İLİ
: MANİSA
TARİH : 07/03/2014
‫بسم اهلل الرحمن الرحيم‬
ِ
ِ
ِِ
‫اجا لِّتَ ْس ُكنُوا إِل َْي َها َو َج َع َل‬
ً ‫َوم ْن آيَاته أَ ْن َخلَ َق لَ ُكم ِّم ْن أَن ُفس ُك ْم أَ ْزَو‬
‫ك ََليَات لِّ َق ْوم يَتَ َف َّك ُرو َن‬
َ ِ‫بَ ْي نَ ُكم َّم َو َّدةً َوَر ْح َمةً إِ َّن فِي ذَل‬
ِ ِ ‫ أ ْكمل‬:‫قال رسول اهلل صلى اهلل عليه و سلم‬
ً‫إيمانا‬
َ ‫ين‬
َ ‫المؤمن‬
ُ َُ
ِ
ِ
‫الهلِ ِه‬
ْ ‫ارُك ْم‬
ْ
َ ‫أح‬
ُ َ‫ارُك ْم خي‬
ُ َ‫ َوخي‬،ً‫سنُ ُه ْم ُخلُقا‬
AİLENİN İNŞÂSINDA KADIN
Değerli Kardeşlerim!
Aile, bizim temel taşımız, dayanağımız,
sığınağımızdır. Aile; bizim, güven ve bereket
kaynağımız, sevgi ve rahmet üzerine inşa edilen
muhabbet ve sevgi ocağımızdır. Aile; acıların,
zorlukların, sevinç ve mutlulukların paylaşıldığı,
dayanışma ve paylaşmanın zirveye ulaştığı bir
ortamdır.
Kadın, aileyi oluşturan, çocukları ve yuvayı
koruyan, aileye sıcacık ana sevgisini, rahmetini,
şefkatini sürekli gösteren, aileyi besleyen, bir
anlamda aileyi çekip çeviren bir insanlık değeridir.
Sevgili Müminler!
Yüce Rabbimiz, Rum Suresinin 21.
ayetinde şöyle buyurmuştur: “Kendileri ile huzur
bulasınız diye sizin için türünüzden eşler
yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet
var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin)
delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir
toplum için elbette ibretler vardır.”
Hayatın
zorluklarını,
üzüntü
ve
kederlerimizi onunla paylaşarak hafifletiriz. O,
bizim sadık dert ortağımızdır. Huzur ve
mutluluğumuzu onunla paylaştıkça hayatımız daha
bir anlam kazanır. Unutmayalım ki kadın, Yüce
Mevlâmız’ın bizim için sevinç ve mutluluk
kaynağı kıldığı kimsedir.
Aziz Kardeşlerim!
Hutbemi Peygamberimizin şu sözleriyle
bitirmek
istiyorum:
"Müminlerin
iman
bakımından en mükemmeli ahlaki bakımdan en
güzel olandır. En hayırlınız da ailesine hayırlı
olandır." 1"Kadınlara karşı hep hayır tavsiye
edin. Zira onlar sizin yanınızda birer
emanettir."2
"Harcayacağın
tüm
harcamalardan dolayı, Allah'ın izniyle mükâfat
alacaksın. Hatta eşinin ağzına verdiğin bir
lokmanın bile karşılığını alacaksın."3
---------------------------------------------------------------1
Tirmizî, Radâ 11; Ebu Dâvud, Sünnet 16.
2
3
Değerli Müminler!
Kadın, anamızdır. Analarımız, bizlerin
dünyaya gelmesine vesile olan fedakârlık sembolü
kimselerdir. Çekirdeğin toprağın yüreğinde hayat
buluşu gibi, çocuk da anada hayat bulur. Bir eş
olarak kadın, hayat arkadaşımızdır.
Tirmizî, İman 6; Ahmed, VI, 47,99.
Ebû Davûd, Nikah 40-41.
Hazırlayan: Mesut USLU Köprübaşı Büyük Cami
M-K
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
İli : MANİSA
Tarih: 14.03.2014
Tarih boyunca milletimizin cepheden cepheye
koşmasının temel nedeni İ’lây-ı Kelimetullah ve şehitlik
arzusudur.
