DENİZ KİRLİLİĞİ
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan deniz kirliliği
hayati önem taşımaktadır. Denizlerin taşımacılık ve turizm
amacıyla kullanılması, evsel, endüstriyel atıkların arıtılmadan
veya kısmen arıtılarak denize verilmesi, deniz kazaları sonucu
meydana gelen petrol akıntıları, akarsulardan denizlere ulaşan
tarımsal atıklar, kirlenmeyi meydana getiren başlıca etkenlerdir.
Deniz kirliliğine sebep olan atıklar belirli bir zamanda, bir
bölgedeki kirlenme yoğunluğuna bağlı olarak insan sağlığına ve
çevreye olumsuz yönde etki etmektedir
Deniz kirliliğine sebep olan diğer faktörleri şöyle
sıralayabiliriz:
• Deniz kıyılarında bulunan kent merkezleri ve sanayi
tesislerinden çıkan ve arıtılmadan denize boşaltılan atıklar.
• Tarımsal alanlarda erozyon sonucu akarsularla denize
karışan toprak ve diğer kirleticiler. (Tarım alanlarından her
yıl önemli miktarlarda toprak, erozyon yoluyla denizlere
taşınmaktadır. Denizlere sadece toprak değil, tarımsal
faaliyetler sonucu akarsulara karışan pestisit ve gübre gibi
kimyasal atıklar da taşınmaktadır.)
• Denizlerde kurulmuş bulunan platform ve boru hatlarından
oluşan sızıntılar.
• Gemiler ve diğer deniz araçlarından oluşan kirlilik (petrol,
yağ atıkları, zehirli sıvılar, pis sular , çöpler vb.)
Doğrudan deşarj ( madencilik )
• Kirleticiler akarsulara ve denizlere doğrudan kentsel
kanalizasyon sistemlerinden ve endüstriyel atık deşarjı
yoluyla zararlı ve toksik atıklar olarak girer.
• Bakır, altın gibi metallerin madenciliği başka bir deniz
kirliliği kaynağıdır. Kirlenen toprak akarsulara karışarak
denizlere ulaşır. Yaygın bir endüstriyel kirletici
olan bakırın çıkarılması sırasında bir kısmının toprağa
karışarak denizleri kirletmesi sonucunda mercan
poliplerinin yaşam döngülerinde önemli sonuçlara yol
açar.
Derin deniz madenciliği
Derin deniz madenciliği yeni olduğu için çevre üzerine
etkileri tam olarak bilinememektedir. Ancak uzmanlar
okyanus tabanının bir kısmının koparılarak alınmasının
o bölgede karışıklığa neden olacağından, suyun
toksikliğini artıracağından ve sediment bulanıklığı
yaratacağından emindirler. Okyanus tabanının bir
bölümünün kaldırılması tabanı etkiler ve madenin
yerine ve tipine göre kalıcı zararlar verebilir. Maden
yapılan alandaki doğrudan etkisinin dışında kaçaklar,
sızıntılar ve korozyon o bölgenin kimyasal yapısını da
değiştirebilir.
Deniz ulaşımı kökenli kirlilik kaynakları
• a-Gemilerden kaynaklanan atıklar
• b-Kazalar sonucunda oluşan kirlilik
• Bu kaynaklar şu şekilde sınıflandırılabilir; ·
Gemilerin normal operasyonlarından kaynaklanan
sintine ve balasat gibi atıklar ile çöplerini denize
boşaltmaları, · Gemilerin legal veya illegal
yollardan taşıdıkları tehlikeleri atıkların veya
maddelerin denize boşaltması, · Kaza durumunda
denize petrol veya diğer zararlı maddelerin
yayılması
• Türkiye, deniz ulaştırması açısından dünyanın
en önemli geçiş bölgelerinden biridir.
Karadeniz ile Akdeniz arasındaki tek deniz
ulaşım yolu İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile
Marmara deniz vasıtası ile sağlanmaktadır.
Boğazlarımızdaki deniz trafiği, özellikle
İstanbul Boğazı gibi yoğun yapılaşmanın
görüldüğü noktalarda doğal ve yapay çevre
bakımından çok ciddi çevresel riskler
oluşturmaktadır.
• Gemilerin ve diğer deniz araçlarından denizlerin kirletilmesine
neden olan maddeler, özellikle uluslararsı sözleşmeler ve deniz
kirlenmesini önleme kuralları gözönünde bulundurularak, aşağıdaki
başlıklar altında toplanabilir.
