ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR
T.C.
Efeler Belediyesi
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Yayını
KASIM 2014
ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR
(MENTAL RETARDASYON)
Hazırlayan
Ramazan KAYRAK
Psikolog
T.C.
Efeler Belediyesi
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü
Yayın 1
KASIM 2014
SUNUŞ
Ülkemizin nüfusunun % 10’unu oluşturan engelli yurttaşlarımızın sorunlarının çözülmesi,
yaşam kalitesinin yükseltilmesi
ve bunun için doğru politikalar , kalıcı çözümler üretmek
hepimizin ortak sorumluluğudur.
Efeler Belediyesi olarak misyonumuzda belirttiğimiz gibi,
M.MESUT ÖZAKCAN
Toplumcu Belediyecilik anlayıT.C. EFELER BELEDİYE BAŞKANI
şının gereği olarak “Katılımcı”
ilkemiz doğrultusunda engellilere kaliteli bir kentte yaşam sürdürebilmeleri, kendine yeterli, üretken bağımsız bireyler haline
gelmeleri ve buna uygun hizmetler sunulması amaçlanmaktadır.
Sunmakta olduğumuz hizmetlerin başında, engelliler alanında
faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin desteklenmesi gelmektedir.
Bu nedenle Efeler Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan bu kitapçık engelli yurttaşlarımıza yönelik bir adım olarak daha güçlü bir toplum bilincine
katkıda bulunmaya yardımcı olmayı amaçlamıştır
Bu kitapçığın herkese yardımcı olması dileğiyle…
1
ÖN SÖZ
Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de engelli bireylerin bulundukları konum ve yaşam standartları, en önemli toplumsal sorunlardan birisidir.
Bilindiği gibi dünya nüfusunun yaklaşık %11’i (650 – 700 milyon kişi) ülkemiz insanlarının ise yaklaşık %13’ü (9 milyona yakın insan) engelli bireylerden oluşmaktadır.
Genel nüfus içinde engellilik oranı erkeklerde %11,10 iken, kadınlarda %13,45’tir. Ege
bölgesinde engellilik oranı ise %11,86’dır.
Ülkemizde bulunan yaklaşık 9 milyon engelliden ancak 350 bin kadarına özel
eğitim ve rehabilite hizmeti verilebilmektedir. Evde bakım, engelli maaşı, iş ve rehabilite
hizmetleri gibi olanaklardan yararlananların toplamı ise 670 bin dolayındadır. 9 milyon
engelliden ne yazık ki ancak %7,2’sine ulaşılabilmiştir. Bu oranın ne kadar yetersiz
olduğu, açıkça ortadadır.
Engellilerle birlikte yaşayan anne – baba ve eğitimcilerin engelli bireyin özellikleri,
kapasitesi ve sorunları konusunda bilinçli, bilgili ve donanımlı olmaları son derece
önemlidir. Çünkü ‘’bilgi’’ çağımızın en önemli gücüdür.
Engelli bireyi eğitmek, yaşam koşullarını iyileştirmek, kendi kendine yetebilirliğini
arttırmak, onu üretken ve verimli kılabilmek için, daha çok çabaya ve özel alan çalışmalarına gerek duyulmaktadır.
Bu kitapçık, engelli çocuğu olan anne – babalar ve onlarla birlikte çalışan eğitimcilerin yararlanabilmesi amacıyla temel bilgileri içeren bir kılavuz niteliğinde hazırlanmıştır.
Yaşamı birlikte paylaşabilmek ve engelsiz kılabilmek umuduyla…
Ramazan KAYRAK
Psikolog
2
ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR
(MENTAL RETARDASYON)
Zihinsel Engel Nedir? "Gelişim süreci içinde genel zihinsel işlevlerinde
önemli derecede normal altı özellikler gösterme, bunun yanında uyumsal davranışlarda yetersiz kalma" olarak tanımlanabilir.