َ‫وََقَاتَلَواَفَيَسَبَيلََللاََالذَينََيَقَاتَلَونَكَمََوََلََتَْتَدَواَاَنََللاََلََيَحَبََالَمََْتَدَين‬
Yakın tarihte milletimizin yazdığı en önemli din ve
ََ‫َمَاَاَحَدََيَدَخَلََالَجَنَةََيَحَبََاَنََيَرَجَعََاَلَىَالدَنَيَاَوََلَهََمَاَعَلَىَالَرَض‬:َ‫ول الل ِّه‬
ُ ‫ال َر ُس‬
َ َ‫ق‬
vatan savunmalarından biri de Çanakkale Zaferidir. 18
ََ‫مَنََشَيَئََاَلََالَّهَيدََيَتَمَنَىَاَنََيَرَجَعََاَلَىَالدَنَيَاَفَيَقَتَلََعََّرََمَرَاتََلَمَاَيَرَىَمَن‬
Mart 1915 tarihi, milletimizin tüm fertlerinin tek vücut
َ‫الَكَرَامَة‬
haline geldiği, bağımsızlığını, vatanını ve bayrağını
ÇANAKKALE SAVAŞLARI VE ŞEHİTLİK
korumak için bütün gayretiyle mücadele ettiği bir
Değerli Kardeşlerim!
dönüm noktasıdır. Bu zafer, tarihimizin kaydettiği en
Allah rızası için canını ve malını feda edene şehit,
büyük zaferlerden biridir. Zira Çanakkale, Anadolu’yu
Allah ve vatan uğrunda savaşan ve şehit olmayı arzu
işgal için hazırlanmış, renkleri, dilleri ve ırkları
ettiği halde sağ kalan kimseye de gazi denir.
bambaşka insanlardan oluşan orduların, hezimete
İnsan bu dünyada çalışarak pek çok rütbe ve unvan
uğradığı yerdir. Kahraman ecdadımızın, en güçlü
elde edebilir. Ancak şehitlik ve gazilik, sadece
silâhlar karşısında iman dolu göğsünü siper ederek
mukaddesat uğruna canını feda etmeyi göze almakla
şehid olmayı şeref bildiği bir kahramanlık destanıdır.
elde edilebilecek bir payedir. Dolayısıyla şehitlik; hem
İstiklal Şairi Mehmet Akif Çanakkale’deki ruhu şu
Cenâb-ı Hak katında, hem de halk nezdinde büyük bir
dizeleriyle ne güzel ifade etmiştir;
şereftir.
“Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”
Değerli Mü’minler!
Yüce dinimiz, vatanın korunmasına büyük önem
vermiş, vatan sevgisini imandan saymıştır. Buna göre
Bu savaşta 253 bin vatan
mertebesine ulaşmıştır.
evladı
şehadet
Değerli Kardeşlerim!
vatanı korumak hem dinî hem de milli bir görevdir.
İnsanın kişiliğine ehemmiyet veren ve onu her
Bugün sahip olduğumuz şu cennet vatan için, bize
yönden korumak için kurallar koyan İslam Dini, insan
düşen görev; birlik ve beraberlik ruhu içerisinde bu
hak ve hürriyetlerini garanti altına almayı ve barışı tesis
toprakları imar etmek, korumak ve bizden sonraki
etmeyi kendisine gaye edinmiştir. Bununla beraber
nesillere devretmektir.
zorunlu
hallerde,
mücadeleyi
dinimizin
emretmesi,
düşmanlara
tamamen
temel
hak
karşı
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi vesilesiyle bütün
ve
şehit ve gazilerimize Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyor,
hürriyetlere saldırıyı ortadan kaldırmayı, adaleti ve
minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
hakkaniyeti yerleştirmeyi hedeflemesindendir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek; “Sizinle
---------------------------------------------------------------
savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın.
1
Ancak aşırı gitmeyin. Çünkü Allah, aşırı gidenleri
2
Bakara 2/190.
Buhari, Cihad, 21.
sevmez.”1 Şeklinde dile getirilmektedir. Hz peygamber
de Allah yolunda mücadele edenin mükâfatını şöyle
dile getirmektedir: “Hiç kimse cennete girdikten sonra
-bütün dünyaya sahip olsa bile- tekrar dünyaya
dönmek istemez. Yalnız şehitler, erdikleri nimetler
sebebiyle dünyaya dönüp, on defa şehit olmayı arzu
ederler.”2
Aziz Kardeşlerim!
Hazırlayan:
Ahmet
Cezaevi Vaizi Manisa
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
ERDİNÇLİ,
İL
: MANİSA
AY-YIL : 21.03.2014
Yaşlılık; bu dünya hayatının fânî, insanoğlunun
âciz, ölümün muhakkak, Yüce Allah’ın bâkî ve
kudretinin de sonsuz olduğunun açık bir delilidir.
‫بسم ه‬
َ‫َللاَال هرحمنَال هرحيم‬
Değerli Mü’minler!
َ1‫ومنَنْ ِّمرهَنن ِّكسهَفيَالخلقَأفَلَيْقلون‬
Gençliğinde büyüklere saygı göstermeyenler,
yaşlandıklarında küçüklerinden saygı göremezler.
Gençlerimiz, sahip oldukları güç ve kuvvetin
devamlı olmadığını bilmeliler... Gençlerimize güzel
ahlâk, güler yüz, Allah’a itaat yakışır. Bu düşünce
ve inanç doğrultusunda büyüklerimize saygıda
kusur etmeyelim ki saygı gören kimseler olalım.
Sevgi
ve
saygı
her
şeyin
anahtarıdır.
Peygamberimiz (s.a.s): “Birbirinizi sevmedikçe
(kâmil ma’nada) iman etmiş olamazsınız”3
“Merhamet edenlere Allah da merhamet eder.
Allah’ın yarattıklarına merhamet ediniz ki Allah
da size merhamet etsin”4 buyurmaktadır.
‫قالَالنهب ُّيَصله ه‬
َ‫َ«ليسَمنهاَمنَلم‬:‫ىَللاَعليهَوسلهم‬
2‫يرحمَصغيرناَويوقِّرَكبيرنا‬
BÜYÜKLERE SAYGI DİNİMİZİN EMRİDİR
Aziz Mü’minler!
Yüce Mevlâ’mızın koyduğu kanun gereği insan,
doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Yaşlanmak ve ölüm
kaçınılmazdır. Ömrümüz olduğu sürece yaşlanmak
her insanın başına gelecek bir hakikattir. Yüce
dinimiz, dünya hayatını yaşanılır bir biçimde
sürdürebilmemiz için kurallar koymuştur. Bu
kurallara uyulması hâlinde, MÜ’MİN, hem
çevresine saygı duyar hâle gelir, hem de kendisi
saygıya lâyık bir konuma yükselir.
Değerli Kardeşlerim!
İhtiyarlık, Yüce Allah’ın takdîr ettiği bir
dönemdir. Unutmayalım ki, yaşlılarımıza saygı
göstermek
hepimizin
görevidir.
Onlara
gösterdiğimiz
hürmet;
aslında
kendimize
duyduğumuz saygının ve dindarlığımızın bir
gereğidir. Hutbemi Rûm sûresi 54. âyetin meâliyle
bitirmek istiyorum: “Sizi güçsüz yaratan, sonra
güçsüzlüğün ardından kuvvet veren ve sonra
kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren
Allah’tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla
bilendir, üstün kudret sahibidir.”
Bazı insanlar yaşlılığı hoş görmemekte, zaman
zaman yaşlıları hor görmekte ve yaşlılığı
kabullenememektedirler. Oysa yaşlılık, insanın en
olgun çağıdır. Temkinli kararların alındığı, daha
doğru adımların atıldığı, saygı ve i’tibara mazhar
olunduğu bir dönemdir.
Değerli Kardeşlerim!
İslâm Dini, büyük-küçük herkesi saygıya lâyık
görür. Yaşlı ve güçsüzlere yardım etmek Kur’ân'ın
bizlere önemli bir talimatıdır. Yanında yaşlanan
ana-babasına hürmet etmek, tanıdığı- tanımadığı
bütün ihtiyarların hatırını sorup gönlünü almak,
onların nasihatlarından faydalanmak, işlerimizde
onlara danışarak gönüllerini hoş tutmak, erdemli ve
onurlu bir davranıştır. Unutmayalım ki bugünün
yaşlıları, dünün gençleriydi. Bugünün gençleri de
yarının yaşlıları olacaklardır. Bu husus Kur’an-ı
Kerim’de şöyle açıklanmaktadır : “Kime uzun
ömür verirsek, onu yaratılış itibariyle tersine
çevirir, gücünü azaltırız. Hâlâ düşünmeyecekler
mi?”
