُنوا ا َّت ُقوا‬
َّ َّ‫إِن‬
‫ِين َنسُوا‬
َ ‫} َو ََل َت ُكو ُنوا َكالَّذ‬81/‫ون {الحشر‬
َ ُ ‫َّللاَ َخ ِبي ٌر ِب َما َتعْ َمل‬
}81/‫ون {الحشر‬
َ ُ‫ك ُه ُم ْال َفاسِ ق‬
َ ‫نسا ُه ْم أَنفُ َس ُه ْم أ ُ ْولَ ِئ‬
َ َ ‫َّللا َفأ‬
َ َّ
‫صلهى ه‬
‫ال َرسُو ُل ه‬
: ‫َّللاُ َعلَ ْي ِه َو َسله َم‬
َ ِ‫َّللا‬
َ َ‫ق‬
ُ ‫اس الصِّ هحةُ َو ْالفَ َرا‬
‫غ‬
ِ ‫نِ ْع َمت‬
ِ ‫َان َم ْغبُون فِي ِه َما َكثِير ِم ْن النه‬
ÖMÜR SERMAYESİ TÜKENİRKEN…
Kıymetli Kardeşlerim!
Ömür sermayesinin azaldığı bir yılı geride bırakıp yeni
vakitlere erişiyoruz. Koca bir yılı da geride bıraktık. 2014’ün
takvim yaprakları bir bir tükendi ve bitti; şimdi ise, yeni bir
miladi yıla giriyoruz. Aslında tükenen takvim yaprakları
değildi; her düşen takvim yaprağı ile birlikte tükenen, bizim
ömrümüzdü.
Geçen yılın ilk vakitlerinde bizimle olan insanlardan
bazıları yanımızda yok. Hayat her gün değişiyor ve bizleri
de un ufak edip öğütüyor. Eskiler onun için “bir değirmendir
bu dünya” demişlerdir. Yaratılış gayesini, kulluk amacını,
Peygamber sevgisini, takva ölçüsünü tanımayanların
hayatları çok büyük karmaşalara gebedir.
Kardeşlerim!
Yeni bir yılın arefesindeyiz. Ömür sermayemizden bir
seneyi daha geride bırakıyoruz. Yeni yıla girerken biz
Müslümanlara düşen, geçmişin muhasebesini yapmak ve
geleceği plânlamaktır.
Hayatın
muhasebesini
ve
yaşadığı
günlerin
değerlendirmesini kulluk ve fânilik çerçevesinde yapanlar,
kendilerine ihsan edilen hayat nimetini Allah’ın emrine göre
programlayanlar, hem bu dünyada hem de ebedî olan âlemde
mutlu olacaklardır. Hayatlarını nefsânî arzularının, insan ve
cin şeytanlarının vesveselerine, dürtülerine, fitne ve fesadına
göre tanzim edenler ise hem bu dünyada rahat görmeyecek
hem de âhirette büyük zarar uğrayacaklardır.
Aziz Müminler!
İnsan ömrünün esası, zamandır. Geçen her saniye ve
salise, insanın ömrünü eksiltir, ecelini yaklaştırır. Genel
olarak insanoğlu boş geçen zamanı kendisi için kazanç
zanneder. Halbuki, İnsanın en kıymetli sermayesi olan ömür,
geçen her saniye ile beraber tükenen bir hazinedir Bu değerli
hazineyi iyi kullanma konusunda ölçülerimiz ve Allah’ın
rızasına uygun hassasiyetimiz olmalıdır. Zaman sermayesini
en iyi ve verimli bir şekilde kullanmak için, gücümüz
nispetinde devamlı çalışmak zorundayız. Hayatımızda,
kaybettiğimiz pek çok şeyi telafi edebilir, yeniden mal-mülk
ve servet sahibi olabiliriz. Fakat boşa geçirilen zamanı asla
geri getiremeyiz.
İslâm büyüklerinden biri şöyle der:
“Ben “Asr” sûresinin mânâsını bir buz satıcısından
öğrendim. Çünkü o pazarda şöyle bağırıyordu:
“Sermayesi eriyen bu şahsa merhamet edin!”
İnsana verilen ömür de bir buz misali devamlı eriyip
tükenmektedir. Eğer bunu ziyan eder veya yanlış yere
harcarsa, insanın hüsranına sebep olur.”
Ayet-i Kerimede Cenab-ı Allah şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve
herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın.
Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah,
yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Allah’ı unutan ve bu
yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu
kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin tâ
kendileridir. ”1
Değerli Mü’minler!
İnsan amaçsız değildir. Allah’a kulluk için yaratılmıştır
ve hiçbir zaman da başıboş bırakılmamış, ölüm- hayat, malevlat, hayır ve şer, doğruluk –yalan ve nimetlerle de imtihan
edilmektedir.
Hayat enerjisini işte burada aramalıyız. Sorumluluk ve
görev duygusunu yüreğimize koyduğumuzda zaman denilen
o bilinmezin aslında hayır kapısı olduğu görülecektir.
Dil ile ikrar, kalp ile tasdik, beden ile ibadetten ibaret
olan dinimizi öğrenme çabalarımızı daha ileri safhalara
taşımanın vakti geldi. İmanı kurtarma davasını, can suyu
bilerek daha ötesini isteyelim. Ahlâk, hukuk, iktisat ve
estetik alanlardan alacağımız bilgileri iman-ibadet potasında
aşkla karıp önümüzdeki yılı daha iyi geçirebilir, gereksiz
pişmanlıklarla uğraşmayabiliriz.
Yeni olan her gün kendi fırsatını bizlere sunar.
Mevlana Hazretleri:
“Her gün bir yerden göçmek / Ne iyi
Her gün bir yere / Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan / Akmak ne hoş
Dünle beraber / Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa / Düne ait
Şimdi yeni şeyler / Söylemek lazım .“ demektedir.
Kardeşlerim!
Ortada vazgeçilmez, tehir edilmez hayatımızın ciddi bir
imtihanı vardır. Bu çerçevede bize verilen hayatı
değerlendirmeli, ömrü bize ihsan edenin emir ve yasaklarına
dikkat etmeli, fanî dünyadaki ömrümüzü Müslümanca
tüketmeli ve bunun gayreti içerisinde olmalıyız. Gecemizigündüzümüzü, günlerimizi- haftalarımızı, aylarımızı yıllarımızı kulluk şuuru içerisinde geçirmeli ve
değerlendirmeliyiz. Kendimizi küçük kıyametimize, son
yolculuğumuza hazırlanıp hazırlanmadığımıza bakmalı,
bunu murakabe ve muhasebesini yapmalıyız. Yeni yıla
girdiğimiz şu günlerde derin bir tefekkürle biraz daha âhirete
yaklaştığımızın hesabını yapmaya ihtiyacımızın olduğunun
farkına varmalıyız.
Hutbemi bir hadis-i şerif mealiyle bitiriyorum:
“ İnsanların değerini bilemediği iki nimet vardır: sağlık ve
boş vakit.”2
Hazırlayan:İsmail GÜVEN
Nazilli Vaizi
Redaksiyon: İl Hutbe Komisyonu
1
Haşr Suresi, 59/18-19.
2
Buhârî, Rikâk, 1.
Download

Ömür Sermayesi Tükenirken