SINIFLANDIRMA: 110-90 zeka puanı normal düzey zeka olarak kabul edilmektedir. 89-70 aralığında olanlar donuk veya sınır zeka olarak; 69-50 aralığında olanlar hafif düzey zihinsel yetersizlik; 49-35 puan aralığındakiler orta
düzey zihinsel yetersizlik; 34-20 puan aralığındakiler ağır düzey zihinsel yetersizlik ; 19-0 puan düzeyinde olanlar ise çok ağır düzeyde zihinsel yetersizlik olarak sınıflandırılmaktadır.
Ülkemizde ise, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Okulları Yönetmeliğine göre;
eğitilebilir (45-75 arası zeka bölümü puanı), öğretilebilir (25-44 puan arası), klinik
bakıma muhtaç (0-25 puan arası) olanlar şeklinde sınıflandırmaya gidilmiştir.
YAYGINLIK ORANI: Genel nüfus içinde yaygınlık oranları genellikle %3 olarak
kabul edilmektedir. Bu durumda ülkemizde eğitim çağında bulunan 17 milyona
yakın öğrenciden yaklaşık, 500 – 520 bininin zihinsel engelli olduğu öngörülebilir.
NEDENLER: Zihinsel engelli olmaya yol açan pek çok etmen olduğu görülmektedir. Bunlar:
I) Doğum Öncesi Nedenler :
a)Hamilelik döneminde annenin özellikle ilk 3 ayında geçirdiği yüksek ateşli veya
bulaşıcı (kızamıkçık, frengi, toksoplazma gibi) hastalıklar.
b)Hamilelik döneminde yaşanan çeşitli kronik rahatsızlıklar (hipotroidi vb.)
c)Hamilelikte doktor denetimi dışında ilaç kullanımı veya radyasyona maruz kalma.
d)Hamilelikte alkol, sigara, uyuşturucu vb. madde kullanımı.
e)Hamilelikte geçirilen kazalar vb.
f)Annenin kansızlığı , tansiyon, şeker gibi rahatsızlıkları.
g)Hamilelikte yetersiz ve dengesiz beslenme.
3
II) Doğum Sırası Nedenleri:
a) Doğum sırasında beyin zedelenmesi.
b) Zor ve uzun süren doğum.
c) Doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması. (anoksi)
d) Erken doğum ( bebeğin 37. haftadan önce doğması ya da ağırlığının 1,5 kg’dan
az olması) veya doğum (özellikle doğumun 7 gün veya daha fazla gecikmesi.)
III) Doğum Sonrası Nedenler:
a) Yüksek ateşli enfeksiyonlar, havale geçirilmesi.
b) Bebeğin kaza veya travmalar sonucu beyninde zedelenme.
c) Bebeğin yeterli beslenememesi, demir eksikliği, yeterince anne sütü alamaması.
d) Bebeğin merkezi sinir sisteminde hasar oluşturan (menenjit vb.) hastalıklar.
e) Beyinde ortaya çıkan urlar.
f)
Bebeğin çevre kirliliği veya radyasyondan etkilenmesi.
g) Metobolik hastalıklar (fenilketonüri, hipotroidi vb. yaşanması.
IV) Genetik (kalıtımsal) ve Çevresel Nedenler :
a) Kromozomlarda ortaya çıkan genetik bozukluklar, kimyasal maddeler, virüsler,
bağışıklık sisteminde bozulma, yaşlı yumurta veya sperm hücreleri olması. Kromozom anormalliği olarak en çok Down Sendromu (dünyada her 600 çocuktan
birisinde) ortaya çıkmaktadır.
b) Anne-baba veya akrabalar arasında zihinsel engelli bireylerin olması, yakın
veya uzak akraba evlilikleri, önceki çocuklarda herhangi bir özür veya engelin
bulunması, anne veya babada görülen genetik rahatsızlıklar, anne adayının 18 yaşından küçük, 40 yaşından büyük olması. Akraba evliliklerinin %3040'ında engelli çocuğa rastlanılmaktadır.
Bunun yanında olumsuz çevre koşulları, sağlıksız ev ve yaşam koşulları, yetersiz
beslenme, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamama, anne-çocuk ilişkisinde yoksunluk veya sınırlılık, ailenin yoksul olması da önemli nedenler arasında
görülmektedir.
