İL: ORDU
TARİH: 31.10.2014
ِ‫ول ه‬
ِّ ‫ضل‬
‫صلهى ه ِ ه‬
‫الصيَ ِّام بَ ْع َد‬
ُ ‫ال َر ُس‬
َ َ‫ق‬
َ ‫اَّلل‬
ُ َ ْ‫ أَف‬:‫اَّللُ َعلَْيه َو َسل َم‬
‫اَّللِّ الْ ُم َحهرُم‬
‫ضا َن َش ْه ُر ه‬
َ ‫َرَم‬
AŞURE GÜNÜ VE ÖNEMİ
Muhterem Müslümanlar!
Hz. Muhammed (s.a.v) ve ashabı Miladi 622
yılında, 1 Muharrem 1436 da Mekke’den Medine’ye
hicret etmişlerdir. Bu olay İslam tarihinde ve
Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizin hayatında en
önemli olaylardan biridir. Çünkü bu olay, İslam’ı
tebliğde bir dönüm noktası olmakla beraber,
Müslümanların
müşriklerin
baskılarından
kurtulmasına ve dirilişine sebep olmuştur. İslam
toplumunun varoluşuna ve güçlü bir medeniyet olarak
ortaya çıkışına kapı açmıştır.
Bu nedenle hicretten 17 yıl sonra, Hz. Ömer’in
halifeliği döneminde, Hz. Peygamber (s.a.v.)
Efendimizin hicret ettiği yıl Miladi 622,
Müslümanların sosyal ve siyasi ilişkilerini düzenleyen
“hicri takvim” için “takvim başlangıcı” kabul
edilmiş, senenin ilk ayı olan Muharrem ayının ilk
günü ise yılbaşı sayılmıştır.
Kıymetli Kardeşlerim!
İlk insan ve ilk Peygamber Hz. Âdem’in
tevbesinin kabul olunması, Nuh (a.s.)’ın tufandan
kurtuluşu, Allah’a teslimiyetin en güzel örneği olan
Hz. İbrahim (a.s.)’ın Nemrut’un ateşinden kurtuluşu,
evlat hasretinden yanıp tutuşan Yakup (a.s.)’ın Yusuf
(a.s.)’ma kavuşması, Musa (a.s.)’ın Firavun’un
şerrinden kurtulması, Allah’tan gelen hastalığa isyan
etmeyen Eyyub (a.s.)’ın uzun süren hastalığından bu
ayda şifa bulması, Hz. İsa (a.s.)’ın Yahudilerin
şerrinden kurtulması ve nihayet insanlık âleminin
rehberi Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Hz. Ebu Bekir
ile birlikte, Medine’ye hicret etmeleri bu ayda
meydana gelmiştir. Bu saydığımız hadiseler, insanlık
âleminin iyiliğine, yararına ve güzelliğine tecelli
etmiştir. Bunu için bu aya “musibetlerden kurtuluş”
ayı demek yerinde olur.
Aziz Kardeşlerim!
Bu
ayın
biz
Müslümanlarca
önemli
sayılmasının sebebi; Yüce Allah’ın ve Peygamber
Efendimizin bu ay hakkındaki beyanlarıdır. Nitekim
Allah ve Rasulü haram olan bu ayların Zilkade,
Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu haber
vermektedirler. (1)
Ayrıca Muharrem ayının onuncu günü “Aşure
günü” olması da bu ayın önemini bir kat daha
artırmaktadır.
Peygamber Efendimiz (s.a.V.) Zilhicce ve
Muharrem aylarının ilk on günleri üzerinde
durmuşlar, yapmış oldukları ibadetlerle bizlere örnek
olmuşlardır. Nitekim Muharrem ayın da tutulacak
olan Orucun sevabını şöyle bildirmektedirler:
“Ramazandan sonra en çok sevabı olan Oruç,
Muharrem’de tutulan Oruçtur.” (2) yalnız sadece
aşure günü tutulan Oruç Peygamberimiz tarafından
hoş görülmemiş, buna baştan veya sondan bir gün
ekleyerek tutulmasını tavsiye etmişlerdir. Bunu
sebebini de şöyle açıklamışlardır: “Siz dokuzuncu,
onuncu ve (on birinci) günleri oruç tutup,
Yahudilere muhalefet ediniz.” (3)
Sevgili Kardeşlerim!
Hicri 1436 yılına başladığımız, 1435 yılını
geride bıraktığımız şu günlerde, Muharrem ayını en
iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Çünkü Ramazan
ayından sonra en feyizli ve bereketli bir ay olduğu
Allah Rasulü tarafından bildirilmektedir.
Aşure gününü oruçla geçirmek, aşure
geleneğini yaşatarak akraba, eş ve dostlara dağıtarak
birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirmeli, sevgi ve
muhabbetimizi pekiştirmeliyiz.
Muharrem ayının Müslümanların birlik ve
beraberliğine, sıkıntılarından kurtuluşuna vesile
olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
[1] Tevbe, 9/36;
[2] Tirmizi, Savm, 40, 3;
[3] Tirmizi, Savm, 50, 3, 128;
Hazırlayan: Salih ŞENTÜRK Harami Mahallesi Merkez
Cami İmam-Hatibi KABADÜZ/ ORDU
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
Download

MUHTEREM MÜSLÜMANLAR