Page 1 of 4
“Kardeş kardeşi atmış,
yar başında tutmuş”
Atasözü
KARDEŞ KISKANÇLIĞI
Kıskançlık insanoğlunun en doğal en
evrensel duygularından biridir. Kıskançlık
sevilen
bir
kişinin
paylaşılmasına
katlanamamak olduğuna göre sevginin var
olduğu her yere girer. Ancak bu doğal duygu
insanı kemiren bir tutku olmaya başlayınca
sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkar,
sevgiyi yok eder. Çocuk için en değerli varlık
anne olduğuna göre onu başkalarıyla
paylaşmak kolay ve dayanılabilir bir duygu
değildir. Anne sevgisini yitirme korkusu yeni bir
kardeş geleceğini öğrendiği anda çocuğun içini
sızlatmaya başlar.
Sevgilisini başkasının kolunda gören bir
erkekle, annesinin kucağında “yabancı” bir
çocukla gören kardeşin duyguları pek ayrılık
göstermez. Hele küçük bir çocuk için kendisi
varken ikinci bir kardeşe neden gerek
duyulduğunu anlamak çok güçtür.
Kardeş doğumu bu ve diğer nedenlerle
çocuk için zorlayıcı bir yaşam olayıdır.
Gebeliğin ve yeni doğacak olan çocuğun
annede oluşturduğu bedensel güçlükler ve
yorgunluklar neticesinde evdeki çocukla
gereken
kadar
ilgilenmemesi
çocukta
sevilmediği duygusunu yaratmaya başlar.
Tedirgin bir bekleyiş içinde çocuk annenin
sevgisini
sınamaya
girişir.
Sürekli çevresinde dolaşır, olmadık isteklerde
bulunur. Huysuzlaşır, ağlar, tutturur. Kafası
sormaya korktuğu sorularla doludur. Ancak asıl
fırtına kucağında hiç tanımadığı bir varlıkla
anne eve dönünce kopacaktır. Evde esen
bayram havası, bebeği görmek için eve doluşan
insanlar, yeni bebeğe yönelik övgü dolu sözler
çocuğun iyice boynunu büker.
Anneyi bütün gün uğraştıran bütün ilgiyi
üstünde toplayan bu varlık onun yerini almıştır.
Kendisi erkekse, gelen çocuk kız olduğu için
daha çok sevildiği sonucunu çıkarır. Gelen
erkek bir bebekse neden ikinci bir erkek çocuğa
gerek duyulduğunu anlamaz. Bir süre
duygularını içinde saklar. Bebeği sever, getirdiği
hediyelerle oyalanır. Birkaç gün geçince
“Bebeği sevdik, artık geldiği yere gitsin” diye bir
yoklama yapar. Bebeğin gitmeyeceğini
anladığında da kıskançlık su yüzüne çıkmaya
başlar. Bebek emzirilirken o da anne kucağına
tırmanır. Bebeğin biberonundan içmeye çalışır.
Onun gibi kakasını, çişini kaçırmaya başlar.
Yemeğini kendisi yediği halde annesinin
yedirmesi için direnir. Böylece kendisini
tahtından indiren yumurcağa benzeyerek
annesinin ilgisini kendi üzerinde toplamaya
çalışır.
TED İZMİR KOLEJİ PDR SERVİSİ |
Page 2 of 4
Bebeksi konuşmaya özenir. İtmeler vurup
kaçmalar başlar. Bu davranışları sebebiyle
çevreden tepki aldıkça pabucunun dama
atıldığı kanısı iyice yerleşir. Bebekle doğrudan
ilgili görünmeyen hırçınlıklar, tutturmalar baş
gösterir. İstedikleri yapılmayınca uzun uzun
ağlar ve tepinir.
Kimi çocuk kıskançlığını doğrudan
açığa vurmaz. Kardeşine büyük bir düşkünlük
gösterir. Onu öpmeye okşamaya doyamaz.
Bebeğin bakımında anneye yardım etmeye can
atar.” Ne cici ne tatlı değil mi? anne der. Daha
da ileri gider kraldan fazla kralcı kesilir. Anne
bebeği öyle tutma düşürürsün, bırak ben
besleyeyim” der. Bu sözler anneleri sevindirir.
Benim çocuğum kardeşini kıskanmıyor diye
övünürler.
Aslında
çocuk
kıskançlık
duygusundan kurtulmuş değildir, içine
atmıştır. Kıskançlığını dışa vurursa annesinin
kendisinden büsbütün uzaklaşacağı korkusuyla
onun yanında yer almayı yeğler. Gösterdiği
sevginin yapmacıklığı ve aşırılığı asıl
duygusunun bunu tam tersi olduğunu kanıtlar.
Bu gibi çocuklar dikkatle izlendiğinde altta
yatan duygularını ele veren davranışları gözden
kaçmaz. Bebeğin yanağını okşarken biraz fazla
sıkmak, gizlice burmak, ağlatacak ölçüde
kucaklamak ,anne bebeğimiz çok cici dedikten
sonra hastaneye geri gidip gitmeyeceğini
sormak….