Zihinsel engelin oluşmasında, kalıtım ve çevre etkilerinin %80 gibi ağırlıklı bir etken olduğu öne sürülmektedir.
4
V) BİLİNMEYEN NEDENLER
Nedeni kesin bilinmeyen, doğum öncesi veya anında ortaya çıkan durumlar da
söz konusudur. Kafatası gelişimindeki anormallikler, bunların başında gelmektedir. Kafatası gelişimindeki anormalliklerin başlıcaları, kafatasının normalden
küçük (mikrosefal) ve kafatasının normalden büyük (hidrosefal) olmasıdır.
ZİHİNSEL ENGELİN BELİRTİLERİ
Zihinsel engelli çocuk, yaşının gerisinde anlama, öğrenme, anımsama ve toplumsal
uyum becerileri gösterir.
Hafif düzeyde zihinsel geriliği olan çocuklar, görünüşte akranlarından ayırt edilemezler. Bu nedenle bu gruptaki çocuklar, okula başlama dönemine değin çoğunlukla fark edilmezler. Ancak orta ve ağır düzeyde zihinsel geriliği olan çocuklar ise
doğumu izleyen ilk hafta ve aylarda oldukça belirgin ve önemli belirtiler gösterirler.
Zihinsel engelli çocuklarda görülen başlıca belirtiler şunlardır:
Hafif Düzeyde Zihinsel Engelli Çocuklardaki Belirtiler:
 Oturma, emekleme, yürümeye diğer çocuklardan daha geç başlama
(çoğunlukla)
 Konuşmaya genellikle geç başlama
 Konuşulan dili anlamada güçlük çekme
 Dikkatinin çok çabuk dağılması
 Dikkatini yöneltmede ve sürdürmede zorlanma
 Çabuk sıkılma ve yorulma
 Sesleri doğru çıkarmada zorlanma veya sıklıkla kekemelik görülmesi
 Anlamada, kavramada ve özellikle bellekte tutmada zorlanma
 Çabuk unutma, dağınıklık, sorumluluk üstlenmekten kaçınma
 Dikkat çekici uyarıcı, oyuncak ve etkinliklere ilgisizlik
 Kuralları anlama ve uymada zorlanma
 Özellikle kalem tutma, çizim, yırtma – yapıştırma ve kesme gibi ( küçük kas becerilerinde) yaşının gerisinde beceriler gösterme
 Okula başladıklarında, okuma – yazma, matematik öğrenmede yetersizlik ya da
gecikme
5
 Kendi yaşıtlarından çok, kendinden yaşça küçük veya büyüklerle arkadaşlık
kurmaya yönelme
 Mantık veya akıl yürütmede zorlanma
 Problem çözmede güçlük çekme
 El – göz koordinasyonunu sağlamada zorlanma
 Ders çalışma, ödev yapmada yetersizlik
 Kendine güvensizlik, bağımsız karar vermekten kaçınma
 Sürekli büyüklerine sığınma ve destek isteme
 Uyumsuz davranışlar gösterme, çevresine zarar verme
 Nedensiz korku, kaygı ve isteksizlik
 Öğrenmede geri kalma, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu belirtileri gösterme
B) Orta ve Ağır Düzeyde Zihinsel Engelli Çocuklardaki Belirtiler:
a) Yeni Doğan Dönemindeki Belirtiler:
 Sürekli ağlama
 Beslenirken morarma
 Anne memesini emememe
 Zaman zaman kasılma
 Aşırı tepkisiz olma, lapa gibi yatma
 Sık sık irkilme ve sıçramalar gösterme
 Diğer anormal belirtiler
b) Bebeklik Dönemindeki Belirtiler:
Ağır zihinsel engelli bebekler, 0-2 yaş döneminde çok belirgin olarak aşağıdaki
özelliklerden birkaçını göstermektedir:
 Annesini gözüyle takip etmeme
 Konuştuğunuzda sizi duymuyor gibi davranma
 Başını, boynunu tutamama (3 aylık bebekler)
6
 Eliyle oynamama, ellerini oynatamama (4 aylık bebekler)
 Destekli veya desteksiz oturamama (6-8 aylık dönem)
 Karşılıklı ilişki kuramama
 1 yaşına geldiği halde sıralamaya başlayamama
 1,5 yaşını geçmesine karşın, bağımsız yürüyememe
 Gözüyle hareketli nesneleri takip edememe
 Nesneleri iç içe-üst üste koymada zorlanma
 1,5 yaşını geçtiği halde anne-baba gibi sözcükleri söyleyememe ya da
söylemede zorlanma.