• Petrol ürünleri,
• Radyoaktif maddeler,
• Kütle halinde taşınan zehirli sıvı maddeler,
•
• Paket halinde veya taşınabilir tanklarda, yük konteynerlerinde,
vagon veya kamyonlu tanklarda taşınan zararlı maddeler,
• Gemilerin sintine, balast ve tank yıkama suları,yer değişilkliği
• Gemi kaynaklı evsel atık sular (tuvalet, lavabo, duş ve mutfaklardan
gelen sular),
• Gemilerin çöpleri.
MARTI ÇALIŞMA SİSTEMİ
Hızlı feribotlar gibi katamaran bir tekne olan Martı’nun
çalışma sisteminde, metal hidrür tüplerinde depolanan
hidrojenden yakıt pili sayesinde elde edilen elektrik
enerjisi önce akülere depolanıyor. Ardından bu aküdeki
enerji ile çalışan elektrik motoru sayesinde tekne hareket
ediyor.Elektrolizin tam tersi bir tepkime
gerçekleşiyor.Hidrojen Oksijenle birleşerek elektrik enerjisi
su ve bir miktar ısı ortaya çıkıyor.Doğaya zararlı hiçbir
madde enerji üretmek için açığa çıkmıyor.
Bu sistemle giden “İstiklal”, 6,70 metre boyunda ve 3
metre eninde olacak. Kaptan dahil 5 kişi kapasiteli
tasarlanan “İstiklal”, sessizce hareket
edeceği için gürültü kirliliği yapmayacak.
TÜDAV AÇIKLAMASI
• DENİZE ATILAN ÇÖPLER İÇİN NE YAPMALI?
• Biz ülke olarak denizlerin korunması sorununu yeni yeni anlamaya
veya keşfetmeye başladık. Geçmişte denizlerimizin korunması
sorunu, zaman limanlara gelen veya uğraksız geçen gemilerin
sintine veya çöp bıraktıktan sonra bunlara hatırı sayılır cezalar
kesilince gündeme gelirdi. Oysa son yıllarda çok şey değişti. Çok kişi
kirlenme konularına el atmaya, sorgulamaya başladı. Çünkü
dünyadaki gelişmelerden herkes etkilenmeye başladı. Türk bayraklı
bazı gemiler başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede denizi
kirlettikleri için çok ağır cezalar aldılar. Ne olursa olsun bir değişim
süreci yaşıyoruz.
• Bu her konuda geçerli ve bu bize ümit veriyor. Her demokratik
ülkede olduğu gibi, uluslararası standartları anlamaya, uygulamaya,
yakalamaya, neden bizde iyi uygulanmadığını ve kimin görevini iyi
yapmadığını sorguluyoruz.
DENİZ KİRLİLİĞİNİ ÖNLEME
YOLLARI
Geri dönüşüm kutularına atmadığımız her pet şişe, pil ve özellikle ilaçlar
dolaylı yoldan deniz kirliliğine yol açmaktadır. Geri dönüşüm kutularına
atmadığımız bu atıklar zamanla yer altı sularına karışıp denizlere ulaşmakta ve
denizlerimizi kirletmektedir.
Atıkların Denizlere Atılmasını Önleme
• Evsel Atıklar
• Endüstriyel Atıklar
• Tarımsal Atıklar
• Gemi Atıkları
Deniz Kirliliğini Önlemede Arıtmanın
Önemi
• Birincil Arıtma (Primer veya Mekanik)
• İkincil Arıtma (Sekonder veya Biyolojik)
• Üçüncül Arıtma
-Gemiler üzerindeki
denetim sıkılaştırılmalı
-Boğazdan geçen
gemilere atıklarını denize
dökmemeleri için Sahil
Güvenlik eşlik etmeli
-Kaptanlar bu konuda
bilinçlendirilmeli ve
gemide bu duruma dikkat
etmeleri sağlanmalı
asdfas
Her konuda olduğu gibi üniversitelerin
ve sivil toplum kuruluşlarının bu
konuda da projeler üretmeleri ve aktif
rol oynamaları gerekmektedir.
Üniversitemiz bu konuda rol- model
olabilecek niteliktedir İstanbul Teknik
Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi,
Kimya Bölümü’ndeki hocalarımızdan
Prof. Dr. Oğuz Okay ve ekibi su
yüzeyindeki petrol ve türevlerini emen
bir sünger yarattılar. Ağırlığının 25 katı
petrol emen kauçuk esaslı sünger
(sorbent) kazalar sonrası petrol
atıklarını kısa sürede temizleyerek,
çevre felaketlerini önleyecek.
Denizlerimizi Bu Durumdan
Kurtarmalıyız
• Denizi korumanın en kolay yolu onu hiç
kirlememektir. (TURMEPA)
•
TEŞEKKÜRLER...
Download

Deniz Kirliliği