İLİ
TARİH
: BİNGÖL
: 28/11/2014
‫بِس ِْم ه‬
‫َّللاِ الرهحْ َم ِن ال هر ِح ِيم‬
َ
َ
‫ج َح َر ٌج َو ََل َعلَى‬
َ ‫لَي‬
ِ ‫ْس َعلَى ْاْل ْع َمى َح َر ٌج َو ََل َعلَى ْاْل ْع َر‬
‫يض َح َر ٌج َو َم ْن يُ ِط ِع ه‬
‫ت تَجْ ِري‬
ٍ ‫َّللاَ َو َرسُولَهُ يُ ْد ِخ ْلهُ َجنها‬
ِ ‫ْال َم ِر‬
‫ِم ْن تَحْ تِهَا ْاْلَ ْنهَا ُر َو َم ْن يَتَ َو هل يُ َع ِّذ ْبهُ َع َذابًا أَلِي ًما‬
‫سو ُل ه‬
: ‫َّللاِ صلى َّللا عليه وسلم‬
ُ ‫قَا َل َر‬
َ‫ب َوَلَ هَ ٍّم َوَلَ ح ُْز ٍن َوَل‬
ٍ ‫ص‬
ٍ ‫َص‬
َ ‫ب َوَلَ َو‬
َ ‫ُصيبُ ْال ُم ْسلِ َم ِم ْن ن‬
ِ ‫َما ي‬
‫ه‬
ُ‫ إَِله َكفه َر َّللاُ بِهَا ِم ْن خَ طَايَاه‬،‫أَ ًذى َوَلَ َغ ٍّم َحتهى ال هشوْ َك ِة يُ َشا ُكهَا‬
ENGELLİLERE KARŞI GÖREV VE
SORUMLULUKLARIMIZ
Kardeşlerim!
Okuduğum ayeti kerimede Yüce Rabbimiz şöyle
buyuruyor: “Gözleri görmeyene, ayakları tutmayana ve
hasta olana zorlama yoktur. Kim Allah’a ve
Peygamberine itaat ederse, Allah da onu, altından
ırmakların aktığı cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse,
onu elem dolu bir azaba uğratır”1
Okuduğum Hadis-i Şerifte de Peygamber Efendimiz (as)
şöyle buyurmuştur: “Müslüman’a, fenalık, hastalık, keder,
hüzün, eza, can sıkıntısı ârız olmaz, hatta vücuduna bir
diken batırılmaz ki, Allah bu musibetler sebebiyle onun
bir kısım hatalarını ve günahlarını bağışlamış olmasın”2
Muhterem Müslümanlar!
Yeryüzündeki bütün varlıkların en üstün ve en
seçkini insandır. Allah tarafından kendisine ruh üflenmiş,
halife kılınmış ve en şerefli konuma yükseltilmiştir. Bu
kadar üstün meziyetlere sahip insanın, akli melekeleri, fiziki
durumları, maddi ve manevi imkânları bir değildir. Bazıları,
doğuştan ya da sonradan herhangi bir hastalık veya kaza
nedeniyle bazı yetenek veya organlarını kaybetmişlerdir.
İnsanların bazı ihmal ve kusurları da kendilerinin veya
başkalarının engelli olmasına sebep olmuş; trafik ve iş yeri
kazaları neticesinde de birçok kişi engelli kalmıştır. Dünya
bir imtihan yeridir. İnsan, her türlü nimetlere kavuşabileceği
gibi, musibetlerle de karşılaşabilir. Bir Peygamber olan Hz
Eyüp, uzun yıllar hastalığa müptela olmuş; Hz Yusuf’un
ayrılığına dayanamayan babası Hz Yakub, gözlerini
kaybetmiştir.
bırakmış, Itban bin Malik’i kendi kabilesine imam olarak
tayin etmiş; ortopedik engelli olan Muaz bin Cebel’i
Yemen’e vali olarak atamıştır. Engelli bazı sahabeyi
yapabilecekleri işlerde istihdam ederek onları taltif etmiş
ve topluma kazandırmıştır.
Aziz Müslümanlar!
Bu gün ülkemizde; başta zihinsel, bedensel, görme
ve işitme olmak üzere, 10 milyona yakın engelli
vatandaşımız vardır. Nüfusumuzun yarısı, ya engelli, ya
engelli ailesi, ya da engelli akrabası veya komşusudur.
Sağlıklı olan her insan da, Allah korusun engelli adayıdır.
Sağlığımız yerinde iken, engelli ve hasta olmamanın
yollarını aramak ve tedbirli davranmak kendimize ve
topluma karşı görevlerimizdendir. Engelli olan
kardeşlerimiz; hasta, yaşlı, zayıf ve muhtaçlar gibi,
Allah’ın bize birer emanetidir. Emanete riayet,
Müslümanın en belirgin özelliklerindendir. Birey, aile,
toplum ve devlet olarak, onlara karşı birçok
sorumluluğumuz vardır. İnsan hakları, ana rahminde iken
başlar. Ana rahmindeki sağlıklı çocuğu tıbben bir
zorunluluk olmadıkça aldırmak ne kadar büyük günahsa;
engelli olan çocuğu da aldırmak öyle günahtır.
Muhterem Kardeşlerim!
Engellilere karşı ön yargılar kırılmalı, onların hayat
haklarına engel olan ne varsa, hepsi kaldırılmalıdır.
Onların bakımı için, maddi ve manevi destekler
artırılmalıdır. Eğitimleri için rehabilitasyon merkezlerinin
ve okulların fiziki şartları iyileştirilmelidir. Toplu taşıt
araçları, kamu binaları, kaldırım ve yollar, iş yerleri, alışveriş merkezleri, hastaneler, ibadet mekânları ve benzeri
yerler bedeli ne olursa olsun onların hizmet almasına
uygun hale getirilmelidir. Bulundukları her yerde, onlara
öncelik verilmelidir. Yapılanlar acıma duygusu ile değil,
vatandaşlık bilinciyle yapılmalıdır. İstihdam konusunda
öncelik onların olmalı ve onlar yapabilecekleri işlerde
çalıştırılmalıdır. Hiçbir kimse engelinden ya da
engellisinden dolayı mahcubiyet duymamalı, onu
gizlememelidir. Kendisine tanınan haklardan istifade
etmeli ve bu hakları istismar konusu yapmamalıdır.
Hutbemi bir hadis-i kudsi mealiyle bitiriyorum: “Ben bir
kulumu, iki gözünü alarak imtihana tabi tuttuğumda o,
buna sabrederse, bunun karşılığında kendisine cenneti
veririm”.3
1
Kıymetli Cemaat!
Allah, insanları gücü nispetinde sorumlu kılmıştır.
Engellilere, hasta ve sakatlara kolaylıklar vermiş veya
onları bir takım mesuliyetlerden muaf tutmuştur. Onların
engelli olmaları veya bu muafiyetleri, değerlerinden hiçbir
şey kaybettirmemiştir. Sevgili Peygamberimiz de
engellilere ayrı bir değer vermiş; hizmetin onların ayağına
kadar götürülmesini, önlerindeki engellerin kaldırılmasını
emretmiş ve onlara yapılabilecek her türlü yardımı sadaka
olarak kabul etmiştir. Engellilere engel çıkaranları nefretle
kınamış ve onları yanlış yola sevk edenleri de lanetlemiştir.
Sahabeden âmâ olan Abdullah İbni Ümmü Mektum’e
müezzinlik gibi ulvi bir görev vermiş, onu yerine vekil
Fetih, 48/17.
Buhârî, Merda’, 1, VII, 2.
3
Buhârî, Merdâ, 7, VII, 4.
2
Hazırlayan: Ahmet DURAN Kiğı İlçe Müftüsü
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
Download

engellilere-karsi-gorev-ve-sorumluluklarimiz