 Sık sık nedensiz hırçınlıklar gösterme, şiddetli ağlama.
 1,5 yaşını geçmesine karşın elleriyle kanat çırpar gibi yapma, kendi ekseni
etrafında dönme, durduk yerde bir baştan bir başa nedensiz koşturma.
c) Çocukluk Dönemindeki Belirtiler:
Zihinsel engelli çocuklar, zihinsel işlev becerilerinde ve uyumsal davranışlarda,
yaşıtlarına oranla daha farklı ve geri özellikler göstermektedir. Bu farklılık ve gerilik, özellikle okula başladıkları dönemde daha belirgin olarak kendini göstermektedir.
Hafif düzeyde zihinsel engelli (eğitilebilir) çocukların farkına çoğunlukla okul
yıllarında varılmaktadır. Bu nedenle, bu çocukların, okul öncesi eğitimle daha erken farkına varılma şansı bulunmaktadır.
ANNE – BABA ve EĞİTİMCİLERE ÖNERİLER:
 Her çocuk birbirinden farklıdır. Zihinsel engelli çocuklar da birbirinden
farklı özellikler gösterir ve özel çocuk olduğu unutulmamalıdır.
 Zihinsel engelli bir çocuğu olduğu gibi kabullenmek ve gerçekçi olmak,
son derece önemlidir. Bu nedenle mümkün olduğunca erken tanı ve erken yaşta eğitime başlamanın sonsuz yararı vardır. (özellikle 0 – 1 yaşta
çözüm yollarına yönelmenin önemi büyüktür.)
 Zihinsel engelli çocuk doğduğunda suçluluk duymak, sorumlu ya da suçlu
aramanın hiçbir önemi yoktur ve ancak size zaman kaybettirir.
 Zihinsel engelli çocuklar da yaşıtları gibi aynı temel gereksinimlere sahiptirler. Onları kabullenmek, sevmek, anlamak ve uzmanlarla işbirliğine gitmek insanlık görevidir.
7
 Zihinsel engelli çocukların gelişim hızları ve öğrenme düzeyleri (engel
oranına göre) yaşıtlarının gerisinde olacaktır.
 Zihinsel engel (geçici gerilik ve özel durumlar hariç) yaşam boyu sürecek
bir durumdur. Zihinsel engeli giderici bir ilaç veya iksir henüz bulunabilmiş
değildir. Bu yüzden sizi, çocuğunuzu veya umutlarınızı sömürmeye çalışanlara karşı dikkatli olmaya özen gösteriniz.
 Zihinsel engelli çocuk, tembel, sorumsuz veya hiçbir şey öğrenemeyecek
çocuk değildir. Yalnızca, yaşıtlarına oranla daha yavaş ve geriden giden
ve zorlanan, özel çocuktur. Bu yüzden onları daha fazla çalışmaya zorlamak, düzeylerinin ve kapasitelerinin üstünde beklentiye yönelmek, yarar
yerine zarar getirir .Çünkü bu çocukların sorunu tembellik değil ,zihinsel
düzeylerinin geri olmasıdır.
 Zihinsel engelli çocukların gelebilecekleri düzey sınırlıdır. Çocuğun kapasitesini doğru anlamak ve bu gerçeğe göre hedefler belirlemek en önemli
unsurdur. Hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuklar, yeterli düzeyde
eğitim ve sosyal ortam sağlandığında, en fazla 11 – 12 yaşındaki bir çocuğun düzeyine ulaşabilecektir.
 Orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuklar ise, akranlarına göre %20
– 25 gibi bir kapasiteye yani 7 – 8 yaş düzeyinde bir zeka düzeyine ulaşabilmektedirler.