1
Yasin 36/68
Tirmizi, Birr, 15.
2
Hazırlayan: Mesut USLU Köprübaşı Büyük Cami
M-K
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
3
4
Müslim iman 93.
Tirmizi, Birr, 16; Ebu Davud, Edeb, 66.
İLİ
TARİH
:MANİSA
:28/03/2014
‫ن ال َّرحِيم‬
ِ ‫ب ِ ْس ِم هّللاِ ال َّر ْح َم‬
َ‫صَعليكَنبأهمَبالحقَِّإنههمَفتيةَآمنواَبربِّهم‬
ُّ ‫نحنَنق‬
َ 1‫وزَدناهمَهدًى‬
‫قالَالنهب ُّيَصله ه‬
:‫ىَللاَعليهَوسلهم‬
َ‫لَتزولَقدمَابنَآدمَيومَالقيامةَمنَعندَربِّهَحتهىَيسأل‬
َ،‫َوعنَشبابهَفيمَأبَله‬،‫َعنَعمرهَفيمَأفناه‬:‫عنَخمس‬
َ‫َوماذاَعملَفيما‬،‫ومالهَمنَأينَاكتسبهَوفيمَأنفقه‬
2َ‫علم‬
YARINLARIMIZ GENÇLERİMİZ
Değerli Müminler!
Gençler, her toplumun geleceğidir. Yarınları
kendine emanet edeceğimiz bu zinde gücü, ne kadar
iyi yetiştirir, ne kadar dinine, vatanına, geleneklerine
bağlı kılarsak, istikbalden o derece emin olabiliriz.
Gencini manevî ve millî değerleri istikametinde
terbiye etmeyen bir millet, bunun ortaya çıkaracağı
problemleri çözmeyi göze almak zorundadır.
Kıymetli Kardeşlerim
Hz. Peygamber (s.a.s), İslâm esaslarını
toplumla paylaşmaya başladığında, genç nesilden
büyük destek almıştır. Hz. Ali, Zeyd b. Harise, Talha
b. Ubeydullah, Abdurrahman b. Avf, Zübeyr b.
Avvam, Musab b. Umeyr ve daha niceleri, yirmili
yaşlarda İslâm davasına gönül verip, gençliklerini bu
yüce dava uğruna feda etmişlerdir. Hz. Peygamber,
Muaz b. Cebel'i yirmi bir yaşında iken Yemen'e
büyük sorumluluk gerektiren bir göreve, öğretmenlik
yapmak ve hukukî meselelere bakmak için
göndermiştir.3
Değerli Kardeşlerim
Gençlik, Allah'a şükrü gerektiren ve Allah tarafından
insana bahşedilen önemli bir lütuf ve ihsandır. Bu
nimetin nasıl ve ne uğurda harcandığı önemlidir.
Efendimiz (s.a.s), bir hadiste gençlik nimetinden de
hesaba
çekileceğimizi
belirterek
şöyle
buyurmaktadır: "Âdemoğlu, kıyamet günü beş
şeyden
sorguya
çekilmedikçe
Rabbinin
huzurundan ayrılamayacaktır: Ömrünü nerede
harcadığından, gençliğini nerede kaybettiğinden,
malını nereden kazandığından ve nereye
harcadığından,
bildiği
ile
amel
edip
etmediğinden."
Aziz Kardeşlerim!
Kuran'ı Kerim’de Yüce Allah Ashab-ı Kehf için,
''Biz, sana onların başından geçenleri gerçek
olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine
inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini
arttırdık.'' buyurmuş, Efendimiz (s.a.s) de, kıyamet
gününde arşın gölgesinde gölgelenecekler arasında,
Rabbine ibadet eden gençleri de saymıştır.4
Hutbemi Arif Nihat Asya’nın şu beytiyle
bitirmek istiyorum:
“Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın,
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.”
----------------------------------------------------
1 Kehf, 18/13.
2 Tirmizi, Kıyame, 1.
3 Buhari, Zekât, 14; Müslim, İman, 7.
4 Buhari, Ezan 36; Müslim, Zekât 91.
Hazırlayan: Fatih ERSÖZ Kıranköy Camii İ.H.
GÖRDES
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu.
Download

2014 yılı Mart hutbeleri