Kardeş kıskançlığının çok doğal
olduğunu bilen anne bu belirtilerin uzayıp
gitmesini önleyebilir. Anne sevgisini tümden
yitirmediğini gören çocuk zamanla yatışır. Ama
kardeşe karşı duyguları birden değişmez
dalgalanma gösterir.
Çocuk
kardeşini
çok
sevmek
zorundaymış
duygusuna
kapılmamalıdır.
Olumsuz duygularını dışa vurduğunda
suçlanmamalıdır. ”Kardeşimi hiç sevmiyorum”
diyen bir çocuğa “Aman o nasıl söz o sana ne
yaptı ki?”” Böyle sevimli cici kardeş sevilmez
mi” demek çocuğun kardeşine öfkesini
bilemekten başka bir işe yaramaz. Onun yerine
“Ona kızmakta haklısın. Bak beni ne kadar
uğraştırıyor. Ara sıra ben de kızıyorum”
Olumsuz duygularının anlayışla karşılanması
onu rahatlatır. ”Kardeş geldi diye beni bu
kadar uğraştırıyor diye seni eskisi kadar
sevmediğimi düşünebilirsin ama ben seni
eskisi kadar çok seviyorum. Benim de
kardeşim doğduğunda ben de öyle sanmışım.
“Hem anneme hem de kardeşime kızmışım,
huysuzlanmışım” gibi sözler anneyle çocuğu
yaklaştırır, çocuktaki kuşkuları siler.
Ayrıca
sözler
davranışlarla
desteklenmelidir. Anne, çocuk bebeğe
yaklaştıkça “bebeğe dokunma” diye tepki
gösterirse, hele kardeşe vurup kaçtığında “ne
yapıyorsun” “kardeşini öldüreceksin” ya da
“kardeşin ölürse ne yaparız” derse çocukta
kardeşine karşı öfke artar. Onun el üstünde
tutulduğu duygusu yerleşir. Çocuğun duyguları
anlayışla karşılanmalı, ancak kardeşine
vurmasına izin verilmeyeceği kesin bir dille
anlatılmalıdır.
TED İZMİR KOLEJİ PDR SERVİSİ |
Page 3 of 4
Anne ve evdeki herkes bebeği çocuğun
önünde gösterişli bir şekilde okşayıp
sevmekten kaçınmalıdır. Annenin bebekle
uğraştığı sırada babanın çocukla ilgilenmesi
yararlı olacaktır. Anne bebeği doyurup
uyuttuktan sonra çocukla ayrıca ilgilenmeli ona
zaman ayırmalıdır.
Annenin sevgisini kanıtlamak için aşırı
çaba göstermesi gerekmez. Örneğin kendi
yatağında yatma alışkanlığı olan çocuğa bebek
geldikten sonra anne ve baba koynunda
yatırmak gereksiz bir önlemdir. Ya da anne
babasıyla yatan bir çocuğun bebek geldikten
sonra odasını ayırmak da sakıncalıdır. Oda
ayırma işinin çok önceden yapılması gerekir.
Kardeşi kıskanmasın diye 3-4 yaş
çocuğunu anaokuluna göndermekte çok yanlış
bir tutumdur. Çocuk haklı olarak bebek
geldikten sonra alınan bu kararın kendi iyiliği
için alındığını düşünmeyecektir. Bu davranışı
evden
uzaklaştırılmak
olarak
değerlendirecektir.
Oyun ve okul çağındaki kardeşler daha
kolay benimseyebilir. Ancak bu bir kural
değildir. Durum çocuktan çocuğa ve ana baba
tutumuna göre değişir.
8-10 yaşına kadar evin tek egemeni
olan çocuk günün birinde “kardeş isterim” diye
tutturur. Kimi anne çocuk istiyor diye çocuk
doğurur. Doğumdan sonra kardeşine karşı ters
tutumun görerek şaşırır.
Kaç çocuk sahibi olacaklarını anne baba
kendileri kararlaştırmalı böyle önemli bir kararı
çocuğa bırakmamalıdır.
Özetle kardeş kıskaçlığının son derece
normal bir durum olduğu, kardeş kıskançlığını
anormal bir duruma getirenin anne baba
tutumları olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
Kardeş kıskançlığını oluşturmak istemeyen
ebeveynler kardeşler arası ilişkilerde gerçekçi
ve doğal olmalıdır.
Kaynaklar:
Yörükoğlu, Atalay: Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür
Yayınları.2014 Ocak
Çocukla kardeşi arasında ki yaş farkı
ne kadar azsa kıskançlık o denli büyük
olacaktır. Kendisi 3 yaşından küçük olan ve
annesinin bakımına gereksinimi azalmamış
çocuğun yeni gelen kardeşe tepkisi büyük olur.
TED İZMİR KOLEJİ PDR SERVİSİ |
Page 4 of 4
TED İZMİR KOLEJİ PDR SERVİSİ |
Download

Kardeş Kıskançlığı - TED İzmir Koleji