 Ağır düzeyde zihinsel engelli çocuklar da akranlarının %10 – 15 düzeyinde, 4 – 5 yaş düzeyinde bir zihinsel kapasiteye gelebileceklerdir.
 Çocuğun zeka düzeyi ve sınırlarını zorlamayan bir beklenti ve eğitim çalışması planlamak, gerçekçi olabilmek önemlidir. Eğitim, yalnızca okuma–
yazma ve matematiksel becerilerden oluşmamaktadır. Çocuğun zeka ve
engel düzeyine göre günlük yaşam becerilerinden, öz bakım becerilerine
değin, çeşitli basamaklarda eğitim çalışmaları hedeflenmelidir. Önemli
olan bireyin kapasitesine ve gereksinimlerine en uygun olanın öğretilebilmesidir. (Geniş bilgi için yayın 2’ye bakınız)
 Kaynaştırma eğitiminde ana hedef, çocuğu akranlarıyla aynı düzeye getirebilmek değil; onun kapasitesini ve günlük yaşam standartlarını en üst
düzeye ulaştırabilmektir.
 Dünyanın tüm ülkelerinde, zihinsel engelliler için tek ve en önemli çözüm
yolu “özel eğitim”dir. Çocuğunuzda veya öğrencinizde (yukarıda belirtilenleri zaman yitirmeden uzmana başvurmanızda veya yönlendirmede bulunmanızda yaşamsal önem vardır.
8
 Engelli çocuklar için (özel çocuklar) zorunlu eğitim 37. aydan başlayarak
12. sınıfın sonuna uzanmaktadır. Amaç, özel çocukları erken yaşta eğitim
kapsamına almak ve bir diploma sahibi kılarak, onlara iş ve sosyal haklar
sağlayabilmektir.
 Engelli (özel) çocuklar, 37. aydan – 12. sınıf arasındaki zorunlu ve kaynaştırma eğitimi sırasında bazı özel hak ve ayrıcalıklara sahiptirler.
 Bu zorunlu eğitim aşamasında bir okula kayıtlı olmaları ve ayrıca devamlılıkları zorunlu kılınmıştır. Devamsızlıkları durumunda hem velisi hem de
okul eğitimcileri için ceza yaptırımları söz konusudur.
 37 – 66 ay arasındaki özel eğitimlik çocukların, okul öncesi eğitimleri zorunludur. RAM raporu ve velisinin onayı doğrultusunda eylül ayı sonu baz
alınarak, 78 aya kadar bu çocukların okul öncesi eğitimi uzatılabilir.
 Akranlarıyla birlikte ‘’kaynaştırma eğitimine’’ devam edemeyecek olan özel
çocuklar, özel eğitim anaokulu, özel eğitim ana sınıfları veya özel eğitim
sınıfları, özel eğitim okulu ile eğitim – uygulama okullarına yönlendirilir.
 Okula kayıt olduğu halde okula devam edemeyecek çocuklar için, velisi
tarafından, raporu ile okul yönetimine başvurarak devam zorunluluğunun
kaldırılması gerekmektedir.
 Engelli çocukların da diğer akranı olan çocuklar kadar her türlü eğitim –
öğretim ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları en temel insan haklarındandır.

Engelli ailesi, eğitimci ve kurum yöneticileri ile diğer çocukların velilerinin
bu konuda duyarlı ve bilinçli olmaları gerekmektedir.
 Bu çocukları dışlamak, yok saymak veya çeşitli gerekçelerle engellemek,
etik olmadığı kadar aynı zamanda da suçtur. Ayrıca unutulmamalıdır ki
her insan, potansiyel bir engelli adayıdır.
 Engelli ailelerinin ve onlarla çalışan eğitimcilerin konuyla ilgili bilgili ve donanımlı olması, onların yaşamını güzelleştirecek ve kolaylaştıracaktır.
“ÖNYARGI EN BÜYÜK ENGEL’DİR”
9
T.C.
Efeler Belediyesi
Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Yayını
ÜCRETSİZDİR
KASIM 2014
Download

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR